DÖNEM: 23 CİLT: 79 YASAMA YILI: 5
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK DERGİSİ
8’inci
Birleşim
19 Ekim 2010 Salı
(Bu Tutanak
Dergisi’nde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge
ile konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı
sözler aslına uygun olarak yazılmıştır.)
İ Ç İ N D E K İ L E R
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) Duyurular
1.- Almanya
Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Christian Wulff’un, 19 Ekim 2010 Salı günü
Genel Kurula hitaben konuşma yapma isteğine ilişkin duyuru
B) Tezkereler
1.- Türkiye Büyük
Millet Meclisi ve Sayıştayın 2009 yılına ait dış denetim raporlarının inceleme
sonuçlarına ilişkin Başkanlık tezkeresi (5/4)
2.- Çin Halk
Cumhuriyeti Parlamentosu Dışişleri Komisyonunun davetine icabet edecek olan
Türkiye Büyük Millet Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Murat Mercan’ın
beraberindeki Parlamento heyetini oluşturmak üzere siyasi parti gruplarınca
ismi bildirilen milletvekillerine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1312)
C) Meclis Araştırması Önergeleri
1.- BDP Grubu
adına Grup Başkanvekilleri Batman Milletvekilleri Ayla Akat Ata ve Bengi
Yıldız’ın, sporun ve sporcuların sorunlarının araştırılarak alınması gereken
önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
(10/876)
2.- Antalya
Milletvekili Abdurrahman Arıcı ve 21 milletvekilinin, spor kulüplerinin
sorunlarının araştırılarak sporda şiddetin önlenmesi için alınması gereken
önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
(10/877)
3.- Sivas
Milletvekili Hamza Yerlikaya ve 19 milletvekilinin, spor kulüplerinin
sorunlarının araştırılarak sporcuların başarılarının artırılması için alınması
gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin
önergesi (10/878)
4.- Mersin
Milletvekili Ali Rıza Öztürk ve 22 milletvekilinin, spor müsabakalarında
yaşanan şiddet olaylarının nedenlerinin araştırılarak alınması gereken
önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
(10/879)
5.- Çanakkale
Milletvekili Mustafa Kemal Cengiz ve 24 milletvekilinin, Türk futbolunun
sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/880)
D) Önergeler
1.- Muğla
Milletvekili Gürol Ergin’in, (2/481) esas numaralı Kanun Teklifi’nin doğrudan
gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/235)
IV.-
GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları
1.- Muğla
Milletvekili Gürol Ergin’in, 16 Ekim Dünya Gıda Günü’ne ilişkin gündem dışı
konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı
2.- Şanlıurfa
Milletvekili Ramazan Başak’ın, Güneydoğu Anadolu Projesi’ndeki gelişmelere
ilişkin gündem dışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in
cevabı
3.- İzmir
Milletvekili Kamil Erdal Sipahi’nin, İzmir ilinin milletlerarası tanıtımına
ilişkin gündem dışı konuşması
V.-
SÖYLEVLER
1.- Almanya
Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Christian Wulff’un, Genel Kurula hitaben
konuşması
VI.-
AÇIKLAMALAR
1.- Yalova
Milletvekili Muharrem İnce’in, GAP’a aktarılan kaynağa ilişkin açıklaması
2.- Adıyaman
Milletvekili Şevket Köse’nin, GAP projesine ilişkin açıklaması
3.- Muğla
Milletvekili Gürol Ergin’in, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in
sözlerini çarpıtması nedeniyle açıklaması
4.- Kastamonu
Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun, Hükûmetin tarım politikalarına ilişkin
açıklaması
5.- İzmir Milletvekili
Ahmet Ersin’in, İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi’nin İzmir’de Cumhuriyet
Halk Partili belediyelere yönelik haksız eleştirisine ilişkin açıklaması
6.- Edirne
Milletvekili Rasim Çakır’ın, et ithalatına ilişkin açıklaması
VII.-
ÖNERİLER
A) Danışma Kurulu Önerileri
1.- Gündemdeki
sıralama ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda boş bulunan 1 üyelik için
seçimin Genel Kurulun 19 Ekim 2010 Salı günkü birleşiminde yapılmasına; (10/80,
10/91, 10/267, 10/674, 10/714, 10/737, 10/739) ve bugün okunarak Genel Kurulun
bilgisine sunulan (10/876, 10/877, 10/878, 10/879 ve 10/880) esas numaralı
Meclis araştırması önergelerinin görüşmelerinin Genel Kurulun 19 Ekim 2010 Salı
günkü birleşiminde birlikte yapılması ve Genel Kurulun bu görüşmelerin
tamamlanmasına kadar çalışmalarına devam etmesine ilişkin Danışma Kurulu
önerisi
VIII.-
SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI
1.- Gaziantep
Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, Karkamış Sınır Kapısı’na ilişkin Devlet Bakanı ve
Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı’dan sözlü soru önergesi (6/1087) ve Sanayi ve
Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
2.- Gaziantep
Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, sosyal yardımların seçim malzemesi yapıldığı
iddialarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1281) ve Sanayi ve
Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
3.- Gaziantep
Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, seçim çalışmalarına ve ekonomik sorunlara ilişkin
Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1290) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat
Ergün’ün cevabı
4.- Tunceli
Milletvekili Kamer Genç’in, bir gazeteciye ait olduğu iddia edilen günlüklere
ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1293) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı
Nihat Ergün’ün cevabı
5.- Tunceli
Milletvekili Kamer Genç’in, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bir ihalesine
ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1294) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı
Nihat Ergün’ün cevabı
6.- Tunceli
Milletvekili Kamer Genç’in, bir dernekte yapılan aramalarda burs kayıtlarına el
konulmasına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1320) ve Sanayi ve
Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
7.- Kütahya Milletvekili
Alim Işık’ın, belediye işçilerinin özlük haklarına ilişkin Başbakandan sözlü
soru önergesi (6/1350) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
8.- Tunceli
Milletvekili Kamer Genç’in, örtülü ödeneğe ilişkin Başbakandan sözlü soru
önergesi (6/1397) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
9.- Manisa
Milletvekili Mustafa Enöz’ün, polislerin özlük haklarına ilişkin Başbakandan
sözlü soru önergesi (6/1414) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
10.- Manisa
Milletvekili Mustafa Enöz’ün, il emniyet müdürlerinin özlük haklarına ilişkin
Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1415) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat
Ergün’ün cevabı
11.-Giresun
Milletvekili Murat Özkan’ın, FİSKOBİRLİK çalışanlarının yaşadıkları mağduriyete
ilişkin sözlü soru önergesi (6/1584) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün
cevabı
12.-Tokat
Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat’taki imalat sanayi işletmelerine ilişkin
sözlü soru önergesi (6/1593) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
13.- Tokat Milletvekili
Reşat Doğru’nun, Tokat’ta verilen KOSGEB kredilerine ilişkin sözlü soru
önergesi (6/1619) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
14.- Kütahya
Milletvekili Alim Işık’ın, esnafın kredi ihtiyacına ilişkin sözlü soru önergesi
(6/1665) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
15.- Adana
Milletvekili Kürşat Atılgan’ın, Adana’da işsizliğin azaltılmasına ilişkin sözlü
soru önergesi (6/1715) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
16.- Ardahan
Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Erzurum ve Kars’a teknopark kurulmasına ilişkin
sözlü soru önergesi (6/1787) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
17.- Tokat
Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat’taki esnaf faaliyetlerine ilişkin sözlü
soru önergesi (6/1800) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
18.- Tokat
Milletvekili Reşat Doğru’nun, Zile Organize Sanayi Bölgesine ilişkin sözlü soru
önergesi (6/1805) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
19.- Gaziantep
Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, alışveriş merkezlerinin küçük esnafa etkilerine
ilişkin sözlü soru önergesi (6/1839) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün
cevabı
20.- Ardahan
Milletvekili Ensar Öğüt’ün, alışveriş merkezlerinin çalışma düzenine ilişkin
sözlü soru önergesi (6/1868) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
21.- Ardahan
Milletvekili Ensar Öğüt’ün, şeker piyasasındaki bazı işlemlere ilişkin sözlü
soru önergesi (6/1894) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
22.- Tokat
Milletvekili Reşat Doğru’nun, Zile OSB’de yapılan yatırımlara ilişkin sözlü
soru önergesi (6/1986) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
23.- Malatya
Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, Malatya sebze ve meyve haline ilişkin
sözlü soru önergesi (6/2022) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
24.- Tokat
Milletvekili Reşat Doğru’nun, Zile OSB’nin altyapı yatırımlarına ilişkin sözlü
soru önergesi (6/2052) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
25.- Tokat
Milletvekili Reşat Doğru’nun, Zile’deki pancar ekim iznine ilişkin sözlü soru önergesi
(6/2053) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
26.- Adana
Milletvekili Hulusi Güvel’in, Adana’daki esnaf ve sanatkârlar ile KOBİ’lerin
kredi kullanımına ilişkin sözlü soru önergesi (6/2077) ve Sanayi ve Ticaret
Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
IX.-
SEÇİMLER
A) Komisyonlarda Açık Bulunan Üyeliklere Seçim
1.- Kamu İktisadi
Teşebbüsleri Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim
B) Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna Üye Seçimi
1.- Radyo ve
Televizyon Üst Kurulunda açık bulunan üyeliğe seçim
X.-
MECLİS ARAŞTIRMASI
A) Ön Görüşmeler
1.-Malatya
Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 21 milletvekilinin, spor klüplerinin
mali sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi
amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/80)
2.-Aydın
Milletvekili Ali Uzunırmak ve 25 milletvekilinin, Türk spor sektörü ve
alanındaki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi
amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/91)
3.- Şırnak
Milletvekili Hasip Kaplan ve 19 milletvekilinin, Pekin Olimpiyatlarında alınan
sonuçların nedenlerinin araştırılarak spor politikasında alınması gereken
önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
(10/267)
4.- Edirne
Milletvekili Cemaleddin Uslu ve 19 milletvekilinin, spor kulüplerinin
sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/674)
5.- İstanbul
Milletvekili Mehmet Sevigen ve 27 milletvekilinin, futbol karşılaşmalarındaki
şiddet olaylarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi
amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/714)
6.- Malatya
Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 22 milletvekilinin, futbol kulüplerinin
yönetim sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi
amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/737)
7.- Malatya
Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 23 milletvekilinin, futbol kulüplerinin
mali sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi
amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/739)
8.- BDP Grubu
adına Grup Başkanvekilleri Batman Milletvekilleri Ayla Akat Ata ve Bengi
Yıldız’ın, sporun ve sporcuların sorunlarının araştırılarak alınması gereken
önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
(10/876)
9.- Antalya
Milletvekili Abdurrahman Arıcı ve 21 milletvekilinin, spor kulüplerinin
sorunlarının araştırılarak sporda şiddetin önlenmesi için alınması gereken
önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
(10/877)
10.- Sivas
Milletvekili Hamza Yerlikaya ve 19 milletvekilinin, spor kulüplerinin
sorunlarının araştırılarak sporcuların başarılarının artırılması için alınması
gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin
önergesi (10/878)
11.- Mersin
Milletvekili Ali Rıza Öztürk ve 22 milletvekilinin, spor müsabakalarında
yaşanan şiddet olaylarının nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin
belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/879)
12.- Çanakkale
Milletvekili Mustafa Kemal Cengiz ve 24 milletvekilinin, Türk futbolunun
sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/880)
XI.-
YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1.- Balıkesir
Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, bazı sorunlara ilişkin sorusu ve Millî
Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/15374)
2.- İstanbul
Milletvekili Ümit Şafak’ın, bir spor kulübünün Topkapı Sarayı’ndaki
tesislerinin yıkıldığı iddiasına ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı
Beşir Atalay’ın cevabı (7/15419)
3.- Gaziantep
Milletvekili Akif Ekici’nin, Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nin toplatılmasına
ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/15467)
4.- Kahramanmaraş
Milletvekili Durdu Özbolat’ın, SBS uygulamalarına ilişkin sorusu ve Millî
Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/15469)
5.- Zonguldak
Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, ABD eski Büyükelçisine atfen yapılan
iddialara ilişkin Başbakandan sorusu ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun
cevabı (7/15506)
6.- Denizli
Milletvekili Hasan Erçelebi’nin, ABD eski Büyükelçisine atfen yapılan iddialara
ilişkin Başbakandan sorusu ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun cevabı
(7/15507)
7.- Balıkesir
Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, bir kişinin atanması ile ilgili iddialara
ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/15514)
8.- Balıkesir
Milletvekili Ergün Aydoğan’ın, bir öğretmen tayinine ilişkin sorusu ve Millî
Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/15515)
9.- Antalya
Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, ABD eski Büyükelçisine atfen çıkan bazı iddialara
ilişkin Başbakandan sorusu ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun cevabı
(7/15567)
10.- Edirne
Milletvekili Bilgin Paçarız’ın, Gazi Üniversitesi ile imzalanan Zihinsel
Engelliler Sınıf Öğretmenliği İşbirliği Protokolü’ne ilişkin sorusu ve Millî
Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/15594)
11.- Edirne
Milletvekili Rasim Çakır’ın, Edirne İl Millî Eğitim Müdürüne ilişkin sorusu ve
Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/15595)
12.- İstanbul
Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş’ın, usta öğretici görevlendirmelerine ilişkin
sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/15651)
13.- Yalova
Milletvekili Muharrem İnce’nin, Beşiktaş İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü yönetimine
yönelik iddialara ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun
cevabı (7/15658)
14.- Zonguldak
Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, Hazine taşınmazlarının satışına ilişkin
sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/15744)
15.- Edirne
Milletvekili Rasim Çakır’ın, kamuya ait sosyal tesislerin satışına ilişkin
sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/15745)
16.- Şırnak Milletvekili
Hasip Kaplan’ın, Muğla’da ölen bir üniversite öğrencisine ilişkin sorusu ve
Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/15753)
17.- Kütahya
Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya ilinde kurulan TEMTAŞ ile ilgili şikayetlere
ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı (7/15777)
18.- Ankara
Milletvekili Yılmaz Ateş’in, zorunlu deprem sigortasına ilişkin Başbakandan
sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı (7/15847)
19.- Giresun
Milletvekili Murat Özkan’ın, depreme hazırlık çalışmalarına ilişkin Başbakandan
sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı (7/15861)
20.- Bitlis
Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş’ın, 65 yaşını geçen ihtiyaç sahiplerine aylık
bağlanmasına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’in
cevabı (7/15915)
21.- Muğla
Milletvekili Metin Ergun’un, taş kırma ve kum tesisi kurma ruhsatına ilişkin
sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/15974)
22.- Bitlis
Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş’ın, nükleer güç santralinde Türkiye’nin
rolüne ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın
cevabı (7/15975)
23.- Van
Milletvekili Özdal Üçer’in, ruhsatsız olduğu iddia edilen bir taş ocağına
ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı
(7/15976)
24.- Isparta
Milletvekili Süleyman Nevzat Korkmaz’ın, Isparta’da zehirli gaz çıkan bir
kuyunun kapatılmasına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner
Yıldız’ın cevabı (7/15977)
25.- Giresun
Milletvekili Murat Özkan’ın, küresel ısınmaya yönelik önlemlere ilişkin sorusu
ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/15978)
26.- Samsun
Milletvekili Osman Çakır’ın, Çarşamba Enerji Elektrik Üretimi Anonim Şirketine
ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı
(7/15979)
27.- Balıkesir
Milletvekili Hüseyin Pazarcı’nın, maden arama ruhsatı verilmesine ve ruhsat
verilen firmalara ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner
Yıldız’ın cevabı (7/15980)
28.- Ardahan
Milletvekili Ensar Öğüt’ün, yenilenebilir enerji kaynaklarına ilişkin sorusu ve
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/15981)
29.- Ardahan
Milletvekili Ensar Öğüt’ün, yenilenebilir enerji kullanımına ilişkin sorusu ve
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/15982)
30.- Ardahan
Milletvekili Ensar Öğüt’ün, artan enerji ihtiyacının artırılması için alınacak
önlemlere ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın
cevabı (7/15983)
31.- İzmir
Milletvekili Kemal Anadol’un, elektrik dağıtım ihalelerine ve elektrik fiyatına
ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı
(7/15984)
32.- Mersin
Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, bir açıklamasına ve özelleştirilen elektrik
dağıtım bölgelerine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner
Yıldız’ın cevabı (7/15985)
33.- İstanbul
Milletvekili Mustafa Özyürek’in, Azerbaycan’la yapılan doğal gaz anlaşmasına
ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı
(7/15986)
34.- Ardahan
Milletvekili Ensar Öğüt’ün, taahhüt edilip alınmayan doğal gaz miktarına
ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı
(7/15988)
35.- Bursa
Milletvekili Kemal Demirel’in, bir köyün elektrik şebekesinin yenilenmesine
ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı
(7/16253)
36.- Bursa
Milletvekili Kemal Demirel’in, bir köyün elektrik şebekesinin yenilenmesine
ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı
(7/16254)
37.- Denizli
Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Denizli’deki yatırımlara ilişkin sorusu ve
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı (7/16318)
I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu
saat 14.04’te açılarak beş oturum yaptı.
Birinci Oturum
12 Ekim 2010
tarihli 5’inci Birleşimde yapılan kapalı oturuma ait tutanak özetinin İç
Tüzük’ün 71’inci maddesine göre okunması için kapalı oturuma geçildi.
İkinci Oturum
(Kapalıdır)
Üçüncü Oturum
Elâzığ Milletvekili
Tahir Öztürk, 14 Ekim Dünya Standartlar Günü ve Türkiye Standartlar Haftası’na,
İstanbul
Milletvekili Sebahat Tuncel, İstanbul ilinin sorunlarına,
Balıkesir
Milletvekili Ergün Aydoğan, Balıkesir ilinin ulaşım sorunlarına,
İlişkin gündem
dışı birer konuşma yaptılar.
Sinop
Milletvekili Engin Altay, gündem dışı yapılan konuşmalara Hükûmet’in cevap
vermediğine,
Aydın
Milletvekili Ali Uzunırmak, 2/1/2008 tarihli Türk spor sektör ve alanının
tarafların problem ve çözüm yollarını tespit etmek amacıyla vermiş oldukları
Meclis araştırması önergesiyle ilgili Grup önerisini geri çektiklerini ve
19/10/2010 Salı günü görüşmek istediklerine,
İlişkin birer
açıklamada bulundular.
Amasya
Milletvekili Hüseyin Ünsal ve 21 milletvekilinin, TCDD’nin bazı projelerinde
ortaya çıkması muhtemel sorunların (10/872),
Tunceli
Milletvekili Kamer Genç ve 21 milletvekilinin, Doğu Anadolu Fay Hattının deprem
riskinin (10/873),
Tunceli
Milletvekili Kamer Genç ve 20 milletvekilinin, 8 Mart 2010’da Elâzığ’da meydana
gelen depremin etkisiyle Tunceli’de depremden zarar gören vatandaşların
sorunlarının (10/874),
İstanbul
Milletvekili Sebahat Tuncel ve 19 milletvekilinin, İstanbul’un çevre
sorunlarının (10/875),
Araştırılarak
alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması
açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin
gündemdeki yerlerini alacağı ve ön görüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı
açıklandı.
27 Ağustos 2010
tarihinde, CHP Grup Başkanvekilleri Kemal Anadol, Mehmet Akif Hamzaçebi ile
Muharrem İnce tarafından; KPSS ve ÖSYM’deki iddiaların araştırılması amacıyla,
Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin,
Genel Kurulun bilgisine sunulmak üzere, bekleyen diğer önergelerin önüne
alınarak, 14/10/2010 Perşembe günkü birleşimde sunuşlarda okunması ve
görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılmasına ilişkin CHP Grubu önerisi,
yapılan görüşmelerden sonra, kabul edilmedi.
Denizli
Milletvekili Hasan Erçelebi, CHP Grup önerisine,
Yalova
Milletvekili Muharrem İnce, ÖSYM Başkanının atanmasına,
Bilecik
Milletvekili Fahrettin Poyraz, Trabzon Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin,
konuşmasına,
İlişkin birer
açıklamada bulundular.
Plan ve Bütçe
Komisyonunda açık bulunan, bağımsız veya grubu bulunmayan milletvekillerine
düşen 1 üyeliğe, İstanbul Milletvekili Hasan Macit seçildi.
Gündemin “Kanun
Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının:
1’inci sırasında
bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun
olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı
ve Adalet Komisyonu Raporu’nun (1/324) (S. Sayısı: 96),
2’nci sırasında
bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun
olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı
ve Adalet Komisyonu Raporu’nun (1/499) (S. Sayısı: 321),
4’üncü sırasında
bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun
olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Kamu Hastane Birlikleri Pilot
Uygulaması Hakkında Kanun Tasarısı ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler
Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu’nun (1/439) (S. Sayısı: 493),
Görüşmeleri;
3’üncü sırasında
bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun
olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Adalet ve Kalkınma Partisi
Grup Başkanvekilleri Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, Samsun Milletvekili Suat
Kılıç, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin
Canikli, İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı ve 3 Milletvekilinin;
Sayıştay Kanunu Teklifi ve Avrupa Birliği Uyum ile Plan ve Bütçe Komisyonları
Raporlarının (2/594) (S. Sayısı: 510) tümü ve birinci bölüm üzerindeki
görüşmeleri tamamlandı, verilen aradan sonra;
Komisyon
yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.
19 Ekim 2010 Salı günü, saat 15.00’te toplanmak üzere
birleşime 19.03’te son verildi.
Nevzat PAKDİL |
||||
|
Başkan
Vekili |
||||
|
Yusuf
COŞKUN Yaşar TÜZÜN |
||||
|
Bingöl Bilecik |
||||
|
Kâtip
Üye Kâtip
Üye |
||||
|
Gülşen ORHAN |
||||
|
Van |
||||
|
Kâtip
Üye |
No.: 10
II.- GELEN KÂĞITLAR
15 Ekim 2010 Cuma
Tasarılar
1.- Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Bilim ve
Eğitim Alanlarında İşbirliğine Yönelik Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/944) (Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor
ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)
2.- Türkiye
Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı ile Rusya Federasyonu Uyuşturucu Trafiği
Kontrolü Federal Servisi Arasında Uyuşturucu, Psikotrop ve Ara Kimyasal
Maddelerin Kaçakçılığı ile Mücadelede İşbirliği Hususunda Mutabakat Zaptının
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/945) (İçişleri ile
Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)
3.- Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Asi Nehri
Üzerinde “Dostluk Barajı” Adı Altında Ortak Baraj İnşa Edilmesi İçin Mutabakat
Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/946) (Çevre;
Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ile Dışişleri
Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)
4.- Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Brezilya Federatif Cumhuriyeti Hükümeti Arasında
Gümrük Konularında Karşılıklı İdari Yardım Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/947) (Plan ve Bütçe ile Dışişleri
Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)
5.- Türkiye
Cumhuriyeti ile Mısır Arap Cumhuriyeti Arasında Tesis Edilen Ortak Komitenin
1/2010 Sayılı Kararının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
(1/948) (Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji; Avrupa
Birliği Uyum; Plan ve Bütçe ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş
tarihi: 1.10.2010)
6.- Türkiye
Cumhuriyeti Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ile Irak Cumhuriyeti İskan ve İnşaat
Bakanlığı Arasındaki Eğitim Alanında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/949) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm
ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)
7.- Türkiye
Cumhuriyeti Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Irak Cumhuriyeti Tarım Bakanlığı
Arasında Bitki Koruma ve Karantina Alanında İşbirliği Mutabakat Muhtırasının
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/950) (Tarım, Orman ve
Köyişleri ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)
8.- Türkiye
Cumhuriyeti Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı ile Irak Cumhuriyeti Ticaret
Bakanlığı Arasında Irak ve Türkiye’de Düzenlenen Fuarlara Yönelik Mutabakat
Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/951) (Sanayi,
Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ile Dışişleri
Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)
9.- Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Bosna ve Hersek Bakanlar Konseyi Arasında Sağlık
Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı (1/952) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Dışişleri
Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)
10.- Eşyaların
Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi Elektronik Taşıma
Belgesi ile İlgili Ek Protokole Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı (1/953) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Dışişleri
Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)
11.- Türkiye
Cumhuriyeti Devlet Bakanlığı ile Suriye Arap Cumhuriyeti Enformasyon Bakanlığı
Arasında Basın Yayın Alanlarında İşbirliği Protokolün Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/954) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm
ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)
12.- Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Yeni Zelanda Hükümeti Arasında Hava Hizmetlerine Dair
Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/955)
(Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Dışişleri Komisyonlarına)
(Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)
13.- Türkiye Cumhuriyeti
Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Dicle Nehrinden Su
Çekilmesi İçin Suriye Topraklarında Pompa İstasyonu Kurulması Konusundaki
Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/956)
(Çevre; Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ile
Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)
14.- Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Denizcilik
Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/957)
(Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Dışişleri Komisyonlarına)
(Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)
15.-
Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısı (1/958) (Plan ve Bütçe ile Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor
Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)
16.- Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Avustralya Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan
Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması
ve Anlaşmaya İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı (1/959) (Plan ve Bütçe ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş
tarihi: 1.10.2010)
Teklifler
1.- Malatya
Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve Antalya Milletvekili Osman Kaptan’ın;
Vergi ve Benzeri Alacakların Yeniden Yapılandırılarak Tahsilinin Sağlanması ile
5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/753) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler
ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.9.2010)
2.- Antalya
Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün; Savarona Yatı’nın “Atatürk ve Denizcilik
Müzesi”ne Dönüştürülmesine Dair Kanun Teklifi (2/754) (Plan ve Bütçe; Milli
Savunma ile Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonlarına) (Başkanlığa
geliş tarihi: 29.9.2010)
3.- Milliyetçi
Hareket Partisi Grup Başkanvekilleri İzmir Milletvekili Oktay Vural ve Mersin
Milletvekili Mehmet Şandır’ın; Savarona Yatı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisine
Tahsisi Hakkında Kanun Teklifi (2/755) (Plan ve Bütçe ile Milli Eğitim, Kültür,
Gençlik ve Spor Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.9.2010)
Rapor
1.- Birleşmiş
Milletler Nüfus Fonu ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında İstanbul,
Türkiyede Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu Doğu Avrupa ve Orta Asya Bölgesel
Ofisi Kurulması Hakkında Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı ile Dışişleri Komisyonu Raporu (1/942) (S. Sayısı: 557) (Dağıtma
tarihi: 15.10.2010) (GÜNDEME)
Sözlü Soru Önergeleri
1.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun,
özelleştirilen Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin personeline ilişkin
Başbakandan sözlü soru önergesi (6/2196) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
2.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, 4-B ve
4-C statüsünde çalışanların kadroya alınıp alınmayacağına ilişkin Başbakandan
sözlü soru önergesi (6/2197) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
Yazılı Soru Önergeleri
1.- Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi’nin, bir
gazetenin dağıtımının engellenmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi
(7/16325) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/09/2010)
2.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman’ın, bir
mahallenin su sorununa ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/16326)
(Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)
3.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün,
Atatürk Stadının durumuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/16327)
(Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)
4.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan’ın, genel
sağlık sigortası uygulamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/16328)
(Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)
5.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz’un, hâkim ve
savcı adayları ile stajyer avukatların fişlendiği iddiasına ilişkin Başbakandan
yazılı soru önergesi (7/16329) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)
6.- Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü’nün,
Tekirdağ’daki su potansiyeli ve sulanabilir arazilere ilişkin Başbakandan
yazılı soru önergesi (7/16330) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)
7.- Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü’nün,
mısır küspesi ithalatıyla ilgili bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru
önergesi (7/16331) (Başkanlığa geliş tarihi: 30/09/2010)
8.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan’ın, Adalet
Bakanlığının çıkartmış olduğu bir yönetmelik ile ilgili basında çıkan bazı
iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/16332) (Başkanlığa geliş
tarihi: 30/09/2010)
9.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza
Yalçınkaya’nın, Savarona Yatı ile ilgili bazı iddialara ilişkin Başbakandan
yazılı soru önergesi (7/16333) (Başkanlığa geliş tarihi: 30/09/2010)
10.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tekel
işçilerinin göreve başlamalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi
(7/16334) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
11.- Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi’nin, Doğu
Karadeniz Turizm Mastır Planına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi
(7/16335) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
12.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan’ın, bir
konuşmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/16336) (Başkanlığa
geliş tarihi: 01/10/2010)
13.- İzmir Milletvekili Kemal Anadol’un, bir ulusal
alan kodunun tahsisine ve telefonların dinlendiğine ilişkin Başbakandan yazılı
soru önergesi (7/16337) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
14.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz’un, SEÇSİS
programına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/16338) (Başkanlığa geliş
tarihi: 01/10/2010)
15.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, bir
konuşmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/16339) (Başkanlığa
geliş tarihi: 01/10/2010)
16.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan’ın, yabancı
uyruklu tutukluların aileleri ile görüşmelerinde yaşanan soruna ilişkin
Adalet Bakanından yazılı
soru önergesi (7/16340)
(Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)
17.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, hâkim
ve savcı adayları için uygulanan soru formlarının stajyer avukatlara da
uygulandığı iddiasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/16341)
(Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)
18.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, terör
örgütünün bir açıklamasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi
(7/16342) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
19.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, bir
soruşturmada gizli kalması gereken bilgilerin sızdırıldığı iddiasına ilişkin
Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/16343) (Başkanlığa geliş tarihi:
01/10/2010)
20.- Erzincan Milletvekili Erol Tınastepe’nin,
HSYK’ya üye seçimine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/16344)
(Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
21.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in,
1983-2010 yıllarında göreve başlayan hakim, savcı ve idari personel sayısına
ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/16345) (Başkanlığa geliş
tarihi: 01/10/2010)
22.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in,
Seferihisar-Sığacık’da kurulacak orkinos çiftliğine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından
yazılı soru önergesi (7/16346) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)
23.- Artvin Milletvekili Metin Arifağaoğlu’nun,
Kırıkkale’de bulunan iki tesisin ÇED raporuna ilişkin Çevre ve Orman Bakanından
yazılı soru önergesi (7/16347) (Başkanlığa geliş tarihi: 30/09/2010)
24.- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun,
kapatılan bir taş ocağının yeniden açılacağı iddiasına ilişkin
Çevre ve Orman Bakanından yazılı
soru önergesi (7/16348) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
25.- İzmir Milletvekili Şenol Bal’ın, bazı mazbut
vakıfların üniversite kurmasına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan
Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/16349) (Başkanlığa geliş
tarihi: 27/09/2010)
26.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif
Paksoy’un, TRT’nin kurum dışına yaptırdığı belgesellere ve bir iddiaya ilişkin
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi
(7/16350) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
27.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün,
Irak’taki petrol sahalarıyla ilgili bir açıklamasına ilişkin Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/16351) (Başkanlığa geliş tarihi:
29/09/2010)
28.- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun,
İzmir’in bazı köylerinin su pompalarındaki elektrik kesintilerine ilişkin
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/16352) (Başkanlığa
geliş tarihi: 01/10/2010)
29.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman’ın,
özelleştirme ile ilgili yargı kararlarının uygulanmamasına ilişkin Enerji ve
Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/16353) (Başkanlığa geliş
tarihi: 01/10/2010)
30.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman’ın, TPAO’nun
özelleştirilmesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru
önergesi (7/16354) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
31.- İzmir Milletvekili Kemal Anadol’un, bilgi
talebinin yerine getirilmemesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru
önergesi (7/16355) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)
32.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, intihar
ve ölüm olaylarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/16356)
(Başkanlığa geliş tarihi: 30/09/2010)
33.- Mersin Milletvekili Akif Akkuş’un, bazı
sınavlardaki kopya iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi
(7/16357) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
34.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, yurt dışına
çıkış yasağının kaldırılmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi
(7/16358) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
35.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki
Kulkuloğlu’nun, bir belediye başkanının görevden el çektirilmesine ilişkin
İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/16359) (Başkanlığa geliş tarihi:
01/10/2010)
36.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, bir
kaymakamın propaganda yaptığı iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru
önergesi (7/16360) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
37.- Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, atamalara
müdahale edildiği iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi
(7/16361) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
38.- Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, eski bir
emniyet müdürüne ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/16362)
(Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
39.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, Nemrut
Dağı yolunun birleştirilmesiyle ilgili protokole ilişkin Kültür ve Turizm
Bakanından yazılı soru önergesi (7/16363) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)
40.- Kars Milletvekili Gürcan Dağdaş’ın, Kars Hekim
Evi binasının restorasyonuna ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru
önergesi (7/16364) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
41.- Manisa Milletvekili Şahin Mengü’nün, özel
tiyatroların desteklenmesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru
önergesi (7/16365) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
42.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, Zeugma
Antik Kenti’nde bulunan eserlerin turizm açısından değerlendirilmesine ilişkin
Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/16366) (Başkanlığa geliş
tarihi: 01/10/2010)
43.- Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün’ün, bir
askerin ölümü ile ilgili iddialara ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru
önergesi (7/16367) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)
44.- Eskişehir Milletvekili Tayfun İçli’nin, bir
genelgeden dolayı işçilere yapılan eksik ödemelere ilişkin Milli Savunma
Bakanından yazılı soru önergesi (7/16368) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)
45.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi’nin,
uzman erbaşların mağduriyetlerini gideren yasal düzenlemenin işleyişine ilişkin
Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/16369) (Başkanlığa geliş tarihi:
01/10/2010)
46.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman’ın,
engellilerin eğitimine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi
(7/16370) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)
47.- Adana Milletvekili Tacidar Seyhan’ın, okula
gidemeyen çocuklara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi
(7/16371) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)
48.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün,
KPSS’nin iptaliyle ÖSYM’nin güvenirliliğinin tartışmalı hale geldiğine ilişkin
Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/16372) (Başkanlığa geliş
tarihi: 29/09/2010)
49.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin,
ÖSYM’nin sınav takvimine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi
(7/16373) (Başkanlığa geliş tarihi: 30/09/2010)
50.- Mersin Milletvekili Akif Akkuş’un, ilköğretim
okullarında ücretsiz dağıtılan kitaplara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı
soru önergesi (7/16374) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
51.- Mersin Milletvekili Akif Akkuş’un, KPSS’deki
kopya olayında adı geçen bir cemaate ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı
soru önergesi (7/16375) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
52.- İzmir Milletvekili Şenol Bal’ın, lisansüstü
öğrenim amacıyla yurt dışına gönderilecek öğrencilere ilişkin
Milli Eğitim Bakanından
yazılı soru önergesi (7/16376)
(Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
53.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, açık
liseye kayıt yaptıran öğrencilere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru
önergesi (7/16377) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
54.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş’ın,
okullarda yaşanan şiddet olayları ve önlenmesine ilişkin Milli Eğitim
Bakanından yazılı soru önergesi (7/16378) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
55.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman’ın, silikozis
hastalarının mağduriyetlerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi
(7/16379) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)
56.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Kırım
Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi
(7/16380) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
57.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat’ta
kurulacak Psikiyatri Hastanesinin yerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru
önergesi (7/16381) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
58.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman’ın, diyabet hastalarının
ilaçlarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/16382) (Başkanlığa
geliş tarihi: 01/10/2010)
59.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın,
şap hastalığı ile mücadeleye ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru
önergesi (7/16383) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)
60.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, et
ithalinin serbest bırakılmasına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı
soru önergesi (7/16384) (Başkanlığa geliş tarihi: 30/09/2010)
61.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi’nin,
çiftçi mallarının korunmasına ilişkin kanunun günümüz şartlarına göre yeniden
düzenlenip düzenlenmeyeceğine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru
önergesi (7/16385) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
62.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi’nin,
pamuk üreticilerinin yeşil kurt zararlısından dolayı yaşadığı mağduriyete
ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/16386)
(Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
63.- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun,
pamuk üreticilerinin yeşil kurt zararlısından dolayı yaşadığı mağduriyete
ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/16387)
(Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
64.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki
Kulkuloğlu’nun, Kayseri’nin afet bölgesi kapsamına alınmamasına ilişkin Tarım
ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/16388) (Başkanlığa geliş
tarihi: 01/10/2010)
65.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, TCDD’nin
bazı birimlerinin başka bir ile taşınacağı iddialarına ilişkin Ulaştırma
Bakanından yazılı soru önergesi (7/16389) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/09/2010)
66.- Edirne Milletvekili Rasim Çakır’ın, Keşan-Enez
karayolunun bölünmüş yol haline getirilmesine ilişkin Ulaştırma Bakanından
yazılı soru önergesi (7/16390) (Başkanlığa geliş tarihi: 30/09/2010)
67.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, otoyol
gişelerinde görev yapan personelin sağlık sorunları nedeniyle görev
değişikliğine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/16391)
(Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
68.- Bursa Milletvekili Onur Öymen’in, Fransa’da
bir Türk vatandaşının evine yapılan saldırıya ilişkin Dışişleri Bakanından
yazılı soru önergesi (7/16392) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)
69.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat ilinde
yapılan ihracata ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Zafer Çağlayan) yazılı soru
önergesi (7/16393) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)
70.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, Gelir
İdaresi Başkanlığının görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavına ilişkin
Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/16394) (Başkanlığa geliş tarihi:
01/10/2010)
71.- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun,
belediyelerin İller Bankasına olan borçları ve tahsilatına ilişkin Bayındırlık
ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/16395) (Başkanlığa geliş tarihi:
01/10/2010)
No.: 11
18 Ekim 2010 Pazartesi
Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri
1.- İzmir
Milletvekili Bülent Baratalı’nın, bazı belediye ve belediye kuruluşlarının
dinlendiği iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14865)
2.- İzmir
Milletvekili Oktay Vural’ın, 2007-2010 yılları arasındaki bazı istatistiki
bilgilere ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/14984)
3.- Erzincan
Milletvekili Erol Tınastepe’nin, bazı iddialara ilişkin Adalet Bakanından
yazılı soru önergesi (7/14988)
4.- Antalya
Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, turizm bölgelerinde ek tedbir alınmasına
ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/15021)
5.- Antalya
Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, yeşilkart uygulamasına ilişkin Sağlık
Bakanından yazılı soru önergesi (7/15023)
6.- Manisa
Milletvekili Erkan Akçay’ın, bir köyün sağlık ocağı ihtiyacına ilişkin Sağlık
Bakanından yazılı soru önergesi (7/15025)
Geri Alınan Yazılı Soru Önergesi
1.- İstanbul
Milletvekili Çetin Soysal, Bilgi Üniversitesinin işten çıkardığı kişilere
ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesini 03.09.2010 tarihinde geri almıştır.
