DÖNEM: 23 CİLT: 76 YASAMA YILI: 4
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK DERGİSİ
139’uncu
Birleşim
22 Temmuz 2010 Perşembe
(Bu Tutanak Dergisinde yer alan ve kâtip üyeler tarafından
okunmuş bulunan her tür belge ile
konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş
alıntı sözler aslına uygun olarak
yazılmıştır.)
İ Ç İ N D E K İ L
E R
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - BU BİRLEŞİM
TUTANAK ÖZETİ
III. - GELEN
KÂĞITLAR
IV.- GÜNDEM DIŞI
KONUŞMALAR
A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI
1.- Mersin
Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, seçim barajı ve demokrasi konusuna ilişkin
gündem dışı konuşması
2.- Hatay
Milletvekili Abdülhadi Kahya’nın, Hatay’ın Türkiye’ye
katılmasının 71’inci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması
3.- Tunceli
Milletvekili Şerafettin Halis’in, Tunceli ilinin sorunlarına ilişkin gündem
dışı konuşması
V.- AÇIKLAMALAR
1.- Muş
Milletvekili Sırrı Sakık’ın, seçim barajına ilişkin açıklaması
2.- Mersin
Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Hatay’ın Türkiye’ye katılmasının 71’inci yıl
dönümüne ilişkin açıklaması
3.- Trabzon
Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Hatay’ın Türkiye’ye katılmasının
71’inci yıl dönümüne ilişkin açıklaması
4.- Kütahya
Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya ilindeki
çiftçilerin sorunlarına ilişkin açıklaması
5.- Niğde
Milletvekili Mümin İnan’ın, Nevşehir, Niğde ve Gaziantep’in bazı köy ve
kasabalarının elektrik borçlarından dolayı içme sularının kesilmesine ilişkin
açıklaması
6.- Mersin
Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Erzurum’un Horasan ilçesine bağlı Saçlık
köyündeki sel felaketlerinde hayatını kaybedenlere ve Tunceli ilinin
sorunlarının çözümünde pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğine ilişkin
açıklaması
7.- İzmir
Milletvekili Tuğrul Yemişci’nin, köylerin içme suyu ve belediyelerin
aydınlatmadan dolayı olan elektrik borçlarının affedilmesi gerektiğine ilişkin
açıklaması
8.- Giresun
Milletvekili Nurettin Canikli’nin, daha önce yaptığı bir konuşmaya atfen
Trabzon Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin yaptığı açıklamada sözlerini
yanlış aksettirdiğine ilişkin açıklaması
9.- Trabzon
Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Giresun Milletvekili Nurettin
Canikli’nin, sektör incelemesiyle ilgili ifadelerine ilişkin açıklaması
10.- Trabzon
Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, önergelerin okunma sırasına, aykırılık
sırasına göre oylanmasına ve 500 kelimeyi geçen önergelere ilişkin açıklaması
11.- İzmir
Milletvekili Oktay Vural’ın, AK PARTİ’nin Anayasa kitapçığındaki bazı
ifadelerine ilişkin açıklaması
12.- Samsun
Milletvekili Suat Kılıç’ın, AK PARTİ Hükûmetinin ve milletvekillerinin hukuk
devletinden ve hukukun üstünlüğünden yana sağlam ve esaslı duruşlarının
birilerini rahatsız ettiğine ilişkin açıklaması
VI.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) Önergeler
1.- Siirt
Milletvekili Osman Özçelik’in, Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliğinden istifa
ettiğine ilişkin önergesi (4/229)
B) Meclis Araştırması Önergeleri
1.- Kırklareli
Milletvekili Turgut Dibek ve 26 milletvekilinin, infaz koruma memurlarının
sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/849)
2.- Zonguldak
Milletvekili Ali İhsan Köktürk ve 22 milletvekilinin, TTK’nın Zonguldak
Karadon’daki kömür ocağında meydana gelen kazanın araştırılarak alınması
gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin
önergesi (10/850)
3.- Van
Milletvekili Fatma Kurtulan ve 19 milletvekilinin, bir ilçedeki tecavüz
iddialarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/851)
4.- Siirt
Milletvekili Osman Özçelik ve 19 milletvekilinin, demiryolu taşımacılığı
sistemindeki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi
amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/852)
C) Tezkereler
1.- AL
Uluslararası Arap Parlamentosu Dışişleri Komisyonunun, Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyelerinden oluşan bir Parlamento heyetini Suriye’ye vaki davetine
icabet edilmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1260)
VII.- ÖNERİLER
A) Siyasi Parti Grubu Önerileri
1.- Gündemdeki
sıralama ile Genel Kurulun çalışma gün ve saatlerinin yeniden
düzenlenmesine; TBMM Genel Kurulunun 1
Ekim 2010 tarihine kadar tatile girmesine ilişkin AK PARTİ Grubu önerisi
VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN
DİĞER İŞLER
A) Kanun Tasarı ve Teklifleri
1.- Türk Ticaret
Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)
2.- Türk Borçlar
Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499) (S. Sayısı: 321)
3.- Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Harçlar Kanununda ve
Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili
Rahmi Güner'in, 3717 Sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere
Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı Harçlar Kanununun Bir
Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun ve 657 Sayılı Kanunun 152
nci Maddesinin "II-Tazminatlar" Kısmının (G) Bölümünde Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Konya Milletvekili Kerim Özkul ve 4
Milletvekilinin, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi;
Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak'ın, Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/886, 1/838,
2/599, 2/712, 2/727) (S. Sayısı: 536)
4.- Güneydoğu
Asyada Dostluk ve İşbirliği Andlaşması ile Andlaşmada Değişiklik Yapan
Protokollere Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Dışişleri
Komisyonu Raporu (1/906) (S. Sayısı: 542)
5.- Uluslararası
Telekomünikasyon Birliği (ITU) Kuruluş Yasası ve Sözleşmesinde Değişiklik Yapan
Antalya Tam Yetkili Temsilciler Konferansı Sonuç Belgelerinin Onaylanmasının
Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/673) (S.
Sayısı: 519)
6.- Uluslararası
Telekomünikasyon Birliği (ITU) 2003 Dünya Radyo Komünikasyon Konferansı Sonuç
Belgelerinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri
Komisyonu Raporu (1/333) (S. Sayısı: 306)
7.- Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Elektrik,
Petrol, Gaz ve Maden Kaynakları Alanlarında İşbirliği Protokolünün
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu
Raporu (1/615) (S. Sayısı: 342)
8.- Ankara
Milletvekili Faruk Koca ve 4 Milletvekilinin; İstanbul Milletvekili Durmuşali
Torlak ile Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekilleri Mersin Milletvekili
Mehmet Şandır, İzmir Milletvekili Oktay Vural ve 4 Milletvekilinin 13/10/1983 Tarihli ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu
(2/736, 2/739) (S. Sayısı: 546)
IX.- OYLAMALAR
1.- Gelir Vergisi
Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması
2.- Güneydoğu
Asyada Dostluk ve İşbirliği Andlaşması ile Andlaşmada Değişiklik Yapan
Protokollere Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması
3.- Uluslararası
Telekomünikasyon Birliği (ITU) Kuruluş Yasası ve Sözleşmesinde Değişiklik Yapan
Antalya Tam Yetkili Temsilciler Konferansı Sonuç Belgelerinin Onaylanmasının
Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması
4.- Uluslararası
Telekomünikasyon Birliği (ITU) 2003 Dünya Radyo Komünikasyon Konferansı Sonuç
Belgelerinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması
5.- Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Elektrik,
Petrol, Gaz ve Maden Kaynakları Alanlarında İşbirliği Protokolünün
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması
X.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1.- Zonguldak
Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, TRT’nin görevlendirdiği bazı muhabirlere
ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent
Arınç’ın cevabı (7/15114)
2.- Bursa
Milletvekili Abdullah Özer’in, TMSF’nin bir medya grubunu satış ihalesine
ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın cevabı (7/15115)
3.- Muğla
Milletvekili Fevzi Topuz’un, Türkiye Kalkınma Bankasının denetlenmesiyle ilgili
iddialara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Ali Babacan’ın cevabı (7/15123)
4.- Manisa
Milletvekili Erkan Akçay’ın, Manisa TOKİ 3. Etap konutlarının teslimine ilişkin
Başbakandan sorusu ve
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı (7/15225)
5.- Adana
Milletvekili Yılmaz Tankut’un, TOKİ’den konut alanların yaşadıkları ödeme
güçlüğüne ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Cemil Çiçek’in cevabı (7/15226)
6.- Muş Milletvekili
M. Nuri Yaman’ın, Ağrı ilindeki sel felaketine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in
cevabı (7/15230)
7.- Antalya
Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, TOKİ’nin yenilediği karakollara ilişkin
Başbakandan sorusu ve
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı (7/15237)
8.- Antalya
Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, Antalya kent mezarlığının yetersizliğine ilişkin
sorusu ve Çevre
ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı
(7/15251)
9.- Burdur
Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, ormancılık alanında eğitim alanların
istihdamına ilişkin sorusu ve
Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/15252)
10.- Adana
Milletvekili Yılmaz Tankut’un, Adana’da kapatılan DSİ fabrikalarına ilişkin
sorusu ve Çevre
ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı
(7/15253)
11.- Samsun
Milletvekili Osman Çakır’ın, yabancı ülkelerdeki yemek organizasyonlarına
ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Egemen Bağış’ın cevabı (7/15255)
12.- Kırklareli
Milletvekili Turgut Dibek’in, Anayasa değişikliğinin iptali için Anayasa
Mahkemesine yapılan başvuruya ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/15324)
13.- Adana
Milletvekili Yılmaz Tankut’un, TOKİ’nin yapacağı askerî karakol ve hizmet binalarına
ilişkin Başbakandan sorusu ve
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı (7/15326)
14.- Gaziantep
Milletvekili Akif Ekici’nin, Başbakana yönelik yakın koruma hizmetlerine
ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil
Çiçek’in cevabı (7/15334)
15.-
Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy’un, Kahramanmaraş’a atık su
arıtma tesisi yapımına ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel
Eroğlu’nun cevabı (7/15348)
16.- Burdur
Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, Burdur’da İşsizlik Sigortası Fonu’nun
kullanımına ilişkin sorusu ve
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’in cevabı (7/15434)
17.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün,
Ardahan’daki bazı bitki türlerinin korunmasına,
Ardahan’daki bitki
çalışmalarına,
Ardahan’daki yan
ürün veren bitkilere,
İlişkin soruları ve Çevre ve Orman
Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı
(7/15440), (7/15441), (7/15442)
18.- Mersin
Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, bir gazetecinin yabancı bir radyoda yaptığı
iddia edilen açıklamalara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/15509)
19.- Sinop
Milletvekili Engin Altay’ın, tatile çıkmasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in
cevabı (7/15561)
I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu
saat 14.03’te açılarak altı oturum yaptı.
Uşak Milletvekili
Mustafa Çetin, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, 14-15 Temmuz 2010 tarihleri
arasında Slovenya’ya yaptığı resmî ziyarete,
Gaziantep Milletvekili
Yaşar Ağyüz, Gaziantep’in eğitim ve ekonomik sorunlarına,
İlişkin gündem
dışı birer konuşma yaptılar.
Kayseri
Milletvekili Yaşar Karayel’in, Kayseri’ye yapılmakta olan turizm yatırımlarına
ilişkin gündem dışı konuşmasına Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay cevap
verdi.
Japonya
Temsilciler Meclisi Başkanı Takahiro Yokomichi ile beraberindeki heyetin
ülkemizi ziyaret etmesinin uygun bulunduğuna ilişkin Başkanlık tezkeresi Genel
Kurulun bilgisine sunuldu.
Batman
Milletvekili Ayla Akat Ata ve 19 milletvekilinin, infaz koruma memurlarının
(10/845),
İstanbul
Milletvekili Sebahat Tuncel ve 19 milletvekilinin, sokakta yaşayan ve çalışan
çocukların (10/846),
Kütahya
Milletvekili Alim Işık ve 26 milletvekilinin,
Kütahya’nın ulaşım (10/847).
Burdur Milletvekili
Ramazan Kerim Özkan ve 28 milletvekilinin, emeklilerin (10/848),
Sorunlarının
araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla birer Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu;
önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve ön görüşmelerinin, sırası
geldiğinde yapılacağı açıklandı.
Gündemin “Genel
Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler” kısmında yer alan:
(10/321, 10/426)
esas numaralı, yerel basın ve yayın kuruluşlarının sorunlarının araştırılarak
alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına
ilişkin önergelerin ön görüşmelerinin Genel Kurulun 21/7/2010
Çarşamba günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin MHP,
(10/367, 10/383)
esas numaralı (kamudaki geçici ve taşeron şirketler aracılığıyla çalışan
personelin sorunları) Meclis araştırması önergelerinin görüşmelerinin Genel
Kurulun 21/7/2010 Çarşamba günkü birleşiminde birlikte
yapılmasına ilişkin CHP,
Grubu önerileri
yapılan görüşmelerden sonra kabul edilmedi.
Adıyaman
Milletvekili Ahmet Aydın, Eskişehir Milletvekili H. Tayfun İçli’nin, grubuna
sataşması nedeniyle bir konuşma yaptı.
İzmir
Milletvekili Oktay Vural, Sayıştay üyelikleri için yapılan seçimlerin parti
mutfağındaki tercihleri yansıtan bir oylama olduğuna,
Samsun
Milletvekili Suat Kılıç, Sayıştay üyeliği seçimlerinin bir parti işi, bir
siyasi faaliyet olmadığına ve kararın yüce Meclise ait olduğuna,
İlişkin birer
açıklamada bulundular.
Sayıştay
üyelikleri için yapılan seçim sonucunda, Sayıştay üyeliklerine, Ali Osman
Güçlü, Ömer Zengin, İbrahim Kandemir, Bekir Aydınlı ve İsmail Destan’ın
seçildikleri açıklandı.
Gündemin “Kanun
Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının:
1’inci sırasında
bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun
olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı
ve Adalet Komisyonu Raporu’nun (1/324) (S. Sayısı: 96),
2’nci sırasında
bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun
olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı
ve Adalet Komisyonu Raporu’nun (1/499) (S. Sayısı: 321),
3’üncü sırasında bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında
değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen,
Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in,
3717 Sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve
Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten
Kaldırılması Hakkında Kanun ve 657 Sayılı Kanunun 152 nci Maddesinin "II-Tazminatlar"
Kısmının (G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Konya
Milletvekili Kerim Özkul ve 4 Milletvekilinin, Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak'ın,
Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Plan ve Bütçe
Komisyonu Raporu’nun (1/886, 1/838, 2/599, 2/712, 2/727) (S. Sayısı: 536),
5’inci sırasında
bulunan, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) Kuruluş Yasası ve
Sözleşmesinde Değişiklik Yapan Antalya Tam Yetkili Temsilciler Konferansı Sonuç
Belgelerinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri
Komisyonu Raporu’nun (1/673) (S. Sayısı: 519),
6’ncı sırasında
bulunan, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) 2003 Dünya Radyo Komünikasyon Konferansı
Sonuç Belgelerinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve
Dışişleri Komisyonu Raporu’nun (1/333) (S. Sayısı: 306),
Görüşmeleri
komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.
4’üncü sırasında bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında
değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen
ve görüşmelerine devam olunan, Terörle Mücadele Kanunu ile Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Samsun Milletvekili Osman
Çakır’ın, Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır’ın, Hakkâri Milletvekili Hamit
Geylani’nin, İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş ve 2 Milletvekilinin;
Mardin (Eski) Milletvekili Ahmet Türk ve 20 Milletvekilinin, Bartın
Milletvekili Yılmaz Tunç ve Batman Milletvekili Mehmet Emin Ekmen’in Benzer
Mahiyetteki Kanun Teklifleri ile Adalet Komisyonu Raporu (1/775, 2/84, 2/407,
2/477, 2/508, 2/534, 2/711) (S. Sayısı: 526) üzerindeki görüşmeler tamamlandı;
istem üzerine elektronik cihazla yapılan açık oylamadan sonra kabul edildi ve
kanunlaştı.
Eskişehir
Milletvekili H. Tayfun İçli, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in, şahsına,
Trabzon
Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın,
grubuna,
Yozgat
Milletvekili Bekir Bozdağ, Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, grubuna,
Giresun
Milletvekili Nurettin Canikli, İzmir Milletvekili Şenol Bal’ın, grubuna,
Mersin
Milletvekili Behiç Çelik, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin, grubuna,
Adalet Bakanı
Sadullah Ergin, Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, şahsına,
Sataşması
nedeniyle birer konuşma yaptılar.
Trabzon
Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ’ın, Mersin
Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün sözlerini başka bir alana çektiğine,
Muş Milletvekili
Sırrı Sakık, konuşmasında “geçmişle yüzleşmek” hususunda söylediklerinin Kars
Milletvekili Gürcan Dağdaş tarafından farklı değerlendirildiğine,
İzmir
Milletvekili Kâmil Erdal Sipahi, Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün,
konuşmasındaki “Diyarbakır’da bir vatandaşın ‘bize pislik yedirdiler’ ”
şeklindeki ifadelerine,
İlişkin birer
açıklamada bulundular.
22 Temmuz 2010
Perşembe günü, alınan karar gereğince saat 14.00’te toplanmak üzere birleşime
01.03’te son verildi.
|
|
|
Sadık
YAKUT |
|
|
|
|
Başkan Vekili |
|
|
|
|
|
|
|
|
Yusuf
COŞKUN |
|
Bayram
ÖZÇELİK |
|
|
Bingöl |
|
Burdur |
|
|
Kâtip Üye |
|
Kâtip Üye |
|
|
|
|
|
|
|
|
Fatih
METİN |
|
|
|
|
Bolu |
|
|
|
|
Kâtip Üye |
|
II.- BU BİRLEŞİM TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu
saat 14.04’te açılarak altı oturum yaptı.
Mersin
Milletvekili Ali Rıza Öztürk, seçim barajı ve demokrasi konusuna,
Hatay
Milletvekili Abdülhadi Kahya, Hatay’ın Türkiye’ye
katılmasının 71’inci yıl dönümüne,
Tunceli
Milletvekili Şerafettin Halis, Tunceli ilinin sorunlarına,
İlişkin gündem
dışı birer konuşma yaptılar.
Muş Milletvekili
Sırrı Sakık, seçim barajına;
Mersin
Milletvekili Mehmet Şandır,
Trabzon
Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi,
Hatay’ın
Türkiye’ye katılmasının 71’inci yıl dönümüne;
Kütahya
Milletvekili Alim Işık, Kütahya ilindeki çiftçilerin
sorunlarına,
Niğde
Milletvekili Mümin İnan, Nevşehir, Niğde ve Gaziantep’in bazı köy ve
kasabalarının elektrik borçlarından dolayı içme sularının kesilmesine,
Mersin
Milletvekili Mehmet Şandır, Erzurum’un Horasan ilçesine bağlı Saçlık köyündeki
sel felaketlerinde hayatını kaybedenlere ve Tunceli ilinin sorunlarının
çözümünde pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğine,
İzmir
Milletvekili Tuğrul Yemişci, köylerin içme suyu ve belediyelerin aydınlatmadan
dolayı olan elektrik borçlarının affedilmesi gerektiğine,
İlişkin birer
açıklamada bulundular.
Siirt Milletvekili
Osman Özçelik’in, Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliğinden istifa ettiğine ilişkin
önergesi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.
Kırklareli
Milletvekili Turgut Dibek ve 26 milletvekilinin, infaz koruma memurlarının
sorunlarının (10/849),
Zonguldak Milletvekili
Ali İhsan Köktürk ve 22 milletvekilinin, TTK’nın Zonguldak Karadon’daki kömür
ocağında meydana gelen kazanın (10/850),
Van Milletvekili
Fatma Kurtulan ve 19 milletvekilinin, bir ilçedeki tecavüz iddialarının
(10/851),
Siirt
Milletvekili Osman Özçelik ve 19 milletvekilinin, demiryolu taşımacılığı
sistemindeki sorunların (10/852),
Araştırılarak
alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla birer Meclis araştırması
açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin
gündemdeki yerlerini alacağı ve ön görüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı
açıklandı.
AL Uluslararası
Arap Parlamentosu Dışişleri Komisyonunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyelerinden oluşan bir Parlamento heyetini Suriye’ye vaki davetine icabet
edilmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi kabul edildi.
Gündemin “Kanun
Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmında yer alan
542 ve 342 sıra sayılı Kanun Tasarılarının bu kısmın 4 ve 7’nci sıralarına
alınmasına; bastırılarak dağıtılan ve “gelen kâğıtlar” listesinde yayımlanan
546 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin 48 saat geçmeden gündemin “Kanun Tasarı ve
Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 8’inci sırasına
alınmasına ve diğer işlerin sırasının buna göre teselsül ettirilmesine; Genel
Kurulun, 22/7/2010 Perşembe günü 546 sıra sayılı Kanun
Teklifi’nin görüşmelerinin tamamlanmasına kadar çalışmalarına devam etmesine;
546 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin görüşmelerinin bu birleşimde tamamlanamaması
hâlinde 23/7/2010 Cuma günkü birleşimde görüşmelerinin tamamlanmasına kadar
çalışmalara devam edilmesine; yukarıda belirtilen birleşimlerde gece 24.00’te
günlük programların tamamlanamaması hâlinde günlük programların tamamlanmasına
kadar çalışmalara devam edilmesine; 546 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin
görüşmelerinin bitiminde ise TBMM Genel Kurulunun 1 Ekim 2010 tarihine kadar
tatile girmesine ilişkin AK PARTİ Grubu önerisi yapılan görüşmelerden sonra
kabul edildi.
Gündemin “Kanun
Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının:
1’inci sırasında
bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun
olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı
ve Adalet Komisyonu Raporu’nun (1/324) (S. Sayısı: 96),
2’nci sırasında
bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun
olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı
ve Adalet Komisyonu Raporu’nun (1/499) (S. Sayısı: 321),
Görüşmeleri
komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.
3’üncü sırasında bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında
değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen
ve görüşmelerine devam olunan, Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Harçlar Kanununda ve
Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili
Rahmi Güner'in, 3717 Sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere
Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı Harçlar Kanununun Bir
Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun ve 657 Sayılı Kanunun 152
nci Maddesinin "II-Tazminatlar" Kısmının (G) Bölümünde Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Konya Milletvekili Kerim Özkul ve 4
Milletvekilinin, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi;
Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak'ın, Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/886,
1/838, 2/599, 2/712, 2/727) (S. Sayısı: 536),
4’üncü sırasına
alınan, Güneydoğu Asyada Dostluk ve İşbirliği Andlaşması ile Andlaşmada
Değişiklik Yapan Protokollere Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı ile Dışişleri Komisyonu Raporu (1/906) (S. Sayısı: 542),
5’inci sırasına
alınan, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) Kuruluş Yasası ve
Sözleşmesinde Değişiklik Yapan Antalya Tam Yetkili Temsilciler Konferansı Sonuç
Belgelerinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri
Komisyonu Raporu (1/673) (S.Sayısı: 519),
6’ncı sırasına
alınan, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) 2003 Dünya Radyo
Komünikasyon Konferansı Sonuç Belgelerinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna
Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/333) (S. Sayısı: 306),
7’nci sırasına
alınan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti
Arasında Elektrik, Petrol, Gaz ve Maden Kaynakları Alanlarında İşbirliği
Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri
Komisyonu Raporu (1/615) (S. Sayısı: 342),
Üzerindeki
görüşmeler tamamlandı, elektronik cihazla yapılan açık oylamalardan sonra;
8- Ankara
Milletvekili Faruk Koca ve 4 Milletvekilinin; İstanbul Milletvekili Durmuşali
Torlak ile Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekilleri Mersin Milletvekili
Mehmet Şandır, İzmir Milletvekili Oktay Vural ve 4 Milletvekilinin 13/10/1983 Tarihli ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik
Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri ile Plan ve Bütçe
Komisyonu Raporu (2/736, 2/739) (S. Sayısı: 546) üzerindeki görüşmeler
tamamlandı;
Kabul edildi ve
kanunlaştı.
Giresun
Milletvekili Nurettin Canikli, daha önce yaptığı bir konuşmaya atfen Trabzon
Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin yaptığı açıklamada sözlerini yanlış
aksettirdiğine,
Trabzon
Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin,
sektör incelemesiyle ilgili ifadelerine,
Trabzon
Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, önergelerin okunma sırasına, aykırılık
sırasına göre oylanmasına ve 500 kelimeyi geçen önergelere,
İzmir
Milletvekili Oktay Vural, AK PARTİ’nin Anayasa kitapçığındaki bazı ifadelerine,
Samsun
Milletvekili Suat Kılıç, AK PARTİ Hükûmetinin ve milletvekillerinin hukuk
devletinden ve hukukun üstünlüğünden yana sağlam ve esaslı duruşlarının
birilerini rahatsız ettiğine,
İlişkin birer
açıklamada bulundular.
Alınan karar ile
Anayasa ve İç Tüzük gereğince, gündemde bulunan konuları görüşmek için, 1 Ekim
2010 Cuma günü saat 15.00’te toplanmak üzere birleşime 05.13’te son verildi.
|
|
|
Nevzat PAKDİL |
|
|
|
|
Başkan Vekili |
|
|
|
|
|
|
|
|
Bayram ÖZÇELİK |
|
Fatih METİN |
|
|
Burdur |
|
Bolu |
|
|
Kâtip Üye |
|
Kâtip Üye |
|
|
|
|
|
|
|
|
Yaşar TÜZÜN |
|
|
|
|
Bilecik |
|
|
|
|
Kâtip Üye |
|
No.:
185
III.-
GELEN KÂĞITLAR
22
Temmuz 2010 Perşembe
Rapor
1.- Ankara
Milletvekili Faruk Koca ve 4 Milletvekilinin; İstanbul Milletvekili Durmuşali
Torlak ile Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekilleri Mersin Milletvekili
Mehmet Şandır, İzmir Milletvekili Oktay Vural ve 4 Milletvekilinin 12/10/1983 Tarihli ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik
Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri ile Plan ve Bütçe
Komisyonu Raporu (2/736, 2/739) (S. Sayısı: 546) (Dağıtma tarihi: 22.7.2010)
(GÜNDEME)
Meclis Araştırması Önergeleri
1.- Kırklareli
Milletvekili Turgut Dibek ve 26 Milletvekilinin, infaz koruma memurlarının
sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/849) (Başkanlığa geliş
tarihi: 4.6.2010)
2.- Zonguldak
Milletvekili Ali İhsan Köktürk ve 22 Milletvekilinin, TTK’nın Zonguldak
Karadon’daki kömür ocağında meydana gelen kazanın araştırılarak alınması
gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına
ilişkin önergesi (10/850) (Başkanlığa geliş tarihi: 4.6.2010)
3.- Van Milletvekili
Fatma Kurtulan ve 19 Milletvekilinin, bir ilçedeki tecavüz iddialarının
araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/851) (Başkanlığa geliş tarihi:
8.6.2010)
4.- Siirt Milletvekili
Osman Özçelik ve 19 Milletvekilinin, demiryolu taşımacılığı sistemindeki
sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir
Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/852) (Başkanlığa geliş
tarihi: 8.6.2010)
Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri
1.- Bursa
Milletvekili Kemal Demirel’in, İstanbul’daki hastanelerin depreme karşı
dayanıklılığına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/14535)
2.- Van
Milletvekili Özdal Üçer’in, Van’da AMATEM açılmasına ilişkin Sağlık Bakanından
yazılı soru önergesi (7/14536)
3.- Adana
Milletvekili Yılmaz Tankut’un, bir hastanede yaşandığı iddia edilen olaya
ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/14538)
4.- Diyarbakır
Milletvekili Akın Birdal’ın, Mersin Toros Devlet Hastanesindeki işten
çıkarmalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14578)
5.- Bursa
Milletvekili Kemal Demirel’in, Mardin’deki hastanelerin depreme karşı
dayanıklılığına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/14591)
6.- Gaziantep
Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, hastane kurulacak illere ilişkin Sağlık Bakanından
yazılı soru önergesi (7/14592)
7.- Muş
Milletvekili M.Nuri Yaman’ın, domuz gribi vakalarına ilişkin Sağlık Bakanından
yazılı soru önergesi (7/14593)
8.- Bursa
Milletvekili H.Hamit Homriş’in, Bursa’daki bazı sağlık verilerine ilişkin
Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/14594)
9.- Kütahya
Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya’daki iki hastanenin
birleştirilmesine ve yeni hastane yapımına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı
soru önergesi (7/14595)
No.: 185’e Ek
22 Temmuz 2010 Perşembe
Geri Alınan Yazılı Soru Önergesi
1.- Balıkesir
Milletvekili Ahmet Duran Bulut, bir öğretmen görevlendirmesine ilişkin Milli
Eğitim Bakanından yazılı soru önergesini 22.07.2010 tarihinde geri almıştır.
(7/15284)
Sözlü Soru Önergeleri
1.- Adıyaman
Milletvekili Şevket Köse’nin, komşu iller arası servislerle yolcu
taşımacılığına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/2163)
(Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)
2.- Tunceli
Milletvekili Kamer Genç’in, aracındaki çelengin Başbakanlık polisleri
tarafından alınmasına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/2164)
(Başkanlığa geliş tarihi: 22/07/2010)
Yazılı Soru Önergeleri
1.-
Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ünlütepe’nin, Atom Enerjisi Kurumu Başkan
Yardımcısı ile ilgili bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi
(7/15687) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)
2.- İstanbul
Milletvekili Sacid Yıldız’ın, Fener-Balat-Ayvansaray yenileme ihalesine ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15688) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)
3.- Konya
Milletvekili Atilla Kart’ın, Konya’daki köy yerleşim planı uygulamasına ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15689) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)
4.- Konya Milletvekili
Atilla Kart’ın, mer’a vasfındaki bir araziyle ilgili iddialara ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15690) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)
5.- İstanbul
Milletvekili Çetin Soysal’ın, bir gaziye iş imkanı sağlanmasına ilişkin Başbakandan
yazılı soru önergesi (7/15691) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)
6.- İzmir
Milletvekili Selçuk Ayhan’ın, KPSS ile personel alımına ilişkin Başbakandan
yazılı soru önergesi (7/15692) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)
7.- Van
Milletvekili Özdal Üçer’in, işsizlik sigortası fonunun kullanımına ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15693) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)
8.- İstanbul
Milletvekili Sacid Yıldız’ın, aldığı fahri doktora unvanlarına ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15694) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)
9.- Adıyaman
Milletvekili Şevket Köse’nin, mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarına ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15695) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)
10.- Zonguldak
Milletvekili Ali Koçal’ın, Zonguldak’taki sel felaketine ilişkin Başbakandan
yazılı soru önergesi (7/15696) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)
11.- Ankara
Milletvekili Hakkı Suha Okay’ın, Ayaş ilçesindeki don afetine ve tarım
sigortası uygulamalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15697)
(Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)
12.- Muğla
Milletvekili Fevzi Topuz’un, eğlence yerlerindeki müzik kapanış saati
uygulamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15698) (Başkanlığa
geliş tarihi: 16/07/2010)
13.- İzmir
Milletvekili Bülent Baratalı’nın, İzmir’de düzenlenen bir ödül törenine ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15699) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/07/2010)
14.- Burdur
Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, canlı hayvan ithalatına ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15700) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)
15.- İstanbul
Milletvekili Sacid Yıldız’ın, TBMM’nin çalışma süresine ve tatiline ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15701) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)
16.- Balıkesir Milletvekili
Ergün Aydoğan’ın, Ankara Emniyet Müdürü ve Cumhuriyet Başsavcısı atamalarına
ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15702) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)
17.- Denizli
Milletvekili Hasan Erçelebi’nin, Kırklareli’nde yağışlar nedeniyle çimlenen
buğdayın satılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15703)
(Başkanlığa geliş tarihi: 22/07/2010)
18.- Mersin
Milletvekili Mehmet Şandır’ın, tutuklu Mehmet Haberal’ın babasının cenazesine
katılamamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15704) (Başkanlığa
geliş tarihi: 22/07/2010)
19.- Mersin
Milletvekili Mehmet Şandır’ın, AKP Grup toplantısında okuduğu Mustafa
Pehlivanoğlu’nun mektubuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15705)
(Başkanlığa geliş tarihi: 22/07/2010)
20.- Konya
Milletvekili Atilla Kart’ın, Konya-Ankara Hızlı Tren Projesine ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15706) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)
21.- Zonguldak
Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, TRT’nin bazı yayınlarına ilişkin Başbakandan
yazılı soru önergesi (7/15707) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)
22.- İstanbul
Milletvekili Çetin Soysal’ın, Atatürk Kültür Merkezi’nin kapatılmasına ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15708) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)
23.- Manisa
Milletvekili Erkan Akçay’ın, Manisa-Demirci’de organik halıcılığın
geliştirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15709) (Başkanlığa
geliş tarihi: 09/07/2010)
24.- Bitlis
Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş’ın, madencilik sektöründeki çalışma
sorunlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi
(7/15710) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)
25.- Ordu
Milletvekili Rahmi Güner’in, personel alımına yönelik bazı sınavlara ilişkin
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/15711)
(Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)
26.- İstanbul
Milletvekili Çetin Soysal’ın, TOKİ’ye devredilen bir arsaya ilişkin Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/15712) (Başkanlığa geliş
tarihi: 21/07/2010)
27.- İstanbul
Milletvekili Çetin Soysal’ın, maden ocaklarında meydana gelen kazalara ilişkin
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/15713)
(Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)
28.- Mersin
Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, SGK’nın eczanelere olan borcuna ilişkin
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/15714)
(Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)
29.- Kütahya
Milletvekili Alim Işık’ın, emeklilerle ilgili İntibak
Yasası çalışmasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru
önergesi (7/15715) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)
30.- Kocaeli
Milletvekili Cevdet Selvi’nin, ölümlü iş kazalarına ilişkin Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/15716) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)
31.- Mersin
Milletvekili Ali Oksal’ın, Berdan Barajıyla ilgili açıklamasına ilişkin Çevre
ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/15717) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)
32.- Gaziantep
Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, Doğu Karadeniz’deki HES projelerine ilişkin Çevre
ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/15718) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)
33.- Artvin
Milletvekili Metin Arifağaoğlu’nun, Borçka İlçesi Aksu Mahallesinin içinden
geçen Balcı Irmağının suyunun azalması sonucu ortaya çıkan sorunlara ilişkin
Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/15719) (Başkanlığa geliş
tarihi: 19/07/2010)
34.- Artvin
Milletvekili Metin Arifağaoğlu’nun, Artvin’deki HES inşaatlarındaki sorunlara
ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/15720) (Başkanlığa
geliş tarihi: 19/07/2010)
35.- Kırklareli
Milletvekili Turgut Dibek’in, Vakıfbank Genel Müdür Yardımcısıyla ilgili
iddialara ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı
soru önergesi (7/15721) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)
36.- Kocaeli
Milletvekili Cevdet Selvi’nin, Hazine Müsteşarlığına bağlı olan Damga Matbaası
bölümünün yeni hizmet binasına taşınmasına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan
Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/15722) (Başkanlığa geliş
tarihi: 19/07/2010)
37.- Van
Milletvekili Fatma Kurtulan’ın, Van İli Saray İlçesine bağlı Kapıköy’de yaşanan
bir şiddet olayına ilişkin Devlet Bakanından (Selma Aliye Kavaf) yazılı soru
önergesi (7/15723) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/07/2010)
38.- Denizli
Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna
bağlı yurtlara ilişkin Devlet Bakanından (Selma Aliye Kavaf) yazılı soru
önergesi (7/15724) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)
39.- Manisa
Milletvekili Şahin Mengü’nün, Soma’daki madenlerde grizu patlaması riskine
karşı alınan önlemlere ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru
önergesi (7/15725) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)
40.- Antalya
Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, Akkuyu’da kurulacak nükleer santrale ilişkin
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/15726) (Başkanlığa
geliş tarihi: 21/07/2010)
41.- Bitlis
Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş’ın, Kamu mülkiyetindeki elektrik tesislerine
ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/15727)
(Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)
42.- Burdur
Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, bazı adli olaylara ilişkin İçişleri
Bakanından yazılı soru önergesi (7/15728) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)
43.- Gaziantep
Milletvekili Akif Ekici’nin , Gaziantep Büyükşehir
Belediye Başkanının yurt dışı seyahatlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı
soru önergesi (7/15729) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)
44.- Yalova
Milletvekili Muharrem İnce’nin, şehit ve malul yakınlarının istihdamına ilişkin
İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15730) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)
45.- İstanbul
Milletvekili Sacid Yıldız’ın, Fener-Balat-Ayvansaray Projesine ilişkin İçişleri
Bakanından yazılı soru önergesi (7/15731) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)
46.- İstanbul
Milletvekili Çetin Soysal’ın, TOKİ’ye devredilen bir arsaya ilişkin İçişleri
Bakanından yazılı soru önergesi (7/15732) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)
47.- Balıkesir
Milletvekili Ergün Aydoğan’ın, Kandil ve Mahmur’dan gelen terör örgütü
mensuplarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15733)
(Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)
48.- Mersin
Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Ankara’da yol kenarlarındaki ilanlara ilişkin
İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15734) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/07/2010)
49.- Mersin
Milletvekili Mehmet Şandır’ın, MHP Aydın İl Başkanlığınca parti binasına asılan
pankarta ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15735) (Başkanlığa
geliş tarihi: 22/07/2010)
50.- İzmir
Milletvekili Ahmet Ersin’in, İnsani Yardım Vakfıyla ilgili iddialarına ilişkin
İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15736) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)
51.- Mersin
Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, Beylikdüzü kaymakamıyla ilgili bazı iddialara
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15737) (Başkanlığa geliş
tarihi: 19/07/2010)
52.- Adana
Milletvekili Yılmaz Tankut’un, yeni kurulan Çukurova Belediyesi’ne devredilen
personele ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15738)
(Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)
53.- Adana
Milletvekili Yılmaz Tankut’un, Adana-Pozantı Kamışlı Köyünün elektrik sorununa
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15739) (Başkanlığa geliş
tarihi: 19/07/2010)
54.- Bitlis
Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş’ın, Diyarbakır’lı işçiler için Bursa’da
kurulan çadır kente ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15740)
(Başkanlığa geliş tarihi: 20/07/2010)
55.- Van
Milletvekili Fatma Kurtulan’ın, Çaldıran ilçesindeki bir köyün su deposu
sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15741) (Başkanlığa
geliş tarihi: 20/07/2010)
56.- Van
Milletvekili Fatma Kurtulan’ın, Gürpınar ilçesine bağlı bir köydeki kız
çocuğunun ölümüne ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15742)
(Başkanlığa geliş tarihi: 20/07/2010)
57.- İstanbul
Milletvekili Ufuk Uras’ın, Türkiye’deki Ermeni patriği seçimine ilişkin
İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15743) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/07/2010)
58.- Zonguldak
Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, Hazine taşınmazlarının satışına ilişkin
Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/15744) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)
59.- Edirne
Milletvekili Rasim Çakır’ın, kamuya ait sosyal tesislerin satışına ilişkin Maliye
Bakanından yazılı soru önergesi (7/15745) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)
60.- Kütahya
Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya İlinde kurulan
TEMTAŞ Tavşanlı A.Ş.’nin faaliyetlerine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru
önergesi (7/15746) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)
61.- Yalova
Milletvekili Muharrem İnce’nin, öğretmenlerin özür durumuna bağlı yer
değiştirmelerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/15747)
(Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)
62.- Edirne
Milletvekili Rasim Çakır’ın, Uzunköprü ilçesindeki taşımalı eğitime ilişkin
Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/15748) (Başkanlığa geliş
tarihi: 21/07/2010)
63.- Yalova
Milletvekili Muharrem İnce’nin, Çankaya Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma
Vakfınca yapılan bir yardıma ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru
önergesi (7/15749) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)
64.- Bitlis
Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş’ın, Bitlis Hizan ilçesi Ürünveren Köyü Yapağı
Mezrasındaki ilköğretim okulu sorununa ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı
soru önergesi (7/15750) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/07/2010)
65.- Batman
Milletvekili Bengi Yıldız’ın, ÖSYM’nin sınav sistemine ilişkin Milli Eğitim
Bakanından yazılı soru önergesi (7/15672) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/07/2010)
66.- Batman
Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, öğretmenlere ve özür grubuna bağlı yer
değiştirme kılavuzuna ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi
(7/15752) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/07/2010)
67.- Şırnak
Milletvekili Hasip Kaplan’ın, Muğla’da ölen bir üniversite öğrencisine ilişkin
Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/15753) (Başkanlığa geliş
tarihi: 22/07/2010)
68.- Batman
Milletvekili Bengi Yıldız’ın, ÖSYM’nin sınav sistemine ilişkin Milli Eğitim
Bakanından yazılı soru önergesi (7/15754) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/07/2010)
69.- İstanbul
Milletvekili Atila Kaya’nın, Milli Eğitim kurumları yöneticilerinin atama ve
yer değiştirme Yönetmeliğine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru
önergesi (7/15755) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)
70.- Gaziantep
Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, Gaziantep’in üniversite sınavındaki başarı
sırasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/15756)
(Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)
71.- Mersin
Milletvekili Ali Oksal’ın, taşkın mağduru çiftçilere ve tarım sigortası
sistemine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15757)
(Başkanlığa geliş tarihi: 16/07/2010)
72.- İzmir
Milletvekili Selçuk Ayhan’ın, tarım ürünleri ithalat ve ihracatına ilişkin
Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15758) (Başkanlığa geliş
tarihi: 16/07/2010)
73.- İstanbul
Milletvekili Hasan Macit’in, Isparta ilindeki çiftçilerin mağduriyetine ilişkin
Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15759) (Başkanlığa geliş
tarihi: 19/07/2010)
74.- Kütahya
Milletvekili Alim Işık’ın,
Balıkesir-Dursunbey-Harmancık-Tavşanlı yolu projesine ilişkin Ulaştırma
Bakanından yazılı soru önergesi (7/15760) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)
75.- İzmir
Milletvekili Şenol Bal’ın, Türk Telekom’un arsa satışı yaptığı iddiasına
ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/15761) (Başkanlığa geliş
tarihi: 19/07/2010)
76.- İzmir
Milletvekili Şenol Bal’ın, Türk Telekom imtiyaz sözleşmesine ilişkin Ulaştırma
Bakanından yazılı soru önergesi (7/15762) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)
77.- İzmir
Milletvekili Şenol Bal’ın, Türk Telekom hisselerinin satışına ilişkin Ulaştırma
Bakanından yazılı soru önergesi (7/15763) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)
78.- İzmir
Milletvekili Şenol Bal’ın, Türk Telekom’un istihdam garantisine ilişkin
Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/15764) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)
79.- İzmir
Milletvekili Şenol Bal’ın, Türk Telekom çalışanlarına ve TAFICS şebekesinin
güvenliğine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/15765)
(Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)
80.- İzmir
Milletvekili Şenol Bal’ın, Danıştay’ın Türk Telekom’la ilgili kararlarına
ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/15766) (Başkanlığa geliş
tarihi:19/07/2010)
81.- İzmir
Milletvekili Şenol Bal’ın, Türk Telekom’un kullandığı kredilere ilişkin
Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/15767) (Başkanlığa geliş tarihi:19/07/2010)
82.- İzmir
Milletvekili Şenol Bal’ın, Türk Telekom’un sözleşmelerine ilişkin Ulaştırma
Bakanından yazılı soru önergesi (7/15768) (Başkanlığa geliş tarihi:19/07/2010)
83.- İzmir
Milletvekili Şenol Bal’ın, Türk Telekom da çalışan üst düzey personele ilişkin
Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/15769) (Başkanlığa geliş tarihi:19/07/2010)
84.- Zonguldak
Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, UNDP ile yürütülen çalışmalara ilişkin
Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/15770) (Başkanlığa geliş tarihi:19/07/2010)
85.- Mersin
Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, özel yetkili mahkemelerin kuruluşu hakkındaki
açıklamasına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Cemil Çiçek)
yazılı soru önergesi (7/15771) (Başkanlığa geliş tarihi:19/07/2010)
86.- Kütahya
Milletvekili Alim Işık’ın, Diyanet İşleri
Başkanlığınca yapılan bir sınava ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Çelik) yazılı
soru önergesi (7/15772) (Başkanlığa geliş tarihi:19/07/2010)
87.- Manisa
Milletvekili Şahin Mengü’nün, Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı ve Türk
vatandaşı olan bir sporcuya ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Nafız Özak) yazılı
soru önergesi (7/15773) (Başkanlığa geliş tarihi:19/07/2010)
88.- Gaziantep
Milletvekili Akif Ekici’nin, Habur Türk sınır kapısındaki bazı sorunlara
ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Hayati Yazıcı) yazılı soru
önergesi (7/15774) (Başkanlığa geliş tarihi:21/07/2010)
89.- Bursa
Milletvekili Onur Öymen’in, ABD Dışişleri Bakanının Ermenistan ziyaretine
ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15775) (Başkanlığa geliş
tarihi: 16/07/2010)
90.- Bitlis
Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş’ın, Ahlat
Kaymakamlığının bir raporuna ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru
önergesi (7/15776) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/07/2010)
91.- Kütahya
Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya İlinde kurulan
TEMTAŞ ile ilgili şikayetlere ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru
önergesi (7/15777) (Başkanlığa geliş tarihi: 19/07/2010)
92.- Kütahya
Milletvekili Alim Işık’ın, sözleşmeli personelin
istihdamına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/15778)
(Başkanlığa geliş tarihi:19/07/2010)
93.- Artvin
Milletvekili Metin Arifağaoğlu’nun, TBMM TV’nin bir yayınına ilişkin Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/15779) (Başkanlığa
geliş tarihi: 09/07/2010)
22 Temmuz 2010 Perşembe
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 14.04
BAŞKAN : Başkan Vekili Nevzat PAKDİL
KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Fatih METİN (Bolu)
BAŞKAN –
Saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 139’uncu
Birleşimini açıyorum.
