TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK DERGİSİ
126’ncı
Birleşim
3
Temmuz 2008 Perşembe
İçindekiler
I.—
GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II.—
GELEN KÂĞITLAR
III.—
YOKLAMALAR
IV.-
GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
A)
Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları
1.-
İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen’in, bir traktör fabrikasında meydana gelen
olaylara ilişkin gündem dışı konuşması
2.-
Konya Milletvekili Orhan Erdem’in, Nasrettin Hoca’nın doğumunun 800’üncü yıl
dönümüne ve 49’uncu Akşehir Uluslararası Nasrettin Hoca Festivali’ne ilişkin
gündem dışı konuşması
3.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik’in, Mersin’in
sanayisi ve sanayi esnafının sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması ve
Sanayi ve Ticaret Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı
V.-
AÇIKLAMALAR
1.- Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın, gündem
dışı söz alan milletvekillerinin söz aldıkları konuda konuşmaları gerektiğine
ilişkin açıklaması
2.- İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen’in, Kayseri
Milletvekili Mustafa Elitaş tarafından bazı ifadelerinin çarpıtıldığı gerekçeksiyle
açıklaması
VI.-
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) Önergeler
1.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun (6/704) esas
numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/73)
B) Meclis Araştırması Önergeleri
1.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan ve 19
milletvekilinin, 12 Eylül müdahalesinin nedenlerinin, boyutlarının ve
etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/238)
2.- Isparta Milletvekili S. Nevzat Korkmaz ve 28 milletvekilinin,
Isparta’daki gül üretimi ve bu sektörde yaşanan sorunların araştırılarak
alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına
ilişkin önergesi (10/239)
3.- Aksaray Milletvekili Osman Ertuğrul ve 19
milletvekilinin, Aksaray ilinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken
önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
(10/240)
C) Tezkereler
1.- Hırvatistan Parlamentosu Dış Politika
Komitesinin, TBMM Dışişleri Komisyonunu Hırvatistan’a davetine icabet
edilmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/492)
VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER
A) Kanun Tasarı ve Teklifleri
1.-
Tapu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu
Raporu (1/568) (S. Sayısı: 223 ve 223’e 1 inci Ek)
2.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Çin Halk
Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Hayvan Sağlığı ve Karantina Konusunda İşbirliği
Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Tarım,
Orman ve Köyişleri Komisyonu ile Dışişleri Komisyonu Raporları (1/366) (S.
Sayısı: 241)
3.- Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum ile Plan ve
Bütçe Komisyonları Raporları (1/554) (S. Sayısı: 249)
VIII.-
OYLAMALAR
1.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Çin Halk
Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Hayvan Sağlığı ve Karantina Konusunda İşbirliği
Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması
IX.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1.-
Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, Belçika Türk İslam Diyanet Vakfının
cenaze nakil paralarına ilişkin sorusu ve
Devlet Bakanı Mustafa Said
Yazıcıoğlu’nun cevabı (7/3596)
2.-
Tekirdağ Milletvekili Kemalettin Nalcı’nın, demir ve çimento fiyatlarındaki
artışa ve Vize’de kurulan çimento fabrikasına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı (7/3629)
3.-
Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, esnaf ve sanatkârlar ile küçük
işletmelerin sorunlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı (7/3735)
4.-
İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, Dışişleri Bakanının dinî özgürlükler
konusundaki açıklamasına ilişkin sorusu
ve Devlet Bakanı Mustafa Said
Yazıcıoğlu’nun cevabı (7/3965)
3 Temmuz 2008 Perşembe
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 15.04
BAŞKAN: Başkan Vekili Eyyüp Cenap GÜLPINAR
KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKCİ (Konya), Murat ÖZKAN (Giresun)
-----0-----
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet
Meclisinin 126’ncı Birleşimini açıyorum.
Toplantı yeter sayısı vardır,
görüşmelere başlıyoruz.
AKİF EKİCİ (Gaziantep) – Var mı Sayın
Başkan?
AHMET BUKAN (Çankırı) – Nerede toplantı
yeter sayısı Başkan?
BAŞKAN – Meclisi çalıştıralım. Gelirler
şimdi.
AHMET BUKAN (Çankırı) – “Açıyorum.” de
gitsin, “Toplantı yeter sayısı var.” deme!
BAŞKAN – Gündeme geçmeden önce üç sayın
milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.
Gündem dışı ilk söz, bir traktör
fabrikasında yaşanan olaylar hakkında söz isteyen İstanbul Milletvekili Mehmet
Sevigen’e aittir.
Buyurun Sayın Sevigen. (CHP
sıralarından alkışlar)
IV.-
GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
A)
Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları
1.-
İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen’in, bir traktör fabrikasında meydana gelen
olaylara ilişkin gündem dışı konuşması
MEHMET SEVİGEN (İstanbul) – Sayın
Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Sayın Başkana çok teşekkür ediyorum.
Bu gündem dışı konuşmalara genelde
gündemi geçtikten sonra sıra geliyor ama o sürede bazı olaylar gelişiyor, o
sizin o an için çok önemli olan gündem dışı konuşmanız farklı boyutlara
gelişiyor. Ama buna İç Tüzük’te de bir çözüm bulamadık. Buradan grup başkan
vekilleri eğer bu konuda bir çalışma yaparlarsa bu İç Tüzük konusunda bunu da
halletmiş oluruz.
Ben konuşmama başlamadan önce bütün
İslam âleminin ve sizlerin Regaip Kandili’ni kutluyorum.
Ve içinde bulunduğumuz bu zor günlerde,
Türkiye’mizin içinde bulunduğu zor günlerde, sevgili arkadaşlarım, cumhuriyetle
hesaplaşılan bugünlerde ülkenin aydınları darbe dönemlerinde bile rastlanmamış,
ya darbe dönemlerinden önce ya darbe dönemlerinden sonra olan uygulamalarla,
iddianameler hazırlanmamış, ne olduğu belli olmayan davalarla gözaltına
alınıyor ve bu aydınlar hangi suçla suçlandıklarını bilmeden, hakkındaki
iddianamelerin neler olduğunu bilmeden aylarca, günlerce hatta yıllarca içeride
gözaltında bulunan, yatan aydınlarımız var. Ülke buna -samimi olarak
söylüyorum- sevgili arkadaşlarım, sessiz kalıyor. Gazeteci arkadaşlarımız gece
yarısı evlerinden alınıyor, bir gazetecinin ellerine kelepçe vuruluyor, sanki
terörist, sanki birilerinin ırzına geçmiş, katil gibi 10 metrelik mesafeye
ellerine kelepçe vurularak götürülüyor. TÜPRAŞ’ı satanlar, Tekeli satanlar,
Türk Telekom'u satanlar, limanlarımızı satanlar bakan olarak bu koltuklarda
oturuyorlar; laik demokratik cumhuriyeti savunanlar sırf “Mustafa Kemal”
dedikleri için içeride yatıyorlar!0 Böyle bir ülkede yaşıyoruz. (AK PARTİ
sıralarından “Hadi oradan!” sesleri, sıra kapaklarına vurmalar; CHP
sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar)
ZEKERİYA AKINCI (Ankara) – Aynen öyle!
