TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK DERGİSİ
128’inci
Birleşim
9
Temmuz 2008 Çarşamba
İçindekiler
I.—
GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II.—
GELEN KÂĞITLAR
III.-
GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
A)
Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları
1.- Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi’nin, dar ve
sabit gelirlilerin ekonomik durumlarına ilişkin gündem dışı konuşması
2.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Manisa
ilinin sorunlarına ve alınması gereken önlemlere ilişkin gündem dışı konuşması
ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı
3.- Mersin Milletvekili Ömer İnan’ın, Mersin ili
Gülnar ilçesinde meydana gelen ve üç gündür devam etmekte olan orman yangınına
ilişkin gündem dışı konuşması ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı
IV.- AÇIKLAMALAR
1.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Mersin ili
Gülnar ilçesinde meydana gelen orman yangınına ilişkin açıklaması
2.- İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu’nun,
Mersin ili Gülnar ilçesinde meydana gelen orman yangınına ilişkin açıklaması
V.—
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) Önergeler
1.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün (6/689) esas
numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/75)
2.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun (6/766) esas
numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/76)
3.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın (6/762),
(6/763), (6/772), (6/775) esas numaralı sözlü sorularını geri aldığına ilişkin
önergesi (4/77)
B) Meclis Araştırması Önergeleri
1.- Kars Milletvekili Mahmut Esat Güven ve 19
milletvekilinin, Kuyucuk Gölü’ndeki çevre sorunlarının araştırılarak alınması
gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin
önergesi (10/241)
C) Tezkereler
1.- Asya Parlamenter Asamblesinde 3 üyeyle temsil
edilen Türkiye Büyük Millet Meclisinin, APA Şartı gereğince 5 üyeyle temsil
edilmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/494)
2.- Bazı milletvekillerinin izinli sayılmalarına
ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/495)
3.- İsviçre’ye resmî ziyarette bulunan Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’e refakat eden heyete iştirak etmesi uygun
görülen milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/496)
VI.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER
A) Kanun Tasarı ve Teklifleri
1.- Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum ile Plan ve
Bütçe Komisyonları Raporları (1/554) (S. Sayısı: 249)
VII.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR
1.- Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın, Tunceli
Milletvekili Kamer Genç’in, konuşmasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması
VIII.- OYLAMALAR
1.- Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Tasarısı’nın oylaması
IX.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1.- İzmir Milletvekili Ahmet
Ersin’in, Cumhurbaşkanının 3628 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığına ilişkin
sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkan Vekili Nevzat Pakdil’in cevabı (7/3534)
2.- İzmir Milletvekili Recai
Birgün’ün, güvenlik güçlerinin gelen ziyaretçilerin özel evraklarının
incelemesine ilişkin sorusu ve Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Nevzat Pakdil’in cevabı (7/3535)
3.- Manisa Milletvekili Ahmet
Orhan’ın, biyoyakıt üretimine,
- Bursa Milletvekili Kemal
Demirel’in, Şanlıurfa-Suruç’taki su sorununa,
İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet
Mehdi Eker’in cevabı (7/3569, 3570)
4.-
İstanbul Milletvekili Atila Kaya’nın, tarım ürünlerindeki gümrük vergisine,
-
Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, Kırım Kongo kanamalı ateşi
hastalığıyla mücadeleye,
-
Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay’ın, Erzurum’daki hayvan üreticilerinin
desteklenmesine,
Bal
ithalatına ve bal üreticilerinin desteklenmesine,
-
Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy’un, kene mücadelesi için yapılan
ilaç alımına,
-
Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Mardin İlindeki yatırımlara,
-
Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, kesme çicek ihracatındaki sorunlara,
İlişkin
soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı
Mehmet Mehdi Eker’in cevabı (7/3683, 3684, 3685, 3686, 3687, 3688, 3689)
5.- İstanbul Milletvekili
Süleyman Yağız’ın, bağış ve promosyon kabulüne ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı (7/3826)
6.- Eskişehir Milletvekili
Fehmi Murat Sönmez’in, Ulusal Deprem Konseyinin lağvedilmesine ilişkin
Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Mehmet
Aydın’ın cevabı (7/3840)
7.- Burdur Milletvekili
Ramazan Kerim Özkan’ın, sulamada kullanılan elektriğin borçtan dolayı
kesilmesine ilişkin Başbakandan sorusu ve
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı (7/3841)
8.-
Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Tarım Sigortaları Havuzundaki kaynak
kullanımına,
-
Kars Milletvekili Gürcan Dağdaş’ın, hayvancılıktaki desteklemelere,
Bal
ithalatına,
-
Giresun Milletvekili Eşref Karaibrahim’in, TMO’nun fındık alımına ve arzına,
İlişkin
soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı
Mehmet Mehdi Eker’in cevabı (7/3879, 3880, 3881, 3882)
9.- İstanbul Milletvekili
Halide İncekara’nın, milletvekillerine yönelik suçlamalara ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan
Vekili Nevzat Pakdil’in cevabı (7/3898)
10.- Diyarbakır Milletvekili
Selahattin Demirtaş’ın, bir gruba jandarmanın yaptığı arama ve kontrollere
ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı
(7/3924)
11.-
Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, şeker kaçakçılığına,
-
Muğla Milletvekili Metin Ergun’un, arıcılıktaki destekleme primlerine,
-
Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici’nin, kene ısırmasına bağlı ölüm vakalarına,
Pancar
kotalarına,
Gübre
kullanımına,
-
Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, TMO’nun fındık satışına,
-
Osmaniye Milletvekili Hakan Coşkun’un, başka kurumlardan da maaş alan kişilere,
-
Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Çiftçi Kayıt Sistemine,
Tarım
ve kırsal kalkınmayla ilgili proje ve faaliyetlere,
Gıda
denetim ve kontrollerinin yürütülmesine,
İlişkin
soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı
Mehmet Mehdi Eker’in cevabı (7/3946, 3947, 3948, 3949, 3950, 3951, 3952,
3953, 3954, 3955)
12.- İzmir Milletvekili Canan
Arıtman’ın, sosyal tesislerde yapıldığı iddia edilen bazı uygulamalara ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekili
Nevzat Pakdil’in cevabı (7/4275)
9 Temmuz 2008 Çarşamba
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 13.00
BAŞKAN: Başkan Vekili Şükran Güldal MUMCU
KÂTİP ÜYELER: Canan CANDEMİR ÇELİK (Bursa), Fatoş GÜRKAN (Adana)
-----
0 -----
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin 128’inci Birleşimini açıyorum.
Toplantı yeter sayısı vardır,
görüşmelere başlıyoruz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Gündeme geçmeden önce üç sayın
milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.