Toplantı yeter
sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.
Gündem dışı
konuşmalara geçiyoruz.
Gündem dışı ilk
söz, seçim barajı ve demokrasi hakkında söz isteyen Mersin Milletvekili Ali
Rıza Öztürk’e aittir.
Sayın Öztürk,
buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)
IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
A) Milletvekillerinin Gündem Dışı
Konuşmaları
1.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, seçim barajı ve
demokrasi konusuna ilişkin gündem dışı konuşması
ALİ RIZA ÖZTÜRK
(Mersin) – Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bundan tam otuz yıl
önce 22 Temmuz 1980 günü Türkiye devrimci sendikal hareketinin lideri,
demokrasi, özgürlük ve sosyalizm mücadelesinin önderi Kemal Türkler hunharca
bir katliam sonucu yaşamını yitirmiştir. Aradan geçen otuz yıl boyunca Kemal
Türkler’in yakınları, çocukları ve Kemal Türkler severleri, Kemal Türkler’i
katleden siyasi cinayetin kim ve kimler tarafından gerçekleştirildiğinin, neden
ve nasıl yapıldığının açığa çıkarılması için bıkmak, usanmak bilmeden bir
mücadele yürütüyorlar, umutsuzluğa kapılmadan mücadelelerini sürdürüyorlar.
Ancak, aradan geçen bu otuz yıl sonunda yargılama bir
türlü bitmedi ve dün yargılama yeniden, zaman aşımına bırakılacak şekilde eylül
ayına bırakıldı. Umut ediyorum ve diliyorum, Sayın Başbakan grup
toplantılarında 12 Mart, 12 Eylülde katledilenlerin arkasından ağlamak yerine,
o insanların neden ve nasıl katledildiklerinin açığa çıkartılması konusunda
ciddi bir siyasi irade ortaya koysun diye bekliyorum.
Değerli
arkadaşlarım, bugünkü konumuz gerçekten demokrasinin önüne kurulmuş olan barajdır.
Demokrasi kurallarına uygun bir seçimden söz edebilmemiz için seçimin
güvenlikli olması yeterli değildir, seçimin yönteminin dürüst olması yeterli
değildir, aynı zamanda seçmen iradesinin hiçbir baskı altında kalmaksızın ve
prangalardan çözülmüş olarak, tam ve eksiksiz bir şekilde yasama organına
yansıtılması gerekiyor. Seçmen iradesini yasama organına yansıtan mekanizma da
seçim sistemidir değerli arkadaşlarım. Bugün Türkiye’de uygulanmakta olan yüzde
10 seçim barajı 12 Eylül çocuğudur. 12 Eylülden sonra, sisteme zararlı olmayan
iki parti ve bunların başında da asker kökenli bir Cumhurbaşkanı bulundurma
anlayışıyla hazırlanmış bir Seçim Kanunu vardır. 12 Eylülden önce barajsız bir
seçim sisteminde istikrarın bozulmadığı çok açık iken, istikrarı koruma adı
altında bu baraj getirilmiştir.
Avrupa Konseyine
üye 47 ülkeye baktığımız zaman, Linchestein’da yüzde 8 baraj en fazla, Rusya ve
Gürcistan’da yüzde 7, üye devletlerin 1/3’ünde baraj yüzde 5, 13 devlette yüzde
5’in altında, 7 devlette ise hiç baraj yok. 21’inci yüzyılda demokratikleşme
iddiasında olan bir Türkiye, demokrasi ve hukuk devletini güçlendirme
iddiasında olan bir Türkiye Avrupa Konseyine üye barajsız 8’inci ülke neden
olmasın? Bunun koşullarını biz neden gerçekleştirmiyoruz?
Değerli arkadaşlarım,
baraj sistemi gerçekten seçmenin iradesini kilitliyor, seçmen iradesini
kapatıyor. 2002 seçimlerine baktığımızda AKP oyların yüzde 34’ünü almış
olmasına rağmen Türkiye Büyük Millet Meclisinde 363 milletvekili çıkartarak
yüzde 66 oranında temsil ediliyor, Cumhuriyet Halk Partisi yüzde 19 oy almış
olmasına rağmen 178 milletvekiliyle yüzde 33 oranında temsil edilmiş olunuyor.
2002’de Türkiye Büyük Millet Meclisine yansımayan seçmen iradesi yüzde 45, yani
verilen her iki oydan birisi Türkiye Büyük Millet Meclisine yansımamış değerli
arkadaşlarım. 2007’ye geldiğimizde yüzde 46,5 oyla AKP Türkiye Büyük Millet
Meclisinde yüzde 62’ye sahip olmuş, Cumhuriyet Halk Partisi ise yüzde 21 oyla
yüzde 20’sini almış Türkiye Büyük Millet Meclisinin, MHP de yüzde 14 oyla yüzde
13’ünü almış.
Görülüyor ki bu
seçim barajının yüksekliğinden en fazla faydalanan parti AKP. AKP, Türk
halkının kendisine tek başına vermediği yönetme yetkisini sadece seçim
sistemindeki bu barajın yüksekliğinden almaktadır. Yani, Türk halkı AKP’ye tek
başına Türkiye’yi yönetme yetkisini vermediği hâlde, bu seçim barajı sayesinde
gerçekten Türkiye’yi tek başına yönetmektedir.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun
Sayın Öztürk, konuşmanızı tamamlayınız.
ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla)
– Değerli arkadaşlarım, Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesinin aldığı bir
kararda barajın, seçim sistemindeki barajın çok yüksek olduğu belirtilmektedir,
bu barajın düşürülmesi gerektiği söylenilmektedir.
Değerli
arkadaşlarım, gerçekten bu barajla demokrasiyi yaşatmamız mümkün değildir.
Yüzde 10’cu bir seçim anlayışını savunarak, yüzde 10’cu bir anlayışla
demokrasiyi, hukuk devletini gerçekleştirmemiz, güçlendirmemiz mümkün değildir.
12 Eylülün getirdiği bu antidemokratik yasadan faydalanarak “Biraz da bu
çarpıklığın keyfini biz sürelim.” diyerek, AKP, bu durumu sürdürülebilir
olmaktan çıkarmak durumundadır. 12 Eylülde getirilen bu çarpık Yasa’nın keyfini
yıllarca Anavatan Partisi sürdü, şimdi de öyle anlaşılıyor ki AKP “Biraz da
bunun keyfini biz sürelim.” diyor.
12 Eylül ruhuna
her vesileyle karşı olduğunu belirten Başbakan ve AKP kadroları gerçekten 12
Eylülle hesaplaşmak istiyorlarsa, 12 Eylülün getirdiği bu seçim sistemine,
baraj sistemine karşı çıkmak durumundadırlar…
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ALİ RIZA ÖZTÜRK
(Devamla) – …ve en tez elden bu antidemokratik baraj sistemini değiştirmeleri
ve demokrasinin önüne kurulan bu tuzakların bir an önce yıkılması gerekiyor.
BAŞKAN – Sayın
Öztürk, konuşmanızı tamamlayın lütfen.
ALİ RIZA ÖZTÜRK
(Devamla) – Türkiye Büyük Millet Meclisinin bence demokratikleşme adına en
önemli görevlerinden birisi budur.
Seçim sisteminin
önüne ve demokrasimizin önüne kurulan bu barajlar yıkılmalıdır dileğiyle
hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ederim.
Buyurun Sayın
Sakık.
V.- AÇIKLAMALAR
1.- Muş Milletvekili Sırrı Sakık’ın, seçim barajına ilişkin
açıklaması
SIRRI SAKIK (Muş)
– Sayın Başkan, teşekkür ediyorum. Siz olunca böyle keyifli keyifli söz isteme
şansımız oluyor.
Ben Sayın Hatibi
dinlerken, evet, gerçekten geçmişte Sayın Baykal şunu söylerdi, derdi ki:
“Ulusal birliğimiz yok, onun için yüzde 10’luk baraj devam etmelidir.” Bugün
sevinerek gördük, ulusal birliğimiz oluştu, baraj yüzde 7’ye kadar geldi, sosyal
demokrat arkadaşlarımız 3 puan demokrat oldular ama Avrupa’nın hiçbir yerinde
hâlâ yüzde 7’lik bir baraj yok. Türkiye'de gerçekten adil bir baraj olmalıdır,
adil bir seçim sistemi olmalıdır, herkes kendisine özgü bir seçim barajıyla
ülkeyi yönetmemelidir.
Bir taraftan, 12
Eylülün ürünü olan Anayasa’ya karşı koyup, bir taraftan da 12 Eylülün ürünü
olan Siyasi Partiler Yasası ve yüzde 10’luk barajdan nemalanmak adaletli değil.
Teşekkür
ediyorum.
BAŞKAN – Teşekkür
ederim.
Gündem dışı
ikinci söz, 23 Temmuz Hatay’ın ana vatana katılışının 71’inci yıl dönümü
münasebetiyle söz isteyen Hatay Milletvekili Abdülhadi Kahya’ya
aittir.
Buyurun Sayın Kahya. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)
A) Milletvekillerinin Gündem Dışı
Konuşmaları
(Devam)
2.- Hatay Milletvekili Abdülhadi Kahya’nın,
Hatay’ın Türkiye’ye katılmasının 71’inci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı
konuşması
ABDÜLHADİ KAHYA (Hatay) – Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri;
Hatay ilimizin ana vatan Türkiye’ye katılmasının 71’inci yıl dönümü
münasebetiyle gündem dışı söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi hürmetle
selamlıyorum.
Sözlerimin hemen
başında, bundan iki gün önce yine hain bir saldırı sonucu Hakkâri ve Van’da
şehit verdiğimiz vatan evlatlarımıza Yüce Allah’tan rahmet temenni ediyorum. Bu
kardeşlerimizin, Çanakkale’de, İstiklal Harbi sırasında mukaddes değerlerimiz
ve vatanımız için şehit düşen bütün şüheda gibi tarihimizdeki ebedî şanlı
yerini almış olduğunu düşünüyorum. Bu büyük memleketi, devletimizi ve insanımızı
bölmek isteyen hainler ve onlara destek verenlerle her türlü mücadele sonuna
kadar elbette devam edecektir.
Hatay’ın adına
ilişkin ilk bilgiler Milattan önceki yıllara, Hititler dönemine dayanmaktadır.
Hitit prenslikleri birleşerek Hattena Krallığı adını almıştır. Bu krallığın
Hatay ilinin Kırıkhan ilçesinin yakınlarındaki Çatalhöyük’te kalıntıları
bulunan bir yerleşim birimidir. Mamafih, Hatay adı ilimize “Kırk asırlık Türk
yurdu düşman elinde kalamaz.” diyen Atatürk tarafından 1936 tarihinde verilmiştir.
Çan, hazan ve
ezanın bir arada ses verdiği, tüm inançlar ve mezheplerin hoşgörü ve diyalog
içerisinde bir arada yaşadığı Hatay, ılıman iklimi, havaalanı, limanı, sanayi
tesisleri, yaylaları, ovalarıyla, Suriye ve Orta Doğu’ya açılan kapı mahiyetinde
olmasıyla da Türkiye'nin en önemli illerinden birisidir.
Hatay ili,
Birinci Dünya Savaşı sonrasında “Hatay sorunu” olarak Türk-Fransız
ilişkilerinde ve Türk dış politikasında önemli bir yer tutmuştur. Hatay sorunu,
Türk-Fransız ilişkilerinde olduğu kadar, Atatürk dönemi Türk dış politikasında
da önemli bir yer tutar.
Sancak olarak
anılan Hatay nüfusunun çoğunluğunu Türkler teşkil ettiği için bu bölge
Misakımillî sınırları içine alınmıştı. Ancak ağır Misakımillî mücadele
şartlarından dolayı Fransa ile ateşkes sağlayan Ankara İtilafnamesi, Suriye
sınırları içerisinde kalan İskenderun sancağına özel bir statü verdi. Ankara
Hükûmeti, İtilafname’ye sancaktaki Türk unsurunun çıkarlarını koruyacak ve
bölgeye muhtariyet verilmesi için zemin hazırlayacak hükümler koydurmuştu.
İtilafname’nin
7’nci maddesine göre, İskenderun mıntıkası için özel bir idari rejim
kurulacaktır. Bu bölgenin Türk ırkından olan sakinleri kültürlerinin gelişmesi
için her türlü kolaylıklardan yararlanacaklar ve Türkçe serbest olacaktır.
20 Ekim 1921
tarihli İtilafname ile sancak Suriye’nin egemenliğine verilmişti. Bu esnada
Suriye’de Fransız mandası devam ediyordu. Fransa’nın 1936 Eylülünde Suriye’ye
bağımsızlık vermesine kadar Türk-Fransız ilişkileri iyi devam etti.
Fransızların Suriye’den çekilmesi sonrası sancak statüsünde Türkler lehine
değişiklik yapılması gerekmekle birlikte bu durum gerçekleşmedi.
Fransa,
Suriye’den çekilirken sancak üzerindeki yetkilerini de Suriye’ye devretti.
Beklenmedik bu durumu Ankara Hükûmetinin kabul etmesi mümkün değildi ve hemen
Fransa’ya 1936 tarihinde bir nota verildi; İskenderun sancağına da bağımsızlık
verilmesi istendi. Fransa ise 1921 İtilafnamesi’nde böyle bir husus olmadığı ve
Suriye’nin toprak bütünlüğünü bozacağı gerekçesiyle, Türkiye’nin bu önerisini
reddetti.
Siyasi
faaliyetler devam ederken Türkiye, diplomatik girişimlerde bulundu ve
Antakya’da bir başkonsolosluk açtı ve bu konu iki tarafın da isteği üzerine
Milletler Cemiyetine götürüldü. Türkiye, Milletler Cemiyetinden sancağın kaderi
konusunda Türk-Fransız ihtilafı ve sancak Türklerinin güvenlik sorunlarını
olağanüstü bir toplantı ile görüşmesini istedi. Görüşmeler sonucunda bir sancak
statüsü hazırlandı. Buna göre sancak, içişlerinde bağımsız iken, dış işleri,
maliye ve gümrük konularında Suriye’ye bağlı olacaktı.
Türkiye ve
Fransa’nın garantörlüğü altında olacak olan bu statüyle seçimler yapılacak ve
halk kendi parlamentosunu oluşturacaktı. Sancaktaki olaylar bu şekilde
gelişirken Avrupa’da da yeni bir dünya savaşının işaretleri alınmaktaydı. Bu
tutum üzerine Fransa kendi davranışını, politikasını biraz daha yumuşattı ve
Türk isteklerine karşı ılımlı davrandı ve bunun neticesinde Türkiye ve
Fransa’nın sancağa iki bin beş yüzer kişilik kuvvet göndermeleri
kararlaştırıldı, 5 Temmuz 1938’de Türk kuvvetleri sancağa girdi ve hemen seçim
kararı alındı.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Kahya, konuşmanızı tamamlar mısınız.
Buyurun efendim.
ABDÜLHADİ KAHYA (Devamla) – Evet Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.
Bu yeni oluşturulan
Meclisle de Hatay’da Hatay Cumhuriyeti’nin kurulduğu, 2 Eylül 1938’de ilan
edildi. Meclis Başkanlığına Tayfur Sökmen ve Başbakanlığa da Abdurrahman Melek
seçildi. 23 Haziran 1939’da Türkiye ile Fransa arasında yapılan bir anlaşma ile
Hatay’ın Türkiye’ye katılması kesinleşti. Aynı gün toplanan Hatay Millet
Meclisi de Türkiye’ye katılma kararı aldı. 24 Temmuz 1939 tarihinde son Fransız
askeri de çekildi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bir ili olarak Hatay ebediyen
yerini almış oldu.
Hatay’ın Türkiye
Cumhuriyetine katılması ve vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü içerisinde
yer alması vesilesiyle bu tarihî günü yeniden yâd ediyorum ve sözlerimin
sonunda, cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk ve Hatay Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen
başta olmak üzere, bu amaç uğrunda çaba harcayan herkesi minnetle anıyor, tüm
vatandaşlarımızı ve yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ ve CHP
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ederim Sayın Kahya.
MEHMET ŞANDIR
(Mersin) – Sayın Başkan…
BAŞKAN – Buyurun
Sayın Şandır.
V.- AÇIKLAMALAR (Devam)
2.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Hatay’ın
Türkiye’ye katılmasının 71’inci yıl dönümüne ilişkin açıklaması
MEHMET ŞANDIR
(Mersin) – Çok teşekkür ederim.
Sayın Başkanım,
gerçekten Hatay’ın ana vatana katılmasının 71’inci yıl dönümü dolayısıyla
Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak ve özellikle bir Hataylı olarak ben de
tüm Hataylıları kutluyorum.
Büyük Atatürk’ün
“Hatay benim meselemdir.” çıkışıyla başlayan, iradesiyle başlayan süreçte
birçok kahramanlıklar gösterilerek Fransızlara karşı verilen millî mücadele
sonunda Hatay ana vatana katılmıştır. Buna katkı veren, emek veren başta
Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen olmak üzere tüm büyüklerimize Milliyetçi Hareket
Partisi Grubu olarak ve şahsım adına şükranlarımı sunuyorum. Bu mücadelede
şehit olan tüm Hataylılara Yüce Allah’tan rahmetler diliyor, gazilere şükran ve
takdirlerimi sunuyor, teşekkür ediyorum efendim.
BAŞKAN – Teşekkür
ederim Sayın Şandır.
Sayın Hamzaçebi…
3.- Trabzon Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin,
Hatay’ın Türkiye’ye katılmasının 71’inci yıl dönümüne ilişkin açıklaması
MEHMET AKİF
HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Hatay’ın ana
vatana katılışının 71’inci yıl dönümü münasebetiyle Hataylıları Cumhuriyet Halk
Partisi Grubu adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Hatay’ın ana vatana
katılması nedeniyle büyük mücadele veren Mustafa Kemal Atatürk’ü ve dönemin
Hatay Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen’i rahmetle anıyorum, kendilerine Cumhuriyet
Halk Partisi Grubu adına saygı, sevgi ve şükranlarımızı sunuyorum.
Teşekkür ederim.
BAŞKAN – Teşekkür
ederim Sayın Hamzaçebi.
Gündem dışı
üçüncü söz Tunceli ilinin sorunları hakkında söz isteyen Tunceli Milletvekili
Şerafettin Halis’e aittir.
Sayın Halis,
buyurun efendim.
IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)
A) Milletvekillerinin Gündem Dışı
Konuşmaları
(Devam)
3.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis’in, Tunceli
ilinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması
ŞERAFETTİN HALİS
(Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla
selamlıyorum.
Son günlerde
geçmişin acıları üzerinde istismar ve göz yaşları
üzerine polemikler yaşanıyor. Her şeyden önce bir insanın ağlaması devlet
başkanı da olsa, devlet adamı da olsa, başbakan da olsa normaldir. Ancak bugün
devrimcilere, bugünün solcularına, bugünün sosyalistlerine her türlü baskıyı,
şiddeti ve örgütleme engeli koyan bir sistemin de başbakanının geçmişin
devrimcilerine ağlaması çok da inandırıcı olmaz. Bu itibarla, bu
inandırıcılığın sağlanması bugünkü devrimci örgütlenmelere, sosyalist
örgütlenmelere kolaylık sağlamaktır. Bir başka yönüyle de dün işkencelerde,
darağaçlarının gölgesinde onurlu haykırışlarıyla dik duran o insanlara yeni
baştan bir itibar iadesi vermek de kimsenin hakkı olmasa gerek diye
düşünüyorum.
Değerli
milletvekilleri, Tunceli’nin sorunları üzerine söz aldım. Sorun Tunceli olunca,
sorun Tunceli’nin sorunları olunca kısa zaman dilimi içinde insan söze nereden
başlayacağını bilemiyor. 2002 yılında olağanüstü hâl kaldırıldı ama, ne yazık ki fiilî manada olağanüstü hâl kaldırılmadı,
olağanüstü hâlin bütün etkileri yaşandı dönem dönem kısmi rahatlamalar olsa
bile. Özellikle son günlerde, son aylarda yeniden baş gösteren operasyonlarla
beraber, bu olağanüstü hâl uygulamaları biraz daha arttı. Böyle olunca da her
operasyondan sonra bölgede ormanlar yanmaya, yakılmaya başladı ve bu ormanların
yakılmasına seyirci kalındı. Tabii böyle olunca da bu ülkenin batısında bir
ağacı bile önemseyenlerin, bir dikili ağacın yaşamasını önemseyenlerin bizim
orada yanan ormanlara bu dikkati göstermesini isterdik, beklerdik.
Yine, Ovacık’ın
Yeşilyazı ve çevre köylülerinin akşam saat yediden sonra, yani 19.00’dan sonra
dışarı çıkmaları, meralarda hayvan otarmaları ve tarlalarına gitmeleri
yasaklanıyor. Bahane, çok sudan sebep, anlaşılır değil, “Bölgede karakol
inşaatı var, bu inşaatın bitimine kadar bölgede bu hassasiyeti sizden
istiyoruz.” deniliyor. Şimdi böyle olunca da üretim zamanı tarlalarına
gidemeyen insanlar, merada hayvanlarını otaramayanlar bu üretimde de bir
olumsuz sonuç alıyorlar.
Millî eğitimin,
eğitimin sorunlarına biz bir dikkat çekmiştik. Bu dikkati çekerken de Hükûmetin
oraya göndereceği yetkililerin, Millî Eğitim yetkililerinin eğitimi daha nasıl
kaliteli yapma yönünde bir çaba sarf etmelerini istemiştik. Ama,
ne yazık ki, dün, evvelsi gün 30’lu, 40’lı sıralarda bulanan Tunceli’de eğitim
seviyesi, bu yıl ÖSS, ÖYS’nin yerine geçmiş olan YGS ve LYS sıralaması
itibarıyla 77’nci sıraya düşmüş. Tabii böyle olunca da, biz, yeni baştan bu
Hükûmete sormak durumundayız: Gönderdiğiniz millî eğitim yetkilileri orada öğretmeleri
fişlemeyle, öğretmenleri sicillemeyle uğraşırlarsa, gönderdiğiniz Millî Eğitim
yetkilileri orada bayan öğretmenlerin pantolonlarıyla, etekleriyle
uğraşırlarsa, yine gönderdiğiniz yetkililer orada “vurucu kobra” kod adıyla
insanlara hakaret ederlerse durum bu olur.
Biz Hükûmetten,
bir an önce, Tunceli’deki millî eğitim camiasında millî eğitim camiasına
uymayan, uyum göstermeyen kişilerin uzaklaştırılmasını istiyoruz.
Tabii, bir başka boyut bölgede yaşanan mera yasakları. Bölgede ekonomi dibe vurmuş. Kısmen koyunculuk ve arıcılık yapan
bir kesim, azınlıkta olan insanlar var. Bu insanlar da bölgedeki mera
yasaklarından dolayı gerekli ürünü alamıyorlar ve ister istemez, dibe vurmuş
ekonomiye, bir boyutuyla da böyle bir haksızlık doğuyor.
Yine bu kürsüde
açıklamıştım, soru önergesi vermiştim. Bölgede hâlâ cep telefonlarıyla iletişim
sağlanamıyor. Bunun mağduriyetinin giderilmesi için Bakanın söylediği aynen
şuydu: “Yasa ne yazık ki emniyet güçlerine böyle bir hak tanıyor.” Şimdi, hak
ihlallerinin olduğu bir yerde nasıl bir böyle hak olur, nasıl böyle bir hukuk
olur? Bunun da tez elden giderilmesi, yine Tunceli’de yaşayan insanlarımızın
talebidir ve istemidir.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun
Sayın Halis.
ŞERAFETTİN HALİS
(Devamla) - Değerli milletvekilleri, bilindiği gibi, Tunceli, 2’nci derece
tehlike arz eden deprem kuşağı üzerinde yer alıyor. Malum, bölgedeki inşaat ve
ev yapımı, bina yapımı ciddi derecede bir ölüm potansiyeli taşıyor. Olası bir
depremde büyük bir afetin yaşanacağı, büyük zararların olacağı şimdiden
biliniyor. Tabii, bu bizim söylediğimiz değil, bilim adamlarının, konuyla
ilgili uzmanların görüşü. Bu konuda da Elâzığ depreminden sonra bölgede afet
kapsamına alınan yerlerin yanında, hemen afet kapsamına alınması gereken
Tunceli ne yazık ki bu kapsama alınmamıştır. Bunu da ayrıca dikkatlerinize
sunuyorum ve sizleri saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ediyorum.
Buyurun Sayın
Işık.
V.- AÇIKLAMALAR (Devam)
4.- Kütahya Milletvekili Alim
Işık’ın, Kütahya ilindeki çiftçilerin sorunlarına ilişkin açıklaması
ALİM IŞIK (Kütahya) –
Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Ülkemizin birçok
ilinde olduğu gibi, Kütahya ilinde de, Hükûmetin uyguladığı yanlış ekonomi ve
tarım politikaları nedeniyle çiftçilerimizin oldukça mağdur edildiği bir yıl
yaşanmaktadır. Sel ve dolu afetinden ürünleri zarar gören birçok Kütahya
çiftçisi, 81 ilin bakanlığı olması gereken Tarım Bakanlığı tarafından âdeta
unutulmuştur. İlimizin Şaphane ve Pazarlar ilçelerinde çiftçilerimizin geçim
kaynağı durumundaki kiraz ve vişneler, satılamadığı ve giderlerini
karşılayamayan satış fiyatının düşüklüğü nedeniyle toplanamayarak ağaç başında
kalmış ve çiftçilerimiz oldukça büyük mağduriyetler içinde bulunmaktadırlar.
Bakanlığın, meyve
üreticilerinin desteklenmesi konusunda alınması gereken tedbirleri bir an önce
almasını buradan hatırlatıyor, size de söz verdiğiniz için teşekkür ediyorum.
BAŞKAN – Teşekkür
ederim.
Sayın İnan…
5.- Niğde Milletvekili Mümin İnan’ın, Nevşehir, Niğde ve
Gaziantep’in bazı köy ve kasabalarının elektrik borçlarından dolayı içme
sularının kesilmesine ilişkin açıklaması
MÜMİN İNAN
(Niğde) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Ben de, dün komşu
vilayetimiz Nevşehir ilinden bizi arayan muhtarlarımızın sıkıntılarını ve
ihtiyaçlarını dile getirmek üzere söz aldım, teşekkür ediyorum.
Geçtiğimiz
günlerde Niğde ilinde yaşanan, özellikle köy ve kasabalarımızın içme sularından
dolayı elektrikleri kesilmiş ve aylardır içme suyu bulamayan köylerimiz vardır.
Son uygulama Nevşehir ilinde de baş göstermiştir ve özelleştirilen elektrik
idaresinin sonucunda acımasız bir biçimde elektrik idaresinin mensupları
köylerin içme sularını kesmektedirler.
Bugün yine bir
gazetede, Antep ilimizde de 100’e yakın içme suyunun bu vesileyle kesildiğine
şahit olduk. Dolayısıyla, geçtiğimiz günlerde hatırlattığımız ve halledilmesi
için Hükûmet yetkililerinin ilgileneceklerini söylemelerine rağmen bugüne kadar
herhangi bir ilgilenme olmadığı ve çözüme kavuşturulmadığını da buradan
hatırlatmak isterim. Özellikle içme suyu ve sulama suyundan dolayı hakikaten
yakalama emirleri bulunan köylülerimiz, vatandaşlarımız şehre inememekte ve
sıkıntı çekmektedirler.
Teşekkür ederim.
BAŞKAN – Teşekkür
ederim.
Buyurun Sayın
Şandır.
6.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Erzurum’un
Horasan ilçesine bağlı Saçlık köyündeki sel felaketlerinde hayatını
kaybedenlere ve Tunceli ilinin sorunlarının çözümünde pozitif ayrımcılık
yapılması gerektiğine ilişkin açıklaması
MEHMET ŞANDIR
(Mersin) – Çok teşekkür ederim.
Sayın Başkanım,
sizler de biliyorsunuz, dün gece Erzurum’un Horasan ilçesine bağlı Saçlık
köyünde aşırı yağışlardan dolayı bir felaket yaşanmıştır. 4’ü çocuk olmak üzere
-biri iki yaşında, biri yedi yaşında, biri sekiz, biri on yaşında- 6
vatandaşımız hayatını kaybetmiştir.
Yani, bu sel
felaketleri sonrasında bu ölümler kader olmamalı. Devletimiz, yerel yönetimler
gereken tedbirleri mutlaka almalı, bu dere yatağında yaşamaya mecbur kalan
insanlarımıza devletin eli ulaşmalı.
Ölenlerimize yüce
Allah’tan rahmetler diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Acılı ailesine ve
köylülerine de Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak başsağlığı diliyorum.
Tabii ki
ülkemizin birçok yerinin sorunu var. Tunceli’nin sorunlarının dile getirildiği
bir fırsattan faydalanarak konuşmuş olmaktan dolayı Tuncelili vatandaşlarımıza
da saygılar sunuyorum. Sorunlarının çözümünde bir pozitif ayrımcılık
yapılmasını da özellikle istirham ediyor, teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.
BAŞKAN – Teşekkür
ederim.
Biz de ölenlere
Allah’tan rahmet diliyoruz.
Sayın Yemişci,
buyurun efendim.
7.- İzmir Milletvekili Tuğrul Yemişci’nin, köylerin içme
suyu ve belediyelerin aydınlatmadan dolayı olan elektrik borçlarının
affedilmesi gerektiğine ilişkin açıklaması
TUĞRUL YEMİŞCİ
(İzmir) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Ben buradan,
bugün görüşeceğimiz, görüşmesine devam edeceğimiz torba yasayla ilgili -içme
suyu elektrik borçlarını da ilgilendiren- bir katkıda bulunmak istiyorum.
İçme suyu
elektrik borcu olan tüm köylerin borçlarının affedileceğini öngören yasayı
bugün iktidar-muhalefet hep birlikte görüşeceğiz. Bir an evvel destek verilirse
köylerde içme suyu kesik olan elektrik borcundan dolayı tüm vatandaşlar bir an
önce sularına kavuşacaklar. Onu bildirmek istedim.
Bir de tüm
belediyelerin aydınlatmadan dolayı olan elektrik borçlarını da affeden torba
yasanın içinde madde var.
Dolayısıyla
bunları açıklama fırsatı verdiğiniz için teşekkür ediyorum.
BAŞKAN – Teşekkür
ediyorum.
Sayın
milletvekilleri, gündeme geçiyoruz.
Başkanlığın Genel
Kurula sunuşları vardır.
Komisyondan
istifa tezkeresi vardır, okutuyorum:
VI.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) Önergeler
1.- Siirt Milletvekili Osman Özçelik’in, Plan ve Bütçe
Komisyonu üyeliğinden istifa ettiğine ilişkin önergesi (4/229)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Üyesi bulunduğum
Plan ve Bütçe Komisyonundaki görevimden gördüğüm lüzum üzerine istifa ediyorum.
Gereğini
saygılarımla rica ederim.
Osman
Özçelik
Siirt
BAŞKAN –
Bilgilerinize sunulmuştur.
Meclis
araştırması açılması ilişkin dört önerge vardır, önergeleri ayrı ayrı
okutacağım.
4’üncü sırada
okutacağım Meclis araştırması önergesi beş yüz kelimeden fazla olduğu için
önerge özeti okunacaktır ancak önergenin tam metni Tutanak Dergisi’nde yer
alacaktır.
Buyurun.
B) Meclis Araştırması Önergeleri
1.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek ve 26
milletvekilinin, infaz koruma memurlarının sorunlarının araştırılarak alınması
gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin
önergesi (10/849)
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığı’na
Ceza ve infaz
kurumları ve tutukevleri çalışanları Adalet Bakanlığı bünyesinde en fazla
çalışan grubu oluşturmaktadır. Bakanlığın bünyesinde en fazla çalışan personel
olduğu hâlde hiç mesai ücreti almamaktadır. Birçok cezaevinde çalışma süreleri
haftalık 40, aylık 240 saattir. Cezaevlerinde resmî ve dinî bayramlarda açık
görüş yapıldığından dolayı ceza ve infaz kurumları ve tutukevi çalışanları
hiçbir bayramı aileleri ile geçirememektedir. Bakanlık bünyesinde bu personel
için hiçbir çalışma yapılmamaktadır.
Ceza ve infaz
kurumları ve tutukevleri çalışanları, yaptıkları görev bakımdan kolluk
kuvvetleri gibi emniyet ve güvenlik sınıfında olmaları gerekirken, 657 sayılı
Devlet Memurları Kanunu'na tabi idari hizmetler sınıfında yer almaktadır. Bu
durum cezaevi personelinin fazla mesai ücreti alamamasına neden olmaktadır. Bu
nedenle, gecesini gündüzüne katan, resmî tatil, bayram dinlemeden çalışan
cezaevi personeli kamuda en düşük maaş alan sınıflardan birini oluşturmaktadır.
Emniyet ve güvenlik
sınıfında sayılmayan cezaevi personelinin, 4688 sayılı Kamu Görevlileri
Sendikaları Kanunu düzenlemesinde güvenlik ve asayiş hizmeti gören bir sınıf
olarak kabul edilerek sendika kurma ve bir sendikaya üye olma hakkı
kısıtlanmıştır. Cezaevi personelinin özlük hakları açısından sendika kurma, bir
sendikaya katılma hakkı olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi idari
hizmetler sınıfında yer almasına karşın, 4688 sayılı Kamu Görevlileri
Sendikaları Kanunu’nda emniyet ve güvenlik sınıfında kabul edilerek sendika
kurma ve bir sendikaya üye olma hakları da ellerinden alınmaktadır.
5510 sayılı
Sosyal Güvenlik Yasası’nın 40. maddesinde iş riski ve güvenliği dikkate
alınarak bazı meslekler için fiilî hizmet süre zammı öngörülürken, yine ceza ve
infaz kurumları ve tutukevleri personeli kapsam dışı bırakılmıştır.
Tutuklu ve
hükümlüler ile sürekli olarak bire bir ilişki içerisinde olan ceza ve infaz
kurumları ve tutukevleri personeli psikolojik açıdan da diğer meslek gruplarına
göre daha fazla yıpranmaktadır.
Bu nedenlerle,
ceza ve infaz kurumları ve tutukevleri personellerinin sorunlarının tespiti,
ortaya çıkarılması ve çözümlenmesi amacı ile Anayasa’mızın 98. maddesi,
İçtüzüğümüzün 104. ve 105. maddeleri gereğince bir Araştırma Komisyonu
kurularak konunun tüm boyutlarıyla araştırılmasını saygılarımızla arz ederiz.
1) Turgut Dibek (Kırklareli)
2) Durdu Özbolat (Kahramanmaraş)
3) İsa Gök (Mersin)
4) Mehmet Şevki Kulkuloğlu (Kayseri)
5) Tekin Bingöl (Ankara)
6) Şevket Köse (Adıyaman)
7) Hüsnü Çöllü (Antalya)
8) Bülent Baratalı (İzmir)
9) Ali Koçal (Zonguldak)
10) Hüseyin Ünsal (Amasya)
11) Rasim Çakır (Edirne)
12) Nevingaye Erbatur (Adana)
13) Halil Ünlütepe (Afyonkarahisar)
14) Ergün Aydoğan (Balıkesir)
15) Sacid Yıldız (İstanbul)
16) Abdullah Özer (Bursa)
17) Eşref Karaibrahim (Giresun)
18) Necla Arat (İstanbul)
19) Kemal Demirel (Bursa)
20) Abdulaziz Yazar (Hatay)
21) Birgen Keleş (İstanbul)
22) Tayfur Süner (Antalya)
23) Mehmet Ali Özpolat (İstanbul)
24) Ali Rıza Ertemür (Denizli)
25) Mevlüt Coşkuner (Isparta)
26) Gökhan Durgun (Hatay)
27) Hulusi Güvel (Adana)
2.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk ve 22
milletvekilinin, TTK’nın Zonguldak Karadon’daki kömür ocağında meydana gelen
kazanın araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/850)
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Türkiye Taşkömürü
Kurumu Genel Müdürlüğü (TTK) Karadon Müessese Müdürlüğü'ne bağlı yeraltı kömür ocağında 17 Mayıs 2010 tarihinde saat 13:30 civarında
patlama meydana gelmiş; patlamanın ardından "Maden ocağının eksi 540
kodunda taşeron firma adına çalışan 30 işçimiz yaşamını kaybetmiştir.
1980’den sonra
gelen iktidarlarca devam ettirilen sosyal devletin ortadan kaldırılması, kamu
değerlerinin özelleştirilmesi ve çalışanların güvencesizlik içine itilmesinin
sonuçları madencilik sektöründe sıkça görülmektedir.
"1980
sonrası uygulamaya konulan ve AKP İktidarı tarafından hızlandırılan;
özelleştirme, taşeronlaşma gibi yanlış uygulamalar kamu madenciliğini
küçültmüş, kamu kurum ve kuruluşlarında uzun yıllar sonucu elde edilmiş olan
madencilik bilgi ve deneyim birikimini yok etmiştir. Yoğun birikim ve deneyime
sahip olan kurum ve kuruluşlar yerine üretimin, teknik ve alt yapı olarak
yetersiz, deneyim ve uzmanlaşmanın olmadığı kişi ve şirketlere bırakılması iş
sağlığı ve güvenliği önlemlerinin hızla terk edilmesine neden olmuştur. Buna
bir de kamusal denetimin ve yaptırımın yetersizliği de eklenince facialar
birbiri ardı sıra gelmeye başlamıştır." Maden faciaları, ocakların özelleştirilmesinden
sonra tırmanışa geçmiş, 2004'te iki, 2005'te bir ve 2006 ve 2007'de üçer ölümlü
kaza meydana gelirken, 2008'de 22 ayrı ilde 38 ölümlü kaza yaşanmış, 43 işçi
ölmüştür. Aynı şekilde, 2009 yılında 24 ildeki 63 kazada 92 işçi kaybedilmiştir.
2010 yılı da farklı değildir: İlk beş ayda 15 ilde 42 ölümlü kaza olmuş, 37
işçi ölmüştür. Bugün dünyada madencilik sektöründe en çok ölümlü kaza Çin'den
sonra Türkiye'de meydana gelmektedir.
Türkiye'de
madencilik alanında yüksek risk taşıyan, kuralsız ve denetimsiz çalışan,
mühendislik bilim ve tekniğinden uzak, teknik elemanın gözetim ve denetimi
olmaksızın, tamamen ilkel koşullarda çalışan pek çok maden firması üretim
yapmaktadır. Bu tür işletmeler açısından iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları
tamamen maliyet kalemi olarak görülmekte ve maksimum kârı elde etmek için en
hızlı, en acımasız üretim süreçlerini yaşama geçirme konusunda hiç tereddüt
etmemektedirler.
Madencilik
sektöründe parça parça özelleştirme nedeniyle geçmişin bütünsel üretim süreci
ve koordinasyonu ortadan kalkmış, hazırlık, üretim, nakliye, aydınlatma,
havalandırma gibi sistemler taşeronlaştırılmış, koordinasyon kopmuş ve
dolayısıyla iş sağlığı ve güvenliğinin önlemlerinin sistemli ve koordineli
uygulaması da ortadan kaldırılmıştır. Aynı zamanda taşeronlaşmayla birlikte,
sendikal örgütlenmenin kapsamı daraltılmış, sendikal denetimlerin alanı da
böylece sınırlandırılmıştır.
