Türkiye Büyük Millet Meclisi - Genel Kurul Tutanağı
27. Dönem 5. Yasama Yılı
11. Birlesim 26 Ekim 2021 Salı
Ulaşmak istediğiniz sayfa aralığını giriniz
Tutanak toplam 56 sayfadır.
gündemi, DEAŞ terörü ve sınırlarımıza yönelik kitlesel göç ihtimali gelmektedir. Biz de ülkemizde bir göç dalgasını istemiyoruz, Türkiye'ye yeniden mültecilerin gelmesini istemiyoruz, yeni bir göç dalgasıyla karşılaşmak istemiyoruz ama bunu istemeyeceğini söyleyen kimselerin mutlaka bu tezkereye "evet" demesi lazım çünkü İdlib'deki 4 milyon insanın 1 milyona yakını sınırlarımıza gelmişti; 500 binin üzerindeki mülteci sınırlarımızdan yerleşim yerlerine tekrar geri döndüler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin orada olmasıyla ve kısmi bir sükûneti sağlaması dolayısıyladır. Bu itibarla, ülkemizin ve vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği için mevzuatımızdan ve uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve sorumluluklarımız doğrultusunda aldığımız tedbirlerin kararlılıkla sürdürülmesi zaruret arz etmektedir.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Süleyman Şah Türbesi'ni niçin taşıdınız?

İSMET YILMAZ (Devamla) - Temel amacımız, Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunmasına, Suriye'nin terör örgütlerinden tamamen arındırılmasına, ülkemize tehdit arz etmeyecek şekilde kalıcı barışın sağlanmasına ve kardeş Suriye halkının kendi topraklarında huzur içerisinde yaşamasına destek olmaktır. Ülkemiz, bu amaçlar doğrultusunda tüm bölgesel ve uluslararası girişimlerde en başından bu yana öncü ve etkin rol oynamaktadır. PKK/PYD-YPG ve DEAŞ başta olmak üzere terör tehdidiyle mücadele ederken aktif, ön alıcı ve tehdidi kaynağında yok etmeye dayalı bir tutum izleyegeldik.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sınırlarımızın hemen yanı başındaki Suriye topraklarında bir terör koridoru oluşturma teşebbüsünü Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı Harekâtlarımızla akamete uğrattık. Harekâtlarımız neticesinde, Suriye sınırlarımız boyunca uzanan 8.200 kilometrekarelik bir alanı PKK/PYD-YPG ve DEAŞ teröründen arındırdık. Terörden arındırılan bölgelerde mayın temizliğinden asayiş tesisine, yerel yönetim ve güvenlik kurumlarının oluşturulmasından sağlığa, eğitimden adalete kadar pek çok farklı alanda icra edilen faaliyetlerle düzenli bir sosyal hayat yeniden kurulmuştur. İş yerleri, hastaneler, camiler ve tüm eğitim kurumları açılarak yerli halka hizmet verilmektedir. Yarım milyon Suriyeli çocuk düzenli olarak okullarına devam etmektedir. İstikrarlaştırma projeleri sayesinde Türkiye'deki 460 binin üzerinde Suriyeli ülkemizden kendi bölgelerine, bu bölgelere gönüllü olarak geri dönmüştür.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; PKK/PYD-YPG'nin Suriye'nin toprak bütünlüğünü bozmaya ve sahada gayrimeşru oldubittiler oluşturmaya matuf girişimleriyle, harekât alanlarına sızma girişimleri ve bu alanlardaki Suriyeli sivil halkı hedef alan terör eylemleri sürmektedir. Terör örgütü, buraların istikrarsız olduğu izlenimini yaratmayı ve geri dönmek isteyen Suriyelileri caydırmak istemektedir. Terör örgütü, son bir yıllık dönemde, harekât alanlarında doğrudan Suriyeli sivilleri hedef alan 500'den fazla terör saldırısı gerçekleştirmiştir, 100'den fazla sivil hayatını kaybetmiştir. Bu terör eylemlerine karşı gereken yanıt süratle verilmekte ve mücadelemiz kararlılıkla sürdürülmektedir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; terör örgütünün sözde "Suriye Demokratik Güçleri" adı altında uluslararası alanda meşruiyet kazanma ve baskısıyla tahakkümünü artırma teşebbüslerine karşı da mücadelemiz tavizsiz sürmektedir. Bu gayrimeşru oluşum, bölücü gündemini ilerletmek ve meşru Suriye muhalefeti kontrolündeki bölgelerde tesis edilen istikrarı baltalamak amacıyla Suriyeli sivilleri hedef alan insan hakları ihlallerini de sürdürmektedir; insanlığa karşı suç ve savaş suçu teşkil eden eylemler gerçekleştirmekte, terör örgütü DEAŞ mensuplarını çıkarları için serbest bırakmakta ve sadece Suriye halkının olan doğal kaynakları gasbetmektedir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; PKK/PYD-YPG, Suriyeli Kürtleri hiçbir zaman temsil etmemektedir. Terör yöntemleri ve dış mihrakların desteğiyle kurmak istediği baskıcı gayrimeşru yapı çökmeye mahkûmdur. Bölücü gündemine ve terör eylemlerine son dönemde hız kazandıran bu terör örgütüne karşı, sahada etkin mevcudiyetimizi muhafaza etmek her zamankinden daha önemli hâle gelmiştir. Bu vesileyle, Suriye'de hâlen var olan terör bölgelerinin mutabakatlara uygun olarak temizlenmemesi hâlinde gerekli adımları atmaktan hiçbir zaman çekinmeyeceğimizi açıkça ifade etmek isterim.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Rusya ve İran'la birlikte yürüttüğümüz Astana süreci çerçevesinde, İdlib'de istikrar ve güvenliğin sürdürülebilir kılınmasına yönelik faaliyetlerimizi hedef alan girişimlere de karşı koymaktayız. Başta kitlesel göç hareketleri olmak üzere, sınırlarımıza yönelik tehditlerin önlenmesi, Suriyeli masum sivillerin rejim saldırılarından korunması, bölgeye kesintisiz insani yardım sağlanması ve siyasi sürecin ilerletilmesi için İdlib'de sükûnetin muhafazasına büyük önem veriyoruz. Bu bağlamda, 5 Mart 2020 tarihinde imzalanan İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'ndeki Durumun İstikrarlaştırılmasına İlişkin Muhtıraya Ek Protokol temelinde bölgede tesis edilen ateşkes, ülkemizin yoğun çabaları ve sahadaki askerî mevcudiyetinin sağladığı caydırıcılık sayesinde sürmektedir. Sahadaki nispi sükûnet sayesinde o tarihten bu yana sınırlarımıza gelmiş İdliblilerden 560 binin üzerindeki Suriyeli İdlib'deki evlerine geri dönmüştür.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sahada gayrimeşru oldubittiler oluşturabilecek ve millî güvenliğimize tehlike arz edebilecek her türlü risk, tehdit ve eyleme karşı başta meşru
34