DÖNEM: 23                                                                YASAMA YILI: 5

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

TUTANAK DERGİSİ

CİLT : 90

51’inci Birleşim

13 Ocak 2011 Perşembe

 

(Bu Tutanak Dergisi’nde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak yazılmıştır.)

İ Ç İ N D E K İ L E R

   I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

  II. - GELEN KÂĞITLAR

III. - GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak’ın, Aydın ilinde yaşanan sel afetine ilişkin gündem dışı konuşması

2.- Muğla Milletvekili Gürol Ergin’in, güncel tarımsal konulara ilişkin gündem dışı konuşması

3.- Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz’ün, Devlet Su İşlerinin Malatya ilinde yapmış olduğu yatırımlara ilişkin gündem dışı konuşması

IV.- AÇIKLAMALAR

1.- Aydın Milletvekili M. Fatih Atay’ın, Aydın ilinde yaşanan sel afetine ilişkin açıklaması

2.- Aydın Milletvekili Ahmet Ertürk’ün, Aydın ilinde yaşanan sel afetine ilişkin açıklaması

3.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, eski Seyhan Belediyesi Başkanı Adana Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi Ahmet Cevdet Yağ’ın menfur bir saldırı sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin açıklaması

4.- Aydın Milletvekili Mehmet Erdem’in, Aydın ilinde yaşanan sel afetine ilişkin açıklaması

5.- Muğla Milletvekili Mehmet Nil Hıdır’ın, Muğla Milletvekili Gürol Ergin’in, güncel tarımsal sorunlar hakkındaki gündem dışı konuşmasına ilişkin açıklaması

6.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’dan geçen Kura Nehri’nin Karadeniz’e akıtılmasına ilişkin açıklaması

V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 26 milletvekilinin, faili meçhul cinayetlerin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/989)

2.- BDP Grubu adına Grup Başkan Vekili Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, pnömokonyoz hastalığının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/990)

3.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir ve 22 milletvekilinin, yolsuzluk sorununun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/991)

4.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir ve 21 milletvekilinin, yoksulluk sorununun sosyal şiddet ve toplumsal barış üzerindeki etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/992)

B) Tezkereler

1.- Spor Kulüplerinin Sorunları ile Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının, İngiltere ve İspanya’da inceleme çalışması yapmasına; gidecek komisyon üyelerinin sayıları ve inceleme süresinin tespit edilmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1375)

VI.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri

 

1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)

2.- Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm; Avrupa Birliği Uyum ve Anayasa Komisyonları Raporları (1/883) (S. Sayısı: 568)

3.- Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/487) (S. Sayısı: 131)

4.- Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Bir Kısım Borç ve Alacaklarının Düzenlenmesine Dair Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/877) (S. Sayısı: 535)

5.- İller Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun Tasarısı ile 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ve İçişleri ile Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları (1/371, 1/101) (S. Sayısı: 477)

6.- Türkiye Cumhuriyeti ile Arjantin Cumhuriyeti Arasında Veterinerlik Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/299) (S. Sayısı: 79)

7.- Türkiye Cumhuriyeti ile Arjantin Cumhuriyeti Arasında Bitki Koruma Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/303) (S. Sayısı: 511)

8.- Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Sağlık Alanında İşbirliğine İlişkin Anlaşmaya Ek Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Dışişleri Komisyonu Raporu (1/984) (S. Sayısı: 588)

B) Yeniden Görüşmeleri Yapılan Tasarılar / Teklifler (Tekriri müzakere)

1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96) (4, 5, 22, 23 ve 56’ncı maddeler)

VII.- ÖNERİLER

A) Danışma Kurulu Önerileri

1.- Gündemdeki sıralama ile Genel Kurulun çalışma gün ve saatlerinin yeniden düzenlenmesine; 18, 19 ve 20 Ocak 2011 tarihlerinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışmalarına 3 gün ara verilmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi

2.- 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın, 4, 5, 22, 23 ve 56’ncı maddelerinin yeniden görüşülmesine dair Adalet Komisyonu Başkanlığının istemine ilişkin Danışma Kurulu önerisi

VIII.- OYLAMALAR

1.- Türkiye Cumhuriyeti ile Arjantin Cumhuriyeti Arasında Veterinerlik Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması

2.- Türkiye Cumhuriyeti ile Arjantin Cumhuriyeti Arasında Bitki Koruma Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması

3.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık Alanında İşbirliğine İlişkin Anlaşmaya Ek Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması

IX.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, etik davranış ilkelerini ihlal eden personele ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/17558)

2.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı’nın, Kastamonu-İnebolu’da elektrik kesintisi nedeniyle yaşanan bir olaya ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/17560)

3.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, TBMM uzantılı elektronik posta adreslerine gönderilen mesajlara,

Milletvekillerinden e-devlet üzerinden randevu alınırken yaşanan soruna,

İlişkin soruları ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Nevzat Pakdil’in cevabı (7/17586), (7/17587)

4.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, yapılan bir ihaleye ve ihaleyi alan şirkete ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Nevzat Pakdil’in cevabı (7/17659)

5.- Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, TBMM başkanvekilinin bir uygulamasına ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mehmet Ali Şahin’in cevabı (7/17734)

 


I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 13.00’te açılarak dört oturum yaptı.

Mardin Milletvekili Cüneyt Yüksel, yatılı ilköğretim bölge okullarında ve Mardin Mazıdağı Yatılı İlköğretim Bölge Okulunda son yıllarda yapılan çalışmalara,

Muş Milletvekili M. Nuri Yaman, kamuda kullanılan araçların fazlalığı ve ülke ekonomisine getirdiği yük ile koruma hizmetlerine araç tahsislerindeki olumsuzluklara,

İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam, esnafların ve taksici esnafının sorunlarına,

İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.

Adıyaman Milletvekili Şevket Köse, yatılı ilköğretim bölge okullarına ilişkin bir açıklamada bulundu.

Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir ve 22 milletvekilinin, özel güvenlik elemanlarının sorunlarının (10/985),

Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici ve 19 milletvekilinin, GAP’ın tamamlanmasının önündeki engellerin (10/987),

Araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi;

Siirt Milletvekili Osman Özçelik ve 19 milletvekilinin, Aselsan’da görev yapan mühendislerin ölümleri ile ilgili iddiaların araştırılması (10/986),

Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ve 25 milletvekilinin, Cemil Kırbayır’ın ölümü ile ilgili iddiaların araştırılması (10/988);

Amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve ön görüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının:

1’inci sırasında bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu’nun (1/324) (S. Sayısı: 96),

2’nci sırasında bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm; Avrupa Birliği Uyum ve Anayasa Komisyonları Raporlarının (1/883) (S. Sayısı: 568)

5’inci sırasında bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu’nun (1/487) (S. Sayısı: 131)

Görüşmeleri komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.

3’üncü sırasında bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/574) (S. Sayısı: 393),

4’üncü sırasında bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/674) (S. Sayısı: 375),

Görüşmeleri tamamlanarak kabul edildi ve kanunlaştı.

Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in konuşmasına ilişkin bir açıklamada bulundu.

13 Ocak 2011 Perşembe günü, alınan karar gereğince saat 13.00’te toplanmak üzere birleşime 19.02’de son verildi.

 

                         

Şükran Güldal MUMCU

Başkan Vekili

 

Gülşen ORHAN                                    Bayram ÖZÇELİK

Van                                                                 Burdur

Kâtip Üye                                                     Kâtip Üye

No.: 63

II.- GELEN KÂĞITLAR

13 Ocak 2011 Perşembe

Raporlar

1.- Güneydoğu Avrupa (GDA) Kültür Bakanları Konseyi Şartnamesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/392) (S. Sayısı: 592) (Dağıtma tarihi: 13.01.2011) (GÜNDEME)

2.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile İtalya Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sinematografik Ortak Yapım Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/402) (S. Sayısı: 593) (Dağıtma tarihi: 13.01.2011) (GÜNDEME)

3.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Etiyopya Demokratik Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Tarım Alanında Teknik, Bilimsel ve Ekonomik İşbirliği Protokolunun Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Tarım, Orman ve Köyişleri ile Dışişleri Komisyonu Raporları (1/406) (S. Sayısı: 594) (Dağıtma tarihi: 13.01.2011) (GÜNDEME)

4.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Federal Demokratik Etiyopya Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Turizm Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Dışişleri Komisyonu Raporu (1/424) (S. Sayısı: 595) (Dağıtma tarihi: 13.01.2011) (GÜNDEME)

5.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in; 28.3.1983 Tarih ve 2809 Sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/589) (S. Sayısı: 599) (Dağıtma tarihi: 13.01.2011) (GÜNDEME)

Yazılı Soru Önergesi

1.- Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, TBMM Başkanvekilinin bir uygulamasına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/17734) (Başkanlığa geliş tarihi: 06/01/2011)

Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 26 Milletvekilinin, faili meçhul cinayetlerin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/989) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.11.2010)

2.- BDP Grubu adına Grup Başkanvekili Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, pnömokonyoz hastalığının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/990) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.11.2010)

3.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir ve 22 Milletvekilinin, yolsuzluk sorununun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/991) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.11.2010)

4.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir ve 21 Milletvekilinin, yoksulluk sorununun sosyal şiddet ve toplumsal barış üzerindeki etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/992) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.11.2010)

Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri

1.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, THY’ye ait uçaklarda dağıtılan gazetelere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/17124)   

2.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, Konya’da bir devlet memuruna verilen cezaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/17128)   

3.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, bir kişiye verilen işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/17129)   

4.- İstanbul Milletvekili Mehmet Ufuk Uras’ın, Çeçen sığınmacıların bazı sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/17134)   

5.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, Anayasa Mahkemesi raportörüyle ilgili basında çıkan haberlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/17136)   

6.- İzmir Milletvekili Kemal Anadol’un, bir televizyon kanalının satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/17137)   

7.- İzmir Milletvekili Oğuz Oyan’ın, Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesinti oranının artırılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/17138)   

8.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş’ın, Haydarpaşa Garında çıkan yangına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/17140)   

9.- İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen’in, Haydarpaşa Garında çıkan yangına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/17141)   

10.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, cami ve türbe yapım ve onarım işlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/17143)   

11.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan’ın, kurum yemekhanelerinde üst düzey yöneticilere özel bölüm ayrılmasına ve bir iddiaya ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/17152)   

12.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, şöförlerin sosyal güvenceye kavuşturulmasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/17153)   

13.- Siirt Milletvekili Osman Özçelik’in, Kurtalan Belediyesinin çöp konteynırlarının toplatılmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17161)   

14.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan’ın, bir gazetenin dağıtıcılarına yönelik saldırı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17162)   

15.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, Konya Atatürk Stadyumunun yıkılacağı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17163)   

16.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, 2004-2010 yılları arasında Osmaniye İl Özel İdaresinden maden işletme ruhsatı alan işletmelere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17164)

17.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, kadına karşı şiddetle ilgili resmi istatistiklere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17165)   

18.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan’ın, Van’da bir gazete dağıtıcısının baskı ve tehdide maruz kaldığı iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17166)   

19.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman’ın, Malazgirt’teki büyükbaş hayvan hırsızlığına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17167)   

20.- Samsun Milletvekili Osman Çakır’ın, Başkent Doğalgaz A.Ş.’nin hizmetlerine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/17169)   

21.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik’in, Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesinti oranının artırılmasına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/17170)   

22.- Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici’nin, yeniden yapılan KPSS Eğitim Bilimleri sınavına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/17171)   

23.- Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici’nin, KPSS sonucunu öğrenmek isteyenlerden şifre istenmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/17172)   

24.- Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici’nin, hangi üniversite mezunlarının sağlık bilimleri lisansiyeri sayılacağına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/17173)   

25.- Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici’nin, otuz günden fazla rapor alan sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmelerinin feshedilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/17174)   

26.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, yönetici atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/17175)   

27.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin’in, 18. Milli Eğitim Şurası Genel Kurul kararlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/17176)    

28.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin’in, öğretmenlerin mali durumlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/17177)   

29.- Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, aday öğretmenler için hazırlanan rehbere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/17178)   

30.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan’ın, 18. Milli Eğitim Şurasında kabul edilen bir maddeye ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/17179)   

31.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir’in, Gaziantep’te bazı branş dersleri için görevlendirilen öğretmenlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/17180)   

32.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, okul isimlerinin değiştirildiği iddialarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/17181)   

33.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, sözleşmeli öğretmenlerin kadrolu statüsüne geçirilip geçirilmeyeceklerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/17182)   

34.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, okul binası yapım ve onarımlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/17183)   

35.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman’ın, Muş’un ilçe ve köylerindeki okullarda kırtasiye ihtiyacına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/17184) 

36.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir’in, Gaziantep’in işsizlik sorununa ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/17188)  

37.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy’un, bir kooperatifin üyelerine usulsüz olarak hayvancılığı teşvik kredisi kullandırıldığı iddialarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17189)

38.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan’ın, tarımsal desteklere ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17190)   

39.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Kurban Bayramı nedeniyle yapılan hayvan ithaline ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17191)   

40.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, GDO’lu ürünlerin üretim, ithalat ve denetimine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17192)   

41.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, Adıyaman’da hububat destekleme ödemelerinin durdurulmasına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17193)   

42.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir’in, çiftçilerin sorunlarına ve eğitimlerine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17194)   

43.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir’in, Gaziantep’de TMO’nun faaliyetlerine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17195)   

44.- Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, bir gazete haberindeki iddialara ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/17196)

45.- İzmir Milletvekili Kemal Anadol’un, Suudi Arabistan Kralının Türkiye ziyareti sırasında verdiği hediyelere ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17197)   

46.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir’in, milli gelir hesaplamalarına ve gelir dağılımına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/17199)   

47.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, TRT’deki bir programla ilgili açıklamasına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/17200)   

48.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman’ın, Muş’un ilçelerindeki PTT Müdürlüklerindeki personel ihtiyacına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/17201)

 


13 Ocak 2011 Perşembe

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 13.03

BAŞKAN: Başkan Vekili Şükran Güldal MUMCU

KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Gülşen ORHAN (Van)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 51’inci Birleşimini açıyorum.

Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.

Gündem dışı ilk söz, Aydın ilinde yaşanan afet hakkında söz isteyen Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak’a aittir. (MHP sıralarından alkışlar)

Buyurunuz Sayın Uzunırmak.

III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak’ın, Aydın ilinde yaşanan sel afetine ilişkin gündem dışı konuşması

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 10 Aralık, sabah saat dokuz civarında Aydın ilimizin Koçarlı ilçesi Güdüşlü köyü merkezli yaşanan afet ile ilgili söz aldım. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Tabii ki, bir bölgenin yaşadığı afetle ilgili bir milletvekilinin aldığı sözde burada Hükûmetten hiçbir sayın bakanın olmamasını yüce Meclisin ve halkımızın dikkatine sunmak istiyorum. Hemen konuşmamın başında öncelikli olarak, fedakârca çalışan kurumlarımıza, Aydın’da hizmet eden bürokratlarımıza ve bilhassa İl Genel Meclisi üyelerimize ve afette yaraları sarmaya çalışan hayırsever vatandaşlarımıza, bir çiftçi bölgesi olması dolayısıyla çok aşırı duyarlılık gösteren bir kooperatifimiz olan tarım satış kooperatiflerimize çok teşekkür ettiğimi ifade etmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, Acil Afet İşleri Aydın Şube Müdürlüğünün yaptığı tespitlere göre 360 haneli olan Güdüşlü köyümüzde 60 hane kullanılmaz hâle gelmiştir. 4 ev ve 16 müştemilatın tamamen yıkıldığını, 47 evin 40 müştemilat, 171 ev eşyası, 9 iş yeri, 15 binek aracı, 12 traktör, 29 tarım alet ve makinesi, 125 bahçe duvarının selden zarar gördüğü bizzat rapora dercedilmiştir. Ayrıca, tabii ki, bir hanımefendi vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Ona da Allah’tan rahmet diliyorum ve yakınlarına da başsağlığı diliyorum.

Değerli milletvekilleri, seldeki debi 420 metreküp/saniyenin üzerine çıkan belki yüzyılların en büyük bir afeti konumuna gelmiştir. Bu bölgedeki meydana gelen afette Koçarlı ilçemizin Büyükdere, Güdüşlü, Kasaplar, Yağhanlı, Haydarlı, Çulhalar, Timinciler, Kızılkaya, Bağcılar, Esentepe, Cincin köyleri ile Yeniköy ve Bıyıklı beldeleri; Söke’mizin Bağarası beldesi ile Avcılar, Çalışlı, Burunköy ve Aslanyaylası köylerinde zararlar meydana gelmiştir. İl Genel Meclisimizin tespit ettiği bu zarar komisyonunda aşağı yukarı sel felaketinden 3 milyon 411 bin TL değerinde ürün, 264.328 TL değerinde arazi, 1 milyon 96 bin TL değerinde hayvan, 3 milyon 163 bin TL değerinde tarım aletleri zararı olmak üzere toplam 7 milyon 934 bin 328 bin TL zarar meydana gelmiştir. Sadece bu çiftçilerimizden yalnız 4 çiftçimizin zarar eşiği yüzde 40 üzerine çıkabilmiştir.

Bu, tabii ki zararların karşılanması açısından önemli bir problem meydana getirmektedir. Sadece kişi zararlarıyla kalmamıştır, aynı zamanda altyapı da harap olmuştur. Bu konuda duyarlılık gösteren İl Genel Meclisimiz KÖYDES programına alınacak birtakım katkılarla bu programların bölgeye ağırlık verilmesini istemektedir ve gönderilecek olan KÖYDES projelerinde bölgeye öncelik verilmesi için Hükûmetin de dikkatini çekmişlerdir.

Değerli milletvekilleri, tabii ki, böyle bir afette bir belediyenin altyapısından gördüğü zararda hangi partiye mensup olduğunun hiç gözetilmemesi gerekir. Köy muhtarlarının hangi siyasi dünya görüşünde olduğunun hiç gözetilmemesi gerekir ama oradaki -Türkiye’deki birçok ilçeden büyük olan Bağarası beldemizin sokakları ve caddeleri aşağı yukarı, yerine göre, 1 metre derinliğinde çukurlarla harap olmuştur- belediye başkanı iktidar belediye başkanı olmadığı için ağlamaktadır. Yeniköy belediyesi iktidar mensubu değildir, ağlamaktadır. Köylerimizdeki yardımların sağlıklı ulaşamamasından vatandaşlarımız mustarip durumdadır.

Aydın’da tarımsal üretim her mevsim devam edebilmektedir. Dolayısıyla çiftçimiz çok yoğun zarar görmüştür ama önümüzde tarımsal faaliyetin daha yoğun olacağı aylar başlamaktadır. İşte bu aylarda sadece imar alanında değil, ürün ve ürüne destek olacak gübre, ilaç, tohum gibi birtakım, çiftçinin üretim araçlarının da zarar gördüğü ortadadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Lütfen sözlerinizi tamamlayınız.

Buyurunuz.

ALİ UZUNIRMAK (Devamla) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Dolayısıyla çiftçimizin, borçları ve ürün altyapısına destek olacak üretim malzemelerine, üretim araçlarına bir an önce kavuşması gerekmektedir. Traktörü, mibzeri gitmiş bir çiftçinin artık hayata tutunması, üretim araçları olmadan üretim altyapısına, tohum, gübre gibi ihtiyaçları olmadan devam edebilmesi mümkün değildir.

Dolayısıyla çiftçimizin, aynı zamanda bölgedeki çiftçimizin Ziraat Bankası ve tarım kredi kooperatiflerine olan borçlarının da yapılandırılması için gerekli anlayışın gösterilmesi ve mevzuata uygun bir şekilde bu ihtiyacın giderilmesine ben Hükûmetin dikkatini çekmek istiyorum.

İktidar milletvekili arkadaşlarımızın bizzat Hükûmeti uyarmalarını ve iktidar milletvekili arkadaşlarımızın, bölgedeki arkadaşlarımızın bölgeyi ziyaret etmelerini bilhassa rica ediyor, vatandaşımıza geçmiş olsun dileklerimi yüce Meclisten sunmak istiyor, Meclisi saygılarımla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Uzunırmak.

Sayın Atay, buyurunuz.

IV.- AÇIKLAMALAR

1.- Aydın Milletvekili M. Fatih Atay’ın, Aydın ilinde yaşanan sel afetine ilişkin açıklaması

M. FATİH ATAY (Aydın) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, bu felaketin olduğundan yirmi dört saat sonra ben olay yerine gittim. Olay yerine gittiğim zaman, benim partimin ilçe başkanı, belediye başkanları, İl Genel Meclisi üyeleri, hepsi oradaydı; Milliyetçi Hareket Partisinin il başkanı, yöneticileri oradaydı; iktidar partisinin, sizin il başkanınız da geldi, yöneticileriniz de geldi. Orada siyasetçilerin kendilerinin üzerine düşen görevlerini yerine getirdiğini görmekten büyük bir mutluluk duydum. Ancak orada eksik olan şey, devletin burada yapması gerekenleri acilen yapmadığını gördüm. Yirmi dört saat geçmesine karşın elektrik verilememiş olması, hele hele bu dönemde, bu süreçte verilememiş olması çok büyük bir ayıptı. Bunda yöneticilerin büyük bir sorumluluğu olduğunu ve utanç içinde olduklarını, herkesin büyük bir çalışma içerisinde, elektriksiz, her şeyi yapmak için çaba içerisinde, üşüyen insanların -hava da çok soğuktu- bunların mağdur olduklarını görmekten büyük üzüntü duydum.

Ayrıca, insanların içecek suları yoktu. İki belediyemiz su göndermişti ve o arkadaşlarımızın, bir başka belediye, muhtarın ve arkadaşların ricaları üzerine bir belediyemize daha su gönderilmesi için rica ettik ve elektrik gelinceye kadar insanların su ihtiyaçlarının karşılanması için gereken tedbirler alınmıştır. Bu konuda yöneticilerin sorumlu olarak görevlerini yerine getirmediklerini, ihmal ettiklerini düşünüyorum.

Teşekkür ederim Sayın Başkan.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Atay.

Sayın Ertürk.

2.- Aydın Milletvekili Ahmet Ertürk’ün, Aydın ilinde yaşanan sel afetine ilişkin açıklaması

AHMET ERTÜRK (Aydın) – Efendim, çok teşekkür ederim Sayın Başkanım.

İlimizde, değerli milletvekillerimizin de söylediği gibi 10 Aralık 2010 gününde, geçen yılın son günlerinde büyük bir sel afeti oldu ve bilhassa Koçarlı ilçemiz ve Söke ilçemiz, bazı beldelerimiz ve köylerimizde büyük taşkınlar meydana geldi, konutlar yıkıldı; 1 tane vatandaşımız maalesef vefat etti; pek çok tarımsal ekipmanlarımız, alet edevatlarımız, çiftçilerimizin kullandığı tohumlar, gübreler telef oldu. Tarlalarımıza, ekili dikili arazilerimize çiftçilerimizin mahsulleri zarar görecek derecede su baskınları oldu. Tabii, bütün bu zararlar… Altyapı hizmetleri de bozuldu, içme suları, yollar, kanalizasyonlar, kaldırımlar büyük zararlar gördü. Bunlar için de hemen başta Aydın Valiliği Koordinasyon Merkezi marifetiyle bir birim oluşturuldu ve bütün sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere, kamu kurumları, Afet İl Müdürlüğü, Devlet Su İşleri, Özel İdare, komşu belediyeler, beldeler, bütün kurum ve kuruluşlar afet bölgesinde gayretli bir çalışma içerisine girdi. Şu anda Afet İşlerinden de 700 bin lira para bölgemize geldi. Bu para olan zararlara göre insanlarımıza dağıtıldı. KÖYDES’ten 2 milyon lira zarar ziyan tespiti için talepte bulunuldu. Bağarası beldemiz için de 262 bin liralık bir zarar ziyan talebinde bulunuldu. Şu anda bunlar takip ediliyor, yavaş yavaş, Ankara’ya ulaştığı müddetçe zarar ziyan talepleri ilgili birimlerimiz tarafından bölgemize gönderiliyor. Tabii, insanlarımızın zararlarını karşılamak devletimizin asli ödev ve görevlerindendir. Şu anda tarım zararlarını… Ben de bu hafta bölgeyi ziyaret ettim. Tabii bu bizim üçüncü ziyaretimiz oldu. Diğer milletvekillerimizle beraber bölgeyi sık sık ziyaret ediyoruz, insanlarımızın yararlarını, dertlerini sarmak istiyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Ertürk.

Sayın Tankut, siz…

YILMAZ TANKUT (Adana) – Efendim, benim, dün Adana’da meydana gelen bir cinayetle ilgili kısa bir söz talebim var.

BAŞKAN – Buyurunuz.

Bir dakika süre vereceğim.

3.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, eski Seyhan Belediyesi Başkanı Adana Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi Ahmet Cevdet Yağ’ın menfur bir saldırı sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin açıklaması

YILMAZ TANKUT (Adana) – Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, dün Adana’da, Seyhan Belediyesi eski başkanı, Cumhuriyet Halk Partisi Büyükşehir Belediye Meclis üyesi Ahmet Cevdet Yağ, mezarlıkta, bir yakınının cenazesine katıldığı esnada menfur bir saldırı sonucu hayatını kaybetmiştir.

Bir dönem Belediye Başkanı olarak da Adana’ya hizmetleri geçmiş olan merhum Yağ, Meclis üyeliği göreviyle de kent sorunlarının çözümüne önemli katkılar sunmuş, sevdiğimiz, saydığımız bir isimdi. Tabii, merhum Ahmet Cevdet Yağ’ı ailesinden, sevdiklerinden koparan, hemşehrilerimize hizmetten geri bırakan bu hain saldırıyı şiddetle ve nefretle kınıyorum. Umuyorum ki katil kısa bir sürede yakalanır ve adalet önünde gerekli cezayı alır.

Bu duygu ve düşüncelerle merhuma Allah’tan rahmet diliyor, kederli ailesine, bütün sevenlerine, Cumhuriyet Halk Partisi teşkilatlarına başsağlığı diliyorum.

Söz verdiğiniz için teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Tankut.

Sayın Erdem, siz ne için acaba?

MEHMET ERDEM (Aydın) – Ben de Aydın’daki sel felaketiyle ilgili…

BAŞKAN – Buyurunuz.

4.- Aydın Milletvekili Mehmet Erdem’in, Aydın ilinde yaşanan sel afetine ilişkin açıklaması

MEHMET ERDEM (Aydın) – Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; Aydın’da yetmiş seksen yıldan beri görülmeyen şiddette bu Koçarlı bölgemizde bir sel felaketi yaşandı ve gerçekten, o bölgede yaşayan insanlarımızdan, büyüklerimizden yaşlılarla konuştuk, “Biz böyle bir sel felaketi görmedik şimdiye kadar.” diye ifade ettiler ve hemen sel felaketinden sonra devletimizin bütün kurumları bölgede gereken işlemleri yaptılar, bölge insanımıza sahip çıktılar ve sonuç itibarıyla Sayın Başbakanımız ve Hükûmetimiz hemen bu bölgeye sahip çıktı, 700 bin lira ilk etapta yaraları sarmak üzere Acil Afet Fonu’ndan Valiliğimize, Özel İdaremize para aktarıldı, zarar gören ailelerin durumuna göre 5 bin lira ile 2 bin lira arasında hemen yardımlar yapıldı. Bundan sonraki süreçte de bu yaraların sarılması için kurumlarımız çalışmaya devam ediyor.

Tabii, burada, bu arada bizim gerçekten üzüldüğümüz nokta şu: Bazı siyasi arkadaşlarımız bu insanların acılarını istismar etme düşüncesi içerisinde olarak…

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Ayıp Mehmet, ayıp!

M. FATİH ATAY (Aydın) – Çok ayıp! Sen gelmeden önce ben geldim oraya. Ne demek istismar etmek ya, çok ayıp!

MEHMET ERDEM (Aydın) – …bu bölgede beyanatlarıyla halkı âdeta ajite edecek birtakım davranışlar içerisine, birtakım söylemler içerisine girdiler. Bu, yerel televizyonlarda Aydın’da ve ulusal TV’de de maalesef gözüktü. Bu hoş bir tutum olmadı çünkü insanların acıları üzerinden siyaset yapmak siyasetçilere yakışmıyor.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Erdem.

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Kınıyorum, böyle bir milletvekili anlayışını kınıyorum! Hiç kimse istismar etmez hiçbir şeyi.

M. FATİH ATAY (Aydın) – Çok ayıp!

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Kimsenin istismar etmeye ne vicdanı yeter ne aklı yeter!

BAŞKAN – Böyle bir doğal afeti kimsenin istismar etmeyeceği muhakkaktır.

M. FATİH ATAY (Aydın) – Bizim nezaket ölçülerinde yaptığımız konuş-mayı… Çok ayıp!

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Ama herkes sahip çıksın meselesine. Ayıp! Utanmaz herifler! Utanmaz herifler! Utanmaz!

BAŞKAN - Evet, devletin gereken yardımı yapması gerekir, kimsenin de siyaseten bunu istismar etmemesi gerekiyor tabii.

Gündem dışı ikinci söz, güncel tarımsal konular hakkında söz isteyen Muğla Milletvekili Gürol Ergin’e aittir.

