TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

                                                                                 TUTANAK DERGİSİ

 

                                                                                                41’inci Birleşim

                                                                                             25 Aralık 2007 Salı

                                                                                                    İçindekiler

 

 

I.— GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

II.— GELEN KÂĞITLAR

III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Tokat Milletvekili Hüseyin Gülsün’ün, Dünya Kooperatifçilik Günü’ne ilişkin gündem dışı konuşması

2.- Mersin Milletvekili Ali Oksal’ın, Tarsus’un düşman işgalinden kurtuluşunun 86’ncı yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

3.- Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan’ın, Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 86’ncı yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

 

IV.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Önergeler

1.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun (6/197, 198) esas numaralı sözlü soru önergelerini geri aldığına ilişkin önergesi (4/9)

2.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün (6/228) esas numaralı sözlü soru önergesini geri aldığına ilişkin önergesi (4/8)

 

B) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı ve 26 milletvekilinin, Küçük Menderes Nehri’ndeki kirliliğin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/68)

2.- İzmir Milletvekili Canan Arıtman ve 25 milletvekilinin, şehit aileleri ve gaziler ile harp ve vazife malullerinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/69)

 

3.- Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Grup Başkan Vekilleri Ankara Milletvekili Hakkı Suha Okay, İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve İzmir Milletvekili Kemal Anadol’un, Türkçedeki yabancılaşma ve bozulmanın araştırılarak Türk dilinin korunması ve geliştirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/70)

 

C) Tezkereler

1.- İran İslamî Danışma Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanının, Türkiye Büyük Millet Meclisi Dışişleri Komisyonu Heyetini İran’a davetine icabet edilmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/247)

 

V.- ÖNERİLER

A) Danışma Kurulu Önerileri

1.- Gündemdeki sıralama ile 56 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak ve bölümler halinde görüşülmesine; (10/35), (10/43), (10/49) ve (10/70) esas numaralı Meclis araştırması önergelerinin birleştirilerek 25/12/2007 Salı günü görüşülmesine ve görüşmelerin tamamlanmasına kadar çalışma süresinin uzatılmasına; 26 Aralık 2007 Çarşamba günkü birleşimde sözlü soruların görüşülmeyerek kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesine; Genel Kurulun 26 Aralık 2007 Çarşamba ve 27 Aralık 2007 Perşembe günleri 14.00-20.00 saatleri arasında çalışmalarını sürdürmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi

 

VI.- SORULAR VE CEVAPLAR

A) Sözlü Sorular ve Cevapları

1.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, Pülümür Dağı-Mutu arası anayolun asfaltlanması ve Pertek Köprüsü’nün yapımına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/22) ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı

2.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, Tunceli-Pülümür’de meydana gelen depremlerde zarar gören binalara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/23) ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı

3.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, okul servislerinin denetimine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/85) ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı

4.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, Tuzla Gemi Tersanesinde çalışan işçilere ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/86) ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı

5.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, Side’deki anıt mezar ve çevresinin bakımına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/137) ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı

6.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, şaraptaki vergilendirmenin üzüm üretimine etkisine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/138) ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı

7.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, bazı bürokrat atamalarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/146) ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı

8.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, Amerika seyahatine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/152) ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı

9.- Mersin Milletvekili İsa Gök’ün, Anayasa değişiklik taslağı hakkındaki bir toplantıya ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’ten sözlü soru önergesi (6/159) ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı

10.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ziraat Bankası Hanak Şubesinin personel ihtiyacına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren’den sözlü soru önergesi (6/140)

11.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, personel atamaları ile tadilat ve tamirat işlerine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından sözlü soru önergesi (6/141)

12.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, süpermarket ve hipermarketlere ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından sözlü soru önergesi (6/142)

13.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, Malatya’daki bazı baraj ve sulama kanalı projelerine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/143) ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı

14.- Mersin Milletvekili Kadir Ural’ın, Mersin’deki bazı baraj ve sulama suyu projelerine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/165) ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı

15.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, bir sulama projesi ihalesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/187) ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı

16.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun Kızlaryolu Barajı projesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/199) ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı

17.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün, Gördes Barajı projesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/229) ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı

18.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan’ın, Bandırma’da fosfat-asit fabrikası kurulmasına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/248) ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı

19.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Umurbey sulama projesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/252) ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı

20.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün, Çaltıcak Barajı projesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/258) ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı

21.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün, Kelebek Barajı projesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/259) ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı

22.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün, Güneşli Barajı projesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/260) ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı

23.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Çekerek Barajı projesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/269) ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı

24.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Amasya’daki bir fabrikanın arıtma sistemine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/280) ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı

25.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, hava kirliliğine ve dağıtılan kömürlerin kalitesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/294) ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı

 

B) Yazılı Sorular ve Cevapları

1.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, akarsularda işletme hakkı devriyle enerji üretimine ilişkin sorusu ve  Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/540)

2.- İzmir Milletvekili Abdurrezzak Erten’in, İzmir’in tarihi ve kültürel değerlerinin korunması için yapılacak projelere ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/825)

3.- Kocaeli Milletvekili Hikmet Erenkaya’nın, Kocaeli’de koruma altındaki tarihi yapılara ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/826)

4.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş’ın, ilköğretim öğrencilerine önerilen 100 Temel Esere ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/832)

5.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat’ın, Geben Barajı projesine ilişkin sorusu ve  Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/884)

6.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, yönetici atamalarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/896)

7.- İstanbul Milletvekili Hüseyin Mert’in, öğretmen atamalarına ve okul yöneticilerine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/899)

8.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı’nın, İzmir’deki okulların depreme karşı güçlendirilmesine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/901)

9.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin’in, öğretmenlerin özlük haklarının iyileştirilmesine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/958)

10.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, öğretmen atamalarına ve özlük haklarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/959)

11.- Mersin Milletvekili İsa Gök’ün, Aydıncık ilçesindeki bazı ilkokullarda 10 Kasım anma etkinliklerinin yapılmadığı iddialarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/960)

12.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Denizli Belediye Başkan Yardımcısının İl Millî Eğitim Müdürü olarak görevlendirilmesine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/961)

13.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in, Amasya’daki bir lisede bazı öğrencilere baskı yapıldığı iddialarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/979)

14.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit’in, İğneada Longaz Ormanları Millî Parkına ilişkin sorusu ve  Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/985)

15.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy’un, bazı baraj projelerine ilişkin sorusu ve  Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/986)

16.- İzmir Milletvekili Canan Arıtman’ın, kadına karşı şiddeti önleme kapsamında yapılan kampanyalara,

- Aydın Milletvekili Özlem Çerçioğlu’nun, dul kadınların ve yetimlerin mali ve psikolojik olarak desteklenmesine,

İlişkin soruları ve Devlet Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/989, 990)

17.- Kırklareli Milletvekili Tansel Barış’ın, yönetici atamalarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/1016)

18.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, akaryakıt kaçakçılığına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın  cevabı (7/1025)

19.- Isparta Milletvekili Mevlüt Coşkuner’in, Yalvaç Organize Sanayi Bölgesine ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı (7/1073)

20.- Isparta Milletvekili Mevlüt Coşkuner’in, Yalvaç Yeni Deri İmalatçıları Küçük Sanayi Sitesine ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı (7/1074)

 

VII.- MECLİS ARAŞTIRMASI

A) Ön Görüşmeler

1.- Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün ve 20 milletvekilinin, Türkçedeki bozulma ve yabancılaşmanın araştırılarak Türk dilinin korunması ve geliştirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/35)

2.- Samsun Milletvekili Suat Kılıç ve 25 milletvekilinin, Türkçedeki yozlaşma ve yabancılaşmanın araştırılarak Türk dilinin korunması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/43)

3.- Kütahya Milletvekili Alim Işık ve 38 milletvekilinin, Türkçedeki bozulma ve yabancılaşmanın araştırılarak Türk dilinin korunması ve geliştirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/49)

4.- Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Grup Başkan Vekilleri Ankara Milletvekili Hakkı Suha Okay, İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve İzmir Milletvekili Kemal Anadol’un, Türkçedeki yabancılaşma ve bozulmanın araştırılarak Türk dilinin korunması ve geliştirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/70)

 

 

25 Aralık 2007 Salı

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.03

BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL

KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKCİ (Konya), Yusuf COŞKUN (Bingöl)

-----0-----

BAŞKAN – Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 41’inci Birleşimini açıyorum.

