AVRUPA-AKDENİZ

PARLAMENTER ASAMBLESİ

 

Avrupa-Akdeniz Parlamenter Asamblesi’nin,

 

-Terörizmle Mücadele Davranış İlkeleri Rehberi’nin Uygulanması

-Ortadoğu Barış Süreci

-Karamayınları konularında

 

Siyasi İşler, Güvenlik ve İnsan Hakları Komitesi adına Komite Başkanı Tokia Saifi tarafından hazırlanan,

 

 

TASLAK TAVSİYE KARARI

 

 

Avrupa-Akdeniz Parlamenter Asamblesi:

 

- Avrupa-Akdeniz Ortaklığı’nı kuran 28 Kasım 1995 tarihli Barselona Bildirgesini göz önünde tutarak;

 

- Komisyondan, Konsey ve Avrupa Parlamentosu’na yapılan ve 27-28 Kasım 2005 tarihindeki Barselona’daki Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nde sunulan “Avrupa-Akdeniz Ortaklığı’nın 10. yıldönümü: Gelecek 5 yıldaki tehditleri karşılayacak  çalışma programı” başlıklı bildiriyi dikkate alarak,

 

- Komisyondan, Konsey ve Avrupa Parlamentosu’na “Genişletilmiş Avrupa-Komşuluk: Doğu ve Güney Komşularımız İle İlişkilerimiz İçin Yeni Bir Çerçeve” başlıklı bildiriyi, Konsey ve Avrupa Parlamentosu’na “Avrupa Komşuluk Politikasını Güçlendirme” konulu bildirisini ve Konseye gönderilen Avrupa Komşuluk Politikası Altındaki Eylem Planları konulu bildiriyi dikkate alarak,

 

- Komisyondan, Konsey ve Avrupa Parlamentosu’na gönderilen “Avrupa-Akdeniz Ortaklığı: Oluşturma Zamanı” başlıklı bildiriyi dikkate alarak,

 

- 28 Kasım 2006’da Tampere’de yapılan 8. Avrupa-Akdeniz Dışişleri Bakanları Konferansı’nın terörizmle Mücadelede Davranış Kodu’nun uygulanması hakkındaki sonuçlarını dikkate alarak,

 

- AB Konseyi tarafından, Avrupa Konseyi’ne 11 Aralık 2006 tarihli AB’nin Akdeniz ve Ortadoğu ile stratejik ortaklığı hakkındaki ana raporunu göz önünde bulundurarak,

 

Terörizmle Mücadele Davranış İlkeleri Rehberi’nin Uygulanması

 

1) Özellikle masum sivillerin ölümüyle sonuçlanan her tür terörist eylemin her koşulda suç olarak kabul edilmesi gerektiğini ve politik ya da dini hedeflere ulaşılması için bir araç olmadığını;  terörizmle savaşın, herhangi bir milliyet, kültür, medeniyet ya da dinin hedef alınmasını haklı göstermediğini düşünür.

 

2) Terörizmle, uluslararası ve insan hakları hukuku ile uyumlu olarak, yasal araçlar vasıtasıyla mücadele edilmesi gerektiğini vurgular; bu nedenle terörizmle mücadelede her önlemin uluslar arası insan haklarına ve beşeri hukuk yükümlülüklerine saygılı olmasını ve demokratik parlamenter inceleme ile bağımsız yargı görüşüne konu olmasını talep eder.

 

3) Terörizme karşı siyasi cevabın aşağıdaki dört unsura dayandırılması gerektiği inancındadır:

 

-         Avrupa-Akdeniz bölgesinde karşılıklı anlayış, ortak değerler ve geleceğimizin ortak vizyonu için  ılımlı dini hareketleri de içeren daha anlamlı bir kültürlerarası diyalog olmalıdır.

-          

-         Tüm dünyada,  özellikle Avrupa-Akdeniz bölgesindeki ülkelerin demokratikleşmesi ve iyi yönetilmesi sürdürülebilir ekonomik kalkınma ile birlikte olmalıdır.