Buyurunuz Sayın Ergin. (CHP sıralarından alkışlar)

III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları (Devam)

2.- Muğla Milletvekili Gürol Ergin’in, güncel tarımsal konulara ilişkin gündem dışı konuşması

GÜROL ERGİN (Muğla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tarım Bakanlığının hazırladığı zey-tincilik yönetmeliği tasarısı üzerinde görüşlerimi açıklamak üzere söz aldım. Sözlerime başlarken, Sayın Başkan, sizi, değerli milletvekillerini ve yüce Türk ulusunu saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, AKP iktidara geldiğinden bu yana, Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’un, kısaca söylersek, Zeytincilik Kanunu'nun zeytincilik sahalarını koruyan maddesini değiştirmek için canhıraş bir çaba gösteriyor. Önce 2004 yılında Maden Yasası değişikliği sırasında aylarca süren bir ısrarla Zeytincilik Yasası’nı zeytinlik alanlarda maden aranmasını sağlayacak biçimde değiştirmeye çalıştınız. Yasanın Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmeleri sırasında Cumhuriyet Halk Partili milletvekillerinin ve zeytincilik bölgesi halkının ciddi direnişi karşısında bu değişikliği yapamadınız.

Bu Meclis, 22’nci ve 23’üncü dönemde zeytincilik ve zeytinyağı sorunla-rının araştırılması için araştırma komisyonları kurdu. Bu komisyonlar aylar süren ve tüm zeytincilik bölgesini kapsayan ayrıntılı çalışmalar yaparak, her biri 300’er sayfalık raporlar hazırladı. Her iki raporda da şu ifade yer aldı: “Zeytincilik Yasası açık olarak zeytinlik alanlarda maden arama ve işletme faaliyetine yasak getirmiştir.” Komisyonca yapılan çalışmalarda zeytin alanlarının korunmasını amaçlayan bu Kanun’un etkin uygulanmasına gerekli hassasiyetin gösterilmesi yönünde görüşler tespit edilmiştir. Yani her iki dönemde görev alan komisyonlar Zeytincilik Yasası’nın zeytinlikleri koruyan maddesine dokunulmaması gerektiğini raporlarında açıkça belirtmişlerdir. Fakat şu garabete bakın ki, AKP’li bir kısım milletvekilleri bu raporlardan sonra ve raporlardaki görüşün tam aksine kanun tekliflerini Meclis Başkanlığına peş peşe sunma gayreti içinde olmuşlardır. 2009 Ağustosunda Soner Aksoy, Vahit Kirişci ve Haluk Özdalga’nın imzalarıyla; 2010 Nisanında, Mehmet Nil Hıdır, Abdurrahman Arıcı, Mithat Ekici, Mehmet Erdem’in imzalarıyla, zeytinlik yasası değiştirilerek zeytinlik alanlarda yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesisleri yapılabilmesi teklif edilmiş, bu teklifler itibar görmemiştir. Bu defa, yine 2010 Nisanında, Mustafa Cumur ve Afif Demirkıran imzalarıyla verilen teklifte, zeytinlik alanların tahribine yönelik istekler daha da genişletilerek zeytinlik alanlarda yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesisleri yanında, termal tesisler, maden arama ve işletme faaliyetleriyle geçici tesisler yapılabileceği hükmü getirilmek istenmiştir. Söz konusu teklifin Sanayi Komisyonundaki görüşmeleri sırasında, Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisine mensup muhalefet milletvekilleri yanında, zeytincilik bölgelerimizin ziraat odaları, ziraat mühendisleri odaları, ticaret ve sanayi odaları, belediye meclisleri, il genel meclisleri, Marmarabirlik, TARİŞ, Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi teklife şiddetle karşı çıkmışlar ve söz konusu teklifin bu maddesi tekliften çıkarılmıştır.

Tüm bu girişimlerden sonuç alınamayınca, bugün, inanılmaz bir olayı yaşıyoruz. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, gözü gibi koruması gereken zeytinlikleri açgözlü talancılara açmak için, Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelik’te değişiklik yapılması için bir tasarı hazırlamış ve bu tasarıyı, görüşlerini almak amacıyla bir kısım kurum, kuruluşa göndermiştir. Görüşü istenen kurum, kuruluşlar içinde, konuyla doğrudan ilgili olan ancak bu yönetmelik değişikliğine evet demeleri söz konusu olmadığı bilinen Marmarabirlik, TARİŞ, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Ziraat Mühendisleri Odası yoktur. Bu yönetmelik değişikliğiyle yapılmak istenen, daha önce defaatle denendiği hâlde yasal olarak yapılamayan değişikliği, ilgili Yönetmelik’i değiştirerek yapmaktır. Yapılmak istenen, Yönetmelik’in dayanağı olan Zeytincilik Yasası’na yüzde yüz aykırıdır. Hiçbir yönetmelik, dayanak aldığı yasaya aykırı olamaz.

Değişiklik taslağının 2’nci maddesi ile, zeytinlik saha tanımı, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki zeytinlikler olarak belirlenerek, Zeytincilik Yasası’yla öngörülen yasağın yalnızca devletin hüküm ve tasarrufu altındaki zeytinlik sahalar için uygulanacağı sonucu yaratılmak istenmektedir. Oysa, adı geçen yasa, yalnızca devletin hüküm ve tasarrufu altındaki zeytinlik sahaları değil, özel mülkiyete konu olanlar da dâhil tüm zeytinlikleri kapsamaktadır. Zeytinlik zeytinliktir. Kanun’un kapsamının yönetmelik hükmüyle daraltılması da mümkün değildir.

Zeytincilik Yasası’nda “Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegetatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez.” denilmekte. “Zeytinlik sahaları daraltılamaz.” kesin hükmü getirilerek zeytinlikler korumaya alınmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Lütfen sözlerinizi tamamlayınız, buyurunuz.

GÜROL ERGİN (Devamla) – Kanunun bu kesin hükmüne karşın yönetmelik değişikliği taslağının 3’üncü maddesiyle “Zeytinlik alanlarda, kanunda asla izin verilmeyen, jeotermal kaynaklı sera yatırımları, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesisleri, madencilik, petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri, savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar -lütfen dikkat buyurun- bakanlıklarca kamu yararı alınmış plan ve yatırımlar yapılır hâle getirilmek istenmektedir. Bu şu demektir: Zeytinlik alanlar zeytincilik dışında her faaliyete açıktır.

Değerli milletvekilleri, bir bakanlık, ilgili yasaya yüzde yüz aykırı böyle bir yönetmelik düzenlemesini hangi hukuk, hangi mantık, hangi ahlak anlayışıyla yapar? Bu değişikliği gerçekleştirse bile yargıdan döneceğini bilmez mi?

Tarım Bakanını bu kürsüden uyarıyorum: Yasa’nın üzerinde bir yönetmelik oluşturma hevesini bırakın. Zeytin üreticilerimizin ve doğanın kalbine saplamaya çalıştığınız bir hançer olan bu yönetmelik değişikliğinden derhâl vazgeçin, hukuk dışına çıkmayın.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Lütfen Genel Kurulu…

GÜROL ERGİN (Devamla) – Teşekkür etmek için…

BAŞKAN – Buyurunuz.

GÜROL ERGİN (Devamla) – Değerli arkadaşlarım, sözlerime son verirken, bu yasa değişikliğinin 1995 yılında çıkmasında çok büyük emekleri olan zamanın Milletvekili Sayın Melih Pabuçcuoğlu’nu burada rahmetle anıyorum.

Bugün, tarımsal eğitim ve öğretimin başlamasının 165’inci yılı kutlamaları var. Bütün meslektaşlarıma sevgiler, saygılar sunuyorum. Bu konuda emeği geçen herkese şükran duygularımı ifade ediyorum. Hakk’ın rahmetine kavuşmuş olanları da rahmetle anıyorum ve sözlerime son verirken, Sayın Başkan, sizi, değerli milletvekillerini, sevgili zeytin üreticisi kardeşlerimi ve yüce Türk ulusunu tekrar saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Ergin.

Sayın Hıdır, buyurunuz efendim.

IV.- AÇIKLAMALAR (Devam)

5.- Muğla Milletvekili Mehmet Nil Hıdır’ın, Muğla Milletvekili Gürol Ergin’in, güncel tarımsal sorunlar hakkındaki gündem dışı konuşmasına ilişkin açıklaması

MEHMET NİL HIDIR (Muğla) – Sayın Başkanım, çok teşekkür ediyorum. Az önce konuşan çok değerli milletvekili arkadaşım ismimi zikrettiği için söz alma ihtiyacını hissettim.

Zeytincilikle alakalı, sayın milletvekilimizin hassasiyetini biliyorum ancak biz de bölgemizde 2004-2009 yılları arasında 1 milyona yakın zeytin fidanı dağıtmak suretiyle zeytin alanlarımızı genişlettik, tütüne alternatif alanlar oluşturduk. Bu bağlamda, bu yıl, çok değerli bakanımızın da katkılarıyla, 110 bin ton zeytinyağı ihracatını AK PARTİ Hükûmeti olarak gerçekleştiriyoruz. Onun için, zeytinciliğin karşısında olmamız mümkün değil ama tabii ki ülkemizin enerji açığını da kapatmak için gerekli çalışmalara her zaman destek vermeye hazırız.

Bu bağlamda, emeği geçen bütün arkadaşlarımıza, zeytinciliğe katkı sağlayan, onun tüketimine yardımcı olan bütün arkadaşlarımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Hıdır.

Gündem dışı üçüncü söz Devlet Su İşlerinin Malatya ilinde yapmış olduğu yatırımlar hakkında söz isteyen Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz’e aittir.

Buyurunuz Sayın Öz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları (Devam)

3.- Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz’ün, Devlet Su İşlerinin Malatya ilinde yapmış olduğu yatırımlara ilişkin gündem dışı konuşması

ÖMER FARUK ÖZ (Malatya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Malatya iline yapılan Devlet Su İşleri yatırımlarıyla ilgili söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle sizleri ve ekranları başında bizleri izleyen değerli vatandaşlarımızı sevgiyle, saygıyla, muhabbetle selamlıyorum.

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, ülkemizde su kaynaklarının geliştirilmesi ve mevcut kaynakların daha etkin ve verimli kullanılması noktasında birçok yatırımlara imza atan köklü bir kuruluşumuzdur. AK PARTİ hükûmetleri döneminde de yıllardır başlayıp yarım kalan birçok projenin tamamlanması ve ülkemizin ihtiyacı olan yeni sulama tesislerinin, barajların, göletlerin devreye sokulması noktasında gayret sarf eden önemli bir görev ifa etmektedir. Bu anlamda, Devlet Su İşleri, Malatya’da, bir yandan DAP kapsamında 1980’li, 90’lı yıllarda yapımına başlanan projeleri yürütmekte, diğer yandan yeni projelere ağırlık vermektedir.

Bu kapsamda Malatya’da tamamlanan projeleri sayacak olursak:

Hekimhan Güzelyurt Barajı ve sulaması tamamlanmış ve hizmete girmiştir.

Darende Sofular Barajı ve sulama inşaatı tamamlanmış ve hizmete girmiştir.

İhtiyaç duyulan yüzlerce kuyu ve sondaj çalışmaları tamamlanmıştır.

Yine, Hükûmetimizin başlatmış olduğu, merkez ve Malatya ili içerisinde sulama master planı çerçevesinde çalışmalar başlatılmış, önümüzdeki aylarda ihalesi yapılacak Malatya merkez ve yakın çevresindeki, mücavir alanındaki gerek içme suyu gerekse de sulama suyunun kaynaklarının tespiti ve nerelerde kullanılacağı noktasındaki çalışma da inşallah yakın bir tarihte tamamlanacaktır.

Burada tabii önemli olan, büyük projelerin tamamlanmasıydı. Bu çerçevede baktığımızda, Malatya’da Kapıkaya Barajı’na 1998 yılında başlanmış olup 2002 yılı sonuna kadar yüzde 20 fiziki gerçekleşme mümkün iken şu anda yüzde 98 fiziki gerçekleşme tamamlanmıştır ve bu yıl sonu itibarıyla tamamlanacaktır. Tabii, gövde çalışması bitirilmiş, sulama inşaatıyla ilgili çalışmaların da ihalesi bu ayın 21’inde yapılacaktır.

Yine, Boztepe Barajı’nın 2002 sonu itibarıyla fiziki gerçekleşmesi yüzde 22 iken şu anda yüzde 61’lere ulaşmıştır ve bu yıl, buranın sulama inşaatının da ihalesi yapılacaktır.

Yine, Yoncalı Barajı’nın 1998 yılında yapımına başlanmış ama ne yazık ki bugüne kadar buranın önceden hesaplanan teknik hesapları ve yapım şekli itibarıyla sıkıntıların olduğu ortaya çıkmıştır. 2010 yılı içerisinde, Sayın Bakanımızın talimatıyla, iz bedeli kapsamında bulunan bu barajın da yapımına 2011 yılı itibarıyla yani bu yıl başlanacaktır.

Yine, Derme ve Çerkezyazısı sulama inşaatı 1992 yılında başlamış ama inşallah, bu yıl sonu itibarıyla bitirilmiş olacaktır.

Yine, Darende Gökpınar sulama inşaatı 1995 yılında başlamış, buranın da bu yıl sonu itibarıyla bitirilmesi planlanmıştır.

Yine, aynı şekilde, Doğanşehir Söğüt Göleti sulamasının 2008 yılında ihalesi yapılmış ve burada da beklenmeyen teknik bir sıkıntıdan dolayı proje çalışması değiştirilmiş, gövdede farklı bir teknoloji uygulanarak 2014 yılı itibarıyla bitirilmesi planlanmıştır.

Şimdi, bu sulama kaynaklarının etkin ve verimli kullanılabilmesi için sulama birlikleri kurulmuştur. Ben burada bir tespitte bulunmak istiyorum. Gerçi, sulama birlikleriyle ilgili şu anda bir yasa tasarısı Meclis gündemindedir. Alt komisyondan geçti, önümüzdeki günlerde Tarım Komisyonu ana gündeminde görüşülüp Meclis Genel Kuruluna gelecektir. Burada, ne gerekçeyle olursa olsun, gerçekten, ihtiyaçtan fazla personelin istihdamı mevcuttur. Dolayısıyla, bu sulama birlikleri mevcut sulama kanallarının yenilenmesi ve yeni sulama yatırımlarının yapılmasında kaynak ayıramamaktadır. Yani buradaki personelle ilgili mutlaka bir düzenlemenin gerekliliği tarafımca tespit edilmiştir ve kamuoyu tarafından da bilinmektedir.

Diğer taraftan, Başbakanımızın talimatıyla “Bin Günde Bin Gölet Projesi” kapsamında Malatya’da 6 yerin proje ihalesi bu ay içinde yapılacak, inşallah, önümüzdeki günlerde buna ek olarak 15 göletin daha dâhil edilmesi sağlanacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Lütfen sözlerinizi tamamlayınız.

Buyurunuz.

ÖMER FARUK ÖZ (Devamla) – Bu, çok önemli bir şeydir çünkü ülkemizde ve dünyada her geçen gün su kaynaklarında bir azalma söz konusudur. Biz de mevcut kaynakların daha rantabl kullanılması noktasında gerekli tedbirleri almalıyız, alıyoruz. Ama aynı şekilde, çiftçilerimizin de suların sınırsız olmadığını bilip, kapalı devre sisteminde sulamaya geçmelerinin doğru olacağı kanaatindeyim.

Ben burada emeği geçen, başta Başbakanımız, Çevre Bakanımız, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüz, Bölge Müdürlüğümüz, Malatya Şube Müdürlüğümüz ve teknik elemanlarına çok teşekkür ediyorum. İnşallah, bu kış, afet olmadan, kimse mağdur olmadan, bu sularla barajlarımız, göletlerimiz dolar diyorum. 

GÜROL ERGİN (Muğla) – Mevlüt Aslanoğlu’na teşekkür yok mu?

ÖMER FARUK ÖZ (Devamla) – Buyurun Sayın Hocam.

GÜROL ERGİN (Muğla) – Mevlüt Aslanoğlu’na teşekkür yok mu?

ÖMER FARUK ÖZ (Devamla) – Tabii, ben, burada emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

GÜROL ERGİN (Muğla) – Adını ver ya, adını ver.

ÖMER FARUK ÖZ (Devamla) – Malatya’ya hizmet noktasında biz, iktidar muhalefet, hep beraber gayret sarf ediyoruz. Mevlüt Bey’e ben ayrıca teşekkür ediyorum.

GÜROL ERGİN (Muğla) – Tamam, sağ ol.

ÖMER FARUK ÖZ (Devamla) – Ankara’daki ideolojik yaklaşımlardan uzak bir şekilde, Malatya’da yerel halkın sorunlarını gündeme getiren bir siyaset izlemektedir, ben de kendisine teşekkür ediyorum.

GÜROL ERGİN (Muğla) – Ben de seni yürekten alkışlıyorum.

ÖMER FARUK ÖZ (Devamla) – Hepinize saygılar sunuyorum. (AK PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Öz.

Gündeme geçiyoruz.

Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.

Meclis araştırması açılmasına ilişkin dört önerge vardır, ayrı ayrı okutuyorum:

V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 26 milletvekilinin, faili meçhul cinayetlerin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/989)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Dünya siyasi yaşamında faili meçhul cinayetler, akıllara kazınan önemli olayların başında gelmektedir. Toplumların çok büyük tepkileriyle karşılaşmasına rağmen faili meçhul cinayetler, genellikle bir sır biçiminde varlığını korumaya devam etmektedir.

Ülkemiz faili meçhul cinayetler konusunda kötü bir karneye sahiptir. Ülkemizin en değerli isimlerinden kimileri faili meçhul cinayete kurban gitmiş ya da faili meçhul bir cinayete kurban gittiği iddiaları aydınlatılamamıştır. Gazeteci, yazar, bilim adamı, siyasetçi, asker gibi pek çok meslek grubu, temelinde farklı nedenler gösterilse de kanlı ve kirli oyunlarla yok edilmek istenmiştir.

Faili meçhul cinayetlerin önüne geçilmesi için çok sayıda oluşum ve girişim kurulmuştur. Ancak, bu çalışmaların belli noktalarda tıkanmış olması ve gerçeğe ulaşma konusunda duraklatılması faili meçhul cinayetlerin farklı boyutlarını da akla getirmektedir. Öldürülen düşünürlerin yakınları başta olmak üzere, konunun peşini bırakmayan duyarlı insanların, faili meçhullerin aydınlatılması noktasında, yetkililerin üzerine düşen görevleri yerine getirmediklerini ileri sürmeleri de dikkatle incelenmesi gereken bir noktadır.

Abdi İpekçi, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Turan Dursun, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu, Hrant Dink ve daha çok sayıda isim, ülkemizde faili meçhul cinayetlerin hedeflerindeki insanlar olmuştur. Bu cinayetlerden sonra delillerin karartıldığı, yalnızca tetiği çekenlerin yakalandığı gibi iddialar da gündeme sıkça gelmiştir. Nitekim, ortaya çıkan kimi sonuçlar ya da yargı kararları bu iddiaların doğruluk paylarını da güçlendirmiş, yine de faili meçhul cinayetler bitmemiş ya da bu cinayetlerin arkasındaki karanlık isimler bulunamamıştır.

Faili meçhul cinayetlerin 1980’de yaşanan darbeden sonra artmış olması tesadüfi bir gelişme değildir. Terörü ve anarşiyi bitirmek amacıyla yönetime el koyduğunu iddia eden güçlerin, sıkıyönetimi sürdürdüğü dönemde göz göre göre ve çoğu aydınlatılmamış pek çok  faili meçhulden sorumlu olduğu iddiaları hâlâ tartışılmaktadır.

Faili meçhul cinayetler, toplum içerisinde bölünmelere ve kutuplaşmalara neden olan unsurların başında gelmektedir. Yurttaşların, başka düşüncede ya da inançta olan diğer yurttaşlara karşı kin duyguları beslemesine ve linç kültürünün doğmasına neden olan faili meçhul cinayetler: Halkın sinmesine, düşüncelerini açıklamaktan korkmasına neden olarak demokrasinin bir korku rejimine dönüşmesine de neden olmaktadır. Faili meçhul cinayet-zede ailelerin yaşadığı dramlar ise ayrıca irdelenecek kadar önemli bir boyutu oluşturmaktadır. Faili meçhul cinayetler nedeniyle zor günler yaşayan aileler, bu cinayetlerin aydınlanması amacıyla da canları pahasına mücadele etmektedir. Bu mücadelede zor duruma düştükleri, tehditlere maruz kaldıkları basın yayın organlarına kadar yansımıştır.

Faili meçhul cinayetler hem topluma hem de demokrasinin gelişmesine olumsuz etkilerde bulunmaktadır. Bu kıyımlar, gelecek kuşaklara kötü birer anı ve gelişmemiş bir demokrasinin örnekleri olarak miras kalmaktadır. Gelecek kuşaklara gelişmiş bir demokrasi ve güzel anılar bırakabilmek amacıyla yasama organının faili meçhul cinayetler konusuyla özel olarak ilgilenmesi gerekmektedir.

Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması konusunda görülen eksikliklerin ve faili meçhul cinayetlerin arkasında yatan örgütlenmelerin tespiti amacıyla Anayasa’nın 98. ve TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımızla arz ederiz.

1) Şevket Köse                              (Adıyaman)

2) Çetin Soysal                              (İstanbul)

3) Hulusi Güvel                             (Adana)

4) Mehmet Şevki Kulkuloğlu        (Kayseri)

5) Halil Ünlütepe                           (Afyonkarahisar)

6) Hüseyin Ünsal                           (Amasya)

7) Tekin Bingöl                              (Ankara)

8) Zekeriya Akıncı                         (Ankara)

9) Akif Ekici                                  (Gaziantep)

10) Tayfur Süner                           (Antalya)

11) Ali Rıza Öztürk                       (Mersin)

12) Nevingaye Erbatur                   (Adana)

13) Hüsnü Çöllü                            (Antalya)

14) Abdülaziz Yazar                      (Hatay)

15) Harun Öztürk                          (İzmir)

16) Hüseyin Pazarcı                       (Balıkesir)

17) Fehmi Murat Sönmez              (Eskişehir)

18) Ali İhsan  Köktürk                  (Zonguldak)

19) Ramazan Kerim Özkan            (Burdur)

20) Ali Rıza Ertemür                      (Denizli)

21) Eşref Karaibrahim                   (Giresun)

22) Ergün Aydoğan                       (Balıkesir)

23) Atila Emek                               (Antalya)

24) Kemal Demirel                        (Bursa)

25) Durdu Özbolat                         (Kahramanmaraş)

26) Ahmet Küçük                          (Çanakkale)

27) Mehmet Ali Özpolat                (İstanbul) 

2.- BDP Grubu adına Grup Başkan Vekili Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, pnömokonyoz hastalığının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/990)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Pnömokonyoz meslek hastalığına yol açan iş sektörlerinde çalışan kişilerin bu hastalığa yakalanma risklerinin, maruz kalma durumlarının tespit edilmesi ve bu hastalığa yakalanan işçilerin belirlenerek mağduriyetlerin ortadan kaldırılması için gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98, İçtüzüğün 104 ve 105'inci Maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.

                                                                                                            Ayla Akat Ata

                                                                                                   BDP Grup Başkan Vekili

Gerekçe:

Pnömokonyoz, çalışma yerinin özelliğine göre teneffüs edilen çok ince haldeki tozun akciğerin alveol dokularına yerleşmesi sonucu meydana gelen meslek hastalığı olarak tanımlanmaktadır.

Havada askıda bulunan tozların belli bir boyutu akciğerde hava keselerine (alveol) kadar ulaşabilme ve birikebilme özelliğine sahiptir. Vücudun koruyucu mekanizması, bazı toz cinslerinin, yoğun miktarlarda ve uzun süreler solunması sonucunda yetersiz kalmakta ve biriken tozlar akciğerde çeşitli biçimlerde bağ dokular oluşmasına neden olmaktadır. Bu durum akciğerin işlevini değişik biçimlerde etkilemektedir. Tozun insan sağlığına zararlılığını en iyi ortaya koyan parametre, "solunabilir" boyuttaki tozların miktarıdır. Ancak, tek başına bu parametrenin kullanılması da yeterli değildir. İkinci önemli parametre olarak da tozun bileşenleri değerlendirilmektedir.

Pnömokonyoz daha çok madencilik sektöründe çalışanlarda görülen bir meslek hastalığı olarak bilinmesinin yanı sıra yol, tünel ve baraj yapımı işleri, döküm işleri, kumlama işleri, porselen sanayi, seramik sanayi, tuğla ve kiremit sanayi gibi sektörlerde de tozlu ortamlarda yapılan çalışmalardan kaynaklı rastlanmaktadır.

Yer altı kömür madenciliği, gelişmiş ülkelerde dahi en ağır ve en riskli iş kollarının başında gelmektedir. Madencilik çalışmaları sırasında yürütülen çalışmanın koşullarından ve işin doğasından kaynaklanan güvenlik ve sağlık sorunları ortaya çıkmaktadır. Bu sorunlar iş kazası veya meslek hastalığı sonucu malul kalmaya veya ölümlere yol açmaktadır. Türkiye'de de pek çok sanayi kolunda görülen meslek hastalıklarının %57'sini Pnömokonyoz olarak adlandırılan meslek hastalığı oluşturmaktadır.

Kömür madenlerinde, yeraltında çalışan işçiler, çalıştıkları yerlerde geçirdikleri zaman zarfında oradaki havayı teneffüs etmektedirler. Kömür ve taş tozlarıyla müessir ve tam bir mücadele yapılmaması tozlu havanın zararlı etkilerine maruz kalma sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Uzun müddet kömür ocaklarında bilhassa tozlu yerlerde çalışan bazı işçilerde pnömokonyoz belirtileri görülmeye başlanmaktadır. Nefes kesikliği, öksürme ve kömür tozu ihtiva eden balgam çıkarma, bronşit ve göğüs tıkanıklığı, zayıflama görülen belirtiler arasında olup, bu durum kalp sektesi veya veremden ölüm gibi sonuçlara kadar gidebilmektedir.

Hastalığın derecesi ve ilerleme hızı farklı faktörlere tabidir. Taş ve kömür tozları, işçilerin akciğerlerine yerleşerek onları, vücut ve akciğer yapılarına, çalışma yerlerindeki ince toz miktarına ve bu tozların silis yüzdesine göre beş yıldan -hattâ bazı nadir hallerde üç yılda- 20-25 yıla kadar olan bir çalışma süresi zarfında, farklı oranlarda malûl bırakmaktadırlar.

Bu hastalıkla savaşımın yolu, iş yeri ortamını denetlemek, zararlı tozları bastırmak ya da uzaklaştırmak olarak belirtilmektedir. Bunun başarılamadığı işyerlerinde, hastalık şüphelilerinin zararsız koşullardaki iş yerlerine çekilmeleri diğer etkili bir önlem olarak da ifade edilmektedir.

Pnömokonyoz meslek hastalığına yol açan iş sektörlerinde çalışan kişilerin bu hastalığa yakalanma risklerinin, maruz kalma durumlarının tespit edilmesi ve bu hastalığa yakalanan işçilerin belirlenerek mağduriyetlerin ortadan kaldırılması için gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa’nın 98, İçtüzüğün 104 ve 105'inci Maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.

3.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir ve 22 milletvekilinin, yolsuzluk sorununun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/991)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na

Geçtiğimiz günlerde açıklanan Küresel Yolsuzluk Raporu verileri ülkemizin yolsuzlukla mücadele sürecinde önemli bir yol alamadığını göstermektedir. Toplumsal düzeyde sosyal, kültürel ve ekonomik etkileri olan yolsuzluk sorununun araştırılarak yolsuzlukla mücadelede alınacak önemleri tespit etmek üzere Anayasanın 98. ve İçtüzüğün 104. ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

Saygılarımızla.

1) Hasan Özdemir                           (Gaziantep)

2) Şenol Bal                                     (İzmir)

3) Durmuş Ali Torlak                      (İstanbul)

4) Ahmet Bukan                              (Çankırı)

5) Yılmaz Tankut                             (Adana)

6) Akif Akkuş                                 (Mersin)

7) Beytullah Asil                             (Eskişehir)

8) Kürşat Atılgan                             (Adana)

9) Mümin İnan                                (Niğde)

10) Zeki Ertugay                              (Erzurum)

11) Ahmet Kenan Tanrıkulu            (İzmir)

12) Kamil Erdal Sipahi                    (İzmir)

13) Emin Haluk Ayhan                   (Denizli)

14) Mustafa Enöz                            (Manisa)

15) Mehmet Akif Paksoy                (Kahramanmaraş)

16) Mehmet Zekai Özcan                (Ankara)

17.Mehmet Serdaroğlu                    (Kastamonu)

18) Murat Özkan                             (Giresun)

19) Hasan Çalış                               (Karaman)

20) Osman Ertuğrul                         (Aksaray)

21) Ali Uzunırmak                          (Aydın)

22) Mehmet Şandır                          (Mersin)

23) Ümit Şafak                                (İstanbul)

Gerekçe:

Kasım ayının ilk günlerinde Uluslararası Saydamlık Örgütü'nün her yıl yayınladığı 2010 Yolsuzluk Algılama Endeksi açıklanmıştır. Türkiye 10 üzerinden 4.4 puan ile yolsuzlukla mücadele sürecinde başarılı olamamıştır. Hâlbuki AKP Hükümetlerinin ilk günlerinden itibaren yolsuzlukla mücadelenin etkinliğinden bahsedilmiştir. Ocak 2003'te 58 inci Hükümetin ilan ettiği Eylem Planı'nda yer alan yolsuzlukla ilgili bölümde öncelikler arasında,

Avrupa Konseyi Yolsuzlukla İlgili Ceza ve Medeni Kanun Sözleşmesi'nin onaylanması,

Ceza kanunundaki yolsuzlukla ilgili yaptırımların artırılması,

Siyasi partilerin finansmanında saydamlığın güçlendirilmesi,

"Sır" kavramıyla ilgili hükümleri gözden geçilerek bilgiye ulaşmanın güçlendirilmesi,

Hükümet,  kamu yönetimi  ve  sivil  toplum arasındaki  diyalogun  artırılması sayılmaktadır.

