TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

                                                                           TUTANAK DERGİSİ

 

                                                                                        133’üncü Birleşim

                                                                                     22 Temmuz 2008 Salı

                                                                                              İçindekiler

 

 

 

I.— GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

II.— GELEN KÂĞITLAR

III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Şanlıurfa Milletvekili Ramazan Başak’ın, 22 Temmuz 2007 genel seçimlerinin ardından geçen bir senenin değerlendirmesine ilişkin gündem dışı konuşması

2.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı’nın, Kıbrıs’la ilgili gelişmelere ilişkin gündem dışı konuşması ve Devlet Bakanı Mehmet Aydın’ın cevabı

3.- Ardahan Milletvekili Saffet Kaya’nın, Ardahan’da kurulacak üniversite ve yapılacak TOKİ konutlarına ilişkin gündem dışı konuşması

 

IV.- AÇIKLAMALAR

1.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, Tunceli’de 2006 yılında TOKİ tarafından ihale edilen konutlara ilişkin açıklaması

 

V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Önergeler

1.- Mersin Milletvekili İsa Gök’ün, Adalet Komisyonu üyeliğinden çekildliğine ilişkin önergesi (4/80)

 

B) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 22 milletvekilinin, elektrik sektöründe yaşanan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/253)

2.- İzmir Milletvekili Oktay Vural ve 21 milletvekilinin, İzmir’deki deprem riskinin araştırılarak deprem yönetiminde alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/254)

3.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış ve 20 milletvekilinin, özel sağlık kurumlarının sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/255)

4.- Kocaeli Milletvekili Muzaffer Baştopçu ve 30 milletvekilinin, ülkemizdeki deprem riskinin araştırılarak deprem yönetiminde alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/256)

 

C) Gensoru Önergeleri

1.- Cumhuriyet Halk Partisi Grubu Adına Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara Milletvekili Hakkı Suha Okay ve İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol’un, 9 Ocak 2007 tarihinde Bağdat’ta düşen ve Türk işçilerinin yaşamlarını yitirmesiyle sonuçlanan kazaya neden olan yabancı bir şirkete ait uçağın gerekli güvenlik önlemleri almamasına ve yeterli mali mesuliyet sigortası sağlamamasına rağmen uçuşuna izin veren sorumluları himaye ederek sağlıklı soruşturma yürütülmesine engel olduğu iddiasıyla Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergesi (11/4)

 

VI.- ÖNERİLER

A) Siyasi Parti Grubu Önerileri

1.- Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hakkındaki (11/4) esas numaralı gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağı hususundaki görüşmelerin Genel Kurulun 22/7/2008 Salı günkü birleşiminde yapılmasına; (10/254) ve (10/256) esas numaralı Meclis araştırması önergelerinin bugün görüşmeleri yapılacak olan depremle ilgili araştırma önergeleri ile birleştirilerek görüşmelerinin birlikte yapılmasına ve gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine ilişkin AK PARTİ Grubu önerisi

 

VII.- GENSORU

A) Ön Görüşmeler

1.- Cumhuriyet Halk Partisi Grubu Adına Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara Milletvekili Hakkı Suha Okay ve İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol’un, 9 Ocak 2007 tarihinde Bağdat’ta düşen ve Türk işçilerinin yaşamlarını yitirmesiyle sonuçlanan kazaya neden olan yabancı bir şirkete ait uçağın gerekli güvenlik önlemleri almamasına ve yeterli mali mesuliyet sigortası sağlamamasına rağmen uçuşuna izin veren sorumluları himaye ederek sağlıklı soruşturma yürütülmesine engel olduğu iddiasıyla Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergesi (11/4)

 

 

 

VIII.- MECLİS ARAŞTIRMASI

A) Ön Görüşmeler

1.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal ve 22 milletvekilinin, İstanbul’da depreme yönelik çalışmaların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/60)

2.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner ve 26 milletvekilinin, deprem riskinin ve alınması gereken önlemlerin araştırılması amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/63)

3.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman ve 31 milletvekilinin, Bursa ve çevresinde yaşanacak muhtemel bir deprem felaketine yönelik alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/99)

4.- Yalova Milletvekili İlhan Evcin ve 20 milletvekilinin, deprem riskinin araştırılarak deprem yönetiminde alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/242)

5.- Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün ve 23 milletvekilinin, deprem riskinin araştırılarak deprem yönetiminde alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/243)

6.- İstanbul Milletvekili Nusret Bayraktar ve 21 milletvekilinin, özellikle İstanbul ve Marmara Bölgesindeki deprem riskinin araştırılarak deprem yönetiminde alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi. (10/244)

7.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel ve 19 milletvekilinin, deprem riskinin araştırılarak deprem yönetiminde alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/245)

8.- İstanbul Milletvekili Mithat Melen ve 22 milletvekilinin, başta İstanbul olmak üzere ülkemizdeki deprem riskinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/246)

9.- İzmir Milletvekili Oktay Vural ve 21 milletvekilinin, İzmir’deki deprem riskinin araştırılarak deprem yönetiminde alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/254)

10.- Kocaeli Milletvekili Muzaffer Baştopçu ve 30 milletvekilinin, ülkemizdeki deprem riskinin araştırılarak deprem yönetiminde alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/256)

 

IX.- OYLAMALAR

1.- 9 Ocak 2007 tarihinde Bağdat’ta düşen ve Türk işçilerinin yaşamlarını yitirmesiyle sonuçlanan kazaya neden olan yabancı bir şirkete ait uçağın gerekli güvenlik önlemleri almamasına ve yeterli mali mesuliyet sigortası sağlamamasına rağmen uçuşuna izin veren sorumluları himaye ederek sağlıklı soruşturma yürütülmesine engel olduğu iddiasıyla Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergenin oylaması (11/4)

 

 

X.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu’nun, bir avukata verilen davalara ilişkin Başbakandan sorusu ve Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in cevabı (7/3430)

2.- Samsun Milletvekili Cemal Yılmaz Demir’in, bazı suç duyurularının akibetine ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in cevabı (7/3552)

3.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, Ereğli Adliyesi zabıt kâtibi sınavındaki usulsüzlük iddiasına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in cevabı (7/3553)

4.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, tutuklu ve hükümlü sayısına ve tevkif şartlarına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in cevabı (7/3591)

5.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, yat turizmi kapsamındaki konaklamada KDV indirimi yapılmamasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/3737)

6.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, İzmir’in su ihtiyacını karşılayacak projelere ilişkin Başbakandan sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/3833)

7.- Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal’ın, bir hükümlünün sağlık hakkından yoksun bırakıldığı iddiasına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in cevabı (7/3846)

8.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, özelleştirilen Kütahya Şeker Fabrikasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/3910)

9.- Muğla Milletvekili Ali Arslan’ın, orman yangınlarına ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/3916)

