03 Ocak 2013 Perşembe

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.03

                                       BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER

KÂTİP ÜYELER: Fatih ŞAHİN (Ankara), Mustafa HAMARAT (Ordu),

-----0-----

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 48’inci Birleşimini açıyorum.

                                                  YOKLAMA

BAŞKAN - Elektronik cihazla yoklama yapacağız.

Yoklama için iki dakika süre vereceğim.

Sayın milletvekillerinin oy düğmelerine basarak salonda bulunduklarını bildirmelerini, bu süre içerisinde elektronik sisteme giremeyen milletvekillerinin salonda hazır bulunan teknik personelden yardım istemelerini, buna rağmen sisteme giremeyen üyelerin ise yoklama pusulalarını görevli personel aracılığıyla iki dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Yoklama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Toplantı yeter sayısı vardır.

Görüşmelere başlıyoruz.

Sayın milletvekilleri, gündem dışı söz vereceğim.

Yoklamayı yaptık, sohbet etmek isteyen arkadaşlarımızı dışarıya alayım, taze çay eşliğinde daha güzel olur.

Sayın milletvekilleri… Muhteremler…

Gündeme geçmeden önce 3 sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.

Gündem dışı ilk söz, Sarıkamış şehitlerimizin 98’inci yılı anma etkinlikleri münasebetiyle söz isteyen Kars Milletvekili Sayın Ahmet Arslan’a aittir.

Buyurun Sayın Arslan. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

 

 

AHMET ARSLAN (Kars) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; ben de Sarıkamış Harekâtının 98’nci yıldönümünde 90.000 şehidimizi anmak üzere söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

22 Aralık 1914 tarihinde 3. Ordu Sarıkamış’ı, Sarıkamış etrafındaki bölgeleri Ruslardan temizlemek üzere harekete geçiyor, 3 tane kolordusu var. Amaç, Rusları kuşatarak Kars’ı, Sarıkamış’ı, Ardahan’ı, Artvin’i, Batum’u Ruslardan kurtarmak. Belki amaç doğru, harekât doğru, kuşatma yöntemi strateji olarak doğru bir strateji ancak o dönemki bazı komutanlar hızlı yükselme hevesiyle kuşatma harekâtını takip harekâtına çeviriyorlar. Dolayısıyla, cephe genişliyor, cephe genişleyince de savaşlarda birçok şehit veriyoruz ancak en önemlisi ve en sonuncusu, Allahuekber Dağları’nda Rusları takip ederken eksi 30-40’larda 30 bin can, 30 bin fidan, 30 bin şehit veriyoruz ve toplam 90 bin şehit veriyoruz.

Bugünü özellikle biz Karslılar önemsiyoruz. Biz, 2 tane AK PARTİ Kars milletvekili çok önemsiyoruz. İki yıl önce Sayın Başbakanın Sarıkamış’a gelmesiyle farkındalık yaratılmaya çalışıldı, bu farkındalığı daha iyi bir noktaya getirmek, özellikle gençlere daha iyi aktarabilmek adına etkinlikler düzenliyoruz. Bu etkinlikler bugün başladı. Dağcılık Federasyonunun dağ tırmanışıyla başladı, yarın kardan heykellerin açılışıyla devam edecek, mevlitlerle devam edecek. Pazar günü 8.300 metrelik güzergâh yürüyerek, katedilerek şehitlerimiz anılacak, onların maneviyatı daha iyi anlaşılmaya çalışılacak.

Tabii ki, özellikle, 90 bin şehide baktığımızda, Türkiye’nin her yerinden şehitlerimiz var ancak Selânik’ten var, özellikle Balkanlardan var, Bağdat’tan var, birçok yerden var. Bu, bize tarihimizi, medeniyetimizi, en önemlisi de sarsılmaz kardeşliğimizi anlatıyor. Bunu biz ne kadar anlamalı isek geleceğimize de, gençlerimize de bu kadar iyi anlatmalıyız. Ulu Önder Atatürk’ün söylediği gibi “Bu ülkenin geleceği gençler ise gençlere geçmişimizi iyi anlatmamız lazım.” biz geçmişimizi iyi bilirsek, geleceğimizi kuşatacak olan geçmişimizi iyi bilirsek 90 bin insanın gözünü kırpmadan vatan uğruna, millet uğruna, memleket uğruna; o karda, o kışta donmak pahasına şehit olmayı göze aldığını iyi bilmek lazım. Sadece 90 bin şehidi bilmemek, Sarıkamış’ı bilmemek; Çanakkale’yi de iyi bilmek lazım. Belki de 1064’lerden itibaren özellikle Anadoluya giren Türklerin o günden bugüne sadece Kars coğrafyasında verdiği şehit sayısı 1,5 milyon. Bu 1,5 milyonu iyi bilmek lazım. Onun için, Gençlik ve Spor Bakanlığı bu sene çok daha farklı bir şekilde bu organizasyonu himayelerine aldı, Türkiye'nin her yerinden yaklaşık 10 bin tane genç gelecek, 5 bin tane bizim bulunduğumuz coğrafyada insanımız her sene katılıyor, 15 bin kişiyle Türkiye şehitleriyle yürüyecek, bu çok çok anlamlı. Bunun için Gençlik ve Spor Bakanlığına, bunun için Ankara’dan iki tane tren kaldıracak olan Devlet Demiryollarına, yine bunun için TRT Genel Müdürlüğüne, Genel Müdürlüğün bütün personeline çok çok teşekkür ediyoruz, zira bu farkındalığı yaratmak üzere, geçmişimizi geleceğimize iyi taşımak, gençlerimize anlatmak üzere ciddi sayıda yayın yapıyorlar, biz bu konuda katkı koyan herkese teşekkür ediyoruz.

Tabii ki bize de düşen görevler var. Bize düşen görevler ecdadın bize bıraktığı mirasa iyi sahip çıkmak, Sarıkamış’ta yatırımlar yapmak, yollar yapmak, Kars’ta yatırımlar yapmak, yollar yapmak, ecdadın bize miras bıraktığı bu altın değerindeki toprakları çok daha iyi noktalara taşımak. Bunun için Pazar günü özellikle yürüyüşe katılacak herkese şimdiden çok çok teşekkür ediyorum, tabii ki Gençlik ve Spor Bakanlığına, Ulaştırma Bakanlığına teşekkür ediyorum ve biz, Kars’ın AK PARTİ’li 2 milletvekili olarak bize destek veren herkese çok çok teşekkür ediyoruz, bir de İstanbul Milletvekili Mehmet Muş arkadaşımıza teşekkür ediyoruz, zira gündem dışı konuşma onundu, bu kadar önemli bir şeyi gündeme getireceğimizi söyleyince konuşmasını bize verdi.

Hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Arslan.

Gündem dışı ikinci söz, işsizlik hakkında söz isteyen Erzincan Milletvekili Sayın Muharrem Işık’a aittir.

Buyurun Sayın Işık.

 

 

MUHARREM IŞIK (Erzincan) – Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; işsizlik konusunda gündem dışı söz almış bulunmaktayım, öncelikle hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, AKP iktidarı iki şeyde bence çok başarılı oluyor. Bunlardan bir tanesi, yargıyı, YÖK’ü, RTÜK’ü, MİT’i, Telekomünikasyon Kurumunu, kendi atadığı hâlde son dakika vuruşuyla başkanını değiştirdiği SPK’yı, TÜİK ve diğer tüm kurum ve kuruluşları ele geçirdiği hâlde hâlen mağdur politikası yapması, bir de rakamlarla çok güzel oynaması. İşsizlikte rakamlarla gerçekten çok güzel oynuyorsunuz. İşsizliğin düştüğünü, hatta işsiz olmadığını, insanların iş beğenmedikleri için asıl işsizliğin olduğunu ballandıra ballandıra anlatıyorsunuz.

İş aramaktan umudunu kesenler, evde kalıp iş aramayanlar ya da yasak olduğu için dışarıya çıkamayan kadınlarımız, mevsimlik işçilerimiz, part-time çalışanları zaten iş sahibi olarak görüyorsunuz.

Köyde, kırsalda yaşayan kadınları, özellikle tarlasında çalışan kadınları ücretsiz aile çalışanı olarak sayıp iş sahibi hanesine yazıyorsunuz. Bir de özel sektörde, artık yüzde kaçlara dayandığını bilmediğimiz Telekom gibi kurumlarda ve yan kuruluşlarında köle gibi çalıştırılan, 12-14 saat gece-gündüz çalıştırıldığı hâlde haklarını aradığı için işten atılan kişileri de saymıyorsunuz.

Ayrıca, sayıları her geçen gün artan seyyar satıcıları, simitçileri, ayakkabı boyacılarını işinize geldiği zaman işli sayıp onları da işsiz saymıyorsunuz.

Türkiye’de çalışan yaklaşık 27 milyon civarında işçi var. İş arayan işsiz sayısı yaklaşık 2 milyon civarında. Türkiye’de çalışabilir olan nüfusun sayısı 54 milyon. Bunları karşılaştırdığımız zaman sayıları tekrar yuvarlarsanız ne kadar işsiz olduğu ortaya çıkar.

Bir de size göre işsiz sayısının düşük olması… Kendi öz AKP’li gençlerinizi işe koyduğunuz için düşük, ondan farkında değilsiniz. Örneğin Erzincan’da, öz AKP’li gençler hariç CHP’li, MHP’li, BDP’li ve diğer partili olan gençler, AKP’ye oy vermiş ama dayısı olmayan işsiz gençler herhâlde bir tek bana rastladığı için işsiz sayısı fazla.

Tabii ki bir de AKP’ye üye olma zorunluluğu var. Üye olmadığın zaman iş bulamıyorsunuz. Gerçi üye olunsa da iş bulamıyorlar ama işte bir umut. Üye demişken, tabii burada bir şeyi belirtmek lazım. Hiç haberleri olmadan partinize üye yaptığınız, üye sayısını arttırmak için uğraştığınız… İşte burada da yine rakamlarla güzel oynadığınızı gösteriyorsunuz. Bunu da artık siz nereye koyuyorsanız ona göre yorum da yaparsınız.

Erzincan’dan mı yalnızca işsizlik var? Geçen hafta Gümüşhane’deydim, Gümüşhane’de ayda 5-6 tane bakkal dükkânı kapanıyor ama Gümüşhane umutlu Erzincan gibi. Neden umutlu? Nasıl ki Ilıç’ta altın madeni varsa Gümüşhane’de de altın madeni var. Tabii, işsizlik bitecek çünkü altın çıkarılacak, gençler iş bulacak, hatta iş bulmak için dedelerinin mezarlarının yerini değiştirecekler. Ölüye bile saygı gösterilmiyor. Sırf iş bulsunlar diye ya da para karşılığı oradaki mezarların yeri değiştiriliyor. Siyanür zaten organik olduğu için bir zararı olmadığı söyleniyor.

Bir de sayılarını bilmediğimiz işsiz gazeteciler, muhabirler, köşe yazarları, genel yayın yönetmenleri, haber sunucuları var. Sırf size muhalefet ettikleri için işten atıldılar. Tabii, terörist gazetecileri saymıyorum.

Seçilmiş muhtarlarımız var. Prim borcunu bile ödeyemiyorlar ama bunları iş sahibi sayıyorsunuz. Muhtarlar perişan durumda. Özellikle durumlarının iyileştirilmesini istiyorlar. Siz de seçimlerde söz vermişsiniz, bunu yapmanızı istiyorlar.

