TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK DERGİSİ
136’ncı
Birleşim
29
Temmuz 2008 Salı
İçindekiler
I.—
GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II.—
GELEN KÂĞITLAR
III.-
GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
A)
Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları
1.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, İstanbul
Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle gündem dışı konuşması ve
İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı
2.- İstanbul Milletvekili Mehmet Müezzinoğlu’nun,
İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle gündem dışı konuşması
ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı
3.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun,
şeker fabrikalarının özelleştirilmesine ilişkin gündem dışı konuşması
IV.- AÇIKLAMALAR
1.- Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi’nin,
İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle açıklaması
2.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, İstanbul
Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle açıklaması
3.- Hatay Milletvekili Sadullah Ergin’in, İstanbul
Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle açıklaması
4.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, İstanbul
Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle açıklaması
5.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, Hükûmetin,
İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı hakkında gündem dışı söz alarak
Genel Kurula bilgi vermesi gerektiğine ilişkin açıklaması ve İçişleri Bakanı
Beşir Atalay’ın cevabı
V.-
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) Önergeler
1.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın (6/773) esas
numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/83)
2.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun; 26 Şubat
1992 Tarihinde Ermeniler Tarafından Azerbaycan’ın Hocalı Kentinde
Gerçekleştirilen Katliamın “Soykırım” Olarak Tanınması, 26 Şubatın “Hocalı
Soykırımını Anma Günü” Olarak Kabul Edilmesine İlişkin Kanun Teklifi’nin
(2/148) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/84)
B) Meclis Araştırması Önergeleri
1.- Yozgat Milletvekili Osman Coşkun ve 21
milletvekilinin, meslek hastalıkları sorununun araştırılarak alınması gereken
önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
(10/262)
C) Duyurular
1.- Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk hakkında
Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin bildirmiş olduğu dosyanın Anayasa’nın
83’üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince Türkiye Büyük Millet Meclisinin
bilgisine sunulmasına ilişkin duyuru
D) Tezkereler
1.- Bayındırlık ve İskân Bakanı Faruk Nafız Özak’ın
bir heyetle birlikte Azerbaycan’a yaptığı resmî ziyarete iştirak etmesi uygun
görülen milletvekiline ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/520)
VI.- SEÇİMLER
A) Komisyonlarda Açık Bulunan Üyeliklere Seçim
1.- Dilekçe Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim
VII.- SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI
1.- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun,
İzmir’deki sanayicilere ucuz elektrik sağlanmasına ve maden firmalarına ilişkin
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/255)
2.- Mersin Milletvekili Akif Akkuş’un, sebze ve
meyve ihracatındaki ilaç kalıntısı analizine ilişkin Devlet Bakanı Kürşad
Tüzmen’den sözlü soru önergesi (6/266)
3.- İstanbul Milletvekili
Sebahat Tuncel’in, bir firmadaki greve ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanından sözlü soru önergesi (6/272) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı
Faruk Çelik’in cevabı
4.- Diyarbakır Milletvekili
Selahattin Demirtaş’ın, bir fabrikadaki greve ilişkin Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/276) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanı Faruk Çelik’in cevabı
5.- Kastamonu Milletvekili
Mehmet Serdaroğlu’nun, İstanbul Sigorta İl Müdürlüğünün taşınmasına ilişkin
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/298) ve Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı
6.- Kastamonu Milletvekili
Mehmet Serdaroğlu’nun, özelleştirilen KİT’lerin çalışanlarının geçici personel
olarak istihdamına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru
önergesi (6/299) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı
7.- Karaman Milletvekili
Hasan Çalış’ın, primlerini ödeyemeyen BAĞ-KUR’lulara ilişkin Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/311) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanı Faruk Çelik’in cevabı
8.- Karaman Milletvekili
Hasan Çalış’ın, AB’nin katılım öncesi mali aracının kullanılacağı illere
ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/322) ve
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı
9.- Karaman Milletvekili
Hasan Çalış’ın, SSK ve Emekli Sandığı mensubu hastaların işitme cihazlarının
karşılanmamasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru
önergesi (6/328) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı
10.- Antalya Milletvekili
Tayfur Süner’in, muhtarların özlük haklarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanından sözlü soru önergesi (6/330) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı
Faruk Çelik’in cevabı
11.- Karaman Milletvekili
Hasan Çalış’ın, iş güvenliğine ve kazalara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanından sözlü soru önergesi (6/405) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı
Faruk Çelik’in cevabı
12.- Gaziantep Milletvekili
Akif Ekici’nin, BAĞ-KUR’luların sağlık hizmeti alımında karşılaştıkları
sorunlara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi
(6/445) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı
13.- İstanbul Milletvekili
Sebahat Tuncel’in, İstanbul’da kaçak işçi çalıştıran iş yerlerinin denetimine
ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/449) ve
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı
14.- Adana Milletvekili
Muharrem Varlı’nın, Adana Sigorta Teftiş Kurulunun Ankara’ya taşınacağı
iddiasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi
(6/452) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı
15.- Manisa Milletvekili
Ahmet Orhan’ın, sigortasız çalıştırmanın önlenmesine ilişkin Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/454) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanı Faruk Çelik’in cevabı
16.- Adana Milletvekili
Kürşat Atılgan’ın, Adana Sigorta Teftiş Kurulunun Ankara’ya taşınacağı
iddiasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi
(6/462) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı
17.- Kütahya Milletvekili
Alim Işık’ın, TCDD’de tabii afet faslından çalıştırılan geçici işçilere ilişkin
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/484) ve Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı
18.- Karaman Milletvekili
Hasan Çalış’ın, İşsizlik Sigortası Fonu’ndan yararlananlara ilişkin Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/488) ve Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı
19.- Gaziantep Milletvekili
Yaşar Ağyüz’ün, Gaziantep’te kent içi ulaşım sözleşmesi kapsamında mağdur olan
işçilere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi
(6/492) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı
20.- Tokat Milletvekili Reşat
Doğru’nun, belediye başkanlarına makam ve temsil tazminatı ödemesine ilişkin
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/503) ve Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı
21.- Gaziantep Milletvekili
Hasan Özdemir’in, usta öğreticilerin sosyal güvenlik haklarına ilişkin Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/507) ve Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı
22.- Gaziantep Milletvekili
Hasan Özdemir’in, muhtarların maaşlarına ve prim ödemelerine ilişkin Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/599) ve Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı
23.- Adana Milletvekili
Muharrem Varlı’nın, BAĞ-KUR’dan emekli olamayan bazı kimselerin durumuna
ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/608) ve
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı
24.- Karaman Milletvekili
