DÖNEM: 23 CİLT: 43 YASAMA YILI: 3
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK DERGİSİ
73’üncü
Birleşim
7 Nisan 2009 Salı
(Bu Tutanak Dergisi’nde yer
alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge aslına uygun
olarak yazılmıştır.)
İ Ç İ N D E K İ L E R
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III.
- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları
1.- Karaman
Milletvekili Mevlüt Akgün’ün, 5 Nisan Avukatlar
Günü’ne ilişkin gündem dışı konuşması ve Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in
cevabı
2.- Sivas
Milletvekili Malik Ecder Özdemir’in, Silivri L Tipi 4
ve 5 no.lu Cezaevi müdürlerinin görevden alınmalarına ilişkin gündem dışı
konuşması ve Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in cevabı
3.- Denizli
Milletvekili Emin Haluk Ayhan’ın, Denizli ilinin ekonomik durumuna ilişkin
gündem dışı konuşması
IV.-
AÇIKLAMALAR
1.- İzmir
Milletvekili Oktay Vural’ın, Avukatlar Günü’ne ilişkin açıklaması
V.-
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) Duyurular
1.- Aydın
Milletvekili Özlem Çerçioğlu’nun, 29 Mart 2009
tarihinde yapılan Mahallî İdareler Genel Seçiminde Aydın ili Belediye Başkanı
seçildiğine ve 18/1/1984 tarihli 2972 sayılı Mahallî
İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında
Kanun’un 17’nci maddesine uygun olarak belediye başkanlığı görevini tercih
ettiğine ilişkin duyuru
B) Önergeler
1.- Gaziantep
Milletvekili Hasan Özdemir’in, (6/1132) esas numaralı sözlü sorusunu geri
aldığına ilişkin önergesi (4/120)
2.- Gaziantep
Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, (6/1086, 6/1167,
6/1226), esas numaralı sözlü sorularını geri aldığına ilişkin önergesi (4/121)
3.- Kütahya
Milletvekili Alim Işık’ın, (6/1156, 6/1157, 6/1161,
6/1208) esas numaralı sözlü sorularını geri aldığına ilişkin önergesi (4/122)
4.- Edirne
Milletvekili Cemaleddin Uslu’nun,
Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Teklifi’nin (2/333) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/123)
C) Meclis Araştırması Önergeleri
1.- Kahramanmaraş
Milletvekili Veysi Kaynak ve 20 milletvekilinin,
ülkemizdeki maden kaynaklarının araştırılarak etkin ve verimli
değerlendirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/337)
D) Tezkereler
1.- Almanya
Federal Meclisi Dışişleri Komisyonunun, 19-22 Nisan 2009 tarihlerinde Türkiye
Büyük Millet Meclisi Parlamento heyetini Almanya’ya davetine icabet edilmesine
ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/732)
2.- ABD Tarım
Bakanlığı tarafından 11-18 Nisan 2009 tarihleri arasında ABD’de düzenlenecek olan
“Modern Tarımsal Teknolojiler” başlıklı toplantıya davet edilen
milletvekillerinin bu davete icabet etmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi
(3/733)
VI.-
ÖNERİLER
A) Danışma Kurulu Önerileri
1.- Gündemdeki
sıralamanın yeniden düzenlenmesine; Genel Kurulun 7 Nisan 2009 Salı günkü
birleşiminde bir saat süre ile sözlü soruların görüşülmesinden sonra diğer
denetim konularının görüşülmeyerek, kanun tasarı ve tekliflerinin
görüşülmesine; 8 Nisan 2009 Çarşamba günkü birleşiminde sözlü soruların
görüşülmemesine, Sivas Milletvekili ve Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı
Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 kişinin hayatını kaybettiği
helikopter kazası ve kurtarma çalışmalarının tüm yönleriyle araştırılarak
benzer durumların yaşanmaması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi
amacıyla (10/333), (10/334) ve (10/335) esas numaralı Meclis araştırması
önergelerinin 9 Nisan 2009 Perşembe günkü birleşiminde birleştirilerek
görüşülmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi
VII.-
SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI
1.- Karaman
Milletvekili Hasan Çalış’ın, kale direği kazalarına
ilişkin Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu’ndan sözlü
soru önergesi (6/408)
2.- İstanbul
Milletvekili Sacid Yıldız’ın, huzurevlerinin
denetimine ilişkin Devlet Bakanı Nimet Çubukçu’dan
sözlü soru önergesi (6/426)
3.- Gaziantep
Milletvekili Akif Ekici’nin, öğretmen maaşlarının
iyileştirilmesine ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/436)
4.- Malatya
Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun,
vize alımında yaşanan sorunlara ilişkin Dışişleri Bakanından sözlü soru önergesi
(6/444)
5.- Tokat
Milletvekili Reşat Doğru’nun, yurt dışından satın alınan ve satılan elektriğe
ilişkin sözlü soru önergesi (6/464) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet
Hilmi Güler’in cevabı
6.- Antalya
Milletvekili Tayfur Süner’in, Antalya’da kaçak
akaryakıt kullanımına ilişkin sözlü soru önergesi (6/495) ve Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
7.- Karaman
Milletvekili Hasan Çalış’ın, rüzgar
enerjisi santrallerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/525) ve Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
8.- Antalya
Milletvekili Tayfur Süner’in, Serik ilçesinde orman
alanında taş ocağı kurulacağı iddiasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/679) ve
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in
cevabı
9.- Karaman
Milletvekili Hasan Çalış’ın, elektrik ve doğalgaz
zamlarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/739) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
10.- Aydın
Milletvekili Ali Uzunırmak’ın, Gazprom’dan
alınan doğalgaza ilişkin sözlü soru önergesi (6/751) ve Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
11.- Aydın
Milletvekili Ali Uzunırmak’ın, yardım olarak
dağıtılan kömürlerin bedeline ilişkin sözlü soru önergesi (6/767) ve Enerji ve
Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
12.- Adana
Milletvekili Kürşat Atılgan’ın, enerji yatırımlarıyla ilgili bazı hususlara
ilişkin sözlü soru önergesi (6/800) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet
Hilmi Güler’in cevabı
13.- Adana
Milletvekili Kürşat Atılgan’ın, enerji yatırımlarının kredilendirilmesine ve
eşgüdüm sorunlarının çözümüne ilişkin sözlü soru önergesi (6/801) ve Enerji ve
Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
14.- Adana
Milletvekili Kürşat Atılgan’ın, enerji yatırımlarındaki imalat ve mühendisliğe
ilişkin sözlü soru önergesi (6/802) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet
Hilmi Güler’in cevabı
15.- Tunceli
Milletvekili Kamer Genç’in, BOTAŞ eski Genel Müdürü’nün bir iddiasına ilişkin
sözlü soru önergesi (6/804) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
16.- Niğde
Milletvekili Mümin İnan’ın, motorlu araçlarda farklı yağlar kullanımına ilişkin
sözlü soru önergesi (6/829) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
17.- Niğde
Milletvekili Mümin İnan’ın, alternatif enerji kaynaklarına ilişkin sözlü soru
önergesi (6/859) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
18.- Gaziantep
Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, elektrik zammına ilişkin
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/864) ve Enerji ve
Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
19.- Manisa
Milletvekili Mustafa Enöz’ün, Soma Termik
Santralindeki filtre sorununa ilişkin sözlü soru önergesi (6/869) ve Enerji ve
Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
20.-
Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy’un,
yerli kömür rezervlerinin kullanılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/919) ve
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in
cevabı
21.- Tokat
Milletvekili Reşat Doğru’nun güneş enerjisinden elektrik üretim çalışmalarına
ilişkin sözlü soru önergesi (6/990) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet
Hilmi Güler’in cevabı
22.- Niğde
Milletvekili Mümin İnan’ın, Marmaris’teki maden arama ruhsatlı arazilere
ilişkin sözlü soru önergesi (6/1069) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet
Hilmi Güler’in cevabı
23.- Gaziantep
Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, doğalgaz zammına ilişkin
sözlü soru önergesi (6/1076) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
24.- Gaziantep
Milletvekili Hasan Özdemir’in, nükleer enerji santrali ihalesine bir Rus
firmasının teklif vermesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1197) ve Enerji ve
Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
25.- Gaziantep
Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, bir gruba EPDK tarafından
verilen lisanslara ilişkin sözlü soru önergesi (6/1257) ve Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
VIII.-
KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYON-LARDAN GELEN DİĞER İŞLER
A) Kanun Tasarı ve Teklifleri
1.- Türk Ticaret
Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)
2.-Küçük ve Orta
Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Kurulması Hakkında
Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Sanayi, Ticaret, Enerji,
Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Raporu (1/675) (S. Sayısı: 330)
3.- Dünya Bankası
Grubu ve Uluslararası Para Fonu Guvernörler Kurullarının 2009 Yıllık
Toplantıları Münasebetiyle Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Dünya Bankası Grubu
ve Uluslararası Para Fonu Arasında Düzenlenen Mutabakat Zaptının Onaylanmasının
Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/468) (S.
Sayısı: 327)
4.- Dışişleri
Bakanlığı Tarafından Temsil Edilen Türkiye Cumhuriyeti ile Fransız Kalkınma
Ajansı Arasında Kuruluş Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/354) (S. Sayısı: 317)
5.- Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Fransa Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Yatırımların
Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması ve Eki Protokolün Onaylanmasının
Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/645) (S.
Sayısı: 318)
6.- Türkiye
Cumhuriyeti ve Avustralya Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve
Korunmasına İlişkin Anlaşma ile Ek Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna
Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/355) (S. Sayısı: 325)
7.- Türkiye
Cumhuriyeti Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Filistin
Ulusal Yönetimi Tarım Bakanlığı Arasında Tarım Alanında İşbirliği Konulu
Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve
Tarım, Orman ve Köyişleri ile Dışişleri Komisyonları
Raporları (1/359) (S. Sayısı: 326)
8.- Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Kendi
Toprakları Arası ve Ötesinde Hava Hizmetlerine İlişkin Hava Taşımacılığı
Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri
Komisyonu Raporu (1/353) (S. Sayısı: 331)
9.- Türkiye
Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ve Suudi Arabistan Krallığı Sağlık Bakanlığı Arasında
Sağlık Alanında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/389) (S. Sayısı: 332)
10.- Türkiye
Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ile Bahreyn Krallığı Sağlık Bakanlığı Arasında
Sağlık Alanında İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun
Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile
Dışişleri Komisyonları Raporları (1/445) (S. Sayısı: 333)
11.- Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Karayolları
ve Köprüler ile İlgili İşbirliği Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/456) (S.
Sayısı: 334)
12.- Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Sudan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık ve Tıp
Alanlarında İşbirliğine Dair Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
Kanun Tasarısı ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Dışişleri
Komisyonları Raporları (1/474) (S. Sayısı: 335)
IX.-
OYLAMALAR
1.- Dışişleri
Bakanlığı Tarafından Temsil Edilen Türkiye Cumhuriyeti ile Fransız Kalkınma
Ajansı Arasında Kuruluş Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
Kanun Tasarısı’nın oylaması
2.- Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Fransa Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı
Teşviki ve Korunması Anlaşması ve Eki Protokolün Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması
3.- Türkiye
Cumhuriyeti ve Avustralya Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve
Korunmasına İlişkin Anlaşma ile Ek Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna
Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması
4.- Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Kendi
Toprakları Arası ve Ötesinde Hava Hizmetlerine İlişkin Hava Taşımacılığı
Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulun-duğuna Dair
Kanun Tasarısı’nın oylaması
5.- Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Karayolları
ve Köprüler ile İlgili İşbirliği Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması
6.- Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Sudan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık ve Tıp
Alanlarında İşbirliğine Dair Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
Kanun Tasarısı’nın oylaması
X.-
YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1.- Diyarbakır
Milletvekili Selahattin Demirtaş’ın, Köy Hizmetleri
il müdürlükleri personelinin devrine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet
Bakanı Murat Başesgioğlu’nun cevabı (7/6541)
2.- Denizli
Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, tarımsal
desteklemeye ayrılan kaynağa ilişkin Başbakandan sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in
cevabı (7/6841)
3.- İstanbul
Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş’ın, tarım
politikalarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Tarım ve Köyişleri
Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı (7/6934)
4.- Balıkesir
Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, kadroya geçirilmeyen geçici işçilere ilişkin
Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu’nun
cevabı (7/6942)
5.- Kahramanmaraş
Milletvekili Mehmet Akif Paksoy’un, Sosyal Güvenlik
Kurumu personelinin yurt dışı ziyaretlerine ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı (7/6948)
6.- Sinop
Milletvekili Engin Altay’ın, Tarım Kredi Kooperatifindeki kefalet sistemine,
- Aydın
Milletvekili Mehmet Fatih Atay’ın, tarımsal desteklemelere ve çiftçi borçlarına,
- Antalya
Milletvekili Tayfur Süner’in, İbradı ilçesinde kredi
kullanılarak yapılan bir yatırıma,
İlişkin soruları
ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı (7/6980), (7/6981), (7/6982)
7.- Adana
Milletvekili Hulusi Güvel’in, inşaat sektörünün
desteklenmesine ilişkin sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Faruk Nafız Özak’ın cevabı (7/6987)
8.- Kütahya
Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya Şeker Fabrikasının
özelleştirilmesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/6998)
9.- Kütahya
Milletvekili Alim Işık’ın, özelleştirilen Kütahya
Şeker Fabrikasının tartışmalı gayrimenkulüne ilişkin Başbakandan sorusu ve
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/6999)
10.- Balıkesir
Milletvekili Hüseyin Pazarcı’nın, çiftçilerin destek-lenmesine,
- Çanakkale
Milletvekili Ahmet Küçük’ün, tarım sektörünün
desteklen-mesine,
- Manisa
Milletvekili Mustafa Enöz’ün, süt üreticilerinin
sorun-larına,
İlişkin soruları
ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı (7/7016), (7/7017), (7/7018)
11.- Mersin
Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Adapazarı’nda TOKİ’nin yapacağı hastaneye ilişkin Başbakandan sorusu ve
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı 7/7044)
12.- Adana
Milletvekili Hulusi Güvel’in, bir yayın grubuna
yapılan cezai işleme ilişkin Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/7047)
13.- Adana
Milletvekili Yılmaz Tankut’un, SGK’nın
sağlık kuruluşlarına yaptığı ödemelerin denetimine ilişkin sorusu ve Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı (7/7049)
14.- Bursa
Milletvekili Kemal Demirel’in, futbol sahalarına ilişkin sorusu ve Devlet
Bakanı Murat Başesgioğlu’nun cevabı (7/7056)
15.- Bursa
Milletvekili Kemal Demirel’in, Bursa’daki futbol sahalarına ilişkin sorusu ve Devlet
Bakanı Murat Başesgioğlu’nun cevabı (7/7057)
16.- Bursa
Milletvekili Kemal Demirel’in, Erzurum’daki yatırımlara ilişkin sorusu ve
Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu’nun cevabı (7/7058)
17.- Balıkesir
Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, Tekel bayilerinden alınan ruhsat harcına
ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu’nun
cevabı (7/7059)
18.- Bursa
Milletvekili Kemal Demirel’in, Karaman’daki yatırımlara ilişkin sorusu ve
Bayındırlık ve İskân Bakanı Faruk Nafız Özak’ın cevabı (7/7100)
19.- Konya Milletvekili
Atilla Kart’ın, TRT’nin anlaşma yaptığı bir ajansa ve reklamlarına ilişkin
Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Mehmet Aydın’ın cevabı (7/7127)
20.- Mersin
Milletvekili Mehmet Şandır’ın, yerel seçimlerle
ilgili bir konuşmasına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in
cevabı (7/7129)
21.- Kütahya
Milletvekili Alim Işık’ın, Simav’da meydana gelen
depreme ilişkin sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Faruk Nafız
Özak’ın cevabı (7/7181)
22.- Eskişehir
Milletvekili Beytullah Asil’in, borçlanmayla ilgili
bir düzenlemeye ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk
Çelik’in cevabı (7/7183)
23.- Bursa
Milletvekili Kemal Demirel’in, Kemalpaşa ilçesine müze yapımına ilişkin sorusu
ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı
(7/7369)
24.- İzmir
Milletvekili Şenol Bal’ın, müze ve ören yerleriyle ilgili ihaleye ilişkin
sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın
cevabı (7/7370)
I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu
saat 15.00’te açılarak iki oturum yaptı.
Zonguldak Milletvekili
Polat Türkmen ve 20 milletvekilinin, maden kaynaklarının araştırılarak
madenciliğe dayalı sanayinin oluşturulması için alınması gereken önlemlerin
belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
(10/336) Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergenin gündemdeki yerini alacağı
ve ön görüşmesinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.
Genel Kurulu
ziyaret eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e Başkanlıkça “Hoş geldiniz” denildi.
Konuşma yapmak
üzere Genel Kurulu teşrif eden Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Hussein Obama’ya Başkanlıkça “Hoş geldiniz” denildi.
Genel Kurula
hitaben konuşma yapması 31 Mart 2009 tarihli 69’uncu Birleşimde kabul edilen
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Hussein Obama, Genel Kurula hitaben bir konuşma yaptı.
7 Nisan 2009 Salı
günü saat 15.00’te toplanmak üzere birleşime 15.58’de son verildi.
|
|
|
Eyyüp Cenap GÜLPINAR |
|
|
|
|
Başkan Vekili |
|
|
|
Yaşar
TÜZÜN |
|
Fatoş GÜRKAN |
|
|
Bilecik |
|
Adana |
|
|
Kâtip Üye |
|
Kâtip Üye |
No.: 78
II.- GELEN KÂĞITLAR
7 Nisan 2009 Salı
Teklif
1.-Ardahan
Milletvekili Ensar Öğüt’ün; 23.2.2006 Tarihli ve 5464
Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Teklifi (2/424) (Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve
Teknoloji Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 24.3.2009)
Meclis Araştırması Önergesi
1.- Kahramanmaraş
Milletvekili Veysi Kaynak ve 20 Milletvekilinin,
ülkemizdeki maden kaynaklarının araştırılarak etkin ve verimli
değerlendirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/337) (Başkanlığa geliş tarihi:
03.04.2009)
7 Nisan 2009 Salı
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 15.04
BAŞKAN: Başkan Vekili Eyyüp Cenap GÜLPINAR
KÂTİP ÜYELER: Yaşar TÜZÜN
(Bilecik), Fatoş GÜRKAN (Adana)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
73’üncü Birleşimini açıyorum.
Toplantı yeter sayısı vardır, gündeme geçiyoruz.
Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz
vereceğim.
Gündem dışı ilk söz, 5 Nisan Avukatlar Günü münasebetiyle söz
isteyen Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün’e aittir.
Buyurun Sayın Akgün. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları
1.- Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün’ün, 5 Nisan Avukatlar Günü’ne ilişkin gündem
dışı konuşması ve Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in cevabı
MEVLÜT AKGÜN (Karaman) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 5
Nisan Avukatlar Günü nedeniyle gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Bu
vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Kıymetli arkadaşlarım, Türkiye Barolar Birliğinin 1987 yılında
almış olduğu bir kararla 5 Nisan günü, ülkemizde Avukatlar Günü olarak
kutlanmaktadır. Hukuk devletinin önündeki bir kısım engellere, sosyal ve
ekonomik hayatın tüm olumsuzluklarına rağmen, kutsal savunma mesleğini onur ve
namusuyla sürdüren tüm meslektaşlarımızın Avukatlar Günü’nü kutluyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hukuk, genel anlamıyla
toplumsal ilişkileri düzenleyen kurallar bütünü olarak ifade edilmektedir.
Başka bir ifadeyle hukuk, adalete yönelmiş toplumsal yaşama biçimidir. Adalet
ise insanlığın ulaştığı en yüksek erdemdir. Hukukun üstünlüğünü kabul etmeyen
toplumlar karanlığa mahkûm olurlar, huzur ve güven içerisinde yaşayamazlar.
Bugün bir devleti meşru kılan, hukuka olan bağlılığı ve adalet duygusudur.
Adalet anlayışını meşru kılan ise savunmanın bağımsızlığıdır.
İnsanlığın tarih boyunca yaşadığı ortak acıların bize öğrettiği en
önemli tecrübe, kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan kimsenin suçlu kabul
edilemeyeceği yani masumiyet karinesidir. Toplumsal hayatın var olduğu günden
beri savunma hakkı en önemli haklardan birisi olarak kabul edilmektedir.
Savunma hakkını ise toplumun vicdanı olan avukatlar temsil etmektedir. Spartalı hukukçu Caton’a göre
avukat, konuşmasını, yazmasını, inandırmasını bilen namuslu bir adamdır.
Bugün çağdaş yönetim biçimi olarak kabul ettiğimiz demokrasinin
varlığı hukuk devleti anlayışıyla kaimdir. Hukuk devletinde yargı, hepimizin
bildiği gibi üç önemli ayaktan oluşmaktadır. Bunlar iddia, savunma ve
yargılamadır.
Bağımsız bir yargının varlığı olmadan nasıl hukuk devletinin
varlığından bahsedilemez ise güçlü bir yargı için aynı zamanda güçlü bir
savunmanın varlığı da şarttır. Savunmayı güçsüz kılmak veya yok saymak yargıyı
da yaralayacaktır. Çünkü savunma hakkı, insanların doğuştan sahip olduğu
dokunulmaz, devredilmez haklardan birisidir.
Kamu hizmeti yapan avukat, deyim yerindeyse, hakkını arayan bir
insanın gören gözü, tutan eli ve konuşan dilidir. Avukat, hak arama
mücadelesinde gerektiğinde bütün âleme karşı yalnızdır ama hukuk bilgisiyle
mücadele eden bir hukuk adamıdır. Görevini yaparken sadece müvekkiline karşı
değil, aynı zamanda ve daha fazla biçimde vicdanına ve topluma karşı sorumluluk
sahibidir, çünkü adalet güneşi üzerine gölge düşmesini önlemek hem avukatın hem
de bütün toplumun görevidir.
Avukatlar hak arama mücadelesinde türlü zorluklarla karşı
karşıyadır. Bir taraftan bürokrasinin ağır ve hantal yapısıyla mücadele
ederken, diğer taraftan haksız saldırı ve ithamlara maruz kalmaktadırlar.
Buradan rahmetle anacağımız pek çok meslektaşımız ise adalet arayışını canı
pahasına sürdürmüşlerdir.
Avukatlarımızın, bu kutsal görevi yaparken “avukatlık” unvanının
gerektirdiği saygı ve güvene uygun davranmak durumunda olduğunu da ifade etmek
gerekir. Avukatlık unvanı terörle, çetelerle ve menfaat şebekeleriyle birlikte
anılmamalıdır.
Bu arada, avukatlarımızın meslek kuruluşları olan barolarımızın
bağımsızlığı gerçekleşmeden bağımsız yargıdan bahsetmek de mümkün değildir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aslında 5 Nisan Avukatlar
Günü’nü avukatlarımızın içinde bulunduğu pek çok sorunla karşıladık. Yapılacak,
ilk yapılacak işlerden birisi, Anayasa ve yasa değişiklikleriyle adalete
ulaşmanın en önemli aracı olan savunmayı mutlaka yargının kurucu bir unsuru
hâline getirmeli ve onu güçlendirmeliyiz. Bunun yanında “ceza yargılamasında
silahların eşitliği” prensibi hayata geçirilmelidir.
Devlete ait hakların koruyucusu durumunda olan kamu avukatlarının
özlük hakları meslektaşlarıyla paralel olarak iyileştirilmelidir.
Zorunlu müdafilik sisteminden doğan avukatlık ücreti alacakları
zamanında ödenmelidir. Hepsinden önemlisi, avukatlarımızın sosyal ve ekonomik
konumlarını hak ettikleri yere taşıyacak yeni düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu
belirtmek isterim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun Sayın Akgün, devam ediniz.
MEVLÜT AKGÜN (Devamla) – Yukarıda sadece birkaçına değindiğim
sorunlara Hükûmetimizin dikkatini çekmek istiyorum.
Buradan özellikle son yıllarda yeni adliye binaları yapılarak
adalet hizmetlerinin saraylarda verilmesi, “UYAP” projesi gibi teknolojik
imkânların adaletin emrine sunulması, hâkim ve savcılarımızın özlük haklarının
iyileştirilmesi gibi çalışmalarından dolayı Hükûmetimize
de teşekkür etmek istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, bu düşüncelerle tüm avukatlarımızın 5 Nisan
Avukatlar Günü’nü kutluyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Akgün.
Gündem dışı konuşmaya Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin…
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya) – Diğer arkadaşımızın
konuşmasından sonra konuşacağım.
BAŞKAN – Birlikte mi cevap vereceksiniz efendim?
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya) – Evet.
BAŞKAN – Oldu o zaman, peki.
Gündem dışı ikinci söz, Silivri L Tipi 4 ve 5 no.lu Cezaevi
müdürlerinin görevden alınmaları hakkında söz isteyen Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir’e aittir.
Buyurun Sayın Özdemir. (CHP sıralarından alkışlar)
2.- Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir’in, Silivri L Tipi 4 ve 5 no.lu Cezaevi
müdürlerinin görevden alınmalarına ilişkin gündem dışı konuşması ve Adalet
Bakanı Mehmet Ali Şahin’in cevabı
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme
Komisyonu üyeleri olarak Silivri L Tipi Cezaevinde yaptığımız ziyarette tespit
ettiğimiz hukuk dışı uygulamaları yüce Meclisinizle paylaşmak için gündem dışı
söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle heyetinizi en içten sevgi ve saygılarımla
selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, yaklaşık bir buçuk yıldan bu tarafa komisyon
üyeleri olarak Türkiye'nin çeşitli cezaevlerini ziyaret ettik. Gittiğimiz her
cezaevinde gördük ki hemen hemen bütün cezaevleri
kapasitesinin 2 katı tutuklu ve mahkûm barındırmaktadır. Cezaevlerinde âdeta
insanlar iç içe, koyun koyuna balık istifi şeklinde bulundurulmaktadırlar ve
bugünkü tarih itibarıyla ceza ve tutukevlerimizde toplam 107 bin kişi
barındırılmaktadır. Bu yoğunluk nedeniyle cezaevlerinde bulunan insanlara
devletin vermesi gereken temel hizmetlerden olan sağlık hizmeti olsun, sıcak su
olsun, barınma hakkı olsun ve kaliteli yemek konusunda yeterli ve kaliteli
hizmet verilemiyor.
Cezaevlerindeki bu yoğunluğun iki temel sebebi var değerli
arkadaşlarım: Bunlardan bir tanesi, görünen o ki toplumumuzda giderek suç oranı
artmakta, diğer taraftan da -ikincisi ve bence daha önemlisi- yargılama
sürecinin uzaması ve aylarca süren tutukluluk hâlinin giderek bizatihi bir
cezaya dönüştürülmüş olmasından kaynaklanıyor.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Sivas Cumhuriyet
Üniversitesinde 4 öğrenci arkadaşımız bundan tam sekiz buçuk ay önce, bildiri
dağıtıyorlar gerekçesiyle tutuklanıp Erzurum Cezaevine götürdüler. Aynı
tarihlerde Sivas Eğitim-Sen Şube Başkanı tutuklandı Erzurum Cezaevinde yatıyor.
Aradan geçen sekiz buçuk aylık süreye rağmen ilgili savcı iddianameyi
hazırlayamadığı için ya da hazırlamadığı için bu insanlar hâlâ hâkim karşısına
çıkmış değiller.
Cumhuriyet gazetesi yazarı Sayın Mustafa Balbay,
otuz günü aşkın süredir tek kişilik hücrede, hukuka ve yasaya aykırı bir
biçimde, tek kişilik bir hücrede tutuluyor.
Değerli arkadaşlarım, geciken adalet, adalet değildir. Giderek
keyfîliğe dönüşen bu uygulamaya bir çare bulmak zorundayız. Bu keyfîlik sadece
diğer cezaevlerinde değil, Silivri Cezaevinde de aynı hukuksuzluk yaşanıyor.
