DÖNEM: 23                            CİLT: 76                    YASAMA YILI: 4

 

 

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

TUTANAK DERGİSİ

 

139’uncu Birleşim

22 Temmuz 2010 Perşembe

 

(Bu Tutanak Dergisinde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile

konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak

yazılmıştır.)

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

   I. -  GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

  II. - BU BİRLEŞİM TUTANAK ÖZETİ

III. -  GELEN KÂĞITLAR

IV.-   GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI

 

1.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, seçim barajı ve demokrasi konusuna ilişkin gündem dışı konuşması

2.- Hatay Milletvekili Abdülhadi Kahya’nın, Hatay’ın Türkiye’ye katılmasının 71’inci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

3.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis’in, Tunceli ilinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması

V.- AÇIKLAMALAR

1.- Muş Milletvekili Sırrı Sakık’ın, seçim barajına ilişkin açıklaması

2.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Hatay’ın Türkiye’ye katılmasının 71’inci yıl dönümüne ilişkin açıklaması

3.- Trabzon Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Hatay’ın Türkiye’ye katılmasının 71’inci yıl dönümüne ilişkin açıklaması

4.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya ilindeki çiftçilerin sorunlarına ilişkin açıklaması

5.- Niğde Milletvekili Mümin İnan’ın, Nevşehir, Niğde ve Gaziantep’in bazı köy ve kasabalarının elektrik borçlarından dolayı içme sularının kesilmesine ilişkin açıklaması

6.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Erzurum’un Horasan ilçesine bağlı Saçlık köyündeki sel felaketlerinde hayatını kaybedenlere ve Tunceli ilinin sorunlarının çözümünde pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğine ilişkin açıklaması

7.- İzmir Milletvekili Tuğrul Yemişci’nin, köylerin içme suyu ve belediyelerin aydınlatmadan dolayı olan elektrik borçlarının affedilmesi gerektiğine ilişkin açıklaması

8.- Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin, daha önce yaptığı bir konuşmaya atfen Trabzon Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin yaptığı açıklamada sözlerini yanlış aksettirdiğine ilişkin açıklaması

9.- Trabzon Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin, sektör incelemesiyle ilgili ifadelerine ilişkin açıklaması

10.- Trabzon Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, önergelerin okunma sırasına, aykırılık sırasına göre oylanmasına ve 500 kelimeyi geçen önergelere ilişkin açıklaması

11.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, AK PARTİ’nin Anayasa kitapçığındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

12.- Samsun Milletvekili Suat Kılıç’ın, AK PARTİ Hükûmetinin ve milletvekillerinin hukuk devletinden ve hukukun üstünlüğünden yana sağlam ve esaslı duruşlarının birilerini rahatsız ettiğine ilişkin açıklaması

 

VI.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Önergeler

1.- Siirt Milletvekili Osman Özçelik’in, Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliğinden istifa ettiğine ilişkin önergesi (4/229)

B) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek ve 26 milletvekilinin, infaz koruma memurlarının sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/849)

2.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk ve 22 milletvekilinin, TTK’nın Zonguldak Karadon’daki kömür ocağında meydana gelen kazanın araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/850)

3.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan ve 19 milletvekilinin, bir ilçedeki tecavüz iddialarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/851)

4.- Siirt Milletvekili Osman Özçelik ve 19 milletvekilinin, demiryolu taşımacılığı sistemindeki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/852)

C) Tezkereler

1.- AL Uluslararası Arap Parlamentosu Dışişleri Komisyonunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinden oluşan bir Parlamento heyetini Suriye’ye vaki davetine icabet edilmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1260)

 

VII.- ÖNERİLER

A) Siyasi Parti Grubu Önerileri

1.- Gündemdeki sıralama ile Genel Kurulun çalışma gün ve saatlerinin yeniden düzenlenmesine;  TBMM Genel Kurulunun 1 Ekim 2010 tarihine kadar tatile girmesine ilişkin AK PARTİ Grubu önerisi

 

VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri

 

1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)

2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499) (S. Sayısı: 321)

3.- Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in, 3717 Sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun ve 657 Sayılı Kanunun 152 nci Maddesinin "II-Tazminatlar" Kısmının (G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Konya Milletvekili Kerim Özkul ve 4 Milletvekilinin, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak'ın, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/886, 1/838, 2/599, 2/712, 2/727) (S. Sayısı: 536)

 

4.- Güneydoğu Asyada Dostluk ve İşbirliği Andlaşması ile Andlaşmada Değişiklik Yapan Protokollere Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Dışişleri Komisyonu Raporu (1/906) (S. Sayısı: 542)

5.- Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) Kuruluş Yasası ve Sözleşmesinde Değişiklik Yapan Antalya Tam Yetkili Temsilciler Konferansı Sonuç Belgelerinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/673) (S. Sayısı: 519)

6.- Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) 2003 Dünya Radyo Komünikasyon Konferansı Sonuç Belgelerinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/333) (S. Sayısı: 306)

7.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Elektrik, Petrol, Gaz ve Maden Kaynakları Alanlarında İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/615) (S. Sayısı: 342)

8.- Ankara Milletvekili Faruk Koca ve 4 Milletvekilinin; İstanbul Milletvekili Durmuşali Torlak ile Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekilleri Mersin Milletvekili Mehmet Şandır, İzmir Milletvekili Oktay Vural ve 4 Milletvekilinin 13/10/1983 Tarihli ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/736, 2/739) (S. Sayısı: 546)

 

IX.- OYLAMALAR

1.- Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması

2.- Güneydoğu Asyada Dostluk ve İşbirliği Andlaşması ile Andlaşmada Değişiklik Yapan Protokollere Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması

3.- Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) Kuruluş Yasası ve Sözleşmesinde Değişiklik Yapan Antalya Tam Yetkili Temsilciler Konferansı Sonuç Belgelerinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması

4.- Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) 2003 Dünya Radyo Komünikasyon Konferansı Sonuç Belgelerinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması

5.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Elektrik, Petrol, Gaz ve Maden Kaynakları Alanlarında İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması

X.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, TRT’nin görevlendirdiği bazı muhabirlere ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı  (7/15114)

2.- Bursa Milletvekili Abdullah Özer’in, TMSF’nin bir medya grubunu satış ihalesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı  Ali Babacan’ın cevabı (7/15115)

3.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz’un, Türkiye Kalkınma Bankasının denetlenmesiyle ilgili iddialara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın cevabı (7/15123)

4.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Manisa TOKİ 3. Etap konutlarının teslimine ilişkin Başbakandan sorusu ve  Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in  cevabı (7/15225)

5.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, TOKİ’den konut alanların yaşadıkları ödeme güçlüğüne ilişkin Başbakandan sorusu ve  Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in  cevabı (7/15226)

6.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman’ın, Ağrı ilindeki sel felaketine ilişkin Başbakandan sorusu ve  Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in  cevabı (7/15230)

7.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, TOKİ’nin yenilediği karakollara ilişkin Başbakandan sorusu ve  Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in  cevabı (7/15237)

8.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, Antalya kent mezarlığının yetersizliğine ilişkin sorusu ve  Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun  cevabı (7/15251)

9.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, ormancılık alanında eğitim alanların istihdamına ilişkin sorusu ve  Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun  cevabı (7/15252)

10.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, Adana’da kapatılan DSİ fabrikalarına ilişkin sorusu ve  Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun  cevabı (7/15253)

11.- Samsun Milletvekili Osman Çakır’ın, yabancı ülkelerdeki yemek organizasyonlarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı  Egemen Bağış’ın cevabı (7/15255)

12.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, Anayasa değişikliğinin iptali için Anayasa Mahkemesine yapılan başvuruya ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/15324)

13.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, TOKİ’nin yapacağı askerî karakol ve hizmet binalarına ilişkin Başbakandan sorusu ve  Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in  cevabı (7/15326)

14.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici’nin, Başbakana yönelik yakın koruma hizmetlerine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı  (7/15334)

15.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy’un, Kahramanmaraş’a atık su arıtma tesisi yapımına ilişkin sorusu ve  Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun  cevabı (7/15348)

16.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, Burdur’da İşsizlik Sigortası Fonu’nun kullanımına ilişkin sorusu ve  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’in cevabı (7/15434)

17.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’daki bazı bitki türlerinin korunmasına,

Ardahan’daki bitki çalışmalarına,

Ardahan’daki yan ürün veren bitkilere,

İlişkin soruları ve  Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun  cevabı (7/15440),  (7/15441), (7/15442)

18.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, bir gazetecinin yabancı bir radyoda yaptığı iddia edilen açıklamalara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/15509)

19.- Sinop Milletvekili Engin Altay’ın, tatile çıkmasına ilişkin Başbakandan sorusu ve  Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in  cevabı (7/15561)

 

I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 

TBMM Genel Kurulu saat 14.03’te açılarak altı oturum yaptı.

 

Uşak Milletvekili Mustafa Çetin, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, 14-15 Temmuz 2010 tarihleri arasında Slovenya’ya yaptığı resmî ziyarete,

Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz, Gaziantep’in eğitim ve ekonomik sorunlarına,

İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.

Kayseri Milletvekili Yaşar Karayel’in, Kayseri’ye yapılmakta olan turizm yatırımlarına ilişkin gündem dışı konuşmasına Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay cevap verdi.

 

Japonya Temsilciler Meclisi Başkanı Takahiro Yokomichi ile beraberindeki heyetin ülkemizi ziyaret etmesinin uygun bulunduğuna ilişkin Başkanlık tezkeresi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

 

Batman Milletvekili Ayla Akat Ata ve 19 milletvekilinin, infaz koruma memurlarının (10/845),

İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel ve 19 milletvekilinin, sokakta yaşayan ve çalışan çocukların (10/846),

Kütahya Milletvekili Alim Işık ve 26 milletvekilinin, Kütahya’nın ulaşım (10/847).

Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan ve 28 milletvekilinin, emeklilerin (10/848),

Sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla birer Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve ön görüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.

 

Gündemin “Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler” kısmında yer alan:

(10/321, 10/426) esas numaralı, yerel basın ve yayın kuruluşlarının sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergelerin ön görüşmelerinin Genel Kurulun 21/7/2010 Çarşamba günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin MHP,

(10/367, 10/383) esas numaralı (kamudaki geçici ve taşeron şirketler aracılığıyla çalışan personelin sorunları) Meclis araştırması önergelerinin görüşmelerinin Genel Kurulun 21/7/2010 Çarşamba günkü birleşiminde birlikte yapılmasına ilişkin CHP,

Grubu önerileri yapılan görüşmelerden sonra kabul edilmedi.

 

Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın, Eskişehir Milletvekili H. Tayfun İçli’nin, grubuna sataşması nedeniyle bir konuşma yaptı.

İzmir Milletvekili Oktay Vural, Sayıştay üyelikleri için yapılan seçimlerin parti mutfağındaki tercihleri yansıtan bir oylama olduğuna,

Samsun Milletvekili Suat Kılıç, Sayıştay üyeliği seçimlerinin bir parti işi, bir siyasi faaliyet olmadığına ve kararın yüce Meclise ait olduğuna,

İlişkin birer açıklamada bulundular.

 

Sayıştay üyelikleri için yapılan seçim sonucunda, Sayıştay üyeliklerine, Ali Osman Güçlü, Ömer Zengin, İbrahim Kandemir, Bekir Aydınlı ve İsmail Destan’ın seçildikleri açıklandı.

 

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının:

1’inci sırasında bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu’nun (1/324) (S. Sayısı: 96),

2’nci sırasında bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu’nun (1/499) (S. Sayısı: 321),

3’üncü sırasında bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in, 3717 Sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun ve 657 Sayılı Kanunun 152 nci Maddesinin "II-Tazminatlar" Kısmının (G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Konya Milletvekili Kerim Özkul ve 4 Milletvekilinin, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak'ın, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu’nun (1/886, 1/838, 2/599, 2/712, 2/727) (S. Sayısı: 536),

5’inci sırasında bulunan, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) Kuruluş Yasası ve Sözleşmesinde Değişiklik Yapan Antalya Tam Yetkili Temsilciler Konferansı Sonuç Belgelerinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun (1/673) (S. Sayısı: 519),

6’ncı sırasında bulunan, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU)  2003 Dünya Radyo Komünikasyon Konferansı Sonuç Belgelerinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun (1/333) (S. Sayısı: 306),

Görüşmeleri komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.

 

4’üncü sırasında bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen ve görüşmelerine devam olunan, Terörle Mücadele Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Samsun Milletvekili Osman Çakır’ın, Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır’ın, Hakkâri Milletvekili Hamit Geylani’nin, İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş ve 2 Milletvekilinin; Mardin (Eski) Milletvekili Ahmet Türk ve 20 Milletvekilinin, Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç ve Batman Milletvekili Mehmet Emin Ekmen’in Benzer Mahiyetteki Kanun Teklifleri ile Adalet Komisyonu Raporu (1/775, 2/84, 2/407, 2/477, 2/508, 2/534, 2/711) (S. Sayısı: 526) üzerindeki görüşmeler tamamlandı; istem üzerine elektronik cihazla yapılan açık oylamadan sonra kabul edildi ve kanunlaştı.

 

Eskişehir Milletvekili H. Tayfun İçli, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in, şahsına,

Trabzon Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, grubuna,

Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, grubuna,

Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, İzmir Milletvekili Şenol Bal’ın, grubuna,

Mersin Milletvekili Behiç Çelik, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin, grubuna,

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, şahsına,

Sataşması nedeniyle birer konuşma yaptılar.

 

Trabzon Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ’ın, Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün sözlerini başka bir alana çektiğine,

Muş Milletvekili Sırrı Sakık, konuşmasında “geçmişle yüzleşmek” hususunda söylediklerinin Kars Milletvekili Gürcan Dağdaş tarafından farklı değerlendirildiğine,

İzmir Milletvekili Kâmil Erdal Sipahi, Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, konuşmasındaki “Diyarbakır’da bir vatandaşın ‘bize pislik yedirdiler’ ” şeklindeki ifadelerine,

İlişkin birer açıklamada bulundular.

 

22 Temmuz 2010 Perşembe günü, alınan karar gereğince saat 14.00’te toplanmak üzere birleşime 01.03’te son verildi.

 

 

 

Sadık YAKUT

 

 

 

Başkan Vekili

 

 

 

 

 

 

Yusuf COŞKUN

 

Bayram ÖZÇELİK

 

Bingöl

 

Burdur

 

Kâtip Üye

 

Kâtip Üye

 

 

 

 

 

 

Fatih METİN

 

 

 

Bolu

 

 

 

Kâtip Üye

 

II.- BU BİRLEŞİM TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 14.04’te açılarak altı oturum yaptı.

 

Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, seçim barajı ve demokrasi konusuna,

Hatay Milletvekili Abdülhadi Kahya, Hatay’ın Türkiye’ye katılmasının 71’inci yıl dönümüne,

Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis, Tunceli ilinin sorunlarına,

İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.

 

Muş Milletvekili Sırrı Sakık, seçim barajına;

Mersin Milletvekili Mehmet Şandır,

Trabzon Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi,

Hatay’ın Türkiye’ye katılmasının 71’inci yıl dönümüne;

Kütahya Milletvekili Alim Işık, Kütahya ilindeki çiftçilerin sorunlarına,

Niğde Milletvekili Mümin İnan, Nevşehir, Niğde ve Gaziantep’in bazı köy ve kasabalarının elektrik borçlarından dolayı içme sularının kesilmesine,

Mersin Milletvekili Mehmet Şandır, Erzurum’un Horasan ilçesine bağlı Saçlık köyündeki sel felaketlerinde hayatını kaybedenlere ve Tunceli ilinin sorunlarının çözümünde pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğine,

İzmir Milletvekili Tuğrul Yemişci, köylerin içme suyu ve belediyelerin aydınlatmadan dolayı olan elektrik borçlarının affedilmesi gerektiğine,

İlişkin birer açıklamada bulundular.

 

Siirt Milletvekili Osman Özçelik’in, Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliğinden istifa ettiğine ilişkin önergesi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

 

Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek ve 26 milletvekilinin, infaz koruma memurlarının sorunlarının (10/849),

Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk ve 22 milletvekilinin, TTK’nın Zonguldak Karadon’daki kömür ocağında meydana gelen kazanın (10/850),

Van Milletvekili Fatma Kurtulan ve 19 milletvekilinin, bir ilçedeki tecavüz iddialarının (10/851),

Siirt Milletvekili Osman Özçelik ve 19 milletvekilinin, demiryolu taşımacılığı sistemindeki sorunların (10/852),

Araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla birer Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve ön görüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.

AL Uluslararası Arap Parlamentosu Dışişleri Komisyonunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinden oluşan bir Parlamento heyetini Suriye’ye vaki davetine icabet edilmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi kabul edildi.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmında yer alan 542 ve 342 sıra sayılı Kanun Tasarılarının bu kısmın 4 ve 7’nci sıralarına alınmasına; bastırılarak dağıtılan ve “gelen kâğıtlar” listesinde yayımlanan 546 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin 48 saat geçmeden gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 8’inci sırasına alınmasına ve diğer işlerin sırasının buna göre teselsül ettirilmesine; Genel Kurulun, 22/7/2010 Perşembe günü 546 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin görüşmelerinin tamamlanmasına kadar çalışmalarına devam etmesine; 546 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin görüşmelerinin bu birleşimde tamamlanamaması hâlinde 23/7/2010 Cuma günkü birleşimde görüşmelerinin tamamlanmasına kadar çalışmalara devam edilmesine; yukarıda belirtilen birleşimlerde gece 24.00’te günlük programların tamamlanamaması hâlinde günlük programların tamamlanmasına kadar çalışmalara devam edilmesine; 546 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin görüşmelerinin bitiminde ise TBMM Genel Kurulunun 1 Ekim 2010 tarihine kadar tatile girmesine ilişkin AK PARTİ Grubu önerisi yapılan görüşmelerden sonra kabul edildi.

 

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının:

1’inci sırasında bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu’nun (1/324) (S. Sayısı: 96),

2’nci sırasında bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu’nun (1/499) (S. Sayısı: 321),

Görüşmeleri komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.

 

3’üncü sırasında bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen ve görüşmelerine devam olunan, Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in, 3717 Sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun ve 657 Sayılı Kanunun 152 nci Maddesinin "II-Tazminatlar" Kısmının (G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Konya Milletvekili Kerim Özkul ve 4 Milletvekilinin, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak'ın, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/886, 1/838, 2/599, 2/712, 2/727) (S. Sayısı: 536),

4’üncü sırasına alınan, Güneydoğu Asyada Dostluk ve İşbirliği Andlaşması ile Andlaşmada Değişiklik Yapan Protokollere Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Dışişleri Komisyonu Raporu (1/906) (S. Sayısı: 542),

5’inci sırasına alınan, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) Kuruluş Yasası ve Sözleşmesinde Değişiklik Yapan Antalya Tam Yetkili Temsilciler Konferansı Sonuç Belgelerinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/673) (S.Sayısı: 519),

6’ncı sırasına alınan, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) 2003 Dünya Radyo Komünikasyon Konferansı Sonuç Belgelerinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/333) (S. Sayısı: 306),

7’nci sırasına alınan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Elektrik, Petrol, Gaz ve Maden Kaynakları Alanlarında İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/615) (S. Sayısı: 342),

Üzerindeki görüşmeler tamamlandı, elektronik cihazla yapılan açık oylamalardan sonra;

8- Ankara Milletvekili Faruk Koca ve 4 Milletvekilinin; İstanbul Milletvekili Durmuşali Torlak ile Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekilleri Mersin Milletvekili Mehmet Şandır, İzmir Milletvekili Oktay Vural ve 4 Milletvekilinin 13/10/1983 Tarihli ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/736, 2/739) (S. Sayısı: 546) üzerindeki görüşmeler tamamlandı;

Kabul edildi ve kanunlaştı.

 

Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, daha önce yaptığı bir konuşmaya atfen Trabzon Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin yaptığı açıklamada sözlerini yanlış aksettirdiğine,

Trabzon Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin, sektör incelemesiyle ilgili ifadelerine,

Trabzon Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, önergelerin okunma sırasına, aykırılık sırasına göre oylanmasına ve 500 kelimeyi geçen önergelere,

İzmir Milletvekili Oktay Vural, AK PARTİ’nin Anayasa kitapçığındaki bazı ifadelerine,

Samsun Milletvekili Suat Kılıç, AK PARTİ Hükûmetinin ve milletvekillerinin hukuk devletinden ve hukukun üstünlüğünden yana sağlam ve esaslı duruşlarının birilerini rahatsız ettiğine,

İlişkin birer açıklamada bulundular.

 

Alınan karar ile Anayasa ve İç Tüzük gereğince, gündemde bulunan konuları görüşmek için, 1 Ekim 2010 Cuma günü saat 15.00’te toplanmak üzere birleşime 05.13’te son verildi.

 

 

 

Nevzat PAKDİL

 

 

 

Başkan Vekili

 

 

 

 

 

 

Bayram ÖZÇELİK

 

Fatih METİN

 

Burdur

 

Bolu

 

Kâtip Üye

 

Kâtip Üye

 

 

 

 

 

 

Yaşar TÜZÜN

 

 

 

Bilecik

 

 

 

Kâtip Üye

 

                                                                                                                                     No.: 185

III.- GELEN KÂĞITLAR

22 Temmuz 2010 Perşembe

Rapor

1.- Ankara Milletvekili Faruk Koca ve 4 Milletvekilinin; İstanbul Milletvekili Durmuşali Torlak ile Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekilleri Mersin Milletvekili Mehmet Şandır, İzmir Milletvekili Oktay Vural ve 4 Milletvekilinin 12/10/1983 Tarihli ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/736, 2/739) (S. Sayısı: 546) (Dağıtma tarihi: 22.7.2010) (GÜNDEME)

Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek ve 26 Milletvekilinin, infaz koruma memurlarının sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/849) (Başkanlığa geliş tarihi: 4.6.2010)

2.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk ve 22 Milletvekilinin, TTK’nın Zonguldak Karadon’daki kömür ocağında meydana gelen kazanın araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/850) (Başkanlığa geliş tarihi: 4.6.2010)

3.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan ve 19 Milletvekilinin, bir ilçedeki tecavüz iddialarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/851) (Başkanlığa geliş tarihi: 8.6.2010)

4.- Siirt Milletvekili Osman Özçelik ve 19 Milletvekilinin, demiryolu taşımacılığı sistemindeki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/852) (Başkanlığa geliş tarihi: 8.6.2010)   

Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri

1.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, İstanbul’daki hastanelerin depreme karşı dayanıklılığına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/14535)

2.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, Van’da AMATEM açılmasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/14536)

3.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, bir hastanede yaşandığı iddia edilen olaya ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/14538)

4.- Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal’ın, Mersin Toros Devlet Hastanesindeki işten çıkarmalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14578)

5.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Mardin’deki hastanelerin depreme karşı dayanıklılığına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/14591)

6.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, hastane kurulacak illere ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/14592)

7.- Muş Milletvekili M.Nuri Yaman’ın, domuz gribi vakalarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/14593)

8.- Bursa Milletvekili H.Hamit Homriş’in, Bursa’daki bazı sağlık verilerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/14594)

9.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya’daki iki hastanenin birleştirilmesine ve yeni hastane yapımına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/14595)

                                                                                                                                      No.:  185’e Ek

22 Temmuz 2010 Perşembe

Geri Alınan Yazılı Soru Önergesi

1.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut, bir öğretmen görevlendirmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesini 22.07.2010 tarihinde geri almıştır. (7/15284)

Sözlü Soru Önergeleri

1.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, komşu iller arası servislerle yolcu taşımacılığına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/2163) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)

2.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, aracındaki çelengin Başbakanlık polisleri tarafından alınmasına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/2164) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/07/2010)

Yazılı Soru Önergeleri

1.- Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ünlütepe’nin, Atom Enerjisi Kurumu Başkan Yardımcısı ile ilgili bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15687) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)

2.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız’ın, Fener-Balat-Ayvansaray yenileme ihalesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15688) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)

3.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, Konya’daki köy yerleşim planı uygulamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15689) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)

4.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, mer’a vasfındaki bir araziyle ilgili iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15690) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)

5.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, bir gaziye iş imkanı sağlanmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15691) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)

6.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan’ın, KPSS ile personel alımına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15692) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)

7.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, işsizlik sigortası fonunun kullanımına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15693) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)

8.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız’ın, aldığı fahri doktora unvanlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15694) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)

9.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15695) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)

10.- Zonguldak Milletvekili Ali Koçal’ın, Zonguldak’taki sel felaketine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15696) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)

11.- Ankara Milletvekili Hakkı Suha Okay’ın, Ayaş ilçesindeki don afetine ve tarım sigortası uygulamalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15697) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)

12.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz’un, eğlence yerlerindeki müzik kapanış saati uygulamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15698) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)

13.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı’nın, İzmir’de düzenlenen bir ödül törenine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15699) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/07/2010)

14.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, canlı hayvan ithalatına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15700) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)

15.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız’ın, TBMM’nin çalışma süresine ve tatiline ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15701) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)

16.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan’ın, Ankara Emniyet Müdürü ve Cumhuriyet Başsavcısı atamalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15702) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)

17.- Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi’nin, Kırklareli’nde yağışlar nedeniyle çimlenen buğdayın satılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15703) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/07/2010)

18.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, tutuklu Mehmet Haberal’ın babasının cenazesine katılamamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15704) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/07/2010)

19.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, AKP Grup toplantısında okuduğu Mustafa Pehlivanoğlu’nun mektubuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15705) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/07/2010)

20.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, Konya-Ankara Hızlı Tren Projesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15706) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)

21.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, TRT’nin bazı yayınlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15707) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)

22.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, Atatürk Kültür Merkezi’nin kapatılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15708) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)

23.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Manisa-Demirci’de organik halıcılığın geliştirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15709) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/07/2010)

24.- Bitlis Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş’ın, madencilik sektöründeki çalışma sorunlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/15710) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)

25.- Ordu Milletvekili Rahmi Güner’in, personel alımına yönelik bazı sınavlara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/15711) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)

26.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, TOKİ’ye devredilen bir arsaya ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/15712) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)

27.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, maden ocaklarında meydana gelen kazalara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/15713) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)

28.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, SGK’nın eczanelere olan borcuna ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/15714) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)

29.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, emeklilerle ilgili İntibak Yasası çalışmasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/15715) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)

30.- Kocaeli Milletvekili Cevdet Selvi’nin, ölümlü iş kazalarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/15716) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)

31.- Mersin Milletvekili Ali Oksal’ın, Berdan Barajıyla ilgili açıklamasına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/15717) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)

32.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, Doğu Karadeniz’deki HES projelerine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/15718) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)

33.- Artvin Milletvekili Metin Arifağaoğlu’nun, Borçka İlçesi Aksu Mahallesinin içinden geçen Balcı Irmağının suyunun azalması sonucu ortaya çıkan sorunlara ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/15719) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)

34.- Artvin Milletvekili Metin Arifağaoğlu’nun, Artvin’deki HES inşaatlarındaki sorunlara ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/15720) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)

35.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, Vakıfbank Genel Müdür Yardımcısıyla ilgili iddialara ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/15721) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)

36.- Kocaeli Milletvekili Cevdet Selvi’nin, Hazine Müsteşarlığına bağlı olan Damga Matbaası bölümünün yeni hizmet binasına taşınmasına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/15722) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)

37.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan’ın, Van İli Saray İlçesine bağlı Kapıköy’de yaşanan bir şiddet olayına ilişkin Devlet Bakanından (Selma Aliye Kavaf) yazılı soru önergesi (7/15723) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/07/2010)

38.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bağlı yurtlara ilişkin Devlet Bakanından (Selma Aliye Kavaf) yazılı soru önergesi (7/15724) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)

39.- Manisa Milletvekili Şahin Mengü’nün, Soma’daki madenlerde grizu patlaması riskine karşı alınan önlemlere ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/15725) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)

40.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, Akkuyu’da kurulacak nükleer santrale ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/15726) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)

41.- Bitlis Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş’ın, Kamu mülkiyetindeki elektrik tesislerine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/15727) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)

42.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, bazı adli olaylara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15728) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)

43.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici’nin , Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanının yurt dışı seyahatlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15729) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)

44.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, şehit ve malul yakınlarının istihdamına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15730) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)

45.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız’ın, Fener-Balat-Ayvansaray Projesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15731) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)

46.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, TOKİ’ye devredilen bir arsaya ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15732) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)

47.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan’ın, Kandil ve Mahmur’dan gelen terör örgütü mensuplarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15733) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)

48.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Ankara’da yol kenarlarındaki ilanlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15734) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/07/2010)

49.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, MHP Aydın İl Başkanlığınca parti binasına asılan pankarta ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15735) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/07/2010)

50.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, İnsani Yardım Vakfıyla ilgili iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15736) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)

51.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, Beylikdüzü kaymakamıyla ilgili bazı iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15737) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)

52.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, yeni kurulan Çukurova Belediyesi’ne devredilen personele ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15738) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)

53.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, Adana-Pozantı Kamışlı Köyünün elektrik sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15739) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)

54.- Bitlis Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş’ın, Diyarbakır’lı işçiler için Bursa’da kurulan çadır kente ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15740) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/07/2010)

55.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan’ın, Çaldıran ilçesindeki bir köyün su deposu sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15741) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/07/2010)

56.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan’ın, Gürpınar ilçesine bağlı bir köydeki kız çocuğunun ölümüne ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15742) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/07/2010)

57.- İstanbul Milletvekili Ufuk Uras’ın, Türkiye’deki Ermeni patriği seçimine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15743) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/07/2010)

58.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, Hazine taşınmazlarının satışına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/15744) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)

59.- Edirne Milletvekili Rasim Çakır’ın, kamuya ait sosyal tesislerin satışına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/15745) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)

60.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya İlinde kurulan TEMTAŞ Tavşanlı A.Ş.’nin faaliyetlerine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/15746) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)

61.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, öğretmenlerin özür durumuna bağlı yer değiştirmelerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/15747) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)

62.- Edirne Milletvekili Rasim Çakır’ın, Uzunköprü ilçesindeki taşımalı eğitime ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/15748) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)

63.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, Çankaya Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfınca yapılan bir yardıma ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/15749) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)

64.- Bitlis Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş’ın, Bitlis Hizan ilçesi Ürünveren Köyü Yapağı Mezrasındaki ilköğretim okulu sorununa ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/15750) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/07/2010)

65.- Batman Milletvekili Bengi Yıldız’ın, ÖSYM’nin sınav sistemine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/15672) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/07/2010)

66.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, öğretmenlere ve özür grubuna bağlı yer değiştirme kılavuzuna ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/15752) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/07/2010)

67.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, Muğla’da ölen bir üniversite öğrencisine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/15753) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/07/2010)

68.- Batman Milletvekili Bengi Yıldız’ın, ÖSYM’nin sınav sistemine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/15754) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/07/2010)

69.- İstanbul Milletvekili Atila Kaya’nın, Milli Eğitim kurumları yöneticilerinin atama ve yer değiştirme Yönetmeliğine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/15755) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)

70.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, Gaziantep’in üniversite sınavındaki başarı sırasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/15756) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)

71.- Mersin Milletvekili Ali Oksal’ın, taşkın mağduru çiftçilere ve tarım sigortası sistemine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15757) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)

72.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan’ın, tarım ürünleri ithalat ve ihracatına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15758) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)

73.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit’in, Isparta ilindeki çiftçilerin mağduriyetine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15759) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)

74.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Balıkesir-Dursunbey-Harmancık-Tavşanlı yolu projesine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/15760) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)

75.- İzmir Milletvekili Şenol Bal’ın, Türk Telekom’un arsa satışı yaptığı iddiasına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/15761) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)

76.- İzmir Milletvekili Şenol Bal’ın, Türk Telekom imtiyaz sözleşmesine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/15762) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)

77.- İzmir Milletvekili Şenol Bal’ın, Türk Telekom hisselerinin satışına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/15763) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)

78.- İzmir Milletvekili Şenol Bal’ın, Türk Telekom’un istihdam garantisine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/15764) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)

79.- İzmir Milletvekili Şenol Bal’ın, Türk Telekom çalışanlarına ve TAFICS şebekesinin güvenliğine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/15765) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)

80.- İzmir Milletvekili Şenol Bal’ın, Danıştay’ın Türk Telekom’la ilgili kararlarına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/15766) (Başkanlığa geliş tarihi:19/07/2010)

81.- İzmir Milletvekili Şenol Bal’ın, Türk Telekom’un kullandığı kredilere ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/15767) (Başkanlığa geliş tarihi:19/07/2010)

82.- İzmir Milletvekili Şenol Bal’ın, Türk Telekom’un sözleşmelerine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/15768) (Başkanlığa geliş tarihi:19/07/2010)

83.- İzmir Milletvekili Şenol Bal’ın, Türk Telekom da çalışan üst düzey personele ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/15769) (Başkanlığa geliş tarihi:19/07/2010)

84.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, UNDP ile yürütülen çalışmalara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/15770) (Başkanlığa geliş tarihi:19/07/2010)

85.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, özel yetkili mahkemelerin kuruluşu hakkındaki açıklamasına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Cemil Çiçek) yazılı soru önergesi (7/15771) (Başkanlığa geliş tarihi:19/07/2010)

86.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Diyanet İşleri Başkanlığınca yapılan bir sınava ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Çelik) yazılı soru önergesi (7/15772) (Başkanlığa geliş tarihi:19/07/2010)

87.- Manisa Milletvekili Şahin Mengü’nün, Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı ve Türk vatandaşı olan bir sporcuya ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Nafız Özak) yazılı soru önergesi (7/15773) (Başkanlığa geliş tarihi:19/07/2010)

88.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici’nin, Habur Türk sınır kapısındaki bazı sorunlara ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Hayati Yazıcı) yazılı soru önergesi (7/15774) (Başkanlığa geliş tarihi:21/07/2010)

89.- Bursa Milletvekili Onur Öymen’in, ABD Dışişleri Bakanının Ermenistan ziyaretine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15775) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)

90.- Bitlis Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş’ın, Ahlat Kaymakamlığının bir raporuna ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/15776) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)

91.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya İlinde kurulan TEMTAŞ ile ilgili şikayetlere ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/15777) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)

92.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, sözleşmeli personelin istihdamına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/15778) (Başkanlığa geliş tarihi:19/07/2010)

93.- Artvin Milletvekili Metin Arifağaoğlu’nun, TBMM TV’nin bir yayınına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/15779) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/07/2010)

 

22 Temmuz 2010 Perşembe

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 14.04

BAŞKAN : Başkan Vekili Nevzat PAKDİL

KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Fatih METİN (Bolu)

BAŞKAN – Saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 139’uncu Birleşimini açıyorum.

Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.

Gündem dışı konuşmalara geçiyoruz.

Gündem dışı ilk söz, seçim barajı ve demokrasi hakkında söz isteyen Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’e aittir.

Sayın Öztürk, buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)

IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, seçim barajı ve demokrasi konusuna ilişkin gündem dışı konuşması

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)  – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bundan tam otuz yıl önce 22 Temmuz 1980 günü Türkiye devrimci sendikal hareketinin lideri, demokrasi, özgürlük ve sosyalizm mücadelesinin önderi Kemal Türkler hunharca bir katliam sonucu yaşamını yitirmiştir. Aradan geçen otuz yıl boyunca Kemal Türkler’in yakınları, çocukları ve Kemal Türkler severleri, Kemal Türkler’i katleden siyasi cinayetin kim ve kimler tarafından gerçekleştirildiğinin, neden ve nasıl yapıldığının açığa çıkarılması için bıkmak, usanmak bilmeden bir mücadele yürütüyorlar, umutsuzluğa kapılmadan mücadelelerini sürdürüyorlar. Ancak, aradan geçen bu otuz yıl sonunda yargılama bir türlü bitmedi ve dün yargılama yeniden, zaman aşımına bırakılacak şekilde eylül ayına bırakıldı. Umut ediyorum ve diliyorum, Sayın Başbakan grup toplantılarında 12 Mart, 12 Eylülde katledilenlerin arkasından ağlamak yerine, o insanların neden ve nasıl katledildiklerinin açığa çıkartılması konusunda ciddi bir siyasi irade ortaya koysun diye bekliyorum.

Değerli arkadaşlarım, bugünkü konumuz gerçekten demokrasinin önüne kurulmuş olan barajdır. Demokrasi kurallarına uygun bir seçimden söz edebilmemiz için seçimin güvenlikli olması yeterli değildir, seçimin yönteminin dürüst olması yeterli değildir, aynı zamanda seçmen iradesinin hiçbir baskı altında kalmaksızın ve prangalardan çözülmüş olarak, tam ve eksiksiz bir şekilde yasama organına yansıtılması gerekiyor. Seçmen iradesini yasama organına yansıtan mekanizma da seçim sistemidir değerli arkadaşlarım. Bugün Türkiye’de uygulanmakta olan yüzde 10 seçim barajı 12 Eylül çocuğudur. 12 Eylülden sonra, sisteme zararlı olmayan iki parti ve bunların başında da asker kökenli bir Cumhurbaşkanı bulundurma anlayışıyla hazırlanmış bir Seçim Kanunu vardır. 12 Eylülden önce barajsız bir seçim sisteminde istikrarın bozulmadığı çok açık iken, istikrarı koruma adı altında bu baraj getirilmiştir.

Avrupa Konseyine üye 47 ülkeye baktığımız zaman, Linchestein’da yüzde 8 baraj en fazla, Rusya ve Gürcistan’da yüzde 7, üye devletlerin 1/3’ünde baraj yüzde 5, 13 devlette yüzde 5’in altında, 7 devlette ise hiç baraj yok. 21’inci yüzyılda demokratikleşme iddiasında olan bir Türkiye, demokrasi ve hukuk devletini güçlendirme iddiasında olan bir Türkiye Avrupa Konseyine üye barajsız 8’inci ülke neden olmasın? Bunun koşullarını biz neden gerçekleştirmiyoruz?