Yıllardır bu
konularda çalışma yapan, sorunlara dikkat çeken sendikalar meslek odaları ve
birliklerinin uyarıları hükümet tarafından dikkate alınmamış, ölen madenciler
ne yazık ki, üretim zayiatı olarak görülmüşlerdir.
Sendikaların ve
Maden Mühendisleri Odasının açıkladığı gibi; "önümüzdeki dönem TTK,
uygulanan politikalar gözden geçirilmez ise, parçalanmış, alt-işverenlerin
cirit attığı, düşük ücret, uzun çalışma saatleri ve örgütsüzlüğün yaygın hale
geldiği güvencesiz koşullar sabit hale gelecektir.
Bu nedenle
Zonguldak Karadon'da meydana gelen ve 30 maden emekçimizin yaşamını yitirdiği
grizu faciasının TBMM'de kurulacak bir araştırma komisyonunca, kapsamlı bir
incelemeyle, bütün süreçlerdeki sorumluların bulunması ve yargı önüne
çıkarılması gerekmektedir.
Ayrıca bu
inceleme, taşeron firmaların kuruma girmelerine neden olan ekonomik
politikaların uygulayıcılarını da içermeli, TTK'nın bu duruma düşürülmesine
neden olan bütün ilişkiler açığa çıkarılmalı ve taşeron firmaların ne tür
sözleşmeler yaptığı açığa çıkarılmalıdır.
Diğer yandan ve
daha özellikli olarak üretimde yer alan taşeron firmaların faaliyetlerinin iş
sağlığı ve güvenliği önlemlerine dönük uygulamalarının ne düzeyde olduğu ve
TTK'daki mevcut uygulamalara uygun davranıp davranmadığına ilişkin ne tür
önlemlerin belirlendiği de açığa çıkarılmalıdır.
Bu gerekçelerle
Zonguldak Karadon'da meydana gelen grizu faciasının nedenlerinin araştırılması,
sorumluluğu olanların ortaya çıkarılması, maden ocaklarımızda yeni kazalar
olmasını engelleyebilecek önlemlerin alınabilmesi için Anayasanın 98. ve
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis
Araştırması açılması için gereğinin yapılmasını dileriz.
Saygılarımızla.
1) Ali İhsan Köktürk (Zonguldak)
2) Ali Koçal (Zonguldak)
3) Hüseyin Ünsal (Amasya)
4) Nevingaye Erbatur (Adana)
5) Hulusi Güvel (Adana)
6) Rasim Çakır (Edirne)
7) Halil Ünlütepe (Afyonkarahisar)
8) Ergün Aydoğan (Balıkesir)
9) Eşref Karaibrahim (Giresun)
10) Abdullah Özer (Bursa)
11) Sacid Yıldız (İstanbul)
12) Necla Arat (İstanbul)
13) Mehmet Şevki Kulkuloğlu (Kayseri)
14) Bülent Baratalı (İzmir)
15) Kemal Demirel (Bursa)
16) Abdulaziz Yazar (Hatay)
17) Birgen Keleş
(İstanbul)
18) Tayfur Süner (Antalya)
19) Durdu Özbolat (Kahramanmaraş)
20) Ali Rıza Ertemür (Denizli)
21) Mevlüt Coşkuner (Isparta)
22) Mehmet Ali Özpolat (İstanbul)
23) Gökhan Durgun (Hatay)
3.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan ve 19 milletvekilinin,
bir ilçedeki tecavüz iddialarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin
belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/851)
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Van İli Erciş
İlçesi'nde Erciş Kız Meslek Lisesi öğrencisi 15 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz
edildiği ve okulda başkaca tecavüz olaylarının yaşandığına dair iddialarının
araştırılması ve sorumluların bulunması için Anayasamın 98'inci, TBMM
İçtüzüğünün 104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz
ve teklif ederiz.
1) Fatma Kurtulan (Van)
2) Selahattin Demirtaş (Diyarbakır)
3) Gültan Kışanak (Diyarbakır)
4) Ayla Akat Ata (Batman)
5) Bengi Yıldız (Batman)
6) Akın Birdal (Diyarbakır)
7) Emine Ayna (Mardin)
8) Hasip Kaplan (Şırnak)
9) Hamit Geylani (Hakkâri)
10) İbrahim Binici (Şanlıurfa)
11) M. Nuri Yaman (Muş)
12) Mehmet Nezir Karabaş (Bitlis)
13) Mehmet Ufuk Uras (İstanbul)
14) Osman Özçelik (Siirt)
15) Özdal Üçer (Van)
16) Pervin Buldan (Iğdır)
17) Sebahat Tuncel (İstanbul)
18) Sevahir Bayındır (Şırnak)
19) Sırrı Sakık (Muş)
20) Şerafettin Halis (Tunceli)
Gerekçe
Mayıs ayında
basına yansıdığına göre Van İli Erciş İlçesi Erciş Kız Meslek Lisesi öğrencisi
15 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz edildiği iddia edilmiştir. Kız çocuğuna
tecavüz ettiği iddia edilen kişinin ise Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Erciş
Belediyesi Zabıtası Ömer Aslaner olduğu ileri sürülmüştür. Ömer Aslaner'in 15
yaşındaki kız çocuğunun çıplak görüntülerini zorla kameraya çekerek flash
belleğine yüklediği ve bu görüntülerle şantaj yaparak, 7. sınıftan beri, kız
çocuğuna tecavüz ettiği ileri sürülmüştür. Olayın, görüntülerin bulunduğu flash
belleğin kaybedilmesi ve bir şahıs tarafından bulunarak polislere teslim edilmesi
sonucu ortaya çıktığı ileri sürülmüştür. 15 yaşındaki kız çocuğunun, aralarında
4 polisin de bulunduğu iddia edilen 14 kişi tarafından daha tecavüze uğradığı,
10 kişinin gözaltına alındığı, Ömer Aslaner'in tutuklandığı ancak olayla ilgisi
bulunduğu iddia edilen polisler hakkında her hangi bir işlem yapılmadığı
anlaşılmıştır.
Erciş Belediyesi
zabıtası Ömer Aslaner'in kız çocuğunu ortaokul ikinci sınıftan beri tanıdığı ve
okula folklor hocası olarak girip çıktığı iddia edilmiştir. Ayrıca basına
yansıdığı üzere kimi öğrenciler, Ömer Aslaner'in okuldan başka kızlarla da
görüştüğünü, onları arabasına alarak okuldan uzaklaştığını gördüklerini
anlatmışlardır. Okuldaki kız çocuklarının defalarca bu şahsın arabasında
görüldüğünü ve bu durumdan okul idaresinin de haberinin olduğuna dair iddialar
ortaya atılmıştır.
Erciş Kız Meslek
Lisesinde yaşanan tecavüz olayının kimi güvenlik görevlileri tarafından
bilindiği, söz konusu güvenlik görevlilerinin olaya müdahale ederek yargıya
intikal etmesi yönünde hareket etmesi gerekirken durumdan yararlanmaya kalktığı
ileri sürülmüştür. Bu iddialar benzer durumlarla mücadele etmeyi zorlaştırmakta
ve kamuoyunda bir güvensizlik oluşturmaktadır. Bu nedenle söz konusu iddiaların
bir an önce incelenerek bu olayla ilgili bir araştırma yapılması gerekmektedir.
Yakın zamanda,
çocukların cinsel ilişkiye zorlandığı, tecavüze uğradığı, çıplak görüntüleri
ile şantaj yapılarak küçük yaşlarda başlayan cinsel istismara maruz kaldığı
olaylar yaşanmıştır. Cinsel istismarın yaşandığı iddia edilen olaylar, bütün
boyutlarıyla incelenmemekte, savcılık soruşturmayı derinleştirmemekte,
olayların vardığı boyutlar kamuoyundan gizlenmekte ve davalar aylarca ciddi bir
araştırma yapılmadan devam etmektedir. Tecavüz suçu ile sorgulananlar ellerini
kollarını sallayarak dolaşırken, soruşturmalar bir türlü sonlanmamaktadır.
Siirt'te yaşanan tecavüz olayında olduğu gibi, yetkililer soruşturma
başlattığını iddia ederken, soruşturmanın sürdüğü zamanda tecavüz suçundan
yargılananlar serbest olarak dolaşabilmektedir. Manisa'da ortaya çıkan tecavüz
olayından sonra Erciş'te yaşandığı iddia edilen ve tüyler ürperten bu olay
toplumsal bir sorun haline gelen söz konusu durumun yetkililer tarafından büyük
bir hassasiyetle acilen ele alınmasını kaçınılmaz kılmaktadır. Çocukların
cinsel istismara maruz kaldığı iddia edilen yerlerin ciddi bir denetimden
geçirilmesi, bu tür yerleri izleyebilmeyi olanaklı kılan bir mekanizmanın
oluşturulması gerekmektedir.
Son zamanlarda,
Türkiye'nin birçok yerinde yaşandığı iddia edilen ve giderek boyutlandığı
gözlenen tecavüz olayları ciddi araştırmalar yapılarak önlem alınmadığı taktirde, içinden çıkılması güç olan bir durum halini
alacaktır. Erciş Kız Meslek Lisesinde yaşandığı ileri sürülen tecavüz olayı, bu
tabloyu açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle Erciş Kız Meslek Lisesinde
yaşandığı ileri sürülen tecavüz olayının üzerine gidilerek bütün boyutlarıyla
ele alınması ve aynı okulda başkaca vakıaların da olduğu yönündeki iddiaların
araştırılması için bir meclis araştırma komisyonu kurulmasını gerekli
bulmaktayız.
4.- Siirt Milletvekili Osman Özçelik ve 19 milletvekilinin,
demiryolu taşımacılığı sistemindeki sorunların araştırılarak alınması gereken
önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
(10/852) (x)
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Demiryollarının
etkin kullanımının ve mevcut sorunlarının çözümüne yönelik Anayasa’nın 98'inci,
TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince meclis araştırması
açılmasını arz ederim.
1) Osman Özçelik (Siirt)
2) Selahattin Demirtaş (Diyarbakır)
3) Gültan Kışanak (Diyarbakır)
4) Ayla Akat Ata (Batman)
(x) (10/852) esas numaralı Meclis Araştırması Önergesi’nin
tam metni tutanağa eklidir.
5) Bengi Yıldız (Batman)
6) Akın Birdal (Diyarbakır)
7) Emine Ayna (Mardin)
8) Fatma Kurtulan (Van)
9) Hasip Kaplan (Şırnak)
10) Hamit Geylani (Hakkâri)
11) İbrahim Binici (Şanlıurfa)
12) M. Nuri Yaman (Muş)
13) Mehmet Nezir Karabaş (Bitlis)
14) Mehmet Ufuk Uras (İstanbul)
15) Özdal Üçer (Van)
16) Pervin Buldan (Iğdır)
17) Sebahat Tuncel (İstanbul)
18) Sevahir Bayındır (Şırnak)
19) Sırrı Sakık (Muş)
20) Şerafettin Halis (Tunceli)
Gerekçe özeti:
1950'li yıllardan
bu yana uygulanan karayolu ağırlıklı ulaşım politikaları sonucu demiryollarımız
devamlı olarak ihmal edilmiştir. Bu süreçte, diğer ulaştırma araçları
karşısında demiryolu taşımacılığının payı her geçen gün azalmıştır.
1950-1977 yılları
arasında karayolu uzunluğu %80 artarken, demiryolu uzunluğu sadece %11
artmıştır. Ulaştırma sektörleri içindeki yatırım payları ise; 1960'lı yıllarda
karayolu %50, demiryolu %30 pay alırken, 1985'den bu yana demiryolunun payı
%10'un altında kalmıştır. Türkiye'deki yolcu taşıma paylarına bakıldığında,
karayolu yolcu taşıma payı %96, demiryolu yolcu taşıma payı ise yalnızca
%2'dir. Demiryollarının, mevcut altyapı ve işletme koşullarının
iyileştirilmemesi ve yeni koridorlar açılamaması nedeniyle yolcu
taşımacılığındaki payı son 50 yılda %38 oranında gerilemiştir.
Türkiye ulaşım
sistemi içerisinde karayolu-demiryolu yük taşıma paylarına bakıldığında,
karayolu yük taşıma oranı %94, demiryolu yük taşıma payı ise %4'dür.
Demiryollarının yük taşımacılığındaki payı son 50 yılda %60 oranında
gerilemiştir.
Tüm bu rakamlar
bir gerekliliği de beraberinde getirmektedir. O da petrol ithalatı için her yıl
milyarlarca dolar harcanan ulaştırma sektöründe petrole olan bağımlılığın
ortadan kalkması bu alanda yapılacak çalışmalarla öncelik kazanmalıdır. Durum
böyle iken TCDD (Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları) bu konuda çaba
göstermek bir kenara mevcut kullanılmayan hatlar ile ilgili bir çalışma dahi
yapmamaktadır. Öyle ki içerisinde demiryolu hattı bulunmasına karşın şu an
itibariyle 7 il merkezinde (Mardin, Kahramanmaraş, Isparta, Burdur, Van,
Kırıkkale, Denizli) yolcu treni çalıştırılmamaktadır.
Sonuç olarak
ekonomik olması, Çevreye zarar vermemesi, petrole bağımlı olmayışı ve can
güvenliği gibi nedenlerle tüm dünya raylı sisteme yönelmekteyken, Türkiye'nin
ulaşım politikalarını ivedilikle yapılandırması gerekmektedir.
Bu bilgiler ve
gelişmeler doğrultusunda mevcut demiryolu taşımacılığı sisteminin tekrar gözden
geçirilmesi için Meclis Araştırması açılmasını arz ederim.
BAŞKAN –
Bilgilerinize sunulmuştur.
Önergeler
gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki
ön görüşmeler sırası geldiğinde yapılacaktır.
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır, okutup oylarınıza sunacağım:
C) Tezkereler
1.- AL Uluslararası Arap Parlamentosu Dışişleri
Komisyonunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinden oluşan bir Parlamento
heyetini Suriye’ye vaki davetine icabet edilmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi
(3/1260)
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Genel Kuruluna
AL Uluslararası
Arap Parlamentosu Dışişleri Komisyonu, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinden
oluşan bir parlamento heyetini Suriye'ye davet etmek istemektedir.
Söz konusu davete
icabet edilmesi hususu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin
Düzenlenmesi Hakkında 3620 Sayılı Kanun'un 6. Maddesi uyarınca Genel Kurulun
tasviplerine sunulur.
Nevzat
Pakdil
Türkiye
Büyük Millet Meclisi
Başkanı
V.
BAŞKAN – Kabul
edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Sayın
milletvekilleri, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun İç Tüzük’ün 19’uncu
maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır, okutup işleme alacağım, oylarınıza
sunacağım:
VII.- ÖNERİLER
A) Siyasi Parti Grubu Önerileri
1.- Gündemdeki sıralama ile Genel Kurulun çalışma gün ve
saatlerinin yeniden düzenlenmesine; TBMM
Genel Kurulunun 1 Ekim 2010 tarihine kadar tatile girmesine ilişkin AK PARTİ
Grubu önerisi
22.7.2010
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na
Danışma Kurulu; 22.07.2010 Perşembe günü (bugün)
toplanamadığından, İçtüzüğün 19 uncu maddesi gereğince Grubumuzun aşağıdaki
önerisinin Genel Kurulun onayına sunulmasını arz ederim.
Bekir
Bozdağ
Yozgat
AK
PARTİ Grup Başkan Vekili
Öneri:
Gündemin Kanun
Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler Kısmında yer alan 542
ve 342 sıra sayılı Kanun Tasarılarının bu kısmın 4 ve 7 nci sıralarına
alınması, bastırılarak dağıtılan ve Gelen Kağıtlar
listesinde yayımlanan 546 Sıra Sayılı Kanun Teklifinin 48 saat geçmeden
gündemin Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler
Kısmının 8 inci sırasına alınması ve diğer işlerin sırasının buna göre teselsül
ettirilmesi,
Genel Kurulun;
22.07.2010 Perşembe günü (bugün) 546 sıra sayılı kanun teklifinin
görüşmelerinin tamamlanmasına kadar çalışmalarına devam etmesi, 546 sıra sayılı
teklifin görüşmelerinin bu birleşimde tamamlanamaması halinde 23.07.2010 Cuma
günkü birleşimde görüşmelerinin tamamlanmasına kadar çalışmalara devam
edilmesi,
Yukarıda
belirtilen birleşimlerde gece 24:00'de günlük
programların tamamlanamaması halinde günlük programların tamamlanmasına kadar
çalışmalara devam edilmesi,
546 sıra sayılı
teklifin görüşmelerinin bitiminde ise TBMM Genel Kurulunun 01 Ekim 2010
tarihine kadar tatile girmesi,
Önerilmiştir.
BAŞKAN – AK PARTİ
Grup önerisinin lehinde Giresun Milletvekili Sayın Nurettin Canikli, buyurun
efendim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
NURETTİN CANİKLİ
(Giresun) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan,
değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Evet, uzun ve
yorucu, yoğun bir çalışma döneminden sonra inşallah sona gelmiş bulunuyoruz.
Eğer olağan dışı bir aksilik olmaz ise ve grup önerimiz yüce Meclis tarafından
kabul görür ise mümkünse bugün çalışmaların tamamlanmasını müteakip, olmazsa
yarın ama sonuç itibarıyla bu hafta Meclisin tatile girmesini öneriyoruz. Çünkü, gerçekten hepimiz bu süreci birlikte yaşadık. Çok yoğun,
sabahlara kadar süren, zaman zaman da tartışmalı oturumlarla bir çalışma
dönemini geride bıraktık ve aynı zamanda son derece verimli bir çalışma dönemi
oldu. Bu da kuşkusuz.
Tabii, önümüzde
bir referandum süreci var, yani milletvekili arkadaşlarımızın -bu dikkate
alındığında- yine çok fazla bir tatil yapma imkânları olmayacak. O yüzden de
artık Genel Kurul çalışmalarının bir an önce tamamlanması gerekiyor.
Eğer önerimiz
kabul edilirse bugün bitirmeyi hedefliyoruz, bugün Meclisin tatile girmesini
planlıyoruz. Bugün, birinci bölüm görüşmelerini tamamladığımız, ikinci bölüm
üzerindeki konuşmaların tamamlandığı Gelir Vergisi Kanunu ve bazı vergi
kanunlarında değişiklik yapan kanun tasarısının görüşmelerinden sonra beş tane
uluslararası sözleşme var, eğer onları -ki bu metni, bu taslağı hazırlarken
diğer gruplarla görüşerek, istişare ederek hazırladık- tamamlayabilirsek
inşallah…
SIRRI SAKIK (Muş)
– Diğer gruplarla görüştünüz, Sayın Canikli, bakın, anlaşma yaptınız, bizim
grubumuzu yok saydınız.
NURETTİN CANİKLİ
(Devamla) – Hayır, anlaşma değil, özellikle o kelimeyi kullanmadım.
SIRRI SAKIK (Muş)
– Ama neyse, grubumuzla oturup konuşmuyorsunuz, yani tepeden bakıyorsunuz.
NURETTİN CANİKLİ
(Devamla) – Bakın, o kelimeyi özellikle
kullanmadım. Eğer anlaşma olsaydı zaten bir Danışma Kurulu kararı şeklinde
gelirdi, grup önerisi olarak geldi.
SIRRI SAKIK (Muş)
– Diğer üç parti anlaştınız, grubumuzun haberi yok. Bilgilendirdiniz orayı,
nedir bildirdiniz oraya. Ayıptır, bizimle konuşmadan, uzlaşmadan yana…
NURETTİN CANİKLİ
(Devamla) – Bakın, anlaşma olduğu zaman…
SIRRI SAKIK (Muş)
– Biz biraz saygı istiyoruz sizden, saygı istiyoruz, ayıp ya!
HASİP KAPLAN
(Şırnak) – Biraz saygılı olsanız, burada bir grup daha var.
NURETTİN CANİKLİ
(Devamla) – Değerli arkadaşlar, herkesle görüşülüyor, hiçbir parti ayrılmıyor
burada, bakın hiçbir parti ayrılmıyor. Ona özellikle dikkat ediyoruz,
hassasiyetle dikkat ediyoruz.
HASİP KAPLAN
(Şırnak) – Neye dikkat ediyorsunuz!
NURETTİN CANİKLİ
(Devamla) – Mutlaka sizin görevlendirdiğiniz bir arkadaşla görüşülmüştür, bilgi
verilmiştir. Lütfen, aksi mümkün değil.
BEKİR BOZDAĞ
(Yozgat) – Grup başkanvekiliyle…
SIRRI SAKIK (Muş)
– Bakın, şimdi, MHP, CHP ve AKP’den şey var, grubumuzla konuşma ihtiyacı
hissetmiyorsunuz.
NURETTİN CANİKLİ
(Devamla) – Bakın, hayır, anlaşma değil, bildiğimiz, teknik anlamda bir anlaşma
değil. Lütfen, yani burada, bugüne kadarki Meclis çalışmalarında gruplarla hep
istişare etmeye çalıştık, diğer gruplarımız da ellerinden geldiği kadar bu
çalışmalara, bu olumlu yaklaşıma olumlu cevap vermeye çalıştılar. Dolayısıyla
hiçbir şekilde burada temsil edilen, grubu bulunan siyasi partiler bu konuda
bir ayrıma tabi tutulmadı, tutulamaz, yani bu haksızlık olur, bu millet
iradesine saygısızlık olur. Böyle bir anlayışımızın olması kesinlikle söz
konusu değil ama çoğu zaman sizin arkadaşlarınız tarafından bu... Yani grup
başkanvekilleri değil de başka arkadaşlar görevlendiriliyor ve biz de mecburen
o arkadaşlarımıza bilgi veriyoruz, size intikalde problem oluyor muhtemelen.
Dolayısıyla öyle bir eğilimimiz, yaklaşımımız olamaz. Yani hele ön yargı
içerecek anlamda, ifade etmeye çalıştığınız gibi, bir yaklaşımımız kesinlikle
söz konusu değil.
Bugün Gelir Vergisi Kanunu ve diğer bazı vergi kanunlarında
değişiklik öngören kanun tasarısını görüştükten sonra 542 sıra sayılı Güneydoğu
Asya’da Dostluk ve İşbirliği Anlaşması, 519 sıra sayılı Uluslararası Anlaşma -o
da Uluslararası Telekomünikasyon Birliği ile ilgili- 306 sıra sayılı
Uluslararası Anlaşma, keza 342 sıra sayılı Türkiye Cumhuriyeti ile Suriye Arap
Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Elektrik, Petrol, Gaz ve Maden Kaynakları
Alanlarında İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
uluslararası anlaşmalar ve Karayolları Kanunu’nda kısa bir düzeltme yapan -yine
gruplarla görüşmelerimiz devam ediyor şu anda, orada da bir mutabakat
sağlayarak, henüz daha o görüşmeler yapılmadı, onu da söyleyelim- bir yanlış
uygulamanın ortadan kaldırılması ve vatandaşımızın lehine olan bir düzenleme
içeren kısa bir kanunu görüşeceğiz. Bunları bitirdiğimiz
takdirde inşallah bugün, hepimizin uzun süreden beri beklediği “tatil”
demeyelim, yine tatil yapamayacağız, yine seçim bölgelerimize gideceğiz, orada
hepimizi…
Evet, Sayın
Şandır, yüzünüzdeki ifadeyi anlayabiliyorum, yine yoğun bir çalışma dönemi
başlayacak yani tatil yine yok milletvekillerine ama en azından, herkes,
vatandaşlarımızla, seçim bölgesindeki kendilerine destek veren insanlarla yüz
yüze görüşme imkânı bulacak. Bu açıdan iyi olacak inşallah.
Biraz önce ifade
etmeye çalıştığım gibi referandum çalışmaları da başladı aslında fiilen şu
anda, onunla ilgili olarak bütün siyasi partiler kendi kanaatlerini
aktaracaklar. O nedenle Meclisimizin mümkünse inşallah… Biz sizlerden bu konuda
bir olumlu adım daha bekliyoruz, özellikle belki bazı konuşmaların daha
özetlenmesi yöntemiyle bu sürecin kısaltılması yani yarın ya da hafta sonu
değil de bugün sonlandırılması mümkün. Bu konuda da muhalefete mensup
arkadaşlarımızdan açıkçası destek ve anlayış bekliyoruz.
Bu çalışma dönemi
nedeniyle bütün bu yoğun tempo içerisinde fedakârlık göstererek gece gündüz
yorucu çalışmalar içerisinde bulunan bütün arkadaşlarımıza, bütün
milletvekillerimize ben buradan şükranlarımı arz ediyorum ve inşallah öneri
kabul edildiği takdirde, bütün arkadaşlarımıza kendi seçim bölgelerinde iyi
çalışmalar diliyorum.
Hepinizi saygıyla
selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Grup
önerisinin aleyhinde Mersin Milletvekili Sayın Mehmet Şandır, buyurun efendim.
MEHMET ŞANDIR
(Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlamadan önce
yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Adalet ve
Kalkınma Partisi Grubunun vermiş olduğu grup önerisinin aleyhinde söz aldım,
bir şekil şartı gereği aleyhte konuşacağım. Gerçekten de aleyhte konuşmak
gerekiyor.
Değerli milletvekilleri,
çok yoğun…
NURETTİN CANİKLİ
(Giresun) – Bugün bari aleyhte konuşmayın.
MEHMET ŞANDIR
(Devamla) – Aleyhte konuşacağım, evet.
NURETTİN CANİKLİ
(Giresun) – Bugün konuşmayın Sayın Şandır, başka zaman konuşun.
MEHMET ŞANDIR
(Devamla) – Şimdi bak, şimdi konuşacağım dinle.
Değerli
milletvekilleri, gerçekten çok yoğun bir çalışma ile ve yorularak, gece
sabahlara kadar çalışarak bir yılı, bir yasama yılını tamamladık. Tatili hak
ettik mi? Sıralar onu söylüyor, zaten Meclis tatile girmiş galiba, kimse yok ortalıkta.
Dolayısıyla
Adalet ve Kalkınma Partisinin getirdiği, Meclisin bugün bu grup önerisiyle
gündeme aldığı yedi sekiz tane kanun tamamlandığı takdirde 1 Ekim 2010 tarihine
kadar Meclis tatile girecek. Hâlbuki daha önce bu kürsüden bir sayın AKP milletvekili “Biz çalışmak istiyoruz, muhalefet
tatile gitmek istiyor.” diyordu. İşte, bu tatile gitme teklifinize muhalefet
etmek için söz almış bulunuyorum. Önerinize bu noktada muhalifim çünkü…
NURETTİN CANİKLİ
(Giresun) – Çalışmak mı istiyorsunuz? Devam edelim mi istiyorsunuz?
MEHMET ŞANDIR
(Devamla) – Çalışmak istiyoruz, evet.
NURETTİN CANİKLİ
(Giresun) – Gerçekten?
MEHMET ŞANDIR
(Devamla) – Gerçekten. Çalışabiliyorsanız buyurun.
NURETTİN CANİKLİ
(Giresun) – Sayın Şandır, restinizi görebiliriz.
MEHMET ŞANDIR
(Devamla) – Yani bu önergenin aleyhine konuşacaksak nesini konuşacağız? Tatile
gitmek istiyorsunuz, bunun önergesini getirdiniz; “Hayır, gitmeyelim.” diyoruz.
NUSRET BAYRAKTAR
(İstanbul) – Tatile değil, yaz çalışmalarına gidiyoruz.
MEHMET ŞANDIR
(Devamla) – Çünkü sizin bir sayın milletvekiliniz burada bizi suçlamıştı. Bir
AKP milletvekili -ismini söylemeyeyim, kendisi yok burada, olsaydı söylerdim-
“Biz çalışmak istiyoruz ama muhalefet tatile gitmek istiyor.” diye, bir siyasi
partimizin “30 Eylüle kadar çalışalım.” teklifine itiraz için bunları
söylüyordu ama şimdi gerçekten Meclis tatil yapmayı hak etti,
milletvekillerimize de haksızlık yapmayalım.
Ama Sayın Soner
Aksoy’a yaptığınız haksızlığı da kabul etmiyorum. Yenilenebilir enerjiyi
çıkartmadan bu Meclisin tatile gitmesini de hak görmüyorum, şık görmüyorum,
doğru bulmuyorum; ülkemize bir haksızlık olarak değerlendiriyorum. Sayın Aksoy
oradan alkışlayınca, bunu da söylemem gerekiyor.
Değerli
milletvekilleri, bu vesileyle bir hususu dikkatinize sunmak istiyorum:
Türkiye’mizin üç tarafı denizlerle çevrili ve bu kıyılarımızda çok sayıda
limanımız bulunmaktadır. Türkiye ekonomisi açısından da çok önemli bir paya
sahip olan liman işletmeciliği, deniz işletmeciliği birçok sorunlar içerisinde
kıvranmaktadır.
Ancak, deniz
işletmeciliğinin, deniz yolları taşımacılığının getirdiği bir sorun da turizm
sektörünü çok kötü vurmaktadır. Özellikle, bu mevsimde kıyılarımızdaki turizm
tesislerinin çok temel bir sorunu gündemde beklemektedir, çözümünü de buradan
beklemektedir. Bu sorun, limanlara yanaşan gemilerin çöplerini limana getirip
teslim edip bedelini ödemeleri gerekirken, denize, açık denize bırakmaları
hâlidir. Bugün sahillerimizde kıyıların açığında bırakılmış gemi atıklarının
-ki sintine dedikleri hadise- kirlettiği kıyılarda turizm yapmaya çalışıyoruz.
Bu hem turistler açısından çok ciddi bir problem yaratmaktadır hem o turistik
tesislerin işletmecileri açısından gerçekten kabul edilemez bir sorun
yaşatmaktadır. Bunun çözülmesi gerekiyor. Bunu hem liman işletmelerimizin hem
yerel yöneticilerimizin hem de Hükûmetin ne tedbir alması gerekiyorsa almalı,
denizlerimizin bu yönlü kirletilmesine müsaade edilmemeli. Çünkü turizm Türkiye
açısından hem döviz girdisi hem de istihdam artırıcı özelliği açısından
vazgeçilemez bir sektör. Dişimiz tırnağımızla kurduğumuz bu
turizm işletmelerini –“gevşek yönetim” diyelim, başka bir tanımlama yapmak
istemiyorum- görevlilerin, yetkililerin görevlerini yapmayışından kaynaklanan
bir sonuç olarak denizlerin, bu deniz taşıt araçlarının, özellikle yük taşıyan
gemiler tarafından bedel ödememek için sintinelerini açığa bırakmaları
sonucunda sahillerimiz, maalesef, birçok plajımız, birçok turistik tesisimizin
plajları denize girilemez gibi bir sonuçla karşılaşmıştır. Bu, hiçbir
anlamda, ne ekonomik anlamda ne turizm anlamında ne çevre anlamında kabul
edilemez ve ertelenemez bir sorun. Bu sorunun çözümü de bu Parlamentonun, bu
Meclisin görevi olmalı. Yapılması gereken neyse bunun yapılması açısından, ben,
sayın Hükûmeti ve sayın Hükûmet partisi grubunu bu
anlamda uyarıyorum, bunu da çıkartmadan, bu düzenlemeyi de yapmadan tatile
gitmeyi de çok doğru ve şık bulmamaktayım. Bu sebeple, bu konuşmamın,
yöneticiler üzerinde, özellikle yerel yönetimler ve liman işletmeleri üzerinde,
hatta çevre il müdürlüğü üzerinde ve Hükûmet üzerinde, bakanlar üzerinde, bir
tedbir alınmasına vesile olacağını ümit etmek istiyorum.
Bugün getirilen,
görüşülmesi planlanan uluslararası sözleşmelerin kabul edilmesine ait kanun
tasarılarından biri de Türkiye ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında
Elektrik, Petrol, Gaz ve Maden Kaynakları Alanlarında İşbirliği Protokolü’nün
onaylanmasıyla ilgilidir. Türkiye-Suriye Parlamentolararası Dostluk Grubu
Başkanı olarak, dostluk grubu üyeleri olarak biz bu Sözleşmenin, bu İşbirliği
Protokolü’nün burada kanunlaştırılmasını da çok hayırlı bir hizmet olarak
görüyoruz. Bunun da bugün, tatile girmeden önce Genel Kuruldan
kanunlaştırılarak çıkarılmasının çok gerekli, çok doğru olacağını… Madem dostuz, madem kardeşiz, madem ilişkilerimiz her düzlemde bu
kadar ileri seviyeye geldi, gerek Cumhurbaşkanlığı gerekse Başbakanlık
nezdinde, Hükûmet nezdinde bu yönde bir irade ortaya konuldu, Suriye ile
Türkiye arasında birçok alanda iş birliğinin yapılması ve bunun bir protokolle
kanuna bağlanmasının çok gerekli olduğuna ben de inanıyorum ve talep ediyorum. Dostluk
Grubu Başkanı olarak, bu kanunun da “Geç kaldık, yorulduk.” deyip görüşülmeden
Meclisin tatile girmemesini de arzu ediyorum, ümit ediyorum ki bu Protokol de
bu gece burada onaylanır, oylanır ve kanunlaşarak yürürlüğe girer diye
düşünüyorum.
Değerli
milletvekilleri, tabii, gergin günler, gergin saatler de yaşadık. Amacını,
maksadını aşan birtakım konuşmalar da oldu burada. Meseleyi kişiselleştirmeden,
şahsileştirmeden birçok konuşmalar, birçok istenmeyen hadiseler de yaşandı,
yaşanmaması talebimizdi, arzumuzdu.
Burası Türkiye
Büyük Millet Meclisi, Türk milletinin temsil edildiği yer. Türk milletine
yakışır bir yasama görevi yapmak hepimizin, her partinin, her grubun, her
milletvekilinin sorumluluğu altındadır ama burada huzurlu bir çalışmayı tanzim
edecek bu gündem belirlemeler maalesef tamamladığımız bu yasama yılında bir
türlü düzene kavuşturulamadığı için huzurlu bir çalışmayı kuramadık,
geliştiremedik. Ümit ediyorum ki 1 Ekimde başlayacak 5’inci Yasama Yılında bu
yıl yaşadığımız olumsuzluklar yaşanmadan ülkemize ve halkımıza hayırlı
hizmetler yapmaya ulaşırız. Sağlıkla bir tatil dönemini de
tamamlayarak 1 Ekimde başlayacak yeni döneme hep birlikte -yine hizmet aşkıyla- burada oluruz
ümidiyle -bu önergenin kabulü, aleyhte konuştuk ama kabul oyu vereceğimizi de
ifade ediyor- yüce heyetinize saygılar sunarken, bir yılın yorgunluğuna emek
veren tüm milletvekillerini ve grupları da Milliyetçi Hareket Partisi Grubu
adına saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
Teşekkür ederim
efendim. (Alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ederim Sayın Şandır.
Grup önerisinin
lehinde Trabzon Milletvekili Sayın Safiye Seymenoğlu, buyurun efendim. (AK
PARTİ sıralarından alkışlar)
SAFİYE SEYMENOĞLU
(Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AK PARTİ Grubunun,
grubumuzun vermiş olduğu grup önerisinin lehinde söz almış bulunuyorum. Bu
vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli
milletvekilleri, bugün, görüşmelere Gelir Vergisi Kanunu’nun ikinci bölümüyle
devam edeceğiz. İnşallah, uluslararası anlaşmaların görüşülmesinden sonra, 1
Ekim 2010’a kadar, Genel Kuruldaki çalışmalarımıza ara vereceğiz.
Bu dönemde emek
veren, çalışan tüm milletvekillerimizi ben saygıyla selamlıyorum ve onlara
teşekkür ediyorum, sağ olun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ediyorum Sayın Seymenoğlu.
Grup önerisinin
aleyhinde Afyonkarahisar Milletvekili Sayın Halil Ünlütepe, buyurun efendim.
(CHP sıralarından alkışlar)
HALİL ÜNLÜTEPE
(Afyonkarahisar) – Sayın Başkan, saygıdeğer parlamenterler; Adalet ve Kalkınma
Partisinin grup önerisinin aleyhinde söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi
saygıyla selamlıyorum.
Değerli
arkadaşlar, anladığım kadarıyla, bir dönemi bugün sona erdirmeye çalışacağız.
Bu bir dönemde iyi çalıştık, eksik çalıştık ama sonuç itibarıyla
karşılaştığımız en önemli olay bence şu: Bir program dâhilinde çalışmaları
yürütemedik. Dengesiz, güne göre program ayarladık. Bakın, son bir aylık bir
takvimi sizlerle paylaşmak istiyorum:
22/6/2010 tarihinde Adalet
ve Kalkınma Partisi grup önerisi, gündem değişmiş. Elbet buna uyulması gerekir.
Aradan altı gün geçmiş -30/6- tekrar grup önerisi, tekrar gündem ve çalışma
koşulları değişmiş. 8 Temmuz, sekiz gün sonra, tekrar gündem değişikliği,
tekrar çalışma koşullarının değişikliği. 13 Temmuz, tekrar aynı konuyla
geliniyor ve 15 Temmuz, iki gün sonra ve bugün tekrar bir grup önerisiyle
geliniyor. Hâlbuki ciddi kurumlar çalışma programlarında çok az değişiklik
yaparlar, o çok az değişiklikler de parlamenterlerin daha iyi, verimli
çalışmasını sağlar. Örneğin salı ve çarşamba günlerindeki programlara müdahale
edilmesi, parlamenterlerin denetleme görevini yeterince yerine getirmesine
engel olmuştur.
Şimdi, böyle bir
ortamda, bu Parlamentonun, bu dönemde, verimsiz fakat kendisini çok yoran bir
çalışma türü içine girdiğini görüyoruz. Bu, bir tecrübesizlik mi? Hayır,
tecrübesizlik değil. İktidarın, ülkenin gündemini yakalayabilmesindeki bir
beceriksizlik olarak yansıtılırsa daha doğru olur diye düşünüyorum.
Değerli arkadaşlarım,
ülkemizin ciddi sorunları var. Hele hele son dönemlerde gündem dışı söz alan
saygıdeğer parlamenterlerimizin de belirttiği gibi, son dönemlerde yağan
yağışlar, dolu, tarım sektöründe ciddi sıkıntılar doğurmuştur. Bunlardan bir
tanesi de bizim yöremizin sorunlarından, daha ziyade Çay ve Sultandağı
ilçelerimizde gördüğümüz ve ülkemizin diğer illerinde de karşılaştığımız, kiraz
üreticilerinin çektiği sıkıntılar. Bu yıl, kiraz üretiminde rekoltenin
yüksekliği, kalitenin belirli bir oranda düşüşüne de neden olmuştur. Örneğin,
Sultandağı ilçemizde, o ilçedeki yıllık rekolte, her
yıl 40 bin tondur. Bu 40 bin ton kirazın yüzde 70’i ihracata yöneliktir. Çay
ilçemizle birlikte bunu değerlendirdiğinizde 60 bin ton. Bu sene, yağan
yağmurlar, dolu, rekoltedeki yükseklik, verimin
kalitesindeki düşüklük sonucu kiraz üreticileri ciddi bir mağduriyetin içine
düşmüştür. Tarımdaki, üretimdeki girdilerde, elektrik girdilerinde, gübre
girdilerinde, ilaçlama girdilerinde, işçilik ücretlerinde, bunların tümünü
ortaya koyduğunuzda, sulama girdilerini ortaya koyduğunuzda, ciddi bir artış
olmasına rağmen, fiyatın tespitinde, bugün birinci sınıf, ihracatlık kiraz 200
kuruş civarında
satılmıştır. Devletin kendi kamu görevlilerinin, ilçe tarım
müdürlüğü yetkililerinin yaptığı tespitlere göre bugün iç piyasadaki en kalite
kiraz 35 kuruşla 70 kuruş arasında satılmaktadır. Yağan yağış ve dolu o kalite, ihracata
yönelik olan kirazların çatlamalarına ve yarılmalarına neden olması nedeniyle
kiraz dalından toplanamamış, üretici ciddi bir mağduriyetin içine düşmüştür.
Örneğin 2002 yılında ihracatlık kiraz 4,5 milyon liraydı, bugün 200 kuruş.
Biraz önce de belirttiğim gibi bu, elektrik, sulama, gübre, ilaçlama, işçilik
ücretlerinin girdilerini koyduğunuzda, mazot girdilerini koyduğunuzda bu işin
içinden üreticinin, meyve üreticisinin çıkması olanaksızdır, ciddi bir devlet
desteğine ihtiyaçları vardır.
Bu bölgedeki
insanlar kiraz dönemine göre borçlanmışlardır, ilacı veresiye almışlardır,
gübreyi veresiye almışlardır, sulamayı veresiye yapmışlardır. Bu insanlar
onurlu insanlardır, borçlu gezmeyi sevmeyen kişilerdir. Peki, neye göre
ödeyecek bu borçlarını? Çoğu, tarım krediden borçlandı, Ziraat Bankasından
borçlandı. Buna bir çözümü yüce Parlamentonun bulması gerekir. Akşehir,
Sultandağı ve Çay, 70 kilometrelik bu bölgedeki yoğun nüfus sadece kiraz
üretimiyle geçimini temin etmektedir. Bu bölge insanlarının sorununa yüce
Parlamentonun bir çözüm bulması gerekir. Ya bunların borçları bir yıl faizsiz
olarak ertelenmeli veya başka bir yönteme gidilmelidir.
İşte ilçe tarım
müdürlüğünün raporu: Yağan yağmur ve dolunun sonucu hasar miktarının yüzde
40’larda olduğunu söylüyor.
İki: Kirazdaki
örneğin “karabalı” denilen cinsteki kiraz hiç dalından toplanmamış, fiyat veren
yok. Geçen yıl sanayi tipi kiraz 130 kuruşken şimdi 80 kuruşa alıcısı yok.
Fiyatların tespiti tamamen tüccarın egemenliğine bırakılmış durumda. Çözüm yolu
nedir? Parlamento bunları tartışabilseydi, bunları tartışmamız gerekirdi, o
nedenle aleyhe söz aldım. Öncelikle fındıkta, buğdayda olduğu gibi, bu
kesimdeki üreticilerin hakkının korunabilmesi amacıyla devlet bir taban fiyatı
politikasına bu alanda girmeli, düzenleyici bir fiyat endeksini koyabilmeli.