Ancak aradan geçen 8 yıldaki uygulamalar AKP'nin bu ilk Eylem Planıyla tam bir çakışma içerisindedir. AKP iktidara geldiği ilk günden itibaren yolsuzluk batağına saplanmıştır. Yolsuzluklarının ortaya çıkarılmaması için de denetim mekanizmalarını devre dışı bırakma gayreti içerisine girmiştir.

İktidarlarının ilk günlerinden başlayarak pek çok kamu ihalesinde Sayıştay denetimini devre dışı bırakacak ihaleler gerçekleştirilmiştir. Kamu ihale Kanununda değişiklikle AKP istediği ihaleyi istediği şirkete verme yetkisi kazanmış ve Kamu ihale Kurumunun ihaleleri denetleme yetkisi kısıtlanmıştır. Başbakanlık Teftiş Kurulu ve Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu denetim sürecinden dışlanmıştır.

Yolsuzluğun varlığını devam ettirmesinin en önemli nedeni siyasi iktidarların kontrol dışı harcama ve yolsuzluk denetimini kısıtlama gayretidir. Diğer bir ifadeyle yakalanma korkusu olmadan yolsuzluk yapma çabasıdır. Oysa bir Hükümetin eylem ve işlemleri ne kadar denetim dışına çıkarsa demokrasi de o kadar rafa kalkar.

Memleketin her köşesinden yolsuzluk sesleri yükselmektedir. Bir yerde yolsuzluk varsa orada ona izin veren bir iktidar da vardır. Çünkü yolsuzluk itibar görmediği bir yerde barınamaz. Yolsuzluk, ahlaki bir konudur. Yolsuzluk, siyasi yozlaşmanın işaretidir.

Türkiye'de son 8 yılda yolsuzluk ve yozlaşmada tehlike çanları çoktandır çalmaktadır. Ateşi yüksek siyasi tartışmalar bu tür konuların konuşulmasını engellemektedir. Böylece toplum yolsuzluk ithamlarına alıştırılmıştır.

Oysa yolsuzluk toplumu ve devleti çürüten bir olgudur. Yolsuzluk bugün Türkiye'nin üstüne bir kabus gibi çökmüştür. Bugün iktidar yöneticileri ile ilgili yolsuzluk iddialarının çetelesi dahi tutulamaz olmuştur.

Devletteki ve toplumdaki yozlaşmanın önüne geçebilmek için yolsuzluk iddiaları bir an önce karşılık bulmalıdır. Devlet ve toplum yolsuzluk belasından kurtarılmalıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında kurulacak bir araştırma komisyonu ile ülkemizdeki yolsuzluk iddiaları araştırılmalı ve yolsuzluğun azaltılması ve sonrasında önlenmesi için alınacak tedbirler tespit edilmelidir.

4.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir ve 21 milletvekilinin, yoksulluk sorununun sosyal şiddet ve toplumsal barış üzerindeki etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/992)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Yoksulluk ülkemizin içerisinde bulunduğu en önemli sosyo-ekonomik sorunlardan birisidir. Yoksulluğun sosyal alandaki etkisi şiddet olaylarındaki artışlarda görülmektedir. Bu nedenle yoksulluğun sosyal şiddet ve toplumsal barış üzerindeki etkilerinin araştırılarak yoksulluğun çözümüne ilişkin alınacak önemleri tespit etmek üzere Anayasanın 98. ve İçtüzüğün 104. ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

Saygılarımızla.

1) Hasan Özdemir                          (Gaziantep)

2) Şenol Bal                                   (İzmir)

3) Durmuş Ali Torlak                    (İstanbul)

4) Ahmet Bukan                            (Çankırı)

5) Yılmaz Tankut                           (Adana)

6) Akif Akkuş                               (Mersin)

7) Beytullah Asil                            (Eskişehir)

8) Kürşat Atılgan                           (Adana)

9) Mümin İnan                               (Niğde)

10) Zeki Ertugay                            (Erzurum)

11) Ahmet Kenan Tanrıkulu          (İzmir)

12) Kamil Erdal Sipahi                  (İzmir)

13) Emin Haluk Ayhan                  (Denizli)

14) Mustafa Enöz                          (Manisa)

15) Mehmet Akif Paksoy              (Kahramanmaraş)

16) Mehmet Zekai Özcan               (Ankara)

17) Mehmet Serdaroğlu                 (Kastamonu)

18) Murat Özkan                           (Giresun)

19) Hasan Çalış                             (Karaman)

20) Osman Ertuğrul                       (Aksaray)

21) Mehmet Şandır                        (Mersin)

22) Ümit Şafak                              (İstanbul)

Gerekçe:

Ülkemizde son 8 yılda yürütülen ekonomi politikaları sosyo-ekonomik düzeyde daha eşitsiz bir toplum ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bir taraftan yeni zengin kesimler yaratılırken daha belirgin olarak yoksul kesimde bir artış gözlenmektedir. Ekonomi politiğin bir sonucu olarak değerlendirilen yoksulluk sosyal olayların açıklanması konusunda ise doğrudan bir sebep olarak değerlendirilebilir. Yapılan araştırmaların gösterdiği kadarıyla toplumsal yaşamda görülen şiddet olaylarının önemli bir bölümü bireylerin yoksulluk düzeyleriyle yakından ilişkilidir.

Bu çerçevede yoksulluğa yapılacak tanımlar da kavramın sadece sonuç değil aynı zamanda bir “neden” olduğu gerçeğini de barındırmalıdır. Yoksulluk, maddi nitelikteki mahrumiyetler sebebi ile böylece asgari hayat düzeyini sürdürecek gelirden yoksun bulunulması hâli olarak tanımlanabilirken sosyal boyutuyla yoksulluk, insan haysiyetine ve şahsiyetine yaraşır bir hayat düzeyinin altında, maddi yönden tam anlamıyla veya nispi olarak yetersiz olma durumudur.

Yoksulluk, bireysel ve toplumsal yaşamın devam ettirilmesinin önündeki en büyük tehditlerden birisi olması gerekçesiyle bütün devletlerin üzerinde durduğu en önemli politika alanlarından birisidir. Ancak Türkiye'de yoksulluk bir kader olarak benimsetilmek istenmektedir. AKP Hükümetlerinin 8 yıldır sürdürdüğü ekonomik ve sosyal politikalar yoksulluğu bir kader olarak algılatmanın en belirgin uygulamalarıdır.

Bugün Türkiye'de yoksulluk, ülke nüfusunun çok büyük bir bölümünü etkisi altına almıştır. Gelir dağılımındaki dengesizliklerle birlikte sosyal yardım politikalarındaki adaletsiz yapı yoksulluğun daha da yaygınlaşmasına ve derinleşmesine neden olmaktadır. Neticede yoksulluk Türkiye'nin kronikleşen bir sorunu hâline gelmiştir. Çalıştığı hâlde yoksulluk sınırı altında yaşayan insanların sayısı kronikleşen yoksulluk sorununun geldiği boyutu da gözler önüne sermektedir.

Ülkemizde yoksulluk artık sadece kırsal kesimlerin sorunu olmaktan çıkarak özellikle Büyükşehirlerde kenar semtlerin yaygınlaşmasıyla bir başka boyut almıştır. Kent merkezilerinde hayatını idame ettirme noktasında yoksul sayısındaki artış toplumsal barışı da tehdit etmektedir.

Ülkemizde gerçekleştirilen birçok bilimsel araştırmada ekonomik durumun yetersizliği ve geçim düzeyinin düşük olması suç oranlarındaki artışın en önemli sebeplerinden birisidir. Büyükşehirlerdeki suç oranlarının artışı ile yoksul sayısındaki artış arasındaki bağ giderek büyümektedir. Böylece kronik bir sorun olan yoksulluk suçluluğu da sürekli hâle getirmektedir. Diğer bir ifadeyle yoksulluğun sürekliliği ile suç oranları ve kötü alışkanlıkların artışın sürekliliği arasında doğrudan bir ilişki vardır.

Ülkemizde yoksulluğun gelmiş olduğu boyut sadece ekonomik politikaların bir nedeni ve sonucu olarak açıklanamaz noktaya gelmiştir. Yoksulluk artık daha büyük oranda sosyal ve kültürel bir sorun olarak algılanmalıdır. Yoksulluğun sosyal etkilerine dair değerlendirmeler yapılmalı ve çözümler ekonomik merkezli değil toplumsal yaşam merkezli aranmalıdır.

Buna göre, ülkemizde yoksulluğun neden olduğu ekonomik ve sosyal politikalar bir an önce araştırılmalıdır. Sonrasında ise yoksulluğu giderici sosyal ve ekonomi politikalar belirlenmelidir. Böylece Türkiye'nin en önemli toplumsal meselelerinden birisi olarak yoksulluğun kronik bir hâlden çıkması sağlanabilecektir.

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki görüşmeler, sırası geldiğinde yapılacaktır.

Sayın Öğüt, sisteme girmişsiniz, niçin acaba?

ENSAR ÖĞÜT (Ardahan) – Efendim, kısa bir açıklama yapmak istiyorum müsaade ederseniz.

BAŞKAN – Buyurunuz.

IV.- AÇIKLAMALAR (Devam)

6.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’dan geçen Kura Nehri’nin Karadeniz’e akıtılmasına ilişkin açıklaması

ENSAR ÖĞÜT (Ardahan) – Çok teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkanım, bizim bir derdimiz var, Ardahan’dan geçen Kura Nehri, Karadeniz’e aktarılmaya çalışılıyor. Bugün DSİ’yle de görüştüm, on dört tane dosya almış, ihaleye çıkartmışlar.

Kura Nehri Gürcistan ve Azerbaycan ülkelerine de gidiyor, uluslararası bir sudur. Ayrıca Kura Nehri üzerinde iki tane baraj yapılıyor. Eğer Karadeniz’e bu su verilirse hem barajlar susuz kalacak hem Ardahan’ın 84 bin hektar tarım arazisi susuz kalacaktır. Bu anlamda bütün derneklerimiz ve bütün sivil toplum örgütleri, cumartesi günü saat 13.00’te bütün Türkiye’de, her tarafta, Ardahan’da, İstanbul’da, Bursa’da, İzmir’de, Ankara’da, Zonguldak’ta, Trabzon’da, Kocaeli’nde, her yerde bir açıklama yapıyor, protesto ediyor ve kınıyoruz. Doğayı tahrip ediyor, bu suyun ters olarak Karadeniz’e akıtılmasını istemiyoruz. “Suyun dokusuna dokunmasınlar, suyun ekolojik dengesini bozmasınlar, doğanın ekolojik dengesini bozmasınlar, Ardahan’ın suyunu Karadeniz’e akıtmasınlar.” diye buradan sesleniyorum ve rica ediyorum, Sayın Bakan da bu konuda tedbirini alsın ve mutlak suretle bu ihaleyi iptal etsin diye talep ediyorum efendim.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Öğüt.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır, okutup oylarınıza sunacağım.

V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)

B) Tezkereler

1.- Spor Kulüplerinin Sorunları ile Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının, İngiltere ve İspanya’da inceleme çalışması yapmasına; gidecek komisyon üyelerinin sayıları ve inceleme süresinin tespit edilmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1375)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Spor Kulüplerinin Sorunları ile Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının yurt dışı inceleme çalışması yapma talebi sonucunda; Komisyonun İngiltere ve İspanya'da inceleme çalışması yapması, gidecek Komisyon üyelerinin sayıları ve inceleme süresinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca tespit edilmesi kaydıyla TBMM Başkanlık Divanının 07 Ocak 2011 tarih ve 84 sayılı Kararı ile uygun bulunmuştur.

Genel Kurulun onayına sunulur.

                                                                                                         Mehmet Ali Şahin

                                                                                                Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                                                                 Başkanı

BAŞKAN – Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, on dakika ara veriyorum.

 

Kapanma Saati: 13.53
İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 14.07

BAŞKAN: Başkan Vekili Şükran Güldal MUMCU

KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Gülşen ORHAN (Van)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 51’inci Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.

1’inci sırada yer alan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

VI.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri

1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96) (x)

BAŞKAN – Komisyon? Yerinde.

Hükûmet? Yerinde.

İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülen tasarının, 4/12/2008 tarihli 26’ncı Birleşimde üçüncü bölümde yer alan 76’ncı maddesi de kabul edilmişti.

Şimdi bu bölümde yer alan diğer maddeleri, varsa önerge işlemlerini yaptıktan sonra oylarınıza sunacağım.

Maddeleri oylarınıza sunacağım.

Madde 77: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 78: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 79: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 80: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 81: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 82: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

83’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sırasayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 83 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “verir” ibaresinin “verebilir” biçiminde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu             Abdurrahman Arıcı

                         Kayseri                                      İzmir                                      Antalya

                       Ufuk Uras                                                                         Ali İhsan Köktürk

                         İstanbul                                                                                 Zonguldak

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

                                            

(x)  96 S. Sayılı Basmayazı 26/11/2008 tarihli 22’nci Birleşim Tutanağı’na eklidir.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Ticarî uyuşmazlıklarda, tarafların ticarî defterlerin mahkemeden ibrazı istemi üzerine, bu konu hakkında mahkemeye takdir yetkisi tanınmasının uygun olacağı düşüncesiyle işbu değişiklik önergesi verilmiştir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda madde 83’ü oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 84: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 85: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 86: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 87: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 88: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 89: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

90’ıncı madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini ve fıkraya (d) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (e) bendinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                       Ufuk Uras                                                                        Abdurrahman Arıcı

                         İstanbul                                                                                    Antalya

"Türk Borçlar Kanununun 134 üncü maddesiyle 143 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere cari hesap sözleşmesinin hükümleri şunlardır:"

"e) Carî hesabın alacak sütununa yazılan tutarlar için, sözleşme veya ticarî teamüller gereğince, kaydolundukları tarihten itibaren faiz işler."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinde, 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanunu, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 647 nci maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, uygulamada ortaya çıkması muhtemel sorunların önüne geçilmesi amacıyla, mülga 818 sayılı Kanuna yapılan atıfların yeni 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun ilgili maddelerine yapılması amacıyla işbu değişiklik önergesi verilmiştir.

Tasarının 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında Türkiye Büyük Millet Meclisi genel kurulunda yapılan değişikliğin zorunlu sonucu olarak, 95 inci maddede düzenlenen hüküm, ilgisi nedeniyle bu madde kapsamına alınmış ve birinci fıkraya (e) bendi olarak eklenmiştir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 90’ıncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Böylece üçüncü bölüm içindeki maddelerin oylaması tamamlanmıştır.

Dördüncü bölüm üzerinde gruplar adına söz talebi vardır.

Bu bölüm 91 ila 120’nci maddeleri kapsamaktadır.

İlk söz, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına, Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’a aittir.

Buyurunuz Sayın Şandır. (MHP sıralarından alkışlar)

MHP GRUBU ADINA MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Çok teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonunun Raporu üzerinde yapılan müzakerelerde, dördüncü bölüm üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım.

Değerli milletvekilleri, gerçekten ülkemizin ekonomik hayatı için çok temel değerde bir temel kanunu görüşüyoruz. Bu kanun 2005 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuş. Beş yıldan bu yana Mecliste bekliyor. 1957 yılında kabul edilmiş. Yaklaşık elli yılı geçkin bir süredir birtakım değişiklikler yapılmış olmasına rağmen değiştirilememiş ve Türk ekonomisini, ticaret hayatını bütünüyle tanzim eden bir işlev ortaya koymuş. Ama bugün siyasi iktidarın, AKP İktidarının kararıyla bu Kanun bütünüyle değiştiriliyor, bütünüyle ortadan kaldırılıyor; yeni bir kanun, yeni bir Türk Ticaret Kanunu işleme konuluyor.

Öncelikle, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak, temel yanlışlık bence burada. Bu tür temel kanunlar günün ihtiyaçlarına dayalı, gerek Türkiye’de gerekse dünyadaki gelişmelere paralel birtakım değişikliklere uyarlanmalı. Ama bütünüyle ortadan kaldırdığınız takdirde bu Kanunu uygulayarak oluşan hafızayı, oluşan kültürü, uygulama alışkanlıklarını ve buna dayalı gelenekleri, buna dayalı kurulan kurumları bütünüyle ortadan kaldırmış oluyorsunuz. Bu, bir kaosa sebep olacak, özellikle yargının üzerinde çok ciddi bir ilave yüke sebep olacak. Dolayısıyla bu türlü temel kanunları böyle kökten değiştirerek kökten ortadan kaldırıp yenisini ikame etmek yerine, ihtiyaca binaen değiştirilmesi yolu çok daha uygun olacaktır.

Bir başka hususu da konuşmanın başında ifade etmem gerekiyor: Değerli milletvekilleri, bu üç temel kanun ve iki uygulama kanununun bu dönemde görüşülmesi bir ihtiyaç olarak, toplumsal ihtiyaç, kurumsal kurumların, ekonomiyi yöneten kurumların ihtiyacı olarak önümüze getirildiğinde maalesef bir uzlaşma temin edilemediği için, gelecek döneme ertelenmek gibi bir sonuçla karşılaşıldı. Bu, doğru olmayacaktı. Bu yanlışı ortadan kaldırabilmek için, özellikle de Milliyetçi Hareket Partisinin öncülüğünde, dört parti grubumuzun ortak uzlaşmasıyla bu kanunların bu dönemde, bu Meclisten kanunlaştırılarak çıkarılması ve ekonominin ihtiyacına, beklentisine cevap verilmesi sağlanmış oldu. Ancak, bu bir istisna.

Değerli milletvekilleri, yasama, Genel Kuruldaki müzakereyle tamamlanmalı. Genel Kurul müzakerelerinin yapılmadığı bir yasama, eksik kalacaktır. Hele bu çoğunlukta veya doğru tabiriyle “bu yoklukta bir müzakere” bence, sistemin, parlamenter sistemin özüne de ruhuna da aykırıdır. Komisyonlar hukuki olarak, teknik olarak bu kanunları tartışıyor ama burada da siyaseten tartışmamız lazım, müzakere etmemiz lazım.

Bir istisna olarak bu temel kanunların bir sonraki döneme kalmasının önünü kesebilmek için, bu defa, işte, maddeler üzerinde konuşmayarak, önerge vermeyerek, uzlaşma dışı önergeler vermeyerek böyle hızlandırılmış bir süreçte bu kanunları gerçekleştirmek, kanunlaştırmak, buradan çıkarmak yönündeki bu karar istismar edilmemeli. Bunu, özellikle Milliyetçi Hareket Partisi olarak dikkatinize sunmak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, tekrar ediyorum; bu tür temel kanunlar, yani ekonominin, sosyal hayatın, hukukun, sistemin temellerini tanzim eden temel kanunlar kökten ortadan kaldırılmamalı, ihtiyaca binaen değiştirilmesi gereken kısımları değiştirilmeli, yenilenmeli. Onun için, bu Türk Ticaret Kanunu’ndaki takip edilen bu yeniden yazmak, yeniden bir kanun yazmak yöntemi yanlış olmuştur. Yargıda, ekonomide, iş hayatında meydana getireceği çöküntünün, tahribatının zararını yine bu millet çekecektir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz ısrarla bu konuyu Sayın Faruk Bal’ın konuşmalarıyla dile getirdik ve dedik ki: “Bu, yargının yükünü artıracağı için iş iyice çıkmaza girecektir.” Bunu bir yıl önce, 2008 yılında söyledik.

İşte bir başka konu da, Türk Ticaret Kanunu’nun ve Usul Muhakeme Kanunu CMUK’un uygulamalarından kaynaklanan sonuç ortada: Hiç istenilmeyen, kamu vicdanını yaralayan tahliyeler. İşte, geleceği öngöremeyen siyasetin alınması gereken tedbirleri zamanında ve yeterince almayışının sonucunda, bugün maalesef kamu vicdanını yaralayan birtakım tahliyelerin karşısında iktidar partisinin acziyetini veya Yargıtayı suçlamak gibi bir aymazlığını seyretmek durumunda kaldık. Aynı şeyin Ticaret Kanunu’nda, Borçlar Kanunu’nda da yaşanacağı endişesiyle tekrar uyarımızı yapıyoruz. Bu kanunlar gerçekten değiştirilirken çok dikkatli olmak gerekiyor ve bu değişikliklerin hem zamanın hem de toplumun, kurumların mutabakatıyla oluşturulması gerektiğini tekrar ifade ediyoruz.

Değerli milletvekilleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu, gerçekten, hazırlandığı ve kanunlaştırıldığı dönemin çok ilerisinde modern bir kanun. Türk Ticaret Kanunu, çağdaşlarının önünde, Avrupa ülkelerinin ticaret kanunlarının önünde bir kanun olarak Türk ekonomisine, ticari hayatına yön vermiş, onu kurumsallaştırmış, onu kurallar bütünlüğüne kavuşturmuş, çok önemli fonksiyonlar ifa etmiş bir değerli temel kanundu. Bugün itibarıyla artık tarihe karışıyor. Geçmişin arkasından hayırla yâd etmek gerekir. Bugün yürürlükten kaldırdığımız Türk Ticaret Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti devletinin hayatında önemli fonksiyonlar ifa etmiş değerli bir temel kanundur. Getirilen Kanunun bu Kanunu aratmamasını temenni ediyorum. Bunun için, aramızda vardığımız mutabakatla, uzlaşmayla yürürlüğünü bir buçuk yıl sonraya erteliyoruz. Yani, yeni çıkacak Türk Ticaret Kanunu 2012 yılının 1 Temmuzunda yürürlüğe girecek. Bunu önemli bir adım olarak görüyoruz. Çünkü biliyorum ki, Türk Ticaret Kanunu, görüştüğümüz bu Türk Ticaret Kanunu üzerinde gerek kurumların gerek üniversitelerin gerekse siyasetin yeterince tartışıp bilgi sahibi olarak olması gerekenleri doğru tanzim etmedikleri, yeterince bilgilenmedikleri, katkı vermedikleri gibi bir gerçek ortada bulunmakta. Dolayısıyla, bu Kanun yürürlüğe girmeden önce, tüm eksiklikleriyle, ortaya çıkartacağı tüm anlaşmazlıklarıyla tartışılıp, düzeltilmesi gereken hususların tekrar düzeltileceğini de ümit ediyorum. Buna fırsat vermek için yürürlüğünün Temmuz 2012’ye ertelenmiş olmasını da doğru bir yaklaşım olarak görüyoruz.

Değerli milletvekilleri, bu Kanun, bugünün kanunu da değil; şimdi görüşülen ve kanunlaştırılacak olan Türk Ticaret Kanunu, aslında bugünün kanunu değil. Bugün buna katkı verenlere teşekkür ediyorum. Ama bu Kanun, 57’nci Cumhuriyet Hükûmeti döneminde, o zaman Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan bir komisyon marifetiyle beş yıllık bir çalışmayla -2000 yılının nisan ayında başlayan o çalışma kesintisiz beş yıl devam ederek-bugünkü sonuca ulaşmıştır. Çok önemli prensipler, ilkeler koyarak, önemli hedefler koyarak, bu hedefler etrafında günümüzün şartlarına uygun, ihtiyaçları karşılayacak bir ticaret kanunu tanzim edilmeye çalışılmıştır; ama, görülüyor ki, hazırlanan bu kanun tasarısı da yine günümüzün şartlarını karşılamak noktasında eskimiştir, çünkü beş yıl oldu. 2005 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderilip burada raflarda bekleyen…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Şandır, lütfen Genel Kurulu selamlayınız.

Buyurunuz.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) - Beş yıl önce, 2005 yılında Meclise gönderilen bu kanun, beş yıldan bu yana bu raflarda beklerken de yine eskidi, yine birtakım ihtiyaçları karşılayamayacak duruma düştüğü, ortada bir gerçektir. Bu sebeple, Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz, bu kanunların, Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun bu dönemde çıkmasına mutabıkız ama içerisindeki noksanlıkları tamamlamak yönünde verdiğimiz önergeler var, bu önergeleri birazdan takdim edeceğiz. Bu kanunun eksiğinden siyasi olarak millete karşı siyasi iktidar sorumludur, ama bu kanunun, yine de, ticari hayatımıza, ekonomimize, ülkemize hayırlı sonuçlar getirmesini temenni ediyor, heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Şandır.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk.

Buyurunuz Sayın Köktürk.

CHP GRUBU ADINA ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın dördüncü bölümü üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Öncelikle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bu hafta içerisinde yasalaştırdığımız Türk Borçlar Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu gibi iki temel kanundan sonra bugün de Türk Ticaret Kanunu gibi bir diğer temel yasayı da yasalaştırmaya çalışıyoruz. Bu anlamda Parlamento tarihimiz açısından gerçekten önemli bir haftayı yaşıyoruz.

Değerli milletvekilleri, Türk Ticaret Kanunu’nun Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşınarak 26 Kasım 2008 tarihinde görüşmeye başlandığında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına tasarının geneli üzerine yapmış olduğumuz konuşmada, bu tasarının olumlu yönlerini ortaya koyduğumuz gibi tasarının içeriği ve gündeme gelme sırası itibarıyla çekincelerimizi de açıkça ifade etmiştik. Daha genel ve daha temel bir kanun olması, ayrıca bugün görüştüğümüz Türk Ticaret Kanunu’ndan Türk Borçlar Kanunu’na atıflar yapılması zorunluluğu nedeniyle öncelikle Türk Borçlar Kanunu Tasarısı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul gündemine getirilerek Türk Ticaret Kanunu Yasa Tasarısı’ndan daha önce yasalaşması gerektiğine yönelik düşüncelerimizi de Genel Kurula sunmuştuk.

Nitekim, bugün görüşmekte olduğumuz Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nda, değerli arkadaşlar, Türk Borçlar Kanunu’na otuz dört adet atıf yapılmaktadır. Dolayısıyla bu atıflar ortada iken Türk Borçlar Kanunu Tasarısı’nın Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’ndan sonra yasalaşmasının doğuracağı sakıncalar gayet net ve açıktır ve nitekim -aradan geçen bu kadar uzun bir süre sonra- Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun da bu sakıncalara, bu eleştirilerimize katılarak kanunların Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelmesi ve yasalaşma sırası itibarıyla Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerine katılmasından mutluluk duyduğumuzu, memnuniyet duyduğumuzu burada öncelikle ifade etmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, bildiğiniz gibi 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1956 tarihinde kabul edilmiş, 1957 tarihinde de yürürlüğe girmiştir. Yaklaşık elli üç-elli dört yılı aşkın bir zamandan bu yana Türk ticaret yaşamına yön vermektedir, Türk ticaret yaşamının ihtiyaçlarını karşılamaktadır. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Türk ticaret yaşamına yön verdiği bu uzun sürede, yani 20’nci yüzyılın ikinci döneminde gerçekten bir ticaret kanunu açısından son derece önemli olaylar gelişmiştir, son derece önemli gelişmeler olmuştur.

Hepimizin bildiği gibi, bu süre içerisinde Avrupa Ekonomik Topluluğu olarak hayata başlayan Avrupa Bütünleşme Projesi, Avrupa Topluluğu aşamasını da geçerek Avrupa Birliği sürecine ulaşmıştır. Avrupa Birliği de ekonomik, ticari ve siyasi bir güç olmanın yanı sıra, ayrıca, maddi hukuk kuralları koyan uluslar üstü bir topluluk hâline gelmiştir.

Ayrıca, yine, bu süre içerisinde, teknolojinin gelişmesiyle elektronik işlemlerin hem ticareti hem de şirketler hukukunu kökten etkilemesi, çevre kirliliği başta olmak üzere teknolojinin yol açtığı tahribatın sorumluluk hukukuna yansıtılması, gelişen tüketici hakları, uluslararası konvansiyonların Türk Ticaret Kanunu’nun kapsadığı alanları düzenlemesi gibi son derece önemli gelişmelerin, birleşmelerin ve toplulukların Türk hukuk sistemine ithali gerektiği şeklindeki düşünceler yeni bir tasarının hazırlanması zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır.

Değerli milletvekilleri, belirttiğimiz gelişmeler ve gerekçeler karşısında 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun pek çok yönleri itibarıyla ticari yaşamın ihtiyaçlarına karşılık veremediği ve böyle bir noktaya taşındığı hepimizce kabul edilen bir gerçekliktir.

Yeni bir Türk Ticaret Kanunu yapılması gerektiği düşüncesine bizler de katılıyoruz. Bu anlamda gerek Adalet Komisyonunda gerek Uzlaşma Komisyonunda gerekse Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda Cumhuriyet Halk Partisi olarak kanunun içeriğinin daha olumlu bir noktaya taşınması konusunda katkı vermeye çalıştık, çaba gösterdik.

Yasanın getirdiği olumlu değişiklikleri destekliyoruz ancak değerli arkadaşlar, değerli milletvekilleri, tabii ki tasarının gerçekten katılmadığımız, eleştirdiğimiz, ifrata kaçan yönlerine ilişkin de tüm çekincelerimizi, eleştirilerimizi ve önerilerimizi saklı tuttuğumuzu Genel Kurulda açıkça belirtmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, tasarıda özellikle şirketler hukukunda esaslı değişiklikler yapılmıştır. Uluslararası muhasebe standartları kabul edilmiştir. Pay sahiplerinin elektronik ortamda genel kurula katılmalarının sağlanması öngörülerek ticari hüküm, ticari iş ve tacir gibi kavramların tayininde ticari işletme esaslı bir unsur olarak kabul edilmiştir.

Bilgi bankasının Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği nezdinde kurulması, sigorta hukukunda denkleştirme istemiyle ilgili hükümlerin getirilmesi isabetli yenilikler olarak karşımıza çıkmıştır.

Tek kişilik anonim şirketin kurulmasına olanak sağlanması, şirketlerin denetiminin bağımsız denetim şirketleri ve yeminli mali müşavirler, muhasebeciler tarafından gerçekleştiriliyor olması, yine, tasarıda yer alan önemli düzenlemelerdir.

