Siyasi İşler, Güvenlik ve İnsan Hakları Komisyonu
21 Eylül 2004, Salı
Saat: 15.00-18.30

Komisyonun en yaşlı üyesi, 22-23 Mart 2004 tarihinde Atina’da toplanan Genel Kurul’da alınan karar gereği Avrupa Parlamentosu’ndan Tokia Soifi’yi Başkan olarak davet etmiş; İsrail, İspanya ve Filistin’den ise Başkan Yardımcılarının isimlerini bildirmelerini istemiştir. Ancak Lübnan ve Suriye Delegasyonları Atina’da böyle bir karar alınmadığını, Komisyon Başkan ve yardımcılıkları için seçim yapılması gerektiğini ileri sürmüşlerdir. Pek çok üye sürekli kararlar aldıklarını ancak uygulamaya geçemediklerini ileri sürerek bu şekilde başarıya ulaşamayacaklarını belirtmişlerdir. İsrail Parlamentosundan bir milletvekili on dakikada anayasasını değiştiren bir ülkenin teklifini ciddiye almamaları gerektiğini, AB ile bütünleşmek istediklerini ve bu çerçevede Atina’da alınan karara uymaları gerektiğini ileri sürmüştür. İsrail Delegasyonu’nun konuşmasına cevaben söz alan Lübnan Delegesi İsrail’in kadın çocuk demeden pek çok insanı öldürdüğünü söylemiştir. Yoğun tartışmalar sonucunda sadece AP’ndan Tokia Soifi Başkan olarak kabul edilmiş, Başkan Yardımcılıkları konusu Başkanlık Divanına sevk edilmiştir. Bu konuda Başkanlık Divanı tarafından bir karar tasarısı hazırlanmasına ve Genel Kurul’a sunulmasına karar verilmiştir. Komisyon’un, Mart ayında yapılacak Genel Kurul’dan önce Ocak sonu tekrar toplanması kabul edilmiştir.

Diğer bir gündem maddesi olan “Barselona Süreci’nin sonuçları” ile ilgili olarak, Başkan Tokia Soifi, Barselona’dan beri gerçek bir işbirliği yaklaşımı içine girdiklerini, ticari ve ekonomik ilişkilerin hem Akdeniz hem de Avrupa tarafının kazanabileceği şekilde ortaya konduğunu, ekonomik ve ticari açıdan AB ve on Akdeniz ülkesi arasındaki ilişkilerin takviye edilebildiğini, bölgelerarası ticari gelişmelerin %6’lık bir oranda olduğunu ve bu oranın artırılması için daha fazla çaba harcanması gerektiğini, bazı ülkeler arasında kurulan serbest ticaret anlaşmalarını takdir ettiklerini; ancak sadece ekonomik alanda değil siyasi alanda da üyeler arasında barışın tesis edilmesi gerektiğini, bunun AAPA’nin geleceği açısından şart olduğunu, bölgede gerçek bir ekonomik ve sosyal kalkınmayı tesis için barışın şart olduğunu belirtmiştir. Başkan ayrıca, AB’nin yeni komşuluk politikası ve Ortadoğu ile ilişkileri çerçevesinde AAPA ortaklığının bir lokomotif görevi görmesi gerektiğini de sözlerine eklemiştir.

Barselona sürecinin sonuçları konusunda söz alan Tunus Milletvekili Tijani Haddad, 1995 yılında başlayan bu sürece Akdenizliler’in umut bağladığını, coşkuyla bu işe giriştiğini, aynı şekilde AB’in güneye komşu olan ülkelerinin de bu sürece coşkuyla yaklaştığını, ancak AB’nin kuzey ülkelerinin aynı coşkuyu paylaşmadığını bu çerçevede AB’nin herkesin bu süreci desteklemesi için bir kampanya başlatmasından yana olduğunu ileri sürmüştür.

Mısır Delegesi Mohamed Basiouni, Komisyonun “Barselona ve diğer ortaklık girişimleri arasındaki bağlantı ve Ortadoğu bölgesi ile Barselona Süreci arasındaki ilişki” konuları üzerinde yoğunlaşmasını önermiştir.

İsrail Delegasyonu’ndan Magali Whbee, AAPA’nın tüm bölge ülkeleri için bir kazanım olduğunu, herkesin olumlu sonuçlara varmak istediğini; Ürdün Delegasyonu’ndan Hashem Al-qaisi ise, şimdiye kadar konuşan hiç kimsenin bölgede başarısızlığın sebebine değinmediğini, bölgede terörizmin ve şiddetin sebeplerinin bulunması gerektiğini, Batının bölgeyle ilgili yanıldığını, Batının ekonomik yardımla terörü bitirebileceğini sandığını, şiddeti güç kullanarak bitirmeye çalışmanın bir yanılgı olduğunu belirtmiştir.

Komisyonun bir sonraki toplantısının 2005 yılı Ocak ayı sonunda Brüksel’de yapılmasına karar verilmiştir.