TBMM DIŞ İLİŞKİLER VE PROTOKOL MÜDÜRLÜĞÜ

 

 

 

 

AVRUPA-AKDENİZ PARLAMENTER ASAMBLESİ

(AAPA)

TÜRK GRUBU’NUN

26-27 MART 2006 TARİHLERİ ARASINDA

BRÜKSEL’DE YAPILAN

AAPA KOMİTE TOPLANTILARINA VE II.GENEL KURULUNA  KATILIMINA İLİŞKİN RAPOR

 

 

 

 

İÇİNDEKİLER

 

 

A-   Avrupa Akdeniz Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Heyet Listesi

 

B-  Yaşam Kalitesinin Geliştirilmesi, Sivil Toplumlar Arası Değişim ve Kültür Komitesi Toplantısı

 

C-  Ekonomik ve Mali Konular, Sosyal İşler ve Eğitim Komitesi Toplantısı

 

D-  Siyasi İşler, Güvenlik ve İnsan Hakları Komitesi Toplantısı

 

E-   Genel Kurul

 

F-   Ekler:

 

 

I-                   AAPA Türk Grubu Başkanı Dr. Zeynep KARAHAN USLU Tarafından Yapılan Konuşma

 

II-                Yaşam Kalitesinin Geliştirilmesi, Sivil Toplumlararası Değişim ve Kültür Komitesi Kararı

 

III-              Ekonomik ve Mali Konular, Sosyal İşler ve Eğitim Komitesi Kararı

 

IV-            Siyasi İşler, Güvenlik ve İnsan Hakları Komitesi Kararı

 

V-               Asamble Başkanlık Sonuç Kararı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

AAPA I.GENEL KURULU’NA KATILAN TÜRK GRUBU

HEYET LİSTESİ

 (BRÜKSEL, 26-27 MART 2006)

 

Dr. Zeynep KARAHAN USLU        İstanbul Milletvekili, AAPA Türk Grubu Başkanı

 

Abdullah ÇALIŞKAN                       Adana Milletvekili

 

Metin YILMAZ                                   Bolu Milletvekili

 

Mustafa Nuri AKBULUT                  Erzurum Milletvekili

 

Prof. Dr. Oğuz OYAN                       İzmir Milletvekili

 

Prof. Dr. Haluk KOÇ                        Samsun Milletvekili

 

Fikriye YAKIŞTIRAN                        Uzman

 

 

 

 

 

 

 

 

Yaşam Kalitesinin Geliştirilmesi, Sivil Toplumlar Arası Değişim   ve Kültür Komitesi Toplantısı

 

                        Avrupa-Akdeniz Parlamenter Asamblesi (AAPA) 2. Genel Kurul Toplantısı çerçevesinde 26 Mart 2006 tarihinde gerçekleşen Yaşam Kalitesinin Geliştirilmesi, Sivil Toplumlar Arası Değişim ve Kültür Komitesi toplantısı, gündemin kabulü ile başlamıştır. Komisyonun “Avrupa-Akdeniz bölgesinde doğal ve ekolojik Felaketlerin önlenmesi ve Sivil Savunma Çalışma Grubu”nun ilk toplantısında kabul ettiği taslak karar ve eki onaya sunulmuş; karar Türkiye’nin koyduğu birkaç çekince ile kabul edilmiştir. Komite Sekreterliğini yürüten İtalyan Parlamentosu tarafından hazırlanan Kültür Komitesi taslak karar tasarısının okunmasının ardından  Komite üyeleri tarafından tasarıya ilişkin olarak sunulan değişiklik önergeleri tartışılmıştır.

 

            Türk heyetinin orijinal taslağın ifade ve din özgürlüğü konusundaki 13. maddesine verdiği değişiklik önerisi tüm Komisyon tarafından beğenilmiş, aynı maddeye ilişkin olarak verilen birkaç değişiklik önerisinin Türk teklifi çerçevesinde birleştirilmesi kabul edilmiştir. AAPA Türk Grubu Başkanı İstanbul Milletvekili Dr. Zeynep KARAHAN USLU ve AAPA Türk Grubu Üyesi Dr. Haluk KOÇ tarafından,  taslak karara Türkiye ve İspanya tarafından BM Genel Sekreteri himayesinde başlatılan ‘Medeniyetler İttifakı Girişimi’ni vurgulayan bir madde eklenmesi de önerilmiştir. Sözkonusu teklif kabul edilerek Komisyon kararına 26. Madde olarak eklenmiştir. Konuyla ilgili olarak AAPA Türk Grubu Başkanı Dr Zeynep KARAHAN USLU tarafından yapılan konuşmada,  İspanya ve Türkiye’nin ortaklaşa olarak başlattıkları Medeniyetler İttifakı girişiminin başkanın Mehmet AYDIN olduğu, destek veren ülkelerin katılımıyla BM önderliğinde yürütülen bir proje olduğu, bu fikri dünya üzerinde dolaşıma açmak isteyen ve sivil toplum katılımıyla gerçekleşecek çeşitli projeleri amaçladığı, en üst uluslararası platform olarak BM’in de destek verdiği bu girişime ilişkin olarak Komisyondan bu konuda bir paragrafın Taslak Karara girmesi yönünde destek beklenildiği ifade edilmiştir.

 

Taslak Karanın ifade özgürlüğü ve dini inanışlara saygı ile ilgili bölümüne ilişkin olarak söz alan Samsun Milletvekili Prof.Dr. Haluk Koç, din özgürlüğü ve ifade özgürlüğünün insanın en temel hakları olduğunu; ancak hiçbir şekilde hakaret özgürlüğü bulunmadığını ifade ederek, konuyla ilgili olarak “AB’nin Yakın Çevresindeki Müslüman Dünya ile İlişkilerimiz” başlıklı bir rapor yayımlayan İsveç Parlamentosuna teşekkür etmiştir.

 

            Değişiklik önerilerinin tartışılması aşamasından sonra Komite’nin Karar tasarısına, Genel Kurul’a sunulmak üzere, son şekli verilmiştir.

           

 

 

 

Ekonomik ve Mali Konular, Sosyal İşler ve Eğitim Komitesi Toplantısı

 

            Avrupa-Akdeniz Parlamenter Asamblesi (AAPA) 2. Genel Kurul Toplantısı çerçevesinde 26 Mart 2006 tarihinde gerçekleşen Ekonomik ve Mali Konular, Sosyal İşler ve Eğitim Komitesi toplantısı, Komite Sekreterliğini yürüten Ürdün Parlamentosu tarafından hazırlanan taslak karar tasarısının okunması ile başlamış, söz konusu karar tasarısına getirilen değişiklik önerileri görüşülmüştür.

           

Değişiklik önerilerinin görüşülmesinden sonra Komite’nin Karar tasarısına, Genel Kurul’a sunulmak üzere, son şekli verilmiştir.

           

Siyasi İşler, Güvenlik ve İnsan Hakları  Komitesi Toplantısı

 

            Avrupa-Akdeniz Parlamenter Asamblesi (AAPA) 2. Genel Kurul Toplantısı çerçevesinde 26 Mart 2006 tarihinde gerçekleşen Siyasi İşler, Güvenlik ve İnsan Hakları Komitesi toplantısı, Komite Sekreterliğini yürüten Avrupa Parlamentosu tarafından hazırlanan taslak karar tasarısının okunması ile başlamış, söz konusu karar tasarısına getirilen değişiklik önerileri görüşülmüştür.

 

            Komitede ifade özgürlüğü ve dini inanışlara saygı ve Barselona Sürecinin 10. yılını müteakip toplanan Zirve konuları tartışılmış ve gelen değişiklik teklifleri görüşülerek karar tasarısına eklenmiştir.

 

            Karar tasarısına Türk Delegasyonu tarafından getirilen değişiklik teklifleri kabul edilmiştir.  Değişiklik önerilerinin görüşülmesinden sonra Komite’nin Karar tasarısına, Genel Kurul’a sunulmak üzere, son şekli verilmiştir.

 

 

 

 

Ad Hoc Kadın Hakları Komisyonu Toplantısı

 

26 Mart 2006 tarihinde  toplanan Ad hoc Kadın Hakları Komisyonu ilk toplantısında Komisyonun işleyiş esasları üzerinde durmuştur. AAPA Türk Grubu Başkanı Dr. Zeynep KARAHAN USLU’nun Komisyonun süresi, Komisyonun Başkanlık Divanı oluşumunun nasıl yapıldığı konusunda açıklama yapılmasını talep etmesi üzerine, Komisyon Başkanı anılan Komisyonun başkanlık Divanı kararıyla kurulduğunu ve Başkan (Polonya) ve üç başkan Yardımcısının (Filistin, Tunus ve AP) doğrudan Başkanlık Divanı tarafından atandığını ifade etmiştir. Sayın USLU, Komisyonun ad hoc bir komisyon olduğunu ve süre ile sınırlı olması gerektiğini de sözlerine eklemiştir. Komisyonun bir gün sonra ilk toplantısını yapacağını bildirmesi üzerine Türk Delegasyonu ve diğer delegasyonlar bu toplantıdan haberdar olmadıklarını söyleyerek kötü organizasyondan ötürü şikayetçi olmuşlardır.




 

Avrupa-Akdeniz Parlamenter Asamblesi İkinci Genel Kurulu

(27 Mart 2006, Brüksel)

 

- Avrupa-Akdeniz Parlamenter Asamblesi İkinci Genel Kurulu 27 Mart 2006 tarihinde AP ve AAPA Başkanı Josep BORRELL FONTELLES’in daveti ile Brüksel’de yapılmıştır. On Akdeniz ülkesinden, AB üyesi devletlerden ve AP’ndan parlamenterlerin katıldığı Genel Kurul’da Romanya, Bulgaristan ve Avrupa Yatırım Bankası gözlemci olarak yer almışlardır. Avrupa Konseyi Başkanlığı, Avrupa Komisyonu, Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komisyonu, EUROMED Sivil Toplum Örgütü Platformu, Arap Devletleri Ligi gibi uluslar arası örgütler de özel konuk statüsü ile Genel Kurula katılmışlardır.