Sıfır sorunla başladığımız “Esat” iken daha sonra “Eset” oldu. “Stratejik derinlik” diye çok derin mevzulara dalarak, güneyde kapanan bakkallarımızı, iş yerlerimizi ve işsizlerimizi hiç saymıyorsunuz.

Erzincan’da görüştüğümüz kişiler, özellikle mallarının para etmediğini, 6.500 liraya aldığı inekleri 2 bin liraya bile satamadığını, çocuklarının işsiz olduğunu, pancarın taban fiyatının 135 lira olarak açıklandığı hâlde şeker oranı düşük gösterilerek 95 lira civarında verildiğini, tarla ekemediklerini, sulamanın çok pahalı olduğunu, yeşil kartlarının bile ellerinden alınıp iptal edildiğini, muayene gidemediklerini belirtiyorlar.

Tabii, sizin on yıl içinde yaptığınız en güzel şeyler: Yandaşa HES verdiniz, vatandaşa gaz verdiniz. TOKİ’ye arsa gösterdiniz, vatandaşa banka gösterdiniz. Arap şeyhlerine banka, medya, telefon dağıttınız; vatandaşa kömür, makarna, kanepe dağıttınız. Alman’ın, Amerikalının, Kanadalının payına altın madeni düştü, vatandaşın payına siyanür düştü. Kentte yağmanın adı “Afet Yasası” oldu, vatandaşlar evsiz kaldı. Mütekabiliyet yasasıyla yabancıya toprak satarken, vatandaşın dedesinden kalan tarlasını tapusuz diye elinden almaya kalktınız. Yandaşa iş gösterirken vatandaşa diş gösterdiniz. Armatöre ÖTV’siz mazot verirken, kamyoncuya kontak kapatmak için mazot verdiniz. Özel hastaneye teşvik verirken, kamu hastanelerine özerklik getirdiniz. Yeni AVM’lere beleş arsa verirken, bakkalları “sinek avla” diye kapatmaya çalışıyorsunuz. Deniz Fener’ini aklamaya, muhalefeti paklamaya çalışıyorsunuz. İş kazalarında ölenlerle “Kaderleri böyle.” diye dalga geçiyorsunuz. Özelleştirmelerle 12 bin kişiyi sokağa attınız, hiç tınlamadınız bunu da. TELEKOM’u üç yıllık kârıyla sattınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MUHARREM IŞIK (Devamla) – Tüm KİT’leri IMF’nin hatırı kalmasın diye babalar gibi sattınız ama torunlarımızı bile borçlu bıraktınız.

Hepinize teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Işık.

Gündem dışı 3’üncü söz, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar ve uluslararası ceza mahkemeleri hakkında söz isteyen Antalya Milletvekili Sayın Yusuf Ziya İrbeç’e aittir.

 

Buyurun Sayın İrbeç.

 

 

 

YUSUF ZİYA İRBEÇ (Antalya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce, özellikle vatanın birliği, bütünlüğü ve kardeşliği için canlarını gözlerini kırpmadan feda etmiş olan Sarıkamış şehitlerimizi anıyor, Allah’tan rahmet diliyoruz.

Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Hukuku Usulü 7’nci Toplantısı ve İnsan Hakları Dünya Parlamenterler Konferansı, İtalyan Parlamentosu, İtalyan Senatosu ve Küresel Hareket Parlamenterleri iş birliği ile 10-11 Aralık 2011 tarihlerinde Roma’da, İtalyan Parlamentosunda yapılmıştır. Bu kapsamdaki 7 toplantıdan birisiydi bu 7’nci toplantı. 1’incisi 2002 yılında Ottawa’da yapılmıştı, 4’üncüsü 2006’da Tokyo’da yapılmıştı, 7’ncisi de Roma’da yapıldı. Bu toplantıya Küresel Hareket Parlamenterleri İcra Kurulu üyesi olarak ve Barış ve Demokrasi Programı Başkan Vekili sıfatıyla katıldım. Tartışmalar ve bildirilen görüşler burada insan hakları ile Uluslararası Ceza Mahkemesinin işleyişi üzerinde yoğunlaşmıştır. Türkiye, Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Sözleşmesi’nin 112’nci maddesine göre Taraf Devletler Meclisinde temsil edilememektedir. Türkiye’nin statüyü imzalamadığı sürece mahkemenin bundan sonraki gelişmelerine etki etmesi de mümkün görülmemektedir. 2013 yılı itibarıyla bütün Avrupa Birliği ülkeleri bu anlaşmayı imzalamıştır. Ayrıca, 139 ülkenin imzaladığı, 121 ülkenin taraf olduğu bir kurumda Türkiye’nin taraf olmadan, insan hakları ve özgürlüklerin ele alınışıyla ilgili çok ciddi gelişmelerin yaşandığı bu dönemde görüş ve düşüncelerini istediği gibi yansıtamayacağı açıktır.

Önce, mahkeme hakkında kısa bir bilgi vermekte yarar var. Uluslararası Ceza Mahkemesi 17 Temmuz 1998 tarihinde İtalya’nın Roma kentinde gizli oylama neticesinde 120 leh, 20 tarafsız, 7 çekimser oy alarak kabul edildi. Statünün 126’ncı maddesine göre statüyü 60 ülke onayladıktan sonra 2002 yılında yürürlüğe girdi.

Uluslararası Ceza Mahkemesi soykırım, insanlığa karşı suç ve savaş suçlarını yargılama yetkisine sahip ilk daimî uluslararası bir mahkeme statüsündedir. Bu suçları işlediği öne sürülen ülkeler hakkında, şayet statüye taraf değiller ise, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine başvurarak karar çıkartma yoluna gidilebilmektedir. Bu konuda önümüzde Darfur ve Libya örnekleri bulunmaktadır.

Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Strazburg’ta Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Genel Kurulunda 6 Ekim 2004 tarihinde yaptığı konuşmada aynen şöyle diyor: ”Sayın Başkan, Avrupa Konseyi ülkelerinin çoğunun taraf olduğu Uluslararası Ceza Mahkemesine Türkiye'nin üyeliğini mümkün hâle getirecek gerekli hukuki değişimleri tamamladık. Bu bağlamda, yeni Ceza Kanunu soykırım ve insanlığa karşı işlenen suçlar çağdaş normlarla uyumlu hâle getirilmiştir. Anayasa’da gerekli değişiklikleri yaparak yasalaştırdık. İçerideki hukuki hazırlıkları tamamlamış olarak size bugün şunu ifade etmek istiyorum: Yakın gelecekte Türkiye, Roma Statüsü’nü onaylayacak ve Uluslararası Ceza Mahkemesinin tarafı olacaktır.” Bu sözler Sayın Başbakana ait. Acaba Başbakanın bahsettiği yakın gelecek nedir? 2004 nere, 2012 nere? 2023’e kadar mı yakın gelecekten bahsediyoruz acaba?

Nitekim, Haziran 2012’de Türkiye’yi uluslararası alanda zor durumda bırakacak bazı gelişmeler oluyor. Haziran 2012’de 150’den fazla ülkede adil, etkili ve bağımsız bir Uluslararası Ceza Mahkemesi için savunuculuk çalışması yürüten 2.500’ün üzerinde kuruluş ve sivil toplum örgütünün oluşturduğu Uluslararası Ceza Mahkemesi Koalisyonu, Türkiye’den Uluslararası Ceza Mahkemesini kuran Roma Statüsü’ne katılarak cezasızlık kültürünü ortadan kaldırmaya ve hukukun üstünlüğünü güçlendirmeye yönelik taahhüdünü teyit etmesini talep etmiştir.

Türkiye’nin uluslararası toplumun saygın bir üyesi konumunu güçlendirebilmemiz hepimizin arzusudur. Anayasa’mızın 90’ıncı maddesinde bu yönde düzenlemeler de yapılmıştır. İşkence ve kötü muameleyle mücadele kapsamında İşkenceye Karşı Sözleşme’ye Ek İhtiyari Protokol Türkiye tarafından 14 Eylül 2005 tarihinde imzalanıp 27 Eylül 2011 tarihi itibarıyla da taraf olduğuna göre, taraf olunduğu tarihten itibaren geçerlilik ifade edecek ve geriye dönük bir tarafı olmayan bir sözleşmeyi…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

YUSUF ZİYA İRBEÇ (Devamla) – …onaylamaktan kaçınan bir tavır içine girmiş olmak, Türkiye'nin elini insan hakları ve işkenceye karşı yürütülen politikalar konusunda güçlendirmek yerine zayıflatmaktadır.

Saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın İrbeç.

60’ıncı maddeye göre söz veriyorum.

Sayın Özkan…

 

 

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur) – Sayın Başkan, teşekkür ederim.

TÜİK verilerine göre salatalık aylık bazda zam şampiyonu olmuş. Bu tespitler neye göre yapılıyor? Bu hafta dolaştığım Burdur, Afyonkarahisar, Isparta, Antalya, Denizli köylerinde zam şampiyonu saman. Kilogramı 15 kuruş olan saman şu anda 120 kuruş. “Türkiye’yi üzmeyen istatistik kurumu” samanın ne olduğunu sanırım bilmiyor.

Üreticilerimiz, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından balans madde olan saman, ot ve kaba yem sorununa çözüm beklemektedir. Hükûmet yetkililerine duyuruyor, soruna çözüm bekliyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Sayın Demiröz…

 

 

İLHAN DEMİRÖZ (Bursa) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

İstanbul-Bursa-İzmir otoyolu projesinde Uluabat Gölü geçiş alternatifi olarak sunulan Karacabey geçişi sırasında kullanılan alanın 6.150 dekarı mutlak tarım arazisidir. Bu arazilerden yapılacak otoyol için 7 Kasım 2012 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla otoyol geçişi köyleri toplulaştırma kapsamına alınmıştır. İstimlak bedeli ödememek için alınan bu karar doğru mudur? Otoyol objektif unsur olarak değerlendirilebilir mi? Çiftçiler hem tarım alanlarını hem de kamulaştırma bedelini kaybediyor. Çiftçilerden, köylülerden bu iktidar ne istiyor?

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Sayın Eyidoğan…

 

 

HALUK EYİDOĞAN (İstanbul) – Teşekkür ederim Başkan.

Doğal gaz zehirlenmeleri giderek artıyor. Ne acıdır ki son yirmi dört saatte doğal gaz ve karbonmonoksit zehirlenmesinden 8 kişi öldü. Doğal gazın kent içi dağıtımında yerel gaz dağıtım şirketleri doğal gazın ilk devreye alınmasında gerekli kontrolleri yapıyorlar ancak yıllık kontrol ve denetimleri eksik bırakıyorlar. Gazın güvenli kullanımı sadece nihai tüketicinin duyarlılığına bırakılamaz. Gaz dağıtım şirketlerinin periyodik kontrol ve denetimleri yapması için yasal bir düzenleme yapılmalıdır. Yanma sırasında karbonmonoksit gazının ortamda belirli bir seviyeye ulaşması veya herhangi bir gaz kaçağı durumunda alarm veren algılama düzeneklerinin kullanımının yaygınlaştırılması ve zorunlu duruma getirilmesi gerekmektedir. Halkın bilinçlendirilmesi adına konuyla ilgili kamu spotları hazırlanmasını ayrıca öneriyorum.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Sayın Halaman…

Sayın Havutça…

 

 

 

NAMIK HAVUTÇA (Balıkesir) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Balıkesir’de yerel bir gazetemiz okullarda fişleme olduğunu ortaya çıkardı. Balıkesir İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından, il millî eğitim müdürlüğüne ait kurumların, net, İnternet sitesi üzerinden Balıkesir’deki ilköğretim okullarına gönderdiği yazıda aynen şöyle deniyor: “Balıkesir Valiliğince istenen bilgiler doğrultusunda okulunuzda öğrenim gören Roman öğrenci sayısının, öğrencilerin bilgileri dışında, gizlilik içerisinde belirlenerek  müdürlüğümüze gönderilmesi” isteniyor. “Not: Bilgiler valiliğe sunulacağından sayıların herhangi bir gecikmeye meydan verilmeden gönderilmesi” isteniyor.