Hasan Çalış’ın, İşsizlik Sigortası Fonu’nun kullanımına ilişkin Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/685) ve Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı
25.- Gaziantep Milletvekili
Yaşar Ağyüz’ün, emekli aylıklarının iyileştirilmesine ilişkin Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/753) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanı Faruk Çelik’in cevabı
26.- Niğde Milletvekili Mümin
İnan’ın, emekli maaşlarının iyileştirilmesine ilişkin Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/811) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı
Faruk Çelik’in cevabı
VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER
A) Kanun Tasarı ve Teklifleri
1.- Kamu İhale Sözleşmeleri
Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar,
Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Raporu (1/627) (S.Sayısı: 273)
IX.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR
1.- Ağrı Milletvekili Cemal Kaya’nın, Van
Milletvekili Özdal Üçer’in, konuşmasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması
2.- Muş Milletvekili Sırrı
Sakık’ın, Ağrı Milletvekili Cemal Kaya’nın, konuşmasında partisine
sataşması nedeniyle konuşması
X.- YAZILI SORULAR VE
CEVAPLARI
1.-
Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, turizm amaçlı tahsis edilen orman
alanlarına ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı
(7/3603)
2.-
Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, akaryakıt kaçakçığı ile kayıp ve kaçak
elektrik kullanımına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı
(7/3759)
3.- Yalova Milletvekili
Muharrem İnce’nin, tekrar seçilemeyen 22’nci Dönem hekim milletvekillerine
ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu’nun cevabı
(7/3908)
4.-
Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun, Küre Dağlarının turizme
kazandırılmasına ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın
cevabı (7/3932)
5.-
Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın bir kayak merkezi projesine ilişkin sorusu
ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/3997)
6.- Kayseri Milletvekili
Sebahattin Çakmakoğlu’nun, Kayseri’deki iş yeri ve istihdam edilen işçi sayısına
ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/3998)
7.-
Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Mersin ile ilgili bazı verilere ilişkin
sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/4000)
8.-
Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, öğrenim ve harç kredilerinin geri
ödemesine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı
(7/4003)
9.-
Hatay Milletvekili İzzettin Yılmaz’ın, esnafın vergi ve prim borçlarının
ertelenmesine ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/4063)
10.-
İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, bir kampanyada kullanılan fotoğrafa ilişkin
sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüyesin Çelik’in cevabı (7/4065)
11.-
Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, “Ana Kız Okuldayız” kampanyasına ilişkin
sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/4067)
12.- Giresun Milletvekili
Murat Özkan’ın, Futbol Millî Takımının forma renklerine ilişkin sorusu ve
Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu’nun cevabı (7/4137)
13.-
Mersin Milletvekili Vahap Seçer’in, SHÇEK’de yetişen gençlerin işe
yerleştirilmelerine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Nimet
Çubukçu’nun cevabı (7/4150)
14.-
Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, MİT’in arşiv ve güvenlik soruşturmalarına
ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil
Çiçek’in cevabı (7/4152)
15.-
Isparta Milletvekili S. Nevzat Korkmaz’ın, memur maaş artışının yetersizliğine
ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/4186)
16.-
Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu’nun, Kayseri’de 1 Mayıs
etkinliğine katılan bazı öğretmenler hakkında soruşturma açılmasına ilişkin
sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/4190)
17.-
Adana Milletvekili Nevingaye Erbatur’un, toplumsal cinsiyete dayalı bütçeleme
çalışmalarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı
(7/4191)
18.-
Adana Milletvekili Nevingaye Erbatur’un, toplumsal cinsiyete dayalı bütçeleme
çalışmalarına ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı M.Vecdi Gönül’ün cevabı
(7/4193)
19.-
İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi’nin, gazilerin maaşlarındaki
farklılıklara ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/4365)
29 Temmuz 2008 Salı
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 15.03
BAŞKAN: Başkan Vekili Eyyüp Cenap GÜLPINAR
KÂTİP ÜYELER: Fatma SALMAN KOTAN (Ağrı), Murat ÖZKAN(Giresun)
-----0-----
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet
Meclisinin 136’ncı Birleşimini açıyorum.
Toplantı yeter sayısı vardır,
görüşmelere başlıyoruz.
Gündeme geçmeden önce üç sayın
milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.
Gündem dışı ilk söz İstanbul’da yaşanan
terör olayı hakkında söz isteyen İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’a aittir.
Buyurun Sayın Soysal. (CHP sıralarından
alkışlar)
III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları
1.- İstanbul Milletvekili Çetin
Soysal’ın, İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle gündem dışı
konuşması ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı
ÇETİN SOYSAL (İstanbul) – Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle İslam dünyasının ve
ulusumuzun Miraç Kandili kutlu olsun.
Değerli arkadaşlarım, İstanbul’da
yaşanan terör olayıyla, Güngören’de yaşanan, ne yazık ki 18 kişinin ölümüne,
156 kişinin yaralanmasına neden olan terör olayıyla ilgili söz almış
bulunmaktayım.
Maalesef kabul edilebilir gibi değil.
Buradan, bu menfur saldırıda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza, hunharca
öldürülen küçücük yavrularımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Elbette ki tarifsiz
bir acı yaşayan ailelerine, yakınlarına ve tüm Türk ulusuna başsağlığı, yaralı
vatandaşlarımıza da Allah’tan acil şifalar diliyorum.
Değerli arkadaşlarım, pazar günü
İstanbul’da yaşanan olay hepimizi gerçekten kedere boğdu. Terörün yeni
hedefinin halk olduğunu, çocuklar olduğunu kadınlar olduğunu, ne yazık ki bir
kez daha görmüş olduk. Ne yazık ki analar ağlıyor, yürekler kanıyor. Vicdanla,
insanlıkla ilgisi olmayan, insanlıktan nasibini almamış hain bir saldırıyla
karşı karşıyayız. Düşününüz ki Aleyna Çelik henüz üç yaşında. Taha Yıldız ise
henüz daha beş yaşına girmemiş. On iki yaşında Şeyma Özkan, evinin balkonunda,
daha küçücük yaşta yaşama veda ediyor. On dört yaşında Murat Ağca da bu hain
saldırının hedeflerinden biri oluyor. Hele ki doğum için gün sayan bir anne,
bir ana, ne yazık ki Filiz İkiz karnındaki bebeğiyle haince öldürülüyor. Ne
yazık ki terör artık yüzünü bir başka noktaya çekiyor: Halka dönük,
Anafartalar’da olduğu gibi, Diyarbakır’da olduğu gibi… İstanbul’da daha yakın
bir zamanda üç tane emniyet görevlimizi, polisimizi şehit eden terör, yine
bugün karşımıza Güngören’de çıktı.
Değerli arkadaşlarım, ne yazık ki
terörün bu yüzüne… Ne yazık ki terör, kendini, şekil değiştirerek, terör bile
terörüne sahip çıkamayacak hâle gelmiş. Gerçekten, buna karşı bir direnç, bir
dayanışma, teröre karşı bir mücadele götürmek durumundayız. Çünkü terör, tüm
hain yüzünü bir kez daha İstanbul’da göstermiş bulunuyor.
Değerli arkadaşlarım, biz, dünyanın her
yerinde, 11 Eylülde de terörün karşısında olmak durumundayız, Irak’ta ölen o
çocukların da öldürülmesine karşı olmak durumundayız. Terör nereden gelirse
gelsin, hangi ülkede olursa olsun, bunu besleyen unsurlara karşı gerçekten
büyük bir mücadele götürmek durumundayız. Bugün Irak’ta da binlerce insan
ölümle, ölümün soğuk yüzüyle karşı karşıya kalmaktadır ama İspanya’da da aynı
noktada olundu, İspanya’da gerçekten halk sokağa döküldü ve terörün çirkin
yüzüne karşı büyük bir tepki gösterdi. Aynı tepkiyi gerçekten Türk halkı
göstermiştir, göstermeye de devam edecektir. Teröre karşı asla sessiz
kalınamaz, teröre karşı gerçekten büyük bir mücadele götürmek durumundayız.
Değerli arkadaşlarım, ne yazık ki
teröre karşı da gerçekten önemli önlemler almak durumundayız. Bunlardan biri,
örneğin, terör yüzünü gösterirken birinci bomba patlıyor ve insanlar merak
içerisinde dışarı çıkıyorlar, on altı dakika sonra ikinci bomba patlıyor.