Gündem dışı ilk söz, dar ve sabit gelirlilerin
ekonomik durumları hakkında söz isteyen Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi’ye
aittir.
Buyurun Sayın Erçelebi.
III.-
GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
A)
Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları
1.- Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi’nin, dar ve
sabit gelirlilerin ekonomik durumlarına ilişkin gündem dışı konuşması
HASAN ERÇELEBİ (Denizli) – Sayın
Başkan, değerli milletvekilleri; az ve
sabit gelirlilerin ekonomik durumlarıyla ilgili söz aldım. Yüce heyetinizi
Demokratik Sol Parti ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.
Sözlerime başlarken, bugün saat 10.30
sıralarında İstanbul’da Amerikan Konsolosluğu önünde nöbet tutan polislerimize
yapılan menfur saldırıyı nefretle kınıyorum. Şehit düşen polislerimize
Allah’tan rahmet diliyorum. Polislerimizin ailelerine, polis camiamıza ve yüce
milletimize başsağlığı diliyorum. Yaralı polislerimize acil şifalar diliyorum.
Değerli milletvekilleri, geçen hafta
Trakya bölgesinde dört gün incelemelerde bulunduk. 5 Temmuz Cumartesi günü
Lüleburgaz’da “Yoksulluğa Başkaldırı” mitingi yaptık. Trakya’da hasat mevsimi
harman zamanı. Bu sene, Allah Trakya’daki çiftçilerimize yardım etmiş,
mahsul bol olmuş, ancak Hükûmet Toprak
Mahsulleri Ofisini devreye sokmayarak çiftçiyi kendi kaderiyle baş başa
bırakmış, onu tefecilere mahkûm etmiştir. Tüccar 45 kuruştan buğday almaktadır.
Çiftçinin kara gün dostu diye bilinen Toprak Mahsulleri Ofisi buğday
almamaktadır. Tüccarın verdiği para, çiftçinin maliyetini bile
karşılamamaktadır. Hükûmet, bir an önce
Toprak Mahsulleri Ofisiyle piyasaya girmeli, daha iki ay önce dışarıdan buğdayı
kaça ithal ettiyse o fiyattan çiftçiden almalıdır. Yabancı ülkelerin buğdayına verilen para Türk çiftçisine fazla
görülmemelidir. Trakya’da çiftçinin toprakları özel yabancı bankaların ipoteği
altındadır. Hükûmeti, çiftçimize destek vermeye davet ediyorum. Önümüzdeki yıl
çiftçiler tarlalarını ekmeyecekler, ekemeyecekler çünkü bu Hükûmet döneminde
eken diken zarar ediyor. Her geçen gün kepenk kapatan esnaf sayısı artıyor.
Seçim bölgem Denizli ili Tavas ilçesinde esnafın hemen hemen tümü icralıktır.
İnsanlar birbirlerine kefil oldukları için her ailenin kapısında icra memurları
beklemektedir. Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu Genel Başkanı Sayın
Palandöken “Enflasyon bu kadar düşük ise esnafın veresiye defteri neden
kabarık?” diye Hükûmete soruyor. Esnafın işçiye, memur ve emekliye yapılacak
olan maaş zammını beklediğini kaydederek, esnafın ödeme yapamadığını, sattığını
yerine koyamadığını, çeklerini senetlerini ödeyemediklerini ifade ediyor Sayın
Palandöken. Ben de Hükûmete soruyorum: Cumhuriyet kurulduğundan bu yana görev
yapan Ankara Ulus Vergi Dairesini neden kapattınız? Vergi mükellefleri devri
iktidarınızda nereye gittiler?
Değerli milletvekilleri, Devlet Bakanı
Sayın Mehmet Şimşek “Elektrik zamları tasarrufu artıracak.” demektedir. Sayın
Bakan, elektrik sadece evlerde değil, fabrikalarda, sanayide, tarımda, yani
üretimde kullanılmaktadır. Üretimde elektrik tasarrufu olmaz. Sizin söylemek
istediğiniz “üretmeyin, ithal edin” demektir.
Şimdi soruyorum Sayın Bakana: Sayın
Bakan, siz, Türkiye’de, Türkiye Büyük Millet Meclisinde yaptığınız yemine mi,
yoksa vatandaşı olduğunuz ülkenin çıkarları için yaptığınız yemine mi
sadıksınız?
Değerli milletvekilleri, Hükûmet,
elektrik zammını ücretlilerin maaşlarına zam yapılacağı aylarda yapıyor. Ocak
ayında yüzde 20, temmuz ayında yüzde 21 elektrik zammı yapıyorsunuz. Memur ve
işçilerin maaşlarına gerekli zammı yapmamak için haziran ayı enflasyon oranı ne
hikmetse eksi çıkıyor. Oysa halkımızın büyük bölümü için enflasyon demek,
tencerenin kaça kaynadığıdır; elektriğe, gaza, dolmuşa kaç para gittiğidir.
2008 yılında mercimek yüzde 80, pirinç yüzde 58, ayçiçeği yağı yüzde 48, kuru
fasulye yüzde 38, ekmek yüzde 26 oranında pahalılaştı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Lütfen sözlerinizi tamamlayınız.
Buyurunuz.
HASAN ERÇELEBİ (Devamla) – Teşekkür ediyorum Sayın
Başkanım.
Bunun yanında mevsim gereği hıyarın, domatesin ve sivri
biberin fiyatı yüzde 25 ucuzlamıştır. Belli ki Hükûmetin enflasyon hesabı
hıyar, domates fiyatlarına göre hesaplanmıştır.
Hükûmet bir taraftan kadrolaşmak, bir taraftan da
Türkiye'nin istatistiksel belleğini silmek için Devlet İstatistik Enstitüsünün
adını “TÜİK” olarak değiştirdi. Şu anda TÜİK’in rakamları inandırıcı olmaktan
çok uzaklaşmış ve uluslararası geçerliliğini yitirmiştir.
Değerli milletvekilleri, 2002 yılında emeklilere seyyanen
100 YTL’yi biz verdik, siz sahip çıktınız. Hadi gelin şimdi siz emeklilere
seyyanen 200 YTL verin, biz destekleyelim. Memurlara, işçilere verdiğiniz küçük
zamlarla beraber seyyanen 200 YTL verin, hiç olmazsa yaptığınız elektrik, doğal
gaz, su ve gıda maddeleri zamlarının yarısını karşılasınlar.
Sürem bitti. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Sağ olun.
(DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Erçelebi.
Gündem dışı ikinci söz, Manisa ilinin sorunları hakkında
söz isteyen Manisa Milletvekili Erkan Akçay’a aittir.