10.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy’un, teşvik kapsamındaki illerde asgarî geçim indirimi ödemelerine ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/3936)

11.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, Adıyaman’daki özürlü çocukların eğitimlerine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/3940)

12.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat’ın, inanç yaşamında sorunlar olup olmadığına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mustafa Said Yazıcıoğlu’nun cevabı (7/3985)

13.- Aydın Milletvekili Mehmet Fatih Atay’ın, Karabük’teki bir cenaze töreninde imamın yaptığı konuşmaya ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mustafa Said Yazıcıoğlu’nun cevabı (7/3986)

14.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, sosyal güvenliği olmayanların sağlık hizmetleri borçlarına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/3999)

15.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, son sınıf öğrencilerinin izinli sayılmalarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/4002)

16.- Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük’ün, Çan ilçesinde kömür çıkaran bir firmayla ilgili iddialara ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı (7/4054)

17.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, sulamada kullanılan elektriğin kesilmesine ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/4062)

18.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, milletlerarası özel öğretim kurumlarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/4066)

19.- İzmir Milletvekili Recai Birgün’ün, bir kamu görevlisinin siyasi bir etkinliğe katıldığı iddiasına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/4069)

20.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, nişasta bazlı şeker üretimine ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı (7/4077)

21.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici’nin, TSE’de göreve başlatıldığı iddia edilen bir şahsa ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı (7/4080)

22.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, bir uyuşturucu operasyonu ile ilgili iddialara ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/4093)

23.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Nilüfer Spor Kompleksine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu’nun cevabı (7/4094)

24.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Tarsus’ta kurulacak kimyasal atık tesisinin yer seçimine ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/4104)

25.- Aydın Milletvekili Ertuğrul Kumcuoğlu’nun, Özelleştirme İdaresinin giderlerine ve özelleştirme gelirlerine ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/4136)

26.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, bir köye morg inşasına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mustafa Said Yazıcıoğlu’nun cevabı (7/4164)

27.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, iki elektrik şirketine ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/4185)

28.- Isparta Milletvekili Süleyman Nevzat Korkmaz’ın, Şarkikaraağaç ilçesindeki vekil yöneticilere ve öğretmen açığına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/4189)

29.- Adana Milletvekili Nevingaye Erbatur’un, toplumsal cinsiyete dayalı bütçeleme çalışmalarına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı (7/4202)

30.- Adana Milletvekili Nevingaye Erbatur’un, toplumsal cinsiyete dayalı bütçeleme çalışmalarına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı (7/4218)

31.- Adana Milletvekili Nevingaye Erbatur’un, toplumsal cinsiyete dayalı bütçeleme çalışmalarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu’nun cevabı (7/4219)

32.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, kooperatiflerin kredi kullanımına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı (7/4366)

22 Temmuz 2008 Salı

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.00

BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL

KÂTİP ÜYELER: Canan CANDEMİR ÇELİK (Bursa), Yaşar TÜZÜN (Bilecik),

-----0-----

BAŞKAN – Saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 133’üncü  Birleşimini açıyorum.

Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim. Konuşma süreleri beşer dakikadır. Hükûmet  konuşmalara cevap verebilir, süresi yirmi dakikadır.

Gündem dışı ilk söz, 22 Temmuz 2007 genel seçimlerinin ardından geçen bir seneyi değerlendirmek üzere söz isteyen Şanlıurfa Milletvekili Ramazan Başak’a aittir.

Sayın  Başak, buyurun efendim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

 

III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Şanlıurfa Milletvekili Ramazan Başak’ın, 22 Temmuz 2007 genel seçimlerinin ardından geçen bir senenin değerlendirmesine ilişkin gündem dışı konuşması

RAMAZAN BAŞAK (Şanlıurfa) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; 22 Temmuz seçimlerinin birinci yıl dönümünde yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bundan tam bir yıl önce, yani geçen sene bugün, Şanlıurfa’dan İstanbul’a, Diyarbakır’dan İzmir’e, Mardin’den Ankara’ya, Rize’ye, Trabzon’a, Türkiye’nin seksen bir ilinde sandıklar açılmaya başladığında sandıklardan tek yürek, tek söz hâlinde “Yeter artık, söz de, hâkimiyet de milletindir.” sözleriyle  yankı buldu.

22 Temmuz seçimleriyle birlikte, gücünü demokrasiden değil, milletten değil, ara rejim özlemcilerinin sandığa gömüldüğü en büyük bir cevabı vermiştir bu millet. Tıpkı 14 Mayıs 1950’de Demokrat Parti üzerinden verdiği gibi.

TANSEL BARIŞ (Kırklareli) – Sen kendine bak, başkalarını bırak!

RAMAZAN BAŞAK (Devamla) – Tıpkı 1965 yılında Adalet Partisi üzerinden attığı tokat gibi, tıpkı 1983 yılında -mekânı cennet olsun- merhum Turgut Özal’ın partisinin üzerinden attığı balyoz gibi ve arkadaşlar, tıpkı 3 Kasım 2002 tarihinde, mensubu bulunmaktan şeref duyduğum Adalet ve Kalkınma Partisi üzerinden attığı tokat gibi, bunu sayabiliriz.

BEHİÇ ÇELİK (Mersin) – Ne alakası var? Boş boş konuşuyorsun.

RAMAZAN BAŞAK (Devamla) – Saygıdeğer arkadaşlar, saygıdeğer milletvekilleri; ne alakası olduğunu 22 Temmuz 2007 seçimleri göstermiştir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BEHİÇ ÇELİK (Mersin) – Sadaka politikası sizinkisi.

RAMAZAN BAŞAK (Devamla) – Arkadaşlar, saygıdeğer milletvekilleri; 22 Temmuz seçimleri bir siyasi parti gibi değil, kriz üretim merkezi gibi faaliyet gösteren partilerin barajın altına gömüldüğü bir seçimdir. 22 Temmuz seçimlerinde bu aziz millet hâkimiyetin kayıtsız ve şartsız kendisinde olduğunu, siyasetin temel unsurunun kendisi, yalnız millet olduğunu göstermiştir.

Saygıdeğer milletvekilleri, bütün bu noktalar değerlendirildiğinde emin olun 22 Temmuz seçimleri demokrasinin zaferidir, 22 Temmuz seçimleri demokrasinin bayramıdır. Emin olun bu güzel bayramda ortamı germek için ben bu kürsüye çıkmadım ama hepimizin kulağına küpe olması gereken hususları da sizlerle paylaşmadan geçmeyeceğim.

