Komisyon Adı: İÇİŞLERİ KOMİSYONU
Yasama Yılı:Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/860)
Birleşim:27
Tarih:2
Tarih:15 .10.2018

TANJU ÖZCAN (Bolu) - Sayın Başkan, öncelikle bir şey rica ediyorum, bir hususta hassasiyetinizi rica ediyorum: Bundan önceki hatiplerin sözünü çok sık kestiniz.

BAŞKAN - Kesmedim ya, kesmem ben, dinliyorum.

TANJU ÖZCAN (Bolu) - Ben mümkünse kesmeden devam edelim istiyorum.

BAŞKAN - Yok, yok, iyi gidiyoruz.

TANJU ÖZCAN (Bolu) - Şimdi, bu maddenin teklif edilmesinin sebebi, bu kanun teklifinde bunun yer almasının temel sebebi terörle mücadeleye daha etkin bir şekilde katkı sağlamaktı, değil mi? Yani bu, gerekçesinde de söyleniyor, "...gençleştirilmesi, yaşı belli bir aşamaya gelmiş olan korucuların emekli edilmesi suretiyle terörle mücadelenin daha etkin hâle getirilmesi..." Şimdi, bunun bu aşamada geri çekilmesi terörle mücadeleye büyük zafiyet verir diye düşünüyoruz. Bu konuda dikkatinizi çekiyoruz. Terörle mücadele konusunda samimiyseniz bu samimiyetinizi burada da göstermenizi bekliyoruz.

İkincisi, Sayın Başkan, bizler elbette siyasi parti mensubuyuz. Her siyasi partinin bir seçim bildirgesi olur, oldu da. HDP'nin seçim bildirgesinde köy koruculuğu sisteminin kaldırılacağı kaç dönemdir yazıyor, ben bunları okudum. Bu anlamda, HDP'nin bugün getirdiği önergenin sizlerin de katkısıyla kabul edilecek olması -sayısal çoğunluğa bakılırsa- HDP açısından büyük bir başarı.

HASAN ÖZGÜNEŞ (Şırnak) - Koruculuk kaldırılmıyor ki burada.

TANJU ÖZCAN (Bolu) - Büyük bir başarı, büyük bir zafiyet yaratıyor bu noktada. O anlamda -tırnak içinde söylüyorum- HDP'yi de siyaseten kutlamak lazım, sizi de peşine takmış görünüyor. Biz geçmişte...

HASAN ÖZGÜNEŞ (Şırnak) - Vekilim, koruculuk kalkıyor mu?

TANJU ÖZCAN (Bolu) - Efendim, sizinle ilgili kötü bir şey söylemiyorum ben.

HASAN ÖZGÜNEŞ (Şırnak) - Hayır, yani siz olmayan şeyi söylüyorsunuz.

BAŞKAN - Efendim, karşılıklı olmasın.

TANJU ÖZCAN (Bolu) - Sayın Başkan, müsaade ederseniz devam edeyim.

BAŞKAN - Buyurun.

TANJU ÖZCAN (Bolu) - Konu anlaşılmamış demek ki. Ben yedi buçuk yıldır milletvekiliyim, yaklaşık beş buçuk, altı yıldır da bu Komisyonun devamlı üyesiyim. Vallahi, ben bugüne kadar bu Komisyonda HDP'nin hiçbir önerisinin kabul edildiğini görmemiştim.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Hiçbir komisyonda kabul edilmedi.

TANJU ÖZCAN (Bolu) - Hiçbir komisyonda da kabul edildiğini görmemiştim. Bugün gerçekten büyük bir başarı elde edildiğini görüyorum.

Teknik olarak da bir şey söylemek zorundayım: İç Tüzük'ümüz açık, en aykırı önergelerin bize göre birleştirilerek oylanması gerekiyor. Şimdi, bakın, bizim önergemizin diğer iki önergeden bir farkı var. Biz, mevcut teklife geçici madde ilave edilmesini teklif ediyoruz; HDP ve MHP artı AKP'nin önergeleri aynı mahiyette, 1'inci maddenin teklif metninden çıkartılmasını öngörüyor ve doğal olarak da usul bakımından da usul ekonomisi bakımından da HDP'nin teklifiyle MHP artı AK PARTİ'nin teklifinin birleştirilerek oylanması gerekiyor. Ben bu konuya bir dikkat çekiyorum.

Tabii, gerekçenize bakınca şu da ortaya çıkıyor: Biz "evet" demiştik. Meğer sabah biz EYT'yle ilgili, milyonlarca insanın beklediği -aileleriyle birlikte söylüyorum- bu düzenlemeyle ilgili bir adım atmamış olmasaydık siz "Devam edecektik." diyorsunuz, bu 1'inci madde teklifte kalmaya devam edecekti. "Ama muhalefetin yani Cumhuriyet Halk Partisi üyelerinin böyle bir önerge vermiş olması sebebiyle bunu geri çekiyoruz." diyorsunuz.