 

- Genel Kurul’un açılış konuşmasını yapan AP ve AAPA Başkanı Josep BORRELL FONTELLES konuşmasında, ilk kez Atina’da yapılan kurucu Genel Kuruldan beri geçin iki yıl zarfında bayağı yararlı işler yapıldığını, Akdeniz’in güneyini de tanıma fırsatı bulduğunu, Avrupalılar için Müslüman dünya ile ilişkilerin çok önemli olduğunu, bu nedenle tarafların birbirlerini daha iyi tanımaları gerektiğini, Akdeniz bölgesinin dinamik aynı zamanda hassas bir bölge olduğunu ve Orta Doğu’daki çatışmaların kötü bir döneme girdiğini, milletvekili olarak görevlerinin Barselona Sürecini desteklemek olduğunu, Barselona Sürecinin meyvelerini vermediğinin bilincinde olduklarını, karşılıklı olarak birbirlerini anlama sorunları bulunduğunu, Avrupa’nın yüzünü doğuya çevirdiğini, Avrupa’nın yüzünü güneye de çevirmesi gerektiğini söyleyerek karikatür krizine de değinmiştir.  Karikatür krizinin birtakım tepkilere yol açtığını, şiddet olaylarının yaşandığını, AAPA Başkanlık Divanının da konuyla ilgili olarak ortak bir bildiri yayımladığını, komisyonların da bu konuyu gündemlerine alarak bir gün boyunca tartıştıklarını belirten FONTELLES, Asamblenin potansiyelini sonuna kadar kullanması gerektiğini, bu yaşanan olaylar sonucunda insanların öldüğünü, malların tahrip edildiğini, uygarlıklar çatışmasının canlandırıldığını, bundan da aşırı uçların yararlandığını vurgulamış, ifade özgürlüğünün temel değer olması yanı sıra inançlara saygının da önemli olduğunun,  ortak değerlere uygun bir ortaklık kurulabilmesi gerektiğinin, Asambleye düşen görevin diyalogun çatışmadan üstün tutulabilmesi olduğunun altını çizmiştir. FONTELLES’e göre Akdeniz’in iki yakasındaki halkları yakınlaştırmayı en iyi AAPA yapabilecektir. Bir yıllık Başkanlığı dönemindeki çalışmaları hakkında bilgi veren AAPA Başkanı, Ad Hoc Kadın Hakları Komisyonu’nun ve 6 çalışma grubunun kurulmasından duyduğu memnuniyeti de dile getirmiştir.

 

Gündemin kabulünden sonra konuşmalara geçilmiştir. İfade özgürlüğü ve dini inançlara saygı konusunun ana gündem maddesi olduğu Genel Kurulda ana konuşmacılar AB Konseyi dönem Başkanlığı temsilcisi Franz Morak, Dış İlişkiler ve Avrupa Komşuluk Politikası Avrupa Komiseri Benita Ferrero-WALDNER ve Arap Devletleri Ligi Brüksel Misyon Başkanı Abd El-Wahab DERBAL olmuştur.  AB Konseyi dönem Başkanlığı temsilcisi Franz MORAK, Avrupa-Akdeniz İşbirliğinin olumlu bir platform olduğunu, AAPA’ya katılan parlamentolara önemli görevler düştüğünü, Asamblenin Barselona sürecine yeni bir boyut katarak meşruiyetini sağladığını, Euromed’in başkanlığını yürüten Avusturya’nın bu alanda pek çok girişimi desteklediğini, bu çerçevede Medeniyetler İttifakı girişimin de desteklenmesi gerektiğini söylemiştir. Dış İlişkiler ve Avrupa Komşuluk Politikası Avrupa Komiseri Benita Ferrero-WALDNER, halklar arasında birbirini anlama konusunun hiç bu kadar önemli olmadığını,      sözde medeniyetler çatışmasının buna neden olduğunu, sözde dediğini çünkü bir medeniyetler değil cehaletler çatışması yaşandığını, ilişkilerde yanlış giden şeyler olduğunu, karikatür krizinin birbirini iyi anlamayan insanların sorunu olduğunu, bu çerçevede eğitimin önemli olduğunu, Avrupa’nın tutarlı ve iyi niyetli yaklaşımını sürdürmesi gerektiğin, Filistin’e yardım taahhüdünü de devam ettirmesi gerektiğini, din ve ibadet özgürlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğini, bu aşamada iki unsurun bulunduğunu belirtmiştir. WALDNER, “İlk unsur şudur: Herhangi bir grup parametreleri belirlemeyi tek başına üstlenemez. İkinci unsur ise şudur: Karşılıklı saygı, birbirini anlama şarttır. Kültürler arası işbirliğini geliştirmek karşılıklı anlayış için şarttır. Birtakım ortak eylemlerde bulunmalıyız. Akademisyenleri, sivil toplum örgütlerini, parlamenterleri bir araya getirmeliyiz. Bu adımları atmak çok önemlidir.  Birbirimizi anlayalı, hoş görelim. Bunları başarırsak halkın temsilcileri olarak en hayati işi yapmış oluruz. Farklılıklardan çok ortaklıkları ortaya çıkarmanızı bekliyorum.” demiştir. AB Konseyi dönem Başkanlığı temsilcisi Franz MORAK ise konuşmasında bölgenin uzun yıllar boyunca kültürel, ekonomik, siyasi, bilimsel açılardan diyalog zemininde bulunduğunu, bölgede gerçekten demokratik ilişkilerin kurulabilmesi için ilişkilerin ortak ilkelere dayanması gerektiğini, ülkelerin birbirlerine saygı duyması, anlaşma ve işbirliği temelleri atılması gerektiğini, Barselona Sürecinden bu yana işbirliği hedefleri için uygun araçlar ortaya konamadığını, ortak siyasi vizyonlar geliştirme zamanı geldiğini, saygı duyulan davranış kuralları olması gerektiğini, yaşananlardan ders alınması gerektiğini, ortak bir gelecek için birbirlerini anlamaları gerektiğini, kuzey-güney arasındaki diyalogun yeterince yoğunlaşamadığını belirterek; uluslararası ilişkilerde hiçbir şekilde şiddetin kullanılmaması gerektiğinin, hoşgörü, birlikte hareket ve sorumluluğun ilişkilerin temelini oluşturması gerektiğinin, Orta Doğu’da kapsamlı bir barışın hedef olduğunun  altını çizmiştir.

 

İfade özgürlüğü ve dini inançlara saygı konusunda söz alan AAPA Türk Grubu Başkanı Dr. Zeynep KARAHAN USLU, konuşmasında özetle ifade özgürlüğünün modern uluslararası insan hakları rejiminin, temel değerlerinden birini teşkil ettiğini, ifade özgürlüğünün yalnızca uluslararası insan haklarının özünü teşkil  etmediğini, aynı zamanda modern toplumların anayasalarında da temel bir değer olarak kabul edildiğini; Medeniyetler çatışmasından söz edildiği, dinsel çatışmaların yaşandığı ve dini radikalim dalgası ihtimalinin bulunduğu bir dönemde bu türden olayların gerçekleşmesinin, konu üzerinde ayrıca durulmasını ve hemen harekete geçilmesini gerektirmekte olduğunu; ifade özgürlüğünün, demokratik değerler arasında vazgeçilmez bir yere sahip olduğunu, ancak yaşanan trajik olaylara neden olan karikatürlerin yada bir başka materyalin yayımlanmasının önünde yasal bir engel bulunmaması, bunların meşruiyetini sağlamadığını, bu noktada, yasal olan ile meşru olan arasındaki ayrımın yapılmasında yarar olduğunu; yakın zaman içinde yaşananların, uluslararası toplumun diyalog, karşılıklı anlayış ve saygıyı geliştirecek acil adımları atması gerektiğini de açıklamakta olduğunu ifade etmiştir. Sayın USLU ayrıca bu noktada Medeniyetler İttifakının BM Genel Sekreterinin himayesi ile, Türkiye ve İspanya tarafından başlatılmış olmasının,  diyalog ve uyumu geliştirme açısından önemsenmesi gereken araçlardan biri olduğunu da sözlerine eklemiştir. (EK : I)

 

Aynı konuya ilişkin olarak söz alan AAPA Türk Grubu Üyesi, Adana Milletvekili Abdullah ÇALIŞKAN da konuşmasında özetle,  ABD ve İsrail’in bölgedeki barış için hiç bir şey yapmadıklarını, hatta barışı tehlikeye düşürdüklerini, Akdeniz’de barış için Avrupa’nın dominant faktör olarak değil, diyalog faktörü olarak bölgede bulunması gerektiğini; Anna Lindh Kültürlerarası Diyalog Vakfı gibi bir Mevlana Vakfı kurulması konusunda Avrupa’dan bir jest beklediklerini; Asamlenin ambleminde Avrupa’nın Akdeniz’e sırtını dönmüş gibi durduğunu ve bunun düzeltilmesi gerektiğini belirtmiştir.

 

Genel Kurul esnasında yapılan tartışmalarda katılımcılar :

 

-Avrupa-Akdeniz Ortakları arasında ortaklık ve diyalog için temel bir araç olarak Barselona Sürecinin önemini vurgulama,

-İfade özgürlüğü ve dini inançlar saygı konusunda görüş sunma,

-Barselona Sürecinin onuncu yıldönümü çerçevesinde yapılan Barselona Zirvesinde kabul edilen 5 yıllık çalışma programı ile terörizme karşı mücadele davranış kuralları konusunda bilgi alma,

-Barselona Deklarasyonunda yer alan ilkeleri tekrarlama,

-Siyasi konularda özgür ve adil görüş alışverişine imkan tanıyan parlamenter tartışma fırsatı bulmuşlardır.