Birinci sınıf
kalite, ihracata yönelik kirazın fiyatının tespitinde üreticinin hiçbir
müdahalesi yoktur; ihracatçı firma, şu paraya ben bu kirazı alıyorum diyorsa o
fiyata vermek zorundadır. Hâlbuki fiyatının tespitinde, kalitenin tespitinde
ilçe tarım müdürlüğünden bir ekspertiz, bir tüccardan
ekspertiz, ortak, birlikte karar verebilseler, makul bir fiyatın oluşmasına
ciddi bir katkı sağlanır ve bu bir tespitle oluşturulabilirdi. Görebildiğim
kadarıyla kiraz üreticilerimizin bu mağduriyeti yüce Parlamentoda tartışılmadı,
gündemin yoğunluğu nedeniyle tartışılmadı. Fakat tarım kesimi ciddi bir
mağduriyetin içindedir. Hâlâ daha Türkiye’de planlı bir tarım politikasının
oluşturulmaması nedeniyle hâlâ daha kiraz yetiştiriciliği teşvik edilmektedir.
Bir kiraz ağacı on yılda meyve vermektedir. On yıl boyunca o çiftçi o kiraza
gözü gibi bakmaktadır.
FERİT MEVLÜT
ASLANOĞLU (Malatya) – Kiraz donmadı mı Halil Bey, donmadı mı?
HALİL ÜNLÜTEPE
(Devamla) – Dondu tabii.
Şimdi vişne
toplanıyor, vişne de 50 kuruştan. İnanın, bir işçinin ücretini ancak
karşılayabilir. Bu insanlar kışın ne yiyecek, ne içecek, neyle uğraşacaklar,
geçimini neyle temin edecekler? Yani iktidarın göndereceği 2 kilo unla,
buğdayla mı temin edecekler geçimini? Bu insanlar ürettiklerinin karşılığını
almak istiyor, üreterek geçimini temin etmek istiyor, Türk toplumunun üretimine
katkı sağlamak istiyor.
Üreten bir
toplumu yaratabilmenin en önemli unsurlarından birisi tarım kesimine ciddi bir
destek vermektir. Göçü önlemenin en önemli faktörü odur. Eğer, siz tarımda,
girdilerde destek olmazsanız o insanlar başka bölgelere göçe yönelir. O büyük
kentlerdeki o göçün getirdiği girdabı da hepimiz görüyoruz ve yaşıyoruz. Bu
nedenle yüce Meclisten o bölgedeki kiraz üreticilerinin sorunlarına daha fazla
ilgi gösterilmesini istiyorum, tarım kesiminin sorunlarına daha fazla dikkatli
ve özenli bir davranış istiyorum.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun
Sayın Ünlütepe, konuşmanızı tamamlayınız.
HALİL ÜNLÜTEPE
(Devamla) – Bağlıyorum Sayın Başkanım.
Yani, bir çalışma
dönemi geçirdik ama verimsiz. Sorunlar günden güne daha da çoğalmaktadır. Bu
sorunlar çözümlenmeli, çözümlenmesi için olumlu mesaj verilebilmeli. O
insanların moral desteğe ihtiyacı vardır.
Ben bu sorunların
çözümünde Parlamentonun üzerine düşen görevin olduğu inancıyla aleyhe söz almış
bulunuyorum. Bu duygu ve düşüncelerle yüce heyetinizi saygıyla selamlarken
Sayın Başkana da gösterdiği toleranstan dolayı teşekkür ediyorum. (CHP
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ediyorum Sayın Ünlütepe.
Öneriyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Sayın
milletvekilleri, gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen
Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.
1’inci sırada yer
alan, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine
kaldığımız yerden devam edeceğiz.
VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER
A) Kanun Tasarı ve Teklifleri
1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu
(1/324) (S. Sayısı: 96)
BAŞKAN –
Komisyon? Yok.
Ertelenmiştir.
2’nci sırada yer
alan, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine
kaldığımız yerden devam edeceğiz.
2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu
(1/499) (S. Sayısı: 321)
BAŞKAN –
Komisyon? Yok.
Ertelenmiştir.
3’üncü sırada yer alan, Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı;
Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in; 3717 Sayılı Adli Personel ile Devlet
Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı
Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun ve 657
Sayılı Kanunun 152 nci Maddesinin "II-Tazminatlar" Kısmının (G)
Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Konya Milletvekili Kerim
Özkul ve 4 Milletvekilinin; Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak'ın; Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu’nun
görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
3.- Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in, 3717 Sayılı Adli Personel ile
Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492
Sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun
ve 657 Sayılı Kanunun 152 nci Maddesinin "II-Tazminatlar" Kısmının
(G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Konya Milletvekili
Kerim Özkul ve 4 Milletvekilinin, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak'ın, Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu
(1/886, 1/838, 2/599, 2/712, 2/727) (S. Sayısı: 536) (x)
BAŞKAN – Komisyon
ve Hükûmet yerinde.
İç Tüzük’ün
91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülen tasarının, 136’ncı
Birleşimde ikinci bölüm üzerindeki görüşmeleri tamamlanmıştı.
Şimdi, ikinci
bölümde yer alan maddeleri, varsa o madde üzerindeki önerge işlemlerini
yaptıktan sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.
26’ncı maddede
iki adet önerge vardır.
Önergeleri
okutuyorum:
TBMM Başkanlığına
Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Kanun Tasarısının 26 ncı maddesi
ile 178 sayılı KHK’ye eklenen 33/B maddesinin ikinci fıkrasının birinci
cümlesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini; üçüncü fıkrasında yer alan
“Gelir İdaresi Başkanlığı risk analiz sistemi üzerinden yapılan analizler de”
ibaresinin “Gelir İdaresi Başkanlığı risk analiz sistemi üzerinden yapılan
analizlerle gelir politikaları ve kalkınma planları da” olarak değiştirilmesini
arz ve teklif ederiz.
Şevket Köse Tayfur Süner Harun Öztürk
Adıyaman Antalya İzmir
Birgen Keleş M. Akif Hamzaçebi Cevdet Selvi
İstanbul Trabzon Kocaeli
“Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu; Bakanın veya
tevkil etmesi halinde Müsteşarın başkanlığında, Gelir İdaresi Başkanı, Hesap
Uzmanları Kurulu Başkanı, Gelir İdaresi Başkanlığı Denetim ve Uyum Yönetimi
Daire Başkanlığının bağlı olduğu Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı ve Gelirler
Kontrolörleri Başkanı ile Maliye Teftiş Kurulu ile Hesap Uzmanları Kurulu
başkan yardımcılarından birer üye ve vergi denetmenlerini temsilen bakan
tarafından görevlendirilen bir üyeden oluşur.”
(x)
536 S. Sayılı Basmayazı 15/07/2010 tarihli 135’inci
Birleşim Tutanağı’na eklidir.
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 536 Sıra Sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısı; Harçlar kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in; 3717 Sayılı Adli Personel ile
Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492
Sayılı Harçlar kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun
ve 657 Sayılı Kanunun 152 nci Maddesinin “II-Tazminatlar” Kısmının (G)
Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Konya Milletvekili Kerim
Özkul ve 4 Milletvekilinin; Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak’ın; Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin çerçeve 26 ncı maddesinin tasarı metninden
çıkartılmasını arz ve teklif ederiz.
|
|
Erkan Akçay |
Mehmet Şandır |
Nevzat Korkmaz |
|
|
Manisa |
Mersin |
Isparta |
|
|
Hasan Çalış |
Mustafa Enöz |
|
|
|
Karaman |
Manisa |
|
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılamıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Sayın
Akçay, buyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)
ERKAN AKÇAY
(Manisa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz
tasarının 26’ncı maddesi üzerine verdiğimiz önerge hakkında söz aldım. Muhterem
heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli
milletvekilleri, yıllardır vergi denetiminin çok başlılığından ve iyi koordine
edilememesinden şikâyet edilmektedir. Bugüne kadar, vergi denetiminde
koordinasyon ve etkinlik bir türlü sağlanamamıştır. Kronik hâle gelen bu sorun,
kamu maliyesine ve vergi adaletine zarar vermiştir ve vermeye devam etmektedir.
Vergi
incelemeleri mükellefler bakımından adil, eşit ve tarafsız bir yaklaşımı
içermelidir, siyasi iktidarın müdahalelerinden tamamen ve özenle uzak tutulması
gerekmektedir. Özellikle AKP İktidarının bu konudaki yaklaşımı mükellefler
nezdinde endişe yaratmaktadır.
Değerli
milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti, 1950 yılına kadar tek partili dönemi
yaşamıştır; 1950-60 arası çok partili siyasi hayatımızda yine tek partinin
büyük çoğunlukla iktidar olduğu Demokrat Parti dönemini yaşamıştır. Türkiye,
1960 ihtilal dönemini, 1971 12 Mart dönemini, 1980 12 Eylül darbe yönetimini ve
diğer tek başına iktidar dikta dönemlerini yaşamıştır. Ancak, vergi
incelemeleri hiçbir zaman siyasi ve subjektif amaçlara, baskı ve sindirmeye
alet edilmemiştir. Vakta ki, AKP döneminde vergi incelemeleri bizzat Sayın
Başbakanın vaziyet ettiği bir tehdit, şantaj ve baskı aracı hâline
getirilmiştir.
Bu yüzden
mükelleflerin büyük çoğunluğu ve iş âlemi korku ve endişe içindedir. Vergi
incelemelerinin usul ve esaslarının, incelenecek mükelleflerin objektif kriterlere göre tespitinin, incelemelerin süre ve kapsamının
yasal zemine kavuşturulması bir zorunluluk hâline gelmiştir.
Ülkemizde vergi
incelemeleri, Vergi Usul Kanunu’nun 135’inci maddesinden aldıkları yetkiyle
maliye müfettişleri, hesap uzmanları ve gelirler kontrolörlerince, taşra
teşkilatında ise vergi denetmenleri ve vergi dairesi müdürleri tarafından
yürütülmektedir.
Tasarının 26’ncı
maddesiyle, Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu kurulmaktadır. Bu
maddeyle, bu koordinasyonsuzluk sorununa kısmen de olsa bir çözüm getirilmeye
çalışılmaktadır ve bu iddia edilmektedir. Ancak bu iddiayla birlikte yapılan bu
düzenlemeleri yetersiz buluyoruz ve bu düzenlemelerin şu anda Meclise
getirilmiş bulunan teşkilat tasarısıyla görüşülmesinde ve düzenleme
yapılmasında fayda bulunmaktadır.
Bu 26’ncı
maddeyle ilgili en büyük tartışma, Vergi İnceleme ve Koordinasyon Kuruluna
kimin başkanlık edeceği ile Kurulun kimlerden oluşacağı konusunda yaşanmıştır.
Koordinasyon Kuruluna başkanlık edecek unvanın belirlenmesinde tevilci bir
yaklaşımdan ve bir orta yol bulunmasından başka şimdilik bir çıkar yol
göremiyoruz.
Aslında en
doğrusu, bu Kurula Gelir İdaresi Başkanının başkanlık etmesidir. Tasarının ilk
hâli de böyleydi. Ancak sonra, müsteşarın başkan olması öngörüldü ve en sonunda
yine değiştirildi ve “Bakanın veya tevkil etmesi hâlinde müsteşarın
başkanlığında…” denildi.
Vergi İnceleme ve
Denetim Koordinasyon Kuruluna müsteşarın başkanlık etmesi hiyerarşik yapı
itibarıyla doğru görünse bile, aslında bunu yine de doğru bulmuyoruz çünkü
müsteşarlık, özünde siyasi ve istişari bir makamdır ve istisnai bir
memuriyettir. Bakanlıklarda en siyasi makam ve görev müsteşarlıktır. Müsteşarın
görev ve yetkileri, bakanın, âdeta iki dudağı arasındadır. Ayrıca, Maliye Müsteşarına,
kanunlarda ve mevzuatımızda, vergiye, vergi incelemesine ve denetimine ilişkin
hiçbir fonksiyon ve görev verilmemiştir. Başkanın müsteşar veya bakan olması
hâlinde kurulun siyasallaşması söz konusudur.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun,
konuşmanızı tamamlayınız.
ERKAN AKÇAY
(Devamla) – Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı yirmi dokuz ilde kurulan vergi
dairesi başkanlıklarında görev yapan 2.800 vergi denetmeni, tüm Türkiye’de
vergi incelemelerinin yüzde 90’ını ve toplam denetim gücünün yüzde 80’ini
oluşturmaktadır. Bu nedenle Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulunda
Gelir İdaresi Başkanlığının taşra teşkilatında yer alan vergi dairesi başkanı
ile vergi denetmenlerinden bir üyenin de kurulda yer almasının kurulun
çalışmasına olumlu katkı yapacağını düşünüyoruz çünkü vergi dairesi başkanları
ve vergi denetmenleri, Gelir İdaresinin gören gözü, duyan kulağı, çalışan
elidir.
Tasarının 9’uncu
maddesiyle, tam incelemenin bir yıl içinde, sınırlı incelemenin ise altı ay içerisinde
bitirilmesi öngörülüyordu. 26’ncı maddede ise tam ve sınırlı incelemenin
kapsamının belirlenmesine ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği
öngörülmektedir. Bu konuda dikkat edilmesi gereken en önemli husus, incelemeye
alınacak sektör ve mükelleflerin yalnızca risk analizine dayanılarak tespiti ve
seçimi tehlikesidir. Sadece risk analizine dayanmak vergi adaletini, mükellefin
vergi dışındaki özel durumlarını…
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ERKAN AKÇAY
(Devamla) – …değişikliği zedeleyebileceği gibi hükûmetin uygulayacağı kalkınma
planlarını, maliye ve gelir politikalarını ve sektörel politikaları da olumsuz
etkileyebilecektir.
Değerli
milletvekilleri, sözlerime burada son veriyor, hepinize saygılar sunuyorum.
(MHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ediyorum.
Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul
edilmemiştir.
Diğer önergeyi
okutuyorum:
TBMM Başkanlığına
Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Kanun Tasarısının 26 ncı maddesi
ile 178 sayılı KHK’ye eklenen 33/B maddesinin ikinci fıkrasının birinci
cümlesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini; üçüncü fıkrasında yer alan
“Gelir İdaresi Başkanlığı risk analiz sistemi üzerinden yapılan analizler de”
ibaresinin “Gelir İdaresi Başkanlığı risk analiz sistemi üzerinden yapılan
analizlerle gelir politikaları ve kalkınma planları da” olarak değiştirilmesini
arz ve teklif ederiz.
Şevket
Köse (Adıyaman) ve arkadaşları
“Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu; Bakanın veya
tevkil etmesi hâlinde Müsteşarın başkanlığında, Gelir İdaresi Başkanı, Hesap
Uzmanları Kurulu Başkanı, Gelir İdaresi Başkanlığı Denetim ve Uyum Yönetimi
Daire Başkanlığının bağlı olduğu Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı ve Gelirler
Kontrolörleri Başkanı ile Maliye Teftiş Kurulu ile Hesap Uzmanları Kurulu
başkan yardımcılarından birer üye ve vergi denetmenlerini temsilen bakan
tarafından görevlendirilen bir üyeden oluşur.”
BAŞKAN - Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Sayın
Hamzaçebi, buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
MEHMET AKİF
HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Maliye Bakanlığı
bünyesinde Vergi Denetim ve Koordinasyon Kurulu kurulmasını öngören madde
üzerinde verdiğimiz önerge nedeniyle söz aldım. Sözlerime başlarken sizi
saygıyla selamlıyorum.
Vergi Denetimi ve
Koordinasyon Kurulu maddede belirtilen görevleri yapacaktır. Ancak bu maddenin
ulaşmak istediği amacın gerçekte siyaset kültüründe olmadığını, siyaset
kültüründe olmaması nedeniyle vergi denetimi konusunda siyasetin etkisinin
hissedildiğini, yaşandığını, böyle bir dönemin içinde olduğumuzu belirtmek isterim.
Ayrıca, böyle bir Kurulda Bakanlığın bütün denetim elemanları temsil edilirken
vergi denetmenleri gibi son derece kapsamlı ve geniş denetim yapan, sayıca
oldukça kalabalık olan ve güçlü olan bir birimin burada temsilcisinin
olmamasını eksiklik sayıyorum. Madde, yazım itibarıyla artık amacından
uzaklaşmıştır, “yarı özerk gelir idaresi” kavramına uygun olmayan bir niteliğe
bürünmüştür. Dolayısıyla, böyle bir yazımda vergi denetmenlerinin temsilcisinin
de olmasını teknik olarak doğru bulduğumu ifade etmek isterim.
Değerli
arkadaşlar, bu maddeden önceki madde olan 25’inci madde üzerinde Adalet ve
Kalkınma Partisi Grup Başkan Vekili Sayın Nurettin Canikli, geçen hafta cuma
günü yapmış olduğu konuşmada, AKP döneminde vergi denetiminde nasıl olağanüstü
bir adalet sergilediklerini ifade etti.
FERİT MEVLÜT
ASLANOĞLU (Malatya) – Doğru!
ERTUĞRUL
KUMCUOĞLU (Aydın) – Yalandan kim ölmüş!
MEHMET AKİF
HAMZAÇEBİ (Devamla) – Sayın Canikli “Geçmişte olduğu gibi birileri de bazı
mükellefler için, büyük mükellefler için ayrıcalık istiyorsa bu artık yok.”
diyor. Yani, geçmiş dönemde bazı büyük mükellefler kayrılıyordu demek istiyor.
Aradaki tek fark, yani AKP dönemiyle önceki dönemler arasındaki tek fark, artık
ayrıcalık yok, hiç kimse dokunulmaz değil, herkes eşit, objektif olarak
incelemeye muhatap. Yine konuşmasının bir başka yerinde aynen şu şekilde
söylüyor: “Geçmişte, uzun yıllardan beri vergi incelemeleri, genelde orta ve
küçük mükellefler nezdinde yapılır.” Yani, siyaset, geçmişte büyük
mükelleflerin incelenmesini engelliyordu, diyor. Tabii, o dönemin siyasi olarak
savunması bana düşmez, o dönemin hükûmetine düşer ama o dönemde sorumluluk
üstlenmiş bir bürokrat olarak bu eleştirinin bir açıdan muhatabının da kendim
olduğunu düşünüyorum. Üç buçuk yıl Gelirler Genel Müdürlüğü yaptım, yedi yıl
süreyle de Ankara ve İstanbul Defterdarlıkları yaptım, gelir idarelerinin henüz
defterdarlık bünyesinden alınmadığı dönemlerde. Ben, bu dönemlerde, siyasi
makamı üstlenmiş olan kişilerin, sayın bakanların “şunu incele” veya “şunu inceleme”
yönünde herhangi bir talimatı değil, telkinini veya imasını bile almış değilim.
Bu cümlenin sorumluluğunu bürokrat olarak ben üstleniyorum, Sayın Canikli’nin
iddiasının… Böyle bir şey hatırlamıyorum.
Biz sektör
incelemeleri yapardık. Bakın, bir sektörü tespit ederdik… Hangi sektörler
incelenecektir, bunlar objektif verilerle tespit edilir, o sektörde ayrım
yapılmaksızın herkes incelenirdi. Sayın Canikli bunu söyleyebilecek mi acaba?
Ben, Gelir İdaresi Başkanlığının ilgili denetim birimlerinin kendi görev
alanlarına düşen konularda ciddi çalıştıklarını biliyorum, hepsi son derece
düzgün arkadaşlarımızdır. O yönüyle, bürokrasiye yönelik hiçbir olumsuz
değerlendirmem söz konusu olamaz ama bir medya grubuna yönelik olarak yapılan
incelemeden Sayın Başbakan haberdar oluyorsa, raporun işleme konulması veya
konulmaması aşamasını Sayın Başbakan tespit ediyorsa vergi denetiminde
objektiflikten, tarafsızlıktan bahsetmek mümkün değildir. Bundan söz edemeyecek
tek parti Adalet ve Kalkınma Partisidir.
Gelir İdaresi
Başkanlığı 2000 yılında bir genel tebliğ yayınlamış “Anonim şirketlerde geçici
ilmühaberler hisse senedi hükmündedir.” demiş. Vergi hukuku, temel kavramlarını
maddi hukuktan alır.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun
Sayın Hamzaçebi.
MEHMET AKİF
HAMZAÇEBİ (Devamla) - Ticaret hukuku bazı kavramları tanımlamışsa bu tanımları
alır, onun üzerine kendi sistemini kurar. Vergi kanunlarında “ilmühaber” diye
bir kavram yoktur. Geçici ilmühaber, anonim şirketlerde hisse senedi
çıkarılıncaya kadar onun yerine kaim olmak üzere çıkarılan bir belgedir,
sahiplerine hisse senedinin sağladığı bütün hakları sağlar. Ticaret Kanunu bunu
söyler ve ilmühaberler, Gelir İdaresinin genel tebliğinde “Hisse senedi gibi
değerlendirilir.” şeklinde açıklanmıştır. 2000 yılından bu yana açıklanmış, istikrar kazanmış
bir uygulama.
Siz bir medya
grubuna kızıyorsunuz diye, size yönelik, sizi eleştiren yayınlar yapıyor diye
“Ben bunu tanımam. Katma Değer Vergisi Kanunu geçici ilmühaber demiyor. O hâlde
geçici ilmühaberin devrini ben katma değer vergisine tabi tutarım.” derseniz,
siz vergi denetiminde objektiflikten söz edemezsiniz. İstediğiniz kadar
merkezde rapor okuma komisyonları kurun, istediğiniz kadar bunları kanuna
taşıyın, bu kültür, denetime müdahale etme kültürü sizin aklınızda olduğu
sürece burada bağımsız bir özel idare yarattığınızdan söz edemezsiniz.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MEHMET AKİF
HAMZAÇEBİ (Devamla) – Sayın Başkan, son cümlem.
BAŞKAN – Buyurun
efendim.
MEHMET AKİF
HAMZAÇEBİ (Devamla) – İstediğiniz yasayı geçirin, sizin aklınızda, sizin
düşüncenizde, sizin kültürünüzde denetime müdahale etmek, onu şekillendirmek,
Türkiye’nin her tarafını şekillendirmek düşüncesi varsa demokrasi olmaz.
İstediğiniz yasayı çıkarın… Bu yasa da onlardan biridir. Şeklen birçok şey
burada yazılıyor, şöyle olacak, böyle olacak… Fiilen siyaset müdahale etmek
istiyorsa edecektir, bürokrasinin direncini kıracaktır. Gelin, gerçekten yarı
özerk idareyi, Gelir İdaresini yaratalım. Bu idareyi, insan kaynakları
yönünden, yönetim yönünden, kapasite yönünden güçlü olan bu idareyi daha
ileriye taşıyalım, daha özerk alanlar yaratalım kendilerine ama maalesef bu
tasarıda bu yok.
Sözlerimi
bitiriyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ederim Sayın Hamzaçebi.
NURETTİN CANİKLİ
(Giresun) – Sayın Başkan…
BAŞKAN – Buyurun
Sayın Canikli.
NURETTİN CANİKLİ
(Giresun) – Sayın Hamzaçebi, benim daha önce yaptığım bir konuşmaya atfen bir
açıklama yaptı, bir izahatta bulundu ama benim yaptığım açıklamalarla onun
alakası yoktu ya da yanlış aksettirildi. O konuda bir düzeltme hakkı istiyorum.
FERİT MEVLÜT
ASLANOĞLU (Malatya) – Tutanaklardan okudu efendim.
MEHMET AKİF
HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Tutanaktan okudum.
FERİT MEVLÜT
ASLANOĞLU (Malatya) – Tutanaklardan okudu.
NURETTİN CANİKLİ
(Giresun) – Efendim, yorumladı daha sonra Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Buyurun
Sayın Canikli.
NURETTİN CANİKLİ
(Giresun) – Sataşma yok efendim, sadece düzeltme yapacağım.
FERİT MEVLÜT
ASLANOĞLU (Malatya) – Tutanaktan okudu Sayın Canikli.
MEHMET AKİF
HAMZAÇEBİ (Trabzon) – “Sataşma yok.” diyor Sayın Başkan.
NURETTİN CANİKLİ
(Giresun) – Ben yapmayacağım.
Sataşmadan değil
Sayın Hamzaçebi.
BAŞKAN – Buyurun
Sayın Canikli.
Açıklama, yani
kendisinin söylediğinin dışında bir ifade bulunduğunu söyledi, bir açıklasın
dinleyelim bakalım.
Buyurun.
V.- AÇIKLAMALAR (Devam)
8.- Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin, daha önce
yaptığı bir konuşmaya atfen Trabzon Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin
yaptığı açıklamada sözlerini yanlış aksettirdiğine ilişkin açıklaması
NURETTİN CANİKLİ
(Giresun) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli
arkadaşlar, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Aslında, Sayın
Hamzaçebi benim daha önceki konuşmamda ifade ettiğim gerçeği teyit etti. Şu
şekilde: “Biz sektörel vergi incelemesi yaptırdık.” dedi. Yani bir sektör...
Doğru, hâlen de o uygulama devam ediyor. Yani, bir sektör, her yıl değişik
sektörler sektör olarak toptan inceleniyor. Karşı olduğum ya da verimli
olmadığını iddia ettiğim mekanizmalardan, yöntemlerden bir tanesi de bu zaten.
Neden? Neden?
MEHMET AKİF
HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Siz medya sektörünü incelediğinizi söyleyebiliyor
musunuz?
NURETTİN CANİKLİ
(Devamla) – İzin verin Sayın Hamzaçebi, geleceğim oraya da.
MEHMET AKİF
HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Söyleyebiliyor musunuz?
NURETTİN CANİKLİ
(Devamla) – Neden? Çünkü bakın, sektör incelemesi yaptığımız zaman büyük küçük
hepsi inceleniyor. Hâlbuki öyle değil. Yani, küçük bir
mükellef, orta ölçekli bir mükellef, bunların incelenmesinden önce sektörde
önde olanları, sadece önde olanları almak lazım. Bir örnek vereyim:
Bakın -tabii biraz belki teknik bir konu olduğu için sıkmak istemiyorum-
diyelim ki akaryakıt sektörü incelenecek. Burada petrol ofislerinin
incelenmesinin çok fazla bir anlamı yok. Önemli elbette, zamanınız varsa
inceleyin, yeteri kadar elemanınız varsa inceleyin, bir sakınca yok ama
sektörde başat olan üç beş tane rafineriyi ve çıkışlarını kontrol ettiğiniz
zaman, diğer taraftarı incelemenize, detaylı anlamda incelemenize gerek yok.
Çünkü oradan, yukarıdan mal ve hizmet akımını izlediğiniz zaman, oranın belge
sistemini takip ettiğiniz zaman ulaşırsınız. Ama yukarıyı incelemeden, o esas
sektöre hâkim olan dört beş tane, on tane… Her sektör için geçerlidir bu aşağı
yukarı. Onu incelemediğiniz zaman, sonuca ulaşmanız kesinlikle… Yani, elbette
bir matrah farkı ortaya çıkartırsınız ama düşündüğümüz anlamda, üretilen millî
gelirin önemli bir bölümünü kavrama noktasında sıkıntı yaşarsınız. Söylemeye
çalıştığımız bu. Sayın Hamzaçebi teyit etti, teşekkür ediyorum. Onun için bu
yöntemin değişmesi gerekir.
Bakın, geçmiş
dönemlere ilişkin olarak çıkıp bir tanesi…
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın
Canikli, konuşmanızı tamamlayınız lütfen.
FERİT MEVLÜT
ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Canikli, petrol ofisi dediniz, petrol istasyonu
demediniz.
BAŞKAN – Sayın
Aslanoğlu, konuşmasını tamamlasın.
NURETTİN CANİKLİ
(Devamla) – Şimdi, bir tanesi çıkıp “Şu büyük mükellef şu tarihte
incelenmiştir…” Bildiğimiz anlamda büyük mükellef, en büyük mükellef. Çıkıp bir
tanesi burada söylesin.
MEHMET AKİF
HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Söyleyeceğim.
NURETTİN CANİKLİ
(Devamla) – Tam kapsamlı bir inceleme, çıksın söylesin.
MEHMET AKİF
HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Söyleyeceğim, söyleyeceğim.
NURETTİN CANİKLİ
(Devamla) – Şimdi, bakın, bir medya grubuyla ilgili olarak, değerli arkadaşlar,
inceleme raporu yazılmıştır. Geçen söyledim, çok fazla burada ayrıntıya girmeye
gerek yok -ancak elbette o grubun kendi elemanları var, kendi avukatları var,
onların savunmalarını kendileri yaparlar, işin başka boyutu- ancak inceleme
elemanları arasında dahi, hatta zaman zaman Gelir İdaresinde farklı dönemlerde
aynı konuda farklı uygulamaların olduğunu, farklı görüşlerin ortaya çıktığını
biliyoruz. Yani inceleme elemanlarıyla idareler arasında, inceleme
elemanlarıyla kendi aralarında, inceleme elemanlarıyla kendi okuma grupları
arasında bir konuda teknik olarak farklı görüşlerin ortaya çıktığını biliyoruz.
Dolayısıyla yani bir inceleme elemanının tamamen kendi objektif kanaatleri
çerçevesinde yazdığı bir raporu tutup siyasi bir hedefmiş gibi ya da siyasi bir
talimatın gereğiymiş gibi burada söylemek gerçekten doğru değil. Yani inceleme
konusunda uzman olan herkes bunu bilir. Bu yüzden bu tespit doğru değil.
Hepinizi saygıyla
selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
MEHMET AKİF
HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Sayın Başkan, ben de bir söz istiyorum.
BAŞKAN – Sayın
Hamzaçebi, sözünüzü alacağım.
Tabii ki grup
başkan vekilleri olarak Sayın Canikli’nin ve Sayın Hamzaçebi’nin bu hususta
büyük deneyimleri var, tecrübeleri var, sektörün içinden geldiler. Ben
inanıyorum ki söyleyecek çok sözleri vardır. Yani akşama kadar da konuşulsa bu
işler bitmez.
Son olarak Sayın
Hamzaçebi’ye de söz vereyim ve bu konuda bu kadarla iktifa edelim izninizle.
Eğer daha sonra görüşmeler olursa kendi aranızda görüşürsünüz.
Buyurun Sayın
Hamzaçebi.
ERTUĞRUL
KUMCUOĞLU (Aydın) – Sayın Başkan, sıra bana da gelecek.
9.- Trabzon Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Giresun
Milletvekili Nurettin Canikli’nin, sektör incelemesiyle ilgili ifadelerine
ilişkin açıklaması
MEHMET AKİF
HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Evet, “Benim
Genel Müdürlük dönemimde sektör incelemeleri yapılır.” dedim. Sayın Canikli de
bu benim cümlemi benim aleyhime veya o dönemin aleyhine bir anlayış olarak
değerlendirdi ama verdiği örnekle kendini tekzip etti.
Sayın Canikli,
akaryakıt incelemeleri sizin dediğiniz gibi yapılmaz. Yani akaryakıt
sektöründeki incelemeler Gelir İdaresinin tarihindeki örnek incelemelerden
birisidir. Bir daha o günleri hatırlamanızı tavsiye ederim. Rafineri çıkışından
en uçtaki petrol istasyonuna kadar gidersiniz. Tüm Türkiye'nin her yerinde,
bütün istasyonlarda, bütün rafinerilerde fiilî envanter
yapılmak suretiyle tüm Türkiye’deki akaryakıt kaçağını tespit etmiş olan örnek
bir incelemedir. O incelemeyi yürüten Maliye Müfettişi Süreyya Turgut’tur.
Maliyenin tarihine geçmiş olan bir incelemedir. Benim de dönemimde gerçekleşmiş
olması nedeniyle ben de bundan gurur duyarım. Sektör incelemesi budur.
Akaryakıt sektöründe bunu böyle yaparsınız, bir başka sektörde belli
büyüklükleri alırsınız ona göre inceleme yaparsınız, yoksa en uçtaki esnafa
kadar giden bir inceleme değildir bu. Zaten o sayıda inceleme elemanınız
yoktur.
NURETTİN CANİKLİ
(Giresun) – İstasyonlar incelendi Sayın Hamzaçebi.
MEHMET AKİF
HAMZAÇEBİ (Devamla) – Ben sizden şunu istiyorum: “Biz, bütün medya gruplarında
inceleme yaptık.” diyebiliyor musunuz?
NURETTİN CANİKLİ
(Giresun) – İhbar geldi oradan. İhbar nereden geldiyse o…
MEHMET AKİF
HAMZAÇEBİ (Devamla) – Siz esasen diyemezsiniz bunu, siz siyasi kişiliğe sahip
birisiniz. Bunu Sayın Maliye Bakanı söyleyebilir, aslında o da söyleyemez.
Sayın Maliye Bakanına da hatırlatmada bulunayım: Zaman zaman vergi denetimiyle
ilgili değerlendirmeler yapıyor. Bu görev artık Gelir İdaresi Başkanınındır
Sayın Bakan. “Şu mükellefi inceleriz, inceleyemeyiz…” Bunlar yanlıştır. Bizim
dönemimizde -yani daha doğrusu “bizim” derken benim bürokrat olarak görev
üstlendiğim dönemi, görev alanımı ben tarif edebilirim- her büyüklükteki şirket
mükellef incelenmiştir. Bunlarla hiçbir sayın bakan ilgilenmemiştir. Bunların
bire bir açıklamasını da size sohbetlerimde açıklarım. Medya gruplarının
hepsinde de inceleme yapılmıştır.
BAŞKAN – Sayın
Hamzaçebi, teşekkür ediyorum.
NURETTİN CANİKLİ
(Giresun) – Bir büyük medya grubuna yazılan rapor -sizin dönemi demiyorum- daha
sonraki dönemde ortadan kaldırılmıştır.
BAŞKAN – Sayın
Canikli, tamam, iktifa ediyoruz bu kadarla.
MEHMET AKİF
HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Sizin döneminizde.
NURETTİN CANİKLİ
(Giresun) – Hayır.
MEHMET AKİF
HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Hangi dönemde?
NURETTİN CANİKLİ
(Giresun) – Bizim dönemde yazıldı, sonra kaldırıldı.
MEHMET AKİF
HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Citibank raporu ne zaman kaldırıldı?
NURETTİN CANİKLİ
(Giresun) – Defterdarlık dönemimi kastediyorum.
MEHMET AKİF
HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Hayır. Sayın Canikli, Citibank raporunu ne zaman
kaldırdınız?
NURETTİN CANİKLİ
(Giresun) – Benim bilgim yok.
MEHMET AKİF
HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Hayır, nasıl bilginiz yok? Citibank raporunu nasıl
kaldırdınız? İşinize gelince “Bilmiyorum.” diyorsunuz.
VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER (Devam)
A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)
3.- Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in, 3717 Sayılı Adli Personel ile
Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492
Sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun
ve 657 Sayılı Kanunun 152 nci Maddesinin "II-Tazminatlar" Kısmının
(G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Konya Milletvekili
Kerim Özkul ve 4 Milletvekilinin, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak'ın, Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu
(1/886, 1/838, 2/599, 2/712, 2/727) (S. Sayısı: 536) (Devam)
BAŞKAN - Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul
edilmemiştir.
Maddeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
27’nci madde
üzerinde iki adet önerge vardır. Aynı mahiyette önergeler, birlikte işleme alacağım.
Okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan
“Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın Çerçeve 27 nci maddesinin Tasarı
metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
|
|
Harun Öztürk |
Ferit Mevlüt
Aslanoğlu |
Mustafa Özyürek |
|
|
İzmir |
Malatya |
İstanbul |
|
|
Bülent Baratalı |
Halil Ünlütepe |
|
|
|
İzmir |
Afyonkarahisar |
|
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile
Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner’in; 3717 sayılı Adlî Personel ile
Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492
sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun
ve 657 sayılı Kanunun 152’nci Maddesinin “II-Tazminatlar” kısmının (G)
Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili
Veysi Kaynak’ın Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin
çerçeve 27 nci maddesinin Tasarı metninden çıkartılmasını arz ve teklif ederiz.
|
|
Erkan Akçay |
E. Haluk Ayhan |
Mustafa Kalaycı |
|
|
Manisa |
Denizli |
Konya |
|
|
Mehmet Günal |
Abdülkadir Akcan |
Mehmet Şandır |
|
|
Antalya |
Afyonkarahisar |
Mersin |
|
|
|
Oktay Vural |
|
|
|
|
İzmir |
|
BAŞKAN – Sayın
Komisyon önergelere katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Sayın
Akçay, buyurun efendim.
ERKAN AKÇAY
(Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz
tasarının 27’nci maddesi üzerine verdiğimiz önerge hakkında söz aldım. Muhterem
heyetinizi saygıyla
selamlıyorum.
Değerli
milletvekilleri, biraz önce tanık olduğumuz bu incelemelere ilişkin tartışmayla
ilgili bir iki söz de ben dile getirmek istiyorum. Tabii uzun yıllar
defterdarlık yapmış bir arkadaşınız olarak çok rahatlıkla ifade edebilirim ki
pek çok vergi inceleme türü vardır, onlardan birisi de sektörel incelemelerdir.
Bu sektörel incelemeler vergi kayıp kaçağının önlenmesinde, vergiyi doğuran
olayın daha iyi kavranmasında önemlidir ve gereklidir, faydalıdır ve bunu
yaptığımız uygulamalarla defalarca da gördük ve sistematik bir incelemedir ve
ayrıca inceleme adaleti bakımından da yerinde bir denetim şeklidir. Bunu ifade
ediyorum. Tasarının 27’nci maddesiyle bakanlıkta daire başkanı veya genel müdür
yardımcısı kadrolarında bulunanlar ile defterdar kadrosunda en az üç yıl görev
yapmış olanların personel genel müdürlüğünde kontrolör kadrolarına atanmaları
öngörülmektedir. Bununla ilgili olarak yirmi adet de yeni kadro ihdas
edilmektedir.
Değerli
milletvekilleri, kontrolörlük bir kariyer meslektir, yarışma sınavıyla atama
yapılmaktadır ve bu nitelikte olan bir mesleğe sadece görev süresi dikkate
alınarak atama yapılması doğru değildir. Bu düzenleme yeni ortaya çıkmış bir
fonksiyondan kaynaklanmamaktadır ve bu fonksiyonu karşılayacak personel temin
etmek için de getirilmemektedir. Bu düzenlemeyle idare tarafından bazı
personelin görevden alınması sebebiyle karşılaşılması muhtemel davalardan
kurtulmak için bir altyapı oluşturulmaya çalışılmaktadır, yani görevden alınması
durumunda dava yoluyla göreve dönme ihtimali olan personele daha yüksek maaşlı
bir görev teklif edilerek günü kurtarmak amaçlanmaktadır. Ancak bu uygulama
Maliye Bakanlığının kurumsal kültürüne hiç yakışmamaktadır. Bu itibarla 190
sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkındaki Kanun Hükümdeki Kararnamenin 6’ncı
maddesinde kadro ihdas edilirken yapılması öngörülen bir iş analizinden de söz
etmek mümkün değildir.
3046 sayılı Yasa
çerçevesinde Bakanlık ana hizmet birimi olmayan bir yardımcı hizmet biriminde
denetim kadrosu ihdas edilmektedir. Bu, Bakanlığa yardımcı olacak bir birime
danışmanlık ve denetim kadrosu ihdas etmek gibi çelişkili bir durum
yaratmaktadır. Kariyer bir meslek olan kontrolörlük, yarışma sınavı sonucunda
başarılı olan kişilerin atandığı bir meslektir. Bu nitelikte olan bir mesleğe
sadece görev süresini dikkate alarak atama yapamazsınız. Yapılan bu tercih
öncelikle Maliye Bakanlığının kurumsal yapısına, yetmiş beş yıllık geçmişi olan
kontrolörlük mesleğine ve camiasına haksızlıktır çünkü bu kadrolar günümüze
kadarki oluşumu ve uygulamasıyla kariyer meslek standartlarına ve yarışma
esasına dayalı giriş sınavlarıyla ön seçimi yapılmıştır. Üç yıllık stajyerlik
dönemleri vardır. Refakatte denetim ve eğitim, ara sınavlar, tez hazırlaması ve
yetkili denetim gibi aşamalardan geçilerek son derece özel bir süreç içerisinde
olgunluk kazanılan ve tüm bunlardan sonra da fevkalade ağır ve kapsamlı
yeterlilik sınavlarıyla atanabilen kariyer mesleklere ait kadrolardır.
İfade ettiğimiz
bu özel ve tarihî süreçler sonucunda kontrolörlük mesleği Maliye Bakanlığı
bünyesinde kurumsal bir yapıya ulaşmışken, kontrolörlük kavramı kesinlikle bir
kurumsal yapıyı tanımlıyorken yapılan bu düzenlemenin gerekçesi her türlü
izahtan uzaktır ve anlaşılmaz bir tutumdur. Eğer görevden alınacak olan genel
müdür yardımcıları, defterdarlar ve daire başkanları için mutlaka atama
yapılacak bir kadro aranıyor ise bu görevlilerin atanacağı kadrolar bulunabilir
veya bir kadro oluşturulabilir. Ayrıca yeterli sayıda da müşavir kadrosu bulunmaktadır
ve yeni müşavir kadroları ihdas edilmektedir. Çözüm, değerli milletvekilleri,
liyakate ve fonksiyonelliğe dayalı bir personel yönetiminin tesisinde
yatmaktadır.
Değerli
milletvekilleri, Maliye Bakanlığı personelindeki huzursuzluk bu ve benzeri uygulamalarla
her geçen gün artmaktadır.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın
Akçay, konuşmanızı tamamlayınız.
Buyurun.
ERKAN AKÇAY
(Devamla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Bu madde de
getirilen bu düzenleme de mevcut huzursuzluğa tuz biber ekmektedir.
Çalışanların şevki her geçen gün biraz daha kırılmaktadır. Yapılan anlamsız
düzenlemelerle, liyakat ve kariyer sistemi yerle bir edilmektedir. AKP
Hükûmetinin getirdiği çeşitli kanun tasarılarıyla sistem, kariyer sisteminden
Amerikanvari iş sınıflaması, yani kadro sistemine kaydırılmaktadır. Devletin
çekirdeğini oluşturan Bakanlıklardaki memurluklar “uzmanlık” adı altında
sisteme kaydırılmaktadır. Üst kademe yöneticilik makamları ve kadroları siyasal
kadroların ve özel sektör aktörlerinin iş görme yerlerine dönüştürme yönünde
adımlar atılmaktadır ve bu yapılanları da doğru bulmuyoruz.
