DÖNEM: 23                            CİLT: 38                    YASAMA YILI: 3

 

 

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

TUTANAK DERGİSİ

 

49’uncu Birleşim

27 Ocak 2009 Salı

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

       II.  - GELEN KÂĞITLAR

III. - GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI

1.- Bursa Milletvekili Ali Kul’un, Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun 710’uncu yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

2.- Mersin Milletvekili Kadir Ural’ın, Atatürk’ün Silifke’ye gelişinin 84’üncü yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

3.- İzmir Milletvekili Harun Öztürk’ün, 2008 yılı merkezî yönetim bütçe uygulamasının sonuçlarına ilişkin gündem dışı konuşması

IV. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) TEZKERELER

1.- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Parlamenter Asamblesi Türk Grubu asıl üyeliğinden istifasıyla boşalan üyelik için Afyonkarahisar Milletvekili Abdülkadir Akcan’ın MHP Grubunca aday gösterildiğine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/674)

2.- TBMM Başkanı Köksal Toptan’ın, Suriye Halk Meclisi Başkanı Mahmoud Al-Abrash’ın Suriye’ye davetine bir Parlamento heyetiyle birlikte icabetine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/675)

3.- İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD) tarafından 19 Şubat 2009 tarihinde Paris’te düzenlenecek olan “Finansal ve Ekonomik Kriz” başlıklı parlamenter seminere katılım hususuna ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/676)

B) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır ve 20 milletvekilinin, JİTEM ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaşanmış faili meçhul cinayetler konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/313)

2.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz ve 24 milletvekilinin, 2/B olarak bilinen arazilerin durumu ile ormanların sürdürülebilir yönetimi konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/314)

C) ÖNERGELER

1.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatifleri Tarafından Üreticilere Kullandırılan ve Sorunlu Hale Gelen Tarımsal Kredilerin Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi’nin (2/235) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/113)

V. - ÖNERİLER

A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ

1.- (11/6) esas numaralı gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağı hususundaki görüşmelerin Genel Kurulun 27/1/2009 Salı günkü birleşiminde yapılmasına, gündemdeki sıralama ile çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesine; Genel Kurulun 27/1/2009 ve 3/2/2009 Salı günkü birleşimlerinde sözlü soruların görüşülmesinden sonra diğer denetim konularının görüşülmeyerek kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesine; 322 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak ve bölümler halinde görüşülmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi

VI. - GENSORU

A) ÖN GÖRÜŞMELER

1.- Cumhuriyet Halk Partisi Grubu Adına Grup Başkan Vekilleri Ankara Milletvekili Hakkı Suha Okay, İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol’un, TRT’nin Ergenekon soruşturmasıyla ilgili yayınlarıyla kamu yayıncılığı kural ve ilkelerine aykırı davranmasına göz yumduğu iddiasıyla Devlet Bakanı Mehmet Aydın hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergesi (11/6)

VII. - SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, Antalya’daki işletmelerin gıda güvenliğine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/386) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

2.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, meyve üreticilerinin desteklenmesine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/388) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

3.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, doğrudan gelir desteğine ve alternatif desteklere ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/391) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

4.- Mersin Milletvekili İsa Gök’ün, bazı belediyelerin kimi yerlere bedelsiz su kullandırdığı iddiasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/605) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

5.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, soruşturma izni verilmeyen belediye başkanlarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/607) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

6.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, çiftçilerin ekonomik durumuna ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/649) (Cevaplandırılmadı)

7.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, doğrudan gelir desteğine ve ürün desteklemelerine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/651) (Cevaplandırılmadı)

8.- Mersin Milletvekili İsa Gök’ün, bir derneğe ilişkin sözlü soru önergesi (6/659) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

9.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, özel güvenlik kurumlarının görev ve yetkilerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/672) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

10.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, okulların güvenliğine ilişkin sözlü soru önergesi (6/682) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

11.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, 1 Mayıs kutlamalarına ve DİSK’e karşı tutuma ilişkin sözlü soru önergesi (6/697) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

12.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, belediyelerin sigara yasağına yönelik hazırlıklarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/768) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

13.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, bir kaymakamın sözlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/805) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

14.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan’ın, Van Valisi ve Emniyet Müdürünün bazı olaylardaki müdahalelerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/817) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

15.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Ankara Büyükşehir Belediyesinin halk konserleri harcamalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/836) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

16.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Çankaya Belediyesinin bahar şenlikleri harcamalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/837) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

17.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, ihalelere ilişkin sözlü soru önergesi (6/848) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

18.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, belediyelerin elektrik borçlarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/871) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

19.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, Antalya’da sivrisinekle mücadeleye ilişkin sözlü soru önergesi (6/881) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

20.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, Antalya’da toplu taşımadaki Antkart uygulamasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/883) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

21.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, hakkında soruşturma açılan belediye başkanlarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/899) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

22.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, polis nöbet kulübelerinin güvenlik sorununa ilişkin sözlü soru önergesi (6/910) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

23.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır’ın, havaya ateş açan bazı koruculara ilişkin sözlü soru önergesi (6/928) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

24.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun, bir köye jandarma karakolu açılıp açılmayacağına ilişkin sözlü soru önergesi (6/937) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

25.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, bir cenaze merasimine katılanların kılık kıyafetine ilişkin sözlü soru önergesi (6/938) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

26.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, Güngören’deki terör olayına ilişkin sözlü soru önergesi (6/939) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

27.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Kelkit Çayı taşkın koruma çalışmalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/952) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

28.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, belediyelerin imar değişikliklerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/960) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

29.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, Almanya’daki bir derneğin dava dolayısıyla takibine ilişkin sözlü soru önergesi (6/969) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

30.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır’ın, bir operasyonda bir köye ateş açıldığı iddiasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/971) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

31.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır’ın, gıda bankacılığı yapan dernek ve vakıflara ilişkin sözlü soru önergesi (6/997) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

32.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, bir kasaba yolunun bakımına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1004) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

33.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, işyerlerinde Türkçe ad kullanılması kararı alan belediyelerin teşvikine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1024) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

34.- Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın’ın, belediyelerin kurduğu şirketlere ilişkin sözlü soru önergesi (6/1031) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

35.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, belediyelerin denetimine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1043) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

  VIII.  - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

A) kanun tasarı ve teklifleri

1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)

2.- Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (1/608) (S. Sayısı: 266)

      IX.  - YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, bazı kamu görevlilerinin AK PARTİ Siyaset Okuluna katıldıkları iddiasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in cevabı (7/4768) (Ek cevap)

2.- Bursa Milletvekili Onur Öymen’in, gözaltılardaki ölüm olaylarına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in cevabı (7/5372) (Ek cevap)

3.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız’ın, Türk Dili Kurultayında yaptığı konuşmaya ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Mehmet Aydın’ın cevabı (7/5507)

4.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, Adli Tıp Kurumunun verdiği bir rapora ilişkin Başbakandan sorusu ve Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in cevabı (7/5576)

5.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, Ergenekon soruşturmasındaki suç duyurularına ilişkin Başbakandan sorusu ve Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in cevabı (7/5627)

6.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, Adli Tıp Kurumu ihtisas kurullarına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in cevabı (7/5850)

7.- Manisa Milletvekili Şahin Mengü’nün, Ergenekon soruşturmasıyla ilgili iddialara ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in cevabı (7/5853)

8.- Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, Almanya’daki Türk işçileri ekonomik krizden koruyacak tedbirlere ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mustafa Said Yazıcıoğlu’nun cevabı (7/5997)

9.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, deprem ve diğer afetlere yönelik çalışmalara ilişkin sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Faruk Nafız Özak’ın cevabı (7/6045)

10.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan’ın, Ottawa Antlaşması’nın yükümlülüklerine ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı (7/6088)

11.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, Tekel Müzesine ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/6101)

12.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, sanayicilerin krize yönelik önerilerine ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı (7/6124)

13.- Aydın Milletvekili Özlem Çerçioğlu’nun, aşı üretimi ve ithalatına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın cevabı (7/6186)

14.- Zonguldak Milletvekili Ali Koçal’ın, yardım kömürü dağıtımına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/6202)

15.- Sinop Milletvekili Engin Altay’ın, Cansuyu Projesi’ne ilişkin Başbakandan sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı (7/6205)

16.- Uşak Milletvekili Osman Coşkunoğlu’nun, millî gelirdeki artışa ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/6219)

17.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, el konulan kaçak şekere ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/6238)

18.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, hac organizasyonunda yerli ürünlerin tercih edilmesine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mustafa Said Yazıcıoğlu’nun cevabı (7/6249)

19.- Isparta Milletvekili Süleyman Nevzat Korkmaz’ın, Diyanet İşleri Başkanlığı personelinin bazı sorunlarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mustafa Said Yazıcıoğlu’nun cevabı (7/6250)

20.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, Van’daki madde bağımlısı çocuklara ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/6272)

21.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi’nin, TRT’de yayımlanan bir programa ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mehmet Aydın’ın cevabı (7/6278)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 14.00’te açılarak üç oturum yaptı.

 

Konya Milletvekili Mustafa Kabakcı, 1990 yılında Azerbaycan’da yaşanan “Kanlı Ocak”ın yıl dönümüne ve tıbbi cihaz üreticilerinin sorunlarına,

Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis, 5233 sayılı Yasa’ya göre, terör mağduru olan kişilerin maddi zararlarının ödenmesine,

İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.

 

Mersin Milletvekili Kadir Ural’ın, narenciye üreticilerinin sorunlarına ve alınması gereken önlemlere ilişkin gündem dışı konuşmasına, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker cevap verdi.

 

Tunceli Milletvekili Kamer Genç, terörden zarar gören kişilerin paralarının ödenmesine ilişkin bir açıklamada bulundu.

 

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu Adına Grup Başkanvekilleri Ankara Milletvekili Hakkı Suha Okay, İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol’un, TRT’nin Ergenekon Soruşturmasıyla ilgili yayınlarıyla kamu yayıncılığı kural ve ilkelerine aykırı davranmasına göz yumduğu iddiasıyla Devlet Bakanı Mehmet Aydın hakkında bir gensoru açılmasına ilişkin önergesi (11/6) Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergenin gündeme alınıp alınmayacağı konusundaki görüşme gününün Danışma Kurulu tarafından tespit edilip Genel Kurulun onayına sunulacağı açıklandı.

 

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Eskişehir Milletvekili Hasan Murat Mercan’ın;

Almanya’ya,

Japonya’ya,

yapacağı resmî ziyarete ilişkin Başkanlık tezkereleri kabul edildi.

 

Başkanlıkça, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanının himayesinde, Kızılay tarafından, Gazze’deki yaralılar için kan bağışı kampanyasının başladığına ilişkin duyuruda bulunuldu.

 

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının:

1’inci sırasında bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu’nun (1/324) (S. Sayısı: 96) görüşmeleri Komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.

 

2’nci sırasında bulunan, Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi Kartları Borçlarına İlişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanun Tasarısı ve Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 2 Milletvekilinin; Niğde Milletvekili Mümin İnan ve 6 Milletvekilinin; Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu ve 2 Milletvekilinin; Giresun Milletvekili Ali Temür’ün; Benzer Mahiyetteki Kanun Teklifleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Raporu’nun (1/664, 2/59, 2/261, 2/357, 2/370) (S. Sayısı: 320) görüşmeleri tamamlanarak kabul edildi.

 

3’üncü sırasında bulunan, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu’nun (1/608) (S. Sayısı: 266) tümü üzerinde bir süre görüşüldü.

 

27 Ocak 2009 Salı günü, saat 15.00’te toplanmak üzere birleşime 19.54’te son verildi.

 

 

 

Nevzat PAKDİL

 

 

 

Başkan Vekili

 

 

 

 

 

 

Murat ÖZKAN

 

Canan CANDEMİR ÇELİK

 

Giresun

 

Bursa

 

Kâtip Üye

 

Kâtip Üye

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

No.: 54

II.- GELEN KÂĞITLAR

23 Ocak 2009 Cuma

Tasarı

1.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile İtalya Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Türkiye’de Bir Türk-İtalyan Üniversitesinin Kurulmasına Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/672) (Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor; Plan ve Bütçe ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.1.2009)

 

Teklifler

1.- Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı’nın; Ereğli Adıyla Bir İl ve İki İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/382) (İçişleri ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 9.1.2009)

2.- Ankara Milletvekili Mustafa Cihan Paçacı ve 23 Milletvekilinin; Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/383) (Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.1.2009)

 

 

 

No.: 55

26 Ocak 2009 Pazartesi

Teklif

1.- Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın; Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunda ve Çevre Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/384) (Tarım, Orman ve Köyişleri; Çevre ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.12.2008)

Sözlü Soru Önergeleri

1.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, eczacılar ve eczaneler hakkındaki kanunda değişiklik yapılmasına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/1147) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

2.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, eczanelerin bazı sorunlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/1148) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

3.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, eczanelerin reçete üzerinden tahsil ettiği muayene ücretlerine ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/1149) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

4.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, eczacıların yaptığı bazı işlemlere ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/1150) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

5.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, kapanan eczanelere ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/1151) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

6.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, cansuyu kredilerine ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından sözlü soru önergesi (6/1152) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/12/2008)

7.- İstanbul Milletvekili Mehmet Ufuk Uras’ın, Paşa Limanı Adası’nın ulaşım sorununa ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/1153) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/12/2008)

8.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, Gaziantep’teki bir rehabilitasyon merkezine ilişkin Devlet Bakanından (Nimet Çubukçu) sözlü soru önergesi (6/1154) (Başkanlığa geliş tarihi: 05/01/2009)

9.- Aksaray Milletvekili Osman Ertuğrul’un, Aksaray’ın su ihtiyacını karşılayan baraja ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/1155) (Başkanlığa geliş tarihi: 05/01/2009)

10.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, MKE’nin özelleştirilmesine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1156) (Başkanlığa geliş tarihi: 05/01/2009)

11.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, sözleşmeli personele ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1157) (Başkanlığa geliş tarihi: 05/01/2009)

Yazılı Soru Önergeleri

1.- Antalya Milletvekili Osman Kaptan’ın, Antalya’da yapılan bir otel inşaatına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6279) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

2.- Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü’nün, kredi kartı borçlarına yönelik bazı uygulamalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6280) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

3.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, doğalgaz fiyatlarında yapılacak indirime ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6281) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

4.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, Ankara-Gölbaşı’nda bazı Hazine arazilerinin işgal edildiği iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6282) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

5.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, bir firmanın rüşvet dağıttığı iddialarına yönelik işlemlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6283) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

6.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, Sabah-ATV ihalesi konusunda BDDK’ya yapılan başvurulara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6284) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

7.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, atama kararnamelerine ve istisnai memuriyetlere yapılan atamalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6285) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

8.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik’in, kamu çalışanlarının özlük haklarındaki bazı farklılıklara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6286) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

9.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik’in, Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Tasarısı Taslağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6287) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

10.- Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay’ın, Erzurum ve diğer illerdeki hava kirliliğine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6288) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

11.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Adana’daki hava ve gürültü kirliliğine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/6289) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

12.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik’in, Erdemli’deki bir köyün bazı sorunlarına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/6290) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

13.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik’in, Erdemli’deki bir beldenin sulama suyu sorununa ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/6291) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

14.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, bankaların mali yapılarına ve kredilendirmeye ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Şimşek) yazılı soru önergesi (7/6292) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

15.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, sigorta şirketlerine ve sigorta sektörüne ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Şimşek) yazılı soru önergesi (7/6293) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

16.- Mersin Milletvekili Vahap Seçer’in, nükleer santral tesisi lisansına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6294) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

17.- Tekirdağ Milletvekili Kemalettin Nalcı’nın, Şarköy’deki bir kömür ocağının çevreye etkilerine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6295) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

18.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, inceleme ve soruşturma izni verilen yerel yöneticilere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6296) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

19.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Emniyet Genel Müdürlüğü personeli hakkındaki ihbar ve şikayetlere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6297) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

20.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, Adana’daki hava kirliliğine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6298) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

21.- Sinop Milletvekili Engin Altay’ın, bazı kooperatif yöneticilerine silah taşıma ruhsatı verilmesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6299) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

22.- Bursa Milletvekili Hamza Hamit Homriş’in, araç muayene istasyonlarında tahsilat veznesi açılmasına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/6300) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

23.- Tekirdağ Milletvekili Kemalettin Nalcı’nın, Malkara’nın bazı köylerindeki elektrik kesintilerine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/6301) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

24.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, Halk Eğitim Merkezlerindeki bazı kursların kaldırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6302) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

25.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, ihbar ve şikayette bulunulan personele ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6303) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

26.- İstanbul Milletvekili Necla Arat’ın, bilgisayar öğrencilerinin kadroya alınmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6304) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

27.- Sinop Milletvekili Engin Altay’ın, Halk Eğitim Merkezlerindeki bazı kursların kapatılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6305) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

28.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, bir öğretmen atamasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6306) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

29.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, bir okula yapılan müdür atamasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6307) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

30.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, bir kampanya için harcanan paraya ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6308) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

31.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, okul dışından yönetici görevlendirmelerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6309) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

32.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik’in, sözleşmeli öğretmenlerin eş durumundan tayinine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6310) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

33.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, ihbar ve şikayette bulunulan personele ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6311) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

34.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik’in, Erdemli’deki kapalı bir sağlık ocağına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6312) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

35.- Edirne Milletvekili Cemaleddin Uslu’nun, Keşan Devlet Hastanesindeki uzman doktor açığına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6313) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

36.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik’in, arıcılıktaki barkod uygulamasına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6314) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

37.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, süt üreticilerinin desteklenmesine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6315) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

38.- Tokat Milletvekili Orhan Ziya Diren’in, Tokat Havalimanının atıl kalmasına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6316) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

39.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz’un, batan Karaköy İskelesinde bakım ve onarım yapılıp yapılmadığına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6317) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

40.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici’nin, PTT dağıtıcılarına ve Diyarbakır Posta İşleme Merkezi personeline ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6318) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

41.- Tekirdağ Milletvekili Kemalettin Nalcı’nın, PTT’nin Tekirdağ’daki dağıtım personeline ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6319) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

42.- Eskişehir Milletvekili Fehmi Murat Sönmez’in, Kütahya Şeker Fabrikasının Şeker Kurulu kararına aykırı davrandığı iddiasına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/6320) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

43.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, özürlü personel istihdamına ilişkin Devlet Bakanından (Murat Başesgioğlu) yazılı soru önergesi (7/6321) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

44.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, bir şirketin sendikalaşan işçilere işbaşı yaptırmamasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6322) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

45.- Bursa Milletvekili Hamza Hamit Homriş’in, Bursa’nın yeni adliye sarayı ve adli personel ihtiyacına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6323) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

46.- Tekirdağ Milletvekili Kemalettin Nalcı’nın, Yeniçiftlik’te yapılan NATO Limanına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6324) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

47.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, TİHA Projesi’nin yürütülmesine ve bazı uygulamalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6325) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/12/2008)

48.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, TRT’de iki program yapan bir kişiye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6326) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/12/2008)

49.- Isparta Milletvekili Mevlüt Coşkuner’in, Isparta Belediye Başkanı hakkındaki iddiaların soruşturulmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6327) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/12/2008)

50.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, Isparta Belediye Başkanı hakkındaki iddiaların soruşturulmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6328) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/12/2008)

51.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, çeklerle ilgili kanunun yeniden düzenlenmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6329) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/12/2008)

52.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, ithal oyuncakların denetimine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6330) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/12/2008)

53.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, çıkarılan yönergelere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6331) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/12/2008)

54.- İstanbul Milletvekili Hüseyin Mert’in, gazetecilerin kamudan haber almasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6332) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/12/2008)

55.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici’nin, Cumhurbaşkanına verilen hediyelere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6333) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/12/2008)

56.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, 9 Eylül Üniversitesine rektör atamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6334) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/12/2008)

57.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, Balıkesir’deki TOKİ binalarının bazılarına doğalgaz bağlanmamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6335) (Başkanlığa geliş tarihi: 30/12/2008)

58.-  Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, il özel idarelerinin karla mücadelesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6336) (Başkanlığa geliş tarihi: 31/12/2008)

59.-  Trabzon Milletvekili M. Akif Hamzaçebi’nin, İstanbul Üniversitesine rektör atamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6337) (Başkanlığa geliş tarihi:31/12/2008)

60.-  İzmir Milletvekili Kemal Anadol’un, İzmir İl Özel İdaresinin Küçük Menderes Havzası Birliğine katılım payını düşürmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6338) (Başkanlığa geliş tarihi: 31/12/2008)

61.-  Kırklareli Milletvekili Tansel Barış’ın, benzin ihracatıyla ilgili iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6339) (Başkanlığa geliş tarihi: 31/12/2008)

62.-  Kırklareli Milletvekili Tansel Barış’ın, eczacıların bazı sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6340) (Başkanlığa geliş tarihi: 31/12/2008)

63.-  Amasya Milletvekili Hüseyin Ünsal’ın, Ata Uçağı ile gerçekleştirdiği bir ziyarete ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6341) (Başkanlığa geliş tarihi: 31/12/2008)

64.-  Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi’nin, Ankara’da meydana gelen doğalgaz kaynaklı bir zehirlenme olayına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6342) (Başkanlığa geliş tarihi: 02/01/2009)

65.-  Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici’nin, Türkçe dışındaki dillerin kullanımına dair düzenlemelere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6343) (Başkanlığa geliş tarihi: 02/01/2009)

66.-  Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Bursa Adliyesinin personel ihtiyacına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6344) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/12/2008)

67.-  Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Bursa Adliyesinin fiziki yetersizliğine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6345) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/12/2008)

68.-  Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Bingöl’deki yatırımlara ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/6346) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/12/2008)

69.-  Muğla Milletvekili Fevzi Topuz’un, mera alanlarının yerleşime açılmasına ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/6347) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/12/2008)

70.-  İzmir Milletvekili Abdurrezzak Erten’in, Şam Büyükelçiliği kabul salonunda Atatürk resminin bulunmamasına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6348) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/12/2008)

71.-  Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Şam Büyükelçiliği kabul salonunda Atatürk portresi bulunmamasına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6349) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/12/2008)

72.-  Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Yozgat’taki yatırımlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6350) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/12/2008)

73.-  İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Ankara’daki Harikalar Diyarı Parkına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6351) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/12/2008)

74.-  Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, mahalle ve çarşı bekçilerinin özlük haklarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6352) (Başkanlığa geliş tarihi: 31/12/2008)

75.-  Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, parmak izi kaydına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6353) (Başkanlığa geliş tarihi: 31/12/2008)

76.-  Gaziantep Milletvekili Akif Ekici’nin, akaryakıt piyasasına ve vergilendirmeye ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/6354) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/12/2008)

77.-  Muğla Milletvekili Ali Arslan’ın, bir köyün elektriğinin kesilmesine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/6355) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/12/2008)

78.-  Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, ilköğretim okullarında yapılan zihinsel beceri araştırmasının sonuçlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6356) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/12/2008)

79.-  Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Şanlıurfa’daki yatırımlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6357) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/12/2008)

80.-  Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, İznik İlçesine arkeoloji, tarih ve turizm meslek yüksekokulları açılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6358) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/12/2008)

81.-  Adana Milletvekili Muharrem Varlı’nın, Ceyhan’daki bir lisenin münhal müdürlükler listesinde gösterilmemesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6359) (Başkanlığa geliş tarihi: 30/12/2008)

82.-  Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, bazı öğretmen atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6360) (Başkanlığa geliş tarihi: 30/12/2008)

83.-  Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, bir öğretmen atamasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6361) (Başkanlığa geliş tarihi: 30/12/2008)

84.-  Osmaniye Milletvekili Hakan Coşkun’un, bir lisenin müdür yardımcısı kadrosuna yapılan atamaya ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6362) (Başkanlığa geliş tarihi: 30/12/2008)

85.-  Osmaniye Milletvekili Hakan Coşkun’un, Düziçi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün promosyon dağıtımına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6363) (Başkanlığa geliş tarihi: 30/12/2008)

86.-  Osmaniye Milletvekili Hakan Coşkun’un, Osmaniye’de atama yapılması planlanan eğitim kurumları için yapılan duyuruya ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6364) (Başkanlığa geliş tarihi: 30/12/2008)

87.-  Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Van’daki yatırımlara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6365) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/12/2008)

88.-  Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, Sağlıkta Dönüşüm Programı kapsamında çıkarılacak yasanın etkilerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6366) (Başkanlığa geliş tarihi: 30/12/2008)

89.-  Osmaniye Milletvekili Hakan Coşkun’un, TMO’nun ithal ettiği buğdaya ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6367) (Başkanlığa geliş tarihi: 30/12/2008)

90.-  Osmaniye Milletvekili Hakan Coşkun’un, bir ödemeye, düzenlenen İngilizce kursuna ve Jokey Kulübünden aktarılan gelire ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6368) (Başkanlığa geliş tarihi: 30/12/2008)

91.-  İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, bir inşaat şirketine verilen kampanyalı satış izin belgesine ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/6369) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/12/2008)

92.-  İzmir Milletvekili Abdurrezzak Erten’in, Ege Bölgesindeki bir linyit rezerviyle ilgili bilgilere ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6370) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/12/2008)

93.-  Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Yozgat’taki yatırımlara ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6371) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/12/2008)

94.-  Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, usulsüz alınan özürlü aylıklarının geri ödemesine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6372) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/12/2008)

95.-  Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, İznik kalelerinin restorasyonuna ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/6373) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/12/2008)

96.-  Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay’ın, Erzurum’un şebeke suyunun kalitesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/6374) (Başkanlığa geliş tarihi: 30/12/2008)

97.-  Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, kömür yardımıyla ilgili bir açıklamasına ilişkin Devlet Bakanından ve Başbakan Yardımcısı (Hayati Yazıcı) yazılı soru önergesi (7/6375) (Başkanlığa geliş tarihi: 30/12/2008)

98.-  Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ünlütepe’nin Afyonkarahisar’daki SHÇEK yurtlarına ilişkin Devlet Bakanından (Nimet Çubukçu) yazılı soru önergesi (7/6376) (Başkanlığa geliş tarihi: 31/12/2008)

99.-  İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, Gazze saldırısı öncesinde İsrail Başbakanı ile yaptığı görüşmeye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6377) (Başkanlığa geliş tarihi: 05/01/2009)

100.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş’ın, karbonmonoksit zehirlenmelerine karşı alınacak önlemlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6378) (Başkanlığa geliş tarihi: 05/01/2009)

101.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, İtalya’daki NATO Üssünün Urla’ya taşınacağı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6379) (Başkanlığa geliş tarihi: 05/01/2009)

102.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, içme suyunda yüksek oranda arsenik bulunduğu halde önlem almayan belediyelere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6380) (Başkanlığa geliş tarihi: 05/01/2009)

103.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Yahudi kuruluşlardan madalya aldığı iddiasına ve Gazze saldırılarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6381) (Başkanlığa geliş tarihi: 05/01/2009)

104.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, belediye işçilerinin sendikalaşmasına ve özlük haklarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6382) (Başkanlığa geliş tarihi: 05/01/2009)

105.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, eczacıların bazı sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6383) (Başkanlığa geliş tarihi: 05/01/2009)

106.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, sosyologların özlük haklarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6384) (Başkanlığa geliş tarihi: 05/01/2009)

107.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş’ın, ekonomik kriz nedeniyle yaşanan mağduriyetlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6385) (Başkanlığa geliş tarihi: 06/01/2009)

108.- Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi’nin, özelleştirme uygulamalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6386) (Başkanlığa geliş tarihi: 06/01/2009)

109.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan’ın, İsrail Başbakanı ile görüşmesine ve İsrail’le ilişkilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6387) (Başkanlığa geliş tarihi: 06/01/2009)

110.- Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu’nun, İsrail ile ilişkilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6388) (Başkanlığa geliş tarihi: 06/01/2009)

111.- Isparta Milletvekili Süleyman Nevzat Korkmaz’ın, SGK İl Müdürlüklerine yapılan atamalarla ilgili sorunlara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6389) (Başkanlığa geliş tarihi: 05/01/2009)

112.- Isparta Milletvekili Süleyman Nevzat Korkmaz’ın, genel sağlık sigortasındaki bazı sorunlara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6390) (Başkanlığa geliş tarihi: 05/01/2009)

113.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız’ın, Bahçelievlerdeki bir imar değişikliğine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6391) (Başkanlığa geliş tarihi: 31/12/2008)

114.- Ankara Milletvekili Tekin Bingöl’ün, Başkent Doğalgaz eski Genel Müdürü hakkındaki iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6392) (Başkanlığa geliş tarihi: 05/01/2009)

115.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, Başkent Doğalgaz eski Genel Müdürünün önceki görevindeki bazı işlemlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6393) (Başkanlığa geliş tarihi: 05/01/2009)

116.- Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, Giresun Belediyesinin bazı bütçe verilerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6394) (Başkanlığa geliş tarihi: 05/01/2009)

117.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in, üniversitelerdeki bazı olaylara ve güvenlik kuvvetlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6395) (Başkanlığa geliş tarihi: 06/01/2009)

118.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, Adli Tıp Kurumuna ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6396) (Başkanlığa geliş tarihi: 05/01/2009)

119.- Mersin Milletvekili İsa Gök’ün, bir öğretmen atamasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6397) (Başkanlığa geliş tarihi: 31/12/2008)

120.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, bazı atamalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6398) (Başkanlığa geliş tarihi: 05/01/2009)

121.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı özel okullarda ek tatil  yapıldığı iddialarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6399) (Başkanlığa geliş tarihi: 05/01/2009)

122.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bilişim teknolojileri öğretmenlerinin sorunlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6400) (Başkanlığa geliş tarihi: 05/01/2009)

123.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, öğrenim ve katkı kredilerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6401) (Başkanlığa geliş tarihi: 05/01/2009)

124.- Amasya Milletvekili Hüseyin Ünsal’ın, Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kurulunun gelir ve giderlerine ilişkin Devlet Bakanından (Murat Başesgioğlu) yazılı soru önergesi (7/6402) (Başkanlığa geliş tarihi: 31/12/2008)

125.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş’ın, atık bitkisel yağların toplanmasına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/6403) (Başkanlığa geliş tarihi: 05/01/2009)

126.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, Adıyaman ve GAP Bölgesindeki insan hakları ihlali incelemelerine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Cemil Çiçek) yazılı soru önergesi (7/6404) (Başkanlığa geliş tarihi: 05/01/2009)

127.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, Hazine bonolarıyla ilgili açıklamasına ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Şimşek) yazılı soru önergesi (7/6405) (Başkanlığa geliş tarihi: 05/01/2009)

 

 

 

No.: 56

27 Ocak 2009 Salı

Teklifler

1.- Bursa Milletvekili Necati Özensoy ve 2 Milletvekilinin; 2985 Sayılı Toplu Konut Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/385) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.1.2009)

2.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın; Türk Ceza Kanunun Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar Kanununda Yer Alan Maddelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/386) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.1.2009)

3.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ ve Giresun Milletvekili Nurettin Canikli ile Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak’ın; Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/387) (Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.1.2009)

 

 

Tezkereler

1.- 832 Sayılı Sayıştay Kanununun 25 inci Maddesi Uyarınca Düzenlenen; “657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 59 uncu Maddesi Hakkında Sayıştay Raporu”nun Sunulduğuna Dair Sayıştay Başkanlığı Tezkeresi (3/669) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 16.1.2009)

2.- Batman Milletvekili Bengi Yıldız’ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/670) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 22.1.2009)

3.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır ve Hakkâri Milletvekili Hamit Geylani’nin Yasama Dokunulmazlıklarının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/671) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 22.1.2009)

4.- Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak’ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/672) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.1.2009)

5.- Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk’un Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/673) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.1.2009)

Sözlü Soru Önergeleri

1.-Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, bir ilköğretim okulu önüne üst geçit yapılmasına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/1158) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/01/2009)

2.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Zile-Artova yolunun asfaltlanmasına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1159) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/01/2009)

3.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, köy korucularının özlük haklarına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1160) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/01/2009)

4.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, petrol boru hatlarının güvenliğine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/1161) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

5.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Ankara Büyükşehir Belediyesinin yakacak yardımlarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1162) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

6.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, KİT Yönetim Kurulu üyelerinin gelir vergisi ödemelerine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1163) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

7.- Aksaray Milletvekili Osman Ertuğrul’un, bir meranın kiraya verilmesine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1164) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

8.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Niksar’daki bir yolun bakımına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1165) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

9.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Turhal ve Niksar’da arıtma tesisi kurulmasına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1166) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

10.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, doğal gazda fiyat indirimine ve çiftçilerin elektrik borçlarına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/1167) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

11.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, Balıkesir Müftülüğünün bir hutbesine ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Said Yazıcıoğlu) sözlü soru önergesi (6/1168) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

12.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, Şanlıurfa Valisinin bir parti etkinliğine katıldığı iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1169) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

13.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, Gaziantep Büyükşehir Belediyesince yaptırılan bir merkeze ilişkin Milli Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/1170) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

14.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, Gaziantep Büyükşehir Belediyesince yaptırılan bir merkeze ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/1171) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

15.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir’in, Gaziantep’in sağlık hizmetlerindeki bazı ihtiyaçlarına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/1172) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/01/2009)

16.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir’in, Gaziantep-Nizip otoyoluna batı çıkışı yapımına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/1173) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/01/2009)

17.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir’in, İsrail’le görüşmelerde Gazze Bölgesinin gündeme getirilmesine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1174) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/01/2009)

18.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir’in, Mısır Devlet Başkanı ile yaptığı görüşmeye ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1175) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/01/2009)

19.- Bitlis Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş’ın, sözleşmeli personele ilişkin Devlet Bakanından (Murat Başesgioğlu) sözlü soru önergesi (6/1176) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/01/2009)

20.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, 2008 yılında tahsil edilen tapu suret harçlarına ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından sözlü soru önergesi (6/1177) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/01/2009)

21.- Mersin Milletvekili Akif Akkuş’un, Mersin’deki kırsal kalkınma hibe ödemelerine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1178) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/01/2009)

22.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, TÜRKSOY’un bütçesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından sözlü soru önergesi (6/1179) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/01/2009)

23.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, fosforik asit ithaline ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1180) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/01/2009)

Yazılı Soru Önergeleri

1.- Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi’nin, İsrail’e yönelik tepkiler geliştirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6406) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/01/2009)

2.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis’in, dil kullanımıyla ilgili bazı düzenlemelere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6407) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/01/2009)

3.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bireysel kredi ve kredi kartı borçlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6408) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

4.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı kuruluşların özelleştirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6409) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

5.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Diyarbakır’daki bir bina inşaatına ve belediyenin kurduğu bir şirkete ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6410) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

6.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, İsrail ve Suudi Arabistan ziyaretlerine ve Güvenlik Konseyinin harekete geçirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6411) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

7.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in, ASKİ’nin faaliyetlerine ve mali yönetimine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6412) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

8.- Aydın Milletvekili Mehmet Fatih Atay’ın, Ankara’da meydana gelen doğal gaz kaynaklı zehirlenme olayına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6413) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

9.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici’nin, İsrail ile ilişkilere ve Gazze saldırılarının önlenmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6414) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

10.- Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü’nün, çiftçilerin desteklenmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6415) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

11.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici’nin, bazı kuruluşların özelleştirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6416) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

12.- Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük’ün, esnaf ve sanatkârların sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6417) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

13.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan’ın, seçmen sayısındaki artışa ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6418) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

14.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, Ankara Büyükşehir Belediyesinin bir trampa işlemine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6419) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

15.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, Gazze saldırıları konusunda TBMM’de ortak bildiri yayınlanmamasına ve bir iddiaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6420) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

16.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy’un, Kahramanmaraş Adalet Sarayı inşaatına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6421) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/01/2009)

17.- Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal’ın, bir tutukluya verilen görüşme yasağına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6422) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

18.- Siirt Milletvekili Osman Özçelik’in, bir mahkuma verilmeyen kitaba ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6423) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

19.- İzmir Milletvekili Harun Öztürk’ün, İşsizlik Sigortası Fonundan kullanılan kaynağın iadesine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6424) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/01/2009)

20.- Muğla Milletvekili Ali Arslan’ın, sevk zinciri uygulamasının kaldırılmasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6425) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

21.- Muğla Milletvekili Ali Arslan’ın, hava kirliliğine ve hava kalitesi çalışmalarına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/6426) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

22.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, termik santrallerin çevreye etkilerine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/6427) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

23.- Kars Milletvekili Gürcan Dağdaş’ın, KİT’lerdeki şube müdürlerinin özlük haklarındaki bazı sorunlara ilişkin Devlet Bakanından (Murat Başesgioğlu) yazılı soru önergesi (7/6428) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/01/2009)

24.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Kastamonu’daki yatırımlara ilişkin Devlet Bakanından (Murat Başesgioğlu) yazılı soru önergesi (7/6429) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

25.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy’un, Almanya’da Türk çocuklarının Alman ailelere verilmesine ilişkin Devlet Bakanından (Nimet Çubukçu) yazılı soru önergesi (7/6430) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/01/2009)

26.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, engellilere yönelik bazı çalışmalara ilişkin Devlet Bakanından (Nimet Çubukçu) yazılı soru önergesi (7/6431) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

27.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy’un, Afşin-Elbistan Termik Santraline eklenecek yeni ünitelere ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6432) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/01/2009)

28.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, enerjide dışa bağımlılığa ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6433) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

29.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Rize’deki yatırımlara ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6434) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

30.- İstanbul Milletvekili Durmuşali Torlak’ın, İETT’nin özel halk otobüslerine ödeme yapmamasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6435) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

31.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in, Ankara’da meydana gelen doğal gaz kaynaklı bir zehirlenme olayına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6436) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

32.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya’nın, B Grubu Emniyet Amiri statüsüne alınan personele ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6437) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

33.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Ankara Büyükşehir Belediyesinin bir taşınmaz takasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6438) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

34.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Kırşehir’deki yatırımlara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/6439) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

35.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Karabük’teki yatırımlara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/6440) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

36.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, sağlık meslek liselerine yönetici atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6441) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/01/2009)

37.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, öğretmen açığı konusundaki bilgilendirmeye ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6442) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/01/2009)

38.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, modül kitapçıklarının çoğaltılıp dağıtılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6443) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/01/2009)

39.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, bir öğretmen atamasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6444) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/01/2009)

40.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, bir GSM şirketiyle imzalanan protokole ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6445) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/01/2009)

41.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, sözleşmeli öğretmenlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6446) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/01/2009)

42.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, öğretmen atamalarıyla ilgili bir açıklamasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6447) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/01/2009)

43.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Muş’taki bazı münhal okul müdürlüklerinin duyuru listesinden çıkarılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6448) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/01/2009)

44.- Kars Milletvekili Gürcan Dağdaş’ın, bir köydeki su sıkıntısının eğitime etkisine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6449) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/01/2009)

45.- İstanbul Milletvekili Atila Kaya’nın, Erzurum Milli Eğitim Müdürlüğünün yönetici atama takvimine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6450) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

46.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, felsefe öğretmeni atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6451) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

47.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, milli eğitim ve şube müdürlerinin özlük haklarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6452) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

48.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, öğretmenlere sosyal tesislerden yararlanmak için bandrol zorunluluğu getirilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6453) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