 

Genel Kurul çalışmalarının sonunda üç Komisyonun Karar tasarıları (EK:   II- III- IV ) ile “Başkanlık Sonuç Kararı” kabul edilmiştir. (EK:V )

 

            Genel Kurulun kapanış konuşmalarını AP Başkanı Josep Borell Fontelles ve Tunus Meclis Başkanı Fouad MEBAZAA yapmışlardır. AAPA Başkanlığı Tunus Meclis Başkanı  Fouad MEBAZAA’a geçmiştir.

 

            Katılımcılar AP Başkanına, Başkanlığı döneminde gösterdiği gayretlerden dolayı da teşekkür etmişlerdir.

 

            AAPA’nın üçüncü Genel Kurulu Mart 2007 tarihinde Tunus’ta yapılacaktır.

 

 

 

 

 

 

EKLER

 

 

 

İSTANBUL MİLLETVEKİLİ SAYIN DR. ZEYNEP KARAHAN USLU’NUN AVRUPA AKDENİZ PARLAMENTER ASAMBLESİ GENEL KURULU’NDA İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE DİNİ İNANIŞLARA SAYGI KONUSUNDA YAPTIĞI KONUŞMA

27 MART 2006, BRÜKSEL

 

         Sayın Başkan,

         Değerli Meslektaşlarım,

         Bayanlar ve Baylar,

 

Hiç şüphe yok ki ifade özgürlüğü modern uluslararası insan hakları rejiminin, temel değerlerinden birini teşkil etmektedir.

 

İfade özgürlüğü yalnızca uluslararası insan haklarının özünü teşkil  etmemekte, aynı zamanda modern toplumların anayasalarında da temel bir değer olarak kabul edilmektedir.

 

Ancak geçtiğimiz günlerde Danimarka’da Hz. Muhammed’in karikatürlerinin yayımlanmasıyla bu konu, tüm dünya insanlarında üzüntü ve öfkeye yol açan olaylar çerçevesinde kullanılmıştır.

 

Sizlerin de takdir edeceği gibi, Medeniyetler çatışmasından söz edildiği, dinsel çatışmaların yaşandığı ve dini radikalim dalgası ihtimalinin bulunduğu bir dönemde bu türden olayların gerçekleşmesi, konu üzerinde ayrıca durulmasını ve hemen harekete geçilmesini gerektirmektedir.

 

İfade özgürlüğünün sınırsız olmadığı gerçeği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından da bildirilmektedir. Mahkemenin dava kararı, şiddet oluşturabilecek tahrik ve dini inanışlara saygısızlık edecek kaba yayımlar gibi durumlarda ifade özgürlüğünün sınırları olduğunu bildirmektedir.

 

Üzücü olan şey, bu konuda hukuki düzenlemelerin de olmasına rağmen, kültürel ve dinsel değerlere saygı ile basın ve ifade özgürlüğünün çatışıyor gibi gösterilmesidir. Bu doğru değildir. Hiçbir zaman da olmadı. Dünya üzerinde sınır olmayan bir hak yoktur. Diğerlerinin haklarının başladığı yerde sizin hakkınız bitmektedir.

 

Belirtilmelidir ki, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10. maddesinde de kimliklere ve dinsel değerlere saldırı ve hakaret açıkça reddedilmektedir.

 

Yine ifade özgürlüğü, daha önce de ifade ettiğim gibi, demokratik değerler arasında vazgeçilmez bir yere sahiptir. Ancak yaşanan trajik olaylara neden olan karikatürlerin yada bir baska materyalin yayımlanmasının önünde yasal bir engel bulunmaması, bunların meşruiyetini sağlamaz. Bu noktada, yasal olan ile meşru olan arasındaki ayrımın yapılmasında yarar vardır. Keza ifade özgürlüğünün saygı sınırları çerçevesinde kullanımının teşviki, önümüzdeki yıllarda da dini semboller üzerinden provakasyonlar ve manipülasyonların yapılmasının önüne geçilmesi için şarttır. Radikalizmin panzehiri olan hoşgörüyü evrensel kılmanın yolu, saygıyı evrensel kılmaktan geçmektedir.

 

 

Yakın zaman içinde yaşananlar, uluslararası toplumun diyalog, karşılıklı anlayış ve saygıyı geliştirecek acil adımları atması gerektiğini de açıklamaktadır.

 

Bu noktada Medeniyetler İttifakının BM Genel Sekreterinin himayesi ile, Türkiye ve İspanya tarafından başlatılmış olması,  diyalog ve uyumu geliştirme açısından önemsenmesi gereken araçlardan biridir.

 

Bu girişim çalışmalarını sürdürmekte olup, Eylem Programı`nın Eylül ayında Türkiye’de nihai hale getirileceği ifade edilmelidir.

 

Başta hedeflerini benimseme ve önerileri uygulaması yönünde Hükümetlerin taahhüdü olmak üzere bu girişimin tüm taraflar tarafından desteklenmeye değer olduğunun altını çizmek istiyorum.

 

Bayanlar ve baylar,

 

Avrupa Akdeniz Ortaklığının da bu bağlamda her zamankinden daha önemli bir vasıta haline geldiğinin bilincindeyiz. Kuzey ve güney ülkelerini bir araya getiren anlamlı girişiminizin etkinliğinin daha da artmasını temenni ederek,  ilginize teşekkür ederim.

 

 

 

 

 

 

AVRUPA AKDENİZ PARLAMENTER ASAMBLESİ

 

 

 

YAŞAM KALİTESİNİN GELİŞTİRİLMESİ, SİVİL TOPLUMLARARASI DEĞİŞİM VE KÜLTÜR KOMİSYONU

 

TASLAK KARAR

 

Yaşam Kalitesinin Geliştirilmesi, Sivil Toplumlararası Değişim ve Kültür Komisyonu:

 

-Komisyonun 15 Mart 2005 tarihinde Kahire’de ve 21 Kasım 2005 tarihinde Rabat’ta kabul edilen kararlarını dikkate alarak;

 

  -Göç akışlarının tartışılması konusuna odaklanacak özel bir Komite oturumuna çağıran Rabat kararının özellikle 20.paragrafını dikkate alarak;

 

-Göçün tehlikelerine karşılık vermede öncelikli eylemler” başlıklı 30 Kasım 2005 tarihli Avrupa Komisyonu bildirisini dikkate alarak;

 

-15-16 Aralık 2005 tarihinde Brüksel’de yapılan Avrupa Konseyi sonuç kararlarını ve özellikle bu sonuç kararlarına ek “Göç konusuna global yaklaşım: Afrika ve Akdeniz konusunda odaklanan öncelikli eylemler” başlıklı dokümanı dikkate alarak;

 

-Bazı Avrupa basınında çirkin karikatürlerin yayımlanması konusunda, 6 Şubat 2006 tarihli AAPA Başkanlık Divanı Bildirisini dikkate alarak;

 

- 5 Numaralı Çalışma Grubu adına Antonios Trakatellis taarfından sunulan “Avrupa-Akdeniz bölgesinde Doğal ve Ekolojik Felaketlerin Önlenmesi ve Sivil Savunma” konulu taslak kararı dikkate alarak;

 

-  6 Numaralı Çalışma Grubu adına Bernard Deflesselles tarafından takdim edilen Anna Lindh Avrupa Akdeniz Kültürlerarası Diyalog Vakfının organlarına Asamblenin katılım yollarına ilişkin taslak kararı dikkate alarak;

 

-Helene Flautre tarafından AAPA Başkanı Borell’e gönderilen ve “Strazburg’da bir Avrupa Akdeniz Gençlik Parlamentosu kurmaya” çağıran 16 Kasım 2005 tarihli mektubu dikkate alarak;

 

-27 Şubat 2006 tarihli Komisyon toplantısı ve takip eden tartışmalar esnasında Avrupa Komisyonu Adalet, Özgürlük ve Güvenlikten sorumlu Başkan Yardımcısı Franco Frattininin sunuşunu dikkate alarak;

 

 

göç akışlarının idaresi konusunda:

 

1.Avrupa Komisyonu tarafından başlatılan girişimleri, Hampton Court gayriresmi Konsey toplantısında ve 15-16 Aralık 2005 tarihinde Brüksel’de yapılan  Avrupa Konseyi’nde alınan kararları bildirir;

 

 

2.Bazılarının toplu göç akışlarının terminali haline dönüştüğü Akdeniz’in güney kıyılarındaki ortaklarla güçlendirilmiş bir işbirliği için AB tarafından yapılan taahhüdü memnuniyetle karşılar; ayrıca bu işbirliğinin ortaklık biçiminde olması gerektiğinin, göçün daha iyi idaresini sağlamak üzere, politika ve programların dayanışma ve ortak sorumluluk ilkesiyle, tüm üyelerin katılımıyla geliştirilip uygulanması gerektiğinin altını çizer;

 

3.Toplu göçlerin ekonomik, sosyal ve çevresel faktörleriyle mücadele eden dünya çapında bir strateji tasarlamak üzere, ilk olarak kaynak ülkelerinin ihtiyaçlarını dikkate alarak, göç olayını netleştirme  ihtiyacını vurgular;

 

4.Avrupa-Akdeniz Ortaklığının üye devletlerini, özellikle kadın ve çocuk hakları olmak üzere, açlıkla mücadele, çatışma önleme, demokratik devletlerin konsolidasyonu ve azınlık haklarına saygı konularına hitap edecek  bir ortak işbirliği stratejisi belirlemeye teşvik eder.

 

5. Şu öncelikler saklı kalmak üzere, gizli göçle mücadele edecek acil ve entegre bir strateji kabul etme zorunlu ihtiyacını vurgular:  kalkınma için zorunlu olmasından cihetle göç alan ülkelerde altyapının geliştirilmesi; güneyin gelişmekte olan  ülkelerindeki verimli yatırımların geliştirilmesi; özellikle eğitim ve sağlık alanında güney kıyı ülkelerindeki sosyal hizmetleri teşvik etmeye tahsis edilen Avrupa fonlarının artırılması.

