Avrupa Akdeniz Parlamenter Asamblesi (AAPA) ad hoc
Kadın Hakları Komitesi toplantısı 20-21 Kasım 2006 tarihlerinde Mısır
Parlamentosunun ev sahipliğinde Kahire’de yapılmıştır. Söz konusu toplantıya
AAPA Türk Grubu Başkanı, İstanbul Milletvekili Dr. Zeynep Armağan Uslu ve AAPA
Türk Grubu Üyesi, Bolu Milletvekili Metin Yılmaz katılmıştır.
Toplantıya Grazyna Ciemniak (Polonya), başkanlık
yapmıştır. Sözkonusu toplantıya Polonya, Tunus, Almanya, Belçika, İtalya, Fas,
Lübnan, Mısır, İsrail, Fransa, İsveç, Türkiye ve Avrupa Parlamentosu’ndan
temsilciler katılmıştır. Toplantıda “Avrupa Birliği ve Akdeniz ülkelerindeki
kadın haklarına ilişkin yasal düzenlemeler, siyasi, ekonomik ve sosyal yaşamda
kadınların rolü, eğitim ve sağlık bakımı konularına kadının katılımı, kadını ve
cinsiyet eşitliğini destekleyen programlara ilişkin AB projeleri ve mali
kaynaklar ve medyada kadın” konuları ele alınmıştır.
Söz alan kişiler;
27 Haziran 2006 tarihinde Varşova’da yapılan sözkonusu
komitenin toplantısında “Medyada Kadın” konusunda raportörlük yapmakla
görevlendirilen AAPA Türk Grubu Başkanı,
İstanbul Milletvekili Zeynep Armağan Uslu, üye ülkelere göndermiş olduğu sorular
ve bu ülkelerden gelen yanıtlar doğrultusunda hazırladığı ve ekte bir örneği
sunulan raporu sunmuştur. (EK: Sayın USLU tarafından hazırlanan Medyada Kadın
konulu Rapor)
Amal Osman, Mısır, Türk Grubu Başkanı Sayın Uslu’nun
yaptığı sunuşa tamamı ile katıldığını, Medyanın kadın haklarının korunmasında
büyük öneminin olduğunu ve bu konuya yoğun destek verilmesi gerektiğini,
Televizyon ve radyoda da yoğun eğitim ve bilgi kampanyaları yapılmasının
faydalarını belirterek, Sivil Toplum Örgütlerinin bu konudaki önemine dikkat çekmiş ve kadının eşitliği
hususunda kamuoyunun bilgilendirilerek bilinçlendirilmesi hususlarına
değinmiştir.
Fatma Pehlivan, Belçika, Sayın Uslu’nun raporunun
mükemmel olduğunu ifadeyle, Medyanın önemine değinmiş ve Kadının medyada reklam
olarak kullanılmasının olumsuz etkilerini değinmiştir.
Salwa Terzi, Tunus, Kadının medyada nasıl
kullanılabileceğinin sorgulanması gerektiğini, reklam unsuru olarak saygı
duyulmadan kullanıldığını, Medyada kadının onurlu bir şekilde sunulmasının önemini,
kadının medyadaki imajının daha da arttırılmasını, kadını her zaman aktif
rollerde görmemiz gerektiğini, Medya ve bilgi sektöründe kadın oranının oldukça
yüksek olduğu hususlarına değinmiştir.
Mohamed El Ansari, Fas, Sayın Uslu’ya yaptığı
konuşmadan dolayı teşekkürlerini ifade ederek, Medyada kadının önemini
vurgulamıştır. Sayın Ansari dünya nüfusunun yarısını kadınların oluşturduğunu,
Fas’ta kadının ekonomik ve politik yönden ilerlemeler kaydettiğini,
parlamentoda kadınlar için kotalar olduğunu ama şu anda çeşitli haklar
verildiğini ve kadının menfaati doğrultusunda kararlar alındığını, kadının eşit
haklarının artmakta olduğunu, basında ve siyasi partilerde daha fazla rol
aldıklarını, Kadınların basın ve bilgi sektöründe başarılar elde ettiğini, kadının
durumunun sürekli geliştiğini fakat bunun yeterli olmadığını, bazı alanlarda
sıkıntılar olduğunu ve okuryazarlık oranının kadının medyadaki durumunu
zayıflattığını, Arap dünyasındaki sıkıntılara da değinerek bu hususların açıkça
dile getirilmesi gerektiğini ve sorunların iyi bilinmesinin önemini
vurgulamıştır. Sayın Ansari kadını destekleyen kurumların olduğunu; fakat bunların
yeterli olmadığını, kadının imajını bozan durumların da söz konusu olduğunu,
kadını ucuz bir şekilde göstermeyi reddetmek gerektiğini ve kadının saygın
konumunun korunmasının önemini vurgulamıştır.