Aynen öyle!
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Kesin
sesinizi, canımı sıkmayın ya! Ne oluyor, neden bağırıyorsunuz? Niye
bağırıyorsunuz? Bugün Kandil günü, bağırmanıza gerek yok sevgili arkadaşlarım.
ALİ KOYUNCU (Bursa) – Siz mi sadece
cumhuriyetçisiniz?
BAŞKAN – Sayın Sevigen…
MEHMET SEVİGEN (Devamla) –
İddianameler çıkıncaya kadar insanlar suçsuzdur. İddianameler çıkıncaya kadar insanlar suçsuzdur.
BAŞKAN – Sayın Sevigen…
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Hakkında
iddianameler belli olmadan insanlara ceza kesiyorsunuz…
ALİ KOYUNCU (Bursa) – Kim kesiyor
insanlara cezayı?
BAŞKAN – Sayın Sevigen…
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – …insanları
mahkûm ediyorsunuz, insanlara hem yargıç hem savcı oluyorsunuz. (AK PARTİ
sıralarından gürültüler, CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Sevigen…
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Neyse, bunu
yaşayacağız, göreceğiz sevgili arkadaşlarım.
BAŞKAN – Sayın Sevigen…
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Tarih
bunları yazacak. Tarih bunları yazacak sevgili arkadaşlarım, hepimiz
yaşayacağız, göreceğiz.
ALİ KOYUNCU (Bursa) – Seni de yazacak
tarih!
ASIM AYKAN (Trabzon) – Tabii yazacak!
BAŞKAN – Sayın Sevigen, söz aldığınız…
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Ve sevgili
arkadaşlarım, bugüne çok yakışan, Mustafa Kemal’in bir sözüyle…
BAŞKAN – Söz aldığınız konuyla ilgili
konuşun.
SIRRI SAKIK (Muş) – Mustafa Kemal’e
sığınmayın be! Ayıp ya! Yazıktır ya!
İBRAHİM BİNİCİ (Şanlıurfa) –
Darbeciler! Darbeyi savunuyorsunuz!
BAŞKAN – Sayın Sevigen…
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Sayın
Başkan…
İBRAHİM BİNİCİ (Şanlıurfa) –
Darbeciler!
HASİP KAPLAN (Şırnak) – Cinayet
işleyenleri korumayalım! Savunmayın her şeyi ya!
BAŞKAN – Sayın Kaplan, lütfen…
ALİ KOYUNCU (Bursa) – Yazıklar olsun!
Yazıklar olsun!
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Sevgili
arkadaşlarım…
BAŞKAN – Sayın Sevigen, ama ben size
niçin söz vermiştim?
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın
Başkan, konuyla ilgili konuşsun!
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Sayın
Başkanım, ülkenin içinde bulunduğu bu durumda, bugün Regaip Kandili…
BAŞKAN – Sayın Sevigen, dinler misiniz
beni…
HASİP KAPLAN (Şırnak) – Hani yargıya
güveniyordunuz?
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Bu yargıya
güveniyoruz tabii. Bu yargıya güveniyoruz.
BAŞKAN – Sayın Sevigen…
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Sevgili
arkadaşlarım, sonuna kadar bu yargıya güveneceğiz. (AK PARTİ sıralarından
gürültüler)
ALİ KOYUNCU (Bursa) – Böyle bir şey
olabilir mi ya! “Mustafa Kemal’i sevenler, cumhuriyeti sevenler içeriye
alınıyor.” dedi. Bu sözünü geri alsın!
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Yargı
siyasallaşmadığı müddetçe biz yargıya sonuna kadar güveniyoruz, yargıya en küçük
bir laf etmiyoruz. Biz yargıyı gidip Avrupa Birliğinde… Biz yargıyı gidip
Avrupaları dolaşarak, kapı kapı dolaşarak Türk yargısını şikâyet etmiyoruz, biz
burada kendi içimizde konuşuyoruz sevgili arkadaşlarım ve bu dönemde…
(Başkan tarafından mikrofon kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Sevigen, siz hangi
konuda söz istediniz?
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Sayın
Başkan, müsaade eder misiniz, konuya geliyorum…
BAŞKAN – Dinler misiniz beni efendim…
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Konuya
geliyorum Sayın Başkan… Arkadaşlar müsaade edecekse devam edeyim.
ZEKERİYA AKINCI (Ankara) – Atatürk’ü
seversin, darbeci! Ulusunu seversin, darbeci! Laik demokratik cumhuriyete sahip
çıkarsın, darbeci! Ayıptır, ayıp! Darbeleri sizden iyi biliyoruz biz! O
darbeleri sizden iyi biliyoruz!
BAŞKAN – Sayın Sevigen, hangi konuda
söz istediniz!..
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Başkan, ben
sadece…
BAŞKAN – Sayın Sevigen, konunuza gelin
lütfen. Bakın, süreniz bitmiş, bir dakikanız var.
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Sevgili
Başkanım, müsaade eder misiniz…
BAŞKAN – Ama siz gündem dışına çıktınız
efendim. Bununla ilgili söz istemediniz ki benden. Yapmayın ya! Size o imkânı
tanıdım, traktör fabrikasıyla ilgili konuşacaktınız. Konuya gelin lütfen, bir
dakikanız var, mikrofonunuzu açtım.
SIRRI SAKIK (Muş) – Siyasi ayağıdır,
siyasi ayağı!
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Sevgili
arkadaşlarım, Uzel Fabrikası’nda, yaklaşık, yıllardır…
SIRRI SAKIK (Muş) – Yazıklar olsun!
BAŞKAN – Dinler misiniz!
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Hiç
yakışmıyor sana Sırrı. (DTP sıralarından gürültüler)
Hiç yakışmıyor! Hiç yakışmıyor. Bak, seninle
beraber…
ALİ KOYUNCU (Bursa) – Sana yakışıyor
mu?
