2007-03-20 - 14:30
5. Dünya Su Forumu ve Bakanlar Konferansı'nın açılışında bir konuşma yapan TBMM Başkanı Arınç Forum için belirlenen 'Farklılıkların suda ittifakı' temasını çok anlamlı bulduğunu belirterek "Geleceğimizi tehdit eden bu sorun insanlığın ittifakla çözebileceği küresel boyut kazanmıştır." dedi.
TBMM Başkanı Arınç Küresel ısınma sorunun en fazla etkilediği kaynakların
başında suyun geldiğini söyledi.
Dünya Su Konseyi, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve İstanbul Büyükşehir
Belediyesi'nin öncülüğünde gerçekleştirilen 5. Dünya Su Forumu ve Bakanlar
Konferansı İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda başladı.
Toplantının açılışında bir konuşma yapan TBMM Başkanı Bülent Arınç bu
konferansın 2009 yılında su ile ilgili olarak düzenlenecek uluslar arası bir
toplantının başlangıcı olduğunu ifade etti.
Meclisin yaptığı yasal düzenlemelerden başka su alanında doğrudan faaliyet
gösteren bir kurum olmadığına işaret eden Arınç, ancak su konusundaki
çalışmaların hayati önemi nedeniyle böylesine anlamlı bir toplantının Meclis'e
ait Dolmabahçe Sarayı'nda yapılmasını ve bizzat katılmayı arzu ettiğini vurguladı.
Konuşmasında, Meclis'in su konusundaki duyarlılığını küresel ısınma sorunuyla
ilgili bir araştırma komisyonu kurarak da gösterdiğini ifade eden Arınç "Konuyla
ilgili tüm taraflarla görüşmelerini sürdüren komisyonumuz, hazırlayacağı raporu
ve çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaşacaktır." dedi.
"DÜNYAMIZ İMDAT SİNYALLERİ VERİYOR"
Su konusunun küresel ısınma ve iklim değişikliği sorunlarından bağımsız
değerlendirmenin mümkün olamayacağına dikkat çeken Arınç konuşmasını şöyle
sürdürdü:
"Küresel ısınma ve beraberindeki sorunlar artık dünyamızın değişmeyen gündem
maddesi haline gelmiştir. Bu hayati küresel sorunun en fazla etkilediği kaynak
ise kuşkusuz sudur.
Okyanuslar ısınıyor, buzullar eriyor, sel felaketleri artıyor ve kuraklık her
geçen gün kendisini biraz daha hissettirmeye başlıyor. Bu sorun sadece
bilimsel araştırmaların ya da toplantıların değil, tüm insanlığın tartıştığı bir konu
haline geldi.
Bilimsel araştırmaların ortaya koyduğu tabloya baktığımız zaman geleceğimiz için
artık korkmamız gerektiğini anlıyoruz. Güzel dünyamız imdat sinyalleri vermektedir."
Konuşmasında, tüm insanlığın aynı dünyada yaşayıp, aynı havayı soluyup, aynı
suyu kullandığına dikkat çeken Arınç çevre ve su konusundaki tehlikelerin
millet ayrımı yapmadan tüm herkesi etkilediğini kaydetti.
"PROBLEM YÜZDE 90 ORANINDA İNSAN KAYNAKLI"
Çevre ve su sorunlarında problemin yüzde 90 oranında insan kaynaklı olduğunu
ifade eden Arınç "Dünya'yı yakalandığı bu hastalıktan kurtarma konusunda görev
de bu sorunun kaynağı olan insanlığa düşmektedir." dedi.
Arınç konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Su kaynaklarının bilinçsizce israf edilmemesi ve kirletilmemesi konusunda herkesin
gereken duyarlılığı göstermesi hayati önem taşımaktadır. Aksi takdirde dünyanın
tüm güzellikleriyle birlikte yaşam kaynağımız suyu da kaybedeceğiz.
Küresel ısınma sorunu sadece bilim adamlarının, hükümetlerin, yerel yönetimlerin
ya da sanayicilerin çözebileceği bir konu olmaktan çoktan çıktı.
Hepimizin insanlığın can damarı olan suyu korumak için elbirliğiyle uluslararası
bir duyarlılıkla hareket etmemiz gerekiyor.
