| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 03 .06.2026 |
ERHAN USTA (Samsun) - Teşekkür ederim.
Şimdi, ne yapıldı? Bir süre önce, bu yılın başından itibaren bu büyük şehirlerde basit usulden gerçek usule geçişle ilgili bir düzenleme yapılmıştı. Şimdi, bu sefer, aslında, orada ortaya çıkan sıkıntıların bir şekilde çözümüne yönelik başka ilave şeyler geliyor. Bir hata yapıldı. Gerçek usule geçmek hata değil arkadaşlar, modern vergi sistemlerinde her şeyin gerçek usulde olması lazım, onunla ilgili herhangi bir sıkıntı yok ama bunun için güçlü Gelir İdareniz olacak ve geliri ölçeceksiniz. Ya, bunu küçük yerde de kazanılıyorsa gelir gelirdir, büyük yerde de kazanılıyorsa gelir gelirdir; kazanamıyorsa bir insan, büyükşehirde de yaşıyorsa kazanamamıştır, vergi almamanız gerekir, küçük yerde de yaşıyorsa vergi almamanız gerekir. "Büyükşehirdeysen mutlaka para kazanıyorsundur." deyip "Sen şu usulde vergilendirileceksin." diye bir vergi sistemi olmaz, hiçbir modern vergi sistemi bunu kabul etmez; bu bir ilkellik, bunu kabul edelim. Şimdi, bu yapıldı, bu sefer ortaya çıkanı gidermek için ne yapıyoruz? Diyoruz ki...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ERHAN USTA (Samsun) - Mesela, bu madde, 5'inci madde gerçek usulden bir sapmadır. Yani, madem gerçek usule geçtik, o zaman gelirine bakalım -değil mi- giderlerine bakalım, gelirinden giderini düşsün, üzerinden de vergisini versin. Niye şimdi, biz bunlara diyoruz ki: "Efendim, bu, sizin cironuzun yüzde 10'u matrahınızdır, bunun üzerinden de vergi verin. Üç yıl süreyle bu olabilir, daha fazla da olmaz." Bu, bir sapma. O yüzden geri dönüp tekrar bir bakmamız lazım, ilk başlangıçta yapılan işlemin ne kadar doğru olup olmadığına bakmak lazım; bunu ısrarla söylüyorum. Yani, özellikle bizim için büyükşehirde... Erzurum da büyükşehir arkadaşlar. Yani, Erzurum'un ilçelerindeki -nüfusu 30 bin, bir sınır var, köylerle birlikte tabii- herkesi gerçek usule geçiyorsunuz, yok böyle bir kazanç ama onun dışında, mesela, çok daha gelişmiş ama büyükşehir olmayan şehir merkezlerimiz var, illerimiz var, oralar basit usul; böyle bir sistem olmaz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ERHAN USTA (Samsun) - Dediğim gibi, bu sıkıntıyı gidermek için bir sapma yapılıyor, deniliyor ki: Matrahını -nasıl ifade ediliyordu o- hasılat esaslı kazanç... "Ücret sisteminden tespit edilen rakamın yüzde 10'u senin kazancın olsun, onun üzerinden de gelir vergisi tarifelerine göre vergi ver." Bunu tamamen yanlış buluyorum, bunda ısrar edilmemesi lazım. Bu şikâyetlerin muhtemelen herkese geldiğini düşünüyorum. Dolayısıyla, eğer arkasındaysak gerçek usule geçirilmesinin o zaman böyle bir sapmayı niye yapıyoruz? Bunun yapılmaması lazım.
Yani, özellikle burada söylediğim şey şu: Madem öyle yapıyoruz, gerçek usulde gelirin tespit edilmesi lazım. Eğer onu yapamıyorsak, orada yine zafiyet gösteriyorsak o zaman, sadece büyükşehir olması bir taksici esnafının, bir dolmuş esnafının gerçek usulde vergilendirilmesini gerektirmez; bu yanlışı düzeltmek gerekir.