Değerli arkadaşlarım, baraj sistemi gerçekten seçmenin iradesini kilitliyor, seçmen iradesini kapatıyor. 2002 seçimlerine baktığımızda AKP oyların yüzde 34’ünü almış olmasına rağmen Türkiye Büyük Millet Meclisinde 363 milletvekili çıkartarak yüzde 66 oranında temsil ediliyor, Cumhuriyet Halk Partisi yüzde 19 oy almış olmasına rağmen 178 milletvekiliyle yüzde 33 oranında temsil edilmiş olunuyor. 2002’de Türkiye Büyük Millet Meclisine yansımayan seçmen iradesi yüzde 45, yani verilen her iki oydan birisi Türkiye Büyük Millet Meclisine yansımamış değerli arkadaşlarım. 2007’ye geldiğimizde yüzde 46,5 oyla AKP Türkiye Büyük Millet Meclisinde yüzde 62’ye sahip olmuş, Cumhuriyet Halk Partisi ise yüzde 21 oyla yüzde 20’sini almış Türkiye Büyük Millet Meclisinin, MHP de yüzde 14 oyla yüzde 13’ünü almış.

Görülüyor ki bu seçim barajının yüksekliğinden en fazla faydalanan parti AKP. AKP, Türk halkının kendisine tek başına vermediği yönetme yetkisini sadece seçim sistemindeki bu barajın yüksekliğinden almaktadır. Yani, Türk halkı AKP’ye tek başına Türkiye’yi yönetme yetkisini vermediği hâlde, bu seçim barajı sayesinde gerçekten Türkiye’yi tek başına yönetmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Öztürk, konuşmanızı tamamlayınız.

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) – Değerli arkadaşlarım, Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesinin aldığı bir kararda barajın, seçim sistemindeki barajın çok yüksek olduğu belirtilmektedir, bu barajın düşürülmesi gerektiği söylenilmektedir.

Değerli arkadaşlarım, gerçekten bu barajla demokrasiyi yaşatmamız mümkün değildir. Yüzde 10’cu bir seçim anlayışını savunarak, yüzde 10’cu bir anlayışla demokrasiyi, hukuk devletini gerçekleştirmemiz, güçlendirmemiz mümkün değildir. 12 Eylülün getirdiği bu antidemokratik yasadan faydalanarak “Biraz da bu çarpıklığın keyfini biz sürelim.” diyerek, AKP, bu durumu sürdürülebilir olmaktan çıkarmak durumundadır. 12 Eylülde getirilen bu çarpık Yasa’nın keyfini yıllarca Anavatan Partisi sürdü, şimdi de öyle anlaşılıyor ki AKP “Biraz da bunun keyfini biz sürelim.” diyor.

12 Eylül ruhuna her vesileyle karşı olduğunu belirten Başbakan ve AKP kadroları gerçekten 12 Eylülle hesaplaşmak istiyorlarsa, 12 Eylülün getirdiği bu seçim sistemine, baraj sistemine karşı çıkmak durumundadırlar…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) – …ve en tez elden bu antidemokratik baraj sistemini değiştirmeleri ve demokrasinin önüne kurulan bu tuzakların bir an önce yıkılması gerekiyor.

BAŞKAN – Sayın Öztürk, konuşmanızı tamamlayın lütfen.

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) – Türkiye Büyük Millet Meclisinin bence demokratikleşme adına en önemli görevlerinden birisi budur.

Seçim sisteminin önüne ve demokrasimizin önüne kurulan bu barajlar yıkılmalıdır dileğiyle hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Buyurun Sayın Sakık.

V.- AÇIKLAMALAR

1.- Muş Milletvekili Sırrı Sakık’ın, seçim barajına ilişkin açıklaması

SIRRI SAKIK (Muş) – Sayın Başkan, teşekkür ediyorum. Siz olunca böyle keyifli keyifli söz isteme şansımız oluyor.

Ben Sayın Hatibi dinlerken, evet, gerçekten geçmişte Sayın Baykal şunu söylerdi, derdi ki: “Ulusal birliğimiz yok, onun için yüzde 10’luk baraj devam etmelidir.” Bugün sevinerek gördük, ulusal birliğimiz oluştu, baraj yüzde 7’ye kadar geldi, sosyal demokrat arkadaşlarımız 3 puan demokrat oldular ama Avrupa’nın hiçbir yerinde hâlâ yüzde 7’lik bir baraj yok. Türkiye'de gerçekten adil bir baraj olmalıdır, adil bir seçim sistemi olmalıdır, herkes kendisine özgü bir seçim barajıyla ülkeyi yönetmemelidir.

Bir taraftan, 12 Eylülün ürünü olan Anayasa’ya karşı koyup, bir taraftan da 12 Eylülün ürünü olan Siyasi Partiler Yasası ve yüzde 10’luk barajdan nemalanmak adaletli değil.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Gündem dışı ikinci söz, 23 Temmuz Hatay’ın ana vatana katılışının 71’inci yıl dönümü münasebetiyle söz isteyen Hatay Milletvekili Abdülhadi Kahya’ya aittir.

Buyurun Sayın Kahya. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları (Devam)

2.- Hatay Milletvekili Abdülhadi Kahya’nın, Hatay’ın Türkiye’ye katılmasının 71’inci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

ABDÜLHADİ KAHYA (Hatay) – Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; Hatay ilimizin ana vatan Türkiye’ye katılmasının 71’inci yıl dönümü münasebetiyle gündem dışı söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi hürmetle selamlıyorum.

Sözlerimin hemen başında, bundan iki gün önce yine hain bir saldırı sonucu Hakkâri ve Van’da şehit verdiğimiz vatan evlatlarımıza Yüce Allah’tan rahmet temenni ediyorum. Bu kardeşlerimizin, Çanakkale’de, İstiklal Harbi sırasında mukaddes değerlerimiz ve vatanımız için şehit düşen bütün şüheda gibi tarihimizdeki ebedî şanlı yerini almış olduğunu düşünüyorum. Bu büyük memleketi, devletimizi ve insanımızı bölmek isteyen hainler ve onlara destek verenlerle her türlü mücadele sonuna kadar elbette devam edecektir.

Hatay’ın adına ilişkin ilk bilgiler Milattan önceki yıllara, Hititler dönemine dayanmaktadır. Hitit prenslikleri birleşerek Hattena Krallığı adını almıştır. Bu krallığın Hatay ilinin Kırıkhan ilçesinin yakınlarındaki Çatalhöyük’te kalıntıları bulunan bir yerleşim birimidir. Mamafih, Hatay adı ilimize “Kırk asırlık Türk yurdu düşman elinde kalamaz.” diyen Atatürk tarafından 1936 tarihinde verilmiştir.

Çan, hazan ve ezanın bir arada ses verdiği, tüm inançlar ve mezheplerin hoşgörü ve diyalog içerisinde bir arada yaşadığı Hatay, ılıman iklimi, havaalanı, limanı, sanayi tesisleri, yaylaları, ovalarıyla, Suriye ve Orta Doğu’ya açılan kapı mahiyetinde olmasıyla da Türkiye'nin en önemli illerinden birisidir.

Hatay ili, Birinci Dünya Savaşı sonrasında “Hatay sorunu” olarak Türk-Fransız ilişkilerinde ve Türk dış politikasında önemli bir yer tutmuştur. Hatay sorunu, Türk-Fransız ilişkilerinde olduğu kadar, Atatürk dönemi Türk dış politikasında da önemli bir yer tutar.

Sancak olarak anılan Hatay nüfusunun çoğunluğunu Türkler teşkil ettiği için bu bölge Misakımillî sınırları içine alınmıştı. Ancak ağır Misakımillî mücadele şartlarından dolayı Fransa ile ateşkes sağlayan Ankara İtilafnamesi, Suriye sınırları içerisinde kalan İskenderun sancağına özel bir statü verdi. Ankara Hükûmeti, İtilafname’ye sancaktaki Türk unsurunun çıkarlarını koruyacak ve bölgeye muhtariyet verilmesi için zemin hazırlayacak hükümler koydurmuştu.

İtilafname’nin 7’nci maddesine göre, İskenderun mıntıkası için özel bir idari rejim kurulacaktır. Bu bölgenin Türk ırkından olan sakinleri kültürlerinin gelişmesi için her türlü kolaylıklardan yararlanacaklar ve Türkçe serbest olacaktır.

20 Ekim 1921 tarihli İtilafname ile sancak Suriye’nin egemenliğine verilmişti. Bu esnada Suriye’de Fransız mandası devam ediyordu. Fransa’nın 1936 Eylülünde Suriye’ye bağımsızlık vermesine kadar Türk-Fransız ilişkileri iyi devam etti. Fransızların Suriye’den çekilmesi sonrası sancak statüsünde Türkler lehine değişiklik yapılması gerekmekle birlikte bu durum gerçekleşmedi.

Fransa, Suriye’den çekilirken sancak üzerindeki yetkilerini de Suriye’ye devretti. Beklenmedik bu durumu Ankara Hükûmetinin kabul etmesi mümkün değildi ve hemen Fransa’ya 1936 tarihinde bir nota verildi; İskenderun sancağına da bağımsızlık verilmesi istendi. Fransa ise 1921 İtilafnamesi’nde böyle bir husus olmadığı ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü bozacağı gerekçesiyle, Türkiye’nin bu önerisini reddetti.

Siyasi faaliyetler devam ederken Türkiye, diplomatik girişimlerde bulundu ve Antakya’da bir başkonsolosluk açtı ve bu konu iki tarafın da isteği üzerine Milletler Cemiyetine götürüldü. Türkiye, Milletler Cemiyetinden sancağın kaderi konusunda Türk-Fransız ihtilafı ve sancak Türklerinin güvenlik sorunlarını olağanüstü bir toplantı ile görüşmesini istedi. Görüşmeler sonucunda bir sancak statüsü hazırlandı. Buna göre sancak, içişlerinde bağımsız iken, dış işleri, maliye ve gümrük konularında Suriye’ye bağlı olacaktı.

Türkiye ve Fransa’nın garantörlüğü altında olacak olan bu statüyle seçimler yapılacak ve halk kendi parlamentosunu oluşturacaktı. Sancaktaki olaylar bu şekilde gelişirken Avrupa’da da yeni bir dünya savaşının işaretleri alınmaktaydı. Bu tutum üzerine Fransa kendi davranışını, politikasını biraz daha yumuşattı ve Türk isteklerine karşı ılımlı davrandı ve bunun neticesinde Türkiye ve Fransa’nın sancağa iki bin beş yüzer kişilik kuvvet göndermeleri kararlaştırıldı, 5 Temmuz 1938’de Türk kuvvetleri sancağa girdi ve hemen seçim kararı alındı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Kahya, konuşmanızı tamamlar mısınız.

Buyurun efendim.

ABDÜLHADİ KAHYA (Devamla) – Evet Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.

Bu yeni oluşturulan Meclisle de Hatay’da Hatay Cumhuriyeti’nin kurulduğu, 2 Eylül 1938’de ilan edildi. Meclis Başkanlığına Tayfur Sökmen ve Başbakanlığa da Abdurrahman Melek seçildi. 23 Haziran 1939’da Türkiye ile Fransa arasında yapılan bir anlaşma ile Hatay’ın Türkiye’ye katılması kesinleşti. Aynı gün toplanan Hatay Millet Meclisi de Türkiye’ye katılma kararı aldı. 24 Temmuz 1939 tarihinde son Fransız askeri de çekildi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bir ili olarak Hatay ebediyen yerini almış oldu.

Hatay’ın Türkiye Cumhuriyetine katılması ve vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü içerisinde yer alması vesilesiyle bu tarihî günü yeniden yâd ediyorum ve sözlerimin sonunda, cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk ve Hatay Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen başta olmak üzere, bu amaç uğrunda çaba harcayan herkesi minnetle anıyor, tüm vatandaşlarımızı ve yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Kahya.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Şandır.

V.- AÇIKLAMALAR (Devam)

2.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Hatay’ın Türkiye’ye katılmasının 71’inci yıl dönümüne ilişkin açıklaması

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Çok teşekkür ederim.

Sayın Başkanım, gerçekten Hatay’ın ana vatana katılmasının 71’inci yıl dönümü dolayısıyla Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak ve özellikle bir Hataylı olarak ben de tüm Hataylıları kutluyorum.

Büyük Atatürk’ün “Hatay benim meselemdir.” çıkışıyla başlayan, iradesiyle başlayan süreçte birçok kahramanlıklar gösterilerek Fransızlara karşı verilen millî mücadele sonunda Hatay ana vatana katılmıştır. Buna katkı veren, emek veren başta Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen olmak üzere tüm büyüklerimize Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak ve şahsım adına şükranlarımı sunuyorum. Bu mücadelede şehit olan tüm Hataylılara Yüce Allah’tan rahmetler diliyor, gazilere şükran ve takdirlerimi sunuyor, teşekkür ediyorum efendim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Şandır.

Sayın Hamzaçebi…

3.- Trabzon Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Hatay’ın Türkiye’ye katılmasının 71’inci yıl dönümüne ilişkin açıklaması

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Hatay’ın ana vatana katılışının 71’inci yıl dönümü münasebetiyle Hataylıları Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Hatay’ın ana vatana katılması nedeniyle büyük mücadele veren Mustafa Kemal Atatürk’ü ve dönemin Hatay Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen’i rahmetle anıyorum, kendilerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına saygı, sevgi ve şükranlarımızı sunuyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Hamzaçebi.

Gündem dışı üçüncü söz Tunceli ilinin sorunları hakkında söz isteyen Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis’e aittir.

Sayın Halis, buyurun efendim.

IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları (Devam)

3.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis’in, Tunceli ilinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması

ŞERAFETTİN HALİS (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.

Son günlerde geçmişin acıları üzerinde istismar ve göz yaşları üzerine polemikler yaşanıyor. Her şeyden önce bir insanın ağlaması devlet başkanı da olsa, devlet adamı da olsa, başbakan da olsa normaldir. Ancak bugün devrimcilere, bugünün solcularına, bugünün sosyalistlerine her türlü baskıyı, şiddeti ve örgütleme engeli koyan bir sistemin de başbakanının geçmişin devrimcilerine ağlaması çok da inandırıcı olmaz. Bu itibarla, bu inandırıcılığın sağlanması bugünkü devrimci örgütlenmelere, sosyalist örgütlenmelere kolaylık sağlamaktır. Bir başka yönüyle de dün işkencelerde, darağaçlarının gölgesinde onurlu haykırışlarıyla dik duran o insanlara yeni baştan bir itibar iadesi vermek de kimsenin hakkı olmasa gerek diye düşünüyorum.

Değerli milletvekilleri, Tunceli’nin sorunları üzerine söz aldım. Sorun Tunceli olunca, sorun Tunceli’nin sorunları olunca kısa zaman dilimi içinde insan söze nereden başlayacağını bilemiyor. 2002 yılında olağanüstü hâl kaldırıldı ama, ne yazık ki fiilî manada olağanüstü hâl kaldırılmadı, olağanüstü hâlin bütün etkileri yaşandı dönem dönem kısmi rahatlamalar olsa bile. Özellikle son günlerde, son aylarda yeniden baş gösteren operasyonlarla beraber, bu olağanüstü hâl uygulamaları biraz daha arttı. Böyle olunca da her operasyondan sonra bölgede ormanlar yanmaya, yakılmaya başladı ve bu ormanların yakılmasına seyirci kalındı. Tabii böyle olunca da bu ülkenin batısında bir ağacı bile önemseyenlerin, bir dikili ağacın yaşamasını önemseyenlerin bizim orada yanan ormanlara bu dikkati göstermesini isterdik, beklerdik.

Yine, Ovacık’ın Yeşilyazı ve çevre köylülerinin akşam saat yediden sonra, yani 19.00’dan sonra dışarı çıkmaları, meralarda hayvan otarmaları ve tarlalarına gitmeleri yasaklanıyor. Bahane, çok sudan sebep, anlaşılır değil, “Bölgede karakol inşaatı var, bu inşaatın bitimine kadar bölgede bu hassasiyeti sizden istiyoruz.” deniliyor. Şimdi böyle olunca da üretim zamanı tarlalarına gidemeyen insanlar, merada hayvanlarını otaramayanlar bu üretimde de bir olumsuz sonuç alıyorlar.

Millî eğitimin, eğitimin sorunlarına biz bir dikkat çekmiştik. Bu dikkati çekerken de Hükûmetin oraya göndereceği yetkililerin, Millî Eğitim yetkililerinin eğitimi daha nasıl kaliteli yapma yönünde bir çaba sarf etmelerini istemiştik. Ama, ne yazık ki, dün, evvelsi gün 30’lu, 40’lı sıralarda bulanan Tunceli’de eğitim seviyesi, bu yıl ÖSS, ÖYS’nin yerine geçmiş olan YGS ve LYS sıralaması itibarıyla 77’nci sıraya düşmüş. Tabii böyle olunca da, biz, yeni baştan bu Hükûmete sormak durumundayız: Gönderdiğiniz millî eğitim yetkilileri orada öğretmeleri fişlemeyle, öğretmenleri sicillemeyle uğraşırlarsa, gönderdiğiniz Millî Eğitim yetkilileri orada bayan öğretmenlerin pantolonlarıyla, etekleriyle uğraşırlarsa, yine gönderdiğiniz yetkililer orada “vurucu kobra” kod adıyla insanlara hakaret ederlerse durum bu olur.

Biz Hükûmetten, bir an önce, Tunceli’deki millî eğitim camiasında millî eğitim camiasına uymayan, uyum göstermeyen kişilerin uzaklaştırılmasını istiyoruz.

Tabii, bir başka boyut bölgede yaşanan mera yasakları. Bölgede ekonomi dibe vurmuş. Kısmen koyunculuk ve arıcılık yapan bir kesim, azınlıkta olan insanlar var. Bu insanlar da bölgedeki mera yasaklarından dolayı gerekli ürünü alamıyorlar ve ister istemez, dibe vurmuş ekonomiye, bir boyutuyla da böyle bir haksızlık doğuyor.

Yine bu kürsüde açıklamıştım, soru önergesi vermiştim. Bölgede hâlâ cep telefonlarıyla iletişim sağlanamıyor. Bunun mağduriyetinin giderilmesi için Bakanın söylediği aynen şuydu: “Yasa ne yazık ki emniyet güçlerine böyle bir hak tanıyor.” Şimdi, hak ihlallerinin olduğu bir yerde nasıl bir böyle hak olur, nasıl böyle bir hukuk olur? Bunun da tez elden giderilmesi, yine Tunceli’de yaşayan insanlarımızın talebidir ve istemidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Halis.

ŞERAFETTİN HALİS (Devamla) - Değerli milletvekilleri, bilindiği gibi, Tunceli, 2’nci derece tehlike arz eden deprem kuşağı üzerinde yer alıyor. Malum, bölgedeki inşaat ve ev yapımı, bina yapımı ciddi derecede bir ölüm potansiyeli taşıyor. Olası bir depremde büyük bir afetin yaşanacağı, büyük zararların olacağı şimdiden biliniyor. Tabii, bu bizim söylediğimiz değil, bilim adamlarının, konuyla ilgili uzmanların görüşü. Bu konuda da Elâzığ depreminden sonra bölgede afet kapsamına alınan yerlerin yanında, hemen afet kapsamına alınması gereken Tunceli ne yazık ki bu kapsama alınmamıştır. Bunu da ayrıca dikkatlerinize sunuyorum ve sizleri saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Buyurun Sayın Işık.

V.- AÇIKLAMALAR (Devam)

4.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya ilindeki çiftçilerin sorunlarına ilişkin açıklaması

ALİM IŞIK (Kütahya) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Ülkemizin birçok ilinde olduğu gibi, Kütahya ilinde de, Hükûmetin uyguladığı yanlış ekonomi ve tarım politikaları nedeniyle çiftçilerimizin oldukça mağdur edildiği bir yıl yaşanmaktadır. Sel ve dolu afetinden ürünleri zarar gören birçok Kütahya çiftçisi, 81 ilin bakanlığı olması gereken Tarım Bakanlığı tarafından âdeta unutulmuştur. İlimizin Şaphane ve Pazarlar ilçelerinde çiftçilerimizin geçim kaynağı durumundaki kiraz ve vişneler, satılamadığı ve giderlerini karşılayamayan satış fiyatının düşüklüğü nedeniyle toplanamayarak ağaç başında kalmış ve çiftçilerimiz oldukça büyük mağduriyetler içinde bulunmaktadırlar.

Bakanlığın, meyve üreticilerinin desteklenmesi konusunda alınması gereken tedbirleri bir an önce almasını buradan hatırlatıyor, size de söz verdiğiniz için teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Sayın İnan…

5.- Niğde Milletvekili Mümin İnan’ın, Nevşehir, Niğde ve Gaziantep’in bazı köy ve kasabalarının elektrik borçlarından dolayı içme sularının kesilmesine ilişkin açıklaması

MÜMİN İNAN (Niğde) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Ben de, dün komşu vilayetimiz Nevşehir ilinden bizi arayan muhtarlarımızın sıkıntılarını ve ihtiyaçlarını dile getirmek üzere söz aldım, teşekkür ediyorum.

Geçtiğimiz günlerde Niğde ilinde yaşanan, özellikle köy ve kasabalarımızın içme sularından dolayı elektrikleri kesilmiş ve aylardır içme suyu bulamayan köylerimiz vardır. Son uygulama Nevşehir ilinde de baş göstermiştir ve özelleştirilen elektrik idaresinin sonucunda acımasız bir biçimde elektrik idaresinin mensupları köylerin içme sularını kesmektedirler.

Bugün yine bir gazetede, Antep ilimizde de 100’e yakın içme suyunun bu vesileyle kesildiğine şahit olduk. Dolayısıyla, geçtiğimiz günlerde hatırlattığımız ve halledilmesi için Hükûmet yetkililerinin ilgileneceklerini söylemelerine rağmen bugüne kadar herhangi bir ilgilenme olmadığı ve çözüme kavuşturulmadığını da buradan hatırlatmak isterim. Özellikle içme suyu ve sulama suyundan dolayı hakikaten yakalama emirleri bulunan köylülerimiz, vatandaşlarımız şehre inememekte ve sıkıntı çekmektedirler.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Buyurun Sayın Şandır.

6.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Erzurum’un Horasan ilçesine bağlı Saçlık köyündeki sel felaketlerinde hayatını kaybedenlere ve Tunceli ilinin sorunlarının çözümünde pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğine ilişkin açıklaması

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Çok teşekkür ederim.

Sayın Başkanım, sizler de biliyorsunuz, dün gece Erzurum’un Horasan ilçesine bağlı Saçlık köyünde aşırı yağışlardan dolayı bir felaket yaşanmıştır. 4’ü çocuk olmak üzere -biri iki yaşında, biri yedi yaşında, biri sekiz, biri on yaşında- 6 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir.

Yani, bu sel felaketleri sonrasında bu ölümler kader olmamalı. Devletimiz, yerel yönetimler gereken tedbirleri mutlaka almalı, bu dere yatağında yaşamaya mecbur kalan insanlarımıza devletin eli ulaşmalı.

Ölenlerimize yüce Allah’tan rahmetler diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Acılı ailesine ve köylülerine de Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak başsağlığı diliyorum.

Tabii ki ülkemizin birçok yerinin sorunu var. Tunceli’nin sorunlarının dile getirildiği bir fırsattan faydalanarak konuşmuş olmaktan dolayı Tuncelili vatandaşlarımıza da saygılar sunuyorum. Sorunlarının çözümünde bir pozitif ayrımcılık yapılmasını da özellikle istirham ediyor, teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Biz de ölenlere Allah’tan rahmet diliyoruz.

Sayın Yemişci, buyurun efendim.

7.- İzmir Milletvekili Tuğrul Yemişci’nin, köylerin içme suyu ve belediyelerin aydınlatmadan dolayı olan elektrik borçlarının affedilmesi gerektiğine ilişkin açıklaması

TUĞRUL YEMİŞCİ (İzmir) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Ben buradan, bugün görüşeceğimiz, görüşmesine devam edeceğimiz torba yasayla ilgili -içme suyu elektrik borçlarını da ilgilendiren- bir katkıda bulunmak istiyorum.

İçme suyu elektrik borcu olan tüm köylerin borçlarının affedileceğini öngören yasayı bugün iktidar-muhalefet hep birlikte görüşeceğiz. Bir an evvel destek verilirse köylerde içme suyu kesik olan elektrik borcundan dolayı tüm vatandaşlar bir an önce sularına kavuşacaklar. Onu bildirmek istedim.

Bir de tüm belediyelerin aydınlatmadan dolayı olan elektrik borçlarını da affeden torba yasanın içinde madde var.

Dolayısıyla bunları açıklama fırsatı verdiğiniz için teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın milletvekilleri, gündeme geçiyoruz.

Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.

Komisyondan istifa tezkeresi vardır, okutuyorum:

VI.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Önergeler

1.- Siirt Milletvekili Osman Özçelik’in, Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliğinden istifa ettiğine ilişkin önergesi (4/229)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Üyesi bulunduğum Plan ve Bütçe Komisyonundaki görevimden gördüğüm lüzum üzerine istifa ediyorum.

Gereğini saygılarımla rica ederim.

                                                                                                              Osman Özçelik

                                                                                                                       Siirt

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Meclis araştırması açılması ilişkin dört önerge vardır, önergeleri ayrı ayrı okutacağım.

4’üncü sırada okutacağım Meclis araştırması önergesi beş yüz kelimeden fazla olduğu için önerge özeti okunacaktır ancak önergenin tam metni Tutanak Dergisi’nde yer alacaktır.

Buyurun.

B) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek ve 26 milletvekilinin, infaz koruma memurlarının sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/849)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na

Ceza ve infaz kurumları ve tutukevleri çalışanları Adalet Bakanlığı bünyesinde en fazla çalışan grubu oluşturmaktadır. Bakanlığın bünyesinde en fazla çalışan personel olduğu hâlde hiç mesai ücreti almamaktadır. Birçok cezaevinde çalışma süreleri haftalık 40, aylık 240 saattir. Cezaevlerinde resmî ve dinî bayramlarda açık görüş yapıldığından dolayı ceza ve infaz kurumları ve tutukevi çalışanları hiçbir bayramı aileleri ile geçirememektedir. Bakanlık bünyesinde bu personel için hiçbir çalışma yapılmamaktadır.

Ceza ve infaz kurumları ve tutukevleri çalışanları, yaptıkları görev bakımdan kolluk kuvvetleri gibi emniyet ve güvenlik sınıfında olmaları gerekirken, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi idari hizmetler sınıfında yer almaktadır. Bu durum cezaevi personelinin fazla mesai ücreti alamamasına neden olmaktadır. Bu nedenle, gecesini gündüzüne katan, resmî tatil, bayram dinlemeden çalışan cezaevi personeli kamuda en düşük maaş alan sınıflardan birini oluşturmaktadır.

Emniyet ve güvenlik sınıfında sayılmayan cezaevi personelinin, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu düzenlemesinde güvenlik ve asayiş hizmeti gören bir sınıf olarak kabul edilerek sendika kurma ve bir sendikaya üye olma hakkı kısıtlanmıştır. Cezaevi personelinin özlük hakları açısından sendika kurma, bir sendikaya katılma hakkı olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi idari hizmetler sınıfında yer almasına karşın, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu’nda emniyet ve güvenlik sınıfında kabul edilerek sendika kurma ve bir sendikaya üye olma hakları da ellerinden alınmaktadır.

5510 sayılı Sosyal Güvenlik Yasası’nın 40. maddesinde iş riski ve güvenliği dikkate alınarak bazı meslekler için fiilî hizmet süre zammı öngörülürken, yine ceza ve infaz kurumları ve tutukevleri personeli kapsam dışı bırakılmıştır.

Tutuklu ve hükümlüler ile sürekli olarak bire bir ilişki içerisinde olan ceza ve infaz kurumları ve tutukevleri personeli psikolojik açıdan da diğer meslek gruplarına göre daha fazla yıpranmaktadır.

Bu nedenlerle, ceza ve infaz kurumları ve tutukevleri personellerinin sorunlarının tespiti, ortaya çıkarılması ve çözümlenmesi amacı ile Anayasa’mızın 98. maddesi, İçtüzüğümüzün 104. ve 105. maddeleri gereğince bir Araştırma Komisyonu kurularak konunun tüm boyutlarıyla araştırılmasını saygılarımızla arz ederiz.

1) Turgut Dibek                        (Kırklareli)

2) Durdu Özbolat                      (Kahramanmaraş)

3) İsa Gök                                 (Mersin)

4) Mehmet Şevki Kulkuloğlu   (Kayseri)

5) Tekin Bingöl                         (Ankara)

6) Şevket Köse                         (Adıyaman)

7) Hüsnü Çöllü                         (Antalya)

8) Bülent Baratalı                      (İzmir)

9) Ali Koçal                              (Zonguldak)

10) Hüseyin Ünsal                    (Amasya)

11) Rasim Çakır                        (Edirne)

12) Nevingaye Erbatur              (Adana)

13) Halil Ünlütepe                    (Afyonkarahisar)

14) Ergün Aydoğan                  (Balıkesir)

15) Sacid Yıldız                        (İstanbul)

16) Abdullah Özer                    (Bursa)

17) Eşref Karaibrahim              (Giresun)

18) Necla Arat                          (İstanbul)

19) Kemal Demirel                   (Bursa)

20) Abdulaziz Yazar                 (Hatay)

21) Birgen Keleş                       (İstanbul)

22) Tayfur Süner                      (Antalya)

23) Mehmet Ali Özpolat           (İstanbul)

24) Ali Rıza Ertemür                 (Denizli)

25) Mevlüt Coşkuner                (Isparta)

26) Gökhan Durgun                 (Hatay)

27) Hulusi Güvel                      (Adana)

2.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk ve 22 milletvekilinin, TTK’nın Zonguldak Karadon’daki kömür ocağında meydana gelen kazanın araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/850)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü (TTK) Karadon Müessese Müdürlüğü'ne bağlı yeraltı kömür ocağında 17 Mayıs 2010 tarihinde saat 13:30 civarında patlama meydana gelmiş; patlamanın ardından "Maden ocağının eksi 540 kodunda taşeron firma adına çalışan 30 işçimiz yaşamını kaybetmiştir.

1980’den sonra gelen iktidarlarca devam ettirilen sosyal devletin ortadan kaldırılması, kamu değerlerinin özelleştirilmesi ve çalışanların güvencesizlik içine itilmesinin sonuçları madencilik sektöründe sıkça görülmektedir.

"1980 sonrası uygulamaya konulan ve AKP İktidarı tarafından hızlandırılan; özelleştirme, taşeronlaşma gibi yanlış uygulamalar kamu madenciliğini küçültmüş, kamu kurum ve kuruluşlarında uzun yıllar sonucu elde edilmiş olan madencilik bilgi ve deneyim birikimini yok etmiştir. Yoğun birikim ve deneyime sahip olan kurum ve kuruluşlar yerine üretimin, teknik ve alt yapı olarak yetersiz, deneyim ve uzmanlaşmanın olmadığı kişi ve şirketlere bırakılması iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin hızla terk edilmesine neden olmuştur. Buna bir de kamusal denetimin ve yaptırımın yetersizliği de eklenince facialar birbiri ardı sıra gelmeye başlamıştır." Maden faciaları, ocakların özelleştirilmesinden sonra tırmanışa geçmiş, 2004'te iki, 2005'te bir ve 2006 ve 2007'de üçer ölümlü kaza meydana gelirken, 2008'de 22 ayrı ilde 38 ölümlü kaza yaşanmış, 43 işçi ölmüştür. Aynı şekilde, 2009 yılında 24 ildeki 63 kazada 92 işçi kaybedilmiştir. 2010 yılı da farklı değildir: İlk beş ayda 15 ilde 42 ölümlü kaza olmuş, 37 işçi ölmüştür. Bugün dünyada madencilik sektöründe en çok ölümlü kaza Çin'den sonra Türkiye'de meydana gelmektedir.

Türkiye'de madencilik alanında yüksek risk taşıyan, kuralsız ve denetimsiz çalışan, mühendislik bilim ve tekniğinden uzak, teknik elemanın gözetim ve denetimi olmaksızın, tamamen ilkel koşullarda çalışan pek çok maden firması üretim yapmaktadır. Bu tür işletmeler açısından iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları tamamen maliyet kalemi olarak görülmekte ve maksimum kârı elde etmek için en hızlı, en acımasız üretim süreçlerini yaşama geçirme konusunda hiç tereddüt etmemektedirler.

Madencilik sektöründe parça parça özelleştirme nedeniyle geçmişin bütünsel üretim süreci ve koordinasyonu ortadan kalkmış, hazırlık, üretim, nakliye, aydınlatma, havalandırma gibi sistemler taşeronlaştırılmış, koordinasyon kopmuş ve dolayısıyla iş sağlığı ve güvenliğinin önlemlerinin sistemli ve koordineli uygulaması da ortadan kaldırılmıştır. Aynı zamanda taşeronlaşmayla birlikte, sendikal örgütlenmenin kapsamı daraltılmış, sendikal denetimlerin alanı da böylece sınırlandırılmıştır.

Yıllardır bu konularda çalışma yapan, sorunlara dikkat çeken sendikalar meslek odaları ve birliklerinin uyarıları hükümet tarafından dikkate alınmamış, ölen madenciler ne yazık ki, üretim zayiatı olarak görülmüşlerdir.

Sendikaların ve Maden Mühendisleri Odasının açıkladığı gibi; "önümüzdeki dönem TTK, uygulanan politikalar gözden geçirilmez ise, parçalanmış, alt-işverenlerin cirit attığı, düşük ücret, uzun çalışma saatleri ve örgütsüzlüğün yaygın hale geldiği güvencesiz koşullar sabit hale gelecektir.

Bu nedenle Zonguldak Karadon'da meydana gelen ve 30 maden emekçimizin yaşamını yitirdiği grizu faciasının TBMM'de kurulacak bir araştırma komisyonunca, kapsamlı bir incelemeyle, bütün süreçlerdeki sorumluların bulunması ve yargı önüne çıkarılması gerekmektedir.

Ayrıca bu inceleme, taşeron firmaların kuruma girmelerine neden olan ekonomik politikaların uygulayıcılarını da içermeli, TTK'nın bu duruma düşürülmesine neden olan bütün ilişkiler açığa çıkarılmalı ve taşeron firmaların ne tür sözleşmeler yaptığı açığa çıkarılmalıdır.

Diğer yandan ve daha özellikli olarak üretimde yer alan taşeron firmaların faaliyetlerinin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine dönük uygulamalarının ne düzeyde olduğu ve TTK'daki mevcut uygulamalara uygun davranıp davranmadığına ilişkin ne tür önlemlerin belirlendiği de açığa çıkarılmalıdır.

Bu gerekçelerle Zonguldak Karadon'da meydana gelen grizu faciasının nedenlerinin araştırılması, sorumluluğu olanların ortaya çıkarılması, maden ocaklarımızda yeni kazalar olmasını engelleyebilecek önlemlerin alınabilmesi için Anayasanın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılması için gereğinin yapılmasını dileriz.

Saygılarımızla.

1) Ali İhsan Köktürk                    (Zonguldak)

2) Ali Koçal                                  (Zonguldak)

3) Hüseyin Ünsal                         (Amasya)

4) Nevingaye Erbatur                   (Adana)

5) Hulusi Güvel                            (Adana)

6) Rasim Çakır                             (Edirne)

7) Halil Ünlütepe                          (Afyonkarahisar)

8) Ergün Aydoğan                        (Balıkesir)

9) Eşref Karaibrahim                     (Giresun)

10) Abdullah Özer                        (Bursa)

11) Sacid Yıldız                            (İstanbul)

12) Necla Arat                              (İstanbul)

13) Mehmet Şevki Kulkuloğlu     (Kayseri)

14) Bülent Baratalı                        (İzmir)

15) Kemal Demirel                       (Bursa)

16) Abdulaziz Yazar                     (Hatay)

17) Birgen Keleş                          (İstanbul)

18) Tayfur Süner                          (Antalya)

19) Durdu Özbolat                       (Kahramanmaraş)

20) Ali Rıza Ertemür                    (Denizli)

21) Mevlüt Coşkuner                   (Isparta)

22) Mehmet Ali Özpolat               (İstanbul)

23) Gökhan Durgun                     (Hatay)

3.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan ve 19 milletvekilinin, bir ilçedeki tecavüz iddialarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/851)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Van İli Erciş İlçesi'nde Erciş Kız Meslek Lisesi öğrencisi 15 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz edildiği ve okulda başkaca tecavüz olaylarının yaşandığına dair iddialarının araştırılması ve sorumluların bulunması için Anayasamın 98'inci, TBMM İçtüzüğünün 104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

1) Fatma Kurtulan                              (Van)

2) Selahattin Demirtaş                        (Diyarbakır)

3) Gültan Kışanak                              (Diyarbakır)

4) Ayla Akat Ata                                (Batman)

5) Bengi Yıldız                                   (Batman)

6) Akın Birdal                                    (Diyarbakır)

7) Emine Ayna                                   (Mardin)

8) Hasip Kaplan                                 (Şırnak)

9) Hamit Geylani                                (Hakkâri)

10) İbrahim Binici                              (Şanlıurfa)

11) M. Nuri Yaman                            (Muş)

12) Mehmet Nezir Karabaş                (Bitlis)

13) Mehmet Ufuk Uras                      (İstanbul)

14) Osman Özçelik                             (Siirt)

15) Özdal Üçer                                   (Van)

16) Pervin Buldan                              (Iğdır)

17) Sebahat Tuncel                             (İstanbul)

18) Sevahir Bayındır                          (Şırnak)

19) Sırrı Sakık                                    (Muş)

20) Şerafettin Halis                             (Tunceli)

Gerekçe

Mayıs ayında basına yansıdığına göre Van İli Erciş İlçesi Erciş Kız Meslek Lisesi öğrencisi 15 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz edildiği iddia edilmiştir. Kız çocuğuna tecavüz ettiği iddia edilen kişinin ise Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Erciş Belediyesi Zabıtası Ömer Aslaner olduğu ileri sürülmüştür. Ömer Aslaner'in 15 yaşındaki kız çocuğunun çıplak görüntülerini zorla kameraya çekerek flash belleğine yüklediği ve bu görüntülerle şantaj yaparak, 7. sınıftan beri, kız çocuğuna tecavüz ettiği ileri sürülmüştür. Olayın, görüntülerin bulunduğu flash belleğin kaybedilmesi ve bir şahıs tarafından bulunarak polislere teslim edilmesi sonucu ortaya çıktığı ileri sürülmüştür. 15 yaşındaki kız çocuğunun, aralarında 4 polisin de bulunduğu iddia edilen 14 kişi tarafından daha tecavüze uğradığı, 10 kişinin gözaltına alındığı, Ömer Aslaner'in tutuklandığı ancak olayla ilgisi bulunduğu iddia edilen polisler hakkında her hangi bir işlem yapılmadığı anlaşılmıştır.