1) Yazı kimin talimatıyla, hangi gerekçeyle gönderilmiştir?

2) Okullardaki Roman öğrencilerin sayısı hangi amaçla ve niçin sorulmuştur?

Tunceli Hozat’ta ortaya atılan fişleme iddialarıyla birlikte Türkiye’nin birçok yerinde bu tür iddiaların gündeme gelmesi, bir rastlantı olmaktan çok, valilerin bir makamdan talimat aldıkları algısını yaratmaktadır. Valiliklere bu talimatı kimler vermiştir? Anayasa’nın 10’uncu maddesini ihlal eden ve Balıkesir’de yaşanan bu tür uygulamaların sorumluları kimlerdir?

BAŞKAN – Sayın Işık…

 

 

 

 

ALİM IŞIK (Kütahya) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Türk Hava Yolları Genel Müdürlüğü tarafından, 2013 yılı nedeniyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi  çatısı altında görev yapan milletvekillerinden sadece iktidar partisi grubuna mensup milletvekillerine gönderilen yılbaşı hediyelerinin hayırlı olmasını diliyorum. Bu vesileyle, bu ayrımı yapan Türk Hava Yolları Genel Müdürü başta olmak üzere, tüm çalışanları şiddetle kınadığımı  belirtiyor ve şu soruları soruyorum: Bu hediyeleri kendi ceplerinden mi yaptırmışlardır?

İki: Bu amaçla ne kadar para harcamışladır?

Bu harcadıkları para kurum bütçesinden çıktıysa haram zıkkım olsun diyorum ve kendilerini derhâl istifaya davet ediyorum.

Toplumun her kesimine Hükûmet tarafından sokulan ayrımcılığın bir devlet kuruluşu tarafından Meclis çatısı altına sokulması nedeniyle teessüflerimi belirtiyor, tekrar yetkilileri uyarıyorum.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Sayın Akova…

 

 

 

AYŞE NEDRET AKOVA (Balıkesir) – Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Burhaniye ilçesinde, 2-3 Aralık 2012 tarihlerinde, aşırı yağışlar nedeniyle sel felaketi meydana gelmiştir, Karınca Deresi taşmıştır, heyelan meydana gelmiştir, can kaybı olmuştur. Bunun yanı sıra da evlerde, iş yerlerinde, alt ve üst yapıda, ekili arazilerde, maddi-manevi büyük zararlar oluşmuştur. Yol, su, kanalizasyon, altyapıda meydana gelen hasar, genel yaşam koşullarını olumsuz etkilemektedir. Belediyenin, vatandaşın maruz kaldığı olumsuz koşulları acilen düzeltebilmesi için 500 bin liraya acilen ihtiyacı vardır. Bunun acilen ödenmesi ve Burhaniye Belediyesine gönderilmesi gerekmektedir.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Sayın Oğan…

 

 

 

 

SİNAN OĞAN (Iğdır) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Bildiğiniz gibi, 22 Aralık 1914 ile 15 Ocak 1915 tarihleri arasında Sarıkamış Harekâtı hayata geçirilmiştir ve Sarıkamış Harekâtı’nda, binlerce askerimiz, Allahuekber Dağları’nda, o zor şartlarda -karda, kışta- vatan için canını feda etmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin bir milletvekili olarak hem Sarıkamış’ta şehit olan bütün askerlerimize Allah’tan rahmet diliyorum hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi milletvekillerinin önümüzdeki günlerde Sarıkamış’ta yapılacak olan törenlere iştirakinin mühim olduğunun bir kez daha altını çiziyorum.

Saygılar sunarım.

BAŞKAN – Sayın Fırat…

 

 

 

SALİH FIRAT (Adıyaman) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Kara kışın ortasındayız, ne yazık ki Adıyaman’ın Kâhta ilçesinde, devlet tarafından dağıtılan kömür henüz 5 bin aileye ulaştırılamamıştır. 5 bin aile, bu kara kışta evlerinde donmaktadır. O yüzden Hükûmetin ivedilikle Adıyaman’ın Kâhta ilçesindeki kömür dağıtma sorununu tamamlaması gerekiyor.

Saygılar sunarım, teşekkür ederim.

BAŞKAN – Gündeme geçiyoruz.

“Başkanlığın Genel Kurula Sunuşları” vardır.

Meclis araştırması açılmasına ilişkin 3 önerge vardır, okutuyorum…

KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkanım sunuşlarla ilgili…

Şimdi, Anayasa’nın 82’nci maddesine göre, milletvekillerinin yürütmenin herhangi bir görevini kabul etmemesi lazım. Başbakan, Cumhurbaşkanı ve bakanlarla AKP’li milletvekillerini görüyoruz, gezdikleri uçaklarda resimleri de görüyoruz. Bundan önce, Anayasa’nın 82’nci maddesine göre Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar, yurt dışına giden milletvekilleri isimleri burada okunurdu, Genel Kurulunda onayına sunuluyordu. Fakat, maalesef, Cemil Çiçek Meclis Başkanı olduktan sonra bunu kesti. Ben, bunun için 63’üncü maddeye göre usul tartışmasının açılmasını istiyorum efendim.

BAŞKAN – Yok, şu anda yalnız böyle bir…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Efendim?

BAŞKAN – Hayır, hayır böyle bir tezkeremiz yok.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Var, şimdi…

BAŞKAN – Hayır, şu anda yok. Meclis araştırması açılmasına ilişkin 3 önerge var.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Hayır, şöyle… Efendim, sunuşlarda yani Türkiye Büyük Millet Meclisinin…

BAŞKAN – Hayır, olduğu zaman açabilirsiniz de şu anda öyle bir tezkere yok onu anlatmaya çalışıyorum.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Hayır, hayır ama niye sunulmuyor? Yani bunu…

BAŞKAN – Ya, Sayın Genç anladım da…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Efendim Türkiye Büyük Millet Meclisi…

BAŞKAN - Böyle bir işlemimiz yok şu anda diyorum.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Efendim işlemimiz orada, sunuşlarla ilgili.

BAŞKAN – Evet.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sunuşlarda Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bunu sunması lazım.

BAŞKAN – Anladım.

KAMER GENÇ (Tunceli) - Bugüne kadar bunu sunmuyor. Sunmadığı için yani Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanının gündeme riayeti konusunda 63’üncü maddeye göre usul tartışmasını istiyorum.

BAŞKAN – Tamam, anladım da ben de bir şey söylüyorum yalnız. Şu anda Başkanlığın sunuşlarının içinde o söylediğiniz işlem yok. Yani öyle bir işlem yapmıyorum ki ben.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Efendim, Sayın Başkanım bakın, ben bunu biliyorum. Sunuşlarda böyle bir evrak yok ama olması gerekir diyorum. Olmadığı için, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı görevini yapmadığı için bu konuda bir usul tartışması açıyorum, 63’üncü maddeye göre.

ENVER ERDEM (Elâzığ) – Hiçbir zaman olmayacak Sayın Başkan.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Efendim, devamlı yapılıyordu ama şimdi kestiler bu sunuşları. Bu sunuşların yapılması için ben Başkanlığın tutumu hakkında 63’üncü maddeye göre usul tartışmasını açıyorum.

Efendim, gerçekten, bakın burada bir usulsüzlük yok.

BAŞKAN – Hayır, ben sizi anladım da. Bakın, bugün herhangi bir kişiyle bir yere yolculuk yapmaya yönelik bir tezkere yok diyorum.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Hayır, efendim “Gelmiyor ki!” diyorum. Bakın, ben yanlış anlatabiliyorum.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Dün oyladık mesela Sayın Başkan, dün geldi.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Ben diyorum ki Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı bu sunuşlarda, Cumhurbaşkanıyla, Başbakanla yurt dışına giden milletvekilleri için Türkiye Büyük Millet Meclisinden bir buçuk senedir izin almıyor. Bu izni sunuşlarda…

BAŞKAN – Yani bula bula beni buldunuz!

Buyurun…

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Lehte Sayın Başkan, lehte…

BAŞKAN – Neyse, açtım ben canım, tamam!

Bakın, bana söylenen şey, İç Tüzük’e aykırı ama buyurun. Yani tartışmaya mecalim yok, buyurun.

 

 

 

 

KAMER GENÇ (Tunceli) – Şimdi, Sayın Başkanım, aslında yani bu on dakika, niye iki dakika veriyorsunuz?

BAŞKAN – Öyle yaptık, tamam.

KAMER GENÇ (Devamla) – Şimdi, arkadaşlar, bakın, Anayasa’nın 82’nci maddesi çok açık. Buna göre, herhangi bir yasama organı mensubuna yürütme tarafından görev verilmesi için burada, Türkiye Büyük Millet Meclisinde buna izin alınması lazım. Bundan önce AKP’liler çok gidip geziyorlardı, bu sunuşlarda yer alıyordu. Ben de bu AKP milletvekillerine, bunlara imtiyaz tanındığını, işte bir sürü harcırahlar aldıklarını, devletin parasının bunlara heba edildiğini… Defalarca burada itiraz ediyordum geçen dönem. Fakat her nedense, bu dönem, bu Meclis Başkanı bunu sunuşlardan kesti. Niye? Çünkü AKP milletvekillerini Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül, bazı bakanlar geziye götürüyorlar, bu geziyi kamuoyunun dikkatinden saklamak için bunu yapıyor. Meclis Başkanının görevi bu mudur? Meclis Başkanının görevi, burada Anayasa’yı ve kanunu uygulamaktır. Yani gidip Tayyip Erdoğan’dan talimat alıp da ondan sonra Tayyip Bey’in kendisine “Git, parti liderine söyle, bu anayasayı belli bir süre içinde düzenlesinler, yoksa biz düzenleriz.” diye talimatlarını yerine getireceğine, burada Anayasa’yla kendisine verilmiş görevleri yerine getirmesi lazım. Bu bakımdan, burada, maalesef, Meclis Başkanı kendine düşen görevi yapmamakla, bir de AKP’li milletvekillerinin işte Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakanların kontenjanlarında gidip gezmelerini Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgisinden saklamakla meşgul olan bir davranış içindedir. Bu, Meclis Başkanlığı yapan bir kişiye yakışmayan bir şeydir, görevini yapmamaktadır. Neden saklanıyor? Anayasa’nın 82’nci maddesi çok açık, diyor ki her hâlükârda Meclisin burada onayı gerekir. Biz uçaklarda görüyoruz, yurt dışına giderken Tayyip Bey’in yanında, Abdullah Bey’in yanında birçok AKP’li milletvekili var; getiriyor, yediriyor, içiriyor, harcırahlar veriyor. Niye saklıyorsunuz bunları? İşte, bunların burada dile gelmesi lazım.İşte, bu, sizin, Sayın Başkan, Başkanlık Divanının bir eksikliği.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Tunceli) - Peki, teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Meclis araştırması açılmasına ilişkin 3 önerge vardır, okutuyorum…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Efendim, usul tartışmasını açtınız, lehte söz istedi.