Buyurunuz Sayın Akçay. (MHP sıralarından alkışlar)
2.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Manisa
ilinin sorunlarına ve alınması gereken önlemlere ilişkin gündem dışı konuşması
ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı
ERKAN AKÇAY (Manisa) – Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Manisa ilinin çözüm bekleyen yüzlerce sorunlarından bir
kısmına değinmek için söz almış bulunuyorum. Muhterem heyetinizi saygıyla
selamlıyorum.
Bundan önce, Mersin’de meydana gelen yangında hayatını
kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum ve yangından zarar gören
vatandaşlarımızın bir an evvel yaralarının sarılmasını diliyorum.
Değerli milletvekilleri, Manisa, üretmiş olduğu tarımsal
üretim değerleriyle ülkemizin en başta gelen illeri arasındadır. Üzüm
üretiminde girdilerin artmasından dolayı üzüm üreticileri sıkıntılıdır. Eskiden
dekar başına 200-
Üzüm üreticilerinin yaşadığı
sıkıntıların giderilmesi için, arz fazlası olan yıllarda bu fazlalığı alıp
stoklayacak mekanizmaların oluşturulması gerekmektedir. TARİŞ arz fazlası ürüne
cevap verememekte, ancak serbest piyasaya ayak uydurmaya çalışmaktadır. Bu
yüzden TARİŞ’in desteklenmesi gerekmektedir.
Ayrıca, üzümün sanayide işlenmesini
sağlayacak teşvikler yapılmalı, üzümün iç ve dış tüketimi toplumda kültürel
alışkanlık kazandırılarak artırılmalıdır.
552 sayılı Toptancı Halleri Kanunu
nedeniyle üretim bölgelerinin toptancı halleri etkinliğini kaybetmiştir. Üretim
bölgelerinin köylerde bulunması ve üretici hallerinin yetki sınırlarının
belediye ve mücavir alanlarıyla kısıtlı olması, üretici bölge hallerinin
fonksiyonlarını yerine getirememesi sonucunu doğurmuştur. Müstahsil mahsul
ticaretini hal dışında gerçekleştirdiği için ticari güvenlikten mahrum
kalmakta, mahsulün parasını almakta zorlanmakta, hatta zaman zaman da
dolandırılabilmektedir.
Alaşehir ilçemizde milyonlarca ton
sebze ve meyve üretilmesine rağmen Alaşehir Toptancı Halinin sahasında
neredeyse tarım arazisi yoktur. Pek çok konuda belde ve köylere destek veren
belediyelerin, kendilerine bağlı ve toptancı hali bulunmayan köylerde ve
beldelerde hal mevzuatını uygulamakla görevli olmasında fayda vardır.
Manisa’da nüfusun yüzde 65’i geçimini
tarımdan sağlamaktadır. Tarımsal üretimde verimliliğin artmasında en önemli
etkenlerden birisi de sulamadır. Alaşehir ve Sarıgöl ilçelerinin sınırları
içinde bulunan Avşar Barajı’nın sulama havzası 120 bin dekardır. Ancak, çeşitli
nedenlerle 70 bin dekar arazi sulanabilmektedir. Diğer alanlar derin kuyu
pompalarıyla sulanmaktadır. Genellikle üzüm yetiştirilen bölgemizde salma
sulama sistemiyle ihtiyaçtan neredeyse 10 kat fazla su harcanmakta, yani su
kaynakları israf edilerek verimli kullanılamamaktadır. Bu yüzden en iyi yöntem
olan kapalı taşıma ve damlama sulama sisteminin Avşar Barajı’nda uygulanması
gerekmektedir. Bu uygulamayla sadece elektrikten yılda tahminî 2 milyon YTL
tasarruf yapılacaktır. Kapalı taşıma ve damlama sulama sistemine geçildiği
zaman, kendi cazibesiyle akan Avşar Barajı’nın su rezervi bölgedeki tüm arazilere
yetecektir. Bu uygulamayla yetiştirilen ürün miktarı ve kalitesi artacak, bunun
sonucunda çiftçimizin ekonomik gücü artacak ve yüzü gülecektir.
Manisa’daki üreticilerimiz başta zeytin
olmak üzere 2007 yılının onbirinci ayında ödenmesi gereken sertifikalı fidan
desteklerini hâlâ alamamışlardır. Çiftçimiz bu desteklere güvenerek borçlanmış,
ancak destek paralarını alamayınca tarlasına, traktörüne hacizler gelmeye
başlamıştır. Parası banka faizlerine giden çiftçimiz gırtlağına kadar
borçlanarak bitme noktasına gelmiştir. Fidan destek paraları derhâl ödenmelidir.
30 Kasım 2008 tarihinden itibaren su
tutulmaya başlanacak olan Gördes Barajı’nın su havzası içinde kalan Karayakup
köyünün kamulaştırma işlemlerinin henüz üçte 1’i yapılabilmiş, ancak köyün
yerleştirileceği iskân yerleri hâlâ gösterilmemiştir. Karayakup köylüleri telaş
ve endişe içindedirler. Barajda su tutulmasına bu kadar az bir süre kalmasına
rağmen hâlâ neden yeni yerleşim yerleri gösterilmemiştir?
2002 Kasım seçimleri öncesi Manisa
merkezde seçim vaadi olarak gündeme getirilen 400 yataklı uygulama hastanesinin
bırakın inşaatını, hastanenin yeri belirlenip, arsası dahi temin edilememiştir.
Turgut’lu da 300 yataklı, Alaşehir’de 200 yataklı devlet hastanelerinin
inşaatına ne zaman başlanıp bitirileceğini merak ediyoruz. Ahmetli ilçemizde devlet
hastanesi yoktur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN – Lütfen sözlerinizi
tamamlayınız.
ERKAN AKÇAY (Devamla) – Celal Bayar
Üniversitesi Hastane inşaatı ödenek kısıtlılığı nedeniyle yarım kalmış,
beklemektedir. Manisa Doğumeviyle Çocuk Hastanesinin arasındaki mesafe çok
uzaktır, bu iki hastanenin birleştirilmesi gerekmektedir.
37 bin nüfuslu Sarıgöl ilçesinin ISO
9001 kalite belgesine sahip 100 yataklı devlet hastanesinden siyasi müdahaleler
sonucu 2007 yılında 5 doktor istifa etmiş, uzun süredir doktorsuz kalan
hastane büyük bir sağlık ocağına
dönüşmüştür. Sarıgöl’de sağlık meslek lisesi, Anadolu meslek lisesi ve meslek
yüksek okulunun 400 öğrencisi vardır ancak
bir devlet öğrenci yurdu yoktur.
Günde
yaklaşık 40 bin aracın geçtiği İzmir-Manisa-Balıkesir yolu ile Manisa-Turgutlu
yolu ve Saruhanlı Köprüsü çalışmaları beş yıldır bitirilemedi. Manisa-Menemen
çevre yolu projesi hayata geçirilemediğinden binlerce ağır vasıta şehir içinden
geçmektedir. Kamulaştırma çalışmaları hızlandırılmalıdır.