4 no.lu Cezaevini ziyaret ettiğimizde burada Ergenekon
iddianamesiyle tutuklu bulunan insanların iki temel şikâyetleri oldu. Sayın
Bakan. Bunlardan bir tanesi, tutuklu ve hükümlülerin ortak alanı olan, yaşam
alanları olan koğuşlarında özel yaşamın mahremiyeti ilkesi ayaklar altına
alınarak, tuvalet ve banyoya girişleri dâhil yirmi dört saat süreyle kameraya
kaydedildiğini bize söylediler.
Arkasından, tutuklu ve hükümlü ayrımının yapılması Anayasa’mızın
38/4 ve Ceza Yasamızın 5275 sayılı, amir hükmü gereğince mecbur olmasına rağmen
burada tutuklu ve hükümlü ayrımı yapılmadan tutuklulara, daha hakkında
kesinleşmiş bir yasal hüküm olmaksızın hükümlü gibi muamele yapılıyor. Örneğin
bunlar, diğer hükümlüler gibi sadece haftada 1 kere on dakika telefonla görüşme
hakkı sağlandığını söylüyorlar. Dolayısıyla en temel hakları olan yasal savunma
haklarını kullanamadıklarını ifade ediyorlar.
Cezaevi yetkililerine sorduk, değerli arkadaşlarım, “Bu kamera
kayıtlarının yasal bir tarafı var mı?”, “Kimler tarafından denetleniyor?”, “Ne
kadar süreyle bu kayıtlar tutuluyor?”, “Bu kayıtları tutanlar yarın bir
başkalarına bu kayıtları servis yapmayacakları nereden belli?” sorularına
cezaevi yönetiminden yeterli cevap alamadık. Daha sonra aradığım Ceza ve Tevkif
İşleri Genel Müdürünün açıklaması hukuk adına bir garabet, gerçekten çok
önemliydi. İlgili Sayın Genel Müdür bu cezaevlerinin inşaatı aşamasında, proje
aşamasında aşağıdaki tuvaletlerin ve banyoların yukarıdaki yatak katlarında
planlandığını, ancak inşaat aşamasında proje tadilatı yapılarak yukarıda olması
gereken tuvalet ve banyoların aşağıya alındığını, dolayısıyla bu durumda, yani
oradaki insanların tuvalete, banyoya, duşa gidiş gelişlerinin kamerayla
çekiliyor olmasının yasal olmadığını söylediler.
Şimdi buradan Sayın Bakana sormak istiyorum, hem de Adalet
Günü’nde, anlamlı bir günde Sayın Bakana sormak istiyorum: Tutuklu ve hükümlü
ayrımı yapmaksızın bu insanları bir arada tutmak bir yasa tanımazlık değil
midir? Bu hukuksuzluk değil midir?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun Sayın Özdemir, devam edin.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Devamla) – Sayın Bakan, sizi o cezaevine koysalar,
bir yıl boyunca tuvalete ve banyoya giriş çıkışınız dâhil, don gömlekli hâliniz
dâhil kamerayla kaydedilse ne düşünürsünüz? Sayın Bakan, bundan daha büyük bir
insan hakkı ihlali, daha büyük bir işkence, psikolojik işkence yaşanabilir mi?
Değerli arkadaşlarım, yaşanan bu hukuksuzlukları belki beş
dakikalık sürede anlatmak mümkün değil. Ve bu yaşanan skandal, bir yıl boyunca
bu insanların hukuksuz kamera kaydıyla tespit edilmiş olmaları noktasında Sayın
Bakanın yapması gereken erdemli hareket istifa etmektir. İlgili cezaevindeki (4
ve 5 no.lu) müdürleri görevden aldınız. Yasayı uygulamıyor diye aldınız. Peki,
siz, Anayasa’nın amir hükmünü uygulamayan bakan olarak, sizi Sayın Bakan kim
görevden alacak? İstifa etmeyi bir kere daha düşünüyor musunuz?
Değerli arkadaşlarım, İnsan Hakları Komisyonunda bunları dile
getirmeye çalışıyoruz. Soru önergelerimize ne yazık ki Sayın Bakan yeterince ve
zamanında cevap vermiyor. Beş dakikalık kısa sürede de bunları sizlerle,
kamuoyuyla paylaşma olanağı olmuyor.
Yüce heyeti sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Yaşanan
hukuksuzluklara bir an önce Dünya Avukatlar Günü’nde son verilmesi talebimle
yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Özdemir.
Sayın Bakanım, bir dakika müsaade eder misiniz.
Sayın Vural sisteme girmiş de Avukatlar Günü için konuşacak
herhâlde.
Buyurun Sayın Vural.
IV.- AÇIKLAMALAR
1.- İzmir Milletvekili Oktay
Vural’ın, Avukatlar Günü’ne ilişkin açıklaması
OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.
Biz de Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak Avukatlar Gününü
kutluyoruz.
Özellikle, tabii, adil yargılama hakkının üçlü sacayağından biri
olan avukatların sorunlarının çözümü konusunda Hükûmetin
getireceği önerileri Milliyetçi Hareket Partisi olarak destekleyeceğimizi, bu
konularda, özellikle mesleki kuruluş olan baroların önerileri doğrultusunda
Türkiye Büyük Millet Meclisine çözüm önerilerini beklediğimizi ifade ediyoruz.
Tüm avukatların günü kutlu olsun.
Çok teşekkür ederim Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Vural.
Sayın Bakan, her iki konuşmaya birlikte cevap vereceksiniz.
Buyurun.
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya) – Sayın Başkan, değerli
milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Gündem dışı söz alarak düşüncelerini bizlerle paylaşan iki değerli
milletvekili arkadaşımın konuşmaları sebebiyle huzurunuzdayım, biraz önce
yapmış oldukları değerlendirmelerle ilgili de düşüncelerimi ben sizlerle
paylaşmak istiyorum.
Karaman Milletvekili arkadaşımız Sayın Mevlüt
Akgün Bey, 5 Nisan Avukatlar Günü münasebetiyle biraz önce düşüncelerini ifade
etti. Kendilerine bu konuyu gündeme getirdikleri için teşekkür ediyorum.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, gerçekten, 5 Nisan günü
avukatlar bakımından özel anlamı olan bir gündür. Bundan tam yüz otuz bir yıl
önce 5 Nisan 1878 tarihinde Türkiye'nin en eski ve en büyük barosu olan
İstanbul Barosu ilk genel kurul toplantısını gerçekleştirdi. 5 Nisan sadece
yirmi iki yıldır Avukatlar Günü olarak kutlanıyorsa, bunun bir geçmişi olduğunu
ifade etmek için bunu söylüyorum. Tam yüz otuz bir yıl önce İstanbul Barosu ilk
genel kurulunu 5 Nisan 1878’de gerçekleştirmiş. Bu tarihten yetmiş yıl sonra da
5 Nisan 1958 günü İzmir’de Türkiye’de faaliyette bulunan barolar bir araya
gelmişler ve iki karar almışlar.
Bunlardan bir tanesi, tüm baroların ortak bir çatı altında
toplanması. Yani Türkiye Barolar Birliğinin
kurulmasıyla ilgili karar.
İkincisi de 5 Nisan gününün ‘Avukatlar Günü’ olarak kutlanması
kararı.
Bu toplantıdan kısa bir süre sonra Türkiye Barolar Birliği
avukatların üst birimi olarak kuruldu ve faaliyete geçti. Ancak 5 Nisanın
Avukatlar Günü olarak kutlanması daha sonra, bundan yirmi iki yıl önce 15-16
Mayıs 1987 günü Türkiye Barolar Birliğinin Tekirdağ’da yapmış olduğu bir toplantıda
kararlaştırıldı. O günden bugüne kadar da 5 Nisan günü Türkiye’de Avukatlar
Günü olarak kutlanagelmektedir.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, Anayasa’nın 36’ncı maddesi “Hak
arama hürriyeti” başlığını taşımaktadır. “Herkes, meşru vasıta ve yollardan
faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve
savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” demektedir.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, hak arama özgürlüğünün tam
olarak gerçekleşmesi, adil yargılanma hakkının tam anlamını bulabilmesi ancak
hukuku iyi bilen, kendisini bu alanda yetiştirmiş avukatlarımızın katkılarıyla
söz konusu olabilir. O nedenle Avukatlık Kanunu’nda savunma yargının
unsurlarından biri sayılmıştır.
Savunma olmaksızın yargının düşünülemeyeceği düşüncesini sizlerle
paylaşmak isterim. Savunma olmaksızın yargının kararlarını tam isabetle
vermesinin de düşünülemeyeceğini belirtmek isterim. O nedenle savunma mesleği
yargının ayrılmaz bir parçasıdır. Bu mesleği icra edenler de avukatlardır,
avukatlarımızdır.
Ben de tüm avukatlarımızın “Avukatlar Günü”nü bu münasebetle
kutluyorum. Bugün, bugünlerde, 5 Nisanlarda tabii Türkiye'de
faaliyette bulunan barolarımız birtakım etkinlikler düzenlemekte; avukatlığın
önemi, mesleğin sorunları, zorlukları gibi konular gündeme gelmekte; belki de
en önemlisi bu münasebetle hukuk devleti, temel hak ve hürriyetler, savunma
hakkı gibi konular bu münasebetle daha çok gündeme gelmekte, tartışılmakta ve
bir noktada bu konudaki hedefler tazelenmektedir.
Değerli arkadaşlarım, avukatlık bir serbest meslektir ama aynı
zamanda bir kamu görevidir. Türkiye Barolar Birliği Anayasa’nın 135’inci
maddesinde düzenlenen kamu kurumu niteliğinde bir meslek örgütüdür. Kuşkusuz
Türkiye'de yargının sorunları olduğu gibi avukatların da sorunları vardır.
Bakanlık yani Adalet Bakanlığı bu konularda barolarımızla ve özellikle Türkiye
Barolar Birliğiyle bir iletişim içerisindedir.
Sizler de yakinen takip ediyorsunuz, içerisindesiniz, son yıllarda
temel yasalarımızda çok önemli değişiklikler yapıldı. Yasalarımızı değişen ve
gelişen şartlara uygun hâle getirmek için, Türkiye Büyük Millet Meclisi, başta
temel kanunlarımız olmak üzere birçok yasal alanda yeni düzenlemeler yaptı. Bu
çağdaş anlamdaki yasal düzenlemelere Türkiye'nin sahip olması en fazla avukatlık
camiasını memnun etmektedir; çünkü, savunma görevini
yapan arkadaşlarımızın çağdaş yasaların uygulandığı bir ülkede görev yapmış
olmaları tabii ki bir avantajdır.
Biz Adalet Bakanlığı olarak tüm yasal düzenlemelerimizin
hazırlıklarında Türkiye Barolar Birliğinden yararlanıyoruz. Adalet Bakanlığı
Kanunlar Genel Müdürlüğü herhangi bir yasal düzenlemeyi ele aldığında kuşkusuz
ki üniversitelerimizden, meslek kuruluşlarından, hukuk fakültelerimizden ve
tabii ki başta Türkiye Barolar Birliğinden temsilcileri bu komisyona alıyoruz
ve dolayısıyla hazırlamakta olduğumuz tüm kanun tasarılarının başlangıcında
barolarımızın çok önemli katkıları oluyor. O nedenle, bu gayretleri ve bize
destekleri nedeniyle Türkiye Barolar Birliğine ve değerli yöneticilerine teşekkürü
bir borç biliyorum.
Özellikle son yıllarda, bilindiği gibi Türkiye’de hükûmet konaklarının bir köşesine sıkışmış durumdaki adalet
binaları yerine biz müstakil adalet sarayları yapmaya başladık. Şu ana kadar
yüz yirmiye yakın, il ve ilçelerimizde, yeni adalet saraylarını faaliyete
soktuk ve biz yeni adalet saraylarımıza, barolarımıza, arzu ettikleri
büyüklükte mekânlar ayırıyoruz. Artık barolarımız, özellikle yeni adalet
saraylarının faaliyete geçtiği il ve ilçelerimizde, şehrin herhangi bir yerinde,
kiralık mekânlarda baro hizmetlerini yürütme durumunda kalmıyorlar. Adalet
saraylarımızın içerisinde kendilerine çok uygun mekânlar tahsis ediyoruz ve
baro hizmetleri buralarda görülmekte ve bundan da büyük memnuniyet duyduğumuzu
ifade etmek istiyorum.
Özellikle, gittikçe gelişen “UYAP” dediğimiz Ulusal Yargı Ağı
Projesi’nden de şu anda en fazla yararlananlar avukat arkadaşlarımızdır. Avukat
arkadaşlarımız bu modern teknolojiden yararlanmak suretiyle, kuşkusuz ki
işlerinin daha çabuk, daha süratli ve daha az, masrafsız olması gibi bir imkânı
da değerlendirme fırsatı yakalamış oluyorlar.
Değerli arkadaşlarım, Türkiye, artık, uluslararası hukukun da bir
parçasıdır çünkü Türkiye birçok uluslararası anlaşmanın altına imza koymuştur,
tarafı olmuştur. Özellikle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni imzalamış, Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesinin yetkisini kabul etmiş olan bir ülkedir. Birçok
alanda, Türkiye'nin altına imza koyduğu uluslararası anlaşmalarımız vardır.
Ekonomik ilişkilerimiz de tabii ki sınırları aşmıştır. Bu nedenle,
avukatlarımızın kendilerini çok iyi yetiştirerek müdafilik görevini
uluslararası boyuta daha fazla taşıyabilmeleri gerektiğinin altını çizmek
istiyorum. Bu hâlde hakkın, hukukun tecellisinin daha büyük şekilde
gerçekleşeceğine, bu alanda da avukatlarımızın önemli başarılar yakalayacağına
inanıyorum.
Ülkemizde hâlen, kayıtlı 71 bin avukatımız var. Avukatlık
mesleğinin kalitesini daha da artırmak için, Bakanlık olarak, barolarımızla,
Türkiye Barolar Birliğiyle müşterek çalışmalar geçmişte yapıldı, bugün
yapılıyor, gelecekte de yaparak bu mesleğin sorunlarının çözümüne de Bakanlık
olarak her zaman katkı vermeye hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, Sivas Milletvekili Arkadaşımız Sayın Özdemir
de Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Hakları Komisyonu olarak Silivri Kapalı
Ceza İnfaz Kurumlarına gerçekleştirdikleri bir ziyarette edindiği kişisel
düşüncelerini burada bizimle paylaştı. Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan
Hakları Komisyonunun özellikle ceza infaz kurumlarına giderek orada inceleme
yapmalarını, biz, Adalet Bakanlığı olarak son derece önemsiyoruz. Hatta
Komisyon Başkanımız Sayın Üskül birkaç gün önce
Erzurum’a gitti, Erzurum’da da bir sorun vardı, o sorunun çözümünde bize
yardımcı oldu; kendisine şükran borçluyuz. Ancak, bundan bir süre önce
gerçekleştirilen Silivri Cezaeviyle ilgili ziyaret sonucu Türkiye Büyük Millet
Meclisi İnsan Hakları Komisyonunun tespitlerinin Komisyon Başkanlığı tarafından
Bakanlığıma gelmesini bekliyorum. Eğer Komisyonumuzun orada tespit etmiş olduğu
aksaklıklar varsa -Sayın Özdemir kişisel olarak bu aksaklıkları kendisi bizimle
paylaştı- onlar Komisyon tarafından bize geldiği takdirde, Adalet Bakanlığı
olarak tabii ki o tespitleri büyük bir dikkatle inceleyeceğiz ve üzerine
gideceğiz.
Peki, Sayın Özdemir’in sözlerinin bir kıymeti yok mu? Tabii ki
var; o da değerli bir milletvekilimizdir, o da Komisyonun bir üyesidir, burada
geldi düşüncelerini bizimle paylaştı. Ne dedi? “Cezaevlerinin doluluk oranı
gittikçe yükselmektedir.” Tabii, doğru söylüyor. Şu anda cezaevlerimizde 109
bin civarında hükümlü ve tutuklu var. Adalet Bakanlığı olarak, son yıllarda
adalet sarayları yapımına hız verdiğimiz gibi, gerçekten modern cezaevleri
yapımına da hız veriyoruz. Şimdi, artık tek tek
cezaevleri yapmıyoruz, kompleks yapıyoruz. İşte
Sincan… Sincan’a gittiğinizde göreceksiniz kadın cezaevinden tutunuz da F tipi
cezaevine, çocuk cezaevine kadar birçok cezaevinin, hatta sanıyorum dokuz tane
ayrı cezaevinin bir arada bulunduğu bir kompleks
göreceksiniz orada. Silivri Cezaevi de bu anlayışla yapılmıştır. Yalnız,
Silivri Cezaevinde henüz faaliyete geçiremediğimiz, müteahhitten
kaynaklanan, iki tane cezaevimiz var; büyük ölçüde bitti, kaba inşaatı da
bitti. Sanıyorum birkaç ay içerisinde Silivri Cezaevinde henüz faaliyete
geçiremediğimiz iki cezaevini de faaliyete geçirdiğimizde önemli bir rahatlama
olacağını düşünüyorum.
Ayrıca, tabii ki Türkiye'nin muhtelif yerlerinde yeni cezaevi
yapımı devam etmektedir. Bu sene faaliyete geçireceğimiz yeni cezaevlerimiz
vardır. Bir kompleks de… İzmirliler, ne zaman İzmir’e
gitsem hep bana sormuşlardır, burada ifade ediyorum -İzmirli milletvekili
arkadaşlarımız da zaman zaman gündeme getirdiler-
Aliağa yakınlarında, tıpkı Silivri gibi, tıpkı Sincan gibi bir cezaevi kompleksinin ihalesi kararı alındı, ihale ilanı çıktı,
zannediyorum şu günlerde ihalesi de yapılacak ve İzmir’de de büyük bir
kompleksi devreye sokmaya gayret ediyoruz.
Kuşkusuz ki bunun nedenleri üzerinde duracak değilim. Bunun birçok
nedeni var. Niye cezaevlerimizdeki doluluk oranı gittikçe yükseliyor, bunu
ayrıca konuşabiliriz.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Tutukluluk süreleri uzuyor mu,
uzamıyor mu Sayın Bakan?
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Efendim…
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Tutukluluk süreleri… Sekiz ay, dokuz
ay boyunca iddianame hazırlanamadığı için insanlar orada değil mi?
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Şimdi, bakınız,
tutukluluk süreleri, kim tutuklu olur kim tutuklu olmaz, ne kadar kalır? Onlar
Adalet Bakanı olarak benim görev alanımın dışındadır.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Yapmayın, yapmayın Sayın Bakan,
yapmayın!
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Kim tutuklanacak, ne
kadar tutuklanacak, ne zaman iddianame hazırlanacak, ne zaman tahliye edilecek?
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – On ay boyunca, on bir ay boyunca
insanlar orada tutuklu.
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Bunlar tamamen bağımsız
yargı organlarımızın işidir.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Sizin işiniz ne o zaman?
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Şimdi, siz bana
diyorsunuz ki: Bağımsız yargı organlarına talimat verin, kısa sürede tahliye
etsinler. Kardeşim, benim böyle bir görevim yok ki.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Öyle demiyor.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Ben onu söylemiyorum Sayın Bakan.
Ama siz Adalet Bakanısınız.
BAŞKAN – Sayın Özdemir…
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Benim böyle bir görevim
yok.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Sekiz ay boyunca iddianame
hazırlanmıyor.
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Bağımsız yargı organlarımız,
hâkimlerimiz, savcılarımız, ellerindeki yasalara göre, kuşkusuz ki, yargılama
faaliyetinde bulunacaklar.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Enver Arpalı ondan öldü Sayın Bakanım,
Enver Arpalı.
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Ama yasaları uygularken
çok açıkça bir ihlalle, bir ihlal iddiasıyla karşılaşılırsa tabii ki Adalet
Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün, bu konuyla ilgili, yasanın öngördüğü
görevleri vardır, bu görevler yerine getirilir.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Sayın Bakan, yasanın ve Anayasa’nın
öngördüğü süreler aşılıyor, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin öngördüğü süreler
aşılıyor.
BAŞKAN – Sayın Özdemir... Sayın Özdemir…
MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) – Sayın Bakan gereken hassasiyeti
gösteriyor, her seferinde önlem de alıyor. Siz bunları biliyorsunuz.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Ne zaman?
MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) – Siz biliyorsunuz Sayın Bakanın
hassasiyetini, Sayın Bakanın hassasiyetini siz biliyorsunuz.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Sekiz buçuk ay boyunca Sivas’ta…
Onların yerine siz yatsanız, o hâlde ne yaparsınız?
BAŞKAN – Sayın Özdemir…
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Bağımsız yargı
organlarının eleştirilmesi arkadaşlarımızın hakkı olabilir.
BAŞKAN – Sayın Özdemir, lütfen Bakanı dinler misiniz.
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Ancak, bağımsız yargı
organlarımızın, hâkimlerimizin, savcılarımızın yargılama faaliyetinde
bulunurken ortaya koymuş olduğu uygulamalarda yasalara aykırı bir durum var ise
Adalet Bakanlığına bir şikâyette bulunulur. Ceza İşleri Genel Müdürlüğümüz,
tabi ki Teftiş Kurulu Başkanlığıyla da temasa geçmek suretiyle bütün bu
konuları inceletir. Adalet Bakanlığına, Sayın Özdemir’in de ifade ettiği gibi,
yazılı olarak bu konularla çokça müracaat olmuştur. Bütün bunlarla ilgili, ilgili
Genel Müdürlük ve burada görev yapan başmüfettişler ve müfettişlerimiz bütün
bunları incelemektedirler. Bu konularla ilgili yapılan incelemeler sonucu bana
gelen raporlarda yasalara aykırı bir durum olduğuna dair bir tespit önüme henüz
gelmemiştir.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Kamera kayıtları da dâhil mi Sayın
Bakan?
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Geldiği takdirde
gerekli işlemler yapılır.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Sayın Bakan, kamera kayıtları da
dâhil mi?
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Ben, şimdi,
demin Sayın Özdemir’in gündem dışı yaptığı konuşmaya cevap verirken, Türkiye
Büyük Millet Meclisi İnsan Hakları Komisyonunun Silivri Cezaevinde yapmış
olduğu incelemelerde yapmış olduğu tespitleri eğer Bakanlığıma yazılı olarak ifade
ederlerse, bunu çok kısa sürede değerlendireceğimi, eğer gerçekten birtakım
eksiklikler, aksaklıklar, görev suistimalleri varsa
bunların üzerine ciddiyetle gideceğimizi ifade etmek istiyorum.
Bakın, yine, bizim ceza infaz kurumlarımızdaki uygulamaları takip
eden kontrolörlük ile ilgili bir kurulumuz var. Başkontrolörlerimiz
zaman zaman cezaevlerinde inceleme yaparlar. Nitekim, son bir iki ay içerisinde Silivri 4 ve 5 no.lu
cezaevlerinde incelemeler yapıldı; buradaki cezaevi müdürlerimizin yasa ve
yönetmelikte öngörülen görevleri büyük bir titizlikle yapmadıklarına…
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Neydi Sayın Bakan?
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – …görevlerini
savsadıklarına dair tespitler yapıldı.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Sayın Bakan, o tespit neydi, bu
tarafa dönüp söyler misiniz? Soruyu soran benim…
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Bu tespitler sonucunda
da her iki cezaevinin müdürü de görevden alınarak başka yerlere atandı.
Demek ki her türlü iddianın ve yanlış uygulamanın üzerine Adalet
Bakanlığı olarak ciddiyetle gidiyoruz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) O
nedenle…
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Sayın Bakan, nezaketsizlik yapmak
istemiyorum ama bana doğru dönün ve bana doğru söyleyin.
BAŞKAN – Sayın Özdemir… Sayın Özdemir, lütfen…
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Tabii, böyle bir usul
yok yani. Ben, o nedenle arkadaşıma dönerek konuşamıyorum. Dönerek konuşmayı
arzu ederim ama. O bakımdan, Adalet Bakanlığı olarak…
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Sataşmayla alakası yok ama siz
müdürü görevden alıyorsunuz, kamera kayıtları konusunda bir işlem yapıyor
musunuz? Bu mu adalet anlayışınız?
BAŞKAN – Sayın Özdemir…
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – …ceza infaz
kurumlarımızın tabii ki yönetiminden sorumluyuz. Bu konuyla ilgili çok sık
incelemeler yapıyoruz, incelemeler yaptırıyoruz…
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Zaman gazetesi tefrika yapıyor,
bizim cezaevi ziyaretlerimizi ihbar kabul edip oradaki cezaevi müdürlerini
görevden alıyorsunuz.
MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) – Ama yani bir de dinlemeyi öğrenelim.
CANAN ARITMAN (İzmir) – Sayın Bakan…
BAŞKAN – Sayın Arıtman…
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – …İnsan Hakları
Komisyonumuz, milletvekili arkadaşlarımız gidiyorlar, incelemeler yapıyorlar,
kendilerine teşekkür ediyoruz.
MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) – Önce dinlemeyi öğrenelim.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Ama Sayın Bakan önce bu tarafa
dönsün, cevap versin, cevap!
MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) – Dinleyelim… Biz sizi sakin sakin dinledik Beyefendi.
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Her türlü aksaklığı,
eksikliği bize getirsinler, üzerine hassasiyetle gideceğimizi ifade etmek
istiyorum ve…
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Konuyu Meclis gündemine getiriyorum.
Sayın Bakan gelmiş buraya “biz işlem yapıyoruz…”
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Sayın Başkanımız Üskül de geldiler. Silivri Cezaevine bir komisyon
göndermiştiniz Sayın Başkanım. Komisyonun raporunu büyük bir merakla
bekliyorum. Oradaki tespitleri değerlendireceğimi ifade etmek istiyorum.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Soru önergesiyle sordum Sayın Bakan,
ne cevap verdiniz?
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Herhâlde İnsan Hakları
Komisyonunun Başkanı Sayın Üskül’dür, Sayın Özdemir
değildir.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Tabii, aynı oylarla, aynı
çoğunlukla, oy çoğunluğuyla Komisyonda aynı şeyi yapıyorsunuz!
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Ben kendisinden böyle
bir rapor bekliyorum.
Hepinize saygılar sunuyorum efendim. (AK PARTİ sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Bakan.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Adalet anlayışınızı kutluyorum Sayın
Bakan.
BAŞKAN – Gündem dışı üçüncü söz, Denizli ilinin ekonomik durumu
hakkında söz isteyen Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan’a aittir.
Buyurun Sayın Ayhan. (MHP sıralarından alkışlar)
KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, Sayın Bakana bir soru sormak
istiyorum.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Bir yıl boyunca oradaki insanları
kamerayla kaydettiniz. Sizi kaydetseler ne yapardınız Sayın Bakan? Daha hâlâ
“Bana rapor gelsin cevap vereceğim.” diyorsunuz!
BAŞKAN – Bir dakika susar mısınız efendim.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Soru önergesi verdim. Bir yıl
boyunca sizi tutuklasınlar orada…
KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, Mustafa Balbay’ın…
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Otuz gündür Mustafa Balbay tek kişilik bir hücrede kalıyor, ayıp günah değil
mi?
BAŞKAN – Sayın Özdemir, ikiniz konuşuyorsunuz, dinleyemiyorum.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Bina, adalet sarayı yapmakla adalet
yerine getirilmiyor Sayın Bakan.
BAŞKAN – Sayın Genç, sesiniz hiç gelmiyor.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Hukuk lazım, hukuka uymak lazım.
BAŞKAN – Sayın Özdemir, lütfen susar mısınız? Bir dakika…
Evet, buyurun.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Hatip kürsüde Sayın Başkan!
KAMER GENÇ (Tunceli) – Cumhuriyet Gazetesi Köşe Yazarı Mustafa Balbay’ın otuz gün hücrede kalmasının cezasını açıklar mı
Sayın Bakan?
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Var mı yasal tarafı bu işin söyleyin
Sayın Bakan? Var mı yasal tarafı? Mahkeme kararı mı var?
MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) – Bunu Bakan mı bilecek? Lafa bak
yahu! Allah, Allah!
