TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANI SAYIN MEHMET ALİ ŞAHİN’İN TÜRK PA I. GENEL KURUL TOPLANTISINDA YAPTIKLARI KONUŞMA
(29 Eylül 2009)

 

Değerli Parlamento Başkanları,
       Saygıdeğer Milletvekilleri,
       Sayın Konuklar,
       Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi Parlamento Başkanları I. Genel Kurul Toplantısı vesilesiyle Bakü’de sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyduğumu belirtmek istiyorum.

Bundan 17 yıl önce Türk Dili konuşan ülkelerin devlet başkanları bir araya gelmişlerdi.

İşte bu tarihten itibaren aramızdaki ortak değerlerden almış olduğumuz güçle ilişkilerimiz gelişmeye başladı. Her alanda çok güzel münasabetler kurmaya başladık.

Bu birliktelik, aynı zamanda paylaştığımız coğrafyanın uluslar arası platformlardaki önemini de artırdı.

17 yıl önceki liderler zirvesi, TÜRK PA isimli, şimdilik 4 ülke arasındaki çok güzel bir organizasyonu doğurdu.

17 yıl önce liderler Zirvesi olmasa şimdi TÜRK PA gerçekleşmezdi. Biz burada, Bakü’de, 1. Genel Kurulunu yapıyor olmazdık.

2006 yılında Antalya’da yapılan Liderler Zirvesi’nde, Türk dili Konuşan ülkelerin parlamentoları da bir araya gelsin, onlar da birliktelik kursunlar önerisi geldi. Bu öneriyi Kazakistan Cumhurbaşkanı Sayın Nursultan Nazarbayev ortaya attı ve diğer liderler de bunu samimiyetle desteklediler.

O bakımdan, başta Sayın Nursultan Nazarbayev’e, Sayın İlham Aliyev’e ve Kurbanbek Bakiyev’e yürekten teşekkür ediyoruz. Eğer onlar buna destek vermeselerdi biz bugün TÜRK PA’nın genel kurulunu yapıyor olmazdık.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı ve Meclis Başkanına bir başka bakımdan teşekkür etmek durumundayım.

Bugün burada, TÜRK PA’nın birinci genel kurulunu yapacağımız günlerde, aynı zamanda Nahcıvan’da Türk Dili Konuşan ülkelerin devlet başkanları da yeni bir zirve için bir araya gelecekler. Bu zirve de büyük önem arz etmektedir.

 

Değerli Başkanlar

Saygıdeğer Milletvekilleri

Bütün bunlar şunu gösteriyor: Bir Türk atasözümüz var. ‘Bir Elin nesi var, iki elin sesi var’ Şimdi sadece iki el değil, 4 eliz.

Önümüzdeki süreçte Türkmen ve Özbek kardeşlerimizin de bu çatı altında olmalarını temenni ediyorum.

Bizim şu anda TÜRK PA’yı oluşturan Meclis Başkanları olarak, bu çatı altında görevli sekreteryamız olarak, mutlaka Türkmenistan ve Özbekistanlı kardeşlerimizle temasımızı sıklaştırarak, onların da TÜRK PA çatısı altında olmalarını temin etmeye çalışmalıyız diye düşünüyorum.

Bu birliktelik, yani TÜRK PA, Meclis Başkanlarımızın bir araya gelerek bir konsey oluşturması, Milletvekillerimizin bir araya gelerek bir genel kurul oluşturması, 4 ülkenin halklarının da bir araya gelmeleri demektir.

Bizler ülkelerimizin milletvekilleri olarak halklarımızı temsil ediyoruz. Biz biraya gelince dolaylı olarak halklarımız da bir araya gelmiş oluyor.

İnanıyorum ki bizim birlikteliğimiz nasıl ki 17 yıl önce TÜRK PA’yı doğurmuşsa, TÜRK PA da başka birliktelikleri doğuracak, yeni işbirliklerinin ortaya çıkmasına yol açacaktır. Örneğin; tarım, ticaret, enerji başta olmak üzere ekonomik ilişkilerimizin gelişmesine çok ciddi destekler sağlayacaktır.

Biz 4 ülkenin Meclis Başkanları ve milletvekilleri olarak din, dil tarih, yaşam tarzı ve gelenek gibi ortak değerlerimizi de gelecek nesillere aktarmak durumundayız. Dolayısıyla, bunların bizden sonra gelecek nesillerimiz tarafından da bilinmesi konusunda duyarlı olmak zorundayız.

 

Sevgili dostlar,

Tarihi bir adım atıyoruz.

Altını çizerek ifade ediyorum; Bugün, burada bu çatı altında yapmış olduğumuz TÜRK PA’nın 1. Genel Kurul Toplantısı tarihi bir adımdır.

Artık bundan sonra daha yakın bir temas halinde olacağız.

TÜRK PA’nın ikinci genel kurul toplantısını 2010 yılının Ekim ayında Kazakistan’da Astana’da yapacağız.

Böylece ülkelerimiz arasındaki ilişkileri daha da geliştirmek imkanı bulacağız.

Ayrıca, bundan sonra daha yakın bir temas halinde olacağız. Birbirlerimizin sorunlarına daha duyarlı hale geleceğiz.

Bir araya gelmek güzel ama bu birlikteliğin yüklemiş olduğu vazifeleri de bizler yerine getirmek durumundayız.

Madem ki kardeşiz, madem ki dostuz. Her birimizin sorunlarına bundan sonra daha duyarlı olmak mecburiyetindeyiz.

Parlamentolarımızın TÜRK PA çatısı altında bir araya gelmiş olması çok ciddi bir tecrübe paylaşımı da sağlayacaktır.

Bizim parlamentolarımız, parlamentolarımızın gelenekleri var. Çalışma usulleri ve tarzları var.

O bakımdan da birbirimizden yararlanacağız. Birbirimizde gördüğümüz güzel bir usulü ve uygulamayı belki kendi ülkemize taşıma imkanı bulacağız. Böylece tecrübe paylaşımı da parlamentolar arasındaki ilişkileri artıracaktır.

 

Değerli Parlamenter arkadaşlarım

Sözlerimi fazla uzatmak istemiyorum.

Tarihi bir adıma şahitlik ediyoruz. Bunun gururunu ve onurunu yaşıyoruz.

Ben emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.

Başta Cumhurbaşkanlarımıza, bu birlikteliğe ilk imzayı atan, (3’ü buradadır, biri İstanbul’da ilk imzayı atan Meclis Başkanımız Sayın Köksal Toptan aramızda değiller) Meclis başkanlarımıza çok teşekkür ediyorum. 

Genel sekreterlerimize ve emeği geçen herkese yürekten minnet duygularımı ifade etmek istiyorum.

Bu tarihi adımın hayırlı ve uğurlu olması dilekleriyle, Ekim 2010’da Kazakistan Astana’da buluşmak temennisiyle hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.