Saygıdeğer milletvekilleri, AK PARTİ sadece kendisine oy veren yüzde 47’nin değil, yüzde 100’ün haklarının savunucusu ve teminatıdır. Sayın Başbakanımız Genel Başkanımızın 22 Temmuz 2007’de dediği gibi: “Her kime oy vermiş olursanız olun, oy verdiğiniz herkesin ve haklarınızın savunucu ve teminatı biziz.” Çünkü biz iyi biliyoruz, bu milletin bize vermiş olduğu oylar emanettir. Biz emanete ihanet eden insanları bu millettin nasıl cezalandırdığını da çok iyi bilen bir partiyiz. Demokratım deyip milletten uzak yerlerde çare arayanların tam aksine, demokrasinin tek hesap yerinin sandık ve bu milletin huzuru olduğunu çok iyi bilen bir partiyiz.

Saygıdeğer milletvekilleri, tabii, zaman kısıtlı, bu zaman içerisinde duygularımızın hepsini ifade etmek mümkün değil, ama güzel ülkemin güzel insanlarına buradan, görüşü, fikri, zikri ne olursa olsun ülkesini, bayrağını, insanları seven tüm partililerin, tüm insanların AK PARTİ’de yer alacağını belirtmek istiyorum.

Ülkemin en ücra köşesinde çobanlık yapan kardeşimden Şanlıurfa Halilürrahman’da o balıklara yem atan Mustafa amcaya kadar; İzmir’in, Ankara’nın, İstanbul’un en lüks semtlerinde yaşayan insanların hepsi bizim başımızın tacıdır…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Başak, konuşmanızı tamamlayınız.

RAMAZAN BAŞAK (Devamla) – …çünkü biz biliyoruz ki bugün Türkiye'de yaşayan 75 milyon insanın dedeleri, ataları, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde 29 Ekim 1923’te bu cumhuriyeti kurdu, bu cumhuriyet için canını, malını, evladını feda etti. İşte, herkes bilsin ki cumhuriyetin değerlerinin, laikliğin teminatı, o gün canını veren dedelerin bugünkü torunları, yani 75 milyon insan ve 75 milyon insanın temsilcisi olan mensubu olduğunuz Adalet ve Kalkınma Partisidir diyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

SIRRI SAKIK (Muş) – 75 değil, 69!

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Gündem dışı ikinci söz, Kıbrıs’la ilgili gelişmeler hakkında söz isteyen Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı’ya aittir.

Sayın Pazarcı, buyurun efendim.

2.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı’nın, Kıbrıs’la ilgili gelişmelere ilişkin gündem dışı konuşması ve Devlet Bakanı Mehmet Aydın’ın cevabı

HÜSEYİN PAZARCI (Balıkesir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kıbrıs konusunda gündem dışı söz almış bulunuyorum. Demokratik Sol Parti ve şahsım adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, iki gün önce, Kıbrıs’ta, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 34’üncü yılı kutlandı. Bu Barış Harekâtı ki, yüce Meclisimizin izniyle dönemin Başbakanı, bizim liderimiz Bülent Ecevit’in kararıyla gerçekleştirildi. Otuz dört yıldan beri Türk ve Kıbrıs Rum tarafları arasında Kıbrıs’ın geleceğinin nasıl olacağının belirlenmesi konusunda görüşmeler, çalışmalar yapılıp duruyor. Bunun en son örneği Sayın Talat ve Hristofyas arasında “toplum liderleri” sıfatıyla yaptıkları görüşmeler. 1 Temmuz 2008’de bir görüşme yaptılar ve üç gün sonra 25 Temmuz’da tekrar bu konuda değerlendirmelerini yapacaklar bir araya gelerek.

Kıbrıs’la ilgili bu görüşmeler bu kez uluslararası kamuoyunda büyük umutlar doğurmuş durumda. Bir sonuca varılması umudu şeklinde ifadelerle her yerde karşılaşılıyor. Tabii bu, görüşmelerin yürütücüsü olan kişilerin de üzerinde çok büyük bir baskı oluşturma durumu yaratıyor.

Şimdi, bu önemli dönemde Kıbrıs konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinin de, Hükûmetimizin de, milletimizin de bazı şeylere dikkat etmesi ve bunlara uyarak hareket etmesinde yarar olduğunu görüyoruz. Örneğin, bu kısa süre içinde nokta ve nokta bunları söylersek şu noktaların belirtilmesinde yarar var diye düşünüyorum: En başta, hem muhalefet hem iktidar bir konuda görüş birliği içindeler. Kıbrıs, Türkiye’nin ve Kıbrıs Türklerinin ulusal davasıdır. Bu konuda aramızda herhangi bir ayrılık olmaması tabii memnuniyet verici bir durum.

Tabii bu çerçevede, mademki ulusal davadır, bunun önemini ve ağırlığını göz önünde tutarak konuya yaklaşmamız gerekmektedir.

İkinci, belirtmeyi düşündüğüm nokta şudur: Genelde Kıbrıs’a bir ada olarak bakıyoruz ve zannediyoruz ki bu kadarla sınırlı olay. Oysa Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’de ada olmasından da kaynaklanan çok büyük deniz alanlarına sahip olma konumunda münhasır ekonomik bölgesinin olduğunu ilan ettiğini ve bununla ilgili anlaşmalar yaptığını da biliyorsunuz.

Bunun dışında daha 1950’lerde bu bölgede, Doğu Akdeniz’de hava uçuş bilgi bölgesi “FIR hattı” dediğimiz hat merkezi olarak Lefkoşa belirlenmiştir. Dolayısıyla Kıbrıs sadece bir ada değil, bütün o bölgeyi gerektiğinde denizde, hava sahasında denetleme konumunda olan bir varlık konumunda bulunuyor. Bu da Kıbrıs’ı bizim bakımımızdan gerek doğal kaynakların, Akdeniz’in işletilmesi bakımından gerekse Akdeniz’e çıkış ve açılma bakımından büyük bir ekonomik ve stratejik öneme sahip. Dolayısıyla Kıbrıs konusunu değerlendirirken işin bu yanını hiç unutmamamız gerekiyor ve bu çerçevede Kıbrıs’ı asla önemsiz görme gafletine düşmemeliyiz.

Bunun dışında üçüncü olarak Kıbrıs’la bizim, Türkiye'nin ilgisi sadece Türk halkıyla olan tarihsel, sosyal ve kültürel bağlarımız değil, hukuksal olarak da Kıbrıs’ta birtakım söz sahibi konumunda bulunuyoruz ve bu haklardan da asla bu görüşmeler sırasında vazgeçmememiz gerekiyor.

 (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Pazarcı, konuşmanızı tamamlayınız, buyurun efendim.

HÜSEYİN PAZARCI (Devamla) – Bütün bu veriler çerçevesinde bunlara son zamanlarda bir de AB ile olan ilişkiler eklenmiş durumda. AB 2009’a kadar Kıbrıs’la ilişkilerimizi normalleştirmemizi istiyor ve ona göre ayrıca durumu tekrar değerlendireceğini belirtiyor. Bu çerçevede, bizim üzerimizde belirli bir baskı hissedilmesi söz konusu. Ama, Kıbrıs’la ilgili olarak böyle baskılara boyun eğmeyip diplomasinin başka olanaklarını kullanarak mutlaka ödün vermeden bu işin içinden çıkmamız gerekmektedir. Bunun dışında, Rum tarafı da sorunu hafife almayı ve 2009 kararını değerlendirmeyi bekliyor. Bu çerçevede, bütün Kıbrıs Rum tarafı üzerine her türlü baskının uluslararası düzeyde yapılmasını da sağlamaya çalışmalıyız.

