TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

                                                                           TUTANAK DERGİSİ

 

                                                                                          136’ncı Birleşim

                                                                                     29 Temmuz 2008 Salı

                                                                                              İçindekiler

 

 

 

 

I.— GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

II.— GELEN KÂĞITLAR

III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle gündem dışı konuşması ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

2.- İstanbul Milletvekili Mehmet Müezzinoğlu’nun, İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle gündem dışı konuşması ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

3.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun, şeker fabrikalarının özelleştirilmesine ilişkin gündem dışı konuşması

 

IV.- AÇIKLAMALAR

1.- Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi’nin, İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle açıklaması

2.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle açıklaması

3.- Hatay Milletvekili Sadullah Ergin’in, İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle açıklaması

4.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle açıklaması

5.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, Hükûmetin, İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı hakkında gündem dışı söz alarak Genel Kurula bilgi vermesi gerektiğine ilişkin açıklaması ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

 

V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Önergeler

1.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın (6/773) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/83)

2.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun; 26 Şubat 1992 Tarihinde Ermeniler Tarafından Azerbaycan’ın Hocalı Kentinde Gerçekleştirilen Katliamın “Soykırım” Olarak Tanınması, 26 Şubatın “Hocalı Soykırımını Anma Günü” Olarak Kabul Edilmesine İlişkin Kanun Teklifi’nin (2/148) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/84)

 

B) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Yozgat Milletvekili Osman Coşkun ve 21 milletvekilinin, meslek hastalıkları sorununun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/262)

 

C) Duyurular

1.- Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk hakkında Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin bildirmiş olduğu dosyanın Anayasa’nın 83’üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgisine sunulmasına ilişkin duyuru

 

D) Tezkereler

1.- Bayındırlık ve İskân Bakanı Faruk Nafız Özak’ın bir heyetle birlikte Azerbaycan’a yaptığı resmî ziyarete iştirak etmesi uygun görülen milletvekiline ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/520)

 

VI.- SEÇİMLER

A) Komisyonlarda Açık Bulunan Üyeliklere Seçim

1.- Dilekçe Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

 

VII.- SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI

1.- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun, İzmir’deki sanayicilere ucuz elektrik sağlanmasına ve maden firmalarına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/255)

2.- Mersin Milletvekili Akif Akkuş’un, sebze ve meyve ihracatındaki ilaç kalıntısı analizine ilişkin Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen’den sözlü soru önergesi (6/266)

3.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in, bir firmadaki greve ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/272) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı

4.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş’ın, bir fabrikadaki greve ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/276) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı

5.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun, İstanbul Sigorta İl Müdürlüğünün taşınmasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/298) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı

6.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun, özelleştirilen KİT’lerin çalışanlarının geçici personel olarak istihdamına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/299) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı

7.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, primlerini ödeyemeyen BAĞ-KUR’lulara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/311) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı

8.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, AB’nin katılım öncesi mali aracının kullanılacağı illere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/322) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı

9.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, SSK ve Emekli Sandığı mensubu hastaların işitme cihazlarının karşılanmamasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/328) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı

10.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, muhtarların özlük haklarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/330) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı

11.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, iş güvenliğine ve kazalara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/405) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı

12.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici’nin, BAĞ-KUR’luların sağlık hizmeti alımında karşılaştıkları sorunlara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/445) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı

13.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in, İstanbul’da kaçak işçi çalıştıran iş yerlerinin denetimine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/449) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı

14.- Adana Milletvekili Muharrem Varlı’nın, Adana Sigorta Teftiş Kurulunun Ankara’ya taşınacağı iddiasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/452) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı

15.- Manisa Milletvekili Ahmet Orhan’ın, sigortasız çalıştırmanın önlenmesine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/454) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı

16.- Adana Milletvekili Kürşat Atılgan’ın, Adana Sigorta Teftiş Kurulunun Ankara’ya taşınacağı iddiasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/462) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı

17.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, TCDD’de tabii afet faslından çalıştırılan geçici işçilere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/484) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı

18.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, İşsizlik Sigortası Fonu’ndan yararlananlara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/488) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı

19.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, Gaziantep’te kent içi ulaşım sözleşmesi kapsamında mağdur olan işçilere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/492) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı

20.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, belediye başkanlarına makam ve temsil tazminatı ödemesine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/503) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı

21.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir’in, usta öğreticilerin sosyal güvenlik haklarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/507) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı

22.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir’in, muhtarların maaşlarına ve prim ödemelerine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/599) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı

23.- Adana Milletvekili Muharrem Varlı’nın, BAĞ-KUR’dan emekli olamayan bazı kimselerin durumuna ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/608) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı

24.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, İşsizlik Sigortası Fonu’nun kullanımına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/685) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı

25.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, emekli aylıklarının iyileştirilmesine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/753) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı

26.- Niğde Milletvekili Mümin İnan’ın, emekli maaşlarının iyileştirilmesine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/811) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı

 

VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri

1.- Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Raporu (1/627) (S.Sayısı: 273)

 

IX.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1.- Ağrı Milletvekili Cemal Kaya’nın, Van Milletvekili Özdal Üçer’in, konuşmasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

2.- Muş Milletvekili Sırrı Sakık’ın, Ağrı Milletvekili Cemal Kaya’nın, konuşmasında partisine sataşması nedeniyle konuşması

 

X.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, turizm amaçlı tahsis edilen orman alanlarına ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/3603)

2.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, akaryakıt kaçakçığı ile kayıp ve kaçak elektrik kullanımına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/3759)

3.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, tekrar seçilemeyen 22’nci Dönem hekim milletvekillerine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu’nun cevabı (7/3908)

4.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun, Küre Dağlarının turizme kazandırılmasına ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/3932)

5.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın bir kayak merkezi projesine ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/3997)

6.- Kayseri Milletvekili Sebahattin Çakmakoğlu’nun, Kayseri’deki iş yeri ve istihdam edilen işçi sayısına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/3998)

7.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Mersin ile ilgili bazı verilere ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/4000)

8.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, öğrenim ve harç kredilerinin geri ödemesine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/4003)

9.- Hatay Milletvekili İzzettin Yılmaz’ın, esnafın vergi ve prim borçlarının ertelenmesine ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/4063)

10.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, bir kampanyada kullanılan fotoğrafa ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüyesin Çelik’in cevabı (7/4065)

11.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, “Ana Kız Okuldayız” kampanyasına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/4067)

12.- Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, Futbol Millî Takımının forma renklerine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu’nun cevabı (7/4137)

13.- Mersin Milletvekili Vahap Seçer’in, SHÇEK’de yetişen gençlerin işe yerleştirilmelerine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/4150)