Gisele Gautier, Fransa, kendisinin toplantıya gözlemci
olarak katıldığını ifadeyle, konunun önemini vurgulamıştır. Sayın Gautier
medyada kadının cinsel bir unsur olarak kullanılmasına ilişkin Fransa’da
yasaların olduğunu, kadının ilanlarda, internette kullanılması hususunda
çeşitli cezaların mevcut olduğunu, bu konularda çok aktif olduklarını ve
medyada bu durumları denetleyen Yüksek Konseyin olduğunu, ülkesinde bazı
bakanların kadın olduğunu, kadının her türlü şiddete maruz kalmasının, kadına
karşı yapılan ayırımcılığın ve kadının seks unsuru olarak kullanılmasının kabul
edilemez olduğunu, Kadının medyada çok yüksek oranlarda olduğunun
söylenemeyeceğini ve kadınlara da erkeklere olduğu gibi eşit haklar verilmesi
gerektiğini, kadın haklarının arttırılmasıyla ilgili çeşitli yasa
çalışmalarının olduğunu ve kadın ve erkek eşitliğinin önemini vurgulamıştır.
Farkhonda Hassan, Mısır, Konuşmacılarla hem fikir
olduğunu belirterek, bahsedilen hususların hallolması için yasal düzenlemelere
ihtiyaç olduğunu, Anayasal hakların önemli olduğunu, Mısır’da son yıllarda çok
ilerleme kaydedildiğini, bölgede dini boyutlardan dolayı kadının boşanmasının
bile çok zaman aldığını belirterek, kadının siyasi yaşamda rol almasının
önemine değinerek, kadın parlamenter sayısını arttırmak için çaba sarf etmek
gerektiğini, parlamenter olarak konuya müdahale edilebileceğini ve çözümler
üretilebileceğini, sosyal, ekonomik ve
sosyal yaşamda kadının rolünün arttırılmasının önemini belirtmiştir.
Christin Hagberg, İsveç, Sayın Uslu’nun raporundan
dolayı teşekkürlerini ifade ederek, kadının medyada sunulmasının kendi
ülkelerinde de sorun olduğunu, internette özellikle kadının pornografik olarak
kullanılmasında çeşitli sorunlar yaşandığını, yasal düzenlemelerle konuya çözümlemeye
çalışılması gerektiğini belirterek, parlamenterlerin bu hususta bazı çalışmalar
yaptığını da sözlerine eklemiştir.
Moufida Abidli, Tunus, Sayın Uslu’ya sunuşundan dolayı
teşekkür ederek, kadının medyada kötü bir şekilde kullanıldığını, cazip bir
materyal, seks objesi olarak görüldüğünü, cinsel güzelliğinin ön plana
çıkarıldığını, kadının imajının arttırılması gerektiğini, kadının karar alma
mekanizmalarında daha fazla rol almasının önemini, kadının medyadaki yerinin
rafine edilmesi gerektiğini ifade etmiştir.
Eptissal Mikoyal, Mısır, Sayın Uslu’ya konuşmasından
dolayı teşekkürlerini ifade ederek, kadının medyadaki rolünün arttırılması
gerektiğine, kadının durumunu geliştirici projeler geliştirilmesi hususlarına
değinmiştir. Sayın Mikoyal eğitim düzeyinin arttırılması gerektiğini, kadının
imajının arttırılmasının eğitimle olacağını, kızları okula gitmek için teşvik
etmek gerektiğini ve sağlık konularında da eğitilmelerinin önemini, üniversite
düzeyinde de eğitimin önemini vurgulamıştır.
Salwa Terzi, Tunus, okur yazar olmayan kadınlara
ulaşmanın önemini vurgulamıştır. Okur yazarlık oranının arttırılması için
çalışmalar yapılması gerektiğini, eğitimin oldukça önemli olduğunu, Avrupa
ülkelerinde kadının oldukça ilerleme kaydettiğini, bunun Asya ülkelerinde de
olması gerektiğini, politikaya katılımın arttırılmasının önemini vurgulamıştır.
Iratxe Garcia-Perez, Avrupa Parlamentosu, Konuşmalara
tamamen katıldığını ifade ederek, Medyanın kadının durumunu değiştirmede önemli
olduğunu, bu konuda çeşitli kampanyalar düzenlenmesi gerektiğini belirtmiştir.
Souad Krafess, Fas,
eğitimin kadının toplumdaki yerini arttıracağını, eğitimsiz kadının
ekonomik toplumda rol alamayacağını, eğitimsizliğin kadının üzerinde olumsuz
etkilerinin olacağını, kırsal kesimlerdeki durumu geliştirmek gerektiğini ve
kızların okula gitmesini teşvik etmenin önemini, bu konularda çeşitli
kampanyalar yapılması gerektiğini, kadının karar alma mekanizmalarında rol
alması hususlarına değinmiştir.