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Hiç
yakışmıyor sana. Hiç yakışmıyor.
SIRRI SAKIK (Muş) - İdil İlçe
Başkanlığı önünde iki kişiyi katlettiler.
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Hiç yakışmıyor. Bak, yıllardır…
SIRRI SAKIK (Muş) – Yazıklar olsun!
BAŞKAN – Sayın Sakık…
SIRRI SAKIK (Muş) - Siz demokrasiyi
savunmalısınız.
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Demokrasiyi
savunuyoruz tabii. Biz, demokrasiyi savunan, demokrasiyi kendi eliyle getiren
bir partiyiz. (DTP sıralarından
gürültüler)
İBRAHİM BİNİCİ (Şanlıurfa) – Çeteyi
savunuyorsunuz, çeteyi! Neresi demokrasi!
HASİP KAPLAN (Şırnak) – Çeteleri bu
Mecliste savunmak doğru değildir. Yapmayın. Çetelerin üzerine, gelin hep
beraber gidelim. Eli kanlı insanlar var orada ya!
BAŞKAN – Sayın Kaplan, lütfen…
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Sevgili
arkadaşlarım, bütün çetelerin üzerine beraber gideceğiz. Bundan hiç endişe
etmeyin. Bütün çetelerin üzerine…
İBRAHİM BİNİCİ (Şanlıurfa) –
Darbecileri savunuyorsunuz…
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Müsaade eder
misiniz.
BAŞKAN – Devam edin.
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Konuya
gelsin.
BAŞKAN - Lütfen, dinler misiniz¸
konuyla ilgili konuşacak, Uzel Fabrikası’yla…
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Uzel Fabrikası,
yaklaşık altmış yıldır üretim yapan, 2006 yılında 20 bin civarında traktör
üreten bir fabrika.
Sevgili arkadaşlarım, Ahmet Uzel vefat
ettikten sonra, aile arasındaki anlaşmazlıklardan dolayı fabrika kapanma
noktasına geldi. Burada çalışan yaklaşık 2 bin tane işçi Türkiye'nin en iyi
işçileridir, en iyi elektrikçileri, en iyi uzmanlarıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN – Devam edin efendim.
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Sevgili
arkadaşlarım, burada çalışan arkadaşlarım, yaklaşık üç aydır maaşlarını
alamıyorlar.
Devletin, Bakanlığın bu konuda, çalışan
işçilerle hiç ilgilenmediği, bu konuda yapılan uygulamaları göz göre göre
duymazlıktan geldiği ortaya çıkmıştır. Birkaç defa fabrikaya gittik.
İşçilerimizin zor durumda olduğunu anlatmaya çalıştık. O insanların perişan
olduklarını, üç aydır maaş alamadıklarını, üretim sağlayamaz konuma
geldiklerini defalarca anlatmaya çalıştık; basında, medyada, televizyonlarda
bunu izah etmeye çalıştık.
Şimdi, Türkiye'nin en büyük traktör fabrikası
kapanma noktasına geliyor. Hükûmeti, ilgilileri, gerek bakanlıklar, gerekse bu
konuda SPK uzmanları gelip…Bu fabrikada neler oluyor, bu fabrikadaki işçilerin
başına neler geliyor? Bu fabrikada işçiler üç aydır maaşlarını alamıyorlar,
kıdem tazminatları yok, ihbar tazminatları yok. Bunların hangi güvence altında
olacaklarını anlatmadan…
SIRRI SAKIK (Muş) – Darbe olsun da
alırlar.
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Ya, Sırrı,
susar mısın Allah aşkına! İşçileri konuşuyorum ya!
SIRRI SAKIK (Muş) – Darbecileri savunun
siz!
BAŞKAN – Sayın Sakık…
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Darbeyi
savunan namerttir! Darbeyi savunan namerttir!
SIRRI SAKIK (Muş) – Darbecilerden yana
tavır takınıyorsunuz!
MEHMET SEVİGEN (Devamla) –
Darbecilerden yana olanlar da namerttir!
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
HASİP KAPLAN (Şırnak) – Bu Meclise
darbecilere karşı olmak yakışır. Gelin üzerine gidelim.
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Bu ülkede
darbeyi savunanlar da darbecilerden yana olanlar da namerttir! (AK PARTİ
sıralarından gürültüler, CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Sevigen, süreniz bitti efendim.
HASİP KAPLAN (Şırnak) – Bu Meclise darbecilere, çetelere
karşı olmak yakışıyor. Halkın iradesi budur. Gelin beraber olalım, gelin
birlikte üstüne yürüyelim çetelerin de, darbecilerin de.
BAŞKAN – Bir dakika ya! Susar mısınız lütfen ya!
Sayın Sevigen, süreniz doldu, tamam efendim.
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Ve sevgili arkadaşlarım, burada…
BAŞKAN – Mikrofon kapalı efendim. Hayır, bu kadar önemli
idiyse baştan konuşsaydınız efendim.
Hayır efendim, uzatmam kimsenin süresini. Hiç kimseye, bakın, Sayın Bakanıma
bile vermedim ben geçen gün.
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Teşekkür edip bitireceğim
Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Son kelimeniz olacak, teşekkür olacak, kapatırım
yoksa.
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Sevgili arkadaşlarım,
inanıyorum ki Bakanlık bu konuya bir an önce el uzatır, burada çalışan
arkadaşlarımın mağduriyetlerini görür. Mühim olan bu fabrikanın yaşaması, mühim
olan bu fabrikanın üretim yapması. Bu fabrika Avrupa’nın en büyük on tane
traktör fabrikasından bir tanesi. Amaç, Türkiye’ye döviz kazandıran,
Türkiye'nin göz bebeği bir fabrika… Hem işçilerimiz mağdur olmasın hem
fabrikamız yaşasın düşüncesindeyiz ama Hükûmet bir an önce gidip eğer hâkimlik
yapabilirse, aracı olabilirse aile ile, işçilerle ilgili araya girip diyalog
kurabilirse fabrikayı da yaşatırız, işçilerin haklarını da korumuş oluruz diye
düşünüyorum.
ALİ KOYUNCU (Bursa) – Bayiler de var orada, bayiler de
mağdur!
MEHMET SEVİGEN (Devamla) – Bayiler var –doğru söylüyorsunuz,
zaman kalmadığı için söylemiyorum- borsada oynayanlar var, ara kuruluşlar, bu
fabrikaları yapan, yardım yapan, torna, cıvata, jant, lastik yapan yan
kuruluşlar da var; bunlar da mağdur olmuşlardır. Bütün bu kuruluşları… Yaklaşık
10 bin civarında vatandaşımızın mağduriyeti giderilir diye düşünüyorum.