Toplantı yeter sayısı vardır, gündeme geçiyoruz.

Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.

Konuşma süreleri beşer dakikadır. Hükûmet bu konuşmalara cevap verebilir. Hükûmetin cevap süresi yirmi dakikadır.

Gündem dışı ilk söz, “Kooperatifçilik Günü” münasebetiyle söz isteyen Tokat Milletvekili Hüseyin Gülsün’e aittir.

Sayın Gülsün, buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Süreniz beş dakika.

 

III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Tokat Milletvekili Hüseyin Gülsün’ün, Dünya Kooperatifçilik Günü’ne ilişkin gündem dışı konuşması

 

HÜSEYİN GÜLSÜN (Tokat) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 21 Aralık “Kooperatifçilik Günü” dolayısıyla şahsım adına gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle tüm milletvekillerimizin ve aziz milletimizin geçmiş Kurban Bayramı’nı tebrik ediyor, selam ve saygılarımı sunuyorum.

Kooperatifler, birbirine meslek, sanat, toplumsal çıkar bağlarıyla grupların kendi aralarında kurdukları kuruluşlardır. Amaç, verimli çalışmak, ortak ihtiyaçlarını karşılamak, emek ve ürünleri değerlendirmektir. Kooperatiflerde esas olan iş birliği ve dayanışmadır. İnsanlar bireysel yapamadıkları şeyleri kooperatifler kurarak ortaklaşa başarabilirler.

Değerli milletvekilleri, ülkemizde kooperatif sayısına bakıldığında önemli bir büyüklüğe ulaştığı görülmektedir. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı faaliyet gösteren 27 ayrı türde 86.300 kooperatif bulunmakta. Bunların ortak sayıları toplamı ise 6 milyon 760 bine ulaşmıştır. Kooperatifler içinde sayıca en fazla yapı kooperatifleridir. Toplam 62 bin yapı kooperatifi bulunmaktadır ki bu rakam, toplam kooperatif sayısı içinde yüzde 70’lik bir payı ifade etmektedir.

Değerli milletvekilleri, sayısal olarak bu rakamlara ulaşan kooperatiflerimizin büyük çoğunluğu beklenen faydayı maalesef sağlayamamaktadır. Geneli itibarıyla, yönetim ve yönetime yakın olanlar güçlü, üyeler ise zayıf. Kooperatifçilik bir çıkar kapısı olarak görülmekte. Şöyle bir çevremize baktığımızda kooperatifçilik faaliyetleriyle ilgili yakınmaların hiç bitmediğine şahit oluruz. Özellikle yapı kooperatiflerinin de bazı kişilerin mesleği olduğu, kamuoyunda yaygın bir güvensizlik oluşturduğu aşikârdır. Yapı kooperatiflerinde parasal konulara ilişkin şikâyet ve iddialar da oldukça fazladır. Kooperatiflerin çok uzun süre devam ettiği, yöneticiler ile üyeler arasındaki bilgi akışının zayıflığı, yapılan konutlara teslim edildikten sonra yeniden yapılıyormuşçasına masraf edildiği, hatta bazı kooperatiflerin, üyelerini aldatıp ortadan kaybolduğu da bilinmektedir.

Değerli milletvekilleri, bugün artık tarımdaki değişim ve dönüşüm süreci, konut sektöründeki TOKİ sistemi, ulaştırma sektöründeki değişmeler, finans sektöründe uluslararası kriterlerin uygulamaya konulması gibi gelişmelerle birlikte kooperatifçiliğimizin sorunlarına ve çözüm yollarına daha farklı yaklaşımlar getirilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır.

