DÖNEM: 23 CİLT: 44 YASAMA YILI: 3
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK DERGİSİ
85’inci
Birleşim
5 Mayıs 2009 Salı
(Bu Tutanak Dergisi’nde yer alan ve
kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge aslına uygun olarak
yazılmıştır.)
İ Ç İ N D E K İ L
E R
I. -
GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III.
- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
A)
MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI
1.- Mersin
Milletvekili Vahap Seçer’in,
2009 yılı hububat hasadı sezonunda üreticilerin beklentileri ve Toprak Mahsulleri
Ofisinin alım politikalarına ilişkin gündem dışı konuşması
2.- Gümüşhane
Milletvekili Yahya Doğan’ın, Vakıflar Haftası’na ilişkin gündem dışı konuşması
ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın
cevabı
3.- Kütahya
Milletvekili Alim Işık’ın, Türkiye’de yabancılara
yapılan taşınmaz satışlarının değerlendirilmesine ilişkin gündem dışı konuşması
ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Mustafa Demir’in cevabı
IV.-
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) Tezkereler
1.- Bazı
bakanların istifasına ve istifalarının kabul edildiğine, mevcut devlet
bakanlıklarının sayısının 11’e çıkarılmasına ve yeni atanan bakanlara ilişkin
Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/776)
2.- 20-23 Şubat
2009 tarihlerinde Kenya ve Tanzanya’ya resmî ziyarette bulunan Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül’e refakat eden heyete iştirak eden milletvekillerine ilişkin
Başbakanlık tezkeresi (3/777)
3.- Sağlık Bakanı
Recep Akdağ’ın, görüşmelerde bulunmak üzere bir
heyetle birlikte 20-25 Nisan 2009 tarihlerinde Çin Halk Cumhuriyeti’ne yaptığı
resmî ziyarete, Adana Milletvekili Necdet Ünüvar’ın da iştirak etmesine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/778)
B) Meclis Araştırması Önergeleri
1.- İstanbul
Milletvekili Sacid Yıldız ve 26 milletvekilinin,
işsizliğin sosyoekonomik ve psikolojik etkilerinin araştırılarak alınması
gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin
önergesi (10/360)
C) Önergeler
1.- Adıyaman
Milletvekili Şevket Köse’nin, Tarımsal Sulamada Kullanılan Elektrik Enerjisi
Tarifelerine İlişkin Kanun Teklifi’nin (2/330) doğrudan gündeme alınmasına
ilişkin önergesi (4/133)
V.-
ANT İÇME
1.- TBMM dışından
Dışişleri Bakanlığına atanan Ahmet Davudoğlu’nun ant
içmesi
VI.-
ÖNERİLER
A) Siyasi Parti Grubu Önerileri
1.- (10/224) esas
numaralı Meclis araştırması önergesinin ön görüşmelerinin Genel Kurulun 5/5/2009 Salı günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin MHP
Grubu önerisi
2.- Gündemdeki
sıralama ile çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesine; Genel Kurulun, 5 Mayıs
2009 Salı günkü birleşiminde 1 saat süre ile sözlü soruların görüşülmesini
müteakip diğer denetim konularının görüşülmeyerek kanun tasarı ve tekliflerinin
görüşülmesine; 6 Mayıs 2009 Çarşamba günkü birleşiminde ise sözlü soruların
görüşülmemesine ilişkin AK PARTİ Grubu önerisi
VII.-
SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR
1.- İzmir
Milletvekili Kamil Erdal Sipahi’nin, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın, şahsına sataşması nedeniyle konuşması
2.- Adana
Milletvekili Kürşat Atılgan’nın, Kayseri Milletvekili
Mustafa Elitaş’ın, şahsına sataşması nedeniyle
konuşması
VIII.-
SEÇİMLER
A) Komisyonlarda Açık Bulunan Üyeliklere Seçim
1.- Kamu İktisadi
Teşebbüsleri Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim
2.- Sanayi,
Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda açık bulunan
üyeliğe seçim
B) Komisyonlara Üye Seçimi
1.- (10/333, 334,
335) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonuna üye seçimi
IX.-
KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
A) Kanun Tasarı ve Teklifleri
1.- Türkiye
Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı ile Millî
Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (1/652) (S. Sayısı: 343)
2.- Türk Ticaret
Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)
3.- Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkmenistan Hükümeti Arasında Ekonomik İşbirliğine Dair
Hükümetlerarası Türk-Türkmen Komisyonu Hakkında
Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna İlişkin Kanun Tasarısı ve Dışişleri
Komisyonu Raporu (1/546) (S. Sayısı: 362)
4.- Türkiye
Cumhuriyeti ile Türkmenistan Hükümeti Arasında Ticari ve Ekonomik İşbirliğine
Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve
Dışişleri Komisyonu Raporu (1/642) (S. Sayısı: 364)
X.-
SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI
1.- İstanbul
Milletvekili Sacid Yıldız’ın, huzurevlerinin
denetimine ilişkin Devlet Bakanı Nimet Çubukçu’dan
sözlü soru önergesi (6/426) ve Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım’ın cevabı
2.- Gaziantep
Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, TCDD arazilerindeki imar
değişikliklerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/546) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
3.- Antalya
Milletvekili Tayfur Süner’in, Antalya-Kemer
karayoluna yapılacak tünellere ilişkin sözlü soru önergesi (6/551) ve Ulaştırma
Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
4.- Manisa
Milletvekili Mustafa Enöz’ün, İzmir-Ankara hızlı tren
projesine ve tren kazalarına yönelik çalışmalara ilişkin sözlü soru önergesi
(6/553) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
5.- Niğde
Milletvekili Mümin İnan’ın, Niğde’deki bir karayoluna ilişkin sözlü soru
önergesi (6/557) ve Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım’ın cevabı
6.- Niğde
Milletvekili Mümin İnan’ın, Niğde’deki bir karayoluna ilişkin sözlü soru
önergesi (6/558) ve Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım’ın cevabı
7.- Niğde
Milletvekili Mümin İnan’ın, Niğde’deki bir karayolunun bölünmüş yol yapılmasına
ilişkin sözlü soru önergesi (6/559) ve Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım’ın cevabı
8.- Karaman
Milletvekili Hasan Çalış’ın, cep telefonu
kullanımındaki vergilere ilişkin sözlü soru önergesi (6/580) ve Ulaştırma
Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
9.- Karaman
Milletvekili Hasan Çalış’ın, Avrupa’dan Konya’ya
direkt uçak seferleri yapılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/658) ve
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
10.- Kütahya
Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya’da karayolu ağından
çıkarılan bazı yollara ilişkin sözlü soru önergesi (6/716) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
11.- Kütahya
Milletvekili Alim Işık’ın, Eskişehir-Kütahya hızlı
tren projesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/717) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
12.- Kütahya
Milletvekili Alim Işık’ın, Bursa-Simav-Selendi
karayoluna ilişkin sözlü soru önergesi (6/718) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
13.- Kütahya
Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya’daki bazı karayolu
çalışmalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/720) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
14.- Kütahya
Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya’yı komşu illere
bağlayan karayolu çalışmalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/721) ve
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
15.- Kütahya
Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya-Merkezdeki bir üst
geçit ihtiyacına ilişkin sözlü soru önergesi (6/724) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
16.- Karaman
Milletvekili Hasan Çalış’ın, internet kullanımındaki
fiyatların yüksekliğine ilişkin sözlü soru önergesi (6/729) ve Ulaştırma Bakanı
Binali Yıldırım’ın cevabı
17.- Kütahya
Milletvekili Alim Işık’ın, Tavşanlı-Tunçbilek-Domaniç Karayoluna ilişkin sözlü soru önergesi
(6/743) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
18.- Niğde
Milletvekili Mümin İnan’ın, Niğde-Kayseri demiryolundan OSB’lere bağlantı
yapılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/889) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
19.- Adana
Milletvekili Yılmaz Tankut’un, Mersin’e havaalanı
yapımına ve Adana Havaalanına ilişkin sözlü soru önergesi (6/912) ve Ulaştırma
Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
20.- Tokat
Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat-Turhal bölünmüş yoluna ilişkin sözlü soru
önergesi (6/949) ve Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım’ın cevabı
21.- Tokat
Milletvekili Reşat Doğru’nun, Zile-Alaca karayoluna ilişkin sözlü soru önergesi
(6/950) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
22.- Tokat
Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat çevre yoluna ilişkin sözlü soru önergesi
(6/951) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
23.- Kastamonu
Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun, bir yol yapım
çalışmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/965) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
24.- Ordu
Milletvekili Rıdvan Yalçın’ın, Bakanlık logosuyla birlikte kullanılan bir
slogana ilişkin sözlü soru önergesi (6/1032) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
25.- Tokat
Milletvekili Reşat Doğru’nun, Erbaa-Reşadiye yolunun bölünmüş yol yapılıp
yapılmayacağına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1100) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
26.- Tokat
Milletvekili Reşat Doğru’nun, Ankara-Samsun arasındaki yol çalışmalarına
ilişkin sözlü soru önergesi (6/1102) ve Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım’ın cevabı
27.- Tokat
Milletvekili Reşat Doğru’nun, Erbaa-Amasya arasındaki yol çalışmalarına ilişkin
sözlü soru önergesi (6/1103) ve Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım’ın cevabı
28.- İstanbul
Milletvekili Mehmet Ufuk Uras’ın, Paşa Limanı Adası’nın ulaşım sorununa ilişkin
sözlü soru önergesi (6/1153) ve Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım’ın cevabı
29.- Tokat
Milletvekili Reşat Doğru’nun, bir ilköğretim okulu önüne üst geçit yapılmasına
ilişkin sözlü soru önergesi (6/1158) ve Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım’ın cevabı
30.- Gaziantep
Milletvekili Hasan Özdemir’in, Gaziantep-Nizip otoyoluna batı çıkışı yapımına
ilişkin sözlü soru önergesi (6/1173) ve Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım’ın cevabı
31.- Tokat
Milletvekili Reşat Doğru’nun, araç muayenesinde yaşanan bir soruna ilişkin
sözlü soru önergesi (6/1194) ve Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım’ın cevabı
32.- Kastamonu
Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun, E-80 karayolunun
bir bölümünün genişletilmesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1201) ve
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
33.- Malatya
Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun,
Malatya-Sivas yolunun bölünmüş yol programına alınmasına ilişkin sözlü soru
önergesi (6/1238) ve Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım’ın cevabı
34.- Malatya
Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun,
Malatya-Adıyaman arasındaki bir yolun programa alınmasına ilişkin sözlü soru
önergesi (6/1241) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın
cevabı
35.- Malatya
Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun,
Arapgir-Kemaliye yolunun genişletilmesine ilişkin
sözlü soru önergesi (6/1244) ve Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım’ın cevabı
36.- Manisa
Milletvekili Mustafa Enöz’ün, Karayolları Genel Müdürlüğünde
personel için sınıf değişikliği sınavı açılıp açılmayacağına ilişkin sözlü soru
önergesi (6/1260) ve Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım’ın cevabı
XI.-
OYLAMALAR
1.- Türkiye
Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı’nın oylaması
2.- Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkmenistan Hükümeti Arasında Ekonomik İşbirliğine
Dair Hükümetlerarası Türk-Türkmen Komisyonu Hakkında
Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna İlişkin Kanun Tasarısı’nın oylaması
3.- Türkiye
Cumhuriyeti ile Türkmenistan Hükümeti Arasında Ticari ve Ekonomik İşbirliğine
Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın
oylaması
XII.-
YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1.- Antalya
Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, sivil toplum
kuruluşlarına kaynak aktarılmasına ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkan Vekili Nevzat Pakdil’in cevabı
(7/7036)
2.- Denizli
Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Denizli
Belediyesinin dağıttığı iddia edilen test kitabına ilişkin sorusu ve İçişleri
Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı (7/7364)
3.- İzmir
Milletvekili Recai Birgün’ün, İstanbul-Beyoğlu
Belediyesinin verdiği bazı ruhsatlarla ilgili iddialara ilişkin sorusu ve
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı
(7/7367)
4.- Kırklareli
Milletvekili Turgut Dibek’in, Türk Gıda Kodeksi’nde yoğurtla ilgili tebliğ
değişikliğine,
- Adana
Milletvekili Yılmaz Tankut’un, tarım personeli
alımına,
- Kütahya
Milletvekili Alim Işık’ın, hayvancılıkla geçimini
sağlayanların desteklenmesine,
Çiftçi
borçlarına,
İlişkin soruları
ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı (7/7377) ,(7/7378), (7/7379) , (7/7380)
5.- Kırklareli
Milletvekili Tansel Barış’ın, İstanbul Gösteri ve Kongre Merkezi’nin yanmasına
ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın
cevabı (7/7516)
I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu
saat 14.03’te açılarak beş oturum yaptı.
Malatya
Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu,
mahalle ve köy bekçileri ile köy korucularının sorunlarına,
Malatya
Milletvekili Ömer Faruk Öz, Malatya ilindeki kayısı üretimi ve pazarlamasına,
İlişkin gündem
dışı birer konuşma yaptılar.
Kayseri
Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu ve 25
milletvekilinin, bazı pilot illerde uygulamaya konulan aile hekimliğinin
araştırılarak (10/357),
Adıyaman
Milletvekili Şevket Köse ve 25 milletvekilinin, Nemrut Dağı’nın turizm potan-siyelinin araştırılarak geliştirilmesi için (10/358),
Gaziantep
Milletvekili Hasan Özdemir ve 20 milletvekilinin, Gaziantep’te değişen iklim
koşulları ve çevresel faktörlerin insan sağlığına etkilerinin araştırılarak
(10/359),
Alınması gereken
önlemlerin belirlenmesi amacıyla birer Meclis araştırması açılmasına ilişkin
önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini
alacağı ve ön görüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.
Gündemin “Kanun
Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının:
1’inci sırasında
bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun
olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı
ve Adalet Komisyonu Raporu’nun (1/324) (S. Sayısı: 96) görüşmeleri komisyon
yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.
2’nci sırasında
bulunan, Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun
Tasarısı ile Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu’nun (1/652)
(S. Sayısı: 343) görüşmeleri tamamlandı, tümü üzerinde yapılan her iki açık
oylamada da karar yeter sayısı bulunamadı.
5 Mayıs 2009 Salı
günü saat 15.00’te toplanmak üzere birleşime 19.28’de son verildi.
|
|
|
Nevzat
PAKDİL |
|
|
|
|
Başkan Vekili |
|
|
|
|
|
|
|
|
Yaşar
TÜZÜN |
|
Harun
TÜFEKCİ |
|
|
Bilecik |
|
Konya |
|
|
Kâtip Üye |
|
Kâtip Üye |
No.: 92
II.- GELEN KÂĞITLAR
4 Mayıs 2009 Pazartesi
Raporlar
1.- Karadeniz
Çevre Karayolunun Koordineli Olarak Geliştirilmesine Dair Mutabakat Zaptının
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu
Raporu (1/667) (S. Sayısı: 368) (Dağıtma tarihi: 4.5.2009) (GÜNDEME)
2.- Karadenize Sahildar Devletlerin Sınır/Sahil Güvenlik
Makamları Arasındaki İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna
Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/665) (S. Sayısı: 369)
(Dağıtma tarihi: 4.5.2009) (GÜNDEME)
3.- Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Bahreyn Krallığı Hükümeti Arasında Uluslararası
Karayolu Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/565) (S. Sayısı: 370) (Dağıtma
tarihi: 4.5.2009) (GÜNDEME)
Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri
1.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin’in,
bir soruşturmanın belgelerinin basında yer almasına ilişkin Başbakandan yazılı
soru önergesi (7/6590)
2.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, muayene ücretlerinin eczanelerce tahsiline
ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6630)
3.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, Aliağa
Belediye Başkanı hakkındaki dosyalara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru
önergesi (7/6648)
4.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, ABD
Dışişleri Bakanlığının İnsan Hakları Raporundaki Türkiye değerlendirmesine
ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7339)
5.- Eskişehir Milletvekili Fehmi Murat Sönmez’in, Hükümet üyelerinin yakınlarının şirketlerine
ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7344)
6.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici’nin, kredi kartı borçlularına ilişkin Başbakandan
yazılı soru önergesi (7/7345)
7.- İstanbul Milletvekili Ahmet Tan’ın, Karayolu
Güvenliği Yüksek Kurulunun toplantı yapıp yapmadığına ilişkin Başbakandan
yazılı soru önergesi (7/7346)
8.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Denizli’deki bazı arazilerin imar
değişikliklerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7349)
9.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, hızlı tren projesine yönelik bazı iddialara
ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7350)
10.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz’un, TKİ’deki
bazı personel işlemlerine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı
soru önergesi (7/7356)
11.- Kütahya Milletvekili Alim
Işık’ın, enerji dağıtım ve üretim birimlerinin özelleştirilmesine ilişkin
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/7357)
12.- İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen’in, kapalı durumdaki Tabiat Tarihi Müzesine ilişkin
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/7358)
13.- İzmir Milletvekili Recai Birgün’ün,
Edremit Belediyesince kullanılan makam aracı ile ilgili iddialara ilişkin
İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7360)
14.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, Antalya Büyükşehir Belediyesinin deniz otobüsü
alımı ihalesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7362)
15.- Bursa Milletvekili Onur Öymen’in,
seçmen kayıtlarına ve İDO’nun bir sözleşmesine
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7363)
16.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu’nun, Melikgazi Belediyesinin bir ihalesine
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7365)
17.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Denizli Belediyesine yönelik bazı iddialara
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7366)
18.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, eğitim
kurumlarının elektrik ve su borçlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı
soru önergesi (7/7371)
19.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy’un, bir okula usulsüz müdür atandığı iddiasına
ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7372)
20.- Kütahya Milletvekili Alim
Işık’ın, askere giden sözleşmeli öğretmenlerin eğitim-öğretim ödeneğine ilişkin
Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7373)
21.- İstanbul Milletvekili Bayram Meral’in, bir
hastanede yaşandığı iddia edilen bir olaya ilişkin Sağlık Bakanından yazılı
soru önergesi (7/7374)
22.- Manisa Milletvekili Ahmet Orhan’ın, Salihli
İlçesindeki sağlık ocağının eksikliklerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı
soru önergesi (7/7375)
23.- Manisa Milletvekili Ahmet Orhan’ın, Köprübaşı
ilçesindeki bir sağlık ocağının eksikliklerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı
soru önergesi (7/7376)
24.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, Türksat’ın Almanya’daki yapılanmasına ilişkin Ulaştırma
Bakanından yazılı soru önergesi (7/7381)
25.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan’ın, hızlı tren projesine ilişkin Ulaştırma
Bakanından yazılı soru önergesi (7/7382)
26.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin,
Karayolları Genel Müdürlüğü personelinin bir açılışa götürülmesine ilişkin
Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/7383)
27.- Manisa Milletvekili Ahmet Orhan’ın, Selendi
ilçesini çevre ilçelere bağlayan yolların yapımına ilişkin Ulaştırma Bakanından
yazılı soru önergesi (7/7384)
28.- Manisa Milletvekili Ahmet Orhan’ın, Salihli-Gökeyüp Beldesi yoluna ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı
soru önergesi (7/7385)
29.- Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, hızlı
tren projesine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/7386)
30.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un,
Balıkesir-Edremit bölünmüş yoluna ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru
önergesi (7/7387)
No.: 93
5 Mayıs 2009 Salı
Raporlar
1.- Türkiye Cumhuriyeti
Hükümeti ve Bahreyn Krallığı Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki
ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/387) (S. Sayısı: 371) (Dağıtma
tarihi: 5.5.2009) (GÜNDEME)
2.- Türkiye Cumhuriyeti ve
Tayland Krallığı Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına
İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve
Dışişleri Komisyonu Raporu (1/316) (S. Sayısı: 372) (Dağıtma tarihi: 5.5.2009)
(GÜNDEME)
3.- Türkiye Cumhuriyeti
Hükümeti ile Singapur Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı
Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/601) (S. Sayısı: 373) (Dağıtma
tarihi: 5.5.2009) (GÜNDEME)
Meclis Araştırması Önergesi
1.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız ve 26 Milletvekilinin, işsizliğin sosyo-ekonomik ve psikolojik etkilerinin araştırılarak
alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün
104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin
önergesi (10/360) (Başkanlığa geliş tarihi: 4.5.2009)
5 Mayıs 2009 Salı
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 15.00
BAŞKAN: Başkan Vekili Eyyüp Cenap GÜLPINAR
KÂTİP ÜYELER : Fatoş
GÜRKAN (Adana), Murat ÖZKAN (Giresun)
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet
Meclisinin 85’inci Birleşimini açıyorum.
Toplantı yeter sayısı vardır,
görüşmelere başlıyoruz.
Gündeme geçmeden önce, üç
sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.
Gündem dışı ilk söz, Vakıflar
Haftası hakkında söz isteyen Gümüşhane Milletvekili Yahya Doğan’a aittir.
Buyurun Sayın Doğan.
Sayın Doğan? Yok.
Gündem dışı ikinci söz, 2009
yılı hububat hasadı sezonunda üreticilerin beklentileri hakkında söz isteyen
Mersin Milletvekili Vahap Seçer’e
aittir.
Buyurun Sayın Seçer. (CHP
sıralarından alkışlar)
III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları
1.- Mersin Milletvekili Vahap Seçer’in, 2009 yılı hububat hasadı sezonunda üreticilerin
beklentileri ve Toprak Mahsulleri Ofisinin alım politikalarına ilişkin gündem
dışı konuşması
VAHAP SEÇER (Mersin) – Sayın
Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım,
ülkemizde önümüzdeki günlerde 2009 yılı hasat sezonu açılacak. Tabii, bu konuda
henüz ne Bakanlığın ne Toprak Mahsulleri Ofisi yetkililerinin uygulayacakları
alım politikaları konusunda herhangi bir açıklamaları yok, bu konuda kamuoyunu
aydınlatmış durumda değiller. Tabii, hâl böyle olunca, hem
üretici hem tüccar hem sanayici büyük bir bekleyiş içerisinde, sıkıntı
içerisinde, gerginlik içerisinde. Önümüzdeki günlerde hasada başladıkları
zaman bu ürünleri hangi şartlarda, nerelere satabileceklerini bilmez
durumdalar. TMO’nun geçmiş yıllardaki uygulamalarına baktığımızda, özellikle
2007 ve 2008 yılında birbirinden ilginç uygulamalara imza attığını göreceğiz.
2007 yılını bir hatırlayalım. O yıl dünyada bir gıda krizi yaşanıyordu, aynı
zamanda kuraklık kaynaklı bir üretim noksanlığı sıkıntısı vardı. Spesifik
olarak ülkemize has, yanlış tarım politikalarından kaynaklı yine bir üretim
gerilemesi vardı. O dönemde TMO, yine hasat dönemini üreticiye zehir etti.
Birbirinden yanlış politikalarla o yıl ürün alımında zayıf kaldı.
BAŞKAN – Sayın
milletvekilleri, lütfen sükûneti muhafaza eder miyiz efendim, dinleyemiyorum.
VAHAP SEÇER (Devamla) – Belki
de geçmiş yıllara göre mukayese ettiğimizde yıllara göre en düşük alımı
gerçekleştirdi ve o yıl Türkiye’yi buğdaysız bıraktı. Ayrıca sektörel körlük içerisinde oldu, vizyon
sahibi, sağduyulu yöneticiler TMO’nun başında olmadığı için o yıl da Türkiye
yurt dışından çok çok astronomik rakamlara tahıl, hububat
ithal etmek zorunda kaldı ve yurttaşlarımıza, vatandaşlarımıza ekmeği pahalı
yedirmiştik hatırlayacağınız gibi. Geçtiğimiz yıl da bir önceki yıla göre
farklı bir uygulama göremedik. Geçtiğimiz yıl da pek piyasalara müdahale etmedi
TMO ve geçtiğimiz yıl alım yapmadı, sadece 539 bin ton civarında bir emanet
alım gerçekleştirebildi ve piyasaları kendi hâline bıraktı. Burada tabii ki
üretim az olmasına rağmen fiyatta sıkıntılar yaşandı. Bunun da gerekçesi,
maalesef, yine Tarım Bakanlığı ve Dış Ticaret Müsteşarlığının beraber organize
ettiği dâhilî işlem rejimindeki ithalattan kaynaklı piyasalarda sıkıntılar
yaşandı.
Tabii, değerli arkadaşlarım,
dâhilî işlem rejimi Türkiye’deki amacı, ihracatı teşvik etmek.
YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) –
Konuşma anlaşılmıyor Sayın Başkan.
BAŞKAN – Çok gürültü efendim,
ben de kabul...
YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) –
Tebrikleri bakanlıklarda kabul etsinler.
BAŞKAN – Sayın
milletvekilleri, lütfen sükûneti muhafaza edelim efendim. Dinleyemiyorum Sayın
Hatibi.
Buyurun.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU
(Malatya) – Tebrikleri sonra kabul etsinler Sayın Başkan.
BAŞKAN – Sayın Elitaş…
Evet, buyurun, siz devam edin
efendim.
VAHAP SEÇER (Devamla) –
Şimdi, değerli arkadaşlarım, çiftçilerin konusunu, sorunlarını önemsemiyorsanız
ben kürsüyü terk edeyim, istiyorsanız siz sohbetinize devam edin.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU
(Malatya) – Vahap, bırak, yeter, yeter. Bırak,
dinlemiyorlar.
BAŞKAN – Buyurun Sayın Seçer,
siz devam edin.
VAHAP SEÇER (Devamla) –
Değerli arkadaşlarım, dâhilî işlem rejiminde müsaade edilen ithalatın ana amacı
ihracatı teşviktir ama son günlerde uygulamalara baktığınız zaman, dâhilî işlem
rejiminde yapılan ithalatlar amacının dışına çıkıyor. Burada tabii ki
aksaklıklar… Elimde evrak yok ama duyumlar kamuoyunda ayyuka çıkmış durumda, bu
konuda birtakım yolsuzlukların olduğu yönünde.
TMO’nun aldığı kararlarda ihracat lobilerinin etkili olduğu yönünde
birtakım iddialar var. Ben buradan yetkilileri uyarıyorum, bu konuya el
atsınlar, denetlesinler ve bu konuyu yani dâhilî işlem rejimindeki ithalatları
artık amacına uygun yapalım. Bu yanlış uygulamalardan dolayı yurt içindeki
üretim etkileniyor, dolayısıyla üretici etkileniyor.
Değerli arkadaşlarım, TMO’nun
geçmiş dönemlerdeki yaptığı yanlışlıklardan bir tanesi de asli görevi olmayan
fındık işine bulaşması. Orada da biliyorsunuz hazineyi milyarlarca dolar zarara
uğrattı, ne üreticiye yarandı ne de FİSKOBİRLİK’e yarandı. Dolayısıyla hem
kendisi mağdur oldu hem FİSKOBİRLİK. Bu uygulamalardan hem rahatsız oldu hem de
iflah olmadı.
Değerli arkadaşlarım, TMO
geçtiğimiz dönemlerde başarısızdır. Bundan dolayı da genel müdür geçtiğimiz yıl
istifasını vermiştir. Şu anda yeni bir genel müdür TMO’yu idare etmektedir.
Önümüzdeki dönemde artık TMO’nun bu yanlışları yapmaması gerekiyor. Bu yıl özel
bir yıl.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun Sayın Seçer,
devam edin.
VAHAP SEÇER (Devamla) – Hem
dünyada hem Türkiye’de üretim fazlalığı bekleniyor. Her yılın oranlarına
baktığınız zaman, rakamlara baktığınız zaman Türkiye’de 3-4 milyon ton bir
buğday fazlalığı bekleniyor; dünyada bekleniyor, 50 milyon ton gibi bir
fazlalık bekleniyor. Ekonomik kriz malumunuz. Dolayısıyla,
önümüzdeki günlerde hasat başladığında üreticinin tek, yegâne çaresi ürettiği
ürünü TMO’ya götürmek.
Burada Hükûmetin
tedbirler alması gerekiyor. Bir an önce alım politikalarını açıklamalı. TMO, ne
zaman hangi şartlarda hububat alımlarına başlayacağını kamuoyuna açıklamalı,
üreticinin maliyetlerini gerçekçi hesap etmeli, açıklayacağı fiyat bu anlamda
gerçekçi olmalı. TMO, emanet alımlar yapmalı, üreticiye avans sistemini
uygulamalı, tüccara ve sanayiciye kredi yolunu açmalı. Bununla beraber…
BAŞKAN – Sayın Seçer, son
cümlenizi alayım.
VAHAP SEÇER (Devamla) –
…TMO’nun sadece fiyat açıklaması yetersiz, piyasaya etkin girmeli, şimdiden
depolarını hazır etmeli, gerekli finansmanı temin etmeli ve piyasada etkin bir
aktör olarak alım yapmalı diye düşünüyorum.
Değerli arkadaşlarım, bu yıl
TMO, Avrupa Birliğine uygun hâle getirilen yönetmelik çerçevesinde alım
yapacak. Dolayısıyla burada üreticiler zorlanabilir. Nitekim Avrupa Birliğine
üye ülkelerin üreticilerinin yaptığı modern tarımla Türk çiftçisinin yaptığı
tarım mukayese edilemez. Dolayısıyla bizim ürünlerimiz onların üretimine göre
kalite anlamında geri kalabilir. Burada üreticilerin sıkıntıya sokulmaması
konusunda şimdiden uyarıda bulunmak istiyorum.
Bir konu daha: Adana
bölgesinde yetiştirilen “Adana
Hepinize teşekkür ediyorum
beni dinlediğiniz için. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın
Seçer.
Gündem dışı ikinci söz,
Vakıflar Haftası hakkında söz isteyen Gümüşhane Milletvekili Yahya Doğan’a
aittir.
Buyurun Sayın Doğan. (AK
PARTİ sıralarından alkışlar)
2.- Gümüşhane Milletvekili Yahya Doğan’ın, Vakıflar Haftası’na ilişkin
gündem dışı konuşması ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı
YAHYA DOĞAN (Gümüşhane) –
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Vakıflar Haftası münasebetiyle gündem
dışı söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlamadan önce, bugün hiçbir şekilde
izahı mümkün olmayan menfur bir saldırıda hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza
Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum.
Ayrıca, geçtiğimiz hafta ve
bugün vatan için canlarını veren şehitlerimize de Cenabı Allah’tan rahmet niyaz
ediyorum.
Ülkemizde mayıs ayının ikinci
haftası Vakıflar Haftası olarak kutlanmaktadır. Vakıf, toplumsal hayatımız ve
medeniyetimizde önemli bir yer tutar. Bu sebeple vakıflar, üzerinde önemle
durmamız gereken kurumlardandır.
Vakıf, kelime olarak bir
hizmetin gelecekte de yapılması için belli şartlarla ve resmî bir yolla
ayrılarak bir topluluk veya bir kimse tarafından bırakılan mülk ve para
manasına gelir ancak bizim medeniyetimiz için kelime manasının çok ötesinde bir
anlam taşır.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; insanlarımız yüzyıllardır hayırda birleşmek, hayır işlemek ve
hayırlarını kalıcı yapmak için çalışmışlardır. Vakıf müessesesi de bu çabaların
ürünü olmuştur. Hazreti Peygamber’in “İnsanoğlu öldüğü zaman amel defteri
kapanır. Ancak şu üç kişinin amel defteri kapanmaz: Sadakai
cariyede bulunanların, kendi ilminden istifade edilenlerin, kendisi öldükten
sonra arkasından hayır dua edecek hayırlı evlat bırakanların amel defterleri
asla kapanmaz.” hadisi neticesinde yüzyıllardır vakıf müesseseleri teşekkül
etmiştir.
Burada “Sadakai
cariye” ile ifade edilen husus cami, çeşme, yol, köprü, hastane, kervansaray
gibi yerlerdir. İşte bugün ülkemizin her yerinde gördüğümüz bu yapılar ve
vakıflar bu düşüncenin yansımalarıdır.
Hayır
sahipleri bütün ömürleri boyunca elde ettikleri kazançları ile hayır işi
yapmışlardır ve buraların bakımı ve işletimi için de gelir getirecek mülkler
bırakmışlardır.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; vakıflar hemen hemen her alanda
kurulmuş ve o alanda ihtiyaç duyulan yardımları yapmışlardır. Yolda kalan
yolcuları misafir eden vakıflardan, hizmetçilik yaptığı evde kırdığı tabağın
masraflarını karşılayıncaya kadar çeşitli vakıflar kurulmuştur.
Medeniyetimiz aynı zamanda
bir vakıf medeniyetidir. Bunun için vakıf eserlerimize çok iyi sahip çıkmamız
gerekmektedir. Bugün, bu konuda uzmanlaşmış olan Vakıflar Genel Müdürlüğümüz,
birçok ecdat yadigârı eseri restore etmiştir. 2003-2008 döneminde 3.600
civarında vakıf eserinin onarım ve bakımı yapılmıştır ki bu, daha önce
yapılanlarla karşılaştırıldığında bir rekordur. Vakıf eserlerimize sahip çıkan Hükûmetimizin bundan sonra da aynı çabayı fazlasıyla
sürdüreceğine şüphemiz yoktur.
Yine, ilimiz Gümüşhane’de de
vakıf eserlerimizin onarımı ve korunması için çalışmalar yapılmıştır.
“Vakıf eserleri” denildiğinde
sadece Türkiye’deki eserleri değil, ülkemizin dışında kalmış eserleri de
düşünmemiz lazımdır. O eserlere özel bir önem vermemiz gerekmektedir. Vaktiyle
oralara hâkim olan ecdadımızın orada yapmış olduğu ve bugüne kadar çeşitli
tahribatlara rağmen ayakta duran eserlerimizin de korunması özel bir önem arz
etmektedir. Balkanlarda, Orta Doğu’da, Kafkaslarda ve Avrupa’nın birçok
şehrinde bulunan bu eserlerin takip edilmesi gerekmektedir. Hükûmetimizin
de bu hususta özel bir önem gösterdiğini biliyor ve takdirle karşılıyoruz.
Bugün, bizim devlet olarak
azınlık vakıflarına göstermiş olduğumuz ihtimam ve ilgiyi, vaktiyle bizim
yönetimimiz altındaki topraklarda olan vakıfların bulunduğu ülkelerden istemek
de en tabii hakkımızdır. Mostar Köprüsü’nün yeniden inşasında taş koyan
ustalarımız, yüzlerce yıllık bir medeniyetin top gülleleriyle çökertilmesinin
mümkün olmadığını âdeta bizlere kanıtlamışlardı.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun Sayın Doğan,
devam edin.
YAHYA DOĞAN (Devamla) – Bu
vesileyle, Vakıflar Haftası’nın amacına en uygun hizmetlerle geçmesini diler,
selam ve saygılarımı sunarım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın
Doğan.
Gündem dışı konuşmaya Devlet
Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Bey cevap
verecektir.
Buyurun Sayın Bakanım. (AK
PARTİ sıralarından alkışlar)
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Manisa) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; hepinizi
saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, Mersin
Milletvekili Sayın Vahap Seçer, 2009 yılı hububat
hasadı sezonunda üreticilerin beklentileri konusunda gündem dışı bir konuşma
yaptılar. Sayın Tarım Bakanımız bu konuşmaya cevap olarak bazı notlar
hazırlamıştı ancak dün hepinizin üzüntüyle hatırladığı Mardin’de yaşanan acı,
trajik olay sebebiyle İçişleri Bakanımız, Tarım Bakanımız ve Adalet Bakanımız
Mardin’de bulunuyorlar. Bana bu notlarını göndererek gündem dışı konuşmaya
cevap vermem konusunda ricada bulunmuşlardı. Ben, prensip olarak, çok iyi
bilmediğim, hazırlıklı da olmadığım bir konuda konuşma yapmak istemiyorum.