Şimdi, ben Milliyetçi Hareket Partisi temsilcisine bir şeyi hatırlatmak istiyorum: Sayın Arzu Erdem'in -Milliyetçi Hareket Partisinin Genel Başkan Yardımcısıdır saygıdeğer Hanımefendi- 23 Temmuz 2018'de havale edilen bir kanun teklifi var. Açıp incelediğiniz de ki MHP Genel Merkezi, Sayın Bahçeli de bunu üstlendi, "Bizim bu konuda bir teklifimiz oldu." dedi. Yani Arzu Hanım bunu tek başına kendi iradesiyle vermemiş, Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun iradesini temsil ediyor. Keza İYİ PARTİ'nin de aynı mahiyette bir önergesi var, neredeyse noktası virgülüne aynı. Bizim verdiğimiz önerge de neredeyse noktası virgülünee aynı. Az önce Niğde Milletvekilimiz Ömer Fethi arkadaşımız açık bir şekilde söyledi, lütuf istemiyor ki emeklilikte yaşa takılanlar. Bakın, o zaman kural böyleymiş, ne olmuş 99'da bu kural değişikliğiyle? Erkeklerde 58 yaşa, 7 bin iş gününe; kadınlarda 60 yaşa çıkartılmış. Peki, şimdi, bu süreler dolmadan yeni bir değişiklik yapılsa ve "Erkeklerde 65'e çıkarttık canım, ne zaman sigortalı olmuş olsalar, sigorta başlangıçları hangi tarih olursa olsun biz bunu 65'e çıkarttık, kadınlarda 66'ya çıkarttık." deseler, o zaman bu insanlar da itiraz eder. Ciddi bir devlet bir kural koyuyorsa vatandaş da elbette bu kuralın uygulanmasını ister. Onlarınki lütuf değil, "Bize sosyal yardımda bulunun." demiyorlar, "Bizim hakkımızı verin, biz bu hakkı elde ettik." diyorlar; son derece de haklılar. Milliyetçi Hareket Partisi de İYİ PARTİ de bu konuda kanun tekliflerini verdi, biz de verdik; aynı mahiyette bunlar. HDP de zaten seçim beyannamesinde açık bir şekilde "Emeklilikte yaşa takılanların mağduriyetlerini çözeceğiz." sözünü verdi.

Şimdi, Sayın Başkan, bana göre -yanlış anlaşılmasın- siz böyle şark kurnazlığıyla bunun gündeme getirilmesini, oylanmasını şu gün için belki engelleyebilirsiniz. Gerçi yeni madde ihdası talebimiz olacak; bu, bir şekilde oylanacak ama ne olursa olsun şundan kaçamayacaksınız: Biz gerek Genel Kurul aşamasında gerek başka komisyonlarda emeklilikte yaşa takılanların sorununu gündeme getirip bunu her ortamda oylatacağız ve ne olacak biliyor musunuz bunun sonunda? Siz belki o vatandaşa "Ben bir şey yapamam." dediniz ama...

BAŞKAN - Ben söz vermedim.

TANJU ÖZCAN (Bolu) - ...sizin mensubu bulunduğunuz, üyesi bulunduğunuz partinin yetkilileri defalarca bu sorunu çözeceğine söz verdi. Kim sözünün eri kim değil, bunlar ortaya çıkacak. Bu anlamda, günü kurtarmaya çalışmayın.

BAŞKAN - Peki.

TANJU ÖZCAN (Bolu) - Bir de şunu da söyleyeyim son olarak: Topu taca atmayın "Bu, İçişleri Komisyonunun konusu değil." diyemezsiniz. Bakın, komisyonların aldığı kararlar tavsiye mahiyetinde Genel Kurula geliyor ve Genel Kurul nihai olarak son sözü söylüyor. Dolayısıyla, ister İçişleri Komisyonunda kabul edilerek gelsin ister Plan ve Bütçe Komisyonunda ister bir başka komisyonda kabul edilerek gelsin nihai olarak müzakereleri Genel Kurulda yapılıyor, Genel Kurulda oylanıyor, Genel Kurulun kararıyla yasalaşıyor. Dolayısıyla burada vatandaşı kandırmayın.

Burada yaşananları umuyorum basın da takip ediyordur. Burada konuşulanları umarım kamuoyuna da anlatır, kamuoyu da kimin bu konuda dürüst davrandığını net bir şekilde görmüş olur.

Teşekkür ediyorum.