PARLAMENTOLARARASI BİRLİK 111. GENEL KURULU
(27 EYLÜL-2 EKİM 2004, CENEVRE)
  1. Parlamentolararası Birlik (PAB) 111. Genel Kurul Toplantısı 27 Eylül-1 Ekim 2004 tarihlerinde Cenevre’de yapılmıştır.
  2. Sözkonusu toplantıya PAB Türk Grubu Başkanı, Konya Milletvekili Prof. Dr. Remzi Çetin ile üyeler Ankara Milletvekili Prof. Dr. Eyyüp Sanay ve Çorum Milletvekili Murat Yıldırım katılmıştır.
  3. Asamble’nin açılışında ve son gününde yapılan Yönetim Konseyi toplantılarında organizasyonun idari ve mali işleri, üyelik talepleri, bir sonraki toplantının gündemi, Nisan 2004’te Meksika’da yapılan 110. PAB Asamblesi’nden bu yana gerçekleşen ihtisas konferansları ve toplantılarının raporları ile PAB Komitelerinin faaliyetleri incelenmiştir. Yönetim Konseyi toplantılarına PAB Türk Grubu’nu temsilen Konya Milletvekili Prof. Dr. Remzi ÇETİN ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Eyyüp SANAY katılmışlardır.
  4. Bu çerçevede, Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) ile Doğu Afrika Yasama Asamblesi’nin PAB’a ortak üye olmaları kararlaştırılmış, PAB Yürütme Komitesi’nin boşalan üyeliklerine Küba, Tayland, Fas ve Macar parlamenterler seçilmiştir.

    Genel Sekreter Anders Johnsson tarafından PAB faaliyetleri ve 2004 yılının mali raporları izah edildikten sonra, ilki New York’ta 2000 yılında yapılan Parlamento Başkanları Konferansı’nın ikincisinin 7-9 Eylül 2005 tarihleri arasında Fas’ta yapılacağı ve gündemi hakkında bilgi verilmiştir.

    Toplantıda ayrıca Parlamenterlerin İnsan Hakları ve Ortadoğu Meseleleri Komitelerinin raporları sunularak, komite üyelikleri için seçimler yapılmıştır.

  5. Asamble gündeminin 2. maddesine göre gündeme eklenecek acil gündem maddesi için önerilen tek konu İran’ın sunduğu “Irak’taki acil durum ve ülkede barış ve güvenliği tesis etmek için Parlamenter eylem ihtiyacı” başlıklı konu olmuş ve oybirliğiyle de Komitede görüşülmesine karar verilmiştir. Irak konusundaki görüşmelerde Türkiye adına yaptığı konuşmada Prof. Dr. Remzi ÇETİN;
  6. Irak’la tarihi ve kültürel bağları olan komşu bir ülke olarak sorumluluğumuzun bilincinde olduğumuzu ve Irak’taki egemenlik ve bağımsızlığın yeniden kurulması, ülkenin birliği ve toprak bütünlüğünün korunması, Irak halkının kendi kararını kendi vermesi, kendi politik sistemlerini kendilerinin seçmeleri, doğal kaynakları üzerinde kontrolü kendilerinin kurmaları ve bunlardan eşit şekilde faydalanılması gerektiğini ve konuda bir yıl önce İstanbul’da Komşu Ülkeler Dışişleri Bakanları Toplantısı ile PAB’ın girişimiyle Irak’a Komşu Ülkeler Parlamento Başkanları Konferansı’nın düzenlendiğini ve TBMM Başkanımız Sayın Bülent ARINÇ’ın bu toplantıya katıldığını belirterek konu hakkındaki görüşlerimizi ifade etmiştir.