BAŞKAN – Hayır, isteyen yok.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Efendim, var “lehte” dedi.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Vazgeçtim efendim, vazgeçtim.

BAŞKAN – Hayır, vazgeçtiler.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Niye vazgeçiyor efendim?

BAŞKAN - Ne yapayım ben şimdi? Bir de onlarla mı kavga edelim? Hayret bir şey ya!

ÜNAL KACIR (İstanbul) – Hepsini ona verin, hepsini o konuşsun!

BAŞKAN – Önergeleri okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Kastamonu ilinde bulunan şeker pancarı üreticilerinin sorunlarının araştırılarak tespit edilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması için Anayasa’nın 98, İç Tüzük’ün 104 ve 105’inci maddeleri gereğince meclis araştırması yapılmasını arz ve teklif ederiz.

Gerekçe:

Şeker pancarı ülke ekonomisi açısından ciddi öneme sahip bir üründür. Kırsal kesimde yaşayan birçok çiftçi, aile fertleriyle birlikte şeker pancarı üretimi yaparak geçimlerini sağlamaktadırlar. Bu açıdan işsizliğin azalmasında da şeker pancarının rolü büyüktür. Kırsal kesimde yaşayan ailelerin bölgelerinde kalarak şeker pancarı üretimi ile uğraşmaları il dışına yaşanan göç olaylarını da engellemektedir. Ayrıca şeker pancarı katma değeri yüksek bir ürün olması nedeniyle ülke ekonomisine olan etkisi de yüksektir. Aynı zamanda şeker pancarı hayvancılık ve taşımacılık gibi sektörlerde de direkt olarak gelir sağlamaktadır.

Şeker pancarı istihdam sorunlarının çözümünde tartışmasız bir öneme sahiptir. Hasat ve çapa dönemlerinde birçok tarım işçisi 3-4 ay süreyle çalışmakta ve böylelikle işsizlere iş imkânı oluşmaktadır.

Ülkemiz genelinde olduğu gibi Kastamonu ilimizde arazinin müsait olması sebebiyle birçok aile şeker pancarı üretimiyle uğraşmaktadır. Bugün Kastamonu da yaklaşık 12.000 çiftçi seker pancarı üretimi ile geçimlerini sağlamaktadır. Ancak son yıllarda tarımda girdi maliyetlerinin artması diğer tüm alanlarda olduğu gibi şeker pancarı ekicilerini de sıkıntıya sokmuştur.

Türkiye dünyada şeker pancarı sektörünü desteklemeyen ülkelerdendir. AB’de pancar sektörüne yönelik maliyetler düşük tutulmakta ve pancar üreticileri desteklenmektedir. Ancak ülkemizde pancar sektörüne bütçeden hiçbir pay ayrılmamaktadır. Bununla birlikte, 2003 yılından beri pancar kotası uygulanmaktadır. Her şeyden de önemlisi, şeker fabrikaları özelleştirilmiştir. Varlık satış yöntemiyle özelleştirilen fabrikaların akıbetleri de meçhuldür. Fabrikaların kapanmaları durumunda şeker pancarı ekicilerinin ne yapacağı, geçimlerini nasıl sağlayacağı da bir muammadır.

Kastamonu ilinde ciddi manada şeker pancarı üreticisi bulunması ilimiz ekonomisini olumlu yönde etkilemektedir. Bu yüzden, şeker pancarı üreticileri desteklenmeli, teşvik edilmeli ve sorunları araştırılarak çözüme kavuşturulmalıdır.

1) Emin Çınar                                                           (Kastamonu)

2) D. Ali Torlak                                                         (İstanbul)

3) Mehmet Şandır                                                     (Mersin)

4) Celal Adan                                                           (İstanbul)

5) Ali Öz                                                                  (Mersin)

6) Özcan Yeniçeri                                                     (Ankara)

7) Mesut Dedeoğlu                                                   (Kahramanmaraş)

8) Oktay Öztürk                                                        (Erzurum)

9) Muharrem Varlı                                                    (Adana)

10) Atila Kaya                                                          (İstanbul)

11) Necati Özensoy                                                  (Bursa)

12) Seyfettin Yılmaz                                                 (Adana)

13) Ali Halaman                                                       (Adana)

14) Emin Haluk Ayhan                                              (Denizli)

15) Bülent Belen                                                      (Tekirdağ)

16) Mustafa Kalaycı                                                  (Konya)

17) Erkan Akçay                                                       (Manisa)

18) Sinan Oğan                                                        (Iğdır)

19) Enver Erdem                                                      (Elâzığ)

20) Lütfü Türkkan                                                     (Kocaeli)

 

 

 

 

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

"11-19 Yaş Çocuklarda Madde Kullanım Oranının Belirlenmesi" konusunun araştırılması ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla Anayasa’mızın 98’inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılması için gereğini saygılarımızla arz ederiz.

Gerekçe:

Uyuşturucu, belirli dozda alındığı zaman, kişinin sinir sistemi üzerine etki ederek, akli, fiziki ve psikolojik dengesini bozar, iktisadi ve sosyal çöküntü meydana getirir ve bağımlılık yapar. Bağımlılık, madde alım isteğinin durdurulamaması ve madde alımına devam edilmesidir. Ruhsal durum değişikliğine yol açan maddeler, tüm toplumlarda tarihin eski zamanlarından beri bilinir. Ancak tüm dünya üzerinde uyuşturucu kullanım düzeyindeki artış, ülkemizin geleceği için de endişe uyandırmaktadır.

Kişinin sindirim, solunum, dolaşım sistemine zarar veren, maddi ve sosyal yönden çöküntü yaratan uyuşturucu, uyuşturucu maddenin üretimi, kaçakçılığı ve maddenin tüketimi ve buna bağlı oluşan sonuçlar olmak üzere üç boyutlu bir sorundur ve bu çerçevede değerlendirilmesi gerekir.

Dünyada 400 milyar dolar üzerinde geliri olan uyuşturucu pazarının en önemli hedef kitlesi 15-25 yaş grubudur. Hatta son yıllarda hedef kitle yaş grubunda düşüş olduğu gözlenmektedir. Yani, uyuşturucu pazarı çocukları/gençleri tehdit etmektedir. Bu süreçte kullandıkları en önemli araç da sentetik haplardır. Ülkemizde de çocuklar/gençler arasında uyuşturucu madde kullanımı artmaktadır. Yapılan bir araştırma sonucuna göre ortaöğretimde uyuşturucu kullanım oranı yüzde 4'tür ve en önemli başlama gerekçeleri merak, sorun çözme, v.b.dir.

Bugüne kadar uyuşturucu kullanımı ya da satışı konusunda yapılan araştırmalar 11-19 yaş grubu eğitim alan çocuklar üzerinde çalışılarak gerçekleştirilmiştir. Ancak 11-19 yaş arasında eğitim alamayan ve uyuşturucu kullanımı ya da satışı konusunda risk grubu olan çocuklar göz ardı edilmiştir.

TBMM tarafından çocuklarda ve gençlerde artan şiddet eğilimi ile okullarda meydana gelen olayların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir araştırma yapılmıştır. Araştırma dâhilinde, TUİK tarafından seçilen 60 ildeki 261 okulda (130 resmî, 131 özel) öğrenim gören 26.009 öğrenciye yönelik yapılan çalışma öğrencilerle sınırlı tutulmuştur. Yani, araştırmanın hedef grubu eğitim alan öğrenciler olarak belirlenmiştir. Ancak bu ülkenin 11-19 yaş grubunda olup okuma şansı elde edemeyen çocuklarının varlığı göz ardı edilmiştir.

Bu sorunun önüne ancak multidisipliner çalışma ile geçilebilir ve bu çalışmanın en önemli ayağını Türkiye Büyük Millet Meclisi oluşturur. Gençlerde bağımlılık yapıcı maddeler ile mücadelenin gerekliliği ve önemi Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 58. maddesinde de ifade edilmiştir: "...Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar, v.b. kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır."

Tedbir alabilmek ancak doğru verilerin kullanılması ile mümkündür. İstatistiklerin yeterli düzeyde olmaması ve geleceğimizi emanet edeceğimiz gençliğimizi ciddi şekilde tehdit eden uyuşturucuyla her zamankinden daha fazla mücadele etmemiz gerekliliğiyle hazırlanan araştırmanın temel amacı 11-19 yaş grubunda eğitim alan ya da almayan tüm çocuklar/gençler üzerinde uyuşturucu kullanım oranını belirlemektir. Bu genel amaç çerçevesinde aşağıdaki alt amaçlara ulaşılması hedeflenmektedir:

1. Araştırma hedef grubunda 2011 yılı içinde kaç çocuğun/gencin suça karıştığını belirlemek.

2. Suça karışan çocukların/gençlerin sosyodemografik özelliklerini belirlemek.

3. Çocuklar/gençler arasında en çok hangi maddenin kullanıldığını tespit etmek.

 

4) Uyuşturucu kullanan çocukların/gençlerin sosyodemografik özelliklerini, aile durumlarını incelemek.

5) Ortak enjektör kullanımı nedeniyle bulaşıcı hastalığa maruz kalan çocuk/genç sayısını belirlemek.

6) Uyuşturucu nedeniyle intihar eden çocukların/gençlerin sayısını tespit etmek.

7) Bu çocuklardan/gençlerden kaçının suç çetelerine bulaştığını belirlemek.

8)    Bağımlılık nedeniyle tedavi gören genç/çocuk sayısını tespit etmek.

9) Evden kaçan ve kaçmaya teşebbüs eden çocuk/genç sayışım belirlemek.

1) Ruhsar Demirel                                  (Eskişehir)

2) Mehmet Şandır                                  (Mersin)

3) Mustafa Kalaycı                                 (Konya)

4) Oktay Öztürk                                      (Erzurum)

5) Enver Erdem                                      (Elâzığ)

6) D. Ali Torlak                                      (İstanbul)

7) Alim Işık                                            (Kütahya)

8) Erkan Akçay                                      (Manisa)

9) Lütfü Türkkan                                    (Kocaeli)

10) Sümer Oral                                      (Manisa)

11) Necati Özensoy                                (Bursa)

12) Ali Halaman                                     (Adana)

13) Özcan Yeniçeri                                 (Ankara)

14) Yusuf Halaçoğlu                               (Kayseri)

15) Mesut Dedeoğlu                               (Kahramanmaraş)

16) Faruk Bal                                         (Konya)

17) Yıldırım Tuğrul Türkeş                      (Ankara)

18) Mehmet Erdoğan                              (Muğla)

19) Adnan Şefik Çirkin                           (Hatay)

20) Reşat Doğru                                     (Tokat)

21) Mehmet Günal                                  (Antalya)

 

 

 

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Türkiye mısır üretiminin yaklaşık yarısını karşılayan Çukurova bölgesindeki mısır üreticilerinin içinde bulunduğu sorunların tespiti ve çözümü konusunda gerekli araştırmaların yapılması, buna göre alınacak önlemlerin ve gerçekleştirilmesi gereken uygulamaların yerine getirilmesi hususunda Anayasa’nın 98’inci Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılmasını arz ederiz.