49.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri ile Spor Liselerinin birleştirilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6454) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

50.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif  Paksoy’un, Kahramanmaraş Bölge Hastanesinin yer seçimiyle ilgili spekülasyonlara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6455) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/01/2009)

51.- Aydın Milletvekili Özlem Çerçioğlu’nun, Türk Eczacılar Birliği ile SGK arasındaki anlaşmazlığa ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6456) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

52.- Adana Milletvekili Tacidar Seyhan’ın, tedavi ve ilaç giderlerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6457) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

53.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya’nın, hastanelerde yaşanan bazı sorunlara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6458) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

54.- Antalya Milletvekili Tunca Toskay’ın, seracıların desteklenmesine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6459) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/01/2009)

55.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya’nın, tarımsal desteklemelere ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6460) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

56.- Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük’ün, tarım sektöründe kriz nedeniyle alınacak tedbirlere ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6461) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

57.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Karaman’daki yatırımlara ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6462) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

58.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Yozgat’taki yatırımlara ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6463) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

59.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı’nın, Balıkesir-Körfez bölünmüş yol projesine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6464) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/01/2009)

60.- Edirne Milletvekili Cemaleddin Uslu’nun, araç muayene sistemindeki bir soruna ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6465) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/01/2009)

61.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, Bandırma-Susurluk yolunun yapımına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6466) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

62.- Ankara Milletvekili Tekin Bingöl’ün, Kalecik’teki bir hemzemin geçitin kapatılmasına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6467) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

63.- Isparta Milletvekili Mevlüt Coşkuner’in, Keçiborlu’dan geçen karayolunun yapımına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6468) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

64.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, Türk Telekom’un ADSL bağlantısındaki sabit hat zorunluluğuna ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6469) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

65.- İzmir Milletvekili Harun Öztürk’ün, ihracatın ithalata bağımlılığına ilişkin Devlet Bakanından (Kürşad Tüzmen) yazılı soru önergesi (7/6470) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/01/2009)

66.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun, yabancı sermaye girişine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/6471) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/01/2009)

67.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, mayın stokuna ve Ottowa Antlaşması yükümlülüklerine ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6472) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

68.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Sakarya’daki yatırımlara ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/6473) (Başkanlığa geliş tarihi: 08/01/2009)

69.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin’in, TRT 6’ya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6474) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

70.- Muğla Milletvekili Metin Ergun’un, Muğla TOKİ konutlarının kalitesine ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6475) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

71.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, hemzemin geçitlerdeki kazalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6476) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

72.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü internet sitesindeki bir yayına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6477) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

73.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, Adana’da kesilen trafik cezalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6478) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

74.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, tütün ürünleri tüketimi konusundaki yasakların denetimine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6479) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

75.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, ithal buzağı maması ve süt tozu miktarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6480) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

76.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı’nın, bazı şahısların ölüm cezaları hakkındaki kanuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6481) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/01/2009)

77.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, genel seçimlerde adaylık için istifa eden kamu görevlilerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6482) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/01/2009)

78.- İzmir Milletvekili Kemal Anadol’un, Ergenekon Davasında basına bilgi sızdıranlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6483) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/01/2009)

79.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, “Gazze SOS” toplantısına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6484) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/01/2009)

80.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, Adana’daki TOKİ konutlarında yaşanan bazı sorunlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6485) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/01/2009)

81.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, Adana’da gözaltına alınan ve ceza ve tutukevlerinde kalan çocuklara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6486) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

82.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, Adana Kadın Kapalı Cezaevindeki şartlara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6487) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

83.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız’ın, Adli Tıp Kurumundaki bir atamaya ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6488) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

84.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, bir tutuklunun doktora gitmesinin engellendiği iddiasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6489) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/01/2009)

85.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in, DTP gençlik örgütünün bazı üyelerinin tutuklanmasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6490) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/01/2009)

86.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, AİHM’nin kamu sendikacılığıyla ilgili bir kararına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6491) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

87.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, TPAO’nun işçi alımına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6492) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/01/2009)

88.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, bir baraj projesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/6493) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

89.- İzmir Milletvekili Kemal Anadol’un, Bergama’daki altın madenciliği faaliyetlerinde yargı kararlarına uyulmamasına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/6494) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/01/2009)

90.- Adana Milletvekili Kürşat Atılgan’ın, orman yangınlarında kullanılacak hava araçları kiralama ihalesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/6495) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/01/2009)

91.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, TRT’den emekli olanlara ve TRT’ye alınan personele ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Aydın) yazılı soru önergesi (7/6496) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

92.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, TRT’deki bazı kadrolarda çalışan kişilere ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Aydın) yazılı soru önergesi (7/6497) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

93.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, TRT’ye personel alımına ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Aydın) yazılı soru önergesi (7/6498) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

94.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, TRT’ye mütercim spiker alımına ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Aydın) yazılı soru önergesi (7/6499) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

95.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, TRT Genel Müdürüne ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Aydın) yazılı soru önergesi (7/6500) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

96.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, TRT’de yayınlanan bir programa ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Aydın) yazılı soru önergesi (7/6501) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/01/2009)

97.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, Batman’daki yüksek gerilim hatlarına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6502) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/01/2009)

98.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, Diyarbakır-Bismil’deki iki petrol kuyusunun ruhsatlarıyla ilgili iddialara ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6503) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/01/2009)

99.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in, bir sivil toplum kuruluşunun basın açıklamasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6504) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

100.- Iğdır Milletvekili  Pervin Buldan’ın, Kars’ın bir köyünün su sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6505) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

101.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, Adana’da güvenlik güçlerinin ev aramalarıyla ilgili iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6506) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

102.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Seyhan Belediyesinin taraf olduğu davalara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6507) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

103.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Ankara Büyükşehir Belediyesinin taraf olduğu davalara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6508) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

104.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, Burdur Belediyesinin İller Bankasına olan borcuna ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6509) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

105.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Adana Büyükşehir Belediyesinin taraf olduğu davalara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6510) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

106.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin taraf olduğu davalara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6511) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

107.- Ordu Milletvekili Rahmi Güner’in, Şanlıurfa Valisinin bir parti etkinliğine katıldığı iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6512) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

108.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, Şırnak’daki kamu ihalelerine yönelik bazı iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6513) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/01/2009)

109.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, Şırnak plakalı araçlara yapıldığı iddia edilen uygulamalara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6514) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/01/2009)

110.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi’nin, Çiğli Anadolu Bulvarında yayaların trafik güvenliğinin sağlanmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6515) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/01/2009)

111.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Bayburt’taki yatırımlara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/6516) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/01/2009)

112.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Kütahya’daki yatırımlara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/6517) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/01/2009)

113.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, tarım sektöründeki bazı sorunlara ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6518) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

114.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, Halk Eğitim Merkezlerindeki bazı kursların kapatılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6519) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

115.- Isparta Milletvekili Mevlüt Coşkuner’in, bir ilköğretim okulunun bina sorununa ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6520) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

116.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, Batman’da Valilik ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünce yaptırılan bir ankete ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6521) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/01/2009)

117.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Yozgat’taki yatırımlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6522) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/01/2009)

118.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, ehliyet sınav sonuçlarının geç açıklanmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6523) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/01/2009)

119.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy’un, usta öğreticilerin özlük haklarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6524) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/01/2009)

120.- Aydın Milletvekili Özlem Çerçioğlu’nun, çiftçilerin desteklenmesine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6525) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

121.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Bingöl’deki yatırımlara ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6526) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/01/2009)

122.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, Şakirpaşa Havaalanının taşınacağı iddiasına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6527) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

123.- Bursa Milletvekili Hamza Hamit Homriş’in, havaalanlarının VİP salonlarına gümrüksüz mal satış reyonları açılmasına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6528) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/01/2009)

124.- Samsun Milletvekili Osman Çakır’ın, E-80 karayolunun belli kısımlarının uluslararası standartlara çıkarılmasına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6529) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/01/2009)

125.- Hakkari Milletvekili Hamit Geylani’nin, Şemdinli’nin bir köyünde yaşandığı iddia edilen bombalama olayına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6530) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

126.- Isparta Milletvekili Süleyman Nevzat Korkmaz’ın, Ziraat Bankasının bazı milletvekillerine promosyon dağıtmasına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Nazım Ekren) yazılı soru önergesi (7/6531) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

127.- Bursa Milletvekili Hamza Hamit Homriş’in, akaryakıt ürünlerinden alınan vergilere ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/6532) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

128.- Aydın Milletvekili Özlem Çerçioğlu’nun, hipermarketlere yönelik yasa çalışmasına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/6533) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/01/2009)

129.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Düzce’deki yatırımlara ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/6534) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/01/2009)

130.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Niğde’deki yatırımlara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6535) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/01/2009)

131.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy’un, sözleşmeli personele ilişkin Devlet Bakanından (Murat Başesgioğlu) yazılı soru önergesi (7/6536) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/01/2009)

132.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin’in, Büyük Ortadoğu Projesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6537) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/01/2009)

133.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, TOKİ’den ihale alan firma ve taşeronlardan kaynaklanan bazı sorunlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6538) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/01/2009)

134.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, TOKİ taksitlerini ödeyemeyenlerin durumuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6539) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/01/2009)

135.- İstanbul Milletvekili Hüseyin Mert’in, bir hac organizasyonunda hacıların bağışa yönlendirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6540) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

136.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş’ın, Köy Hizmetleri İl Müdürlükleri personelinin devrine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6541) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

137.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, vatandaşlıktan çıkarılanlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6542) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

138.- Kocaeli Milletvekili Hikmet Erenkaya’nın, TOKİ taksitlerini ödemede sıkıntı yaşayanlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6543) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

139.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, çiftçilerin desteklenmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6544) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

140.- Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak’ın, TOKİ’nin kentsel dönüşüm projelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6545) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/01/2009)

141.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı’nın, Ege Bölgesinde yapılan kömür ve gıda yardımlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6546) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/01/2009)

142.- Bursa Milletvekili Abdullah Özer’in, Bursa’daki bazı fabrikalarda işten çıkarılan işçilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6547) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/01/2009)

143.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının denetimine ve ithal edilen dinleme araçlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6548) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/01/2009)

144.- İstanbul Milletvekili Ufuk Uras’ın, TRT’de yayınlanan Maraş olaylarıyla ilgili programa ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6549) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/01/2009)

145.- Konya Milletvekili Özkan Öksüz’ün, Kulu İlçesinin yeni adliye sarayı ihtiyacına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6550) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

146.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, tutuklu ve hükümlülerin anadillerinde iletişim kurmalarına izin verilmediği iddiasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6551) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

147.- Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak’ın, TCK’nın 222 nci maddesi  kapsamındaki davalara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6552) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/01/2009)

148.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, TRT 2’de yayınlanan bir programa ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Aydın) yazılı soru önergesi (7/6553) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

149.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, TRT 2’de yayınlanan bir programa ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Aydın) yazılı soru önergesi (7/6554) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/01/2009)

150.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, mermer sektörünün desteklenmesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6555) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

151.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, bir petrol dağıtım şirketinin kurdurduğu akaryakıt istasyonlarına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6556) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

152.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, petrol ve gaz konulu zirvedeki bir görüşmesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6557) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

153.- Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal’ın, Besni Belediyesinin bir defin işlemine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6558) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

154.- Ankara Milletvekili Tekin Bingöl’ün, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinde kurulan Denetim Komisyonuna ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6559) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

155.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Adana Büyükşehir Belediye Başkanının afişlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6560) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

156.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Seyhan Belediye Başkanının ilan panolarında kendi reklamını yaptırdığı iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6561) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

157.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya’nın, trafik cezalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6562) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

158.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının kullanımına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/6563) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

159.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, koleksiyoncuların denetimine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/6564) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

160.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in, sözleşmeli öğretmenlere eş durumu tayini uygulanmamasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6565) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/01/2009)

161.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik’in, Diyanet İşleri Başkanlığının bazı lojmanlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Said Yazıcıoğlu) yazılı soru önergesi (7/6566) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/01/2009)

162.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik’in, Diyanet İşleri Başkanlığının Aile Büroları açmasına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Said Yazıcıoğlu) yazılı soru önergesi (7/6567) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/01/2009)

163.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, ek ders ücreti alan yöneticilerin ek ödemeden yararlanamamasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6568) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/01/2009)

164.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, bir Anadolu Lisesine yönelik iddialara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6569) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

165.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, geçici personelin özlük haklarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6570) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

166.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Türkiye’nin Uluslararası Zeytinyağı Konseyinden ayrılmasına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6571) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

167.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı’nın, zeytincilik sektörünün desteklenmesine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6572) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/01/2009)

168.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, araç muayenelerinde yaşanan bir soruna ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6573) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/01/2009)

169.- Bursa Milletvekili Onur Öymen’in, Harran Havaalanında İLS sisteminin devreye alınmasına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6574) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

170.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da sınır ticaretinin geliştirilmesine ilişkin Devlet Bakanından (Kürşad Tüzmen) yazılı soru önergesi (7/6575) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/01/2009)

171.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, serbest diş hekimlerinden hizmet satın alınmasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6576) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/01/2009)

172.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, KİT’lerde görev yapan bir kısım amirlerin ek ödemeden yararlanamamasına ilişkin Devlet Bakanından (Murat Başesgioğlu) yazılı soru önergesi (7/6577) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/01/2009)

173.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, kısa çalışma ödeneğine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6578) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

174.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, kalıcı organik  kirleticilere yönelik çalışmalara ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/6579) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

175.-  Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Rekabet Kuruluna yapılan başvurulara ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/6580) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

176.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, THY’nın reklam filminde tercih edilen yabancı aktöre ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/6581) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

177.- Bursa Milletvekili Onur Öymen’in, Akçakale Sınır Kapısının sürekli hizmete açılmasına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Hayati Yazıcı) yazılı soru önergesi (7/6582) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/01/2009)

Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır ve 20 Milletvekilinin, JİTEM ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yaşanmış faili meçhul cinayetler konularında Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/313) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.01.2009)

2.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz ve 24 Milletvekilinin, 2-B olarak bilinen arazilerin durumu ile ormanların sürdürülebilir yönetimi konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/314) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.01.2009)

Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri 

1.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş’ın, enerji zamlarına ve esnafın desteklenmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5966)                                                

2.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, yardım kömürü dağıtımına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5969)                                                

3.- Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, IMF ile kredi görüşmelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5971)                                                 

4.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Türkiye Kömür İşletmeleri ve Türkiye Taşkömürü Kurumlarına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/5975)                                                

5.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Seyitömer ve Garp Linyitleri İşletmelerine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/5976)                                                

6.- İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen’in, Karaköy İskelesinin batmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5977)                                                

7.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, şiddet mağduru kadınlara yönelik çalışmalara ve bir sığınma evine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5978)                                                

8.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, bir mahallenin köy statüsüne dönme talebine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5979)                                                 

9.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit’in, Muş İl Özel İdaresindeki atamalara ve KÖYDES projelerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5980)                                                

10.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in, AK PARTİ Genel Merkezine atık su bedeli fatura edilmediği iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5982)                                                

11.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in, Ankara’daki hava kalitesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5983)                                                

12.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş’ın, bir okuldaki baskı ve şiddet iddiasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/5987)                                                 

13.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, şeflerin özlük haklarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/5988)                                                

14.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, ilköğretim müfettişlerinin özlük haklarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/5989)                                                

15.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, akademik personelin ve üniversite çalışanlarının özlük haklarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/5990)                                                

16.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş’ın, Diyarbakır Devlet Hastanesinin taşınmasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/5992)                                                

17.- Mersin Milletvekili Kadir Ural’ın, Mut Devlet Hastanesindeki doktor açığına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/5993)                                                

18.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş’ın, bir askeri helikopterin kullanımıyla ilgili habere ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/5996)                                                

19.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, kamu idarelerinin bütçelerinden yardım yapılan sivil toplum kuruluşlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6004)                                                

20.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, kayıt dışı istihdama ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6013)                                                

21.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, yerli malının kullanılmasına yönelik genelgeye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6022)                                                 

22.- Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal’ın, Mardin’de bir kuyuda bulunan ceset kemiklerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6023)                                                

23.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, Karaağaç Bektaşi Dergahının korunmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6026)                                                

24.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan’ın, Balıkesir’de verilen bir yapılaşma iznine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6027)                                                

25.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, bir köprünün onarımına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6028)                                                

26.- Siirt Milletvekili Osman Özçelik’in, kalkınma ajanslarının kuruluşuna ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Nazım Ekren) yazılı soru önergesi (7/6064)                                                

27.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, SPK’nın denetimlerine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Nazım Ekren) yazılı soru önergesi (7/6065)                                                

28.- Erzincan Milletvekili Erol Tınastepe’nin, Halk Bankasının verdiği kredilere ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcından (Nazım Ekren) yazılı soru önergesi (7/6066)                                                

29.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, büyükşehir belediyelerinin Hazine garantili dış kredilerine ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Şimşek) yazılı soru önergesi (7/6067)                                                

30.- Antalya Milletvekili Mehmet Günal’ın, AB’nin sınır ötesi işbirliği programı çerçevesinde Trakya’da yürüttüğü projeye ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6073)                                                 

31.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, İncirlik Üssünün tutuklu taşımada kullanıldığı iddialarına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6074)                                                

32.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, maden ve taşocaklarının denetimine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6075)                                                

33.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz’un, TEK’in, yeniden yapılandırılmasının sonuçlarına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6076)                                                

34.- Tekirdağ Milletvekili Kemalettin Nalcı’nın, buhar sağlamada doğalgazdan kömüre geçen fabrikalara ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6077)                                                

35.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, bir fabrikanın doğalgazının borcundan dolayı kesilmesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6078)                                                

36.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin’in, Nabucco Projesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6079)                                                 

37.- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun, BOTAŞ’ın OSB’lerden teminat mektubu istemesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6080)                                                

38.- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun, Nabucco Projesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6081)                                                

39.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit’in, Bilecik Belediye Başkanının bir açıklamasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6082)                                                

40.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Osmangazi İlçesindeki bazı köylerin sulama suyu sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6083)                                                

41.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Osmangazi İlçesindeki bir köyün bazı sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6084)                                                 

42.- İstanbul Milletvekili Durmuşali Torlak’ın, Kadıköy iskelesinin batmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6085)                                                

43.- Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün’ün, Bilecik il merkezinden geçen Devlet karayolundaki trafik kazalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6087)                                                

44.- Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak’ın, 5233 sayılı Kanunun uygulamasına ve Diyarbakır’daki başvurulara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6089)                                                

45.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan’ın, Ardahan’da DTP konvoyuna yönelik saldırıya ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6090)                                                

46.- Ankara Milletvekili Tekin Bingöl’ün, Ankara’da toplu taşımacılıktaki bazı sorunlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6091)                                                

47.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, ABD’de bulunan bir Emniyet Teşkilatı görevlisine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6092)                                                

48.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, Gaziantep Büyükşehir ve Şahinbey Belediyelerinin imar taahhütleri içeren protokollerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6093)                                                

49.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, Antalya’da yardım kömürü dağıtımına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6094)                                                

50.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, bir belediyenin imar planı yapımı ihalesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6095)                                                 

51.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan’ın, İskenderun Belediyesinin afişlerindeki bir ifadeye ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6096)                                                

52.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan’ın, Aliağa’da kurulması düşünülen termik santralle ilgili yazı ve görüşlere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6097)                                                

53.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Adana’daki yerel yöneticiler hakkındaki ihbar ve şikayetlere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6098)                                                

54.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Çukurova ilçesi sınırları içinde kalan mallara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6099)                                                

55.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik’in, polis kıyafet ve malzemelerinin başkalarınca kullanılmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6100)                                                

56.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit’in, bir okuldaki Türk Büyükleri köşesinde asılı bir resme ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6107)                                                 

57.- Zonguldak Milletvekili Ali Koçal’ın, bir ilköğretim okuluna yapılan müdür atamasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6108)                                                

58.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, bir tarih öğretmeninin dağıttığı ders notlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6109)                                                

59.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan’ın, Balıkesir’deki yükseköğretim yurdu ihtiyacına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6110)                                                

60.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik’in, öğretmenlerin özlük haklarının iyileştirilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6111)                                                 

61.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, derslik ve öğretmen ihtiyacına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6112)                                                

62.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, bir öğrenci yurdunda yaşandığı iddia edilen olaya ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6113)                                                

63.- Mersin Milletvekili Akif Akkuş’un, Van doğumlu veya Van’da görev yapmış okul müdürlerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6114)                                                

64.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, iki öğretmenin rüşvet aldığı iddiasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6115)                                                

65.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, Zonguldak’ta işitme engelliler için yapılacak liseye ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6116)                                                 

66.- Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı’nın, Beyhekim sağlık kampüsüne ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6118)                                                

67.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, sağlık kurum ve kuruluşlarının deprem dayanıklılık analizlerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6119)                                                

68.- Bursa Milletvekili Abdullah Özer’in, bir hastanedeki bebek ölümlerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6120)                                                

69.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, tutuklanan Van İl Sağlık Müdür Yardımcısına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6121)                                                 

70.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, Antalya Devlet Hastanesinin Eğitim ve Araştırma Hastanesine dönüştürülmesine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6122)                                                

71.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, Antalya’daki bazı hastane binalarının değerlendirilmesine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6123)                                                

72.- Ankara Milletvekili Nesrin Baytok’un, Türk Telekom’un sabit hat ücretine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6130)                                                

73.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Iğdır Havaalanının tamamlanmasına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6131)                                                 

74.- İstanbul Milletvekili Ümit Şafak’ın, Karaköy Vapur İskelesinin batmasına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6132)                                                

75.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı’nın, Karayolları Genel Müdürlüğünün ödediği kamulaştırma bedellerine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6133)                                                

76.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı’nın, Karaburun ilçesine yönelik bazı çalışmalara ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6134)                                                

77.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş’ın, Diyarbakır’a çevre yolu ve sivil havaalanı yapılmasına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6135)                                                

78.- Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün’ün, asfalt çalışmalarına ve Bilecik il merkezinden geçen karayolundaki trafik kazalarına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6136)                                                

79.- Bursa Milletvekili Hamza Hamit Homriş’in, tren kazalarıyla ilgili prodüksiyon yapımına ve bazı bürokratlara ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6137)                                                 

80.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Mardin ilindeki yatırımlara ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6143)                                                

81.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Mardin ilindeki yatırımlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6144)                                                

82.- Kars Milletvekili Gürcan Dağdaş’ın, işten çıkarılanlara ve kapanan işyerlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6152)                                                

83.- Zonguldak Milletvekili Ali Koçal’ın, Rusya’dan kaçak kömür sokulduğu iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6153)                                                

84.- Ankara Milletvekili Nesrin Baytok’un, Ankara’ya Kesikköprü Barajından sağlanan suyun iletimindeki elektrik maliyetine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6154)                                                

85.- Ankara Milletvekili Nesrin Baytok’un, Kızılırmaktaki hidroelektrik santrallerinde üretimde kullanılamayan suya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6155)                                                

86.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, emeklilerin durumlarının iyileştirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6156)                                                

87.- Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi’nin, araç muayenesindeki sorunlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6157)                                                 

88.- Isparta Milletvekili Süleyman Nevzat Korkmaz’ın, tsunami felaketinden zarar gören Güney Asya ülkelerine yapılan yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6158)                                                

89.- Ankara Milletvekili Zekeriya Akıncı’nın BOTAŞ’ın bazı araçlarının bedelsiz devredildiği iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6160)                                                

90.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici’nin, Eurovision Şarkı Yarışmasına Ermenistan adına katılacak gruba ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6161)                                                

91.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız’ın, engellilere verilen akülü tekerlekli sandalyelere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6166)                                                

92.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, bor madeniyle ilgili bazı gelişmelere ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6170)                                                

93.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, enerji geçişi projeleriyle ilgili bazı iddialara ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6171)                                                 

94.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, petrol fiyatlarındaki düşüşün akaryakıt pompa fiyatlarına yansıtılmamasına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6172)                                                 

95.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı hakkındaki inceleme ve soruşturmalara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6173)                                                

96.- Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ünlütepe’nin, ABD’de görevli bir Emniyet Teşkilatı mensubunun aldığı sağlık raporlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6174)                                                

97.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit’in, Keşan’daki orman vasfını yitirmiş bir arazinin tahsisine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6175)                                                

98.- Samsun Milletvekili Osman Çakır’ın, yurt dışına gönderilen bir Emniyet Teşkilatı mensubuyla ilgili iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6176)                                                

99.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi’nin, mülteci, sığınmacı ve kaçaklara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6177)                                                

100.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, bazı Hazine arazilerinin tasarrufuna ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/6179)                                                

101.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Manisa Bilim ve Sanat Merkezi inşaatına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6181)                                                

102.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Manisa’daki derslik ihtiyacına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6182)                                                

103.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Manisa’ya Fen Lisesi açılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6183)                                                 

104.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, ilköğretim müfettişlerinin özlük haklarına ve eğitimdeki teftiş sistemine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6184)                                                 

105.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in, bazı üniversitelerde öğrencilere ayrımcılık, baskı ve şiddet uygulandığı iddialarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6185)                                                 

106.- Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, IMF ile yapılacak anlaşmaya ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Şimşek) yazılı soru önergesi (7/6187)

107.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi’nin,  Fransa’daki bir toplantıya ülkemizin davet edilmemesine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6189)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

27 Ocak 2009 Salı

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.00

BAŞKAN: Başkan Vekili Eyyüp Cenap GÜLPINAR

KÂTİP ÜYELER: Yusuf COŞKUN (Bingöl), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 49’uncu Birleşimini açıyorum.

Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.

Değerli milletvekilleri, 25 Ocak 2009 tarihinde Gümüşhane Torul ilçesinde meydana gelen çığ düşmesi sonucu 17 kişilik dağcı grubundan 10 dağcımızın hayatını kaybettiğini büyük bir üzüntüyle öğrendik. Bu müessif olayda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, acılı ailelerine, arkadaşlarına ve yüce milletimize başsağlığı ve sabırlar dilerim.

Sayın milletvekilleri, gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.

Gündem dışı ilk söz Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıl dönümü münasebetiyle söz isteyen Bursa Milletvekili Ali Kul’a aittir.

Buyurun Sayın Kul. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Bursa Milletvekili Ali Kul’un, Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun 710’uncu yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

ALİ KUL (Bursa) – Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; Osmanlı Devleti’nin 27 Ocak 1299 tarihinde kuruluşunun 710’uncu yıl dönümü münasebetiyle, senelerce bu imparatorluğa payitahtlık yapmış bir şehrin, Bursa’nın milletvekili olarak söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle, yüce Meclisimizi ve tarihi şan ve şerefle dolu olan aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Yedi yüz on yıl evvel Osman Gazi çadırının direğine bizzat kendisi çıkıp bayrağını dikiyor ve ertesi gün cuma namazında hutbede adını okutmak suretiyle Osmanlı Devleti’nin kuruluşunu ilan ediyordu. Bu yüce imparatorluğun, Osman Gazi’nin kayınpederi Şeyh Edebali Hazretlerinin manevi katkılarıyla, yedi büyük değer üzerinde kurulduğu söyleniyordu. Bilim, sanat, güç, akıl, fazilet ve sonra da ahlaki değerlerin ihtişamına ulaştırıldığı inanç sisteminin bütünlüğüyle, bugün toplumumuzda yedi yüz on yıllık tarihî mirasa dair maalesef gazetelerimizde on satır dahi yer bulamamanın üzüntüsünü yaşıyoruz.

Osmanlı Devleti’nin kurulması, Rumeli’ye geçişleri, İstanbul’u alarak Doğu Roma’ya son vermeleri, Hristiyan dünyasının yeni bir biçim ve anlam kazanmasına, coğrafi keşiflerin gerçekleşmesine, bir anlamda Avrupa’nın Avrupa olmasına çok ama çok büyük değer katmıştır.

Bugün, Osmanlı arşivlerinde araştırma yapan yabancı araştırmacıların en çok dikkatini çeken konuların başında, Osmanlıların idari yapısı ve yerel yönetimi ilk sırayı almaktadır. Özellikle bünyelerinde birden fazla etnik grup barındıran ülkeler, farklı din, dil ve kültüre sahip onlarca milleti, dış müdahaleler dönemine kadar barış içinde idare etmiş Osmanlı Devleti’ni incelemek, araştırmak gerçeğini, gereğini duymaktadırlar.

710’uncu yılını idrak ettiğimiz Osmanlı Devleti’nin varisi olan bizlerin, altı yüz yirmi dört yıllık bir tecrübeyi göz ardı etmeden faydalanmamız gerektiği kanaatindeyim. Niye? Tarih, milletlerin hafızasıdır, şuurudur. Eğer gelecekte söz sahibi olmak istiyorsak, çağdaş, muasır medeniyet seviyesine çıkmak istiyorsak, hafızamızı, şuurumuzu kaybetmemek durumundayız. Osmanlı tarihi, iyi tarafıyla, noksan tarafıyla, diğer bir ifadeyle hayrıyla şerriyle, günahıyla sevabıyla bizim tarihimizdir, millet olarak bizim hafızamızdır, bizim şuurumuzdur. Bu tarihle, bu hafızayla, bugün biz gurur duyuyoruz.

Değerli milletvekilleri, Değerli Başkanım, Osmanlı Devleti’nin altı yüz yirmi dört yıllık bir ömre sahip olmasında asli unsur olan, Türklerle birlikte Türk olmayan ve Müslüman olmayan nüfusun da önemli bir yeri vardır. Şerefli ecdadımız şefkat ve merhamet dolu bir anlayışa sahip olduğu için genişleme imkânı bulmuştur. Hatta İspanya’da baskı altında kalan Yahudilerin Osmanlı topraklarına getirtilmek suretiyle koruma altına alınması ve yerleştirilmesi, devletin farklı din ve kültürlere saygısını ve güçlü bir devlete mensup olmanın avantajını göstermektedir. Ancak, bugün dünyada hafızasını ve şuurunu yitirmiş, tarihte kendilerine reva görülen İspanya baskısını, tarihteki Nazi zulmünü unutup bir avuç Filistinliyi, Gazze’yi köşeye sıkıştırıp bu kardeşlerimizin üzerine acımadan, yürekleri ürpermeden, bütün dünyayı âdeta hiçe sayarak insafsız ve vicdansızca, bebekler dâhil insanlara ölüm kusan Yahudiler hem dünya hem insanlık hem de tarih önünde affedilmeyecektir.

Osmanlı Devleti’nin manevi mimarı Şeyh Edebali Hazretleri Osman Gazi’ye hitaben “Ey oğul! Sabretmesini bil. Vaktinden önce çiçek açmaz. Şunu da unutmayasın ki, insanı yaşat ki devlet yaşasın, insanı yücelt ki devlet yücelsin.” diyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Kul, devam edin.

ALİ KUL (Devamla) – Sağ ol Başkanım.

Onun için, vasiyetiyle, devlet yönetenlerin beyinlerine tarihin derinliklerinden gelen devlet felsefesini dantel dantel işlemiş bir neslin torunlarıyız. Şerefli ecdadımızı rahmet ve minnetle anıyorum. Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnet ve şükranla yâd ediyorum.

Allah devletimize, milletimize zeval vermesin diyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Kul.

Gündem dışı ikinci söz 27 Ocak Atatürk’ün Silifke’ye gelişi hakkında söz isteyen Mersin Milletvekili Kadir Ural’a aittir.

Buyurun Sayın Ural. (MHP sıralarından alkışlar)

 

2.- Mersin Milletvekili Kadir Ural’ın, Atatürk’ün Silifke’ye gelişinin 84’üncü yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

KADİR URAL (Mersin) – Teşekkür ediyorum Başkanım.

Sayın Başkan, Türk milletinin değerli milletvekilleri; cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün Silifke’ye gelişiyle ilgili olarak gündem dışı söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi, ekranları başında bizleri izleyen büyük Türk milletini ve bütün Silifkelileri saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bundan tam seksen dört yıl önce, 26 Ocak 1925 günü Atatürk “Yarın Silifke’ye gidiyoruz, gecikmeyelim. Biz askeriz, zor da olsa, zahmetli de olsa Silifke’ye gideceğiz.” diyerek, bir gün sonra birkaç otomobilden oluşan mütevazı bir konvoy eşliğinde, işçilerin ve köylülerin de yardımıyla, Silifkelilerin büyük sevgi gösterileriyle 27 Ocak 1925 günü akşam saat 18.00 dolaylarında Silifke’ye gelir. Hükûmet konağına geçilir -altını çiziyorum- Vali Fahri Bey’in makamında bir süre dinlenildikten sonra tüccar Hakkâk Emin söz ister, Silifke’nin önemini, Silifke-Mersin kara yolunun bozuk olduğunu, Paşa’mızın bu yolu ne zahmetlerle geçip Silifke’ye geldiğine tanık olduklarını ve üzüntülerini dile getirirler. Silifke’deki eğitim-öğretimden, gençliğin çok güzel bir şekilde yetiştirildiğinden bahsedilir ve Büyük Önder Mustafa Kemal Paşa ayağa kalkarak “Arkadaşlar, Silifke halkı ve özellikle eğitim-öğretim için gençlik adına söylenen sözlerden çok memnun oldum, bundan dolayı Silifkelilere teşekkür ederim. Dile gelen fikirler, ileri sürülen istekler halkımızın cumhuriyet idaresinden istekleridir. Devletimiz bu ve buna benzer işleri yapmakla görevlidir. Yeni devlet ekonomik kalkınmaya, halkın ihtiyaçlarını karşılamaya önem verecektir. Merak etmeyin, zamanla her şey olacaktır ve sizler, yeni nesil yeni idareden memnun kalacaktır.” diyerek konuşmasını bitirir.

Sayın milletvekilleri, Silifke ve Silifkeliler Anadolu’nun işgalinde hem kendi topraklarını korumuşlar, Silifke işgale uğramamış hem de Kurtuluş Savaşı’na çok büyük destek vererek her cepheye asker göndermişlerdir. Atatürk de bu hasletleri bildiğinden dolayı Silifke’mize ilki 27 Ocak 1925’te, ikincisi 12 Mayıs 1926’da, üçüncüsü 11 Şubat 1931’de, dördüncüsü 20 Şubat 1935’te olmak üzere 4 defa gelerek Silifke’yi onurlandırmışlardır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin tarımsal gelişiminde çok büyük katkıları bulunan, Türkiye'nin ilk tarım kredi kooperatifi, o günkü adıyla Tekir, şimdiki adıyla Mersin ili Silifke ilçesi Atayurt beldesi Gaziçiftliği Mahallesi’ndeki 12.600 dönüm arazi 8 Temmuz 1925 tarihinde Atatürk tarafından satın alınarak, kendisi de kooperatifin 1 numaralı üyesi olarak kurulmuştur. Tekir Tarım Kredi Kooperatifi hâlen varlığını devam ettirmekte ve bölgeye faydasını sürdürmektedir. O dönemde daha sonraları okul olarak da kullanılan ilk ziraat okulu da burada açılmış, ilk traktör bu çiftlikte kullanılmıştır. Tarımsal ve hayvansal yeni türler bu çiftlikte üretilerek tüm yurt sathına dağıtılmış, yine yurt dışından getirilen damızlık hayvanlar ülke şartlarına göre burada yetiştirilmiş ve çoğaltılmıştır. Daha sonra Atatürk bu kooperatifin topraklarını o bölgede yaşayan çiftçilerimize, vatandaşlarımıza bağışlamış ve topraksız köylülerimize dağıtılmıştır.

Silifke Ovası’nın Türkiye içindeki ekonomik potansiyeli ve Taşucu Limanı’nın stratejik önemini bilen Mustafa Kemal’in bu değerlendirmelerini gelecek kuşaklara anlatmak bizim için bir ödev olmuş ve olmaktadır.

Sevgili Ata’m, gençliğe hitabende belirttiğin gibi bugün de kurtardığın vatanı bölmeye çalışan, “Ne mutlu Türk’üm diyene!” sözünde birleştirdiğin milleti etnik çatıştırmaya götüren, diktiğin bayrağı indirmeye çalışan, gaflet, dalalet ve hatta ihanet içerisinde bulunanlar var fakat kurduğun cumhuriyet, diktiğin bayrak Türk milleti olduğu müddetçe, bizler olduğumuz müddetçe dimdik payidar kalacaktır. Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.

Sayın milletvekilleri, Silifke, biraz önce belirttiğim gibi -“Vali” dedim, onun için “Altını çizin” dedim- o dönemlerde bir ildi, bir il merkeziydi. Silifke ve Silifkeliler il olmak istemektedirler. Silifke halkı hâlâ eğitimli, çalışkan, zeki, heyecanlı, ürettiklerinin karşılığını almak isteyen, atalarının kan dökerek aldığı toprakları Vakıflar Yasası gibi yasalarla kaybetmek istemeyen, yarına umutla bakmak ve tekrar il olmak isteyen bir halktır. Yüce heyetinize bu duygularımı, Silifkelilerin isteklerini iletmek boynumuzun borcudur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ KOYUNCU (Bursa) – Destekliyoruz…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Ural, devam edin.

KADİR URAL (Devamla) – İnşallah Silifke’nin de hak ettiği yere gelmesini, sizlerin destekleriyle, verilecek olan önergelerle Silifke’mizin de il olmasını istiyoruz.

Yüce heyetinizi saygıyla selamlar, Silifke’ye seksen dört yıl önce bugün gelmiş olan Atatürk’ümüze hoş geldiniz Paşa’m der, teşekkür ederim.

Saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN -  Teşekkürler Sayın Ural.

Gündem dışı üçüncü söz 2008 yılı merkezî yönetim bütçesi uygulama sonuçlarının değerlendirilmesi üzerinde söz isteyen İzmir Milletvekili Harun Öztürk’e aittir.

Buyurun Sayın Öztürk.

 

3.- İzmir Milletvekili Harun Öztürk’ün, 2008 yılı merkezî yönetim bütçe uygulamasının sonuçlarına ilişkin gündem dışı konuşması

HARUN ÖZTÜRK (İzmir) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 2008 yılı merkezî yönetim bütçesi uygulama sonuçlarını değerlendirmek üzere gündem dışı söz aldım. Şahsım ve Demokratik Sol Parti adına yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

2008 yılı merkezî yönetim bütçesi harcamaları, başlangıç ödeneklerine göre 3,3 milyar TL, gelirler de 4,3 milyar TL fazla gerçekleşmiştir. Sonuç olarak, bütçe açığı başlangıçta öngörülen açığa göre yaklaşık 1 milyar daha az olmuştur. Bu rakamlara bakarak, 2008 bütçe uygulamasının başarılı olduğu sonucuna varabilirsiniz ancak, gerçekten başarılı olunup olunmadığına karar vermeden önce rakamlara biraz daha yakından bakmak gerekmektedir:

Başlangıç ödeneklerine göre faiz dışı harcamalarda, 6,6 milyar TL’si yatırım harcamalarından kaynaklanmak üzere, toplam 8,6 milyar TL tutarında artış olmuştur. Buna rağmen, başlangıç ödeneğine göre toplam harcamalardaki artışın 3,3 milyar TL ile sınırlı kalmasında yedek ödeneklerin kullanılmamış olması ve faiz ödemelerinin başlangıç ödeneğine göre 5,3 milyar TL tutarında eksik gerçekleşmesi etkili olmuştur. Vergi gelirleri ise, başlangıç tahminine göre 3,1 milyar TL tutarında noksan gerçekleşmiştir. Buna rağmen net bütçe gelirlerinde 4,3 milyar TL’lik artış sağlanması, sermaye gelirlerindeki 4,8; özel bütçeli idarelerin gelirlerindeki 1, vergi dışı gelirlerdeki 1,5 milyar TL olmak üzere toplam 7,3 milyar TL tutarındaki artıştan kaynaklanmıştır.