Hükûmetimiz, 2003 yılında başlattığı planlı şehirleşme ve konut atağıyla, yerel yönetimlerle iş birliği içerisinde, cumhuriyet tarihimizde bugüne kadar görülmemiş hızda ve kapsamda bir çalışma başlatmıştır. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı vasıtasıyla  seksen bir il ve üç yüz yetmiş bir ilçede yürütülen projelerle hem kentsel dönüşüme öncülük edilmiş hem de tüm yurtta modern şehirlerin oluşumuna katkı sağlanmıştır. 250 bin konut olan 2007 hedefi çoktan aşılmış, bugüne kadar toplam 283 bin konutun yapımına başlanmıştır. Bunların yanında, sosyal donatılar kapsamında okul, hastane, sağlık ocağı, spor alanları, ticaret merkezleri ve parklar yapılmaktadır. Bu dönemde ise tamamlanması düşünülen konut sayısının sosyal donatılarıyla birlikte toplam 500 bine çıkarılması planlanmaktadır.

Değerli milletvekilleri, AK Parti, kooperatifçilikle ilgili atılan bütün adımların yanında, yapılandırma çalışmalarını sürdürmekte olup bu harekete hız kazandırmamız hayati önem taşımaktadır.

Kooperatifçilik Günü’nün tüm kooperatifçi arkadaşlarımıza hayırlı olmasını temenni ediyor, saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Gülsün.

Gündem dışı ikinci söz, Tarsus ilçemizin kurtuluş yıl dönümü münasebetiyle söz isteyen Mersin Milletvekili Ali Oksal’a aittir.

Sayın Oksal, buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

 

2.- Mersin Milletvekili Ali Oksal’ın, Tarsus’un düşman işgalinden kurtuluşunun 86’ncı yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

 

ALİ OKSAL (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 27 Aralık 1921, Tarsus’un kurtuluş tarihidir. Bu bağlamda gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Sözlerime başlarken yüce Meclisin üyelerini saygıyla selamlıyorum.

Büyük devlet adamı İnönü’yü ölüm yıl dönümünde rahmetle anıyor, ailesine başsağlığı diliyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; milletçe vermiş olduğumuz olağanüstü kurtuluş mücadelemizin önemli adımlarından biri olan Tarsus’un kurtuluşunun 86’ncı yıl dönümünü büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyoruz. Türk milleti tarihin hiçbir döneminde tutsak edilememiş, yüzyıllarca özgür yaşamış ve bağımsızlığından asla ödün vermemiştir. Milletimiz bağımsızlığa olan bu tutkusunu kurtuluş mücadelemizle tüm dünyaya kanıtlamış, canını hiçe sayarak benzeri görülmemiş bir kahramanlık destanı yazmıştır. Bu destanın güney cephesine yönelik en mühim adımlarından biri de, bildiğiniz gibi, Tarsus’ta atılmıştır. İlk olarak Tarsus’ta Molla Kerim’in Kuvayımilliye güçlerine destek vererek ateşlediği bağımsızlık meşalesi, Mersin, Çukurova, Adana, Erzin ve Dörtyol’un kurtuluşlarıyla bölgemizi aydınlatmıştır. Böylelikle, Yüce Önder Atatürk’ün Tarsus’a yaptığı ziyaretinde de belirttiği gibi Tarsus’ta Türk’ün sönmez ateşi yanmaya devam etmiştir. Bugün burada, Yüce Önder Atatürk ve silah arkadaşlarını, vatan topraklarını canları pahasına müdafaa eden kahraman Türk askerlerini ve şehitlerimizi, minnet ve şükran duygusuyla anıyoruz.

