| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 03 .06.2026 |
ORHAN YEGİN (Ankara) - Sayın Başkan, Plan ve Bütçe Komisyonunun değerli üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarımızın, sivil toplum kuruluşlarımızın temsilcileri, Meclisimizin çalışanları, basın mensupları ve misafirler; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığımıza sunduğumuz 24 maddelik kanun teklifimizi AK PARTİ Grubumuzdan teklifte imzası bulunan milletvekili arkadaşlarımızla birlikte hazırlamış bulunmaktayız. Toplumun her kesiminin talep ve beklentilerine kulak veren, vatandaşlarımızın karşı karşıya bulunduğu sorunları yakından takip eden, bu sorunlara çözüm üretmeyi siyasetin sorumluluğu olarak gören, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemiyle birlikte bu sorunlara hızlı ve etkin çözümler üreten, Türkiye Yüzyılı vizyonu ile tarihimizden aldığımız güçle geleceği inşa etme iradesini ortaya koyan, tüm gayretleriyle milletimizin hayır duasına mazhar olan başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde millete hizmet anlayışıyla hazırladığımız kanun teklifimizi, Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisinin değerli milletvekillerinin yapıcı değerlendirmeleri ve kıymetli katkılarıyla daha da olgunlaştırarak bugün Komisyonumuzun takdirine arz ediyoruz. Bu vesileyle, teklifin hazırlanması sürecinde yapıcı değerlendirmeleri, yol gösterici katkıları ve millet-memleket menfaati doğrultusundaki yaklaşımlarıyla önemli katkılar sunan Milliyetçi Hareket Partisi Grubuna şükranlarımı ifade etmek istiyorum.
Sayın Başkan, Kıymetli hazırun; Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin 8'inci yılına yaklaşırken bugün dünyada çok eksenli ve risklerin artarak belirsizliğin ve kaygının daha çok ortaya çıktığı bir süreç yaşanmaktadır. Yakın geçmişte yaşanan pandemi, küresel tedarik zincirlerindeki kırılmalar, enerji ve gıda krizleri, Rusya-Ukrayna savaşı, Gazze'de yaşanan insanlık trajedisi, İsrail'in katil yönetiminin coğrafyada yaktığı, yok ettiği canlar ve toplumsal tarihsel birikimler, ürettiği çatışmalar ve kaos, bölgemizde devam eden güvenlik riskleri ve küresel ekonomideki belirsizlikler, devletlerin güçlü kurumsal yapılara ve etkin karar alma mekanizmalarına sahip olmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bugün artık yalnızca ekonomik büyüklükler değil; enerji güvenliği, gıda güvenliği, teknolojik bağımsızlık, savunma kapasitesi, kamu yönetiminin etkinliği, sözün güven ve itibarı, eylemde tutarlılık da krizlere karşı dayanıklılık da ülkelerin gücünü belirleyen temel unsurlar hâline gelmiştir. Dünya alışılmış dengelerin değiştiği yeni bir döneme girmiştir, uluslararası sistem yeniden şekillenmektedir. Küresel güç dengeleri, çıkarların, şımarıklıkların, emperyal arzuların ve masum milyonların canı, kanı üzerinden yeniden tasarlanıp o tasarıma zorlanmaktadır. Ticaret savaşları artmakta, bölgesel çatışmalar yaygınlaşmakta, ekonomik rekabet giderek uluslararası ilişkilerde daha sert bir hâl almaktadır. Böyle bir dönemde ülkelerin başarısı yalnızca sahip oldukları kaynaklarla değil, bu kaynakları ne kadar etkin yönettikleriyle ölçülmektedir. İşte, bu nedenle güçlü devlet kapasitesi, hızlı ama yerinde karar alma mekanizmaları ve etkin kamu yönetimi her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır. Türkiye, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçişten buyana karşı karşıya kaldığı tüm zorluklara rağmen kamu hizmetlerinin sürekliliğini sağlamış, kriz yönetim kapasitesini oluşturmuş ve devlet