Değerli milletvekilleri, biri harcama, diğeri gelirler tarafında olmak üzere, bütçe uygulama sonuçlarını olumlu gösteren iki kalem üzerinde durmak gerekir. Birinci kalem, faiz ödemelerinin başlangıç ödeneğine göre 5,3 milyar düşük tutarda gerçekleşmiş olmasıdır. Maliye Bakanlığı ağustos ayı itibarıyla yaptığı yıl sonu bütçe gerçekleşme tahmininde yıl sonu faiz harcamalarının 54,5 milyar TL olacağını hesaplamıştı, yıl sonu faiz ödemesi ise bu tahminin 3,8 milyarlık noksanıyla 50,7 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Ağustos ayından bu yana borçlanma faizlerinde ve vadelerinde önemli bir değişiklik olmadığına, olsa bile değişikliğin etkileri rakamlara gecikmeli yansıdığına göre, üstelik hazinenin borç ödeme projeksiyonları da önceden bilindiğine göre, ne değişti de faiz ödemeleri ağustos tahminine göre 3,8 milyar TL daha düşük gerçekleşti? Ağustos ayı tahmininde Bakanlık bir hata mı yaptı yoksa birileri faizleri almaktan vaz mı geçti ya da muhasebeleştirmede yıl kaydırması mı yapıldı?

Değerli milletvekilleri, bütçe uygulama sonuçlarını olumlu gibi gösteren bir diğer kalem ise sermaye gelirlerindeki başlangıç tahminine göre 4,8 milyar TL tutarındaki fazla gerçekleşmedir; bu da önceki yıllarda bütçe gelirleri arasında değil de borçların finansmanında gösterilen özelleştirme gelirlerinin bütçe gelirleri arasında gösterilmeye başlanmasından kaynaklanmıştır. Bu ise bütçe gelirleri arasına alınan tutar kadar daha çok borçlanma yapıyoruz demektir. Yani bütçe açığı düzelmiş gibi gösteriliyor ancak bu kez borçlanma tarafında açık büyüyor. Kaldı ki özelleştirme gelirleri başta olmak üzere, sermaye gelirleri vergi gelirleri gibi sürekli ve düzenli gelirler olmadığından sadece bunlara güvenilerek bütçe dengelerinin sürekli kılınması da mümkün değildir. Son aylardaki vergi gelirlerine baktığımızda; örneğin, aralık ayında harcamalar yüzde 21,4 artarken, gelirler 3,4 azalmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Öztürk, devam edin efendim.

HARUN ÖZTÜRK (Devamla) - Kasım ayında da keza gelirler 4,1 oranında düşmüştü. Kriz nedeniyle daralan iç ve dış talep, dâhilde ve ithalde alınan KDV ile ÖTV tahsilatını olumsuz etkilemeye devam edecektir. Özelleştirme gelirleri yine krizden olumsuz etkilenecektir. Bütün bunlar 2009 yılı içinde dikkatle izlenmeli ve talep genişlemesi yaratacak politikalar geliştirilmelidir.

Sonuç olarak, 2008 bütçesi ile yaklaşık 226 milyar harcanmış olmasına rağmen etrafımıza bakıyoruz, ne işsizliğe çare olunabilmiş ne de yoksulluk azaltılabilmiştir. Hükûmeti, 2009 yılı bütçe dengesini sağlamanın 2008’e göre çok daha zor olacağı, kaydır kuydurlarla da iki yakasının bir araya getirilemeyeceği konusunda uyarır, yüce heyetinizi saygıyla selamlarım. (DSP ve MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Öztürk.

Gündeme geçiyoruz.

Sayın milletvekilleri, İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay, gündemin “Sözlü Sorular” kısmında yer alan sorulardan 1, 2, 3, 93, 95, 122, 123, 126, 136, 145, 150, 190, 212, 221, 236, 237, 243, 260, 270, 271, 286, 297, 312, 316, 317, 318, 331, 337, 345, 347, 368, 374, 389, 394, 406’ncı sıralarındaki soruları birlikte cevaplandırmak istemişlerdir. Sayın Bakanın bu istemini sırası geldiğinde yerine getireceğim. 

“Başkanlığın Genel Kurula Sunuşları” vardır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır, okutup bilgilerinize sunacağım.

IV.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Tezkereler

1.- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Parlamenter Asamblesi Türk Grubu asıl üyeliğinden istifasıyla boşalan üyelik için Afyonkarahisar Milletvekili Abdülkadir Akcan’ın MHP Grubunca aday gösterildiğine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/674)

                                                                                                                                20 Ocak 2009

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Parlamenter Asamblesi Türk Grubu asıl üyeliğinden istifasıyla boşalan üyelik için, Türkiye Büyük Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 sayılı Kanunun 2. maddesinin (a) fıkrası uyarınca, MHP Grup Başkanlığınca aday gösterilen Afyonkarahisar Milletvekili Abdülkadir Akcan’ın üyeliği hususu, TBMM Başkanlık Divanı’nın 3.10.2007 tarih ve 5 sayılı Kararı’nı müteakiben Genel Kurul’un bilgisine sunulur.

                                                                                                                Köksal Toptan

                                                                                                    Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                                                                     Başkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Meclis araştırması açılmasına ilişken iki önerge vardır. Önergeleri okutuyorum:

B) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır ve 20 milletvekilinin, JİTEM ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaşanmış faili meçhul cinayetler konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/313)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

JİTEM ve Doğu/Güneydoğu bölgesinde yaşanan faili meçhul cinayetler/kayıplar konusunda, politikaların ve uygulamaların araştırılması; bu konuda gerekli çalışmaların yapılması için Anayasanın 98'nci, İçtüzük'ün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması için gereğini arz ve talep ederiz.

         1) Sevahir Bayındır                                            (Şırnak)

         2) Hasip Kaplan                                                 (Şırnak

         3) Ahmet Türk                                                   (Mardin)

         4) Selahattin Demirtaş                                        (Diyarbakır)

         5) Fatma Kurtulan                                              (Van)

         6)                                                                        Emine Ayna        (Mardin)

         7)                                                                        Ayla Akat Ata     (Batman)

         8)                                                                        Sebahat Tuncel    (İstanbul)

         9)                                                                        Mehmet Nezir Karabaş       (Bitlis)

       10)                                                                        Bengi Yıldız        (Batman)

       11)                                                                        Sırrı Sakık           (Muş)

       12)                                                                        M. Nuri Yaman  (Muş)

       13)                                                                        Özdal Üçer          (Van)

       14)                                                                        Aysel Tuğluk      (Diyarbakır)

       15)                                                                        Pervin Buldan     (Iğdır)

       16)                                                                        Gültan Kışanak   (Diyarbakır)

       17)                                                                        Akın Birdal         (Diyarbakır)

       18)                                                                        İbrahim Binici     (Şanlıurfa)

       19)                                                                        Şerafettin Halis   (Tunceli)

       20)                                                                        Osman Özçelik   (Siirt)

       21)                                                                        Hamit Geylani     (Hakkâri)

Gerekçe:

Susurluk raporunda belirtildiği üzere, özel timlerin sevk ve idaresini koordine etmek için Jandarma içinde JİTEM diye, adlandırılan bir grubun faaliyete geçirildiği görülmüştür. Mahalli jandarmanın da bilgisi dışında, OHAL zamanında bölgede önemli etkili çalışmalar yapmıştır.

Silopi ilçesinde görev yapan Binbaşı A. Cem Ersever tarafından kurulan, bünyesinde yer alan asker ve sivil kişiler, korucular, itirafçılar, ajanlarca bir çok yasadışı faaliyeti gözlenen JİTEM'in varlığı inkar edilse de, kaldırıldığı, tasfiye edildiği, personelinin başka birimlere dağıtıldığı söylense de halen varlığını ve etkisini sürdürdüğü görülmektedir.

Bu kesimlerin kırsal alanda yetkili, etkili ve serbestçe hareket edebilmeleri, giderek görev dışına çıkmaları ve içlerinde suç işleyenlerin hoşgörü ile karşılanmaları ve korunmaları karşısında, faaliyetlerinin araştırma konusu yapılması zarureti ortaya çıkmaktadır.

Bu uygulamaların bir sonucu olarak çatışmalı sürecin tırmanmasından dolayı Kürt sorunu çözülememiş, aksine sorun daha da ağırlaşmıştır. Geçen zaman diliminde Türkiye'nin milyarlarca lira ekonomik kaybına ve 40 bin insanın ölümüne sebep olmuştur.

Geriye dönüşü mümkün olmayan insan kayıpları binlerce ailenin yüreğini dağlamış, ocakları söndürmüştür. Bu kayıpların en acılı olanı da faili meçhul bir şekilde işlenen cinayetlerde öldürülen kişilerin cesetlerinin dahi ailelerine verilmemesidir.

1990 yılından beri işlenen siyasi cinayetlerin failleri ya bulunmamış veya yargılanmamıştır. Belirli dönemlerde cinayetlere karışanların verdiği ifadelerde adı geçen sorumlular hakkında ise adil yargılama gerçekleştirilmemiş, Susurluk davası ile başlayan yargılama süreci sonuçlandırılamamıştır. Açılan pek çok dava ya "takipsizlik", ya da "zaman aşımı"yla sonuçlanmıştır. Söz konusu kimi kayıplar hakkında AHİM'e yapılan başvurular sonucu; tanık ve bulgu araştırmalı yargılamalar yapılmış Türkiye bir çok davada "yaşam hakkı ihlali" nedeniyle mahkum edilmiştir.

Susurluk, Şemdinli olayları ile başlatılan soruşturma süreci Ergenekon soruşturması ile yeni bir boyut kazanmıştır. Tüm bu soruşturma süreçlerinde yargılanan kişilerin söz konusu faili meçhul cinayetlerden de sorumlu oldukları konusunda itirafçıların önemli beyanları olmuş, savcılıklarca yapılan araştırmalar sonucu da doğrulanmıştır.

Silopi ilçe idari sınırları içinde yer alan BOTAŞ tesislerinde JİTEM adlı yapı tarafından 1990'lı yıllarda öldürülen pek çok kişinin asitle yakıldıktan sonra gömüldüğü beyan edilmiştir. Beyanlarda; "... JİTEMCİ’lerin kullandığı mekanlar buralardı, net adres olarak, Habur sınır kapısına giderken Mardin’in eski ilçesi Cizre'den sınıra yakın yerde solda karşına bir tesis çıkar, askerler koruyordur. Orayı kazarsan çok ceset çıkar" denmektedir.

Nitekim anılan yer ile ilgili gerek JİTEM kurucusu Ahmet Cem Ersever, gerekse yine o dönemde bölgede faili meçhul cinayetlere karışan itirafçı, Abdulkadir Aygan’ın ifadelerinde aynı şekilde BOTAŞ tesisleri adres olarak gösterilmiştir.

25 Ocak 2001 tarihinde HADEP Silopi İlçe Başkanı Serdar Tanış ile yardımcısı Ebubekir Deniz, jandarma tarafından gözaltına alınmış, kaybettirilmiş, dava AiHM'e yansımış ve Türkiye mahkûm olmuştur.

Bilindiği üzere bölgede 1990’lı yıllarda binlerce faili meçhul cinayet işlenmiş, yapılan araştırma ve soruşturmalar neticesinde faili meçhul cinayetlere kurban giden çoğu insanın cesedine ulaşılmıştır. Ancak bu cinayetler aydınlatılmadığı gibi başlatılan soruşturmalar da her nedense derinleştirilememiştir. Şırnak Barosu 01.12.2008 tarihinde Silopi Cumhuriyet Savcılığı'na başvurarak iddiaların araştırılmasını istemiştir.

JİTEM'in varlığı, uygulamaları, yaşanan faili meçhul cinayetler, daha sonra kendi mensuplarının infazına kadar yaşanan sır ölümler, ortada kamu yararından çok, kamu zararının olduğunu göstermektedir. Bu nedenle meclis araştırma komisyonu kurularak, araştırma yapılması hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti olmanın zorunlu bir gereğidir.

 

2.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz ve 24 milletvekilinin, 2/B olarak bilinen arazilerin durumu ile ormanların sürdürülebilir yönetimi konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/314)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Ülkemizin doğal zenginlikleri arasında sayılan ormanlarımızın, gelecek kuşakların sosyal, ekonomik, ekolojik, kültürel ve manevi gereksinmelerini karşılamak üzere sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi gerekmektedir. Bunun için ilk yapılması gereken çalışma, orman alanlarının korunması ve güvence altına alınmasıdır.

Bilindiği üzere 2/B arazilerinin satışı ile 50 milyar dolar gelir beklenmektedir. 2/B arazilerinin satışı kamuoyunda tartışılması, orman arazisi işgalcilerinin oylarının seçimlere alet edilmesi anlamına gelmektedir. 2/B alanlarının seçim yatırımı ve belirli çevrelere rant sağlanmasının önü kesinlikle kapatılmalıdır. Tartışılan bu alanların boyutu, ekonomik değeri, ekolojik yapıdaki değişimi, gelecek kuşaklara etkisi vb konuların araştırılması gerekmektedir.

Taşıdığı değerler nedeniyle ekonomik olarak büyük değer taşıyan ormanlarımızın korunması ve gelecek kuşakların da yararlanmasına sunulması için Anayasanın 98, İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

         1)                                                                        Fevzi Topuz        (Muğla)

         2)                                                                        Şevket Köse        (Adıyaman)

         3)                                                                        Gürol Ergin         (Muğla)

         4)                                                                        Nevingaye Erbatur              (Adana)

         5)                                                                        Sacid Yıldız        (İstanbul)

         6)                                                                        Ahmet Ersin        (İzmir)

         7)                                                                        Hüsnü Çöllü       (Antalya)

         8)                                                                        Selçuk Ayhan     (İzmir)

         9)                                                                        Ali Koçal            (Zonguldak)

       10)                                                                        Atilla Kart           (Konya)

       11)                                                                        Mevlüt Coşkuner                (Isparta)

       12) İsa Gök                                                          (Mersin)

       13)                                                                        Tekin Bingöl       (Ankara)

       14)                                                                        Vahap Seçer        (Mersin)

       15)                                                                        Canan Arıtman    (İzmir)

       16)                                                                        Fatma Nur Serter                (İstanbul)

       17)                                                                        Kemal Demirel    (Bursa)

       18)                                                                        Ali Oksal            (Mersin)

       19)                                                                        Ferit Mevlüt Aslanoğlu       (Malatya)

       20)                                                                        Algan Hacaloğlu (İstanbul)

       21)                                                                        Zekeriya Akıncı  (Ankara)

       22)                                                                        Hüseyin Ünsal    (Amasya)

       23)                                                                        Mehmet Ali Özpolat           (İstanbul)

       24)                                                                        Ramazan Kerim Özkan       (Burdur)

       25)                                                                        Ali Rıza Ertemür                 (Denizli)

Gerekçe:

1) Bugüne kadar, orman sınırları dışına çıkarılan yerlerle ilgili dört ayrı yasa ile yapılan düzenlemeler Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir;

21.06.1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 45. maddesi ile 2-B alanlarının zilyetlikle edinilebileceğine ilişkin kural Anayasa Mahkemesi'nin 01.06.1988 tarihli (ve E.1987/31, K.1988/13 sayılı; 01.06.1988 tarihli ve E.1987/32, K.1988/14 sayılı) kararlarıyla iptal edilmiştir.

17.10.1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Yasa'nın 11. maddesi ile 2-B alanlarının kullanan kişilere devrine ilişkin kural Anayasa Mahkemesi'nin 30.03.1993 tarihli (ve E.1992/48, K.1993/14 sayılı) kararı ile iptal edilmiştir.

3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler Hakkında Yasa'nın geçici 2. maddesi ile gecekondu işgali altındaki 2-B alanlarında ıslah imar planı yapılarak bu yerlerin gecekondu sahiplerine devrine ilişkin kural Anayasa Mahkemesi'nin 29.09.1995 tarihli (ve E.1995/13, K.1995/51 sayılı) kararı ile iptal edilmiştir.

29.06.2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Hakkında Yasa'nın 3. maddesi ile 2-B alanlarının Maliye Bakanlığı'na devredilerek ihale ile satılmasına ilişkin kural, Anayasa Mahkemesi'nin 23.01.2002 tarihli (ve E.2001/382, K.2002/21 sayılı) kararı ile iptal edilmiştir.

Yukarıda belirtilen düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi tarafından iptali kararlarında, "...yasa koyucunun, bu alanların (2-B'lerin) kullanıcılarına veya başkalarına, hatta orman içi köyler halkına satılmasını veya bu amaçla devredilmesini sağlayacak bir düzenleme yapması olanaklı değildir..." şeklindeki gerekçeyi dikkate almak zorunluluktur.

2) Kısaca "2B" olarak bilinen "31.12.1981 tarihinden önce" orman niteliğini yitirdiği gerekçesiyle orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin satışı için iki kez düzenleme yapmıştır. Ancak, bu düzenlemeler; "halkı orman suçu işlemeye özendirdiği, orman suçu işleyenlerin ödüllendirildiği, çok önemli doğa hazinesi ve ülke kaynağı olan ormanların korunmasının ve sürekliğinin sağlanmasının ortadan kalkacağı, orman niteliğini 31.12.1981 gününden önce yitirmiş alanların, bu durumuna, kasıtlı eylemleriyle neden olan kişilere satılması yolunun açılmasının ve işgalcilerin bu yerlerin yasal sahibi olabilmesine olanak sağlanmasının hukuk devleti ve adalet ilkesiyle bağdaştırılamayacağı," gerekçeleriyle 10. Cumhurbaşkanı tarafından veto edilmiştir. Bu gerekçeler halen önemini korumaktadır.

3) Yoksul orman köylüsü, 2B alanlarının satışından 50 milyar dolar bekleyen AKP Hükûmetini memnun edecek bir gelire sahip değildir. Orman köylüsünün, ekip biçtiği ve geçimini sağladığı 2B arazileri için AKP Hükûmetinin tespit edeceği bedeli ödeyecek güce sahip olmadığı meydandadır.

Bu durumda, AKP hükümetinin asıl müşterisinin yerli ve yabancı inşaat şirketleri olduğu anlaşılmaktadır. Bu müşteri boyutunun araştırılması gerekmektedir. Ayrıca, bu arazilerin alanlarının boyutu ve ekonomik değeri araştırılması gerekmektedir.             

4) TBMM'de 15 Ocak 2009 tarihinde benimsenen 5831 sayılı "Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"la; 6831 sayılı Orman, 2644 sayılı Tapu kanunu, 492 sayılı Harçlar kanunu ve 3402 sayılı Kadastro kanunlarında değişiklikler yapmıştır.

Siyasal iktidar bu son düzenlemeleriyle; orman kadastrosu çalışmaları kapsamında yürütülen iş ve işlemlerin uygulanmasını ve özellikle de "orman" sayılmayacak kararların alınması daha da kolaylaştırılmıştır. Herhangi bir yerin "orman" sayılıp sayılmamasına ormancılık biliminin kararları doğrultusunda karar verebilecek bilgilere sahip olmayanlardan oluşan kadastro ekiplerinin orman kadastrosu da yapabilme yetkileri sınırsızca genişletilmiştir. Bu, henüz kadastrosu yapılmamış "orman" arazileri ile orman kadastrosu çalışmaları yürütülen yerlerin yanı sıra daha önce orman kadastrosu yapılarak "orman" olduğu kesinleşmiş yerlerin daraltılmasına da yol açabilecektir.

Anayasa ve Anayasa Mahkemesinin kararları ortada iken, “2B arazilerinin satışı" gündeme getirilerek orman arazisi işgalcilerinin oylarının seçimlere alet edilmesinin önü kapatılmalıdır.

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki görüşmeler,  sırası geldiğinde yapılacaktır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının iki tezkeresi vardır, ayrı ayrı okutup oylarınıza sunacağım.

A) Tezkereler (Devam)

2.- TBMM Başkanı Köksal Toptan’ın, Suriye Halk Meclisi Başkanı Mahmoud Al-Abrash’ın Suriye’ye davetine bir Parlamento heyetiyle birlikte icabetine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/675)

                               

 

 

 

 

 

                                                                                                                                                26 Ocak 2009

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

TBMM Başkanı Sayın Köksal Toptan'ın, Suriye Halk Meclisi Başkanı Mahmoud Al-Abrash'ın vaki davetlerine icabet etmek üzere, beraberinde Parlamento heyetiyle, Suriye'ye resmi ziyarette bulunması hususu Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 sayılı Kanun'un 6. Maddesi uyarınca Genel Kurulun tasviplerine sunulur.

                                                                                                                Köksal Toptan

                                                                                                    Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                                                                     Başkanı

BAŞKAN – Tezkereyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Diğer tezkereyi okutuyorum:

 3.- İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD) tarafından 19 Şubat 2009 tarihinde Paris’te düzenlenecek olan “Finansal ve Ekonomik Kriz” başlıklı parlamenter seminere katılım hususuna ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/676)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD) tarafından 19 Şubat 2009 tarihinde Paris'te düzenlenecek "Finansal ve Ekonomik Kriz" başlıklı parlamenter seminere katılım hususu Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 sayılı Kanun'un 9. Maddesi uyarınca Genel Kurulun tasviplerine sunulur.

                                                                                                                Köksal Toptan

                                                                                                    Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                                                                     Başkanı

BAŞKAN – Tezkereyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Danışma Kurulunun bir önerisi vardır, okutup oylarınıza sunacağım.

V.- ÖNERİLER

A) Danışma Kurulu Önerileri

1.- (11/6) esas numaralı gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağı hususundaki görüşmelerin Genel Kurulun 27/1/2009 Salı günkü birleşiminde yapılmasına, gündemdeki sıralama ile çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesine; Genel Kurulun 27/1/2009 ve 3/2/2009 Salı günkü birleşimlerinde sözlü soruların görüşülmesinden sonra diğer denetim konularının görüşülmeyerek kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesine; 322 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak ve bölümler halinde görüşülmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi

Danışma Kurulu Önerisi

No: 51                                                                                                             Tarihi: 27.1.2009

Danışma Kurulunun 27.1.2009 Salı günü yaptığı toplantıda, aşağıdaki önerilerin Genel Kurulun onayına sunulması uygun görülmüştür.

                                                                                                                          

 

Köksal Toptan

 

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi

 

 

Başkanı

 

 

 

 

 

Nihat Ergün

Kemal Anadol

 

Adalet ve Kalkınma Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi

 

Grubu Başkan Vekili

Grubu Başkan Vekili

 

 

 

 

Oktay Vural

Fatma Kurtulan

 

Milliyetçi Hareket Partisi

Demokratik Toplum Partisi

 

Grubu Başkan Vekili

Grubu Başkan Vekili

Öneriler:

22.1.2009 tarihinde dağıtılan ve Genel Kurulun 22.1.2009 tarihli 48 inci Birleşiminde okunan Devlet Bakanı Mehmet Aydın hakkındaki (11/6) esas numaralı gensoru önergesinin gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmında yer alması, Anayasanın 99 uncu maddesi gereğince gündeme alınıp alınmayacağı hususundaki görüşmelerin Genel Kurulun 27.1.2009 Salı günkü Birleşiminde yapılması,

Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmında yer alan 239, 257, 322, 316, 306 ve 311 sıra sayılı kanun tasarı ve tekliflerinin bu kısmın sırasıyla 7, 8, 9, 10, 11 ve 12 nci sıralarına alınması ve diğer kanun tasarı ve tekliflerinin sırasının buna göre teselsül ettirilmesi,

Genel Kurulun 27.1.2009 ve 3.2.2009 Salı günkü Birleşimlerinde sözlü soruların görüşülmesinden sonra diğer denetim konularının görüşülmeyerek kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesi,

Genel Kurulun 27.1.2009 ve 3.2.2009 Salı günkü Birleşimlerinde 15:00-20:00, 28.1.2009 ile 4.2.2009 Çarşamba günkü ve 29.1.2009 ile 5.2.2009 Perşembe günkü Birleşimlerinde 14:00-20:00 saatleri arasında çalışmalarını sürdürmesi,

322 sıra sayılı Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının İçtüzüğün 91 inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülmesi ve bölümlerinin ekteki cetveldeki şekliyle olmasının Genel Kurulun onayına sunulması,

Önerilmiştir.

322 Sıra Sayılı Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik

Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (2/365,1/454)

                Bölümler                                Bölüm Maddeleri                Bölümdeki Madde Sayısı

                1.Bölüm                                 1-20                                    20

                2.Bölüm                                 21-38                                  20

(Ek Geçici 86-87-88. maddeler dahil)

                                                          Toplam Madde Sayısı             40

BAŞKAN – Danışma Kurulu önerisi üzerinde aleyhte Eskişehir Milletvekili Sayın Tayfun İçli.

Sayın İçli, buyurun efendim.

H. TAYFUN İÇLİ (Eskişehir) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; Danışma Kurulunun önerisinin aleyhinde söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Artık salı günleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminin yazboz tahtasına dönüştürüldüğünü tüm milletvekillerince kanıksadığımız bir gün oldu. Yine bir salı günü yine bir grup önerisi yine Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemi yazboz tahtası. Bir hafta önce gündeme alınan kanun tasarı ve teklifleri yer değiştiriyor her hafta. Bu konuda geçtiğimiz haftalarda görüşlerimi ilettim, çok fazla detaya girmeyeceğim.

Değerli arkadaşlarım, Danışma Kurulunun bu haftaki önerisinde 322 sıra sayılı Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin İç Tüzük’ümüzün 91’inci maddesi gereğince temel kanun olarak görüşülmesi önerilmektedir.

Değerli arkadaşlarım, söz konusu kanun teklifi toplam kırk maddeden oluşmaktadır. Kırk maddelik bir kanun teklifi İç Tüzük’ümüzün 91’inci maddesine aykırı olarak temel kanun olarak görüşülmektedir.

Değerli arkadaşlarım, İç Tüzük’ün 91’inci maddesi hükmü amir hüküm taşımaktadır. Bir kanunun değiştirilmesine dair kırk maddelik kanun teklifi veya tasarısı hiçbir şekilde temel kanun olarak görüşülemez. Temel kanun olarak görüşülebilecek kanun tasarı ve teklifleri İç Tüzük’ümüzün 91’inci maddesinde bakın nasıl tanımlanıyor, özet olarak belirteceğim: Bir hukuk dalını sistematik olarak bütünüyle veya kapsamlı olarak değiştirecek biçimde genel ilkeleri içermesi, kişisel veya toplumsal yaşamın büyük bir bölümünü ilgilendirmesi gibi hususlar olduğu takdirde bu kanun tasarısı veya teklifi temel kanun olarak görüşülür.

Arkadaşlar, Türkiye Büyük Millet Meclisinde artık kanun çıkarmak bir yönetmelik çıkarmaktan daha kolay hâle gelmiştir. Kanun çıkarmak ciddiyet ister; bu kanunlar toplumun çok geniş bir kesimini ilgilendirecek yasal düzenlemelerdir.

Şimdi, yirmi madde bir bölüme alınmış öneride, 1 ila 20’nci maddeler bir bölüm olarak görüşülecek -maddeler görüşülmeyecek- öbür ikinci bölümde de 21 ila 38’inci maddeler ile ek maddeler görüşülecek.

Değerli arkadaşlarım, bu görüşme usulü İç Tüzük’e aykırıdır, bu alışkanlıklardan vazgeçmek lazım ve Türkiye Büyük Millet Meclisi mensupları olan bizler, milletvekilleri, bu kanunları tüm ayrıntılarıyla görüşmemiz lazım. Aksi takdirde, yasa yürürlüğe girdikten sonra çıkan yanlışlıkların sıkıntısını bizler burada ödemiyoruz, Türk halkı ödüyor. Onun için burada her şeyi net olarak görüşmek gerekiyor.

Danışma Kurulu önerisinin içerisinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına verilen -Devlet Bakanı Mehmet Aydın hakkında- gensorunun görüşülüp görüşülmemesi, gündeme alınıp alınmaması konusunda da bir öneri gözükmektedir. Demokratik Sol Parti olarak bu gensoru önerisinin gündeme alınmasına bir itirazımız yok. Yeri gelmişken bu konuda da görüşlerimi kısaca sizlere arz etmek isterim çünkü grubumuz olmadığı için gensoru görüşmeleri hakkında ne yazık ki Demokratik Sol Partinin görüşlerini ifade etme olanağını bulamıyorduk. Yeri gelmişken bu konuda da görüşlerimi arz etmek istiyorum değerli arkadaşlarım. Şimdi, 14 Ocak 2009 tarihinde TRT 2’de -sanıyorum- yapılan “Büyüteç” programıyla ilgili, yayında TRT’nin tarafsızlık ilkesine aykırı davranılması nedeniyle Bakan hakkında gensoru  önerisi verilmektedir.

Değerli arkadaşlarım, 14 Ocak 2009 tarihli yayını ibretle izledim ben de. O dört saatlik yayının tamamını izleme fırsatı bulamadım ama bir bölümünü gerçekten ibretle izledim. Anayasa’nın 133’üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre, TRT tarafsız olması gereken anayasal bir kurum. 133’üncü maddenin üçüncü fıkrası “Devletçe kamu tüzelkişiliği olarak kurulan tek radyo ve televizyon kurumu ile kamu tüzelkişilerinden yardım gören haber ajanslarının özerkliği ve yayınlarının tarafsızlığı esastır.” amir hükmünü taşımaktadır.

Yine, yeri gelmişken Anayasa’mızın 138’inci maddesi hükmünü de hatırlatmakta yarar görüyorum: Görülmekte olan bir dava hakkında telkin, tavsiyede bulunmak Anayasa’mıza aykırıdır.

Şimdi, bu Anayasa’ya aykırılık hâlinin devletin televizyonu olan TRT tarafından işlendiğini çok net olarak gördük. Bir zat var, adı Tuncay Güney. 2001 yılında ifadesi alınmış; ifadesi alındıktan sonra o dönemin devlet güvenlik savcıları tarafından ve emniyet mensupları tarafından ciddi bulunmamış, fakat daha sonra bu zatın ifadeleri, işte, adının da artık çok isabetli bir kararla kullanılmasının uygun olmadığı düşünülen bir soruşturmanın planlayıcısı olarak karşımıza çıkmış.

Şimdi, sanık olabilecek, şüpheli olabilecek, hadi en iyi ihtimalle tanık olabilecek -diyelim ki her dediğinin yüzde 100 doğru olduğunu kabul edecek olursak- bir kişiyi devletin televizyonunda dört saat yayına çıkartıp, ana muhalefet partisi Sayın Genel Başkanı ve ana muhalefet partisine hakaretin ötesinde birtakım ithamlarda bulunmasına olanak verilmesi -işte, biraz evvel Anayasa’nın 133’üncü maddesinden bahsettim- kabul edilebilecek bir davranış değildir.

O yayında sadece Cumhuriyet Halk Partisine karşı haksız söylemlerde bulunulmamıştır; o yayında, şu anda tutuklu olan İşçi Partisi Genel Başkanı Sayın Doğu Perinçek ve partisinin ileri gelen kişileri hakkında da ağır ithamlarda bulunulmuştur ve İşçi Partisinin avukatı olan ve bildiğim kadarıyla genel başkan yardımcısı olan bir avukat arkadaşımız yayına katılmış, kendi genel başkanı ve partisi hakkında dört saat yapılan yayına karşı görüşlerini ifade etmek isterken, herhâlde o yayını yönetenin kulağına belirli talimatlar gelmiş olsa ki -bu bir tahmindir- eşit ölçüde yanıtlama imkânı verilmemiştir. Bu davranışın bir anayasal kurum olan, devlet kanalı olan TRT tarafından yapılması kabul edilebilir bir davranış değildir. Aklınıza şu gelebilir: Bir yayında hata yapılabilir, yönetmen hata yapmıştır, sunucu hata yapmıştır diyebilirsiniz. 

Ama değerli arkadaşlarım, operasyonun onuncu dalgasında Yargıtay Başsavcılığı yapmış Sayın Sabih Kanadoğlu’nun evinin aranacağı konusu yine devlet televizyonu tarafından, TRT 2 tarafından ilk haber olarak verilmiştir. Bunu bir habercilik başarısı olarak değerlendirmek, iyi niyetli bir yaklaşımla değerlendirmek mümkün olabilir, ama değerli arkadaşlarım, eğer o kişi Sabih Kanadoğlu olmasaydı, o kişi gerçekten suçlu birisi olsaydı, siz o sanığın, şüphelinin evinde arama yapılacağını devletin televizyonu tarafından yayınladığınız zaman o şüpheli, o sanık kim olursa olsun evindeki kanıtları yakması, sobada yakması, ortadan kaldırması mümkün olmayacak mıydı? Olacaktı. Çünkü, telefonla bağlanılıyor Sayın Kanadoğlu’na “Yok, ben evdeyim, bana böyle bir arama yapılmadı.” dendikten bir iki saat sonra emniyet güçleri Yargıtayın Başsavcılığını yapmış bir değerli hukukçunun evinde arama yapıyor ve bu işi TRT yapıyor, devletin televizyonu yapıyor.

Bomba aramalarına bakıyorsunuz. Diğer televizyonlara belki haksız rekabet olacak bir şekilde diğer özel televizyon kanalları canlı yayın yapamazken, bu işin tekelini TRT’ye veriyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın İçli, lütfen konuşmanızı tamamlayın.

H. TAYFUN İÇLİ (Devamla) – Bitireceğim Sayın Başkanım.

Bunlar aklıma şu anda gelen birkaç örnek. Ama, AKP İktidarından bu yana Anayasa’nın 133’üncü maddesi gereğince  tarafsız olması gereken TRT’nin siyasi iktidarın sözcülüğünü yaptığına dair bir iki örnek değil yüzlerce örnek söyleyebilirim değerli arkadaşlarım.

Ben, 2002 yılında Devlet Bakanlığı yaptım. Muhalefetin bütün sözcüleri devletin televizyonunda çıkardı. Hatırlayın, rahmetli Bülent Ecevit “Ulusa Sesleniş” programı yaptı Başbakanlıkta, devletin televizyonu rahmetli Bülent Ecevit’in, Başbakanın konuşmasını yayınlamadı o dönemde ama biz o dönem iktidarda olmuş olmamıza rağmen -üç partili Koalisyon Hükûmetiydik- kendi dengelerine bıraktık olayı.

Ben milletvekiliyim, bir kere devletin televizyonunda, TRT’de yayına davet edilmedim. Hep belirli kimlikler, belirli kişilikler, belirli sözde bilim adamları, belirli sözde aydınlar -rahmetli Bülent Ecevit’in tabiridir bu “sözde aydın”, o, gerçek aydın olmadığını ifade eder- onları görüyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın İçli.

H. TAYFUN İÇLİ (Devamla) – Hemen bitiriyorum Sayın Başkanım.

Bu yayın ilkesi Anayasa’mıza aykırıdır değerli arkadaşlarım. Bu konuyu bu kadar kısa sürede aktarabilmek ancak bu kadar mümkün olabiliyor.

Hepinize saygılarımı sunuyorum. Teşekkür ederim. (DSP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın İçli.

Danışma Kurulu önerisini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, İç Tüzük’ün 37’nci maddesine göre verilmiş bir doğrudan gündeme alınma önergesi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.

IV.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)

C) Önergeler

1.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatifleri Tarafından Üreticilere Kullandırılan ve Sorunlu Hale Gelen Tarımsal Kredilerin Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi’nin (2/235) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/113)

                                                                                                                                15.10.2008

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na

25.04.2008 tarih ve 2/235 esas numarası ile Başkanlığınıza gelen ve tarafımdan verilen “T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatifleri Tarafından Üreticilere Kullandırılan ve Sorunlu Hâle Gelen Tarımsal Kredilerin Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun’da Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi” ile ilgili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün 37. maddesine göre işlem yapılması için gereğinin yapılmasını bilgilerinize arz ederim.

Saygılarımla.

                                                                                                                 Şevket Köse

                                                                                                                   Adıyaman

BAŞKAN – Teklif sahibi olarak Adıyaman Milletvekili Şevket Köse.

Sayın Köse, buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)

ŞEVKET KÖSE (Adıyaman) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 5/6/2003 tarih ve 4876 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi ve Tarım Kredi Kooperatifleri Tarafından Üreticilere Kullandırılan ve Sorunlu Hale Gelen Tarımsal Kredilerin Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında verdiğim Kanun Teklifi üzerine söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, 2008 yılında küresel ısınma ve mevsimsel sıcaklıkların olağan dışı seyretmesi nedeniyle oluşan kuraklıktan etkilenen sektörlerin başında tarım sektörü gelmektedir. Hâlâ tarım sektörü üreticilerinin kuraklık nedeniyle yaşadıkları sıkıntılar giderilmiş değildir. Dolayısıyla gıda ürünlerinde yaşanan sıkıntılar tüketicilere de yansımıştır. 2008 yılı içerisinde yaşanan bu durumun sonuçları özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kendini göstermiş ve çiftçi çok büyük oranda maddi zarara uğramıştır. Yine aynı yıl içerisinde girdi fiyatlarının ulusal ve uluslararası krizin etkisiyle yükselmesi çiftçinin zararının katlanmasına yol açmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; vermiş olduğum yasa teklifinde yapılmasını istediğimiz düzenlemede, çiftçi borçlarının yaşadıkları doğal afetin üzerine ayrıca yük olmasını engelleme amacı taşımaktayım. Düzenlemeye göre, kanunun yayımlandığı yılın ekim ayında toplam borç miktarının yüzde 10’u, kalanı ise kanunun yayımı tarihinden bir sonraki yılın ekim ayından başlamak üzere her yılın ekim ayında ödenmek üzere üç eşit taksitle tahsil edilmesinin hükme bağlanması gerektiğini belirttim. Taksitlendirme süresince alacağa herhangi bir değer artışı ve faiz uygulanmamalıdır. Bu kanunun yayımı tarihinden itibaren doksan gün içerisinde borcun tamamının peşin ödenmesi hâlinde toplam borç miktarı üzerinden yüzde 30 oranında indirim uygulanması gibi, üretici lehine olan uygulamanın da önünü açmaya çalıştım.

Değerli milletvekilleri, söz konusu kanun teklifimi verme gerekçemi açıklayabilmek için seçim bölgem olan Adıyaman’dan birkaç örnek vermek istiyorum: Adıyaman’da kuraklığın neden olduğu zararlar hasat yapıldıkça ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda, Adıyaman genelinde, buğdayda yüzde 45 ila 65, arpada yüzde 45 ila 85, mercimekte yüzde 70 ila 95 ürün kaybı olduğu belirtilmiştir. Bu zarar öyle bir boyuta ulaşmıştır ki kuraklığın neden olduğu zararın 135 milyon YTL civarında olduğu kaydedilmektedir. Başka bir ifadeyle, kuraklık Adıyaman’da çiftçi yaşamına ve Adıyaman ekonomisine, dolayısıyla Türkiye ekonomisine büyük darbe vurmuştur. Zarar konusunda Sayın Bakana sorduğum soruya “çiftçi zararının karşılanması için çalışmaların hâlen devam ettiği” yanıtını aldım. Size de sormak istiyorum: Bu konuda geç kalınmadı mı sayın milletvekilleri?

