Doc.GA23/CC22/REC77/04/tr                                                                                      

 

Engelli insanlarIN sosyal, ekonomik ve vatandaşlık haklarının iyileştirilmesi

KONULU

77/2004 SAYILI TAVSİYE KARARI*

 

1.                  Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi, engelli insanların, özürlerinin kaynağı, özelliği ve ciddiyeti ne olursa olsun, diğer vatandaşlarla eşit temel hak ve yükümlülüklere sahip olduklarını ve her şeyden önce, mümkün olduğunca iyi  ve rahat  bir hayat yaşayabilmeleri gerektiğini vurgular.

 

2.                  Parlamenter Asamble, toplumda halen mevcut olan bazı engellerin ve özürlülere sağlanan desteğin yetersizliğinin, bu kişilerin vatandaşlık, siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel haklarından tam ve eşit şekilde yararlanmasını önlediğini  derin bir kaygıyla belirtmektedir. Özürlüler, sık sık toplumdan dışlanmakta ve diğer vatandaşların doğal hakları olarak kabul edilen eğitim, çalışma,  özel ve aile yaşamı, sağlık ve sosyal güvence, yoksulluktan ve toplumsal dışlanmadan korunma, konut edinme, v.s. gibi temel haklardan yoksun kalmaktadır. 

 

3.                  Bu bağlamda, Parlamenter Asamble, Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi, İnsan Hakları Uluslararası Sözleşmesi, Kadınlara Yönelik Ayırımcılığı Önleme Anlaşması, Çocuk Hakları Anlaşması ve Uluslararası Çalışma Örgütü, UNESCO, Dünya Sağlık Örgütü ve diğer ilgili kuruluşların öngördüğü sosyal gelişme standartlarına tümüyle bağlı olduğunu belirtir. Asamble, Avrupa Sosyal  Yasasında ve bu alandaki diğer uluslararası belgelerde yer alan prensiplere bağlılığını tekrar ifade eder.   

 

4.                  Asamble, geçiş dönemindeki ülkelerde yaşayan özürlülerin sorunlarının, hizmetleri kısıtlayan ekonomik ve finansal krizden dolayı ağırlaştığını ve bu ülkelerin şu anda yaşadıkları kalkınma aşamasında özürlülere ancak kısıtlı kaynaklar ayırabildiklerinin bilincindedir.

 

5.                  Son on yıl içinde yasal açıdan kaydedilen bazı ilerlemelere rağmen özürlülerin insan haklarının ihlali, toplum tarafından sistematik şekilde irdelenmemiştir.  Özürlülerle ilgili yasaların ve politikaların büyük bir kısmı, bu kişilerin sağlam vatandaşlarla aynı haklara sahip olamayacakları varsayımına dayanmaktadır. Buna bağlı olarak özürlü kişilerin sorunları genellikle rehabilitasyon ve sosyal hizmetler açısından irdelenmektedir.

 

6.                  Engelli insanların tüm siyasi, sivil, ekonomik, sosyal ve kültürel haklarının özürlü olmayan diğer vatandaşlarla eşit olmasını sağlayacak daha geniş kapsamlı yasalara ihtiyaç duyulmaktadır. Uluslararası yasaların özürlü kişilerin haklarını koruma konusundaki gitgide önem kazanan rolünün uluslararası toplum tarafından kabul edilmesine rağmen, özürlülerin durumunu iyileştirmenin ve sosyal değişikliği kolaylaştırmanın en etkin yollarından biri ulusal mevzuat ve yasalardır.  

 

7.                  Bundan dolayı Parlamenter Asamble, KEİ üye ülkelerinin Parlamento ve Hükümetlerine aşağıdaki önerilerde bulunur:

i.               Ulusal anayasalar ve ayırımcılığa karşı özel yasalar aracılığıyla özürlü kimselerin karşılaştığı ayırımcı davranışları ortadan kaldırmak için gerekli tedbirleri alarak, ayırımcılığı yasa dışı ilan etmek. Ayırımcılığa karşı mevcut yasaları güçlendirmek ve özürlülerin topluma katılmasını önleyen engelleri saptamak;

ii.             Özürlü kişilerin haklarıyla ilgili ulusal mevzuatı uluslararası standartlarla uyum sağlayacak şekilde geliştirerek, bu alanda ortak standartlar oluşturmak. Bu standartların özürlülere yönelik politika ve programlarda yer alması ve özürlülerin yaşamını olumlu şekilde etkileyecek önlemlere yansıtılması  gereklidir;

iii.            Hem özürlü hem kadın olmaktan kaynaklanan çifte ayırımcılıkla karşılaşan özürlü kadınlara özel destek sağlamak. Toplumdan dışlanan özürlü kadınların toplumun tüm faaliyetlerine dahil edilmesi için çaba gösterilmelidir;

iv.           Azınlıklar, sığınmacılar ve göçmen işçiler arasında yer alan ve çifte ayırımcılıkla karşılaşan özürlülere özel ilgi göstermek;

v.             Özürlü çocukların, insan haklarından ve temel özgürlüklerden tam ve eşit şekilde yararlanabilmesi için gerekli tedbirleri almak ve özürlü çocuklara uygulanan ayırımcılığı ortadan kaldırmak için gerekli yasaları geliştirmek ve uygulamak;