mekanizmasının etkinliğini artırarak geliştirmiştir. Pandemi döneminde sağlık hizmeti sunumunda, ekonomik ve sosyal ilişkilerde ortaya koyduğu performans "asrın felaketi" olarak nitelendirilen depremler sonrasında devletimizin tüm kurumlarıyla sahada yürüttüğü çalışmalar, savunma sanayisinde katedilen mesafeler, enerji alanındaki stratejik yatırımlar ve dış politikada sergilenen etkin tutum, güçlü yönetim kapasitesinin temsilî bazı somut sonuçlarıdır. Bugün Türkiye, çevresindeki tüm istikrarsızlığa rağmen büyümeye devam eden, yatırım çekmeye devam eden, üretmeye devam eden ve geleceğe ilişkin hedeflerinden vazgeçmeyen ve bu hedeflere ulaştıkça hedeflerini güncelleyerek ilerleyen bir ülkedir. Elbette demokrasilerde farklı siyasi görüşler olacaktır, siyasi rekabet olacaktır, muhalefet eleştirilerini dile getirecektir ancak milletimiz de şunu açık şekilde görmektedir ki Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu şey, yönetimde istikrar ve milletini yücelten güçlü devlet kapasitesidir. Bugün bazı partilerin kendi iç gündemlerine yoğunlaştığı, kucaklaşma, bölünme, ayrışma, arınma, temizleme kavramları çerçevesinde kendi iç tartışmalarıyla milletin gündeminden daha da koptuğu bir dönemde Cumhur İttifakı ve AK PARTİ olarak bizler, enerjimizi, emeğimizi, birikimimizi, milletimizin sorunlarına, beklentilerine, ekonomiye, yatırıma, üretime ve kamu hizmetlerinin daha etkin yürütülmesine adamaya devam ediyoruz. Biz siyaset kurumunu polemik üretme alanı olarak değil, sorun çözme mekanizması olarak görüyoruz. AK PARTİ olarak çeyrek asra yakın süredir siyaset anlayışımızı bu temel üzerine inşa ettik, her zaman vatandaşımızın gündemini kendi gündemimiz olarak gördük, sahadan gelen talepleri dinledik, her zaman uygulamada ortaya çıkan sorunlara çözüm üretmeye çalıştık ve devletimizi güçlendirecek, milleti, memleketi yüceltecek adımlar atmaya gayret ettik. Bugün görüşmekte olduğumuz kanun teklifi de bu anlayışın bir ürünüdür. Bu teklif yalnızca teknik bir mevzuat değişikliği değildir, vatandaşlarımızın birçok kesiminden, esnafımızdan, çalışanlarımızdan, yerel yönetimlerimizden, kamu kurumlarımızdan, meslek kuruluşlarımızdan, sivil toplum örgütlerinden ve uygulamaların içerisinde yer alan tüm paydaşlardan gelen taleplerin değerlendirilmesi sonucunda hazırlanmıştır. Teklif hazırlanırken sahadaki ihtiyaçlar dikkate alınmış, uygulamada karşılaşılan sorunlar analiz edilmiş, yüksek yargı kararlarının ortaya koyduğu gereklilikler değerlendirilmiş ve kamu hizmetlerinin daha etkin yürütülmesine katkı sağlayacak çözümler geliştirilmiştir.
İlk bakışta farklı alanlara ilişkin düzenlemeler içeriyor gibi görünse de teklifimiz, kamu yönetiminde ortaya çıkan yapısal sorunların çözülmesini, vatandaşlarımızın günlük hayatını etkileyen uygulama problemlerinin giderilmesini, ekonomik hayattaki ihtiyaçlara cevap verilmesini, hukuki belirliliğin ve öngörülebilirliğin artırılmasını, kamu hizmetlerinin daha etkin yürütülmesini ve devletimizin kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesini amaçlamaktadır. Bu çerçevede, Emniyet teşkilatımızdan gelen talepleri dikkate alarak ülkemizin güvenliği için görev yapan Emniyet mensuplarımızın kariyer planlamalarını etkileyen bazı yapısal sorunların bulunduğunu gördük. Özellikle son yıllarda ortaya çıkan personel sayısı nedeniyle üst rütbelere geçişlerde belirli kademelerde ciddi yığılmalar oluştuğu, liyakat ve hizmet süresi bakımından terfi hak etse de personelin kadro sınırlamaları nedeniyle beklemek zorunda kaldığı görülmüştür.