Bakınız, tarım kredi kooperatifleri çiftçilerden borçlarını geri istemektedir. Oysa biliyorsunuz ki bu aylar hasat dönemi değildir. Çiftçimizin herhangi bir geliri olmamasına rağmen onlardan para istemek insafa sığar mı? Aynı zamanda, ocak ayının 15’ine kadar mazot, gübre desteklemeleri ödenecekti, bunlar da henüz ödenmedi. Bundan dolayı, verdiğim yasa teklifi kabul edilirse çiftçimizi rahatlatacağımıza inanıyorum.

Değerli milletvekilleri, Amerika Birleşik Devletleri’nde ortaya çıkan ekonomik kriz taa Türkiye'ye kadar uzanmış durumdadır, yani Ege’den girdi, Harran Ovası’na, Mardin Ovası’na kadar gitmiştir. Çiftçilerimiz gerçekten büyük sıkıntı içerisindeler, kendi borçlarını, yani bankalara olan borçlarını ödemek için kredi çekmektedirler, yani bir bankaya olan borcunu kapatmak için bir diğer bankadan borç alıyorlar. Bu da yetmiyor, kendi traktörlerini satışa çıkarıyorlar. Traktörleri satışa çıkarmalarına rağmen -örneğin 100 bin liralık bir traktörü 40 bin liraya satıyor- gene borcunu kapatamıyor. Köylümüz, çiftçimiz, artık, tarlasını satmak zorunda kalmıştır ve satmaya da devam ediyor.

Sayın milletvekilleri, çiftçi borçlarının ertelenmesi konusundaki teklifimin üzerinde önemle durulmalıdır. Bu konuda farklı önerileri olan milletvekili arkadaşlarım da bulunmaktadır. Bence, tüm öneriler bir arada değerlendirilmelidir diye düşünüyorum.

Değerli milletvekilleri, Adıyaman’ın Kâhta ilçesi Ziraat Odası Başkanının da çok ciddi bir önerisi vardır. Öneriyi sizlerle paylaşmak istiyorum: Biliyorsunuz KOBİ’lere can suyu kredisi uygulanmaktadır. Bu kredinin benzeri tarım sektörüne de uygulanmalı ve çiftçilerimizin yaşadığı sıkıntılar bir nebze azaltılmalıdır. Tarım ve Köyişleri Bakanımıza buradan seslenmek istiyorum: Tarımda can suyu kredisi verilmesi için Hükûmetin hemen harekete geçmesi gerekir.

Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi en içten duygularımla tekrar selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Köse.

Önerge üzerinde, bir milletvekili olarak Muğla Milletvekili Gürol Ergin.

Sayın Ergin, buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)

GÜROL ERGİN (Muğla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Adıyaman Milletvekili Sayın Şevket Köse’nin vermiş olduğu, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri Tarafından Üreticilere Kullandırılan ve Sorunlu Hale Gelen Tarımsal Kredilerin Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi üzerine kişisel görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken, Sayın Başkan sizi, değerli milletvekillerini ve yüce Türk ulusunu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, 5 Haziran 2003 tarihinde, üreticilerimizin Ziraat Bankasına ve tarım kredi kooperatiflerine olan borçları yeniden yapılandırılmış ve bu yapılandırmada borçların faizi silinerek, yerine yeni bir faiz olarak tarımsal TEFE oranında faiz uygulanmıştır.

O dönemdeki görüşmelerde, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, çiftçinin borcuna tarımsal TEFE oranında faiz uygulanmasının doğru olmayacağını, çiftçinin bu yükün altından kalkamayacağını ısrarla ifade etmiş, ancak derdimizi, daha doğrusu Türk çiftçisinin derdini anlatamamıştık.

Gerek bu yeni faiz uygulaması gerekse sürekli olarak artan girdi maliyetleri yanında artmayan ürün fiyatları çiftçinin borçlarını ödeyemez hâle gelmesine neden olmuş ve sorunlu kredilerin yeniden yapılandırılmasına bir kez daha ihtiyaç doğmuştur. Özellikle 2007 ve kısmen 2008 yılında yaşanan kuraklık da üretimde ciddi düşüşlere yol açınca, çiftçi iyice perişan olmuş, 2008 yılındaki yüzde 150’lere varan gübre fiyatı artışları, yüzde 40’ları geçen mazot ve elektrik fiyatı yükselişleri çiftçinin belini kırmıştır. Bir kısmı doğadan, önemli bir kısmı Hükûmetin yanlış ve haksız uygulamalarından kaynaklanan bu sıkıntılar çiftçinin gelirini iyice azalttığı için aldığı kredileri ödemesi de iyice zorlaşmıştır.

Bu haklı gerekçeler ve bu gerekçelere eklenen küresel krizin etkileri de dikkate alındığında, bir yandan çiftçilerin Ziraat Bankası ve tarım kredi kooperatiflerine borçlarının ertelenmesi zorunlu hâle gelmiş, bir yandan da çiftçinin hem Hükûmet uygulamalarından hem de küresel krizden kaynaklanan sıkıntısını azaltmak için yeni destek önlemleri gerekmiştir ancak yeni bir destek önlemi olarak hiçbir önlem yoktur. Niye diye soruyoruz. Niye esnafa sıfır faizli kredi düşünülürken -ki bu doğrudur- çiftçiye sıfır faizli kredi uygulamasına geçmiyorsunuz?

Hükûmet çiftçi için destek anlamında yeni bir önlemi düşünmediği gibi, sanki çiftçi çok iyi durumdaymış, bir eli yağda diğeri baldaymış gibi verdiği destekleri de azaltma kararı almıştır. 2008 yılı tarım ürünlerine ödenecek prim miktarları daha önce belirlenmiş ve kamuoyuna açıklanmış iken şimdi -iki gün önce- alınan yeni bir kararla bu desteklerin hepsi azaltılmaktadır. Desteklerin azaltılması çiftçinin Uluslararası Para Fonuna kurban edildiğini gösteriyor. Buğday primi 5 kuruştan 4,5 kuruşa, pamuk primi 30 kuruştan 27 kuruşa, ayçiçeği primi 21 kuruştan 18,9 kuruşa, mısır primi 4 kuruştan 3,6 kuruşa, zeytinyağı primi 21 kuruştan 18,9 kuruşa indirildi.

Şimdi sizlere soruyorum: Bu yapılan çiftçiye reva mı? Zaten düşük olan primleri yeniden düşürmek çiftçinin ümüğünü sıkmak demek değil midir? IMF’nin Türk tarımına yaptığı zarar hiç mi görülmedi ki IMF’nin yeni talimatlarını uygulamaya başladınız? Büyük bir düş kırıklığı içindeki çiftçi bundan böyle üretimi artırma gücünü ve kuvvetini nereden bulacak, bu şevki nereden bulacak? Primin hesaplanmasının ciddi bir mantığı yok mu? Prim birileri azalt dediği zaman hemen azaltılacak bir nesne mi? Bu primler böyle hesapsız kitapsız mı kararlaştırılıyor?

Primleri azaltan Sayın Bakana soruyorum: Siz çiftçinin krizden kârlı çıkacağını mı düşünüyorsunuz ki bir yıl önceki alacağını, üstelik kendinizin belirlediği alacağı kesiyorsunuz? Çiftçi bu kadar mı zavallı, bu kadar mı ezilmeye müstahak?

Sayın Bakan, yapmayın bu yanlışı, çiftçinin anasının ak sütü kadar helal olan hakkını verin. Eğer vermezseniz bilin ki büyük bir vebal altına gireceksiniz. Bu yaptığınıza ne kul ne de Allah razı olur.

Değerli arkadaşlarım, yalnız tarım krediler ve Ziraat Bankası değil, çiftçi, özel bankalara da borçlu, TEDAŞ’a da borçlu. Bir türlü borçlarını ödeyecek duruma gelemiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Ergin, devam edin.

GÜROL ERGİN (Devamla) – Çünkü bir türlü durumunu düzeltecek gelir elde edemiyor. Bu bakımdan, yalnız Ziraat Bankası borçlarının değil, TEDAŞ’a olan borçlarının da, özel bankalara olan borçlarının da bir şekilde ertelenmesi zorunluluğu ortaya çıkıyor.

Şimdi biz bunları söylerken Sayın Bakan diyor ki: “Efendim, Ziraat Bankasından şu kadar milyar TL kredi aldılar 2008’de, şu kadarı da geri verildi. Bakın, getirip güzel güzel geri veriyorlar.” Hayır Sayın Bakan, o parayı Ziraat Bankasına geri vermek için başka bankalara başvuruyorlar, oradan aldıkları borçla buradaki borcu kapatıyorlar. Maalesef, çiftçiyi bu hâle getirdiniz.

Ben sözlerime son verirken sizleri bu kanun teklifine destek vermeye çağırıyor, Sayın Başkanı, sizleri ve yüce milletimi tekrar saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Ergin.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Karar yeter sayısının aranılmasını istiyorum.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum ve karar yeter sayısını arayacağım: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Sayın milletvekilleri, karar yeter sayısı yoktur.

Birleşime on dakika ara veriyorum.

               

Kapanma Saati: 16.05

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 16.20

BAŞKAN: Başkan Vekili Eyyüp Cenap GÜLPINAR

KÂTİP ÜYELER: Yusuf COŞKUN (Bingöl), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 49’uncu Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

Adıyaman Milletvekili Sayın Şevket Köse’nin kanun teklifinin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı. Şimdi önergeyi yeniden oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım.

Önergeyi kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir, karar yeter sayısı vardır.

Sayın milletvekilleri, alınan karar gereğince, gündemin “Özel Gündemde Yer Alacak İşler” kısmına geçiyoruz.

Bu kısımda yer alan, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Grup Başkan Vekilleri Ankara Milletvekili Hakkı Suha Okay, İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve İzmir Milletvekili Kemal Anadol’un, TRT’nin Ergenekon soruşturmasıyla ilgili yayınlarıyla kamu yayıncılığı kural ve ilkelerine aykırı davranmasına göz yumduğu iddiasıyla Devlet Bakanı Mehmet Aydın hakkında Anayasa’nın 99’uncu, İç Tüzük’ün 106’ncı maddeleri uyarınca bir gensoru açılmasına ilişkin (11/6) esas numaralı gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağı konusundaki görüşmelere başlıyoruz.

VI.- GENSORU

A) Ön Görüşmeler

1.- Cumhuriyet Halk Partisi Grubu Adına Grup Başkan Vekilleri Ankara Milletvekili Hakkı Suha Okay, İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol’un, TRT’nin Ergenekon soruşturmasıyla ilgili yayınlarıyla kamu yayıncılığı kural ve ilkelerine aykırı davranmasına göz yumduğu iddiasıyla Devlet Bakanı Mehmet Aydın hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergesi (11/6)

BAŞKAN - Hükûmet? Burada.

Önerge daha önce bastırılıp dağıtıldığı ve Genel Kurulun 22/1/2009 tarihli 48’inci Birleşiminde okunduğu için tekrar okutmuyorum.

Sayın milletvekilleri, Anayasa’nın 99’uncu maddesine göre, bu görüşmede önerge sahiplerinden bir üyeye, siyasi parti grupları adına birer milletvekiline ve Bakanlar Kurulu adına Başbakan veya bir bakana söz verilecektir.

Konuşma süreleri önerge sahibi için on dakika, gruplar ve Hükûmet için yirmişer dakikadır.

Şimdi, söz alan sayın üyelerin isimlerini okuyorum: Önerge sahibi olarak Ankara Milletvekili Hakkı Suha Okay; gruplar adına, Demokratik Toplum Partisi Grubu adına Hakkâri Milletvekili Hamit Geylani, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Mersin Milletvekili Mehmet Şandır.

Şimdi, ilk söz önerge sahibi olarak Ankara Milletvekili Hakkı Suha Okay’a aittir.

Buyurun Sayın Okay. (CHP sıralarından alkışlar)

Süreniz on dakika efendim.

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; “Tuncay Güney” isimli şahıs için TRT’de dört saat program yapılması nedeniyle Devlet Bakanı Sayın Mehmet Aydın hakkında vermiş olduğumuz önerge için önerge sahipleri adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, Anayasa’nın 133’üncü maddesinin son fıkrasında TRT tanımlanmakta ve “Devletçe kamu tüzelkişiliği olarak kurulan tek radyo ve televizyon kuruluşudur.” denilmektedir. Yine aynı fıkra içerisinde “Kurumun özerkliği ve tarafsızlığı esastır.” denilmektedir.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, çok uğultu  var, dinleyemiyoruz efendim, lütfen…

HAKKI SUHA OKAY (Devamla) – Keza, TRT’yle ilgili yasal düzenlemelerde bu husus açıklığa kavuşturulmuştur ve yine Anayasa Mahkemesinin ve Danıştayın kararlarıyla da bu husus açıklığa kavuşturulmuştur.

MUHAMMET RIZA YALÇINKAYA (Bartın) – Sayın Başkan, lütfen, bir susturuverin arkadaşları da…

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen, ayakta beklemeyelim efendim. Lütfen oturun… Konuşmacıyı dinleyelim efendim.

HAKKI SUHA OKAY (Devamla) – Ben sadece yüksek yargının bir kararını okuyacağım. “Kurumun yayınlarında, idari vesayet altında olduğu yürütme organı da dâhil hiç kimseden emir almaması,  toplumsal, siyasi, etik, inançsal ve benzeri hiçbir kurum ve kuruluşun yanında yer almaması, sadece Türk hukuk düzeninin temel ilkelerine ve mesleğin evrensel kurallarına uygun bir yayıncılık faaliyetinde bulunulmasıdır.” diyor, TRT’nin tarafsızlığından neyin anlaşılması.

Şimdi, TRT’nin tarafsızlığından neyin anlaşılmasını ifade ettim, TRT’de yapılanları ifade edeceğim. Değerli arkadaşlarım, TRT’nin son genel müdürü göreve başladıktan sonra ve halkın yüzde 80’inin katkısıyla, vergisiyle oluşturulan devletin resmî kurumu TRT’de öncelikli işi, Sayın Genel Müdür, cumhuriyetin kuruluşunda büyük emeği olan ikinci Cumhurbaşkanımız Sayın İsmet İnönü’ye “Millet düşmanı” diyen bir anlayışı “Ezberbozan” programında görevine devam ettirmek olmuştur. Sayın Bakana bunu sorduğumuzda “İnönü’ye ‘Millet düşmanı’nı TRT’de demedi.” demiştir. Yine, AKP Milletvekili Bayan Türköne’nin eşine “Gündeme Dair” programı emanet edilmiştir, “Enine Boyuna Felsefe Konuşmaları” Zaman gazetesine emanet edilmiştir, “Şenlik Var” programı Samanyoluculara emanet edilmiştir, açıkçası Anayasa’ya ve yasalara rağmen. Yansız ve tarafsız olması gereken TRT, AKP’nin ideolojisinin dayatılması için bir misyon üstlenmiştir ve aynı TRT, “5 Gün 5 Gündem: Yüzleşme” programında, geçtiğimiz ağustos ayında, konuk “Etyen Mahçupyan”, konu “Ana muhalefet partisi boşluğu” ve genelde Türkiye’de muhalefet boşluğu, özelde CHP. Yani, diğer muhalefet partilerini de boş bırakmıyor. Saatler süren bir program ve bu programın sonrasında Sayın Bakandan ben yeni yazılı soru önergeme cevap alamadım, ciddi cevap alamadım.

Değerli arkadaşlarım, Sayın Bakana sormak istiyorum: TRT’de böyle bir “5 Gün 5 Gündem: İktidarın yetersizliği, iktidarın beceriksizliği, iktidarın yolsuzlukları” diye bir program olsa ne yaparsınız Sayın Bakan, çok merak ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, TRT’nin son marifeti -birçok marifeti var ama en son marifeti- Ergenekon süreciyle ilgili olarak katıldığı psikolojik harekâtta misyonunu sürdürmek ve Tuncay Güney denilen şüpheli mi, sanık mı, tanık mı, bilirkişi mi, ne olduğu belli olmayan bir kişiye dört saat programında yer vermek. Şimdi, bu kişinin 2001 yılında verdiği söylenen ama “2005 yılında mı çekildi?” denilen, “Emniyette sorgusu yapılmadı.” denilen, “mülakat” diye ifade edilen ve Türkiye’deki gündemin değiştirilmesinde büyük katkısı olan Ergenekon dosyasının en önemli ismi olan ve Ergenekon iddianamesinde yüzlerce sayfada yüzlerce defa ismi geçen, Ergenekon iddianamesinin ana eksenini oluşturan bir kişi ve tabii, bu kişiyle o programın konuklarından biri de iddianamede, gizli olması gereken iddianamede, daha iddianamenin hazırlanmadığı safhada, soruşturmanın gizli olduğu safhada “Kimler gözaltına alınacak, hangi evraklarda kimler neler söylemiş?” diye çarşaf çarşaf gazetesinde yazan bir isim, birlikte, karşılıklı bir düet gerçekleştirdiler ve bu arada TRT de alttan yazı geçiyor, yorumlarını yapıyor, bu TRT.

Şimdi, “Peki, niye TRT böyle bir işgüzarlık yaptı?” diyoruz. Bakıyoruz ki tarih 8 Ocak 2009, AKP sözcüleri diyor ki Sayın Genel Başkanımıza yönelik olarak: “Ergenekon virüsünün size bulaşmasından mı endişe ediyorsunuz?” Tarih 13 Ocak 2009, Başbakan diyor ki: “Bazı kişilerle gönül bağınız mı, iletişiminiz mi, ilişkiniz mi var?” Eh, TRT işareti aldı misyonu gereği. Kardeşim, CHP’ye de bulaşın, Sayın Genel Başkanına da bulaşın. O zaman hemen bir program yapalım. Tuncay’ı bulalım. İddianamenin zaten yönlendiricisi olan, akıldanesi olan gazeteci de elimizin altında. Makbul isimler bizim için. Hep birlikte bir senaryo hazırlayalım ve bu senaryo dört saat süreyle devam ediyor. Devam ederken bu Büyüteç adlı programda –her türlü altyapı da hazır- mahir eller, on parmakta on kara, herkese bir çamur atıyorsun, herkese bulaşıyorsun. Şimdi, CHP’ye bulaştınız. Şimdikini merak ediyorum.

AKP… Bu harflerin ilk harf olarak olduğu birçok kelime türetilmez mi?

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Adaletten kaçanlar partisi…

HAKKI SUHA OKAY (Devamla) – Daha abesi, daha hakaretamizleri türetilmez mi?

AHMET YENİ (Samsun) – Niye rahatsız oluyorsunuz?

HAKKI SUHA OKAY (Devamla) – TRT bunları söylese içinize siner mi? Kabul eder misiniz? Ben bu Genel Kurulda bunları söylesem içinize siner mi? Kabul eder misiniz?

Şimdi, değerli arkadaşlarım, bunu, niçin Sayın Bakan hakkında bu gensoruyu verdik? Sayın Bakan TRT Yasası görüşülürken kendisini de anlatmaya ve tanımlamaya çalışarak bazı konuşmalarda bulundu ve dedi ki: “Arkadaşlar, inanın elimizden geldiği ölçüde -altı aydır sorumluyum ben. Kurumum takip ettiği için söylüyorum- tarafsız olmak için elimizden geleni yaptık.” Bir başka yer: “Kamu kurumuyuz biz. Doğrusunu isterseniz, Bakan olarak ben de, siyasi partilerimizin de ve kamu kurumlarının da program yaparken Türkiye’nin genel politikasını, devlet politikasını, onun hedeflerini, amaçlarını dikkate almak zorundayız.” Devam ediyor: “Kamu kurumunun özelliği, zorluğu da budur.” Ve Sayın Bakan devam ediyor: “Ben milletin sevgisinden uzak kalmaktan korkarım. Ben bu vatana faydalı olamamaktan korkarım. Ben Allah’tan korkarım.”

Bu mu Sayın Bakan sizin Allah’tan korkunuz? Bu nasıl Allah korkusu? (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlarım, TRT, yasal ve anayasal düzenlemeler gereği, toplumun kabul ettiği biçimiyle bir yayıncılık okuluydu ama maalesef İktidarınız, TRT’yi AKP’nin yayın organı hâline getirdi ve AKP’ye her zaman söylenen, iktidarın borazanı hâline getirdiniz. Maalesef, çiftlik gibi kullanılmaya başlandı ve niye biz bu Sayın Bakan hakkında gensoru verdik? Biraz evvel söylediğim, muhalefet partisine, ana muhalefet partisine yapılanların bir tanesi AKP’ye yapılırsa ne derdi, nasıl tavır alırdı, onu hep merak ediyorum. Ama ana muhalefet partisine, TRT’nin tüm anayasal ve yasal zorunluluğunu, görevinin gereğini unuttuğu hâlde, yapmadığı hâlde, TRT’nin bu yönetim anlayışına…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Okay.

HAKKI SUHA OKAY (Devamla) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

…suskun, sessiz, mahcup ve bu tavrıyla destek olan, yasal ve anayasal görevinin gereğini yerine getirmeyen Sayın Bakana artık bu görev gereğini hatırlatmak zorunda kaldık. Onun için de bizler, Cumhuriyet Halk Partisinin grup başkan vekilleri, Anayasa’nın 99’uncu maddesi uyarınca Sayın Bakan hakkında bu gensoru önergesini verdik ve bu gensoru önergesinin gündeme alınmasını talep ediyoruz.

Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Okay.

Demokratik Toplum Partisi Grubu adına Hakkâri Milletvekili Hamit Geylani.

Sayın Geylani, buyurun. (DTP sıralarından alkışlar)

Süreniz yirmi dakika.

DTP GRUBU ADINA HAMİT GEYLANİ (Hakkâri) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan gensoru önergesi üzerinde Demokratik Toplum Partisi Grubu adına söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan önce, Zigana’da bir tabii afet sonucu yitirdiğimiz vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyor ve ailelerine başsağlığı dileklerimizi grubum adına sunuyorum.

Asıl olan, Allah ülkemizi siyasi afetlerden korusun. “Amin” deyin “Amin.”

Değerli arkadaşlar, dünyadaki tüm değişim ve dönüşümlere karşın Türkiye, inadına, soğuk savaş döneminin hukuk dışı yeraltı örgütlenmelerini sisteminden bir türlü söküp atamamakta çünkü sistemin DNA’sında çeteleşme kültürü vardır. Sayın Ecevit’in ilk iktidarında kontrgerilla soruşturması ne yazık ki 1978 Martında Savcı Doğan Öz’ü kurban verince siyasi güç iradesi de tükendi, bitti ve bugüne geldik işte. Ondan sonra Sayın Demirel, Erbakan, Çiller iktidarlarıyla birlikte söyledikleri “Yirmi sekizinci Kürt isyanı”,  “Devlet rutin dışına çıkabilir.”, “Fasa fiso”, “Gulu gulu dansı”, “Vatan için kurşun atan da yiyen de şereflidir.” gibi söylemlerle ülke bugün, faili meçhul cinayetlerle ve coğrafyasında fışkıran savaş hâli cephaneliklerle şiddetli bir deprem sarsıntısındadır.

Aslında Susurluk çetesinin tesadüfen bir kaza ile ortaya çıkması bir dönüm noktasıydı, ancak, bu çetenin uzantıları devlet içinde önemli konumlardaki kişilere dokunduğu için üzerine gidilmesine bir türlü izin verilemedi. Dönemin Meclis Susurluk Araştırma Komisyonu üyesi Sayın Fikri Sağlar ve İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Sayın Mehmet Elkatmış’ın anlatımları bunu net, açıkça ortaya koymaktadır.

Susurluk öncesine baktığımızda, Türkiye Büyük Millet Meclisi Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu eski Başkanı Sayın Sadık Avundukluoğlu’nun basına son iki günde verdiği demeçlerden şunları tekrar öğreniyoruz: 1975 ve 1990 yılları arasında 908 faili meçhul cinayetin tespit edildiğini belirtiyor. Biliyorsunuz, faili meçhul cinayetler asıl 1990 yılından sonra başlar. Bakınız, Sayın Avundukluoğlu şu çarpıcı ifadelerde bulunuyor: “Diyarbakır, Batman gibi illere gittim, polis ve jandarmadan bilgi istedim, kimse yardımcı olmadı. Dönemin İçişleri Bakanı Nahit Menteşe’ye söyledim ‘Uğur Mumcu’nun katillerini gören Ayhan Ayten’i dinlemek istiyorum.’, Nahit Menteşe bana dedi ki: ‘Ne yapacaksın? Bu işleri karıştırma.’” Ve devam ediyor: “Türkiye’de gizli güçler var. Bu güç, kurumlar içindedir ve ülkenin yirmi dört saatini programlıyor. Dışişleri, İçişleri, Adalet Bakanlığı, MİT ve yargıda büyük sızma vardır. Topyekûn temizlik için devletin önce kendi içini temizlemesi gerekiyor.” diyor. Sanırım, Sayın Avundukluoğlu unutmuş herhâlde ama en büyük tehlikeli sızma da ordu içine olmuştur değerli arkadaşlar.

Yine Avundukluoğlu diyor ki: “Raporumda yer alan illegal yapılanmayla ilgili tespitlerimden ötürü partimin Genel Başkanı Çiller dâhil, tüm yöneticilerle ters düştüm.” Tabii ki ters düşecek çünkü “Bu vatan için kurşun atan da yiyen de şereflidir. Kürt iş adamlarının listesi bende.” diyen Sayın Çiller değil miydi? Ve ondan sonra işte hepinizin malumu: Behçet Cantürk, Savaş Buldan, Hacı Karay, Adnan Yıldırım, Medet Serhat, Namık Erdoğan ve daha yüzlerce faili meçhul cinayet… Bunların tümü katledildi.

Avundukluoğlu daha sonra en çarpıcı açıklamasıyla devam ediyor, diyor ki: “DGM Savcısı Nusret Demiral bütün emniyet birimlerini ve yargı organlarını arayarak ‘Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonuna bilgi vermeyin.’ dedi. Bizce bu beyan başlı başına bir suç duyurusudur. Onun için cumhuriyet savcılarının resen bu şahsiyet hakkında soruşturma başlatmaları gerekiyor.”

Değerli arkadaşlar, yine dönemin Başbakanlarından Sayın Mesut Yılmaz, Susurluk olayının ardından kurşun atanla kurşun yiyenin biri birine karıştığını, bunun için bu hadisede sonuç alamadığını söylüyor. Yılmaz, Susurluk olayına karışan kurumların kendi bünyelerinde geçmişle ilgili soruşturmalarının kamuoyunu tatmin eden biçimde yapılmadığını da ifade ediyor ve diyor ki: ”Elimden gelen bu kadardı!”

Susurluk’un ardından işte Yüksekova çetesi derken Şemdinli çetesi ortaya çıktı. Ne yazık ki suçüstü yakalanan “iyi çocuklar” âdeta ödüllendirilerek tahliye edildiler ve istedikleri yerlere atamaları yapıldı!

Değerli arkadaşlar, ne ilginçtir, bütün çetelerin ortak noktaları, devlet adına cinayet işlemeleri ve yine devlet içindeki kişi ve kurumlarca örgütlenip kollanmalarıdır. Türkiye’de işlenen cinayetlerin ve ses getiren olayların tümü ortak bir noktada toplanmaktadır. Ergenekon davası ile Danıştay davası birleştirildi, Ergenekon’la Susurluk çeteleri arasında resmî bağlantılar kuruldu ve yine, Ergenekon’la Şemdinli çetesi de on birinci dalga gözaltılarıyla bir noktada kesişmiş oldu.

Değerli milletvekilleri, bilindiği üzere Ergenekon davası, AKP ile ordunun uzlaşmasıyla verilen izin çerçevesinde yürütülmektedir. Görüldüğü kadarıyla, bu davada yargılananların önemli bir kesimi, ordu içinde sorun hâline gelmiş, bölgede yürütülen savaşta dokunulmazlık kazanmış, ancak daha sonra devleti de rahatsız eden işler yapar hâle gelmiş kişilerden oluşmaktadır. Görüldüğü kadarıyla, bu kişilerin, AKP’yi de hedef alınca ve ordu içinde sıkıntılar da yaratınca sınırlı bir boyutuyla etkisizleştirilmeleri kararı alınmıştır. Ancak, bu davanın Fırat’ın doğusundaki cinayetleri kapsayamayacağı konusunda da bir anlaşma söz konusudur. Oysa bu suç örgütlerinin beslendikleri ve ortaya çıktıkları yer tam da bu coğrafyadır. Silopi Belediye Mezarlığı’nı kazın, 200’den fazla infaz edilen insanın cesedini bulursunuz. BOTAŞ kuyuları açılsın, faili meçhul cinayetlerde öldürülen insanların cesetlerine ulaşırsınız ama bu gerçeği görme iradesi yok. Onun için derin devlet yine varlığını korumaya tüm hızıyla devam etmektedir.

Peki, herkes bilmiyor mu, Levent Ersöz Şırnak Alay Komutanı olarak görev yaptığı dönemde HADEP Silopi İlçe Başkanı Serdar Tanış ve yardımcısı Ebubekir Deniz gözaltına alındı ve kaybedildi? Eğer Ergenekon tüm yönleriyle açığa çıkarılmak isteniyorsa bölgedeki bu cinayetler mutlaka ama mutlaka aydınlatılmalıdır.

Değerli arkadaşlar, Ergenekon davasının sınırları bellidir gelinen nokta itibarıyla. Önceden bu sınırlar çizilmiş, nereye kadar, kime dokunulacağı belli bir plan dâhilinde hazırlanmıştır. Arada bir sınırlar aşılsa da çok sert tepkiyle karşılanmaktadır. Onuncu dalgada gözaltına alınan emekli paşalar Tuncer Kılınç ve Kemal Yavuz’un gözaltına alınmasının ardından bazı kesimlerin verdiği tepkiler işte bu yönlüdür. Bu müdahale Ergenekon davasının sınırlarının ne olduğunu önemli oranda belirlemektedir. Aynı anlayış, Albay Abdülkerim Kırca’nın cenaze töreninde ortaya çıkan tabloda ve tehditler boyundaki açıklamalarda da ortaya çıkmıştır.

Malumun ilanına gerek yok. Yıllarca inkâr edilen ancak varlığını bugün hâlâ sürdüren JİTEM bölgede 10 binden fazla kişiyi öldürmüş ve kaybetmiştir. Binbaşı Cem Ersever tarafından kurulan JİTEM’de iktidar mücadelesine giren ve iç hesaplaşmada Ersever’i öldürttüğü iddia edilen Veli Küçük ile birlikte Arif Doğan, Levent Ersöz, Abdülkerim Kırca ve diğerleri, bölgedeki faili meçhul cinayetler, işkenceler ve kayıpların başlıca sorumlularıdır. Bakınız, JİTEM’in itirafçı yapılanması içinde çalışan, polis ve jandarmanın kirli işlerini yaptığını açıkça itiraf eden itirafçı Abdulkadir Aygan’ın anlatımları, işlenen cinayetlerin kapsamını ve cesetlerin yerini krokilerle ortaya koydu. Bu belirlemeler üzerine bazı cesetlere de ulaşılmıştır ama sistem, kullandığı ve suç işlediği bu maşaları dinlemek istemiyor. On birinci dalga operasyonda gözaltına alınanlardan bazılarının şu anda bölgede görevli olmaları işlenen suçlarla ilgili değildir, sadece şu anki görev yerlerinin bu iller olmasından kaynaklanıyor.

Sayın milletvekilleri, izninizle burada bir parantezi açmak istiyorum. Bakınız, ülkemizde bugüne değin işçinin ve emekçinin alın teri üzerinden katrilyoner olanlar var. İşçiyi aç bırakan ama işçi hakları dışındaki konularda finansörlük işlevi gören sözde sendikaların ve faili meçhul üretim merkezlerinin açık veya zımni ateşli savunuculuğunu yapan sözde sosyal partilerin ve sözde solcu yazarların duruşunu yadırgamamak mümkün değildir.

Değerli arkadaşlar, geçtiğimiz günlerde Tuncay Güney’in 2001 yılında polise verdiği ifadeleri basına yansıdı. Tuncay Güney’in ifadesi de derin devlet ve Ergenekon için önemli ipuçlarını veriyor ancak bu dava Tuncay Güney üzerinden magazinleştirilerek içi boşaltılmak isteniyor; işte, tam bu noktada biz bu duruşa karşıyız. Resmî bilgi ve belgeler kör kuyulara gömülürse elbette hadisenin batağında olan Tuncay Güneylere ihtiyaç olacaktır, bu da ayrı acı bir gerçek. Özünde biz böyle bir ihtiyaca karşıyız ama durumu da yaratan sistemin ta kendisidir. Onun için bir şarlatan, bir meczup gibi gösterilerek -kaldı ki öyle olsa bile- anlatımlarındaki sadece birkaç bilginin doğruluğu karşısında anlaşılmaz bir telaşın anlaşılırlığını da kanıtlıyor.

Arkadaşlar, Ergenekon davası Tuncay Güney’in açıklamalarıyla açılmadı. Davanın iddianamesindeki deliller kısmında Güney’in 2001’de polise verdiği ifadeler de yer almamaktadır. Ümraniye’de ele geçirilen el bombaları ve daha sonra neredeyse ülkenin dört bir köşesinde ortaya çıkan savaş hâli cephanelikleri, telefon görüşmeleri, krokiler ve suikast listeleri iddianamede yer alan sadece bazı kanıtlardır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye’de bir derin devlet gerçeğinin olduğunu artık herkes kabul ediyor, kimse bunu inkâr edemiyor. İttihat Terakki’yle başlayan Seferberlik Tetkik Kurulu, gladyo, kontrgerilla, Özel Harp Dairesi, Özel Kuvvetler Komutanlığı gibi yapılanmalar şimdi de Ergenekon olarak ülkemizin uykusunu haram ediyor. İsim ve aktörler değişse de yapı, amaç ve cinayet türleri aynıdır. Özel Harp Dairesi ya da Ergenekon denilen resmî örgütlenme ilk önce Türkiye’de gelişen sol hareketlere, daha sonra da Kürt aydın, gazeteci, iş adamlarına ve yurtseverlere karşı kullanılmıştır ve ülkemizde yirmi beş yıldır devam eden şiddet kültürü, ekonomik krize neden olan güvenlik bütçesi ve sorunu derinleştiren askerî yöntemler Ergenekon’u koynunda emzirerek canavarlaştırdı ve şimdi hepimizi, tüm yurttaşları meşgul eden bir hadise. Onun için, Kürt sorunu demokrasi ve barış temelinde çözüme kavuşturulmadığı sürece, bu tür oluşumların bazı kesimler tarafından korunup kullanılacağı bilinmelidir. Bu nedenle, köklü çözüm Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümünde saklıdır.

Değerli üyeler, kral çıplak olduğu hâlde… Evet, kral çıplaktır. Böyle, sınırlı ve ürken, baskı altında bir yargılama ile Ergenekon’u temizleme değil, devleti temize çıkarma yargı süreci olacaktır. Oysaki Türkiye'nin kendisiyle, geçmişiyle yüzleşmesi için çok önemli bir fırsat olarak bunu değerlendirmemiz gerekiyor. Bu fırsat iyi değerlendirilmelidir değerli arkadaşlar. Geçmişte yaşanan ve etkilerini hâlen bugün de hissettiğimiz olaylar için hakikatleri araştırma komisyonunun kurulması hadisenin kökten çözümü için bir milat olacaktır.

Değerli milletvekilleri, maalesef bugün ilginç bir tabloyla karşı karşıyayız. Bakınız, siyasetin Hükûmet kanadı, Ergenekon davasına, Genelkurmayın icazet sınırlarına teslim olmuştur; Fırat’ın doğusuna inme cesaretini göstermeyen ve yerel seçimler arifesinde siyasete bir artı katma adına davanın savcılığına soyunan bir siyasal istismar hesabı içindedir. Aslında, TRT de Hükûmetin yayın organı işlevini görmektedir. Özellikle Demokratik Toplum Partisine karşı tüm kapılarını ardına kadar kapatmış ve bir ayrımcılık yaparak suç işlemiştir. Buna karşı eleştiri hakkımız saklıdır. Bunu başka platformlarda başka değerli arkadaşlarımız da değerlendireceklerdir.

Diğer yandan, siyasi muhalefetin bir kesimi Ergenekon davasının derin çözümüne direnen ve kendilerince saygın şahsiyetlerin asla şüpheli olamayacağı mantık ve hukuk dışı hesap refleksleriyle davanın avukatlığına soyunmaktadırlar. Her iki durum da vahim ve kabul edilmezdir. Kamuoyu bu samimiyetsizliğin dışındadır. Onun için, bu ikilemde Demokratik Toplum Partisinin de yeri yoktur. Bırakın gidebildiği yere kadar uzansın bu dava, bırakın halk, mağdurlarıyla birlikte davaya müdahil olsun ve hesap sorsun ve bırakın yargı da bağımsız ve tarafsız bir şekilde ülkenin hukukileşmesine, demokratikleşmesine, toplumsal barışına sunulacak tarihî bir karar sunsun bu ülkeye. Ergenekon davasını laik cumhuriyete karşı bir saldırı olarak okuyanları doğrusu toplumun bir parçası olarak biz de onları okumakta oldukça güçlük çekiyoruz.

Değerli arkadaşlar, bakın, dava dalga dalga çözülmeye başlıyor, önünü lütfen kesmeyin.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Geylani, konuşmanızı tamamlar mısınız.

HAMİT GEYLANİ (Devamla) – Teşekkür ederim Başkan.

Hele dava Fırat’ın doğusuna bir uzanabilse, yer altındaki silahların dili olsa da mermi izlerini nerelere ve kimlere kadar sürebileceği ortaya bir çıksa, o zaman bakın, Van Gölü’ndeki dalgaların mahşerini ve Zap Suyu’ndaki “havar”ı görün.

Onun için, son olarak şunu diyoruz: “……” (*) diyoruz yani, yeter artık, bu ülkenin barışı, demokrasisi, hukukun üstünlüğü için hep birlikte el ele verelim.

 Kürtlerin adına bu çığlığın anlaşılması dileğiyle saygılar sunuyorum. (DTP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Geylani.

Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Mersin Milletvekili Mehmet Şandır.

Sayın Şandır, buyurun. (MHP sıralarından alkışlar)

MHP GRUBU ADINA MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına grup başkan vekillerinin, Türkiye Radyo Televizyon Kurumunun Ergenekon soruşturmasıyla ilgili yayınlarıyla kamu yayıncılığı kural ve ilkelerine aykırı davranmasına göz yumduğu iddiasıyla Devlet Bakanı Sayın Mehmet Aydın hakkında bir gensoru açılmasına ilişkin önergesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz aldım. Öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, biz de Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak Trabzon’da hafta sonu yaşanan çığ faciasını üzüntüyle anıyoruz, hayatını kaybeden değerli vatandaşlarımıza yüce Allah’tan rahmetler diliyor, ailelerine başsağlığı diliyoruz, yaralılara acil şifalar diliyoruz, milletimizin başı sağ olsun.