Basın, medya ulaşmış ama emniyet tedbirini alamamış. Bu, büyük bir eksiklik
olarak karşımıza çıkmaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun Sayın Soysal, devam
edin.
ÇETİN SOYSAL (Devamla) — Teşekkür
ederim Sayın Başkanım.
Ve burada çok daha önceden önlem
alınabiliyor olsaydı o ikinci bomba patlamadan müdahale etme hakkı ve şansı
olabilirdi. Bu da büyük bir talihsizlik olarak karşımıza çıkmaktadır.
Değerli arkadaşlarım, bütün bu güvenlik
zafiyetlerine karşı önlem almak durumundayız. Meclis olarak bu konuda daha
duyarlı olup gerçekten emniyetin bu konuda daha dikkatli olmasını sağlamak,
daha duyarlı olmasını sağlamak ve bununla ilgili ciddi bir çalışmanın içerisine
girmek durumundayız. Bugün milyonlarca insan dinleniyor. Asıl dinlenmesi
gereken varsa o da terördür, terör örgütleridir. Buraya da bir mücadele duygusu
içerisinde hep birlikte devam etmek durumundayız.
Hepinize saygılarımı sunuyorum.
Teşekkür ederim. (CHP, AK PARTİ ve MHP
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Soysal.
Gündem dışı ikinci söz yine aynı konuda
söz isteyen İstanbul Milletvekili Mehmet Müezzinoğlu’na aittir.
Buyurun Sayın Müezzinoğlu. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
2.- İstanbul Milletvekili Mehmet
Müezzinoğlu’nun, İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle
gündem dışı konuşması ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı
MEHMET MÜEZZİNOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
hepinizi en kalbî duygularımla selamlıyorum.
Öncelikle, pazar günü akşamı İstanbul’umuz Güngören ilçesi Menderes
Çıkmazı Sokağı’nda trafiğe kapalı bölgede menfur bir terör eyleminde
kaybettiğimiz vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum, ailelerine
başsağlığı diliyorum. Üzüntüsünü paylaşan, insanlık dramının acılarını paylaşan
70 milyon Türk milletimizin de yine başı sağ olsun diyorum.
Tabii, terör, tarifi yapılması zor bir olgu. Ne zaman, nerede, nasıl,
hangi ölçekte, hangi noktada olacağının bilinmesi bugün dünyanın bile çözmekte
zorlandığı bir olgu. Ülkemiz, ne yazık ki zaman zaman terör eylemleriyle bu
anlamda karşı karşıya kalıyor ve bununla yüzleşiyor.
İnanıyorum ki ülkemiz birlik ve beraberlik içinde, en üst kademesinden,
devletiyle, Cumhurbaşkanı, yürütmesi, devlet kurum ve kuruluşlarıyla ve milletin
birlik ve beraberliğiyle bu anlamda muhatap olduğu bu tablolardan kısa sürede
kurtulacaktır. Burada en önemli gücümüz milletimizin birlik ve beraberliğidir, toplumsal
dinamikleri oluşturan, başta siyasi partilerimiz ve sivil dinamiklerimizin yine
ortak tavrı ve ortak dinamikleridir. İnanıyorum ki bugüne kadar olduğu gibi bu hadisede de
gördüğümüz gibi, bundan sonraki süreçlerde terörün bu anlamdaki beli kırılacak
ve ülkemiz ve insanımız, inşallah, bundan sonraki süreçlerde bu acı tablolarla
muhatap olmayacaktır.
Tabii,
Güngören’de yaşanan hadisede gerçekten -hani, ana karnındaki bebekten tutunuz,
üç yaşında, beş yaşında, on yaşında- artık yani ölçeği ve insanlık ölçüleriyle
izah edilemeyecek bir fotoğrafı gördük. Daha önceleri de buna benzer
fotoğrafları ülkemiz ve milletimiz yaşamıştır. Buradan gördüğümüz tablonun
vahametini ancak birlik ve beraberlikle aşabiliriz, toplumsal dinamiklerimizi
güçlendirerek aşabiliriz, terörün kirli ve karanlık yüzünü onu daha da
büyütmeden, amaçlarına hizmet etmeden… Çünkü terörizmin veya terörü yapanların,
Ahmet’i, Mehmet’i, Ayşe’yi, çocuğu veya yetişkini öldürmek gibi bir niyetinin
ötesinde kendini güçlü göstermek, kendi hedeflerine ulaşmak gibi bir hedefi
olduğunu unutmadan, onun hedeflerine ve amaçlarına hizmet etmeden, tam aksine
onu zayıflatarak, onun oluşturmak istediği korkuya, paniğe müsaade etmeden,
acıları paylaşarak, birlik ve beraberliği güçlendirerek… Bu süreçlerde gerek
emniyet teşkilatımızın gerek Bakanlığımızın gerek Hükûmetimizin bir an önce
suçluları bulması, arkasındaki hesapların ne olduğunu çıkartabilmesi,
suçluların hak ettiği gerekli cezaya çarptırılması, bu anlamda inanıyorum ki
toplumun da beklediği ve bunu başarabildiğimiz oranda da terörün belinin
kırılacağı bir sürece, inşallah, ülke olarak, millet olarak kavuşuruz.
Teröristler
bu yüzleriyle kendi acziyetlerini ve kendi insanlık dışı tavırlarını ve
yüzlerini göstermişlerdir. Bu anlamda toplumsal birlik ve beraberliğimiz onları
bu denizde boğacaktır. Bu anlayışlarının onları bitireceği anlamında bir süreci de işlettiği
kanaatindeyim. Birlik ve beraberliğimiz bu anlamda güçlenerek devam edecektir.
Millî birliğimiz, devlet bütünlüğümüz bu anlamda daha güçlü bir süreci inşallah
yaşayacaktır. Ama ben özellikle yakınlarını kaybedenlerin…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun Sayın Müezzinoğlu,
devam edin.
MEHMET MÜEZZİNOĞLU (Devamla) –
…yakınlarını bu terör vesilesiyle kaybedenlerin acılarını paylaşmak… Bu anlamda
acıları paylaşan başta Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, Hükûmetimize,
muhalefetimize, her kademesiyle bu acının paylaşımında duyarlılık gösteren tüm
sivil dinamiklere, toplumsal birliğe ve milletimize teşekkür ediyorum.
Barışın, hoşgörünün, anlayışın öncüsü
olan İslam dininin de bu akşam önemli bir gecesi, Miraç Kandili. Müslümanların
bu gecesini, İslam âleminin bu gecesini kutluyorum, daha çok barışa, daha çok
hoşgörüye, daha çok adalete vesile olmasını diliyor, hepinize saygılar
sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Müezzinoğlu.
Sayın Erçelebi, sisteme girmişsiniz…
HASAN ERÇELEBİ (Denizli) – Sayın
Başkan, konuyla ilgili…
BAŞKAN – Yerinizden size söz vereyim
efendim, buyurun.
IV.- AÇIKLAMALAR
1.- Denizli Milletvekili Hasan
Erçelebi’nin, İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle
açıklaması
HASAN ERÇELEBİ (Denizli) – Sayın
Başkanım, İstanbul’da meydana gelen bu terör olayını demokratik sol parti
olarak nefretle kınıyoruz. Bu terör olayını yaratanların bir an önce yakalanıp
Türk adaletine teslim edilmesini istiyoruz. Acımız büyüktür. Kaybettiğimiz
yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum, yaralılarımıza acil şifalar
diliyorum.