Sayın Vahap Seçer’e Sayın
Bakanımızın gönderdiği notları takdim edeceğim. Ayrıca kendisinden de uygun bir
zamanda Meclisimizde bu konuyla ilgili bilgi vermelerini rica edeceğim.
Hepinize saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Sayın Gümüşhane
Milletvekilimiz Yahya Doğan, vakıfla ilgili bir konuşma yaptı. Kendisine çok
teşekkür ediyorum.
Dün, bildiğiniz gibi,
Vakıflar Haftası her yıl kutlandığı şekliyle güzel bir törenle başladı. Sayın
Meclis Başkanımız ve Sayın Başbakanımız da katıldılar. Her yıl kutlamalar bir
konu etrafında daha çok güncelleniyor. Bu yılın kutlamaları da “Sağlık Yılı”
olarak konuldu.
Değerli dostlar, Sayın
Doğan’ın vakıfla ilgili konuşmalarına aynen katılıyorum ancak birkaç konuda,
rakamsal olarak da Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün yaptığı çalışmalar konusunda
yüce Meclisi bilgilendirmek isterim. Vakıf kavramına yabancı değiliz çünkü biz
bir vakıf medeniyetinin çocuklarıyız. Ülkemizde nereye baksak bir vakıf eserini
yüzlerce yıl öncesinden bugüne kadar dimdik ayakta kalmış şekliyle görüyoruz. Hatta, Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün geçmiş yıllarda
bastırdığı “İlginç Vakıflar” isimli bir kitabı var. Sanıyorum,
milletvekillerimize de gönderilmişti. Burada, insanların, hatta hayvanatın tüm
ihtiyaçları için, çok iyi bir gözle, şefkatli bir düşünceyle hazırlanmış
vakıfların isimleri ve anlamları sıralanmıştı.
Vakıf
kavramı, tarihsel bir süreçten geçerek bugüne ulaşan, özünde de karşılık
beklemeksizin başta insanlar olmak üzere kişinin birlikte yaşadığı diğer
canlıları ve içinde bulundukları doğayı da hizmet sahasına alan geniş bir
düşünce platformunu ifade etmektedir, Medeni Kanun içerisindeki tarifiyle de
“Fiil ehliyetine sahip kişilerin, hiçbir tesir altında kalmadan, hür
iradeleriyle, kendilerine ait menkul ve gayrimenkul mallarını, ekonomik
değerlerini, emeklerini, kendilerine göre kutsal gördükleri bir gaye için
hasretmeleridir.”
Farklı toplumlarda farklı
isimlerle ortaya çıkan dayanışma ve yardımlaşma yöntemleri kültürümüzde “vakıf”
adıyla kendini göstermiştir. Cumhuriyet öncesi devletin dış güvenlik, iç
işleri, adalet hizmetleri dışındaki tüm hizmetleri vakıflar eliyle yürütülmüş
olup altyapıdan şehirciliğe, çevreden sağlığa, eğitimden kültüre, ekonomiden
ticarete tüm hizmetler vakıflara konu olmuştur.
Vakıfta amaçlar farklı
olmasına rağmen vakıf kuran açısından temel hedef, yardım etme, hayırla anılma,
hayırla yad edilme, arkasında güzel bir iz bırakma,
ebediyete kadar adının baki kalmasıdır ve Allah’ın rızasını kazanmak arzusudur.
Vakıf hizmetleriyle, insan
şahsiyetinin, haysiyetinin ve hayatının korunması, geliştirilmesi, insanların
hayatta karşılaşabilecekleri maddi ve manevi zorlukların giderilmesi, ıstırap
ve sefaletin dindirilmesi, hayatın güzelleştirilmesi, hayatın her türlü tehlike
ve sarsıntılarından insanlığın ve diğer mahlukatın
korunması amaçlanmaktadır.
Bugün Vakıflar Genel
Müdürlüğümüz, cumhuriyet öncesi kurulmuş 41.720 adet vakfın temsilcisidir. Bu
vakıfların bugün yaşatılmalarını, ayakta kalmalarını sağlıyor ve amaçlarını
gerçekleştiriyor. Bu vakıflara ait binlerce eserin gelecek kuşaklara intikal
ettirilmesi, hayır amaçlarının gerçekleştirilmesi ve akarlarının da etkin
şekilde değerlendirilmesi için çalışıyor. Medeni Kanun’a göre kurulmuş 4.509
adet yeni vakfın kuruluş işlemlerini yürütüyor, tüm vakıfları denetliyor ve
vakıf bilincini gelecek nesillere aktarmak için çalışıyor.
Vakıfların kültür
varlıklarını şöyle sıralayabilirim: Tescilli vakıf kültür varlığımız 2002
yılında 9.483 iken 2009 yılında 19.825 olmuştur.
Vakıf kültür varlığının
restorasyonu: 1998-2002 yılları arasında sadece 46 adet iken 2003-2008
yıllarında 3.363 adet restorasyon yapılmıştır.
1998-2002 yılları arasında 38 milyon TL harcanmışken 2003-2008 yıllarında 609
milyon 403 bin TL harcama yapılmıştır.
İmaret hizmetlerini sosyal
hizmetler olarak sayabiliyoruz. 2002 yılında 14 bin aileye imarette hizmet
verilirken 2009 yılında 82 bin aileye evlerinde sıcak yemek verilmektedir. 2007
yılından itibaren her ay 794 ilçede 75 bin aileye on kalemden oluşan kuru gıda
yardımı yapılmaktadır.
Muhtaç maaşı da sosyal
hizmetler kapsamında. 2002 yılında 1.200 kişi muhtaç aylığından yararlanırken
2009 yılında 5 bin kişiye aylık 283,36 lira maaş verilmektedir.
Öğrenim bursu olarak 2006
yılında ilk kez 3 bin, ikinci dönem 5 bin olmak üzere 2008 yılından itibaren 10
bin öğrenciye aylık 50 TL burs verilmektedir.
Kültür hizmetleri ve projeler
kapsamında 2007 yılında altı ilde
-Ankara, Konya, Tokat,
Kastamonu, Edirne ve Gaziantep’te- vakıf müzesi açılmış ve yıllarca depolarda
kilitli kalmış, bakımsız bırakılmış binlerce eser artık bu müzelerde
sergilenmektedir.
Müze olmak üzere
çalışmalarına devam ettiğimiz vakıf eserleri: Sivas Gök Medrese, Bursa Emir
Sultan Hamamı, Kayseri Gevher Nesibe Medreseleri, Kütahya İshak Fakih
Medresesi, Diyarbakır İskender Paşa Konağı, Niğde Ak Medrese, Samsun Süleyman
Paşa Medresesi.
Vakıflarla ilgili tüm
belgelerin derlenip bilgisayar ortamına alınması VAYS Projesi olarak hayata
geçirildi. On iki milyon belgenin tarama işlemleri devam etmektedir.
Vakıf taşınmazlarının
değerlendirilmesine gelince: CBS Projesi oluşturuldu ve bu projeyle Vakıflar
Genel Müdürlüğü kayıtlarında hiç görünmeyen 27.403 adet taşınmaz tespit edildi.
Kat karşılığı 1998-2002 yıllarında 18 adet taşınmaz değerlendirilmişken
2003-2008 yıllarında 276 adet taşınmaz değerlendirilmiş ve 396 apart daire, 65 villa, 1.813 daire, 212 dükkân, 88 büro
idaremize kalmıştır.
Yap-işlet-devret: 1998-2002
yıllarında hiçbir taşınmazımız bu şekilde değerlendirilememişken 2003-2008
yılları arasında 85 adet taşınmaz değerlendirilmiş ve 7 akaryakıt istasyonu, 27
iş merkezi, 14 iş yeri, 15 otel, 3 spor kompleksi, 2
günübirlik tesis, 2 otopark ve 1 sosyal tesis idaremize kalmıştır.
Vakıf taşınmazlarının
değerlendirilmesinde restore et-işlet-devret kapsamında 1998-2002 yıllarında 8
adet taşınmaz değerlendirilmişken 2003-2008 yılları arasında 74 adet eserin
değerlendirilme çalışmalarına başlanmış ve 36 adedi ihale edilmiştir.
Kat karşılığı
yap-işlet-devret ve restore et-işlet-devret modelleriyle 1,5 milyar Türk lirası
yatırım yapılmış ve sonucunda 55 bin kişiye istihdam sağlanmış ve 30 milyon TL
yıllık kira geliri ve 340 milyon TL kümülatif kira
geliri elde edilecek duruma gelinmiştir.
Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün
bütçesi 2002 yılında 37 milyon Türk lirası iken 2009 yılı bütçesi 443 milyon
Türk lirası olmuştur.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün bu süre içerisinde yaptığı çalışmaların başarılı
olduğunu düşünüyor, medeniyetimizin, kültürümüzün en güzel örnekleri olan vakıf
eserlerimize tüm Meclisimizin ve milletvekillerimizin sahip çıkacağı
düşüncesiyle hepinize selam ve saygılarımı sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın
Bakan.
Gündem dışı üçüncü söz
Türkiye’de yabancılara taşınmaz satışlarının değerlendirilmesi hakkında söz
isteyen Kütahya Milletvekili Alim Işık’a aittir. (MHP
sıralarından alkışlar)
Buyurun Sayın Işık.
3.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın,
Türkiye’de yabancılara yapılan taşınmaz satışlarının değerlendirilmesine
ilişkin gündem dışı konuşması ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Mustafa Demir’in
cevabı
ALİM IŞIK
(Kütahya) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; Türkiye’de yabancılara
yapılan taşınmaz satışlarının değerlendirilmesi üzerine gündem dışı söz almış
bulunmaktayım. Bu vesileyle, Mardin’in Mazıdağı ilçesine bağlı Bilge köyünde
düğün yerine yapılan hain saldırıda hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza
Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı, yaralılara da acil
şifalar diler, saldırganları nefretle kınayarak yüce Meclisi ve bizleri izleyen
değerli vatandaşlarımızı saygılarımla selamlarım.
Değerli milletvekilleri,
öncelikle sizlere ülkemizde yabancıların taşınmaz edinmesini sağlayan yasal
düzenlemeleri kısaca özetlemek istiyorum. 1924’te 442 sayılı Köy Kanunu’nun
87’nci maddesiyle, yabancı gerçek ve tüzel kişilerin köylerde taşınmaz edinmesi
yasaklanmıştır. 1934’te 2644 sayılı Tapu Kanunu’yla, en fazla 30 hektara kadar
araziye sahip olabilmeleri, yabancıların, sağlanmıştır. 1984 ve 1986 yıllarında
ANAP İktidarı tarafından çıkartılan ve taşınmaz edinmede karşılıklılık ilkesini
de kaldıran yasalar Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.
Adalet ve Kalkınma Partisi
iktidarlarının iş başına gelmesiyle çıkarılan kanunlarla konu yeniden Türkiye
gündemine gelmiştir. Bu dönemde, 2003’te 4875 ve 4916 sayılı Kanunlarla yabancı
yatırımcılara ait gerçek ve tüzel kişilerin Türkiye’de taşınmaz edinmesi
serbest bırakılmış, 442 sayılı Köy Kanunu’nun 87’nci maddesi ile Tapu
Kanunu’nun en fazla
2005’te 5444 sayılı Kanun’la,
yabancı uyruklu gerçek kişilerin 2,5 hektara, Bakanlar Kurulu izniyle 30
hektara kadar taşınmaz edinebilmeleri ve çeşitli nedenlerle mülk edinilemeyecek
alanların belirlenmesinde il yüz ölçümünün binde 5’ini geçmemek kaydıyla
Bakalar Kurulunun yetkili kılınması esasları getirilmiştir.
Son olarak, 3/7/2008 tarih ve 5782 sayılı Kanun’la, yabancı uyruklu
gerçek kişilerin merkez ilçe ve ilçeler bazında, uygulama imar planı ve mevzi
imar plan sınırları içerisinde kalan toplam alanların yüz ölçümünün yüzde
10’una kadar kısmında taşınmaz edinebilmeleri ve tüzel kişiliğe sahip
şirketlerin taşınmaz mülkiyeti edinebilmelerine imkân tanınmıştır. Bu Yasa
hâlen yürürlüktedir.
Özetle, Atatürk döneminde yasaklanan
yabancıların taşınmaz edinmesine yönelik mevzuatta, ANAP ve AKP dönemlerinde
yasaklar ve sınırlamalar kaldırılarak taşınmaz satışlarının önü açılmıştır.
Değerli milletvekilleri,
ülkemizde cumhuriyet tarihi boyunca yabancı gerçek kişilere satılan ana
taşınmazlar, yani arsa arazi ve benzeriyle kat mülkiyetli taşınmazların, yani
daire, iş yeri, dükkân ve benzeri nasıl değiştiğini ve hangi noktaya geldiğini
sizlerle ve değerli Türk kamuoyuyla paylaşmaya çalışacağım.
Bayındırlık ve İskân Bakanı
Sayın Faruk Nafız Özak’ın
7/3333, 7/3334 ve 7/7227 esas numaralı yazılı soru önergelerime verdiği
cevapların birlikte değerlendirilmesiyle elde ettiğim sonuçları şu şekilde
özetleyebilirim:
1) 31/3/2009
tarihine kadar gerçek kişilere toplam 44 milyon 479 bin
2) Aynı dönemde satılan kat
mülkiyetli taşınmazların toplam miktarı ise 6 milyon 613 bin
3) Bu verilere göre 31 Mart
2009 tarihine kadar yabancı gerçek kişilere satılan toplam taşınmaz miktarı 51
milyon 92 bin
4) Bu satışların yaklaşık
yüzde 25’i Mayıs 2008’den sonraki satışlardan oluşmaktadır. Bunun en önemli
nedeni yukarıda değindiğim 5782 sayılı Kanun’un uygulamaya girmesidir.
5) Ülkemizde 81 ilden 73’ünde
taşınmaz satışı yapılmış olup ilk on beş ildeki satılan taşınmaz büyüklüğünün
tüm taşınmazlara oranı yüzde 71’dir. Yabancılara 1 milyon metrekarenin üzerinde
satışın yapıldığı ilk on beş ilden toplamda yüzde 5’in üzerinde paya sahip
illeri Muğla, Antalya, Ankara, Hatay, İstanbul, İzmir, Mardin ve Aydın illeri
olarak sıralayabiliriz.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun Sayın Işık,
devam edin efendim.
ALİM IŞIK
(Devamla) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Bu sonuçlara göre ülkemizin
önemli turizm bölgelerini oluşturan kıyı şeridimiz âdeta yabancılar tarafından
işgal edilmiştir. Nitekim konu ulusal basında da birkaç gün önce sizlerin
değerlendirmesine sunulmuştur.
Ülkemizden bugüne kadar
seksen dört yabancı ülkeye ait gerçek kişiler taşınmaz alımı yapmış olup toplam
1 milyon metrekarenin üzerinde taşınmaz alımı yapan ülkeler sırasıyla Almanya
yüzde 52, Avusturya yüzde 11, İngiltere yüzde 10, Yunanistan yüzde 6, Hollanda
yüzde 4 ve Danimarka yüzde 3’tür.
Özetle, gerek alan gerekse
parasal değerler bazında yabancı gerçek kişilere yapılan taşınmaz satışları AKP
hükûmetlerinin iş başında olduğu 2003-2009 yıllarında
âdeta patlamış ve özellikle çok değerli turizm bölgeleri olan sahiller ile metropol illerimiz başta olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti
sınırları içinde önemli miktardaki taşınmazlar hızla yabancıların eline
geçmiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Son cümlenizi
alabilir miyim?
ALİM IŞIK
(Devamla) – Çok teşekkür ederim.
AB’ye Mayıs 2004’te katılan
ülkeler başta olmak üzere birçok dünya ülkesinde taşınmaz satışlarını
yasaklayan ve sınırlayan hükümler yürürlükteyken ülkemizde bu hükümlerin
taşınmaz alımına açık olmasını değerlendirmelerinize sunuyor, hepinize
saygılarımı sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Bayındırlık ve İskân
Bakanı Sayın Mustafa Demir.
Buyurun Sayın Bakan. (AK
PARTİ sıralarından alkışlar)
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI
MUSTAFA DEMİR (Samsun) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi
saygıyla selamlıyorum.
Sözlerime başlarken,
Mardin’deki elim olayda kaybettiğimiz vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet,
yakınlarına başsağlığı diliyorum.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Sayın Milletvekilimiz Alim Işık
Beyefendi’nin yabancı satışlarıyla ilgili…
AKİF AKKUŞ (Mersin) –
Yabancıya mülk satışı!
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI
MUSTAFA DEMİR (Devamla) – …yabancıya mülk satışı konusunda gündem dışı
konuşmasına cevap vermek üzere söz almış bulunuyorum.
Tabii, bu, Meclisimizin
gündemine sık sık gelmektedir. Özellikle de Hükûmetin, sanki, yabancılara mülk
satışı konusunda dünyada uygulanan -diğer ülkelerdeki- sistemlerden çok farklı
bir uygulama yaptığı şeklinde intiba verilmeye çalışılıyor ama bu doğru
değildir. Ben, kısaca, ülkemizdeki yabancılara taşınmaz edinimi konusunda,
tarihî süreciyle alakalı ve bugün de mevcut uygulama hakkında bilgi vermek
istiyorum.
Yabancılara cumhuriyet
öncesinden beri taşınmaz mal edinimi imkânı sağlanmıştır. İlk uygulama, 8
Haziran 1868 tarihli Uyruk-i Ecnebiyenin Emlaka Mutasarrıf Olmaları Hakkında Kanun ile başlamış ve
Birinci Dünya Savaşı’na kadar da devam etmiştir. 1914 yılında çıkarılan Kavanin-i Mevcude de Uhudu Atikaya Müstenit Ahkâmın
Lağvı ile yabancılara önceden tanınan tüm ayrıcalıklar da kaldırılmıştır.
Cumhuriyet sonrası durum ise; Lozan Anlaşması’yla yabancı gerçek kişilerin
mütekabiliyet, yani karşılıklılık esası çerçevesinde Türkiye’de taşınmaz
edinimi tekrar kabul edilmiştir.
Bugünkü anlamda yasal
düzenleme ise 1934 tarih ve 2644 sayılı Tapu Kanunu’nda düzenlenmiştir. 1934
yılında çıkarılan 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 35’inci maddesiyle, karşılıklı
olmak üzere kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla sadece yabancı gerçek
kişilere taşınmaz satın alma ve miras yoluyla edinme hakkı tanınmıştı.
Buna göre:
1) Yabancı gerçek kişilerin
ülkemizde edinebileceği alan 30 hektarla sınırlandırılmış ve bu miktarı geçen
alanları edinebilmeleri Hükûmet iznine bağlı
kılınmıştı.
2) Köylerde askerî yasak
bölge ve güvenlik bölgeleri ile stratejik alanlarda yabancı gerçek kişilerin
taşınmaz edinimi mümkün olmamaktaydı.
Hükûmetimiz
döneminde çıkarılan 29/12/2005 tarihli 5444 sayılı Kanun’la
yapılan değişiklik neticesinde:
1) Karşılıklı olmak ve yine
kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla, yabancı uyruklu gerçek kişilerin ülke
genelinde edinebileceği taşınmaz miktarı -burası çok önemli- 30 hektardan 2,5
hektara düşürülmüştür.
2) Yabancı uyruklu gerçek
kişiler, sadece imar planı olan yerlerde konut ve iş yeri olarak ayrılan
alanlarda taşınmaz mal edinebilmektedirler. Yani imar planının dışında taşınmaz
mal edinemiyorlar.
3) Yabancı ülkelerde kendi
ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri,
ancak özel kanun hükümleri çerçevesinde taşınmaz mülkiyeti ve taşınmazlar
üzerinde sınırlı ayni hak edinebiliyorlar.
4) Yabancı uyruklu kişiler
ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe
sahip ticaret şirketleri dışındakiler Türkiye'de taşınmaz edinemez ve lehlerine
sınırlı ayni hak da tesis edilemez.
5) Karşılıklılığın tespitinde
hukuki ve fiilî durum esas alınır. Yani, ülkeler arasındaki karşılıklılık
esasında hem hukuki hem de -o yetmez- fiilî durum esas alınır. Bu ilkenin
kişilere toprak mülkiyeti hakkının tanınmadığı ülke uyruklarına uygulanmasında
yabancı devletin taşınmaz ediniminde kendi vatandaşlarına tanıdığı hakların
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına da tanınması esastır.
6) Yabancı uyruklu gerçek
kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel
kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin kamu yararı ve ülke güvenliği bakımından
taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinemeyecekleri alanları tespit etmeye Bakanlar
Kurulu yetkili kılınmıştır.
7) Bu madde hükümlerine
aykırı edinilen veya kanuni zorunluluk dışında edinim amacına aykırı
kullanıldığı tespit edilen taşınmazlar ile sınırlı ayni haklar Maliye
Bakanlığınca verilecek süre içerisinde maliki tarafından tasfiye edilmediği takdirde tasfiye
edilerek bedele çevrilir ve bedeli hak sahibine iade edilir.
Ülkemizde yabancıların
taşınmaz edinmesinin ilk şartı o ülke ile karşılıklılığımızın bulunmasıdır.
Yani, diğer ülkede vatandaşlarımıza tanınmayan bir hakkı bizim kendi ülkemizde
o ülkenin vatandaşlarına tanımamız asla söz konusu değil.
Son yapılan 03/07/2008 tarih
ve 5782 sayılı Kanun ile de -burası da çok önemli- il yüz ölçümü yerine, ilçelerin uygulama imar
planı ve mevzi imar plan sınırları içerisinde kalan toplam alanlar baz alınmıştır. İl yüz ölçümünde binde 5 idi ilk
düzenlemedeki oran, ilçelerin imar planları alanlarının, mevzi imar planı
alanları da ona dâhil, yüzde 10’una çıkarılarak değiştirilmiştir. Yani,
yabancıya mülk satışı ilçe bazında hiçbir şart ve suretle oradaki imar uygulama
alanına esas olan alanların yüzde 10’unu hiçbir şekilde aşamaz. Yalnız tek
sınır bu değil, daha önce zikrettiğim Bakanlar Kuruluna verilen yetkiyle, başka
başka kriterlerle de bu alan
daraltılabiliyor.
Buna göre, yabancı gerçek
kişilerin taşınmaz edinimi, uygulama ve mevzi imar planı alanlarda konut ve iş
yeri yapımına ayrılmış yerlerle sınırlandırılmış olduğundan tarımsal alanlarda
taşınmaz edinimleri mümkün değildir.
Dolayısıyla, ne GAP
bölgesinde ve ne diğer bölgelerde ne turizme açık olan bölgelerde böyle bir
ayrım yapmak söz konusu değil. Başka bir kriterle
buradaki esasların dışına çıkıp yabancılara mülk satışı söz konusu değildir.
Diğer
taraftan, 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’nun 3/4 maddesinde, yabancı
yatırımcıların dilediği miktarda taşınmaz mal edinimi mümkün iken Anayasa
Mahkemesince iptal edilen bu hükümle ilgili olarak 5782 sayılı Kanun’la 2644
sayılı Tapu Kanunu’nun 36’ncı maddesi yeniden düzenlenmiş ve buna göre ise
yabancı yatırımcıların Türkiye’de kurdukları ya da iştirak ettikleri
şirketlerin taşınmaz edinimi valilik inceleme ve iznine, yani valilik nezdinde
oluşturulan komisyon tarafından değerlendirmeye tabi tutulmuştur.
Buna göre, öncelikle,
edinimin şirketin faaliyet ve amacına uygunluğu değerlendirilmekte, daha sonra
ise edinilecek taşınmaz malın askerî yasak bölgede ve stratejik bölgede
bulunması hâlinde Genelkurmay Başkanlığının, özel güvenlik bölgesinde kalması
hâlinde valilik komisyonunun onayına tabi tutulmaktadır. Değerlendirme sonucuna
göre valilikten alınacak uygunluk belgesi ile tapu sicil müdürlüğünde işlem
yapılmaktadır.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri, bu konudaki düzenlemeler son derece yeterli, uygulama esasları
son derece sağlıklı iken yabancıya mülk satışı, Meclisin kürsüsünde, AK PARTİ
İktidarının, sanki vatandaşlarımızı üzecek, onları rahatsız edecek amaçla,
anlayışla kullanabildiğini söylemenin siyaset yapmanın da ötesinde, ben çok
fazla uygun olmadığı kanaatindeyim. Fakat bu uygulamalarda eğer bir aksaklık varsa,
eğer bir eksiklik varsa, eğer bir istismar veya suistimal
varsa bu ülkede savcılarımız var, yetkili kurullarımız var, mahkemelerimiz var,
buraya da gelmeden önce, icra var, bakanlıklar var ve bunlar bildirilirse
elimizden gelen her türlü tahkikatın, her türlü takibatın yapılacağı çok
açıktır.
Bu vesileyle, ben bu konuyu
bir kere daha dile getiren Sayın Milletvekilimize teşekkür ediyorum. Yüce
Meclisin Sayın Başkanını ve değerli üyelerini saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın
Bakan.
Gündeme geçiyoruz.
Sayın
milletvekilleri, Ulaştırma Bakanı Sayın Binali
Yıldırım, gündemin “Sözlü Sorular” kısmında yer alan sorulardan 1, 10, 11, 12,
13, 14, 15, 21, 34, 56, 57, 58, 60, 61, 64, 66, 71, 141, 160, 184, 185, 186, 195,
240, 299, 300, 301, 345, 348, 361, 379, 384, 417, 420, 423, 438’inci
sıralarındaki soruları birlikte cevaplandırmak istemişlerdir. Sayın
Bakanın bu istemini sırası geldiğinde yerine getireceğim.
Başkanlığın Genel Kurula
sunuşları vardır.
Cumhurbaşkanlığının bazı
Bakanlar Kurulu üyelerinin istifalarına ve bazı bakanlıklara yapılan atamalara
ilişkin bir tezkeresi vardır, okutuyorum:
IV.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) Tezkereler
1.- Bazı bakanların istifasına ve istifalarının kabul edildiğine, mevcut
devlet bakanlıklarının sayısının 11’e çıkarılmasına ve yeni atanan bakanlara
ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/776)
01/05/2009
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına
İlgi: a) 29/08/2007
tarihli ve B.01.0.KKB.01-08-3-2007-542 sayılı yazımız.
b) Başbakanlığın, 01/05/2009 tarihli ve B.02.0.PPG.0-300-02/4709 sayılı
yazısı.
İlgi yazılarla onaylanmış
bulunan Bakanlar Kurulunda görev alan;
Devlet Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Nazım Ekren ile Devlet Bakanları Murat Başesgioğlu, Kürşad Tüzmen,
Mustafa Said Yazıcıoğlu,
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan,
Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet
Hilmi Güler istifa etmişler ve istifaları kabul edilmiştir.
Bu sebeple;
Mevcut Devlet Bakanlığı sayısının
onbire çıkarılması ve ekli listede adları yazılı
şahısların karşılarında belirtilen bakanlıklara Türkiye Cumhuriyeti
Anayasası'nın 109 ve 113'üncü maddeleri gereğince atanmaları uygun bulunmuştur.
Bilgilerinize sunarım.
|
|
Abdullah Gül |
|
|
|
Cumhurbaşkanı |
|
|
1) Dışişleri Bakanı |
Ali Babacan |
Devlet Bakanı ve |
|
|
|
Başbakan Yardımcısı |
|
2) Manisa Milletvekili |
Bülent Arınç
|
Devlet Bakanı ve |
|
|
|
Başbakan Yardımcısı |
|
3) Devlet Bakanı ve
Başbakan Yardımcısı |
Hayati Yazıcı |
Devlet Bakanı |
|
4) Bayındırlık ve İskan Bakanı |
Faruk Nafız
Özak |
Devlet Bakanı |
|
5) Sanayi ve Ticaret Bakanı |
Mehmet Zafer Çağlayan |
Devlet Bakanı |
|
6) Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanı |
Faruk Çelik |
Devlet Bakanı |
|
7) Bingöl Milletvekili |
Cevdet Yılmaz |
Devlet Bakanı |
|
8) Denizli Milletvekili |
Selma Aliye Kavaf |
Devlet Bakanı |
|
9) Hatay Milletvekili |
Sadullah Ergin |
Adalet Bakanı |
|
10) Prof. Dr. Ahmet Davudoğlu |
|
Dışişleri Bakanı |
|
11) Devlet Bakanı |
Mehmet Şimşek |
Maliye Bakanı |
|
12) Devlet Bakanı |
Nimet Çubukçu |
Millî Eğitim Bakanı |
|
13) Samsun Milletvekili |
Mustafa Demir |
Bayındırlık ve İskan Bakanı |
|
14) İstanbul Milletvekili |
Ömer Dinçer
|
Çalışma ve Sosyal |
|
|
|
Güvenlik Bakanı |
|
15) Kocaeli Milletvekili |
Nihat Ergün |
Sanayi ve Ticaret Bakanı |
|
16) Kayseri Milletvekili |
Taner Yıldız |
Enerji ve Tabii Kaynaklar |
|
|
|
Bakanı |
BAŞKAN – Bilgilerinize
sunulmuştur.
V.- ANT İÇME
1.- TBMM dışından Dışişleri Bakanlığına atanan Ahmet Davudoğlu’nun ant içmesi
BAŞKAN – Sayın
milletvekilleri, Anayasa’nın 109’uncu maddesine göre atanan ve milletvekili
olmayan Dışişleri Bakanının Anayasa’nın 112’nci maddesine göre ant içmesi
gerekmektedir.
Şimdi Dışişleri Bakanı Sayın
Ahmet Davudoğlu’nu ant içmek üzere kürsüye davet
ediyorum.
Buyurun Sayın Davudoğlu. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
DIŞİŞLERİ BAKANI AHMET
DAVUDOĞLU - Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez
bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun
üstünlüğüne, demokratik ve lâik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı,
millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel
hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasa’ya sadakatten
ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant
içerim. (Alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın
Bakan.
Hayırlı olsun efendim,
hayırlı olsun.
Meclis araştırması açılmasına
ilişkin bir önerge vardır, okutuyorum efendim:
IV.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)
B) Meclis Araştırması Önergeleri
1.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız ve 26
milletvekilinin, işsizliğin sosyoekonomik ve psikolojik etkilerinin
araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/360)
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına
Aylardır Türkiye ve dünya
gündeminde yer alan küresel ekonomik kriz, işsizlik ve yoksulluğu da
beraberinde getirerek insanların yaşamını birçok yönden etkilemiştir. TÜİK'in açıkladığı rakamlara göre; geçen yılın Ocak ayında
% 11.6 olan resmi işsizlik oranı, bu yılın Ocak ayında
% 15.5’e ulaşmış durumdadır. Bu durum, gençler ve kentte yaşayanlar içerisinde
işsizlik oranlarının daha da arttığını göstermektedir. Çünkü TÜİK'in verilerine göre kentlerdeki işsizlik oranı, geçen
yılın aynı ayına göre % 13'ten % 17.2’e çıkmıştır.
Hayatlarının en üretken dönemlerini boşa geçiren genç işsizlerin sayısının
giderek artması ise ülkemiz açısından kötü bir tablonun ortaya çıkmasına neden
olmaktadır. Bu artış aynı zamanda geleceğe kaygıyla bakan ve yeniden iş
bulacağına ilişkin umutlarını yitirenlerin sayısının da artacağının açık
göstergesidir. Bu sayının daha fazla artmaması için işsizlik ve yoksullukla
mücadelede etkili politikalar izlenmeli ve bu politikalar hızla hayata
geçirilmelidir.
Tüm bu veriler göstermektedir
ki işsizlik maddi olumsuzluklar dışında, insanların ruh sağlığını da kötü yönde
etkilemektedir. İşsizliğe bağlı olarak depresyon, davranış bozuklukları ve
şiddet olaylarında da büyük artış görülmektedir. Hatta en yakınına zarar verme
ve intiharlar da büyük ölçüde artmıştır. İnsanlar, yaşadıkları sıkıntı ile başa
çıkabilmek için çareyi alkol ve madde kullanımına yönelmekte bulmaktadır.
Benzeri bir biçimde, antidepresan ve antipsikotik ilaçların kullanımının sürekli olarak arttığı;
basın, yayın, medya kuruluşlarında önemli yer bulmaktadır. Ayrıca eşleri işsiz
olan kadınlarda da depresyon riski artmaktadır. Yapılan araştırmalar;
işsizliğin ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin genel olarak iş kaybından
hemen sonraki ilk dönemde hızla arttığını göstermektedir ve yaşanan bu sürecin
sadece işten çıkarılanın ruh sağlığını değil, aile ilişkilerini de derinden
sarstığını ortaya koymaktadır. Buna bağlı olarak işsizlik yardımının miktarının
arttırılması ve süresinin uzatılmasına ilişkin kalıcı çalışmalar yapılmalıdır.
İşsizlere yönelik Sağlık Bakanlığı ve diğer sağlık kurumları kapsamında
oluşturulacak ücretsiz ve gereksinimleri karşılayacak nitelikte ruhsal destek
üniteleri kurulmalıdır.
TÜİK‘in açıkladığı son
rakamlara göre, kayıt dışı çalışma oranı % 40’ları aşmaktadır. Krizin ortaya
çıkardığı doğal bir sonuç olarak; bu dönemde işsiz kalanlar kayıt dışı alana
yönelmektedir. Var olan istihdam biçimi ise yerini ucuz ekmek sömürüsü içeren
güvencesiz bir çalışma biçimine bırakmaktadır.
BAŞKAN – Sayın
milletvekilleri, okunan şeyi anlayamıyoruz, Genel Kurul da anlayamıyor. Lütfen,
tebrik faslımızı dışarıda yapalım efendim.
KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul)
– Sayın Başkan, sesiniz duyulmuyor.
BAŞKAN – Buyurun devam edin:
Sorunların daha acı sonuçlara
yol açmadan çözülmesi için en kısa zamanda yalnızca sermayenin değil, krizin
gerçek mağduru olan çalışanların, işini kaybedenlerin ve halkın
gereksinimlerini karşılayan olumlu adımların atılması gerekmektedir.
İşsizliğin
insanlar üzerindeki sosyo-ekonomik ve psikolojik
etkilerinin araştırılması, insanların yaşam kalitesinin artırılması ve kriz
dönemlerinde insanların karşılaşabilecekleri problemlerin önceden tespit
edilerek kalıcı çözüm yollarının bulunması, bahsi geçen nedenlerle oluşan alkol
ve madde bağımlılığı artışının engellenmesi amacıyla Anayasanın 98. ve Türkiye
Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü’nün 104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis
Araştırması açılmasını saygılarımızla arz ederiz.
1) Sacid Yıldız (İstanbul)
2) Gürol
Ergin (Muğla)
3) Tekin
Bingöl (Ankara)
4) Kemal
Demirel (Bursa)
5) Atila Emek (Antalya)
6) Hüsnü
Çöllü (Antalya)
7) Tayfur
Süner (Antalya)
8) Abdulaziz Yazar (Hatay)
9) Esfender Korkmaz (İstanbul)
10) Ali
Rıza Öztürk (Mersin)
11) Ahmet
Ersin (İzmir)
12) İlhan
Kesici (İstanbul)
13)
Abdullah Özer (Bursa)
14) Ergün
Aydoğan (Balıkesir)
15) Rahmi
Güner (Ordu)
16)
Bilgin Paçarız (Edirne)
17)
Mehmet Ali Susam (İzmir)
18) Engin
Altay (Sinop)
19) Yaşar
Tüzün (Bilecik)
20) Eşref
Karaibrahim (Giresun)
21) Eşref
Erdem (Ankara)
22)
Bülent Baratalı (İzmir)
23) Tacidar Seyhan (Adana)
24) Tansel
Barış
(Kırklareli)
25)
Ramazan Kerim Özkan (Burdur)
26) Mevlüt Coşkuner (Isparta)
27) Erol Tınastepe (Erzincan)
BAŞKAN – Bilgilerinize
sunulmuştur.