Bunun dışında, geçen hafta Sayın Elekdağ da ifade etti, kavramlarla, kuramlarla, ilkelerle çok dikkatli hareket etmemiz gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun.

HÜSEYİN PAZARCI (Devamla) – “Birleşmiş Milletler parametreleri çerçevesinde hareket edeceğiz.” türünden beyanlar, bugün Rumların elde ettiğini zannettiği Güvenlik Konseyi kararları çerçevesinde tek devlet, tek egemenlik, tek vatandaşlık, vesaire gibi unsurları içerdiğinden, bu konuda da dikkat etmemiz lazım. Bu çerçevede de yüce Meclisin iradesinin yol gösterici olarak Hükûmet tarafından göz önünde bulundurulmasının büyük önem taşıdığını düşünüyorum. 15 Temmuz 1999 tarihli Meclis kararı, hâlâ geçerliliğini korumaktadır.

BAŞKAN – Sayın Pazarcı, lütfen konuşmanızı tamamlayın efendim.

HÜSEYİN PAZARCI (Devamla) – Türkiye Büyük Millet Meclisi Kıbrıs deklarasyonunun da 2003’teki varlığını unutmamamızı sizlere hatırlatmak istiyorum.

Çok teşekkür ederim Sayın Başkan. (DSP ve MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Pazarcı.

Gündem dışı konuşmaya Devlet Bakanı Sayın Mehmet Aydın cevap vereceklerdir.

Sayın Bakanım, buyurun.

DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (İzmir) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Her türlü baskı ve zulme karşı ayakta kalmayı başarabilen Kıbrıs Türkü’nün bir anlamda yeniden doğuşunu simgeleyen 20 Temmuz bu yıl da önemine yakışır şekilde kutlanmış, törenlere Sayın Başbakanımız ve 8 bakanımız katılmış, Türkiye Cumhuriyeti bütün kurumlarıyla Kıbrıslı Türk kardeşlerinin yanında olduğunu ve daima yanında olacağını bir kez daha bütün dünyaya karşı ortaya koymuştur.

24 Nisan 2004 tarihinde kendi kaderini belirleme hakkını kullanan Kıbrıs Türk halkının yapıcı ve kararlı tutumu haklı olduğumuz Kıbrıs davasında bir adım öne geçmemizi sağlamış, barıştan, çözümden, uzlaşmadan yana tutumumuzu herkese göstermiştir. Böylece, temel tezlerimizden asla taviz vermeksizin diplomasi alanında elde edilen netice, Kıbrıs Türk halkının haklı mücadelesinin tüm dünyada daha iyi görülmesini ve daha iyi anlaşılmasını sağlamıştır.

İzninizle, ben de son dönemde ortaya çıkan gelişmelerle ilgili kısaca bilgi vermek istiyorum. Hatırlayacağınız üzere, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Mehmet Ali Talat ile şubat ayında yapılan seçimlerde başkanlığa seçilen Güney Kıbrıs Rum yönetiminin yeni lideri Hristofyas, 21 Mart 2008 tarihinde Kıbrıs sorununda mevcut durum ile önümüzdeki döneme ilişkin görüş alışverişinde bulunmak üzere bir araya geldiler. Bu görüşmede, gündelik yaşama ilişkin konuları ele alacak teknik komiteler ve Kıbrıs sorununun özlü konuları üzerinde çalışacak çalışma gruplarının oluşturularak çalışmalarına başlamaları karar altına alındı. Görüşmede, ayrıca, iki liderin üç ay sonra bir araya gelerek teknik komiteler ve çalışma gruplarının faaliyetlerini, çalışmalarının sonuçlarını gözden geçirmeleri ve bunların sonucuna dayanmakla Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğinin iyi niyet misyonu çerçevesinde kapsamlı müzakereleri başlatmaları hususunda mutabakata vardıklarını ilan ettiler. 21 Mart 2008 tarihli liderler görüşmesinde alınan kararlar doğrultusunda altı çalışma grubu ile yedi teknik komite oluşturulması üzerinde mutabık kalınmış, söz konusu çalışma grupları ve teknik komiteler 18 Nisan 2008 tarihinde çalışmaya başlamıştır.

Cumhurbaşkanı Sayın Talat ile Hristofyas, 23 Mayısta ikinci kez görüşmeleri başlatmışlar, her iki lider siyasi eşitliğe dayalı, iki bölgeli, iki toplumlu federasyona bağlılıklarını yeniden teyit etmiş, ortaklığın eşit statüdeki Türk kurucu devleti ile Rum kurucu devletinden oluşan federal bir hükûmete sahip olması konusunda görüş birliğine varmışlardır.

İki lider, 1 Temmuzda çalışma gruplarıyla teknik komitelerin ilk raporlarını gözden geçirmek üzere yeniden bir araya gelmişlerdir. Görüşme sonrasında yapılan ortak açıklamada iki liderin, tek egemenlik ile tek vatandaşlık konularını görüştükleri ve bu konularda prensipte anlaşarak uygulamaya ilişkin detayları kapsamlı müzakereler çerçevesinde görüşmek üzere uzlaştıkları görülmektedir.

İki liderin 25 Temmuz Cuma günü yapacakları görüşme sonrasında, adada Birleşmiş Milletler çerçevesinde kapsamlı çözüm müzakerelerinin başlayacağı tarihi ilan etmeleri beklenmektedir. Diğer taraftan Avustralya Dışişleri eski Bakanı Aleksandr Downer, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Danışmanlığı görevine atanmıştır, bunu da biliyoruz. Bu pozisyona atama yapılması, Birleşmiş Milletlerin de Türk tarafının istek ve beklentileri doğrultusunda adada kapsamlı müzakerelerin en kısa zamanda başlamasını hedeflediğini göstermektedir.

Sayın milletvekilleri, Kıbrıs’ta ulaşmak istediğimiz hedef bellidir. Kapsamlı müzakerelere hazırlık bağlamında yapılan görüşmeler ile 23 Mayıs-1 Temmuz ortak açıklamalarının birlikte okunması ve birlikte yorumlanması gerekmektedir, ancak bu takdirde, bulunduğumuz aşama hakkıyla takdir edilebilecektir. Sayın Başbakanımızın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ifade ettiği gibi, kapsamlı çözüm ancak adadaki gerçekler temelinde Kıbrıs Türk halkı ve Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurucu ve eşit olarak yer alacağı yeni bir ortaklıkla mümkün olacaktır. Bu yeni ortaklık, iki kesimlilik, siyasi eşitlik ve Türkiye’nin etkin garantörlüğü gibi vazgeçilemeyecek ilkeler üzerine inşa edilmek durumundadır. Bu yeni ortaklıkta egemenliğin kaynağının iki halk olduğu hususu da teslim edilecektir.

