Yaşam Kalitesinin Geliştirilmesi, Sivil Toplumlar Arası Değişim ve Kültür Komisyonu
22 Eylül 2004, Çarşamba
Saat: 15.00-18.30

Toplantının açılışını en yaşlı üye yapmış ve 22-23 Mart 2004 tarihinde Atina’da toplanan 1. Genel Kurulda alınan karara riayet etmeyi teklif etmiştir. Buna göre Başkan İtalyan Parlamentosu’ndan Mario Greco, Birinci Başkan Yardımcısı Fas Parlamentosu’ndan Mohamed Mansouri, İkinci Başkan Yardımcısı Maltalı Parlamenter Mario Galea ve Üçüncü Başkan Yardımcısı Cezayir’den Milou Chorfi’dir.

Başkan konuşmasında öncelikle Barselona Süreci’nin etaplarına değinmiş ve Akdeniz’in tekrar dünyanın merkezi konumuna gelmesini istediklerini belirtmiştir.

Komisyon Başkan Yardımcısı Malta Parlamentosu Milletvekili Mario Galea, Avrupa Akdeniz parlamenter forumu olmadan Avrupa-Akdeniz ortaklığının eksik kalacağına inandıklarını ve bu çerçevede Akdeniz Parlamenter Asamblesi’nin kurulmasına ülkesinin büyük destek verdiğini; Komisyonun farklı kültürlerin anlaşılmasına ve sivil toplumlar arasında değişimin kolaylaştırılmasına katkıda bulunacağını vurgulamıştır. Avrupa-Akdeniz sürecinde kadın-erkek dengesinin sağlanmasının Komisyonlarının sorumluluğunda olduğunu, hiçbir ülkenin nüfusun yarısını dışarıda tutamayacağını, Avrupa Akdeniz sürecinde kadınların çok değerli katkılarının olacağını belirtmiştir. Bölgedeki temel sorunlardan birinin de yasa dışı göç olduğunu vurgulayan Galea, yeterli yatırımlar aracılığıyla yasa dışı göçe engel olmaları ve Avrupa Birliği ve Akdeniz’e komşu ülkeler olarak kesin sonuçlara yönelik birlikte çalışmak gerektiğini söylemiştir. Galea ayrıca şu hususları belirtmiştir: “Daha fazla bölgesel işbirliğine yönelik yol çok kolay değildir. Bu yol kesinlikle engelsiz değildir. Bizim bu engelleri diyalog içinde fırsata dönüştürmemiz ve ortak hedeflere yönelik olarak birlikte çalışmamız gereklidir” demiştir.

Tunus Milletvekili Mahmoud Karoui, Barselona Süreci doğrultusunda iki hususun altının çizilmesi gerektiğini belirtmiştir. Birinci olarak insani ilişkiler çerçevesinde vize sorunlarının tartışılması, bu alanda bir strateji geliştirilmesi ve yasa dışı göçün sebeplerinin ele alınması gerektiğini söylemiştir. İkinci olarak ise yaşam kalitesinin arttırılması konusunda bir şeyler yapılması gerektiğini vurgulamıştır.

Yunan Milletvekili Rodula Zissi, Akdeniz’in bir uygarlıklar denizi olduğunu, yaşam kalitesi, çevre, ekonomik büyüme konularının önemine değinerek daha önce çevre müsteşarı olduğunu ve bu alanlarda parlamenter olarak daha fazla şey yapmaları gerektiğini ve bu konuda doğrudan işbirlikleri kurulabileceğini belirtmiştir.

Portekiz Milletvekili Maria Costa Machado, Komisyon çerçevesinde halklar arasında yakınlaşmayı arzu ettiklerini, bu çerçevede Komisyonun düzenli olarak belirli aralıklarla toplanması gerektiğini, alt komisyonlar da kurulabileceğini ve Ocak 2005’te Roma’da tekrar toplanabileceklerini ileri sürmüştür.

Ürdün Milletvekili Ghazi Al-Zaben konuşmasında şu hususlara değinmiştir: “Kültürel farklılıkları göz önünde tutmalıyız. Enstitüler arası diyalog, çevre, sağlık, üniversiteler arası ilişkiler kurulmalıdır.Avrupa-Akdeniz Üniversitesi kurulması çerçevesinde Başkanlık Divanı çalışmalarımızı yönlendirmelidir”.

Fas Milletvekili Mohammed El Ansari, Komisyonun ele alması gereken konularda bir öncelikler listesi sunmuştur. Bu çerçevede kaçak göç konusunda somut bir işbirliğine ihtiyaç olduğunu; dinler, kültürler, medeniyetler arası diyalog kurulması gerektiğini, bölgede teröre ve kökten dinciliğe karşı birlikte hareket edilmesinin önemini vurgulamıştır.

Avrupa Parlamentosu’ndan Beatrice Patrie, Avrupa’nın Akdeniz yakasına dönmesinden büyük memnuniyet duyduğunu ve Avrupa’nın Akdeniz boyutu olmadan iki ayağı üzerinde duramayacağını belirtmiş; kadınların tüm kültürlerde barışı inşa eden unsurlar arasında olduğunun, bir ülkenin demokratik gelişme düzeyi değerlendirilirken kadınlara verilen önemin ölçüldüğünün altını çizmiştir.