Salihli-Gölmarmara-Akhisar yol çalışmaları başladı yedi yılda ancak 25
kilometresi yapılabildi, 38 kilometrelik kısmı bekletilmektedir.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN –
Lütfen sözünüzü tamamlayınız.
ERKAN AKÇAY
(Devamla) – Muhterem milletvekilleri, kısaca bahsettiğimiz Manisa’nın
sorunlarına Hükûmetin bir an önce ilgi göstermesini bekliyor, hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN –
Teşekkür ediyoruz Sayın Akçay.
Sayın
Şandır, size üç dakika yerinizden söz veriyorum.
Buyurunuz.
IV.- AÇIKLAMALAR
1.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Mersin ili
Gülnar ilçesinde meydana gelen orman yangınına ilişkin açıklaması
MEHMET
ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkanım, çok teşekkür ediyorum.
Değerli
milletvekilleri, Mersin ili Gülnar ilçesinin dokuz adet köyünde üç gündür bir
felaket yaşanmaktadır, ormanlar yanmaktadır. Kavakoluğu, Korucuk, Delikkaya,
Tepe, Çavuşlar, Kapaklıoğlu, Kurucuk, Koçaşlı ve Lapa köyleri, bu köylerden
özellikle Kavakoluğu köyü yangının altında kalmıştır ve büyük zarar görmüştür,
insanlar ölmüşlerdir. Özellikle Değerli Milletvekilimiz İsa Gök’ün yakınları
olan bir büyük anne ile torun hayatını kaybetmiştir, 50’nin üzerinde de yaralı
insanımız hastanelere taşınmıştır. İnsanlarımızın evleri yanmıştır, hayvanları
telef olmuştur, tarlaları, mahsulleri, bahçeleri, bağları yanmıştır, ormanlar
yanmıştır, ciğerimiz yanmıştır. Bu yangınlar yöreye özel, “poyraz”
dediğimiz bir rüzgârın önünde, gerçekten önlenmesi çok zor bir seyir
izlemektedir. Orman teşkilatı, yoğun bir gayretle, fedakârlıkla yangınları
önlemek için bölge halkıyla beraber, bölge yöneticileriyle beraber -Sayın
Valimiz, Sayın Kaymakamımız- yoğun bir gayret içerisindedir. Zarar büyüktür.
Sayın Bakanımız sahaya intikal etmiştir -gereken tedbirlerin alındığını buradan
izlemekteyiz- bölge milletvekillerimiz sahadadır, Sayın Kadir Ural, Sayın Behiç
Çelik, Sayın İsa Gök sahadadır, çalışmaktadırlar. Bizler de cumartesi günü
inşallah topluca gideceğiz. Zarar büyüktür, devletimiz büyüktür, toplumumuz bu
sosyal yaraları kapatacak güçtedir. Dolayısıyla, Meclis olarak, Türkiye Büyük
Millet Meclisi olarak, bölgemizin, ülkemizin bir bölgesinde yaşanan bir
felakete dikkatinizi çekmek, o acıları paylaşmak, o acılarla ilgili
devletimizin dikkatini çekmek, bu yaraların en kısa sürede sarılmasını talep
etmek üzere söz aldım. Sayın Başkana çok teşekkür ediyorum. Özellikle de Gülnar
halkına, özellikle de saydığım bu köylerin halkına Meclis olarak geçmiş olsun
diliyorum. Allah böyle felaketleri bir daha yaşatmasın, ülkemizin başka
bölgelerine, başka bölgelerde yaşayan insanlarımıza da yaşatmasın temennisiyle,
bu konuda, bu yangının söndürülmesi konusunda emeği geçen, gayreti olan, başta
orman teşkilatı olmak üzere mahallî idare yöneticilerine ve Sayın Bakanlığa çok
teşekkür ediyorum.
Tekrar halkımıza geçmiş olsun diliyor,
teşekkürlerimi sunuyorum efendim.
BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın
Şandır.
Sayın Kılıçdaroğlu, buyurunuz.
2.- İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu’nun,
Mersin ili Gülnar ilçesinde meydana gelen orman yangınına ilişkin açıklaması
KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) –
Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Önce, bugün yaşamını yitiren 3 polis
görevlisinin ailelerine başsağlığı, kendilerine de Allah’tan rahmet diliyoruz.
Terörün bir ülke için ne kadar ciddi sorunlar doğurduğunu yaşayan bir ülkeyiz.
Umuyoruz terör konusunda daha ciddi önlemler alınır ve insanlarımız yaşamlarını
yitirmezler.
Gülnar’da üç gündür devam eden olay
gerçekten de hepimizin yüreğini yakıyor. İnsanlarımız bu yangında yaşamlarını
yitirdiler. Şu anda 5 milletvekili arkadaşımız yangın bölgesinde, olaylarla
yakından ilgileniyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu yangını ve bundan
önceki yangınları da takip ediyoruz. Umuyorum, Orman Genel Müdürlüğünün değerli
yöneticileri ve bu yangında görev alan personel üzerine düşeni yapar, doğanın
da yardımıyla -çünkü şiddetli rüzgârın etkisiyle kontrol altına almakta biraz
zorlanılıyor- umuyorum, bir an önce bu çözülmüş olur, bu sorun giderilmiş olur.
Ölenlere de Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Tabii, orman
yangınından sonra yanan bu alanların tekrar orman olarak topluma kazandırılması
da en büyük beklentimiz ve en büyük arzumuzdur.
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın
Kılıçdaroğlu.
Gündem dışı üçüncü söz Mersin Gülnar
ilçesinde devam eden orman yangını hakkında söz isteyen Mersin Milletvekili
Ömer İnan’a aittir.
Buyurunuz Sayın İnan. (AK PARTİ
sıralarından alkışlar)
III.-
GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
A)
Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları
3.- Mersin Milletvekili Ömer İnan’ın, Mersin ili
Gülnar ilçesinde meydana gelen ve üç gündür devam etmekte olan orman yangınına
ilişkin gündem dışı konuşması ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı
ÖMER İNAN (Mersin) – Teşekkür ediyorum
Sayın Başkan.
Değerli arkadaşlar, İstanbul’daki
olayda hayatlarını kaybeden polislere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı
dileyerek sözlerime başlıyorum. Saldırganları teşvik edenlerin de bir an evvel
yakalanması temennisi, umuduyla sözlerime başlamak istiyorum.