Bu sıraladıklarım, kapsamlı çözümün parametreleridir. Uluslararası toplumun, yarım yüzyıllık müzakere sürecinde ulaşılan bu parametreleri bir kenara bırakması mümkün değildir. Bu zeminde ulaşılacak kapsamlı çözüm çerçevesinde, Kıbrıs Türk halkı, kurucu devletinin çatısı altında, Türk devleti arasındaki özel ilişkiler ve Türk askerinin adadaki varlığı da devam edecektir.

Ezcümle, Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı, bulunulan noktadan geri gidilmemesi hususunda kararlıdır ve bu konuda ısrarda ve uygulamada gerekeni yapmada muktedirdir. Kıbrıs Türklerinin ve Türkiye’nin kabul edemeyeceği bir çözüm şeklinin dayatılması mümkün değildir ve hiçbir zaman da mümkün olmayacaktır. Bu hususun bir an önce idrak edilmesi, Kıbrıs’ta çözüme, doğu Akdeniz bölgesindeyse istikrar ve barışa giden yoldaki engellerin önemli bir kısmının azaltılmasına yol açacaktır, kapı açacaktır.

Şurası muhakkak ki, hâlihazırda, Kıbrıs Türk tarafı görüşmeleri, ortak görüş ve hedeflerimiz doğrultusunda ilgili kurumlarımızla bir istişare yürütülmektedir. Çözüm konusunda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Talat’a ve ekibine –Sayın Başbakanımızın da söylediği gibi- güvenimiz tamdır.

Sayın milletvekilleri, Kıbrıs meselesi -benden önce konuşan konuşmacı arkadaşımızın da ifade ettiği gibi- millî davamızdır. Bu konuya Türk milletinin her ferdinin gösterdiği hassasiyet, kıymetli, haklı ve yerindedir. Zaman zaman gelişmelerden kaygı duyulması, izahat istenmesi de demokratik bir rejimde hem siyasi partilerimizin hem de halkımızın hakkıdır. Ancak, yapılan eleştiri ve dile getirilen endişelerin Kıbrıs davamız konusundaki millî birlik ve beraberliğimize halel getirmemesine özen göstermek de yine bizim ödevimizdir. Bakınız, bu endişelerin dile getirildiği Kıbrıs’ta son beş yılda neler olmuş, nasıl gelişmeler kaydedilmiş paragraf başlarıyla temas etmek istiyorum. Ekonomide son beş yılda sağlanan kesintisiz büyüme yüzde 50 civarında artmıştır, hatta bu oranı dahi aşmıştır. Rekor düzeydeki büyüme sonucunda kişi başına millî gelir 4.409 ABD dolarından, o seviyeden bugün geldiğimiz noktada 14.047 ABD dolarına ulaşmıştır. 2002 yılında ihracat 45 milyon ABD dolarıydı bugün 80 milyon ABD dolarını aşmış bulunmaktadır.

Bu gelişmede Hükûmet olarak izlediğimiz çözüm eksenli siyaset kadar sağladığımız yardımlar da büyük rol oynamıştır, büyük rol oynamaktadır. 2003 yılındaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile bugünkü arasında gözle görülür bir refah ve gelişmişlik farkı bulunduğunu görmemek mümkün değildir. 1997-2000 yılları arasındaki beş yılda ülkemizden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yıllık ortalama 210 milyon ABD doları yardım gerçekleştirilmiş iken, 2003-2006 yılları arasındaki üç yıllık yardım ortalaması 360 milyon ABD dolarına yükselmiştir. 2007-2009 arasındaki dört yıllık dönemde ise bu ortalama 400 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiş, hatta bu miktarı da aşmıştır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ekonomisindeki bu gelişmenin sürekli ve kalıcı olabilmesi amacıyla bir yandan öncü sektör olarak kabul edilen turizm ve yükseköğretim alanlarındaki yatırımlara teşvikler sağlanırken, diğer yandan da elektrik, su ve yol gibi altyapı yatırımlarına da büyük çapta destek sağlanmıştır. Turizmde 1974 yılından 2002 yılına gelinceye kadar yirmi sekiz yılda toplam yatak kapasitesi 6 bin civarında artışla 10.611’e ulaşmışken, sağlanan teşviklerle son üç yılda yatak sayısı 2.710 artmış, 16.849 yatak kapasiteli otellerin inşaatına başlanmıştır. 2007 yılında ulaştığımız rakam 15.832’dir. Yatak sayısı 2013 yılında 30 bin olarak hedeflenmiştir ve bu hedeflenen miktar da gerçekleşebilme imkânına sahip olduğunu göstermektedir.

Turizmde olduğu gibi, yükseköğretimde de önümüzdeki yıllarda büyük atılımların devam etmesi hedeflenmiştir. Üniversitelerde 2002 yılında 24 bin öğrenci sayısı bugün 43 bini aşmıştır. Öğrenci sayısının orta vadede 60 bine ulaşması hedeflenmektedir.

Altyapı standartlarının ileri düzeye çıkarılması amacıyla elektrik, su, yol, iletişim, sağlık, ortaöğretim alanındaki yatırımlara da büyük destekler sağlanmaktadır.

Geçmişte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin en büyük sorunlarından birini teşkil eden elektrik üretimi hususunda dev adımların atıldığını hepimiz biliyoruz.

Yine, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 2030 yılına kadar su ihtiyacının ve su kaynaklarının araştırılması amacıyla başlatılan Su Master Projesi 2004 yılı içerisinde tamamlanmıştır. Bu projelerle Lefkoşa, Gazimağusa ve İskele ilçe merkezlerinin 2025 yılına kadar su ihtiyacı karşılanmış olacaktır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne Türkiye’den yılda 75 milyon metre küp su getirecek olan Deniz Boru Projesi’nin etüt proje çalışmaları için 2004 yılında sonuçlanan ihalenin çerçevesinde yürütülen hazırlıklar 2009 yılı ortalarında tamamlanacaktır. Sayın Başbakanımız tarafından açıklanan bu projenin inşaatına önümüzdeki yıl başlanması ve 2012 yılında devreye alınması hedeflenmektedir.

Kara yollarında 145 kilometre olarak planlanan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin en büyük kentlerini birbirine bağlayan çift şerit yollarının 101 kilometrelik bölümü tamamlanmış bulunmaktadır. Lefkoşa-Güzelyurt yolu ikinci etabının açılışı 19 Temmuz günü Sayın Başbakanımız tarafından gerçekleştirilmiştir.