AAPA Türk Delegasyonu Başkanı İstanbul Milletvekili Dr.Zeynep Karahan Uslu yaptığı konuşmasında özetle şu hususlara değinmiştir: “Kadın-erkek eşitliği konusunda çalışmalarımızı yoğunlaştırmalıyız. Demokrasi, insan hakları, barışın oluşturulması sürecine kadınların katılıma önem vermeliyiz. Kadınların haklarını koruyup geliştirmeleri; kadın-erkek eşitliği politikasının her alana yayılması doğrultusunda bir alt komisyonun oluşturulması için gereken gayretin Başkanlık Divanı tarafından gösterilmesi kanaatindeyim. Komisyonların çalışma düzeni ile ilgili olarak şu teklifi getirmek istiyorum: Komisyonlar, diğer uluslar arası örgütlerin çalışmaları da dikkate alınarak yılda en az iki kez toplanmalıdır diye düşünüyorum. Komisyonumuzun daha verimli çalışması için toplantılar öncesinde bir veya daha fazla gündem maddesi belirlenebilir. Her ulusal delegasyon, komisyonun ele alabileceği konularla ilgili görüşlerini bu toplantıdan itibaren üç ay içinde sekreteryaya bildirebilir. Tüm delegasyonlardan gelen görüşleri değerlendiren sekreterya komisyonların en az üç yıllık gündem konularını belirler.Ulusal Delegasyonlar toplantı tarihinden iki ay önce gündemle ilgili bilgi notlarını Sekreterya’ya ulaştırabilirler. Bir sonraki toplantı için bir raportör atanır. Raportörler bilgi notlarını değerlendirerek bir rapor hazırlarlar. Komisyon toplantısından en az bir ay önce söz konusu raporlar ulusal delegasyonlara gönderilir. Böylece toplantılarımızın daha verimli geçmesine zemin hazırlanmış olur. Raporlar en son Genel Kurulda ele alınır. Genel Kurulda onaylanan raporlar ulusal delegasyonlara, Avrupa-Akdeniz Dışişleri Bakanları Konferansına, Avrupa Komisyonu’na ve sivil toplum kuruluşlarına da gönderilebilir. Ayrıca İskenderiye’de kurulan Vakfın her ülkede bir şubesinin kurulmasını teklif ediyorum. Bizler aynı coğrafyayı paylaşıyoruz. Bölgede kültürel ortaklıklar yanı sıra çatışmalar da yaşanmaktadır. Asamblemizin varlığı, medeniyetler çatışması tezinin ortadan kaldırılmasına ve Akdeniz’in eskisi gibi bizim denize dönüştürülmesine katkıda bulunmalıdır.”

Lübnan Milletvekili Nasser Kandil, terörizmden dolayı çok mağdur kalmış bir ülke olduklarını, SSCB’nin dağılmasından sonra İslam’ın bir tür suç odağı olarak gösterildiğini, dinler ve kültürler arası diyaloğu güçlendirmek gerektiğini ve bu çerçevede Komisyonun görev alabileceğini belirtmiş; serbest dolaşımı kolaylaştırmak üzere bazı önlemler almalarını, tüm bölge toplumları için demokratik gelişmeden yana olduklarını; ancak bazı şeylerin de dışarıdan empoze edilemeyeceğini vurgulamış; kadına hak ettiği yerin verilmesi gerektiğini, kadınları toplumun yarısı olduğunu oysa bazı ülkelerde bu yarının felç edildiğini sözlerine eklemiştir.

Yunan Parlamentosu’ndan Rodula Zissi, görev alanı, öncelik ve hedefler belirlendikten sonra bir çalışma planı hazırlanmalıdır demiş ve kaynak sorunu üzerinde durmuştur.

AAPA Türk Grubu Üyesi Samsun Milletvekili Prof.Dr. Haluk Koç, üç temel nokta üzerine odaklanmak gerektiğini bunların ise çevre, eğitim ve kadın konuları olduğunu belirtmiş kadınsız bir yaşam olamayacağını vurgulayarak bu çerçevede bir alt komisyon kurulmasını teklif etmiştir.

İsrail Milletvekili Eti Livni, ülkesinde kadının statüsü komisyonu başkanı olduğunu, kadınların siyasete dahil edilmesinden yana olduğunu, her delegasyonda en azından bir kadın parlamenterin yer almasını arzu ettiğini, toplumu çoğulcu yapmanın yolunun kadınlardan geçtiğini vurgulamıştır.

Avrupa Komisyonu temsilcisi Michael Raber, Barselona Süreci’nin üçüncü ayağının beşeri konulara değindiğini, bu çerçevede bu komisyonun da bu konuları ele alması ve amaçları belirleyip kültür çevreleri arasında bir diyalog başlatması gerektiğini söylemiştir. Avrupa Komisyonu temsilcisi İskenderiye’de kurulan Vakfı memnuniyetle karşıladığını, söz konusu Vakfın kültürler arası diyalog için bir araç olacağını vurgulamış; ayrıca üyelere, bu vakfa bağlı şebekeler olacağı ve tüm bu şebekelerin ana şebekeyi oluşturacağı, 35 ülkenin her birinin bir kurum belirleyip, 35 proje şefinin koordinasyondan sorumlu olacağı ve 28 Eylül 2004’te Euromed toplantısı yapılacağı ve her ülkeden bir toplantı organize etmesi isteneceği, aynı zamanda Mısırlı yetkililerle Vakfın statüsü konusunda görüştükleri, tüm idari konuların yıl sonuna kadar çözümlenmiş olacağı bilgisini vermiştir. Komisyon temsilcisi sivil toplum örgütlerinin ve bölgesel programların da git gide önem kazandığını sözlerine eklemiş, Avrupa Akdeniz kültürel miras programına değinmiştir.

Komisyonun bir sonraki toplantısının 2005 yılı Ocak ayı sonunda İtalya’nın başkenti Roma’da yapılmasına karar verilmiştir.