Önerge gündemdeki yerini
alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki görüşme, sırası geldiğinde
yapılacaktır.
Başbakanlığın Anayasa’nın
82’nci maddesine göre verilmiş iki tezkeresi vardır, ayrı ayrı
okutup oylarınıza sunacağım:
A) Tezkereler (Devam)
2.- 20-23 Şubat 2009 tarihlerinde Kenya ve Tanzanya’ya resmî ziyarette
bulunan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e refakat eden heyete iştirak eden
milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/777)
29/04/2009
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına
20-23 Şubat 2009 tarihlerinde
Kenya ve Tanzanya’ya resmî ziyarette bulunan Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’e
refakat eden heyete, ekli listede adları yazılı milletvekillerinin de iştirak
etmesi uygun görülmüş ve bu konudaki Bakanlar Kurulu Kararının sureti ilişikte
gönderilmiştir.
Anayasanın 82 nci maddesine göre gereğini arz ederim.
|
|
Recep Tayyip Erdoğan |
|
|
|
Başbakan |
|
|
Liste: |
|
|
|
|
Necdet Ünüvar |
Adana Milletvekili |
|
|
Cevdet Erdöl |
Trabzon Milletvekili |
BAŞKAN – Tezkereyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Tezkere kabul edilmiştir.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
3.- Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın,
görüşmelerde bulunmak üzere bir heyetle birlikte 20-25 Nisan 2009 tarihlerinde
Çin Halk Cumhuriyeti’ne yaptığı resmî ziyarete, Adana Milletvekili Necdet Ünüvar’ın da iştirak etmesine ilişkin Başbakanlık tezkeresi
(3/778)
30/04/2009
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına
Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın, görüşmelerde bulunmak üzere bir heyetle birlikte
20-25 Nisan 2009 tarihinde Çin Halk Cumhuriyeti’ne yaptığı resmî ziyarete,
Adana Milletvekili Necdet Ünüvar’ın da iştirak etmesi
uygun görülmüş ve bu konudaki Bakanlar Kurulu Kararının sureti ilişikte
gönderilmiştir.
Anayasanın 82 nci maddesine göre gereğini arz ederim.
Recep
Tayyip Erdoğan
Başbakan
BAŞKAN – Tezkereyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Tezkere kabul edilmiştir.
Milliyetçi Hareket Partisi
Grubunun, İç Tüzük’ün 19’uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır,
okutup oylarınıza sunacağım:
VI.- ÖNERİLER
A) Siyasi Parti Grubu Önerileri
1.- (10/224) esas numaralı Meclis araştırması önergesinin ön
görüşmelerinin Genel Kurulun 5/5/2009 Salı günkü
birleşiminde yapılmasına ilişkin MHP Grubu önerisi
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına
Danışma Kurulu
toplanamadığından TBMM
Genel Kurul Gündeminin Genel Görüşme ve Meclis Araştırması
Yapılmasına Dair “ATAK Helikopter Tedarik İhalesi ile ilgili iddiaların
araştırılarak, alınacak tedbirlerin belirlenmesi” amacıyla verilen 10/224 Esas
numaralı Meclis Araştırması önergemizin görüşmelerinin 05.05.2009 Salı günü
yapılmasını İçtüzüğün 19 uncu maddesi gereğince Genel Kurul’un onayına
sunulmasını saygılarımla arz ederim.
Oktay
Vural
İzmir
MHP
Grup Başkanvekili
BAŞKAN – Öneri üzerinde lehte
Adana Milletvekili Kürşat Atılgan.
Buyurun Sayın Atılgan. (MHP
sıralarından alkışlar)
KÜRŞAT ATILGAN (Adana) –
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; sözlerime başlamadan önce,
Mardin’deki elim olayla ilgili hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan
rahmet diliyorum.
OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın
Başkanım, Meclisin dinlemesi konusunda ortam dinlemeye müsait değil galiba
dışarıda şey yapsalar iyi olur.
BAŞKAN – Sayın
milletvekilleri, bugün hiç dinleyemiyoruz lütfen, yani hatipleri de
dinleyemiyoruz.
KÜRŞAT ATILGAN (Devamla) –
Değerli milletvekilleri, ATAK Helikopter Tedarik İhalesi’yle ilgili MHP Grubu
adına lehte söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla
selamlıyorum.
3 Haziran
2008 tarihinde, yani bundan bir yıl önce, 20 tane milletvekili arkadaşımızla
birlikte, MHP Grubundan, ATAK Helikopter Tedarik İhalesi’yle ilgili olarak
Meclis araştırma komisyonu kurulmasını teklif etmiştik, ancak bugüne kadar,
maalesef, bu konu, AKP Grubunun engellemeleri nedeniyle Meclis gündemine
gelmedi, bugün Milliyetçi Hareket Partisinin Grubunun Başkanlık Divanı
girişimiyle Meclis gündemine gelmiş bulunmaktadır. Bu
vesileyle bu ihaleyle ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak imkânını buluyorum.
Değerli milletvekilleri, bu
proje, 3 milyar doların üzerinde maliyeti olan, Türk Silahlı Kuvvetlerinin on
yıldan daha fazla bir süredir üzerinde çalıştığı en önemli projelerden biridir.
Bildiğiniz üzere bunun ihalesi yapılmış ve anlaşma imzalanmıştır. Anlaşmayı
İtalyanların T-129 tipi taarruz helikopteri kazanmıştır ve Türk-İtalyan
ortaklığı ile TAI’de yapılması öngörülüyor ve bu
kapsamda 50 helikopterin üretimi planlanıyor.
Malumunuz bu tür ihalelerden
önce ihale şartnamesiyle beraber bir kontrat metni hazırlanır. Bu ihalede de
böyle olmuştur ve en başında bu standart kontrat metninin değişmeyeceği
söylenmiştir. Kontrat metninin içerdiği birtakım şartlar nedeniyle dünyadaki
birçok helikopter üreticisi firma kendi hükûmetlerindeki
kısıtlamalar nedeniyle bu ihaleye girememiştir.
Şimdi buradan Sayın Bakana
soruyorum: Başlangıçta iddia ettiğiniz gibi bu kontrat metninde daha sonra
değişiklik oldu mu? Olduysa kaç sefer oldu?
Neticede, değerli arkadaşlarım,
ihaleye giren firmalardan iki firma son aşamaya kalmıştır. Bunlardan biri
İtalya’nın AgustaWestland, diğeri ise Güney
Afrika’nın Denel firmalarıdır.
Güney Afrika firmasının
fiyatı İtalyan firmasının fiyatından 350 milyon dolar daha azdır. Normal prosedür gereği son ikiye kalan firmaya ilgili Savunma Sanayii, Müsteşarlığı “Ey firmalar, biz sizin
helikopterlerinizi beğendik, bize bu helikopterler üzerinde en son yapacağınız
fiyat ne olur?” diye sormaktadır. Bunun da teknik tabirle ismi “en iyi son
teklif” veya Savunma Sanayiinin kullandığı tabirle “best and final offer”dır.
Şimdi, değerli arkadaşlarım,
normal olarak siz ne beklersiniz? Ya fiyat sabit kalır, firma
tekrar değerlendirir veya fiyatını düşürür ihaleyi kazanmak için, değil mi?
Normal olarak gidip çarşıdan pazarlık yaparken de “Ben bu çamaşır makinesini
alacağım, beğendim, bana en son ne yaparsınız?” dediğiniz zaman, “Yok kardeşim,
bundan daha fazla yapamam.” diyebilir çamaşır makinesi satan veya “Sizin için
şu kadar indiriyorum.” der. Bu ihalede acayip bir şey oluyor. İhalede en
düşük fiyatı veren Güney Afrika firması -aşağı yukarı, ihale bedelinin üçte 1’i
kadar- fiyatını 700 milyon dolar artırıyor. Yani “Sen bana bu fiyatından ne
indirim yaparsın?” denilen firma, kendi fiyatını 700 milyon dolar artırarak
âdeta İtalyan firmasının ihaleyi kazanmasını istiyor. Bu böyle olmuş mudur,
olmamış mıdır? Sayın Bakanın burada bunu açıklığa kavuşturması gerekir.
Bir şey daha soruyorum
buradan Sayın Bakana: Savunma Sanayii Müsteşarlığı
tarihinde bu kadar önemli ve bu kadar fiyatlı bir projede son fiyat
istendiğinde acaba fiyatını böyle artıran ikinci bir ihale var mıdır? Benim
bildiğim yoktur. Burada, Savunma Sanayii Müsteşarlığı
yapan çok değerli bir arkadaşımız var AKP Grubunun içinde, Vahit Erdem Bey. Ona
da sorun, altı senelik Müsteşarlığında acaba böyle bir ihale var mıdır? Sayın
Bakan bu durumu açıklığa kavuşturursa sevinirim.
Savunma Sanayii
Müsteşarının -basında çıkan birtakım demeçlerine göre- Denel
firmasının fiyatını artırmasını kendisine ekipman sağlayan
birtakım firmalardaki fiyat artışlarından kaynaklandığı noktasında cevaplarını
okudum. Bu ne kadar kabul edilebilir, kamuoyu bu konuyu ne kadar kabul
etmiştir, onu da Bakanın anlayışına bırakıyorum. Dolayısıyla, buradan en
azından bu konuyla ilgili Sayın Bakandan tatmin edici bir cevap bekliyorum. Bu
kadar fiyat artışına sebep olacak acaba neydi?
Diğer önemli bir husus da
teknik değerlendirmede en düşük puanı alan İtalyan AgustaWestland
firması olmasına rağmen, bu firmanın, helikopterini geliştireceği ve yeni bir
motor adapte edeceği taahhüdü esas alınarak ihalenin İtalyan firmasına
verilmesidir. Böylelikle ihaleye motor geliştirme masrafları konulmuştur. Yani,
Türk insanının, 70 milyonun çalıştığı ve savunması için fedakârlıkta bulunduğu
birtakım paralar İtalyan firmasının ARGE’si olarak
ödenmiştir. Aşağı yukarı, tahmin ediyorum ki, 200 milyon dolar civarındadır,
motor geliştirme masrafları. Ayrıca, geliştirilecek motor ve çok namlulu atış
sistemi ABD kaynaklı olacaktır. Bunun için de ABD ihraç lisansına tabidir. Bu
zorluk nedeniyle başlangıçta bu ihalenin İtalyanlara verilmesinin en önemli
gerekçesi olarak gösterilen, teknik tabirle söylüyorum “Export
licence for manufacturing”, yani, “Üretimde gerekli ihracat lisansı”,
üçüncü ülkelere satış lisansı daha sonra değiştirilerek “Tecnical
assistance for manufacturing”, yani “Üretim için teknik yardım” şekline
dönüştürülmüştür. İki tabir birbirinden çok farklıdır değerli milletvekilleri.
Üretim için teknik yardımda, siz bu helikopterleri gerekli üçüncü ülkelerin
müsaadesi olmadan başka ülkelere satamazsınız. Yani, şu anda Türkiye… Kontrat
metnindeki durum neydi, daha sonra ne oldu ve ihalenin verilmesinin en önemli
gerekçesi olarak üçüncü ülkelere satış gerekçesi ortadan kalktı; bu konunun da
Sayın Bakan tarafından açıklığa kavuşturulması, sanıyorum ki, en azından bu
konudaki kamuoyundaki kaygıları giderecek bir husus olsa gerekir.
Değerli milletvekilleri,
Türkiye'nin terörle mücadelesinde helikopterler, silahlı helikopterler son
derece önemlidir. Bu mücadelenin başarıya ulaşmasında sahip olunması gereken
silah sistemlerinin başında silahlı helikopterler gelmektedir. Yine buradan
Sayın Bakana soruyorum: Şu anda bölgede terörle mücadele edebilecek kaç tane
silahlı helikopteriniz var? Peki, bunu ne için soruyorum: Bunu, ihaledeki
teslimat zamanına getirmek için soruyorum. Çünkü ilk helikopter, kontrat metni
imzalandıktan –herhangi bir aksaklık olmazsa- altmış ay sonra teslim edilecek.
Yani, ilk helikopterin teslimatı 2013-2014. Siz, 2013-2014’e kadar bölgedeki
Türkiye’yi bölmeye yemin etmiş eşkıyalarla nasıl mücadele edeceksiniz? Kaç tane
helikopteriniz kaldı?
Ayrıca bir konuyu daha
dikkate getirmek istiyorum. Değerli milletvekilleri, bu ihaleden sonra aşağı
yukarı bir yıl geçti, yani dört yılımız daha var; şu ana kadar firmaya kaç lira
ödendi? Yani ilk helikopter dört yıl sonra teslim edilecek. Sayın Bakan bizlere
söyleyebilir mi acaba? Benim bilgilerime göre firmaya ihale bedelinin aşağı
yukarı yarısı ödendi, 1,5 milyar dolara yakın para ödendi.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun Sayın
Atılgan, devam edin.
KÜRŞAT ATILGAN (Devamla) –
Yanılıyorsam Sayın Bakan burada, düzeltebilir.
Diğer bir husus: Millî
şirketlerimize, ASELSAN, TAI, ROKETSAN gibi şirketlerimize ne kadar bir üretim
garantisiyle alınmıştır?
Zaman kalmadığı için son
bölümlere geçmek zorunda hissediyorum.
Değerli milletvekilleri, size
burada bahsettiğim bu sorularla ilgili kaygıların onlarcası daha benim dosyamda
mevcut. Dolayısıyla, biz, değerli milletvekilleri olarak millet adına görev
yapan insanlarız, milletin parasının en doğru bir şekilde harcandığını kontrol
etmek, hesap sormak bizim görevlerimiz arasındadır. Bu tür ihalelerin her anı
açık, anlaşılır, izah edilebilir, hesap verilebilir ve şaibeden uzak olması gerekir.
Az önce size dile getirdiğim
konuların en azından anlaşılabilir bir izahının yapılabilmesi için mutlaka bir
araştırma komisyonu kurulup konunun bütün detaylarıyla açıklığa kavuşturulması
elzemdir.
Bu düşüncelerle, destek
vereceğinize inanıyor, hepinize saygılar sunuyorum. (MHP ve CHP sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın
Atılgan.
Önerinin
aleyhinde Çankırı Milletvekili Nurettin Akman.
Buyurun efendim.
NURETTİN AKMAN (Çankırı) –
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de sözlerime, dün Mardin’de meydana
gelen elim olayda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet dileyerek
başlamak istiyorum.
Taarruz, taktik ve keşif
helikopteri ATAK Projesi’yle ilgili olarak açılması talep edilen Meclis
araştırma önergesinin gündeme alınıp alınmamasıyla ilgili, grubum adına söz
almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın
Başkan, “grubum adına” dedi…
BAŞKAN – “Grup” olmaz Sayın
Akman…
KAMER GENÇ (Tunceli) - …grup
adına değil şahsı adına konuşuyor.
BAŞKAN – Anladım.
“Grup” olmaz efendim, şahıs…
NURETTİN AKMAN (Devamla) –
Şahsım adına… Evet, özür diliyorum.
KAMER GENÇ (Tunceli) – Yani,
doğru konuş da…
NURETTİN AKMAN (Devamla) –
Kara Kuvvetleri Komutanlığının taarruz, taktik, keşif helikopteri ihtiyacının
karşılanması amacıyla ATAK Projesi’ne ilişkin birinci ihale Savunma Sanayii İcra Komitesinin 7 Ekim 1996 tarih ve 96/3
kararıyla başlatılmıştır. Teklife çağrı dosyası 30 Mayıs 1997 tarihinde
helikopter üreticisi firmalara yayınlanmış, İtalya’dan Agusta,
Amerika Birleşik Devletleri’nden Bell Helicopter, Boeing, Fransa’dan Eurocopter ve Rusya Federasyonu’ndan KAMOV firmalarının
teklifleri Aralık 1998 tarihinde alınmıştır. 6 Mart 2000 tarihinde Agusta, Bell ve KAMOV
firmalarından bir kısa liste oluşturulmuştur. Kısa listeye kalan firmalardan
alınan iyileştirilmiş tekliflerin değerlendirilmesi sonucunda alınan karar
çerçevesinde, öncelikle Bell firmasıyla sözleşme
görüşmelerine başlanılmasına, anlaşma sağlanamazsa KAMOV firmasıyla sözleşme
görüşmelerine devam edilmesi hususunda Savunma Sanayii
Müsteşarlığına yetki verilmiştir.
Bell
firmasıyla yapılan ve yaklaşık üç yıl süren görüşmeler neticesinde, firmanın
kendi teklifinde yer alan taahhütlerini geri çekmesi, proje kapsamında Türkiye
tarafından, üretilerek helikopterlere takılacak millî ekipmanların
entegrasyonuna izin veremeyeceğini beyan etmesi nedeniyle ihale 2004 yılında
iptal edilmiştir.
ATAK Projesi’ne ilişkin 1996
yılında başlatılan birinci ihale sekiz senelik bir sürede sonuç alınamaması
üzerine iptal edilerek 2005 yılında ikinci ihale açılmıştır. Yeni açılan ihale
kapsamında 10 Şubat 2005 tarihinde teklife çağrı dosyaları yayınlanmış, 5
Aralık 2005 tarihinde AgustaWestland (İtalya), Denel (Güney
Afrika), Eurocopter (Fransa) ve Rosoboronexport
(Rusya) firmalarından teklifler alınmıştır. Yürütülen ihale ve teklif
değerlendirmesi sonrasında 30 Mart 2007 tarihinde alınan Savunma Sanayii İcra Komitesi kararıyla TUSAŞ ana yükleniciliğinde AgustaWestland Firmasıyla sözleşme imzalanmasına karar
verilmiştir. Yapılan ikinci ihalede Türk Silahlı Kuvvetlerinin hareket
ihtiyaçlarının tam olarak karşılandığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı test
pilotlarının ihale aşamasında elli saatin üzerinde uçuşlarıyla doğrulanmış
olan; üretim hattı Türkiye’de kurulacak olan ve Türk sanayisine en fazla
katılım imkânı sağlayan -ASELSAN iş payı 700 milyon dolar, TUSAŞ 556 milyon
dolar-; helikopterlerin tamamen millî yazılım ile görev bilgisayarıyla entegre edildiği; ROKETSAN’ın
imali güdümlü füzeler ile donatılacak en fazla offset
taahhüdü veren- yaklaşık 1 milyar dolar sanayimize iş potansiyeli-;
helikopterin üçüncü ülkelere pazarlanma hakkını veren; kısa liste aşamasında en
düşük fiyatı veren AgustaWestland Firması tarafından
önerilen A-129 helikopteri seçilmiştir.
İhaleye teklif veren
helikopterlerin değerlendirilmesi Türk Silahlı Kuvvetleri ve Savunma Sanayii Müsteşarlığının pilot, mühendis, teknisyen ve
ekonomistlerden oluşan üç alt komisyondan oluşan bir teklif değerlendirme heyeti tarafından
“maliyet-etkinlik”, “işletme-idame imkânları” ve “garanti” kriterlerine göre
yapılmıştır. Komisyonların çalışmalarını tamamlamaları ile ihale, Türk Silahlı
Kuvvetleri ve Savunma Sanayii Müsteşarlığının bütün
kademelerinin onayı ve Sayın Başbakan, Sayın Genelkurmay Başkanı, Sayın Millî
Savunma Bakanından müteşekkil Savunma Sanayii İcra
Komitesinin kararıyla sonuçlandırılmıştır.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; ATAK Helikopteri Projesi’nde dünyanın en büyük üç helikopter
firmasından biri olan ve Amerika Birleşik Devletleri Başkanının helikopter
ihalesini geçen yıllarda Amerika firmalarına karşı kazanan bir firma ile
çalışılacaktır. AgustaWestland Firması dünyanın en
büyük savunma şirketlerinden olan Finmeccanica
Grubuna bağlı olup, söz konusu gruba bağlı Alenia
gibi dünya çapında büyük şirketlerle de hâlen devam eden projeleri
bulunmaktadır. Toplam 20 milyar dolar dış ticaret hacmimiz olan İtalya ile
güçlü siyasi ve ticari ilişkiler hükûmetlerden
bağımsız olarak gelişmektedir.
Projenin kapsamında TUSAŞ ana
yüklenici, AgustaWestand alt yüklenici ve ASELSAN entegrasyon alt yüklenicisi olarak yer almaktadır. Toplam 50
adet taarruz taktik/keşif helikopteri ve ilgili lojistik kalemleri tedarik
edilecektir. Türkiye’de ilk defa yazılımları, hedef tespit sistemi ve diğer
kritik aviyonikleri ile silahları Türk firmalarınca
sağlanan ve nihai üretimi Türkiye’de yapılan muharip bir hava aracı Türk
Silahlı Kuvvetleri envanterine ve savunma sanayimize
kazandırılacak, ihtiyaç olması durumunda 50 helikopterden sonra da üretime
devam edilecektir. Türk savunma sanayisinin önde gelen kuruluşları TUSAŞ,
ASELSAN ve ROKETSAN gibi proje kapsamında firmalarımız lider sorumluluklar
üstlenecektir.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; A-129 helikopterleri ATAK programı kapsamında iki kez Türk
Silahlı Kuvvetleri pilotları tarafından kapsamlı olarak test edilmiştir.
Birinci ihalede iç güvenlik şartları sağlanmak maksadıyla Antalya’nın
batısındaki dağlık arazide -ki, burası Türkiye’nin de taranmış ve bulunmuş en
sıcak ve en yüksek arazi kesimidir- 6 bin feet’te
(yüksek irtifada) ve 30 derecede (yüksek sıcaklıkta) bu helikopter yeni motor
ve tam görev yüküyle başarıyla test uçuşlarını tamamlamıştır. İptal edilen
birinci projeden sonra testler ikinci kez İtalya’nın aynı şartları sağlayan
arazi kesiminde tam görev yükünde Türk Silahlı Kuvvetleri pilotları tarafından
tekrarlanmıştır.
T-129 ATAK helikopterleri
üzerinde kullanılacak CTS800-4A olarak tanımlanan motor, Amerikan Honeywell ve İngiliz Rolls Royce firmalarının ortak girişimiyle LHTEC firması
tarafından Amerika’nın Comanche taarruz helikopter
programı için geliştirilmiştir. Motor, 75 bin saatlik komponent
ve 15 bin saatlik geliştirme testinin ardından 1993 yılında Amerikan Sivil
Havacılık Otoritesi FAA tarafından sertifiye
edilmiştir.
Yayımlanan teklife çağrı
dosyasında üçüncü ülkelere satış hakkı, ihalenin birinci şartı olarak yer
almıştır. Üçüncü ülkelere satış hakkı, ihalenin son aşamasında yürütülen
müzakereler sonucu elde edilen büyük bir kazanımdır. Bu hususta ticari olarak Agusta firmasıyla bir anlaşma sağlanmış ve İtalyan Hükûmeti tarafından onaylanmıştır. Helikopter üzerinde
burun topu ve motor gibi, Amerika Birleşik Devletleri menşeli teçhizata ilişkin
gerekli izinler alınmış bulunmaktadır. Helikopterin üçüncü ülkelere satışı için
yalnızca Türkiye’de kurulacak üretim hattı kullanılacaktır. ATAK Projesi’nde
anlaşılan üretim iş payı üçüncü ülke satışları için geçerli olacaktır.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; proje kapsamında tam konfigürasyonunda
ilk helikopter uçuşu otuz iki ayda, ilk teslimat ise test programlarının
tamamlanması sonrasında altmış ayda gerçekleşecektir. Havacılık projelerinde
hazır raftaki ürünlerin bile üç yıldan önce teslim edilmediği düşünüldüğünde
tamamen millî yazılım, aviyonik ve silah sistemleri entegrasyonu içeren ATAK Projesi kapsamında beş yıllık bir
teslimat takvimi normal karşılanmalıdır.
Projede, yürütülmekte olan
benzer havacılık programından farklı olarak ödeme takvimi bulunmaktadır. Buna
göre ilk helikopter teslimatına kadar proje bedelinin yüzde 50’den azının
ödenmesi, kalan bedelin helikopter teslimatlarıyla gerçekleşmesi
öngörülmektedir. Teslimattan önce yapılan tüm ödemeler için bankalardan yapılan
ödeme miktarınca teminat mektubu alınmaktadır.
Türk firmalarının kendi iş
payları için teklifler doğrudan ve bu firmalardan alınmıştır. Savunma
sanayisinde, havacılık sanayisinde ham maddenin büyük ölçüde yurt dışından
ithal edilmesi nedeniyle Türk firmalarımız da Amerikan Doları teklifi
hazırlamayı tercih etmişler, bu nedenle sözleşmeleri dolar üzerinden
imzalanmıştır. AgustaWestland firmasına 216 milyon euro, TUSAŞ ve ASELSAN firmalarımıza bugüne kadar 113
milyon dolar para ödenmiştir.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; vaktimiz az olması sebebiyle, projenin mevcut durumu ve
ihracat imkânları üzerinde bahsedemiyorum ancak daha birkaç yıl öncesine kadar
tedarik…
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Akman, ek
sürenizi veriyorum efendim.
NURETTİN AKMAN (Devamla) -
…edilebilmesi amacıyla büyük gayretler sarf edilen bir silah sistemi üzerinde,
ATAK Projesi’yle birlikte alınan haklar sayesinde ülkemizin önemli bir savunma
ihtiyacı karşılanmış, aynı zamanda uluslararası pazarda Türk ürünü olarak
pazarlanan ve pazarda talep gören bir ürün ortaya konulmuştur. Bu önemli bir
gelişmedir.
Türk savunma sanayisinin Türk
Silahlı Kuvvetleri ihtiyaçlarının yurt içinden karşılamaya dönük atılımları,
Millî Tank Geliştirme Projesi (ALTAY), Millî Savaş Gemisi Projesi (MİLGEM) ve
Millî İnsansız Hava Araçları Geliştirme Projeleri ile sürdürülecektir.
Ülkemiz sanayisinin,
araştırma kuruluşlarının ve üniversitelerimizin kabiliyetlerinin bir bütün
olarak kullanıldığı, her aşaması Türk Silahlı Kuvvetleriyle tam bir iş birliği
içerisinde yürütülecek ve bu projelerle ilgili zaman zaman
yüce Meclisimiz bilgilendirilecektir.
Bu konuyla alakalı daha önce
verilen soru önergelerine Sayın Bakanımız, 7 Aralıkta önerge verilmiş, 11 Ocak
2008’de cevap vermiştir. Yine Kamil Erdal Sipahi, İzmir Milletvekilimizin
önergesine de 23 Temmuzda cevap verilmiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın
Akman.
NURETTİN AKMAN (Devamla) –
Ben bu duygular içerisinde yüce Meclisi saygıyla selamlıyor, öneriye
katılmadığımızı belirtmek istiyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim
Sayın Akman.
Önerinin
lehinde İzmir Milletvekili Erdal Sipahi.
Sayın Sipahi, buyurun
efendim. (MHP sıralarından alkışlar)
KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir) –
Sayın Başkan, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. Verdiğimiz araştırma
önergesinin lehinde şahsım adına söz almış bulunuyorum.
Sözlerime başlarken, dün
Mardin Mazıdağı’nda meydana gelen vahim olay nedeniyle hayatını kaybedenlere
rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Geçen hafta 9 tanesi Lice’deki bir
patlayıcı madde olayında, 1’i Hakkâri’de olmak üzere 10 şehit vermiştik.
Onların acısı geçmeden, bugün Şırnak’ta 2 şehit daha verdiğimiz şeklindeki bir
acı haberi biraz önce öğrenmiş bulunuyorum. Şehitlerimize Tanrı’dan rahmet
diliyorum, yakınlarına başsağlığı diliyorum.
Değerli milletvekilleri, daha
önce yaptığım görevler ve şu anda parti içindeki meşgul olduğum konular da
dikkate alınarak iç güvenlik olaylarını ve terör olaylarını yakından takip
etmekteyim. Yirmi beş yıldır devam eden terörle ilgili olarak şehit, yaralı
sayısı gibi birtakım istatistikleri tutmaya çalışmaktayım. İstatistiği her
yenileyişimde “İnşallah, bu son olur, bir daha bu liste üzerinde düzeltme, yeni
bir düzenleme yapma ihtiyacı hissetmem.” şeklindeki dualarıma rağmen, maalesef
her geçen gün bu liste kabarmakta.
Ben, size kısa bir bilgi arz
edeyim: Yirmi beş yıllık terörle mücadelede bugünkü Şırnak’taki 2 şehidimizle
beraber şehit sayımız 6.108’e çıkmıştır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin şehit
sayısı 4.643’e ulaşmıştır. 2009 takvim yılında yani henüz dört aylık bir sürede
şehit sayımız 26’dır.
Bunu şu nedenle anlatıyorum:
Bu terörle mücadele bize çok pahalıya mal oluyor fakat maalesef terörle
mücadelede atılması gereken adımlar konusunda Hükûmetimizin
aczi, terörden verdiğimiz acıdan fazla bizi üzmekte.
Bunu rakamlarla belirlersem…
2002 yılında AKP Hükûmeti iktidar olduğunda şehit
sayısı 10’dur. AKP’nin iktidar olduğu dönemlerde 2003 yılında şehit sayısı 20,
2004’te 68, 2005’te 103, 2006’da 131, 2007’de 162 ve 2008’de 171’dir. Yani
AKP’nin iktidar döneminde verilen şehit sayısı sürekli ama sürekli artmıştır.
Buna karşılık alınmış ciddi bir tedbiri göstermek de mümkün değildir. En son 3
Ekim 2008’de 18 şehit verdiğimiz Aktütün olayından
sonra Hükûmet kanadından yapılan açıklamalarda “Sözün
bittiği yere gelinmiştir. Silahlı kuvvetlerin bu konuda ihtiyaç duyduğu bütün
yasal düzenlemeler yapılacaktır. Bu konuda yeni bir teşkilatlanmaya
gidilecektir.” şeklinde sözler verilmiştir ancak bu sözlerin hatırlanması, ancak 10 şehit verildikten sonra iç güvenlik
müsteşarlığının kurulması haberiyle tekrar gündeme gelmiştir. Ben, şimdi, “Bir
taraftan bölücü terörün azması için her türlü şartlar hazırlanıp öte taraftan
siyasal bölücülüğe imkân tanınırken, diğer taraftan Kuzey Irak’taki aşiret
kalıntılarıyla Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünün pazarlığı yapılırken daha ne kadar
bekleyeceğiz ciddi tedbirler alınması için?” bu soruyu, haklı olarak, Türk
milleti adına Hükûmetimize sormak istiyorum.
Sevgili milletvekilleri, ben,
ATAK Projesi konusunda uzmanlık alanı nedeniyle gerekli teknik izahatta bulunan
arkadaşımın belirtmiş olduğu teknik teferruata veyahut da ihale aşamasıyla
ilgili konulara fazla uzun uzadıya girmeyeceğim. Ben, olayın, biraz, terörle
mücadele boyutuna değinmek istiyorum.
Sayın Bakan da çok iyi
bilirler ki, şu anda terörle mücadelede kullanılan silahlı helikopterler
“Kobra” dediğimiz, P tipi ve Whiskey tipi, W tipi iki
tip helikopterden oluşur. Bunlardan P tipi olan helikopterler daha 1990’lı
yılların başlarında bu konuda teknik yetersizliklerini bizzat yaşadığımıza
göre, artık aradan on beş sene geçtikten sonra P tipi helikopterleri taarruz
helikopterleri olarak saymanın ne derece ciddi bir sayım olacağını, ben, Sayın
Bakanın ve uzmanların takdirlerine bırakırım. Geriye kalıyor Whiskey tipi dediğimiz veyahut da Türkiye’de basında “Süper
Kobra” diye adlandırılan helikopterler. Bu helikopterler 10’luk bir paket
hâlinde alınmıştı ve 1990’lı yılların başlarından itibaren bölgede başarıyla
faaliyete geçmişlerdi. Bu helikopterlerden 2 tanesi düşürülme, 3 tanesi de
-benim de o dönemde bölgede bulunduğum bir ortamda- maalesef, bir helikopter
hangarının çökmesi sonucunda elden çıktı, geriye kaldı 5 tane Whiskey tipi helikopter.
Sayın Bakanım, 2003’ten bu
yana 6, geçen yıldan bu yana 5 adet Süper Kobra’yla iç güvenlik harekâtı
desteklenmeye çalışılıyor. Bunu takdirlerinize sunarım ve mevcut ATAK
Projesi’nde bu taarruz helikopterlerinin öngörülen modelin devreye girme tarihi
altmış ay, yani 2013-2014. Bu demektir ki daha dört sene daha biz bu beş adet
kalmış Süper Kobra’yla bu işi idame ettirmeye çalışacağız. Bunlardan asgari iki
tanesinin veya üç tanesinin sürekli bakımda, onarımda veya parça bekleme gibi
nedenlerle kullanılamadığı dikkate alınırsa -buna savaş görevlerini, savaş
anında veya gerilim anlarında ihtiyaç duyulacak miktarı hesaba katmıyorum- şu
anda bir kol, yani iki adet Süper Kobra’ya bağlıdır Terörle Mücadele. Bu, büyük
bir risktir.
Ben ATAK Projesi’nin teknik
teferruatı üzerinde durmayacağım. Ama gönül isterdi ki, 2003 kışındaki bu
helikopter hangarının çökme olayından sonra, bir hazır paket alımı ile şu anda
yürütülen terörle mücadele konusunda zecri bir tedbir alınsın ve terörle
mücadelede canıyla kumar oynayan insanlara bir taarruz helikopteri desteği
sağlansın. Maalesef, beş senedir, hatta -2009 yılı olduğuna göre- altı senedir
bu konuda bir tedbir alınmadı. Altı seneyi bir şekilde geçiştirdik. Ama terörle
mücadelenin can kaybı devam ediyor, şehit verilmeye devam ediyor. Daha dört
sene daha, beş sene daha üzerinde taarruz helikopter örtüsü bulunmadan terörle
mücadele nasıl yürütülecek, ne şekilde yürütülecek? Bu konuda ben, Türk Silahlı
Kuvvetlerinin terörle mücadelesini yürüten arkadaşlarım adına, o mücadeleyi bir
zamanlar yürütmüş bir insan olarak son derece ciddi endişeler içermekteyim. Ve
bu konuda daha ne kadar şehit vereceğiz ciddi tedbirler alınması için? İşin
siyasi, sosyal boyutları üzerine değinmiyorum. Ama böyle bir taarruz
helikopteri projesinde daha kaç şehidi bekleyeceğiz? Siz de
takdir edersiniz ki terörle mücadele, dünyadaki benzerlerinde de olduğu gibi
-evet belki bir Kuzey Irak coğrafyasında uzak hedeflere, Türk Hava
Kuvvetleriyle müdahale mümkün ama- terörle mücadelenin yakın desteğinde bütün
dünyada olduğu gibi bizde de taarruz helikopterinin dışında başka bir
alternatif yoktur ve bu zaafın bir an önce giderilmesi gerekmektedir. Maalesef,
mevcut proje altmış ay sonrasına dayalı bir tedarik projesi olarak bugünkü
ihtiyaç konusunda yetersiz kaldığı gibi, daha beş sene daha, terörle mücadele
edenleri o alanda kaderleriyle baş başa bırakacaktır.
İşin teknik boyutlarına
değerli arkadaşım benden önce değindi. Ancak ben birkaç konuyu hatırlatmakta
fayda buluyorum. Siz bu konudaki benim soru önergeme verdiğiniz cevapta
“Yapılacak modifikasyonların başarısız olma ihtimali diğer havacılık
projelerinden farksız olur.” şeklinde bir ifade kullanmışsınız Sayın Bakanım.