(7/15127)
No.: 12
19 Ekim 2010 Salı
Tasarı
1.- 2011 Yılı
Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı (1/960) (Plan ve Bütçe Komisyonuna)
(Başkanlığa geliş tarihi: 15.10.2010)
Meclis Araştırması Önergeleri
1.- BDP Grubu
adına Grup Başkanvekilleri Batman Milletvekilleri Ayla Akat Ata ve Bengi
Yıldız’ın, sporun ve sporcuların sorunlarının araştırılarak alınması gereken
önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin
önergesi (10/876) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.10.2010)
2.- Antalya
Milletvekili Abdurrahman Arıcı ve 21 Milletvekilinin, spor kulüplerinin
sorunlarının araştırılarak sporda şiddetin önlenmesi için alınması gereken
önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin
önergesi (10/877) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.10.2010)
3.- Sivas
Milletvekili Hamza Yerlikaya ve 19 Milletvekilinin, spor kulüplerinin
sorunlarının araştırılarak sporcuların başarılarının artırılması için alınması
gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına
ilişkin önergesi (10/878) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.10.2010)
4.- Mersin
Milletvekili Ali Rıza Öztürk ve 22 Milletvekilinin, spor müsabakalarında
yaşanan şiddet olaylarının nedenlerinin araştırılarak alınması gereken
önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin
önergesi (10/879) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.10.2010)
5.- Çanakkale
Milletvekili Mustafa Kemal Cengiz ve 24 Milletvekilinin, Türk futbolunun
sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/880) (Başkanlığa geliş
tarihi: 19.10.2010)
Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri
1.- Denizli
Milletvekili Hasan Erçelebi’nin, Sivas Valisinin bir açıklamasına ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15108)
2.- Zonguldak
Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, milyoner sayısına ve kredi borçlarını
ödeyemeyenlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15113)
3.- Zonguldak
Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, Anayasa Mahkemesi Başkanının TRT Genel
Müdürünü ziyaret ettiğine yönelik haberlere ilişkin Başbakandan yazılı soru
önergesi (7/15120)
4.- Adana
Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, 18 yaşından küçüklere sigara satışının
engellenmesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15159)
5.- Adana
Milletvekili Yılmaz Tankut’un, takoğraf cihazlarından dolayı kesilen cezalara
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15160)
6.- Edirne
Milletvekili Rasim Çakır’ın, pasaport alımındaki harç ve ücretlere ilişkin İçişleri
Bakanından yazılı soru önergesi (7/15161)
7.- Bitlis
Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş’ın, fındık toplayacak işçilerle ilgili bir
habere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15163)
8.- Van
Milletvekili Özdal Üçer’in, Van İl Emniyet Müdürü ve Yardımcısı haklarında
soruşturma açılıp açılmadığına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi
(7/15165)
9.- Van
Milletvekili Özdal Üçer’in, Çaldıran’da bir kişinin ölümüne yönelik iddialara
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15166)
10.- Konya
Milletvekili Mustafa Kalaycı’nın, köylülere konut alanı verilmesinde yaşanan
sorunlara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/15173)
11.- Trabzon
Milletvekili Süleyman Latif Yunusoğlu’nun, Merkez Teşkilatındaki bazı
yöne-ticiler hakkındaki inceleme ve soruşturmalara ilişkin Milli Eğitim
Bakanından yazılı soru önergesi (7/15175)
12.- Siirt
Milletvekili Osman Özçelik’in, Siirt bağlantılı bazı yolların durumuna ilişkin
Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/15196)
13.- Bursa Milletvekili
Kemal Demirel’in, Muş-Solhan yolunun yapımına ilişkin Ulaştırma Bakanından
yazılı soru önergesi (7/15198)
14.- Bursa
Milletvekili Kemal Demirel’in, Solhan-Bingöl yolunun yapımına ilişkin Ulaştırma
Bakanından yazılı soru önergesi (7/15199)
15.- Bursa
Milletvekili Kemal Demirel’in, Bingöl-Erzincan yolunun bakımı ve yenilenmesine
ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/15200)
19 Ekim 2010 Salı
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 15.04
BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT
KÂTİP ÜYELER: Murat ÖZKAN (Giresun), Bayram ÖZÇELİK
(Burdur)
BAŞKAN – Türkiye
Büyük Millet Meclisinin 8’inci Birleşimini açıyorum.
Toplantı yeter
sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.
III.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) Duyurular
1.- Almanya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Christian
Wulff’un, 19 Ekim 2010 Salı günü Genel Kurula hitaben konuşma yapma isteğine
ilişkin duyuru
BAŞKAN – Ülkemizi
ziyaret etmekte olan Almanya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Christian
Wulff, 19 Ekim 2010 Salı günü (bugün) Genel Kurula hitaben bir konuşma yapmak
istemişlerdir.
Bu hususu
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Gündeme geçmeden
önce üç sayın milletvekiline söz vereceğim.
Gündem dışı ilk
söz, 16 Ekim Dünya Gıda Günü münasebetiyle söz isteyen Muğla Milletvekili Gürol
Ergin’e aittir.
Buyurun Sayın
Ergin. (CHP sıralarından alkışlar)
IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
A) Milletvekillerinin Gündem Dışı
Konuşmaları
1.- Muğla Milletvekili Gürol Ergin’in, 16 Ekim Dünya Gıda
Günü’ne ilişkin gündem dışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi
Eker’in cevabı
GÜROL ERGİN
(Muğla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; 16 Ekim Dünya Gıda Günü nedeniyle söz almış
bulunuyorum. Sözlerime başlarken Sayın Başkan sizi, değerli milletvekillerini
ve yüce Türk ulusunu saygıyla selamlıyorum.
Değerli
milletvekilleri, Dünya Gıda Günü her yıl diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde
de kutlanıyor. Gıda Günü kutlamalarının amacı insanlığın dikkatini açlık ve
sefalete çekmek, toplumda yeterli ve dengeli beslenme bilinci oluşturmaktır.
Ülkemizde gıda
üretimi, üzülerek ifade edeyim ki, yıldan yıla geriye gitmektedir. AKP İktidarı
Türkiye’mizi gıda ve gıda dışı tarımsal üretimde cumhuriyet öncesine götürme
başarısını göstermiştir; kendilerini kutluyorum! Cumhuriyet öncesinde Türkiye,
çayı Hindistan’dan, şekeri Rusya’dan almakta, yağ ihtiyacını yalnızca hayvansal
yağlardan karşılamaktaydı. Osmanlının son zamanlarında buğday ve un da Romanya
ve Rusya’dan gelmekteydi. Bugün de yılda 50 bin ton çay, yaklaşık 500 bin ton
şeker yurda kaçak olarak giriyor. Bitkisel yağların çoğu ithal. Halk bunları tüketiyor.
2008-2009
yıllarında 3 milyon 628 bin ton buğday ithal etmek zorunda kaldık. Üstüne
üstlük Osmanlının en önemli ihraç maddesi olan pamukta ithalatçı konumuna
düştük, tütünde de Osmanlının çok gerisindeyiz.
En önemlisi,
bugün, dışarıdan kasaplık hayvan ve et ithal etmezsek zaten ayda 1 kilo et
tüketme durumunda olamayan halkımız bunu da bulamayacak.
Sayın Bakan
sürekli olarak hayvancılığa cumhuriyet tarihinin en büyük desteğini
verdiklerini söylüyor. O zaman soruyorum: Peki, öyle ise bu sonuç niye? Nereye
gitti bu destekler? Eğer sağladığınızı söylediğiniz destekler yaşadığımız
sonucu verdi ise ya siz bu işi bilmiyorsunuz, yüzünüze, gözünüze bulaştırdınız
ya da bu fakir milletin parasını haramzadelere yediriyorsunuz ya da ikisi
birden oluyor.
Süt ve süt
ürünlerinde ithalatta vergi oranını sıfıra indirerek de ülkemizi Osmanlının
1838 Osmanlı-İngiliz Ticaret Anlaşması ile düştüğü durumdan daha vahim bir
duruma düşürdünüz. Aldığınız bu kararla hayvancılığa yeni bir darbe indirdiniz.
Ülkemizin Avrupa
Birliğine girmesi durumunda AB ülkeleriyle tarımsal ticarette yalnızca iki
alanda rekabetçilik üstünlüğü vardı. Bunlardan biri koyunculuk, diğeri meyve
sebze idi. Sayın Bakanı kutluyorum, ülkemizi bu alanlarda da geriye götürme
başarısını göstermiştir! Kurbanlık koyunda milleti yabancılara mahkûm etti,
domatesi millete 10 liradan yedirme başarısını gösterdi! Diyanet İşleri Başkanı
da şaşırtıcı bir açıklama yapıp, Osmanlı Devleti’nin kurulmasından bu yana ilk
kez kurbanlık hayvan ithal edilirken sanki üstüne vazifeymiş gibi “Ülkede
yeterli hayvan var.” deyiverdi. Sayın Başkanın bu açıklamayı yaptığı gün
gazetelerde şu havadis vardı: “Türkiye’de yaşanan canlı hayvan sıkıntısı
nedeniyle kurban kesim faaliyetleri yurt dışına kaydı. Yardım kuruluşları beş
kıtada elli ülkede vekâletle kurban kesecek. Bu ülkeler arasında Sri Lanka,
Nijerya, Moğolistan, Burkina Faso, Kamboçya ve Mozambik de var.”
Diyanet İşlerinin
Sayın Başkanı, Türkiye’de yeterli hayvan var ise Tarım Bakanlığı ne diye
kurbanlık hayvan ithal kararı alıyor, yardım kuruluşları ne diye Türkiye
dışında beş kıtada elli ülkede vekâletle kurban keseceğinin ilanını veriyor, bu
soruları da yanıtlamalıdır.
Değerli
milletvekilleri, domateste üretimin yarı yarıya azalmasının birçok nedeni var.
Ancak, domatese arız olan domates güvesi en önemli neden. Zamanında karantina
önlemleri alınmış olsaydı 2006 yılında İspanya’da görülen güvenin Türkiye’ye
sıçramasına engel olunurdu. Buna engel olunamasa bile iç karantina önlemleri
yeterince alınsaydı geçen yıl Ege Bölgesi’nde saptanan bu zararlının Antalya’ya
geçmesi, Antalya seralarında çok büyük zarara yol açması önlenebilirdi.
Değerli
milletvekilleri, sözlerimi Alman Kalkınma Araştırmaları Merkezi Başkanı ve
Uluslararası Gıda Politikaları Araştırma Enstitüsü eski müdürü Joachim Von
Braun’un tamamen katıldığım şu sözleriyle bitiriyorum.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın
Ergin, lütfen sözlerinizi tamamlayınız.
Buyurun.
GÜROL ERGİN
(Devamla) – Bitiriyorum efendim.
“Tarımda yaşanan
sorunların nedeni 1990’lı yıllardan bu yana IMF gibi kuruluşların tavsiyesiyle
uygulanan politikalardır. Gelişmekte olan ülkelerde tarımı arka plana atan
politikalar uygulandı, Türkiye’de 2001’den sonra uygulanan program gibi. IMF de
artık hatasının farkında. Türkiye’de et ve domatesle gündemde olan aşırı fiyat
dalgalanmaları sorunu tarıma sırt çevrildiği için ortaya çıktı. IMF’nin
2000’lerin başında verdiği tavsiyeleri unutun.” Sayın Von Braun’un bu sözlerine
tamamen katılıyorum.
Türk halkının
daha iyi beslenebileceği günlere ulaşması dileğiyle Sayın Başkan sizi, değerli
milletvekillerini ve yüce Türk ulusunu tekrar saygıyla selamlıyorum. (CHP ve
MHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ediyorum Sayın Ergin.
Gündem dışı diğer
konuşmacı, Güneydoğu Anadolu Projesi’ndeki gelişmelerle ilgili söz isteyen
Şanlıurfa Milletvekili Ramazan Başak’a aittir.
Buyurun Sayın
Başak. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
2.- Şanlıurfa Milletvekili Ramazan Başak’ın, Güneydoğu
Anadolu Projesi’ndeki gelişmelere ilişkin gündem dışı konuşması ve Tarım ve
Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı
RAMAZAN BAŞAK
(Şanlıurfa) – Değerli arkadaşlar, GAP’ta, yani Güneydoğu Anadolu Projesi’nde
gelinen son noktayla ilgili gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Yüce
heyetinizi Sayın Meclis Başkan Vekilimin şahsında saygıyla selamlıyorum.
Değerli
arkadaşlar, 22 Temmuz 2007’den bu yana herhâlde GAP’la ilgili, bu kürsüde en
azından 10 tane konuşma yapmış, 10 defa söz almış bulunmaktayım.
Bana bazen
soruyorlar: “Neden bu kadar GAP’ın üzerinde duruyorsun?” Arkadaşlara verdiğim
cevap nedir biliyor musunuz: “GAP demek Türkiye demek; Şanlıurfa demek İstanbul
demek, İzmir demek; Diyarbakır demek Kayseri demek, Trabzon demek.”
Doğu ve Güneydoğu
Bölgesi’ndeki yer altı ve yer üstü hazinelerine Adalet ve Kalkınma Partisinin
öncesindeki iktidarlar yeterince önem verselerdi…
BAŞKAN – Sayın
Başak, lütfen müsaade eder misiniz, Sayın Cumhurbaşkanı gelmiş.
Sayın
milletvekilleri, ülkemizi ziyaret etmekte olan Almanya Federal Cumhuriyeti
Cumhurbaşkanı Sayın Christian Wulff, şu anda Meclisimizi onurlandırmışlardır.
Kendilerine, Meclisimiz adına “Hoş geldiniz.” diyorum. (Ayakta alkışlar)
Alınan karar
gereğince, Sayın Cumhurbaşkanını konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet
ediyorum.
Buyurun Sayın
Cumhurbaşkanı.
V.- SÖYLEVLER
1.- Almanya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Christian
Wulff’un, Genel Kurula hitaben konuşması
ALMANYA FEDERAL
CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANI CHRISTIAN WULFF – Bayanlar ve baylar, sayın
başkanlar, sayın milletvekilleri, ekselanslar, hanımefendiler ve beyefendiler;
hepinizi ve büyük Türk milletini içtenlikle selamlamak istiyorum ve
hemşehrilerimin de selamlarını size iletiyorum.
Bu benim için,
ilk Alman Cumhurbaşkanı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde konuşmak çok
büyük bir onur. Sizin davetiniz, ilişkilerimizin ne kadar yoğun ve yakın
olduğunu gösteriyor ve özellikle, benim göreve geldikten sonra üçüncü resmî
ziyaretimin beni Türkiye’ye getirmiş olmasından mutluluk duymaktayım. Bu,
Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin önemini yansıtan bir husus.
İlişkilerimiz çok köklü ve ülkelerimizin, milletlerimizin gelişimine her zaman
zenginlik katmıştır. Doğu’yla Batı arasındaki diyalog çok erken zamanlarda
yazarları etkilemiştir, sanatçıları etkilemiştir ve birçok alanda -ekonomide,
siyasette, bilimde- çok yakın ilişkiler vardır.
Birinci Dünya
Savaşı’nın sonu iki ülkeyi farklı dönemlere getirdi. İmparatorluğu ve
padişahlığı geride bırakarak parlamentonun merkezî rol oynadığı bir döneme
girdik. Fakat ilk Alman Cumhuriyeti sadece on beş yıl sürdü ve diktatörlüğe
girdi. Daha sonraki nasyonal sosyalist rejim döneminde birçok hemşehrim ve
birçok Alman, görüşleri veya kökenleri nedeniyle takip edildiklerinden dolayı
Türkiye’ye sığındılar. Takibata uğrayan bu insanlar burada izlerini bıraktılar.
Örnek olarak besteci Paul Hindemith, hukukçu Ernst Reuter veya müzik pedagogu
Edward Zug Mayer’i burada zikretmek istiyorum. Birçoğu Türkiye’deki
üniversitelerde çalışmalara başladılar ve Türkiye’de bilim kalitesinin
gelişmesine katkılarda bulundular ve bu vesileyle, Türkiye’ye bu insanları
kabul etmeye hazır olduğu için teşekkür etmek istiyorum. Bunun için de size
içten teşekkür borçluyuz. (AK PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)
Ernst Reuter de,
daha sonra -Berlin’in hükûmet eden belediye başkanı olan kişi- takip edilen
kişiler arasındaydı ve 2006 yılında onun adının Ernst Reuter Girişimine
verilmesi tesadüfi değil ve bu girişim iki ülke arasındaki kültürel diyaloğu
teşvik etmektedir.
İkinci Dünya
Savaşı’ndan sonra ilişkilerimiz eşsiz bir şekilde, olumlu bir şekilde
yoğunlaştı. Bunun birçok örneği var. Avrupa’nın hiçbir ülkesinde bu kadar çok
Türk vatandaşı ve Türk asıllı vatandaş yaşamıyor ve benim ülkem uzun süredir
Türkiye’nin en önemli ekonomik partneri, ihracatta birinci sırada ve ithalatta
ikinci sırada yer alıyor. Birçok Alman şirketi Türkiye’ye yerleşti, burada
memnun ve başarılı bir şekilde Türkiye’nin ekonomik dinamizmine katkıda
bulunuyorlar. Türkiye iki defa Hannover sanayi fuarında partner ülke oldu ve
etkileyici bir şekilde kendini gösterdi ve birkaç gün sonra da Hannover’deki
CEBİT fuarında da partner ülke olacak. Berlin’deki uluslararası turizm fuarında
da Türkiye partner ülkeydi ve iki ülke açısından da önemli katkıları oldu. Zira
dört buçuk milyonu aşkın insan Almanya’dan gelip Türkiye’de tatil yapıyor yani
yabancı ziyaretçiler arasında en büyük grubu oluşturuyor Almanlar. Türkiye’nin
konukseverliğini, güzel doğasını ve zengin kültürel mirasını çok seviyorlar ve
bu örnekler bize Türklerle Almanların diğer ülkede konuk, ev sahibi, komşu ve
dost olduklarını gösteriyor geçmişte. Bir arada yaşamak ve birbirimizden
öğrenmek, bu milletler arasındaki bu yakın ilişkinin önemli bir unsuru.
Ziyaretim
sırasında özellikle Türk-Alman Üniversitesinin temel taşını koyabilmekten büyük
mutluluk duyuyorum. Bu üniversite bizim ilişkilerimizin öne çıkan projesi
olacak ve bilimsel iş birliğimizin de yoğunlaşmasına katkı sağlayacak. Böylece
farklı bilimsel gelenekleri birleştirerek birlikte eyleme geçebileceğiz.
Almanya ve
Türkiye on yıllardır NATO üyeliğiyle de birleşmişlerdir. Müttefik olarak
birbirimiz için sorumluyuz. On yıllarca süren soğuk savaş sürecinde özellikle
Türkiye özgürlüğün ve güvenliğin Avrupa’da teşkil edilmesine katkı sağlamıştır.
Ülkemin özgür bir biçimde yeniden birleşmiş olmasında Türkiye’nin de payı büyüktür.
Bunu, özellikle olumlu bir şekilde ifade etmek istiyorum.
Günümüzde,
21’inci yüzyılda yeni tehditlerle karşı karşıyayız. Örneğin terör, militan
ekstremist grupların yarattığı asimetrik tehdit ve nükleer silahların yayılması
barışın tehdidi olarak ortaya çıkıyor. Bu tür görevleri, sorunları halletmek
için çok yakın bir iş birliği içinde olmalıyız Türkiye ve Almanya olarak.
Neredeyse 1.800
ISAF askeriyle ülkeniz, Afganistan’ın yeniden inşa edilmesi için güvenli bir
ortam sağlıyor. Bölgesel politikalarda, Ankara sürecinde, Afganistan ile
Pakistan arasındaki iş birliği için önemli katkılarınız var ve bunu özelikle
takdir ediyoruz. Özellikle Pakistan’da daha önce hiç görülmemiş boyutlardaki
sel felaketi bizim yardımımızı ve desteğimizi gerektiriyor.
Siz, Türkiye
Büyük Millet Meclisi olarak sık sık Kıbrıs konusuyla, Kıbrıs sorunuyla
ilgileniyorsunuz. Bizim düşüncemiz, Kıbrıs sorununun çözülmesi gerektiği ve
buradaki kördüğümün çözülmesi. Burada sadece Ada’nın ekonomik açıdan
gelişmesine değil, aynı zamanda istikrar ve bütün bölgedeki, Doğu Akdeniz’deki
iyi komşuluk ilişkilerine katkısı olacaktır.
Almanya,
Türkiye’nin komşularıyla olumlu ilişkiler sürdürme yönündeki çabalarını takdir
ve sempatiyle takip ediyor. Ülkeniz ile Ermenistan arasındaki ilişkiler
konusunda da, normalleşmesi konusunda da bizim desteğimiz sizin yanınızdadır.
Açık bir sınırla, ortak bir gelecekte, tartışmalı konuların da göz ardı
edilmediği bir ortam çok önemli bir katkı sağlayacaktır bölgenin istikrarı
açısından. Bu yolda ilerleme konusunda sizi teşvik etmek ve cesaretlendirmek
istiyorum.
Almanya Federal
Cumhuriyeti İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra eski hasımlarımızın bize ellerini
uzatmasıyla büyük bir fırsat yakaladı ve NATO partnerlerimiz de bize destek
oldular hür ve demokratik bir toplumsal düzen oluşturma konusunda ve bizi
Avrupa’nın bu ağına kattılar. NATO’daki köklerimiz ve Avrupa Birliği
komşularımızla barışma süreci için de önemli bir koşul sağladılar. Önce batıda
Fransa’yla ve daha sonra Polonya ve Çek Cumhuriyeti’yle birlikte önemli tarihî
engeller aşıldı, tabii ki kendi sorumluluğumuzla da karşılaştık. Zahmetli ve zaman
zaman sancılı bir süreç olmasına rağmen bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum
çünkü ancak barışmayla karşılıklı güven için yeni bir temel oluşturulabilir ve
geleceğe yönelik bakılabilir.
Almanya’nın
tarihinden elbette İsrail’e karşı da özel sorumluluklar vardır. Bizim Almanlar
için, İsrail’in var olma hakkı ve güvenliği hiçbir şekilde tartışılamaz fakat
aynı zamanda İsrail’in güvenliğinin de uzun vadede sadece demokratik ve
yaşayabilir bir Filistin devletinin olması gerektiği kanaatindeyiz yani barış içinde
İsrail’le yan yana var olan bir devlet. Bu nedenle, ikili düzeyde ve Avrupa
Birliği düzeyinde Cumhurbaşkanı Abbas ve Başbakan Feyyad’ı devletin
kurumlarının oluşturulmasında destekliyoruz ve bu barış görüşmelerinde
Türkiye’nin de önemli bir rolü var zira bölgede çok büyük bir saygınlığa sahip
Türkiye. Orta Doğu’da her iki taraf kendini aşmalı bu müzakerelerin başarılı
olması için, hem Almanlar hem Türkler, biz bu konuda yapıcı bir katkı
sağlamalıyız.
Siz de çeşitli
tehlikelerle karşı karşıyasınız. İran’ın nükleer bir güç hâline gelme konusunda
da siz tabii ki bu konuda etkileniyorsunuz. Bizim, Avrupa’nın elbette burada
barışçıl bir amaç takip edildiği yönünde tereddütler var. Orta Doğu’da bir
nükleer yarışın başlamamasını istiyoruz. E3+3 grubundaki partnerlerimizle
diplomatik bir çözüm için hâlâ çaba sarf ediyoruz ve aynı zamanda, şu anda,
İran’ın harekete geçmesi gerektiğini düşünüyoruz. Birleşmiş Milletlerin 1929
sayılı Kararı haklı olarak, İran’ın, uluslararası toplumun taleplerini yerine
getirmemesi durumunda daha fazla yaptırım öngörüyor ve uluslararası toplum
hâlen bu teklifi sunuyor İran’a.
Şimdi, izin
verirseniz, Almanya’da yaşayan Türk ve Türk asıllı insanlara değinmek
istiyorum: Onlar her iki toplumda da yaşıyorlar. Türk kökenliler Almanya’nın
bir parçası. 60’lı yıllarda o dönemde misafir işçi olarak Almanya’ya gelenler
Almanya ekonomi gelişmesine önemli katkılarda bulunmuşlardı. Kişisel olarak son
derece zor şartlarda gelip çalışarak gerçekten Almanya’nın gelişmesine katkı
sağlamışlardır. Onlara teşekkür borçluyuz. Aradan geçen yıllar içinde Türk
kökenli birçok insan Almanya’da artık kalmaya karar vermişlerdir. Üniversiteye
gidenler, şirket kuranlar, iş yerleri açanlar var. Birçoğu Alman vatandaşlığına
geçmişlerdir ve biz bunları destekliyoruz ve büyük bir memnunlukla
karşılıyoruz. Burada aynı zamanda karşılaştığım büyük bir misafirperverliğin
karşısında, burada yaşayan her Türk’ün neredeyse, Almanya’da bir akrabası
olduğunu da görüyorum.
Hepinizin, bütün
bu insanların, Almanya’da yaşayan Türklerin de Cumhurbaşkanı olarak, herkesin
iyi niyetle ve aktif bir katılımla Alman toplumuna katılmalarını bekliyoruz.
