DÖNEM: 23 YASAMA
YILI: 5
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK DERGİSİ
CİLT : 90
51’inci Birleşim
13 Ocak 2011 Perşembe
(Bu Tutanak Dergisi’nde yer alan ve kâtip üyeler tarafından
okunmuş bulunan her tür belge ile konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve
tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak yazılmıştır.)
İ Ç İ N D E K İ L E R
I. -
GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III.
- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları
1.- Aydın
Milletvekili Ali Uzunırmak’ın, Aydın ilinde yaşanan sel afetine ilişkin gündem
dışı konuşması
2.- Muğla
Milletvekili Gürol Ergin’in, güncel tarımsal konulara ilişkin gündem dışı
konuşması
3.- Malatya
Milletvekili Ömer Faruk Öz’ün, Devlet Su İşlerinin Malatya ilinde yapmış olduğu
yatırımlara ilişkin gündem dışı konuşması
IV.-
AÇIKLAMALAR
1.- Aydın
Milletvekili M. Fatih Atay’ın, Aydın ilinde yaşanan sel afetine ilişkin
açıklaması
2.- Aydın
Milletvekili Ahmet Ertürk’ün, Aydın ilinde yaşanan sel afetine ilişkin
açıklaması
3.- Adana
Milletvekili Yılmaz Tankut’un, eski Seyhan Belediyesi Başkanı Adana Büyükşehir
Belediye Meclisi üyesi Ahmet Cevdet Yağ’ın menfur bir saldırı sonucu hayatını
kaybetmesine ilişkin açıklaması
4.- Aydın
Milletvekili Mehmet Erdem’in, Aydın ilinde yaşanan sel afetine ilişkin
açıklaması
5.- Muğla
Milletvekili Mehmet Nil Hıdır’ın, Muğla Milletvekili Gürol Ergin’in, güncel
tarımsal sorunlar hakkındaki gündem dışı konuşmasına ilişkin açıklaması
6.- Ardahan
Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’dan geçen Kura Nehri’nin Karadeniz’e
akıtılmasına ilişkin açıklaması
V.-
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) Meclis Araştırması Önergeleri
1.- Adıyaman
Milletvekili Şevket Köse ve 26 milletvekilinin, faili meçhul cinayetlerin
araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/989)
2.- BDP Grubu
adına Grup Başkan Vekili Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, pnömokonyoz
hastalığının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/990)
3.- Gaziantep
Milletvekili Hasan Özdemir ve 22 milletvekilinin, yolsuzluk sorununun
araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/991)
4.- Gaziantep
Milletvekili Hasan Özdemir ve 21 milletvekilinin, yoksulluk sorununun sosyal
şiddet ve toplumsal barış üzerindeki etkilerinin araştırılarak alınması gereken
önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
(10/992)
B) Tezkereler
1.- Spor
Kulüplerinin Sorunları ile Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak Alınması
Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu
Başkanlığının, İngiltere ve İspanya’da inceleme çalışması yapmasına; gidecek
komisyon üyelerinin sayıları ve inceleme süresinin tespit edilmesine ilişkin
Başkanlık tezkeresi (3/1375)
VI.-
KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
A) Kanun Tasarı ve Teklifleri
1.- Türk Ticaret
Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)
2.- Radyo ve
Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun Tasarısı ile
Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm; Avrupa Birliği Uyum ve Anayasa
Komisyonları Raporları (1/883) (S. Sayısı: 568)
3.- Türk Ticaret
Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet
Komisyonu Raporu (1/487) (S. Sayısı: 131)
4.- Bazı Kamu
Kurum ve Kuruluşlarının Bir Kısım Borç ve Alacaklarının Düzenlenmesine Dair Kanun
Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/877) (S. Sayısı: 535)
5.- İller Bankası
Anonim Şirketi Hakkında Kanun Tasarısı ile 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü
Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Hükmünde Kararname ve İçişleri ile Plan ve Bütçe Komisyonları
Raporları (1/371, 1/101) (S. Sayısı: 477)
6.- Türkiye
Cumhuriyeti ile Arjantin Cumhuriyeti Arasında Veterinerlik Alanında İşbirliği
Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri
Komisyonu Raporu (1/299) (S. Sayısı: 79)
7.- Türkiye
Cumhuriyeti ile Arjantin Cumhuriyeti Arasında Bitki Koruma Alanında İşbirliği
Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri
Komisyonu Raporu (1/303) (S. Sayısı: 511)
8.- Türkiye
Cumhuriyeti Hükûmeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Sağlık
Alanında İşbirliğine İlişkin Anlaşmaya Ek Protokolün Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Dışişleri Komisyonu Raporu (1/984) (S.
Sayısı: 588)
B) Yeniden Görüşmeleri Yapılan Tasarılar / Teklifler
(Tekriri müzakere)
1.- Türk Ticaret
Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96) (4, 5, 22,
23 ve 56’ncı maddeler)
VII.-
ÖNERİLER
A) Danışma Kurulu Önerileri
1.- Gündemdeki
sıralama ile Genel Kurulun çalışma gün ve saatlerinin yeniden düzenlenmesine;
18, 19 ve 20 Ocak 2011 tarihlerinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin
çalışmalarına 3 gün ara verilmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi
2.- 96 sıra
sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın, 4, 5, 22, 23 ve 56’ncı maddelerinin
yeniden görüşülmesine dair Adalet Komisyonu Başkanlığının istemine ilişkin
Danışma Kurulu önerisi
VIII.-
OYLAMALAR
1.- Türkiye
Cumhuriyeti ile Arjantin Cumhuriyeti Arasında Veterinerlik Alanında İşbirliği
Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması
2.- Türkiye
Cumhuriyeti ile Arjantin Cumhuriyeti Arasında Bitki Koruma Alanında İşbirliği
Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması
3.- Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık
Alanında İşbirliğine İlişkin Anlaşmaya Ek Protokolün Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması
IX.-
YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1.- Adana
Milletvekili Hulusi Güvel’in, etik davranış ilkelerini ihlal eden personele
ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı
(7/17558)
2.- İzmir
Milletvekili Bülent Baratalı’nın, Kastamonu-İnebolu’da elektrik kesintisi nedeniyle
yaşanan bir olaya ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner
Yıldız’ın cevabı (7/17560)
3.- Adana
Milletvekili Yılmaz Tankut’un, TBMM uzantılı elektronik posta adreslerine
gönderilen mesajlara,
Milletvekillerinden
e-devlet üzerinden randevu alınırken yaşanan soruna,
İlişkin soruları
ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Nevzat Pakdil’in cevabı
(7/17586), (7/17587)
4.- Kırklareli
Milletvekili Turgut Dibek’in, yapılan bir ihaleye ve ihaleyi alan şirkete
ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Nevzat Pakdil’in
cevabı (7/17659)
5.- Giresun
Milletvekili Murat Özkan’ın, TBMM başkanvekilinin bir uygulamasına ilişkin
sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mehmet Ali Şahin’in cevabı
(7/17734)
I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu
saat 13.00’te açılarak dört oturum yaptı.
Mardin
Milletvekili Cüneyt Yüksel, yatılı ilköğretim bölge okullarında ve Mardin
Mazıdağı Yatılı İlköğretim Bölge Okulunda son yıllarda yapılan çalışmalara,
Muş Milletvekili
M. Nuri Yaman, kamuda kullanılan araçların fazlalığı ve ülke ekonomisine
getirdiği yük ile koruma hizmetlerine araç tahsislerindeki olumsuzluklara,
İzmir
Milletvekili Mehmet Ali Susam, esnafların ve taksici esnafının sorunlarına,
İlişkin gündem
dışı birer konuşma yaptılar.
Adıyaman
Milletvekili Şevket Köse, yatılı ilköğretim bölge okullarına ilişkin bir
açıklamada bulundu.
Gaziantep
Milletvekili Hasan Özdemir ve 22 milletvekilinin, özel güvenlik elemanlarının
sorunlarının (10/985),
Şanlıurfa
Milletvekili İbrahim Binici ve 19 milletvekilinin, GAP’ın tamamlanmasının
önündeki engellerin (10/987),
Araştırılarak
alınması gereken önlemlerin belirlenmesi;
Siirt
Milletvekili Osman Özçelik ve 19 milletvekilinin, Aselsan’da görev yapan
mühendislerin ölümleri ile ilgili iddiaların araştırılması (10/986),
Ardahan
Milletvekili Ensar Öğüt ve 25 milletvekilinin, Cemil Kırbayır’ın ölümü ile
ilgili iddiaların araştırılması (10/988);
Amacıyla bir
Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine
sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve ön görüşmelerinin, sırası
geldiğinde yapılacağı açıklandı.
Gündemin “Kanun
Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının:
1’inci sırasında
bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun
olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı
ve Adalet Komisyonu Raporu’nun (1/324) (S. Sayısı: 96),
2’nci sırasında
bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun
olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Radyo ve Televizyonların
Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar,
Ulaştırma ve Turizm; Avrupa Birliği Uyum ve Anayasa Komisyonları Raporlarının
(1/883) (S. Sayısı: 568)
5’inci sırasında
bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun
olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Ticaret Kanununun
Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu
Raporu’nun (1/487) (S. Sayısı: 131)
Görüşmeleri
komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.
3’üncü sırasında
bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun
olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/574) (S. Sayısı: 393),
4’üncü sırasında
bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun
olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Borçlar Kanununun
Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu
(1/674) (S. Sayısı: 375),
Görüşmeleri
tamamlanarak kabul edildi ve kanunlaştı.
Yalova
Milletvekili Muharrem İnce, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in konuşmasına ilişkin
bir açıklamada bulundu.
13 Ocak 2011
Perşembe günü, alınan karar gereğince saat 13.00’te toplanmak üzere birleşime
19.02’de son verildi.
|
Şükran Güldal MUMCU |
|
Başkan Vekili |
|
|
|
Gülşen ORHAN Bayram
ÖZÇELİK |
|
Van Burdur |
|
Kâtip Üye Kâtip
Üye |
No.: 63
II.- GELEN KÂĞITLAR
13 Ocak 2011 Perşembe
Raporlar
1.- Güneydoğu Avrupa (GDA)
Kültür Bakanları Konseyi Şartnamesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/392) (S. Sayısı: 592) (Dağıtma
tarihi: 13.01.2011) (GÜNDEME)
2.- Türkiye Cumhuriyeti
Hükümeti ile İtalya Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sinematografik Ortak Yapım
Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri
Komisyonu Raporu (1/402) (S. Sayısı: 593) (Dağıtma tarihi: 13.01.2011) (GÜNDEME)
3.- Türkiye Cumhuriyeti
Hükümeti ile Etiyopya Demokratik Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Tarım Alanında
Teknik, Bilimsel ve Ekonomik İşbirliği Protokolunun Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Tarım, Orman ve Köyişleri ile Dışişleri Komisyonu
Raporları (1/406) (S. Sayısı: 594) (Dağıtma tarihi: 13.01.2011) (GÜNDEME)
4.- Türkiye Cumhuriyeti
Hükümeti ile Federal Demokratik Etiyopya Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Turizm
Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı ile Dışişleri Komisyonu Raporu (1/424) (S. Sayısı: 595) (Dağıtma tarihi:
13.01.2011) (GÜNDEME)
5.- Ankara Milletvekili
Yılmaz Ateş’in; 28.3.1983 Tarih ve 2809 Sayılı Yükseköğretim Kurumları
Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37
nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/589) (S. Sayısı: 599) (Dağıtma
tarihi: 13.01.2011) (GÜNDEME)
Yazılı Soru Önergesi
1.- Giresun Milletvekili
Murat Özkan’ın, TBMM Başkanvekilinin bir uygulamasına ilişkin Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/17734) (Başkanlığa geliş
tarihi: 06/01/2011)
Meclis Araştırması Önergeleri
1.- Adıyaman Milletvekili
Şevket Köse ve 26 Milletvekilinin, faili meçhul cinayetlerin araştırılarak
alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması
açılmasına ilişkin önergesi (10/989) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.11.2010)
2.- BDP Grubu adına Grup
Başkanvekili Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, pnömokonyoz hastalığının
araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/990) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.11.2010)
3.- Gaziantep Milletvekili
Hasan Özdemir ve 22 Milletvekilinin, yolsuzluk sorununun araştırılarak alınması
gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına
ilişkin önergesi (10/991) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.11.2010)
4.- Gaziantep Milletvekili
Hasan Özdemir ve 21 Milletvekilinin, yoksulluk sorununun sosyal şiddet ve
toplumsal barış üzerindeki etkilerinin araştırılarak alınması gereken
önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin
önergesi (10/992) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.11.2010)
Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri
1.- Gaziantep Milletvekili
Yaşar Ağyüz’ün, THY’ye ait uçaklarda dağıtılan gazetelere ilişkin Başbakandan
yazılı soru önergesi (7/17124)
2.- Konya Milletvekili Atilla
Kart’ın, Konya’da bir devlet memuruna verilen cezaya ilişkin Başbakandan yazılı
soru önergesi (7/17128)
3.- Konya Milletvekili Atilla
Kart’ın, bir kişiye verilen işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesine
ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/17129)
4.- İstanbul Milletvekili
Mehmet Ufuk Uras’ın, Çeçen sığınmacıların bazı sorunlarına ilişkin Başbakandan
yazılı soru önergesi (7/17134)
5.- Mersin Milletvekili Ali
Rıza Öztürk’ün, Anayasa Mahkemesi raportörüyle ilgili
basında çıkan haberlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/17136)
6.- İzmir Milletvekili Kemal
Anadol’un, bir televizyon kanalının satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru
önergesi (7/17137)
7.- İzmir Milletvekili Oğuz
Oyan’ın, Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesinti oranının artırılmasına
ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/17138)
8.- İstanbul Milletvekili
Ayşe Jale Ağırbaş’ın, Haydarpaşa Garında çıkan yangına ilişkin Başbakandan
yazılı soru önergesi (7/17140)
9.- İstanbul Milletvekili
Mehmet Sevigen’in, Haydarpaşa Garında çıkan yangına ilişkin Başbakandan yazılı
soru önergesi (7/17141)
10.- Mersin Milletvekili Ali
Rıza Öztürk’ün, cami ve türbe yapım ve onarım işlerine ilişkin Başbakandan
yazılı soru önergesi (7/17143)
11.- İzmir Milletvekili
Selçuk Ayhan’ın, kurum yemekhanelerinde üst düzey yöneticilere özel bölüm ayrılmasına
ve bir iddiaya ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru
önergesi (7/17152)
12.- Tokat Milletvekili Reşat
Doğru’nun, şöförlerin sosyal güvenceye kavuşturulmasına ilişkin Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/17153)
13.- Siirt Milletvekili Osman
Özçelik’in, Kurtalan Belediyesinin çöp konteynırlarının
toplatılmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17161)
14.- Van Milletvekili Fatma
Kurtulan’ın, bir gazetenin dağıtıcılarına yönelik saldırı iddialarına ilişkin
İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17162)
15.- Konya Milletvekili
Atilla Kart’ın, Konya Atatürk Stadyumunun yıkılacağı iddialarına ilişkin
İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17163)
16.- Adana Milletvekili
Hulusi Güvel’in, 2004-2010 yılları arasında Osmaniye İl Özel İdaresinden maden
işletme ruhsatı alan işletmelere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru
önergesi (7/17164)
17.- Adana Milletvekili Nevin
Gaye Erbatur’un, kadına karşı şiddetle ilgili resmi istatistiklere ilişkin
İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17165)
18.- Van Milletvekili Fatma
Kurtulan’ın, Van’da bir gazete dağıtıcısının baskı ve tehdide maruz kaldığı
iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17166)
19.- Muş Milletvekili M. Nuri
Yaman’ın, Malazgirt’teki büyükbaş hayvan hırsızlığına ilişkin İçişleri
Bakanından yazılı soru önergesi (7/17167)
20.- Samsun Milletvekili Osman
Çakır’ın, Başkent Doğalgaz A.Ş.’nin hizmetlerine ilişkin Maliye Bakanından
yazılı soru önergesi (7/17169)
21.- Mersin Milletvekili
Behiç Çelik’in, Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesinti oranının
artırılmasına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/17170)
22.- Yozgat Milletvekili
Mehmet Ekici’nin, yeniden yapılan KPSS Eğitim Bilimleri sınavına ilişkin Milli
Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/17171)
23.- Yozgat Milletvekili
Mehmet Ekici’nin, KPSS sonucunu öğrenmek isteyenlerden şifre istenmesine
ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/17172)
24.- Yozgat Milletvekili
Mehmet Ekici’nin, hangi üniversite mezunlarının sağlık bilimleri lisansiyeri
sayılacağına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi
(7/17173)
25.- Yozgat Milletvekili
Mehmet Ekici’nin, otuz günden fazla rapor alan sözleşmeli öğretmenlerin
sözleşmelerinin feshedilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru
önergesi (7/17174)
26.- Zonguldak Milletvekili
Ali İhsan Köktürk’ün, yönetici atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından
yazılı soru önergesi (7/17175)
27.- Hatay Milletvekili
Süleyman Turan Çirkin’in, 18. Milli Eğitim Şurası Genel Kurul kararlarına
ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/17176)
28.- Hatay Milletvekili
Süleyman Turan Çirkin’in, öğretmenlerin mali durumlarına ilişkin Milli Eğitim
Bakanından yazılı soru önergesi (7/17177)
29.- Giresun Milletvekili
Murat Özkan’ın, aday öğretmenler için hazırlanan rehbere ilişkin Milli Eğitim Bakanından
yazılı soru önergesi (7/17178)
30.- Balıkesir Milletvekili
Ergün Aydoğan’ın, 18. Milli Eğitim Şurasında kabul edilen bir maddeye ilişkin
Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/17179)
31.- Gaziantep Milletvekili
Hasan Özdemir’in, Gaziantep’te bazı branş dersleri
için görevlendirilen öğretmenlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru
önergesi (7/17180)
32.- Zonguldak Milletvekili
Ali İhsan Köktürk’ün, okul isimlerinin değiştirildiği iddialarına ilişkin Milli
Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/17181)
33.- Mersin Milletvekili Ali
Rıza Öztürk’ün, sözleşmeli öğretmenlerin kadrolu statüsüne geçirilip
geçirilmeyeceklerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi
(7/17182)
34.- Mersin Milletvekili Ali
Rıza Öztürk’ün, okul binası yapım ve onarımlarına ilişkin Milli Eğitim
Bakanından yazılı soru önergesi (7/17183)
35.- Muş Milletvekili M. Nuri
Yaman’ın, Muş’un ilçe ve köylerindeki okullarda kırtasiye ihtiyacına ilişkin
Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/17184)
36.- Gaziantep Milletvekili
Hasan Özdemir’in, Gaziantep’in işsizlik sorununa ilişkin Sanayi ve Ticaret
Bakanından yazılı soru önergesi (7/17188)
37.- Kahramanmaraş
Milletvekili Mehmet Akif Paksoy’un, bir kooperatifin üyelerine usulsüz olarak
hayvancılığı teşvik kredisi kullandırıldığı iddialarına ilişkin Tarım ve
Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17189)
38.- İzmir Milletvekili
Selçuk Ayhan’ın, tarımsal desteklere ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından
yazılı soru önergesi (7/17190)
39.- Tokat Milletvekili Reşat
Doğru’nun, Kurban Bayramı nedeniyle yapılan hayvan ithaline ilişkin Tarım ve
Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17191)
40.- Kırklareli Milletvekili
Turgut Dibek’in, GDO’lu ürünlerin üretim, ithalat ve denetimine ilişkin Tarım
ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17192)
41.- Adıyaman Milletvekili
Şevket Köse’nin, Adıyaman’da hububat destekleme ödemelerinin durdurulmasına
ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17193)
42.- Gaziantep Milletvekili
Hasan Özdemir’in, çiftçilerin sorunlarına ve eğitimlerine ilişkin Tarım ve
Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17194)
43.- Gaziantep Milletvekili
Hasan Özdemir’in, Gaziantep’de TMO’nun faaliyetlerine ilişkin Tarım ve
Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17195)
44.- Giresun Milletvekili
Murat Özkan’ın, bir gazete haberindeki iddialara ilişkin Milli Savunma
Bakanından yazılı soru önergesi (7/17196)
45.- İzmir Milletvekili Kemal
Anadol’un, Suudi Arabistan Kralının Türkiye ziyareti sırasında verdiği
hediyelere ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/17197)
46.- Gaziantep Milletvekili
Hasan Özdemir’in, milli gelir hesaplamalarına ve gelir dağılımına ilişkin
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi
(7/17199)
47.- Zonguldak Milletvekili
Ali İhsan Köktürk’ün, TRT’deki bir programla ilgili açıklamasına ilişkin Kültür
ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/17200)
48.- Muş Milletvekili M. Nuri
Yaman’ın, Muş’un ilçelerindeki PTT Müdürlüklerindeki personel ihtiyacına
ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/17201)
13 Ocak 2011 Perşembe
BİRİNCİ
OTURUM
Açılma
Saati: 13.03
BAŞKAN:
Başkan Vekili Şükran Güldal MUMCU
KÂTİP
ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Gülşen ORHAN (Van)
BAŞKAN – Sayın
milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 51’inci Birleşimini açıyorum.
Toplantı yeter
sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.
Gündeme geçmeden
önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.
Gündem dışı ilk
söz, Aydın ilinde yaşanan afet hakkında söz isteyen Aydın Milletvekili Ali
Uzunırmak’a aittir. (MHP sıralarından alkışlar)
Buyurunuz Sayın
Uzunırmak.
III.-
GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları
1.-
Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak’ın, Aydın ilinde yaşanan sel afetine ilişkin
gündem dışı konuşması
ALİ UZUNIRMAK
(Aydın) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 10 Aralık, sabah saat dokuz
civarında Aydın ilimizin Koçarlı ilçesi Güdüşlü köyü merkezli yaşanan afet ile
ilgili söz aldım. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Tabii ki, bir
bölgenin yaşadığı afetle ilgili bir milletvekilinin aldığı sözde burada
Hükûmetten hiçbir sayın bakanın olmamasını yüce Meclisin ve halkımızın
dikkatine sunmak istiyorum. Hemen konuşmamın başında öncelikli olarak, fedakârca
çalışan kurumlarımıza, Aydın’da hizmet eden bürokratlarımıza ve bilhassa İl
Genel Meclisi üyelerimize ve afette yaraları sarmaya çalışan hayırsever
vatandaşlarımıza, bir çiftçi bölgesi olması dolayısıyla çok aşırı duyarlılık
gösteren bir kooperatifimiz olan tarım satış kooperatiflerimize çok teşekkür
ettiğimi ifade etmek istiyorum.
Değerli
milletvekilleri, Acil Afet İşleri Aydın Şube Müdürlüğünün yaptığı tespitlere
göre 360 haneli olan Güdüşlü köyümüzde 60 hane kullanılmaz hâle gelmiştir. 4 ev
ve 16 müştemilatın tamamen yıkıldığını, 47 evin 40 müştemilat, 171 ev eşyası, 9
iş yeri, 15 binek aracı, 12 traktör, 29 tarım alet ve makinesi, 125 bahçe
duvarının selden zarar gördüğü bizzat rapora dercedilmiştir. Ayrıca, tabii ki,
bir hanımefendi vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Ona da Allah’tan rahmet
diliyorum ve yakınlarına da başsağlığı diliyorum.
Değerli
milletvekilleri, seldeki debi 420 metreküp/saniyenin üzerine çıkan belki
yüzyılların en büyük bir afeti konumuna gelmiştir. Bu bölgedeki meydana gelen
afette Koçarlı ilçemizin Büyükdere, Güdüşlü, Kasaplar, Yağhanlı, Haydarlı,
Çulhalar, Timinciler, Kızılkaya, Bağcılar, Esentepe, Cincin köyleri ile Yeniköy
ve Bıyıklı beldeleri; Söke’mizin Bağarası beldesi ile Avcılar, Çalışlı,
Burunköy ve Aslanyaylası köylerinde zararlar meydana gelmiştir. İl Genel Meclisimizin tespit ettiği bu zarar komisyonunda aşağı
yukarı sel felaketinden 3 milyon 411 bin TL değerinde ürün, 264.328 TL
değerinde arazi, 1 milyon 96 bin TL değerinde hayvan, 3 milyon 163 bin TL
değerinde tarım aletleri zararı olmak üzere toplam 7 milyon 934 bin 328 bin TL
zarar meydana gelmiştir. Sadece bu çiftçilerimizden yalnız 4 çiftçimizin
zarar eşiği yüzde 40 üzerine çıkabilmiştir.
Bu, tabii ki
zararların karşılanması açısından önemli bir problem meydana getirmektedir.
Sadece kişi zararlarıyla kalmamıştır, aynı zamanda altyapı da harap olmuştur.
Bu konuda duyarlılık gösteren İl Genel Meclisimiz KÖYDES programına alınacak
birtakım katkılarla bu programların bölgeye ağırlık verilmesini istemektedir ve
gönderilecek olan KÖYDES projelerinde bölgeye öncelik verilmesi için Hükûmetin
de dikkatini çekmişlerdir.
Değerli
milletvekilleri, tabii ki, böyle bir afette bir belediyenin altyapısından
gördüğü zararda hangi partiye mensup olduğunun hiç gözetilmemesi gerekir. Köy
muhtarlarının hangi siyasi dünya görüşünde olduğunun hiç gözetilmemesi gerekir
ama oradaki -Türkiye’deki birçok ilçeden büyük olan Bağarası beldemizin
sokakları ve caddeleri aşağı yukarı, yerine göre, 1 metre derinliğinde
çukurlarla harap olmuştur- belediye başkanı iktidar belediye başkanı olmadığı
için ağlamaktadır. Yeniköy belediyesi iktidar mensubu değildir, ağlamaktadır.
Köylerimizdeki yardımların sağlıklı ulaşamamasından vatandaşlarımız mustarip
durumdadır.
Aydın’da tarımsal
üretim her mevsim devam edebilmektedir. Dolayısıyla çiftçimiz çok yoğun zarar
görmüştür ama önümüzde tarımsal faaliyetin daha yoğun olacağı aylar
başlamaktadır. İşte bu aylarda sadece imar alanında değil, ürün ve ürüne destek
olacak gübre, ilaç, tohum gibi birtakım, çiftçinin üretim araçlarının da zarar
gördüğü ortadadır.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Lütfen
sözlerinizi tamamlayınız.
Buyurunuz.
ALİ UZUNIRMAK
(Devamla) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Dolayısıyla
çiftçimizin, borçları ve ürün altyapısına destek olacak üretim malzemelerine,
üretim araçlarına bir an önce kavuşması gerekmektedir. Traktörü, mibzeri gitmiş
bir çiftçinin artık hayata tutunması, üretim araçları olmadan üretim
altyapısına, tohum, gübre gibi ihtiyaçları olmadan devam edebilmesi mümkün
değildir.
Dolayısıyla
çiftçimizin, aynı zamanda bölgedeki çiftçimizin Ziraat Bankası ve tarım kredi
kooperatiflerine olan borçlarının da yapılandırılması için gerekli anlayışın
gösterilmesi ve mevzuata uygun bir şekilde bu ihtiyacın giderilmesine ben
Hükûmetin dikkatini çekmek istiyorum.
İktidar
milletvekili arkadaşlarımızın bizzat Hükûmeti uyarmalarını ve iktidar
milletvekili arkadaşlarımızın, bölgedeki arkadaşlarımızın bölgeyi ziyaret
etmelerini bilhassa rica ediyor, vatandaşımıza geçmiş olsun dileklerimi yüce
Meclisten sunmak istiyor, Meclisi saygılarımla selamlıyorum. (MHP sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ediyoruz Sayın Uzunırmak.
Sayın Atay,
buyurunuz.
IV.-
AÇIKLAMALAR
1.-
Aydın Milletvekili M. Fatih Atay’ın, Aydın ilinde yaşanan sel afetine ilişkin
açıklaması
M. FATİH ATAY
(Aydın) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli
milletvekilleri, bu felaketin olduğundan yirmi dört saat sonra ben olay yerine
gittim. Olay yerine gittiğim zaman, benim partimin ilçe başkanı, belediye
başkanları, İl Genel Meclisi üyeleri, hepsi oradaydı; Milliyetçi Hareket
Partisinin il başkanı, yöneticileri oradaydı; iktidar partisinin, sizin il
başkanınız da geldi, yöneticileriniz de geldi. Orada siyasetçilerin
kendilerinin üzerine düşen görevlerini yerine getirdiğini görmekten büyük bir
mutluluk duydum. Ancak orada eksik olan şey, devletin burada yapması
gerekenleri acilen yapmadığını gördüm. Yirmi dört saat geçmesine karşın
elektrik verilememiş olması, hele hele bu dönemde, bu süreçte verilememiş
olması çok büyük bir ayıptı. Bunda yöneticilerin büyük bir sorumluluğu olduğunu
ve utanç içinde olduklarını, herkesin büyük bir çalışma içerisinde,
elektriksiz, her şeyi yapmak için çaba içerisinde, üşüyen insanların -hava da
çok soğuktu- bunların mağdur olduklarını görmekten büyük üzüntü duydum.
Ayrıca,
insanların içecek suları yoktu. İki belediyemiz su göndermişti ve o
arkadaşlarımızın, bir başka belediye, muhtarın ve arkadaşların ricaları üzerine
bir belediyemize daha su gönderilmesi için rica ettik ve elektrik gelinceye
kadar insanların su ihtiyaçlarının karşılanması için gereken tedbirler
alınmıştır. Bu konuda yöneticilerin sorumlu olarak görevlerini yerine
getirmediklerini, ihmal ettiklerini düşünüyorum.
Teşekkür ederim
Sayın Başkan.
BAŞKAN – Teşekkür
ederiz Sayın Atay.
Sayın Ertürk.
2.-
Aydın Milletvekili Ahmet Ertürk’ün, Aydın ilinde yaşanan sel afetine ilişkin
açıklaması
AHMET ERTÜRK
(Aydın) – Efendim, çok teşekkür ederim Sayın Başkanım.
İlimizde, değerli
milletvekillerimizin de söylediği gibi 10 Aralık 2010 gününde, geçen yılın son
günlerinde büyük bir sel afeti oldu ve bilhassa Koçarlı ilçemiz ve Söke
ilçemiz, bazı beldelerimiz ve köylerimizde büyük taşkınlar meydana geldi,
konutlar yıkıldı; 1 tane vatandaşımız maalesef vefat etti; pek çok tarımsal ekipmanlarımız, alet edevatlarımız, çiftçilerimizin
kullandığı tohumlar, gübreler telef oldu. Tarlalarımıza, ekili dikili
arazilerimize çiftçilerimizin mahsulleri zarar görecek derecede su baskınları
oldu. Tabii, bütün bu zararlar… Altyapı hizmetleri de bozuldu, içme suları,
yollar, kanalizasyonlar, kaldırımlar büyük zararlar gördü. Bunlar için de hemen
başta Aydın Valiliği Koordinasyon Merkezi marifetiyle bir birim oluşturuldu ve
bütün sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere, kamu kurumları, Afet İl
Müdürlüğü, Devlet Su İşleri, Özel İdare, komşu belediyeler, beldeler, bütün
kurum ve kuruluşlar afet bölgesinde gayretli bir çalışma içerisine girdi. Şu
anda Afet İşlerinden de 700 bin lira para bölgemize geldi. Bu para olan
zararlara göre insanlarımıza dağıtıldı. KÖYDES’ten 2 milyon lira zarar ziyan
tespiti için talepte bulunuldu. Bağarası beldemiz için de 262 bin liralık bir
zarar ziyan talebinde bulunuldu. Şu anda bunlar takip ediliyor, yavaş yavaş,
Ankara’ya ulaştığı müddetçe zarar ziyan talepleri ilgili birimlerimiz
tarafından bölgemize gönderiliyor. Tabii, insanlarımızın zararlarını karşılamak
devletimizin asli ödev ve görevlerindendir. Şu anda tarım zararlarını… Ben de
bu hafta bölgeyi ziyaret ettim. Tabii bu bizim üçüncü ziyaretimiz oldu. Diğer
milletvekillerimizle beraber bölgeyi sık sık ziyaret ediyoruz, insanlarımızın
yararlarını, dertlerini sarmak istiyoruz.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Teşekkür
ediyoruz Sayın Ertürk.
