AAPA TÜRK GRUBU BAŞKANI SAYIN ZEYNEP ARMAĞAN USLU TARAFINDAN 20-21 KASIM 2005 TARİHLERİ ARASINDA RABAT’TA AAPA GENEL KURULUNDA YAPILAN KONUŞMA METNİ
|
Değerli meslektaşlarım, Bayanlar ve baylar, Sözlerime Faslı meslektaşlarıma bu toplantıya Rabat’ta ev sahipliği yaptıklarından ötürü teşekkür ederek başlamak istiyorum. Bu toplantıyı bu ay yapılacak EUROMED Zirvesi öncesinde bir araya gelme fırsatı yaratan ve söz konusu zirveye katkılarımızı formüle edeceğimiz zamanında organize edilmiş bir toplantı olarak görüyorum. Konumuzla ilgili olarak birkaç cümle söylemek istiyorum: Bu girişimde lider rolü oynayan bir ülkenin temsilcisi olarak Medeniyetler İttifakı. Farklı kültürler arası arasında diyalog ve anlayış eksikliğinden kaynaklanan problemler, hala uluslar arası toplumun önemli bir gündem maddesi olmaya devam etmektedir. Geçmiş deneyimler önemli ve sonuç-yönlendirmeli diyalog girişimine olan ihtiyacı acı şekilde ispatlamıştır. Paris’teki son olaylar, bizlere bu gerekliliğin aciliyetini bir kez daha göstermektedir. Medeniyetler İttifakından, tüm kültür ve dinlerdeki ortak değerlerin altının çizilmesi aracılığıyla, uyum ve diyaloğu kolaylaştırmak amaçlanmaktadır. “Medeniyetler İttifakı” fikri 2004 yılında BM Genel Konseyi esnasında İspanya Başbakanı Sayın Zapatero tarafından ilk kez olarak ileri sürülmüştür. İspanyol meslektaşının teklifine binaen, Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan bu girişimin eş sponsorluğunu yapmayı büyük bir memnuniyetle kabul etmiş ve bu fikrin gelişimi için kişisel destek sağlamıştır. Bu bağlamda medeniyetler arası diyalogla ilgili olarak Türkiye’nin özel durumundan kısaca bahsetmek istiyorum. Türkiye yüzyıllardır çeşitli medeniyetlerin geçiş noktasında bulunmaktadır ve farklı kültürler ve diyaloglar arasındaki karşılıklı etki ve uyumun tarihi merkezlerinden biridir. Bu bağlamda, bugün Türkiye, toplumlar arasındaki bu çeşit karşılıklı etkiyi kolaylaştırıp teşvik edecek her girişim ve projeye destek vermeyi tarihinin bir gereksinimi olarak görmektedir. Esasen, Türkiye aynı anlayışla 11 Eylül’den sonra AB ile İslam Ülkeleri Teşkilatı Ortak Forumuna öncülük yapmıştır. Bugün Türkiye, aynı istek ve sorumluluk duygusu ile Medeniyetler İttifakının eş-sponsorudur. Temmuz 2005 tarihindeki başlangıcından bu yana, BM Genel Sekreterinin desteğiyle bu projede önemli ilerleme kaydedilmiştir. Bu girişimin uygulanmasına destek olmak için atılması gereken somut adımları içeren bir Eylem Planı kabul edilmiştir. Bu amaçla bir Medeniyetler İttifakı Üst Düzey Grubu kurulmuştur. Devlet Bakanı Mehmet Aydın bu grubun başkanıdır ve bu grup ilk toplantısını 24-26 Kasım’da İspanya’da yapacaktır. Türkiye gelecek yılın ikinci yarısında Eylem Planını sonuçlandıracak bir toplantıya ev sahipliği yapmak istemektedir. Bu projenin geliştirilmesi için atılan diğer somut adımlar, gönüllü maddi katkıların toplanması için bir BM fonu kurulması ile entellektüel ve mali katkı sağlamak isteyen ülkelerden oluşan Dostluk Gruplarının kurulmasıdır. Kültürler ve dinler arasındaki diyaloğu destekleyecek somut projeler aracılığıyla, girişimin görünürlüğünü geliştirmek için, İspanyol dostlarımızla ve diğer ilgilenen ülkelerle birlikte çaba göstermeye devam edeceğiz. Bu, dostluk gruplarının mümkün olduğunca çok geliştirilmesine neden önem verdiğimizi açıklamaktadır. Değerli meslektaşlarım, Samuel Huntington’un “Medeniyetler Çatışması” teorisini bir kıyamet günü senaryosu olarak görüyorum. Böyle bir algılama yalnızca yeni sorunlara neden olmayacak fakat aynı zamanda uyum ve diyalog yerine toplumlar arasında yeni bölücü çizgiler yaratacaktır. Mevcut şartlar altında bu tür bölünmelere ihtiyacımız olmadığı gerçeği üzerinde hepimizin anlaşması gerektiğine inanıyorum. Bizim için kültürler ve dinler arasında hiyerarşi yoktur. Dinine/kültürüne bakılmaksızın, bu dünyadaki tüm toplumlar insanlığın ortak değerleriyle bir diğerine bağlıdır. Her toplum kendi kültür ve zenginliğiyle, insanlığa ve ortak medeniyete hizmet etmektedir. Şu anda yapılanlar hiç bir şeydir ancak farklı topluluklar arasındaki ortak medeniyet fikrini daha da geliştirmek gereklidir. İlk olarak, dinlerimizin karşılıklı anlaşılması konusunda odaklanmalıyız. Birbirimizin dinleri hakkındaki bilgi eksikliği aşırıcı kişiler tarafından kötüye kullanılmakta ve ne yazık ki zaman zaman şiddetin özrü olarak görülmektedir. Bu bilgi eksikliğinden kaynaklanan yanlış anlayışları yok etmede yalnızca din adamları değil; aynı zamanda politikacılar ve parlamenterler olarak bizler de sorumluluk duygusuyla hareket etmeliyiz. Bu bağlamda EUROMED çerçevesinde etkili mekanizmalara sahibiz. Değerli meslektaşlarım, Sözlerimi, Kültür Komitesinin de bir üyesi olarak, Sonuç Kararımıza AAPA’nin Medeniyetler İttifakı Girişimine desteğini vurgulayan ve bu girişimin hedefine ulaşması için her tür muhtemel somut katkıyı sağlayan bir cümlenin eklenmesi şeklindeki önerimi getirerek tamamlamak istiyorum. Teşekkür ederim. |