Ercan Havaalanı’nın uluslararası uçuşlara açılabilmesi için terminal binası dâhil alan yeniden düzenlenmiştir. Ayrıca, uluslararası uçuş güvenliği için Smart Projesi başlatılmış bulunmaktadır.

İletişim ve haberleşme alanında iki yıl süren çalışmalar neticesinde 12.500 aboneye hızlı İnternet erişimi sağlayacak ADSL yatırımı 2007 yılında tamamlanmış bulunmaktadır.

Sağlık alanında hastanelerin talep edilen tüm teçhizat talepleri karşılanmış. Lefkoşa’da 3.500 metrekarelik alana yeni bir poliklinik inşa edilmiş. Kanser erken tanı merkezi kurulmuş. Kalp ve damar cerrahisi merkezi çalışmaları sonuca yaklaştırılmıştır ve özürlüler ve yaşlılar için kurulan Bülent Ecevit Yurt ve Rehabilitasyon Merkezi 2005 yılında, Gazimağusa’da yapılan 120 yataklı yeni hastane 2007 Ekiminde hizmete açılmıştır.

Ne siyaseten ne de ahlaki açıdan savunulması asla mümkün olmayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin karşı karşıya bulunduğu izolasyon politikasında da bazı olumlu adımların atıldığını ifade etmek istiyorum. Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Londra, Brüksel, New York, Washington, İslamabad, Abu Dabi, Bakü, Bişkek, Doha, Strasbourg ve Roma’daki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti temsilciliklerine ilaveten, Oman, Kuveyt ve Tel Aviv’de de yeni Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti temsilcilikleri açılmıştır. Bunlara her geçen gün yenilerinin eklenmesi için de yoğun çalışmalarımız devam etmektedir.

İslam Konferansı Örgütünde 2004 yılına kadar Kıbrıs Türk Müslüman cemaati adıyla temsil edilen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, artık, Kıbrıs Türk devleti adı altında ve gözlemci statüyle Teşkilatın toplantılarına, çalışmalarına katılmaktadır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Talat ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin diğer yetkilileri dünyanın birçok ülkesinde temaslar yapabilmektedirler ve bu temasların önemli bir kısmı resmî temaslar niteliğindedir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; millet olarak, hükûmetler olarak Kıbrıs davasına bağlılığımızın ve bu konuda gösterdiğimiz gayretin samimiyeti somuttur ve dünyanın gözü önündedir. Bu durum böyle olmaya ve böyle kalmaya da devam edecektir.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bakanım.

Gündem dışı üçüncü söz, Ardahan’da kurulacak üniversite ve yapılacak TOKİ konutları hakkında söz isteyen Ardahan Milletvekili Saffet Kaya’ya aittir.

Sayın Kaya, buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

 

3.- Ardahan Milletvekili Saffet Kaya’nın, Ardahan’da kurulacak üniversite ve yapılacak TOKİ konutlarına ilişkin gündem dışı konuşması

 

SAFFET KAYA (Ardahan) – Sayın Başkanım, çok teşekkür ediyorum.

Bugün Urfa Milletvekilimizin de yüce Parlamentoya serdettiği gibi 22 Temmuz seçimlerinin yıl dönümü nedeniyle halkımıza tekrar şükranlarımızı ifade ediyorum. Özellikle Ardahan halkımıza da bize gösterdiği teveccühe saygılarımı buradan, yüce heyetiniz huzurunda bir borç biliyorum.

Ardahan ilimizde maalesef doğal bir felaket -doğal bir felaket olması nedeniyle yapılabilecek herhangi bir şey olmadığı gibi- Göle ilçemizde üç beş gün önceleri bir sel felaketi yaşandı ve bu sel felaketiyle ilgili çok ciddi bir çalışma içine girdi Hükûmetimiz. Değerli Başbakanımıza buradan, huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum Göle halkımız adına. Hemen valiliğe 100 milyar lira ödenek gönderildi ve DSİ’nin tüm araçları bölgeye birkaç gün içinde kaydırılacak ve oradaki yaralar hiç şüphesiz ki Hükûmetin şefkatli elleriyle yeniden rehabilite edilecek.

AKİF AKKUŞ (Mersin) – Devletin eli, devletin; Hükûmetin değil.

SAFFET KAYA (Devamla) – Bu anlamda inşallah çalışmalar Göle’mizde çok etkin bir noktaya gelecektir.

Değerli, yüce heyet, Ardahan serhat ilimizin gerçekten çok ciddi problemlerinin olduğu, Hükûmetimiz, devletimiz tarafından bilinmekte olup biz, o bölgenin temsilcileri, Türkiye’nin temsilcileri olarak, bölgemizin sorunlarına Hükûmet nezdinde aradığımız çözümler anlamında, TOKİ bağlamında da beş yüz elli konutun yapılması ve ihaleye çıkarılıp en geç bir ay içinde… Bölgemizde TOKİ camisi, iş merkezi, yirmi dört dershanelik okulumuzun yapılması gerçekten bölgemizin beklediği çok önemli bir yatırımdı. Burada TOKİ Başkanımıza ve özellikle Başbakanımıza huzurunuzda teşekkürlerimi bir borç biliyorum.

Yine, Ardahan’ımızın modern bir hastaneye kavuşması anlamında Sağlık Bakanımız Recep Akdağ Bey’e de huzurunuzda teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum. Buradan Ardahan halkına müjdelemem gereken bu modern hastanemiz ekimin 17’sinde ihaleye çıkarılacak olup bu yıl içinde inşallah gereği yapılacaktır.

Ardahan’ımızın uzun yıllardan beri bekleyen Kura Nehri Projesi dediğimiz ve Kura Nehri Projesi derken de… Bu projemizin hem Köroğlu hem Kayadibi köylerimizde yapılacak olan ve dört yılda bitirilmesi planlanan -normalde 130 metre yükseklikte- iki barajımızın da çalışmaları en kısa zamanda Ardahan’ın gündemine taşınacaktır. Kamulaştırma planları, sondaj çalışmaları, proje çalışmaları, tatbikat projeleri ve yol çalışmaları devam etmekte olup Necati Ünal Bey’in üstlendiği barajın dört yıllık süresi içinde değil üç yıllık süre içinde biteceği ve Kazım Türkerler’in üstlendiği diğer barajın da üç yıl içinde bitirileceği ve bölgemizde bine yakın insanımızın istihdam sahasından yararlanacağı ve bölgemizin barajlara kavuşacağı; bununla birlikte Beşikkaya Barajı’mızın, Çoruh’a bağlı olarak, sulama noktasında da önümüzdeki günler içinde tekrar Hükûmetimizin nezdinde değerlendirileceği, bir Ardahan gerçeği olarak, Hükûmetimizin gerçeği olarak takdirle burada yüce heyetinize sunmak istediğim bir gerçek.

