TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK DERGİSİ
41’inci
Birleşim
25
Aralık 2007 Salı
İçindekiler
I.—
GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II.—
GELEN KÂĞITLAR
III.-
GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları
1.- Tokat Milletvekili Hüseyin Gülsün’ün, Dünya
Kooperatifçilik Günü’ne ilişkin gündem dışı konuşması
2.- Mersin Milletvekili Ali Oksal’ın, Tarsus’un
düşman işgalinden kurtuluşunun 86’ncı yıl dönümüne ilişkin gündem dışı
konuşması
3.- Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan’ın,
Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 86’ncı yıl dönümüne ilişkin gündem
dışı konuşması
IV.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) Önergeler
1.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun
(6/197, 198) esas numaralı sözlü soru önergelerini geri aldığına ilişkin
önergesi (4/9)
2.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün (6/228) esas
numaralı sözlü soru önergesini geri aldığına ilişkin önergesi (4/8)
B) Meclis Araştırması Önergeleri
1.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı ve 26
milletvekilinin, Küçük Menderes Nehri’ndeki kirliliğin araştırılarak alınması gereken önlemlerin
belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/68)
2.- İzmir Milletvekili Canan Arıtman
ve 25 milletvekilinin, şehit aileleri ve gaziler ile harp ve vazife
malullerinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/69)
3.- Cumhuriyet Halk Partisi Grubu
adına Grup Başkan Vekilleri Ankara Milletvekili Hakkı Suha Okay, İstanbul
Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve İzmir Milletvekili Kemal Anadol’un,
Türkçedeki yabancılaşma ve bozulmanın araştırılarak Türk dilinin korunması ve
geliştirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması
açılmasına ilişkin önergesi (10/70)
C) Tezkereler
1.- İran İslamî Danışma Meclisi Ulusal Güvenlik ve
Dış Politika Komisyonu Başkanının, Türkiye Büyük Millet Meclisi Dışişleri
Komisyonu Heyetini İran’a davetine icabet edilmesine ilişkin Başkanlık
tezkeresi (3/247)
V.- ÖNERİLER
A) Danışma Kurulu Önerileri
1.- Gündemdeki sıralama ile 56 sıra sayılı Kanun
Tasarısı’nın İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak ve bölümler
halinde görüşülmesine; (10/35), (10/43), (10/49) ve (10/70) esas numaralı
Meclis araştırması önergelerinin birleştirilerek 25/12/2007 Salı günü
görüşülmesine ve görüşmelerin tamamlanmasına kadar çalışma süresinin
uzatılmasına; 26 Aralık 2007 Çarşamba günkü birleşimde sözlü soruların
görüşülmeyerek kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesine; Genel Kurulun 26
Aralık 2007 Çarşamba ve 27 Aralık 2007 Perşembe günleri 14.00-20.00 saatleri
arasında çalışmalarını sürdürmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi
VI.- SORULAR VE CEVAPLAR
A) Sözlü Sorular ve Cevapları
1.- Tunceli Milletvekili
Kamer Genç’in, Pülümür Dağı-Mutu arası anayolun asfaltlanması ve Pertek
Köprüsü’nün yapımına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/22) ve Devlet Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı
2.- Tunceli Milletvekili
Kamer Genç’in, Tunceli-Pülümür’de meydana gelen depremlerde zarar gören
binalara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/23) ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı
3.- İzmir Milletvekili Ahmet
Ersin’in, okul servislerinin denetimine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi
(6/85) ve Devlet Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı
4.- Tunceli Milletvekili
Kamer Genç’in, Tuzla Gemi Tersanesinde çalışan işçilere ilişkin Başbakandan
sözlü soru önergesi (6/86) ve Devlet
Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı
5.- Antalya Milletvekili
Tayfur Süner’in, Side’deki anıt mezar ve çevresinin bakımına ilişkin
Başbakandan sözlü soru önergesi (6/137) ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Cemil Çiçek’in cevabı
6.- Tunceli Milletvekili
Kamer Genç’in, şaraptaki vergilendirmenin üzüm üretimine etkisine ilişkin
Başbakandan sözlü soru önergesi (6/138) ve
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı
7.- Tunceli Milletvekili
Kamer Genç’in, bazı bürokrat atamalarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi
(6/146) ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı
8.- Tunceli Milletvekili
Kamer Genç’in, Amerika seyahatine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi
(6/152) ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı
9.- Mersin Milletvekili İsa
Gök’ün, Anayasa değişiklik taslağı hakkındaki bir toplantıya ilişkin Devlet Bakanı
ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’ten sözlü soru önergesi (6/159) ve Devlet Bakanı
ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı
10.-
Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ziraat Bankası Hanak Şubesinin personel
ihtiyacına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren’den sözlü
soru önergesi (6/140)
11.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, personel atamaları ile tadilat
ve tamirat işlerine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından sözlü soru
önergesi (6/141)
12.- Tokat Milletvekili
Reşat Doğru’nun, süpermarket ve hipermarketlere ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından
sözlü soru önergesi (6/142)
13.- Malatya Milletvekili
Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, Malatya’daki bazı baraj ve sulama kanalı projelerine
ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/143) ve Çevre ve Orman
Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı
14.-
Mersin Milletvekili Kadir Ural’ın, Mersin’deki bazı baraj ve sulama suyu
projelerine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/165) ve
Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı
15.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın,
bir sulama projesi ihalesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru
önergesi (6/187) ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı
16.- Kastamonu Milletvekili Mehmet
Serdaroğlu’nun Kızlaryolu Barajı projesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından
sözlü soru önergesi (6/199) ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı
17.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün,
Gördes Barajı projesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi
(6/229) ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı
18.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan’ın,
Bandırma’da fosfat-asit fabrikası kurulmasına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından
sözlü soru önergesi (6/248) ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı
19.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın,
Umurbey sulama projesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi
(6/252) ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı
20.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün,
Çaltıcak Barajı projesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi
(6/258) ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı
21.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün,
Kelebek Barajı projesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi
(6/259) ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı
22.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün,
Güneşli Barajı projesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi
(6/260) ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı
23.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun,
Çekerek Barajı projesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi
(6/269) ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı
24.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Amasya’daki
bir fabrikanın arıtma sistemine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru
önergesi (6/280) ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı
25.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, hava
kirliliğine ve dağıtılan kömürlerin kalitesine ilişkin Çevre ve Orman
Bakanından sözlü soru önergesi (6/294) ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel
Eroğlu’nun cevabı
B) Yazılı Sorular ve Cevapları
1.- Mersin Milletvekili Mehmet
Şandır’ın, akarsularda işletme hakkı devriyle enerji üretimine ilişkin sorusu
ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel
Eroğlu’nun cevabı (7/540)
2.- İzmir Milletvekili Abdurrezzak Erten’in,
İzmir’in tarihi ve kültürel değerlerinin korunması için yapılacak projelere
ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/825)
3.- Kocaeli Milletvekili Hikmet Erenkaya’nın,
Kocaeli’de koruma altındaki tarihi yapılara ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm
Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/826)
4.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş’ın,
ilköğretim öğrencilerine önerilen 100 Temel Esere ilişkin sorusu ve Millî
Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/832)
5.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat’ın, Geben
Barajı projesine ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun
cevabı (7/884)
6.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, yönetici atamalarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in
cevabı (7/896)
7.- İstanbul Milletvekili Hüseyin Mert’in, öğretmen atamalarına ve okul
yöneticilerine ilişkin sorusu ve Millî
Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/899)
8.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı’nın, İzmir’deki okulların
depreme karşı güçlendirilmesine ilişkin sorusu
ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/901)
9.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin’in, öğretmenlerin özlük
haklarının iyileştirilmesine ilişkin sorusu
ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/958)
10.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, öğretmen atamalarına
ve özlük haklarına ilişkin sorusu ve
Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/959)
11.- Mersin Milletvekili İsa Gök’ün, Aydıncık ilçesindeki bazı
ilkokullarda 10 Kasım anma etkinliklerinin yapılmadığı iddialarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in
cevabı (7/960)
12.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Denizli Belediye Başkan
Yardımcısının İl Millî Eğitim Müdürü olarak görevlendirilmesine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in
cevabı (7/961)
13.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in, Amasya’daki bir lisede bazı
öğrencilere baskı yapıldığı iddialarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in
cevabı (7/979)
14.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit’in, İğneada Longaz Ormanları
Millî Parkına ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun
cevabı (7/985)
15.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy’un, bazı baraj
projelerine ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun
cevabı (7/986)
16.- İzmir Milletvekili Canan Arıtman’ın, kadına karşı şiddeti önleme
kapsamında yapılan kampanyalara,
- Aydın Milletvekili Özlem Çerçioğlu’nun, dul kadınların ve yetimlerin
mali ve psikolojik olarak desteklenmesine,
İlişkin soruları ve Devlet Bakanı
Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/989, 990)
17.- Kırklareli Milletvekili Tansel Barış’ın, yönetici atamalarına
ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı
Hüseyin Çelik’in cevabı (7/1016)
18.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, akaryakıt kaçakçılığına
ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve
Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın
cevabı (7/1025)
19.- Isparta Milletvekili Mevlüt
Coşkuner’in, Yalvaç Organize Sanayi Bölgesine ilişkin sorusu ve Sanayi ve
Ticaret Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı (7/1073)
20.- Isparta Milletvekili
Mevlüt Coşkuner’in, Yalvaç Yeni Deri İmalatçıları Küçük Sanayi Sitesine ilişkin
sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı (7/1074)
VII.- MECLİS ARAŞTIRMASI
A) Ön Görüşmeler
1.- Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün ve 20
milletvekilinin, Türkçedeki bozulma ve yabancılaşmanın araştırılarak Türk
dilinin korunması ve geliştirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi
amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/35)
2.- Samsun Milletvekili Suat Kılıç ve 25
milletvekilinin, Türkçedeki yozlaşma ve yabancılaşmanın araştırılarak Türk
dilinin korunması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/43)
3.- Kütahya Milletvekili Alim Işık ve 38
milletvekilinin, Türkçedeki bozulma ve yabancılaşmanın araştırılarak Türk
dilinin korunması ve geliştirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi
amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/49)
4.- Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Grup Başkan
Vekilleri Ankara Milletvekili Hakkı Suha Okay, İstanbul Milletvekili Kemal
Kılıçdaroğlu ve İzmir Milletvekili Kemal Anadol’un, Türkçedeki yabancılaşma ve
bozulmanın araştırılarak Türk dilinin korunması ve geliştirilmesi için alınması gereken önlemlerin
belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/70)
25 Aralık 2007 Salı
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 15.03
BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL
KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKCİ (Konya),
Yusuf COŞKUN (Bingöl)
-----0-----
BAŞKAN –
Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 41’inci
Birleşimini açıyorum.
Toplantı yeter
sayısı vardır, gündeme geçiyoruz.
Gündeme geçmeden
önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.
Konuşma süreleri
beşer dakikadır. Hükûmet bu konuşmalara cevap verebilir. Hükûmetin cevap süresi
yirmi dakikadır.
Gündem dışı ilk
söz, “Kooperatifçilik Günü” münasebetiyle söz isteyen Tokat Milletvekili
Hüseyin Gülsün’e aittir.
Sayın Gülsün,
buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Süreniz beş
dakika.
A) Milletvekillerinin Gündem Dışı
Konuşmaları
1.- Tokat
Milletvekili Hüseyin Gülsün’ün, Dünya Kooperatifçilik Günü’ne ilişkin gündem
dışı konuşması
HÜSEYİN GÜLSÜN
(Tokat) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 21 Aralık “Kooperatifçilik
Günü” dolayısıyla şahsım adına gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Bu
vesileyle tüm milletvekillerimizin ve aziz milletimizin geçmiş Kurban
Bayramı’nı tebrik ediyor, selam ve saygılarımı sunuyorum.
Kooperatifler,
birbirine meslek, sanat, toplumsal çıkar bağlarıyla grupların kendi aralarında
kurdukları kuruluşlardır. Amaç, verimli çalışmak, ortak ihtiyaçlarını
karşılamak, emek ve ürünleri değerlendirmektir. Kooperatiflerde esas olan iş
birliği ve dayanışmadır. İnsanlar bireysel yapamadıkları şeyleri kooperatifler
kurarak ortaklaşa başarabilirler.
Değerli
milletvekilleri, ülkemizde kooperatif sayısına bakıldığında önemli bir büyüklüğe
ulaştığı görülmektedir. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Köyişleri
Bakanlığına bağlı faaliyet gösteren 27 ayrı türde 86.300 kooperatif bulunmakta.
Bunların ortak sayıları toplamı ise 6 milyon 760 bine ulaşmıştır. Kooperatifler
içinde sayıca en fazla yapı kooperatifleridir. Toplam 62 bin yapı kooperatifi
bulunmaktadır ki bu rakam, toplam kooperatif sayısı içinde yüzde 70’lik bir
payı ifade etmektedir.
Değerli
milletvekilleri, sayısal olarak bu rakamlara ulaşan kooperatiflerimizin büyük
çoğunluğu beklenen faydayı maalesef sağlayamamaktadır. Geneli itibarıyla,
yönetim ve yönetime yakın olanlar güçlü, üyeler ise zayıf. Kooperatifçilik bir
çıkar kapısı olarak görülmekte. Şöyle bir çevremize baktığımızda
kooperatifçilik faaliyetleriyle ilgili yakınmaların hiç bitmediğine şahit
oluruz. Özellikle yapı kooperatiflerinin de bazı kişilerin mesleği olduğu,
kamuoyunda yaygın bir güvensizlik oluşturduğu aşikârdır. Yapı kooperatiflerinde
parasal konulara ilişkin şikâyet ve iddialar da oldukça fazladır. Kooperatiflerin
çok uzun süre devam ettiği, yöneticiler ile üyeler arasındaki bilgi akışının
zayıflığı, yapılan konutlara teslim edildikten sonra yeniden yapılıyormuşçasına
masraf edildiği, hatta bazı kooperatiflerin, üyelerini aldatıp ortadan
kaybolduğu da bilinmektedir.
Değerli
milletvekilleri, bugün artık tarımdaki değişim ve dönüşüm süreci, konut
sektöründeki TOKİ sistemi, ulaştırma sektöründeki değişmeler, finans sektöründe
uluslararası kriterlerin uygulamaya konulması gibi gelişmelerle birlikte
kooperatifçiliğimizin sorunlarına ve çözüm yollarına daha farklı yaklaşımlar
getirilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır.
Hükûmetimiz,
2003 yılında başlattığı planlı şehirleşme ve konut atağıyla, yerel yönetimlerle
iş birliği içerisinde, cumhuriyet tarihimizde bugüne kadar görülmemiş hızda ve
kapsamda bir çalışma başlatmıştır. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı
vasıtasıyla seksen bir il ve üç yüz
yetmiş bir ilçede yürütülen projelerle hem kentsel dönüşüme öncülük edilmiş hem
de tüm yurtta modern şehirlerin oluşumuna katkı sağlanmıştır. 250 bin konut
olan 2007 hedefi çoktan aşılmış, bugüne kadar toplam 283 bin konutun yapımına
başlanmıştır. Bunların yanında, sosyal donatılar kapsamında okul, hastane,
sağlık ocağı, spor alanları, ticaret merkezleri ve parklar yapılmaktadır. Bu
dönemde ise tamamlanması düşünülen konut sayısının sosyal donatılarıyla
birlikte toplam 500 bine çıkarılması planlanmaktadır.
Değerli
milletvekilleri, AK Parti, kooperatifçilikle ilgili atılan bütün adımların
yanında, yapılandırma çalışmalarını sürdürmekte olup bu harekete hız
kazandırmamız hayati önem taşımaktadır.
Kooperatifçilik
Günü’nün tüm kooperatifçi arkadaşlarımıza hayırlı olmasını temenni ediyor,
saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN –
Teşekkür ederim Sayın Gülsün.
Gündem dışı
ikinci söz, Tarsus ilçemizin kurtuluş yıl dönümü münasebetiyle söz isteyen
Mersin Milletvekili Ali Oksal’a aittir.
Sayın Oksal,
buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
2.- Mersin
Milletvekili Ali Oksal’ın, Tarsus’un düşman işgalinden kurtuluşunun 86’ncı yıl
dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması
ALİ OKSAL
(Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 27 Aralık 1921,
Tarsus’un kurtuluş tarihidir. Bu bağlamda gündem dışı söz almış bulunmaktayım.
Sözlerime başlarken yüce Meclisin üyelerini saygıyla selamlıyorum.
Büyük devlet
adamı İnönü’yü ölüm yıl dönümünde rahmetle anıyor, ailesine başsağlığı
diliyorum.
Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; milletçe vermiş olduğumuz olağanüstü kurtuluş
mücadelemizin önemli adımlarından biri olan Tarsus’un kurtuluşunun 86’ncı yıl
dönümünü büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyoruz. Türk milleti tarihin hiçbir
döneminde tutsak edilememiş, yüzyıllarca özgür yaşamış ve bağımsızlığından asla
ödün vermemiştir. Milletimiz bağımsızlığa olan bu tutkusunu kurtuluş
mücadelemizle tüm dünyaya kanıtlamış, canını hiçe sayarak benzeri görülmemiş
bir kahramanlık destanı yazmıştır. Bu destanın güney cephesine yönelik en mühim
adımlarından biri de, bildiğiniz gibi, Tarsus’ta atılmıştır. İlk olarak
Tarsus’ta Molla Kerim’in Kuvayımilliye güçlerine destek vererek ateşlediği
bağımsızlık meşalesi, Mersin, Çukurova, Adana, Erzin ve Dörtyol’un
kurtuluşlarıyla bölgemizi aydınlatmıştır. Böylelikle, Yüce Önder Atatürk’ün
Tarsus’a yaptığı ziyaretinde de belirttiği gibi Tarsus’ta Türk’ün sönmez ateşi
yanmaya devam etmiştir. Bugün burada, Yüce Önder Atatürk ve silah
arkadaşlarını, vatan topraklarını canları pahasına müdafaa eden kahraman Türk
askerlerini ve şehitlerimizi, minnet ve şükran duygusuyla anıyoruz.
Değerli
milletvekilleri, bugün, Tarsus’un kurtuluşu vesilesiyle ilçemizin birtakım
sorunlarına da dikkat çekmek istiyorum. Ülkemizin en gelişmiş ilçelerinden biri
olan Tarsus, sadece coğrafi koşulları bakımından değil, yedi bin yıllık tarihî
geçmişi ve uygarlıkların beşiği olması dolayısıyla da oldukça önemlidir. Aynı
zamanda, her dönemde ekonomik büyümenin ve kalkınmanın itici gücü olan turizm
bakımından Tarsus, dünya ülkelerinin arayıp da bulamadığı önemli bir kenttir.
Tarsus’un tatil ve inanç turizmi değerleri, dünya çapında önem arz etmektedir.
Vatikan’ın, Tarsus’ta doğup büyüyen, Hazreti İsa’nın havarilerinden Saint
Paul’un evini ve kuyusunu hac yeri, 2008 yılını da “Saint Paul Yılı” ilan
etmesi, Tarsus’u inanç turizmi açısından da öne çıkartmaktadır. Ayrıca,
Kur’an-ı Kerim’de adı geçen Yedi Uyurlar Mağarası’nın da Tarsus’ta bulunması,
İslam ve Hristiyan âlemi için kutsal bir değer taşımaktadır.
Tarsus, zengin
tarihî birikimi, eşsiz doğa güzellikleri, emsalsiz kumsalı ve deniziyle,
elverişli iklim ve ulaşım koşullarıyla birlikte düşünüldüğünde, Tarsus’umuzu
bir turizm cenneti hâline getirmek ve ülkemiz için bu kadar büyük bir
potansiyelin atıl kalmasına seyirci kalmamak hepimizin asli bir görevi ve
sorumluluğudur.
Bölgemizdeki
turizm potansiyelini hayata geçirmek için planlanan Tarsus-Kazanlı sahil bandı
projesi, giderek büyüyen tatil turizmi talebinin batıdan doğuya kaymasını
sağlayacak, ayrıca Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan göç almasının da etkisiyle
artan işsizlik sorununa çözüm üretecek, hem Tarsus halkı hem de Türkiye kazanacaktır.
Bu nedenle, bölgeye gerekli altyapının sağlanması bir zorunluluktur. Ancak,
Tarsus ekonomisinin bel kemiğini oluşturan sahil bandı projesine, bu çevrede
bulunan 9 bin dönümlük organik tarıma elverişli araziye -ki bu da oldubittiye
getirilerek ormanlık alan içerisine dâhil edildi üç ay evvel- halkın sağlığına
ve 2 milyon insanın içme suyunu karşılayan Berdan Baraj Gölü havzasına darbe
vuracak bir proje olan Doğu Akdeniz Endüstriyel Atık Entegre Bertaraf Tesisi
hayata geçirilmek istenmektedir ki bu tesis, ilçemizde birinci sınıf tarım
toprağının sulanmasında kullanılan Kusun Deresi’ne
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın
Oksal, konuşmanızı tamamlayınız.
Buyurun.
ALİ OKSAL
(Devamla) - …verilen haklı mücadele olumlu ses getirmiş, sırasıyla Mersin ve
Adana Bölge İdare Mahkemesinin önce yürütmeyi durdurma, daha sonra da projenin
iptali kararı alması büyük bir sevinçle karşılanmıştır. Umuyorum ki bundan
sonra Tarsus-Kazanlı Sahil Bandı Projesi’yle ilgili gelişmeler de Tarsus’un
lehine olacak, Tarsus turizmde hak ettiği değeri görecek, bölge halkı için
ekonomik kurtuluşun miladı olacaktır.
Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; bütün bu gelişmeler ışığında ve özel konumu nedeniyle
Tarsus’un il yapılması gerekliliğine inanıyor, yetkililerden bu konuda katkı
bekliyorum. Sözlerime son verirken geçmiş Kurban Bayramı’nızı kutlar, 2008
yılının laik, demokratik ve çağdaş bir Türkiye adına yeni kazanımların ve
başarıların yılı olmasını diler, hepinizi saygıyla selamlarım. (CHP
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN –
Teşekkür ederim Sayın Oksal.
Gündem dışı
üçüncü söz, Gaziantep ilinin düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü
münasebetiyle söz isteyen Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan’a aittir.
Sayın Erdoğan, buyurun.
(AK Parti sıralarından alkışlar)
3.-
Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan’ın, Gaziantep’in düşman işgalinden
kurtuluşunun 86’ncı yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması
MEHMET ERDOĞAN
(Gaziantep) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Gaziantep’in düşman
işgalinden kurtuluşunun 86’ncı yıl dönümü münasebetiyle gündem dışı söz almış
bulunuyorum. Bu vesileyle hepinizi hürmetle, muhabbetle selamlarım.
O zamanki adıyla
Ayıntap, gaziliğini hak etmek için kan, can, servet ve verebileceği her şeyi
veriyor, yetmiyor, açlık ve âcizlik içinde kıvranan şehir ve halkı
mecburiyetten teslim olurken, emperyalist Fransızlara ve dünyaya bir ilk olarak
ders vermekten de geri kalmıyor, teslim bayrağının yanında şanlı Türk
bayrağımızı da beraberce göndere çekiyor. Bayrak şehidi, efsane komutan Yüzbaşı
Şahin Bey, Elmalı Köprüsü’nde 28 Mart 1920’de şehit olduğu gün, aynı tepenin
eteğinde çok acı bir trajedi daha yaşandı. Buranın
“Antep’in harbi
on bir ay oldu.
Kanımız kurudu,
benzimiz soldu.
Analar, bacılar
saçın yoldu.
Vurun
Antepliler, namus günüdür.
Vurun Türk
uşağı, gayret günüdür.”
“Ben
Gazianteplilerin gözlerinden nasıl öpmem ki! Onlar, yalnız Gaziantep’i değil,
Türkiye’yi de kurtardılar.” Gazi Mustafa Kemal Atatürk.
Atatürk bir
Gazianteplinin gözlerinden öperken ben Anteplilerin gözlerinden nasıl öpmem ki.
Onlar, yalnız Gaziantep’i değil, Türkiye’yi de kurtardılar.
“Millî
mücadelede mutlak muvaffak olacağımız inancını bütün Türklere, Antep
müdafaasının takip ettiği seyir ilham etmiştir.” Mareşal Fevzi Çakmak.
“Gaziantep’in
Kurtuluş Savaşı’nda yaptığı muharebeleri ve çektiği ıstırapları, Genelkurmay
Başkanı olarak günü gününe yaşadım. Benim Garp Cephesi kumandanlığım, Gaziantep
mücahitlerini izledikten sonra başlar.” Mustafa İsmet İnönü.
Bugün,
Gaziantep’imizin kurtuluş yıl dönümü. Sevincimizi ve seksen altı yıl önce Antep
halkının çektiği ıstırapları sizlerle paylaşmak için söz aldım. Atatürk’ün
dediği gibi, Türkiye’nin her köşesinde düşmanla mücadele olmuş, bütün
şehirlerimiz, köylerimiz, vatanımız için, dünümüz için, bayrağımız için
dövüşmüşlerdir. Doğunun dadaşı da batının efesi de Antep’in çetesi de aynı
kahramanlığı göstermişlerdir, çünkü kan aynı kandır. Ancak Antep, 20 bin
düşmana karşı 2.920 çetesiyle kendini savunurken büyük acılar çekmiştir.
Atatürk’e
“Türk’üm diyen her şehir, her kasaba ve en küçük Türk köyü, Gazianteplileri
kahramanlık misali olarak alabilirler.” dedirten Antep harbi nedir?
Fransız Şark
Orduları Komutanı General Goubeau, büyük topları, 300 makineli tüfeği, 6 uçağı
ve 4 tankı ile 20 bin kişilik Fransız tümeni ve 1.500 kişilik Ermeni
gönüllüsüyle geldi Antep’in üstüne, aylarca bombaladı, yaktı, yıktı, çembere
aldı. Hiçbir yerden yardım gelmedi. Antepli ustalar barutu da fişeği de yaptılar;
aç kaldılar, acı çekirdek ekmeği, ot yediler, on ay sekiz gün düşmanı Antep’e
sokmadılar; 6.317 şehit verdiler ama dedelerimizin yattığı toprağı
çiğnetmediler, bayrağımızı yere düşürmediler. Türkiye Büyük Millet Meclisi de
“Gazilik” unvanını Antep’e verdi.
Antep’i almaya
gelen, alamadan Suriye’ye dönen General Goubeau, Fransa’yı temsilen Londra
Konferansı’na katıldı, İngiliz delegelerinin “Yunanlılara daha çok destek
verelim de Türklerin işini çabuk bitirsinler” sözü üstüne kürsüye çıktı:
“Beyler, siz hayal görüyorsunuz. Biz, koca Fransa devleti, bir Antep sancağıyla
başa çıkamadık…”
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın
Erdoğan, konuşmanızı tamamlayınız.
Buyurun.
MEHMET ERDOĞAN
(Devamla) – “…Anadolu’da daha bin Antep var.”
İşte, bugün, o
şanlı Antep müdafaasının yıl dönümünü kutluyoruz. Vatan için canını veren
şehitlerimizi, gazilerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz. Gaziantep’in ve
Gazianteplilerin yıllardır beklediği ve fazlasıyla da hak ettiği gazilik
madalyası için, hiçbir parti ayrımı yapmadan, Antepliye yakışan birlik ve
beraberlikle, Gaziantep milletvekilleri olarak verdiğimiz kanun teklifine
desteklerinizi bekliyoruz.
“Ben Antepliyem,
Şahin’em ağam/Mavzer omuzlarımda yük/Ben yumruklarımla dövüşeceğim/Yumruklarım
memleket kadar büyük.” der, hepinize saygılar sunarım. (AK Parti, CHP ve MHP
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN –
Teşekkür ederim Sayın Erdoğan.
Sayın
milletvekilleri, birleşime on dakika ara veriyorum.
Kapanma
Saati: 15.21
İKİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 15.42
BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL
KÂTİP ÜYELER:
Canan CANDEMİR ÇELİK (Bursa), Fatoş GÜRKAN (Adana)
-----0-----
BAŞKAN – Sayın
milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 41’inci Birleşiminin İkinci
Oturumunu açıyorum.
Gündeme
geçiyoruz.
Saygıdeğer
milletvekili arkadaşlarım, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek,
gündemin “Sözlü Sorular” kısmının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 11, 15 ve 17’nci
sıralarındaki soruları; Çevre ve Orman Bakanı Sayın Veysel Eroğlu, gündemin
“Sözlü Sorular” kısmının 10, 20, 35, 44, 45, 46, 75, 76, 79, 80, 95, 99, 105,
106, 107, 116, 127 ve 141’inci sıralarındaki soruları birlikte cevaplandırmak
istemişlerdir. Sayın Bakanların bu istemini sırası geldiğinde yerine
getireceğim.
Başkanlığın
Genel Kurula sunuşları vardır.
Sözlü soru önergelerinin
geri alınmasına dair iki adet önerge vardır, ayrı ayrı okutuyorum.
IV.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA
SUNUŞLARI
A) Önergeler
1.-
Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun (6/197, 198) esas numaralı sözlü
soru önergelerini geri aldığına ilişkin önergesi (4/9)
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına
Gündemin sözlü
sorular kısmının 44 ve 45 inci sıralarında yer alan (6/197) ve (6/198) esas
numaralı sözlü soru önergelerimi geri alıyorum.
Gereğini
saygılarımla arz ederim.
Mehmet
Serdaroğlu
Kastamonu
2.- Manisa
Milletvekili Mustafa Enöz’ün (6/228) esas numaralı sözlü soru önergesini geri
aldığına ilişkin önergesi (4/8)
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına
Gündemin sözlü
sorular kısmının 75 inci sırasında yer
alan (6/228) esas numaralı sözlü soru önergemi geri alıyorum.
Gereğini
saygılarımla arz ederim.
Mustafa
Enöz
Manisa
Milletvekili
BAŞKAN – Sözlü
soru önergeleri geri verilmiştir.
Meclis
araştırması açılmasına ilişkin üç önerge vardır, önergeleri okutuyorum:
B) Meclis Araştırması Önergeleri
1.- İzmir
Milletvekili Bülent Baratalı ve 26 milletvekilinin, Küçük Menderes Nehri’ndeki
kirliliğin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/68)
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına
Tarihin ilk
çağlarından beri insanoğlunun dikkatini çekmiş olan
Ege bölgemizin
can damarı sayılabilecek kadar önemli olan Küçük Menderes nehri, ne yazık ki
son yıllarda evsel ve endüstriyel atıkların tehdidi altında her geçen gün daha
da kötüye gitmektedir. Kiraz, Bayındır, Tire, Ödemiş ve Torbalı'daki sanayi kuruluşlarının
atıkları kontrolsüz bir şekilde Küçük Menderes'e akıtılarak nehir
kirletilmektedir. Kirliliğin boyutları o kadar artmıştır ki nehirden tarımsal
sulama dahil hiçbir şekilde yararlanılamamaktadır. Doğa göz göre göre
katledilmiştir. "Nehrin çeşitli bölgelerinden alınan su örneklerinin
yapılan analizlerinde kirliliğin üst düzeylere çıktığı, kimyasal ve biyolojik
oksijen ihtiyacı, canlıların ölümüne yol açacak derecede düşük kurşun, nikel ve
çinko gibi ağır metallerin en üst düzeyde olduğu, suyun asidik özellik
gösterdiği ve sülfür oranının çok yüksek olduğu İzmir Valiliği Çevre Kurulu
tarafından tespit edilmiştir. Bu kadar tehlikeli olan suyla, üreticiler
bilmeden tarla ve bahçelerini sulamakta, topraklar hızla çoraklaşmakta, yer
altı suları kirlenmektedir.
Öte yandan sulak
alanların kurutulması, Küçük Menderes'in taşıdığı kirlilik ve balık avcılığı
deltadaki doğal yaşamı tehdit eden başlıca etkenlerdendir. Pamucak sahilindeki
sulak alan ve kumul ekosistemlerinin tahribi, sulak alanların turizm ve ikinci
konut amaçlı yapılaşmaya açılması, taban suyunu çeken okaliptus ağaçlarının
dikilmesi baskı unsuru olmaya devam etmektedir.
Ülkemiz ve
özellikle Ege bölgemiz için yaşamsal öneme sahip bulunan ve döküldüğü dünya
cenneti Pamucak sahillerini de kirleten Küçük Menderes'in acilen kurtarılması,
kirliliğin gerçek boyutlarının ortaya çıkarılması ve kirlenmesine neden olan
unsurların tespit edilmesi, gerekli ıslah çalışmalarının yapılması ve bir daha
kirlenmemesi için gerekli önlemlerin alınması amacıyla Anayasanın 98. İçtüzüğün
104. ve 105. maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.
1) Bülent Baratalı (İzmir)
2) Turgut Dibek (Kırklareli)
3) Ali Arslan (Muğla)
4) Mevlüt Coşkuner (Isparta)
5) Ensar Öğüt (Ardahan)
6) Şevket Köse (Adıyaman)
7) Ali Rıza Öztürk (Mersin)
8) Hulusi Güvel (Adana)
9) Ali İhsan Köktürk (Zonguldak)
10) Halil Ünlütepe (Afyonkarahisar)
11) Fehmi Murat Sönmez (Eskişehir)
12) Muhammet Rıza Yalçınkaya (Bartın)
13) Akif Ekici (Gaziantep)
14) Birgen Keleş (İstanbul)
15) Nesrin Baytok (Ankara)
16) Ramazan Kerim Özkan (Burdur)
17) Suat Binici (Samsun)
18) Ahmet Ersin (İzmir)
19) Mehmet Ali Özpolat (İstanbul)
20) Tekin Bingöl (Ankara)
21) Enis Tütüncü (Tekirdağ)
22) Canan Arıtman (İzmir)
23) Gürol Ergin (Muğla)
24) Gökhan Durgun (Hatay)
25) Fevzi Topuz (Muğla)
26) Mehmet Şevki Kulkuloğlu (Kayseri)
27) Vahap Seçer (Mersin)
BAŞKAN – Diğer
önergeyi okutuyorum:
2.- İzmir
Milletvekili Canan Arıtman ve 25 milletvekilinin, şehit aileleri ve gaziler ile
harp ve vazife malullerinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken
önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
(10/69)
19 Kasım 2007
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Anayasamızın 61.
maddesinin ilk cümlesi "Devlet, harp ve vazife şehitlerinin dul ve
yetimleriyle, malul ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat
seviyesi sağlar" şeklinde düzenlenmiştir.
Harp ve vazife
şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malul ve gazilerin hayat şartlarını düzeltmek,
sosyal, ekonomik ve sağlık sorunlarını çözmek, sahipsizlik duygularını
gidermek, onurlu bir yaşam sürmelerini sağlamak devlet ve millet olarak
öncelikli görevimizdir.
Onların
vatanımıza sahip çıktığı gibi, vatanın da onlara sahip çıkması gerekir.
Ülkemizde
şehit-gazi-harp ve vazife malullerinin kurumlarına göre dağılımını belirleyen
sağlıklı bir veri tabanı bile yoktur. Tam olarak sayılarını dahi bilmiyoruz.
Zaten bu insanlarımızı birer "sayı" olarak değerlendirmek de
yanlıştır. Her birinin farklı, kahramanlık dolu ama bir o kadar da trajik
öyküleri vardır. Yaşadıkları, hissettikleri ve sorunları hassas konulardır.
Hem Osmanlı
Devletini hem de Türkiye Cumhuriyetini kuranların Gazi unvanını taşıması
tesadüf değildir. O gaziler binlerce şehit vererek bu Türk devletlerini
kurmuşlar ve on binlerce şehit ve gazi vererek bekasını sağlamışlarıdır.
Günümüzde de ne yazık ki kutsal vatan topraklarının korunması, bağımsızlığımız,
terörle mücadele, milletimizin güven ve huzurunu temin için hâlâ her gün şehit
ve gazi vermeye devam ediyoruz. Sadece son bir ay içerisinde 50 şehit verdik.
Ülkemizde
İstiklal Savaşı, Kore Savaşı, Kıbrıs Barış Harekâtı ve son olarak da terörle
mücadele şehit ve gazileri bulunmaktadır. Kolluk kuvvetlerinin yanında çok
sayıda öğretmen, hâkim, savcı, doktor, hemşire gibi kamu görevlilerimiz de
terör mağduru olarak hayatlarını kaybettiler veya yaralanıp sakat kaldılar.
Onlara sadece "vazife malulü" unvanını verebildik.
Ülkemizin,
ulusumuzun bölünmez bütünlüğü, bağımsızlığı ve bekası uğruna, uzun yıllar süren
bölücü terörle mücadelede on
binlerce asker, polis ve kamu görevlimiz şehit, gazi ve vazife malulü olmuştur.
Aileler en değerli varlıklarını; evladını, eşini, babasını, kardeşini vatan
uğruna şehit vermiş, gazilerimiz sağlıklarını, vücut bütünlüklerini
kaybetmişlerdir. Bu kahraman ve aziz vatandaşlarımıza millet olarak hak
ettikleri saygıyı göstermek, onurlandırmak, sosyal güvencelerini sağlamak, hak
ettikleri saygın ve iyi yaşam standartlarını sağlamak borcumuzdur,
görevimizdir.
Devlet, şehitlerimizin
ailelerine ve gazilerimize nakdi tazminat ve maaş verilmesi ile sağlık yardımı
imkânları sağlamaktadır. Sosyal güvenlik sistemi kapsamındaki bu çözümlerin
yanında şehit ailelerine gazi ve vazife malullerine iş temini, konut kredisi,
kamu taşıtlarından ücretsiz yararlanma ve eğitim öncelikleri gibi imkânlar sağlamaya çalışılmaktadır. Ancak bu
konularda pek çok sorunun yaşandığı da herkesin malumudur. Şehit, gazi, harp ve
vazife malulleriyle ilgili mevzuatın çok dağınık olması, bürokratik hatalar,
maaşların yetersizliği, yeterli hukuksal desteğin olmayışı, sağlık
hizmetlerindeki yetersizlikler gibi nedenlerle bu kahraman ve aziz insanlarımız
ve aileleri toplumda hak ettikleri yaşam standartlarına ulaşamamakta, büyük
sorunlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Ortaya çıkan tablo yapılanların
yeterli düzeyde olmadığıdır. Gelişmiş ülkelerde gazi işlerini yürüten bir Gazi
Bakanlığı varken, böylesi sıcak bir coğrafyada yer alan ülkemizde değil bir
gazi bakanlığı devlet kademesinde kurumsallaşmış bir mekanizma, bir merci dahi
yoktur.
Son zamanlarda
artan terör olayları nedeniyle medyaya sıklıkla yansıyan görüntülerden de net
bir biçimde görüldüğü gibi şehit aileleri ve gaziler pek çok sorunla karşı
karşıyadır ve millet olarak hepimizin yüreği burkulmakta bu aziz insanlarımıza
borcumuzu tam anlamıyla yerine getiremediğimiz duygusuna kapılmaktayız.
Yaşadığımız kritik coğrafyadaki terör gerçeğinden hareketle geniş bir nüfusu
ilgilendiren bu sorunların yıllar geçtikçe de çığ gibi büyüyeceği
görülmektedir.
Bu gerekçelerle
şehit aileleri, gaziler, harp ve vazife malullerinin yaşadıkları sorunların
tespiti ve çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve
İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılması
hususunda gereğini saygılarımızla arz ederiz.
1) Canan Arıtman (İzmir)
2) Turgut Dibek (Kırklareli)
3) Ali Arslan (Muğla)
4) Mevlüt
Coşkuner (Isparta)
5) Ensar Öğüt (Ardahan)
6) Enis Tütüncü (Tekirdağ)
7) Ali Rıza
Öztürk (Mersin)
8) Şevket Köse (Adıyaman)
9) Ali İhsan
Köktürk (Zonguldak)
10) Ramazan
Kerim Özkan (Burdur)
11) Hulusi Güvel (Adana)
12) Akif Ekici (Gaziantep)
13) Halil
Ünlütepe (Afyonkarahisar)
14) Fehmi Murat
Sönmez (Eskişehir)
15) Muhammet
Rıza Yalçınkaya (Bartın)
16) Birgen Keleş (İstanbul)
17) Nesrin
Baytok (Ankara)
18) Suat Binici (Samsun)
19) Ahmet Ersin (İzmir)
20) Mehmet Ali
Özpolat (İstanbul)
21) Tekin Bingöl (Ankara)
22) Gürol Ergin (Muğla)
23) Gökhan
Durgun (Hatay)
24) Fevzi Topuz (Muğla)
25) Mehmet Şevki
Kulkuloğlu (Kayseri)
26) Vahap Seçer (Mersin)
3.- Cumhuriyet Halk Partisi Grubu
adına Grup Başkan Vekilleri Ankara Milletvekili Hakkı Suha Okay, İstanbul
Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve İzmir Milletvekili Kemal Anadol’un,
Türkçedeki yabancılaşma ve bozulmanın araştırılarak Türk dilinin korunması ve
geliştirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/70)
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Türkçede ortaya çıkan yabancılaşma ve
bozulmanın nedenlerinin ortaya konması, bu konuda eğitim sistemindeki
eksikliklerin saptanması ile Türk dilinin korunması ve geliştirilmesine yönelik
alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla, Anayasanın 98 inci, TBMM
İçtüzüğünün 104 ve 105. maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılmasını
saygılarımızla arz ederiz.
Hakkı
Süha Okay Kemal
Kılıçdaroğlu Kemal
Anadol
Ankara İstanbul İzmir
CHP Grup Başkanvekili CHP
Grup Başkanvekili CHP
Grup Başkanvekili
Gerekçe:
Yazı dili olarak
1500, konuşma dili olarak ise yaklaşık 5000 yıllık bir geçmişi olan Türkçe
bugün çok geniş bir coğrafyada konuşulmakta ve bu açıdan ilk beş dil arasında
yer almaktadır.
Geniş bir
coğrafyada kullanılan ve zengin bir dil olan Türkçe tarih boyunca çeşitli
saldırılarla karşı karşıya kalmıştır. Ancak, bugün geldiğimiz noktada Türk
dilinde yaşanan yabancılaşma ve bozulmanın tehlikeli boyutlara ulaştığı
görülmektedir.
Özellikle
1980'Ierle birlikte başlayan yabancı sözcük kullanma özentisi, yozlaşmanın
boyutlarını ortaya koymaktadır. Bu yabancılaşma işyeri adlarında da kendisini
göstermiş, mahalle bakkalından büyük mağazalara kadar her alanda yabancı
isimler yaygınlaşmıştır. Bu konuda Türkçenin batı dillerinin etkisine açık hale
getirilmesinin yanında, Türkçe karşılıkları bulunmasına karşın bazı çevrelerce
Farsça ve Arapça kelimelerin kullanılmasının özendirilmesi hatta bunun zaman
zaman kamu otoritesinin şekillendirmesi ile sağlanmaya çalışılması
düşündürücüdür. Bu açıdan Türk dili batı dillerine olduğu kadar Farsça ve Arapçanın
etkilerinden de arındırılmasına ilişkin politikalar oluşturulmalıdır.
Ayrıca dünyada
bilişim alanında yaşanan gelişmelerin ülkemize yansımaları da zamanında önlem
alınmaması nedeniyle Türk dilini olumsuz etkilemiştir.
Yabancılaşmanın
yanında, Türk dilinde kullanım
bozukluklarının yaygınlaşması eğitim sistemimizin sorgulanmasını da
gerektirmektedir.
Bunlarla
birlikte radyo ve televizyon yayınlarında Türkçenin özensiz kullanımı
çocuklardan yetişkinlere toplumun tüm kesimlerini yanlış yönlendirmektedir.
Radyo ve televizyonlarda Türk dilinin yanlış ve eksik kullanımı kitleleri
olumsuz etkilemekte, yabancı sözcüklerin yaygınlaşmasına neden olmakta, kaba ve
çirkin ifadeler toplumun değer yargılarının yanlış oluşması sonucunu
doğurmaktadır. Bu konuda tam bir denetimsizlik egemen durumdadır.
Türk Dili Tetkik
Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulan Türk Dil
Kurumu, 12 Eylül 1980 darbesiyle özerkliğini yitirmiş, işlevinin içi
boşaltılmaya çalışılmıştır. Türk dilinde bugün yaşananlar Türk Dil Kurumunun
içine düşürüldüğü bu süreçten ayrı düşünülemez.
Dil konusunda
ulusal politika oluşturulamamış, bu durum toplumu kültür emperyalizminin
etkilerine açık hale getirmiştir. Bu açıdan dil bilincinin oluşturulmasında
toplumun tüm kesimlerine görev düşmektedir. Yazılı ve görsel medyadan, sivil
toplum kuruluşlarına, aileden, eğitim ve öğretim kurumlarına kadar her alanda
sorunlar saptanmalı ve toplumun tüm unsurlarını çözümün parçasına dönüştürecek
politikalar oluşturulmalıdır.
Atatürk'ün,
"Türk dili, dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil, şuurla
işlensin. Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de
yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır." şeklinde ifade ettiği
düşünceleri, bugün bu konuda yapılması gerekenlere de ışık tutmaktadır.
Yukarıda
belirtilen gerekçelerle, Türk dilinin yabancılaşmaya karşı korunması, etkin ve
yanlışlardan arındırılmış olarak kullanılmasının sağlanması, yozlaşmanın önüne
geçilmesi, kültür emperyalizmin etkilerinden arındırması konularının Yüce
Meclisimizce ele alınması büyük önem taşımaktadır.
BAŞKAN –
Bilgilerinize sunulmuştur.
Önergeler
gündemdeki yerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki ön
görüşmeler sırası geldiğinde yapılacaktır.
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır, okutup oylarınıza sunacağım.
C) Tezkereler
1.- İran
İslamî Danışma Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanının,
Türkiye Büyük Millet Meclisi Dışişleri Komisyonu Heyetini İran’a davetine
icabet edilmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/247)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna
İran İslami
Danışma Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı, Türkiye
Büyük Millet Meclisi Dışişleri Komisyonu heyetini İran’a davet etmektedir.
Söz konusu
davete icabet edilmesi hususu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış
İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 Sayılı Kanun’un 6 ncı Maddesi uyarınca
Genel Kurul’un tasviplerine sunulur.
Köksal
Toptan
Türkiye
Büyük Millet Meclisi
Başkanı
KAMER GENÇ (Tunceli)
– Karar yeter sayısı aranmasını istiyorum.
BAŞKAN – Tamam.
Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Karar yeter sayısı yoktur.
Birleşime beş
dakika ara veriyorum.
Kapanma
Saati: 15.57
ÜÇÜNCÜ OTURUM
Açılma Saati: 16.03
BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL
KÂTİP ÜYELER: Canan CANDEMİR ÇELİK (Bursa), Fatoş GÜRKAN (Adana)
-----0-----
BAŞKAN – Sayın
milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 41’inci Birleşiminin Üçüncü
Oturumunu açıyorum.
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığı tezkeresinin oylamasında karar yeter sayısı
bulunamamıştı. Şimdi, tezkereyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yeter
sayısını arayacağım.
Tezkereyi
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir. Karar
yeter sayısı vardır.
KAMER GENÇ
(Tunceli) – Sayın Başkan…
BAŞKAN - Sayın
milletvekilleri…
KAMER GENÇ
(Tunceli) – Sayın Başkan…
BAŞKAN –
Buyurun.
KAMER GENÇ
(Tunceli) – Efendim, bu öneriyle ilgili bir cümle söyleyebilir miyim?