    Oturumun ardından oybirliğiyle kabul edilen kararda, Irak’taki tüm taraflar, dini, etnik ve kültürel haklar başta olmak üzere insan haklarına saygı göstermeye çağırılmakta, tüm Iraklıların ülkenin yeniden inşasına tam ve eşit biçimde katılımının sağlanması gerektiği, Irak’a komşu ülkelerin, güvenliği tesis etmesi, bölgeye insani yardım yapması ve gerilimleri azaltmasının büyük önem arzettiği vurgulanmaktadır.

  7. I. Daimi Komite olan Barış ve Uluslararası Güvenlik Komitesi’nde “Yeni güvenlik güçlükleri altında silahların yok edilmesi ve silahsızlanma için çok taraflı rejimlerin güçlendirilmesinde parlamentoların rolü” konusu görüşülmüştür. Görüşmelerde Türkiye adına konuşma yapan Prof. Dr. ÇETİN konuşmasında
  8. Soğuk savaş sonrası yeni bir güvenlik ortamının oluştuğunu ve bu ortam içerisinde etnik ve diğer unsurlara dayalı terör, organize suç, insan, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı, doğal felaketler, terörizm ve kitle imha silahlarının yaygınlaşmasının çağdaş güvenlik konuları olduğunu vurgulayarak, bugün ülkelerin silahsızlanma konusuna daha da önem vermeleri gerektiğini, ilkesel olarak Türkiye’nin küresel ve tam bir silahsızlanma rejiminden yana olduğunu ve Türkiye’nin tüm silahsızlanma ve uluslararası ihraç kontrol rejimlerine taraf olduğunu ve desteklediğini belirtmiştir.

    Görüşmelerin ardından kabul edilen kararda bu alanda uluslararası işbirliğinin kuvvetlendirilmesi, tüm ülkelerin ve özellikle parlamentoların bu işbirliğine tam destek vermesi gerektiği vurgulanmıştır.

  9. II. Daimi Komite olan Sürdürülebilir Kalkınma, Finans ve Ticaret Komitesi’nde “Biyo-çeşitliliğin korunmasında parlamentoların rolü” konusu görüşülmüş ve bu görüşmelerde Türkiye adına yaptığı konuşmada Murat Yıldırım;
  10. Biyo-çeşitliliğin mevcudiyetimizi borçlu olduğumuz ekolojik sürecin temeli olduğunu ancak çok az sayıda insanın bu gerçeğin bilincinde olduğunu, bu çerçevede parlamenterler olarak büyük sorumluluklar aldıklarını bu konunun kamuoyuna açıklanması için parlamenterlerin bir köprü görevi göreceğini, Türkiye’nin 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı, Ulusal Çevre Stratejileri ve Eylem Planı, Biyolojik Çeşitlilik Ulusal Strateji ve Eylem Planlarının Türkiye’nin politika ve uygulamalarına rehberlik eden ana dokümanlar olduğunu belirtmiş ve sözlerine bu dünyanın bizlere büyüklerimizden miras değil, çocuklarımızdan ödünç aldığımızı belirterek son vermiştir.

    Görüşmelerin ardından kabul edilen kararda bu konuda kabul edilen uluslararası anlaşma ve belgeler hatırlatılarak, parlamentoların biyo-çeşitliliği korumak için alması gereken tedbirler ve hükümetlerin uluslararası anlaşmaları kendi iç hukuklarına uydurmaları konusunda tavsiyelerde bulunulmuş ve sivil toplum kuruluşları ile yapılacak işbirliğinin önemi vurgulanmıştır.

  11. III. Daimi Komite olan Demokrasi ve İnsan Hakları Komitesi “Beijing +10: Parlamenter perspektiften bir değerlendirme” konusunu görüşmüş ve bu görüşmelerde söz alan Murat Yıldırım;
  12. Türkiye’nin kadın hakları konusundaki konumunu tarihsel perspektiften sunmuştur. Bildiğiniz gibi Türkiye, birçok medeni, gelişmiş ülkeden daha ileri seviyede kadın haklarını önem vermiştir. Gerek sosyal ve ailesel değerlerimiz, gerekse yasal düzenlemelerimiz birçok ülkeden daha ileridedir. Bu vesile ile bu konulardaki Türkiye’deki uygulamalar ve kadın haklarıyla ilgili yasalarda yapılan son düzenlemeler hakkında bilgi vermiştir.