Değerli milletvekilleri, adı geçen önergedeki iddia şudur: Dolandırıcılık suçu işleyen ve yurt dışına kaçan, hakkında açılan çete, sahtecilik ve dolandırıcılık davaları nedeniyle 2003’ten beri gıyabi tutuklama kararı bulunan bir kişi, 14/1/2009 tarihinde, TRT 2 kanalında yayınlanan “Büyüteç” adlı programa çıkarılmıştır. Bu programda, adı geçen şahıs, yaklaşık beş saat boyunca, devam eden bir dava hakkında açıklamalarda ve bilinen birçok kişi ve kurum hakkında da ağır ithamlarda bulunmuştur. Bu davranış kanunlarımıza göre suçtur. TRT 2 kanalı bu beyanları, bu suç olan beyanları yayınlamıştır. TRT’nin yaptığı, bir suça zemin hazırlayarak suça iştirak etmektir. Davanın firari şüphelisi durumundaki bu kişinin hâlâ devam eden dava üzerinde bir canlı yayına çıkarılması kanunlarımıza göre -soruşturmanın gizliliği hakkındaki Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 157’nci maddesine göre- suç teşkil etmektedir. TRT bu suçun işlenmesine müsaade ederek, kanunlarımıza göre, hukuka aykırı bir davranış içinde olmuştur. TRT’den sorumlu Sayın Bakan bu konuda herhangi bir müdahalede bulunmadığı için siyasi sorumluluğu bulunmaktadır. Gensorunun iddiası ve konusu budur. Bize göre bu iddia önemlidir ve ciddiye alınması gerekmektedir, cevaplandırılması gerekmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye’de yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı çok tartışılan bir konudur. Bize göre yargı toplumun en önemli ve en değerli ortak paydasıdır, en büyük ortak paydasıdır. Yargının tarafsızlığını, bağımsızlığını, güvenilirliğini koruma sorumluluğu hepimizin üzerindedir. Yargının sürecine ve sonucuna saygı gösterilmesi her şeyden önce demokrasinin, hukukun üstünlüğüne inancın bir gereğidir.

Gelinen son noktayı bir sayın bakan şöyle ifade etmektedir. Sayın bakan diyor ki bu malum davayla ilgili: “Kaldı ki şu an Türkiye’de olup bitene bakıldığında, bir kişi daha savcı tarafından davet edildiğinde, gözaltına alındığında, birinci gün birinci saatinden itibaren mahkûm ilan ediliyor, hüküm giydiriliyor. Ben hangi ideolojiye mensupsam, siyaseten hangi pozisyonda bulunuyorsam, nerede bulunuyorsam, gözaltına alınan eğer benim safımdaysa, o mutlaka beraat ediyor birinci saatte ya da tersi bir görüşteyse daha birinci saatte mahkûm ediliyor. O zaman hâkime, savcıya, yargılamaya ne gerek var? Bu işlerden kurtulmanın yolu, herkesin hukuk çerçevesinde düşünmeye, yazmaya, konuşmaya, söylemde bulunmaya riayet etmesi gerekir. Aksi hâlde bunun bir anlamı yok.” Bunu bir Sayın Bakan söylüyor.

Bu görüşlere katılmamak mümkün mü? Ben, bu duyarlılığa bütün samimiyetimle katılıyorum. Ancak Sayın Bakanı bu noktaya getiren gelişmeleri sorguluyoruz, bu gelişmelere TRT’nin katkısını sorguluyoruz. Bu sebeple, bu samimi duygularını ifade eden Sayın Bakana bunun tedbirini almak gerektiğini ve bu gerekliliğin sorumluluğunu da hatırlatmak gerekiyor.

Ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekilinin de genel yayın yapan medya kuruluşlarına Ergenekon soruşturmasının gizliliği konusunda bir uyarı yazısı gönderdiği basında çıkmış bulunuyor. Yazılan yazıda, soruşturmanın içeriğini yayımlamak, yapılan operasyonlarla ilgili bazı isimleri suçlamak, savcı ve yargıçlar hakkında yorumlar yapmanın kanunen suç olduğunun altı çiziliyor ve basın kuruluşlarına bu hatırlatılıyor.

Ayrıca yine takip ettiğimiz kadarıyla, Adalet Bakanlığı, 98 sayılı Genelge’siyle bu hassasiyeti bir emir hâline getiriyor ve yayınlıyor yani soruşturmanın gizliliği ve bu gizliliğe herkesin uyması gerektiği hususu. Bu duyarlılığa hepimiz katılıyoruz. İşte bu açıklamalar ışığında TRT’nin gensoruda belirtilen olayla ilgili yaptığını birlikte sorgulayalım veya birlikte müzakere edelim.

Sayın milletvekilleri, bu yayını ben de izledim, izleyen birçok kişiyle de görüştüm. Bu yayın, toplumda ciddi bir tartışmaya ve tahribata sebep olmuştur. TRT’nin yayına çıkardığı kişi, önce İstanbul 4 no.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinde başlayan, sonra İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen dava kapsamında ifadesi alınamayan ve hakkında 27 Ocak 2003’te gıyabi tutuklama kararı çıkarılan bir kişidir. 2001’de başlayan dava süreci herhangi bir gelişme olmaksızın devam etmektedir. Bu kişinin 2001 yılında polise verdiği ifadeler, bugün “Ergenekon” adı verilen -bu kelimeyi şiddetle kınadığımı, reddettiğimi de ifade ederek söylüyorum- soruşturmanın ana omurgası olduğu da konuşulmakta, basında çıkmaktadır. Ayrıca, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi bu kişi hakkında yürütülen soruşturma dosyasının mahkemeye gelmesinin ardından, bu kişinin yurt dışında ifadesinin alınması için hukuki işlem de başlatılmasına karar vermiş ve bunun prosedürünü başlatmış.

Sayın Savcı, iddianamesinin ekleri arasına koyduğu şüphelilerin 2005 yılından önceki adli sicil dökümleri listesinin 119’uncu sırasında da bu kişiye yer vermektedir. Yani bunları ve bu kişiyle ilgili “firari şüpheli” olarak tanımlama yapmaktadır. Yani TRT’nin beş saat ekrana çıkarttığı bu kişi bilinen bir kişidir, yargılanan bir kişidir, devam eden bir davanın firari failidir, şüphelisidir. İşte bugün bu gensoruyla tartıştığımız konu, biraz sonra ifade edeceğim hukuk kurallarına göre soruşturmanın gizliliğinin ihlalinin işlendiği bir yayını Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumunun 2’nci Kanalının beş saat süreyle işlemiş olmasıdır ve Sayın Bakanın bu konuyla ilgili siyasi sorumluluğu meselesidir.

Değerli milletvekilleri, yukarıdan bu yana söylediğimin sonucu olarak, bu yapılanlar kanunlarımıza göre suçtur. Sayın Bakan da bundan yakınmaktadır zaten.

Bakınız, hukukumuzda bu hususların suç olduğunun ifadesi şu kanunlarda yer bulmaktadır: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 38’inci maddesinin dördüncü fıkrasında “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.” amir hükmü vardır. Siz bunu yok sayarak TRT ekranlarında bir kişiyi çıkartır, kişileri ve kurumları suçlarsanız bu suça zımnen katılmış olursunuz.

Bir diğer husus -ayrıca şurada da bir sıkıntılı durum var- değerli milletvekilleri, Anayasa’nın 138’inci maddesinde diyor ki: “Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.” Şimdi biz ne yapıyoruz burada? Görüşülmekte olan bir davayla ilgili görüşme yapıyoruz. Anayasa 138… Eğer Türkiye’de hukukun üstünlüğü önemliyse, Türkiye bir hukuk devleti ise hukuk kurucuları olarak bizlerin de kendi tavrımızı sorgulamamız lazım. Aslında -tartışmaya açık olmakla beraber- bence bu görüşmelerin de Anayasa’nın 138’inci maddesine göre yapılmaması, yapılamaması gerekir. Çünkü, biz TRT’yi tartışıyoruz ama TRT de mahkemeye verildiğine göre veya başsavcılık onunla da ilgili soruşturmaya başladığına göre bir yargı süreci başlamış oluyor. Dolayısıyla yargı süreci başlamış bir konumda Anayasa’nın 138’inci maddesine göre yasama meclisinde bir görüşme yapmanın, bir beyanda bulunmanın -tartışsın hukukçularımız- Anayasa’ya aykırı bir davranış olma ihtimali büyüktür.

Bir başka husus: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6’ncı maddesinin 2’nci bendinde de aynı durum, bizim Anayasa’mızdaki durum ifade edilmektedir. “Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır.” diyor Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 285’inci maddesinde bu suçu işleyenlere hangi cezaların verileceği açık açık ifade ediliyor, uzun uzun okumayayım.

5187 sayılı Basın Kanunu’nun 19’uncu maddesinde çok açık bir şekilde “Hazırlık soruşturmasının başlamasından takipsizlik kararı verilmesine veya kamu davasının açılmasına kadar geçen süre içerisinde, Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme işlemlerinin ve soruşturma ile ilgili diğer belgelerin içeriğini yayımlayan kimse, şu, şu, şu cezalara çarptırılır.” diyor. TRT bunun dışında istisna edilemez.

Bir başka şey, bir başka hukuk, 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkındaki Kanun’un “Yayın İlkeleri” kenar başlıklı 4’üncü maddesinin (k) bendinde de radyo televizyon ve veri yayınlarında uyulması gereken ilkeler arasında “Suçlu olduğu yargı kararıyla kesinleşmedikçe hiç kimsenin suçlu ilan edilmemesi veya suçluymuş gibi gösterilmemesi; kişileri suç işlemeye yönlendirecek ya da korku salacak yayın yapılmaması.” ilkesine yer verilmiştir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 157’nci maddesi zaten çok açık, diyor ki: “Siz, soruşturmanın gizliliğini kanunda bir başka hüküm yoksa ihlal edemezsiniz.”

Değerli milletvekilleri, söylemek istediğim, TRT’nin, TRT’yi yönetenlerin ve program yapanların bu hukuk kurallarından bilgisiz olmalarını kabul edemeyiz veya bu, mazeret olarak ileri sürülemez.

Şimdi, devam eden bir dava ve bu devam eden davanın faili veya tanımı yapılmış bir kişinin TRT ekranlarına çıkarılarak yaklaşık beş saat kişileri, kurumları suçlamasına imkân verilmesi -ifade ettiğim bu kanun hükümlerine dayalı olarak- suç teşkil etmiştir, kanun ihlal edilmiştir.

Ayrıca TRT’nin kendi kanunları da vardır. Anayasa’nın 133’üncü maddesinde Kurumun özerkliği ve yayınların tarafsızlığı ilkeleri açık açık ifade edilmiştir. TRT’nin 2954 sayılı Kanunu’nun 5’inci maddesinde ilkeler tek tek sayılmıştır. Burada “Anayasa’nın sözüne ve ruhuna bağlı olmak mecburiyetindesiniz; kamu düzenini, genel asayişi, kamu yararını korumak ve kollamak mecburiyetindesiniz.” denilmiş, “Genel ahlakın gereklerini, millî gelenekleri ve manevi değerleri gözetmek mecburiyetindesiniz.” denilmiş, “Toplumun beden ve ruh sağlığına zarar verecek hususlara yer vermemelisiniz.” denilmiş, “Kişilerin özel hayatlarına, şeref ve haysiyetlerine saygılı olmak ve dürüstlük anlayışına bağlı kalmak mecburiyetindesiniz.” denilmiş. Tüm bunlara rağmen TRT’nin böyle bir dava sürecinde gizli kalması gereken soruşturmanın içeriğiyle ilgili, bu davanın faillerinden birinin kurumları ve kişileri itham eder şekilde beş saat yayına çıkarılması gerçekten kabul edilemez, hukuka aykırı bir davranıştır ve Başsavcılığın açtığı soruşturmayla da ortaya çıkmıştır ki suç teşkil etmektedir. Bu sebeple, TRT’yi yönetenler ve TRT’de program yapanların kendilerini gözden geçirmelerini ve bunu sorgulamalarını bu vesileyle talep ediyorum.

Gensoru gerekçesinde ifade edilen şu hususlar önemlidir değerli milletvekilleri: Gensoruda deniliyor ki: “Adı geçen şahsın TRT ekranlarına çıkarılması, habercilik refleksi ya da kişinin daha önce diğer televizyon kanallarına çıkmış olması gibi basit ve hukuki dayanaktan yoksun açıklamalarla geçiştirilemez, öyle bir gerekçeyi kabul edemeyiz. TRT’nin adı geçeni ekranlara çıkartması ve bu kişiyi saygın, güvenilir bir kişi formatıyla izleyicilere sunması, sadece yayın etiğinin değil yasaların da açık ihlali niteliğindedir.”

Bu görüşe ben de katılıyorum, grubum da katılmaktadır. Firari şüpheli bir kişiye TRT ekranlarının açılması, kamuoyu oluşturmaya, yargıyı etkilemeye ve siyasi muhalifleri kötülemeye dönük bir girişimdir ve bu girişim siyasi bir girişimdir, siyasi bir karardır. TRT yöneticilerinin böyle bir niyeti olmasa bile, TRT’den sorumlu siyasetin, siyaset kurumunun, siyasi iktidarın bu amacına, bu isteğine uygun bir davranış ortaya konulmuştur. TRT Kurumu bu sebeple mahkemeye verilmiştir. Başsavcılık “Büyüteç” programına adı geçen kişinin konuk olarak katılmasıyla ilgili TRT Genel Müdürü ile programın yapımcısı ve yöneticisi hakkında soruşturma başlatmıştır.

Bunun için, değerli milletvekilleri, bir kamu kuruluşu olan TRT’den sorumlu Sayın Bakanın bize göre siyasi sorumluluğu bulunmaktadır. Gensorunun gerekçesinde şöyle de bir hüküm var: “Yaşanan süreçte TRT’den sorumlu Devlet Bakanı Sayın Mehmet Aydın, TRT’nin yayın etiği ve yasaları ihlal eden yayın politikası konusunda suskunluğunu koruyarak sorumluları himaye etmiş ve bu siyasi komplonun planlayıcısı konumunda hareket etmiştir.”

Bu iddia ve itham ciddiye alınmalıdır ve mutlaka cevaplandırılmalıdır. Özellikle kişiliğine saygı duyduğum Sayın Bakan bu itham altında kalmamalıdır.

Değerli milletvekilleri, TRT bir kamu kuruluşudur; kamu düzenini korumak, Anayasa’ya, kanunlara, millî ve manevi değerlere saygılı bir yayın yapmak mecburiyetindedir, siyasi partilere de eşit mesafede durmak mecburiyetindedir. Bir zamanlar TRT için birileri “İktidarın borazanı.” derdi. Şimdi, aynı tabiri kullanmak belki buraya yakışmıyor, ama TRT kendini gözden geçirmelidir. Milletimizin vermiş olduğu vergilerle kurumsal devamlılığını sağlayan bir devlet televizyonunda yapılan bu yayıncılık faaliyetinin  toplumda fitne, kuşku ve korku geliştirmesi ve buna da Hükûmet tarafından çanak tutulması asla kabul edilemez.  Bu yol, doğru bir yol değildir.  Bu duruma sebep olanların sorumluluklarının sorgulanması gerektiği kanaatindeyim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Şandır, devam edin.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Yıllardan beri siyaset yapan Milliyetçi Hareket Partisinin başkentteki faaliyetlerini bile, toplantılarını bile yayınlamayan TRT’nin, hiçbir muhalefet partisi sözcüsüne yer vermeyen TRT’nin kanunlara, hukuka aykırı bir şekilde, hiçbir şekilde TRT’ye, ekrana çıkmaması gereken suçlu bir kişiyi beş saat ekrana çıkarmasını hiçbir şekilde masum göremeyiz. Bundan, okyanus ötesinden birtakım projelerin TRT’yi de kuşattığı anlamı çıkmaktadır.

Bu sebepten, Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz, bu gensorunun gündeme alınması, gensorudaki iddiaların araştırılması, sorgulanması ve bu iddia ve ithamların  mutlaka cevaplandırılması gerektiğine inanıyoruz.

Bu duygularla yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Şandır.

Sayın milletvekilleri, Cumhuriyet Halk Partisi ve AK PARTİ grupları adına söz talebi yok.

Konuşmayacaklar mı?

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Efendim, biz, doğal olarak önerge sahibi grubuz, ama iktidar partisi grubunun öteden beri bir dayatması oluyor, vermiyorlar. Eğer konuşmayacaklarsa ben konuşacağım ama benden sonra söz isterlerse olacak iş değil.

AHMET YENİ (Samsun) – Pazarlık yok!

BAŞKAN – Efendim, öyle bir şey olmaz.

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Pazarlık olmaz!

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Neden? Pazarlık…

BAŞKAN – Öyle bir şart olmaz.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Yirmi dakika iktidar grubu olarak söz hakları var. Sayın Bakanın da söz hakkı var.

BAŞKAN – İç Tüzük’ün hükmü böyle efendim, Bakana da söz veriyor.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Konuşacak mı?

AHMET YENİ (Samsun) – Size ne?

BAŞKAN – Ama sıralama diye bir şey yok efendim.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Konuşacak mı?

BAŞKAN – Buyurun, Sayın Bakan en son konuşacak, buyurun efendim.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Konuşacak mı? Soruyorum.

BAŞKAN – Talep yok efendim.

AHMET YENİ (Samsun) – Yahu, sizi niye ilgilendiriyor?

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Ahmet Bey, seni niye ilgilendiriyor? Her şeye niye konuşmak istiyorsun? İki dakika konuşmasan da şu sorun çözülse!

BAŞKAN – Kimi çağıralım? Bir isim verir misiniz?

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Efendim, konuşmayacaksa ben de konuşmayacağım.

BAŞKAN – Konuşmuyor musunuz?

NİHAT ERGÜN (Kocaeli) – Böyle bir pazarlık olabilir mi?

BAŞKAN – Tamam, konuşmuyorlar efendim.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Pazarlık etmiyorum ben.

BAŞKAN – Konuşmuyor musunuz Sayın Anadol?

NİHAT ERGÜN (Kocaeli) – Buyurun konuşun!

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Bu pazarlık değil mi? “Buyurun konuşun.” diyor bana. Bana siz söz verirsiniz, orası değil! Bana söz verecek sizsiniz.

BAŞKAN – Hayır efendim, sıralama diye bir şey yok. Zaten iki gruptan da talep gelmemiş, iki gruptan da talep yok burada şimdi.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Nasıl efendim?

BAŞKAN – Yok, talep yok şu anda.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Var, benim önergem var zaten.

AHMET YENİ (Samsun) – E, konuşun o zaman!

BAŞKAN – Hayır efendim, önerge olur mu? Grup adına konuşmacılar gelecek.

Buyurun Sayın Anadol.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Niye bana “Buyur.” diyorsunuz canım? Oraya söyleyin.

BAŞKAN – Peki, siz buyurun. Zorla mı getireyim ben sizi buraya?

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Ara verin Başkanım, ara verin bir daha değerlendirelim.

AHMET YENİ (Samsun) – Vazgeçtiler!

BAŞKAN – Yani vazgeçiyorsanız, iki grup da vazgeçiyorsa ben kabul edeyim. Ne diyeyim? Vaz mı geçiyorsunuz? Konuşturmam ama, vazgeçerseniz konuşturmam.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Ben vaz filan geçmiyorum canım!

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Oylamaya geçin Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet konuşacak daha, olur mu öyle.

AKİF EKİCİ (Gaziantep) – Ne olacak oylamaya geçince?

BAŞKAN – Anlaşın efendim.

Birleşime beş dakika ara veriyorum.

                               

Kapanma Saati: 17.19

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ÜÇÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 17.30

BAŞKAN: Başkan Vekili Eyyüp Cenap GÜLPINAR

KÂTİP ÜYELER: Fatoş GÜRKAN (Adana), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 49’uncu Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.

Devlet Bakanı Sayın Mehmet Aydın hakkında verilen gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmaması hususundaki görüşmelere devam edeceğiz.

Hükûmet? Buradalar.

Şu ana kadar iki gruptan da söz talebi yok, ben onun için Sayın Bakana söz vereceğim.

Buyurun Sayın Aydın. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (İzmir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugünün konusu bir gensoru, hakkımda verilen bir gensoru. Gensorunun gerekçeleri var, iddiaları var. Bu gerekçeler, bu iddialar doğru mu, yerinde mi, bugün bunları konuşmak için yüce Meclisteyiz. Gerçi benden önce konuşan arkadaşlarım, doğrudan bu konuyla belki ilgili olmayan birkaç noktaya, TRT’yle ilgili bazı noktalara, birkaç noktaya temas ettiler, birtakım sorular sordular. Şimdi tabii o sorulara cevap verirsem bana tanınan yirmi dakika yetmez. Eğer vaktim kalırsa doğrudan o somut sorulara da somut cevaplar vermek istiyorum. Bana tanınan zamanı daha verimli kullanabilmem için gensorunun metni üzerinden hareket ederek, yani gensorunun sınırlarını göz önünde bulundurarak konuşmamı çerçevelendirmek istiyorum.

Gensoru, dile getirdiği konuyu TRT Kurumunun 2954 sayılı Yasası’ndan yola çıkarak takdim ediyor. Bizatihi gensoru bunu takdim ediyor. O Kanun’un 5’inci maddesine göre alıntıyı okuyorum: “TRT, kamuoyunun serbestçe oluşabilmesi için kamuoyunu ilgilendiren konularda yeterli yayın yapmak, tek yönlü, taraf tutan yayın yapmamak ve bir siyasi partinin, grubun, çıkar çevresinin, inanç veya düşüncenin menfaatlerine alet olmamak ilkesine bağlı olarak yayın yapar.”

Şimdi, gensoruda yer alan birinci iddia, bu iddia uzunca bir kısmını oluşturduğu için açıkçası burada okumak istemiyorum ama özeti şu: Tuncay Güney, dört saat boyunca… Bilgiyi düzeltmek için söylüyorum, beş saat falan değil, tam rakamını istiyorsanız, üç saat kırk beş dakikadır. Ama bunu, azsa daha az önemli, çoksa daha çok önemli anlamında söylemiyorum, sadece bir bilgi tashihini yapayım. Dört saat boyunca süren TRT ekranından ana muhalefet partisi ve Sayın Genel Başkanı, eski genelkurmay başkanları, iş adamları gibi birçok kişi ve kurumsal yapı hakkında hakaret edilmiş, şu söylenmiş, bu söylenmiş… Onları madem benden önce konuşan Sayın Şandır… Bunların esasında burada belki konuşulması da hukuken sakıncalıdır diye biliyorum, müsaade ederseniz ben o kısımlarına geçmeyeyim. Temel iddia bu.

Evvela bu ifadeden, gerçekten çok uzun bir zaman bu adı söz konusu olan kişi, yani ilk okuduğunuz zaman sanki dört saat hep bu konuları konuşmuş, CHP’yi, Genel Başkanını, genelkurmay başkanlarını, iş adamlarını vesaire. Oysa eğer mutlaka metni dikkate alarak… Ben maalesef seyretme imkânını bulamadım. Çünkü o anda zaten yurt dışına çıkıyordum, ancak bir kısmını İstanbul’daki molada seyredebildim ama daha sonra metnin tamamını istedim ve daha iyi oldu. Metin üzerinde çalışmak bir bakıma benim siyasetten önceki mesleğimin de boyutunu oluşturuyor.

Şimdi, orada esasında CHP’yle ve Sayın Genel Başkanıyla ilgili söylenen şey beş veya altı cümleden ibarettir. Ama tekrar ediyorum, bu bir tespittir, on cümle olsa daha kıymetli, daha az olsa daha az kıymetli olacak değil. O anlamda söylemiyorum. Sadece, metin bu intibaı veriyor. Dört saat boyunca konuşmuş Allah’ım konuşmuş. Kimin hakkında? Bizim hakkımızda,  yani -tırnak içinde diyorum- CHP hakkında. Böyle bir şey yok arkadaşlar. Orada konuşulan konular belli. Özetleyeyim: Fikri Bey’le ilişkisi söyleniyor, bir de Sayın Mahir Kaynak’la ilişkisi söyleniyor CHP’nin ve onun da zaten, esasında davayla doğrudan ilgisi yok. Her neyse…

Şimdi, asıl ikinci iddia nedir, ikinci konu nedir? Gensoru metnini okuyayım, çünkü bu önemli: “Dolandırıcılık suçu işleyen ve yurt dışına kaçan Tuncay Güney'in 2001 yılında polise verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasının ana eksenini oluşturmuştur.” Bunun altını çiziyorum, çünkü ana eksen oluşturan bir adamın konuşması ayrıdır, sıradan bir adamın, konuşmuş konuşmuş ama ortada doğru dürüst bir şey yok durumunda olan bir adamın televizyon kanalına çıkarılması ayrıdır. Eğer bu kadar önemliyse, eksen oluşturmuşsa, bunu hangi haber kanalı gözden kaçırır, o bağlamda bunu anlatmaya çalışıyorum. “Kimi zaman iddia makamı -Güney’den bahsediliyor-  kimi zaman bilirkişi, kimi zaman da şüpheli konumunda karşımıza çıkan ve uzmanların ruh sağlığından kuşku duyduklarını…” Yine, eğer ruh sağlığında… Buna inanıyorsak, o zaman niye bu kadar ciddiye alınıyor, o da ayrı bir soru.

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – TRT ciddiye alıyor Sayın Bakan.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) –TRT ciddiye aldı… Hadi diyelim ki…

NESRİN BAYTOK (Ankara) – Siz ciddiye alıyorsunuz.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – Beyefendi, hadi diyelim ki TRT…

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Tuncay Güney’i savunuyorsunuz şu anda Sayın Bakan.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – Hadi diyelim ki TRT bu hatayı işledi. Siz niye işliyorsunuz?

BAŞKAN – Dinleyelim efendim… Bir dakika…

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Sayın Bakan, TRT’yi niye ikaz etmiyorsunuz da buradan bunları savunuyorsunuz? TRT’yi ikaz etsenize. Sizin işiniz o.

BAŞKAN – Sayın Okay…

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – Dolayısıyla… “14/1/2009 tarihinde TRT 2'de yayınlanan ‘Büyüteç’ adlı programa çıkmıştır.”

Şimdi, arkadaşlar, gayet iyi bilinmektedir ki böyle konularda yayın yapma niyeti, düşüncesi, kararı bir dizi riskleri içerir. Bu program da öyledir, buna benzer programlar da öyledir, dünyanın her yerinde öyledir. TRT’den çok daha tecrübeli yayın organları söz konusu olduğunda, mesela ZDF, mesela BBC söz konusu olduğunda da, tartışmalı kişiler, tartışmalı konular, tartışmalı kurumlar her zaman endişeyle yaklaşılan konulardır, kurumlardır.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Devam etmekte olan dava var, tartışmalı kişiyi bırak.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – Bu adamı çıkarsak mı çıkarmasak mı, bu kurumdan bahsetsek mi etmesek mi soruları her zaman sorulabilir, bu bize has bir şey değil.

ÇETİN SOYSAL (İstanbul) – Aranan adamı çıkartıyorsunuz Sayın Bakan.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Aranan adam, aranan!

ÇETİN SOYSAL (İstanbul) – Adam aranıyor, aranıyor.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – Söz gelimi, Batı’daki büyük şeylerde evvela hemen İnternet’e girerdi… Diyelim ki büyük kurumların editoryal özelliklerine bakarsanız, gerçekten de tartışmalı konular birkaç editoryal süzgeçten geçtikten sonra ortaya çıkarılabiliyor. İsterseniz bunu, bir yolla öz eleştiri olarak da kabul edebilirsiniz. Her şeyden önce temel soru bu, bizim konuştuğumuz bağlamda. Tartışmalı bir kişinin TRT’ye çıkması, bu konuda canlı yayına alınması doğru mudur, değil midir? Biliyoruz ki pek çok kişi canlı yayın olmadan çıkmıyor, onu da biliyoruz. Ben de şahsen çıkmıyorum. Ayrıca, mutfaklarda ne gibi sıkıntıların doğacağını da tahmin edemediğimiz için, ben, açıkça söyleyeyim, canlı yayın olmayınca başka türlü cesaret edemiyorum. Acaba, o yayın kuruluşunun veya o gazetenin mutfağında benim konuşmamın, benim yazımın başına ne gelir endişesi var. Dolayısıyla ön pazarlık da yapamazsınız; bak sizi televizyona çıkaracağız ama şu konulara temas edeceksiniz, şu konulara temas edemeyeceksiniz; öyle bir şey yapmanız da mümkün değil.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Sözünü kesersiniz, hakaret etmeye hakkı yok kimseye. Sözünü kesersiniz.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – Ayrıca, ne söyleyeceğini, kimleri inciteceğini, kimleri memnun edeceğini, bırakınız bilmeniz, tahmin etmeniz dahi mümkün değildir.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Orada sözünü kesersin.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – Bu, bu işin riski.

En kolay yol işte budur, konuşanı susturmak veya programı durdurmak.

GÜROL ERGİN (Muğla) – Sayın Bakan, komik oluyor, komik.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – O hâlde, ya bahsettiğim bu riski göze alırsınız ve o yayını yaparsınız, sorumluluğuna da katlanırsınız; ister kurum olarak hukuki sorumluluğuna ister siyasetçi olarak, bakan olarak, siyasi sorumluluğuna.

CANAN ARITMAN (İzmir) – Bilim adamı kimliğinize yakışmadı bunu savunmak.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – Size ne yakışıyor? Bana da varsın bir şey yakışmasın, ne olacak yani? (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Arıtman, lütfen…

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – O hâlde, bahsettiğim riski göze alırsınız yahut almazsınız. TRT epeyce tereddütten sonra, altını çiziyorum, epeyce tereddütten sonra, Tuncay Güney hadisesi diyeyim, onu, o alternatifi seçiyor ve bildiğimiz canlı yayına da çıkarıyor.

Şimdi, TRT’nin tereddüdünü şundan anlıyoruz: Bu zat zaten pek çok kanala çıkmış, pek çok kanalda program yapmış; bu zatın zaten sayfa sayfa röportajları Türkiye’de en çok satan gazetelerde fotoğraflarıyla birlikte, röportajlarıyla birlikte çıkmış; yani basın-yayına zaten intikal edebildiği kadar etmiş.

Şimdi hakikaten şu soruyu soruyum: Bir ülkede bir konu bu kadar konuşuluyor, bir zat hakkında bu kadar röportaj var, yayın var, onun sürüp gitmekte olan bir hareketin, sürüp gitmekte olan bir davanın ekseni olduğu iddia ediliyor ve TRT bunu görmezlikten geliyor! Ben vatandaş olsam o TRT’nin televizyonunu tutar pencereden atarım! (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Vatandaş birisini pencereden atacak ama o TRT’yi değil galiba.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – Ondan sonra TRT’yi kim dinler arkadaşlar?

Bakınız, tekrar ediyorum, yanlış anlamayın, yayın yapar, hata işler, cezasını çeker diyorum. Hukuka intikal etmiş zaten. Ama ben diyorum ki…

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Var mı öyle?

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Hakaret ettirin, ondan sonra cezasını çeksin! Niye engel olmuyorsunuz?

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen…

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – Ben diyorum ki…

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Hakaret ediyor, hakaret…

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) - Sayın Başkan…

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – AKP’ye hakaret etse ne yapacaksın?

BAŞKAN – Sayın Anadol, Sayın Okay, lütfen…

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – Sayın Başkan, bağırabilirler çağırabilirler, yeter ki bana dakikalarımı ver.

BAŞKAN – Tamam efendim, buyurun, siz devam edin.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – Kaybolan dakikalarımı ver, umurumda değil.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Ver, 2 misli ver.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – Tamam, sağ olun.

Dolayısıyla, bu kadar önemli olacak…

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Grubunkini de ona ver, kırk dakika konuşsun, kırk dakika.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – …ve TRT korkacak, haber vermeyecek, TRT sesini kesecek ve millet de diyecek ki bizim ne güzel yayın organımız var, Kanun’una göre, Yasa’sına göre bize bilgi veriyor, kamuoyu oluşturuyor! Böyle TRT olur mu? Her neyse.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Kırk dakika konuş, kırk.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) - Arkadaşlar, üçüncü iddia şu: Durun…

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Kırk dakika konuşsun.

CANAN ARITMAN (İzmir) – Savundukça batıyorsunuz.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) - Bana değerli bir arkadaşım “mahcup Bakan” dedi. Konuşmamın sonunda söyleyeceğim aslında, “mahcup” “hicap”tan gelir, “hicap sahibi” demektir. O anlamda, mahcup olmaktan da çekinecek bir hâlim yok. Ama bu gensoru, çok mahcup bir gensoru. (AK PARTİ sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar) Niye, biliyor musunuz?

AHMET YENİ (Samsun) – Gensorularını bile savunamadılar.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) - Hayır hayır, o ayrı bir konu.

Niye, biliyor musunuz? Asıl suçlandığım konuyu hiç kimse söylemedi. Arkadaşlar, ben sadece sessiz kalarak “suç işlemiş” bir kimse değilim ki.

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Görevinizi yapmadınız Sayın Bakan, görevinizi yapmadığınızı söylüyoruz size.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – Gerisi ne diyor? Gerisi, bakınız, ne diyor: Esasında ben büyük bir siyasi komplonun planlayıcısı olmuşum. Hiç kimse söylemiyor bunu, çünkü söylenecek şey değil de ondan söylemiyorlar. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Söylemek ayıp olur da ondan söylemiyorlar. Yazıyorlar, gensoruya metnini koyuyorlar ama buraya çıkan arkadaşım demiyor ki “Bu Bakan bir siyasi komplonun planlayıcısı olmuş.” ki bana da biraz gurur gelsin; ya, şöyle, demek ki ben de… O gururu tırnak içinde alıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Olamazsın, olamazsın, olamazsın, talimatın gereğini yaparsın Sayın Bakan, olamazsınız.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Haklısın, haklısın, verilen emirleri yerine getirirsin, yapmazsın komplo, doğru.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – Ayrıca, ne yapmış TRT?

NESRİN BAYTOK (Ankara) – Tetikçi TRT!

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) - Sadece dört saat, beş saat söylemekle kalmamış. Ne yapmış? Ayrıca, TRT, bu kişiyi saygın, güvenilir bir kişi formatı içinde sunmuş. Bunun ne anlama geldiğini açıkçası bilmek kolay değil. Yani orada üç tane başka… İkisi siyasetçi. Bakanlık yapmış birisi, bir bilinen, tanınan gazeteci, bir de sunucu var. Yani bunlar ne yaptılar -ki bu insanı süslediler püslediler, böyle cilaladılar- anlamakta zorluk çekiyorum. Ne yapmışlar? “Sayın” demişler.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – TRT çıkarttı. TRT’ye çıkartmak normal mi?

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) - Arkadaşlar, bu “sayın” kelimesi üzerinde isterseniz bir gün zaman ayırıp beraber duralım, gerekiyorsa yeni bir kelime bulalım, “bay” kelimesini yaygınlaştıralım, çünkü “sayın”da saygı sözü olduğu için. El âlem “mister” demiş, “mösyö” demiş bu işi kurtarmış ama bizim Türkçemiz böyle, ne yapalım.

HAMİT GEYLANİ (Hakkâri) – Sayın Bakan, “sayın” dava konusu oluyor bu ülkede.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – Bizim Türkçemiz… Bakınız, burada, bakarsanız “Sayın Bakanım” diyor, İngiltere’de olsa “Sayın Bakan” derler. Bilmem, biz, zaten sonuna bir “ım” getirerek bu toplu yaşama kültürünü devam ettiriyoruz. Böyle üçüncü şahıs olarak veya birinci tekil şahıs olarak söylemiyoruz.

Yani tekrar tekrar o metni okudum, acaba, gerçekten bu format, yani, saygın, güvenilir bir kişi formatında TRT bunu nasıl sundu? Bu sorunun cevabını, metni birkaç defa gözden geçirmeme rağmen bulamadım. Bunu da geçiyorum.

Şimdi, asıl Mehmet Aydın’a gelelim, günün adamı Mehmet Aydın’a gelelim. Ne yapmış Mehmet Aydın? Okuyorum:

“Tuncay Güney’in açıklamalarının zamanlaması da düşündürücüdür. 10. Dalganın hemen ertesi günü, 8.1.2009 tarihinde 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Tuncay Güney’in 2001 yılındaki ifadelerinin görüntülerinin sanık ve avukatlara 14.1.2009 tarihinde verilmesine karar verdi. Bu açıdan, 10. Dalganın hemen ardından, 2001 yılı ifade görüntülerinin dağıtıldığı gün, Tuncay Güney’in TRT ekranlarına çıkarılması siyasi amaçlara yönelik planlı, programlı bir komplo çalışmasıdır.” Keşke haberim olsaydı da böyle bir şeyden, ben size daha fazla bilgi verseydim.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Başkaları yaptı demek ki.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – O zaman o başkalarını verseydiniz, benim ne suçum vardı, beni niye çıkardınız buraya?

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – O zaman, orada niye oturuyorsunuz Sayın Bakan! Madem bilmiyorsunuz, orada ne işiniz var!

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) - TRT ekranlarına çıkarılması ve hemen sonra da benim oradaki başrolüme gelin. Ömrü hayatımda başrol oynamak, esas oğlan olmak da varmış. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) “Yaşanan süreçte TRT’den sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Aydın TRT’nin yayın etiği ve yasaları ihlal eden yayın politikası konusunda, suskunluğunu koruyarak sorumluları himaye etmiş…” Burada kalsa söyleyeceğim şeyler farklı olurdu. Noktayı buraya koysaydı.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Sayın Bakan, esas oğlan Tuncay Güney.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) - Ama orada koymuyor “Ve bu siyasi komplonun planlayıcısı konumunda hareket etmiştir.” Dili benden iyi olan, Türkçesi benden iyi olan arkadaşlarımla otuz kırk dakikalık bir çalışma yaptık. Acaba “Planlayıcısıdır.” demek ile “Planlayıcısı konumunda hareket etmiştir.” demek arasında dil inceliği açısından –ki benim hastalığımdır o- bir fark var mı? Dört arkadaştan ikisi var dedi, ikisi yok dedi. Var diyenler “Dır demektir bu.”. Yok diyenler dediler ki: “Hâlâ, Sayın Bakan, gensoru vermişler ama galiba sana kıyamıyorlar.” Onun için, o konumda olur da, o konumda olduğunun farkında olmaz der, belki de kurtulursun. Mahcup dememin sebebi bu, mahcup gensoru dememin sebebi bu. Dakikalarıma bir bakayım… Dolayısıyla da, tabii, gerisi devam ediyor.