BAŞKAN – Efendim, soru mu soruyorsunuz? Böyle şey olur mu?
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Ayıptır yahu! Otuz gün boyunca
kalmış, mahkeme kararı mı var burada?
BAŞKAN – Evet, buyurun Sayın Ayhan.
III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
(Devam)
A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları (Devam)
3.- Denizli Milletvekili Emin
Haluk Ayhan’ın, Denizli ilinin ekonomik durumuna ilişkin gündem dışı konuşması
EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; Denizli ekonomisi hakkında
gündem dışı söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla
selamlıyorum.
Yaklaşık bir yıl önce aynı konuda konuştum. Şimdi şartlar daha
ağırlaştı. Bugün “Denizli Sanayi Odası, Genel Görünüm Anketi
2009 yılı beklentisinin adının kötümserlik olduğu, istihdamın ağır
yaralı olduğu, yatırımların ise tepetaklak olduğu ifade ediliyor. Üretim, satış
ve siparişlerde sert düşüşler olduğu belirtiliyor. Kapasite kullanımının
azaldığı anlatılıyor. Sanayide kârların unutulduğu, maliyet artışı ile tahsilat vadelerinin uzaması kıskacına yakalanıldığı ifade
ediliyor. Ödemelerdeki aksamanın finansman sıkıntısını ortaya çıkardığı,
yatırımların tepetaklak gittiği belirtiliyor. Denizli’de 2008 Nisan ayında 160
bin olan sigortalı işçi sayısının ocak ayında 135 bine gerilediği resmî
kayıtlarda var. Sadece ocak ayında 5.500 kişi işini kaybetti. 2008 yılında,
işletmelerin yüzde 64’ü “Üretim artmadı.” diyor, yüzde 42’si “Azaldı.” diyor.
İşletmelerin yüzde 64,5’i iç satışların artmadığını söylüyor, 43’ü “Azaldı.”
diyor. İşletmelerin yüzde 54,2’si “Dış satışlar artmadı.”, yüzde 39’u “Azaldı.”
diyor. 2009 yılı beklentilerinde ise işletmelerin yüzde 81’i üretimin
artmayacağını, yüzde 59’u azalacağını; işletmelerin yüzde 84’ü iç satışların
artmayacağını, yüzde 57’si azalacağını; işletmelerin yüzde 90’ı istihdamın
artmayacağını, yüzde 61’i ise azalacağını söylüyor.
Bu gerçekleri okuyamayanlar, bir diğer ifadeyle, yorumlayamayanlar
Denizli’yi anlayama-maktadırlar, Denizli’yi anlamakta acz
içine düşmüşlerdir, Denizli’nin geleceğiyle kumar oynamaktadırlar.
Bu gerçeklere ilave olarak: Tahsilat
vadesinin uzadığını işletmelerin yüzde 83’ü söylüyor. “Enerji maliyeti arttı.”
diyenler yüzde 91, “Ham madde ve ara malı maliyetleri arttı.” diyenler yüzde
68, “Yatırım maliyeti arttı.” diyenler yüzde 57.
Teşvik Yasası Denizli’yi yiyip bitirmiştir, yok etmektedir. Yeni
yatırım yapmak istemeyenlere, yeni iş planlayamayanlara, kullandığı krediyi
yenileyemeyenlere mevcut İktidar ne söyleyecektir? Bugün, “AKP’nin iktidara
geldiği günden daha iyiyim.” diyen kim vardır Denizli’de?
2008 yılında bütçeden Denizli’ye 54,5 milyon TL, Van’a 498 milyon
TL yatırım yapılmıştır. Denizli hak ettiğini almış mıdır AKP İktidarı
döneminde? “Bu İktidar döneminde Denizli hak ettiğini aldı.” diyenler yalan
söylemektedirler veya hak etti dedikleri bu mevcut durum mudur?
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; özel sektör yatırım teşvik
belgelerinde 440 milyon TL olan yatırım taahhüdü 2008’de 126’ya düşmüştür.
2007’de ihracat taahhüdü 2,7 milyar dolar iken 2008 yılında 1,3 milyar dolara
düşmüştür. Dokuma ve giyimde 2007’de ihracat taahhüdü 1,7 milyar dolar iken
2008 yılında 400 milyon dolara düşmüştür. Bunları, bu işlerden anlayanların
görmemesi veya vahametinin farkına varmaması gaflet, görüyor da bilerek
anlamamak istiyorsa hıyanettir.
Sayın Başbakan, Denizli’de işten çıkarılan binlerce işçiden,
kapanan fabrikalardan, azalan üretim ve ihracattan, azalan elektrik
tüketiminden niye bahsetmemiştir. Artan tarımsal girdi fiyatlarından, para
etmeyen ürünlerden, bir bardak çay etmeyen sütten, kasaba giden damızlık
ineklerden, pamuktan, üzümden, gübreden, mazottan niye bahsetmemiştir? 60
binden fazla mükellefi olan Denizli’de 21 binden fazla vergi erteleme başvurusu
olmuştur. Denizlili vergi ödeyemez hâle gelmiştir. İhracat yüzde 30’lar düzeyinde
azalmıştır. Elektrik ve doğal gaz tüketimi yüzde 30-40’lar düzeyinde
azalmıştır. Denizli kredide en fazla takibe uğrayan üçüncü il olmuştur. Hızla
artan hacizlere, icra takiplerine ilave olarak, sosyal yapıdaki problemler
nedeniyle boşanmalar artmaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun Sayın Ayhan, devam ediniz.
EMİN HALUK AYHAN (Devamla) – Bu Hükûmet
döneminde
Denizli’ye demokrasiyi unutturmak isteyenler Denizli’nin tekrar
demokrasiyle yüzleşmesinden elbette memnun olmayacaklardır ancak Denizlili
vatandaşlar memnun olacaklardır, Denizli tekrar demokrasiyi yaşamaya
başlamıştır.
Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum Sayın Başkan. (MHP ve CHP
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Ayhan.
Gündeme geçiyoruz.
Sayın milletvekilleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın
Mehmet Hilmi Güler, gündemin “Sözlü Sorular” kısmının 5, 9, 13, 64, 93, 99,
104, 120, 121, 122, 123, 141, 157, 162, 165, 205, 255, 318, 323, 441 ve
501’inci sıralarındaki soruları birlikte cevaplandırmak istemişlerdir. Sayın
Bakanın bu istemini sırası geldiğinde yerine getireceğim.
Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.
Sayın milletvekilleri, Aydın Milletvekili Sayın Özlem Çerçioğlu 29 Mart 2009 tarihinde yapılan mahallî idareler
seçiminde Aydın ili Belediye Başkanı seçilerek mazbatasını almıştır. Sayın
Özlem Çerçioğlu’nun Mahallî İdareler ile Mahalle
Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun’un 17’nci maddesi
gereğince Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunmuş olduğu yazıyı
okutuyorum:
V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA
SUNUŞLARI
A) Duyurular
1.- Aydın Milletvekili Özlem Çerçioğlu’nun, 29 Mart 2009 tarihinde yapılan Mahallî
İdareler Genel Seçiminde Aydın ili Belediye Başkanı seçildiğine ve 18/1/1984 tarihli 2972 sayılı Mahallî İdareler ile Mahalle
Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun’un 17’nci maddesine
uygun olarak belediye başkanlığı görevini tercih ettiğine ilişkin duyuru
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
29 Mart 2009 tarihinde yapılan Mahalli İdareler Genel Seçiminde
Aydın İli Belediye Başkanı seçildim. Bu sonucu gösteren mazbata ektedir.
18.01.1984 tarihli ve 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle
Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanunun 17. maddesine uygun
olarak Belediye Başkanlığı görevini tercih ediyorum.
Gereğini bilgilerinize arz ederim.
Özlem
Çerçioğlu
Aydın
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, bu tercih karşısında Sayın Özlem Çerçioğlu’nun Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği daha
önceki uygulamaya uygun olarak kendiliğinden sona ermiş bulunmaktadır.
Bilgilerinize sunulmuştur.
Hayırlı, uğurlu olsun. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)
Sözlü soru önergelerinin geri alınmasına dair üç tezkere vardır,
okutuyorum:
B) Önergeler
1.- Gaziantep Milletvekili Hasan
Özdemir’in, (6/1132) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin
önergesi (4/120)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Gündemin sözlü sorular kısmının 376. sırasında yer alan (6/1132)
esas numaralı sözlü soru önergemi geri alıyorum.
Gereğini saygılarımla arz ederim.
Hasan
Özdemir
Gaziantep
2.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, (6/1086, 6/1167, 6/1226), esas numaralı sözlü
sorularını geri aldığına ilişkin önergesi (4/121)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Gündemin sözlü sorular kısmının 332, 411 ve 470 inci sıralarında
yer alan (6/1086, 1167 ve 1226) esas numaralı sözlü soru önergelerimi geri
alıyorum.
Gereğini saygılarımla arz ederim.
Yaşar
Ağyüz
Gaziantep
3.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, (6/1156, 6/1157, 6/1161, 6/1208) esas numaralı
sözlü sorularını geri aldığına ilişkin önergesi (4/122)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Gündemin sözlü sorular kısmının 400, 407, 405 ve 452. sıralarında
yer alan (6/1156, 1157, 1161, 1208) esas numaralı sözlü soru önergelerimi geri
alıyorum.
Gereğini saygılarımla arz ederim.
Prof.
Dr. Alim Işık
Kütahya
BAŞKAN – Sözlü soru önergeleri geri verilmiştir.
Meclis araştırması açılmasına ilişkin bir önerge vardır,
okutuyorum:
C) Meclis Araştırması Önergeleri
1.- Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak ve 20 milletvekilinin, ülkemizdeki maden
kaynaklarının araştırılarak etkin ve verimli değerlendirilmesi için alınması
gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin
önergesi (10/337)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Ülkemizdeki maden kaynaklarının durumunun tespiti ve en verimli
şekilde değerlendirilebilmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104 ve
105 inci maddeleri uyarınca, bir Meclis araştırması açılması için gereğini arz
ederiz.
1) Veysi Kaynak (Kahramanmaraş)
2) Yahya Akman (Şanlıurfa)
3) Mahmut Durdu (Gaziantep)
4) Muzaffer Gülyurt (Erzurum)
5) H. Hasan Sönmez (Giresun)
6) Sedat Kızılcıklı (Bursa)
7) Hasan Kara (Kilis)
8) Mustafa Çetin (Uşak)
9) Mehmet Daniş (Çanakkale)
10) Hakkı Köylü (Kastamonu)
11) Mehmet Nil Hıdır (Muğla)
12) Sadık Yakut (Kayseri)
13) Mustafa Cumur (Trabzon)
14) Seracettin Karayağız (Muş)
15) Vahit Kiler (Bitlis)
16) Mehmet Zekai Özcan (Ankara)
17) Ahmet Gökhan Sarıçam (Kırklareli)
18) Osman Demir (Tokat)
19) Fatih Öztürk (Samsun)
20) Sebahattin Karakelle (Erzincan)
21) Mehmet Emin Tutan (Bursa)
Gerekçe
Madencilik tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. Madencilik ve
metalürji, tarih boyunca insan yaşamının vazgeçilmez bir elemanı olmayı
sürdürmüştür.
Maden kaynaklarının yenilenebilir olmayıp aksine eksilebilir ve
tükenebilir olması, onun en önemli özelliklerinden biridir. Yani bir maden
ocağının rezervleri tükendiğinde, onun yerine konulması yeniden üretilmesi
mümkün değildir. Bu nedenle, madencilikle ilgili politikalar, gelecek
nesillerin haklarını da dikkate alarak belirlenmelidir.
Milli maden varlıklarımız, ülkemizin yarınları için hayati öneme
sahiptir. Bu varlıklarımızı gereği gibi işletemez ve ileri teknolojiyi
üretemezsek, gelişmiş ülkelerin çıkarlarına göre hareket etmek zorunda
kalabiliriz. Zira, dünyada üretilen hammaddelerin
fiyatları genelde, üretici ülkeler değil, tüketen ve bu alanlarda gerekli
teknolojik bilgi birikimine sahip, sanayileşmiş ülkeler tarafından
belirlenmektedir.
Dolayısıyla en kısa zamanda, sadece hammadde kaynağı bir ülke
konumundan çıkıp, bu kaynaklarını ileri teknolojiyle en iyi şekilde işleyip bu
alanda endüstrileşmeyi başarabilen bir ülke durumuna yükselebilmeliyiz. Aksi taktirde, milli maden varlıklarımız yabancı tekellerin
elinde heba olacak, ülkemiz de 'zengin kaynakların fakir bekçiliği'ne
devam edecektir.
Bu durumda, kendi kaynaklarımızı ülkemizin çıkarlarına azami fayda
sağlayacak şekilde değerlendirebilmemiz için tek yol, bu varlıkları mümkün
olduğu kadar, katma değerlerini daha da yükseltecek nihai ürün haline getirip
pazarlayabilmektir.
Madenciliği geliştirmek ve bu gelişmeyi sürdürülebilir bir
kalkınma konsepti içinde yapabilmek için madencilik
faaliyetlerinin tamamını kapsayacak şekilde madencilikle ilgili veriler
güvenilir olarak oluşturulmalıdır. Rezerv geliştirme ve ciddi bir arama
çalışması yapabilmek için, lüzumlu yatırımların yapılması gerekmektedir. Bu
konuda ar-ge çalışmalarına gereken destek sağlanmalı
ve ileri teknoloji yakalanmalıdır.
MadenIer, sanayileşmenin
ana girdisini oluşturduğu için, endüstriyel hammadde kaynakları olmadan
sanayileşmek imkansızdır. Dünya sanayinin her gün
artan oranda ihtiyaç duyduğu birçok maden kaynaklarına sahip olan ülkemizin bu
yer altı zenginliklerini insanlarımızın refah düzeyini artıracak şekilde
kullanmamız ve yönetmemiz gerekmektedir.
BAŞKAN – Önerge gündemde yerini alacak ve Meclis araştırması
açılıp açılmaması konusundaki ön görüşme, sırası geldiğinde yapılacaktır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının iki tezkeresi vardır,
ayrı ayrı okutup oylarınıza sunacağım:
D) Tezkereler
1.- Almanya Federal Meclisi
Dışişleri Komisyonunun, 19-22 Nisan 2009 tarihlerinde Türkiye Büyük Millet
Meclisi Parlamento heyetini Almanya’ya davetine icabet edilmesine ilişkin
Başkanlık tezkeresi (3/732)
06
Nisan 2009
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna
Almanya Federal Meclisi Dışişleri Komisyonu, Türkiye Büyük Millet
Meclisi parlamento heyetini 19-22 Nisan 2009 tarihleri arasında Almanya’ya
davet etmektedir.
Söz konusu davete icabet edilmesi hususu, Türkiye Büyük Millet
Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 Sayılı Kanun’un 6’ncı
Maddesi uyarınca Genel Kurul’un tasviplerine sunulur.
Köksal
Toptan
Türkiye
Büyük Millet Meclisi
Başkanı
KAMER GENÇ (Tunceli) – Karar yeter sayısı istiyorum.
BAŞKAN – Arayacağım.
Tezkereyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…
Karar yeter sayısı yoktur.
On dakika ara veriyorum birleşime.
Kapanma Saati: 15.51
İKİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 16.04
BAŞKAN: Başkan Vekili Eyyüp Cenap GÜLPINAR
KÂTİP ÜYELER: Yaşar TÜZÜN
(Bilecik), Fatoş GÜRKAN (Adana)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
73’üncü Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tezkeresinin oylamasında
karar yeter sayısı bulunamamıştı.
Şimdi tezkereyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı
arayacağım:
Tezkereyi kabul edenler… Kabul etmeyenler… Tezkere kabul
edilmiştir, karar yeter sayısı vardır.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
2.- ABD Tarım Bakanlığı tarafından
11-18 Nisan 2009 tarihleri arasında ABD’de düzenlenecek olan “Modern Tarımsal
Teknolojiler” başlıklı toplantıya davet edilen milletvekillerinin bu davete
icabet etmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/733)
06
Nisan 2009
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna
ABD Tarım Bakanlığı tarafından 11-18 Nisan 2009 tarihleri arasında
ABD’de düzenlenecek olan “Modern Tarımsal Teknolojiler” başlıklı toplantıya
aşağıda isimleri belirtilen milletvekillerimiz davet edilmektedir.
Söz konusu davete icabet edilmesi hususu Türkiye Büyük Millet
Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 Sayılı Kanun’un 9 uncu
maddesi uyarınca Genel Kurulun tasviplerine sunulur.
Köksal
Toptan
Türkiye
Büyük Millet Meclisi
Başkanı
Mehmet Erdoğan Adıyaman
Milletvekili
Abdülkadir Akcan Afyonkarahisar
Milletvekili
Ertekin Çolak Artvin
Milletvekili
Ali Koyuncu Bursa
Milletvekili
Özlem Müftüoğlu Gaziantep Milletvekili
Vahap Seçer Mersin
Milletvekili
BAŞKAN – Tezkereyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Tezkere kabul edilmiştir.
Danışma Kurulunun bir önerisi vardır, okutup oylarınıza sunacağım.
VI.- ÖNERİLER
A) Danışma Kurulu Önerileri
1.- Gündemdeki
sıralamanın yeniden düzenlenmesine; Genel Kurulun 7 Nisan 2009 Salı günkü birleşiminde
bir saat süre ile sözlü soruların görüşülmesinden sonra diğer denetim
konularının görüşülmeyerek, kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesine; 8
Nisan 2009 Çarşamba günkü birleşiminde sözlü soruların görüşülmemesine, Sivas
Milletvekili ve Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu
ve 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazası ve kurtarma çalışmalarının
tüm yönleriyle araştırılarak benzer durumların yaşanmaması için alınması
gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/333), (10/334) ve (10/335) esas
numaralı Meclis araştırması önergelerinin 9 Nisan 2009 Perşembe günkü
birleşiminde birleştirilerek görüşülmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi 7.4.2009
Danışma Kurulu Önerisi
Danışma Kurulunun 7 Nisan 2009 Salı günü yaptığı toplantıda,
aşağıdaki önerilerin Genel Kurulun onayına sunulması uygun görülmüştür.
Köksal
Toptan
Türkiye
Büyük Millet Meclisi
Başkanı
Nihat Ergün Kemal
Anadol
Adalet ve Kalkınma Partisi Cumhuriyet
Halk Partisi
Grubu Başkanvekili Grubu
Başkanvekili
Oktay Vural Fatma
Kurtulan
Milliyetçi Hareket
Partisi Demokratik
Toplum Partisi
Grubu Başkanvekili Grubu
Başkanvekili
Öneriler:
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile
Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 40, 38, 39, 41, 42, 43, 44, 45,
46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 ve 61 inci
sıralarında bulunan 327, 317, 318, 325, 326, 331, 332, 333, 334, 335, 336, 337,
338, 339, 340, 341, 342, 345, 346, 347, 348, 349, 350 ve 351 sıra sayılı Kanun
Tasarılarının bu kısmın 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17,
18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25 ve 26 ncı sıralarına
alınarak diğer işlerin sırasının buna göre teselsül ettirilmesi,
Genel Kurulun; 7 Nisan 2009 Salı günkü Birleşiminde bir saat süre
ile sözlü soruların görüşülmesinden sonra diğer denetim konularının
görüşülmeyerek kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesi,
8 Nisan 2009 Çarşamba günkü Birleşiminde sözlü soruların
görüşülmemesi,
Sivas Milletvekili ve Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı
Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 kişinin hayatını kaybettiği
helikopter kazası ve kurtarma çalışmalarının tüm yönleriyle araştırılarak
benzer durumların yaşanmaması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi
amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir
Meclis araştırması açılmasına ilişkin gündemin "Genel Görüşme ve Meclis
Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler"
kısmının 282, 283 ve 284 üncü sıralarında bulunan 10/333, 10/334 ve 10/335 esas
numaralı Meclis araştırması önergelerinin 9 Nisan 2009 Perşembe günkü
Birleşiminde birleştirilerek görüşülmesi,
Önerilmiştir.
BAŞKAN – Danışma Kurulu önerisi üzerinde, aleyhte Tunceli
Milletvekili Kamer Genç.
Sayın Genç, buyurun efendim.
KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
Danışma Kurulu kararı üzerinde aleyhte söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar
sunuyorum.
Sayın milletvekilleri, biraz önce burada yapılan gündem dışı bir
konuşmaya, yerimizde de sorduk, gündem dışı konuşmayı yapan arkadaşımız da
sordu... Cumhuriyet gazetesi, biliyorsunuz Türkiye’nin saygın gazetesidir ve
cumhuriyetle eş değer bir gazetedir. Bunun uzun zaman köşe yazarlığını yapan
Sayın Mustafa Balbay bu otuz günü aşkın bir süredir
tutuklu olarak içeridedir ve tek hücrede tutulmaktadır. Bu, daha önce,
ilgilinin avukatı bakanlığa müracaat etmiş, seçim sırasında Bakan dedi ki: “Ben
şimdi Antalya’dayım, ilgilenmedim, önüme gelmedi.” Biraz önce burada sorduk,
açıklanmadı.
Şimdi, bir kişinin hücreye konulmasının bazı cezaevi kurallarına
göre bazı şartları olması lazım. Niye bunlar, burada kamuoyuna açıklanmıyor?
Acaba Mustafa Balbay’ın otuz günü aşkın bir süredir
bir hücre hapsine mahkûm olmasının sebebi ne? Bunu bir vatandaş olarak, bir
Cumhuriyet okuru olarak öğrenmek istiyorum.
Değerli milletvekilleri, dün, tabii, buraya Amerikan Cumhurbaşkanı
geldi. Yalnız, bu arada, tabii, birtakım insanlar, işte benim ayakkabı
fırlatmamı falan gibi birtakım laflar… Sanki, neden
böyle bir yakıştırma yapıldı bana, ben bunu anlayamadım. Ben, Türkiye’de ciddi
bir parlamenterim ve ciddi politika yapan bir insanım. Haa,
ülkeme, milletimin onuruna, haysiyetine dokunan herhangi bir olay karşısında
milletimin haysiyetini, onurunu korumasını bilen ve bu konuda tavır koymayı da
iyi bilen bir insanım. Ama, yani, ben bu tavrı
koyarken de taklitçilik yapmam. Yani, işte, Bush’a Irak’ta bir gazeteci
ayakkabı fırlattı diye, onun da taklidini yapmam ama buna rağmen, böyle benimle
ilgili bir yakıştırmada bulundu, hatta bugün bir köşe yazısında, işte CIA’nın gözünün benim üzerimde olduğunu yazmış. CIA’nın gözü zaten öteden beri üzerimizde de… Ama yani
bizim öyle daha Amerika’da yeni seçilmiş bir cumhurbaşkanı... İşte, gerçekten, öyle bir ırktan birisinin seçilmesini gönülden
isteyen bir kişiyim, Amerika gibi bir devletin başına ve inanıyoruz ki,
kendisinin geçmişte çektiği ıstıraplar, acılar, dolayısıyla geldiği bu makam
sırasında, kendi Amerikan emperyalizminin dünyada buna benzer zayıf milletler
üzerinde aynı şiddeti, aynı işkenceyi yapmazlar, kendinden önceki Başkanın
Irak’ta yaptığı o zalimane, o insanlık dışı, haysiyet dışı uygulamaları bir
anda sona erdirirler. Gerçekten Amerikalıların Irak’ta yaptığı zulüm,
tarihte pek ender görülebilecek bir zulümdür. Ama ben de Iraklı olsaydım,
Amerikan Cumhurbaşkanına ondan daha ağır bir tavır koyardım çünkü Irak halkının
her şeyiyle oynanmıştır. Bu, gerçekten affedilecek bir suç değildir. Iraklı bir
pabuç atmakla gerçekten aslında bir tepkisini koymuştur ama Amerikalıların
oradaki o masum halka verdiği ıstırabı hiçbir şey ifade etmiyor. Çünkü
gerçekten çok acı olaylar yaşanmıştır.
Değerli milletvekilleri, tabii, seçim yapıldı. Seçimde herkes
merak ediyordu “Ya acaba” diyorlardı -benim memleketim Nazımiye, Tunceli ama
Nazımiye benim ilçem- işte orada “acaba bu Nazımiyelilerle Tuncelililer
buzdolabına, çamaşır makinesine satılacaklar mı, oylarını verecekler mi” diye.
Ama gördünüz ki Tuncelililer, bütün halk gibi –yani ben tabii kendi ilimin
öteki halka karşı bir üstünlüğünü söylemek için söylemiyorum- Tunceli halkı,
Nazımiye halkı kendi onurunu ve soyluluğunu koruyarak AKP’nin dağıttığı
buzdolabına, çamaşır makinesine oy vermedi, kendi vicdanının sesini dinleyerek
oyunu kullandı. Bundan dolayı da Tuncelililere -o soylu davranışları için-
Nazımiyelilere, işte Perteklilere, hep bütün ilçedeki insanlara saygılarımı,
teşekkürlerimi arz ediyorum. Yani şunları bilmek gerekir ki aslında Tunceli’de
o buzdolabı, çamaşır makinesi dağıtılmasaydı belki insanlar daha değişik oy
kullanabilirlerdi, özellikle merkezde daha bir sonuç çıkabilirdi. Ama tabii,
buzdolabı, çamaşır makinesi dağıtılınca, şimdi insanlar bütün gücüyle dediler
ki özellikle: “Ya biz, şimdi, eğer AKP burada kazanırsa ne diyecekler?” Ya bu
Tuncelililer, Nazımiyeliler işte bir buzdolabına, bir çamaşır makinelerine
kendilerini sattılar diyeceklerdi ama böyle bir sonuç meydana gelmediği için
çok memnunun ama böyle bir görüntü dahi, Tunceli’de seçimin çok bağımsız ve
tarafsız bir ortam içinde yapılmadığının da herkes tarafından bilinmesini
istiyorum.
Şimdi, değerli milletvekilleri, maalesef, yönetilenler tarafından
Türkiye Cumhuriyeti devletinin onuru ve haysiyeti korunmuyor. Şimdi, NATO Genel
Sekreteri seçilecek. Hemen Tayyip Bey çıktı “Kesinlikle ben Rasmussen’e
karşıyım, seçtirmeyiz. Roj TV orada faaliyette
bulunuyor, Hazreti Peygamber’imize karşı orada karikatürlerde yapılan hakaretler
dolayısıyla bu, İslam halkına karşı bir hakarettir.” dedi ve karşı çıktı, çok
açık ama çok açık ve net koydu. Aradan zaman geçti, bir baktık Tayyip Bey dönüş
yaptı.
Şimdi, değerli milletvekilleri, bakın, belli makamlar çok önemli
makamlardır. O makamlarda konuştuğunuz sözleri kulaklarınızın duyması lazım.
Yani siz çıkacaksınız, Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir başbakanı olarak buna
karşı çıkacaksınız, arkasından da çıkacaksınız, tepkiler gelince dönüş
yapacaksınız. Bunun bir tek yolu var, istifa etmek.
Bakın değerli milletvekilleri, bu halk oyuncak bir halk değildir.
