Komisyon Adı: PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU
Yasama Yılı:2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/276) ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı (1/275) ve Sayıştay tezkereleri a)İçişleri Bakanlığı b)Emniyet Genel Müdürlüğü c)Jandarma Genel Komutanlığı ç)Sahil Güvenlik Komutanlığı d)Göç İdaresi Genel Müdürlüğü e)Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı f)Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı
Birleşim:27
Tarih:2
Tarih:15 .11.2018

FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. Öncelikle herkesi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Bakanım, öncelikle bütçenin hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Ben de polislerden bahsedeceğim, birçok arkadaşımız bundan bahsetti ama bunu bir daha bir daha gündeme getirmek onlara olan borcumuzdur diye düşünüyorum. Yıllar geçiyor, seçim dönemleri bitiyor ama polislere verilen sözler hep lafta kalıyor, Sayın Genel Müdür de şu anda gözümün içine bakıyor. Hep 3600 ek gösterge dedik, dedik, seçim bitti yine bu sözler unutuldu. Madem tutmayacaktınız, bu sözleri neden verdiniz diye de sormak istiyorum. Ne yazık ki bu ek gösterge sözleri yine polisleri teğet geçti.

Askere verilen haklar neden polislerden esirgeniyor? Fazla mesai haklarından da yine ses seda yok. Personel yetersizliği hâlâ sürüyor, 12/12 çalışıyorlar. Üvey evlat muamelesi değil midir sizce bu ve bu muamele ne zaman son bulacak? Polislerin haklarını alabilmeleri için illaki intihar etmeleri mi gerekiyor? Biliyorsunuz bir sürü intihar vakası var ve artıyor. Daha kaç polisin intihar etmesi gerekiyor seslerini duyurabilmeleri için? Bunu buradan bir kez daha birçok arkadaşım gibi dillendirmek istiyorum.

Başka bir konu, sunumunuzda büyük büyük projeleri ballandıra ballandıra anlatmışsınız. Sunum kitapçığınızı da inceledim ama farkında mısınız bilmiyorum Sayın Bakanım, bizim İzmit'te küçücük bir karakol binamız kirasını ödeyemediği için kapatıldı. Bakın, burada da yerel basında çıkan haberler var, kira ödeyemediği için kapatılan, İzmit Kuruçeşme Polis Karakolunun bulunduğu bina İzmit Belediyesinin borçları yüzünden SGK'ye devrediliyor. SGK kira bedelini artırıyor, genel müdürlük de diyor ki: "Bu bedeli ödeyemeyiz." 45 bin kişiye hizmet eden karakol kira bedeli ödenemediği için kapatılıyor. Allah'tan vatandaşla birlikte verdiğimiz mücadele sonuç verdi, Valilik devreye girdi, kira bedeli düşürüldü ve burası tekrar kiralandı ve şimdi karakol yeniden açılacak. Ama bu bile çok ciddi bir skandal diye düşünüyorum. Polis merkezi nasıl oluyor da belediyenin borçlarına karşılık devredilebiliyor? Buna nasıl izin verebilirsiniz? Küçücük bir karakola bile sahip çıkamıyorsunuz. Bir karakola bile sahip çıkamayan belediye başkanınızın kötü yönetimi yüzünden karakol kapanıyor ama aynı belediye başkanı çıkıyor, akıllara zarar, kurtarıcı gibi açıklama yapıyor, sanki tekrar karakolu kendi açıyormuş gibi açıklamalar yapıyor. Bunu da buradan size bildirmek istiyorum, bilgi anlamında da aktarmak istiyorum. İnsanların güvenliklerini sağlayan karakolun kapatılmasına razı olmak bile bize göre suça teşviktir. Karakol kapanmasına sebep olan İzmit Belediye Başkanınız hakkında bir işlem yapacak mısınız diye de buradan sormak istiyorum.

Son bir konudan bahsetmek istiyorum Sayın Bakan: Defalarca artık dilimde tüy bitti, "gazi sayılmayanlar" diye kendilerini adlandıran bir kesimimiz var. 19 bin vatan evladını, kahramanı içinde barındırıyor. Terörle mücadele sırasında yaralanmış, kiminin parmağı kopmuş, kiminin gözü kör olmuş ve şarapnel parçalarıyla, vücutlarında kurşunla yaşamaya devam ediyor bu insanlar. Ama ne yazık ki Türk Silahlı Kuvvetlerinin sağlık yönetmeliğindeki yüzde 40 uzuv şartı nedeniyle bir türlü gazilik haklarından yararlanamıyorlar. Bakınız, bu fotoğrafta bulunan -bürokratlar bakıyor, Sayın Bakan başka bir şey araştırıyor ama- iki parmağı kopmuş bir vatandaş ve ne yazık ki gazi sayılmıyor. 15 Temmuzda yaralanan herkesi tırnağı çizilse gazi saydınız bir KHK'yle. Peki bu terörle mücadele eden insanlar, bunların hakları ne olacak? Ve bunlar vücutlarındaki şarapnel parçaları ve kurşunlar nedeniyle ne yazık ki yavaş yavaş zehirleniyorlar, ağır metal zehirlenmesi ve biz bunu raporlarla yaklaşık 500 kişiyi hastaneye gönderdik, raporlarla teslim edildi. Bu insanlar ağır ağır ölüyorlar ağır metal zehirlenmesi yüzünden. Bakın, size bir fotoğraf daha göstermek istiyorum değerli arkadaşlar: Bu vatandaşımız, Jandarma Uzman Çavuş Hakan Akbulut, Şırnak'ta PKK'yla mücadelede EYP paatlaması sonucu yaralanıyor, sağlık nedeniyle TSK'den ilişiği kesiliyor ama sakatlığı vazife malullüğü sayılmıyor, adi malul sayılıyor. Vazife malulü için itirazını yapmış ama ne yazık ki bürokrasi nedeniyle yavaş işliyor ve bu Hakan kardeşimiz hâlâ çöplükte, annesiyle yaşam savaşı veriyor. Konya Beyşehir'de çöp topluyor, çünkü bakmak zorunda olduğu beş çocuğu var değerli arkadaşlar. Sayın Bakanım, bu insan bizim için, çocuklarımızın geleceği için, üzerinde yaşadığımız bu toprakların geleceği için, devlet gönderdiği için terörle mücadele etmiş Doğu ve Güneydoğu'da. Sakatlanmış, şimdi devlet onu gazi saymıyor, gazilik haklarını vermiyor ve çöp topluyor. Bu ayıp size yeter, bu ayıp bize yeter, bu ayıbı derhâl temizleyin Sayın Bakan. Dilimde tüy bitti, defalarca, iki buçuk senedir söylüyorum, bu insanları ne zaman göreceksiniz? Bu insanları ne zaman hatırlayacaksınız? Çok değil, 19 bin insan bunlar. Bütçeye çok da fazla bir yük getirmeyecektir bu insanlara bu hakları tanımanız. Bu konuda lütfen çalışma istiyorum. Başbakanken Sayın Binali Yıldırım "Yedi Bakanlığa talimat verdim." demişti... Bir kelam gelmedi bu konuda.