Kamu yönetiminde motivasyon önemlidir. Kurumların başarısını yalnızca fiziki imkânlarla değil, insan kaynağı niteliği ve motivasyonuyla da doğrudan ilişkilidir. Bu doğrultuda amir rütbelerinde kullanılan oranları güncelleyerek üst rütbelere geçişlerde ortaya çıkan kadro daralmalarını azaltıyor, kariyer planlamasını daha öngörülebilir ve sürdürülebilir hâle gelmesini sağlıyoruz. Bunun yanında, geçmişte sağlık şartlarına ilişkin yargı süreçleri nedeniyle görevlerinden ayrılmak zorunda kalan ve herhangi bir kusuru bulunmayan personelin yaşadığı mağduriyetleri giderecek hakkaniyet temelli bir düzenlemeyi de hayata geçiriyoruz. Sosyal devlet anlayışımızın bir gereği olarak engelli ve yaşlı bireylerimize yönelik bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinin kapasitesini artıracak bir düzenleme yapıyoruz. Artan bakım ihtiyacını dikkate alarak kamuya ait bakım ve rehabilitasyon merkezlerinin belirli şartlar altında orman alanlarında da kurulabilmesine imkân tanıyor, böylece sosyal hizmet altyapımızı güçlendiriyoruz. Ekonomik hayata ilişkin düzenlemelerimizde ise bir taraftan kayıtlı ekonomiyi güçlendirirken, diğer taraftan esnafımızın ve mükelleflerimizin uygulamada karşılaştığı sorunları çözüyoruz. Taksiyle yolcu taşımacılığı yapan mükelleflerin hasılat esaslı kazanç tespiti sisteminden yararlanabilmesine imkân getiriyor, böylece hem kayıtlılığı teşvik ediyor hem de vergi uygulamalarını daha sade ve öngörülebilir bir hâle getiriyoruz. Ayrıca gerçek usule geçen taksi, dolmuş, minibüs, servis taşımacılığı yapan esnaflarımızın geçmişten gelen haklarını koruyarak ticari plakalarının devri sonucu ortaya çıkabilecek vergisel yüklerini gidererek adil ve hakkaniyetli bir geçiş süreci oluşturuyoruz. Bu düzenlemeleri KDV mevzuatıyla da uyumlu hâle getiriyor, aynı işlemde satıştan doğacak KDV'yi de istisna kapsamına alıyoruz.
Teklifimizde, basın ve medya alanında Anayasa Mahkemesi kararlarının ortaya koyduğu ihtiyaçları karşılayan düzenlemelere de yer veriyoruz. İnternet haber sitelerinin resmî ilan sistemindeki yerini daha açık ve öngörülebilir bir hukuki zemine kavuşturuyor, basın-yayın ilkeleriyle yaptırım sistemini kanuni çerçeveye taşıyoruz. Böylece hem ifade ve basın özgürlüğünün hukuki güvencelerini koruyor hem de kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin sistemi daha belirli ve öngörülebilir bir hâle getiriyoruz.
Vergi güvenliğinin güçlendirilmesi amacıyla lisansa tabi akaryakıt sektörlerinde teminat mekanizmasını daha etkin hâle getiriyoruz. Vergi kayıp ve kaçak riski yüksek alanlarda mükelleflerin faaliyetlerini kesintiye uğratmadan, kamu alacağının daha etkin şekilde güvence altına alınmasını sağlayarak risk odaklı bir denetim yaklaşımını benimsiyoruz.
Teklifimiz, aynı zamanda, kurumlarımızın hukuki altyapısını güçlendiren hükümler de içermektedir. Merkez Bankası personeline ilişkin disiplin hükümlerini kanuni zemine taşıyor, yüksek yargı kararlarının ortaya çıkardığı hukuki boşlukları gideriyor ve kurumlarımızın daha sağlam bir hukuki çerçevede faaliyet göstermesini sağlıyoruz.
Gençlerimize yönelik bir düzenlememiz de teklifimizin önemli başlıklarından biri. Kültürel ve sosyal faaliyetlere erişimin kolaylaştırılması amacıyla gençlerimiz için eğlence vergisi muafiyeti getiriyor, kültür ve sanat faaliyetlerine katılımı teşvik ediyoruz.
Yerel yönetimlerimizden gelen talepler doğrultusunda taşınmaz satış süreçlerini daha etkin hâle getiren düzenlemeler yapıyor, mahallî idarelerin taşınmaz satışlarını taksitli şekilde yapabilmesine olanak vererek hem vatandaşlar açısından finansman kolaylığı sağlıyor hem de yerel yönetimlerimizin gelir yönetimine yeni imkânlar kazandırıyoruz. Uygulamada karşılaşılan bazı teknik sorunları gidermeye yönelik olarak da araç satışlarından sonra gerçekleştirilen tescil işlemlerinde öngörülen süreleri güncelliyoruz. Özellikle ticari ve kurumsal araç işlemlerinde yaşanan operasyonel güçlükleri ortadan kaldırıyoruz.
Bunun yanında, deprem bölgesinde yürütülen yeniden inşa ve ihya çalışmalarının kesintisiz şekilde sürdürülmesine katkı sağlayan KDV istisnasının süresini uzatıyoruz. Yabancı devletler tarafından desteklenen yeniden inşa projelerine ilişkin mevcut teşvik mekanizmalarının devamını sağlayarak afet bölgesindeki yatırımların ve inşanın hız kesmeden devam etmesini amaçlıyoruz.