Ancak, değerli milletvekilleri, yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, pek çok yeniliğin ve değişikliğin yanı sıra ve bu tasarıda yer almasının yanı sıra, tasarının, gerek dil ve ifade gerek ilgili özel kanunlarla uyumu gerekse tasarının sistematiği ve içeriği açısından bakıldığında oldukça eleştirisel yönleri de bulunmaktadır.

Mevcut bilimsel birikimin korunması ve yargı kararlarıyla sağlanan hukuki gelişimin sürdürülmesi tasarının hedefleri arasında gösterilmesine karşın, madde numaralarının muhafaza edilmemesi nedeniyle bu olanak ortadan kalkmıştır.

Yine, tasarının yetersizliklerinden birisi, yapılan yeni düzenlemelerin bir kısmının eksik bırakılmış olmasıdır. Örnek verilecek olursa, tek kişi ortağın şirket borçlarından sorumluluğunun şahsi ve sınırsız hâle gelmesi gereken durumlar hakkında tasarıda bir düzenleme olmaması açık bir eksiklik olarak göze çarpmaktadır.

Değerli milletvekilleri, yine, bu tasarının hazırlanmasında en önemli etkenlerden birisinin Avrupa Birliği müktesebatının Türk Ticaret Kanunu’na taşınması olduğunu ifade etmiştik. Bu hedef, Türk Ticaret Kanunu’nun genel gerekçesi arasında da çok açık bir şekilde yer almaktadır. Ancak göz ardı edilmemesi gerektiği konusunda hemfikir olduğumuz, bu konuda da ifrata, aşırılığa kaçılıp, kaçılmadığına yönelik eleştirilerdir. Çünkü, tasarı, Avrupa Birliğine ülkemizin tam üyeliği hesap edilerek, öngörülerek hazırlanmıştır. Oysa, Avrupa Birliğinin ülkemize karşı çifte standardı, çelişkili tavrı, kapıda bekletme düşüncesi, kendi çıkarına olan düzenlemelerde ülkemize yaptığı siyasi ve mali baskı ve müdahaleler ise maalesef bir gerçeklik olarak karşımızda durmaktadır. Bunların yanı sıra olarak bir taraftan olumlu bir yenilik olarak görünen düzenlemelerin, diğer taraftan ulusal işletmelerimize, şirketlerimize çok büyük sistemsel ve mali yükler getireceği de tartışmasızdır.

Türkiye’deki anonim şirketlerin yapısıyla Avrupa’daki yani dünyadaki şirketlerin ekonomik güçleri birbirinden farklıdır. Dolayısıyla şirketler hukukuna getirilen sıkı denetlemelerin bir taraftan şirketlerimizin temel yapısını güçlendirmesi gibi bir durum yaratması öngörülürken, diğer taraftan bu kadar ağır denetimin ve bu kadar ağır bir sistemin özellikle Anadolu’daki küçük aile şirketleri üzerinde yaratacağı baskı nazara alınmalıdır. Türk şirketlerinin yabancı küresel güçlerin kolaylıkla analiz edebileceği şekle dönüştürülmesinin de Türk şirketlerinin rekabet gücünü artıracağı mı yoksa rekabet ortamını zayıflatacağı mı hususu göz önünde bulundurularak ciddi bir şekilde değerlendirilmelidir.

Değerli arkadaşlar, Türk Ticaret Kanunu Yasa Tasarısı’nın ülkemizin sıkça karşılaştığı ekonomik krizlerde ticari işletmelerimizin binlercesinin kapısına kilit vurmayacak bir şekilde güçlendirmesi dileğiyle hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Köktürk.

Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Buyurunuz Sayın Tunç.

AK PARTİ GRUBU ADINA YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın dördüncü bölümü hakkında AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle sizleri saygılarımla selamlıyorum.

23’üncü Yasama Döneminin hukuk tarihine geçecek oturumlarını hep birlikte gerçekleştiriyoruz. Geçen dönem, 22’nci Yasama Dönemi ceza hukuku alanındaki reformların gerçekleştiği bir dönem olmuş, temel ceza yasalarımızın tamamı yenilenmişti, bu dönem, 23’üncü Yasama Dönemi de özel hukuk alanında temel kanunlarımızı iktidar ve muhalefetiyle birlikte inşa ettiğimiz, hukuk reformuna birlikte imza attığımız bir dönem olarak anılacak. Önceki gün Borçlar Kanunu’muz, dün Hukuk Muhakemeleri Kanunu’muz ve bunların yürürlük kanunlarını yasalaştırdık. Bugün de Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nı görüşüyoruz.

Ticaret Kanunu Tasarısı 22’nci Yasama Döneminde uzun bir çalışmanın ardından Adalet Komisyonuna sevk edilmiş, ayrıntılı bir çalışma için oluşturulan alt komisyonun ardından 2007 yılında Adalet Komisyonu tarafından kabul edilmiş ancak yasama döneminin sona ermesi nedeniyle tasarı Genel Kurulun gündemine getirilememiştir. Bu yasama döneminde İç Tüzük’ün 77’nci maddesinin verdiği imkânla, geneli üzerindeki görüşmelerin ardından 22’nci Dönem Adalet Komisyonunun raporu benimsenmiş ve tasarı Genel Kurulun gündemine gelmiştir. Parti gruplarımızın temel kanunlarla ilgili olarak uzlaşması zemininin doğmasının ardından oluşturulan komisyonda da her parti grubundan birer milletvekilimizle, tasarının bilim kurulu başkanı değerli ticaret hukuku hocamız Sayın Prof. Dr. Ünal Tekinalp ve akademisyenlerimizin katılımıyla yüzün üzerindeki önerge üzerinde çalışılarak bunların büyük bir bölümünde uzlaşmaya varılmış, uzlaşmaya varılamayan konularla ilgili olarak da parti gruplarımızın önerge verme hakları saklı tutulmuştur.

Ben bu çalışmada birlikte olduğumuz Cumhuriyet Halk Partisinden Sayın Köktürk’e, Milliyetçi Hareket Partisinden Sayın Tanrıkulu’ya, Barış ve Demokrasi Partisinden Sayın Kaplan’a ve değerli hocamız Sayın Tekinalp’e ve uzmanlarımıza katkılarından dolayı teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1957 yılından bu yana uygulanan, Prof. Dr. Hirsch tarafından kaleme alınan ve ticaret hukukumuzun gelişmesinde önemli bir yeri olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nu yürürlükten kaldıran önemli bir tasarıyı görüşmekteyiz. Ticaret hukuku alanında dünyada özellikle son elli yılda önemli olaylar ve gelişmeler yaşanmış, dünya ticaretinde yeri ve etkisi olan ekonomik, bölgesel birlikler çalışmaya başlamış, serbest pazar ve rekabet ekonomisi yaygınlık kazanmış, teknolojik gelişmeler yeni ihtiyaçları ortaya çıkarmıştır ancak aradan geçen bu uzun zaman içerisinde 6762 sayılı Ticaret Kanunu’muzda bu gelişmelere karşılık verebilecek değişiklikler yapılamamıştır. İşte, tasarı, çağımızın ihtiyaçlarına, dünya ticaretindeki gelişmelere paralel önemli yenilikler getirmektedir.

Tasarıya genel hatlarıyla baktığımızda, Türk işletmelerinin ticari ve ekonomik yönden uluslararası rekabet piyasalarında güçlü aktörler olarak çalışmalarını sağlayacak kurum ve sistemlere sahip olmasının önünü açacak hükümleri içerdiğini görmekteyiz.

Ticari işletme, şirketler, sermaye piyasası, taşıma, deniz ticareti ve sigorta hukuku gibi konular Avrupa Birliği müktesebatıyla uyumlu hâle getirilmektedir.

Ülkemizin güncel, orta ve uzun vadede ticaret hukuku ihtiyaçlarına cevap verecek mekanizmalar ve hükümleri içeren tasarı, modern ticaret hukukuyla örtüşmekte, mevcut bilimsel birikimi korumakta ve içtihatlarla sağlanan hukuki gelişim sürdürülmektedir.

Tasarıda, ticaret dünyasının tüm aktörlerinin ihtiyaçlarına, ilgili çevrelerin beklentilerine cevap verecek yeni kurallara yer verildiğini görüyoruz. Teknolojik gelişmelerin tasarıya yansıtıldığını, halka açık olan ve olmayan şirketler arasındaki farkların en az düzeye indirildiğini, kurumsal yönetim ilkelerine uygun ve ucu açık gelişmelere ve düzenlemelere yer verildiğini, şirketlerin birleşmesi, bölünmesi ve tür değiştirmesinin yeni esaslara bağlandığını, şirketlerin denetiminin etkin, bağımsız ve uluslararası standartlara uygun olarak yapılmasını sağlayacak hükümlere yer verildiğini görüyoruz.

Tasarıyla, deniz ticaret hukukumuzda da âdeta bir reform gerçekleştirilmektedir. Deniz ticaretinde taşıyıcının sorumluluğuna, yolcu taşımaya, kurtarma ve yardıma, gemi alacağı hakkıyla çatmaya ilişkin kurallar yenilenmekte ve deniz icrası hakkında düzenlemeler yapılmaktadır.

Sigorta sözleşmesine ilişkin normlar çağımızın ihtiyaçlarına uygun bir şekilde düzenlenmiş, sorumluluk sigortasına yer verilmiştir.

Ticaret Kanunu’muzda da tıpkı dün görüşmelerini yaptığımız Borçlar Kanunu gibi güçlünün karşısında zayıfı koruyan hükümlere yer verildiğini görmekteyiz. Şirketlerin birleşmesi, bölünmesi ve tür değiştirmesi durumlarında alacaklılar ve diğer hak ve menfaat sahiplerinin korunmasına yönelik ve ayrıca işçilerin devralan şirkete geçişleri, hakları ve sorumluluklarıyla ilgili olarak koruyucu, ayrıntılı düzenlemelere yer verildiğini görüyoruz.

Tasarıyla getirilen önemli yeniliklerden biri de şirketler topluluğudur. Bu başlık altında bağlı işletmeler hukuku düzenlenmekte, ana ve yavru ortaklıklar arasındaki ilişkiler şeffaflık, hesap verilebilirlik ve menfaat dengesi temelinde kurallara bağlanmaktadır. Tasarıyla tek kişilik anonim şirket  kurulmasına imkân tanınmakta, Avrupa Birliği üyesi devletlerin hukuklarıyla tam bir uyum sağlanmaktadır. Tasarının yürürlüğünün 1 Temmuz 2012’ye ertelenmesi de uygulamanın hazır olması açısından yerinde bir düzenleme olacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizin ekonomisi için önemli olan, iş dünyamızın, ticaret çevrelerinin, hukuk camiasının yasalaşmasını büyük bir heyecanla beklediği Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın hazırlanmasında emeği geçen başta Sayın Başbakanımıza, Adalet Bakanımıza, tasarının bilim kurulu başkanı değerli ticaret hukuku Profesörümüz Sayın Ünal Tekinalp’e ve diğer hocalarımıza, akademisyenlerimize, uzmanlarımıza, tasarıya görüşleriyle katkı veren kamu, sivil tüm kişi ve kuruluşlara, Sayın Köksal Toptan Başkanlığındaki 22’nci Dönem Adalet Komisyonu üyelerimize, tasarıyı İç Tüzük 77’nci madde gereğince yeniden görüşerek önergelerle geliştiren 23’üncü Dönem Adalet Komisyonu Başkanımız ve üyelerine teşekkür ediyor, yeni Türk Ticaret Kanunu’muzun ülkemize, milletimize, ticaret dünyamıza, hukuk camiamıza hayırlı, uğurlu olmasını diliyor, yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Tunç.

Dördüncü bölümün konuşmaları tamamlanmıştır.

Madde oylamalarına geçiyorum.

Madde 91:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 92:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 93:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 94:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

95’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 95 inci maddesinin kenar başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                       

                   Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu          Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                Abdurrahman Arıcı                                                                        Ufuk Uras

                         Antalya                                                                                   İstanbul

"2. Faiz

Madde 95- (1) 8 inci maddedeki şartların varlığı halinde, alacak ile borç kalemlerinin birbirinden çıkarılması sonucunda bulunan bakiyeye, belirlenip hesaba kaydedildiği tarihten itibaren faiz işler; bileşik faize yol açabilecek uygulama yapılamaz; bu hükme aykırı sözleşme öngörülemez.

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum.

Gerekçe:

95 inci madde, kenar başlığı da dahil olmak üzere, değiştirilerek 8 inci maddenin ikinci fıkrası ile uyumlu hale getirilmiş, bu suretle bakiyeye faiz işleyeceği açıkça hükme bağlanmıştır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 95’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

96’ncı madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 96 ncı maddesinin kenar başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                Abdurrahman Arıcı                                                                        Ufuk Uras

                         Antalya                                                                                   İstanbul

 

"b) Bileşik faiz ve sözleşme ile belirlenebilecek hükümler

Madde 96- (1) Taraflar, üç aydan aşağı olmamak şartıyla, diledikleri andan başlamak üzere faizlerin ana paraya eklenmesini kararlaştırabilecekleri gibi hesap devreleri ile faiz ve komisyon miktarlarını da sözleşme ile belirleyebilirler.

(2) 8 inci maddenin ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri saklıdır.”

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) – Katılıyoruz Sayan Başkanım.

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Gerekçe…

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

8 inci maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına eklenen hüküm, 96 ncı maddenin de kenar başlığı ile birlikte yeni sisteme uygun olarak değiştirilmesi zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır. Hükümet tasarısında düzenlenen ve Adalet Komisyonunda metinden çıkarılan 96 ncı maddenin aynen alınması uygun görülmüştür.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 96’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 97:  Kabul edenler.. Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 98:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 99:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

100’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sırasayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 100 üncü maddesinin kenar başlığının “D) Bakiyenin haczi” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                       

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                       Ufuk Uras                                                                        Abdurrahman Arıcı

                         İstanbul                                                                                    Antalya

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

100 üncü maddenin kenar başlığı, 94 üncü madde ile uyumun sağlanması amacı ile değiştirilmiştir.

BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 100’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 101:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

102’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sırasayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 102 nci maddesinin ikinci fıkrasında geçen “Borçlar Kanununun tellallık hükümleri” ibaresi “Türk Borçlar Kanununun simsarlık sözleşmesi hükümleri” biçiminde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                       Ufuk Uras                                                                        Abdurrahman Arıcı

                         İstanbul                                                                                    Antalya

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire tevdi ediyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Önergeyle, 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanunu, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 647 nci maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, uygulamada ortaya çıkması muhtemel sorunların önüne geçilmesi amacıyla, maddenin ikinci fıkrasında geçen “tellallık hükümleri” ibaresi, yeni Türk Borçlar Kanunu ile dil birliğinin sağlanması amacıyla, “simsarlık sözleşmesi hükümleri” biçiminde değiştirilmiştir.

BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 102’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 103:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 104:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 105:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 106:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 107:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 108:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 109:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 110:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

111’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 111 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında geçen “Borçlar Kanununun 92 nci” ibarelerinin “Türk Borçlar Kanununun 108 inci” olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                       

                   Mustafa Elitaş                             Ufuk Uras                        Abdurrahman Arıcı

                         Kayseri                                   İstanbul                                    Antalya

            Ahmet Kenan Tanrıkulu                                                              Ali İhsan Köktürk

                           İzmir                                                                                   Zonguldak

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz efendim.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanunu, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 647 nci maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, Türk Borçlar Kanunu ile uyum sağlamak amacıyla, mülga 818 sayılı Kanuna yapılan atfın yeni 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 108 inci maddesine yapılması amacıyla işbu değişiklik önergesi verilmiştir.

BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 111’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 112:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 113:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 114:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 115:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 116:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 117:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 118:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 119:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Maade 120:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Böylece dördüncü bölüm içindeki maddelerin oylanması tamamlanmıştır.

Beşinci bölüm 121’inci madde ila 150’nci maddeleri kapsamaktadır.

Bölüm üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu konuşacaktır.

Buyurunuz Sayın Tanrıkulu. (MHP sıralarından alkışlar)

MHP GRUBU ADINA AHMET KENAN TANRIKULU (İzmir) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın beşinci bölümü üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum, şahsım ve grubum adına Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bizlerin de içinde bulunduğu 57’nci Hükûmet döneminde Türk ticaret hayatının beklentileri ve çağa ayak uydurma öngörüleri doğrultusunda 8 Aralık 1999 tarihinde çalışmalarına başlanılan ve oldukça uzun bir hazırlık dönemi geçiren bir tasarıyı görüşüyoruz bugün. Ancak bu tasarı, 2005 yılından bu yana değişik sebeplerden dolayı kanunlaştırılamamış, birtakım siyasi bahaneler üretilerek o yıldan bu yana Meclis komisyonunda bazı değişikliklerle ilk hâlinden oldukça da uzak bir şekilde bugüne gelmiştir.

Ülkemiz ekonomi çevrelerinin yıllardır beklediği ve bir kısmını da geçtiğimiz gün kanunlaştırdığımız Borçlar Kanunu, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve bugün de görüşmekte olduğumuz Türk Ticaret Kanunu Tasarısı, ticaret hayatını, baştan aşağı -tabiri caizse- değiştirip geliştirecek olan düzenlemeleri bir an önce hayata geçirmek zorunda.

Değerli milletvekilleri, biz, bu kanunlarla ilgili olarak, bu dönem, yani 23’üncü Dönemin başından itibaren, parti olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde bütün bu konuları dile getirdik. Aradan geçen yaklaşık üç buçuk yıllık süreç zarfında bu tasarıların neden yeterince gözden geçirilmediğini, neden bu kanunlarla ilgili komisyonda irdelenmelerine izin verilmediğini ve ilgili kurum ve kuruluşların da görüşlerinin bugüne kadar neden bu tasarının içerisine derç edilmediğin, herhâlde iktidar partisi yetkilileri bugün bu kürsüden açıklayacaklardır.

Sayın milletvekilleri, zira bu tasarılar için oluşturulan uzlaşma komisyonlarında, gerek muhalefet partileri olarak gerekse iktidar partisi olarak pek çok önergeler hazırlandı, önergeler görüşüldü fakat bu önergelerle ilgili düzenlemelerin bir kısmını maalesef bu tasarıya yansıtma imkânını da bulamadık. Bu yüzden bu tasarıyı, esasen hem gecikmiş hem de geciktirilmiş bulduğumuzu ifade ediyoruz ve kanunların yürürlüğe girdiği tarihten itibaren zamanın sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarına göre de belirlenmesi gerektiğini düsturunu sizlere hatırlatmak istiyorum.

Sayın milletvekilleri, biraz önce de belirttiğim gibi Türk Ticaret Kanunu Tasarısı, 57’nci Hükûmet döneminde altı kitap olarak tasarlanmıştı, öyle çalışmalara başlamıştık. Bunlar ticari işletme, ticaret şirketleri, kıymetli evrak, taşıma işleri, deniz ticareti ve sigorta hukuku gibi başlıklardan meydana geliyordu. Burada bizim amacımız şuydu: Bu tasarıya, klasik bir ticaret kanunu tasarısı olmaktan çıkartarak, kapsamını diğer gelişmiş ülkelerdeki gibi geliştirip ve birçok ilgili konunun, değişik kanunun olma özelliğini, tek başına, kendi başına kanun olma özelliğini kazandırma amacını güdüyorduk.  Nitekim bugün bazı gelişmiş ülkelerde hem deniz hukuku hem sigorta hukuku, anonim şirketler hukuku gibi konular ayrı ayrı ele alınmaktadır ve düzenlenmektedir.

Diğer yandan, baştan beri Milliyetçi Hareket Partisi sözcülerinin de belirttiği gibi, mevcut tasarıda kullanılan dil, anlam birliği ve kullanılan terimlere verilen farklı anlamlar da ilerideki uygulamalarda bazı sıkıntılara da yol açabilecektir. Bu tasarı yeterince incelendiğinde görülecektir ki aynı kurumlar için, birçok yerde farklı ve ayrı terimler kullanılmıştır.

Yine, tasarıda yer alması gereken bazı hükümler Borçlar Kanunu’nda, Borçlar Kanunu’nda yer alan bazı hükümler de bu kanunda, yani Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nda yer almaktadır. Ortak konularda da uyumlu ve yeterli düzenlemeye gerekli ve yeterli özen gösterilmemiştir.

Değerli milletvekilleri, bizce gene bir başka önemli eksiklik, mevcut Sermaye Piyasası Kanunu’yla da gerekli uyumu sağlayamamaktadır bu tasarı.

Bizce bu tasarının amacı şu olmalıydı sayın milletvekilleri: Ticaret hayatımıza ve genel olarak vatandaşlarımıza kısa ve uzun vadede sağlıklı hizmet vermek olarak düşünmeli ve bu hedefe doğru gitmeliydi. Oysa geldiğimiz bu noktaya baktığımız zaman şunu görüyoruz: Hem ticaret unsurlarımıza hem de ticaretle ilgili mahkemelerimize bu tasarı yasalaştığı zaman oldukça iş yükü çıkacak ve birçok karışıklıklara da sebep olabilecektir.

Sayın milletvekilleri, Uzlaşma Komisyonunda da belirttiğimiz üzere, tasarıda şirketleşme konusunda, özellikle “ana şirket”, “yavru şirket” gibi kavramların açılmasında ve düzenlenmesinde ticaret hayatının şüphelerini giderecek değişiklikleri içeren önergelerimiz maalesef kabul görmedi ve bu konudaki tereddütlerimiz de izale edilemedi. Diğer yandan, denetimle ilgili maddelerde de yine konunun taraflarının bizlere ilettiği çekinceleri ortadan kaldıracak önergelerimizin de kabul edilmemesi, bu alanda da ileride bazı sıkıntıların karşımıza çıkacağını gösteriyor.

Tasarıda küçük ve orta ölçekli ticari işletmeleri tanımlayan ölçütlerin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin görüşü alınarak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği belirtilmekte ve küçük sermaye şirketlerine bazı ölçütlerde yer verilmektedir.

Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu tarafından yayımlanan ve bizim de Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun çevirisiyle Türk literatürüne kazandırılan 1 Kasım 2010 tarihli KOBİ’ler İçin Türkiye Finansal Raporlama Standardı’nın ilgili paragraflarında KOBİ’ler şu şekilde tanımlanıyor: “Kamuya hesap verme yükümlülüğü bulunmayan ve dış kullanıcılar için genel amaçlı finansal tablo yayımlayan işletmelerdir.”

Şimdi, söz konusu bu standartta genel bir tanım yapılmakta, hangi işletmelerin KOBİ tanımı kapsamında yer alacağını belirleyecek olan özel kriterler, spesifik kriterler de ülkelerin tercihine bırakılmaktadır. Bu kapsamda tasarıda yer alan söz konusu maddeler arasındaki çelişkileri gidermek ve KOBİ’lerin Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun yayımladığı ilgili düzenlemeleri sağlıklı bir şekilde uygulayabilmesini sağlamak gerekmektedir.

Yine tasarının uzlaşma komisyonunda dile getirdiğimiz eksiklikler neticesinde büyük ve zincir mağazaların almış oldukları mal ve hizmet bedellerini üreticimizi mağdur etmeyecek bir sürede ödemesini düzenlemiş bulunuyoruz. Önümüzdeki maddeler içerisinde bununla ilgili de bir önerge gelecek. Dolayısıyla üreticilerimizin, özellikle tarımsal ve hayvansal üretim yapan üreticilerimizin çok uzun zamandan beri bekledikleri ve sıkıntı yaşadıkları bu alandaki bir sorunu da çözüme kavuşturmuş bulunuyoruz.

Ancak yine tasarıda tarafımıza iletilen talepler doğrultusunda gerçekleştirmek istediğimiz birçok düzenleme Komisyonda maalesef kabul görmedi, biz de Genel Kurulda bunu Genel Kurulun tasvibine sunmak üzere hazırlamış bulunuyoruz. Bu yüzden bu tasarı mevcut hâliyle kanunlaştığında, bizim dile getirmeye çalıştığımız eksiklikler ileride yeniden düzenleme yapma ihtiyacının belirleneceğini de göstermektedir. Oysa doğru olan şuydu sayın milletvekilleri: Bugün burada tespit ettiğimiz bu eksikliklerin yani Genel Kuruldaki bütün siyasi parti gruplarının ortak dile getirdiği eleştirilerin giderilerek ilerideki uygulamalardaki aksaklıkların bir an önce ortadan kaldırılması gerekiyordu.

Değerli milletvekilleri, bizim arzumuz Milliyetçi Hareket Partisi olarak, yeni bir Türk Ticaret Kanunu’nun yapılmasının da ötesine geçerek tüketicinin korunması, elektronik ortamda hukuki işlem kurmanın yaygınlık kazanması, çevre ve deniz kirliliklerinin taşıyıcının sorumluluğunu etkilemesi ve bir tüketici olarak sigortalının özel olarak korunması gibi gelişmeleri içeren tedbirlerin alınmasıdır.

Değerli milletvekilleri, bütün bu eksikliklere rağmen tasarının Türk ticaret hayatına, ekonomik aktörlerin kullanımına ve ülkemize hayırlar getirmesini diliyorum.

Genel Kurulu bir kez daha saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Tanrıkulu.

Bölüm üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır, maddelerin oylanmasına geçiyorum.

Madde 121 üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 121 inci maddesinin üçüncü fıkrasında geçen “Borçlar Kanununun 397 nci” ibaresinin “Türk Borçlar Kanununun 513 üncü” olarak değiştirilmesini ve beşinci fıkrada geçen “Müvekkilin veya acentenin iflası, ölümü veya kısıtlanması sebebiyle” ibaresinin “Müvekkilin veya acentenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi veya iflası sebebiyle” şeklinde yazılmasını arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                       Ufuk Uras                                                                        Abdurrahman Arıcı

                         İstanbul                                                                                    Antalya

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

22/04/1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanunu, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 647 nci maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, Türk Borçlar Kanunu ile uyum sağlamak amacıyla işbu değişiklik önergesi verilmiştir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir. 

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 121’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir. 

122’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sırasayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 122 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin ve beşinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                       

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                       Ufuk Uras                                                                        Abdurrahman Arıcı

                         İstanbul                                                                                    Antalya

“c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa,”

“(5) Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi halinde de uygulanır.”

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe

Hükümdeki “tazminat istenebilir” ibaresi “zarar”ı çağrıştırdığından bu da 122 nci maddenin kabul ettiği hakkaniyet sistemine uymadığından anılan kelime yerine maddenin kenar başlığına ve talebin niteliğine uyan “denkleştirme” terimi kullanılmıştır. Ayrıca maddenin beşinci fıkrasında yapılan değişiklikle, fıkra hükmü daha doğru bir biçimde ifade edilmeye çalışılmıştır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir. 

Kabul edilen önerge doğrultusunda 122’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir. 

Madde 123: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 124: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 125: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 126: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

127’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 127 nci maddesine aşağıdaki fıkranın eklenmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                       Ufuk Uras                                                                        Abdurrahman Arıcı

                         İstanbul                                                                                    Antalya

"(2) Kanunun 307 nci maddesinin ikinci, 342 nci maddesinin birinci ve 581 inci maddesinin birinci fıkra hükümleri saklıdır."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Anonim ve Limited şirket ortaklarıyla, komandit şirketlerde komanditer ortakların kişisel emeği ve ticari itibarı sermaye olarak koyamayacakları göz önünde tutularak bu konudaki madde hükümlerin saklı olduğuna dair fıkra eklenmesi amacıyla işbu değişiklik önergesi verilmiştir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 127’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 128: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 129: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 130: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 131: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 132: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 133: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 134: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 135: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 136’da bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 136 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinde geçen "140 ıncı maddenin" ibaresinin "141 inci maddenin” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                       

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                       Ufuk Uras                                                                        Abdurrahman Arıcı

                         İstanbul                                                                                    Antalya

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Maddî hata nedeniyle düzeltilmesi amacıyla bu önerge verilmiştir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 136’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 137: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 138: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 139: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 140: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 141: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 142: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 143: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 144: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 145: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 146: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 147: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 148: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 149: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 150: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Böylece, beşinci bölümdeki maddelerin oylanması tamamlanmıştır.

Altıncı bölüm 151’inci madde ila 180’inci maddeleri kapsamaktadır.

Bu bölüm üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Adana Milletvekili Yılmaz Tankut konuşacaktır. (MHP sıralarından alkışlar)

Buyurunuz Sayın Tankut.

MHP GRUBU ADINA YILMAZ TANKUT (Adana) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın altıncı bölümü hakkında Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bu tasarı gerçekten ticaret hayatımız açısından ve ona bağlı olarak istihdam sağlama yönünden elbette ki oldukça önemlidir. Ancak uzun yıllar Meclisimizde beklemesine ve dokuz yıla yaklaşan tek başına AKP İktidarının hiçbir bahanesi olmamasına rağmen maalesef bu zamana kadar çıkartılamamış ve bize göre AKP İktidarının vizyonsuzluğuna âdeta kurban edilmiştir. Çok büyük bir kesimi doğrudan ilgilendiren ancak AKP Hükûmetinin kendi siyasi rantını düşünmekten dolayı bir türlü Meclis gündemine getirilmeyen bu tasarı, Milliyetçi Hareket Partisinin, pek çok kez ortaya koyduğu sorumlu muhalefet anlayışı çerçevesinde, toplumumuzun değişen ve gelişen ihtiyaçları dikkate alınarak ortaya koyduğu uzlaşma anlayışı neticesinde bugün Meclisimizden çıkartılarak kanunlaşma noktasına getirilmiş bulunmaktadır.