Değerli
milletvekilleri, bir kısım kadro ve atamaya ilişkin kanunlarda Anayasa
Mahkemesi tarafından verilen iptal kararına tam uyulmadığı gibi, istedikleri
amaca dolanarak ulaşılmaya çalışılmakta ve bazı düzenlemelerle de siyasi
kadrolaşma için âdeta bir fırsat gibi değerlendirilmektedir.
Sözlerime burada
son veriyor, hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ederim Sayın Akçay.
Sayın Hamzaçebi,
diğer önergenin gerekçesini mi okutacağım, bir arkadaşımız konuşacak mı? Aynı
mahiyetteydi bu.
MEHMET AKİF
HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Gerekçe.
BAŞKAN –
Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Bu maddeyle, 178
sayılı KHK'nin 43 üncü maddesinin (a) bendine üçüncü paragraftan sonra gelmek
üzere bir paragraf eklenmektedir.
Eklenen paragraf ile, Maliye Bakanlığında daire başkanı veya genel müdür
yardımcısı kadrolarında bulunanlar ile defterdar kadrosunda en az üç yıl görev
yapmış olanların, Personel Genel Müdürlüğünde kontrolör kadrolarına
atanabilmeleri öngörülmektedir. Bu atamalar için 17 yeni kontrolörlük kadrosu
ihdas edilmektedir.
Halen boş bulunan 3 adet kontrolör kadrosu ile birlikte 20'ye
ulaşacak olan bu kadrolara atanacakların, her ne kadar, Personel Genel
Müdürlüğünün taşra teşkilatının iş ve işlemleri ile ilgili olarak defterdarlık
birimlerinde inceleme ve araştırma işleri ile Genel Müdürlükçe verilecek diğer
görevleri yapacakları belirtilse de, bu düzenlemenin 8 yıldır bir türlü
tamamlanamayan siyasi kadrolaşmayı tamamlamak için getirildiği açıktır. Bir nevi merkez valiliği sistemi oluşturulmaktadır. Bakanlık
Müşavirliği kadrolarının kullanılma biçimine uygun olarak kullanılacaktır. Bu
kadrolara atanacaklara kontrolörler için ilgili mevzuatında öngörülen tüm mali
ve sosyal hakların ödeneceği hükme bağlanmak suretiyle de, genel müdür
yardımcılığı, daire başkanlığı ve defterdarlık görevinden alınanların mali ve
sosyal hak kaybı nedeniyle yargıda dava kazanmalarının önü kesilmek
istenmektedir.
Mızrak çuvala sığmamakla birlikte, Hükümet adına iddia edildiği
gibi, bu kontrolörlük kadroları maddede öngörülen görevleri yapmak üzere ihdas
edilmiş olsalar dahi, 3046 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının
(b) bendinde yer alan, "Bakana ve anahizmet birimleri ile bağlı ve ilgili
kuruluşlara istişari mahiyette yardımcı olan teknik, idari, hukuki ve mali
konularda faaliyette bulunan danışma ve denetim birimleri," hükmü gereği,
bakanlığın yardımcı hizmet birimi olan Personel Genel Müdürlüğü bünyesinde bu
şekilde bir kontrolörlük kadrosunun ihdas edilmesi yine de hukuki olmaz.
Ayrıca Bakanlık
ya da Başkanlık Müşavirliği şeklinde değerlendirilmesi gereken bu kontrolörlük
kadrolarının kullanılma biçimi, kariyer meslek olan kontrolörlük müessesesine
yapılmış büyük bir haksızlık olacaktır.
Bu uygulama ile
bakanlıkların merkez teşkilatında bakana bağlı olarak çalışan bakanlık
müşavirlikleri değişik adlar altında genel müdürlük ve altı birimlere
yaygınlaştırılmaktadır. Uygulamanın bu şekilde genişletilmesine her şeyden önce
Maliye Bakanlığının karşı çıkması ve başkalarına kötü örnek olmaması gerekirdi.
Bu sakıncaları
gidermek üzere maddenin Tasarıdan çıkarılması önerilmektedir.
BAŞKAN –
Önergeleri oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.
Maddeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Sayın
milletvekilleri, yeni madde ihdasına dair bir önerge vardır.
Malumlarınız
olduğu üzere, görüşülmekte olan tasarı veya teklife konu kanunun, komisyon
metninde bulunmayan, ancak tasarı veya teklif ile çok yakın ilgisi bulunan bir
maddesinin değiştirilmesini isteyen ve komisyonun salt çoğunlukla katıldığı
önergeler üzerinde yeni bir madde olarak görüşme açılacağı İç Tüzük’ün 87’nci
maddesinin dördüncü fıkrası hükmüdür. Bu nedenle, önergeyi okutup komisyona
soracağım. Komisyon önergeye salt çoğunlukla, 21 üyesiyle katılırsa önerge
üzerinde yeni bir madde olarak görüşme açacağım. Komisyonun salt çoğunlukla
katılmaması hâlinde ise önergeyi işlemden kaldıracağım.
Önergeyi
okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Gelir Vergisi
Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına
Dair 1/886 Esas Numaralı Kanun Tasarısına ek madde eklenmesini arz ve teklif
ederim.
|
|
Ferit Mevlüt Aslanoğlu |
Mustafa Özyürek |
Halil Ünlütepe |
|
|
Malatya |
İstanbul |
Afyonkarahisar |
|
|
Kamer Genç |
Rahmi Güner |
|
|
|
Tunceli |
Ordu |
|
Madde:
3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunun, Üçüncü Bölüm, Vergiyi
doğuran olayın meydana gelmesi başlıklı 10 uncu maddesinin 1 inci fıkrasına
aşağıdaki (ı) bendi eklenmiştir.
ı) Serbest meslek hizmetlerinden doğan ücretin, taksitler veya
toptan tahsili halinde, ödenen miktarla sınırlı olarak ödemenin yapılması,
BAŞKAN – Komisyon önergeye salt çoğunlukla katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Salt
çoğunluğumuz olmadığı için katılamıyoruz.
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Komisyon önergeye salt çoğunlukla
katılmamış olduğundan önergeyi işlemden kaldırıyorum.
28’inci madde üzerinde iki adet önerge vardır, önergeleri
okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın
28'inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Harun Öztürk |
Ferit Mevlüt
Aslanoğlu |
Mustafa Özyürek |
|
|
İzmir |
Malatya |
İstanbul |
|
|
Bülent Baratalı |
Mehmet Akif
Hamzaçebi |
Şevket Köse |
|
|
İzmir |
Trabzon |
Adıyaman |
Madde 28- 25/10/1984 tarihli ve 3065
sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının
(a) bendinin sonunda yer alan "teslim ve hizmetleri" ibaresi
"teslim ve hizmetleri ile teşhis ve tedaviye yönelik sağlık hizmeti sunan
kamu kurum ve kuruluşlarının birbirlerine yapacakları teslim ve hizmetler"
şeklinde değiştirilmiştir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile
Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in; 3717 sayılı Adlî Personel ile
Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492
sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun
ve 657 sayılı Kanunun 152'nci Maddesinin "II-Tazminatlar" Kısmının
(G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş
Milletvekili Veysi Kaynak'ın Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Teklifinin çerçeve 28 inci maddesinin Tasarı metninden çıkartılmasını arz ve
teklif ederiz.
|
|
Erkan Akçay |
Emin Haluk
Ayhan |
Mustafa Kalaycı |
|
|
Manisa |
Denizli |
Konya |
|
|
Mehmet Günal |
Oktay Vural |
Mehmet Şandır |
|
|
Antalya |
İzmir |
Mersin |
|
|
|
Abdülkadir
Akcan |
|
|
|
|
Afyonkarahisar |
|
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılamıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Sayın
Kumcuoğlu, buyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)
ERTUĞRUL
KUMCUOĞLU (Aydın) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Yüce heyetinizi
saygıyla selamlıyorum.
Gündemimizdeki
kanunun 28’inci maddesiyle ilgili olarak Milliyetçi Hareket Partisi adına görüş
ve düşüncelerimizi ifade etmek üzere huzurlarınızdayım.
Sayın Başkan, bu
madde gayet kısa, gayet basit. Bazı kamu kurumları arasında mal
alışverişlerinde, bu mal alışverişlerinin katma değer vergisine tabi olacağı
noktainazarından hareketle bunun vergiden istisna tutulmasıyla ilgili bir
düzenleme. Kanun, yirmi beş yaşında ve bugüne kadar katma değer vergisinde
böyle bir aksaklığın farkına varılmamış. Nedense, sizden önceki hükûmetlerin
yirmi senede belli kanunlarda yaptığı değişikliklerin birkaç mislini sizler
altı yedi senede yaptınız.
Şimdi, bu tür
değişikliklere niye ihtiyaç duyulur diye merak ediyorum. Çünkü bu maddede de
görüldüğü gibi, sizler bir Bakanlar Kurulu kararıyla, hatta Başbakanlık
genelgesiyle yapılacak bazı düzenlemeleri Anayasa’ya koyuyorsunuz, bir bakanlık
onayıyla çözülecek problemler için de kanun yapılıyor. Bu neden olabilir? Böyle
bir madde, böyle bir tasarı önümüze niye getirilebilir? Birincisi, bu kanunda
bazı hedeflediğiniz, fakat gizlemek istediğiniz unsurlar var, gözden kaçırmak
için dolgu malzemesi koyup şaşırtmaca veriyorsunuz.
İkincisi,
hakikaten kanunların sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için gerekli yapısal
düzenlemeyi gerçekleştirememişsiniz. Çünkü biraz önce söylediğim gibi bir
genelgeyle yapılabilecek, hatta bakan onayıyla çözülebilecek sorunları buraya
kanun maddesi hâlinde getiriyorsunuz. Üçüncü ihtimal, Türk bürokrasisi “Yarın
bunun hesabını bizden sorarlar.” endişesi içinde, idari sorumluluğu siyasi
sorumluluğa dönüştürmeye çalışıyor.
Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; bu tür bir yaklaşımla, böyle bir anlayışla Türk hukuk sistematiği
sağlıklı bir şekilde inşa edilemez. Bu işte bir yanlışlık var ve bu yanlışlığın
tevali etmesi hâlinde de Türk vergi mevzuatı içinden çıkılamaz bir hâle dönüşme
tehlikesiyle karşı karşıya. O bakımdan, kanunlarımızı -Sayın Unakıtan zamanında
yapılmıştı, ters bir şekilde kurumlar vergisinden başlandı- Gelir Vergisi
Kanunu’muzu da Katma Değer Vergisi Kanunu’muzu da yeniden gözden geçirmemiz,
yeniden yapmamız gerekecek ama siz bunlar yerine, taş atan çocuklarla, efendim,
kuş uçuran büyüklerle uğraşıp duruyorsunuz, dün yaptığınız gibi.
Şimdi, burada biraz önce -sataşma imkânı doğmasın diye isim
vermiyorum- değerli bir AKP milletvekili arkadaşımız “Biz yani AKP iktidar
olmadan önce vergi incelemelerinde, efendim, birtakım yönlendirmeler
yapılıyordu ve birtakım haksız ve isabetsiz vergi incelemelerine imkân
veriliyordu, biz bunun önüne geçtik ve daha da geçmek için de böyle
düzenlemeler getirdik.” gibi birtakım ifadeler kullandı. Ben o zaman, uzun süre
vergi inceleme elemanlığı ve defterdarlık yapmış olan bu değerli arkadaşımızı
bu kürsüye çıkıp kendisi bu görevdeyken hangi bakanın veyahut da hangi seçimle
gelmiş veya hangi atamayla gelmiş kamu görevlisinin kendisine “Şu vergi
incelemesini yap, bu vergi incelemesini yapma.” şeklinde talimat vermeye teşebbüs
ettiğini açıklamasını istiyorum. Gelsin, bu
kürsüden “Bana falanca tarihte falanca bakan, bana falanca tarihte falanca
müsteşar ‘Şu incelemeyi yap, bu incelemeyi yapma; bu incelemeden olumlu sonuç
çıkar, bundan olumsuz çıkar.’ dedi.” şeklinde açıklasın. Aksi takdirde bu çok
yanlış olur.
Bakınız, ben
meslek hayatımda çok genç bir maliye müfettişi iken bir ilimizde o zaman
Cumhuriyet Halk Partisi il başkanının yatak odası dâhil evinde ve iş yerinde
aramalı vergi incelemesi yaptım. Başbakan Ferit Melen idi.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın
Kumcuoğlu, konuşmanızı tamamlayınız efendim.
ERTUĞRUL
KUMCUOĞLU (Devamla) - Ferit Melen Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekiliydi ve
Cumhuriyet Halk Partisi Bakanıydı ve bize bir gün dahi “Ne yapıyorsunuz?” diye
sormadı ama söz konusu il başkanının kendisine defalarca telefon ettiğini biz
bulunduğumuz yerden biliyorduk. Biz böyle bir gelenekten geldik, biz böyle bir
anlayıştan geldik.
Bugüne kadar
hiçbir siyasetçi, AKP’ye gelinceye kadar, Sayın Erdoğan Başbakan oluncaya kadar
bu memlekette hiçbir başbakan, hiçbir maliye bakanı hiçbir denetim elamanına ne
yapması veya yapmaması gerektiğiyle ilgili hiçbir talimat vermemiştir. Bu düzen
sizinle bozuldu ve siz gidince düzelecek, sizinle bozuldu ve siz gidince tekrar
rayına oturacak. Yol yakındır, sandık ufukta. Böyle yanlış kanunlar yapan,
böyle yanlış işler yapan hükûmetlerle doğru yere varılamaz. Onun için sizin
yaptığınız Anayasa değişikliğine de “Hayır.” demek bu milletin boynunun
borcudur.
Saygıyla selamlıyorum.
(MHP sıralarından alkışlar)
AHMET YENİ
(Samsun) – Millet “Evet.” diyecek.
BAŞKAN – Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul
edilmemiştir.
Diğer önergeyi
okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan
"Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın 28'inci maddesinin aşağıdaki
şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Ferit
Mevlüt Aslanoğlu (Malatya) ve arkadaşları
Madde 28.- 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi
Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendinin sonunda yer
alan "teslim ve hizmetleri" ibaresi "teslim ve hizmetleri ile
teşhis ve tedaviye yönelik sağlık hizmeti sunan kamu kurum ve kuruluşlarının
birbirlerine yapacakları teslim ve hizmetler" şeklinde değiştirilmiştir.
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılamıyoruz.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI MEHMET
ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Buyurun
Sayın Aslanoğlu. (CHP sıralarından alkışlar)
FERİT MEVLÜT
ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; hepinize
saygılar sunuyorum.
Değerli
arkadaşlar, bu madde sağlık kurumlarının birbirine fatura kesmeleriyle ilgili
KDV istisnası… Doğru bir maddedir. Sağlık kurumları arasında…
Ancak, şimdi,
Sağlık Bakanlığı ne yapıyor anlamak mümkün değil. Bugün elime Sağlık
Bakanlığının bir sirküleri geçti. Önce bir hastane birlikleri kurmaya
çalıştılar. Komisyondan kanunu geçirdiler. Çok yanlış bir kanundu ama buna
rağmen Komisyondan geçirdiler. Her nedense Genel Kurula gelmedi, bunu
uygulamaya sokamadınız.
Ancak, bakıyorum,
bugün Sağlık Bakanlığı Müsteşarlığının bir bildirisi… Bölge merkezleri
kurulmuş, alt bölgeler kurulmuş, bazı illeri birbirine bağlamış. Öyle bir
sirküler ki anlamak mümkün değil. Ve bir de bazı iller var, hadi birbirine
yakın veya belli hastane, üniversite hastaneleri var bazı illerde ama bakıyorum
bir Denizli-Aydın bölgesi kurulmuş. Denizli ile Aydın’ın -bilemiyorum ben,
Denizlili, Aydınlı arkadaşlar söylesin- aynı hastane gruplarını… Üst bölge yani
“Aydın-Denizli bölgesi” diye bir bölge; ne Aydın ne Denizli, bu bölge nerede
kurulacak?
Bir
Elâzığ-Malatya bölgesi kurulmuş. Bu bölge Elâzığ mı, Malatya mı? Hangisi alt
bölge, hangisi üst bölge? Yani Malatya’daki bir hastanın Elâzığ’a gitme olanağı
yoktur. Malatya’daki bir hasta İstanbul’a geliyor, Ankara’ya geliyor eğer
tedavi… İki, Malatya’da Turgut Özal Tıp Merkezi gibi bir Türkiye'nin en ünlü,
karaciğer nakli yapan bir merkezi var. Eğer hastane birliği, üst birlik
olacaksa Malatya olmalı. Yani bunu anlamak mümkün değil. Ne yapıyor Sağlık
Bakanlığı, ne yapmak istiyor?
Ben buradan ikaz
ediyorum. Belki bu sirküleri daha hiçbiriniz görmediniz. Bugün tesadüfen düştü
sitelere, bugün yayınlandı. Değerli arkadaşlar, Sağlık Bakanlığı ne yaptığını
bilmiyor. Ne yapmak istiyor? Bu birliklerle İzmir’i iki bölgeye ayırmış: Güney
İzmir, kuzey İzmir.
ALİM IŞIK (Kütahya) –
Biliyor biliyor, devlet mallarını peşkeş çekecek, nasıl bilmiyor?
FERİT MEVLÜT
ASLANOĞLU (Devamla) – Ondan sonra İstanbul’u, Ankara’yı ikiye ayırmış. Nedir
amacı? Üniversite hastanelerinin buradaki yeri nedir? Yani hiçbir şey yoktur
burada, belli değil. Üniversite hastaneleri yok mu edilmek isteniyor? Hâlbuki
üniversite hastaneleri, hakikaten hepimizin umudu, tüm hastaların umudu ama
Sağlık Bakanlığı üniversite hastaneleriyle iş birliği yapmayı düşünmüyor mu?
Böyle bir uygulama, eğer böyle bir birlik olacaksa, hastaları yönlendirecek
böyle merkezler olacaksa, öncelik üniversite hastanelerinindir ama ben bunu bir
kez daha bilgilerinize sunuyorum. Örneğin, şahsen, biz, Malatya olarak bir
Elâzığ’ın üst bölge olmasını kabullenemeyiz, hiçbir zaman kabullenemeyiz. “Denizli-Aydın
bölgesi” ne demek ya? Ya Denizli olur ya Aydın olur. Aydınlı hastalar
Denizli’ye mi gider, İzmir’e mi gider? Hangisine gider arkadaşlar? Bu nedenle
ben Sağlık Bakanlığının bugün yayınlanan bu tamimini hakikaten bir kez daha
gözden geçirmesini rica ediyor, hepinize saygılar sunuyorum.
Ayrıca, demin bir
madde ihdası önergesi vermiştik. Sayın Bakanım, avukatlar, mali müşavirler,
ücretlerine fatura kesiyorlar ama müvekkilleri, yani iş yaptığı insanlar
bedelini ödemiyorlar, yani faturayı kesiyor, KDV’sini ödemek zorunda kalıyor
ama karşı taraftan parasını tahsil edemiyor. Yani bu, muhasebeciye de yapılan
bir haksızlık, avukata da yapılan bir haksızlıktır. Yani fatura etmek zorunda,
ediyor ama diyor ki müvekkili: “Şu anda param yok, ödeyemiyorum.” Alamadığı bir
paranın KDV’sini ödüyor. Yani neden bundan kaçıyorsunuz? Yani hangi mükellef
parasını ödüyorsa, ödediği miktar kadar KDV’sini yatırsın bu insanlar. Yani
burada avukatlara ve serbest mali müşavirlere haksızlık yapıyorsunuz. Yani bir
avukat bazen bir yıl parasını alamıyor. Diyelim bir alacak davası, davayı
kazanmasına rağmen parasını tahsil edemiyor avukat. Neden KDV’sini
ödetiyorsunuz? Haksızlık yapmıyor musunuz? Madde ihdasını kabul etmediniz ama
bunu mutlaka, bu konuyu, bu haksızlığı gidermek zorundasınız.
Hepinize saygılar
sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ediyorum.
Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul
edilmemiştir.
Maddeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
29’uncu madde
üzerinde iki adet önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan
“Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın Çerçeve 29’uncu maddesinin
aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Harun Öztürk |
Ferit Mevlüt
Aslanoğlu |
Mustafa Özyürek |
|
|
İzmir |
Malatya |
İstanbul |
|
|
Bülent Baratalı |
Şevket Köse |
Atilla Kart |
|
|
İzmir |
Adıyaman |
Konya |
|
|
|
Yaşar Ağyüz |
|
|
|
|
Gaziantep |
|
Madde 29 - 4/4/1988 tarihli ve 320 sayılı Milli Piyango İdaresi Genel
Müdürlüğünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 2 nci
maddesinin 2 nci fıkrası ve sonraki fıkraları aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
(2) Bu maddenin yürürlüğünü izleyen üç yıl içinde
birinci fıkra hükümlerine göre özelleştirme işlemleri sonuçlandırılamamışa,
İdare, birinci fıkra hükümlerine göre şans oyunlarının düzenlenmesiyle ilgili
aşağıda sayılan iş ve hizmetlerin tamamını veya bir kısmını özel hukuk
sözleşmeleriyle Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş şirketlere
yaptırabilir:
a) İdare tarafından belirlenecek şans
oyunlarının terminaller ile elektronik ortamlar üzerinden oynatılması ve
ikramiyelerinin ödenmesi amacıyla mülkiyeti yükleniciye ait olmak üzere şans
oyunları sisteminin kurulumu ile işletim, bakım ve onarımının yapılması.
b) Merkezi oyun
sistemi ile terminaller arasındaki iletişimin sağlanması.
c) Şans
oyunlarına ilişkin pazarlama, reklam, tanıtım faaliyetlerinde bulunulması,
çekiliş sonuçlarının yazılı ve görsel basın aracılığıyla kamuoyuna duyurulması,
İdare ile bayi ve iştirakçilere danışma ve destek hizmeti verilmesi.
d) Şans
oyunlarına ait biletler ile sarf malzemelerinin tedarik ve dağıtımı.
(3) Şans oyunlarının düzenlenmesiyle ilgili
ikinci fıkrada sayılan iş ve hizmetlerden hangilerinin yaptırılacağı İdare
tarafından ihale dokümanı ile belirlenir ve söz konusu iş ve hizmetler aşağıda
belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yaptırılır:
a) Belirlenen iş
ve hizmetler; ihale ile kısımlara bölünmeden, en fazla yedi yıllık süreyle ve hasılattan pay verilmesi suretiyle yaptırılabilir. İhalede
saydamlığın, rekabetin, eşit muamelenin, güvenilirliğin, gizliliğin, kamuoyu
denetiminin, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasının ve
kaynakların verimli kullanılmasının sağlanması esastır.
b) İhaleye
katılacak isteklilerin belirli ekonomik ve mali yeterlik ile mesleki ve teknik
yeterliğe sahip olması esastır. İhaleye katılacak isteklilerin sağlaması
gereken ekonomik ve mali yeterlik ile mesleki ve teknik yeterlik kriterlerine idari şartnamede yer verilir.
(4) İhaleye
katılacak isteklilerden, yeterliklerinin belirlenmesine ilişkin olarak aşağıda
belirtilen bilgi ve belgeler istenir:
a) İsteklinin,
mevzuatı gereği ilgili odaya kayıtlı olarak faaliyette bulunduğunu gösterir
belgeler.
b) İsteklinin
veya ortaklarından birinin ihale konusu iş veya benzer işlerde son on yıl
içinde, asgari toplam iki yıl süreyle idari şartnamede belirlenecek sayıda
terminalden oluşan bayi ağını yurtiçinde veya yurtdışında işletmiş ve
şartnamede belirlenecek tutarda yıllık hâsılatı gerçekleştirmiş olduğuna
ilişkin iş deneyim belgeleri.
c) İsteklinin
bilanço veya bilançoya eşdeğer belgeleri.
d) Bir takvim yılında gerçekleşen hasılatın taahhüt edilen hasılatın altında kalması
durumunda, isteklinin hasılattan aldığı pay oranının, gerçekleşen hasılat ile
taahhüt ettiği hasılat arasındaki farkın taahhüt edilen hasılata oranı kadar
noksan uygulanacağına ilişkin hükmü de içeren ve miktarı idari şartnamede
belirlenen asgari yıllık hasılat taahhütnamesi.
e) İhale konusu
iş kapsamında kullanılacak altyapı ve ekipmanlar ile
yapılacak işin ihale dokümanında belirtilen standartlara uygunluğunu gösteren,
uluslararası kurallara uygun şekilde akredite edilmiş kalite kontrol
kuruluşları tarafından verilen sertifikalar.
f) İsteklinin
organizasyon yapısına ve ihale konusu işi yerine getirmek için yeterli sayıda
ve nitelikte personel çalıştırdığına veya çalıştıracağına ilişkin bilgi ve
belgeler.
(5) Tekliflerin
değerlendirilmesi ve uygun teklifin seçimi aşağıda belirtilen usul ve esaslara
göre yapılır:
a) Tekliflerin
değerlendirilmesinde, öncelikle belgeleri noksan olduğu veya geçici teminatı
usulüne uygun olmadığı tespit edilen isteklilerin teklifleri değerlendirme dışı
bırakılır. Bu ilk değerlendirme ve işlemler sonucunda belgeleri noksansız ve
geçici teminatı usulüne uygun olan isteklilerin tekliflerinin ayrıntılı
değerlendirilmesine geçilir. Bu aşamada, isteklilerin ihale konusu işi
yapabilme kapasitelerini belirleyen yeterlik kriterlerine
ve tekliflerin ihale dokümanında belirtilen şartlara uygun olup olmadığı
incelenir. Uygun olmadığı belirlenen isteklilerin teklifleri değerlendirme dışı
bırakılır.
b) İhaleye teklif
vermiş olan tüm istekliler ikinci oturuma davet edilir, (a) bendine göre yapılan
inceleme sonucunda belgeleri noksan olan veya istenilen şartlara uygun olmadığı
tespit edilen isteklilere değerlendirme dışı bırakıldığı bildirilir ve mali
teklifleri açılmadan iade edilir. Aynı oturumda, yeterliği sağlayan
isteklilerin mali teklifleri açılır. Değerlendirme sonucu yeterli görüldükleri
halde ikinci oturuma katılmayanlar da ihale dışı bırakılarak geçici teminatları
irat kaydedilir.
c) İkinci
oturumda, yeterliği sağlayan isteklilerin mali teklifleri okunur ve tekliflerin
alınış sırasıyla, ilk tekliflerinden yüksek bir oran olmamak üzere yeni
tekliflerini yazılı olarak sunmaları istenir. Oturum esnasında, isteklilerden
alınan yazılı teklifler istekliler huzurunda okunur. İhale, oturuma katılan
isteklilerin katılımı ile açık eksiltme suretiyle sonuçlandırılır. Açık
eksiltmede asgari eksiltilebilecek miktar ile teklif verme sırası ihale
komisyonunca isteklilerin huzurunda bir tutanakla tespit edilir. Açık
eksiltmeye, yazılı olarak sunulan mali tekliflerdeki en düşük pay yüzdesi tavan
alınmak suretiyle başlanır. İhale komisyonu başkanı, isteklilere sırayla söz
vererek mali tekliflerini sorar ve talep ettikleri pay yüzdeleri açık eksiltme
kâğıdına yazılarak karşısına isteklinin imzası alınır. Başka indirim
yapamayacağını beyan ederek ihaleden çekilenlerin eksiltme kâğıdına imzaları
alınır ve durum tutanak ile tespit edilir. Eksiltmeye, tek istekli kalıncaya
kadar devam edilir. Tek kalan istekli, daha fazla eksiltme yapmaz ise eksiltme
tutanağı tek kalan istekli ve komisyon üyeleri tarafından imzalanır. İhale
komisyonu, ihalede birinci ve ikinci en düşük teklifleri belirleyerek oturumu
kapatır.
d) İhale
komisyonu verilen mali teklifleri değerlendirirken varsa diğer mali tekliflere
veya İdarenin tespit ettiği yaklaşık orana göre teklif oranı aşırı düşük olan
teklif sahiplerinden teklifte önemli olduğunu tespit ettiği bileşenler ile
ilgili ayrıntıları yazılı olarak isteyebilir. Yapılan değerlendirme sonucunda
açıklamaları yeterli görülmeyen veya yazılı açıklamada bulunmayan isteklilerin
teklifleri kabul edilmez.
e) İhale, en
düşük pay yüzde oranını teklif eden istekli üzerinde kalır ve ihale komisyonu,
gerekçeli kararını ihaleyi onaylayacak yetkilinin onayına sunar. İhale kararı
onaylanmadan önce İdare, ihale üzerinde kalan isteklinin kamu ihalelerinden
yasaklı olup olmadığını araştırarak buna ilişkin belgeyi ihale kararına ekler.
İhale yetkilisi, karar tarihini izleyen en geç yedi iş günü içinde ihale
kararını onaylar veya gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle ihaleyi iptal
eder. İhale yetkilisi gerekçesini belirtmek suretiyle, verilmiş olan bütün
teklifleri reddederek ihaleyi iptal etmekte serbesttir.
f) İhalenin iptal
edilmesi halinde bu durum bütün isteklilere, ihalenin iptaline ilişkin gerekçe
de belirtilmek suretiyle en geç bir hafta içinde bildirilir. İhalenin usulüne
uygun olarak iptal edilmesi nedeniyle istekliler İdareden herhangi bir hak
talebinde bulunamaz.
(6) İdare ile yüklenici arasında imzalanan
sözleşmenin iptali veya yükleniciden kaynaklanan bir nedenle feshi halinde;
oyunların sürekliliğinin sağlanması amacıyla şans oyunları sistemi ve bunların
fikri ve sınai mülkiyet haklarının tamamının işletim
ve kullanım hakkı İdareye geçer. Yüklenici, sözleşme süresini geçmemek üzere bu
madde hükümlerine göre çıkılacak ihale sonucunda belirlenen yeni yüklenicinin
faaliyete geçiş tarihine kadar bu hakların İdare veya altıncı fıkra hükümleri
uyarınca belirlenecek tüzelkişi tarafından kullanımını engelleyemez ve bu
hakların kullanılması karşılığında herhangi bir bedel veya hak talep edemez.
(7) Sözleşmenin
feshi veya iptali halinde, sözleşme kapsamındaki iş ve hizmetlerin tamamı veya
bir kısmı İdare tarafından yapılacak ilan ve davet üzerine başvuranlarla teknik
şartlar ve hasılattan verilecek pay oranı görüşülmek
suretiyle, süresi bir yılı geçmeyen özel hukuk sözleşmeleriyle Türk Ticaret
Kanunu hükümlerine göre kurulmuş şirketlere yaptırabilir.
(8) Müteakip
ihalenin yapılamaması veya iptal edilmesi ya da belirlenen yeni yüklenicinin
süresinde faaliyete geçememesi halinde, İdare, sözleşme süresi sona eren
yükleniciden altı ayı geçmemek üzere sözleşmedeki iş ve hizmetleri aynı
şartlarla almaya devam edebilir. Ancak bu suretle hizmet alımı hiç bir şekilde
bir yılı geçemez.
(9) Yüklenici sözleşme süresince şans oyunları
ile ilgili Türkiye'deki faaliyetleri için özel olarak geliştirdiği oyun ismi,
marka, reklam spotları ile bilet ve afiş tasarımları ve benzerlerinden tescili
mümkün olanları kullanmaya başlamadan önce İdare adına tescil ettirir.
(10) Şans
oyunlarının düzenlenmesiyle ilgili iş ve hizmetlerin özel hukuk sözleşmeleriyle
Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş şirketlere yaptırılmasına ilişkin
ihale işlemlerine Bakanlar Kurulu kararı ile başlanır.
(11) Lisansın
verilmesine ve şans oyunlarının düzenlenmesiyle ilgili iş ve hizmetlerin özel
hukuk sözleşmeleriyle Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş şirketlere
yaptırılmasına ilişkin diğer usul ve esaslar İdare tarafından hazırlanan ve
Bakanlık tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir."
BAŞKAN – İkinci
önerge geri çekildiği için bu önergeyi işleme alıyorum.
Komisyon önergeye
katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılmıyoruz.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Sayın
Öztürk, buyurun efendim.
HARUN ÖZTÜRK
(İzmir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının 29’uncu maddesiyle
ilgili vermiş olduğumuz önerge üzerine söz aldım. Yüce heyetinizi saygıyla
selamlıyorum.
Değerli
milletvekilleri, bu madde ile 320 sayılı Millî Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 2’nci maddenin
ikinci fıkrası değiştirilmekte ve maddeye yeni fıkralar eklenmektedir.
Dikkatlerinize
sunmak istediğim bu madde tam 29 paragraf, 125 satır, 1.279 sözcükten ibaret
olan bu değişiklik teklifinin kanun yapma tekniğiyle ne kadar bağdaştığını
Genel Kurulun takdirlerine sunuyorum. Ancak anılan ek 2’nci maddenin sadece
bundan ibaret olduğu da sanılmasın. Değiştirilmeyen birinci fıkrasında da 12
paragraf, 52 satır ve 689 sözcük bulunmaktadır. Maddenin tamamına baktığınızda
41 paragraf, 177 satır ve 1.968 sözcükten ibaret bir ek madde olduğunu
göreceksiniz.
Değerli
milletvekilleri, Başkanlık Divanı ek 2’nci maddenin birinci fıkrasını da dâhil
eden değişiklik önergemizi uzun bulduğu için işleme koymak istememiştir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu bu maddenin tamamını değiştirmek
istese değiştiremeyecek mi? Burada bir yanlışlık olduğu açıktır. Yanlışlık,
ayrı bir kanun konusu olacak birçok hususun tek bir maddede birleştirilmiş
olmasındadır. Bu konuda
kusurlu olan Komisyonda
eleştirilerimizi dikkate almayan AKP Grubudur.
Değerli
milletvekilleri, 320 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin değiştirilen ek 2’nci
maddesinin ne getirdiğine bakmadan önce 2003 yılında eklenen bu maddenin mevcut
hâlinin irdelenmesinde yarar görülmektedir. Mevcut ek 2’nci madde şans
oyunlarına ilişkin lisansın verilme şekline ilişkin esas ve usulleri
düzenlemektedir. Buna göre, lisans, yeni kurulacak bir iktisadi devlet
teşekkülüne veya Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulacak bir anonim
şirkete ayrı ayrı veya topluca pazarlık usulüyle verilebilecektir. Lisansın
verilmesine ilişkin değerleme ve ihale işlemleri Özelleştirme İdaresi
Başkanlığınca yürütülecektir.
Maddeye 2008
yılında yapılan ilave ile lisansa ilişkin değerleme işlemlerinin günün ekonomik
koşulları göz önünde bulundurularak uluslararası finans ve sermaye
piyasalarında kabul görmüş değerleme yöntemleri kullanılmak suretiyle
Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca gerçekleştirileceği, ihale edilen lisans
karşılığında her ay hasılatın yüzde 3’ünün İdareye
verileceği, hasılat gizlenmesi durumunda ceza ödeneceği, İdarenin denetim ve
fesih yetkisinin kullanılabileceği öngörülmüştür.
Değerli
milletvekilleri, bu hükümler çerçevesinde Hükûmet, 2003 yılında yaptığı
düzenlemenin gereğini bugüne kadar yapamamıştır. 2008 yılına geldiğinde mevcut
düzenlemenin yeterli olmadığını düşünerek yeni bir yasal düzenleme yapmış ancak
onun da gereğini yine bugüne kadar yerine getirememiştir. Bugün getirdiği
değişiklikle Hükûmet “Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde lisans
verilmesini gerçekleştirebilirsem yine gerçekleştireceğim ancak ben bu
yetkilerim baki kalmak üzere aşağıdaki yetkileri de kullanmak istiyorum.”
demektedir.
Getirilen
tasarıya göre İdare, lisans devri gerçekleşene kadar şans oyunlarının
düzenlenmesiyle ilgili olarak maddede sayılan iş ve hizmetleri Türk Ticaret
Kanunu hükümlerine göre kurulmuş anonim şirketlere en fazla on yıllık süreyle hasılattan pay alarak ihale edebilecek, ihaleye
katılacakların yeterliliği kanunda belirtilen bilgi ve belgelere dayalı olarak
İdare tarafından şartnamelerle belirlenecek, tekliflerin değerlendirilmesi ve
uygun teklifin seçimi yine kanunda detaylı olarak belirtildiği şekilde
gerçekleştirilebilecek, ceza ve yasaklama hükümleri hariç, Kamu İhale Kanunu ve
Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümleri, İdarenin bu maddeye göre yapacağı iş
ve hizmet ihaleleri için uygulanmayacak, bunların yerine Spor Müsabakalarına
dayalı Sabit İhtimalli ve Müşterek Bahis Oyunlarının Özel Hukuk Tüzel
Kişilerine Yaptırılması Hakkında Kanun’un, bu tasarıda sayılan 17’nci maddesine
ait hükümler uygulanacaktır.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun
Sayın Öztürk, konuşmanızı tamamlayınız.
HARUN ÖZTÜRK
(Devamla) – Değerli milletvekilleri, 320 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle
yapılan bu atıf, söz konusu 5738 sayılı Kanun’u özel bir kanun olmaktan çıkarıp
genel bir kanun konumuna getirmektedir.
Sözleşmenin feshi
ve iptali hâlinde, sözleşme kapsamındaki iş ve hizmetlerin tamamı veya bir
kısmı, İdare tarafından ilan yapılmaksızın davet edilenlere teknik şartlar ve hasılattan verilecek pay oranı görüşülmek suretiyle süresi
bir yılı geçmeyen özel hukuk sözleşmeleriyle tüzel kişilere
yaptırılabilecektir. Müteakip ihalenin yapılamaması veya iptal edilmesi ya da
belirlenen yeni yüklenicinin süresinde faaliyete geçememesi hâlinde, İdare
sözleşme süresi sona eren yükleniciden birer yılı geçmemek üzere sözleşmedeki
iş ve hizmetleri aynı şartlarla ihalesiz yaptırabilecektir.
Değerli
milletvekilleri, bu maddenin ayrı bir yasa çerçevesinde düzenlenmesi
gerektiğine işaret etmek istedim.
Yüce heyetinizi
saygıyla selamlıyorum.
BAŞKAN – Teşekkür
ediyorum Sayın Öztürk.
Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul
edilmemiştir.
Maddeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
30’uncu madde
üzerinde iki adet önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in; 3717 sayılı Adlî Personel ile
Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492
sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun
ve 657 sayılı Kanunun 152'nci Maddesinin “II-Tazminatlar” Kısmının (G)
Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili
Veysi Kaynak'ın Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin
çerçeve 30 uncu maddesindeki “mübaşir ve hizmetlilere” ibaresinden sonra gelmek
üzere “657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (c) fıkrası
kapsamında çalışanlara” ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Erkan Akçay |
E. Haluk Ayhan |
Mustafa Kalaycı |
|
|
Manisa |
Denizli |
Konya |
|
|
Mehmet Günal |
Oktay Vural |
Mehmet Şandır |
|
|
Antalya |
İzmir |
Mersin |
|
|
|
Abdülkadir
Akcan |
|
|
|
|
Afyonkarahisar |
|
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun Ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın 30'uncu
maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Harun Öztürk |
Halil Ünlütepe |
Ferit Mevlüt
Aslanoğlu |
|
|
İzmir |
Afyonkarahisar |
Malatya |
|
|
Rahmi Güner |
Mustafa Özyürek |
Bülent Baratalı |
|
|
Ordu |
İstanbul |
İzmir |
|
|
|
Şevket Köse |
|
|
|
|
Adıyaman |
|
Madde 30- 8/5/1991 tarihli ve 3717 sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını
Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı Harçlar
Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanunun 2 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Madde 2- Daire dışında yapılması gereken her keşif ve icra
işlemi için; hâkimlere, Cumhuriyet savcılarına, askerî mahkemelerdeki subay
üyelere, adlî tabiplere, icra müdürleri ve yardımcıları ile icra işlemlerini
yapmakla yetkili memurlara, hazine avukatlarına, hazine avukatı olmayan il ve
ilçelerde davaları takibe yetkili daire amirleri ve 3402 sayılı Kadastro
Kanununa göre yetkili kılınan kişilere (500); yazı işleri müdürlerine, hâkim
veya Cumhuriyet savcısının kararı üzerine görevlendirilen sosyal çalışmacı,
psikolog ve pedagoglara, muhakemat hizmetlerinde görev yapan memurlara, zabıt
kâtiplerine ve ceza ve infaz kurum personeli hariç olmak üzere diğer adlî ve
idarî yargı personeline (300); mübaşir ve hizmetlilere (200) gösterge rakamının
memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar kadar yol tazminatı
ödenir.
Bu madde uyarınca
yol tazminatı bütçenin ilgili tertibinden her ayın sonunda ödenir ve ayrıca
yevmiye ödenmez.
Bir kişinin
alacağı aylık yol tazminatı tutarı, en yüksek Devlet memuru aylığının ek
gösterge dahil üç katını geçemez.
Kamu adına takibi
gereken işler ile hazine avukatlarına, hazine avukatı olmayan il ve ilçelerde
davaları takibe yetkili daire amirlerine ödenecek yol giderleri ile yol
tazminatı, bu madde hükümlerine göre bütçenin ilgili tertibinden ödenir.
Bu madde uyarınca
ödenen yol tazminatı damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz.
Yol giderleri
ilgili kişiler tarafından karşılanır. Görülen işler birden fazla ise ödenecek
yol gideri uzaklıkla orantılı şekilde hesaplanır."
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Katılamıyoruz.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Buyurun
Sayın Ünlütepe.
HALİL ÜNLÜTEPE
(Afyonkarahisar) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Görüşülmekte olan
yasa tasarısı üzerinde vermiş olduğumuz önergeyi açıklamak üzere söz almış
bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Vermiş olduğumuz
bu önergeyle, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun bir maddesinde değişiklik
yapılmaktadır. Bu madde, daha ziyade adli personel ve devlet davalarını takip
edenlere ödenecek olan yol giderleridir.
Sayın Başkan,
değerli arkadaşlar; adli personel, adliye teşkilatının geri planında olan, ama
tüm adliyenin sorunlarını, yükünü taşıyan bir personeldir. Bu adli personel
genellikle hizmetli, yazman, zabıt kâtibi, yazı işleri müdüründen oluşmaktadır.