Emniyet teşkilatının gelecekteki yönetici kadrolarının yetiştirilmesine yönelik kurumsal yapıyı daha sağlam bir hukuki zemine oturtuyoruz. İç güvenlik fakültesine ilişkin öğrenci kabulü, eğitim süreçleri ve mesleğe hazırlık mekanizmalarına dair temel esasları kanun seviyesinde belirleyerek hem hukuki belirliliği güçlendiriyor hem de Anayasa Mahkemesi kararlarının işaret ettiği kanuni düzenleme ihtiyacını karşılıyoruz. Benzer şekilde, Polis Amirleri Eğitimi Merkezinin teşkilat yapısı, görevleri ve eğitim faaliyetlerine ilişkin temel çerçeveyi de kanunda açıkça düzenleyerek Anayasa Mahkemesi kararının gereğini karşılamış oluyoruz.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine ilişkin düzenlemelerle, Birlik Genel Kurulunun toplantı dönemine ilişkin mevcut takvimi güncelleyerek uygulamada yaşanan zamanlama sorunlarının giderilmesini, böylece oda ve borsa teşkilatının seçim ve temsil süreçlerinin daha sağlıklı yürütülmesini amaçlıyoruz.
Reklam Kuruluna ilişkin düzenlemeyle ise kurulun üye sayısını artırıyor, görev alanına uygun, daha güçlü bir temsil ve karar alma yapısı oluşturuyoruz. Böylece, tüketicinin korunmasına yönelik denetim ve yaptırım süreçlerinin daha etkin yürütülmesini hedefliyoruz.
Sonuç olarak, teklifimizin her bir maddesi farklı alana ilişkin görünmekle birlikte tamamı aynı hedefe hizmet etmektedir; vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmak, kamu hizmetlerinin etkinliğini artırmak, hukuk güvenliğini güçlendirmek, ekonomik hayatın ihtiyaçlarına cevap vermek ve Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda devletimizin kurumsal yapısını daha da ileriye taşımak.
Sayın Başkan, kıymetli hazırun; egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu, milletimizin bu egemenlik hakkını seçtikleri temsilcileri aracılığıyla kullandığı Gazi Meclisimizin çatısı altında bulunmak hepimiz için büyük bir onur olduğu kadar ağır bir sorumluluğu da beraberinde getirmektedir. Milletimizin bizlere tevdi ettiği bu emanete layık olmak, onun beklentilerine cevap verebilmek ve ülkemizin geleceğine katkı sunacak çalışmalara imza atabilmek hepimizin ortak görevidir. Kuşkusuz ki bu salonda bulunan her birimizin olaylara bakışı, öncelikleri, değerlendirmeleri ve çözüm önerileri farklılık gösterebilir, demokrasinin ve müzakerenin tabiatı da zaten budur. Farklı düşüncelerin bir araya gelmesi, meselelerin farklı yönleriyle ele alınması ve her konunun çeşitli bakış açılarıyla değerlendirilmesi yasama faaliyetlerimizin en önemli zenginliklerinden biridir ancak hangi siyasi görüşe sahip olursak olalım, hangi konuya hangi perspektiften yaklaşırsak yaklaşalım, ortak paydamız ülkemizdir, milletimizdir. Burada dile getirdiğimiz her düşüncenin, yaptığımız her değerlendirmenin ve ortaya koyduğumuz her teklifin nihai amacı vatandaşlarımızın refahına katkı sağlamak, ülkemizin gelişimini desteklemek ve milletimizin hayat kalitesini yükseltmektir.
Bugün görüşmelerine başladığımız kanun teklifimiz bu anlayışın bir üründür. Teklifimiz, uygulamadan gelen ihtiyaçların, vatandaşlarımızın beklentilerinin, kamu kurumlarımızın talep ve gereklerinin ve sahada karşılaşılan sorun ve taleplerin, beklentilerin değerlendirilmesi sonucunda hazırlanmıştır. Bu çerçevede, teklifimizin, Komisyonumuzun sahip olduğu birikim ve tecrübe ışığında, farklı görüş ve değerlendirmelerden de yararlanılarak olgunlaştırılacağına, yapılacak katkılarla daha da geliştirileceğine ve Genel Kurulun takdirine en sağlıklı şekilde sunulacağına inanıyoruz.
Bu vesileyle, teklifin hazırlanmasından bugüne kadar geçen süreçte emeği bulunan tüm milletvekillerimize, kurumlarımıza, bürokratlarımıza ve tüm paydaşlara şükranlarımızı ifade ediyoruz. Bu düşüncelerle, birçok farklı alanda önemli düzenlemeler içeren teklifimizin ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyor, müzakereler sırasında sunulacak katkılar için şimdiden teşekkür ediyor, herkesi saygıyla selamlıyorum.