Bu arada, güvenlik güçlerimizin bu
konularda daha teknik olarak donanımlarının sağlanmasını, bunun için eğer yasal
bir ihtiyaç varsa bunu da yüce Meclisimizin en kısa zamanda yerine getirmesini
diliyorum. Çünkü artık dünyada teknoloji gelişti, insanları her yerden
izlemek, gözlemek mümkün. Ülkemizde herkesin telefonlarının dinlendiğini
biliyoruz da acaba bu teröristlerin telefonlarını dinleme imkânımız yok mu?
Bunlar daha üstün bir teknolojiyle mi birbirleriyle haberleşiyorlar diye merak
ediyorum ve bir an önce yüce Meclisimizin bu konuyu ciddiye alarak gerekirse
bir genel görüşme açmasını diliyorum.
Hepinize
saygılar sunuyorum ve bugünkü Miraç Kandili’ni, İslam âleminin Miraç Kandili’ni
kutluyorum, inşallah bir daha böyle acıları görmeyiz diyorum, bu son olsun
diyorum.
BAŞKAN
– Teşekkürler Sayın Erçelebi.
Sayın
Şandır, buyurun efendim.
2.- Mersin Milletvekili Mehmet
Şandır’ın, İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle açıklaması
MEHMET
ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak
İstanbul Güngören’de yaşanan bu menfur saldırıyı nefretle kınıyoruz. Bu
saldırıyı düşünenler, planlayanlar ve bu bombaları patlatarak insanları
katledenler insan olamazlar. Onları şiddetle lanetliyoruz.
Hayatını
kaybeden vatandaşlarımıza yüce Allah’tan rahmet diliyoruz. Milletimizin başı
sağ olsun. Yaralılara acil şifalar, mağdurların yakınlarına da sabır diliyoruz.
Bu
bir terör eylemidir. Terörün amacı, kan akıtarak Türkiye’ye bir siyaseti kabul
ettirmektir. Bu amaç, tabii ki Türkiye'nin hayrına olamaz. Terör, amacı
doğrultusunda, toplumda panik yaratmayı ve milleti öfkelendirmeyi
amaçlamaktadır, yapacağı provokasyonlarla cepheleşmeyi ve çatışmayı, toplumsal
çatışmayı, böylelikle millet arasındaki, toplum arasındaki birliği
dinamitlemeyi amaçlamaktadır. Bu amacı bilerek teröre karşı milletçe
birliğimizi ve dik duruşumuzu devam ettirmemiz gerekiyor. Hükûmetin en kısa
zamanda, yapılması gereken neyse, alınması gereken tedbirler neyse bunları
zamanında ve yeterince almasını ve bu acıların bir daha yaşanmamasını temenni
ediyoruz.
Bu
kapsamda, özellikle bölücü terörle uzlaşmayı amaçlayan birtakım politikalardan
ve davranışlardan da hızla uzaklaşmanın gerekliliğini bir daha bu acıların yaşanmaması anlamında
temenni ediyor ve tekrar, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Milliyetçi Hareket
Partisi Grubu olarak Yüce Allah’tan rahmetler diliyor, saygılar sunuyorum.
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Şandır.
Sayın Ergin, buyurun.
3.- Hatay Milletvekili Sadullah
Ergin’in, İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle açıklaması
SADULLAH ERGİN (Hatay) – Sayın Başkanım, teşekkür
ediyorum.
Önceki gün İstanbul Güngören’de yaşanan bu melun hadiseyi
AK PARTİ Grubu adına biz de nefretle kınadığımızı, lanetlediğimizi ifade
ediyoruz. Milletimizin başı sağ olsun. Elbette, bu yapılan hareket mutlaka
failleriyle, sebep-sonuç ilişkileriyle ortaya çıkarılacaktır. Buna inanıyoruz.
Orada hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum ve inşallah
bundan sonra böyle bir üzücü hadiseyi yaşamamak dileğiyle bütün milletimize
geçmiş olsun diliyorum.
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Ergin.
Sayın Kaplan, buyurun.
4.- Şırnak Milletvekili Hasip
Kaplan’ın, İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle açıklaması
HASİP KAPLAN (Şırnak) – Öncelikle Demokratik Toplum
Partisi olarak böylesine elim, insanlığa karşı işlenmiş, masum insanlarımıza
yöneltilmiş böylesine menfur bir saldırıyı, terör saldırısını hepimizin
nefretle kınadığını ve ilk andan itibaren bu açıklamayı yaptığımızı ve bunun
karşısında yüce Meclisimizin birlik içinde ama sağduyuyla olayın karşısında
durması gerektiğini ifade ediyoruz. Bugün de grubumuzda Sayın Başkanımız bunu
açıkladı. Olayın kamuoyuna doğru anlatılmasını -Sayın Bakanımız burada- kim
yaptı, nasıl oldu, olay konusunda kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini, hiç
kimsenin kendi başına, birilerini peşinen suçlamadan, Sayın Başbakanın burada
partisi, grubu bulunan tüm liderleri de çağırarak böylesine vahim olaylar
karşısında “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” denilen Meclisimizde, bu
birlikte tavrı, makul bir tavrı koyması için çaba harcamasını istiyoruz.
Biz de
hayatını kaybeden yurttaşlarımıza başsağlığı diler, yaralılara acil şifalar
dilerken Müslüman âleminin Miraç Kandilini kutluyoruz. Bir daha böyle acıların
yaşanmamasını, bu tür elim olaylardan medet umanların, karanlık güçlerin, tüm
odakların ortaya çıkarılması için yüce Meclisimizin birlik ruhu içinde hareket
etmesini diliyoruz.
Teşekkür
ediyorum Sayın Başkanım.
BAŞKAN –
Teşekkürler Sayın Kaplan.
Gündem dışı
her iki konuşmaya İçişleri Bakanı Beşir Atalay cevap verecek.
Buyurun
Sayın Atalay. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)
A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları (Devam)
1.- İstanbul Milletvekili Çetin
Soysal’ın, İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle gündem dışı
konuşması ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı (Devam)
2.- İstanbul Milletvekili Mehmet
Müezzinoğlu’nun, İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle
gündem dışı konuşması ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı (Devam)
İÇİŞLERİ
BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime
başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Ben,
aslında, gündem dışı konuşma yapan Sayın Soysal, Sayın Müezzinoğlu ve grupları
adına söz alan, dileklerini ifade eden Sayın Ergin, Sayın Şandır, Sayın Kaplan
ve Sayın Erçelebi’nin konuşmalarıyla ilgili, cevaplamadan ziyade, son günlerde
hepimizin yaşadığımız, iki gün önce meydana gelen İstanbul Güngören’deki olayla
ilgili yüce Meclisimizi de bilgilendirmek istiyorum.
Sözlerime
başlarken ben de önümüzdeki, yaşayacağımız Miraç gecemizi tebrik ediyorum -toplumumuzun
Miraç gecesini- hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Tabii,
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; terörün çirkin yüzüyle bir kez daha
karşılaşmanın derin üzüntüsünü ve aynı zamanda öfkesini yaşıyoruz. Sivil insanları öldürmek için her türlü
aşağılık eylemleri yapma konusunda hiçbir sınırlaması olmayan, insanlıktan
nasibini almamış, çocuk katili terör
örgütü mensuplarının yaptığı bombalama eylemleri sonucu toplam 17 vatandaşımızı
teröre kurban verdik.