Adalet Bakanlığı
uzun bir dönemdir bu personeli ihmal etmiştir. Çok yoğun ve ülkenin dikkatle
izlediği davaları sonuçlandırmada ciddi görev alan bu adalet teşkilatındaki
personel, genellikle Bakanlık tarafından üvey evlat muamelesi görmüş, Bakanlık
her dönem yargıç ve savcıların sosyal haklarını düzenlerken bunlarla ilgili
konularda hep geri planda kalmıştır. Bu arkadaşlarımızın, son dönemlerde yoğun
dava sayısının artması, ayrıca adliye teşkilatının yapısı dikkate alındığında
iş yükü altında ciddi oranda ezildiklerini de görmekteyiz.
Bu gelen
tasarıyla, havuz sistemi denilen yolluklarla ilgili kısım, maalesef, ortadan
kaldırılmaktadır. Genellikle bu personele ödenecek olan yolluk, ancak gidene
verilecektir. Örneğin, bir icra takibinde… Bugün dosya sayısının çok yoğunluğu
nedeniyle icra dairelerinin her ilde sayısı artmaktadır. Bundan sekiz yıl önce
benim ilimde 2 icra dairesi varken, şimdi bu sayı 6-7’ye doğru yaklaşmıştır.
Dosya sayısının
çok yoğun olduğu bir ortamda, icra memurları bu yolluktan yararlanabilmek
amacıyla bizzat hacze gitmek zorunda kalacaktır. Diğer personel ise bu
yolluktan, bu harçlardan mahrum kalacaktır. Böyle bir ortamda, oradaki çalışma
barışını sağlamanız olanaklı değildir.
İki: Bu, ciddi
suiistimale ve yolsuzluklara neden olur. Bunun kaldırılış sebebinin ne olduğunu
bilemiyorum ama bunun kaldırılmasını isteyenler belki Ankara merkezde
çalışanlar olabilir, bakanlıklarda çalışanlar olabilir ama yargı teşkilatının
içinde görev alanlardan birisine bunu sorsanız kesin olarak buna karşı çıkar.
Zaten şimdiki, gelen tasarıyla da verilen ödenek miktarları çok cüzi miktarda.
Adliye
teşkilatında çalışanlar zaten çok düşük maaş almaktadır. Örneğin, bu bizim
vermiş olduğumuz öneriyle de yollukların ve harcırahların artırılması talebinde
bulunmaktayız. Nedir? Hâkim, cumhuriyet savcısı, askerî mahkemelerde görevli
olan subay üyelere, adli tabiplere, icra müdürleri, yardımcıları ve icra
işlemlerini yapmakla yetkili memurlara ve hazine avukatlarına 275 gösterge
üzerinden yolluk ödenmektedir. Bunun 500’e çıkarılmasını öneriyoruz bu
önerimizle. Ayrıca, yazı işleri müdürlerine, hâkim ve cumhuriyet savcısı
kararları üzerine görevlendirilen sosyal çalışmacı, psikolog ve pedagoglara ve
zabıt kâtiplerine ödenecek olan yolluk kat sayısı 200 iken, bunun 300’e
çıkarılmasını ve diğer memur, mübaşir ve hizmetlilere de 150 göstergenin 200
gösterge üzerinden ödenmesini teklif ediyoruz. Bu teklif, hiç olmazsa bu personeli
birazcık rahatlatabilir. Ama çalışanlar lehine hiçbir iyileştirme yapılmadan
havuz sisteminin tasfiye edilmesi, burada, adliye teşkilatında ciddi sorunların
doğmasına neden olacaktır, iş veriminde ve iş barışında ciddi zedelenmelere yol
açabiliriz. Bu nedenle, bu harcırahlarla ilgili kısımda…
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun
Sayın Ünlütepe.
HALİL ÜNLÜTEPE
(Devamla) – Bağlamaya çalışıyorum Sayın Başkan.
Harcırahlarla
ilgili olan kısımda olanaklı ise havuz sistemine tekrar dönülmesini ve adliyede
çalışan zabıt kâtibi, yardımcı personelin tümünün yolluklardan belirli bir oran
dâhilinde faydalanmasının daha doğru ve hakkaniyete uygun olacağını, ayrıca,
teklifimizde belirtmiş olduğumuz gösterge rakamlarına bu yollukların yükseltilmesini
diliyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ediyorum Sayın Ünlütepe.
Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul
edilmemiştir.
Diğer önergeyi
okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in; 3717 sayılı Adlî Personel ile
Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492
sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun
ve 657 sayılı Kanunun 152'nci Maddesinin “II-Tazminatlar” Kısmının (G)
Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili
Veysi Kaynak'ın Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin
çerçeve 30 uncu maddesindeki “mübaşir ve hizmetlilere” ibaresinden sonra gelmek
üzere “657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (c) fıkrası
kapsamında çalışanlara” ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.
Erkan
Akçay (Manisa) ve arkadaşları
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU
SÖZCÜSÜ HALİL ÜNLÜTEPE (Afyonkarahisar) – Katılamıyoruz.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Sayın
Akcan, buyurun. (MHP sıralarından alkışlar)
ABDÜLKADİR AKCAN
(Afyonkarahisar) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 536
sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 30’uncu maddesiyle ilgili olarak verilmiş olan
önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Söz konusu olan
30’uncu madde, idari ve adli personele görev yaptığı alanın dışında bir görev
verilmesi hâlinde kendilerine tahakkuk edecek yol tazminatını düzenleyen madde
hükmünü değiştiren bir maddedir. Bu değişikliğe göre, madde metninde ifade
edildiği gibi, tasarının torba tasarı olarak ele alınması nedeniyle okunmadığı
için, madde okunmadan işlem gördüğü için, ne içerdiğini bir, birlikte ele
alalım. “Daire dışında yapılması gereken her keşif ve icra
işlemi için; hâkimlere, Cumhuriyet savcılarına, askerî mahkemelerdeki subay
üyelere, adlî tabiplere, icra müdürleri ve yardımcıları ile icra işlemlerini
yapmakla yetkili memurlara, hazine avukatlarına, hazine avukatı olmayan il ve
ilçelerde davaları takibe yetkili daire amirleri, 3402 sayılı Kadastro Kanununa
göre yetkili kılınan kişilere; yazı işleri müdürlerine, hâkim veya Cumhuriyet
savcısının kararı üzerine görevlendirilen sosyal çalışmacı, psikolog ve
pedagoglara, muhakemat hizmetlerinde görev yapan memurlara, zabıt kâtiplerine,
ceza ve infaz kurum personeli hariç olmak üzere diğer adlî ve idarî yargı
personeline; mübaşir ve hizmetlilere…” diye ifade ediyor.
Şimdi, burada, aynı kurumlarda, özelleştirmeden gelen,
özelleştirme işlemlerinden sonra görevlerine son verilen, tazminat ödenerek
çıkarılmış olan insanlar, bir biçimde sizin hükûmetleriniz döneminde 4/C olarak
çıkardığınız ve çıkarmakla övündüğünüz, özelleştirme sonrası her türlü özlük
haklarını kaybetmiş, geleceğini kaybettiği için geleceğini rahat görebilsin
diye 4/C kadrosunda görevlendirdik diye övündüğünüz insanlardan bahsediyoruz.
Verdiğimiz
önerge… Daha önce kadrolu olarak biraz önce maddede anılan görevlilerin söz
konusu görevlere görevlendirilmesi hâlinde aynı işi yapmak üzere
görevlendirilmiş 4/C kadrosunda istihdam edilen insanlar bu haklardan
yararlanamamakta. Dolayısıyla bir ciddi çifte standart söz
konusu olmakta. Aynı işi yapan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na
tabi insanlara söz konusu görevlerde görevlendirilmeleri hâlinde, hizmetli olsa
dahi söz konusu görevi yapması hâlinde 150 göstergeyle yol tazminatı
öngörüyorsunuz maddede. Ancak hazırlanan tasarıda aynı görevi yapan 4/C’liler
unutulmuş.
Bu unutulmuşluğun önüne geçmek ve unutulmuşluğun yarattığı
ikilemli işlemi ve hak kaybını, mağduriyeti ortadan kaldırmak üzere Milliyetçi
Hareket Partisi Meclis Grubunda yer alan arkadaşlarımla beraber vermiş
olduğumuz önergede bu tazminatın, yol tazminatının 4/C’lilere de verilmek
suretiyle, onların zaten “4/C’li” adıyla anılmakta mağdur edilmişliklerinin
üstüne devamen mağduriyet söz konusu olduğundan bu mağduriyetlerinin kaldırılmasını
esas alıyoruz, bunu öngörüyoruz. Bizim önergede
amacımız, maksadımız, muradımız Sayın Bakan bu. Bu önerge okunduğu anda ne
Komisyon ne Bakan katılmamakla “Evet, biz bunları mağdur ediyoruz ve bu
mağduriyetleri de bilerek yapıyoruz.” anlamı taşıyor, katılmamanız önergeye.
Gelin, bu
önergeye oylama sırasında, evet, sözlü olarak her ne kadar katılmamış iseniz
oylama sırasında katılın ki bu mağduriyetler devamen süregitmesin, süreklilik
arz eder hâl almasın diyoruz.
Bu duygu ve
düşüncelerle, verdiğimiz önergeye desteklerinizi bekliyor, yüce heyetinizi
saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ederim Sayın Akcan.
Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul
edilmemiştir.
Maddeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Çerçeve 31’inci
maddeye bağlı Geçici Madde 2 üzerinde iki adet önerge vardır, önergeleri
okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan
"Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı"nın Çerçeve 31 inci maddesi ile
3717 sayılı Kanuna eklenen Geçici 2 nci maddesinin aşağıdaki şekilde
değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Harun Öztürk |
Ferit Mevlüt Aslanoğlu |
Şevket Köse |
|
|
İzmir |
Malatya |
Adıyaman |
|
|
Atilla Kart |
Mustafa Özyürek |
Bülent Baratalı |
|
|
Konya |
İstanbul |
İzmir |
“Geçici Madde 2- 21/11/2008 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe
kadar bu Kanunun 2 nci maddesi uyarınca banka hesaplarına yatırılan paralar, bu
süreler içinde çalışan personele çalışma süresi dikkate alınarak 21/11/2008
tarihinden önce yürürlükte bulunan Kanun hükümlerine göre bir defada ödenir. Bu
şekilde yapılacak ödemelerin Kanunda öngörülen tavanı aşıp aşmadığı
belirlenirken ilgililerin bir yılı aşan çalışma süreleri için ayrıca üst sınır
karşılaştırması yapılır. Bu şekilde yapılacak ödemelerin Kanunda öngörülen üst
sınırı aşması durumunda, artan miktar Hazineye gelir kaydedilir."
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner’in, 3717 sayılı Adlî Personel ile
Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492
sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun
ve 657 sayılı Kanunun 152'nci Maddesinin "II-Tazminatlar" Kısmının
(G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş
Milletvekili Veysi Kaynak'ın Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Teklifinin çerçeve 31 inci maddesinde yer alan Geçici 2. maddenin aşağıdaki
şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Erkan Akçay |
E.Haluk Ayhan |
Hasan Çalış |
|
|
Manisa |
Denizli |
Karaman |
|
|
Abdülkadir Akcan |
Mehmet Şandır |
Mustafa Kalaycı |
|
|
Afyonkarahisar |
Mersin |
Konya |
|
|
Mehmet Günal |
Oktay Vural |
|
|
|
Antalya |
İzmir |
|
“Geçici Madde 2- 21/11/2008 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe
kadar bu Kanunun 2 nci maddesi uyarınca banka hesaplarına yatırılan paralar, bu
süreler içinde çalışan, Adli ve İdari yargı çalışanları ile 657 Sayılı Devlet
Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (c) fıkrası kapsamında çalışan personele,
eşit olmak üzere ve Damga vergisi hariç herhangi bir kesintiye ya da
mahsuplaşmaya tabi tutulmaksızın tamamı dağıtılır."
BAŞKAN - Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Katılamıyoruz.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz efendim.
MEHMET ŞANDIR
(Mersin) – Sayın Çalış konuşacak.
BAŞKAN - Sayın
Çalış, buyurun efendim.
HASAN ÇALIŞ
(Karaman) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz
tasarının 31’inci maddesinin geçici 2’nci maddesi üzerine vermiş olduğumuz
önerge üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere
söz aldım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.
Kıymetli
arkadaşlar, geçici 2’nci maddeyle 21/11/2008 tarihinden
bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar 3717 sayılı Kanun’un 2’nci maddesi,
banka hesaplarında birikmiş olan paraların, bu süreler içerisinde çalışan
personele, çalışma süresi dikkate alınarak ve bu tarihten önce yürürlükte olan
kanunlar uyarınca dağıtılmasını ve fazlasının da hazineye irat kaydedilmesini
hüküm altına almaktadır.
Kıymetli
arkadaşlar, düzenlemenin bu hâliyle çalışanlar lehine düzeltilmesi için bu
önergeyi verdik. Çünkü Anayasa Mahkemesi kararıyla da sabittir ki bu tür
ödeneklerden idari yargı personelinin de faydalanması gerekmektedir, ayrıca
aynı şartlarda çalışan 4/C personelinin yararlanması gerekmektedir. Tasarı bu
hâliyle kanunlaştığı zaman ortaya çıkacak mağduriyetleri gidermek istedik.
Çıkacak mağduriyetler nedir?
Değerli arkadaşlar,
birincisi, 4/C personeli, zaten adı üzerinde, kendilerini de “mağdur” olarak
isimlendiriyorlar, mağduriyetlerini bir nebze olsun azaltmayı amaçladık. İdari yargı personeli yine aynı durumda.
Ayrıca,
önergemizle, damga vergisi hariç diğer keseneklerin kaldırılmasını, mahsuplaşma
yapılmamasını amaçladık, çünkü bu yapıldığı zaman personele ödenecek bu paralar
sembolik paralar hâline gelecektir.
Bir diğer husus
da, eşit dağıtılmasını hedefledik. Eşit dağıtılmasıyla da, özellikle taşrada
zor şartlar altında çalışan memurların gözetilmesi, onların lehine pozitif
ayrımcılık yapılması amaçlanmıştır.
Kıymetli
arkadaşlar, artan paranın hazineye geri alınmasıysa, gerçekten zor şartlar
altında yaşayan personeli korumayacak bir yaklaşımdır. Onun için, bu biriken
paraların tamamının dağıtılmasını ve kapsam dışında kalan personele de
verilmesini amaçlamış olduk.
Kıymetli
arkadaşlar, gerçekten, memurumuz, emeklimiz, işçimiz, Anadolu tabiriyle bordro
mahkûmlarımız her geçen gün daha zor şartlar altında yaşamaktadırlar. Maalesef
memurlarımızın her maaş artış dönemi geldiği zaman, hazinemiz, hükûmet
temsilcileri kaynak bulmakta zorlanıyorlar, ama başka ihtiyaçlar olduğu zaman
bu kaynakları çok rahat bir şekilde buluyorlar. Memurların
gerçekten refah payından, kalkınmadaki ortaya çıkan paydan alamadıkları hakları
birikmiştir ve bu birikmiş alacaklarını da göz önüne aldığımız zaman, ayrıca
direkt vergileri tahsil etmeyip vergileri endirekt yolla tahsil etme yolunu
seçtiği için Sayın Hükûmetimiz, dar gelirli ve bordro mahkûmları, değerli
arkadaşlar, haksızlıkla karşı karşıya kalmıştır, bu alacaklarının tahsil
edilmesi gerekmektedir.
Değerli
arkadaşlar, gerçekten memur çok zorda, işçi çok zorda. Bakınız, ben size
zorluğu söyleyeyim: Önümde bir tane su faturası var arkadaşlar. Su faturası, 30
liralık bir fatura.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın
Çalış, buyurun.
HASAN ÇALIŞ
(Devamla) – Lütfen değerli arkadaşlar, elinizi vicdanınıza koyun, bakın. 30
liralık su faturasının 14 lira 94 kuruşu suya gidiyor. Gerisi nereye gidiyor?
Elinizi vicdanınıza koyun ve bakın. Önümde yine bir telefon faturası var. 316
liralık telefon faturasının, tabii bunun içerisinde diğer gizli vergiler de
var, arkadaşlar, üzerine 79 lira özel iletişim vergisi, bu da yetmiyor, 56 lira
KDV… Ya arkadaşlar, insaf edin! Bu özel iletişim vergisi, deprem gibi çok
olağanüstü şartlarda o günün sıkıntıları giderilsin diye koyuldu ama siz bunu
kalıcı hâle getirdiniz. Lütfen, ne olur, elinizi vicdanınıza koyun, memurun,
dar gelirlinin, işçinin nefes almasını sağlayın değerli arkadaşlar.
Bu duygu ve
düşüncelerle önergemize desteğinizi bekliyoruz. Saygılarımı, sevgilerimi
sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ederim Sayın Çalış.
Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul
edilmemiştir.
Diğer önergeyi
okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan
"Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı"nın Çerçeve 31 inci maddesi ile
3717 sayılı Kanuna eklenen Geçici 2 nci maddesinin aşağıdaki şekilde
değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Harun
Öztürk (İzmir) ve arkadaşları
“Geçici Madde 2- 21/11/2008 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe
kadar bu Kanunun 2 nci maddesi uyarınca banka hesaplarına yatırılan paralar, bu
süreler içinde çalışan personele çalışma süresi dikkate alınarak 21/11/2008
tarihinden önce yürürlükte bulunan Kanun hükümlerine göre bir defada ödenir. Bu
şekilde yapılacak ödemelerin Kanunda öngörülen tavanı aşıp aşmadığı
belirlenirken ilgililerin bir yılı aşan çalışma süreleri için ayrıca üst sınır
karşılaştırması yapılır. Bu şekilde yapılacak ödemelerin Kanunda öngörülen üst
sınırı aşması durumunda, artan miktar Hazineye gelir kaydedilir."
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Buyurun
Sayın Kart. (CHP sıralarından alkışlar)
ATİLLA KART
(Konya) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan tasarının
31’inci maddesiyle bağlantılı olarak tarafımızdan verilen önerge hakkında söz
almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli
arkadaşlarım, Adalet Bakanlığı bünyesinde adli emanet paralarının
kullanımındaki yasa dışılığın yanında, yol tazminatlarıyla, yol harcırahlarıyla
ilgili olarak da yasal anlamda skandal teşkil eden, suç teşkil eden uygulamalar
üç yıla yakın bir süreden bu yana devam etmektedir. Bilindiği gibi, Anayasa
Mahkemesi, biraz evvel diğer konuşmacıların da ifade ettikleri gibi, 17/5/2007 tarihli kararıyla yol tazminatlarının adli
personele dağıtılan 1/2’lik bölümünü iptal etmiş, iptal edilen bölümle ilgili
olarak yeni yasal düzenleme yapılması için Hükûmete bir yıllık süre vermiştir.
Bu süre 21/11/2008 tarihinde dolmasına rağmen
Hükûmetin bu konuda hiçbir çalışma yapmadığı ve Meclise bugüne kadar hiçbir
tasarıyı ulaştırmadığı bilinmektedir.
Yine, bu
uygulamayla mevcut düzenleme ve uygulamaya göre adli ve idari yargıda görevli
memurlara ödenen 1/2’lik ödemenin yıllık tutarının limiti aşması hâlinde nasıl
bir düzenleme getirileceği de, nasıl bir açıklama yapılacağı da yine hüküm
altına alınmıştır. 21/11/2008 tarihine kadar bu
düzenleme yapılmadığı gibi, Ziraat Bankasına daha evvel yatırılan paraların
bundan böyle de yatırılmaya devam edilmesi için ilgili cumhuriyet
savcılıklarına talimatın Adalet Bakanlığı tarafından verildiğini biliyoruz.
Ortada ciddi
anlamda bir yasal boşluk iki yılı aşkın bir süre devam etmiştir değerli
milletvekilleri. Burada 3717 sayılı Yasa uyarınca tahsil edilen yol
tazminatlarının nereye harcanacağı belli olmadığı hâlde, Hükûmet, yasal
dayanağı olmayan bu paranın tahsiline devam etmiştir. Sadece Konya ilinde bir
ay içerisinde bu şekilde yatırılan paranın 100 milyarın üstünde olduğu
bilinmektedir. Bu meblağın artık katrilyonlarla telaffuz edilecek boyutlara
ulaştığı bilinmektedir. Hükûmet bir taraftan “KEY’leri tasfiye ettik.” diyerek
propaganda yapmakta, aslında KEY’lerin tasfiyesini de aksatmakta, bunun yanında
da, değerli milletvekilleri, yeni KEY’ler yaratmaktadır. Bir başka ifadeyle,
yasa dışı bir şekilde toplanmakta olan bu paralar kayıt dışı bir şekilde
Hükûmet tarafından kullanılmaktadır. Anaysa ihlali boyutlarında bir ihlal söz
konusudur. Bırakın hukuk devletini, kanun devletlerinde bile örneği
görülmeyecek haksız, keyfî ve sorumsuz bir uygulama Hükûmet tarafından iki yılı
aşkın bir süre sürdürülmüştür.
Gelinen aşamada
doğrudan Hükûmete şu soruları yöneltiyoruz bu getirilen maddeyle bağlantılı
olarak, getirilen düzenlemeyle bağlantılı olarak: 28/11/2008
tarihinden bu yana biriken, haksız olarak tahsil edilen, yasa dışı bir şekilde
tahsil edilen, kayıt dışı bir şekilde tahsil edilen bu meblağın tutarı nedir?
Bu para ne şekilde kullanılmıştır? Ne şekilde değerlendirilmiştir? Konuyla
ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin kararına göre bir yıl içinde yasal düzenleme
yapılması gerektiği hâlde ve bu süre 21/11/2008
tarihinde dolmuş olduğu hâlde bugüne kadar neden yasal düzenleme yapılmamıştır?
Kayıt dışılığa neden zemin hazırlanmıştır? Sözü edilen bu para, yasal dayanağı
olmayan bu birikimler nerede, hangi bankada muhafaza edilmektedir? Bu bankanın
ismini mutlaka öğrenmek istiyoruz, Hükûmet bunu açıklığa kavuşturmak
zorundadır. Acaba haksız ve keyfî şekilde verilen krediler sebebiyle bankaların
bozulan dengesini, mevduat dengesini sağlamaya yönelik bir şekilde mi bu
paralar kullanıldı? Yani, yeni bir görevi kötüye kullanma süreci mi işletildi?
Hükûmetin bu konulara mutlaka cevap vermesi gerekiyor, mutlaka kamuoyunu
bilgilendirmesi gerekiyor. Ama şundan eminiz ki, üzülerek ifade ediyorum,
Hükûmetin bu konulara açıklama getirecek cesareti ve öz güveni yoktur.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun
Sayın Kart, konuşmanızı tamamlayınız.
ATİLLA KART
(Devamla) – Çünkü kayıt dışılıktan beslenen bir yönetim anlayışıyla Türkiye
bugüne kadar yönetiliyor.
Bu anlayışla şu
soruyu da soruyoruz, şu sorunun da açıklanması gereğini ifade ediyoruz:
Ekonomik sıkıntı içinde olan, bu yüzden icralık hâle gelen, ev ve iş yerlerine
haciz gelen borçluların borçlarını daha da artıran bu uygulamanın devam etmesi
hangi adalet duygusuyla, hangi hakkaniyet duygusuyla bağdaşmaktadır?
Bir kez daha şunu
ifade etmek gereğini duyuyorum: Kayıt dışı bir şekilde yasal dayanağı olmadan
toplanan ve artık milyar dolarlarla ifade edilen bu paralar hangi bankalarda
muhafaza edilmiştir? Hangi şartlarla muhafaza edilmiştir? Bu soruyu ısrarla
soracağız.
Bu düşüncelerle,
bu değerlendirmelerle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ederim.
Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul
edilmemiştir.
Çerçeve 31’inci
maddeye bağlı geçici madde 2’yi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Çerçeve madde
31’e bağlı geçici madde 3 üzerinde bir adet önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan
536 sıra sayılı kanun tasarısının 31. maddesi ile 3717 sayılı kanuna eklenen
Geçici Madde 3’ün aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Cevdet Selvi |
Ferit Mevlüt Aslanoğlu |
Atilla Kart |
|
|
Kocaeli |
Malatya |
Konya |
|
|
Mustafa Özyürek |
Harun Öztürk |
Metin Arif Ağaoğlu |
|
|
İstanbul |
İzmir |
Artvin |
“Geçici Madde 3-
Bu kanunun 2 nci maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden yapılacak
giderler için, 2009 yılı yargı harçları gelir gerçekleşmesinin yüzde beşini
geçmemek üzere bu bakanlığın 2010 yılı bütçesinde açılacak tertiplere ödenek
eklemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılamıyoruz.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Buyurun
Sayın Kart.
ATİLLA KART
(Konya) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Genel Kurulu bir kez daha
saygıyla selamlıyorum.
Değerli
arkadaşlarım, 58, 59 ve 60’ıncı Hükûmetler döneminde Adalet Bakanlığı
bünyesindeki haksız uygulamalar süreklilik kazanmıştır. İcra
İflas ve Harçlar Kanunu’nun açık hükümlerine göre, bankaya mevduat olarak
yatırılan adli emanet paralarından hazine adına, hazine lehine faiz getirisi
alınması gerekirken, bu durum hem Harçlar Kanunu’nda hem İcra İflas Kanunu’nda
açık bir şekilde düzenlenmiş olmasına rağmen, Hükûmet, 1 Temmuz 2005-2 Haziran
2008 tarihleri arasında Akbank’a yatırdığı mevduattan, 2 Haziran 2008
tarihinden bu yana ise Vakıfbank’a aktardığı bu mevduattan faiz getirisi
almamış, hazinenin lehine doğan ve amir bir şekilde düzenlenmiş olan bu
uygulamadan hazine aleyhine vazgeçmiştir. 59 ve 60’ıncı Hükûmetlerin
Adalet Bakanları açık bir şekilde görev ve yetkilerini kötüye kullanmışlardır.
Hâl böyleyken,
yine tarafımıza ulaşan bilgilere göre, bu mevduat Akbank bünyesindeyken
Bakanlık çalışanlarının tümüne bu işlem karşılığında promosyon
olarak aylık bağlandığını, dikkatinizi çekiyorum, Bakanlık çalışanlarına, yani
adli personele değil, adalet çalışanlarına değil, Bakanlık personeline, bir
avuç üst düzey yöneticiye aylık promosyon bağlanması yolunda uygulama
yapıldığını biliyoruz. Bunlar, açıkça görevi kötüye kullanma niteliğinde olan,
kayıt dışı yapılanmayı himaye eden uygulamalardır.
Burada ortaya
çıkan tablo şudur değerli milletvekilleri: 59 ve 60’ıncı Hükûmetlerin Adalet
Bakanları, isim vererek söylüyorum, Sayın Cemil Çiçek, Sayın Mehmet Ali Şahin,
Sayın Sadullah Ergin görevlerini açıkça kötüye kullanmışlardır. Her üç Bakanın
kişisel olarak çıkar sağlamadıklarını temenni ediyoruz ancak bu durum, adı
geçen bakanların cezai ve siyasi sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağı gibi,
hukuki anlamda da kişisel sorumluluklarını ortadan kaldırmayacaktır.
Kamu bütçesinin belki de en önemli kalemlerinden birisini teşkil
eden adli emanet paralarının tevdi edildiği Vakıfbank’tan 1 Temmuz 2005
tarihine kadar kamu adına faiz geliri tahsil edilirken, hiçbir haklı ve yasal
gerekçe olmadığı hâlde önce Akbank’a faizsiz olarak, daha sonra da bu kez
Vakıfbank’a ancak faizsiz olarak bu paranın yatırılmaya başlandığını görüyoruz.
Burada, yaptığımız araştırmalara göre,
tarafımıza ulaşan bilgilere göre, biraz evvel yol tazminatlarıyla ifade ettiğim
o yolsuzluğun dışında, kayıt dışı yapılanmanın dışında, adli emanet paraları
olayında da yine milyar dolarlar seviyesinde kayıt dışı bir kullanımın söz
konusu olduğunu görüyoruz. Bu bir tahmin değil, bu, kayıtlarla yapılan bir
tespittir, bunu özellikle vurgulamak gereğini duyuyorum. Peki, Akbank’a
yatırılan bu paralar, neden, sonra, Haziran 2008’den itibaren Vakıfbank’a ve
yine faizsiz olarak yatırılmaya başlandı? İşte, cevaplandırılması gereken soru
bu değerli milletvekilleri.
Biraz evvel, bir
önceki maddede ifade ettiğim gibi, aslında, Hükûmet, yaratmış olduğu bir
yolsuzluğu yine başka bir yolsuzlukla kapatma noktasında maharetle uygulama
yapan bir yönetim anlayışına sahip. Biliyoruz ki Halkbank ve Vakıfbank’tan
belli bir medya grubuna aktarılan 750 milyon dolar sebebiyle, yasa dışı,
bankacılık kurallarına aykırı olan bu kredi kullanımı sebebiyle Vakıfbank’ın
mevduat dengeleri bozuldu. Bunu biz söylemiyoruz, bunu BDDK söylüyor değerli
milletvekilleri. BDDK, Hükûmeti uyarıyor “Tedbirini al.” diyor. “Bu haksız,
bankacılık kurallarına aykırı olan kredi kullanımı sebebiyle Vakıfbank’ın
mevduat dengeleri bozulmuştur, bunun tedbirini alın.” diyor. BDDK üstüne düşen
görevi yapıyor. Hükûmet ne yapıyor? Hükûmet de, maşallah Hükûmetimiz de bu
konulara… Yani, yaratılan yolsuzlukları…
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun
Sayın Kart, konuşmanızı tamamlayınız.
ATİLLA KART
(Devamla) - …nasıl kamufle ederim anlayışıyla yeni bir
yolsuzluğun yine yaratıldığını görüyoruz. O mevcut yolsuzluğun üstüne gitmek
yerine yeni bir yolsuzluğun yaratıldığını görüyoruz. Ne yapılıyor? Burada,
biraz evvel ifade ettim, İcra İflas Kanunu’nun, Harçlar Kanunu’nun amir
hükümlerine rağmen adli emanet paralarını faizsiz olarak Vakıfbank’a aktarmak
suretiyle o bankanın mevduatını toparlamaya yönelik, yine yolsuzlukla ifade
edilebilecek bir görevi kötüye kullanmayla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz.
Bunların hesabının yeni yasama dönemlerinde mutlaka sorulacağından emin
olmanızı istiyorum. Bundan kamuoyunun, bundan halkımızın emin olması gerekir.
Bunu, inançla ifade ediyoruz.
Bu düşüncelerle,
bu değerlendirmelerle Genel Kurulu bir kez daha saygıyla selamlıyorum. (CHP
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ediyorum.
Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul
edilmemiştir.
Geçici madde 3’ü
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Geçici madde 2 ve
geçici madde 3’ün bağlı olduğu çerçeve 31’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum:
Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
32’nci madde
üzerinde iki adet önerge vardır, önergeleri okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in; 3717 sayılı Adlî Personel ile
Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492
sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun
ve 657 sayılı Kanunun 152'nci Maddesinin "II-Tazminatlar" Kısmının
(G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş
Milletvekili Veysi Kaynak'ın Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Teklifinin çerçeve 32 nci maddesinin birinci paragrafının aşağıdaki şekilde
değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Erkan Akçay |
Emin Haluk Ayhan |
Mustafa Kalaycı |
|
|
Manisa |
Denizli |
Konya |
|
|
Mehmet Günal |
Oktay Vural |
Mehmet Şandır |
|
|
Antalya |
İzmir |
Mersin |
|
|
|
Abdülkadir Akcan |
|
|
|
|
Afyonkarahisar |
|
“29.6.2001 tarihli ve 4706 Sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların
Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 4 üncü maddesine aşağıdaki fıkra
eklenmiştir.”
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın
32'nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Harun Öztürk |
Ferit Mevlüt Aslanoğlu |
Mustafa Özyürek |
|
|
İzmir |
Malatya |
İstanbul |
|
|
Bülent Baratalı |
Şevket Köse |
|
|
|
İzmir |
Adıyaman |
|
Madde 32- 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz
Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde
yer alan "Hisse oranı yüzde kırkı," ibaresi "Hisse oranı yüzde
ellisini veya" şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra
eklenmiştir.
"Hazineye
ait tarım arazilerinin satışında 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı
Kanunundaki kısıtlamalara tabi olan taşınmazlar bu maddenin birinci fıkrasının
(c) bendindeki kısıtlamalara tabi olmaksızın hissedarına doğrudan veya birden
fazla hissedar olması halinde hissedarlar arasında pazarlık usulüyle
satılabilir."
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılamıyoruz.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
MEHMET AKİF
HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Gerekçe…
BAŞKAN –
Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe: Hazineye
ait hisseli taşınmazlardaki hazine payının yüzde ellisini aşmamak kaydıyla
hissedarlarına satışına imkan sağlanmaktadır.
BAŞKAN – Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul
edilmemiştir.
Diğer önergeyi
okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in; 3717 sayılı Adlî Personel ile
Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492
sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun
ve 657 sayılı Kanunun 152’nci Maddesinin "II-Tazminatlar" Kısmının
(G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili
Veysi Kaynak’ın Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin
çerçeve 32 nci maddesinin birinci paragrafının aşağıdaki şekilde
değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Erkan
Akçay (Manisa) ve arkadaşları
“29.6.2001
tarihli ve 4706 Sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi
Hakkında Kanunun 4 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.”
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılamıyoruz.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
MEHMET ŞANDIR
(Mersin) – Gerekçe...
BAŞKAN –
Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe: Söz
konusu Kanunun 4 üncü maddesinin (c) fıkrasındaki hisse oranı ile hisse miktarı
şartlarının birlikte aranması şartı, hazine yararı ve bazı istismarların önüne
geçmek bakımından yararlı olacaktır. Tasarıda ise hazine hissesi oranı ile
hisse miktarını ayrı ayrı değerlendirilmektedir ki, doğru değildir.
BAŞKAN – Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul
edilmemiştir.
Maddeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
33’üncü madde
üzerinde üç adet önerge vardır, önergeleri okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in; 3717 sayılı Adlî Personel ile
Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492
sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun
ve 657 sayılı Kanunun 152’nci Maddesinin "II-Tazminatlar" Kısmının
(G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş
Milletvekili Veysi Kaynak’ın Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Teklifinin çerçeve 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “yüzde onu”
ibaresinin “yüzde yirmi beşi” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Erkan Akçay |
E. Haluk Ayhan |
Mustafa Kalaycı |
|
|
Manisa |
Denizli |
Konya |
|
|
Abdülkadir Akcan |
Mehmet Şandır |
Mehmet Günal |
|
|
Afyonkarahisar |
Mersin |
Antalya |
|
|
|
Oktay Vural |
|
|
|
|
İzmir |
|
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 536 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının çerçeve 33
üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Nurettin Canikli |
Bekir Bozdağ |
Orhan Erdem |
|
|
Giresun |
Yozgat |
Konya |
|
|
Mehmet Sait Dilek |
Özlem P. Türköne |
|
|
|
Isparta |
İstanbul |
|
Madde 33- 4706 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin beşinci
fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiş, altıncı fıkrasının birinci cümlesinde yer
alan "üzerinde yapılanma olanlar;" ibaresinden sonra gelmek üzere
"Hazine adına tescil tarihine bakılmaksızın" ibaresi eklenmiş, bu fıkranın
dördüncü cümlesi "Bu suretle yapılacak satışlarda satış bedeli, en az
yüzde onu peşin ödenmek üzere beş yıla kadar taksitlendirilebilir."
şeklinde değiştirilmiş, sekizinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan
"altı ay" ibaresi "bir yıl" olarak değiştirilmiş, bu
fıkranın sonuna aşağıdaki cümle eklenmiş ve maddeye dokuzuncu fıkrasından sonra
gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Köy sınırları içerisinde yer alan Hazinenin özel
mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan tarım arazilerinin
kiracılarından tahsil edilen kira gelirlerinin yüzde onu, 442 sayılı Köy
Kanununda belirlenen görevlerde kullanılmak kaydıyla, tahsilatı
izleyen ay içinde bu gelirlerin elde edildiği köy tüzel kişiliği hesabına
aktarılmak üzere emanet nitelikli hesaplara kaydedilir. Maliye Bakanlığı bu
oranı iki katına kadar artırmaya yetkilidir."
"Bu süre Bakanlık tarafından 5 yıla kadar uzatılabilir."
"Bu maddenin altıncı fıkrası uyarınca ilgili belediyelere
bedelsiz olarak devredilen taşınmazların yapı sahipleri ile bunların kanunî
veya akdi haleflerine doğrudan satılması hâlinde, ilgili belediyelerin devre
ilişkin taleplerinin defterdarlık veya malmüdürlüğüne intikal tarihinden
itibaren ecrimisil alınmaz. Ancak taşınmazların genel hükümlere göre değerlendirilmesi
hâlinde ecrimisil alınır."
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın
33’üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Harun Öztürk |
Ferit Mevlüt
Aslanoğlu |
Mustafa Özyürek |
|
|
İzmir |
Malatya |
İstanbul |
|
|
Bülent Baratalı |
Şevket Köse |
|
|
|
İzmir |
Adıyaman |
|
Madde 33- 4706 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrasına
aşağıdaki cümle eklenmiş, altıncı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan
"üzerinde yapılanma olanlar;" ibaresinden sonra gelmek üzere
"Hazine adına tescil tarihine bakılmaksızın" ibaresi eklenmiş,
sekizinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "altı ay" ibaresi
"bir yıl" olarak değiştirilmiş, bu fıkranın sonuna aşağıdaki cümle
eklenmiş ve maddeye dokuzuncu fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra
eklenmiştir.
"Köy
sınırları içerisinde yer alan Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm
ve tasarrufu altında bulunan tarım arazilerinin kiracılarından tahsil edilen
kira gelirlerinin yüzde biri, 442 sayılı Köy Kanununda belirlenen görevlerde
kullanılmak kaydıyla, tahsilatı izleyen ay içinde bu
gelirlerin elde edildiği köy tüzelkişiliği hesabına aktarılmak üzere emanet
nitelikli hesaplara kaydedilir. Maliye Bakanlığı bu oranı iki katına kadar
artırmaya yetkilidir."
"Bu süre
Bakanlık tarafından 3 yıla kadar uzatılabilir."
"Bu maddenin
altıncı fıkrası uyarınca ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilen
taşınmazların yapı sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerine doğrudan
satılması halinde, ilgili belediyelerin devre ilişkin taleplerinin defterdarlık
veya malmüdürlüğüne intikal tarihinden itibaren ecrimisil alınmaz. Ancak
taşınmazların genel hükümlere göre değerlendirilmesi halinde ecrimisil
alınır."
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılamıyoruz.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Sayın
Hamzaçebi, gerekçeyi mi okutayım?
MEHMET AKİF
HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Gerekçe…
BAŞKAN –
Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Köy sınırları
içerisinde yer alan hazineye ait veya devletin hüküm ve tasarrufu altındaki
tarım arazilerinden elde edilen kira gelirlerinin tutarı dikkate alındığında
köy tüzel kişiliğine bırakılacak payın yüzde bir olarak sınırlandırılması
yerinde olacaktır.
BAŞKAN – Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul
edilmemiştir.
Diğer önergeyi
okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan
536 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının çerçeve 33 üncü maddesinin aşağıdaki şekilde
değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Nurettin
Canikli (Giresun) ve arkadaşları
Madde 33- 4706 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrasına
aşağıdaki cümle eklenmiş, altıncı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan
"üzerinde yapılanma olanlar;" ibaresinden sonra gelmek üzere
"Hazine adına tescil tarihine bakılmaksızın" ibaresi eklenmiş, bu
fıkranın dördüncü cümlesi "Bu suretle yapılacak satışlarda satış bedeli,
en az yüzde onu peşin ödenmek üzere beş yıla kadar taksitlendirilebilir."
şeklinde değiştirilmiş, sekizinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan
"altı ay" ibaresi "bir yıl" olarak değiştirilmiş, bu
fıkranın sonuna aşağıdaki cümle eklenmiş ve maddeye dokuzuncu fıkrasından sonra
gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Köy
sınırları içerisinde yer alan Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm
ve tasarrufu altında bulunan tarım arazilerinin kiracılarından tahsil edilen
kira gelirlerinin yüzde onu, 442 sayılı Köy Kanununda belirlenen görevlerde
kullanılmak kaydıyla, tahsilatı izleyen ay içinde bu
gelirlerin elde edildiği köy tüzel kişiliği hesabına aktarılmak üzere emanet
nitelikli hesaplara kaydedilir. Maliye Bakanlığı bu oranı iki katına kadar
artırmaya yetkilidir."
"Bu süre
Bakanlık tarafından 5 yıla kadar uzatılabilir."
"Bu maddenin
altıncı fıkrası uyarınca ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilen
taşınmazların yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine doğrudan
satılması halinde, ilgili belediyelerin devre ilişkin taleplerinin defterdarlık
veya malmüdürlüğüne intikal tarihinden itibaren ecrimisil alınmaz. Ancak
taşınmazların genel hükümlere göre değerlendirilmesi halinde ecrimisil alınır."
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Genel Kurulun takdirine
bırakıyoruz.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN –
Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe: Maddede
yer alan düzenlemelere ilave olarak, 4706 sayılı Kanunun 5 inci maddesi
uyarınca; belediye ve mücavir alan sınırları içinde olan, üzerinde yapılanma
bulunan ve Maliye Bakanlığınca; öncelikle üzerinde yapısı bulunan yapı
sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine satılmak ya da genel
hükümlere göre değerlendirilmek üzere ilgili belediyelere bedelsiz olarak
devredilen taşınmazların belediyelerce yapı sahipleri ile bunların kanunî veya
akdi haleflerine yapılan satışlarda satış bedellerinin en az dörtte biri peşin,
kalanının üç yıla kadar taksitlendirilmesi yerine, vatandaşlarımıza ödeme
kolaylığı sağlanması amacıyla, bu satış bedellerinin en az yüzde onu peşin
ödenmek üzere beş yıla kadar taksitlendirilebilmesine imkan
tanınması amaçlanmaktadır.
BAŞKAN – Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul
edilmiştir.
Diğer önergeyi
okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in; 3717 sayılı Adlî Personel ile
Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492
sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun
ve 657 sayılı Kanunun 152’nci Maddesinin "II-Tazminatlar" Kısmının
(G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili
Veysi Kaynak'ın Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin
çerçeve 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "yüzde onu"
ibaresinin "yüzde yirmi beşi" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif
ederiz.