14.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, MİT’in arşiv ve güvenlik soruşturmalarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı (7/4152)

15.- Isparta Milletvekili S. Nevzat Korkmaz’ın, memur maaş artışının yetersizliğine ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/4186)

16.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu’nun, Kayseri’de 1 Mayıs etkinliğine katılan bazı öğretmenler hakkında soruşturma açılmasına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/4190)

17.- Adana Milletvekili Nevingaye Erbatur’un, toplumsal cinsiyete dayalı bütçeleme çalışmalarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/4191)

18.- Adana Milletvekili Nevingaye Erbatur’un, toplumsal cinsiyete dayalı bütçeleme çalışmalarına ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı M.Vecdi Gönül’ün cevabı (7/4193)

19.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi’nin, gazilerin maaşlarındaki farklılıklara ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/4365)

 

29 Temmuz 2008 Salı

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.03

BAŞKAN: Başkan Vekili Eyyüp Cenap GÜLPINAR

KÂTİP ÜYELER: Fatma SALMAN KOTAN (Ağrı), Murat ÖZKAN(Giresun)

-----0-----

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 136’ncı Birleşimini açıyorum.

Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.

Gündem dışı ilk söz İstanbul’da yaşanan terör olayı hakkında söz isteyen İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’a aittir.

Buyurun Sayın Soysal. (CHP sıralarından alkışlar)

 

III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle gündem dışı konuşması ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

 

ÇETİN SOYSAL (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle İslam dünyasının ve ulusumuzun Miraç Kandili kutlu olsun.

Değerli arkadaşlarım, İstanbul’da yaşanan terör olayıyla, Güngören’de yaşanan, ne yazık ki 18 kişinin ölümüne, 156 kişinin yaralanmasına neden olan terör olayıyla ilgili söz almış bulunmaktayım.

Maalesef kabul edilebilir gibi değil. Buradan, bu menfur saldırıda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza, hunharca öldürülen küçücük yavrularımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Elbette ki tarifsiz bir acı yaşayan ailelerine, yakınlarına ve tüm Türk ulusuna başsağlığı, yaralı vatandaşlarımıza da Allah’tan acil şifalar diliyorum.

Değerli arkadaşlarım, pazar günü İstanbul’da yaşanan olay hepimizi gerçekten kedere boğdu. Terörün yeni hedefinin halk olduğunu, çocuklar olduğunu kadınlar olduğunu, ne yazık ki bir kez daha görmüş olduk. Ne yazık ki analar ağlıyor, yürekler kanıyor. Vicdanla, insanlıkla ilgisi olmayan, insanlıktan nasibini almamış hain bir saldırıyla karşı karşıyayız. Düşününüz ki Aleyna Çelik henüz üç yaşında. Taha Yıldız ise henüz daha beş yaşına girmemiş. On iki yaşında Şeyma Özkan, evinin balkonunda, daha küçücük yaşta yaşama veda ediyor. On dört yaşında Murat Ağca da bu hain saldırının hedeflerinden biri oluyor. Hele ki doğum için gün sayan bir anne, bir ana, ne yazık ki Filiz İkiz karnındaki bebeğiyle haince öldürülüyor. Ne yazık ki terör artık yüzünü bir başka noktaya çekiyor: Halka dönük, Anafartalar’da olduğu gibi, Diyarbakır’da olduğu gibi… İstanbul’da daha yakın bir zamanda üç tane emniyet görevlimizi, polisimizi şehit eden terör, yine bugün karşımıza Güngören’de çıktı.

Değerli arkadaşlarım, ne yazık ki terörün bu yüzüne… Ne yazık ki terör, kendini, şekil değiştirerek, terör bile terörüne sahip çıkamayacak hâle gelmiş. Gerçekten, buna karşı bir direnç, bir dayanışma, teröre karşı bir mücadele götürmek durumundayız. Çünkü terör, tüm hain yüzünü bir kez daha İstanbul’da göstermiş bulunuyor.

Değerli arkadaşlarım, biz, dünyanın her yerinde, 11 Eylülde de terörün karşısında olmak durumundayız, Irak’ta ölen o çocukların da öldürülmesine karşı olmak durumundayız. Terör nereden gelirse gelsin, hangi ülkede olursa olsun, bunu besleyen unsurlara karşı gerçekten büyük bir mücadele götürmek durumundayız. Bugün Irak’ta da binlerce insan ölümle, ölümün soğuk yüzüyle karşı karşıya kalmaktadır ama İspanya’da da aynı noktada olundu, İspanya’da gerçekten halk sokağa döküldü ve terörün çirkin yüzüne karşı büyük bir tepki gösterdi. Aynı tepkiyi gerçekten Türk halkı göstermiştir, göstermeye de devam edecektir. Teröre karşı asla sessiz kalınamaz, teröre karşı gerçekten büyük bir mücadele götürmek durumundayız.

Değerli arkadaşlarım, ne yazık ki teröre karşı da gerçekten önemli önlemler almak durumundayız. Bunlardan biri, örneğin, terör yüzünü gösterirken birinci bomba patlıyor ve insanlar merak içerisinde dışarı çıkıyorlar, on altı dakika sonra ikinci bomba patlıyor. Basın, medya ulaşmış ama emniyet tedbirini alamamış. Bu, büyük bir eksiklik olarak karşımıza çıkmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Soysal, devam edin.

ÇETİN SOYSAL (Devamla) — Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Ve burada çok daha önceden önlem alınabiliyor olsaydı o ikinci bomba patlamadan müdahale etme hakkı ve şansı olabilirdi. Bu da büyük bir talihsizlik olarak karşımıza çıkmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, bütün bu güvenlik zafiyetlerine karşı önlem almak durumundayız. Meclis olarak bu konuda daha duyarlı olup gerçekten emniyetin bu konuda daha dikkatli olmasını sağlamak, daha duyarlı olmasını sağlamak ve bununla ilgili ciddi bir çalışmanın içerisine girmek durumundayız. Bugün milyonlarca insan dinleniyor. Asıl dinlenmesi gereken varsa o da terördür, terör örgütleridir. Buraya da bir mücadele duygusu içerisinde hep birlikte devam etmek durumundayız.

Hepinize saygılarımı sunuyorum.

Teşekkür ederim. (CHP, AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Soysal.

Gündem dışı ikinci söz yine aynı konuda söz isteyen İstanbul Milletvekili Mehmet Müezzinoğlu’na aittir.

Buyurun Sayın Müezzinoğlu. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

 

2.- İstanbul Milletvekili Mehmet Müezzinoğlu’nun, İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle gündem dışı konuşması ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

 

MEHMET MÜEZZİNOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi en kalbî duygularımla selamlıyorum.