Anna Vitie, Finlandiya’nın Kahire Büyükelçiliği, 14-15 Kasım 2006 tarihlerinde İstanbul’da
gerçekleştirilen “Toplumda Kadının Rolünü Güçlendirme” konulu Avrupa Akdeniz
Bakanlar Konferansına ilişkin bilgi vermiştir. (EK: 2 ekte sunulmuştur)
İsrail temsilcisi Orit Noked, AAPA ad hoc Kadın
Hakları Komitesinin daimi komite haline getirilmesi için çalışma yapılmasını
önermiş ve bu öneri katılımcıların çoğunluğu tarafından olumlu
değerlendirilmiştir.
MEDYADA KADIN
Raportör: Dr.
Zeynep KARAHAN USLU
TÜRKİYE
Avrupa Akdeniz
Parlamenter Asamblesi
Türk Grubu Başkanı
Kasım 2006
Kadın erkek
eşitliği ülkelerin sosyo ekonomik seviyeleri ve demokratik gelişmişlik
düzeyleriyle bağlantılıdır. Dolayısıyla cinsiyetler arası eşitlik toplumsal
farklılıklara paralel olarak farklı seviyelerde gerçekleşmektedir. Ancak
ülkeler arasındaki oransal farklılıklara rağmen, eşitliğin sağlanmasına doğru
doğrusal bir ilerleme mevcuttur. Medyanın kadına yönelik tutumu ise ilerleme
sürecinin hızlanması, güçlenmesi açısından belirleyici ve tetikleyici bir
unsurdur.
Kadın erkek
eşitliğini hayatın her alanına hakim kılabilmek için medyada kadının yer alış
biçimi ve medya içeriğinin belirlenmesinde üretici ve karar alıcı pozisyonlarda
kadınların da eşit bir biçimde yer alması son derece önemlidir. Medya eşitlikçi
bakış açısının kolektif bilincin bir parçası olmasındaki kritik ajandır. Bu
bakımdan halklarının temsilcileri olan parlamenterler konuya yönelik ortak bir
vizyon oluşturmayı hedeflemelidir.
Konunun çeşitli
boyutları bakımından medyada kadının nasıl konumlandırıldığını ve sorun
alanlarını ana başlıklarıyla ele alırsak;
1-
Kadınlar kitle iletişim araçlarında cinsiyetçi bir sunum
dili ile yer almaktadır.
2-
Özel hayatın dokunulmazlığı kadınlar açısından daha fazla
ihlal edilmektedir.
3-
Kadına yönelik suçlar dahi (tecavüz, şiddet vs.)
magazinleştirilerek ve cinsel çağrışımları besleyecek görsel ya da içeriksel
yaklaşımlarla sunulabilmektedir.
4-
Kadınlar film, dizi vs. kurgusal yapılarda da çoğunlukla
ikincil ve basmakalıp rollere hapsedilerek sunulmakta, cinsiyetçi önyargılar
medya eliyle beslenmektedir.
5-
Kadınlar erkeklere oranla haber, program vs. içeriklerinde
uzman, görüşüne başvurulan kişi ya da rol modeli olarak daha sınırlı bir biçimde
yer almaktadır.
6-
Bazı ülkelerde medya içeriklerinde kadına yönelik cinsiyetçi
yaklaşımları engelleyen düzenlemeler ve bu yaklaşımlara müdahale etme imkanına
sahip kurumsal yapılar mevcut değildir.
7-
Medya içeriğini, genel yayın politikalarını belirleyen sahiplik,
karar alıcılık ve içerik üreticisi konumlarında kadınlar daha düşük bir oranda
yer almaktadır.
Bu genel tespitler
bağlamında Asamblemize üye delegasyonların tümünden bilgi talep edilmiş ve
Rapor talebimize cevap veren AP, 12 ülke ile 2005 yılı Küresel Medya İzleme
Raporu’ndan elde edilen veriler ışığında hazırlanmıştır. Ülkeler arası
karşılaştırma yapabilmek için gelen bilgiler tablolaştırılmış olup bilgi
göndermeyen veya bilgilerini detaylandırarak zenginleştirmek isteyen
üyelerimizin katkılarının son derece değerli olacağı da ifade edilmelidir.
Raporda üzerinde
durulacak ilk konu biz parlamenterlerin temel sorumluluk alanı olan kitle
iletişim araçlarında kadın erkek eşitliğinin sağlanmasını ve kadının cinsel
meta olarak kullanılmasını denetleyen yasal düzenlemelerin, uygulamaların
mevcut olup olmadığı konusudur. Tablo 1’de görüldüğü gibi birçok ülkede
kadınların sosyal ve cinsel anlamda istismarını engelleyecek yasal düzenleme ve
başvuru mekanizmaları mevcuttur. Dolayısıyla, yasaların uygulanabilmesi için
ilgili düzenlemelerin kadınları hangi haklarla donattığının kamuoyuna tanıtımı
ve hak kullanımı yönünde toplumun teşvik edilmesinin önemi belirtilmelidir.
