Konu: Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:19
Tarih:24.11.2020

KEMAL PEKÖZ (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ilgili kanun teklifinin 27'nci maddesi üzerine söz almış bulunuyorum. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Madde üzerinde konuşmama başlamadan önce, biraz önce bir "tweet" gördüm, ondan söz etmek istiyorum. Ermenekli maden işçisi İbrahim, kendisi polis tarafından yere yatırılmış, ensesinden de bir başka polis kendisini çekiştirip götürmeye çalışıyor. Beyler, efendiler; namusuyla çalışan, sadece emeklerinin karşılığını isteyen insanlara bu eziyeti yapmayın. Her yaptığınız eziyet kuyunuzu kazmaya devam edecek ama size tavsiyem olsun ki daha fazla derin kazmayın bu kuyuyu, bu kuyuyu daha çok derinleştirdiğinizde, nedamet getirdiğiniz zaman bu kuyudan çıkmanız çok mümkün olmayacak.

Değerli milletvekilleri, önce, yasa teklifinin tamamı hakkında birkaç söz söylemek istiyorum. Yasa teklifi, 8 kanunda değişiklik meydana getiriyor ve her zaman olduğu gibi yine AKP'nin neoliberal yaklaşımlarını yansıtan, halk yararını asla gözetmeyen, enerjinin sorunlarını çözmek yerine tamamen sermaye transferiyle ilgilenen bir teklif.

27'nci maddeyle de idarenin yüzde 1 payının nasıl hesaplanacağı değerlendiriliyor. Bu yüzde 1 payın hesaplanmasının sonunda yüzde 20'si kaynağın bulunduğu yerlere, geri kalanı ise genel bütçeye aktarılmaya çalışılacak. Oysaki tersinin olması lazım, yerelde bunu teşvik etmek, o yereldeki insanların zararlarını en azından bir miktar azaltmak için tam tersinin olması lazım ve bunun yüzde 80'inin yerele aktarılması, gerekiyorsa yüzde 20'sinin genel bütçeye aktarılması gerekir. Ayrıca hesap yapılırken metreküp fiyatı olarak 3 lira hesaplanıyor, oysaki burada metreküp hesabı değil ısının derecesine ve gücüne göre bir hesap yapılması gerekirdi.

Aslında ülkenin jeotermal kaynaklarının genellikle orta entalpiyi sağlar olması, jeotermal akışkanların doğrudan kullanımının hem kaynağın bulunduğu yöre halkına katkısının yüksek olması ve hem de jeotermal kaynağın veriminin daha yüksek olması nedeniyle çok yararlı şeyler meydana getirilebilir. Ancak idare payı ödemesiyle, jeotermal kaynağın doğrudan kullanımının desteklenmesi bir yana, tamamen önünün kesilmesi söz konusudur.

Değerli arkadaşlar, jeotermal enerji başka ülkelerde de kullanılıyor. Şimdi siz öyle diyeceksiniz, işte "Orada da var." diyeceksiniz. Evet, başka ülkelerde de kullanılıyor, özellikle kuzey ülkelerinde ve İzlanda'da yoğun olarak kullanılıyor ve burada kullanılırken halk yararı daha çok dikkate alınıp onlarla ilgili çalışmalar yürütülüyor.

Şimdi, bu ülkelerde tamamen kapalı sistemler kullanılıyor, sondajlar özel koruma teknolojileriyle yapılıyor ve bu ülkelerde kullanımdan sonra soğumuş olan kaynak suyu yine aynı şekilde kaynağın çıkartıldığı yerin kotuna tekrar geri veriliyor, oysaki Türkiye'de yine bu da söz konusu değil.

Alınan önlemlerle ve geliştirilmiş teknolojilerle insan sağlığı ve çevre açısından riskler en aza indirilmiş durumda başka ülkelerde, bizde ise bu ilkelere uyulmuyor. JES santrallerinin şirketleri, bu maliyetleri işlem yapmak için pahalı bulduklarından, gece ve kimsenin görmediği zaman, karanlıkta başka derelere ve çevreye bu drenajı yapmaktadırlar.

Aydın ilinden geçmişseniz görmüşsünüzdür, ne meyve bahçelerinin görüntüsü meyve bahçesi ne de temiz hava kokusu söz konusu; kokudan geçilmiyor, son derece kötü bir görüntüyle karşı karşıya kalmış oluyoruz. Oysaki verimli kullanılmış olsa, kurallarına göre kullanılmış olsa elbette ki jeotermal enerji faydalı olacaktır ve insanlar bundan yararlanacaktır.

Türkiye'de 48 tane jeotermal enerji santrali var, bunların 28 tanesi Aydın ili içerisinde. Yine 25 kadar da hazırlığı yapılan, çalışmaları yapılan santral var; yine bunlar da bu bölgede. Oysaki Aydın ili aynı zamanda tarımıyla, meyveciliğiyle son derece önemli bir bölgemiz; ihraç ürünleriyle de ayrıca getirisi olan bir bölgemiz ama jeotermalin kötü kullanılmış olması, gerekli teknolojilerin kullanılmamış olması ve çevre etkilerinin değerlendirilmemiş olması nedeniyle son dereece kötü bir konuma ve duruma gelmiş durumda. Bundan bir an önce vazgeçilmesi gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.

KEMAL PEKÖZ (Devamla) - Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği geçen yıl bir rapor yayınladı. Bu raporda, mevcut jeotermal santral kuyu ve iletim hatlarının bilimsel ve teknik gerekliliklere aykırılık içerdiği; yer seçimi, ÇED süreçleri, işletme ruhsatı verilmesi, işletme ve denetim aşamalarının hiçbirisinde mevzuat hükümlerine uyulmadığı; ölçüm sonuçları konusunda da bilgilendirme ve şeffaflık ilkelerinin ihlal edildiği kamuoyu ve yetkililerle bir kez daha paylaşıldı. Raporda da belirtildiği üzere, bugün ülkemizde jeotermal enerji alanında sadece kâr hesaplanmaktadır; kamu yararı, toplum çıkarı gözetilmemektedir. Zaten Türkiye'de enerji tamamen özelleştirilmiştir ve oradan da insanların sadece kâr hesabı yaptıkları ortadadır, kamu çıkarı söz konusu olamamaktadır. O nedenle bunlardan bir an önce vazgeçilmesi, kamu çıkarının herkesin ve her şeyin önünde tutulması gerektiğini düşünüyoruz.

Saygılar sunuyorum. (HDP sıralarından alkışlar)