Erciş Belediyesi zabıtası Ömer Aslaner'in kız çocuğunu ortaokul ikinci sınıftan beri tanıdığı ve okula folklor hocası olarak girip çıktığı iddia edilmiştir. Ayrıca basına yansıdığı üzere kimi öğrenciler, Ömer Aslaner'in okuldan başka kızlarla da görüştüğünü, onları arabasına alarak okuldan uzaklaştığını gördüklerini anlatmışlardır. Okuldaki kız çocuklarının defalarca bu şahsın arabasında görüldüğünü ve bu durumdan okul idaresinin de haberinin olduğuna dair iddialar ortaya atılmıştır.

Erciş Kız Meslek Lisesinde yaşanan tecavüz olayının kimi güvenlik görevlileri tarafından bilindiği, söz konusu güvenlik görevlilerinin olaya müdahale ederek yargıya intikal etmesi yönünde hareket etmesi gerekirken durumdan yararlanmaya kalktığı ileri sürülmüştür. Bu iddialar benzer durumlarla mücadele etmeyi zorlaştırmakta ve kamuoyunda bir güvensizlik oluşturmaktadır. Bu nedenle söz konusu iddiaların bir an önce incelenerek bu olayla ilgili bir araştırma yapılması gerekmektedir.

Yakın zamanda, çocukların cinsel ilişkiye zorlandığı, tecavüze uğradığı, çıplak görüntüleri ile şantaj yapılarak küçük yaşlarda başlayan cinsel istismara maruz kaldığı olaylar yaşanmıştır. Cinsel istismarın yaşandığı iddia edilen olaylar, bütün boyutlarıyla incelenmemekte, savcılık soruşturmayı derinleştirmemekte, olayların vardığı boyutlar kamuoyundan gizlenmekte ve davalar aylarca ciddi bir araştırma yapılmadan devam etmektedir. Tecavüz suçu ile sorgulananlar ellerini kollarını sallayarak dolaşırken, soruşturmalar bir türlü sonlanmamaktadır. Siirt'te yaşanan tecavüz olayında olduğu gibi, yetkililer soruşturma başlattığını iddia ederken, soruşturmanın sürdüğü zamanda tecavüz suçundan yargılananlar serbest olarak dolaşabilmektedir. Manisa'da ortaya çıkan tecavüz olayından sonra Erciş'te yaşandığı iddia edilen ve tüyler ürperten bu olay toplumsal bir sorun haline gelen söz konusu durumun yetkililer tarafından büyük bir hassasiyetle acilen ele alınmasını kaçınılmaz kılmaktadır. Çocukların cinsel istismara maruz kaldığı iddia edilen yerlerin ciddi bir denetimden geçirilmesi, bu tür yerleri izleyebilmeyi olanaklı kılan bir mekanizmanın oluşturulması gerekmektedir.

Son zamanlarda, Türkiye'nin birçok yerinde yaşandığı iddia edilen ve giderek boyutlandığı gözlenen tecavüz olayları ciddi araştırmalar yapılarak önlem alınmadığı taktirde, içinden çıkılması güç olan bir durum halini alacaktır. Erciş Kız Meslek Lisesinde yaşandığı ileri sürülen tecavüz olayı, bu tabloyu açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle Erciş Kız Meslek Lisesinde yaşandığı ileri sürülen tecavüz olayının üzerine gidilerek bütün boyutlarıyla ele alınması ve aynı okulda başkaca vakıaların da olduğu yönündeki iddiaların araştırılması için bir meclis araştırma komisyonu kurulmasını gerekli bulmaktayız.

4.- Siirt Milletvekili Osman Özçelik ve 19 milletvekilinin, demiryolu taşımacılığı sistemindeki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/852) (x)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Demiryollarının etkin kullanımının ve mevcut sorunlarının çözümüne yönelik Anayasa’nın 98'inci, TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince meclis araştırması açılmasını arz ederim.

1) Osman Özçelik                             (Siirt)

2) Selahattin Demirtaş                       (Diyarbakır)

3) Gültan Kışanak                             (Diyarbakır)

4) Ayla Akat Ata                               (Batman)

                       

(x) (10/852) esas numaralı Meclis Araştırması Önergesi’nin tam metni tutanağa eklidir.

5) Bengi Yıldız                                  (Batman)

6) Akın Birdal                                   (Diyarbakır)

7) Emine Ayna                                  (Mardin)

8) Fatma Kurtulan                             (Van)

9) Hasip Kaplan                                (Şırnak)

10) Hamit Geylani                             (Hakkâri)

11) İbrahim Binici                             (Şanlıurfa)

12) M. Nuri Yaman                          (Muş)

13) Mehmet Nezir Karabaş               (Bitlis)

14) Mehmet Ufuk Uras                     (İstanbul)

15) Özdal Üçer                                  (Van)

16) Pervin Buldan                             (Iğdır)

17) Sebahat Tuncel                            (İstanbul)

18) Sevahir Bayındır                         (Şırnak)

19) Sırrı Sakık                                   (Muş)

20) Şerafettin Halis                           (Tunceli)

Gerekçe özeti:

1950'li yıllardan bu yana uygulanan karayolu ağırlıklı ulaşım politikaları sonucu demiryollarımız devamlı olarak ihmal edilmiştir. Bu süreçte, diğer ulaştırma araçları karşısında demiryolu taşımacılığının payı her geçen gün azalmıştır.

1950-1977 yılları arasında karayolu uzunluğu %80 artarken, demiryolu uzunluğu sadece %11 artmıştır. Ulaştırma sektörleri içindeki yatırım payları ise; 1960'lı yıllarda karayolu %50, demiryolu %30 pay alırken, 1985'den bu yana demiryolunun payı %10'un altında kalmıştır. Türkiye'deki yolcu taşıma paylarına bakıldığında, karayolu yolcu taşıma payı %96, demiryolu yolcu taşıma payı ise yalnızca %2'dir. Demiryollarının, mevcut altyapı ve işletme koşullarının iyileştirilmemesi ve yeni koridorlar açılamaması nedeniyle yolcu taşımacılığındaki payı son 50 yılda %38 oranında gerilemiştir.

Türkiye ulaşım sistemi içerisinde karayolu-demiryolu yük taşıma paylarına bakıldığında, karayolu yük taşıma oranı %94, demiryolu yük taşıma payı ise %4'dür. Demiryollarının yük taşımacılığındaki payı son 50 yılda %60 oranında gerilemiştir.

Tüm bu rakamlar bir gerekliliği de beraberinde getirmektedir. O da petrol ithalatı için her yıl milyarlarca dolar harcanan ulaştırma sektöründe petrole olan bağımlılığın ortadan kalkması bu alanda yapılacak çalışmalarla öncelik kazanmalıdır. Durum böyle iken TCDD (Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları) bu konuda çaba göstermek bir kenara mevcut kullanılmayan hatlar ile ilgili bir çalışma dahi yapmamaktadır. Öyle ki içerisinde demiryolu hattı bulunmasına karşın şu an itibariyle 7 il merkezinde (Mardin, Kahramanmaraş, Isparta, Burdur, Van, Kırıkkale, Denizli) yolcu treni çalıştırılmamaktadır.

Sonuç olarak ekonomik olması, Çevreye zarar vermemesi, petrole bağımlı olmayışı ve can güvenliği gibi nedenlerle tüm dünya raylı sisteme yönelmekteyken, Türkiye'nin ulaşım politikalarını ivedilikle yapılandırması gerekmektedir.

Bu bilgiler ve gelişmeler doğrultusunda mevcut demiryolu taşımacılığı sisteminin tekrar gözden geçirilmesi için Meclis Araştırması açılmasını arz ederim.

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki ön görüşmeler sırası geldiğinde yapılacaktır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır, okutup oylarınıza sunacağım:

C) Tezkereler

1.- AL Uluslararası Arap Parlamentosu Dışişleri Komisyonunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinden oluşan bir Parlamento heyetini Suriye’ye vaki davetine icabet edilmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1260)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

AL Uluslararası Arap Parlamentosu Dışişleri Komisyonu, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinden oluşan bir parlamento heyetini Suriye'ye davet etmek istemektedir.

Söz konusu davete icabet edilmesi hususu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 Sayılı Kanun'un 6. Maddesi uyarınca Genel Kurulun tasviplerine sunulur.

                                                                                                                  Nevzat Pakdil

                                                                                                     Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                                                                    Başkanı V.

BAŞKAN – Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun İç Tüzük’ün 19’uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır, okutup işleme alacağım, oylarınıza sunacağım:

VII.- ÖNERİLER

A) Siyasi Parti Grubu Önerileri

1.- Gündemdeki sıralama ile Genel Kurulun çalışma gün ve saatlerinin yeniden düzenlenmesine;  TBMM Genel Kurulunun 1 Ekim 2010 tarihine kadar tatile girmesine ilişkin AK PARTİ Grubu önerisi

                                                                                                                     22.7.2010

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na

Danışma Kurulu; 22.07.2010 Perşembe günü (bugün) toplanamadığından, İçtüzüğün 19 uncu maddesi gereğince Grubumuzun aşağıdaki önerisinin Genel Kurulun onayına sunulmasını arz ederim.

                                                                                                                  Bekir Bozdağ

                                                                                                                       Yozgat

                                                                                                   AK PARTİ Grup Başkan Vekili

Öneri:

Gündemin Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler Kısmında yer alan 542 ve 342 sıra sayılı Kanun Tasarılarının bu kısmın 4 ve 7 nci sıralarına alınması, bastırılarak dağıtılan ve Gelen Kağıtlar listesinde yayımlanan 546 Sıra Sayılı Kanun Teklifinin 48 saat geçmeden gündemin Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler Kısmının 8 inci sırasına alınması ve diğer işlerin sırasının buna göre teselsül ettirilmesi,

Genel Kurulun; 22.07.2010 Perşembe günü (bugün) 546 sıra sayılı kanun teklifinin görüşmelerinin tamamlanmasına kadar çalışmalarına devam etmesi, 546 sıra sayılı teklifin görüşmelerinin bu birleşimde tamamlanamaması halinde 23.07.2010 Cuma günkü birleşimde görüşmelerinin tamamlanmasına kadar çalışmalara devam edilmesi,

Yukarıda belirtilen birleşimlerde gece 24:00'de günlük programların tamamlanamaması halinde günlük programların tamamlanmasına kadar çalışmalara devam edilmesi,

546 sıra sayılı teklifin görüşmelerinin bitiminde ise TBMM Genel Kurulunun 01 Ekim 2010 tarihine kadar tatile girmesi,

Önerilmiştir.

BAŞKAN – AK PARTİ Grup önerisinin lehinde Giresun Milletvekili Sayın Nurettin Canikli, buyurun efendim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Evet, uzun ve yorucu, yoğun bir çalışma döneminden sonra inşallah sona gelmiş bulunuyoruz. Eğer olağan dışı bir aksilik olmaz ise ve grup önerimiz yüce Meclis tarafından kabul görür ise mümkünse bugün çalışmaların tamamlanmasını müteakip, olmazsa yarın ama sonuç itibarıyla bu hafta Meclisin tatile girmesini öneriyoruz. Çünkü, gerçekten hepimiz bu süreci birlikte yaşadık. Çok yoğun, sabahlara kadar süren, zaman zaman da tartışmalı oturumlarla bir çalışma dönemini geride bıraktık ve aynı zamanda son derece verimli bir çalışma dönemi oldu. Bu da kuşkusuz.

Tabii, önümüzde bir referandum süreci var, yani milletvekili arkadaşlarımızın -bu dikkate alındığında- yine çok fazla bir tatil yapma imkânları olmayacak. O yüzden de artık Genel Kurul çalışmalarının bir an önce tamamlanması gerekiyor.

Eğer önerimiz kabul edilirse bugün bitirmeyi hedefliyoruz, bugün Meclisin tatile girmesini planlıyoruz. Bugün, birinci bölüm görüşmelerini tamamladığımız, ikinci bölüm üzerindeki konuşmaların tamamlandığı Gelir Vergisi Kanunu ve bazı vergi kanunlarında değişiklik yapan kanun tasarısının görüşmelerinden sonra beş tane uluslararası sözleşme var, eğer onları -ki bu metni, bu taslağı hazırlarken diğer gruplarla görüşerek, istişare ederek hazırladık- tamamlayabilirsek inşallah…

SIRRI SAKIK (Muş) – Diğer gruplarla görüştünüz, Sayın Canikli, bakın, anlaşma yaptınız, bizim grubumuzu yok saydınız.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Hayır, anlaşma değil, özellikle o kelimeyi kullanmadım.

SIRRI SAKIK (Muş) – Ama neyse, grubumuzla oturup konuşmuyorsunuz, yani tepeden bakıyorsunuz.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) –  Bakın, o kelimeyi özellikle kullanmadım. Eğer anlaşma olsaydı zaten bir Danışma Kurulu kararı şeklinde gelirdi, grup önerisi olarak geldi.

SIRRI SAKIK (Muş) – Diğer üç parti anlaştınız, grubumuzun haberi yok. Bilgilendirdiniz orayı, nedir bildirdiniz oraya. Ayıptır, bizimle konuşmadan, uzlaşmadan yana…

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Bakın, anlaşma olduğu zaman…

SIRRI SAKIK (Muş) – Biz biraz saygı istiyoruz sizden, saygı istiyoruz, ayıp ya!

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Biraz saygılı olsanız, burada bir grup daha var.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Değerli arkadaşlar, herkesle görüşülüyor, hiçbir parti ayrılmıyor burada, bakın hiçbir parti ayrılmıyor. Ona özellikle dikkat ediyoruz, hassasiyetle dikkat ediyoruz.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Neye dikkat ediyorsunuz!

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Mutlaka sizin görevlendirdiğiniz bir arkadaşla görüşülmüştür, bilgi verilmiştir. Lütfen, aksi mümkün değil.

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Grup başkanvekiliyle…

SIRRI SAKIK (Muş) – Bakın, şimdi, MHP, CHP ve AKP’den şey var, grubumuzla konuşma ihtiyacı hissetmiyorsunuz.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Bakın, hayır, anlaşma değil, bildiğimiz, teknik anlamda bir anlaşma değil. Lütfen, yani burada, bugüne kadarki Meclis çalışmalarında gruplarla hep istişare etmeye çalıştık, diğer gruplarımız da ellerinden geldiği kadar bu çalışmalara, bu olumlu yaklaşıma olumlu cevap vermeye çalıştılar. Dolayısıyla hiçbir şekilde burada temsil edilen, grubu bulunan siyasi partiler bu konuda bir ayrıma tabi tutulmadı, tutulamaz, yani bu haksızlık olur, bu millet iradesine saygısızlık olur. Böyle bir anlayışımızın olması kesinlikle söz konusu değil ama çoğu zaman sizin arkadaşlarınız tarafından bu... Yani grup başkanvekilleri değil de başka arkadaşlar görevlendiriliyor ve biz de mecburen o arkadaşlarımıza bilgi veriyoruz, size intikalde problem oluyor muhtemelen. Dolayısıyla öyle bir eğilimimiz, yaklaşımımız olamaz. Yani hele ön yargı içerecek anlamda, ifade etmeye çalıştığınız gibi, bir yaklaşımımız kesinlikle söz konusu değil.

Bugün Gelir Vergisi Kanunu ve diğer bazı vergi kanunlarında değişiklik öngören kanun tasarısını görüştükten sonra 542 sıra sayılı Güneydoğu Asya’da Dostluk ve İşbirliği Anlaşması, 519 sıra sayılı Uluslararası Anlaşma -o da Uluslararası Telekomünikasyon Birliği ile ilgili- 306 sıra sayılı Uluslararası Anlaşma, keza 342 sıra sayılı Türkiye Cumhuriyeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Elektrik, Petrol, Gaz ve Maden Kaynakları Alanlarında İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair uluslararası anlaşmalar ve Karayolları Kanunu’nda kısa bir düzeltme yapan -yine gruplarla görüşmelerimiz devam ediyor şu anda, orada da bir mutabakat sağlayarak, henüz daha o görüşmeler yapılmadı, onu da söyleyelim- bir yanlış uygulamanın ortadan kaldırılması ve vatandaşımızın lehine olan bir düzenleme içeren kısa bir kanunu görüşeceğiz. Bunları bitirdiğimiz takdirde inşallah bugün, hepimizin uzun süreden beri beklediği “tatil” demeyelim, yine tatil yapamayacağız, yine seçim bölgelerimize gideceğiz, orada hepimizi…

Evet, Sayın Şandır, yüzünüzdeki ifadeyi anlayabiliyorum, yine yoğun bir çalışma dönemi başlayacak yani tatil yine yok milletvekillerine ama en azından, herkes, vatandaşlarımızla, seçim bölgesindeki kendilerine destek veren insanlarla yüz yüze görüşme imkânı bulacak. Bu açıdan iyi olacak inşallah.

Biraz önce ifade etmeye çalıştığım gibi referandum çalışmaları da başladı aslında fiilen şu anda, onunla ilgili olarak bütün siyasi partiler kendi kanaatlerini aktaracaklar. O nedenle Meclisimizin mümkünse inşallah… Biz sizlerden bu konuda bir olumlu adım daha bekliyoruz, özellikle belki bazı konuşmaların daha özetlenmesi yöntemiyle bu sürecin kısaltılması yani yarın ya da hafta sonu değil de bugün sonlandırılması mümkün. Bu konuda da muhalefete mensup arkadaşlarımızdan açıkçası destek ve anlayış bekliyoruz.

Bu çalışma dönemi nedeniyle bütün bu yoğun tempo içerisinde fedakârlık göstererek gece gündüz yorucu çalışmalar içerisinde bulunan bütün arkadaşlarımıza, bütün milletvekillerimize ben buradan şükranlarımı arz ediyorum ve inşallah öneri kabul edildiği takdirde, bütün arkadaşlarımıza kendi seçim bölgelerinde iyi çalışmalar diliyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Grup önerisinin aleyhinde Mersin Milletvekili Sayın Mehmet Şandır, buyurun efendim.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlamadan önce yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun vermiş olduğu grup önerisinin aleyhinde söz aldım, bir şekil şartı gereği aleyhte konuşacağım. Gerçekten de aleyhte konuşmak gerekiyor.

Değerli milletvekilleri, çok yoğun…

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Bugün bari aleyhte konuşmayın.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Aleyhte konuşacağım, evet.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Bugün konuşmayın Sayın Şandır, başka zaman konuşun.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Şimdi bak, şimdi konuşacağım dinle.

Değerli milletvekilleri, gerçekten çok yoğun bir çalışma ile ve yorularak, gece sabahlara kadar çalışarak bir yılı, bir yasama yılını tamamladık. Tatili hak ettik mi? Sıralar onu söylüyor, zaten Meclis tatile girmiş galiba, kimse yok ortalıkta.

Dolayısıyla Adalet ve Kalkınma Partisinin getirdiği, Meclisin bugün bu grup önerisiyle gündeme aldığı yedi sekiz tane kanun tamamlandığı takdirde 1 Ekim 2010 tarihine kadar Meclis tatile girecek. Hâlbuki daha önce bu kürsüden bir sayın AKP milletvekili “Biz çalışmak istiyoruz, muhalefet tatile gitmek istiyor.” diyordu. İşte, bu tatile gitme teklifinize muhalefet etmek için söz almış bulunuyorum. Önerinize bu noktada muhalifim çünkü…

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Çalışmak mı istiyorsunuz? Devam edelim mi istiyorsunuz?

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Çalışmak istiyoruz, evet.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Gerçekten?

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Gerçekten. Çalışabiliyorsanız buyurun.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Sayın Şandır, restinizi görebiliriz.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Yani bu önergenin aleyhine konuşacaksak nesini konuşacağız? Tatile gitmek istiyorsunuz, bunun önergesini getirdiniz; “Hayır, gitmeyelim.” diyoruz.

NUSRET BAYRAKTAR (İstanbul) – Tatile değil, yaz çalışmalarına gidiyoruz.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Çünkü sizin bir sayın milletvekiliniz burada bizi suçlamıştı. Bir AKP milletvekili -ismini söylemeyeyim, kendisi yok burada, olsaydı söylerdim- “Biz çalışmak istiyoruz ama muhalefet tatile gitmek istiyor.” diye, bir siyasi partimizin “30 Eylüle kadar çalışalım.” teklifine itiraz için bunları söylüyordu ama şimdi gerçekten Meclis tatil yapmayı hak etti, milletvekillerimize de haksızlık yapmayalım.

Ama Sayın Soner Aksoy’a yaptığınız haksızlığı da kabul etmiyorum. Yenilenebilir enerjiyi çıkartmadan bu Meclisin tatile gitmesini de hak görmüyorum, şık görmüyorum, doğru bulmuyorum; ülkemize bir haksızlık olarak değerlendiriyorum. Sayın Aksoy oradan alkışlayınca, bunu da söylemem gerekiyor.

Değerli milletvekilleri, bu vesileyle bir hususu dikkatinize sunmak istiyorum: Türkiye’mizin üç tarafı denizlerle çevrili ve bu kıyılarımızda çok sayıda limanımız bulunmaktadır. Türkiye ekonomisi açısından da çok önemli bir paya sahip olan liman işletmeciliği, deniz işletmeciliği birçok sorunlar içerisinde kıvranmaktadır.

Ancak, deniz işletmeciliğinin, deniz yolları taşımacılığının getirdiği bir sorun da turizm sektörünü çok kötü vurmaktadır. Özellikle, bu mevsimde kıyılarımızdaki turizm tesislerinin çok temel bir sorunu gündemde beklemektedir, çözümünü de buradan beklemektedir. Bu sorun, limanlara yanaşan gemilerin çöplerini limana getirip teslim edip bedelini ödemeleri gerekirken, denize, açık denize bırakmaları hâlidir. Bugün sahillerimizde kıyıların açığında bırakılmış gemi atıklarının -ki sintine dedikleri hadise- kirlettiği kıyılarda turizm yapmaya çalışıyoruz. Bu hem turistler açısından çok ciddi bir problem yaratmaktadır hem o turistik tesislerin işletmecileri açısından gerçekten kabul edilemez bir sorun yaşatmaktadır. Bunun çözülmesi gerekiyor. Bunu hem liman işletmelerimizin hem yerel yöneticilerimizin hem de Hükûmetin ne tedbir alması gerekiyorsa almalı, denizlerimizin bu yönlü kirletilmesine müsaade edilmemeli. Çünkü turizm Türkiye açısından hem döviz girdisi hem de istihdam artırıcı özelliği açısından vazgeçilemez bir sektör. Dişimiz tırnağımızla kurduğumuz bu turizm işletmelerini –“gevşek yönetim” diyelim, başka bir tanımlama yapmak istemiyorum- görevlilerin, yetkililerin görevlerini yapmayışından kaynaklanan bir sonuç olarak denizlerin, bu deniz taşıt araçlarının, özellikle yük taşıyan gemiler tarafından bedel ödememek için sintinelerini açığa bırakmaları sonucunda sahillerimiz, maalesef, birçok plajımız, birçok turistik tesisimizin plajları denize girilemez gibi bir sonuçla karşılaşmıştır. Bu, hiçbir anlamda, ne ekonomik anlamda ne turizm anlamında ne çevre anlamında kabul edilemez ve ertelenemez bir sorun. Bu sorunun çözümü de bu Parlamentonun, bu Meclisin görevi olmalı. Yapılması gereken neyse bunun yapılması açısından, ben, sayın Hükûmeti ve sayın Hükûmet partisi grubunu bu anlamda uyarıyorum, bunu da çıkartmadan, bu düzenlemeyi de yapmadan tatile gitmeyi de çok doğru ve şık bulmamaktayım. Bu sebeple, bu konuşmamın, yöneticiler üzerinde, özellikle yerel yönetimler ve liman işletmeleri üzerinde, hatta çevre il müdürlüğü üzerinde ve Hükûmet üzerinde, bakanlar üzerinde, bir tedbir alınmasına vesile olacağını ümit etmek istiyorum.

Bugün getirilen, görüşülmesi planlanan uluslararası sözleşmelerin kabul edilmesine ait kanun tasarılarından biri de Türkiye ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Elektrik, Petrol, Gaz ve Maden Kaynakları Alanlarında İşbirliği Protokolü’nün onaylanmasıyla ilgilidir. Türkiye-Suriye Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı olarak, dostluk grubu üyeleri olarak biz bu Sözleşmenin, bu İşbirliği Protokolü’nün burada kanunlaştırılmasını da çok hayırlı bir hizmet olarak görüyoruz. Bunun da bugün, tatile girmeden önce Genel Kuruldan kanunlaştırılarak çıkarılmasının çok gerekli, çok doğru olacağını… Madem dostuz, madem kardeşiz, madem ilişkilerimiz her düzlemde bu kadar ileri seviyeye geldi, gerek Cumhurbaşkanlığı gerekse Başbakanlık nezdinde, Hükûmet nezdinde bu yönde bir irade ortaya konuldu, Suriye ile Türkiye arasında birçok alanda iş birliğinin yapılması ve bunun bir protokolle kanuna bağlanmasının çok gerekli olduğuna ben de inanıyorum ve talep ediyorum. Dostluk Grubu Başkanı olarak, bu kanunun da “Geç kaldık, yorulduk.” deyip görüşülmeden Meclisin tatile girmemesini de arzu ediyorum, ümit ediyorum ki bu Protokol de bu gece burada onaylanır, oylanır ve kanunlaşarak yürürlüğe girer diye düşünüyorum.

Değerli milletvekilleri, tabii, gergin günler, gergin saatler de yaşadık. Amacını, maksadını aşan birtakım konuşmalar da oldu burada. Meseleyi kişiselleştirmeden, şahsileştirmeden birçok konuşmalar, birçok istenmeyen hadiseler de yaşandı, yaşanmaması talebimizdi, arzumuzdu.

Burası Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk milletinin temsil edildiği yer. Türk milletine yakışır bir yasama görevi yapmak hepimizin, her partinin, her grubun, her milletvekilinin sorumluluğu altındadır ama burada huzurlu bir çalışmayı tanzim edecek bu gündem belirlemeler maalesef tamamladığımız bu yasama yılında bir türlü düzene kavuşturulamadığı için huzurlu bir çalışmayı kuramadık, geliştiremedik. Ümit ediyorum ki 1 Ekimde başlayacak 5’inci Yasama Yılında bu yıl yaşadığımız olumsuzluklar yaşanmadan ülkemize ve halkımıza hayırlı hizmetler yapmaya ulaşırız. Sağlıkla bir tatil dönemini de tamamlayarak 1 Ekimde başlayacak yeni döneme hep birlikte     -yine hizmet aşkıyla- burada oluruz ümidiyle -bu önergenin kabulü, aleyhte konuştuk ama kabul oyu vereceğimizi de ifade ediyor- yüce heyetinize saygılar sunarken, bir yılın yorgunluğuna emek veren tüm milletvekillerini ve grupları da Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Teşekkür ederim efendim. (Alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Şandır.

Grup önerisinin lehinde Trabzon Milletvekili Sayın Safiye Seymenoğlu, buyurun efendim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

SAFİYE SEYMENOĞLU (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AK PARTİ Grubunun, grubumuzun vermiş olduğu grup önerisinin lehinde söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bugün, görüşmelere Gelir Vergisi Kanunu’nun ikinci bölümüyle devam edeceğiz. İnşallah, uluslararası anlaşmaların görüşülmesinden sonra, 1 Ekim 2010’a kadar, Genel Kuruldaki çalışmalarımıza ara vereceğiz.

Bu dönemde emek veren, çalışan tüm milletvekillerimizi ben saygıyla selamlıyorum ve onlara teşekkür ediyorum, sağ olun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Seymenoğlu.

Grup önerisinin aleyhinde Afyonkarahisar Milletvekili Sayın Halil Ünlütepe, buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)

HALİL ÜNLÜTEPE (Afyonkarahisar) – Sayın Başkan, saygıdeğer parlamenterler; Adalet ve Kalkınma Partisinin grup önerisinin aleyhinde söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, anladığım kadarıyla, bir dönemi bugün sona erdirmeye çalışacağız. Bu bir dönemde iyi çalıştık, eksik çalıştık ama sonuç itibarıyla karşılaştığımız en önemli olay bence şu: Bir program dâhilinde çalışmaları yürütemedik. Dengesiz, güne göre program ayarladık. Bakın, son bir aylık bir takvimi sizlerle paylaşmak istiyorum:

22/6/2010 tarihinde Adalet ve Kalkınma Partisi grup önerisi, gündem değişmiş. Elbet buna uyulması gerekir. Aradan altı gün geçmiş -30/6- tekrar grup önerisi, tekrar gündem ve çalışma koşulları değişmiş. 8 Temmuz, sekiz gün sonra, tekrar gündem değişikliği, tekrar çalışma koşullarının değişikliği. 13 Temmuz, tekrar aynı konuyla geliniyor ve 15 Temmuz, iki gün sonra ve bugün tekrar bir grup önerisiyle geliniyor. Hâlbuki ciddi kurumlar çalışma programlarında çok az değişiklik yaparlar, o çok az değişiklikler de parlamenterlerin daha iyi, verimli çalışmasını sağlar. Örneğin salı ve çarşamba günlerindeki programlara müdahale edilmesi, parlamenterlerin denetleme görevini yeterince yerine getirmesine engel olmuştur.

Şimdi, böyle bir ortamda, bu Parlamentonun, bu dönemde, verimsiz fakat kendisini çok yoran bir çalışma türü içine girdiğini görüyoruz. Bu, bir tecrübesizlik mi? Hayır, tecrübesizlik değil. İktidarın, ülkenin gündemini yakalayabilmesindeki bir beceriksizlik olarak yansıtılırsa daha doğru olur diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlarım, ülkemizin ciddi sorunları var. Hele hele son dönemlerde gündem dışı söz alan saygıdeğer parlamenterlerimizin de belirttiği gibi, son dönemlerde yağan yağışlar, dolu, tarım sektöründe ciddi sıkıntılar doğurmuştur. Bunlardan bir tanesi de bizim yöremizin sorunlarından, daha ziyade Çay ve Sultandağı ilçelerimizde gördüğümüz ve ülkemizin diğer illerinde de karşılaştığımız, kiraz üreticilerinin çektiği sıkıntılar. Bu yıl, kiraz üretiminde rekoltenin yüksekliği, kalitenin belirli bir oranda düşüşüne de neden olmuştur. Örneğin, Sultandağı ilçemizde, o ilçedeki yıllık rekolte, her yıl 40 bin tondur. Bu 40 bin ton kirazın yüzde 70’i ihracata yöneliktir. Çay ilçemizle birlikte bunu değerlendirdiğinizde 60 bin ton. Bu sene, yağan yağmurlar, dolu, rekoltedeki yükseklik, verimin kalitesindeki düşüklük sonucu kiraz üreticileri ciddi bir mağduriyetin içine düşmüştür. Tarımdaki, üretimdeki girdilerde, elektrik girdilerinde, gübre girdilerinde, ilaçlama girdilerinde, işçilik ücretlerinde, bunların tümünü ortaya koyduğunuzda, sulama girdilerini ortaya koyduğunuzda, ciddi bir artış olmasına rağmen, fiyatın tespitinde, bugün birinci sınıf, ihracatlık kiraz 200 kuruş civarında  satılmıştır. Devletin kendi kamu görevlilerinin, ilçe tarım müdürlüğü yetkililerinin yaptığı tespitlere göre bugün iç piyasadaki en kalite kiraz 35 kuruşla 70 kuruş arasında satılmaktadır.  Yağan yağış ve dolu o kalite, ihracata yönelik olan kirazların çatlamalarına ve yarılmalarına neden olması nedeniyle kiraz dalından toplanamamış, üretici ciddi bir mağduriyetin içine düşmüştür. Örneğin 2002 yılında ihracatlık kiraz 4,5 milyon liraydı, bugün 200 kuruş. Biraz önce de belirttiğim gibi bu, elektrik, sulama, gübre, ilaçlama, işçilik ücretlerinin girdilerini koyduğunuzda, mazot girdilerini koyduğunuzda bu işin içinden üreticinin, meyve üreticisinin çıkması olanaksızdır, ciddi bir devlet desteğine ihtiyaçları vardır.

Bu bölgedeki insanlar kiraz dönemine göre borçlanmışlardır, ilacı veresiye almışlardır, gübreyi veresiye almışlardır, sulamayı veresiye yapmışlardır. Bu insanlar onurlu insanlardır, borçlu gezmeyi sevmeyen kişilerdir. Peki, neye göre ödeyecek bu borçlarını? Çoğu, tarım krediden  borçlandı, Ziraat Bankasından borçlandı. Buna bir çözümü yüce Parlamentonun bulması gerekir. Akşehir, Sultandağı ve Çay, 70 kilometrelik bu bölgedeki yoğun nüfus sadece kiraz üretimiyle geçimini temin etmektedir. Bu bölge insanlarının sorununa yüce Parlamentonun bir çözüm bulması gerekir. Ya bunların borçları bir yıl faizsiz olarak ertelenmeli veya başka bir yönteme gidilmelidir.

İşte ilçe tarım müdürlüğünün raporu: Yağan yağmur ve dolunun sonucu hasar miktarının yüzde 40’larda olduğunu söylüyor.

İki: Kirazdaki örneğin “karabalı” denilen cinsteki kiraz hiç dalından toplanmamış, fiyat veren yok. Geçen yıl sanayi tipi kiraz 130 kuruşken şimdi 80 kuruşa alıcısı yok. Fiyatların tespiti tamamen tüccarın egemenliğine bırakılmış durumda. Çözüm yolu nedir? Parlamento bunları tartışabilseydi, bunları tartışmamız gerekirdi, o nedenle aleyhe söz aldım. Öncelikle fındıkta, buğdayda olduğu gibi, bu kesimdeki üreticilerin hakkının korunabilmesi amacıyla devlet bir taban fiyatı politikasına bu alanda girmeli, düzenleyici bir fiyat endeksini koyabilmeli.

Birinci sınıf kalite, ihracata yönelik kirazın fiyatının tespitinde üreticinin hiçbir müdahalesi yoktur; ihracatçı firma, şu paraya ben bu kirazı alıyorum diyorsa o fiyata vermek zorundadır. Hâlbuki fiyatının tespitinde, kalitenin tespitinde ilçe tarım müdürlüğünden bir ekspertiz, bir tüccardan ekspertiz, ortak, birlikte karar verebilseler, makul bir fiyatın oluşmasına ciddi bir katkı sağlanır ve bu bir tespitle oluşturulabilirdi. Görebildiğim kadarıyla kiraz üreticilerimizin bu mağduriyeti yüce Parlamentoda tartışılmadı, gündemin yoğunluğu nedeniyle tartışılmadı. Fakat tarım kesimi ciddi bir mağduriyetin içindedir. Hâlâ daha Türkiye’de planlı bir tarım politikasının oluşturulmaması nedeniyle hâlâ daha kiraz yetiştiriciliği teşvik edilmektedir. Bir kiraz ağacı on yılda meyve vermektedir. On yıl boyunca o çiftçi o kiraza gözü gibi bakmaktadır.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Kiraz donmadı mı Halil Bey, donmadı mı?

HALİL ÜNLÜTEPE (Devamla) – Dondu tabii.

Şimdi vişne toplanıyor, vişne de 50 kuruştan. İnanın, bir işçinin ücretini ancak karşılayabilir. Bu insanlar kışın ne yiyecek, ne içecek, neyle uğraşacaklar, geçimini neyle temin edecekler? Yani iktidarın göndereceği 2 kilo unla, buğdayla mı temin edecekler geçimini? Bu insanlar ürettiklerinin karşılığını almak istiyor, üreterek geçimini temin etmek istiyor, Türk toplumunun üretimine katkı sağlamak istiyor.

Üreten bir toplumu yaratabilmenin en önemli unsurlarından birisi tarım kesimine ciddi bir destek vermektir. Göçü önlemenin en önemli faktörü odur. Eğer, siz tarımda, girdilerde destek olmazsanız o insanlar başka bölgelere göçe yönelir. O büyük kentlerdeki o göçün getirdiği girdabı da hepimiz görüyoruz ve yaşıyoruz. Bu nedenle yüce Meclisten o bölgedeki kiraz üreticilerinin sorunlarına daha fazla ilgi gösterilmesini istiyorum, tarım kesiminin sorunlarına daha fazla dikkatli ve özenli bir davranış istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Ünlütepe, konuşmanızı tamamlayınız.