Bakanlığın bu konuya bir an önce el koyması gerekir diye düşünüyorum.
Hepinize sevgiler, saygılar sunuyorum dinlediğiniz için.
(CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Sevigen.
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) Sayın Başkan…
BAŞKAN - Buyurun Sayın Elitaş.
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, müsaade
ederseniz konuyla ilgili kısa bir açıklama yapmak istiyorum.
BAŞKAN – Ne ile ilgili efendim?
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Gündem dışı Sayın Milletvekilinin
yaptığı konuyla ilgili kısa bir açıklama yapmak istiyorum.
BAŞKAN – Efendim, Bakan Bey cevap verecek zaten.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – İçişleri Bakanı gelsin!
ZEKERİYA AKINCI (Ankara) – Bakan gelir cevap verir Sayın
Başkan, ihtiyaç varsa.
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Milletvekili, tamamen
konu dışında olan, Türkiye'nin demokrasi…
BAŞKAN – Buyurun, açıklama yapın efendim. (AK PARTİ
sıralarından alkışlar)
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – “Cumhuriyet Halk Partisi”
dediği an ben de söz istiyorum!
BAŞKAN – Dinleyin bakalım ne diyecek.
Bir dakika veriyorum size Sayın Elitaş.
V.-
AÇIKLAMALAR
1.- Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın, gündem
dışı söz alan milletvekillerinin söz aldıkları konuda konuşmaları gerektiğine
ilişkin açıklaması
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Sayın Milletvekilim İç Tüzük’ün kendisine verdiği yetkiyi
kullanarak gündem dışı bir konuşma yapmak üzere söz aldı. Konusu da gerçekten
çok önemli bir konu. Türkiye'nin dünya çapında, Avrupa çapında çok önemli bir
şirketinde yaşanan olaylarla ilgili gündeme getirdiği mesele. Hakikaten önemli
bir mesele. Ama Sayın Milletvekili konuyla hiç alakası olmayan ve şu anda
Türkiye'nin demokrasiyle mücadelesi içerisinde “darbecilerle mi devam edecek,
yoksa demokrasiyle mi devam edecek” şeklindeki bir yol ayrımında olduğu bir
süreçte darbeyi savunmak, parlamenter demokratik sistemde bir milletvekiline
yakışmayacak bir düşünce diye kayıtlara geçmesi anlamında söylüyorum. (AK PARTİ
sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar)
Bakınız, işlerine geldiği zaman
Atatürkçülük, laiklik ve cumhuriyeti sahiplenmeye kalkıyorlar.
ALİ KOÇAL (Zonguldak) – Ya, ne alakası
var!
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Şu gerçeği
hep beraber ortaya koymamız lazım: Bir, Atatürk’ün fikrini savunup Türkiye’yi …
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – … muasır
medeniyetler seviyesine…
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Süre bitti
Başkan..
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Elitaş.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Bitiriyorum
bir dakika. Bir dakika müsaade edin. Bir cümleyle bitiriyorum Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Maksadınız anlaşıldı efendim.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Sayın
Başkan, bir cümleyle bitiriyorum.
BAŞKAN – Uzatmayalım lütfen.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Efendim,
bitiriyorum.
BAŞKAN – Lütfen, uzatmayalım efendim.
Bu işin prensiplerini bozdunuz. Ne söyleyeceksiniz?
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Teşekkür
edeceğim.
BAŞKAN - Teşekkür edip inin o zaman; teşekkür
edin.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Ben söz
istiyorum 69’a göre.
BAŞKAN – Ne diyorsunuz Sayın Anadol? Ne
diyorsunuz?
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Bitirsin,
söyleyeceğim. 69’a göre söz istiyorum.
BAŞKAN – 69’a göre oylama yaparım,
varsa sataşma, size söz veririm; ısrar ediyorsanız.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Sataşma
değil.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Sayın
Başkanım…
BAŞKAN – Buyurun.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Atatürk’ün
fikrini savunup Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesine getirmek için
uğraşanlar var, bir de Atatürk’ten faydalananlar var.
ZEKERİYA AKINCI (Ankara) - Maşallah, o siz
misiniz?
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Laikliği
savunanlar var, laikliği kullanıp iktidar olmak için uğraşanlar var.
BAŞKAN – Teşekkür edecektiniz Sayın
Elitaş.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Bunu
ayırmalarını ve kayıtlara geçmesi anlamında söylüyorum; inşallah, bir daha bu
kürsüden darbeyi savunucu konuşma yapılmaması dileğiyle hepinize saygılar
sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
K. KEMAL KILIÇDAROĞLU (İzmir) - Sayın
Başkan…
BAŞKAN – Yani bu konuyu bitiremeyiz
burada biri Atatürkçü, biri Atatürkçü değil diye böyle bir şey olur mu?
ZEKERİYA AKINCI (Ankara) – Darbeci
Hükûmet, darbeci!
MEHMET SEVİGEN (İstanbul) – Sayın
Başkan…
BAŞKAN – Sayın Sevigen, size…
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Sayın Başkan…
Sayın Başkan…
BAŞKAN - Hayır, size söz vermiyorum
efendim. Siz oturun yerinize.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Vermeseydiniz
söz ya! Bakan yok ki burada!
ZEKERİYA AKINCI (Ankara) – Darbeci
politikacılar nerede! Darbeci politikacılar!
BAŞKAN – Buyurun Sayın Sevigen, siz
durumu izah edin. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
Meramını anlatacak, maksadını aştı
herhâlde konuşması, anlatsın.
Evet, buyurun.
Bir dakika
veriyorum efendim.
2.- İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen’in, Kayseri
Milletvekili Mustafa Elitaş tarafından bazı ifadelerinin çarpıtıldığı
gerekçeksiyle açıklaması
MEHMET
SEVİGEN (İstanbul) – Sayın Başkanım, biraz önce Milletvekili Arkadaşım dedi ki:
“Darbeyi savunanlarla mı gideceğiz, demokrasiyle mi gideceğiz?” diye düşündü.
Biz hiçbir zaman bu ülkede darbeyi savunan bir siyasi parti değiliz Sayın
Başkanım. (AK PARTİ ve DTP sıralarından
gürültüler)
BAŞKAN –
Tamam, teşekkürler.