TABLO I
|
Ülkeler |
Yasal düzenleme |
Medyada cinsiyet
ayrımcılığını düzenleyen yasa |
Medyada cinsel
içerikli/ pornografik
temaların yer almasına karşı yasa |
Reklamlarda
cinsiyet ayrımcılığını karşı yasa/düzenleme/deklarasyon |
Medya/reklam
içeriklerinde bulunan cinsiyet ayrımcılığının şikayet
edilebileceği/bildirilebileceği kurum |
|
Almanya |
Var |
|
|
|
Alman Reklam Konseyi |
|
Avusturya |
Var |
Sınırsız Televizyon direktifi ile kabul edilen Özel Televizyon Yasası |
|
|
Tanıtım Konseyi |
|
Fransa |
Var |
Basın Özgürlüğü Kanunu |
Basın Özgürlüğü Kanunu |
Dürüst Uygulama Yasası Reklamcılar Derneği Reklamlarda İnsana Saygı Tavsiyenamesi |
Reklam Denetleme Bürosu İşitsel Görsel Üst Kurul Eşitlik ve Ayrımcılığa Karşı Mücadele Yüksek Kurulu Reklamcılar Derneği |
|
İngiltere |
Var |
Office of Communications Gönüllü Uygulama Kanunu |
Müstehcen Yayınlar Kanunu Indecent Displays Kanunu |
|
Basın Şikayetleri Komisyonu |
|
İtalya |
Var |
223 Sayılı Kanun Kadın ve Erkek Fırsat Eşitliği Kanunu |
|
|
Ulusal Eşitlik ve Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu |
|
Kıbrıs Rum Yönetimi |
Var |
|
|
|
|
|
Polonya |
Var |
Polonya Anayasası 33. madde, Yayın Kanunu |
20 Kasım 2001 tarihli ve küçüklerin fiziksel, psikolojik ve ahlaki gelişimini engelleyen program ve yayınların sınıflandırılmasını, ilan edilmesini ve yayınlanmasını içeren düzenleme ve Ulusal Radyo ve Televizyon Konseyinin bu konuda yaş sınırı getiren 23 Haziran 2005 tarihli kararı bulunmaktadır. |
|
Ulusal Yayıncılık Konseyi, Ulusal Radyo ve Televizyon Konseyi |
|
Portekiz |
Yok |
|
|
|
|
|
Tunus |
Var |
Basın Kanunu |
|
|
|
|
Türkiye |
Var |
5187 sayılı Basın Kanunu ve Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun |
Radyo ve Televizyon Yayınlarının Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmeliğin Yayın ilkeleri kapsamı bu konuyu düzenlemektedir. |
Tüketiciyi Koruma Kanunu |
Radyo Televizyon Üst Kurulu Reklam Özdenetim Kurulu Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu |
İkinci husus
kadınların medyada hak ettikleri gibi konumlanabilmeleri için medya içeriğini
belirleyen aktif aktörler olarak sektörde yer alabilmesidir. Tablo 2’de
görüldüğü gibi bu noktada parlak bir bilanço yoktur. Tüm medya mecralarında
kadınlar düşük oranda çalışmaktadır. Görselliğin belirleyici bir faktör olduğu
televizyon programı sunuculuğu ile hitabetin ön planda olduğu radyo programı
sunuculuğu arasındaki kadın oranı karşılaştırmalarında genelde sonucun
televizyon lehinde oluşu dikkat çekicidir. Ayrıca yukarı doğru hareketlilik
arttıkça kadın temsil oranı daha da düşmektedir.
TABLO
II
|
Ülkeler |
Sunucu |
Muhabir |
Gazeteci/Gazete
muhabiri |
Yönetici/Karar
alıcı |
|
Almanya |
Televizyon %30 Radyo %9 |
Radyo %34-40 |
Muhabir %27 |
Radyo %18 Bir televizyon ve radyo kanalının genel müdürü kadın |
|
Avusturya |
Televizyon %19 Radyo %75 |
Televizyon %62 |
Muhabir %47 |
Yönetici/karar alıcı çok az sayıda kadın bulunmaktadır. |
|
Belçika |
Televizyon %57, Radyo %63 |
Televizyon %23 Radyo %20 |
Muhabir %6 |
|
|
Fransa |
|
% 30 |
%23,6 |
%11 |
|
İngiltere |
Televizyon %40,radyoda %42 |
Televizyon %38 Radyo %30 |
Muhabir %22 |
Medya şirketlerinin yöneticilerinin %9,5’u, gazete editörlerinin %13ü kadın. BBC’deki kadın yönetici oranı %37 |
|
İspanya |
Televizyon %54 Radyo %29 |
Televizyon%62 Radyo %48 |
%43 |
Kadın yöneticilerin sayısında artış gözlemlendiği belirtilmiştir. |
|
İtalya |
Televizyon %63, Radyoda %46 |
Televizyon %42,radyoda 48 |
%26 |
RAI’de kadın yönetici bulunmamaktadır. |
|
Kıbrıs Rum Yönetimi |
|
|
Gazeteci %43.6 |
Baş editörlerin %8.7’si kadın. |
|
Polonya |
|
|
|
TVP Telewizja Polska’da çalışan müdür ve müdür yardımcısı oranı %19.76, birim başkanları %40.41, Polskie Radio S.A müdür mevkiinde kadın oranı %46.11 |
|
Portekiz |
Radyo %29 |
Televizyon %59, Radyo%71 |