Haklısınız ancak bu diğer havacılık projelerine benzemiyor. “A-129 modeli”
dediğimiz temel model hemen hemen motoruyla,
transmisyonuyla, muhabere cihazlarıyla, üzerindeki muhtemelen Amerika’dan
alınacak silah donanımıyla yepyeni bir versiyon hâline
gelecek. Böyle bir helikopter şu anda envanterde yok,
imalatı da yok. Yepyeni bir helikopter ortaya çıkacak ve tamamen değişik
parçaların birbiriyle uyum ve modifikasyonlarına dayanacak. O hâlde bunun
başarısız olma riski diğer projelere göre oldukça fazla ve bu risk terörle
mücadele boyutu da dikkate alındığında, bu atak projesinin mali portesi dikkate
alındığında çok kolay göze alınamayacak bir risk ve bana kalırsa diğer
havacılık projelerinden çok ayrı değerlendirilmesi gereken bir risk.
Bu çerçevede, malum, ihaleden
çekilen bir firma vardı. Bununla ilgili, bu firmanın yatırmış olduğu güvencenin
verilip verilmediği konusunda kamuoyunda endişeler var. Bu konuda yeterli
bilgiye sahip değiliz. Bu temel model olarak seçilen A-29 modeli üzerinde mevcut
ihale konusu olan helikopter henüz imalat safhasında olan…
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun Sayın
Sipahi, devam edin.
KAMİL ERDAL SİPAHİ (Devamla)
– …bir helikopter olduğu için üzerine tecrübe yapmak mümkün değil ama bunun
temel modeli olan A-129 üzerine İtalya’da denemeler yapıldı, Antalya’da
denemeler yapıldı. Sekiz Hellfire ve 20 metrelik beş
yüz top alıyor. Yani bu şartların 3 bin metre rakım, Antalya veya Güneydoğu’nun
sıcağı, artı tam yüklü olarak dikkate alınması gerekir. Bildiğim kadarıyla
İtalya’daki denemelerde Hellfire’
Bu nedenle ben bu araştırma
önergesinin bu ihale üzerindeki şaibelerin ortadan kalkması ve daha teferruatlı
olarak Meclis tarafından incelenmesi amacıyla gündeme alınmasını diliyor, yüce
Meclise saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın
Sipahi.
Önerinin aleyhinde Malatya
Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu.
Sayın Aslanoğlu,
buyurun efendim.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU
(Malatya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii, bir ATAK Projesi’nin
mutlaka gündeme alınması gerekir ama bununla birlikte konu helikopter olunca,
konu uçak olunca başka bir şey de var, onun da birlikte ele alınması lazım.
Değerli arkadaşlarım, Çevre
ve Orman Bakanlığı bir uçak ve helikopter ihalesi açtı. Şartnamesi yok,
herhangi bir model belirlenmemiş -aynen böyle, okuyorum bak- yaş sınırı
getirilmemiş, sadece görevleri yapabilecek ve 1/5’te gelince acaba bu teknik
şartları, özellikleri taşır mı?
Bir başka konu: Ulaştırma
Bakanlığı acaba uçuşları çok iyi mi biliyor ve burada Sivil Havacılığın hiç mi
görüşü alınmıyor arkadaşlar? Türkiye’de Sivil Havacılığın hiçbir görüşü
alınmadan, acaba hangi tip uçaklar, hangi tip yangın söndürme helikopterleri
Türkiye’de uçacak? Başımıza gelenleri görüyoruz ve saati de 9.250 euro arkadaşlar.
KÜRŞAT ATILGAN (Adana) –
98’de 1.600 euroydu.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU
(Devamla) – “Bu uçaklar otuz yaşında mı?” diye sordum, bilmiyorlar.
KÜRŞAT ATILGAN (Adana) –
Kırk, kırk; 69 model.
OKTAY VURAL (İzmir) – Yaş
haddinden emekli!
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU
(Devamla) – Bilmiyorlar! “Bu uçağın iki tanesinin bedeli, alırsanız, 5 milyon
dolar.” diyorlar.
HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) –
Bedeli mühim değil, komisyonu mühim, komisyonu!
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla)
– Ama yedi yılda buna ödeyeceğimiz kira, arkadaşlar, sadece uçakta 53 milyon
dolar, saati 9.350 dolar. Bunun da soruşturulması lazım, sadece ATAK’ın değil.
OKTAY VURAL (İzmir) – Bütün
helikopterlerle ilgili…
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU
(Devamla) - Bu helikopterler ve uçak kiralamalarının birlikte…
Arkadaşlar, bu ülke bizim ve
sadece eğer bu ülkede… Bir tek şeyi söylüyorum: Sivil Havacılık Genel
Müdürlüğünün Türkiye’de uçacak uçak ve helikopterden hiçbir bilgisi yoksa ben
takdirinize sunuyorum.
Sayın Ulaştırma Bakanına
sordum, “Benim bilgim yok.” diyor. Çevre ve Orman Bakanı da diyor ki: “
Âdetmiş, 95’te de yapılmış, sorulmamış.”
Değerli arkadaşlarım, tek
kelime edip buradan gitmek istiyorum, tansiyonum yükseldi: Saati 9.250 euro. Bakın, konuşun, eşiniz var, dostunuz var, saatte
9.250 euro eğer Türkiye’de kira bedeli varsa takdir
sizindir.
Hepinize saygılar sunuyorum.
(CHP sıralarından alkışlar)
HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) –
Yani Başbakana 60 milyon euroya uçak alınırken
bunların lafı mı olur ya!
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Aslanoğlu.
Sayın Bakan sisteme
girmişsiniz, bir şey mi diyeceksiniz?
MİLLÎ SAVUNMA BAKANI MEHMET
VECDİ GÖNÜL (İzmir) – Kısa bir açıklamada bulunmak istiyorum.
BAŞKAN – Buyurun efendim.
MİLLÎ SAVUNMA BAKANI MEHMET
VECDİ GÖNÜL (İzmir) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; doğrusu böyle bir
konunun daha geniş konuşulmasından ben yanayım.
HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) –
Biz de yanayız.
MİLLÎ SAVUNMA BAKANI MEHMET
VECDİ GÖNÜL (İzmir) – Çünkü savunma sanayisinde en iftihar ettiğimiz bir
projedir bu. Türk tarihinde ilk defa bilgisayarı bizim tarafımızdan yapıldığı
için bazı önemli ülkelerin firmalarının giremediği bir ihale olmuştur. Türk
mühendislerinin fevkalade büyük başarısıdır.
Şimdi, iki yanlışı düzeltmek
istiyorum:
Birincisi, İzmir Milletvekili
Sayın Kamil Erdal Sipahi’nin 24 Haziran 2008 tarihli soru önergesine 23 Temmuz
2008 tarihinde teferruatlı olarak cevap verilmiştir.
Ayrıca, Adana Milletvekili
Sayın Kürşat Atılgan’ın soru önergesine de
-ki, 7 Aralık 2007 tarihlidir- 11 Ocak 2008 tarihinde, burada sorduğu
soruların hepsine ayrıntılı olarak cevap verilmiştir. Binaenaleyh, buradaki
soruların hiçbiri cevapsız kalmış değildir.
İkincisi; Sayın Atılgan,
konuşmasında “İtalyanlara verilen ihale” demiştir; fevkalade yanlış.
İtalyanlara ihale verilmemiştir, millî firmamız olan TAI firmasına ihale
verilmiştir, İtalyanlar onun taşeronudur. (MHP sıralarından gürültüler) En
önemli husus, bunu da belirtmek istiyorum: “Ne avans ödendi?” diyorsunuz,
“İhale bedelinin yarısı avans ödendi.” diyorsunuz; öyle değil. AgustaWestland’a bugüne kadar 223 milyon avro, TAI’ye 50 milyon dolar, ASELSAN’a da 75 milyon dolar avans
ödenmiştir. Söylediğiniz gibi “ihale bedelinin yarısı” değil.
Şimdi, şöyle söyleyeyim… Çok
uzun boylu konuşmak isterim, çünkü hepinizin, hepimizin iftihar edeceği bir
neticeye ulaşıyor. Burada şunu arz etmek istiyorum: 1990’larda başlayıp da
2004’lere kadar gelen ihaleyle mesafe alınamamıştır ama mesafe alınsaydı, yani
geldiğim gün onu imzalamış olsaydım, helikopterlerin tanesi 90 ile 100 milyon dolara
hazır olarak alınacaktı. Şimdi yerli yapılıyor, büyük çoğunluğu yerli olacak,
çok büyük offset alınmıştır ve muhtemelen, bedelleri
de 40 ila 50 milyon dolara gelecektir.
Bir başka husus…
BAŞKAN - Tamam mı efendim?
MİLLÎ SAVUNMA BAKANI MEHMET
VECDİ GÖNÜL (İzmir) – Müsaade ederseniz bu da çok önemli:
Kobra helikopterlerinin
sayısı 8’dir, AH-P1 helikopterlerin, Atak helikopterlerinin sayısı da 26’dır
-yanlış hatırlamıyorsam, çünkü onun konuşulacağını bilmiyordum- elbette bu
helikopterler hazır alınmıştır. Yeni, hazır alınması için, hiçbir yerde,
müracaat ettiğinizde vitrinde helikopteri yapıp bekletmiyorlar. Hangi
helikopteri alıyorum deseniz, 3 ila 4 sene imalat süresi istiyorlar. Başka
şekilde meseleleri çözmeye çalışıyoruz.
Arz ederim, teşekkür ederim.
BAŞKAN – Teşekkürler.
Sayın Vural, sisteme
girmişsiniz.
OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın
Başkan, ben de pek kısa bir açıklama yapmak istiyorum.
BAŞKAN – Buyurun.
OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın
Bakan, bu konunun etraflıca görüşülmesinden yana ve “Parlamentoyu bu konuda
bilgilendirmek istiyorum.” diyor. Dolayısıyla bu konuda eğer bir Meclis
araştırması ön görüşmesinin yapılması temin edilirse bu durumda Sayın Bakan
gerekli açıklamaları yapacaktır ve Parlamento, araştırma komisyonunun kurulup
kurulmamasına karar verecektir. Bu bakımdan, Sayın Bakanın bu talebine AKP
Grubunun da “evet” demesi ve bunun ön görüşmelerinin yapılması en uygun yöntem
olacaktır.
Arz ederim Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın
Vural.
Sayın milletvekilleri,
konuşmalar tamamlanmıştır.
Öneriyi oylarınıza sunuyorum:
Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Öneri kabul edilmemiştir.
Adalet ve Kalkınma Partisi
Grubunun İç Tüzük’ün 19’uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır, okutup
oylarınıza sunacağım.
2.- Gündemdeki sıralama ile çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesine;
Genel Kurulun, 5 Mayıs 2009 Salı günkü birleşiminde 1 saat süre ile sözlü
soruların görüşülmesini müteakip diğer denetim konularının görüşülmeyerek kanun
tasarı ve tekliflerinin görüşülmesine; 6 Mayıs 2009 Çarşamba günkü birleşiminde
ise sözlü soruların görüşülmemesine ilişkin AK PARTİ Grubu önerisi
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına
Danışma Kurulu, 05.05.2009
Salı günü (Bugün) toplanamadığından, TBMM İçtüzüğü’nün 19 uncu maddesi
gereğince, Grubumuzun aşağıdaki önerisinin Genel Kurulun onayına sunulmasını
arz ederim.
Mustafa
Elitaş
Kayseri
AK
PARTİ Grup Başkan Vekili
Öneri:
Gündemin kanun tasarı ve
teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler kısmında bulunan 362, 364, 257,
361 ve 316 sıra sayılı kanun tasarı ve tekliflerinin bu kısmın sırasıyla 2, 3,
4, 8 ve 9 uncu sıralarına alınması ve diğer işlerin sırasının ise buna göre
teselsül ettirilmesi,
Genel Kurulun 5 Mayıs 2009
Salı günkü (Bugün) Birleşiminde 1 saat süre ile sözlü soruların görüşülmesini müteakip
diğer denetim konularının görüşülmeyerek gündemin kanun tasarı ve teklifleri
ile komisyonlardan gelen diğer işler kısmında yer alan işlerin görüşülmesi, 6
Mayıs 2009 Çarşamba günkü birleşiminde ise sözlü soruların görüşülmemesi,
Genel Kurulun 5 Mayıs 2009
Salı günkü (Bugün) Birleşiminde saat 20.00’ye kadar; 6 ve 7 Mayıs 2009 Çarşamba
ve Perşembe günlerindeki birleşimlerde ise 14.00-20.00 saatleri arasında
çalışmalarını sürdürmesi,
Önerilmiştir.
BAŞKAN – Sayın
milletvekilleri, önerinin aleyhinde 8 sayın milletvekili talepte bulunmuştur.
Onun için kura çekeceğim: Sayın Şandır, Sayın Vural.
Önerinin aleyhinde, Sayın
Şandır, buyurun efendim.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) –
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla
selamlıyorum.
Bugün, dün Mardin’de yaşanan
elim hadiseyi gerçekten anmadan geçemiyorum. Türkiye’mizi yasa boğan, üzüntüye
boğan bu olayın sebebini makul görebilmek mümkün değil. Türkiye’mize,
milletimize yakışmaz bir olayla karşı karşıyayız. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza
rahmetler diliyor, yakınlarına başsağlığı diliyor, acılarını paylaşıyoruz.
Ayrıca, yine bugün, bölücü
terör örgütünün hain saldırıları sonucu 2 güvenlik görevlimiz hayatını
kaybetmiştir. 2 şehidimiz bulunmaktadır. Şehitlerimize yüce Allah’tan rahmetler
diliyor, milletimizin başı sağ olsun diyorum.
Değerli milletvekilleri,
bugün, aslında yeni bir gün, yeni bir başlangıç; Hükûmetimiz
kendisini yeniledi, Sayın Başbakanın ifadesiyle “Yeni bir döneme başlanıyor.”
Hayırlı olmasını diliyorum, atanan bakanlara da başarılar diliyorum.
Tabii, bu yeni güne, yeni
döneme, yeni haftaya bir olumsuzlukla başlıyoruz. Meclisimizde grubu bulunan
partiler gündem üzerinde anlaşamadılar. Bir Danışma Kurulu önerisi getiremedik
buraya. Tabii ki her defasında, Milliyetçi Hareket Partisi sözcüleri olarak,
grup başkan vekilleri olarak ifade ettiğim hususu tekrarlıyorum: Genel Kurulun
hatta Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışma programını belirlemek takdiri,
yetkisi Hükûmete ve Hükûmetin
grubuna aittir, bunu saygıyla karşılıyoruz. Ülkemizin sorunlarıyla, halkımızın
beklentileriyle ilgili gereken hukuki düzenlemeleri yapmak sorumlusu olarak Hükûmet ve Hükûmetin grubu, parti
grubu, Meclis grubu tabii ki görüşülmesi gereken kanunların önceliğini
belirlemek hakkına sahiptir. Buna itiraz etmiyoruz ancak huzurunuza, aslında
milletin huzuruna getirmek istediğimiz husus şudur: Ülkenin gündemi Sayın AKP
Grubunun bugün, bu hafta görüşülmesini istediği konular mıdır yoksa ülkenin
gündemi, halkın beklentisi daha farklı şeyler midir?
Değerli milletvekilleri, iki
şeye çok önem gösteriyoruz, biri uzlaşmaya. Gerçekten millet adına burada
vekillik yapan bizlerin, milletin sorunlarının çözümü için gereken hukuki
düzenlemeleri yapmak noktasında bir ortak sorumluluğu var. Bu ortak sorumluluğun
gereği “Gündemi gelin birlikte belirleyelim.” diye ifade ediyoruz ve bu noktada
her defasında Hükûmetin Meclis grubu yöneticileriyle
diyalog içerisindeyiz ama ne hikmetse, yakın zamandan bu yana, Meclis grup
yöneticileri, maalesef, varılan uzlaşmayı bozmayı bir politika olarak önümüze
koyuyorlar.
Bakınız, ben tabii, yeni bir
dönem, yeni bir hafta, yeni bakanlar, yeni Meclis grubu, yeni Meclis grup
başkan vekilleri olacak, AKP’ye bir şey söylemek istemiyorum ama bu ATAK
helikopterle ilgili Milliyetçi Hareket Partisi milletvekillerinin verdiği
araştırma önergesinin gündeme alınması konusunu bir aydan bu yana konuşuyoruz.
Çünkü, değerli
milletvekilleri, milletin vekilleri, biraz önce, 2 tane milletvekili, çok ağır
sorular sordular, iddialar, itham demeyeyim ama itham ifade eden iddialar
ortaya koydular ve dediler ki “Bunları araştıralım, birtakım endişeler var.
Çünkü konu, milletin kaynaklarının kullanılmasıyla ilgili yolsuzluk yapıldığı
iddiası, bir diğeri de ülkenin güvenliğiyle ilgili bir zafiyet yaşanacağı
endişesi. Bu iki konuda Meclis olarak sorumluluğumuzu yerine
getirelim, bir araştırma komisyonu kuralım, hem bu yolsuzluk iddialarının
cevabını bulalım hem de bu, güvenliğimizin teminatı olacak -bölücü terör
örgütüne karşı her gün şehit veriliyor- ATAK helikopterlerinin daha sağlıklı ve
zamanında temin edilmesi yönünde yapılması gerekenleri birlikte kararlaştıralım
ve Hükûmete duyuralım, bu yönde bir araştırma
komisyonu kuralım.” dediler. Bu talebi, bu teklifi ciddiye almamak, bunu
bir aydan bu yana da grup başkan vekilleriyle konuşmamıza rağmen, her defasında
bir hafta sonra, bir hafta sonra ertelenerek ve sonuçta bugün, işte, Danışma
Kurulunda görüşülmesine bile yanaşmadan bir uzlaşmasızlık ortamı. Niye gündeme
almadınız, niye gündeme koymuyorsunuz Sayın Elitaş?
Böyle kararlaştırmıştık, gündeme alınacak, komisyon kurulup kurulmaması konusu
ayrı bir konu ama tartışılmasını, ön görüşmesini yapalım demiştik. Şimdi bu
ağır ithamlar, bu ağır soruların cevabı verilmeden bu meseleyi nasıl
geçiştireceksiniz? Bir araştırma komisyonu kurulsun deniyor. İthama dönüşmeyen,
suçlamaya dönüşmeyen birtakım iddiaların araştırılmasına niye yanaşılmıyor?
Değerli milletvekilleri,
gerçekten ülkemiz ve milletimiz çok sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Her anlamda
sıkıntılı bir süreçten geçiliyor. Ekonomik kriz bir yandan vatandaşımızın
gırtlağına sarılmış. İşsizlik cumhuriyet tarihinin görmediği büyüklüklere
sıçrıyor, bir sonraki ay hangi rakama ulaşacağı belli değil. Büyüme oranları
hızla düşüyor. Türkiye hızla büzüşüyor, küçülüyor. Vatandaşımızın kendi
sorunlarına ekmek sorunu, iş sorunu… İşini kaybediyor insanlarımız. Bunlara
çözüm üretecek projeleri, çözüm üretecek programları, buna gerekli hukuku
oluşturmak noktasında gündem belirlemek sorumluluğu hepimizin ortak sorumluluğu.
Şimdi bunları konuşmayacağız,
ülkenin gerek güvenliğiyle ilgili gerek kaynaklarının kullanımıyla ilgili
iddiaların araştırılmasına dönük muhalefetin verdiği araştırma önergelerini yok
sayacağız, neyi görüşeceğiz? Ismarlama kanunlar görüşeceğiz: Gündeme aldığınız
iki uluslararası sözleşmenin kanunlaştırılmasıyla ilgili iki gündem maddesi.
Sayın Sanayi ve Ticaret Bakanının Türkmenistan gezisi öncesi -daha önce de
yaptık bunları- bir ihtiyaç, bir talebe dayalı gündem oluşturuyorsunuz. Bu
mudur talep? Milletin talebi nerede, milletin beklentisine uygun gündem nerede?
Bugün, değerli
milletvekilleri, Genel Kurulun gündeminde, Hükûmetin
gündeminde üç önemli kanun bekliyor: Türk Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu, Hukuk
Usulü Kanunu; toplam iki bin beş yüz maddeyi geçkin üç temel kanun. Bu
kanunları buraya getiremiyorsunuz, farkında mısınız? Niye? Çünkü İç Tüzük’ün
değiştirilmesi gerekiyor. “İç Tüzük’ü değiştirelim.” diye yaklaşık yirmi bir
aydan bu yana konuşuyoruz. Biz konuşuyoruz, muhalefet partisi olarak konuşuyoruz
ama maalesef İç Tüzük’le ilgili çalışmalar milim ilerlemiyor. Gündemin bunlar
olması gerekmiyor mu? Gündemin belirlenmesinde uzlaşma talebimizi, ısrarımızı
yok sayarak, sayısal çoğunluğa güvenerek veya işte onun dayatması içerisinde
“Ben böyle istedim, böyle olacaktır.” üslubu ülkemizin ve milletimizin geçtiği
şu sıkıntılı süreçte faydalı değil. Herkesten çok sizin yardıma, uzlaşmaya, diyaloğa ihtiyacınız var.
Dolayısıyla biz, bu gündem
maddeleri öyle veya böyle, bunu tartışmanın çok da önemli olmadığını
düşünüyoruz, onu görüşeceğimize öbürünü görüşürüz.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun Sayın
Şandır, devam edin efendim.
MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Ama
AKP Grubunun bu uzlaşmaz tavrını, bu muhalefetin taleplerini yok sayan tavrını
gerçekten gelecek açısından, Hükûmet açısından
özellikle -çünkü uzlaşmaya en çok sizin ihtiyacınız var- ben tehlikeli bir
yaklaşım olarak görüyorum ve bunun gözden geçirilmesini talep ediyorum.
Dolayısıyla bugün yeni bir
dönem, yeni bir haftanın başlangıcında Hükûmet Meclis
grubunun bu uzlaşmaz ve uzlaşılan konulardaki, mutabakata varılan konulardaki
cayan tavrını, her defasında varılan mutabakatı bozma tavrını halkımızın,
milletimizin dikkatine sunmak için aleyhte söz aldım. Bunun hiç kimseye faydası
olmadığını ifade ediyor, hepinize saygılar sunuyorum.
Bu öneriye ret oyu
vereceğimizi ifade ediyorum.
Teşekkür ederim. (MHP
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın
Şandır.
Önerinin lehinde
Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak.
Sayın Kaynak, buyurun
efendim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş)
– Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; grup önerimizin lehine söz aldım.
Sözlerime başlamadan önce, dün akşam Mardin’de meydana gelen müessif olayda
hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı
diliyorum.
Danışma Kurulu bugün
toplanamadığından, Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü’nün 19’uncu maddesi
gereğince, AK PARTİ Grubumuz aşağıdaki önerisini huzurlarınıza getirmiştir.
Birincisi, çalışma düzeninin,
alışageldiğimiz şekilde, bugün 20.00’ye kadar, çarşamba ve perşembe günleri de
14.00-20.00 saatleri arasında olmasını önermekteyiz. Yine bugün bir saat
süreyle sözlü soruların görüşülmesini müteakip diğer denetim konularının
görüşülmeyerek komisyonlardan gelen kanun tasarı ve teklifleri ile diğer
işlerin görüşülmesi grubumuzca önerilmektedir.
Bu hafta
içerisinde, grup önerimiz kabul gördüğü takdirde, 362 sıra sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkmenistan Hükümeti Arasında Ekonomik İşbirliğine
Dair Hükümetlerarası Türk-Türkmen Komisyonu Hakkında
Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna İlişkin Kanun Tasarısı, 364 sıra
sayılı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkmenistan Hükümeti Arasında Ticari
ve Ekonomik İşbirliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
Kanun Tasarısı, 257 sıra sayılı Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri
Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Teklifleri, 361 sıra sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel
Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri ve 316 sıra sayılı Türk
Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar
Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı bu hafta
görüşülecektir.
Grup önerimizin lehinde söz
aldım. Bu sebeple önerinin lehinde oy kullanacağımızı beyan ediyorum ve yüce
Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın
Kaynak.
Önerinin
aleyhinde, İzmir Milletvekili Oktay Vural.
Sayın Vural, buyurun efendim.
(MHP sıralarından alkışlar)
OKTAY VURAL (İzmir) –
Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Bugün AKP Grubunun yaptığı,
gündemi ve çalışma saatlerini değiştirmek üzere Danışma Kurulu çağrısı,
maalesef toplanamadığından iki ayrı grup önerisi olarak gündemi belirlemek
istedik. İlk önerimiz maalesef çoğunluk partisi tarafından reddedildi.
Aslında gerçekten bu
araştırma önergemiz, yürütmenin yaptığı bir işlemin açıklığa kavuşturulması
için ön görüşmelerinin yapılmasına amirdi. Araştırma komisyonu kurulup kurulmayacağı
hususu tamamen Türkiye Büyük Millet Meclisinin iradesiyle ilgili bir konudur.
Ama Sayın Bakanın “Ben bu konuda Parlamentoyu bilgilendirmek istiyorum, daha
fazla konuşmak istiyorum.” demesine rağmen bu konunun açıkçası ön
görüşmelerinin yapılmamasını temin etmek, milletvekillerinin bilgi edinme
yollarını tıkamak demektir. Yani yürütme bu konuda eğer gerçekten ön
görüşmelerin yapılmasını istiyorsa, bir izahat verme ihtiyacı içerisindeyse bu
konunun ön görüşmelerinin yapılması gerekiyordu. Bu yönüyle Parlamento,
yürütmenin bilgi vermek istemesine rağmen çoğunluk partisinin iradesiyle,
maalesef böyle bir konuda ayrıntılı bir bilgi edinme imkânından mahrum
bırakılmıştır. Bunu son derece yadırgadığımı ifade etmek istiyorum, çünkü bu
konular geçiştirilecek konular değildir. Bu siyasetin gündeminde sürekli olarak
gündeme getireceğimiz konular vardır, bu konular sürekli gündeme gelecektir. Bu
bakımdan böyle bir konunun aslında gerçekten ön görüşmelerinin yapılması
gerekmekteydi. Belki de aslında, işte o yangın helikopterleri ve uçaklarla
ilgili süreçleri ihtiva eden bütün araştırma komisyonlarıyla ilgili bu talepler
konusunda her bir milletvekilimize sorulacak bu konuda sorular vardır. Bu
sorular karşısında yürütmenin vereceği cevapların burada ayrıntılı bir şekilde
gündeme getirilmesi imkânsızlaştırılmıştır. Şimdi denetim görevimizi nasıl
yapacağız?
Bakın, yürütme hakkında bir
denetim görevini yapmak için önerge veriyoruz. Yürütme diyor ki: “Ben bilgi
vermek istiyorum.” Ama parmak çokluğuyla “Hayır, gerek yoktur.” deniyor.
Doğrusu bu bir çelişkidir parlamenter demokrasimiz açısından. Parlamentomuzun
çalışması açısından da ben bunu eksiklik olarak görmekteyim. Bu bakımdan
Milliyetçi Hareket Partisi olarak böylesine önemli bir konuda gündemde olması
gereken bir konunun gündem dışına itilmesini, bu önergeyle kendine özgü yeni
bir gündem oluşturmasını doğru bulmuyoruz.
Şimdi gündem yürütmenin
ihtiyacıyla oluşuyor. Bakın, bugün getirdiğimiz bu noktada
Türkmenistan’la ilgili anlaşmaların öncelik olması ya da, işte, Millî Savunma
Bakanlığının askerlerle ilgili birtakım kanun tasarılarının öne alınması
talepleri uygun görülüyor da bir sayın bakanın bu konuda milletvekillerinin
sorduğu bu ihalenin araştırılması gerektiğine ilişkin bir talebi üzerinde “Ben
daha fazla konuşmak istiyorum.” demesine Parlamentonun çoğunluğunun “Hayır”
demesini bir çelişki olarak görüyorum. Bir taraftan kanun tasarısında
öncelik almayla ilgili yürütmenin talebine “Evet” diyen, diğer taraftan da bir
sayın bakanın denetimle ilgili konusuna “Hayır” denmesi doğrudan doğruya
denetim hakkını kısıtlamaya yönelik bir girişimdir. Böyle bir girişimi,
toptancı yaklaşımı reddediyoruz. Eğer mesele yürütmenin bilgi vermesi,
yürütmenin isteği doğrultusunda bir gündem oluşturulması ise -ki öyle
gözüküyor- bu durumda bu tavır, çoğunluk partisinin bu tavrı muhalefetin bu
konudaki istek ve taleplerini tıkamak ve denetim görevini engellemektir. Bu
bakımdan bu önerilerine AKP’nin, çoğunluk partisinin bu çifte standartlı
yaklaşımına karşı olduğumuzu ve Danışma Kurulu önerisinin aleyhinde olduğumuzu
ifade etmek istiyorum.
Bir de bu vesileyle söz
almışken Sayın Başkan, tabii sunuşlarda bir yeni Hükûmet
oluşumu oldu. Belki de buna “60/B Hükûmeti” demek
lazım. Bu kadar kapsamlı bir değişiklik oldu, 60/B Hükûmeti
oluştu. Şimdi Anayasa’mıza göre bu 60/B Hükûmetinin
oluşması sırasında bir bakanın görevden alınması ya azille ya istifayla mümkün
olabilir.
Şimdi, burada istifa eden
bakanlar var: Sayın Nazım Ekren, Murat Başesgioğlu, Mustafa Said, Mehmet
Ali Şahin, Hüseyin Çelik Bey ve Hilmi Güler Bey istifa etmişler.
Şimdi merak ediyoruz,
Dışişleri Bakanı istifa mı etti? Dışişleri Bakanı istifa etmeden Devlet
Bakanlığı görevine nasıl atanır? Yani orada boşalma olmadan Devlet Bakanlığı
görevine atanması ya da bir başkasının burada yemin ederek Dışişleri Bakanının
görevine atanmasının İç Tüzük’ümüze göre uygun olmadığı kanaatini taşıyorum;
boşalma olmamıştır. Eğer böyle bir boşalma iradesi var ise Dışişleri Bakanlığı
görevinden ayrılmış bir şahsiyet var ise ve bu konu da belirtilmemişse, bu
durumda, Dışişleri Bakanının atanması hususu Anayasa’mıza göre uygun olmamıştır
ve Dışişleri Bakanlığına atanan şahsın burada yemin etmesi de uygun olmamıştır.
Boşaldı mı?
Sayın Zafer Çağlayan Sanayi
ve Ticaret Bakanlığından azil mi edildi, istifa mı etti? Bunu bilmemiz gerekir,
neden bilmemiz gerekiyor? Çünkü 29 Ağustos 2007 tarihinde Cumhurbaşkanının
yazdığı bir yazıyla, bakanların atanması… “Şu kişi, şu bakanlığa atanmıştır.”
diyor. Bu bakanlığa atanmışsa bizim bilmeye hakkımız yok mu? Acaba bu sayın
bakanlar istifa mı ettiler, azil mi edildiler de yerlerine başkaları atandı? Bu
konuda bilgi olmadığına göre bunların, açıkçası, henüz görevlerini boşaltmamış
olduğu kanaati taşıyoruz. Görevlerini boşaltmamışsa, Dışişleri Bakanlığı
görevine nasıl bir başkası atanmaktadır? Değerli arkadaşlarım, bu konuda
Anayasa’mızda, Başbakanca seçilip Cumhurbaşkanınca atanacağı, gerektiğinde
Başbakanın önerisi üzerine Cumhurbaşkanınca görevlerine son verileceği
söyleniyor. Herhangi bir sebeple boşalma hâlinde ise on beş günde atama
yapılacağı söyleniyor. İki yöntem vardır.
Şimdi soruyorum: Acaba bu
sayın bakanlar görevlerine son verilen bakanlar mıdır da bir başka göreve
atanmıştır? Bu konuda sarahat yoktur. Dolayısıyla bu Bakanlar Kurulu, bu yönüne
bakıldığı zaman Anayasa’mızın öngördüğü görevden alma, ayrılma ve atanma
usulleri açısından açıklığa kavuşturulması gereken hususlar da vardır. Bu
vesileyle, bu konuların açıklığa kavuşturulması gerektiğini ve Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığının, bugün görev yapan sayın bakanların… Türkiye Büyük
Millet Meclisinde güvenoyu almış değerli arkadaşlarım. Takdir edersiniz ki 28
Ağustosta atanmış bu sayın bakanlar Türkiye Büyük Millet Meclisinden güvenoyu
almış bakanlardı. Sayın Zafer Çağlayan’a, Sayın Ali Babacan’a sizler güvenoyu
verdiniz. Güvenoyu verdiğiniz sayın bakan henüz ayrılmadan ya da görevine son
verilmeden “Ben bunu buradan buraya alıyorum.” diyor. Böyle bir usulün
gerçekten Anayasa’mıza aykırı olduğunu düşünüyorum. Bu durumda, bu Bakanlar
Kurulunun kendi talepleriyle görevlerine son verilmiş olduğunu varsayıyoruz. Ya
da istifa etmemiş olduklarını varsayıyorsak, bu durumda, güvenoyu almış bir
sayın bakanın yerine bir atama yapılamaz. Güvenoyu almıştır. Bu yönüyle,
güvenoyu almışsa, bu konuda yapılan atamanın hukuka uygunluğunun tartışılır
olduğunu bu vesileyle ifade etmek istiyorum.
AKP’nin Grup önerisi
aleyhinde olduğumu belirtiyor, hepinize saygılarımı arz ediyorum. (MHP
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın
Vural.
Önerinin lehinde Kayseri Milletvekili
Sayın Mustafa Elitaş.
Sayın Elitaş,
buyurun efendim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) –
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Biraz
önce değerli Milliyetçi Hareket Partisi grup başkan vekili arkadaşlarımız
yaptıkları konuşmada, özellikle Sayın Şandır “Biz arkadaşlarımızla maalesef son
dönemde uzlaşamıyoruz, anlaşamıyoruz.” diye ifade etti ama 29 Mart
seçimlerinden sonraki, bugüne kadarki yaptığımız bütün birleşimlerde hem
Milliyetçi Hareket Partisiyle hem de diğer siyasi parti grup
başkanvekilleriyle, gruplarıyla, bütün gündemleri uzlaşarak, anlaşarak, Danışma
Kurulu toplayarak gerçekleştirdik. Sayın Şandır’ın
söylediği konudaki bir doğruyu ifade etmek istiyorum: Bundan yaklaşık bir ay
önce Meclis gündeminde olan bir konuyu görüşmek üzere yaptığımızda Sayın Şandır
dediler ki: “Sayın Kürşat Atılgan ve arkadaşlarının ATAK helikopterlerinin
alımıyla ilgili araştırma önergesini görüşmek istiyoruz, ne dersiniz bu
konuda?” Biz rica ettik kendilerinden, dedik ki: “Sayın Şandır, o konu hakkında
bilgi sahibi değiliz. Müsaade edin biz konuyla ilgili bilgi alalım, araştırma
önergesini görüşmek, araştırma önergesini görüştükten sonra komisyon kurma
ihtiyacını hissedersek o konu hakkında bilgi verelim.” Kendilerine teşekkür
ediyoruz, bizim bu talebimizi uygun karşıladılar ve bu talep doğrultusunda da
biz yine Danışma Kurulunu elden imzalayarak Meclis Başkanlığına sunduk.
Millî
Savunma Bakanlığından aldığımız bilgi çerçevesinde -ki bu bilgi de bu dosya
içerisinde- hem Sayın Atılgan’ın hem Sayın Sipahi’nin hem de bir gazetecinin
gazetesindeki köşesinde bu konuyla ilgili benzer soruların, motamot
benzeyen soruların bir kısmının bu şekilde sayın bakanlık tarafından
cevaplandırıldığını görünce ve bu cevaplar da bizi tatmin edince
arkadaşlarımıza dedik ki: “Bakınız, biz bu araştırma önergesinin görüşülmesini
kabul etmiyoruz. Danışma Kurulunu toplantıya
çağırmayalım, anlaşamayalım, siz grup önerisi getirin.” Değerli milletvekili
arkadaşlarımız dediler ki: “Konuyla ilgili önerge sahibi arkadaşımız burada
olmadığından dolayı erteleyelim.” “Peki” dedik.