Aslında, bu bombalar milletimize
atılmıştır. Sadece oradaki, Güngören’deki, akşam vakti o caddede yürüyen masum
insanlara değil, bu bombalar hepimize yöneltilmiştir. Biz öyle algılıyoruz,
böyle algılamak durumundayız çünkü terörün burada somut bir hedefi yok.
Ülkemizin insanı, masum vatandaş, çocuklar, hamile kadınlar… Dolayısıyla,
terörün ne kadar acımasız olduğunu, ne kadar insanlık dışı olduğunu, ne kadar
mücadele edilmesi gerektiğini dünya genelinde, işte, bu olaylar bize bir kez
daha anlatmış oluyor.
Tabii, çok sayıda vatandaşımız da
yaralandı, çeşitli hastanelerde tedavileri devam ediyor. Gerçi toplam 139
-kaybettiklerimiz dışında- hastamız vardı, yaralımız vardı; bugün 35 tane kaldı
hastanelerimizde ve bunlardan 1’inin durumu biraz daha ağırca, diğerlerinde
hayati tehlike yok.
Ben, öncelikle, bu menfur olaylar
nedeniyle tabii, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza yüce Allah’tan rahmet
diliyorum, kederli ailelerine, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum
ve yaralananlara da acil şifalar diliyorum. Esasen milletimizin başı sağ olsun.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
İstanbul Güngören ilçesi –şöyle olayla ilgili biraz daha sizlere detay, ayrıntı
bilgi vermek istiyorum- Güven Mahallesi’nde trafiğe kapalı, halkın yoğun olarak
bulunduğu Menderes Caddesi üzerinde beton çöp bidonuna 27/7/2008 akşamı 21.45
sıralarında konulan bomba patlamış oldu. Yani o saat, akşam saati, 21.45.
Vatandaşlarımız oraya akşam dinlenmesi için çıkmışlar. Araba trafiğine kapalı,
insanların rahatça yürüdüğü, yoğun alışveriş merkezlerinin de olduğu bir cadde
ve birinci patlamayla çok büyük bir zarar aslında meydana gelmiyor, yaralanma
oluyor ama o patlama çerçevesinde, biraz da yardım etmek için falan
vatandaşlarımız o tarafa doğru biraz yoğunlaşıyorlar, koşuşturuyorlar. Fakat
birinci patlamadan yaklaşık on-on iki dakika sonra,
Her iki patlama neticesinde, gerek olay
yerinde gerekse yaralı olarak kaldırıldıkları hastanede 4’ü çocuk toplam 17
vatandaşımız, 10 erkek, 7 bayan hayatını kaybetmiş, aralarında çocukların da
bulunduğu 139 vatandaşımız ise yaralanmıştır. Bunların içinde vefat edenlerden
birisi hamile bir bayandır -yakın zamanda doğum yapacak- önce çocuğu vefat
etmiştir -cenin- ama annesi de kurtarılamamıştır. Annesinin kurtarılması için
çaba sarf edilmiştir, maalesef ikisi de rahmetli olmuştur.
Trafiğe kapalı olan, insanların aile ve
çocuklarıyla akşam gezisi yaptıkları bu alanın seçilmiş olması, bu eylemi
yapanların ve yaptıranların insanlıktan nasibini alamamış zavallılar olduğunu
göstermektedir. Tamamen sivil vatandaşlara ve masum insanlara yönetilmiş bir
saldırıdır.
Tabii, terörün acımasızlığını burada
sayın konuşmacılar da ifade ettiler. Hepimiz bunu artık çok iyi biliyoruz.
Bunların şefkat ve merhametten yoksun olduğunu, insanları öldürerek ve bu
görüntüleri sağlayarak hem propagandalarını yaptığını hem güç kazandıklarını
hem de onların gıdasının ve hedefinin bu olduğunu artık biliyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
tabii ki çok acı bir olayı yaşadık. Acımız devam ediyor. Ancak devlet olarak,
millet olarak, bu olay sonrasında yapmamız gerekenler vardı ve hâlen yapmamız
gerekenler var. Tabii, olayın bir yönü güvenlik boyutu ve adli boyutu, diğer
bir yönü de olaydan zarar gören vatandaşlarımızın hem moral ve psikolojik
olarak hem tedavilerinin yaptırılması olarak hem her yönüyle desteklenmesi,
onlara destek verilmesi, onların yalnız bırakılmamasıdır. Ben, öncelikle
birinci boyutuyla kısaca sizleri bilgilendirmek istiyorum. Bu saldırının açık
bir terör saldırısı olduğunda kuşku yoktur. Terör canice, kalleşçe masum
insanları hedef almıştır. Olay sonrası, güvenlik güçlerimiz, olay yerini
güvenlik çemberine alarak delilleri titizlikle toplamaya başlamıştır. Güvenlik
güçlerimizin gecikmesi diye bir şey söz konusu değildir. İkinci patlamadan önce
ambulanslar da oraya ulaşmıştır. Ama yoğun kalabalık alanın, çok yoğun insanın
olduğu bir caddenin ve biraz da hareket kabiliyetinin sınırlı olduğu dar iki
sokağın kesiştiği nokta olmasının getirdiği özellikler çok kısa sürede oranın
sınır altına alınmasını, kordon altına alınmasını önlemiştir. Tabii, o anların
kendine has telaşını da anlamak zor değil.
İlgili cumhuriyet savcıları da olay
mahalline gelerek delillerin toplanmasına nezaret etmişlerdir. Gerek
İstanbul’dan ve gerekse Ankara’dan gelen büyük bir ekip bölgede görev almış,
delil olabilecek her şey küçük-büyük ayrımı yapılmaksızın incelenmiştir. Esasen
o gece ben de oradaydım. Sabah o caddeleri tekrar normal hayata kavuşturmak
için gece boyu çalışmalar sürdü, yüzlerce kişi görev yaptı, hem adliyeden hem
emniyetten ve gerçekten delil olabilecek her şey orada tespit edildi ve onların
değerlendirmeleri ve analizleri de yapılıyor.
Ayrıca, elde edilen MOBESE kamera
görüntüleri, çevredeki iş yerlerinin bazılarının kamera görüntüleri var
elimizde, bir bankanın kamera görüntüleri var, görgü tanıklarının ifadeleri var
ve bütün bu deliller, belgeler, tahliller, laboratuvar analizleri, kriminal
çalışmaların sonuçları şu anda analiz ediliyor. Tabii, can kayıplarını geri
getirmemiz mümkün değil, ancak, faillerin yakalanması bizim de şu andaki en
önemli hedefimizdir.