% 40 |
Karar alıcı% 25.4. İdareci % 11,8 |
|
Tunus |
|
|
Basın kartlı kadın gazeteci %34.38 |
Kadın yöneticilerin sayısında artış gözlendiği belirtilmiştir.. |
|
Türkiye |
Televizyon %68 Radyo %20 |
Televizyon %20 |
Basın kartlı kadın gazeteci %37 |
Basın kartı olanlar içinde; Televizyon %15 Radyo %28 Basın % 18 |
Üçüncü olarak medyanın toplumsal
yaşamın devamında üstlendiği fonksiyonlar çerçevesinde ayrımcı bakış açısının
yeniden ve yeniden üretilerek topluma ihraç edilmesi konusu var ki, kritik
nokta burasıdır. Medyanın toplumu sosyalleştirme, toplumsal kültürün
sürdürülmesi fonksiyonları çerçevesinde kadının konumlanışını
değerlendirdiğimizde Tablo 3-A ve Tablo 3-B’de de görüldüğü gibi medyada tüm
alanlarda eşitsizlik ve cinsiyetçi yaklaşım devam etmektedir. Ancak özellikle
kurgusal yapılarda(dizi/film) -belki de kadın izler kitlenin beğenisini
kazanmak uğruna- bir değişim süreci yaşanmaktadır. Haberler ise halen eşitlik
çalışmalarını dinamitleyen bir bakış açısıyla topluma ulaşmaktadır.
Reklamlardaki kalıp yargıların dışına çıkmayan kadını salt annelik, ev
kadınlığı, güzellik gibi nitelemelerin konusu yapan ancak güç paylaşımın ya da
sosyal yaşamın öznesi olarak konumlandırmayan yaklaşımda stereotipleştirici ve
kadın talepleriyle örtüşmeyen bir yaklaşımdır.
TABLO
III-A
|
Ülkeler |
Haberlerde
kadınının konumlanışı |
Dizi/filmlerde
kadının konumlanışı |
Reklamlarda kadının
konumlanışı |
|
Almanya |
|
Dizi ve filmlerde genç, başarılı, çalışan kadın imajı daha sık yer almaktadır. Ancak kadın ve erkekler için eşit temsil söz konusu değildir. |
|
|
Fransa |
Haber konusu olan ya da röportaj yapılanların % 18’i kadın. Kadınlar ünlü ya da çok zor durumda olduklarında haber oluyorlar. Politika ya da ekonomi sektöründe yükselenlere az yer veriliyor. Kadınlar haberlerde %81 ev kadını, % 45ünlü,% 10-12 siyasi, ekonomik, bilimsel, teknik sorumlulukları bağlamında yer buluyor. |
|
. |
|
İngiltere |
|
Erkekler daha etkin, kararlı, zeki, becerikli, cesur gösterilmektedir. Ancak artık kadınlarda sıklıkla kendine yeterli zeki, bağımsız, cesur kadın tiplemeleri ile yer almaktadır. |
Reklamlar “ev kadını” ve kadına mahsus klişeleri destekleme eğilimdedir. Kadınlar öne çıkarılan kadın tiplemelerinin özelliklerinden ötürü güzel görünme baskısı altındadır |
|
İspanya |
Haberlerde kadınlar %28 erkekler %10oranında kurban olarak konumlandırılıyorlar. Haberlerde yer alan ifadelerin sadece %20’si kadınlara ait ve uzman olarak %7 oranında bültenlerde yer alıyorlar. |
|
|
|
İtalya |
Kadınlar k şiddet ve suç haberlerinde mağdur olarak daha fazla yer(kadınlar % 55 erkekler % 33) almaktadırlar. Hikayenin merkezinde olan veya çeşitli sebeplerle röportaj yapılanların % 14’ü kadın. |
|
|
|
Polonya |
Kadınlar % 29 erkekler %71. Günlük konularda kadın siyaset, savaş,ordu, tarih vs konularında erkekler ön plandadır. |
Kadınlar daha çok savunmasızlık, duygusallık, güzellik gibi niteliklerle, erkekler azimli, inatçı, güvenli, tutkulu olma nitelikleriyle tanımlanır.İyi karakter rolünü daha çok kadınlar oynar. Kadınların eş ve anne rolleri vurgulanır. |
Kadınlar ağırlıklı olarak gıda, organik ürünler, eczane ürünlerinde ev kadını olarak tanımlanırlar.Bu konumlanmaya kadın bedeninin ağırlıklı kullanımı da eklenmiştir. İstisnai yaklaşımlar vardır. |
|
Türkiye |
Kadınlar % 24 erkekler %8 oranında kurban olarak konumlandırılmaktadır. Haber konusu olarak kadınlar %19 erkekler % 81 oranında seçilmektedir. Kadın temsili siyaset alanında %9, uzman olarak % 11 iken sanat/magazin alanında % 38.. |
Kadınlar genelde fedakar anne, ev kadını, sadık, iyi eş kalıplarının idealize edilmesiyle ve daha pasif konumlarla yer almaktadır. Ancak son yıllarda iş ve sosyal yaşamda aktif,özgür kadın tiplemelerine de ağırlık verilmektedir. Zeynep Karahan Uslu’nun “Televizyon ve Kadın” kitabında yer ankette kadınlar tarafından televizyon karakterleri en yüksek oranda modern/çağdaş”(%36) kadınlar olarak tanımlanmaktadır. |