Gerekçe:

Bugün Türkiye'de 4,2 milyon ton civarındaki mısır üretimi, tarlanın hazırlanması, ürün ekimi ve hasadı, nakliye, depolama, sanayide değerlendirilmesi ve nihai tüketiciye ulaşıncaya değin geçen süreçte milyonlarca insanımızın istihdam edildiği, ekmek yediği, ekonomiye ciddi manada katma değer sağlayan tarım sektörü içinde ayrıcalıklı konum edinmiştir.

İşte böylesine büyük bir alanın milyonlarca insana, dolayısıyla ülkemize sağladığı yararları en üst seviye çıkartmak iyi bir yönetim planlamasını da şart koşmaktadır. Yapılacak hatanın ise hem ülkemize hem insanlarımıza zarar olarak döndüğü, döneceği de kuşkusuzdur.

Bu nedenledir ki tarım politikalarının en üst seviyedeki belirleyicisi konumundaki Bakanlığın, dünya piyasalarını da takip ederek mısırda arz-talep dengesini titiz bir şekilde kurgulaması, planlaması elzem görülmektedir. Bu denge sadece çiftçiler açısından değil, maliyet dalgalanmalarından zarar gören sanayiciler, sanayicilerimizin istihdam ettiği işçiler için de önem arz etmektedir.

Geçtiğimiz yıllar için prim desteğinin çok yetersiz olması karşısında hayal kırıklığı yaşayan üretici, yine müdahale fiyatının çok geç açıklanmasından, hasat dönemlerinde gümrük kapılarının açılmasından, TMO'nun yine zamansız ve gereksiz piyasa müdahalelerinden endişe etmeye devam etmektedir. Çiftçilerimiz, TMO'nun yine kendilerinin aleyhine piyasaya mal arzından, ürün bedellerinin çok geç ödenmesinden kaygılı olup önünü görememektedirler.

Ayrıca, GDO'lu mısır ithalatına izin verilmesini, GDO'ların sindirim sisteminde hazmedilemeyip hücrelere kadar taşınabildiği, marketlerden alınan süt örneklerinde GDO'lu yemlere rastlandığı, pastörize işleminin dahi bu DNA'yı yok edemediği ve dolayısıyla GDO'lu ürünlerin sağlık riski oluşturabileceği yanında, verimli topraklarımızda GDO'suz üretime rağmen dışarıdan mısır ithalatına izin verilmesini anlamak mümkün değildir.

Mısırda, özellikle ikinci ürün mısırda Çukurova'da hastalıklardan ve iklim şartlarının olumsuz gitmesinden dolayı verim düşüklüğü yıllardır yaşanmaktadır. Bu olumsuzlukların yanında fiyatların kötü oluşu, çiftçimizi çok sıkıntı içerisinde bırakmakta ve perişan etmektedir.

Çiftçinin ve özellikle mısır üreticilerinin en büyük sıkıntısı girdi maliyetlerinin yüksekliği ve istikrarsızlığıdır. Bu girdilerden özellikle gübre çiftçinin kullanım zamanında en yüksek fiyattan işlem görmekte ve çiftçinin belini bükmektedir. Bir diğer girdi olan akaryakıt konusunda da yüksek maliyet traktörlerin çalışmasını ve tarlaların işlenmesini engellemektedir. Dünyadaki petrol fiyatlarının düşmesine rağmen, ülkemizde akaryakıt fiyatlarının düşmemesi ve komik derecede düşmesi hiçbir vatandaşın anlayamadığı bir konu hâline gelmesine neden olmuştur.

Çiftçilerin hepsi tarlasını ekebilmek için tarlalarını ipotek ettirerek bankalardan kredi almaktalar. Basında son yıllarda çıkan haberlerden de görüleceği gibi bankaların elinde çok sayıda icralık tarla olması bunun çok acı bir göstergesidir.

Netice olarak;

Türkiye mısır üretiminin yaklaşık yarısını karşılayan Çukurova bölgesindeki mısır üreticilerinin içinde bulunduğu sorunların tespiti ve çözümü konusunda gerekli araştırmaların yapılması, buna göre alınacak önlemlerin ve gerçekleştirilmesi gereken uygulamaların yerine getirilmesi amacıyla Meclis araştırma komisyonu kurulmasını arz ederiz.

 

1) Muharrem Varlı                                  (Adana)

2) Mehmet Şandır                                  (Mersin)

3) Özcan Yeniçeri                                  (Ankara)

4) Erkan Akçay                                      (Manisa)

5) Sümer Oral                                        (Manisa)

6) Emin Haluk Ayhan                              (Denizli)

7) Necati Özensoy                                  (Bursa)

8) Enver Erdem                                      (Elâzığ)

9) Oktay Öztürk                                      (Erzurum)

10) Yusuf Halaçoğlu                               (Kayseri)

11) Alim Işık                                          (Kütahya)

12) Mehmet Erdoğan                              (Muğla)

13) Mesut Dedeoğlu                               (Kahramanmaraş)

14) Mustafa Kalaycı                               (Konya)

15) Ahmet Duran Bulut                           (Balıkesir)

16) Lütfü Türkkan                                  (Kocaeli)

17) D.Ali Torlak                                     (İstanbul)

18) Mehmet Günal                                  (Antalya)

19) Seyfettin Yılmaz                               (Adana)

20) Celal Adan                                      (İstanbul)

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki görüşmeler sırası geldiğinde yapılacaktır.

 

 

Başbakanlığın kanun tasarısının geri alınmasına dair bir tezkeresi vardır, okutup oylarınıza sunacağım.

 

 

 

                                                                                                      27/12/2012

İlgi:18/10/2011 tarihli ve B.02.0.KKG.0.10/101-383/3284 sayılı yazımız.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgide kayıtlı yazımız ekinde Başkanlığınıza sunulan "Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ve Pakistan İslam Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Eğitim Alanında İşbirliğinin Güçlendirilmesine İlişkin Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı"nın Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün 75’inci maddesine göre geri gönderilmesini arz ederim.

                                                                               Recep Tayyip Erdoğan

                                                                                        Başbakan

BAŞKAN – Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Gündemde bulunan kanun tasarısı Hükûmete geri verilmiştir.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.

 

1’inci sırada yer alan Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Sayın Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Sayın Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Sayın Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Sayın Ahmet Aydın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair  İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Sayın Kamer Genç’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

 

 

 

 

 

1.-        Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair  İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/242, 2/80) (S. Sayısı: 156) 

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

2’nci sırada yer alan Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Adalet Komisyonu raporlarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

 

2- Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Adalet Komisyonu Raporları (1/484)  (S. Sayısı: 287)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

3’üncü sırada yer alan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Libya Hükümeti Arasında Askeri Eğitim İş Birliği Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz .

 

3.-  Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Libya Hükümeti Arasında Askeri Eğitim İş Birliği Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/650) (S. Sayısı: 339)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

4’üncü sırada yer alan Yargılama Sürelerinin Uzunluğu ile Mahkeme Kararlarının Geç veya Kısmen İcra Edilmesi ya da İcra Edilmemesi Nedeniyle Tazminat Ödenmesine Dair Kanun Tasarısı ile Adalet Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

 

4.- Yargılama Sürelerinin Uzunluğu ile Mahkeme Kararlarının Geç veya Kısmen İcra Edilmesi ya da İcra Edilmemesi Nedeniyle Tazminat Ödenmesine Dair Kanun Tasarısı ile Adalet Komisyonu Raporu (1/625) (Dağıtma tarihi: 15.11.2012) (S. Sayısı: 342)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

5’inci sırada yer alan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Korunması ve Teşvikine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

 

5.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Korunması ve Teşvikine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Dışişleri Komisyonu Raporu (1/578) (S. Sayısı: 219)(x)

BAŞKAN – Hükûmet? Burada.

Komisyon? Burada.

Komisyon Raporu 219 sıra sayısı ile bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde söz isteyen? Yok.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum:  Kabul edenler…  Kabul etmeyenler…  Kabul edilmiştir.

1’inci maddeyi okutuyorum:

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE AZERBAYCAN CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA YATIRIMLARIN KARŞILIKLI KORUNMASI VE TEŞVİKİNE İLİŞKİN ANLAŞMANIN ONAYLANMASININ Uygun Bulunduğuna Daİr Kanun Tasarısı

 

Madde 1- (1) 25 Ekim 2011 tarihinde İzmir’de imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Korunması ve Teşvikine İlişkin Anlaşma”nın onaylanması uygun bulunmuştur.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum:  Kabul edenler…  Kabul etmeyenler…  Kabul edilmiştir.

2’nci maddeyi okutuyorum:

Madde 2- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum:  Kabul edenler…  Kabul etmeyenler…  Kabul edilmiştir.

3’üncü maddeyi okutuyorum:

MADDE 3- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum:  Kabul edenler…  Kabul etmeyenler…   Kabul edilmiştir.

Tasarının tümü açık oylamaya tabidir.

Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Oylama için iki dakika süre vereceğim. Bu süre içinde sisteme giremeyen üyelerin teknik personelden yardım istemelerini, bu yardıma rağmen de sisteme giremeyen üyelerin oy pusulalarını oylama için öngörülen iki dakikalık süre içinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Ayrıca, vekâleten oy kullanacak sayın bakanlar var ise hangi bakana vekâleten oy kullandığını, oyunun rengini ve kendisinin ad ve soyadı ile imzasını da taşıyan oy pusulasını yine oylama için öngörülen iki dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Oylama işlemini başlatıyorum.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, pusula gönderenlerin isminin okunmasını istiyorum.

BAŞKAN – Oldu, hayhay.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Toplantı yeter sayısı yoktur.

Birleşime on dakika ara veriyorum.

                                                                   Kapanma Saati: 15.54

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 16.07

                                       BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER

KÂTİP ÜYELER: Fatih ŞAHİN (Ankara), Mustafa HAMARAT (Ordu)

-----0-----

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 48’inci Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

219 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın tümünün açık oylamasında toplantı yeter sayısı bulunamamıştı. Şimdi açık oylamayı tekrarlıyorum.

Oylama için iki dakika süre veriyorum.

(Elektronik cihazla oylamaya başlandı)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkanım, efendim, yaptığınız yanlış.

AHMET YENİ (Samsun) – Oylamaya başladık.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Şöyle bir durum: Şimdi, yapılan oylamada toplantı yeter sayısı yoksa… Şimdi, bakın, kanun tasarıları gelir, müzakere edilir, son aşaması oylamadır. Oylama yapıldıktan sonra o kanun tasarısıyla ilgili işlem bitmiştir.

Dolayısıyla, sizin burada yapacağınız iki işlem var: Ya bu kanun tasarısını, gündemin Oylaması Yapılacak İşler bölümüne göndereceksiniz çünkü bugün artık oylama bitti ve dolayısıyla, oylama bittiğine göre ve toplantı yeter sayısı da olmadığına göre birleşimi kapatmanız lazımdı. Ha, geçmişte…

NURETTİN CANİKLİ  (Giresun) –  Sayın Başkanım…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Bir dakika canım, anlamadığın şeylerde konuşma sen!

AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Samsun) – Ne biçim konuşuyorsun!

AHMET YENİ (Samsun) – Ne biçim konuşuyorsun sen!

BAŞKAN –  Yapmayın…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Öğrenin de gelin buraya. Öğrenin ondan sonra gelin.