Şimdi, arkadaşlar, şunu da söyleyeyim: Bu söylediğim her cümlenin aksini, iddialarımın aksini getiren varsa -dinlemeye hazırım- temel görüşlerimin aksini söyleyen varsa on dakikada Bakanlığı da milletvekilliğini de siyaseti de anında bırakırım. Benim kişiliğim söz konusu olduğunda hiçbiri önemli değil, hiçbiri umurumda değil. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Beş dönem daha yaparsın, sen görevini yapıyorsun.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) - Arkadaşlar, bu programla ilgili bana herhangi bir soru sorulmamıştır, benim fikrim alınmamıştır, bana müracaat edilmemiştir, benden bir tavsiye alınmamıştır. İyi ki alınmamıştır çünkü o zaman suç işlerdim ben. Eğer “yayınlamasanız” deseydim, eğer “bırakın” deseydim, TRT’nin özerkliğine, bağımsızlığına müdahale ettiğim için işte asıl o zaman kendimi siyaseten suçlu hissederdim. Arkadaşlarıma söylüyorum, istediğiniz, sizin çerçevenize, yasalarınıza uygun olan yayını yapın, geride bunun… Ödeviniz bu ise bunun sorumluğu da size aittir diyorum.

ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak) – İktidara saldırıyorlar mı, sadece muhalefete saldırıyorlar!

MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Yani biraz daha devam etsinler diyorsunuz. Sizden beklenen de odur zaten.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – Dolayısıyla bunu da yanlış anlayanlar olur ama onu da göze alıyorum, samimiyetle söylüyorum, ne bu konuda ne de bugüne kadar yaptıkları temel yayınlar konusunda TRT’nin bana bir ön bilgi verme âdeti yoktur, ben de zaten böyle bir talepte asla bulunmadım, bundan sonra da bulunmayacağım. Yayını yaparlar, eğer ondan hakikaten ülkem yararlanıyorsa, görevlerini yerine getiriyorlarsa aferin onlara, tebrik ederim; yok eğer hukuki bir sıkıntı doğarsa bu memlekette hukuki sürecin nasıl başladığı, nasıl devam ettiği, nasıl sonlandığı da bellidir. Gerçi birçoğuna göre bugünlerde o da bellidir değil, o kadar kafa karışık ki.

ÇETİN SOYSAL (İstanbul) – Verdiğiniz talimatla görev yerine gelmiş ama!

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Hukuken değerlendirin bir de.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – Şimdi, biraz, bu birkaç sayfayı geride bırakıp da şu noktaya gelmek istiyorum: Şimdi, asıl bu, benim siyasi komplonun planlayıcısı konumunda hareket ettiğim iddiasıyla ilgili, açıkça söyleyeyim, bu konuda kıymetli vaktinizi -son cümlelerime geliyorum- hiç mi hiç almak istemiyorum ama yine de epeyce hayret içinde ve biraz da üzüntü içinde bir iki cümle daha söyleyeyim.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hakkımda gensoru vermek için, gensoru metninde okuduğunuz boyutta gerçekten de bu kadar abartıya hiç gerek yoktu. Bu kadar abartıya hiç gerek yoktur.

MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Aynı hakaret size yapılsaydı!

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – “Bir komplonun planlayıcısı.” derken bu metin kendi kendisini yıkmış zaten, bu iddia kendi kendisini çürütmüş. Hodri meydan desem, şu 72 milyona gitsem, acaba bu cümleye bu ülkede kaç kişi inanır? Kaç kişi inanır bu ülkede? Varsanız gidiyorum, beraber gidelim.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Bırak onları, bırak!

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Yakışıyor mu size Bakan ya!

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – Yok, size bu gensoru çok yakıştı! Hakkımda gensoru vermek için…

MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Süre bitti ya! Sorulara cevap verin sorulara!

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – Gensoru metninde, tekrar ediyorum, buna gerek yoktu. Değerlendirmeler konusunda eğer bu şekilde abartıyla girerseniz doğru söyledikleriniz hakkında da ciddi şüpheler uyanır. Bu bir mantık kuralıdır. Eğer dört cümleden biri mantıksızsa, geride kalanların mantıksız olduğuna dair ciddi kuşkular, ciddi şüpheler uyanır.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Seninki tamamen mantıksız o zaman, hepsi!

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – Evet, şimdi son cümleye geliyorum Sayın Başkan, vaktinizi fazla almayacağım.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Daha yirmi dakikan var, konuş!

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Hocam, hukuken de değerlendirin.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – Arkadaşlar, ben, bırakınız burada sözü edilen siyasi komplonun tamamını, bir tek parçasının dahi içinde olmayı, bir tek parçasını dahi planlama durumunu, planlama kabiliyetini, planlama yeteneğini taşıyan bir insan değilim. Bırakınız koca bir komployu, bir parçasını dahi düzenleyecek, planlayacak bir kabiliyetten, bir yetenekten mahrumum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakanım, devam edin, konuşmanızı tamamlayınız.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – İkincisi: “Suskun…” Doğrudur. Eğer suskunluktan maksat her zaman yeteri kadar temelli, güvenilir, dayanılır bilgiye sahip olmadan, akıllı hayatım boyunca -çocukluğumu kastetmiyorum- hiçbir yerde konuşmamışımdır, susmayı tercih etmişimdir. Birincisi, evvela bir konuda bir şey söyleyebilmem için o konuda yeteri kadar benim elimde bilgimin olması lazım. Dolayısıyla, suskunluk mu; ben bunun hukuka mugayir olup olmadığını bilmediğime göre onu bekleyeceğim. Dolayısıyla, suskunluk bir tedbirden gelir, ilmî, fikrî ve mantıki bir tereddütten gelir -benim mesleğim o olduğu için de zaten var olan odur- bir de korkaklıktan gelir. Bugüne kadar öbür tedbirlerim hakkında epeyce şahit vardır ama korkaklık -o da insanidir, olsa umurumda değil ama- olduğunu zannetmiyorum. Dolayısıyla, evvela bu “suskunluk” kelimesiyle ilgili eleştiriyi siliyorum kalın bir çizgiyle.

Geliyorum “mahcup”a: “Mahcup” kelimesi nereden geliyor? Hicap edendir, hicap eden demektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Bakan, son cümlelerinizi alabilir miyim.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – Tamam,  son cümlelere geliyorum Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Buyurunuz.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – Hicap eden demektir.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Milletvekillerine de yapacaksınız değil mi aynı uygulamayı Sayın Başkan?

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (Devamla) – Eğer, gerçekten, yine, bu da, yani hicap etme, komplo bilememe, komplo hazırlayamama bir yetenek eksikliği ise, bir kabiliyet eksikliği ise yüce Mevla bana böyle bir kabiliyeti vermediği için ona hamdediyor, hepinize de şükranlarımı arz ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Bakanım.

Sayın milletvekilleri, Devlet Bakanı Mehmet Aydın hakkındaki (11/6) esas numaralı gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağı hususundaki görüşmeler tamamlanmıştır.

Şimdi, gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağı hususunu oylarınıza sunacağım.

Gensoru önergesinin gündeme alınmasını kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir efendim gensoru.

Sayın milletvekilleri, gündemin “Sözlü Sorular” kısmına geçiyoruz.

VII.- SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, Antalya’daki işletmelerin gıda güvenliğine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/386) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

2.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, meyve üreticilerinin desteklenmesine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/388) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

3.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, doğrudan gelir desteğine ve alternatif desteklere ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/391) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

4.- Mersin Milletvekili İsa Gök’ün, bazı belediyelerin kimi yerlere bedelsiz su kullandırdığı iddiasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/605) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

5.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, soruşturma izni verilmeyen belediye başkanlarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/607) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

6.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, çiftçilerin ekonomik durumuna ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/649) cevaplandırılmadı

7.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, doğrudan gelir desteğine ve ürün desteklemelerine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/651) cevaplandırılmadı

8.- Mersin Milletvekili İsa Gök’ün, bir derneğe ilişkin sözlü soru önergesi (6/659) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

9.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, özel güvenlik kurumlarının görev ve yetkilerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/672) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

10.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, okulların güvenliğine ilişkin sözlü soru önergesi (6/682) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

11.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, 1 Mayıs kutlamalarına ve DİSK’e karşı tutuma ilişkin sözlü soru önergesi (6/697) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

12.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, belediyelerin sigara yasağına yönelik hazırlıklarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/768) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

13.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, bir kaymakamın sözlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/805) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

14.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan’ın, Van Valisi ve Emniyet Müdürünün bazı olaylardaki müdahalelerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/817) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

15.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Ankara Büyükşehir Belediyesinin halk konserleri harcamalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/836) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

16.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Çankaya Belediyesinin bahar şenlikleri harcamalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/837) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

17.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, ihalelere ilişkin sözlü soru önergesi (6/848) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

18.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, belediyelerin elektrik borçlarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/871) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

19.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, Antalya’da sivrisinekle mücadeleye ilişkin sözlü soru önergesi (6/881) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

20.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, Antalya’da toplu taşımadaki Antkart uygulamasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/883) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

21.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, hakkında soruşturma açılan belediye başkanlarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/899) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

22.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, polis nöbet kulübelerinin güvenlik sorununa ilişkin sözlü soru önergesi (6/910) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

23.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır’ın, havaya ateş açan bazı koruculara ilişkin sözlü soru önergesi (6/928) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

24.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun, bir köye jandarma karakolu açılıp açılmayacağına ilişkin sözlü soru önergesi (6/937) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

25.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, bir cenaze merasimine katılanların kılık kıyafetine ilişkin sözlü soru önergesi (6/938) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

26.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, Güngören’deki terör olayına ilişkin sözlü soru önergesi (6/939) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

27.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Kelkit Çayı taşkın koruma çalışmalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/952) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

28.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, belediyelerin imar değişikliklerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/960) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

29.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, Almanya’daki bir derneğin dava dolayısıyla takibine ilişkin sözlü soru önergesi (6/969) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

30.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır’ın, bir operasyonda bir köye ateş açıldığı iddiasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/971) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

31.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır’ın, gıda bankacılığı yapan dernek ve vakıflara ilişkin sözlü soru önergesi (6/997) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

32.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, bir kasaba yolunun bakımına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1004) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

33.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, işyerlerinde Türkçe ad kullanılması kararı alan belediyelerin teşvikine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1024) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

34.- Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın’ın, belediyelerin kurduğu şirketlere ilişkin sözlü soru önergesi (6/1031) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

35.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, belediyelerin denetimine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1043) ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

 

BAŞKAN - İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay, gündemin “Sözlü Sorular” kısmının 1, 2, 3, 93, 95, 122, 123, 126, 136, 145, 150, 190, 212, 221, 236, 237, 243, 260, 270, 271, 286, 297, 312, 316, 317, 318, 331, 337, 345, 347, 368, 374, 389, 394, 406’ncı sıralarındaki soruları birlikte cevaplandırmak istemişlerdir.

Şimdi soruları sırasıyla okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın M. Mehdi Eker tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.

                                                                                                                                Tayfur Süner

                                                                                                                                   Antalya

Antalya’da gıda güvenliği ve hijyen için olağanüstü çaba gösteren işyerlerinin ödüllendirilmesi için 2006 yılında “Beyaz Bayrak” uygulaması başlatılmıştır. Gıda üzerine yüzlerce işletmenin faaliyet gösterdiği Antalya’da otel, lokanta ve fastfood’lara yapılan bu uygulamayla birlikte gıda güvenliğinin sağlanması amaçlanmıştır.

Soru 1: 2006 yılında Antalya’da kaç işyeri “Beyaz Bayrak” almaya hak kazanmıştır? 2007 yılında kaç işyeri başvuruda bulunmuştur? Bu işyerlerinden kaçına “Beyaz Bayrak” verilmiştir?

Soru 2: “Beyaz Bayrak”ın Antalya’da iki yıldır verilmesine rağmen başvuran ve ödüllendirilen işyeri sayısının az olması, hijyenik ve güvenli gıda tüketmediğimiz anlamına mı gelmektedir?

Soru 3: Turizmin yoğun olarak yaşandığı Antalya’da “Beyaz Bayrak”lı işyeri sayısının az olması, turizmi olumsuz yönde etkilemez mi?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıda belirtilen soruların Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Mehdi Eker tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.

                                                                                                            Prof. Dr. Alim Işık

                                                                                                                     Kütahya

Bilindiği gibi, Kütahya ili başta olmak üzere birçok ilimizde meyve üretimi ön plandadır ve birçok aile meyve üretimiyle geçimini sürdürmektedir. Ancak son yıllarda yakıt, gübre, ilaç vb. gibi girdi fiyatlarının giderek artmasına karşın ürün fiyatlarının aynı oranda yükselmemesi ülkemiz genelinde birçok meyve üreticisini sıkıntıya sokmuştur. Bu nedenle tarla bitkileri ve yem bitkileri desteğine benzer üretim desteğinin meyve üreticilerine de yapılması kaçınılmaz olmuştur. Bu konuyla ilgili olarak;

1. Bakanlığınız 2008 yılı destek programında meyve üreticilerine ilişkin herhangi bir destek yer almakta mıdır?

2. Destek var ise hangi meyveler bu destek kapsamındadır?

3. Desteğin toplam miktarı ve şartları nedir?

4. Meyve Üreticileri Birliklerinin desteklenerek meyve üreticilerinin bu çatı altında toplanması konusunda bakanlığınızca hangi tür çalışmalar yürütülmektedir?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim.

                                                                                                                  Hasan Çalış

                                                                                                                    Karaman

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın doğrudan gelir desteğinin kaldırılması konusunda yapmış olduğu açıklamalar bazı basın yayın organlarında yer almaktadır.

1- Çiftçilerimize yapılan doğrudan gelir desteğini hangi tarih itibarıyla kaldırmayı planlıyorsunuz? Çiftçinin alacağı olan ödemesi gecikmiş doğrudan gelir desteği ödemelerini hangi tarih itibariyle ödeyeceksiniz?

2- Çiftçinin desteklenmesi ile ilgili alternatif tarım politikalarınız neler olacaktır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıda yer alan sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                                     İsa Gök

                                                                                                                      Mersin

Konya ve Ankara Büyükşehir Belediyeleri tarafından, okullardan su ücreti alınırken, hatta ön ödemeli su uygulaması yaparak ödeme yapamayan okullara su verilmezken, cami, mescit, Kuran kursu gibi yerlerden su ücreti alınmadığına dair duyumlar alınmıştır.

1- Konya, Ankara veya herhangi bir Belediyenin cami, mescit, Kuran kursu gibi yerlere bedelsiz su kullanımı sağlayan bir uygulaması var mıdır? Gerekçesi nedir?

2- Belediyelerin bazı kesimlere ücretsiz verdikleri hizmetlerin, hizmet bedelini ödeyen vatandaşlara getirdiği ek külfet nasıl karşılanacaktır? Belediye hizmetlerinin adil dağıtımı konusunda Bakanlığınız tarafından uygulanan tedbirler nelerdir?

3- Belediyelerin, çocuklarımızın sağlıklarını tehdit eden su sıkıntısını ortaya çıkaran “okullara ön ödemeli su uygulaması”na karşı Bakanlığınızın yaklaşımı nedir? Sorunun çözümü için ne yapılacaktır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla İçişleri Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 08.04.2008

                                                                                                                 Kamer Genç

                                                                                                                      Tunceli

1) Göreve geldiğiniz günden bugüne kadar partiniz, AKP’li olup da hakkında soruşturma izni istenen ve tarafınızdan izin verilmeyen kaç tane Belediye Başkanı bulunmaktadır?

2) Bunlar hangi Anakent, İl İlçe ve Belde Başkanlarıdır?

3) Hangi suçlardan haklarında soruşturma izni istenmiştir?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim.

Saygılarımla.

                                                                                                                  Hasan Çalış

                                                                                                                    Karaman

Kuraklık nedeniyle ortaya çıkan verim düşüklüğü, çiftçinin ürünlerini normal değerlerinde satamaması, girdi yüksekliği, uygulanan politikaların çiftçiyi borcunu ödeyemez hale getirmesi gibi nedenler yeterince sıkıntı yaratmışken, doğrudan gelir desteği ve diğer çiftçi destekleri üzerine haciz koyulması çiftçinin nefesini kesen bir uygulama olmuştur. Çiftçilerimizi göçe zorlayan bu uygulama, büyükşehirlerin varoşlarında yeni ekonomik ve sosyal problemlerin kaynağı olmaya devam edecektir.

1) Çiftçimizi doğduğu yerde doyar hale getirmek için ne gibi yeni çalışmanız vardır?

2) Çiftçilerimizin doğrudan gelir desteği ve diğer destekler üzerine haciz koymayı önlemeye yönelik bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim.

Saygılarımla.

                                                                                                                  Hasan Çalış

                                                                                                                    Karaman

Çiftçilerimize verilmekte olan doğrudan gelir desteğini kaldırarak, ürün desteklemesi ile ilgili çalışmalarınız olduğu bilinmektedir. Ancak bizim tespitlerimize göre; böyle bir uygulama ile bu kalemde çiftçiye devlet tarafından aktarılacak destek azalacaktır. Bu uygulama; elinde yeterli arazisi bulunmayan dağlık kesim ve orman köylerimizde yaşayan çiftçilerimizi bitirecek bir uygulama olarak görünmektedir.

1) Doğrudan gelir desteğinin aksayan yönlerini düzelterek devam etmek yerine, ürünü desteklemeyi hangi nedenlerle ihtiyaç hissetiniz?

2) Ortalama yıllık ne kadar doğrudan gelir desteği ödeniyor? Üretim desteğiyle çiftçiye ne kadar ödeme yapmayı hedefliyorsunuz?

3) Kamuoyuna yansıyan bilgiye göre; doğrudan gelir desteği uygulamasından, üretim bazlı desteğe geçince bu yolla çiftçiye verilen desteğin yaklaşık 1 milyon dolar azalacağı doğru mudur? Doğru ise, bu durumu nasıl izah ediyorsunuz?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıda yer alan sorularımın İçişleri Bakanı Beşir Atalay tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                             İsa Gök

                                                                                                              Mersin

Hizbullah adlı yasadışı örgüte yakınlığıyla bilinen "Mustazaflar ile Dayanışma Derneği (Mustazaf-Der)" adlı dernek tarafından, Adana'da gerçekleştirilen Kutlu Doğum Haftası etkinliğinde konuk erkek ve kadınların haremlik-selamlık oturtulduğuna, sürekli tekbir getiren göstericilerin, kara çarşaflı kadınların bulunduğu yerden gazetecilerin görüntü almasına izin vermediklerine, küçük türbanlı çocukların, programın sonuna doğru sahneye çıkartılıp kitleye gösterildiğine ve etkinlik boyunca sunucu ve konuşmacıların tehdit dolu mesajlar verdiğine ilişkin haberler bulunmaktadır.

Soru 1) Adı geçen derneğin tüzüğünde gösterilen amaçlar nelerdir?

Soru 2) 5253 sayılı Dernekler Kanunu hükümleri uyarınca; Bakanlığınız tarafından, söz konusu derneğin tüzüğünde gösterilen amaçlar doğrultusunda faaliyet gösterip göstermediği denetlenmiş midir? Denetlenecek midir?

Soru 3) Adana Büyükşehir Belediyesi'ne ait Mimar Sinan Açık Hava Tiyatrosu'nda düzenlenen bu etkinlikte yaşananlarla ilgili olarak ilgili belediye yahut dernekle ilgili herhangi bir işlem yapılmış mıdır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki soruların İçişleri Bakanı Sayın Prof. Dr. Beşir Atalay tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Saygılarımla.

                                                                                                               Ferit Mevlüt Aslanoğlu

                                                                                                                           Malatya

Ülkemizde can ve mal güvenliğinin teminatı Anayasamız uyarınca Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Ancak, özellikle Bakanlığınız tarafından Halkın, mal ve can güvenliği kısmen özel güvenlik kurumlarına havale edilmektedir. Mal güvenliği konusunda özel kurumların kendi önlemlerini almaları doğal olmasına karşın, bazı kurumlar ve özel sektör vatandaşın can güvenliğini ihale ile özel güvenlik kurumlarına ihale etmektedirler.

1) Özel güvenlik kurumlarının görev ve yetkileri tamamen belirlenmiş midir? Özellikle can güvenliği konusunda yetkileri var mı?

2) Özel güvenlik kurumlarının yetki ve sorumlulukları açık ve net belirlenmiş midir?

3) Kamu kurumları dahil, özellikle bu hizmetlerin ihalesinin can güvenliği açısından devam etmesinin ileride farklı sonuçlar doğurmayacak mıdır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Beşir Atalay tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim.

Saygılarımla.

                                                                                                                  Hasan Çalış

                                                                                                                    Karaman

Ülkemizin en büyük İllerinden birinde 2 bin 357 okulda toplam 1 milyon 225 bin 612 veli ile yapılan anket kamuoyuna yansımıştır. Ankete katılanların yüzde 92,42'si okul ve çevre etkenlerine ilişkin sorulara verdikleri yanıtlarda, "güvensizlik duyduklarını" belirtmişlerdir.

Bu bilgiler ışığında;

1) Özellikle Büyükşehirlerimizde çocuklarını okula gönderen veliler, çocuklarının arkasından endişe duymaktadır. Güvensizlik ortamımın güven ortamına çevrilmesi konusunda bir çalışmanız var mıdır? Bu konuda çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Prof.Dr.Beşir Atalay tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                                 Yaşar Ağyüz

                                                                                                                    Gaziantep

1) 1 Mayıs İşçi Bayramını Taksim'de kutlamak amacıyla toplanan ve yürüyen işçileri önlemek için, diğer illerden ne kadar Emniyet gücü takviyesi yapıldı? Buna gerek var mıydı? Ne kadar Gaz Bombası kullanıldı?

2) En büyük İşçi örgütü olan DİSK, yasal örgüt değilse, Sendikal yaşamına neden müsaade ediyorsunuz?

Taksim Meydanı neden sadece Emekçiler ve Örgütlerine kapalı?

3) Demokrasi ve Özgürlük kavramından ne anlıyorsunuz?

Bundan böyle kutlama ve Demokratik Eylem Özgürlüğü Hükûmetin kararı ile mi kullanılacak?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Beşir Atalay tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim.

Saygılarımla.

                                                                                                                  Hasan Çalış

                                                                                                                    Karaman

Tütün Mamulleri Zararının Önlenmesi ve Kontrolüne Dair 4207 Kanun, 19 Mayıs itibariyle uygulamaya girmiştir. Böylece, Türkiye’ye halkın ortak kullanım alanlarında sigara içimi yasaklanmıştır.

Bu bilgiler ışığında;

1) Sigarasız bir yaşamı destekliyor ve uygulamaları yakından takip ediyoruz. Belediyelerimiz, uygulamaya hazırlıksız mı yakalanmıştır? Otobüs durakları, ana cadde ve sokaklarda izmaritlik ve çöp sepeti bulunmaktadır. Bu alanlarda sigara içen tiryakiler, sigara izmaritlerini ve paketlerini nereye atacak? Bu konuda çalışmanız var mıdır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla İçişleri Bakanı Beşir Atalay tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 04.06.2008

                                                                                                                 Kamer Genç

                                                                                                                      Tunceli

Basına intikal eden bilgilere göre; Elazığ Karakoçan Kaymakamı Erdinç Yılmaz; YİBO yurdunda kalan 28 kız öğrenciye akşam vasıta tahsis edilmesiyle ilgili olarak bunların 12'sinin Alevi olduğunu, Alevilerin Devlete bakış açısının bilindiği demek suretiyle Alevi inançlı insanların Devlet düşmanı olduğu imasında bulunmuş ve bu konuyu size ileten Elazığ Milletvekili Sayın Feyzi İşbaşaran'a tepki gösterdiğiniz belirtilmektedir.

1) Alevilere Devlet düşmanı imasında bulunan bu kaymakam hakkında ne gibi işlem yapılmıştır?

2) Konuyu size intikal ettiren Sayın Milletvekiline neden tepki gösterdiniz? Siz kaymakamın düşüncelerini paylaşıyor musunuz?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na

Aşağıdaki sorularımın, İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay tarafından Anayasa’nın 98. ve TBMM İç Tüzüğü’nün 99. maddeleri gereğince sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                                                                                                               Fatma Kurtulan

                                                                                                                        Van

“Van Valisi Özdemir Çakacak ve Emniyet Müdürü Salih Kesmez göreve başladıkları süre itibarı ile Van’da yasa ve Anayasa’da tanımlanan demokratik taleplerin sert müdahalelerle bastırılması doruğa çıkmıştır. Bunun son örneği 3 vatandaşımızın yaşamını yitirdiği 8 Mart ve Newroz’daki silahlı müdahalelerde yaşanmıştır. Bu tablo açık bir biçimde yaşam hakkı ihlalinin olduğunu göstermektedir. İlgililer hakkında mağdur ailelerin yaptığı suç duyurusu henüz sonuçlanmadan Emniyet Müdürüne “üstün hizmet” ödülü verilmesi, hem hak ihlallerini gerçekleştirenlerin korunduğu endişesinin artmasına hem de hukuki sürece bir müdahale şüphesinin doğmasına neden olmaktadır.

1) Emniyet Müdürü hangi hizmetlerden dolayı ödüllendirilmiştir?

2) 8 Mart ve Newroz’da yaşanan olaylar da bu hizmetlerin içerisinde yer almakta mıdır?

3) Vali ve Emniyet Müdürü hakkındaki suç duyuruları hangi aşamadadır?”

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Saygılarımla.

                                                                                                                 Reşat Doğru

                                                                                                                       Tokat

Soru: Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığınca yapılmış olan halk konserleri için 2007 yılında ne kadar harcama yapılmıştır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Saygılarımla.

                                                                                                                 Reşat Doğru

                                                                                                                       Tokat

Soru: Çankaya Belediye Başkanlığınca yapılmış olan 2007-2008 yılı bahar şenlikleri için ne kadar harcama yapılmıştır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Saygılarımla.

                                                                                                              Dr. Reşat Doğru

                                                                                                                       Tokat

Soru: 16.06.2008 tarihli ülke genelinde yayın yapan bir gazetede, Kamu İhale Kurumu Başkanına atfen yayınlanan haberde mevzuata aykırılık nedeniyle en fazla Sağlık Bakanlığı, Belediyeler ve KİT'lerin ihalelerinin iptal edildiği haberi yayınlanmıştır. Bakanlığınız merkez ve taşra teşkilatı ile Belediyeler tarafından;

1) 2007 yılında kaç ihale yapılmıştır?

2) Bu ihalelerden kaç tanesi Kamu İhale Kurumu tarafından iptal edilmiştir?

3) Teftiş Kurulu Başkanlığınız ve Mahalli İdareler Kontrolörlüğünce veya muhakkikler vasıtası ile şikayet üzerine ya da Normal Denetim sırasında usulsüzlük tespit edilerek incelenen ve iptal edilen ihale sayısı kaçtır?

4) 2006 ve 2007 yıllarında Teftiş Kurulu Başkanlığı ve Mahalli İdareler Kontrolörlüğünce teşkilatlarınızda yapılan Normal Denetim, İnceleme ve Soruşturma sayısı ne kadardır?

5- Gazete haberinde belirtildiği şekilde, Mevzuata aykırılık nedeniyle ihalelerin iptal edilmemesi için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Saygılarımla.

                                                                                                              Dr. Reşat Doğru

                                                                                                                       Tokat

Soru: Belediyelerimizin elektrik üretimi yapan ve dağıtan kuruluşlara ne kadar vadesi geçmiş borcu bulunmaktadır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.

                                                                                                                 Tayfur Süner

                                                                                                                     Antalya

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte Antalya'nın merkezi sivrisinekler tarafından işgal edilmiştir. En sıcak dönemlerde sivrisinek dolayısıyla kapısını-penceresini açamayan vatandaşlar, bu konuda şikâyetler yağdırmaktadırlar. Mahkeme kararıyla sivrisinekle mücadele konusu Büyükşehir Belediyesi'ne verilmiş, diğer belediyelerin yetkileri ellerinden alınmıştır.

Soru 1) Büyükşehir Belediyesi, bu sıkıntının önüne geçebilmek için ne gibi tedbirler uygulamaktadır?

Soru 2) 2008 Haziran sonu itibariyle sivrisineğin önüne geçebilmek için ne kadar ilaçlama yapılmıştır?

Soru 3) Turizmin başkenti sayılan Antalya'mızda özellikle yaz aylarında yaşanan bu sıkıntı, turistleri de olumsuz şekilde etkilemez midir?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.

                                                                                                                 Tayfur Süner

                                                                                                                     Antalya

Antalya'da "akıllı kart sistemi"ni toplu taşımada uygulayan Antkart firmasının Yönetim Kurulu Başkanı Talip Küner, otobüsüyle birlikte bir hat satın almıştır. Antkart uygulamasındaki sorunlar başta olmak üzere, beldelere yeni hat konması nedeniyle geçen yıla göre toplu taşıma hat fiyatlarının yarı yarıya düşmesinin ardından, Antkart’ın otobüs hattı satın almasının planlı olduğu, bu şekilde otobüsleri tek tek toplayıp, piyasayı ele geçireceği şeklinde duyumlar alınmaktadır.

Soru 1) Bu duyumlar doğruysa, böyle bir durum karşısında nasıl bir önlem almayı düşünüyorsunuz?

Soru 2) Sizce, akıllı kart sistemi ihalesini alan Antkart firmasının "otobüs hattı" satın alması ne derece etiktir?

Soru 3) Antkart'ın yanlış uygulamaları sonucunda, maddi olarak zor durumda kalan özel otobüs ve minibüs hatlarının sahiplerine kim sahip çıkacaktır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Prof. Dr. Beşir Atalay tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                                 Yaşar Ağyüz

                                                                                                                    Gaziantep

Seçimle iş başına gelen Belediye Başkanları 5393 Sayılı Belediye Kanunu ve 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununa göre Belediyeleri yönetirler,

1) 2004 yılından bugüne kadar yasal olmayan imar tadilatları nedeniyle, Bakanlığınızca hakkında soruşturma açılan Belediye Başkanı var mıdır?

2) 2004 yılından bugüne kadar yaptıkları ihaleler nedeniyle, Bakanlığınızca hakkında soruşturma açılan Belediye Başkanı var mıdır?

3) 2004 yılından bugüne kadar uygulamalarında ve işlemlerinde yaptıkları usulsüzlük veya yolsuzluk nedeniyle, Bakanlığınızca soruşturma açılan Belediye Başkanı var mıdır?

4) Her üç konuda soruşturma açılan Belediye Başkanları var ise soruşturma sonucu ceza alan, görevden alınan, tutuklanan Belediye Başkanları var mıdır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Beşir Atalay tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim.

Saygılarımla.

                                                                                                                  Hasan Çalış

                                                                                                                    Karaman

İstanbul İstinye’de ABD Başkonsolosluğu’na yapılan hain saldırı ve çıkan çatışmada 3 polisimizin şehit olması, bu ve buna benzer hassas noktalarda bulunan polis nöbet kulübelerinin güvenlik sorununu gündeme getirmiştir.

Bu  bilgiler ışığında;

1) Büyükelçilik ve Başkonsolosluk gibi hassas noktalarda bulunan polis nöbet kulübeleri ne kadar güvenlidir? Bu ve buna benzer yerleri korumakla görevli polislerin 24 saat nöbet tuttukları kulübelerin kaç adedi kurşun geçirmez kulübelerden oluşmaktadır?

2) Bu ve bu tip saldırılar karşısında tamamen ortada kalan ve kendini siper edemeyen güvenlik güçlerimizin bu sorunlarına yönelik çalışma yapmayı düşünüyor musunuz? Bu konuda çalışmanız var mıdır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın, İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay tarafından Anayasa’nın 98 ve İç Tüzüğün 96. maddesi gereğince sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                                                                                                              Sevahir Bayındır

                                                                                                                      Şırnak

Kamuoyuna da yansıdığı üzere 21/07/2008 tarihinde Şırnak’ın Beytüşşebap İlçesinin Cevizağacı köyünde Biksi, Kanas, Kaleşnikof ve M-16 silahlarıyla havaya on binlerce mermi atılmıştır. Şırnak Valiliği, havaya ateş açan 11 kişiden 8’inin korucu olduğunu ve kendilerine zimmetli görev silahları ve ruhsatsız silahlar ile havaya rastgele ateş ettiklerinin tespit edildiğini, olaya karışan şahıslar hakkında gerekli yasal işlemlerin başlatıldığını açıkladı.

1) Başlatıldığı açıklanan soruşturma çerçevesinde söz konusu korucuların geçici olarak görevden alınması ve silahlarına el konulması düşünülüyor mu?

2) Korucuların ruhsatlı/ruhsatsız silahlarla işledikleri başka suçlar bulunmakta mıdır? Buna yönelik herhangi bir araştırma yapılmakta mıdır?

3) Son yıllarda suç işleme oranlarında artış gözlenen koruculuk sistemini değiştirme veya kaldırmaya yönelik herhangi bir çalışma yürütülüyor mu?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                                                                                                            Mehmet Serdaroğlu

                                                                                                                  Kastamonu

Kastamonu ili Tosya İlçemizin Kilkuyu Köyü, etrafındaki 15-20 köyün merkezi olup, pazar kurulan, Tosya İlçesine 33 km uzaklıkta ormanlık kesimde bulunan önemli bir yerleşim yeridir.

Kilkuyu’da bulunan Jandarma Karakolu uzun yıllar Kilkuyu ve çevre köylerin insanlarına hizmet etmiştir. Karakol, bilinmeyen bir nedenle, birkaç yıl önce kapatılmıştır.

Sorular:

1) Tosya Kilkuyu Köyünde yeniden jandarma karakolu açacak mısınız?

2) Açmadığınız takdirde Kilkuyu ve çevre köylerin can ve mal güvenliği ve karakola bağlı diğer ihtiyaçlarını nasıl karşılayacaksınız?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Prof. Dr. Beşir Atalay tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Saygılarımla.

                                                                                                         Ferit Mevlüt Aslanoğlu

                                                                                                                     Malatya

24.07.2008 tarihinde Malatya, Doğanşehir İlçesi Polat Beldesinde bir cenaze merasimi nedeniyle Malatyalı olmayan değişik yörelerden gelen yaklaşık 300-400 kişilik grup tamamen sarıklı ve cübbeli, küçük çocuklara bile cübbe ve sarık giydirilen bir grup adeta Polat sokaklarında cenaze merasimi adı altında gösteri yürüyüşü yapılmışlardır. Bu kişilerin hiç birinin Malatya ile ve Polat Beldesi ile hiçbir ilişki ve alakaları yoktur.

1) Böyle bir cenaze törenine katılanların kılık kıyafetleri Kılık Kıyafet Kanunumuza uygun mudur?

2) Cenaze töreni adı altında Polat sokaklarında gösteri yapan bu kişilerin esas amacı şeriat mıdır?

3) Bu yürüyüşe neden izin verildi, bu izni kim verdi, neden engel olunmadı?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Beşir Atalay tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim.

Saygılarımla.

                                                                                                                  Hasan Çalış

                                                                                                                    Karaman

İstanbul Güngören’de iki ayrı noktada meydana gelen bombalı hain saldırıda, 17 kişi hayatını kaybetmiş, 153 kişi de yaralanmıştır. Can ve mal kaybına neden olan terörist saldırıya ülkemizin her köşesinden lanet yağmıştır.

Bu bilgiler ışığında;

1) Kuzey Irak’ta hava bombardımanıyla iyice sıkışan PKK’nın şehirlere yönelik eylem girişiminde bulunacağı tahmin ediliyordu. Niçin gerekli önlemler alınmamıştır?

2) Daha önceden polise ihbar yapıldığı konusunda halk arasında yaygın bir kanaat oluşmuştur. Patlama konusunda daha önceden yapılan bir ihbar var mıdır? Varsa bu ihbar üzerine hangi önlemler alınmıştır?

3) Patlamalar niçin önlenememiştir? Saldırıyı üstlenen olmuş mudur? Ergenekon adını verdiğiniz operasyonla bir bağlantısı var mıdır? Saldırıyı gerçekleştiren kişi veya kişiler yakalanmış mıdır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun İçişleri Bakanı Beşir Atalay tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Saygılarımla.

                                                                                                              Dr. Reşat Doğru

                                                                                                                       Tokat

Soru: Erbaa sınırları içerisinde Kelkit çayında yapılmakta olan taşkın koruma çalışmaları, Tepekışla-Bölücek (Erbaa-Yenimahalle) köy sınırlarında durdurulmuş olup, Kelkit çayı tarım arazilerine zarar vermektedir. Kelkit çayı üzerindeki taşkın koruma çalışmaları ne zaman tamamlanacaktır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Prof. Dr. Beşir Atalay tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                                 Yaşar Ağyüz

                                                                                                                    Gaziantep

Belediye Meclisleri görevlerini yaparken alacakları imara ilişkin kararlarda Belediye yasası ile İmar yasasına uymak zorundadırlar.

Son zamanlarda, özellikle Büyükşehir Belediye Meclislerinde gündemin % 90’ının İmar değişikliğinden oluştuğu kamuoyunca bilinen ve tarafımdan belirlenen bir gerçektir.

1) En son İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinde kabul edilen ve bir siyasetçinin aracı olup, çıkar sağladığı belgeli olarak, kamuoyuna yansıyan Silivri’deki arazinin imar değişikliği yapımındaki usulsüzlükler, yetkinin ve görevin kötüye kullanılmasıyla ilgili yasalara aykırılık nedeniyle, kamuoyuna yansımasını suç duyurusu kabul ederek soruşturma açmak için Teftiş Kurulunu görevlendirdiniz mi?

2) Bakanlığınızca 3194 sayılı İmar yasasının İmar planı yapım ve değişikliklerine ilişkin hükümlerine aykırı yapılmış veya gündemde olan inşaat yoğunluğuna artırıcı yeşil alanları yok eden ve rant yaratan, İmar tadilatlarını şikâyete bağlı olmadan denetlediğiniz ve sonuçlandırdığınız Belediye veya Belediyeler var mıdır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Prof. Dr. Beşir Atalay tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                                 Yaşar Ağyüz

                                                                                                                    Gaziantep

Almanya’da Deniz Feneri Derneği ile ilgili olarak açılan ve şu anda görülen davada, bu derneğin yardıma muhtaç insanlar için, yardım ve bağış toplayan, dağıtan bir kuruluş olmaktan öte Şirket kuran, Ticaret yapan, Ülkemizdeki bağlantılı Dernek ve Şirketlere para transfer eden konumda olduğu anlaşılmaktadır.

1) Almanya’da açılan bu yargılama davası Dernekler Yasası kapsamında Ülkemizde kurulu bulunan Deniz Feneri Derneği ile somut ilişkileri olduğundan Bakanlığınızca dava izlenmekte midir?

2) Ülkemizde 1998 yılından bu yana kurulu bulunan Yardım ve Bağış Toplama ile Dağıtma gibi İnsani Yardım Fonksiyonu üstlenmiş gibi görünen ve 2004 yılından sonra, her türlü Yasal imtiyazlar, Muafiyetlerle donatılan Ana sözleşmesine dayanarak Gıda Bankacılığı yapan,

Deniz Feneri Derneğinin, Dernek ve Yöneticileri hakkında Almanya’da açılan davadaki somut ilişki ve iddialara dayanarak soruşturma açmayı, yasal işlem yapmayı ve faaliyetlerini durdurmayı düşünüyor musunuz?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                                                                                                              Sevahir Bayındır

                                                                                                                      Şırnak

İlkbahar aylarından itibaren artan askeri operasyonlar kapsamında Bingöl’ün Karlıova İlçesine bağlı Meşeli köyü 27 Ağustos 2008 tarihinde sabah saat 04.00 sularında 2 askeri helikopter tarafından taranmış ve can kaybının yaşanmadığı olayda köylülere ait 3 büyükbaş hayvan telef olmuş ve mal kaybı yaşanmıştır. Jandarma tarafından telef olan hayvanlar olay yerinden götürülmüştür.