MEHMET
SEVİGEN (Devamla) – Dinlerseniz… Yanlış anladınız…
Hele ben…
BAŞKAN –
Dinleyin lütfen. “Savunmuyorum.” diyor, tamam.
MUSTAFA
ELİTAŞ (Kayseri) – Yanlış mı anlamışım?
MEHMET
SEVİGEN (Devamla) – Biz, kendi elimizle…
(AK PARTİ sıralarından gürültüler)
Dinlemiyorsunuz…
Biz kendi
elimizle 1950’lerde demokrasiye teslim etmiş bir siyasi partinin geçmişiyiz.
(AK PARTİ sıralarından gürültüler)
Dinlerseniz…
Cumhuriyet
Halk Partisi tarihinde… Biz sadece, insanların, hangi insanlar olursa olsun, ne
olduğu belli olmayan, iddianameler dahi ortada olmayan suçlardan dolayı içeride
yatmasına karşı çıkıyoruz.
EDİBE SÖZEN
(İstanbul) – Burası hukuk devleti.
MEHMET
SEVİGEN (Devamla) - Bunu savunmak
darbeyi mi savunmak Allah aşkına, bu insanları savunmak! Sizler de savunmadınız
mı? Sizler de daha önce… Mağdur olan insanları savunmak, mağdur olan insanların
haklarını burada gündeme getirmek darbeyi mi savunmak Allah aşkına! (CHP sıralarından
alkışlar) Hele böyle bir günde yalan söylemek size yakışıyor mu Sayın
Milletvekilim? Yalan söylemek bir Grup Başkan Vekiline yakışıyor mu? (AK
PARTİ sıralarından gürültüler)
ALİ KOYUNCU
(Bursa) – Size yakışıyor mu?
MEHMET
SEVİGEN (Devamla) – Ben yalan söylemiyorum, ben gerçeği söylüyorum.
ALİ KOYUNCU
(Bursa) - Size yakışıyor mu?
MEHMET
SEVİGEN (Devamla) - Bu bakımdan, sevgili arkadaşlarım…
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN –
Tamam efendim, süreniz doldu.
MEHMET
SEVİGEN (Devamla) - Açıklama verdiği için teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN -
Gündem dışı ikinci söz, Nasrettin Hoca’nın doğumunun 800’üncü yılı ve
Uluslararası Akşehir Nasrettin Hoca Şenlikleri hakkında söz isteyen Konya
Milletvekili Orhan Erdem’e aittir.
Buyurun
Sayın Erdem. (AK PARTİ sıralarından
alkışlar)
HASİP
KAPLAN (Şırnak) – Sayın Erdem, Nasrettin Hoca da darbelere karşı!
IV.-
GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
A)
Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları
2.-
Konya Milletvekili Orhan Erdem’in, Nasrettin Hoca’nın doğumunun 800’üncü yıl
dönümüne ve 49’uncu Akşehir Uluslararası Nasrettin Hoca Festivali’ne ilişkin
gündem dışı konuşması
ORHAN ERDEM
(Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Nasrettin Hoca’nın
doğumunun 800’üncü yılı ve 49’uncusu düzenlenecek Akşehir Uluslararası
Nasrettin Hoca Festivali ile ilgili gündem dışı konuşmama geçmeden önce
hepinizi saygıyla selamlar, sizlerin ve değerli halkımızın ve izleyicilerimizin
üç ayların başlangıcı olan bu günü, Regaip Kandili’nizi de en içten dileklerimle kutlarım.
Değerli
milletvekilleri, Nasrettin Hoca 1204-1284 yılları arasında yaşamış önder bir
isim. Bazı kaynaklara göre Sivrihisar’ın Hortu Köyü’nde doğmuş, gençlik, çocukluk dönemlerinde
Akşehir’e yerleşmiş, bazı kaynaklara göre Akşehir’de doğmuş, yaşamış ve orada türbesinde
bugüne kadar gelmiş.
Nasrettin Hoca’nın nerede olduğu önemli
değil, ama, asıl yaşadığı Akşehir’den tüm dünyaya, Asya’ya, Afrika’ya,
Avrasya’ya kadar bütün kıtalara yayılan onun fıkraları ve felsefesidir.
Nasrettin Hoca’yı kısa kısa özellikleriyle
tanımlarsak: Nasrettin Hoca büyük bir halk eğitim filozofudur. Halkı güldürerek
müspet yönde değişiklik getirmek ister. O, önce zekâsını göstermez, olayın
akışına göre, kademeli ve unutulmayacak bir şekilde karşısındaki kişi ya da
kişilere zekâsını gösterir.
Nasrettin Hoca, yine büyük bir
eğitimcidir. Bu eğitimi verirken, tatlı dilli, güler yüzlüdür, kişileri,
kurumları, yaşanan olayları tatlı mizahla eleştirir, iğneler fakat kavga etmez.
Bu özellikleri dolayısıyla, 13’üncü yüzyılda yaşadığı hâlde, Anadolu halkı,
onu, sonraki yüzyıllarda da yaşanan olaylarda fıkralarda bile kullanmaya devam
etmiştir.
Nasrettin Hoca, yaşadığı olaylarda ve
fıkralarında, en önemli unsuru yine eşeğini de hiç yanından ayırmaz.
Nasrettin Hoca’nın dönemi, yani 13’üncü
yüzyıl, Mevlânâ, Seyyid Mahmud Hayrani, Yunus Emre, Şeyh Edebali, Şeyh Tebrizi,
Ahi Evran gibi daha çoğaltabileceğimiz birçok değerli ismin yaşadığı, hepsinin
ortak özelliği, bir toplumsal değişim çağında yeni bir kültürel ve sosyal
oluşumun mimarı oluşudur.
Nasrettin Hoca, Mevlânâ, Yunus Emre,
Hacı Bektaş Veli gibi ahlak ve fazilet mücadelesi yapmıştır, tasavvufun vermek
istediğini halka indirmek için o da mizahı kullanmıştır.
Ben, Nasrettin Hoca’da, bugün hepimizin
ihtiyacı olan hoşgörü ve umudu kaybetmeden olayları yönetebilme özelliğini
işlemek istiyorum.
Nasrettin Hoca bir umut adamıdır, göle
maya çalar, kendi eşeğini kaybeder, gülerek arar ve karamsarlığa kapılmadan
olayların sonucunu bekler.
