Konu: Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:6
Tarih:15.10.2019

KEMAL PEKÖZ (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin 11'inci maddesi üzerine konuşmak için söz aldım. Bu maddede insan kaynaklarının nitelik ve niceliğinin artırılmasına ilişkin amacın gerçekleştirilmesi için Türkiye Adalet Akademisi kurulması yer alıyor. Sanırım iktidarın haberi yok ama siz bu belgeyi açıklamadan önce 2 Mayıs 2019'da Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle bu kurumu zaten kurmuştunuz. Aslında 2003'te de aynı kurumu kurmuştunuz ama 15 Temmuz darbesi girişiminden sonra "Gülen yapılanmasının hizmetinde" diye gösterip 2018'de kanun hükmünde kararnameyle kapatmıştınız. Hatta bu kurumu kapattığınız kanun hükmünde kararnameyle kurumun yerine Hâkim ve Savcı Eğitim Merkezi kurmuştunuz ki daha sonra onu da kapattınız ama siz iktidar olarak aynı kurumları tekrar tekrar açıp tekrar tekrar kapatmaya zaten alışıksınız. Mesela Van'da hizmete giren fuar merkezini 2 kez, Amasya'da yaptırılan katı atık bertaraf tesisini 5 kez, Sultangazi Haseki Eğitim Araştırma Hastanesini 2 kez açmıştınız ve daha sonra bir defa tekrar tekrar açmıştınız.

Değerli milletvekilleri, şimdi, beş ay önce açılan bir kurumun neden tekrar açılmış olabileceğine gelirsek; yargı bağımsızlığı açısından ciddi tartışmalar yarattığı için; Anayasa'ya aykırı bulunduğu için; yargının kötüye kullanılması, Cumhurbaşkanının eline teslim edilmesi olarak görüldüğü için; Hâkimler ve Savcılar Kurulunun yapısının bağımsız ve tarafsız bir yapı olmadığı, dolayısıyla bu Kurulun baştan itibaren yeniden düzenlenmesi gerektiği, mahkemelere tavsiye ve talimat verildiği için; erklerin ayrılığına aykırı olduğu, yasama ve yürütmenin yargının üzerinde tahakkümünün olmaması gerekirken bir Cumhurbaşkanının çıkıp "Bunlara bırakamayız, eğer bunlara bırakırsak ebedî âlemde şehitlerimiz bize bunun hesabını sorar." diyememesi gerektiği için; saydığım bu sebeplerden dolayı biz 11'inci maddenin tekliften çıkarılmasını talep ediyoruz.

Değerli milletvekilleri, cumhuriyet başsavcılığının başlattığı soruşturma kapsamında bugün Van Erciş Belediye Başkanımız Yıldız Çetin ile 3 kişi, Hakkâri Belediye Başkanı Cihan Karaman ile Yüksekova Belediye Başkanı İrfan Sarı polisin sabaha karşı düzenlediği operasyonla gözaltına alındı. Öte yandan, Mardin Nusaybin Belediye Başkanı HDP'li Semire Nergiz, Belediye Başkan Yardımcısı Ferhat Kut ve belediye meclis üyesi Mehmet Emin Alkan gözaltına alındı.

HDP'nin kuruluş yıl dönümünde, 13 Ekimde İstanbul'da yapılmak istenen açıklama yasaklandı. Açıklamayı protesto etmek için yürüyen ve sadece "Savaşa hayır, barış hemen şimdi." diye ifade kullanan 9 arkadaşımız gözaltına alındı, arkasından da tutuklandı. Barış istemenin örgüt propagandası sayıldığı şu günlerde hâlâ bu ülkede bağımsız bir yargı varmış gibi yargı paketlerini görüşmek komik olmanın ötesinde, trajikomik bir hâl almış durumda.

Son sözlerimi de şöyle söylemek istiyorum: Bugün kuzeydoğu Suriye'de attığınız Kürt, Türk, Arap halklarını birbirine düşürecek bir adımın insanlık suçu olduğunu ifade etmek istiyorum.

Sizin, muhalefetin "Barış Pınarı" diye adlandırdığı, başlattığı işgal hareketi gerçekten bir kan pınarı olmanın ötesinde, başka bir şeyi ifade etmemektedir. Her zaman söylediğimiz gibi, yine de söyleyeceğiz: Savaşa hayır, barış hemen şimdi.

OLCAY KILAVUZ (Mersin) - Savaş değil, terör operasyonu.

KEMAL PEKÖZ (Devamla) - Siz Kürtlere karşı olmadığınızı sürekli söylüyorsunuz ama yaptığınız eylemlerde ortak şeyin sadece Kürtler olduğunu hep beraber görüyoruz.

27 Eylül 2017'de Kuzey Irak'ta Kürdistan yönetiminin, bölgesel yönetimin yaptığı referanduma karşı çıktınız çünkü onlar Kürt'tü.

OLCAY KILAVUZ (Mersin) - Hainlerin, teröristlerin yok edilişi.

KEMAL PEKÖZ (Devamla) - Daha sonra, Afrin'de... Bugüne kadar Afrin'de Türkiye'ye herhangi bir olumsuzluk yaşattırılmadığı hâlde Afrin'e müdahale ettiniz çünkü oradakiler Kürt'tü. Japonya'da ve Çin'de Kürtçe, okullarda ders olarak okutulmak istendi, buna karşı çıktınız çünkü onlara, Kürtlere düşmannlık yapıyordunuz.

OLCAY KILAVUZ (Mersin) - Kürtlere en büyük zalimliği yapan kim ya?

KEMAL PEKÖZ (Devamla) - Türkiye'de siz "İşgal etmiyoruz, oraya barışı götürüyoruz." diyorsunuz ama orada PTT'den hastaneye, hastaneden üniversiteye, üniversiteden sokak isimlerine kadar hepsini değiştirerek Kürtlere düşmanlık yapmaya devam ediyorsunuz. Siz Kürtlere düşmanlık yaptığınız sürece de biz daha çok kimliğimize sarılacak, daha çok bunu dile getirecek ve daha çok her gün burada konuşmaya devam edeceğiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen Sayın Peköz.

OLCAY KILAVUZ (Mersin) - Kürt kökenli kardeşlerimizi bağrımıza bastık. Hainlere, vatan hainlerine, bebek katillerine karşı bu harekât.

KEMAL PEKÖZ (Devamla) - Siz istediğiniz kadar bağırın çağırın, biz konuşmaya devam edeceğiz.

Son kez şunu da söylemek istiyorum, bir dileğim var, umarım bu dileğime karşı çıkmazsınız: Madem -gönderdiğiniz- yaptığınız harekât barış harekâtıdır, madem "Barış Pınarı"dır, o "Barış Pınarı"ndan akan her neyse, bunun size de nasip olmasını temenni ediyorum.

Teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)