İşte bu anlamda 5. Dünya Su Formu için belirlenen "Farklılıkların suda ittifakı" temasını
çok anlamlı buluyorum. Geleceğimizi tehdit eden bu sorun insanlığın ittifakla
çözebileceği küresel boyut kazanmıştır. Yaşanabilir bir dünya için gezegenimizi
kurtarma seferberliğine ihtiyacımız var.
Böylesine önemli bir küresel sorunun tartışılması için seçilen adresin de çok doğru
olduğuna dikkat çeken Arınç "Farklılıkların ve medeniyetlerin buluştuğu İstanbul,
tüm dünyaya su konusunda gereken işbirliği çağrısının yapılacağı en ideal şehirdir."
dedi.
"SU MEDENİYETİNİN ÇOCUKLARIYIZ"
"Bizler su medeniyetinin çocuklarıyız." şeklinde konuşan Arınç gittiği her yere
çeşmeler, sebiller, sarnıçlar, şadırvanlar, köprüler, hamamlar ve kanallarla önce
suyu götürmüş bir milletin mirasçıları olduğumuzu söyledi.
İstanbul'un 'hayatla suyu buluşturan' bu tarihi eserlerle dolu olduğunu ifade
eden Arınç "Ecdadımızın bu kadar önem verdiği su konusunda yapılacak çalışmaları
tarihi bir sorumluluk olarak görüyoruz." dedi.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü başta olmak üzere Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı ve tüm ilgili kurumların konuyla ilgili çalışmalarını
takdirle takip ettiklerini ifade eden Arınç
"Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüzün önemli projelerden biri olan "Melen İçme
Suyu Projesi Boğaziçi Geçiş Tüneli"nin temelini de biraz sonra hep birlikte atacağız.
Kıtalararası kurulan bu su köprüsüyle, İstanbul'da üç milyon vatandaşımızın içme
suyu ihtiyacı karşılanacaktır." diye konuştu.
Başlangıç toplantısı yapılan 5. Dünya Su Forumu ve Bakanlar Konferansı'nın
2009'daki toplantısının büyük bir katılımla ve başarı ile yapılacağına inandığını belirten
Arınç toplantıda emeği geçenlere teşekkür etti.
NOT: TBMM Başkanı Arınç'ın konuşmasının tam metnine haberin "İlgili Dokümanlar"
bölümünden ulaşabilirsiniz.
başında suyun geldiğini söyledi.
Dünya Su Konseyi, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve İstanbul Büyükşehir
Belediyesi'nin öncülüğünde gerçekleştirilen 5. Dünya Su Forumu ve Bakanlar
Konferansı İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda başladı.
Toplantının açılışında bir konuşma yapan TBMM Başkanı Bülent Arınç bu
konferansın 2009 yılında su ile ilgili olarak düzenlenecek uluslar arası bir
toplantının başlangıcı olduğunu ifade etti.
Meclisin yaptığı yasal düzenlemelerden başka su alanında doğrudan faaliyet
gösteren bir kurum olmadığına işaret eden Arınç, ancak su konusundaki
çalışmaların hayati önemi nedeniyle böylesine anlamlı bir toplantının Meclis'e
ait Dolmabahçe Sarayı'nda yapılmasını ve bizzat katılmayı arzu ettiğini vurguladı.
Konuşmasında, Meclis'in su konusundaki duyarlılığını küresel ısınma sorunuyla
ilgili bir araştırma komisyonu kurarak da gösterdiğini ifade eden Arınç "Konuyla
ilgili tüm taraflarla görüşmelerini sürdüren komisyonumuz, hazırlayacağı raporu
ve çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaşacaktır." dedi.
"DÜNYAMIZ İMDAT SİNYALLERİ VERİYOR"
Su konusunun küresel ısınma ve iklim değişikliği sorunlarından bağımsız
değerlendirmenin mümkün olamayacağına dikkat çeken Arınç konuşmasını şöyle
sürdürdü:
"Küresel ısınma ve beraberindeki sorunlar artık dünyamızın değişmeyen gündem
maddesi haline gelmiştir. Bu hayati küresel sorunun en fazla etkilediği kaynak
ise kuşkusuz sudur.