Sayın Tankut,
siz…
YILMAZ TANKUT
(Adana) – Efendim, benim, dün Adana’da meydana gelen bir cinayetle ilgili kısa
bir söz talebim var.
BAŞKAN –
Buyurunuz.
Bir dakika süre
vereceğim.
3.-
Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, eski Seyhan Belediyesi Başkanı Adana
Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi Ahmet Cevdet Yağ’ın menfur bir saldırı sonucu
hayatını kaybetmesine ilişkin açıklaması
YILMAZ TANKUT
(Adana) – Teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, dün
Adana’da, Seyhan Belediyesi eski başkanı, Cumhuriyet Halk Partisi Büyükşehir
Belediye Meclis üyesi Ahmet Cevdet Yağ, mezarlıkta, bir yakınının cenazesine
katıldığı esnada menfur bir saldırı sonucu hayatını kaybetmiştir.
Bir dönem
Belediye Başkanı olarak da Adana’ya hizmetleri geçmiş olan merhum Yağ, Meclis
üyeliği göreviyle de kent sorunlarının çözümüne önemli katkılar sunmuş,
sevdiğimiz, saydığımız bir isimdi. Tabii, merhum Ahmet Cevdet Yağ’ı ailesinden,
sevdiklerinden koparan, hemşehrilerimize hizmetten geri bırakan bu hain
saldırıyı şiddetle ve nefretle kınıyorum. Umuyorum ki katil kısa bir sürede
yakalanır ve adalet önünde gerekli cezayı alır.
Bu duygu ve
düşüncelerle merhuma Allah’tan rahmet diliyor, kederli ailesine, bütün
sevenlerine, Cumhuriyet Halk Partisi teşkilatlarına başsağlığı diliyorum.
Söz verdiğiniz
için teşekkür ediyorum.
BAŞKAN – Teşekkür
ederiz Sayın Tankut.
Sayın Erdem, siz
ne için acaba?
MEHMET ERDEM
(Aydın) – Ben de Aydın’daki sel felaketiyle ilgili…
BAŞKAN –
Buyurunuz.
4.-
Aydın Milletvekili Mehmet Erdem’in, Aydın ilinde yaşanan sel afetine ilişkin
açıklaması
MEHMET ERDEM
(Aydın) – Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; Aydın’da yetmiş
seksen yıldan beri görülmeyen şiddette bu Koçarlı bölgemizde bir sel felaketi
yaşandı ve gerçekten, o bölgede yaşayan insanlarımızdan, büyüklerimizden
yaşlılarla konuştuk, “Biz böyle bir sel felaketi görmedik şimdiye kadar.” diye
ifade ettiler ve hemen sel felaketinden sonra devletimizin bütün kurumları
bölgede gereken işlemleri yaptılar, bölge insanımıza sahip çıktılar ve sonuç
itibarıyla Sayın Başbakanımız ve Hükûmetimiz hemen bu bölgeye sahip çıktı, 700
bin lira ilk etapta yaraları sarmak üzere Acil Afet Fonu’ndan Valiliğimize,
Özel İdaremize para aktarıldı, zarar gören ailelerin durumuna göre 5 bin lira
ile 2 bin lira arasında hemen yardımlar yapıldı. Bundan sonraki süreçte de bu yaraların sarılması için kurumlarımız
çalışmaya devam ediyor.
Tabii, burada, bu
arada bizim gerçekten üzüldüğümüz nokta şu: Bazı siyasi arkadaşlarımız bu
insanların acılarını istismar etme düşüncesi içerisinde olarak…
ALİ UZUNIRMAK
(Aydın) – Ayıp Mehmet, ayıp!
M. FATİH ATAY
(Aydın) – Çok ayıp! Sen gelmeden önce ben geldim oraya. Ne demek istismar etmek
ya, çok ayıp!
MEHMET ERDEM
(Aydın) – …bu bölgede beyanatlarıyla halkı âdeta ajite edecek birtakım
davranışlar içerisine, birtakım söylemler içerisine girdiler. Bu, yerel
televizyonlarda Aydın’da ve ulusal TV’de de maalesef gözüktü. Bu hoş bir tutum
olmadı çünkü insanların acıları üzerinden siyaset yapmak siyasetçilere
yakışmıyor.
Teşekkür
ediyorum.
BAŞKAN – Teşekkür
ederiz Sayın Erdem.
ALİ UZUNIRMAK
(Aydın) – Kınıyorum, böyle bir milletvekili anlayışını kınıyorum! Hiç kimse istismar
etmez hiçbir şeyi.
M. FATİH ATAY
(Aydın) – Çok ayıp!
ALİ UZUNIRMAK
(Aydın) – Kimsenin istismar etmeye ne vicdanı yeter ne aklı yeter!
BAŞKAN – Böyle
bir doğal afeti kimsenin istismar etmeyeceği muhakkaktır.
M. FATİH ATAY
(Aydın) – Bizim nezaket ölçülerinde yaptığımız konuş-mayı… Çok ayıp!
ALİ UZUNIRMAK
(Aydın) – Ama herkes sahip çıksın meselesine. Ayıp! Utanmaz herifler! Utanmaz
herifler! Utanmaz!
BAŞKAN - Evet,
devletin gereken yardımı yapması gerekir, kimsenin de siyaseten bunu istismar
etmemesi gerekiyor tabii.
Gündem dışı
ikinci söz, güncel tarımsal konular hakkında söz isteyen Muğla Milletvekili
Gürol Ergin’e aittir.
Buyurunuz Sayın
Ergin. (CHP sıralarından alkışlar)
III.-
GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)
A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları (Devam)
2.-
Muğla Milletvekili Gürol Ergin’in, güncel tarımsal konulara ilişkin gündem dışı
konuşması
GÜROL ERGİN
(Muğla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; Tarım Bakanlığının hazırladığı zey-tincilik
yönetmeliği tasarısı üzerinde görüşlerimi açıklamak üzere söz aldım. Sözlerime
başlarken, Sayın Başkan, sizi, değerli milletvekillerini ve yüce Türk ulusunu
saygıyla selamlıyorum.
Sayın
milletvekilleri, AKP iktidara geldiğinden bu yana, Zeytinciliğin Islahı ve
Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’un, kısaca söylersek, Zeytincilik
Kanunu'nun zeytincilik sahalarını koruyan maddesini değiştirmek için canhıraş
bir çaba gösteriyor. Önce 2004 yılında Maden Yasası değişikliği sırasında
aylarca süren bir ısrarla Zeytincilik Yasası’nı zeytinlik alanlarda maden
aranmasını sağlayacak biçimde değiştirmeye çalıştınız. Yasanın Plan ve Bütçe
Komisyonundaki görüşmeleri sırasında Cumhuriyet Halk Partili milletvekillerinin
ve zeytincilik bölgesi halkının ciddi direnişi karşısında bu değişikliği
yapamadınız.
Bu Meclis, 22’nci
ve 23’üncü dönemde zeytincilik ve zeytinyağı sorunla-rının araştırılması için
araştırma komisyonları kurdu. Bu komisyonlar aylar süren ve tüm zeytincilik
bölgesini kapsayan ayrıntılı çalışmalar yaparak, her biri 300’er sayfalık
raporlar hazırladı. Her iki raporda da şu ifade yer aldı: “Zeytincilik Yasası
açık olarak zeytinlik alanlarda maden arama ve işletme faaliyetine yasak
getirmiştir.” Komisyonca yapılan çalışmalarda zeytin alanlarının korunmasını
amaçlayan bu Kanun’un etkin uygulanmasına gerekli hassasiyetin gösterilmesi
yönünde görüşler tespit edilmiştir. Yani her iki dönemde görev alan komisyonlar
Zeytincilik Yasası’nın zeytinlikleri koruyan maddesine dokunulmaması
gerektiğini raporlarında açıkça belirtmişlerdir. Fakat şu garabete bakın ki,
AKP’li bir kısım milletvekilleri bu raporlardan sonra ve raporlardaki görüşün
tam aksine kanun tekliflerini Meclis Başkanlığına peş peşe sunma gayreti içinde
olmuşlardır. 2009 Ağustosunda Soner Aksoy, Vahit Kirişci ve Haluk Özdalga’nın
imzalarıyla; 2010 Nisanında, Mehmet Nil Hıdır, Abdurrahman Arıcı, Mithat Ekici,
Mehmet Erdem’in imzalarıyla, zeytinlik yasası değiştirilerek zeytinlik
alanlarda yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesisleri
yapılabilmesi teklif edilmiş, bu teklifler itibar görmemiştir. Bu defa, yine
2010 Nisanında, Mustafa Cumur ve Afif Demirkıran imzalarıyla verilen teklifte,
zeytinlik alanların tahribine yönelik istekler daha da genişletilerek zeytinlik
alanlarda yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesisleri
yanında, termal tesisler, maden arama ve işletme faaliyetleriyle geçici
tesisler yapılabileceği hükmü getirilmek istenmiştir. Söz
konusu teklifin Sanayi Komisyonundaki görüşmeleri sırasında, Cumhuriyet Halk
Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisine mensup muhalefet milletvekilleri
yanında, zeytincilik bölgelerimizin ziraat odaları, ziraat mühendisleri
odaları, ticaret ve sanayi odaları, belediye meclisleri, il genel meclisleri,
Marmarabirlik, TARİŞ, Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi teklife şiddetle
karşı çıkmışlar ve söz konusu teklifin bu maddesi tekliften çıkarılmıştır.
Tüm bu
girişimlerden sonuç alınamayınca, bugün, inanılmaz bir olayı yaşıyoruz. Tarım
ve Köyişleri Bakanlığı, gözü gibi koruması gereken zeytinlikleri açgözlü
talancılara açmak için, Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılmasına
Dair Yönetmelik’te değişiklik yapılması için bir tasarı hazırlamış ve bu
tasarıyı, görüşlerini almak amacıyla bir kısım kurum, kuruluşa göndermiştir.
Görüşü istenen kurum, kuruluşlar içinde, konuyla doğrudan ilgili olan ancak bu
yönetmelik değişikliğine evet demeleri söz konusu olmadığı bilinen
Marmarabirlik, TARİŞ, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Ziraat Mühendisleri Odası
yoktur. Bu yönetmelik değişikliğiyle yapılmak istenen, daha önce defaatle
denendiği hâlde yasal olarak yapılamayan değişikliği, ilgili Yönetmelik’i
değiştirerek yapmaktır. Yapılmak istenen, Yönetmelik’in dayanağı olan
Zeytincilik Yasası’na yüzde yüz aykırıdır. Hiçbir yönetmelik, dayanak aldığı
yasaya aykırı olamaz.
Değişiklik
taslağının 2’nci maddesi ile, zeytinlik saha tanımı,
devletin hüküm ve tasarrufu altındaki zeytinlikler olarak belirlenerek,
Zeytincilik Yasası’yla öngörülen yasağın yalnızca devletin hüküm ve tasarrufu
altındaki zeytinlik sahalar için uygulanacağı sonucu yaratılmak istenmektedir. Oysa, adı geçen yasa, yalnızca devletin hüküm ve tasarrufu
altındaki zeytinlik sahaları değil, özel mülkiyete konu olanlar da dâhil tüm
zeytinlikleri kapsamaktadır. Zeytinlik zeytinliktir. Kanun’un kapsamının yönetmelik
hükmüyle daraltılması da mümkün değildir.
Zeytincilik
Yasası’nda “Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede
zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegetatif ve generatif gelişmesine
mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve
işletilemez.” denilmekte. “Zeytinlik sahaları daraltılamaz.” kesin hükmü
getirilerek zeytinlikler korumaya alınmıştır.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Lütfen
sözlerinizi tamamlayınız, buyurunuz.
GÜROL ERGİN
(Devamla) – Kanunun bu kesin hükmüne karşın yönetmelik değişikliği taslağının
3’üncü maddesiyle “Zeytinlik alanlarda, kanunda asla izin verilmeyen, jeotermal
kaynaklı sera yatırımları, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik
üretim tesisleri, madencilik, petrol ve doğal gaz arama ve işletme
faaliyetleri, savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar -lütfen dikkat buyurun-
bakanlıklarca kamu yararı alınmış plan ve yatırımlar yapılır hâle getirilmek
istenmektedir. Bu şu demektir: Zeytinlik alanlar
zeytincilik dışında her faaliyete açıktır.
Değerli
milletvekilleri, bir bakanlık, ilgili yasaya yüzde yüz aykırı böyle bir
yönetmelik düzenlemesini hangi hukuk, hangi mantık, hangi ahlak anlayışıyla
yapar? Bu değişikliği gerçekleştirse bile yargıdan döneceğini bilmez mi?
Tarım Bakanını bu
kürsüden uyarıyorum: Yasa’nın üzerinde bir yönetmelik oluşturma hevesini
bırakın. Zeytin üreticilerimizin ve doğanın kalbine saplamaya çalıştığınız bir
hançer olan bu yönetmelik değişikliğinden derhâl vazgeçin, hukuk dışına
çıkmayın.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Lütfen
Genel Kurulu…
GÜROL ERGİN
(Devamla) – Teşekkür etmek için…
BAŞKAN –
Buyurunuz.
GÜROL ERGİN
(Devamla) – Değerli arkadaşlarım, sözlerime son verirken, bu yasa değişikliğinin
1995 yılında çıkmasında çok büyük emekleri olan zamanın Milletvekili Sayın
Melih Pabuçcuoğlu’nu burada rahmetle anıyorum.
Bugün, tarımsal
eğitim ve öğretimin başlamasının 165’inci yılı kutlamaları var. Bütün
meslektaşlarıma sevgiler, saygılar sunuyorum. Bu konuda emeği geçen herkese
şükran duygularımı ifade ediyorum. Hakk’ın rahmetine kavuşmuş olanları da
rahmetle anıyorum ve sözlerime son verirken, Sayın Başkan, sizi, değerli
milletvekillerini, sevgili zeytin üreticisi kardeşlerimi ve yüce Türk ulusunu
tekrar saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ederiz Sayın Ergin.
Sayın Hıdır,
buyurunuz efendim.
IV.-
AÇIKLAMALAR (Devam)
5.-
Muğla Milletvekili Mehmet Nil Hıdır’ın, Muğla Milletvekili Gürol Ergin’in,
güncel tarımsal sorunlar hakkındaki gündem dışı konuşmasına ilişkin açıklaması
MEHMET NİL HIDIR
(Muğla) – Sayın Başkanım, çok teşekkür ediyorum. Az önce konuşan çok değerli
milletvekili arkadaşım ismimi zikrettiği için söz alma ihtiyacını hissettim.
Zeytincilikle
alakalı, sayın milletvekilimizin hassasiyetini biliyorum ancak biz de
bölgemizde 2004-2009 yılları arasında 1 milyona yakın zeytin fidanı dağıtmak
suretiyle zeytin alanlarımızı genişlettik, tütüne alternatif alanlar
oluşturduk. Bu bağlamda, bu yıl, çok değerli bakanımızın da katkılarıyla, 110
bin ton zeytinyağı ihracatını AK PARTİ Hükûmeti olarak gerçekleştiriyoruz. Onun
için, zeytinciliğin karşısında olmamız mümkün değil ama tabii ki ülkemizin
enerji açığını da kapatmak için gerekli çalışmalara her zaman destek vermeye
hazırız.
Bu bağlamda,
emeği geçen bütün arkadaşlarımıza, zeytinciliğe katkı sağlayan, onun tüketimine
yardımcı olan bütün arkadaşlarımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum.
BAŞKAN – Teşekkür
ederiz Sayın Hıdır.
Gündem dışı
üçüncü söz Devlet Su İşlerinin Malatya ilinde yapmış olduğu yatırımlar hakkında
söz isteyen Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz’e aittir.
Buyurunuz Sayın
Öz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
III.-
GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)
A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları (Devam)
3.-
Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz’ün, Devlet Su İşlerinin Malatya ilinde
yapmış olduğu yatırımlara ilişkin gündem dışı konuşması
ÖMER FARUK ÖZ
(Malatya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Malatya iline yapılan Devlet
Su İşleri yatırımlarıyla ilgili söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle sizleri ve
ekranları başında bizleri izleyen değerli vatandaşlarımızı sevgiyle, saygıyla,
muhabbetle selamlıyorum.
Devlet Su İşleri
Genel Müdürlüğü, ülkemizde su kaynaklarının geliştirilmesi ve mevcut
kaynakların daha etkin ve verimli kullanılması noktasında birçok yatırımlara
imza atan köklü bir kuruluşumuzdur. AK PARTİ hükûmetleri döneminde de yıllardır
başlayıp yarım kalan birçok projenin tamamlanması ve ülkemizin ihtiyacı olan
yeni sulama tesislerinin, barajların, göletlerin devreye sokulması noktasında
gayret sarf eden önemli bir görev ifa etmektedir. Bu anlamda, Devlet Su İşleri,
Malatya’da, bir yandan DAP kapsamında 1980’li, 90’lı yıllarda yapımına başlanan
projeleri yürütmekte, diğer yandan yeni projelere ağırlık vermektedir.
Bu kapsamda
Malatya’da tamamlanan projeleri sayacak olursak:
Hekimhan
Güzelyurt Barajı ve sulaması tamamlanmış ve hizmete girmiştir.
Darende Sofular
Barajı ve sulama inşaatı tamamlanmış ve hizmete girmiştir.
İhtiyaç duyulan
yüzlerce kuyu ve sondaj çalışmaları tamamlanmıştır.
Yine,
Hükûmetimizin başlatmış olduğu, merkez ve Malatya ili içerisinde sulama master
planı çerçevesinde çalışmalar başlatılmış, önümüzdeki aylarda ihalesi yapılacak
Malatya merkez ve yakın çevresindeki, mücavir alanındaki gerek içme suyu
gerekse de sulama suyunun kaynaklarının tespiti ve nerelerde kullanılacağı
noktasındaki çalışma da inşallah yakın bir tarihte tamamlanacaktır.
Burada tabii
önemli olan, büyük projelerin tamamlanmasıydı. Bu çerçevede baktığımızda, Malatya’da
Kapıkaya Barajı’na 1998 yılında başlanmış olup 2002 yılı sonuna kadar yüzde 20
fiziki gerçekleşme mümkün iken şu anda yüzde 98 fiziki gerçekleşme
tamamlanmıştır ve bu yıl sonu itibarıyla
tamamlanacaktır. Tabii, gövde çalışması bitirilmiş, sulama inşaatıyla ilgili
çalışmaların da ihalesi bu ayın 21’inde yapılacaktır.
Yine, Boztepe
Barajı’nın 2002 sonu itibarıyla fiziki gerçekleşmesi yüzde 22 iken şu anda
yüzde 61’lere ulaşmıştır ve bu yıl, buranın sulama inşaatının da ihalesi
yapılacaktır.
Yine, Yoncalı
Barajı’nın 1998 yılında yapımına başlanmış ama ne yazık ki bugüne kadar buranın
önceden hesaplanan teknik hesapları ve yapım şekli itibarıyla sıkıntıların
olduğu ortaya çıkmıştır. 2010 yılı içerisinde, Sayın Bakanımızın talimatıyla,
iz bedeli kapsamında bulunan bu barajın da yapımına 2011 yılı itibarıyla yani
bu yıl başlanacaktır.
Yine, Derme ve
Çerkezyazısı sulama inşaatı 1992 yılında başlamış ama inşallah, bu yıl sonu itibarıyla bitirilmiş olacaktır.
Yine, Darende
Gökpınar sulama inşaatı 1995 yılında başlamış, buranın da bu yıl
sonu itibarıyla bitirilmesi planlanmıştır.
Yine, aynı
şekilde, Doğanşehir Söğüt Göleti sulamasının 2008 yılında ihalesi yapılmış ve
burada da beklenmeyen teknik bir sıkıntıdan dolayı proje çalışması
değiştirilmiş, gövdede farklı bir teknoloji uygulanarak 2014 yılı itibarıyla
bitirilmesi planlanmıştır.
Şimdi, bu sulama
kaynaklarının etkin ve verimli kullanılabilmesi için sulama birlikleri
kurulmuştur. Ben burada bir tespitte bulunmak istiyorum. Gerçi, sulama
birlikleriyle ilgili şu anda bir yasa tasarısı Meclis gündemindedir. Alt
komisyondan geçti, önümüzdeki günlerde Tarım Komisyonu ana gündeminde görüşülüp
Meclis Genel Kuruluna gelecektir. Burada, ne gerekçeyle olursa olsun,
gerçekten, ihtiyaçtan fazla personelin istihdamı mevcuttur. Dolayısıyla, bu
sulama birlikleri mevcut sulama kanallarının yenilenmesi ve yeni sulama
yatırımlarının yapılmasında kaynak ayıramamaktadır. Yani buradaki personelle
ilgili mutlaka bir düzenlemenin gerekliliği tarafımca tespit edilmiştir ve
kamuoyu tarafından da bilinmektedir.
Diğer taraftan,
Başbakanımızın talimatıyla “Bin Günde Bin Gölet Projesi” kapsamında Malatya’da
6 yerin proje ihalesi bu ay içinde yapılacak, inşallah, önümüzdeki günlerde
buna ek olarak 15 göletin daha dâhil edilmesi sağlanacaktır.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Lütfen
sözlerinizi tamamlayınız.
Buyurunuz.
ÖMER FARUK ÖZ
(Devamla) – Bu, çok önemli bir şeydir çünkü ülkemizde ve dünyada her geçen gün
su kaynaklarında bir azalma söz konusudur. Biz de mevcut kaynakların daha rantabl kullanılması noktasında gerekli tedbirleri
almalıyız, alıyoruz. Ama aynı şekilde, çiftçilerimizin de suların sınırsız
olmadığını bilip, kapalı devre sisteminde sulamaya geçmelerinin doğru olacağı
kanaatindeyim.
Ben burada emeği
geçen, başta Başbakanımız, Çevre Bakanımız, Devlet Su İşleri Genel
Müdürlüğümüz, Bölge Müdürlüğümüz, Malatya Şube Müdürlüğümüz ve teknik
elemanlarına çok teşekkür ediyorum. İnşallah, bu kış, afet olmadan, kimse
mağdur olmadan, bu sularla barajlarımız, göletlerimiz dolar diyorum.
GÜROL ERGİN
(Muğla) – Mevlüt Aslanoğlu’na teşekkür yok mu?
ÖMER FARUK ÖZ
(Devamla) – Buyurun Sayın Hocam.
GÜROL ERGİN
(Muğla) – Mevlüt Aslanoğlu’na teşekkür yok mu?
ÖMER FARUK ÖZ
(Devamla) – Tabii, ben, burada emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
GÜROL ERGİN
(Muğla) – Adını ver ya, adını ver.
ÖMER FARUK ÖZ
(Devamla) – Malatya’ya hizmet noktasında biz, iktidar muhalefet, hep beraber
gayret sarf ediyoruz. Mevlüt Bey’e ben ayrıca teşekkür ediyorum.
GÜROL ERGİN
(Muğla) – Tamam, sağ ol.
ÖMER FARUK ÖZ
(Devamla) – Ankara’daki ideolojik yaklaşımlardan uzak bir şekilde, Malatya’da
yerel halkın sorunlarını gündeme getiren bir siyaset izlemektedir, ben de
kendisine teşekkür ediyorum.
GÜROL ERGİN
(Muğla) – Ben de seni yürekten alkışlıyorum.
ÖMER FARUK ÖZ
(Devamla) – Hepinize saygılar sunuyorum. (AK PARTİ ve CHP sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ederiz Sayın Öz.
Gündeme
geçiyoruz.
Başkanlığın Genel
Kurula sunuşları vardır.
Meclis
araştırması açılmasına ilişkin dört önerge vardır, ayrı ayrı okutuyorum:
V.-
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) Meclis Araştırması Önergeleri
1.-
Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 26 milletvekilinin, faili meçhul
cinayetlerin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/989)
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına
Dünya siyasi
yaşamında faili meçhul cinayetler, akıllara kazınan önemli olayların başında
gelmektedir. Toplumların çok büyük tepkileriyle karşılaşmasına rağmen faili
meçhul cinayetler, genellikle bir sır biçiminde varlığını korumaya devam
etmektedir.
Ülkemiz faili
meçhul cinayetler konusunda kötü bir karneye sahiptir. Ülkemizin en değerli
isimlerinden kimileri faili meçhul cinayete kurban gitmiş ya da faili meçhul
bir cinayete kurban gittiği iddiaları aydınlatılamamıştır. Gazeteci, yazar,
bilim adamı, siyasetçi, asker gibi pek çok meslek grubu, temelinde farklı
nedenler gösterilse de kanlı ve kirli oyunlarla yok edilmek istenmiştir.
Faili meçhul
cinayetlerin önüne geçilmesi için çok sayıda oluşum ve girişim kurulmuştur.
Ancak, bu çalışmaların belli noktalarda tıkanmış olması ve gerçeğe ulaşma
konusunda duraklatılması faili meçhul cinayetlerin farklı boyutlarını da akla
getirmektedir. Öldürülen düşünürlerin yakınları başta olmak üzere, konunun
peşini bırakmayan duyarlı insanların, faili meçhullerin aydınlatılması
noktasında, yetkililerin üzerine düşen görevleri yerine getirmediklerini ileri
sürmeleri de dikkatle incelenmesi gereken bir noktadır.
Abdi İpekçi,
Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Turan Dursun, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı,
Necip Hablemitoğlu, Hrant Dink ve daha çok sayıda isim, ülkemizde faili meçhul
cinayetlerin hedeflerindeki insanlar olmuştur. Bu cinayetlerden sonra
delillerin karartıldığı, yalnızca tetiği çekenlerin yakalandığı gibi iddialar
da gündeme sıkça gelmiştir. Nitekim, ortaya çıkan kimi
sonuçlar ya da yargı kararları bu iddiaların doğruluk paylarını da güçlendirmiş,
yine de faili meçhul cinayetler bitmemiş ya da bu cinayetlerin arkasındaki
karanlık isimler bulunamamıştır.
Faili meçhul
cinayetlerin 1980’de yaşanan darbeden sonra artmış olması tesadüfi
bir gelişme değildir. Terörü ve anarşiyi bitirmek amacıyla yönetime el
koyduğunu iddia eden güçlerin, sıkıyönetimi sürdürdüğü dönemde göz göre göre ve
çoğu aydınlatılmamış pek çok
faili meçhulden sorumlu olduğu iddiaları hâlâ tartışılmaktadır.
Faili meçhul
cinayetler, toplum içerisinde bölünmelere ve kutuplaşmalara neden olan
unsurların başında gelmektedir. Yurttaşların, başka düşüncede ya da inançta
olan diğer yurttaşlara karşı kin duyguları beslemesine ve linç kültürünün
doğmasına neden olan faili meçhul cinayetler: Halkın sinmesine, düşüncelerini
açıklamaktan korkmasına neden olarak demokrasinin bir korku rejimine
dönüşmesine de neden olmaktadır. Faili meçhul cinayet-zede ailelerin yaşadığı
dramlar ise ayrıca irdelenecek kadar önemli bir boyutu oluşturmaktadır. Faili
meçhul cinayetler nedeniyle zor günler yaşayan aileler, bu cinayetlerin
aydınlanması amacıyla da canları pahasına mücadele etmektedir. Bu mücadelede
zor duruma düştükleri, tehditlere maruz kaldıkları basın yayın organlarına
kadar yansımıştır.
Faili meçhul
cinayetler hem topluma hem de demokrasinin gelişmesine olumsuz etkilerde
bulunmaktadır. Bu kıyımlar, gelecek kuşaklara kötü birer anı ve gelişmemiş bir
demokrasinin örnekleri olarak miras kalmaktadır. Gelecek kuşaklara gelişmiş bir
demokrasi ve güzel anılar bırakabilmek amacıyla yasama organının faili meçhul
cinayetler konusuyla özel olarak ilgilenmesi gerekmektedir.
Faili meçhul
cinayetlerin aydınlatılması konusunda görülen eksikliklerin ve faili meçhul
cinayetlerin arkasında yatan örgütlenmelerin tespiti amacıyla Anayasa’nın 98.
ve TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması
açılmasını saygılarımızla arz ederiz.
1) Şevket Köse (Adıyaman)
2) Çetin Soysal (İstanbul)
3) Hulusi Güvel (Adana)
4) Mehmet Şevki
Kulkuloğlu (Kayseri)
5) Halil Ünlütepe (Afyonkarahisar)
6) Hüseyin Ünsal (Amasya)
7) Tekin Bingöl (Ankara)
8) Zekeriya
Akıncı (Ankara)
9) Akif Ekici (Gaziantep)
10) Tayfur Süner (Antalya)
11) Ali Rıza
Öztürk (Mersin)
12) Nevingaye
Erbatur (Adana)
13) Hüsnü Çöllü (Antalya)
14) Abdülaziz
Yazar (Hatay)
15) Harun Öztürk (İzmir)
16) Hüseyin
Pazarcı (Balıkesir)
17) Fehmi Murat
Sönmez (Eskişehir)
18) Ali İhsan Köktürk (Zonguldak)
19) Ramazan Kerim
Özkan (Burdur)
20) Ali Rıza
Ertemür (Denizli)
21) Eşref
Karaibrahim (Giresun)
22) Ergün Aydoğan (Balıkesir)
23) Atila Emek (Antalya)
24) Kemal Demirel
(Bursa)
25) Durdu Özbolat (Kahramanmaraş)
26) Ahmet Küçük (Çanakkale)
27) Mehmet Ali
Özpolat (İstanbul)
2.- BDP Grubu adına Grup Başkan Vekili Batman Milletvekili
Ayla Akat Ata’nın, pnömokonyoz hastalığının araştırılarak alınması gereken
önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
(10/990)
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Pnömokonyoz
meslek hastalığına yol açan iş sektörlerinde çalışan kişilerin bu hastalığa
yakalanma risklerinin, maruz kalma durumlarının tespit edilmesi ve bu hastalığa
yakalanan işçilerin belirlenerek mağduriyetlerin ortadan kaldırılması için
gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98, İçtüzüğün 104 ve
105'inci Maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.
Ayla
Akat Ata
BDP
Grup Başkan Vekili
Gerekçe:
Pnömokonyoz,
çalışma yerinin özelliğine göre teneffüs edilen çok ince haldeki tozun
akciğerin alveol dokularına yerleşmesi sonucu meydana gelen meslek hastalığı
olarak tanımlanmaktadır.
Havada askıda
bulunan tozların belli bir boyutu akciğerde hava keselerine (alveol) kadar
ulaşabilme ve birikebilme özelliğine sahiptir. Vücudun koruyucu mekanizması,
bazı toz cinslerinin, yoğun miktarlarda ve uzun süreler solunması sonucunda
yetersiz kalmakta ve biriken tozlar akciğerde çeşitli biçimlerde bağ dokular
oluşmasına neden olmaktadır. Bu durum akciğerin işlevini değişik biçimlerde
etkilemektedir. Tozun insan sağlığına zararlılığını en iyi ortaya koyan
parametre, "solunabilir" boyuttaki tozların miktarıdır. Ancak, tek
başına bu parametrenin kullanılması da yeterli değildir. İkinci önemli
parametre olarak da tozun bileşenleri değerlendirilmektedir.
Pnömokonyoz daha
çok madencilik sektöründe çalışanlarda görülen bir meslek hastalığı olarak
bilinmesinin yanı sıra yol, tünel ve baraj yapımı işleri, döküm işleri, kumlama
işleri, porselen sanayi, seramik sanayi, tuğla ve kiremit sanayi gibi
sektörlerde de tozlu ortamlarda yapılan çalışmalardan kaynaklı rastlanmaktadır.
