Komisyon Adı: PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU
Yasama Yılı:2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/278 ) ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/277) ve Sayıştay tezkereleri a)Çevre ve Şehircilik Bakanlığı b)Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü c)Gençlik ve Spor Bakanlığı ç) Spor Genel Müdürlüğü d) Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu e)Spor Toto Teşkilat Başkanlığı
Birleşim:27
Tarih:3
Tarih:11 .11.2019

MEHMET RUŞTU TİRYAKİ (Batman) - Teşekkür ediyorum.

Sayın Bakan, Bakanlığın değerli bürokratları, sevgili basın mensupları ve değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Bakan, sunuş konuşmanız bize yazılı olarak da dağıtıldı. Dağıttığınız dosyanın 8'inci sayfasının 3'üncü paragrafında da yer aldığı gibi, şöyle bir cümle sarf ettiniz, dediniz ki: "Şunu özellikle ifade etmek isterim ki: Biz sadece kulak veren değil, aynı zamanda ses veren bir gençlik görmek istiyoruz." Ben gerçekten ses veren bir gençlik istediğiniz konusunda kuşkuluyum çünkü yalnız kulak vermeyip ses veren, itiraz eden bir gençlik istemiyor gibisiniz. Öyle olsa, itiraz eden gençler ertesi gün kendilerini gözaltında, cezaevinde veya yargı karşısında bulmazdı.

Şimdi, bu, böyle hür düşünce gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip gençler yetiştirmek falan yasalarda da yer alıyor aslında. Ben 2 tanesini söyleyeyim. Biri Millî Eğitim Temel Yasası. Bu Millî Eğitim Temel Yasası'nın 2'nci maddesinde millî eğitimin genel amaçları düzenlenmiş. Buna göre millî eğitimin temel amaçlarının başında hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı kişiler yetiştirmek geliyor. Yani millî eğitimin temel amacı bu. 2547 sayılı Yükseköğretim Yasası var, onun 4'üncü maddesinde de -benzer biçimde- yükseköğretimin amaçlarından birinin hür ve bilimsel düşünce gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı öğrenciler yetiştirmek geliyor. Yani millî eğitimin temel amacı da bu, yükseköğretimin temel amacı da bu ama her nedense, itiraz eden herkes ertesi gün kendini ya cezaevinde veya soruşturulurken buluyor.

Aslında alt düzeyde mevzuatta bunu daha açıkça düzenleyen hükümler var. Örneğin -ben size bir iki yönetmelik hükmü söyleyeceğim- Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği. "İzinsiz gösteri, etkinlik ve toplantı düzenlemek, bu tür gösteri ve etkinliklere katılmak; okul binası, eklenti ve donanımlarına, arkadaşlarının araç gereçlerine siyasi, ideolojik amaçlı yazılar yazmak, resim veya semboller çizmek..." Böyle bir şey yaparsanız okuldan uzaklaştırılırsınız. "Siyasi partilere, bu partilere bağlı yan kuruluşlara, derneklere, sendikalara ve benzeri kuruluşlara üye olmak, üye kaydetmek; izin almadan okulla ilgili bilgi vermek, basın toplantısı yapmak, bildiri yayınlamak, dağıtmak, bu tür faaliyetler tertip etmek..." Şimdi, bakın, yasa diyor ki: "Hür düşünce gücüne, geniş dünya görüşüne sahip öğrenciler yetiştireceksiniz." Ama aynı, alt düzeyde bir mevzuat düzenliyorsunuz, diyorsunuz ki: "Basın açıklaması yapma. Siyasi, ideolojik amaçlı konuşma yapma. Bildiri dağıtma. Sendikaya gitme. Siyasi partiye gitme. Bir derneğe üye olma." Bu, doğrudan sizin Bakanlığınızla ilgili bir yönetmelik değil fakat gençlere nasıl baktığımızı gösteren çok önemli bir şey olduğunu düşünüyorum.