Nasrettin Hoca 13’üncü yüzyılda göle
maya çalmış “Ya tutarsa?” demiştir. Dün İstanbul’da bir etkinlikte 21’inci
yüzyılın temsilî Nasrettin Hoca’sı da “Göle maya çalıyorsunuz, ya tutarsa?”
diye soruya, “Siz de Sayısal Loto oynuyorsunuz, ne fark eder?” diye cevap
vermişti. Sahiden, herkes, değişik umutlar ve beklentiler içinde hayatını devam
ettirir ve umut, yaşama heyecanıdır.
Aslında, Türkiye Büyük Millet
Meclisinde de Hoca’mızın fıkraları bence çok canlandırılmaktadır. Bazen Meclisi
idare eden Başkan Vekili, dinlediği, farklı görüşteki milletvekillerine “Sen
haklısın.” demekte, diğerinin itirazına “Sen de haklısın.” demekte, bizlerin
itirazına karşılık, “Sizler de haklısınız.” ifadesine benzer görünümler ve
olaylar sergilemektedir.
Yine, ben, Nasrettin Hoca’nın
hoşgörüsünü çokça kullanmak istiyorum. Onunla ilgili bir fıkra da anlatmak
isterim, ortamın bu güzel anında. Nasrettin Hoca bir gün Akşehir pazarında
dolaşırken arkasından densiz, boylu poslu, iri biri ensesine tokat atar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun.
ORHAN ERDEM (Devamla) – Sağ olun
Başkanım.
Hoca ne olduğunu anlamadan bakar ve hiç
gereği yokken birinin hareketinin olduğunu anlar, olaya bulaşmadan devam eder.
Biraz ilerler, yine aynı şahıs bir daha ensesine vurur, tekrar döner; bir şey
de yapması lazım, densiz biri, ama “Şakadan mı vurdun, gerçekten mi vurdun?”
der. Şahıs “Gerçekten vurdum, ne var ki?” dediğinde “Tamam o zaman, şakadan hiç
hoşlanmam.” der ve durumu kurtarır. Çünkü, ona değecek bir şahıs değildir,
çünkü, böyle basit şeylerle de kargaşa yaratmak istemez.
Kısacası, onun felsefesi bugüne kadar
sekiz yüz yıl geldi, bundan sonra da onun torunları bizler devam ettireceğiz.
5-10 Temmuzda Akşehir’de yine önemli
bir etkinlik var. İnşallah Meclis Başkanımız katılacak. Çok değerli başkan
vekillerimiz, bakanlarımız, sizler katılabildiğiniz oranda bize onur
vereceksiniz.
Nasrettin Hoca’nın olduğu her yerde
hoşgörü ve gülümseme olmaktadır. Dünyanın ortası…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Erdem.
ORHAN ERDEM (Devamla) – Bir dakika daha
Başkanım, teşekkür edeceğim.
Değerli Başkanım…
BAŞKAN – Efendim, açmıyorum mikrofonu.
ORHAN ERDEM (Devamla) – Sayın Başkanım,
teşekkür edeceğim ve ortamı germeden aslında güzel bir şey yapacağım.
BAŞKAN – Sayın Erdem, bugün bunun
tamamıyla şeyini aştım yani ya!
Buyurun.
ORHAN ERDEM (Devamla) – Sayın Başkanım,
söz verdiğiniz için… Öncelikle teşekkür etmek istediğim için açtırmak istedim
ve tekrar, bu davetimizi yineliyoruz. Bu konuda tüm emeği geçen, Valiliğimiz,
kaymakamlarımız, Belediye Başkanımız, Konya milletvekillerimiz ve katkısı
olacak herkese de huzurunuzda buradan teşekkür etmek için son sözü istedim.
Tekrar hayırlı olmasını diliyorum.
Saygılarımı sunuyorum. (AK PARTİ
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Erdem.
Gündem dışı üçüncü söz, Mersin ilinin
sanayisi ve esnafın sorunları hakkında söz isteyen Mersin Milletvekili Behiç
Çelik’e aittir.
Buyurun Sayın Çelik. (MHP sıralarından
alkışlar)
3.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik’in, Mersin’in
sanayisi ve sanayi esnafının sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması ve
Sanayi ve Ticaret Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı
BEHİÇ ÇELİK (Mersin) – Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; Mersin ilinin sanayisi ve esnafın sorunları hakkında
gündem dışı söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Mersin, Türkiye’mizin güneyinde,
Akdeniz kıyısında, en az Antalya kadar önemli olan ancak, turizmden, Antalya
kadar doğal güzellikleri olmasına rağmen, nasibini alamamış önemli bir
kentimizdir. Türkiye'nin sekizinci büyük kenti, her anlamda sekizinci kenti
ancak 15.800 kilometrekare yüz ölçümüne sahip olan ilimizin önemli kısmının
dağlık olması ve sanayinin, özellikle Çukurova’ya yakın olan bölümlerinde
gelişmiş olması, Mersin’in aslında önemli bir sanayi ili konumuna geldiğini de
göstermiyor. Limanının fevkalade, ekonomik anlamda önem arz etmesine rağmen, ne
yazık ki, özelleştirilmesi ve yabancı bir firmaya peşkeş çekilmesi de
Türkiye’nin ve Mersin’in en önemli handikaplarından birisidir. Dolayısıyla
Mersin, ne tarımda ne sanayide ne ticarette ve ne de turizmde, maalesef, her
türlü imkâna sahip olmasına rağmen, iktidarın yanlış politikaları yüzünden
damgasını vuramamış ve arada gezen ve kendini kanıtlayamayan bir il konumuna
düşürülmüştür.
Mersin
Serbest Bölgesi var. Bu serbest bölge, Türkiye’de ilk kurulan serbest
bölgelerden bir tanesi. 3 Ocak 1987 yılında faaliyete geçirildi ve sürekli
olarak burada işletmeci kaybını yaşıyoruz, yarı yarıya azaldı ve 6 Şubat 2004
tarihinde çıkarılan 5084 sayılı Yasa’yla, serbest bölge olma özelliğini içeren
vergileme, prim ödemeleri gibi hususlar asla çözüme kavuşmadı ve oradaki
kullanıcılar bu konudan ciddi ölçüde yakınmaktalar. Mersin Serbest Bölgesi,
diğer serbest bölgeler gibi yasak bölge hâline geldi; serbest bölge değil,
yasak bölge hâline geldi ve antrepo tutmak, oradan çalışmak çok daha elverişli
konuma geldi. Bunun çözümlenmesi gerekiyor. Oradaki, hisse üzerine tesisler
yapan iş adamları üzerine bu tesislerin tapulanması gerekirken ve bu konuda
iktidar tarafından söz verilmişken hâlâ bu söz onlar için yerine getirilmedi ve
hâlâ boşlukta duruyor. Dolayısıyla, sadece burada beş dakika içerisinde serbest bölgeyi
anlatmak bile mümkün değil, kaldı ki Mersin’in genelini ve esnaf sorunlarını
anlatmak şöyle dursun.