Yer altı kömür
madenciliği, gelişmiş ülkelerde dahi en ağır ve en riskli iş kollarının başında
gelmektedir. Madencilik çalışmaları sırasında yürütülen çalışmanın
koşullarından ve işin doğasından kaynaklanan güvenlik ve sağlık sorunları
ortaya çıkmaktadır. Bu sorunlar iş kazası veya meslek hastalığı sonucu malul
kalmaya veya ölümlere yol açmaktadır. Türkiye'de de pek çok sanayi kolunda
görülen meslek hastalıklarının %57'sini Pnömokonyoz olarak adlandırılan meslek
hastalığı oluşturmaktadır.
Kömür
madenlerinde, yeraltında çalışan işçiler, çalıştıkları yerlerde geçirdikleri
zaman zarfında oradaki havayı teneffüs etmektedirler. Kömür ve taş tozlarıyla
müessir ve tam bir mücadele yapılmaması tozlu havanın zararlı etkilerine maruz
kalma sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Uzun müddet kömür ocaklarında bilhassa
tozlu yerlerde çalışan bazı işçilerde pnömokonyoz belirtileri görülmeye
başlanmaktadır. Nefes kesikliği, öksürme ve kömür tozu ihtiva eden balgam
çıkarma, bronşit ve göğüs tıkanıklığı, zayıflama görülen belirtiler arasında
olup, bu durum kalp sektesi veya veremden ölüm gibi sonuçlara kadar
gidebilmektedir.
Hastalığın derecesi
ve ilerleme hızı farklı faktörlere tabidir. Taş ve kömür tozları, işçilerin
akciğerlerine yerleşerek onları, vücut ve akciğer yapılarına, çalışma
yerlerindeki ince toz miktarına ve bu tozların silis yüzdesine göre beş yıldan
-hattâ bazı nadir hallerde üç yılda- 20-25 yıla kadar olan bir çalışma süresi
zarfında, farklı oranlarda malûl bırakmaktadırlar.
Bu hastalıkla
savaşımın yolu, iş yeri ortamını denetlemek, zararlı tozları bastırmak ya da
uzaklaştırmak olarak belirtilmektedir. Bunun başarılamadığı işyerlerinde,
hastalık şüphelilerinin zararsız koşullardaki iş yerlerine çekilmeleri diğer
etkili bir önlem olarak da ifade edilmektedir.
Pnömokonyoz
meslek hastalığına yol açan iş sektörlerinde çalışan kişilerin bu hastalığa
yakalanma risklerinin, maruz kalma durumlarının tespit edilmesi ve bu hastalığa
yakalanan işçilerin belirlenerek mağduriyetlerin ortadan kaldırılması için
gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa’nın 98, İçtüzüğün 104 ve
105'inci Maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.
3.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir ve 22
milletvekilinin, yolsuzluk sorununun araştırılarak alınması gereken önlemlerin
belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/991)
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığı'na
Geçtiğimiz
günlerde açıklanan Küresel Yolsuzluk Raporu verileri ülkemizin yolsuzlukla
mücadele sürecinde önemli bir yol alamadığını göstermektedir. Toplumsal düzeyde
sosyal, kültürel ve ekonomik etkileri olan yolsuzluk sorununun araştırılarak
yolsuzlukla mücadelede alınacak önemleri tespit etmek üzere Anayasanın 98. ve
İçtüzüğün 104. ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve
teklif ederiz.
Saygılarımızla.
1) Hasan Özdemir (Gaziantep)
2) Şenol Bal (İzmir)
3) Durmuş Ali
Torlak (İstanbul)
4) Ahmet Bukan (Çankırı)
5) Yılmaz Tankut (Adana)
6) Akif Akkuş (Mersin)
7) Beytullah Asil (Eskişehir)
8) Kürşat Atılgan (Adana)
9) Mümin İnan (Niğde)
10) Zeki Ertugay (Erzurum)
11) Ahmet Kenan
Tanrıkulu (İzmir)
12) Kamil Erdal
Sipahi (İzmir)
13) Emin Haluk
Ayhan (Denizli)
14) Mustafa Enöz (Manisa)
15) Mehmet Akif
Paksoy (Kahramanmaraş)
16) Mehmet Zekai
Özcan (Ankara)
17.Mehmet
Serdaroğlu (Kastamonu)
18) Murat Özkan (Giresun)
19) Hasan Çalış (Karaman)
20) Osman
Ertuğrul (Aksaray)
21) Ali Uzunırmak (Aydın)
22) Mehmet Şandır (Mersin)
23) Ümit Şafak (İstanbul)
Gerekçe:
Kasım ayının ilk
günlerinde Uluslararası Saydamlık Örgütü'nün her yıl yayınladığı 2010 Yolsuzluk
Algılama Endeksi açıklanmıştır. Türkiye 10 üzerinden 4.4
puan ile yolsuzlukla mücadele sürecinde başarılı olamamıştır. Hâlbuki AKP
Hükümetlerinin ilk günlerinden itibaren yolsuzlukla mücadelenin etkinliğinden
bahsedilmiştir. Ocak 2003'te 58 inci Hükümetin ilan ettiği Eylem Planı'nda yer
alan yolsuzlukla ilgili bölümde öncelikler arasında,
Avrupa Konseyi
Yolsuzlukla İlgili Ceza ve Medeni Kanun Sözleşmesi'nin onaylanması,
Ceza kanunundaki
yolsuzlukla ilgili yaptırımların artırılması,
Siyasi partilerin
finansmanında saydamlığın güçlendirilmesi,
"Sır"
kavramıyla ilgili hükümleri gözden geçilerek bilgiye ulaşmanın güçlendirilmesi,
Hükümet, kamu yönetimi ve
sivil toplum arasındaki diyalogun
artırılması sayılmaktadır.
Ancak aradan
geçen 8 yıldaki uygulamalar AKP'nin bu ilk Eylem Planıyla tam bir çakışma
içerisindedir. AKP iktidara geldiği ilk günden itibaren yolsuzluk batağına
saplanmıştır. Yolsuzluklarının ortaya çıkarılmaması için de denetim
mekanizmalarını devre dışı bırakma gayreti içerisine girmiştir.
İktidarlarının
ilk günlerinden başlayarak pek çok kamu ihalesinde Sayıştay denetimini devre
dışı bırakacak ihaleler gerçekleştirilmiştir. Kamu ihale Kanununda değişiklikle
AKP istediği ihaleyi istediği şirkete verme yetkisi kazanmış ve Kamu ihale
Kurumunun ihaleleri denetleme yetkisi kısıtlanmıştır. Başbakanlık Teftiş Kurulu
ve Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu denetim sürecinden dışlanmıştır.
Yolsuzluğun varlığını
devam ettirmesinin en önemli nedeni siyasi iktidarların kontrol dışı harcama ve
yolsuzluk denetimini kısıtlama gayretidir. Diğer bir ifadeyle yakalanma korkusu
olmadan yolsuzluk yapma çabasıdır. Oysa bir Hükümetin eylem ve işlemleri ne
kadar denetim dışına çıkarsa demokrasi de o kadar rafa kalkar.
Memleketin her
köşesinden yolsuzluk sesleri yükselmektedir. Bir yerde yolsuzluk varsa orada
ona izin veren bir iktidar da vardır. Çünkü yolsuzluk itibar görmediği bir
yerde barınamaz. Yolsuzluk, ahlaki bir konudur. Yolsuzluk, siyasi yozlaşmanın
işaretidir.
Türkiye'de son 8
yılda yolsuzluk ve yozlaşmada tehlike çanları çoktandır çalmaktadır. Ateşi
yüksek siyasi tartışmalar bu tür konuların konuşulmasını engellemektedir.
Böylece toplum yolsuzluk ithamlarına alıştırılmıştır.
Oysa yolsuzluk
toplumu ve devleti çürüten bir olgudur. Yolsuzluk bugün Türkiye'nin üstüne bir kabus gibi çökmüştür. Bugün iktidar yöneticileri ile ilgili
yolsuzluk iddialarının çetelesi dahi tutulamaz olmuştur.
Devletteki ve
toplumdaki yozlaşmanın önüne geçebilmek için yolsuzluk iddiaları bir an önce
karşılık bulmalıdır. Devlet ve toplum yolsuzluk belasından kurtarılmalıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında kurulacak bir araştırma komisyonu
ile ülkemizdeki yolsuzluk iddiaları araştırılmalı ve yolsuzluğun azaltılması ve
sonrasında önlenmesi için alınacak tedbirler tespit edilmelidir.
4.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir ve 21
milletvekilinin, yoksulluk sorununun sosyal şiddet ve toplumsal barış
üzerindeki etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi
amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/992)
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Yoksulluk
ülkemizin içerisinde bulunduğu en önemli sosyo-ekonomik sorunlardan birisidir.
Yoksulluğun sosyal alandaki etkisi şiddet olaylarındaki artışlarda
görülmektedir. Bu nedenle yoksulluğun sosyal şiddet ve toplumsal barış
üzerindeki etkilerinin araştırılarak yoksulluğun çözümüne ilişkin alınacak
önemleri tespit etmek üzere Anayasanın 98. ve İçtüzüğün 104. ve 105. maddeleri
gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
Saygılarımızla.
1) Hasan Özdemir (Gaziantep)
2) Şenol Bal (İzmir)
3) Durmuş Ali
Torlak (İstanbul)
4) Ahmet Bukan (Çankırı)
5) Yılmaz Tankut (Adana)
6) Akif Akkuş (Mersin)
7) Beytullah Asil
(Eskişehir)
8) Kürşat Atılgan
(Adana)
9) Mümin İnan (Niğde)
10) Zeki Ertugay (Erzurum)
11) Ahmet Kenan
Tanrıkulu (İzmir)
12) Kamil Erdal
Sipahi (İzmir)
13) Emin Haluk
Ayhan (Denizli)
14) Mustafa Enöz (Manisa)
15) Mehmet Akif
Paksoy (Kahramanmaraş)
16) Mehmet Zekai
Özcan (Ankara)
17) Mehmet
Serdaroğlu (Kastamonu)
18) Murat Özkan (Giresun)
19) Hasan Çalış (Karaman)
20) Osman
Ertuğrul (Aksaray)
21) Mehmet Şandır (Mersin)
22) Ümit Şafak (İstanbul)
Gerekçe:
Ülkemizde son 8
yılda yürütülen ekonomi politikaları sosyo-ekonomik düzeyde daha eşitsiz bir
toplum ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bir taraftan yeni zengin kesimler
yaratılırken daha belirgin olarak yoksul kesimde bir artış gözlenmektedir.
Ekonomi politiğin bir sonucu olarak değerlendirilen yoksulluk sosyal olayların
açıklanması konusunda ise doğrudan bir sebep olarak değerlendirilebilir.
Yapılan araştırmaların gösterdiği kadarıyla toplumsal yaşamda görülen şiddet
olaylarının önemli bir bölümü bireylerin yoksulluk düzeyleriyle yakından
ilişkilidir.
Bu çerçevede
yoksulluğa yapılacak tanımlar da kavramın sadece sonuç değil aynı zamanda bir
“neden” olduğu gerçeğini de barındırmalıdır. Yoksulluk, maddi nitelikteki
mahrumiyetler sebebi ile böylece asgari hayat düzeyini sürdürecek gelirden
yoksun bulunulması hâli olarak tanımlanabilirken sosyal boyutuyla yoksulluk,
insan haysiyetine ve şahsiyetine yaraşır bir hayat düzeyinin altında, maddi
yönden tam anlamıyla veya nispi olarak yetersiz olma durumudur.
Yoksulluk,
bireysel ve toplumsal yaşamın devam ettirilmesinin önündeki en büyük
tehditlerden birisi olması gerekçesiyle bütün devletlerin üzerinde durduğu en
önemli politika alanlarından birisidir. Ancak Türkiye'de yoksulluk bir kader
olarak benimsetilmek istenmektedir. AKP Hükümetlerinin 8 yıldır sürdürdüğü
ekonomik ve sosyal politikalar yoksulluğu bir kader olarak algılatmanın en
belirgin uygulamalarıdır.
Bugün Türkiye'de
yoksulluk, ülke nüfusunun çok büyük bir bölümünü etkisi altına almıştır. Gelir
dağılımındaki dengesizliklerle birlikte sosyal yardım politikalarındaki
adaletsiz yapı yoksulluğun daha da yaygınlaşmasına ve derinleşmesine neden
olmaktadır. Neticede yoksulluk Türkiye'nin kronikleşen bir sorunu hâline
gelmiştir. Çalıştığı hâlde yoksulluk sınırı altında yaşayan insanların sayısı
kronikleşen yoksulluk sorununun geldiği boyutu da gözler önüne sermektedir.
Ülkemizde
yoksulluk artık sadece kırsal kesimlerin sorunu olmaktan çıkarak özellikle
Büyükşehirlerde kenar semtlerin yaygınlaşmasıyla bir başka boyut almıştır. Kent
merkezilerinde hayatını idame ettirme noktasında yoksul sayısındaki artış
toplumsal barışı da tehdit etmektedir.
Ülkemizde
gerçekleştirilen birçok bilimsel araştırmada ekonomik durumun yetersizliği ve
geçim düzeyinin düşük olması suç oranlarındaki artışın en önemli sebeplerinden
birisidir. Büyükşehirlerdeki suç oranlarının artışı ile yoksul sayısındaki
artış arasındaki bağ giderek büyümektedir. Böylece kronik bir sorun olan
yoksulluk suçluluğu da sürekli hâle getirmektedir. Diğer bir ifadeyle
yoksulluğun sürekliliği ile suç oranları ve kötü alışkanlıkların artışın
sürekliliği arasında doğrudan bir ilişki vardır.
Ülkemizde
yoksulluğun gelmiş olduğu boyut sadece ekonomik politikaların bir nedeni ve
sonucu olarak açıklanamaz noktaya gelmiştir. Yoksulluk artık daha büyük oranda
sosyal ve kültürel bir sorun olarak algılanmalıdır. Yoksulluğun sosyal
etkilerine dair değerlendirmeler yapılmalı ve çözümler ekonomik merkezli değil
toplumsal yaşam merkezli aranmalıdır.
Buna göre,
ülkemizde yoksulluğun neden olduğu ekonomik ve sosyal politikalar bir an önce
araştırılmalıdır. Sonrasında ise yoksulluğu giderici sosyal ve ekonomi politikalar
belirlenmelidir. Böylece Türkiye'nin en önemli toplumsal meselelerinden birisi
olarak yoksulluğun kronik bir hâlden çıkması sağlanabilecektir.
BAŞKAN –
Bilgilerinize sunulmuştur.
Önergeler
gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki
görüşmeler, sırası geldiğinde yapılacaktır.
Sayın Öğüt,
sisteme girmişsiniz, niçin acaba?
ENSAR ÖĞÜT
(Ardahan) – Efendim, kısa bir açıklama yapmak istiyorum müsaade ederseniz.
BAŞKAN –
Buyurunuz.
IV.-
AÇIKLAMALAR (Devam)
6.-
Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’dan geçen Kura Nehri’nin
Karadeniz’e akıtılmasına ilişkin açıklaması
ENSAR ÖĞÜT
(Ardahan) – Çok teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Sayın Başkanım,
bizim bir derdimiz var, Ardahan’dan geçen Kura Nehri, Karadeniz’e aktarılmaya
çalışılıyor. Bugün DSİ’yle de görüştüm, on dört tane dosya almış, ihaleye
çıkartmışlar.
Kura Nehri
Gürcistan ve Azerbaycan ülkelerine de gidiyor, uluslararası bir sudur. Ayrıca
Kura Nehri üzerinde iki tane baraj yapılıyor. Eğer Karadeniz’e bu su verilirse
hem barajlar susuz kalacak hem Ardahan’ın 84 bin hektar tarım arazisi susuz
kalacaktır. Bu anlamda bütün derneklerimiz ve bütün sivil toplum örgütleri,
cumartesi günü saat 13.00’te bütün Türkiye’de, her tarafta, Ardahan’da,
İstanbul’da, Bursa’da, İzmir’de, Ankara’da, Zonguldak’ta, Trabzon’da,
Kocaeli’nde, her yerde bir açıklama yapıyor, protesto ediyor ve kınıyoruz.
Doğayı tahrip ediyor, bu suyun ters olarak Karadeniz’e akıtılmasını
istemiyoruz. “Suyun dokusuna dokunmasınlar, suyun ekolojik dengesini
bozmasınlar, doğanın ekolojik dengesini bozmasınlar, Ardahan’ın suyunu
Karadeniz’e akıtmasınlar.” diye buradan sesleniyorum ve rica ediyorum, Sayın
Bakan da bu konuda tedbirini alsın ve mutlak suretle bu ihaleyi iptal etsin
diye talep ediyorum efendim.
BAŞKAN – Teşekkür
ederiz Sayın Öğüt.
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır, okutup oylarınıza sunacağım.
V.-
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)
B) Tezkereler
1.-
Spor Kulüplerinin Sorunları ile Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak Alınması
Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu
Başkanlığının, İngiltere ve İspanya’da inceleme çalışması yapmasına; gidecek
komisyon üyelerinin sayıları ve inceleme süresinin tespit edilmesine ilişkin
Başkanlık tezkeresi (3/1375)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel
Kuruluna
Spor Kulüplerinin
Sorunları ile Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin
Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının yurt
dışı inceleme çalışması yapma talebi sonucunda; Komisyonun İngiltere ve İspanya'da
inceleme çalışması yapması, gidecek Komisyon üyelerinin sayıları ve inceleme
süresinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca tespit edilmesi kaydıyla
TBMM Başkanlık Divanının 07 Ocak 2011 tarih ve 84 sayılı Kararı ile uygun
bulunmuştur.
Genel Kurulun
onayına sunulur.
Mehmet
Ali Şahin
Türkiye
Büyük Millet Meclisi
Başkanı
BAŞKAN – Kabul
edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Sayın
milletvekilleri, on dakika ara veriyorum.
Kapanma
Saati: 13.53
İKİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 14.07
BAŞKAN: Başkan Vekili Şükran Güldal MUMCU
KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Gülşen ORHAN (Van)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
51’inci Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.
Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen
Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.
1’inci sırada yer alan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet
Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
VI.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER
A) Kanun
Tasarı ve Teklifleri
1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı
ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96) (x)
BAŞKAN – Komisyon? Yerinde.
Hükûmet? Yerinde.
İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülen
tasarının, 4/12/2008 tarihli 26’ncı Birleşimde üçüncü
bölümde yer alan 76’ncı maddesi de kabul edilmişti.
Şimdi bu bölümde yer alan diğer maddeleri, varsa önerge
işlemlerini yaptıktan sonra oylarınıza sunacağım.
Maddeleri oylarınıza sunacağım.
Madde 77: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 78: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 79: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 80: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 81: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 82: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
83’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sırasayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 83
üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “verir” ibaresinin “verebilir”
biçiminde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Abdurrahman Arıcı |
|
Kayseri İzmir Antalya |
|
Ufuk Uras Ali
İhsan Köktürk |
|
İstanbul Zonguldak |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
(x) 96 S. Sayılı Basmayazı 26/11/2008
tarihli 22’nci Birleşim Tutanağı’na eklidir.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Ticarî uyuşmazlıklarda, tarafların ticarî defterlerin mahkemeden
ibrazı istemi üzerine, bu konu hakkında mahkemeye takdir yetkisi tanınmasının
uygun olacağı düşüncesiyle işbu değişiklik önergesi verilmiştir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda madde 83’ü oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 84: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 85: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 86: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 87: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 88: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 89: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
90’ıncı madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
90 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinin aşağıdaki şekilde
değiştirilmesini ve fıkraya (d) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (e)
bendinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Ufuk Uras Abdurrahman
Arıcı |
|
İstanbul Antalya |
"Türk Borçlar Kanununun 134 üncü maddesiyle 143 üncü
maddesinin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere cari hesap sözleşmesinin
hükümleri şunlardır:"
"e) Carî hesabın alacak sütununa yazılan tutarlar için,
sözleşme veya ticarî teamüller gereğince, kaydolundukları tarihten itibaren
faiz işler."
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinde, 22/4/1926
tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanunu, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk
Borçlar Kanununun 647 nci maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, uygulamada
ortaya çıkması muhtemel sorunların önüne geçilmesi amacıyla, mülga 818 sayılı
Kanuna yapılan atıfların yeni 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar
Kanununun ilgili maddelerine yapılması amacıyla işbu değişiklik önergesi
verilmiştir.
Tasarının 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında Türkiye Büyük Millet
Meclisi genel kurulunda yapılan değişikliğin zorunlu sonucu olarak, 95 inci
maddede düzenlenen hüküm, ilgisi nedeniyle bu madde kapsamına alınmış ve
birinci fıkraya (e) bendi olarak eklenmiştir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 90’ıncı maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Böylece üçüncü bölüm içindeki maddelerin oylaması tamamlanmıştır.
Dördüncü bölüm üzerinde gruplar adına söz talebi vardır.
Bu bölüm 91 ila 120’nci maddeleri kapsamaktadır.
İlk söz, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına, Mersin
Milletvekili Mehmet Şandır’a aittir.
Buyurunuz Sayın Şandır. (MHP sıralarından alkışlar)
MHP GRUBU ADINA MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Çok teşekkür ederim Sayın
Başkanım.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi
saygıyla selamlıyorum.
96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonunun
Raporu üzerinde yapılan müzakerelerde, dördüncü bölüm üzerine Milliyetçi
Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım.
Değerli milletvekilleri, gerçekten ülkemizin ekonomik hayatı için
çok temel değerde bir temel kanunu görüşüyoruz. Bu kanun 2005 yılında Türkiye
Büyük Millet Meclisine sunulmuş. Beş yıldan bu yana Mecliste bekliyor. 1957
yılında kabul edilmiş. Yaklaşık elli yılı geçkin bir süredir birtakım
değişiklikler yapılmış olmasına rağmen değiştirilememiş ve Türk ekonomisini,
ticaret hayatını bütünüyle tanzim eden bir işlev ortaya koymuş. Ama bugün
siyasi iktidarın, AKP İktidarının kararıyla bu Kanun bütünüyle değiştiriliyor,
bütünüyle ortadan kaldırılıyor; yeni bir kanun, yeni bir Türk Ticaret Kanunu
işleme konuluyor.
Öncelikle, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak, temel
yanlışlık bence burada. Bu tür temel
kanunlar günün ihtiyaçlarına dayalı, gerek Türkiye’de gerekse dünyadaki
gelişmelere paralel birtakım değişikliklere uyarlanmalı. Ama bütünüyle ortadan
kaldırdığınız takdirde bu Kanunu uygulayarak oluşan hafızayı, oluşan kültürü, uygulama
alışkanlıklarını ve buna dayalı gelenekleri, buna dayalı kurulan kurumları
bütünüyle ortadan kaldırmış oluyorsunuz. Bu, bir kaosa
sebep olacak, özellikle yargının üzerinde çok ciddi bir ilave yüke sebep
olacak. Dolayısıyla bu türlü temel kanunları böyle kökten değiştirerek kökten
ortadan kaldırıp yenisini ikame etmek yerine, ihtiyaca binaen değiştirilmesi
yolu çok daha uygun olacaktır.
Bir başka hususu da konuşmanın başında ifade etmem gerekiyor:
Değerli milletvekilleri, bu üç temel kanun ve iki uygulama kanununun bu dönemde
görüşülmesi bir ihtiyaç olarak, toplumsal ihtiyaç, kurumsal kurumların,
ekonomiyi yöneten kurumların ihtiyacı olarak önümüze getirildiğinde maalesef
bir uzlaşma temin edilemediği için, gelecek döneme ertelenmek gibi bir sonuçla
karşılaşıldı. Bu, doğru olmayacaktı. Bu yanlışı ortadan kaldırabilmek için,
özellikle de Milliyetçi Hareket Partisinin öncülüğünde, dört parti grubumuzun
ortak uzlaşmasıyla bu kanunların bu dönemde, bu Meclisten kanunlaştırılarak
çıkarılması ve ekonominin ihtiyacına, beklentisine cevap verilmesi sağlanmış
oldu. Ancak, bu bir istisna.
Değerli milletvekilleri, yasama, Genel Kuruldaki müzakereyle
tamamlanmalı. Genel Kurul müzakerelerinin yapılmadığı bir yasama, eksik
kalacaktır. Hele bu çoğunlukta veya doğru tabiriyle “bu yoklukta bir müzakere”
bence, sistemin, parlamenter sistemin özüne de ruhuna da aykırıdır. Komisyonlar
hukuki olarak, teknik olarak bu kanunları tartışıyor ama burada da siyaseten
tartışmamız lazım, müzakere etmemiz lazım.
Bir istisna olarak bu temel kanunların bir sonraki döneme
kalmasının önünü kesebilmek için, bu defa, işte, maddeler üzerinde
konuşmayarak, önerge vermeyerek, uzlaşma dışı önergeler vermeyerek böyle
hızlandırılmış bir süreçte bu kanunları gerçekleştirmek, kanunlaştırmak, buradan
çıkarmak yönündeki bu karar istismar edilmemeli. Bunu, özellikle Milliyetçi
Hareket Partisi olarak dikkatinize sunmak istiyorum.
Değerli milletvekilleri, tekrar ediyorum; bu tür temel kanunlar,
yani ekonominin, sosyal hayatın, hukukun, sistemin temellerini tanzim eden
temel kanunlar kökten ortadan kaldırılmamalı, ihtiyaca binaen değiştirilmesi
gereken kısımları değiştirilmeli, yenilenmeli. Onun için, bu Türk Ticaret
Kanunu’ndaki takip edilen bu yeniden yazmak, yeniden bir kanun yazmak yöntemi
yanlış olmuştur. Yargıda, ekonomide, iş hayatında meydana getireceği
çöküntünün, tahribatının zararını yine bu millet çekecektir. Milliyetçi Hareket
Partisi olarak biz ısrarla bu konuyu Sayın Faruk Bal’ın konuşmalarıyla dile
getirdik ve dedik ki: “Bu, yargının yükünü artıracağı için iş iyice çıkmaza
girecektir.” Bunu bir yıl önce, 2008 yılında söyledik.
İşte bir başka konu da, Türk Ticaret Kanunu’nun ve Usul Muhakeme
Kanunu CMUK’un uygulamalarından kaynaklanan sonuç ortada: Hiç istenilmeyen,
kamu vicdanını yaralayan tahliyeler. İşte, geleceği öngöremeyen siyasetin
alınması gereken tedbirleri zamanında ve yeterince almayışının sonucunda, bugün
maalesef kamu vicdanını yaralayan birtakım tahliyelerin karşısında iktidar
partisinin acziyetini veya Yargıtayı suçlamak gibi bir aymazlığını seyretmek
durumunda kaldık. Aynı şeyin Ticaret Kanunu’nda, Borçlar Kanunu’nda da
yaşanacağı endişesiyle tekrar uyarımızı yapıyoruz. Bu kanunlar gerçekten
değiştirilirken çok dikkatli olmak gerekiyor ve bu değişikliklerin hem zamanın
hem de toplumun, kurumların mutabakatıyla oluşturulması gerektiğini tekrar
ifade ediyoruz.
Değerli milletvekilleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu,
gerçekten, hazırlandığı ve kanunlaştırıldığı dönemin çok ilerisinde modern bir
kanun. Türk Ticaret Kanunu, çağdaşlarının önünde, Avrupa ülkelerinin ticaret
kanunlarının önünde bir kanun olarak Türk ekonomisine, ticari hayatına yön
vermiş, onu kurumsallaştırmış, onu kurallar bütünlüğüne kavuşturmuş, çok önemli
fonksiyonlar ifa etmiş bir değerli temel kanundu. Bugün itibarıyla artık tarihe
karışıyor. Geçmişin arkasından hayırla yâd etmek gerekir. Bugün yürürlükten
kaldırdığımız Türk Ticaret Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti devletinin hayatında
önemli fonksiyonlar ifa etmiş değerli bir temel kanundur. Getirilen Kanunun bu
Kanunu aratmamasını temenni ediyorum. Bunun için, aramızda vardığımız
mutabakatla, uzlaşmayla yürürlüğünü bir buçuk yıl sonraya erteliyoruz. Yani,
yeni çıkacak Türk Ticaret Kanunu 2012 yılının 1 Temmuzunda yürürlüğe girecek.
Bunu önemli bir adım olarak görüyoruz. Çünkü biliyorum ki, Türk Ticaret Kanunu,
görüştüğümüz bu Türk Ticaret Kanunu üzerinde gerek kurumların gerek
üniversitelerin gerekse siyasetin yeterince tartışıp bilgi sahibi olarak olması
gerekenleri doğru tanzim etmedikleri, yeterince bilgilenmedikleri, katkı
vermedikleri gibi bir gerçek ortada bulunmakta. Dolayısıyla, bu Kanun yürürlüğe
girmeden önce, tüm eksiklikleriyle, ortaya çıkartacağı tüm anlaşmazlıklarıyla
tartışılıp, düzeltilmesi gereken hususların tekrar düzeltileceğini de ümit
ediyorum. Buna fırsat vermek için yürürlüğünün Temmuz 2012’ye ertelenmiş
olmasını da doğru bir yaklaşım olarak görüyoruz.
Değerli milletvekilleri, bu Kanun, bugünün kanunu da değil; şimdi
görüşülen ve kanunlaştırılacak olan Türk Ticaret Kanunu, aslında bugünün kanunu
değil. Bugün buna katkı verenlere teşekkür ediyorum. Ama bu Kanun, 57’nci
Cumhuriyet Hükûmeti döneminde, o zaman Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan bir
komisyon marifetiyle beş yıllık bir çalışmayla -2000 yılının nisan ayında
başlayan o çalışma kesintisiz beş yıl devam ederek-bugünkü sonuca ulaşmıştır.
Çok önemli prensipler, ilkeler koyarak, önemli hedefler koyarak, bu hedefler
etrafında günümüzün şartlarına uygun, ihtiyaçları karşılayacak bir ticaret
kanunu tanzim edilmeye çalışılmıştır; ama, görülüyor ki,
hazırlanan bu kanun tasarısı da yine günümüzün şartlarını karşılamak noktasında
eskimiştir, çünkü beş yıl oldu. 2005 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisine
gönderilip burada raflarda bekleyen…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Şandır, lütfen Genel Kurulu selamlayınız.
Buyurunuz.
MEHMET ŞANDIR (Devamla) - Beş yıl önce, 2005 yılında Meclise
gönderilen bu kanun, beş yıldan bu yana bu raflarda beklerken de yine eskidi,
yine birtakım ihtiyaçları karşılayamayacak duruma düştüğü, ortada bir
gerçektir. Bu sebeple, Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz, bu kanunların,
Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun bu dönemde
çıkmasına mutabıkız ama içerisindeki noksanlıkları tamamlamak yönünde
verdiğimiz önergeler var, bu önergeleri birazdan takdim edeceğiz. Bu kanunun eksiğinden
siyasi olarak millete karşı siyasi iktidar sorumludur, ama bu kanunun, yine de,
ticari hayatımıza, ekonomimize, ülkemize hayırlı sonuçlar getirmesini temenni
ediyor, heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Şandır.
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Zonguldak Milletvekili
Ali İhsan Köktürk.
Buyurunuz Sayın Köktürk.
CHP GRUBU ADINA ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak) – Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın
dördüncü bölümü üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış
bulunuyorum. Öncelikle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, bu hafta içerisinde yasalaştırdığımız
Türk Borçlar Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu gibi iki temel kanundan sonra
bugün de Türk Ticaret Kanunu gibi bir diğer temel yasayı da yasalaştırmaya
çalışıyoruz. Bu anlamda Parlamento tarihimiz açısından gerçekten önemli bir
haftayı yaşıyoruz.
Değerli milletvekilleri, Türk Ticaret Kanunu’nun Türkiye Büyük Millet
Meclisi gündemine taşınarak 26 Kasım 2008 tarihinde görüşmeye başlandığında,
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına tasarının geneli üzerine yapmış olduğumuz
konuşmada, bu tasarının olumlu yönlerini ortaya koyduğumuz gibi tasarının
içeriği ve gündeme gelme sırası itibarıyla çekincelerimizi de açıkça ifade
etmiştik. Daha genel ve daha temel bir kanun olması, ayrıca bugün görüştüğümüz
Türk Ticaret Kanunu’ndan Türk Borçlar Kanunu’na atıflar yapılması zorunluluğu
nedeniyle öncelikle Türk Borçlar Kanunu Tasarısı’nın Türkiye Büyük Millet
Meclisi Genel Kurul gündemine getirilerek Türk Ticaret Kanunu Yasa
Tasarısı’ndan daha önce yasalaşması gerektiğine yönelik düşüncelerimizi de
Genel Kurula sunmuştuk.