Kadın cinselliği pornografiyi çağrıştıracak ölçüde olmaksızın ön plandadır. Ev kadını, anne vs. kimliklendirmesi yoğundur.Erkekler davranışlarıyla kadınlar görüntüleriyle ön plana çıkmaktadır. |
TABLO III-B(Cinsiyet eşitliğini/eşitsizliğini vurgulayan/dikkat çeken haberler)
|
Ülkeler |
EVET VURGULUYOR |
HAYIR VURGULAMIYOR |
|
Avusturya |
3% |
97% |
|
Belçika |
1% |
99% |
|
Estonya |
4% |
96% |
|
Finlandiya |
2% |
98% |
|
Almanya |
1% |
99% |
|
Macaristan |
1% |
99% |
|
İrlanda |
2% |
98% |
|
İtalya |
1% |
99% |
|
Malta |
1% |
99% |
|
İspanya |
4% |
96% |
|
İsveç |
3% |
97% |
|
Hollanda |
7% |
93% |
|
İngiltere |
8% |
92% |
|
Mısır |
1% |
99% |
|
İsrail |
2% |
98% |
|
Türkiye |
2% |
98% |
Dördüncü olarak
kadın erkek eşitliğine dair ortak yürüyüşümüzü hızlandırmak ve mesafe almak
için konunun tüm paydaşlarının göstereceği çaba kritik önemdedir. Dolayısıyla
konunun başat sosyal paydaşları olarak ifade edebileceğimiz merkezi yönetimler,
STK, medya işbirliğiyle ortaya çıkacak sinerji önemlidir. Ancak Tablo 4’de
görüldüğü gibi birçok ülkede diğer paydaşlara oranla medya topluma karşı sosyal
sorumluluk ilkesi çerçevesinde bu güç birliğinin öncü bir partneri olarak
konumlanmamaktadır. Bu noktada sınırlı sayıda da olsa -Raporun sonuç bölümünde
de değinileceği gibi- rol modeli olarak ortaya konabilecek
çalışmaların/kampanyaların mevcut olması sevindiricidir.
TABLO
IV
|
Ülkeler |
Medya kuruluşları tarafından yürütülen ve kadın erkek eşitliğinin
sağlanmasına katkı veren kampanya |
Medya, kamu ve STK işbirliğinde kadın-erkek eşitliğinin sağlanmasını
amaçlayan kampanya/strateji |
|
Almanya |
|
Kadın Gazeteciler Grubunun yürüttüğü çalışmalar |
|
Avusturya |
|
Hükümet desteğiyle başlatılan Halbe/Halbe Kampange, STKlar tarafından yürütülen w.e.s.t kampanyası |
|
Fransa |
|
Kadın-Erkek Eşitliği Bakanlığı tarafından özellikle aile içi şiddeti önleme yolunda yürütülen reklam kampanyası |
|
İtalya |
|
Fırsat eşitliği ve Haklara Ekonomik Ve Sosyal Müdahale Ofisi Fırsat Eşitliği Ağı kampanyalır. Ulusal Basın Federasyonu ve Halk İletişim Derneğinin Medya ve Kadın konulu organizasyonları, |
|
Kıbrıs |
|
Kadın Hakları Ulusal Mekanizması ve Kadın Sivil toplum Kuruluşları kapsamında yürütülen kampanyalar |
|
Polonya |
|
Kadın Hakları Merkezi tarafından sürdürülen “Şiddete maruz kalan kadınların iş ve hak ettikleri hayat”, “Her polis, öğretmen ve sosyal çalışanların aile içi şiddet hakkında bilmesi gereken şeyler”, “Ailede şiddet ve ayrım”, “Eşitlik ve özgürlük hakları” programları yürütülmektedir. |
|
Türkiye |
BM 2006 IPRA Üstün Hizmet Ödülünü alan “Hürriyet” Gazetesinin 2004 yılı sonunda başlattığı “Aile İçi Şiddete Son” Kampanyası. “Milliyet” gazetesinin Türkiye’de okula gidemeyen kız çocuklarının okula gitmesine destek veren Baba Beni Okula Gönder kampanyası. Bu kampanya ile gazetenin ve vatandaşların katkısıyla17 şehirde yurt yapılmış, öğrencilere burs sağlanmıştır. |
Milli Eğitim Bakanlığı, UNICEF, medya, özel sektör işbirliği ile 180 bin okula gönderilmeyen kızın eğitimlerine devamını sağlayan “Haydi Kızlar Okula” kampanyası. |
Beşinci olarak
kadın STK’ları biraz öncede ifade edildiği gibi cinsiyet eşitliğinin
sağlanmasındaki en önemli paydaşlardan biri olarak konuya yönelik duyarlılığı
arttırma, eşitsizliklere demokratik tepki oluşturma ve hak arama anlamında
etkindirler. Ancak Tablo 5’de de görüldüğü gibi medya eliyle fikirlerini
aktarma bağlamında kadın SKT”ları ağırlıklı olarak internet medyasını
kullanmaktadır. Özel sektör eliyle işletilen kadın medyalarının mevcut olması
ise olumlu bir durumdur. Tematik yayıncılığa doğru yönelişin sürmesine paralel
olarak gelecekte bu tür mecraların artması beklenebilir.