Öncelikle, pazar günü akşamı İstanbul’umuz Güngören ilçesi Menderes Çıkmazı Sokağı’nda trafiğe kapalı bölgede menfur bir terör eyleminde kaybettiğimiz vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum, ailelerine başsağlığı diliyorum. Üzüntüsünü paylaşan, insanlık dramının acılarını paylaşan 70 milyon Türk milletimizin de yine başı sağ olsun diyorum.

Tabii, terör, tarifi yapılması zor bir olgu. Ne zaman, nerede, nasıl, hangi ölçekte, hangi noktada olacağının bilinmesi bugün dünyanın bile çözmekte zorlandığı bir olgu. Ülkemiz, ne yazık ki zaman zaman terör eylemleriyle bu anlamda karşı karşıya kalıyor ve bununla yüzleşiyor.

İnanıyorum ki ülkemiz birlik ve beraberlik içinde, en üst kademesinden, devletiyle, Cumhurbaşkanı, yürütmesi, devlet kurum ve kuruluşlarıyla ve milletin birlik ve beraberliğiyle bu anlamda muhatap olduğu bu tablolardan kısa sürede kurtulacaktır. Burada en önemli gücümüz milletimizin birlik ve beraberliğidir, toplumsal dinamikleri oluşturan, başta siyasi partilerimiz ve sivil dinamiklerimizin yine ortak tavrı ve ortak dinamikleridir. İnanıyorum ki bugüne kadar olduğu gibi bu hadisede de gördüğümüz gibi, bundan sonraki süreçlerde terörün bu anlamdaki beli kırılacak ve ülkemiz ve insanımız, inşallah, bundan sonraki süreçlerde bu acı tablolarla muhatap olmayacaktır.

Tabii, Güngören’de yaşanan hadisede gerçekten -hani, ana karnındaki bebekten tutunuz, üç yaşında, beş yaşında, on yaşında- artık yani ölçeği ve insanlık ölçüleriyle izah edilemeyecek bir fotoğrafı gördük. Daha önceleri de buna benzer fotoğrafları ülkemiz ve milletimiz yaşamıştır. Buradan gördüğümüz tablonun vahametini ancak birlik ve beraberlikle aşabiliriz, toplumsal dinamiklerimizi güçlendirerek aşabiliriz, terörün kirli ve karanlık yüzünü onu daha da büyütmeden, amaçlarına hizmet etmeden… Çünkü terörizmin veya terörü yapanların, Ahmet’i, Mehmet’i, Ayşe’yi, çocuğu veya yetişkini öldürmek gibi bir niyetinin ötesinde kendini güçlü göstermek, kendi hedeflerine ulaşmak gibi bir hedefi olduğunu unutmadan, onun hedeflerine ve amaçlarına hizmet etmeden, tam aksine onu zayıflatarak, onun oluşturmak istediği korkuya, paniğe müsaade etmeden, acıları paylaşarak, birlik ve beraberliği güçlendirerek… Bu süreçlerde gerek emniyet teşkilatımızın gerek Bakanlığımızın gerek Hükûmetimizin bir an önce suçluları bulması, arkasındaki hesapların ne olduğunu çıkartabilmesi, suçluların hak ettiği gerekli cezaya çarptırılması, bu anlamda inanıyorum ki toplumun da beklediği ve bunu başarabildiğimiz oranda da terörün belinin kırılacağı bir sürece, inşallah, ülke olarak, millet olarak kavuşuruz.

Teröristler bu yüzleriyle kendi acziyetlerini ve kendi insanlık dışı tavırlarını ve yüzlerini göstermişlerdir. Bu anlamda toplumsal birlik ve beraberliğimiz onları bu denizde boğacaktır. Bu anlayışlarının onları bitireceği anlamında bir süreci de işlettiği kanaatindeyim. Birlik ve beraberliğimiz bu anlamda güçlenerek devam edecektir. Millî birliğimiz, devlet bütünlüğümüz bu anlamda daha güçlü bir süreci inşallah yaşayacaktır. Ama ben özellikle yakınlarını kaybedenlerin…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Müezzinoğlu, devam edin.

MEHMET MÜEZZİNOĞLU (Devamla) – …yakınlarını bu terör vesilesiyle kaybedenlerin acılarını paylaşmak… Bu anlamda acıları paylaşan başta Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, Hükûmetimize, muhalefetimize, her kademesiyle bu acının paylaşımında duyarlılık gösteren tüm sivil dinamiklere, toplumsal birliğe ve milletimize teşekkür ediyorum.

Barışın, hoşgörünün, anlayışın öncüsü olan İslam dininin de bu akşam önemli bir gecesi, Miraç Kandili. Müslümanların bu gecesini, İslam âleminin bu gecesini kutluyorum, daha çok barışa, daha çok hoşgörüye, daha çok adalete vesile olmasını diliyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Müezzinoğlu.

Sayın Erçelebi, sisteme girmişsiniz…

HASAN ERÇELEBİ (Denizli) – Sayın Başkan, konuyla ilgili…

BAŞKAN – Yerinizden size söz vereyim efendim, buyurun.

 

IV.- AÇIKLAMALAR

1.- Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi’nin, İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle açıklaması

 

HASAN ERÇELEBİ (Denizli) – Sayın Başkanım, İstanbul’da meydana gelen bu terör olayını demokratik sol parti olarak nefretle kınıyoruz. Bu terör olayını yaratanların bir an önce yakalanıp Türk adaletine teslim edilmesini istiyoruz. Acımız büyüktür. Kaybettiğimiz yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

Bu arada, güvenlik güçlerimizin bu konularda daha teknik olarak donanımlarının sağlanmasını, bunun için eğer yasal bir ihtiyaç varsa bunu da yüce Meclisimizin en kısa zamanda yerine getirmesini diliyorum. Çünkü artık dünyada teknoloji gelişti, insanları her yerden izlemek, gözlemek mümkün. Ülkemizde herkesin telefonlarının dinlendiğini biliyoruz da acaba bu teröristlerin telefonlarını dinleme imkânımız yok mu? Bunlar daha üstün bir teknolojiyle mi birbirleriyle haberleşiyorlar diye merak ediyorum ve bir an önce yüce Meclisimizin bu konuyu ciddiye alarak gerekirse bir genel görüşme açmasını diliyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum ve bugünkü Miraç Kandili’ni, İslam âleminin Miraç Kandili’ni kutluyorum, inşallah bir daha böyle acıları görmeyiz diyorum, bu son olsun diyorum.

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Erçelebi.

Sayın Şandır, buyurun efendim.

 

2.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle açıklaması

 

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak İstanbul Güngören’de yaşanan bu menfur saldırıyı nefretle kınıyoruz. Bu saldırıyı düşünenler, planlayanlar ve bu bombaları patlatarak insanları katledenler insan olamazlar. Onları şiddetle lanetliyoruz.

Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza yüce Allah’tan rahmet diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun. Yaralılara acil şifalar, mağdurların yakınlarına da sabır diliyoruz.

Bu bir terör eylemidir. Terörün amacı, kan akıtarak Türkiye’ye bir siyaseti kabul ettirmektir. Bu amaç, tabii ki Türkiye'nin hayrına olamaz. Terör, amacı doğrultusunda, toplumda panik yaratmayı ve milleti öfkelendirmeyi amaçlamaktadır, yapacağı provokasyonlarla cepheleşmeyi ve çatışmayı, toplumsal çatışmayı, böylelikle millet arasındaki, toplum arasındaki birliği dinamitlemeyi amaçlamaktadır. Bu amacı bilerek teröre karşı milletçe birliğimizi ve dik duruşumuzu devam ettirmemiz gerekiyor. Hükûmetin en kısa zamanda, yapılması gereken neyse, alınması gereken tedbirler neyse bunları zamanında ve yeterince almasını ve bu acıların bir daha yaşanmamasını temenni ediyoruz.

Bu kapsamda, özellikle bölücü terörle uzlaşmayı amaçlayan birtakım politikalardan ve davranışlardan da hızla uzaklaşmanın gerekliliğini bir daha bu acıların yaşanmaması anlamında temenni ediyor ve tekrar, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak Yüce Allah’tan rahmetler diliyor, saygılar sunuyorum.

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Şandır.

Sayın Ergin, buyurun.

 

3.- Hatay Milletvekili Sadullah Ergin’in, İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle açıklaması

 

SADULLAH ERGİN (Hatay) – Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.

Önceki gün İstanbul Güngören’de yaşanan bu melun hadiseyi AK PARTİ Grubu adına biz de nefretle kınadığımızı, lanetlediğimizi ifade ediyoruz. Milletimizin başı sağ olsun. Elbette, bu yapılan hareket mutlaka failleriyle, sebep-sonuç ilişkileriyle ortaya çıkarılacaktır. Buna inanıyoruz. Orada hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum ve inşallah bundan sonra böyle bir üzücü hadiseyi yaşamamak dileğiyle bütün milletimize geçmiş olsun diliyorum.

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Ergin.

Sayın Kaplan, buyurun.

 

4.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle açıklaması

 

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Öncelikle Demokratik Toplum Partisi olarak böylesine elim, insanlığa karşı işlenmiş, masum insanlarımıza yöneltilmiş böylesine menfur bir saldırıyı, terör saldırısını hepimizin nefretle kınadığını ve ilk andan itibaren bu açıklamayı yaptığımızı ve bunun karşısında yüce Meclisimizin birlik içinde ama sağduyuyla olayın karşısında durması gerektiğini ifade ediyoruz. Bugün de grubumuzda Sayın Başkanımız bunu açıkladı. Olayın kamuoyuna doğru anlatılmasını -Sayın Bakanımız burada- kim yaptı, nasıl oldu, olay konusunda kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini, hiç kimsenin kendi başına, birilerini peşinen suçlamadan, Sayın Başbakanın burada partisi, grubu bulunan tüm liderleri de çağırarak böylesine vahim olaylar karşısında “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” denilen Meclisimizde, bu birlikte tavrı, makul bir tavrı koyması için çaba harcamasını istiyoruz.

Biz de hayatını kaybeden yurttaşlarımıza başsağlığı diler, yaralılara acil şifalar dilerken Müslüman âleminin Miraç Kandilini kutluyoruz. Bir daha böyle acıların yaşanmamasını, bu tür elim olaylardan medet umanların, karanlık güçlerin, tüm odakların ortaya çıkarılması için yüce Meclisimizin birlik ruhu içinde hareket etmesini diliyoruz.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Kaplan.

Gündem dışı her iki konuşmaya İçişleri Bakanı Beşir Atalay cevap verecek.

Buyurun Sayın Atalay. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

 

III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları (Devam)

1.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle gündem dışı konuşması ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı (Devam)

2.- İstanbul Milletvekili Mehmet Müezzinoğlu’nun, İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı nedeniyle gündem dışı konuşması ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı (Devam)

 

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ben, aslında, gündem dışı konuşma yapan Sayın Soysal, Sayın Müezzinoğlu ve grupları adına söz alan, dileklerini ifade eden Sayın Ergin, Sayın Şandır, Sayın Kaplan ve Sayın Erçelebi’nin konuşmalarıyla ilgili, cevaplamadan ziyade, son günlerde hepimizin yaşadığımız, iki gün önce meydana gelen İstanbul Güngören’deki olayla ilgili yüce Meclisimizi de bilgilendirmek istiyorum.

Sözlerime başlarken ben de önümüzdeki, yaşayacağımız Miraç gecemizi tebrik ediyorum -toplumumuzun Miraç gecesini- hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Tabii, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; terörün çirkin yüzüyle bir kez daha karşılaşmanın derin üzüntüsünü ve aynı zamanda öfkesini yaşıyoruz. Sivil insanları öldürmek için her türlü aşağılık eylemleri yapma konusunda hiçbir sınırlaması olmayan, insanlıktan nasibini almamış,  çocuk katili terör örgütü mensuplarının yaptığı bombalama eylemleri sonucu toplam 17 vatandaşımızı teröre kurban verdik.

Aslında, bu bombalar milletimize atılmıştır. Sadece oradaki, Güngören’deki, akşam vakti o caddede yürüyen masum insanlara değil, bu bombalar hepimize yöneltilmiştir. Biz öyle algılıyoruz, böyle algılamak durumundayız çünkü terörün burada somut bir hedefi yok. Ülkemizin insanı, masum vatandaş, çocuklar, hamile kadınlar… Dolayısıyla, terörün ne kadar acımasız olduğunu, ne kadar insanlık dışı olduğunu, ne kadar mücadele edilmesi gerektiğini dünya genelinde, işte, bu olaylar bize bir kez daha anlatmış oluyor.

Tabii, çok sayıda vatandaşımız da yaralandı, çeşitli hastanelerde tedavileri devam ediyor. Gerçi toplam 139 -kaybettiklerimiz dışında- hastamız vardı, yaralımız vardı; bugün 35 tane kaldı hastanelerimizde ve bunlardan 1’inin durumu biraz daha ağırca, diğerlerinde hayati tehlike yok.