Değerli arkadaşlar, Gülnar’ın önemli
bir bölümünde, ormanlar yanıyor şu anda. Pazartesi günü saat 12.15’te başlayan
yangın hâlâ devam ediyor, elli saattir süren bir yangın bu. Bir anız yakma
olayıyla başlıyor. Bu olayda bir insan unsuru var yine, anız yakıyor bahçesinde
ve binlerce hektar orman, 2 de can kaybı var. Orman geri gelir, ama gidenler
geri gelmez, o can kayıpları.
Başbakanın özel ilgi ve talimatıyla,
Sayın Orman Bakanımız, Zafer Üskül arkadaşımız, Ali Er Bey, ben, bölgeye gittik
dün, incelemede bulunduk. Orada muhalefet milletvekili arkadaşlar da vardı 2
tane, onlar da yakından ilgileniyorlar. Vali Bey iznini kesti, döndü. Orman
Genel Müdürü başkanlığında bir ekip hızla çalışmaya devam ediyor, fakat
rüzgârın etkisi o kadar büyük ki -saatte 70-
O 2 kişi de hayatını kaybetti.
Kavakoluğu köyünde başlamıştı bu yangın, yangının yön değiştirmesi dolayısıyla,
mallarını kurtarmaya giden, hayvanlarını kurtarmaya giden Hatice Hanımlar -2’si
de Hatice, nene, torun- rüzgârın yön değiştirmesi dolayısıyla dumanın içinde
kalıp, evvela karbondioksitten, arkasından da yanıkla hayatlarını
kaybediyorlar. Allah’tan onlara rahmet diliyorum, kalanlara da başsağlığı diliyorum,
yakınlarına başsağlığı diliyorum.
Değerli arkadaşlar, orada yaban hayatı
bitti, öyle bir şey yok şu anda, yaban hayatı diye bir şey yok. Benim tahminim,
tespitim, 3 bin hektar civarında bir alan yandı -daha fazla değilse,
bilemiyorum ne rakam verecekler- benim gözlemim o.
Tabii, burada zarar gören köyler var.
Toplam 9 tane köy zarar görmüş vaziyette. Nüfus itibarıyla fazla büyük değil,
bu köylerin toplamının 1.500 nüfusu var, 480 hane. Delikkaya, Karadere,
Emirhacılı, Ulupınar, Beydili, Lapa, Korucuk, Çavuşlar köyleri; bir de yangının
çıktığı Kavakoluğu köyü. Bunlar büyük ölçüde zarar görmüşler. Malları telef
olmuş, hayvanları telef olmuş. Karbondioksitten hayvanlar ölmüş veya yanarak
ölmüşler; inekler, koyunlar, keçiler. 40 tane de insan yaralı orada, 35’i
ayakta tedavi görüyor.
Tabii, elektrik direkleri yanmış,
teller yanmış. Orada, elektrik de alamıyor insanlar. En zaruri ihtiyaçlarını
dahi gideremiyorlar. Bir kısmı Kızılayın gönderdiği çadırlarda kalıyor, bir
kısmı spor salonunda kalıyor, bir kısmı da yanan evlerde kalıyorlar.
Oraya, İl Özel İdaresi, Valilik güzel
bir çalışma yapmış. Bugünden itibaren, o insanlara sıcak yemek veriliyor. Ama,
bunlar geçici tedbirler. Bu insanların evlerinin bir an evvel yapılması
gerekiyor; şartlara uygun, kendilerine uygun, köye uygun evler. Hatta,
köylerden bir tanesinin heyelan dolayısıyla boşaltılması gerekiyordu; belki, bu
bir fırsattır deyip, güzel bir köy yapmak lazım onlara köylerin biraz daha
uzağında. Kendilerine hayvan vermek lazım, keçi, koyun, inek, neyse. Bunlar
fakir insanlar.
Yani, yapılması gereken tedbirleri
şöyle sıralayayım ben: Evvela, bir maddi yardım yapmak lazım. Hasat etmişler,
ürünleri ambarda dururken yanmış. O ürünler yanmış. Ürün diye bir şey yok.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN- Lütfen, buyurunuz.
ÖMER İNAN (Devamla) – Malları yok,
hayvanları yok. Çok fakir insan bunlar, yıllık geliri 2 milyar lira olan
insanlar. Onun için, devletin buraya acilen maddi yardımda, para yardımında
bulunması lazım. Koyun, keçi, inek, neyse, bunu vermesi lazım. Bir de evlerini
yapması lazım; ahırı filan olan evlerini yapması lazım.
İlk etapta, il özel idaresi, bugün,
oraya 100 milyar lira çıkarmış. 100 milyar lira fazla bir şey tutmaz ama ilktir
diye bakıyoruz. Bunun devam etmesi gerektiği kanaatindeyim.
Benim Orman Bakanlığından istediğim çok önemli bir şey
var: Ormanın etrafında bir güvenlik hattı oluşturmalılar. Mesela bahçesi sebze
bahçesi olan yerler zarar görmemiş, bir güvenlik hattı giriyor. Böyle şeyleri
düşünmek lazım.
Bir de yangını önlemek için, söndürmek için iyi bir ekip
olması lazım. yanlış iş yapıldığı takdirde insanların kendilerine zarar
veriyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Lütfen sözlerinizi tamamlayınız Sayın İnan.
ÖMER İNAN (Devamla) – Şöyle bir misal vereceğim size:
İnsanlar yardım etmek istiyor yangın için. Yangına gidiyorlar, yardım etmek…
Bilmedikleri için kendi hayatlarından da olabiliyorlar. 16 tane orman işçisi
yangın söndürmeye gidiyor, bakıyor alev var, geliyor alev kendisine doğru;
alevi söndürmeye gitmiyor çünkü rüzgâr öyle bir esiyor ki mümkün değil suyla
onu söndürmesi. Kaçsa, hayatından olacak. Maskeyi takıp alevin içine dalıyor ve
hayatlarını öyle kurtarıyor bu 16 insan. 16 tane ormancı da yanabilirdi orada.
Yani, orada o insanların, ormanla iç içe olan insanların eğitilmesi gerekir,
yangının söndürülmesi konusunda, yardım edilmesi konusunda.
Her kafadan bir ses çıkıyor çünkü. Teknik nedir
bilmediklerinden, insanlar yanlış şeyler söyleyebiliyorlar. “Benim evim
yanıyor, niye müdahale edilmiyor?” Hâlbuki müdahale edilecek bir durumu yok.
Dolayısıyla bu yönden de aydınlatılması gerekir insanın.
Arkadaşlar, vaktinizi aldım ama Mersin’in ciğeri yanıyor.
Bir an evvel buraya el atılmasında fayda mülahaza ediyorum. Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın İnan.
Çevre ve Orman Bakanı Sayın Veysel Eroğlu.
