Konu: Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:103
Tarih:14.07.2021

KEMAL PEKÖZ (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.

İlgili kanunun 10'uncu maddesi üzerine söz aldım. Bu maddede yabancı bayraklı gemilerin, daha doğrusu yabancı bayraklı mega yatların Türkiye'de ticaret yapması, turizme hizmet etmesiyle ilgili bir madde düzenlenmektedir. Ancak bunu yaparken bir yandan niye turist gelmiyor... Para almak için, turistleri buraya getirmek için pandemi döneminde bile Avrupa'ya gidilip kapı kapı dolaşılıp Türkiye'de yaşayan insanları aşağılayıcı reklamlardan sonra böyle bir şeye meydan veriliyor. Oysaki bunun yerine yerli yatlar yapılabilir, daha büyük yatlar, 39 metreden daha büyük yatlar yapılabilir ve bununla da turizme hizmet edilebilir. Ama Komisyonda sorulduğunda Bakan Yardımcısı "Dışarıdan bize bu konuda çok fazla talep geldi. O nedenle de biz bu talebi yerine getirmek istedik çünkü bizde bu büyüklükte yat yok." diyor. Başka alanlarda büyük gemiler, daha büyük şeyler yapılabiliyor ama... Tabii, turizm biraz, daha çok barışa yönelik bir eylemdir aynı zamanda. Oysaki barışa değil de savaşa yönelik olmuş olsaydı bunun çok daha büyükleri çok daha hızlı bir şekilde yapılır, hizmete sunulurdu. Oysaki turizm insanlar arasındaki ilişkilerin gelişmesi, aynı zamanda ülkenin kalkınması için de önemli bir unsurdur.

Ama turistler gelirlerken, şimdi, Türkiye'de kişi başına turist geliri niye düşüyor? Çünkü turist olarak Türkiye'deki hiçbir şeyi önemsemeyen, daha çok, işte gidip güzel bir yerde tatil yapmayı düşünen insanlar geliyor. Oysaki eğer orta ve orta üstü gelir düzeyine sahip olan insanlar gelmiş olsalardı kişi başına çok daha fazla gelir elde etmek mümkün olurdu. Ama o insanlar daha çok, demokrasisi işleyen, işçisine, köylüsüne, üreticisine, herhangi bir hak talebinde bulunan insanlara şiddet uygulamayan ve onlar üzerinde çeşitli baskıları gerçekleştirmeyen, demokrasisi gelişmiş olan ülkelere gidip parayı oralara bırakıyorlar. Biz de kapı kapı dolaşıp turistlerin gelmesi için elimizden gelen çabayı göstermeye çalışıyoruz. Ama bu, kendi içinde de bir çelişkiyi barındırıyor.

Yine, pazartesi günü işsizlik rakamları açıklandı Türkiye'de. Her zaman olduğu gibi, TÜİK ülkeyi yine ciddi bir çarpıtmayla karşı karşıya bıraktı; bu kadar yoksulluğun, bu kadar çatışmanın, bu kadar olumsuzluğun olduğu bir dönemde bile işsizlik oranının gitgide düştüğünü ifade etti. Oysaki rakamlar böyle bir şeyi söylemiyor. Mayısa göre istihdam açısından 216 bin kişi azalmış görünüyor. İş gücünün 481 bin azalması nedeniyle TÜİK resmî olarak işsizlik sayısını 265 bin azalmış olarak veriyor ancak gerçek işsizlik bu oranda değil. Nüfus artarken işsizliğin azalıyor olması söz konusu olmayacaktır ama burada görünen rakamlar bunlar. Hatta aylık bazda Nisan 2020'deki pandemi sonrasındaki dönemde istihdam kaybı en fazla Mayıs 2021'de yaşandı. Nisan 2020'deki kayıp 1 milyon 231 bin kişi olmuştur.

DİSK-AR'ın bir araştırması var. Bu araştırmada Mayıs 2021 verilerine göre mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsiz sayısı toplamda 4 milyon 236 bin kişi iken DİSK-AR tarafından yapılan hesaplamaya göre geniş tanımlı işsiz sayısı 2019 Mayısından bu yana 3 milyon 283 bin kişi artarak 9 milyon 671 bine yükselmiştir. Geniş tanımlı işsizlik oranıysa yüzde 27,2'dir.

Bir de toplumsal cinsiyet açısından buna bir bakalım isterseniz. Çalışan erkeklerin sayısı 117 bin artarken çalışan kadınların sayısı 332 bin kişi azalmıştır fakat bundan daha fazlası, 419 bin kadın iş gücü piyasasından çekildiği için işsiz sayısı 87 bin gerilemiş görünüyor TÜİK'e göre. Erkekler inşaat ve hizmet alanında 38 bin ve 129 bin kişi iş bulurken kadınlar daha çok kayba uğramış; kadınlar ise tarımda eksi 305 bin kişi olmuş. Sanayi ve inşaat alanında ise 13 bin kişi azalmış. Mevsim etkisinden arındırılmış dar tarım işsizlik oranı erkeklerde yüzde 12,2 iken kadınlarda yüzde 15,5'tir. Sonuç olarak çalışma alanındaki, yaşındaki her 100 insanımızın 43,8'i çalışabilirken kadınlarda ise her 100 kadından ancak 26,3'ü çalışabillmektedir. TÜİK her zaman olduğu gibi bu dönemde de yine işsizlik rakamlarını farklı bir şekilde göstererek işsiz oranının düştüğünü, işsizliğin gitgide azaldığını söylüyor. Oysa bir yandan nüfus artarken, bir yandan her gün insanlar kapının önüne konulurken sendikalaştıkları için ya da başka bir şekilde verimden, fabrikalar üretimden düştüğü için işsizlik artarken son üç senede çevremize baktığımız zaman ben hiçbir tane yeni iş bulan, yeni bir işe giren kimseye rastlamadım ve görmedim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

KEMAL PEKÖZ (Devamla) - Eğer sizler görmüşseniz bize söyleyin, biz de buna karar verelim. Yurttaşların yarısının bile işbaşı yapmadığı bir ekonominin şahlanması sizin döneminizde, sizin yaklaşımınız ve bakış açınızla mümkün olabilmiştir. Böyle bir dönemde şahlanmayı ancak sizler başarmış olabilirsiniz.

Saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)