İkinci hafta yine, yani
bundan önceki hafta dedik ki: “Böyle böyle anlaşmamız
devam ediyor mu? Siz grup önerisi getirecek misiniz, yoksa Danışma Kurulu mu
yapalım?” Dediler ki: “Yine biz istirham ediyoruz. Bizim arkadaşımız burada
yok; Danışma Kurulunu toplayalım, Danışma Kurulu önerisini yapalım.“ Bundan
diğer siyasi parti grup başkan vekilleri de bilgi dâhilindedir, çünkü biz her
hafta pazartesi günü grup başkan vekilleri oturuyoruz, toplanıyoruz. Hükûmetimizle istişare edip bu haftanın programını
ayarlarken, önce ana muhalefet partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve
Demokratik Toplum Partisi grup başkan vekilleriyle istişare ediyoruz, bu
haftaki gündemimiz bu. Mesela, dün Sayın Kılıçdaroğlu’yla
görüştüm. Sayın Vural “Bana müsaade edin, ben arkadaşlarımla görüştükten sonra
o konuyu size vereyim.” dedi. Fatma Hanım’la değil Selahattin Bey’le görüştüm.
“Böyle böyle, durumumuz bu, gündemimiz bu.” diye
ifade ettik. Arkadaşlar da “Tamam, biz Danışma Kurulunun bu şekildeki
görüşlerini kabul ediyoruz, katılıyoruz.” dediler. Ama,
Sayın Vural -“Size sonra döneceğim.” dediğiniz için onu söylemiştim- dedi ki:
“Böyle böyle, biz o konuda Danışma Kurulunu
toplamıyoruz, grup önerisi olarak getireceğiz.” ve ben de derhâl Sayın Hakkı Suha Okay’a ve Fatma Hanım’a bu
bilgileri arz ettim, dedim ki: “Arkadaşlar,
Milliyetçi Hareket Partisinin bir aydır bize teklif ettiği böyle bir mesele vardı, kendilerinden
rica ettik, sağ olsunlar, bunu kabul ettiler, ama şu anda Danışma Kuruluna
katılmayacaklarını, grup önerisi olarak getirip, burada, bu konuyu gündeme
taşıyacaklarını ifade ettiler, hem Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkan Vekili
hem de Demokratik Toplum Partisi Grup Başkan Vekiline bu konular aynen ifade
edilmiştir.
Değerli arkadaşlar, biz
Danışma Kurulunun toplanmasını bugün saat 14.00’te istedik. Cumhuriyet Halk
Partisi Grup Başkan Vekili arkadaşımız Sayın Hakkı Suha
Okay rica ettiler, dediler ki: “Saat 14.00’te
toplamayalım, 14.45’te olsun.”, “14.30 olsun.” diye söyledik, dedi ki: “Genel
Başkanımızın konuşması 14.30-14.35’te bitiyor. Danışma Kurulunu toplamadı diye
değil anlaşamadı şeklinde karar çıkmasını arzu ediyorum. Onun için, ben de
toplantıya katılmak istiyorum.” 14.40’a aldık. Değerli arkadaşlarımız geldi.
Demokratik Toplum Partisi, “Nasıl olsa Danışma Kurulu toplanmayacak,
anlaşamadı.” diye toplantıya katılmadı. Nitekim,
Danışma Kurulu da bu şekilde toplanamamış oldu.
Değerli arkadaşlar, biz
uzlaşmayı arzu ediyoruz. Uzlaşma, özellikle iktidar tarafının olmazsa olmaz
ilkelerinden biri. Çünkü bu millete hizmet etmenin birinci yolu lokomotif
iktidardır. Muhalefet, bu lokomotifin iyi bir şekilde gidebilmesi, hızını tayin
edebilmesi için önemli görevleri üstlenmiştir.
Biz, burada, milletvekilleri
olarak, siyasi partiler olarak bu milletin ihtiyacı olan bütün meseleleri el
birliğiyle, güç birliğiyle, birlikte hareket edip, çıkarmak zorundayız. Çünkü
biz, bu millete karşı sorumluyuz. Bu milletin refahını, bu milletin yaşam
tarzını, bu milletin nimetlerden ve imkânlardan faydalanmasını ve eşit şekilde
dağılımları gerçekleştirebilmesi için millet tarafından yetki almış, onlar
adına konuşan milletin avukatlarıyız.
Onun için, muhalefetin
önergeleri olabilir, muhalefetin istekleri olabilir. İktidarın da kendine göre
istedikleri vardır. “Uzlaşma” dediğimiz, konularda yüzde yüz uzlaşmayı sağlamak
tabii ki her zaman mükemmeldir. Ama yüzde yüz uzlaşmayı sağlamak da mümkün
değildir. Siz buradan…
Şunu da açıkça ifade
ediyorum: Hiçbir zaman sayısal çoğunluğumuzu değil, özellikle teknik konularda,
milletin menfaatine olan konularda uzlaşmayı ilke edindik. Plan ve Bütçe
Komisyonunda -ki, en önemli komisyonlarımızdan birisi- değerli arkadaşlarımızla
çalışırken gördüm. Şu anda da Plan ve Bütçe Komisyonunda çalışan bütün siyasi
parti grubundan milletvekili arkadaşlarımızın, temsilcilerinin Türkiye’nin çok
önemli meseleleri olan bir konuda uzlaşmayı da birlikte gördüm.
Bakınız, yarın görüşeceğimiz
konuda, Denizcilik Müsteşarlığı ile ilgili kanun teklifini iki milletvekili
arkadaşımız vermiş. Cumhuriyet Halk Partisinden ve bizim grubumuzdan
arkadaşımız vermiş.
O teklifi
inceledik, hem ana muhalefet partisinin hem Milliyetçi Hareket Partisinin hem
de DSP temsilcisinin konuyla ilgili ayrışık oy, muhalefet şerhlerini
incelediğimizde, bizde de bu konuda arkadaşlarımızın haklı olabileceği
düşüncesi ortaya çıktı ve bunun da bilgilerini, değerli arkadaşlarımıza dedik
ki: “Sizin muhalefet şerhlerinizi dikkate aldık, hem Denizcilik Müsteşarlığı
hem de Maliye Bakanlığı yetkililerini çağırdık, konuştuk, bunları gündemden
çıkarıyoruz sizin görüşleriniz doğrultusunda.”
Uzlaşma bundan başka ne
olabilir? Yani “uzlaşma” sizin her dediğinizi yapmak olursa bu uzlaşma değil,
“baskı” olur, “azınlığın çoğunluğa tahakkümü” olur. Biz azınlığın çoğunluğa
tahakkümünü de değil, çoğunluğun azınlık üzerine baskı yapmasını da
istemiyoruz. Biz birlikte, beraber olarak, milletin lehine, milletin menfaatine
olan ne ise bunları yapmak istiyoruz.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU
(Malatya) – Ne güzel yahu, hep böyle yapıyorsunuz Mustafa Bey!
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Bakınız
değerli arkadaşlar…
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU
(Malatya) – Çok güzel söylüyorsunuz. Hep lafta, hep lafta!
BAŞKAN – Sayın Aslanoğlu…
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) –
Lafta değil, bizimki hep…
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU
(Malatya) – Lafta… Gerçekte yok!
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) –
Bizim kalbimizle dilimiz, beynimiz aynı paraleldedir. (AK PARTİ sıralarından
alkışlar) Siz karıştırıyorsunuz. Kalbimiz, dilimiz, beynimiz ve zihnimiz hep
aynı paraleldedir.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) –
Sayın Elitaş, “Muhalefetin tek bir teklifini kabul
ettik.” diye bir örnek verin!
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) –
Bakınız, Sayın Oktay Vural dedi ki: “Biraz önce okunan tezkerede bir yanlışlık
var. Güvenoyu alınması lazım. Mesela bu ‘60/B Hükûmeti’ denilebilir.” Yani “60/B Hükûmeti”
demesinin ne anlama geldiğini pek anlayamadım çünkü İç Tüzük’e baktım, “60/B,
A, B, C” diye var mı, geçmişleri karıştırdım; yok!
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU
(Malatya) – Sor!
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) –
Eğer Bakanlar Kurulunda bir değişiklik varsa bunun ne olduğunu bakıp görebilir.
Onlarda Bakanlar Kurulundaki değişikliğin olmasının, bir hükûmet
adının, sırasının değişmesinin gerekmediği ortaya çıkıyor.
Sayın Vural, eğer 2 Mayıs
2009 tarihli Resmî Gazete’yi okursanız bunların hangi şekilde atandıklarını net
bir şekilde görürsünüz. Bunu, Resmî Gazete’de okunan bir şeyi, Resmî Gazete’de
yayınlanan bir şeyi okusaydınız herhâlde burada bu konuşmayı yapmazdınız.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
OKTAY VURAL (İzmir) – Okuyun
bakayım ne yazıyor orada?
BAŞKAN –
Sayın Elitaş, son sözünüzü söyler misiniz.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) –
Son sözlerimi söylememi…
OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın Elitaş, okuyun, okuyun, ne yazıyor?
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) –
Ben Resmî Gazete’yi vereceğim. (MHP sıralarından “Oku, Oku!” sesleri)
Sayın Başkan, okumam için
dakika verir misiniz? Okumam için süre verirseniz okuyayım.
BAŞKAN – Buyurun okuyun
efendim.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) –
Süreyi uzatın Sayın Başkanım.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU
(Malatya) – Tamam, oku yahu!
BAŞKAN – Biraz çabuk
okursanız daha iyi olur.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) –
Sayın Başkanım, hepsini okuyacağım virgülüne kadar.
BAŞKAN – Okusun mu sayın
muhalefet?
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU
(Malatya) – Sayın Başkan, okusun!
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) –
Virgülüne kadar okuyacağım.
BAŞKAN – O kadar değil ama
yahu!
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) –
Çünkü Resmî Gazete…
BAŞKAN – Bilahare okursunuz.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) –
Sayın Başkanım, Resmî Gazete’de değişiklik yapılamaz dikkatli okumamız lazım.
OKTAY VURAL (İzmir) – Oku!
Oku!
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) -
Kâtip üyelerin…
BAŞKAN – O zaman okuma
müsaadesi vermiyorum.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) –
Sayın Başkanım…
BAŞKAN – Okumayın efendim.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) -
Ben arkadaşlarıma dağıtayım.
BAŞKAN – Söz vermiyorum.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU
(Malatya) – Okusun Sayın Başkan.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) –
Müsaade ederseniz…
Bakınız, arkadaşlar bir hükûmette Bakanlar Kurulundaki belli sayıda oranın
değişikliğini de “A”,”B” diye ifade ederseniz, 57’nci Hükûmette,
Türkiye’den bulamadığınız, dışarıdan “kurtarıcı” diye getirdiğiniz Hükûmete -ki onun
adı “Anasol-M” Hükûmetiydi-
ona “Anasol-M-KD Hükûmeti”
mi dememiz lazımdı?
OKTAY VURAL (İzmir) – Öyle
dediniz ya!
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) –
Yani “Dışarıdan bir dördüncü koalisyonla mı kurdunuz?” diye ifade etmemiz
lazımdı.
OKTAY VURAL (İzmir) – Öyle
dediniz ya!
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) –
Dediklerimiz doğruydu o zaman öyleyse.
HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) –
Gazeteyi oku, gazeteyi…
OKTAY VURAL (İzmir) –
Gazeteyi oku, gazeteyi…
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) -
Değerli milletvekillerim, bakınız, Sayın Grup Başkan Vekili Nihat Ergün Bey
bakan oldu. Kendilerini tebrik ediyoruz. Biz grup başkan vekilleri olarak, AK
PARTİ grup başkan vekilleri olarak bizim için gurur kaynağı. İki grup başkan
vekili arkadaşımızın bakan olması bizim için hakikaten çok önemli.
OKTAY VURAL (İzmir) – Darısı
diğerlerinin başına!
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) –
Kendilerini, hem Sadullah Ergin Bey’i hem Nihat Ergün
Bey’i, Bakanlıklarında başarılar diliyoruz, tebrik ediyoruz.
HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) –
Senin için de çalıştılar ama olmadı.
MUSTAFA
ELİTAŞ (Devamla) – Sayın grup başkan vekillerinden rica ettik, dedik ki: “İki
yıl birlikte çalıştığımız, iyi, kötü günler ama çoğunlukla iyi günler
geçirdiğimiz ve uzlaştığımız, birbirimizi hakikaten, burada kürsüde söylüyoruz
ama dışarıda iyi muhabbeti olan arkadaşlar olarak, Değerli Bakanımız Sayın
Nihat Ergün’ün Türkmenistan ziyareti var, uygun bulursanız, şu iki uluslararası
sözleşmeyi, biz Sayın Nihat Ergün’e, Bakanlık dolayısıyla, Bakanlığa atanması
dolayısıyla bir jest olarak alalım…”
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Elitaş, evet…
OKTAY VURAL (İzmir) – Resmî
Gazete’yi okuyun Sayın Elitaş, boş verin…
BAŞKAN – Bitirin efendim.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – On
saniye efendim.
OKTAY VURAL (İzmir) –
Gazeteyi okuyun, boş verin!
BAŞKAN – On saniye verdim.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) –
“Sayın Bakanımıza, eski grup başkan vekilimize, mevkidaşımıza
bir jest yapalım.” dedik. Değerli dostlarımız, Cumhuriyet Halk Partisi,
Milliyetçi Hareket Partisi ve Demokratik Toplum Partisi grup başkan vekilleri
“Çok uygun olur, iyi olur.” dediler. Hem de “Bizim arkadaşımızın, mesai
arkadaşımızın, mevkidaşımızın bakan olması bize gurur
veriyor.” dediler. Kendilerine teşekkür ediyorum.
Yüce heyetinizi saygıyla
selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
OKTAY VURAL (İzmir) –
Gazeteyi okumadınız!
BAŞKAN –Teşekkürler Sayın Elitaş.
OKTAY VURAL (İzmir) –
Gazeteyi okumadın ama!
HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) –
Gazeteyi oku!
OKTAY VURAL (İzmir) – Mahcup
oldunuz değil mi?
BAŞKAN – Sayın Sipahi, sisteme
girmişsiniz. Neyle ilgili efendim? Neyle ilgili konusu?
KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir) –
Efendim, Sayın Elitaş konuşmalarında, bu ATAK Projesi
konusunda Sayın Atılgan’ın, benim ve ismini vermediği bir basın mensubumuzun motamot aynı şeyleri yazdığımıza veya bahsettiğimize dair
bir ifadede bulundular. Bu noktada, bir sataşmadır.
Müsaade ederseniz, ben
yerimden cevaplandırmak istiyorum.
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) –
Hayır, efendim. “Basın mensuplarının sorunlarıyla aynı.” dedim.
BAŞKAN – Çok kısa olsun
efendim. Sataşmaya mahal vermeyin.
VII.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR
1.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi’nin, Kayseri Milletvekili
Mustafa Elitaş’ın, şahsına sataşması nedeniyle
konuşması
KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir) –
Çok kısa olarak bahsedeceğim.
Başlangıçtan itibaren bu
konunun teknik boyutu uzmanlık itibarıyla Sayın Atılgan tarafından yerine
getirilmiştir. İç güvenlikle ilgili boyutu ise tarafımdan dile getirilmiştir ve
önergeler bu doğrultuda verilmiştir. Aramızda böyle bir görev bölümü olmuştur.
Adı geçen basın mensubu kimdir bilmiyorum, tanımıyorum, makalesini veya bu
konulardaki yazılarını da okumuş da değilim. Ancak bu basın mensubu kim olursa
olsun teknik teferruat konusunda Sayın Atılgan’ın, iç güvenlik konusunda,
boyutuyla da benim ufkum herhâlde ona çok çok geniş
gelir. Onun için ben böyle bir “motamot” ifadesini
kabul etmiyorum ve mümkünse geri alınmasını diliyorum.
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN – Teşekkürler
Tutanaklara geçti efendim.
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) –
Sayın Başkanım, gazeteci arkadaşımızın motamot bir
kısım sorularının motamot olarak sorulduğunu Sayın
Bakanın da bir şekilde onlara cevap verdiğini ifade ettim. Gazeteci arkadaş,
belki Değerli Milletvekilinden bilgi almış olabilir, o bilgiler çerçevesinde
gazeteci sorularını sormuş olabilir.
Teşekkür ediyorum.
KÜRŞAT ATILGAN (Adana) –
Sayın Başkan, müsaade eder misiniz?
BAŞKAN – Sayın Atılgan, siz
de mi söz istiyorsunuz?
Buyurun.
2.- Adana Milletvekili Kürşat Atılgan’ın, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın, şahsına sataşması nedeniyle konuşması
KÜRŞAT ATILGAN (Adana) –
Sayın Elitaş, bir gazeteci arkadaştan bahsediyor. Bahsettiği gazetecinin adı Metehan Demir. Orada da Savunma Sanayii Müsteşarının cevapları var. Ancak benim sorduğum
sorular burada konuşma metnimde de, burada konuşurken de çok net sorulardır ve
Sayın Savunma Bakanına sorduğum bu soruların hiçbirinin cevabı bana gelmemiştir
doğru dürüst. Evet, bir cevap vermişlerdir ama aynı şey değildir. 700 milyon
dolar artırmanın cevabı gelmemiştir. “Savunma sanayisinde böyle bir tane, tarihinde
böyle bir ihale var mıdır”ın cevabı gelmemiştir. Bu “technical assistance for manufacture” yerine “imalat
işinin assistantance” cevabı gelmemiştir. Verdikleri
cevaplar, motamot, kendi düşünceleri doğrultusunda,
verdikleri cevaplardır. Tatmin olmadığım için konuyu buraya taşıdım.
Arz ediyorum efendim.
BAŞKAN - Teşekkürler Sayın
Atılgan.
Evet, konuşmalar
tamamlanmıştır.
VI.- ÖNERİLER (Devam)
A) Siyasi Parti Grubu Önerileri (Devam)
2.- Gündemdeki sıralama ile çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesine;
Genel Kurulun, 5 Mayıs 2009 Salı günkü birleşiminde 1 saat süre ile sözlü
soruların görüşülmesini müteakip diğer denetim konularının görüşülmeyerek kanun
tasarı ve tekliflerinin görüşülmesine; 6 Mayıs 2009 Çarşamba günkü birleşiminde
ise sözlü soruların görüşülmemesine ilişkin AK PARTİ Grubu önerisi (Devam)
BAŞKAN - Öneriyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Öneri kabul edilmiştir.
İç Tüzük’ün 37’inci maddesine
göre verilmiş bir doğrudan gündeme alınma önergesi vardır, okutup işleme alacağım
ve oylarınıza sunacağım:
IV.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)
C) Önergeler
1.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, Tarımsal Sulamada Kullanılan
Elektrik Enerjisi Tarifelerine İlişkin Kanun Teklifi’nin (2/330) doğrudan
gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/133)
04/02/2009
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na
27/10/2008 tarih ve 2/330 esas numarası
ile Başkanlığınıza gelen ve tarafımdan verilen “Tarımsal Sulamada Kullanılan
Elektrik Enerjisi Tarifelerine İlişkin Kanun Teklifi” ile ilgili olarak Türkiye
Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün 37. maddesine göre işlem yapılması için
gereğinin yapılmasını bilgilerinize arz ederim.
Saygılarımla.
Şevket
Köse
Adıyaman
BAŞKAN – Öneri üzerinde,
teklif sahibi olarak Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt.
Sayın Öğüt, buyurun efendim.
(CHP sıralarından alkışlar)
ENSAR ÖĞÜT (Ardahan) – Sayın
Başkan, değerli arkadaşlar; Adıyaman Milletvekili Sayın Şevket Köse’nin,
tarımsal sulamada kullanılan elektrik borçlarının faizlerinin silinip
anaparanın beş taksite bölünmesi için vermiş olduğu kanun teklifi üzerinde söz
almış bulunuyorum. Hepinizi saygılarımla selamlarım.
Değerli arkadaşlar, dün
yaşanan Mardin’deki olaylarda yaralı olanlara Allah’tan şifalar diliyorum,
ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum; kalanlara, ailelerine de başsağlığı
diliyorum.
Değerli arkadaşlar, Doğu ve
Güneydoğu başta olmak üzere tarımla uğraşan -İç Anadolu dâhil- Edirne’den
Ardahan’a kadar bütün Türkiye’de tarımsal sulamada kullanılan elektik çok
yüksek boyutlarda, çok yüksek fiyatlarda olduğu için şu anda Türkiye genelinde
elektrik borcunu ödeyemeyen çiftçiler cezaevinde hapiste kalmaktadırlar.
Şimdi, Devlet Su İşleriyle
ilgili bazı dokümanlar vereceğim. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü verilerine
göre, Türkiye’deki tarım arazileri 28 milyon hektardır. Bu arazilerin 8,5
milyon hektarlık bölümü sulanabilir arazi niteliğindedir. Ancak ne yazık ki
sulanabilir arazinin sadece 4,9 milyon hektarlık bölümü sulanabilmektedir. 3,6
milyon hektar arazinin 2030 yılına kadar sulanabilir hâle getirilmesi için 27,5
milyar dolar gerekmektedir. 2005 yılı yatırım programında 169 büyük sulama
projesine ortalama bitiriş süresi olarak baktığımızda otuz sekiz sene
gerekmektedir. Bu da demek oluyor ki Hükûmetin, Tarım
Bakanlığının, bir an evvel, sulamaya önem vermek için projeleri hızlandırması
gerekmektedir. Örnek verecek olursak arkadaşlar: Bugün Devlet Su İşleri Genel
Müdürlüğü olarak sulama bazında Türkiye ortalaması yüzde 30’ken, örneğin
Adıyaman ilinde bugün bu oran yüzde 9’dur. Şanlıurfa ilimizde tarımsal sulama
abonesi çiftçinin 2005 yılında TEDAŞ’a olan borcu 260
milyon TL’dir, yani 260 trilyon, eski parayla. Bunun sadece 13 milyon TL’si
tahsil edilmiş, geri kalan kısmı tahsil edilememiştir ve Şanlıurfa’da,
Güneydoğu’da, tarımla uğraşan çiftçilerimizin büyük bir bölümü cezaevinde,
hapiste yatmaktadır.
Bunun için bu kanun teklifini
veren Adıyaman Milletvekili Sayın Şevket Köse bugün Mardin’e gitti Mardin’deki
olaylardan dolayı, onun yerine ben konuşuyorum. Şevket Köse’nin dileği ve
bizim, Cumhuriyet Halk Partisinin de ve diğer arkadaşlarımızın da dileği bu
kanun teklifini gündeme almak ve çiftçilerin sorunlarını tartışarak,
kanunlaştırıp, borçlarının faizlerini silip, anaparayı taksite bağlamaktır.
Değerli arkadaşlar, sadece
tarımsal sulamada değil, örneğin benim ilim Ardahan’da, Kars’ta, o bölgede içme suyu için motor
kullanıyorlar. Bu motor elektrikle çalışıyor; elektrikle çalıştığı için para
yakıyor. Örneğin, Ölçek köyü var. Ölçek köyünün 15 milyar lira TEDAŞ’a borcu var; TEDAŞ elektriğini kesmiş, insanlar şu
anda su içemiyor. Bir örnek daha vereyim: Hoçvan-Hasköy’ün
18 milyar civarında bir borcu var TEDAŞ’a; onlar da
parayı ödeyemiyor, suları kesilmiş elektrik olmadığı için. Buna benzer, Hanak-Koyunpınar köyünü de diyebilirim ama ondan önce, arkadaşlar
-zamanım da kalmadı- Türkiye'nin genelinde çiftçilerin büyük bir sıkıntısı var:
Ziraat Bankasına, tarım kredi kooperatiflerine borcu var. Ziraat Bankası bir
kolaylık yapmış, 30 Hazirana kadar borcunu ödeyenlere faizlerinin yüzde 50’si
silinecek.
Bugün beni Göle’den aradılar,
Göle’deki arkadaşlar diyor ki: “30 Hazirana kadar bize süre tanıyorlar, bizim,
30 Haziranda borcumuzu taksitlendirip ödememiz mümkün değil.” Niye? Çünkü, şu anda hâlen orada kış, hayvanlar dışarı çıkıp
otlakta otlamamış. Zayıf hayvan olduğu için satamıyor, satamadığı için parasını
ödeyemiyor. Hâlbuki, eylül ayında, ekim ayında olursa,
hayvan o zaman beslenecek ve para edecek, köylü 3 tane ineğini veya tosununu
satarak borcunu ödemiş olacak.
Bu bakımdan, ben istirham
ediyorum Ziraat Bankası Genel Müdürüne veya sorumlu bakanımıza, bu çiftçi
borçlarının iyileştirilmesi güzel, taksitlerin mutlak surette ekim ayında
başlamasını istiyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun Sayın Öğüt,
devam edin.
ENSAR ÖĞÜT (Devamla) – Yani,
Ziraat Bankasına ödenen borçların, şimdi haziran ayında değil, ekim ayında
başlaması lazım ki, biliyorsunuz köylü mahsulünü sonbahardan sonbahara alıyor.
O bakımdan, Türkiye’nin her tarafından bu tip bana yazılar geldi. Örnek
vereceğim: Sivas’tan bir çiftçi göndermiş bugün. “1999’da 18 milyar almışım.”
diyor, 198 milyar olmuş arkadaşlar on yılda. İşte belge burada, ismi de Ömer
Kaya. Belgeyi verebilirim.
Bir başka, Erzurum’dan
gelmiş. Erzurum’dan,10 tane hayvanını haczetmiş, haciz varakası burada.
Bir başka, Göle’den gelmiş,
Çıldır’dan gelmiş, efendim Tokat’tan geliyor, Eskişehir’den geliyor.
Değerli arkadaşlar, biz,
Büyük Millet Meclisi halkın derdine çare bulacaksak, bu kanun tekliflerinin
kabulünü ben sizden arz ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın
Öğüt.
Şahsı
adına Muğla Milletvekili Gürol Ergin.
Sayın Ergin buyurun efendim.
(CHP sıralarından alkışlar)
GÜROL ERGİN (Muğla) –
Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Adıyaman Milletvekili Sayın Şevket Köse’nin, tarımsal sulamada
kullanılan elektrik tarifelerine ilişkin kanun teklifi hakkında kişisel
görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken Sayın
Başkan sizi, değerli milletvekillerini ve yüce Türk ulusunu saygıyla
selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri,
ülkemizdeki kullanılabilir su potansiyelinin yüzde 70 ila 75’i tarımsal amaçlı
olarak kullanılmaktadır. Bu nedenle Türkiye’de su konusu gündeme geldiğinde
sulama politikaları ve tarım sektörü öne çıkmaktadır.
Şunu özellikle belirtmeliyim
ki: Her ne kadar daha önceki belirlemelere göre Türkiye’de ekonomik olarak
sulanabilir arazi miktarı 8,5 milyon hektar olarak ifade edilmekte ise de son
teknolojik gelişmeler nedeniyle bugün ülkemizde sulamaya elverişli alanın 8
milyon hektarın çok üstüne çıktığını bilmekteyiz. Bu nedenle Türkiye, sulama
alanları konusunda gerçekçi hedefleri yeniden belirlemelidir. Ayrıca sürekli
olarak azaldığı görülen sulama konusundaki kamu yatırımları da kesinlikle
artırılmalıdır.
Ülkemizde su ve sulama
konusunda özellikle sulama kooperatifleri ciddi sorunlar yaşamaktadır. Köy
Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kapatılmasıyla sulama kooperatifleri sahipsiz
kalmıştır. İşlevi azaltılan Devlet Su İşleri işletme ve bakımda önceliği sulama
birliklerine devretmektedir. Teşkilatlandırma ve Destekleme Genel Müdürlüğünün
bireysel ve şirketsel başvurulara öncelik tanınan hibe projelerinde ve AB hibe
sözleşmeleri kapsamında sulama kooperatifleri yok sayılmaktadır. Sulama
konusunda iç ve dış kaynaklarda öncelik sulama kooperatiflerine ve onların üst
örgütü olan Sulama Kooperatifleri Merkez Birliğine verilmelidir.
Bir Dünya Bankası projesi
olan ve bünyesinde yapısal sorunları barındıran, ayrıca yasallık sorunu
çözülemeyen sulama birliklerinin su ücretleri konusunda sulama kooperatiflerine
yönelik haksız rekabeti ortadan kaldırılmalıdır.
Devlet Su İşleri Genel
Müdürlüğü tarafından sulama hizmeti götürülen çiftçilerimizden dekar başına 9
ila 12 lira kadar sulama bedeli tahsil edilmektedir. Buna karşılık kendi
olanaklarıyla kuyu açan, enerji hattı çeken, trafo kuran, trafo panosu
yaptıran, motopomp ve elektrik motoru alan, ayrıca boru hattı çeken, tüm bu
masraflar için 100 ila 300 bin lira harcayan çiftçi, açtığı kuyudan 1 dekar
toprağını sulayabilmesi için 70 ila 100 lira elektrik parası ödemektedir. Yirmi
iki ilimizin çiftçilerini ilgilendiren bu uygulama ciddi bir eşitsizlik yaratan
açık bir haksızlıktır. Bu haksız uygulama sonunda birçok çiftçimiz kaçak
elektrik kullanmak zorunda kalmakta, bir kısmı da ödeyemediği borçları
nedeniyle icralık duruma düşmektedir.
Tarımsal sulamalarda
kullanılan elektrik borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin çeşitli
zamanlarda yasa çıkarılmasına karşın bu düzenlemeler çiftçileri rahatlatmada
yeterli olamamakta, çiftçilerimizin bu borçlarını ödeyemedikleri görülmektedir.
Yalnızca Şanlıurfa ilimizde 31/5/2008 tarihi
itibarıyla, yani bir önceki yıl itibarıyla çiftçilerin Dicle Elektrik Dağıtım
A.Ş.’ye borcu faiziyle birlikte 841 milyon liradır. Sorunun kesin çözümü yeni
aflar çıkarmak değil, tarımsal sulamada çok yüksek olan enerji bedellerinin
düşürülmesidir. İpsala Ovası’ndaki çeltik üreticilerimiz, bunların çeltik
sulama kooperatifleri borçları nedeniyle elektrikleri kesik olduğundan ekim
yapamaz hâle düşürülmüşlerdir.
Tarımsal sulamada kullanılan
elektriğin kilovat saati 1 Ocak 2008’de 13,7 kuruş iken bugün 29,5 kuruştur.
Avrupa Birliği ve ABD’de ortalama 7 sent olan fiyat Türkiye’de 17-18 senttir.
Elektrikte yüzde 18 de KDV vardır. Yüksek fiyat ve insafsız KDV, sulama
kooperatiflerinin faiziyle birlikte bugün 2 milyar 159 milyon lira
borçlanmasına neden olmuştur.
Değerli milletvekilleri,
tarımsal sulamada kullanılan elektrik enerjisi Türkiye’de kullanılan elektrik
enerjisinin yalnız yüzde 3,4’üdür. Türkiye’de elektrik kaçağı ise toplam
elektrik enerjisinin yüzde 14’üdür. Bu nedenle, Hükûmet,
enerjinin yüzde 3,4’ünü kullanan çiftçinin ümüğünü sıkmayı bırakmalı, kaçak
elektrik kullanımını önleyici önlemler almalıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun Sayın Ergin,
devam edin.
GÜROL ERGİN (Devamla) –
Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Tarımsal sulamada kullanılan
elektrikte KDV yüzde 18’den yüzde 1’e indirilmelidir.
Tarımsal sulamada kullanılan
elektrik borçlarının anaparayı geçen faizlerini silerek anaparanın ödenmesi beş
yıla yayılmalıdır.
Tarımsal sulamada kullanılan
elektrik faturaları her ay değil, yıl sonunda
alınmalıdır.
Tarımsal elektriğin fiyatı AB
ülkeleri fiyatlarına çekilmelidir ve Hükûmet kapalı
elektrikleri derhâl açmalıdır.
Ödenmeyen elektrik borçları
nedeniyle tutuklu bulunan kooperatif başkanı ve çiftçiler serbest
bırakılmalıdır.
Bu yasa teklifinde, DSİ Genel
Müdürlüğü tarafından sulama hizmeti karşılığında talep edilen ücretin tarımsal
sulama elektriği kullanılan aboneler için de geçerli olması öngörülmüş, bu
düzenlemeyle, aynı alanda üretim yapan çiftçilerin farklı fiyattan enerji
sağlamalarının ortaya çıkardığı adaletsiz ve haksız uygulamanın önüne
geçilmesi, elektrik kaçaklarının engellenmesinin sağlanması amaçlanmıştır.
Sayın milletvekillerinden
çiftçimizin ve ülkemizin hayrına olan bu yasa önerisine destek bekliyorum.
Sözlerime son verirken, Sayın
Başkan sizi, değerli milletvekillerini, sevgili çiftçi kardeşlerimi ve yüce
Türk ulusunu tekrar saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın
Ergin.
Sayın Çakır, sisteme
girmişsiniz.
RASİM ÇAKIR (Edirne) – Bir
dakika yerimden söz talebinde bulunuyorum efendim.
BAŞKAN – Neyle ilgili
efendim?
RASİM ÇAKIR (Edirne) –
Konuyla ilgili efendim, bir açıklamada bulunacağım. Bir dakika…
BAŞKAN – Buyurun.
RASİM ÇAKIR (Edirne) –
Teşekkür ederim.
Sayın Başkanım, Trakya’da
çeltik üreticileri Türkiye’deki çeltik üretiminin yüzde 65’ini karşılıyorlar.
Şu an çeltik üretiminde de hazırlıklar yapılmaya başlandı, tavalar hazırlanıyor
ve yakında ekim yapılacak ve çeltik üretimi Trakya’da tamamıyla elektrik
enerjisinden elde edilen suyla yapılıyor. Maalesef bütün sulama
kooperatiflerinin elektrik borçlarından dolayı hemen hemen
tamamının elektriği kesik durumda ve şu an üretime başlayamayacak durumdalar.
Yani, çok acil Bakanlar Kurulunun bu konuda önlem alması gerekiyor. 300 milyon
liralık bir ana borç, faizlerden dolayı 1,5 trilyona çıkmış. Bu faiz, aslında
elektrik faturasının aydan aya yazılmasından kaynaklanan bir borç. Elektrik
faturası senede bir defa kasım ayında yazılsa bu faizler de olmayacak. Bu
durumu Sayın Bakanın ve Bakanlar Kurulunun, yüce Meclisin dikkatine sunmak
istiyorum ve acilen önlem alınması gerektiğini söylüyorum.
Söz verdiğiniz için teşekkür
ediyorum.
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın
Çakır.
BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza
sunuyorum…
OKTAY VURAL (İzmir) – Karar
yeter sayısı istiyorum.
BAŞKAN – Arayacağım efendim.
Önergeyi kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Karar yeter sayısı yok.
On beş dakika ara veriyorum
efendim.
Kapanma Saati: 17.39
İKİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 17.59
BAŞKAN: Başkan Vekili Eyyüp Cenap GÜLPINAR
KÂTİP ÜYELER : Fatoş
GÜRKAN (Adana), Murat ÖZKAN (Giresun)
BAŞKAN – Sayın
milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 85’inci Birleşiminin İkinci
Oturumunu açıyorum.
Adıyaman Milletvekili Sayın
Şevket Köse’nin doğrudan gündeme alınma önergesinin oylamasında karar yeter
sayısı bulunamamıştı. Şimdi oylamayı tekrarlayacağım ve karar yeter sayısı
arayacağım.
Teklifin doğrudan gündeme
alınmasını kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir, karar yeter
sayısı vardır efendim.