 

-         Hem komşu ülkeler, hem de dünyanın diğer taraflarındaki ülkeler ile terörizme karşı savaşta işbirliğinin güçlendirilmesi gereklidir.

 

-         Terörizmin her türünü canlandırıp körükleyecek her tür işgal eyleminin ve çatışmaların sonlandırılması kararı.

 

4) Terörizm ve şiddeti besleyebilen marjinalizasyonu azaltmak için; eğitim, yatırım, istihdam -özellikle genç kadın ve erkeklere yönelik  iş imkanları- demokratikleşme, insan haklarının geliştirilmesi ve korunması ve bunlara saygı, göç akışlarının idaresi, göçmen işçilerin korunması konuları; Avrupa-Akdeniz Ortaklığının ve Yeni Komşuluk Politikalarının öncelikleri olmalıdır.

 

5) Terörizme karşı savaş hakkında 16 uluslararası konvansiyon ve protokol olduğu gerçeğini belirtir ve henüz onaylamamış tüm ülkeleri bunları mümkün olan en kısa zamanda onaylaması çağırısını yapar;  BM düzeyinde terörizmin yasal bir tanımını içeren bir konvansiyon kabul edilmesi çağrısında bulunur.

 

6)Terörizme karşı ortak bir payda oluşturmak ve politika oluşturmada çifte standarttan kaçınmak amacıyla; terörizmle savaşta bir “iyi yönetim uluslararası davranış kodu” oluşturmak üzere BM himayesinde uluslar arası bir konferans düzenlemeye çağırır.

 

7) Terörizmle mücadelede ve onun derin sebeplerini ortadan kaldırmada, uluslararası toplumun işbirliğini teşvik etmenin gerekli olduğunu düşünür.

 

8) Avrupa-Akdeniz Ortaklığı Bakanlar Konferansı’nın, yıllık toplantısında bir tartışma konusunu, Terörizmle Mücadele Davranış İlkeleri Rehberi’nin uygulanmasının takibi ve terörizme karşı mücadeleye adayarak, Avrupa-Akdeniz Parlamenter Asamblesi’ni de davet etmesini tavsiye eder.

 

9) Tampere Bakanlar Konferansı’nda, Dışişleri Bakanlarının 2007’de “terörizmle savaşta insan haklarına saygıyı güvence altına alma” konusunda bölgesel bir seminer ile “medyanın terörizmin tüm şekillerinin önlenmesindeki rolü” hakkında bir Avrupa-Akdeniz semineri düzenlenmesi konusunda anlaşmış olmalarını memnuniyetle karşılar; bu bağlamda üye ülkeler ve Akdeniz Ortaklarına terörizme karşı alınacak önlemlerin basın-yayın bağımsızlığını sınırlandırıcı etki yapmaması çağrısında bulunur; şimdi Davranış Kodu’nun uygulanması için pratik düzenlemeler üzerinde odaklanmak gerektiğine işaret eder.

 

10) AB tarafından oluşturulan, terörist örgütler listesiyle ilgili Konsey kararlarını daha şeffaf hale getiren ve suçlanan örgütlere savunma hakkını mümkün kılan 12 Aralık 2006 tarihli Lüksemburg’daki ilk mahkeme kararını memnuniyetle karşılar. Sözkonusu listenin gözden geçirilip güncellenmesini talep eder.

 

11) Terörizme karşı savaşta etkinliği artırmak için ikili ve bölgesel düzeyde fikir teatisi için Tüm Barselona Süreci ortaklarını, parlamenter inceleme ve yasal gözden geçirme konusunda prosedür geliştirmeye çağırır. Bu bağlamda suçluların sürülmesi ve yasa dışı tutuklanması için CIA tarafından Avrupa ülkelerinin sözde kullanımına ilişkin Avrupa Parlamentosu kararını memnuniyetle karşılar. Ciddi suçlamalara maruz kalan Avrupa Akdeniz ortaklarını, kendi parlamenter ve/veya yargısal soruşturmalarını yapmak veya devam ettirmek için aktif veya pasif işbirliği yapmalarını talep eder.

 

12) Bilgi korumadan ve bireysel hakların tanınmasından sorumlu bağımsız otoriteler tarafından idare edilecek istihbarat değişimini talep eder.