    Görüşmelerin ardından kabul edilen kararda Eylül 1995 tarihinde Beijing’de yapılan Dördüncü Dünya Kadın Konferansı’nda kabul edilen Eylem Planı’na atıfta bulunularak kadının siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik alanlar başta olmak üzere özellikle 12 ana alanda katılımının artırılması ve cinsiyet eşitliği prensibinin hayatının her alanına ve dünyanın her yerinde uygulanabilmesinin önemi vurgulanmıştır.

  13. PAB bünyesinde sürdürülen ve Türkiye’nin ana katılımcılarından bir olduğu Akdeniz’de Güvenlik ve İşbirliği Konferansı (AKGİK) Koordinasyon Komitesi toplantısında, yakın gelecekte kurulması öngörülen “Akdeniz Ülkeleri Parlamenter Asamblesi” üzerinde görüş alışverişinde bulunulmuş, bu çerçevede Asamble’nin taslak tüzüğü kabul edilmiştir. Ocak 2005’te yapılacak IV. AKGİK Konferansı’nda nihai halini alacak sözkonusu tüzük ekte sunulmaktadır.
  14. PAB Parlamenterlerin İnsan Hakları Komitesi’nde Türkiye hakkında 16 dosya incelenmektedir. Bu kez heyetimizle görüşme talebinde bulunmayan Komite, Leyla Zana ve diğer eski DEP milletvekilleri ile Merve Kavakçı’nın durumlarını incelemektedir. Komite’nin kapalı oturumlarının ardından hazırlanan ve Genel Kurul’a Belçikalı raportör tarafından sunulan karardan sonra söz alan Prof. Dr. ÇETİN;
  15. Türkiye’nin insan hakları alanında en ileri uluslararası standartlara erişmek amacıyla büyük gayret gösterdiğini, bu bağlamda son yıllarda iki geniş kapsamlı Anayasa değişikliği yapıldığını, Medeni Kanun ile Ceza Kanunu’nun değiştirildiğini, 8 kapsamlı yasal reform paketi kabul edildiğini belirtmiş, 4 eski DEP milletvekilinin Yargıtay’ın kararıyla serbest bırakıldığını, eski milletvekillerinin cezaevinden çıkmalarından hemen sonra eski seçim bölgelerine giderek mitingler düzenlediğini, bu sırada herhangi bir engellemeyle karşılaşmadıklarını, özgür biçimde hareket ettiklerini, bununla birlikte, bazı beyanları yüzünden sözkonusu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, ancak bunun üzerine herhangi bir hukuki işlem başlatılmadığını, dolayısıyla karar tasarısında iddia edildiği gibi bu kişiler hakkında Kürtçe konuştukları için cezai işlem başlatılmadığını, esasen, Türkiye’de diğer bazı dillerin yanısıra, Kürtçe’nin yayın ve dil öğretimi dahil kullanımının serbest olduğunu, tasarıda atıfta bulunulan ve halen yurtdışında bulunan diğer eski parlamenterlerin Türkiye’ye dönerek adil yargılama hakkından istifade edebileceğini söylemiştir.

    Komite raportörü, sözkonusu bilgilere teşekkür etmiş, gündemlerinde bulunan eski parlamenterler hakkında yazılı olarak vereceğimiz ilave bilgilerden memnuniyet duyacaklarını söylemiştir.