Sayın milletvekilleri,
gündemin “Seçim” kısmına geçiyoruz.
VIII.- SEÇİMLER
A) Komisyonlarda Açık Bulunan Üyeliklere Seçim
1.- Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim
BAŞKAN - Kamu İktisadi
Teşebbüsleri Komisyonunda boş bulunan ve Demokratik Toplum Partisi Grubuna
düşen 1 üyelik için Muş Milletvekili Nuri Yaman aday gösterilmiştir.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul
edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
2.- Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji
Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim
BAŞKAN – Sanayi, Ticaret,
Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda boş bulunan ve Adalet
ve Kalkınma Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için Siirt Milletvekili Afif Demirkıran aday gösterilmiştir.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul
edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
B) Komisyonlara Üye Seçimi
1.- (10/333, 334, 335) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonuna üye
seçimi
BAŞKAN - Sivas Milletvekili
ve Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu
ve 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazası ve kurtarma çalışmalarının
tüm yönleriyle araştırılarak benzer durumların yaşanmaması için alınması
gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Genel Kurulun 31/3/2009
tarihli 69’uncu Birleşiminde kurulan (10/333, 334, 335) esas numaralı Meclis
Araştırması Komisyonu üyeliklerine siyasi parti gruplarınca gösterilen
adayların listesi bastırılıp sayın üyelere dağıtılmıştır.
Şimdi listeyi okutup
oylarınıza sunacağım:
|
|
Adı Soyadı |
Seçim Çevresi |
|
AK PARTİ (10) |
|
|
|
|
Necdet Ünüvar |
Adana |
|
|
Mehmet Erdem |
Aydın |
|
|
Fazilet Dağcı Çığlık |
Erzurum |
|
|
Nusret
Bayraktar |
İstanbul |
|
|
Veysi Kaynak |
Kahramanmaraş |
|
|
Hakkı Köylü |
Kastamonu |
|
|
Sadık Yakut |
Kayseri |
|
|
Hasan Angı |
Konya |
|
|
Selami Uzun |
Sivas |
|
|
Mustafa Çetin |
Uşak |
|
CHP (3) |
|
|
|
|
Tacidar Seyhan |
Adana |
|
|
Malik Ecder
Özdemir |
Sivas |
|
|
Osman Coşkunoğlu |
Uşak |
|
MHP (2) |
|
|
|
|
Kürşat Atılgan |
Adana |
|
|
Hasan Özdemir |
Gaziantep |
BAŞKAN – Listeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler…
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU
(Malatya) – DTP (1) ama onu eksik bıraktınız; DTP (1) var, tutanaklara geçsin.
BAŞKAN – Ferağ etmişler
efendim.
Kabul etmeyenler… Kabul
edilmiştir.
Sayın milletvekilleri, Meclis
araştırması komisyonuna seçilmiş bulunan sayın üyelerin, 5/5/2009
Salı (bugün) saat 18.00’de Halkla İlişkiler Binası B Blok 2’nci Kat 4’üncü
Bankoda bulunan 10 No.lu Meclis Araştırması Komisyonları Toplantı Salonunda
toplanarak başkan, başkan vekili, sözcü ve kâtip seçimini yapmalarını rica
ediyorum.
Komisyonun toplantı yer ve
saati ayrıca plazma ekranda ilan edilmiştir.
Değerli milletvekilleri,
gündemin “Oylaması Yapılacak İşler” kısmında yer alan Türkiye Futbol Federasyonu
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı’nın açık oylamasına başlıyoruz.
IX.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER
A) Kanun Tasarı ve Teklifleri
1.- Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun
Tasarısı ile Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (1/652) (S.
Sayısı: 343) (x)
(x) 343 S.
Sayılı Basmayazı 30/04/2009
tarihli 84’üncü Birleşim Tutanağı’na eklidir.
BAŞKAN – Daha önce yaptığımız
oylamada açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılması kabul edilmişti.
Oylama için dört dakika süre
vereceğim.
Oylama işlemini başlatıyorum.
(Elektronik cihazla oylama
yapıldı)
BAŞKAN – Sayın
milletvekilleri, 343 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın tümünün açık oylama
sonucunu bildiriyorum:
Kullanılan
oy sayısı : 235
Kabul : 235 (x)
Böylece tasarı kabul edilmiş
ve kanunlaşmıştır, hayırlı olsun efendim.
Gündemin “Sözlü Sorular”
kısmına geçiyoruz.
X.- SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI
1.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız’ın,
huzurevlerinin denetimine ilişkin Devlet Bakanı Nimet Çubukçu’dan
sözlü soru önergesi (6/426) ve Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım’ın cevabı
2.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün,
TCDD arazilerindeki imar değişikliklerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/546)
ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
3.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in,
Antalya-Kemer karayoluna yapılacak tünellere ilişkin sözlü soru önergesi
(6/551) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
4.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün,
İzmir-Ankara hızlı tren projesine ve tren kazalarına yönelik çalışmalara ilişkin
sözlü soru önergesi (6/553) ve Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım’ın cevabı
5.- Niğde Milletvekili Mümin İnan’ın, Niğde’deki bir karayoluna ilişkin
sözlü soru önergesi (6/557) ve Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım’ın cevabı
6.- Niğde Milletvekili Mümin İnan’ın, Niğde’deki bir karayoluna ilişkin
sözlü soru önergesi (6/558) ve Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım’ın cevabı
7.- Niğde Milletvekili Mümin İnan’ın, Niğde’deki bir karayolunun
bölünmüş yol yapılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/559) ve Ulaştırma Bakanı
Binali Yıldırım’ın cevabı
8.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, cep
telefonu kullanımındaki vergilere ilişkin sözlü soru önergesi (6/580) ve
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
9.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın,
Avrupa’dan Konya’ya direkt uçak seferleri yapılmasına ilişkin sözlü soru
önergesi (6/658) ve Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım’ın cevabı
10.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın,
Kütahya’da karayolu ağından çıkarılan bazı yollara ilişkin sözlü soru önergesi
(6/716) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
11.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın,
Eskişehir-Kütahya hızlı tren projesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/717) ve
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
12.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın,
Bursa-Simav-Selendi karayoluna ilişkin sözlü soru önergesi (6/718) ve Ulaştırma
Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
13.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın,
Kütahya’daki bazı karayolu çalışmalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/720) ve
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
(x) Açık oylama
kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.
14.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın,
Kütahya’yı komşu illere bağlayan karayolu çalışmalarına ilişkin sözlü soru
önergesi (6/721) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın
cevabı
15.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın,
Kütahya-Merkezdeki bir üst geçit ihtiyacına ilişkin sözlü soru önergesi (6/724)
ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
16.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın,
internet kullanımındaki fiyatların yüksekliğine ilişkin sözlü soru önergesi
(6/729) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
17.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın,
Tavşanlı-Tunçbilek-Domaniç karayoluna ilişkin sözlü
soru önergesi (6/743) ve Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım’ın cevabı
18.- Niğde Milletvekili Mümin İnan’ın, Niğde-Kayseri demiryolundan
OSB’lere bağlantı yapılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/889) ve Ulaştırma
Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
19.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un,
Mersin’e havaalanı yapımına ve Adana Havaalanına ilişkin sözlü soru önergesi
(6/912) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
20.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat-Turhal bölünmüş yoluna
ilişkin sözlü soru önergesi (6/949) ve Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım’ın cevabı
21.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Zile-Alaca karayoluna ilişkin
sözlü soru önergesi (6/950) ve Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım’ın cevabı
22.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat çevre yoluna ilişkin
sözlü soru önergesi (6/951) ve Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım’ın cevabı
23.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun,
bir yol yapım çalışmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/965) ve Ulaştırma
Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
24.- Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın’ın, Bakanlık logosuyla birlikte
kullanılan bir slogana ilişkin sözlü soru önergesi (6/1032) ve Ulaştırma Bakanı
Binali Yıldırım’ın cevabı
25.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Erbaa-Reşadiye yolunun
bölünmüş yol yapılıp yapılmayacağına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1100) ve
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
26.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Ankara-Samsun arasındaki yol
çalışmalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1102) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
27.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Erbaa-Amasya arasındaki yol
çalışmalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1103) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
28.- İstanbul Milletvekili Mehmet Ufuk Uras’ın, Paşa Limanı Adası’nın
ulaşım sorununa ilişkin sözlü soru önergesi (6/1153) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
29.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, bir ilköğretim okulu önüne üst
geçit yapılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1158) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
30.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir’in, Gaziantep-Nizip otoyoluna
batı çıkışı yapımına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1173) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
31.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, araç muayenesinde yaşanan bir
soruna ilişkin sözlü soru önergesi (6/1194) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
32.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun,
E-80 karayolunun bir bölümünün genişletilmesine ilişkin sözlü soru önergesi
(6/1201) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın
cevabı
33.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, Malatya-Sivas yolunun bölünmüş yol
programına alınmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1238) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
34.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, Malatya-Adıyaman arasındaki bir yolun
programa alınmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1241) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
35.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, Arapgir-Kemaliye
yolunun genişletilmesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1244) ve Ulaştırma
Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
36.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün,
Karayolları Genel Müdürlüğünde personel için sınıf değişikliği sınavı açılıp
açılmayacağına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1260) ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevabı
BAŞKAN –
Sayın milletvekilleri, Ulaştırma Bakanı Sayın Binali
Yıldırım gündemin “Sözlü Sorular” kısmının 1, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 21, 34,
56, 57, 58, 60, 61, 64, 66, 71, 141, 160, 184, 185, 186, 195, 240, 299, 300,
301, 345, 348, 361, 379, 384, 417, 420, 423, 438’inci sıralarındaki soruları birlikte
cevaplandırmak istemiştir.
Şimdi bu soruları sırasıyla
okutuyorum.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU
(Malatya) – Sayın Başkan, usul hakkında söz istiyorum
BAŞKAN – Buyurun Sayın Aslanoğlu.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU
(Malatya) -Sayın Başkanım, otuz altı soruya Sayın Bakan cevap verecek.
Milletvekillerinin cevap verme hakkı gasbediliyor. Ya
bu kadar çok soruya cevap verdirmeyin… Bunun okunması, cevap vermesi… Bizi
konuşturmuyorsunuz.
BAŞKAN – Temayül hâline geldi
efendim.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU
(Malatya) -Bizi konuşturmamak için otuz altı soruya cevap veriyorsunuz. Biz
hakkımızı gasbettirmeyiz, hakkımızı alırız Sayın
Başkan.
BAŞKAN – Bakan Beye söyleriz,
kısa kısa cevaplar versin efendim.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Devlet
Bakanı Nimet Çubukçu tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını dilerim.
Prof.
Dr. Sacid Yıldız
İstanbul
Geçmişte yaşama etkin biçimde
katılan ve bugünlere gelinmesinde önemli rol oynayan yaşlılarımıza yakınlık
göstermek, yardım eli uzatmak ve gereksinim duydukları konularda destek vermek
devletin öncelikli görevlerinden bir tanesidir bu aynı zamanda sosyal devlet
olmanın da bir
ön koşuludur. Buna rağmen İstanbul Ümraniye’de ruhsatsız çalışan bir
huzurevinde, 80 yaşında bir kadının balkondan düşerek öldüğü geçtiğimiz
günlerde basında yer aldı. Zaten daha önce de ülkemizdeki huzurevleri ile
ilgili olumsuz birçok habere basından tanık olduk. Ruhsatlı açılan
huzurevlerinde bile denetim yetersizliği varken, ruhsatsız çalışan
huzurevlerinin sayısının giderek artmakta olduğunu görmekteyiz.
1- Ruhsatsız çalışan
huzurevlerinin çoğalma sebebi yasalardaki boşluktan mı kaynaklanmaktadır?
2- Ruhsatsız huzurevleri
denetlenmekte midir, ruhsatsız huzurevlerinin denetimi nasıl olmaktadır?
3- Bakanlığınız
huzurevlerinin denetimi konusunda ne gibi önlemler almaktadır?
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın
Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım tarafından
sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Yaşar
Ağyüz
Gaziantep
Bakanlığınıza
bağlı TCDD'nin kent içinde kalan Gar ve İstasyon binaları ile değişiklik
amaçlarla kullanılan (Lojman, Depo) bina ve arazileri bulunmaktadır.
1. TCDD
Ankara Garı ve Meydanı da Cumhuriyetin ve Başkent Ankara'nın kültürel
simgesidir.
Bu
bölgede Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından "Katlı Kavşak
Projesi" imar değişikliği yapıldığı ve TCDD tarafından önce karşı
çıkıldığı sonra görüş değiştirilerek projeye onay verildiği doğru mudur? Görüş
değişikliğinin gerekçesi nedir?
2. Seçim
bölgem Gaziantep'te olduğu gibi tüm kentlerimizde, TCDD arazilerinin, rant getirici, imar kriterlerine ve bütünlüğüne aykırı
biçimde, ilgili Belediyesinin bile görüşü alınmadan, imar planlarını yapıp
satmak için yeni yasal düzenleme yapmayı düşünüyor musunuz?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
sorularımın Ulaştırma Bakanı Sayın Binalı Yıldırım tarafından sözlü olarak
cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.
Tayfur
Süner
Antalya
Antalya-Kemer
Karayolunda trafiği rahatlatacak ve yolu kısaltacak olan tünellerin yapımı
devam etmektedir. Bu bölgeye, uzunlukları
Soru 1:
Şu ana kadar bu tünellerde ne kadar mesafe kazılmıştır? Tünellerin yapımına ne
zaman başlanmıştır? Ne zaman bitirilip, teslim edilmesi planlanmıştır?
Soru 2:
Şu ana kadar buraya ne kadar ödenek aktarılmıştır? Bitirilmesi için daha ne
kadar ödeneğe ihtiyaç duyulmaktadır? 2008 yılında buraya ne kadar ödenek
ayrılmıştır? Ayrılan bu ödenek yeterli midir?
Soru 3:
Turizmin yoğun olarak yapıldığı bu bölgede, karayolu trafiğini rahatlatacak
olan tünellerin yapımı için gerekli ödeneğin aktarılarak, tünellerin bir an
önce bitirilmesi için Bakanlığınızca ne gibi çalışmalar yapılmaktadır?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
sorularımın Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Mustafa
Enöz
Manisa
Ülkemizdeki
taşımacılığın büyük bir bölümü karayolu ile yapılmaktadır. Bu durum
tüketicilerimize maliyet açısından daha fazla yük getirdiği gibi trafik
kazalarının artmasında da büyük bir etkendir.
Demiryolu
taşımacılığının avantajları her yönüyle tartışmasız bir gerçektir.
Sorular:
1 -
Bakanlığınızca İzmir-Ankara arası hızlı tren proje çalışması bulunmakta mıdır?
Böyle bir projeyi hayata geçirmeyi düşünüyor musunuz?
2 - Son
yıllarda, tren kazalarında önemli ölçüde artış gözlemlendiği bilinmektedir.
Meydana gelen tren kazalarının sebepleri araştırılarak alınması gereken
önlemler ile ilgili olarak Bakanlığınızca ne gibi çalışmalar yapılmaktadır?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
yazılı sorularımın Ulaştırma Bakanı Sn. Binali
Yıldırım tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda gereğinin
yapılmasını arz ederim.
Mümin
İnan
Niğde
Soru: 1 -
Niğde ilimizde Çiftlik ilçesi ile Altınhisar ilçesini
birbirine bağlayan yolun genişletilmesi ve asfaltlanması ile ilgili
çalışmaların ne zaman tamamlanması planlanmaktadır?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
yazılı sorularımın Ulaştırma Bakanı Sn. Binali
Yıldırım tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda gereğinin
yapılmasını arz ederim.
Mümin
İnan
Niğde
Soru: 1 -
Kitreli-Mahmutlu-Çiftlik karayolunun genişletilmesi, düzeltilmesi ve tehlike
arz eden dereler üzerine köprü yapılmasıyla ilgili bir çalışma yapmayı
düşünüyor musunuz?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
yazılı sorularımın Ulaştırma Bakanı Sn. Binali
Yıldırım tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda gereğinin
yapılmasını arz ederim.
Mümin
İnan
Niğde
Soru: 1-
Eski Ankara yolu olarak bilinen ve Niğde İlimizi Altınhisar
ilçesi üzerinden E 90 karayoluna bağlayan yolun duble
yol hâline getirilmesini düşünüyor musunuz, düşünüyor iseniz çalışmalara ne
zaman başlamayı planlıyorsunuz?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
sorularımın Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım
tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Saygılarımla.
Hasan
Çalış
Karaman
Ülkemizde
cep telefonlarından değişik adlarda alınan yüksek oranlı vergiler,
vatandaşlarımızın yalnızca konuşma ve haberleşme özgürlüğünü etkilemekle
kalmamış, bütçelerine önemli ölçüde yük getirir hale gelmiştir.
Dar
gelirli bir cep telefonu kullanıcısı, toplam 17,70 YTL’lik konuşma ücretinin
5,91 YTL’sini vergi olarak ödemektedir.
Bu
bilgiler ışığında;
1. Cep
telefonu kullanıcılarından toplam kaç ayrı vergi alınmaktadır? Bu vergi
uygulaması ile Türkiye, dünya sıralamasında ülkeler arasında kaçıncı sırada yer
almaktadır?
2.
Depremin yol açtığı ekonomik kayıpları gidermek amacıyla 2002 yılı sonuna kadar
uygulanmak üzere “geçici olarak” getirilmiş olan yüzde 25’lik Özel İletişim
Vergisi sabit hale getirilmiştir. Cep telefonunda vergi yükünün azaltılması
konusunda çalışma yapmayı düşünüyor musunuz? Bu konuda bir çalışmanız var
mıdır?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
sorularımın Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım
tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Saygılarımla.
Hasan
Çalış
Karaman
Sayın
Bakanım, Hollanda, Almanya başta olmak üzere bir çok
Avrupa ülkesinde yaşayan Konya, Karaman, Niğde, Aksaray İllerinden çok sayıda
insan vardır. Üstelik Avrupa’nın belli merkezlerinden Konya’ya yapılacak direkt
uçuşlar, bu illerin yanında Antalya, Mersin, Isparta gibi illerde de önemli bir
rahatlamaya neden olacaktır. Bu hususta Avrupa’da yaşayan kişilerin sürekli
talepleri vardır.
Bu
bilgiler ışığında;
1-
Avrupa’nın belirli merkezlerinden Konya’ya direkt uçak seferleri yapılması ile
ilgili THY ve özel şirketler nezdinde Bakanlığınızca yapılmış çalışmalar var
mıdır? Yoksa böyle bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıda
belirtilen soruların Ulaştırma Bakanı Sayın Binali
Yıldırım tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla
arz ederim.
Prof.
Dr. Alim Işık
Kütahya
Kütahya
ilinde bazı yollar AKP iktidarları döneminde Karayolları Genel Müdürlüğü
kapsamından çıkartılarak İl Özel İdaresi sorumluluğuna verilmiştir. Bu uygulama
ile yolların bakımı zorlaşmış ve yoğun kullanım nedeniyle yol zeminleri giderek
bozularak çeşitli kazalara neden olmaya başlamıştır. Bu konuyla ilgili olarak;
1.
Tavşanlı ilçesi Balıköy-Değirmisaz
yolu niçin karayolları kapsamından çıkarılmıştır? Bu yolun tekrar karayolları
kapsamına alınması planlanmakta mıdır?
2. Söz
konusu yolun 2008 veya 2009 yılında onarılması düşünülmekte midir?
3.
Pazarlar-Kuşu yolu niçin karayolları kapsamından çıkarılmıştır? Bu yolun tekrar
karayolları kapsamına alınması planlanmakta mıdır?
4. Söz
konusu yolun 2008 veya 2009 yılında asfaltlanması düşünülmekte midir?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıda
belirtilen soruların Ulaştırma Bakanı Sayın Binali
Yıldırım tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla
arz ederim.
Prof.
Dr. Alim Işık
Kütahya
Ankara-Eskişehir
hızlı tren projesinin uygulamaya geçmesini takiben, Eskişehir-Kütahya hızlı
tren bağlantısının da sağlanacağı yönündeki haberler kamuoyuna yansımıştır.
Kütahya ili açısından oldukça önemli olan bu bağlantı ile ilgili olarak;
1.
Ankara-Eskişehir hızlı tren seferlerine ne zaman başlanacaktır?
2.
Eskişehir-Kütahya hızlı veya hızlandırılmış tren yolu bağlantısına yönelik
proje ne aşamadadır?
3.
Projeye ilişkin teknik ve ekonomik fizibilite raporu hazırlanmış mıdır?
4.
Projeye ilişkin ihale tamamlanmış mıdır?
5.
Projenin teknik ve ekonomik büyüklüğü nedir? 2008 yılı programı nasıldır?
6.
Projenin kaç yılda tamamlanması planlanmıştır?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıda
belirtilen soruların Ulaştırma Bakanı Sayın Binali
Yıldırım tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla
arz ederim.
Prof.
Dr. Alim Işık
Kütahya
Bursa-Orhaneli-Harmancık-Simav
karayolu, bu güzergâhta bulunan çok sayıda yerleşim merkezi için büyük önem
taşımakta olup Bursa-Antalya bağlantısını da önemli ölçüde kısaltmaktadır. Söz
konusu karayoluyla ilgili olarak;
1.
Bursa-Simav-Selendi karayolu bağlantısının genişletilerek yapımı konusunda bir
proje çalışması var mıdır?
2. Varsa bu çalışma ne aşamadadır?
3. Söz
konusu projeye kaç yılında başlanmıştır?
4.
Projenin teknik ve ekonomik büyüklüğü 2008 yılı değerleriyle nedir?
5. Söz
konusu yolun kaç yılda tamamlanması planlanmıştır? 2008 yılı programı nasıldır?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıda
belirtilen soruların Ulaştırma Bakanı Sayın Binali
Yıldırım tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla
arz ederim.
Prof.
Dr. Alim Işık
Kütahya
Kütahya
ili, il merkeziyle ilçe merkezlerinin ve ilçelerin birbirleriyle olan karayolu
bağlantılarının çoğunlukla yetersiz olduğu bir ildir. İl içi yol
bağlantılarının yetersizliği, ilçelerden bazılarının ekonomik ilişkilerinin
diğer illere kaymasına ve ilçeler arasında kopukluklara yol açmaktadır. Bu
sakıncaların giderilmesi açısından;
1.
Kütahya-Altıntaş-Dumlupınar-İzmir yolu bağlantısını sağlayacak karayolu
çalışmaları ne aşamadadır ve ne zaman tamamlanması planlanmıştır? Bu yol için
2008 yılı programı ve bütçesi nasıldır?
2.
Tavşanlı-Emet-Hisarcık-Gediz bağlantısını sağlayacak karayolu çalışmaları ne
aşamadadır ve ne zaman tamamlanması planlanmıştır? Bu yol için 2008 yılı
programı ve bütçesi nasıldır?
3.
Hisarcık-Simav bağlantısını sağlayacak karayolu çalışmaları ne aşamadadır ve ne
zaman tamamlanması planlanmıştır? Bu yol için 2008 yılı programı ve bütçesi nasıldır?
4.
Şaphane-Hisarcık bağlantısını sağlayacak karayolu çalışmaları ne aşamadadır ve
ne zaman tamamlanması planlanmıştır? Bu yol için 2008 yılı programı ve bütçesi
nasıldır?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıda
belirtilen soruların Ulaştırma Bakanı Sayın Binali
Yıldırım tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla
arz ederim.
Prof.
Dr. Alim Işık
Kütahya
Kütahya
ili komşuları olan Balıkesir ve Manisa illerine doğrudan karayolu bağlantısı
olmayan bir ildir. Bu durum, il merkezine ve ilçelerine yatırımcı ve turist
gelişini olumsuz etkilemektedir. Bu konuyla ilgili olarak;
1.
Tavşanlı-Harmancık-Dursunbey-Balıkesir karayolu çalışmaları ne aşamadadır? Bu
yol için 2008 yılı programı ve bütçesi nasıldır? Söz konusu yolun ne zaman
tamamlanması planlanmıştır?
2.
Kütahya-Manisa bağlantısını sağlayacak olan Kütahya-Gediz-Simav-Selendi-Kula
karayolu çalışmaları ne aşamadadır? Bu yolun ne kadarı bölünmüş yol olacaktır?
Bu yol için 2008 yılı programı ve bütçesi nasıldır? Söz konusu yolun ne zaman
tamamlanması planlanmıştır?
3.
Simav-Sındırgı karayolu çalışmaları ne aşamadadır? Bu yol için 2008 yılı
programı ve bütçesi nasıldır? Söz konusu yolun ne zaman tamamlanması
planlanmıştır?
4. Simav-Demirci karayolu çalışmaları ne aşamadadır?
Bu yol için 2008 yılı programı ve bütçesi nasıldır? Söz konusu yolun ne zaman
tamamlanması planlanmıştır?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıda
belirtilen soruların Ulaştırma Bakanı Sayın Binali
Yıldırım tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla
arz ederim.
Prof.
Dr. Alim Işık
Kütahya
Kütahya
merkez Vefa Mahallesi, Karayollarına bağlı çevre yolu ve Gar kompleksi-Demiryolu
nedeniyle şehir merkezinden kopuk durumdadır. Bu durum mahalle sakinlerinin
şehir merkezine otobüs veya özel otolarıyla gidiş gelişlerini engellemekte olup
mahallenin il merkezine bağlantısını sağlayacak, taşıt ve yaya geçişine uygun
bir üst geçit yapımına ihtiyaç duyulmaktadır. Yıllardır mahalle sakinleri ile
kamu yetkilileri arasında sıkıntıların yaşanmasına neden olan bu üst geçitle
ilgili olarak;
1. Vefa
Mahallesi-İstasyon Bulvarı bağlantısını gerçekleştirecek olan bir üst geçitle
ilgili olarak Bakanlığınız nezdinde herhangi bir çalışma yapılmış mıdır?
2.
Yapılmışsa bu çalışma ne aşamadadır?
3. Söz
konusu üst geçidin teknik ve ekonomik büyüklüğü nedir?
4.
Çalışmanın 2008 yılı programı nasıldır?
5.
Projenin ne zaman bitirilmesi planlanmaktadır?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
sorularımın Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım
tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Saygılarımla.
Hasan
Çalış
Karaman
Türk
Telekom sürekli kampanya başlatarak, “fiyat indirdik” şeklinde açıklama yapıyor
ama, gerçekler bunun tam tersini göstermektedir. Bilgi
Teknolojileri ve Yenilikçilik Vakfı (ITIF) tarafından yapılan ve gazetelere de
yansıyan bir araştırmaya göre, Türkiye 30 ülke arasında yüksek fiyatta
Meksika’nın ardından 2’nci sırada yer almaktadır.
Bu
bilgiler ışığında;
1-
İnternet fiyatlarının ülkemizde yüksek olmasının nedenleri nelerdir? Daha ucuz
İnternet konusunda bir çalışmanız var mıdır? Bu konuda çalışma yapmayı
düşünüyor musunuz?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıda
belirtilen soruların Ulaştırma Bakanı Sayın Binali
Yıldırım tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla
arz ederim.
Prof.
Dr. Alim Işık
Kütahya
Kütahya
ili Tavşanlı ilçesi ile Domaniç ilçesini birbirine bağlayan yaklaşık 33 km’lik Tavşanlı-Tunçbilek-Domaniç
karayolunun, yaklaşık 8 km’lik bölümünü oluşturan
Tavşanlı-Tunçbilek karayolu, her yıl GLİ tarafından
üretilen milyonlarca ton kömürün Anadolu’nun diğer illerine sevkinin yapıldığı
çok yoğun trafiğe sahip bir bölümüdür. Bu yolun genişletilmesi çalışmalarına
2003 yıllarında başlanmış, ancak izleyen yıllarda herhangi bir çalışma
yapılmamıştır. Diğer yandan Tunçbilek-Domaniç
bağlantısı da oldukça virajlı, dar ve zemini bozuk
durumdadır. Söz konusu karayoluyla ilgili olarak;
1.
Tavşanlı-Tunçbilek karayolu çalışmaları ne
aşamadadır? Bu yol için 2008 yılı programı ve bütçesi nasıldır?
2. Söz
konusu yolun ne zaman tamamlanması planlanmıştır?
3. Tunçbilek-Domaniç karayolu çalışmaları ne aşamadadır? Bu
yol için 2008 yılı programı ve bütçesi nasıldır?
4. Söz
konusu yolun ne zaman tamamlanması planlanmıştır.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
yazılı sorularımın Ulaştırma Bakanı Sn. Binali
Yıldırım tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda gereğinin
yapılmasını arz ederim.
Mümin
İnan
Niğde
Soru: 1-
Niğde ve Bor Organize Sanayi Bölgelerinde, ulaşımda ve yüklemelerde faydalanmak
için Niğde Kayseri Demiryoluna raylı bir bağlantı yaparak buradaki
girişimcilerin mağduriyetini gidermeyi düşünüyor musunuz?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
sorularımın Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım
tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını
saygılarımla arz ederim.
Yılmaz
Tankut
Adana
Geçtiğimiz
günlerde Mersin’e yaptığınız bir ziyarette, tarafınızdan Mersin’e Havaalanı
yapılacağı ve isminin de “Çukurova Havaalanı” olacağı belirtilmiştir.
Yapılması
planlanan hava limanlarının gerçek ihtiyaca dayanması, başka illeri mağdur
etmemesi gerekirken, aynı zamanda projelerin israfa da kaçmaması elzemdir. Umut
ederiz ki, ihtiyaç duyulan her ile bir havaalanı kurulsun. Bundan mutluluk duyarız.
Ancak Adana’yı devre dışı bırakacak, konumunu zayıflatacak hiçbir girişimi
makul ve mazur görmemiz mümkün değildir.
Bu
çerçevede;
1- Bu
haberlerde bahse konu olan Mersin’e bir hava limanı yapılması düşüncesi var
mıdır? Varsa hangi aşamadadır?
2- Yine
bu safhada Adana havaalanıyla ilgili bir düşünce ve tasarruf var mıdır? Varsa
mahiyeti nedir?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
sorumun Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Saygılarımla.
Dr.
Reşat Doğru
Tokat
Soru:
Tokat ile Turhal ilçesi arasında yapılan duble yol 1
yıl içerisinde çökmüş, bozulmuştur, yolun tekniğine uygun olarak yapılıp
yapılmadığı hususunda, bu yolu yapan firma hakkında herhangi bir araştırma ya
da soruşturma yapılmış mıdır?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
sorumun Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Saygılarımla.
Dr.
Reşat Doğru
Tokat
Soru:
Tokat ilimizden Ankara’ya ulaşımda, ulaşım süresinin kısalmasına bu suretle
zaman ve ülkemiz ekonomisi açısından tasarruf sağlayacak olan Zile-Alaca
karayolunda, 2008 yılı içerisinde önemli bir gelişme olmamıştır, 2008 yılında
bu projede ne kadar ödenek kullanılmıştır, yol ne zaman bitirilecektir?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
sorumun Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Saygılarımla.
Dr.
Reşat Doğru
Tokat
Soru:
Tokat ili çevre yolu inşaatı yıllardır bitirilememektedir. Çevre yolu yapımı
için yanlış bir ihale mi yapılmıştır? Çevre yolu ne zaman bitirilecektir?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
sorularımın Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 02/09/2008
Mehmet
Serdaroğlu
Kastamonu
Bakanlığınız
Karayolları Genel Müdürlüğü bünyesinde, 15. Bölge Müdürlüğü sınırları içinde
bulunan Kastamonu ili Taşköprü ilçe çıkışından Samsun ve Sinop güzergâhında yol
yapım çalışmaları sürmektedir.
Taşköprü-Hanönü-Boyabat-Durağan-Vezirköprü-Havza-Samsun
istikameti ile yine Taşköprü’den Hanönü-Boyabat-Erfelek-Ayancık-Gerze
istikametinde yürütülen yol yapım çalışmalarında özellikle Taşköprü yolu Kıvrım
mevkisindeki 3 km’lik yol 5 aydır bitirilememiştir.
Bu nedenle
de yukarıda sayılan il ve ilçelerde ulaşım olumsuz etkilenirken, özellikle
hasara ve mal kaybına neden olan kazalar yaşanmaktadır. Bölgede yol
çalışmalarının başlatılması doğru ve gerekli bir karar olmasına rağmen
çalışmaların uzaması insanları bıktırmıştır.
1- Ana
arter üzerindeki bu 3 km’lik yol çalışmasının bu
kadar uzamasının nedeni nedir?
2- Yol
yapım çalışmaları ne zaman tamamlanacaktır?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
sorularımın Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım
tarafından sözlü olarak cevaplandırılması hususunda gereğini arz ederim.
15/10/2008
Av.
Rıdvan Yalçın
Ordu
Soru:
Hava alanı ve VIP salonu girişinde bulunan stant da bakanlık logosu altında
durmak yok yola devam şeklinde partiniz sloganının kullanılıyor olmasını siyasi
etik anlayışınıza uygun buluyor musunuz? Açıklanmasını arz ederim.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
sorumun Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Saygılarımla.
Dr.
Reşat Doğru
Tokat
Soru:
Erbaa-Reşadiye arasındaki yol çok yoğun bir trafik taşımaktadır. Bu yolda sık sık araçlar Kelkit Nehrine ve derelere uçmaktadır. Bu
güzergahı duble yol yapmayı düşünüyor musunuz?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
sorumun Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Saygılarımla.
Dr.
Reşat Doğru
Tokat
Soru:
Ankara Samsun arasında yapımı devam etmekte olan yol çalışmaları uzun yıllardır
bitirilememiştir. Bu yol çalışması ne zaman bitirilecektir?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
sorumun Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Saygılarımla.
Dr.
Reşat Doğru
Tokat
Soru:
Erbaa-Taşova-Amasya arasındaki yol çalışmaları ne zaman bitirilecektir?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
sorumun Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım
tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim. 26/12/2008
Ufuk
Uras
İstanbul
Marmara
Denizinin ikinci büyük adası olan Paşa Limanı Adası 5 köyü olan bir adadır.
Ancak ciddi bir ulaşım sorunuyla karşı karşıyadır.
1- Sabah
Marmara ve Avşa adalarına giden feribotların
Başbakanın yazları tatil yaptığı küçücük Ekinlik adasına giderken, Paşa Limanı
Adasına da kamu hizmeti açısından gitmesi zorunlu değil midir?
2-
Üstünde kimsenin yaşamadığı Kardak Kayalıkları için
savaş eşiğine gelinirken, içinde 5 köyün olduğu adaya, yerel temsilcilerin
bütün ısrarlı ek sefer konması taleplerine rağmen, rasyonel olmayan gerekçelerle,
kamu hizmeti sunmama inadını sürdürecek misiniz?
3-
Hastalık, doğum vb. gibi acil durumlarda adanın 5 köyünde ikamet eden
yurttaşlarımızın hayati sorumluluğunu almakta mısınız?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
sorumun Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım tarafından
sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Saygılarımla.
Dr.
Reşat Doğru
Tokat
Soru:
Tokat İl merkezinde bulunan Yeşilbağ İlköğretim
Okulu, Tokat Sivas Karayolu üzerinde bulunmaktadır. Bu ilkokulun önünde
herhangi bir üstgeçit olmaması nedeniyle, öğrencilerin can kayıplarının da
yaşandığı trafik kazaları meydana gelmektedir. Yeşilbağ
İlköğretim Okulu önünde can güvenliğini sağlayacak tedbirler almayı düşünüyor
musunuz?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
sorumun Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım
tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.
Hasan
Özdemir
Gaziantep
Gaziantep
ilinin ticari ve sınaî gelişiminde etkin bir karayolu sisteminin varlığı
şarttır. Gaziantep-Nizip karayolu da özellikle Nizip ilçesi için bu gerekliliği
karşılayabilecek niteliktedir. Ancak Nizip ilçesinde otobanın çıkışının ilçenin
Batı yönünde verilmemesi Nizip sanayisi ve ticaretinin gelişimi için olumsuz
bir durumdur.