Buyurunuz Sayın Eroğlu. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
ÇEVRE VE ORMAN BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) –
Sayın Başkanım, çok değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Ben önce, bugün menfur bir saldırı
neticesinde hayatlarını kaybeden polislerimize, şehit olan polislerimize
Allah’tan rahmet diliyorum ve milletimize de başsağlığı diliyorum.
Ben, değerli milletvekilleri, özellikle
Gülnar yangınıyla, bir de Manisa iliyle alakalı meseleler hakkında sizlere
bilgi arz etmek üzere söz almış bulunuyorum.
Tabii ki önce Gülnar yangınında ölen,
-az önce Sayın Milletvekilimizin de isimlerini söylediği… Her ikisinin de ismi
“Hatice”, nine-torun bunlar. Bunların hayatlarını kaybetmiş olmalarından dolayı
büyük üzüntü duyuyoruz. Ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum, yakınlarına ve
aziz milletimize de başsağlığı diliyorum.
Efendim, özellikle şunu ifade edeyim:
Yangın 7 Temmuz Pazartesi günü saat on ikiyi on geçe başladı. Esasen, Orman
Genel Müdürlüğümüzün yangın takibiyle, yangınla mücadeleyle ilgili çok modern
bir sistemi var. Hemen haber alındı ve aşağı yukarı 12.30’da o civara ilk
yangın müdahalesi yapıldı. Yangının çıkışı, esasen, özellikle Kavakoluğu ve
Korucuk köyleri var -ben bizzat da gittim gördüm- o iki köy arasında vatandaşın
anız yakması neticesinde ortaya çıkmış. Kuvvetli bir rüzgâr olduğu için, bu
kuvvetli rüzgârla ormana sıçraması suretiyle ormanda da yangın hızla
büyümüştür. Özellikle şunu belirteyim: Helikopterlerimiz on dakika içinde
hareket etmiş ve aşağı yukarı… Sadece o civardaki helikopter değil, biz,
Kahramanmaraş, Antalya, Denizli, Fethiye helikopterlerini de alana hemen sevk
ettik. Hatta 12.50’de helikopterler ilk müdahaleye başladı.
Özellikle şunu belirteyim: O civarı ben
de bildiğim için, özellikle rüzgârı ve… Neticede bunun büyük bir yangın
olabileceği ihtimaline binaen, hemen Orman Genel Müdürünü ve ekibi, genel müdür
yardımcılarını oraya gönderdim. Zaten Bölge Müdürümüz ve diğer ekipler,
Yangınla Mücadele Daire Başkanımız hepsi oraya intikal etmişlerdi. Hatta
pazartesi günü akşamüzeri de Sayın Başbakanımıza bilgi arz ettim ve ertesi gün,
hemen salı günü, yani dün, bazı milletvekillerimiz, burada görüyorum Ömer Bey,
Ali Er Bey, Zafer Bey… Ayrıca, orada çok değerli milletvekillerimiz vardı. İsa
Gök Bey’i gördük, kendisinin yakınları ölen kişiler; Mersin Milletvekilimiz
Kadir Bey’i gördük. Dolayısıyla, birlikte yerinde incelemeler de yaptık, köye
bizzat giderek taziyede bulunduk. Hatta şu anda bile gözümün önünde: Orada,
tahmin ediyorum Hatice’nin ya ablası veya çok yakın bir arkadaşı, cenaze
gelince tam gözümün önünde hemen bayıldı ve yere düşüyordu, ben tutmak
durumunda kaldım. Hakikaten çok acı, ateş düştüğü yeri yakıyor. Bundan çok
büyük üzüntü duyduk.
Ancak,
tabii birtakım maddi kayıplar da var, onu biliyoruz; devletimiz bu yaraları
kesinlikle saracaktır. Hatta şu anda, Başbakanımızın talimatıyla, o bölgedeki
insanlara acil bir yardım olarak Başbakanlık makamından 1 trilyon Türk lirası
Mersin Valiliğine intikal etmiştir. Az önce, ben buraya gelince Valiliğimizi
aradım; para geldi, hemen gerekli tedbirleri alacağız… Bu, bir ilk yardım
olarak vatandaşlarımıza verilecek, ailelere verilecek olan bir yardım, acil.
Ancak, az önce de Bayındırlık İskân Bakanımızla görüştüm. Tabii ki hem biz
Çevre Orman Bakanlığı olarak hem de Bayındırlık İskân Bakanlığı olarak -Afet
İşleri, Bayındırlık İskân Bakanlığına bağlı olduğu için- diğer büyük yaraların
sarılması, yanan evlerin, birtakım hayvan telefatı varsa bunlarla ilgili diğer
zararların karşılanması için gerekli çalışmalar yapılacaktır. Onu özellikle
vurgulamak istiyorum.
MEHMET
ŞANDIR (Mersin) – Evlerini yapalım.
ÇEVRE
VE ORMAN BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) – Yani, devletimiz yaraları saracak
güçtedir.
Yalnız,
özellikle şunu belirteyim: Yangın hakikaten… Çok yangın gören arkadaşlarımız,
tecrübeli arkadaşlarımız var, zaten burada orman teşkilatından olan değerli
milletvekillerimiz de var, kendileri de biliyor; gerçekten oradaki rüzgâra,
esen poyraza karşı durulması mümkün değil. Yani, helikopter belli bir süre
çalışamadı ve gece geç saatlere kadar ancak kara ekipleriyle müdahale etmek
durumunda kaldık. Hatta Sayın Milletvekilimiz Ömer Bey’in de ifade ettiği gibi
16 tane elemanımız yangın içinde kaldı; yangına karşı giderek, yangının içinden
geçerek canlarını kurtardılar. Hatta pazartesi akşamı biz onlardan haber
alamadık, irtibat kesildi; büyük bir telaş içindeydik ama salı sabahı onların
da kurtulduğunu gördük.
Özellikle
şunu ifade edeyim: Valimiz hemen iznini iptal etti ve görevinin başına döndü.
Özellikle
şunu da belirteyim: Şu anda yangına müdahale eden 5 helikopter var, İstanbul
Büyükşehir Belediyesinden amfibik bir yangın söndürme uçağı talep ettik, o
gelmişti, dün müdahale etti; 95 arazöz, 20 dozer, 15 loder, 42 tane yangın
uzmanı teknik eleman var, 500 adet de yangın işçisi var. 300 tane de diğer
kurumlardan, sivil savunma, civardaki belediyelerden gelenlerle şu anda 800
kişi yangına müdahale ediyor. Son aldığımız habere göre, şu anda yangın büyük
ölçüde kontrol altına alındı. Bu gerçekten sevindirici bir husus. Hatta
Bozyazı’da da bir yangın çıkmıştı Mersin’de, onu da kontrol altına aldık. Bugün
itibarıyla Türkiye'deki bütün yangınlar kontrol altına alınmıştır. Onu
özellikle sevinçli bir haber olarak vermek istiyorum.