Nitekim, bugün görüşmekte
olduğumuz Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nda, değerli arkadaşlar, Türk Borçlar
Kanunu’na otuz dört adet atıf yapılmaktadır. Dolayısıyla bu
atıflar ortada iken Türk Borçlar Kanunu Tasarısı’nın Türk Ticaret Kanunu
Tasarısı’ndan sonra yasalaşmasının doğuracağı sakıncalar gayet net ve açıktır
ve nitekim -aradan geçen bu kadar uzun bir süre sonra- Adalet ve Kalkınma
Partisi Grubunun da bu sakıncalara, bu eleştirilerimize katılarak kanunların
Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelmesi ve yasalaşma sırası itibarıyla
Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerine katılmasından mutluluk duyduğumuzu,
memnuniyet duyduğumuzu burada öncelikle ifade etmek istiyorum.
Değerli milletvekilleri, bildiğiniz gibi 6762 sayılı Türk Ticaret
Kanunu 1956 tarihinde kabul edilmiş, 1957 tarihinde de yürürlüğe girmiştir.
Yaklaşık elli üç-elli dört yılı aşkın bir zamandan bu yana Türk ticaret
yaşamına yön vermektedir, Türk ticaret yaşamının ihtiyaçlarını karşılamaktadır.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Türk ticaret yaşamına yön verdiği bu uzun
sürede, yani 20’nci yüzyılın ikinci döneminde gerçekten bir ticaret kanunu
açısından son derece önemli olaylar gelişmiştir, son derece önemli gelişmeler
olmuştur.
Hepimizin bildiği gibi, bu süre içerisinde Avrupa Ekonomik
Topluluğu olarak hayata başlayan Avrupa Bütünleşme Projesi, Avrupa Topluluğu
aşamasını da geçerek Avrupa Birliği sürecine ulaşmıştır. Avrupa Birliği de
ekonomik, ticari ve siyasi bir güç olmanın yanı sıra, ayrıca, maddi hukuk
kuralları koyan uluslar üstü bir topluluk hâline gelmiştir.
Ayrıca, yine, bu süre içerisinde, teknolojinin gelişmesiyle
elektronik işlemlerin hem ticareti hem de şirketler hukukunu kökten etkilemesi,
çevre kirliliği başta olmak üzere teknolojinin yol açtığı tahribatın sorumluluk
hukukuna yansıtılması, gelişen tüketici hakları, uluslararası konvansiyonların
Türk Ticaret Kanunu’nun kapsadığı alanları düzenlemesi gibi son derece önemli
gelişmelerin, birleşmelerin ve toplulukların Türk hukuk sistemine ithali
gerektiği şeklindeki düşünceler yeni bir tasarının hazırlanması zorunluluğunu
ortaya çıkarmıştır.
Değerli milletvekilleri, belirttiğimiz gelişmeler ve gerekçeler
karşısında 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun pek çok yönleri itibarıyla
ticari yaşamın ihtiyaçlarına karşılık veremediği ve böyle bir noktaya taşındığı
hepimizce kabul edilen bir gerçekliktir.
Yeni bir Türk Ticaret Kanunu yapılması gerektiği düşüncesine
bizler de katılıyoruz. Bu anlamda gerek Adalet Komisyonunda gerek Uzlaşma
Komisyonunda gerekse Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda Cumhuriyet
Halk Partisi olarak kanunun içeriğinin daha olumlu bir noktaya taşınması
konusunda katkı vermeye çalıştık, çaba gösterdik.
Yasanın getirdiği olumlu değişiklikleri destekliyoruz ancak
değerli arkadaşlar, değerli milletvekilleri, tabii ki tasarının gerçekten
katılmadığımız, eleştirdiğimiz, ifrata kaçan yönlerine ilişkin de tüm
çekincelerimizi, eleştirilerimizi ve önerilerimizi saklı tuttuğumuzu Genel
Kurulda açıkça belirtmek istiyorum.
Değerli milletvekilleri, tasarıda özellikle şirketler hukukunda
esaslı değişiklikler yapılmıştır. Uluslararası muhasebe standartları kabul
edilmiştir. Pay sahiplerinin elektronik ortamda genel kurula katılmalarının
sağlanması öngörülerek ticari hüküm, ticari iş ve tacir gibi kavramların
tayininde ticari işletme esaslı bir unsur olarak kabul edilmiştir.
Bilgi bankasının Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği nezdinde
kurulması, sigorta hukukunda denkleştirme istemiyle ilgili hükümlerin
getirilmesi isabetli yenilikler olarak karşımıza çıkmıştır.
Tek kişilik anonim şirketin kurulmasına olanak sağlanması,
şirketlerin denetiminin bağımsız denetim şirketleri ve yeminli mali müşavirler,
muhasebeciler tarafından gerçekleştiriliyor olması, yine, tasarıda yer alan
önemli düzenlemelerdir.
Ancak, değerli milletvekilleri, yukarıda da ifade ettiğimiz gibi,
pek çok yeniliğin ve değişikliğin yanı sıra ve bu tasarıda yer almasının yanı
sıra, tasarının, gerek dil ve ifade gerek ilgili özel kanunlarla uyumu gerekse
tasarının sistematiği ve içeriği açısından bakıldığında oldukça eleştirisel
yönleri de bulunmaktadır.
Mevcut bilimsel birikimin korunması ve yargı kararlarıyla sağlanan
hukuki gelişimin sürdürülmesi tasarının hedefleri arasında gösterilmesine
karşın, madde numaralarının muhafaza edilmemesi nedeniyle bu olanak ortadan
kalkmıştır.
Yine, tasarının yetersizliklerinden birisi, yapılan yeni
düzenlemelerin bir kısmının eksik bırakılmış olmasıdır. Örnek verilecek olursa,
tek kişi ortağın şirket borçlarından sorumluluğunun şahsi ve sınırsız hâle
gelmesi gereken durumlar hakkında tasarıda bir düzenleme olmaması açık bir
eksiklik olarak göze çarpmaktadır.
Değerli milletvekilleri, yine, bu tasarının hazırlanmasında en
önemli etkenlerden birisinin Avrupa Birliği müktesebatının Türk Ticaret
Kanunu’na taşınması olduğunu ifade etmiştik. Bu hedef, Türk Ticaret Kanunu’nun
genel gerekçesi arasında da çok açık bir şekilde yer almaktadır. Ancak göz ardı
edilmemesi gerektiği konusunda hemfikir olduğumuz, bu konuda da ifrata,
aşırılığa kaçılıp, kaçılmadığına yönelik eleştirilerdir. Çünkü,
tasarı, Avrupa Birliğine ülkemizin tam üyeliği hesap edilerek, öngörülerek
hazırlanmıştır. Oysa, Avrupa Birliğinin ülkemize karşı
çifte standardı, çelişkili tavrı, kapıda bekletme düşüncesi, kendi çıkarına
olan düzenlemelerde ülkemize yaptığı siyasi ve mali baskı ve müdahaleler ise
maalesef bir gerçeklik olarak karşımızda durmaktadır. Bunların yanı sıra olarak
bir taraftan olumlu bir yenilik olarak görünen düzenlemelerin, diğer taraftan
ulusal işletmelerimize, şirketlerimize çok büyük sistemsel ve mali yükler
getireceği de tartışmasızdır.
Türkiye’deki anonim şirketlerin yapısıyla Avrupa’daki yani
dünyadaki şirketlerin ekonomik güçleri birbirinden farklıdır. Dolayısıyla
şirketler hukukuna getirilen sıkı denetlemelerin bir taraftan şirketlerimizin
temel yapısını güçlendirmesi gibi bir durum yaratması öngörülürken, diğer taraftan
bu kadar ağır denetimin ve bu kadar ağır bir sistemin özellikle Anadolu’daki
küçük aile şirketleri üzerinde yaratacağı baskı nazara alınmalıdır. Türk
şirketlerinin yabancı küresel güçlerin kolaylıkla analiz edebileceği şekle
dönüştürülmesinin de Türk şirketlerinin rekabet gücünü artıracağı mı yoksa
rekabet ortamını zayıflatacağı mı hususu göz önünde bulundurularak ciddi bir
şekilde değerlendirilmelidir.
Değerli arkadaşlar, Türk Ticaret Kanunu Yasa Tasarısı’nın
ülkemizin sıkça karşılaştığı ekonomik krizlerde ticari işletmelerimizin
binlercesinin kapısına kilit vurmayacak bir şekilde güçlendirmesi dileğiyle
hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Köktürk.
Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına Bartın Milletvekili Yılmaz
Tunç. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Buyurunuz Sayın Tunç.
AK PARTİ GRUBU ADINA YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın dördüncü bölümü hakkında AK
PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle sizleri saygılarımla
selamlıyorum.
23’üncü Yasama Döneminin hukuk tarihine geçecek oturumlarını hep
birlikte gerçekleştiriyoruz. Geçen dönem, 22’nci Yasama Dönemi ceza hukuku
alanındaki reformların gerçekleştiği bir dönem olmuş, temel ceza yasalarımızın
tamamı yenilenmişti, bu dönem, 23’üncü Yasama Dönemi de özel hukuk alanında
temel kanunlarımızı iktidar ve muhalefetiyle birlikte inşa ettiğimiz, hukuk
reformuna birlikte imza attığımız bir dönem olarak anılacak. Önceki gün Borçlar
Kanunu’muz, dün Hukuk Muhakemeleri Kanunu’muz ve bunların yürürlük kanunlarını
yasalaştırdık. Bugün de Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nı görüşüyoruz.
Ticaret Kanunu Tasarısı 22’nci Yasama Döneminde uzun bir
çalışmanın ardından Adalet Komisyonuna sevk edilmiş, ayrıntılı bir çalışma için
oluşturulan alt komisyonun ardından 2007 yılında Adalet Komisyonu tarafından
kabul edilmiş ancak yasama döneminin sona ermesi nedeniyle tasarı Genel Kurulun
gündemine getirilememiştir. Bu yasama döneminde İç Tüzük’ün 77’nci maddesinin
verdiği imkânla, geneli üzerindeki görüşmelerin ardından 22’nci Dönem Adalet
Komisyonunun raporu benimsenmiş ve tasarı Genel Kurulun gündemine gelmiştir. Parti gruplarımızın temel kanunlarla ilgili olarak uzlaşması
zemininin doğmasının ardından oluşturulan komisyonda da her parti grubundan
birer milletvekilimizle, tasarının bilim kurulu başkanı değerli ticaret hukuku
hocamız Sayın Prof. Dr. Ünal Tekinalp ve akademisyenlerimizin katılımıyla yüzün
üzerindeki önerge üzerinde çalışılarak bunların büyük bir bölümünde uzlaşmaya
varılmış, uzlaşmaya varılamayan konularla ilgili olarak da parti gruplarımızın
önerge verme hakları saklı tutulmuştur.
Ben bu çalışmada birlikte olduğumuz Cumhuriyet Halk Partisinden
Sayın Köktürk’e, Milliyetçi Hareket Partisinden Sayın Tanrıkulu’ya, Barış ve
Demokrasi Partisinden Sayın Kaplan’a ve değerli hocamız Sayın Tekinalp’e ve
uzmanlarımıza katkılarından dolayı teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1957 yılından bu yana
uygulanan, Prof. Dr. Hirsch tarafından kaleme alınan ve ticaret hukukumuzun
gelişmesinde önemli bir yeri olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nu
yürürlükten kaldıran önemli bir tasarıyı görüşmekteyiz. Ticaret
hukuku alanında dünyada özellikle son elli yılda önemli olaylar ve gelişmeler
yaşanmış, dünya ticaretinde yeri ve etkisi olan ekonomik, bölgesel birlikler
çalışmaya başlamış, serbest pazar ve rekabet ekonomisi yaygınlık kazanmış,
teknolojik gelişmeler yeni ihtiyaçları ortaya çıkarmıştır ancak aradan geçen bu
uzun zaman içerisinde 6762 sayılı Ticaret Kanunu’muzda bu gelişmelere karşılık
verebilecek değişiklikler yapılamamıştır. İşte, tasarı, çağımızın
ihtiyaçlarına, dünya ticaretindeki gelişmelere paralel önemli yenilikler
getirmektedir.
Tasarıya genel hatlarıyla baktığımızda, Türk işletmelerinin ticari
ve ekonomik yönden uluslararası rekabet piyasalarında güçlü aktörler olarak
çalışmalarını sağlayacak kurum ve sistemlere sahip olmasının önünü açacak
hükümleri içerdiğini görmekteyiz.
Ticari işletme, şirketler, sermaye piyasası, taşıma, deniz
ticareti ve sigorta hukuku gibi konular Avrupa Birliği müktesebatıyla uyumlu
hâle getirilmektedir.
Ülkemizin güncel, orta ve uzun vadede ticaret hukuku ihtiyaçlarına
cevap verecek mekanizmalar ve hükümleri içeren tasarı, modern ticaret hukukuyla
örtüşmekte, mevcut bilimsel birikimi korumakta ve içtihatlarla sağlanan hukuki
gelişim sürdürülmektedir.
Tasarıda, ticaret dünyasının tüm aktörlerinin ihtiyaçlarına,
ilgili çevrelerin beklentilerine cevap verecek yeni kurallara yer verildiğini
görüyoruz. Teknolojik gelişmelerin tasarıya yansıtıldığını,
halka açık olan ve olmayan şirketler arasındaki farkların en az düzeye
indirildiğini, kurumsal yönetim ilkelerine uygun ve ucu açık gelişmelere ve
düzenlemelere yer verildiğini, şirketlerin birleşmesi, bölünmesi ve tür
değiştirmesinin yeni esaslara bağlandığını, şirketlerin denetiminin etkin,
bağımsız ve uluslararası standartlara uygun olarak yapılmasını sağlayacak
hükümlere yer verildiğini görüyoruz.
Tasarıyla, deniz ticaret hukukumuzda da âdeta bir reform
gerçekleştirilmektedir. Deniz ticaretinde taşıyıcının sorumluluğuna, yolcu
taşımaya, kurtarma ve yardıma, gemi alacağı hakkıyla çatmaya ilişkin kurallar
yenilenmekte ve deniz icrası hakkında düzenlemeler yapılmaktadır.
Sigorta sözleşmesine ilişkin normlar çağımızın ihtiyaçlarına uygun
bir şekilde düzenlenmiş, sorumluluk sigortasına yer verilmiştir.
Ticaret Kanunu’muzda da tıpkı dün görüşmelerini yaptığımız Borçlar
Kanunu gibi güçlünün karşısında zayıfı koruyan hükümlere yer verildiğini
görmekteyiz. Şirketlerin birleşmesi, bölünmesi ve tür değiştirmesi durumlarında
alacaklılar ve diğer hak ve menfaat sahiplerinin korunmasına yönelik ve ayrıca
işçilerin devralan şirkete geçişleri, hakları ve sorumluluklarıyla ilgili
olarak koruyucu, ayrıntılı düzenlemelere yer verildiğini görüyoruz.
Tasarıyla getirilen önemli yeniliklerden biri de şirketler
topluluğudur. Bu başlık altında bağlı işletmeler hukuku düzenlenmekte, ana ve
yavru ortaklıklar arasındaki ilişkiler şeffaflık, hesap verilebilirlik ve
menfaat dengesi temelinde kurallara bağlanmaktadır. Tasarıyla tek kişilik
anonim şirket
kurulmasına imkân tanınmakta, Avrupa Birliği üyesi devletlerin
hukuklarıyla tam bir uyum sağlanmaktadır. Tasarının yürürlüğünün 1 Temmuz 2012’ye
ertelenmesi de uygulamanın hazır olması açısından yerinde bir düzenleme
olacaktır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizin ekonomisi
için önemli olan, iş dünyamızın, ticaret çevrelerinin, hukuk camiasının
yasalaşmasını büyük bir heyecanla beklediği Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın
hazırlanmasında emeği geçen başta Sayın Başbakanımıza, Adalet Bakanımıza,
tasarının bilim kurulu başkanı değerli ticaret hukuku Profesörümüz Sayın Ünal
Tekinalp’e ve diğer hocalarımıza, akademisyenlerimize, uzmanlarımıza, tasarıya
görüşleriyle katkı veren kamu, sivil tüm kişi ve kuruluşlara, Sayın Köksal
Toptan Başkanlığındaki 22’nci Dönem Adalet Komisyonu üyelerimize, tasarıyı İç
Tüzük 77’nci madde gereğince yeniden görüşerek önergelerle geliştiren 23’üncü
Dönem Adalet Komisyonu Başkanımız ve üyelerine teşekkür ediyor, yeni Türk
Ticaret Kanunu’muzun ülkemize, milletimize, ticaret dünyamıza, hukuk camiamıza
hayırlı, uğurlu olmasını diliyor, yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Tunç.
Dördüncü bölümün konuşmaları tamamlanmıştır.
Madde oylamalarına geçiyorum.
Madde 91: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 92: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 93: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 94: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
95’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
95 inci maddesinin kenar başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde
değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu
Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Abdurrahman Arıcı Ufuk
Uras |
|
Antalya İstanbul |
"2. Faiz
Madde 95- (1) 8 inci maddedeki şartların varlığı halinde, alacak
ile borç kalemlerinin birbirinden çıkarılması sonucunda bulunan bakiyeye,
belirlenip hesaba kaydedildiği tarihten itibaren faiz işler; bileşik faize yol
açabilecek uygulama yapılamaz; bu hükme aykırı sözleşme öngörülemez.
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) –
Katılıyoruz.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum.
Gerekçe:
95 inci madde, kenar başlığı da dahil
olmak üzere, değiştirilerek 8 inci maddenin ikinci fıkrası ile uyumlu hale
getirilmiş, bu suretle bakiyeye faiz işleyeceği açıkça hükme bağlanmıştır.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 95’inci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
96’ncı madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
96 ncı maddesinin kenar başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmesini
arz ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Abdurrahman Arıcı Ufuk
Uras |
|
Antalya İstanbul |
"b) Bileşik faiz ve sözleşme ile belirlenebilecek hükümler
Madde 96- (1) Taraflar, üç aydan aşağı olmamak şartıyla,
diledikleri andan başlamak üzere faizlerin ana paraya
eklenmesini kararlaştırabilecekleri gibi hesap devreleri ile faiz ve komisyon
miktarlarını da sözleşme ile belirleyebilirler.
(2) 8 inci maddenin ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri saklıdır.”
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) –
Katılıyoruz Sayan Başkanım.
BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Gerekçe…
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
8 inci maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına eklenen hüküm, 96 ncı
maddenin de kenar başlığı ile birlikte yeni sisteme uygun olarak değiştirilmesi
zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır. Hükümet tasarısında düzenlenen ve Adalet
Komisyonunda metinden çıkarılan 96 ncı maddenin aynen alınması uygun
görülmüştür.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 96’ncı maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 97: Kabul edenler.. Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 98: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 99: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
100’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sırasayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
100 üncü maddesinin kenar başlığının “D) Bakiyenin
haczi” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Ufuk Uras Abdurrahman
Arıcı |
|
İstanbul Antalya |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) –
Katılıyoruz.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
100 üncü maddenin kenar başlığı, 94 üncü madde ile uyumun
sağlanması amacı ile değiştirilmiştir.
BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 100’üncü maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 101: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
102’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sırasayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
102 nci maddesinin ikinci fıkrasında geçen “Borçlar Kanununun tellallık
hükümleri” ibaresi “Türk Borçlar Kanununun simsarlık sözleşmesi hükümleri”
biçiminde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Ufuk Uras Abdurrahman
Arıcı |
|
İstanbul Antalya |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire tevdi
ediyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) –
Katılıyoruz.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Önergeyle, 22/4/1926 tarihli ve 818
sayılı Borçlar Kanunu, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun
647 nci maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, uygulamada ortaya çıkması
muhtemel sorunların önüne geçilmesi amacıyla, maddenin ikinci fıkrasında geçen
“tellallık hükümleri” ibaresi, yeni Türk Borçlar Kanunu ile dil birliğinin
sağlanması amacıyla, “simsarlık sözleşmesi hükümleri” biçiminde
değiştirilmiştir.
BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 102’nci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 103: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 104: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 105: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 106: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 107: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 108: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 109: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 110: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
111’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
111 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında geçen “Borçlar Kanununun 92
nci” ibarelerinin “Türk Borçlar Kanununun 108 inci” olarak değiştirilmesini arz
ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ufuk Uras Abdurrahman Arıcı |
|
Kayseri İstanbul Antalya |
|
Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali
İhsan Köktürk |
|
İzmir Zonguldak |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz efendim.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
22/4/1926 tarihli ve 818
sayılı Borçlar Kanunu, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun
647 nci maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, Türk Borçlar Kanunu ile uyum
sağlamak amacıyla, mülga 818 sayılı Kanuna yapılan atfın yeni 11/1/2011 tarihli
ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 108 inci maddesine yapılması amacıyla
işbu değişiklik önergesi verilmiştir.
BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 111’inci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 112: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 113: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 114: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 115: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 116: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 117: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 118: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 119: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Maade 120: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Böylece dördüncü bölüm içindeki maddelerin oylanması
tamamlanmıştır.
Beşinci bölüm 121’inci madde ila 150’nci maddeleri kapsamaktadır.
Bölüm üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına İzmir
Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu konuşacaktır.
Buyurunuz Sayın Tanrıkulu. (MHP sıralarından alkışlar)
MHP GRUBU ADINA AHMET KENAN TANRIKULU (İzmir) – Teşekkür ederim
Sayın Başkanım.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 96 sıra sayılı Türk Ticaret
Kanunu Tasarısı’nın beşinci bölümü üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu
adına söz almış bulunuyorum, şahsım ve grubum adına Genel Kurulu saygıyla
selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, bizlerin de içinde bulunduğu 57’nci
Hükûmet döneminde Türk ticaret hayatının beklentileri ve çağa ayak uydurma
öngörüleri doğrultusunda 8 Aralık 1999 tarihinde çalışmalarına başlanılan ve
oldukça uzun bir hazırlık dönemi geçiren bir tasarıyı görüşüyoruz bugün. Ancak
bu tasarı, 2005 yılından bu yana değişik sebeplerden dolayı
kanunlaştırılamamış, birtakım siyasi bahaneler üretilerek o yıldan bu yana
Meclis komisyonunda bazı değişikliklerle ilk hâlinden oldukça da uzak bir
şekilde bugüne gelmiştir.
Ülkemiz ekonomi çevrelerinin yıllardır beklediği ve bir kısmını da
geçtiğimiz gün kanunlaştırdığımız Borçlar Kanunu, Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanunu ve bugün de görüşmekte olduğumuz Türk Ticaret Kanunu Tasarısı, ticaret
hayatını, baştan aşağı -tabiri caizse- değiştirip geliştirecek olan
düzenlemeleri bir an önce hayata geçirmek zorunda.
Değerli milletvekilleri, biz, bu kanunlarla ilgili olarak, bu
dönem, yani 23’üncü Dönemin başından itibaren, parti olarak Türkiye Büyük
Millet Meclisinde bütün bu konuları dile getirdik. Aradan geçen yaklaşık üç
buçuk yıllık süreç zarfında bu tasarıların neden yeterince gözden
geçirilmediğini, neden bu kanunlarla ilgili komisyonda irdelenmelerine izin
verilmediğini ve ilgili kurum ve kuruluşların da görüşlerinin bugüne kadar neden
bu tasarının içerisine derç edilmediğin, herhâlde iktidar partisi yetkilileri
bugün bu kürsüden açıklayacaklardır.
Sayın milletvekilleri, zira bu tasarılar için oluşturulan uzlaşma
komisyonlarında, gerek muhalefet partileri olarak gerekse iktidar partisi
olarak pek çok önergeler hazırlandı, önergeler görüşüldü fakat bu önergelerle
ilgili düzenlemelerin bir kısmını maalesef bu tasarıya yansıtma imkânını da
bulamadık. Bu yüzden bu tasarıyı, esasen hem gecikmiş hem de geciktirilmiş
bulduğumuzu ifade ediyoruz ve kanunların yürürlüğe girdiği tarihten itibaren
zamanın sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarına göre de belirlenmesi gerektiğini
düsturunu sizlere hatırlatmak istiyorum.
Sayın milletvekilleri, biraz önce de belirttiğim gibi Türk Ticaret
Kanunu Tasarısı, 57’nci Hükûmet döneminde altı kitap olarak tasarlanmıştı, öyle
çalışmalara başlamıştık. Bunlar ticari işletme, ticaret şirketleri, kıymetli
evrak, taşıma işleri, deniz ticareti ve sigorta hukuku gibi başlıklardan
meydana geliyordu. Burada bizim amacımız şuydu: Bu tasarıya, klasik bir ticaret
kanunu tasarısı olmaktan çıkartarak, kapsamını diğer gelişmiş ülkelerdeki gibi
geliştirip ve birçok ilgili konunun, değişik kanunun olma özelliğini, tek
başına, kendi başına kanun olma özelliğini kazandırma amacını güdüyorduk. Nitekim bugün bazı gelişmiş ülkelerde hem
deniz hukuku hem sigorta hukuku, anonim şirketler hukuku gibi konular ayrı ayrı
ele alınmaktadır ve düzenlenmektedir.
Diğer yandan, baştan beri Milliyetçi Hareket Partisi sözcülerinin
de belirttiği gibi, mevcut tasarıda kullanılan dil, anlam birliği ve kullanılan
terimlere verilen farklı anlamlar da ilerideki uygulamalarda bazı sıkıntılara
da yol açabilecektir. Bu tasarı yeterince incelendiğinde görülecektir ki aynı
kurumlar için, birçok yerde farklı ve ayrı terimler kullanılmıştır.
Yine, tasarıda yer alması gereken bazı hükümler Borçlar
Kanunu’nda, Borçlar Kanunu’nda yer alan bazı hükümler de bu kanunda, yani Türk
Ticaret Kanunu Tasarısı’nda yer almaktadır. Ortak konularda da uyumlu ve
yeterli düzenlemeye gerekli ve yeterli özen gösterilmemiştir.
Değerli milletvekilleri, bizce gene bir başka önemli eksiklik,
mevcut Sermaye Piyasası Kanunu’yla da gerekli uyumu sağlayamamaktadır bu
tasarı.
Bizce bu tasarının amacı şu olmalıydı sayın milletvekilleri:
Ticaret hayatımıza ve genel olarak vatandaşlarımıza kısa ve uzun vadede
sağlıklı hizmet vermek olarak düşünmeli ve bu hedefe doğru gitmeliydi. Oysa
geldiğimiz bu noktaya baktığımız zaman şunu görüyoruz: Hem ticaret
unsurlarımıza hem de ticaretle ilgili mahkemelerimize bu tasarı yasalaştığı
zaman oldukça iş yükü çıkacak ve birçok karışıklıklara da sebep olabilecektir.
Sayın milletvekilleri, Uzlaşma Komisyonunda da belirttiğimiz
üzere, tasarıda şirketleşme konusunda, özellikle “ana şirket”, “yavru şirket”
gibi kavramların açılmasında ve düzenlenmesinde ticaret hayatının şüphelerini
giderecek değişiklikleri içeren önergelerimiz maalesef kabul görmedi ve bu
konudaki tereddütlerimiz de izale edilemedi. Diğer yandan, denetimle ilgili
maddelerde de yine konunun taraflarının bizlere ilettiği çekinceleri ortadan
kaldıracak önergelerimizin de kabul edilmemesi, bu alanda da ileride bazı
sıkıntıların karşımıza çıkacağını gösteriyor.
Tasarıda küçük ve orta ölçekli ticari işletmeleri tanımlayan
ölçütlerin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin görüşü alınarak Sanayi ve
Ticaret Bakanlığı tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği
belirtilmekte ve küçük sermaye şirketlerine bazı ölçütlerde yer verilmektedir.
Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu tarafından yayımlanan ve
bizim de Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun çevirisiyle Türk literatürüne kazandırılan 1 Kasım 2010 tarihli KOBİ’ler İçin
Türkiye Finansal Raporlama Standardı’nın ilgili paragraflarında KOBİ’ler şu
şekilde tanımlanıyor: “Kamuya hesap verme yükümlülüğü bulunmayan ve dış
kullanıcılar için genel amaçlı finansal tablo yayımlayan işletmelerdir.”
Şimdi, söz konusu bu standartta genel bir tanım yapılmakta, hangi
işletmelerin KOBİ tanımı kapsamında yer alacağını belirleyecek olan özel
kriterler, spesifik kriterler de ülkelerin tercihine
bırakılmaktadır. Bu kapsamda tasarıda yer alan söz konusu maddeler arasındaki
çelişkileri gidermek ve KOBİ’lerin Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun
yayımladığı ilgili düzenlemeleri sağlıklı bir şekilde uygulayabilmesini sağlamak
gerekmektedir.
Yine tasarının uzlaşma komisyonunda dile getirdiğimiz eksiklikler
neticesinde büyük ve zincir mağazaların almış oldukları mal ve hizmet
bedellerini üreticimizi mağdur etmeyecek bir sürede ödemesini düzenlemiş
bulunuyoruz. Önümüzdeki maddeler içerisinde bununla ilgili de bir önerge
gelecek. Dolayısıyla üreticilerimizin, özellikle tarımsal ve hayvansal üretim
yapan üreticilerimizin çok uzun zamandan beri bekledikleri ve sıkıntı
yaşadıkları bu alandaki bir sorunu da çözüme kavuşturmuş bulunuyoruz.
Ancak yine tasarıda tarafımıza iletilen talepler doğrultusunda
gerçekleştirmek istediğimiz birçok düzenleme Komisyonda maalesef kabul görmedi,
biz de Genel Kurulda bunu Genel Kurulun tasvibine sunmak üzere hazırlamış
bulunuyoruz. Bu yüzden bu tasarı mevcut hâliyle kanunlaştığında, bizim dile
getirmeye çalıştığımız eksiklikler ileride yeniden düzenleme yapma ihtiyacının
belirleneceğini de göstermektedir. Oysa doğru olan şuydu sayın milletvekilleri:
Bugün burada tespit ettiğimiz bu eksikliklerin yani Genel Kuruldaki bütün
siyasi parti gruplarının ortak dile getirdiği eleştirilerin giderilerek
ilerideki uygulamalardaki aksaklıkların bir an önce ortadan kaldırılması
gerekiyordu.
Değerli milletvekilleri, bizim arzumuz Milliyetçi Hareket Partisi
olarak, yeni bir Türk Ticaret Kanunu’nun yapılmasının da ötesine geçerek
tüketicinin korunması, elektronik ortamda hukuki işlem kurmanın yaygınlık
kazanması, çevre ve deniz kirliliklerinin taşıyıcının sorumluluğunu etkilemesi
ve bir tüketici olarak sigortalının özel olarak korunması gibi gelişmeleri
içeren tedbirlerin alınmasıdır.
Değerli milletvekilleri, bütün bu eksikliklere rağmen tasarının
Türk ticaret hayatına, ekonomik aktörlerin kullanımına ve ülkemize hayırlar
getirmesini diliyorum.
Genel Kurulu bir kez daha saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Tanrıkulu.
Bölüm üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır, maddelerin oylanmasına
geçiyorum.