HALİL ÜNLÜTEPE (Devamla) – Bağlıyorum Sayın Başkanım.

Yani, bir çalışma dönemi geçirdik ama verimsiz. Sorunlar günden güne daha da çoğalmaktadır. Bu sorunlar çözümlenmeli, çözümlenmesi için olumlu mesaj verilebilmeli. O insanların moral desteğe ihtiyacı vardır.

Ben bu sorunların çözümünde Parlamentonun üzerine düşen görevin olduğu inancıyla aleyhe söz almış bulunuyorum. Bu duygu ve düşüncelerle yüce heyetinizi saygıyla selamlarken Sayın Başkana da gösterdiği toleranstan dolayı teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Ünlütepe.

Öneriyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.

1’inci sırada yer alan, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri

1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

2’nci sırada yer alan, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499) (S. Sayısı: 321)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

3’üncü sırada yer alan, Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in; 3717 Sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun ve 657 Sayılı Kanunun 152 nci Maddesinin "II-Tazminatlar" Kısmının (G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Konya Milletvekili Kerim Özkul ve 4 Milletvekilinin; Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak'ın; Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

3.- Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in, 3717 Sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun ve 657 Sayılı Kanunun 152 nci Maddesinin "II-Tazminatlar" Kısmının (G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Konya Milletvekili Kerim Özkul ve 4 Milletvekilinin, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak'ın, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/886, 1/838, 2/599, 2/712, 2/727) (S. Sayısı: 536) (x)

BAŞKAN – Komisyon ve Hükûmet yerinde.

İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülen tasarının, 136’ncı Birleşimde ikinci bölüm üzerindeki görüşmeleri tamamlanmıştı.

Şimdi, ikinci bölümde yer alan maddeleri, varsa o madde üzerindeki önerge işlemlerini yaptıktan sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.

26’ncı maddede iki adet önerge vardır.

Önergeleri okutuyorum:

TBMM Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Kanun Tasarısının 26 ncı maddesi ile 178 sayılı KHK’ye eklenen 33/B maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini; üçüncü fıkrasında yer alan “Gelir İdaresi Başkanlığı risk analiz sistemi üzerinden yapılan analizler de” ibaresinin “Gelir İdaresi Başkanlığı risk analiz sistemi üzerinden yapılan analizlerle gelir politikaları ve kalkınma planları da” olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

              Şevket Köse                            Tayfur Süner                               Harun Öztürk

                Adıyaman                                  Antalya                                           İzmir

             Birgen Keleş                      M. Akif Hamzaçebi                           Cevdet Selvi

                 İstanbul                                   Trabzon                                        Kocaeli

“Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu; Bakanın veya tevkil etmesi halinde Müsteşarın başkanlığında, Gelir İdaresi Başkanı, Hesap Uzmanları Kurulu Başkanı, Gelir İdaresi Başkanlığı Denetim ve Uyum Yönetimi Daire Başkanlığının bağlı olduğu Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı ve Gelirler Kontrolörleri Başkanı ile Maliye Teftiş Kurulu ile Hesap Uzmanları Kurulu başkan yardımcılarından birer üye ve vergi denetmenlerini temsilen bakan tarafından görevlendirilen bir üyeden oluşur.”

                        

(x) 536 S. Sayılı Basmayazı 15/07/2010 tarihli 135’inci Birleşim Tutanağı’na eklidir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 Sıra Sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Harçlar kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in; 3717 Sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı Harçlar kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun ve 657 Sayılı Kanunun 152 nci Maddesinin “II-Tazminatlar” Kısmının (G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Konya Milletvekili Kerim Özkul ve 4 Milletvekilinin; Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak’ın; Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin çerçeve 26 ncı maddesinin tasarı metninden çıkartılmasını arz ve teklif ederiz.

 

Erkan Akçay

Mehmet Şandır

Nevzat Korkmaz

 

Manisa

Mersin

Isparta

 

Hasan Çalış

Mustafa Enöz

 

 

Karaman

Manisa

 

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılamıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Akçay, buyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)

ERKAN AKÇAY (Manisa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz tasarının 26’ncı maddesi üzerine verdiğimiz önerge hakkında söz aldım. Muhterem heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, yıllardır vergi denetiminin çok başlılığından ve iyi koordine edilememesinden şikâyet edilmektedir. Bugüne kadar, vergi denetiminde koordinasyon ve etkinlik bir türlü sağlanamamıştır. Kronik hâle gelen bu sorun, kamu maliyesine ve vergi adaletine zarar vermiştir ve vermeye devam etmektedir.

Vergi incelemeleri mükellefler bakımından adil, eşit ve tarafsız bir yaklaşımı içermelidir, siyasi iktidarın müdahalelerinden tamamen ve özenle uzak tutulması gerekmektedir. Özellikle AKP İktidarının bu konudaki yaklaşımı mükellefler nezdinde endişe yaratmaktadır.

Değerli milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti, 1950 yılına kadar tek partili dönemi yaşamıştır; 1950-60 arası çok partili siyasi hayatımızda yine tek partinin büyük çoğunlukla iktidar olduğu Demokrat Parti dönemini yaşamıştır. Türkiye, 1960 ihtilal dönemini, 1971 12 Mart dönemini, 1980 12 Eylül darbe yönetimini ve diğer tek başına iktidar dikta dönemlerini yaşamıştır. Ancak, vergi incelemeleri hiçbir zaman siyasi ve subjektif amaçlara, baskı ve sindirmeye alet edilmemiştir. Vakta ki, AKP döneminde vergi incelemeleri bizzat Sayın Başbakanın vaziyet ettiği bir tehdit, şantaj ve baskı aracı hâline getirilmiştir.

Bu yüzden mükelleflerin büyük çoğunluğu ve iş âlemi korku ve endişe içindedir. Vergi incelemelerinin usul ve esaslarının, incelenecek mükelleflerin objektif kriterlere göre tespitinin, incelemelerin süre ve kapsamının yasal zemine kavuşturulması bir zorunluluk hâline gelmiştir.

Ülkemizde vergi incelemeleri, Vergi Usul Kanunu’nun 135’inci maddesinden aldıkları yetkiyle maliye müfettişleri, hesap uzmanları ve gelirler kontrolörlerince, taşra teşkilatında ise vergi denetmenleri ve vergi dairesi müdürleri tarafından yürütülmektedir.

Tasarının 26’ncı maddesiyle, Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu kurulmaktadır. Bu maddeyle, bu koordinasyonsuzluk sorununa kısmen de olsa bir çözüm getirilmeye çalışılmaktadır ve bu iddia edilmektedir. Ancak bu iddiayla birlikte yapılan bu düzenlemeleri yetersiz buluyoruz ve bu düzenlemelerin şu anda Meclise getirilmiş bulunan teşkilat tasarısıyla görüşülmesinde ve düzenleme yapılmasında fayda bulunmaktadır.

Bu 26’ncı maddeyle ilgili en büyük tartışma, Vergi İnceleme ve Koordinasyon Kuruluna kimin başkanlık edeceği ile Kurulun kimlerden oluşacağı konusunda yaşanmıştır. Koordinasyon Kuruluna başkanlık edecek unvanın belirlenmesinde tevilci bir yaklaşımdan ve bir orta yol bulunmasından başka şimdilik bir çıkar yol göremiyoruz.

Aslında en doğrusu, bu Kurula Gelir İdaresi Başkanının başkanlık etmesidir. Tasarının ilk hâli de böyleydi. Ancak sonra, müsteşarın başkan olması öngörüldü ve en sonunda yine değiştirildi ve “Bakanın veya tevkil etmesi hâlinde müsteşarın başkanlığında…” denildi.

Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kuruluna müsteşarın başkanlık etmesi hiyerarşik yapı itibarıyla doğru görünse bile, aslında bunu yine de doğru bulmuyoruz çünkü müsteşarlık, özünde siyasi ve istişari bir makamdır ve istisnai bir memuriyettir. Bakanlıklarda en siyasi makam ve görev müsteşarlıktır. Müsteşarın görev ve yetkileri, bakanın, âdeta iki dudağı arasındadır. Ayrıca, Maliye Müsteşarına, kanunlarda ve mevzuatımızda, vergiye, vergi incelemesine ve denetimine ilişkin hiçbir fonksiyon ve görev verilmemiştir. Başkanın müsteşar veya bakan olması hâlinde kurulun siyasallaşması söz konusudur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun, konuşmanızı tamamlayınız.

ERKAN AKÇAY (Devamla) – Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı yirmi dokuz ilde kurulan vergi dairesi başkanlıklarında görev yapan 2.800 vergi denetmeni, tüm Türkiye’de vergi incelemelerinin yüzde 90’ını ve toplam denetim gücünün yüzde 80’ini oluşturmaktadır. Bu nedenle Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulunda Gelir İdaresi Başkanlığının taşra teşkilatında yer alan vergi dairesi başkanı ile vergi denetmenlerinden bir üyenin de kurulda yer almasının kurulun çalışmasına olumlu katkı yapacağını düşünüyoruz çünkü vergi dairesi başkanları ve vergi denetmenleri, Gelir İdaresinin gören gözü, duyan kulağı, çalışan elidir.

Tasarının 9’uncu maddesiyle, tam incelemenin bir yıl içinde, sınırlı incelemenin ise altı ay içerisinde bitirilmesi öngörülüyordu. 26’ncı maddede ise tam ve sınırlı incelemenin kapsamının belirlenmesine ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği öngörülmektedir. Bu konuda dikkat edilmesi gereken en önemli husus, incelemeye alınacak sektör ve mükelleflerin yalnızca risk analizine dayanılarak tespiti ve seçimi tehlikesidir. Sadece risk analizine dayanmak vergi adaletini, mükellefin vergi dışındaki özel durumlarını…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ERKAN AKÇAY (Devamla) – …değişikliği zedeleyebileceği gibi hükûmetin uygulayacağı kalkınma planlarını, maliye ve gelir politikalarını ve sektörel politikaları da olumsuz etkileyebilecektir.

Değerli milletvekilleri, sözlerime burada son veriyor, hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

TBMM Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Kanun Tasarısının 26 ncı maddesi ile 178 sayılı KHK’ye eklenen 33/B maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini; üçüncü fıkrasında yer alan “Gelir İdaresi Başkanlığı risk analiz sistemi üzerinden yapılan analizler de” ibaresinin “Gelir İdaresi Başkanlığı risk analiz sistemi üzerinden yapılan analizlerle gelir politikaları ve kalkınma planları da” olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                     Şevket Köse (Adıyaman) ve arkadaşları

“Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu; Bakanın veya tevkil etmesi hâlinde Müsteşarın başkanlığında, Gelir İdaresi Başkanı, Hesap Uzmanları Kurulu Başkanı, Gelir İdaresi Başkanlığı Denetim ve Uyum Yönetimi Daire Başkanlığının bağlı olduğu Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı ve Gelirler Kontrolörleri Başkanı ile Maliye Teftiş Kurulu ile Hesap Uzmanları Kurulu başkan yardımcılarından birer üye ve vergi denetmenlerini temsilen bakan tarafından görevlendirilen bir üyeden oluşur.”

BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Hamzaçebi, buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Maliye Bakanlığı bünyesinde Vergi Denetim ve Koordinasyon Kurulu kurulmasını öngören madde üzerinde verdiğimiz önerge nedeniyle söz aldım. Sözlerime başlarken sizi saygıyla selamlıyorum.

Vergi Denetimi ve Koordinasyon Kurulu maddede belirtilen görevleri yapacaktır. Ancak bu maddenin ulaşmak istediği amacın gerçekte siyaset kültüründe olmadığını, siyaset kültüründe olmaması nedeniyle vergi denetimi konusunda siyasetin etkisinin hissedildiğini, yaşandığını, böyle bir dönemin içinde olduğumuzu belirtmek isterim. Ayrıca, böyle bir Kurulda Bakanlığın bütün denetim elemanları temsil edilirken vergi denetmenleri gibi son derece kapsamlı ve geniş denetim yapan, sayıca oldukça kalabalık olan ve güçlü olan bir birimin burada temsilcisinin olmamasını eksiklik sayıyorum. Madde, yazım itibarıyla artık amacından uzaklaşmıştır, “yarı özerk gelir idaresi” kavramına uygun olmayan bir niteliğe bürünmüştür. Dolayısıyla, böyle bir yazımda vergi denetmenlerinin temsilcisinin de olmasını teknik olarak doğru bulduğumu ifade etmek isterim.

Değerli arkadaşlar, bu maddeden önceki madde olan 25’inci madde üzerinde Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkan Vekili Sayın Nurettin Canikli, geçen hafta cuma günü yapmış olduğu konuşmada, AKP döneminde vergi denetiminde nasıl olağanüstü bir adalet sergilediklerini ifade etti.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Doğru!

ERTUĞRUL KUMCUOĞLU (Aydın) – Yalandan kim ölmüş!

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) – Sayın Canikli “Geçmişte olduğu gibi birileri de bazı mükellefler için, büyük mükellefler için ayrıcalık istiyorsa bu artık yok.” diyor. Yani, geçmiş dönemde bazı büyük mükellefler kayrılıyordu demek istiyor. Aradaki tek fark, yani AKP dönemiyle önceki dönemler arasındaki tek fark, artık ayrıcalık yok, hiç kimse dokunulmaz değil, herkes eşit, objektif olarak incelemeye muhatap. Yine konuşmasının bir başka yerinde aynen şu şekilde söylüyor: “Geçmişte, uzun yıllardan beri vergi incelemeleri, genelde orta ve küçük mükellefler nezdinde yapılır.” Yani, siyaset, geçmişte büyük mükelleflerin incelenmesini engelliyordu, diyor. Tabii, o dönemin siyasi olarak savunması bana düşmez, o dönemin hükûmetine düşer ama o dönemde sorumluluk üstlenmiş bir bürokrat olarak bu eleştirinin bir açıdan muhatabının da kendim olduğunu düşünüyorum. Üç buçuk yıl Gelirler Genel Müdürlüğü yaptım, yedi yıl süreyle de Ankara ve İstanbul Defterdarlıkları yaptım, gelir idarelerinin henüz defterdarlık bünyesinden alınmadığı dönemlerde. Ben, bu dönemlerde, siyasi makamı üstlenmiş olan kişilerin, sayın bakanların “şunu incele” veya “şunu inceleme” yönünde herhangi bir talimatı değil, telkinini veya imasını bile almış değilim. Bu cümlenin sorumluluğunu bürokrat olarak ben üstleniyorum, Sayın Canikli’nin iddiasının… Böyle bir şey hatırlamıyorum.

Biz sektör incelemeleri yapardık. Bakın, bir sektörü tespit ederdik… Hangi sektörler incelenecektir, bunlar objektif verilerle tespit edilir, o sektörde ayrım yapılmaksızın herkes incelenirdi. Sayın Canikli bunu söyleyebilecek mi acaba? Ben, Gelir İdaresi Başkanlığının ilgili denetim birimlerinin kendi görev alanlarına düşen konularda ciddi çalıştıklarını biliyorum, hepsi son derece düzgün arkadaşlarımızdır. O yönüyle, bürokrasiye yönelik hiçbir olumsuz değerlendirmem söz konusu olamaz ama bir medya grubuna yönelik olarak yapılan incelemeden Sayın Başbakan haberdar oluyorsa, raporun işleme konulması veya konulmaması aşamasını Sayın Başbakan tespit ediyorsa vergi denetiminde objektiflikten, tarafsızlıktan bahsetmek mümkün değildir. Bundan söz edemeyecek tek parti Adalet ve Kalkınma Partisidir.

Gelir İdaresi Başkanlığı 2000 yılında bir genel tebliğ yayınlamış “Anonim şirketlerde geçici ilmühaberler hisse senedi hükmündedir.” demiş. Vergi hukuku, temel kavramlarını maddi hukuktan alır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Hamzaçebi.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Ticaret hukuku bazı kavramları tanımlamışsa bu tanımları alır, onun üzerine kendi sistemini kurar. Vergi kanunlarında “ilmühaber” diye bir kavram yoktur. Geçici ilmühaber, anonim şirketlerde hisse senedi çıkarılıncaya kadar onun yerine kaim olmak üzere çıkarılan bir belgedir, sahiplerine hisse senedinin sağladığı bütün hakları sağlar. Ticaret Kanunu bunu söyler ve ilmühaberler, Gelir İdaresinin genel tebliğinde “Hisse senedi gibi değerlendirilir.” şeklinde açıklanmıştır. 2000 yılından  bu yana açıklanmış, istikrar kazanmış bir uygulama.

Siz bir medya grubuna kızıyorsunuz diye, size yönelik, sizi eleştiren yayınlar yapıyor diye “Ben bunu tanımam. Katma Değer Vergisi Kanunu geçici ilmühaber demiyor. O hâlde geçici ilmühaberin devrini ben katma değer vergisine tabi tutarım.” derseniz, siz vergi denetiminde objektiflikten söz edemezsiniz. İstediğiniz kadar merkezde rapor okuma komisyonları kurun, istediğiniz kadar bunları kanuna taşıyın, bu kültür, denetime müdahale etme kültürü sizin aklınızda olduğu sürece burada bağımsız bir özel idare yarattığınızdan söz edemezsiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) – Sayın Başkan, son cümlem.

BAŞKAN – Buyurun efendim.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) – İstediğiniz yasayı geçirin, sizin aklınızda, sizin düşüncenizde, sizin kültürünüzde denetime müdahale etmek, onu şekillendirmek, Türkiye’nin her tarafını şekillendirmek düşüncesi varsa demokrasi olmaz. İstediğiniz yasayı çıkarın… Bu yasa da onlardan biridir. Şeklen birçok şey burada yazılıyor, şöyle olacak, böyle olacak… Fiilen siyaset müdahale etmek istiyorsa edecektir, bürokrasinin direncini kıracaktır. Gelin, gerçekten yarı özerk idareyi, Gelir İdaresini yaratalım. Bu idareyi, insan kaynakları yönünden, yönetim yönünden, kapasite yönünden güçlü olan bu idareyi daha ileriye taşıyalım, daha özerk alanlar yaratalım kendilerine ama maalesef bu tasarıda bu yok.

Sözlerimi bitiriyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Hamzaçebi.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Canikli.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Sayın Hamzaçebi, benim daha önce yaptığım bir konuşmaya atfen bir açıklama yaptı, bir izahatta bulundu ama benim yaptığım açıklamalarla onun alakası yoktu ya da yanlış aksettirildi. O konuda bir düzeltme hakkı istiyorum.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Tutanaklardan okudu efendim.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Tutanaktan okudum.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Tutanaklardan okudu.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Efendim, yorumladı daha sonra Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Canikli.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Sataşma yok efendim, sadece düzeltme yapacağım.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Tutanaktan okudu Sayın Canikli.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – “Sataşma yok.” diyor Sayın Başkan.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Ben yapmayacağım.

Sataşmadan değil Sayın Hamzaçebi.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Canikli.

Açıklama, yani kendisinin söylediğinin dışında bir ifade bulunduğunu söyledi, bir açıklasın dinleyelim bakalım.

Buyurun.

V.- AÇIKLAMALAR (Devam)

8.- Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin, daha önce yaptığı bir konuşmaya atfen Trabzon Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin yaptığı açıklamada sözlerini yanlış aksettirdiğine ilişkin açıklaması

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli arkadaşlar, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Aslında, Sayın Hamzaçebi benim daha önceki konuşmamda ifade ettiğim gerçeği teyit etti. Şu şekilde: “Biz sektörel vergi incelemesi yaptırdık.” dedi. Yani bir sektör... Doğru, hâlen de o uygulama devam ediyor. Yani, bir sektör, her yıl değişik sektörler sektör olarak toptan inceleniyor. Karşı olduğum ya da verimli olmadığını iddia ettiğim mekanizmalardan, yöntemlerden bir tanesi de bu zaten. Neden? Neden?

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Siz medya sektörünü incelediğinizi söyleyebiliyor musunuz?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – İzin verin Sayın Hamzaçebi, geleceğim oraya da.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Söyleyebiliyor musunuz?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Neden? Çünkü bakın, sektör incelemesi yaptığımız zaman büyük küçük hepsi inceleniyor. Hâlbuki öyle değil. Yani, küçük bir mükellef, orta ölçekli bir mükellef, bunların incelenmesinden önce sektörde önde olanları, sadece önde olanları almak lazım. Bir örnek vereyim: Bakın -tabii biraz belki teknik bir konu olduğu için sıkmak istemiyorum- diyelim ki akaryakıt sektörü incelenecek. Burada petrol ofislerinin incelenmesinin çok fazla bir anlamı yok. Önemli elbette, zamanınız varsa inceleyin, yeteri kadar elemanınız varsa inceleyin, bir sakınca yok ama sektörde başat olan üç beş tane rafineriyi ve çıkışlarını kontrol ettiğiniz zaman, diğer taraftarı incelemenize, detaylı anlamda incelemenize gerek yok. Çünkü oradan, yukarıdan mal ve hizmet akımını izlediğiniz zaman, oranın belge sistemini takip ettiğiniz zaman ulaşırsınız. Ama yukarıyı incelemeden, o esas sektöre hâkim olan dört beş tane, on tane… Her sektör için geçerlidir bu aşağı yukarı. Onu incelemediğiniz zaman, sonuca ulaşmanız kesinlikle… Yani, elbette bir matrah farkı ortaya çıkartırsınız ama düşündüğümüz anlamda, üretilen millî gelirin önemli bir bölümünü kavrama noktasında sıkıntı yaşarsınız. Söylemeye çalıştığımız bu. Sayın Hamzaçebi teyit etti, teşekkür ediyorum. Onun için bu yöntemin değişmesi gerekir.

Bakın, geçmiş dönemlere ilişkin olarak çıkıp bir tanesi…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Canikli, konuşmanızı tamamlayınız lütfen.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Canikli, petrol ofisi dediniz, petrol istasyonu demediniz.

BAŞKAN – Sayın Aslanoğlu, konuşmasını tamamlasın.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Şimdi, bir tanesi çıkıp “Şu büyük mükellef şu tarihte incelenmiştir…” Bildiğimiz anlamda büyük mükellef, en büyük mükellef. Çıkıp bir tanesi burada söylesin.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Söyleyeceğim.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Tam kapsamlı bir inceleme, çıksın söylesin.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Söyleyeceğim, söyleyeceğim.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Şimdi, bakın, bir medya grubuyla ilgili olarak, değerli arkadaşlar, inceleme raporu yazılmıştır. Geçen söyledim, çok fazla burada ayrıntıya girmeye gerek yok -ancak elbette o grubun kendi elemanları var, kendi avukatları var, onların savunmalarını kendileri yaparlar, işin başka boyutu- ancak inceleme elemanları arasında dahi, hatta zaman zaman Gelir İdaresinde farklı dönemlerde aynı konuda farklı uygulamaların olduğunu, farklı görüşlerin ortaya çıktığını biliyoruz. Yani inceleme elemanlarıyla idareler arasında, inceleme elemanlarıyla kendi aralarında, inceleme elemanlarıyla kendi okuma grupları arasında bir konuda teknik olarak farklı görüşlerin ortaya çıktığını biliyoruz. Dolayısıyla yani bir inceleme elemanının tamamen kendi objektif kanaatleri çerçevesinde yazdığı bir raporu tutup siyasi bir hedefmiş gibi ya da siyasi bir talimatın gereğiymiş gibi burada söylemek gerçekten doğru değil. Yani inceleme konusunda uzman olan herkes bunu bilir. Bu yüzden bu tespit doğru değil.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Sayın Başkan, ben de bir söz istiyorum.

BAŞKAN – Sayın Hamzaçebi, sözünüzü alacağım.

Tabii ki grup başkan vekilleri olarak Sayın Canikli’nin ve Sayın Hamzaçebi’nin bu hususta büyük deneyimleri var, tecrübeleri var, sektörün içinden geldiler. Ben inanıyorum ki söyleyecek çok sözleri vardır. Yani akşama kadar da konuşulsa bu işler bitmez.

Son olarak Sayın Hamzaçebi’ye de söz vereyim ve bu konuda bu kadarla iktifa edelim izninizle. Eğer daha sonra görüşmeler olursa kendi aranızda görüşürsünüz.

Buyurun Sayın Hamzaçebi. 

ERTUĞRUL KUMCUOĞLU (Aydın) – Sayın Başkan, sıra bana da gelecek.

9.- Trabzon Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin, sektör incelemesiyle ilgili ifadelerine ilişkin açıklaması

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Evet, “Benim Genel Müdürlük dönemimde sektör incelemeleri yapılır.” dedim. Sayın Canikli de bu benim cümlemi benim aleyhime veya o dönemin aleyhine bir anlayış olarak değerlendirdi ama verdiği örnekle kendini tekzip etti.

Sayın Canikli, akaryakıt incelemeleri sizin dediğiniz gibi yapılmaz. Yani akaryakıt sektöründeki incelemeler Gelir İdaresinin tarihindeki örnek incelemelerden birisidir. Bir daha o günleri hatırlamanızı tavsiye ederim. Rafineri çıkışından en uçtaki petrol istasyonuna kadar gidersiniz. Tüm Türkiye'nin her yerinde, bütün istasyonlarda, bütün rafinerilerde fiilî envanter yapılmak suretiyle tüm Türkiye’deki akaryakıt kaçağını tespit etmiş olan örnek bir incelemedir. O incelemeyi yürüten Maliye Müfettişi Süreyya Turgut’tur. Maliyenin tarihine geçmiş olan bir incelemedir. Benim de dönemimde gerçekleşmiş olması nedeniyle ben de bundan gurur duyarım. Sektör incelemesi budur. Akaryakıt sektöründe bunu böyle yaparsınız, bir başka sektörde belli büyüklükleri alırsınız ona göre inceleme yaparsınız, yoksa en uçtaki esnafa kadar giden bir inceleme değildir bu. Zaten o sayıda inceleme elemanınız yoktur.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – İstasyonlar incelendi Sayın Hamzaçebi.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) – Ben sizden şunu istiyorum: “Biz, bütün medya gruplarında inceleme yaptık.” diyebiliyor musunuz?

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – İhbar geldi oradan. İhbar nereden geldiyse o…

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) – Siz esasen diyemezsiniz bunu, siz siyasi kişiliğe sahip birisiniz. Bunu Sayın Maliye Bakanı söyleyebilir, aslında o da söyleyemez. Sayın Maliye Bakanına da hatırlatmada bulunayım: Zaman zaman vergi denetimiyle ilgili değerlendirmeler yapıyor. Bu görev artık Gelir İdaresi Başkanınındır Sayın Bakan. “Şu mükellefi inceleriz, inceleyemeyiz…” Bunlar yanlıştır. Bizim dönemimizde -yani daha doğrusu “bizim” derken benim bürokrat olarak görev üstlendiğim dönemi, görev alanımı ben tarif edebilirim- her büyüklükteki şirket mükellef incelenmiştir. Bunlarla hiçbir sayın bakan ilgilenmemiştir. Bunların bire bir açıklamasını da size sohbetlerimde açıklarım. Medya gruplarının hepsinde de inceleme yapılmıştır.

BAŞKAN – Sayın Hamzaçebi, teşekkür ediyorum.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Bir büyük medya grubuna yazılan rapor -sizin dönemi demiyorum- daha sonraki dönemde ortadan kaldırılmıştır.

BAŞKAN – Sayın Canikli, tamam, iktifa ediyoruz bu kadarla.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Sizin döneminizde.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Hayır.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Hangi dönemde?

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Bizim dönemde yazıldı, sonra kaldırıldı.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Citibank raporu ne zaman kaldırıldı?

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Defterdarlık dönemimi kastediyorum.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Hayır. Sayın Canikli, Citibank raporunu ne zaman kaldırdınız?

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Benim bilgim yok.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Hayır, nasıl bilginiz yok? Citibank raporunu nasıl kaldırdınız? İşinize gelince “Bilmiyorum.” diyorsunuz.

VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

3.- Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in, 3717 Sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun ve 657 Sayılı Kanunun 152 nci Maddesinin "II-Tazminatlar" Kısmının (G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Konya Milletvekili Kerim Özkul ve 4 Milletvekilinin, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak'ın, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/886, 1/838, 2/599, 2/712, 2/727) (S. Sayısı: 536) (Devam)

BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

27’nci madde üzerinde iki adet önerge vardır. Aynı mahiyette önergeler, birlikte işleme alacağım.

Okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın Çerçeve 27 nci maddesinin Tasarı metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

 

Harun Öztürk

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Mustafa Özyürek

 

İzmir

Malatya

İstanbul

 

Bülent Baratalı

Halil Ünlütepe

 

 

İzmir

Afyonkarahisar

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner’in; 3717 sayılı Adlî Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun ve 657 sayılı Kanunun 152’nci Maddesinin “II-Tazminatlar” kısmının (G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak’ın Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin çerçeve 27 nci maddesinin Tasarı metninden çıkartılmasını arz ve teklif ederiz.

 

Erkan Akçay

E. Haluk Ayhan

Mustafa Kalaycı

 

Manisa

Denizli

Konya

 

Mehmet Günal

Abdülkadir Akcan

Mehmet Şandır

 

Antalya

Afyonkarahisar

Mersin

 

 

Oktay Vural

 

 

 

İzmir

 

BAŞKAN – Sayın Komisyon önergelere katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Akçay, buyurun efendim.

ERKAN AKÇAY (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz tasarının 27’nci maddesi üzerine verdiğimiz önerge hakkında söz aldım. Muhterem heyetinizi  saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, biraz önce tanık olduğumuz bu incelemelere ilişkin tartışmayla ilgili bir iki söz de ben dile getirmek istiyorum. Tabii uzun yıllar defterdarlık yapmış bir arkadaşınız olarak çok rahatlıkla ifade edebilirim ki pek çok vergi inceleme türü vardır, onlardan birisi de sektörel incelemelerdir. Bu sektörel incelemeler vergi kayıp kaçağının önlenmesinde, vergiyi doğuran olayın daha iyi kavranmasında önemlidir ve gereklidir, faydalıdır ve bunu yaptığımız uygulamalarla defalarca da gördük ve sistematik bir incelemedir ve ayrıca inceleme adaleti bakımından da yerinde bir denetim şeklidir. Bunu ifade ediyorum. Tasarının 27’nci maddesiyle bakanlıkta daire başkanı veya genel müdür yardımcısı kadrolarında bulunanlar ile defterdar kadrosunda en az üç yıl görev yapmış olanların personel genel müdürlüğünde kontrolör kadrolarına atanmaları öngörülmektedir. Bununla ilgili olarak yirmi adet de yeni kadro ihdas edilmektedir.

Değerli milletvekilleri, kontrolörlük bir kariyer meslektir, yarışma sınavıyla atama yapılmaktadır ve bu nitelikte olan bir mesleğe sadece görev süresi dikkate alınarak atama yapılması doğru değildir. Bu düzenleme yeni ortaya çıkmış bir fonksiyondan kaynaklanmamaktadır ve bu fonksiyonu karşılayacak personel temin etmek için de getirilmemektedir. Bu düzenlemeyle idare tarafından bazı personelin görevden alınması sebebiyle karşılaşılması muhtemel davalardan kurtulmak için bir altyapı oluşturulmaya çalışılmaktadır, yani görevden alınması durumunda dava yoluyla göreve dönme ihtimali olan personele daha yüksek maaşlı bir görev teklif edilerek günü kurtarmak amaçlanmaktadır. Ancak bu uygulama Maliye Bakanlığının kurumsal kültürüne hiç yakışmamaktadır. Bu itibarla 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkındaki Kanun Hükümdeki Kararnamenin 6’ncı maddesinde kadro ihdas edilirken yapılması öngörülen bir iş analizinden de söz etmek mümkün değildir.

3046 sayılı Yasa çerçevesinde Bakanlık ana hizmet birimi olmayan bir yardımcı hizmet biriminde denetim kadrosu ihdas edilmektedir. Bu, Bakanlığa yardımcı olacak bir birime danışmanlık ve denetim kadrosu ihdas etmek gibi çelişkili bir durum yaratmaktadır. Kariyer bir meslek olan kontrolörlük, yarışma sınavı sonucunda başarılı olan kişilerin atandığı bir meslektir. Bu nitelikte olan bir mesleğe sadece görev süresini dikkate alarak atama yapamazsınız. Yapılan bu tercih öncelikle Maliye Bakanlığının kurumsal yapısına, yetmiş beş yıllık geçmişi olan kontrolörlük mesleğine ve camiasına haksızlıktır çünkü bu kadrolar günümüze kadarki oluşumu ve uygulamasıyla kariyer meslek standartlarına ve yarışma esasına dayalı giriş sınavlarıyla ön seçimi yapılmıştır. Üç yıllık stajyerlik dönemleri vardır. Refakatte denetim ve eğitim, ara sınavlar, tez hazırlaması ve yetkili denetim gibi aşamalardan geçilerek son derece özel bir süreç içerisinde olgunluk kazanılan ve tüm bunlardan sonra da fevkalade ağır ve kapsamlı yeterlilik sınavlarıyla atanabilen kariyer mesleklere ait kadrolardır.

İfade ettiğimiz bu özel ve tarihî süreçler sonucunda kontrolörlük mesleği Maliye Bakanlığı bünyesinde kurumsal bir yapıya ulaşmışken, kontrolörlük kavramı kesinlikle bir kurumsal yapıyı tanımlıyorken yapılan bu düzenlemenin gerekçesi her türlü izahtan uzaktır ve anlaşılmaz bir tutumdur. Eğer görevden alınacak olan genel müdür yardımcıları, defterdarlar ve daire başkanları için mutlaka atama yapılacak bir kadro aranıyor ise bu görevlilerin atanacağı kadrolar bulunabilir veya bir kadro oluşturulabilir. Ayrıca yeterli sayıda da müşavir kadrosu bulunmaktadır ve yeni müşavir kadroları ihdas edilmektedir. Çözüm, değerli milletvekilleri, liyakate ve fonksiyonelliğe dayalı bir personel yönetiminin tesisinde yatmaktadır.

Değerli milletvekilleri, Maliye Bakanlığı personelindeki huzursuzluk bu ve benzeri uygulamalarla her geçen gün artmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Akçay, konuşmanızı tamamlayınız.

Buyurun.

ERKAN AKÇAY (Devamla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Bu madde de getirilen bu düzenleme de mevcut huzursuzluğa tuz biber ekmektedir. Çalışanların şevki her geçen gün biraz daha kırılmaktadır. Yapılan anlamsız düzenlemelerle, liyakat ve kariyer sistemi yerle bir edilmektedir. AKP Hükûmetinin getirdiği çeşitli kanun tasarılarıyla sistem, kariyer sisteminden Amerikanvari iş sınıflaması, yani kadro sistemine kaydırılmaktadır. Devletin çekirdeğini oluşturan Bakanlıklardaki memurluklar “uzmanlık” adı altında sisteme kaydırılmaktadır. Üst kademe yöneticilik makamları ve kadroları siyasal kadroların ve özel sektör aktörlerinin iş görme yerlerine dönüştürme yönünde adımlar atılmaktadır ve bu yapılanları da doğru bulmuyoruz.

Değerli milletvekilleri, bir kısım kadro ve atamaya ilişkin kanunlarda Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararına tam uyulmadığı gibi, istedikleri amaca dolanarak ulaşılmaya çalışılmakta ve bazı düzenlemelerle de siyasi kadrolaşma için âdeta bir fırsat gibi değerlendirilmektedir.

Sözlerime burada son veriyor, hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Akçay.

Sayın Hamzaçebi, diğer önergenin gerekçesini mi okutacağım, bir arkadaşımız konuşacak mı? Aynı mahiyetteydi bu.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Gerekçe.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Bu maddeyle, 178 sayılı KHK'nin 43 üncü maddesinin (a) bendine üçüncü paragraftan sonra gelmek üzere bir paragraf eklenmektedir.

Eklenen paragraf ile, Maliye Bakanlığında daire başkanı veya genel müdür yardımcısı kadrolarında bulunanlar ile defterdar kadrosunda en az üç yıl görev yapmış olanların, Personel Genel Müdürlüğünde kontrolör kadrolarına atanabilmeleri öngörülmektedir. Bu atamalar için 17 yeni kontrolörlük kadrosu ihdas edilmektedir.

Halen boş bulunan 3 adet kontrolör kadrosu ile birlikte 20'ye ulaşacak olan bu kadrolara atanacakların, her ne kadar, Personel Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatının iş ve işlemleri ile ilgili olarak defterdarlık birimlerinde inceleme ve araştırma işleri ile Genel Müdürlükçe verilecek diğer görevleri yapacakları belirtilse de, bu düzenlemenin 8 yıldır bir türlü tamamlanamayan siyasi kadrolaşmayı tamamlamak için getirildiği açıktır. Bir nevi merkez valiliği sistemi oluşturulmaktadır. Bakanlık Müşavirliği kadrolarının kullanılma biçimine uygun olarak kullanılacaktır. Bu kadrolara atanacaklara kontrolörler için ilgili mevzuatında öngörülen tüm mali ve sosyal hakların ödeneceği hükme bağlanmak suretiyle de, genel müdür yardımcılığı, daire başkanlığı ve defterdarlık görevinden alınanların mali ve sosyal hak kaybı nedeniyle yargıda dava kazanmalarının önü kesilmek istenmektedir.

Mızrak çuvala sığmamakla birlikte, Hükümet adına iddia edildiği gibi, bu kontrolörlük kadroları maddede öngörülen görevleri yapmak üzere ihdas edilmiş olsalar dahi, 3046 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan, "Bakana ve anahizmet birimleri ile bağlı ve ilgili kuruluşlara istişari mahiyette yardımcı olan teknik, idari, hukuki ve mali konularda faaliyette bulunan danışma ve denetim birimleri," hükmü gereği, bakanlığın yardımcı hizmet birimi olan Personel Genel Müdürlüğü bünyesinde bu şekilde bir kontrolörlük kadrosunun ihdas edilmesi yine de hukuki olmaz.

