Komisyon Adı: PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU
Yasama Yılı:2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/281 ) ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi (1/280) ve Sayıştay tezkereleri a)Gençlik ve Spor Bakanlığı b) Spor Toto Teşkilat Başkanlığı
Birleşim:27
Tarih:4
Tarih:13 .11.2020

MEHMET RUŞTU TİRYAKİ (Batman) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Öncelikle yeni görevinizde başarılar diliyorum, Allah utandırmasın.

Sayın Bakan, sayın milletvekilleri, Bakanlığın değerli bürokratları; sizleri de saygıyla selamlayarak sözlerime başlayacağım.

Önce şunu söyleyeyim: Salih Cora diyor ki: "Komisyon üyeleri efendi efendi katılıyorlar, Komisyon üyesi olmayan CHP ve HDP'li milletvekilleri yaramaz komşu çocuğu gibi." Sayın Cora, bu Komisyon çalışmalarına katkı için gelen, düşüncelerini açıklayan hiçbir vekil misafir değil, siz de ev sahibi değilsiniz.

SALİH CORA (Trabzon) - Benzetme yaptım, benzetme.

MEHMET RUŞTU TİRYAKİ (Batman) - Bütçe yalnız Komisyon üyelerini değil, yalnız Komisyon üyesi olmayan vekilleri değil; 83 milyonu ilgilendiriyor. Dolayısıyla, burada bulunan her bir vekilin katkısını -olumsuz düşünceler de olsa- bütçeye katkı olarak anlamak gerekir. O yüzden sözlerimizi dikkatlice kullanmakta yarar var diye düşünüyorum.

Şimdi, eminim burada bulunan herkes Türkiye'de gençliğin durumu, gençliğin temel sorunlarıyla ilgili mutlaka birkaç araştırma, inceleme veya akademik makale okumuştur gelmeden önce ve emin olun, bu araştırmaların hemen hemen tamamında belirlenmiş geleneksel ortak sorunlar var, yeni ortak sorunlar var. Bunların birkaçıyla ilgili fikirlerimi söyleyeceğim.

İlki, nitelikli eğitim. Millî Eğitim Bakanlığı bütçesi görüşülürken buna ilişkin ayrıntılı değerlendirmelerimi kendi adıma sunmuştum, bunları tekrar etmeyeceğim ama şunu söyleyeyim: Bu konu tartışılırken "Türkiye'deki eğitim uluslararası rekabete uygun değil." diyenler oluyor, "İstihdam yaratmıyor." diyenler oluyor, "Alınan eğitim, eğitim alanın gerçek tercihini yansıtmıyor." diyenler var, "Manevi tatminsizlik yaratıyor." diyenler var. Bu konu ne zaman tartışılırsa ülkenin dört bir yanından binlerce örnek bulmak mümkün. İşte, pazarda limon satan üniversite öğrencileri, oto yıkamacıda çalışan üniversite öğrencileri, üniversite mezunları, inşaatta çalışanlar veya mevsimlik işçi olarak çalışanlar var. Eğitim sistemi işsiz meslek lisesi ve üniversite mezunu yaratıyor. Yalnız, atanamayan öğretmen sayısı 700 bin Sayın Bakan. Fizik, kimya, coğrafya, matematik, edebiyat ve her alanda eğitim verebilecek tam 700 bin işsiz öğretmen var.

İstihdam, kuşkusuz, en önemli sorun. Hane halkı iş gücü araştırmalarına göre genç işsizlik oranı -herkes söyledi- yüzde 26'larda ve kadınlarda bu oran tam yüzde 29'a ulaşmış durumda. İktidarın hem iyi eğitim veremediğini hem de eğitim verdiklerine istihdam yaratamadığını düşünüyoruz.

Bir Adalet ve Kalkınma Partili vekil dedi ki: "Ya, muhalefetten kim konuşursa konuşsun hep gençlerin mutsuzluğundan bahsediyor." Şimdi, iyi bir eğitim almamış, aldığı eğitimle de iyi iş bulamamış bir gençten ne bekliyorsunuz? Vur patlasın, çal oynasın eğlenmesini mi bekliyorsunuz? Dolayısıyla, bu konudaki araştırmaların gerçekliği yansıtmadığına nereden ulaştınız anlayamıyoruz. Gerçekten, bunu anlamak mümkün değil.