Buna
göre;
1)
Gaziantep-Nizip otoyolunda Nizip ilçesinin Batı yönünde bir çıkış yapmaya
düşünüyor musunuz?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
sorumun Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Saygılarımla.
Dr.
Reşat Doğru
Tokat
Soru:
Araç Muayene İstasyonlarının Açılması, İşletilmesi ve Araç Muayenesi Hakkında
Yönetmelikte yapılan düzenleme ile araç muayenesi için ülkemiz iki bölgeye
ayrılmış durumdadır. Tayin ve değişik nedenlerle bulunduğu yerden başka yerlere
ikamet değiştiren veya aracının muayene süresi sonlarında bölgesi dışında olup
da bölgesine dönemeyecek olanların araçlarını bulunduğu yerde muayene
ettirmeleri için yönetmelik değişikliği yapmayı düşünüyor musunuz?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
sorularımın Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 12/01/2009
Mehmet
Serdaroğlu
Kastamonu
E-80
Karayolu, Ülkemizin Doğusu ile Batısını, Doğumuzdaki ülkelerle Batımızdaki
ülkeleri birbirine bağlayan alternatifsiz bir karayoludur.
E-80
Karayolu’nun, Batıdan Çankırı Çerkeş ilçesine kadar olan kısmı ve Doğu’dan
Kastamonu Tosya ilçesine kadar olan kısmı kısmen otoyol, kısmen de bölünmüş
yoldur. Çerkeş-Ilgaz-Tosya-Ortalıca arası ise yaklaşık
Soru:
E-80 karayolunun Çerkeş-Ilgaz-Tosya-Ortalıca arasındaki kısmının genişletilmesi
ile ilgili bir çalışmanız var mıdır, varsa 2008 yılı ödeneği ne kadardır, ne
zaman tamamlanması düşünülmektedir?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
sorularımın Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Saygılarımla.
Ferit
Mevlüt Aslanoğlu
Malatya
Malatya-Sivas
yolu, Karadenizi Doğu ve Güneydoğuya bağlayan önemli
bir güzergahtır.
Bölünmüş
yollarla ilgili çalışmalarınızda bu güzergahı 2009
programına almayı düşünüyor musunuz?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
sorularımın Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Saygılarımla.
Ferit
Mevlüt Aslanoğlu
Malatya
Malatya-Pütürge-Tepehan-Adıyaman yolunu turizm yolları programına almayı
düşünüyor musunuz?
2009
yılında Pütürge-Tepehan-Adıyaman yolu programına
alınacak mı?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
sorularımın Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Saygılarımla.
Ferit
Mevlüt Aslanoğlu
Malatya
Arapgir Kemaliye yolunun genişletilme çalışmaları
2009 yılı içerisinde bitirilmesi hedeflenmekte midir?
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki
sorularımın Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım
tarafından sözlü olarak cevaplandırılması arz ederim.
Mustafa
Enöz
Manisa
Karayolları
Genel Müdürlüğü bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak
çalışmakta iken bir üst öğrenimi bitiren Teknik bölüm mezunu çalışanlarımız
çerçeve yönetmelik dolayısı ile kendi kadrolarına atanamamaktadırlar.
Çalışanlarımızın kendi durumlarına uygun bir işte çalıştıklarında daha verimli
olacakları bilinen bir gerçektir.
Buna
göre;
-
Karayolları Genel Müdürlüğü Merkez ve Taşra teşkilatlarında çalışan personel
için Tekniker, Teknisyen, Mühendis sınıf değişikliği sınavı için bir
planlamanız bulunmakta mıdır?
BAŞKAN –
Sözlü soruları Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım
cevaplandıracaktır.
Sayın Bakanım,
buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
ULAŞTIRMA
BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Erzincan) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
Bakanlığımıza yöneltilen sözlü soruları cevaplandırmak için huzurlarınızdayım.
Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Birinci
soru, (6/426) esas no.lu, İstanbul Milletvekili Sayın Profesör Doktor Sacid Yıldız’ın sorusudur.
Cevap 1) Ruhsatsız olarak yaşlıya bakan yerlerin çoğaldığına dair
genel müdürlükte herhangi bir veri, kanıt ve duyum bulunmamakta olup bu konuda
yasal bir boşluk da söz konusu değildir. Özel Huzurevleri ve
Yaşlı Bakımevleri Yönetmeliği’nin 10’uncu maddesi uyarınca açılış onayı
alınmamış ve açılış izin belgesi düzenlenmemiş kuruluşa yaşlı kabulü yapılması
hâlinde ilgili Yönetmelik’in 33’üncü maddesi uyarınca
kuruluş derhâl kapatılır ve kapatılan kuruluşun sorumluları hakkında 765 sayılı
Ceza Kanunu hükümleri ve 2828 sayılı SHÇEK Kanunu’nun 27’nci maddesine göre
işlem yapılır.
Cevap 2) Ruhsatsız olarak yaşlılara bakım yapan yerlerin ihbar
alınması ve tespit yapılması hâlinde faaliyeti men edilir ve gerekli işlemler
yapılır.
Cevap 3) Özel Huzurevleri ve Yaşlı Bakımevleri Yönetmeliği’nin
“Denetim” başlıklı 32’nci maddesi gereğince ruhsatlı özel huzurevleri, gerek il
sosyal hizmetler müdürlüğü gerekse müdürlüğümüz teftiş kurulu başkanlığı
müfettişlerince sürekli olarak denetlenmekte, işleyiş hakkında gerekli
rehberlikler yapılmaktadır. Denetim sırasında tespit edilen aksaklıkların
giderilmesi için bir ay süre tanınmakta, giderilmemesi hâlinde ise kapatma
kararı alınmaktadır.
Gaziantep
Milletvekili Sayın Yaşar Ağyüz’ün (6/546) sayılı
sözlü soru önergesinin cevabı:
Sayın
Başkan, değerli milletvekilleri; Hükûmet olarak
yaptığımız her türlü altyapı projelerinde kültürel değerleri korumaya ayrı bir
önem vermekteyiz. Nitekim “asrın projesi” diye nitelendirilen Marmaray’da yapılan kazı çalışmaları, projenin gecikmesi ve
maliyetinin artmasına sebep olmasına karşın büyük bir titizlikle sürdürülmekte
ve İstanbul’un sekiz bin yıllık tarihi gün yüzüne çıkarılmaktadır.
Ankara Gar Köprülü Kavşak Projesi için Ankara Büyükşehir Belediyesi
tarafından TCDD Genel Müdürlüğünden görüş istenmiş, mevcut projeye TCDD itiraz
ederek düzeltme istemiş ve Genel Müdürlük binasından Ankara Garına giden yaya
yolunun genişletilmemesi, ağaçların korunması, Gar kavşağının hem yaya hem
araçlara uygun düzenlenmesi şartıyla Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının
talebine uygun görüş verilmiştir. TCDD Genel Müdürlüğü
tarafından özellikle büyük kent merkezlerindeki geniş gar ve istasyon
sahalarının yük taşımacılığıyla bağlantılı olarak geniş istimlak
edildiği ve gelinen süreçte yük ve yolcu taşımacılığının tüm dünya ülkelerinde
olduğu gibi ayrılması, çevre ve görüntü kirliliğinin önlenmesi açısından şehir
merkezinde kalmış olan yükleme-boşaltma işlerinin şehir dışına alınarak
lojistik merkezlerinin planlanması ve gerçekleştirilmesi bakımından nitelikli
taşınmazların, kent ve ülke ekonomisine katkı sağlanması amacıyla gar ve
istasyon sahalarının planlama çalışmaları hâlen devam etmektedir.
20/7/2008 tarihli, 5793 sayılı
Kanun’un ilgili maddesinde Gaziantep Gar sahasına ilişkin planlama çalışmaları
hâlen devam etmektedir. Yüce heyetinize saygılar sunarım. (AK PARTİ
sıralarından alkışlar)
Antalya
Milletvekili Sayın Tayfur Süner’in (6/551) sayılı
sözlü soru önergesine cevap: Antalya-Kemer yolunda bulunan üç adet tünel ile
bağlantı yollarının yapımına 2/10/2006 tarihinde
başlanmıştır. T1 Tüneli
Sayın
Başkan, değerli milletvekilleri; turizmin kalbi olarak gördüğümüz Antalya’da
trafiği rahatlatmak amacıyla Hükûmetimiz döneminde
Antalya’nın doğusundaki turizm alanlarına ulaşımı sağlayan
Antalya-Alanya-Gazipaşa, Antalya’nın kuzey açılımını sağlayan Antalya-Burdur
arası başta olmak üzere toplam
Diğer
yandan, Antalya-Ankara, Antalya-İstanbul akslarının da bu yıl tamamının
bölünmüş yol hâline getirilmesiyle birlikte Antalya’nın plajlar bölgesini ve
Antalya Limanı’nı şehir içi trafiğinin dışına bırakacak Batı Çevre Yolu
Projesi’nin de -yapımı devam etmektedir- 2012 yılında bitirilmesi
hedeflenmektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Manisa Milletvekilimiz Sayın
Mustafa Enöz’ün (6/553) sayılı soru önergesini
cevaplıyorum: Ülkemizin yüz elli üç yıllık mirası olan demir yollarına Hükûmetimiz döneminde yeniden sahip çıkılarak altmış yıldır
ihmal edilen ve bakım-onarımı, yeni projeleri gerçekleştirilmeyen devlet demir
yolları tekrar ülke politikası hâline getirilmiş ve stratejik planda da yer
alan Ankara-İzmir Hızlı Tren Projesi ihale edilmiş, yapım çalışmaları tamamlanmak
üzeredir. İleriki yıllarda projenin temin edilecek kaynaklar
doğrultusunda yapımı gerçekleştirilecektir.
Diğer
yandan, demir yolu işletmeciliğinde kazalara karşı önlemler alınmakla birlikte
gerek Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan TCDD
Kaza İnceleme, Önleme ve Değerlendirme Kurulu gerekse üniversiteler vasıtasıyla
olabilecek kazaların nedenleri, tekrar etmemesi için alınması gereken tedbirler
bilimsel olarak araştırılmaktadır.
Yüce
heyetinize arz ederim.
Niğde
Milletvekili Sayın Mümin İnan’ın (6/557) sayılı sözlü soru önergesi: Çiftlik ve
Altunhisar ilçelerini birbirine bağlayacak yolun genişletilmesi ve
asfaltlanmasıyla ilgili çalışmalar yatırım programında yer alan Bor-Altunhisar
çevre yolu dâhil çevre yolu kapsamında ele alınmış olup temmuz sonu itibarıyla
bitirilmesi planlanmaktadır.
Niğde’nin
güneyine açılan Kemerhisar-Pozantı otoyolunun
tamamlanmasıyla ülkemizin ana arterlerinden biri olan Ulukışla-Pozantı
arasındaki trafik çilesine son verilmiş, güvenli ve konforlu bir seyahat imkânı
sağlanmıştır. Üç gidiş üç geliş, altı şeritli olan bu yolda önemli ölçüde
trafik rahatlaması söz konusudur.
Daha
önceki yıllarda başlayıp 2002 yılı sonuna kadar Niğde’de
Yüce
heyetinize saygıyla sunulur.
Niğde
Milletvekilimiz Sayın Mümin İnan’ın (6/558) sayılı sözlü soru önergesi:
Kitreli-Mahmutlu-Çiftlik yolu kara yolları ağımız üzerinde bulunmamaktadır. Söz
konusu yolun valilik il özel idaresi marifetiyle yapılması için gerekli girişim
yapılacaktır.
Niğde
Milletvekili Sayın Mümin İnan’ın (6/559) sayılı sözlü soru önergesi:
Sayın
Başkan, değerli milletvekilleri; bölünmüş yol yapımında kriter
olarak ulusal ve uluslararası akslarımızın yanı sıra seyreden trafik sayısı ve
ağır taşıt trafik oranları dikkate alınmaktadır. Altunhisar-Bor yolu, il
yolları ağında yer almakla birlikte, bugün için bölünmüş yol kapsamına alınmayı
gerektirecek trafik debisine sahip olmamaktadır. İleriki yıllarda trafik debisi
açısından bir darboğaz oluşması hâlinde bölünmüş yol kapsamına alınması
planlanmaktadır.
Sayın
Başkan, değerli milletvekilleri; Karaman Milletvekilimiz Sayın Hasan Çalış’ın (6/580) sayılı sözlü soru önergesi: Bu soru cep
telefonlarında vergilerle ilgili. Vergi konusu Ulaştırma Bakanlığının doğrudan
görev alanında olmamakla beraber, elektronik haberleşme hizmetlerindeki vergi
yükünün bütçe imkânları dâhilinde düşürülmesi hususu programımızda yer
almaktadır. Bu kapsamda Meclisimizde kabul edilerek 28/2/2009
tarihinde yürürlüğe giren 5838 sayılı Kanun ile kablolu-kablosuz mobil İnternet
servis sağlayıcıları üzerindeki iletişim vergisi yüzde 25’te mobilden, yüzde
15’te de sabitten yüzde 5’e indirilmiştir ve İnternet’in yaygınlaştırılması
bakımından önemli bir avantaj sağlanmıştır.
GSM Association tarafından geliştirilmekte olan elli ülkedeki
mobil telekomünikasyon hizmetlerinde alınan doğrudan, dolaylı vergiler
kapsamında yapılan bir araştırmada, bu hizmetler içerisinde Türkiye’nin vergi
yükü bakımından yüksek vergi grubu ülkeler arasında yer aldığı doğrudur. Ancak
az önce ifade ettiğim gibi, İnternet’ten başlamak suretiyle hem mobil hem
sabitte oranları yüzde 25’ten yüzde 5’e indirdik, bu önemli bir adımdır.
İlerideki zaman içerisinde de diğer vergileri indirmek için çalışma yapacağız.
Bildiğiniz gibi bu telefon görüşmeleri üzerindeki vergiler 99 depreminde geçici
olarak konmuş ancak bunlar kalıcı hâle gelmiştir.
Mobil ve sesteki vergi ve yasal yükümlülüklere göz atarsak, KDV yüzde
18, özel iletişim yüzde 25, yeni tesis iletişim vergisi maktu 27,8 lira, hazine
payı yüzde 15, telsiz kullanım ücreti 10,72 Türk lirası, telsiz ruhsatname
ücreti 10,72 ve kurum masraflarına katkı payı binde 0,35; evrensel hizmet fonu
yüzde 10.
Karaman Milletvekili Sayın Hasan Çalış’ın
(6/658) esas sayılı sözlü soru önergesi: Sivil havacılıkta serbestleşme yönünde
atılan adımlar ve özel uçak şirketlerinin yurt içinde tarifeli seferler
düzenlemeye başlamasıyla birlikte sivil havacılığımız hızlı bir büyüme
göstermiş, sektör dünyada yüzde 5 oranında büyürken Türkiye’de ortalama yıllık
yüzde 30 gibi bir büyüme sağlanmıştır.
Türk Hava
Yolları Genel Müdürlüğü, Anadolu’nun pek çok şehrinden Avrupa’ya yolcu
trafiğinin yoğun olduğu tespit edilen noktalara tarifeli sefer yapmaktadır. Bu
çerçevede artan yolcu potansiyeli ile her yıl yaz tarife döneminde Konya’dan
Kopenhag’a tarifeli seferler yapılmakta, ayrıca Avrupa’daki vatandaşlarımızın
Türkiye’ye geliş-gidişlerinin yoğunlaştığı dönemlerde de ek seferler
planlanmaktadır. Avrupa noktalarından Konya’ya direkt olarak uçuş seferleri bu
şekilde gerçekleşmektedir. Gerek ulusal gerekse uluslararası yeni hatlarda
sefer düzenleme talepleri Bakanlığımız tarafından olumlu değerlendirilmekte ve
hava yolu şirketlerine bu teklifler iletilmektedir.
Kütahya
Milletvekili Sayın Alim Işık’ın (6/716) sayılı sözlü
soru önergesinin cevabını arz ediyorum: Kara yolları ağına alınması istenen Balıköy-Tavşanlı-Emet ayrım yolu sadece köylerin birbirine
ve ilçe merkezine bağlantısını sağlamakta, güzergâh üzerinde herhangi bir il,
ilçe, bucak merkezi bulunmamaktadır. Balıköy
beldesinin civar ilçelere bağlantısı kara yolları ağındaki mevcut devlet ve il
yollarıyla, Pazarlar ilçesinin Simav ilçesiyle bağlantısı ise standardı yüksek
devlet ve il yoluyla sağlanmaktadır. Aynı yöne hizmet verecek ikinci bir
bağlantının kara yoluna alınması mevcut trafik değerleri göz önüne alındığında fizibıl bulunmamaktadır. Pazarlar-Kuşu yolu da aynı
nedenlerle kara yolu ağından çıkarılmıştır. Kütahya’nın güneye açılan Afyon
yolu, batıya açılan Tavşanlı yolu ve kuzeye açılan Eskişehir yolunun 22
kilometresi tamamlanmış, 14 kilometrelik kesimi ise bu yıl içerisinde
tamamlanacaktır. Kütahya ilinde daha önceki yıllardan başlayıp 2002 yılı sonuna
kadar
Kütahya
Milletvekili Sayın Alim Işık’ın (6/717) sayılı sözlü
soru önergesi: Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi’nin birinci etabını oluşturan
Ankara-Eskişehir arası 13 Mart 2009’da hizmete girmiştir.
Eskişehir-Kütahya
arasında hızlı trene bağlı çalışmak üzere, mevcut hat üzerinden 14 Mart
2009’dan itibaren RAYBÜS, ray otobüsü seferleri başlatılmış.
Diğer
yandan, İstanbul-Antalya, Eskişehir-Antalya, Dinar-Aydın rehabilitasyon
demir yolu hattının uygulama projesi yapılması için 23/8/2007’de ihaleye
çıkılmış olup, Eylül 2009’da tamamlanması planlanmaktadır. Söz konusu hattın
yapımının gerçekleştirilmesi ileride bütçe imkânları çerçevesinde
değerlendirilecektir.
Kütahya
Milletvekili Sayın Alim Işık’ın (6/718) sayılı sözlü
soru önergesi: Bursa-Simav-Selendi kesiminde yer alan Bursa-Orhaneli kara yolu
toplam
Diğer
yandan, Orhaneli-Selendi güzergâhında yer alan
Orhaneli-Harmancık-Dağardı-Simav-Selendi kesimi ise önümüzdeki yıllarda yatırım
programına bütçe imkânları dikkate alınarak dâhil edilecek ve çalışmalara
başlanacaktır.
Kütahya
Milletvekili Sayın Alim Işık’ın (6/720) sayılı soru
önergesi: Kütahya-Afyon yolu Karayolları 14’üncü Bölge Müdürlüğü sorumluluk
alanı içerisinde yer alan, uzunluğu
Altıntaş-Dumlupınar
yolu,
Tavşanlı-Emet-Simav
yolu, Hisarcık-Eskigediz yolu ileriki yıllarda
yeterli ödenek temin edilmesi hâlinde yatırım programına alınarak yapım
çalışmalarına başlanacaktır.
Şaphane-Hisarcık
yolu, söz konusu yol il özel idaresi yol ağında yer almakta, il özel idaresi
marifetiyle yapımı planlanmaktadır.
Kütahya
Milletvekili Sayın Alim Işık’ın (6/721) sayılı sözlü
soru önergesi:
Balıkesir-Dursunbey-Harmancık-Tavşanlı
yolu: Bu yol önemli bir yoldur. Toplam
Kütahya-Simav-Demirci
ayrımı: Toplam
Diğer
yandan,
Kütahya
Milletvekili Sayın Alim Işık’ın (6/724) sayılı sözlü
soru önergesi ve cevabı: Kara yolu ağında bulunmayan Bulvar Caddesi ile Vefa
Mahallesi’ni birbirine bağlayan üst geçitler belediye tarafından yapılacak ve
bu amaca yönelik olarak Karayolları Genel Müdürlüğü de projeleri onaylamış ve
ilgili belediyeye göndermiştir.
Karaman
Milletvekili Sayın Hasan Çalış’ın (6/729) sayılı
sözlü soru önergesi: Bilindiği üzere, ülkemiz telekomünikasyon sektöründeki
tekel kaldırılıp serbestliğe geçilmiştir. Ülkemizde serbest piyasa şartlarında
rekabet oranında daha kaliteli, ucuz ve kesintisiz İnternet hizmeti sunmak için
gerekli çalışmaları yapmaktayız. 28/2/2009 tarihinde
5838 sayılı Kanun ile kablolu, kablosuz, mobil İnternet’te özel iletişim
vergisi yüzde 25 ve yüzde 15’ten yüzde 5’e indirilmiştir.
Burada da
Türkiye'yi diğer ülkelerle kıyasladığımızda Türkiye'nin iletişimde artık pahalı
ülke olmadığı, Avrupa'da yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye, İnternet’te 1 megabit/saniyelik paketlerde Avrupa’nın en ucuz 6’ncısı, 2 megabitlik paketlerde Avrupa’nın en ucuz 9’uncusu ve 1 megabit sınırlı paketlerde de Avrupa’nın en ucuz İnternet
hizmeti veren ülkesi arasındadır. Ayrıca, İnternet kullanımında da dünyadaki
İnternet World Statistics
verilerine göre ilk 20 ülke arasında 13’üncü sırada bulunmaktadır.
Kütahya
Milletvekili Sayın Alim Işık’ın (6/743) sayılı sözlü
soru önergesi: Tavşanlı-Domaniç
Niğde
Milletvekili Sayın Mümin İnan’ın (6/889) sayılı sözlü soru önergesinin cevabı:
2003-2008 yılları arasında mevcut demir yolu şebekesine 47 ayrı noktada toplam
Niğde-Kayseri
arasında bulunan mevcut hattan Niğde ve Bor Organize Sanayi Bölgesi’ne bağlantı
yapılmasına dair henüz bir talep söz konusu olmadığından bir çalışma
başlatılamamıştır. Ancak organize bölgesi müdürlükleri tarafından Niğde-Kayseri
hattından bölgelerine demir yolu bağlantısı talebi olması hâlinde gerekli
işlemler yapılacaktır.
Bilgilerinize
arz ederiz.
Adana
Milletvekili Sayın Yılmaz Tankut’un (6/912) sayılı
sözlü soru önergesi: Bakanlığımızın Adana Havaalanının Mersin’e taşınması gibi bir planlaması
söz konusu değildir. Ancak, Adana Havaalanı’nın şehir merkezinde kalması, yapay
manialar nedeniyle genişletme imkânının sınırlı olması, Mersin ve bölgesine
hitap edecek konvansiyonel boyutlarda bir havaalanı yapılması için yer bulunamaması
nedenlerinin yanı sıra, ülkemizin ekonomik imkânlarını da en verimli şekilde
kullanmak üzere Bakanlığımızın benimsediği bölgesel havacılık politikası
doğrultusunda Çukurova bölgesinin tarım, sanayi, ekonomik açıdan taşıdığı önemi
ve bölgenin potansiyelinin tam olarak kullanılması da dikkate alınarak iç
bölgelerle dış dünya bağlantısını artırmaya yönelik olarak bir bölgesel
havaalanı yapılması düşünülmektedir. Yapılan fizibilite etütlerinde tüm bölgeye
hitap edecek bölgesel bir havaalanının gerçekleşebileceği ortaya çıkmış ve 2009
yatırım programına “Çukurova Bölgesel Havaalanı Etüdü” başlığıyla bir proje
dâhil edilmiştir. Bu projeyle Adana, Mersin ve Çukurova bölgesine hizmet
verecek bölgesel havaalanı için yer seçim çalışmaları hâlen devam etmektedir.
Tokat
Milletvekili Sayın Reşat Doğru’nun (6/949) sayılı sözlü soru önergesi:
Tokat-Turhal arasında bölünmüş yol sathi kaplamalı olarak geçmiş yıllarda tamamlanarak
trafiğe açılmıştır. Yolun tekniğine uygun olarak yapılmadığı iddiaları üzerine Karayolları
Genel Müdürlüğü tarafından yapılan incelemede herhangi bir olumsuzluk tespit
edilememiştir. Kaplama cinsi, trafik hacmine rağmen yolun sathında bir sorun
bulunmamakta ve trafik akışında da problem yaşanmamaktadır.
Tokat
Milletvekili Sayın Reşat Doğru’nun (6/950) sayılı soru önergesi:
Bu
projede 2008 yılında 2,7 milyon Türk lirası ödenek kullanılmıştır.
Tokat
Milletvekili Sayın Reşat Doğru’nun (6/951) sayılı sözlü soru önergesi: Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından geçmiş
yıllarda ödenekler doğrultusunda sanat yapı çalışmaları tamamlanan
Kamulaştırma
işlemleri tamamlanan 3 kilometrelik kesiminde toprak işleri ve sanat yapıları
tamamlanmış, üst yapı seviyesine geçilmiştir. Çalışmaların devam ettiği geri
kalan kesimde kamulaştırma işlemleri tamamlanarak işin 2010 sonunda bitirilmesi
planlanmaktadır.
Kastamonu
Milletvekilimiz Sayın Mehmet Serdaroğlu’nun (6/965)
sayılı sözlü soru önergesi: Sözü edilen güzergâh
Bu
anlamda zemin iyileştirmesine yönelik yapılan çalışmalarda yol yapımına uygun
malzeme tedarik etme yönünde de sıkıntı yaşanmaktadır. Uygun malzeme bulunma
araştırmaları nedeniyle geçen zaman yapım süresinin uzamasına neden olmuştur.
Bütün
olumsuzluklar aşılarak 3 kilometrelik kesim asfalt sathi kaplamalı olarak
tamamlanmış ve hizmete girmiştir.
Ordu
Milletvekili Sayın Rıdvan Yalçın’ın (6/1032) sayılı sözlü soru önergesi:
Sayın
Başkan, değerli milletvekilleri; bildiğiniz gibi Ulaştırma Bakanlığının en
önemli görevi yol yapmak, demir yolu yapmak, havaalanı, liman yapmaktır.
Dolayısıyla ülkenin ulaşımını sağlamaktır. Dolayısıyla, bu tabir yol yapımının
önemini vurgulamak için kullanılmaktadır.
Tokat
Milletvekili Sayın Reşat Doğru’nun
(6/1100) sayılı sözlü soru önergesi: Bilindiği üzere 58,59,60’ıncı
hükûmetlerde ülkemizin ihtiyaç duyduğu güvenli,
ekonomik, rahat erişilebilirliği sağlayan ulaşım için acil eylem planında 15
bin kilometre bölünmüş yol çalışmaları başlatılmış, yapılan çalışmalar
sonucunda Karayolları Genel Müdürlüğü ağında 30/4/2009 tarihi itibarıyla
Tokat
Milletvekilimiz Sayın Reşat Doğru’nun (6/1102) sayılı sözlü soru önergesi:
Ankara-Samsun arasında
Tokat
Milletvekili Sayın Reşat Doğru’nun (6/1103) sayılı sözlü soru önergesi:
Erbaa-Taşova arası 23 kilometredir. 19,6 kilometresi bölünmüş yol olarak
tamamlanmış ve trafiğe açılmıştır. Kalan 3,4 kilometrelik kesimi ise 2009’da
tamamlanarak trafiğe açılacaktır. Planlama bu şekildedir.
Taşova-Amasya
arasında bölünmüş yol proje çalışmaları kapsamında Akdağ-Taşova
arasının projesi de tamamlanmış, 2009 yılında da çalışmalara başlanmıştır.
İstanbul
Milletvekili Sayın Ufuk Uras’ın sözlü soru önergesi, (6/1153): Paşalimanı Adası’nın ulaşım sorunuyla ilgili olarak adada
yer alan köy muhtarlarıyla, 2/6/2008 tarihli
dilekçeyle Denizcilik Müsteşarlığına müracaat etmişler; yapılan değerlendirmede
bu ihtiyacın giderilmesi için İstanbul Deniz Otobüsleri Genel Müdürlüğü
görevlendirilmiş, ilgili belediye başkanlıkları, muhtarlar, diğer sivil toplum
kuruluşlarıyla yapılan toplantı sonucu buraya deniz yolu bağlantısı kurulmuş;
bugün itibarıyla, pazartesi, çarşamba, cuma, pazar günlerinde olmak üzere adaya
haftada toplam sekiz sefer yapılmaktadır.
Tokat
Milletvekili Sayın Reşat Doğru’nun (6/1158) sayılı sözlü soru önergesi:
Karayolları Genel Müdürlüğümüz ile Tokat Belediyesi arasında yapılan anlaşma
çerçevesinde, Tokat-Sivas devlet yolu üzerinde bulunan Yeşilbağ
İlköğretim Okulunun önüne belediye tarafından üst geçit yapılarak hizmete
sokulmuştur.
Gaziantep
Milletvekili Sayın Hasan Özdemir’in (6/1173) sayılı sözlü soru önergesi:
Gaziantep-Nizip ilçesinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere, otoyol bağlantısını
karşılayacak bağlantı yolu yapılmış olup ikinci bir bağlantı yolunun yapılması
otoyol işletme tekniği ve otoyol proje kriterleri
bakımından gerekli görülmemektedir. Hükûmetimiz
dönemini kapsayan 2003-2008 yılları arasında, Gaziantep’te
Araç
muayene hizmetlerinin, ülkemizde iki bölgeye ağırlık verilmesi nedeniyle ortaya
çıkan sorunun giderilmesi için imtiyaz sözleşmesinde değişikliğe gidilmiş ve bu
çerçevede Bakanlığımız Özelleştirme İdaresi ve işletmeciyle mutabakata
varılarak bu değişiklik gerçekleştirilmiş ve görüş için Danıştaya
gönderilmiş, Danıştay da 7/2/2009 tarihinde bu
değişikliği uygun bulmuş ve böylece muayene hizmetlerini iki bölgeye ayırma
konusu sona ermiştir.
Araç
muayene hizmetlerinin özelleştirilmesi sonucunda ülkemizin kazanımlarını
özetlemek gerekirse:
Her
şeyden önce, trafik kazalarından kaynaklanan, parayla ölçülmesi mümkün olmayan
can kayıpları azaltılacaktır.
Taşıtların
akaryakıt tüketiminden kaynaklanan çevre kirliliği azalacaktır.
Yine
trafik kazalarından kaynaklanan maddi kayıplar önemli ölçüde azalacaktır.
Devletin
hazinesine de bu işlemle birlikte 553 milyon dolar gelir sağlanmıştır.
İşletme
hakkı verilen yatırımcı tarafından 450 milyon dolar tutarında yatırım
yapılmıştır.
KDV,
kurumlar vergisi hariç olmak üzere elde ettikleri gelirlerden işletmelerin ilk
üç yılda yüzde 30’u, sonraki yedi yıl için yüzde 40’ı, geriye kalan on yıl için
de yüzde 50’si hazine payı olarak alınacaktır.
Ayrıca,
bu işletmelerde 1.875’i teknik olmak üzere toplam 3 bin kişiye istihdam
sağlanmıştır.
Kastamonu
Milletvekili Sayın Mehmet Serdaroğlu’nun (6/1201)
sayılı sözlü sorusu: E-80 kara yolu, Genel Müdürlüğümüzün 2008 yılında yatırım
programına dâhil edilmiş, 12 Mayıs 2009’da gerekli ihaleler yapılarak yolun
yapımına başlanacaktır. Söz konusu yolun 2011 yılında tamamlanması
hedeflenmektedir.
Malatya
Milletvekili Sayın Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun
(6/1238) sayılı sorusunun cevabı: Malatya ilinde daha önceki yıllarda başlayıp
2002 yılı sonuna kadar toplam
Malatya Milletvekili Sayın Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun (6/1241) sayılı soru önergesi: 2009 yılı
turistik yollar programı içerisinde yer alan Nemrut Dağı Turistik Yolları
Projesi kapsamında yapılan Malatya-Pütürge-Tepehan
yolunda Kubbe Dağı-Bakımevi arası
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN –
Son soruya geldiniz, tamamlayın.
ULAŞTIRMA
BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) – Malatya Milletvekili Sayın Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun (6/1244)
sayılı sorusu: Arapgir-Kemaliye yolunun Arapgir-Kozluk Köprüsü arasında 4 kilometrelik kesim 2007
sonu itibarıyla tamamlanmıştır. 14 kilometrelik Kozluk Köprüsü-Dutluca arası
ihale edilmiş ancak itiraz nedeniyle henüz başlanamamıştır. İtiraza müteakip
başlanacaktır.
Son soru,
Manisa Milletvekili Sayın Mustafa Enöz’ün (6/1260)
sayılı sözlü soru önergesi: Karayolları Genel Müdürlüğünde unvan değişiklikleri
kamu yararı ve hizmete ilişkin öncelikli ihtiyaçlar esas alınarak 29 Mart 2005
tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Genel Müdürlükte yükselme ve unvan
değişikliği yönetmeliği hükümleri çerçevesinde gerçekleşmektedir. Birincisi
Kasım 2005 tarihinde, ikincisi 25 Mart 2007 tarihinde olmak üzere 2 kez bu
sınav yapılmıştır. Boş kadro imkânlarına göre ihtiyaç duyulduğunda sınava
girebilecek niteliklere sahip personel tarafından yürütülen hizmetlerin
kesintisiz ve istikrarlı bir şekilde devam etmesi hususu öncelikle dikkate
alınarak yeniden sınav açılabilecektir.
Yüce
heyetinize saygıyla sunarım.
Teşekkür
ederim. (AK PARTİ
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN –
Teşekkürler Sayın Bakan.
Sayın Aslanoğlu, buyurun efendim.
FERİT
MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Bakan, biz hakkımıza razıyız ama hakkımızı
da yedirmeyiz. Siz “yüzde 60 Türkiye'nin bölünmüş yolu” diye her zaman
söylüyorsunuz. Sadece, Malatya’ya yaptığınız yüzde 13, Malatya’nın çevre
illerle bağlantısını yaptığınız yol yüzde 13. Yüzde 47 hakkımızı istiyoruz
sizden. Bu hakkımızı verin.
Malatya-Sivas yolu Türkiye'nin önemli bir yolu. Hiç
bahsetmediniz, hiç… Sorduğum soruya cevap vermediniz. İki: Kemaliye… Benim için
bir şey istemiyorum, Kemaliye sizin ilçeniz, Erzincan’ın bir ilçesi. Benim için
bir şey istiyorsam namerdim, Erzincan için istiyorum. “Dutbeli’nden aşağı” bir türkü vardır. O Dutbeli’nden siz çok indiniz Sayın Bakan. Oradan inmek
kolay değil. Pütürge yolu için teşekkür ediyorum.
Saygılar
sunarım.
BAŞKAN –
Teşekkürler Sayın Aslanoğlu.
Sayın
Doğru, buyurun.
REŞAT
DOĞRU (Tokat) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Sayın
Bakanıma da sorularıma vermiş olduğu cevaplardan dolayı teşekkürlerimi sunuyorum.
Tokat ili
yol konusunda çok büyük sıkıntıları olan illerin başında gelmektedir. Yıllardan
beri çevre yolu bitirilememiştir. Çevre yolu, yaklaşık olarak on yıldan beri
her siyasi partiden her hükûmet bitireceği konusunda
söz vermekte ama bir türlü bitirilmemiştir. 2010 olarak söylediniz. İnşallah,
2010 yılında da bitmiş olur.
Onun
yanında, özellikle Tokat-Niksar, Erbaa-Reşadiye yolları üzerinden Yeşilırmak
geçmesinden dolayı, Yeşilırmak’ın Kelkit Çayı’nın geçmesinden dolayı o yolda
ciddi manada kazalar meydana gelmektedir. Özellikle kışın otobüsler uçmakta,
taksiler Kelkit Irmağı’nın azgın konumu içerisinde oraya gitmektedir. Bundan
dolayı da vatandaşlar ve özellikle o yoldan geçen insanların hepsi büyük
sıkıntı içerisindedir. Oranın da süratli bir şekilde iki yönlü yol yani
bölünmüş yol hâline getirilmesi gerekir.