Göçmenler Almanya’yı dünyaya daha açık bir ülke hâline getirdiler. Çeşitlik
içinde hep birlikte, dirlikte yaşamamız, herkes için, aynı zamanda büyük
zorluklarla ama aynı zamanda üstesinden gelmemiz gereken sorunları da
beraberinde getiriyor. Sorunların ismini de koymak gerekiyor. Bazıları devlet
yardımı almaya devam ediyorlar, suç oranları yüksek ve maço tavırlarla veya
eğitime destek vermeyen tavırlarla da görüyoruz bazı göçmenleri ama sadece
belirli bir göçmen grubuyla sınırlı değil. Bu konuları da görerek karşılıklı
açık ve saygılı bir diyalog yürüterek başarılı bir entegrasyona ancak
ulaşabiliriz, burada duyduğum bazı endişeleri de gidermek için. Kimse kültürel
kimliğinden ve aidiyetinden vazgeçmek zorunda değildir. Önemli olan, birlikte
yaşamın kurallarına, o toplumda o toplumun kurallarına saygı göstermektir ve
onlara riayet etmektir. Bunlar Almanya’da Alman Anayasası’dır ve Alman Anayasası’nda
yer alan değerlerdir. İnsan haysiyeti, ifade özgürlüğü, kadın-erkek eşitliği ve
dinî açıdan ve dünya görüşü açısından tarafsız olan devlettir. İnsanların
Almancayı öğrenerek Alman toplumuna entegre olmaları, Alman yaşam biçimini de
kabul etmeleri gerekmektedir. Biz Almanlar da özellikle Sayın Cumhurbaşkanı
Gül’ün, Başbakan Erdoğan’ın ve Avrupa Bakanı Bağış’ın son haftalarda özellikle
Almanya’da yaşayan Türklerin entegrasyonuna yönelik olarak ifade ettikleri
sözleri büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz. Almanya’da Müslüman din
öğretmenleri ve Almanya’da Almanca konuşan imamlar başarılı bir entegrasyona
bundan sonra daha da büyük bir katkı sağlayacaktır ve kökten dinci eğilimlere
karşı hep birlikte hareket etmemiz gerekiyor. Türkiye bunu kabul etmeyeceği gibi,
Almanya’da da hiçbir şekilde kökten dinci eğilimlerin güçlenmesini kabul
edemeyiz.
Sayın
hanımefendiler, beyefendiler; Almanya’da olduğu gibi Türkiye’de de son yıllarda
önemli değişiklikler gerçekleşmiştir. Türkiye’de, Türkiye Büyük Millet
Meclisinde önemli kararlar alınmış ve bu çerçevede, Türkiye’deki yasalar ve
kurumlar modernleştirilmeye hedeflenmektedir. Özellikle son dönemde yapılmış
olan Anayasa reformunu büyük bir dikkatle izledik. Türkiye bu reformları
gerçekleştirmek suretiyle Avrupa standartlarına biraz daha yaklaşmıştır ve
sizlerin bu yolda devam etmeniz için size destek vermek, sizi cesaretlendirmek
istiyorum.
Türkiye'nin
hakikaten büyük bir fırsatı olduğuna inanıyoruz. İslam ve demokrasinin, İslam
ve hukuk devletinin, İslam ve çoğulculuğun hiçbir şekilde bir karşıtlık
olmadığını gösterebilir Türkiye. Türkiye canlı bir İslam’ı modern bir devlet
anlayışıyla bağdaştırmaktadır ve Türkiye hem Batı’ya hem Doğu’ya bakmaktadır.
Orta ve Yakın Doğu’yla Türkiye'nin yüz yıllardan beri kültürel ve ekonomik
ilişkileri mevcuttur. Batı’ya bağlı olan Türkiye, Doğu’da aktif ve istikrara
yönelen bir komşuluk politikası yürüten Türkiye, Doğu ile Batı arasında bir
köprü olan Türkiye Avrupa için bir kazançtır.
Almanya
Türkiye'nin Avrupa Birliğine bağlanmasını özellikle desteklemektedir,
Türkiye'nin Avrupa’ya giden yola devam etmesini özellikle desteklemektedir ki,
bu yol Büyük Mustafa Kemal Atatürk tarafından açılmıştır. Biz, Türkiye'nin
Avrupa Birliğine katılım müzakerelerinin adil ve ucu açık biçimde yürütülmesine
yönelik olan karara bağlıyız ve aynı şekilde Türkiye'nin de yükümlülüklerini
yerine getirmesini bekliyoruz.
Her iki ülke -hem
Almanya hem Türkiye- uzun yıllardan beri Avrupa Konseyine üyedir. Avrupa
Konseyinin ilkeleri, insan hakları, demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri Avrupa
İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ilkeleridir. İkimiz de bunlara bağlıyız. Bu
ilkeler arasında ayrıca dinî azınlıkların ve kültürel çoğulculuk ilkesinin de
yer aldığını görüyoruz. Almanya’da yaşayan Müslümanlar kendi dinî vecibelerini
rahatça yerine getirmekte serbestler. Almanya’da sayıları giderek artan camiler
de bunu göstermektedir. Aynı şekilde, İslam ülkelerinde yaşayan Hristiyanların
da kendi dinini rahatça yaşayabilme hakları olduğuna inanıyoruz, kendi
ilahiyatçılarının eğitim görmelerine ve kiliselerinin yapılması gerektiğine
inanıyoruz. Her iki ülkede ve bütün ülkelerde aslında insanların dinlerinden
bağımsız olarak aynı haklar ve fırsatlardan yararlanmaları gerektiğine
inanıyoruz. Türkiye'de Hristiyanlığın uzun bir geleneği olduğunu görüyoruz ve
Hristiyanlık da şüphesiz Türkiye'ye aittir ve bu hafta perşembe günü Tarsus’ta
bir dinî ayine katılabilmek beni gerçekten mutlu edecektir ve Türkiye'de de
yapılacak daha fazla kilise ve bu kiliselerde ayinlerin yapılmasını destekleyenlerin
sayısının arttığını da memnuniyetle görüyorum.
Bu tür
gelişmelerin gerçekten desteklenmesi gerektiğine inanıyorum çünkü Avrupa’nın
bir değerler topluluğu olarak anlayışında din özgürlüğü çok önemlidir. Farklı
dinlerin barış içinde birlikte yaşamalarının bu dünyanın 21’inci yüzyıldaki en
büyük görevlerinden birisi olduğuna inanıyoruz. Bu büyük gibi görünen görevin
iyi niyetle ve saygıyla tahmin edebileceğimizden çok daha kısa bir süre içinde
çözülebileceğine inanıyorum. Dünya finans düzeninin veya iklim mücadelesiyle,
çok daha kısa bir süre içinde, iyi niyetle, saygıyla bu tür sorunların
üstesinden gelinebileceğine inanıyoruz.
Sayın
milletvekilleri, Almanya ve Türkiye birlikte büyük başarılar elde ettiler ve
ben kişisel olarak Türk-Alman dostluğuna giderek daha büyük bir ağırlık vermek
istiyorum. Hep beraber, ekonomik açıdan güçlü, yenilikçi, insancıl ve 21’inci
yüzyılda barışın hâkim olduğu bir dünya için birlikte mücadele edelim. Büyük
Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi: “Yurtta barış, dünyada barış.”
(Alkışlar)
Teşekkürler. (AK
PARTİ, CHP ve BDP sıralarından ayakta alkışlar, MHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ediyorum Sayın Cumhurbaşkanı.
Sayın
milletvekilleri, birleşime on dakika ara veriyorum.
Kapanma Saati: 15.36
İKİNCİ
OTURUM
Açılma
Saati: 15.53
BAŞKAN:
Başkan Vekili Sadık YAKUT
KÂTİP ÜYELER: Murat ÖZKAN (Giresun), Bayram ÖZÇELİK
(Burdur)
BAŞKAN – Sayın
milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 8’inci Birleşiminin İkinci
Oturumunu açıyorum.
Şimdi, gündem
dışı söz sırası, Güneydoğu Anadolu Projesi’ndeki gelişmelerle ilgili söz
isteyen Şanlıurfa Milletvekili Ramazan Başak’a aittir.
Buyurun Sayın
Başak. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)
A) Milletvekillerinin Gündem Dışı
Konuşmaları
(Devam)
2.- Şanlıurfa Milletvekili Ramazan Başak’ın, Güneydoğu
Anadolu Projesi’ndeki gelişmelere ilişkin gündem dışı konuşması ve Tarım ve
Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı (Devam)
RAMAZAN BAŞAK
(Şanlıurfa) – Teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan,
saygıdeğer milletvekilleri; dost ülkenin Sayın Cumhurbaşkanına bu güzel
konuşmasından dolayı teşekkür ederken, asıl teşekkür etmemiz gereken bir hususu
da hatırlatmadan buradan ayrılmak istemiyorum. Türkiye Cumhuriyeti devletini ve
72 milyon insanı, Almanya’dan tutun Rusya’ya, Amerikan’dan tutun da Sırbistan’a
kadar, dünyanın her tarafında itibarlı bir ülke konumuna getiren ve dünyada
gündemi belirlenen değil gündem belirleyen Türkiye çıtasına getiren Sayın
Başbakanımıza ben 72 milyon insan adına ve şahsım adına özellikle teşekkür
etmek istiyorum.
Değerli
arkadaşlar, biraz önce Doğu ve Güneydoğu Anadolu Projesi’nin geldiği nokta
üzerinde konuşma yapacağımı söylemiştim. Bakın, İktidarımız öncesindeki siyasi
partiler, siyasi iktidarlar GAP’ı on yıl önce bitirselerdi bu ülkede nelerin
olduğunu şöyle bir gözlerimizin önüne beraber getirip hatırlayalım, aziz
milletimizin dikkatine sunalım: 2009 itibarıyla Doğu ve Güneydoğu’da 9 tane
hidroelektrik santrali faaliyete girmiş saygıdeğer arkadaşlar, 320,2 milyar
kilovatsaatlik elektrik enerjisi üretmiş ve bunun karşılığında da 20 milyar
dolar civarında bir para bu ülkenin, sizlerin, benim, 72 milyon insanın cebine
konulmuş. Peki, GAP’ı bugüne kadar, buraya kadar getirmek için ne kadar para
harcamışız? 20 milyar dolar. Yani harcadığınızdan fazlasını GAP bu ülke
ekonomisine sunmuş. İşte, biraz önce “Bu ülke ne kazanırdı?” derken bunu
kastetmiştim saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım. Eğer on beş yıl önce bu GAP
bitseydi şu andaki işçilerimizin, emeklilerimizin, genç kardeşlerimiz üniversite
öğrencilerinin aldığı burslara kadar belki 2 misline, 3 misline çıkacaktı.
Saygıdeğer
arkadaşlar, şu anda Şanlıurfa’da devam eden sulama projeleriyle ilgili kısa bir
bilgi verdikten sonra, özellikle o bölgede işsizliği bitirecek, insanların
kendi evlerinde insanca yaşama olanakları bulacakları, Sinop’a, Yozgat’a,
Samsun’a mevsimlik işçi olarak gitmekten kurtulacakları sulama projelerinin
geldiği noktayı bir hatırlatmak istiyorum.
İktidarımız
öncesinde yüzde 14 sulama projelerinde gerçekleşme oranı var arkadaşlar. Şu
anda Bozova’da, Ceylanpınar’da, Suruç’ta, Hilvan’da, Şanlıurfa’dan tutun da
Mardin’e kadar Doğu ve Güneydoğu Anadolu Projesi’ni bünyesinde barındıran dokuz
tane ilde makineler çalışıyor arkadaşlar. Gece gündüz teknik elemanları çalışıyor
ve 2012 periyoduna kadar bu projenin bitip, 3,8 milyon insana iş ve aş olanağı
sağlayıp, iki yılda bir bu ülkeye bir GAP hediye etmek için gece gündüz
İktidarımız çalışıyor. Yetiyor mu? Geçmiş dönemde hizmet yapmaya çalışan
iktidarların yapmış olduğu hataya düşmeyen Adalet ve Kalkınma Partisi bu
projeleri destekleyecek olan yan dalların hepsini de aynı anda devam ettiriyor.
Ne yapıyor? Toplulaştırma faaliyetlerini devam ettiriyor. Şu anda -dikkatinize
sunmak istiyorum- sadece Şanlıurfa’da yedi yüz on beş köyde gece gündüz
toplulaştırma çalışmaları devam ediyor ve biz bir yenilik getirdik bu
toplulaştırma çalışmalarına. O bölgede o işi alan firmalar aynı zamanda köylere
gidiyor, kanalizasyon şebekesi döşüyorlar değerli arkadaşlar. Okulları
onarıyorlar, camilerimizi onarıyorlar, mezarların etrafındaki istinat
duvarlarını onarıp tamir ediyorlar.
Değerli
arkadaşlar, çiftçi eğitiminden tutun da özellikle üniversitelerin o bölge için
ARGE çalışmalarına destek veriyoruz. Gaziantep’te -Gaziantep milletvekili
değerli dostlarım burada- teknoparkı kurduk ve faaliyete açtık. Harran
Üniversitesinde teknoparkla ilgili çalışmalar devam ediyor. Batman’da,
Siirt’te, Şırnak’taki üniversitelerin hepsinin 2010 programında merkezî arıtma
laboratuvarlarının, merkezî laboratuvarlarının programa alındığını da özellikle
belirtmek istiyorum.
Değerli
arkadaşlar, bunları niye anlatıyorum? Bizim, iktidar olarak en büyük eksiğimiz
nedir biliyor musunuz? Yaptıklarımızı yeterince anlatamıyoruz.
HARUN ÖZTÜRK
(İzmir) – Gerçekten öyle! Olmayanı anlatıyorsunuz!
HÜSEYİN YILDIZ
(Antalya) – Neyi anlatacaksınız?
RAMAZAN BAŞAK
(Devamla) – Eğer yaptıklarımızı yeterince anlatabilirsek, emin olun, bu ülkede
çok daha fazla şeyin gerçekleşeceğinden şüpheniz olmasın.
HARUN ÖZTÜRK
(İzmir) – Olmayanı anlatıyorsunuz!
HÜSEYİN YILDIZ
(Antalya) – Yaptığınız bir şey yok ki!
RAMAZAN BAŞAK
(Devamla) – Bakın, değerli muhalefet partisindeki arkadaşlarım, bu ülkede
hizmet yapmak için tespitlerinizi, önceliklerinizi iyi belirlemek zorundasınız,
hortumları kesmek zorundasınız, devletin milletinden topladığı vergileri doğru
kullanmak zorundasınız.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın
Başak, lütfen sözlerinizi tamamlayınız.
Buyurun.
RAMAZAN BAŞAK
(Devamla) – Bunları yapamazsanız ne olur biliyor musunuz? Geçmiş iktidarların
yapmış olduğu gibi, hiçbir hizmet yapamazsınız. Biz GAP’ı bitiriyoruz, duble
yolları yapıyoruz, hastaneleri, okulları Türkiye'nin her tarafında, olması
gereken seviyeye getiriyoruz.
Değerli
arkadaşlar, güneş balçıkla sıvanmaz. Biz yapıyoruz, milletimiz takdir ediyor ve
biz yapmaya devam ettikçe de bu millet bizi takdir etmeye devam edecek.
Bakın, 31 Ekim
2010 tarihinde Sayın Başbakanımız Şanlıurfa’ya geliyor: Şanlıurfa, Türkiye
demokrasisine, insan haklarına öyle bir destek vermiştir ki, öyle güçlü bir
destek vermiştir ki referandumda, Şanlıurfa’yı ziyaret ediyor; teşekkür edecek
ve on bir tane büyük projenin açılışını yapacak.
Sözlerim bitmek
üzere. Anlatılacak çok şey var diyorum ama aziz milletimi o açılışa, 31
Ekim’deki açılışlara davet ediyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK
PARTİ sıralarından alkışlar)
MUHARREM İNCE
(Yalova) – Sayın Başkan, söz talebim vardı.
BAŞKAN – Sayın
İnce, sisteme girin, söz talebiniz var galiba.
Buyurun.
VI.- AÇIKLAMALAR
1.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’in, GAP’a aktarılan
kaynağa ilişkin açıklaması
MUHARREM İNCE
(Yalova) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Sayın Başak’ın
unuttuğu bir şey var, onu hatırlatmak istedim. Hükûmetin 2008-2012 GAP Eylem
Planı’nda aktarılmasını öngördüğü kaynak 26,7 milyar TL’dir, 2008 ve 2009’da
kaynak kullanımı 4,3 milyar TL’dir. Yani öngörülen parayı aktarabilmesi için
2012’ye kadar 22,4 milyar TL aktarılması gerekir. Yani eğer iki yılda 4,3
milyar TL aktarılmışsa bu öngörülen yapılmayacak demektir, GAP Eylem Planı
işlemiyor demektir.
Bilgilerinize
sunarım.
BAŞKAN – Teşekkür
ediyorum Sayın İnce.
Gündem dışı
konuşmaya Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker cevap vereceklerdir.
Buyurun Sayın
Bakanım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)
A) Milletvekillerinin Gündem Dışı
Konuşmaları
(Devam)
2.- Şanlıurfa Milletvekili Ramazan Başak’ın, Güneydoğu
Anadolu Projesi’ndeki gelişmelere ilişkin gündem dışı konuşması ve Tarım ve
Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı (Devam)
TARIM VE
KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) – Sayın Başkan, yüce Meclisin
değerli üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
16 Ekim, dünyanın
birçok ülkesinde yaklaşık otuz yıldır “Gıda Günü” olarak anılıyor. Bu günde, 16
Ekimde dünyada özellikle global ölçekteki beslenme problemleri, gıda tedariki,
tarımsal üretim konuları ve dünyada açlıkla karşı karşıya bulunan insanların
durumu, bunlarla ilgili konular görüşülüyor, tartışılıyor.
Dünyada 2010 yılı
itibarıyla maalesef 1 milyar civarında insan bir şekilde açlıktan sıkıntı
çekiyor. Bu, şu demektir: Dünyadaki her 7 insandan birisi aç demektir. Bunun
sebeplerine baktığımız zaman “Acaba dünyada yeteri kadar gıda maddesi
üretilmiyor bundan dolayı mı bu insanlar aç?” bu soruyu sorduğumuzda, sorunun
cevabının aslında bizi şaşırttığını görürüz. Neden? Çünkü dünyada örneğin
buğday üretimi yeterli. Bu sene 644 milyon ton buğday üretildi dünyada, 197
milyon ton da devir stoku gerçekleşti -yaklaşık 850 milyon tona geliyor bu- ve
dünyada bir yılda tüketilen, insanlığın, 7 milyar insanın aslında tüketim
talebi bu miktarın çok çok altında, 653-655 milyon ton civarında ama buna
rağmen bir sorun var. Mısır için böyle, pirinç için böyle, temel hayvansal
ürünler için de böyle. Temel tarım ürünlerinin hepsi için, beslenme açısından
baktığımızda, temel ürünlerin üretiminde yeterli düzey yakalandığı hâlde,
çeşitli sebeplerle 1 milyar insan açlıkla boğuşuyor, açlığın pençesinde
kıvranıyor.
Bunun bir başka
boyutu var, o da şu: Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre, dünyada 1,8-1,9
milyar insan da obeziteyle bir şekilde karşı karşıya, obezite problemi yani
aşırı beslenme veya yanlış beslenmeyle… Yani tabii ikisi arasında fark var ama
ikisi, sonuçta, fazla beslenmeden, dengesiz beslenmeden kaynaklanan bir problem.
Bir de işin böyle bir boyutu var.
Tabii burada,
özellikle yoksulluk problemine dikkat çekmemiz gerekiyor. Kırsal alanda yaşayan
insanların, dünyanın açlıkla boğuşan bölgelerinde kırsal alanda yaşayan
insanların çok yoksul olması ve o ülkelerin sadece üretim kapasitelerini
kullanmamaları, üretim potansiyellerini kullanmamaları değil, aynı zamanda
tedarik ve stok mekanizmalarıyla ilgili kurumsal kapasitelerinin olmayışından
kaynaklanıyor. Buna benzer, bölüşümle ilgili, ticaret politikalarıyla ilgili,
aşırı himayeci, aşırı korumacı ticaret politikaları, bazı ülkelerdeki aşırı
sübvansiyonlar, bunların yarattığı yapay fiyat artışları, bütün bunlar aslında
bu sorunla birlikte ele alınması gereken bir konu.
Saygıdeğer
milletvekilleri, eğer yeryüzünde 1 milyar insan açsa, o dünya, yeryüzü kalan 6
milyar için de çok güvenli bir yer olmaz. O nedenle insanlığın barışı, küresel
barış için açlıkla mücadele çok önemli bir konu ve daha adil bir sistemin
kurulması, özellikle yoksul ülkelerde üretimi teşvik edecek mekanizmaların
kurulması, kırsal alanda yaşayan insanların üretim kabiliyetlerini artırmaları
ve tedarik ve stok mekanizmalarını kurabilmeleri için kendilerine yardımcı
olunması gerekiyor. Bu aslında bütün insanlık için, bütün ülkeler ve bütün
bireyler için, hepimiz için bir evresel sorumluluk alanıdır. O nedenle
hepimizin bu konuda duyarlı olması gerekiyor.
Türkiye yakın
yıllarda birçok alanda hamle yaptığı gibi bu alanda da gerçekte, yakın
coğrafyasında, gerek Avrasya bölgesinde gerek Afrika’da gerek Balkanlarda bu
sorunlarla mücadele etmek açısından önemli kaynaklar aktarmış. Devletin tüm
kurumlarının toplam dış yardımlarını dikkate aldığımızda, her sene 750 milyon
dolar civarında bir yardımı söz konusu. Bunun büyük bir kısmı da Hükûmet olarak
tarım, gıda ve birtakım bunlara ait, kırsal kalkınmayla ilgili altyapı
projelerine verdiğimiz destektir. Bu büyük ölçüde TİKA aracılığıyla
yapılmaktadır.
Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; tabii, Türkiye eskiden -Birleşmiş Milletler Gıda Tarım
Teşkilatı- FAO’dan yardım alan bir ülkeydi ama Hükûmetimiz döneminde alınan
tedbirlerle, katedilen mesafeyle Türkiye bugün (FAO) Birleşmiş Milletler Gıda
Tarım Teşkilatı Organizasyonu faaliyetlerinde yardım alan değil, yardım eden
bir ülke durumuna gelmiştir. Nitekim, bizim Hükûmet olarak, Bakanlık olarak
yaptığımız çalışmalar neticesinde Ankara’da Birleşmiş Milletler Gıda Tarım
Teşkilatının bir alt bölge ofisi kurulmuştur. FAO’nun bu alt bölge ofisi,
FAO’nun o yapılanmasına göre, özellikle Türki cumhuriyetlere hitap ediyor ve
Türkiye'nin oraya sağladığı 5 milyon dolarlık para da Türkiye'nin belirlediği
alanlarda gıda ve tarım projelerinde kullanılmakta. Böylece, bölgesel
yoksullukla mücadele ve açlıkla mücadele çerçevesinde, kapsamında Türkiye artık
önemli bir aktör durumuna gelmiştir.
Tabii, sözün
burasında aslında sizlere Türkiye'nin kendi gıda güvenliğiyle ilgili bazı
bilgiler de sunmak istiyorum çünkü -daha önceden de muhtelif şekillerde
bahsettim- Türkiye’de tarımla ilgili olarak konuşulduğunda, maalesef, böyle,
hani, ufuk açıcı, geniş, politikaların esasına dayalı, yapıcı bir eleştiriden
ziyade, bireysel, tekil olayları sanki bu memleketin tarım sektörünün sonu
gelmiş gibi büyütüp bu şekilde ifade etme anlayışı var. Bu da tabii meselenin
hem yanlış anlaşılmasına, doğru ifade edilmemesine yol açıyor hem de varsa
mevcut sorunların çözümüne katkı sağlama konusunda bir eksiklik ortaya koyuyor.
Saygıdeğer
milletvekilleri, Türkiye'nin tarımını değerlendirirken şu hususa dikkat etmek
lazım: Türkiye bugün dünyada tarımsal üretim değeri açısından yeryüzündeki 200
civarındaki ülke içerisinde hangi sıradan hangi sıraya geldi? Önemli olan bu.
Bu temel bir göstergedir.
Biz hükûmeti
devraldığımızda Türkiye dünyanın 11’inci büyük tarımsal ekonomik gücüydü.
Ürettiği değer 23,7 milyar dolardı, yani Türkiye'nin bütün çiftçilerinin
gerçekleştirdiği tarımsal üretimin değeri 23,7 milyar dolardı. Bunu Dünya
Bankasının raporlarından da izleyebilirsiniz. 2008 itibarıyla Türkiye dünyada
8’inci sıraya çıktı ve 2008 üretim değeri 56,6 milyar dolar. Türkiye bu arada
yeni topraklar mı kazandı? Hayır. Yeni tarım alanları mı kazandı? Hayır.
Tarımda nüfus mu arttı? Hayır, aksine azaldı ama Türkiye’de desteklenen üretim
sistemi, yeni destekleme politikaları, geliştirilen stratejiyle doğru yerde bu
desteklerin kullanılmasıyla birlikte artan verimlilik Türkiye’de üretim
değerini bu noktaya getirdi.
Şimdi, tarım
sektöründe Türkiye’de kişi başına gelir bin dolar civarındaydı bugün 2.870
dolara çıktı, ortalama kişi başına tarımda gelir. Türkiye'nin tarım ürünü
ihracatı yaptığı ülke sayısı 161 idi. 16 ülke daha son sekiz yıl içerisinde bu
bandın içerisine girdi ve Türkiye bugün dünyada 177 ülkeye tarım ürünü ihraç
eder bir duruma geldi. Bu da Türkiye'nin aslında bu alanda sağladığı gelişmeyi
göstermesi açısından önemli. 1.480 tane ürün ihraç ediyordu Türkiye, bugün
1.530 çeşit yani 50 çeşit daha tarım ürünü ihraç ediyor hâle geldi. Şimdi hep
şu söyleniyor: “Türkiye işte şu ürünü ithal ediyor.” diyor. Doğru, Türkiye
ithal ediyor, edecek yani eskiden de ediyordu yani yeni ettiği bir şey değil
ki. Yani önemli olan Türkiye’de veya bir ülkenin gelişmişlik göstergesi
dünyanın başka bir ülkesinden hiçbir ürün ithal etmemesi demek değildir ki.
Böyle bir ülke yok. Dünyada yani “Ben sadece ürün ihraç ederim, ben hiç
kimseden hiçbir ürün ithal etmem.” diyebilecek bir tane ülke var mı? Varsa
gösterin bana, deyin ki, dünyanın şu ülkesi dünyada sadece ihraç ediyor ama hiç
ithal etmiyor. Var mı böyle bir ülke? Yok.
GÜROL ERGİN
(Muğla) – Üretme potansiyeliniz olacak.
TARIM VE
KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Üretme potansiyelimizi artırdık,
artırdık. Üretme…
GÜROL ERGİN
(Muğla) – Ayıptır… Ayıptır…
TARIM VE
KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Ayıp sizin yaptığınız. Üretme
potansiyelini biz kullandık.
Şimdi… Şimdi…
GÜROL ERGİN
(Muğla) – Sayın Bakan, gâvurdan koyun getirmesen, millet kurbanlık koyun
kesemeyecek!
BAŞKAN – Sayın
Ergin, lütfen…
Buyurun Sayın
Bakan.
TARIM VE
KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Şimdi değerli arkadaşlar, şimdi,
bakın, bunları konuşanların kendi geçmişini bilmesi lazım. Türkiye, ilk defa
hayvan ithal etmiyor.
GÜROL ERGİN
(Muğla) – Biz geçmişimizi biliyoruz da geçmişi karanlık olanlar bilmiyor!
TARIM VE
KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Bir dakika…
Değerli milletvekilleri,
size şimdi bir rakam söyleyeceğim. Bakın, 1991-1996, öncesini söylemiyorum,
kimler vardı o gün iktidarda? Bunu milletimiz biliyor, siz de biliyorsunuz.
91-96 arasında Türkiye 920 bin kasaplık hayvan ithal etti, 920.991, rakam bu.
Şimdi, 91-96 yılları arasında iktidarda olanlar, hükûmet ortağı olanlar neden
bu kadar kasaplık hayvan ithal ettiler, bana bunun bir cevabını verin. Bunu
bütün ürünler için söylerim. Bütün ürünler için söylerim.
GÜROL ERGİN
(Muğla) – Hiç olmazsa kurbanlık koyuna muhtaç olmadılar!
TARIM VE
KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Şimdi, bakın, Türkiye, yeni yağ
ithal etmiyor. Türkiye, tarihten beri, bidayetten beri yağlı tohum konusunda
açığı olan bir ülkedir, iklim şartları dolayısıyla yağ ithal ediyor. Aradaki
fark ne biliyor musun, şimdi onu söyleyeyim. Aradaki fark şu: Türkiye, bu açığı
olduğu dönemlerde, örneğin Cumhuriyet Halk Partisinin iktidar ortağı olduğu
veya iktidarda olduğu yıllarda ekonomisi çok kötüydü, ithal etmesi gereken
ürünlere karşılık dövizi yoktu, ithalat yapamıyordu, ara mallar ithalatı
yapamıyordu ve insanlar bir paket margarini tezgâh altından ya karaborsadan ya
kuyruklarla ya vesaireyle alırdı ama bugün…
RASİM ÇAKIR
(Edirne) – Sayın Bakan, kararname imzalanmış, boşuna nefesinizi tüketmeyin!
TARIM VE
KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Ama bugün Türkiye'nin böyle bir
meselesi, böyle bir sorunu yok. Türkiye, üretim kapasitesini artırıyor,
gerisini de, artan talep fazlasını da ithal etmek yoluyla piyasaya sunuyor,
yani gıda yönünden güvenlikte olan bir ülke. Dünyanın bütün ülkelerinde,
gelişmiş ülkelerinin tamamında da bu uygulama var.
Bakın size başka
bir şey söyleyeyim: Şimdi “Canlı hayvanın ithalatı, etin ithalatı...” deniyor.
Amerika Birleşik Devletleri 1 milyon 192 bin ton et ithal ediyor, Avrupa
Birliğinin 27 ülkesi 495 bin ton et ithal ediyor. Bunlar 2009 yılı rakamları,
USDA’nın da, diğer uluslararası kuruluşların da yayımladığı rakamlar. Keza
Amerika Birleşik Devletleri, örneğin, 2,5 milyon ton sığır ithal ediyor, canlı
sığır. Avrupa Birliği 3 milyon 423 bin canlı sığır ithal ediyor, “ithal
ediyor”. Dünyada böyle bir ülke yok. Ülkelerin bir kısmı bunu ithal eder, yani
hem ithal eder hem ihraç eder.
Türkiye de
üretimini artırmıştır. Nasıl artırmıştır, ben size söyleyeyim. Hayvancılıktaki
üretim artışı nasıl? Söylüyoruz, arkadaşlarımız da söylüyor, kızıyorsunuz.
Şimdi, bakın, Türkiye’de 8,4 milyon ton süt üretiliyordu, bugün 12,5 milyon ton
süt üretiliyor. Peki nasıl oldu bu? Nasıl arttı? Yani bu durduk yerde mi arttı?
Bu üretim artışı durduk yerde mi sağlandı? Hayır.
Değerli
milletvekilleri, Türkiye hayvancılık desteklerini 15 kat artırdı ve Türkiye de
4.300 civarındaki, içerisinde 50’nin üzerinde büyükbaş hayvan bulunan işletme
sayısını 18.600’e çıkardı, 18.600! Bu, şu demektir: Bizim Hükûmetimiz döneminde
Türkiye’de 14 binin üzerinde, içinde 50 başın üzerinde büyükbaş hayvan bulunan
orta ölçeğin üzerinde -Türkiye şartlarında büyük işletme bunlar- yeni işletme
kuruldu. Bu, hem bu sektöre olan yatırımı gösteriyor hem bu sahanın profesyonelleştiğini
ve daha verimli bir işletmeciliğe geçtiğini göstermesi açısından son derecede
önemli.
Bakın, bir şey
daha yaptık. GAP ve DAP illerinde 217 tane projeye bu sene destek verdik.
Bunlar, yüzde 40 hibe destek verdiğimiz, yine 50 başın üzerinde işletme, yeni
işletme. 1 Ağustos tarihinde bir destekleme kararnamesi yayımladık. Bugün
itibarıyla 15 binin üzerinde çiftçi, Türk çiftçisi, üretici veya sanayici,
yatırımcı 1 milyar 40 milyon lira kredi kullandı. Ne kredisi bu? Faizsiz kredi.
1 milyar 40 milyon lira.
Arkadaşlar, 2002
yılında biz Hükûmeti devraldığımızda Türkiye’deki bütün çiftçilerin
kullanabildiği toplam tarımsal kredinin miktarı -tarım kredi artı Ziraat
Bankası- 550 milyon liraydı. Bugün biz sadece iki ay içerisinde, faizsiz 1
milyar 40 milyon lira krediyi sadece hayvancılık alanında kullandırdık iki ay
içerisinde ve bunlar hızla tabii yatırıma dönüşüyor.