Erkan
Akçay (Manisa) ve arkadaşları
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN -
Gerekçeyi mi okutayım Sayın…
MEHMET ŞANDIR
(Mersin) – Gerekçe…
BAŞKAN - Gerekçe…
Gerekçe:
Köy sınırları
içerisinde yer alan Hazineye ait tarım arazilerinin kiracılarından tahsil
edilecek olan kira gelirlerinin yüzde onunun köy tüzel kişiliğine aktarılması
olumlu görülmekle birlikte, bu oran yetersizdir ve ecrimisil tespitlerini
teşvikten ve kiralamayı özendirmekten uzaktır. Oranın yüzde yirmi beşe
çıkarılması bu amacı gerçekleştirecektir.
BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.
Maddeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
34’üncü madde
üzerinde üç adet önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan
536 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 34 üncü maddesinin aşağıdaki şekilde
değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Nurettin
Canikli |
Veysi Kaynak |
Orhan Karasayar |
|
|
Giresun |
Kahramanmaraş |
Hatay |
|
|
Özlem Müftüoğlu |
Kayhan
Türkmenoğlu |
|
|
|
Gaziantep |
Van |
|
Madde 34- 4706 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesinin sonuna aşağıdaki
fıkra eklenmiştir.
"Gümrük Müsteşarlığı tarafından 8/6/1994
tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli
Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun kapsamında gerçekleştirilen veya
gerçekleştirilecek olan gümrük kapılarının modernizasyonu ile gümrük
idarelerine ait bina ve alt yapı tesislerine ilişkin yatırımlar için Hazinenin
özel mülkiyetinde bulunan taşınmazların üzerinde tesis edilen irtifak hakları
ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde verilen
kullanma izinlerinde irtifak hakkı veya kullanma izni bedelleri ile hasılat
payı; özel kanunları uyarınca ilgilileri tarafından bedeli ödenmek suretiyle
kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilen veya tapudan terkin edilen
taşınmazlar üzerinde ilgilileri lehine tesis edilecek irtifak hakları veya
verilecek kullanma izinlerinde hasılat payı alınmaz."
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun Ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın
34'üncü maddesinin tasarıdan çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
|
|
Harun Öztürk |
Ferit Mevlüt
Aslanoğlu |
Mustafa Özyürek |
|
|
İzmir |
Malatya |
İstanbul |
|
|
Bülent Baratalı |
Şevket Köse |
|
|
|
İzmir |
Adıyaman |
|
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile
Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısı; Harçlar Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Tasarısı; Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in; 3717 sayılı Adlî Personel ile
Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492
sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun
ve 657 sayılı Kanunun 152'nci Maddesinin "II-Tazminatlar" Kısmının
(G) Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş
Milletvekili Veysi Kaynak'ın Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Teklifinin çerçeve 34 üncü maddesinin Tasarıdan çıkartılmasını arz ve teklif
ederiz.
|
|
Erkan Akçay |
E. Haluk Ayhan |
Mustafa Kalaycı |
|
|
Manisa |
Denizli |
Konya |
|
|
Mehmet Günal |
Abdülkadir
Akcan |
Mehmet Şandır |
|
|
Antalya |
Afyonkarahisar |
Mersin |
|
|
|
Oktay Vural |
|
|
|
|
İzmir |
|
BAŞKAN – Komisyon
önergelere katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Sayın
Aslanoğlu, siz mi konuşacaksınız?
Buyurun.
FERİT MEVLÜT
ASLANOĞLU (Malatya) – Değerli arkadaşlarım, hepinize saygılar sunarım. İki
kelime edip ineceğim.
Hazine arazisi ve
meralar var. Son günlerde bir moda başladı, biliyorsunuz, bu tarımsal teşvikler
çıktı ya, şimdi her önüne gelen tarımsal teşvik alıyor; inşallah sonu iyi
gelir. İşte, nasılsa, bedava inek diyorlar; güzel, yani keşke üretseler de,
yetiştirseler de hepimiz gurur duyarız. Yani dürüst, namuslu kim bu işi
yapacaksa sonuna kadar destek olalım, hiç buna itirazım yok ama bir moda
başladı, köyün arazisini, köyün mezarlığını, köy merasını artık bunlara tahsis
ediyorlar. Arkadaşlar, köy tüzel kişiliğinin bir merası var, köyün içinde
mezarlığı var; mezarlığın olduğu bir araziyi, siz, teşvik aldı diye birisine
kiraya verirseniz bu olmaz. Adres veriyorum: Malatya Akçadağ Karapınar köyü.
Mezarlık, kiraya verilen yerin içinde mi değil mi?
Değerli
arkadaşlarım, bu, köye bir vefamız. Mezarlığın olduğu bir merayı Teşvik Yasası
nedeniyle il komisyonu eğer kiraya veriyorsa, bunu hepinizin takdirine
sunuyorum. Özellikle, Millî Emlak Genel Müdürlüğünün takdirine sunuyorum. Mera
Kanunu’na tabidir, hazine arazisidir ama köyün malını, içinde mezarlığın
bulunduğu bir yeri başkasına kiraya vermeyi ben hazmedemiyorum.
Hepinize teşekkür
ederim. (CHP sıralarından alkışlar)
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Biz de hazmedemiyoruz. Varsa bir şey düzeltiriz.
BAŞKAN – Teşekkür
ederim Sayın Aslanoğlu.
Diğer önerge
sahipleri adına Sayın Enöz, Manisa Milletvekilimiz.
Buyurun Sayın
Enöz. (MHP sıralarından alkışlar)
MUSTAFA ENÖZ
(Manisa) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 536 sıra
sayılı Kanun Tasarısı’nın 34’üncü maddesi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi
olarak vermiş olduğumuz önerge üzerine söz almış bulunmaktayım. Yüce heyeti
saygıyla selamlıyorum.
Değerli
milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz kanun tasarısının 34’üncü maddesi, 4706
sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi
Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un ek 2’nci maddesinin sonuna bir
fıkra eklemektedir. 4706 sayılı Kanun’un ek 2’nci maddesi, hazinenin özel
mülkiyetinde bulunan taşınmazlar üzerinde tesis edilecek irtifak hakları ile
devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde verilecek kullanma
izinlerini düzenlemektedir. Kanun’un ek 2’nci maddesine eklenmek istenen fıkra
“Özel kanunları uyarınca ilgilileri tarafından bedeli ödenmek suretiyle
kamulaştırılarak hazine adına tescil edilen veya tapudan terkin edilen
taşınmazlar üzerinde ilgilileri lehine tahsis edilecek irtifak hakları veya
verilecek kullanma izinlerinde hasılat payı alınmaz.” ibaresini
içermektedir.
Değerli
milletvekilleri, arkadaşlarımızın muhalefet şerhinde de belirttikleri üzere,
kamulaştırma bedellerinin bu kişiler tarafından ödenmiş olması bunlardan ayrıca
hasılat payı alınmamasını gerektirmez diye
düşünmekteyim.
Sayın milletvekilleri, hazine arazilerine yönelik yapılan
işlemlerin amacı, hazinenin özel mülkiyetinde ve devletin hüküm ve tasarrufu
altında bulunup bir kamu hizmeti için gerek olmayan taşınmazların satış, kira,
kat karşılığı inşaat, irtifak, ağaçlandırma gibi işlemlere konu edilerek ülke
ekonomisine kazandırılması, istihdamın artırılarak bu arazilerin
yağmalanmasının, gecekondulaşmanın, erozyonun önlenmesi, bölgeler arası gelir
dağılımının dengelenmesi ve bütçe gelirinin artırılması olarak özetlemek
mümkündür.
Türkiye'nin
ekonomik kalkınma amacıyla kullanabileceği kaynaklardan biri de hazine
arazileridir. Hazine taşınmaz mallarının ülkenin ekonomik kalkınması yönünde
değerlendirilmesinin çok değişik yolları bulunmaktadır. Ülkemiz yüzölçümünün
yaklaşık olarak yüzde 54’ünü oluşturan hazine taşınmaz mallarının ekonomiye
kazandırılması için mevcut uygulamaların gözden geçirilerek bunların ekonomiye
kazandırılmasını engelleyen sebeplerin ortadan kaldırılması gerekmektedir.
Tabii ki hazine taşınmazları ülke ekonomisine kazandırılırken millî çıkarların
da titizlikle gözetilmesi gerekmektedir. AKP hükûmetleri döneminde, hazine
arazileri millî çıkarlar gözetilmeden dağıtılmak istenmiştir. Özellikle Vakıf
Yasası, mayınlı arazilerin temizlenmesiyle ilgili yasalarda bu durumları
maalesef gözlemledik. Milliyetçi Hareket Partisi olarak ülkemiz menfaatine
görmediğimiz bu girişimler hakkında doğruları söyledik ve söylemeye de devam
edeceğiz.
Sayın
milletvekilleri, günümüz dünyasında ülkelerin ekonomik bağımsızlığını
kazanabilmesi ve devam ettirebilmesi ülke kaynaklarının tümünün etkin ve
verimli kullanılmasıyla doğrudan ilişkilidir. Türkiye'nin ekonomik kalkınma
amacıyla kullanabileceği kaynaklardan bir tanesi, ülke yüzölçümünün yaklaşık
olarak yüzde 54’ünü oluşturan hazine taşınmaz mallarıdır. Hazine taşınmaz
mallarına yönelik hemen hemen her işlemin doğrudan veya dolaylı olarak
ekonomiye etkisinden bahsetmek mümkündür. Birçok ekonomik işleme konu olan
hazineye ait malların ülkenin kalkınmasına veya ekonomisine etkileri sadece taşınmaz
malların satışından elde edilen gelirle sınırlı değildir. Hazineye ait taşınmaz
malların yatırım, istihdam, üretim, gelir dağılımı konularında teşvik amaçlı
kullanılarak değerlendirilmesi son derece önemlidir.
Sayın milletvekilleri, hazine taşınmaz mallarına yönelik
sorunların çözülmesi, tasfiye amaçlı satış politikasından vazgeçilerek yatırım,
istihdam, üretim, büyüme, turizm ve gelir dağılımına ait sorunların çözümüne
yönelik uygulanan teşvik amaçlı politikaların genişletilmesi, ardından bu tür politikaların
yerli ve yabancı yatırımcılara duyurulması ve tanıtılması ile etkin bir yönetim
organizasyonunun oluşturulması hâlinde hazineye ait taşınmaz mallar daha kalıcı
ve etkin bir rol üstlenerek ülkemiz ekonomisine ciddi bir ivme
kazandırabilecektir.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın
Enöz, buyurun efendim.
MUSTAFA ENÖZ
(Devamla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Bu duygu ve
düşüncelerle, önergemizin kabulü yönünde oy kullanmanızı bekler, bu vesileyle
tekrar yüce heyetinizi saygıyla selamlarım. (MHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ederim Sayın Enöz.
Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul
edilmemiştir.
Diğer önergeyi
okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan
536 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 34 üncü maddesinin aşağıdaki şekilde
değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Nurettin
Canikli (Giresun) ve arkadaşları
Madde 34- 4706
sayılı Kanunun ek 2 nci maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Gümrük Müsteşarlığı
tarafından 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı
Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması
Hakkında Kanun kapsamında gerçekleştirilen veya gerçekleştirilecek olan gümrük
kapılarının modernizasyonu ile gümrük idarelerine ait bina ve alt yapı
tesislerine ilişkin yatırımlar için Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan
taşınmazların üzerinde tesis edilen irtifak hakları ile Devletin hüküm ve
tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde verilen kullanma izinlerinde irtifak
hakkı veya kullanma izni bedelleri ile hasılat payı; özel kanunları uyarınca
ilgilileri tarafından bedeli ödenmek suretiyle kamulaştırılarak Hazine adına
tescil edilen veya tapudan terkin edilen taşınmazlar üzerinde ilgilileri lehine
tesis edilecek irtifak hakları veya verilecek kullanma izinlerinde hasılat payı
alınmaz."
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Takdire bırakıyoruz Sayın
Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN –
Gerekçeyi okutuyorum.
Gerekçe:
Maddede yapılan
değişiklikle; maddede, özel kanunları uyarınca ilgilileri tarafından bedeli
ödenmek suretiyle kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilen veya tapudan
terkin edilen taşınmazlar üzerinde ilgilileri lehine tesis edilecek irtifak
hakları veya verilecek kullanma izinlerinde hasılat
payı alınmaması yönündeki düzenlemeye ilave olarak; Gümrük Müsteşarlığı
tarafından, 3996 sayılı Kanun kapsamında, Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan
taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde
Yap-İşlet-Devret Modeliyle gerçekleştirilen veya gerçekleştirilecek olan gümrük
kapılarının modernizasyonu ile gümrük idarelerine ait bina ve alt yapı
tesislerine ilişkin yatırımlar yüksek maliyetli ve kamu yatırımı niteliğinde
olduğundan; bu yatırımları yapacak olan görevli yatırımcılar lehine tesis
edilecek irtifak hakları veya yatırımcılara verilecek olan kullanma izinleri
için görevlendirilen yatırımcılardan ilgili mevzuat hükümlerine göre alınması
gereken irtifak hakkı ve kullanma izni bedelleri ile bu yapı ve tesislerin
işletmeye geçmesinden sonra işletilmelerinden elde edilecek hasılattan Hazinece
ayrıca pay alınmaması amaçlanmıştır.
BAŞKAN – Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen
önerge istikametinde madde 34’ü oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Madde 35 üzerinde
iki adet önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan
536 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının çerçeve 35 inci maddesinin birinci cümlesinin
aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Erkan Akçay |
E. Haluk Ayhan |
Mustafa Kalaycı |
|
|
|
Manisa |
Denizli |
Konya |
|
|
|
Mehmet Günal |
Oktay Vural |
Mehmet Şandır |
|
|
|
Antalya |
İzmir |
Mersin |
|
|
|
Mustafa Kemal Cengiz |
Abdülkadir Akcan |
|
|
|
|
Çanakkale |
Afyonkarahisar |
|
|
“Bu madde kapsamında Hazine adına tescil edilen taşınmazlar,
Büyükşehirlerde önce ilgili belediyelerine, ilgili belediyesinin talebi
olmaması hâlinde Büyükşehir belediyelerine, diğer yerlerde ilgili belediyelere
devredilir.”
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın
35'inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Harun Öztürk |
Ferit Mevlüt
Aslanoğlu |
Şevket Köse |
|
|
İzmir |
Malatya |
Adıyaman |
|
|
Hüseyin Ünsal |
Mustafa Özyürek |
Bülent Baratalı |
|
|
Amasya |
İstanbul |
İzmir |
|
|
|
Muhammet Rıza
Yalçınkaya |
|
|
|
|
Bartın |
|
Madde 35- 4706
sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Bu madde
kapsamında Hazine adına tescil edilen taşınmazlar, büyükşehirlerde öncelikle
büyükşehir belediyelerine, büyükşehir belediyelerinin talebinin olmaması
halinde ilgili belediyelere, diğer yerlerde ilgili belediyelere birinci fıkrada
yer alan usule göre belirlenecek bedel üzerinden devredilir. Bu taşınmazların
yapı sahiplerine satışı ve genel hükümlere göre değerlendirilmesi bu Kanunun 5
inci maddesine göre yapılır."
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
MEHMET AKİF
HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Sayın Hüseyin Ünsal.
BAŞKAN – Sayın
Ünsal, buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)
HÜSEYİN ÜNSAL
(Amasya) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; 35’inci madde üzerinde
verdiğimiz önerge için söz aldım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli
arkadaşlar, bugün bir “torba yasa” adı altında bir yasayı tamamlayacağız. Sayın
Grup Başkan Vekilimiz Canikli de müjdeyi verdi bize, “Bu yasayı bitirirsek
tatile gideceksiniz, bitirmezsek uzayacak.” diye. Böyle dayatmayla yasa çıkması
ilk defa görülüyor fakat Adalet ve Kalkınma İktidarında bunlara alıştık.
Bu yasanın ne
faydası var diye ben baktım, biraz da arkada oturup çalıştım. Şimdi bu yasanın içerisinde Maliye Bakanlığı ve onun genel
müdürlükleriyle ilgili maddeler var, Merkez Bankası var, Kamu İhale Kurumuyla
ilgili bir madde var, Millî Piyangoyla ilgili var, hazine taşınmazlarıyla
ilgili var, Devlet Hava Meydanlarıyla ilgili, PTT’yle ilgili, Kabahatler
Kanunu, sağlık çalışanları, Pasaport Yasası, tabii ki olmazsa olmaz, her yasada
dayattığımız TOKİ’yle ilgili de bir madde var. Şimdi bunlar bize
dayatıldı, bugün çıkarılmak üzere önümüze getirildi ama bundan da önemlisi
tabii söz aldığım hazine mallarıyla ilgili de bir çalışmayı da burada
getirdiler.
Şimdi, tabii
sizin getirdiğiniz yasalarla ilgili artık şüpheyle bakmaya başladık çünkü
hazineyle ilgili konularda sıkıntılar büyük, artık herhâlde para kalmadı, en
sonunda hazine mallarını, taşınmazlarını satarak para temin etmeye gidecek
anlaşılan Hükûmet ve bu maddede de büyükşehir belediyelerine hak veriliyor ve
büyükşehir belediyelerine burada öncelik tanınıyor.
Neden öncelik
büyükşehir belediyelerine, o da merak edilen bir şey; çünkü bu büyükşehir
belediyeleriyle ilgili. Sayın Bakan gitmiş, Maliye Bakanı, ama yerine bakan
Bakana da bunu anlatalım. Büyükşehir belediyelerine öncelik tanıdığınız zaman
2981 sayılı Yasa’yı da bir anda silmiş oluyorsunuz bu maddeyle, 775 sayılı
Yasa’nın da yarısını götürmüş oluyorsunuz. Değerli bürokrat arkadaşlarımız da
bu konuda bilgilerini Sayın Bakana biraz sonra aktarsınlar diye düşünüyorum.
Kent
politikalarıyla ilgili, belediyelerle ilgili yasa değişiklikleri yapılırken
maalesef büyükşehir belediyeleri sürekli yetkilendiriliyor ve bu yetkilerle
küçük şehir belediyelerinin de, onun alt belediyelerinin de yetkileri
kısıtlanıyor. Bu yasal düzenlemelerle büyükşehir belediyeleri maalesef ve
maalesef monarşik bir yapıya varıyor, ilçe belediyelerinin varlık nedeni
böylece ortadan kalkıyor.
Her konuda, her
fırsatta, her söyleminizde demokrasiden bahsediliyor ama yerel demokrasiyi bir
anda bu maddeyle yok ediyorsunuz ve yavaş yavaş küçük belediyelerin, ilçe
belediyelerin, alt belediyelerin yetkilerini alıyorsunuz. Peki, sebebi ne?
Sebebi, herhâlde bir borcunuz var Sayın Melih Gökçek’e, Sayın Topbaş’a; başka
türlü olmaz. Dolayısıyla büyükşehir belediyeleri burada daha ön plana çıkıyor
ve yetkileri alıyor çünkü büyükşehir belediyeleri elinde. Ankara
Büyükşehir Belediyesi AKP’nin elinde ama Ankara’nın iki tane büyük ilçe
belediyesi Çankaya, Yenimahalle CHP’nin elinde, dolayısıyla onların yetkilerini
almak lazım. İstanbul Büyükşehir Belediyesi AKP’nin elinde ama
İstanbul’un en önemli ilçeleri Beşiktaş, Kadıköy, Bakırköy, Avcılar, Sarıyer,
Maltepe ve hatırlayamadıklarımla birlikte onlar da CHP’nin elinde. Dolayısıyla,
bunu çok yanlış bir uygulama olarak görüyoruz.
Değerli
arkadaşlarım, hazine mallarında kamu yararı gözetilerek ve toplumsal çıkarlar
gözetilerek uyulması gereken temel ilkeler vardır. Bunları şöyle
sıralayabiliriz:
Hazinenin
arazileri kentsel ve kırsal ortak gereksinimler için kullanılmak üzere, kamunun
tasarrufunda mutlaka ve mutlaka olmalıdır. Bu nedenle hazine arazilerinin
dolaylı yollardan getirilen yasalarla satışı yapılmamalıdır. Bu getirilen
maddeyle büyükşehir belediyelerine devredilecek, oradan da bir şekilde
devredilecektir, özel şahıslara geçecektir, bu çok yanlış bir uygulamadır.
Diğer bir temel
ilke de hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazların satış dışında başka
yöntemlerle değerlendirilmesi, özellikle tarım arazilerinin, ekonomik
faydasının elden çıkarılmadan kamuya aktarımını sağlayacak yöntemler
bulunmalıdır.
Şimdi, 73’üncü
maddeyi geçirdik, kentsel dönüşümle belediyeler belli bir noktada da artık
tarım arazilerine el koyacaklar ve orada bulunan hazine arazilerine de el
koyabilecekler ve böylece tarım arazileri de “Kentsel dönüşüm.” adı altında
elden çıkacaktır, dikkat etmemiz gerekiyor.
Planlama belli
kesimlere, yandaşlara rant sağlayacak bir araç
olmamalı, toplum yararı gözetilmelidir.
Planların
kademeli birlikteliği…
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın
Ünsal, buyurun efendim.
HÜSEYİN ÜNSAL
(Devamla) – Teşekkür ederim.
…25 binlikten 5
binliğe kadar, binliğe kadar olan planlama anlayışı bir uyum içerisinde
yapılmalıdır.
Tarımsal amaçlı
kullanılan hazineye ait taşınmazların tahsisinde öncelik topraksız köylüye ve
yeterli toprağı olmayan ailelere tanınmalıdır diye düşünüyoruz.
Değerli
arkadaşlarım, hazine mallarıyla ilgili burada sanırım 5 madde geçmek üzere. Bu
konuda çok hassas olmalıyız. Böyle dağınık yasalarla hazine mallarını elde
tutmamız pek olanaklı gözükmüyor.
Bu anlamda, ben,
ilgili kurumları ve özellikle Sayın Bakanımızı tekrar uyarmak noktasında
hazineyle ilgili çıkarılacak yasalarda hassas olunmasını, böyle dağınık, torba
yasalar içerisinde değerlendirilmemesini istiyor ve önergemizin desteği
doğrultusunda oy kullanmanızı istiyor, hepinize saygılar sunuyorum.
BAŞKAN – Teşekkür
ederim Sayın Ünsal.
Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler.. Kabul
etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.
Diğer önergeyi
okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan
536 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının çerçeve 35 inci maddesinin birinci cümlesinin
aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Erkan
Akçay (Manisa) ve arkadaşları
“Bu madde
kapsamında Hazine adına tescil edilen taşınmazlar, Büyükşehirlerde önce ilgili
belediyelerine, ilgili belediyesinin talebi olmaması hâlinde Büyükşehir
belediyelerine, diğer yerlerde ilgili belediyelere devredilir.”
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
DEVLET BAKANI
MEHMET AYDIN (İzmir) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
MEHMET ŞANDIR
(Mersin) – Sayın Mustafa Kemal Cengiz.
BAŞKAN –
Buyurunuz Sayın Cengiz. (MHP sıralarından alkışlar)
MUSTAFA KEMAL
CENGİZ (Çanakkale) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 536 sıra sayılı
Kanun Tasarısı’nın 35’nci maddesi üzerinde vermiş olduğumuz önerge üzerine söz
aldım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlarım.
Sayın Başkan,
değerli milletvekili arkadaşlarım; yine bir kokteyl tasarıyla, torba tasarıyla
karşı karşıyayız. İçinde birçok kanunun harmanlandığı ve birçok kanundan
alıntılarla bir torbanın önümüze geldiğini görüyoruz.
Bu maddede de
yine hazine arazilerinin eşit ve adaletli dağıtılmadığını görmekteyiz.
Özellikle 35’inci maddede dile getirilen hazine arazilerinin ilçe ve alt kademe
belediyelerine sorulmadan, ilçe ve alt kademe belediyelerinin ihtiyaçları göz
önünde bulundurulmadan, özellikle hem ilçe hem belde hem de büyükşehir belediye
başkanlarının seçilerek halk oyuyla gelmiş
olduklarını, kendilerinin bir meclisi ve encümeni olduğunu ve o yöreye hizmet
götürme kapsamında mücadele ettiklerini gördüğümüzde, belediye başkanlarımızın
ödenek sıkıntılarından, güvenlik sıkıntısına ve siyasi baskılardan bir de
büyükşehir baskılarına kadar birçok problemin içinde sıkıştıklarını görüyoruz.
Bu teklifimizde de özellikle biz hakkaniyetin ve adaletin ve hukukun tecelli
etmesi noktasında önerge vermiş bulunuyoruz.
Daha önce 1580
sayılı Belediye Kanunu’muz da gerçekten derinliğine bir ihtiva ediyordu. Daha
sonra, 88 maddeyle 5393 sayılı bir Belediye Kanunu çıkartıldı. Bu kanun da yine
88 maddeyle de belediyelerin yönetilemeyeceğini ortaya koymasına rağmen bu ek
ve tali maddelerle belediyelerimiz, yine adaletsiz bir şekilde böyle bir
uygulamayla karşı karşıya kalmaktadır.
Özellikle hazine
arazileri verilirken, o yöredeki Sağlık Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve
diğer kamu kuruluşlarının da ihtiyacı olabileceği düşünülmelidir. Eğer bunlar
belediyelere verilecekse, eski bir belediye başkanı olarak, bu dağıtımın, bu
kanunun daha adaletli olması ve öncelikle en ücra köşedeki bir ilçe
belediyesinin veya en ücra köşedeki bir alt kademe veya ilk kademe
belediyemizin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak, bu hazine arazilerinin,
önce bu ilk kademe ve ilçe belediyelerinin ihtiyacı sorulmalı ve bu ihtiyacı
olup olmadığını veya tasarrufu bulunmadığını veya imar planlarında hem ilçe
belediyesinin hem büyükşehir belediyesinin imar planlarında daha elzem bir
ihtiyacın hasıl olduğunu tespit ettikten sonra, belki
daha adaletli bir dağıtım olabilirdi diye düşünüyorum.
Özellikle bu
teklifimizle, öncelikli olarak, hakkaniyetli olarak hazine arazilerinin ilk
ilçe ve ilk kademe belediyelerinin uhdesine verilmesi, bu belediyelerimizin
ihtiyacı olmaması hâlinde, tasarrufunu kullanmak istememesi hâlinde de
büyükşehir belediyelerine geçirilmesi veya onlara sunulmasının daha adaletli ve
daha uygun olacağını ifade etmek istiyoruz grup olarak.
Daha önce çıkarmış olduğumuz -bu kürsüden- belediye yasalarımızda,
kentsel dönüşümde ve kentsel gelişim yasalarında ve diğer yasalarımıza
baktığımızda, özellikle aslan payının büyükşehir belediyelerine kaydırıldığı ve
büyükşehir belediyelerimizin daha çok -bu yasalardan dolayı- pay aldığını ve
büyükşehirlerimizin kayrıldığını ve ilçe belediyelerimizin -ilk kademe
belediyelerimizin özellikle- bunlardan baypas edilerek bir kayırma ve bir
peşkeş noktasında da düşünceleri aklımıza getirdiğini görmekteyiz. Özellikle büyükşehirlerde, hem büyükşehir planlaması hem iş ve
işlemler hem de bütçe açısından baktığımızda, büyükşehir belediyelerimizin
altında kalan ilçe belediyelerimizin, hem uygulamalarında hem imar
çalışmalarında, imarlaşmada ve kentsel ve şehir gelişimlerinde büyükşehirlere
çok bağlı kaldığını, büyükşehirlerin bir memuru durumuna düşürüldüğünü ve
büyükşehir belediye başkanlarımızın da…
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun
Sayın Cengiz.
MUSTAFA KEMAL
CENGİZ (Devamla) – Büyükşehir belediye başkanlarımızın, ilçe başkanlarını bir
daire başkanı, bir memuru, bir alttaki elemanı gibi yok saydığını veya öyle
gördüğünü, bir büyüklük kompleksi içinde, altta,
seçilmiş, kendi iradesi olan, meclisi olan ve kendi kanunlarıyla da hizmet
yapma çabasındaki olan ilçe belediye başkanlarımıza haksızlık edildiğini,
onların duygu ve düşüncelerinin alınmadığını ve onların, özellikle, daha
önceden de buradan çıkardığımız kentsel dönüşümde ve şehir dönüşümlerinde,
şehir gelişim alanlarında ve özellikle TOKİ Kanunu’nda, baktığımızda, birçok
belediye başkanımızın mağdur olduğunu, duygu ve düşüncelerinin buradan
yansıtılamadığını ve bu noktada da haksızlığın olmaması noktasında, hazine
arazilerinin önce ilçe belediye başkanlarımıza ve ilçelere teklif edilmesinin
daha uygun olacağını düşünüyoruz.
Yüce heyetinize
saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ediyorum Sayın Cengiz.
Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.
Maddeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
36’ncı madde
üzerinde iki adet önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan
536 sıra sayılı Kanun Tasarısının çerçeve 36 ncı maddesinin (b) bendinde yer
alan "altı ay" ibaresinin "on iki ay" şeklinde
değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Erkan Akçay |
E. Haluk Ayhan |
Mustafa Kalaycı |
|
|
Manisa |
Denizli |
Konya |
|
|
Mehmet Günal |
Oktay Vural |
Mehmet Şandır |
|
|
Antalya |
İzmir |
Mersin |
|
|
|
Abdülkadir Akcan |
|
|
|
|
Afyonkarahisar |
|
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısı"nın Çerçeve 36 ncı maddesi ile 4706 sayılı Kanuna eklenen
Geçici Madde 12’nin (c) bendinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve
teklif ederiz.
|
|
Harun Öztürk |
Ferit Mevlüt Aslanoğlu |
Mustafa Özyürek |
|
|
İzmir |
Malatya |
İstanbul |
|
|
Bülent Baratalı |
Hüseyin Ünsal |
Şevket Köse |
|
|
İzmir |
Amasya |
Adıyaman |
|
|
|
Muhammet Rıza Yalçınkaya |
|
|
|
|
Bartın |
|
c) Belediyelere
devredilen ve belediyelerce de yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi
haleflerine doğrudan satılan taşınmazlar için ilgili belediyelerin devre
ilişkin taleplerinin defterdarlık veya malmüdürlüğüne intikal tarihinden
itibaren tahakkuk ettirilen ecrimisil alacakları hangi aşamada olursa olsun
terkin edilir, tahsil edilmiş olan ecrimisil bedelleri ise satış bedeline
mahsup edilmez."
BAŞKAN - Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Hükûmet?
DEVLET BAKANI
MEHMET AYDIN (İzmir) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.
Sayın Ünsal,
buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)
HÜSEYİN ÜNSAL
(Amasya) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; 36’ncı maddede bir
değişiklik için söz aldım. Bu konuyla ilgili önerimiz gayet açık. Yasanın (b)
bendi şöyle söylüyor: “Belediyelere devredilen taşınmazların üzerlerindeki yapı
sahipleri veya bunların kanuni veya akdi haleflerinden aynı maddede öngörülen
altı aylık süre içinde başvurmayanlar ile yükümlülüklerini yerine
getirmeyenler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde…”
Tabii, önergenin
dışında bir konu olacak. Ben bu eleştirimi şu noktada getiriyorum, demin de
görüştüm değerli arkadaşlarımızla: Altı ay içerisinde zaten vatandaş
başvurmamış. O kadar çok yasalar değişiyor ki bu yasalar değişince de
vatandaşımız bu konuyla ilgili yeterli bilgiyi alamıyor. “… altı
ay içinde bilgi sahibi olamayanların altı ay süre içinde müracaat etmeleri
hâlinde…” diyor. Biz, bunun bir yıla çıkarılmasının uygun olduğunu düşünüyoruz.
Eğer bu süre çok kısa tutulursa bu sefer akla başka şeyler geliyor; süre
yeterli değil, sipariş bir süre mi olduğu aklımıza geliyor. O yüzden bu altı
aylık sürenin mutlaka sorgulanması gerekir.
Bir de hak
sahiplerinin hangi yasaya göre tespit edildiği tam anlaşılmamıştır. Şimdi,
burada eğer hazinenin üzerinde gecekonduysa 2981 sayılı Yasa’da hak sahipliği
zaten söz konusudur ama bu yasayla, bir şekilde, 2981 sayılı Yasa’daki hak
sahipliği de tartışılır noktaya gelmektedir.
Değerli
arkadaşlarım, hazine mallarıyla ilgili düşüncenizde eğer amaç yoksul kesimlere
arsa temin etmek ise 2981 sayılı Kanun’a göre talep edilmesi hâlinde tahsis
edilecek hazine arazilerinin önünü neden 35’inci maddeyle kapatıyorsunuz? Bu,
büyükşehir belediyelerine devredilerek kapatılıyor. Dolayısıyla bu konunun
hassasiyetini bir kez daha huzurlarınızda söz etmek istedim.
Bir de fırsat
bulmuşken, Saygıdeğer Bakanımız da buradayken belediyelerle ilgili bir konuyu
aktarmak istiyorum. Bu, belediyelere Maliye Bakanlığından yapılan yardımlarla
ilgili. Son iki yıldır Maliye Bakanlığından belediyelere yardımlar yapılırken
CHP’li ve muhalif belediyeler nedense ayrı tutuluyorlar. Ben bunu kesin ispatlıyorum.
Amasya iliyle ilgili Sayın Bakana iki kere müracaatta bulundum. CHP’li
belediyeler, MHP’li belediyeler ayrı tutulmuş, AKP’li belediyelere yardım
yapılmıştır. Değerli arkadaşlarım, ben de uzun yıllar belediye başkanlığı yapan
birisiyim. Hele hele ufak beldelerde yan yana iki belediye, birisi CHP’li,
birisi AKP’li ise sıkıntı orada doğuyor ve komşu belediyeler arasındaki
tartışmalar orada başlıyor. Dolayısıyla, belediye başkanlarının bu anlamda
mağdur edilmesini pek doğru bulmuyorum. Yalnız -iki yıl öncesini söylüyorum-
bundan evvelki Bakan döneminde çok eleştirdik, ama hiç olmazsa belediyelere
gönderilen paraların da hangi belediyelere ne kadar gittiği konusunda zaman
zaman bilgi veriliyordu ama iki yıldır bu bilgilerin hiçbirisi gelmemekte.
Maliye Bakanını ve yetkilileri, bu konuda bir kez daha uyarmaya çalışıyorum.
Adalet ve
Kalkınma Partisi İktidarında, maalesef, belediyelerle ilgili sadece Maliye
yardımları değil İller Bankasıyla ilgili de çok ciddi eleştirilerimiz vardır. Bunlardan bir tanesi, yasalar gereği şimdi artık ilgili idare yüzde
60’ını gönderiyor, yüzde 40’ını da borçlarına alıkoyuyor ama esas sıkıntı
şurada: 3.200 taneye yakın belediye var, İller Bankasından kredi kullanan ilk
50 belediyenin kullandığı kredi oranı yüzde 54. Yani 50 belediyeye kredilerin
yüzde 54’ü verilmiş, geri kalan 3.100 belediyeye ise bu krediler dağıtılmış ve
üstelik bu borçlar da alınmamak kaydıyla. Bugün kredi borcu 2.235 milyon
TL yani 2,5 katrilyon, ki bu rakam artış
göstermektedir.
Belediyelerle
ilgili söylüyorum, İller Bankasından bu borçların yeniden yapılandırılmasıyla
ilgili talepler sadece ve sadece AKP’li belediyelerin talepleriyle olmuştur,
Cumhuriyet Halk Partili belediyeler sürekli mağdur edilmiş ve borçlarının
tahsil edilmesi yoluyla ilgili her türlü tedbirler alınmaya çalışılmıştır.
Bankaca yürütülmekte olan bu mevcut kredilendirme ve tahsilat
uygulamaları ve belediyeye borçlarını ödemedikleri hâlde yeniden açılan
kredilerle belediyelerde dönüşümün uzamasına, hatta imkânsız hâle gelmesine
neden olmuştur yani İller Bankası yönetmelik hükümlerine aykırı olarak uygunsuz
hâle gelmiş, öz kaynakların yitirilmesine neden olmuştur. Banka, yönetmelik ve
mevzuata aykırı uygulamalara düşmüştür. Bunun da nedeni Adalet ve Kalkınma
Partili belediyelerin kayrılması, muhalefet belediyelerinin ise göz ardı
edilmesidir.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun
Sayın Ünsal.
HÜSEYİN ÜNSAL
(Devamla) - Hem İller Bankasınca hem de Maliye Bakanlığınca belediyeler
arasında siyasi ayrım yapılmasını şiddetle kınıyoruz. Bu konuyla ilgili yeni
tedbirler alınırken Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin ve muhalefet
belediyelerinin de diğer AKP’li belediyelerle eşit şekilde o kaynaklardan
yararlanmasını diliyor, hepinize saygılar sunuyorum.
BAŞKAN - Teşekkür
ederim Sayın Ünsal.
Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul
edilmemiştir.
Diğer önergeyi
okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan
536 sıra sayılı Kanun Tasarısının çerçeve 36 ncı maddesinin (b) bendinde yer
alan "altı ay" ibaresinin "on iki ay" şeklinde
değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Mehmet
Şandır (Mersin) ve arkadaşları
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Katılamıyoruz.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Sayın
Cengiz, buyurun efendim.
MUSTAFA KEMAL
CENGİZ (Çanakkale) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 536 sıra
sayılı Kanun Tasarısı’nın 36’ncı maddesi üzerine vermiş olduğumuz önerge
üzerine söz aldım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli
milletvekili arkadaşlarım, bu konuşmam öncesindeki önergemizde, belediyeler
arasında özellikle hazine arazilerinin paylaştırılması, devri konusundaki
önergemizde, haksızlık yapıldığı ve bu haksızlığın giderilmesi noktasında da
görüşlerimizi açıklamıştık. Özellikle belediyelerimiz
gerçekten son zamanlarda, özellikle muhalefet belediyelerine baktığımızda, bir
siyasi yargı, haksızlık ve bakanlıklardan, özellikle Maliye fonlarından alınan
paraların eşit ve adaletli dağılmadığını, belediye başkanlarımızın özellikle
hak ve ödenekleri konusunda da çok büyük sıkıntılarının olduğunu, belediye
başkanlarımızın hem hizmet götürürken hem de siyasi, idari ve büyükşehir
belediyelerinin altındakiler de büyükşehir baskısını hissettiklerini ve
bunların önüne kondukları ifade edilmektedir.
Yine böyle bir maddede de, hazine arazilerinin belediyelere
devrinden sonra özellikle bu hazine arazileri üzerinde vatandaşlarımıza ait,
şahıslara ait taşınmaz mülklerinin, yapılarının olması noktasında geçmişte
başvurularını yapamadığı veya bunların varisçileri veya hukuki ve akdi
sahiplerinin bunu takip edemediği, bir şekilde bu süreci izleyemedikleri
noktasında haklarını kaybetmiş olmaları karşısında bu kanunun, bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren de altı ay içinde başvurulması istenmekte
ve bu altı ay içinde de bu hukuki süreci tamamlamaları bu maddeyle
getirilmektedir.
Yalnız, olaya baktığımızda, Türkiye’de hem dairelerimizde, kamu
kurum ve kuruluşlarımızda hem de mevzuatımızda -vatandaşlarımızın şikâyetleri-
zamanında ve hızlı bir devlet işlerliğini ve kamudaki çalışmalarının hızlı bir
şekilde halkımıza cevap vermediği dile getirilmiş ve bizim de bu tespitlerimiz
doğrultusunda bu altı aylık sürenin yetişmeyeceği, altı aylık süre içinde
vatandaşlarımızın bu işlemleri ve işlerini takip ve sonuçlandıramayacağı ortaya
çıkmıştır. Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak çok haklı ve geçerli,
mantıklı bir sebep olarak da 36’ncı maddemizin (b) fıkrasında geçen “altı
aylık” ibarenin “on iki ay” olarak değiştirilmesinin hem işlerlik açısından hem
de mağdur olabilecekler açısından, mağduriyet açısından bunun en doğru bir
yaklaşım olacağını, on iki aylık bir sürenin hem vatandaşımızın algılaması hem
başvuruları hem iş ve işlemlerin takibi hem sonuçlandırılması hem de yapı
sahiplerinin bu gayrimenkullerin haklarını kendi üzerlerine tescil ettirmeleri
noktasında yeterli bir sürenin altı ay içinde olmayacağını ve on iki aylık bir
sürenin de daha doğru ve daha mantıklı olabileceğini ifade etmekteyiz.
Sayın Başkan,
değerli milletvekili arkadaşlarım; tabii ki hazine arazileri hem tescilli hem
de hüküm ve tasarrufu devletin altında olunan ve bu noktada tescil dışında
bulunanlar ve aynı zamanda da 2/B kapsamında olarak vatandaşların arasına
girdiğimizde 2/B kapsamında olanlar da vardır. 2/B ile ilgili de özellikle
köylerimizde, kırsal kesimlerde de bir düzenleme gerekmektedir. Hem hazine
arazilerinin hem de ormandan uzun yıllar, yüz yıldan beri uhdesinde bulunan bu
taşınmazların halkımızın kullanımında olmasına rağmen kendilerine birçok engel
çıkartılmaktadır. Özellikle Çanakkale ve ilçelerini gezdiğimizde, özellikle
köylerimizde, köylülerimizin gerçekten bu kapsamda, 2/B kapsamında, hazine arazileri
noktasında ve ormandan kendilerine intikal etmiş fakat bunun hakkını ve
hukukunu ispat edememiş, ettirememiş fakat yüz yıldır da kullanımı uhdesinde
bulunan bazı somut örnekleri de tespit ettik. Bu tespitlerimiz dolayısıyla
özellikle büyük şehirlerde ve rantı yüksek olan
yerlerdeki 2/B kapsamıyla ve kırsal…
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun
Sayın Cengiz.
MUSTAFA KEMAL CENGİZ (Devamla) - …kesimde, özellikle köylerimizde
veya vatandaşımızın çok zor geçirdiği şartlardaki bu gibi örneklerin ayrı bir
mütalaa edilmesi, mağdur olan vatandaşlarımızın bu gibi konulardaki istek,
arzularının, düzenlemelerin bir an önce yapılması, özellikle tarımla,
meyvecilikle geçinen ve uzun yıllar bu gibi taşınmazları uhdesinde bulunan
vatandaşlarımızın mağduriyetinin giderilmesi ve bir an önce de kırsal kesimdeki
bu gibi sorunlara el atılması ve Hükûmetimizin de Maliye Bakanlığımızın da bu
konuda bir çalışma başlatması ve bu çalışmalar sonucunda da bu gibi konuların
Meclisimizce de ele alınarak çözümü noktasında halkımızın bir beklentisi
vardır.