Şimdi, daha ağır şeyler var, mesela "Yasa dışı örgütlerin ve kuruluşların siyasi ve ideolojik görüşleri doğrultusunda propaganda yapmak..." Yani bu "yasa dışı örgütler"in ne anlama geldiği de tartışılır çünkü bizde kavramların içi o kadar çok boşaltılıyor ki. Ben geçen gün Mecliste söylemiştim, bir milletvekili arkadaşımız dedi ki: "Çevre terörü." Biraz önce yine bir milletvekili arkadaşımız söyledi -yaygınca kullanılan bir şey- "tribün terörü" diyor. Yani, hani, tribünde radikal bir şey yapmak da terörizm, çevreye duyarlı bir gösteri yapmak da terörizm. Böyle bir yerde "yasa dışı" dediğiniz şey o kadar muğlak ki her tür muhalefeti bu kavram içerisinde değerlendirebilirsiniz.

Dolayısıyla, gerçekten, geniş dünya görüşüne sahip bireyler yetiştirmek temel amaçlarımızdan biri olmalı. Gençlerimizi tam olarak böyle yetiştirmeliyiz.

Birkaç konuda da görüşlerimi paylaşmak isterim. Bu, öğrenci yurtları sorunu gerçekten büyük bir sorun. Yani hâlâ üniversite öğrencilerinin yüzde 10'u yurtlardan yararlanamıyor. Kuşkusuz, ailesinin yanında kalan öğrenciler var veya yurtta kalmak istemeyen öğrenciler var ama yurtta kalmak istediği hâlde yurt bulamayan miilyonlarca öğrenci var, yüz binlerce öğrenci var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

(Oturum Başkanlığına Başkan Lütfi Elvan geçti)

BAŞKAN - Lütfen konuşmanızı tamamlayınız efendim.

MEHMET RUŞTU TİRYAKİ (Batman) - Ve bunu yaparak bu öğrencilerin tamamını aslında cemaatlerin kucağına itmiş oluyorsunuz. Bu cemaatlerden bu ülke yeterince çekti. Buna radikal önlemler bulmak gerekir.

Uyuşturucuyla ilgili birkaç şey söylemek istiyordum, arkadaşlar yaygın bir şekilde söyledi, o yüzden tekrar etmek istemiyorum. Sadece Batman'la ilgili bir şey söyleyeyim: İşsizlik oranı yüzde 27, Türkiye'nin en yoksul kentlerinden biri ve kentin en önemli sorunlarından biri uyuşturucu. Batman gibi bir yerin bile uyuşturucu sorunu var.

Şimdi, bu, personelle ilgili son bir şeyi söyleyeceğim -atlayarak- müsaade ederseniz Sayın Başkan.

Şimdi, bakın, yine bu Faaliyet Raporu'nun 32'nci sayfasında personel sayılarını yazmışsınız. "İnsan kaynakları" diyorsunuz, "insan kaynağı" yanlış bir kavram, lütfen ve keşke "personel" kavramını kullansanız. Diyorsunuz ki: "Bakanlığın personel sayısı 59.462. 15.476'sı yani yüzde 26'sı memur, 35.539'u yani yüzde 59'u işçi." Ne üretiyorsunuz Sayın Bakan? Niye bu kadar çok işçi çalıştırıyorsunuz? Kömür mü çıkarıyorsunuz, ayakkabı mı üretiyorsunuz, halı mı dokuyorsunuz? Yani yüzde 60 işçiyi niye çalıştırıyorsunuz? Ürettiğiniz hizmet asli ve sürekli kamu görevi değil mi? Niye memurlar eliyle yürütmüyorsunuz? Yani niye bu kadar çok işçi çalıştırıyorsunuz? Sonra bizler size "Bu Hükûmet memur düşmanı." deyince kızıyorsunuz. Gerçekten, memur istihdam etmemek için her şeyi yapıyorsunuz. Yıllardır bir memur olarak öğretmen almayan bu Hükûmet, anlaşılıyor ki her bakanlıkta aynı şeyi yapıyor; memur almıyor, işçi istihdam ediyor. Çok merak ediyorum, neden böyle bir yolu tercih ediyorsunuz diyorum, saygılar sunuyorum.