1) Söz konusu köyün taranması olayına ilişkin sorumlular hakkında herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır?

2) Olaya ilişkin Bakanlık olarak bilgilendirildiniz mi?

3) Operasyonlar sırasında sivillerin zarar görmemesi için önlemler alınmakta mıdır?

4) Köylülerin zararları karşılanacak mı?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                                                                                                              Sevahir Bayındır

                                                                                                                      Şırnak

Sorular:

1) Gıda bankacılığı yapan dernek veya vakıfların isimleri nedir? Bu dernek veya vakıflar bugüne kadar ne kadar bağışta bulunmuşlardır?

2) Bu dernek ve vakıflar denetlenmiş midir?

3) Deniz Feneri isimli derneğin 2004, 2005, 2006, 2007 yıllarına ait dernek beyannameleri verilmiş midir? Bu beyannamelere göre yıllık gelir-gider bilançosu ne kadardır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Saygılarımla.

                                                                                                              Dr. Reşat Doğru

                                                                                                                       Tokat

Soru: Tokat İli Erbaa İlçesi Akça Kasabasını Erbaa-Taşova devlet karayoluna bağlayan yolun acil bakıma ihtiyacı vardır, vatandaşlarımızın sıkıntısını gidermek için yolda ne zaman bakım çalışmaları yapılacaktır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Saygılarımla.

                                                                                                              Dr. Reşat Doğru

                                                                                                                       Tokat

Soru: İş yerlerinde Türkçe ad kullanma kararı alan belediyeleri teşvik amaçlı olarak ödüllendirmeyi düşünüyor musunuz?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay tarafından sözlü olarak cevaplandırılması hususunda gereğini arz ederim.

                                                                                                                  15.10.2008

                                                                                                             Av. Rıdvan Yalçın

                                                                                                                       Ordu

Soru: Özellikle metropol belediyelerinin şirketler kurarak haksız rekabet yarattıkları daha önemlisi kurdukları şirkete ihaleler verdikleri, ihaleyi alan şirketin de taşeronlara dilediği gibi iş bölüştürerek, haksız kazanç sağlamasına yol açtıkları belediyenin kendi şirketi ile rekabet etmeye kalkan kişilere karşı da diğer işlerinin yürümeyeceği ikazı ile müdahil olunduğu konuları sıkça gündeme gelmektedir.

Bu itibarla;

a)     Ülkemizde bulunan belediyelerimizce kurulmuş şirketler hangileridir?

b)    Bu şirketlerin hissedar yapısı ve yöneticileri kimlerdir?

c)     Bu şirketler sahip oldukları belediyelerden ihale ile iş almakta mıdırlar? Almışlarsa bu işler hangileridir?

d)    Bu şirketler bir kamusal denetime tabi midir?

e)     Bu şirketlerde ayrı ayrı kaç kişi istihdam edilmektedir?

f)     Bu şirketlerin sahibi oldukları belediyelerden iş almaları yasal mıdır? Etik midir? Serbest piyasa kurallarına uygun mudur?

Açıklanmasını arz ederim.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Prof. Dr. Beşir Atalay tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                                 Yaşar Ağyüz

                                                                                                                    Gaziantep

Son yıllarda Belediyelerde yaşanan imar yolsuzlukları çok yoğun biçimde kamuoyunda tartışılmakta ve tedirginlik yaratmaktadır.

Bakanlığınızın Belediyeleri denetleme yetkisini kullanması, kamuoyuna güven vermektedir.

1) Bakanlığınız denetim görevini yaparken neden siyasi ayrım yapmaktadır? Son günlerde bir ses kaydına dayalı olarak Çankaya Belediyesine ilişkin iddiaları araştırmak üzere, alelacele Müfettiş görevlendirilirken, AKP’li Belediye Başkanlarının yönettiği Belediyeler için neden soruşturma açılmamaktadır?

2) Basında uzun süre yer alan, bir siyasetçinin aracı olup çıkar sağladığı belgelenen, İstanbul Büyükşehir Belediyesinde yaşanan imar yolsuzluğu ile Belediye Başkanının “Siz hissedarlardan hisseleri toplayın, ben imar tadilatı yaparım.” diye söz verdiği ve 73,5 Trilyonluk Rant yaratılan imar yolsuzluğu hakkında Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı hakkında soruşturma açmayı düşünüyor musunuz?

BAŞKAN – Soruları cevaplandırmak üzere İçişleri Bakanı Beşir Atalay.

Buyurun Sayın Atalay. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Son otuz dakikamız kaldı, onu size vereceğim.

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; saygılarımla selamlıyorum.

Soruların cevaplarına önce Tarım Bakanımıza sorulan ilk üç sorunun cevabıyla başlıyorum.

Antalya Milletvekili Sayın Tayfur Süner’in, beyaz bayrak alan işletmeler ile ilgili, iş yerleri ile ilgili sorusunun cevabı: Antalya’da gıda güvenliği ve hijyen için olağanüstü çaba gösteren iş yerlerinin ödüllendirilmesi için 2006 yılında “beyaz bayrak” uygulaması başlatılmıştır. Gıda üzerine yüzlerce işletmenin faaliyet gösterdiği Antalya’da otel, lokanta ve fastfood’lara yapılan bu uygulamayla birlikte gıda güvenliğinin sağlanması amaçlanmıştır. 2005 yılı Ağustos ayında Antalya Valisi başkanlığında gıda ile ilgili tüm paydaşlar bir araya gelmiş ve Antalya İli Gıda Güvenliği Eylem Kurulu oluşturulmuştur. Eylem Kurulu bürosuna bugüne kadar 96 başvuru yapılmıştır; 2006 yılında 11 iş yeri ödül almaya hak kazanmıştır; 2007 yılında 19 iş yeri müracaat etmiş, 3 iş yerine ödül verilmiştir; 2008 yılında da 14 iş yeri müracaat etmiş, 2 adet iş yeri beyaz bayrak almaya hak kazanmıştır. Toplam 16 ödüllü iş yerinden 2’si bayrak koşullarını yitirdiği için diğer 2 adedi ise devrolduğu için iptal edilmiştir. Mevcut 12 ödüllü iş yerinden 7 adedi otel, 2 adedi restoran, 1 adedi fast food tüketim yeri, 1 adedi okul yemekhanesi ve 1 adedi okul kantinidir. Aslında bu projede amaç, gıda mevzuatına uygun faaliyet gösteren her iş yerini ödüllendirmeyi değil, mevzuatımızda karşılanması istenen asgari koşulların çok üzerinde, olağanüstü gayret gösteren ve çok özel koşulları sağlayarak gıda güvenliği risklerini beklenenin üzerinde kontrol altına alan iş yerlerini ödüllendirmek, diğerlerini de teşvik etmektir. Bu sebeple oteller sadece Tarım İl Müdürlüğü tarafından denetlenmekle kalmayıp uluslararası faaliyet gösteren sertifikalandırma kuruluşları tarafından da denetlenmektedir. Gerekli seviyede gıda güvenliği sağlamayan oteller müşteri kaybına uğramaktadır.

Kütahya Milletvekili Sayın Alim Işık’ın meyve üreticilerine sağlanan destekler konusundaki sorusunun cevabı: Bilindiği gibi, Kütahya ili başta olmak üzere birçok ilimizde meyve üretimi ön plandadır ve birçok aile meyve üretimiyle geçimini sürdürmektedir. Ancak son yıllarda yakıt, gübre, ilaç ve bunun gibi girdi fiyatlarının giderek artmasına karşın ürün fiyatlarının aynı oranda yükselmemesi ülkemiz genelinde birçok meyve üreticisini sıkıntıya sokmuştu. Bu nedenle tarla bitkileri ve yem bitkileri desteğine benzer üretim desteğinin meyve üreticilerine de yapılması kaçınılmaz olmuştu. Bu konuyla ilgili olarak 27 Haziran 2008 tarih ve 26919 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanmış olan Sertifikalı Tohum Kullanımı ve Sertifikalı Meyve/Asma Fidanı/Çilek Fidesiyle Kapama Bağ/Bahçe Tesisi Destekleri Hakkında Tebliğ hükümleri çerçevesinde bağ bahçe tesis eden tüm üreticiler destekleme kapsamında değerlendirilmektedir. Bakanlığımızca, önceki yıllarda olduğu gibi, çiftçi kayıt sistemine dâhil olan çiftçilere 2009 yılında da ürün gruplarına göre değişen miktarda, alan bazlı olarak mazot, kimyevi gübre, toprak analizi ve organik tarım desteği verilecektir. Söz konusu destekleme ödemelerinden meyve üreticileri de yararlanacaktır. Diğer yandan meyve üreticilerinin ürünlerini depolama, işleme, paketleme, ambalajlamasına yönelik olarak da kırsal kalkınma yatırım programlarından hibe desteği verilmektedir. Ayrıca tarımsal kalkınma kooperatifleriyle 5200 sayılı Tarım Üreticileri Birlikleri Kanunu kapsamında kurulan üretici birliklerinin projeli yatırımları da Bakanlığımızca desteklenmektedir. Sertifikalı fidan kullanarak bağ bahçe tesis eden üreticilere değişik yıllarda değişik şekilde destekler verilmiştir. Ayrıca meyve üreticilerine 2009 yılında dekar başına 3,25 TL mazot desteği; 4,25 TL kimyevi gübre desteği verilecektir. Böylelikle mazot maliyetinin 15,5’i, kimyevi gübre maliyetinin de yüzde 18,5’u karşılanmış olacaktır.

2004 yılında yürürlüğe giren 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu kapsamında bugüne kadar yüz yirmi yedi adet meyve üreticileri birliği kurulmuştur, bu birliklerin 7.109 adet üyesi mevcuttur. Söz konusu üretici birlikleri tarafından da ulusal düzeyde Meyve Üreticileri Merkez Birliği kurulmuştur.

Sayın Hasan Çalış’ın doğrudan gelir desteğiyle ilgili sorusunun cevabı: 2002 yılında tarımsal desteklerin yüzde 86’sını doğrudan gelir desteği teşkil etmekteydi. 2006-2010 Tarım Strateji Belgesi’nde doğrudan gelir desteği oranının düşürülmesi öngörülmüştür. 2008 yılı itibarıyla bu oran yüzde 30’lara indirilmiştir. Daha önceki dönemde yalnız araziye verilen destekler Hükûmetimiz döneminde üretim yapana, verimliliğe, kaliteye ve çevreye duyarlı üretime verilmeye başlanmıştır. Desteklerde azalma olmamış, aksine Hükûmetimiz döneminde tarım sektörüne sağlanan destekler 3 kattan fazla artırılmıştır. 2002 yılında 1,8 milyar YTL olan toplam tarımsal destekler 2008 yılında 5,9 milyar YTL’ye çıkarılmıştır. Çiftçilerimize son altı yılda ödenen doğrudan gelir desteği miktarı: 2002 yılında 1,57 milyar YTL, 2003’te 1,94; 2004’te 2,12; 2005’te 1,67; 2006’da 2,65; 2007’de 1,64; 2008’de ise 1,14 milyar YTL’dir. Yağlı tohumlu bitkiler, hububat ve çay primi için 2008 yılında 1,7 milyar YTL ödenmiştir. Hükûmetimiz döneminde arz açığı olan ürünlere prim desteği miktarı 9 kat artırılmıştır. Diğer yandan Bakanlığımızca çiftçilerimize mazot ve kimyevi gübre desteklerinin yanında diğer yan destekler de verilmektedir; bunlar: Prim desteği, sertifikalı tohum ve fidan desteği, hayvancılık destekleri, su ürünleri ve arıcılığa verilen destekler, kooperatif destekleri, kırsal kalkınma destekleri, tarım sigortası desteği, sübvansiyonlu kredi desteği, toprak analiz desteği, organik tarım desteği sayılabilir. Çiftçilere yapılacak desteklerin tamamında herhangi bir azalma olmamıştır ve olmayacaktır. Hatırlanacağı üzere, 2003 yılında çıkardığımız bir kanun ile 809 bin üreticimizin 2,7 milyar YTL’lik kredi borcunun 1,5 milyar YTL’lik kısmı silinmiş olup geriye kalan borçlar yeniden yapılandırılmıştır. Daha sonra yine birçok defalar, Ziraat Bankası ve tarım kredi kooperatiflerince çiftçilerimizin yeniden yapılandırılan borçlarına yine müteaddit defalar ödeme kolaylığı sağlanmıştır. Ayrıca, 2007 ve 2008 yılında çıkarmış olduğumuz kuraklık kararnameleri çerçevesinde kuraklıktan etkilenen çiftçilerin kredi borçları bir yıl süreyle ertelenmiştir.

Şunu da ifade etmek gerekir ki, Hükûmetimiz döneminde çiftçilerimizin kredi borçlarını ödeme oranı önceki döneme göre çok daha iyi seviyededir. Nitekim, Ziraat Bankası ve tarım kredi kooperatiflerinin kullandırdığı kredilerin geri dönüş oranları 2007 yılı itibarıyla yüzde 97’ler seviyesindedir. Bu oran 2002 yılında yüzde 38 civarında idi. Bu da çiftçimizin aldığı krediyi geri ödeyebildiğini göstermektedir.

Bakanlığımla ilgili soruların cevaplarını arz ediyorum.

Sayın İsa Gök’ün, Konya ve Ankara Büyükşehir Belediyelerinin aldıkları su ücretleriyle ilgili sorusunun cevabı: Bilindiği üzere 24/5/1985 tarih ve 18763 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan hâlen yürürlükte bulunan Camilerin Bakım Onarım Temizlik ve Çevre Tanzimi Yönetmeliği’nin Belediyelerce Yürütülecek Hizmetler başlıklı 10’uncu maddesinin (b) bendinde: “Cami, mescid ve çevresinin su ihtiyacını Sular Hakkında Kanun uyarınca ücretsiz olarak karşılamak; suların kesilmesi halinde tankerlerle bu ihtiyacı gidermek.” hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre camilerden su parası alınmıyordu ancak 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri Hakkında Kanun 19 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe girdikten sonra, hukuken bu Yönetmelik’in su parasıyla ilgili istisnasının hükmü kalmamıştı.

Aldığımız bilgilere göre, Ankara ve Konya Büyükşehir Belediyeleri tarafından camilere su tahakkuku yapılmaktadır. Ankara ve Konya Büyükşehir Belediyelerinin okullarda ön ödemeli kartlı sayaç takılması yönünde uygulaması, millî eğitim müdürlüklerinin kendilerine bağlı okullara kartlı sayaç takılması yönündeki taleplerine dayanmaktadır.

Belediye başkanlarının soruşturma izinleri hakkındaki sorunun cevabı: 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri gereğince, büyükşehir, il ve ilçe belediye başkanları ile belediye meclis üyeleri hakkında soruşturma izni verilip verilmemesi yetkisi İçişleri Bakanı tarafından kullanılmaktadır. Uygulamada, Bakanlığımıza intikal eden şikâyetler hakkında öncelikle valiliklerin görüşleri istenmekte, ardından konunun önemine göre mülkiye müfettişi veya mahallî idareler kontrolörü görevlendirilerek araştırma ve ön inceleme yaptırılmaktadır. Müfettişlerin raporlarındaki öneriler doğrultusunda da soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine karar verilmektedir. Bu kapsamda, Bakanlığımızca, belediye başkanları hakkında 2007 yılında 599, 2008 yılında ise 478 adet araştırma, ön inceleme onayı verilmiş olup müfettişler tarafından düzenlenen raporların gereği yapılmıştır. Ön inceleme onayı ve soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine ilişkin kararlar, siyasi parti gözetilerek değil, müfettiş raporlarına dayanarak yapılmaktadır. Ayrıca Bakanlığımızca, hakkında ön inceleme yapılan, soruşturma izni verilen veya verilmeyen belediye başkanları hakkında siyasi parti dağılımına ilişkin özel bir istatistik tutulmamaktadır.

Sayın İsa Gök’ün, Mustazaflar ile Dayanışma Derneği hakkındaki sorusunun cevabı: Mustazaflar ile Dayanışma Derneğinin amacı, dernek tüzüğünde uzun cümlelerle anlatılmıştır. Bunu burada okumaya gerek görmüyorum. Arzu edene metni gönderebiliriz. Mustazaflar ile Dayanışma Derneği Genel Merkezi 20-30 Mart 2007 tarihinde, Adana Şubesi ise 8-13 Haziran 2007 tarihleri arasında Bakanlığımız dernek denetçileri tarafından denetlenmiştir. Denetim sonucuna göre gerekli adli ve idari işlemler yerine getirilmiştir. İlgili Derneğin 19/4/2008 günü Adana Mimar Sinan Açık Hava Tiyatro Salonu’nda “Kutlu Doğum” konulu toplantı yapılmasına Adana Valiliğinin 14/4/2008 tarihli oluru ile izin verilmiştir. Güvenlik birimlerinden alınan bilgiye göre bahse konu toplantı mevzuata uygun şekilde yapılmış ve normal olarak sona ermiş, bahse konu kapalı yer toplantısının 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ve diğer yasal hükümlere göre yasal olmayan bir fiil tespit edilmediğinden dolayı da herhangi bir yasal işlem yapılmamıştır.

Sayın Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, özel güvenlik hizmetleri hakkındaki sorusunun cevabı: Özel güvenlik görevlilerinin yetkileri, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un 7’nci maddesinde belirtilmiştir. Söz konusu Kanun’da özel güvenlik hizmetlerinin yerine getirilmesine ilişkin esas ve usuller ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Özel güvenlik şirketleri ve görevlilerine ilişkin iş ve işlemler Emniyet Genel Müdürlüğünde bir şube müdürlüğü tarafından yürütülürken, daha etkin hizmet verilmesi amacıyla Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde bir daire başkanlığı şeklinde kurulması çalışmaları tarafımdan başlatılmıştır.

Sayın Hasan Çalış’ın, büyük şehirdeki çocukların okul güvenlikleri hakkında sorusunun cevabı: İçişleri Bakanlığı görevine başladığım günden itibaren eğitimin ve okulların güvenliği hususu, üzerinde en çok durduğum konuların başında gelmektedir. Bakanlığımız ile Millî Eğitim Bakanlığı arasında 20 Eylül 2007 tarihinde imzalanan ve 2007-2008 öğretim yılını kapsayan “Okullarda Güvenli Ortamın Sağlanmasına Yönelik İşbirliği Protokolü” çerçevesinde hazırladığımız “Güvenli Okul, Güvenli Eğitim Projesi” ülke genelinde başarıyla uygulanmıştır. Proje 2008-2009 öğretim yılında da geliştirilerek devam ettirilmektedir. “Güvenli Okul, Güvenli Eğitim” iş birliği çalışmaları sonucunda eğitim ortamlarında suç korkusu ve güvenlik endişesi giderilmiş, eğitim ortamlarında meydana gelen suç işleme oranlarında önemli oranlarda düşüşler sağlanmış, kamuoyunun duyarlılığı ve desteği artırılmış, okul yönetimleri ile polisimiz arasında etkili bir iletişim ve iş birliği merkezî ve yerel düzeyde gerçekleştirilmiş, ilk ve ortaöğretim çağındaki çocuklarımızın madde bağımlılığı başta olmak üzere zararlı alışkanlıklara karşı korunmasında önemli düzeyde etkinlik sağlanmıştır.

Bunu ben burada birkaç defa daha arz ettim. Gerçekten şu iki yılda okullarımızda öyle çok fazla, çok ileri düzeyde bir şey zaten basına da yansımamıştır. Velilerimiz daha rahat durumdadır. Okul çevresi, servis araçları ve okul içinde gerçekten ciddi bir güvenlik hizmeti yürütülmektedir. Bu tabii yaklaşık 15-16 milyon gencimizi, çocuğumuzu ilgilendirmektedir. Dolayısıyla bunu biz bütün ciddiyetiyle yürütüyoruz.

Sayın Yaşar Ağyüz’ün, 1 Mayıs’ta İstanbul’da yaşanan olaylar hakkında: 1 Mayıs 2008 öncesi ve sonrasında gerek Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında ve gerekse medya ve kamuoyunda çok yönlü tartışılmıştır. Olaylar sırasında bizim de tasvip etmediğimiz bazı görüntüler kamuoyuna yansımıştır. Bunlarla ilgili olarak mülkiye müfettişleri görevlendirilmiş, düzenlenen raporlar doğrultusunda gerekli idari işlemler yapılmıştır. Ayrıca konu hem İstanbul Valiliğince hem de bazı sendikalarca yargıya taşınmıştır.

Sayın Hasan Çalış’ın, belediyelerin sigara yasağına yönelik sorusuyla ilgili: 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’da 5727 sayılı Kanun’la bazı değişiklikler yapılmıştır. 5727 sayılı Kanun 19/1/2008 tarihinde yayımlanmış, ancak Kanun’un bazı maddeleri için on sekiz aya varan farklı yürürlük tarihleri öngörülmüştü. Ayrıca Kanun’un uygulanmasıyla ilgili olarak Başbakanlığın 16/5/2008 tarihli genelgesi de söz konusudur. Genelgeye göre, sabit veya seyyar bir tavanı veya çatısı olan, kapıları, pencereleri ve giriş yolları dışında bütün yan yüzeyleri geçici veya kalıcı olarak tamamen kapatılmış alanlar ile aynı şekilde tavanı veya çatısı olup yan yüzeylerinin yarısından fazlası kapalı bulunan yerler ‘kapalı alan’ olarak değerlendirilecek ve bu alanlarda tütün ürünleri tüketilmesi önlenecektir. Belediyelerimiz bu çerçevede gerekli tedbirleri almaktadırlar. Düzenlemenin toplumumuz tarafından benimsenme ve uygulanma oranının çok iyi düzeyde olduğunu memnuniyetle belirtmek ve vatandaşlarımıza bu vesileyle teşekkür etmek isterim.

Karakoçan Kaymakamıyla ilgili sorunun cevabı: 2008 yılı Ocak ayında Elâzığ ili Karakoçan ilçesinde lise öğrenimine devam eden ve ilçe kaymakamının talimatıyla Karakoçan Yatılı İlköğretim Bölge Okulunda ikamet eden 28 kız öğrenci YİBO binasından 2 kilometre mesafedeki lise binasına giderken kendilerine servis aracı tahsis edilmesini istemişler, il valisinin talimatıyla ilçe kaymakamı tarafından söz konusu öğrenciler için YİBO’nun aracı görevlendirilerek bu talep karşılanmıştır. Konunun birkaç ay sonra medyada gündeme gelmesi üzerine Bakanlığımız talimatıyla Valilik tarafından inceleme başlatılmış ve gereken yapılmıştır.

Vatandaşlarımız arasında hiçbir ayrım bizim dönemimizde ne Hükûmetimizce yapılmış ne de buna müsaade ederiz, hiçbir ayrıma müsaade etmeyiz, onu da burada özellikle ifade etmek isterim.

Sayın Kurtulan’ın, Van Valisi ve Emniyet Müdürü hakkında sorusunun cevabı: Van Emniyet Müdürü, ilde görevli bulunduğu sürede asayiş, terör ve kaçakçılık olaylarının önlenmesine yönelik çalışmalarıyla vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğinin sağlanmasında gösterdiği olağanüstü başarı nedeniyle il valisi tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 122’nci maddesi ve İl İdaresi Kanunu gereğince takdirnameyle ödüllendirilmiştir.

8 Mart ve Nevruz olaylarıyla ilgili olarak ise kendisine herhangi bir ödül de verilmemiştir. Vali ve Emniyet Müdürüyle ilgili suç duyuruları ve şikâyetlerin gereği yürürlükteki mevzuat çerçevesinde yapılmaktadır.

Sayın Doğru’nun, Ankara Büyükşehir Belediyesinin konserleriyle ilgili sorusunun cevabı: Mahallinden alınan bilgilere göre Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığınca 2007 yılında halk konseri yapılmamıştır. Ankara Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kent orkestrası ile kursiyerlerin düzenlediği konserler yapılmıştır. Konser, festival, resepsiyon gibi etkinlikler genellikle millî bayramlar dolayısıyla düzenlenmekte ve her yıl belediye meclisince onaylanan bütçe imkânlarıyla gerçekleştirilmektedir.

Sayın Doğru’nun Çankaya Belediyesinin bahar şenlikleri harcamalarıyla ilgili sorusunun cevabı: Soru önergesiyle ilgili olarak Çankaya Belediye Başkanlığı, belediye tarafından bahar şenliği düzenlenmediğini ve dolayısıyla bu konuda harcama yapılmadığını bildirmiştir.

Sayın Doğru’nun belediye ihaleleri hakkındaki sorusunun cevabı: Soru önergesiyle ilgili olarak ülke genelinde valiliklerden alınan bilgilere göre 2007 yılında 25.417 adet ihale yapılmış olup bu ihalelerden 130 adedi Kamu İhale Kurumu tarafından iptal edilmiştir. Usulsüzlüğü tespit edilerek incelenen ve iptal edilen ihale sayısı 18’dir. Bakanlığımın Teftiş Kurulu Başkanlığı ve Mahallî İdareler Kontrolörlüğünce teşkilatlarımızda yapılan normal denetim inceleme ve soruşturma sayısı 1.265 adettir.

Ayrıca, 5393 sayılı Belediye Kanunu ile 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu hükümleri çerçevesinde belediyelerin mali işlemler dışında kalan diğer işleri, işlemler üzerinde Bakanlığım Teftiş Kurulu Başkanlığı ve mahallî idareler kontrolörleri vasıtasıyla gerçekleştirilen periyodik denetimlerin yanı sıra, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu uyarınca Sayıştay Başkanlığı tarafından da belediyelere yönelik iç ve dış denetim faaliyetleri sürdürülmektedir.

Sayın Doğru’nun, belediyelerin elektrik borçları hakkındaki sorusunun cevabı: Seksen bir il valiliğinden alınan bilgilere göre, belediyelerimizin elektrik üretimi yapan ve dağıtan kuruluşlara toplam 1 milyar 152 milyon 608 bin 809 TL borcu bulunmaktadır.

Sayın Süner’in, Antalya’da sivrisinekle mücadele hakkındaki sorusunun cevabı: Yaz aylarında haşere mücadelesi sürekli olarak devam etmekte olup vatandaşlardan gelen şikâyetler belediye tarafından ivedilikle değerlendirilmektedir. Ayrıca Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Akdeniz Üniversitesi arasında, mücadelenin daha bilimsel yapılabilmesi amacıyla 13/12/2007 tarihinde üç yıllık Danışmanlık Hizmetleri İşbirliği Protokolü imzalanarak ilaçlama çalışmalarında Sağlık Bakanlığından ruhsatlı olan ilaçlar kullanılmıştır. Antalya Büyükşehir Belediyesi mücavir alanın on iki ay sürekli kontrol hizmeti 17/1/2008 tarihinde başlatılmıştır.

Sayın Tayfur Süner’in, Antalya’da Antkart işiyle ilgili sorusunun cevabı: Mahallinden alınan bilgilere göre, Antkart A.Ş. adına alınmış otobüs, minibüs hattı belediye kayıtlarında görülmemektedir. Ancak devralmak ve devretmek amacıyla karşılıklı dilekçe ve devir şartlarını yerine getirmek kaydıyla yapılan müracaatlarda Büyükşehir Belediye Encümeninin kararıyla devir işlemleri yapılabilmektedir. Akıllı kart uygulaması kapsamında özel halk otobüsleri ve minibüs hatlarında herhangi bir hat kısıtlamasına gidilmemiştir.

Sayın Ağyüz’ün, belediye başkanlarına açılan soruşturmalar hakkındaki sorusunun cevabı: Bakanlığımca belediye başkanları hakkında 2004 yılında 907, 2005 yılında 586, 2006 yılında 432, 2007 yılında 599, 2008 yılında ise 478 adet araştırma ön inceleme olayı verilmiştir. 2004-2009 yılları arasında 42 belediye başkanı görevden uzaklaştırılmış olup bunlardan 17 tanesi tekrar görevine dönmüş, 3 tanesinin başkanlığı Danıştay kararıyla düşürülmüş, hâlen 22 belediye başkanı görevden alınmış ve açıktadır.

Sayın Çalış’ın, polis nöbet kulübeleriyle ilgili sorusunun cevabı: Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Hassas Bölgeler Koruma Şube Müdürlüğü tarafından nokta koruma hizmeti verilen yabancı temsilcilikler, bakanlık binaları, parti binaları ve özel korunan şahıslar için güvenlik güçlerimizce kullanılan güvenlik noktalarından 7 tanesinin camları kurşungeçirmez, 1 tanesi çelik yapılı ve 15’i de yarısına kadar duvar örülü olup camlıdır. Bazı güvenlik noktaları ise koruma hizmeti verilen binalar içerisinde yer almaktadır.

İstanbul Emniyet Müdürlüğünün sorumluluk alanında korunan 9’u kurşungeçirmez camlı olmak üzere toplam 83 tane hassas nokta bulunmaktadır. Koruma Hizmetleri Yönergesi’nin 23’üncü maddesine göre “Koruma tedbirlerinin yerine getirilmesinde gerekli olan fiziki emniyet tedbirleri, koruma kulübesi ile personelin ihtiyaçlarını karşılayabileceği eklentilerin temini, ısınma, ışıklandırma, telefon ve ikaz sistemleri gibi benzeri harcamalar, korunan kişinin hâlen görev yaptığı veya görevden ayrıldığı kuruluş tarafından karşılanır.” denilmektedir. Bu nedenle fiziki şartlarının iyileştirilmesi ve güvenliğinin artırılması için bütçeden ayrılan özel bir ödeneği olmayan bu yerlerin fiziki şartlarının düzeltilmesi ve güvenliğinin artırılması için yenileme çalışmaları bütçe imkânları doğrultusunda yapılmaktadır.

Sayın Bayındır’ın, Şırnak Beytüşşebap Cevizağacı köyüyle ilgili sorusu: Mahallinden alınan bilgilere göre, Şırnak Beytüşşebap Cevizağacı köyünde 19-20 Temmuz 2008 tarihlerinde yapılan düğünde bazı geçici köy korucusu ve vatandaşların havaya ateş etmesi olayıyla ilgili olarak Beytüşşebap Kaymakamlığınca yapılan idari soruşturma neticesinde olaya karıştığı tespit edilen 14 geçici köy korucusuna 1/8 oranında -bu 70 YTL- ücretten kesme cezası verilmiştir, Beytüşşebap Cumhuriyet Savcılığında başlanılan adli soruşturmaya ise devam edilmektedir.

Sayın Serdaroğlu’nun, Tosya Kilkuyu köyündeki jandarma karakoluyla ilgili sorusunun cevabı: Bahse konu olan Kilkuyu Jandarma Komutanlığı 1982 yılında açılmış, 2001 yılında “oturulamaz” raporu verilmesi nedeniyle, Tosya İlçe Jandarma Komutanlığı hizmet binasına taşınmıştır. Müteakiben, 2005 yılında Tosya ilçesi Çevik köyünde tahsis edilen sağlık ocağı binasında konuşlandırılmış ve adı Çevik Jandarma Komutanlığı olarak değiştirilmiştir. Söz konusu bölgede asayiş olaylarının azlığı nedeniyle -yılda ortalama üç dört asayiş olayı- Kilkuyu köyünde yeniden jandarma komutanlığı açılması planlanmamaktadır. 

Sayın Aslanoğlu’nun, Malatya Doğanşehir Polat beldesinde yapılan cenaze töreni hakkındaki sorusunun cevabı: Mahallinden alınan bilgilere göre 23 Temmuz 2008 tarihinde Elâzığ ilinde vefat eden bir vatandaşımız 24/7/2008 tarihinde doğum yeri olan Malatya Doğanşehir ilçesi Polat beldesi mezarlığına defnedilmiştir. Cenaze töreni için yaklaşık elli araçlık konvoyla, tahminen 350-400 kişinin Polat beldesine geldiği ve cenaze törenine katıldığı mahallinden öğrenilmiştir. Cenaze namazının kılınması ve defni esnasında yasa dışı herhangi bir faaliyetin gerçekleşmediği bildirilmiştir.

Sayın Çalış’ın, İstanbul Güngören’le ilgili sorusunun cevabı: Örgütün özellikle metropol şehirlerde yoğun bir şekilde eylemler gerçekleştirmek üzere hazırlık yapmaya başladığı bilgileri üzerine eylemlerin önlenmesine yönelik olarak  istihbari faaliyetlere ağırlık verilmiş, yapılan çalışmalar neticesinde çok sayıda örgüt mensubunun yakalanması sağlanmış, pek çok eylem hazırlık aşamasında etkisiz hâle getirilmiştir.

Güngören’de meydana gelen terör saldırısıyla ilgili olarak önceden alınan bir istihbarat bulunmamaktadır. Ancak, bu hain saldırıyla ilgili olarak olay öncesinde ve sonrasında yapılan teknik çalışmalar sonucunda saldırıyı bölücü terör örgütünün gerçekleştirdiği anlaşılmış, bu doğrultuda İstanbul Emniyet Müdürlüğünce terör örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda 10 kişi yakalanmış ve bunlardan 8’i tutuklanmıştır. 

Sayın Doğru’nun, Kelkit Çayı’yla ilgili sorusu: 2004 yılında Tokat-Erbaa ilçesinde 1.700 hektar tarım arazisinin korunması için Kaleköy- Tepekışla Kelkit Irmağı ıslahına başlanmıştır. Tamamı çift taraflı 36 kilometre ıslah güzergâhının 30 kilometrelik bölümü tamamlanmıştır. Yatırım programında bulunan Yukarı Yeşilırmak İkinci Merhale Projesi, Kuyruksuyu Kelkit Kanalı düzenlemesi inşaatı 2009 yılında tamamlanacaktır.

Sayın Ağyüz’ün, belediyelerin imar düzenlemeleri ile ilgili sorusunun cevabı: Tüm belediyeler Bakanlığıma bağlı Teftiş Kurulu Başkanlığı ve mahallî idareler kontrolörleri aracılığıyla belli bir program dâhilinde denetlenmekte olup bu denetimlerde usulsüzlük tespit edilmesi hâlinde sorumlular hakkında gerekli işlemler duraksamadan tesis edilmektedir.

Silivri Belediye Başkanı hakkında 2008 yılında imar iş ve işlemleri ile ilgili olarak 2 kez mülkiye müfettişlerine ön inceleme yaptırılmış olup işlemler devam etmektedir. 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 15/a maddesi hükmü gereğince Bakanlığımız merkez birimlerinin, bağlı kuruluşların, il ve ilçelerin ve mahallî idarelerle bunlara bağlı ve bunların kurdukları veya özel kanunlarla kurulmuş birlik, işletme, müessese ve teşebbüslerin işlem ve hesapları Bakanlık makamından alınan onaylar doğrultusunda, yıllık programlar çerçevesinde teftiş edilmektedir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile kamu kurum ve kuruluşları ile mahallî idarelerin mali denetimleri konusunda; iç mali denetimin kurum içinden atanacak iç denetçiler tarafından, dış denetimin ise Sayıştay tarafından yapılması öngörülmüştür. Bu ve diğer yasal düzenlemeler nedeniyle 2005 yılından itibaren belediyelerde mali iş ve işlemlerin dış denetiminin Bakanlığımızca yapılması uygulamasına son verilmiş ancak idari iş ve işlemlerin denetimine devam edilmektedir.

İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Tüzüğü’nün 24’üncü maddesine göre teftişe tabi birimlerin üç yılda bir teftiş edilmesi prensip olarak kabul edilmiş olup alınan onaylar doğrultusunda, yıllık programlar çerçevesinde uygulanmaktadır. Bu bağlamda belediyelerin imar iş ve işlemleri de teftiş edilmekte, suç unsurlarına rastlanıldığında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca işlemler  yapılmaktadır.

Deniz Feneri Derneğiyle ilgili: Deniz Feneri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği diğer kamu yararına çalışan dernekler gibi düzenli olarak denetlenmektedir. Bahse konu dernek İstanbul Valiliğince 16 kez, dernek denetçileri tarafından da 2 kez denetlettirilmiştir. Ayrıca Deniz Feneri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğiyle ilgili olarak basında yer alan haberlerde öne sürülen iddiaların araştırılması için Bakanlık makamının 19/9/2008 tarihli onaylarına istinaden 21/9/2008 tarihinden itibaren Bakanlığımız dernekler denetçileri görevlendirilmiştir. Söz konusu denetim çalışması hâlen devam etmektedir.

Sayın Bayındır’ın, Bingöl Karlıova Meşeli köyündeki olayla ilgili sorusunun cevabı: Belirtilen tarihte Bingöl ili Karlıova ilçesi Meşeli Mahallesi’nde helikopterler tarafından ateş edilmesi şeklinde bir olayın gerçekleşmediği, konuya ilişkin mülki ve adli makamlara ulaşan herhangi bir müracaat ya da şikâyetin de bulunulmadığı tespit edilmiştir. Güvenlik güçlerince terörle mücadele harekâtının devam ettiği bölgelerde halkın huzur ve güvenliğini sağlamaya yönelik operasyonlara devam edilmektedir. Operasyonlar esnasında bölge halkının can ve mal güvenliklerinin korunmasına azami önem vererek gereken tedbirler alınmakta, meydana gelen olaylar hakkında mülki ve idari makamlar zamanında bilgilendirilmektedir.

Sayın Bayındır’ın, gıda bankacılığıyla ilgili sorusunun cevabı: Kayıtlarımızda yapılan incelemede, adında “gıda bankası” ifadesi geçen toplam yirmi üç adet dernek bulunmaktadır. Gıda bankacılığı yapan derneklerden Deniz Feneri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği 2007 yılında Bakanlığımız dernekler denetçileri tarafından denetlenmiş, 2008 yılında başlayan denetim devam etmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Bakan, üç dört sorunuz kaldı. Size süre vereceğim, tamamlarsınız.

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Devamla) – Bir dakikada tamamlarım.

BAŞKAN – İki dakika vereyim, soruları tamamlayın.

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Devamla) – Sağ olun.

Kimse Yok Mu Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği 2008 yılında denetlenmiştir. Deniz Feneri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin 2004, 2005, 2006 ve 2007 yıllarına ait gelir-gider beyannameleri ilgili mülki amirliğe verilmiştir. Soru önergesinde yer alan vakıflara ilişkin bilgilerin Vakıflar Genel Müdürlüğünden temin edilmesi gerekmektedir.

Sayın Doğru’nun, Tokat Erbaa Akça kasabasıyla ilgili sorusu: Mahallinden alınan bilgilere göre, Tokat Erbaa ilçesi Akça kasabasını devlet kara yoluna bağlayan yol 3 kilometre olup sathi asfalt kaplamadır. İl özel idaresince asfalt yapım ve bakımı periyodik olarak her yıl yapılmakta olup 2008 yılı asfalt bakım çalışmaları kapsamında gerekli bakım onarım işlemleri yapılmıştır. Akça kasabasını devlet yoluna bağlayan bölümün de kara yolu genişletme çalışmaları devam etmektedir.