Mersin Sanayi Sitemiz var. Hemen yanı
başında Tırmıl Sanayi Sitemiz var. Mersin-Tarsus kara yolu üzerinde organize
sanayi bölgemiz var. Erdemli, Silifke, Anamur ve diğer sanayi sitelerimiz var.
Maalesef buralarda geçen hafta yapmış olduğum inceleme gezisinde, özellikle
Erdemli Sanayi Sitesinde de esnafın yoğun yakınmaları ile karşı karşıya kaldım.
Özellikle belirtmek istedikleri konular, hayat standardı meselesi, SSK ve
BAĞ-KUR primlerinin ödenemeyecek derecede ekonomik düzeylerinin düşük olması,
vergi borcundan dolayı bunları ödemek için faizlerin yüksekliği, elektriğe ve
suya yapılan sürekli zamlar, petrol ürünlerine ve demire yapılan zamlar,
bankaların normal esnafı kalkındıracak şekilde değil de âdeta tefeci
yöntemleriyle çalışıyor olması ve girdi maliyetlerinin sürekli yükselmesi ne
yazık ki esnafın en büyük sorunlarının başında gelmektedir.
Mersin yoğun göç almaktadır. Her
anlamda ekonomik gerilemeler söz konusu. Artan işsizlik var, hayat pahalılığı
ve yapılan zamlar var. İşyerleri sürekli kapanıyor sayın milletvekilleri. Her
açılan 100 ticari işyeri karşılığında 148 işyeri kapanıyor. Halkta para yok,
ciddi bir talep daralması söz konusu, işsizlik çığ gibi büyümekte, piyasalarda
görülmemiş bir durgunluk var. Bunların çözümlenmesi gerekiyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN – Devam ediniz Sayın Çelik.
Buyurun.
BEHİÇ ÇELİK (Devamla) – Teşekkür ederim
Sayın Başkan.
Mersin’de tabii total olarak bütün
sektörleri anlatmayı arzu ederdik ama burada özellikle sanayi sitesi esnafının, organize sanayinin ve
serbest bölgenin sorunlarıyla yetinmek durumundayız.
Şunu bilmenizi isterim ki,
Mersin-Tarsus kara yolu üzerinde son üç yılda 28 adet fabrika kapandı, 10 bin
civarında çalışan maalesef işten çıkarıldı ve işsiz duruma düştü. Bunlara bir
an önce çözüm bulunması ve Mersin’in daha yaşanabilir bir il hâline getirilmesi
Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizlerin temel arzusu ve özlemidir.
Bu duygularla yüce heyetinizi tekrar
saygıyla selamlıyor, Mersin halkına da en iyi dileklerimi sunuyorum.
Teşekkür ederim. (MHP sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Çelik.
Gündem dışı konuşmaya Sanayi ve Ticaret
Bakanı Sayın Zafer Çağlayan cevap verecektir.
Buyurun Sayın Çağlayan. (AK PARTİ
sıralarından alkışlar)
SANAYİ VE TİCARET BAKANI MEHMET ZAFER
ÇAĞLAYAN (Ankara) – Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi
saygıyla selamlıyorum.
Biraz evvel Çok Değerli Vekilimizin,
Sayın Behiç Çelik’in Mersin’le ilgili belirtmiş olduğu hususlarla ilgili birkaç
hususu dile getirmek için söz aldım.
Efendim, tabii ki, devam edegelen bir
küresel kriz var. Bütün dünyada bu krizin etkileri bir şekilde hissediliyor.
Bunun yanı sıra, daha evvel çeşitli defalar da bahsettim, aslında Türkiye gerek
sanayide gerek esnaf kesiminde bir değişim ve dönüşüm sürecini yaşıyor. Bu
değişim ve dönüşüm sürecini yaşarken de eski alışkanlıklar yerine yeni birtakım
yapılanmaların, yeni birtakım çalışmaların hazırlıkları içindeyiz. Bu noktada,
bir taraftan bakanlık olarak sanayi stratejisini ve sanayi envanterini ve bunun
üzerine yeni bir teşvik sistemini koymanın hazırlığı içerisindeyiz. İnşallah bu
yıl sonuna kadar da yapmış olduğumuz çalışmalarla beraber teşvik sistemini sil
baştan yeniden düzeltip sektörel, bölgesel ve proje bazlı bir teşvik sistemi
getiriceğiz. Dolayısıyla bu teşvik sistemiyle beraber iller arasındaki haksız
rekabet ve diğer taraftan sektörler arasındaki haksız rekabet ortadan
kaldırılmış olacaktır.
Bunun yanı sıra, özellikle esnaf ve
sanatkâr kesimimizde, evet, sıkıntılar var. Özellikle birtakım belirsizliklerin
yaratmış olduğu tüketim taleplerinin, tüketim tercihlerinin etkilenmesi, en
başta bunlarla ilgili en önemli rolü oynarken diğer taraftan da esnaf kesiminde
de esnaf ve sanatkârlarla ilgili yeni bir strateji ve değişim-dönüşüm planını
hazırlıyoruz. Bunları yaparken de Bakanlığıma kayıtlı bulunan 1 milyon 900 bine
yakın esnafımızın bire bir, anlık bütün bilgilerini alıyoruz, bütün bilgilerini
kendileriyle görüşüyoruz.
Bu arada, gerek Türkiye Esnaf ve
Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) gerek Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve
Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliğiyle (TESKOMB) beraber de bir
çalışma içindeyiz. Bu yapacağımız çalışmayla, özellikle, esnafımızın yeni
sisteme, yeni döneme, dünyada gelişen yeni ekonomik trende uyumu noktasında çok
önemli çalışmalar yapıyoruz. Bunları yaparken esnafımızla ilgili yapacağımız bu
Esnaf ve Sanatkâr Strateji ve Eylem Planı’nı -ki bunu da eylül ayına kadar
bitirmeyi hedefliyoruz- inşallah eylül ayına kadar gerek finansman konusuyla
gerek kredi yolu itibarıyla gerek mesleki eğitim ve istihdam konularıyla gerek
-biraz evvel Sayın Milletvekilim de bahsetti- vergi ve diğer yasal
yükümlülüklerin azaltılması noktasında ve bir taraftan da esnaf kesiminin,
sanatkâr kesiminin bir araya gelerek güç birliği yapması, kümelenme dediğimiz
çalışmanın yapılması noktasında ve mevzuattan kaynaklanan birçok sorunun
giderilmesi noktasında önemli bir strateji eylem planı hazırlanıyor. Bu eylem
planı bu bahsedilen sıkıntıların birçoğunu giderecek olan bir çalışma.