Madde 121 üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu
Tasarısının 121 inci maddesinin üçüncü fıkrasında geçen “Borçlar Kanununun 397
nci” ibaresinin “Türk Borçlar Kanununun 513 üncü” olarak değiştirilmesini ve
beşinci fıkrada geçen “Müvekkilin veya acentenin iflası, ölümü veya
kısıtlanması sebebiyle” ibaresinin “Müvekkilin veya acentenin ölümü, ehliyetini
kaybetmesi veya iflası sebebiyle” şeklinde yazılmasını arz ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Ufuk Uras Abdurrahman
Arıcı |
|
İstanbul Antalya |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
22/04/1926 tarihli ve 818
sayılı Borçlar Kanunu, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun
647 nci maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, Türk Borçlar Kanunu ile uyum
sağlamak amacıyla işbu değişiklik önergesi verilmiştir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 121’inci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
122’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sırasayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
122 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin ve beşinci fıkrasının
aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Ufuk Uras Abdurrahman
Arıcı |
|
İstanbul Antalya |
“c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde,
ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa,”
“(5) Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile
benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi
halinde de uygulanır.”
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe
Hükümdeki “tazminat istenebilir” ibaresi “zarar”ı
çağrıştırdığından bu da 122 nci maddenin kabul ettiği hakkaniyet sistemine
uymadığından anılan kelime yerine maddenin kenar başlığına ve talebin
niteliğine uyan “denkleştirme” terimi kullanılmıştır. Ayrıca maddenin beşinci
fıkrasında yapılan değişiklikle, fıkra hükmü daha doğru bir biçimde ifade
edilmeye çalışılmıştır.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Kabul edilen önerge doğrultusunda 122’nci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 123: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 124: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 125: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 126: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
127’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
127 nci maddesine aşağıdaki fıkranın eklenmesini arz ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Ufuk Uras Abdurrahman
Arıcı |
|
İstanbul Antalya |
"(2) Kanunun 307 nci maddesinin ikinci, 342 nci maddesinin
birinci ve 581 inci maddesinin birinci fıkra hükümleri saklıdır."
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Anonim ve Limited şirket ortaklarıyla, komandit şirketlerde
komanditer ortakların kişisel emeği ve ticari itibarı sermaye olarak
koyamayacakları göz önünde tutularak bu konudaki madde hükümlerin saklı
olduğuna dair fıkra eklenmesi amacıyla işbu değişiklik önergesi verilmiştir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 127’nci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 128: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 129: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 130: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 131: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 132: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 133: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 134: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 135: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 136’da bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
136 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinde geçen "140 ıncı
maddenin" ibaresinin "141 inci maddenin” şeklinde değiştirilmesini arz
ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Ufuk Uras Abdurrahman
Arıcı |
|
İstanbul Antalya |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz
Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Maddî hata nedeniyle düzeltilmesi amacıyla bu önerge verilmiştir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 136’ncı maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 137: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 138: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 139: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 140: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 141: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 142: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 143: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 144: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 145: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 146: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 147: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 148: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 149: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 150: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Böylece, beşinci bölümdeki maddelerin oylanması tamamlanmıştır.
Altıncı bölüm 151’inci madde ila 180’inci maddeleri kapsamaktadır.
Bu bölüm üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Adana
Milletvekili Yılmaz Tankut konuşacaktır. (MHP sıralarından alkışlar)
Buyurunuz Sayın Tankut.
MHP GRUBU ADINA YILMAZ TANKUT (Adana) – Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın altıncı bölümü
hakkında Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu
vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, bu tasarı gerçekten ticaret hayatımız
açısından ve ona bağlı olarak istihdam sağlama yönünden elbette ki oldukça
önemlidir. Ancak uzun yıllar Meclisimizde beklemesine ve dokuz yıla yaklaşan
tek başına AKP İktidarının hiçbir bahanesi olmamasına rağmen maalesef bu zamana
kadar çıkartılamamış ve bize göre AKP İktidarının vizyonsuzluğuna
âdeta kurban edilmiştir. Çok büyük bir kesimi doğrudan ilgilendiren ancak AKP
Hükûmetinin kendi siyasi rantını düşünmekten dolayı
bir türlü Meclis gündemine getirilmeyen bu tasarı, Milliyetçi Hareket
Partisinin, pek çok kez ortaya koyduğu sorumlu muhalefet anlayışı çerçevesinde,
toplumumuzun değişen ve gelişen ihtiyaçları dikkate alınarak ortaya koyduğu
uzlaşma anlayışı neticesinde bugün Meclisimizden çıkartılarak kanunlaşma
noktasına getirilmiş bulunmaktadır.
Sayın milletvekilleri, Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz bu
tasarıyı gerçekten önemsiyoruz. Pek çok eksikliğine, ileride uygulamada çıkması
muhtemel olan pek çok sıkıntısına ve milletvekilleri olarak hiç inceleme
şansımız olmamasına mukabil, yine de ticaret hayatımıza günün gelişen şartlarına
uygun olarak önemli bir başlangıç yapacağına inanmaktayız.
Benden önce konuşan birçok milletvekili arkadaşımızın da
ifade ettiği gibi, bu tasarı, özellikle bu dönem seçilen milletvekillerimizin
bırakınız inceleyip anlamasını, şöyle bir göz gezdirmesine dahi imkân
vermeyecek şekilde plansız ve hazırlıksız olarak, âdeta yumurtanın kapıya
dayandığı bir noktada çok acele olarak bugün bir kez daha Genel Kurul gündemine
alınmış bulunmaktadır.
Elbette ki bizler de bu tasarıya emek veren hocalarımızın
ve diğer uzman arkadaşlarımızın emeklerine ve mesailerine saygı duymaktayız ama
kanunların millet adına çıkartıldığı yer eğer Türkiye Büyük Millet Meclisi ise
o zaman bu Meclisin saygıdeğer üyelerinin en azından bin beş yüz küsur maddelik
bu kanun tasarısına hiç olmaz ise ana ve tali komisyonlarda aşina olmasına
müsaade edilmeliydi ve en azından bu kanun tasarısına, ticaretin ve sanayinin
içerisinden süzülerek gelen ve her biri pratikte pek çok ticari sıkıntıyı
yaşamış ve atlatmış olan Sanayi ve Ticaret Komisyonumuzun Başkan ve üyelerinin
de tartışmasına ve katkı koymasına imkân verilmeliydi diye biz düşünmekteyiz. Ancak, ne yazık ki devasa bir Ticaret Kanununu temel yasa olarak
çıkartıyoruz fakat belki de en fazla inceleyip tartışması gereken ve adı da
“Sanayi ve Ticaret Komisyonu” olan Komisyonumuzun kapısının önünden dahi bu
tasarıyı geçirmiyoruz.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, bu anlayış ve tavır gerçekten
de doğru bir anlayış ve düzgün bir tavır ve olumlu bir yaklaşım değildir.
Öncelikle, bu anlayış ve tavrı yadırgadığımızı ve kınadığımızı buradan ifade
etmek istiyorum.
Son iki üç gündür büyük bir hızla bu Meclisten çıkartılan borçlar,
hukuk muhakemeleri, tebligatlar ile ilgili kanunlarda da benzer durum söz
konusudur ve maalesef kabul etmek gerekir ki bu kanunlar da müzakere dahi
edilmeden yüce Meclisimizden onay alınarak çıkartılmıştır.
Bu yüzden Meclisimizden âdeta jet hızıyla çıkan bu temel
kanunların neticelenmesini olumlu kabul etmekle birlikte, ileride uygulamada
pek çok eksikliğin meydana geleceğini peşinen kabul edip önümüzdeki dönemlerde
ticari hayatımızda çıkabilecek aksaklıklara da hazırlıklı olmak lazım geldiğini
buradan hatırlatmakta fayda görmekteyiz.
Diğer yandan, özel hukuka ilişkin değişiklikler toplumda ve
medyada fazlaca ilgi görmediğinden, kamuoyu bu tasarı hakkında hiçbir şey
bilmemekte ve ticaret erbabının da önemli bir kısmı kendi canıyla uğraştığından
bu tasarıyla pek ilgilenmemektedir. Dolayısıyla, bu tasarının pratik hayatta
hangi sıkıntı ve açmazlara sebebiyet vereceği de pek tahmin edilememektedir, bu
yüzden mevcut düzenlemelerden daha geriye gidilme tehlikesinin endişeleri de
yaşanmaktadır.
Değerli arkadaşlar, unutulmamalıdır ki Türk Ticaret Kanunu
değişikliğine gereken önem ve özen gösterilmediğinde, zaten son sekiz yıldır
inim inim inleyen esnafımız, işçimiz, sanayicimiz, çiftçimiz ve diğer
kesimlerimiz üzerinde çok daha büyük ekonomik sıkıntılara yol açabilecek bir
süreç de kendiliğinden meydana gelecektir. Yine unutulmamalıdır ki yapılacak
hatalar Türk müteşebbisinin uluslararası rekabet gücünü zayıflatabilecektir. Dolayısıyla ekonominin tamamını ilgilendiren bir kanun sadece web
sitesi açma mecburiyeti veya zaten mümkün olmayan, geçmişte de çok
dillendirilen -otobüste tavuk taşıma konuları gibi- maddelerle tanınıp popüler
olmamalıdır çünkü bu tasarının bankacılığa etkileri, sermaye piyasasına
etkileri, borsa ve sigortacılığa etkileri ile dış ticaret ve enerji piyasasına
etkileri ne yazık ki pek tartışılamamıştır.
İş dünyasının tasarıyı eline alıp kendilerine etkisinin neler olacağını
da çok incelediğini bizler pek düşünmemekteyiz. Yüz altmış yıllık Ticaret
Kanunu uygulamasından elde edilen birikim ile toplumsal ihtiyaçlar da bize göre
tam manasıyla tespit edilmemiştir. Mesela, bilindiği gibi, şirketler çoğunlukla
kişilerin borçlarını ödemekten kurtulmalarında bir araç olarak
kullanılmaktadır, böyle olunca da birçok müteşebbis, asıl borçlu karşısında
olduğu hâlde, alacağını tahsil edememektedir. Tasarıda bu gibi aksaklıklara
yönelik bir çözüm de görebildiğimiz kadarıyla öngörülmüş değildir.
Yine bono ve çeklerin ödenmesine ilişkin etkin ve caydırıcı
tedbirler de alınmış değildir. Çok uzun yıllar boyu uygulamadan edinilen
birikim ve deneyimler neticesinde şirket ve firmalarımız, gerek vergi gerek
yönetim ve temsil ve gerekse tutulması icap eden defter ve kayıtlar bakımından
karmaşık ve kendi başlarına halledemedikleri usul ve işlemlere muhatap olmaktan
şikâyetçidirler. Oysa bu tasarı ile bu tip şikâyetlerin giderilmesi ve
işlemlerin sadeleştirilmesi gerekirken aksine firma ve şirketlere getirilen
İnternet ve web sayfası gibi mecburiyetler, teşebbüs sahiplerinin kendi
başlarına içinden çıkamayacakları yeni yükümlülükler getirmektedir. Bütün
bunların hepsi, ayrı birer ilave masraflardır. Bunları bir imkân, teknolojik
kolaylık ve yenilik olarak öngörmek başka, fakat bir mecburiyet olarak öngörmek
ise bambaşka bir şeydir. İnternet ve web sayfalarının imkân ve fırsat olarak
öngörülmesi ne kadar isabetli ise mecburiyet olarak öngörülmesi bir o kadar
isabetsiz ve bize göre hukuksuzdur. Üstelik tasarıda bu yeni yükümlülüklerdeki
hatalar hapis cezasıyla cezalandırılmaktadır ki bunu da kabul etmek mümkün
değildir.
Sonuç olarak bu Kanun Tasarısı, değerli bir öğretim üyemizin
oluşturduğu mahdut bir kadro tarafından hazırlanan, toplumun ve toplumun
temsilcilerinin düşünce ve beklentilerini bize göre tam olarak karşılayamayan
ve özetle, ticaret sektörüyle de bütünleşemeyen bir tasarı izlenimini
vermektedir. Dolayısıyla, bugün dokuz yıla yaklaşan AKP iktidarları döneminde
ekonomik krizlerle âdeta hazan yaprakları gibi ülke coğrafyasının dört bir
yanına savrulmuş olan reel sektör temsilci ve çalışanlarına belki de ilave
hiçbir katkı sağlayamayacaktır. Sağlayamayacağı gibi, özetlemeye çalıştığımız
eksik ve karmaşık yapısından dolayı, bunca yıldır kazanılan pek çok avantaj ve
birikimleri de zafiyete uğratabileceği şüpheleri hâlen tam manasıyla
giderilebilmiş değildir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dokuz yıla yaklaşan AKP
iktidarlarının bir türlü görmediği pek çok acı hadiseler bugün hepimizin karşısında
durmaktadır ve acil çözümler beklemektedir. Yasama organı, elbette ihtiyaçları
çerçevesinde yasa ve değişiklikleri yapacaktır ancak bunları yaparken bu ülkede
30 milyon insanın açlık ve yoksulluktan kıvrandığını, işsizliğin kol gezdiğini,
fabrikaların tek tek kapandığını, esnafın önemli bir kısmının siftah yapmadan
kepenk indirdiğini de görecektir.
Dolayısıyla, bugün, hepimizin yüzlerce insana iş ve aş kapısı olan
tesislerin bir anda kapandığını, nice başarılı şirketlerin iflas ettiğini,
çekleri dönen, senetleri ödenmeyen nice iş adamının, ticaret erbabının iflas
ederek intihar ettiğini, toplumun âdeta cinnet geçirdiğini görmezden mi
gelmemiz gerekiyor? Yoksa bütün bu acı gerçekler karşısında, tıpkı iktidar
temsilcilerinin yaptığı gibi, artan yeşil kart ve yardım paketlerinin sayısıyla
övünmesi ve bunlarla kendisini kandırması mı gerekiyor? Elbette, sosyal devlet,
vatandaşını mağdur etmeyecek ve etmemelidir de. Bu yardımlar mutlak suretle
yapılmalı, daha da fazlalaştırılmalı, aç ve açıkta hiç kimse bırakılmamalıdır.
Ama bu tür sosyal yardımlar vatandaşımızın onurunu, haysiyetini incitmeden,
sadece seçim ve oy hesaplarıyla değil, samimiyetle yapılmalıdır. İşsiz
sayısını, aç insan sayısını, yoksul sayısını fazlalaştırıp, sonra da onlara
“Bak, ben sana yardım yapıyorum.” mantığıyla nereye kadar gideceğiz, neyi
başaracağız, bunu da takdirlerinize sunuyorum.
“Seksen yılda yapılmayanı sekiz yılda yaptık.” diye böbürlenen bir
siyasi anlayışa şimdi buradan soruyorum: Tekeli, TÜPRAŞ’ı, Türk Telekom’u,
limanları, şeker fabrikalarını, kâğıt fabrikalarını, derede akan suları ve daha
nice ülke kaynaklarını babalar gibi sattınız. Yaklaşık 50 milyar doları kasaya
koydunuz ve üstüne ülkemizin borcunu 2 katına çıkarıp 300 milyar dolar da ilave
borç yaptınız. Peki, bu kadar satışa, borca rağmen, yerine yeni bir Tekel, yeni
bir Türk Telekom bir TÜPRAŞ ve şeker fabrikası koyabildiniz mi?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Lütfen sözlerinizi tamamlayınız.
Buyurunuz.
YILMAZ TANKUT (Devamla) – Dolayısıyla, değerli arkadaşlar,
ekonominin, ticaretin yeni ihtiyaçlarını dikkate almalıyız, vatandaşımızın yeni
ihtiyaç duyduğu değişiklikleri mutlaka yapmalıyız. Fakat halkımızın açlık,
yoksulluk ve yokluk içinde bulunmasından rahatsızlık duymayan, aksine,
oluşturulan bu alanları yeni istismar kapısı olarak gören bir anlayışı biz asla
kabul etmiyoruz.
Netice itibarıyla, üretmeden tüketen, tüketerek borçlanan
ve borçlarını da elde ne var ne yok satarak ödemeye çalışan bir anlayışla
koskoca Türkiye Cumhuriyeti ekonomisini yönetmeye, ticaretini yönlendirmeye
çalışırsanız bu ve benzeri kanun teklif ve tasarıları ile hiçbir yere
varamazsınız; varamadığınız gibi, acele ve baştan savma bir şekilde, temel yasa
olduğunu iddia ettiğiniz bu kanun tasarıları gibi pek çok tasarı ve teklifi de
daha kanunlaşmadan veya yürürlüğe girmeden değiştirmek zorunda kalabilirsiniz
diyorum.
Her şeye rağmen bu kanun tasarısının ticaret hayatımıza hayırlı
olmasını temenni ediyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Tankut.
Maddelerin oylamasına geçiyorum.
Madde 151: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 152: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 153: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 154: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
155’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
155 inci maddesinin ikinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve
teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ufuk Uras |
|
Kayseri İzmir İstanbul |
|
Abdurrahman Arıcı Ali
İhsan Köktürk |
|
Antalya Zonguldak |
"(2) Devralan sermaye şirketi, devrolunan sermaye şirketinin
tüm paylarına değil de oy hakkı veren paylarının en az yüzde doksanına sahipse,
azınlıkta kalan pay sahipleri için;
a) Devralan şirkette bu
payların denk karşılığı olan paylar verilmesi şirket payları yanında, 141 inci
maddeye göre, şirket paylarının gerçek değerinin tam dengi olan nakdî bir
karşılık verilmesinin önerilmiş olması ve
b) Birleşme dolayısıyla ek ödeme borcunun veya herhangi bir
kişisel edim yükümlülüğünün yahut kişisel sorumluluğun doğmaması,
hâlinde birleşme
kolaylaştırılmış usulde gerçekleşebilir."
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Anlam bütünlüğünün sağlanması ve hükmün daha açık ifadesi amacıyla
bazı terim değişiklikleri yapılmıştır.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 155’inci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 156: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 157: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 158: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 159: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 160: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 161: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 162: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 163: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 164: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 165: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 166: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 167: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 168: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 169: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 170: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 171: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 172: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 173: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 174: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 175: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 176: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 177: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 178: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 179: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 180: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Böylece, altıncı bölüm içinde yer alan maddelerin oylaması
tamamlanmıştır.
Yedinci bölüm, 181’inci madde ila 210’uncu maddeleri
kapsamaktadır.
Bölüm üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Manisa
Milletvekili Mustafa Enöz konuşacaktır. (MHP sıralarından alkışlar)
Buyurunuz Sayın Enöz.
MHP GRUBU ADINA MUSTAFA ENÖZ (Manisa) – Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın yedinci bölümünü
oluşturan 181’den 210’uncu maddeye kadar olan bölüm üzerinde Milliyetçi Hareket
Partisi Grubu
adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla
selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, üzerinde söz almış olduğum bu maddeler,
kurulan bir şirketin başka şirketlere dönüşmesini, ortakların birbirleri ile
ilişkilerini, şirketlerin tür değiştirme şartlarını, birleşmelerini, ortakların
paylarını ve sorumluluklarını, şirket alacaklarının hakları ile Sanayi
Bakanlığının düzenleme ve denetleme yetkisini düzenlemektedir.
Tasarının bu bölümünde “Şirketler topluluğu” adı altında yeni bir
düzenleme yapılmaktadır. Burada hâkim şirket ve ana şirkete bağlı şirket ve
yavru şirket kavramları birlikte kullanılarak karışıklık yaratılmış, ana şirket
mi denecek, hâkim şirket mi, yoksa yavru şirket mi veya buna bağlı şirket mi
denecek belli olmamıştır. Bu şekilde ifadelerle algılayıcılarda kavram
kargaşasına da yol açabilecektir.
Tasarının 195’inci maddesinde şirketler topluluğu kavramının ne
anlama geldiği tespit edilmektedir. Hâkim şirkete doğrudan veya dolaylı olarak
bağlı bulunan şirketler, onunla birlikte şirketler topluluğunu oluşturur.
“Hâkim şirketler ana, bağlı şirketler yavru şirket konumundadır” denmektedir.
Bu ise “Şirketler topluluğunun hâkiminin merkezi veya yerleşim yeri yurt içinde
veya dışında bulunan bir teşebbüs olması hâlinde, 195 ila 209’uncu madde
hükümleri ile şirketler topluluğuna ilişkin diğer hükümler uygulanır. Hâkim
teşebbüs tacir sayılır.” fıkrasıyla maddede yerini almıştır.
Buna göre, hâkim şirketin şirket olması gerekmez, hâkim şirketin
gerçek ya da tüzel kişi olması gerekmez; dolayısıyla, hâkim şirketin
tabiiyetinin olması gerekmez; bir yabancı vakıf da, bir yabancı mal topluluğu
da, bir yabancı işletme de, bir yabancı fon da Türkiye’de bu şirketler
topluluğunun hâkimi olabilecektir. Üstelik, bu
teşebbüs tacir olarak kabul edilecektir. İşte, bu ana ile yavrunun muhtemel
babası bu yabancı teşebbüs şirket olabilecektir. Bu hüküm, yabancı fonların
işletmelerinin hiçbir kontrole tabi olmadan Türk şirketlerin kontrolünü elde
etmelerine hizmet etmeye uygun bir hükümdür. Zira dikkat edilirse buradaki
hâkimiyet doğrudan olabileceği gibi dolaylı da olması mümkündür.
Değerli milletvekilleri, ülkelerin güçleri dünya ölçeğinde büyük
şirketlerin sayısıyla ölçülmektedir. Türk şirketleri finans, kurumsallaşma ve
uluslararası rekabet sıkıntıları yaşamaktadırlar. Ülkemiz ekonomisi dünyanın
17’nci büyük ekonomisi olarak gösterilmektedir ancak dünyada 100 büyük şirket
arasında bizim şirketlerimiz yoktur. Bu çelişkinin mutlak olarak ortadan
kalkması gerekmektedir diye düşünmekteyiz.
Güçlü Türkiye için öncelikle yatırımcıya uygun bir ortam
sağlanmalıdır. Şirketlerimiz mali sistemden ve teşviklerden gerektiği kadar
yararlanmalı ve kurumsallaşmaları için bütün altyapı sorunları giderilmelidir.
Küresel iş yapan Türk şirketlerinin daha fazla olması gerekliliği vardır. İşini
büyütemeyen büyük şirketlerimiz maalesef rekabet edemeyip geride
kalmaktadırlar. Bu durumda şirketlerimize gereken her türlü desteği vermek icap
eder.
Değerli milletvekilleri, ekonomik istikrarsızlık, beklenmeyen
krizlere yol açtığı gibi, siyasi ve sosyal istikrarsızlığın da temel
belirleyicisi hâline dönüşmektedir. Ülkemizde yaşanan kriz, istihdam ve
enerjideki yüksek maliyetler yüzünden birçok tekstil firmasının fabrikalarını
kapatıp yurt dışında yatırım yaptıkları veya fabrikalarını yurt dışına
taşıdıkları bilinen bir gerçektir.
Sermaye kaçışı ülkenin vergi matrahını ve refah sistemini de
aşındırmaktadır. Ülkemizin karşı karşıya olduğu sermaye kaçışı ve vergi
kaçakçılığı problemine karşı, Hükûmet dolaylı vergi ve emek üzerine yüksek
vergi uygulamaya yönelmektedir. İş gücü maliyetlerinin yüksekliği, yerli ve
yabancı yatırımcıların yatırım yaparken tercihlerini doğrudan etkilemektedir.
Bu nedenle, günümüzde başta Çin ve Hindistan olmak üzere, iş gücü maliyeti az
olan ülkeler yatırım için tercih edilmektedir.
Ülkemizde birçok ülkeden daha yüksek sosyal güvenlik primi
ödenmekte ancak ödenen primin karşılığı olan hizmet tam olarak alınamamaktadır.
Maliyetlerin artmasıyla işverenler rekabet gücünü kaybedebilmektedir. Bu
nedenle sosyal güvenlik sistemi kesintilerinin hem rekabet ettiğimiz ülkelerin
düzeyine getirilmesi hem de yapılan ödemelerin karşılığında iyi hizmet
verilmesi sağlanmalıdır.
Değerli milletvekilleri, bütün ekonomiler için olduğu gibi ülkemiz
ekonomisi için de ihracat çok önemlidir. Bilindiği üzere, ihracat artışı, daha
çok üretmek, daha çok üretmek için daha çok yatırım yapmak, daha çok insan
çalıştırmak ve döviz girdisi sağlamak demektir. Ülkemizde sistem bunun tam
tersi olmaktadır. İhracat artışına paralel olarak yatırım, istihdam ve üretim
artmamaktadır. İhracatın artışından fazla ithalat gerçekleşmektedir. Bu durumda
gelen döviz fazlasıyla tekrar geriye, yurt dışına gitmektedir. Ülkemizde
alındığı söylenen bütün tedbirlere rağmen kamu harcamaları kısıtlanamamaktadır.
Diğer yandan, cari açığın artması büyük tehlike yaratmaktadır. Bunlara döviz
kurundaki ani sıçramaları da eklediğimizde iç ve dış borçlanma sürekli olarak artmaktadır.
Ülkemizde ekonomide istikrarı sağlayabilmek için mutlaka kamu
finansman sorununun çözülmesi, uygulanacak vergi politikalarının sermaye ve
yatırımları olumsuz yönde etkilememesi gerekmektedir. Vergi oranlarını
arttırdığımız zaman kayıt dışı da buna paralel olarak artmaktadır. Bu, bütün
dünya ülkelerinde de geçerlidir. Devlet olarak kayıt altına girmeyi teşvik
ediyor olmak gerekliliği ortadadır.
Kayıt dışı ekonomi büyük bir sorun olarak karşımızdadır. Kayıt
dışı ekonomiyle ilgili olarak bu zamana kadar alınmaya çalışılan tedbirlerin
etkili olmadığı bütün kesimler tarafından kabul edilmektedir. Bu durumu önlemek
mutlaka kararlı bir politikayı gerektirmektedir. Bu mücadelede bütün kurumlarla
beraber toplumun duyarlılığı sağlanarak bütün kesimlerce çalışılmalıdır.
Ülkemizin büyüme hızı yavaşlarken vatandaşın borçları hızla
yükselmektedir. Vatandaşların tüketici kredisi, otomobil kredisi, konut
kredisi, kredi kartıyla firmaların bankalardan sağladıkları krediler ile bu
kredilere ait faiz tahakkuk ve reeskontlarından oluşan
toplam borçları önceki yıllara göre çok daha fazla artmıştır. Ailelerin
borçluluk oranının artması ve gelir dağılımının bozulması toplumun sosyal ve
psikolojik dengesini de bozmaktadır. Ülkemizde, kredi kartı, borçlanma
araçlarının en önemlisini oluşturmaktadır. Diğer ülkelerde ödeme aracı olarak
kullanılan kredi kartı, ülkemizde tam bir borçlanma aracına dönüşmüş
durumdadır.
Değerli milletvekilleri, ülkemizde esnaf ve sanatkârlarımız,
üretime yaptıkları katkılar ve sağladıkları istihdam nedeniyle son derece
önemlidirler. Bu insanlarımız yanlarında 3-5 kişi çalıştırırlar, devlete olan
vergilerini öderler, herkesçe kabul edildiği üzere devletimizin de temel
direğidirler. Ancak, AKP hükûmetleri döneminde esnaf ve sanatkârlarımız son derece
mağdur edilmişlerdir. Yaşanan ekonomik kriz neticesinde birçok esnafımız
dükkânlarını kapatmak zorunda kalmıştır.
Ekonomimizin önemli bir kesimini oluşturan esnaf ve
sanatkârlarımızın sorunlarını bir an önce çözmek gerekmektedir. Ekonomik ve
mali politikaların başarılı olabilmesi için ilgili kurumların koordinasyonu
sağlanmalı, sosyal boyut göz önünde tutularak üretim, yatırım, istihdam, vergi
ve teşvikler bir bütün olarak ele alınmalıdır. Öncelikle esnaf ve
sanatkârlarımıza yaşayabilecekleri, büyüyüp gelişebilecekleri bir mali ortam
hazırlanmalıdır. Bilindiği üzere, ekonomiyi canlandırmak için mutlaka üretimi
artırmak gerekmektedir, bunun için de üretim üzerindeki vergi yükü
azaltılmalıdır. Kayıt dışı ekonomiyle etkin olarak mücadele ederek vergi tabana
yayılmalı, herkes kazancı oranında vergilendirilmelidir.
Değerli milletvekilleri, bütün partilerin de ortak mutabakatı ile
çıkan ama eksiklikleri de olan, ancak birçok önergeyle zannediyorum
tamamlanacak olan bu önemli yasanın Türk ticaret hayatına ve halkımıza hayırlar
getirmesini diliyor, yüce milleti, yüce Meclisimizi bu vesileyle bir kez daha
saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Enöz.
Bölüm üzerindeki konuşmalar tamamlanmıştır.
Yedinci bölümün maddelerine geçiyorum.
Madde 181: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 182: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 183: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 184: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 185: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 186: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 187: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 188: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 189: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 190: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
191’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
191 inci maddesinin kenar başlığının "Ortaklık paylarının ve ortaklık
haklarının incelenmesi" olarak değiştirilmesini, birinci ile dördüncü
fıkraların aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Abdurrahman Arıcı Ufuk
Uras |
|
Antalya İstanbul |
"(1) Birleşmede, bölünmede ve tür değiştirmede
ortaklık paylarının ve ortaklık haklarının gereğince korunmamış veya ayrılma karşılığının
uygun belirlenmemiş olması halinde, her ortak, birleşme, bölünme veya tür
değiştirme kararının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren iki
ay içinde, söz konusu işlemlere katılan şirketlerden birinin merkezinin
bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, uygun bir denkleştirme
akçesinin saptanmasını isteyebilir. Denkleştirme
akçesinin belirlenmesinde 140 ıncı maddenin ikinci fıkrası uygulanmaz."
"(4) Ortaklık paylarının veya ortaklık haklarının korunmasını
inceleme davası birleşme, bölünme veya tür değiştirme kararının geçerliliğini
etkilemez."
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) –Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) -
Katılıyoruz.
BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Gerekçe...
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Birinci fıkradaki değişiklikle davada güvenli mahkemeler
belirlenmiş, dördüncü fıkrada da birinci fıkra ile uyum sağlanmıştır.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 191’inci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 192: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
193’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
193 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve
teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Ufuk Uras Abdurrahman
Arıcı |
|
İstanbul Antalya |
“(3) 202 ilâ 208, 555, 557,
560 ıncı madde hükümleri saklıdır. Bir sermaye şirketinin veya kooperatifin
iflâsı hâlinde 556 ve 570 inci maddeler ile Kooperatifler Kanununun 98 inci
maddesi kıyas yoluyla uygulanır.”
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) –
Katılıyoruz.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Hükümde yer alan madde numaraları hataen yanlış yazılmıştır. Bu
maddî hatanın düzeltilmesi amacıyla bu önerge verilmiştir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 193’üncü maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
194’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
194 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve
teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Ufuk Uras Abdurrahman
Arıcı |
|
İstanbul Antalya |
“(3) Bir ticaret şirketinin
bir ticarî işletmeye dönüştürülebilmesi için, söz konusu ticaret şirketinin
paylarının tümü, ticarî işletmeyi işletecek kişi veya kişiler tarafından
devralınmalı ve ticarî işletme bu kişi veya kişiler adına ticaret siciline
tescil ve ilân edilmelidir. Bu hâlde, ticarî işletmeye dönüştürülen ticaret
şirketi, bir kollektif veya komandit şirket ise mezkûr ticaret şirketinin
borçlarından, ticarî işletmeyi işletecek kişi ve kişiler ile ticaret şirketinin
eski ortakları da 264 üncü maddedeki zamanaşımı süresince sıfatlarına göre
müteselsilen sorumlu olurlar. Dönüştürmeye bu Kanunun 264 ilâ 266 ncı maddeleri
de uygulanır.”
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Tevdi ediyoruz
Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkanım.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Üçüncü fıkranın ikinci cümlesinde yer alan “türüne dönüştürülen
ticaret şirketi” ibaresi doğru olmadığından bu ibare yerine işlemin anlamına
uygun düşen “ticari işletmeye dönüştürülen ticaret şirketi” ibaresi
kullanılmış, ayrıca, açıklığı sağlamak amacıyla “müteselsilen” kelimesi cümleye
eklenmiştir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 194’üncü maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
195’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekle olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 195. maddesinin
metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
|
Mehmet Şandır Ahmet Kenan Tanrıkulu Mustafa Enöz |
|
Mersin İzmir Manisa |
|
Osman Durmuş Yılmaz
Tankut |
|
Kırıkkale Adana |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Katılmıyoruz
Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın
Başkanım.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Madde hükmü ile mevcut Ticaret Kanunumuzda olmayan "Şirketler
Topluluğu" kavramı öngörülmektedir. Ancak, bu kavram ve düzenlemenin hangi
ihtiyacı gidereceği belirsizdir. Madde gerekçesinde de bu ihtiyaç açıklanmış
değildir.