Okyanuslar ısınıyor, buzullar eriyor, sel felaketleri artıyor ve kuraklık her
geçen gün kendisini biraz daha hissettirmeye başlıyor. Bu sorun sadece
bilimsel araştırmaların ya da toplantıların değil, tüm insanlığın tartıştığı bir konu
haline geldi.
Bilimsel araştırmaların ortaya koyduğu tabloya baktığımız zaman geleceğimiz için
artık korkmamız gerektiğini anlıyoruz. Güzel dünyamız imdat sinyalleri vermektedir."
Konuşmasında, tüm insanlığın aynı dünyada yaşayıp, aynı havayı soluyup, aynı
suyu kullandığına dikkat çeken Arınç çevre ve su konusundaki tehlikelerin
millet ayrımı yapmadan tüm herkesi etkilediğini kaydetti.
"PROBLEM YÜZDE 90 ORANINDA İNSAN KAYNAKLI"
Çevre ve su sorunlarında problemin yüzde 90 oranında insan kaynaklı olduğunu
ifade eden Arınç "Dünya'yı yakalandığı bu hastalıktan kurtarma konusunda görev
de bu sorunun kaynağı olan insanlığa düşmektedir." dedi.
Arınç konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Su kaynaklarının bilinçsizce israf edilmemesi ve kirletilmemesi konusunda herkesin
gereken duyarlılığı göstermesi hayati önem taşımaktadır. Aksi takdirde dünyanın
tüm güzellikleriyle birlikte yaşam kaynağımız suyu da kaybedeceğiz.
Küresel ısınma sorunu sadece bilim adamlarının, hükümetlerin, yerel yönetimlerin
ya da sanayicilerin çözebileceği bir konu olmaktan çoktan çıktı.
Hepimizin insanlığın can damarı olan suyu korumak için elbirliğiyle uluslararası
bir duyarlılıkla hareket etmemiz gerekiyor.
İşte bu anlamda 5. Dünya Su Formu için belirlenen "Farklılıkların suda ittifakı" temasını
çok anlamlı buluyorum. Geleceğimizi tehdit eden bu sorun insanlığın ittifakla
çözebileceği küresel boyut kazanmıştır. Yaşanabilir bir dünya için gezegenimizi
kurtarma seferberliğine ihtiyacımız var.
Böylesine önemli bir küresel sorunun tartışılması için seçilen adresin de çok doğru
olduğuna dikkat çeken Arınç "Farklılıkların ve medeniyetlerin buluştuğu İstanbul,
tüm dünyaya su konusunda gereken işbirliği çağrısının yapılacağı en ideal şehirdir."
dedi.
"SU MEDENİYETİNİN ÇOCUKLARIYIZ"
"Bizler su medeniyetinin çocuklarıyız." şeklinde konuşan Arınç gittiği her yere
çeşmeler, sebiller, sarnıçlar, şadırvanlar, köprüler, hamamlar ve kanallarla önce
suyu götürmüş bir milletin mirasçıları olduğumuzu söyledi.
İstanbul'un 'hayatla suyu buluşturan' bu tarihi eserlerle dolu olduğunu ifade
eden Arınç "Ecdadımızın bu kadar önem verdiği su konusunda yapılacak çalışmaları
tarihi bir sorumluluk olarak görüyoruz." dedi.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü başta olmak üzere Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı ve tüm ilgili kurumların konuyla ilgili çalışmalarını
takdirle takip ettiklerini ifade eden Arınç
"Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüzün önemli projelerden biri olan "Melen İçme
Suyu Projesi Boğaziçi Geçiş Tüneli"nin temelini de biraz sonra hep birlikte atacağız.
Kıtalararası kurulan bu su köprüsüyle, İstanbul'da üç milyon vatandaşımızın içme
suyu ihtiyacı karşılanacaktır." diye konuştu.
Başlangıç toplantısı yapılan 5. Dünya Su Forumu ve Bakanlar Konferansı'nın
2009'daki toplantısının büyük bir katılımla ve başarı ile yapılacağına inandığını belirten
Arınç toplantıda emeği geçenlere teşekkür etti.
NOT: TBMM Başkanı Arınç'ın konuşmasının tam metnine haberin "İlgili Dokümanlar"
bölümünden ulaşabilirsiniz.