Ayrıca,
Sayın Bakanımız Kürşad Tüzmen de bugün orada. Kendisi tetkiklerde bulunuyor.
Ben akşamüzeri ondan da son durumu alacağım. Ayrıca Orman Genel Müdürümüzden
bilgi alıp yapılacak başka ne varsa bunları yapacağız. Bundan dolayı
vatandaşlarımız endişe etmesin. Devletimiz bu gibi afete uğrayan
vatandaşlarımızın yanındadır, yaraları sarılacaktır. Onu özellikle vurgulamak
istiyorum.
Bunun
dışında şunu belirteyim: Aslında, tabii, bu yangınlar, maalesef, büyük ölçüde
ihmalden kaynaklanıyor. Vatandaş ya sigara izmariti atıyor veyahut da büyük
ölçüde anız veya topladığı çalı çırpıyı yakmak için böyle bir teşebbüste
bulunuyor ve bundan dolayı -büyük ölçüde- yangın çıkıyor. Ben buradan,
vatandaşlarımızdan, özellikle bu konuda hassasiyet göstermelerini istirham ediyorum çünkü yangın
büyüdükten sonra bunun kontrol edilmesi fevkalade zordur, onu özellikle
belirteyim. Ancak bu yangınla mücadelede de yaptığımız çalışmaları, bu
vesileyle çok kısa olarak bilgilerinize arz etmek istiyorum.
Değerli milletvekilleri, özellikle
yangınla mücadele konusunda 2007 yılı sonunda çok büyük sayıda arazöz, yangın
söndürme cihaz ve ekipmanı satın aldık. Ayrıca, çok modern bir yangın takip
sistemi kurduk. Şu anda herhangi bir yangını Ankara’daki merkezden izlemek
mümkün, hatta helikopterlerin yangın yerine kaç kilometre mesafede olduğu, kaç
dakikada ulaşabileceği, arazözü kullanan şoförün telefon numarasından aracın
plakasına, arazözün aldığı su miktarına, hangi yöne hareket ettiğine kadar,
Ankara’daki bizim yangın kriz merkezinden, bütün bilgileri görmek, harita üzerinden
her an takip etmek mümkün -böyle muhteşem- bunu özellikle belirtmek istiyorum.
Zaten, bu yüzden yangınlarda biz, diğer Akdeniz ülkelerine nazaran fevkalade başarılıyız.
Biz, geçen sene 11.500 hektarlık yangınla yılı kapattık ama diğer Akdeniz
ülkelerinde bu miktar –Yunanistan’da vesaire- bizdeki yanan miktarın 5-10 katı
civarında olmuştur. Ancak şunu ifade edeyim: Daha da gayret etmemiz lazım.
Sizlerin, değerli milletvekillerimizin yardımlarıyla, inşallah, biz, yangına
karşı daha da güçlü bir şekilde mücadele edeceğiz, onu belirteyim.
Ben, buradan, gerçekten cansiparane bir
şekilde yangına karşı, yangını söndürmek için mücadele eden gerek Orman Genel
Müdürlüğümüzün bütün elemanlarına, diğer belediyelerin ve sivil savunma
teşkilatının güzide elemanlarına şükranlarımı arz etmeyi bir borç biliyorum.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; bir de özellikle gündem dışı konuşma yapan Sayın Erkan Akçay
Beyefendi, Manisa Milletvekili, Manisa ile ilgili sorunlar hakkında konuştu.
Benimle ilgili olarak, biliyorsunuz, daha ziyade sulamadan bahsedildi. Ama şunu belirteyim:
Bildiğiniz gibi, Devlet Su İşleri tarafından Aşağı Gediz Projesi
yürütülmektedir. Bir de özellikle sizin de işaret ettiğiniz üzere, Akhisar
Gördes Barajı orada çok önemli bir alanı sulayacaktır. Bunun da bu yıl sonunda
su tutmasını planlamıştık. Biliyorsunuz daha iki sene sonra bitmesi
planlanmıştı ama şu anda ilave ödenek gönderdik ve bu çok önemli olduğu için,
aynı zamanda İzmir’e su temin edeceği, sulama maksadıyla kullanılacağı için
Gördes Barajı’nı hızla bitiriyoruz. Sulama projesinin yapımına da geçtik, onu
da müjde olarak belirteyim. Bunun dışında Kelebek Barajı, Güneşli, Çaltıcak,
Bakır Göleti gibi birtakım projelerin de yapımı hızla devam ediyor, bunların da
projeleri bitince ihalesi gerçekleştirilecektir.
Ancak, sizin de ifade ettiğiniz üzere,
burada artık, su çok kıymetli olduğu için mutlaka kapalı sistem basınçlı sulama
sistemlerine dönmemiz şarttır. Zaten biz bu konuda bütün yeni projeleri, hatta devam
eden projeleri dahi kapalı sistem basınçlı sulama olacak şekilde tadil
ediyoruz. O konuda endişe etmeyin, biz mutlaka en modern sistemi uygulayacağız.
Manisa gibi yerde, suyun kıymetli olduğu ve arazinin de çok verimli olduğu
alanda suya ve sulamaya çok büyük önem veriyoruz. Öncelikli projelerimiz
arasında bunlar, onu özellikle belirteyim.
Diğer hususlara da, hastane vesaire
konularına, katı atık meselelerine de herhâlde zamanı gelince cevap vereceğiz.
Ben sözlerimi burada noktalıyorum.
Hepinize en derin saygılarımı arz ediyorum efendim. Sağ olun. (AK PARTİ ve MHP
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın
Eroğlu.
Sayın milletvekilleri, şimdi gündeme geçiyoruz.
Başkanlığın Genel Kurula sunuşları
vardır.
Sözlü soru önergelerinin geri alınmasına
dair üç önerge vardır, okutuyorum:
V.—
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) Önergeler
1.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün (6/689) esas
numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/75)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Gündemin sözlü sorular kısmının
281’inci sırasında yer alan (6/689) esas numaralı sözlü soru önergemi geri
alıyorum.
Gereğini saygılarımla arz ederim.
Mustafa
Enöz Manisa
2.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun (6/766) esas
numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/76)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Gündemin sözlü sorular kısmının
344’üncü sırasında yer alan (6/766) esas numaralı sözlü soru önergemi geri
alıyorum.
Gereğini saygılarımla arz ederim.
Reşat
Doğru Tokat
3.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın (6/762),
(6/763), (6/772), (6/775) esas numaralı sözlü sorularını geri aldığına ilişkin
önergesi (4/77)
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Gündemin sözlü sorular kısmının 340,
341, 350 ve 353’üncü sıralarında yer alan (6/762, 763, 772 ve 775) esas
numaralı sözlü soru önergelerimi geri alıyorum.