Bu halk, bakın, İstiklal Savaşı sırasında yedi düvele karşı savaşmış bir
halktır. Yani çıkacaksınız…
Bakın, bir hikâye var, bilirsiniz. Şimdi, maymuna getirmişler,
şeftaliyi vermişler; şeftaliyi maymun yutmadan önce bir arkasına götürmüş,
“Yahu, niye bu şeftaliyi arkana götürdün?” demişler. Demiş ki: “Geçen gün
çekirdeğini çıkaramadığım, zorlukla çıkardığım bir şeftali yuttum, şimdi bu
şeftalinin çekirdeği büyük müdür küçük müdür, bunu çıkaracak mıyım çıkarmayacak
mıyım diye onun için arkama götürdüm.” Yani, devletin bazı makamlarında
oturanlar çekirdeğini çıkaramayacağı şeftaliyi yutmasınlar. Yuttuktan sonra
onlar için bir ölüm neticesi olur. Onun için, burada Türkiye Cumhuriyeti devleti
maalesef rencide edilmiştir. Bu rencide edilmenin de bir bedelinin olması
lazım. Türkiye Cumhuriyeti devletinin itibarı sarsılmıştır. Yani bir devleti
yönetmek o kadar… Yani, artık yedi sene bir devletin bir makamında oturan
insanların belli bir birikiminin, belli bir deneyiminin olması lazım. Yani
hemen çıkıp da ayaküstü, yani NATO devletleri karşısında “Efendim, ben
karşıyım…” İyi ama, karşıysan o zaman diren. O zaman
direnemeyeceğin sözü niye söylüyorsun? O zaman bizim milletimizin içine düştüğü
kötü durum nasıl izah edilebilir, kim izah edebilir? Kim Türkiye'nin verdiği
söze itibar edebilir? Türkiye uluslararası düzeyde sözüne güvenilmeyen, “Ya,
gitsin onlar konuşsun, işte biz yarın onlara ufak tefek bir hediye verdik mi
sözlerinden dönerler…” Şimdi, Berlusconi telefonlarla
konuştu, işte gösteriyordu telefonlarla. Ne söyledi acaba? Ne vaatler verildi?
Ne verildi? Bunun içinde şahsi müteahhitlik hizmetleri
var mı? Özel menfaatler var mı?
ASIM AYKAN (Trabzon) – Ayıp, ayıp! Çok ayıp ediyorsun!
KAMER GENÇ (Devamla) – Bilmemiz lazım. Ayıp değil, bunun arkasında
bu var.
Ben sordum, dün soru önergesini verdim ama maalesef hiçbir basın
organında bu yer almadı sayın milletvekilleri. Böyle bir şey olur mu?
Arkadaşlar, devletin haysiyeti, onuru öyle satılıyorsa ben de
bunun hesabını soracağım. Bunun hangi bedel karşılığında, hangi menfaat
karşılığında satıldığını öğrenmek istiyorum ya!
ASIM AYKAN (Trabzon) – Çok ayıp ediyorsun!
KAMER GENÇ (Devamla) – Yani ben devlet olarak çıkıyorum “Efendim,
ben buna karşıyım.” diyorum, direnç koyuyorum. Ne oldu da ne değişti? Yani
şimdi, efendim, 3-5 tane Arap beni lider tayin edecek diye sen Türkiye
Cumhuriyeti devletini bu duruma sokamazsın. Keşke lider seçseydi. Yani ne
olacaktı? Eğer Rasmussen Genel Sekreter olmasaydı Araplar
diyecekti ki: “İşte bizim liderimiz Tayyip Erdoğan.” Ama şimdi oldu, olunca
Hazreti Peygamber Efendimize yapılan hakaretlere iştirak mi edilmiş oldu? Yani
“Tamam, sen Peygamber Efendimize hakaretler yaptın, biz de seni Genel Sekreter
seçelim.” anlamına gelmiyor mu? Bunun anlamı bu. O zaman, sen Peygamber
Efendimize hakaret eden insanları getirip de kendisine bir üst görev
veriyorsan, emrine giriyorsan o zaman demek ki onun yaptığı şeyleri tasvip
ediyorsun. Bunun nasıl bir yorumu olabilir? Ya, sayın milletvekilleri, ben
aklı, mantığı yerinde olan bir milletvekiliyim, bunun başka şekilde yorumu var
mıdır? Yani bundan dönüş yapabilmek için muhakkak ciddi ama çok ciddi bir
menfaat olması lazım. Yoksa ki dinimiz için, halkımız için, İslam âlemi için bu
kadar önemli, bu kadar değerli… Peygamberimiz ya, yani Allah’tan sonra biat
ettiğimiz, taptığımız bir kutsal varlığımıza karşı…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Konuşmanızı tamamlar mısınız Sayın Genç.
KAMER GENÇ (Devamla) – …bu kadar -ondan sonra- hakaretler yapılan
bir memleketteki kişiyi sen getirip de NATO Genel Sekreterliğine seçersen… Önce
“Karşıyım.” dersin, bunu gerekçe sürersin içeride… Gerekçe öne sürülmese haydi
neyse. Gerekçeyi öne sürersin, ondan sonra tıpış tıpış
gidip onu Genel Sekreterliğe kabul edersin.
İşte, bunun anlamını siz nasıl izah edersiniz? Bu Müslüman halk
nasıl kabul edebilir bunu? Yani o zaman Araplar “Yahu, Tayyip Bey, hani sen
çıktın Davos’ta işte ‘One minute.” dedin de şimdi burada niye ‘One
minute.’ demedin? Yani o zaman niye kabul etmedin? O
zaman, demek ki sen o Rasmussen’in Danimarka’sında
Peygamber Efendimize yapılan hakaretleri tasvip mi ediyorsun? Niye bunu tasvip
ettin? Niye onu getirdin, kendi başına Genel Sekreter seçtin?” demezler mi
sayın milletvekilleri? Derler.
Maalesef, Türkiye bu kadar kötü yönetiliyor, seviyesiz
yönetiliyor, Türkiye Cumhuriyeti devletinin itibarı her yerde sarsılıyor. O
bakımdan, bundan sonra inşallah bu tür davranışlar olmaz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
KAMER GENÇ (Devamla) – Bir de istifa müessesesinin dile
getirilmesi lazım. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Genç.
Danışma Kurulu önerisi üzerinde aleyhte, lehte başka söz isteyen
yok herhâlde?
Oylarınıza sunuyorum: Danışma Kurulu önerisini kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Danışma Kurulu kararı kabul edilmiştir.
İç Tüzük’ün 37’nci maddesine göre verilmiş bir doğrudan gündeme
alınma önergesi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.
V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA
SUNUŞLARI (Devam)
B) Önergeler (Devam)
4.- Edirne Milletvekili Cemaleddin Uslu’nun,
Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Teklifi’nin (2/333) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/123)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
2/333 Esas Numaralı Kanun Teklifimin komisyonlarda 45 günlük süre
içerisinde görüşülmediğinden İçtüzüğün 37. Maddesi gereğince doğrudan Genel
Kurul gündemine alınmasını arz ederim.
Cemaleddin Uslu
Edirne
BAŞKAN – Teklif sahibi olarak Edirne Milletvekili Cemaleddin Uslu.
Sayın Uslu, buyurun.
Süreniz beş dakika. (MHP sıralarından alkışlar)
CEMALEDDİN USLU (Edirne) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Teklifi’min doğrudan gündeme alınması
talebimle ilgili söz almış bulunmaktayım. Sizleri saygılarımla selamlıyorum.
Bilindiği üzere, Türkiye coğrafi konumu nedeniyle hem Avrupa hem
de Asya kıtasında toprağı bulunan bir ülkedir. Bu jeopolitik ve stratejik konumun
yanında, Balkan ülkeleriyle olan yakın iktisadi ve ticari ilişkilerimizin, bu
ülkelerde yaşamakta olan soydaşlarımızla olan tarihsel ve kültürel bağların
ülkemize sağladığı imtiyazın, aynı zamanda, bu ülkelere ve bu ülkelerde
yaşamakta olan soydaşlarımıza karşı bazı sorumlulukları da beraberinde
getirdiği unutulmamalıdır.
Ülkemizin içinde bulunduğu jeopolitik konumu, dünyada meydana
gelen küresel gelişmeler dikkate alındığında, ülkelerin birbirleriyle sıkı
ilişki kurmaları kaçınılmaz hâle gelmektedir. Kaldı ki yüzyıllar boyu bu
bölgelerde yaşamış olmanın getirdiği tarihsel ve kültürel bilgi birikiminin
yeni nesillere bilimin süzgecinden geçirilmek suretiyle doğru olarak
aktarılması, bu bölge ülkeleriyle olan yakın iş birliğinin daha da artırılması,
bölge barışına olduğu kadar dünyada tesis edilmeye çalışılan barış ve huzura da
katkı sağlayacağı muhakkaktır.
Türkiye’nin Avrupa Birliği hedefi de göz önüne alındığında, Balkan
ülkeleriyle kuracağımız sıkı ilişki ve iş birliğinin bu nedenle bu hedefe
varmada da ayrıca katkıları olacaktır.
Ülkemizin iki kıtada toprağı bulunması, global
gelişmelerin dünya ülkelerini birbirleriyle artan bir şekilde bağımlı hâle
getirmektedir. Türkiye artık periferik devleti
olmayıp bugünkü küresel gelişmelerin tam odağında ve ortasında bulunmaktadır.
Bu nedenle Türkiye, geniş ve sorunlu coğrafyamızda, demokrasi ve özgürlük
ideallerine, barış ve istikrar hedefine hizmet etmeye devam etmek zorundadır.
Bu, ülkemizin coğrafi konumunun, tarihî geçmişinin ve bölge ile olan kültürel bağlarımızın
ülkemize yüklediği bir zorunluluk ve misyondur.
Avrupa Birliği sürecinde Balkan ülkeleriyle ülkemiz arasında yakın
bir iş birliği amaçlayan Trakya Üniversitesi, bölgesel iş birliği kurulması,
ortak görüş oluşturma ve bölgesel iş birliğinin geliştirilmesi konularında çaba
sarf etmektedir. Bu amaçla, Bulgaristan, Yunanistan, Makedonya, Bosna Hersek,
Moldova, Ukrayna, Kosova, Sırbistan, Azerbaycan, Rusya ve Japonya’da bulunan
otuz dört üniversiteyle iş birliği anlaşmaları ve protokoller imzalanmış ve bu
iş birliğini hayata geçirmiştir.
Balkan ülkelerinde yaşayan ve ailelerinin bir bölümü bu ülkelerde
bulunan Türk ve akraba topluluklarıyla yardımlaşma ve dayanışmayı sağlamak,
Balkanları dostluk, kardeşlik, refah ve istikrarın hâkim olduğu bir bölge hâline
dönüştürmek için:
1) Türkiye ve Balkan ülkeleri arasındaki ilişkilerin dünü, bugünü
ve yarınının bilimsel olarak incelenmesi, tarihten gelen ortak değerlerimizin
ortaya çıkarılması.
2) Avrupa Birliği, Balkanlar ve Türkiye ile yapılmakta ve
yapılacak olan uluslararası anlaşmaların, Rumeli Balkan Türkleri açısından
değerlendirilmesi ve önerilerde bulunulması.
3) Balkan ülkeleriyle yakın iş birliğinin tesisi ve ekonomik
ilişkilerin geliştirilmesine katkıda bulunmak amacı ile iş birliği
potansiyelinin araştırılması.
4) Balkan ülkeleri ve Türkiye'nin ortak bir geçmişi olması
nedeniyle, ortak bir geleceğe de sahip tezi ile bu bölgede yaşayan ortak
kültüre sahip insanların din, dil ve kültürleri ile ilgili ihtiyaçlarının
giderilmesi.
5) Balkanlarda Türk varlığının tanıtımı ile ilgili Türk İslam
eserlerinin korunması ve yeni kuşaklara sanat anlayışının aktarılması.
6) Avrupa Birliği sürecinde, Türkiye'nin uyum ve entegrasyon konularında, çifte vatandaşlık statüsünde
bulunanlardan nasıl yararlanılabileceği konularının araştırılması ve projeler
geliştirilmesi.
7) Balkan ülkeleri üniversiteleri ile yapılan protokoller
çerçevesinde lisans, lisansüstü ve doktora eğitiminin yanında çeşitli yaş
gruplarının eğitimi, iş ve meslek edindirme, meslek içi eğitim gibi konular,
projeler yapmak ve bunları gerçekleştirmek.
8) Balkan ülkelerinde yaşayan soydaşlarımızın dil, din ve
kültürlerinin muhafazası, geliştirilmesi, radikal inanç ve düşüncelerin
zararlarından korunması için millî politikalarımız doğrultusunda çalışmaların
yapılması hayati önem arz etmektedir.
Balkan ülkelerinde yaşanan ve hâlen yaşatılmaya çalışılan
dilimize, dinimize ve zengin kültürümüze sahip çıkarak bu ülkelerle olan
sosyoekonomik ilişkilerimizi güçlendirmek için…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun Sayın Uslu, devam edin.
CEMALEDDİN USLU (Devamla) – …artık bir ihtiyaçtan çok gereklilik
arz eden Balkan araştırmaları enstitüsünün Trakya Üniversitesi bünyesinde
kurulması ve hayata geçirilmesi ivedi olarak gerçekleştirilmelidir.
Değerli milletvekilleri, işte bu amaçları gerçekleştirmek ve
hayata geçirebilmek için Trakya Üniversitesi bünyesinde bir Balkan
araştırmaları enstitüsünün kurulması hem bölge ülkelerine hem de ülkemize büyük
faydalar sağlayacağı gibi, Balkan ülkeleri arasındaki dostluk, kardeşlik ve iyi
niyet çerçevesinde gerçekleştirilecek ortaklaşa çalışmalar aynı zamanda dünya
barışına da katkı sağlayacaktır. Bu amaçları gerçekleştirmeye yönelik olarak
çalışmalar yapacak olan Trakya Üniversitesi bünyesinde yeterli akademik
altyapı, deneyim ve donanıma sahip olan değerli bilim adamları mevcuttur.
21’inci yüzyılda dünyada meydana gelen gelişmeler ve küreselleşme
dikkate alındığında, böyle bir enstitünün kurulmasına katkı sağlayacak olan siz
değerli milletvekillerine Trakya Üniversitesi ve tüm Edirne halkı adına
teşekkür eder, bu duygu ve düşüncelerle saygılarımı sunarım. (MHP sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Uslu.
Şahsı adına Mersin Milletvekili Akif Akkuş. (MHP sıralarından alkışlar)
Buyurun Sayın Akkuş.
AKİF AKKUŞ (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İç
Tüzük’ün 37’nci maddesine göre gündeme alınması istenen Yükseköğretim Kurumları
Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi önergesi üzerine
şahsım adına söz almış bulunuyorum, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, 1351 yılında, Süleyman Şah komutasındaki
Osmanlı askerlerinin Çimpe Kalesi’ni fethetmesi
sonucu yaklaşık altı yüz yıldır milletimizin yaşamakta olduğu Balkanlar, birçok
trajik olaya sahne olmasına rağmen, ortak bir kültürün doğduğu topraklardır.
Son yirmi yıl öncesine kadar, burada yaşayan insanlar zaman zaman
kaderine, zaman zaman da oradaki etnik şovenist güçlerin insafına terk edilmiştir. Ancak, 1990
yılından itibaren, Balkanlar gerek ekonomik gerek sosyal ve gerekse siyasi
düzenin kurulmaya çalışıldığı, yeni birçok devletin ortaya çıktığı bir Avrupa
kesimidir. Bugün, burada kurulmuş olan devletler bilindiği gibi Osmanlı
İmparatorluğu’nun birer parçasını meydana getirmekte idi. Bulgaristan,
Bosna-Hersek, Makedonya, Kosova gibi ülkelerde yaşayan, Türk ve Müslüman
kimliği taşıyan yüz binlerce soydaşımız yeni yeni
sıkıntılarını aşmaya başlamışlar ve o ülkelerin birinci sınıf vatandaşları
olarak kabul edilmişlerdir. Yukarıda belirttiğim ülkelere
ilaveten Arnavutluk, Romanya, Moldova, (Gagavuz Yeri), Yunanistan ve diğer
Balkan ülkelerinde yaşayan ve ailelerinin bir bölümü hâlen bu ülkelerde bulunan
Türk ve akraba toplulukları ile Müslüman topluluklarla yardımlaşma ve
dayanışmayı sağlamak, Balkanları dostluk, kardeşlik, refah ve istikrarın
merkezi hâline dönüştürmek için birtakım çalışmalar yapmak tüm partilerimizin,
insanlık âlemine faydalı olmak isteyenlerin birinci görevi olarak kabul
edilmesi gerekmektedir.
Değerli milletvekilleri, bu bağlamda Türkiye ve Balkan ülkeleri
arasındaki ilişkilerin dünü, bugünü ve yarınının bilimsel olarak incelenmesi ve
tarihten gelen ortak değerlerimizin ortaya çıkarılması ilk sırada yapılması
gereken faaliyetlerimizden olmalıdır. Balkan ülkeleri ile ülkemiz arasında
bulunan ortak geçmiş, uzun yüzyıllar boyunca ortaya konan gayret, emek ve
farklı kültürlerin karışımı ile ortaya çıkmış ve bir Balkan kültürü
oluşturmuştur. Balkanlarda yaşamakta olan ortak kültüre sahip insanların din,
dil ve kültürleri ile ilgili ihtiyaçlarının giderilmesi ve geliştirilmesi için
Türkiye ve Balkan ülkelerinin üniversitelerine büyük bir görev düşmektedir.
Değerli milletvekilleri, Balkan ülkeleri ve ülkemiz arasında yakın
bir iş birliği amaçlayan Trakya Üniversitesi bölgesel iş birliğinin kurulması
için çaba sarf etmektedir. Bu amaçla, Bulgaristan, Yunanistan, Makedonya,
Bosna-Hersek, Moldova, Ukrayna, Kosova, Sırbistan, Azerbaycan, Rusya ve
Japonya’da bulunan otuz dört üniversite ile Trakya Üniversitesi iş birliği
içine girmiş ve protokoller imzalamıştır. Bu protokollere imza atan
üniversiteler de bunu memnuniyetle karşılamışlardır.
Balkan ülkelerinde yaşanan ve hâlen yaşatılmaya çalışılan
dilimize, dinimize ve zengin kültürümüze sahip çıkarak bu ülkelerle
sosyoekonomik ilişkilerimizi güçlendirmek için gerekli altyapısı, deneyim ve
donanımı bulunan Trakya Üniversitesinde bir Balkan araştırmaları enstitüsünün
kurulması acilen gerçekleştirilmelidir. Bu enstitüde yapılan çalışmalar,
Balkanları bir huzur ve barış bölgesi hâline getirecektir.
Değerli milletvekilleri, daha önceki konuşmalarımızda da sık sık gündeme getirdiğimiz gibi, artık dünya milletlerinin
küreselleşen bu çağda bilim ve ilim ipine sarılmaktan başka bir çareleri
bulunmamaktadır. Bu cümleden olarak da biz elbette ki soydaşlarımızla olduğu
gibi dünya milletleriyle de ilişkiler içerisine girmek ve onlarla bilgi
alışverişinde bulunmak mecburiyetindeyiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun Sayın Akkuş, devam edin.
AKİF AKKUŞ (Devamla) – Dünya ülkeleriyle bunları yaparken elbette
ki dün bizimle aynı kaderi paylaşan, aynı ülkenin topraklarında yaşayan ve aynı
milletin temsilcileri olan insanları da bir kenara atmamamız gerekiyor. Ayrıca
bunlara bu yaşadıkları çok trajik olaylardan dolayı bizim el uzatmamız bir
mecburiyet hâlindedir.
Bu bakımdan diyorum ki: Önergeye olumlu oy vererek desteklemenizi
istiyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Akkuş.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…
Önerge kabul edilmemiştir.
Sayın milletvekilleri, gündemin “Sözlü Sorular” kısmına geçiyoruz.
VII.- SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI
1.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, kale direği kazalarına ilişkin Devlet Bakanı
Murat Başesgioğlu’ndan sözlü soru önergesi (6/408)
BAŞKAN – Bakan? Yok.
Ertelenmiştir.
2.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız’ın, huzurevlerinin denetimine ilişkin Devlet
Bakan Nimet Çubukçu’dan sözlü soru önergesi (6/426)
BAŞKAN – Sayın Bakan Nimet Çubukçu? Yoklar.
Ertelenmiştir.
3.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici’nin, öğretmen maaşlarının iyileştirilmesine ilişkin
Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/436)
BAŞKAN – Bakan? Yoklar.
Ertelenmiştir.
4.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, vize
alımında yaşanan sorunlara ilişkin Dışişleri Bakanından sözlü soru önergesi
(6/444)
BAŞKAN – Bakan? Yok.
Ertelenmiştir.
5.- Tokat Milletvekili Reşat
Doğru’nun, yurt dışından satın alınan ve satılan elektriğe ilişkin sözlü soru
önergesi (6/464) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
6.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, Antalya’da kaçak akaryakıt kullanımına ilişkin
sözlü soru önergesi (6/495) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
7.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, rüzgar enerjisi
santrallerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/525) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
8.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, Serik ilçesinde orman alanında taş ocağı
kurulacağı iddiasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/679) ve Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
9.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, elektrik ve doğalgaz zamlarına ilişkin sözlü soru
önergesi (6/739) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
10.- Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak’ın, Gazprom’dan alınan
doğalgaza ilişkin sözlü soru önergesi (6/751) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
11.- Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak’ın, yardım olarak dağıtılan kömürlerin bedeline
ilişkin sözlü soru önergesi (6/767) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet
Hilmi Güler’in cevabı
12.- Adana Milletvekili Kürşat
Atılgan’ın, enerji yatırımlarıyla ilgili bazı hususlara ilişkin sözlü soru
önergesi (6/800) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
13.- Adana Milletvekili Kürşat
Atılgan’ın, enerji yatırımlarının kredilendirilmesine ve eşgüdüm sorunlarının
çözümüne ilişkin sözlü soru önergesi (6/801) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
14.- Adana Milletvekili Kürşat
Atılgan’ın, enerji yatırımlarındaki imalat ve mühendisliğe ilişkin sözlü soru
önergesi (6/802) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
15.- Tunceli Milletvekili Kamer
Genç’in, BOTAŞ eski Genel Müdürü’nün bir iddiasına ilişkin sözlü soru önergesi
(6/804) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in
cevabı
16.- Niğde Milletvekili Mümin
İnan’ın, motorlu araçlarda farklı yağlar kullanımına ilişkin sözlü soru
önergesi (6/829) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
17.- Niğde Milletvekili Mümin
İnan’ın, alternatif enerji kaynaklarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/859) ve
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in
cevabı
18.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, elektrik zammına ilişkin Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/864) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
19.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün, Soma Termik Santralindeki filtre sorununa ilişkin
sözlü soru önergesi (6/869) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
20.- Kahramanmaraş Milletvekili
Mehmet Akif Paksoy’un, yerli kömür rezervlerinin
kullanılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/919) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
21.- Tokat Milletvekili Reşat
Doğru’nun güneş enerjisinden elektrik üretim çalışmalarına ilişkin sözlü soru
önergesi (6/990) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
22.- Niğde Milletvekili Mümin
İnan’ın, Marmaris’teki maden arama ruhsatlı arazilere ilişkin sözlü soru
önergesi (6/1069) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
23.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, doğalgaz zammına ilişkin sözlü soru önergesi
(6/1076) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in
cevabı
24.- Gaziantep Milletvekili Hasan
Özdemir’in, nükleer enerji santrali ihalesine bir Rus firmasının teklif
vermesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1197) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı
25.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, bir gruba EPDK tarafından verilen lisanslara
ilişkin sözlü soru önergesi (6/1257) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet
Hilmi Güler’in cevabı
BAŞKAN – Değerli milletvekilleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı
Sayın Mehmet Hilmi Güler, gündemin “Sözlü Sorular” kısmının 5, 9, 13, 64, 93,
99, 104, 120, 121, 122, 123, 141, 157, 162, 165, 205, 255, 318, 323, 441,
501’inci sıralarındaki soruları birlikte cevaplandırmak istemişlerdir. Şimdi bu
soruları sırasıyla okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorumun Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın M. Hilmi
Güler tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Saygılarımla.
Dr.
Reşat Doğru
Tokat
Soru: Ülkemizin genellikle kış aylarında enerji sıkıntısı yaşadığı
bilinmektedir. Basında yer alan haberler ve resmi açıklamalardan anlaşıldığına
göre; Yunanistan'ın Bulgaristan'dan elektrik alamadığı için Türkiye'ye sattığı
elektriği kestiği, İran'ın Türkmenistan'dan Doğalgaz alamadığı için Türkiye'ye
doğalgaz sevkiyatını durdurduğu bilinmektedir.
- Ülkemiz neden Bulgaristan Elektriğini Yunanistan aracılığı ile
almaktadır?
- Ülkemiz ile diğer ülkeler arasında yapılan satın alma
anlaşmalarında elektrik satışının kesintisiz yapılması yeterli güvenceler yok
mudur?
- Ülkemiz hangi ülkelerden hangi fiyattan elektrik satın
almaktadır?
- Ülkemiz diğer ülkelere elektrik satmakta mıdır, satıyorsa hangi
fiyattan satmaktadır?
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Hilmi
Güler tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz
ederim.
Tayfur
Süner
Antalya
Antalya'da son yıllarda yoğun şekilde kaçak akaryakıt
tüketilmektedir. Kükürt oranı yüksek, kalitesi düşük, kontrolsüz fueloil
kullanımı aşırı derecede çevre kirliliğine neden olmaktadır. Bununla birlikte,
araçlarda kullanılan kalitesiz motor yağları da yola akarak tarım alanlarını
tehdit etmektedir. Turizm başkenti ve tarım ambarı olan Antalya'mız, önlem
alınmadığı takdirde kısa bir süre sonra büyük bir çevre felaketi ile karşı
karşıya kalacaktır.
Soru 1 : Antalya'ya giren kaçak
akaryakıtın engellenmesi için Bakanlığınızca bir çalışma yapılmakta mıdır?
Soru 2 : Doğal güzellikleri bakımından ülkemizde
çok önemli bir yere sahip olan Antalya'daki kaçak akaryakıtın yarattığı çevre
kirliliğini önlemek için Çevre ve Orman Bakanlığı ile koordineli bir şekilde
çalışılarak ne gibi önlemler alınmaktadır?
Soru 3 : Antalya'daki kaçak akaryakıtın
hangi sektörlerde kullanıldığı konusunda tespitleriniz var mıdır? Eğer varsa
son bir yıl içinde kaç işletme hakkında işlem yapılmıştır?
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler
tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Saygılarımla.
Hasan
Çalış
Karaman
Rüzgâr enerjisinin önündeki engeller, bu alandaki yatırımları
olumsuz yönde etkilemektedir. Yatırımcılar, ülkemizin şebeke hattın
türbinlerinin bağlanması açısından sınırlı olması, TEİAŞ'nin
bir bağlantı noktasında, sistemin kısa devre gücünün en fazla yüzde 5'i kadar
kurulu güç rüzgâr enerjisine dayalı üretim tesisi bağlantısına izin vermesi ve
türbin bulma sıkıntısı gibi belli başlı sorunlar yaşamaktadır.
Bu bilgiler ışığında;
1. Rüzgâr enerjisi santrali yatırımlarının önündeki bu ve buna
benzer sorunlara yönelik herhangi bir çalışmanız var mıdır? Bu konuda çalışma
yapmayı düşünüyor musunuz?
2. 2007 yılı itibariyle ülkemizde hizmet veren toplam kaç adet
rüzgâr santrali bulunmaktadır?
3. 2007 yılı itibariyle rüzgâr enerjisi santrali yatırımı
konusunda toplam kaç firma başvuruda bulunmuştur? Bu firmalardan kaçına izin
verilmiştir?
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Hilmi
Güler tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz
ederim.
Tayfur
Süner
Antalya
Antalya'nın Serik ilçesine bağlı Zırlankaya,
Böğüş ve Etler Köyleri arasındaki orman arazisine
maden arama bahanesiyle alınan ruhsat ile taş ocağı kurulması çalışmaları
yapılmaktadır. Burada açılacak bir taş ocağı bölgedeki yüz binlerce çam
ağacının yok olması anlamına gelecektir.
Soru 1 : Bu bölgeye Bakanlığınız
tarafından maden arama ruhsatı verilmiş midir? Eğer verildiyse, burada taş
ocağının açılmasına izin
verilecek midir?
Soru 2 : Taş ocağı kurulmak istenen alan,
10 yıl önce Orman işletme Müdürlüğü tarafından ağaçlandırılmıştır. Yüz binlerce
gencecik çam ağacının kesilmesine nasıl izin verebilirsiniz?