 

6. Kalkınma sürecine hayatiyet kazandırıp geliştirmek ve ulusal endüstrileri rehabilite etmek için, güney kıyı devletlerindeki ortak finans programlarına Avrupa’nın mali ve materyal yardımını artırmanın öneminin altını çizer; ekonomik ve sosyal boyutundaki gelişmeye büyük engel teşkil eden borç konusuna yapısal bir çözüm bulma ihtiyacının da altını çizer.

 

7. İnsan ticaretine karşı mücadele için önerilen önlemleri, özellikle kıyı devriye ve uydu dedektör teknolojisi ile ilgili olarak, memnuniyetle karşılar. Bu teknolojilerin yasa dışı göçün başlangıç yerlerini tespit etmede ve organize suça karşı etkili eylemde bulunmada esas olarak korunma amaçlarıyla uygulanması beklenmektedir. Bu amaç doğrultusundaki yasamanın yapılıp güncelleştirilmesinin esas olduğunu düşünür.

 

8. Göç akışlarının idaresi için bir yasal çerçeve sağlamada duyulan ortak ihtiyacın, yasa dışı göçmenler dahil tüm göçmenlere ve güvenli geri dönüş dahil sığınma isteyenlerin bireysel haklarına ayrım yapılmaksızın uygulanacak temel haklara saygıya asla zarar vermemesi gerektiğinin altını çizer;

 

9. Tercüme ve sağlık yardımı gibi temel hizmetleri sağlamak ve toplu ve beklenmeyen göç akışlarında acil ihtiyaçları sağlamak üzere en kısa zamanda görev güçleri ve uygun fon kurulması isteğini ifade eder; bu bağlamda göçmenlerin haklarına ve şereflerine saygı için ilk ve öncelikli olarak, ortak ilkelere bağlı göçmen kabul kuruluşlarının işletilmesi arzu edilmektedir;

 

10. Sığınma arayanlar için ortak bir prosedür kuran Avrupa yasasının kabulünü memnuniyetle karşılar ve henüz gerçekleştirmemiş AB üyesi ülkeleri düzenlemelerini ve idari yapılarını gerektiği şekilde uyumlaştırmaya çağırır;

 

11. Yüzölçümü, nüfus yoğunluğu ve GSMH ile orantılı olarak AB üyesi Devletler arasında sığınma isteyenlerin sorumluluğunun paylaşılmasını koordine eden sorumluluk-paylaşım mekanizmasının kurulmasını tavsiye eder.

 

12. Kaçak göçle mücadele için sunulan kanun tekliflerinin, aynı zamanda yasal göçlerin artışını ve  yasal yollarla ikamet eden göçmenlerin entegrasyonunu düzenleyecek önemli kanunları da göz önüne almasının öneminin altını çizer.

 

13. Bireysel ülkelerin iş piyasalarındaki eksikliği tamamlamak için gerekli göçmen sayısını tespit etmeleri ile ilgili olarak,  bu piyasalara göçmenlerin erişimini düzenleyecek kural ve prensiplerin ortak bir kararla düzenlenmesi ve sadece oturma iznine sahip olanların gayri resmi yollarla çalıştırılmasıyla mücadele edecek tedbirlerin alınması gerektiğini hatırlatır.

 

14. Mevcut iş gücü potansiyelinin derinlemesine analizinin, bunun yanı sıra Avrupa ve ev sahibi ülkelerin mevzuatlarındaki kolaylıkların göz önüne alınmasının, göç artışı yönetiminin etkinliğini arttıracağını vurgular. Bu amaçla göç veren ülkeden beyin akışının uzun dönemli etkilerini dikkate alarak, işçilerin durumunu güçlendirecek bir stratejik plan hazırlama ihtiyacı olacaktır.

 

15. Göçmenlerin, ev sahibi ülkelerdeki mevcut bilgi, anlayış ve hukuki normlar üzerine kurulu olacak vatandaşlığa entegrasyon sürecinin gerekliliğinde hemfikirdir, bununla beraber göçmenlerin ata kültürlerinin ki bunlar tecrübe zenginliği ve çeşitliliğine ve tüm modern toplumların başvurmak zorunda kalabileceği değerlere büyük katkılar sağlar, korunması gerektiğini bildirir.

 

16. Göçmenlere ayrımcılık yapılmaması, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı ile mücadele yolları temeline dayalı bir entegrasyon politikası geliştirme ihtiyacını doğrular.

 

17. Göçmenlerin ve ailelerinin konut sorununun çözülmesini, bunun yanında, eğitim ve sosyal haklara kesin erişimlerini sağlayabilecek gerçek bir Avrupa entegrasyon stratejisi çizilmesini kaçınılmaz olarak görür. Bu bağlamda, 2007-2013 yılları için yapılacak bütçe görüşmelerinde, entegrasyona ayrılacak  fonların Avrupa Komisyonu tarafından teklif edilen miktarlara yakın olmasını diler.

 

Kültürler ve medeniyetler arası diyaloğun dini boyutu konusunda:

 

18. İfade özgürlüğünün, basın özgürlüğünün ve din özgürlüğünün, kişinin kendi kimliğinin  temel bir parçası olan, Avrupa Akdeniz ortaklığının temel ilkelerinden olan ve eşit olarak korunması gereken demokrasinin önemli değerleri olduğunun altını çizer; bunlar daima yasal sınırlar, insan haklarına dini inanış ve duygulara saygı ve sorumluluk çerçevesinde  uygulanmalıdır; bunlar farklı kültürler, dinler ve inançlar arasında gerçek bir diyalog ve uyum sağlayacaktır.

 

19. Birkaç Avrupa gazetesinde yayımlanan, İslam ve terörizmin keyfi ve kabul edilemez bir özdeşleştirmesini yapan yakışıksız karikatürlerin içeriğini kınadığını ifade eder; diğer yandan  kişilere, elçiliklere ve ulusal veya Avrupa kimliğinin sembollerine karşı şiddet ve saldırı kullanmayı kınar ve müsamahasız bu tür eylemlere cevap vermenin tamamıyla kabul edilemez olduğunu doğrular;

 

20. Tüm Barselona Süreci ülkelerini, farklı medeniyetler arasında daha iyi bilgi sahibi olmaları için basının diyaloga tam anlamıyla dahil olmasını; basının anlayış yokluğu ile karşılıklı bilgisizliği güçlendirebilecek her tür kültür ve inanıştan çekimser kalmaya cesaretlendirilmesini sağlamaya çağırır; 

 

21. Hükümetleri demokratik, çoğulcu ve hoşgörülü bir toplumun inşasına yönelik olarak barışçıl bir diyalog ve çalışmaya teşvik edip; şiddet, ırkçılık ve yabancı düşmanlığının her tür şeklini kuvvetli şekilde kınamaya çağırır.

 

22.Avrupa’daki başlıca cami imamları arasında bir toplantı organize eden; ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve dini hoşgörüsüzlüğe karşı bir konferans düzenleyen AB Avusturya başkanlığı tarafından başlatılan girişimlerden memnuniyet duyar; bu girişimlerin hoşgörüsüzlüğün her tür şekline karşı mücadelede Avrupa görüşmelerini canlandıracağını ümit eder ve Avrupa Akdeniz Parlamenter Asamblesi’nden bir delegasyonun bu tür olaylara davet edilmesini talep eder;

 

23. Halklararasında çoktaraflı bilgi akışını, kültürlerarası diyaloğu ve arabuluculuğu güçlendirmek üzere, Akdeniz’in her iki kıyısından akil kişilerin ve uzmanların da dahil olacağı bir ad-hoc komisyonun kurulmasını ümit eder. Anna Lindh Avrupa Akdeniz Vakfı dahil, ilgili kurumsal kimlikleri bu tür bir komisyonun kurulmasına yardımda bulunacak eylemlerde bulunmaya çağırır.

 

24. Barselona Sürecine üye devletlerin siyasi temsilcilerini ilgili kamu oyunda dinleri kırabilecek ve/veya  düşmanca davranışları provake edebilecek, böylece diyalog yerine medeniyetler çatışması temeline dayanan Akdeniz’in iki kıyısı arasındaki ilişki vizyonunu besleyecek her tür eylem ve davranıştan çekinmeye çağırır.

 

25. AB Üyesi devletlerini, göç veren ve göç alan ülkelerdeki kültürlerarası diyalog lehine önemli bir rol oynamaya teşvik etmek üzere, Akdeniz ülkeleri hükümetler dışı örgütlerini desteklemeye çağırır.

 

26. BM Genel Sekreterinin himayesinde Türkiye ve İspanya tarafından ortaklaşa başlatılan Medeniyetler İttifakı ve Amman Mesajı gibi her tür girişimi memnuniyetle karşılar. Bu girişimlerin kültürlerarası diyaloğu teşvik ederek Avrupa-Akdeniz ortaklığının amaç ve hedeflerinin güçlendirilmesinde araç olabileceğine inanır.

 

Komisyon sonuç olarak:

 

27. “Avrupa-Akdeniz Bölgesinde Doğal ve Ekolojik Felaketlerin Önlenmesi ve Sivil Savunma” Çalışma Grubunun taslak kararını tamamiyle destekler. Barselona Sürecine üye devletleri, Avrupa Komisyonu ve Konseyi, sivil savunma alanında işbirliğini güçlendirme konusunu dikkate almaya çağırır.

