Konu: (10/1428, 2953, 3030, 3049, 3330, 3757, 4665, 4850, 5742, 5743, 5980, 5981, 5982, 5983, 5984, 5985, 5986, 5987, 5988, 5989, 5990, 5991, 5992, 5993, 5994, 5995, 5996, 5997, 5998, 5999) No.lu Yaşlıların Hayatın Çeşitli Alanlarında Yaşadıkları Sorunların Araştırılarak Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Bir Meclis Araştırması Açılmasına İlişkin Önergelerin Ön Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:86
Tarih:26.04.2022

HDP GRUBU ADINA KEMAL PEKÖZ (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, ekranları başında bizleri izleyen sevgili halkımız; sizleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Elli yıl önce bugün, 6 Mayısta daha doğrusu, idam sehpasına başları dik, "Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği" ve "tam bağımsız Türkiye" diye sehpaya giden 3 fidanı saygıyla sevgiyle, özlemle anıyorum. Onları idam edenler şu anda kamuoyu vicdanında yok sayılmaktadır. Sokağa çıkın, herhangi bir 100 kişiyi çevirin, "Faik Türün, Ali Elverdi, Baki Tuğ" diye sorun size ne cevap verecekler, kim olduğunu kim bilecek acaba? Bir de "Deniz, Yusuf ve Hüseyin" diye sorun yediden yetmişe mutlaka olumlu cevap alacaksınızdır. Tarih hakkın ve hakikatin mutlaka hakkını teslim ediyor. Onun için Deniz, Hüseyin ve Yusuf da tarih tarafından beraat ettirilmiştir; bunu belirtmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, yaşlılar ve emekliler... Genellikle, yaşlıların içinde çoğunlukla emekliler de olduğu için beraber değerlendiriliyor. Yaşlıların sorunlarını 3 ana kategoriye ayırmak mümkün. Ekonomik sorunlarını gözetlemek gerekiyor, sosyal sorunlarını gözetlemek gerekiyor, bir de sağlık sorunlarına dikkat çekmek gerekiyor. Ekonomik sorunlarıyla ilgili burada çokça konuşuldu, hemen hemen her hafta bir şekilde konuşuluyor. Yakın bir zamanda da -biraz sonra metnini okuyacağım- emekliler Ankara'ya bir yürüyüş gerçekleştirdiler ve taleplerini burada dile getirdiler. Bunun için onu sona bırakacağım ancak özellikle sağlık sorunları çok ciddi problem arz ediyor çünkü emekliler gelirleri son derece düşük olduğu için, çok az gelirle geçinmek zorunda kaldıkları için zorluk yaşarlarken bir yandan da sağlık sorunları yaşıyorlar ve bu sağlık sorunlarını yaşarken de hastanelere gittiklerinde sağlık katkı payı ödemek zorunda kalıyorlar.

Aynı zamanda, evde bakım hizmeti verilmesi gerekirken daha çok hastalananların mutlaka hastaneye yatırılması söz konusu oluyor. Gitgide nüfusumuz yaşlanıyor, doğum oranlarındaki düşme, yaşam süresinin uzaması da aynı zamanda yaşlılarımızın sayısının gitgide artmasına ve bunun da Türkiye'de her gün daha fazla, ciddi bir sorun hâline gelmesine sebep oluyor. Batı ülkelerine baktığımız zaman bunların hepsini görüyoruz. Tabii, sağlık sorunları bu kadar problemken aynı zamanda sosyal yaşam içerisinde de yer alamıyor olmaları, sosyalleşecekleri çevrelerinin olmaması, ya evde kapalı kalmaları ya işte dar alanlarda ya da hastalandıkları zamanlarda da hastanede kalmaları onların daha çok psikolojik sorunlar yaşamasına ve gerginlik yaşamasına neden oluyor. Bu nedenle bu konuda da mutlaka hassasiyet göstermek gerekiyor.

Şimdi, her şeyin başında, tabii ekonomik gelirin olması önemli bir durum arz ediyor. Ekonomik olarak da yaşlılarımız çoğunlukla kötü koşullarda yaşamak zorunda kalıyorlar. Yakın zamanda, mart ayında TÜRK-İŞ'in yaptığı açıklamaya göre açlık sınırı 4.928, yoksulluk sınırı ise 16.052 lira. Şimdi Türkiye'deki yaşlıların ve emeklilerin durumuna baktığımız zaman hemen hemen tamamına yakınının bundan faydalanamadığını görüyoruz dolayısıyla bu durum açlık sınırının altında kaldıklarını gösteriyor. "Türkiye'de kim ne kadar maaş alıyor?" diye emeklilere baktığımız zaman, 847 bin emekli 1.418 lira civarında bir emekli maaşı alıyor; 248 bin emekli, dul, yetim 1.000 lirayla 1.100 lira arasında maaş alıyor; 220 bin emekli, dul, yetim ise 1.100 ile 1.200 lira arasında aylık gelir elde ediyor. 9 milyon 850 bin emekli yurttaş açlık sınırının altında, geri kalanı ise yoksulluk sınırının altında yaşamaya devam ediyor. 12,5 milyon emeklinin bankalara borcu var, bunu çoğu zaman ödeyemediği ya da geç ödediği için kredibilitesi bozuluyor, yeniden borç almak istediği zaman da bankalara gidip kredi alamadığı için de tefecilerle baş başa kalmak ve onlardan borç para edinmek zorunda kalıyor.