GÜROL ERGİN
(Muğla) – Desteği verdin de uçtu mu bu hayvanlar? Bu hayvanlar nereye gitti?
TARIM VE
KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Şimdi deniyor ki: “Türkiye süt
tozu ithal ediyor.” Arkadaşlar, süt tozu ithalatı, dâhilde işleme rejimi
kapsamında yapılan bir ithalat. 2.500 ton, Avrupa Birliğiyle yapılan anlaşma
gereği, Avrupa Birliğine nihai ürünü ihraç edilmek şartıyla yani bisküvi,
çikolata bunun gibi herhangi bir gıda maddesi, içerisinde süt olan herhangi bir
gıda maddesini Avrupa Birliğine satacaksınız, sattıktan sonra, ihraç ettikten
sonra onun kullanıldığı ham maddeyi de Avrupa Birliği diyor ki: “Bunun 2.500
tonunu benden alacaksın.” Bu bir ticari anlaşma. Türkiye’de, taze sütle ilgili
bir ithalat yok ve o süt tozu da sadece ihraç kaydıyla dâhilde işleme rejimi
kapsamında yapılıyor, özü bu. Onun için, milletin kafasını da lütfen
bulandırmayın yanlış bilgilerle, yanlış bilgilerle vatandaşın zihnini de
bulandırmayın, bu doğru değil.
Biz, aksine,
geçen sene süt fiyatları düşmesin diye, Türk çiftçisi zarar etmesin diye süt
tozunu… Sübvansiyon veriyoruz. Sanayiciye diyoruz ki “Piyasadan, çiftçiden sütü
al, süt tozu yap ve yaptığın süt tozu için biz sana destek verelim.” Geçen sene
bu uygulamayı başlattık, 2009 yılında. 2009-2010 yılında da biz bu uygulamayı
sürdürüyoruz.
Şimdi, saygıdeğer
milletvekilleri, bizim bu memlekette üretimi, tarımsal üretimi daha verimli
kılma yönünde attığımız birçok adım var. Bunlardan bir tanesi mekanizasyon destekleridir.
63 bin tane projeye biz Türkiye’de 300 milyon lira hibe destek vermek suretiyle
30 tane tarım ve hayvancılıkta kullanılan alet ekipmanı destek verdik, bunlar
bitti, şu anda çiftçinin elinde ve Türk çiftçisi bunları kullanıyor. Keza
cumhuriyet tarihinin en büyük tarımsal kalkınma kooperatifleri hamlesini biz
gerçekleştirdik, 1800 tane kooperatife 1,5 milyar lira destek verdik ve bunun
çok büyük bir kısmı da hayvancılıkla ilgili. Şimdi bizim aldığımız gerek
hayvancılıkla ilgili gerek sebze meyveyle ilgili gerek bitkisel ürünlerle
ilgili tedbirler karşılığını ihracatta buldu.
Saygıdeğer
milletvekilleri, Türkiye tarım ürünlerinde net ihracatçı bir ülkedir, net
ihracatçı bir ülke.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın
Bakan, lütfen sözlerinizi tamamlayınız.
Buyurun.
TARIM VE
KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Bitiriyorum Sayın Başkan.
2009 rakamıyla 11
milyar 200 milyon dolar Türkiye’nin tarım ürünü ihracatı var, 9 milyar 600
milyon dolar ithalatı var, ancak bunun –buna da dikkatinizi çekiyorum- 3,5
milyarı hiçbir şekilde tarımla ilişkisi olmayan hammaddeler, mesela kâğıt
hamuru, mesela sentetik rejenere kauçuk. Bunların ithalatı tarımda görünüyor
ama ihracatta bunu başka sektörler kullanıyor. Dolayısıyla 3,5’u da
çıkardığınız zaman Türkiye net 10 milyar 583 milyon gıda maddesi ihraç eden bir
ülke, net ihracatçı bir ülke. Bunun için kimse Türkiye’ye haksızlık yapmasın,
ne Türkiye’nin tarım sektörüne ne Bakanlığına ne çiftçisine kimse haksızlık
yapmasın.
GÜROL ERGİN
(Muğla) – Haksızlık eden sensin.
TARIM VE
KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Türkiye’nin tarımı bugün dünden
daha iyidir yarın da inşallah bizim İktidarımızda bugünden daha iyi olacak.
Hepinize saygılar
sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ediyorum Sayın Bakan.
GÜROL ERGİN
(Muğla) – 69’uncu maddeye göre söz istiyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN – Gördüm
Sayın Ergin, vereceğim.
Gündemdışı üçüncü
söz, İzmir ilinin milletlerarası tanıtımı hakkında söz isteyen İzmir
Milletvekili Kamil Erdal Sipahi’ye aittir.
Buyurun Sayın
Sipahi. (MHP sıralarından alkışlar)
3.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi’nin, İzmir ilinin
milletlerarası tanıtımına ilişkin gündem dışı konuşması
KAMİL ERDAL
SİPAHİ (İzmir) – Sayın Başkan, size ve yüce Meclise saygılar sunarım.
4 milyona varan
nüfusuyla Türkiye'nin 3’üncü büyük kenti olan güzel İzmir son yıllarda
Hükûmetin kasıtlı ilgisizliği ile mahallî idarenin beceriksizliği arasına
sıkışmış, talihsiz bir dönem yaşamaktadır.
İzmir çok yönlü
bir şehirdir; tarım-sanayi kentidir, ticaret-turizm kentidir, fuar kentidir,
üniversite kentidir, Türkiye'nin her yanından göç alan bir sosyal buluşma
kentidir; demokrasi kentidir, medeniyet ve hoşgörü kentidir; Kurtuluş
Savaşı’nın başladığı ve sonlandığı bir Türk kentidir, bir Atatürk kentidir
ancak şimdilerde şehir merkezi “metro inşaatı” adı altında tarihî mağara
araştırmasına dönen berbat edilmiş bir ulaşımın kentidir; yabancı bankaların
ipoteğine tarlasını kurban veren çiftçilerin kentidir; yeniden kokmaya başlayan
çöp yuvası bir körfezin kentidir; fakir fukara ve işsizlerin kentidir.
İzmir bir yangın
alanı kalıntısından Atatürk’ün yarattığı fuarla uluslararası alanda kendini
tanıtmış, Akdeniz Oyunlarıyla, Üniversite Oyunlarıyla bir dünya kenti olduğunu
kanıtlamıştır. İzmir Enternasyonal Fuarı maalesef son yıllarda beceriksiz
ellerde uluslararası tanıtım özelliğini kaybetmiş, bir mahallî eğlence yerine
hatta bir kasaba panayırına dönüşmüştür. İzmir uluslararası bir turizm merkezi
olmak yerine bir yazlıkçılar kenti hâline gelmiştir. Yazlıkçı kentinden bir
uluslararası turizm üssüne dönüşme konusunda da maalesef ciddi bir vizyon ve
proje yoktur.
İzmir turizmde
aldığı yüzde 4 payın artmasını istemektedir, ortaya koyduğu somut turizm
projelerine destek istemektedir. Turist çekmek için son çare olan kruvaziyer
turizmi İzmirlinin girişimiyle canlandırılmış, gelen turistin ayakbastı parası
bile İzmirlinin cebinden, İzmir Ticaret Odasının kasasından gitmiştir ancak
“özelleştirme” adına peşkeş çekilmeye kalkan yorgun ve yetersiz Alsancak Limanı
ne ticaretin ne turizmin yükünü taşıyamayacak bir AKP ihmalinin belgesi
hâlindedir. İzmir, gelen turist sayısı ülke genelinde yüzde 10 artarken
İzmir’de yüzde 4 artmasının hesabını sormaktadır. 1 milyon turist sayısının
asgari 5 milyona çıkmasını istemektedir.
Kazancın helali
ve yerlisini, kazandığının her kuruş vergisini ödemeyi tercih eden İzmir
ticareti, yine AKP döneminde kaygılarının, çabalarının, girişimlerinin
karşılığını görememiştir. İzmir, kalkınması için ileri teknolojiye dayalı
sanayi, yenilenebilir enerji, lojistik ve turizm ve tarımda 2010-2013 İzmir
Bölge Planı’nın gerçekleştirilmesini istemektedir. 1923’te İzmir’i Türkiye'nin
ekonomik merkezi yapmayı düşünen Atatürk’ün mirası İktisat Kongresi sadece
hatıralarda kalmıştır.
İzmir’i yeniden
ekonominin merkezi ve uluslararası ekonominin kongre kenti yapmak üzere
Milliyetçi Hareket Partisi İzmir milletvekilleri olarak 14 Kasım 2008’de
verdiğimiz ve daha sonra iki defa tekrarlayıp hatırlattığımız soru önergesi ise
güya desteklenmiş, hatta fikir kendilerininmiş gibi bazıları tarafından
sahiplenmeye kalkışılmış, yandaş basında Hükûmet reklamı yapılmış, ancak sonuç
alınamamıştır.
Evet, Milliyetçi
Hareket Partisi olarak İzmir İktisat Kongresine uluslararası boyut
kazandırılarak, bir cumhuriyet geleneği, bir Atatürk mirası olarak
yaşatılmasını bir defa daha tekrarlıyoruz.
Ardından bir EXPO
2015 macerası yaşanmış, mevcutlar yerine hayalî projeler öne sürülüp, eline
bavulu alanın yurt dışı seyahate gittiği bu süreçte, devletin parası,
İzmirlinin çabası ve umutları bozuk para gibi harcanmıştır. İzmirli şimdi
uluslararası tanıtım ve yeni bir sıçrama için EXPO 2020’yi istemektedir.
Şimdiden tek aday olarak ilan edilmesini ve hayalî projelerle değil,
tamamlanmış, tema ve altyapısıyla bir an önce hakkının verilmesini, hak
ettiğinin verilmesini, yıllardır mahkûm edildiği ilgisizliğin, beceriksizliğin
sona ermesini istemektedir.
Cumhuriyet
sonrası dönemde bir ihracat kenti, bir turizm kenti olarak Türkiye'nin en
önemli merkezlerinden birisi olan İzmir, maalesef Türkiye ihracatında 5’inci
sıraya gerilemiş, turizm konusunda ise biraz önce belirttiğim gibi bir
uluslararası turizm merkezi yerine bir yazlıkçılar kenti olma kaderine mahkûm
edilmiştir.
Şu anda İzmir
için yeni bir sıçrama tahtası olacak ve kırılmış bir umudun bedeli olarak,
İzmirli, Hükûmetiyle, belediyesiyle EXPO 2015’te yapılan yanlışlardan,
eksiklerden ders çıkartılmasını istemektedir.
İzmir EXPO
2020’yi fazlasıyla hak etmekte, İzmirli EXPO 2020’yi mutlaka istemektedir.
Yüce Meclise
saygılar sunarım. (MHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ediyorum Sayın Sipahi.
Sayın Köse, Sayın
Ergin, Sayın Serdaroğlu, Sayın Ersin ve Sayın Çakır İç Tüzük’ün 60’ıncı maddesi
gereğince söz istemişsiniz.
GÜROL ERGİN
(Muğla) – Benim 69’a göre de söz isteğim vardı.
BAŞKAN – Birer
dakika süre veriyorum, bundan sonra gireceklere de söz verilmeyecektir.
Buyurun Sayın
Köse.
VI.- AÇIKLAMALAR (Devam)
2.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, GAP projesine
ilişkin açıklaması
ŞEVKET KÖSE
(Adıyaman) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
GAP projesi
kapsamında konuşma yapan Sayın Milletvekilime katkı vermek istiyorum.
O
Milletvekilimiz, 2002 ve 2010 yılı arasındaki sekiz yıllık bir AKP İktidarı
süresinde GAP’ın Adıyaman ayağında millî bir ürün olan tütün alternatifsiz bir
şekilde yok edildi ancak, bu projelerden sekiz yıl içerisinde Koçali ve Gömüken
barajları hâlâ proje aşamasındadır, arpa boyu kadar bir ilerleme
kaydedilmemiştir, keşke bunları dile getirmiş olsaydı.
Ayrıca, ithal
canlı hayvanla ilgili Sayın Tarım Bakanımız IBR, Tüberküloz ve Brusellayla
ilgili kontrolleri niye kaldırdı? Bir açıklama yapmadı. Bu da büyük bir
eksikliktir. Bunu duyurmak istedim.
Teşekkür ederim.
BAŞKAN – Teşekkür
ediyorum.
Sayın Ergin…
3.- Muğla Milletvekili Gürol Ergin’in, Tarım ve Köyişleri
Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in sözlerini çarpıtması nedeniyle açıklaması
GÜROL ERGİN
(Muğla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Bakan
konuşmasında bana yanıt veriyordu, süt ithalatından söz etti. Ben “süt
ithalatı” diye bir söz kullanmadım, kullanmam. Otuz altı sene onun gibi genç
arkadaşlarıma ben süt dersi verdim.
İkinci konu,
Cumhuriyet Halk Partisinden söz etti “Ne yaptı?” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi
bu ülkeye şeker pancarını getirdi, çayı getirdi, ayçiçeğini getirdi. Cumhuriyet
Halk Partisi İktidarına kadar bunlar Türkiye’de bilinmeyen şeylerdi.
Sayın Bakan,
bunları öğrenin, öğrenin! Bakanlık, bilgisiz yapılmıyor.
TARIM VE
KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) – Biliyoruz, biliyoruz; başka
şeyler de biliyoruz.
GÜROL ERGİN
(Muğla) – İkincisi, TİGEM… Damızlık üretmekle görevli olan TİGEM’e siz
Türkiye’ye hayvan ithalat görevi verdiniz. Yazık değil mi? Ayıp değil mi?
Teşekkür ederim.
BAŞKAN – Teşekkür
ediyorum Sayın Ergin.
Sayın Serdaroğlu…
4.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun, Hükûmetin
tarım politikalarına ilişkin açıklaması
MEHMET SERDAROĞLU
(Kastamonu) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Sayın Bakan, üç
yıldır yanlış politikalarınız sonucu tarımda ithalatın arttığını Milliyetçi
Hareket Partisi olarak defalarca ifade ettik. İthalat 2002’de 3 milyar dolar
iken sizin de ifade ettiğiniz gibi 2009 sonu itibarıyla 10,5 milyar doları
aşmıştır. Yılda 7 milyar, sekiz yılda 56 milyar dolar yabancı çiftçinin cebine
gitmiştir. Dolayısıyla geldiğimiz noktada hayvancılık bitmiş; et, süt ithal
eder hâldeyiz. Hububat ithali her geçen gün artmaktadır ve nihayet bugünlerde
Hollanda’dan domates ithali basında yer almıştır. Dolayısıyla her konuda ithal
cenneti olduk.
Sayın Bakanın
anlattıkları fiilî durumla maalesef örtüşmüyor. Bunu ne şekilde yorumluyorsunuz
ve cevabınız nedir? Tarımda, hayvancılıkta “Yaptık, ettik, verdik.” diyorsunuz,
ancak sonucunda Türkiye’de ithalat patlamıştır. Bu durumdan övünüyor musunuz,
yoksa Sayın Bakanım, dövünüyor musunuz?
BAŞKAN – Teşekkür
ediyorum.
Sayın Ersin,
buyurun.
5.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, İzmir Milletvekili
Kamil Erdal Sipahi’nin İzmir’de Cumhuriyet Halk Partili belediyelere yönelik
haksız eleştirisine ilişkin açıklaması
AHMET ERSİN
(İzmir) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Sayın Sipahi’nin
İzmir’deki belediyelerle ilgili söylediği yanlış ve hatalı, haksız sözleriyle
hedefini şaşırdığını görmekten üzüntü duyuyorum.
Sayın Başkanım,
İzmir’deki yerel yönetim, belediyeler merkezî idareden hiçbir yardım almadan
kendi yağlarıyla kavrulmaya çalışıyorlar ve yaptıkları yatırımlar, çalışmalar
üstelik merkezî yönetim tarafından da engelleniyor. Dolayısıyla Sayın Sipahi’nin
bu gerçekleri bildiği hâlde yerel yönetimlere, Cumhuriyet Halk Partili
belediyelere yönelik haksız eleştirileri nedeniyle büyük üzüntü duydum ve bu
sözlerini hiç tasvip etmediğimi belirtmek isterim.
Teşekkür ederim.
BAŞKAN – Teşekkür
ediyorum Sayın Ersin.
Sayın Çakır…
6.- Edirne Milletvekili Rasim Çakır’ın, et ithalatına
ilişkin açıklaması
RASİM ÇAKIR
(Edirne) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Bakan uzun
uzun süte ve hayvancılığa Bakanlığı döneminde yapmış olduğu desteği Türkiye
Büyük Millet Meclisine sundu ama ben gerçekten öğrenmek istiyorum: Bu kadar
destek yapılıyor ise bugün niye Türkiye et ithal etmek durumunda? Yani eğer et
ithal etmek zorunda kalmamızın sorumluluğu Sayın Bakanda değilse kimde, Sayın
Başbakanda mı? Bunu öğrenmek istiyorum.
Bir de faizsiz
krediyle ilgili 50 baş hayvan ve 300 dönüm toprak şartı konuluyor. Trakya’da
kaç kişinin 300 dönüm toprağı var ki, Bakana sormak istiyorum: Edirne’de bu
imkândan yararlanan çiftçi sayısı kaç tanedir?
Teşekkür
ediyorum.
BAŞKAN – Teşekkür
ediyorum Sayın Çakır.
Sayın
milletvekilleri, gündeme geçiyoruz.
Başkanlığın Genel
Kurula sunuşları vardır.
Sayın
milletvekilleri, Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün gündemin “Sözlü
Sorular” kısmında yer alan sorulardan 1, 39, 46, 47, 48, 61, 72, 86, 89, 90,
164, 171, 185, 211, 243, 275, 285, 288, 306, 324, 340, 397, 417, 446, 447 ve
462’nci sıralarındaki soruları birlikte cevaplandırmak istemişlerdir. Sayın
Bakanın bu istemini sırası geldiğinde yerine getireceğim.
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığının, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Sayıştayın 2009
yılına ait dış denetim raporlarının inceleme sonuçlarına ilişkin tezkeresi
vardır, okutup bilgilerinize sunacağım.
Okutuyorum:
III.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)
B) Tezkereler
1.- Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Sayıştayın 2009 yılına
ait dış denetim raporlarının inceleme sonuçlarına ilişkin Başkanlık tezkeresi
(5/4)
15/10/2010
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Genel Kuruluna
5018 sayılı Kamu
Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile 2919 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Sekreterliği Teşkilat Kanununa göre, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 2009
yılı harcamaları ile Sayıştayın 2009 yılına ilişkin dış denetimlerini yapmak
üzere görevlendirilen Komisyon tarafından hazırlanan Dış Denetim Raporları,
Başkanlık Divanının 11 Ekim 2010 tarihli toplantısında Üst Yöneticilerin
cevapları da dikkate alınarak görüşülmüş ve ekteki inceleme sonuçlarının Genel
Kurulun bilgisine sunulmasına karar verilmiştir.
Bilgilerine
sunulur.
Mehmet
Ali Şahin
Türkiye
Büyük Millet Meclisi
Başkanı
Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Sayıştayın 2009 Yılına İlişkin Dış
Denetim Raporlarının İnceleme Sonuçları
1- Türkiye Büyük
Millet Meclisinin 2009 yılı harcamalarına ilişkin Dış Denetim Raporunda; 2009
yılı Bütçe Kanunuyla tahsis edilen ödenekler kapsamında yaptığı harcamaları,
mali tablolarının güvenilirliği ve doğruluğu ile idarenin gelir, gider ve
mallarına ilişkin mali işlemlerin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun
olup olmadığı ile kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli olarak
kullanılıp kullanılmadığı incelenmiştir.
Raporda özetle;
- Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığının 2009 yılı kullanılabilir bütçe ödeneğinin
427.253.069 TL olduğu, yıl içinde ödeneğin 374.593.400 TL'lik kısmının harcandığı,
kalan ödeneğin 43.290.515 TL'sinin iptal edildiği ve 9.369.154 TL özel ödenek
ise ertesi yıla devredildiği belirtilmiş olduğu, son üç yıl esas alınarak
bütçenin kesinleşen harcama rakamları oransal olarak karşılaştırıldığında;
tahsis edilen ödeneğin 2009 yılında % 87'sinin, 2008 yılında % 79'unun, 2007
yılında ise % 81'inin harcandığı, ödenek üstü harcama yapılmadığı, dengeli
bütçe politikasının gözetildiği belirtilmiştir.
- 2009 yılı
programındaki yatırımların gerçekleştirilmesi için bütçeye konulan ödeneğin
harcanamayıp iade edilmesinden dolayı, stratejik plan hedeflerinin yakalanması
amacıyla; performansa dayalı ilkeli, tutarlı, dengeli bir bütçe politikası
uygulanması ve ödenek ihtiyacının harcanabilir seviyede tespit edilmesi
gerektiği,
- Personelin
yurtdışı geçici görevleri dolayısıyla ödenecek olan konaklama ücretlerinin
hesabında Harcırah Kanunu ile Bakanlar Kurulu Kararının esas alınması gerektiği
ile tedavi yardımlarına ilişkin olarak; gözlük camı ve çerçevesi ile işitme
cihazlarına ödenecek azami miktarların her yıl Başkanlık Divanınca
belirlenmesinin uygun olacağı, özel sağlık kurum ve kuruluşlarınca yapılan
tedavi giderlerinin ödenmesinde sağlık karnesinin kimlik bölümünün
fotokopisinin ödeme emri belgesine eklenmesi gerektiği, tedavi giderlerinde
sağlık kurulu raporunun ödeme belgesine eklenmesi gerektiği,
- 4734 sayılı
Kanunun 22. Maddesine göre yapılan mal ve hizmet alımlarında; piyasa fiyat
araştırmasında açıklık ve rekabet ortamının oluşturulması amacıyla geniş
kapsamlı araştırma yapılmasına özen gösterilmesinin gerektiği, 22/a'ya göre tek
kaynaktan temin edilen bakım ve onarım işlerinde yönetmeliğe uygun olarak fiyat
araştırılması ile 19. Maddeye göre de muayene ve kabul işlemlerinde mevzuata
uygun hareket edilmesi gerektiği,
- Temizlik Hizmet
Alımlarında asgari ücret fiyat farkının hesabında sadece asgari ücret artış
miktarı ve bu artış miktarından kaynaklanan işveren payından doğan farkın
hesaplanması gerektiği,
Şeklinde çeşitli
hususlarda değerlendirme ve tavsiyelerde bulunulmuştur.
- Ayrıca yapılan
ihalelerde açıklık ve rekabetin sağlandığı, tüketime yönelik mal ve hizmet
alımlarında bütçe ödeneğinin verimli ve ekonomik şekilde kullanıldığı, ödeme
emri belgeleri ve muhasebe işlem fişlerine dayalı olarak, ilgililerin
hesaplarına aktarılan paralar ile banka hesap özetlerinin mutabık olduğu, kesin
hesap cetvellerinde gösterilen gelir-gider rakamlarının doğru ve denk olduğu,
ödenek üstü harcama yapılmadığı, bütçe ile tahsis edilen ödeneklerin Kurumun
amaç ve planlanmış hedefleri doğrultusunda, iyi mali yönetim ilkelerine uygun
olarak kullanıldığı; harcamalarda tasarruf sağlandığı, tutarlı, dengeli ve
etkili bir bütçe politikasının yürütüldüğü belirtilmiştir.
Sonuç olarak; Üst
Yöneticinin bütçe ile verilen kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli
bir şekilde kullanılmasını temin edecek mali tedbirlerin alınmasında, 5018
sayılı Kanunda öngörülen mali yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin
gözetilmesinde, görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinde üstün gayret
gösterdiği, harcama yetkilisi, gerçekleştirme görevlisi, mali hizmetler birim
yöneticisi ve muhasebe yetkilisinin, mali mevzuat ile tedbirlerin tatbikinde
azami çaba sarf ettikleri, İdarenin mali faaliyet, karar ve işlemlerinin Kamu
Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde yürütüldüğü
sonucuna varıldığı ifade edilmiştir.
Başkanlık Divanı
tarafından, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 2009 yılı harcamalarına ilişkin Dış
Denetim Raporu ve Üst Yönetici Cevapları kabul edilmiş olup, tenkit ve tavsiye
edilen hususlarda gerekli tedbirlerin alınması önerilmiştir.
2. Sayıştay
Başkanlığının 2009 yılına ilişkin hesapları ve bunlara ilişkin dayanak
belgeleri esas alınarak yapılan dış denetimi sonucunda hazırlanan Raporda;
idarenin hesap verme sorumluluğu çerçevesinde, yönetimin mali faaliyet, karar
ve işlemlerinin; kanunlara, kurumun amaç, hedef ve planlarına uygunluk yönünden
incelenmiştir.
Raporda özetle;
- 2009 yılı için
Sayıştay Başkanlığına 100.575.750 TL ödenek tahsis edildiği, Bütçe Kanununun
12. maddesinin 3. fıkrası ile söz konusu ödenekte 1.704.175,00 TL kesinti
yapıldığı, kesinti sonrası kullanılabilir ödeneğin 98.871.575 TL'ye düştüğü,
2009 yılına devreden 14.274,15 TL şartlı bağışa ilave olarak, bütçe yılı
içerisinde banka promosyonundan 135.680,92 TL şartlı bağışın elde edildiği, bu
şartlı bağışlarla birlikte toplam kullanılabilir bütçe ödeneğinin 99.021.531,07
TL olarak gerçekleştiği, söz konusu bu ödeneğin %86'sı olan 85.573.590,75
TL'nin harcandığı, % 14'ü olan 13.344.594,25 TL'nin harcanmadığı için iptal
edildiği, ayrıca şartlı bağıştan harcanamayan 103.345,07 TL'nin 2010 yılı
Bütçesine devredildiği, buna göre 2009 yılı toplam bütçe gideri olan
85.573.590,75 TL'nin 2008 yılı bütçe giderine göre % 9'luk bir artışa karşılık
geldiği, ifade edilmiş ve ödeneklerin uygulamasına ilişkin tutarlı, dengeli ve
ekonomik bir bütçe politikası yürütüldüğü belirtilmiştir.
- 2009 yılı
harcamalarının; % 65,6'sının personel giderlerine, % 17,8'inin mal ve hizmet
alım giderlerine, % 5,5'inin sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi
giderlerine, % 0,5'inin cari transferlere ve % 10,8'inin de sermaye giderlerine
yapıldığı, ayrıca bütçe gerçekleşmesinin; personel giderlerinde % 88, sosyal
güvenlik kurumlarına devlet primi giderlerinde % 69, mal ve hizmet alımlarında
% 85, sermaye giderlerinde % 91, cari transferlerde ise % 100 olduğu ifade
edilmiştir.
Yapılan bu
denetim sonucunda; denetim elemanlarına ödenen yolluk ve diğer ödeme
avanslarının bazen süresi içinde mahsubunun yapılmadığı, ivedi olmayan bazı
giderler için avans verilmek suretiyle ön ödeme yapıldığı, idareye ait
araçların bakım ve onarımlarının yapılmasında hakediş raporunun eklenmediği,
yabancı dil kurslarına denetçilerin giderlerinin ödenmesinde ise yetkili
makamdan alınan onayın eklenmediği ifade edilmiştir. İhale iş ve işlemleri ile
doğrudan temin kapsamında yapılan harcamalara ilişkin olarak yapılan denetimde;
idare tarafından düzenlenen ihale işlem dosyalarında bulunması gereken evrakın
düzenli bir şekilde sıralanmadığı, bazı ihalelerde ihalenin mahallî gazetede
yayınlandığına dair nüshasının ihale işlem dosyasında olmadığı, doğrudan temin
kapsamında yapılan alımlarda yeterince fiyat araştırması yapılmadan tek bir
firmadan almak suretiyle fiyatların belirlendiği ve mal ve hizmet alımının bu
suretle gerçekleştirildiği,
Şeklinde çeşitli
hususlarda değerlendirme ve tavsiyelerde bulunulmuştur.
Sonuç olarak;
ödeme emri belgeleri ve muhasebe işlem fişleriyle tahakkuk ettirilen ödemelerin
banka hesap özetleri ile mutabık olduğu; kesinhesap cetvellerinde gösterilen
gelir-gider rakamlarının doğru ve denk olduğu, kullanılabilir bütçe
ödenekleriyle uyumlu bulunduğu, ödenek üstü harcama yapılmadığı, Kurumun amaç
ve hedefleri doğrultusunda, iyi mali yönetim ilkelerine uygun olarak
kullanıldığı, harcamalarda tasarruf sağlandığı, tutarlı, dengeli ve etkin bir
bütçe politikası yürütüldüğü, Üst Yönetici olarak Sayıştay Başkanının; bütçe
ile verilen kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde
kullanılmasını temin edecek tedbirlerin alınmasında, mali yönetim ve kontrol sisteminin
işleyişinin gözetilmesinde, 5018 sayılı Kanunda belirtilen görev ve
sorumlulukların yerine getirilmesinde üstün gayret gösterdiği, harcama
yetkilisi, mali hizmetler birim yöneticisi ve muhasebe yetkilisinin mali
mevzuat ile tedbirlerin uygulanmasında azami çaba sarf ettikleri, İdarenin mali
faaliyet, karar ve işlemlerinin Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu başta
olmak üzere ilgili diğer mevzuata uygun olduğu sonucuna varıldığı ifade
edilmiştir.
Başkanlık Divanı
tarafından, Sayıştay Başkanlığının 2009 yılına ilişkin Dış Denetim Raporu ve
Üst Yönetici Cevapları kabul edilmiş olup, tenkit ve tavsiye edilen hususlarda
gerekli tedbirlerin alınması önerilmiştir.
BAŞKAN –
Bilgilerinize sunulmuştur.
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi daha vardır, okutup bilgilerinize
sunacağım.
2.- Çin Halk Cumhuriyeti Parlamentosu Dışişleri
Komisyonunun davetine icabet edecek olan Türkiye Büyük Millet Meclisi Dışişleri
Komisyonu Başkanı Murat Mercan’ın beraberindeki Parlamento heyetini oluşturmak
üzere siyasi parti gruplarınca ismi bildirilen milletvekillerine ilişkin
Başkanlık tezkeresi (3/1312)
14/10/2010
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Genel Kuruluna
TBMM Dışişleri
Komisyonu Başkanı Sayın Murat Mercan, beraberinde bir heyetle, Çin Halk Cumhuriyeti
Parlamentosu Dışişleri Komisyonu’nun vaki davetine icabetle, Çin’e resmi
ziyarette bulunması Genel Kurul’un 5 Ekim 2010 tarih ve 2 sayılı birleşiminde
kabul edilmiştir.
Türkiye Büyük
Millet Meclisi’nin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 sayılı Kanun’un
2. Maddesi uyarınca heyeti oluşturmak üzere siyasi parti gruplarının bildirmiş
olduğu isimler Genel Kurulun bilgilerine sunulur.
Sadık
Yakut
Türkiye
Büyük Millet Meclisi
Başkanı
V.
H. Murat Mercan Eskişehir
Milletvekili
Canan Kalsın İstanbul
Milletvekili
Abdurrezzak Erten İzmir
Milletvekili
Mehmet Şahin Malatya
Milletvekili
Metin Ergun Muğla
Milletvekili
Şaban Dişli Sakarya
Milletvekili
BAŞKAN –
Bilgilerinize sunulmuştur.
Meclis
araştırması açılmasına ilişkin beş önerge vardır, ayrı ayrı okutuyorum:
C) Meclis Araştırması Önergeleri
1.- BDP Grubu adına Grup Başkanvekilleri Batman
Milletvekilleri Ayla Akat Ata ve Bengi Yıldız’ın, sporun ve sporcuların
sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/876)
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Türkiye'de spor
ve sporcunun sorunlarının araştırılıp açığa çıkarılması, spor alanlarında
ortaya çıkan ayrımcı uygulamaların tespiti ve sporda ortaya çıkan sorunların
halk kültürü üzerindeki etkilerinin saptanması için, Anayasa'nın 98'nci,
İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz
ve talep ederiz.