Soru 3 : Serik'teki bu bölgenin
çevresinde yüzlerce dönüm sera ve evler bulunmaktadır. Böyle bir bölgeye nasıl
maden arama ruhsatı verilebilir?
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler
tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Saygılarımla.
Hasan
Çalış
Karaman
Gazete ve televizyon kanallarında "elektrik ve doğalgaz zammı
yolda" şeklinde haberler yer almaktadır. Petrol fiyatlarındaki artışı
gerekçe göstererek, elektrik ve doğalgaz fiyatlarına sürekli zam yapılması,
zaten sıkıntıda olan tüm kesimleri iyice sıkıntıya düşürecektir.
Bu bilgiler ışığında;
1- Elektrik ve doğalgaz zammı hem vatandaşları hem de rekabet gücü
zayıflayan ve küresel bir krizle baş etmeye çalışan sanayiyi olumsuz yönde
etkileyecektir. Elektrik ve doğalgaz fiyatlarına zam yapma konusunda bir
çalışmanız var mıdır?
2- Otomatik fiyatlandırma öncesi yapılacak bir zammın, elektrikte
"çifte zamma" neden olacağını düşünüyor musunuz? Bu zamlarla ezilen
vatandaşlarımıza, nasıl bir rahatlatıcı tedbir düşünüyorsunuz?
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Hilmi
Güler tarafından sözlü olarak yanıtlandırılmasını arz ederim. 13.05.2008
Ali
Uzunırmak
Aydın
1 - Ülkemizin 2001 Yılında Gazprom ile
yapılan doğalgaz anlaşması doğrultusunda kullanılan (tüketilen) ve
kullanılacağı garanti edilen doğalgaz miktarı ile 2001 yılında Gazprom'a ödenen ücret toplamı nedir?
2- Yine Gazprom'dan 2007 yılında
kullanılan doğalgazın toplam miktarı ve yapılan ödeme miktarı nedir?
3- 2008 yılında öngörülen tüketim ve ödeme miktarları nedir?
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Hilmi
Güler tarafından sözlü olarak yanıtlandırılmasını arz ederim. 15.05.2008
Ali
Uzunırmak
Aydın
1- 2007 yılında Türkiye Taş Kömürü ve Türkiye Kömür
İşletmelerinden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına çeşitli fasıllardan (gerek
sosyal yardımlaşma fonundan gerekse valilikler aracılığıyla) yapılan toplam
kömür miktarı ve toplam tutarı nedir?
2- Dağıtılan bu kömürlerin bedeli ilgili kurumlara (TTK, TKİ)
ödenmiş midir?
Ödenen ve ödenmeyen kömür bedellerinin toplamı nedir?
3- Aldığımız bilgilere göre, ilgili kurumlara bu bedellerin
tamamının ödenmediği belirtilmiştir. Şayet böyle ise; 2008 yılının ortasına
geldiğimiz halde bu bedeller niçin ilgili kurumlara ödenmemiştir? 02.06.2008
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sn. Hilmi
Güler tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Kürşat
Atılgan
Adana
1- TEMSAN Diyarbakır ve Ankara EMAF gibi üretim yapabilecek
tesisler neden bu kadar atıl kullanılıyor?
2- Şu anda süren ve devam edecek olan enerji yatırım piyasasında
herhangi bir özel sektör projesine satış yapılacak mıdır?
3- Özel sektör enerji üretim santral yatırımlarının en önemli
ihtiyaçlarından birisi olan "alternatör", yani kinetik enerjiyi
elektrik enerjisine çeviren, elektriği üreten cihaz, imal edebilen bir devlet
ya da özel sektör kuruluşu var mıdır?
4- Yine ülkemizde yatırımcılara yol gösteren ve tüm mühendislik ve
ticari-teknik süreç bilgilerinin toplandığı ve bilgi altyapısının tutulduğu,
yatırımcıların hızını arttıracak bir kamu ya da özel sektör mühendislik
kuruluşu var mıdır? 02.06.2008
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sn. Hilmi
Güler tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Kürşat
Atılgan
Adana
1- Bir enerji yatırımı sırasında yaşanan mevzuat ve tıkanıkların
aşılmasını sağlayacak kuruluşlardan EPDK, ETKB, DSİ, EİEİ, TEDAŞ, TEİAŞ, vs.
gibi bağlı kuruluşlar ve diğer çevre, kültür, tarım gibi ilgili bakanlıklarla
ortak çözülmesi gereken tıkanıklık noktalarının çözümü konusunda neler
yapılmaktadır?
2- Özellikle yurt dışı kaynaklı hibe veya çok düşük faizli enerji
destekli kredileri ülkemize temin için gerekli çalışmalar ne ölçüde
yapılmaktadır? Şayet yapılmaktaysa, niçin bu kredileri yatırımcıya aynı
uygunlukta yansıtmak ve kredi sıkıntılarına bir derece yardımcı olmak için bir
çalışma yapılmıyor? 02.06.2009
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sn. Hilmi
Güler tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Kürşat
Atılgan
Adana
1- Türkiye'de alternatif enerji kaynaklarına olan gereksinimin ve
bilhassa rüzgâr ve hidroelektrik yatırımlarına olan ilginin arttığı bugünlerde
bu enerji yatırımlarının en önemli ve aslında en basit kısımlarının imalatının
ve mühendisliğinin ülkemiz içerisinde yapılması mümkün müdür? Yoksa bu iş için
geç mi kalınmıştır?
2- Yatırımcıları ülkemize davet ederken veya ülke içi
sanayicilerimizi bu alana çekmeye uğraşırken ana harcama kalemlerinin yurt
içinden temini ile ilgili neler yapılmıştır?
3- Bu ülkede su türbini imalatı yapabilen bir devlet kuruluşu var
mı? Üretilen ürünler ne derece pratik ve hem ülke içi hem de ülke dışı
projelere pazarlanabilir?
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Enerji Bakanı M. Hilmi Güler
tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 04.06.2008
Kamer
Genç
Tunceli
BOTAŞ Eski Genel Müdürü Gökhan Osman Bildacı;
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinde, “Rusya’dan Türkiye’ye doğal gaz taşınmasına
ilişkin Mavi Akım Projesinde formül değişikliğini yapmadığı için Enerji
Bakanınca görevinden alındığını ve kendisinden sonra yapılan değişiklikle
devletin 10 milyar dolar zarara uğratıldığını” iddia etmiştir.
1. Sözü geçen formül değişikliği nedir? Önceki formül ve sonraki
değişiklik formüllerini izah eder misiniz?
2. Böyle bir değişiklikle devletin zararı var mıdır? Varsa kaç Lira'dır?
3. Böyle bir formül değişikliğini zorunlu kılan herhangi haklı
gerekçeler var mıdır?
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki yazılı sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sn.
Dr. Mehmet Hilmi Güler tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda
gereğinin yapılmasını arz ederim.
Mümin
İnan
Niğde
Soru:
Son zamanlarda petrol, özellikle de motorin fiyatlarının aşırı
artmasından dolayı dizel araç sahipleri, araçlarında bitkisel yağlar ve on
numara tabir edilen sentetik yağları kullanmaya yönelmişlerdir. Vatandaşların
bu talep kaymasına yönelik herhangi bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki yazılı sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sn.
Dr. Mehmet Hilmi Güler tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda
gereğinin yapılmasını arz ederim.
Mümin
İnan
Niğde
Soru: Ülkemizde kömür, su ve rüzgâr enerjisi kaynakları gibi
alternatif enerji kaynakları olmasına rağmen, özellikle elektrik elde etme ve
ısınma konusunda doğal gaza olan mecburiyet her geçen gün artmaktadır. Ülke
enerji stratejisinin doğal gaza mahkûm olmaktan çıkarılması yönünde herhangi
bir planlama çalışması yapmakta mısınız?
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın M.
Hilmi Güler tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz
ederim.
Yaşar
Ağyüz
Gaziantep
EPDK tarafından elektrik kullanım fiyatlarına ikinci zammı
konutlarda % 21 sanayide % 22 olarak belirlendi.
1. Asgari ücrete % 5, emekliye % 2 zammın verildiği ve enflasyonun
% 11 olarak gerçekleştiği bir ortamda yılbaşında yapılan % 20 zammın üzerine
elektriğe yapılan % 21 zam fazla ve büyük yük değil midir?
2. 5,5 yıldır "Zam yapmadık" açıklamanız 2008 yılında elektriğe
yaptığınız zam yağmurunun gerekçesi olabilir mi?
3. Dağıtım özelleştirmelerinin yapılacağı dönem öncesi, elektriğe
yapılan otomatik fiyatlandırma ile şirketlere kâr garantili güvence mi verilmek
isteniyor?
4. Enerji alanında yaşanması muhtemel sıkıntıların nedeni,
sağlıklı, ülke gerçeklerine uyan enerji politikalarının oluşturulması ve kamuya
enerji yatırımı yaptırılması gerekmiyor mu?
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Hilmi
Güler tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Mustafa
Enöz
Manisa
Dünyada ve ülkemizde çevre kirliliği her geçen gün daha da önem
arz etmektedir. Manisa İli Soma İlçemizde bulunan Termik Santralin filtre
sorunu yıllardır devam etmektedir.
Sorular:
1- Soma Termik Santralin B (1-2-3-4) ünitelerdeki elektrofiltre iyileştirmesi için Bakanlığınız 2008
bütçesinden ne kadar ödenek ayrılmıştır?
2- Söz konusu ünitelerdeki elektrofiltre
iyileştirmesini ne zaman bitirmeyi düşünüyorsunuz?
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Ülkemizde yaklaşık 8 milyar tonluk rezervimiz bulunmasına ve yerli
kömürün daha ucuz olmasına rağmen niçin yüksek fiyatlı ithal kömür
kullanıldığına dair sorumun Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Hilmi Güler
tarafından sözlü cevaplandırılmasını arz ederim.
Mehmet
Akif Paksoy
Kahramanmaraş
Bir süre önce ulusal basında da gündeme getirildiği gibi; kömür
fiyatlarında % 60’lara varan artış olmuştur. Bu fiyat artışının başta
tüketiciler olmak üzere sanayiciyi ve ülke ekonomisini olumsuz etkilediği
bilinen bir gerçektir. Ülkemizde 8 milyar ton linyit rezervi bulunmasına
rağmen; tonu 400 dolardan yılda 1,5 milyar dolarlık kömür ithal edilmesi, buna
karşılık yerli rezervlerimizin ise sadece 100 milyon tonluk kısmının
kullanılabilmesi verimli bir enerji politikasının olmamasından
kaynaklanmaktadır.
Buradan hareketle;
Hükümet olarak enerjide artan dışa bağımlılığı azaltmak ve yerli
kömür rezervlerimizi kullanarak dışarıya ödediğimiz dövizi içerde tutmak suretiyle
ülke ekonomisine katkıda bulunacak bir politikanız var mı? Yoksa hazırlamayı
düşünüyor musunuz?
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorumun Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Hilmi
Güler tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Saygılarımla.
Dr.
Reşat Doğru
Tokat
Soru: Bakanlığınızda güneş enerjisinden elektrik üretimi ile
ilgili çalışma yapılmakta mıdır?
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki yazılı sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sn.
Dr. Mehmet Hilmi Güler tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda
gereğinin yapılmasını arz ederim.
Mümin
İnan
Niğde
Soru:1- 16 Eylül 2008 tarihli bazı gazetelerde, Marmaris Kent
Konseyinin yaptığı araştırmalara göre, 86 bin
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Dr.
Mehmet Hilmi Güler tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz
ederim.
Yaşar
Ağyüz
Gaziantep
Gece yarısı açıklanan % 22,5 oranındaki doğalgaz zammı ile yılın
5. zammı yapılmış oldu. Petrol fiyatının
inişe geçtiği bir ortamda yapılan zam sanayide ve konutlarda çok büyük yük
getirmiştir.
1. Yüksek zammın nedeni Bakanlık ve BOTAŞ yetkilileri olarak, Gazexport’la imzalanan 19.11.2003 tarihli “Zeyilnameler ve
Protokoller” metninde yer alan ve o güne kadar geçerli olmayan FO/FOo (HSF/HSFo) fiyat belirleme
formülünün kabul edilmesi değil midir?
2. Başlangıçta tahkime gitmek isteyen Gazexport’a
karşı, “İsterlerse tahkime gitsinler kazanamazlar.” diye tavır koymanızdan kısa
süre sonra tahkim başlamadan önce neden yeni bir anlaşma imzaladınız?
Doğalgaz fiyatının petrol fiyatına bağlanmasını neden kabul
ettiniz?
3. Tüm anlaşmalar BOTAŞ’a belli süre ve aralıklarla fiyat revizyonu isteme hakkı tanımasına rağmen böyle bir girişimde
bulundunuz mu?
4. Küresel ekonomik krizle karşılaşan ülkeler ekonomik tedbir
paketleri açıklarken, sizin sanayi üretiminin yükünü artıracak, halkımızı kışın
donduracak doğalgaz zam paketini açıklamanız kriz koşulları gereği midir?
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Hilmi
Güler tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.
Hasan
Özdemir
Gaziantep
Türkiye sahip olduğu jeostratejik konum,
askerî güç ve bölgesindeki siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkileri nedeniyle
öne çıkan bir ülkedir. Geçtiğimiz günlerde basında da yer aldığı şekliyle
Türkiye’de nükleer enerji santrali kurulması ihalesinde bir Rus şirketinin
verdiği teklif açıklandı. Enerji gibi bir alanda kaynakların çeşitlendirilmesi
ülkelerin bağımsız dış politika yürütmelerinde etkendir.
Buna göre;
1) Bu Rus şirketinin ihaleyi alması hâlinde Türkiye'nin enerji
konusunda Rusya Devletine bağımlılığı hangi orana çıkacaktır? Bu durum enerji
ithalatında alternatif kaynaklar belirleme anlamında nasıl bir olumsuzluk
ortaya çıkaracaktır?
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Dr.
Mehmet Hilmi Güler tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz
ederim.
Yaşar
Ağyüz
Gaziantep
Son günlerde, Sayın Başbakan, Bakanlar ile Milletvekili
çocuklarının ticari yaşam ilişkileri kamuoyunda, Basın ve Televizyonlarda
tartışılmakta ve bazılarının ortaklıkları şirketin sahiplerince de kabul
edilmektedir.
İktidar partisine mensup Siyasetçi çocuklarının ortak oldukları
Şirketlerin, Devletten Özelleştirmeler ile Tahsis ve Enerji Lisanları ile
Ekonomik çıkar sağladıkları da iddia edilmektedir. Bu nedenlerle,
1 - Kamer Grubuna Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Kararı ile
verilen Elektrik Üretim Lisansı var mıdır?
2 - Varsa hangi yılda ve kaç adet Lisans verilmiştir?
3 - Kamer Grubuna bağlı olduğu söylenen Şavk Enerji, Enerji
Piyasası Denetleme Kurulu Kararı ile Toptan Elektrik satışı veya Elektrik
İthalat ve İhracat Lisansları almış mıdır?
4 – Başbakan, Bakan ve Milletvekili çocuklarının Devletle iş ilişkisi
olan Şirketlerdeki ortaklıklarını ve üst düzeyde görevlendirilmelerini etik
buluyor musunuz?
BAŞKAN – Soruları Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Mehmet
Hilmi Güler cevaplan-dıracaklardır.
Buyurun Sayın Bakan.
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu) – Sayın
Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bakanlığımla ilgili sözlü soruları cevaplandırmaya çalışacağım.
Bu arada, tekrar tatmin olunmayan nokta varsa bir on beş dakikalık
da bir zaman ayırmaya gayret edeceğim, ki belki sözlü
olarak ifade ettiğim kısımlar yeterli tatmini sağlamazsa orada da bunları ifade
edeceğim. Daha da olmazsa yazılı olarak sizlere detay bilgi vermeye de hazırım.
Bu arada, bir de özet yapmak istiyorum enerji konusunda.
Özellikle, ülkemizde dışa bağımlılığı azaltacak, yerli kaynaklara
ağırlık veren bir enerji politikası sürdürüyoruz ve burada bilhassa
yenilenebilir enerjide şimdiye kadar yapılmamış çalışmaları ülkemizin
ekonomisine, hizmetine sunmaya çalışıyoruz. Boşa akan sulardan 1.600 proje…
Rüzgârda yine hiç şu ana kadar kullanmadığımız rüzgâr enerjisini devreye sokma
noktasında gayretlerimiz oldu. Değerli Meclisimizin milletvekilleri ve
komisyonların gayretiyle Yenilenebilir Enerji
Yasası’nı çıkarttık, Enerji Verimliliği Yasası’nı çıkarttık. Bu yasalardan da
yararlanarak özellikle yenilenebilir enerjide biraz önce bahsettiğim boşa akan
sulardan, boşa esen rüzgârlardan, güneşten yararlanma noktasında önemli adımlar
atıyoruz. Ayrıca jeotermalde yeni kaynaklar tespit ettik MTA’nın da
gayretleriyle, onları hizmetlere sunmaya çalışıyoruz. Bu arada Türkiye'nin bir
tarım ülkesi olması hasebiyle büyük ölçüde biyomas
atıklarımız var, tarımsal atıklar var, onları değerlendiriyoruz. Onlar da
önemli bir avantaj sağlayacak. Son olarak da Adapazarı Karasu’da dalga
enerjisiyle ilgili yaptığımız çalışmadan da olumlu netice aldık. Bunu da
inşallah, bu pilot uygulamayı da yaygın bir şekilde kullanarak -Türkiye’mizin
üç tarafının da deniz olduğunu düşünürsek- burada da bu dalga enerjisinden de
yararlanmaya çalışacağız. Bu arada milletvekillerimizin hazırladığı
yenilenebilir enerji ile ilgili yeni bir düzenlemeleri var, bunun da son
rötuşları yapılıyor. O da tekrar gündeme geldiğinde yenilenebilir enerjide
Türkiye belki de dünyada sayılı ülkeler arasında olacak. Zaten şu ana kadarki
çalışmalar diğer ülkeler tarafından da dikkatle izleniyor. Biz ülkemiz olarak
bu kaynaklardan şu ana kadar yeterince faydalanamamamıza rağmen bunu telafi
edecek yoğun bir çalışma içindeyiz.
Enerji verimliliği konusunda da “ENVER” diye bahsettiğimiz
“enerji”nin “en”iyle “verimlilik”in “ver”inin birleşmesinden, Türkçenin de zenginliğinden
faydalanarak bir ENVER Projesi oluşturduk. “Enver” aynı zamanda “ışıtan,
aydınlatan” anlamında olduğu için çok da uygun düşen bir kelime oldu, bir
kavram oldu. Bununla da çok yoğun bir çalışmayı sürdürüyoruz. On milyona yakın
ampul dağıttık, verimli ampul. Ayrıca elli milyon da -toplam- değişti. Böylece
ülkemizde verimli lambaların kullanılmasıyla -ki bugünkü, şu salonumuzda da bu
verimli lambalar kullanılıyor- böylece her birinde 100 vata göre yüzde 80
tasarruf sağlandı. Her bir lambanın değişimi 2 tane yetişkin ağaç dikmek
anlamına geliyor ve bu, üstelik de etrafı kirletmiyor, ısıtmıyor, ısıtıp tekrar
klima kullanmıyoruz. Böyle bir yaygın uygulamanın neticesinde de ülkemiz önemli
enerji tasarrufunda bulundu. Motorlarda… Bir motor hareketi başlattık sanayide.
Burada da sanayide kullanılan elektriğin yüzde 70’i motorlarda tüketiliyor.
Burada da büyük bir verim sağlanmaya başlandı. Beyaz eşyalarda halkımız, belki
de yeteri kadar daha evvelden bilinçli olamadıkları için, bazıları, ben dâhil,
kendi buzdolabımızın, çamaşır makinemizin grubunu bilmiyorduk. Şimdi artık
bunların ne olduğunu tam olarak öğrendik. A ve üstü, A plus’ları
kullanarak daha verimli beyaz eşyalar kullanma noktasında önemli adımlar atmaya
başladık. Yalıtımda büyük gelişmeler oldu. Dolayısıyla, enerjide artık yeni bir
döneme -yanlış yöne giden bir trenin doğru yöne gitmesi için önce raylarını
değiştirdik, yönünü değiştirdik; şimdi yenilenebilir enerjiyi, yerli
kaynaklarla birlikte, buraya doğru, doğru bir yöne doğru giden- enerji
bağımsızlığını sağlayacak bir döneme doğru gidiyoruz. Bu arada, petrol ve doğal
gaz aramalarda yeni potansiyel rezervler üzerinde Türkiye Petrolleri başarılı
çalışmalar yaptı, bilhassa Karadeniz’de. Burada da sondajla, gene petrol ve
doğal gazdaki bağımlılığımızı da inşallah ortadan kaldıracak çalışmalarımızı
önümüzdeki günlerde sizlerle paylaşacağız.
Bu arada, sorularla ilgili olarak… Tokat Milletvekilimiz Sayın
Reşat Doğru’nun sorusuyla ilgili söyleyeyim. Bizim aslında… Şu anda -belki
kendisine yanlış ifade edildi- biz Bulgaristan’dan elektrik almıyoruz;
alıyorduk, kestik. Türkiye’nin biz göreve geldiğimizde elektrik açığı vardı,
dışa bağımlılığı vardı. Biz bunu çok şükür ortadan kaldırdık. Bulgaristan’dan
elektrik almıyoruz. Daha evvelden apartmanlarda, merdiven başlarında birer mum
yanardı, karanlıkta, elektrik kesintileri olur da ayağını burkar, kırar diye.
Şimdi artık merdiven başlarında mumlar da yok, kendi kaynaklarımızla
yetindiğimiz gibi, Irak’a da, Yunanistan’a da, yazın, Suriye’ye de elektrik
verir duruma geldik. Bulgaristan’dan elektrik almıyoruz. Sorduğunuz sorudaki
şeyler çok eskiye dayanan bilgiler. O bakımdan böyle bir şey söz konusu değil. Tam
tersine ihracat yapar duruma geldik çok şükür.
Bu arada Antalya Milletvekili Sayın Tayfur Süner’in
de sorusuyla ilgili olarak… Burada akaryakıt kaçakçılığıyla ilgili noktaları
sormuşlardı. Burada, biliyorsunuz EPDK bu konuyla ilgileniyor, Çevre ve Orman
Bakanlığı da hava kalitesinin korunmasıyla ilgili çalışmaları yapıyor. EPDK’ca 336 adet akaryakıt istasyonu denetlendi ve 2 adet
akaryakıt istasyonunun faaliyeti, mühürleme yapılmak suretiyle durduruldu.
Ayrıca, 2008 içinde 6 adet depolama tesisi nezdinde de ulusal marker
çalışmaları yapıldı, denetimi yapıldı, 2 adet depolama tesisi de mühürlemeyle
durduruldu. Dolayısıyla, burada da çalışmalar EPDK tarafından yapılıyor.
Bakanlığımız da bu noktada gayet hassas, çalışmaları yakından takip ederek
herhangi bir aksamayı önleyici faaliyetleri sürdürüyor.
Bu arada Karaman Milletvekili Sayın Hasan Çalış’ın
sözlü sorusuyla ilgili olarak da rüzgâr enerjisi konusunda gerçekten çok yoğun
bir çalışma içindeyiz. Biz, 35 Avrupa ülkesi arasında sonuncuyduk rüzgârda,
şimdi 12’nciyiz. Bir depar attık. İnşallah, bundan
sonra ya 1’inci ya 2’nci olma noktasında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Rüzgâr
noktasındaki çalışmalarımız memnuniyet vericidir. En son Sayın Zapatero’nun gelişinde de İspanya’yla ayrıca yenilenebilir
enerjide bir mutabakat zaptı imzaladık. Ayrıca, Sayın Obama’dan
da bir gün önce, yine yenilenebilir enerjide Amerikalılarla bir mutabakat
anlaşmasını imzaladık. Yenilenebilir enerjide şunu rahatlıkla söyleyelim ki
Türkiye, yenilenebilir enerjide gerçekten dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer
aldı ve orada dereceye de girecek. Bu noktada gayet iddialı olduğumuzu
söyleyebilirim.
Bu arada, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu…
BAŞKAN – Sayın Bakanım, bir dakika. Sesiniz çok az duyuluyormuş.
Biraz daha yükseltirseniz daha iyi olacak.
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Devamla) –
Öyle mi efendim. Peki.
Özellikle bu yenilenebilir enerji konusunda, EPDK’ya
152 adet rüzgâr enerjisine dayalı elektrik üretim için lisans başvurusunda
bulunuldu, bunlardan 91 adedine lisans verildi. 1 Kasım 2007 tarihinde 751
proje EPDK’ya lisans başvurusunda bulundu.
Bizim, burada, rüzgârda yapmamız gereken ikinci bir nokta, artık,
sadece rüzgârdan enerji üretmek değil, türbinlerini de Türkiye'de yapmak
üzerine yoğun bir çalışma içindeyiz. İnşallah onu da gerçekleştirdiğimizde
yepyeni, tıpkı otomotiv sektörü gibi, beyaz enerjide olduğu gibi yepyeni bir
sektör doğacak. Bununla ilgili, Ege Üniversitesi küçük türbinleri, 1 megavatın
altındaki türbinlerin üretimine başladı. Bunu da inşallah evlerde kullanılmak
üzere yaygınlaştırmayı düşünüyoruz.
Gene Sayın Tayfur Süner’in, Antalya
Serik ilçesinin Zırlankaya ve diğer köylerle ilgili
sorusu var. Bunlarla ilgili, biz, Zırlankaya Muhtarı
Cengiz Yeşil’e gerekli bilgileri verdik. Burada, öyle iddia edildiği gibi yüz
binlerce ağacın kesilmesi diye bir şey söz konusu değil. Bu kesim, zaten Çevre
ve Orman Bakanlığı izniyle oluyor. Onlar da orman konusunda, zaten kendilerinin
uhdesinde olan izinler. Orada herhangi bir kanun dışı veya usul dışı bir kesim
söz konusu değil. Çünkü Çevre ve Orman Bakanlığı yetkililerinin gözetiminde bu
işler yapılıyor. Maden İşleri Genel Müdürlüğünün ağaç kesimine izin vermesi söz
konusu değil. Ayrıca, madenler devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu için
de burada çok ciddi denetimlerimiz sürüyor ve gerekli harç ve teminatın
yatırılması hâlinde arama ruhsatı veriliyor.
Karaman Milletvekili Sayın Hasan Çalış’ın
sorusu elektrik ve doğal gaz zamlarıyla ilgili. Aslında biz şu anda en ucuz
elektriği ve doğal gazı kullanan ülkeler arasındayız. Göreve geldiğimiz 2002
yılında OECD’nin en pahalı elektriğini ve doğal gazını kullanıyorduk. Fakat
bazı arkadaşlarımız hâlâ eski verilerle konuşuyor. Göreve geldiğimizde OECD’nin
en pahalı elektriğini ve doğal gazını kullanırken, şimdi en ucuzu kullanan
ülkeler arasındayız. Bir misal vereyim size: Elektrikte, daha evvelden asgari
ücretin yüzde 20’si elektriğe giderken şimdi yüzde 9’u gidiyor ve şu anda da
ucuz ülkeler arasında olduğumuzu tekrar ifade etmek isterim.
Tabii, biz bunu… Ayrıca Yüksek Planlama Kurulu kararıyla, YPK
kararıyla da otomatik fiyat mekanizmasıyla hesaplanacak bir formüle bağlandı.
Şimdi artık Bakanlığımız tarafından değil, YPK kararıyla bir formülle hesap
edilerek yapılıyor. Şu anda petrol de düşüş trendinde
olduğu için doların, tabii, değeri oynuyor. Buna bağlı olarak da önümüzdeki
günlerde yine doğal gaza bir indirim yapmayı düşünüyoruz çünkü formülün gereği
bu.
YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) – Ne kadar düşüreceksiniz Sayın Bakan?
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Devamla) –
Ancak, dediğim gibi, bu da doların paritesiyle çok
yakından ilgili.