 

28. Avrupa Akdeniz Parlamenter Asamblesinin, Anna Lindh Kültürlerarası Diyalog Vakfının organlarına katılım yolları konusunda Çalışma Grubu tarafından geliştirilen taslak kararı tamamen destekler; Asambleden bu kararı biran önce kabul etmesini talep eder ve AAPA Başkanlığını Çalışma Grubunun tamamen işlevsel sonuçlar elde etmesi için eylemler geliştirmeye çağırır;

 

29.Gençler arasında kültürel değişimler alanında aktif örgütlerin tam katılımı ile Strasburg’da Avrupa Parlamentosu binasında bir “Avrupa-Akdeniz Gençlik Parlamentosu” düzenlemesi önerisini memnuniyetle karşılar, Avrupa Parlamentosu’nun “Avrupa Okul Programı” gibi mevcut araçlara  başvurularak diğer girişimlerin de, mümkün olduğunca, en kısa zamanda gerçekleştirilmesini ümit eder.

 

 

 

 

 

 

AVRUPA AKDENİZ PARLAMENTER ASAMBLESİ

 

 

 

 

 

 

TAVSİYE KARARI

 

 

Avrupa Akdeniz Parlamenter Asamblesi Ekonomik ve Mali Konular, Sosyal İşler ve Eğitim Komisyonu adına 26 Mart 2006 tarihinde Brüksel toplantısında M.Hashim Dabbas  tarafından sunulmuştur:

 

 

 

 

 

 

 

 

Ekonomik ve Mali Konular, Sosyal İşler ve Eğitim Komisyonu:

 

  • 20 Kasım 2005 tarihinde Rabat’ta alınan karar ışığında,
  • 30  Ocak 2005 tarihinde Lizbon’da düzenlenen toplantının ışığında,

 

Eğitim Konusunda:

 

  1.  Güney ülkelerindeki düşük okur yazarlık oranının bölgenin kalkınması önünde önemli bir engel olduğunu düşünmektedir. Bu bağlamda eğitim ve formasyon alanındaki mevzuatın geliştirilmesinin birincil öncelikte olduğunu belirtir ve bunun bölgenin kalkınması için bir önkoşul olduğuna inanır. Eğitim hedeflerine ulaşmak için, temel eğitimin yaygınlaştırılması ve  lise ve üniversite eğitimi veren okulların  sayısının arttırılması gerektiğini bildirir.

 

  1. Üye ülkeler, lise ve üniversite eğitimini güçlendirecek zayıf ekonomik alanların desteklenmesi programlarını kurmaya ve bu programlara özellikle ekonomik durumu zayıf kadınların katılımına teşvik edilmelidirler.

 

  1. Avrupa-Akdeniz taraf devletleri arasında sağlam ilişkilerin kurulmasında her tür somut ilerlemeye engel olan, düşmanlık ve nefret ortamını güçlendiren bazı taraf ülkeler hakkındaki yarı gerçekler ve karikatürleri içeren Euromed ülkelerindeki birkaç eğitim programının içeriğinin gözden geçirilme ihtiyacını vurgular.

 

  1. Genel bilgi düzeylerinin arttırılması açısından, öğrenci, eğitmen ve işçi değişim programlarının uygulamaya konulmasının gerekliliğini belirtir. Komisyon, mevcut programlara – TEMPUS, ERASMUS MUNDUS – destek verilmesini ve bunların orta öğretim seviyesinde yaygınlaştırılmasını talep eder. Komisyon, Avrupa-Akdeniz Parlamenterler Asamblesi üye ülkelerinden orta öğretim öğrencilerinin ve üniversite profesörlerinin faydalanabilecekleri eğitsel ve yönlendirici değişim programlarını uygulamaya koymalarını ısrarla talep eder. Komisyon aynı zamanda,  akademik düzeyde olduğu kadar, akademik ve araştırma kuruluşları arasında da değişim programlarının gerekliliğini vurgular.

 

  1. Avrupa ülkeleri tarafından Akdeniz ülkelerinde eğitim sisteminin geliştirilmesi ve reform konusunda gerekli materyal ve teknik yardım sağlanması konusunda sürekli taahhütte bulunulması ihtiyacını vurgular.

 

  1. Eğitimin önemini vurgular, ulusal parlamentolardan, Avrupa-Akdeniz ülkeleri parlamentolarından ve Avrupa Parlamentosundan MEDA tarafından finanse edilen eğitim programlarının sürekli değerlendirmelerinin yapılması ihtiyacını vurgular.

 

  1. Eğitim programlarının birbirleriyle uyumunun sağlanabilmesi için, Avrupa-Akdeniz bölgesi parlamentolararası işbirliği ağının kurulmasının gerekliliğini vurgular. Komisyon aynı zamanda, barışı ve adaleti destekleyen ulusal ve uluslararası değerleri yükseltecek çalışmaların yapılacağı  bölgesel gençlik faaliyetleri ağının  da kurulmasını talep eder.

 

  1. Özel sektör ve kamu sektörü arasındaki işbirliğini güçlendirici tedbirlerin eğitim alanında çalışan kesimin seviyesinin yükseltileceği bir şekilde alınmasının gerekliliğini vurgular.

 

  1. Yedinci araştırma ve teknolojik kalkınma programları çerçevesine dahil eylemlerde taraf ülkeleri bir araya getirme ihtimalini incelemeyi önerir.

 

  1. Avrupa-Akdeniz ülkelerinin üniversiteleri arasında bir bilgi topluluğu kurulması amacıyla Avrupa-Akdeniz bilimsel araştırma fonu kurulması gerektiğini düşünmektedir. Bu girişim taraf ülkeler arasındaki araştırmacıları destekleyip, üniversitelerin performansını geliştirecek ve Euromed bölgesinde tüm üniversiteler arasındaki kültürel değişimi güçlendirecektir.

 

Sosyal İstikrar ve Sosyal Haklar Konusunda:

 

  1. Hem kadın hem erkekler için istihdam ve işe eşit giriş imkanlarının, sosyal istikrarın sürdürülebilmesi ve ekonomik gelişmenin sağlanabilmesi için önemli bir faktör olduğuna inanır. Komisyon; Avrupa-Akdeniz Parlamenterler Asamblesi güney ülkeleri üyelerinden ülkelerinin anayasalarında kadının sosyal haklarına özel bir bölüm ayırmalarını ısrarla talep eder.

 

  1. Güney ülkelerinin karşı karşıya kaldığı toplumsal yoksullukla mücadele için, sosyal kalkınmanın gerçekleştirilmesi adına güney ülkelerine verilen desteğin arttırılması, bununla beraber güney ve kuzey ülkeleri arasındaki mesafelerin azaltılması ve bağların güçlendirilmesi gerektiğini düşünür.  “Milenyum Kalkınma Hedefleri”nin Akdeniz versiyonunu hazırlamaya ve yaymaya çağırır. Ayrıca Avrupa Komisyonunu çoğu gelişmemişlikten kaynaklanan problemlerden etkilenen Akdeniz ülkelerine maddi destekte bulunmaya yönelik adım atmaya çağırır.

 

  1. Üye devletleri, iyi yönetim kurallarını uygulamaya teşvik eder ve kuzey ülkelerini, bu hedefe ulaşmak için ihtiyaç duyan ülkelere teknik yardım sağlamaya çağırır.

 

  1. Güney Akdeniz’de ekonomik büyümeyi sağlamak ve iş imkanı yaratmak için, Akdeniz’in iki kıyısı arasında endüstriyel işbirliğinin güçlendirilmesi dahil, bölgede Avrupa yatırımlarına ilgiyi artıracak tüm reform ve gerekli araçlara daha güçlü dikkat sarfedilmesini tavsiye eder.

 

  1. Temel çalışma kanunları ve sosyal haklara, ki bunlar Avrupa Komşuluk Politikası ve ortaklık politikasının temeli olarak görülmektedir, tam katılımın sağlanmasını istemektedir. Komisyon, tüm ilgili ortakların çalışma planları üzerinde birleşmesini ısrarla talep eder. AAPA üyesi ülkeler güney üye ülkelerini kadın ve çocuk haklarına tam saygı gösteren sosyal haklarla ilgili tüm uluslararası anlaşmaları uygulamaya davet eder.

 

  1. MEDA 1 ve MEDA 2  programlarının uygulanmasında Akdeniz’in güney kıyılarındaki en  az gelişen ülkelere, bu ülkelerin endüstrilerini modernize edebilmeleri ve ileri teknolojiyi uygulayabilmeleri için kalkınma sürecinin yükünü omuzlayabilmelerine yardımcı olmak amacıyla mali ödenek tahsisini artırmaya çağırır.

 

  1. Çalışanların serbest dolaşımının; ekonomik kalkınmayı ve Akdeniz’in iki yakasındaki toplumlar arası bağların güçlendirilmesini sağlayacak önemli etkenlerden biri olduğuna inanmaktadır. İşçilerin dolaşım özgürlüğü özellikle Avrupa-Akdeniz ortaklığının ihtiyaçlarına cevap verecek işçiler için cesaretlendirilmelidir. Avrupa ülkelerine girmeyi isteyen Akdeniz’in güneyindeki ülkelerin vatandaşlarına uygulanan vize kısıtlamalarının büyük bir hayal kırıklığı yarattığını ve diyalog yanı sıra sosyal ve kültürel değişimleri de tehlikeye attığına inanmaktadır. Bu durumda komisyon,  mevcut işbirliğinin, Ortaklık ve İşbirliği Anlaşmaları temelleri çerçevesinde, çalışanların serbest dolaşımını sağlayacak şekilde güçlendirilmesi gerektiğini öne sürer.

 

  1. Akdeniz ülkelerini, iş fırsatları sağlaması nedeniyle, işsizlikle mücadelede anahtar rolü oynayacak özel sektörü desteklemeye gayret göstermeye çağırır.

 

  1. Temel söylemleri belirlemek ve çalışma koşulları ile sosyal güvenliğin yanı sıra yoksulluk, istihdam ve sosyal diyalog alanlarındaki politikaları uyumlu hale getirmek üzere  istihdam ve sosyal politikalarla ilgili sorulara açıklık getirecek toplumsal bir diyalogun başlatılması gerektiğine inanır.