Bu duygu ve
düşüncelerle yüce heyetinizi saygıyla selamlarım. (MHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ederim Sayın Cengiz.
Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul
edilmemiştir.
Maddeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Sayın
milletvekilleri, birleşime on dakika ara veriyorum.
Kapanma Saati: 18.06
İKİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 18.22
BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL
KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Yaşar TÜZÜN
(Bilecik)
BAŞKAN – Sayın
milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 139’uncu Birleşiminin İkinci
Oturumunu açıyorum.
536 sıra sayılı
Kanun Tasarısı’nın görüşmelerine devam edeceğiz.
Komisyon ve
Hükûmet yerinde.
37’nci madde
üzerinde iki adet önerge vardır.
Önergeleri
okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan
“Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın 37’nci maddesinin aşağıdaki
şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Harun Öztürk |
Ferit Mevlüt Aslanoğlu |
Mustafa Özyürek |
|
|
İzmir |
Malatya |
İstanbul |
|
|
Bülent Baratalı |
Şevket Köse |
|
|
|
İzmir |
Adıyaman |
|
Madde 37- 30/3/2005 tarihli ve 5326
sayılı Kabahatler Kanununun 21 inci maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“(4) Zamanaşımı süresi, kararın kesinleştiği tarihi takip eden
takvim yılı başından itibaren işlemeye başlar.”
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Kanun Tasarısının çerçeve 37’nci
maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Erkan Akçay |
E. Haluk Ayhan |
Mustafa Kalaycı |
|
|
Manisa |
Denizli |
Konya |
|
|
Mehmet Günal |
Abdülkadir Akcan |
Mehmet Şandır |
|
|
Antalya |
Afyonkarahisar |
Mersin |
|
|
|
Oktay Vural |
|
|
|
|
İzmir |
|
“(4) Zamanaşımı
süresi kararın kesinleştiği takvim yılını takip eden yılbaşından itibaren
işlemeye başlar.”
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Katılamıyoruz.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Sayın
Şandır?
MEHMET ŞANDIR
(Mersin) – Gerekçe...
BAŞKAN –
Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe: Tasarı
metninde ibare ve ifade düzenlemesi yapılmıştır.
BAŞKAN – Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.
Diğer önergeyi
okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan
“Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın 37’nci maddesinin aşağıdaki şekilde
değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Madde 37- 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 21
inci maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(4) Zamanaşımı
süresi, kararın kesinleştiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren
işlemeye başlar.”
Harun
Öztürk (İzmir) ve arkadaşları
BAŞKAN - Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Katılamıyoruz.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Mevlüt
Bey, gerekçeyi mi okutayım?
FERİT MEVLÜT
ASLANOĞLU (Malatya) – Gerekçe...
BAŞKAN –
Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Kabahatler
Kanunu’nun 21 inci maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin başlangıcını
tespit açısından kararın kesinleştiği tarihi takip eden yılın esas alınması
amaçlanmaktadır.
BAŞKAN – Önergeyi
oylarınıza sunuyorum:
Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.
Maddeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
38’inci madde
üzerinde üç adet önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte
Kanun Tasarısının 38 inci maddesinde yer alan “5345 sayılı Kanunun” ibaresinin,
“5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun
6 ncı maddesinde yer alan “beş” ibaresi “altı,” şeklinde değiştirilmesini arz
ve teklif ederiz.
|
|
Nurettin Canikli |
Ahmet Yeni |
Abdurrahman Arıcı |
|
|
Giresun |
Samsun |
Antalya |
|
|
Ahmet Aydın |
Orhan Karasayar |
|
|
|
Adıyaman |
Hatay |
|
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Kanun Tasarısının çerçeve 38
inci maddesinin ikinci paragrafının tasarı metninden çıkarılmasını arz ve
teklif ederiz.
|
|
Erkan Akçay |
Abdülkadir Akcan |
Nevzat Korkmaz |
|
|
Manisa |
Afyonkarahisar |
Isparta |
|
|
E. Haluk Ayhan |
Mustafa Kalaycı |
Mehmet Günal |
|
|
Denizli |
Konya |
Antalya |
|
|
Mehmet Şandır |
Oktay Vural |
|
|
|
Mersin |
İzmir |
|
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın 38’inci
maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini ve bu Kanuna ekli cetvellerin bu
değişikliğe uygun olarak düzeltilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Harun Öztürk |
Ferit Mevlüt Aslanoğlu |
Mustafa Özyürek |
|
|
İzmir |
Malatya |
İstanbul |
|
|
Bülent Baratalı |
Şevket Köse |
|
|
|
İzmir |
Adıyaman |
|
Madde 38 – 5/5/2005 tarih ve 5345 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin
birinci fıkrasında yer alan “Başkan yardımcıları, daire başkanları, vergi
dairesi başkanları ve” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Katılamıyoruz.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Sayın
Hamzaçebi gerekçeyi mi okutayım?
MEHMET AKİF
HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Gerekçe okunsun.
BAŞKAN –
Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Gelir İdaresi
Başkan Yardımcıları, Daire Başkanları ve Vergi Dairesi Başkanlarının atanmasına
ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin İptal Kararındaki gerekçeler dikkate
alınmak suretiyle söz konusu görevlilerin atamalarının müşterek kararname ile
yapılması sağlanmaktadır.
BAŞKAN – Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul
edilmemiştir.
Diğer önergeyi
okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan
536 sıra sayılı
Kanun Tasarısının çerçeve 38 inci maddesinin ikinci paragrafının tasarı
metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
Erkan
Akçay (Manisa) ve arkadaşları
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Katılamıyoruz.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sayın
Korkmaz, buyurun. (MHP sıralarından alkışlar)
S. NEVZAT KORKMAZ
(Isparta) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla
selamlıyorum.
Bir ülkeyi ayakta
tutan en önemli ilke adalettir. Yönetimlerin adil yönetim ilkesine uyduğu gibi
bir kanaat oluşursa vatandaşlar yapılan işlemler aleyhlerinde bile olsa bu
kararlara sahip çıkarlar, kararları benimserler, yönetimlerin arkasında
dururlar ancak Hükûmet güçlüye karşı serçe, güçsüze karşı şahin olursa hele
hele kendi yandaşlarına karşı bir kayırmacılık içerisinde olursa toplumda
sürekli gerginlikler ve kutuplaşmalar olur. Büyük reformlar da, bildiğiniz
üzere, güçlü ve adil bir devlet düzeni içerisinde gerçekleştirilebilir. AKP
Hükûmeti, Türk siyasi hayatının en fazla milletvekiline sahip hükûmetlerinden
biri ancak ülkemizin kronikleşmiş, sorunları ortadan kaldıracak hiçbir
problemine de çözüm üretememiş bir Hükûmet. Neredeyse bir önceki kuşak ne
yaşamışsa bugün de aynı sorunlarla boğuşuyoruz.
Meclis Genel
Kurulundaki bu kadar çoğunluğunuza rağmen sizlere soruyorum: Ülkemizi çağdaş
milletler seviyesine çıkaracak bir eğitim reformu yapabildiniz mi? “Benim oğlan
mektep okur, döner döner gene okur.” misali iki sene önce kaldırdığınız OKS’ye
“Yanlış yapmışız, sil baştan.” deyip yeniden müracaat eden siz değil misiniz?
İnsanlarımızı dershaneler sistemine mahkûm kılan, zaten üç kuruş olan gelirine
dershanelerin göz dikmesine seyirci kalan siz değil misiniz? Tüm
dünya eğitim öğretim sisteminin detaylarını tartışırken meseleyi atama, terfi,
nakil, okul inşaatları ve kantin işletmelerine kadar indiren sizin bakanlarınız
değil mi? Gencinden yaşlısına yeterli ve insan onuruna yakışır bir sağlık
hizmeti vermek üzere sağlık reformu yapabildiniz mi? İnsanlarımızı hastane
kuyruklarından kurtarabildiniz mi? Sağlıkta günübirlik aldığınız hangi
tedbirler derde deva oldu, sıkıntılar aynen devam etmiyor mu? Tarım
sektöründeki çiftçimizin, köylümüzün emeğinin, alın terinin karşılığını alın
teri kurumadan verecek, üretimi artıracak, çiftçilerimizin yaşam kalitesini
yükseltecek tarım reformu yapabildiniz mi? Çiftçilerimiz öbek öbek ziraat
sektöründen ayrılıyor, topraklarını terk edip işsiz hâle gelmiyorlar mı? Mazot,
gübre, ilaç, işçi yevmiyesi gibi kalemler kat kat artarken, ürün fiyatları
yerinde saymıyor mu?
Devam edelim: Sanayici ve iş adamını memnun edecek bir sanayi ve
ticaret reformu; kamuda çalışanları memnun edecek kamu personel reformu;
işçiyi, işvereni memnun edecek bir istihdam reformu; yaşlılar ve özellikle
emekliler hakkında bir yaşlılık hizmetleri ve emeklilik reformu; sokaklarında
korkusuzca dolaşılan, hanelerinin kapısı penceresi açık, dağlarında, kırlarında
can güvenliği kaygısı taşımaksızın dolaşılan bir ülke için güvenlik ve asayiş
reformu; çalışanların vergilerini adil bulduğu, tabana yayılmış ve tahammül
edilebilir bir vergi yükü içeren vergi reformu yapabildiniz mi? Hayır, yüz bin
kere hayır. Gençlerin, emek ve birikimlerini
ülkelerine harcayabileceği, çalışabilecekleri bir iş hayatı tanzim ettiniz de
bizim mi haberimiz olmadı? Maalesef, bu suallerin evet cevabı yoktur.
Bugün, ülkemiz
birileri için –ki, bu birileri yüzde 1,5-2’yi geçmeyen mutlu azınlıktır- vergi
cennetidir, birileri için ise kazanmadığının vergisini ödediği, vergi vermek
için bankadan kredi çektiği bir ülkenin adıdır Türkiye.
Değerli
milletvekilleri, ülkenin çıkış yolu ekonomimizi üretir hâle getirmekten
geçiyor. Bu yüzden, Milliyetçi Hareket Partisi her platformda “üreten ekonomi”
diyor. Bu millete iyilik yapmak istiyorsanız, asıl olan, insanların üretmesini,
çalışmasını temin etmek; çalışma hayatını desteklemek istiyorsanız, reel
sektörleri, öncelikle üretim süreçlerini teşvik etmek.
Ne yapacaksınız?
Üretim girdileri üzerindeki lüzumsuz vergi ve harçları kaldıracaksınız. Sigorta
primlerini düşürecek, üretime teşvik getireceksiniz. Gelir üzerindeki vergi
oranlarını, onları daha çok yatırıma teşvik etmek üzere düşük tutacaksınız.
Eğer istihdamı artırmak ise önceliğiniz, bu ve benzeri tedbirleri de emek yoğun
sektörlerde alacaksınız. Yoksa, herkese bir şeyler
dağıtmakla, çalışmaktan uzaklaştırmakla bu millete ancak ve ancak kötülük
edersiniz.
Değerli
milletvekilleri, saydığım reformların yapılabilmesi muktedir ve sayısal gücü
elinde bulunduran hükûmetleri gerektirir. İki dönemdir sayısal üstünlüğünüz,
aldığınız oy oranları ve Meclisteki milletvekili sayınız gösteriyor. O zaman
muktedir olup olmadığınızı…
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun,
konuşmanızı tamamlayınız.
S. NEVZAT KORKMAZ
(Devamla) - …bu sorunları çözme niyetiniz bulunup bulunmadığını sorgulamak
lazım. Sekiz yılda bu önemli sorunları çözme konusunda ne kadar mesafe aldınız?
Belki bir arpa boyu. Ancak, zaten o kadarını kıl payı
iktidar olmuş hükûmetler de yapıyordu. Bunun için yüzde 47 oy almış tek başına
bir iktidar olmaya gerek yoktu ki.
Öte yandan, kaş
yapayım derken göz çıkarıp yeni ve daha keskin sorunlar yarattınız. Millet
çuval çuval oyu bunun için mi verdi? Sorunları çözmeyip çözüyor görünesiniz
diye mi? Artık, değerli AKP milletvekilleri, yolun sonu görünmüştür, millet
yıllardır kendisine oynadığınız tuluatın farkına varmıştır ve bunun hesabını da
önce referandum sonra da genel seçim sandıklarında görecektir diyor, yüce
Meclisi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ederim.
Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul
edilmemiştir.
Diğer önergeyi
okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan
Kanun Tasarısının 38 inci maddesinde yer alan “5345 sayılı Kanunun” ibaresinin,
“5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun
6 ncı maddesinde yer alan “beş” ibaresi “altı,” “şeklinde değiştirilmesini arz
ve teklif ederiz.
Nurettin
Canikli (Giresun) ve arkadaşları
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Takdire bırakıyoruz.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN –
Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe: Bu
düzenleme ile tasarının 44 üncü maddesiyle ihdas edilmekte olan Gelir İdaresi
Başkan Yardımcısı kadrosuna paralel olarak 5345 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde
yer alan Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı sayısının düzeltilmesi
amaçlanmaktadır.
BAŞKAN – Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Kabul edilen
önerge istikametinde maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Kabul edilmiştir.
39’uncu madde
üzerinde iki adet önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan
536 sıra sayılı Kanun Tasarısının çerçeve 39 uncu maddesindeki "Risk
Analiz Sistemi üzerinden mükelleflerin" ibaresinin "Risk Analiz
Sistemi, Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulunun plan, program, ilke
ve usulleri dikkate alınarak mükelleflerin" şeklinde değiştirilmesini arz
ve teklif ederiz.
Erkan Akçay Emin Haluk Ayhan Mustafa Kalaycı
|
|
Manisa |
Denizli |
Konya |
|
|
Mehmet Günal |
Oktay Vural |
Mehmet Şandır |
|
|
Antalya |
İzmir |
Mersin |
|
|
Abdülkadir Akcan |
Muharrem Varlı |
|
|
|
Afyonkarahisar |
Adana |
|
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısı"nın 39'uncu maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve
teklif ederiz.
|
|
Harun Öztürk |
Ferit Mevlüt Aslanoğlu |
Mustafa Özyürek |
|
|
İzmir |
Malatya |
İstanbul |
|
|
Bülent Baratalı |
Şevket Köse |
|
|
|
İzmir |
Adıyaman |
|
Madde 39- 5345
sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi "c) Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulunun
sekreterya hizmetlerini yürütmek." şeklinde, (f) bendinde yer alan
“Başkanlığın vergi inceleme ve denetim yıllık planına uygun olarak"
ibaresi “Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulunca hazırlanan Yıllık
vergi inceleme ve denetim planına uygun olarak" şeklinde, (j) bendinde yer
alan "Mükelleflerin" ibaresi "Risk Analiz Sistemi üzerinden
mükelleflerin" şeklinde değiştirilmiş ve (d) bendi yürürlükten
kaldırılmıştır.
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Katılamıyoruz.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN –
Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Tasarının 26 ncı
maddesi ile ihdas edilen "Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon
Kurulu" tarafından hazırlanacak vergi inceleme ve denetim planına uygun
olarak gerekli incelemelerin yapılması Gelir İdaresi Başkanlığı Denetim ve Uyum
Yönetimi Daire Başkanlığı'na verilmektedir.
BAŞKAN – Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
Diğer önergeyi
okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan
536 sıra sayılı Kanun Tasarısının çerçeve 39 uncu maddesindeki "Risk
Analiz Sistemi üzerinden mükelleflerin" ibaresinin "Risk Analiz
Sistemi, Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulunun plan, program, ilke
ve usulleri dikkate alınarak mükelleflerin" şeklinde değiştirilmesini arz
ve teklif ederiz.
Erkan
Akçay (Manisa) ve arkadaşları
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Katılamıyoruz.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Buyurun
Sayın Varlı. (MHP sıralarından alkışlar)
MUHARREM VARLI
(Adana) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 536 sıra
sayılı Kanun Tasarısı’nın çerçeve 39’uncu maddesi üzerinde vermiş olduğumuz
önerge hakkında söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bu yapılan
değişiklikler içerisinde ecri misil ödemelerinde bir miktar iyileştirme
yapılıyor. Geçen gün Sayın Bakana bu konuda soru da yöneltmiştim ama yeterli
bir iyileştirme değil. Özellikle çiftçiler ekmiş oldukları hazine arazileri,
ödemiş oldukları ecri misil konusunda çok büyük sıkıntı içerisindeler. Zaten
gübre fiyatları, mazot fiyatları, diğer girdilerin fiyatları, maliyet
fiyatlarının yüksekliğinden inim inim inleyen çiftçiler bir de bu ecri misille
alakalı konuda yeterince sıkıntı yaşamaktadırlar. Sayın Bakan, özellikle son
dönemlerde ecri misil borçlarından dolayı çiftçilere haciz getirilmekte.
Çiftçinin babasından, dedesinden kalma 2 dönüm tarlasını, 5 dönüm, 10 dönüm
tarlasını sürmek için elinin altında bulunan traktörleri dahi köy yollarında
jandarma, şehir merkezinde trafik alıp götürüp icra depolarına bağlıyorlar.
Bugün, şehir merkezlerine girerken icra depolarının önünden geçiyorsanız eğer,
orada en fazla çiftçiyle alakalı araçları göreceksiniz; biçerdöver, kamyon,
traktör, eski tip otomobiller. Zaten çiftçi yeni araba almaya da hasret kaldı
ya, eski tip otomobiller bu icra depolarında; sebebi, işte bu vergi borcu, ecri
misil borcu.
Bu konuda, peşin
ödemelerde faiz silinmesini talep ediyoruz. Bu manada çiftçilerimizin böyle bir
talebi var, bunu bize ilettiler, ben de buradan, siz burada olduğunuz için size
iletiyorum. Lütfen, çiftçilerin bu manadaki sıkıntılarına yardımcı olalım.
Gelin, peşin ödemelerde, ecri misil peşin ödemelerinde faizlerin tamamını
silelim, anapara borcuyla çiftçiyi mükellef kılalım. Bu manada bir iyileştirme
yaparsanız çiftçilere çok büyük imkân sağlamış olacaksınız.
Yine gübrede
yüzde 18 KDV’yi -hep söylüyoruz bunu- bir türlü düşürmediniz. Süs eşyalarında,
altında, gümüşte bunu yüzde sıfıra çektiniz ama çiftçinin kullanmış olduğu
gübredeki yüzde 18 KDV’yi bir türlü düşürmediniz. Yani çiftçi bunu alıp da
götürüp evinde süs eşyası olarak saklamıyor veya lüks eşya da değil bu. Bu, çiftçinin temel girdisi. Gelin, gübredeki bu yüzde 18
KDV’yi indirin ve çiftçiye bu manada da bir fayda sağlamış olun. Zaten zor
günler yaşıyoruz, zaten sıkıntılı günler yaşıyoruz, hiç değilse bari gübre
manasında bir destek sağlanmış olsun.
Değerli
milletvekilleri, şimdi biz çiftçilerin sıkıntılarını gündeme getirdiğimizde,
hep buradan “Çiftçi şu kadar prim alıyor, çiftçi bu kadar destek alıyor.” diye
çıkıp bizi eleştiriyorsunuz. Evet, çiftçiye prim destek veriliyor ama bakın,
çiftçi ecri misil bedeli ödemesine rağmen ecri misil ödediği hazine arazisinden
prim desteğini alamıyor. Bu büyük bir haksızlık değil mi?
SÜREYYA SADİ
BİLGİÇ (Isparta) – Kiralama yapsın…
MUHARREM VARLI
(Devamla) – Kiralama yöntemiyle de alamıyor şu anda, onunla ilgili kanun
çıkarılması lazım. Siz bilmiyorsunuz, oradan laf atıyorsunuz, kanun çıkarılması
lazım. Eğer kanun çıkarılırsa, çiftçi ecri misil ödemiş olduğu hazine
arazisinin prim desteğini alabilecek. Bu da, çiftçinin zaten pek para
kazanamadığı bir dönemde, en azından kendisinin girdi maliyetini düşürecek bir
destek olacak ama bunu da yıllardan beri bağırıyoruz, söylüyoruz, bir türlü
düzeltmediniz, düzeltmek de istemiyorsunuz. Onun için, çiftçi sıkıntılı bir
dönem yaşıyor, çiftçiyi korumak zorundayız. Niye? Çünkü
çiftçi üreten insan, çiftçi ülke ekonomisine katkı sağlayan insan. Bugün
yapılan ihracatın birçoğu çiftçinin ürettiklerinden yapılıyor, işte meyve,
sebze. Bakın, bütün bu ihracat hep çiftçinin ürettiklerinden yapılıyor. Onun
için, çiftçiyi korumak ve desteklemek zorundayız.
Önümüzde bir
referandum süreci var. Ben, çiftçiler adına, çiftçilerden bana gelen mesajları
buradan hem değerli milletvekillerine hem Hükûmete iletmek istiyorum.
Çiftçilerimiz diyorlar ki: “Sekiz seneden beridir bizim sesimizi duymayan,
bizim sıkıntılarımıza çözüm getirmeyen AKP Hükûmetinin anayasasına ‘hayır’
diyeceğiz. Mazotu denizcilik işletmeciliği yapanlara 500 bin liradan verip
çiftçiye 3 milyon liradan satan bu Hükûmete referandumda ‘hayır’ vereceğiz...
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın
Varlı, konuşmanızı tamamlayınız.
Buyurun.
MUHARREM VARLI
(Devamla) – …gübremizin KDV’sini yüzde 18’den yüzde 0’a çekmediğiniz için
‘hayır’ vereceğiz. Velhasıl ‘çiftçiyi tanımayan, çiftçiyi ihmal eden, çiftçinin
anasını belleyen, çiftçiye ‘Gözünü toprak doyursun.’ ‘Ananı da al git!’
zihniyetine ‘Hayır.’ diyeceğiz.”
SUAT KILIÇ
(Samsun) – Böyle bir söz olur mu Sayın Başkan!
AHMET YENİ
(Samsun) – Ayıp ayıp, çok ayıp! Ağzından çıkanı kulağın duydu mu kulağın?
MUHARREM VARLI
(Devamla) – Hepinize saygılar sunuyorum.
SUAT KILIÇ
(Samsun) – Sayın Başkan, söylediğini duymadı, lütfen düzeltsin.
MUHARREM VARLI
(Adana) – Sizin bakanınız söyledi.
SUAT KILIÇ
(Samsun) – Sayın Başkan, düzeltsin bu sözü.
BAŞKAN – Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul
edilmemiştir.
Maddeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul
edilmiştir.
40’ıncı madde
üzerinde iki adet önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan
536 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın çerçeve 40 ıncı maddesindeki “Madde-
|
|
Erkan Akçay |
E. Haluk Ayhan |
Mustafa Kalaycı |
|
|
Manisa |
Denizli |
Konya |
|
|
Mehmet Günal |
Abdülkadir Akcan |
Mehmet Şandır |
|
|
Antalya |
Afyonkarahisar |
Mersin |
|
|
|
Oktay Vural |
|
|
|
|
İzmir |
|
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın 40’ıncı
maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Harun Öztürk |
Ferit Mevlüt
Aslanoğlu |
Mustafa Özyürek |
|
|
İzmir |
Malatya |
İstanbul |
|
|
Bülent Baratalı
|
Şevket Köse |
|
|
|
İzmir |
Adıyaman |
|
Madde 40- 5345
sayılı Kanunun 14 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Gelirler
Kontrolörleri Dairesi Başkanlığı
Madde 14-
Gelirler Kontrolörleri Dairesi Başkanlığının görevleri şunlardır;
a) Yıllık Vergi
İnceleme ve Denetim Planına uygun olarak, vergi inceleme ve denetimlerinin
gelirler kontrolörleri ve stajyer gelirler kontrolörleri tarafından yerine
getirilmesini sağlamak.
b) Gelirler
kontrolörleri ve stajyer gelirler kontrolörlerinin belirlenecek görev
yerlerinde çalıştırılmalarına ilişkin usul ve esasları belirlemek.
c) Vergi inceleme
ve denetimlerinin etkinlik ve verimliliğini artırıcı tedbirler konusunda görüş
ve önerilerde bulunmak.
d) Belirlenecek
konularda etüt, araştırma ve incelemeler yapmak.
e) Mevzuatla
gelirler kontrolörlerine verilen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak.
f) Başkan
tarafından verilecek diğer görevleri yapmak."
BAŞKAN - Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Katılamıyoruz.
BAŞKAN - Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sayın
İnce, gerekçeyi mi okutayım?
MUHARREM İNCE
(Yalova) – Gerekçe…
BAŞKAN - Buyurun.
Gerekçe:
Tasarının 40 ıncı
maddesinde yapılması önerilen değişiklikle hâlen Daire Başkanlığı şeklinde
örgütlenmiş olan Gelirler Kontrolörleri Daire Başkanlığının bağımsız daire
başkanlığı şekline dönüştürülmesi amaçlanmaktadır.
BAŞKAN - Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul
edilmemiştir.
Diğer önergeyi
okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan
536 sıra sayılı Kanun
Tasarısının çerçeve 40 ıncı maddesindeki “Madde – 14 “İbaresinin” “Madde-16/A”
şeklinde, 5345 Sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin başlığının “Danışma ve Denetim
birimleri” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Erkan
Akçay (Manisa) ve arkadaşları
BAŞKAN - Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılmıyoruz Sayın
Başkan.
BAŞKAN - Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sayın
Özkan, buyurun. (MHP sıralarından alkışlar)
MURAT ÖZKAN (Giresun)
– Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısının
40’ıncı maddesi üzerinde vermiş olduğumuz değişiklik önergesi hakkında söz
almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın
milletvekilleri, bu önergeden önce genel anlamda vergiyle ilgili Hükûmetin
uygulamalarına bir bakmak lazım. Çünkü, vergi
kanunları kamu hukuku içerisinde en önemli kanunlarımızdan birini
oluşturmaktadır. Şimdi, Türk vergi sistemine şöyle bir baktığınız zaman: Türk
vergi sisteminin yüzde 70’i dolaylı vergilerden, yüzde 30 kadarı dolaysız
vergilerden meydana gelmektedir. Hep AKP özellikle kriter
olarak Batı’yı alıyor, Batı ülkelerini kendine referans olarak gösteriyor. Hadi
burada da bir kıyaslama yapalım, bakalım durum nedir:
Şimdi, Türkiye'de
dolaylı vergiler yüzde 70-72 boyutlarında iken acaba OECD ülkelerinde nedir?
OECD ülkelerinde, değerli arkadaşlar, ortalama yüzde 30, hatta ABD’ye
baktığınız zaman vergi oranları yüzde 17,6 yani dolaylı vergilerin toplam
vergiler içerisindeki oranı. Şimdi, dolaylı vergileri niye söylüyorum? Dolaylı
vergiler nasıl vergiler? Adaletsiz vergilerdir değerli arkadaşlar. Bunlar niye
adaletsizdir? Bu adaletsizliği şöyledir: Ayşe Teyze pazara gider, maydanoz
alır. Ayşe Hanım Teyze elektrik kullanır, vergi öder. Ayşe Hanım Teyze süt
alır, vergi öder. Ayşe Hanım Teyze giysi alır, vergi öder. Bu vergiler nedir?
KDV, ÖTV. Peki, müteahhit Ahmet Efendi ne yapar? O da
aynı vergileri aynı oranlarla öder. Peki, vergide adaleti nasıl sağlamak lazım?
Vergide adaleti sağlamak için doğrudan vergilere ters bir durum getirmek lazım.
Yani Türkiye’de doğrudan vergiler toplam vergilerin yüzde 70’i olmalı, yüzde 30
OECD ortalaması ki ABD’de -biraz önce söyledim- 17,6; diğer bazı gelişmiş
ülkelerde, Avrupa’daki bazı ülkelerde, İskandinav ülkelerinde daha da yüksek bu
oranlar.
Şimdi, doğrudan
vergi kimden alınır? Doğrudan vergi gelir üzerinden bireysel ya da kurumlar
vergisi olarak kurumlar üzerinden alınır. Siz, iktidara geldiğiniz günden
itibaren, bir bakıyoruz, dolaylı vergilerde artış, dolaysız vergilerde de düşüş
var. Şimdi, bu adalet midir? Bir partinin sadece adının adaletli olması, onun
işlerinin adaletli olması anlamına gelmiyor, hatta adaleti sulandırıyorsunuz
maalesef.
Diğer bir durum
değerli arkadaşlar, bu kanunu reform olarak nitelendiriyorsunuz. Şimdi, reform
yapabilmek için -biraz önce dediğim gibi- dolaylı vergilerle dolaysız vergiler
arasındaki nispeti, oranı tersine çevirmeniz gerekiyor. Peki, ne yapmanız
lazım? Ben size söyleyeyim yapmanız gerekeni: Vergi düzenini değiştirmeniz
lazım, bunun için kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına almanız lazım. Şu anda,
kayıt dışı ekonomi, bazı kaynaklarda yüzde 70-72, bazı kaynaklarda yüzde 60
civarında oldu. Tabii, onu da tam tespit edemediğiniz için biz de sizlere net
bir rakam veremiyoruz ama her hâlükârda kayıt dışı ekonominin yüzde 50’nin
üzerinde olduğu bir gerçek.
Şimdi, bunu da
yapamazsınız, kayıt altına alamıyorsunuz. Bu durumda nasıl yapmanız lazım?
Ciddi bir çalışma gerekiyor, maalesef, onda da beceremediniz. Peki, diğer bir
husus, ne yapmak lazım? Nereden buldun yasasını çıkartmak lazım. Türkiye’de
insanların harcamalarıyla gelirleri, yani Maliyeye bildirmiş oldukları beyanlar
arasında ciddi bir nispetsizlik var, bunu gidermeniz gerekiyor. Nereden buldun
yasasını çıkarmanız gerekiyor. Maalesef, nereden buldun yasasını
çıkartamadığınız sürece, kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına alamadığınız sürece
tüm diğer konularda yaptığınız gibi reform dediğiniz şeyler sadece kandırmaca,
göz boyamaca ve aldatmaca eylemlerinden öteye geçmemektedir.
Şimdi, değerli
milletvekilleri, devletin yükünü garibin, gurebanın, fakirin üzerine yıktınız,
onlardan vergi alıyorsunuz, onların üzerinden; yüzde 70. Peki, zenginle ne
yapıyorsunuz? Zenginle iş birliği yapıp, rantiyeciyle
iş birliği yapıp devlet yönetiyorsunuz. Devlet yönetirken danıştığınız,
görüştüğünüz kişilerin hepsi zengin insanlar. Peki, fakiri ne yapıyorsunuz?
Biraz önce bir milletvekili arkadaşım söyledi, fakire de “Ananı al ve git.”
diyorsunuz.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın
Özkan, konuşmanızı tamamlayınız.
Buyurun.
MURAT ÖZKAN
(Devamla) – Tabii, arkadaşlar, utanıyorsunuz ama Başbakanınız söyledi bu sözü
gerçekten, ben söylemedim. Benim terbiyem de buna müsait değil, hayatta da
söylemem. Bir Başbakan söylediği için söylüyorum. Evet, evet, evet, Sevgili
Vekil, senin üzüldüğünü, utandığını biliyorum, utanman da gerekiyor çünkü bir
başbakan böyle konuşmaz; daha edepli, daha tutarlı, daha terbiyeli olması
gerekir. Sen de haklısın utanmakta. Gerçekten utanç verici bir
hadise.
SUAT KILIÇ
(Samsun) – Konuşmana dikkat et.
VEYSİ KAYNAK
(Kahramanmaraş) – Bizim Başbakanımız her zaman edepli ve terbiyelidir.
MURAT ÖZKAN
(Devamla) - Diğer bir husus da sayın milletvekilleri, denetim elemanlarının,
özellikle gelirler kontrolörlerinin bu önergemizde, bir ana hizmet birimi
hâline getirilmesini yanlış telakki ediyoruz çünkü bu, devlet yapımıza aykırı.
Bu, denetim hizmetleri sınıfında yer almak zorundadır, ana hizmet değildir.
Vergi idaresinin ana hizmeti nedir? Vergiyi toplamaktır. Ana hizmet ile denetim
hizmetlerini ayırmak gerekir düşüncesindeyim.
Hepinize saygılar
sunuyorum.
Karar yeter
sayısı istiyorum.
BAŞKAN – Evet,
önergeyi oylarınıza sunup karar yeter sayısını arayacağım.
Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Karar yeter sayısı
yoktur.
Birleşime beş
dakika ara veriyorum.
Kapanma Saati: 18.53
ÜÇÜNCÜ OTURUM
Açılma Saati: 19.03
BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL
KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Fatih METİN (Bolu)
BAŞKAN – Sayın
milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 139’uncu Birleşiminin Üçüncü
Oturumunu açıyorum.
Tasarının 40’ıncı
maddesi üzerinde verilmiş olan önergenin oylanmasında karar yeter sayısı
bulunamamıştı.
Şimdi, önergeyi
tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir, karar yeter sayısı vardır.
Komisyon ve
Hükûmet yerinde.
40’ıncı maddeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
41’inci madde
üzerinde iki adet önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan
536 sıra sayılı Kanun Tasarısının çerçeve 41 inci maddesinin altıncı
paragrafının Tasarı metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
|
|
Erkan Akçay |
Abdülkadir Akcan |
Beytullah Asil |
|
|
Manisa |
Afyonkarahisar |
Eskişehir |
|
|
Mehmet Şandır |
Oktay Vural |
E. Haluk Ayhan |
|
|
Mersin |
İzmir |
Denizli |
|
|
Mustafa Kalaycı |
Mehmet Günal |
|
|
|
Konya |
Antalya |
|
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın
41'inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Harun Öztürk |
Ferit Mevlüt Aslanoğlu |
Mustafa Özyürek |
|
|
İzmir |
Malatya |
İstanbul |
|
|
Bülent Baratalı |
Atilla Kart |
Şevket Köse |
|
|
İzmir |
Konya |
Adıyaman |
Madde 41- 5345
sayılı Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“c) 8/1/1943 tarihli ve 4353 sayılı Kanun hükümlerine göre adli
davalarda gerekli bilgileri hazırlamak, Başkanlık merkez ve taşra birimlerinin
veya Başkanlığın görev alanıyla ilgili işlemlerden dolayı Bakanlığın taraf
bulunduğu idari yargı mercilerindeki davaları avukat sıfatını haiz hukuk
müşavirleri ve avukatları vasıtasıyla ait olduğu makam ve mercilerde ikame,
takip ve müdafaa ettirmek."
"İdari yargı
mercilerindeki davaları ikame, takip ve müdafaa görev ve yetkisi, ilgisine göre
daire amiri, avukat sıfatını haiz hukuk müşavirleri ve avukatları tarafından
kullanılır.
Hukuk
müşavirlerinin temsil yetkisi, Başkanlık merkez ve taşra birimleri ile
Başkanlığın görev alanı ile ilgili işlemlerden dolayı Bakanlık husumetiyle
açılan bütün dava takiplerini, avukatların temsil yetkisi ise atandıkları veya
görevlendirildikleri iller ile bu illerle ilişkilendirilen yerlerdeki dava
takiplerini kapsar.
Davalarda temsil
yetkisi bulunan hukuk müşavirleri ve avukatların bir listesi merkezde
Başkanlık, diğer yerlerde vergi dairesi başkanlıklarınca o yerin bölge idare
mahkemesi başkanlığına verilir. Bu listelerin birer nüshası, mahkeme
başkanlığınca yargı çevresinde bulunan mahkemelere gönderilir. Danıştaydaki
duruşmalarda temsil yetkisini kullanacakların isimleri ayrıca Danıştay
Başsavcılığına bildirilir. Listede isimleri yer alan hukuk müşavirleri ve
avukatlar, Baroya kayıt ve vekâletname ibrazı gerekmeksizin temsil yetkilerini
kullanırlar. Temsil yetkisi sona erenlerin isimleri yukarıda yazılı mercilere
derhal bildirilir.
Kurum lehine
sonuçlanan davalar nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil edilen
vekâlet ücretlerinin dağıtımı hakkında 2/2/1929
tarihli ve 1389 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümleri kıyas yoluyla
uygulanır.
Davaların takibi,
hukuk müşavirleri ve avukatların temsil yetkisinin kullanılma şekli ve kapsamına
dair usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir."
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Hükûmet?
MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK
(Gaziantep) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Sayın
Kart, buyurun efendim.
ATİLLA KART
(Konya) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 41’inci maddeyle ilgili olarak
tarafımızdan verilen önerge üzerinde söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu
saygıyla selamlıyorum.
Değerli
milletvekilleri, tasarının 41 ve 42’nci maddelerinde kamu avukatları ve hukuk
müşavirlerinin hak ve yetkilerini, statülerini düzenleyen yeni hükümler
getiriliyor.
Aslında kamu
avukatlarının hak ve yetkilerini genel anlamda kamu personel rejimi içinde değerlendirmek
gerekir, Türkiye'nin ihtiyacı budur. Kamu yönetiminde Türkiye'nin artık acil
bir ihtiyacı hâline gelmiştir bu konu. Ancak bu konuda Hükûmetin hiçbir ciddi
çalışmanın içinde olmadığı, son derece popülist bir
yaklaşımla tamamen günü kurtarmaya yönelik bir gayret içinde olduğunu, çalışma
içinde olduğunu biliyoruz. Bunu 42’nci maddede biraz daha somut olarak
anlatacağım.
41’inci maddede,
daha çok kamu avukatlarının sorunlarını ana başlıklarıyla sizlerle paylaşmak
istiyorum.
Kamu
avukatlarının sorunlarının başında statü sorunu gelmektedir. Kamu avukatları
taşıdıkları mesleki sorumluluğa rağmen, hâkim ve savcıların sahip oldukları
hiçbir hak ve teminata sahip değildir. Oysa kamu avukatları, savcılar gibi kamu
gücünü temsil etmekte ve kamu adına her türlü davada devletin yararını
korumaktadır.
Kamuda çalışan
avukatlar ayrıca kendi aralarında da farklı statülerde istihdam edilmektedir.
Bu durum, kamu avukatları arasında gereksiz farklılıklar ve dengesizlikler
yaratmaktadır. Bu kapsamda, kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler ve il özel
idarelerinde 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi uyarınca norm kadroya tabi
sözleşmeli personel olarak çalışan kamu avukatlarının yaşadıkları sorunlar,
diğer meslektaşlarının çok daha ileri boyutlarda muhatap oldukları düzeylere,
boyutlara ulaşmıştır.
Kamu
avukatlarının istihdam usullerinde de ciddi sorunlar vardır. Kamuda çalışan
avukatlar tek bir statüye tabi olmayıp görev yaptığı kuruma göre farklı
statülerde istihdam edilmektedir. Bazıları 657 sayılı Kanun’a tabi kadrolu olarak
çalışmakta iken, bazıları yine aynı Kanun’a göre sözleşmeli, bazıları KİT’lerde
399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye göre, bazıları da 4857 sayılı İş
Kanunu’na göre işçi statüsünde ve nihayet bazıları da 5393 sayılı Kanun’un
49’uncu maddesine göre farklı statülerde çalıştırılmaktadırlar.
Yine kamu
avukatlarının mali ve özlük hakları anlamında da çok ciddi sorunlarının
olduğunu yeri gelmişken ifade etmek istiyorum. Bu sorunları ek gösterge,
vekâlet ücretinde limit sorunu, yan ödeme ve özel hizmet tazminatı, yargı
ödeneği, görev makamı ve temsil tazminatı ve derece yükselmesi başlıkları
altında toplanabilir.
Kamu
avukatlarının bir diğer önemli sorunu da teftiş ve denetleme sorunudur. Kamu
avukatları statü olarak klasik devlet memurları statüsünde değerlendirildiği
için teftiş ve denetleme yönünden de aynen diğer devlet memurları gibi
denetlenmektedir. Bir hâkim veya savcıyı hâkimlik mesleğinden gelen adalet
müfettişlerinden başkası denetleyemezken, bir avukatı hukukçu olmayan herhangi
bir kişi denetleyebilmekte, bu durum ise avukatlar üzerinde çok ağır bir baskı
oluşturmaktadır.
Kamu avukatları
gelinen aşamada sorunlarının çözümünü ısrarla beklemektedirler. 2004 yılından
bu yana, değerli milletvekilleri, bu konuyu Cumhuriyet Halk Partisi olarak
sürekli olarak gündemde tuttuk ancak başta Sayın Mehmet Ali Şahin olmak üzere,
Sayın Cemil Çiçek ve Sayın Sadullah Ergin bu sorunlara hiçbir ciddi yaklaşım
göstermediler.
Sorunlarının
çözümünü şu başlıklar hâlinde öneriyor kamu avukatları:
Devlet avukatlığı
bir kariyer mesleği olarak kabul edilmelidir.
Kamuda çalışan
avukatlar özlük hakları iyileştirilerek görev yaptığı kuruma göre farklı
statülerde istihdam edilmeksizin bir statüye, aynı statüye tabi tutulmalıdır.
Ek göstergeleri
minimum 6.000’e yükseltilmelidir.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun,
konuşmanızı tamamlayın Sayın Kart.
ATİLLA KART
(Devamla) – Vekâlet ücreti limitleri 657 sayılı Kanun’un 146’ncı maddesindeki
katsayının 20.000’e yükseltilmesi şeklinde değiştirilmeli.
Yan ödeme ve özel
hizmet tazminatı, yargı ödeneği gibi ödemeler yapılmalı.
Nihayet, diğer
kamu hukukçuları gibi iki yılda bir derece alabilmelidirler.
Kamu avukatları
bu tasarı vesilesiyle sorunlarının çözümünü dikkatle ve kararlı bir şekilde
takip etmektedirler.
Ben, Genel Kurulu
bu konuda sorumlu davranmaya davet ediyor ve bir kez daha saygıyla
selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ediyorum.
Önergeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul
edilmemiştir.
Diğer önergeyi
okutuyorum:
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan
536 sıra sayılı Kanun Tasarısının çerçeve 41 inci maddesinin altıncı
paragrafının Tasarı metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
Beytullah
Asil (Eskişehir) ve arkadaşları
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE
KOMİSYONU SÖZCÜSÜ SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI
MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Sayın
Asil, buyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)
BEYTULLAH ASİL
(Eskişehir) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte
olan 536 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 41’inci maddesi üzerinde Milliyetçi
Hareket Partisi Grubu olarak vermiş olduğumuz değişiklik önergesi üzerinde söz
aldım. Bu vesileyle yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.