 

13) Terörizm kurbanları için genel olarak sivil toplum ve hükümetlerdışı örgütler tarafından terörizmi önleme ve bilinci yükseltmedeki rolün altını çizer ve Avrupa Komisyonu ve Akdeniz Ortaklığına, Avrupa –Akdeniz Ortaklığı çerçevesinde eylemlerini uygun finansal destek ile geliştirmesi çağırısını yapar.

 

Orta Doğu Barış Süreci

 

14) Tampere’de 27-28 Kasım 2006’da yapılan 8. Avrupa-Akdeniz Dışişleri Bakanları toplantısının sonuçlarına, özellikle siyasi ve güvenlik diyalogu açısından dikkat çeker. Ortadoğu’daki çatışmanın çözümünün sadece iki demokratik, egemen ve yaşayan devletlerin, güvenli ve tanınmış uluslararası sınırlar dahilinde, barış içerisinde varlığına dayalı ve ön koşul olmaksızın devam etmesini öngören yol haritasında ve BM kararlarında belirtildiği üzere sağlam ve nihai barış anlaşması görüşmeleri sayesinde ancak mümkün olacağını vurgular.

 

15) Bölgede barışı koruma girişimleri yanında, iki devletin barış içinde varlığı ile sonuçlanacak Ortadoğu sorununun çözülmesinin, bölgesel ve uluslararası barışı güçlendireceği görüşündedir.

 

16) Konseye, ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarına ve ilgili BM raporlarına ve özellikle işgal altındaki topraklarda Özel Raportör tarafından hazırlanan rapora dayalı ve bölgedeki tüm tarafları kapsayan kapsamlı, kalıcı ve işleyen bir çözüm bulmak için, 1991 Madrid Konferansı çizgileriyle paralel, bir uluslararası Barış Konferansı toplamak için her çabayı gösterme çağrısında bulunur.

 

17) Bu bağlamda Arap Birliği ülkelerinin katılımının hayati olduğunu ve 2002 Beyrut İnisiyatifinin görüşmelere önemli katkılar sağlayabileceği ve dikkate alınması gerektiğini düşünür.

 

18) Üye ülkeler ile Akdeniz Ortaklarını, Akdeniz’de Barış ve İstikrar Şartı imzalamaya davet eder.

 

19) Dörtlünün (Quartet) 4 Şubat 2007’de toplanmasını memnuniyetle karşılar ve deklarasyonunun pratik önlemlerle takip edileceğini ümit eder.

 

20) Filistin Yasama Konseyi Başkanı’nı Aziz Duwaik’in, Filistin hükümeti üyeleri ve Filistin Yasama Konseyi üyelerinin tutuklanmasını kınar ve en derin üzüntülerini ifade eder ve en kısa zamanda serbest bırakılmalarını talep eder.

 

21)  Tüm İsrail askerlerinin kaçırılmasını kınar ve bunların ve kadın ve çocuklardan başlayarak, siyasi sebeplerle tutuklanan tüm Filistinliler’in serbest bırakılmasını talep eder.

 

22) Dörtlü tarafından ortaya konan prensipleri dikkate alan programa uyumlu olarak Filistinlilerin ulusal birlik Hükümeti kurma çabalarını memnuniyetle karşılar; bu anlaşmanın silahlı çatışmayı tamamen sonlandıracağını ümit eder iki tarafa şiddeti sona erdirme ve ateşkesi sağlama konusunda ellerinden geleni yapmaya çağırır; Uluslararası Adalet Divanı kararıyla uyumlu olarak, İsrail’i ayırma duvarı inşasını durdurmaya ve Filistin işgal topraklarında inşa ettirdiği mevcut olanları  ortadan kaldırmaya davet eder.