Değerli milletvekilleri, bugün, Tarsus’un kurtuluşu vesilesiyle ilçemizin birtakım sorunlarına da dikkat çekmek istiyorum. Ülkemizin en gelişmiş ilçelerinden biri olan Tarsus, sadece coğrafi koşulları bakımından değil, yedi bin yıllık tarihî geçmişi ve uygarlıkların beşiği olması dolayısıyla da oldukça önemlidir. Aynı zamanda, her dönemde ekonomik büyümenin ve kalkınmanın itici gücü olan turizm bakımından Tarsus, dünya ülkelerinin arayıp da bulamadığı önemli bir kenttir. Tarsus’un tatil ve inanç turizmi değerleri, dünya çapında önem arz etmektedir. Vatikan’ın, Tarsus’ta doğup büyüyen, Hazreti İsa’nın havarilerinden Saint Paul’un evini ve kuyusunu hac yeri, 2008 yılını da “Saint Paul Yılı” ilan etmesi, Tarsus’u inanç turizmi açısından da öne çıkartmaktadır. Ayrıca, Kur’an-ı Kerim’de adı geçen Yedi Uyurlar Mağarası’nın da Tarsus’ta bulunması, İslam ve Hristiyan âlemi için kutsal bir değer taşımaktadır.

Tarsus, zengin tarihî birikimi, eşsiz doğa güzellikleri, emsalsiz kumsalı ve deniziyle, elverişli iklim ve ulaşım koşullarıyla birlikte düşünüldüğünde, Tarsus’umuzu bir turizm cenneti hâline getirmek ve ülkemiz için bu kadar büyük bir potansiyelin atıl kalmasına seyirci kalmamak hepimizin asli bir görevi ve sorumluluğudur.

Bölgemizdeki turizm potansiyelini hayata geçirmek için planlanan Tarsus-Kazanlı sahil bandı projesi, giderek büyüyen tatil turizmi talebinin batıdan doğuya kaymasını sağlayacak, ayrıca Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan göç almasının da etkisiyle artan işsizlik sorununa çözüm üretecek, hem Tarsus halkı hem de Türkiye kazanacaktır. Bu nedenle, bölgeye gerekli altyapının sağlanması bir zorunluluktur. Ancak, Tarsus ekonomisinin bel kemiğini oluşturan sahil bandı projesine, bu çevrede bulunan 9 bin dönümlük organik tarıma elverişli araziye -ki bu da oldubittiye getirilerek ormanlık alan içerisine dâhil edildi üç ay evvel- halkın sağlığına ve 2 milyon insanın içme suyunu karşılayan Berdan Baraj Gölü havzasına darbe vuracak bir proje olan Doğu Akdeniz Endüstriyel Atık Entegre Bertaraf Tesisi hayata geçirilmek istenmektedir ki bu tesis, ilçemizde birinci sınıf tarım toprağının sulanmasında kullanılan Kusun Deresi’ne 30 metre, Berdan Baraj Gölü’ne 4,5 kilometre, baraj havzasına 380 metre mesafededir. Dünyadaki yeni atık bertaraf tekniklerini takip etmek ya da daha az zarar verecek başka bir yerde kurmak yerine söz konusu tesisin Tarsus gibi turizm potansiyeli yüksek bir yerde kurulmasında ısrar edilmesini anlamak son derece güçtür. Sözde bacasız sanayiyi geliştireceklerini iddia eden makamların konuya kayıtsız kalması, Çevre ve Orman Bakanlığının da ÇED raporuna olumlu karar vermiş olmasını büyük bir talihsizlik olarak görüyorum. Endüstriyel atık entegre bertaraf tesisi yapımına karşı olan Tarsus halkı, siyasi partiler, TEMA Vakfı temsilcileri, çevreciler ve Tarsus Belediyesi, Çeksan, TASİAD, ticaret borsası, Tarsus Barosu ve muhtarlarımızın öncülüğünde diğer tüm sivil toplum örgütlerinin de katılımıyla…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Oksal, konuşmanızı tamamlayınız.

Buyurun.