Ondan sonra bakın geçmiş uygulamalarımız hep böyle. Ha, ondan sonra ikinci kanun tasarısına geçersiniz, orada da toplantı yeter sayısı yoksa bence birleşimi kapatmanız lazım.

Eğer devam ederseniz tutumunuz hakkında söz istiyorum efendim İç Tüzük’ün 63’üncü maddesine göre.

Toplantı yeter sayısı yok, birleşim kapanacak. Yani, buradaki yoklama değil Sayın Başkan.

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) – Yoklama…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Hayır, yoklama değil efendim.

BAŞKAN –  Hayır hayır, tamam, bir saniye…

AHMET YENİ (Samsun) – Dinleyen yok seni otur yerine be!

BAŞKAN –  Sayın Genç…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Evet…

BAŞKAN –  Şimdi, ikinci oylamada da toplantı yeter sayısı sağlanamazsa birleşim sona erer…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Hayır ama…

BAŞKAN –  …ve o tasarının oylaması, oylaması yapılacak işler kısmına atılır.

KAMER GENÇ (Tunceli) –  Bu ama….

BAŞKAN –  Orada haklısınız.

KAMER GENÇ (Tunceli) –  Evet.

BAŞKAN –   Şimdi, yoklamayı tekrarlıyoruz…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Hayır yoklama yapmıyorsunuz ki, oylama yapıyorsunuz. 

BAŞKAN –  Yani işte oylamayı, kafam karıştı… Oylamayı tekrarlıyoruz ve onun sonucuna göre…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Şimdi, Sayın Başkanım, bakın…

BAŞKAN –  Ama ben usul tartışması açacağım, tamam, ayrı da…

 

(Elektronik cihazla oylamaya devam edildi)

 

BAŞKAN –  Şimdi, pusula gönderen milletvekillerinin isimlerini okuyacağım: 

Sayın Mehmet Sağlam? Burada.

Sayın Beşir Atalay’a vekâleten Sayın  Babacan.

Sayın Hayati Yazıcı? Burada.

Sayın Sadullah Ergin’e vekâleten Sayın Hayati Yazıcı.

Sayın Afif Demirkıran? Burada.

Sayın Zafer Çağlayan’a vekâleten Sayın Mehdi Eker.

Sayın Faruk Çelik? Burada.

Sayın Sadık Yakut? Burada.

Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Korunması ve Teşvikine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı açık oylama sonucu:

“Kullanılan oy sayısı        : 202

Kabul                             : 202 (x)

                Kâtip Üye                                              Kâtip Üye

              Fatih Şahin                                        Mustafa Hamarat

                  Ankara                                                   Ordu”

Tasarı, kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

Sayın Genç, buyurun.

 

 

 

KAMER GENÇ (Tunceli) – Aslında muhalefet partisinin Başkan Vekilisiniz. Yani usul tartışmasında on dakika verilir, hiç olmazsa siz beş dakika müsaade edin de biz meramımızı anlatalım. Yani iki dakikayla bu olmaz ki.

Şimdi, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Büyük Millet Meclisi ciddi bir kurumdur. Burada, şimdi yapılan -bakın, yoklama var, oylama var- açık oylamada, eğer toplantı yeter sayısı yoksa birleşim kapatılır çünkü hiçbir surette bir kanun maddesine… Gündemin bir maddesindeki bir kanun tasarısı oylamayla bitiyor, siz yeniden dönüp de onu oylamaya alamazsınız. Geçmişte yaptığımız uygulamalarda şöyle: Eğer yapılan bir oylamada toplantı yeter sayısı yoksa o kanun tasarısı veya teklifi gündemin Oylaması Yapılacak İşler bölümüne atılır. Takdir Meclis Başkan Vekilinin ama bana göre birleşimin de kapatılması lazım. Birleşimin niye kapatılması lazım? Çünkü birleşimin devam edebilmesi için toplantı yeter sayısı yok. Bir Meclisin göreve devam edebilmesi için, çalışabilmesi için toplantı yeter sayısı bulunması lazım. Oylama yapılıyor, Meclisin toplantı yeter sayısı yok. Buna rağmen, siz, çalışmaya devam ediyorsunuz; İç Tüzük’e tamamen aykırı. Bakın, buradaki… Yani, tabii, bunları kavramak için Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışma usullerini de iyi bilmek lazım. Birileri atıyor, efendim, 367 garibesi… Yok böyle bir şey!

Bakın, Cumhurbaşkanlığı seçiminde Anayasa bir ilke koymuş, diyor ki: “Cumhurbaşkanı seçilecek kişilerin en azından Meclisin büyük bir kısmı tarafından tasvip edilmesi lazım.” Yani oy kullanması lazım. Tasvip etmiyorsa o gündemden düşer.

Burada da önemli olan, yapılan oylamada toplantı yeter sayısı bulunmamıştır, o kanun üzerindeki müzakereler bitmiştir. Siz yeniden o kanuna dönemezsiniz. Yeniden o kanuna döndünüz. O zaman, sizin bu uygulamalarınız devam ederse yarına…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla) – Gündemin 5’inci maddesine gelip 1’inci maddesinden başlayabilirsiniz. Yani bu Parlamento geleneğine aykırıdır, bu Parlamento geleneklerinde olmaz. Ama tabii meramımızı anlatmak için yeterli süre de vermiyorsunuz.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Genç.

Tutumumda bir değişiklik yoktur.

Devam ediyoruz.

6’ncı sırada yer alan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ortaklık ve İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

 

 

 

6.-       Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ortaklık ve İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/325)    (X) (S. Sayısı: 94) (x)

 

BAŞKAN - Komisyon? Burada.

Hükûmet? Burada.

Komisyon raporu 94 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde söz isteyen yok.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, söz isteyen var mı bir sorun bakalım. Rica ediyorum, yani…

BAŞKAN – Buyurun.

Siz söz istiyorsanız, bakın…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Söz istiyorum.

OKTAY VURAL (İzmir) – Efendim, söz talebimiz olmadığını daha önceden size bildirdik zaten biz. Bildirdiğimiz bir konuyla ilgili bize tekrar sormanıza gerek yok ki.

BAŞKAN – Şimdi, muhterem grup başkan vekilleri, bana şöyle bir bilgi geldi, bu yanlışsa düzeltin...

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Gruplar adına söz talebimiz yok efendim.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Kişisel söz hakkı…

BAŞKAN – Gruplar adına bir karar alındığını, bu şekilde devam edeceğini yani…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Şahıs istiyorum efendim.

BAŞKAN – Tamam, siz söz alabilirsiniz, böyle bir hakkınız mevcut. Bana verilen bilgiye uygun davranıyorum ama sizin… Yani başka bir sistem var ise ona da tabii ki uyarım. Benim size söz vermemek gibi bir hakkım olabilir mi?

KAMER GENÇ (Tunceli) – Hayır, Sayın Başkanım, benim şey ettiğim, bir sorun bakalım.

BAŞKAN – Siz ne istiyorsunuz Sayın Genç, onu söyleyin, onu yapalım.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Ben tümü üzerinde söz istiyorum şahsım adına.

BAŞKAN – Neyin üzerinde?

KAMER GENÇ (Tunceli) – Bu anlaşma üzerine.

BAŞKAN – Tamam.

Gruplar adına söz yok.

Şahıslar adına Sayın Genç, buyurun.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Teşekkür ederim.

Şimdi, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii ki grup başkan vekilleri gruplar adına söz istemeyebilir ama ben parlamenterim, ben milletvekiliyim. Şimdi, vatandaşlardan bana gelen şikâyet “Ya sen niye korkuyorsun, konuşmuyorsun?” diyorlar “Ben niye korkuyum?” dedim kardeşim.

Şimdi, benim kişisel söz hakkımı kimse kısıtlayamaz. Tabii ki grubuma saygım sonsuz ama burada bir uluslararası anlaşma vesilesiyle de olsa kendi düşüncelerimi, Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu izah etmem lazım.

ÜNAL KACIR (İstanbul) – Sadece yasa üzerinde konuşabilirsin.

KAMER GENÇ (Devamla) - Her milletvekilinin de bunu yapma hakkı vardır. Dolayısıyla, bizi baskı altında tutmayın. Ben yedi sene şu Meclis Başkan Vekilliği kürsüsünde otururken sizin esaslarınızın, işte babalarınızın, dedelerinizin burada bize karşı nasıl hareket ettiklerini, bu Parlamentoyu nasıl çıkmaza soktuklarını, nasıl kavgalar çıkardıklarını, hepsini iyi biliyorum. Yani işte o zaman Abdullah Gül de bir Mehmet Ali Şahin de Salih Kapusuz da gelip bize yalvarıyorlardı, bizden söz istiyorlardı, şimdi başka şekilde davranıyorsunuz. Onun için, bu işleri… Bakın, burada deneyimli bir insanım, benim deneyimimden yararlanmanız gerekirken böyle sebepsiz yere şey etmeyin.

Şimdi, sayın milletvekilleri, bugün biz bir uluslararası anlaşma görüşüyoruz, birkaç tane… Şimdi, buraya Tarım Bakanı gelmiş. Samanı mı burada görüşeceğiz, uluslararası anlaşmaları mı burada görüşeceğiz? Burada fasulye ve hıyar mı görüşeceğiz, yoksa ki uluslararası anlaşmaları mı görüşeceğiz? Evvela burada bu Hükûmetin bu Meclise saygı duyması lazım. Burada görüşülen konuyla ilgili ihtisas sahibi bakanın gelip burada oturması lazım.

Biliyorsunuz Ahmet Davutoğlu elçileri toplamış Ankara’ya, “Elçiler risk alacak.” diyor. Ya, ne riski alacak Ahmet, ne riskini alacak? Türkiye Cumhuriyeti devletinin büyükelçisi, yani bir bürokrat ne riski alacak? Düşünün yani, bu kişi bugün bunu söylüyor.

Bugün, Türkiye Cumhuriyeti devletinin ya gerçekten komşularıyla büyük sorunları var. Bu sorunlar durup dururken her an için Türkiye’nin bir Suriye’yle savaş etme durumu var.

Arkadaşlar, yani bu duruma nasıl geldi? Şimdi Tayyip Erdoğan bir Suriye’nin liderini alıyor, bir muhalefet liderini, gidiyor diyor ki Esad’a: “Defol git.”

ÜNAL KACIR (İstanbul) – Yasayla ilgili konuş!

KAMER GENÇ (Devamla) - Arkadaşlar, uluslararası hareketlerde, uluslararası kurallarda hiçbir devletin bir yetkilisi başka bir devletin yetkilisine “Defol” diyemez çünkü biz devletiz yahu. Biz buz devleti değiliz. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bir saygınlığı var. Bir devletin kendi başkanına karşı bizim tutup da böyle tehditler savurmamız yakışmaz bu devlete. Ama Tayyip Erdoğan’la beraber maalesef Türkiye Cumhuriyeti Devleti her yerde itibar kaybetti her yerde ama, her yerde maalesef devletimiz itibar kaybetti. Bir söyleyin bakalım nerede bir itibarı var? Mısır’ın Başkanı Mursi’yi AKP kongresine davet etmek için tuttunuz 2 milyar dolar para yardımı ettiniz. Daha neler yaptıklarını tabii bilmiyoruz.

Şimdi arkadaşlar, bakın Türkiye Büyük Millet Meclisinin her konuya el koyması lazım.