TABLO
V
|
Ülkeler |
TV /radyo
programları |
Gazete/dergi |
İnternet sitesi |
|
Almanya |
|
Frau-TV-Das Frauenpolitische Magazin im WDR Fernsehen ve Monalisa gibi kadın dergileri |
Federal Almanya Bakanlığı ve Eğitim ve Araştırma Bakanlığı tarafından desteklenen internet siteleri bulunmaktadır. |
|
Avusturya |
Bağımsız radyo programları |
Feminist gazeteler (AUF, An Schlage..vb) |
Kadınlara yönelik internet forumları bulunmaktadır. |
|
Fransa |
Aile ve kadın konusu üzerine yayın yapan “Teva”televizyon kanalı |
Kadın STK’ların periyodik olmayan yayınları, çeşitli kadın dergileri(Elle, Marie-Claire vs.) |
Kadın hakları konusunda internet siteleri bulunmaktadır. |
|
İngiltere |
|
Feminist bazı dergiler ( Örn:Spare Rib-aylık tiraj 20.000)) |
Feminist kadın internet siteleri ve kadına yönelik internet siteleri bulunmaktadır. |
|
Polonya |
Kadınlara yönelik yayın yapan TVN Style Kanalı |
Kadın-erkek eşitliğini destekleyen gazeteler(Gazeta Wyborcza), gazete eki(Wysokie Obcasy), resimli dergiler(Twoj Styl), Feminist STKlar tarafından yayınlanan süreli yayınlar (Zarda, Pelnym glosem, Oska)bulunmaktadır. |
Kadınlar için ilk defa bir online servis www.kobietyl.pl kurulmuştur. Konsola Kadın derneği tarafından yayınlanan internet gazetesi “Artmix-sztuka feminizmu kuturawizulana”, kadınların bilgilendirilmesini ve ağ kurmasını destekleyen bir çok kadın konulu web sitesi bulunmaktadır. |
|
Portekiz |
|
Kadın STK’lar tarafından yayınlanan bültenler.. |
Kadın konuları ile ilgili çeşitli internet siteleri mevcuttur. |
|
Tunus |
|
Tunus basınında Femme, Siwar, Nuances gibi periyodik olarak yayınlanmakta olan 7 adet dergi bulunmaktadır. |
|
|
Türkiye |
“Radyo Pink” Kadın televizyon programları büyük izlenme oranlarına sahip tir. Ancak ayrı bir kadın televizyon kanalı bulunmamaktadır. |
Kadın dergileri yaygındır ve önemli vurgu alanlarından biri kadın haklarıdır. Ayrıca salt kadın hakları alanında yayın yapan“Kadınlara Mahsus Gazete”, “Pazartesi” dergisi (2 aylık,tiraj:1000), “Kazate” (2 aylık;tiraj 500 ancak websayfası üzerinden hit:900.000) gibi dergiler bulunmaktadır. |
Kadınlar arasında STK’ların, akademik kadın çalışmaları yapan grupların çok sayıda web sitesi mevcuttur. Ayrımcılığa karşı mücadele amaçlı bir çok kampanya internet üzerinden sürdürülmektedir. |
SONUÇ VE ÖNERİLER:
Kadın erkek
eşitliğinin sağlanması için verilen mücadele bir demokrasi mücadelesidir.
Küreselleşen dünyada yaşadığımız çağ enformasyon çağıdır ve kadınların toplum içinde
insan onuruna uygun biçimde konumlanabilmesi için dönüşümü tetikleyebilecek en
güçlü unsur medyadır.
Bugün gelinen
noktada rapor verilerinde de görüldüğü gibi kadınların gerek medya iletilerinde
eşitlikçi bir bakış açısıyla konumlanmaları, gerekse sektörün içinde özellikle
üst düzey pozisyonlarda konumlanmaları sorunludur. Kurgusal yapımlar ve haber
yapılarında kadınlar kimi zaman ülkelerinde sosyal yaşamın içinde kat ettikleri
mesafeden daha geri, kalıp yargıları besleyen cinsiyetçi bir yaklaşımın nesnesi
olarak konumlandırılmaktadır. Diğer taraftan objektif ve saygılı bir
konumlandırmaya doğru doğrusal bir ilerleme vardır, fakat yetersizdir.
