AAPA Yaşam Kalitesinin Geliştirilmesi, Sivil Toplumlararası Değişim ve Kültür Komisyonu 27 Şubat 2006 tarihinde Roma’da toplanmıştır. AAPA Türk Grubu Başkanı İstanbul Milletvekili Dr.Zeynep KARAHAN USLU ile Samsun Milletvekili Prof.Dr.Haluk KOÇ anılan toplantıya katılmışlardır.
Avrupa- Akdeniz Parlamenter Asamblesi (AAPA) Yaşam Kalitesinin Geliştirilmesi, Sivil Toplumlararası Değişim ve Kültür Komisyonu toplantısı 27 Şubat 2006 tarihinde Roma' da gerçekleştirilmiştir.
Toplantının sabah oturumunda Başkanın açılış konuşmasını ve İtalyan Senato Başkanı Marcello Pera'nın mesajının okunmasını müteakip, Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı, Özgürlük, Adalet ve Güvenlikten sorumlu Komiser Franco Frattini'ye söz verilmiştir.
Frattini konuşmasında, ağırlıklı olarak yasadışı göç ile mücadele bağlamında, geçtiğimiz 15 Aralık 2005 tarihinde Avrupa Komisyonunun bir eylem planını kabul ettiğini, sözkonusu strateji belgesinde Avrupa'nın yasal ve yasadışı göç konusundaki görüşlerine yer verildiğini, konunun Avrupa-Akdeniz boyutunun ağırlıklı bir yere sahip olduğunu ve transit ülkelerle işbirliği yöntemlerinin belirlenmeye çalışıldığını ifade etmiştir. Yasadışı göç bağlamında, insan ticaretiyle mücadele konusunun da önemli bir yere sahip olduğunu belirten Frattini, AB ülkelerinde bundan sonra göçmenlere yönelik ortak kriter ve yöntemlerin uygulanacağını, dolayısıyla bunun iltica talep eden kişiler için de geçerli olacağını belirtmiştir. Adı geçen, AB olarak önleme ve müdahaleye yönelik politikalarının uygulanmasında şeffaflık ve adil olma prensiplerinin ön planda tutulacağını, sonuçta yasal göçün Avrupa için olumlu bir katkı olduğunu ifadeyle, entegrasyonun da kişilerin saygınlığı gözetilerek, onlara eğitim imkanı sağlayarak, dini ve kültürel zorlama olmaksızın, ancak yasalara da saygılı davranmaları beklenerek gerçekleştirilmesi gerektiğini, kendisinin bütçe olarak önemli bir miktar olan 1 milyar 700 milyon Euro'nun ayrılması teklifinde bulunduğunu, ancak bunun azaltılmasının istendiğini kaydetmiştir. Frattini ayrıca, Güney Akdeniz ülkelerinin göç konusunda artık transit ülke konumuna geldiklerini, bu ülkelerin de Sahra altı ülkelerden gelen göç dalgalarıyla karşı karşıya bulunduklarını, bu olguyla mücadele açısından en iyi yöntemin göç veren ülkelerdeki hayat şartlarını düzeltme konusunda yardımcı olmaya çalışmanın olduğunu, bunun için bazı pilot programların yürütüldüğünü, ayrıca ortak üyeleri teşkil eden Güney Akdeniz ülkeleriyle sınırların kontrolü, personel eğitimi, teknik yardım gibi alanlarda ortak projelerin yürütülmesinin önem arzettiğini ifadeyle, bu noktada AB ile müzakerelere başlamış olan ülkemizin de doğuda önemli bir rol oynadığını belirtmiştir.
Frattini konuşmasının son bölümünde, kültürler ve dinlerarası diyalog çerçevesinde, kişilerin dinlerini serbestçe uygulamaları hakkının yanı sıra ifade özgürlüğünün de geçerli olması gerektiğini, basın vasıtasıyla ifade özgürlüğü konusunda örneğin gazetecileri sınırlandırmanın doğru olmayacağını, ancak kişilerin özgürlüklerinin bir diğerinin başladığı yere kadar geçerli olduğu prensibinin unutulmaması gerektiği düşüncesinde olduğunu, buradan hareketle son dönemde gündemi işgal eden üzücü karikatür konusuna değinmek istediğini kaydederek, ifade özgürlüğünün yasa ile sınırlandırılmamasından yana olmakla birlikte, her gazetecinin kişisel sorumluluk çerçevesinde hareket etmesi gerektiği görüşünde olduğunu, öte yandan bayrak yakmak, Büyükelçiliklere saldırı gibi tepkilerin de hiçbir şekilde haklı görülemeyeceğini vurgulamıştır. Frattini önümüzdeki dönemde, Komisyon olarak Avrupa'daki büyük camilerin imamlarıyla bir toplantı düzenleneceğini, ayrıca Yahudi düşmanlığı, yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığı ile mücadele çerçevesinde bir AB yasası üzerinde çalıştıklarını söyleyerek, sonuçta şiddet yanlısı küçük bir azınlığın mevcut bulunduğunu, ancak maalesef başta televizyon olmak üzere, basında bunlara ön planda yer verildiğini ve kamuoylarında var olan bu yöndeki önyargılarla mücadele etmek gerektiğinin de altını çizmiştir.
Daha sonra söz alan çeşitli katılımcılar daha ziyade karikatür konusu bağlamında görüşlerini ortaya koymuşlar ve ifade ve basın özgürlüğü kavramlarının insanların dini hassasiyetleri gözetilerek uygulanması gerektiği, karikatür konusunda bir milyardan fazla Müslüman’ın rencide edildiği hususu üzerinde durmuşlardır. AAPA Türk Grubu Üyesi Samsun Milletvekili Haluk Koç da konuşmasında dine hakaretin cezalandırılması gerektiğini,çeşitli ülkelerin mevzuatlarından ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 1996 yılındaki bir kararını örnek vermek suretiyle, bu konuda ortak bir düzenlemeye gidilmesinin zorunlu olduğunu ifadeyle, Türkiye'nin, laikliğin gözetilmesi koşulluyla, Demokrasi ile İslam'ın uyumlu olabildiğine en iyi örnek teşkil ettiğini vurgulamış ve Avrupa ülkelerine, ifade özgürlüğü adı altında yapılması kabul edilemez olan dine hakaret kavramının cezalandırılması çağrısında bulunmuştur.