Ayrıca Bakanlık ya da Başkanlık Müşavirliği şeklinde değerlendirilmesi gereken bu kontrolörlük kadrolarının kullanılma biçimi, kariyer meslek olan kontrolörlük müessesesine yapılmış büyük bir haksızlık olacaktır.

Bu uygulama ile bakanlıkların merkez teşkilatında bakana bağlı olarak çalışan bakanlık müşavirlikleri değişik adlar altında genel müdürlük ve altı birimlere yaygınlaştırılmaktadır. Uygulamanın bu şekilde genişletilmesine her şeyden önce Maliye Bakanlığının karşı çıkması ve başkalarına kötü örnek olmaması gerekirdi.

Bu sakıncaları gidermek üzere maddenin Tasarıdan çıkarılması önerilmektedir.

BAŞKAN – Önergeleri oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, yeni madde ihdasına dair bir önerge vardır.

Malumlarınız olduğu üzere, görüşülmekte olan tasarı veya teklife konu kanunun, komisyon metninde bulunmayan, ancak tasarı veya teklif ile çok yakın ilgisi bulunan bir maddesinin değiştirilmesini isteyen ve komisyonun salt çoğunlukla katıldığı önergeler üzerinde yeni bir madde olarak görüşme açılacağı İç Tüzük’ün 87’nci maddesinin dördüncü fıkrası hükmüdür. Bu nedenle, önergeyi okutup komisyona soracağım. Komisyon önergeye salt çoğunlukla, 21 üyesiyle katılırsa önerge üzerinde yeni bir madde olarak görüşme açacağım. Komisyonun salt çoğunlukla katılmaması hâlinde ise önergeyi işlemden kaldıracağım.

Önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 1/886 Esas Numaralı Kanun Tasarısına ek madde eklenmesini arz ve teklif ederim.

 

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Mustafa Özyürek

Halil Ünlütepe

 

Malatya

İstanbul

Afyonkarahisar

 

Kamer Genç

Rahmi Güner

 

 

Tunceli

Ordu

 

Madde:

3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunun, Üçüncü Bölüm, Vergiyi doğuran olayın meydana gelmesi başlıklı 10 uncu maddesinin 1 inci fıkrasına aşağıdaki (ı) bendi eklenmiştir.

ı) Serbest meslek hizmetlerinden doğan ücretin, taksitler veya toptan tahsili halinde, ödenen miktarla sınırlı olarak ödemenin yapılması,

BAŞKAN – Komisyon önergeye salt çoğunlukla katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Salt çoğunluğumuz olmadığı için katılamıyoruz.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Komisyon önergeye salt çoğunlukla katılmamış olduğundan önergeyi işlemden kaldırıyorum.

28’inci madde üzerinde iki adet önerge vardır, önergeleri okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın 28'inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Harun Öztürk

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Mustafa Özyürek

 

İzmir

Malatya

İstanbul

 

Bülent Baratalı

Mehmet Akif Hamzaçebi

Şevket Köse

 

İzmir

Trabzon

Adıyaman

Madde 28- 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendinin sonunda yer alan "teslim ve hizmetleri" ibaresi "teslim ve hizmetleri ile teşhis ve tedaviye yönelik sağlık hizmeti sunan kamu kurum ve kuruluşlarının birbirlerine yapacakları teslim ve hizmetler" şeklinde değiştirilmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in; 3717 sayılı Adlî Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun ve 657 sayılı Kanunun 152'nci Maddesinin "II-Tazminatlar" Kısmının (G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak'ın Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin çerçeve 28 inci maddesinin Tasarı metninden çıkartılmasını arz ve teklif ederiz.

 

Erkan Akçay

Emin Haluk Ayhan

Mustafa Kalaycı

 

Manisa

Denizli

Konya

 

Mehmet Günal

Oktay Vural

Mehmet Şandır

 

Antalya

İzmir

Mersin

 

 

Abdülkadir Akcan

 

 

 

Afyonkarahisar

 

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılamıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Kumcuoğlu, buyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)

ERTUĞRUL KUMCUOĞLU (Aydın) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Gündemimizdeki kanunun 28’inci maddesiyle ilgili olarak Milliyetçi Hareket Partisi adına görüş ve düşüncelerimizi ifade etmek üzere huzurlarınızdayım.

Sayın Başkan, bu madde gayet kısa, gayet basit. Bazı kamu kurumları arasında mal alışverişlerinde, bu mal alışverişlerinin katma değer vergisine tabi olacağı noktainazarından hareketle bunun vergiden istisna tutulmasıyla ilgili bir düzenleme. Kanun, yirmi beş yaşında ve bugüne kadar katma değer vergisinde böyle bir aksaklığın farkına varılmamış. Nedense, sizden önceki hükûmetlerin yirmi senede belli kanunlarda yaptığı değişikliklerin birkaç mislini sizler altı yedi senede yaptınız.

Şimdi, bu tür değişikliklere niye ihtiyaç duyulur diye merak ediyorum. Çünkü bu maddede de görüldüğü gibi, sizler bir Bakanlar Kurulu kararıyla, hatta Başbakanlık genelgesiyle yapılacak bazı düzenlemeleri Anayasa’ya koyuyorsunuz, bir bakanlık onayıyla çözülecek problemler için de kanun yapılıyor. Bu neden olabilir? Böyle bir madde, böyle bir tasarı önümüze niye getirilebilir? Birincisi, bu kanunda bazı hedeflediğiniz, fakat gizlemek istediğiniz unsurlar var, gözden kaçırmak için dolgu malzemesi koyup şaşırtmaca veriyorsunuz.

İkincisi, hakikaten kanunların sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için gerekli yapısal düzenlemeyi gerçekleştirememişsiniz. Çünkü biraz önce söylediğim gibi bir genelgeyle yapılabilecek, hatta bakan onayıyla çözülebilecek sorunları buraya kanun maddesi hâlinde getiriyorsunuz. Üçüncü ihtimal, Türk bürokrasisi “Yarın bunun hesabını bizden sorarlar.” endişesi içinde, idari sorumluluğu siyasi sorumluluğa dönüştürmeye çalışıyor.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu tür bir yaklaşımla, böyle bir anlayışla Türk hukuk sistematiği sağlıklı bir şekilde inşa edilemez. Bu işte bir yanlışlık var ve bu yanlışlığın tevali etmesi hâlinde de Türk vergi mevzuatı içinden çıkılamaz bir hâle dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya. O bakımdan, kanunlarımızı -Sayın Unakıtan zamanında yapılmıştı, ters bir şekilde kurumlar vergisinden başlandı- Gelir Vergisi Kanunu’muzu da Katma Değer Vergisi Kanunu’muzu da yeniden gözden geçirmemiz, yeniden yapmamız gerekecek ama siz bunlar yerine, taş atan çocuklarla, efendim, kuş uçuran büyüklerle uğraşıp duruyorsunuz, dün yaptığınız gibi.

Şimdi, burada biraz önce -sataşma imkânı doğmasın diye isim vermiyorum- değerli bir AKP milletvekili arkadaşımız “Biz yani AKP iktidar olmadan önce vergi incelemelerinde, efendim, birtakım yönlendirmeler yapılıyordu ve birtakım haksız ve isabetsiz vergi incelemelerine imkân veriliyordu, biz bunun önüne geçtik ve daha da geçmek için de böyle düzenlemeler getirdik.” gibi birtakım ifadeler kullandı. Ben o zaman, uzun süre vergi inceleme elemanlığı ve defterdarlık yapmış olan bu değerli arkadaşımızı bu kürsüye çıkıp kendisi bu görevdeyken hangi bakanın veyahut da hangi seçimle gelmiş veya hangi atamayla gelmiş kamu görevlisinin kendisine “Şu vergi incelemesini yap, bu vergi incelemesini yapma.” şeklinde talimat vermeye teşebbüs ettiğini açıklamasını istiyorum. Gelsin, bu kürsüden “Bana falanca tarihte falanca bakan, bana falanca tarihte falanca müsteşar ‘Şu incelemeyi yap, bu incelemeyi yapma; bu incelemeden olumlu sonuç çıkar, bundan olumsuz çıkar.’ dedi.” şeklinde açıklasın. Aksi takdirde bu çok yanlış olur.

Bakınız, ben meslek hayatımda çok genç bir maliye müfettişi iken bir ilimizde o zaman Cumhuriyet Halk Partisi il başkanının yatak odası dâhil evinde ve iş yerinde aramalı vergi incelemesi yaptım. Başbakan Ferit Melen idi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Kumcuoğlu, konuşmanızı tamamlayınız efendim.

ERTUĞRUL KUMCUOĞLU (Devamla) - Ferit Melen Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekiliydi ve Cumhuriyet Halk Partisi Bakanıydı ve bize bir gün dahi “Ne yapıyorsunuz?” diye sormadı ama söz konusu il başkanının kendisine defalarca telefon ettiğini biz bulunduğumuz yerden biliyorduk. Biz böyle bir gelenekten geldik, biz böyle bir anlayıştan geldik.

Bugüne kadar hiçbir siyasetçi, AKP’ye gelinceye kadar, Sayın Erdoğan Başbakan oluncaya kadar bu memlekette hiçbir başbakan, hiçbir maliye bakanı hiçbir denetim elamanına ne yapması veya yapmaması gerektiğiyle ilgili hiçbir talimat vermemiştir. Bu düzen sizinle bozuldu ve siz gidince düzelecek, sizinle bozuldu ve siz gidince tekrar rayına oturacak. Yol yakındır, sandık ufukta. Böyle yanlış kanunlar yapan, böyle yanlış işler yapan hükûmetlerle doğru yere varılamaz. Onun için sizin yaptığınız Anayasa değişikliğine de “Hayır.” demek bu milletin boynunun borcudur.

Saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

AHMET YENİ (Samsun) – Millet “Evet.” diyecek.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan "Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın 28'inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                         Ferit Mevlüt Aslanoğlu (Malatya) ve arkadaşları

Madde 28.- 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendinin sonunda yer alan "teslim ve hizmetleri" ibaresi "teslim ve hizmetleri ile teşhis ve tedaviye yönelik sağlık hizmeti sunan kamu kurum ve kuruluşlarının birbirlerine yapacakları teslim ve hizmetler" şeklinde değiştirilmiştir.

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Aslanoğlu. (CHP sıralarından alkışlar)

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; hepinize saygılar sunuyorum.

Değerli arkadaşlar, bu madde sağlık kurumlarının birbirine fatura kesmeleriyle ilgili KDV istisnası… Doğru bir maddedir. Sağlık kurumları arasında…

Ancak, şimdi, Sağlık Bakanlığı ne yapıyor anlamak mümkün değil. Bugün elime Sağlık Bakanlığının bir sirküleri geçti. Önce bir hastane birlikleri kurmaya çalıştılar. Komisyondan kanunu geçirdiler. Çok yanlış bir kanundu ama buna rağmen Komisyondan geçirdiler. Her nedense Genel Kurula gelmedi, bunu uygulamaya sokamadınız.

Ancak, bakıyorum, bugün Sağlık Bakanlığı Müsteşarlığının bir bildirisi… Bölge merkezleri kurulmuş, alt bölgeler kurulmuş, bazı illeri birbirine bağlamış. Öyle bir sirküler ki anlamak mümkün değil. Ve bir de bazı iller var, hadi birbirine yakın veya belli hastane, üniversite hastaneleri var bazı illerde ama bakıyorum bir Denizli-Aydın bölgesi kurulmuş. Denizli ile Aydın’ın -bilemiyorum ben, Denizlili, Aydınlı arkadaşlar söylesin- aynı hastane gruplarını… Üst bölge yani “Aydın-Denizli bölgesi” diye bir bölge; ne Aydın ne Denizli, bu bölge nerede kurulacak?

Bir Elâzığ-Malatya bölgesi kurulmuş. Bu bölge Elâzığ mı, Malatya mı? Hangisi alt bölge, hangisi üst bölge? Yani Malatya’daki bir hastanın Elâzığ’a gitme olanağı yoktur. Malatya’daki bir hasta İstanbul’a geliyor, Ankara’ya geliyor eğer tedavi… İki, Malatya’da Turgut Özal Tıp Merkezi gibi bir Türkiye'nin en ünlü, karaciğer nakli yapan bir merkezi var. Eğer hastane birliği, üst birlik olacaksa Malatya olmalı. Yani bunu anlamak mümkün değil. Ne yapıyor Sağlık Bakanlığı, ne yapmak istiyor?

Ben buradan ikaz ediyorum. Belki bu sirküleri daha hiçbiriniz görmediniz. Bugün tesadüfen düştü sitelere, bugün yayınlandı. Değerli arkadaşlar, Sağlık Bakanlığı ne yaptığını bilmiyor. Ne yapmak istiyor? Bu birliklerle İzmir’i iki bölgeye ayırmış: Güney İzmir, kuzey İzmir.

ALİM IŞIK (Kütahya) – Biliyor biliyor, devlet mallarını peşkeş çekecek, nasıl bilmiyor?

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) – Ondan sonra İstanbul’u, Ankara’yı ikiye ayırmış. Nedir amacı? Üniversite hastanelerinin buradaki yeri nedir? Yani hiçbir şey yoktur burada, belli değil. Üniversite hastaneleri yok mu edilmek isteniyor? Hâlbuki üniversite hastaneleri, hakikaten hepimizin umudu, tüm hastaların umudu ama Sağlık Bakanlığı üniversite hastaneleriyle iş birliği yapmayı düşünmüyor mu? Böyle bir uygulama, eğer böyle bir birlik olacaksa, hastaları yönlendirecek böyle merkezler olacaksa, öncelik üniversite hastanelerinindir ama ben bunu bir kez daha bilgilerinize sunuyorum. Örneğin, şahsen, biz, Malatya olarak bir Elâzığ’ın üst bölge olmasını kabullenemeyiz, hiçbir zaman kabullenemeyiz. “Denizli-Aydın bölgesi” ne demek ya? Ya Denizli olur ya Aydın olur. Aydınlı hastalar Denizli’ye mi gider, İzmir’e mi gider? Hangisine gider arkadaşlar? Bu nedenle ben Sağlık Bakanlığının bugün yayınlanan bu tamimini hakikaten bir kez daha gözden geçirmesini rica ediyor, hepinize saygılar sunuyorum.

Ayrıca, demin bir madde ihdası önergesi vermiştik. Sayın Bakanım, avukatlar, mali müşavirler, ücretlerine fatura kesiyorlar ama müvekkilleri, yani iş yaptığı insanlar bedelini ödemiyorlar, yani faturayı kesiyor, KDV’sini ödemek zorunda kalıyor ama karşı taraftan parasını tahsil edemiyor. Yani bu, muhasebeciye de yapılan bir haksızlık, avukata da yapılan bir haksızlıktır. Yani fatura etmek zorunda, ediyor ama diyor ki müvekkili: “Şu anda param yok, ödeyemiyorum.” Alamadığı bir paranın KDV’sini ödüyor. Yani neden bundan kaçıyorsunuz? Yani hangi mükellef parasını ödüyorsa, ödediği miktar kadar KDV’sini yatırsın bu insanlar. Yani burada avukatlara ve serbest mali müşavirlere haksızlık yapıyorsunuz. Yani bir avukat bazen bir yıl parasını alamıyor. Diyelim bir alacak davası, davayı kazanmasına rağmen parasını tahsil edemiyor avukat. Neden KDV’sini ödetiyorsunuz? Haksızlık yapmıyor musunuz? Madde ihdasını kabul etmediniz ama bunu mutlaka, bu konuyu, bu haksızlığı gidermek zorundasınız.

Hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

29’uncu madde üzerinde iki adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın Çerçeve 29’uncu maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Harun Öztürk

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Mustafa Özyürek

 

İzmir

Malatya

İstanbul

 

Bülent Baratalı

Şevket Köse

Atilla Kart

 

İzmir

Adıyaman

Konya

 

 

Yaşar Ağyüz

 

 

 

Gaziantep

 

Madde 29 - 4/4/1988 tarihli ve 320 sayılı Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 2 nci maddesinin 2 nci fıkrası ve sonraki fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

(2)    Bu maddenin yürürlüğünü izleyen üç yıl içinde birinci fıkra hükümlerine göre özelleştirme işlemleri sonuçlandırılamamışa, İdare, birinci fıkra hükümlerine göre şans oyunlarının düzenlenmesiyle ilgili aşağıda sayılan iş ve hizmetlerin tamamını veya bir kısmını özel hukuk sözleşmeleriyle Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş şirketlere yaptırabilir:

a)  İdare tarafından belirlenecek şans oyunlarının terminaller ile elektronik ortamlar üzerinden oynatılması ve ikramiyelerinin ödenmesi amacıyla mülkiyeti yükleniciye ait olmak üzere şans oyunları sisteminin kurulumu ile işletim, bakım ve onarımının yapılması.

b) Merkezi oyun sistemi ile terminaller arasındaki iletişimin sağlanması.

c) Şans oyunlarına ilişkin pazarlama, reklam, tanıtım faaliyetlerinde bulunulması, çekiliş sonuçlarının yazılı ve görsel basın aracılığıyla kamuoyuna duyurulması, İdare ile bayi ve iştirakçilere danışma ve destek hizmeti verilmesi.

d) Şans oyunlarına ait biletler ile sarf malzemelerinin tedarik ve dağıtımı.

(3)  Şans oyunlarının düzenlenmesiyle ilgili ikinci fıkrada sayılan iş ve hizmetlerden hangilerinin yaptırılacağı İdare tarafından ihale dokümanı ile belirlenir ve söz konusu iş ve hizmetler aşağıda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yaptırılır:

a) Belirlenen iş ve hizmetler; ihale ile kısımlara bölünmeden, en fazla yedi yıllık süreyle ve hasılattan pay verilmesi suretiyle yaptırılabilir. İhalede saydamlığın, rekabetin, eşit muamelenin, güvenilirliğin, gizliliğin, kamuoyu denetiminin, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasının ve kaynakların verimli kullanılmasının sağlanması esastır.

b) İhaleye katılacak isteklilerin belirli ekonomik ve mali yeterlik ile mesleki ve teknik yeterliğe sahip olması esastır. İhaleye katılacak isteklilerin sağlaması gereken ekonomik ve mali yeterlik ile mesleki ve teknik yeterlik kriterlerine idari şartnamede yer verilir.

(4) İhaleye katılacak isteklilerden, yeterliklerinin belirlenmesine ilişkin olarak aşağıda belirtilen bilgi ve belgeler istenir:

a) İsteklinin, mevzuatı gereği ilgili odaya kayıtlı olarak faaliyette bulunduğunu gösterir belgeler.

b) İsteklinin veya ortaklarından birinin ihale konusu iş veya benzer işlerde son on yıl içinde, asgari toplam iki yıl süreyle idari şartnamede belirlenecek sayıda terminalden oluşan bayi ağını yurtiçinde veya yurtdışında işletmiş ve şartnamede belirlenecek tutarda yıllık hâsılatı gerçekleştirmiş olduğuna ilişkin iş deneyim belgeleri.

c) İsteklinin bilanço veya bilançoya eşdeğer belgeleri.

d)  Bir takvim yılında gerçekleşen hasılatın taahhüt edilen hasılatın altında kalması durumunda, isteklinin hasılattan aldığı pay oranının, gerçekleşen hasılat ile taahhüt ettiği hasılat arasındaki farkın taahhüt edilen hasılata oranı kadar noksan uygulanacağına ilişkin hükmü de içeren ve miktarı idari şartnamede belirlenen asgari yıllık hasılat taahhütnamesi.

e) İhale konusu iş kapsamında kullanılacak altyapı ve ekipmanlar ile yapılacak işin ihale dokümanında belirtilen standartlara uygunluğunu gösteren, uluslararası kurallara uygun şekilde akredite edilmiş kalite kontrol kuruluşları tarafından verilen sertifikalar.

f) İsteklinin organizasyon yapısına ve ihale konusu işi yerine getirmek için yeterli sayıda ve nitelikte personel çalıştırdığına veya çalıştıracağına ilişkin bilgi ve belgeler.

(5) Tekliflerin değerlendirilmesi ve uygun teklifin seçimi aşağıda belirtilen usul ve esaslara göre yapılır:

a) Tekliflerin değerlendirilmesinde, öncelikle belgeleri noksan olduğu veya geçici teminatı usulüne uygun olmadığı tespit edilen isteklilerin teklifleri değerlendirme dışı bırakılır. Bu ilk değerlendirme ve işlemler sonucunda belgeleri noksansız ve geçici teminatı usulüne uygun olan isteklilerin tekliflerinin ayrıntılı değerlendirilmesine geçilir. Bu aşamada, isteklilerin ihale konusu işi yapabilme kapasitelerini belirleyen yeterlik kriterlerine ve tekliflerin ihale dokümanında belirtilen şartlara uygun olup olmadığı incelenir. Uygun olmadığı belirlenen isteklilerin teklifleri değerlendirme dışı bırakılır.

b) İhaleye teklif vermiş olan tüm istekliler ikinci oturuma davet edilir, (a) bendine göre yapılan inceleme sonucunda belgeleri noksan olan veya istenilen şartlara uygun olmadığı tespit edilen isteklilere değerlendirme dışı bırakıldığı bildirilir ve mali teklifleri açılmadan iade edilir. Aynı oturumda, yeterliği sağlayan isteklilerin mali teklifleri açılır. Değerlendirme sonucu yeterli görüldükleri halde ikinci oturuma katılmayanlar da ihale dışı bırakılarak geçici teminatları irat kaydedilir.

c) İkinci oturumda, yeterliği sağlayan isteklilerin mali teklifleri okunur ve tekliflerin alınış sırasıyla, ilk tekliflerinden yüksek bir oran olmamak üzere yeni tekliflerini yazılı olarak sunmaları istenir. Oturum esnasında, isteklilerden alınan yazılı teklifler istekliler huzurunda okunur. İhale, oturuma katılan isteklilerin katılımı ile açık eksiltme suretiyle sonuçlandırılır. Açık eksiltmede asgari eksiltilebilecek miktar ile teklif verme sırası ihale komisyonunca isteklilerin huzurunda bir tutanakla tespit edilir. Açık eksiltmeye, yazılı olarak sunulan mali tekliflerdeki en düşük pay yüzdesi tavan alınmak suretiyle başlanır. İhale komisyonu başkanı, isteklilere sırayla söz vererek mali tekliflerini sorar ve talep ettikleri pay yüzdeleri açık eksiltme kâğıdına yazılarak karşısına isteklinin imzası alınır. Başka indirim yapamayacağını beyan ederek ihaleden çekilenlerin eksiltme kâğıdına imzaları alınır ve durum tutanak ile tespit edilir. Eksiltmeye, tek istekli kalıncaya kadar devam edilir. Tek kalan istekli, daha fazla eksiltme yapmaz ise eksiltme tutanağı tek kalan istekli ve komisyon üyeleri tarafından imzalanır. İhale komisyonu, ihalede birinci ve ikinci en düşük teklifleri belirleyerek oturumu kapatır.

d) İhale komisyonu verilen mali teklifleri değerlendirirken varsa diğer mali tekliflere veya İdarenin tespit ettiği yaklaşık orana göre teklif oranı aşırı düşük olan teklif sahiplerinden teklifte önemli olduğunu tespit ettiği bileşenler ile ilgili ayrıntıları yazılı olarak isteyebilir. Yapılan değerlendirme sonucunda açıklamaları yeterli görülmeyen veya yazılı açıklamada bulunmayan isteklilerin teklifleri kabul edilmez.

e) İhale, en düşük pay yüzde oranını teklif eden istekli üzerinde kalır ve ihale komisyonu, gerekçeli kararını ihaleyi onaylayacak yetkilinin onayına sunar. İhale kararı onaylanmadan önce İdare, ihale üzerinde kalan isteklinin kamu ihalelerinden yasaklı olup olmadığını araştırarak buna ilişkin belgeyi ihale kararına ekler. İhale yetkilisi, karar tarihini izleyen en geç yedi iş günü içinde ihale kararını onaylar veya gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle ihaleyi iptal eder. İhale yetkilisi gerekçesini belirtmek suretiyle, verilmiş olan bütün teklifleri reddederek ihaleyi iptal etmekte serbesttir.

f) İhalenin iptal edilmesi halinde bu durum bütün isteklilere, ihalenin iptaline ilişkin gerekçe de belirtilmek suretiyle en geç bir hafta içinde bildirilir. İhalenin usulüne uygun olarak iptal edilmesi nedeniyle istekliler İdareden herhangi bir hak talebinde bulunamaz.

(6)    İdare ile yüklenici arasında imzalanan sözleşmenin iptali veya yükleniciden kaynaklanan bir nedenle feshi halinde; oyunların sürekliliğinin sağlanması amacıyla şans oyunları sistemi ve bunların fikri ve sınai mülkiyet haklarının tamamının işletim ve kullanım hakkı İdareye geçer. Yüklenici, sözleşme süresini geçmemek üzere bu madde hükümlerine göre çıkılacak ihale sonucunda belirlenen yeni yüklenicinin faaliyete geçiş tarihine kadar bu hakların İdare veya altıncı fıkra hükümleri uyarınca belirlenecek tüzelkişi tarafından kullanımını engelleyemez ve bu hakların kullanılması karşılığında herhangi bir bedel veya hak talep edemez.

(7) Sözleşmenin feshi veya iptali halinde, sözleşme kapsamındaki iş ve hizmetlerin tamamı veya bir kısmı İdare tarafından yapılacak ilan ve davet üzerine başvuranlarla teknik şartlar ve hasılattan verilecek pay oranı görüşülmek suretiyle, süresi bir yılı geçmeyen özel hukuk sözleşmeleriyle Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş şirketlere yaptırabilir.

(8) Müteakip ihalenin yapılamaması veya iptal edilmesi ya da belirlenen yeni yüklenicinin süresinde faaliyete geçememesi halinde, İdare, sözleşme süresi sona eren yükleniciden altı ayı geçmemek üzere sözleşmedeki iş ve hizmetleri aynı şartlarla almaya devam edebilir. Ancak bu suretle hizmet alımı hiç bir şekilde bir yılı geçemez.

(9)    Yüklenici sözleşme süresince şans oyunları ile ilgili Türkiye'deki faaliyetleri için özel olarak geliştirdiği oyun ismi, marka, reklam spotları ile bilet ve afiş tasarımları ve benzerlerinden tescili mümkün olanları kullanmaya başlamadan önce İdare adına tescil ettirir.

(10) Şans oyunlarının düzenlenmesiyle ilgili iş ve hizmetlerin özel hukuk sözleşmeleriyle Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş şirketlere yaptırılmasına ilişkin ihale işlemlerine Bakanlar Kurulu kararı ile başlanır.

(11) Lisansın verilmesine ve şans oyunlarının düzenlenmesiyle ilgili iş ve hizmetlerin özel hukuk sözleşmeleriyle Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş şirketlere yaptırılmasına ilişkin diğer usul ve esaslar İdare tarafından hazırlanan ve Bakanlık tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir."

BAŞKAN – İkinci önerge geri çekildiği için bu önergeyi işleme alıyorum.

Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Öztürk, buyurun efendim.

HARUN ÖZTÜRK (İzmir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının 29’uncu maddesiyle ilgili vermiş olduğumuz önerge üzerine söz aldım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bu madde ile 320 sayılı Millî Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 2’nci maddenin ikinci fıkrası değiştirilmekte ve maddeye yeni fıkralar eklenmektedir.

Dikkatlerinize sunmak istediğim bu madde tam 29 paragraf, 125 satır, 1.279 sözcükten ibaret olan bu değişiklik teklifinin kanun yapma tekniğiyle ne kadar bağdaştığını Genel Kurulun takdirlerine sunuyorum. Ancak anılan ek 2’nci maddenin sadece bundan ibaret olduğu da sanılmasın. Değiştirilmeyen birinci fıkrasında da 12 paragraf, 52 satır ve 689 sözcük bulunmaktadır. Maddenin tamamına baktığınızda 41 paragraf, 177 satır ve 1.968 sözcükten ibaret bir ek madde olduğunu göreceksiniz.

Değerli milletvekilleri, Başkanlık Divanı ek 2’nci maddenin birinci fıkrasını da dâhil eden değişiklik önergemizi uzun bulduğu için işleme koymak istememiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu bu maddenin tamamını değiştirmek istese değiştiremeyecek mi? Burada bir  yanlışlık olduğu açıktır. Yanlışlık, ayrı bir kanun konusu olacak birçok hususun tek bir maddede birleştirilmiş olmasındadır. Bu konuda  kusurlu olan Komisyonda  eleştirilerimizi dikkate almayan AKP Grubudur.

Değerli milletvekilleri, 320 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin değiştirilen ek 2’nci maddesinin ne getirdiğine bakmadan önce 2003 yılında eklenen bu maddenin mevcut hâlinin irdelenmesinde yarar görülmektedir. Mevcut ek 2’nci madde şans oyunlarına ilişkin lisansın verilme şekline ilişkin esas ve usulleri düzenlemektedir. Buna göre, lisans, yeni kurulacak bir iktisadi devlet teşekkülüne veya Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulacak bir anonim şirkete ayrı ayrı veya topluca pazarlık usulüyle verilebilecektir. Lisansın verilmesine ilişkin değerleme ve ihale işlemleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülecektir.

Maddeye 2008 yılında yapılan ilave ile lisansa ilişkin değerleme işlemlerinin günün ekonomik koşulları göz önünde bulundurularak uluslararası finans ve sermaye piyasalarında kabul görmüş değerleme yöntemleri kullanılmak suretiyle Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca gerçekleştirileceği, ihale edilen lisans karşılığında her ay hasılatın yüzde 3’ünün İdareye verileceği, hasılat gizlenmesi durumunda ceza ödeneceği, İdarenin denetim ve fesih yetkisinin kullanılabileceği öngörülmüştür.

Değerli milletvekilleri, bu hükümler çerçevesinde Hükûmet, 2003 yılında yaptığı düzenlemenin gereğini bugüne kadar yapamamıştır. 2008 yılına geldiğinde mevcut düzenlemenin yeterli olmadığını düşünerek yeni bir yasal düzenleme yapmış ancak onun da gereğini yine bugüne kadar yerine getirememiştir. Bugün getirdiği değişiklikle Hükûmet “Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde lisans verilmesini gerçekleştirebilirsem yine gerçekleştireceğim ancak ben bu yetkilerim baki kalmak üzere aşağıdaki yetkileri de kullanmak istiyorum.” demektedir.

Getirilen tasarıya göre İdare, lisans devri gerçekleşene kadar şans oyunlarının düzenlenmesiyle ilgili olarak maddede sayılan iş ve hizmetleri Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş anonim şirketlere en fazla on yıllık süreyle hasılattan pay alarak ihale edebilecek, ihaleye katılacakların yeterliliği kanunda belirtilen bilgi ve belgelere dayalı olarak İdare tarafından şartnamelerle belirlenecek, tekliflerin değerlendirilmesi ve uygun teklifin seçimi yine kanunda detaylı olarak belirtildiği şekilde gerçekleştirilebilecek, ceza ve yasaklama hükümleri hariç, Kamu İhale Kanunu ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümleri, İdarenin bu maddeye göre yapacağı iş ve hizmet ihaleleri için uygulanmayacak, bunların yerine Spor Müsabakalarına dayalı Sabit İhtimalli ve Müşterek Bahis Oyunlarının Özel Hukuk Tüzel Kişilerine Yaptırılması Hakkında Kanun’un, bu tasarıda sayılan 17’nci maddesine ait hükümler uygulanacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Öztürk, konuşmanızı tamamlayınız.

HARUN ÖZTÜRK (Devamla) – Değerli milletvekilleri, 320 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle yapılan bu atıf, söz konusu 5738 sayılı Kanun’u özel bir kanun olmaktan çıkarıp genel bir kanun konumuna getirmektedir.

Sözleşmenin feshi ve iptali hâlinde, sözleşme kapsamındaki iş ve hizmetlerin tamamı veya bir kısmı, İdare tarafından ilan yapılmaksızın davet edilenlere teknik şartlar ve hasılattan verilecek pay oranı görüşülmek suretiyle süresi bir yılı geçmeyen özel hukuk sözleşmeleriyle tüzel kişilere yaptırılabilecektir. Müteakip ihalenin yapılamaması veya iptal edilmesi ya da belirlenen yeni yüklenicinin süresinde faaliyete geçememesi hâlinde, İdare sözleşme süresi sona eren yükleniciden birer yılı geçmemek üzere sözleşmedeki iş ve hizmetleri aynı şartlarla ihalesiz yaptırabilecektir.

Değerli milletvekilleri, bu maddenin ayrı bir yasa çerçevesinde düzenlenmesi gerektiğine işaret etmek istedim.

Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Öztürk.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

30’uncu madde üzerinde iki adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in; 3717 sayılı Adlî Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun ve 657 sayılı Kanunun 152'nci Maddesinin “II-Tazminatlar” Kısmının (G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak'ın Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin çerçeve 30 uncu maddesindeki “mübaşir ve hizmetlilere” ibaresinden sonra gelmek üzere “657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (c) fıkrası kapsamında çalışanlara” ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.

 

Erkan Akçay

E. Haluk Ayhan

Mustafa Kalaycı

 

Manisa

Denizli

Konya

 

Mehmet Günal

Oktay Vural

Mehmet Şandır

 

Antalya

İzmir

Mersin

 

 

Abdülkadir Akcan

 

 

 

Afyonkarahisar

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın 30'uncu maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Harun Öztürk

Halil Ünlütepe

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

 

İzmir

Afyonkarahisar

Malatya

 

Rahmi Güner

Mustafa Özyürek

Bülent Baratalı

 

Ordu

İstanbul

İzmir

 

 

Şevket Köse

 

 

 

Adıyaman

 

Madde 30- 8/5/1991 tarihli ve 3717 sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanunun 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Madde 2- Daire dışında yapılması gereken her keşif ve icra işlemi için; hâkimlere, Cumhuriyet savcılarına, askerî mahkemelerdeki subay üyelere, adlî tabiplere, icra müdürleri ve yardımcıları ile icra işlemlerini yapmakla yetkili memurlara, hazine avukatlarına, hazine avukatı olmayan il ve ilçelerde davaları takibe yetkili daire amirleri ve 3402 sayılı Kadastro Kanununa göre yetkili kılınan kişilere (500); yazı işleri müdürlerine, hâkim veya Cumhuriyet savcısının kararı üzerine görevlendirilen sosyal çalışmacı, psikolog ve pedagoglara, muhakemat hizmetlerinde görev yapan memurlara, zabıt kâtiplerine ve ceza ve infaz kurum personeli hariç olmak üzere diğer adlî ve idarî yargı personeline (300); mübaşir ve hizmetlilere (200) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar kadar yol tazminatı ödenir.

Bu madde uyarınca yol tazminatı bütçenin ilgili tertibinden her ayın sonunda ödenir ve ayrıca yevmiye ödenmez.

Bir kişinin alacağı aylık yol tazminatı tutarı, en yüksek Devlet memuru aylığının ek gösterge dahil üç katını geçemez.

Kamu adına takibi gereken işler ile hazine avukatlarına, hazine avukatı olmayan il ve ilçelerde davaları takibe yetkili daire amirlerine ödenecek yol giderleri ile yol tazminatı, bu madde hükümlerine göre bütçenin ilgili tertibinden ödenir.

Bu madde uyarınca ödenen yol tazminatı damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz.

Yol giderleri ilgili kişiler tarafından karşılanır. Görülen işler birden fazla ise ödenecek yol gideri uzaklıkla orantılı şekilde hesaplanır."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Ünlütepe.

HALİL ÜNLÜTEPE (Afyonkarahisar) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Görüşülmekte olan yasa tasarısı üzerinde vermiş olduğumuz önergeyi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Vermiş olduğumuz bu önergeyle, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun bir maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Bu madde, daha ziyade adli personel ve devlet davalarını takip edenlere ödenecek olan yol giderleridir.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; adli personel, adliye teşkilatının geri planında olan, ama tüm adliyenin sorunlarını, yükünü taşıyan bir personeldir. Bu adli personel genellikle hizmetli, yazman, zabıt kâtibi, yazı işleri müdüründen oluşmaktadır.

Adalet Bakanlığı uzun bir dönemdir bu personeli ihmal etmiştir. Çok yoğun ve ülkenin dikkatle izlediği davaları sonuçlandırmada ciddi görev alan bu adalet teşkilatındaki personel, genellikle Bakanlık tarafından üvey evlat muamelesi görmüş, Bakanlık her dönem yargıç ve savcıların sosyal haklarını düzenlerken bunlarla ilgili konularda hep geri planda kalmıştır. Bu arkadaşlarımızın, son dönemlerde yoğun dava sayısının artması, ayrıca adliye teşkilatının yapısı dikkate alındığında iş yükü altında ciddi oranda ezildiklerini de görmekteyiz.

Bu gelen tasarıyla, havuz sistemi denilen yolluklarla ilgili kısım, maalesef, ortadan kaldırılmaktadır. Genellikle bu personele ödenecek olan yolluk, ancak gidene verilecektir. Örneğin, bir icra takibinde… Bugün dosya sayısının çok yoğunluğu nedeniyle icra dairelerinin her ilde sayısı artmaktadır. Bundan sekiz yıl önce benim ilimde 2 icra dairesi varken, şimdi bu sayı 6-7’ye doğru yaklaşmıştır.