Ben, öncelikle, bu menfur olaylar nedeniyle tabii, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza yüce Allah’tan rahmet diliyorum, kederli ailelerine, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum ve yaralananlara da acil şifalar diliyorum. Esasen milletimizin başı sağ olsun.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İstanbul Güngören ilçesi –şöyle olayla ilgili biraz daha sizlere detay, ayrıntı bilgi vermek istiyorum- Güven Mahallesi’nde trafiğe kapalı, halkın yoğun olarak bulunduğu Menderes Caddesi üzerinde beton çöp bidonuna 27/7/2008 akşamı 21.45 sıralarında konulan bomba patlamış oldu. Yani o saat, akşam saati, 21.45. Vatandaşlarımız oraya akşam dinlenmesi için çıkmışlar. Araba trafiğine kapalı, insanların rahatça yürüdüğü, yoğun alışveriş merkezlerinin de olduğu bir cadde ve birinci patlamayla çok büyük bir zarar aslında meydana gelmiyor, yaralanma oluyor ama o patlama çerçevesinde, biraz da yardım etmek için falan vatandaşlarımız o tarafa doğru biraz yoğunlaşıyorlar, koşuşturuyorlar. Fakat birinci patlamadan yaklaşık on-on iki dakika sonra, 50 metre mesafede, yine benzer bir beton çöp bidonunda ikinci patlama meydana geliyor ve esas zarar, can kaybı bu patlamayla maalesef meydana geliyor.

Her iki patlama neticesinde, gerek olay yerinde gerekse yaralı olarak kaldırıldıkları hastanede 4’ü çocuk toplam 17 vatandaşımız, 10 erkek, 7 bayan hayatını kaybetmiş, aralarında çocukların da bulunduğu 139 vatandaşımız ise yaralanmıştır. Bunların içinde vefat edenlerden birisi hamile bir bayandır -yakın zamanda doğum yapacak- önce çocuğu vefat etmiştir -cenin- ama annesi de kurtarılamamıştır. Annesinin kurtarılması için çaba sarf edilmiştir, maalesef ikisi de rahmetli olmuştur.

Trafiğe kapalı olan, insanların aile ve çocuklarıyla akşam gezisi yaptıkları bu alanın seçilmiş olması, bu eylemi yapanların ve yaptıranların insanlıktan nasibini alamamış zavallılar olduğunu göstermektedir. Tamamen sivil vatandaşlara ve masum insanlara yönetilmiş bir saldırıdır.

Tabii, terörün acımasızlığını burada sayın konuşmacılar da ifade ettiler. Hepimiz bunu artık çok iyi biliyoruz. Bunların şefkat ve merhametten yoksun olduğunu, insanları öldürerek ve bu görüntüleri sağlayarak hem propagandalarını yaptığını hem güç kazandıklarını hem de onların gıdasının ve hedefinin bu olduğunu artık biliyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii ki çok acı bir olayı yaşadık. Acımız devam ediyor. Ancak devlet olarak, millet olarak, bu olay sonrasında yapmamız gerekenler vardı ve hâlen yapmamız gerekenler var. Tabii, olayın bir yönü güvenlik boyutu ve adli boyutu, diğer bir yönü de olaydan zarar gören vatandaşlarımızın hem moral ve psikolojik olarak hem tedavilerinin yaptırılması olarak hem her yönüyle desteklenmesi, onlara destek verilmesi, onların yalnız bırakılmamasıdır. Ben, öncelikle birinci boyutuyla kısaca sizleri bilgilendirmek istiyorum. Bu saldırının açık bir terör saldırısı olduğunda kuşku yoktur. Terör canice, kalleşçe masum insanları hedef almıştır. Olay sonrası, güvenlik güçlerimiz, olay yerini güvenlik çemberine alarak delilleri titizlikle toplamaya başlamıştır. Güvenlik güçlerimizin gecikmesi diye bir şey söz konusu değildir. İkinci patlamadan önce ambulanslar da oraya ulaşmıştır. Ama yoğun kalabalık alanın, çok yoğun insanın olduğu bir caddenin ve biraz da hareket kabiliyetinin sınırlı olduğu dar iki sokağın kesiştiği nokta olmasının getirdiği özellikler çok kısa sürede oranın sınır altına alınmasını, kordon altına alınmasını önlemiştir. Tabii, o anların kendine has telaşını da anlamak zor değil.

İlgili cumhuriyet savcıları da olay mahalline gelerek delillerin toplanmasına nezaret etmişlerdir. Gerek İstanbul’dan ve gerekse Ankara’dan gelen büyük bir ekip bölgede görev almış, delil olabilecek her şey küçük-büyük ayrımı yapılmaksızın incelenmiştir. Esasen o gece ben de oradaydım. Sabah o caddeleri tekrar normal hayata kavuşturmak için gece boyu çalışmalar sürdü, yüzlerce kişi görev yaptı, hem adliyeden hem emniyetten ve gerçekten delil olabilecek her şey orada tespit edildi ve onların değerlendirmeleri ve analizleri de yapılıyor.

Ayrıca, elde edilen MOBESE kamera görüntüleri, çevredeki iş yerlerinin bazılarının kamera görüntüleri var elimizde, bir bankanın kamera görüntüleri var, görgü tanıklarının ifadeleri var ve bütün bu deliller, belgeler, tahliller, laboratuvar analizleri, kriminal çalışmaların sonuçları şu anda analiz ediliyor. Tabii, can kayıplarını geri getirmemiz mümkün değil, ancak, faillerin yakalanması bizim de şu andaki en önemli hedefimizdir.

Olay yerinde uzman ekiplerce yapılan ilk incelemelerde patlamanın şiddetiyle parçalanmış cep telefonu parçaları bulunmuş olup, olayda kullanılan patlayıcının cinsi ve miktarının tespitiyle ilgili değişik veriler de mevcuttur. Şu ana kadar yaptığımız laboratuvar tahlillerinde, kullanılan patlayıcı cinsinin TNT olduğu kesinleşmiştir. Bunun miktarıyla ilgili de elimizde tahliller veya tahminler şu anda mevcuttur ama ben bu aşamada konuyla ilgili çok daha fazla detay da vermek istemiyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yalnız size, yüce Meclisimize şunu söyleyeyim: Elde edilen veriler, bugüne kadarki tecrübelerimiz, güvenlik birimlerimizin elinde daha önceki mevcut bilgiler, buradaki analiz ve değerlendirme sonuçlarımızla sonuca doğru gittiğimizi ve inşallah olayı aydınlatacağımızı, faillerini bulacağımızı tahmin ediyoruz. Ve ben burada gelip huzurunuzda bunu açıkladığım gün, en çok sevinen ben olacağım. Yani bu hainlerin bulunması, tespiti ve yakalanması en çok emniyet birimlerimizi, polisimizi ve bizi sevindirecek. Şu anda büyük bir titizlikle bunun üzerindeyiz, ciddi verilerimiz var, bunu sağlayacağız inşallah. Bize güvenin, biz bunu aydınlatmak için elimizden geleni yapıyoruz ve bizim tesellimiz bu olacak. Geçmişte yaşadığımız terör olaylarından dolayı aydınlatma konusunda birikimimiz var, güvenlik güçlerimizin de iyi birikimi var, bütün bu birikimlerimizi orada kullanıyoruz.