Araç
muayene istasyonları konusunda cevap verdiniz. Sayın Bakanım, vermiş olduğum
soruların hepsi aşağı yukarı bir yıl önce sorulan sorulardır. Tabii, bir yıl
zaman geçmiş olmasından dolayı da birçoğu yerine gelmiş ve gündemden düşmüş
konulardır. O konuda
teşekkür ediyorum.
Ancak,
araç muayenelerinde çok büyük bir kalabalık vardır ve de çok süre alıyor.
Dolayısıyla, herhâlde bunu da bir sayı artırarak düzeltirsiniz diye
düşünüyorum.
Teşekkür
ediyorum, sağ olun.
BAŞKAN –
Teşekkürler Sayın Doğru.
Sayın
Işık, buyurun.
ALİM IŞIK (Kütahya) – Teşekkür ederim Sayın
Başkanım.
Ben de
Sayın Bakanıma, her ne kadar aradan bir yılı aşkın süre geçmiş olsa da verdiği
cevaplar için teşekkür ediyorum.
Siz de
çok iyi biliyorsunuz ki Sayın Bakanım, Kütahya ili Ege Bölgesi içerisinde yol
ağı açısından en mağdur ilimiz. Bu nedenle sorularıma birer ikişer cümleyle
katkı ve yeni soruyla bu sözü almış bulunmaktayım.
Öncelikle
Balıköy-Değirmisaz ve
Pazarlar-Kuşu yolu sizlerin döneminde kara yolu ağından çıkartıldı. Daha önce
bunlar kara yolu ağındaydı. Şu anda il özel idaresinin kaynaklarıyla da bu
yolların gerçekten trafiğe açık tutulması mümkün görünmüyor. Eğer bu yollar
kara yolu ağına alınabilirse son derece iyi olacağı düşüncesindeyim.
Döneminizde
Yine,
özellikle Antalya-İstanbul hızlı tren hattı için en uygun güzergâh Kütahya
merkez olmakla beraber bütçe görüşmelerindeki sunumlarınızdan da anladığım
kadarıyla Kütahya baypas edilmiş durumda. Bunun tekrar değerlendirilip
Kütahya’nın bu güzergâha alınmasında büyük yarar olduğunu düşünmekteyim.
Bursa-Simav-Orhaneli-Selendi
gerçekten çok önemli bir güzergâh. Eğer bunu kısa sürede programa alabilirseniz
son derece memnun olacağımı ifade etmek istiyorum.
Tavşanlı-Emet-Gediz-Simav,
yine ileride alınacağını söylediniz. Bu hat da çok yoğun
hatlardan birisi. Kısa sürede bunun programa alınmasında yarar
görmekteyim.
Aynı
şekilde Şaphane-Hisarcık hattının il özel idaresi kaynaklarıyla bakımının
yapılması, çalışır tutulması ve genişletilmesi mümkün görünmemekte. Bu hattın
da yine kara yoluna alınmasında büyük yarar görülmektedir.
Balıkesir-Dursunbey-Harmancık
hattı Kütahya-Balıkesir ve diğer iller açısından çok ana bir güzergâh. Bunun
2011’de bitirilmesini söylediniz. İnşallah biter diyorum. Çünkü,
çocukluğumdan beri duyduğum bir hat burası.
Kütahya-Simav-Demirci
ayrımının da 2010'da bitirilmesini temenni ediyorum, sözlerinize katılıyorum.
Simav-Sındırgı-Bigadiç
hattı yine çok yoğun hatlardan birisi. Bu hatta mutlaka daha erken bir sürede
çalışmanın başlatılması kaçınılmaz görünüyor.
“Vefa
Mahallesi’ne üst geçit belediye tarafından yapılacaktır.” dediniz. Belediyenin
bunu ihale ettiğini ancak ihalede çok büyük problemlerin olduğunu işittik.
Umarım, kısa sürede çözülür diyorum.
Yine,
Tavşanlı-Domaniç hattının çok yoğun hatlardan birisi olduğunu, özellikle
Tavşanlı-Emet hattında daha iki hafta önce asit kamyonunun devrilmesi sonucu
bir vatandaşımızın hayatını kaybettiğini sizler de muhtemelen duymuşsunuzdur.
Bu hatların mutlaka kısa sürede elden geçirilmesinde yarar olduğunu belirtiyor,
yine de her şey için teşekkür ediyorum, katkılarınızı bekliyorum.
Sağ olun.
BAŞKAN –
Teşekkür ederim Sayın Işık.
Sayın Tankut, buyurun.
YILMAZ
TANKUT (Adana) – Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.
Sayın
Bakana da sözlü soruma vermiş olduğu cevaptan dolayı teşekkür ediyorum.
Sayın
Bakanım, “Adana Havaalanı’nın Mersin’e taşınması söz konusu değildir.” dediniz.
Bu konuyla ilgili teşekkür ediyoruz. Çünkü bu konuyla ilgili çok değişik spekülasyonlar ve dedikodular, seçimden önce özellikle,
Adana’da büyük ölçüde tedirginlik meydana getirmişti. Ancak az önce ifadenizde
bölgesel bir havaalanı düşündüğünüzü, bununla ilgili de 2009 yılında, bu yıl
içerisinde bir yer seçimi çalışmasının devam ettiğini söylediniz. Şimdi şunu
sormak istiyorum: Bu bölgesel havaalanı devreye girdiğinde mevcut havaalanının
fonksiyonu ne olacaktır? Mevcut Adana Şakirpaşa
Havaalanı hizmet vermeye devam edecek midir? Yoksa lağıv mı edilecektir?
Adana’daki değişik kesimlerin düşüncesine göre, mevcut Şakirpaşa
Havaalanı’nın güney kesiminin, esasında güneye doğru havaalanının genişlemesi
bakımından da müsait olduğu ifade edilmektedir.
Adana
Havaalanı’nın Adana’nın şehir merkezi içerisinde kalması iddialarının da doğru
olmadığı düşüncesindeyiz. Çünkü aynı şekilde İstanbul Yeşilköy Havaalanı da tam
İstanbul’un göbeğinde yer almaktadır. Dolayısıyla Adana sadece kendisine değil,
çevreye de hizmet ettiği için Adana Havaalanı’nın, mevcut havaalanının bu
şekilde baypas edilmesine Adana Milletvekili ve Adana kamuoyu olarak karşı
çıktığımızı ve bunun uygun olmayacağını ifade ediyoruz ve bölgesel havaalanının
Adana Havaalanı’nın fonksiyonunu yok etmesine de müsaade edilmemesini temenni
ediyor, saygılar sunuyorum.
BAŞKAN –
Teşekkürler Sayın Tankut.
Sayın
İnan…
MÜMİN
İNAN (Niğde) – Teşekkür ediyorum.
Sayın
Bakanım, vermiş olduğunuz cevaplar için çok teşekkür ediyorum.
Niğde
Altunhisar-Ankara yolunun duble yol yapılmaması
konusunda belli ölçüler olduğunu belirtmiştiniz ama otuz kırk yıl önce yapılan
bu yolun en azından genişletilmesi oradaki trafiği rahatlatabilir diye
düşünüyorum.
Ayrıca,
Niğde-Çiftlik arasındaki yolu zatıalinizle beraber
gezmiştik. O konu Niğde ve Çiftlik ilçesi için önemli. O yolun genişletilmesini
-sizin de orada konuştuğunuz gibi- halkımız beklemektedir. Bu konuyla ilgili
bir cevap alamadık efendim. Bunu yerine getirirsek çok memnun olurum.
Diğer
taraftan, Pozantı-Niğde otobanının seçimlerden önce kara yolu statüsünde
hizmete açılması önemli bir şey ama otoban statüsüne kavuşturulması için eksik
kalan kısımlarının tamamlanması Niğde açısından ve diğer ulaşım açısından son
derece önemli.
Ayrıca,
otobanın Niğde girişindeki bölge trafik noktasında, Polis Okulu noktasında
yıllardan beri çok ciddi kazalar olmaktadır. Niğde’ye kadar uzanan otobanın o
bölgesinde alt ya da üst geçitlerin yapılması trafiğin rahatlatılması ve
kazaların önlenmesi noktasında son derece önemli. Biraz öncelik verilirse
efendim... Her sene çok ciddi kazalar olmakta -en az 10 kişi, 20 kişi- çok
büyük kazalar olmaktadır, çünkü çok işlek bir yoldur.
Ayrıca, şehirler arası otobüs terminalinin de -o bölgeye yakın- Adana-Kayseri yolunun üzerine taşınmasının ve
şehrin içerisine girecek otobüslerin bulunduğu noktada da bir üst ya da alt
geçidin yapılmasının yine kazaların önlenmesi noktasında çok önemli bir katkısı
olacaktır diye düşünüyorum.
Verdiğiniz
cevaplar için ve destekleriniz için teşekkür ederken organize sanayi bölgesi
başkanlarına da şimdi telefon açıp, oraya kadar demir yolunun getirilmesini
sizler belirttiniz, ben de bu müjdeyi kendilerine verip müracaatları
yapmalarını da kendilerinden isteyeceğim.
Çok
teşekkür ediyorum Sayın Bakanım.
BAŞKAN –
Teşekkürler Sayın İnan.
Sayın Aslanoğlu, herhâlde yanlış girdiniz şeye.
FERİT
MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Yok efendim… Bir şey…
BAŞKAN –
Hayır, böyle bir usul yok efendim.
FERİT MEVLÜT
ASLANOĞLU (Malatya) – Efendim, bir şeyim eksik kaldı.
BAŞKAN –
Sayın Bakan burada, soracağınız bir şey varsa…
FERİT
MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Eksik kaldı, eksik.
BAŞKAN –
İki sefer veremem efendim, kusura bakmayın.
FERİT
MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Ama süremiz var.
BAŞKAN –
Ama iki defa soru sorulacak.
FERİT
MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Daha süremiz var Sayın Başkan… Daha süremiz var ama, bitmedi süremiz. Sayın Bakan bir saat konuştu.
BAŞKAN –
Süremizi çok çok aştık ama…
FERİT
MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Hep Erzincan-Pülümür… Onu soracağım.
BAŞKAN –
Peki, sizi kırmayayım hadi buyurun kısa bir soru sorun.
FERİT
MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Başkan, ben sadece Erzincan’a çalışıyorum
bugün. Şu Pülümür-Erzincan bir türlü bitmiyor, acaba niye? Şu Pülümür-Erzincan
hiç bitmeyecek mi acaba? Onu soruyorum, ben Malatya’ya hiç bak… Erzincan’a
çalışıyorum bugün.
BAŞKAN
- Tamam mı?
FERİT
MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Tamam.
BAŞKAN
- Sayın Bakanım, cevap verecek misiniz?
Yok.
Böylece,
sözlü soruların hepsi cevaplandırılmıştır.
Sayın
milletvekilleri, alınan karar gereğince diğer denetim konularını görüşmüyor ve
gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler”
kısmına geçiyoruz.
1’inci
sırada yer alan, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu’nun
görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
IX.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE
KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER (Devam)
A) Kanun Tasarı ve
Teklifleri (Devam)
2.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet
Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)
BAŞKAN
- Komisyon? Yok.
Ertelenmiştir.
2’inci
sıraya alınan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkmenistan Hükümeti arasında
Ekonomik İşbirliğine Dair Hükümetlerarası
Türk-Türkmen Komisyonu Hakkında Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna
İlişkin Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine
başlayacağız.
3.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile
Türkmenistan Hükümeti Arasında Ekonomik İşbirliğine Dair Hükümetlerarası
Türk-Türkmen Komisyonu Hakkında Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna
İlişkin Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/546) (S. Sayısı: 362)
(x)
BAŞKAN - Komisyon burada.
Hükûmet burada.
Komisyon
raporu 362 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.
Şimdi,
tasarının tümü üzerinde söz isteyenleri…
Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Tokat Milletvekili Reşat Doğru.
Sayın
Doğru, buyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)
(x) 362 S. Sayılı Basmayazı
tutanağa eklidir.
MHP GRUBU
ADINA REŞAT DOĞRU (Tokat) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkmenistan Hükümeti arasında ekonomik işbirliğine
dair Hükümetlerarası Türk-Türkmen Komisyonu hakkında
anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunduğuna ilişkin Kanun Tasarısı üzerinde
Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi
saygıyla selamlıyorum.
Sözlerime
başlamadan önce, Mardin’deki olayda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza
Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum. Ayrıca, bugün 2 tane askerimiz
şehit olmuştur. Askerlerimize Allah’tan rahmet dilerken Türk Silahlı
Kuvvetlerine başsağlığı diliyorum. Yüce milletimiz, tarihin her döneminde
olduğu gibi, yine hainleri hiçbir zaman unutmamış ve onlara gereken cevabı
vermiştir, bundan sonra da vereceği kanaatindeyim.
Sayın
milletvekilleri, Türkmenistan-Türkiye iki kardeş devlettir. Her zaman
söylendiği gibi, bir millet, iki devletiz ancak bu kardeşlik gerektiği şekilde
devam etmiyor diye düşünüyorum. Rahmetli eski lider Türkmenbaşı
çok iyi niyetli bir liderdi ve onun zamanında gayretli çalışmalar, Türkiye ile
ilişkiler üzerinde çok ciddi çalışmalar yapılmış ve çok büyük mesafeler de
alınmıştı. Hatta, Türkmenbaşı’nın
yapmış olduğu imkânlar neticesinde de -hepimizin de bildiği gibi- çok büyük
işletmeler kurulmuş, çok değerli iş adamları o bölgelerde görev almışlardı.
İnanıyorum ki onların kurmuş olduğu o dostluk ve ilişkilerin yine devam etmesi
gerekir ve devam etmektedir. Ancak Türkmenbaşı’ndan
sonra göreve gelen Sayın Cumhurbaşkanı Berdimuhammedov
zamanında da ilişkilerin gelişmekte olmasını arzu ediyorum ve gelişiyor.
Türkiye’yi ve Türkleri çok seven, çok değerli bir liderdir Berdimuhammedov.
İnanıyorum ki onun çalışmaları, onların çalışmalarıyla beraber de ilişkilerimiz
gün geçtikçe daha fazla artar.
Tabii,
Türkiye olarak, Türkmenistan başta olmak üzere bütün Türk cumhuriyetleriyle
yakın ilişkiler içerisindeyiz. Türk cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını
kazanmış olduğu yıllardan itibaren Türkiye ile yakın ilişkilerinin
geliştirilmesi noktasında büyük çalışmalar yapılmaktadır. Tabii, özellikle
1990’lı yıllarda bağımsızlıkların kazanılması Türk devletlerini, yani Türk
milletini bir anda dünya gözünde çok önemli bir konuma getirmiştir. Altı tane
bağımsız Türk devleti dünya arenasına çıkmış ve beraberinde de “Adriyatik’ten
Çin Seddi’ne” tabiri kullanılır konuma gelinmiştir. Tabii, bununla beraber
Türkiye’mize de çok önemli görevler düşmüştür. Türkiye Cumhuriyeti devletinin
üzerine düşen görevleri tam olarak yapmış olduğunu söyleyemeyiz ama bence
yapılan çok önemli hizmetler de vardır. 90’lı yıllardan itibaren bağımsızlığını
kazanan bu cumhuriyetlere, özellikle Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak hemen
el uzatılmış ve beraberinde de dış ilişkiler kurularak konsolosluklar kurulmuş,
tanınmalar sağlanmış ve de çok güzel ilişkiler geliştirilerek devam etmiştir.
Ancak, son yıllarda, özellikle bu coğrafyada Rusya’nın üstünlük almaya
çalışmakta olduğunu da görüyoruz. Rusya’yla ilişkilerde de tabii… Rusya’yla
ilişkiler bu coğrafyada tekrar tekrar gözden
geçiriliyor. Özellikle Rusya devletinin yeniden toparlanma süreci içerisine
girmesiyle beraber bu coğrafyadaki Türk devletleri üzerinde ciddi çalışmalar
yapmakta olduğunu da görüyoruz.
Özellikle
diyorum, 23 Nisanda Başbakan yardımcıları ve uzmanları Türkmenistan’a gelmiştir.
Türkmenistan’a gelmeleriyle beraber gönderilen bu uzmanlar -oradaki ilişkilerin
geliştirilmesiyle beraber- özellikle enerji kaynaklarının yeni düzenlemeler
içerisine girmesi noktasında da çalışmaları başlatmışlardır. Yani şunun için
bunları söylemek istiyorum: Rusya’nın yeniden bu coğrafyada etkinliğini
artırmak için çok büyük bir mücadele vermekte olduğunun da bir göstergesi
olması noktasında bunları söyledim. İşte, Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak bu
coğrafyada atacağımız adımlar üzerinde çok ciddi manada düşünmek
mecburiyetindeyiz.
Bakınız,
son zamanlarda, işte “Orta Asya Türk devletleri” dediğimiz veyahut da “kardeş
devletler” dediğimiz, zaman zaman da “bir millet, iki
devlet” tabirini kullanmış olduğumuz bu coğrafyada çok büyük sıkıntılarla da
karşı karşıyayız. Bakın, işte Azerbaycan konusu. Sayın Başbakanımız, işte
önümüzdeki 13 Mayıs tarihinde Azerbaycan’a gidiyor. Azerbaycan’la
ilişkilerimizin nereye gelmiş olduğunu da hep beraber yakinen takip ediyoruz.
Sayın milletvekilleri, Azerbaycanlı kardeşlerimiz şu an itibarıyla küsmüş
durumdadır yani Azerbaycan’ın kendisine her noktasında güvenmiş olduğu
Türkiye’den beklemediği birtakım tabloyla karşı karşıya olduğunun göstergesini
hep beraber görüyoruz.
İşte,
yeni Dışişleri Bakanımız Sayın Ahmet Davudoğlu yeni
görevine başladı. Sayın Davudoğlu söylemleri
içerisinde “stratejik derinlik”, “komşu ülkelerle sıfır sorun” ve “proaktif diplomasi” tabirlerini kullanıyor. Tabii, burada
hep beraber düşünmek mecburiyetindeyiz. İşte, komşularla sıfır sorun derken
acaba -Azerbaycan bizim kardeşimiz ve aynı zamanda Türk devletlerinden bir
tanesi- onunla sıfır sorunla karşı karşıya mıyız? Yani şunu söylemek istiyorum
ki şu an itibarıyla, Azerbaycan devleti küstürülme durumuyla karşı karşıya
kalınmıştır. Bakınız, şu anda, Türk dünyası yakinen hem Azerbaycan’ı takip
ediyor hem Kerkük’ü, Irak’taki gelişmeleri takip ediyor hem de Kıbrıs’taki
gelişmeleri yakinen takip ediyor. Buralardaki geri adımların nelere sebep
olacağını üzülerek ama üzülerek çok yakın bir tarihte görebiliriz, göreceğiz
de. Yani şu anda Azerbaycan’ın tüm insanları, hepsi “Acaba Türkiye-Ermenistan
sınırı açılacak mı?” şeklinde bir beklenti içerisindedir. Tabii, diyeceksiniz
ki açılmaması… Tabii açılmaması gerekiyor sayın milletvekilleri çünkü Azerbaycan’ın,
Azeri kardeşlerimizin en önemli tutanağı bu sınır kapısıdır.
Bakınız,
şu anda, Azerbaycan topraklarının büyük bir kısmı işgal altındadır. Karabağ
işgal altındadır. Karabağ’la beraber yedi tane Azeri kenti işgal içerisindedir
ve o bölgeden yaklaşık olarak 1 milyonun üzerindeki insan Azerbaycan’ın çeşitli
yerlerinde göçmen konumundadır, çok zor şartlar içerisinde yaşamaktadır.
Bakınız, gidelim bugün Bakû’ye, Azerbaycan’ın çeşitli
reyonlarına, oralarda çok zor şartlar içerisinde yaşayan, perperişan
hâlde yaşayan Azerbaycanlı Türkleri görürsünüz. Hatta enteresandır, bakınız,
2002 senesinden itibaren 2009 senesine kadar –ben, işte soru önergelerinden de
bunları öğrendim- soru önergeleri veriyoruz. Acaba o Azerbaycan tabiriyle “kaçgın” bizlere göre göçmen olan o insanlara ne kadar
yardım yapıldı diye bir soru önergesi vermiştim. Sayın milletvekilleri, 100 bin
dolar civarında yardım yapılmış olduğunu sayın bakanların soruma vermiş olduğu
cevaplardan öğreniyorum. 100 bin dolar acaba nedir ki? 100 bin dolar acaba o 1
milyonun üzerindeki insana ne kadar hizmet getirecektir, onların hangi yarasına
merhem olacaktır? Kızılayıyla, devletin kendi
yardımlarıyla çok az bir yardım olduğunu ifade etmeye çalışıyorum.
Bunları
şunlar için söyledim: Bakınız, işte Türkmenistan’la ilgili çok önemli bir
anlaşmayı, işte daha önce yapılmış olan anlaşmayı şu anda burada onaylayacağız,
onun raporlarını görüşüyoruz ama Türkmenistan’ı, Tataristan’ı, Kazakistan’ı,
Özbekistan’ı hep bu tür gelişmeleri yakinen takip ediyorlar. Türkiye ile Orta
Asya Türk devletleri arasındaki ilişkiler geliştirilmeli, yeni yeni birtakım anlaşmalar yapılmalı, kanunlar çıkarılmalı
ama bunların da takipçisi olmak mecburiyetindeyiz. Bunu ifade etmeye
çalışıyorum. Yani Azerbaycan’ın o ortak sorunu, yani özellikle işte Karabağ’ın
işgali, yedi tane Azeri kentinden Ermenilerin çekilmemesi ve beraberinde
soykırım iddialarından vazgeçilmemiş olması ve 1 milyona yakın insanın
dertlerinin çözümlenmemiş olmasının olduğu bir ortamda Türkiye-Ermenistan
sınırının açılmasının çok büyük sorunları beraberinde getireceğini ifade etmeye
çalışıyorum.
Bakınız,
şu anda Türkiye-Özbekistan ilişkilerinde ciddi manada bir gelişme var mıdır? Şu
anda Özbekistan’la ilişkilerimize şöyle bir bakmış olduğumuz zaman, her
noktasında mükemmel bir ilişkimiz var, diyebiliyor musunuz? Hayır, diyemiyoruz.
Yani şu anda Özbekistan ilişkilerimizin bozulduğu, Azerbaycan ilişkilerimizin
bozulduğu ama bunun yanında çok büyük beklentilerin de olmuş olduğu bir ortam
yaşıyoruz.
Türkiye
Cumhuriyeti devleti çok güçlü bir devlettir, Türk milleti çok büyük bir
millettir. 300 milyonun üzerinde… Tarihî bağlarımızın bağlı olduğu o bölgelere
el uzatmak tabii ki bizim görevlerimiz arasındadır. 1990’lı yıllarda
bağımsızlığını kazanmasıyla beraber Türk milletinin hepsinin içerisinde büyük
bir coşku belirmiş “Hep beraber kardeşlerimize nasıl yardım ederiz? Onlarla
nasıl beraber oluruz?” şeklinde düşünceler bir anda gündeme gelmişti. Onunla
beraber Türkiye Cumhuriyeti devleti de elinden gelen gayretleri gösterdi.
Bakınız,
şu anda işte, Büyük Öğrenci Projesi diye bir proje vardır. Büyük Öğrenci
Projesi içerisinde aşağı yukarı 20 binin üzerinde gencimiz işte karşılıklı
olarak okullarını okumuşlar ve bir kısmı da master’larını
ve doktoralarını tamamlayarak yurtlarına dönmüşlerdir, kendi bölgelerine
dönmüşlerdir. Türkiye’mizde ve o coğrafyada okuyan öğrenciler şu an itibarıyla
iş bulma durumuyla karşı karşıya kalmışlardır. Bakınız, Türk devleti olarak
işte bu öğrencilerimize sahip çıkalım. Büyük Öğrenci Projesi 90’lı yıllarda çıkmış
olduğu zaman hepimizde çok büyük bir heyecan belirmiş ve çocuklarımızı kendi
ülkemize getirmiş ve kendi ülkemizdeki çocukları da o bölgeye götürmüştük.
Şu anda
Türkmenistan’ın birçok kentinde Türk okulları vardır. Allah razı olsun o
okulları açanlardan ve şu anda orada okuyanlardan. Ne kadar güzel bir hizmettir
ama işte Türkiye-Türkmenistan arasındaki ilişkileri artırarak geliştirirken
diğer Orta Asya devletlerini de unutmamak durumundayız. Yani, Büyük Öğrenci
Projesi’ne hem destek olacağız hem de onlarla beraber, o okullarını bitiren
çocuklarımıza da her konuda destek olmak mecburiyetindeyiz.
Bakınız,
bu yapmış olduğumuz anlaşmayla beraber ekonomik ilişkilerin artırılmasını
hedefliyoruz.
Sayın
Başkanım, sözlerimi bitireceğim, fazla da uzatmayacağım.
Tabii,
söylenecek çok söz var ama -saati de gösteriyor Sayın Başkanlarım- efendim,
şunu söylemek istiyorum ki Türkiye devleti çok büyük bir devlettir, Türkiye
devleti Orta Asya ülkelerinde olmalıdır ama Orta Asya Türk devletlerini, Türk
cumhuriyetlerini üzmek durumunda da olmamak mecburiyetindeyiz. Onların her
türlü sorunlarında beraber olalım, onların sorunlarını kendi sorunlarımız
hâline getirmek mecburiyetindeyiz. Tabii, Türkmenistan bunların başında
geliyor. Türkmenistan devletiyle ilişkilerimiz tabii, diğer devletlerden çok
önemli ve çok ileridedir. İnanıyorum ki bundan sonra, çıkartmış olduğumuz bu
kanunlarla o ilişkilerimizi geliştirebiliriz. Şu an itibarıyla sorunlarımız yok
mudur? Bakınız, şu anda, işte Trans-Hazar Hattı dediğimiz o petrol hatlarının,
doğal gaz hatlarının üzerinde çok ciddi çalışmalar yapmak mecburiyetindeyiz. Bakû-Tiflis-Ceyhan petrol boru hatlarıyla beraber o
hatlardaki demir yolu hatlarını da geliştirmek mecburiyetindeyiz. Nabucco Hattı’nın, Nabucco
Projesi’nin de mutlaka gerçekleşmesi gerektiğini, İpek Yolu’nun da beraberinde
yeniden gündeme getirilmesini bekliyoruz.
Yani,
buradan şuna seslenmek istiyorum: 60’ıncı Hükûmet,
daha önceki hükûmetler zamanında önemli projelere
imza atmak mecburiyetindedir. Daha önceki Büyük Öğrenci Projesi, üniversiteler
projeleri veyahut da iş adamlarımıza çeşitli imkânların sağlanması konusunda,
bu hükûmetler zamanında da çok ciddi projelerin
geliştirilerek ve genişletilerek o bölgelere ulaşılması noktasında çalışmalar
yapılması gerektiğini düşünüyorum.
Gerçi
söylenecek çok söz var ama herhâlde burada sözümüzü de bitirmemiz gerekiyor.
Ben, bu yapmakta olduğumuz anlaşmanın, bu kanun tasarısının ülkemize,
milletimize, Orta Asya Türk cumhuriyetlerine, özellikle Türk milletine yeni
ufuklar getirmesini, yeni birlik beraberlikler getirmesini temenni ederek yüce
Meclisi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN –
Teşekkürler Sayın Doğru.
Gruplar
adına başka söz istemi? Yok.
Sayın
Kamer Genç.
Sayın
Kamer Genç konuşacak mısınız efendim?
KAMER
GENÇ (Tunceli) – Konuşmayacağım efendim.
BAŞKAN –
Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır. Maddelerine geçilmesini
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
1’inci
maddeyi okutuyorum:
TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE TÜRKMENİSTAN
HÜKÜMETİ
ARASINDA EKONOMİK İŞBİRLİĞİNE DAİR
HÜKÜMETLERARASI
TÜRK-TÜRKMEN KOMİSYONU HAKKINDA ANLAŞMANIN
ONAYLANMASININ
UYGUN BULUNDUĞUNA İLİŞKİN KANUN TASARISI
MADDE 1-
(1) 6 Aralık 2007 tarihinde Aşkabat’ta imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti
ile Türkmenistan Hükümeti Arasında Ekonomik İşbirliğine Dair Hükümetlerarası Türk-Türkmen Komisyonu Hakkında Anlaşma”nın
onaylanması uygun bulunmuştur.
BAŞKAN –
Madde üzerinde gruplar adına söz istemi yok.
Şahıslar
adına, Sayın Kamer Genç, buyurun.
KAMER
GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 362 sıra sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkmenistan Hükümeti Arasındaki Anlaşmanın
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna İlişkin Kanun Tasarısı’nın 1’inci maddesi
üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.
Tabii,
aslında, Sayın Bakan “Biz gideceğiz, bu yasanın çıkması lazım.” dedi, ben de
konuşmayacaktım. Ama, işte, yeni bir Hükûmet değişikliği yapıldı, bir Dışişleri Bakanı atandı.
En azından uluslararası anlaşmalar, dış işlerle ilgili olarak burada kanunlar
müzakere edilirken ilgili bakanın gelip bu Meclise duyduğu saygı gereği burada
bulunması lazım. Yani şimdi yeni bir hükûmet
değişikliği oldu. Bundan önce bu Bakanlar Kurulu sıraları bomboştu. Bu, ruhsuz
bir Hükûmetin olduğunu gösteriyordu, şevksiz bir Hükûmetin olduğunu gösteriyordu, bu Meclise karşı sorumsuz
bir hükûmetin olduğunu gösteriyordu. Lütfen aynı
şeylerini tekrarlamasınlar.
Aslında
Türkmenistan’la ilgili çok ciddi… Mesela Türkmenistan gazıyla ilgili çok
söylentiler oldu. Oradan daha ucuz gaz almamız gerekirken maalesef bu alınmadı.
Geçmişte bazı politika değişiklikleri oldu. Ama madem Sayın Bakan bana bunu
rica etti, haydi ben de bir defa size bu anlayışı göstereyim. Ama tabii ki çok
ciddi, dile getirmemiz gereken sorunlar var.
Hayırlı
olsun.
Saygılar
sunarım.
BAŞKAN –
Teşekkürler Sayın Genç.
1’inci
maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul
edilmiştir.
Diğer
maddeyi okutuyorum:
MADDE 2-
(1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
BAŞKAN –
Madde üzerinde gruplar adına söz talebi? Yok.
Sayın
Genç…
KAMER
GENÇ (Tunceli) – Ben vazgeçtim efendim.
BAŞKAN –
Hepsinde varsınız ama…
KAMER
GENÇ (Tunceli) – Ben bütün isteklerimden vazgeçtim.
BAŞKAN –
Okumak mecburiyetindeyim, onun için…
MUSTAFA
ELİTAŞ (Kayseri) – Söz taleplerinin hepsini geri çekti Başkanım.
BAŞKAN –
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Madde kabul
edilmiştir.
Diğer
maddeyi okutuyorum:
MADDE 3-
(1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
BAŞKAN –
Madde üzerinde gruplar ve şahıslar adına söz istemi? Yok.
Maddeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Sayın
milletvekilleri, tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.
Tasarının
tümü açık oylamaya tabidir.
Açık
oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul
edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Oylama
için üç dakika süre veriyorum.
(Elektronik cihazla oylama yapıldı)
BAŞKAN –
Sayın milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkmenistan Hükümeti
Arasında Ekonomik İşbirliğine Dair Hükümetlerarası
Türk-Türkmen Komisyonu Hakkında Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna
İlişkin Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun sonucunu açıklıyorum
efendim:
Kullanılan
oy sayısı : 218
Kabul : 218 (x)
Hayırlı
olsun efendim, tasarı kanunlaşmıştır.
Sayın
milletvekilleri, 3’üncü sıraya alınan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile
Türkmenistan Hükümeti Arasında Ticari ve Ekonomik İşbirliğine Dair Anlaşmanın
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu
Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.
4.- Türkiye Cumhuriyeti ile Türkmenistan
Hükümeti Arasında Ticari ve Ekonomik İşbirliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının
Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/642) (S.
Sayısı: 364) (xx)
(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren
tablo tutanağa eklidir.
(xx) 364 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.
BAŞKAN –
Komisyon ve Hükûmet buradalar.
Komisyon
raporu 364 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.
Tasarının
tümü üzerinde söz isteyen? Yok.
Maddelerine
geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul
edilmiştir.
1’inci
maddeyi okutuyorum:
TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE TÜRKMENİSTAN
HÜKÜMETİ
ARASINDA TİCARİ VE EKONOMİK İŞBİRLİĞİNE DAİR
ANLAŞMANIN
ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN
TASARISI
MADDE 1 -
(1) 24 Mart 2008 tarihinde Ankara’da imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti
ile Türkmenistan Hükümeti Arasında Ticari ve Ekonomik İşbirliğine Dair
Anlaşma”nın onaylanması uygun bulunmuştur.
BAŞKAN –
Madde üzerinde söz istemi? Yok.
Maddeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
2’nci
maddeyi okutuyorum:
MADDE 2 -
(1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
BAŞKAN –
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul
edilmiştir.
Diğer
maddeyi okutuyorum:
MADDE 3 -
(1) Bu hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Maddeyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Madde kabul edilmiştir.
Sayın
milletvekilleri, tasarının tümü açık oylamaya tabidir.
Açık
oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul
edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Oylama
için üç dakika süre veriyorum.
Oylama
işlemini başlatıyorum.
(Elektronik
cihazla oylama yapıldı)
BAŞKAN –
Sayın milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkmenistan Hükümeti
Arasında Ticari ve Ekonomik İşbirliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın oylama sonucunu açıklıyorum:
Kullanılan
oy sayısı : 201
Kabul : 201 (x)
Böylece
tasarı kanunlaşmıştır. Hayırlı, uğurlu olsun.
Şimdi
Sanayi ve Ticaret Bakanımız Sayın Nihat Ergün Bey’e teşekkür için söz
veriyorum.
Buyurun
efendim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren
tablo tutanağa eklidir.
SANAYİ VE
TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
bugün Türkmenistan ile Türkiye arasındaki iki uluslararası anlaşmayı, ticaret
anlaşmasını Türkiye Büyük Millet Meclisinin değerli gruplarının da büyük bir
hassasiyeti ve mutabakatıyla gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Bu anlaşmalar
vesilesiyle umarım Türkmenistan ve Türkiye arasındaki ticaret ve diğer ikili
ilişkiler bugünden çok daha ileri bir safhaya ulaşmış olur.
Bütün
grup başkan vekili arkadaşlarımıza bu iki ticaret anlaşmasıyla ilgili göstermiş
oldukları hassasiyetten dolayı çok teşekkür ediyorum. Bu bizim, Sanayi ve
Ticaret Bakanı olarak Türkmenistan’a yapacağımız ilk seyahatte bütün siyasi
parti gruplarımızın Türkmenistan’a göstermiş oldukları hassasiyeti yanımızda
götürmek anlamına gelecektir.
Bu
çerçevede, tekrar arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Anlaşmaların hayırlı
olmasını diliyorum.
Sağ olun.
(Alkışlar)
BAŞKAN –
Teşekkürler Sayın Bakan.
Hayırlı
olsun.
Sağ olun.
Sayın
milletvekilleri, alınan karar gereğince kanun tasarı ve tekliflerini sırasıyla
görüşmek için, 6 Mayıs 2009 Çarşamba günü saat 14.00’te toplanmak üzere
birleşimi kapatıyorum.
Kapanma Saati: 20.00