  16. Ülkemizin de üyesi bulunduğu 12 + (Batı) Grubu’nun toplantılarında Asamble ve Yönetim Konseyi gündemlerinin maddeleri ele alınarak, 12 + Grubu’nun bu konulardaki ortak tutumunun saptanmasına çalışılmıştır. PAB içinde bulunan 6 coğrafi gruptan biri olan 12 + Grubu’nun 30. yıldönümü vesilesiyle özel gündemli bir toplantı yapılmış ve varolan işbirliğinin artarak devamı konusunda görüş birliğine varılmıştır.
  17. Grubumuzdan ikili görüşme talep eden Pakistan Meclis Başkanı Amir Hüseyin Chaudry başkanlığındaki heyetle yapılan görüşmede iki ülke arasındaki ilişkilerin düzeyinden duyulan memnuniyet dile getirilmiştir. Öte yandan, PAB Başkanlığı’na adaylığını koymayı düşünen İtalya Temsilciler Meclisi Başkanı Cassini ve 12 + Grubu Başkanı Belçikalı parlamenter Versnick’in heyetimizle görüşme talepleri olmuş ve PAB Başkanlığı’na adaylıklarını koyacaklarını ifade eden Parlamenterler heyetimizden destek talep etmişlerdir. Grubumuz toplantılar sırasında ayrıca Azerbaycan, İran, Makedonya, Birleşik Arap Emirlikleri, İngiltere heyetleriyle ikili görüşmeler yapma fırsatı bulmuştur.
  18. Genel Kurul toplantısının ardından 2 Ekim günü PAB ve BM Kadının İlerlemesi Bölümü (DAW) tarafından “Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Konvansiyonunun -CEDAW- Uygulanması’nda Parlamento’nun ve Parlamenterlerin Rolü” konulu bir panel düzenlenmiştir. Prof. Dr. Çetin’in konuşmacı olarak davet edildiği panele, CEDAW üyesi Bayan Gaspard ile DAW yetkilisi Bayan Brautigam konu hakkında açıklayıcı bilgiler vermek üzere iştirak etmiştir. Prof. Dr. ÇETİN panel sırasında yaptığı konuşmada;
  19. Türkiye’de kadın hakları konusunda yapılan yasal değişiklikleri açıklayarak, Türkiye’nin 1985’den beri CEDAW’a ve 2002’den bu yana da İhtiyari Protokol’e taraf olduğunu, Türkiye’nin son olarak BM’de töre cinayetlerinin yok edilmesi konulu bir kararı İngiltere ile birlikte sunduğunu, bunun da kadının sosyal statüsünün düzeltilmesi ve yaşamın her alanında ayrımcılığın önlenmesi konusundaki istek ve kararlığımızı kanıtlaması için önemli bir örnek olduğunu vurgulamıştır.

    DAW yetkilisi Bayan Brautigam, PAB ile DAW tarafından ortaklaşa yayımlanan konu hakkındaki Parlamenter el kitabından bahsederken, sözkonusu yayının BM’nin resmi dilleri dışında tercümesinin yapıldığı ilk dilin Türkçe olduğunu, Türkiye’nin bu husustan gurur duyması gerektiğini ifade etmiştir.

  20. PAB Genel Kurulu’nun bir sonraki toplantısı 3-8 Nisan 2005 tarihlerinde Filipinler’in başkenti Manila’da yapılacaktır. Sözkonusu toplantıda görüşülmesi kararlaştırılan konu başlıkları aşağıda sunulmuştur:
  21. Birinci Daimi Komite: Savaş suçları, insanlığa karşı suçların yargılanması ve mahkum edilmesi ve cezasız kalmaması için mekanizmaların kurulması ve çalıştırılmasında parlamentoların rolü

    İkinci Daimi Komite: Milenyum Gelişme Amaçları’nı başarmak ve borç sorunlarını çözüm bulabilmek için yeni uluslar arası finans ve ticaret mekanizmaları kurulmasında parlamentoların rolü

    Üçüncü Daimi Komite: AIDS’in önlenmesi ve tedavisi için stratejilerde insan haklarının geliştirilmesi ve güçlendirilmesinde parlamentoların rolü