Sayın Doğru’nun, Türkçe ad kullanımıyla ilgili sorusu: Hâlen yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri çerçevesinde böyle bir uygulama yapılmamaktadır ancak önerileriniz önümüzdeki günlerde başlatılacak çalışmalarda değerlendirilmek üzere not edilmiştir.

Sayın Yalçın’ın, belediye şirketleri hakkındaki sorusunun cevabı: Ülkemiz genelinde valiliklerden alınan bilgilere göre belediyelerce kurulan 262 adet şirket bulunduğu ve buralarda bugün itibarıyla yaklaşık 33.442 kişinin istihdam edildiği anlaşılmıştır. Bu şirketlerin hisseleri genel olarak belediyelere ait olup diğer ortakları, il özel idareleri, illerin ticaret ve sanayi odaları, vakıflar, kooperatifler ve şahıslar oluşturmaktadır.

Yürürlükte bulunan mevzuata göre belediye şirketlerinin bağlı oldukları belediyelerden iş almalarının önünde bir engel bulunmayıp şirketlerin denetimleri, şirketler hukuku ve diğer ilgili mevzuat çerçevesinde gerçekleştirilmektedir.

Sayın Ağyüz’ün, imar yolsuzluklarıyla ilgili sorusunun cevabı: İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Tüzüğü’nün 24’üncü ve Bakanlığın Mahalli İdareler Kontrolörleri Yönetmeliği’nin 23’üncü maddeleri uyarınca belediyelerin üç yılda bir teftiş edilmesi zorunludur. Bu kapsamda tarafımdan verilen onaylar doğrultusunda hazırlanan yıllık programlar…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun.

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Devamla) - …dâhilinde belediye denetimleri periyodik olarak yapılmaktadır. Özellikle büyükşehir, il ve ilçe belediyelerinin denetimi konusunda hiçbir aksama yaşanmamakta ve parti ayrımı yapılmaksızın tamamı belirlenen sürelerde denetimden geçirilmektedir.

Ayrıca, belediyelerle ilgili olarak gerek şikâyet üzerine ve gerekse ilgili mercilerden gelen talepler doğrultusunda teftiş dışında da inceleme, araştırma ve soruşturma yapılmaktadır. Bu konuda da belediye veya parti ayrımı yapılması söz konusu değildir, çünkü tüm bu işlemler her aşamada yargı sürecine tabidir ve ilgililer tarafından yakından takip edilmektedir.

Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekillerini saygılarımla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Sayın Doğru, yerinizden kısa bir açıklama mı yapacaksınız?

REŞAT DOĞRU (Tokat) – Evet.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Doğru.

REŞAT DOĞRU (Tokat) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sorularımın, tabii bazıları bir yıl önce sorulmuştu, daha önce cevap verilmesini beklerdim.

243’üncü sıradaki sorumda, ülkemizin her tarafında KÖYDES ve BELDES ile ilgili özel idarelerle yapılan işlerde ihalelerin açık ve şeffaf yapılması istenmektedir. Sorudaki amacımız da yapılan ihalelerin tüm kamuoyuna açılması ve şaibe altına girilmemesiyle ilgilidir.

331’inci sıradaki sorumuzda, Kelkit Irmağı’nın taşkın korumasının bitirilmesi, geniş bir alanın korunmasını ve tarıma açılmasını sağlamaktadır.

374’üncü sıradaki sorum: Kış aylarında bulunduğumuz bugünlerde kar ve buzla mücadele özellikle köy ve kasaba yollarını bozmaktadır. Bu yolların acil tamir edilmesi gerekmektedir. Bu konuda ödenek ayrılması amaçlanmıştır.

389’uncu sıradaki sorum: Ülkemizde, başta büyük şehirlerde olmak üzere, bütün il ve ilçelerde yabancı isimlerle iş yeri açılmaktadır. Bu durum ülkemize ve Türk diline yakışmıyor. Güzel Türkçemizi korumak için bu konuda hassasiyet gösterilen belediyelerin ödüllendirilmesi amaçlanmıştır. Bu da Türkçenin korunmasını ve geliştirilmesini sağlayacaktır.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Doğru.

Sayın Aslanoğlu…

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Bakan, her iki soruma da çok üzüldüm. Özellikle koruma görevlileri… On beş günlük, yirmi günlük bir kurs, diplomayı ver. Ondan sonra, kurs ver parasını al, sonra da ihale aldığın yerlerde bunlara iş bulacağım diye asgari ücretin altında çalıştır, bunlara toplumun can güvenliğini emanet et! Ben bu konunun ele alınıp, geniş bir perspektifte ele alınıp can güvenliğini emanet ettiğimiz kişilerin daha donanımlı olması yönünde bir çalışma isterim Sayın Bakan. Aynı kişi diploma veriyor, aynı kişi kurs veriyor, aynı kişi ihale aldığı yerlerde asgari ücretin altında iş veriyor! Sayın Bakan, bunlarla can güvenliği sağlanamaz, bir. Ben bu konuya biraz daha büyük vizyonla, Emniyet Genel Müdürlüğünün, bakmasını rica ediyorum.

İkincisi, “Polat’taki olayda yasa dışı herhangi bir eylem yok.” dediniz. Sayın Bakan, sonuna kadar yasa dışı bir eylem. Oraya gelen 300 kişiden beş yaşındaki çocuk, üç yaşındaki çocukların hepsi sarıklı cüppeli. Bizim bir geleneğimiz var, cenaze geleneğimiz, cenaze göreneğimiz. Eğer o mahalde bir şiddet salınıyorsa, kendi kendilerine bir eylem yapıyorlarsa -giyimiyle ve orada yaşanan olaylarla- tamamen yasa dışıdır. Sayın Bakan, buna da çok üzüldüm. Bunun her şeyi yasa dışıdır ama siz “Yasa dışı hiçbir eylem yok.” dediniz. Türkiye’de 300 kişinin hepsi sarıklı cüppeli bir yürüyüş yaparsa bu eylem yasa dışı mıdır değil midir takdirinize sunuyorum.

BAŞKAN – Sayın Çalış, buyurun efendim.

HASAN ÇALIŞ (Karaman) – Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Sayın Bakanım, sorularımıza gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ediyorum.

Tabii ki bu cevaplar arasında özellikle nöbet kulübelerini vurgulamak istiyorum.

Sayın Bakanım, sizin verdiğiniz cevapta da görüldüğü gibi, geçmişte veya bugün önemli hizmetler, önemli işler yapan kişilerin güvenliğini, korumasını emanet ettiğimiz güvenlik görevlilerinin kendilerini koruyabilecekleri kulübeler gerçekten güvenliksizdir. Kendileri emin ortamda güvenliklerini sağlayacak durumda değillerdir. Bu güvenlik kulübelerinin bir yönetmelikle Türkiye genelinde gerçekten güvenli hâle getirilmesine özel ilginizi istirham ediyorum bu güvenlik görevlileri adına.

Bir diğer husus: Tarım Bakanımıza sorduğum sorularımıza da, sağ olun, size gelen metinleri okuyarak cevap verdiniz, ama Tarım Bakanımın bu tavrını doğru bulmadığımı, zabıtlara geçmesi açısından, söylemek istiyorum. Sorularımızın hem cevabını alamıyoruz hem de gerçekten, çiftçinin sıkıntılarına derman olmak için bir gayret, bir ciddiyet içinde olmadığını gördüm Sayın Bakanımın, buna üzüldüm. Şöyle ki, benim sorum şöyleydi: Çiftçiye dekar başına ödenen doğrudan gelir desteğini sormuştum ben fakat ilgisiz cevaplar aldık. 2002 yılında dekar başına 17 lira ödenirken, maalesef, 6 liraya kadar düşürülmüştür ve sonunda da kaldırılmıştır. Bizi şu anda ekranları başında izleyen çiftçiler bu işin doğrusunu biliyorlar. Bunu tespit etmek istedim.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Sayın Genç, buyurun.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sorularıma cevap veren zat her milletvekilinin sorusundan önce ismini tekrarlayıp da cevap verdiği ve benim sorumda da ismimi zikretmediği için ben bu zatın ismini ağzıma almam.

Sayın Başkan, 95’inci sıradaki soruma cevap alamadım. Bu AKP bakanları sorulara cevap vermeden hep böyle geçiştiriyorlar.

Geçen gün eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz, bu Beşir Atalay’dan bahsederken “İrticanın rektörüdür. Kendisini bütün televizyonlarda tartışmaya çağırıyorum.” dedi. Kendisi benim soruma verdiği cevapta diyor ki: ”Biz, uygulamalarımızda hiç inanç, mezhep ayrımı yapmıyoruz.” Bolu Valisini niye merkeze aldı, soruyorum kendisine. Kendisi hakkında 2 defa müfettiş görevlendirilmiş. Bu 2 müfettişin de verdiği raporda bir suçu olmadığı tespit edildiği hâlde, yetkisini kullanarak kendisine kınama cezasını vermiştir. Kınama cezası çünkü Anayasa’ya göre dava konusu edilmiyor. Bu mudur tarafsızlığı? Bu mudur insanların inançları karşısında tarafsız olduğu? Maalesef, o hükûmet sırasında oturan kişilerin hükûmet makamının gerektirdiği ağırlığı taşıması lazım. Bunu da bilsinler. Yani, biz, burada ne olduğunu da biliyoruz. Maalesef, bunların uygulamalarında ayrımcılık da vardır, ırkçılık da vardır, mezhep ayrımı da vardır.

Teşekkür ederim.

Sorularıma da cevap almadım efendim.

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara)- Cevap hakkım var değil mi Sayın Başkan?

BAŞKAN – Vereceğim efendim.

Sayın Ağyüz, buyurun.

YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Bakanımıza teşekkür ederim.

Şimdi, Deniz Feneri Derneği kamuoyunu çok meşgul etti. Almanya’daki dosya da üç ayı aşkın zamandır gelmiyor. Siz de 19/9’da soruşturma açmışsınız, dört aydır. Dört aydır bu dernek inceleniyorsa, hiçbir olumlu veya olumsuz icraatına rastlanmadı mı? Yasal imtiyazların, verilen yasal imtiyazların muafiyetlerinin bu aşamada durdurulmasını neden düşünmediniz?

Ayrıca, imar yolsuzluğu iddialarımız… Somut olarak Bakanlığınıza verilen dilekçelerimiz var. Mesela Gaziantep’te bir fıstık araştırma yeri rant alanı hâline geldi, ticari alan yapıldı ve katsayısı arttı. Biz bunu şikâyet etmemize rağmen, Sayın Bakanlığınızca herhangi bir işlem yapılmıyor.

Yine, Gaziantep’te spor kulübüne haksız bir şekilde para toplanıyor ve bu paraların nerede harcandığı meçhul. Siz iç denetim mekanizmasını çalıştırıyorsunuz, iç denetimdeki memur diyor ki: “Böyle bir soruşturmaya gerek duyulmamıştır.” Siz de bununla iktifa ediyorsunuz ve orada 2 trilyon toplanan bağışın nereye harcandığı meçhul. Ayrıca, kamuya yansıyan ihale ve imar tadilatları yolsuzluklarından, ben, bugüne kadar, görevden alınan veya soruşturma açılması sonucunda cezaya çarptırılan bir tek belediye başkanı görmedim. Bu denetimsizlik maalesef ihale yolsuzluğunu ve imar tadilatları yolsuzluğunu had safhaya çıkarmaktadır.

Sonuç olarak şunu söyleyebilirim: Belediyeler konusunda Bakanlığınız görevini maalesef yapmamaktadır.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Ağyüz.

Sayın milletvekilleri, Karaman Milletvekili Hasan Çalış’a ait 6/649 ve 6/651 esas numaralı sorular cevaplandırılmamıştır. Bunlar gündemde kalacaktır.

Bilgilerinize arz olunur.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Başkan, usul hakkında söz alabilir miyim?

BAŞKAN – Efendim?

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Usul hakkında.

BAŞKAN – Usul mü?

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Otuz beş soruya Sayın Bakan cevap verdi. Bu, Sayın Bakanla ilgili değil. Burada bizim hakkımızı gasbediyor. Neden? Beş soru soran insan da bir dakika konuşuyor… Biz sorularımıza cevap almak istiyoruz. Yasak savmak yerine…  Sayın Bakanla ilgili değil ama otuz beş soru yerine on beş soruya…

BAŞKAN – Şimdi, Sayın Aslanoğlu, bir saat vaktimiz var, ben otuz beş soruya beşer dakikadan versem hesaplayın bakın ne kadar olacak.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Ama Sayın Başkan, beş soru soran insan da bir dakika konuşuyor, bir soru soran insan da!

BAŞKAN – Ben ne yapayım, İç Tüzük’te böyle efendim, süre falan yok ki.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Ama hayır, yani burada usul hakkında… Hakkımız gasbediliyor, bunu söylemek istiyorum. Milletvekili arkadaşların hakkı gasbediliyor.

BAŞKAN - Sayın Bakanım, yerinizden mi cevap vereceksiniz?

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Evet.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, uygulamalarınız yanlış efendim, uygulamalarınız yanlış. Bir soru okunacak, Hükûmet cevap verecek, arkasından milletvekili de buna cevap verecek.

BAŞKAN – Bu, bugünkü uygulamamız değil efendim, yıllardan beri devam eden uygulamadır.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Hayır efendim…

BAŞKAN – Siz de aynı uygulamayı yaptınız, hatırlıyorum siz de aynı uygulamayı yaptınız.

KAMER GENÇ (Tunceli) - Bizim uygulamamız böyle değildi.

BAŞKAN – Yani, lütfen, polemik yapmayın bu saatte ya! Otur yerine! Yani rahat rahat konuşuyorduk, şimdi yine asabımızı bozma, Allah aşkına otur ya!

KAMER GENÇ (Tunceli) – Efendim, böyle soru cevaplandırılmaz ki!

BAŞKAN - Sayın Bakanım, buyurun efendim.

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Aslanoğlu’nun özel güvenlikle ilgili sorusuna aslında ben cevap verdim ama tabii vakit kısa ve yetiştireyim diye çok uzun tutamıyorum. Biz orayı şu anda bir daire hâline getiriyoruz yani özel güvenlikle ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde bir daire başkanlığı kuruyorum. Bu konunun daha dikkatli yürütülmesi kanaatindeyim zaten. Onun için kendim böyle bir şeydeyim ve o birimi de güçlendiriyorum. Yani bu konuda daha ileri çalışmalar yapılacak.

Tabii, Tarım Bakanımızın sorularını okudum ama o konuyu hepimiz biliyoruz, şimdi “Tarım Bakanımız ciddiye almıyor.” yahut da “Buna detaylı cevap verilmedi.” değil, bakın Tarım Bakanımızın üç sorusu benim şu cevap verdiğim soruların hepsinden daha cevabı uzun. Biz, doğrudur, Hükûmet olarak doğrudan gelir desteğinde yeni uygulama getirdik, çok değişik primler getirdik, ürün bazında ödemeler getirdik. Dolayısıyla bizim tarımsal desteklerimiz sadece doğrudan gelir desteği değil, onda haklısınız ama miktarını da burada verdim, yani 2002 ile 2008’in mukayesesini verdik, burada 5 misli artmış miktar, tarım kesimine verilen destek, onu ifade etmek isterim.

Tabii, burada Bolu Valisi ve diğer konularla ilgili…

Şimdi, değerli arkadaşlar, hepimiz tabii nezaket içinde birbirimize hitap etmek ve nezaket içinde soru sormak, cevap vermek durumundayız. “Sayın” demeyenlere “Sayın” demeyiz.

Bolu Valisi beş yıl bizim Hükûmetimiz döneminde, AK PARTİ Hükûmeti döneminde valilik yapmıştır. Her vali gibi onda da bir tasarrufta bulunulmuştur. Beş yıl bizim dönemimizde görev yaparken bir şey denmiyordu da görevden alınınca niye hemen “Ayrımcılık” ifadesi kullanılıyor? Biz, siz isteseniz de istemeseniz de her vatandaşımızı birinci sınıf vatandaş olarak görüyoruz, hiçbir ayrım yapmıyoruz, yapmayacağız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Ve biz burada soruya nasıl cevap verileceğini vesaire de sizden öğrenecek değiliz. Bakanlığı da sizden öğrenecek değiliz.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Öğrenmemişsin!

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Bakan, süreniz doldu.

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Bir son, kısa…

RECEP TANER (Aydın) – Bakan, sakin ol sakin! Karşında ilkokul çocukları yok!

BAŞKAN – Süreniz doldu efendim.

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Doldu mu?

BAŞKAN – Doldu.

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Peki, teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Birleşime beş dakika ara veriyorum sayın milletvekilleri.

               

Kapanma saati: 19.14

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DÖRDÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 19.22

BAŞKAN: Başkan Vekili Eyyüp Cenap GÜLPINAR

KÂTİP ÜYELER: Yusuf COŞKUN (Bingöl), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 49’uncu Birleşiminin Dördüncü Oturumunu açıyorum.

Alınan karar gereğince diğer denetim konularını görüşmüyor ve gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.

1’inci sırada yer alan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri

1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

2’nci sırada yer alan Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

2.- Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (1/608) (S. Sayısı: 266) (x)

BAŞKAN – Komisyon ve Hükûmet? Buradalar.

Tasarının tümü üzerinde gruplar ve şahıslar adına konuşmalar tamamlanmıştı.

Şimdi, soru-cevap işlemi yapılacaktır.

Geçen birleşimde 4 sayın milletvekilimiz -5 tane hatta- sisteme girdikleri hâlde süre yetmediğinden soru soramamışlardır. Şimdi ben tekrar okuyorum ve sisteme girerlerse söz hakkı vereceğim kendilerine.

Sayın Kamer Genç… Buradalar.

Size söz veriyorum, buyurun.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Efendim, geçen gün Almanya’dan gelen bir vatandaş bana bir film gösterdi. Kültür Bakanlığı, Atatürk’e ait aşağı yukarı bir iki kamyon dolusu, kitap, CD, slayt gibi -yani Atatürk’le ilgili- eserleri Almanya’ya götürmüş uçakla, orada da götürmüş çöplüğe dökmüş. Şimdi, o çöplüğe dökerken de görmüşler, bunların fotoğraflarını da çekmişler. Şimdi ben soruyorum: Bu, Atatürk’e ait böyle değerli eserleri götürüp de Almanya’da çöpe atacağınıza burada niye atmadınız? Bari, hiç olmazsa, uçak parasını, taşıma parasını vermemiş olurdunuz.

İkinci bir sorum: Bu koruma bölge kurullarının üyelerinin görev süresi beş yıldan üç yıla indiriliyor. Şimdi, bunu, Komisyonda Bakan şöyle izah ediyor: “Efendim, bunların bilgi ve deneyimlerinden yararlanmak için bunu indirdik.” Hâlbuki, bilgi ve deneyimlerinden yararlanmak için o kişileri orada uzun zaman tutmak lazım, yani kıdemli bir kişinin bilgisi ve görgüsüyle daha az kıdemli kişinin bilgisi, görgüsü farklı olur. Bana göre böyle bir uygulama yapmanın anlamı, işte, mevcut AKP İktidarının, bu kurullarda görev yapan kişilerin hemen görevine son verip kendilerine yakın kişileri buraya getirmektir. Zaten, maalesef, AKP’nin öteden beri izlediği şey, her yere kendi yandaşlarını -bilgi önemli değil- yerleştirmek. Yani bence, böyle bir açıklamanın hâlâ düşüncesinde mi Sayın Bakan? Böyle bir açıklamanın bir mantıki izahı da yoktur.

Ben fazla konuşmayayım. Sorularım bundan ibaret efendim.

BAŞKAN – Teşekkürler.

Sayın Bal, buyurun efendim.

ŞENOL BAL (İzmir) – Sayın Başkan, Sayın Bakana sormak istiyorum: Uşak Müzesi’ndeki tarihî eserlerin bazıları alınarak yerlerine sahteleri konulması olayından sonra Bakanlığa bağlı müzelerde yapılan genel teftiş sonucunda hangi müzelerde ne kadar eser eksik çıkmıştır ve bu müzelerin elektronik güvenliğine ne kadar kaynak aktarılmıştır?

Yine, hangi müzelerde ne kadar eser oksidasyon, çürüme, bozulma gibi nedenlerle envanterlik eser özelliğini yitirerek etütlük olarak ayrılmıştır. Envanterlik eserlerin envanterden düşümü yapılarak genelgeyle etütlük olarak ayrılması yasal mı, mevzuata uygun mu? Bu eserlerin özelliklerini yitirmesinin sebepleri nelerdir ve bu sebepleri ortadan kaldırmak için hangi tedbirler alınmış ve ne kadar kaynak aktarılmıştır?

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Bal.

Sayın Kaplan, geçen birleşimde sisteme girmiştiniz. Sorunuz var mı?

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Nasılsa madde üzerinde konuşacağım, orada anlatırım.

BAŞKAN – Sayın Doğru…

REŞAT DOĞRU (Tokat) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Bakana sormak istiyorum: Türk dünyasında Türk kültürünü dünyaya duyuran, dünyanın kabul ettiği yazarlar vardır. Bunlar özellikle Mehmet Âkif, Mevlânâ, Yunus Emre, Cengiz Aytmatov, Muhtar Şahanov diye sayılabilir. Bu yazarların eserlerinin Bakanlığınızca bastırılıp okullara dağıtılmasını düşünür müsünüz? Bu konuda bilginizi almak istiyorum.

İkinci soru olarak, Moğolistan’daki Orhun Anıtlarıyla ilgili olarak, Orhun Anıtlarında daha önceki yıllarda çalışmalar yapılmış ve kazı çalışmalarıyla ilgili çok ciddi eserler ortaya konulmuştu. Bu önümüzdeki 2009 yılında Orhun Anıtlarında bir çalışma yaptırmayı düşünüyor musunuz?

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Doğru.

Sayın Öztürk… Yoklar herhâlde.

Sayın Cengiz… Geçen birleşimde sisteme girmişler. Yoklar.

Soru işlemi tamamlanmıştır.

Sayın Bakanım, cevap verebilirsiniz.

Buyurun.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY (İstanbul) – Soru soran değerli arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Sayın Genç, Almanya’da Atatürk’e ait bazı evrakların, belgelerin çöplükte bulunduğuna dair bir bilgiden söz etti. Bu bilgiyi ilk defa duyuyorum. Daha önce buna benzer bir söylenti yer aldı, bize de ulaşan bilgiler arasında. Ben de inceledim konuyu. Bunu inceledik, Atatürk’le ilgisi yoktu o belgeler, bilgiler ya da broşürlerin. Katiyen bizim gönderdiğimiz tanıtma malzemesi arasında değil. Yani bizim Bakanlığımızdan çıkmış hiçbir belge, bilgi bu şekilde yok. Bazı fuarlara özel kesimin, bazı firmaların götürdüğü ve kullanılmayan malzemenin atık olabileceği söylendi ama bunlarla ilgili bana gelen belgeler, bilgiler arasında Atatürk’le ilgili olduğuna dair bir iddia ilk defa burada dile getiriliyor. Bu iddia doğru değil, bunu altını çizerek özellikle belirtmek isterim. Atatürk’e karşı da, herhangi bir Türk büyüğüne karşı da bizim Bakanlığımızdan hiçbir saygısızlık sâdır olamaz. Bunu yapan kişi de en ağır yaptırımlarla cezalandırılır. Bunu da herkesin bilmesini isterim.

Koruma kurullarını da, bu yasada biz, ayrıntılarını, maddelere geçtiğimizde görüşeceğiz. Koruma kurullarının görev süresini, sadece Yüksek Öğretim Kurumundan gelenlerin değil, bizim Bakanlığımız tarafından da atanmış olanların süresini beş yıldan üç yıla çekiyoruz çünkü beş yıl uzun bir süre. Bazen yeteri kadar mesai vermiyor bazı arkadaşlar, bazen mesailerinden haklı haksız şikâyetler oluyor ve bazen hatta haklı şikâyetler oluyor. O yüzden üç yıl makul bir süre. Yani bir kamu görevlisini bile bir bölgeye gönderdiğiniz zaman, iki yılla üç yıl arasında özellikle görev yaptırıyorsunuz. Bu atanmaların üç yılla sınırlı tutulması ve bilgisinden, becerisinden, niyet ve gayretinden emin olunanların da uzatılması imkânı var, defalarca da uzatılabiliyor. O yüzden, beş yıl herkese çok uzun gelen bir süreydi, üç yıla indirip, daha sonra gerekirse uzatma imkânını kullanmayı düşünüyoruz. Komisyonda da birçok arkadaşımız bu yaptığımız düzenlemenin doğru bir düzenleme olduğu konusunda bizi teşvik eden görüşler ifade ettiler.

Sayın Milletvekili Hanımefendi’nin sorularına geçiyorum:

Uşak’taki denetimden sonra, tabii, Türkiye’de bütün müzelerin köklü biçimde denetlenmesi ihtiyacı ortaya çıktı ve geçen yıllar içinde başlamış olan denetim -sanıyorum beşin altında müze kaldı- tümüyle bitiyor Türkiye çapında. Uşak’ta vahim bir durum ortaya çıktı. Bugüne kadar yapılan çalışmalar sonucunda düzenlenen teftiş raporlarında 1.115 adet eserin bulunamadığı -371’i arkeolojik, 714’ü sikke, 100 kadar etnografik- 1.192 eserin sahte veya taklit -242’si arkeolojik ve 950’si sikke olmak üzere- olduğu tespit edildi. Bu eserlere ilave olarak müzelik özelliği olmayanlarla birlikte toplam 22 bin kadar eserin düşümü yapıldı ama bunların bir kısmı zaten müzelerde kaydedilmesi gerekmediği hâlde kayıtlara geçmiş olan eserler. Bu denetimler titizlikle sürdürülecek. Geçmiş yıllarda denetim ihmali olmuş. Bu, geçende yargı sonucu da basına yansıdı, Uşak’taki vahim olayın sorumlusu da ağır bir ceza aldı ama sanıyorum ki henüz ilk mahkeme… Ceza aldı. Almadı mı? Savcı talep etti. Yani yargı safhası sürüyor, kesinleşmediğini biliyorum.

Ne yazık ki, değerli arkadaşlarım, Türkiye’de çok sayıda eser olmasına rağmen bizim müze koşullarımızın ciddi biçimde iyileştirilmesi gerekiyor. Müze koşullarımız çok iyi değil. Müze sayımız bir hayli yüksek ama depolama koşullarımız özellikle iyi değil ne yazık ki. Ben de birçok yerde iklimlendirme, havalandırma konusunda sorunlar olduğunu müşahede ediyorum. Bunun önüne geçmek için Türkiye çapında, biz yeni bir modeli bu yıl sizlere de bütçe sunumunda takdim etmiş olduğumuz kitapta belirttik, Türkiye’nin değişik bölgelerinde yeni depo müzeler kurmak ve bir yandan teşhir yaparken bir yandan da çok uygun şartlarda, batı standartlarında, depolama koşullarını oluşturma gayreti içindeyiz. Bununla ilgili, örneğin, İstanbul’da bir arazi tespitimiz oldu, Ege Bölgesi’nde, başka bölgelerde de arazi tespit çalışmaları yapıyoruz. Bunu gerçekleştirmeye çalışacağız.

Ayırdığımız kaynak ve ne kadar eserin envanterden etüde kaydırıldığı konusunda yazılı olarak ayrıca bilgi takdim ederim ben size. Bunlar çünkü teknik ayrıntılar, tam bilgi de vermek isterim. Bu olumsuz koşullar nedeniyle envanter kayıtlarından etüde, etütlük eserlere geçiştirilmesi, bazı ürünlerin, geçirilmesi, yasalara, mevzuata uygun.

Sayın Doğru’nun soruları var. Biz Mehmet Âkif’le ilgili olsun, Mevlânâ’yla ilgili olsun, Yunus Emre, Aytmatov’la ilgili olsun… Tabii eski yıllarda olduğu gibi her gelenin kitap bastırdığı ve yayıncılık dünyasıyla rekabet eden bir kurum olmaktan çıkarıldı Kültür Bakanlığı. Benden önceki dönemde başlamış bir uygulamaydı, ben de bunu doğru buluyorum yani bir dönem eşin dostun hatır kitaplarının basıldığı bir yayınevi hâline dönüştürülmüştü, bu doğru değil. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı ancak belli konularda…

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Klasikleri bastıralım.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY (İstanbul) - …prestijli eserler yapmalıdır, çok ciddi çalışmalar yapmalıdır konusunda bir gayretimiz var.

Bu çerçevede, bu yıl Yahya Kemal’le ilgili yaptığımız kitap çalışmamız sanıyorum bütün milletvekili arkadaşlarıma takdim edildi. Geçen yıl -yılbaşı sırasıydı galiba- Mehmet Âkif’le ilgili bir küçük çalışmayı takdim ettik yine. Mevlânâ’yla ilgili bir çalışma var, yapıldı. Kaşgarlı Mahmut’la ilgili bir çalışma yaptık bu yıl yine. Yani çeşitli edebiyat insanları, kültür insanları, sanat insanlarıyla ilgili… Bu yıl Tarık Buğra’yla ilgili bir çalışma yaptık. İdris Küçükömer’le ilgili bir çalışma yaptık.  Necip Fazıl’ı ikinci kez bastık. Cemil Meriç’le ilgili kitabımızı ikinci kez bastık. Hem eskiden bu yana basılanlar hem de yenileri ama gerçekten bir başvuru kitabı olacak şekilde, o isme yakışır bir ciddiyet ve saygınlık içinde kitap yayınları yapıyoruz ve elimizden geldiği kadar bunu, konuyla ilgili arkadaşlarımızla da paylaşmaya çalışıyoruz.

Tabii, Türkiye’deki tarihsel varlıklara sahip çıktığımız gibi Türkiye dışındaki tarihsel Türk kimliğiyle ilgili, bizim tarihsel geçmişimizle ilgili varlıklara da sahip çıkmaya çalışıyoruz. Biz, şimdi yurt dışındaki konularda proje danışmanlığı yapıyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak çeşitli yönlendirme çalışmalarımız var ama esas itibarıyla bunları TİKA yapıyor ve Moğolistan’dan Macaristan’daki Gül Baba Türbesi’ne kadar iyileştirme çalışmaları, koruma çalışmalarımız var. En son Sayın Müsteşarımız, başka bakanlıklardan bazı arkadaşlarımızla birlikte Türkmenistan’da bir inceleme gezisine katıldılar. Sultan Alparslan’ın Türkmenistan’da mezarının bulunduğu rivayeti var, onun araştırmasını yapıyoruz. Yani arkadaşlarımızın şundan… Merv’deki Sultan Sencer Türbesi’nin restorasyonu konusunda çalışıyoruz. En son ben Kırgızistan’a Cengiz Aytmatov’la ilgili bir törene gitmiştim, oradan Issık Gölü çevresine gittik. Issık Gölü çevresinde “Ruh Orada” denilen bir park var. Çeşitli dünya liderlerinin heykelleri vardı. Atatürk’ün heykelinin olmadığını gördüğümüzde ilgili Kırgızistanlı bakan arkadaşım hemen “Böyle bir heykel yaptırırsanız buraya koyabileceğiz.” diye ifade etmişti. Onu tamamlıyoruz, maketi yapıldı. Sanıyorum mayıs ayı içinde Sayın Cumhurbaşkanımız gittiğinde Kırgızistan’da, Bişkek’te var ama Issık Göl’ü çevresinde de görkemli, güzel, adına yakışır bir Atatürk heykelinin açılışını yapmış olacağız.

Arkadaşlarımın dikkatleri ve soruları için teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Bakan.

Soru-cevap işlemimiz…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, daha süre var.

BAŞKAN – Süremiz var efendim.

Bir dakika… Ne diyorsun Sayın Genç?

KAMER GENÇ (Tunceli) – Ama daha süre var efendim.

BAŞKAN – Biliyorum. Size vereceğim. Acele etmeyin. Onu söylüyorum. Hiç dinlemiyorsunuz ki beni.

Sayın Genç, buyurun.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Efendim, kusura bakmayın, tabii mesafe uzak olduğu için…

BAŞKAN – Hayır, ben zaten sistemde görüyorum sizi. Vereceğim…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Hayır, hayır, hiç söz duymadım.

Şimdi, Sayın Başkanım, ben Almanya’ya gittim. Orada bir kamyon dolusu, Atatürk’e ait CD’ler, slaytlar, şu büyüklükte kitaplar dökülmüş ve orada resimle tespit etmişler. Ben onu isteyeceğim arkadaşlardan, göndereceğim.

Tabii, Atatürk bizim millî bir şefimizdir. Ona karşı herkesin saygı duyması, düşüncelerine, eserlerine saygı duyması gerektiğini her vesileyle belirtmek isterim.

Ayrıca, tabii, öteden beri çok sorulan şu Madımak Oteli meselesini de bir daha duymak da istiyorum, yani çok büyük bir acının geçtiği bir olay da, bu lokantadan ne zaman kurtulup da müze hâline gelecek. Onu da öğrenmek istiyorum efendim.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkürler.

Sayın Bal, buyurun.

ŞENOL BAL (İzmir) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Bakana, ben, envanterlik eserlerin envanterden düşümü yapılarak genelge ile mevzuata uygun olup olmadığını sormuştum. “Uygun.” dediler ama ben uygun olduğu kanaatinde değilim Sayın Bakanım, ilgilenirseniz…

Şimdi, etnografik eserlerin daha çok etütlük hâle getirildiği biliniyor. Biliyorsunuz “etütlük” maddi değeri sıfırlanmış, hurdaya ayrılmış olan. Çoğu eserin etütlük olmadan, yani hurdaya ayrılmamış olan eserlerin de etütlük yazıldığı artık bugün biliniyor. Bunun için bir önleminiz var mı? Onun için genelgeyle uygun mu diye sormak istedim.

Biliyorsunuz etnografik eserler çok önemli. Yani bizim kendi kültürel değerlerimizi ifade eden eserler. Bakın, burada resimler var, halıların nasıl etütlük hâle getirildiği… Bunlar bizim yüzyıllar önceki kilimlerimiz, halılarımız. Bunlar için neler yapıyorsunuz Sayın Bakan? Bunları öğrenmek istiyorum.

BAŞKAN – Teşekkürler.

Sayın Bakanım, süremiz var, son sorulara cevap verebilirsiniz.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY (İstanbul) – Sayın Başkanım, biraz önce de ifade etmeye çalıştım. Müzelerin depolama koşulları, müzelerin bugünkü çapları, Türkiye’nin sahip olduğu kültür hazinesini yeteri kadar korumaya, saklamaya ve gelecek kuşaklara aktarmaya elverişli değil. Bununla ilgili bir yeni proje geliştirdiğimizi bütçede de anlatmaya çalışmıştım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY (İstanbul) – Çalışmıyor bu mikrofonlar.

BAŞKAN – Çalışmıyor mu?

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Süre bitti galiba.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY (İstanbul) – Öyle mi?

Birkaç cümleyle açıklamama izin verir misiniz?

Bir müze depo projesi üzerinde çalışıyoruz. Yani hem bir yandan teşhir imkânı sağlayacağız orada, aynı zamanda da daha sıhhi, daha iklimlendirme koşullarına uygun depolama imkânları yaratmaya çalışacağız. Bu, Van’dan Topkapı’ya kadar Türkiye’nin çeşitli yörelerinde ne yazık ki böyle sorunlarımız var.

O halılarla ilgili meseleyi de biliyorum. Geçenlerde Konya’da böyle, bir miktar halının envanterden düşmesi ve işte etütlük malzeme hâline getirilmesi önümüze geldiğinde bu konuyu arkadaşlarla bir kez daha, yani bu depo müze ihtiyacının bir kez daha aciliyeti üzerinde konuştuk. Etütlük, tabii bir yandan envanter eserler olabilir, bir yandan da arazide topladığınız arkeolojik buluntular olabilir. Yani bir testi kırığı varsa orada bir dolu, onları arkeolojik eser olarak kaydedemezsiniz ama etüt olarak, etütlük malzeme olarak ilgili yerlere gönderirsiniz. Yani bu konuda bizim çok sayıda elimizde ürün var, eser var ve yeni depolama koşulları yaratmamız gerekiyor. Bununla ilgili de ciddi biçimde bir çalışma içindeyiz.

Öteki konuda ısrarlıyım. Bana daha önce getirilen bilgiler arasında, yani bizimle ilgisi olmadığı çok açık ve kesin. Bizim Bakanlığımızdan çıkmış olan herhangi bir ürünün ziyan edilmesi, çöpe atılması diye bir şey yok. Ama başka herhangi bir özel teşebbüsün, fuarlara götürülen bir malzemenin de Atatürk’e ait bir malzemenin de çöpe atıldığına dair bir iddia, ilk defa burada duyuyorum. Yani başka bir tabir kullanmak istemiyorum. Bir grup tanıtma malzemesinin çöpte olduğuna ilişkin bir iddia, ben de duydum ama Atatürk’le ilgili olduğu konusu ilk defa burada dile getiriliyor. Bizimle ilişkisi tespit edildiği takdirde en ağır yaptırımları kullanabileceğimi tereddütsüz ifade ediyorum ve bizimle ilgili olmadığı konusunda da ısrarlıyım, bu konuda bilgilerim sağlamdır, ısrarlıyım.

Arkadaşlar, öteki konularda, Madımak konusunda bir şey yaptığımız zaman göreceksiniz. Nasıl, kırk beş yıldan beri yapılmamış olan Nâzım Hikmet’in vatandaşlığına, bir vatan şairinin vatanına kavuşturulmasını hallettiğimiz zaman gördüğünüz gibi, on beş yıldan beri sadece ısıtılan bir konunun da Türkiye'nin yeni yaralarını kaşımadan, insani bir duyarlılık içinde çözümlendiğini bittiği zaman göreceksiniz.

Teşekkür ederim efendim.

Saygılar sunarım.

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Bakan.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, karar yeter sayısı istiyorum.

BAŞKAN – Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Maddelere geçilmesini oylarınıza sunuyorum, karar yeter sayısı arayacağım: Maddelere geçilmesini kabul edenler… Kabul etmeyenler… Karar yeter sayısı yoktur.

Beş dakika ara veriyorum.

 

Kapanma Saati: 19.44

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BEŞİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 19.49

BAŞKAN: Başkan Vekili Eyyüp Cenap GÜLPINAR

KÂTİP ÜYELER: Yusuf COŞKUN (Bingöl), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 49’uncu Birleşiminin Beşinci Oturumunu açıyorum.

266 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın görüşmelerine devam edeceğiz.

Komisyon ve Hükûmet burada.

Tasarının maddelerine geçilmesinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.

Şimdi tasarının maddelerine geçilmesini tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Karar yeter sayımız yoktur efendim.

Çalışma süremiz tamamlanmak üzere, onun için sözlü soru önergeleriyle kanun tasarı ve tekliflerini sırasıyla görüşmek için 28 Ocak 2009 Çarşamba günü, alınan karar gereğince saat 14.00’te toplanmak üzere birleşimi kapatıyorum.

 

Kapanma Saati: 19.50

Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi internet Sitesi
© 2009 T.B.M.M.