vi.           Özürlülerin eğitimi ve topluma katılımında önemli bir rol oynayan ailelerin özürlü fertlerine destek olabilmelerine en geniş kapsamlı şekilde yardımcı olmak;

vii.          Özürlülerin sağlık hizmetlerine kolaylıkla ulaşabilmesini sağlayarak, onlara daha kapsamlı tıbbi rehabilitasyon olanakları sunmak. Özürlülerin ihtiyaç duydukları alet ve donanımı sağlamak ve yerel olarak üretilme kapasitelerini geliştirmek;

viii.        Engelli insanların – çocuklar, gençler ve erişkinler – diğer vatandaşlarla aynı eğitim olanaklarına sahip olması hakkını savunan politikalar oluşturmak. 1989 tarihli Çocuk Hakları Beyannamesi!nde yer alan evrensel eğitim haklarına, Herkes İçin  Eğitim Dünya Deklarasyonu (1990), Özürlü Kişilere Fırsat Eşitliğinin Standart Kuralları (1993), UNESCO Salamanca Bildirisi ve Eylem Çerçevesi (1994), ve Dakar Eylem Çerçevesi (2000) gibi uluslararası belgelerde de değinilmektedir. Özürlülerin eğitimi mümkün olduğunca genel eğitim sisteminin içinde yer almalıdır. Bu eğitimin sorumluluğunun ülkenin eğitim yetkilileri tarafından üstlenilmesi ve zorunlu eğitim yasalarının tüm  özürlü çocukları  kapsamına alması gereklidir; 

ix.           Özürlülere daha fazla istihdam imkanları yaratarak, onları dışlanma, yoksulluk ve sosyal sınırlamanın yarattığı kısır döngüden kurtarmanın en etkin yöntemi olarak iyi bir işte çalışmalarını sağlamak. Özürlülerin iş bulmakta ve toplumda yer almakta karşılaştıkları engeller, yönetmelikler, programlar, mesleki yönlendirme, mesleki eğitim, işe yerleştirme ve izleme gibi bir dizi yöntem ve tedbirle ortadan kaldırılabilir. İşverenler, özürlülere terfi ve eğitim konularında  eşit fırsatlar tanıyarak destek vermelidir.      

x.             Elli kişiden fazla personel çalıştıran şirketlerde özürlüler için asgari bir kota ayırmak ve bu kotayı uygulamayan şirketlerin tüm özürlülerin yararlanacağı özel bir fona katkıda bulunmasını zorunlu kılmak; 

xi.           Fiziki ortamın farklı özürlere sahip kişiler için ulaşılabilir olmasını sağlamak.  İnsan yerleşimlerini planlarken bu noktayı göz önünde tutmak ve özürlülerin tüm kamu bina ve  tesislerine girmelerini ve kamu taşımacılık araçlarına binmelerini sağlayacak politikalar uygulamak;

xii.          Özürlülerin kültürel faaliyetlere katılmak için müze, tiyatro, sinema, park, stadyum, kongre merkezi, kütüphane gibi tesislere girebilmelerine olanak sağlamak için çaba göstermek;  

xiii.        Ulusal ve toplumsal seviyede sosyal hizmetler, sosyal sigorta sistemleri, yardım programları geliştirmek;

xiv.        Televizyon, radyo ve yazılı basında özürlülerin durumunu iyileştirmek amacıyla bilgi vermek. Tüm kamu iletişim araçları, gerek halkı gerek özürlüleri, özürlü hakları konusunda bilinçlendiren ve destekleyen sunumlar yaparak, geleneksel önyargı ve yanlış bilgilerin insanların zihnine yerleşmesini engelleyen programlar yayınlayacaktır. Özürlüler ve aileleri, sahip oldukları haklar ve yararlanabilecekleri hizmetler konusunda bilgilendirilecektir;

xv.         İnsanların  kitlesel şekilde sakatlanmasına sebep olan savaşları ve terörist hareketleri protesto etmek;

xvi.        Özürlülerin durumunu iyileştirmeyi amaçlayan uluslararası anlaşmalara katılarak uluslararası seviyede işbirliği yapmak;

xvii.      Birleşmiş Milletlerin, özürlü kişilerin haklarını ve saygınlığını desteklemek ve korumak amacıyla düzenlediği öneri ve taslakları içeren kapsamlı bir uluslararası anlaşmanın hazırlanmasında aktif  rol oynamak.

8. Parlamenter Asamble,  KEİ Dışişleri Bakanları Konseyi’ni bu Tavsiye Kararını incelemeye davet eder.

 

 

 



* Raportör: Shaitdin Aliyev (Kültür, Eğitim ve Sosyal İşler Komitesi Başkanı, Azerbaycan) .

3 Haziran 2004’te Genel Kurul görüşmeleri (bak GA23/CC22/REP/04, Kültür, Eğitim ve Sosyal İşler Komisyonu Raporu “Engelli insanların sosyal, ekonomik ve vatandaşlık haklarının iyileştirilmesi” 24 Mart 2004 tarihinde Erivan’da yapılan Yirmi İkinci Komisyon toplantısında tartışılmıştır; Raportör: Adam Tleuzh – Rusya Federasyonu).

3 Haziran 2004 tarihinde Yirmi Üçüncü Genel Kurul tarafından kabul edilen metin.