Yine Sanayi Bakanımız Sayın Zafer Çağlayan Bey’e, Ardahan’ımıza gösterdiği ilgi ve önemden dolayı huzurunuzda teşekkürlerimi ifade ediyorum. Ardahan’da yapılacak olan organize sanayi sitemiz bir-bir buçuk ay içinde inşallah uygulama ve tatbikat safhasında, yatırım programı olarak Ardahan’ın gündemine taşınacaktır.

Yine Tarım Bakanımıza huzurunuzda teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum. Arıcılık Enstitüsünün kurulması bağlamında, gerçekten, Başbakanlığa ve Bakanlar Kurulu kararnamesiyle bu sürecin tamamlanmasında katkıda bulunan Tarım Bakanımız Mehdi Eker Bey’e huzurunuzda teşekkürlerimi borç biliyorum.

Yine bu Hükûmet dönemimizde…

YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) – Bakanlarla konuşmuyor musun? Niye…

SAFFET KAYA (Devamla) – Herhâlde, Hükûmetimizin yaptıkları sizin hayallerinizin bile erişemeyeceği gerçekler olduğu için laf atmaktan başka bir şeyle yetinmediğinizi görüyorum.

YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) – Bakanlıkları bilmiyor musun kardeşim?

SAFFET KAYA (Devamla) – AKP Hükûmeti Türkiye'nin bir gerçeğidir. Benim bölgem yıllardan beri cumhuriyet tarihinin en büyük hizmetlerini almıştır. Kimin sayesinde almıştır? AK PARTİ Hükûmetinin sayesinde almıştır. AK PARTİ Hükûmeti Türkiye'nin bir gerçeğidir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

AK PARTİ Hükûmeti her zaman yüzde 47 ile gider yüzde 60’la gelir ve siz de kesinlikle, herhâlde, iktidarı, zannediyorum ki rüyalarınıza bu düşüncenizle ortaya koyarsınız.

YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) – Hayal görme, hayal.

SAFFET KAYA (Devamla) – Diğer şekliyle yine Ardahan’ımızda üniversitenin yapılmasında, üniversitenin kurulmasında yüce Parlamentoya, İktidarımıza, muhalefetimize huzurunuzda teşekkür ediyorum. Ardahan için bir kampüs şehri olması noktasında, üniversiteye kavuşması noktasında çok ciddi bir açılım sağlamıştır. Yalnızca Ardahan değil, kırk iki ilimizin AK PARTİ Hükûmetleri döneminde üniversiteye kavuşması, insana yatırım, eğitime yatırım yani sosyoekonomik, sosyoiktisadi  durumda gelişmesine çok ciddi bir şekilde katkı sağladığı için, özellikle Ardahan adına da Hükûmetimize, muhalefetimize buradan teşekkürü bir borç biliyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Kaya, konuşmanızı tamamlayınız.

Buyurun.

YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) – Ardahan gazetesi yok mu, gazeteye ilan ver.

SAFFET KAYA (Devamla) – Evet, yine doğal gazla ilgili çalışmalarımızın eksiklerini bu yıl tamamlayıp önümüzdeki sene içerisinde Ardahan’ımızı doğal gaza kavuşturma konusunda çalışmalarımız var.

Kars-Tiflis Demir Yolu Projesi’yle ilgili burada… Önümdeki projede, yine önümüzdeki günler içinde avan projesi tamamlanmış ve uygulama projesini 2009 yılında gerçekleştireceğimiz Çıldır ve Çıldır’dan da Ardahan’a kadar gidebilecek bir demir yolu projemizin, 2009 yılında, uygulama projeleriyle birlikte 2010 yılında yatırım programına geçeceğini, Sayın Bakanımızla ve özellikle Sayın Başbakanımızla ve Sayın Başbakanımızın da Ardahan’la ilgili bu uzantıdan Karadeniz’e kadar giden bir ana arteri oluşturması konusunda desteğini, huzurunuzda teşekkürlerimi bir borç bilerek, arz ediyorum.

Yine, bölgemizin bir Sarıkamış gibi bir Erzurum gibi olması konusunda spordan sorumlu Değerli Bakanımız Murat Başesgioğlu Bey’in de kayak merkezimizin Yalnızçam’da kurulması anlamında katkısını bekliyoruz ve yakın bir zamanda bölgemizi ziyaret edecek olan Sayın Bakanımızın bu anlamdaki himmetlerini özellikle Ardahan’ımıza sunmak istiyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Kaya…

SAFFET KAYA (Devamla) – Sayın Başkan, son sözlerimi arz edebilir miyim.

BAŞKAN – Ardahan’la ilgili söyleyeceğiniz çok söz var, saatler de size yetmez…

SAFFET KAYA (Devamla) – Son sözümü arz edebilir miyim.

BAŞKAN - … ama ben son cümlelerinizi alayım lütfen.

Buyurun.

SAFFET KAYA (Devamla) – Sınır ticaretiyle ilgili de çok değerli bir çalışma sunuldu. Değerli Bakanımız Sayın Kürşad Tüzmen Bey de bölgede sınır ticaretinin etkinliklerini sıfır gümrükle… O bölgede, gerçekten insanlarımızın yararlanması anlamında bir çalışma ortaya kondu. Önümüzdeki günler içinde bunun açılımı, Başbakan Yardımcımız Sayın Nazım Ekren Bey’in de sizlere yönlendireceği bir şekil olacak.

YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) – Toptan teşekkür et!

SAFFET KAYA (Devamla) – Yine, kara yollarıyla ilgili bir çalışmamız var. Bu Posof-Ilgar-Bülbülan yolu Ardahan-Şavşat yolunun yeniden rehabilite edilmesi ve burada bir şekilde tünellerin yapılması konusunda çalışmaların var olduğunu ifade etmek istiyorum…

BAŞKAN – Sayın Kaya…

SAFFET KAYA (Devamla) – … ve Hükûmetimizin bu anlamda gerek Türkiye genelindeki açtığı çığır –büyük, gerçekten çalışma hizmeti- gerek bölgemize verdiği büyük desteklerden dolayı Başbakanımıza ve Hükûmetimize, İktidarımıza Ardahan halkı adına teşekkür ediyorum. [CHP sıralarından alkışlar (!)]

Muhalefetin de bu konuda gerçekten bu üstün hizmetlere alkış tutmasına da şükranlarımı ifade ediyorum, kendilerine de çok teşekkür ediyorum. [AK PARTİ sıralarından alkışlar,  CHP sıralarından alkışlar(!)] Muhalefetin yapması gereken de bu. Her zaman AK PARTİ Hükûmetlerini ve AK PARTİ’yi gerçekten alkışlamaları, desteklemeleri tarihî bir zorunluluktur.

Herkese ve yüce milletimize selam ve saygılarımı arz ediyor, hürmetlerimi sunuyorum. (AK PARTİ  sıralarından alkışlar)

YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) – Sayın Başkan, eksik kaldı; bir iki bakana daha teşekkür etsin.