Gereğini saygılarımla arz ederim.
Prof.
Dr. Alim Işık
Kütahya
BAŞKAN – Sözlü soru önergeleri geri
verilmiştir.
Meclis araştırması açılmasına ilişkin
bir önerge vardır, okutuyorum:
B) Meclis Araştırması Önergeleri
1.- Kars Milletvekili Mahmut Esat Güven ve 19
milletvekilinin, Kuyucuk Gölü’ndeki çevre sorunlarının araştırılarak alınması
gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin
önergesi (10/241)
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Bölge ekonomisiyle birlikte doğal
yaşamın geleceğini etkileyecek “Kars-Arpaçay Kuyucuk Gölünün kirlenmesinin
önlenmesi ve bu konuda yasal düzenlemenin oluşturulması” amacıyla Anayasanın
98. TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması
açılması hususunda gereğini saygılarımızla arz ederiz.
1) Mahmut Esat Güven (Kars)
2) Necip Taylan (Tekirdağ)
3) Mehmet Müezzinoğlu (İstanbul)
4) Avni Doğan (Kahramanmaraş)
5) Zeki Ergezen (Bitlis)
6) Hakkı Köylü (Kastamonu)
7) Cemal Yılmaz Demir (Samsun)
8) Rıtvan Köybaşı (Nevşehir)
9) Aşkın Asan (Ankara)
10) Fuat Bol (İstanbul)
11) Zekeriya Aslan (Afyonkarahisar)
12) Mehmet Sağlam (Kahramanmaraş)
13) İsmail Özgün (Balıkesir)
14) Harun Tüfekci (Konya)
15) Ahmet Koca (Afyonkarahisar)
16) Osman Coşkun (Yozgat)
17) Necdet Ünüvar (Adana)
18) Zeki Karabayır (Kars)
19) Halide İncekara (İstanbul)
20) Yahya Doğan (Gümüşhane)
Gerekçe:
219 hektarlık bir alanı kaplayan
Kuyucuk Gölü, Kars’ın en önemli sulak alanı olup, uluslar arası önemli Doğa
Alanı (Key Biodiversity Area) ve Yaban Hayatı Geliştirme Sahası statüsüne
sahiptir. Kars-Akyaka Platosunda yer alan göl, kaynak suyuyla beslenmektedir ve
en derin noktası 13 metredir. Yer yer küçük Phragmites saz öbekleri olsa da,
göl kıyısı bitki örtüsü fakirdir. Göl kıyısı ve çevresinde koyun ve inek
otlatılmaktadır. Ağaçsız steple çevrelenmiş olan gölün etrafında tahıl ve yem
bitkileri yetiştirilmekte ve hayvancılık yapılmaktadır. Bundan dolayı göle
nitrat, fosfat ve diğer kimyasal maddeleri taşıyan sular sızmaktadır.
Göl en büyük doğa turizm potansiyeline
sahip olan zengin kuş toplulukları, özellikle de bayrak tür niteliğini taşıyan
angıt (Tadorna Ferruginea) ördekleri açısından çok önemlidir. Kuyucuk gölü
kuşlar açısından Kars ilindeki en önemli alandır ve Türkiye’de nesli tehlike
altında bulunan dikkuyruk (oxyura leucocephala) ördeğinin ve Sibirya kazının
(Branta ruficollis) yanı sıra en az 161 türden on binlerce kuşu
barındırmaktadır. Kuyucuk gölü her ne kadar koruma altında olsa da alanda kaçak
avcılık yapılmakta ve bunun önüne geçmek mümkün olmamaktadır.
Konunun Türkiye Büyük Millet Meclisinde
kurulacak Meclis Araştırma Komisyonunda incelenmesi ve gerekli tedbirlerin
belirlenmesini gerekli görmekteyiz.
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Önerge gündemdeki yerini alacak ve
Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki görüşme sırası geldiğinde
yapılacaktır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığının bir tezkeresi vardır, okutup oylarınıza sunacağım.
C) Tezkereler
1.- Asya Parlamenter Asamblesinde 3 üyeyle temsil
edilen Türkiye Büyük Millet Meclisinin, APA Şartı gereğince 5 üyeyle temsil
edilmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/494)
3
Temmuz 2008
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna
İran’ın başkenti Tahranda 17-21 Kasım
2007 tarihleri arasında yapılan Asya Parlamenterler Asamblesi 2. Genel Kurul
toplantısında kabul edilen “Asya Parlamenterler Asamblesi (APA) Şartı”
gereğince, üye ülkeler Genel Kurul toplantıları’nda ülkelerin nüfus oranları
çerçevesinde üye sayısıyla temsil edilecektir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni temsil
edecek Uluslararası Grubun, APA Şartı’nın 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan
“ek üyelik” düzenlemesi gereğince üye sayısı 5 olarak belirlenmiştir.
Buna göre, Türkiye Büyük Millet
Meclisi’ni Asya Parlamenterler Asamblesi’nde (APA) temsil eden 3 üye’ye, 2 üye
ilave edilerek toplam 5 üye ile temsil edilebilmesi hususu Genel Kurul’un
tasviplerine sunulur.
Köksal
Toptan
Türkiye
Büyük Millet Meclisi
Başkanı
KAMER GENÇ (Tunceli) – Karar yeter sayısının
aranmasını istiyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN – Karar yeter sayısını
arayacağım.
Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Karar
yeter sayısı yoktur.
Birleşime beş dakika ara veriyorum.
Kapanma
Saati: 13.47
İKİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 13.56
BAŞKAN: Başkan Vekili Şükran Güldal MUMCU
KÂTİP ÜYELER: Canan CANDEMİR ÇELİK (Bursa), Fatoş GÜRKAN (Adana)
---0---
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin 128’inci Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığının tezkeresinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı. Şimdi,
tezkereyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım.
Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul
edilmiştir, karar yeter sayısı vardır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığının bazı sayın milletvekillerinin izinli sayılmalarına dair bir
tezkeresi vardır, okutup oylarınıza sunacağım:
2.- Bazı milletvekillerinin izinli sayılmalarına
ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/495)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna
Aşağıda adları yazılı sayın
milletvekillerinin hastalıkları nedeniyle hizalarında gösterilen süre ile
izinli sayılmaları Başkanlık Divanının 11 Haziran 2008 tarihli toplantısında
uygun görülmüştür.
Genel Kurulun onayına sunulur.
Köksal Toptan
Türkiye Büyük Millet
Meclisi
Başkanı
“İstanbul
Milletvekili Ali Topuz, 29/04/2008 tarihinden itibaren 31 gün”
BAŞKAN
– Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
“Samsun
milletvekili Haluk Koç, 07/05/2008 tarihinden itibaren 16 gün”