Komisyon Adı: MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU
Yasama Yılı:Kapadokya Alanı Hakkında Kanun Teklifi (2/1811)
Birleşim:27
Tarih:2
Tarih:10 .05.2019

MEHMET RUŞTU TİRYAKİ (Batman) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Çok uzun konuşmayacağım ama canımı yakan bir şey var, o yüzden söylemek istiyorum.

Şimdi, "Kapadokya'nın tarihî ve kültürel değerleri ile jeolojik/jeomorfolojik dokusunun ve doğal kaynak değerlerinin korunması, yaşatılması, geliştirilmesi, tanıtılması, gelecek kuşaklara aktarılması, planlanması, yönetilmesi ve denetlenmesi..." Yasa teklifinin amacı bu. Herhâlde bu salonda bulunan hiç kimse buna karşı çıkmayacak yani bunda kuşku yok. Yasa teklifinin genel amacıysa şu şekilde tarif ediliyor yine teklifte, deniliyor ki: "Kapadokya alanında hâlihazırda arkeolojik, kentsel ve doğal sit alanları var. Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi var. Yine millî park gibi pek çok farklı koruma statüsü ve bu koruma statülerine ilişkin farklı mercilere tanınmış idari yetkiler var. Bu durum ciddi bir yetki karmaşasına ve dolayısıyla bölge halkı ve yatırımcı açısından çok uzun ve ağır bürokratik süreçlerin yaşanmasına yol açtığından kaçak yapılaşma gün geçtikçe artıyor. Buna bütünsel bir bakışla hareket ederek, planlama yetkilerini tek bir kurumda toplayarak yetki karmaşasının ortadan kaldırılmasını amaçlıyoruz." Yasa teklifinin genel amacı da bu.

Şimdi, teklif sahipleri demek ki şöyle düşünüyorlar, diyorlar ki: "Herhangi bir bölgede farklı koruma statüleri varsa, bu statülere ilişkin farklı idari merciler varsa bu başlı başına bir sorundur. Bunun çözümü bu farklı statülere sahip kurumların ve bu bölgede f

arklı yetkililerin ortadan kaldırılarak yetkiyi tek bir komisyona vererek bu sorunu çözebiliriz." Şimdi, eğer böyleyse o zaman bu kolay yani sadece Kapadokya için böyle bir yasa yapmaya gerek yok yani daha genel bir yasa yapılarak bu ülkenin dört bir yanında uygulanması mümkün. Kapadokya için ayrı bir yasa, yarın Ihlara için ayrı bir yasa, Uludağ için ayrı bir yasa yapmaya gerek yok, daha genel bir yasa yaparak bu sorun çözülebilir. Şimdi, geneli itibarıyla bir sakınca olmadığını düşünüyorum ama maddeler itibarıyla sorunlar var: Komisyonun kimlerden oluşacağının belirtilmemesi gibi. Ama başta da söylediğim gibi asıl söz almak istememin nedeni bu değil, başka bir şey.

Şimdi, diyor ki teklif sahipleri: "Tarihi korumak istiyoruz, kültürel değerleri korumak istiyoruz, jeolojik/jeomorfolojik dokusunu korumak istiyoruz, doğal kaynak değerlerini korumak istiyoruz." On iki bin yıllık geçmişi olan bir kent Hasankeyf, elli yıllık elektrik enerjisi karşılaması amacıyla sular altında bırakıldı, on iki bin yıl. Yirmi beşer yıldan hesap edersek 480 kuşak yapar. 480 kuşağın yaşattığı, yıkamadığı Hasankeyf'i bu Hükûmet on yedi yıllık iktidarı döneminde suların altına gömmeye karar verebildi. Gerçekten tarihe, gerçekten bu ülkenin, bu toprakların tarihine, gerçekten bu ülkenin, bu topaklarının kültürüne sahip çıkan bir Hükûmet Hasankeyf'i sular altında bırakabilir miydi? Dünya Kültür Mirası Listesi'ne girmesinin önünde esasen hiçbir engel yoktu. Bu 10 koşuldan en az 9 tanesi yerine getirilmişti ve bizim gibi Batman'da yaşayan insanlar, Batmanlıların önemli bölümü aslında bu başvurunun yapıldığını sanıyorlardı ve biz yıllar sonra öğrendik ki aslında böyle bir başvuru bile yapılmamış Dünya Kültür Miras Listesi'ne eklenmesi için. Hem böyle bir başvuru yapılmadı hem de on iki bin yıllık tarih, 480 kuşağın yaşattığı tarih bu Hükûmet döneminde sular altında bırakıldı. Dolayısıyla kültürümüzün, tarihimizin korunması yönündeki samimiyeti doğrusu kuşkulu buluyorum. Bu açıdan bakıldığında, en azından ülkenin bir yerinde bazı tarihsel, kültürel varlıkların korunması amacıyla yasal düzenleme yapılırken ülkenin bir başka noktasında on iki bin yıllık tarihî bir kentin sular altında bırakılmasına göz yumulması bu açıdan en azından tutarsız bir bakış açısıdır diyorum. Umarım Adalet ve Kalkınma Partisi, umarım Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri bunun bir yanlış olduğuna karar verir ve hâlâ sular altında kalmayan Hasankeyf'in kurtarılması için bir adım atar diye düşünüyorum.

Teşekkür ediyorum Başkkanım.