Bağımlılık gençliğin en önemli sorunlarından biri. İyi eğitim vermediğinizde, eğitim verdiğiniz gençleri de istihdam olanağından yararlandırmadığınızda sonuç uyuşturucu bağımlılığı gibi kötü alışkanlıklar olabiliyor. Bu konudaki çalışmalarınızı takdirle izliyoruz. Hani, bir sürü ideolojik neden, başka sebeplerle olsa bile Samsun İlkadım'da açtığınız Okçuluk Binası'nı da takdirle karşılıyoruz, Batman Petrolkent'teki Gençlik Merkezi'ni de takdirle karşılıyoruz. Yani spora yaptığınız bu yatırımlardan rahatsız falan değiliz, tam tersine, az olduğunu düşünüyoruz. Hepimiz bu ülkede yaşıyoruz ve bu ülkenin iyiliğini istiyoruz ama yeterli olmadığını ve büyük sorunlar yaşandığını söylemek isterim.

Bölgesel dezavantajlar var, bunun ısrarla altını çizmekte yarar var. Her bölgenin, her kentin başkaca sorunları var; lütfen, yatırımlarınızı yaparken bunu göz önünde bulundurun.

Gençliğin en önemli sorunlarından biri katılım ve katılım konusunda büyük sorunlar var. Yalnız oy kullanıyor gençler, onun dışında siyasi yaşşama katılmıyorlar ve kendileriyle ilgili hiçbir konuda fikir sahibi değiller. Onu da yeterli yapmıyorlar, ilgilenmiyorlar; oy verme oranları yüzde 60, gençlerin yüzde 40'ı sandığa bile gitmiyor.

Birkaç tane istatistiki bilgiyi paylaşacağım sizlerle. Gençlerin en çok ilgili olduğu aktiviteler yüzde 91 film, yüzde 91 müzik, yüzde 89 yeni teknolojileri kullanmak. Takım sporlarına katılım oranı yüzde 44 gençlerde ve takım sporu deyince akıllarına gelen şey de -emin olun- halı saha.

Gençler gelecekteki hayat kalitelerini etkileyecek en önemli faktör olarak yüzde 91'le eğitime erişimi, yine aynı yüzdeyle iş, istihdamı görüyorlar. Gençlik Gelişim Endeksi sıralamasında Türkiye 0,69 oranla 170 ülke içerisinde 64'üncü sırada kendisine yer bulmuş durumda.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın Tiryaki, normal süreniz bitmiştir, toparlarsanız sevinirim.

MEHMET RUŞTU TİRYAKİ (Batman) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Gençler siyasete de ilgisiz. Siyasi partilerin gençlik kollarına katılım oranı yüzde 10'larda; bu oran zaten düşük. Hükûmetinizin emrindeki polis teşkilatının içerisinde olduğunu söyleyen kişiler -çünkü kendilerini öyle tanıtıyorlar, ne kadar rahatsız olsanız da bu bir gerçek- bizim Gençlik Meclisi üyelerimizi kaçıranlar var. Araçların plakalarını söylüyorlar, daha sonra bunlar sahte çıkıyor fakat kendisini polis olarak tanıtan kişiler bizim Gençlik Meclisi üyelerimizi kaçırıyor, ölümle tehdit ediyor ve ajanlık tehdidinde buluyorlar. Bu kişiler, basın açıklamalarıyla bunları bütün ayrıntılarıyla açıkladılar.

İki şey söyleyip bitireceğim.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Lütfen toparlayalım.

MEHMET RUŞTU TİRYAKİ (Batman) - Tamam Sayın Başkan.

Gençlik ve öğrenci derneklerinin toplam içindeki oranı yüzde 1,22 Sayın Bakan. Genel sivil toplum örgütlerindeki oranı da yüzde 27. Çok ilginç bir şey söyleyeceğim, burada pek çok avukat ifadeye katılmıştır: Bakın, Terörle Mücadele Şubesinde, bir kişi gözaltına alındığında ilk sorulan sorulardan biri "Herhangi bir siyasi partiye üye misiniz, derneğe üye misiniz?" biçiminde Şimdi, eğer bir siyasi partiye üye olmayı, bir derneğe üye olmayı suç gibi algılatırsanız, elbette bu ülkede siyasete de ilgi olmaz, sivil topluma da ilgi olmaz, dernek kurmaya da ilgi olmaz.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın Tiryaki...

MEHMET RUŞTU TİRYAKİ (Batman) - Son cümlem Sayın Başkan, çok teşekkür ediyorum.

Bu da ilginç bir şey: Kamu Harcamalarını İzleme Platformu 6 Şubat 2016'da yayınlamıştı, bu çok değişmemiş. OECD ülkeleri içinde eğitimde olmayan yüzde 25'lik genç oranıyla Türkiye en kötü ülke ve 1'nci sırada diyorum. Beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.

Sağ olun Sayın Başkan.