Ayla Akat Ata Bengi
Yıldız
Grup Başkan Vekili Grup
Başkan Vekili
Gerekçe:
İnsanoğlunun
temel etkinliklerinden biri olan spor, insanlığın ortaya çıkışından günümüze
kadar, her dönem kendisine atfedilen misyonla sahneye çıkmış ve çıkmaya da
devam etmektedir. Tarihte beden eğitimi savaş ve kaba güç ilişkilerini ifade
ederken, tarihsel ilerleyiş içerisinde bu algı dönüşüp gelişerek evrensel
kültürün ileri ve vazgeçilmez bir yönünü oluşturmaya başlamıştır. Din, dil, ırk
farkı gözetmeksizin büyük kitleleri bir araya getiren ve ortak duyguyu yaşatan
spor, bugün artık barışın, kardeşliğin, anlayışın ve bir arada olunabileceği
mesajlarının verildiği bir alan olarak kabul edilmektedir. Dünyanın ortak dili
diye de adlandırılabilecek spor, günümüzde fiziksel ruhsal, sosyal ve moral
kazanç sağlamanın yanı sıra, son yıllarda, gelişen bilimin farklı alanlarıyla
beraber çok boyutlu bilimsel bir nitelik de kazanmıştır.
Spor olgusuna
karşı bu kadar zengin nicel ve nitel gelişmeler yaşanırken, buna paralel olarak
21. yüzyılda toplumların önündeki en büyük sorunlar da yine bu alanda ortaya
çıkmakta, spor ve sporcu da yüklenen bu yüksek misyona cevap vermekte oldukça
zorlanmaktadır. Kapitalizmin çağımızda her alanda gösterdiği varlık, son
yıllarda sporun dünya ölçeğinde bir sermaye projesine dönüşmesine neden olmuş,
elit, esas misyonundan yoksun, karşıtlıkları arttıran, dünya halklarının,
emekçilerinin ve birçok alanda kapitalist, faşist ve ayrımcılık uygulayan
sistemlerin hedefi ve mağduru hâline gelmiş kitlelerin kimlik ve talep
tanımlarının bir manipülasyonu alanına da dönüştürülmüştür.
Gelişmiş
ülkelerde, spor, sermaye gruplarının rant alanlarına dönerken, Türkiye gibi
gelişmekte olan ülkelerde ise, hem bir rant alanına dönüşmüş, hem de rakip
değil düşman yaratarak kendi tanım alanını yeniden inşa etmektedir.
Ülkemizde spor
müsabakalarında, özellikle futbol maçlarında ortaya çıkan saldırgan ve hakaret
dolu yaklaşımlar toplumsal dokunun zedelenmesine neden olmaktadır.
Yakın
geçmişimizde ülke gündemini meşgul eden olayların başında gelen Bursa spor,
Diyarbakır spor karşılaşması, sporun nasıl bir ayrımcılık motivasyonuna zemin
hazırlayan bir alana dönüştüğünün de önemli örneklerinden biridir. Yine her
Diyarbakır spor maçında, batı takımlarının taraftarlarının açtıkları ayrımcılık
içeren pankartlar da toplumsal birlikteliğin yeniden inşası konusunda aciliyet
dolu sinyaller vermektedir. Elazığ spor, Malatya spor maçında ortay çıkan etnik
kimlik üzerinden hakaretler bu durumun açık örneğidir.
Sporun dilinin,
dışlama ve ötekileştirme üzerine kurulduğu ülkemizde bu sorun, sadece etnik
ayrımcılık değil, aynı zamanda yoksul kitlelerin bir kimlik manipülasyonunu da
içermektedir. Büyük takımların maçlarında ortaya çıkan sopalı, bıçaklı ve bazen
de silahlı olaylar halk kültürünü bir bütün olarak olumsuz etkilemektedir. Yine
yabancı takımların taraftarlarıyla çıkan kavgalar sonucunun ölümlerle
sonuçlandığına da bu ülke tanık olmuştur.
Sorun sadece bu
alanda değil, çok farklı alanlarda da ortaya çıkmaktadır. Büyük kulüplerin
yaptıkları milyon dolarları bulan transferler toplumun tepkisini çekmekte,
sporda tekelleşme ülkemizde var olan çok sayıda spor kulüpleri arasında rekabet
sorunları da ortaya çıkarmaktadır. Özellikle Anadolu'nun bir çok yerinde
kurulan spor kulüpleri ve amatör yapılar bugün ciddi düzeyde maddi zorluklarla
karşı karşıyadırlar. Bundan kaynaklı olarak spor yoksul bölgelerde bir tercih
hâline gelememekte, sadece taraftarlıkla yetinilmektedir.
Yine, aynı
popüler spor dalları dışında faklı spor alanlarında bulunmuş kişilerin de sporu
bıraktıktan sonra yaşadıkları maddi ve manevi sorunlar da bu ülkenin gerçek gündemlerinden
biridir.
Asıl uğraşı spor
olmayan kişilerin rant için oluşturdukları kulüpler de temel sıkıntılardan biri
olup dikkate alınmalıdır.
Ülkemizde spora
ilişkin sorunların saymakla bitmeyeceği ortada olup, Meclis'in bir an önce bu
temel soruna el atması, sorunları ayrıntılarıyla ortaya çıkarması ve gerekli
çözüm yollarını oluşturması, başta halk kültürü olmak üzere sosyal, siyasal ve
kültürel sağlık açısından aciliyet arz etmektedir. Bunun için bir Meclis
araştırma komisyonunu kurulması elzemdir.
2.- Antalya Milletvekili Abdurrahman Arıcı ve 21
milletvekilinin, spor kulüplerinin sorunlarının araştırılarak sporda şiddetin
önlenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/877)
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Spor
Kulüplerimizin hukuki ve mali sorunlarının belirlenip çözüm yollarının
araştırılması, Sporda şiddetin önlenmesi, Spor yapan nüfusun arttırılarak
toplum tabanına yayılması ve Türk sporcularının uluslararası müsabaka ve turnuvalardaki
başarı yüzdesinin arttırılması için alınacak önlemleri tespit etmek amacıyla
Anayasanın 98 inci , İç Tüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri gereğince Meclis
Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz
1) Abdurrahman Arıcı (Antalya)
2) Hamza Yerlikaya (Sivas)
3) Kemalettin Aydın (Gümüşhane)
4) Fahrettin Poyraz (Bilecik)
5) Zekeriya Aslan (Afyonkarahisar)
6) Fevzi Şanverdi (Hatay)
7) Cüneyt Yüksel (Mardin)
8) Harun Tüfekci (Konya)
9) Mehmet Tunçak (Bursa)
10) Hüseyin Devecioğlu (Kilis)
11) Fatih Öztürk (Samsun)
12) Hüsnü Ordu (Kütahya)
13) Necdet Budak (Edirne)
14) Enver Yılmaz (Ordu)
15) Mustafa Hamarat (Ordu)
16) Mehmet Domaç (İstanbul)
17) Hasan Kemal Yardımcı (İstanbul)
18) Mehmet Beyazıt Denizolgun (İstanbul)
19) İbrahim Yiğit (İstanbul)
20) Veysi Kaynak (Kahramanmaraş)
21) Ahmet Aydın (Adıyaman)
22) Yahya Doğan (Gümüşhane)
Gerekçe: Beden
eğitimi, düzenli ve sistemli olarak gerçekleştirilen fiziksel aktiviteler
olarak tanımlanabilmektedir. Ancak sporun rekabet ve yarışma özelliği
bulunmaktadır. Bu durum beraberinde insan performansının arttırılmasını
gerektirir. Ancak beden eğitimi ve spor aktiviteleriyle yalnızca fiziksel
gelişim değil, zihinsel ve sosyal gelişim de sağlanmaktadır. Bu etkileriyle
beden eğitimi ve sporun bu özelliği başka hiçbir alanda bulunmamaktadır. Beden
eğitimi ve spor tüm dünyada önemsenmiş ve okul programlarında yerini almıştır.
Günümüzdeki modern beden eğitimi ve spor anlayışı ise gelişim özellikleri olan
fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişim özelliklerini kazandırması ve insanların
yaşam kalitelerini arttırmaya yöneliktir. Bu bağlamda günümüzde beden eğitimi
ve spor aktiviteleri; Sağlık, boş zamanları değerlendirme, performans arttırma,
kendine güven, kişiler arası ilişkiler, aktif yaşam tarzı alışkanlıkları’nın
kazandırılması amaçlı yapılmaktadır. Beden eğitimi ve sporun ayrıca toplumsal
bir yönü de vardır ki; bir ülkede düzenli spor yapan nüfusun çoğalması o
ülkenin uygar olma durumunun bir göstergesi olarak kabul edilmektedir.
Ayrıca ülkemizde
faaliyette bulunan spor kulüpleri hem hukuki ve hem de maddi olarak sürekli
sorunlarla karşılaşmaktadır. Bu sorunların araştırılması ve çözümünde rehberlik
edecek yolun da belirlenmesi spor kulüplerimize kolaylık sağlayacaktır.
Bütün bunlar
temel alınarak spor yapan nüfusun arttırılması ve Dünya genelindeki
başarılarımızın arttırılması ile spor müsabakalarındaki şiddetin önlenmesine de
katkı sunacak faktörlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması
gerekmektedir.
3.- Sivas Milletvekili Hamza Yerlikaya ve 19
milletvekilinin, spor kulüplerinin sorunlarının araştırılarak sporcuların
başarılarının artırılması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi
amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/878)
TBMM
Başkanlığı’na
Spor, günümüzde
geniş kitleleri etkileyen uluslararası ilişkileri geliştirerek kültürler arası
farkındalıkları artıran bir faaliyet alanıdır. Spor kulüplerimizin hukuki ve
mali sorunlarının belirlenip çözüm yollarının araştırılması, sporda şiddetin
önlenmesi, spor yapan nüfusun artırılarak toplum tabanına yayılması ve Türk
sporcularının uluslararası müsabaka ve turnuvalardaki başarı yüzdesinin
artırılması için alınacak önlemleri tespit etmek amacıyla, Anayasanın 98 inci,
İç Tüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılması
hususunu arz ederiz.
1) Hamza Yerlikaya (Sivas)
2) Hüsnü Ordu (Kütahya)
3) Abdullah Çalışkan (Kırşehir)
4) Hayrettin Çakmak (Bursa)
5) Ahmet Aydın (Adıyaman)
6) Yahya Doğan (Gümüşhane)
7) Veysi Kaynak (Kahramanmaraş)
8) Yılmaz Helvacıoğlu (Siirt)
9) Halil Mazıcıoğlu (Gaziantep)
10) İlhan Evcin (Yalova)
11) Hasan Altan (Kastamonu)
12) Zeki Karabayır (Kars)
13) Mustafa Hamarat (Ordu)
14) Fatih Metin (Bolu)
15) Sedat Kızılcıklı (Bursa)
16) İbrahim Yiğit (İstanbul)
17) Faruk Koca (Ankara)
18) Yılmaz Tunç (Bartın)
19) Azize Sibel Gönül (Kocaeli)
20) Ali Öztürk (Konya)
Gerekçe:
Spor, günümüzde
geniş kitleleri etkileyen, uluslararası ilişkileri geliştirerek kültürlerarası
farkındalıkları arttıran, dünya barışına katkıda bulunan evrensel bir faaliyet
alanıdır. İnsan haklarına verilen değerin bir göstergesi olarak spor bugün
toplumların aynası olarak görülmektedir.
Anayasamızın 58.
maddesinin ilk fıkrasında "Devlet, istikbal ve Cumhuriyetimizin emanet
edildiği gençlerin müspet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılâpları
doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan
kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı
tedbirler alır." Bu fıkradan hareketle toplumsal barışın sağlanması,
sporda şiddetin önüne geçilmesi, farklılıkların zenginliğimiz olduğu bir ülkede
ortak gayede buluşabilme kabiliyetlerimizin geliştirilmesi için spor olmazsa
olmazımızdır.
Spor, bireylerin
ruhsal, bedensel ve zihinsel olarak dengeli ve sağlıklı olabilmelerini sağlayan
en önemli aktivitedir. Yine Anayasamızın 58. maddesinin ikinci fıkrasında
"Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk,
kumar ve benzeri kötü alışkınlıklardan ve cehaletten korumak için tedbirleri
alır." ifadesi yer almaktadır. Bu cümleden hareketle, bireyin topluma
yararlı olarak yetişmesi için spor teşvik edilmektedir. Çocukluk çağı ve
erişkin obezitesi Türkiye'de süratle yayılmaktadır. Türkiye artık obeziteyi,
aşırı şişmanlığı büyük bir problem olarak yaşamaya başlayan ülkelerden biridir.
Bu durumun değişmesi spor kültürünün gelişmesine bağlıdır. Çocuk yaşlardan
itibaren spor ile eğitim arasında tercih yapmak durumunda kalan nesillerin
bugün sağlık sorunlarıyla karşılaşmaları bilimsel bir gerçektir. İlköğretim ve
Lise çağlarında eğitimin sporla eşgüdümlü bir şekilde devamının sağlanması için
çalışmalar yapılmalıdır.
Toplumsal
yaşantıda insanların sportif etkinlik ve hizmet beklentileri, önemli ölçüde,
spordaki temel örgütlenme birimleri olan spor kulüplerinde karşılanmaktadır.
Spor kulüplerinin bu işlevlerini yerine getirebilmeleri büyük oranda yönetim
biliminin kural, ilke ve metotlarının uygulanmasına bağlıdır. Spor kulüpleri
toplumsal çevreden bir takım girdileri alıp işleyerek enerjiye dönüştüren ve
sonuçta yine çevreye veren açık sistemlerdir. Bu sistemin finansmanı hususunun
önem arz ettiği ortadadır. Özellikle amatör spor kulüpleri parasal sıkıntıları
sebebiyle sağlıklı bir faaliyet süreci maalesef oluşturamamaktadır.
Türkiye’de sporun
kitlelere yaygınlaştırılması için, sporun taban birliğini oluşturan Amatör spor
kulüplerine birçok görevler düşmektedir. Din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin
toplumun her kesimini uzlaştıran ve birleştiren spor, toplumda uyumun ve
kardeşliğin gelişmesine önemli katkılar sağlamaktadır. Yaşanan tribün
olaylarının temelinde de eğitimsizliğin, spor ahlakına ve kültürüne sahip
olmamanın yattığı herkesçe bilinen bir gerçektir.
Doğru bilgiye
dayalı, sistematik bir eğitim süreciyle, kabiliyet odaklı, verimli, etkin ve
sürdürülebilir planda yapılanma ile spor kültürünün genç yaşlardan bireylere
aşılanması hususuna dikkat çekmek, çağdaş vizyon ve misyonda ülke sporuna katkı
sağlaması ve Amatör Spor Kulüplerinin Sorunlarının araştırılması amacıyla
Meclis Araştırması gerekmektedir.
4.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ve 22 milletvekilinin,
spor müsabakalarında yaşanan şiddet olaylarının nedenlerinin araştırılarak
alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına
ilişkin önergesi (10/879)
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Günümüzde sporun anlamını
tanımlarken sıklıkla, sporun saldırganlığı ortadan kaldırma ve öfke
patlamalarını hafifletme imkânı sağladığı konusuna vurgu yapılmaktadır.
Spor
müsabakalarını takip eden seyirci grubunun davranışlarını inceleyecek olursak;
2 tip seyirci karşımıza çıkacaktır. Bunlardan biri spor müsabakalarını
eğlenceli bir boş vakit aktivitesi olarak görürken, diğer tip seyirci ise spor
müsabakalarını kazanılması gereken bir savaş gibi görmektedir. Bu nedenle, ne
yazık ki seyirci önünde oynanan spor dalları, şiddet ve düzensizliği de
beraberinde getirmektedir. Düzensizliğin bir ortamda uyulması gereken
kurallara, nizamlara uyulmaması anlamında şiddet ile birleşmesi; iyi vakit
geçirmek için gidilen spor müsabakalarının çekilmez bir hâl almasına sebep
olmaktadır. Avrupa’da, sportif karşılaşmalarda ve özellikle futbol maçlarında
seyirciler arasındaki şiddet ve taşkınlıklardan ve bunun sonuçlarından endişe
duyulmasından dolayı, 19.08.1985 tarihinde Strasbourg'da, Sportif
Karşılaşmalarda ve Özellikle Futbol Maçlarında Seyircilerin Şiddet Gösterileri
ve Taşkınlıklarına Dair Avrupa Sözleşmesi imzalanmıştır. Türkiye de söz konusu
sözleşmeye uluslararası düzenleme ile bağlıdır.
Nedense sporda
şiddet kavramı sadece derbi maçlarda, iddiası yüksek spor müsabakalarında akla
geliyor. Ancak başka zamanlarda konu tüm kurumlarca ve uzmanlarca çok uzun
vadede düşünülüp çözümleri aranmıyor. Konunun önemini ve hassasiyetini, sadece
birkaç futbol müsabakasında şiddetin geldiği boyutlar dikkate alınarak anlıyor
olmak, spora ve topluma yapılabilecek en büyük ihanetlerden biridir.
Sadece 2009
yılında İstanbul'da 18, Antalya'da 12, Diyarbakır'da 9, Adana'da 8, Kırşehir'de
6, Bursa'da 4, Amasya ve Ordu'da 3'er, Denizli, Kırıkkale ve Kütahya'da 2'şer,
Isparta, Karabük, Malatya ve Şanlıurfa'da birer kez şiddet olayları yaşandı.
Galatasaray'ın UEFA Kupasında L. United takımıyla yaptığı müsabaka öncesi
Taksim'de yaşanan vahşeti unutmak mümkün müdür? Eğer geçmişte spor adına
yaşanan ve sonu ölümlerle neticelenen üzücü hadiseler gazete arşivlerinde bırakılmayıp,
gerekli önlemler alınabilseydi, bu tip olaylar tekrar yaşanmayacaktı. Özellikle
futbol müsabakalarında meydana gelen ve seyircilerden kaynaklanan bazı şiddet
olayları ile yine futbolla ilgili bazı düzensizlikleri gidermek amacı ile
28.04.2004 tarihinde kabul edilen 5149 sayılı "Spor Müsabakalarında Şiddet
ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun" yürürlüğe konulmuştur. Bu yasanın
birçok eksikliğine rağmen kabul edilmesi olumlu bir adımdır. Bu adımı daha da
ileriye götürmek için gelişmiş ülkelerin spor mevzuatlarını çok iyi analiz
edip, ülkemiz insanının spora bakışını da dikkate alarak yeni bir spor mevzuatı
yaratmak zorundayız. Spor hukuku alanında da henüz emekleme döneminde olduğumuz
ve mevzuatın da son derece yetersiz olduğu açıktır. Öncelikle bütün hukuk
fakültelerinde spor hukukunun zorunlu ders olarak okutulması, spor basınının,
emniyet mensuplarının ve bu alandaki bütün idarecilerinin de bu konu kapsamında
acilen bilgilendirilmesi gerekmektedir.
Ülkemizdeki
eğitim ve öğretim kurumlarında sporu sadece beden eğitimi müfredatına
sıkıştırarak anlatmak ve uygulamak mümkün değildir. Çocuklarımıza aile içi ve
okul eğitimlerinde sporun sadece takım taraftarlığı olmadığını bunun evrensel
bir zenginlik ve yaşam biçimi olduğu, sporun kendi felsefesi ve kuralları
olduğu ve bu kurallara aykırı davranılması hâlinde yaptırımlarla
karşılaşabilecekleri kendilerine anlatılmalıdır. Yani Türkiye'de bir spor
geleneği ve ahlakı yaratmak ve geliştirmek zorunluluk arz etmektedir.
Şu husus hiçbir
zaman unutulmamalıdır ki hiç bir gerekçe, insan hayatını sona erdirmenin haklı
mazereti olamaz. Asıl olan insanlığın her ne şart altında olursa olsun barış ve
huzur içerisinde yaşamasıdır. Sporun hedefi de hiç şüphesiz ki bu ideal
toplumsal ortama zemin hazırlamaktır. Hiçbir sporcu ve sporsever bu kavramları
reddedemez ve etmemelidir de. Aksi takdirde onun sporculuğundan ve
sporseverliğinden bahsetmek mümkün değildir. Sanırım "olimpiyat ruhu"
ve "olimpiyatların felsefesi" bu kavramları en iyi şekilde açıklamaya
yeterli olacaktır.
Toplum içinde
huzurun sağlanması için kanun maddeleri ile suçlar ve yaptırımları
belirlenebilir. Ancak esas olan o yanlışın kökten çözülmesi yolu ile ortadan
kaldırılmasıdır. Bu nedenle ülkemizde sporda şiddete yol açan nedenlerin
incelenip araştırılarak bu tür olaylara son vermek amacı ile Anayasamızın 98,
İçtüzüğün 104 ve 105. maddeleri gereğince bir Meclis Araştırma Komisyonu
Kurulmasını arz ve teklif ederiz.
1) Ali Rıza Öztürk (Mersin)
2) Durdu Özbolat (Kahramanmaraş)
3) Ahmet Küçük (Çanakkale)
4) Yaşar Tüzün (Bilecik)
5) Ramazan Kerim Özkan (Burdur)
6) Rahmi Güner (Ordu)
7) Mevlüt Coşkuner (Isparta)
8) Ali Rıza Ertemür (Denizli)
9) Şevket Köse (Adıyaman)
10) Mehmet Ali Özpolat (İstanbul)
11) Mustafa Özyürek (İstanbul)
12) Engin Altay (Sinop)
13) Şahin Mengü (Manisa)
14) Halil Ünlütepe (Afyonkarahisar)
15) Hüsnü Çöllü (Antalya)
16) Sacid Yıldız (İstanbul)
17) Hikmet Erenkaya (Kocaeli)
18) Rasim Çakır (Edirne)
19) Turgut Dibek (Kırklareli)
20) Bilgin Paçarız (Edirne)
21) Atila Emek (Antalya)
22) Tansel Barış (Kırklareli)
23) Ahmet Ersin (İzmir)
5.- Çanakkale Milletvekili Mustafa Kemal Cengiz ve 24
milletvekilinin, Türk futbolunun sorunlarının araştırılarak alınması gereken
önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
(10/880)
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Futbol Dünya'da
milyonları arkasından sürükleyen, barışa, dostluğa ve sportmenliğe Uluslararası
fayda sağlayan, Turizmi destekleyen ülke ekonomilerine büyük getirisi olan,
milletlerin kaynaşmasına sebep olan ve Dünya'da çoğu zaman gündemin birinci
maddesini işgal etmeyi başarmış Futbol Sektörü, Türkiye'de de bir çok problemi,
soru işretlerini ve değişik şaibeleri beraberinde getirmiştir. Ülkemizdeki
Futbol Sektörünün yeniden ele alınması, irdelenmesi ve sorunlarının TBMM
tarafından araştırılması amacıyla Anayasamızın 98. maddesi ve İç Tüzüğümüzün
104 ve 105. maddeleri uyarınca bir Araştırma Komisyonu Kurulmasını arz ederiz.
1) Mustafa Kemal Cengiz (Çanakkale)
2) Oktay Vural (İzmir)
3) Mehmet Şandır (Mersin)
4) Reşat Doğru (Tokat)
5) İsmet Büyükataman (Bursa)
6) Ahmet Duran Bulut (Balıkesir)
7) Mustafa Enöz (Manisa)
8) Ahmet Orhan (Manisa)
9) Erkan Akçay (Manisa)
10) Şenol Bal (İzmir)
11) Mehmet Günal (Antalya)
12) Osman Durmuş (Kırıkkale)
13) Mehmet Ekici (Yozgat)
14) Muharrem Varlı (Adana)
15) Rıdvan Yalçın (Ordu)
16) Hüseyin Yıldız (Antalya)
17) Ümit Şafak (İstanbul)
18) Metin Ergun (Muğla)
19) D. Ali Torlak (İstanbul)
20) Süleyman Nevzat Korkmaz (Isparta)
21) Süleyman Turan Çirkin (Hatay)
22) Yılmaz Tankut (Adana)
23) Necati Özensoy (Bursa)
24) Hasan Çalış (Karaman)
25) Recep Taner (Aydın)
Gerekçe
Yeniden
şekillendirilen 5894 sayılı TFF Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Türk
Milletini ve Türk spor kamuoyunun gündemini meşgul etmeye başlamış, ciddi
kaynakların aktarılması karşısında alınan sportif başarısızlıklar sonrasında,
Türk Futbolunda yaşanan kamuoyunu meşgul eden bu sorunların acilen çözülmesi
gerektiğini bu nedenle de aşağıdaki tespitlerimizin araştırılarak sorunların,
sorumluların ve çözüm önerilerinin ortaya konularak Türk futboluna katkı
sağlamayı hedefledik.
1. Son olarak
05.05.2009 tarih ve 5894 sayılı Kanun ile yeniden yapılandırılan TFF'nin yasal
ve yapısal eksikliklerin tespiti ile Federasyon Yasası'nın ve özerk bir futbol
yasasının ortaya konmasını sağlamak.
2. Futbol
Federasyonu bünyesinde görev yapan MHK'nın profesyonel yapıya kavuşturulması
amacıyla oluşturulan yapı, Türk Futbol Hakemliği camiasında kaos ve kargaşaya
yol açmıştır. Bu yapı doğrultusunda bir çok başarılı ve genç hakemimiz mağdur
edilmiştir. Türk Futbolunda Hakemlik müessesenin yetiştirdiği hakemlerin
uluslar arası organizasyonlarda görev alamaması, geleceğin alt yapısı olarak
görülen kendilerini Ulusal düzeyde kanıtlamış Süper Lig'de düdük çalan 16
yetişkin hakem hiçbir gerekçe gösterilmeden hakemlikleri sona erdirilmiştir.
MHK Başkanı "Hepsinin dürüstlüklerine kefilim" demesine rağmen 16
genç hakemin, hakemliğinin bıraktırılmasının sebepleri nelerdir?
3. Profesyonel
yapıdan sonra üç üyenin profesyonel olması, yüksek düzeydeki maaşları,
kendilerine verilen yetkiler ve imkanlar doğrultusunda Türk Hakemliğine
katkıları ve başarılı hizmetleri nelerdir?
4. Bugünkü Futbol
Federasyonu Başkan ve Yönetimi Federasyonda tasarrufa yönelik ve Federasyon
kaynaklarının doğru ve daha rantabl kullanılması yolundaki hedef ve
söylevleriyle göreve gelmiştir.
14 Şubat 2008
tarihinden önce Federasyon bünyesindeki çalışan personel sayısı ve giderleri
nelerdir? Bu tarihten sonra bugün itibari ile çalışan sayısı ve giderleri
nelerdir?
5. Futbol
Federasyonu bünyesinde görev yapan üst düzey yöneticilerin sayısı nedir?
Kendilerine ödenen ücretler nelerdir? Bu çalışanların siyasal bağlantıları
nelerdir ve kimlerle bağlantısı bulunmaktadır.
6. 2010 yılı
Futbol Federasyonu Mali Genel Kurulunda 26 Milyon TL. zarar açıklaması
yapılmıştır. Bu zarar neden kaynaklanmıştır?
7. Türk Milli
Takımı'nın 2010 Dünya Kupasına katılamaması, 2012 Avrupa Şampiyonası
elemelerindeki başarısız sonuçlar karşısında;
a) Teknik Direktör
seçiminde isabetli bir seçim yapılmış mıdır?
b) Hollandalı
Teknik adama transfer ve diğer ödenekler dahil toplam ne kadar ücret
ödenecektir?
c) Milli
Takımlarımızda toplam kaç adet teknik adam ve yardımcıları çalışmakta olup
bunlara ödenen ücretler nelerdir?
d) Futbol
Federasyonu'nun Milli Takımlarımızın alt yapısına ayırdığı kaynak nedir? Son
zamanlarda alt yapı tesisleri kazandırıldı mı? Altyapıdan A Milli takıma oyuncu
akışının olmayışının sebebi nedir?
e) Son zamanlarda
Ulusal Kulüp Takımlarımızın Avrupa Kupalarındaki başarısızlıkları nelerdir?
Nereden kaynaklanmaktadır, Futbol Federasyonu'nun bu konuda çalışması var
mıdır?
f) Ulusal
kulüplerimizde oynayan yabancı futbolcularla ilgili kulüplerimiz sorun
yaşamakta, çoğu başarısız olmaktadır. Futbol Federasyonu'nun Türk gençlerinin
ve Türk futbolcusunun gelecekteki başarıları noktasında bir çalışması ve bakış
açısı var mıdır?
g) TFF'nin
kulüplere yapılan hak ödemeleri kulüplerin hesabına yatırılması gerekirken,
bazı kulüp yöneticilerinin şahsi hesaplarına yatırıldığı ifade edilmektedir. Bu
ifadeler doğruysa bunların hangi kulüp yöneticilerine aktarılmıştır?
Yukarıdaki
tespitlerimizin ve ortaya çıkan iddialarınızın aydınlanması doğrultusunda
Anayasamızın 98. İç Tüzük'ün 104 ve 105. maddeleri gereğince Türkiye Futbol
Federasyonu, Kurulları, çalışmaları ve hakkındaki iddiaları içeren konular
hakkında Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ederiz.
BAŞKAN –
Bilgilerinize sunulmuştur.
Önergeler
gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki
görüşmeler, sırası geldiğinde yapılacaktır.
Danışma Kurulunun
bir önerisi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.
Okutuyorum:
VII.- ÖNERİLER
A) Danışma Kurulu Önerileri
1.- Gündemdeki sıralama ile Radyo ve Televizyon Üst
Kurulunda boş bulunan 1 üyelik için seçimin Genel Kurulun 19 Ekim 2010 Salı
günkü birleşiminde yapılmasına; (10/80, 10/91, 10/267, 10/674, 10/714, 10/737,
10/739) ve bugün okunarak Genel Kurulun bilgisine sunulan (10/876, 10/877,
10/878, 10/879 ve 10/880) esas numaralı Meclis araştırması önergelerinin
görüşmelerinin Genel Kurulun 19 Ekim 2010 Salı günkü birleşiminde birlikte
yapılması ve Genel Kurulun bu görüşmelerin tamamlanmasına kadar çalışmalarına
devam etmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi
Danışma Kurulu
Önerisi
Tarihi:
19/10/2010
Danışma Kurulunun
yaptığı toplantıda, ekteki önerinin Genel Kurulun onayına sunulması uygun
görülmüştür.
Nevzat
Pakdil
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanı V.
Bekir
Bozdağ Kemal
Anadol
Adalet ve Kalkınma Partisi
Grubu Başkanvekili Cumhuriyet Halk Partisi Grubu
Başkanvekili
Oktay
Vural Bengi
Yıldız
Milliyetçi Hareket Partisi
Grubu Başkanvekili Barış ve Demokrasi Partisi Grubu
Başkanvekili
Öneri:
Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen
Diğer İşler” kısmında yer alan 557, 556, 555, 554, 553 ve 552 sıra sayılı Kanun
Tasarılarının bu kısmın 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 uncu sıralarına alınması, diğer
işlerin sırasının buna göre teselsül ettirilmesi,
Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda boş bulunan 1 üyelik için
seçimin Genel Kurulun 19 Ekim 2010 Salı günkü (bugün) birleşiminde yapılması,
Gündemin “Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair
Öngörüşmeler” kısmında yer alan 10/80, 10/91, 10/267, 10/674, 10/714, 10/737 ve
10/739 ve bugün okunarak Genel Kurulun bilgisine sunulan ve Gelen Kâğıtlar
Listesinde yayımlanan 10/876, 10/877, 10/878, 10/879 ve 10/880 esas numaralı
Meclis araştırması önergelerinin görüşmelerinin Genel Kurulun 19 Ekim 2010 Salı
günkü (bugün) birleşiminde birlikte yapılması ve Genel Kurulun bu görüşmelerin
tamamlanmasına kadar çalışmalarına devam etmesi,
Önerilmiştir.
BAŞKAN – Söz talebi? Yok.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul
edilmiştir.
İç Tüzük’ün 37’nci maddesine göre verilmiş bir doğrudan gündeme
alınma önergesi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.
Okutuyorum:
III.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA
SUNUŞLARI (Devam)
D)
Önergeler
1.- Muğla Milletvekili Gürol
Ergin’in, (2/481) esas numaralı Kanun Teklifi’nin doğrudan gündeme alınmasına
ilişkin önergesi (4/235)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
(2/481) Esas Numaralı kanun teklifimin İçtüzüğün 37. Maddesine
göre görüşülmesini saygılarımla arz ederim.