Tabii, emeklilerin derdi sadece karnını doyurmak değil, aynı zamanda yaşamlarını sürdürmek için çalışan emeklilerin sağlık giderleri vesaire benzeri şeyleri de var. Bunun yanı sıra, emekllileri yük olarak gören bir iktidarla karşı karşıyayız. Yaşa takılan emekliler de bu nedenle şu anda sorun yaşamakta ve emekli edilmemekte, onlarla ilgili herhangi bir düzenleme de yapılmamakta. Emekli oldukları zaman yeteri kadar gelire sahip olmadıkları için çalışmak zorunda olan çok sayıda emekli, yaşlı bulunmakta ve tabii bunlar emekli oldukları için, yaşlandıkları için de sıradan işlerde çalışmakta. Bunların bir kısmı tamirhanelerde çalışmakta, bir kısmı çay-kahve, getir götür işleri gibi işlerde çalışmakta, bir kısmı da temizlik benzeri işlerde çalışmakta ve bu şekilde de geçimlerini sağlamaya çalışmaktadırlar.

Tabii, emekliler arasında ayrıca gelir farklılıkları da önemli ölçüde bulunmakta. Bu gelir farklılıklarının da giderilmesi için bir düzenlemenin yapılması ve düşük gelir düzeyine sahip olan emeklilerin gelir düzeylerinin yükseltilmesi için diğerlerinin seviyesine çıkarılması gerekiyor. 2021 yılında yapılan araştırmaya göre 178 ülke arasında enflasyonda Türkiye 8'inci sırada. Bu da yaşlılarımızın her gün biraz daha zorluk yaşamalarına ve hayatlarının her gün biraz daha zorlaşmasına sebep oluyor. Bu nedenle de ekonomik gelirlerinin düzeltilmesi, bunlara ekonomik gelir sağlanması çok ciddi önem arz ediyor. Bu bakımdan da bir kez daha bunu tekrarlamış olalım.

Enflasyon Türkiye'de açıklandığı zaman, mart ayındaki yıllık enflasyon yüzde 61,14; ENAG'ın açıklamasına göre ise yüzde 142. Dolayısıyla, bu da yapılmış olan zamların, onlara verilen emekli maaşlarının iki ay içerisinde ve artık bir daha geriye dönülmez bir şekilde eridiğini, kendi yaşamlarını sürdürmek için yeterli olmadığını bize gösteriyor. Bu durumun da yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor.

Emekli ikramiyesi veriliyor şimdi, 1.100 lira olarak belirlenmişti. Üç yıldır emekli ikramiyesi 1.100 lira olarak veriliyor. Enflasyon üç yıl içerisinde yüzde 180 artmış durumda ama emeklilere verilen ikramiye yüzde 10 civarında bir artışla karşı karşıya. Dolayısıyla bunun da bir an önce değiştirilmesi gerekiyordu. Hâlâ zaman var, hâlâ bu gözden geçirilebilir ve hâlâ değiştirilebilir durumdadır.

Bildiğiniz gibi, 16 Nisanda Türkiye'nin dört bir yanından emekliler Ankara'ya yürüdüler ve Ankara'da dertlerini, sıkıntılarını, seslerini duyurmaya çalıştılar. Sizler duydunuz mu bilmiyorum ama emeklilerin çok ciddi talepleri var. Türkiye'de işsizlerden sonra en az gelir düzeyine sahip olanlar emekliler, bu durumun mutlaka düzeltilmesi gerekiyor. Ev kiraları her gün biraz daha artıyor, yoksulluk içerisinde yaşamlarını sürdürüyorlar, o nedenle de talepleri var. "Pazara gidip 1 kilo domates alamıyoruz, artık yeşillik bile almakta zorlanıyoruz." diye ifade ediyorlar. Dolayısıyla da bunların mutlaka düzeltilmesi, bayram ikramiyelerinin yılda 4 keze çıkarılması ve bu ikramiyelerin asgari ücretin altında olmaması da gerekiyor. Aynı zamanda, emekli maaşlarının da en az asgari ücret düzeyine çıkarılması, bunun altındaki emekli maaşlarının da mutlaka o düzeyde oluşturulması gerekiyor ki ülkesine bu kadar hizmet etmiş insanların son zamanlarını, yaşlılıklarını insan onuruna yakışır bir şekilde geçirmelerinin zemininin yaratılması gerekiyor. Bu nedenle bu araştırma önergesini destekliyoruz. Araştırma komisyonunun bir an önce kurulmasını ve bu komisyonun çalışmalarına başlayıp yaşlılarımızın ve emeklilerimizin sorunlarının giderilmesi için de bir zemin yaratmasını temenni ediyorum.

Teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)