Sayın milletvekilleri, Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz bu tasarıyı gerçekten önemsiyoruz. Pek çok eksikliğine, ileride uygulamada çıkması muhtemel olan pek çok sıkıntısına ve milletvekilleri olarak hiç inceleme şansımız olmamasına mukabil, yine de ticaret hayatımıza günün gelişen şartlarına uygun olarak önemli bir başlangıç yapacağına inanmaktayız.

Benden önce konuşan birçok milletvekili arkadaşımızın da ifade ettiği gibi, bu tasarı, özellikle bu dönem seçilen milletvekillerimizin bırakınız inceleyip anlamasını, şöyle bir göz gezdirmesine dahi imkân vermeyecek şekilde plansız ve hazırlıksız olarak, âdeta yumurtanın kapıya dayandığı bir noktada çok acele olarak bugün bir kez daha Genel Kurul gündemine alınmış bulunmaktadır.

Elbette ki bizler de bu tasarıya emek veren hocalarımızın ve diğer uzman arkadaşlarımızın emeklerine ve mesailerine saygı duymaktayız ama kanunların millet adına çıkartıldığı yer eğer Türkiye Büyük Millet Meclisi ise o zaman bu Meclisin saygıdeğer üyelerinin en azından bin beş yüz küsur maddelik bu kanun tasarısına hiç olmaz ise ana ve tali komisyonlarda aşina olmasına müsaade edilmeliydi ve en azından bu kanun tasarısına, ticaretin ve sanayinin içerisinden süzülerek gelen ve her biri pratikte pek çok ticari sıkıntıyı yaşamış ve atlatmış olan Sanayi ve Ticaret Komisyonumuzun Başkan ve üyelerinin de tartışmasına ve katkı koymasına imkân verilmeliydi diye biz düşünmekteyiz. Ancak, ne yazık ki devasa bir Ticaret Kanununu temel yasa olarak çıkartıyoruz fakat belki de en fazla inceleyip tartışması gereken ve adı da “Sanayi ve Ticaret Komisyonu” olan Komisyonumuzun kapısının önünden dahi bu tasarıyı geçirmiyoruz.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, bu anlayış ve tavır gerçekten de doğru bir anlayış ve düzgün bir tavır ve olumlu bir yaklaşım değildir. Öncelikle, bu anlayış ve tavrı yadırgadığımızı ve kınadığımızı buradan ifade etmek istiyorum.

Son iki üç gündür büyük bir hızla bu Meclisten çıkartılan borçlar, hukuk muhakemeleri, tebligatlar ile ilgili kanunlarda da benzer durum söz konusudur ve maalesef kabul etmek gerekir ki bu kanunlar da müzakere dahi edilmeden yüce Meclisimizden onay alınarak çıkartılmıştır.

Bu yüzden Meclisimizden âdeta jet hızıyla çıkan bu temel kanunların neticelenmesini olumlu kabul etmekle birlikte, ileride uygulamada pek çok eksikliğin meydana geleceğini peşinen kabul edip önümüzdeki dönemlerde ticari hayatımızda çıkabilecek aksaklıklara da hazırlıklı olmak lazım geldiğini buradan hatırlatmakta fayda görmekteyiz.

Diğer yandan, özel hukuka ilişkin değişiklikler toplumda ve medyada fazlaca ilgi görmediğinden, kamuoyu bu tasarı hakkında hiçbir şey bilmemekte ve ticaret erbabının da önemli bir kısmı kendi canıyla uğraştığından bu tasarıyla pek ilgilenmemektedir. Dolayısıyla, bu tasarının pratik hayatta hangi sıkıntı ve açmazlara sebebiyet vereceği de pek tahmin edilememektedir, bu yüzden mevcut düzenlemelerden daha geriye gidilme tehlikesinin endişeleri de yaşanmaktadır.

Değerli arkadaşlar, unutulmamalıdır ki Türk Ticaret Kanunu değişikliğine gereken önem ve özen gösterilmediğinde, zaten son sekiz yıldır inim inim inleyen esnafımız, işçimiz, sanayicimiz, çiftçimiz ve diğer kesimlerimiz üzerinde çok daha büyük ekonomik sıkıntılara yol açabilecek bir süreç de kendiliğinden meydana gelecektir. Yine unutulmamalıdır ki yapılacak hatalar Türk müteşebbisinin uluslararası rekabet gücünü zayıflatabilecektir. Dolayısıyla ekonominin tamamını ilgilendiren bir kanun sadece web sitesi açma mecburiyeti veya zaten mümkün olmayan, geçmişte de çok dillendirilen -otobüste tavuk taşıma konuları gibi- maddelerle tanınıp popüler olmamalıdır çünkü bu tasarının bankacılığa etkileri, sermaye piyasasına etkileri, borsa ve sigortacılığa etkileri ile dış ticaret ve enerji piyasasına etkileri ne yazık ki pek tartışılamamıştır.

İş dünyasının tasarıyı eline alıp kendilerine etkisinin neler olacağını da çok incelediğini bizler pek düşünmemekteyiz. Yüz altmış yıllık Ticaret Kanunu uygulamasından elde edilen birikim ile toplumsal ihtiyaçlar da bize göre tam manasıyla tespit edilmemiştir. Mesela, bilindiği gibi, şirketler çoğunlukla kişilerin borçlarını ödemekten kurtulmalarında bir araç olarak kullanılmaktadır, böyle olunca da birçok müteşebbis, asıl borçlu karşısında olduğu hâlde, alacağını tahsil edememektedir. Tasarıda bu gibi aksaklıklara yönelik bir çözüm de görebildiğimiz kadarıyla öngörülmüş değildir.

Yine bono ve çeklerin ödenmesine ilişkin etkin ve caydırıcı tedbirler de alınmış değildir. Çok uzun yıllar boyu uygulamadan edinilen birikim ve deneyimler neticesinde şirket ve firmalarımız, gerek vergi gerek yönetim ve temsil ve gerekse tutulması icap eden defter ve kayıtlar bakımından karmaşık ve kendi başlarına halledemedikleri usul ve işlemlere muhatap olmaktan şikâyetçidirler. Oysa bu tasarı ile bu tip şikâyetlerin giderilmesi ve işlemlerin sadeleştirilmesi gerekirken aksine firma ve şirketlere getirilen İnternet ve web sayfası gibi mecburiyetler, teşebbüs sahiplerinin kendi başlarına içinden çıkamayacakları yeni yükümlülükler getirmektedir. Bütün bunların hepsi, ayrı birer ilave masraflardır. Bunları bir imkân, teknolojik kolaylık ve yenilik olarak öngörmek başka, fakat bir mecburiyet olarak öngörmek ise bambaşka bir şeydir. İnternet ve web sayfalarının imkân ve fırsat olarak öngörülmesi ne kadar isabetli ise mecburiyet olarak öngörülmesi bir o kadar isabetsiz ve bize göre hukuksuzdur. Üstelik tasarıda bu yeni yükümlülüklerdeki hatalar hapis cezasıyla cezalandırılmaktadır ki bunu da kabul etmek mümkün değildir.

Sonuç olarak bu Kanun Tasarısı, değerli bir öğretim üyemizin oluşturduğu mahdut bir kadro tarafından hazırlanan, toplumun ve toplumun temsilcilerinin düşünce ve beklentilerini bize göre tam olarak karşılayamayan ve özetle, ticaret sektörüyle de bütünleşemeyen bir tasarı izlenimini vermektedir. Dolayısıyla, bugün dokuz yıla yaklaşan AKP iktidarları döneminde ekonomik krizlerle âdeta hazan yaprakları gibi ülke coğrafyasının dört bir yanına savrulmuş olan reel sektör temsilci ve çalışanlarına belki de ilave hiçbir katkı sağlayamayacaktır. Sağlayamayacağı gibi, özetlemeye çalıştığımız eksik ve karmaşık yapısından dolayı, bunca yıldır kazanılan pek çok avantaj ve birikimleri de zafiyete uğratabileceği şüpheleri hâlen tam manasıyla giderilebilmiş değildir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dokuz yıla yaklaşan AKP iktidarlarının bir türlü görmediği pek çok acı hadiseler bugün hepimizin karşısında durmaktadır ve acil çözümler beklemektedir. Yasama organı, elbette ihtiyaçları çerçevesinde yasa ve değişiklikleri yapacaktır ancak bunları yaparken bu ülkede 30 milyon insanın açlık ve yoksulluktan kıvrandığını, işsizliğin kol gezdiğini, fabrikaların tek tek kapandığını, esnafın önemli bir kısmının siftah yapmadan kepenk indirdiğini de görecektir.

Dolayısıyla, bugün, hepimizin yüzlerce insana iş ve aş kapısı olan tesislerin bir anda kapandığını, nice başarılı şirketlerin iflas ettiğini, çekleri dönen, senetleri ödenmeyen nice iş adamının, ticaret erbabının iflas ederek intihar ettiğini, toplumun âdeta cinnet geçirdiğini görmezden mi gelmemiz gerekiyor? Yoksa bütün bu acı gerçekler karşısında, tıpkı iktidar temsilcilerinin yaptığı gibi, artan yeşil kart ve yardım paketlerinin sayısıyla övünmesi ve bunlarla kendisini kandırması mı gerekiyor? Elbette, sosyal devlet, vatandaşını mağdur etmeyecek ve etmemelidir de. Bu yardımlar mutlak suretle yapılmalı, daha da fazlalaştırılmalı, aç ve açıkta hiç kimse bırakılmamalıdır. Ama bu tür sosyal yardımlar vatandaşımızın onurunu, haysiyetini incitmeden, sadece seçim ve oy hesaplarıyla değil, samimiyetle yapılmalıdır. İşsiz sayısını, aç insan sayısını, yoksul sayısını fazlalaştırıp, sonra da onlara “Bak, ben sana yardım yapıyorum.” mantığıyla nereye kadar gideceğiz, neyi başaracağız, bunu da takdirlerinize sunuyorum.

“Seksen yılda yapılmayanı sekiz yılda yaptık.” diye böbürlenen bir siyasi anlayışa şimdi buradan soruyorum: Tekeli, TÜPRAŞ’ı, Türk Telekom’u, limanları, şeker fabrikalarını, kâğıt fabrikalarını, derede akan suları ve daha nice ülke kaynaklarını babalar gibi sattınız. Yaklaşık 50 milyar doları kasaya koydunuz ve üstüne ülkemizin borcunu 2 katına çıkarıp 300 milyar dolar da ilave borç yaptınız. Peki, bu kadar satışa, borca rağmen, yerine yeni bir Tekel, yeni bir Türk Telekom bir TÜPRAŞ ve şeker fabrikası koyabildiniz mi?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Lütfen sözlerinizi tamamlayınız.

Buyurunuz.

YILMAZ TANKUT (Devamla) – Dolayısıyla, değerli arkadaşlar, ekonominin, ticaretin yeni ihtiyaçlarını dikkate almalıyız, vatandaşımızın yeni ihtiyaç duyduğu değişiklikleri mutlaka yapmalıyız. Fakat halkımızın açlık, yoksulluk ve yokluk içinde bulunmasından rahatsızlık duymayan, aksine, oluşturulan bu alanları yeni istismar kapısı olarak gören bir anlayışı biz asla kabul etmiyoruz.

Netice itibarıyla, üretmeden tüketen, tüketerek borçlanan ve borçlarını da elde ne var ne yok satarak ödemeye çalışan bir anlayışla koskoca Türkiye Cumhuriyeti ekonomisini yönetmeye, ticaretini yönlendirmeye çalışırsanız bu ve benzeri kanun teklif ve tasarıları ile hiçbir yere varamazsınız; varamadığınız gibi, acele ve baştan savma bir şekilde, temel yasa olduğunu iddia ettiğiniz bu kanun tasarıları gibi pek çok tasarı ve teklifi de daha kanunlaşmadan veya yürürlüğe girmeden değiştirmek zorunda kalabilirsiniz diyorum.

Her şeye rağmen bu kanun tasarısının ticaret hayatımıza hayırlı olmasını temenni ediyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Tankut.

Maddelerin oylamasına geçiyorum.

Madde 151: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 152: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 153: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 154: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

155’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 155 inci maddesinin ikinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu                    Ufuk Uras

                         Kayseri                                      İzmir                                     İstanbul

                Abdurrahman Arıcı                                                                  Ali İhsan Köktürk

                         Antalya                                                                                 Zonguldak

"(2) Devralan sermaye şirketi, devrolunan sermaye şirketinin tüm paylarına değil de oy hakkı veren paylarının en az yüzde doksanına sahipse, azınlıkta kalan pay sahipleri için;

a) Devralan şirkette bu payların denk karşılığı olan paylar verilmesi şirket payları yanında, 141 inci maddeye göre, şirket paylarının gerçek değerinin tam dengi olan nakdî bir karşılık verilmesinin önerilmiş olması ve

b) Birleşme dolayısıyla ek ödeme borcunun veya herhangi bir kişisel edim yükümlülüğünün yahut kişisel sorumluluğun doğmaması,

hâlinde birleşme kolaylaştırılmış usulde gerçekleşebilir."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Anlam bütünlüğünün sağlanması ve hükmün daha açık ifadesi amacıyla bazı terim değişiklikleri yapılmıştır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 155’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 156: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 157: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 158: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 159: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 160: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 161: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 162: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 163: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 164: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 165: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 166: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 167: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 168: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 169: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 170: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 171: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 172: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 173: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 174: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 175: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 176: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 177: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 178: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 179: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 180: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Böylece, altıncı bölüm içinde yer alan maddelerin oylaması tamamlanmıştır.

Yedinci bölüm, 181’inci madde ila 210’uncu maddeleri kapsamaktadır.

Bölüm üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Manisa Milletvekili Mustafa Enöz konuşacaktır. (MHP sıralarından alkışlar)

Buyurunuz Sayın Enöz.

MHP GRUBU ADINA MUSTAFA ENÖZ (Manisa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın yedinci bölümünü oluşturan 181’den 210’uncu maddeye kadar olan bölüm üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi  Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, üzerinde söz almış olduğum bu maddeler, kurulan bir şirketin başka şirketlere dönüşmesini, ortakların birbirleri ile ilişkilerini, şirketlerin tür değiştirme şartlarını, birleşmelerini, ortakların paylarını ve sorumluluklarını, şirket alacaklarının hakları ile Sanayi Bakanlığının düzenleme ve denetleme yetkisini düzenlemektedir.

Tasarının bu bölümünde “Şirketler topluluğu” adı altında yeni bir düzenleme yapılmaktadır. Burada hâkim şirket ve ana şirkete bağlı şirket ve yavru şirket kavramları birlikte kullanılarak karışıklık yaratılmış, ana şirket mi denecek, hâkim şirket mi, yoksa yavru şirket mi veya buna bağlı şirket mi denecek belli olmamıştır. Bu şekilde ifadelerle algılayıcılarda kavram kargaşasına da yol açabilecektir.

Tasarının 195’inci maddesinde şirketler topluluğu kavramının ne anlama geldiği tespit edilmektedir. Hâkim şirkete doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunan şirketler, onunla birlikte şirketler topluluğunu oluşturur. “Hâkim şirketler ana, bağlı şirketler yavru şirket konumundadır” denmektedir. Bu ise “Şirketler topluluğunun hâkiminin merkezi veya yerleşim yeri yurt içinde veya dışında bulunan bir teşebbüs olması hâlinde, 195 ila 209’uncu madde hükümleri ile şirketler topluluğuna ilişkin diğer hükümler uygulanır. Hâkim teşebbüs tacir sayılır.” fıkrasıyla maddede yerini almıştır.

Buna göre, hâkim şirketin şirket olması gerekmez, hâkim şirketin gerçek ya da tüzel kişi olması gerekmez; dolayısıyla, hâkim şirketin tabiiyetinin olması gerekmez; bir yabancı vakıf da, bir yabancı mal topluluğu da, bir yabancı işletme de, bir yabancı fon da Türkiye’de bu şirketler topluluğunun hâkimi olabilecektir. Üstelik, bu teşebbüs tacir olarak kabul edilecektir. İşte, bu ana ile yavrunun muhtemel babası bu yabancı teşebbüs şirket olabilecektir. Bu hüküm, yabancı fonların işletmelerinin hiçbir kontrole tabi olmadan Türk şirketlerin kontrolünü elde etmelerine hizmet etmeye uygun bir hükümdür. Zira dikkat edilirse buradaki hâkimiyet doğrudan olabileceği gibi dolaylı da olması mümkündür.

Değerli milletvekilleri, ülkelerin güçleri dünya ölçeğinde büyük şirketlerin sayısıyla ölçülmektedir. Türk şirketleri finans, kurumsallaşma ve uluslararası rekabet sıkıntıları yaşamaktadırlar. Ülkemiz ekonomisi dünyanın 17’nci büyük ekonomisi olarak gösterilmektedir ancak dünyada 100 büyük şirket arasında bizim şirketlerimiz yoktur. Bu çelişkinin mutlak olarak ortadan kalkması gerekmektedir diye düşünmekteyiz.

Güçlü Türkiye için öncelikle yatırımcıya uygun bir ortam sağlanmalıdır. Şirketlerimiz mali sistemden ve teşviklerden gerektiği kadar yararlanmalı ve kurumsallaşmaları için bütün altyapı sorunları giderilmelidir. Küresel iş yapan Türk şirketlerinin daha fazla olması gerekliliği vardır. İşini büyütemeyen büyük şirketlerimiz maalesef rekabet edemeyip geride kalmaktadırlar. Bu durumda şirketlerimize gereken her türlü desteği vermek icap eder.

Değerli milletvekilleri, ekonomik istikrarsızlık, beklenmeyen krizlere yol açtığı gibi, siyasi ve sosyal istikrarsızlığın da temel belirleyicisi hâline dönüşmektedir. Ülkemizde yaşanan kriz, istihdam ve enerjideki yüksek maliyetler yüzünden birçok tekstil firmasının fabrikalarını kapatıp yurt dışında yatırım yaptıkları veya fabrikalarını yurt dışına taşıdıkları bilinen bir gerçektir.

Sermaye kaçışı ülkenin vergi matrahını ve refah sistemini de aşındırmaktadır. Ülkemizin karşı karşıya olduğu sermaye kaçışı ve vergi kaçakçılığı problemine karşı, Hükûmet dolaylı vergi ve emek üzerine yüksek vergi uygulamaya yönelmektedir. İş gücü maliyetlerinin yüksekliği, yerli ve yabancı yatırımcıların yatırım yaparken tercihlerini doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle, günümüzde başta Çin ve Hindistan olmak üzere, iş gücü maliyeti az olan ülkeler yatırım için tercih edilmektedir.

Ülkemizde birçok ülkeden daha yüksek sosyal güvenlik primi ödenmekte ancak ödenen primin karşılığı olan hizmet tam olarak alınamamaktadır. Maliyetlerin artmasıyla işverenler rekabet gücünü kaybedebilmektedir. Bu nedenle sosyal güvenlik sistemi kesintilerinin hem rekabet ettiğimiz ülkelerin düzeyine getirilmesi hem de yapılan ödemelerin karşılığında iyi hizmet verilmesi sağlanmalıdır.

Değerli milletvekilleri, bütün ekonomiler için olduğu gibi ülkemiz ekonomisi için de ihracat çok önemlidir. Bilindiği üzere, ihracat artışı, daha çok üretmek, daha çok üretmek için daha çok yatırım yapmak, daha çok insan çalıştırmak ve döviz girdisi sağlamak demektir. Ülkemizde sistem bunun tam tersi olmaktadır. İhracat artışına paralel olarak yatırım, istihdam ve üretim artmamaktadır. İhracatın artışından fazla ithalat gerçekleşmektedir. Bu durumda gelen döviz fazlasıyla tekrar geriye, yurt dışına gitmektedir. Ülkemizde alındığı söylenen bütün tedbirlere rağmen kamu harcamaları kısıtlanamamaktadır. Diğer yandan, cari açığın artması büyük tehlike yaratmaktadır. Bunlara döviz kurundaki ani sıçramaları da eklediğimizde iç ve dış borçlanma sürekli olarak artmaktadır.

Ülkemizde ekonomide istikrarı sağlayabilmek için mutlaka kamu finansman sorununun çözülmesi, uygulanacak vergi politikalarının sermaye ve yatırımları olumsuz yönde etkilememesi gerekmektedir. Vergi oranlarını arttırdığımız zaman kayıt dışı da buna paralel olarak artmaktadır. Bu, bütün dünya ülkelerinde de geçerlidir. Devlet olarak kayıt altına girmeyi teşvik ediyor olmak gerekliliği ortadadır.

Kayıt dışı ekonomi büyük bir sorun olarak karşımızdadır. Kayıt dışı ekonomiyle ilgili olarak bu zamana kadar alınmaya çalışılan tedbirlerin etkili olmadığı bütün kesimler tarafından kabul edilmektedir. Bu durumu önlemek mutlaka kararlı bir politikayı gerektirmektedir. Bu mücadelede bütün kurumlarla beraber toplumun duyarlılığı sağlanarak bütün kesimlerce çalışılmalıdır.

Ülkemizin büyüme hızı yavaşlarken vatandaşın borçları hızla yükselmektedir. Vatandaşların tüketici kredisi, otomobil kredisi, konut kredisi, kredi kartıyla firmaların bankalardan sağladıkları krediler ile bu kredilere ait faiz tahakkuk ve reeskontlarından oluşan toplam borçları önceki yıllara göre çok daha fazla artmıştır. Ailelerin borçluluk oranının artması ve gelir dağılımının bozulması toplumun sosyal ve psikolojik dengesini de bozmaktadır. Ülkemizde, kredi kartı, borçlanma araçlarının en önemlisini oluşturmaktadır. Diğer ülkelerde ödeme aracı olarak kullanılan kredi kartı, ülkemizde tam bir borçlanma aracına dönüşmüş durumdadır.

Değerli milletvekilleri, ülkemizde esnaf ve sanatkârlarımız, üretime yaptıkları katkılar ve sağladıkları istihdam nedeniyle son derece önemlidirler. Bu insanlarımız yanlarında 3-5 kişi çalıştırırlar, devlete olan vergilerini öderler, herkesçe kabul edildiği üzere devletimizin de temel direğidirler. Ancak, AKP hükûmetleri döneminde esnaf ve sanatkârlarımız son derece mağdur edilmişlerdir. Yaşanan ekonomik kriz neticesinde birçok esnafımız dükkânlarını kapatmak zorunda kalmıştır.

Ekonomimizin önemli bir kesimini oluşturan esnaf ve sanatkârlarımızın sorunlarını bir an önce çözmek gerekmektedir. Ekonomik ve mali politikaların başarılı olabilmesi için ilgili kurumların koordinasyonu sağlanmalı, sosyal boyut göz önünde tutularak üretim, yatırım, istihdam, vergi ve teşvikler bir bütün olarak ele alınmalıdır. Öncelikle esnaf ve sanatkârlarımıza yaşayabilecekleri, büyüyüp gelişebilecekleri bir mali ortam hazırlanmalıdır. Bilindiği üzere, ekonomiyi canlandırmak için mutlaka üretimi artırmak gerekmektedir, bunun için de üretim üzerindeki vergi yükü azaltılmalıdır. Kayıt dışı ekonomiyle etkin olarak mücadele ederek vergi tabana yayılmalı, herkes kazancı oranında vergilendirilmelidir.

Değerli milletvekilleri, bütün partilerin de ortak mutabakatı ile çıkan ama eksiklikleri de olan, ancak birçok önergeyle zannediyorum tamamlanacak olan bu önemli yasanın Türk ticaret hayatına ve halkımıza hayırlar getirmesini diliyor, yüce milleti, yüce Meclisimizi bu vesileyle bir kez daha saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Enöz.

Bölüm üzerindeki konuşmalar tamamlanmıştır.

Yedinci bölümün maddelerine geçiyorum.

Madde 181: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 182: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 183: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 184: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 185: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 186: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 187: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 188: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 189: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 190: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

191’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 191 inci maddesinin kenar başlığının "Ortaklık paylarının ve ortaklık haklarının incelenmesi" olarak değiştirilmesini, birinci ile dördüncü fıkraların aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                Abdurrahman Arıcı                                                                        Ufuk Uras       

                         Antalya                                                                                   İstanbul

"(1) Birleşmede, bölünmede ve tür değiştirmede ortaklık paylarının ve ortaklık haklarının gereğince korunmamış veya ayrılma karşılığının uygun belirlenmemiş olması halinde, her ortak, birleşme, bölünme veya tür değiştirme kararının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren iki ay içinde, söz konusu işlemlere katılan şirketlerden birinin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, uygun bir denkleştirme akçesinin saptanmasını isteyebilir. Denkleştirme akçesinin belirlenmesinde 140 ıncı maddenin ikinci fıkrası uygulanmaz."

"(4) Ortaklık paylarının veya ortaklık haklarının korunmasını inceleme davası birleşme, bölünme veya tür değiştirme kararının geçerliliğini etkilemez."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) –Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) - Katılıyoruz.

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Gerekçe...

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Birinci fıkradaki değişiklikle davada güvenli mahkemeler belirlenmiş, dördüncü fıkrada da birinci fıkra ile uyum sağlanmıştır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 191’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 192: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

193’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 193 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                       Ufuk Uras                                                                        Abdurrahman Arıcı

                         İstanbul                                                                                    Antalya

 “(3) 202 ilâ 208, 555, 557, 560 ıncı madde hükümleri saklıdır. Bir sermaye şirketinin veya kooperatifin iflâsı hâlinde 556 ve 570 inci maddeler ile Kooperatifler Kanununun 98 inci maddesi kıyas yoluyla uygulanır.”

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) – Katılıyoruz.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Hükümde yer alan madde numaraları hataen yanlış yazılmıştır. Bu maddî hatanın düzeltilmesi amacıyla bu önerge verilmiştir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 193’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

194’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 194 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                       Ufuk Uras                                                                        Abdurrahman Arıcı

                         İstanbul                                                                                    Antalya

 “(3) Bir ticaret şirketinin bir ticarî işletmeye dönüştürülebilmesi için, söz konusu ticaret şirketinin paylarının tümü, ticarî işletmeyi işletecek kişi veya kişiler tarafından devralınmalı ve ticarî işletme bu kişi veya kişiler adına ticaret siciline tescil ve ilân edilmelidir. Bu hâlde, ticarî işletmeye dönüştürülen ticaret şirketi, bir kollektif veya komandit şirket ise mezkûr ticaret şirketinin borçlarından, ticarî işletmeyi işletecek kişi ve kişiler ile ticaret şirketinin eski ortakları da 264 üncü maddedeki zamanaşımı süresince sıfatlarına göre müteselsilen sorumlu olurlar. Dönüştürmeye bu Kanunun 264 ilâ 266 ncı maddeleri de uygulanır.”

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Tevdi ediyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkanım.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Üçüncü fıkranın ikinci cümlesinde yer alan “türüne dönüştürülen ticaret şirketi” ibaresi doğru olmadığından bu ibare yerine işlemin anlamına uygun düşen “ticari işletmeye dönüştürülen ticaret şirketi” ibaresi kullanılmış, ayrıca, açıklığı sağlamak amacıyla “müteselsilen” kelimesi cümleye eklenmiştir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 194’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

195’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekle olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 195. maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                   Mehmet Şandır                 Ahmet Kenan Tanrıkulu                  Mustafa Enöz

                          Mersin                                      İzmir                                      Manisa

                   Osman Durmuş                                                                        Yılmaz Tankut

                        Kırıkkale                                                                                    Adana

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Madde hükmü ile mevcut Ticaret Kanunumuzda olmayan "Şirketler Topluluğu" kavramı öngörülmektedir. Ancak, bu kavram ve düzenlemenin hangi ihtiyacı gidereceği belirsizdir. Madde gerekçesinde de bu ihtiyaç açıklanmış değildir.

Ayrıca hakim şirket ve yavru şirket kavramları yeterince belirgin değildir. Uygulamada, hiç yavru şirket olmadan hakim şirketler topluluğu oluşması mümkün olduğu gibi, bir şirketin hem hakim şirket hem yavru şirket olması mümkündür. Mesela bir şirket, başka bir şirkette oy haklarının çoğunluğuna sahip iken, başka bir şirket ana sözleşme gereği, yönetim organında karar alabilecek çoğunluğu oluşturan sayıda üyenin seçimini sağlayabilmek hakkını haizse ve bir başka şirket de bir sözleşme gereğince veya başka bir yolla hâkimiyeti altında tutabiliyorsa, bu durumda üç hakim şirket olacaktır. Oysa düzenleme, tek hakim şirket olacakmış gibi yapılmıştır. Bu durumda, ana şirketler arasındaki ilişkinin nasıl olacağı belli değildir. Hatta bir şirketin bir şirketler topluluğunda hakim şirket, bir başka şirketler topluluğunda yavru şirket olması mümkündür. Bu durumların hukuki sonucunun ne olması gerektiği belli değildir.

Ayrıca, iki şirket karşılıklı olarak birbirlerinin paylarının çoğunluğuna sahip ise, bu şirketlerden hangisinin hakim şirket, hangisinin yavru şirket olacağı belli değildir.

Madde metninde hem bağlı şirket, hem de yavru şirket kavramları kullanılarak kavram kargaşası yaratılmıştır. Maddenin başlığında da zaten yavru şirket değil, bağlı şirket kavramı kullanılmıştır. Nitekim devam eden maddelerde yavru şirket kavramı değil, bağlı şirket kavramı kullanılmıştır.