Değerli milletvekilleri, değerli arkadaşlarım; çeşitli terör örgütlerinin, son dönemde yapılan başarılı operasyonlar sonrası yaşadığı kayıpları ve mensuplarının içinde bulunduğu moralsizliği gidermek amacıyla bombalı eylem arayışı içerisinde olduğunu esasen biliyoruz. Emniyet birimlerimiz, son dönemde, kamuoyuna yansıyan veya yansımayan, şehir merkezlerinde bombalı ve şiddet içerikli eylem hazırlığında bulunan çok sayıda teröristi, patlayıcı maddeler ve patlayıcı yapımında kullanılan kimyasal maddelerle birlikte yakalamıştır, bu çalışmalar sayesinde pek çok olayın önüne geçilmiştir. Emniyet güçlerimiz bu tür eylemlere yönelik çalışmalarına aynı ciddiyetle devam etmektedir, herhangi bir zafiyet söz konusu değildir. Zaten, alınan tedbirleri, titizlikle uygulanan tedbirleri sizler de -büyük şehirlerde yaşayanlar özellikle- görüyordunuz, gözlemliyordunuz. Nüfusun yoğun olarak bulunduğu yerlerde aldığımız özel tedbirler vardı, o titizliğimizi yine devam ettiriyoruz, ettireceğiz. Hiçbir anlamda burada bir tedbirsizlik, dikkatsizlik söz konusu olamaz, onu bütün boyutlarıyla sizlere sunmuş oluyorum.

Tabii, menfur olayın meydana gelmesinden itibaren devletin bütün birimleri harekete geçirilmiş ve gerekli müdahaleler gecikmeksizin yapılmıştır. İstanbul Valimiz olaydan sonra on dakika içinde beni aramıştır ve olay yerine ulaşmıştır, gerekli müdahaleler gecikmeksizin yapılmıştır. Ardından, İstanbul’da bulunan Başbakan Yardımcımız hemen olay yerine intikal etmiştir. Ben ve Sağlık Bakanımız, Sayın Başbakanımızla kısa bir değerlendirmeden sonra, hemen İstanbul’a hareket ettik özel bir uçakla. Buradan Emniyet Genel Müdürümüzü ve Genel Müdürlüğümüzdeki ilgili daire başkanlarını, bomba konusundaki uzman ekipleri de oraya götürdük, gece çalışmalarında hepsi orada rol almıştır. O gece, bizzat Sağlık Bakanımız bütün hastaneleri gezerek -çünkü hastalar çok sayıda hastaneye dağılmıştı- bütün hastalarla tek tek ilgilenmiştir çünkü tekrar bir araya geldiğimizde sabahın bir saatiydi, o, hastanelerden geldi, ben de emniyetle ilgili, güvenlikle ilgili konuları bütün ilgililerle, yeni verileri ve her şeyi değerlendirerek İstanbul Emniyet Müdürlüğünde çalışmalarımızı sürdürdük. Bütün boyutlarıyla hem İstanbul Emniyetinde hem Emniyet Genel Müdürlüğünde, iki kriz merkezinde konu, olay değerlendirilmiştir ve devam etmektedir, onu da ifade edeyim.

Tabii, Bakanlar Kurulumuz dün iptal edildi. Sayın Başbakanımız, bakanlarımız oralarda idi. Hayatını kaybedenlerin, yaralananların ailelerini, evlerini ziyaret ettik, zarar gören iş yerleri ziyaret edildi ve moral verildi. Sayın Başbakanımız vatandaşlarımızın üzüntülerini paylaştılar, yaraların sarılması için de gereken her türlü talimatı verdiler. Hayatını kaybedenlerin cenazelerini Güngören’de Fetih Camisi’nde birlikte kaldırdık; binlerce vatandaşımız, sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldılar ve hep birlikte, birlik, bütünlük içinde teröre de lanet yağdırıldı.

Ayrıca, başta ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanı Sayın Baykal olmak üzere muhalefet partilerimizin temsilcileri olay yerine gidip bilgi aldılar, vatandaşlarımızla üzüntülerini paylaştılar. Özetle, iktidarıyla muhalefetiyle önemli bir millî birlik ve beraberlik görüntüsü sergilendi, bu yönde yorum ve değerlendirmeler yapıldı. Şunu tekrar ifade edeyim: Terörün bu tür alçakça eylemlerle toplumsal huzuru bozmayı, kaos ve kargaşa yaratmayı hedeflediği gerçeği dikkate alındığında, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde bu amacına hiçbir zaman ulaşamayacağı bir kez daha dosta düşmana gösterilmiş oldu ve en çok ihtiyacımız olan da doğrusu budur. Ben hiçbir şiddet ve terör odağının nüfuz edemeyeceği en büyük gücün milletimizin birlik ve beraberlik ruhu olduğunu bu vesileyle bir kez daha sizlerin huzurunda ifade etmek istiyorum.

Yukarıda da açıklamaya çalıştığım gibi menfur saldırılar sonrasında psikolojisi sarsılan vatandaşlarımızın yanında ve yakınında yer almak, onlara devletin şefkatini, yakınlığını göstermek öncelikli görevimizdir. Bu manada gerçekten dün büyük bir birlik ve beraberlik günü idi. Ayrıca, tabii, yaraların sarılması konusunda dün hemen Başbakanlık Acil Destek Fonu’ndan İstanbul Valiliğine kaynak gönderilmiştir. Bu kaynaktan, hayatını kaybedenlerin birinci derece yakınlarına yirmişer bin YTL ödeme bugün yapılacaktır. Olaylar sırasında 42 iş yeri, 32 konut ve 16 araç çeşitli derecelerde zarar görmüştür. Bunlara ilişkin zarar tespitleri dün zaten yapıldı, tamamı belirlendi. Bu iş yerleriyle, konutlarla ve arabalarla ilgili zararlar da tamamen ödenecektir. Yaralıların tedavileriyle ilgili olarak tüm hastaneler talimatlandırılmıştır, özel hastanelerde gerekli tedaviler tam anlamıyla yapılmaktadır ve ödemeleri yapılacaktır. Herhangi bir aksaklığa meydan verilmeksizin bütün bu çalışmalar bir disiplin içinde, titizlik içinde yürütülmektedir.