Ayrıca hakim şirket ve yavru şirket
kavramları yeterince belirgin değildir. Uygulamada, hiç yavru şirket olmadan hakim şirketler topluluğu oluşması mümkün olduğu gibi, bir
şirketin hem hakim şirket hem yavru şirket olması mümkündür. Mesela bir şirket,
başka bir şirkette oy haklarının çoğunluğuna sahip iken, başka bir şirket ana
sözleşme gereği, yönetim organında karar alabilecek çoğunluğu oluşturan sayıda
üyenin seçimini sağlayabilmek hakkını haizse ve bir başka şirket de bir
sözleşme gereğince veya başka bir yolla hâkimiyeti altında tutabiliyorsa, bu
durumda üç hakim şirket olacaktır. Oysa düzenleme, tek
hakim şirket olacakmış gibi yapılmıştır. Bu durumda,
ana şirketler arasındaki ilişkinin nasıl olacağı belli değildir. Hatta bir
şirketin bir şirketler topluluğunda hakim şirket, bir
başka şirketler topluluğunda yavru şirket olması mümkündür. Bu durumların
hukuki sonucunun ne olması gerektiği belli değildir.
Ayrıca, iki şirket karşılıklı olarak birbirlerinin paylarının
çoğunluğuna sahip ise, bu şirketlerden hangisinin hakim
şirket, hangisinin yavru şirket olacağı belli değildir.
Madde metninde hem bağlı şirket, hem de yavru şirket kavramları
kullanılarak kavram kargaşası yaratılmıştır. Maddenin başlığında da zaten yavru
şirket değil, bağlı şirket kavramı kullanılmıştır. Nitekim devam eden maddelerde
yavru şirket kavramı değil, bağlı şirket kavramı kullanılmıştır.
İkinci fıkrada, "bir ticaret şirketinin başka bir ticaret
şirketinin paylarının çoğunluğuna veya onu yönetebilecek kararları alabilecek
miktarda paylarına sahip bulunması, birinci şirketin hâkimiyetinin
varlığına" karine olarak kabul edilmiştir. Oysa bu durum zaten önceki
fıkralarda emredici hüküm olarak düzenlenmiştir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.
195’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
196’ncı madde üzerinde iki önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
196 ncı maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ufuk Uras |
|
Kayseri İzmir İstanbul |
|
Abdurrahman Arıcı Ali
İhsan Köktürk |
|
Antalya Zonguldak |
"MADDE 196- (1) Bir ticaret şirketinin bir sermaye
şirketindeki iştirakinin yüzdesi, o sermaye şirketindeki payının veya payların
itibarî değerleri toplamının, iştirak olunan şirketin sermayesine
oranlanmasıyla bulunur. Sermaye şirketinin hem kendi hem de onun hesabına
alınmış olup da üçüncü kişilerin elindeki kendi payları, hesaplamada o şirketin
esas veya çıkarılmış sermayesinden düşülür.
(2) Bir ticaret şirketinin bir sermaye şirketindeki oy hakkının
yüzdesi, ticaret şirketinin o sermaye şirketinde sahip bulunduğu paylardan
doğan kullanılabilen oy haklarının toplamının, sermaye şirketindeki
kullanılabilir tüm oy haklarının toplamına oranlanmasıyla bulunur. Hesaplamada,
sermaye şirketinin hem kendi hem de onun hesabına alınmış olup da üçüncü
kişilerin elindeki paylarından doğan oy hakları düşülür.
(3) Bir ticaret şirketinin bir sermaye şirketinde sahip olduğu
paylar hesaplanırken ona bağlı şirketlerin sahip oldukları veya onun hesabına
alınmış olup üçüncü kişilerin elindeki paylar da hesaba katılır."
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 196. maddesinin
metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
|
Mehmet Şandır Ahmet Kenan Tanrıkulu Recep Taner |
|
Mersin İzmir Aydın |
|
Mustafa Enöz Yılmaz
Tankut |
|
Manisa Adana |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Katılmıyoruz
Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Maddede düzenlenen pay ve oy oranlarının tespiti hususları
şirketlerde pay sahipliğinin olağan sonucudur. Ayrıca düzenleme gereksizdir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.
Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
196 ncı maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Mustafa
Elitaş (Kayseri) ve arkadaşları
"MADDE 196- (1) Bir ticaret şirketinin bir sermaye
şirketindeki iştirakinin yüzdesi, o sermaye şirketindeki payının veya payların
itibarî değerleri toplamının, iştirak olunan şirketin sermayesine
oranlanmasıyla bulunur. Sermaye şirketinin hem kendi hem de onun hesabına alınmış
olup da üçüncü kişilerin elindeki kendi payları, hesaplamada o şirketin esas
veya çıkarılmış sermayesinden düşülür.
(2) Bir ticaret şirketinin
bir sermaye şirketindeki oy hakkının yüzdesi, ticaret şirketinin o sermaye
şirketinde sahip bulunduğu paylardan doğan kullanılabilen oy haklarının
toplamının, sermaye şirketindeki kullanılabilir tüm oy haklarının toplamına
oranlanmasıyla bulunur. Hesaplamada, sermaye şirketinin hem kendi hem de onun
hesabına alınmış olup da üçüncü kişilerin elindeki paylarından doğan oy hakları
düşülür.
(3) Bir ticaret şirketinin
bir sermaye şirketinde sahip olduğu paylar hesaplanırken ona bağlı şirketlerin
sahip oldukları veya onun hesabına alınmış olup üçüncü kişilerin elindeki
paylar da hesaba katılır.”
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Gerekçe…
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Bir taraftan, amacı ve anlamı aynen koruyarak, birinci ve ikinci
fıkralarda metin kısaltılarak hükümlerin söylem gücü artırılmış, diğer taraftan
da mehaz Alman Kanunu dikkate alınarak maddeye üçüncü fıkra eklenmiştir.
İkinci ve üçüncü fıkralarda, kendisine iştirak edilen şirketten
hareketle, bu şirketin iktisap etmiş olduğu kendi payları ile onun hesabına
alınmış olup da üçüncü kişilerin elinde bulunan paylar ve bu paylara ilişkin
"sermayeden düşülme" hükmü öngörülmüştür. Yeni fıkrada da aynı hukukî
düşünceyle, bu defa kendisine iştirak edilen şirket hareket noktası alınmış ve
bir “hesaba katma” hükmü getirilmiştir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 196’ncı maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
197’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na
Görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 197. maddesinin
metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
|
Mehmet Şandır Ahmet Kenan Tanrıkulu Mustafa Enöz |
|
Mersin İzmir Manisa |
|
Osman Durmuş Yılmaz
Tankut |
|
Kırıkkale Adana |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – İştirak
etmiyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Madde metninde, hakim şirket yavru şirket
kavramları ile oluşturulan şirketler topluluğu kavramına koşut başka bir kavram
oluşturulmuş olmaktadır.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.
197’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
198’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na
Görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 198. maddesinin
metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
|
Mehmet Şandır Ahmet Kenan Tanrıkulu Osman Durmuş |
|
Mersin İzmir Kırıkkale |
|
Recep Taner Mustafa
Enöz |
|
Aydın Manisa |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Katılmıyoruz
Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Şirketlerde pay sahipliği ile ilgili gereksiz bir tescil ve ilan
yükümlülüğü öngörülmektedir. Teşebbüs kavramı belirli ve kanuni bir kavram
değildir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.
198’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
199’uncu madde üzerinde iki önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
199 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki “veya onun”
ibaresinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Ufuk Uras Abdurrahman
Arıcı |
|
İstanbul Antalya |
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na
Görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 199. maddesinin
metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
|
Mehmet Şandır Ahmet Kenan Tanrıkulu Mustafa Enöz |
|
Mersin İzmir Manisa |
|
Recep Taner Osman
Durmuş |
|
Aydın Kırıkkale |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Katılmıyoruz
Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın
Başkanım.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Madde metni ile uygulanması neredeyse imkânsız ve gereksiz bir
raporlama yükümlülüğü öngörülmektedir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.
Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
199 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki “veya onun”
ibaresinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
Abdurrahman Arıcı (Antalya) ve
arkadaşları
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire tevdi
etmektedir Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Hükümdeki “veya onun” kelimelerine gerek olmadığı için bunlar
metinden çıkarılmıştır.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 199’uncu maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
200’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na
Görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 200. maddesinin
metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
|
Mehmet Şandır Ahmet Kenan Tanrıkulu Recep Taner |
|
Mersin İzmir Aydın |
|
Mustafa Enöz Osman
Durmuş |
|
Manisa Kırıkkale |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Katılmıyoruz
Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Bağlı şirket hâkim şirket ayırımına ilişkin hükümlerin isabetsiz
olması sebebiyle madde tasarı metninden çıkarılmalıdır.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.
200’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… 200’üncü madde kabul edilmiştir.
201’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na
Görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 201. maddesinin
metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
|
Mehmet Şandır Ahmet Kenan Tanrıkulu Recep Taner |
|
Mersin İzmir Aydın |
|
Mustafa Enöz Osman
Durmuş |
|
Manisa Kırıkkale |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Katılmıyoruz
Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Şirketler topluluğu hükümleri isabetsiz olduğundan madde metni
tasarıdan çıkarılmalıdır. Ayrıca, haklarının sadece dörtte birini
kullanacaklarına dair hüküm kâr payı hakkını da kapsayacak nitelikte olup,
uygulanması mümkün değildir.
BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
201’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Kabul edilmiştir.
202’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 202. maddesinin
metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
|
Osman Durmuş Mustafa Enöz Recep Taner |
|
Kırıkkale Manisa Aydın |
|
Ahmet Kenan Tanrıkulu Mehmet
Şandır |
|
İzmir Mersin |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) –Katılmıyoruz
Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın
Başkanım.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Şirketler topluluğuyla ilgili tüm hükümlerin bu maddedeki
sorumluluğu düzenlemek amacıyla öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Haksız fiil ve
şirketler hukukuna mahsus sorumluluk hükümleri bu madde ile düzenlenen
sorumluluğu karşılayacak nitelikte olduğu gibi, bu kadar karışık bir yeni
müessese yaratmak yerine, sorumluluğa ilişkin sade bir düzenleme daha
isabetlidir.
BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
202’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Kabul edilmiştir.
203’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 203. maddesinin
metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
|
Ahmet Kenan Tanrıkulu Mehmet Şandır Recep Taner |
|
İzmir Mersin Aydın |
|
Mustafa Enöz Osman
Durmuş |
|
Manisa Kırıkkale |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) –Katılmıyoruz
Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın
Başkanım.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Şirketler hukuku ve uygulamaları ile bağdaşmayacak bir hüküm olup,
202. Madde düzenlemesi ile de çelişkilidir. Şirket alacaklılarının haklarını
ihlal edebilecek bir düzenlemedir.
BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Kabul edilmemiştir.
203’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Kabul edilmiştir.
204’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 204. maddesinin
metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
|
Mehmet Şandır Recep Taner Ahmet Kenan Tanrıkulu |
|
Mersin Aydın İzmir |
|
Mustafa Enöz Osman
Durmuş |
|
Manisa Kırıkkale |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Katılmıyoruz
Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
203. maddeye bağlı bir düzenleme, 203. maddenin metinden
çıkarılması talep edildiğinden, bu maddenin de metinden çıkarılması gereklidir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.
204’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
205’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 205. maddesinin
metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
|
Mehmet Şandır Ahmet Kenan Tanrıkulu Osman Durmuş |
|
Mersin İzmir Kırıkkale |
|
Mustafa Enöz Recep
Taner |
|
Manisa Aydın |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Katılmıyoruz
Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
203. ve 204. maddeye bağlı bir düzenleme, bu maddelerin metinden
çıkarılması talep edildiğinden, bu maddenin de metinden çıkarılması gereklidir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.
205’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
206’ncı madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 206. maddesinin
metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
|
Mehmet Şandır Ahmet Kenan Tanrıkulu Osman Durmuş |
|
Mersin İzmir Kırıkkale |
|
Mustafa Enöz Recep
Taner |
|
Manisa Aydın |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Katılmıyoruz
Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
203. 204. ve 205. maddeye bağlı bir düzenleme, bu maddelerin
metinden çıkarılması talep edildiğinden, bu maddenin de metinden çıkarılması
gereklidir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.
206’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… 206’ncı madde kabul edilmiştir.
207’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 207. maddesinin
metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
|
Mehmet Şandır Recep Taner Mustafa Enöz |
|
Mersin Aydın Manisa |
|
Ahmet Kenan Tanrıkulu Osman
Durmuş |
|
İzmir Kırıkkale |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Katılmıyoruz
Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Bağlı şirket hâkim şirket ayırımına ilişkin hükümlerin isabetsiz
olması sebebiyle madde tasarı metninden çıkarılmalıdır.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.
207’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… 207’nci madde kabul edilmiştir.
208’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 208. maddesinin
metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
|
Mehmet Şandır Ahmet Kenan Tanrıkulu Osman Durmuş |
|
Mersin İzmir Kırıkkale |
|
Mustafa Enöz Recep
Taner |
|
Manisa Aydın |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Katılmıyoruz
Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe okunsun.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Bağlı şirket hakim şirket ayırımına
ilişkin hükümlerin isabetsiz olması sebebiyle madde tasarı metninden
çıkarılmalıdır.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.
208’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… 208’inci madde kabul edilmiştir.
Madde 209: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 210: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Böylece yedinci bölüm içinde yer alan maddelerin oylanması tamamlanmıştır.
Sekizinci bölüm üzerinde söz talebi yoktur.
211’inci madde ila 240’ıncı maddeleri içermektedir.
Oylamaya sunuyorum:
Madde 211: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 212: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 213: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 214: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 215: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 216: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 217: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 218: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 219: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 220: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 221: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 222: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 223: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 224: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 225: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 226: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 227: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 228: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 229: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 230: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 231: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 232: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 233: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 234: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 235: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 236: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 237: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 238: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 239: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 240: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Böylece sekizinci bölüm içindeki maddelerin oylanması
tamamlanmıştır.
Dokuzuncu bölüm üzerinde söz talebi yoktur.
241’inci madde ila 270’inci maddeleri kapsamaktadır.
Oylamaya geçiyoruz.
Madde 241: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 242: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
243’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
243 üncü maddesinin birinci fıkrasında geçen “Borçlar Kanununun 535 ve 536 ncı
maddelerinde” ibaresinin “Türk Borçlar Kanununun 639 ve 640 ıncı maddelerinde”
olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Ufuk Uras Abdurrahman
Arıcı |
|
İstanbul Antalya |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz.
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Gerekçe okunsun Sayın Başkan.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe
22/4/1926 tarihli ve 818
sayılı Borçlar Kanunu, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun
647 nci maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, Türk Borçlar Kanunu ile uyum
sağlamak amacıyla işbu değişiklik önergesi verilmiştir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 243’üncü maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 244: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 245: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 246: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 247: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 248: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 249: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 250: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 251: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
252’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
252 nci maddesinin birinci fıkrasında geçen “Borçlar Kanununun 537 nci”
ibaresinin “Türk Borçlar Kanununun 641 inci” olarak değiştirilmesini arz ve
teklif ederiz.
|
Ali İhsan Köktürk Abdurrahman Arıcı Ufuk Uras |
|
Zonguldak Antalya İstanbul |
|
Ahmet Kenan Tanrıkulu Mustafa
Elitaş |
|
İzmir Kayseri |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe
22/4/1926 tarihli ve 818
sayılı Borçlar Kanunu, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun
647 nci maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, Türk Borçlar Kanunu ile uyum
sağlamak amacıyla işbu değişiklik önergesi verilmiştir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 252’nci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 253: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 254: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 255: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 256: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 257: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 258: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 259: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 260: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 261: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 262: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 263: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 264: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 265: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 266: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 267: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 268: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 269: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 270: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Böylece dokuzuncu bölüm içinde yer alan maddelerin oylamaları
tamamlanmıştır.
Onuncu bölüm üzerinde söz talebi yoktur.
Onuncu bölüm 271’inci madde ila 300’üncü maddeleri içermektedir.
Oylamaya geçiyorum.
Madde 271: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 272: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 273: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 274: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 275: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 276: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 277: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 278: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 279: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 280: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 281: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 282: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 283: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 284: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
285’inci madde üzerinde bir adet önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
285 inci maddesinin ikinci fıkrasında geçen “Borçlar Kanununun 100 üncü”
ibaresinin “Türk Borçlar Kanununun 116 ncı” olarak değiştirilmesini arz ve
teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Ufuk Uras Abdurrahman
Arıcı |
|
İstanbul Antalya |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
22/4/1926 tarihli ve 818
sayılı Borçlar Kanunu, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun
647 nci maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, Türk Borçlar Kanunu ile uyum
sağlamak amacıyla işbu değişiklik önergesi verilmiştir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 285’inci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 286: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 287: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 288: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 289: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 290: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 291: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 292: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 293: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 294: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 295: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 296: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 297: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 298: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 299: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 300: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Böylece onuncu bölüm içindeki maddelerin oylanması tamamlanmıştır.
On birinci bölüm üzerinde söz talebi yoktur.
On birinci bölüm 301 ila 330’uncu maddeleri içermektedir.
Maddeleri oylatıyorum.
Madde 301: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 302: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 303: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 304: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 305: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 306: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 307: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 308: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 309: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 310: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 311: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 312: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 313: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 314: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
315’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
315 inci maddesinde geçen “Borçlar Kanununun 532 nci” ibaresinin “Türk Borçlar
Kanununun 632 nci” olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Ufuk Uras Abdurrahman
Arıcı |
|
İstanbul Antalya |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
22/4/1926 tarihli ve 818
sayılı Borçlar Kanunu, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun
647 nci maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, Türk Borçlar Kanunu ile uyum
sağlamak amacıyla işbu değişiklik önergesi verilmiştir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 315’inci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 316: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 317: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 318: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 319: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 320: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 321: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 322: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 323: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 324: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 325: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 326: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 327: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 328: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 329: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
330’uncu madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
330 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Ufuk Uras Abdurrahman
Arıcı |
|
İstanbul Antalya |
Madde 330 – (1) Özel kanunlara tabi anonim şirketlere, özel
hükümler dışında bu kısım hükümleri uygulanır.”
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Maddede yer alan “…kanunlardaki hükümler dışında…” ibaresi
yetersizdir. Özel kanuna tabi anonim şirketlerle ilgili hüküm tabi oldukları
kanundan başka kanunda yer alıyorsa, bu durumu karşılamaktan uzaktır. Bu
nedenle “…özel hükümler dışında…” ibaresi konulmalıdır.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 330’uncu maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Böylece on birinci bölümün içinde yer alan maddelerin oylanması
tamamlanmıştır.
On dakika ara veriyorum.
Kapanma Saati: 16.14
ÜÇÜNCÜ OTURUM
Açılma Saati: 16.32
BAŞKAN: Başkan Vekili Şükran Güldal MUMCU
KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Gülşen ORHAN (Van)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
51’inci Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.
96 sıra sayılı tasarının görüşmelerine devam edeceğiz.
Komisyon ve Hükûmet yerinde.
On ikinci bölümde kalmıştık.
On ikinci bölüm 331 ila 360’ıncı maddeleri içermektedir.
Bölüm üzerinde söz talebi yoktur.
Maddelerin oylamasına geçiyorum.
Madde 331: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 332: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 333: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
334’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
334 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Devlet, il, belediye gibi
kamu tüzel kişilerinden birine" ibaresinin "Devlet, il özel idaresi,
belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişilerinden birine" olarak
değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Abdurrahman Arıcı Ufuk
Uras |
|
Antalya İstanbul |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum.
Gerekçe:
16 ncı maddede açıklanan gerekçeler, bu değişiklik için de aynen
geçerlidir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 334’üncü maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 335: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 336: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 337: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 338: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 339: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 340: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 341: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 342: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
343’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
343 üncü maddesinin birinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz
ve teklif ederiz
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Abdurrahman Arıcı Ufuk
Uras |
|
Antalya İstanbul |
"(1) Konulan aynî sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak
işletmelere ve ayınlara, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret
mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçilir. Değerleme
raporunda, uygulanan değerleme yönteminin somut olayın özellikleri bakımından
herkes için en adil ve uygun seçim olduğu; sermaye olarak konulan alacakların
gerçekliğinin, geçerliğinin ve 342 nci maddeye uygunluğunun belirlendiği,
tahsil edilebilirlikleri ile tam değerleri; aynî olarak konulan her varlık
karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığı,
tatmin edici gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin icaplarına göre açıklanır. Bu
rapora kurucular, işlem denetçisi ve menfaat sahipleri itiraz edebilir.
Mahkemenin onayladığı bilirkişi kararı kesindir."
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Resmî nitelik taşıyan rapor yerine "mahkemenin onayladığı
rapor" ibaresinin sistemimize daha uygun olduğu düşünülerek hükümde bu
yolda değişiklik yapılmıştır. Ayrıca Kanuna hâkim hesap verme ilkesi dikkate
alınarak, bilirkişi raporunun bu ilkeye uygun olarak hazırlanması gereği
hükümde açıkça vurgulanmıştır. Hesap verme ilkesi yöneticilere, denetçilere,
işlem denetçilerine, tasfiye memurlarına ve benzeri görevleri Kanun icabı
yerine getirenlere uygulanan bir ilkedir. Bu ilke o işte gösterilen özenin
ölçüsünü belirlediği gibi, açıklamaların şeffaflık kurallarına göre yapılması
zorunluğuna ilgililere, güvenilir, doğru ve bilimsel esaslara göre
karşılaştırmalı bilgi verilmesi mecburiyetine de işaret eder. Esaslara
girmeyen, genel nitelik taşıyan, boşluklarla dolu olan, ciddiyetten uzak, soyut
sözden ibaret açıklamalar bu ilkeye göre verilmiş bilgi sayılmaz.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen önerge doğrultusunda 343’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum:
Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 344: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 345: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 346: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
347’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
347 nci maddesinin kenar başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde
değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Ufuk Uras Abdurrahman
Arıcı |
|
İstanbul Antalya |
“VIII- Primli paylar
MADDE 347- (1) İtibarî değerinden aşağı bedelle pay çıkarılamaz.
Payların itibarî değerinden aşağı bedelle pay çıkarılamaz. Payların itibarî
değerinden yüksek bir bedelle çıkarılabilmeleri için esas sözleşmede hüküm veya
genel kurul kararı bulunmalıdır.”
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire bırakıyoruz
Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Maddenin kenar başlığı, “Primli paylar” şeklinde değiştirilerek,
böylece kenar başlık hükmün içeriği ile uyumlu hâle getirilmiştir. Ayrıca,
“prim” teriminin açıklanmasına yönelik bir ibareye gerek görülmeyerek metin
yeniden düzenlenmiştir.
BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 347’nci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
348’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
348 inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ufuk Uras Abdurrahman Arıcı |
|
Kayseri İstanbul Antalya |
|
Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali
İhsan Köktürk |
|
İzmir Zonguldak |
"MADDE 348- (1) Şirketi kurdukları sırada harcadıkları emeğe
karşılık olarak kuruculara, para ve bedelsiz pay senedi vermek gibi şirket
sermayesinin azalması sonucunu doğurabilecek bir menfaat tanınamaz. Bu hükme
aykırı esas sözleşme hükümleri geçersizdir. Ancak dağıtılabilir kârdan 519 uncu
maddenin birinci fıkrasında yazılı yedek akçe ile paysahipleri için yüzde beş
kâr payı ayrıldıktan sonra kalanın en çok onda biri intifa senetleri bağlamında
kuruculara ödenir.
(2) Bu Kanunun yürürlüğe
girmesinden sonra kurulan anonim şirketler, pay senetlerini halka arz etmeden
önce kurucu intifa senetlerini, herhangi bir bedel ödemeden iptal ederler; aksi
halde intifa senetleri kendiliğinden geçersiz sayılır.
(3) Dağıtılabilecek kâr mevcut ise şirket kârın dağıtılmamasını
kararlaştırmış olsa bile kurucu intifa sahipleri esas sözleşmede öngörülen kâr
paylarını alırlar."
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Tasarının bu maddesinin birinci fıkrasında yer alan "mevcut
sermayeye göre" ibaresi bir taraftan Yargıtay'ın bu konudaki kararlarından
doğan oluşturulmuş hukukun ve birikimin muhafazası, diğer taraftan da nesnel
adaletin sağlanması için hükümden çıkarılmıştır. Ayrıca, mezkûr hükmün
şirketlerin halka açılmasını engellediği gerçeği de dikkate alınmıştır.
Gerçekten, kurucu intifa senetleri pay senetleri borsada işlem gören
şirketlerde hoş karşılanmamakta hem de özellikle menkul kıymetler fonlarınca
sürekli olarak şikayetlere konu edilmektedir. Aynı
amaçla maddenin ikinci fıkrası kaleme alınmış, ancak hükmün Türk Ticaret
Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra kurulacak şirketlerde uygulanması
öngörülerek kazanılmış haklar korunmuştur.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 348’inci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 349: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 350: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
351’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
351 inci maddesinin birinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz
ve teklif ederiz.
|
Mustafa
Elitaş Ahmet Kenan
Tanrıkulu Ufuk Uras |
|
Kayseri İzmir İstanbul |
|
Abdurrahman Arıcı Ali
İhsan Köktürk |
|
Antalya Zonguldak |
"(1) Şirketin kuruluşuna ilişkin denetleme raporu bir veya
birkaç işlem denetçisi tarafından verilir. İşlem denetçisi
kuruluş raporunda, payların tamamının taahhüt edildiğini; kanunda veya esas
sözleşmede öngörülmüş bulunan pay bedellerinin en az tutarlarının kanuna uygun
olarak bankaya yatırıldığını; buna ilişkin banka mektubunun kuruluş belgeleri
arasında yer aldığını; bu yükümlülüğün herhangi bir şekilde dolanıldığına
ilişkin bir belirti bulunmadığını; aynî sermaye ve devralınan ayınlar için
mahkemece atanan bilirkişilerce değerleme yapıldığını, mahkemece bir kararla
onaylanan raporun dosyaya sunulduğunu; kurucu menfaatlerinin kanuna uygun
olduğunu; kurucular beyanı ile ilgili açık bir uygunsuzluğun, aşırı
değerlemenin, işlemlerde görünür bir yolsuzluğun bulunmadığını ve diğer kuruluş
belgelerinin mevcut olduğunu, gerekli noter onaylarının ve izinlerin alındığını
gerekçeleriyle ve hesap verme ilkesinin gereklerine uygun olarak açıklar."
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Hüküm, parti temsilcileri ile Adalet Komisyonu başkanının yaptığı
toplantıda tekrar kaleme alınmıştır. İşlem denetçilerinin işin niteliğine uygun
uzmanlardan seçilmeleri gerektiğinden, bu görevin yeminli malî müşavir ve/veya
serbest muhasebeci malî müşavirlere özgülenmesinin doğru olmayacağı
düşünülerek, uygun değişiklik yapılmıştır.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 351’inci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 352: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 353: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
354’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
354 üncü maddesine aşağıdaki üçüncü fıkranın eklenmesini arz ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ufuk Uras |
|
Kayseri İzmir İstanbul |
|
Abdurrahman Arıcı Ali
İhsan Köktürk |
|
Antalya Zonguldak |
“(3) 343 üncü madde uyarınca verilen bilirkişi raporu da tescil ve
ilân edilir.”
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe
Avrupa Birliğinin 77/91 sayılı Yönergesinin 10 uncu maddesinin
üçüncü fıkrasına uygun olarak 343 üncü madde uyarınca verilen bilirkişi
raporunun tescil ve ilân edilmesi gerekliliği hükme bağlanmıştır. Böylece aynî
sermaye ile bir aynın devralınmasına ilişkin değerleme raporunun mahkeme
dosyasında kalmasının sakıncaları ortadan kaldırılmış, bilgiye ulaşma
sağlanmıştır. Raporun internet sitesinde de yer alacağı şüphesizdir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 354’üncü maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 355: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 356: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 357: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 358: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 359: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 360: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Böylece on ikinci bölüm içindeki maddelerin oylaması
tamamlanmıştır.
On üçüncü bölüm 361 ila 390’ıncı maddeleri kapsamaktadır.
Bölüm üzerinde söz talebi, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına
Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’e aittir.
Buyurunuz Sayın Öztürk.
CHP GRUBU ADINA ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 361 ila 390’ıncı maddelerini
kapsayan on üçüncü bölüm üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz
aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, her neslin kaderi bir önceki nesil
tarafından belirlenirmiş. Biz de burada kendimizden sonraki gelecek olan neslin
kaderini belirleyeceğiz. Belki bu belirlemede hiçbir hak ve günahı olmayan
kişilerin kaderlerini biz belirleyeceğiz.
Toplam 1.535 asıl, 5 geçici olmak üzere 1.540 maddeden ibaret olan
Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ne Adalet Komisyonunda yeteri kadar görüşüldü,
tartışıldı, görüyorsunuz ki ne de Genel Kurulda hiçbir tartışma yapılmaksızın
geçiyor. Bu Ticaret Kanunu’nun gelecek nesillerin kaderini nasıl
etkileyeceğini, bunun sorumluluğunun kimlere ait olacağını ben yüce milletin
takdirine bırakıyorum.
Değerli milletvekilleri, yasa yapmak yasama organının asli
görevidir. Ancak, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı örneğinde olduğu gibi, bu asli
görev yasama organının üyeleri tarafından değil, yasama dışı bir çalışmanın
ürünü olarak ne yazık ki önümüze gelmiştir. Çünkü,
22’nci Dönemde Adalet Komisyonunda görev yapan Adalet Komisyonu üyelerinden
23’üncü Dönemde sadece birisi milletvekilidir. Dolayısıyla bu tasarı 22’nci
Dönemde Adalet Komisyonunda görüşülmüş ve 23’üncü Dönemde, İç Tüzük 77’nci
maddeye göre, hiç görüşülmeden kabul edilmiştir. Bu da aslında hukuka
aykırıdır. Çünkü 22’nci Dönemde Adalet Komisyonunda görüşülmüş ama sıra sayısı
bastırılarak dağıtılmamıştır. Bastırılarak dağıtılmayan ve sıra sayısı olmayan
komisyon raporunun görüşülmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü’nün
77’nci maddesi kapsamında yeni iç tüzük ihdası anlamındadır, bunun kabulü
mümkün değildir.
Bu tasarının eleştirilecek çok yanı vardır. Yani bu tasarı böyle
bir uzlaşmanın, anlaşmanın, iradenin ürünü gibi çıkıyor gözükse de aslında öyle
değildir. Bu tasarının ihtiva ettiği hükümler konusunda gerçekten çok
yanlışlıklar vardır. Öncelikle tabii ben şunu anlamak istiyorum: 1.535 ve artı
5, 1.540 maddeyi toptan değiştirecek, değiştirilmesini gerektirecek önemli
sebepler ve ihtiyaçlar var mıdır, bu tasarıyla getirilen çözümler ne ölçüde bu
ihtiyaçları karşılıyordur? Öncelikle bunun tartışılması ve
mutlaka yapılması gerekiyor idi. Ve yine madde numaralarına varana kadar yani o
madde metinlerine, kurumların ruhuyla özdeşleşmiş madde metinlerine varana
kadar böylesine köklü bir değişiklik yapmanın nedenini ben hâlâ anlamış değilim
çünkü madde numaraları da baştan aşağı değiştirilmiş, önemli bir hukuk birikimi
altüst edilmiş ve tahrip edilmiştir.
Değerli milletvekilleri, hepimizin bildiği gibi Türk Ticaret
Kanunu temel yasalardandır, hatta en temel yasalarımızdan bir tanesidir. Türk
Ticaret Kanunu toplum yaşamını, ticari hayatı, ekonomik hayatı yakından
ilgilendiren, ticari ve ekonomik hayatı yöneten, yönlendiren temel bir
kanundur. Hangi ideoloji, hangi düşünce, dünya görüşü açısından bakarsanız
bakın, hangi ideoloji, hangi dünya görüşü hâkim olursa olsun bu Ticaret
Kanunu’yla ortaya konulan kurallar ekonomik yaşamı biçimlendirir, ekonomik
yaşamı yönetir ve yönlendirir. O zaman, bir ticaret kanunu yaparken daha
dikkatli davranılması, dikkat edilmesi gereken şey, yine bu ticaret kanununun
diğer temel kanunlar olan borçlar kanunu, hukuk usulü ve medeni kanun gibi çok
uzun bir zaman etkisini göstereceği konusudur. Burada dikkatli, sabırlı ve
özenli bir çalışmanın yapılması gerekir. Elbette ki bilim kurulundaki
hocalarımız kendi görüşleri doğrultusunda yıllarca emek vererek bu kanun
tasarısını hazırlamışlardır ama bu görüşlere karşı olan pek çok bilim adamının
da bu konuda görüşleri olduğu ve tasarıyı gerçekten amansızca eleştirdikleri de
bilinmektedir ama o eleştirilerin yani eleştirilerdeki hâkim olan görüşlerin
tasarıya yansıdığı kabul edilemez.
Değerli milletvekilleri, bu tasarının en önemli yanlışlarından bir
tanesi, birtakım hükümler anlaşılmıyor yani amacı ifade etmiyor; düzenleme
gerekçesine bakıyorsunuz, gerekçesinden bir sonuç çıkarmak, bir yanıt bulmak
mümkün değil. Sistemi yeni baştan ele aldığı düşünülen, gelişen ekonomik konseptlere göre yeniden düzenlemelerin yapıldığı bir
ortamda gerekçeler büyük önem taşımaktadır.
Her vesileyle söylediğim gibi, gerekçe yasanın ruhudur, madde
metinleri ise bedenidir. Gerekçe ona canlılığını, yaşamını veren ruhtur. Eğer
bedenden bir şey anlayamıyorsanız o zaman dönüp onun ruhuna bakmanız lazım.
Niçin o bedenin o şekilde durduğunu, neden eğilip büküldüğünü anlayabilmeniz
için onun ruhuna bakmanız lazım. Oysa baktığınızda, burada, gerçekten,
gerekçelerden beden denilen o madde metninin neden eğri durduğunu anlamanız
mümkün değildir değerli arkadaşlarım. Gerekçeler ya madde metninin tekrarından
ibaret ya da madde metniyle çelişen hükümleri içeriyor.
Değerli arkadaşlarım, biz -geçmişte de söylediğim gibi- bu
yasanın, sadece iş hayatının ihtiyaçları görülsün, ertelenmesin diye İç
Tüzük’ten ve Anayasa’dan kaynaklanan haklarımızı Parlamentoda dondurarak
geçmesine olanak sağlıyoruz.
Değerli milletvekilleri, burada bu vesileyle bir hususu daha
söylemek istiyorum: Geçenlerde Sayın Adalet Bakanımız verdiği bir demeçte,
istinaf mahkemelerinin yürürlüğe girmesiyle ilgili olarak “Bu istinaf
mahkemelerinin faaliyete geçmemesi konusunda iktidar partisi kadar muhalefet
partisi Cumhuriyet Halk Partisinin ve Yargıtayın da suçu vardır.” dedi yanlış
anlamadıysam. Şimdi, ben bunun üzerine araştırdım, “Acaba bu bölge adli yargı
mahkemelerini düzenleyen 5235 sayılı Yasa’nın yürürlüğü ve yürütmesinin
sorumluluğu Hükûmetle birlikte muhalefete mi aittir?” diye baktım. Değerli
arkadaşlarım, bu 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye
Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 56’ncı maddesi
yürütme maddesidir. “Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.” diyor yani
burada “Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kuruluyla birlikte Cumhuriyet Halk
Partisi, Yargıtay yürütür.” demiyor değerli arkadaşlarım.
Yine bunun yürürlük tarihi 1 Haziran 2005 olarak
tanımlanmış, daha sonra Hükûmet kendi beceriksizliği yüzünden bunu ertelemek
zorunda kalmıştır ama kendi asli görevi olan bu “bölge istinaf mahkemeleri”
dediğimiz mahkemelerin faaliyete geçmesi konusunda gerekli tedbirleri alması
gereken Hükûmetin Adalet Bakanı radyo ve televizyonlarda bunun sorumluluğunun
Cumhuriyet Halk Partisinde olduğunu söyleyebilecek kadar ileri gidiyor. Bunu da ben kamuoyunun takdirine sunmak istiyorum.
Değerli milletvekilleri, dün bu kürsüde söyledim. Geçen sene, 2007
senesinde Adalet Komisyonuna bir kanun tasarısı geldi. Bu kanun tasarısı
Yargıtay Kanunu’nda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısıdır. Bu kanun
tasarısının 1’inci maddesi Yargıtay dairelerinin sayısının azaltılmasına
ilişkindir. Burada, bu tasarının Adalet Komisyonunda görüşüldüğü 6/2/2008 günü o zamanın Adalet Bakanı Sayın Mehmet Ali Şahin
“Bu tasarıyla Yargıtaydaki hukuk daireleri sayısı 21’den 13’e indirilmektedir,
ceza daireleri sayısı da 11’den 7’ye düşürülmektedir. Daire sayılarıyla ilgili
yeni düzenlemeye uygun olarak üye sayısı azaltılmakta ve Yargıtayın en fazla
150 üyeyle çalışması öngörülmektedir.” demektedir. Yine değerli arkadaşlarım,
bu Yargıtay Kanunu’nda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısının eklenen
geçici 13’üncü maddesinde “Üye sayısı ölüm, emeklilik ve kendiliğinden ayrılma
veya diğer sebeplerle 150’nin altına inmedikçe Yargıtaya üye seçimi yapılmaz.”
denilmektedir.
Değerli milletvekilleri, yıl 2011. Yani istinaf mahkemelerinin
faaliyete geçeceği öngörülen yılın içindeyiz. İstinaf mahkemeleri sözüm ona bu
yıl faaliyete geçecekti. Şimdi, sayın Hükûmetimizin bir
çalışma içinde olduğunu görüyoruz. Hükûmet, 2011 yılında, yani istinaf
mahkemelerinin faaliyete geçeceği öngörülen yıl içerisinde bu Yargıtayın daire
sayısını artırmayı, üye sayısını da artırmayı öngören bir çalışma içindedir.
Şimdi, 2007 yılında istinaf mahkemelerinin henüz faaliyete geçip geçmeyeceğinin
daha belli olmadığı bir süreç içerisinde…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Lütfen, sözlerinizi tamamlayınız.
Buyurunuz.
ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) - …istinaf mahkemelerine dayanarak,
istinaf mahkemelerini gerekçe göstererek Yargıtay üye ve daire sayısını
azaltmayı öngören bir anlayış ne oldu da, ne değişti de Türkiye’de 2011
yılında, şimdi Yargıtaydaki daire ve üye sayısını artırma çabasının içindedir?
Bunun açıklanması lazım. Daire sayısının artırılması veya eksiltilmesi
faydalıdır, zararlıdır, bunları tartışırız. Şimdi, Hükûmetin bu çelişkiyi
açıklaması lazım, bu çelişkiyi anlamak istiyorum. Bu çelişki açıklanmadan Sayın
Bakanın istinaf mahkemelerinin faaliyete geçmemesi konusunda Cumhuriyet Halk
Partisini suçlaması haksızlıktır değerli arkadaşlarım. Bu haksızlığı Cumhuriyet
Halk Partisine yük-lemek doğru değildir.
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Öztürk.
On üçüncü bölümün maddelerini oylamaya geçiyorum.
Madde 361: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 362: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 363: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 364: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 365: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 366: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
367’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
367 nci maddesinde yer alan "iç yönetmeliğe" ve
"yönetmelik" ibarelerinin sırasıyla "iç yönergeye" ve
"iç yönerge" olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Ufuk Uras Abdurrahman
Arıcı |
|
İstanbul Antalya |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) –
Katılıyoruz.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Anayasanın 124 üncü maddesine göre sadece Başbakanlık, bakanlıklar
ve kamu tüzel kişileri kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve
tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere yönetmelik çıkarabilirler. Yanlış
anlamalara yol açmamak için hükümdeki "iç yönetmelik" terimi yerine
"iç yönerge" terimi kullanılmıştır.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 367’nci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 368: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 369: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
370’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
370 inci maddesinin birinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz
ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Ufuk Uras Abdurrahman
Arıcı |
|
İstanbul Antalya |
"(1) Esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu
tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim
kuruluna aittir"
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) –
Katılıyoruz.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Tasarının 359 uncu maddesine göre yönetim kurulu bir veya daha
fazla kişiden oluşabilmektedir. Bir kişiden oluşan bir yönetim kurulunun
varlığı karşısında temsil yetkisinin; yönetim kurulları arasında ayrım
yapmaksızın bütün anonim şirketleri kapsayacak şekilde çift imza ile
kullanılmak üzere yönetim kuruluna ait olması şeklinde düzenleme yapılması
yanlış yorumlara yol açabilir. Bu sebeple birinci fıkranın yeniden düzenlenmesi
gerekmiştir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen önerge doğrultusunda 370’inci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 371: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 372: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 373: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 374: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
375’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
375 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan “iç
yönetmeliklere” ibaresinin “iç yönergelere” şeklinde değiştirilmesini arz ve
teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ufuk Uras Abdurrahman Arıcı |
|
Kayseri İstanbul Antalya |
|
Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali
İhsan Köktürk |
|
İzmir Zonguldak |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) –
Katılıyoruz.
BAŞKAN – Gerekçe…
Gerekçe:
Anayasanın 124 üncü maddesine göre sadece Başbakanlık, bakanlıklar
ve kamu tüzel kişileri kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve
tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere yönetmelik çıkarabilirler. Yanlış
anlamalara yol açmamak için hükümdeki "iç yönetmeliklere" terimi
yerine "iç yönergelere" terimi kullanılmıştır.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen önerge doğrultusunda 375’inci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 376: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 377: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 378: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
379’uncu madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
379 uncu maddesinin ikinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve
teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ufuk Uras |
|
Kayseri İzmir İstanbul |
|
Abdurrahman Arıcı Ali
İhsan Köktürk |
|
Antalya Zonguldak |
"(2) Payların birinci fıkra hükmüne göre iktisap veya rehin
olarak kabul edilebilmesi için, genel kurulun yönetim kurulunu
yetkilendirilmesi şarttır. En çok beş yıl için geçerli olacak bu yetkide,
iktisap veya rehin olarak kabul edilecek payların itibarî değer sayıları
belirtilerek toplam itibarî değerleriyle söz konusu edilecek paylara
ödenebilecek bedelin alt ve üst sınırı gösterilir. Her izin talebinde yönetim
kurulu kanunî şartların gerçekleştiğini belirtir."
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) –
Katılıyoruz.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Tasarının 379’uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan on sekiz
aylık yetki süresi 77/91/AET sayılı 2 nci Yönergenin 2006 yılında yapılan
değişiklikle beş yıla çıkarılmış olduğu için bu değişiklik 379 uncu maddeye
yansıtılmıştır.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen önerge doğrultusunda 379’uncu maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 380: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 381: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 382: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 383: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 384: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 385: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 386: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 387: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 388: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 389: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
390’ıncı madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekle olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
390 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz
ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Abdurrahman Arıcı |
|
Kayseri İzmir Antalya |
|
Ufuk Uras Ali
İhsan Köktürk |
|
İstanbul Zonguldak |
"(4) Üyelerden hiçbiri toplantı yapılması isteminde bulunmadığı
takdirde yönetim kurulu kararları, kurul üyelerinden birinin belirli bir konuda
yaptığı, karar şeklinde yazılmış önerisine, en az üye tam sayısının
çoğunluğunun yazılı onayı alınmak suretiyle de verilebilir. Aynı önerinin tüm
yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması bu yolla alınacak kararın geçerlilik
şartıdır. Onayların aynı kağıtta bulunması şart
değildir; ancak onay imzalarının bulunduğu kağıtların tümünün yönetim kurulu
karar defterine yapıştırılması veya kabul edenlerin imzalarını içeren bir karara
dönüştürülüp karar defterine geçirilmesi kararın geçerliliği için
gereklidir."
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılıyoruz Sayın
Başkan.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Uygulayıcıların isteklerine uygun olarak, bir öneriye diğer
üyelerin katılması suretiyle karar alınması usulünde söz konusu önerinin tüm
yönetim kurulu üyelerine sunulduğunun yazılı belge ile kanıtlanması şartı hükme
açıkça yazılarak, olası kötüye kullanmaların önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
Ayrıca, önerinin tüm üyelere sunulmuş olması mezkûr kararın geçerlilik
şartıdır. Geçerlilik şartlarının yazılı delille ispatı gerekir. Nihayet, bu
yolla alınacak kararların, kanunda veya esas sözleşmede aranan çoğunluğu
gerçekleştirmiş olması hususu da hükümde açıkça belirtilerek tereddütlerin
ortadan kaldırılması yoluna gidilmiştir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 390’ıncı maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir ve böylece on
üçüncü bölümdeki maddelerin oylaması tamamlanmıştır.
On dördüncü bölüm 391’inci madde ile 420’inci madde arasını
kapsamaktadır.
Bölüm üzerine Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına Karabük
Milletvekili Mustafa Ünal konuşacaktır.
Buyurunuz Sayın Ünal. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA ÜNAL (Karabük) – Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; bugün bu yüce Meclisin çatısı altında, yarım asrı aşan
bir zaman süreci içinde ülkemizde başarıyla uygulanmakta olan ve kendi yanında
ve kürsüsünde doktora çalışmamı yapmak şansı ve onuruna sahip olduğum değerli
hukuk bilgini Hirsch’in ruhunu verdiği 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu yerine
kaim olacak, bundan sonraki dönemde sınai, ticari ve
hizmet alanlarındaki hayatımızın rengini oluşturacak yasa tasarısını
görüşüyoruz.
Bu vesileyle, Muhterem Hocam Ernst Eduard Hirsch’i saygıyla anmak,
onun manevi huzurunda hürmetle eğilmek istiyorum. Önümüzdeki kapsamlı tasarının
taslağını uzun süren çabalar sonucu hazırlayan Komisyon Başkanı Hocam Sayın
Profesör Doktor Ünal Tekinalp’e, Komisyon üyelerine ve tasarıda emeği geçen
herkese de özellikle teşekkür ediyor ve yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK
PARTİ sıralarından alkışlar)
Elli yılı aşkın bir zamandır yürürlükte olan Ticaret Kanunu, bu
süre içinde pek az değişikliğe uğramış olmasını, kendi bünyesinde oluşturmuş
olduğu üstün tekniğine, menfaatler dengesini gözetmekteki ustalığına ve ticari
hayatın girift labirentlerinde çıkabilecek ihtilafları
belirleme ve çözümleme öngörüsüne borçludur. Ancak, başta bir yandan
teknolojinin gelişmesi ve ticari hayatta uygulanması, diğer yandan da AB
müktesebatına uyum, Ticaret Yasası’nın değiştirilmesini ortaya çıkarmıştır ve
Türk öğretisi ve yargı kararlarıyla bezenmiş önümüzdeki yasa tasarısını ortaya
çıkarmış bulunmaktadır.
Ülkemizde ticaret hukuku reformuna ilişkin çalışmalar 1997
yılından itibaren yapılmaya başlanmıştır. Örneğin, 1998 yılında, Banka ve
Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü tarafından düzenlenen Bolu Toplantısının,
önümüzdeki tasarının ilk yapı taşlarının kurulması açısından büyük önemi
haizdir. Bu toplantıda, ticari işletme ile anonim şirketler hukukunda ortaya
çıkan yeni teoriler ve öğretiler tartışılmış, Avrupa’daki gelişmeler ve
uygulamalar, reformlar değerlendirilmiş, gelecekteki Türk Ticaret Kanunu’nun
teorik temelleri şekillendirilmeye çalışılmıştır. Ticaret
Kanunu’muzun 40’ıncı yürürlük yılı münasebetiyle, 1997 yılında İstanbul
Üniversitesi Ticaret Hukuku Ana Bilim Dalı ile Deniz Hukuku Ana Bilim Dalı
öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri tarafından yapılan kırk yıllık
uygulama, öğreti ve yargı kararlarına ilişkin değerlendirmeler de kanuni
boşluklara ve duyulan ihtiyaçlara ilişkin önerileri de içermesi bakımından bu
alanda yapılmış önemli bir katkıdır.
Deniz Hukuku Derneği de 1999 yılı başında meri Kanunumuzun deniz
ticaretine ilişkin hükümlerini değerlendirmiş ve bu konuda bir taslak
hazırlamıştır. Ancak 1999 yılının Aralık ayında Adalet Bakanlığı tarafından
Adalet Bakanlığı temsilcileri, Yargıtay üyeleri, üniversite öğretim üyeleri,
Türkiye Barolar Birliği, Türkiye Noterler Birliği, Sermaye Piyasası Kurulu,
Türkiye Odalar Birliği ve çeşitli bakanlıklar mensuplarından oluşan ve yeni
Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nı hazırlamakla görevli bir de komisyon
kurulmuştur. Bu komisyon 2000 yılının Nisan ayında çalışmaya başlamış ve beş
yıllık bir süre içinde bu tasarıyı hazırlamıştır. Demek ki önümüzdeki tasarı
dünden bugüne hazırlanmış herhangi bir çalışma değildir.
İçerik açısından tasarı hakkında kısaca şunları söylemek isterim:
Hukukumuzda Hirsch tarafından hazırlandığı 1950’li yıllarda tüm Avrupa için
yeni bir kavram olan “ticari işletme”, aradan geçen elli yılda Avrupa ticaret
hukukunu derinden etkilemiş ve hatta “ticaret hukuku” yerine “ticari işletme
hukuku” kavramının oturtulması önerileri bugün bile güncelliğini muhafaza eder
olmuştur. Bu nedenle, yeni tasarıda ticari işletme kavramı varlığını devam
ettirmiştir.
Ticaret sicilinde gelişmelerin ve ihtiyaçların gerekli kıldığı
değişiklikler yapılmış, tescil ve ilana tabi konuların düzenli olarak
depolandığı ve elektronik ortamda kullanıcılara sunulabildiği bir sicil bilgi
bankasının kurulması öngörülmüştür.
6762 sayılı Kanun’un haksız rekabete ilişkin hükümleri 1986
tarihli İsviçre Haksız Rekabete Karşı Federal Kanunu’ndan yararlanılarak geniş
çapta değiştirilmiş, acentenin haklarına ilişkin hükümlerdeki bazı boşluklar
doldurulmuştur. Örneğin, bu konuda en önemli boşluk, denkleştirme talebinin
kanunda düzenlenmemiş oluşu ve sözleşmenin sona ermesine ilişkin hükümlerin
yeterli derecede olmayışıydı.
Ticaret şirketleriyle ilgili olarak, önümüzdeki tasarıda, meri
Ticaret Kanunu’nun 137’nci maddesinde ifadesini bulan ve şirketlerin sadece
esas sözleşmede yer alan işletme konusu içinde kalmak şartıyla hak iktisap
edebilecekleri ve borç yüklenebilecekleri ilkesi terk edilmiştir. Bu ilke
uyarınca, işletme konusu dışında kalan şirket işlemleri yok sayılmaktaydı.
Şirketi temsile yetkili kişilerin şirket adına yaptıkları işlemlerin şirketi
bağlayacağına üçüncü kişilerin güven duyması gereği bu değişikliği zorunlu
kılmıştır. Şirketlerin birleşmeleri, bölünmeleri ve tür değiştirmeleri, işlerin
devralan şirkete geçişleri, hakları, sorumlulukları tasarıda ayrıntılı bir şekilde
düzenlenmiştir.
Tasarının anonim şirketlerle ilgili bölümünde “esas sermaye” ve
“kayıtlı sermaye” ayrımı yapılmış ve tamamı esas sözleşmede taahhüt edilen
sermaye “esas sermaye”, yönetim kuruluna tanınmış yetki tavanını gösteren
sermaye ise “kayıtlı sermaye” olarak tanımlanmıştır. Esas sermayenin en az 50
bin TL, kayıtlı sermayenin ise 100 bin TL olacağı öngörülmüştür.
2003 yılına kadar, anonim şirketin kuruluşu Sanayi ve Ticaret
Bakanlığının iznine tabi idi. Bu tarihten itibaren Bakanlığın yayınlayacağı
tebliğ ile faaliyet alanları tespit edilen şirketlerin kuruluşu izne bağlı tutulmuş, bunlar
dışında kalan kuruluşlar Bakanlık izninden çıkarılmıştır. Tasarıda da bu sistem
muhafaza edilmiştir.
6762 sayılı Kanun döneminde tedrici kuruluş hükümleri hemen hiç
uygulanmamıştır. Bu bakımdan tedrici kuruluş sistemi kaldırılmış ve tek kişilik
anonim şirketin kurulmasının önü açılmış, bir anonim şirkette en az 5 kurucunun
bulunması şartına son verilmiştir.
Meri Ticaret Kanunu’nda öngörülen ve anonim şirketlerin muamelelerinin Sanayi
ve Ticaret Bakanlığı müfettişleri tarafından denetleneceğini içeren düzenlemeye
tasarıda yer verilmemiştir.
Ben burada sözlerime son verirken temel kanunların çıkarılması
konusunda iktidar ve muhalefetin uzlaşmasından duymuş olduğum hazzı ifade etmek
ve bu uzlaşmayı sağlayanlara, hepinize teşekkür etmek istiyorum.
Tasarının hayırlı olmasını diliyor ve yüce Meclisi saygıyla
selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Ünal.
On dördüncü bölümün madde oylamasına geçiyoruz:
Madde 391: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 392: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 393: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 394: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 395: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 396: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 397: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
398’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
398 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarının aşağıdaki şekilde
değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Abdurrahman Arıcı |
|
Kayseri İzmir Antalya |
|
Ufuk Uras Ali
İhsan Köktürk |
|
İstanbul Zonguldak |
"(1) Şirketin ve topluluğun finansal tabloları ile yönetim
kurulunun yıllık faaliyet raporunun denetimi; envanterin,
muhasebenin ve Türkiye Muhasebe Standartlarının öngördüğü ölçüde iç denetimin,
bu Bölüm hükümleri anlamında 378 inci madde uyarınca verilen raporların ve 397
inci maddenin birinci fıkrası çerçevesinde yönetim kurulunun yıllık faaliyet
raporunun denetimidir. Bu denetim, Türkiye Muhasebe Standartlarına, kanuna ve
esas sözleşmenin finansal tablolara ilişkin hükümlerine uyulup uyulmadığının
incelenmesini de kapsar. Denetleme, geçici 2 nci ve geçici 3 üncü maddelerde
öngörülen kurul ve kurumun belirlendiği esaslar bağlamında, denetçilik
mesleğinin gerekleriyle etiğine uygun bir şekilde ve özenle gerçekleştirilir.
Denetleme, şirketin ve topluluğun mal varlıksal ve finansal durumunun 515 inci
madde anlamında dürüst resim ilkesine uygun olarak yansıtılıp yansıtılmadığını,
yansıtılmamışsa sebeplerini, dürüstçe belirtecek şekilde yapılır."
"(4) Denetçi, yönetim kurulunun şirketi tehdit eden veya
edebilecek nitelikteki riskleri zamanında teşhis edebilmek ve risk yönetimini
gerçekleştirebilmek için 378 inci maddede öngörülen sistemi ve yetkili komiteyi
kurup kurmadığını, böyle bir sistem varsa bunun yapısı ile komitenin
uygulamalarını açıklayan, ayrı bir rapor düzenleyerek, denetim raporuyla
birlikte, yönetim kuruluna sunar. Bu raporun esasları geçici 2 nci ve geçici 3
üncü maddelerde öngörülen kurul ve kurum tarafından belirlenir."
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılıyoruz Sayın
Başkan.
BAŞKAN – Gerekçe…
Gerekçe:
Hüküm, geçici 2 nci ve geçici 3 üncü maddelerle uyum sağlayacak
şekilde, ancak ana ilkesinde hiçbir değişiklik yapılmadan yeniden kaleme
alınmıştır.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.
Kabul edilen önerge doğrultusunda 398’inci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
399’uncu madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
399 uncu maddesinin sekizinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz
ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Ufuk Uras Abdurrahman
Arıcı |
|
İstanbul Antalya |
"(8) Denetçi denetleme sözleşmesini, sadece haklı bir sebep
varsa veya kendisine karşı görevden alınma davası açılmışsa feshedebilir. Görüş
yazısının içeriğine ilişkin fikir ayrılıkları ile denetlemenin şirketçe
sınırlandırılmış olması veya görüş yazısı vermekten kaçınma haklı sebep
sayılamaz. Denetçinin sözleşmeyi feshi yazılı ve gerekçeli olmalıdır. Denetçi
fesih tarihine kadar elde ettiği sonuçları genel kurula sunmakla yükümlüdür; bu
sonuçlar 402 nci maddeye uygun bir rapor hâline getirilerek genel kurula
verilir."
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılıyoruz Sayın
Başkan.
BAŞKAN – Gerekçe.
Gerekçe:
Mehaz Alman Ticaret Kanununun 318 inci paragrafının altıncı
fıkrasında "taraflar arasındaki" ibaresi bulunmadığından, fikir
ayrılıklarını sadece taraflar arasına özgüleyerek alanını daraltabileceği
endişesiyle, sekizinci fıkranın ikinci cümlesinin başında yer alan
"taraflar arasındaki" ibaresinin metinden çıkarılması amaçlanmıştır.
Ayrıca fıkra hükmünde anlam bütünlüğünün sağlanmasına yönelik düzeltmeler
yapılmıştır.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul
edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 399’uncu maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Kabul edilmiştir.
400’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan “Türk Ticaret Kanunu Tasarısı”nın 400.
Maddesinin 1. Fıkrasında geçen “Denetçi, ancak ortakları, yeminli mali müşavir
veya serbest muhasebeci mali müşavir sıfatını taşıyan bir bağımsız denetleme
kuruluşu olabilir” ibaresinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
|
Mehmet Şandır Ahmet Kenan Tanrıkulu Recep Taner |
|
Mersin İzmir Aydın |
|
Mustafa Enöz Osman
Durmuş |
|
Manisa Kırıkkale |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın
Başkan.
BAŞKAN – Gerekçe…
MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Hayır efendim, Sayın Ahmet Kenan
Tanrıkulu konuşacak.
BAŞKAN – Sayın Tanrıkulu, buyurunuz efendim. (MHP sıralarından
alkışlar)
AHMET KENAN TANRIKULU (İzmir) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun
tasarısının 400’üncü maddesi üzerine vermiş olduğumuz önergeyle ilgili olarak
huzurunuzdayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, bu tasarının getirdiği ve Finansal
Raporlama Standartlarıyla doğrudan ilgili bir konu da bağımsız denetimle ilgili
olan düzenlemelerdir ki bu görüştüğümüz madde bunu bağlamaktadır. Esasen bizim
grup olarak karşı çıktığımız küçük ve orta ölçekli işletmelerin dış denetime
açılması konusudur ve şiddetle karşı çıktığımız husus da bu husustur. Tasarının
397, biraz önce görüştüğümüz 398 ve 399’uncu maddelerinde anonim şirketin ve
şirketler topluluğunun finansal tablolarının denetçi tarafından Uluslararası
Denetim Standartlarıyla uyumlu Türkiye Denetim Standartlarına göre
denetleneceği hükmü getirilmiştir. Gene devam eden, takip eden maddelerde de bu
hususlar vardır ve bu takip eden maddelerde denetim hakkında Uluslararası
Denetim Standartlarında ayrıntılı olarak yer alan ve bu bağlamda Türkiye
Denetim Standartlarına aktarılması zorunlu bazı konular da detaylı bir şekilde
verilmektedir. Örneğin bağımsız denetçinin sorumlulukları, rotasyon şartları,
görüş raporlarının özellikleri gibi hususları bu maddelerde görüyoruz. Söz konusu bu hususların Uluslararası Denetim Standartlarında
ayrıntılı olarak düzenlendiği ve Uluslararası Muhasebe Standartlarında olduğu
kadar sıklıkla değişmese de zaman zaman içeride düşünülerek bu hükümlerin
anılan maddelerinin düzenlenmesi yerine, Türkiye Denetim Standartlarında
düzenlenmesi ve tasarıda sadece bu Türkiye Denetim Standartlarına atıf
yapılmasının daha uygun olacağı konuyla ilgili olan tarafların bize
bildirmesidir ve biz de bu önergeyi bu husustan dolayı vermiş bulunuyoruz.
Sayın milletvekilleri, tasarının 400’üncü ve diğer birçok
maddesinde sıklıkla kullanılan “işlem denetçisi” kavramı hakkında da herhangi
bir tanımlamanın getirilmediğini görüyoruz. Bu durumda, gerek finansal
raporların hazırlanmasında uluslararası finansal raporlama standartlarında yer
alan değerlemelerle ilgili olarak uzman görüşünün alınması zorunluluğunu
gerekse de hâlihazırdaki düzenlemelerle ilgili bazı çelişkileri de
oluşturabilecek gibi gözüküyor. Çünkü hâlihazırdaki bankacılık ve sermaye
piyasasına ilişkin düzenlemelerde, maddi veya maddi olmayan varlıkların, mesela
gayrimenkul, ayni haklar, yazılımlar gibi konuların değerlenmesinde uzman
kuruluş görüşü aranmaktadır.
Değerli milletvekilleri, ülkemizde de “bağımsız dış denetim”
kavramı, esas itibarıyla, Sermaye Piyasası Kanunu’yla ve onun devamındaki
mevzuatla, Bankalar Kanunu ve ilgili mevzuatıyla düzenlenmiş bulunmaktadır. Her
iki mevzuatta da bağımsız denetim kuruluşlarının, serbest muhasebeci mali
müşavir ve yeminli mali müşavir unvanlı meslek mensuplarından oluşacağı ifade
edilmektedir. Öte yandan, bağımsız denetçilerle işletmelerin görüş aykırılığı
olduğu hâllerde de ticaret mahkemelerince çözümlenmek istenmesinin, bu
mahkemelerin önemli bir iş yükünü de artıracağı söz konusudur. Gerek
uluslararası düzenlemelerde gerekse de Avrupa Birliğinin bu bağımsız denetime
ilişkin 8 no.lu direktifine de baktığımız zaman, bu bağımsız denetim kuruluşu
faaliyetlerinin standartlara ve kanunlara uygun olup yürütülüp yürütülmediği,
meslek mensuplarının bağımsız bir kuruluş tarafından gözetlenmesi ve onların
kalite kontrol denetimine tabi tutulmasıyla da ilişkili bir husustur.
Ülkemizde de bu konuyla ilgili olarak, değerli
milletvekilleri, bir kamu tüzel kişiliğini haiz kurum faaliyete geçene kadar,
özel kanunlarla bağlı olan anonim şirketlerde görev yapacak olan bağımsız
denetim kuruluşlarının bu görevi yürütmek üzere hâlihazırdaki mevcut bilgi ve
deneyimleri ve ülkemizdeki fiilî durumu da dikkate alıp ilgili kurum ve
kuruluşlar tarafından Sermaye Piyasası Kurulunun bir koordinasyonuna da ihtiyaç
gözükmektedir.
Değerli milletvekilleri, bu tasarıya ilave edilecek olan geçici
maddelerle düzenlemiş olan ve hâlen de ülkemizdeki mevcut uygulamalarla ve
tasarıyla getirilen yeni yükümlülükler arasındaki geçiş sürecini en az
sıkıntıyla atlatabilmemiz önemlidir ve bizim bu önergemiz bu hususa yönelik
olarak, buna matuf olarak verilmiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Lütfen Genel Kurulu selamlayınız.
AHMET KENAN TANRIKULU (Devamla) – Dolayısıyla bir kez daha
belirtmekte yarar var, sayın milletvekilleri, Milliyetçi Hareket Partisinin bu
konudaki hassasiyeti özellikle küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin, KOBİ
dediğimiz firmaların bağımsız dış denetim kuruluşlarına açılması üzerindeki
endişelerimizi saklı tutmak kaydıyla bu önergeyi verdik ve bu konudaki
muhalefetimizi ve itirazlarımızı sürdürmeye de kararlı olduğumuzu bir kez daha
belirtir, yüce heyetinizi saygıyla selamlarım. (MHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz efendim.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
400’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 401: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
402’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
402 inci maddesinin üçüncü fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve
teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ufuk Uras |
|
Kayseri İzmir İstanbul |
|
Abdurrahman Arıcı Ali
İhsan Köktürk |
|
Antalya Zonguldak |
“(3) Denetçi, değerlendirme yaparken şirketin, denetliyorsa ana
şirket ile topluluğun finansal tablolarını esas alır. Raporda öncelikle,
şirketin ve topluluğun finansal durumuna dair yönetim kurulunun değerlendirmesi
hakkında görüş açıklanır. Bu görüşte, özellikle şirketin ve ana şirketin
finansal tablolarının denetimi bağlamında, şirketin ve topluluğun varlığını
sürdürülebilmesine ve gelecekteki gelişmesine ilişkin analiz yanında, şirket
yönetim kurulunun raporu ile topluluk yıllık faaliyet raporu bu belgelerin
verdiği olanak ölçüsünde şirketin finansal durumu irdelenir.”
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU ADINA VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) – Takdire
bırakıyoruz Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılıyoruz Sayın
Başkanım.
BAŞKAN – Gerekçe…
Gerekçe:
Fıkranın ikinci cümlesinin ikiye bölünerek, denetçinin raporunda,
öncelikle görüş açıklamak zorunda olduğu hususunun ne olduğu açıkça ve ayrı bir
cümle hâlinde belirtilmiştir. İkinci cümlede de bu görüşün içeriğine ilişkin
hüküm öngörülmüştür. Ayrıca, Tasarı metninde Türkiye Denetim Standartlarına
yapılan göndermenin, yorum güçlükleri yaratabileceği endişesiyle hükümden
çıkarılması amaçlanmıştır.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 402’nci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
403’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
403 üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ufuk Uras |
|
Kayseri İzmir İstanbul |
|
Abdurrahman Arıcı Ali
İhsan Köktürk |
|
Antalya Zonguldak |
"MADDE 403 - (1) Denetçi, denetimin sonucunu görüş yazısında
açıklar. Bu yazı, geçici 3 üncü maddede öngörülen kurumun belirlediği esaslar
çerçevesinde, denetimin konusu, türü, niteliği ve kapsamı yanında denetçinin
değerlendirmelerini de içerir. Denetçi, olumlu görüş verdiği
takdirde yazısında, öncelikle 398 inci madde ve Türkiye Denetim Standartları
uyarınca yapılan denetimde, Türkiye Muhasebe Standartları ve diğer
gereklilikler bakımından herhangi bir aykırılığa rastlanmadığını; denetim
sırasında elde edilen bilgilerine göre, şirketin veya topluluğun finansal
tablolarının doğru olduğunu, malvarlığı ile finansal duruma ve kârlılığa
ilişkin resmin gerçeğe uygun bulunduğunu ve tabloların bunu dürüst bir şekilde
yansıttığını belirtir.
(2) Görüş yazısında, yönetim kurulunun finansal tablolara ilişkin
konular bakımından sorumluluğunu gerektirecek bir sebebin mevcut olmadığına,
varsa buna işaret edilir. Görüş geçici 3 üncü maddede öngörülen kurumun
belirlediği şekilde ve herkesin anlayabileceği bir dille yazılır.
(3) Çekinceleri varsa denetçi, olumlu görüş yazısını
sınırlandırabilir veya olumsuz görüş verebilir. Sınırlandırılmış olumlu görüş,
finansal tabloların şirketin yetkili kurullarınca düzeltilebilecek aykırılıklar
içerdiği ve bu aykırılıkların tablolarda açıklanmış sonuca etkilerinin kapsamlı
ve büyük olmadığı durumlarda verilir. Sınırlamanın konusu, kapsamı ve
düzeltmenin nasıl yapılabileceği sınırlandırılmış olumlu görüş yazısında açıkça
gösterilir.
(4) Şirket defterlerinde,
denetlemenin bu Bölüm hükümlerine uygun bir şekilde yapılmasına ve sonuçlara
varılmasına olanak vermeyen ölçüde belirsizliklerin bulunması veya şirket
tarafından denetlenecek hususlarda önemli kısıtlamaların yapılması halinde
denetçi, bunları ispatlayabilecek delillere sahip olmasa bile, gerekçelerini
açıklayarak görüş vermekten kaçınabilir. Kaçınma olumsuz görüşün sonuçlarını
doğurur. Geçici 3 üncü maddede öngörülen kurum, kaçınmanın sebep ve usulü ile
buna dair gerekçenin esaslarını bir tebliğ ile düzenler.
(5) Olumsuz görüş yazılan veya
görüş verilmesinden kaçınılan durumlarda genel kurul, söz konusu finansal
tablolara dayanarak, özellikle açıklanan kâr veya zarar ile doğrudan veya
dolaylı bir şekilde ilgili olan bir karar alamaz. Bu hâllerde yönetim kurulu,
görüş yazısının kendisine teslimi tarihinden itibaren dört iş günü içinde,
genel kurulu toplantıya çağırır ve görevinden toplantı gününde geçerli olacak
şekilde istifa eder. Genel kurul yeni bir yönetim kurulu seçer. Yeni yönetim
kurulu altı ay içinde, kanuna, esas sözleşmeye ve standartlara uygun finansal
tablolar hazırlatır ve bunları denetleme raporu ile birlikte genel kurula
sunar. Sınırlı olumlu görüş verilen hallerde genel kurul, gerekli önlemleri ve
düzeltmeleri de karara bağlar."
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU ADINA VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) – Takdire
bırakıyoruz Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılıyoruz Sayın
Başkan.
BAŞKAN – Gerekçe.
Gerekçe:
Maddede açıklığı sağlamak amacıyla Kanunun geçici 2 nci
maddesindeki kurumun yetkilerine gönderme yapılması suretiyle maddenin yeniden
düzenlenmesine gidilmiştir. Çünkü, madde ilk kaleme
alındığında, geçici 2 nci madde mevcut olmadığından görüş yazılarında mezkur
kurumun koyacağı esaslara ilişkin kurallara yer verilmemiştir. Geçici 2 nci
madde Adalet Komisyonunda kabul edilince bu maddenin kurumun yetkileriyle
bağlantısının sağlanması gereği ortaya çıkmıştır.
Ayrıca, özellikle uygulayıcılardan gelen eleştiriler üzerine
sınırlı olumlu görüşü sınırlandırıcı aykırılık veya aykırılıklar
düzeltilebileceği ve düzeltilmesinin de maddede öngörülmüş olması dolayısıyla
yönetim kurulunun istifasına gerek olmayacağı bir düzenlemeye beşinci fıkrada
yer verilmiştir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 403’üncü maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 404: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 405: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 406: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
407’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
407 nci maddesinin üçüncü fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve
teklif ederiz.
|
Abdurrahman Arıcı Ufuk Uras Ahmet Kenan Tanrıkulu |
|
Antalya İstanbul İzmir |
|
Ali İhsan Köktürk Mustafa
Elitaş |
|
Zonguldak Kayseri |
"(3) 333 üncü madde gereğince belirlenen şirketlerin genel
kurul toplantılarında Sanayi ve Ticaret Bakanlığının temsilcisi de yer alır.
Diğer şirketlerde, hangi durumlarda Bakanlık temsilcisinin genel kurulda
bulunacağı ve genel kurul toplantıları için temsilcilerin görevlendirilmelerine
ilişkin usul ve esaslar ile bunların nitelik, görev ve yetkileri ayrıca ücret
tarifeleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle
düzenlenir. Bakanlık temsilcisinin toplantıya katılma giderleri ve ücretleri
ilgili şirket tarafından karşılanır."
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılıyoruz Sayın
Başkan.
BAŞKAN – Gerekçe…
Gerekçe:
Bilindiği üzere, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu gereğince anonim
şirketlerin genel kurullarında Bakanlık temsilcisinin bulunması zorunluluğu
vardı.
Tasarıda da aynı zorunluluk öngörülmektedir. Özellikle aile
şirketi şeklindeki anonim şirketler ile bir kişi ile kurulacak anonim
şirketlerde Bakanlık temsilcisinin zorunlu olarak bulundurulmasında kamu yararı
görülmediği gibi tasarıda yapılacak bu düzenleme ile bu tür şirketler için
kolaylık getirilmekte ve ortaya çıkacak maliyetler ile zaman kayıplarının önüne
geçilmesi sağlanmış olacaktır.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 407’nci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 408: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 409: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 410: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 411: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 412: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 413: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 414: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
415’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
415 inci maddesinin kenar başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde
değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Ufuk Uras Abdurrahman
Arıcı |
|
İstanbul Antalya |
"2. Genel kurula katılmaya yetkili olan paysahipleri
MADDE 415 - (1) Genel kurul toplantısına, yönetim kurulu
tarafından düzenlenen "hazır bulunanlar listesi"nde adı bulunan
paysahipleri katılabilir.
(2) Hazır bulunanlar
listesinde adı bulunan senede bağlanmamış payların, ilmühaberlerin nama yazılı
payların sahipleri ve Sermaye Piyasası Kanununun 10/A maddesi uyarınca kayden
izlenen paysahipleri veya anılanların temsilcileri genel kurula katılır. Gerçek
kişilerin kimlik göstermeleri, tüzel kişilerin temsilcilerinin vekaletname ibraz etmeleri şarttır.
(3) Hamiline yazılı pay
senedi sahipleri, genel kurulun toplantı gününden en geç bir gün önce bu
senetlere zilyet olduklarını ispatlayarak giriş kartı alırlar ve bu kartları
ibraz ederek genel kurul toplantısına katılabilirler. Ancak, giriş kartının
verilmesinden sonraki bir tarihte hamiline yazılı pay senedini devraldığını
ispatlayan paysahipleri de genel kurula katılabilirler.
(4) Genel kurula katılma ve
oy kullanma hakkı, paysahibinin payların sahibi olduğunu kanıtlayan belgeleri
veya pay senetlerini şirkete bir kredi kuruluşuna veya başka bir yere depo
edilmesi şartına bağlanamaz."
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılıyoruz Sayın
Başkan.
BAŞKAN – Gerekçe…
Gerekçe:
Hüküm kayden izlenen paylar açısından Merkez ile görüşülerek
yeniden kaleme alınmıştır. Payları kayden izlenen gerçek kişilerin sadece
kimlik göstererek, tüzel kişilerin temsilcilerinin de vekâletname ibraz ederek
genel kurula katılacakları belirtilmiş, böylece bu paylar için pay senetlerinin
veya ilmühaberlerin ibrazına ve/veya giriş kartına gerek olmadığı
vurgulanmıştır. Maddenin dördüncü fıkrası Avrupa Birliğinin pay senetlerinin
depo edilmesini yasaklayan yönergesine uygun olarak yeniden düzenlenmiştir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 415’inci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 416… Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
417’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
417 nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
Abdurrahman Arıcı Ufuk Uras Ahmet Kenan Tanrıkulu |
|
Antalya İstanbul İzmir |
|
Ali İhsan Köktürk Mustafa
Elitaş |
|
Zonguldak Kayseri |
MADDE 417 - (1) Yönetim kurulu, Sermaye Piyasası Kanununun 10/A
maddesi uyarınca genel kurula katılabilecek kayden izlenen payların sahiplerine
ilişkin listeyi, Merkezi Kayıt Kuruluşundan sağlayacağı "paysahipleri
çizelgesi"ne göre düzenler.
(2) Yönetim
kurulu, kayden izlenmeyen paylar ile ilgili olarak genel kurula
katılabilecekler listesini düzenlerken, senede bağlanmamış bulunan veya nama
yazılı olan paylar ile ilmühaber sahipleri için pay defteri kayıtlarını,
hamiline yazılı pay senedi sahipleri bakımından da giriş kartı alanları dikkate
alır.
(3) Bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarına göre düzenlenecek
genel kurula katılabilecekler listesi, yönetim kurulu başkanı tarafından
imzalanır ve toplantıdan önce genel kurulun yapılacağı yerde bulundurulur. Listede
özellikle, paysahiplerinin ad ve soyadları veya unvanları, adresleri, sahip
oldukları pay miktarı, payların itibarî değerleri, grupları, şirketin esas
sermayesi ile ödenmiş olan tutar veya çıkarılmış sermaye toplantıya aslen ve
temsil yoluyla katılacakların imza yerleri gösterilir.
(4) Genel kurula
katılanların imzaladığı liste "hazır bulunanlar listesi" adını alır.
(5) Sermaye Piyasası
Kanununun 10/A maddesi uyarınca kayden izlenen paylara ilişkin paysahipleri
çizelgesinin Merkezi Kayıt Kuruluşundan sağlanmasının usul ve esasları,
gereğinde genel kurul toplantısının yapılacağı gün ile sınırlı olmak üzere
payların devrinin yasaklanması ve ilgili diğer konular Sermaye Piyasası Kurulu
tarafından bir tebliğ ile düzenlenir.
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılıyoruz Sayın
Başkan.
BAŞKAN – Gerekçe…
Gerekçe:
Bu madde, Sermaye Piyasası Kanununun 10/A maddesine uygun olarak,
Sermaye Piyasası Kurulu tarafından "kayden izlenen paylar" sistemi
yürürlüğe konulunca bu sistem dikkate alınarak yeniden düzenlenmiştir. Hükmün
öngörülmesinin amacı, Sermaye Piyasası Kurulunun ve Merkezi Kayıt Kuruluşunun
uygulamaları ile tam uyumun sağlanmasıdır. "Kayden izlenen paylar"
terimi ile İstanbul Menkul Kıymetler Borsasına kote edilmiş bulunan anonim
şirketlerin payları kastedilmiştir. Bu paylar Kanunun yürürlük tarihi
itibariyle İstanbul Menkul Kıymetler Borsasına kote anonim şirketlerin
paylarıdır. Söz konusu payları borsada işlem gören anonim şirketlerin payları
şeklinde de tanımlayabiliriz. Söz konusu şirketlerin tüm payları
"evrak"tan soyutlanmıştır. Yani, bir anonim şirket borsaya kote olup
da sermayesinin sadece yüzde otuzu borsada işlem görüyorsa tüm sermaye senetten
soyutlanmış ve tüm sermaye kayden izlenir hâle gelmiştir. Bu şirketler için
"halka açık anonim şirket" ibaresi bilinçli olarak kullanılmamıştır.
Çünkü "halka açık anonim şirket" terimi geniş bir kavram olup hem
borsa şirketlerini, yani borsaya kayıtlı (kote) şirketleri hem de halka açık
olmakla beraber borsaya kote olmayan, yani payları borsada işlem görmeyen
anonim şirketleri kapsar. Payları borsada işlem görmeyen halka açık anonim
şirketlerin payları kanunun hazırlanış tarihi itibarıyla kayden
izlenmemektedir.
Hükmün birinci fıkrası, Sermaye Piyasası Kanununun 10/A maddesi
uyarınca kayden izlenen paylara ilişkindir. Halka açık olmakla beraber borsaya
kote olmayan anonim şirketlerin payları birinci fıkra kapsamında değildir.
Yönetim kurulu kayden izlenen paylarla ilgili olarak "genel kurula
katılabilecekler" listesini hazırlarken sadece Merkezi Kayıt Kuruluşundan
sağlayacağı paysahipleri çizelgesine dayanır. Bu paylar için pay defteri
dikkate alınamaz, giriş kartı verilemez, sadece çizelgeye göre düzenleme
yapılır.
İkinci fıkra kayden izlenmeyen paylar hakkındadır. Diğer payların,
senede bağlanmış olup olmamalarına, bu paylar için ilmühaber bulunup
bulunmamasına ve payların cinsine göre işlem yapılır. Senede bağlanmamış
paylar, ilmühaberler, nama yazılı paylar için pay defteri; hamiline yazılı pay
senetleri bakımından giriş kartı esas alınır. Diğer fıkralar mevcut
düzenlemenin tekrarıdır.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 417’nci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 418… Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
419’uncu madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
419 uncu maddesinin kenar başlığı “III – Toplantı başkanlığı ve iç yönerge”
şeklinde, ikinci fıkrasının da aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif
ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Abdurrahman Arıcı Ufuk
Uras |
|
Antalya İstanbul |
“(2) Anonim şirket yönetim kurulu, genel kurulun çalışma esas ve
usullerine ilişkin kuralları içeren, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından,
asgarî unsurları belirlenecek olan bir iç yönerge hazırlar ve genel kurulun
onayından sonra yürürlüğe koyar. Bu iç yönerge tescil ve ilan edilir.”
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Anayasanın 124 üncü maddesine göre sadece Başbakanlık, bakanlıklar
ve kamu tüzel kişileri kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve
tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere yönetmelik çıkarabilirler. Yanlış
anlamalara yol açmamak için maddenin kenar başlığı ile hükümdeki “iç
yönetmelik” terimi yerine “iç yönerge” terimi kullanılmıştır.
BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Kabul edilen önerge doğrultusunda 419’uncu maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 420: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Böylece on dördüncü bölüm içindeki maddelerin oylaması
tamamlanmıştır.
On beşinci bölüm 421’inci madde ila 450’nci maddeleri kapsamaktadır.
Bölüm üzerinde söz talebi yoktur.
Madde oylamasına geçiyorum.
Madde 421: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 422: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 423: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 424: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 425: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 426: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 427: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
428’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu
Tasarısının 428 inci maddesinin üçüncü fıkrasında geçen “Borçlar Kanununun 394
üncü” ibaresinin “Türk Borçlar Kanununun 510 uncu” olarak ve beşinci fıkrasında
geçen “Borçlar Kanununun 390 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları”
ibarelerinin ise “Türk Borçlar Kanununun 506 ncı maddesinin birinci ve ikinci
fıkraları” biçiminde, altıncı fıkrasında geçen “Borçlar Kanununun” ibaresinin
ise “Türk Borçlar Kanununun” olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
Abdurrahman Arıcı Ufuk Uras Ahmet Kenan Tanrıkulu |
|
Antalya İstanbul İzmir |
|
Ali İhsan Köktürk Mustafa
Elitaş |
|
Zonguldak Kayseri |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
22/4/1926 tarihli ve 818
sayılı Borçlar Kanunu, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun
647 nci maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, Türk Borçlar Kanununa uyum
sağlanması ve ilgili maddelerine yollamalarda bulunulması amacıyla işbu değişiklik
önergesi verilmiştir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 428’inci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 429: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 430: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 431: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 432: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 433: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 434: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 435: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 436: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 437: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 438: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 439: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 440: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 441: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 442: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 443: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 444: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 445: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 446: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 447: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 448: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 449… Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 450… Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Böylece on beşinci bölüm içindeki maddelerin oylaması
tamamlanmıştır.
On altıncı bölüm 451’inci madde ila 480’inci maddeleri
kapsamaktadır.
Bölüm üzerinde söz talebi yoktur.
Madde oylamalarına geçiyorum.
Madde 451: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 452: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 453: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
454’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
454 üncü maddesinin birinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz
ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ufuk Uras Ahmet Kenan Tanrıkulu |
|
Kayseri İstanbul İzmir |
|
Abdurrahman Arıcı Ali
İhsan Köktürk |
|
Antalya Zonguldak |
“ (1) Genel kurulun esas sözleşmenin değiştirilmesine, yönetim
kuruluna sermayenin artırılması konusunda yetki verilmesine dair kararıyla
yönetim kurulunun sermayenin artırılmasına ilişkin kararı imtiyazlı
paysahiplerinin haklarını ihlâl edecek nitelikte ise bu karar anılan
paysahiplerinin yapacakları özel bir toplantıda, aşağıdaki hükümler uyarınca,
alacakları bir kararla onanmadıkça uygulanamaz.”
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Gerekçeyi
okutuyorum:
Gerekçe:
Kayıtlı sermaye sisteminde yönetim kurulunun kararının imtiyazlı
paysahiplerinin haklarını ihlâl edebileceği dikkate alınarak, Avrupa Ekonomik
Topluluğunun ilgili yönergesi gereği hükme açıklık getirilmiştir.
BAŞKAN - Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 454’üncü maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Madde 455: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 456: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 457: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 458: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 459: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 460: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
461’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
461 inci maddesinin ikinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümlenin eklenmesini arz
ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ufuk Uras Ahmet Kenan Tanrıkulu |
|
Kayseri İstanbul İzmir |
|
Abdurrahman Arıcı Ali
İhsan Köktürk |
|
Antalya Zonguldak |
"Yönetim kurulu, rüçhan hakkının sınırlandırılmasının veya
kaldırılmasının gerekçelerini; yeni payların primli ve
primsiz çıkarılmasının sebeplerini; primin nasıl hesaplandığını bir rapor ile
açıklar. Bu rapor da tescil ve ilân edilir."
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Hüküm şeffaflık ilkeleri bağlamında ve AB yönergeleriyle uyum
sağlamak amacıyla kaleme alınmıştır.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen önerge doğrultusunda 461’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum:
Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 462: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 463: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 464: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 465: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 466: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 467: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 468: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 469: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 470: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 471: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 472: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
473’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu
Tasarısının 473 üncü maddesinin birinci fıkrasının aşağıdaki şekilde
değiştirilmesini ve maddeye aşağıdaki altıncı fıkranın eklenmesini arz ve
teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Ufuk Uras Abdurrahman
Arıcı |
|
İstanbul Antalya |
"(1) Bir anonim şirket sermayesini azaltarak, azaltılan
kısmın yerine geçmek üzere bedelleri tamamen ödenecek yeni paylar çıkarmıyorsa,
genel kurul, esas sözleşmenin gerektiği şekilde değiştirilmesini karara bağlar.
Genel kurul toplantısına ilişkin çağrı ilânlarında, mektuplarda ve internet
sitesi bildiriminde, sermaye azaltılmasına gidilmesinin sebepleri ile
azaltmanın amacı ve azaltmanın ne şekilde yapılacağı ayrıntılı bir şekilde ve
hesap verme ilkelerine uygun olarak açıklanır. Ayrıca yönetim kurulu bu
hususları içeren bir raporu genel kurula sunar, genel kurulca onaylanmış rapor
tescil ve ilân edilir."
"(6) Bu madde ile 474 ve 475 inci maddeler, kayıtlı sermaye
sisteminde çıkarılmış sermayenin azaltılmasına kıyas yoluyla uygulanır."
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Gerekçe…
Gerekçe:
Avrupa Birliğinin ilgili yönergesine uygun olarak ve şeffaflık
ilkesi de dikkate alınarak, birinci fıkraya son iki cümle eklenmiştir.
Madde kenar başlığı göz önüne alındığında 473, 474 ve 475 inci
maddelerin kayıtlı sermayede çıkarılmış sermayenin azaltılmasına uygulanıp
uygulanmayacağı tereddütlerini ortadan kaldırmak amacıyla maddeye altıncı
fıkranın eklenmesi uygun görülmüştür.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 473’üncü maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 474: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
475’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
475 inci maddesinin birinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz
ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Ufuk Uras Abdurrahman
Arıcı |
|
İstanbul Antalya |
"(1) Sermaye, ancak alacaklılara verilen sürenin sona
ermesinden ve beyan edilen alacakların ödenmesinden veya teminat altına
alınmasından sonra azaltılabilir; aksi hâlde alacaklılar şirketin merkezinin
bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde sermayenin azaltılması işleminin
tescilinin ilân edilmesinden itibaren iki yıl içinde sermayenin azaltılmasının
iptali davası açabilirler. Teminatın yetersizliği hâlinde de yargı yolu
açıktır."
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Alacaklıların sermayenin azaltılması işleminin iptali davası
bağlamında mahkemeye başvurma hakları açıkça belirtilmiş davanın zamanaşımı
süresi belirtilmiş, bu sebeplerle birinci fıkra yeniden düzenlenmiştir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 475’inci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 476: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 477: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 478: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 479: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 480: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Böylece, on altıncı bölümde yer alan maddelerin oylanması
tamamlanmıştır.
On yedinci bölüm 481’inci madde ila 510’uncu maddeleri
kapsamaktadır.
Bölüm üzerinde söz yoktur.
Maddelerin oylamasına geçiyorum:
Madde 481: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 482: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 483: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 484: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 485: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 486: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 487: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 488: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 489: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 490: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 491: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 492: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 493: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 494: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 495: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
496’ncı madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
496 ncı maddesinin birinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve
teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Ufuk Uras Abdurrahman
Arıcı |
|
İstanbul Antalya |
“(1) Borsaya kote edilmiş nama yazılı payların borsada satılmaları
hâlinde, Merkezî Kayıt Kuruluşu, Sermaye Piyasası Kurulunun düzenlemelerine
uygun olarak devredenin kimliğini ve satılan payların sayısını şirkete bildirir
veya şirketin bu bilgilere teknik erişimini sağlar.”
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Hüküm Merkezî Kayıt Kuruluşunun isteği doğrultusunda
değiştirilmiştir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 496’ncı maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 497: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 498: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 499: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 500: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 501: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 502: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 503: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 504: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 505: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 506: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 507: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 508: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 509: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 510: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Böylece, on yedinci bölümde yer alan maddelerin oylaması
tamamlanmıştır.
On sekizinci bölüm 511’inci maddeler ila 540’ıncı maddeler arasını
kapsamaktadır.
Bölüm üzerinde söz yoktur.
Oylamaya geçiyorum:
Madde 511: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 512: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 513: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 514: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 515: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
516’ncı madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk
Ticaret Kanunu Tasarısının 516 ncı maddesine aşağıdaki üçüncü fıkranın
eklenmesini arz ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri İzmir Zonguldak |
|
Ufuk Uras Abdurrahman
Arıcı |
|
İstanbul Antalya |
"(3) Hem anonim şirketler hem de şirketler topluluğu
bakımından, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun zorunlu asgarî içeriği,
ayrıntılı olarak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından bir yönetmelikle
düzenlenir."
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Takdire
bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Bu konuda düzenleme yapma yetkisi ilgili bakanlık olan Sanayi ve
Ticaret Bakanlığına verilmiştir. Avrupa Birliğinin yönetim kurulunun yıllık
raporunun içeriğine ilişkin düzenlemeleri çok ayrıntılı olduğundan ve bunlar
oldukça sık değiştirildiklerinden Kanuna temel ilkelerin konulması ve ayrıntılı
düzenlemenin idarî tasarrufa bırakılması uygun görülmüştür. Sanayi ve Ticaret
Bakanlığının Avrupa Birliğinin düzenlemelerini dikkate alması gereklidir.
Hükümde tebliğin ayrıntılı olmasına bilinçli şekilde vurgu yapılmıştır. Çünkü
faaliyet raporu çok yönlü şeffaflığı sağlayan en önemli araçlardan biridir ve
finansal tablolarla ilgili kısımları denetime tabidir.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen bu önerge doğrultusunda 516’ncı maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 517: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 518: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 519: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 520: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 521: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 522: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 523: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 524: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 525: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 526: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 527: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 528: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 529: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 530: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 531: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 532: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 533: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 534: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 535: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 536: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 537: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 538: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 539: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 540: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Böylece, on sekizinci bölüm içinde yer alan maddelerin oylanması
tamamlanmıştır.
Bölüm on dokuz 541’inci maddeler ila 570’inci maddeleri
kapsamaktadır.
Bölüm üzerinde söz talebi yoktur.
Maddelerin oylamasına geçiyorum:
Madde 541: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 542: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 543: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 544: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 545: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 546: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 547: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 548: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 549: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 550: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 551: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
552’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
TBMM Başkanlığına
Tasarının 552 nci maddesindeki “veya başka bir şirket kurmak”
ibaresinin Tasarı metninden çıkarılması arz olunur.
|
Mehmet Akif Hamzaçebi Halil Ünlütepe Ali İhsan Köktürk |
|
Trabzon Afyonkarahisar Zonguldak |
|
Ferit Mevlüt Aslanoğlu Tayfur
Süner |
|
Malatya Antalya |
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Katılmıyoruz
Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Sayın Hamzaçebi, buyurunuz efendim.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Sayın Başkan, sayın
milletvekilleri; Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 552’nci maddesi son derece
önemli bir konuyu düzenlemektedir. İzinsiz olarak şirketlerin halktan para
toplamasını, halka arz yoluyla para toplamasını, sermaye toplamasını
düzenleyen, daha doğrusu bu konuda belli yasakları ve müeyyideleri getiren bir
maddedir bu.
Hükûmet tasarısında yer alan madde, 552’nci madde komisyonda
değiştirilmiş ve komisyon metni bambaşka bir şekle dönmüştür. Hükûmet
tasarısında 552’nci madde, bir anonim şirket kurmak için halka arzı düzenliyor
iken, komisyon, 552’nci maddeye “Bir anonim veya başka bir şirket kurmak için…”
ibaresini, düzeltmesini getirmiştir. Hâlbuki sermayesi halka arz edilebilecek
şirketler Sermaye Piyasası Kanunu’nda düzenlenmiştir. Öyle anlaşılıyor ki Türk
Ticaret Kanunu o kapsamla yetinmemiş, daha geniş bir kapsamı düzenlemeye
çalışmıştır. Sermaye Piyasası Kanunu’nda düzenlenenler dışındakilerin de halka
arz yoluyla sermaye toplayabileceğini düzenlemektedir. Ancak, burada şu ortaya
çıkmaktadır, yani “bir kolektif şirketin dahi halka arz yoluyla sermaye
toplayabileceği” gibi bir ihtimal gündeme gelmektedir. Türk Ticaret Kanunu’nun
böylesi bir düzenlemeyi teşvik etmesi düşünülemez, burada bir sorun olduğu
kanaatindeyim. 2499 sayılı Kanun’un -Sermaye Piyasası Kanunu’nun- çizdiği
çerçeve dışına taşabilir tabii ki Türk Ticaret Kanunu, başka düzenlemeler
getirebilir ama bir an, kolektif şirketin sermayesini halka arz etmesi yoluyla
bir düzenlemede dahi “Sermaye Piyasası Kurulundan izin alması” şeklindeki bir
düzenlemenin Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nda yer almaması gerekir. Yani,
burada, sanki Hükûmet tasarısı değiştirilerek 2499 sayılı Kanun dışındaki
şirketlerin de halka gitmesi, para toplaması gibi sakıncalı bir durum teşvik edilmek
istenmektedir. Burada iyi niyetli bir yaklaşım görmüyorum. “Kötü niyet vardır.”
demiyorum ama eğer kötü niyet yoksa bu düzenleme dikkate ihtiyaç duyan bir
düzenlemedir, dikkatten kaçmıştır. O nedenle “veya başka bir şirket kurmak”
ibaresinin tasarı metninden çıkarılması suretiyle anonim şirketlere münhasır
olarak bu düzenlemeyi yapmayı daha doğru buluyorum.
Bunu ifade etmek için söz aldım. Sözlerimi bitirirken hepinize
saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Hamzaçebi.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…
Önerge kabul edilmemiştir.
552’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… 552’nci madde kabul edilmiştir.
Madde 553: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 554: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 555: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 556: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 557: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 558: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 559: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 560: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 561: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
562’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
562 nci maddesinin on ikinci fıkrasının birinci cümlesinde geçen “sermayesi
paylara bölünmüş anonim komandit şirkette yönetici olan komandite ortaklar”
ibaresinin “sermayesi paylara bölünmüş komandit şirkette yönetici olan
komandite ortaklar” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
Mustafa Elitaş Ahmet Kenan Tanrıkulu Ali İhsan Köktürk |
|
Kayseri |