İkinci fıkrada, "bir ticaret şirketinin başka bir ticaret şirketinin paylarının çoğunluğuna veya onu yönetebilecek kararları alabilecek miktarda paylarına sahip bulunması, birinci şirketin hâkimiyetinin varlığına" karine olarak kabul edilmiştir. Oysa bu durum zaten önceki fıkralarda emredici hüküm olarak düzenlenmiştir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

195’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

196’ncı madde üzerinde iki önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 196 ncı maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu                    Ufuk Uras

                         Kayseri                                      İzmir                                     İstanbul

                Abdurrahman Arıcı                                                                  Ali İhsan Köktürk

                         Antalya                                                                                 Zonguldak

"MADDE 196- (1) Bir ticaret şirketinin bir sermaye şirketindeki iştirakinin yüzdesi, o sermaye şirketindeki payının veya payların itibarî değerleri toplamının, iştirak olunan şirketin sermayesine oranlanmasıyla bulunur. Sermaye şirketinin hem kendi hem de onun hesabına alınmış olup da üçüncü kişilerin elindeki kendi payları, hesaplamada o şirketin esas veya çıkarılmış sermayesinden düşülür.

(2) Bir ticaret şirketinin bir sermaye şirketindeki oy hakkının yüzdesi, ticaret şirketinin o sermaye şirketinde sahip bulunduğu paylardan doğan kullanılabilen oy haklarının toplamının, sermaye şirketindeki kullanılabilir tüm oy haklarının toplamına oranlanmasıyla bulunur. Hesaplamada, sermaye şirketinin hem kendi hem de onun hesabına alınmış olup da üçüncü kişilerin elindeki paylarından doğan oy hakları düşülür.

(3) Bir ticaret şirketinin bir sermaye şirketinde sahip olduğu paylar hesaplanırken ona bağlı şirketlerin sahip oldukları veya onun hesabına alınmış olup üçüncü kişilerin elindeki paylar da hesaba katılır."

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 196. maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                   Mehmet Şandır                 Ahmet Kenan Tanrıkulu                   Recep Taner

                          Mersin                                      İzmir                                       Aydın

                    Mustafa Enöz                                                                         Yılmaz Tankut

                          Manisa                                                                                     Adana

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Maddede düzenlenen pay ve oy oranlarının tespiti hususları şirketlerde pay sahipliğinin olağan sonucudur. Ayrıca düzenleme gereksizdir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 196 ncı maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                         Mustafa Elitaş (Kayseri) ve arkadaşları

"MADDE 196- (1) Bir ticaret şirketinin bir sermaye şirketindeki iştirakinin yüzdesi, o sermaye şirketindeki payının veya payların itibarî değerleri toplamının, iştirak olunan şirketin sermayesine oranlanmasıyla bulunur. Sermaye şirketinin hem kendi hem de onun hesabına alınmış olup da üçüncü kişilerin elindeki kendi payları, hesaplamada o şirketin esas veya çıkarılmış sermayesinden düşülür.

(2) Bir ticaret şirketinin bir sermaye şirketindeki oy hakkının yüzdesi, ticaret şirketinin o sermaye şirketinde sahip bulunduğu paylardan doğan kullanılabilen oy haklarının toplamının, sermaye şirketindeki kullanılabilir tüm oy haklarının toplamına oranlanmasıyla bulunur. Hesaplamada, sermaye şirketinin hem kendi hem de onun hesabına alınmış olup da üçüncü kişilerin elindeki paylarından doğan oy hakları düşülür.

(3) Bir ticaret şirketinin bir sermaye şirketinde sahip olduğu paylar hesaplanırken ona bağlı şirketlerin sahip oldukları veya onun hesabına alınmış olup üçüncü kişilerin elindeki paylar da hesaba katılır.”

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Gerekçe…

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Bir taraftan, amacı ve anlamı aynen koruyarak, birinci ve ikinci fıkralarda metin kısaltılarak hükümlerin söylem gücü artırılmış, diğer taraftan da mehaz Alman Kanunu dikkate alınarak maddeye üçüncü fıkra eklenmiştir.

İkinci ve üçüncü fıkralarda, kendisine iştirak edilen şirketten hareketle, bu şirketin iktisap etmiş olduğu kendi payları ile onun hesabına alınmış olup da üçüncü kişilerin elinde bulunan paylar ve bu paylara ilişkin "sermayeden düşülme" hükmü öngörülmüştür. Yeni fıkrada da aynı hukukî düşünceyle, bu defa kendisine iştirak edilen şirket hareket noktası alınmış ve bir “hesaba katma” hükmü getirilmiştir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 196’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

197’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na

Görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 197. maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                       

                  Mehmet Şandır                  Ahmet Kenan Tanrıkulu                  Mustafa Enöz

                          Mersin                                      İzmir                                      Manisa

                   Osman Durmuş                                                                        Yılmaz Tankut

                        Kırıkkale                                                                                    Adana

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – İştirak etmiyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Madde metninde, hakim şirket yavru şirket kavramları ile oluşturulan şirketler topluluğu kavramına koşut başka bir kavram oluşturulmuş olmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

197’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

198’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na

Görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 198. maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                   Mehmet Şandır                 Ahmet Kenan Tanrıkulu                Osman Durmuş

                          Mersin                                      İzmir                                    Kırıkkale

                      Recep Taner                                                                           Mustafa Enöz

                          Aydın                                                                                     Manisa

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Şirketlerde pay sahipliği ile ilgili gereksiz bir tescil ve ilan yükümlülüğü öngörülmektedir. Teşebbüs kavramı belirli ve kanuni bir kavram değildir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

198’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

199’uncu madde üzerinde iki önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 199 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki “veya onun” ibaresinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                       Ufuk Uras                                                                        Abdurrahman Arıcı

                         İstanbul                                                                                    Antalya

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na

Görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 199. maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                       

                  Mehmet Şandır                  Ahmet Kenan Tanrıkulu                  Mustafa Enöz

                          Mersin                                      İzmir                                      Manisa

                      Recep Taner                                                                         Osman Durmuş

                          Aydın                                                                                    Kırıkkale

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Madde metni ile uygulanması neredeyse imkânsız ve gereksiz bir raporlama yükümlülüğü öngörülmektedir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 199 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki “veya onun” ibaresinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                  Abdurrahman Arıcı (Antalya) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire tevdi etmektedir Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Hükümdeki “veya onun” kelimelerine gerek olmadığı için bunlar metinden çıkarılmıştır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 199’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

200’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na

Görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 200. maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                   Mehmet Şandır                 Ahmet Kenan Tanrıkulu                   Recep Taner

                          Mersin                                      İzmir                                       Aydın

                    Mustafa Enöz                                                                        Osman Durmuş

                          Manisa                                                                                   Kırıkkale

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Bağlı şirket hâkim şirket ayırımına ilişkin hükümlerin isabetsiz olması sebebiyle madde tasarı metninden çıkarılmalıdır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

200’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… 200’üncü madde kabul edilmiştir.

201’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na

Görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 201. maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                       

                  Mehmet Şandır                  Ahmet Kenan Tanrıkulu                   Recep Taner

                          Mersin                                      İzmir                                       Aydın

                    Mustafa Enöz                                                                        Osman Durmuş

                          Manisa                                                                                   Kırıkkale

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Şirketler topluluğu hükümleri isabetsiz olduğundan madde metni tasarıdan çıkarılmalıdır. Ayrıca, haklarının sadece dörtte birini kullanacaklarına dair hüküm kâr payı hakkını da kapsayacak nitelikte olup, uygulanması mümkün değildir.

BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

201’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

202’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 202. maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                   Osman Durmuş                        Mustafa Enöz                           Recep Taner

                        Kırıkkale                                   Manisa                                     Aydın

            Ahmet Kenan Tanrıkulu                                                                 Mehmet Şandır

                           İzmir                                                                                      Mersin

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) –Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Şirketler topluluğuyla ilgili tüm hükümlerin bu maddedeki sorumluluğu düzenlemek amacıyla öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Haksız fiil ve şirketler hukukuna mahsus sorumluluk hükümleri bu madde ile düzenlenen sorumluluğu karşılayacak nitelikte olduğu gibi, bu kadar karışık bir yeni müessese yaratmak yerine, sorumluluğa ilişkin sade bir düzenleme daha isabetlidir.

BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

202’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

203’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 203. maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

            Ahmet Kenan Tanrıkulu                 Mehmet Şandır                          Recep Taner

                           İzmir                                      Mersin                                     Aydın

                    Mustafa Enöz                                                                        Osman Durmuş

                          Manisa                                                                                   Kırıkkale

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) –Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Şirketler hukuku ve uygulamaları ile bağdaşmayacak bir hüküm olup, 202. Madde düzenlemesi ile de çelişkilidir. Şirket alacaklılarının haklarını ihlal edebilecek bir düzenlemedir.

BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmemiştir.

203’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

204’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 204. maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                   Mehmet Şandır                          Recep Taner                   Ahmet Kenan Tanrıkulu

                          Mersin                                     Aydın                                       İzmir

                    Mustafa Enöz                                                                        Osman Durmuş   

                          Manisa                                                                                   Kırıkkale        

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

203. maddeye bağlı bir düzenleme, 203. maddenin metinden çıkarılması talep edildiğinden, bu maddenin de metinden çıkarılması gereklidir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

204’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

205’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 205. maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                   Mehmet Şandır                 Ahmet Kenan Tanrıkulu                Osman Durmuş

                          Mersin                                      İzmir                                    Kırıkkale

                    Mustafa Enöz                                                                           Recep Taner

                          Manisa                                                                                     Aydın

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

203. ve 204. maddeye bağlı bir düzenleme, bu maddelerin metinden çıkarılması talep edildiğinden, bu maddenin de metinden çıkarılması gereklidir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

205’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

206’ncı madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 206. maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                   Mehmet Şandır                 Ahmet Kenan Tanrıkulu                Osman Durmuş

                          Mersin                                      İzmir                                    Kırıkkale

                    Mustafa Enöz                                                                           Recep Taner

                          Manisa                                                                                     Aydın

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Katılmıyoruz Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

203. 204. ve 205. maddeye bağlı bir düzenleme, bu maddelerin metinden çıkarılması talep edildiğinden, bu maddenin de metinden çıkarılması gereklidir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

206’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… 206’ncı madde kabul edilmiştir.

207’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 207. maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                   Mehmet Şandır                          Recep Taner                           Mustafa Enöz

                          Mersin                                     Aydın                                     Manisa

            Ahmet Kenan Tanrıkulu                                                                Osman Durmuş

                           İzmir                                                                                    Kırıkkale

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Bağlı şirket hâkim şirket ayırımına ilişkin hükümlerin isabetsiz olması sebebiyle madde tasarı metninden çıkarılmalıdır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

207’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… 207’nci madde kabul edilmiştir.

208’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 208. maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                   Mehmet Şandır                 Ahmet Kenan Tanrıkulu                Osman Durmuş

                          Mersin                                      İzmir                                    Kırıkkale

                    Mustafa Enöz                                                                           Recep Taner

                          Manisa                                                                                     Aydın

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe okunsun.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Bağlı şirket hakim şirket ayırımına ilişkin hükümlerin isabetsiz olması sebebiyle madde tasarı metninden çıkarılmalıdır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

208’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… 208’inci madde kabul edilmiştir.

Madde 209: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 210: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Böylece yedinci bölüm içinde yer alan maddelerin oylanması tamamlanmıştır.

Sekizinci bölüm üzerinde söz talebi yoktur.

211’inci madde ila 240’ıncı maddeleri içermektedir.

Oylamaya sunuyorum:

Madde 211: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 212: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 213: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 214: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 215: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 216: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 217: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 218: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 219: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 220: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 221: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 222: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 223: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 224: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 225: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 226: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 227: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 228: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 229: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 230: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 231: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 232: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 233: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 234: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 235: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 236: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 237: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 238: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 239: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 240: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Böylece sekizinci bölüm içindeki maddelerin oylanması tamamlanmıştır.

Dokuzuncu bölüm üzerinde söz talebi yoktur.

241’inci madde ila 270’inci maddeleri kapsamaktadır.

Oylamaya geçiyoruz.

Madde 241: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 242: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

243’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 243 üncü maddesinin birinci fıkrasında geçen “Borçlar Kanununun 535 ve 536 ncı maddelerinde” ibaresinin “Türk Borçlar Kanununun 639 ve 640 ıncı maddelerinde” olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                       Ufuk Uras                                                                        Abdurrahman Arıcı

                         İstanbul                                                                                    Antalya

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Gerekçe okunsun Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe

22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanunu, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 647 nci maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, Türk Borçlar Kanunu ile uyum sağlamak amacıyla işbu değişiklik önergesi verilmiştir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 243’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 244: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 245: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 246: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 247: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 248: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 249: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 250: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 251: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

252’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 252 nci maddesinin birinci fıkrasında geçen “Borçlar Kanununun 537 nci” ibaresinin “Türk Borçlar Kanununun 641 inci” olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                 Ali İhsan Köktürk                  Abdurrahman Arıcı                        Ufuk Uras

                       Zonguldak                                 Antalya                                   İstanbul

            Ahmet Kenan Tanrıkulu                                                                 Mustafa Elitaş

                           İzmir                                                                                      Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe

22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanunu, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 647 nci maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, Türk Borçlar Kanunu ile uyum sağlamak amacıyla işbu değişiklik önergesi verilmiştir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 252’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 253: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 254: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 255: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 256: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 257: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 258: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 259: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 260: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 261: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 262: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 263: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 264: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 265: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 266: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 267: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 268: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 269: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 270: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Böylece dokuzuncu bölüm içinde yer alan maddelerin oylamaları tamamlanmıştır.

Onuncu bölüm üzerinde söz talebi yoktur.

Onuncu bölüm 271’inci madde ila 300’üncü maddeleri içermektedir.

Oylamaya geçiyorum.

Madde 271: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 272: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 273: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 274: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 275: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 276: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 277: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 278: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 279: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 280: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 281: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 282: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 283: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 284: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

285’inci madde üzerinde bir adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 285 inci maddesinin ikinci fıkrasında geçen “Borçlar Kanununun 100 üncü” ibaresinin “Türk Borçlar Kanununun 116 ncı” olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz. 

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                       Ufuk Uras                                                                        Abdurrahman Arıcı

                         İstanbul                                                                                    Antalya

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanunu, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 647 nci maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, Türk Borçlar Kanunu ile uyum sağlamak amacıyla işbu değişiklik önergesi verilmiştir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 285’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 286: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 287: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 288: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 289: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 290: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 291: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 292: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 293: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 294: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 295: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 296: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 297: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 298: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 299: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 300: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Böylece onuncu bölüm içindeki maddelerin oylanması tamamlanmıştır.

On birinci bölüm üzerinde söz talebi yoktur.

On birinci bölüm 301 ila 330’uncu maddeleri içermektedir.

Maddeleri oylatıyorum.

Madde 301: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 302: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 303: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 304: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 305: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 306: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 307: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 308: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 309: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 310: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 311: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 312: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 313: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 314: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

315’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 315 inci maddesinde geçen “Borçlar Kanununun 532 nci” ibaresinin “Türk Borçlar Kanununun 632 nci” olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                       Ufuk Uras                                                                        Abdurrahman Arıcı

                         İstanbul                                                                                    Antalya

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanunu, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 647 nci maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, Türk Borçlar Kanunu ile uyum sağlamak amacıyla işbu değişiklik önergesi verilmiştir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 315’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 316: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 317: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 318: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 319: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 320: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 321: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 322: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 323: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 324: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 325: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 326: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 327: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 328: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 329: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

330’uncu madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 330 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                       Ufuk Uras                                                                        Abdurrahman Arıcı

                         İstanbul                                                                                    Antalya

Madde 330 – (1) Özel kanunlara tabi anonim şirketlere, özel hükümler dışında bu kısım hükümleri uygulanır.”          

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Maddede yer alan “…kanunlardaki hükümler dışında…” ibaresi yetersizdir. Özel kanuna tabi anonim şirketlerle ilgili hüküm tabi oldukları kanundan başka kanunda yer alıyorsa, bu durumu karşılamaktan uzaktır. Bu nedenle “…özel hükümler dışında…” ibaresi konulmalıdır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 330’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Böylece on birinci bölümün içinde yer alan maddelerin oylanması tamamlanmıştır.

On dakika ara veriyorum.

 

 

Kapanma Saati: 16.14


ÜÇÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 16.32

BAŞKAN: Başkan Vekili Şükran Güldal MUMCU

KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Gülşen ORHAN (Van)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 51’inci Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.

96 sıra sayılı tasarının görüşmelerine devam edeceğiz.

Komisyon ve Hükûmet yerinde.

On ikinci bölümde kalmıştık.

On ikinci bölüm 331 ila 360’ıncı maddeleri içermektedir.

Bölüm üzerinde söz talebi yoktur.

Maddelerin oylamasına geçiyorum.

Madde 331: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 332: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 333: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

334’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 334 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Devlet, il, belediye gibi kamu tüzel kişilerinden birine" ibaresinin "Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişilerinden birine" olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                Abdurrahman Arıcı                                                                        Ufuk Uras

                         Antalya                                                                                   İstanbul

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum.

Gerekçe:

16 ncı maddede açıklanan gerekçeler, bu değişiklik için de aynen geçerlidir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 334’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 335: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 336: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 337: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 338: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 339: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 340: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 341: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 342: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

343’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 343 üncü maddesinin birinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                Abdurrahman Arıcı                                                                        Ufuk Uras

                         Antalya                                                                                   İstanbul

"(1) Konulan aynî sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak işletmelere ve ayınlara, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçilir. Değerleme raporunda, uygulanan değerleme yönteminin somut olayın özellikleri bakımından herkes için en adil ve uygun seçim olduğu; sermaye olarak konulan alacakların gerçekliğinin, geçerliğinin ve 342 nci maddeye uygunluğunun belirlendiği, tahsil edilebilirlikleri ile tam değerleri; aynî olarak konulan her varlık karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığı, tatmin edici gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin icaplarına göre açıklanır. Bu rapora kurucular, işlem denetçisi ve menfaat sahipleri itiraz edebilir. Mahkemenin onayladığı bilirkişi kararı kesindir."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Resmî nitelik taşıyan rapor yerine "mahkemenin onayladığı rapor" ibaresinin sistemimize daha uygun olduğu düşünülerek hükümde bu yolda değişiklik yapılmıştır. Ayrıca Kanuna hâkim hesap verme ilkesi dikkate alınarak, bilirkişi raporunun bu ilkeye uygun olarak hazırlanması gereği hükümde açıkça vurgulanmıştır. Hesap verme ilkesi yöneticilere, denetçilere, işlem denetçilerine, tasfiye memurlarına ve benzeri görevleri Kanun icabı yerine getirenlere uygulanan bir ilkedir. Bu ilke o işte gösterilen özenin ölçüsünü belirlediği gibi, açıklamaların şeffaflık kurallarına göre yapılması zorunluğuna ilgililere, güvenilir, doğru ve bilimsel esaslara göre karşılaştırmalı bilgi verilmesi mecburiyetine de işaret eder. Esaslara girmeyen, genel nitelik taşıyan, boşluklarla dolu olan, ciddiyetten uzak, soyut sözden ibaret açıklamalar bu ilkeye göre verilmiş bilgi sayılmaz.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen önerge doğrultusunda 343’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 344: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 345: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 346: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

347’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 347 nci maddesinin kenar başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                       Ufuk Uras                                                                        Abdurrahman Arıcı

                         İstanbul                                                                                    Antalya

 “VIII- Primli paylar

MADDE 347- (1) İtibarî değerinden aşağı bedelle pay çıkarılamaz. Payların itibarî değerinden aşağı bedelle pay  çıkarılamaz. Payların itibarî değerinden yüksek bir bedelle çıkarılabilmeleri için esas sözleşmede hüküm veya genel kurul kararı bulunmalıdır.”

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Maddenin kenar başlığı, “Primli paylar” şeklinde değiştirilerek, böylece kenar başlık hükmün içeriği ile uyumlu hâle getirilmiştir. Ayrıca, “prim” teriminin açıklanmasına yönelik bir ibareye gerek görülmeyerek metin yeniden düzenlenmiştir.

BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 347’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

348’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 348 inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                            Ufuk Uras                        Abdurrahman Arıcı

                         Kayseri                                   İstanbul                                    Antalya

            Ahmet Kenan Tanrıkulu                                                              Ali İhsan Köktürk

                           İzmir                                                                                   Zonguldak

"MADDE 348- (1) Şirketi kurdukları sırada harcadıkları emeğe karşılık olarak kuruculara, para ve bedelsiz pay senedi vermek gibi şirket sermayesinin azalması sonucunu doğurabilecek bir menfaat tanınamaz. Bu hükme aykırı esas sözleşme hükümleri geçersizdir. Ancak dağıtılabilir kârdan 519 uncu maddenin birinci fıkrasında yazılı yedek akçe ile paysahipleri için yüzde beş kâr payı ayrıldıktan sonra kalanın en çok onda biri intifa senetleri bağlamında kuruculara ödenir.

(2) Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra kurulan anonim şirketler, pay senetlerini halka arz etmeden önce kurucu intifa senetlerini, herhangi bir bedel ödemeden iptal ederler; aksi halde intifa senetleri kendiliğinden geçersiz sayılır.

(3) Dağıtılabilecek kâr mevcut ise şirket kârın dağıtılmamasını kararlaştırmış olsa bile kurucu intifa sahipleri esas sözleşmede öngörülen kâr paylarını alırlar."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Tasarının bu maddesinin birinci fıkrasında yer alan "mevcut sermayeye göre" ibaresi bir taraftan Yargıtay'ın bu konudaki kararlarından doğan oluşturulmuş hukukun ve birikimin muhafazası, diğer taraftan da nesnel adaletin sağlanması için hükümden çıkarılmıştır. Ayrıca, mezkûr hükmün şirketlerin halka açılmasını engellediği gerçeği de dikkate alınmıştır. Gerçekten, kurucu intifa senetleri pay senetleri borsada işlem gören şirketlerde hoş karşılanmamakta hem de özellikle menkul kıymetler fonlarınca sürekli olarak şikayetlere konu edilmektedir. Aynı amaçla maddenin ikinci fıkrası kaleme alınmış, ancak hükmün Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra kurulacak şirketlerde uygulanması öngörülerek kazanılmış haklar korunmuştur.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 348’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 349: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 350: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

351’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 351 inci maddesinin birinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu                    Ufuk Uras

                         Kayseri                                      İzmir                                     İstanbul

                Abdurrahman Arıcı                                                                  Ali İhsan Köktürk

                         Antalya                                                                                 Zonguldak

"(1) Şirketin kuruluşuna ilişkin denetleme raporu bir veya birkaç işlem denetçisi tarafından verilir. İşlem denetçisi kuruluş raporunda, payların tamamının taahhüt edildiğini; kanunda veya esas sözleşmede öngörülmüş bulunan pay bedellerinin en az tutarlarının kanuna uygun olarak bankaya yatırıldığını; buna ilişkin banka mektubunun kuruluş belgeleri arasında yer aldığını; bu yükümlülüğün herhangi bir şekilde dolanıldığına ilişkin bir belirti bulunmadığını; aynî sermaye ve devralınan ayınlar için mahkemece atanan bilirkişilerce değerleme yapıldığını, mahkemece bir kararla onaylanan raporun dosyaya sunulduğunu; kurucu menfaatlerinin kanuna uygun olduğunu; kurucular beyanı ile ilgili açık bir uygunsuzluğun, aşırı değerlemenin, işlemlerde görünür bir yolsuzluğun bulunmadığını ve diğer kuruluş belgelerinin mevcut olduğunu, gerekli noter onaylarının ve izinlerin alındığını gerekçeleriyle ve hesap verme ilkesinin gereklerine uygun olarak açıklar."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Hüküm, parti temsilcileri ile Adalet Komisyonu başkanının yaptığı toplantıda tekrar kaleme alınmıştır. İşlem denetçilerinin işin niteliğine uygun uzmanlardan seçilmeleri gerektiğinden, bu görevin yeminli malî müşavir ve/veya serbest muhasebeci malî müşavirlere özgülenmesinin doğru olmayacağı düşünülerek, uygun değişiklik yapılmıştır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 351’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 352: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 353: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

354’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 354 üncü maddesine aşağıdaki üçüncü fıkranın eklenmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu                    Ufuk Uras

                         Kayseri                                      İzmir                                     İstanbul

                Abdurrahman Arıcı                                                                  Ali İhsan Köktürk

                         Antalya                                                                                 Zonguldak

“(3) 343 üncü madde uyarınca verilen bilirkişi raporu da tescil ve ilân edilir.”

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe

Avrupa Birliğinin 77/91 sayılı Yönergesinin 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına uygun olarak 343 üncü madde uyarınca verilen bilirkişi raporunun tescil ve ilân edilmesi gerekliliği hükme bağlanmıştır. Böylece aynî sermaye ile bir aynın devralınmasına ilişkin değerleme raporunun mahkeme dosyasında kalmasının sakıncaları ortadan kaldırılmış, bilgiye ulaşma sağlanmıştır. Raporun internet sitesinde de yer alacağı şüphesizdir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 354’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 355: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 356: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 357: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 358: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 359: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 360: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Böylece on ikinci bölüm içindeki maddelerin oylaması tamamlanmıştır.

On üçüncü bölüm 361 ila 390’ıncı maddeleri kapsamaktadır.

Bölüm üzerinde söz talebi, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’e aittir.

Buyurunuz Sayın Öztürk.

CHP GRUBU ADINA ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 361 ila 390’ıncı maddelerini kapsayan on üçüncü bölüm üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, her neslin kaderi bir önceki nesil tarafından belirlenirmiş. Biz de burada kendimizden sonraki gelecek olan neslin kaderini belirleyeceğiz. Belki bu belirlemede hiçbir hak ve günahı olmayan kişilerin kaderlerini biz belirleyeceğiz.

Toplam 1.535 asıl, 5 geçici olmak üzere 1.540 maddeden ibaret olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ne Adalet Komisyonunda yeteri kadar görüşüldü, tartışıldı, görüyorsunuz ki ne de Genel Kurulda hiçbir tartışma yapılmaksızın geçiyor. Bu Ticaret Kanunu’nun gelecek nesillerin kaderini nasıl etkileyeceğini, bunun sorumluluğunun kimlere ait olacağını ben yüce milletin takdirine bırakıyorum.

Değerli milletvekilleri, yasa yapmak yasama organının asli görevidir. Ancak, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı örneğinde olduğu gibi, bu asli görev yasama organının üyeleri tarafından değil, yasama dışı bir çalışmanın ürünü olarak ne yazık ki önümüze gelmiştir. Çünkü, 22’nci Dönemde Adalet Komisyonunda görev yapan Adalet Komisyonu üyelerinden 23’üncü Dönemde sadece birisi milletvekilidir. Dolayısıyla bu tasarı 22’nci Dönemde Adalet Komisyonunda görüşülmüş ve 23’üncü Dönemde, İç Tüzük 77’nci maddeye göre, hiç görüşülmeden kabul edilmiştir. Bu da aslında hukuka aykırıdır. Çünkü 22’nci Dönemde Adalet Komisyonunda görüşülmüş ama sıra sayısı bastırılarak dağıtılmamıştır. Bastırılarak dağıtılmayan ve sıra sayısı olmayan komisyon raporunun görüşülmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü’nün 77’nci maddesi kapsamında yeni iç tüzük ihdası anlamındadır, bunun kabulü mümkün değildir.

Bu tasarının eleştirilecek çok yanı vardır. Yani bu tasarı böyle bir uzlaşmanın, anlaşmanın, iradenin ürünü gibi çıkıyor gözükse de aslında öyle değildir. Bu tasarının ihtiva ettiği hükümler konusunda gerçekten çok yanlışlıklar vardır. Öncelikle tabii ben şunu anlamak istiyorum: 1.535 ve artı 5, 1.540 maddeyi toptan değiştirecek, değiştirilmesini gerektirecek önemli sebepler ve ihtiyaçlar var mıdır, bu tasarıyla getirilen çözümler ne ölçüde bu ihtiyaçları karşılıyordur? Öncelikle bunun tartışılması ve mutlaka yapılması gerekiyor idi. Ve yine madde numaralarına varana kadar yani o madde metinlerine, kurumların ruhuyla özdeşleşmiş madde metinlerine varana kadar böylesine köklü bir değişiklik yapmanın nedenini ben hâlâ anlamış değilim çünkü madde numaraları da baştan aşağı değiştirilmiş, önemli bir hukuk birikimi altüst edilmiş ve tahrip edilmiştir.

Değerli milletvekilleri, hepimizin bildiği gibi Türk Ticaret Kanunu temel yasalardandır, hatta en temel yasalarımızdan bir tanesidir. Türk Ticaret Kanunu toplum yaşamını, ticari hayatı, ekonomik hayatı yakından ilgilendiren, ticari ve ekonomik hayatı yöneten, yönlendiren temel bir kanundur. Hangi ideoloji, hangi düşünce, dünya görüşü açısından bakarsanız bakın, hangi ideoloji, hangi dünya görüşü hâkim olursa olsun bu Ticaret Kanunu’yla ortaya konulan kurallar ekonomik yaşamı biçimlendirir, ekonomik yaşamı yönetir ve yönlendirir. O zaman, bir ticaret kanunu yaparken daha dikkatli davranılması, dikkat edilmesi gereken şey, yine bu ticaret kanununun diğer temel kanunlar olan borçlar kanunu, hukuk usulü ve medeni kanun gibi çok uzun bir zaman etkisini göstereceği konusudur. Burada dikkatli, sabırlı ve özenli bir çalışmanın yapılması gerekir. Elbette ki bilim kurulundaki hocalarımız kendi görüşleri doğrultusunda yıllarca emek vererek bu kanun tasarısını hazırlamışlardır ama bu görüşlere karşı olan pek çok bilim adamının da bu konuda görüşleri olduğu ve tasarıyı gerçekten amansızca eleştirdikleri de bilinmektedir ama o eleştirilerin yani eleştirilerdeki hâkim olan görüşlerin tasarıya yansıdığı kabul edilemez.