Bakın burada geçenlerde bir bütçe kabul ettik. Bütçede Sayıştay raporları yok. Sayıştay raporları niye yok? Bakın onları araştırdık. Şimdi Maliye Bakanlığı, bir Merkezi Uzlaşma Komisyonu var. Bu Uzlaşma Komisyonunda 3 milyon liralık itilaflardan fazla olan vergi ve cezalara karşı Merkez i Uzlaşmaya gidiyor. Şimdi bize gelen bilgilere göre 3 katrilyon lira vergi aslı, 3 katrilyon liralık kaçakçılık cezası bu Merkezi Uzlaşma Komisyonuna gitmiş. Merkez Uzlaşma Komisyonu tabi istediği vergiyi sıfırlayabilir. Mesela geçmişte Sayın Canikli’ye çok söyledim. Citibankın 5 katrilyon, arkadaşlar, Citibankın 5 katrilyon lira Citibank adına vergi bulundu, bu AKP iktidarı zamanında gittiler o 5 katrilyon lirayı bir kalemde çizdiler. Şimdi ben sorarım arkadaşlar, siz olsanız, yahu birisine 5 katrilyon liralık menfaat sağladığınız zaman hiç mi bir şey cebinize atmazsınız, mümkün değil yani, bunu böyle düşünmek mümkün değil. Şimdi bu 3 katrilyon lira vergi aslı, 3 katrilyon lira kaçakçılık cezası Merkez Uzlaşma Komisyonuna gidiyor arkadaşlar, orada 6 katrilyon lira, 300 milyon liraya düşüyor. Şimdi ben sorarım arkadaşım, yani, niye bu raporlar gelmiyor? Şimdi orada istenmiş, “Hele” demişler, “Siz kimlerle uzlaştınız? Getirin bu uzlaşma tutanaklarını.” Vermiyorlar.

Şimdi, ben geçen gün buradan Maliye Bakanına soruyorum, diyorum ki: Mesela, bu Çalık’ların, Albayraklar’ın, hani senin yakınların ya, bu iktidarın yakınlarının, bunların hesaplarını incelediniz mi? “Söylemem ki.” diyor. Niye söylemiyorsun? “Efendim, sır.” diyor, “vergi mahremiyeti.” Ya, hırsızlıkların sır ve mahremiyet altında saklandığı görülmüş mü? AKP iktidarı zamanında, adam gitmiş bankadan 3 katrilyon kredi almış arkadaşlar. Soruyorsun: Bunu kime verdin? “Sır.” E peki, biz parlamenter olarak ne görevi yapacağız, ne görevi yapacağız arkadaşlar?

Bakın, geçen gün KİT Komisyonu raporuna baktım, TOKİ Gaziantep Belediyesine bir taşıma satıyor 9 milyon liraya, belediye bir buçuk sene sonra bunu 98 milyon liraya satıyor, hem de yandaş bir firmaya satıyor.

Şimdi, bu Melih Gökçek’in TOKİ’yle kurduğu bir ortaklık şirketi var, proje şirketi. Her yerde yönetim kurulu üyeleri, Yüksek Planlama Kurulu kararına göre, en fazla 1.500 lira alır, bu çok küçük bir şirket olmasına rağmen, 10 tane yönetim kurulu, 4 tane denetim kurulu üyesi atıyor, her yönetim kurulu üyesine 3.500 lira net para veriyor. Düşünebiliyor musun? 3.500 lira net para veriyor. Her denetim kurulu üyesine de 3.000 lira net para veriyor. Şimdi soruyoruz Hükûmete: Ya siz bunu kime verdiniz? Bu yönetim kurulu üyeleri arasında acaba bakanların -biraz benim orada da kuşkum var ya- yakınları da var mı? Var tabii şimdi arkadaşlar. Ya şimdi her yerde yönetim kurulu üyelerine 3.500 lira, ki onun brütünü alırsanız 5.000 lirayı, 5 milyarı buluyor, ona getiriyorsunuz, kanunlara aykırı olarak bunu veriyorsunuz, efendim, soruyoruz, isim söylemiyorlar. Şimdi, Canikli, biraz sonra çıkacak, burada diyecek ki: “Belge getir.” Yahu, ben, belgeyi söylüyorum. İşte, bize cevap verin, size göstereyim. Maliye Bakanının merkez uzlaşma komisyonundaki uzlaşma tutanaklarını getir.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Getirdim…

KAMER GENÇ (Devamla) – Getir, getir.

Hatta diyorlar ki: “AKP’nin ileri derecedeki arkadaşlarının serbest mali müşavirlik büroları var. E, bu, tabii, merkez uzlaşma komisyonunda işte o trilyonlar, katrilyonlar böyle yüzde 10’a indirilince vergi astarı, onların da aracılığı var.” Ben bunu söylemiyorum. Bir şeyi gizlediğiniz zaman orada, onlar… Değerli milletvekilleri, mecburen insanların kafalarında bu istifamlar doğuyor.

Dün ben burada konuşurken vatandaş Bitlis’in Mutki’sinden bana  telefon ediyor “Yahu, Sayın Genç, vallahi, 2 okulumuz var, su yok, yollarımız yok, kapalı her şey.” diyor. Tunceli’de, işte, vatandaşlar bana telefon ediyor, köy yollarımız kapalı... E, niye? Çünkü akaryakıt yok, her yere vermiyorlar. Yani AKP’liler kendi belediyelerine, il özel idarelerine yani kendilerinin güçlü olduğu yerlere her türlü  olanakları sağlıyorlar. Maalesef bizim oralara yeteri kadar yakıt da gitmeyince, çok da kar yağınca maalesef insanlarımız çok zor duruma düşüyor; kış günü kendisine yol gerekli, açılmıyor. E, bizim bir, işte il özel idare müdürümüz var, AKP’li olduğu için bizim hiçbir dediğimizi de yapmıyor. Yani böyle bürokrasiyi de kendilerine göre yönlendirmişler. Bizim vatandaşın en temel hakkı için kendilerine yaptığımız ikazları da maalesef nazara almıyorlar.

O bakımdan, o kadar çok söylenecek şey var ki arkadaşlar, bir defa devri iktidarınızda gerçekten devlet her tarafıyla tahrip edildi. Bir Anayasa Mahkemesi… Bakın biz, 2010’un başında Sayıştay Kanunu’nun iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmuşuz, hâlâ incelenmiyor. Geçenlerde 6553 sayılı Kanun’u -bu Nurettin Bey’in getirdiğini, hani bu raporları vermede “düzenlilik kontrolü” diye gariban bir ifadeyi kullandı- birilerinin hesabına gelmediği için, daha yeni olduğu hâlde ele alıyor ama iki sene önce Anayasa Mahkemesine açtığımız ve Türkiye’de gerçekten devleti kontrolsüzlüğe getiren, AKP’nin devri hesaplarını kontrolsüzlüğe getiren, yolsuzluklarını örtbas etmeye müsait olan bir kanununun iptali için açılan davayı iki senede daha gündemine almıyor. Biz, şimdi ne diyelim? Devlet, her tarafıyla tıkanmış, her tarafıyla çökertilmiş bütün kurumlarıyla, böyle şartlarda muhalefet ediyoruz. 

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Genç.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Sataşmadan söz istiyorum.

BAŞKAN – Buyurun.

 

 

 

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Belki cevap vermemek lazım ama bizi izleyen vatandaşlarımızın zihninde yanlış bir algılama olabilir, oluşabilir, o yüzden bu vesileyle bu yanlış ifadelerin düzeltilmesi gerekiyor.

Bahsedilen uzlaşma müessesi 1961 yılından beri vergi sistemimizde uygulana gelen bir mekanizmadır. Özü de şudur: Kesilen cezaları, vergiler, vergi asılları oturulur bir uzlaşma komisyonları tarafından -bir merkez uzlaşma komisyonları vardır bir de ayrıca illerde birçok uzlaşma komisyonu vardır rakama göre her birinin bir yetki alanı söz konusudur- otururlar yargıya gitmemesi karşılığında yani ceza kesilen mükellefe, nezdinde ceza uygulanan mükellefe yargıya gitmemesi karşılığında uzlaşılır. Uzlaşma tamamen dosyanın münderecatına bağlıdır yani kesilen cezanın gerçek olup olmadığı, ne kadar gerçeğe yakın olduğu, başka birtakım hususlar, mükellefin özel durumları yani ödediği takdirde batabileceği, tamamen ticari faaliyetinin ortadan kalkabileceği hususları da dikkate alınarak,  orada belirlenir ve ona göre uzlaşılırsa -rakam üzerinde- onu defaten öder ve yargıya gitmez olay budur ve 1961 yılından beride bu sistem, bütün  hükûmetler tarafından, bütün Maliye Bakanlığı  yetkilileri tarafından uygulanmış olan bir sistemdir.

Şimdi, bahsedilen hangi mükellefin bahsedildiğini bilemiyorum tabii bilmemiz de mümkün değil -yani biraz önceki konuşmacının bahsettiği mükellefler kimdir, ne kadar uzlaşılmıştır, dosyada ne vardır? Bunları bilmiyoruz, bilmemiz de mümkün değil- çünkü yasalarla konulan kurallar vardır ve o kullara herkesin, ilgililerin de uyması gerekir.

Şimdi, burada, tabii söylenen hiçbir şekilde bir bilgiye, belgeye dayanmıyor, sadece bir isnat, sadece bir iddia, bir dedikodu, bir duyum. Yani böyle çok ciddi bir şekilde birilerini itham edeceğiniz zaman elinizde gerçekten ikna edici ve olayın olduğunu gösteren, o şekilde olduğunu gösteren bir şeyler olması gerekir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Canikli.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Var mı elinizde? Hiçbir şey yok, hiçbir şey yok, sadece bomboş bir konuşma, içi boş bir konuşma. Dolayısıyla bunlar olmadığı zaman ortaya konulan bu tür iddialar iftiradan ibarettir. Aksi hâlde herkes, herkes hakkında, her şeyi söyleyebilir. Belge zorunluluğu yoksa, iddiayı ispat zorunluluğu yoksa herkes, herkes hakkında, her şeyi söyleyebilir. Böyle bir ülkede yaşanmaz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Canikli.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkanım, efendim, yanlış bilgi verdi. Şimdi, uzlaşma…

BAŞKAN – Şimdi, bakın, Sayın Genç, siz Azerbaycan devleti ile Türkiye Cumhuriyeti devleti hakkındaki…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Ama efendim bu…

BAŞKAN – Bir saniye…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Peki.

BAŞKAN – ...bu anlaşma üzerinde söz aldınız. O anlaşmaya dair bırakın kelimeyi harf söylemediniz. Ben size müdahale etmedim.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Dışişleri Bakanının tutumunu söyledim.

BAŞKAN – Şimdi, bakın, Sayın Canikli’yi de dikkatle dinledim, sizi ilzam eden, size sataşan, size hakaret eden bir kelimesi olmadı. Şimdi, bu karşılıklı bilgilendirme işini daha sonra yapın.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Ama yanlış bilgi verdi.

BAŞKAN – Ben şimdi bu işime devam edeceğim.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Yani hayır yerimden söyleyeyim de yanlış bilgi verdi.

BAŞKAN – Hayır vermeyeceğim.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Yani yanlış bilgi verdi, uzlaşma müessesesiyle ilgili yanlış bilgi veriyor.