Bunun dışında, Aydın Milletvekili Sayın Ali Uzunırmak’ın
bir soru önergesi var. Biz, 2001 yılında 10,7 milyar metreküp doğal gaz
kullanırken geçen sene bu 35,6 milyar metreküpe çıktı ve 9 vilayette doğal gaz
varken 65 vilayete çıkarttık. Burada 4 bin kilometre çelik boru hattı varken
bunu da 11 bin kilometreyi aştık. Dolayısıyla, Onuncu Yıl Marş’ındaki “Demir
ağlarla ördük ana yurdu dört baştan” ifadesi, demir çelik borularla Türkiye’yi
kaplamış oldu ve burada hava kirliliğiyle mücadelede de doğal gaz yoğun bir
çalışmayla kullanılıyor ve biz ülke olarak evlerde şu anda Avrupa’nın en ucuz
doğal gazını kullanıyoruz. Avrupa’nın, konutlarda… Bundan dolayı ki zaten doğal
gaza da geçiş büyük ölçüde, hızlı bir şekilde sürüyor.
Bu arada, Sayın Reşat Doğru’nun bir soru önergesi var TKİ’yle
ilgili. Biz, burada, kömürleri dar gelirli vatandaşlarımıza dağıtıyoruz, bu
paraları da hazine tarafından bize ödeniyor. Burada herhangi bir zarar söz
konusu değil. TKİ zarar etmiyor, zarar etmediği için de ayrıca bu tip dar
gelirlilere dağıttığımız kömürle, çalışmayan, daha evvelden kapatılan ocakları
çalıştırıyoruz. İlave istihdam sağlandığı gibi, TKİ’nin de bilançosuna, bu,
özel olarak ayrıca bir katkıda bulunuluyor burada.
Şu ana kadar yapılan ödemeler 322 milyon TL’dir. Dağıtılan
kömürlerin bedeliyle ilgili kurumlara, TKİ ve TTK’ya
bunlar tabii ki ödendi. TKİ’ye ödenen miktar 316,8; TTK’ya
ödenen 5,3 milyon TL’dir ve burada herhangi bir borcu da yok ve kârlıdır. Biz
burada sosyal devlet olmanın gereğini yapıyoruz. Bunu altı senedir dağıttık.
Dağıtmaya da devam edeceğiz bu kömürü. Şimdi ayrıca bununla ilgili bir çalışma
daha yaptık. Dumansız yakan bir soba geliştirildi Orta Doğu Teknik Üniversitesi
ile TKİ arasında. Eğer bu yaygın bir şekilde kullanılabilirse inşallah kömürün
oluşturduğu hava kirliliğinde de önemli azalmalar söz konusu olacak ve aynı
zamanda yerli bir kaynağımızı da kullanmış olacağız. Bununla ilgili sanayide
kullanılması üzerinde de ciddi çalışmalar yaptık. Apartmanlarda da doğal gazı
kömürle birlikte kullanabilecek yeni bir kazan türü geliştirdik. Böylece
herhangi bir doğal gaz kesintisi -geçen sene olduğu gibi- olduğunda herhangi
bir üşüme söz konusu olmayacak halkımız tarafından ve kendi yerli kömürümüzü,
millî kömürümüzü de kullanma imkânımız olacak.
Bu arada Adana Milletvekili Sayın Kürşat Atılgan’ın TEMSAN’la ilgili soruları var. TEMSAN aslında atıl bir
kuruluş değil, tam tersine gayet iyi çalışan
-özellikle dönemimizde- yeni çalışmalarıyla yeni türbinleri yapan,
elektrik tesisatlarını oluşturan, barajlarımızın aksamlarını yapan bir
kuruluşumuz. 16 çeşit boy boy türbin yaptık. Bu boşa
akan sulardan, ırmaklardan… Bunları yaptık ve prototipleri
oluştu. Şu anda Genel Müdür Afrika’da, bir anlaşma yapmaya gitti, bu türbinleri
oraya da satıyor. İnşallah bu boşa akan sulardan sadece ülkemiz değil, diğer
ülkeler de yararlanmış olacaklar. Biz enerjideki bu bağımsızlık savaşımızda
tıpkı Kurtuluş Savaşı’nda nasıl ki diğer mazlum ülkelere örnek olduysak,
enerjide de bu bağımsızlık savaşında diğer ülkelere örnek olan çalışmalar
içindeyiz. Bu boşa akan sular, boşa esen rüzgârlar, güneşi devreye almaya çok
şükür başladık. Şimdi bu noktada da TEMSAN hem örnekleri yaptığı için önemli
bir adımı attı hem de bunları uygulamaya geçirdi.
Bizim millet görerek inanır. Onlara öyle kâğıt üzerinde resimle
filan göstermek yerine, bu parçaları ben arabanın arkasına, bir bagaja koyup
vilayet vilayet gezdiriyorum genel müdürlerle
beraber. Onlar da bu yatırımları yapıyor. En son Trabzonspor yaptı bunu
Karadeniz’de. Bu futbol takımları başka yerden para bulmaya kalkacağı yerde
kendi kaynaklarıyla kendi enerjilerini üretme noktasında da önemli bir adımı
atmış oldular.
KÜRŞAT ATILGAN (Adana) – 2008 bütçesi ile cirosu ne kadar Sayın
Bakan?
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Devamla) – Bu
arada, Sayın Kürşat Atılgan, gene, enerjiyle ilgili EPDK, Enerji Bakanlığı,
DSİ, Elektrik İşleri Etüt, TEDAŞ’la ilişkiler nasıl
yürüyor diye soruyor. Gayet tabii ki bunlarla ilgili çalışmalar belli bir eş
güdüm içinde yürüyor. Bununla ilgili yeni bir teşvik paketi hazırladık.
Bakanlıklar arasındaki uyumun dışında, Hazine dâhil olmak üzere, yeni kredilere
başvurma söz konusu oldu. Bu vesileyle kamuoyumuza da, sizlere de arz etmek
istediğim noktada yeni krediler çıkarttık. Bu, enerji yatırımlarında önemli bir
ivme kazandıracak kaynaklardır. Bir tanesi, yenilenebilir enerji projesi, Dünya
Bankasından, 5 Mayıs 2004’te, dönemimizde başladı, 2010’da bitecek, 182,7
milyon dolar. Bu çalışmalar devam ediyor. Bunun dışında, Avrupa Yatırım
Bankasından aldığımız bir 107 milyon dolarlık yatırım daha var. Bunun 92,8
milyon doları hâlen harcanmadı. Bu arada, gene, Alman Kalkınma Bankasından 41
milyon dolarlık bir çalışmanın görüşmeleri sürdürülüyor. Dünya Bankasıyla
ilgili 500 milyon dolarlık bir kredinin son görüşmeleri yapılmak üzere. O da
büyük bir kaynak olacak bizler için ve dolayısıyla yenilenebilir enerjide çok
büyük bir atılımı aynı zamanda bu kredi kaynaklarıyla da değerlendirmiş
oluyoruz ve Türkiye, bu yenilenebilir enerji konusunda büyük bir adımı bu
kredilerle de destekleyerek götürüyor.
Bu arada, Sayın Kürşat Atılgan’ın sorusuyla ilgili olarak…
Alternatif enerji kaynaklarıyla ilgili sorduğu soruda da… Burada, özellikle
Keban’ın rehabilitasyonu da dâhil olmak üzere, TEMSAN’da bu çalışmalar yapılıyor. Dün akşam, geç vakitte
bunun anlaşmasını Norveç’te bitirdik. İnşallah bunu Türkiye’deki millî
kuruluşumuz TEMSAN Norveç şirketiyle birlikte gerçekleştirecek. Bu noktada
ciddi çalışmalar devam ediyor. Diyarbakır fabrikasında su türbinleri, hidrojeneratörler, kelebek vanalar, cebrî borular, baraj
kapakları, basınçlı hava ve yağ tankları yapılıyor. Ankara fabrikasında da
mikro ve mini türbin imalatları, hidroelektrik termik santrallerin rehabilitasyonları, indirici trafo merkezleri ve diğer
aksamlar yapılıyor. Burada yoğun bir çalışma içindeyiz.
Sayın Kamer Genç’in bir sorusu var. Bunu birkaç kere
cevaplandırdım ama gene herhâlde aynı soru bir daha soruluyor. Daha evvelden bu
Ruslarla yaptığımız anlaşmadaki bir zarardan bahsediyor formül değişikliğinde.
Herhangi bir zarar söz konusu değil, tam tersine buradan kazancımız söz
konusudur. Daha evvelki formül üzerinde mutabık kalmadığımız için yeni bir
formül üzerinde anlaşma yapıldı ve bu da bizim avantajımızadır, herhangi bir
zarar söz konusu değildir.
Niğde Milletvekili Sayın Mümin İnan’ın sorduğu soru biyodizelle ilgili. Gerçekten biyodizel
çevreyle dost, yerli ve yenilenebilir bir enerji kaynağıdır. Dönemimizde enerji
tarımı diye yeni bir tarım konsepti geliştirdik.
Burada atık yağlardan tutun, diğer yağlara kadar, enerjide petrolün yerine
kullanılabilecek yağlar konusunda hem kanunu değiştirdik hem de bu konuda bir
çalışma başladı. Bu noktada akaryakıtla harmanlanan ürünlere vergi indirimi
sağlandı. Fakat şunu samimiyetle ifade edeyim ki tam istediğimiz seviyeye
gelmedi bu. Çünkü burada daha ileri bir amaç bekliyoruz ve biyodizelin
ve biyoetanolün daha yaygın bir şekilde kullanılması
için ilgili kurumlarla görüşmelerimiz sürüyor. Ülkemizde hâlen 59 adet biyodizel işleme lisansına sahip firma bulunuyor. Bunlar
daha evvelden yoktu, dönemimizde gerçekleşti bunlar. 59 adet biyodizel işleme tesisi oldu. Bir de bunun çevreyle ilgili
önemli bir faydası var. Ülkemizde yılda 1,5 milyon ton bitkisel yağ
tüketildiği, bunun sonucu olarak da 300 ile 350 bin ton kızartılmış yağ ortaya
çıktığını düşünürsek,
Bu arada, Sayın Mümin İnan’ın soru önergesiyle ilgili olarak da…
Biz, bilhassa yenilenebilir enerjideki biraz önce bahsettiğim çalışmaları
sürdürüyoruz. Bunların içinde 2008 yılı itibarıyla 10.041 megavat gücünde 420
adet projeye EPDK tarafından lisans verildiğini söyleyebilirim. Bu arada,
toplam 10.828 megavat kurulu gücünde santral inşa hâlindedir. 2008 yılı
itibarıyla toplam 13.829 megavat kurulu güçte santral işletmeye alındı. Bunlar
“cek, cak”lı cümleler
değil, bunlar yapıldı. 2003 yılı hidroelektrik santral kurulu gücü de 11 bin
megavat olduğu dikkate alındığında, yapılan bu düzenleme çalışmalarla
hidroelektrik alanında gerçekleştirilen atılımın önemi ortaya çıkar. Yani biz,
aslında, kamuya yük olmadan, 30 milyar dolarlık bir yatırımı devlete yük
olmadan yaptık. Böylece, bu 30 milyarı enerjiye harcamadığımız için de
hastanelere, okullara, yollara para aktarılmış oldu. Bu da bizim Enerji ve
Tabii Kaynaklar Bakanlığının kendi görevinin dışında sağladığı bir imkân olarak
düşünülmelidir yeni enerji politikamızda. Yani biz, devlete yük olmadan bu
yatırımları özel sektöre yaptırıyoruz. 30 milyar dolar cebimizden, kasamızdan
çıkmadı, bu para Millî Eğitime ve diğer kurumlara gitmiş oldu. Bu da ilave bir
farkımız bizim.
Bunun dışında rüzgâr atlasını çıkardık, güneş atlasını çıkardık,
bütün madenlerimizin, seksen bir vilayetin maden zenginliklerimizin envanterini çıkardık. Şimdi dalga enerjisiyle ilgili
haritayı çıkarıyoruz. Güneş, rüzgârdan sonra bu çıkacak. Bir de tarımsal atıkların da
envanterini çıkardık. Bu da çürüyen bir üründü, bunlardan da enerji elde
edeceğimiz gibi etrafı da kirletmeyecek. Bu da ayrı bir
kaynak.
Bu arada jeotermal kaynak aramalarında senelik ortalama sondaj
derinliğimiz 3 bin metre iken 20 bin metreye çıktı. Şimdi bunları daha da
artırmak üzere çalışmalarımız ayrıca sürüyor.
Kömürde 2,3 milyar tonluk kömür rezervi bulduk ve bu sondajlarla
şimdi kömüre bağlı enerji yatırımlarımızda da bir artış bekliyoruz. Ayrıca,
Amerikalılarla yaptığımız anlaşmada da belki bunun yerinde gazlaştırılmasıyla
çevreyi kirletmeyecek yeni bir teknolojiyi de kullanmış olacağız.
Elektrik zamları, enerji zamlarıyla ilgili bir sorusu var Sayın
Yaşar Ağyüz’ün: “Asgari ücrete yüzde 5, emekliye
yüzde 2 zammın verildiği…” diyor. Onlar maaşa yapılan zamdır, bizimki miktara
yapılan ama şimdi onları yeni indirimlerle düzeltiyoruz. Çünkü şartlar,
ekonominin gereği neyse onu yapıyoruz. Dediğim gibi, daha evvelden asgari
ücretin yüzde 20’si elektrik harcamalarına giderken, şimdi yüzde 9’u gidiyor.
Bu arada indirimler de petrol fiyatlarındaki düşüşe paralel olarak devam
edecek.
Sayın Mustafa Enöz’ün bir sorusu var
özellikle Soma’yla ilgili olarak. Biz daha evvelden mahkemelik olan konuları da
çözdük. Hükûmetimiz hiçbir konuda sorunları tehir
etmiyor. Biz Soma’nın da mahkemelik konularını çözdük. 1’inci ve 2’nci
üniteleri 2004’te ihaleye çıkmış, daha sonra da sorunlar meydana gelmişti.
Şimdi her ikisini de işletmeye aldık ve bunların hepsinin geçici kabulleri de
yapıldı. 3’üncü ve 4’üncü ünite elektrofiltre rehabilitasyon ihaleleri de 8/7/2008’de yapıldı. Ancak,
ihaleyi iptal ettik. Ama bunun da tekrar üzerinde çalışmaları yapıyoruz.
Ayrıca, baca gazı çıkışında toz emisyon değerlerinin
de minimum seviyede olmasını ölçümlerle temin etmeye çalışıyoruz.
Sayın Mehmet Akif Paksoy’un bir sorusu
var, gene burada kömürle ilgili. Biz yerli kömürlerle santral yapımını
desteklerken ithal kömürle ilgili de çalışmalar var çünkü bizim yerli
kömürümüzün kalorifik değeri, aşağı yukarı binle 3
bin kalori arasında
değişirken ithal kömür 6.000-6.500 kalori. Dolayısıyla, özel sektör tarafından
zaman zaman bu tercih ediliyor ama benim şahsi
kanaatim, düşük de olsa bizim kömürlerimizden yapılmasıdır. Bu noktada biz bu
telkinde bulunuyoruz ama yatırımcıya daha fazla müdahale etme imkânımız yok.
Neticede, liberal bir ortamda olduğu için bunu da yapabiliyorlar. Ancak,
dediğim gibi, biz özellikle Afşin-Elbistan’daki C, D’nin
o düşük kalorili kömürlerini almak üzere de bir kanun tasarısı hazırlamıştık.
Bununla da ihaleye çıktık, kanun da çıktı ancak fiyatlar yüksek olduğu için
bunu, ihaleyi iptal ettik. Burada da on beş yıl alım garantili bir sistemle
düşük kömürlerin de değerlendirilmesi noktasındaki inancımızı inşallah
gerçekleştireceğiz.
Bu arada, Sayın Reşat Doğru’nun gene bir yenilenebilir enerjiyle
ilgili, güneş enerjisiyle ilgili bir sorduğu soru var. Güneş enerjisinde
Türkiye, İspanya’yla birlikte Avrupa’nın en güneşli bölgesi ve burada biz,
inşallah, yeni bir fiyat düzenlemesi de gerçekleştiği takdirde güneşte belki de
dünyanın en iyi ülkesi olma durumunda olacağız. Belki de bütün kiremitler,
çatıdaki kiremitler güneş panelleriyle değişecek, güneye bakan duvarları aynı şekilde
değişecek, güneş tarlalarıyla birlikte de biz daha evvel kullanmadığımız
güneşten yararlanmış olacağız. Yani tabiri caizse, güneşi inşallah yere
indireceğiz.
Bu bakımdan, güneş noktasında yoğun çalışmalarımız da var. Bununla
ilgili Urfa’da, su pompasının, güneş
enerjisiyle, elektriğiyle çalışan bir su pompasının bir modelini Elektrik
İşleri Etüt İdaresinin bahçesine kurduk. Ayrıca güneş sobaları kurduk. Onlar şu
anda…
MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) – Verecektiniz bize...
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Devamla)
– Size de vereceğiz.
Evet, bu arada güneş pili modül
tasarımıyla birlikte çalışmaları yapıyoruz. Hidrojen üretmeyle ilgili önemli
çalışmalarımız var.
Güneşte iddialı olduğumuzu söyleyebilirim. En son, Sayın Zapatero’nun gelişiyle ve Sayın Obama’nın
gelişiyle de Amerika’yla ve İspanya’yla da bununla ilişkin mutabakat zabıtları
imzaladık. Güneşte iddialı olduğumuzu memnuniyetle size ifade etmek isterim.
Sayın Mümin İnan’ın bir sorusu var, gene maden işleriyle ilgili,
Marmaris’le ilgili. Burada da dediğim gibi, Maden İşleri Genel Müdürlüğü arama
lisansı veriyor, iller işletme lisansı veriyor. Dolayısıyla, biz işletme
lisansı vermiyoruz, ilgili valilikler müdürlükleriyle veriyor. O bakımdan,
burada herhangi bir uygulama farklılığı varsa bunu da biz öğrenmek isteriz.
Ancak burada şunu ifade etmek isterim ki madenler de bizim istediğimiz yerde
değil, yaratıldığı şekliyle olduğu yerde işletilme durumunda. Ama biz, burada
gene çevre konusundaki hassasiyeti memnuniyetle izliyoruz ve yeni maden
kanununun üzerinde yeterli çalışmaları yaptık. Bunu da Meclisimizin gündemi
uygun olduğunda, yeni maden kanunuyla bu taş ocaklarındaki bilhassa şikâyete
varan itirazları, inşallah orada çözüme ulaştırmış olacağız.
Gene, doğal gaz zammıyla ilgili bir ifade var. Aslında, biz, 22,5
civarında bir zam yaptık ama yaptığımız öbür 17’lik indirim matrah bakımından
ona yakın, aşağı yukarı eşit. 17’lik daha sonra yaptığımız indirim 22’ye
karşılık gelen bir miktardır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Devamla) –
Birkaç dakikaya daha ihtiyacım var, birkaç dakika daha alırsam…
BAŞKAN – Buyurun.
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Devamla) – Bu
arada da tekrar mayıs ayında bir indirimi düşünüyoruz, ancak dolarda, dolar paritesinde büyük bir değişiklik olmazsa ama bugün
itibarıyla müsait gözüküyor.
Bu arada, biz, dediğim gibi, doğal gazı şu hâliyle bile Avrupa’da
en ucuz, konutlarda en ucuz kullanan ülkeyiz. Eğer bu noktada tereddüdü olan
arkadaşlarımız varsa kaynağını da gösterebilirim. Doğal gaz bizde pahalı değil.
Biz ucuz ülkeler arasındayız. Konutta da en ucuzunu kullanıyoruz.
Sayın Hasan Özdemir’in, Antep Milletvekili… Onun bir sözlü sorusu
var nükleerle ilgili. Nükleer enerjiye girmek durumundayız. Bakınız, barajımız
var -Keban Barajı’mız- ama suyu hâlâ tam yeterli
seviyede değil. Yani barajın olması yetmiyor.
Rüzgârın esmediği durum olabilir. Kaldı ki biz rüzgârda çok iyi
çalışmalar yapıyoruz, boşa akan sularda yapıyoruz ama nükleerin de olması
lazım. Bütün dünyada petrol fiyatlarının yükselmesi ve aynı zamanda küresel
ısınma sebebiyle nükleere bir gidiş var ve çevre kirliliği açısından herhangi
bir sera gazı da üretmediği için nükleer en temiz enerji kaynaklarından bir tanesi.
Bir tek atık sorunu zaman zaman gündeme geliyor. En
son Ruslarla yaptığımız görüşmede atığı da alabileceklerini söylediler. Yani
atık da aslında bir belediyenin vahşi atığı değil. Yani onu da alıp tekrar
üzerinde birtakım işlemler yaptıktan sonra atığın kendisi de bizatihi, değerli
bir maddedir. Bunu da almaya razılar eğer biz anlaşırsak. Daha henüz ihale
süreci devam ediyor. Eğer istersek onu da verebilecek durumdayız. Atık söz
konusu değil. Sera gazı da söz konusu değil. Bu bakımdan nükleere girmek
durumundayız. Bizim için bu bir alternatif değil, bir mecburiyet, tercihten
ziyade bir mecburiyet.
En son soru olarak da Sayın Yaşar Ağyüz’ün
gene bir sorusu var, bu Sayın Cihan Kamer’le ilgili olarak. Burada Kamer Grubu
tüzel kişiliği adı altında EPDK’ya herhangi bir
üretim lisansı başvurusunda bulunulmamış. Bununla birlikte, Enerji Piyasası
Düzenleme Kuruluna lisans başvurusunda bulunan tüzel kişiliklerde, Sayın Cihan
Kamer’in doğrudan yüzde 4 paya sahip olduğu Beyobası
Enerji Üretimi AŞ’ye Aydın ilinde kurmayı planladığı 6,66 megavatlık Sırma HES
diye bir müracaatı olmuş. Ayrıca Yuvarlakçay HES için
müracaatı olmuş, 48,77 megavat. Otluca HES için de gene üretim lisansı
verilmiş. Ancak, dediğim gibi, bir de Şavk Elektrik Enerjisi Toptan Satış AŞ’ye
de İran’dan beş yıl süreyle yıllık azami 600 milyon kilovat saat elektrik
enerjisi ithalatı faaliyetinde bulunabilecek şekilde EPDK tarafından yaptığı
müracaat tadil edilmiş. Şavk Elektrik Enerjisi Toptan Satış AŞ, ithalat izni
olmasına rağmen bugüne kadar elektrik enerjisi ithalatı gerçekleştirmemiştir.
Müracaatları olmuştur ancak böyle bir şeyi gerçekleştirmemiştir. Bunu da bu
vesileyle sizlere açıklamış oluyorum.
Sayın Başkan, sözlü sorulara cevabımı verdim. Sayın
milletvekillerimizin bunlara rağmen gene de soruları varsa…
BAŞKAN – Var efendim. Sisteme giren arkadaşlarımız var. Yerinizden
cevaplandırabilirsiniz.
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Devamla) –
…cevap vermeyi memnuniyetle arz etmek isterim.
Saygılar sunarım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.
Sayın Süner, sisteme girmişsiniz,
buyurun.
TAYFUR SÜNER (Antalya) – Sayın Başkanım, Sayın Bakanım hâlâ kaçak
akaryakıtı pompanın ucunda arıyor. Oysa, Devlet
Bakanımız ve Başbakan Yardımcımız Sayın Hayati Yazıcı 2007’de sorduğum soruya
bakın şu cevabı veriyor: “Kaçak akaryakıtın kullanıldığı yer ve alanlar
çeşitlilik arz etmektedir. Akaryakıt harici ürünler olarak tanımlanan solvent ve baz yağı türevlerinin
gerek benzin ve motorine gerekse diğer kimyasallara karıştırılması yoluyla
akaryakıt sahteciliği yapılarak piyasaya verildiği bilinmektedir.” diyor Sayın
Hayati Yazıcı. Bunların da nerelerde kullanıldığı belli: Tarım ve inşaat
alanında.
Siz, kaçak akaryakıtı önlemek istiyor musunuz, istemiyor musunuz?
Sayın Hayati Yazıcı size bir brifing versin, kaçak
akaryakıt nasıl geliyor, nasıl gidiyor, nerelerde kullanılıyor öğretsin. Bakın,
iki buçuk sayfa cevap vermiş 2007 senesinde.
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN – Tamam mı?
TAYFUR SÜNER (Antalya) – Bir soru önergem daha vardı, Sayın
Bakanım cevaplandırmadı.
Antalya’nın Serik ilçesine bağlı Zırlankaya,
Büğüş ve Etler köyleri arasındaki orman arazisine
maden arama ruhsatı verildi. Bu alan, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından on
yıl önce ağaçlandırıldı. Maden arama ruhsatı verildi, maalesef orası taş ocağı
oldu. Yazıktır, günahtır, seraların ortası, orman alanının ortası. “Soruya
yazılı olarak cevap vereceğim.” dedi Sayın Bakan, reklamları izledik, kürsüden
indi.
BAŞKAN – Tamam mı efendim?
TAYFUR SÜNER (Antalya) – Tamam. Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN – Sayın Doğru, buyurun.
REŞAT DOĞRU (Tokat) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Sayın Bakanıma teşekkür etmek istiyorum, sorularımıza vermiş
olduğu cevaplardan dolayı. Ancak, soruyu biz sorduktan sonra çok uzun bir zaman
geçiyor, ondan sonra cevap veriliyor. Dolayısıyla da güncelliği kayboluyor
Sayın Bakanım.
Dediniz ki: “Elektrik
kesintisi olmuyor artık, bunlardan kurtardık.” dediniz. Bulgaristan’dan
elektrik almadığımızı söylediniz. Acaba ülkemiz en son ne zaman Bulgaristan’dan
elektrik almıştır, onu öğrenmek istiyorum.
Bir ikincisi, rüzgâr oluyor, hafif bir rüzgâr oluyor veya yağış
oluyor, rüzgârlı ve yağışlı havada bir anda elektrikler kesiliyor. Hatta seçim
akşamı da elektrikler kesilmişti hatırlarsanız. Dolayısıyla da, herhâlde,
elektriklerimizin de tam olarak kesilmediğini de söyleyemeyiz.
Bir diğer konu, sormuş olduğum sorularda, güneş enerjisiyle
ilgilidir. Güneş enerjisi Türkiye’mizde sadece Anadolu’nun birçok yerinde sıcak
suda kullanılıyor ancak Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok ülkelerde de
artık elektrik enerjisi elde ediliyor. Bununla ilgili, Avrupa Birliği
ülkelerinde, işte, evlerde üretilen elektrik enerjisi devlet tarafından satın
alınıyor. Dolayısıyla, satın alındığı için de bu cazip hâle gelmiş konumda oluyor.
Bununla ilgili bir kanun çıkarmak veyahut da bu şekilde düzenleme mi yapmayı
düşünüyorsunuz? Ancak herhâlde bu şekilde biz bunu yaygınlaştırabiliriz diye
düşünüyorum.
Teşekkür ederim.
BAŞKAN – Teşekkürler.
Sayın Paksoy…
MEHMET AKİF PAKSOY (Kahramanmaraş) – Teşekkür ederim Sayın
Başkanım.
Sayın Bakanım, tabii, sorulara geç cevap verildiği için
güncelliğini kaybediyor, yine de teşekkür ediyorum.
Seçim bölgem olan Kahramanmaraş Afşin-Elbistan Termik
Santrallerinden (A) ünitesine baca gazı arıtma cihazı hâlâ takılmadı. (B)
ünitesiyle ilgili istimlak problemleri devam ediyor.
Santrale alınacak personellerle ilgili bölge insanına pozitif ayrımcılık
yapılması konusunda herhangi bir ilerleme kaydedilmedi. Yine, bölgeye yapılacak
yatırımlarla ilgili bir master plan yapılmadı hâlâ.
Bir de (C) ve (D) santrallerinin ihaleleri hâlen neticelendirilemedi.
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Paksoy.
Sayın Genç, buyurun.
KAMER GENÇ (Tunceli) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Bakan, tabii, sorulara öyle şey cevap verdi ki: “Hiçbir
sorun yok. OECD ülkelerinin en düşük elektrik ve doğal gazını kullanıyoruz.
Efendim, Avrupa’nın en düşük elektriğini kullanıyoruz.” Sokaktaki çocuk buna
güler. Şimdi, bakın, bin metreküp doğal gazı BP ve Azerbaycan’dan 119 dolara
alıyorsunuz, 652 dolara satıyorsunuz. Mavi Akım’da 324 dolara alıyorsunuz bin
metreküpünü, 652 dolara satıyorsunuz; bu bir. Diyorsunuz ki -benim soruma da
cevap vermediniz- “Efendim, Mavi Akım Projesi’nde formül değişikliği oldu, oldu
da biz kâr ettik.” Ee, neyse söyle ne kâr ettin yani?
Bugün Türkiye’de en büyük vurgun ve soygun doğal gaz, elektrik ve maalesef,
Bakanlığınızda oluyor. Bunlara, sorularımıza bir cevap verin doğru dürüst.
Şimdi, Azerbaycan’
İkinci bir Mavi Akım Projesi var. Tabii, onu da bilmiyoruz.
O formül değişikliği ne, onu bir açıklayın, biz de bilelim.
Diyorsunuz ki: “Formül değişikliği yapıldı ama bizim kârımız oldu.” Neyse biz
de bilelim canım. Yani, böyle bir kaba, daha doğrusu çok böyle şey laflarla bu
iş olmaz. Bize intikal eden bilgilere göre Türkiye’nin 8-9 milyar dolarlık bir
zararı var bu Mavi Akım şeyinde. Ama her şey gizli, her şey
gizli. Yani gizli de biz de bilelim yani. Bu verdiğimiz rakamlar, bize o
konuda teknik olarak bilgi sahibi olan kişilerin verdiği rakamlardır. Bunlara
lütfen kamuoyu karşısında şey verin…
Diyorsunuz ki: “Efendim, evlere gelen elektriğin faturası asgari
ücretin yüzde 9’u.” Hayır, bana 96 milyon elektrik geldi bu ay. Yüzde 18’i
ediyor.
BAŞKAN – Sayın Genç, çok uzadı biraz...
KAMER GENÇ (Tunceli) – Efendim, uzadı ama…
BAŞKAN – Evet, bitirebilirsiniz efendim.
KAMER GENÇ (Tunceli) – Yani, kendisinin burada verdiği bilgiler
yanlış bilgiler.
BAŞKAN – Buyurun.
KAMER GENÇ (Tunceli) – Yani bu millet bizi dinliyor. Hiç olmazsa
desin ki: “Ya bu Parlamentoda bu kadar yalan söyleniyor da hiç mi bir
milletvekili çıkıp da bu yalanlar karşısında konuşmuyor?” Bu millet de bizi
dinliyor. O bakımdan, burada sorulan sorulara verilen cevapların yüzde 90’ı
yalan.
Teşekkür ederim.
BAŞKAN – Sağ olun.
Evet, Sayın Bakanım, cevap verecek misin, yoksa,
yazılı mı? Siz bilirsiniz.
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu) – Böyle
nezaketsiz bir kişiye cevap vermem gerekmiyor aslında.
KAMER GENÇ (Tunceli) – Nezaketsiz sensin zaten!
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu) –
Terbiyeli konuş bir kere! Terbiyeli konuş bir kere!
KAMER GENÇ (Tunceli) – Sen terbiyeli konuş!
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu)
–Terbiyeli konuş bir kere! Tamam mı?
KAMER GENÇ (Tunceli) – Sen terbiyesizsin!
BAŞKAN – Sayın Genç… Sayın Genç, lütfen...
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu) –
Terbiyeli konuş da cevap vereyim.
KAMER GENÇ (Tunceli) – Servetinle ilgili araştırma yapalım.
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu) – Bak,
bir kere asgari ücretten bahsettim, sizin maaşınızdan bahsetmedim.
KAMER GENÇ (Tunceli) – Efendim, asgari ücret 600 milyon oldu, 96
milyon elektrik faturası geldi.
BAŞKAN – Sayın Bakanım, muhatap almayınız. Cevap vermek istemiyorsanız
yazılı verebilirsiniz.
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu) –
Hayır, hayır. Şimdi, şöyle: O şekildeki bir soruya zaten cevap vermem. Belki
sakinleşirse ne demek istediğimi daha iyi anlar.
Şimdi, burada şunu ifade etmek istiyorum: Biz, Bulgaristan’dan
elektrik almıyoruz. Geldiğimizde, Bulgaristan’dan elektrik alacak şekilde
elektriğimiz eksikti, kesintiler vardı. Bizim zamanımızda aldığımız tedbirlerle
buna gerek kalmadı. Bulgaristan elektriğini 2004 yılında kestim ben. Dolayısıyla
şu anda fazladan biz Suriye’ye, Irak’a da veriyoruz, hatta yazın ihtiyacı oldu,
Yunanistan’a da verdik. Yani bu memnuniyet verici bir şey. Bundan
memnun olmanız lazım.
İkincisi kesintilerle ilgili. Kesintilerin birkaç sebebi olabilir. Belediyeler çalışmalar
yapıyor, bizler zaman zaman bakım yapıyoruz. Siz
evinizdeki ampulü bile değiştirirken düğmeyi kapatmıyor musunuz? Çarpılırsınız
yoksa. Neticede bakım yapılırken kesinti olabilir. Bunun dışında arıza da
olabilir. Ama arızalar azaldı. Bu noktada yapılan çalışmalarla -çünkü şu
altyapı yatırımlarına, trafolara ağırlık verdik- bu arada da KÖYDES
projelerinin benzeri bir BELDES projesiyle de elektrik altyapılarına daha da
ağırlık verilecek. Tabii, nüfus artıyor, ihtiyaçlar artıyor, altyapıların artırılması
gerekiyor.
Bunun dışında, bu doğal gaz formül değişikliğiyle ilgili zarar
yok. Tam tersine, geçen ay hesaplanan duruma göre 1,5 milyar dolar bizim
kazancımız var. Böyle bir şey söz konusu değil. 8 veya 9 milyar dolar eğer
böyle bir zarar olmuş olsa millet şu anda bizi herhâlde tefe koyardı. Böyle bir
şey söz konusu değil. Gelen bilgiler yanlış. Arkadaşlarımızın
bunu göz önüne alması lazım. Böyle bir şey söz konusu değil.
Onun dışında, Antalya’yla ilgili olarak şunu ifade edeyim: Öyle
yüz binlerce ağaç kesilmesi filan yanlış.
TAYFUR SÜNER (Antalya) – Yüz binlerce demedim.
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu) –
İkinci olarak, bunların bakımları, daha doğrusu arama faaliyetlerinin arama
ruhsatını biz veriyoruz, işletme faaliyetlerini valilik veriyor. Valilikle bunu
görüşmeniz gerekiyor ve bu noktada eğer herhangi bir itirazınız… Ki ben bu
noktada oraya müfettişler gönderdim, genel müdürleri gönderdim. Çünkü bu taş
ocakları noktasında gerçekten özensiz bir uygulama zaman zaman
bize de geliyor. Onun için Maden Kanunu’nda değişiklik yapıyoruz.
BAŞKAN – Sayın Bakanım, süreyi çok aştık.
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu) – Aştım
ama Sayın Başkan, şimdi cevap vermesem başka türlü oluyor…
BAŞKAN – Biliyorum, biliyorum ama bir saati geçirdik de onun için
diyorum.
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu) –
…cevap versem saatlerce bunları anlatabilecek durumdayız ama o şekildeki bir
üslup olunca da…
BAŞKAN – Anlıyorum, anlıyorum.
Peki, buyurun.
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu) –
Mecburen bunu o zaman yazılı vermek durumunda olacağız.
BAŞKAN – Siz bilirsiniz.
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu) – Yoksa, bunların hepsinin cevabı var.
BAŞKAN – Bir saatlik süre ayrıldığı için dedim.
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu) –
Tamam, yani siz nasıl uygun görürseniz ona göre hareket ederiz, ben de daha
fazla zamanınızı almayayım. Ama eğer…
Şunu söyleyeyim: Ben muhalefet veya iktidar farkı göstermeden
bütün muhalefet milletvekillerimize de bunu şu zaman yetmediği için… Çünkü konu
çok, bunları açıklamaya her zaman hazırım. Dolayısıyla,
burada gönüllerin mutmain olması önemli. Bu noktada ben, eğer arzu
ederlerse yirmi dört saat, ne zaman isterlerse -Sayın Genç siz de dâhil, size
de- izah etmeye hazırım. Ancak, üslubunuzu da lütfen, hepimize örnek olacak şekilde değiştirmeniz
lazım.
Teşekkür ederim.
BAŞKAN – Teşekkür ederim.
KAMER GENÇ (Tunceli) – Üslubumda bir hata yok. Doğru bilgi
verirseniz benim üslubumda hata olmaz.
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, sözlü sorular cevaplandırılmıştır.
Birleşime on dakika ara veriyorum.
Kapanma Saati: 17.41
ÜÇÜNCÜ OTURUM
Açılma Saati: 17.55
BAŞKAN: Başkan Vekili Eyyüp Cenap GÜLPINAR
KÂTİP ÜYELER : Fatoş GÜRKAN (Adana), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
73’üncü Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.
Alınan karar gereğince “Gündemin Kanun Tasarı ve Teklifleri ile
Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.
1’inci sırada yer alan, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet
Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER
A) Kanun Tasarı ve Teklifleri
1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı
ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)
BAŞKAN – Komisyon? Yok.
Ertelenmiştir.
2’nci sırada yer alan, Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve
Destekleme İdaresi Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Tasarısı ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve
Teknoloji Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
2.- Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi
Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii
Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Raporu (1/675) (S. Sayısı: 330)
BAŞKAN – Komisyon? Yok.
Ertelenmiştir.
3’üncü sıraya alınan, Dünya Bankası Grubu ve Uluslararası Para Fonu
Guvernörler Kurullarının 2009 Yıllık Toplantıları Münasebetiyle Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Dünya Bankası Grubu ve Uluslararası Para Fonu Arasında
Düzenlenen Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.
3.- Dünya Bankası Grubu ve
Uluslararası Para Fonu Guvernörler Kurullarının 2009 Yıllık Toplantıları
Münasebetiyle Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Dünya Bankası Grubu ve
Uluslararası Para Fonu Arasında Düzenlenen Mutabakat Zaptının Onaylanmasının
Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/468) (S.
Sayısı: 327)
BAŞKAN – Komisyon? Yok.
Ertelenmiştir.
4’üncü sıraya alınan, Dışişleri Bakanlığı Tarafından Temsil Edilen
Türkiye Cumhuriyeti İle Fransız Kalkınma Ajansı Arasında Kuruluş Sözleşmesinin
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu
Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.
4.- Dışişleri Bakanlığı Tarafından
Temsil Edilen Türkiye Cumhuriyeti ile Fransız Kalkınma Ajansı Arasında Kuruluş
Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri
Komisyonu Raporu (1/354) (S. Sayısı: 317) (x)
(x) 317 S. Sayılı Basmayazı
tutanağa eklidir.
BAŞKAN – Komisyon ve Hükûmet buradalar.
Komisyon raporu 317 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.
Tasarının tümü üzerinde söz isteyen? Yok.
Tasarının maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul
edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
1’inci maddeyi okutuyorum efendim:
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI TARAFINDAN
TEMSİL EDİLEN TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE FRANSIZ KALKINMA AJANSI ARASINDA KURULUŞ
SÖZLEŞMESİNİN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI
MADDE 1.- 27 Mayıs 2005 tarihinde Paris’te imzalanan “Dışişleri
Bakanlığı Tarafından Temsil Edilen Türkiye Cumhuriyeti ile Fransız Kalkınma
Ajansı Arasında Kuruluş Sözleşmesi”nin onaylanması uygun bulunmuştur.
BAŞKAN – Madde üzerinde söz istemi? Yok.
Sayın Öztürk, sisteme girmişsiniz?
HARUN ÖZTÜRK (İzmir) – Teşekkür ediyorum, 1’inci sıradakiyle
ilgiliydi efendim.
BAŞKAN – Sisteme girmişsiniz efendim, bir şey mi söyleyeceksiniz?
Açıyorum efendim, buyurun.
HARUN ÖZTÜRK (İzmir) – Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
1’inci sıradakiyle ilgiliydi, atladınız. Bununla ilgili sorum yok.
BAŞKAN – 1’inci sırayı görüşmediğimiz için…
Oldu. Teşekkür ederim.
1’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Madde kabul edilmiştir.
2’nci maddeyi okutuyorum:
MADDE 2.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
BAŞKAN – Madde üzerinde söz istemi? Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…
Kabul edilmiştir.
Diğer maddeyi okutuyorum:
MADDE 3.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
BAŞKAN – Madde üzerinde söz istemi? Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…
Kabul edilmiştir.
Sayın milletvekilleri, tasarının tümü açık oylamaya tabidir.
Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Oylama için iki dakika süre vereceğim. Bu süre içinde sisteme
giremeyen üyelerin teknik personelden yardım istemelerini, bu yardıma rağmen de
sisteme giremeyen üyelerin, oy pusulalarını, oylama için öngörülen iki
dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.
Ayrıca, vekâleten oy kullanacak sayın bakanlar var ise, hangi
bakana vekâleten oy kullandığını, oyunun rengini ve kendisinin ad ve soyadı ile
imzasını da taşıyan oy pusulasını, yine, oylama için öngörülen iki dakikalık
süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.
Oylama işlemini başlatıyorum.
(Elektronik cihazla oylama yapıldı)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Dışişleri Bakanlığı Tarafından
Temsil Edilen Türkiye Cumhuriyeti ile Fransız Kalkınma Ajansı Arasında Kuruluş
Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın açık
oylama sonucunu bildiriyorum:
Kullanılan oy sayısı : 197
Kabul : 196
Çekimser : 1 (x)
Böylece kanunlaşmıştır, hayırlı olsun efendim.
5’inci sıraya alınan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Fransa
Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması
Anlaşması ve Eki Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.
5.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti
ile Fransa Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve
Korunması Anlaşması ve Eki Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/645) (S. Sayısı: 318) (xx)
BAŞKAN – Komisyon ve Hükûmet buradalar.
Komisyon raporu 318 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.
Tasarının tümü üzerinde söz isteyen?
Şahısları adına Sayın Genç, buyurun.
KAMER GENÇ (Tunceli) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Fransa Cumhuriyeti Hükûmeti
arasında yatırımların karşılıklı teşviki ile ilgili olarak yapılan uluslararası
anlaşmaların onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarısının tümü
üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, daha önce de belirttiğim gibi,
uluslararası anlaşmalar aslında çok önemli anlaşmalardır. Anayasa’nın 90’ıncı
maddesine göre, bu anlaşmalar kanundan daha yüksek mertebede ve Anayasa’nın bir
altındaki bir hiyerarşi içinde yer alıyorlar ve bu anlaşmalara karşı,
biliyorsunuz, Anayasa Mahkemesine dava açılmıyor ama tabii bu anlaşmaların
enine boyuna görüşülmesi lazım, tartışılması lazım. Maalesef, işte bunlar da
ekonomik konularla ilgili anlaşmalar. Burada, ben, pek fazla bunların Dışişleri
Komisyonunda enine boyuna tartışıldığına inanmıyorum çünkü bunlar ekonomik
konularla ilgili anlaşmalardır. Ekonomik konularla ilgili
olan anlaşmaların, herhâlde, Dışişleri Komisyonunda görüşülmeden önce Bütçe
Plan Komisyonuna gitmesi lazım. Çünkü ekonomik yatırımların karşılıklı
teşviki konusu, teşvikler nelerdir, hangi konularda teşvik edilmesi gerekir
yatırımların, bunların ilk ihtisas sahası, bence Bütçe Plan Komisyonudur,
Maliye teşkilatıdır. Ama tabii, AKP iktidara geldiği günden beri, yani “Nasıl
olsa, işte bir adamımız ne derse o doğrudur.” deyip bunları sıradan
geçiriyorlar.
Yine, tabii, Dışişleri Bakanlığı bürokratları daha çok, maalesef,
Türkiye’de AKP İktidarıyla beraber emekliye ayrıldılar. Oradaki o bürokratlar,
işte, şeyler, elçiler, tabii en üst seviyedeki AKP’nin yöneticileri tarafından
bunlar “monşer” kabul ediliyorlar. Tabii, hakaret
anlamında “monşer” kabul ediliyorlar. Bunun için,
bunlar aradan çekildiler, ondan sonra da, bilmem işte AKP’nin yöneticileri
tarafından öne gelen Ahmet Davutoğlu veya bir
başkaları, dış işleri politikasını vermişiz bunların eline, yönetiyorlar. Böyle
bir devlet yönetimi olmaz değerli milletvekilleri!
(x) Açık oylama kesin sonuçlarını
gösteren tablo tutanağa eklidir.
(xx) 318
S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.
Bakın, Fransa, Avrupa Birliği içinde bize en karşı olan bir devlet
ve her vesileyle Türkiye Cumhuriyeti’ni küçümseyen, küçülten, ondan sonra
birçok yerlerde -yani çok da kullanmak istemiyorum kelimeyi- çok seviyesizce
bize karşı davranan bir devlet. Bir başkanları var, çok şımarık, ne olduğu
belirsiz bir adam. Ama bizim devletimizin yöneticileri bu kadar şımarık, bu
kadar kendini bilmez bir kişinin karşısında maalesef Türkiye Cumhuriyeti
devletinin ağırlığını hissettirmiyorlar. En sonunda, işte bu NATO sırasında,
Fransa’nın NATO’nun askerî kanadına dönmesi meselesi vardı. Yahu, insan en
azından bir muhalefet eder, bir karşı koyar çünkü Fransa her yerde bize karşı,
Avrupa Birliğinde en fazla bize güçlük çıkaran bir devlet. Ee,
sen de tam eline fırsat düşmüşken işte Avrupa… NATO’nun askerî kanadına dönmesi
konusunda Fransa’ya hiçbir güçlük çıkarmıyorsunuz “Hayhay, başüstüne.”
diyorsunuz. Böyle devlet yönetilmez. Devletler, devleti yöneten insanların
yaratacakları itibarlarla itibarlı olurlar. Yoksa efendim yani böyle gidip de
Amerikan Cumhurbaşkanının eline sarılmakla, onunla bilmem poz vermekle devlet
liderliği olmaz. Liderlik demek, kendisinin bünyesinde bulunan insanlara karşı…
Mesela, Türk Silahlı Kuvvetlerinin askerlerinin başına çuval geçirildiği zaman
sen çıkıp bir diyebildin mi ki “Ey Amerika, benim Silahlı Kuvvetlerimin başına
sen nasıl çuval geçirdin?” Diyebildin mi? İşte liderlik orada belli olur. Yoksa
ondan sonra git, eline sarıl, getir, bilmem… Zaten, şimdi bu Amerikalılar kimi
lider kabul ederler biliyor musunuz? İşte Suudi Arabistan lideri çünkü
kendilerine göre bir lider ama Türkiye’ninki onlara göre bir lider çünkü hiçbir
isteklerine karşı çıkmıyorlar “Başüstüne, başüstüne.” diyorlar. Ama İran
Cumhurbaşkanına lider diyor mu? Demiyor çünkü o İran milletinin kişiliğini
koruyor, haysiyetini koruyor, devletin itibarını koruyor. Ama bizimkiler ne
yapıyor? Dışarıya hep gösteriş yapıyorlar. İşte ben beklerdim ki Türk askerinin
başına çuval geçirildiği zaman orada Amerikan Dışişleri, Başkan Yardımcısı “Yaa, işte Tayyip Bey, bizim hareketimiz sana karşı değil.
İşte sizin Hükûmetinize karşı olan bazı unsurlara bir
ders vermek için sizin askerlerin başına çuval geçirdik.” diyen o adamın ağzına
o lafı tıkaması lazımdı. İşte liderlik orada meydana gelir, orada gösterilir.
Ondan sonra, Fransa’nın askerî kanada dönmesi söz konusu. Kaç senedir dönemiyor ama nedense işte bu Türkiye Cumhuriyeti’ni
yöneten kişilerin dünyadan haberleri yok, sadece her gün işte ne olduğu
belirsiz olan o danışmanları var. O danışmanların dünya siyasetinden haberleri
yok. Ondan sonra, doğru dürüst bir tek bağlı oldukları Arap ülkelerine işte, o
Arap ülkeleri arasında gidip geliyorlar, devletin dış siyasetinin başrollerini
oynuyorlar.
Değerli milletvekilleri, bu memleketin Dışişleri Bakanlığı
teşkilatları, o “monşer” dediğiniz büyükelçileri, o
makamlara gelmek için bu dünya siyasetini enine boyuna en iyi inceleyen, en iyi
bilen, her devletle nasıl bir ilişki kurulması gereken konularda ihtisas sahibi
insanlardır. Bunlar, ömürleri boyunca birçok devletin normal olarak uygulaması
gereken sistemi uyguluyorlar. Bugün her devletin, her dış devletle ilgili
ihtisas yapan özel elçileri var, yetkili elemanları var. Siz bunların hepsini
bir tarafa atıyorsunuz, ondan sonra tutuyorsunuz, size bir kişi eğer ne kadar…
İşte, çok da fazla bazı şeyleri de tarif etmek istemiyorum, hiç bilgisiz,
beceriksiz, ondan sonra kültürü olmayan ama sizinle aynı kafada olan adamları
getirip ondan sonra Dışişleri Bakanının politikasını belirlemeye
çalışıyorsunuz. İşte, bunlar olmaz.
İşte, Rasmussen’le yapılan, ona karşı
önce yiğitlik taslayıp da “Ben onun NATO Genel Sekreterliğine karşıyım.” dedi,
ondan sonra da… Neden dolayı? İşte “Hazreti Peygamber Efendimize orada karikatürler
dolayısıyla hakaret edildi.” denildi. Ondan sonra “Roj
TV kapatılmıyor.” denildi ama ne değiştiyse hiçbir şey değişmeden ondan sonra
durup dururken, yani sanki o sözleri söyleyen Tayyip Erdoğan değil de sokaktaki
Ahmet Efendiymiş gibi o sözler unutuldu, birdenbire Rasmussen’i
Genel Sekreter atadılar.
İşte, Fransa’ya karşı bir tepki aslında konulsaydı, orada hiçbir
zaman diğer devletlerden de bir tepki gelmezdi ama ona o tepki konulmadı.
Şimdi, Fransızlar niye Türkiye Cumhuriyeti devletinin Avrupa
Birliğine karşılar? Çünkü, ben zaman zaman Fransızlarla –ben Fransa’da da bulundum- konuşuyorum.
Yani, orta yaştaki insanlar diyor ki: “Kardeşim, evvela sizin yöneticilerinizin
kıyafeti bize uygun değil. Yani işte, sizin Cumhurbaşkanının makamında oturan,
Başbakanın makamında oturanların eşlerinin o davranışları, işte, sokaklarda baş örtüsünün artması… Dolayısıyla, siz 70 milyon bir
insansınız, yarına bizi de o kılığa sokarsınız. Bütün mesele buraya geliyor
yani evvela kılık ve kıyafetimiz birbirine uymuyor. Kılık ve kıyafeti birbirine
uymayan iki milletin bir arada birlikte olması mümkün değil.” diyorlar. Şimdi,
efendim, kıyafetleri öyle işte…
OKTAY VURAL (İzmir) – Kılık kıyafetimizde utanacak bir şeyimiz
yok.
KAMER GENÇ (Devamla) – Neyse canım, ben o kişilerin söylediği
lafları söylüyorum. Yani siz de çıkarsınız arkasını söylersiniz. Mesele değil.
Ben…
ALİ İHSAN MERDANOĞLU (Diyarbakır) – Boş konuşuyorsun!
KAMER GENÇ (Devamla) – Efendim, bakın, boş konuşan sizlersiniz
aslında. Keşke konuştuklarımı da anlasanız da… Ben size aslında anlamanız
gereken şeyler söylüyorum ama…
ALİ İHSAN MERDANOĞLU (Diyarbakır) – Senden mi öğreneceğiz?
MEVLÜT COŞKUNER (Isparta) – Doğru söylüyor, doğru söylüyor.
KAMER GENÇ (Devamla) – Siz bu Türkiye Cumhuriyeti devletinin
uluslararası düzeyde haysiyetini düşüren iktidarlarsınız.
BAŞKAN – Sayın Genç…
KAMER GENÇ (Devamla) – Ve sizin, yani o kadar büyük bir… O kadar
size liderleriniz tarafından hakaret ediliyor ki! Diyor ki: “Ya, o 6 tane
bakanı deyin, hemen kapının önüne koyayım.”
Yahu Tayyip Bey, sen kimsin ki 6 tane, bakanlık makamını işgal
eden kişiyi “Hemen kapının önüne koyayım!” diyebilirsin? Bu nasıl olur yahu? Bu
bakan…
MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) – Konu bu mu ya? Konu bu mu ya? Allah Allah ya! Konu bu mu?
KAMER GENÇ (Devamla) – Yani, diyor ki: “Çankaya’daki de zaten
benim emrimde. Ben ondan sonra onun kulağından tutup kapının önüne koyarım.”
MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) – Konu bu mu Başkanım? Ne anlatıyor
ya?
KAMER GENÇ (Devamla) – Böyle bir devlete, böyle bir Hükûmete böyle bir Başbakan olur mu bir memlekette ya?
MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) – Senin gibi milletvekili var işte!
KAMER GENÇ (Devamla) – “Ben onu kapının önüne anında koyarım.”
diyor.
Yani devlet, o kadar beceriksiz, o kadar kişiliğini düşüren bir
tarzda yönetiliyor ki işte ekonomiyi de bitirdiniz.
Şimdi, son, ekonomik tedbirler aldınız. Ne yaptınız? Jaguar’ın
vergisini indirdiniz, Mercedes’in vergisini indirdiniz, Opel’in vergisini
indirdiniz. Getirdiğiniz bu vergi indirimiyle ÖTV ve KDV indiriminde, ya
İngiliz işçisi…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Evet, son dakikanızı veriyorum Sayın Genç.
KAMER GENÇ (Devamla) – Getirdiğiniz bu vergi indirimiyle hakikaten
Türkiye’deki fabrikaların çalışmasını mı sağladınız? Hayır. Otomobil
fabrikalarının vergisini indirdiniz. İşte, Jaguar… Jaguar nerede imal ediliyor?
İngiltere’de ediliyor. Mercedes nerede imal ediliyor? Almanya’da imal ediliyor.
Opel nerede imal ediliyor? Almanya’da. Renault nerede imal ediliyor? Fransa’da.
İşte, Fransız, İngiliz, ondan sonra Alman fabrikalarının işçilerine iş bulmayı
sağladınız, Türkiye’deki insanlara iş sağlamadınız. İşte devleti yönetmekteki
beceriksizliğiniz buradan kaynaklanıyor. Hâlbuki öyle bir vergi indirimi
getirecektiniz ki en azından hiç olmazsa Türkiye’deki sanayide… Yani bir,
Türkiye’deki tekstil sanayisini harekete getirecek bir teşvik getireceksiniz
ama siz nerede… Devletten habersiz… İşte ekonomiyi iflasa getirdiniz, bu
anlaşmalarla neyi getirip neyi getirmediğiniz belli değil.
Ben şimdi sorsam, şu anlaşmayı okuyan okumuş mudur? Hükûmet sırasında oturan Mehmet Ali Şahin bir tane
kelimesini söylesin ben kabul ediyorum. Bir tek kelimesini okumamıştır Hükûmet adına orada oturan kişi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
KAMER GENÇ (Devamla) – Çünkü…
SELAMİ UZUN (Sivas) – Terbiyesizlik yapma ya! Süren bitti.
KAMER GENÇ (Devamla) – Konuşacağım tabii ya!
BAŞKAN – Sayın Genç… Sayın Genç…
SELAMİ UZUN (Sivas) – Süren bitti!
KAMER GENÇ (Devamla) – Niye bitsin canım, süre niye bitsin?
BAŞKAN – Sayın Genç…
MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) – Kurallara uyacaksınız, kurallara!
BAŞKAN – Arkadaşlar, susar mısınız!
MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) – Hadi hadi,
kurallara uy, kurallara uy!
BAŞKAN – Arkadaşlar… Sayın milletvekilleri…
SELAMİ UZUN (Sivas) – Utanman yok, arlanman yok, sıkılman yok…
BAŞKAN – Sayın Genç, süreniz bitmişti zaten. Buyurun… Buyurun…
SELAMİ UZUN (Sivas) – Bıkmıyorsun, utanmıyorsun, arlanmıyorsun…
KAMER GENÇ (Devamla) – Yahu, sizler doğrusunu yapın.
SELAMİ UZUN (Sivas) – Hâlâ aynı şeyleri söylüyorsun.
KAMER GENÇ (Devamla) – Siz doğrusunu yapın.
SELAMİ UZUN (Sivas) – Git otur yerine, süren bitti ya! Git otur
yerine ya!
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen…
SELAMİ UZUN (Sivas) – Git otur yerine ya! Git ya! Git, süren
bitti, git yerine.
KAMER GENÇ (Devamla) – Sen kimsin? Sen kimsin?
MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) – Sen kimsin?
KAMER GENÇ (Devamla) – Ben milletvekiliyim.
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri…
SELAMİ UZUN (Sivas) – Git yerine!
KAMER GENÇ (Devamla) – Başkan burada, yönetiyor, sen mi yönetiyorsun?
BAŞKAN – Sayın Genç, süreniz bitti efendim. Siz buyurun buyurun.
SELAMİ UZUN (Sivas) – Bu kürsüyü alıyorsun eline, konuşuyorsun da
konuşuyorsun.
KAMER GENÇ (Devamla) – Sayın Başkan…
BAŞKAN – Süreniz bitti, buyurun.
RECEP KORAL (İstanbul) – Ya niye fuzuli işgal ediyorsun kardeşim!
BAŞKAN – Evet, şahısları adına ikinci söz İzmir Milletvekili Harun
Öztürk’e aittir.
Sayın Öztürk, buyurun efendim.
SELAMİ UZUN (Sivas) – Süre verip konuşturuyorsun bunu ya!
BAŞKAN – “Ya” diye hitap etme ya, ne “ya”sı?
SELAMİ UZUN (Sivas) – Ya, tamam Başkan…
BAŞKAN – Allah Allah… Sana mı bağlı
benim vereceğim, vermeyeceğim süre?
SELAMİ UZUN (Sivas) – Tamam…
BAŞKAN – Allah Allah… Ya, lütfen… (MHP
sıralarından alkışlar) Dayanamıyorsun, git geride… Bunun sistemi bu ya! Allah Allah… İç Tüzük’ü uygulasam hiç oturmaması lazım burada ya,
yirmi dört saat dışarıda kalması lazım.
OKTAY VURAL (İzmir) – Uygulamanız doğrudur Sayın Başkan.
MEVLÜT COŞKUNER (Isparta) – Doğru… Doğru….
KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, kim benim söz hakkımı
kesiyor?
BAŞKAN – Siz susar mısınız lütfen, ben cevabını verdim. Siz oturun
yoksa size de cevap veririm, oturun. Oturun lütfen… Lütfen…
KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan…
BAŞKAN – Ben işin ciddiyetindeyim. Ben burada okul idare
etmiyorum. Buyurun… Buyurun… Kendinize gelin lütfen…
Buyurun Sayın Öztürk.
HARUN ÖZTÜRK (İzmir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
Demokratik Sol Parti ve şahsım adına yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Görüşmekte olduğumuzun antlaşmalardan Fransa’yla yapılan antlaşmayla
ilgili olarak söz aldım. Bu, Danışma Kurulu kararı gereği, Türkiye Büyük Millet
Meclisinde grubu bulanan bütün partilerin üzerinde ittifak yaptıkları
anlaşmalardan birisi. Ancak lütfen, istirham ediyorum, dikkatlerinizi bir
maddeye çekmek istiyorum, çünkü bu madde, hemen arkasından gelen Avustralya’yla
yapılan anlaşmayla da ilgili bir madde. 4’üncü maddeye lütfen dikkatlerinizi
çekmek istiyorum.
Değerli milletvekilleri, 4’üncü madde “Kamulaştırma ve Tazminat”
adı altında bir madde. Biliyorsunuz, Anayasa’mız, gerektiğinde kamulaştırma ve
devletleştirme yapılabileceğine ilişkin hükümler taşımaktadır. Bu uluslararası
anlaşmayla…
Sayın Başkan, konuşmama devam edebilir miyim.
BAŞKAN – Devam edin Sayın Öztürk.
HARUN ÖZTÜRK (Devamla) – Değerli milletvekilleri, bu anlaşmayla,
Anayasa’mızın devletleştirme ve kamulaştırmaya izin veren hükmünün işlerliği
bir kenara bırakılmaktadır. Nasıl? Birlikte bakalım.
4’üncü maddenin 2’nci fıkrasında “Hiçbir Akit Taraf, kamu
yararına, hukuki sürece uygun olarak ve bu tedbirlerin ayrımcı olmaması durumu
hariç…” Yani bu durumlarda Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na uygun olarak
kamulaştırma ve devletleştirme yapabilir, bunun dışında yapamaz. Bu düzenleme
yerinde bir düzenleme ancak devamını okumaya devam ediyoruz: “Alınması muhtemel
el koymaya yönelik tüm tedbirler, miktarı, ilgili yatırımların gerçek değeri
esas alınarak hesaplanacak ve bu önlemler kamu bilgisine sunulmadan hemen önce
geçerli bulunan normal iktisadi duruma uygun belirlenecek hızlı ve yeterli
tazminata neden teşkil edecektir.” Yani yatırımın gerçek değerini ödeyerek, o
günkü piyasa değerini ödeyerek kamulaştırma ve devletleştirme yapamayacaksınız,
ilave olarak bir tazminat ödemek zorunda kalacaksınız. Bu tazminatın miktarı da
ilerideki maddelerde tahkime ilişkin düzenlemeler yer alıyor ve bu
düzenlemeleri de -özellikle Parlamentoda grubu bulunan partilerin
temsilcilerine seslenmek istiyorum- dikkatle okumalarını ve buna göre bu
anlaşmayı yeniden değerlendirmelerini öneriyorum.
Değerli milletvekilleri, 5’inci maddeyle ilgili olarak da 5’inci
maddenin ikinci fıkrasında Türkiye’de yapılacak yatırımların gelirlerinin
transferi konusunda şöyle bir hüküm yer alıyor: “Transferler, transfer
tarihinde geçerli olan piyasa döviz kuru üzerinden serbestçe çevrilebilir bir
para birimiyle yapılacaktır.” Değerli milletvekilleri, piyasa döviz kuru, yani
Merkez Bankasının açıkladığı efektif ve döviz kurları var, bankaların, özel ve
kamu bankalarının açıkladığı kurlar var. Bunları dikkate almayacaksınız,
serbest piyasadaki döviz kurunu esas alacaksınız. İstanbul’daki Tahtakale’yi mi
esas alacaksınız, Ankara’daki piyasada oluşan döviz kurunu mu esas alacaksınız,
yoksa yatırımın, yabancı yatırımın yer aldığı bir başka ilimizdeki serbest
döviz kurunu mu esas alacaksınız? Dolayısıyla bu maddeyi de sakıncalı
buluyorum.
6’ncı madde, sigorta şirketlerinin yatırımcı yabancı firmalara halefiyyet olmalarına ilişkin bir madde. Yani yabancı
yatırımcı Türkiye’de yapmış olduğu yatırımla ilgili olarak ticari olmayan
risklere karşı birtakım sigortalar yaptıracak. Bu sigortaların sigortaladığı
riskler gerçekleştiği takdirde sigorta şirketi taraf durumuna geçecek ve
dolayısıyla bu ödemeyi yapacak, bir şekilde Türk Hükûmetiyle
ilişkiye girecek. Buraya kadar normal, yani yabancı firma ticari olmayan
risklere karşı bir sigorta yapıyor ama bizden bu sigortayla karşılanmayan
birtakım riskleri de yabancı firma ayrıca talep etme yetkisini elde ediyor;
dolayısıyla bu da anlaşmazlık hâlinde bu anlaşmada öngörülen özel tahkim
hükümlerine bağlı olarak uluslararası tahkime giderek çözümlenecek.
Buraya kadar ifade ettiğim gerekçelerle ve örnek bir anlaşma da
olması nedeniyle izleyen anlaşmalara bir ilke oluşturacağını da düşünerek, bu
anlaşmayı onaylarken daha titiz davranacağınızı umuyor ve kendi oyumun renginin
bu anlaşmayla ilgili olarak “Hayır” olacağını ifade ediyor, yüce heyetinizi
saygıyla selamlıyorum.
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Öztürk.
Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.
Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
1’inci maddeyi okutuyorum:
TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE
FRANSA CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA YATIRIMLARIN KARŞILIKLI TEŞVİKİ VE
KORUNMASI ANLAŞMASI VE EKİ PROTOKOLÜN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR
KANUN TASARISI
MADDE 1 – (1) 15 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da imzalanan
“Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Fransa Cumhuriyeti Hükümeti Arasında
Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması” ve eki “Protokol”ün
onaylanmasının uygun bulunmuştur.
BAŞKAN – Madde üzerinde söz talebi var mı?
KAMER GENÇ (Tunceli) – Söz istiyorum.
BAŞKAN – Buyurun Sayın Genç, şahsınız adına buyurun.
KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 318
sıra sayılı Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Fransa
Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Yatırımların Karşılıklı
Teşviki ile İlgili Anlaşmanın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın 1’inci
maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, ben buraya bir milletvekili olarak
gelmişim. Bundan önce, ben 1980’den beri buradayım. Sizin muhalefetiniz
zamanında en ufak bir kanun tasarısı buradan müzakeresiz geçmiyordu.
Uluslararası anlaşmalarda o zaman maddeler üzerinde önerge veriyorlardı sizin
arkadaşlarınız. Değil anlaşmak, her türlü maddede her türlü şekilde
konuşurdunuz. Bakın, geçen hafta buradan elli altmış tane anlaşma geçti,
konuşmadık. Şimdi burada çıkıp da konuşuyoruz, sizin arkadaşlarınızın bize
hakaret etmeye hakkı yok. Burada 340 milletvekiliniz var da ona güvenemezsiniz.
Sokağa çıkarsak sokak herkesin ağzının payını verir. Ben burada düşüncelerimi
söylüyorum, kimsenin emrinde de değilim. Burada fikrimi
dinlemek istemeyen çıkar dışarıda oturur, ama ben buraya milletvekili olarak
gelmişim, bu memleketin ve bu devletin menfaatlerini koruyacağıma dair yemin
etmişim, kanun tasarı ve teklifleri geldiği zaman, söz hakkım da olduğu zaman
burada konuşacağım, burada kimse de benim konuşmamı da engelleyemez ve burada
çıkıp da bana hakaret edici laflar da kullanamaz, bunu bir defa öğrenin ve
bundan sonra da…
BAŞKAN – Sayın Genç, siz de kimseye hakaret etmeyin.
KAMER GENÇ (Devamla) – Efendim, tamam, Sayın Başkan…
BAŞKAN – Siz de hakaret edemezsiniz kimseye.
KAMER GENÇ (Devamla) – Ben nerede hatalıyım Sayın Başkan?
BAŞKAN – Buyurun, buyurun.
KAMER GENÇ (Devamla) – Siz ille müdahale etmek zorunda da
değilsiniz.
BAŞKAN – Ben takip ediyorum efendim.
KAMER GENÇ (Devamla) – Burada bize karşı, tutanağı getirin okuyun
bakalım, kaç tane hakaret edildi, birisine cevap verdiniz mi? Milletvekiline
hakaret eden… AKP’liler buraya memleketin gerçeklerini, menfaatlerini korumaya
çalışan milletvekillerine hakaret etmek için mi buraya seçilmiş gelmişlerdir?
Ettikleri yeminler ortada.
Şimdi, bugün Türkiye Cumhuriyeti devletinin vatandaşları
elçiliklerin kapılarında vize için sürüm sürüm
sürünüyorlar. Gidiyorlar önce vize için müracaat ediyorlar, yüklü bir para
yatırıyorlar, 40-50 milyon civarında bir para yatırıyorlar. Ondan sonra vizeye
gittikleri zaman herkesten 60 euro alıyorlar, 60 euro. Ondan sonra vatandaş geliyor, gidiyor, orada
kapılarda bekliyor. O randevu için yatırdığı 30-40 milyon lirası ile yine o 60 eurosu vizeyi verse de vermese de gidiyor.
Şimdi, Avrupa Birliği Genel Sekreteri ne diyor? “Türk Hükûmeti vize konusunda bize herhangi bir talepte
bulunmadı.” diyor. Yani, bu kadar Türkiye Cumhuriyeti devletinin vatandaşının
milyonlarca dolar parasını vize olarak bu Avrupa Birliği ülkelerine öderken bu
vatandaşların hakkını kim koruyacak? Yani evvela, bu uluslararası anlaşmaları
şey ederken, NATO içinde, aynı örgüt içinde faaliyette bulunurken Fransa’ya…
Yahu arkadaş, biz Almanya’yla, Belçika’yla aynı örgütün içindeyiz. Evvela
-Avrupa Birliğini bırakın- biz NATO’nun üyesiyiz. Bakın, askerlerimiz gidiyor,
NATO adına şurada burada savaşıyor. Niye peki bizim vatandaşlarımıza vize
koyuyorsunuz veya vize koyuyorsanız, hiç olmazsa bu vatandaşlardan bu kadar
büyük para almayın. Yani, koyması da haklı değil. Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesine gidildi, kararlar şey edildi, mahkeme de kazanıldı, ama devlet
vatandaşların haklarına sahip çıkmıyor. Ancak, Avrupa’da tahsil yapmış o genç
arkadaşlarımız, avukat arkadaşlarımız vizeyle ilgili olarak bu kararlara karşı
gidiyorlar mahkemelere, onlar ancak birtakım mahkeme kararları alıyor, ama Hükûmetten ses yok. Şimdi, bir devletin hükûmetinin
amacı vatandaşlarının hak ve hukukuna yabancılara karşı öncelikle koruma
sağlamaktır.
Siz vatandaşlarınızı getirip de orada, yabancı elçiliklerin
kapısında saatlerce sürüm sürüm süründürerek onların,
o fakir fukaranın birçok parasını onlara vererek nasıl hükûmet
edebilirsiniz? Ondan sonra, anlaşmalar… Yani, tabii, anlaşmalar… Her gün,
burada, doğru dürüst, kanunlar bize önceden verilse, biz incelesek, biz burada
çıkıp da tabii kanunları enine boyuna tartışırız. Bu anlaşmalarla…
Mesela tahkim müessesesinden bahsediyor.
Değerli milletvekilleri, tahkim kimlerde? Hep Washington’daki ve
Avrupa’daki tahkim kurumlarından bahsediliyor. Ama maalesef, bu tahkim
kurumlarında yer alan üyelerin hiçbirisi, doğru dürüst, Türkiye’ye sağlıklı bir
gözle bakmıyor.
Bakın, daha önce, ben bir konuda şahit oldum. Bir Türk müteahhidi
ile bir yabancı arasındaki…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Ek sürenizi veriyorum Sayın Genç.
KAMER GENÇ (Devamla) – …bir baraj müteahhidi ile yabancı arasında
tahkime gidildi. Orada, kullanılmamış makine vermesi gerekirken kullanılmış
makine vermiş yabancı şirket. Tahkime gidildi. İstanbul Teknik Üniversitesinin
verdiği raporu tahkim heyeti kabul etmedi, getirdi Avrupa’da herhangi bir yerde
tahkim kurulunun verdiği, bir üniversitenin verdiği raporu kabul etti. Yani,
Türkiye’yi yöneten insanların bu tür gerçekleri bilmesi lazım, ona göre burada
tahkim kurullarına giderken, bu kurulları seçerken, hiç olmazsa tarafsız tahkim
kurullarını seçmeleri lazım. Orada görev yapacak insanların tarafsız olması
lazım. Ama burada anlaşmalar okunmuyor, komisyonlarda okunmuyor. Zaten
yabancılarla pazarlığa giden insanların da bu anlaşmalar ve dış politikalar
konusunda yeterli bilgisi ve becerisi de yok. Dolayısıyla, ee
gelsin “Kabul edenler… Etmeyenler…” geçsin. Yani, böyle bir yasama faaliyeti
dünyanın hiçbir yerinde yok. Yani, komisyonu bilmiyor doğru düzgün, hükûmeti bilmiyor, Meclisi bilmiyor, ondan sonra
uluslararası anlaşmaları imzalıyoruz.
Saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim.
1’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Madde kabul edilmiştir.
2’nci maddeyi okutuyorum:
MADDE 2- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
BAŞKAN – Madde üzerinde söz isteyen? Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler…Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
3’üncü maddeyi okutuyorum:
MADDE 3 - (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
BAŞKAN – Madde üzerinde söz isteyen? Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler…Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Tasarının tümü açık oylamaya tabidir.
Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Oylama için iki dakika süre vereceğim.
Oylamayı başlatıyorum.
(Elektronik cihazla oylama yapıldı)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile
Fransa Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve
Korunması Anlaşması ve Eki Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
Kanun Tasarısı’nın açık oylama sonucunu bildiriyorum:
Kullanılan oy Sayısı : 241
Kabul : 223
Ret : 18 (x)
Böylece tasarı kanunlaşmıştır, hayırlı olsun.
(x) Açık oylama kesin sonuçlarını
gösteren tablo tutanağa eklidir.
6’ncı sırada yer alan, Türkiye Cumhuriyeti ve Avustralya Arasında
Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşma ile Ek
Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri
Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.
6.- Türkiye Cumhuriyeti ve
Avustralya Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin
Anlaşma ile Ek Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/355) (S. Sayısı: 325) (x)
BAŞKAN – Komisyon ve Hükûmet buradalar.
Komisyonun raporu 325 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.
Tasarının tümü üzerinde söz isteyen? Yok.
Tasarının maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul
edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
1’inci maddeyi okutuyorum:
TÜRKİYE CUMHURİYETİ VE AVUSTRALYA
ARASINDA YATIRIMLARIN KARŞILIKLI TEŞVİKİ VE KORUNMASINA İLİŞKİN ANLAŞMA İLE EK
PROTOKOLÜN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI
MADDE 1.- 16 Haziran 2005 tarihinde Kanberra’da
imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti ve Avustralya Arasında Yatırımların Karşılıklı
Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşma” ile Ek Protokol’ün onaylanması uygun
bulunmuştur.
BAŞKAN – Madde üzerinde söz istemi? Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…
1’inci madde kabul edilmiştir.
2’nci maddeyi okutuyorum:
MADDE 2.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
BAŞKAN – Madde üzerinde söz istemi? Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…
Kabul edilmiştir.
3’üncü maddeyi okutuyorum:
MADDE 3.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu Yürütür.
BAŞKAN – Madde üzerinde söz istemi? Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…
Madde kabul edilmiştir.
Tasarının tümü açık oylamaya tabidir.
Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Oylama için iki dakika süre veriyorum ve oylama işlemini
başlatıyorum.
(Elektronik cihazla oylama yapıldı)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti ve Avustralya
Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşma ile Ek
Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın açık oylama
sonucunu bildiriyorum:
Kullanılan Oy sayısı : 235
Kabul : 232
Ret : 2
Çekimser : 1 (xx)
Böylece tasarı kanunlaşmıştır, hayırlı olsun.
(x) 325 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.
(xx)
Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.
7’nci sırada yer alan, Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Filistin Ulusal Yönetimi Tarım
Bakanlığı Arasında Tarım Alanında İşbirliği Konulu Mutabakat Zaptının
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Tarım, Orman ve Köyişleri ile Dışişleri Komisyonları Raporlarının
görüşmelerine başlayacağız.
7.- Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Filistin Ulusal Yönetimi Tarım
Bakanlığı Arasında Tarım Alanında İşbirliği Konulu Mutabakat Zaptının
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Tarım, Orman ve Köyişleri ile Dışişleri Komisyonları Raporları (1/359) (S.
Sayısı: 326)
BAŞKAN – Komisyon? Yok.
Hükûmet? Burada.
Böylece ertelenmiştir.
8’inci sırada yer alan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye
Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Kendi Toprakları Arası ve Ötesinde Hava
Hizmetlerine İlişkin Hava Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine
başlayacağız.
8.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti
ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Kendi Toprakları Arası ve
Ötesinde Hava Hizmetlerine İlişkin Hava Taşımacılığı Anlaşmasının
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu
Raporu (1/353) (S. Sayısı: 331) (x)
BAŞKAN - Komisyon ve Hükûmet buradalar.
Komisyon raporu 331 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.
Tasarının tümü üzerinde söz isteyen? Yok.
Tasarının maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul
edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
1’inci maddeyi okutuyorum:
TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE
SURİYE ARAP CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA KENDİ TOPRAKLARI ARASI VE ÖTESİNDE
HAVA HİZMETLERİNE İLİŞKİN HAVA TAŞIMACILIĞI ANLAŞMASININ ONAYLANMASININ UYGUN
BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI
MADDE 1- 13 Temmuz 2004 tarihinde Ankara’da imzalanan “Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Kendi
Toprakları Arası ve Ötesinde Hava Hizmetlerine İlişkin Hava Taşımacılığı
Anlaşması” nın onaylanması uygun bulunmuştur.
BAŞKAN – Madde üzerinde söz istemi? Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…
Kabul edilmiştir.
Diğer maddeyi okutuyorum:
MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
BAŞKAN – Madde üzerinde söz istemi? Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…
Kabul edilmiştir.
Diğer maddeyi okutuyorum:
MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
BAŞKAN – Madde üzerinde söz istemi? Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…
Kabul edilmiştir.
(x) 331 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.
Tasarının tümü açık oylamaya tabidir.
Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Oylama için iki dakika süre veriyorum ve süreyi başlatıyorum.
(Elektronik cihazla oylama yapıldı)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile
Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Kendi Toprakları Arası ve Ötesinde
Hava Hizmetlerine İlişkin Hava Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın açık oylama sonucunu bildiriyorum:
Kullanılan oy sayısı : 240
Kabul : 239
Ret : 1 (x)
Böylece tasarı kanunlaşmıştır, hayırlı olsun efendim.
9’uncu sırada yer alan, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ve
Suudi Arabistan Krallığı Sağlık Bakanlığı Arasında Sağlık Alanında Mutabakat
Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri
Komisyonu Raporu…
9.- Türkiye Cumhuriyeti Sağlık
Bakanlığı ve Suudi Arabistan Krallığı Sağlık Bakanlığı Arasında Sağlık Alanında
Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve
Dışişleri Komisyonu Raporu (1/389) (S. Sayısı: 332)
BAŞKAN – Komisyon? Yok.
Ertelenmiştir efendim.
10’uncu sırada yer alan, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ile
Bahreyn Krallığı Sağlık Bakanlığı Arasında Sağlık Alanında İşbirliğine Dair
Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve
Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Dışişleri Komisyonları raporları…
10.- Türkiye Cumhuriyeti Sağlık
Bakanlığı ile Bahreyn Krallığı Sağlık Bakanlığı Arasında Sağlık Alanında
İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında
Kanun Tasarısı ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Dışişleri
Komisyonları Raporları (1/445) (S. Sayısı: 333)
BAŞKAN – Komisyon? Yok.
Ertelenmiştir.
11’inci sırada yer alan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye
Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Karayolları ve Köprüler ile İlgili İşbirliği
Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve
Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.
11- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti
ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Karayolları ve Köprüler ile
İlgili İşbirliği Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/456) (S. Sayısı: 334) (xx)
BAŞKAN – Komisyon ve Hükûmet buradalar.
Tasarının tümü üzerinde söz isteyen? Yok.
KAMER GENÇ (Tunceli) – Sıra sayısını söylemediniz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul
edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
(x) Açık oylama kesin sonuçlarını
gösteren tablo tutanağa eklidir.
(xx) 334
S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.
1’inci maddeyi okutuyorum:
TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE
SURİYE ARAP CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA KARA YOLLARI VE KÖPRÜLER İLE İLGİLİ
İŞBİRLİĞİ MUTABAKAT ZAPTININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN
TASARISI
MADDE 1 - 13 Temmuz 2004 tarihinde Ankara’da imzalanan “Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Karayolları
ve Köprüler ile İlgili İşbirliği Mutabakat Zaptı”nın onaylanması uygun
bulunmuştur.
BAŞKAN – Madde üzerinde söz istemi? Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…
Kabul edilmiştir.
Diğer maddeyi okutuyorum:
MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
BAŞKAN – Madde üzerinde söz istemi? Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…
Kabul edilmiştir.
Diğer maddeyi okutuyorum:
MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür
BAŞKAN – Madde üzerinde söz istemi? Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…
Kabul edilmiştir.
Sayın milletvekilleri, tasarının tümü açık oylamaya tabidir.
Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Oylama için iki dakika süre vereceğim ve süreyi başlatıyorum.
(Elektronik cihazla oylama yapıldı.)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye
Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Karayolları ve Köprüler ile İlgili İşbirliği
Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın
açık oylama sonucunu bildiriyorum:
Kullanılan oy sayısı : 247
Kabul :
245
Ret : 2 (x)
Böylece, tasarı kanunlaşmıştır, hayırlı olsun efendim.
12’nci sırada yer alan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Sudan
Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık ve Tıp Alanlarında İşbirliğine Dair
Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Sağlık,
Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Dışişleri Komisyonları Raporlarının
görüşmelerine başlıyoruz.
12.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti
ile Sudan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık ve Tıp Alanlarında İşbirliğine
Dair Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Sağlık,
Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Dışişleri Komisyonları Raporları (1/474) (S.
Sayısı: 335) (xx)
BAŞKAN – Komisyon ve Hükûmet burada.
Komisyon raporu 335 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.
Tasarının tümü üzerinde söz istemi? Yok.
Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmiştir.
(x) Açık oylama kesin sonuçlarını
gösteren tablo tutanağa eklidir.
(xx) 335
S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.
1’inci maddeyi okutuyorum:
TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE
SUDAN CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA SAĞLIK VE TIP ALANLARINDA İŞBİRLİĞİNE DAİR
PROTOKOLÜN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI
MADDE 1- (1) 28 Mart 2007 tarihinde Ankara’da imzalanan “Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Sudan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık ve Tıp
Alanlarında İşbirliğine Dair Protokol”ün onaylanması uygun bulunmuştur.
BAŞKAN – Madde üzerinde söz istemi? Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…
Kabul edilmiştir.
Diğer maddeyi okutuyorum:
MADDE 2- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
BAŞKAN – Madde üzerinde söz talebi? Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…
Madde kabul edilmiştir.
Diğer maddeyi okutuyorum:
MADDE 3- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
BAŞKAN – Madde üzerinde söz istemi? Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…
Madde kabul edilmiştir.
Sayın milletvekilleri, tasarının tümü açık oylamaya tabidir.
Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Oylama için iki dakika süre veriyorum ve süreyi başlatıyorum
efendim.
(Elektronik cihazla oylama yapıldı)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile
Sudan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık ve Tıp Alanlarında İşbirliğine Dair
Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın açık oylama
sonucunu bildiriyorum:
Kullanılan oy sayısı : 234
Kabul : 228
Ret : 6 (x)
Böylece, tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.
Sayın milletvekilleri, çalışma süremiz dolduğundan, alınan karar
gereğince kanun tasarı ve tekliflerini sırasıyla görüşmek için 8 Nisan 2009
Çarşamba günü saat 15.00’te toplanmak üzere birleşimi kapatıyorum.
Kapanma Saati: 18.59
(x) Açık oylama kesin sonuçlarını
gösteren tablo tutanağa eklidir.