Değerli milletvekilleri, bu tasarının en önemli yanlışlarından bir tanesi, birtakım hükümler anlaşılmıyor yani amacı ifade etmiyor; düzenleme gerekçesine bakıyorsunuz, gerekçesinden bir sonuç çıkarmak, bir yanıt bulmak mümkün değil. Sistemi yeni baştan ele aldığı düşünülen, gelişen ekonomik konseptlere göre yeniden düzenlemelerin yapıldığı bir ortamda gerekçeler büyük önem taşımaktadır.

Her vesileyle söylediğim gibi, gerekçe yasanın ruhudur, madde metinleri ise bedenidir. Gerekçe ona canlılığını, yaşamını veren ruhtur. Eğer bedenden bir şey anlayamıyorsanız o zaman dönüp onun ruhuna bakmanız lazım. Niçin o bedenin o şekilde durduğunu, neden eğilip büküldüğünü anlayabilmeniz için onun ruhuna bakmanız lazım. Oysa baktığınızda, burada, gerçekten, gerekçelerden beden denilen o madde metninin neden eğri durduğunu anlamanız mümkün değildir değerli arkadaşlarım. Gerekçeler ya madde metninin tekrarından ibaret ya da madde metniyle çelişen hükümleri içeriyor.

Değerli arkadaşlarım, biz -geçmişte de söylediğim gibi- bu yasanın, sadece iş hayatının ihtiyaçları görülsün, ertelenmesin diye İç Tüzük’ten ve Anayasa’dan kaynaklanan haklarımızı Parlamentoda dondurarak geçmesine olanak sağlıyoruz.

Değerli milletvekilleri, burada bu vesileyle bir hususu daha söylemek istiyorum: Geçenlerde Sayın Adalet Bakanımız verdiği bir demeçte, istinaf mahkemelerinin yürürlüğe girmesiyle ilgili olarak “Bu istinaf mahkemelerinin faaliyete geçmemesi konusunda iktidar partisi kadar muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisinin ve Yargıtayın da suçu vardır.” dedi yanlış anlamadıysam. Şimdi, ben bunun üzerine araştırdım, “Acaba bu bölge adli yargı mahkemelerini düzenleyen 5235 sayılı Yasa’nın yürürlüğü ve yürütmesinin sorumluluğu Hükûmetle birlikte muhalefete mi aittir?” diye baktım. Değerli arkadaşlarım, bu 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 56’ncı maddesi yürütme maddesidir. “Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.” diyor yani burada “Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kuruluyla birlikte Cumhuriyet Halk Partisi, Yargıtay yürütür.” demiyor değerli arkadaşlarım.

Yine bunun yürürlük tarihi 1 Haziran 2005 olarak tanımlanmış, daha sonra Hükûmet kendi beceriksizliği yüzünden bunu ertelemek zorunda kalmıştır ama kendi asli görevi olan bu “bölge istinaf mahkemeleri” dediğimiz mahkemelerin faaliyete geçmesi konusunda gerekli tedbirleri alması gereken Hükûmetin Adalet Bakanı radyo ve televizyonlarda bunun sorumluluğunun Cumhuriyet Halk Partisinde olduğunu söyleyebilecek kadar ileri gidiyor. Bunu da ben kamuoyunun takdirine sunmak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, dün bu kürsüde söyledim. Geçen sene, 2007 senesinde Adalet Komisyonuna bir kanun tasarısı geldi. Bu kanun tasarısı Yargıtay Kanunu’nda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısıdır. Bu kanun tasarısının 1’inci maddesi Yargıtay dairelerinin sayısının azaltılmasına ilişkindir. Burada, bu tasarının Adalet Komisyonunda görüşüldüğü 6/2/2008 günü o zamanın Adalet Bakanı Sayın Mehmet Ali Şahin “Bu tasarıyla Yargıtaydaki hukuk daireleri sayısı 21’den 13’e indirilmektedir, ceza daireleri sayısı da 11’den 7’ye düşürülmektedir. Daire sayılarıyla ilgili yeni düzenlemeye uygun olarak üye sayısı azaltılmakta ve Yargıtayın en fazla 150 üyeyle çalışması öngörülmektedir.” demektedir. Yine değerli arkadaşlarım, bu Yargıtay Kanunu’nda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısının eklenen geçici 13’üncü maddesinde “Üye sayısı ölüm, emeklilik ve kendiliğinden ayrılma veya diğer sebeplerle 150’nin altına inmedikçe Yargıtaya üye seçimi yapılmaz.” denilmektedir.

Değerli milletvekilleri, yıl 2011. Yani istinaf mahkemelerinin faaliyete geçeceği öngörülen yılın içindeyiz. İstinaf mahkemeleri sözüm ona bu yıl faaliyete geçecekti. Şimdi, sayın Hükûmetimizin bir çalışma içinde olduğunu görüyoruz. Hükûmet, 2011 yılında, yani istinaf mahkemelerinin faaliyete geçeceği öngörülen yıl içerisinde bu Yargıtayın daire sayısını artırmayı, üye sayısını da artırmayı öngören bir çalışma içindedir. Şimdi, 2007 yılında istinaf mahkemelerinin henüz faaliyete geçip geçmeyeceğinin daha belli olmadığı bir süreç içerisinde…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Lütfen, sözlerinizi tamamlayınız.

Buyurunuz.

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) - …istinaf mahkemelerine dayanarak, istinaf mahkemelerini gerekçe göstererek Yargıtay üye ve daire sayısını azaltmayı öngören bir anlayış ne oldu da, ne değişti de Türkiye’de 2011 yılında, şimdi Yargıtaydaki daire ve üye sayısını artırma çabasının içindedir? Bunun açıklanması lazım. Daire sayısının artırılması veya eksiltilmesi faydalıdır, zararlıdır, bunları tartışırız. Şimdi, Hükûmetin bu çelişkiyi açıklaması lazım, bu çelişkiyi anlamak istiyorum. Bu çelişki açıklanmadan Sayın Bakanın istinaf mahkemelerinin faaliyete geçmemesi konusunda Cumhuriyet Halk Partisini suçlaması haksızlıktır değerli arkadaşlarım. Bu haksızlığı Cumhuriyet Halk Partisine yük-lemek doğru değildir.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Öztürk.

On üçüncü bölümün maddelerini oylamaya geçiyorum.

Madde 361: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 362: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 363: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 364: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 365: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 366: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

367’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 367 nci maddesinde yer alan "iç yönetmeliğe" ve "yönetmelik" ibarelerinin sırasıyla "iç yönergeye" ve "iç yönerge" olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                       Ufuk Uras                                                                        Abdurrahman Arıcı

                         İstanbul                                                                                    Antalya

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Anayasanın 124 üncü maddesine göre sadece Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere yönetmelik çıkarabilirler. Yanlış anlamalara yol açmamak için hükümdeki "iç yönetmelik" terimi yerine "iç yönerge" terimi kullanılmıştır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 367’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 368: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 369: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

370’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 370 inci maddesinin birinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                       Ufuk Uras                                                                        Abdurrahman Arıcı

                         İstanbul                                                                                    Antalya

"(1) Esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir"

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Tasarının 359 uncu maddesine göre yönetim kurulu bir veya daha fazla kişiden oluşabilmektedir. Bir kişiden oluşan bir yönetim kurulunun varlığı karşısında temsil yetkisinin; yönetim kurulları arasında ayrım yapmaksızın bütün anonim şirketleri kapsayacak şekilde çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna ait olması şeklinde düzenleme yapılması yanlış yorumlara yol açabilir. Bu sebeple birinci fıkranın yeniden düzenlenmesi gerekmiştir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen önerge doğrultusunda 370’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 371: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 372: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 373: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 374: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

375’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 375 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan “iç yönetmeliklere” ibaresinin “iç yönergelere” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                            Ufuk Uras                        Abdurrahman Arıcı

                         Kayseri                                   İstanbul                                    Antalya

            Ahmet Kenan Tanrıkulu                                                              Ali İhsan Köktürk

                           İzmir                                                                                   Zonguldak

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçe…

Gerekçe:

Anayasanın 124 üncü maddesine göre sadece Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere yönetmelik çıkarabilirler. Yanlış anlamalara yol açmamak için hükümdeki "iç yönetmeliklere" terimi yerine "iç yönergelere" terimi kullanılmıştır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen önerge doğrultusunda 375’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 376: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 377: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 378: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

379’uncu madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 379 uncu maddesinin ikinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu                    Ufuk Uras

                         Kayseri                                      İzmir                                     İstanbul

                Abdurrahman Arıcı                                                                  Ali İhsan Köktürk

                         Antalya                                                                                 Zonguldak

"(2) Payların birinci fıkra hükmüne göre iktisap veya rehin olarak kabul edilebilmesi için, genel kurulun yönetim kurulunu yetkilendirilmesi şarttır. En çok beş yıl için geçerli olacak bu yetkide, iktisap veya rehin olarak kabul edilecek payların itibarî değer sayıları belirtilerek toplam itibarî değerleriyle söz konusu edilecek paylara ödenebilecek bedelin alt ve üst sınırı gösterilir. Her izin talebinde yönetim kurulu kanunî şartların gerçekleştiğini belirtir."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Tasarının 379’uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan on sekiz aylık yetki süresi 77/91/AET sayılı 2 nci Yönergenin 2006 yılında yapılan değişiklikle beş yıla çıkarılmış olduğu için bu değişiklik 379 uncu maddeye yansıtılmıştır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen önerge doğrultusunda 379’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 380: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 381: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 382: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 383: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 384: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 385: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 386: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 387: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 388: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 389: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

390’ıncı madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekle olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 390 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu             Abdurrahman Arıcı

                         Kayseri                                      İzmir                                      Antalya

                       Ufuk Uras                                                                         Ali İhsan Köktürk

                         İstanbul                                                                                 Zonguldak

"(4) Üyelerden hiçbiri toplantı yapılması isteminde bulunmadığı takdirde yönetim kurulu kararları, kurul üyelerinden birinin belirli bir konuda yaptığı, karar şeklinde yazılmış önerisine, en az üye tam sayısının çoğunluğunun yazılı onayı alınmak suretiyle de verilebilir. Aynı önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması bu yolla alınacak kararın geçerlilik şartıdır. Onayların aynı kağıtta bulunması şart değildir; ancak onay imzalarının bulunduğu kağıtların tümünün yönetim kurulu karar defterine yapıştırılması veya kabul edenlerin imzalarını içeren bir karara dönüştürülüp karar defterine geçirilmesi kararın geçerliliği için gereklidir."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Uygulayıcıların isteklerine uygun olarak, bir öneriye diğer üyelerin katılması suretiyle karar alınması usulünde söz konusu önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine sunulduğunun yazılı belge ile kanıtlanması şartı hükme açıkça yazılarak, olası kötüye kullanmaların önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, önerinin tüm üyelere sunulmuş olması mezkûr kararın geçerlilik şartıdır. Geçerlilik şartlarının yazılı delille ispatı gerekir. Nihayet, bu yolla alınacak kararların, kanunda veya esas sözleşmede aranan çoğunluğu gerçekleştirmiş olması hususu da hükümde açıkça belirtilerek tereddütlerin ortadan kaldırılması yoluna gidilmiştir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…  Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 390’ıncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir ve böylece on üçüncü bölümdeki maddelerin oylaması tamamlanmıştır.

On dördüncü bölüm 391’inci madde ile 420’inci madde arasını kapsamaktadır.

Bölüm üzerine Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına Karabük Milletvekili Mustafa Ünal konuşacaktır.

Buyurunuz Sayın Ünal. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA ÜNAL (Karabük) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün bu yüce Meclisin çatısı altında, yarım asrı aşan bir zaman süreci içinde ülkemizde başarıyla uygulanmakta olan ve kendi yanında ve kürsüsünde doktora çalışmamı yapmak şansı ve onuruna sahip olduğum değerli hukuk bilgini Hirsch’in ruhunu verdiği 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu yerine kaim olacak, bundan sonraki dönemde sınai, ticari ve hizmet alanlarındaki hayatımızın rengini oluşturacak yasa tasarısını görüşüyoruz.

Bu vesileyle, Muhterem Hocam Ernst Eduard Hirsch’i saygıyla anmak, onun manevi huzurunda hürmetle eğilmek istiyorum. Önümüzdeki kapsamlı tasarının taslağını uzun süren çabalar sonucu hazırlayan Komisyon Başkanı Hocam Sayın Profesör Doktor Ünal Tekinalp’e, Komisyon üyelerine ve tasarıda emeği geçen herkese de özellikle teşekkür ediyor ve yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Elli yılı aşkın bir zamandır yürürlükte olan Ticaret Kanunu, bu süre içinde pek az değişikliğe uğramış olmasını, kendi bünyesinde oluşturmuş olduğu üstün tekniğine, menfaatler dengesini gözetmekteki ustalığına ve ticari hayatın girift labirentlerinde çıkabilecek ihtilafları belirleme ve çözümleme öngörüsüne borçludur. Ancak, başta bir yandan teknolojinin gelişmesi ve ticari hayatta uygulanması, diğer yandan da AB müktesebatına uyum, Ticaret Yasası’nın değiştirilmesini ortaya çıkarmıştır ve Türk öğretisi ve yargı kararlarıyla bezenmiş önümüzdeki yasa tasarısını ortaya çıkarmış bulunmaktadır.

Ülkemizde ticaret hukuku reformuna ilişkin çalışmalar 1997 yılından itibaren yapılmaya başlanmıştır. Örneğin, 1998 yılında, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü tarafından düzenlenen Bolu Toplantısının, önümüzdeki tasarının ilk yapı taşlarının kurulması açısından büyük önemi haizdir. Bu toplantıda, ticari işletme ile anonim şirketler hukukunda ortaya çıkan yeni teoriler ve öğretiler tartışılmış, Avrupa’daki gelişmeler ve uygulamalar, reformlar değerlendirilmiş, gelecekteki Türk Ticaret Kanunu’nun teorik temelleri şekillendirilmeye çalışılmıştır. Ticaret Kanunu’muzun 40’ıncı yürürlük yılı münasebetiyle, 1997 yılında İstanbul Üniversitesi Ticaret Hukuku Ana Bilim Dalı ile Deniz Hukuku Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri tarafından yapılan kırk yıllık uygulama, öğreti ve yargı kararlarına ilişkin değerlendirmeler de kanuni boşluklara ve duyulan ihtiyaçlara ilişkin önerileri de içermesi bakımından bu alanda yapılmış önemli bir katkıdır.

Deniz Hukuku Derneği de 1999 yılı başında meri Kanunumuzun deniz ticaretine ilişkin hükümlerini değerlendirmiş ve bu konuda bir taslak hazırlamıştır. Ancak 1999 yılının Aralık ayında Adalet Bakanlığı tarafından Adalet Bakanlığı temsilcileri, Yargıtay üyeleri, üniversite öğretim üyeleri, Türkiye Barolar Birliği, Türkiye Noterler Birliği, Sermaye Piyasası Kurulu, Türkiye Odalar Birliği ve çeşitli bakanlıklar mensuplarından oluşan ve yeni Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nı hazırlamakla görevli bir de komisyon kurulmuştur. Bu komisyon 2000 yılının Nisan ayında çalışmaya başlamış ve beş yıllık bir süre içinde bu tasarıyı hazırlamıştır. Demek ki önümüzdeki tasarı dünden bugüne hazırlanmış herhangi bir çalışma değildir.

İçerik açısından tasarı hakkında kısaca şunları söylemek isterim: Hukukumuzda Hirsch tarafından hazırlandığı 1950’li yıllarda tüm Avrupa için yeni bir kavram olan “ticari işletme”, aradan geçen elli yılda Avrupa ticaret hukukunu derinden etkilemiş ve hatta “ticaret hukuku” yerine “ticari işletme hukuku” kavramının oturtulması önerileri bugün bile güncelliğini muhafaza eder olmuştur. Bu nedenle, yeni tasarıda ticari işletme kavramı varlığını devam ettirmiştir.

Ticaret sicilinde gelişmelerin ve ihtiyaçların gerekli kıldığı değişiklikler yapılmış, tescil ve ilana tabi konuların düzenli olarak depolandığı ve elektronik ortamda kullanıcılara sunulabildiği bir sicil bilgi bankasının kurulması öngörülmüştür.

6762 sayılı Kanun’un haksız rekabete ilişkin hükümleri 1986 tarihli İsviçre Haksız Rekabete Karşı Federal Kanunu’ndan yararlanılarak geniş çapta değiştirilmiş, acentenin haklarına ilişkin hükümlerdeki bazı boşluklar doldurulmuştur. Örneğin, bu konuda en önemli boşluk, denkleştirme talebinin kanunda düzenlenmemiş oluşu ve sözleşmenin sona ermesine ilişkin hükümlerin yeterli derecede olmayışıydı.

Ticaret şirketleriyle ilgili olarak, önümüzdeki tasarıda, meri Ticaret Kanunu’nun 137’nci maddesinde ifadesini bulan ve şirketlerin sadece esas sözleşmede yer alan işletme konusu içinde kalmak şartıyla hak iktisap edebilecekleri ve borç yüklenebilecekleri ilkesi terk edilmiştir. Bu ilke uyarınca, işletme konusu dışında kalan şirket işlemleri yok sayılmaktaydı. Şirketi temsile yetkili kişilerin şirket adına yaptıkları işlemlerin şirketi bağlayacağına üçüncü kişilerin güven duyması gereği bu değişikliği zorunlu kılmıştır. Şirketlerin birleşmeleri, bölünmeleri ve tür değiştirmeleri, işlerin devralan şirkete geçişleri, hakları, sorumlulukları tasarıda ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir.

Tasarının anonim şirketlerle ilgili bölümünde “esas sermaye” ve “kayıtlı sermaye” ayrımı yapılmış ve tamamı esas sözleşmede taahhüt edilen sermaye “esas sermaye”, yönetim kuruluna tanınmış yetki tavanını gösteren sermaye ise “kayıtlı sermaye” olarak tanımlanmıştır. Esas sermayenin en az 50 bin TL, kayıtlı sermayenin ise 100 bin TL olacağı öngörülmüştür.

2003 yılına kadar, anonim şirketin kuruluşu Sanayi ve Ticaret Bakanlığının iznine tabi idi. Bu tarihten itibaren Bakanlığın yayınlayacağı tebliğ ile faaliyet alanları tespit edilen şirketlerin  kuruluşu izne bağlı tutulmuş, bunlar dışında kalan kuruluşlar Bakanlık izninden çıkarılmıştır. Tasarıda da bu sistem muhafaza edilmiştir.

6762 sayılı Kanun döneminde tedrici kuruluş hükümleri hemen hiç uygulanmamıştır. Bu bakımdan tedrici kuruluş sistemi kaldırılmış ve tek kişilik anonim şirketin kurulmasının önü açılmış, bir anonim şirkette en az 5 kurucunun bulunması şartına son verilmiştir.

Meri Ticaret Kanunu’nda öngörülen ve anonim şirketlerin muamelelerinin  Sanayi ve Ticaret Bakanlığı müfettişleri tarafından denetleneceğini içeren düzenlemeye tasarıda yer verilmemiştir.

Ben burada sözlerime son verirken temel kanunların çıkarılması konusunda iktidar ve muhalefetin uzlaşmasından duymuş olduğum hazzı ifade etmek ve bu uzlaşmayı sağlayanlara, hepinize teşekkür etmek istiyorum.

Tasarının hayırlı olmasını diliyor ve yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Ünal.

On dördüncü bölümün madde oylamasına geçiyoruz:

Madde 391: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 392: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 393: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 394: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 395: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 396: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 397: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

398’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 398 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu             Abdurrahman Arıcı

                         Kayseri                                      İzmir                                      Antalya

                       Ufuk Uras                                                                         Ali İhsan Köktürk

                         İstanbul                                                                                 Zonguldak

"(1) Şirketin ve topluluğun finansal tabloları ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun denetimi; envanterin, muhasebenin ve Türkiye Muhasebe Standartlarının öngördüğü ölçüde iç denetimin, bu Bölüm hükümleri anlamında 378 inci madde uyarınca verilen raporların ve 397 inci maddenin birinci fıkrası çerçevesinde yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun denetimidir. Bu denetim, Türkiye Muhasebe Standartlarına, kanuna ve esas sözleşmenin finansal tablolara ilişkin hükümlerine uyulup uyulmadığının incelenmesini de kapsar. Denetleme, geçici 2 nci ve geçici 3 üncü maddelerde öngörülen kurul ve kurumun belirlendiği esaslar bağlamında, denetçilik mesleğinin gerekleriyle etiğine uygun bir şekilde ve özenle gerçekleştirilir. Denetleme, şirketin ve topluluğun mal varlıksal ve finansal durumunun 515 inci madde anlamında dürüst resim ilkesine uygun olarak yansıtılıp yansıtılmadığını, yansıtılmamışsa sebeplerini, dürüstçe belirtecek şekilde yapılır."

"(4) Denetçi, yönetim kurulunun şirketi tehdit eden veya edebilecek nitelikteki riskleri zamanında teşhis edebilmek ve risk yönetimini gerçekleştirebilmek için 378 inci maddede öngörülen sistemi ve yetkili komiteyi kurup kurmadığını, böyle bir sistem varsa bunun yapısı ile komitenin uygulamalarını açıklayan, ayrı bir rapor düzenleyerek, denetim raporuyla birlikte, yönetim kuruluna sunar. Bu raporun esasları geçici 2 nci ve geçici 3 üncü maddelerde öngörülen kurul ve kurum tarafından belirlenir."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçe…

Gerekçe:

Hüküm, geçici 2 nci ve geçici 3 üncü maddelerle uyum sağlayacak şekilde, ancak ana ilkesinde hiçbir değişiklik yapılmadan yeniden kaleme alınmıştır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Kabul edilen önerge doğrultusunda 398’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

399’uncu madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 399 uncu maddesinin sekizinci fıkrasının  aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                       Ufuk Uras                                                                        Abdurrahman Arıcı

                         İstanbul                                                                                    Antalya

"(8) Denetçi denetleme sözleşmesini, sadece haklı bir sebep varsa veya kendisine karşı görevden alınma davası açılmışsa feshedebilir. Görüş yazısının içeriğine ilişkin fikir ayrılıkları ile denetlemenin şirketçe sınırlandırılmış olması veya görüş yazısı vermekten kaçınma haklı sebep sayılamaz. Denetçinin sözleşmeyi feshi yazılı ve gerekçeli olmalıdır. Denetçi fesih tarihine kadar elde ettiği sonuçları genel kurula sunmakla yükümlüdür; bu sonuçlar 402 nci maddeye uygun bir rapor hâline getirilerek genel kurula verilir."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçe.

Gerekçe:

Mehaz Alman Ticaret Kanununun 318 inci paragrafının altıncı fıkrasında "taraflar arasındaki" ibaresi bulunmadığından, fikir ayrılıklarını sadece taraflar arasına özgüleyerek alanını daraltabileceği endişesiyle, sekizinci fıkranın ikinci cümlesinin başında yer alan "taraflar arasındaki" ibaresinin metinden çıkarılması amaçlanmıştır. Ayrıca fıkra hükmünde anlam bütünlüğünün sağlanmasına yönelik düzeltmeler yapılmıştır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum:  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 399’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum:  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

400’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan “Türk Ticaret Kanunu Tasarısı”nın 400. Maddesinin 1. Fıkrasında geçen “Denetçi, ancak ortakları, yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir sıfatını taşıyan bir bağımsız denetleme kuruluşu olabilir” ibaresinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                   Mehmet Şandır                 Ahmet Kenan Tanrıkulu                   Recep Taner

                          Mersin                                      İzmir                                       Aydın

                    Mustafa Enöz                                                                        Osman Durmuş

                          Manisa                                                                                   Kırıkkale

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçe…

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Hayır efendim, Sayın Ahmet Kenan Tanrıkulu konuşacak.

BAŞKAN – Sayın Tanrıkulu, buyurunuz efendim. (MHP sıralarından alkışlar)

AHMET KENAN TANRIKULU (İzmir) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısının 400’üncü maddesi üzerine vermiş olduğumuz önergeyle ilgili olarak huzurunuzdayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, bu tasarının getirdiği ve Finansal Raporlama Standartlarıyla doğrudan ilgili bir konu da bağımsız denetimle ilgili olan düzenlemelerdir ki bu görüştüğümüz madde bunu bağlamaktadır. Esasen bizim grup olarak karşı çıktığımız küçük ve orta ölçekli işletmelerin dış denetime açılması konusudur ve şiddetle karşı çıktığımız husus da bu husustur. Tasarının 397, biraz önce görüştüğümüz 398 ve 399’uncu maddelerinde anonim şirketin ve şirketler topluluğunun finansal tablolarının denetçi tarafından Uluslararası Denetim Standartlarıyla uyumlu Türkiye Denetim Standartlarına göre denetleneceği hükmü getirilmiştir. Gene devam eden, takip eden maddelerde de bu hususlar vardır ve bu takip eden maddelerde denetim hakkında Uluslararası Denetim Standartlarında ayrıntılı olarak yer alan ve bu bağlamda Türkiye Denetim Standartlarına aktarılması zorunlu bazı konular da detaylı bir şekilde verilmektedir. Örneğin bağımsız denetçinin sorumlulukları, rotasyon şartları, görüş raporlarının özellikleri gibi hususları bu maddelerde görüyoruz. Söz konusu bu hususların Uluslararası Denetim Standartlarında ayrıntılı olarak düzenlendiği ve Uluslararası Muhasebe Standartlarında olduğu kadar sıklıkla değişmese de zaman zaman içeride düşünülerek bu hükümlerin anılan maddelerinin düzenlenmesi yerine, Türkiye Denetim Standartlarında düzenlenmesi ve tasarıda sadece bu Türkiye Denetim Standartlarına atıf yapılmasının daha uygun olacağı konuyla ilgili olan tarafların bize bildirmesidir ve biz de bu önergeyi bu husustan dolayı vermiş bulunuyoruz.

Sayın milletvekilleri, tasarının 400’üncü ve diğer birçok maddesinde sıklıkla kullanılan “işlem denetçisi” kavramı hakkında da herhangi bir tanımlamanın getirilmediğini görüyoruz. Bu durumda, gerek finansal raporların hazırlanmasında uluslararası finansal raporlama standartlarında yer alan değerlemelerle ilgili olarak uzman görüşünün alınması zorunluluğunu gerekse de hâlihazırdaki düzenlemelerle ilgili bazı çelişkileri de oluşturabilecek gibi gözüküyor. Çünkü hâlihazırdaki bankacılık ve sermaye piyasasına ilişkin düzenlemelerde, maddi veya maddi olmayan varlıkların, mesela gayrimenkul, ayni haklar, yazılımlar gibi konuların değerlenmesinde uzman kuruluş görüşü aranmaktadır.

Değerli milletvekilleri, ülkemizde de “bağımsız dış denetim” kavramı, esas itibarıyla, Sermaye Piyasası Kanunu’yla ve onun devamındaki mevzuatla, Bankalar Kanunu ve ilgili mevzuatıyla düzenlenmiş bulunmaktadır. Her iki mevzuatta da bağımsız denetim kuruluşlarının, serbest muhasebeci mali müşavir ve yeminli mali müşavir unvanlı meslek mensuplarından oluşacağı ifade edilmektedir. Öte yandan, bağımsız denetçilerle işletmelerin görüş aykırılığı olduğu hâllerde de ticaret mahkemelerince çözümlenmek istenmesinin, bu mahkemelerin önemli bir iş yükünü de artıracağı söz konusudur. Gerek uluslararası düzenlemelerde gerekse de Avrupa Birliğinin bu bağımsız denetime ilişkin 8 no.lu direktifine de baktığımız zaman, bu bağımsız denetim kuruluşu faaliyetlerinin standartlara ve kanunlara uygun olup yürütülüp yürütülmediği, meslek mensuplarının bağımsız bir kuruluş tarafından gözetlenmesi ve onların kalite kontrol denetimine tabi tutulmasıyla da ilişkili bir husustur.

Ülkemizde de bu konuyla ilgili olarak, değerli milletvekilleri, bir kamu tüzel kişiliğini haiz kurum faaliyete geçene kadar, özel kanunlarla bağlı olan anonim şirketlerde görev yapacak olan bağımsız denetim kuruluşlarının bu görevi yürütmek üzere hâlihazırdaki mevcut bilgi ve deneyimleri ve ülkemizdeki fiilî durumu da dikkate alıp ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından Sermaye Piyasası Kurulunun bir koordinasyonuna da ihtiyaç gözükmektedir.

Değerli milletvekilleri, bu tasarıya ilave edilecek olan geçici maddelerle düzenlemiş olan ve hâlen de ülkemizdeki mevcut uygulamalarla ve tasarıyla getirilen yeni yükümlülükler arasındaki geçiş sürecini en az sıkıntıyla atlatabilmemiz önemlidir ve bizim bu önergemiz bu hususa yönelik olarak, buna matuf olarak verilmiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Lütfen Genel Kurulu selamlayınız.

AHMET KENAN TANRIKULU (Devamla) – Dolayısıyla bir kez daha belirtmekte yarar var, sayın milletvekilleri, Milliyetçi Hareket Partisinin bu konudaki hassasiyeti özellikle küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin, KOBİ dediğimiz firmaların bağımsız dış denetim kuruluşlarına açılması üzerindeki endişelerimizi saklı tutmak kaydıyla bu önergeyi verdik ve bu konudaki muhalefetimizi ve itirazlarımızı sürdürmeye de kararlı olduğumuzu bir kez daha belirtir, yüce heyetinizi saygıyla selamlarım. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz efendim.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

400’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 401: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

402’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 402 inci maddesinin üçüncü fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu                    Ufuk Uras

                         Kayseri                                      İzmir                                     İstanbul

                Abdurrahman Arıcı                                                                  Ali İhsan Köktürk

                         Antalya                                                                                 Zonguldak

“(3) Denetçi, değerlendirme yaparken şirketin, denetliyorsa ana şirket ile topluluğun finansal tablolarını esas alır. Raporda öncelikle, şirketin ve topluluğun finansal durumuna dair yönetim kurulunun değerlendirmesi hakkında görüş açıklanır. Bu görüşte, özellikle şirketin ve ana şirketin finansal tablolarının denetimi bağlamında, şirketin ve topluluğun varlığını sürdürülebilmesine ve gelecekteki gelişmesine ilişkin analiz yanında, şirket yönetim kurulunun raporu ile topluluk yıllık faaliyet raporu bu belgelerin verdiği olanak ölçüsünde şirketin finansal durumu irdelenir.”