 

  1. Sosyal konuların hem Avrupa Birliği ve hem de Akdeniz ülkelerinde hassas konular  olduğuna inanmaktadır. Bu bağlamda, komisyon önümüzdeki senenin önceliklerini belirlemek ve gelecekteki diyalogların çerçevesini çizmek için, gerek ulusal parlamentolarla gerekse çeşitli parlamentolardaki ilgili komisyonlarla işbirliği içerisinde çalışmalıdır.

 

Enerji Konusunda:

 

  1. Enerji alanında AAPA ülkeleri arasında işbirliğine gitmenin önemini onaylar. Üye ülkeleri enerji etkinliğinin artırılmasını, enerji saklama ve yenilenebilir enerjiyi desteklemeye ve bu alanlarda işbirliğine gitmeye çağırır. İlgili ülkelerdeki ekonomik kalkınma ve hayat standartları üzerinde doğrudan bir etkisi olan petrol fiyatlarının artışını göz önüne alarak, alternatif enerji kaynakları bulmak üzere yapılacak eğitim, araştırma ve proje çalışmalarında Avrupa-Akdeniz ülkeleri arasında işbirliğine gidilmelidir.

 

  1. Çoğu AAPA ülkesinin  dış enerji kaynaklarına bağımlılığının sürekli büyüdüğünü ve dış enerji kaynaklarına giderek artan talebin mevcut kaynak stoklarına ek bir  baskı yapabileceğini tanır; gelecekteki kaynak teminini ve fiyatları potansiyel olarak etkileyecek yeni yollar bulmaya çağırır.

 

  1. Mashrek ve Maghreb  Arap ülkeleri ile Avrupa Birliği’ndeki elektrik piyasaları  arasında giderek yayılan bir entegrasyonu sağlamak üzere bölgesel projeler bazlı bir Avrupa-Akdeniz enerji pazarı kurulmasına yönelik çabaları  memnuniyetle karşılar. Gaz piyasası ve diğer enerji projeleri, özellikle de yenilenebilir enerji  ile ilgili olanlar da bölge ülkelerinin çıkarınadır.

 

  1. Enerjinin ve yatırım imkanlarının optimal kullanılmasını (FEMIP) teşvik edip, yenilenebilir enerji kaynaklarını geliştirecek projelerin finansmanında Avrupa Yatırım Bankasının uygulamalarını memnuniyetle karşılar. Bununla beraber MEDA programı kapsamında öngörülen ve pazarlama birimlerinin kurumsal kapasitelerinin güçlendirilmesini ve bu projelerin toplam faydasını arttırmayı amaçlayan proje yönetim birimlerinin  kurulmasını hedefleyen yatırımlar karşısında duyduğu memnuniyeti ifade eder.

 

  1. AAPA üye ülkelerinden; 2003 yılında Atina’da ve  2004 yılında Roma’da yapılan  Avrupa-Akdeniz Enerji Forumu Bakanlar Konferansı’nda ve Nisan 2003  tarihinde düzenlenen Enerji Forumunda kabul edilen  enerji politikalarının prensiplerine destek vermelerini talep eder.

 

  1. AAPA üye ülkeleri ve Avrupa Birliğinden; MEDA programları çerçevesinde özellikle güneş enerjisi ve enerji etkinliği olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarının  kullanımını teşvik edici programlar yapmalarını, Kyoto sürecini desteklemelerini, daha etkili enerji talep idaresini teşvik etmeyi, kurallar ve standartlar yanı sıra Akdeniz’in güney kıyılarındaki ülkelerde enerji sektöründe kullanılan enformasyon sistemleri ile istatistikleri uyumlaştırmayı ısrarla ister.

 

  1.  Güvenilir, risklerden uzak ve sürdürülebilir Avrupa-Akdeniz enerji arzının sağlanması; bir taraftan kuzey ve güney diğer taraftan da güney ve güney arasındaki  enerji altyapısının finansmanının kolaylaştırılması  için, uygun fiyatlarda güvenilir bir enerji arzı sağlamaya çağırır. Komisyon aynı zamanda, enerji alanında kurulması planlanan Avrupa-Akdeniz enerji ortaklığı için makul bir gündemin kabul edilmesine ek olarak, Avrupa-Akdeniz enerji politikalarını geliştirmeyi amaçlayan bir teknik yardım talep eder.

 

  1. Petrol fiyatlarının artışından etkilenen ülkeler için bir yardım fonu oluşturulmasını talep eder.

 

  1. Enerji arzının yayılmasıyla ilgili çevre sorunlarını tatmin edici bir şekilde dikkate almaya çağırır.

 

 

Serbest Ticaret ve Ekonomik Kalkınma Konusunda:

 

  1. 24 Mart 2006 tarihinde Marakeş’te yapılan Avrupa Akdeniz Ticaret Bakanları 5.Konferansında, 2010 yılı itibariyle Avrupa-Akdeniz Serbest Ticaret Bölgesinin tamamlanması ve uygulanması yollarına, ayrıca güney-güney arasındaki ticaretin nasıl geliştirileceği konularına ilişkin olarak yapılan tartışmalar ışığında;  Avrupa-Akdeniz üyesi ülkelerden ticaret ve rekabet alanındaki mevzuat uyumlarını gerçekleştirmelerini talep eder.

 

Hizmetlerde ve yatırımlarda ticaretin serbestleştirilmesiyle ilgili olarak dernek anlaşmalarına ek protokole ilişkin resmi müzakerelerin başlatılmış olmasını ve  ortak ülkelerin ihracatlarını arttırmaları için ön koşul olan Uygunluk Değerlendirme Anlaşmasının müzakerelerinin açılışında Ticaret Bakanlarınca alınan kararı memnuniyetle karşılamaktadır.

 

Dünya Ticaret Örgütü’nün sonuçları ve müzakerelerine uygun olarak gerçek bir Serbest Ticaret Bölgesinin tamamlanmasının gerçekleştirilmesi için tarımda derinleştirilmiş bir ticaret serbestleştirilmesini talep eder.

 

 

  1. Avrupa Komisyonunu ve Avrupa Konseyini Manchester Üniversitesi tarafından yapılan ve 2010 yılında faaliyete geçecek olan serbest ticaret bölgesinin ekonomik sosyal sonuçlarını inceleyen araştırmasını değerlendirmeye davet eder.

 

  1. AAPA, Avrupa Komisyonu ve Avrupa Birliği Başkanlığı arasındaki işbirliğinin bir çok alanda ,özellikle de ekonomi alanında güçlendirilmesini talep eder..

 

  1. AAPA’nın Kahire’de düzenlen toplantısında kadınların toplumdaki ve kalkınmadaki, özellikle de ekonomik alanlardaki rolleri  konusunda kurulan kadın hakları ad hoc komisyonuyla mevcut işbirliğinin arttırılmasını talep eder.

 

  1. Avrupa-Akdeniz üyesi ülkelerin halklarına eğitim, sağlık ve altyapı alanlarında sürekli mali destek ihtiyacını onaylar ve Avrupa’nın Filistin halkına sürekli yardım etmesi gerektiğini bildirir.

 

  1. Komisyon, tavsiyelerinin uygulamaya konabilmesi için; Avrupa Akdeniz ülkelerindeki ekonomi komisyonlarındaki parlamenterler ile dış işleri bakanları arasındaki iletişimin kuvvetlendirilmesini talep eder.

 

  1. Özel yatırımların kanalize edilmesi için teşvikler oluşturulurken doğrudan yatırımlar  için yasal düzenlemeler ve mekanizmalar geliştirilmesini; Avrupa Birliği Üyesi Devletlerin serbest ticaret ilkesine uygun olarak, pazarlarını, Akdeniz ülkeleri ürünlerine açmalarını talep eder.

 

  1. Su konusuna büyük önem verecek şekilde taraf ülkeler arasında çevre  alanında işbirliği kurulması gerektiğine inanmaktadır.

 

  1. Avrupa Akdeniz bölgesinde küçük ve orta ölçekli şirketler gibi yeni bir alan içeren ortaklığa çağırır.

 

  1. Avrupa Akdeniz bölgesinde doğal felaketleri ele alan koordineli bir program oluşturma ihtiyacını vurgular.

 

  1. Ortaklık Sözleşmelerinin, Akdeniz Ülkelerinde verimli sanayi yapılarının geliştirilmesine yardımcı olmalarını vurgular.

 

  1. Euromed üyelerini gerektiğinde kuş gribi konusunda her tür maddi yardımda bulunmaya çağırır.

 

  1. Avrupa Akdeniz Ortaklığı bağlamında, Suriye ile Ortaklık Anlaşmasının onaylanması ve uygulanmasına ilişkin prosedürlerin sonuçlandırılmasını talep eder.