Gürol
Ergin
Muğla
BAŞKAN – Teklif sahibi Gürol Ergin, Muğla Milletvekili.
Buyurun Sayın Ergin. (CHP sıralarından alkışlar)
GÜROL ERGİN (Muğla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 6237 sayılı Limanlar
İnşaatı Hakkında Kanun’un 5’inci maddesinde değişiklik yapılması konusunda
verdiğim kanun teklifinin İç Tüzük’ün 37’nci maddesine göre doğrudan gündeme
alınması konusunda söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken Sayın Başkan
sizi, değerli milletvekillerini ve yüce Türk ulusunu saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, bu kürsüden daha önce yaptığım
konuşmalarda da belirtmeye çalıştığım gibi balıkçılarımızın çözümlenmesi
gereken pek çok sorunu bulunmaktadır. Bu sorunların araştırılması ve
çözümlenmesine çalışılması doğrultusunda önümüzdeki günlerde bir Meclis
araştırma önergesi vereceğim ve önergede balıkçılarımızın kredi sorunları,
pazarlama sorunları, avcılık ve üreticilik yapan balıkçılara verilen teşvikler
arasındaki farklar, balıkçılığa uygulanan katma değer vergisi, deniz kirliliği
ve diğer önemli sorunları gündeme getireceğim.
Bugün görüşmekte olduğumuz kanun teklifimde, sizlerden, balıkçı
veya su ürünleri kooperatiflerine kesin devri yapılmış ya da kiralanmış olan
balıkçı barınaklarıyla ilgili sorunun çözümü konusunda desteğinizi istiyorum.
Değerli milletvekilleri, 6237 sayılı Limanlar İnşaatı Hakkında
Kanunun 5’inci maddesi, yurt kıyılarındaki şehir ve kasabalarımızın
ihtiyaçlarını karşılamak üzere tesis edilmiş olan iskele, rıhtım, mendirek,
barınak ve limanların tesisat, teçhizat ve onarımlarının kimler tarafından ne
şekilde yapılacağını ve bu işlere ait masrafların kim tarafından
karşılanacağını düzenlemektedir. 13 Aralık 1996 tarihli Resmî Gazete’de
yayımlanarak yürürlüğe giren Balıkçı Barınakları Yönetmeliği’nin 15’inci
maddesinde de balıkçı barınaklarındaki büyük altyapı ve onarım işlerinin
Ulaştırma Bakanlığı tarafından; kullanım sonucu ortaya çıkacak onarım
çalışmalarının ise bu Bakanlıkça onaylanacak projelere uygun olarak Tarım ve
Köyişleri Bakanlığının denetiminde barınak işletmecisi tarafından yaptırılması
öngörülmüştür. Bu barınakların bir kısmı balıkçı veya su ürünleri
kooperatiflerine kesin devri yapılmış veya kiralanmış olan balıkçı
barınaklarıdır. Balıkçılar ve su ürünleri kooperatifleri, kendilerine kesin
olarak devredilen ya da kiraladıkları bu barınakların onarım ve bakımları için
gerekli tüm harcamaları kendileri karşılamaktadırlar. Böyle olmasına karşın
yasanın bu maddesiyle, aynı işlere harcanmak amacıyla hazineye her yılın
gayrisafi iradından yüzde 10 oranında meblağ yatırma zorunluluğu vardır.
Geçimini sağlamakta zorlanan ve daha birçok sorunu olan balıkçılarımızdan
barınaklar için tüm masrafları kendileri karşılamalarına, çoğu işletmeciler
tarafından kiralanmak suretiyle kullanılan bu yerler için kiracıların hazineye belirli
bir kira bedeli ödemelerine karşın, yıllık gayrisafi iratlarının yüzde 10’u
oranında bir meblağı hazineye yatırmalarını istemek tam anlamıyla bir
haksızlığa neden olmakta, Ulaştırma Bakanlığınca yaptırılacak onarımlar için
ayrıca bir bedel alınması hakkaniyete uygun düşmemektedir.
Vermiş olduğum yasa teklifinde, mükerrer tahsilat olarak uygulanan
söz konusu tahsilat uygulamasının ortadan kaldırılmasını, böylece, zaten çok
zor durumda olan balıkçılarımıza hiç olmazsa bir parça nefes aldırmamızı amaçlamaktayım.
6237 sayılı Kanun’un 5’inci maddesine eklenecek “Ancak barınaklardan kesin
devri yapılmış olanlarla kiraya verilenleri işletenler bu meblağı ödemezler.”
şeklindeki cümle haksızlığı ortadan kaldırmış olacaktır.
Siz sayın milletvekillerinden, balıkçılarımıza az da olsa nefes
aldıracak bu kanun değişikliğine kabul oyu vermenizi bekliyor; Sayın Başkan
sizi, değerli milletvekillerini ve yüce ulusumuzu tekrar saygıyla selamlıyorum.
(CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Ergin.
Bir milletvekili adına söz isteyen Ahmet Ersin, İzmir
Milletvekili.
Buyurun Sayın Ersin.
Sayın Ersin yok.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul
edilmiştir. (CHP sıralarından alkışlar)
Gündemin “Sözlü Sorular” kısmına geçiyoruz.
Sayın milletvekilleri, Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün,
gündemin “Sözlü Sorular” kısmında yer alan sorulardan 1, 39, 46, 47, 48, 61,
72, 86, 89, 90, 164, 171, 185, 211, 243, 275, 285, 288, 306, 324, 340, 397,
417, 446, 447 ve 462’nci sıralarındaki soruları birlikte cevaplandırmak
istemişlerdir.
Şimdi bu soruları sırasıyla okutuyorum:
VIII.- SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI
1.- Gaziantep Milletvekili Yaşar
Ağyüz’ün, Karkamış Sınır Kapısı’na ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Hayati Yazıcı’dan sözlü soru önergesi (6/1087) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı
Nihat Ergün’ün cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın
Hayati Yazıcı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz
ederim.
Yaşar
Ağyüz
Gaziantep
Seçim bölgem Gaziantep'in Karkamış İlçesi, tarıma dayalı ekonomisi
olan, Devlet yatırımlarının olmadığı, Suriye sınırında bulunan az gelişmiş bir
ilçemizdir.
Bu ilçemize, Karkamış harabelerinin meydana çıkarılması kadar var
olan sınır kapısının etkinleştirilmesi, ekonomik canlılık ve ticari potansiyel
sağlayacak iken,
1. Gümrük idarelerinin yeniden yapılandırma çalışmaları devam
ederken, Karkamış kara sınır kapısı için YPK yetki kararı olmasına rağmen, Neden
yeniden düzenlenerek açılmamaktadır?
2. Suriye ile kara ticaretinde etkin bir sınır kapısı olan
Karkamış sınır kapısının arsa bulunmaması nedeniyle inşa edilmediği doğru
mudur?
2.- Gaziantep Milletvekili Yaşar
Ağyüz’ün, sosyal yardımların seçim malzemesi yapıldığı iddialarına ilişkin
Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1281) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat
Ergün’ün cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Yaşar
Ağyüz
Gaziantep
Uzunca bir süredir Devlet olanakları kullanılarak, hazır olan
tesis ve yapım açılışlarını yapmak gerekçesiyle,
Yurt genelinde katıldığınız İktidarı öven Siyasi Mitinglerden
birisi de 1 Mart 2009 Pazar günü, Seçim bölgem Gaziantep'te yapılmıştır.
1. Miting günü ve öncesi 27-28 Mart günleri Şehitkamil ve Şahinbey
Metropol İlçelerinde "Nakit Yardımı" adı altında Sosyal Yardımlaşma
ve Dayanışma Vakfınca her Aileye 250 TL. dağıtılması tesadüf müdür?
2. Tatil günü olmasına rağmen Cumartesi ve Pazar günleri
Mahallelerdeki Devlet Okullarında Ailelere yapılan "Nakit Yardımının"
toplam miktarı ne kadardır, kaç Aileye dağıtılmıştır?
3. Nakit Yardımı yapılan Aileler, Miting günü Mahallelerinden
Otobüslerle Mitinge katılmak için toplanmış mıdır?
4. Devlet Olanakları kullanılarak yapılan yardımlarla,
Mitinglerinize katılımın artırıldığı bir Seçim ortamını Eşit, Etik ve
Demokratik kurallara uygun buluyor musunuz?
3.- Gaziantep Milletvekili Yaşar
Ağyüz’ün, seçim çalışmalarına ve ekonomik sorunlara ilişkin Başbakandan sözlü
soru önergesi (6/1290) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Yaşar
Ağyüz
Gaziantep
Başbakan olarak sonunda sizinde var olduğunu kabul ettiğiniz
ekonomik krizin derinleştiği, sanayi üretiminin düştüğü işsizlik artış
sıralamasında, OECD ülkeleri arasında 2. sırada yer aldığımız bir ortamda yerel
seçimlere giderken;
1) Partinizin mitinglerinde söylediğiniz "yiğidin kuru soğana
muhtaç edilmesi" iktidarınızın uyguladığı ekonomik olumsuzluğun sonucu
değil midir?
2) Söylemlerinizde "Hükûmeti ile barışık yerel yönetimler
işbaşında olursa sorunlarınız daha çabuk çözülür" ifadeniz seçmenlere
baskı ve tehdit değil midir?
3) Seçim bölgem Gaziantep'te çek ve senetlerini ödeyemediği için
ekonomik bunalıma düşen bir esnafımızın tabanca ile intihar ettiği günlerde,
Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Sayın Mehmet Şimşek'in AKP'nin seçim
bürolarını açmasını, devlet protokolü ve belediye başkan adayları ile birlikte
seçim gezilerinde bulunmasını devlet ciddiyet ve sorumluluğu ile bağdaştırıyor
musunuz?
4.- Tunceli Milletvekili Kamer
Genç’in, bir gazeteciye ait olduğu iddia edilen günlüklere ilişkin Başbakandan
sözlü soru önergesi (6/1293) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü
olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Kamer
Genç
Tunceli
Tempo 24 adlı İnternet sitesinde yapılan yayında, Cumhuriyet
gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay'a ait olduğu iddia edilen darbe
günlükleri yayınlanmış ve çok geniş bir şekilde Türkiye'deki bütün görsel ve
yazılı basında yer almıştır.
1) Bu günlüklerin Mustafa Balbay'a ait olduğu nasıl ye hangi
delillerle kanıtlanmaktadır?
2) Günlüklerde yer alan ifadelerin, günlüklerde adı geçen kişilere
ait olduğu hangi delillerle kanıtlanmaktadır?
3) Hâlen tutuklu bulunan Mustafa Balbay'ın bu konudaki ifadesi
alınmış mıdır?
4) Bilgisayarlarda yazılı metinlerin bir kısmını veya tamamı
değiştirilerek yerine yeni metinler ilave etme olanağı olduğuna göre, bu günlük
ve konuşmalarda adı geçen kişilere yapılanları benimsiyor musunuz?
5) Hâlen açıklanmamış iddianamede yer alan bu günlükler kimler
tarafından basına sızdırılmıştır? Sorumlular hakkında ne gibi işlem
yapılmıştır?
5.- Tunceli Milletvekili Kamer
Genç’in, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bir ihalesine ilişkin Başbakandan
sözlü soru önergesi (6/1294) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü
olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Kamer
Genç
Tunceli
İstanbul Büyükşehir Belediyesi İstanbul'da Ayazağa 500 araçlık
halk otobüsü (garaj dahil) ihalesi yapılmış ve bu ihaleye 56 milyon 760 bin
liraya İstanbul Halk Otobüs İşletmeleri ile Macar Ortaklığı almış olmasına
rağmen sizin bu ihaleyi Albayraklar'a verin talimatı üzerine ihalenin tekemmül
etmediği söylenmektedir.
1) Bu olaylar doğru mudur?
2) Bu ihale bugüne kadar neden sonuçlanmamıştır?
3) Bu ihalenin Albayraklar'a verilmesi konusunda İstanbul
Büyükşehir Belediye Başkanlığından bir isteminiz oldu mu?
6.- Tunceli Milletvekili Kamer
Genç’in, bir dernekte yapılan aramalarda burs kayıtlarına el konulmasına
ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1320) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı
Nihat Ergün’ün cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü
olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 14.04.2009
Kamer
Genç
Tunceli
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinde 13 Nisan 2009 da yapılan
aramalar sonucu Derneğin Türkiye çapında öğrencilere verdiği bursların
kayıtları alınmıştır.
1- Bu kayıtlar neden alınmıştır?
2- Büyük çoğunluğunun ilköğretimde okuyan kız çocuklarının
oluşturduğu ve diğerlerinin de üniversitedeki gençlerin aldığı bu bursların
kesilmesi sonucunu doğuran bu el koymalar nasıl telafi edilecektir?
3- El konulan bu kayıtlar ile hart disklerin kopyaları neden
ilgili derneğe verilmemiştir?
7.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın,
belediye işçilerinin özlük haklarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi
(6/1350) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıda belirtilen sorularımın, Başbakan Sayın Recep Tayyip
Erdoğan tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla
arz ederim.
Prof.
Dr. Alim Işık
Kütahya
Ülkemizde özellikle nüfusu düşük ilçe ve belde belediyelerinde
çalışan kadrolu işçiler; asgari ücretle veya buna yakın bir ücretle çalıştırıldıkları,
hiç bir sosyal haklarının bulunmadığı, geleceklerinin belediye başkanlarının
tutumuna göre değiştiği vb. gibi sorunları sık sık dile getirmektedirler. Bu
konuyla ilgili olarak;
1. Halen Belediyeler bünyesinde çalışan kadrolu işçi sayısı ne
kadardır? Bunların ne kadarı bir işçi sendikasına üye olmuştur?
2. Orman ve karayolları çalışanlarında olduğu gibi belediye
çalışanlarının da benzer özlük haklarına sahip olmaları sağlanabilecek midir?
3. Belediyelerde çalışan işçilerin ücret ve özlük haklarının
iyileştirilmesi konusunda hükümetinizce yürütülen bir çalışma var mıdır? Varsa
çalışma hangi aşamadadır?
8.- Tunceli Milletvekili Kamer
Genç’in, örtülü ödeneğe ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1397) ve
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü
olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 18.05.2009
Kamer
Genç
Tunceli
Başbakanlık görevine başladığınız günden bu güne kadar her yıl
Bütçesinde ne kadar örtülü ödenek ayrılmıştır. Buna rağmen yıl sonlarında
gerçekleşen harcama miktarı kaç liradır?
9.- Manisa Milletvekili Mustafa
Enöz’ün, polislerin özlük haklarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi
(6/1414) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Mustafa
Enöz
Manisa
Sorular:
1- Kurumsal gelişim için gösterilen çabalar polislerimizin çalışma
şartları ve aldıkları ücrete yansıtılamamıştır. Polislerimiz diğer devlet
memurlarından % 60 daha fazla çalışmaktadır. Ancak aldıkları ücret yönünden
taşıdığı riskin ve verdiği hizmetin karşılığını alamamaktadırlar. Çok zor
şartlar altında görev yapan Polislerimizin maaşlarında bir artış yapmayı
planlıyor musunuz?
2- Polislerimiz emekli olduklarında maaşlarında % 40'a yakın düşüş
olmaktadır. Bu çerçevede başta 1. Sınıf emniyet müdürleri olmak üzere bütün
polislerimizin emekli maaşlarına da yansıyacak şekilde bir düzenleme ne zaman
yapılacaktır?
10.- Manisa Milletvekili Mustafa
Enöz’ün, il emniyet müdürlerinin özlük haklarına ilişkin Başbakandan sözlü soru
önergesi (6/1415) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Mustafa
Enöz
Manisa
Görevlerini yerine getirirken canlarını feda etmekten çekinmeyen,
bu fedakârlığa aile fertleriyle birlikte katlanan Emniyet Teşkilatımız
çalışanları için yeni bir personel kanununun çıkarılmasında ve özlük hakları
sorunlarının çözümlenmesinde bir zorunluluk bulunmaktadır.
Buna göre;
- İl Emniyet Müdürlerimizin taşıdıkları sorumluluk ve
üstlendikleri görev itibari ile, ücret ve özlük haklarının bir an önce
iyileştirilmesi gerekmektedir. Hükûmetinizce İl Emniyet Müdürlerimizin özlük
haklarında bir düzenleme yapılması yönünde çalışma yapılmakta mıdır?
11.-Giresun Milletvekili Murat
Özkan’ın, FİSKOBİRLİK çalışanlarının yaşadıkları mağduriyete ilişkin sözlü soru
önergesi (6/1584) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorumun Sanayi ve Ticaret Bakanı tarafından sözlü olarak
cevaplandırılması hususunda gereğini arz ederim. 16.10.2009
Murat
Özkan
Giresun
FİSKOBİRLİK tesislerinde çalışan insanlar, 2009 Şubat ayından
itibaren maaşlarını alamamışlardır. Kurumun maddi problemlerinin devam etmesi,
olası tasfiyesi durumunda haklarındaki belirsizlikler, çalışanları ekonomik ve
ruhsal olarak tüketmiştir.
Ekonomik bunalımların ve gelecek kaygısının kişiye olduğu kadar;
çocuklarına, ailelerine ve dolaylı olarak çevrelerine nasıl yansıdığını
okuyoruz, duyuyoruz veya yaşıyoruz.
FİSKOBİRLİK'in ve çalışanlarının uzun süredir devam eden
mağduriyetlerini biliyorsunuz.
Yaşanan sıkıntıların giderilmesine ve işçilerin haklarının
korunmasına yönelik çözüm neden bulunmuyor?
12.-Tokat Milletvekili Reşat
Doğru’nun, Tokat’taki imalat sanayi işletmelerine ilişkin sözlü soru önergesi
(6/1593) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Dr.
Reşat Doğru
Tokat
Soru: Tokat ili ve ilçelerinde 2008-2009 yılları içerisinde İmalat
Sanayisinde ne kadar işletme vardır? Bu tarihlerde üretime ara veren ve son
vererek kapanan işletme sayısı ne kadardır?
13.- Tokat Milletvekili Reşat
Doğru’nun, Tokat’ta verilen KOSGEB kredilerine ilişkin sözlü soru önergesi
(6/1619) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Dr.
Reşat Doğru
Tokat
Soru: Tokat ilimiz genelinde KOSGEB kredisinden ne kadar esnafımız
yararlanmıştır?
14.- Kütahya Milletvekili Alim
Işık’ın, esnafın kredi ihtiyacına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1665) ve
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıda belirtilen sorularımın, Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın
Nihat Ergün tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla
arz ederim.
Prof.
Dr. Alim Işık
Kütahya
Ülkemizde yaşanan ekonomik krizin de etkisiyle özellikle küçük
esnaflarımız başta olmak üzere çok sayıda esnafımız işyerini kapatmış ya da
kapatma noktasına gelmiş, birçok esnafımız da borcunu ödeyemediği için çeşitli
mağduriyetlere maruz kalmış ya da kalmaktadır. Esnaflarımızın yüz yüze
bulunduğu sorunlarıyla ilgili olarak;
1. Özellikle küçük ve orta ölçekli esnafımızın işletme sermayesi
yetersizliğinin giderilmesi konusunda Bakanlığınızca hangi tedbirler alınmış ya
da alınmaktadır?
2. Küçük esnafın maliye ve SGK borçlarının yapılandırılması
konusunda bir çalışmanız var mıdır? Varsa çalışmanın içeriği ve uygulama
takvimi nasıldır?
3. Esnafımızın ve aile bireylerinin sağlık giderlerinin sürekli karşılanması
konusunda bir düzenleme yapılabilir mi?
15.- Adana Milletvekili Kürşat
Atılgan’ın, Adana’da işsizliğin azaltılmasına ilişkin sözlü soru önergesi
(6/1715) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorumun Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Kürşat
Atılgan
Adana
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı verilerde il
bazındaki sonuçları içeren 2008 İl Düzeyinde Temel İşgücü Göstergelerine göre,
2008 yılında Türkiye genelinde işsizlik oranı %11 olarak belirlenmiştir. Yine
bu verilere göre, işsizlik oranının en yüksek olduğu il yüzde 22,1 ile Şırnak
iken, yüzde 20,5 ile Adana ve yüzde 18,3 ile Hakkâri işsizliğin en fazla olduğu
iller olarak Şırnak'tan sonra sıralanmıştır.
Soru: Buradan hareketle sormak istiyorum: Bakanlığınızın bu
göstergeleri dikkate alarak Türkiye'nin beşinci büyük kenti olan Adana'nın
işsizlik oranını Türkiye ortalamasına çekecek herhangi bir yatırımı, tasarrufu
ve/veya önlemi şimdiye kadar olmuş mudur? Bundan sonra da bu oranı aşağılara
çekebilecek ne gibi yatırımlarınız ve tasarruflarınız olacaktır?
16.- Ardahan Milletvekili Ensar
Öğüt’ün, Erzurum ve Kars’a teknopark kurulmasına ilişkin sözlü soru önergesi
(6/1787) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Ensar
Öğüt
Ardahan
Erzurum Atatürk Üniversitesi ve Kars Kafkas Üniversitesi yıllardan
beri bölgede büyük olumlu değişimler yaşanmasına neden olmuştur. Üniversite ile
sanayicinin işbirliği içinde çalışmaları sonucu teknopark olan şehirlerde çok
büyük katkılarının olduğu gözlenmektedir. Erzurumlu ve Karslı sanayicilerin bu
konuda duyarlı olmasını ve Atatürk Üniversitesi ile Kafkas Üniversitesi
yerleşkesi içinde kurulacak teknopark çok ilgi görecektir. Araştırmacıların ve
Akademisyenlerin araştırma yapması için kurulacak teknoparklar Üniversiteye ve
şehre yeni imkânlar getirecektir.
1- Erzurum Atatürk Üniversitesi ile Kars Kafkas Üniversitesi hızla
gelişmekte ve onbinlerce öğrenciye ve yüzlerce öğretim görevlisinin görev
yaptığı bu üniversitelerde Sanayiciyle işbirliği yapılarak bölgedeki durgunluğu
ve yeni iş sahalarıyla beraber göçün durmasını sağlayacak olan Teknopark'ın
kurulması için bir çalışma yapacak mısınız?
17.- Tokat Milletvekili Reşat
Doğru’nun, Tokat’taki esnaf faaliyetlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1800)
ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorumun Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasının teminini arz ederim.
Dr.
Reşat Doğru
Tokat
Soru: Tokat ilinde 2005-2010 yılları arasında ne kadar bakkal,
manifatura, tuhafiyeci esnafı faaliyetlerini bırakmış, ne kadar esnaf yeni
dükkan açıp faaliyete başlamıştır?
18.- Tokat Milletvekili Reşat
Doğru’nun, Zile Organize Sanayi Bölgesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1805)
ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorumun Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasının teminini arz ederim.
Dr.
Reşat Doğru
Tokat
Soru: Tokat ili Zile Organize Sanayi Bölgesine kurulduğu günden
bugüne ne kadar kaynak aktarılmıştır? Ne zaman tamamlanacaktır? Kaç tane
firmaya izin verilmiş, kaç tanesi Organize Sanayi Bölgesine yatırım yapmıştır?
19.- Gaziantep Milletvekili Yaşar
Ağyüz’ün, alışveriş merkezlerinin küçük esnafa etkilerine ilişkin sözlü soru
önergesi (6/1839) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki soruların Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim. Saygılarımla.
03.02.2010
Yaşar
Ağyüz
Gaziantep
AVM'lere ilişkin yasa tasarısı 4 yıldır TBMM'nin gündeminde
beklerken, İktidar ve Belediyelerce Yasa çıkıncaya kadar hiçbir önlem
alınmamaktadır. Mahalle Bakkalı ve Küçük esnaf AKP İktidarınca kapatılmaya
zorlanmaktadır.
1. Yasa çıkıncaya kadar, başta Bakkallar olmak üzere tüm
Esnafımızda nefes alacak hal kalmayacağı belli iken, yeni AVM'lerin Planlaması
ve açılması en azından genelgelerle neden engellenmemektedir?
2. Belediyeler, Kent Planlaması yaparken "Küçük Esnafın
da" Yaşamaya hakkı olduğunu neden göz ardı etmektedir?
3. Kamuoyuna yansıyan tasarı yine Bakkallara ve Küçük Esnaflara
çözüm getirmezken, bazı Gelişmiş Ülkelerde olduğu gibi AVM'lerin Kent dışına
çıkarılmasını yeni kent Planlamalarının da bu şekilde yapılması zorunluluğu
neden tasarıda yer almamaktadır?
20.- Ardahan Milletvekili Ensar
Öğüt’ün, alışveriş merkezlerinin çalışma düzenine ilişkin sözlü soru önergesi
(6/1868) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Sanayi ve Ticaret Bakanı tarafından sözlü
olarak cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz
ederim. 11.02.2010
Ensar
Öğüt
Ardahan
Hipermarketleri sadece bakkalın, esnafın sorunu olarak görmek
doğru değildir. Kuralsızca çalışan büyük mağazalar, sadece küçük işletmenin
değil, çiftçinin, sanayicinin, tüccarın, aracının, üreticinin, tüketicinin,
kısaca toplumun tüm kesimlerinin geleceklerini tehdit etmektedir. Yerli
üreticiden değerinin çok altında mal almakta, ödemelerini uzun vadelere
yaymaktadır.
1- Esnaf kuruluşlarının ve diğer meslek örgütlerinin görüşleri
ışığında bir üyesi olmak istediğimiz AB ülkelerinin yasaları göz önünde
bulundurularak bu alışveriş merkezlerini bir sistem içinde çalıştırmayı
düşünüyor musunuz?
21.- Ardahan Milletvekili Ensar
Öğüt’ün, şeker piyasasındaki bazı işlemlere ilişkin sözlü soru önergesi
(6/1894) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün
tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını
saygılarımla arz ederim. 20.02.2010
Ensar
Öğüt
Ardahan
Şeker ithalatı yasak olan ülkemizde şeker ithal etmek isteyenler
şeker şirketinin katı kurallarıyla karşılaşıyorlar, şeker ithal edemeyenler
şeker şirketine ton başına 60 dolar navlun ödemek zorunda kalıyorlar.
Türkiye’de şekerin tonu 1.500 lira dışarıda ise 800 dolar, Türkiye yıllık 1,5
milyar dolarlık çikolata ve şekerleme ürünü ihracatı bulunmakta, bu nedenle
ihracat oranlarında azalma görülmüştür. 130 milyar dolardan 101 milyar dolara
inmiştir.
1- Türkiye Şeker şirketinin ton başına almış olduğu 60 dolarlık
navlunun kaldırılması için bir çalışmanız var mıdır, varsa ne zaman işleme
koyacaksınız?
2- İhracatçının teşvik edilerek bu bölümlerde çalışan
bürokratların hizmet içi eğitimden geçirilmesini düşünüyor musunuz?
22.- Tokat Milletvekili Reşat
Doğru’nun, Zile OSB’de yapılan yatırımlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/1986)
ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorumun Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Dr.
Reşat Doğru
Tokat
Soru: Tokat ili Zile Organize Sanayi Bölgesine son 3 yıldır
yatırım yapılmış mıdır? Yapıldıysa hangi sektörlere yapılmıştır?
23.- Malatya Milletvekili Ferit
Mevlüt Aslanoğlu’nun, Malatya sebze ve meyve haline ilişkin sözlü soru önergesi
(6/2022) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Saygılarımla.
Ferit
Mevlüt Aslanoğlu
Malatya
26/03/2010 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 5957 sayılı Sebze ve
Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin
Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun’da, illerimizde mevcut sebze ve meyve hallerinin
taşıması gereken asgari koşullar da belirlenmiştir.
Bu nedenle,
1) Malatya Sebze ve Meyve Hali yasada belirlenen koşulları
taşımakta mıdır?
2) Taşımıyorsa, eksikliklerinin giderilmesi amacıyla
Bakanlığınızca herhangi bir çalışma yapılmış mıdır?
3) Mevcut eksikliklerin giderilmesi için Malatya Belediyemize
herhangi bir uyarımız olmuş mudur?
4) Bakanlığınızca yapılacak çalışma sonucunda belirlenecek
eksiklikler ne kadar süre içerisinde giderilecektir?
24.- Tokat Milletvekili Reşat
Doğru’nun, Zile OSB’nin altyapı yatırımlarına ilişkin sözlü soru önergesi
(6/2052) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorumun Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Dr.
Reşat Doğru
Tokat
Soru: Tokat ili, Zile İlçesi Organize Sanayi Bölgesi alt yapı
yatırımları ne zaman bitirilecek ve yatırımlar ne zaman teşvik edilecektir?
25.- Tokat Milletvekili Reşat
Doğru’nun, Zile’deki pancar ekim iznine ilişkin sözlü soru önergesi (6/2053) ve
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorumun Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Dr.
Reşat Doğru
Tokat
Soru: Tokat ili, Zile İlçesi bölgesinde ne kadar alana, ne miktar
pancar ekimi izin verilmiştir?
26.- Adana Milletvekili Hulusi
Güvel’in, Adana’daki esnaf ve sanatkârlar ile KOBİ’lerin kredi kullanımına ilişkin
sözlü soru önergesi (6/2077) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün
tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim. Saygılarımla.04.05.2010
Hulusi
Güvel
Adana
1) 2008-2010 yılları arasında Adana ilimizde kullandıkları
kredileri zamanında ödeyemediği için borçları temerrüde düşen, icra takibine
uğrayan KOBİ ile esnaf ve sanatkâr sayısı kaçtır? Kredi geri dönüş oranı ne
kadardır?
2) Adana ilimizde KOSGEB Veri Tabanı'na kayıtlı esnaf ve sanatkâr
sayısı kaçtır? Bu esnaf ve sanatkârlarımıza 2008-2010 yılları arasında devlet
bankaları aracılığıyla ne kadar kredi kullandırılmıştır?
3) Adana ilimizde 2008-2010 yılları arasında kaç işyeri
kapanmıştır? Kapanan işyerlerinde çalışan kaç kişi işsiz kalmıştır?
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, şimdi sorulara Sanayi ve Ticaret
Bakanı Sayın Nihat Ergün cevap vereceklerdir.
Buyurun Sayın Bakanım.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Hani seçime geçecektik?
BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Seçim…
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – İlan edilen gündemde seçim var. Ben
zannettim ki bu okunacak, seçimden sonra Sayın Bakan cevap verecek.
BAŞKAN – Sayın Bakan, bir saniye…
Sayın Anadol, anlaşılmıyor, lütfen mikrofona girer misiniz.
BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Sayın Başkan…
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Sorular okundu, tamam, ondan sonra
seçime geçilecek, seçimden sonra Sayın Bakan da sorulara yanıt verecek. Şimdi
seçim var gündemde.
BAŞKAN – Sayın Anadol, sözlü sorulara başladık, yani sorular
soruldu, cevabını verecek Sayın Bakan, ondan sonra…
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Resen gündem değiştiriliyor. Gündem
değişmez ki!
RASİM ÇAKIR (Edirne) – Gündemi değiştiremezsiniz! Keyfî olarak
gündem değişir mi?
MUHARREM İNCE (Yalova) – Birkaç dakika ara verin.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Gündemi değiştirmeyelim.
BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Sayın Başkanım, önce seçim olacaktı.
BAŞKAN – Sayın Anadol, gündemin değiştirilmesi söz konusu değil,
yani gündeme göre işlem yapıyoruz burada.
MUHARREM İNCE (Yalova) – Seçim var.
AHMET ERSİN (İzmir) – Seçim var Sayın Başkan.
BAŞKAN – Anladım, seçim var da…
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Kabul edilen Danışma Kurulu önerisine
göre, seçim daha önce. Okuyalım orayı.
Değil mi Bekir Bey?
BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Öyle, öyle.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Tabii canım, grup başkan vekilleri
beraber imza attık.
BAŞKAN – Sayın Anadol, şöyle:
“Danışma Kurulu Önerileri
1.- Genel Kurulun toplantı günlerinden Salı gününün denetim
konularına (Anayasanın süreye bağladığı konular hariç), Çarşamba ve Perşembe
günlerinin de kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işlerin
görüşülmesine ayrılması, Salı ve Çarşamba günlerinde birleşimin başında bir
saat süre ile sözlü soruların görüşülmesi, ‘Sunuşlar’ ve işaret oyu ile
yapılacak seçimlerin her gün yapılması önerilmiştir.”
