| Komisyon Adı | : | İÇİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 04 .06.2026 |
ARSLAN TATAR (Şırnak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Kızılay Genel Başkanımız, çok değerli kurum amirlerimiz, yetkililerimiz; hepinizi saygıyla, hürmetle ben de selamlıyorum.
Görüşmekte olduğumuz Türk Kızılay Kanunu Teklifi'nin 6'ncı maddesi ilk bakışta teknik bir düzenleme gibi görülebilir ancak aslında bu madde kanunun hukuki sürekliliğini, kurumsal güvenliğini ve uygulama kabiliyetini teminat altına alan stratejik bir hükümdür. Devlet yönetiminde ve hukuk yapımında en önemli meselelerden biri sadece bugünü değil yarını da düşünmek çünkü hayat kanun metinlerinden daha hızlı akar; krizler afetler ve insani ihtiyaçlar, çoğu zaman önceden öngörülmeyen yeni durumlar ortaya çıkarır. Hele ki Türk Kızılay gibi faaliyet alanını sadece ülkemizle sınırlı olmayan, savaş bölgelerinden doğal afetlere, göç hareketlerinden insani yardım koridorlarına kadar çok geniş bir sahada görev yapan bir kurum söz konusuysa hukuki belirlilik de büyük önem taşımaktadır. Bu maddeyle, kanunda açık hüküm bulunmayan durumlarda Türk Medeni Kanunu ve Dernekler Kanunu hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmektedir. Görüldüğü üzere burada amaç yeni bir yetki vermek değil olası hukuki boşlukların önüne geçmektir; hukukun temel prensibi olan öngörülebilirlik ve hukuki güvenlik ilkesi de tam olarak bunu gerektirir. Kızılaya özel bir kanun yapıyoruz çünkü Kızılay sıradan bir sivil toplum kuruluşu değildir; o, milletimizin merhamet hafızasını temsil eden köklü bir kurumdur. Balkan Harbi'nden Çanakkale'ye, Kurtuluş Savaşı'ndan Kahramanmaraş merkezli depremlere kadar millet nerede dara düşmüşse Kızılay orada olmuştur. Ancak Kızılaya özel statü tanımak, onu hukuk sistemimizin genel ilkelerinden koparmak anlamına gelmez; tam tersine, bu maddeyle Kızılayın kurumsal esnekliğiyle hukuk devletinin sağlam zemini arasında güçlü bir köprü kurulmaktadır.
Değerli milletvekilleri, 21'inci yüzyıl, afetlerin ve insani krizlerin yüzyılı hâline gelmektedir. İklim değişikliği, düzensiz göç hareketleri, bölgesel çatışmalar ve küresel salgınlar insani yardım kuruluşlarının daha hızlı, daha etkin ve daha kurumsal çalışmasını zorunlu kılmaktadır. Türkiye artık yalnızca kendi vatandaşlarının ihtiyaçlarına veren bir ülke değil aynı zamanda dünyanın vicdan coğrafyasına el uzatan küresel bir insan aktörüdür. Bugün Gazze'de, Somali'de, Pakistan'da, Bosna'da, Sudan'da ve dünyanın birçok noktasında Türk Bayrağı'yla birlikte görülen en önemli sembollerden biri Türk Kızılayıdır. Bu nedenle Kızılayın güçlü olması sadece bir kurum meselesi değil Türkiye'nin insani diplomasi kapasitesinin meselesidir. İşte bu madde görünürde birkaç satırlık bir düzenleme olsa da aslında Kızılayın yarın karşılaşabileceği hukuki belirsizlikleri ortadan kaldıran, kurumsal istikrarını güçlendiren ve hizmet kapasitesini güvence altına alan bir hükümdür. Çünkü güçlü devletler sadece kriz alanlarında müdahale eden devletler değildir; kriz gelmeden önce hukuki altyapısını hazırlayan, kurumlarını güçlendiren ve geleceği planlayan devletlerdir. Biz de bugün tam olarak bunu yapıyoruz; Kızılayın önünü açıyor, onu hukuk devletinin sağlam temelleri üzerinde daha güçlü bir geleceğe taşıyoruz.
Bu düşüncelerle 6'ncı maddeyi desteklediğimizi ifade ediyor, Komisyonu saygıyla selamlıyorum.