Olay yerinde uzman ekiplerce yapılan
ilk incelemelerde patlamanın şiddetiyle parçalanmış cep telefonu parçaları
bulunmuş olup, olayda kullanılan patlayıcının cinsi ve miktarının tespitiyle
ilgili değişik veriler de mevcuttur. Şu ana kadar yaptığımız laboratuvar
tahlillerinde, kullanılan patlayıcı cinsinin TNT olduğu kesinleşmiştir. Bunun
miktarıyla ilgili de elimizde tahliller veya tahminler şu anda mevcuttur ama
ben bu aşamada konuyla ilgili çok daha fazla detay da vermek istemiyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
yalnız size, yüce Meclisimize şunu söyleyeyim: Elde edilen veriler, bugüne
kadarki tecrübelerimiz, güvenlik birimlerimizin elinde daha önceki mevcut
bilgiler, buradaki analiz ve değerlendirme sonuçlarımızla sonuca doğru
gittiğimizi ve inşallah olayı aydınlatacağımızı, faillerini bulacağımızı tahmin
ediyoruz. Ve ben burada gelip huzurunuzda bunu açıkladığım gün, en çok sevinen ben
olacağım. Yani bu hainlerin bulunması, tespiti ve yakalanması en çok emniyet
birimlerimizi, polisimizi ve bizi sevindirecek. Şu anda büyük bir titizlikle
bunun üzerindeyiz, ciddi verilerimiz var, bunu sağlayacağız inşallah. Bize
güvenin, biz bunu aydınlatmak için elimizden geleni yapıyoruz ve bizim
tesellimiz bu olacak. Geçmişte yaşadığımız terör olaylarından dolayı aydınlatma
konusunda birikimimiz var, güvenlik güçlerimizin de iyi birikimi var, bütün bu
birikimlerimizi orada kullanıyoruz.
Değerli milletvekilleri, değerli
arkadaşlarım; çeşitli terör örgütlerinin, son dönemde yapılan başarılı
operasyonlar sonrası yaşadığı kayıpları ve mensuplarının içinde bulunduğu
moralsizliği gidermek amacıyla bombalı eylem arayışı içerisinde olduğunu esasen
biliyoruz. Emniyet birimlerimiz, son dönemde, kamuoyuna yansıyan veya
yansımayan, şehir merkezlerinde bombalı ve şiddet içerikli eylem hazırlığında
bulunan çok sayıda teröristi, patlayıcı maddeler ve patlayıcı yapımında
kullanılan kimyasal maddelerle birlikte yakalamıştır, bu çalışmalar sayesinde
pek çok olayın önüne geçilmiştir. Emniyet güçlerimiz bu tür eylemlere yönelik
çalışmalarına aynı ciddiyetle devam etmektedir, herhangi bir zafiyet söz konusu
değildir. Zaten, alınan tedbirleri, titizlikle uygulanan tedbirleri sizler de
-büyük şehirlerde yaşayanlar özellikle- görüyordunuz, gözlemliyordunuz. Nüfusun
yoğun olarak bulunduğu yerlerde aldığımız özel tedbirler vardı, o titizliğimizi
yine devam ettiriyoruz, ettireceğiz. Hiçbir anlamda burada bir tedbirsizlik,
dikkatsizlik söz konusu olamaz, onu bütün boyutlarıyla sizlere sunmuş oluyorum.
Tabii, menfur olayın meydana
gelmesinden itibaren devletin bütün birimleri harekete geçirilmiş ve gerekli
müdahaleler gecikmeksizin yapılmıştır. İstanbul Valimiz olaydan sonra on dakika
içinde beni aramıştır ve olay yerine ulaşmıştır, gerekli müdahaleler
gecikmeksizin yapılmıştır. Ardından, İstanbul’da bulunan Başbakan Yardımcımız
hemen olay yerine intikal etmiştir. Ben ve Sağlık Bakanımız, Sayın
Başbakanımızla kısa bir değerlendirmeden sonra, hemen İstanbul’a hareket ettik
özel bir uçakla. Buradan Emniyet Genel Müdürümüzü ve Genel Müdürlüğümüzdeki
ilgili daire başkanlarını, bomba konusundaki uzman ekipleri de oraya götürdük,
gece çalışmalarında hepsi orada rol almıştır. O gece, bizzat Sağlık Bakanımız
bütün hastaneleri gezerek -çünkü hastalar çok sayıda hastaneye dağılmıştı-
bütün hastalarla tek tek ilgilenmiştir çünkü tekrar bir araya geldiğimizde
sabahın bir saatiydi, o, hastanelerden geldi, ben de emniyetle ilgili,
güvenlikle ilgili konuları bütün ilgililerle, yeni verileri ve her şeyi
değerlendirerek İstanbul Emniyet Müdürlüğünde çalışmalarımızı sürdürdük. Bütün
boyutlarıyla hem İstanbul Emniyetinde hem Emniyet Genel Müdürlüğünde, iki kriz
merkezinde konu, olay değerlendirilmiştir ve devam etmektedir, onu da ifade
edeyim.
Tabii, Bakanlar Kurulumuz dün iptal
edildi. Sayın Başbakanımız, bakanlarımız oralarda idi. Hayatını kaybedenlerin,
yaralananların ailelerini, evlerini ziyaret ettik, zarar gören iş yerleri
ziyaret edildi ve moral verildi. Sayın Başbakanımız vatandaşlarımızın
üzüntülerini paylaştılar, yaraların sarılması için de gereken her türlü
talimatı verdiler. Hayatını kaybedenlerin cenazelerini Güngören’de Fetih Camisi’nde
birlikte kaldırdık; binlerce vatandaşımız, sivil toplum kuruluşları
temsilcileri katıldılar ve hep birlikte, birlik, bütünlük içinde teröre de
lanet yağdırıldı.
Ayrıca, başta ana muhalefet partisi Cumhuriyet
Halk Partisinin Genel Başkanı Sayın Baykal olmak üzere muhalefet partilerimizin
temsilcileri olay yerine gidip bilgi aldılar, vatandaşlarımızla üzüntülerini paylaştılar.
Özetle, iktidarıyla muhalefetiyle önemli bir millî birlik ve beraberlik
görüntüsü sergilendi, bu yönde yorum ve değerlendirmeler yapıldı. Şunu tekrar
ifade edeyim: Terörün bu tür alçakça eylemlerle toplumsal huzuru bozmayı, kaos
ve kargaşa yaratmayı hedeflediği gerçeği dikkate alındığında, Türkiye
Cumhuriyeti sınırları içerisinde bu amacına hiçbir zaman ulaşamayacağı bir kez
daha dosta düşmana gösterilmiş oldu ve en çok ihtiyacımız olan da doğrusu
budur. Ben hiçbir şiddet ve terör odağının nüfuz edemeyeceği en büyük gücün
milletimizin birlik ve beraberlik ruhu olduğunu bu vesileyle bir kez daha
sizlerin huzurunda ifade etmek istiyorum.
Yukarıda da açıklamaya çalıştığım
gibi menfur saldırılar sonrasında psikolojisi sarsılan vatandaşlarımızın
yanında ve yakınında yer almak, onlara devletin şefkatini, yakınlığını
göstermek öncelikli görevimizdir. Bu manada gerçekten dün büyük bir birlik ve
beraberlik günü idi. Ayrıca, tabii, yaraların sarılması konusunda dün hemen Başbakanlık
Acil Destek Fonu’ndan İstanbul Valiliğine kaynak gönderilmiştir. Bu kaynaktan,
hayatını kaybedenlerin birinci derece yakınlarına yirmişer bin YTL ödeme bugün
yapılacaktır. Olaylar sırasında 42 iş yeri, 32 konut ve 16 araç çeşitli
derecelerde zarar görmüştür. Bunlara ilişkin zarar tespitleri dün zaten
yapıldı, tamamı belirlendi. Bu iş yerleriyle, konutlarla ve arabalarla ilgili
zararlar da tamamen ödenecektir. Yaralıların tedavileriyle ilgili olarak tüm
hastaneler talimatlandırılmıştır, özel hastanelerde gerekli tedaviler tam
anlamıyla yapılmaktadır ve ödemeleri yapılacaktır. Herhangi bir aksaklığa meydan verilmeksizin
bütün bu çalışmalar bir disiplin içinde, titizlik içinde yürütülmektedir.