Tabii, terör konusu, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında çeşitli vesilelerle defalarca gündeme gelmiştir, görüşülmüştür. Umuyoruz bunlar terörün son çırpınışları olsun ve bizler de daha fazla bu yüce Meclis çatısı altında terörü görüşmeyelim. Bütün çalışmalarımız bu yöndedir. Esasen bu süreçte görev yapan bütün Türkiye Cumhuriyeti hükûmetleri bu konuyla ilgili çalışmalarını, mücadelelerini sürdürmüşlerdir ve bu mücadelenin temelinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin, istihbarat birimlerinin, Bakanlığıma bağlı Emniyet ve Jandarma teşkilatının ve özellikle de yüce Türk milletinin büyük fedakârlığı ve özverisi vardır. Bu mücadelede devletimizin ve milletimizin maddi manevi kayıpları da olmuştur, ama Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir ve tabi olduğu ulusal ve uluslararası kurallar vardır. Kazandığımız demokratik süreçten, demokratik kazanımlarımızdan vazgeçmeden, onları koruyarak, hukuk kurallarını çiğnemeden…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan, devam ediniz.

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Devamla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

…masum vatandaşlarla teröristi ayırarak mücadeleye devam edilecektir ve bizim de bu konuda kararlılığımız tamdır. Son dönemde gerek sivil vatandaşlarımıza ve gerekse güvenlik birimlerimize karşı girişilen bu alçakça saldırılar, tabii, millet olarak hepimizi derinden yaralamaktadır, ama bu bizim mücadele azmimizi katiyen kırmaz, kıramaz, kırmayacaktır; aksine, birliğimizi bütünlüğümüzü, mücadele azmimizi de artıracaktır. Biz de Hükûmet olarak bu ilkeler çerçevesinde terörle mücadelemizi aynı şekilde devam ettiriyoruz, ettireceğiz, bundan da kimsenin şüphesi olmasın.

Başta da ifade ettiğimiz gibi teröre sadece güvenlik olayı olarak bakmadık AK PARTİ Hükûmeti olarak, çok yönlü bir olay olarak baktık. Sosyal, ekonomik, siyasi, kültürel pek çok yönü olduğunu biliyoruz. Bütün bu kapsamı içinde terörü değerlendirdik ve değerlendiriyoruz ve mücadelemizi de bu kapsam içinde yapıyoruz ve yapacağız.

Ben -bu kısa bilgilendirmeyle zaten sürem de bitmiş oldu- tekrar toplumumuza başsağlığı diliyorum, yüce Meclisimize başsağlığı diliyorum ve ölenleri tekrar rahmetle anıyorum. Vatandaşlarımız şundan emin olsunlar, biz hep beraberiz. Hem bu kaybettiklerimizin yakınları hem yaralılarımız, onlar bizimdir, onların yakınları olduğu kadar da bizim yakınlarımızdır. Bunların hepsi milletimizin parçasıdır ve bu saldırı hepimize yapılmıştır.

Hepinizi, tekrar terörü inşallah bu Mecliste konuşmamak dileğiyle, en derin sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Sağ olun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Bakan.

Sayın Genç, sisteme girmişsiniz.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Evet Sayın Başkan.

BAŞKAN – Buyurun.

 

IV.- AÇIKLAMALAR (Devam)

5.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, Hükûmetin, İstanbul Güngören’de meydana gelen terör olayı hakkında gündem dışı söz alarak Genel Kurula bilgi vermesi gerektiğine ilişkin açıklaması ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı

 

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, aslında tabii bu iğrenç terör olayında vatandaşlarımızı katleden o teröristleri şiddetle kınıyorum. Ancak, Hükûmetin burada bir hatası var: Hükûmetin, bugün, bu Parlamento açılır açılmaz, burada gündem dışı bir söz alarak bu konuyu dile getirmesi lazımdı. Bundan daha ağır bir terör olayı, Türkiye Büyük Millet Meclisine bilgi verilmesini gerektiren bir olay olur mu Sayın Başkanım? Ayrıca, Başkanlık Divanının, bana göre, İç Tüzük’e göre -18 tane canlımızı kaybetmişiz, o kadar insanımız yaralı- Türkiye Büyük Millet Meclisinde bunların hatırasına bir saygı duruşunu bence getirmesi lazımdı.

Şimdi, çok önemli, ülkeye böyle büyük bir yara, acı getiren bir olay oldu mu Hükûmetin önce gelip Genel Kurulda bilgi vermesi lazım ve bunun üzerine grupların da söz hakkı doğması lazım. Burada gündem dışı konuşma yapmasaydı kimse, Hükûmet o zaman çıkıp cevap vermeyecekti. Yani bu Meclisin, hükûmet  etmenin de bir sanatı var, bir usulü var, bir adabı var. Lütfen, bunun usullerine uyarak yaparsak daha sağlıklı olur efendim.

Saygılar sunuyorum.

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Genç.

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Sayın Başkan, kısa bir cevap verebilir miyim?

BAŞKAN – Evet, buyurun Sayın Bakanım.

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Sayın Başkan, Sayın Milletvekilinin ifade ettiği konuyla ilgili kısa bir açıklama yapmak istiyorum.

Biz Hükûmet olarak yüce Meclisi bilgilendirmeyi programımız içine almıştık, grubumuzla da bu konu görüşülmüştü. Ancak, zaten gündem dışı konuyla ilgili söz alındığı için gündem dışı konuşmalara cevap vererek bu bilgilendirmeyi yapmak istedim ve zaten konuşmamın başında da “Konuşmalara cevap değil, bu vesileyle yüce Meclisi bilgilendireceğim.” diye sözlerime başladım.

Teşekkür ederim, bunu arz etmek istedim.

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Bakan.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, Hükûmet  açıklama yapsaydı gruplara söz hakkı vardı.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, gündem dışı üçüncü söz şeker fabrikalarının özelleştirilmesi hakkında söz isteyen Kastamonu Milletvekili Mehmet  Serdaroğlu’na aittir.

Buyurun Sayın Serdaroğlu. (MHP sıralarından alkışlar)

 

III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları (Devam)

3.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun, şeker fabrikalarının özelleştirilmesine ilişkin gündem dışı konuşması

 

MEHMET SERDAROĞLU (Kastamonu) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şeker fabrikalarının özelleştirilmesiyle ilgili olarak gündem dışı söz aldım. Sizleri en iyi dileklerimle selamlıyorum.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak, milletimizin kandilini kutluyor, birlik ve beraberliğimize vesile olmasını niyaz ediyoruz. Ayrıca, Milliyetçi Hareket Partisi olarak, Güngören’de hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve büyük milletimize başsağlığı  dilemekteyiz.