BAŞKAN – Sayın Genç, buyurun.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkanım, müsaade ederseniz TOKİ’yle ilgili yerimden iki cümle söyleyebilir miyim efendim?

BAŞKAN – Tabii tabii, buyurun.

 

IV.- AÇIKLAMALAR

1.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, Tunceli’de 2006 yılında TOKİ tarafından ihale edilen konutlara ilişkin açıklaması

 

KAMER GENÇ (Tunceli) – Peki, teşekkür ederim.

Biraz önce AKP’li milletvekilleri çıktılar, bütün bakanlara yağ çektiler. Biz de diyoruz ki bizim ilimize de bir yatırım yapsalar da biz de kendilerine yağ çekelim, çünkü piyasada yağ kıt oluyor, yavaş yavaş azalıyor.

Şimdi, Sayın Başkan, 2006 yılında Tunceli’de TOKİ yüz altmış tane konut ihale etmiş, maalesef alt müteahhitlere vermiş.  Bu müteahhitler de hiçbir yatırım yapmadan, birtakım insanların paralarını ödemeden çekmiş gitmişler. Yani burada yapılan bu TOKİ ihaleleri, maalesef, yöre halkına zarar vermiş, herhangi bir yatırım yok. Bu konuda Hükûmetin dikkatini çekmek istiyorum efendim.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Genç.

Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, gündeme geçiyoruz.

Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.

Komisyondan istifa tezkeresi vardır, okutuyorum:

 

V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Önergeler

1.- Mersin Milletvekili İsa Gök’ün, Adalet Komisyonu üyeliğinden çekildliğine ilişkin önergesi (4/80)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Adalet Komisyonu çalışmalarına yeterli katkıyı yapamadığıma ve verimli olamadığıma inandığımdan, gördüğüm lüzum üzerine komisyon üyeliğinden istifa ediyorum.

Gereğinin yapılmasını saygıyla arz ederim. 17.7.2008

                                                                                       İsa Gök

                                                                                         Mersin

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Meclis araştırması açılmasına ilişkin dört önerge vardır, okutuyorum:

 

B) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 22 milletvekilinin, elektrik sektöründe yaşanan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/253)

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Son günlerde yaşanan ekonomide kötü gidişi etkileyen en önemli nedenlerden biri enerji piyasasında yaşanan sorunlardır. Enerjide yaşanan darboğaz, özellikle 2008 yılı içerisinde elektrik sektöründe kendisini göstermiştir. Arz eksikliği nedeniyle yaşanan ve 2008 Temmuz'unda başlayacak olan otomatik fiyatlandırma ve devletin fiyatlandırma mekanizması olmaktan çıkması ile tüketici mağdur duruma düşecektir. Otomatiğe bağlanan zamların, elektrik dışında, kömür ve doğalgazda da yaşanacak olması enerji piyasasındaki kötü gidişin ne derece önemli boyuta ulaştığını göstermektedir.

Son 6 yılda kamuya enerji alanında yatırım yaptırılmaması ve arzın kısıtlı kalması sonucunda kâr garantili elektrik üretimi dayatmasına teslim olundu. Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği (DUY) ile enerji alanındaki kötü gidiş, devlet denetimsiz piyasa koşullarının önemli sonuçlarından biri olarak görülmüş oldu. Bunlar göstermektedir ki kamunun enerji alanında yatırıma girişmemesi ve uyguladığı enerji politikalarına aynen devam etmesi, elektrik sektöründe yaşanan sorunların ve zamların daha da artmasına neden olacaktır.

Son yıllarda yaşanan küresel ısınma sorunu da enerji piyasasını olumsuz etkilemektedir. Küresel ısınmanın etkisiyle barajlardan sağlanan hidroelektrik enerjisinin %70 oranında azaldığı bilinmektedir. Millî Güvenlik Kurumu'nun toplantısında da gündeme gelen Türkiye'nin enerji sorunu çok ciddi bir aşamaya gelmiştir. MGK toplantısında yapılan sunuma göre, 2009 yılından itibaren kurulu 30 bin megavat enerji üretimi Türkiye'ye yetersiz gelecektir. 2016 yılına gelindiğinde ise bu açığın %40'ın üzerine çıkacağı beklenmektedir. 2015 yılına kadar yılda ortalama yüzde 8,4 oranında artması beklenen elektrik talebinin karşılanması için tedbir olarak 8 bin 478 megavatı rüzgâr ve hidrolik, 17 bin 820 megavatı termik olmak üzere toplam 26 bin 298 megavat yeni kapasite ilavesine gerek duyulacaktır. Bu da Türkiye'nin kurulu olan 30 bin megavatlık enerji ihtiyacına neredeyse eş değerdir.

Elektrik sektöründe yaşanan sıkıntı, yalnızca tüketicilerin mağdur olmasıyla sonuçlanmayacaktır. Elektrik sektörü sıkıntısı enflasyon artışını getirecek, sanayinin girdi fiyatlarında yükselme yaşanacak ve kârlılık azalacaktır. Bu durumun sonucunda ise istihdam ve üretim gerileyecektir. Elektrik Üretimi A.Ş. ve Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş. için de otomatik fiyatlandırma öngörülmesi, kamunun Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği'ne müdahalesinin önünü kapatmaktadır. Denetimsiz bir elektrik sektörü ise halkın parasının, özel sektöre garantili kâr adı altında aktarılması demektir.

Elektrikte otomatik fiyatlandırmaya geçişin ardındaki bir diğer neden ise dağıtım özelleştirmelerinin yapılacak olmasıdır. Ülkemizde özellikle son yıllarda özelleştirme politikalarının yanlışlığının çok tartışılır olması, elektrik sektöründeki özelleştirmeler hakkında da soru işretleri yaratmaktadır.

Bu bağlamda elektrik sektöründe yaşanan sorunların neler olduğu, bu sorunların nedenlerinin ve çözüm önerilerinin araştırılması amacıyla Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımızla arz ederiz.

1)   Şevket Köse                          (Adıyaman)

2)   Ergün Aydoğan                      (Balıkesir)

3)   Tacidar Seyhan                      (Adana)

4)   Cevdet Selvi                          Kocaeli)

5)   Tayfur Süner                         (Antalya)

6)   Hüseyin Ünsal                       (Amasya)

7)   Birgen Keleş                         (İstanbul)

8)   Gökhan Durgun                      (Hatay)

9)   Abdülaziz Yazar                     (Hatay)

10) Atila Emek                            (Antalya)

11) Eşref Karaibrahim                  (Giresun)

12) Canan Arıtman                       (İzmir)

13) Ahmet Ersin                          (İzmir

14) Mehmet Ali Özpolat                (İstanbul)

15) Mevlüt Coşkuner                    (Isparta)

16) Bihlun Tamaylıgil                   (İstanbul)

17) Faik Öztrak                           (Tekirdağ)

18) Tekin Bingöl                          (Ankara)

19) Saci