 

 

 

 

 

 

AVRUPA-AKDENİZ PARLAMENTERLER ASAMBLESİ

 

 

 

KARAR

 

 

Avrupa Akdeniz Parlamenterler Asamblesi

 

 

 

Barselona Zirvesi Sonuçları ve Avrupa-Akdeniz İşbirliği Perspektifleri 

 

 

Siyasi İşler, Güvenlik ve İnsan Hakları Komisyonu Adına

Tokia SAİFİ, Başkan

 

 

 

 

Avrupa Akdeniz Parlamenter Asamblesi:

 

-21 Kasım 2005 tarihinde Rabat’ta  kabul edilen “Barselona Sürecinin Geleceği” konulu kararı, aynı tarihte AAPA Başkanlığının kabul ettiği ve 27-28 Kasım 2005 tarihinde Barselona’da düzenlenen devlet ve hükümet başkanları zirvesine hitap eden deklarasyonun ışığında;

-   Başkanlık Divanı’nın, 26 Kasım 2005 tarihinde Barselona’da yapılan 5. Avrupa Akdeniz Parlamento Başkanları Konferansında almış olduğu kararlar ışığında;

-   Barselona Zirvesi sonunda kabul edilen 5 yıllık çalışma programı ve Avrupa-Akdeniz ülkelerinin terörizmle mücadele ilkelerinin ışığında;

 

İfade özgürlüğü ve dini inançlara saygı konusunda

1.      Müslümanların dini duygularını rencide eden karikatürlerin Danimarka’daki bir gazetede yayımlanması sonucunda ortaya çıkan duruma ilişkin derin kaygıyı ifade eder ve bunun akabinde çeşitli İslam ülkelerindeki Avrupa temsilciliklerine yapılan    ve ne yazık ki can kaybıyla sonuçlanan nefret, yabancı düşmanlığı ve şiddet dolu saldırıları kınar;

2.      Dini inançlara, ahlaki ve vicdani değerlere yapılan her türlü saldırıyı esefle kınar ve ifade özgürlüğünün doğru kullanılmasının gerekliliğini belirtirken, her ne sebeple olursa olsun şiddete başvurulmasını kınar; hükümetleri dini nefret, yabancı düşmanlığı ve ırkçılıkla savaşta dini inanışlara ve sembollere saygıyı sağlamada ve hoşgörü, özgürlük ve çok kültürlülük değerlerine teşvik etmede sorumluluklarını yerine getirmeye çağırır.

3.      Her tür din veya inanış, kültür, etnik grup veya milliyete karşı şiddet ve terörizmin tanımlanmasına karşı çıkılması için ortak tavır alınmasını tekrarlar.               

4.      İfade özgürlüğünün demokratik, çoğulcu, hoşgörülü ve açık toplumların önemli bir parçası olduğunu hatırlatır ve aynı zamanda kişinin ifade özgürlüğünü diğerinin haklarına karşı belirli yükümlülük ve sorumluluklarla uygulaması gerektiğini vurgular; bu bağlamda  1995 Barselona Deklarasyonu’nun, medeniyetler arasında her tür çatışma kavramını reddeden halklarımızın çoğunluğu tarafından paylaşılan ilkelere-  ifade, vicdan ve inanç özgürlüklerini kapsayan insan hakları ve temel özgürlüklere saygı prensibi ile çeşitlilik, çoğulculuk ve hoşgörü - dayandığını yineler ve bu prensiplerin göz ardı edilmesini kınar; bu değerleri güçlendirecek İslam Konferansı Teşkilatı, Arap Devletleri Ligi ve ilgili Hükümetler Dışı örgütler gibi ilgili forumları aktif hale getirme ihtiyacının altını çizer.

5.      İfade özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, inanç özgürlüğü ve din özgürlüğünün İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde yer aldığını hatırlatır;  ifade özgürlüğünü temel bir değer olarak savunur ve ifade özgürlüğü kişisel sorumluluk ile yan yana, hukuk sınırları içinde, diğerlerinin hak ve değerlerine saygı çerçevesinde uygulanmalıdır.

6.      Açık ve şeffaf bir diyalog ile karşılıklı saygının mevcut durumu göğüslemek için ve bu olayların tekrarlanmasının önlenmesi için doğru yol olduğuna inanır ve AAPA’nın diyalogu geliştirmede birlikte çalışmak için uygun forum olduğuna işaret eder; medeniyetler ittifakının kurulması amacıyla dinler, kültürler ve toplumlar arasındaki diyalogu gerçekleştirecek girişimleri destekler.

7.      Hükümetler ve siyesi liderleri, medeniyetler çatışması ve medeniyetler savaşını tekrar hatırlatacak her tür beyanda bulunmaktan çekinmeye çağırır.

8.      Din özgürlüğü dahil, ifade özgürlüğü ve dine saygının herkes için temel haklar olduğuna ve bu nedenle herkes tarafından saygı duyulması gerektiğine inanır; siyasi liderleri ve medyayı diğerinin dinine ve inanışlarına tahrike sebep olacak her tür davranıştan kaçınmaya çağırır.

9.      İslamafobiaya ve diğer din ve inanışlara karşı eylemlere ortak tavır alma amacıyla,  Avrupa Akdeniz ortaklarını, Avrupa-Akdeniz toplumlarını aydınlatacak bilgiyi sağlayacak eylem programlarına sıkı destek vermeye çağırır.

10.  Mevcut durumla baş etmenin ve bu olayların bir daha tekrarlanmasını önlemenin yegane yolunun diyalog olduğuna inanmaktadır; AAPA’nın dinler, kültürler ve toplumlar arası diyalogu geliştirmede birlikte çalışılacak uygun bir forum olduğuna işaret eder.

Barselona Deklarasyonunun 10.Yıldönümü Faaliyet Bilançosu Hakkında                         

 

11.  Zorluklara ve Zirvenin sınırlı sonuçlarına rağmen, Barselona Sürecinin 10.yıldönümü çerçevesinde toplanan Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesinin, ortaklığın ortak taahhütlerini ifade etmek için bir fırsat teşkil ettiğini belirtir.

12.  Bununla beraber, 5 yıllık çalışma programının kabulünü ve terörizmle mücadele konusunda Avrupa Akdeniz Davranış İlkelerinin benimsenmiş olmasını memnuniyetle karşılar; adı geçen ilkelerle ilgili somut önlemlerin uygulanmasına ve takibine inanmaktadır; sonuç olarak bu konuda  düzenli ve öncelikli olarak bilgilendirilmeyi talep eder; Barselona Sürecine yeniden hayatiyet kazandırabilecek Barselona Deklarasyonu’nun 10.yıl dönümüne işaret eden sivil toplum girişim ve projelerinin yaygınlaştırılmasını da memnuniyetle karşılar.

13.  Avrupa-Akdeniz işbirliğinin yeniden başlayabilmesi ışığında, hükümetler arası düzeyde karşılaşılan sorunların aşılması için  parlamentolar arası diyalogun  hayati ve tamamlayıcı bir unsur olduğuna inanır;

14.  Bu bağlamda, 26 Kasım 2005 tarihinde Barselona’da düzenlenen 5. Avrupa-Akdeniz Parlamento Başkanları Konferansı’nda, AAPA’nın aktivitelerine verilen desteğin dile getirildiğini ve AAPA’nın Barselona sürecinin parlamenter boyutu olarak dile somutlaştırıldığını ve tanındığını memnuniyetle bildirir;

 

Ortaklık Çerçevesi Hakkında

 

15.  Ortaklık anlaşmalarının ve Avrupa Komşuluk Politikasının uygulanmasını; bununla beraber Barselona sürecini tamamlayıp güçlendirecek bu planlar altındaki eylem planlarının kurulmasını; çok taraflı ve bölgeler arası gerçek bir işbirliği için ortak  ülkeler arasında daha sağlam ilişkiler kurulmasını ve Güney-Güney işbirliğinin daha da geliştirilmesini tavsiye eder;

16.  Avrupa- Akdeniz politikasının, amaçlarını gerçekleştirebilmesine olanak sağlayan bir bütçeyle donatılması gerektiğine işaret eder, 2007’den itibaren öngörülen ödenek artışının 28 Kasım 2005 tarihinde Barselona’da kabul edilen 5 yıllık çalışma programının tüm hedeflerine ulaşmasına olanak sağlaması ihtiyacını hatırlatır;

17.  AAPA parlamenterlerinin, insan hakları, demokratikleşme ve sivil toplum konularında EUROMESCO ağı tarafından ve cinsiyet eşitliği ve  göç konularında iki Euromed Bakanlar konferansı tarafından 2006 yılı için organize edilmesi öngörülen Avrupa- Akdeniz Konferanslarına katılmaları gerektiğini düşünür ve böyle bir katılımın Avrupa-Akdeniz Parlamenterler Asamblesinin rolünü ve vizyonunu güçlendireceğine inanmaktadır;

18.  Avrupa Akdeniz Barış ve İstikrar Şartının daha dinamik hale getirilmesini ve Akdeniz bölgesindeki güvenlik ve barış konusunda belirli Arap kavram ve gereksinimlerini buna dahil etmeyi talep eder.

Orta Doğu barış süreci hakkında

 

19.  Filistin seçimlerinin sonuçlarını göz önüne alarak, seçimlerin barış ortamında gerçekleşmesini, seçimlerdeki demokratik şeffaflığı ve yüksek katılımı memnuniyetle karşılar; aynı zamanda bu başarıda uluslararası gözlemcilerin özellikle Avrupa Birliği’nin katkısının çok önemli olduğunu bildirir.

20.  Yeni Filistin hükümetini, Filistin yönetimi tarafından yapılan taahhütleri yerine getirmeye ve Yol Haritasıyla belirlenmiş barışçıl çözüm yoluna devam etmeye davet eder; Uluslar arası toplumu Filistin halkının isteklerine saygı göstermeye, önyargılardan kaçınmaya, demokratik şekilde seçilen Filistin Yönetimine destek olmaya çağırır;

21.   İsrail’de yapılacak olan gelecek seçimlerin aynı koşullarda gerçekleşeceğinden emindir ve sonuçlarının Yol Haritası çerçevesinde Filistin Yönetimiyle diyalogu iyileştirecek yönde olacağına inanır.

22.  İsrail’deki gelecek seçimlerin en iyi koşullarda yapılacağından emindir ve sonucun yol haritasında Filistin Yönetimiyle diyalogu geliştireceğini ümit etmektedir.

23.  Orta Doğu barış sürecine dahil tüm tarafları, iki devletli barışçıl çözüme yönelik  yükümlülüklerini yerine getirmeye davet eder; ayrıca tek taraflı inisiyatiflerden kaçınmaya çağırır.

24.  Uluslararası toplumu, temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak güçsüz bir ekonomisi olan  Filistin halkına destek vermeye devam etmeye çağırır; destekten mahrum bir Filistin’0de kaos yaşanacağından haberdar olunmalıdır.

25.  Barselona Sürecindeki parlamenter bir kurum olarak AAPA’nın, Orta Doğu Barış görüşmelerine katkısını sunmaya hazır ve istekli olduğunu bildirir.

Avrupa-Akdeniz Parlamenterler Asamblesinin gelecekteki faaliyetleri hakkında

 

26.  Kuruluşunun ikinci  yılında AAPA faaliyetleri ışığında, yapmış olduğu politika çalışmalarının olumlu sonuçlarından, içtüzük değişiklikleri ve mali düzenlemelerden  ve özellikle Barselona Sürecinin parlamenter boyutuna yapmış olduğu katkıdan duyduğu memnuniyeti ifade eder;

27.   Bununla beraber, ileriki çabaların AAPA’nın faaliyetlerinden tam fayda elde edilecek şekilde olması gerektiğine; özellikle Barselona Zirvesinde açıklanan beş yıllık çalışma programında da belirtildiği gibi, Barselona sürecine dahil olan diğer kurumlarla işbirliğinin ve AAPA içinde diyalogun devamı gibi gerçek bir parlamenter boyutlu Barselona Sürecini sağlamaya işaret eder; AAPA’nın faaliyetlerinin organlarındaki düzenli faaliyetler temelinde yoğunlaşmasını talep eder.

28.  Başkanını, bu tavsiye kararını Avrupa Birliği Bakanlar Konseyine, Avrupa Komisyonuna, Barselona Sürecine katılan parlamento ve hükümetlere ve Avrupa Parlamentosuna bildirmekle görevlendirir. 

 

 

 

 

 

AVRUPA-AKDENİZ PARLAMENTER ASAMBLESİ

İKİNCİ GENEL KURULU

(27 MART 2006, BRÜKSEL)

 

ASAMBLE BAŞKANLIK SONUÇ KARARI

 

26-27 Mart 2006 tarihlerinde Brüksel’de yapılan tam katılımlı oturumunun sonucunda, Avrupa-Akdeniz Parlamenter Asamblesi (AAPA), yaşanan şu zor günlerde Barselona Sürecinin parlamenter boyutunun güçlendirilmesi gerektiğini ifade eder.

 

Akdeniz’in her iki yakasında, bir medeniyetler çatışmasını arzulayanlar gün geçtikçe daha fazla destek kazanmaktadırlar. AAPA, ortaklar tarafından Barselona Sürecinin tüm yönleriyle yeniden hayata geçirilmesiyle, siyasi iradenin kendini göstererek bu   sorunun çözüleceğine inanır. AAPA, Akdeniz’in iki yakasındaki halklar ve devletler arasındaki diyalogun güçlendirilmesine verdiği desteği yineler ve yönetimlerin taahhütleriyle icraatlarının benzer olması için, üye parlamenterlerin hükümetlerine baskı yapması gerektiğini ifade eder.

 

Medeniyetler İttifakının önündeki engeller, ki bunlar Jyllands Posten tarafından yayımlanan karikatürlerin yarattığı kriz, İsrail ve Filistin arasında süregelen anlaşmazlık, ve mevcut sosyal ve ekonomik uçurumu kapsar, AAPA’nın komisyonlarının, çalışma gruplarının ve bugünkü oturumunun gündeminde yer alır.

 

Bu gündemin ve bugün açıklanan tavsiyelerin ışığında AAPA;

 

1.      Rabat’ta Avrupa – Akdeniz bölgesindeki kurum ve devletlere yapılan Barselona Sürecini yeniden hayata geçirecek politikaları uygulama çağrısını yineler.

 

2.      Gelecek Filistin Yönetimini ve İsrail Hükümetini Yol Haritası kaynaklı müzakerelerin çözüm getirebilmesi için,  uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmeye  çağırır.

 

3.      Filistin Hükümetini, Arap Ligi tarafından yapılan deklarasyonlardaki özellikle de Beyrut Deklarasyonundaki yükümlülüklere uymaya çağırır.

 

4.      Avrupa-Akdeniz İşbirliği’nin tüm ortaklarını diyalog sürecinin askıya alınmaması veya sabote edilmemesi için gerekli önlemleri almaya çağırır ve İsrail ve Filistin Yönetimini bu sürecin devamlılığını sağlamaya davet eder.

 

5.      Tüm Avrupa- Akdeniz ülkelerine, 1995 Barselona Deklarasyonunda kabul ettikleri, çeşitlik, hoşgörü ve ifade özgürlüğünü kapsayan temel özgürlükler temeline dayanan yükümlülüklerini hatırlatır.

 

6.      İsrail- Filistin diyalogunun AAPA kapsamında sürdürülmesi ve güçlendirilmesi gerektiğini ve istikrarın, sosyo-ekonomik kalkınmanın Barselona Sürecinin parlamenter kurumu tarafından takip edilmesi gerektiğini  kabul eder.

 

7.      Jyllands-Posten tarafından yayımlanan dini duyguları yaralayan karikatürleri tekrar kınar, gazete editörlerine ifade özgürlüğünün sorumlu bir şekilde kullanılması gerektiğini hatırlatır, bununla birlikte bu yayımların kışkırttığı şiddet olaylarını da esefle kınar.

 

8.      Avrupalı kurumları, Avrupa-Akdeniz işbirliğine sağlamayı taahhüt ettikleri kamusal yardım ve kredilerde 2007-2013 bütçelerinin sonucu  olarak kesintiye gitmemeye davet eder, aksi bir durumun işbirliğine verilen politik öncelikle çelişeceğini bildirir.

 

9.      Akdenizli ortakların hükümetlerini,  bu fonları desteklemek amacıyla özel teşebbüsü teşvik edici  gerekli politik, sosyal ve ekonomik reformları hayata  geçirmeye davet eder.

 

10.  İsrail’deki seçimlerin kurallara uygun bir şekilde geçeceğini umduğunu ifade eder.

 

***

 

AAPA’nın  Olağanüstü Toplantısında (Rabat) Yapılan Çağrı

 

AAPA 27-28 Kasım 2005’te yapılan Barselona Zirvesinde kabul edilmiş ve aşağıda belirtilmiş olan gerekli politikaların uygulamaya konulmasını  talep eder:

 

1.      Ekonomik büyümeyi desteklemek ve bölgeye yabancı sermaye girişini teşvik etmek. Akdenizli ortakların bilgi temelli eğitimi ve mesleki eğitimi geliştirmek, yeni teknolojilere ulaşımı kolaylaştırmak adına gösterdikleri çabaları desteklemek. Bu sayede gençlerin iş bulma umutlarını arttırmak.

 

2.      Geniş kapsamlı reformları desteklemek ve 2010 yılında hayata geçirilmesi planlan Avrupa-Akdeniz Serbest Ticaret Bölgesi’nin kurulmasının önündeki engelleri ortadan kaldırmak.

 

3.      Avrupa-Akdeniz işbirliği dahilinde parlamenter diyalogu kuvvetlendirmek, ilgili tarafları bir araya getirmek için bölge genelinde daha geniş bir topluluğu kucaklamak, bu sayede Orta-Doğu barış sürecine yeni bir dinamizm ve umut katmak.

 

4.      Parlamenter demokrasinin yanı sıra, hukukun üstünlüğüne, insan haklarına ve ifade özgürlüğünü de kapsayan temel özgürlüklere riayeti teşvik etmek ve  diğer yükümlülüklere bilhassa Avrupa-Akdeniz işbirliği üyelerinin taraf olduğu bölgesel ve uluslararası  konvansiyonlardan  kaynaklanan uluslararası hukuki zorunluluklara uyulmasını   yaygınlaştırmak .

 

5.      Kadın haklarını hak ettiği seviyeye çıkarmak, ve kadınların sosyal, ekonomik ve siyasal alanda katılımlarını arttırmak. Cinsiyet eşitliği iyi bir yönetimin vazgeçilmez unsurlarından biridir.

 

6.      Toplumların halk sağlığını tehdit eden unsurlar ve doğal afetler karşısında gereken müdahaleleri yapabilme kapasitesini arttırmak, erken uyarı sistemlerini yaygınlaştırmak, uygulamalar yapmak, ulusal ve bölgesel planda etkin bir yönetim sağlamak.

 

7.      Terörizmle mücadeledeki rollerini güçlendirmek için, kriminal ve adli işbirliğini kuvvetlendirmek.Terörizmle mücadele temel prensiplerinin etkin bir şekilde uygulanmasını teşvik etmek.

 

8.      Eğitim alanındaki tedbirleri destekleyerek, radikal hareketleri izole ederek ve  her türlü şiddet tahrikini dışlayarak bir hoşgörü kültürü oluşturmak ve yaygınlaştırmak.

 

9.       Irkçılık ve yabancı düşmanlığıyla mücadele için  ( buna Yahudi ve İslam düşmanlığı da dahildir) her türlü sosyal, ekonomik ve politik etmeni harekete geçirmek. Gerçek bir Medeniyetler İttifakının kurulması için, ortak bir dünya mirası oluşturmak ve çeşitliliğe saygıyı tesis etmek. Özellikle eğitim alanında ve Akdeniz’in iki yakasındaki halkların birbirleri hakkında yanlış anlama ve önyargılara sahip olmalarına sebep olabilecek her türlü kitle iletişim araçlarıyla mücadelede, BM’nin Medeniyetler İttifakı projesini ve Anna Lindh Vakfının faaliyetlerini desteklemek.

 

10.  Yasal olarak AB’de ikamet eden göçmenlerin hak ve özgürlüklerinin garantisi olan ve göçmenlerin ikamet ettiği toplumun ve o toplumun vatandaşlarının ortak değerleri ve görevlerine yerinde ve zamanında saygı gösteren uygun entegrasyon politikalarıyla göç alan bölgelerde güçlendirilmiş bir işbirliğini teşvik etmek.