Değerli milletvekilleri, şeker fabrikalarının çoğu bölgelerinde tek sanayi tesisi olup, sosyal boyutlarıyla beraber istihdam alanı özelliğini taşımaktadırlar ve yine çoğu kalkınmada öncelikli yörelerde kurulmuşlardır. Bu sebeple, altyapı oluşturulmadan, gerekli düzenlemeler yapılmadan fabrikaların satılması çok ciddi ve telafisi zor sakıncalar doğuracaktır. Şeker fabrikaları ve şeker pancarı çiftçiye en fazla geliri sağlayan, tarım ve hayvancılığı geliştiren, taşımacılığa yılda 25 milyon ton iş hacmi sağlayan, yaklaşık 6 milyon vatandaşımızın iş ve ekmek kapısıdır. Ülkeye yılda 3 milyar dolar katma değer sağlayan bu fabrikalar, bulundukları yörenin can damarları, işçinin, çiftçinin, esnafın geçim kaynağıdır.

Şeker fabrikaları ve şeker pancarı tarımı altmış beş ilimizi ilgilendirmektedir. Buralarda tarımın itici gücü olup, tarımın münavebeli olmasını ve hayvancılığın gelişmesini sağlamaktadır. Şeker fabrikalarının özelleşmesiyle birlikte teknolojisi eski en az on beş fabrika kapanacaktır. Pancar ve şekerin üretimi yüzde 40, sektörel istihdam yüzde 50 azalacak, şekerde dışa bağımlı hâle gelinecek, can çekişen taşımacılık ve hayvancılık olumsuz etkilenecektir ve böylece köyden kente göç hızlanacaktır. Göçle beraber büyük kentlerin kabusu olan güvenlik ve asayiş sorunu daha da büyüyecek, ekonomiye dayanan terör artacak, kısaca, ülke şeker sanayisi çökecek, pancar ve şeker üretimi bitecektir ve Türkiye, Avrupa Birliği ve ABD ile şeker ticareti yapan kartellerin pazarı hâline gelecektir.

Değerli milletvekilleri, çok ülkede şeker üretimi teşvik edilip artırılırken Türkiye farklı düşünmemeli ve gerçekleri artık görmelidir. Ülkemize yapılan dayatmalar reddedilip, ülkemizin ihtiyacı olan gerçek politikaların üretilmesi Hükûmetimize farz olmalıdır. Şeker sanayimiz sanki bilinçli bir şekilde zarara konulmaya çalışılmaktadır. Kastamonu Nasrullah Camii Meydanı’nda “Pancara kota aptallıktır, kota pancar üreticisinin kaderi olmayacaktır.” diyen Sayın Başbakan sözünün arkasında maalesef duramamıştır. AB ülkelerinde yüzde 2 olan nişasta bazlı şeker üretimi, Türkiye’de yüzde 10’dan yüzde 15’e çıkarılmıştır.

Değerli milletvekilleri, şeker fabrikalarının satılması, Türkiye'nin dört beş yılda şeker üretiminden vazgeçmesi anlamına gelecektir. Çünkü şeker fabrikalarını satın alanların bir bölümü zaten fabrikaların arazilerinin peşindedirler. Bir kısmı da aldıktan sonra yüksek maliyetleri mazeret göstererek pancara yarı fiyatını teklif edeceklerdir. Mazotu 3,5 milyondan, gübreyi 100 milyondan alan çiftçinin yarı fiyata üretim yapması mümkün olmayacak ve sonuçta şeker sektörü çökecek, pancar çiftçisi yok olacak, tarımdaki çöküş hızlanacaktır.

Değerli milletvekilleri, Avrupa Birliği Şeker Rejimi Reformu 2014 yılına kadar devam edeceğinden, Türkiye bu süreci dikkatle takip edip şeker fabrikalarının satışını en azından bu süreçte durdurmalıdır.

Bakınız, 1994-1995 yıllarında şeker fabrikalarını özelleştiren Fransa yeniden fabrikalarını kamulaştırmaktadır. On iki-on üç yıl sonra, yaptığı yanlıştan dönme sürecini başlatmıştır. Bu bakımdan, şeker sanayimizin kıymetini bilip dünyadaki gelişmeleri takip etmeliyiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Serdaroğlu, devam edin.

MEHMET SERDAROĞLU (Devamla) – Altyapı oluşturulmadan, ürün çeşitlemesine gidilmeden, işçiyi ve çiftçiyi mağdur edecek özelleştirme sakat ve sakıncalı olacaktır.

Değerli milletvekilleri, fabrikaların stratejik özellikleri, tarım ve sanayideki istihdamda yaratacağı olumsuzluklar düşünülmeli, ayrıca gelecekte şeker kartellerine muhtaç olmamak için şeker fabrikalarının satışı mutlaka askıya alınmalıdır, hiç olmazsa 2014 yılına kadar bekletilmelidir.

Pancar çiftçisi, şeker çalışanları ve sektöre bağlı olan kesimlerin satışların ertelenmesini beklediğini bir büyük samimiyetle ifade ediyor, bana söz veren değerli Başkanıma bir kere daha teşekkür ediyor, sizleri en iyi dileklerimle, saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Serdaroğlu.

Sayın milletvekilleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik gündemin “Sözlü Sorular” kısmında yer alan sorulardan 3, 4, 6, 7, 9, 14, 18, 19, 45, 79, 82, 85, 87, 93, 108, 112, 115, 122, 126, 201, 210, 277, 331 ve 375’inci sıralarındaki soruları birlikte cevaplandırmak istemişlerdir. Sayın Bakanın bu isteğini sırası geldiğinde yerine getireceğim.

Gündeme geçiyoruz.

Sözlü soru önergesinin geri alınmasına dair bir tezkere vardır, okutuyorum:

 

V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Önergeler

1.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın (6/773) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/83)

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Gündemin sözlü sorular kısmının 345’inci sırasında yer alan (6/773) esas numaralı sözlü soru önergemi geri alıyorum.

Gereğini saygılarımla arz ederim.

                                                                                                   Prof. Dr. Alim Işık

                                                                                                                 Kütahya

BAŞKAN – Sözlü soru önergesi geri verilmiştir.

Meclis araştırması açılmasına ilişkin bir önerge vardır, okutuyorum:

 

B) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Yozgat Milletvekili Osman Coşkun ve 21 milletvekilinin, meslek hastalıkları sorununun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/262)

 

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Meslek hastalıkları riski içeren sektörlerde çalışan işçilerin sağlık sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin tespiti amacıyla, Anayasa’nın 98’nci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü’nün 104 ve 105’nci maddeleri uyarınca “Meclis Araştırması” açılmasını saygılarımızla arz ederiz.

1) Osman Coşkun                                            (Yozgat)

2) Ömer İnan                                                   (Mersin)

3) Muzaffer Baştopçu                                       (Kocaeli)

4) Çağla Aktemur Özyavuz                                (Şanlıurfa)

5) Abdulkadir Emin Önen                                  (Şanlıurfa)

6) Mehmet Çiçek                                              (Yozgat)

7) Mehmet Şahin                                              (Malatya)

8) Fatma Şahin                                                (Gaziantep)