Bu genel karar, buna göre işlem yapıyoruz.
AHMET ERSİN (İzmir) – Sayın Başkan, bakın, bize gönderdiğiniz
gündemde öyle demiyor.
BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.
SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) – Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; okunan sözlü soruları cevaplandırmak üzere
huzurlarınızdayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Yaşar Ağyüz’ün Hayati Yazıcı Bey’e sormuş olduğu soruda
Karkamış Sınır Kapısı’ndaki çalışmalar… Bu bölgedeki arazinin mayınlı arazi
olması nedeniyle arazinin Maliye Bakanlığına devrinin yapılması konusundaki
yazışmalar Millî Savunma Bakanlığıyla devam ettiği ve sonuçlanmadığı için henüz
inşaatına başlanamamıştır. Dolayısıyla bu yazışmaların sonuçlanması ve arazinin
Maliye Bakanlığına devri ve mayınların temizlenmesi sonucunda bu Karkamış Sınır
Kapısı’nın inşası devam edecektir.
Sayın Yaşar Ağyüz’ün bir başka sorusunu cevaplıyorum: Gaziantep
ilindeki seçim çalışmaları seçim kanunlarına uygun bir şekilde yürütülmüştür.
Dolayısıyla Sayın Mehmet Şimşek’in yapmış olduğu seçim büroları diğer
konulardan bağımsız olarak yürütülmüş, seçim kanunları açısından herhangi bir
sorun teşkil etmeyecek şekilde yürütülmüştür. Ayrıca partimiz veya Hükûmetimiz
yerel yönetimler seçimlerinde de herhangi bir şekilde halkın sıkıntı duyacağı
bir söylem içerisinde olmamıştır.
Yine Sayın Yaşar Ağyüz’ün sosyal yardımlaşma ile ilgili sorusunda
sosyal yardımlaşmadaki faaliyetlerin 2009 yerel seçimleriyle ilgilisi olup
olmadığı sorulmaktadır. Sosyal yardımlaşmada çalışmalar üçer aylık periyotlarla
yılda 4 kez yardım yapılmak şeklinde cereyan etmektedir. Dolayısıyla bu her
zaman devam eden bir çalışma, yerel veya genel seçimlerle bağlantılı bir yönü
yoktur. Burada mütevelli heyetler tarafından muhtaç oldukları tespit edilenlere
Antep Şahinbey’de 5 bin kişiye 250’şer Türk lirası, Şehitkamil’de 4.351 aileye
250’şer Türk lirası yardım yapılmıştır. Zaman zaman aşırı izdiham nedeniyle
bazen hafta sonlarında da ve okulların konferans salonlarında da bu yardımların
yapılması kararlaştırılmıştır. Nakit yardımı yapılan ailelerin miting
alanlarına götürülmesi gibi bir uygulama da söz konusu olmamıştır. Yine Yaşar
Ağyüz’ün bu sorusuna da bu şekilde cevap vermiş olduk.
Sayın Genç’in, Sayın Mustafa Balbay’la ilgili sorusuna cevap
veriyorum: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan bir
soruşturma çerçevesinde ilgili kişilerle ilgili gözaltılar ve yargılamalar
yapılmaktadır. Dolayısıyla buradaki sözü edilen iddialar, açıklanan iddianamede
hangi deliller ve hangi nedenlerle kişilerin suçlandıkları ifade edilmiştir.
Kişilerin neyle suçlandıklarını bilmemesi, delillerin toplum tarafından
bilinmemesi diye bir şey söz konusu değildir. Dolayısıyla iddianameyi
okuyanlar, açıklanan iddianameyi okuyanlar, bu kişilerin hangi delillerle ve
hangi suçlamalarla suçlandığını bilmektedirler. Soruşturmanın gizliliği
çerçevesinde yürütülen konuları ise bizim burada tartışma imkânımız yoktur.
Ancak bu çerçevede yürüyen davalarda şu sözler çok sıkça söylenmektedir: “Neyle
suçlandığını bile bilmeyen kişiler, işte tutuklu olarak yatmaktadırlar.” Böyle
bir şey söz konusu değil yani kişilerin neyle suçlandığı ve hangi Ceza Kanunu
maddelerine göre suçlandıkları kendilerine de söylenmekte, iddianamede de yer
almaktadır. Dolayısıyla bu konuya da bu şekilde cevap vermek imkânımız var.
Yine Sayın Kamer Genç’in İETT ihalesiyle ilgili sorusuna cevap
veriyorum: İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü, 500 otobüslük bir hattın yurt içi
ve yurt dışı piyasalardan teklif alınması suretiyle ihaleye çıkılmasını
gerçekleştirmiştir 2007 yılında ancak Ayazağa halk otobüsleri ihalesi 2007
yılında encümen kararıyla iptal edilmiştir. Bu ihale, dolayısıyla yapılmamış
bir ihaledir. Bunu kamuoyunun bilgisine sunmak istiyorum.
Yine Sayın Kamer Genç “Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinin
kayıtlarıyla ilgili, bilgisayar kayıtlarıyla ilgili iadeler yapılmış mıdır?”
diye soruyor ve şunu söylemek gerekirse Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği
şubelerinde yapılan aramalar, iddia olunan Ergenekon terör örgütüne yönelik
yürütülen soruşturma kapsamında 13 Nisan 2009 tarihinde İstanbul 13. Ağır Ceza
Mahkemesinin yetkili birimi tarafından verilen arama kararına istinaden
yapılmıştır. Bu derneğin şubelerinde yapılan aramalar sonucunda 316 adet hard
disk ve benzeri dijital verilere el konulmuş, el konulan ve içeriğinde öğrenci
burs listeleri olduğu ileri sürülen dijital verilerden 286 tanesinin imajları
gerekli çalışmalar yapıldıktan sonra dernek yöneticilerine teslim edilmiş,
kalan dijital verilerin imajlarının teslimine de devam edilmektedir.
Sayın Mustafa Enöz’ün sorusuna cevap veriyorum: Elbette emniyet
teşkilatındaki arkadaşlarımız çok fedakârca çalışmaktadırlar. Bu fedakârca
çalışmaları karşılığında daha fazlasını hak ettiklerine gerçekten biz de
inanıyoruz ancak bugüne kadarki, 2003 Ocak ayından 2009 Mayıs ayına kadar
yapılan düzenlemelerle emniyet hizmetleri sınıfındaki personelin maaşlarında
ortalama yüzde 142 oranında artış sağlanmıştır. Aynı dönemde emekli polis
memurlarının maaşlarında da yüzde 123 oranında artış sağlanmıştır. Elbette
şartlar dikkate alındığında bütçe imkânları çerçevesinde yeni iyileştirmelerin
yapılması da düşünülmektedir. İçişleri Bakanlığımız bu konuda gereken
çalışmaları yürütüyor.
Sayın Kamer Genç’in örtülü ödenekle ilgili sorusuna gelince:
Örtülü ödeneğin kullanımına ilişkin esaslar aslında 5018 sayılı Kamu Mali
Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 24’üncü maddesinde belirtilmiştir. Ayrıca örtülü
ödenek ile ilgili harcamalara 2007 yılından itibaren Başbakanlık faaliyet
raporlarında açık bir şekilde yer verilmektedir. Bu harcamalar faaliyet
raporlarından yakından takip edilebilir.
Sayın Alim Işık’ın sorusuna gelince: Ülkemiz genelinde yapılan
araştırma sonucunda illerden alınan bilgilere göre, bugün belediyelerde çalışan
kadrolu işçi sayısı 140.583 olup bunlardan 129.586’sı sendikalı işçilerdir.
Sadece belediyelerde çalışan işçilerin değil, kamuda görev yapan tüm
çalışanların ücret ve özlük haklarının iyileştirilmesi konusunda çalışmalar
sürdürülmektedir ve bu kapsamda, belediyelerde çalışan arkadaşlarımızın da
ücretleri aynı kapsamda iyileşme imkânına sahip olabileceklerdir.
Sayın Murat Özkan, FİSKOBİRLİK’le ilgili sorusunda… Değerli arkadaşlar,
FİSKOBİRLİK, içinde bulunduğu mali sorunlar nedeniyle personel maaşlarını ödeme
zorluğu yaşamıştır ancak son zamanlarda yönetim, personelin kalan alacaklarının
ödenmesi konusunda ciddi bir çaba içerisindedir. Nitekim FİSKOBİRLİK, 7/11/2009
tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantısında, yeni bir finansman
imkânı oluşturmak için, birliğin gayrimenkullerinin ve Ordu Yağ Anonim Şirketi
İşletmesinin satışı yönünde Yönetim Kuruluna yetki verilmiştir. Ordu Yağ Anonim
Şirketi satışı gerçekleşmiş, elde edilen gelirin çok önemli bir bölümü personel
alacaklarının ödenmesinde kullanılmıştır. Birlikçe gayrimenkullerin satışlarına
da devam edilmekte ve personel alacaklarının kapatılması hedeflenmektedir. Bu
çerçevede, FİSKOBİRLİK personel alacaklarını kapatma çabasını sürdürüyor.
Sayın Reşat Doğru “Tokat ilindeki imalat sanayisinde ne kadar
işletme var?” diye soruyor ve bunların kapananlarıyla ilgili bilgi soruyor.
Hâlihazırda sanayi sicil kayıtlarına göre Tokat ilinde sanayi işletmesi sayısı
272’dir. Ancak bu sayı her gün yapılan yeni kayıtlarla değişmektedir. 2008
yılında kayıt sayısı 63, 2009 yılında ise yeni kayıt sayısı 42’dir. 2008
yılında faaliyet değişikliği, faaliyete son veya ara verme gibi çeşitli
nedenlerle iptal edilen sanayi sicil kayıt sayısı 3, 2009 yılında iptal edilen
sicil kayıt sayısı ise 8 olmuştur.
Yine Sayın Reşat Doğru, KOSGEB kredilerinden Tokat ilindeki
yararlanmaları sormaktadır. 2007 yılında 122 başvurudan 10 milyon 736 bin 250
Türk lirası kredi kullandırılmış, 2008 yılında 223 başvuru yapılmış ve 9 milyon
702 bin 292 Türk lirası kredi kullandırılmış, 2009 yılında ise 961 başvuru
Tokat ilinden yapılmış ve KOSGEB kredileri olarak 24 milyon 249 bin 394 lira
kredi desteği Tokat iline, Tokat ilindeki küçük ve orta boy işletmelere, esnaf
sanatkâra sağlanmıştır.
Yine, Sayın Alim Işık’ın sorularına cevap veriyorum. Esnaf ve
sanatkârımız işletme sermayesi yetersizliği ve diğer borçlarıyla ilgili
sorunlar yaşayabilmektedir. Bu dönemde esnaf ve sanatkârımızın bu sorunları
aşabilmesi için tüm paydaşların katılımıyla yaptığımız çalışmalar sonucunda
esnaf ve sanatkârlar için Değişim, Dönüşüm ve Destek Strateji Belgesi ve Eylem
Planı’nı hazırladık ve hayata geçirdik. Bu belgenin ana amacı esnaf ve
sanatkârın rekabet gücünün artırılması, değişim ve dönüşüm konusunda
kendilerinin desteklenmesidir ve bu hedefi gerçekleştirmek için bir yandan
kredi ve finansman şartlarını iyileştirmeyi, vergi, istihdam ve diğer
yükümlülükleri azaltmayı, eğitim ve danışmanlık hizmetlerini geliştirmeyi,
yenilikçilik ve gelişimciliği desteklemeyi, alt yapı, kümelenme ve ortaklık
faaliyetlerine destek vermeyi, hukuki düzenlemeleri bu konuda yeniden ele
almayı, esnaf ve sanatkârların Avrupa Birliği programlarından daha çok
yararlanmalarına imkân sağlanmasını amaçladık. Böylece 7 öncelikte 30 tedbir
alarak uygulamaya geçilmiş oldu.
Ayrıca bugüne kadar hükûmetlerimiz döneminde, mesela 2002 yılında
yüzde 59 faizle kredi kullanan esnaf ve sanatkârımız 2010 yılı Eylül itibarıyla
yüzde 5 faizle kredi kullanabilir noktaya gelmiştir. Ayrıca esnaf ve
sanatkârımıza 2002 yılında sadece 153 milyon Türk lirası kredi kullandırma
imkânımız varken 2010 yılı Ağustos sonu itibarıyla 3,3 milyar Türk lirası kredi
hacmi oluşturulmuş ve esnaf sanatkârımız bu hacimde kredi kullanmıştır. Kredi limiti
2002’de sadece 5 bin Türk lirası iken 2010 yılı Eylül ayı itibarıyla 100 bin
Türk lirasına çıkartılmıştır. Bugün esnaf ve sanatkârımıza 100 bin liralık
kredi kullanabilme imkânı sağlanmıştır.
Ayrıca yaptığımız düzenlemelerle KOSGEB desteklerinden de hizmet
sektöründeki esnaf ve sanatkârımızın da yararlanmasına imkân verilmiştir. Bu
çerçevede 2009 yılında 100 bin küçük işletmeye -bunların çoğu esnaf ve
sanatkârdır- 2,5 milyarlık kredi hacmi oluşturduk. Bu kredi şartlarını üç ayı
ödemesiz, on beş ay vadeli ve 25 bin lira üst limitli, bayan olursa işletmeci
30 bin lira üst limitli olarak uyguladık ve bu uygulamadan çok geniş kapsamda
bir esnaf sanatkâr kesimi yararlandı. Ayrıca borç ertelemeleriyle, yeniden
yapılandırmalarıyla ilgili çalışmalar da geçen dönemde yapıldı. Bu dönemde de
yine Parlamentonun gündemine ekonomik kriz sırasında ödeme zorluğu çeken esnaf
ve sanatkârımız için borç ertelemesi, borç yeniden yapılandırması daha doğrusu,
gündeme gelecektir. O konuyla ilgili çalışmalar da yapılmaktadır.
Esnaf ve sanatkârın, daha doğrusu kendi nam ve hesabına
çalışanların daha önce ilk defa sigortalı olanlar en az sekiz ay prim ödedikten
sonra sağlık hizmetlerinden yararlanabiliyorlardı, tekrar işe dönenler ise en
az dört ay eksiksiz prim ödedikten sonra sağlık hizmetlerinden
yararlanabiliyorlardı. Biz 2008 yılında yaptığımız düzenlemelerle ilk defa veya
yeniden sisteme girenler için sadece otuz gün prim ödemeyi… Otuz gün prim
ödeyenler sağlık hizmetlerinden yararlanabilmektedirler. Sağlık hizmetlerinde daha
önce eksiksiz prim ödeme şartı varken şimdi altmış güne kadar, altmış günden
fazla prim ödemezse sağlık hizmetlerinden yararlanamaz noktaya gelmişlerdir. Bu
durum da sağlık hizmetlerinden yararlanmak açısından esnaf ve sanatkârın
durumunun son dönemde çok iyileştirildiğini bize gösteren önemli bir
göstergedir.
Sayın Kürşat Atılgan’ın Adana’yla ilgili sorularını cevaplıyorum.
Adana’da işsizliğin azaltılmasına ilişkin bu dönemde çok önemli çalışmalar
yapıldı. Organize sanayi bölgeleri işsizliğin azaltılmasında, onlara yapılan
destekler çok önemli rol oynamaktadır. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi
Bölgesinde 22 bin kişiye iş imkânı sağlanmış, boş parsellerin dolmasıyla da 30
bin kişiye ulaşacaktır. Ayrıca Kozan Organize Sanayi Bölgesi desteklenmiş ve kuruluşu
tamamlanmış, şu anda az işletme var, 32 kişiye istihdam sağlanmış, parseller
dolduğunda 3 bin istihdam da Kozan Organize Sanayi Bölgesinde çalışacaktır.
Ceyhan Endüstri Bölgesindeki kamulaştırma çalışmaları devam
ediyor, orada Ceyhan Endüstri Bölgesindeki enerji yatırımları tamamlandığında
bu yatırımlar çerçevesinde de ciddi bir istihdam meydana gelecektir.
Ayrıca, Ceyhan, Yüreğir, Kozan merkez, İmamoğlu küçük sanayi
siteleri hizmete sunulmuş bu dönemde, 9.360 kişi de bu küçük sanayi sitelerinde
istihdam edilme imkânına sahip olmuştur. Yine diğer küçük sanayi sitelerinin
yapımı da devam ediyor. Bu devam eden sanayi sitelerinde de 1.235 kişiye
istihdam sağlanacaktır.
Çukurova Teknoloji Geliştirme Bölgesi (Teknopark)’ın kurulması ve
Bakanlığımızca desteklenmesiyle burada 14 firma faaliyete geçmiş, 14 firmada
yüksek nitelikli 104 tane araştırma elemanı, ARGE elemanı çalışmaya
başlamıştır.
Üniversite-sanayi iş birliği çerçevesindeki projeler Adana’da
desteklenmiş, SAN-TEZ programları çerçevesinde Çukurova Üniversitesinden 8
proje desteklenmiş ve bu projelerden bir tanesi de tamamlanmıştır. Bu SAN-TEZ
programlarında da çok yüksek nitelikli istihdamlar sağlanmaktadır.
İki firmaya Çukurova bölgesinde ARGE merkezi kurma izni verilmiş
ve bu ARGE merkezlerinde de yine ciddi manada ARGE elemanı istihdamı
yapılmaktadır.
Ayrıca, Bakanlığımızın desteklemiş olduğu tekno girişim sermaye
desteğinden Adana ilinde 4 genç tekno girişimci yararlanmış, 4 tekno
girişimcinin işletmesinde de çok yüksek nitelikli istihdamlar sağlanmaya
başlanmıştır.
KOBİ’lere nitelikli eleman desteği çerçevesinde, Adana ilinde 2009
yılında 59, 2010 yılı Ocak-Eylül döneminde ise 49 üniversite mezunu kişi
KOBİ’lerde istihdam edilmiş, bunun karşılığında küçük işletmelere 380 bin Türk
lirası destek verilmiştir üniversite mezunu istihdam edebilsinler diye.
Adana’da KOSGEB vasıtasıyla verilen istihdam kredileri çerçevesinde ayrıca 414
kişi daha istihdam edilmiş ve toplum 9 milyon 390 bin Türk lirası kredi
kullandırılmıştır.
Girişimcilik destekleri Adana’da sürdürülmektedir. 39 katılımcıya
girişimcilik eğitimi verilmiş, ayrıca genç girişimcilik eğitimleri kapsamında
209 genç girişimciye girişimcilik eğitimi verilmiş, bunlardan eğitim alanlardan
kendi iş yerini kuran 17 kişiye başlangıç sermayesi desteği verilmiştir. Bu
eğitimleri alanlardan kendi iş yerini kuran, küçük işletmesini kuran
işletmelere 27 bin Türk Lirası hibe olarak başlangıç sermaye desteği
verilmekte, 70 bin Türk Lirası da faizsiz geri ödemeli kredi desteği
verilmektedir.
Uygulamalı girişimcilik eğitimi ayrıca Adana’da düzenlenmiş ve 50
katılımcı bundan yararlanmış.
Yeni işletmelerden, yeni piyasaya giren 32 işletmeye de İŞGEM’ler
bünyesinde yer verilmiş ve piyasada yer almalarına fırsat tanınmıştır.
KOSGEB’in küçük işletmelere sağladığı kredi faiz desteğinden, 100
bin KOBİ’ye destek programından Adana’da 2.589 işletme yararlanmış ve bunlara 65
milyon Türk lirası kredi desteği sağlama imkânımız olmuştur.
Sayın Ensar Öğüt’ün Erzurum ve Kars’ta teknopark kurulmasıyla
ilgili sorusuna cevap veriyorum:
Özellikle Erzurum Ata Teknokent Teknoloji Geliştirme Bölgesinin
kurulduğunu ve faaliyete geçtiğini, 11/01/2010 tarihinde tamamlanarak faaliyete
geçtiğini hatırlatmak isterim. Bu bölgede şu anda 38 firma, Erzurum
teknoparkında faaliyet gösteriyor. Bu firmalarda 65 nitelikli personel istihdam
ediliyor ve 33 araştırma projesi üzerinde çalışılıyor. Bu firmalardan 11’i
yazılım-bilişim sektöründe, 7’si eğitim-danışmanlık, 3’ü tasarım, 3’ü
elektrik-elektronik, telekomünikasyon, tarım, savunma, medikal, biyomedikal,
biyoteknoloji, nano teknoloji gibi alanlarda faaliyetler yürütmekte ve bu
firmalardan 3 tanesi de o bölgedeki akademisyenlerin kurmuş olduğu firmalardır.
Erzurum Ata Teknoloji Geliştirme Bölgesine şimdiye kadar 8,5 milyon Türk lirası
Bakanlığımızdan ödenek hibe olarak verilmiştir. Teknoparklara da Bakanlığımız
ciddi manada hibe desteği vermektedir.
Sayın Reşat Doğru’nun yine Tokat iliyle ilgili sorusuna cevap
veriyorum: “Ne kadar bakkal, manifatura, tuhafiyeci esnafı faaliyetlerini
bırakmıştır?” diye soruyor.
Bu sorusuna; 2006 yılında bakkallık, bayilik, büfecilik yapan 269
iş yeri açılışı var, 202 kapanış var. 2007’de 189 açılış var, 216 kapanış var.
2008’de 194 açılış var, 220 kapanış var. 2009’da 253 açılış var, 188 kapanış
var bakkal, bayi, büfelerde.
Manifaturacılarda -Bunların sayıları çok az- 5 açılış 8 kapanış; 2
açılış, 5 kapanış; 8 açılış, 7 kapanış, 1 açılış, 2 kapanış gibi yıllara
dağılan bir sayı var.
Tuhafiyecilikte ise 2006’da 75 açılan, 42 kapanan; 2007’de 55
açılan, 36 kapanan; 2008’de 57 açılan, 49 kapanan; 2009’da 37 açılan, 37
kapanan iş yeri ve bu alanlardaki esnaf ve sanatkâr bulunmaktadır. Bunu da
hatırlatmak istiyorum.
2006, 2007, 2008, 2009 yıllarında toplam olarak esnaf ve sanatkâr;
2009’da 1.600 yeni açılan iş yeri var Tokat’ta, 1.077 kapanan iş yeri var.
Toplamda 8.426 bu dört yıl boyunca açılan var, 7.110 kapanan iş yeri var. Bu
bilgileri size aktarmak istedim.
Yine Sayın Reşat Doğru’nun Zile Organize Sanayi Bölgesi ile ilgili
sorusuna cevap vermek istiyorum.
Zile Organize Sanayi Bölgesi; şu anda 7 firmaya tahsis yapılmış.
Bu organize sanayi bölgemizde 3 firma orman ürünlerinde, 3 firma gıda
ürünlerinde, 1 firma ise mermer alanında faaliyet göstermektedir. Firmalar
proje aşamasında olup, çalışmalarını sürdürüyorlar Zile Organize Sanayi
Bölgesinde.
Yine, Sayın Yaşar Ağyüz’ün sorularına cevap veriyorum: Değerli
arkadaşlar, “Kanun çıkana kadar AVM’lerle ilgili bir genelge yayınlanamaz mı?”
diye Yaşar Ağyüz soruyor. AVM’lerle ilgili konu bir kanun konusudur. Kanunda,
hem alışveriş merkezlerinin kuruluş esasları hem de küçük işletmelerle olan
ilişkileri, tedarikçilerle ilişkileri, ödemeleri, çalışma zamanları ve benzeri
koşulları, diğer ülkelerdeki, özellikle Avrupa Birliği ülkelerindeki şartları
da dikkate alarak düzenlenecektir.
Ancak, bu düzenleme yapılana kadar şunu bütün siyasi parti
gruplarımıza ben bir kere daha hatırlatmak isterim: Bu AVM’ler şehir
merkezlerine gelip gökten düşmüyorlar. Hepimizin partilerine ait olan
belediyeler imar tadilatlarını yapmakta ve bu imar tadilatları sonucunda
AVM’ler şehir merkezlerinde kurulmaktadırlar. Dolayısıyla yerel yönetimlere,
alışveriş merkezleriyle ilgili plan tadilatlarını yapma konusunda şehir
bütünlüğünü düşünme görevi düşmektedir. Şehrin esnafını, şehrin tüketicisini,
şehrin trafik akışını, şehrin altyapısını, mutlaka, şu yasal düzenlemeler olana
kadar yerel yönetimlerimiz düşünmelidirler ama yerel yönetimlerimiz -hangi
partiye ait olursa olsun söylüyorum buradan- bütün siyasi partilere ait olan
yerel yönetimler ne yazık ki şehrin bütünlüğünü düşünmeden, şehrin ulaşım
imkânlarını, şehrin altyapısını, şehrin ticari potansiyelini fazlaca
düşünmeden, plan tadilatlarını hızlı bir şekilde yaparak alışveriş
merkezlerinin şehrin belki de en olmayacak yerine yapılmasına imkân
tanımaktadırlar. Bu konuda kendilerinin -öncelikle bu kürsüden bir kere daha
uyarmayı vazife görüyorum ama- bütün siyasi partilerimizin de, belediye
başkanlarına bu uyarıyı yapmalarında yarar var.
Sayın Ensar Ögüt de aynı mahiyette bir soru sormuş ve Sayın Ensar
Öğüt’ün sorusuna da aynı şekilde bir cevap vermek istiyorum.
Sayın Ensar Öğüt’ün bir başka sorusu şeker piyasasıyla ilgili.
Şeker ithalatçısı ton başına 61 dolar navlun ödemektedir. Bu navlunun… Türkiye
şeker ithal etmek istemeyen bir ülkedir, şeker pancarından şeker üretimi
yaptığımız için. Dolayısıyla ithalatçının ödemiş olduğu navlun giderini
azaltmak değil, ancak değişen şartlara göre yeniden düzenlenmesini,
ayarlanmasını sağlamak üzerinde konuşabiliriz. Dolayısıyla ithalatı ucuzlatan,
kolaylaştıran, şeker ithalatını ucuzlatan, kolaylaştıran birtakım düzenlemeleri
talep etmenin doğru olmadığını düşünüyoruz.
Ayrıca, personel, ihracatla ilgili alanlarda da gereken kurumlarla
iş birliği içerisinde eğitim almaktadır. İhracatla ilgili nitelikli eleman
yetiştirme çalışmaları da devam etmektedir.
Sayın Reşat Doğru’nun Zile Organize Sanayi Bölgesiyle ilgili
sorusunu cevaplamak istiyorum: Az önce, aslında ikinci defa aynı soru sorulmuş.
Az önce cevapladığımız şeyi tekrar burada ifade etmek istiyorum. Zile’de yedi
firma yatırımcı olarak yatırımlarını, çalışmalarını sürdürmektedir.
Sayın Mevlüt Aslanoğlu’nun Malatya sebze ve meyve haline ilişkin
tarafıma yönelttiği soruyu cevaplamak istiyorum: Belediyelerimizin bazıları
sebze ve meyve hallerinde gereken şartları, kanunda öngördüğümüz şartları
taşımıyor olabilirler. Taşımayanlarla ilgili, biliyorsunuz sebze meyve
ticaretiyle ilgili kanunu burada yasalaştırırken kendilerine kanunun
yasalaşmasından sonra, yürürlüğe girmesinden sonra üç yıl süre vermiştik. Üç
yıl içerisinde belediyelerimizin ellerindeki sebze ve meyve hallerini bu teknik
şartlara, kanunda öngörülen şartlara ve yönetmelikte öngörülen şartlara uygun
hâle getirilmesi mecburiyetleri vardır, en fazla bir yıl da uzatma
olabilecektir. Dolayısıyla şu önümüzdeki yerel yönetimler kendi dönemleri
içerisinde, seçim dönemleri içerisinde ellerindeki halleri hijyen şartlarına
uygun, kanunun, yeni kanunun öngörmüş olduğu şartlara uygun hâle getirmek
mecburiyetindedirler. Biz de bunu yakından takip etme imkânına sahip olacağız,
zaten takip ediyoruz.
Sayın Reşat Doğru’nun, Zile Organize Sanayi Bölgesiyle ilgili bir
sorusunu tekrar cevaplıyorum: Az önceki soru herhâlde üçüncü defa sorulmuş
biraz gecikince cevaplamalar.
REŞAT DOĞRU (Tokat) – Gecikmeden, evet.
SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Devamla) – Ancak, organize
sanayi bölgeleriyle ilgili bir konuyu daha bu vesileyle hatırlatayım: Organize
sanayi bölgelerinin yapımında, Anadolu’da özellikle, çok cazip kredi imkânları
kullandırıyoruz; yüzde 1 faizli, on beş yıl vadeli ve beş yılı da ödemesiz
olarak kullandırıyoruz. Yani organize sanayi bölgelerimizin hem kamulaştırması
için açtığımız krediler hem de altyapılarının yapılması için açtığımız krediler
çok cazip kredilerdir; yüzde 1 faizli, on beş yıl vadeli, beş yılı da geri
ödemesiz kredilerdir. Bu nedenle, organize sanayi bölgelerimizin bu imkânları
çok daha iyi bir şekilde değerlendirmelerinde fayda var. Bu vesileyle bunu da
hatırlatmak istedim.
Sayın Reşat Doğru’nun Zile’deki pancar ekim alanlarına ilişkin
sorusunu cevaplandırıyorum: Zile içerisinde toplam 197.887 ton pancar üretim
kotası tahsis edilmiştir ve 3.147 üreticiyle sözleşme yapılmıştır, 34.888 dekar
sahada pancar ekimi gerçekleştirilmiştir. Zile’yle ilgili pancar ekim rakamları
bu istikamettedir.
Sayın Hulusi Güvel’in esnaf, sanatkâr ve KOBİ’lerle ilgili
sorusunu cevaplandırıyorum: Esnaf ve sanatkârın kredilerindeki riskleri
bankalar üstlenmektedir. Dolayısıyla, kredilerden geriye dönüşü olmayanlarla
ilgili yakın takip krediyi veren ilgili banka tarafından yapılmaktadır.
Dolayısıyla, kredide geri dönüşü olmayan bu sayıyı bankalar üzerinden almak
daha doğru bir şekilde olacaktır.
Ancak, Adana ilinde bizim KOSGEB vasıtasıyla kullandırdığımız
kredilere bir kere daha dönecek olursak: 1000+1000 makine teçhizat destek
kredisinden 21 işletme yararlanmış ve 5 milyon 439 bin 267 Türk lirası kredi
kullanmışlardır. İmalatçı esnaf destek kredisinden 114 işletme yararlanmıştır,
2 milyon 905 bin Türk lirası kullanmıştır.
İhracat destek kredisinden 2008 yılında 59 ihracatçı işletme
yararlanmıştır, 8 milyon 475 bin Türk lirası kredi kullanmışlardır ve istihdam
endeksli can suyu kredisinden 315 işletme yararlanmış, 14 milyon 419 bin Türk
lirası kredi kullanmışlardır. KOBİ ihracat finansman destek kredisinden 2009
yılında 90 işletme yararlanmış, 22 milyon 612 bin Türk lirası kredi kullanmışlardır.
100 bin KOBİ destek kredisinden 1.901 işletme Adana’da yararlanmış ve 44 milyon
446 bin 998 lira kredi kullanmışlar. Yine, acil destek kredisinden herhangi bir
afetten zarar gören 3 işletme de 300 bin Türk lirası kredi kullanmış.
Dolayısıyla, 2008-2010 Temmuz-Ağustos tarihleri arasında 2.500 işletme 98
milyon 597 bin Türk lirası kredi kullanmış Adana ilimizde. Bunu hatırlatmak
istedim.
Yine Adana ilimizde 4.050 işletme 2010 yılı içerisinde açılmış,
1.641 işletme de muhtelif nedenlerle kapanmıştır.
BAŞKAN – Sayın Bakan, süreniz tamamlandı.
SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Devamla) – Son olarak, bütün
kapanan ve açılan işletmelerle ilgili, çalışan işçilerle ilgili çok kapsamlı
bir sayı var ve bu dönem içerisinde 5.433 işletmeden 7.194 kişinin çıkışı
verilmiş, 23.706 işletmede 596 bin 496 kişi işe girmiş, girişleri yapılmış 2008
yılı 2010 Ağustos sonu itibarıyla Adana’da 23 bin işletmede 596 bin kişi giriş
yapmış, 5.433 işletmede 7.194 kişi de çıkış yapmış.
Evet, soruları bu şekilde cevaplandırmış oldum.
İlginize çok teşekkür ediyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
Sayın Doğru ve Sayın Aslanoğlu sorularında açıklama istemek üzere
sisteme girmişlerdir.
Sayın Susam, siz de girmişsiniz ama Sayın Bakana sorunuz olmadığı
için söz veremeyeceğim.
Sayın Doğru, buyurun.
REŞAT DOĞRU (Tokat) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Herhâlde biraz fazla zaman vereceksinizdir, çünkü soruların üçte
1’i şahsıma aittir.
Zile ilçesi devamlı nüfus kaybeden bir yerdir. Dolayısıyla Zile
ilçesinde organize sanayi başta olmak üzere buralara yatırımların yapılması
insanlar tarafından beklenmektedir. Bu mealde, altyapısının bitirilmesi ve
oranın teşvikler neticesinde desteklenmesi beklenmektedir. Sorularımın esas
amacı burasıdır, bu yönlü olarak sorularımı sormuş durumdayım.
Ayrıca, tabii, Tokat’taki esnaflar, Türkiye’nin her tarafında
olduğu gibi çok zor durumdadır. Biraz önce Sayın Bakanın vermiş olduğu cevapta
da görmüş olduğumuz gibi, açılan esnafın neredeyse 2 misli civarında bir kısmı
da kapanmıştır. Dolayısıyla, esnaflarla ilgili birtakım şeylerin yapılması
gerekmektedir. Esnafların beklemiş olduğu özellikle esnaf sicil affının
uygulanması beklenmektedir. Sicil affı olmadığı için, işte, çeşitli noktalarda
faizler indirildi deniyor ama faizlerin indirilmiş olması çok fazla bir şey
ifade etmiyor, esnaf kredi kullanamıyor. Aynı zamanda da almış olan esnafların
kredileri de geri ödenemiyor, çünkü vergi borçları duruyor, BAĞ-KUR borçları
duruyor, banka borçları duruyor. Dolayısıyla bunlarla ilgili mutlaka bir
iyileştirme yapılması gerekiyor. Sormuş olduğumuz soruların bir amacı da
burasıdır.
Diğer konu olarak, Tokat’ta Turhal ilçesinin en önemli kuruluşu
şeker fabrikasıdır. Şeker fabrikası özelleştirme kapsamı içerisinde
satılmıştır, ancak satılma halk arasında çok büyük bir tepkiyle karşılanmıştır
-gerçi şu an devredilmedi ama- buranın mutlaka pancar üreticilerinin istekleri
doğrultusunda üretime devam etmesi gerekmektedir. Ancak, tabii, üretime devam
edecek deniyor, geçmiş tarihte…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.
Sayın Aslanoğlu, buyurun.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Bakanım, hallerle ilgili
yasa çıkarken, mevcut hallerin de yasada belirtilen asgari koşulları taşımasını
öngörmüştünüz. Size de burada bir soru sormuştum; mevcut taşımayan hallere
öncelikle - yasada üç yıllık süre var ama- önlem alınacak mı? Siz de burada
-onu da hiç unutmam- “Bunu taşımayan hallerde derhâl önlem alacağız…” Burada
Sayın Bakan bunu yapmadınız, hiçbir önlem almadınız, çivi çaktırmadınız, hal
esnafı ve halden alışveriş yapanlar perişan. Bu nedenle, lütfen, yasa kâğıt
üzerinde kalmasın, üç yılı beklemeyin, bugünden önlem alın Sayın Bakan.
İki: Alışveriş merkezleri dediniz… Hangi belediyeye bir mektup
yazıp da bu alışveriş merkezleri imar planında… Bunu yapmayın, (x) parti, (y)
partinin belediye başkanına… Siz hiçbir şekilde belediyelere yön
göstermiyorsunuz.
Üç: Şeker fabrikalarının geçici işçileri problem olarak devam
ediyor, bu problemi çözecek misiniz?
Teşekkür ederim.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Aslanoğlu.
Sayın Ağyüz…
YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) – Teşekkür ederim.
Sayın Bakanım, AVM’ler küçük esnafı bitirdi. AVM’ler için de
yaklaşık dört yıldır siz yeni düzenleme yapıyoruz diyorsunuz. Bugün de
belediyeleri biraz suçlayan bir görüş belirttiniz. Belediyeler bu konuda
duyarsız davranıyorlarsa Bayındırlık Bakanlığı bu konuda gerekli tedbirleri
alabilirdi. Bunda da geç kaldınız ve şu anda da yasayı uzatmakla siz AVM’lerin
gelişmesinin önünü açıyorsunuz. Buna bir an önce çare bulmanız lazım.
Esnaf yeniden yapılandırmayı niye istiyor? Borçlarını ödeyemiyor,
alışveriş yapamıyor, borç batağı içerisinde. Bu AVM’ler esnafı bitirecek, küçük
esnafı bitirecek ve büyük ölçüde sosyal patlamaya neden olacak. Bakanlık olarak
siz maalesef üzerinize düşeni yapmıyorsunuz ve şimdi de topu belediyelere
atıyorsunuz. Belediyeler ise gerçek suçlu, bunun tedbirini almak da Hükûmetin
görevidir.
Teşekkür ederim.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.
Sayın Bakan, buyurun.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Bakanım, kürsüye gelin de
biraz fazla konuşun. Orada az cevap verirsiniz.
BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.
SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) – Ben arkadaşlara
çok teşekkür ediyorum.
Sayın Doğru önerilerde bulundu, o önerilerine çok teşekkür ederim.
Sayın Aslanoğlu hallerle ilgili hemen acil önlem… Elbette
alınabilecek acil önlemler var ama bir kısmı yatırım gerektiren konular. O
yatırım gerektiren konuların zaman alacağı da bir gerçek.
Şeker fabrikalarındaki geçici işçiler konusu: Biliyorsunuz geçici
işçilerin çok büyük bir bölümüne altı aydan fazla çalışanlarla ilgili kadro
verildi ve geçici işçiler konusunda çok önemli mesafe alındı. Tabii, şeker
fabrikalarında altı aydan daha az çalışan bazı işçilerle ilgili konular var.
Şeker fabrikaları şu anda bizim Bakanlığımızla bağlantılı değil biliyorsunuz.
Bu, Özelleştirmeye devredildi ama…
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Bakan, yandan bağlandı,
yandan!
SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) – Yok, yandan da
değil.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Yandan, yandan!
SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) – Şeker kotalarıyla
ilgili ve şeker politikalarıyla ilgili Şeker Kurumuyla bir bağlantımız var. Bu
çerçevede onların sorunları üzerinde durulabilir ama şeker fabrikalarındaki
veya Türkiye’deki bütün geçici işçilerle ilgili çok önemli bir mesafeyi almış
bulunduk.
Alışveriş merkezlerinin bir düzene ihtiyacı var, onu az önce de
söyledim. Parlamentodaki yasama süreçlerinin zaman zaman uzuyor olması,
tıkanıyor olması bu yasal çerçeveyi oturtmakta bazı güçlükler çıkartabiliyor,
bu ayrı bir mesele ama buna kadar, benim söylemek istediğim, bütün
partilerimizin belediyeleri var. Bu belediyelerin imar planı yapma yetkileri
kendilerine ait. Yani “yerel özerklik” dediğimiz hadise, “yerel yönetimlerin
özerkliği” dediğimiz hadise, imar planı yapmayı da içine alan bir hadise.
Dolayısıyla planlarına bizim merkezî bir müdahale yapmamız doğru olmaz ama
şehrin bütünlüğünü belediyelerimizin düşünmesini öncelikle sağlamak siyasi
partiler olarak bizim açımızdan bir görevdir diye düşünüyorum. Yani bütün parti
grupları kendilerine ait belediyelerde bu konuda bazı önlemler alırlarsa, hiç
olmazsa, yasal düzenleme yapılana kadar bazı keyfî adımların illerimizde önü alınmış
olur. Tabii, bu çerçevedeki çalışmaları da hızlandırmamız gerektiğini ben de
burada ifade ediyorum.
Arkadaşlara teşekkür ediyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
Sorular cevaplandırılmıştır ve süre tamamlanmıştır.
Sayın milletvekilleri, birleşime beş dakika ara veriyorum.
Kapanma Saati: 18.19
ÜÇÜNCÜ OTURUM
Açılma Saati: 18.29
BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT
KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK
(Burdur), Murat ÖZKAN (Giresun)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
8’inci Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.
Gündemin “Seçim” kısmına geçiyoruz.
IX.- SEÇİMLER
A)
Komisyonlarda Açık Bulunan Üyeliklere Seçim
1.- Kamu İktisadi Teşebbüsleri
Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim
BAŞKAN – Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonunda boş bulunan ve
Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için İstanbul Milletvekili
Bihlun Tamaylıgil aday gösterilmiştir.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul
edilmiştir.
B) Radyo
ve Televizyon Üst Kuruluna Üye Seçimi
1.- Radyo ve Televizyon Üst
Kurulunda açık bulunan üyeliğe seçim
BAŞKAN – Şimdi, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda boş bulunan 1
üyelik için 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında
Kanun’un 6’ncı maddesi gereğince seçim yapacağız.
Kanun’un 6’ncı maddesi gereğince Üst Kurulda boş bulunan ve
Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için 2 aday gösterilmiştir.
Adayların adları oy pusulası şeklinde düzenlenmek suretiyle bastırılmıştır.
Toplantı ve karar yeter sayısı mevcut olmak şartıyla seçimde aday
listesinden en çok oyu alan aday seçilmiş olacaktır.
Adayların adlarını soyadı sırasına göre okuyorum: Profesör Doktor
Mehmet Korkmaz Alemdar, Recep Bülent Tarhan.
Oylamanın ne şekilde yapılacağını arz ediyorum: Herhangi bir
tereddüde mahal vermemek için Komisyon ve Hükûmet sıralarında yer alan kâtip
üyelerden Komisyon sırasındaki kâtip üyeler Adana'dan başlayarak İstanbul'a
kadar -İstanbul dâhil- Hükûmet sırasındaki kâtip üyeler ise İzmir'den
başlayarak Zonguldak'a kadar -Zonguldak dâhil- adı okunan milletvekilinin adını
defterden işaretleyecek ve kendisine birer mühürlü birleşik oy pusulası ile
zarf verilecektir.
Birleşik oy pusulası ve zarfı alan sayın üye, Cumhuriyet Halk
Partisi Grubu aday listesindeki 2 adaydan birinin isminin karşısındaki kareyi
çarpı işaretiyle işaretleyecek ve birleşik oy pusulasını zarfa koyarak zarfı
Başkanlık Divanı kürsüsünün önüne konmuş olan oy kutusuna atacaktır. Aday
listesinden birden fazla adayın işaretlendiği oy pusulaları geçersiz
sayılacaktır. Bu hususlar oy pusulasında da dipnot olarak açıkça
belirtilmiştir.
Sayın kâtip üyelerin yerlerini almalarını rica ediyorum.
Şimdi, oylamanın sayım ve dökümü için ad çekmek suretiyle 5 kişilik
bir tasnif komisyonu tespit edeceğiz.
Nusret Bayraktar, İstanbul? Burada.
Ahmet Bukan, Çankırı? Yok.
Necdet Ünüvar, Adana? Yok.
Ülkü Gökalp Güney, Bayburt? Yok.
Mustafa Kuş, Şanlıurfa? Yok.
İkram Dinçer, Van? Yok.
Agâh Kafkas, Çorum? Yok.
Cevdet Selvi, Kocaeli? Yok.
Bilgin Paçarız, Edirne? Burada.
Gökhan Durgun, Hatay? Burada.
Ahmet Duran Bulut, Balıkesir? Burada.
Suat Binici, Samsun? Burada.
Tasnif Komisyonuna seçilen üyeler oylama işlemi bittikten sonra
Komisyon sıralarındaki yerlerini alacaktır.
Oylamaya Adana ilinden başlıyoruz.
(Oylar toplandı)
BAŞKAN – Oyunu kullanmayan sayın üye var mı? Yok.
Lütfen kupaları kaldıralım.
Oylama işlemi tamamlanmıştır.
Tasnif Komisyonu üyeleri lütfen yerlerini alsınlar.
Sayın üyeler: Nusret Bayraktar, İstanbul Milletvekili; Bilgin
Paçarız, Edirne Milletvekili; Gökhan Durgun, Hatay Milletvekili; Ahmet Duran
Bulut, Balıkesir Milletvekili ve Suat Binici, Samsun Milletvekili.
(Oyların ayrımı yapıldı)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda
bulunan 1 üyelik için yapılan seçime ilişkin Tasnif Komisyonu tutanağı
gelmiştir, okuyorum:
“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna
düşen 1 üyelik için yapılan seçime 327 üye katılmış, kullanılan oyların
dağılımı aşağıda gösterilmiştir.
Tasnif Komisyonu
|
|
Nusret
Bayraktar |
Bilgin Paçarız |
Gökhan Durgun |
|
|
|
İstanbul |
Edirne |
Hatay |
|
|
|
Ahmet Duran
Bulut |
|
Suat Binici |
|
|
|
Balıkesir |
|
Samsun |
|
Prof. Dr. Mehmet Korkmaz Alemdar :
281
Recep Bülent Tarhan : 21
Boş : 19
Geçersiz : 6”
Böylece, Profesör Doktor Mehmet Korkmaz Alemdar Radyo ve
Televizyon Üst Kurulu üyeliğine seçilmiştir. Hayırlı olmasını temenni ediyorum.
Gündemin “Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair
Öngörüşmeler” kısmına geçiyoruz.
X.- MECLİS ARAŞTIRMASI
A) Ön
Görüşmeler
1.-Malatya Milletvekili Ferit
Mevlüt Aslanoğlu ve 21 milletvekilinin, spor klüplerinin mali sorunlarının
araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/80)
2.-Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak
ve 25 milletvekilinin, Türk spor sektörü ve alanındaki sorunların araştırılarak
alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına
ilişkin önergesi (10/91)
3.- Şırnak Milletvekili Hasip
Kaplan ve 19 milletvekilinin, Pekin Olimpiyatlarında alınan sonuçların
nedenlerinin araştırılarak spor politikasında alınması gereken önlemlerin
belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/267)
4.- Edirne Milletvekili Cemaleddin
Uslu ve 19 milletvekilinin, spor kulüplerinin sorunlarının araştırılarak
alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına
ilişkin önergesi (10/674)
5.- İstanbul Milletvekili Mehmet
Sevigen ve 27 milletvekilinin, futbol karşılaşmalarındaki şiddet olaylarının araştırılarak
alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına
ilişkin önergesi (10/714)
6.- Malatya Milletvekili Ferit
Mevlüt Aslanoğlu ve 22 milletvekilinin, futbol kulüplerinin yönetim
sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/737)
7.- Malatya Milletvekili Ferit
Mevlüt Aslanoğlu ve 23 milletvekilinin, futbol kulüplerinin mali sorunlarının
araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/739)
8.- BDP Grubu adına Grup
Başkanvekilleri Batman Milletvekilleri Ayla Akat Ata ve Bengi Yıldız’ın, sporun
ve sporcuların sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin
belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/876)
9.- Antalya Milletvekili
Abdurrahman Arıcı ve 21 milletvekilinin, spor kulüplerinin sorunlarının
araştırılarak sporda şiddetin önlenmesi için alınması gereken önlemlerin
belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/877)
10.- Sivas Milletvekili Hamza
Yerlikaya ve 19 milletvekilinin, spor kulüplerinin sorunlarının araştırılarak
sporcuların başarılarının artırılması için alınması gereken önlemlerin
belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/878)
11.- Mersin Milletvekili Ali Rıza
Öztürk ve 22 milletvekilinin, spor müsabakalarında yaşanan şiddet olaylarının
nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/879)
12.- Çanakkale Milletvekili
Mustafa Kemal Cengiz ve 24 milletvekilinin, Türk futbolunun sorunlarının
araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/880)
BAŞKAN – Alınan karar gereğince, bu kısmın 36’ncı sırasında yer
alan Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 21 milletvekilinin (10/80),
42’nci sırasında yer alan Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak ve 25
milletvekilinin (10/91), 189’uncu sırasında yer alan Şırnak Milletvekili Hasip
Kaplan ve 19 milletvekilinin (10/267), 558’inci sırasında yer alan Edirne
Milletvekili Cemaleddin Uslu ve 19 milletvekilinin (10/674), 600’üncü sırasında
yer alan İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen ve 27 milletvekilinin (10/714),
623’üncü sırasında yer alan Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 22
milletvekilinin (10/737), 625’inci sırasında yer alan Malatya Milletvekili
Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 23 milletvekilinin (10/739) esas numaralı Meclis araştırması
önergeleri ile bugün okunarak bilgiye sunulan, spor kulüplerinin sorunları ile
sporda şiddet sorununun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi
amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin (10/876), (10/877),
(10/878), (10/879) ve (10/880) esas numaralı Meclis araştırması önergelerinin
birlikte yapılacak görüşmelerine başlıyoruz.
Birleşime beş dakika ara veriyorum.
Kapanma Saati: 19.09
DÖRDÜNCÜ OTURUM
Açılma Saati: 19.10
BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT
KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK
(Burdur), Murat ÖZKAN (Giresun)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin 8’inci Birleşiminin Dördüncü Oturumunu
açıyorum.
Sporla ilgili Meclis araştırması önergelerinin birlikte yapılacak
görüşmelerine başlıyoruz.
Hükûmet? Yerinde.
Meclis araştırması önergeleri daha önce Genel Kurulda okunduğundan
tekrar okutmuyorum.
İç Tüzük'ümüze göre, Meclis araştırması açılıp açılmaması
hususunda sırasıyla Hükûmete, siyasi parti gruplarına ve önergelerdeki birinci
imza sahibine veya onların göstereceği bir diğer imza sahibine söz
verilecektir.
Konuşma süreleri Hükûmet ve gruplar için yirmişer dakika, önerge
sahipleri için onar dakikadır.
Gruplar ve şahıslar adına söz talebi yok ancak İç Tüzük’ün 60’ıncı
maddesine göre kısa bir açıklama talebinde bulunan sayın milletvekillerine söz
vereceğim.
Sayın Sevigen, buyurun.
MEHMET SEVİGEN (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekili
arkadaşlarım; verdiğimiz önergenin milletvekili arkadaşlarım tarafından kabulü,
gerçekten, Türk camiasına, Türk spor camiasına, yöneticilere ve inanıyorum ki
bu konuyla ilgilenen bütün herkese bir örnek olacaktır. Daha önce çıkardığımız
-2004 yılında- 5149 sayılı Yasa, belli bir ölçüde ihtiyacı karşılamıştır ama
görülmüştür ki bu ihtiyaç devam ediyor, yine şiddet olayları sahalarımızda
devam ediyor. Ben inanıyorum ki bu komisyon kurulursa komisyondan sonra
uzmanlarla görüşerek alacağımız önlemler bu şiddetin önüne geçecektir.
Şimdiden, önergeyi kabul eden bütün milletvekili arkadaşlarıma
sonsuz teşekkür ediyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.
Sayın Arıcı…
ABDURRAHMAN ARICI (Antalya) – Sayın Başkan, değerli milletvekili
arkadaşlarımız; verdiğimiz önergenin tüm siyasi partiler tarafından kabul
edilerek buraya getirilmesi ve ortak olarak bugün görüşülmesine ben de teşekkür
ediyorum.
Şimdiden, kurulacak komisyona çalışmalarında başarılar diliyorum,
saygılar sunuyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.
Sayın Uzunırmak…
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün verdiği bilgilere göre,
Türkiye’de 9.979 kulüp, 1 milyon 638 bin 30 sporcu bulunmaktadır. Baktığımızda
bu alana, sosyal, sağlık, tanıtım, propaganda, birçok amacı olduğu gibi,
ekonomik yönden de spor direkt ve dolaylı olarak dünyada 4’üncü büyük sektör
konumuna gelmiştir. Türkiye’de maalesef sporumuzun birçok dalında, sadece
futbolda değil, bazı çökmeler meydana gelmiştir. Oysa, bugün ülkemizde bu
alanda faaliyet gösteren gönüllü ve profesyonel birçok kişi ve kuruluşumuz, çok
zor şartlarda, bazen iyi niyetli yetersiz, bazen imkânsızlık, bazen
koordinesizlik içerisindedir. Çok basit çabalarla ortadan kaldırılabilecek
küçük engeller büyük başarılar doğurabilecek olmasına rağmen sahipsizlikten
ortada kalmaktadır. Sadece Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, artık bu iş için
yetersiz bir teşkilat durumuna da gelmiştir. Bazı dallarda federasyonların
uluslararası organizasyonları ve bağımsızlaşması, istismar edilemeyecek duruma
getirilmelidir. Bu bağımsızlıklar istismar alanlarına doğru kaymaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Bir teşekkür için açarsanız...
BAŞKAN – Teşekkür için buyurun Sayın Uzunırmak.
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Bütün dallarda bütün aktörlerin,
kurumların karşılıklı hak ve ödevlerinin hukuksal teminat altına alınması
buradaki verimliliği ve karşılıklı birtakım şeyleri artıracaktır. Bu açıdan,
amatör-profesyonel bütün spor dallarımızın, bütün bireysel ve takım oyunlarının
dikkate alınarak, branşlardaki her alana yayılacak şekilde bu örgütlenmenin
hukuksal zemine oturtulması, bütün problemlerin konuşulması gerekmektedir.
Çünkü altyapı, üstyapıya hazırlık yapmaktadır. Bütün aktörlerden kastım,
hocasından, futbolcusundan, lisanslı sporcusundan spor yazarına varıncaya kadar
bütün aktörleri içine alan bir hukuksal düzenlemenin yapılması gerekmektedir,
karşılıklı hak ve ödevleri…
AKP Grubumuz, CHP Grubumuz, diğer arkadaşlarımız önergeye destek
vermişler, ortak bir tavır hâline gelmiştir. Demek ki Türk sporunda bir umut
doğuracaktır Türkiye Büyük Millet Meclisi. Bütün destek veren arkadaşlarımıza
çok teşekkür ediyorum, hayırlı olmasını diliyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Uzunırmak.
Sayın Kaplan…
HASİP KAPLAN (Şırnak) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Bizim iki önergemiz bulunmaktadır; birisi sporda şiddet ve
ayrımcılıkla ilgili, birisi de olimpiyatlardaki başarısızlığımızla ilgili.
Gerçekten, spor denilince, sağlık, dinamizm, yaşam zevki, kültürü,
tanıtımı ve imajı oluşturmanın en büyük etkeni, ancak yetersizlikler, şikeler,
şiddet, şans oyunlarında yaşanan sıkıntılar… Bütün bunlar gösteriyor ki çok
önemli bir sorunun tartışılması gerekiyor.
Türkiye’de başarısızlığın nedeni genetik bir yetersizlik değildir.
İyi organize olamama, iyi hazırlanamama, iyi yönetememe sıkıntıları vardır.
Ayrıca şiddet ve ayrımcılık, giderek ırkçı bir düzeydeki gelişmeler
toplumumuzun toplumsal barışını son derece etkilemektedir. Bütün bunların
giderilmesi konusunda verdiğimiz önergelerin bütün parti gruplarınca da verilen
önergelerle birleştirilerek hep birlikte bu konuda bir araştırma yapılması
sevindiricidir. Eskiden bir İdil Spor Kulübü Başkanı olarak, bu konuda
Meclisimizin hep birlikte çalışarak önemli katkılar sunacağına inanıyorum.
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.
Sayın Öztürk…
ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
Şiddet olaylarını sadece spor sahalarıyla sınırlandırmak mümkün
değildir; ekonomik sıkıntılar, belirsizlikler ve gelecek kaygısı sonucu
toplumda oluşan genel gerginlik, dostluk ve barışın hâkim olması gereken spor
alanlarının arenalara dönmesine neden olmaktadır. Şu husus hiçbir zaman
unutulmamalıdır: Hiçbir gerekçe insan hayatını sona erdirmenin haklı mazereti
olamaz. Asıl olan, insanlığın, her ne şart altında olursa olsun, barış ve huzur
içerisinde yaşamasıdır. Sporun hedefi de hiç şüphesiz ki bu ideal toplumsal
ortama zemin hazırlamak olmalıdır. İşte bu nedenle, sporda şiddete yol açan
nedenlerin incelenip araştırılmasına yönelik bu Meclis araştırma önergesine
verilen destek nedeniyle tüm Genel Kurula teşekkür ediyorum. Düşüncelerimizi
zaten komisyonda arkadaşlarımız tartışacaklardır.
Önergeme destek verdikleri için Genel Kurula teşekkür ediyorum.
Saygılar sunuyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.
Sayın Cengiz…
MUSTAFA KEMAL CENGİZ (Çanakkale) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Biz de vermiş olduğumuz önergemizi bütün grupların kabul etmesi ve
Meclis araştırması komisyonu kurulması yolundaki Genel Kurulumuzun desteğine
teşekkür ediyoruz.
Türk sporunun gerçekten büyük sorunları vardır. Benim vermiş
olduğum önerge de özellikle Türkiye Futbol Federasyonu, Futbol Federasyonu
içindeki MHK ve diğer kurullarla birlikte, kulüplerimizin sorunları, futbolun
problemleri, futbolun bütün aşamasındaki sorunlar ve başarısızlıklarımız, bu
konuları irdeleyen bir önerge olarak Meclise sunulmuştur. Bu önergemizle spor
camiamıza katkı sağlayacağına inandığımız, futbolumuza da Meclisimizin bir
hizmeti olarak gördüğümüz, hem Türk spor kamuoyunun hem de futbolumuzun
sorularına cevap arayacak böyle bir komisyonun kurulması ve sporumuza hizmet amacıyla
da bütün grupların sıcak bakması noktasında şahsım ve grubum adına Genel Kurula
ve değerli milletvekillerine teşekkür ediyorum.
Kurulacak bu komisyonun Türk sporuna ve Türk futboluna hayırlar
getirmesini diliyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Cengiz.
Sayın Aslanoğlu…
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Başkan, özellikle
araştırma komisyonu kurulmasında etkin rol oynayan tüm siyasi parti gruplarıma
teşekkür ediyorum.
Sporun, sevgi, barış ve dostluk olduğunu hepimiz bilmekteyiz, bu
Meclisin de bilmesinden dolayı mutluyum. Öncelikle amatör sporların ve Anadolu kulüplerinin içinde
olduğu zor koşullardan ve bu çıkmazdan
kulüplerimizi kurtarmamız gerekiyor. Özellikle vergi ve sosyal güvenlik
prim borçları, yıllardır ihmal edilen; buna çözüm bulmayan federasyonlar…
Mutlak bunun bir çözüme kavuşması lazım. Kulüpleri vergi ve sigorta
borçlarından dolayı çıkmazından mutlaka kurtarmamız gerekiyor.
Ayrıca, İddaa oyunu ile Spor Toto teşkilatımız önemli bir kaynak
sağlamaktadır. Bu kaynaklardan sadece yüzde 7,5’unu kulüplerimize
aktarmaktadır. Yani 100 lira elde ettiği gelirin 7,5 lirası kulüplere
gitmektedir. Özellikle Spor Toto kaynaklarından daha fazla kulüplerimize pay
verilmesi için mutlaka Spor Toto Teşkilat Yasası’nda değişiklik yapmamız lazım.
Ayrıca, diğer amatör sporlarda federasyonlar, altını çiziyorum,
federasyonlar, kamu eliyle kurulan bu federasyonlar bir nevi de kamuya hizmet
eden, spora hizmet eden federasyonlardır. Bunlar dürüstlüktür, namusluluktur,
erdemliliktir ama bazı federasyon başkanlarının ve federasyon yetkililerinin
federasyon ismini kullanarak federasyon adına piyasayı dolandırmasına da kimse
müsaade etmesin. Aynen altını çiziyorum, federasyon adı altında federasyona iş
yaptırarak piyasayı dolandırıyorlar, bu federasyonlara hiç kimsenin müsaade
etmemesi lazım.
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Aslanoğlu.
Sayın Vural…
OKTAY VURAL (İzmir) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak Türk sporundaki
gelişmeleri ve sorunları, çözüm yollarının bir Meclis araştırma komisyonu
vesilesiyle ele alınmasını çok hayırlı bir gelişme olarak görüyoruz.
Bu vesileyle bir konuyu bilgilerinize sunmak istiyorum Sayın
Başkan. Tabii bu kürsüde konuşmak kurallara bağlı ve bu kurallara dayalı olarak
yürütülmesi gerekir. Zannederim bir telaş ve acelecilikten oldu, bir sayın
milletvekilinin, Şanlıurfa Milletvekilimizin kürsüde konuşurken apar topar
inmesi, Sayın Cumhurbaşkanının gelişine paralel olarak… Yani, bunlarla ilgili
tedbirleri önceden Meclis Başkan Vekilinin alması ve Sayın Milletvekilinin bu
kürsüde konuşurken konuşmasının kesilmemesine özen gösterilmesini istirham
ediyorum. Bu kürsü milletin kürsüsüdür. Dolayısıyla bu kürsüde olan sayın
milletvekilinin bu konumunun dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum.
Teşekkür ederim Sayın Başkan. (MHP ve AK PARTİ sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.
Sayın Yemişci…
TUĞRUL YEMİŞCİ (İzmir) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Spor kulüplerinin hukuki, mali, sosyal ve sportif sorunlarının
giderilmesi için araştırma komisyonu kurulmasını memnuniyetle karşılıyorum. Bu
komisyonumuzun çalışmaları sonunda Türk sporunun ve spor kulüplerinin daha iyi
mertebeye geleceğine inancımla teşekkür ediyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.
Sayın Altay…
ENGİN ALTAY (Sinop) – Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; malumunuz, aslında 28 Nisan
2004’te Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’u
burada yapmıştık. Böyle bir kanun yaptık. Aradan altı yıl geçti. Bu sürede bu
Kanun sanki ters çalışmış gibi, sporda şiddet vardı eskiden, şimdi, günümüzde
sporda artık şiddet yerini teröre bırakmış durumda. Bu, tabii hiçbirimizin
kabul edebileceği bir manzara değil. Parlamentomuzun bu konuya yönelik olarak
sporda şiddet, şike, rüşvet, haksız rekabet iddialarının incelenmesi ve
alınması gereken tedbirlerle ilgili, muhalefet partilerinin daha önce verdiği,
iktidar partisinin de bugün bir Meclis araştırma önergesi vererek mutabakat
sağlanması sevindirici bir gelişme. Ancak Meclis araştırma komisyonları
konusunda benim kişisel olarak, baştan beri belli bir rezervim vardır. Meclis
araştırma komisyonu konusunda bir enflasyon yaşamamalıdır Meclis ve kurulan
komisyonlar hakikaten tam yetkiyle, işini komisyonun kuruluş amacına uygun
olarak kısa bir sürede sonuçlandırmalı ve fayda sağlamalıdır.
Kurulacak komisyonun sporda şiddetin son bulması adına yapacağı
çalışmaların Türk sporuna, Türk milletine ben de hayırlı olmasını diliyor, uzun
zamandan sonra muhalefetten gelen bir öneriye sıcak bakan İktidara da bu
vesileyle teşekkür ediyorum. Memleketimize, spor camiamıza hayırlı olsun
diyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Altay.
Meclis araştırması önergeleri üzerindeki görüşmeler
tamamlanmıştır.
Şimdi, Meclis araştırması açılıp açılmaması hususunu oylarınıza
sunacağım. Meclis araştırması açılmasını kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul
edilmiştir.
Meclis araştırması yapacak komisyonun 16 üyeden kurulmasını
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Komisyonun çalışma süresinin başkan, başkan vekili, sözcü ve kâtip
üyenin seçimi tarihinden başlamak üzere üç ay olmasını oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Komisyonun gerektiğinde Ankara dışında da çalışabilmesi hususunu
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Alınan karar gereğince, kanun tasarı ve teklifleri ile
komisyonlardan gelen diğer işleri sırasıyla görüşmek için, 20 Ekim 2010
Çarşamba günü saat 14.00’te toplanmak üzere birleşimi kapatıyorum.
Kapanma Saati: 19.27