Tabii, terör konusu, Türkiye Büyük Millet
Meclisi çatısı altında çeşitli vesilelerle defalarca gündeme gelmiştir,
görüşülmüştür. Umuyoruz bunlar terörün son çırpınışları olsun ve bizler de daha
fazla bu yüce Meclis çatısı altında terörü görüşmeyelim. Bütün çalışmalarımız
bu yöndedir. Esasen bu süreçte görev yapan bütün Türkiye Cumhuriyeti
hükûmetleri bu konuyla ilgili çalışmalarını, mücadelelerini sürdürmüşlerdir ve
bu mücadelenin temelinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin, istihbarat birimlerinin,
Bakanlığıma bağlı Emniyet ve Jandarma teşkilatının ve özellikle de yüce Türk
milletinin büyük fedakârlığı ve özverisi vardır. Bu mücadelede devletimizin ve
milletimizin maddi manevi kayıpları da olmuştur, ama Türkiye Cumhuriyeti bir
hukuk devletidir ve tabi olduğu ulusal ve uluslararası kurallar vardır. Kazandığımız
demokratik süreçten, demokratik kazanımlarımızdan vazgeçmeden, onları
koruyarak, hukuk kurallarını çiğnemeden…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan, devam
ediniz.
İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Devamla)
– Teşekkür ederim Sayın Başkan.
…masum vatandaşlarla teröristi ayırarak
mücadeleye devam edilecektir ve bizim de bu konuda kararlılığımız tamdır. Son
dönemde gerek sivil vatandaşlarımıza ve gerekse güvenlik birimlerimize karşı
girişilen bu alçakça saldırılar, tabii, millet olarak hepimizi derinden
yaralamaktadır, ama bu bizim mücadele azmimizi katiyen kırmaz, kıramaz,
kırmayacaktır; aksine, birliğimizi bütünlüğümüzü, mücadele azmimizi de
artıracaktır. Biz de Hükûmet olarak bu ilkeler çerçevesinde terörle mücadelemizi
aynı şekilde devam ettiriyoruz, ettireceğiz, bundan da kimsenin şüphesi
olmasın.
Başta da ifade ettiğimiz gibi teröre
sadece güvenlik olayı olarak bakmadık AK PARTİ Hükûmeti olarak, çok yönlü bir
olay olarak baktık. Sosyal, ekonomik, siyasi, kültürel pek çok yönü olduğunu
biliyoruz. Bütün bu kapsamı içinde terörü değerlendirdik ve değerlendiriyoruz
ve mücadelemizi de bu kapsam içinde yapıyoruz ve yapacağız.
Ben -bu kısa bilgilendirmeyle zaten
sürem de bitmiş oldu- tekrar toplumumuza başsağlığı diliyorum, yüce Meclisimize
başsağlığı diliyorum ve ölenleri tekrar rahmetle anıyorum. Vatandaşlarımız
şundan emin olsunlar, biz hep beraberiz. Hem bu kaybettiklerimizin yakınları
hem yaralılarımız, onlar bizimdir, onların yakınları olduğu kadar da bizim yakınlarımızdır.
Bunların hepsi milletimizin parçasıdır ve bu saldırı hepimize yapılmıştır.
Hepinizi, tekrar terörü inşallah bu
Mecliste konuşmamak dileğiyle, en derin sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Sağ
olun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Bakan.
Sayın Genç, sisteme girmişsiniz.
KAMER GENÇ (Tunceli) – Evet Sayın
Başkan.
BAŞKAN – Buyurun.
IV.- AÇIKLAMALAR (Devam)
5.- Tunceli
Milletvekili Kamer Genç’in, Hükûmetin, İstanbul Güngören’de meydana gelen terör
olayı hakkında gündem dışı söz alarak Genel Kurula bilgi vermesi gerektiğine
ilişkin açıklaması ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı
KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan,
aslında tabii bu iğrenç terör olayında vatandaşlarımızı katleden o teröristleri
şiddetle kınıyorum. Ancak, Hükûmetin burada bir hatası var: Hükûmetin, bugün,
bu Parlamento açılır açılmaz, burada gündem dışı bir söz alarak bu konuyu dile
getirmesi lazımdı. Bundan daha ağır bir terör olayı, Türkiye Büyük Millet
Meclisine bilgi verilmesini gerektiren bir olay olur mu Sayın Başkanım? Ayrıca,
Başkanlık Divanının, bana göre, İç Tüzük’e göre -18 tane canlımızı kaybetmişiz,
o kadar insanımız yaralı- Türkiye Büyük Millet Meclisinde bunların hatırasına
bir saygı duruşunu bence getirmesi lazımdı.
Şimdi, çok önemli, ülkeye böyle büyük
bir yara, acı getiren bir olay oldu mu Hükûmetin önce gelip Genel Kurulda bilgi
vermesi lazım ve bunun üzerine grupların da söz hakkı doğması lazım. Burada
gündem dışı konuşma yapmasaydı kimse, Hükûmet o zaman çıkıp cevap vermeyecekti.
Yani bu Meclisin, hükûmet etmenin de bir
sanatı var, bir usulü var, bir adabı var. Lütfen, bunun usullerine uyarak
yaparsak daha sağlıklı olur efendim.
Saygılar sunuyorum.
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Genç.
İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) –
Sayın Başkan, kısa bir cevap verebilir miyim?
BAŞKAN – Evet, buyurun Sayın Bakanım.
İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) –
Sayın Başkan, Sayın Milletvekilinin ifade ettiği konuyla ilgili kısa bir
açıklama yapmak istiyorum.
Biz Hükûmet olarak yüce Meclisi
bilgilendirmeyi programımız içine almıştık, grubumuzla da bu konu görüşülmüştü.
Ancak, zaten gündem dışı konuyla ilgili söz alındığı için gündem dışı
konuşmalara cevap vererek bu bilgilendirmeyi yapmak istedim ve zaten konuşmamın
başında da “Konuşmalara cevap değil, bu vesileyle yüce Meclisi
bilgilendireceğim.” diye sözlerime başladım.
Teşekkür ederim, bunu arz etmek
istedim.
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Bakan.
KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan,
Hükûmet açıklama yapsaydı gruplara söz
hakkı vardı.
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, gündem
dışı üçüncü söz şeker fabrikalarının özelleştirilmesi hakkında söz isteyen
Kastamonu Milletvekili Mehmet
Serdaroğlu’na aittir.
Buyurun Sayın Serdaroğlu. (MHP
sıralarından alkışlar)
III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)
A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları (Devam)
3.-
Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun, şeker fabrikalarının
özelleştirilmesine ilişkin gündem dışı konuşması
MEHMET SERDAROĞLU (Kastamonu) – Sayın
Başkan, değerli milletvekilleri; şeker fabrikalarının özelleştirilmesiyle
ilgili olarak gündem dışı söz aldım. Sizleri en iyi dileklerimle selamlıyorum.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak,
milletimizin kandilini kutluyor, birlik ve beraberliğimize vesile olmasını
niyaz ediyoruz. Ayrıca, Milliyetçi Hareket Partisi olarak, Güngören’de hayatını
kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve büyük milletimize başsağlığı dilemekteyiz.