Ancak medyada
kadının konumlanışı da dahil olmak üzere kadının hayatın her alanında yer
alışında yaşanan gelişmeler daha iyi bir gelecek adına ümitvar olmamızı
sağlayacak düzeydedir. Yapılması gereken yaşanan dönüşümü hızlandıracak eylem
planları üretmek ve hayata geçirmektir. Bu bağlamda medyada kadının daha
eşitlikçi bir biçimde yer alabilmesinin sağlanması için aşağıdaki öneriler
geliştirilmiştir.
A-
Kadın sivil toplum kuruluşlarının kadınların medya
içeriğinde ayrımcı olmayan bir bakış açısıyla yer alması için okur/izler
kitle/internet kullanıcıları arasında talep/hassasiyet yaratacak kampanyalar
örgütlemeleri ve bu kampanyaların süreklilik ilkesi ile yürütülmesi kritik
öneme sahiptir. Bu noktada olumlu rol modeli olarak parlamenterlerin bu
kampanyalara vereceği desteğin önemi belirtilmelidir.
B-
Kadının medyada ikincilleştirilerek konumlandırılmasını
engelleyecek yasal düzenlemelerin olmadığı ülkelerde parlamenterler mevcut
durumun değişmesi adına sorumluluk üstlenmelidir.
C-
Medya kuruluşlarının sosyal sorumluluk ilkesi çerçevesinde
kadınların toplumsal konumlanışını geliştirecek projeler gerçekleştirilmeleri
teşvik edilmelidir. Çünkü medya kuruluşları tarafından yürütülen projeler geniş
toplum kesimlerine ulaşmakta ve etki artmaktadır. Bu anlamda Türkiye’nin en
büyük medya kuruluşlarından biri olan “Hürriyet” gazetesince yürütülen ve
geçtiğimiz hafta IPRA Özel Birleşmiş Milletler Ödülü alan “Aile İçi Şiddete Son
Kampanyası”nı anlamlı bir örnek olarak paylaşmak istiyorum. Doğan Yayıncılık
Holding’e ait olan Hürriyet Kampanya’nın iki yıldan beri tüm giderlerini ve
tanıtımını üstelenerek çeşitli şehirlerde aile içi şiddet eğitim programları
düzenlenmekte, gazete eliyle bu programların tanıtımı yapılmakta, oluşturulan www.aileicisiddet.com sitesi ile
şiddet mağdurlarına destek verilmekte, grubun televizyon kanallarında sorunun önemi
ve bu tür davranışların bir insanlık ayıbı olduğunu belirtilerek vatandaşların
kampanyaya katılımını talep eden tanıtıcı filmler yayınlanmakta, uluslar arası
konferanslar düzenlenmekte, kampanya için özel bir logo geliştirilerek kadına
ve aile fertlerine yönelik tüm şiddet haberlerini gazete durumu protesto eden
bu logoyu basarak yayınlanmaktadır. Böylelikle konu iki yıldan beri kamuoyunun
gündeminde sürekli olarak yer almakta, farkındalık , hassasiyet artmakta,
kadına yönelik haberler kadını kurban pozisyonuna hapseden, dolayısıyla
ikincilleştiren bir biçimde sunulmamaktadır.
D-
Kamusal televizyon ve radyo kanallarında kadınların hakları
hakkında bilgilenmelerini ve bilinçlenmelerini sağlayacak programlara ağırlık
verilmelidir. Bu noktada özel yayıncılık kuruluşlarının da benzer programlara
ağırlık vermeleri için lobbying çalışması yapılmalıdır.
E-
İnternet medyası kadınlar için yeni fırsatları ve
handikapları beraberinde getirmektedir. İnternette pornografik içeriğin
yaygınlığı kadın bedenini insanlık tarihinde görülmemiş bir ölçekte, kolay
ulaşılabilen bir tüketim nesnesi haline getirmektedir. Bu da kadının cinsel
obje olarak algılanmasını güçlendiren bir durumdur. Ancak, aynı zamanda,
geleceğin ana mecrası olarak nitelendirilen internet kadınların yeni dayanışma
ağları kurmaları, eşitlikçi tezleri küresel/bölgesel düzeyde duyurmaları, kadın
medyalarının yaygınlaşabilmesi adına elverişli bir ortamdır. Bunun için
kadınların yeni iletişim teknolojilerini etkin biçimde kullanması, bilgisayar
okur yazarı haline gelmeleri sağlanmalı, hükümet STK işbirliği ile eğitim
programları yaygınlaştırılmalıdır.
F-
Medya okur-yazarlığı dersleri eğitim sistemlerinde
yaygınlaşmalı, üzerinde durulan konu başlıkları içinde kadının medya eliyle
ikincil bir konuma sıkıştırılmasının yarattığı olumsuz etkiler ve
yapılabileceklerin ne olduğu konusu da yer almalıdır.
Katılımınız için
teşekkürlerimle.