Bu çalışma bittikten sonra,
Bakanlığımız tarafından bitirildikten sonra, Ekonomi Koordinasyon Kurulunda bu
programla, planla ilgili, ilgili bakanlarımızın görüşleri ve bu konuda beraber
ortak bir tavır takınıldıktan sonra bununla ilgili açıklamamızı yaparak esnaf
ve sanatkârımızın yeni sisteme, yeni döneme değişim ve dönüşümünü sağlayacak,
bir taraftan da destek mekanizması oluşturacak bir çalışma içerisinde olacağız.
Bunu yaparken, ayrıyeten, Bakanlığıma
bağlı KOSGEB’le ilgili de esnaf ve sanatkâra yönelik çalışmalar yapıyoruz.
Bundan iki ay evvel “Bin Artı bin KOBİ” uygulamasıyla, özellikle imalatçı
sanatkârlara yönelik başlatmış olduğumuz projede makine teçhizat alımında on
sekiz ay sıfır faizli kredi desteği verilecek. İleri teknolojilerde, orta ileri
teknolojilerde -eski rakamlarla
söylüyorum- 600 milyar liraya kadar on sekiz ay sıfır faizli makine teçhizat
kredisi verilirken, orta düşük teknolojiye de 300 milyar lira kadar destek
verilecek. Bunlarla ilgili KOSGEB gerekli çalışmaları yaptı ve şimdi bankalara
sundu. Bankalar da, bu ayın sonuna kadar, bir kısmı, içinde esnaf ve
sanatkârların da olduğu bir düzenleme yapacak. Diğer taraftan, yine KOSGEB’le,
esnafla ilgili düzenlemeyi yapacak yeni düzenlemeler yapıyoruz. Bunu yaparken,
tabii ki Mersin ilinde özellikle, Türkiye’deki bu değişim ve dönüşüm noktasında,
oradaki esnaf kardeşlerimizin de bu değişim ve dönüşüm sürecinde var olan
sıkıntılarının ortadan kaldırılacağıyla ilgili bir çalışma yapıyoruz. Tabii ki
bunu tüm Türkiye için yapacağız. Bunu yaparken…
Efendim ben Mersin’e üç kere gittim,
sadece Bakanlığım döneminde, daha evvel de Mersin’e çeşitli defalar gitmiştim.
En son, Allah rahmet etsin -kendisini rahmetle anıyoruz- Ticaret Sanayi Odası
Başkanımız, Kadri Başkanımızın da özellikle öncülüğünü yapmış olduğu Mersin’le
ilgili, Mersin’in yeni sanayi stratejisi, yeni oluşumu ve Mersin’in hangi
alanlarda, hangi konularda söz sahibi olacağıyla ilgili önemli bir çalışma
yapmışlardı. O çalışmanın tanıtım toplantısına da ben katılmıştım, Bakanlığın
tüm personeliyle katılmıştık ve Mersin’de yapmış olduğumuz ekonomik
değerlendirme toplantısında da gerek Valimiz başta olmak üzere,
milletvekillerimiz, o gün toplantıya katılabilenler ve ilin yerel yöneticileri,
Belediye Başkanımız, oda başkanlarımız, borsa başkanlarımızla beraber
toplantılar yaptık ve Mersin’le ilgili bu yapacağımız sanayi stratejisinde
hangi kimliklerin öne çıkması gerektiğini, Mersin’in avantajlarının ve
dezavantajlarının ne olduğu ve bunların nasıl planlanacağı konusunda çok önemli
bulgular elde etmiştik.
Biraz evvel bahsetmiş olduğunuz,
özellikle Mersin Serbest Bölgesi, gerçekten Türkiye’nin göz bebeği olan serbest
bölgelerinden biri. Şimdi, serbest bölgelerle ilgili bir düzenleme, zaten
Ekonomi Koordinasyon Kurulunun gündeminde ve Mersin Serbest Bölgesi’nin de var
olan avantajlarının en iyi şekilde kullanılması noktasında çok önemli
düzenlemeler yapılacak.
Bunlar yapılırken de, biraz evvel yine
bahsettiğim gibi, özellikle SSK işveren payının 5 puan düşürülmesi, BAĞ-KUR’luların
borçlarına yeniden düzenleme getirip yirmi dört aya kadar vadelendirilmesi ki,
yüce Meclisimizden geçen ay çıkmış olan kanunlar çerçevesinde bunları da bir
taraftan SSK ve BAĞ-KUR’da birikmiş borçlarının bir yerde tasfiyesini yaparken
diğer yandan da sosyal güvenlik reformuyla, bildiğiniz gibi, BAĞ-KUR’luların
yani esnaflarımızın özellikle sağlık hizmetlerinden faydalanması noktasında da
önemli açılımlar getirdik.
Evet, Mersin sizin de belirttiğiniz
gibi, Türkiye’de gerek sosyoekonomik gelişmişlik açısından gerek Türkiye’nin
gelişmiş illeri açısından son derece önemi haizdir. Türk ihracatçısının bana
göre çok önemli çıkış kapılarından biri. Ama biraz evvel belirttiğim gibi,
bütün bu çalışmaları sanayi envanterinde, sanayi stratejisinde ve esnaf sanayi
stratejisi değişim ve dönüşüm planında bunun tamamıyla ilgili çalışmalarımızı
yapıyoruz. Bu çalışmalar yapılırken tabii ki resmin bütünü içinde Mersin’le
ilgili de gerekli düzenlemeler de yapılacaktır.
Ben bu bilgileri özellikle aktarırken
yüce heyetimizi tekrar saygıyla selamlıyorum.
Teşekkür ederim. (AK PARTİ sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Bakan.
Sayın milletvekilleri, gündeme
geçiyoruz.
Başkanlığın Genel Kurula sunuşları
vardır.
Sözlü soru önergesinin geri alınmasına
dair bir önerge vardır, okutuyorum:
VI.-
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) Önergeler
1.- Tokat Milletvekili Reşat
Doğru’nun (6/704) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi
(4/73
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına