
TBMM DIŞ İLİŞKİLER VE
PROTOKOL MÜDÜRLÜĞÜ
AVRUPA-AKDENİZ
PARLAMENTER ASAMBLESİ
(AAPA)
TÜRK GRUBU’NUN
26-27 MART 2006
TARİHLERİ ARASINDA
BRÜKSEL’DE YAPILAN
AAPA KOMİTE
TOPLANTILARINA VE II.GENEL KURULUNA
KATILIMINA İLİŞKİN RAPOR
İÇİNDEKİLER
A-
Avrupa Akdeniz Parlamenter Asamblesi
Türk Grubu Heyet Listesi
B-
Yaşam Kalitesinin Geliştirilmesi,
Sivil Toplumlar Arası Değişim ve Kültür Komitesi Toplantısı
C-
Ekonomik ve Mali Konular, Sosyal
İşler ve Eğitim Komitesi Toplantısı
D-
Siyasi İşler, Güvenlik ve İnsan
Hakları Komitesi Toplantısı
E-
Genel Kurul
F-
Ekler:
I-
AAPA Türk Grubu Başkanı Dr. Zeynep
KARAHAN USLU Tarafından Yapılan Konuşma
II-
Yaşam Kalitesinin Geliştirilmesi,
Sivil Toplumlararası Değişim ve Kültür Komitesi Kararı
III-
Ekonomik ve Mali Konular, Sosyal
İşler ve Eğitim Komitesi Kararı
IV-
Siyasi İşler, Güvenlik ve İnsan
Hakları Komitesi Kararı
V-
Asamble Başkanlık Sonuç Kararı
AAPA I.GENEL KURULU’NA
KATILAN TÜRK GRUBU
HEYET LİSTESİ
(BRÜKSEL, 26-27 MART 2006)
Dr. Zeynep KARAHAN USLU İstanbul Milletvekili, AAPA Türk Grubu
Başkanı
Abdullah ÇALIŞKAN Adana Milletvekili
Metin YILMAZ Bolu
Milletvekili
Mustafa Nuri AKBULUT Erzurum Milletvekili
Prof. Dr. Oğuz OYAN İzmir Milletvekili
Prof. Dr. Haluk KOÇ Samsun Milletvekili
Fikriye YAKIŞTIRAN Uzman
Yaşam Kalitesinin
Geliştirilmesi, Sivil Toplumlar Arası Değişim
ve Kültür Komitesi Toplantısı
Avrupa-Akdeniz
Parlamenter Asamblesi (AAPA) 2. Genel Kurul Toplantısı çerçevesinde 26 Mart
2006 tarihinde gerçekleşen Yaşam Kalitesinin Geliştirilmesi, Sivil Toplumlar
Arası Değişim ve Kültür Komitesi toplantısı, gündemin kabulü ile başlamıştır.
Komisyonun “Avrupa-Akdeniz bölgesinde doğal ve ekolojik Felaketlerin önlenmesi
ve Sivil Savunma Çalışma Grubu”nun ilk toplantısında kabul ettiği taslak karar
ve eki onaya sunulmuş; karar Türkiye’nin koyduğu birkaç çekince ile kabul
edilmiştir. Komite Sekreterliğini yürüten İtalyan Parlamentosu tarafından
hazırlanan Kültür Komitesi taslak karar tasarısının okunmasının ardından Komite üyeleri tarafından tasarıya ilişkin
olarak sunulan değişiklik önergeleri tartışılmıştır.
Türk
heyetinin orijinal taslağın ifade ve din özgürlüğü konusundaki 13. maddesine
verdiği değişiklik önerisi tüm Komisyon tarafından beğenilmiş, aynı maddeye
ilişkin olarak verilen birkaç değişiklik önerisinin Türk teklifi çerçevesinde
birleştirilmesi kabul edilmiştir. AAPA Türk Grubu Başkanı İstanbul Milletvekili
Dr. Zeynep KARAHAN USLU ve AAPA Türk Grubu Üyesi Dr. Haluk KOÇ tarafından, taslak karara Türkiye ve İspanya tarafından
BM Genel Sekreteri himayesinde başlatılan ‘Medeniyetler İttifakı Girişimi’ni
vurgulayan bir madde eklenmesi de önerilmiştir. Sözkonusu teklif kabul edilerek
Komisyon kararına 26. Madde olarak eklenmiştir. Konuyla ilgili olarak AAPA Türk
Grubu Başkanı Dr Zeynep KARAHAN USLU tarafından yapılan konuşmada, İspanya ve Türkiye’nin ortaklaşa olarak
başlattıkları Medeniyetler İttifakı girişiminin başkanın Mehmet AYDIN olduğu,
destek veren ülkelerin katılımıyla BM önderliğinde yürütülen bir proje olduğu,
bu fikri dünya üzerinde dolaşıma açmak isteyen ve sivil toplum katılımıyla
gerçekleşecek çeşitli projeleri amaçladığı, en üst uluslararası platform olarak
BM’in de destek verdiği bu girişime ilişkin olarak Komisyondan bu konuda bir
paragrafın Taslak Karara girmesi yönünde destek beklenildiği ifade edilmiştir.
Taslak Karanın ifade özgürlüğü ve dini
inanışlara saygı ile ilgili bölümüne ilişkin olarak söz alan Samsun
Milletvekili Prof.Dr. Haluk Koç, din özgürlüğü ve ifade özgürlüğünün insanın en
temel hakları olduğunu; ancak hiçbir şekilde hakaret özgürlüğü bulunmadığını
ifade ederek, konuyla ilgili olarak “AB’nin Yakın Çevresindeki Müslüman Dünya
ile İlişkilerimiz” başlıklı bir rapor yayımlayan İsveç Parlamentosuna teşekkür
etmiştir.
Değişiklik
önerilerinin tartışılması aşamasından sonra Komite’nin Karar tasarısına, Genel
Kurul’a sunulmak üzere, son şekli verilmiştir.
Ekonomik ve Mali
Konular, Sosyal İşler ve Eğitim Komitesi Toplantısı
Avrupa-Akdeniz
Parlamenter Asamblesi (AAPA) 2. Genel Kurul Toplantısı çerçevesinde 26 Mart
2006 tarihinde gerçekleşen Ekonomik ve Mali Konular, Sosyal İşler ve Eğitim
Komitesi toplantısı, Komite Sekreterliğini yürüten Ürdün Parlamentosu
tarafından hazırlanan taslak karar tasarısının okunması ile başlamış, söz
konusu karar tasarısına getirilen değişiklik önerileri görüşülmüştür.
Değişiklik önerilerinin görüşülmesinden
sonra Komite’nin Karar tasarısına, Genel Kurul’a sunulmak üzere, son şekli
verilmiştir.
Siyasi İşler, Güvenlik
ve İnsan Hakları Komitesi Toplantısı
Avrupa-Akdeniz
Parlamenter Asamblesi (AAPA) 2. Genel Kurul Toplantısı çerçevesinde 26 Mart
2006 tarihinde gerçekleşen Siyasi İşler, Güvenlik ve İnsan Hakları Komitesi
toplantısı, Komite Sekreterliğini yürüten Avrupa Parlamentosu tarafından
hazırlanan taslak karar tasarısının okunması ile başlamış, söz konusu karar
tasarısına getirilen değişiklik önerileri görüşülmüştür.
Komitede
ifade özgürlüğü ve dini inanışlara saygı ve Barselona Sürecinin 10. yılını müteakip
toplanan Zirve konuları tartışılmış ve gelen değişiklik teklifleri görüşülerek
karar tasarısına eklenmiştir.
Karar
tasarısına Türk Delegasyonu tarafından getirilen değişiklik teklifleri kabul
edilmiştir. Değişiklik önerilerinin
görüşülmesinden sonra Komite’nin Karar tasarısına, Genel Kurul’a sunulmak
üzere, son şekli verilmiştir.
Ad Hoc Kadın
Hakları Komisyonu Toplantısı
26 Mart 2006 tarihinde toplanan Ad hoc Kadın Hakları Komisyonu ilk
toplantısında Komisyonun işleyiş esasları üzerinde durmuştur. AAPA Türk Grubu
Başkanı Dr. Zeynep KARAHAN USLU’nun Komisyonun süresi, Komisyonun Başkanlık
Divanı oluşumunun nasıl yapıldığı konusunda açıklama yapılmasını talep etmesi
üzerine, Komisyon Başkanı anılan Komisyonun başkanlık Divanı kararıyla kurulduğunu
ve Başkan (Polonya) ve üç başkan Yardımcısının (Filistin, Tunus ve AP) doğrudan
Başkanlık Divanı tarafından atandığını ifade etmiştir. Sayın USLU, Komisyonun
ad hoc bir komisyon olduğunu ve süre ile sınırlı olması gerektiğini de
sözlerine eklemiştir. Komisyonun bir gün sonra ilk toplantısını yapacağını
bildirmesi üzerine Türk Delegasyonu ve diğer delegasyonlar bu toplantıdan
haberdar olmadıklarını söyleyerek kötü organizasyondan ötürü şikayetçi
olmuşlardır.
Avrupa-Akdeniz Parlamenter Asamblesi İkinci Genel
Kurulu
(27 Mart 2006, Brüksel)
- Avrupa-Akdeniz Parlamenter Asamblesi İkinci Genel Kurulu 27 Mart 2006
tarihinde AP ve AAPA Başkanı Josep BORRELL FONTELLES’in daveti ile Brüksel’de
yapılmıştır. On Akdeniz ülkesinden, AB üyesi devletlerden ve AP’ndan
parlamenterlerin katıldığı Genel Kurul’da Romanya, Bulgaristan ve Avrupa
Yatırım Bankası gözlemci olarak yer almışlardır. Avrupa Konseyi Başkanlığı,
Avrupa Komisyonu, Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komisyonu, EUROMED Sivil Toplum
Örgütü Platformu, Arap Devletleri Ligi gibi uluslar arası örgütler de özel
konuk statüsü ile Genel Kurula katılmışlardır.
- Genel Kurul’un açılış konuşmasını yapan AP ve AAPA Başkanı Josep BORRELL FONTELLES konuşmasında,
ilk kez Atina’da yapılan kurucu Genel Kuruldan beri geçin iki yıl zarfında
bayağı yararlı işler yapıldığını, Akdeniz’in güneyini de tanıma fırsatı
bulduğunu, Avrupalılar için Müslüman dünya ile ilişkilerin çok önemli olduğunu,
bu nedenle tarafların birbirlerini daha iyi tanımaları gerektiğini, Akdeniz
bölgesinin dinamik aynı zamanda hassas bir bölge olduğunu ve Orta Doğu’daki
çatışmaların kötü bir döneme girdiğini, milletvekili olarak görevlerinin
Barselona Sürecini desteklemek olduğunu, Barselona Sürecinin meyvelerini vermediğinin
bilincinde olduklarını, karşılıklı olarak birbirlerini anlama sorunları
bulunduğunu, Avrupa’nın yüzünü doğuya çevirdiğini, Avrupa’nın yüzünü güneye de
çevirmesi gerektiğini söyleyerek karikatür krizine de değinmiştir. Karikatür krizinin birtakım tepkilere yol
açtığını, şiddet olaylarının yaşandığını, AAPA Başkanlık Divanının da konuyla
ilgili olarak ortak bir bildiri yayımladığını, komisyonların da bu konuyu
gündemlerine alarak bir gün boyunca tartıştıklarını belirten FONTELLES,
Asamblenin potansiyelini sonuna kadar kullanması gerektiğini, bu yaşanan
olaylar sonucunda insanların öldüğünü, malların tahrip edildiğini, uygarlıklar
çatışmasının canlandırıldığını, bundan da aşırı uçların yararlandığını
vurgulamış, ifade özgürlüğünün temel değer olması yanı sıra inançlara saygının
da önemli olduğunun, ortak değerlere
uygun bir ortaklık kurulabilmesi gerektiğinin, Asambleye düşen görevin
diyalogun çatışmadan üstün tutulabilmesi olduğunun altını çizmiştir.
FONTELLES’e göre Akdeniz’in iki yakasındaki halkları yakınlaştırmayı en iyi
AAPA yapabilecektir. Bir yıllık Başkanlığı dönemindeki çalışmaları hakkında
bilgi veren AAPA Başkanı, Ad Hoc Kadın Hakları Komisyonu’nun ve 6 çalışma
grubunun kurulmasından duyduğu memnuniyeti de dile getirmiştir.
Gündemin kabulünden sonra konuşmalara
geçilmiştir. İfade özgürlüğü ve dini inançlara saygı konusunun ana gündem
maddesi olduğu Genel Kurulda ana konuşmacılar AB Konseyi dönem Başkanlığı
temsilcisi Franz Morak, Dış İlişkiler ve Avrupa Komşuluk Politikası Avrupa
Komiseri Benita Ferrero-WALDNER ve Arap Devletleri Ligi Brüksel Misyon Başkanı
Abd El-Wahab DERBAL olmuştur. AB Konseyi
dönem Başkanlığı temsilcisi Franz MORAK,
Avrupa-Akdeniz İşbirliğinin olumlu bir platform olduğunu, AAPA’ya katılan
parlamentolara önemli görevler düştüğünü, Asamblenin Barselona sürecine yeni
bir boyut katarak meşruiyetini sağladığını, Euromed’in başkanlığını yürüten
Avusturya’nın bu alanda pek çok girişimi desteklediğini, bu çerçevede
Medeniyetler İttifakı girişimin de desteklenmesi gerektiğini söylemiştir. Dış
İlişkiler ve Avrupa Komşuluk Politikası Avrupa Komiseri Benita Ferrero-WALDNER, halklar arasında birbirini anlama konusunun
hiç bu kadar önemli olmadığını, sözde
medeniyetler çatışmasının buna neden olduğunu, sözde dediğini çünkü bir
medeniyetler değil cehaletler çatışması yaşandığını, ilişkilerde yanlış giden
şeyler olduğunu, karikatür krizinin birbirini iyi anlamayan insanların sorunu
olduğunu, bu çerçevede eğitimin önemli olduğunu, Avrupa’nın tutarlı ve iyi
niyetli yaklaşımını sürdürmesi gerektiğin, Filistin’e yardım taahhüdünü de
devam ettirmesi gerektiğini, din ve ibadet özgürlüğüne saygı gösterilmesi
gerektiğini, bu aşamada iki unsurun bulunduğunu belirtmiştir. WALDNER, “İlk
unsur şudur: Herhangi bir grup parametreleri belirlemeyi tek başına üstlenemez.
İkinci unsur ise şudur: Karşılıklı saygı, birbirini anlama şarttır. Kültürler
arası işbirliğini geliştirmek karşılıklı anlayış için şarttır. Birtakım ortak
eylemlerde bulunmalıyız. Akademisyenleri, sivil toplum örgütlerini,
parlamenterleri bir araya getirmeliyiz. Bu adımları atmak çok önemlidir. Birbirimizi anlayalı, hoş görelim. Bunları
başarırsak halkın temsilcileri olarak en hayati işi yapmış oluruz.
Farklılıklardan çok ortaklıkları ortaya çıkarmanızı bekliyorum.” demiştir. AB
Konseyi dönem Başkanlığı temsilcisi Franz
MORAK ise konuşmasında bölgenin uzun yıllar boyunca kültürel, ekonomik,
siyasi, bilimsel açılardan diyalog zemininde bulunduğunu, bölgede gerçekten
demokratik ilişkilerin kurulabilmesi için ilişkilerin ortak ilkelere dayanması
gerektiğini, ülkelerin birbirlerine saygı duyması, anlaşma ve işbirliği
temelleri atılması gerektiğini, Barselona Sürecinden bu yana işbirliği
hedefleri için uygun araçlar ortaya konamadığını, ortak siyasi vizyonlar
geliştirme zamanı geldiğini, saygı duyulan davranış kuralları olması
gerektiğini, yaşananlardan ders alınması gerektiğini, ortak bir gelecek için
birbirlerini anlamaları gerektiğini, kuzey-güney arasındaki diyalogun yeterince
yoğunlaşamadığını belirterek; uluslararası ilişkilerde hiçbir şekilde şiddetin
kullanılmaması gerektiğinin, hoşgörü, birlikte hareket ve sorumluluğun
ilişkilerin temelini oluşturması gerektiğinin, Orta Doğu’da kapsamlı bir
barışın hedef olduğunun altını
çizmiştir.
İfade özgürlüğü ve dini inançlara saygı
konusunda söz alan AAPA Türk Grubu Başkanı Dr.
Zeynep KARAHAN USLU, konuşmasında özetle ifade
özgürlüğünün modern uluslararası insan hakları rejiminin, temel değerlerinden
birini teşkil ettiğini, ifade özgürlüğünün yalnızca uluslararası insan
haklarının özünü teşkil etmediğini, aynı
zamanda modern toplumların anayasalarında da temel bir değer olarak kabul
edildiğini; Medeniyetler çatışmasından söz edildiği, dinsel çatışmaların
yaşandığı ve dini radikalim dalgası ihtimalinin bulunduğu bir dönemde bu türden
olayların gerçekleşmesinin, konu üzerinde ayrıca durulmasını ve hemen harekete
geçilmesini gerektirmekte olduğunu; ifade özgürlüğünün, demokratik değerler
arasında vazgeçilmez bir yere sahip olduğunu, ancak yaşanan trajik olaylara
neden olan karikatürlerin yada bir başka materyalin yayımlanmasının önünde
yasal bir engel bulunmaması, bunların meşruiyetini sağlamadığını, bu noktada,
yasal olan ile meşru olan arasındaki ayrımın yapılmasında yarar olduğunu; yakın
zaman içinde yaşananların, uluslararası toplumun diyalog, karşılıklı anlayış ve
saygıyı geliştirecek acil adımları atması gerektiğini de açıklamakta olduğunu
ifade etmiştir. Sayın USLU ayrıca bu noktada Medeniyetler İttifakının BM Genel
Sekreterinin himayesi ile, Türkiye ve İspanya tarafından başlatılmış olmasının, diyalog ve uyumu geliştirme açısından
önemsenmesi gereken araçlardan biri olduğunu da sözlerine eklemiştir. (EK : I)
Aynı konuya ilişkin olarak söz alan AAPA
Türk Grubu Üyesi, Adana Milletvekili Abdullah
ÇALIŞKAN da konuşmasında özetle, ABD
ve İsrail’in bölgedeki barış için hiç bir şey yapmadıklarını, hatta barışı
tehlikeye düşürdüklerini, Akdeniz’de barış için Avrupa’nın dominant faktör
olarak değil, diyalog faktörü olarak bölgede bulunması gerektiğini; Anna Lindh
Kültürlerarası Diyalog Vakfı gibi bir Mevlana Vakfı kurulması konusunda
Avrupa’dan bir jest beklediklerini; Asamlenin ambleminde Avrupa’nın Akdeniz’e
sırtını dönmüş gibi durduğunu ve bunun düzeltilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Genel Kurul esnasında yapılan
tartışmalarda katılımcılar :
-Avrupa-Akdeniz Ortakları arasında
ortaklık ve diyalog için temel bir araç olarak Barselona Sürecinin önemini
vurgulama,
-İfade özgürlüğü ve dini inançlar saygı
konusunda görüş sunma,
-Barselona Sürecinin onuncu yıldönümü
çerçevesinde yapılan Barselona Zirvesinde kabul edilen 5 yıllık çalışma
programı ile terörizme karşı mücadele davranış kuralları konusunda bilgi alma,
-Barselona Deklarasyonunda yer alan
ilkeleri tekrarlama,
-Siyasi konularda özgür ve adil görüş
alışverişine imkan tanıyan parlamenter tartışma fırsatı bulmuşlardır.
Genel Kurul çalışmalarının sonunda üç
Komisyonun Karar tasarıları (EK: II- III- IV ) ile “Başkanlık Sonuç Kararı” kabul edilmiştir. (EK:V )
Genel
Kurulun kapanış konuşmalarını AP Başkanı Josep Borell Fontelles ve Tunus Meclis
Başkanı Fouad MEBAZAA yapmışlardır. AAPA Başkanlığı Tunus Meclis Başkanı Fouad MEBAZAA’a geçmiştir.
Katılımcılar
AP Başkanına, Başkanlığı döneminde gösterdiği gayretlerden dolayı da teşekkür
etmişlerdir.
AAPA’nın üçüncü Genel Kurulu Mart
2007 tarihinde Tunus’ta yapılacaktır.
EKLER
İSTANBUL MİLLETVEKİLİ SAYIN DR. ZEYNEP KARAHAN USLU’NUN AVRUPA
AKDENİZ PARLAMENTER ASAMBLESİ GENEL KURULU’NDA İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE DİNİ
İNANIŞLARA SAYGI KONUSUNDA YAPTIĞI KONUŞMA
27 MART 2006, BRÜKSEL
Sayın Başkan,
Değerli Meslektaşlarım,
Bayanlar ve Baylar,
Hiç şüphe yok ki ifade özgürlüğü modern uluslararası insan hakları
rejiminin, temel değerlerinden birini teşkil etmektedir.
İfade özgürlüğü yalnızca uluslararası insan haklarının özünü
teşkil etmemekte, aynı zamanda modern
toplumların anayasalarında da temel bir değer olarak
Ancak
geçtiğimiz günlerde Danimarka’da Hz. Muhammed’in karikatürlerinin
yayımlanmasıyla bu konu, tüm dünya insanlarında üzüntü ve öfkeye yol açan olaylar
çerçevesinde kullanılmıştır.
Sizlerin
de takdir edeceği gibi, Medeniyetler çatışmasından söz edildiği, dinsel
çatışmaların yaşandığı ve dini radikalim dalgası ihtimalinin bulunduğu bir
dönemde bu türden olayların gerçekleşmesi, konu üzerinde ayrıca durulmasını ve
hemen harekete geçilmesini gerektirmektedir.
İfade özgürlüğünün sınırsız olmadığı gerçeği Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi tarafından da bildirilmektedir. Mahkemenin dava kararı, şiddet oluşturabilecek
tahrik ve dini inanışlara saygısızlık edecek kaba yayımlar gibi durumlarda
ifade özgürlüğünün sınırları olduğunu bildirmektedir.
Üzücü
olan şey, bu konuda hukuki düzenlemelerin de
olmasına rağmen,
kültürel ve dinsel değerlere saygı ile basın ve ifade özgürlüğünün çatışıyor
gibi gösterilmesidir. Bu doğru değildir. Hiçbir zaman da olmadı. Dünya üzerinde
sınır olmayan bir hak yoktur. Diğerlerinin haklarının başladığı yerde sizin
hakkınız bitmektedir.
Belirtilmelidir
ki, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10. maddesinde de kimliklere ve dinsel
değerlere saldırı ve hakaret açıkça reddedilmektedir.
Yine
ifade özgürlüğü, daha önce de ifade ettiğim gibi, demokratik değerler arasında
vazgeçilmez bir yere sahiptir. Ancak yaşanan trajik olaylara neden olan
karikatürlerin yada bir baska materyalin yayımlanmasının önünde yasal bir engel
bulunmaması, bunların meşruiyetini sağlamaz. Bu noktada, yasal olan ile meşru
olan arasındaki ayrımın yapılmasında yarar vardır. Keza ifade özgürlüğünün
saygı sınırları çerçevesinde kullanımının teşviki, önümüzdeki yıllarda da dini
semboller üzerinden provakasyonlar ve manipülasyonların yapılmasının önüne
geçilmesi için şarttır. Radikalizmin panzehiri olan hoşgörüyü evrensel kılmanın
yolu, saygıyı evrensel kılmaktan geçmektedir.
Yakın
zaman içinde yaşananlar, uluslararası toplumun diyalog, karşılıklı anlayış ve
saygıyı geliştirecek acil adımları atması gerektiğini de açıklamaktadır.
Bu
noktada Medeniyetler İttifakının BM Genel Sekreterinin himayesi ile, Türkiye ve
İspanya tarafından başlatılmış olması,
diyalog ve uyumu geliştirme açısından önemsenmesi gereken araçlardan
biridir.
Bu
girişim çalışmalarını sürdürmekte olup, Eylem Programı`nın Eylül ayında
Türkiye’de nihai hale getirileceği ifade edilmelidir.
Başta
hedeflerini benimseme ve önerileri uygulaması yönünde Hükümetlerin taahhüdü
olmak üzere bu girişimin tüm taraflar tarafından desteklenmeye değer olduğunun
altını çizmek istiyorum.
Bayanlar ve baylar,
Avrupa Akdeniz Ortaklığının da bu bağlamda her zamankinden daha
önemli bir vasıta haline geldiğinin bilincindeyiz. Kuzey ve
güney ülkelerini
bir araya getiren anlamlı girişiminizin etkinliğinin daha da artmasını temenni
ederek, ilginize teşekkür ederim.
|
|
AVRUPA
AKDENİZ PARLAMENTER ASAMBLESİ |
|
YAŞAM
KALİTESİNİN GELİŞTİRİLMESİ, SİVİL TOPLUMLARARASI DEĞİŞİM VE KÜLTÜR KOMİSYONU
TASLAK KARAR
Yaşam Kalitesinin Geliştirilmesi, Sivil
Toplumlararası Değişim ve Kültür Komisyonu:
-Komisyonun 15 Mart 2005 tarihinde Kahire’de ve 21 Kasım 2005 tarihinde Rabat’ta kabul edilen kararlarını dikkate alarak;
-Göç akışlarının tartışılması konusuna odaklanacak özel bir Komite oturumuna çağıran Rabat kararının özellikle 20.paragrafını dikkate alarak;
-Göçün tehlikelerine karşılık vermede öncelikli eylemler” başlıklı 30 Kasım 2005 tarihli Avrupa Komisyonu bildirisini dikkate alarak;
-15-16 Aralık 2005 tarihinde Brüksel’de yapılan Avrupa Konseyi sonuç kararlarını ve özellikle bu sonuç kararlarına ek “Göç konusuna global yaklaşım: Afrika ve Akdeniz konusunda odaklanan öncelikli eylemler” başlıklı dokümanı dikkate alarak;
-Bazı Avrupa basınında çirkin karikatürlerin yayımlanması konusunda, 6 Şubat 2006 tarihli AAPA Başkanlık Divanı Bildirisini dikkate alarak;
- 5 Numaralı Çalışma Grubu adına Antonios Trakatellis taarfından sunulan “Avrupa-Akdeniz bölgesinde Doğal ve Ekolojik Felaketlerin Önlenmesi ve Sivil Savunma” konulu taslak kararı dikkate alarak;
- 6 Numaralı Çalışma Grubu adına Bernard Deflesselles tarafından takdim edilen Anna Lindh Avrupa Akdeniz Kültürlerarası Diyalog Vakfının organlarına Asamblenin katılım yollarına ilişkin taslak kararı dikkate alarak;
-Helene Flautre tarafından AAPA Başkanı Borell’e gönderilen ve “Strazburg’da bir Avrupa Akdeniz Gençlik Parlamentosu kurmaya” çağıran 16 Kasım 2005 tarihli mektubu dikkate alarak;
-27 Şubat 2006 tarihli Komisyon toplantısı ve takip eden tartışmalar esnasında Avrupa Komisyonu Adalet, Özgürlük ve Güvenlikten sorumlu Başkan Yardımcısı Franco Frattininin sunuşunu dikkate alarak;
göç akışlarının idaresi konusunda:
1.Avrupa Komisyonu tarafından başlatılan girişimleri, Hampton Court gayriresmi Konsey toplantısında ve 15-16 Aralık 2005 tarihinde Brüksel’de yapılan Avrupa Konseyi’nde alınan kararları bildirir;
2.Bazılarının toplu göç akışlarının terminali haline dönüştüğü Akdeniz’in güney kıyılarındaki ortaklarla güçlendirilmiş bir işbirliği için AB tarafından yapılan taahhüdü memnuniyetle karşılar; ayrıca bu işbirliğinin ortaklık biçiminde olması gerektiğinin, göçün daha iyi idaresini sağlamak üzere, politika ve programların dayanışma ve ortak sorumluluk ilkesiyle, tüm üyelerin katılımıyla geliştirilip uygulanması gerektiğinin altını çizer;
3.Toplu göçlerin ekonomik, sosyal ve çevresel faktörleriyle mücadele eden dünya çapında bir strateji tasarlamak üzere, ilk olarak kaynak ülkelerinin ihtiyaçlarını dikkate alarak, göç olayını netleştirme ihtiyacını vurgular;
4.Avrupa-Akdeniz Ortaklığının üye devletlerini, özellikle kadın ve çocuk hakları olmak üzere, açlıkla mücadele, çatışma önleme, demokratik devletlerin konsolidasyonu ve azınlık haklarına saygı konularına hitap edecek bir ortak işbirliği stratejisi belirlemeye teşvik eder.
5. Şu öncelikler saklı kalmak üzere, gizli göçle mücadele edecek acil ve entegre bir strateji kabul etme zorunlu ihtiyacını vurgular: kalkınma için zorunlu olmasından cihetle göç alan ülkelerde altyapının geliştirilmesi; güneyin gelişmekte olan ülkelerindeki verimli yatırımların geliştirilmesi; özellikle eğitim ve sağlık alanında güney kıyı ülkelerindeki sosyal hizmetleri teşvik etmeye tahsis edilen Avrupa fonlarının artırılması.
6. Kalkınma sürecine hayatiyet kazandırıp geliştirmek ve ulusal endüstrileri rehabilite etmek için, güney kıyı devletlerindeki ortak finans programlarına Avrupa’nın mali ve materyal yardımını artırmanın öneminin altını çizer; ekonomik ve sosyal boyutundaki gelişmeye büyük engel teşkil eden borç konusuna yapısal bir çözüm bulma ihtiyacının da altını çizer.
7. İnsan ticaretine karşı mücadele için önerilen önlemleri, özellikle kıyı devriye ve uydu dedektör teknolojisi ile ilgili olarak, memnuniyetle karşılar. Bu teknolojilerin yasa dışı göçün başlangıç yerlerini tespit etmede ve organize suça karşı etkili eylemde bulunmada esas olarak korunma amaçlarıyla uygulanması beklenmektedir. Bu amaç doğrultusundaki yasamanın yapılıp güncelleştirilmesinin esas olduğunu düşünür.
8. Göç akışlarının idaresi için bir yasal çerçeve sağlamada duyulan ortak ihtiyacın, yasa dışı göçmenler dahil tüm göçmenlere ve güvenli geri dönüş dahil sığınma isteyenlerin bireysel haklarına ayrım yapılmaksızın uygulanacak temel haklara saygıya asla zarar vermemesi gerektiğinin altını çizer;
9. Tercüme ve sağlık yardımı gibi temel hizmetleri sağlamak ve toplu ve beklenmeyen göç akışlarında acil ihtiyaçları sağlamak üzere en kısa zamanda görev güçleri ve uygun fon kurulması isteğini ifade eder; bu bağlamda göçmenlerin haklarına ve şereflerine saygı için ilk ve öncelikli olarak, ortak ilkelere bağlı göçmen kabul kuruluşlarının işletilmesi arzu edilmektedir;
10. Sığınma arayanlar için ortak bir prosedür kuran Avrupa yasasının kabulünü memnuniyetle karşılar ve henüz gerçekleştirmemiş AB üyesi ülkeleri düzenlemelerini ve idari yapılarını gerektiği şekilde uyumlaştırmaya çağırır;
11. Yüzölçümü, nüfus yoğunluğu ve GSMH ile orantılı olarak AB üyesi Devletler arasında sığınma isteyenlerin sorumluluğunun paylaşılmasını koordine eden sorumluluk-paylaşım mekanizmasının kurulmasını tavsiye eder.
12. Kaçak göçle mücadele için sunulan kanun tekliflerinin, aynı zamanda yasal göçlerin artışını ve yasal yollarla ikamet eden göçmenlerin entegrasyonunu düzenleyecek önemli kanunları da göz önüne almasının öneminin altını çizer.
13. Bireysel ülkelerin iş piyasalarındaki eksikliği tamamlamak için gerekli göçmen sayısını tespit etmeleri ile ilgili olarak, bu piyasalara göçmenlerin erişimini düzenleyecek kural ve prensiplerin ortak bir kararla düzenlenmesi ve sadece oturma iznine sahip olanların gayri resmi yollarla çalıştırılmasıyla mücadele edecek tedbirlerin alınması gerektiğini hatırlatır.
14. Mevcut iş gücü potansiyelinin derinlemesine analizinin, bunun yanı sıra Avrupa ve ev sahibi ülkelerin mevzuatlarındaki kolaylıkların göz önüne alınmasının, göç artışı yönetiminin etkinliğini arttıracağını vurgular. Bu amaçla göç veren ülkeden beyin akışının uzun dönemli etkilerini dikkate alarak, işçilerin durumunu güçlendirecek bir stratejik plan hazırlama ihtiyacı olacaktır.
15. Göçmenlerin, ev sahibi ülkelerdeki mevcut bilgi, anlayış ve hukuki normlar üzerine kurulu olacak vatandaşlığa entegrasyon sürecinin gerekliliğinde hemfikirdir, bununla beraber göçmenlerin ata kültürlerinin ki bunlar tecrübe zenginliği ve çeşitliliğine ve tüm modern toplumların başvurmak zorunda kalabileceği değerlere büyük katkılar sağlar, korunması gerektiğini bildirir.
16. Göçmenlere ayrımcılık yapılmaması, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı ile mücadele yolları temeline dayalı bir entegrasyon politikası geliştirme ihtiyacını doğrular.
17. Göçmenlerin ve ailelerinin konut sorununun çözülmesini, bunun yanında, eğitim ve sosyal haklara kesin erişimlerini sağlayabilecek gerçek bir Avrupa entegrasyon stratejisi çizilmesini kaçınılmaz olarak görür. Bu bağlamda, 2007-2013 yılları için yapılacak bütçe görüşmelerinde, entegrasyona ayrılacak fonların Avrupa Komisyonu tarafından teklif edilen miktarlara yakın olmasını diler.
Kültürler ve medeniyetler arası diyaloğun dini boyutu konusunda:
18. İfade özgürlüğünün, basın özgürlüğünün ve din özgürlüğünün, kişinin kendi kimliğinin temel bir parçası olan, Avrupa Akdeniz ortaklığının temel ilkelerinden olan ve eşit olarak korunması gereken demokrasinin önemli değerleri olduğunun altını çizer; bunlar daima yasal sınırlar, insan haklarına dini inanış ve duygulara saygı ve sorumluluk çerçevesinde uygulanmalıdır; bunlar farklı kültürler, dinler ve inançlar arasında gerçek bir diyalog ve uyum sağlayacaktır.
19. Birkaç Avrupa gazetesinde yayımlanan, İslam ve terörizmin keyfi ve kabul edilemez bir özdeşleştirmesini yapan yakışıksız karikatürlerin içeriğini kınadığını ifade eder; diğer yandan kişilere, elçiliklere ve ulusal veya Avrupa kimliğinin sembollerine karşı şiddet ve saldırı kullanmayı kınar ve müsamahasız bu tür eylemlere cevap vermenin tamamıyla kabul edilemez olduğunu doğrular;
20. Tüm Barselona Süreci ülkelerini, farklı medeniyetler arasında daha iyi bilgi sahibi olmaları için basının diyaloga tam anlamıyla dahil olmasını; basının anlayış yokluğu ile karşılıklı bilgisizliği güçlendirebilecek her tür kültür ve inanıştan çekimser kalmaya cesaretlendirilmesini sağlamaya çağırır;
21. Hükümetleri demokratik, çoğulcu ve hoşgörülü bir toplumun inşasına yönelik olarak barışçıl bir diyalog ve çalışmaya teşvik edip; şiddet, ırkçılık ve yabancı düşmanlığının her tür şeklini kuvvetli şekilde kınamaya çağırır.
22.Avrupa’daki başlıca cami imamları arasında bir toplantı organize eden; ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve dini hoşgörüsüzlüğe karşı bir konferans düzenleyen AB Avusturya başkanlığı tarafından başlatılan girişimlerden memnuniyet duyar; bu girişimlerin hoşgörüsüzlüğün her tür şekline karşı mücadelede Avrupa görüşmelerini canlandıracağını ümit eder ve Avrupa Akdeniz Parlamenter Asamblesi’nden bir delegasyonun bu tür olaylara davet edilmesini talep eder;
23. Halklararasında çoktaraflı bilgi akışını, kültürlerarası diyaloğu ve arabuluculuğu güçlendirmek üzere, Akdeniz’in her iki kıyısından akil kişilerin ve uzmanların da dahil olacağı bir ad-hoc komisyonun kurulmasını ümit eder. Anna Lindh Avrupa Akdeniz Vakfı dahil, ilgili kurumsal kimlikleri bu tür bir komisyonun kurulmasına yardımda bulunacak eylemlerde bulunmaya çağırır.
24. Barselona Sürecine üye devletlerin siyasi temsilcilerini ilgili kamu oyunda dinleri kırabilecek ve/veya düşmanca davranışları provake edebilecek, böylece diyalog yerine medeniyetler çatışması temeline dayanan Akdeniz’in iki kıyısı arasındaki ilişki vizyonunu besleyecek her tür eylem ve davranıştan çekinmeye çağırır.
25. AB Üyesi devletlerini, göç veren ve göç alan ülkelerdeki kültürlerarası diyalog lehine önemli bir rol oynamaya teşvik etmek üzere, Akdeniz ülkeleri hükümetler dışı örgütlerini desteklemeye çağırır.
26. BM Genel Sekreterinin himayesinde Türkiye ve İspanya tarafından ortaklaşa başlatılan Medeniyetler İttifakı ve Amman Mesajı gibi her tür girişimi memnuniyetle karşılar. Bu girişimlerin kültürlerarası diyaloğu teşvik ederek Avrupa-Akdeniz ortaklığının amaç ve hedeflerinin güçlendirilmesinde araç olabileceğine inanır.
Komisyon sonuç olarak:
27. “Avrupa-Akdeniz Bölgesinde Doğal ve Ekolojik Felaketlerin Önlenmesi ve Sivil Savunma” Çalışma Grubunun taslak kararını tamamiyle destekler. Barselona Sürecine üye devletleri, Avrupa Komisyonu ve Konseyi, sivil savunma alanında işbirliğini güçlendirme konusunu dikkate almaya çağırır.
28. Avrupa Akdeniz Parlamenter Asamblesinin, Anna Lindh Kültürlerarası Diyalog Vakfının organlarına katılım yolları konusunda Çalışma Grubu tarafından geliştirilen taslak kararı tamamen destekler; Asambleden bu kararı biran önce kabul etmesini talep eder ve AAPA Başkanlığını Çalışma Grubunun tamamen işlevsel sonuçlar elde etmesi için eylemler geliştirmeye çağırır;
29.Gençler arasında kültürel değişimler alanında aktif örgütlerin tam katılımı ile Strasburg’da Avrupa Parlamentosu binasında bir “Avrupa-Akdeniz Gençlik Parlamentosu” düzenlemesi önerisini memnuniyetle karşılar, Avrupa Parlamentosu’nun “Avrupa Okul Programı” gibi mevcut araçlara başvurularak diğer girişimlerin de, mümkün olduğunca, en kısa zamanda gerçekleştirilmesini ümit eder.
TAVSİYE
KARARI
Avrupa Akdeniz
Parlamenter Asamblesi Ekonomik ve Mali Konular, Sosyal İşler ve Eğitim
Komisyonu adına 26 Mart 2006 tarihinde Brüksel toplantısında M.Hashim
Dabbas tarafından sunulmuştur:
Ekonomik ve Mali Konular, Sosyal İşler ve
Eğitim Komisyonu:
Eğitim Konusunda:
Sosyal
İstikrar ve Sosyal Haklar Konusunda:
Hizmetlerde ve yatırımlarda ticaretin serbestleştirilmesiyle ilgili olarak dernek anlaşmalarına ek protokole ilişkin resmi müzakerelerin başlatılmış olmasını ve ortak ülkelerin ihracatlarını arttırmaları için ön koşul olan Uygunluk Değerlendirme Anlaşmasının müzakerelerinin açılışında Ticaret Bakanlarınca alınan kararı memnuniyetle karşılamaktadır.
Dünya Ticaret Örgütü’nün sonuçları ve müzakerelerine uygun olarak gerçek bir Serbest Ticaret Bölgesinin tamamlanmasının gerçekleştirilmesi için tarımda derinleştirilmiş bir ticaret serbestleştirilmesini talep eder.
|
|
AVRUPA-AKDENİZ
PARLAMENTERLER ASAMBLESİ |
|
KARAR
Avrupa Akdeniz Parlamenterler
Asamblesi
Barselona
Zirvesi Sonuçları ve Avrupa-Akdeniz İşbirliği Perspektifleri
Siyasi İşler,
Güvenlik ve İnsan Hakları Komisyonu Adına
Tokia SAİFİ, Başkan
Avrupa Akdeniz Parlamenter Asamblesi:
-21
Kasım 2005 tarihinde Rabat’ta kabul
edilen “Barselona Sürecinin Geleceği” konulu kararı, aynı tarihte AAPA
Başkanlığının kabul ettiği ve 27-28 Kasım 2005 tarihinde Barselona’da
düzenlenen devlet ve hükümet başkanları zirvesine hitap eden deklarasyonun
ışığında;
-
Başkanlık
Divanı’nın, 26 Kasım 2005 tarihinde Barselona’da yapılan 5. Avrupa Akdeniz
Parlamento Başkanları Konferansında almış olduğu kararlar ışığında;
-
Barselona
Zirvesi sonunda kabul edilen 5 yıllık çalışma programı ve Avrupa-Akdeniz
ülkelerinin terörizmle mücadele ilkelerinin ışığında;
İfade özgürlüğü ve dini inançlara saygı
konusunda
1.
Müslümanların
dini duygularını rencide eden karikatürlerin Danimarka’daki bir gazetede
yayımlanması sonucunda ortaya çıkan duruma ilişkin derin kaygıyı ifade eder ve
bunun akabinde çeşitli İslam ülkelerindeki Avrupa temsilciliklerine
yapılan ve ne yazık ki can kaybıyla
sonuçlanan nefret, yabancı düşmanlığı ve şiddet dolu saldırıları kınar;
2.
Dini inançlara, ahlaki ve vicdani değerlere yapılan her türlü saldırıyı
esefle kınar ve ifade özgürlüğünün doğru kullanılmasının gerekliliğini
belirtirken, her ne sebeple olursa olsun şiddete başvurulmasını kınar;
hükümetleri dini nefret, yabancı düşmanlığı ve ırkçılıkla savaşta dini
inanışlara ve sembollere saygıyı sağlamada ve hoşgörü, özgürlük ve çok
kültürlülük değerlerine teşvik etmede sorumluluklarını yerine getirmeye
çağırır.
3.
Her tür din
veya inanış, kültür, etnik grup veya milliyete karşı şiddet ve terörizmin
tanımlanmasına karşı çıkılması için ortak tavır alınmasını tekrarlar.
4.
İfade
özgürlüğünün demokratik, çoğulcu, hoşgörülü ve açık toplumların önemli bir
parçası olduğunu hatırlatır ve aynı zamanda kişinin ifade özgürlüğünü diğerinin
haklarına karşı belirli yükümlülük ve sorumluluklarla uygulaması gerektiğini
vurgular; bu bağlamda 1995 Barselona
Deklarasyonu’nun, medeniyetler arasında her tür çatışma kavramını reddeden
halklarımızın çoğunluğu tarafından paylaşılan ilkelere- ifade, vicdan ve inanç özgürlüklerini
kapsayan insan hakları ve temel özgürlüklere saygı prensibi ile çeşitlilik,
çoğulculuk ve hoşgörü - dayandığını yineler ve bu prensiplerin göz ardı
edilmesini kınar; bu değerleri güçlendirecek İslam Konferansı Teşkilatı, Arap
Devletleri Ligi ve ilgili Hükümetler Dışı örgütler gibi ilgili forumları aktif
hale getirme ihtiyacının altını çizer.
5.
İfade
özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, inanç özgürlüğü ve din özgürlüğünün İnsan Hakları
Evrensel Beyannamesinde yer aldığını hatırlatır; ifade özgürlüğünü temel bir değer olarak
savunur ve ifade özgürlüğü kişisel sorumluluk ile yan yana, hukuk sınırları
içinde, diğerlerinin hak ve değerlerine saygı çerçevesinde uygulanmalıdır.
6.
Açık ve
şeffaf bir diyalog ile karşılıklı saygının mevcut durumu göğüslemek için ve bu
olayların tekrarlanmasının önlenmesi için doğru yol olduğuna inanır ve AAPA’nın
diyalogu geliştirmede birlikte çalışmak için uygun forum olduğuna işaret eder;
medeniyetler ittifakının kurulması amacıyla dinler, kültürler ve toplumlar
arasındaki diyalogu gerçekleştirecek girişimleri destekler.
7.
Hükümetler ve
siyesi liderleri, medeniyetler çatışması ve medeniyetler savaşını tekrar
hatırlatacak her tür beyanda bulunmaktan çekinmeye çağırır.
8.
Din özgürlüğü
dahil, ifade özgürlüğü ve dine saygının herkes için temel haklar olduğuna ve bu
nedenle herkes tarafından saygı duyulması gerektiğine inanır; siyasi liderleri
ve medyayı diğerinin dinine ve inanışlarına tahrike sebep olacak her tür
davranıştan kaçınmaya çağırır.
9.
İslamafobiaya
ve diğer din ve inanışlara karşı eylemlere ortak tavır alma amacıyla, Avrupa Akdeniz ortaklarını, Avrupa-Akdeniz
toplumlarını aydınlatacak bilgiyi sağlayacak eylem programlarına sıkı destek
vermeye çağırır.
10. Mevcut durumla baş etmenin ve bu olayların bir
daha tekrarlanmasını önlemenin yegane yolunun diyalog olduğuna inanmaktadır;
AAPA’nın dinler, kültürler ve toplumlar arası diyalogu geliştirmede birlikte
çalışılacak uygun bir forum olduğuna işaret eder.
Barselona Deklarasyonunun 10.Yıldönümü Faaliyet
Bilançosu Hakkında
11. Zorluklara ve Zirvenin sınırlı sonuçlarına rağmen,
Barselona Sürecinin 10.yıldönümü çerçevesinde toplanan Devlet ve Hükümet
Başkanları Zirvesinin, ortaklığın ortak taahhütlerini ifade etmek için bir
fırsat teşkil ettiğini belirtir.
12. Bununla beraber, 5 yıllık çalışma programının
kabulünü ve terörizmle mücadele konusunda Avrupa Akdeniz Davranış İlkelerinin
benimsenmiş olmasını memnuniyetle karşılar; adı geçen ilkelerle ilgili somut
önlemlerin uygulanmasına ve takibine inanmaktadır; sonuç olarak bu konuda düzenli ve öncelikli olarak bilgilendirilmeyi
talep eder; Barselona Sürecine yeniden hayatiyet kazandırabilecek Barselona
Deklarasyonu’nun 10.yıl dönümüne işaret eden sivil toplum girişim ve
projelerinin yaygınlaştırılmasını da memnuniyetle karşılar.
13. Avrupa-Akdeniz işbirliğinin yeniden başlayabilmesi
ışığında, hükümetler arası düzeyde karşılaşılan sorunların aşılması için parlamentolar arası diyalogun hayati ve tamamlayıcı bir unsur olduğuna
inanır;
14. Bu bağlamda, 26 Kasım 2005 tarihinde Barselona’da
düzenlenen 5. Avrupa-Akdeniz Parlamento Başkanları Konferansı’nda, AAPA’nın
aktivitelerine verilen desteğin dile getirildiğini ve AAPA’nın Barselona
sürecinin parlamenter boyutu olarak dile somutlaştırıldığını ve tanındığını
memnuniyetle bildirir;
Ortaklık
Çerçevesi Hakkında
15. Ortaklık
anlaşmalarının ve Avrupa Komşuluk Politikasının uygulanmasını; bununla beraber
Barselona sürecini tamamlayıp güçlendirecek bu planlar altındaki eylem
planlarının kurulmasını; çok taraflı ve bölgeler arası gerçek bir işbirliği
için ortak ülkeler arasında daha sağlam
ilişkiler kurulmasını ve Güney-Güney işbirliğinin daha da geliştirilmesini
tavsiye eder;
16. Avrupa- Akdeniz politikasının, amaçlarını
gerçekleştirebilmesine olanak sağlayan bir bütçeyle donatılması gerektiğine
işaret eder, 2007’den itibaren öngörülen ödenek artışının 28 Kasım 2005
tarihinde Barselona’da kabul edilen 5 yıllık çalışma programının tüm
hedeflerine ulaşmasına olanak sağlaması ihtiyacını hatırlatır;
17. AAPA parlamenterlerinin,
insan hakları, demokratikleşme ve sivil toplum konularında EUROMESCO ağı
tarafından ve cinsiyet eşitliği ve göç
konularında iki Euromed Bakanlar konferansı tarafından 2006 yılı için organize
edilmesi öngörülen Avrupa- Akdeniz Konferanslarına katılmaları gerektiğini
düşünür ve böyle bir katılımın Avrupa-Akdeniz Parlamenterler Asamblesinin
rolünü ve vizyonunu güçlendireceğine inanmaktadır;
18. Avrupa Akdeniz Barış ve
İstikrar Şartının daha dinamik hale getirilmesini ve Akdeniz bölgesindeki
güvenlik ve barış konusunda belirli Arap kavram ve gereksinimlerini buna dahil
etmeyi talep eder.
Orta
Doğu barış süreci hakkında
19. Filistin seçimlerinin sonuçlarını göz önüne
alarak, seçimlerin barış ortamında gerçekleşmesini, seçimlerdeki demokratik
şeffaflığı ve yüksek katılımı memnuniyetle karşılar; aynı zamanda bu başarıda
uluslararası gözlemcilerin özellikle Avrupa Birliği’nin katkısının çok önemli
olduğunu bildirir.
20. Yeni Filistin hükümetini, Filistin yönetimi
tarafından yapılan taahhütleri yerine getirmeye ve Yol Haritasıyla belirlenmiş
barışçıl çözüm yoluna devam etmeye davet eder; Uluslar arası toplumu Filistin halkının
isteklerine saygı göstermeye, önyargılardan kaçınmaya, demokratik şekilde
seçilen Filistin Yönetimine destek olmaya çağırır;
21. İsrail’de
yapılacak olan gelecek seçimlerin aynı koşullarda gerçekleşeceğinden emindir ve
sonuçlarının Yol Haritası çerçevesinde Filistin Yönetimiyle diyalogu
iyileştirecek yönde olacağına inanır.
22. İsrail’deki gelecek seçimlerin en iyi koşullarda
yapılacağından emindir ve sonucun yol haritasında Filistin Yönetimiyle diyalogu
geliştireceğini ümit etmektedir.
23. Orta Doğu barış sürecine dahil tüm tarafları, iki
devletli barışçıl çözüme yönelik
yükümlülüklerini yerine getirmeye davet eder; ayrıca tek taraflı
inisiyatiflerden kaçınmaya çağırır.
24. Uluslararası toplumu, temel ihtiyaçlarını
karşılayamayacak güçsüz bir ekonomisi olan
Filistin halkına destek vermeye devam etmeye çağırır; destekten mahrum
bir Filistin’0de kaos yaşanacağından haberdar olunmalıdır.
25. Barselona Sürecindeki parlamenter bir kurum olarak
AAPA’nın, Orta Doğu Barış görüşmelerine katkısını sunmaya hazır ve istekli olduğunu
bildirir.
Avrupa-Akdeniz Parlamenterler Asamblesinin
gelecekteki faaliyetleri hakkında
26. Kuruluşunun ikinci
yılında AAPA faaliyetleri ışığında, yapmış olduğu politika
çalışmalarının olumlu sonuçlarından, içtüzük değişiklikleri ve mali düzenlemelerden ve özellikle Barselona Sürecinin parlamenter
boyutuna yapmış olduğu katkıdan duyduğu memnuniyeti ifade eder;
27. Bununla
beraber, ileriki çabaların AAPA’nın faaliyetlerinden tam fayda elde edilecek
şekilde olması gerektiğine; özellikle Barselona Zirvesinde açıklanan beş yıllık
çalışma programında da belirtildiği gibi, Barselona sürecine dahil olan diğer
kurumlarla işbirliğinin ve AAPA içinde diyalogun devamı gibi gerçek bir
parlamenter boyutlu Barselona Sürecini sağlamaya işaret eder; AAPA’nın faaliyetlerinin
organlarındaki düzenli faaliyetler temelinde yoğunlaşmasını talep eder.
28. Başkanını, bu tavsiye kararını Avrupa Birliği
Bakanlar Konseyine, Avrupa Komisyonuna, Barselona Sürecine katılan parlamento
ve hükümetlere ve Avrupa Parlamentosuna bildirmekle görevlendirir.
AVRUPA-AKDENİZ PARLAMENTER ASAMBLESİ
İKİNCİ GENEL KURULU
(27 MART 2006, BRÜKSEL)
ASAMBLE BAŞKANLIK
SONUÇ KARARI
26-27 Mart 2006 tarihlerinde Brüksel’de yapılan tam katılımlı oturumunun sonucunda, Avrupa-Akdeniz Parlamenter Asamblesi (AAPA), yaşanan şu zor günlerde Barselona Sürecinin parlamenter boyutunun güçlendirilmesi gerektiğini ifade eder.
Akdeniz’in her iki yakasında, bir medeniyetler çatışmasını arzulayanlar gün geçtikçe daha fazla destek kazanmaktadırlar. AAPA, ortaklar tarafından Barselona Sürecinin tüm yönleriyle yeniden hayata geçirilmesiyle, siyasi iradenin kendini göstererek bu sorunun çözüleceğine inanır. AAPA, Akdeniz’in iki yakasındaki halklar ve devletler arasındaki diyalogun güçlendirilmesine verdiği desteği yineler ve yönetimlerin taahhütleriyle icraatlarının benzer olması için, üye parlamenterlerin hükümetlerine baskı yapması gerektiğini ifade eder.
Medeniyetler İttifakının önündeki engeller, ki bunlar Jyllands Posten tarafından yayımlanan karikatürlerin yarattığı kriz, İsrail ve Filistin arasında süregelen anlaşmazlık, ve mevcut sosyal ve ekonomik uçurumu kapsar, AAPA’nın komisyonlarının, çalışma gruplarının ve bugünkü oturumunun gündeminde yer alır.
Bu gündemin ve bugün açıklanan tavsiyelerin ışığında AAPA;
1. Rabat’ta Avrupa – Akdeniz bölgesindeki kurum ve devletlere yapılan Barselona Sürecini yeniden hayata geçirecek politikaları uygulama çağrısını yineler.
2. Gelecek Filistin Yönetimini ve İsrail Hükümetini Yol Haritası kaynaklı müzakerelerin çözüm getirebilmesi için, uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırır.
3. Filistin Hükümetini, Arap Ligi tarafından yapılan deklarasyonlardaki özellikle de Beyrut Deklarasyonundaki yükümlülüklere uymaya çağırır.
4. Avrupa-Akdeniz İşbirliği’nin tüm ortaklarını diyalog sürecinin askıya alınmaması veya sabote edilmemesi için gerekli önlemleri almaya çağırır ve İsrail ve Filistin Yönetimini bu sürecin devamlılığını sağlamaya davet eder.
5. Tüm Avrupa- Akdeniz ülkelerine, 1995 Barselona Deklarasyonunda kabul ettikleri, çeşitlik, hoşgörü ve ifade özgürlüğünü kapsayan temel özgürlükler temeline dayanan yükümlülüklerini hatırlatır.
6. İsrail- Filistin diyalogunun AAPA kapsamında sürdürülmesi ve güçlendirilmesi gerektiğini ve istikrarın, sosyo-ekonomik kalkınmanın Barselona Sürecinin parlamenter kurumu tarafından takip edilmesi gerektiğini kabul eder.
7. Jyllands-Posten tarafından yayımlanan dini duyguları yaralayan karikatürleri tekrar kınar, gazete editörlerine ifade özgürlüğünün sorumlu bir şekilde kullanılması gerektiğini hatırlatır, bununla birlikte bu yayımların kışkırttığı şiddet olaylarını da esefle kınar.
8. Avrupalı kurumları, Avrupa-Akdeniz işbirliğine sağlamayı taahhüt ettikleri kamusal yardım ve kredilerde 2007-2013 bütçelerinin sonucu olarak kesintiye gitmemeye davet eder, aksi bir durumun işbirliğine verilen politik öncelikle çelişeceğini bildirir.
9. Akdenizli ortakların hükümetlerini, bu fonları desteklemek amacıyla özel teşebbüsü teşvik edici gerekli politik, sosyal ve ekonomik reformları hayata geçirmeye davet eder.
10. İsrail’deki seçimlerin kurallara uygun bir şekilde geçeceğini umduğunu ifade eder.
***
AAPA’nın Olağanüstü Toplantısında (Rabat) Yapılan
Çağrı
AAPA 27-28 Kasım 2005’te yapılan Barselona Zirvesinde kabul edilmiş ve aşağıda belirtilmiş olan gerekli politikaların uygulamaya konulmasını talep eder:
1. Ekonomik büyümeyi desteklemek ve bölgeye yabancı sermaye girişini teşvik etmek. Akdenizli ortakların bilgi temelli eğitimi ve mesleki eğitimi geliştirmek, yeni teknolojilere ulaşımı kolaylaştırmak adına gösterdikleri çabaları desteklemek. Bu sayede gençlerin iş bulma umutlarını arttırmak.
2. Geniş kapsamlı reformları desteklemek ve 2010 yılında hayata geçirilmesi planlan Avrupa-Akdeniz Serbest Ticaret Bölgesi’nin kurulmasının önündeki engelleri ortadan kaldırmak.
3. Avrupa-Akdeniz işbirliği dahilinde parlamenter diyalogu kuvvetlendirmek, ilgili tarafları bir araya getirmek için bölge genelinde daha geniş bir topluluğu kucaklamak, bu sayede Orta-Doğu barış sürecine yeni bir dinamizm ve umut katmak.
4. Parlamenter demokrasinin yanı sıra, hukukun üstünlüğüne, insan haklarına ve ifade özgürlüğünü de kapsayan temel özgürlüklere riayeti teşvik etmek ve diğer yükümlülüklere bilhassa Avrupa-Akdeniz işbirliği üyelerinin taraf olduğu bölgesel ve uluslararası konvansiyonlardan kaynaklanan uluslararası hukuki zorunluluklara uyulmasını yaygınlaştırmak .
5. Kadın haklarını hak ettiği seviyeye çıkarmak, ve kadınların sosyal, ekonomik ve siyasal alanda katılımlarını arttırmak. Cinsiyet eşitliği iyi bir yönetimin vazgeçilmez unsurlarından biridir.
6. Toplumların halk sağlığını tehdit eden unsurlar ve doğal afetler karşısında gereken müdahaleleri yapabilme kapasitesini arttırmak, erken uyarı sistemlerini yaygınlaştırmak, uygulamalar yapmak, ulusal ve bölgesel planda etkin bir yönetim sağlamak.
7. Terörizmle mücadeledeki rollerini güçlendirmek için, kriminal ve adli işbirliğini kuvvetlendirmek.Terörizmle mücadele temel prensiplerinin etkin bir şekilde uygulanmasını teşvik etmek.
8. Eğitim alanındaki tedbirleri destekleyerek, radikal hareketleri izole ederek ve her türlü şiddet tahrikini dışlayarak bir hoşgörü kültürü oluşturmak ve yaygınlaştırmak.
9. Irkçılık ve yabancı düşmanlığıyla mücadele için ( buna Yahudi ve İslam düşmanlığı da dahildir) her türlü sosyal, ekonomik ve politik etmeni harekete geçirmek. Gerçek bir Medeniyetler İttifakının kurulması için, ortak bir dünya mirası oluşturmak ve çeşitliliğe saygıyı tesis etmek. Özellikle eğitim alanında ve Akdeniz’in iki yakasındaki halkların birbirleri hakkında yanlış anlama ve önyargılara sahip olmalarına sebep olabilecek her türlü kitle iletişim araçlarıyla mücadelede, BM’nin Medeniyetler İttifakı projesini ve Anna Lindh Vakfının faaliyetlerini desteklemek.
10. Yasal olarak AB’de ikamet eden göçmenlerin hak ve özgürlüklerinin garantisi olan ve göçmenlerin ikamet ettiği toplumun ve o toplumun vatandaşlarının ortak değerleri ve görevlerine yerinde ve zamanında saygı gösteren uygun entegrasyon politikalarıyla göç alan bölgelerde güçlendirilmiş bir işbirliğini teşvik etmek.