BAŞKAN – Olabilir, sonra birbirinizi düzeltin kardeşim yani yetti. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

 

 

 

6.-         Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ortaklık ve İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/325) (S. Sayısı: 94)------(Devam)

BAŞKAN – Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

1’inci maddeyi okutuyorum:

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE AZERBAYCAN CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA ORTAKLIK VE İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI

 

Madde 1- (1) 6 Kasım 2007 tarihinde Bakü’de imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ortaklık ve İşbirliği Anlaşması”nın onaylanması uygun bulunmuştur.

BAŞKAN – Madde hakkında söz isteyen yoktur.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

2’nci maddeyi okutuyorum:

 

Madde 2- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN – Madde üzerinde söz isteyen yoktur.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

3’üncü maddeyi okutuyorum:

 

Madde 3- (1)Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN – Madde üzerinde söz isteyen yoktur.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…

 

 

 

Tasarının tümü açık oylamaya tabidir.

Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Oylama için iki dakika süre veriyorum.

Oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ortaklık ve İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı açık oylama sonucu:

“Kullanılan oy sayısı        : 218

Kabul                             : 218 (x)

                Kâtip Üye                                              Kâtip Üye

              Fatih Şahin                                        Mustafa Hamarat

                  Ankara                                                   Ordu”

Tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

7’inci sırada yer alan Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında Kamu Personel Yönetiminin Geliştirilmesi ve Desteklenmesi Alanlarında İşbirliğine İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

7.- Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında Kamu Personel Yönetiminin Geliştirilmesi ve Desteklenmesi Alanlarında İşbirliğine İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/345) (S. Sayısı: 106)  (XX)

BAŞKAN – Komisyon? Burada.

Hükûmet? Burada.

Komisyon raporu 106 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde söz isteyen? Yok.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

1’inci maddeyi okutuyorum.

 

TÜRKİYECUMHURİYETİ İLEAZERBAYCAN CUMHURİYETİ ARASINDA KAMU

PERSONEL YÖNETİMİNİN GELİŞTİRİLMESİ VE DESTEKLENMESİ ALANLARINDA İŞBİRLİĞİNE İLİŞKİN PROTOKOLÜN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA

DAİR KANUN TASARISI

Madde- (1) 3 Haziran 2008 tarihinde Ankara’da imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında Kamu Personel Yönetiminin Geliştirilmesi ve Desteklenmesi Alanlarında İşbirliğine İlişkin Protokol”ün onaylanması uygun bulunmuştur.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

2’nci maddeyi okutuyorum:

 

Madde 2- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

 

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

3’üncü maddeyi okutuyorum:

 

Madde 3- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

 

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Tasarının tümü açık oylamaya tabidir.

Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Oylama için bir dakika süre veriyorum.

Oylama işleminin başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında Kamu Personel Yönetiminin Geliştirilmesi ve Desteklenmesi Alanlarında İşbirliğine İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı açık oylama sonucu:

“Kullanılan oy sayısı        : 206

Kabul                             : 206 (x)

                Kâtip Üye                                              Kâtip Üye

              Fatih Şahin                                        Mustafa Hamarat

                  Ankara                                                   Ordu”

Tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

8’inci sırada yer alan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Gana Cumhuriyeti Hükümeti Arasında İkili Hava Hizmetleri Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

8.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Gana Cumhuriyeti Hükümeti Arasında İkili Hava Hizmetleri Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/284) (S. Sayısı: 124)(xx)

BAŞKAN - Komisyon? Burada.

Hükûmet? Burada.

Komisyon raporu 124 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde söz isteyen? Yok.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

1’inci maddeyi okutuyorum:

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ VE GANA CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA İKİLİ HAVA HİZMETLERİ ANLAŞMASININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI

 

MADDE 1- (1) 24 Mart 2011 tarihinde Akra’da imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Gana Cumhuriyeti Hükümeti Arasında İkili Hava Hizmetleri Anlaşması”nın onaylanması uygun bulunmuştur.

 

BAŞKAN –Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

2’nci maddeyi okutuyorum:

MADDE 2- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

3’üncü maddeyi okutuyorum:

MADDE  3 - (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Tasarının tümü açık oylamaya tabidir, açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Oylama için bir dakika süre veriyorum, oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Gana Cumhuriyeti Hükümeti Arasında İkili Hava Hizmetleri Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı açık oylama sonucu:

“Kullanılan oy sayısı        : 209

Kabul                             : 209 (x)

                Kâtip Üye                                              Kâtip Üye

              Fatih Şahin                                        Mustafa Hamarat

                  Ankara                                                   Ordu”

Tasarı, kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

Dokuzuncu sırada yer alan Türkiye Cumhuriyeti Hükümetiyle Gana Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanlarında İş Birliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız

9- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Gana Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanlarında İşbirliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/492) (S. Sayısı: 189)

 

BAŞKAN - Komisyon? Burada.

Hükûmet? Burada.

Komisyon raporu 189 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde söz isteyen? Yok.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

1’inci maddeyi okutuyorum:

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE GANA CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA SAĞLIK VE TIP BİLİMLERİ ALANLARINDA İŞBİRLİĞİNE DAİR ANLAŞMANIN ONAYLANMASININ Uygun Bulunduğuna Daİr Kanun Tasarısı

 

MADDE 1- (1) 24 Mart 2011 tarihinde Akra’da imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Gana Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanlarında İşbirliğine Dair Anlaşma” nın onaylanması uygun bulunmuştur.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

2’nci maddeyi okutuyorum:

 

MADDE 2- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

3’üncü maddeyi okutuyorum:

MADDE 3- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Tasarının tümü açık oylamaya tabidir.

Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Oylama için bir dakika süre veriyorum.

Oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Gana Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanlarında İşbirliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı açık oylama sonucu:

“Oy sayısı:                           222

Kabul:                                 222 (x)

                 Kâtip Üye                                                              Kâtip Üye

                Fatih Şahin                                                        Mustafa Hamarat

                   Ankara                                                                  Ordu”

Tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

BAŞKAN – 10’uncu sırada yer alan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Gana Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Turizm Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

 

10- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Gana Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Turizm Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/577) (S. Sayısı: 238) (xx)

BAŞKAN – Komisyon? Burada.

Hükûmet? Burada.

Komisyon raporu 238 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde söz isteyen? Yok.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

1’inci maddeyi okutuyorum:

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE GANA CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA TURİZM ALANINDA İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI

 

MADDE 1- (1) 20 Ekim 2011 tarihinde Akra’da imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Gana Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Turizm Alanında İşbirliği Anlaşması”nın onaylanması uygun bulunmuştur.

 

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

2’nci maddeyi okutuyorum:

 

MADDE 2- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

3’üncü maddeyi okutuyorum:

 

MADDE 3- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Tasarının tümü açık oylamaya tabidir.

Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Oylama için bir dakika süre veriyorum.

Oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Gana Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Turizm Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı açık oylama sonucu:

“Oy sayısı:                          219

Kabul:                                219

                Kâtip Üye                                                            Kâtip Üye

               Fatih Şahin                                                     Mustafa Hamarat

                  Ankara                                                                Ordu”(x)

Tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

11’inci sırada yer alan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Gana Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Askeri Alanda Eğitim, Teknik ve Bilimsel İş Birliği Çerçeve Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

 

11.-  Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Gana Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Askeri Alanda Eğitim, Teknik ve Bilimsel İş Birliği Çerçeve Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Dışişleri Komisyonu Raporu (1/499) (S. Sayısı: 323)(xx)

BAŞKAN – Komisyon? Burada.

Hükûmet? Burada.

Komisyon raporu 323 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde söz isteyen? Yok.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

1’inci maddeyi okutuyorum:

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE GANA CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA ASKERİ ALANDA EĞİTİM, TEKNİK VE BİLİMSEL İŞ BİRLİĞİ ÇERÇEVE ANLAŞMASININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR  KANUN TASARISI

MADDE 1- (1) 24 Mart 2011 tarihinde Akra/Gana’da imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Gana Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Askeri Alanda Eğitim, Teknik ve Bilimsel İş Birliği Çerçeve Anlaşması”nın onaylanması uygun bulunmuştur.

 

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

2’nci maddeyi okutuyorum:

 

MADDE 2- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

3’üncü maddeyi okutuyorum:

 

MADDE 3- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Tasarının tümü açık oylamaya tabidir.

Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Oylama için bir dakika süre veriyorum.

Oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Gana Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Askeri Alanda Eğitim, Teknik ve Bilimsel İş Birliği Çerçeve Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı açık oylama sonucu:

 

“Kullanılan oy sayısı

:

226

 

 

Kabul

:

225

 

 

Çekimser

:

1

(x)

 

 


Kâtip Üye

Fatih Şahin

Ankara

Kâtip Üye

Mustafa Hamarat

Ordu”

 

Tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

12’nci sırada yer alan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Gana Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Tarımsal İşbirliği Konulu Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

12.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Gana Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Tarımsal İşbirliği Konulu Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/576) (S. Sayısı: 285) (x)

BAŞKAN – Hükûmet? Burada.

Komisyon? Burada.

Komisyon raporu 285 sıra sayısı ile bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde söz isteyen? Yok.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

1’inci maddeyi okutuyorum:

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE GANA CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA TARIMSAL İŞBİRLİĞİ KONULU MUTABAKAT ZAPTININ ONAYLANMASININ Uygun Bulunduğuna Daİr Kanun Tasarısı

MADDE 1- (1) 20 Ekim 2011 tarihinde Akra'da imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Gana Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Tarımsal İşbirliği Konulu Mutabakat Zaptı”nın onaylanması uygun bulunmuştur.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

2’nci maddeyi okutuyorum:

 

MADDE 2- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

3’üncü maddeyi okutuyorum:

 

MADDE 3- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN - Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Tasarının tümü açık oylamaya tabidir.

Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Oylama için bir dakika süre veriyorum.

Oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Gana Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Tarımsal İşbirliği Konulu Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı açık oylama sonucu:

“Kullanılan oy sayısı        : 224

Kabul                             : 223

Ret                                 :     1 (x)

               Kâtip Üye                                                  Kâtip Üye

              Fatih Şahin                                        Mustafa Hamarat

                  Ankara                                                       Ordu”

Tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

 

 

 

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Anayasa’nın 82’nci maddesine göre milletvekilleri için Başbakanlık tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına gönderilen Başbakanlık tezkereleri “Başkanlığın Genel Kurula Sunuşları” kısmına alınmakta, okunduktan sonra oya sunulmaktadır. Bu kapsamda bir Başbakanlık tezkeresi geldiği takdirde yapılacak işlem bu şekildedir. Böyle bir tezkere olmaksızın Başkanlığın yapabileceği bir işlem bulunmamaktadır.

13’üncü sırada yer alan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Mısır Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Eğitim İşbirliği Alanında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Dışişleri Komisyonu raporunu görüşmeye başlayacağız.

 

13.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Mısır Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Eğitim İşbirliği Alanında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Dışişleri Komisyonu Raporu (1/581) (S. Sayısı: 291)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

Bundan sonraki işlerde de komisyonun olmayacağı anlaşıldığından, sözlü soru önergeleri ile alınan karar gereğince kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işleri sırasıyla görüşmek için 8 Ocak 2013 Salı günü saat 15.00’de toplanmak üzere birleşimi kapatıyorum.

                                                                    Kapanma Saati: 16.55



(x) 219 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.

 

(x) 94 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.

(XX)106 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.

(xx) 124 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.

 

(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.

(xx) 238 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.

(xx) 323 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.

(x) 285 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.