Dosya sayısının çok yoğun olduğu bir ortamda, icra memurları bu yolluktan yararlanabilmek amacıyla bizzat hacze gitmek zorunda kalacaktır. Diğer personel ise bu yolluktan, bu harçlardan mahrum kalacaktır. Böyle bir ortamda, oradaki çalışma barışını sağlamanız olanaklı değildir.

İki: Bu, ciddi suiistimale ve yolsuzluklara neden olur. Bunun kaldırılış sebebinin ne olduğunu bilemiyorum ama bunun kaldırılmasını isteyenler belki Ankara merkezde çalışanlar olabilir, bakanlıklarda çalışanlar olabilir ama yargı teşkilatının içinde görev alanlardan birisine bunu sorsanız kesin olarak buna karşı çıkar. Zaten şimdiki, gelen tasarıyla da verilen ödenek miktarları çok cüzi miktarda.

Adliye teşkilatında çalışanlar zaten çok düşük maaş almaktadır. Örneğin, bu bizim vermiş olduğumuz öneriyle de yollukların ve harcırahların artırılması talebinde bulunmaktayız. Nedir? Hâkim, cumhuriyet savcısı, askerî mahkemelerde görevli olan subay üyelere, adli tabiplere, icra müdürleri, yardımcıları ve icra işlemlerini yapmakla yetkili memurlara ve hazine avukatlarına 275 gösterge üzerinden yolluk ödenmektedir. Bunun 500’e çıkarılmasını öneriyoruz bu önerimizle. Ayrıca, yazı işleri müdürlerine, hâkim ve cumhuriyet savcısı kararları üzerine görevlendirilen sosyal çalışmacı, psikolog ve pedagoglara ve zabıt kâtiplerine ödenecek olan yolluk kat sayısı 200 iken, bunun 300’e çıkarılmasını ve diğer memur, mübaşir ve hizmetlilere de 150 göstergenin 200 gösterge üzerinden ödenmesini teklif ediyoruz. Bu teklif, hiç olmazsa bu personeli birazcık rahatlatabilir. Ama çalışanlar lehine hiçbir iyileştirme yapılmadan havuz sisteminin tasfiye edilmesi, burada, adliye teşkilatında ciddi sorunların doğmasına neden olacaktır, iş veriminde ve iş barışında ciddi zedelenmelere yol açabiliriz. Bu nedenle, bu harcırahlarla ilgili kısımda…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Ünlütepe.

HALİL ÜNLÜTEPE (Devamla) – Bağlamaya çalışıyorum Sayın Başkan.

Harcırahlarla ilgili olan kısımda olanaklı ise havuz sistemine tekrar dönülmesini ve adliyede çalışan zabıt kâtibi, yardımcı personelin tümünün yolluklardan belirli bir oran dâhilinde faydalanmasının daha doğru ve hakkaniyete uygun olacağını, ayrıca, teklifimizde belirtmiş olduğumuz gösterge rakamlarına bu yollukların yükseltilmesini diliyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Ünlütepe.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in; 3717 sayılı Adlî Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun ve 657 sayılı Kanunun 152'nci Maddesinin “II-Tazminatlar” Kısmının (G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak'ın Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin çerçeve 30 uncu maddesindeki “mübaşir ve hizmetlilere” ibaresinden sonra gelmek üzere “657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (c) fıkrası kapsamında çalışanlara” ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                Erkan Akçay (Manisa) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HALİL ÜNLÜTEPE (Afyonkarahisar) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Akcan, buyurun. (MHP sıralarından alkışlar)

ABDÜLKADİR AKCAN (Afyonkarahisar) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 30’uncu maddesiyle ilgili olarak verilmiş olan önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Söz konusu olan 30’uncu madde, idari ve adli personele görev yaptığı alanın dışında bir görev verilmesi hâlinde kendilerine tahakkuk edecek yol tazminatını düzenleyen madde hükmünü değiştiren bir maddedir. Bu değişikliğe göre, madde metninde ifade edildiği gibi, tasarının torba tasarı olarak ele alınması nedeniyle okunmadığı için, madde okunmadan işlem gördüğü için, ne içerdiğini bir, birlikte ele alalım. “Daire dışında yapılması gereken her keşif ve icra işlemi için; hâkimlere, Cumhuriyet savcılarına, askerî mahkemelerdeki subay üyelere, adlî tabiplere, icra müdürleri ve yardımcıları ile icra işlemlerini yapmakla yetkili memurlara, hazine avukatlarına, hazine avukatı olmayan il ve ilçelerde davaları takibe yetkili daire amirleri, 3402 sayılı Kadastro Kanununa göre yetkili kılınan kişilere; yazı işleri müdürlerine, hâkim veya Cumhuriyet savcısının kararı üzerine görevlendirilen sosyal çalışmacı, psikolog ve pedagoglara, muhakemat hizmetlerinde görev yapan memurlara, zabıt kâtiplerine, ceza ve infaz kurum personeli hariç olmak üzere diğer adlî ve idarî yargı personeline; mübaşir ve hizmetlilere…” diye ifade ediyor.

Şimdi, burada, aynı kurumlarda, özelleştirmeden gelen, özelleştirme işlemlerinden sonra görevlerine son verilen, tazminat ödenerek çıkarılmış olan insanlar, bir biçimde sizin hükûmetleriniz döneminde 4/C olarak çıkardığınız ve çıkarmakla övündüğünüz, özelleştirme sonrası her türlü özlük haklarını kaybetmiş, geleceğini kaybettiği için geleceğini rahat görebilsin diye 4/C kadrosunda görevlendirdik diye övündüğünüz insanlardan bahsediyoruz.

Verdiğimiz önerge… Daha önce kadrolu olarak biraz önce maddede anılan görevlilerin söz konusu görevlere görevlendirilmesi hâlinde aynı işi yapmak üzere görevlendirilmiş 4/C kadrosunda istihdam edilen insanlar bu haklardan yararlanamamakta. Dolayısıyla bir ciddi çifte standart söz konusu olmakta. Aynı işi yapan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi insanlara söz konusu görevlerde görevlendirilmeleri hâlinde, hizmetli olsa dahi söz konusu görevi yapması hâlinde 150 göstergeyle yol tazminatı öngörüyorsunuz maddede. Ancak hazırlanan tasarıda aynı görevi yapan 4/C’liler unutulmuş.

Bu unutulmuşluğun önüne geçmek ve unutulmuşluğun yarattığı ikilemli işlemi ve hak kaybını, mağduriyeti ortadan kaldırmak üzere Milliyetçi Hareket Partisi Meclis Grubunda yer alan arkadaşlarımla beraber vermiş olduğumuz önergede bu tazminatın, yol tazminatının 4/C’lilere de verilmek suretiyle, onların zaten “4/C’li” adıyla anılmakta mağdur edilmişliklerinin üstüne devamen mağduriyet söz konusu olduğundan bu mağduriyetlerinin kaldırılmasını esas alıyoruz, bunu öngörüyoruz. Bizim önergede amacımız, maksadımız, muradımız Sayın Bakan bu. Bu önerge okunduğu anda ne Komisyon ne Bakan katılmamakla “Evet, biz bunları mağdur ediyoruz ve bu mağduriyetleri de bilerek yapıyoruz.” anlamı taşıyor, katılmamanız önergeye.

Gelin, bu önergeye oylama sırasında, evet, sözlü olarak her ne kadar katılmamış iseniz oylama sırasında katılın ki bu mağduriyetler devamen süregitmesin, süreklilik arz eder hâl almasın diyoruz.

Bu duygu ve düşüncelerle, verdiğimiz önergeye desteklerinizi bekliyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Akcan.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Çerçeve 31’inci maddeye bağlı Geçici Madde 2 üzerinde iki adet önerge vardır, önergeleri okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı"nın Çerçeve 31 inci maddesi ile 3717 sayılı Kanuna eklenen Geçici 2 nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Harun Öztürk

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Şevket Köse

 

İzmir

Malatya

Adıyaman

 

Atilla Kart

Mustafa Özyürek

Bülent Baratalı

 

Konya

İstanbul

İzmir

“Geçici Madde 2- 21/11/2008 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar bu Kanunun 2 nci maddesi uyarınca banka hesaplarına yatırılan paralar, bu süreler içinde çalışan personele çalışma süresi dikkate alınarak 21/11/2008 tarihinden önce yürürlükte bulunan Kanun hükümlerine göre bir defada ödenir. Bu şekilde yapılacak ödemelerin Kanunda öngörülen tavanı aşıp aşmadığı belirlenirken ilgililerin bir yılı aşan çalışma süreleri için ayrıca üst sınır karşılaştırması yapılır. Bu şekilde yapılacak ödemelerin Kanunda öngörülen üst sınırı aşması durumunda, artan miktar Hazineye gelir kaydedilir."

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner’in, 3717 sayılı Adlî Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun ve 657 sayılı Kanunun 152'nci Maddesinin "II-Tazminatlar" Kısmının (G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak'ın Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin çerçeve 31 inci maddesinde yer alan Geçici 2. maddenin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Erkan Akçay

E.Haluk Ayhan

Hasan Çalış

 

Manisa

Denizli

Karaman

 

Abdülkadir Akcan

Mehmet Şandır

Mustafa Kalaycı

 

Afyonkarahisar

Mersin

Konya

 

Mehmet Günal

Oktay Vural

 

 

Antalya

İzmir

 

“Geçici Madde 2- 21/11/2008 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar bu Kanunun 2 nci maddesi uyarınca banka hesaplarına yatırılan paralar, bu süreler içinde çalışan, Adli ve İdari yargı çalışanları ile 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (c) fıkrası kapsamında çalışan personele, eşit olmak üzere ve Damga vergisi hariç herhangi bir kesintiye ya da mahsuplaşmaya tabi tutulmaksızın tamamı dağıtılır."

BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz efendim.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Çalış konuşacak.

BAŞKAN - Sayın Çalış, buyurun efendim.

HASAN ÇALIŞ (Karaman) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz tasarının 31’inci maddesinin geçici 2’nci maddesi üzerine vermiş olduğumuz önerge üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere söz aldım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.

Kıymetli arkadaşlar, geçici 2’nci maddeyle 21/11/2008 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar 3717 sayılı Kanun’un 2’nci maddesi, banka hesaplarında birikmiş olan paraların, bu süreler içerisinde çalışan personele, çalışma süresi dikkate alınarak ve bu tarihten önce yürürlükte olan kanunlar uyarınca dağıtılmasını ve fazlasının da hazineye irat kaydedilmesini hüküm altına almaktadır.

Kıymetli arkadaşlar, düzenlemenin bu hâliyle çalışanlar lehine düzeltilmesi için bu önergeyi verdik. Çünkü Anayasa Mahkemesi kararıyla da sabittir ki bu tür ödeneklerden idari yargı personelinin de faydalanması gerekmektedir, ayrıca aynı şartlarda çalışan 4/C personelinin yararlanması gerekmektedir. Tasarı bu hâliyle kanunlaştığı zaman ortaya çıkacak mağduriyetleri gidermek istedik. Çıkacak mağduriyetler nedir?

Değerli arkadaşlar, birincisi, 4/C personeli, zaten adı üzerinde, kendilerini de “mağdur” olarak isimlendiriyorlar, mağduriyetlerini bir nebze olsun azaltmayı amaçladık. İdari yargı personeli yine aynı durumda.

Ayrıca, önergemizle, damga vergisi hariç diğer keseneklerin kaldırılmasını, mahsuplaşma yapılmamasını amaçladık, çünkü bu yapıldığı zaman personele ödenecek bu paralar sembolik paralar hâline gelecektir.

Bir diğer husus da, eşit dağıtılmasını hedefledik. Eşit dağıtılmasıyla da, özellikle taşrada zor şartlar altında çalışan memurların gözetilmesi, onların lehine pozitif ayrımcılık yapılması amaçlanmıştır.

Kıymetli arkadaşlar, artan paranın hazineye geri alınmasıysa, gerçekten zor şartlar altında yaşayan personeli korumayacak bir yaklaşımdır. Onun için, bu biriken paraların tamamının dağıtılmasını ve kapsam dışında kalan personele de verilmesini amaçlamış olduk.

Kıymetli arkadaşlar, gerçekten, memurumuz, emeklimiz, işçimiz, Anadolu tabiriyle bordro mahkûmlarımız her geçen gün daha zor şartlar altında yaşamaktadırlar. Maalesef memurlarımızın her maaş artış dönemi geldiği zaman, hazinemiz, hükûmet temsilcileri kaynak bulmakta zorlanıyorlar, ama başka ihtiyaçlar olduğu zaman bu kaynakları çok rahat bir şekilde buluyorlar. Memurların gerçekten refah payından, kalkınmadaki ortaya çıkan paydan alamadıkları hakları birikmiştir ve bu birikmiş alacaklarını da göz önüne aldığımız zaman, ayrıca direkt vergileri tahsil etmeyip vergileri endirekt yolla tahsil etme yolunu seçtiği için Sayın Hükûmetimiz, dar gelirli ve bordro mahkûmları, değerli arkadaşlar, haksızlıkla karşı karşıya kalmıştır, bu alacaklarının tahsil edilmesi gerekmektedir.

Değerli arkadaşlar, gerçekten memur çok zorda, işçi çok zorda. Bakınız, ben size zorluğu söyleyeyim: Önümde bir tane su faturası var arkadaşlar. Su faturası, 30 liralık bir fatura.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Çalış, buyurun.

HASAN ÇALIŞ (Devamla) – Lütfen değerli arkadaşlar, elinizi vicdanınıza koyun, bakın. 30 liralık su faturasının 14 lira 94 kuruşu suya gidiyor. Gerisi nereye gidiyor? Elinizi vicdanınıza koyun ve bakın. Önümde yine bir telefon faturası var. 316 liralık telefon faturasının, tabii bunun içerisinde diğer gizli vergiler de var, arkadaşlar, üzerine 79 lira özel iletişim vergisi, bu da yetmiyor, 56 lira KDV… Ya arkadaşlar, insaf edin! Bu özel iletişim vergisi, deprem gibi çok olağanüstü şartlarda o günün sıkıntıları giderilsin diye koyuldu ama siz bunu kalıcı hâle getirdiniz. Lütfen, ne olur, elinizi vicdanınıza koyun, memurun, dar gelirlinin, işçinin nefes almasını sağlayın değerli arkadaşlar.

Bu duygu ve düşüncelerle önergemize desteğinizi bekliyoruz. Saygılarımı, sevgilerimi sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Çalış.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı"nın Çerçeve 31 inci maddesi ile 3717 sayılı Kanuna eklenen Geçici 2 nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                Harun Öztürk (İzmir) ve arkadaşları

“Geçici Madde 2- 21/11/2008 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar bu Kanunun 2 nci maddesi uyarınca banka hesaplarına yatırılan paralar, bu süreler içinde çalışan personele çalışma süresi dikkate alınarak 21/11/2008 tarihinden önce yürürlükte bulunan Kanun hükümlerine göre bir defada ödenir. Bu şekilde yapılacak ödemelerin Kanunda öngörülen tavanı aşıp aşmadığı belirlenirken ilgililerin bir yılı aşan çalışma süreleri için ayrıca üst sınır karşılaştırması yapılır. Bu şekilde yapılacak ödemelerin Kanunda öngörülen üst sınırı aşması durumunda, artan miktar Hazineye gelir kaydedilir."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Kart. (CHP sıralarından alkışlar)

ATİLLA KART (Konya) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan tasarının 31’inci maddesiyle bağlantılı olarak tarafımızdan verilen önerge hakkında söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, Adalet Bakanlığı bünyesinde adli emanet paralarının kullanımındaki yasa dışılığın yanında, yol tazminatlarıyla, yol harcırahlarıyla ilgili olarak da yasal anlamda skandal teşkil eden, suç teşkil eden uygulamalar üç yıla yakın bir süreden bu yana devam etmektedir. Bilindiği gibi, Anayasa Mahkemesi, biraz evvel diğer konuşmacıların da ifade ettikleri gibi, 17/5/2007 tarihli kararıyla yol tazminatlarının adli personele dağıtılan 1/2’lik bölümünü iptal etmiş, iptal edilen bölümle ilgili olarak yeni yasal düzenleme yapılması için Hükûmete bir yıllık süre vermiştir. Bu süre 21/11/2008 tarihinde dolmasına rağmen Hükûmetin bu konuda hiçbir çalışma yapmadığı ve Meclise bugüne kadar hiçbir tasarıyı ulaştırmadığı bilinmektedir.

Yine, bu uygulamayla mevcut düzenleme ve uygulamaya göre adli ve idari yargıda görevli memurlara ödenen 1/2’lik ödemenin yıllık tutarının limiti aşması hâlinde nasıl bir düzenleme getirileceği de, nasıl bir açıklama yapılacağı da yine hüküm altına alınmıştır. 21/11/2008 tarihine kadar bu düzenleme yapılmadığı gibi, Ziraat Bankasına daha evvel yatırılan paraların bundan böyle de yatırılmaya devam edilmesi için ilgili cumhuriyet savcılıklarına talimatın Adalet Bakanlığı tarafından verildiğini biliyoruz.

Ortada ciddi anlamda bir yasal boşluk iki yılı aşkın bir süre devam etmiştir değerli milletvekilleri. Burada 3717 sayılı Yasa uyarınca tahsil edilen yol tazminatlarının nereye harcanacağı belli olmadığı hâlde, Hükûmet, yasal dayanağı olmayan bu paranın tahsiline devam etmiştir. Sadece Konya ilinde bir ay içerisinde bu şekilde yatırılan paranın 100 milyarın üstünde olduğu bilinmektedir. Bu meblağın artık katrilyonlarla telaffuz edilecek boyutlara ulaştığı bilinmektedir. Hükûmet bir taraftan “KEY’leri tasfiye ettik.” diyerek propaganda yapmakta, aslında KEY’lerin tasfiyesini de aksatmakta, bunun yanında da, değerli milletvekilleri, yeni KEY’ler yaratmaktadır. Bir başka ifadeyle, yasa dışı bir şekilde toplanmakta olan bu paralar kayıt dışı bir şekilde Hükûmet tarafından kullanılmaktadır. Anaysa ihlali boyutlarında bir ihlal söz konusudur. Bırakın hukuk devletini, kanun devletlerinde bile örneği görülmeyecek haksız, keyfî ve sorumsuz bir uygulama Hükûmet tarafından iki yılı aşkın bir süre sürdürülmüştür.

Gelinen aşamada doğrudan Hükûmete şu soruları yöneltiyoruz bu getirilen maddeyle bağlantılı olarak, getirilen düzenlemeyle bağlantılı olarak: 28/11/2008 tarihinden bu yana biriken, haksız olarak tahsil edilen, yasa dışı bir şekilde tahsil edilen, kayıt dışı bir şekilde tahsil edilen bu meblağın tutarı nedir? Bu para ne şekilde kullanılmıştır? Ne şekilde değerlendirilmiştir? Konuyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin kararına göre bir yıl içinde yasal düzenleme yapılması gerektiği hâlde ve bu süre 21/11/2008 tarihinde dolmuş olduğu hâlde bugüne kadar neden yasal düzenleme yapılmamıştır? Kayıt dışılığa neden zemin hazırlanmıştır? Sözü edilen bu para, yasal dayanağı olmayan bu birikimler nerede, hangi bankada muhafaza edilmektedir? Bu bankanın ismini mutlaka öğrenmek istiyoruz, Hükûmet bunu açıklığa kavuşturmak zorundadır. Acaba haksız ve keyfî şekilde verilen krediler sebebiyle bankaların bozulan dengesini, mevduat dengesini sağlamaya yönelik bir şekilde mi bu paralar kullanıldı? Yani, yeni bir görevi kötüye kullanma süreci mi işletildi? Hükûmetin bu konulara mutlaka cevap vermesi gerekiyor, mutlaka kamuoyunu bilgilendirmesi gerekiyor. Ama şundan eminiz ki, üzülerek ifade ediyorum, Hükûmetin bu konulara açıklama getirecek cesareti ve öz güveni yoktur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Kart, konuşmanızı tamamlayınız.

ATİLLA KART (Devamla) – Çünkü kayıt dışılıktan beslenen bir yönetim anlayışıyla Türkiye bugüne kadar yönetiliyor.

Bu anlayışla şu soruyu da soruyoruz, şu sorunun da açıklanması gereğini ifade ediyoruz: Ekonomik sıkıntı içinde olan, bu yüzden icralık hâle gelen, ev ve iş yerlerine haciz gelen borçluların borçlarını daha da artıran bu uygulamanın devam etmesi hangi adalet duygusuyla, hangi hakkaniyet duygusuyla bağdaşmaktadır?

Bir kez daha şunu ifade etmek gereğini duyuyorum: Kayıt dışı bir şekilde yasal dayanağı olmadan toplanan ve artık milyar dolarlarla ifade edilen bu paralar hangi bankalarda muhafaza edilmiştir? Hangi şartlarla muhafaza edilmiştir? Bu soruyu ısrarla soracağız.

Bu düşüncelerle, bu değerlendirmelerle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Çerçeve 31’inci maddeye bağlı geçici madde 2’yi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Çerçeve madde 31’e bağlı geçici madde 3 üzerinde bir adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı kanun tasarısının 31. maddesi ile 3717 sayılı kanuna eklenen Geçici Madde 3’ün aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Cevdet Selvi

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Atilla Kart

 

Kocaeli

Malatya

Konya

 

Mustafa Özyürek

Harun Öztürk

Metin Arif Ağaoğlu

 

İstanbul

İzmir

Artvin

“Geçici Madde 3- Bu kanunun 2 nci maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden yapılacak giderler için, 2009 yılı yargı harçları gelir gerçekleşmesinin yüzde beşini geçmemek üzere bu bakanlığın 2010 yılı bütçesinde açılacak tertiplere ödenek eklemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Kart.

ATİLLA KART (Konya) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Genel Kurulu bir kez daha saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, 58, 59 ve 60’ıncı Hükûmetler döneminde Adalet Bakanlığı bünyesindeki haksız uygulamalar süreklilik kazanmıştır. İcra İflas ve Harçlar Kanunu’nun açık hükümlerine göre, bankaya mevduat olarak yatırılan adli emanet paralarından hazine adına, hazine lehine faiz getirisi alınması gerekirken, bu durum hem Harçlar Kanunu’nda hem İcra İflas Kanunu’nda açık bir şekilde düzenlenmiş olmasına rağmen, Hükûmet, 1 Temmuz 2005-2 Haziran 2008 tarihleri arasında Akbank’a yatırdığı mevduattan, 2 Haziran 2008 tarihinden bu yana ise Vakıfbank’a aktardığı bu mevduattan faiz getirisi almamış, hazinenin lehine doğan ve amir bir şekilde düzenlenmiş olan bu uygulamadan hazine aleyhine vazgeçmiştir. 59 ve 60’ıncı Hükûmetlerin Adalet Bakanları açık bir şekilde görev ve yetkilerini kötüye kullanmışlardır.

Hâl böyleyken, yine tarafımıza ulaşan bilgilere göre, bu mevduat Akbank bünyesindeyken Bakanlık çalışanlarının tümüne bu işlem karşılığında promosyon olarak aylık bağlandığını, dikkatinizi çekiyorum, Bakanlık çalışanlarına, yani adli personele değil, adalet çalışanlarına değil, Bakanlık personeline, bir avuç üst düzey yöneticiye aylık promosyon bağlanması yolunda uygulama yapıldığını biliyoruz. Bunlar, açıkça görevi kötüye kullanma niteliğinde olan, kayıt dışı yapılanmayı himaye eden uygulamalardır.

Burada ortaya çıkan tablo şudur değerli milletvekilleri: 59 ve 60’ıncı Hükûmetlerin Adalet Bakanları, isim vererek söylüyorum, Sayın Cemil Çiçek, Sayın Mehmet Ali Şahin, Sayın Sadullah Ergin görevlerini açıkça kötüye kullanmışlardır. Her üç Bakanın kişisel olarak çıkar sağlamadıklarını temenni ediyoruz ancak bu durum, adı geçen bakanların cezai ve siyasi sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağı gibi, hukuki anlamda da kişisel sorumluluklarını ortadan kaldırmayacaktır.

Kamu bütçesinin belki de en önemli kalemlerinden birisini teşkil eden adli emanet paralarının tevdi edildiği Vakıfbank’tan 1 Temmuz 2005 tarihine kadar kamu adına faiz geliri tahsil edilirken, hiçbir haklı ve yasal gerekçe olmadığı hâlde önce Akbank’a faizsiz olarak, daha sonra da bu kez Vakıfbank’a ancak faizsiz olarak bu paranın yatırılmaya başlandığını görüyoruz. Burada, yaptığımız araştırmalara göre, tarafımıza ulaşan bilgilere göre, biraz evvel yol tazminatlarıyla ifade ettiğim o yolsuzluğun dışında, kayıt dışı yapılanmanın dışında, adli emanet paraları olayında da yine milyar dolarlar seviyesinde kayıt dışı bir kullanımın söz konusu olduğunu görüyoruz. Bu bir tahmin değil, bu, kayıtlarla yapılan bir tespittir, bunu özellikle vurgulamak gereğini duyuyorum. Peki, Akbank’a yatırılan bu paralar, neden, sonra, Haziran 2008’den itibaren Vakıfbank’a ve yine faizsiz olarak yatırılmaya başlandı? İşte, cevaplandırılması gereken soru bu değerli milletvekilleri.

Biraz evvel, bir önceki maddede ifade ettiğim gibi, aslında, Hükûmet, yaratmış olduğu bir yolsuzluğu yine başka bir yolsuzlukla kapatma noktasında maharetle uygulama yapan bir yönetim anlayışına sahip. Biliyoruz ki Halkbank ve Vakıfbank’tan belli bir medya grubuna aktarılan 750 milyon dolar sebebiyle, yasa dışı, bankacılık kurallarına aykırı olan bu kredi kullanımı sebebiyle Vakıfbank’ın mevduat dengeleri bozuldu. Bunu biz söylemiyoruz, bunu BDDK söylüyor değerli milletvekilleri. BDDK, Hükûmeti uyarıyor “Tedbirini al.” diyor. “Bu haksız, bankacılık kurallarına aykırı olan kredi kullanımı sebebiyle Vakıfbank’ın mevduat dengeleri bozulmuştur, bunun tedbirini alın.” diyor. BDDK üstüne düşen görevi yapıyor. Hükûmet ne yapıyor? Hükûmet de, maşallah Hükûmetimiz de bu konulara… Yani, yaratılan yolsuzlukları…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Kart, konuşmanızı tamamlayınız.

ATİLLA KART (Devamla) - …nasıl kamufle ederim anlayışıyla yeni bir yolsuzluğun yine yaratıldığını görüyoruz. O mevcut yolsuzluğun üstüne gitmek yerine yeni bir yolsuzluğun yaratıldığını görüyoruz. Ne yapılıyor? Burada, biraz evvel ifade ettim, İcra İflas Kanunu’nun, Harçlar Kanunu’nun amir hükümlerine rağmen adli emanet paralarını faizsiz olarak Vakıfbank’a aktarmak suretiyle o bankanın mevduatını toparlamaya yönelik, yine yolsuzlukla ifade edilebilecek bir görevi kötüye kullanmayla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Bunların hesabının yeni yasama dönemlerinde mutlaka sorulacağından emin olmanızı istiyorum. Bundan kamuoyunun, bundan halkımızın emin olması gerekir. Bunu, inançla ifade ediyoruz.

Bu düşüncelerle, bu değerlendirmelerle Genel Kurulu bir kez daha saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Geçici madde 3’ü oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Geçici madde 2 ve geçici madde 3’ün bağlı olduğu çerçeve 31’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

32’nci madde üzerinde iki adet önerge vardır, önergeleri okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in; 3717 sayılı Adlî Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun ve 657 sayılı Kanunun 152'nci Maddesinin "II-Tazminatlar" Kısmının (G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak'ın Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin çerçeve 32 nci maddesinin birinci paragrafının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Erkan Akçay

Emin Haluk Ayhan

Mustafa Kalaycı

 

Manisa

Denizli

Konya

 

Mehmet Günal

Oktay Vural

Mehmet Şandır

 

Antalya

İzmir

Mersin

 

 

Abdülkadir Akcan

 

 

 

Afyonkarahisar

 

“29.6.2001 tarihli ve 4706 Sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 4 üncü  maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.”

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın 32'nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Harun Öztürk

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Mustafa Özyürek

 

İzmir

Malatya

İstanbul

 

Bülent Baratalı

Şevket Köse

 

 

İzmir

Adıyaman

 

Madde 32- 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan "Hisse oranı yüzde kırkı," ibaresi "Hisse oranı yüzde ellisini veya" şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Hazineye ait tarım arazilerinin satışında 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunundaki kısıtlamalara tabi olan taşınmazlar bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendindeki kısıtlamalara tabi olmaksızın hissedarına doğrudan veya birden fazla hissedar olması halinde hissedarlar arasında pazarlık usulüyle satılabilir."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Gerekçe…

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe: Hazineye ait hisseli taşınmazlardaki hazine payının yüzde ellisini aşmamak kaydıyla hissedarlarına satışına imkan sağlanmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in; 3717 sayılı Adlî Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun ve 657 sayılı Kanunun 152’nci Maddesinin "II-Tazminatlar" Kısmının (G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak’ın Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin çerçeve 32 nci maddesinin birinci paragrafının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                    Erkan Akçay (Manisa) ve arkadaşları

“29.6.2001 tarihli ve 4706 Sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 4 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.”

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe...

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe: Söz konusu Kanunun 4 üncü maddesinin (c) fıkrasındaki hisse oranı ile hisse miktarı şartlarının birlikte aranması şartı, hazine yararı ve bazı istismarların önüne geçmek bakımından yararlı olacaktır. Tasarıda ise hazine hissesi oranı ile hisse miktarını ayrı ayrı değerlendirilmektedir ki, doğru değildir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

33’üncü madde üzerinde üç adet önerge vardır, önergeleri okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in; 3717 sayılı Adlî Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun ve 657 sayılı Kanunun 152’nci Maddesinin "II-Tazminatlar" Kısmının (G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak’ın Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin çerçeve 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “yüzde onu” ibaresinin “yüzde yirmi beşi” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Erkan Akçay

E. Haluk Ayhan

Mustafa Kalaycı

 

Manisa

Denizli

Konya

 

Abdülkadir Akcan

Mehmet Şandır

Mehmet Günal

 

Afyonkarahisar

Mersin

Antalya

 

 

Oktay Vural

 

 

 

İzmir

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının çerçeve 33 üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Nurettin Canikli

Bekir Bozdağ

Orhan Erdem

 

Giresun

Yozgat

Konya

 

Mehmet Sait Dilek

Özlem P. Türköne

 

 

Isparta

İstanbul

 

Madde 33- 4706 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiş, altıncı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "üzerinde yapılanma olanlar;" ibaresinden sonra gelmek üzere "Hazine adına tescil tarihine bakılmaksızın" ibaresi eklenmiş, bu fıkranın dördüncü cümlesi "Bu suretle yapılacak satışlarda satış bedeli, en az yüzde onu peşin ödenmek üzere beş yıla kadar taksitlendirilebilir." şeklinde değiştirilmiş, sekizinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "altı ay" ibaresi "bir yıl" olarak değiştirilmiş, bu fıkranın sonuna aşağıdaki cümle eklenmiş ve maddeye dokuzuncu fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Köy sınırları içerisinde yer alan Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan tarım arazilerinin kiracılarından tahsil edilen kira gelirlerinin yüzde onu, 442 sayılı Köy Kanununda belirlenen görevlerde kullanılmak kaydıyla, tahsilatı izleyen ay içinde bu gelirlerin elde edildiği köy tüzel kişiliği hesabına aktarılmak üzere emanet nitelikli hesaplara kaydedilir. Maliye Bakanlığı bu oranı iki katına kadar artırmaya yetkilidir."

"Bu süre Bakanlık tarafından 5 yıla kadar uzatılabilir."

"Bu maddenin altıncı fıkrası uyarınca ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilen taşınmazların yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine doğrudan satılması hâlinde, ilgili belediyelerin devre ilişkin taleplerinin defterdarlık veya malmüdürlüğüne intikal tarihinden itibaren ecrimisil alınmaz. Ancak taşınmazların genel hükümlere göre değerlendirilmesi hâlinde ecrimisil alınır."

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın 33’üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Harun Öztürk

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Mustafa Özyürek

 

İzmir

Malatya

İstanbul

 

Bülent Baratalı

Şevket Köse

 

 

İzmir

Adıyaman

 

Madde 33- 4706 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiş, altıncı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "üzerinde yapılanma olanlar;" ibaresinden sonra gelmek üzere "Hazine adına tescil tarihine bakılmaksızın" ibaresi eklenmiş, sekizinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "altı ay" ibaresi "bir yıl" olarak değiştirilmiş, bu fıkranın sonuna aşağıdaki cümle eklenmiş ve maddeye dokuzuncu fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Köy sınırları içerisinde yer alan Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan tarım arazilerinin kiracılarından tahsil edilen kira gelirlerinin yüzde biri, 442 sayılı Köy Kanununda belirlenen görevlerde kullanılmak kaydıyla, tahsilatı izleyen ay içinde bu gelirlerin elde edildiği köy tüzelkişiliği hesabına aktarılmak üzere emanet nitelikli hesaplara kaydedilir. Maliye Bakanlığı bu oranı iki katına kadar artırmaya yetkilidir."

"Bu süre Bakanlık tarafından 3 yıla kadar uzatılabilir."

"Bu maddenin altıncı fıkrası uyarınca ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilen taşınmazların yapı sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerine doğrudan satılması halinde, ilgili belediyelerin devre ilişkin taleplerinin defterdarlık veya malmüdürlüğüne intikal tarihinden itibaren ecrimisil alınmaz. Ancak taşınmazların genel hükümlere göre değerlendirilmesi halinde ecrimisil alınır."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Hamzaçebi, gerekçeyi mi okutayım?

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Gerekçe…

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Köy sınırları içerisinde yer alan hazineye ait veya devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tarım arazilerinden elde edilen kira gelirlerinin tutarı dikkate alındığında köy tüzel kişiliğine bırakılacak payın yüzde bir olarak sınırlandırılması yerinde olacaktır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının çerçeve 33 üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                     Nurettin Canikli (Giresun) ve arkadaşları

Madde 33- 4706 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiş, altıncı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "üzerinde yapılanma olanlar;" ibaresinden sonra gelmek üzere "Hazine adına tescil tarihine bakılmaksızın" ibaresi eklenmiş, bu fıkranın dördüncü cümlesi "Bu suretle yapılacak satışlarda satış bedeli, en az yüzde onu peşin ödenmek üzere beş yıla kadar taksitlendirilebilir." şeklinde değiştirilmiş, sekizinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "altı ay" ibaresi "bir yıl" olarak değiştirilmiş, bu fıkranın sonuna aşağıdaki cümle eklenmiş ve maddeye dokuzuncu fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Köy sınırları içerisinde yer alan Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan tarım arazilerinin kiracılarından tahsil edilen kira gelirlerinin yüzde onu, 442 sayılı Köy Kanununda belirlenen görevlerde kullanılmak kaydıyla, tahsilatı izleyen ay içinde bu gelirlerin elde edildiği köy tüzel kişiliği hesabına aktarılmak üzere emanet nitelikli hesaplara kaydedilir. Maliye Bakanlığı bu oranı iki katına kadar artırmaya yetkilidir."

"Bu süre Bakanlık tarafından 5 yıla kadar uzatılabilir."

"Bu maddenin altıncı fıkrası uyarınca ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilen taşınmazların yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine doğrudan satılması halinde, ilgili belediyelerin devre ilişkin taleplerinin defterdarlık veya malmüdürlüğüne intikal tarihinden itibaren ecrimisil alınmaz. Ancak taşınmazların genel hükümlere göre değerlendirilmesi halinde ecrimisil alınır."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Genel Kurulun takdirine bırakıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe: Maddede yer alan düzenlemelere ilave olarak, 4706 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca; belediye ve mücavir alan sınırları içinde olan, üzerinde yapılanma bulunan ve Maliye Bakanlığınca; öncelikle üzerinde yapısı bulunan yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine satılmak ya da genel hükümlere göre değerlendirilmek üzere ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilen taşınmazların belediyelerce yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine yapılan satışlarda satış bedellerinin en az dörtte biri peşin, kalanının üç yıla kadar taksitlendirilmesi yerine, vatandaşlarımıza ödeme kolaylığı sağlanması amacıyla, bu satış bedellerinin en az yüzde onu peşin ödenmek üzere beş yıla kadar taksitlendirilebilmesine imkan tanınması amaçlanmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmiştir. 

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in; 3717 sayılı Adlî Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun ve 657 sayılı Kanunun 152’nci Maddesinin "II-Tazminatlar" Kısmının (G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak'ın Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin çerçeve 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "yüzde onu" ibaresinin "yüzde yirmi beşi" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                       Erkan Akçay (Manisa) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Gerekçeyi mi okutayım Sayın…

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…

BAŞKAN - Gerekçe…

Gerekçe:

Köy sınırları içerisinde yer alan Hazineye ait tarım arazilerinin kiracılarından tahsil edilecek olan kira gelirlerinin yüzde onunun köy tüzel kişiliğine aktarılması olumlu görülmekle birlikte, bu oran yetersizdir ve ecrimisil tespitlerini teşvikten ve kiralamayı özendirmekten uzaktır. Oranın yüzde yirmi beşe çıkarılması bu amacı gerçekleştirecektir.

BAŞKAN -  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

34’üncü madde üzerinde üç adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 34 üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Nurettin Canikli

Veysi Kaynak

Orhan Karasayar

 

Giresun

Kahramanmaraş

Hatay

 

Özlem Müftüoğlu

Kayhan Türkmenoğlu

 

 

Gaziantep

Van

 

Madde 34- 4706 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Gümrük Müsteşarlığı tarafından 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun kapsamında gerçekleştirilen veya gerçekleştirilecek olan gümrük kapılarının modernizasyonu ile gümrük idarelerine ait bina ve alt yapı tesislerine ilişkin yatırımlar için Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazların üzerinde tesis edilen irtifak hakları ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde verilen kullanma izinlerinde irtifak hakkı veya kullanma izni bedelleri ile hasılat payı; özel kanunları uyarınca ilgilileri tarafından bedeli ödenmek suretiyle kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilen veya tapudan terkin edilen taşınmazlar üzerinde ilgilileri lehine tesis edilecek irtifak hakları veya verilecek kullanma izinlerinde hasılat payı alınmaz."

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın 34'üncü maddesinin tasarıdan çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

 

Harun Öztürk

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Mustafa Özyürek

 

İzmir

Malatya

İstanbul

 

Bülent Baratalı

Şevket Köse

 

 

İzmir

Adıyaman

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in; 3717 sayılı Adlî Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun ve 657 sayılı Kanunun 152'nci Maddesinin "II-Tazminatlar" Kısmının (G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak'ın Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin çerçeve 34 üncü maddesinin Tasarıdan çıkartılmasını arz ve teklif ederiz.

 

Erkan Akçay

E. Haluk Ayhan

Mustafa Kalaycı

 

Manisa

Denizli

Konya

 

Mehmet Günal

Abdülkadir Akcan

Mehmet Şandır

 

Antalya

Afyonkarahisar

Mersin

 

 

Oktay Vural

 

 

 

İzmir

 

BAŞKAN – Komisyon önergelere katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Aslanoğlu, siz mi konuşacaksınız?

Buyurun.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Değerli arkadaşlarım, hepinize saygılar sunarım. İki kelime edip ineceğim.

Hazine arazisi ve meralar var. Son günlerde bir moda başladı, biliyorsunuz, bu tarımsal teşvikler çıktı ya, şimdi her önüne gelen tarımsal teşvik alıyor; inşallah sonu iyi gelir. İşte, nasılsa, bedava inek diyorlar; güzel, yani keşke üretseler de, yetiştirseler de hepimiz gurur duyarız. Yani dürüst, namuslu kim bu işi yapacaksa sonuna kadar destek olalım, hiç buna itirazım yok ama bir moda başladı, köyün arazisini, köyün mezarlığını, köy merasını artık bunlara tahsis ediyorlar. Arkadaşlar, köy tüzel kişiliğinin bir merası var, köyün içinde mezarlığı var; mezarlığın olduğu bir araziyi, siz, teşvik aldı diye birisine kiraya verirseniz bu olmaz. Adres veriyorum: Malatya Akçadağ Karapınar köyü. Mezarlık, kiraya verilen yerin içinde mi değil mi?

Değerli arkadaşlarım, bu, köye bir vefamız. Mezarlığın olduğu bir merayı Teşvik Yasası nedeniyle il komisyonu eğer kiraya veriyorsa, bunu hepinizin takdirine sunuyorum. Özellikle, Millî Emlak Genel Müdürlüğünün takdirine sunuyorum. Mera Kanunu’na tabidir, hazine arazisidir ama köyün malını, içinde mezarlığın bulunduğu bir yeri başkasına kiraya vermeyi ben hazmedemiyorum.

Hepinize teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Biz de hazmedemiyoruz. Varsa bir şey düzeltiriz.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Aslanoğlu.

Diğer önerge sahipleri adına Sayın Enöz, Manisa Milletvekilimiz.

Buyurun Sayın Enöz. (MHP sıralarından alkışlar)

MUSTAFA ENÖZ (Manisa) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 536 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 34’üncü maddesi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi olarak vermiş olduğumuz önerge üzerine söz almış bulunmaktayım. Yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz kanun tasarısının 34’üncü maddesi, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un ek 2’nci maddesinin sonuna bir fıkra eklemektedir. 4706 sayılı Kanun’un ek 2’nci maddesi, hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar üzerinde tesis edilecek irtifak hakları ile devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde verilecek kullanma izinlerini düzenlemektedir. Kanun’un ek 2’nci maddesine eklenmek istenen fıkra “Özel kanunları uyarınca ilgilileri tarafından bedeli ödenmek suretiyle kamulaştırılarak hazine adına tescil edilen veya tapudan terkin edilen taşınmazlar üzerinde ilgilileri lehine tahsis edilecek irtifak hakları veya verilecek kullanma izinlerinde hasılat payı alınmaz.” ibaresini içermektedir.

Değerli milletvekilleri, arkadaşlarımızın muhalefet şerhinde de belirttikleri üzere, kamulaştırma bedellerinin bu kişiler tarafından ödenmiş olması bunlardan ayrıca hasılat payı alınmamasını gerektirmez diye düşünmekteyim.

Sayın milletvekilleri, hazine arazilerine yönelik yapılan işlemlerin amacı, hazinenin özel mülkiyetinde ve devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunup bir kamu hizmeti için gerek olmayan taşınmazların satış, kira, kat karşılığı inşaat, irtifak, ağaçlandırma gibi işlemlere konu edilerek ülke ekonomisine kazandırılması, istihdamın artırılarak bu arazilerin yağmalanmasının, gecekondulaşmanın, erozyonun önlenmesi, bölgeler arası gelir dağılımının dengelenmesi ve bütçe gelirinin artırılması olarak özetlemek mümkündür.

Türkiye'nin ekonomik kalkınma amacıyla kullanabileceği kaynaklardan biri de hazine arazileridir. Hazine taşınmaz mallarının ülkenin ekonomik kalkınması yönünde değerlendirilmesinin çok değişik yolları bulunmaktadır. Ülkemiz yüzölçümünün yaklaşık olarak yüzde 54’ünü oluşturan hazine taşınmaz mallarının ekonomiye kazandırılması için mevcut uygulamaların gözden geçirilerek bunların ekonomiye kazandırılmasını engelleyen sebeplerin ortadan kaldırılması gerekmektedir. Tabii ki hazine taşınmazları ülke ekonomisine kazandırılırken millî çıkarların da titizlikle gözetilmesi gerekmektedir. AKP hükûmetleri döneminde, hazine arazileri millî çıkarlar gözetilmeden dağıtılmak istenmiştir. Özellikle Vakıf Yasası, mayınlı arazilerin temizlenmesiyle ilgili yasalarda bu durumları maalesef gözlemledik. Milliyetçi Hareket Partisi olarak ülkemiz menfaatine görmediğimiz bu girişimler hakkında doğruları söyledik ve söylemeye de devam edeceğiz.

Sayın milletvekilleri, günümüz dünyasında ülkelerin ekonomik bağımsızlığını kazanabilmesi ve devam ettirebilmesi ülke kaynaklarının tümünün etkin ve verimli kullanılmasıyla doğrudan ilişkilidir. Türkiye'nin ekonomik kalkınma amacıyla kullanabileceği kaynaklardan bir tanesi, ülke yüzölçümünün yaklaşık olarak yüzde 54’ünü oluşturan hazine taşınmaz mallarıdır. Hazine taşınmaz mallarına yönelik hemen hemen her işlemin doğrudan veya dolaylı olarak ekonomiye etkisinden bahsetmek mümkündür. Birçok ekonomik işleme konu olan hazineye ait malların ülkenin kalkınmasına veya ekonomisine etkileri sadece taşınmaz malların satışından elde edilen gelirle sınırlı değildir. Hazineye ait taşınmaz malların yatırım, istihdam, üretim, gelir dağılımı konularında teşvik amaçlı kullanılarak değerlendirilmesi son derece önemlidir.

Sayın milletvekilleri, hazine taşınmaz mallarına yönelik sorunların çözülmesi, tasfiye amaçlı satış politikasından vazgeçilerek yatırım, istihdam, üretim, büyüme, turizm ve gelir dağılımına ait sorunların çözümüne yönelik uygulanan teşvik amaçlı politikaların genişletilmesi, ardından bu tür politikaların yerli ve yabancı yatırımcılara duyurulması ve tanıtılması ile etkin bir yönetim organizasyonunun oluşturulması hâlinde hazineye ait taşınmaz mallar daha kalıcı ve etkin bir rol üstlenerek ülkemiz ekonomisine ciddi bir ivme kazandırabilecektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Enöz, buyurun efendim.

MUSTAFA ENÖZ (Devamla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Bu duygu ve düşüncelerle, önergemizin kabulü yönünde oy kullanmanızı bekler, bu vesileyle tekrar yüce heyetinizi saygıyla selamlarım. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Enöz.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 34 üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                   Nurettin Canikli (Giresun) ve arkadaşları

Madde 34- 4706 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Gümrük Müsteşarlığı tarafından 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun kapsamında gerçekleştirilen veya gerçekleştirilecek olan gümrük kapılarının modernizasyonu ile gümrük idarelerine ait bina ve alt yapı tesislerine ilişkin yatırımlar için Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazların üzerinde tesis edilen irtifak hakları ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde verilen kullanma izinlerinde irtifak hakkı veya kullanma izni bedelleri ile hasılat payı; özel kanunları uyarınca ilgilileri tarafından bedeli ödenmek suretiyle kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilen veya tapudan terkin edilen taşınmazlar üzerinde ilgilileri lehine tesis edilecek irtifak hakları veya verilecek kullanma izinlerinde hasılat payı alınmaz."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum.

Gerekçe:

Maddede yapılan değişiklikle; maddede, özel kanunları uyarınca ilgilileri tarafından bedeli ödenmek suretiyle kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilen veya tapudan terkin edilen taşınmazlar üzerinde ilgilileri lehine tesis edilecek irtifak hakları veya verilecek kullanma izinlerinde hasılat payı alınmaması yönündeki düzenlemeye ilave olarak; Gümrük Müsteşarlığı tarafından, 3996 sayılı Kanun kapsamında, Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde Yap-İşlet-Devret Modeliyle gerçekleştirilen veya gerçekleştirilecek olan gümrük kapılarının modernizasyonu ile gümrük idarelerine ait bina ve alt yapı tesislerine ilişkin yatırımlar yüksek maliyetli ve kamu yatırımı niteliğinde olduğundan; bu yatırımları yapacak olan görevli yatırımcılar lehine tesis edilecek irtifak hakları veya yatırımcılara verilecek olan kullanma izinleri için görevlendirilen yatırımcılardan ilgili mevzuat hükümlerine göre alınması gereken irtifak hakkı ve kullanma izni bedelleri ile bu yapı ve tesislerin işletmeye geçmesinden sonra işletilmelerinden elde edilecek hasılattan Hazinece ayrıca pay alınmaması amaçlanmıştır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen önerge istikametinde madde 34’ü oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 35 üzerinde iki adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının çerçeve 35 inci maddesinin birinci cümlesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Erkan Akçay 

E. Haluk Ayhan

Mustafa Kalaycı

 

 

Manisa

Denizli

Konya

 

 

Mehmet Günal

Oktay Vural

Mehmet Şandır

 

 

Antalya

İzmir

Mersin

 

 

Mustafa Kemal Cengiz

Abdülkadir Akcan

 

 

 

Çanakkale

Afyonkarahisar

 

 

“Bu madde kapsamında Hazine adına tescil edilen taşınmazlar, Büyükşehirlerde önce ilgili belediyelerine, ilgili belediyesinin talebi olmaması hâlinde Büyükşehir belediyelerine, diğer yerlerde ilgili belediyelere devredilir.”

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın 35'inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Harun Öztürk

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Şevket Köse

 

İzmir

Malatya

Adıyaman

 

Hüseyin Ünsal

Mustafa Özyürek

Bülent Baratalı

 

Amasya

İstanbul

İzmir

 

 

Muhammet Rıza Yalçınkaya

 

 

 

Bartın

 

Madde 35- 4706 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu madde kapsamında Hazine adına tescil edilen taşınmazlar, büyükşehirlerde öncelikle büyükşehir belediyelerine, büyükşehir belediyelerinin talebinin olmaması halinde ilgili belediyelere, diğer yerlerde ilgili belediyelere birinci fıkrada yer alan usule göre belirlenecek bedel üzerinden devredilir. Bu taşınmazların yapı sahiplerine satışı ve genel hükümlere göre değerlendirilmesi bu Kanunun 5 inci maddesine göre yapılır."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Sayın Hüseyin Ünsal.

BAŞKAN – Sayın Ünsal, buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)

HÜSEYİN ÜNSAL (Amasya) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; 35’inci madde üzerinde verdiğimiz önerge için söz aldım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bugün bir “torba yasa” adı altında bir yasayı tamamlayacağız. Sayın Grup Başkan Vekilimiz Canikli de müjdeyi verdi bize, “Bu yasayı bitirirsek tatile gideceksiniz, bitirmezsek uzayacak.” diye. Böyle dayatmayla yasa çıkması ilk defa görülüyor fakat Adalet ve Kalkınma İktidarında bunlara alıştık.

Bu yasanın ne faydası var diye ben baktım, biraz da arkada oturup çalıştım. Şimdi bu yasanın içerisinde Maliye Bakanlığı ve onun genel müdürlükleriyle ilgili maddeler var, Merkez Bankası var, Kamu İhale Kurumuyla ilgili bir madde var, Millî Piyangoyla ilgili var, hazine taşınmazlarıyla ilgili var, Devlet Hava Meydanlarıyla ilgili, PTT’yle ilgili, Kabahatler Kanunu, sağlık çalışanları, Pasaport Yasası, tabii ki olmazsa olmaz, her yasada dayattığımız TOKİ’yle ilgili de bir madde var. Şimdi bunlar bize dayatıldı, bugün çıkarılmak üzere önümüze getirildi ama bundan da önemlisi tabii söz aldığım hazine mallarıyla ilgili de bir çalışmayı da burada getirdiler.

Şimdi, tabii sizin getirdiğiniz yasalarla ilgili artık şüpheyle bakmaya başladık çünkü hazineyle ilgili konularda sıkıntılar büyük, artık herhâlde para kalmadı, en sonunda hazine mallarını, taşınmazlarını satarak para temin etmeye gidecek anlaşılan Hükûmet ve bu maddede de büyükşehir belediyelerine hak veriliyor ve büyükşehir belediyelerine burada öncelik tanınıyor.

Neden öncelik büyükşehir belediyelerine, o da merak edilen bir şey; çünkü bu büyükşehir belediyeleriyle ilgili. Sayın Bakan gitmiş, Maliye Bakanı, ama yerine bakan Bakana da bunu anlatalım. Büyükşehir belediyelerine öncelik tanıdığınız zaman 2981 sayılı Yasa’yı da bir anda silmiş oluyorsunuz bu maddeyle, 775 sayılı Yasa’nın da yarısını götürmüş oluyorsunuz. Değerli bürokrat arkadaşlarımız da bu konuda bilgilerini Sayın Bakana biraz sonra aktarsınlar diye düşünüyorum.

Kent politikalarıyla ilgili, belediyelerle ilgili yasa değişiklikleri yapılırken maalesef büyükşehir belediyeleri sürekli yetkilendiriliyor ve bu yetkilerle küçük şehir belediyelerinin de, onun alt belediyelerinin de yetkileri kısıtlanıyor. Bu yasal düzenlemelerle büyükşehir belediyeleri maalesef ve maalesef monarşik bir yapıya varıyor, ilçe belediyelerinin varlık nedeni böylece ortadan kalkıyor.

Her konuda, her fırsatta, her söyleminizde demokrasiden bahsediliyor ama yerel demokrasiyi bir anda bu maddeyle yok ediyorsunuz ve yavaş yavaş küçük belediyelerin, ilçe belediyelerin, alt belediyelerin yetkilerini alıyorsunuz. Peki, sebebi ne? Sebebi, herhâlde bir borcunuz var Sayın Melih Gökçek’e, Sayın Topbaş’a; başka türlü olmaz. Dolayısıyla büyükşehir belediyeleri burada daha ön plana çıkıyor ve yetkileri alıyor çünkü büyükşehir belediyeleri elinde. Ankara Büyükşehir Belediyesi AKP’nin elinde ama Ankara’nın iki tane büyük ilçe belediyesi Çankaya, Yenimahalle CHP’nin elinde, dolayısıyla onların yetkilerini almak lazım. İstanbul Büyükşehir Belediyesi AKP’nin elinde ama İstanbul’un en önemli ilçeleri Beşiktaş, Kadıköy, Bakırköy, Avcılar, Sarıyer, Maltepe ve hatırlayamadıklarımla birlikte onlar da CHP’nin elinde. Dolayısıyla, bunu çok yanlış bir uygulama olarak görüyoruz.

Değerli arkadaşlarım, hazine mallarında kamu yararı gözetilerek ve toplumsal çıkarlar gözetilerek uyulması gereken temel ilkeler vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

Hazinenin arazileri kentsel ve kırsal ortak gereksinimler için kullanılmak üzere, kamunun tasarrufunda mutlaka ve mutlaka olmalıdır. Bu nedenle hazine arazilerinin dolaylı yollardan getirilen yasalarla satışı yapılmamalıdır. Bu getirilen maddeyle büyükşehir belediyelerine devredilecek, oradan da bir şekilde devredilecektir, özel şahıslara geçecektir, bu çok yanlış bir uygulamadır.

Diğer bir temel ilke de hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazların satış dışında başka yöntemlerle değerlendirilmesi, özellikle tarım arazilerinin, ekonomik faydasının elden çıkarılmadan kamuya aktarımını sağlayacak yöntemler bulunmalıdır.

Şimdi, 73’üncü maddeyi geçirdik, kentsel dönüşümle belediyeler belli bir noktada da artık tarım arazilerine el koyacaklar ve orada bulunan hazine arazilerine de el koyabilecekler ve böylece tarım arazileri de “Kentsel dönüşüm.” adı altında elden çıkacaktır, dikkat etmemiz gerekiyor.

Planlama belli kesimlere, yandaşlara rant sağlayacak bir araç olmamalı, toplum yararı gözetilmelidir.

Planların kademeli birlikteliği…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Ünsal, buyurun efendim.

HÜSEYİN ÜNSAL (Devamla) – Teşekkür ederim.

…25 binlikten 5 binliğe kadar, binliğe kadar olan planlama anlayışı bir uyum içerisinde yapılmalıdır.

Tarımsal amaçlı kullanılan hazineye ait taşınmazların tahsisinde öncelik topraksız köylüye ve yeterli toprağı olmayan ailelere tanınmalıdır diye düşünüyoruz.

Değerli arkadaşlarım, hazine mallarıyla ilgili burada sanırım 5 madde geçmek üzere. Bu konuda çok hassas olmalıyız. Böyle dağınık yasalarla hazine mallarını elde tutmamız pek olanaklı gözükmüyor.

Bu anlamda, ben, ilgili kurumları ve özellikle Sayın Bakanımızı tekrar uyarmak noktasında hazineyle ilgili çıkarılacak yasalarda hassas olunmasını, böyle dağınık, torba yasalar içerisinde değerlendirilmemesini istiyor ve önergemizin desteği doğrultusunda oy kullanmanızı istiyor, hepinize saygılar sunuyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Ünsal.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler.. Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının çerçeve 35 inci maddesinin birinci cümlesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                         Erkan Akçay (Manisa) ve arkadaşları

“Bu madde kapsamında Hazine adına tescil edilen taşınmazlar, Büyükşehirlerde önce ilgili belediyelerine, ilgili belediyesinin talebi olmaması hâlinde Büyükşehir belediyelerine, diğer yerlerde ilgili belediyelere devredilir.”

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (İzmir) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Mustafa Kemal Cengiz.

BAŞKAN – Buyurunuz Sayın Cengiz. (MHP sıralarından alkışlar)

MUSTAFA KEMAL CENGİZ (Çanakkale) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 536 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 35’nci maddesi üzerinde vermiş olduğumuz önerge üzerine söz aldım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlarım.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; yine bir kokteyl tasarıyla, torba tasarıyla karşı karşıyayız. İçinde birçok kanunun harmanlandığı ve birçok kanundan alıntılarla bir torbanın önümüze geldiğini görüyoruz.

Bu maddede de yine hazine arazilerinin eşit ve adaletli dağıtılmadığını görmekteyiz. Özellikle 35’inci maddede dile getirilen hazine arazilerinin ilçe ve alt kademe belediyelerine sorulmadan, ilçe ve alt kademe belediyelerinin ihtiyaçları göz önünde bulundurulmadan, özellikle hem ilçe hem belde hem de büyükşehir belediye başkanlarının seçilerek halk oyuyla gelmiş olduklarını, kendilerinin bir meclisi ve encümeni olduğunu ve o yöreye hizmet götürme kapsamında mücadele ettiklerini gördüğümüzde, belediye başkanlarımızın ödenek sıkıntılarından, güvenlik sıkıntısına ve siyasi baskılardan bir de büyükşehir baskılarına kadar birçok problemin içinde sıkıştıklarını görüyoruz. Bu teklifimizde de özellikle biz hakkaniyetin ve adaletin ve hukukun tecelli etmesi noktasında önerge vermiş bulunuyoruz.

Daha önce 1580 sayılı Belediye Kanunu’muz da gerçekten derinliğine bir ihtiva ediyordu. Daha sonra, 88 maddeyle 5393 sayılı bir Belediye Kanunu çıkartıldı. Bu kanun da yine 88 maddeyle de belediyelerin yönetilemeyeceğini ortaya koymasına rağmen bu ek ve tali maddelerle belediyelerimiz, yine adaletsiz bir şekilde böyle bir uygulamayla karşı karşıya kalmaktadır.

Özellikle hazine arazileri verilirken, o yöredeki Sağlık Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve diğer kamu kuruluşlarının da ihtiyacı olabileceği düşünülmelidir. Eğer bunlar belediyelere verilecekse, eski bir belediye başkanı olarak, bu dağıtımın, bu kanunun daha adaletli olması ve öncelikle en ücra köşedeki bir ilçe belediyesinin veya en ücra köşedeki bir alt kademe veya ilk kademe belediyemizin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak, bu hazine arazilerinin, önce bu ilk kademe ve ilçe belediyelerinin ihtiyacı sorulmalı ve bu ihtiyacı olup olmadığını veya tasarrufu bulunmadığını veya imar planlarında hem ilçe belediyesinin hem büyükşehir belediyesinin imar planlarında daha elzem bir ihtiyacın hasıl olduğunu tespit ettikten sonra, belki daha adaletli bir dağıtım olabilirdi diye düşünüyorum.

Özellikle bu teklifimizle, öncelikli olarak, hakkaniyetli olarak hazine arazilerinin ilk ilçe ve ilk kademe belediyelerinin uhdesine verilmesi, bu belediyelerimizin ihtiyacı olmaması hâlinde, tasarrufunu kullanmak istememesi hâlinde de büyükşehir belediyelerine geçirilmesi veya onlara sunulmasının daha adaletli ve daha uygun olacağını ifade etmek istiyoruz grup olarak.

Daha önce çıkarmış olduğumuz -bu kürsüden- belediye yasalarımızda, kentsel dönüşümde ve kentsel gelişim yasalarında ve diğer yasalarımıza baktığımızda, özellikle aslan payının büyükşehir belediyelerine kaydırıldığı ve büyükşehir belediyelerimizin daha çok -bu yasalardan dolayı- pay aldığını ve büyükşehirlerimizin kayrıldığını ve ilçe belediyelerimizin -ilk kademe belediyelerimizin özellikle- bunlardan baypas edilerek bir kayırma ve bir peşkeş noktasında da düşünceleri aklımıza getirdiğini görmekteyiz. Özellikle büyükşehirlerde, hem büyükşehir planlaması hem iş ve işlemler hem de bütçe açısından baktığımızda, büyükşehir belediyelerimizin altında kalan ilçe belediyelerimizin, hem uygulamalarında hem imar çalışmalarında, imarlaşmada ve kentsel ve şehir gelişimlerinde büyükşehirlere çok bağlı kaldığını, büyükşehirlerin bir memuru durumuna düşürüldüğünü ve büyükşehir belediye başkanlarımızın da…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Cengiz.

MUSTAFA KEMAL CENGİZ (Devamla) – Büyükşehir belediye başkanlarımızın, ilçe başkanlarını bir daire başkanı, bir memuru, bir alttaki elemanı gibi yok saydığını veya öyle gördüğünü, bir büyüklük kompleksi içinde, altta, seçilmiş, kendi iradesi olan, meclisi olan ve kendi kanunlarıyla da hizmet yapma çabasındaki olan ilçe belediye başkanlarımıza haksızlık edildiğini, onların duygu ve düşüncelerinin alınmadığını ve onların, özellikle, daha önceden de buradan çıkardığımız kentsel dönüşümde ve şehir dönüşümlerinde, şehir gelişim alanlarında ve özellikle TOKİ Kanunu’nda, baktığımızda, birçok belediye başkanımızın mağdur olduğunu, duygu ve düşüncelerinin buradan yansıtılamadığını ve bu noktada da haksızlığın olmaması noktasında, hazine arazilerinin önce ilçe belediye başkanlarımıza ve ilçelere teklif edilmesinin daha uygun olacağını düşünüyoruz.

Yüce heyetinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Cengiz.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

36’ncı madde üzerinde iki adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Kanun Tasarısının çerçeve 36 ncı maddesinin (b) bendinde yer alan "altı ay" ibaresinin "on iki ay" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Erkan Akçay

E. Haluk Ayhan

Mustafa Kalaycı

 

Manisa

Denizli

Konya

 

Mehmet Günal

Oktay Vural

Mehmet Şandır

 

Antalya

İzmir

Mersin

 

 

Abdülkadir Akcan

 

 

 

Afyonkarahisar

 

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı"nın Çerçeve 36 ncı  maddesi ile 4706 sayılı Kanuna eklenen Geçici Madde 12’nin (c) bendinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Harun Öztürk

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Mustafa Özyürek

 

İzmir

Malatya

İstanbul

 

Bülent Baratalı

Hüseyin Ünsal

Şevket Köse

 

İzmir

Amasya

Adıyaman

 

 

Muhammet Rıza Yalçınkaya

 

 

 

Bartın

 

c) Belediyelere devredilen ve belediyelerce de yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine doğrudan satılan taşınmazlar için ilgili belediyelerin devre ilişkin taleplerinin defterdarlık veya malmüdürlüğüne intikal tarihinden itibaren tahakkuk ettirilen ecrimisil alacakları hangi aşamada olursa olsun terkin edilir, tahsil edilmiş olan ecrimisil bedelleri ise satış bedeline mahsup edilmez."

BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Hükûmet?

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (İzmir) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.

Sayın Ünsal, buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)

HÜSEYİN ÜNSAL (Amasya) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; 36’ncı maddede bir değişiklik için söz aldım. Bu konuyla ilgili önerimiz gayet açık. Yasanın (b) bendi şöyle söylüyor: “Belediyelere devredilen taşınmazların üzerlerindeki yapı sahipleri veya bunların kanuni veya akdi haleflerinden aynı maddede öngörülen altı aylık süre içinde başvurmayanlar ile yükümlülüklerini yerine getirmeyenler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde…”

Tabii, önergenin dışında bir konu olacak. Ben bu eleştirimi şu noktada getiriyorum, demin de görüştüm değerli arkadaşlarımızla: Altı ay içerisinde zaten vatandaş başvurmamış. O kadar çok yasalar değişiyor ki bu yasalar değişince de vatandaşımız bu konuyla ilgili yeterli bilgiyi alamıyor. “… altı ay içinde bilgi sahibi olamayanların altı ay süre içinde müracaat etmeleri hâlinde…” diyor. Biz, bunun bir yıla çıkarılmasının uygun olduğunu düşünüyoruz. Eğer bu süre çok kısa tutulursa bu sefer akla başka şeyler geliyor; süre yeterli değil, sipariş bir süre mi olduğu aklımıza geliyor. O yüzden bu altı aylık sürenin mutlaka sorgulanması gerekir.

Bir de hak sahiplerinin hangi yasaya göre tespit edildiği tam anlaşılmamıştır. Şimdi, burada eğer hazinenin üzerinde gecekonduysa 2981 sayılı Yasa’da hak sahipliği zaten söz konusudur ama bu yasayla, bir şekilde, 2981 sayılı Yasa’daki hak sahipliği de tartışılır noktaya gelmektedir.

Değerli arkadaşlarım, hazine mallarıyla ilgili düşüncenizde eğer amaç yoksul kesimlere arsa temin etmek ise 2981 sayılı Kanun’a göre talep edilmesi hâlinde tahsis edilecek hazine arazilerinin önünü neden 35’inci maddeyle kapatıyorsunuz? Bu, büyükşehir belediyelerine devredilerek kapatılıyor. Dolayısıyla bu konunun hassasiyetini bir kez daha huzurlarınızda söz etmek istedim.

Bir de fırsat bulmuşken, Saygıdeğer Bakanımız da buradayken belediyelerle ilgili bir konuyu aktarmak istiyorum. Bu, belediyelere Maliye Bakanlığından yapılan yardımlarla ilgili. Son iki yıldır Maliye Bakanlığından belediyelere yardımlar yapılırken CHP’li ve muhalif belediyeler nedense ayrı tutuluyorlar. Ben bunu kesin ispatlıyorum. Amasya iliyle ilgili Sayın Bakana iki kere müracaatta bulundum. CHP’li belediyeler, MHP’li belediyeler ayrı tutulmuş, AKP’li belediyelere yardım yapılmıştır. Değerli arkadaşlarım, ben de uzun yıllar belediye başkanlığı yapan birisiyim. Hele hele ufak beldelerde yan yana iki belediye, birisi CHP’li, birisi AKP’li ise sıkıntı orada doğuyor ve komşu belediyeler arasındaki tartışmalar orada başlıyor. Dolayısıyla, belediye başkanlarının bu anlamda mağdur edilmesini pek doğru bulmuyorum. Yalnız -iki yıl öncesini söylüyorum- bundan evvelki Bakan döneminde çok eleştirdik, ama hiç olmazsa belediyelere gönderilen paraların da hangi belediyelere ne kadar gittiği konusunda zaman zaman bilgi veriliyordu ama iki yıldır bu bilgilerin hiçbirisi gelmemekte. Maliye Bakanını ve yetkilileri, bu konuda bir kez daha uyarmaya çalışıyorum.

Adalet ve Kalkınma Partisi İktidarında, maalesef, belediyelerle ilgili sadece Maliye yardımları değil İller Bankasıyla ilgili de çok ciddi eleştirilerimiz vardır. Bunlardan bir tanesi, yasalar gereği şimdi artık ilgili idare yüzde 60’ını gönderiyor, yüzde 40’ını da borçlarına alıkoyuyor ama esas sıkıntı şurada: 3.200 taneye yakın belediye var, İller Bankasından kredi kullanan ilk 50 belediyenin kullandığı kredi oranı yüzde 54. Yani 50 belediyeye kredilerin yüzde 54’ü verilmiş, geri kalan 3.100 belediyeye ise bu krediler dağıtılmış ve üstelik bu borçlar da alınmamak kaydıyla. Bugün kredi borcu 2.235 milyon TL yani 2,5 katrilyon, ki bu rakam artış göstermektedir.

Belediyelerle ilgili söylüyorum, İller Bankasından bu borçların yeniden yapılandırılmasıyla ilgili talepler sadece ve sadece AKP’li belediyelerin talepleriyle olmuştur, Cumhuriyet Halk Partili belediyeler sürekli mağdur edilmiş ve borçlarının tahsil edilmesi yoluyla ilgili her türlü tedbirler alınmaya çalışılmıştır. Bankaca yürütülmekte olan bu mevcut kredilendirme ve tahsilat uygulamaları ve belediyeye borçlarını ödemedikleri hâlde yeniden açılan kredilerle belediyelerde dönüşümün uzamasına, hatta imkânsız hâle gelmesine neden olmuştur yani İller Bankası yönetmelik hükümlerine aykırı olarak uygunsuz hâle gelmiş, öz kaynakların yitirilmesine neden olmuştur. Banka, yönetmelik ve mevzuata aykırı uygulamalara düşmüştür. Bunun da nedeni Adalet ve Kalkınma Partili belediyelerin kayrılması, muhalefet belediyelerinin ise göz ardı edilmesidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Ünsal.

HÜSEYİN ÜNSAL (Devamla) - Hem İller Bankasınca hem de Maliye Bakanlığınca belediyeler arasında siyasi ayrım yapılmasını şiddetle kınıyoruz. Bu konuyla ilgili yeni tedbirler alınırken Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin ve muhalefet belediyelerinin de diğer AKP’li belediyelerle eşit şekilde o kaynaklardan yararlanmasını diliyor, hepinize saygılar sunuyorum.

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Ünsal.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Kanun Tasarısının çerçeve 36 ncı maddesinin (b) bendinde yer alan "altı ay" ibaresinin "on iki ay" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                 Mehmet Şandır (Mersin) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Cengiz, buyurun efendim.

MUSTAFA KEMAL CENGİZ (Çanakkale) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 536 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 36’ncı maddesi üzerine vermiş olduğumuz önerge üzerine söz aldım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, bu konuşmam öncesindeki önergemizde, belediyeler arasında özellikle hazine arazilerinin paylaştırılması, devri konusundaki önergemizde, haksızlık yapıldığı ve bu haksızlığın giderilmesi noktasında da görüşlerimizi açıklamıştık. Özellikle belediyelerimiz gerçekten son zamanlarda, özellikle muhalefet belediyelerine baktığımızda, bir siyasi yargı, haksızlık ve bakanlıklardan, özellikle Maliye fonlarından alınan paraların eşit ve adaletli dağılmadığını, belediye başkanlarımızın özellikle hak ve ödenekleri konusunda da çok büyük sıkıntılarının olduğunu, belediye başkanlarımızın hem hizmet götürürken hem de siyasi, idari ve büyükşehir belediyelerinin altındakiler de büyükşehir baskısını hissettiklerini ve bunların önüne kondukları ifade edilmektedir.

Yine böyle bir maddede de, hazine arazilerinin belediyelere devrinden sonra özellikle bu hazine arazileri üzerinde vatandaşlarımıza ait, şahıslara ait taşınmaz mülklerinin, yapılarının olması noktasında geçmişte başvurularını yapamadığı veya bunların varisçileri veya hukuki ve akdi sahiplerinin bunu takip edemediği, bir şekilde bu süreci izleyemedikleri noktasında haklarını kaybetmiş olmaları karşısında bu kanunun, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren de altı ay içinde başvurulması istenmekte ve bu altı ay içinde de bu hukuki süreci tamamlamaları bu maddeyle getirilmektedir.

Yalnız, olaya baktığımızda, Türkiye’de hem dairelerimizde, kamu kurum ve kuruluşlarımızda hem de mevzuatımızda -vatandaşlarımızın şikâyetleri- zamanında ve hızlı bir devlet işlerliğini ve kamudaki çalışmalarının hızlı bir şekilde halkımıza cevap vermediği dile getirilmiş ve bizim de bu tespitlerimiz doğrultusunda bu altı aylık sürenin yetişmeyeceği, altı aylık süre içinde vatandaşlarımızın bu işlemleri ve işlerini takip ve sonuçlandıramayacağı ortaya çıkmıştır. Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak çok haklı ve geçerli, mantıklı bir sebep olarak da 36’ncı maddemizin (b) fıkrasında geçen “altı aylık” ibarenin “on iki ay” olarak değiştirilmesinin hem işlerlik açısından hem de mağdur olabilecekler açısından, mağduriyet açısından bunun en doğru bir yaklaşım olacağını, on iki aylık bir sürenin hem vatandaşımızın algılaması hem başvuruları hem iş ve işlemlerin takibi hem sonuçlandırılması hem de yapı sahiplerinin bu gayrimenkullerin haklarını kendi üzerlerine tescil ettirmeleri noktasında yeterli bir sürenin altı ay içinde olmayacağını ve on iki aylık bir sürenin de daha doğru ve daha mantıklı olabileceğini ifade etmekteyiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; tabii ki hazine arazileri hem tescilli hem de hüküm ve tasarrufu devletin altında olunan ve bu noktada tescil dışında bulunanlar ve aynı zamanda da 2/B kapsamında olarak vatandaşların arasına girdiğimizde 2/B kapsamında olanlar da vardır. 2/B ile ilgili de özellikle köylerimizde, kırsal kesimlerde de bir düzenleme gerekmektedir. Hem hazine arazilerinin hem de ormandan uzun yıllar, yüz yıldan beri uhdesinde bulunan bu taşınmazların halkımızın kullanımında olmasına rağmen kendilerine birçok engel çıkartılmaktadır. Özellikle Çanakkale ve ilçelerini gezdiğimizde, özellikle köylerimizde, köylülerimizin gerçekten bu kapsamda, 2/B kapsamında, hazine arazileri noktasında ve ormandan kendilerine intikal etmiş fakat bunun hakkını ve hukukunu ispat edememiş, ettirememiş fakat yüz yıldır da kullanımı uhdesinde bulunan bazı somut örnekleri de tespit ettik. Bu tespitlerimiz dolayısıyla özellikle büyük şehirlerde ve rantı yüksek olan yerlerdeki 2/B kapsamıyla ve kırsal…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Cengiz.

MUSTAFA KEMAL CENGİZ (Devamla) - …kesimde, özellikle köylerimizde veya vatandaşımızın çok zor geçirdiği şartlardaki bu gibi örneklerin ayrı bir mütalaa edilmesi, mağdur olan vatandaşlarımızın bu gibi konulardaki istek, arzularının, düzenlemelerin bir an önce yapılması, özellikle tarımla, meyvecilikle geçinen ve uzun yıllar bu gibi taşınmazları uhdesinde bulunan vatandaşlarımızın mağduriyetinin giderilmesi ve bir an önce de kırsal kesimdeki bu gibi sorunlara el atılması ve Hükûmetimizin de Maliye Bakanlığımızın da bu konuda bir çalışma başlatması ve bu çalışmalar sonucunda da bu gibi konuların Meclisimizce de ele alınarak çözümü noktasında halkımızın bir beklentisi vardır.

Bu duygu ve düşüncelerle yüce heyetinizi saygıyla selamlarım. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Cengiz.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, birleşime on dakika ara veriyorum.

 

Kapanma Saati: 18.06

 

 

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 18.22

BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL

KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 139’uncu Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

536 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın görüşmelerine devam edeceğiz.

Komisyon ve Hükûmet yerinde.

37’nci madde üzerinde iki adet önerge vardır.

Önergeleri okutuyorum:

 

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan “Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın 37’nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Harun Öztürk

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Mustafa Özyürek

 

İzmir

Malatya

İstanbul

 

Bülent Baratalı

Şevket Köse

 

 

İzmir

Adıyaman

 

Madde 37- 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 21 inci maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(4) Zamanaşımı süresi, kararın kesinleştiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren işlemeye başlar.”

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Kanun Tasarısının çerçeve 37’nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Erkan Akçay

E. Haluk Ayhan

Mustafa Kalaycı

 

Manisa

Denizli

Konya

 

Mehmet Günal

Abdülkadir Akcan

Mehmet Şandır

 

Antalya

Afyonkarahisar

Mersin

 

 

Oktay Vural

 

 

 

İzmir

 

“(4) Zamanaşımı süresi kararın kesinleştiği takvim yılını takip eden yılbaşından itibaren işlemeye başlar.”

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Şandır?

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe...

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe: Tasarı metninde ibare ve ifade düzenlemesi yapılmıştır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan “Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın 37’nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Madde 37- 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 21 inci maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(4) Zamanaşımı süresi, kararın kesinleştiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren işlemeye başlar.”

                                                                                                 Harun Öztürk (İzmir) ve arkadaşları

BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Mevlüt Bey, gerekçeyi mi okutayım?

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Gerekçe...

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Kabahatler Kanunu’nun 21 inci maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin başlangıcını tespit açısından kararın kesinleştiği tarihi takip eden yılın esas alınması amaçlanmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza  sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

38’inci madde üzerinde üç adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte Kanun Tasarısının 38 inci maddesinde yer alan “5345 sayılı Kanunun” ibaresinin, “5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinde yer alan “beş” ibaresi “altı,” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Nurettin Canikli

Ahmet Yeni

Abdurrahman Arıcı

 

Giresun

Samsun

Antalya

 

Ahmet Aydın

Orhan Karasayar

 

 

Adıyaman

Hatay

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 sıra  sayılı Kanun Tasarısının çerçeve 38 inci maddesinin ikinci paragrafının tasarı metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

 

Erkan Akçay

Abdülkadir Akcan

Nevzat Korkmaz

 

Manisa

Afyonkarahisar

Isparta

 

E. Haluk Ayhan

Mustafa Kalaycı

Mehmet Günal

 

Denizli

Konya

Antalya

 

Mehmet Şandır

Oktay Vural

 

 

Mersin

İzmir

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın 38’inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini ve bu Kanuna ekli cetvellerin bu değişikliğe uygun olarak düzeltilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Harun Öztürk

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Mustafa Özyürek

 

İzmir

Malatya

İstanbul

 

Bülent Baratalı

Şevket Köse

 

 

İzmir

Adıyaman

 

Madde 38 – 5/5/2005 tarih ve 5345 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Başkan yardımcıları, daire başkanları, vergi dairesi başkanları ve” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Hamzaçebi gerekçeyi mi okutayım?

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Gerekçe okunsun.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Gelir İdaresi Başkan Yardımcıları, Daire Başkanları ve Vergi Dairesi Başkanlarının atanmasına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin İptal Kararındaki gerekçeler dikkate alınmak suretiyle söz konusu görevlilerin atamalarının müşterek kararname ile yapılması sağlanmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 sıra  sayılı Kanun Tasarısının çerçeve 38 inci maddesinin ikinci paragrafının tasarı metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                            Erkan Akçay (Manisa) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın Korkmaz, buyurun. (MHP sıralarından alkışlar)

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bir ülkeyi ayakta tutan en önemli ilke adalettir. Yönetimlerin adil yönetim ilkesine uyduğu gibi bir kanaat oluşursa vatandaşlar yapılan işlemler aleyhlerinde bile olsa bu kararlara sahip çıkarlar, kararları benimserler, yönetimlerin arkasında dururlar ancak Hükûmet güçlüye karşı serçe, güçsüze karşı şahin olursa hele hele kendi yandaşlarına karşı bir kayırmacılık içerisinde olursa toplumda sürekli gerginlikler ve kutuplaşmalar olur. Büyük reformlar da, bildiğiniz üzere, güçlü ve adil bir devlet düzeni içerisinde gerçekleştirilebilir. AKP Hükûmeti, Türk siyasi hayatının en fazla milletvekiline sahip hükûmetlerinden biri ancak ülkemizin kronikleşmiş, sorunları ortadan kaldıracak hiçbir problemine de çözüm üretememiş bir Hükûmet. Neredeyse bir önceki kuşak ne yaşamışsa bugün de aynı sorunlarla boğuşuyoruz.

Meclis Genel Kurulundaki bu kadar çoğunluğunuza rağmen sizlere soruyorum: Ülkemizi çağdaş milletler seviyesine çıkaracak bir eğitim reformu yapabildiniz mi? “Benim oğlan mektep okur, döner döner gene okur.” misali iki sene önce kaldırdığınız OKS’ye “Yanlış yapmışız, sil baştan.” deyip yeniden müracaat eden siz değil misiniz? İnsanlarımızı dershaneler sistemine mahkûm kılan, zaten üç kuruş olan gelirine dershanelerin göz dikmesine seyirci kalan siz değil misiniz? Tüm dünya eğitim öğretim sisteminin detaylarını tartışırken meseleyi atama, terfi, nakil, okul inşaatları ve kantin işletmelerine kadar indiren sizin bakanlarınız değil mi? Gencinden yaşlısına yeterli ve insan onuruna yakışır bir sağlık hizmeti vermek üzere sağlık reformu yapabildiniz mi? İnsanlarımızı hastane kuyruklarından kurtarabildiniz mi? Sağlıkta günübirlik aldığınız hangi tedbirler derde deva oldu, sıkıntılar aynen devam etmiyor mu? Tarım sektöründeki çiftçimizin, köylümüzün emeğinin, alın terinin karşılığını alın teri kurumadan verecek, üretimi artıracak, çiftçilerimizin yaşam kalitesini yükseltecek tarım reformu yapabildiniz mi? Çiftçilerimiz öbek öbek ziraat sektöründen ayrılıyor, topraklarını terk edip işsiz hâle gelmiyorlar mı? Mazot, gübre, ilaç, işçi yevmiyesi gibi kalemler kat kat artarken, ürün fiyatları yerinde saymıyor mu?

Devam edelim: Sanayici ve iş adamını memnun edecek bir sanayi ve ticaret reformu; kamuda çalışanları memnun edecek kamu personel reformu; işçiyi, işvereni memnun edecek bir istihdam reformu; yaşlılar ve özellikle emekliler hakkında bir yaşlılık hizmetleri ve emeklilik reformu; sokaklarında korkusuzca dolaşılan, hanelerinin kapısı penceresi açık, dağlarında, kırlarında can güvenliği kaygısı taşımaksızın dolaşılan bir ülke için güvenlik ve asayiş reformu; çalışanların vergilerini adil bulduğu, tabana yayılmış ve tahammül edilebilir bir vergi yükü içeren vergi reformu yapabildiniz mi? Hayır, yüz bin kere hayır. Gençlerin, emek ve birikimlerini ülkelerine harcayabileceği, çalışabilecekleri bir iş hayatı tanzim ettiniz de bizim mi haberimiz olmadı? Maalesef, bu suallerin evet cevabı yoktur.

Bugün, ülkemiz birileri için –ki, bu birileri yüzde 1,5-2’yi geçmeyen mutlu azınlıktır- vergi cennetidir, birileri için ise kazanmadığının vergisini ödediği, vergi vermek için bankadan kredi çektiği bir ülkenin adıdır Türkiye.

Değerli milletvekilleri, ülkenin çıkış yolu ekonomimizi üretir hâle getirmekten geçiyor. Bu yüzden, Milliyetçi Hareket Partisi her platformda “üreten ekonomi” diyor. Bu millete iyilik yapmak istiyorsanız, asıl olan, insanların üretmesini, çalışmasını temin etmek; çalışma hayatını desteklemek istiyorsanız, reel sektörleri, öncelikle üretim süreçlerini teşvik etmek.

Ne yapacaksınız? Üretim girdileri üzerindeki lüzumsuz vergi ve harçları kaldıracaksınız. Sigorta primlerini düşürecek, üretime teşvik getireceksiniz. Gelir üzerindeki vergi oranlarını, onları daha çok yatırıma teşvik etmek üzere düşük tutacaksınız. Eğer istihdamı artırmak ise önceliğiniz, bu ve benzeri tedbirleri de emek yoğun sektörlerde alacaksınız. Yoksa, herkese bir şeyler dağıtmakla, çalışmaktan uzaklaştırmakla bu millete ancak ve ancak kötülük edersiniz.

Değerli milletvekilleri, saydığım reformların yapılabilmesi muktedir ve sayısal gücü elinde bulunduran hükûmetleri gerektirir. İki dönemdir sayısal üstünlüğünüz, aldığınız oy oranları ve Meclisteki milletvekili sayınız gösteriyor. O zaman muktedir olup olmadığınızı…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun, konuşmanızı tamamlayınız.

S. NEVZAT KORKMAZ (Devamla) - …bu sorunları çözme niyetiniz bulunup bulunmadığını sorgulamak lazım. Sekiz yılda bu önemli sorunları çözme konusunda ne kadar mesafe aldınız? Belki bir arpa boyu. Ancak, zaten o kadarını kıl payı iktidar olmuş hükûmetler de yapıyordu. Bunun için yüzde 47 oy almış tek başına bir iktidar olmaya gerek yoktu ki.

Öte yandan, kaş yapayım derken göz çıkarıp yeni ve daha keskin sorunlar yarattınız. Millet çuval çuval oyu bunun için mi verdi? Sorunları çözmeyip çözüyor görünesiniz diye mi? Artık, değerli AKP milletvekilleri, yolun sonu görünmüştür, millet yıllardır kendisine oynadığınız tuluatın farkına varmıştır ve bunun hesabını da önce referandum sonra da genel seçim sandıklarında görecektir diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Kanun Tasarısının 38 inci maddesinde yer alan “5345 sayılı Kanunun” ibaresinin, “5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinde yer alan “beş” ibaresi “altı,” “şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                    Nurettin Canikli (Giresun) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Takdire bırakıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe: Bu düzenleme ile tasarının 44 üncü maddesiyle ihdas edilmekte olan Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı kadrosuna paralel olarak 5345 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde yer alan Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı sayısının düzeltilmesi amaçlanmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen önerge istikametinde maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

39’uncu madde üzerinde iki adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Kanun Tasarısının çerçeve 39 uncu maddesindeki "Risk Analiz Sistemi üzerinden mükelleflerin" ibaresinin "Risk Analiz Sistemi, Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulunun plan, program, ilke ve usulleri dikkate alınarak mükelleflerin" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

             Erkan Akçay                      Emin Haluk Ayhan                         Mustafa Kalaycı

 

Manisa

Denizli

Konya

 

Mehmet Günal

Oktay Vural

Mehmet Şandır

 

Antalya

İzmir

Mersin

 

Abdülkadir Akcan

Muharrem Varlı

 

 

Afyonkarahisar

Adana

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı"nın 39'uncu maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Harun Öztürk

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Mustafa Özyürek

 

İzmir

Malatya

İstanbul

 

Bülent Baratalı

Şevket Köse

 

 

İzmir

Adıyaman

 

Madde 39- 5345 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi "c) Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulunun sekreterya hizmetlerini yürütmek." şeklinde, (f) bendinde yer alan “Başkanlığın vergi inceleme ve denetim yıllık planına uygun olarak" ibaresi “Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulunca hazırlanan Yıllık vergi inceleme ve denetim planına uygun olarak" şeklinde, (j) bendinde yer alan "Mükelleflerin" ibaresi "Risk Analiz Sistemi üzerinden mükelleflerin" şeklinde değiştirilmiş ve (d) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Tasarının 26 ncı maddesi ile ihdas edilen "Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu" tarafından hazırlanacak vergi inceleme ve denetim planına uygun olarak gerekli incelemelerin yapılması Gelir İdaresi Başkanlığı Denetim ve Uyum Yönetimi Daire Başkanlığı'na verilmektedir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Kanun Tasarısının çerçeve 39 uncu maddesindeki "Risk Analiz Sistemi üzerinden mükelleflerin" ibaresinin "Risk Analiz Sistemi, Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulunun plan, program, ilke ve usulleri dikkate alınarak mükelleflerin" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                         Erkan Akçay (Manisa) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Varlı. (MHP sıralarından alkışlar)

MUHARREM VARLI (Adana) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın çerçeve 39’uncu maddesi üzerinde vermiş olduğumuz önerge hakkında söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu yapılan değişiklikler içerisinde ecri misil ödemelerinde bir miktar iyileştirme yapılıyor. Geçen gün Sayın Bakana bu konuda soru da yöneltmiştim ama yeterli bir iyileştirme değil. Özellikle çiftçiler ekmiş oldukları hazine arazileri, ödemiş oldukları ecri misil konusunda çok büyük sıkıntı içerisindeler. Zaten gübre fiyatları, mazot fiyatları, diğer girdilerin fiyatları, maliyet fiyatlarının yüksekliğinden inim inim inleyen çiftçiler bir de bu ecri misille alakalı konuda yeterince sıkıntı yaşamaktadırlar. Sayın Bakan, özellikle son dönemlerde ecri misil borçlarından dolayı çiftçilere haciz getirilmekte. Çiftçinin babasından, dedesinden kalma 2 dönüm tarlasını, 5 dönüm, 10 dönüm tarlasını sürmek için elinin altında bulunan traktörleri dahi köy yollarında jandarma, şehir merkezinde trafik alıp götürüp icra depolarına bağlıyorlar. Bugün, şehir merkezlerine girerken icra depolarının önünden geçiyorsanız eğer, orada en fazla çiftçiyle alakalı araçları göreceksiniz; biçerdöver, kamyon, traktör, eski tip otomobiller. Zaten çiftçi yeni araba almaya da hasret kaldı ya, eski tip otomobiller bu icra depolarında; sebebi, işte bu vergi borcu, ecri misil borcu.

Bu konuda, peşin ödemelerde faiz silinmesini talep ediyoruz. Bu manada çiftçilerimizin böyle bir talebi var, bunu bize ilettiler, ben de buradan, siz burada olduğunuz için size iletiyorum. Lütfen, çiftçilerin bu manadaki sıkıntılarına yardımcı olalım. Gelin, peşin ödemelerde, ecri misil peşin ödemelerinde faizlerin tamamını silelim, anapara borcuyla çiftçiyi mükellef kılalım. Bu manada bir iyileştirme yaparsanız çiftçilere çok büyük imkân sağlamış olacaksınız.

Yine gübrede yüzde 18 KDV’yi -hep söylüyoruz bunu- bir türlü düşürmediniz. Süs eşyalarında, altında, gümüşte bunu yüzde sıfıra çektiniz ama çiftçinin kullanmış olduğu gübredeki yüzde 18 KDV’yi bir türlü düşürmediniz. Yani çiftçi bunu alıp da götürüp evinde süs eşyası olarak saklamıyor veya lüks eşya da değil bu. Bu, çiftçinin temel girdisi. Gelin, gübredeki bu yüzde 18 KDV’yi indirin ve çiftçiye bu manada da bir fayda sağlamış olun. Zaten zor günler yaşıyoruz, zaten sıkıntılı günler yaşıyoruz, hiç değilse bari gübre manasında bir destek sağlanmış olsun.

Değerli milletvekilleri, şimdi biz çiftçilerin sıkıntılarını gündeme getirdiğimizde, hep buradan “Çiftçi şu kadar prim alıyor, çiftçi bu kadar destek alıyor.” diye çıkıp bizi eleştiriyorsunuz. Evet, çiftçiye prim destek veriliyor ama bakın, çiftçi ecri misil bedeli ödemesine rağmen ecri misil ödediği hazine arazisinden prim desteğini alamıyor. Bu büyük bir haksızlık değil mi?

SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) – Kiralama yapsın…

MUHARREM VARLI (Devamla) – Kiralama yöntemiyle de alamıyor şu anda, onunla ilgili kanun çıkarılması lazım. Siz bilmiyorsunuz, oradan laf atıyorsunuz, kanun çıkarılması lazım. Eğer kanun çıkarılırsa, çiftçi ecri misil ödemiş olduğu hazine arazisinin prim desteğini alabilecek. Bu da, çiftçinin zaten pek para kazanamadığı bir dönemde, en azından kendisinin girdi maliyetini düşürecek bir destek olacak ama bunu da yıllardan beri bağırıyoruz, söylüyoruz, bir türlü düzeltmediniz, düzeltmek de istemiyorsunuz. Onun için, çiftçi sıkıntılı bir dönem yaşıyor, çiftçiyi korumak zorundayız. Niye? Çünkü çiftçi üreten insan, çiftçi ülke ekonomisine katkı sağlayan insan. Bugün yapılan ihracatın birçoğu çiftçinin ürettiklerinden yapılıyor, işte meyve, sebze. Bakın, bütün bu ihracat hep çiftçinin ürettiklerinden yapılıyor. Onun için, çiftçiyi korumak ve desteklemek zorundayız.

Önümüzde bir referandum süreci var. Ben, çiftçiler adına, çiftçilerden bana gelen mesajları buradan hem değerli milletvekillerine hem Hükûmete iletmek istiyorum. Çiftçilerimiz diyorlar ki: “Sekiz seneden beridir bizim sesimizi duymayan, bizim sıkıntılarımıza çözüm getirmeyen AKP Hükûmetinin anayasasına ‘hayır’ diyeceğiz. Mazotu denizcilik işletmeciliği yapanlara 500 bin liradan verip çiftçiye 3 milyon liradan satan bu Hükûmete referandumda ‘hayır’ vereceğiz...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Varlı, konuşmanızı tamamlayınız.

Buyurun.

MUHARREM VARLI (Devamla) – …gübremizin KDV’sini yüzde 18’den yüzde 0’a çekmediğiniz için ‘hayır’ vereceğiz. Velhasıl ‘çiftçiyi tanımayan, çiftçiyi ihmal eden, çiftçinin anasını belleyen, çiftçiye ‘Gözünü toprak doyursun.’ ‘Ananı da al git!’ zihniyetine ‘Hayır.’ diyeceğiz.”

SUAT KILIÇ (Samsun) – Böyle bir söz olur mu Sayın Başkan!

AHMET YENİ (Samsun) – Ayıp ayıp, çok ayıp! Ağzından çıkanı kulağın duydu mu kulağın?

MUHARREM VARLI (Devamla) – Hepinize saygılar sunuyorum.

SUAT KILIÇ (Samsun) – Sayın Başkan, söylediğini duymadı, lütfen düzeltsin.

MUHARREM VARLI (Adana) – Sizin bakanınız söyledi.

SUAT KILIÇ (Samsun) – Sayın Başkan, düzeltsin bu sözü.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir. 

40’ıncı madde üzerinde iki adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın çerçeve 40 ıncı maddesindeki “Madde-14” ibaresinin “Madde-16/A” şeklinde, 5345 Sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin başlığının “Danışma ve Denetim Birimleri” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Erkan Akçay

E. Haluk Ayhan

Mustafa Kalaycı

 

Manisa

Denizli

Konya

 

Mehmet Günal

Abdülkadir Akcan

Mehmet Şandır

 

Antalya

Afyonkarahisar

Mersin

 

 

Oktay Vural

 

 

 

İzmir

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın 40’ıncı maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Harun Öztürk

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Mustafa Özyürek

 

İzmir

Malatya

İstanbul

 

Bülent Baratalı

Şevket Köse

 

 

İzmir

Adıyaman

 

Madde 40- 5345 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi başlığıyla birlikte  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Gelirler Kontrolörleri Dairesi Başkanlığı

Madde 14- Gelirler Kontrolörleri Dairesi Başkanlığının görevleri şunlardır;

a) Yıllık Vergi İnceleme ve Denetim Planına uygun olarak, vergi inceleme ve denetimlerinin gelirler kontrolörleri ve stajyer gelirler kontrolörleri tarafından yerine getirilmesini sağlamak.

b) Gelirler kontrolörleri ve stajyer gelirler kontrolörlerinin belirlenecek görev yerlerinde çalıştırılmalarına ilişkin usul ve esasları belirlemek.

c) Vergi inceleme ve denetimlerinin etkinlik ve verimliliğini artırıcı tedbirler konusunda görüş ve önerilerde bulunmak.

d) Belirlenecek konularda etüt, araştırma ve incelemeler yapmak.

e) Mevzuatla gelirler kontrolörlerine verilen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak.

f) Başkan tarafından verilecek diğer görevleri yapmak."

BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN - Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın İnce, gerekçeyi mi okutayım?

MUHARREM İNCE (Yalova) – Gerekçe…

BAŞKAN - Buyurun.

Gerekçe:

Tasarının 40 ıncı maddesinde yapılması önerilen değişiklikle hâlen Daire Başkanlığı şeklinde örgütlenmiş olan Gelirler Kontrolörleri Daire Başkanlığının bağımsız daire başkanlığı şekline dönüştürülmesi amaçlanmaktadır.

BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı  Kanun Tasarısının çerçeve 40 ıncı maddesindeki “Madde – 14 “İbaresinin” “Madde-16/A” şeklinde, 5345 Sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin başlığının “Danışma ve Denetim birimleri” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                         Erkan Akçay (Manisa) ve arkadaşları

BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın Özkan, buyurun. (MHP sıralarından alkışlar)

MURAT ÖZKAN (Giresun) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısının 40’ıncı maddesi üzerinde vermiş olduğumuz değişiklik önergesi hakkında söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, bu önergeden önce genel anlamda vergiyle ilgili Hükûmetin uygulamalarına bir bakmak lazım. Çünkü, vergi kanunları kamu hukuku içerisinde en önemli kanunlarımızdan birini oluşturmaktadır. Şimdi, Türk vergi sistemine şöyle bir baktığınız zaman: Türk vergi sisteminin yüzde 70’i dolaylı vergilerden, yüzde 30 kadarı dolaysız vergilerden meydana gelmektedir. Hep AKP özellikle kriter olarak Batı’yı alıyor, Batı ülkelerini kendine referans olarak gösteriyor. Hadi burada da bir kıyaslama yapalım, bakalım durum nedir:

Şimdi, Türkiye'de dolaylı vergiler yüzde 70-72 boyutlarında iken acaba OECD ülkelerinde nedir? OECD ülkelerinde, değerli arkadaşlar, ortalama yüzde 30, hatta ABD’ye baktığınız zaman vergi oranları yüzde 17,6 yani dolaylı vergilerin toplam vergiler içerisindeki oranı. Şimdi, dolaylı vergileri niye söylüyorum? Dolaylı vergiler nasıl vergiler? Adaletsiz vergilerdir değerli arkadaşlar. Bunlar niye adaletsizdir? Bu adaletsizliği şöyledir: Ayşe Teyze pazara gider, maydanoz alır. Ayşe Hanım Teyze elektrik kullanır, vergi öder. Ayşe Hanım Teyze süt alır, vergi öder. Ayşe Hanım Teyze giysi alır, vergi öder. Bu vergiler nedir? KDV, ÖTV. Peki, müteahhit Ahmet Efendi ne yapar? O da aynı vergileri aynı oranlarla öder. Peki, vergide adaleti nasıl sağlamak lazım? Vergide adaleti sağlamak için doğrudan vergilere ters bir durum getirmek lazım. Yani Türkiye’de doğrudan vergiler toplam vergilerin yüzde 70’i olmalı, yüzde 30 OECD ortalaması ki ABD’de -biraz önce söyledim- 17,6; diğer bazı gelişmiş ülkelerde, Avrupa’daki bazı ülkelerde, İskandinav ülkelerinde daha da yüksek bu oranlar.

Şimdi, doğrudan vergi kimden alınır? Doğrudan vergi gelir üzerinden bireysel ya da kurumlar vergisi olarak kurumlar üzerinden alınır. Siz, iktidara geldiğiniz günden itibaren, bir bakıyoruz, dolaylı vergilerde artış, dolaysız vergilerde de düşüş var. Şimdi, bu adalet midir? Bir partinin sadece adının adaletli olması, onun işlerinin adaletli olması anlamına gelmiyor, hatta adaleti sulandırıyorsunuz maalesef.

Diğer bir durum değerli arkadaşlar, bu kanunu reform olarak nitelendiriyorsunuz. Şimdi, reform yapabilmek için -biraz önce dediğim gibi- dolaylı vergilerle dolaysız vergiler arasındaki nispeti, oranı tersine çevirmeniz gerekiyor. Peki, ne yapmanız lazım? Ben size söyleyeyim yapmanız gerekeni: Vergi düzenini değiştirmeniz lazım, bunun için kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına almanız lazım. Şu anda, kayıt dışı ekonomi, bazı kaynaklarda yüzde 70-72, bazı kaynaklarda yüzde 60 civarında oldu. Tabii, onu da tam tespit edemediğiniz için biz de sizlere net bir rakam veremiyoruz ama her hâlükârda kayıt dışı ekonominin yüzde 50’nin üzerinde olduğu bir gerçek.

Şimdi, bunu da yapamazsınız, kayıt altına alamıyorsunuz. Bu durumda nasıl yapmanız lazım? Ciddi bir çalışma gerekiyor, maalesef, onda da beceremediniz. Peki, diğer bir husus, ne yapmak lazım? Nereden buldun yasasını çıkartmak lazım. Türkiye’de insanların harcamalarıyla gelirleri, yani Maliyeye bildirmiş oldukları beyanlar arasında ciddi bir nispetsizlik var, bunu gidermeniz gerekiyor. Nereden buldun yasasını çıkarmanız gerekiyor. Maalesef, nereden buldun yasasını çıkartamadığınız sürece, kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına alamadığınız sürece tüm diğer konularda yaptığınız gibi reform dediğiniz şeyler sadece kandırmaca, göz boyamaca ve aldatmaca eylemlerinden öteye geçmemektedir.

Şimdi, değerli milletvekilleri, devletin yükünü garibin, gurebanın, fakirin üzerine yıktınız, onlardan vergi alıyorsunuz, onların üzerinden; yüzde 70. Peki, zenginle ne yapıyorsunuz? Zenginle iş birliği yapıp, rantiyeciyle iş birliği yapıp devlet yönetiyorsunuz. Devlet yönetirken danıştığınız, görüştüğünüz kişilerin hepsi zengin insanlar. Peki, fakiri ne yapıyorsunuz? Biraz önce bir milletvekili arkadaşım söyledi, fakire de “Ananı al ve git.” diyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Özkan, konuşmanızı tamamlayınız.

Buyurun.

MURAT ÖZKAN (Devamla) – Tabii, arkadaşlar, utanıyorsunuz ama Başbakanınız söyledi bu sözü gerçekten, ben söylemedim. Benim terbiyem de buna müsait değil, hayatta da söylemem. Bir Başbakan söylediği için söylüyorum. Evet, evet, evet, Sevgili Vekil, senin üzüldüğünü, utandığını biliyorum, utanman da gerekiyor çünkü bir başbakan böyle konuşmaz; daha edepli, daha tutarlı, daha terbiyeli olması gerekir. Sen de haklısın utanmakta. Gerçekten utanç verici bir hadise.

SUAT KILIÇ (Samsun) – Konuşmana dikkat et.

VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) – Bizim Başbakanımız her zaman edepli ve terbiyelidir.

MURAT ÖZKAN (Devamla) - Diğer bir husus da sayın milletvekilleri, denetim elemanlarının, özellikle gelirler kontrolörlerinin bu önergemizde, bir ana hizmet birimi hâline getirilmesini yanlış telakki ediyoruz çünkü bu, devlet yapımıza aykırı. Bu, denetim hizmetleri sınıfında yer almak zorundadır, ana hizmet değildir. Vergi idaresinin ana hizmeti nedir? Vergiyi toplamaktır. Ana hizmet ile denetim hizmetlerini ayırmak gerekir düşüncesindeyim.

Hepinize saygılar sunuyorum.

Karar yeter sayısı istiyorum.

BAŞKAN – Evet, önergeyi oylarınıza sunup karar yeter sayısını arayacağım.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Karar yeter sayısı yoktur.

Birleşime beş dakika ara veriyorum.

 

Kapanma Saati: 18.53

 

ÜÇÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 19.03

BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL

KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Fatih METİN (Bolu)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 139’uncu Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.

Tasarının 40’ıncı maddesi üzerinde verilmiş olan önergenin oylanmasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.

Şimdi, önergeyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir, karar yeter sayısı vardır.

Komisyon ve Hükûmet yerinde.

40’ıncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

41’inci madde üzerinde iki adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Kanun Tasarısının çerçeve 41 inci maddesinin altıncı paragrafının Tasarı metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

 

Erkan Akçay

Abdülkadir Akcan

Beytullah Asil

 

Manisa

Afyonkarahisar

Eskişehir

 

Mehmet Şandır

Oktay Vural

E. Haluk Ayhan

 

Mersin

İzmir

Denizli

 

Mustafa Kalaycı

Mehmet Günal

 

 

Konya

Antalya

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın 41'inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Harun Öztürk

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Mustafa Özyürek

 

İzmir

Malatya

İstanbul

 

Bülent Baratalı

Atilla Kart

Şevket Köse

 

İzmir

Konya

Adıyaman

Madde 41- 5345 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“c) 8/1/1943 tarihli ve 4353 sayılı Kanun hükümlerine göre adli davalarda gerekli bilgileri hazırlamak, Başkanlık merkez ve taşra birimlerinin veya Başkanlığın görev alanıyla ilgili işlemlerden dolayı Bakanlığın taraf bulunduğu idari yargı mercilerindeki davaları avukat sıfatını haiz hukuk müşavirleri ve avukatları vasıtasıyla ait olduğu makam ve mercilerde ikame, takip ve müdafaa ettirmek."

"İdari yargı mercilerindeki davaları ikame, takip ve müdafaa görev ve yetkisi, ilgisine göre daire amiri, avukat sıfatını haiz hukuk müşavirleri ve avukatları tarafından kullanılır.

Hukuk müşavirlerinin temsil yetkisi, Başkanlık merkez ve taşra birimleri ile Başkanlığın görev alanı ile ilgili işlemlerden dolayı Bakanlık husumetiyle açılan bütün dava takiplerini, avukatların temsil yetkisi ise atandıkları veya görevlendirildikleri iller ile bu illerle ilişkilendirilen yerlerdeki dava takiplerini kapsar.

Davalarda temsil yetkisi bulunan hukuk müşavirleri ve avukatların bir listesi merkezde Başkanlık, diğer yerlerde vergi dairesi başkanlıklarınca o yerin bölge idare mahkemesi başkanlığına verilir. Bu listelerin birer nüshası, mahkeme başkanlığınca yargı çevresinde bulunan mahkemelere gönderilir. Danıştaydaki duruşmalarda temsil yetkisini kullanacakların isimleri ayrıca Danıştay Başsavcılığına bildirilir. Listede isimleri yer alan hukuk müşavirleri ve avukatlar, Baroya kayıt ve vekâletname ibrazı gerekmeksizin temsil yetkilerini kullanırlar. Temsil yetkisi sona erenlerin isimleri yukarıda yazılı mercilere derhal bildirilir.

Kurum lehine sonuçlanan davalar nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil edilen vekâlet ücretlerinin dağıtımı hakkında 2/2/1929 tarihli ve 1389 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümleri kıyas yoluyla uygulanır.

Davaların takibi, hukuk müşavirleri ve avukatların temsil yetkisinin kullanılma şekli ve kapsamına dair usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Hükûmet?

MALİYE BAKANI  MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Kart, buyurun efendim.

ATİLLA KART (Konya) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 41’inci maddeyle ilgili olarak tarafımızdan verilen önerge üzerinde söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, tasarının 41 ve 42’nci maddelerinde kamu avukatları ve hukuk müşavirlerinin hak ve yetkilerini, statülerini düzenleyen yeni hükümler getiriliyor.

Aslında kamu avukatlarının hak ve yetkilerini genel anlamda kamu personel rejimi içinde değerlendirmek gerekir, Türkiye'nin ihtiyacı budur. Kamu yönetiminde Türkiye'nin artık acil bir ihtiyacı hâline gelmiştir bu konu. Ancak bu konuda Hükûmetin hiçbir ciddi çalışmanın içinde olmadığı, son derece popülist bir yaklaşımla tamamen günü kurtarmaya yönelik bir gayret içinde olduğunu, çalışma içinde olduğunu biliyoruz. Bunu 42’nci maddede biraz daha somut olarak anlatacağım.

41’inci maddede, daha çok kamu avukatlarının sorunlarını ana başlıklarıyla sizlerle paylaşmak istiyorum.

Kamu avukatlarının sorunlarının başında statü sorunu gelmektedir. Kamu avukatları taşıdıkları mesleki sorumluluğa rağmen, hâkim ve savcıların sahip oldukları hiçbir hak ve teminata sahip değildir. Oysa kamu avukatları, savcılar gibi kamu gücünü temsil etmekte ve kamu adına her türlü davada devletin yararını korumaktadır.

Kamuda çalışan avukatlar ayrıca kendi aralarında da farklı statülerde istihdam edilmektedir. Bu durum, kamu avukatları arasında gereksiz farklılıklar ve dengesizlikler yaratmaktadır. Bu kapsamda, kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler ve il özel idarelerinde 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi uyarınca norm kadroya tabi sözleşmeli personel olarak çalışan kamu avukatlarının yaşadıkları sorunlar, diğer meslektaşlarının çok daha ileri boyutlarda muhatap oldukları düzeylere, boyutlara ulaşmıştır.

Kamu avukatlarının istihdam usullerinde de ciddi sorunlar vardır. Kamuda çalışan avukatlar tek bir statüye tabi olmayıp görev yaptığı kuruma göre farklı statülerde istihdam edilmektedir. Bazıları 657 sayılı Kanun’a tabi kadrolu olarak çalışmakta iken, bazıları yine aynı Kanun’a göre sözleşmeli, bazıları KİT’lerde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye göre, bazıları da 4857 sayılı İş Kanunu’na göre işçi statüsünde ve nihayet bazıları da 5393 sayılı Kanun’un 49’uncu maddesine göre farklı statülerde çalıştırılmaktadırlar.

Yine kamu avukatlarının mali ve özlük hakları anlamında da çok ciddi sorunlarının olduğunu yeri gelmişken ifade etmek istiyorum. Bu sorunları ek gösterge, vekâlet ücretinde limit sorunu, yan ödeme ve özel hizmet tazminatı, yargı ödeneği, görev makamı ve temsil tazminatı ve derece yükselmesi başlıkları altında toplanabilir.

Kamu avukatlarının bir diğer önemli sorunu da teftiş ve denetleme sorunudur. Kamu avukatları statü olarak klasik devlet memurları statüsünde değerlendirildiği için teftiş ve denetleme yönünden de aynen diğer devlet memurları gibi denetlenmektedir. Bir hâkim veya savcıyı hâkimlik mesleğinden gelen adalet müfettişlerinden başkası denetleyemezken, bir avukatı hukukçu olmayan herhangi bir kişi denetleyebilmekte, bu durum ise avukatlar üzerinde çok ağır bir baskı oluşturmaktadır.

Kamu avukatları gelinen aşamada sorunlarının çözümünü ısrarla beklemektedirler. 2004 yılından bu yana, değerli milletvekilleri, bu konuyu Cumhuriyet Halk Partisi olarak sürekli olarak gündemde tuttuk ancak başta Sayın Mehmet Ali Şahin olmak üzere, Sayın Cemil Çiçek ve Sayın Sadullah Ergin bu sorunlara hiçbir ciddi yaklaşım göstermediler.

Sorunlarının çözümünü şu başlıklar hâlinde öneriyor kamu avukatları:

Devlet avukatlığı bir kariyer mesleği olarak kabul edilmelidir.

Kamuda çalışan avukatlar özlük hakları iyileştirilerek görev yaptığı kuruma göre farklı statülerde istihdam edilmeksizin bir statüye, aynı statüye tabi tutulmalıdır.

Ek göstergeleri minimum 6.000’e yükseltilmelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun, konuşmanızı tamamlayın Sayın Kart.

ATİLLA KART (Devamla) – Vekâlet ücreti limitleri 657 sayılı Kanun’un 146’ncı maddesindeki katsayının 20.000’e yükseltilmesi şeklinde değiştirilmeli.

Yan ödeme ve özel hizmet tazminatı, yargı ödeneği gibi ödemeler yapılmalı.

Nihayet, diğer kamu hukukçuları gibi iki yılda bir derece alabilmelidirler.

Kamu avukatları bu tasarı vesilesiyle sorunlarının çözümünü dikkatle ve kararlı bir şekilde takip etmektedirler.

Ben, Genel Kurulu bu konuda sorumlu davranmaya davet ediyor ve bir kez daha saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Kanun Tasarısının çerçeve 41 inci maddesinin altıncı paragrafının Tasarı metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                    Beytullah Asil (Eskişehir) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Asil, buyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)

BEYTULLAH ASİL (Eskişehir) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 41’inci maddesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak vermiş olduğumuz değişiklik önergesi üzerinde söz aldım. Bu vesileyle yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.