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU ADINA VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) – Takdire bırakıyoruz Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Gerekçe…

Gerekçe:

Fıkranın ikinci cümlesinin ikiye bölünerek, denetçinin raporunda, öncelikle görüş açıklamak zorunda olduğu hususunun ne olduğu açıkça ve ayrı bir cümle hâlinde belirtilmiştir. İkinci cümlede de bu görüşün içeriğine ilişkin hüküm öngörülmüştür. Ayrıca, Tasarı metninde Türkiye Denetim Standartlarına yapılan göndermenin, yorum güçlükleri yaratabileceği endişesiyle hükümden çıkarılması amaçlanmıştır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 402’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

403’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 403 üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu                    Ufuk Uras

                         Kayseri                                      İzmir                                     İstanbul

                Abdurrahman Arıcı                                                                  Ali İhsan Köktürk

                         Antalya                                                                                 Zonguldak

"MADDE 403 - (1) Denetçi, denetimin sonucunu görüş yazısında açıklar. Bu yazı, geçici 3 üncü maddede öngörülen kurumun belirlediği esaslar çerçevesinde, denetimin konusu, türü, niteliği ve kapsamı yanında denetçinin değerlendirmelerini de içerir. Denetçi, olumlu görüş verdiği takdirde yazısında, öncelikle 398 inci madde ve Türkiye Denetim Standartları uyarınca yapılan denetimde, Türkiye Muhasebe Standartları ve diğer gereklilikler bakımından herhangi bir aykırılığa rastlanmadığını; denetim sırasında elde edilen bilgilerine göre, şirketin veya topluluğun finansal tablolarının doğru olduğunu, malvarlığı ile finansal duruma ve kârlılığa ilişkin resmin gerçeğe uygun bulunduğunu ve tabloların bunu dürüst bir şekilde yansıttığını belirtir.

(2) Görüş yazısında, yönetim kurulunun finansal tablolara ilişkin konular bakımından sorumluluğunu gerektirecek bir sebebin mevcut olmadığına, varsa buna işaret edilir. Görüş geçici 3 üncü maddede öngörülen kurumun belirlediği şekilde ve herkesin anlayabileceği bir dille yazılır.

(3) Çekinceleri varsa denetçi, olumlu görüş yazısını sınırlandırabilir veya olumsuz görüş verebilir. Sınırlandırılmış olumlu görüş, finansal tabloların şirketin yetkili kurullarınca düzeltilebilecek aykırılıklar içerdiği ve bu aykırılıkların tablolarda açıklanmış sonuca etkilerinin kapsamlı ve büyük olmadığı durumlarda verilir. Sınırlamanın konusu, kapsamı ve düzeltmenin nasıl yapılabileceği sınırlandırılmış olumlu görüş yazısında açıkça gösterilir.

(4) Şirket defterlerinde, denetlemenin bu Bölüm hükümlerine uygun bir şekilde yapılmasına ve sonuçlara varılmasına olanak vermeyen ölçüde belirsizliklerin bulunması veya şirket tarafından denetlenecek hususlarda önemli kısıtlamaların yapılması halinde denetçi, bunları ispatlayabilecek delillere sahip olmasa bile, gerekçelerini açıklayarak görüş vermekten kaçınabilir. Kaçınma olumsuz görüşün sonuçlarını doğurur. Geçici 3 üncü maddede öngörülen kurum, kaçınmanın sebep ve usulü ile buna dair gerekçenin esaslarını bir tebliğ ile düzenler.

(5) Olumsuz görüş yazılan veya görüş verilmesinden kaçınılan durumlarda genel kurul, söz konusu finansal tablolara dayanarak, özellikle açıklanan kâr veya zarar ile doğrudan veya dolaylı bir şekilde ilgili olan bir karar alamaz. Bu hâllerde yönetim kurulu, görüş yazısının kendisine teslimi tarihinden itibaren dört iş günü içinde, genel kurulu toplantıya çağırır ve görevinden toplantı gününde geçerli olacak şekilde istifa eder. Genel kurul yeni bir yönetim kurulu seçer. Yeni yönetim kurulu altı ay içinde, kanuna, esas sözleşmeye ve standartlara uygun finansal tablolar hazırlatır ve bunları denetleme raporu ile birlikte genel kurula sunar. Sınırlı olumlu görüş verilen hallerde genel kurul, gerekli önlemleri ve düzeltmeleri de karara bağlar."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU ADINA VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) – Takdire bırakıyoruz Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçe.

Gerekçe:

Maddede açıklığı sağlamak amacıyla Kanunun geçici 2 nci maddesindeki kurumun yetkilerine gönderme yapılması suretiyle maddenin yeniden düzenlenmesine gidilmiştir. Çünkü, madde ilk kaleme alındığında, geçici 2 nci madde mevcut olmadığından görüş yazılarında mezkur kurumun koyacağı esaslara ilişkin kurallara yer verilmemiştir. Geçici 2 nci madde Adalet Komisyonunda kabul edilince bu maddenin kurumun yetkileriyle bağlantısının sağlanması gereği ortaya çıkmıştır.

Ayrıca, özellikle uygulayıcılardan gelen eleştiriler üzerine sınırlı olumlu görüşü sınırlandırıcı aykırılık veya aykırılıklar düzeltilebileceği ve düzeltilmesinin de maddede öngörülmüş olması dolayısıyla yönetim kurulunun istifasına gerek olmayacağı bir düzenlemeye beşinci fıkrada yer verilmiştir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 403’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 404: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 405: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 406: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

407’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 407 nci maddesinin üçüncü fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                Abdurrahman Arıcı                        Ufuk Uras                    Ahmet Kenan Tanrıkulu

                         Antalya                                   İstanbul                                      İzmir

                 Ali İhsan Köktürk                                                                      Mustafa Elitaş

                       Zonguldak                                                                                 Kayseri

"(3) 333 üncü madde gereğince belirlenen şirketlerin genel kurul toplantılarında Sanayi ve Ticaret Bakanlığının temsilcisi de yer alır. Diğer şirketlerde, hangi durumlarda Bakanlık temsilcisinin genel kurulda bulunacağı ve genel kurul toplantıları için temsilcilerin görevlendirilmelerine ilişkin usul ve esaslar ile bunların nitelik, görev ve yetkileri ayrıca ücret tarifeleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir. Bakanlık temsilcisinin toplantıya katılma giderleri ve ücretleri ilgili şirket tarafından karşılanır."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçe…

Gerekçe:

Bilindiği üzere, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu gereğince anonim şirketlerin genel kurullarında Bakanlık temsilcisinin bulunması zorunluluğu vardı.

Tasarıda da aynı zorunluluk öngörülmektedir. Özellikle aile şirketi şeklindeki anonim şirketler ile bir kişi ile kurulacak anonim şirketlerde Bakanlık temsilcisinin zorunlu olarak bulundurulmasında kamu yararı görülmediği gibi tasarıda yapılacak bu düzenleme ile bu tür şirketler için kolaylık getirilmekte ve ortaya çıkacak maliyetler ile zaman kayıplarının önüne geçilmesi sağlanmış olacaktır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 407’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 408: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 409: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 410: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 411: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 412: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 413: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 414: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

415’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 415 inci maddesinin kenar başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                       Ufuk Uras                                                                        Abdurrahman Arıcı

                         İstanbul                                                                                    Antalya

"2. Genel kurula katılmaya yetkili olan paysahipleri

MADDE 415 - (1) Genel kurul toplantısına, yönetim kurulu tarafından düzenlenen "hazır bulunanlar listesi"nde adı bulunan paysahipleri katılabilir.

(2) Hazır bulunanlar listesinde adı bulunan senede bağlanmamış payların, ilmühaberlerin nama yazılı payların sahipleri ve Sermaye Piyasası Kanununun 10/A maddesi uyarınca kayden izlenen paysahipleri veya anılanların temsilcileri genel kurula katılır. Gerçek kişilerin kimlik göstermeleri, tüzel kişilerin temsilcilerinin vekaletname ibraz etmeleri şarttır.

(3) Hamiline yazılı pay senedi sahipleri, genel kurulun toplantı gününden en geç bir gün önce bu senetlere zilyet olduklarını ispatlayarak giriş kartı alırlar ve bu kartları ibraz ederek genel kurul toplantısına katılabilirler. Ancak, giriş kartının verilmesinden sonraki bir tarihte hamiline yazılı pay senedini devraldığını ispatlayan paysahipleri de genel kurula katılabilirler.

(4) Genel kurula katılma ve oy kullanma hakkı, paysahibinin payların sahibi olduğunu kanıtlayan belgeleri veya pay senetlerini şirkete bir kredi kuruluşuna veya başka bir yere depo edilmesi şartına bağlanamaz."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçe…

Gerekçe:

Hüküm kayden izlenen paylar açısından Merkez ile görüşülerek yeniden kaleme alınmıştır. Payları kayden izlenen gerçek kişilerin sadece kimlik göstererek, tüzel kişilerin temsilcilerinin de vekâletname ibraz ederek genel kurula katılacakları belirtilmiş, böylece bu paylar için pay senetlerinin veya ilmühaberlerin ibrazına ve/veya giriş kartına gerek olmadığı vurgulanmıştır. Maddenin dördüncü fıkrası Avrupa Birliğinin pay senetlerinin depo edilmesini yasaklayan yönergesine uygun olarak yeniden düzenlenmiştir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 415’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 416… Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

417’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 417 nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                Abdurrahman Arıcı                        Ufuk Uras                    Ahmet Kenan Tanrıkulu

                         Antalya                                   İstanbul                                      İzmir

                 Ali İhsan Köktürk                                                                      Mustafa Elitaş

                       Zonguldak                                                                                 Kayseri

MADDE 417 - (1) Yönetim kurulu, Sermaye Piyasası Kanununun 10/A maddesi uyarınca genel kurula katılabilecek kayden izlenen payların sahiplerine ilişkin listeyi, Merkezi Kayıt Kuruluşundan sağlayacağı "paysahipleri çizelgesi"ne göre düzenler.

(2) Yönetim kurulu, kayden izlenmeyen paylar ile ilgili olarak genel kurula katılabilecekler listesini düzenlerken, senede bağlanmamış bulunan veya nama yazılı olan paylar ile ilmühaber sahipleri için pay defteri kayıtlarını, hamiline yazılı pay senedi sahipleri bakımından da giriş kartı alanları dikkate alır.

(3) Bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarına göre düzenlenecek genel kurula katılabilecekler listesi, yönetim kurulu başkanı tarafından imzalanır ve toplantıdan önce genel kurulun yapılacağı yerde bulundurulur. Listede özellikle, paysahiplerinin ad ve soyadları veya unvanları, adresleri, sahip oldukları pay miktarı, payların itibarî değerleri, grupları, şirketin esas sermayesi ile ödenmiş olan tutar veya çıkarılmış sermaye toplantıya aslen ve temsil yoluyla katılacakların imza yerleri gösterilir.

(4) Genel kurula katılanların imzaladığı liste "hazır bulunanlar listesi" adını alır.

(5) Sermaye Piyasası Kanununun 10/A maddesi uyarınca kayden izlenen paylara ilişkin paysahipleri çizelgesinin Merkezi Kayıt Kuruluşundan sağlanmasının usul ve esasları, gereğinde genel kurul toplantısının yapılacağı gün ile sınırlı olmak üzere payların devrinin yasaklanması ve ilgili diğer konular Sermaye Piyasası Kurulu tarafından bir tebliğ ile düzenlenir.

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçe…

Gerekçe:

Bu madde, Sermaye Piyasası Kanununun 10/A maddesine uygun olarak, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından "kayden izlenen paylar" sistemi yürürlüğe konulunca bu sistem dikkate alınarak yeniden düzenlenmiştir. Hükmün öngörülmesinin amacı, Sermaye Piyasası Kurulunun ve Merkezi Kayıt Kuruluşunun uygulamaları ile tam uyumun sağlanmasıdır. "Kayden izlenen paylar" terimi ile İstanbul Menkul Kıymetler Borsasına kote edilmiş bulunan anonim şirketlerin payları kastedilmiştir. Bu paylar Kanunun yürürlük tarihi itibariyle İstanbul Menkul Kıymetler Borsasına kote anonim şirketlerin paylarıdır. Söz konusu payları borsada işlem gören anonim şirketlerin payları şeklinde de tanımlayabiliriz. Söz konusu şirketlerin tüm payları "evrak"tan soyutlanmıştır. Yani, bir anonim şirket borsaya kote olup da sermayesinin sadece yüzde otuzu borsada işlem görüyorsa tüm sermaye senetten soyutlanmış ve tüm sermaye kayden izlenir hâle gelmiştir. Bu şirketler için "halka açık anonim şirket" ibaresi bilinçli olarak kullanılmamıştır. Çünkü "halka açık anonim şirket" terimi geniş bir kavram olup hem borsa şirketlerini, yani borsaya kayıtlı (kote) şirketleri hem de halka açık olmakla beraber borsaya kote olmayan, yani payları borsada işlem görmeyen anonim şirketleri kapsar. Payları borsada işlem görmeyen halka açık anonim şirketlerin payları kanunun hazırlanış tarihi itibarıyla kayden izlenmemektedir.

Hükmün birinci fıkrası, Sermaye Piyasası Kanununun 10/A maddesi uyarınca kayden izlenen paylara ilişkindir. Halka açık olmakla beraber borsaya kote olmayan anonim şirketlerin payları birinci fıkra kapsamında değildir. Yönetim kurulu kayden izlenen paylarla ilgili olarak "genel kurula katılabilecekler" listesini hazırlarken sadece Merkezi Kayıt Kuruluşundan sağlayacağı paysahipleri çizelgesine dayanır. Bu paylar için pay defteri dikkate alınamaz, giriş kartı verilemez, sadece çizelgeye göre düzenleme yapılır.

İkinci fıkra kayden izlenmeyen paylar hakkındadır. Diğer payların, senede bağlanmış olup olmamalarına, bu paylar için ilmühaber bulunup bulunmamasına ve payların cinsine göre işlem yapılır. Senede bağlanmamış paylar, ilmühaberler, nama yazılı paylar için pay defteri; hamiline yazılı pay senetleri bakımından giriş kartı esas alınır. Diğer fıkralar mevcut düzenlemenin tekrarıdır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 417’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 418… Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

419’uncu madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 419 uncu maddesinin kenar başlığı “III – Toplantı başkanlığı ve iç yönerge” şeklinde, ikinci fıkrasının da aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                Abdurrahman Arıcı                                                                        Ufuk Uras

                         Antalya                                                                                   İstanbul

“(2) Anonim şirket yönetim kurulu, genel kurulun çalışma esas ve usullerine ilişkin kuralları içeren, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından, asgarî unsurları belirlenecek olan bir iç yönerge hazırlar ve genel kurulun onayından sonra yürürlüğe koyar. Bu iç yönerge tescil ve ilan edilir.”

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Anayasanın 124 üncü maddesine göre sadece Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere yönetmelik çıkarabilirler. Yanlış anlamalara yol açmamak için maddenin kenar başlığı ile hükümdeki “iç yönetmelik” terimi yerine “iç yönerge” terimi kullanılmıştır.

BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Kabul edilen önerge doğrultusunda 419’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 420: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Böylece on dördüncü bölüm içindeki maddelerin oylaması tamamlanmıştır.

On beşinci bölüm 421’inci madde ila 450’nci maddeleri kapsamaktadır.

Bölüm üzerinde söz talebi yoktur.

Madde oylamasına geçiyorum.

Madde 421: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 422: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 423: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 424: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 425: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 426: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 427: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

428’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 428 inci maddesinin üçüncü fıkrasında geçen “Borçlar Kanununun 394 üncü” ibaresinin “Türk Borçlar Kanununun 510 uncu” olarak ve beşinci fıkrasında geçen “Borçlar Kanununun 390 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları” ibarelerinin ise “Türk Borçlar Kanununun 506 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları” biçiminde, altıncı fıkrasında geçen “Borçlar Kanununun” ibaresinin ise “Türk Borçlar Kanununun” olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                Abdurrahman Arıcı                        Ufuk Uras                    Ahmet Kenan Tanrıkulu

                         Antalya                                   İstanbul                                      İzmir

                 Ali İhsan Köktürk                                                                      Mustafa Elitaş

                       Zonguldak                                                                                 Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanunu, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 647 nci maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, Türk Borçlar Kanununa uyum sağlanması ve ilgili maddelerine yollamalarda bulunulması amacıyla işbu değişiklik önergesi verilmiştir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 428’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 429: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 430: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 431: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 432: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 433: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 434: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 435: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 436: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 437: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 438: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 439: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 440: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 441: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 442: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 443: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 444: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 445: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 446: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 447: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 448: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 449… Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 450… Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Böylece on beşinci bölüm içindeki maddelerin oylaması tamamlanmıştır.

On altıncı bölüm 451’inci madde ila 480’inci maddeleri kapsamaktadır.

Bölüm üzerinde söz talebi yoktur.

Madde oylamalarına geçiyorum.

Madde 451: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 452: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 453: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

454’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi  Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 454 üncü maddesinin birinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                            Ufuk Uras                    Ahmet Kenan Tanrıkulu

                         Kayseri                                   İstanbul                                      İzmir

                Abdurrahman Arıcı                                                                  Ali İhsan Köktürk 

                         Antalya                                                                                 Zonguldak

“ (1) Genel kurulun esas sözleşmenin değiştirilmesine, yönetim kuruluna sermayenin artırılması konusunda yetki verilmesine dair kararıyla yönetim kurulunun sermayenin artırılmasına ilişkin kararı imtiyazlı paysahiplerinin haklarını ihlâl edecek nitelikte ise bu karar anılan paysahiplerinin yapacakları özel bir toplantıda, aşağıdaki hükümler uyarınca, alacakları bir kararla onanmadıkça uygulanamaz.”

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN -  Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN -  Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Kayıtlı sermaye sisteminde yönetim kurulunun kararının imtiyazlı paysahiplerinin haklarını ihlâl edebileceği dikkate alınarak, Avrupa Ekonomik Topluluğunun ilgili yönergesi gereği hükme açıklık getirilmiştir.

BAŞKAN -  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 454’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 455: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 456: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 457: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 458: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 459: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 460: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

461’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 461 inci maddesinin ikinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümlenin eklenmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                            Ufuk Uras                    Ahmet Kenan Tanrıkulu

                         Kayseri                                   İstanbul                                      İzmir

                Abdurrahman Arıcı                                                                  Ali İhsan Köktürk

                         Antalya                                                                                 Zonguldak

"Yönetim kurulu, rüçhan hakkının sınırlandırılmasının veya kaldırılmasının gerekçelerini; yeni payların primli ve primsiz çıkarılmasının sebeplerini; primin nasıl hesaplandığını bir rapor ile açıklar. Bu rapor da tescil ve ilân edilir."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Hüküm şeffaflık ilkeleri bağlamında ve AB yönergeleriyle uyum sağlamak amacıyla kaleme alınmıştır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen önerge doğrultusunda 461’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 462: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 463: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 464: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 465: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 466: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 467: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 468: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 469: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 470: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 471: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 472: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

473’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96  sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 473 üncü maddesinin birinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini ve maddeye aşağıdaki altıncı fıkranın eklenmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                       Ufuk Uras                                                                        Abdurrahman Arıcı

                         İstanbul                                                                                    Antalya

"(1) Bir anonim şirket sermayesini azaltarak, azaltılan kısmın yerine geçmek üzere bedelleri tamamen ödenecek yeni paylar çıkarmıyorsa, genel kurul, esas sözleşmenin gerektiği şekilde değiştirilmesini karara bağlar. Genel kurul toplantısına ilişkin çağrı ilânlarında, mektuplarda ve internet sitesi bildiriminde, sermaye azaltılmasına gidilmesinin sebepleri ile azaltmanın amacı ve azaltmanın ne şekilde yapılacağı ayrıntılı bir şekilde ve hesap verme ilkelerine uygun olarak açıklanır. Ayrıca yönetim kurulu bu hususları içeren bir raporu genel kurula sunar, genel kurulca onaylanmış rapor tescil ve ilân edilir."

"(6) Bu madde ile 474 ve 475 inci maddeler, kayıtlı sermaye sisteminde çıkarılmış sermayenin azaltılmasına kıyas yoluyla uygulanır."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçe…

Gerekçe:

Avrupa Birliğinin ilgili yönergesine uygun olarak ve şeffaflık ilkesi de dikkate alınarak, birinci fıkraya son iki cümle eklenmiştir.

Madde kenar başlığı göz önüne alındığında 473, 474 ve 475 inci maddelerin kayıtlı sermayede çıkarılmış sermayenin azaltılmasına uygulanıp uygulanmayacağı tereddütlerini ortadan kaldırmak amacıyla maddeye altıncı fıkranın eklenmesi uygun görülmüştür.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 473’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 474: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

475’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 475 inci maddesinin birinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                       Ufuk Uras                                                                        Abdurrahman Arıcı

                         İstanbul                                                                                    Antalya

"(1) Sermaye, ancak alacaklılara verilen sürenin sona ermesinden ve beyan edilen alacakların ödenmesinden veya teminat altına alınmasından sonra azaltılabilir; aksi hâlde alacaklılar şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde sermayenin azaltılması işleminin tescilinin ilân edilmesinden itibaren iki yıl içinde sermayenin azaltılmasının iptali davası açabilirler. Teminatın yetersizliği hâlinde de yargı yolu açıktır."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Alacaklıların sermayenin azaltılması işleminin iptali davası bağlamında mahkemeye başvurma hakları açıkça belirtilmiş davanın zamanaşımı süresi belirtilmiş, bu sebeplerle birinci fıkra yeniden düzenlenmiştir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 475’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 476: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 477: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 478: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 479: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 480: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Böylece, on altıncı bölümde yer alan maddelerin oylanması tamamlanmıştır.

On yedinci bölüm 481’inci madde ila 510’uncu maddeleri kapsamaktadır.

Bölüm üzerinde söz yoktur.

Maddelerin oylamasına geçiyorum:

Madde 481: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 482: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 483: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 484: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 485: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 486: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 487: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 488: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 489: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 490: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 491: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 492: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 493: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 494: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 495: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

496’ncı madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 496 ncı maddesinin birinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                       Ufuk Uras                                                                        Abdurrahman Arıcı

                         İstanbul                                                                                    Antalya

“(1) Borsaya kote edilmiş nama yazılı payların borsada satılmaları hâlinde, Merkezî Kayıt Kuruluşu, Sermaye Piyasası Kurulunun düzenlemelerine uygun olarak devredenin kimliğini ve satılan payların sayısını şirkete bildirir veya şirketin bu bilgilere teknik erişimini sağlar.”

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Hüküm Merkezî Kayıt Kuruluşunun isteği doğrultusunda değiştirilmiştir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 496’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 497: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 498: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 499: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 500: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 501: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 502: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 503: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 504: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 505: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 506: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 507: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 508: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 509: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 510: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Böylece, on yedinci bölümde yer alan maddelerin oylaması tamamlanmıştır.

On sekizinci bölüm 511’inci maddeler ila 540’ıncı maddeler arasını kapsamaktadır.

Bölüm üzerinde söz yoktur.

Oylamaya geçiyorum:

Madde 511: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 512: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 513:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 514:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 515:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

516’ncı madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte  olan 96  sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 516 ncı maddesine aşağıdaki üçüncü fıkranın eklenmesini arz ve teklif ederiz. 

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri                                      İzmir                                   Zonguldak

                       Ufuk Uras                                                                        Abdurrahman Arıcı

                         İstanbul                                                                                    Antalya

"(3) Hem anonim şirketler hem de şirketler topluluğu bakımından, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun zorunlu asgarî içeriği, ayrıntılı olarak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından bir yönetmelikle düzenlenir."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Bu konuda düzenleme yapma yetkisi ilgili bakanlık olan Sanayi ve Ticaret Bakanlığına verilmiştir. Avrupa Birliğinin yönetim kurulunun yıllık raporunun içeriğine ilişkin düzenlemeleri çok ayrıntılı olduğundan ve bunlar oldukça sık değiştirildiklerinden Kanuna temel ilkelerin konulması ve ayrıntılı düzenlemenin idarî tasarrufa bırakılması uygun görülmüştür. Sanayi ve Ticaret Bakanlığının Avrupa Birliğinin düzenlemelerini dikkate alması gereklidir. Hükümde tebliğin ayrıntılı olmasına bilinçli şekilde vurgu yapılmıştır. Çünkü faaliyet raporu çok yönlü şeffaflığı sağlayan en önemli araçlardan biridir ve finansal tablolarla ilgili kısımları denetime tabidir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 516’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 517:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 518:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 519:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 520:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 521:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 522:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 523:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 524:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 525:  Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 526: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 527: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 528: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 529: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 530: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 531: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 532: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 533: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 534: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 535: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 536: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 537: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 538: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 539: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 540: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Böylece, on sekizinci bölüm içinde yer alan maddelerin oylanması tamamlanmıştır.

Bölüm on dokuz 541’inci maddeler ila 570’inci maddeleri kapsamaktadır.

Bölüm üzerinde söz talebi yoktur.

Maddelerin oylamasına geçiyorum:

Madde 541: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 542: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 543: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 544: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 545: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 546: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 547: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 548: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 549: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 550: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 551: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

552’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

TBMM Başkanlığına

Tasarının 552 nci maddesindeki “veya başka bir şirket kurmak” ibaresinin Tasarı metninden çıkarılması arz olunur.

            Mehmet Akif Hamzaçebi                 Halil Ünlütepe                      Ali İhsan Köktürk

                         Trabzon                             Afyonkarahisar                           Zonguldak

             Ferit Mevlüt Aslanoğlu                                                                   Tayfur Süner

                         Malatya                                                                                    Antalya

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Katılmıyoruz Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Hamzaçebi, buyurunuz efendim.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 552’nci maddesi son derece önemli bir konuyu düzenlemektedir. İzinsiz olarak şirketlerin halktan para toplamasını, halka arz yoluyla para toplamasını, sermaye toplamasını düzenleyen, daha doğrusu bu konuda belli yasakları ve müeyyideleri getiren bir maddedir bu.

Hükûmet tasarısında yer alan madde, 552’nci madde komisyonda değiştirilmiş ve komisyon metni bambaşka bir şekle dönmüştür. Hükûmet tasarısında 552’nci madde, bir anonim şirket kurmak için halka arzı düzenliyor iken, komisyon, 552’nci maddeye “Bir anonim veya başka bir şirket kurmak için…” ibaresini, düzeltmesini getirmiştir. Hâlbuki sermayesi halka arz edilebilecek şirketler Sermaye Piyasası Kanunu’nda düzenlenmiştir. Öyle anlaşılıyor ki Türk Ticaret Kanunu o kapsamla yetinmemiş, daha geniş bir kapsamı düzenlemeye çalışmıştır. Sermaye Piyasası Kanunu’nda düzenlenenler dışındakilerin de halka arz yoluyla sermaye toplayabileceğini düzenlemektedir. Ancak, burada şu ortaya çıkmaktadır, yani “bir kolektif şirketin dahi halka arz yoluyla sermaye toplayabileceği” gibi bir ihtimal gündeme gelmektedir. Türk Ticaret Kanunu’nun böylesi bir düzenlemeyi teşvik etmesi düşünülemez, burada bir sorun olduğu kanaatindeyim. 2499 sayılı Kanun’un -Sermaye Piyasası Kanunu’nun- çizdiği çerçeve dışına taşabilir tabii ki Türk Ticaret Kanunu, başka düzenlemeler getirebilir ama bir an, kolektif şirketin sermayesini halka arz etmesi yoluyla bir düzenlemede dahi “Sermaye Piyasası Kurulundan izin alması” şeklindeki bir düzenlemenin Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nda yer almaması gerekir. Yani, burada, sanki Hükûmet tasarısı değiştirilerek 2499 sayılı Kanun dışındaki şirketlerin de halka gitmesi, para toplaması gibi sakıncalı bir durum teşvik edilmek istenmektedir. Burada iyi niyetli bir yaklaşım görmüyorum. “Kötü niyet vardır.” demiyorum ama eğer kötü niyet yoksa bu düzenleme dikkate ihtiyaç duyan bir düzenlemedir, dikkatten kaçmıştır. O nedenle “veya başka bir şirket kurmak” ibaresinin tasarı metninden çıkarılması suretiyle anonim şirketlere münhasır olarak bu düzenlemeyi yapmayı daha doğru buluyorum.

Bunu ifade etmek için söz aldım. Sözlerimi bitirirken hepinize saygılar sunuyorum.  (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Hamzaçebi.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

552’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… 552’nci madde kabul edilmiştir.

Madde 553: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 554: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 555: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 556: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 557: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 558: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 559: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 560: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 561: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

562’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 562 nci maddesinin on ikinci fıkrasının birinci cümlesinde geçen “sermayesi paylara bölünmüş anonim komandit şirkette yönetici olan komandite ortaklar” ibaresinin “sermayesi paylara bölünmüş komandit şirkette yönetici olan komandite ortaklar” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Mustafa Elitaş                  Ahmet Kenan Tanrıkulu              Ali İhsan Köktürk

                         Kayseri