Değerli milletvekilleri, şeker
fabrikalarının çoğu bölgelerinde tek sanayi tesisi olup, sosyal boyutlarıyla
beraber istihdam alanı özelliğini taşımaktadırlar ve yine çoğu kalkınmada
öncelikli yörelerde kurulmuşlardır. Bu sebeple, altyapı oluşturulmadan, gerekli
düzenlemeler yapılmadan fabrikaların satılması çok ciddi ve telafisi zor
sakıncalar doğuracaktır. Şeker fabrikaları ve şeker pancarı çiftçiye en fazla
geliri sağlayan, tarım ve hayvancılığı geliştiren, taşımacılığa yılda 25 milyon
ton iş hacmi sağlayan, yaklaşık 6 milyon vatandaşımızın iş ve ekmek kapısıdır.
Ülkeye yılda 3 milyar dolar katma değer sağlayan bu fabrikalar, bulundukları yörenin
can damarları, işçinin, çiftçinin, esnafın geçim kaynağıdır.
Şeker fabrikaları ve şeker pancarı
tarımı altmış beş ilimizi ilgilendirmektedir. Buralarda tarımın itici gücü
olup, tarımın münavebeli olmasını ve hayvancılığın gelişmesini sağlamaktadır.
Şeker fabrikalarının özelleşmesiyle birlikte teknolojisi eski en az on beş
fabrika kapanacaktır. Pancar ve şekerin üretimi yüzde 40, sektörel istihdam
yüzde 50 azalacak, şekerde dışa bağımlı hâle gelinecek, can çekişen taşımacılık
ve hayvancılık olumsuz etkilenecektir ve böylece köyden kente göç
hızlanacaktır. Göçle beraber büyük kentlerin kabusu olan güvenlik ve asayiş
sorunu daha da büyüyecek, ekonomiye dayanan terör artacak, kısaca, ülke şeker
sanayisi çökecek, pancar ve şeker üretimi bitecektir ve Türkiye, Avrupa Birliği
ve ABD ile şeker ticareti yapan kartellerin pazarı hâline gelecektir.
Değerli milletvekilleri, çok ülkede
şeker üretimi teşvik edilip artırılırken Türkiye farklı düşünmemeli ve
gerçekleri artık görmelidir. Ülkemize yapılan dayatmalar reddedilip, ülkemizin
ihtiyacı olan gerçek politikaların üretilmesi Hükûmetimize farz olmalıdır.
Şeker sanayimiz sanki bilinçli bir şekilde zarara konulmaya çalışılmaktadır.
Kastamonu Nasrullah Camii Meydanı’nda “Pancara kota aptallıktır, kota pancar
üreticisinin kaderi olmayacaktır.” diyen Sayın Başbakan sözünün arkasında
maalesef duramamıştır. AB ülkelerinde yüzde 2 olan nişasta bazlı şeker üretimi,
Türkiye’de yüzde 10’dan yüzde 15’e çıkarılmıştır.
Değerli milletvekilleri, şeker
fabrikalarının satılması, Türkiye'nin dört beş yılda şeker üretiminden
vazgeçmesi anlamına gelecektir. Çünkü şeker fabrikalarını satın alanların bir
bölümü zaten fabrikaların arazilerinin peşindedirler. Bir kısmı da aldıktan
sonra yüksek maliyetleri mazeret göstererek pancara yarı fiyatını teklif
edeceklerdir. Mazotu 3,5 milyondan, gübreyi 100 milyondan alan çiftçinin yarı
fiyata üretim yapması mümkün olmayacak ve sonuçta şeker sektörü çökecek, pancar
çiftçisi yok olacak, tarımdaki çöküş hızlanacaktır.
Değerli milletvekilleri, Avrupa Birliği
Şeker Rejimi Reformu 2014 yılına kadar devam edeceğinden, Türkiye bu süreci
dikkatle takip edip şeker fabrikalarının satışını en azından bu süreçte
durdurmalıdır.
Bakınız, 1994-1995 yıllarında şeker
fabrikalarını özelleştiren Fransa yeniden fabrikalarını kamulaştırmaktadır. On
iki-on üç yıl sonra, yaptığı yanlıştan dönme sürecini başlatmıştır. Bu
bakımdan, şeker sanayimizin kıymetini bilip dünyadaki gelişmeleri takip
etmeliyiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun Sayın Serdaroğlu,
devam edin.
MEHMET SERDAROĞLU (Devamla) – Altyapı
oluşturulmadan, ürün çeşitlemesine gidilmeden, işçiyi ve çiftçiyi mağdur edecek
özelleştirme sakat ve sakıncalı olacaktır.
Değerli milletvekilleri, fabrikaların
stratejik özellikleri, tarım ve sanayideki istihdamda yaratacağı olumsuzluklar
düşünülmeli, ayrıca gelecekte şeker kartellerine muhtaç olmamak için şeker
fabrikalarının satışı mutlaka askıya alınmalıdır, hiç olmazsa 2014 yılına kadar
bekletilmelidir.
Pancar çiftçisi, şeker çalışanları ve
sektöre bağlı olan kesimlerin satışların ertelenmesini beklediğini bir büyük
samimiyetle ifade ediyor, bana söz veren değerli Başkanıma bir kere daha
teşekkür ediyor, sizleri en iyi dileklerimle, saygıyla selamlıyorum. (MHP
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Serdaroğlu.
Sayın milletvekilleri, Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik gündemin “Sözlü Sorular” kısmında yer alan
sorulardan 3, 4, 6, 7, 9, 14, 18, 19, 45, 79, 82, 85, 87, 93, 108, 112, 115,
122, 126, 201, 210, 277, 331 ve 375’inci sıralarındaki soruları birlikte
cevaplandırmak istemişlerdir. Sayın Bakanın bu isteğini sırası geldiğinde
yerine getireceğim.
Gündeme geçiyoruz.
Sözlü soru önergesinin geri alınmasına
dair bir tezkere vardır, okutuyorum:
V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) Önergeler
1.- Kütahya Milletvekili Alim
Işık’ın (6/773) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi
(4/83)
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Gündemin sözlü sorular kısmının
345’inci sırasında yer alan (6/773) esas numaralı sözlü soru önergemi geri
alıyorum.
Gereğini saygılarımla arz ederim.
Prof.
Dr. Alim Işık
Kütahya
BAŞKAN – Sözlü soru önergesi geri
verilmiştir.
Meclis araştırması açılmasına ilişkin
bir önerge vardır, okutuyorum:
B) Meclis Araştırması Önergeleri
1.- Yozgat Milletvekili Osman
Coşkun ve 21 milletvekilinin, meslek hastalıkları sorununun araştırılarak
alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına
ilişkin önergesi (10/262)
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Meslek hastalıkları riski içeren
sektörlerde çalışan işçilerin sağlık sorunlarının araştırılarak alınması
gereken önlemlerin tespiti amacıyla, Anayasa’nın 98’nci, Türkiye Büyük Millet
Meclisi İç Tüzüğü’nün 104 ve 105’nci maddeleri uyarınca “Meclis Araştırması”
açılmasını saygılarımızla arz ederiz.
1) Osman Coşkun (Yozgat)
2) Ömer İnan (Mersin)
3) Muzaffer Baştopçu (Kocaeli)
4) Çağla Aktemur Özyavuz (Şanlıurfa)
5) Abdulkadir Emin Önen (Şanlıurfa)
6) Mehmet Çiçek (Yozgat)
7) Mehmet Şahin (Malatya)
8) Fatma Şahin (Gaziantep)