 

23) Filistin nüfusunun durumunun, insani yardımın uluslararası toplumla işbirliği ile sürdürmeyi gerektirdiğini ve Filistin kurumlarının güçlendirilmesinin önemli olduğunu düşünmektedir; geçici uluslararası mekanizmanın genişletilmesinden memnuniyet duyar ve zorluklara rağmen güçlendirilmesi ve uygulanma süresinin ihtiyaç kadar uzatılmasını talep eder. İsrail’in Filistin vergi ve gümrük gelirlerinin bir kısmını transfer ettiğini not eder ve İsrail hükümetine, geçici uluslararası mekanizma aracılığıyla, uygun olduğu takdirde bu miktarın kalanını da hemen ödeme çağrısını yapar.

 

24) İsrail’e Gazze şeridinde ekonomik ambargoyu kaldırma çağrısında bulunur.Böylece Filistin toprakları, İsrail ve dünyanın geri kalan kısmı arasında ticaret kolaylaştırılarak, hem Filistinliler, hem de İsraillilerin yararına olmak üzere Gazze şeridinin ekonomik gelişimine müsaade edilecek ve halkın Rafah’ye geçişine izin verilecektir. (Rafah’da ve aynı zamanda Karni ve Gazze Şeridindeki sınır geçişlerinde AB Sınır Yardım Misyonu ve Hareket ve Ulaşılabilirlik Anlaşması  uyarınca)

 

25) Gazze şeridinden İsrail kasaba ve şehirlerine yapılan roket ve saldırıların sona erdirilmesini ister.

 

26) Lübnan devlet kurumlarının yasallığını kabul eder ve tüm tarafların güç kullanımını reddetmesini talep eder. 25 Ocak 2007’de toplanan Lübnan’ın yeniden inşası hakkındaki konferans sonuçlarını memnuniyetle karşılar ve iç siyasi durumla ilgili devam eden endişelerini ifade ederken, Arap Birliği’nin arabuluculuk inisiyatifleri de dahil olmak üzere, ülkenin tekrar inşası konusundaki tüm çabaları destekler. Özellikle 1701 sayılı Kararı olmak üzere, tüm tarafları tüm BM kararlarını kabul etmeye çağırır.

 

Karamayınları

 

27) Barselona Sürecinin ortak ülkeleri ve kurumlarına; Mısır, Ürdün, Lübnan ve Tunus gibi bölgedeki bazı ülkelerin topraklarında kara ve anti-personel mayınlarının yayılmasının  insani, ekonomik ve çevre sorunlarına geçerli çözümler önermek üzere daha yakın işbirliği çağrısını yapar.

 

28) Bu alandaki halihazırda yürürlükte olan inisiyatiflerin etkinliğini artırmak için, teknik işbirliği, eğitim ve mayın temizleme teknolojisinin transferi için bölgesel programların güçlendirilmesini teklif eder.

 

29) Bu işbirliği programları için gerçekçi bir finansal planın tartışılması gerektiği fikrindedir ve karamayınları ile antipersonel mayınlar tarafından etkilenen ülkelerin ihtiyacının  finansmanını sağlamak üzere hükümetlerarası görüşmelerde bulunma çağrısını yapar.

 

30) Bu uzun süredir körleştirilmiş alanların geliştirilmesi için ulusal otoritelere, bu mayından arındırılmış bölgelerde, uluslararası yatırımın ve ortak girişimlerin teşvik edilmesi davetinde bulunur.

 

31) Ulusal parlamentoların, karamayınları ve antipersonel mayınlar konusunda geliştirilecek eylemlerde yeralmasını; yerel otoriteler, sivil toplum kuruluşları ve medyanın, yerel nüfusa yönelik riskleri azaltmaya yardımcı olacak, en azından bunların etkilerinin ciddiyetinden halkın farkında olmasını sağlamak üzere, bu konuyla daha fazla ilgilenmelerini teklif eder.

 

32) Norveç tarafından önerilen ve 46 devlet tarafından imzalanan karamayınlarında olduğu gibi teklife Avrupa Akdeniz ülkelerinin parlamentolarının destek vermelerini talep eder.

 

33) Başkanı’na, bu kararı, AB Bakanlar Konseyine, Avrupa Komisyonu’na, Barselona Sürecine katılan ülkelerin parlamento ve hükümetlerine ve Avrupa Parlamentosuna iletme görevini verir.