ALİ OKSAL (Devamla) - …verilen haklı mücadele olumlu ses getirmiş, sırasıyla Mersin ve Adana Bölge İdare Mahkemesinin önce yürütmeyi durdurma, daha sonra da projenin iptali kararı alması büyük bir sevinçle karşılanmıştır. Umuyorum ki bundan sonra Tarsus-Kazanlı Sahil Bandı Projesi’yle ilgili gelişmeler de Tarsus’un lehine olacak, Tarsus turizmde hak ettiği değeri görecek, bölge halkı için ekonomik kurtuluşun miladı olacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bütün bu gelişmeler ışığında ve özel konumu nedeniyle Tarsus’un il yapılması gerekliliğine inanıyor, yetkililerden bu konuda katkı bekliyorum. Sözlerime son verirken geçmiş Kurban Bayramı’nızı kutlar, 2008 yılının laik, demokratik ve çağdaş bir Türkiye adına yeni kazanımların ve başarıların yılı olmasını diler, hepinizi saygıyla selamlarım. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Oksal.

Gündem dışı üçüncü söz, Gaziantep ilinin düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü münasebetiyle söz isteyen Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan’a aittir.

Sayın Erdoğan, buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

 

3.- Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan’ın, Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 86’ncı yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

 

MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 86’ncı yıl dönümü münasebetiyle gündem dışı söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle hepinizi hürmetle, muhabbetle selamlarım.

O zamanki adıyla Ayıntap, gaziliğini hak etmek için kan, can, servet ve verebileceği her şeyi veriyor, yetmiyor, açlık ve âcizlik içinde kıvranan şehir ve halkı mecburiyetten teslim olurken, emperyalist Fransızlara ve dünyaya bir ilk olarak ders vermekten de geri kalmıyor, teslim bayrağının yanında şanlı Türk bayrağımızı da beraberce göndere çekiyor. Bayrak şehidi, efsane komutan Yüzbaşı Şahin Bey, Elmalı Köprüsü’nde 28 Mart 1920’de şehit olduğu gün, aynı tepenin eteğinde çok acı bir trajedi daha yaşandı. Buranın 300 metre doğusundaki Dokurcum Değirmeni’ne saklanan 14 silahsız çocuk, emperyalist Fransızlar tarafından, Şahin Bey ve çetelerine yiyecek getirdiği için, değirmenin önündeki dik kayaların önüne dizilip, elleri birbirine bağlanıp önce kurşuna dizildiler, sonra da süngülendiler. Böylece, millî mücadelede resmî kayıtlardaki Gaziantep’in verdiği şehit sayısı 6.317 oluyordu. Bu vaka, katliamı yapanların tarihinin kanlı ve kirli sayfalarında yer alırken, bizim tarihimizde altın harflerle, altın tarih olarak yerini aldı ve bir türkü oldu anaların ağzında:

“Antep’in harbi on bir ay oldu.

Kanımız kurudu, benzimiz soldu.

Analar, bacılar saçın yoldu.

Vurun Antepliler, namus günüdür.

Vurun Türk uşağı, gayret günüdür.”

“Ben Gazianteplilerin gözlerinden nasıl öpmem ki! Onlar, yalnız Gaziantep’i değil, Türkiye’yi de kurtardılar.” Gazi Mustafa Kemal Atatürk.

Atatürk bir Gazianteplinin gözlerinden öperken ben Anteplilerin gözlerinden nasıl öpmem ki. Onlar, yalnız Gaziantep’i değil, Türkiye’yi de kurtardılar.

“Millî mücadelede mutlak muvaffak olacağımız inancını bütün Türklere, Antep müdafaasının takip ettiği seyir ilham etmiştir.” Mareşal Fevzi Çakmak.

“Gaziantep’in Kurtuluş Savaşı’nda yaptığı muharebeleri ve çektiği ıstırapları, Genelkurmay Başkanı olarak günü gününe yaşadım. Benim Garp Cephesi kumandanlığım, Gaziantep mücahitlerini izledikten sonra başlar.” Mustafa İsmet İnönü.

Bugün, Gaziantep’imizin kurtuluş yıl dönümü. Sevincimizi ve seksen altı yıl önce Antep halkının çektiği ıstırapları sizlerle paylaşmak için söz aldım. Atatürk’ün dediği gibi, Türkiye’nin her köşesinde düşmanla mücadele olmuş, bütün şehirlerimiz, köylerimiz, vatanımız için, dünümüz için, bayrağımız için dövüşmüşlerdir. Doğunun dadaşı da batının efesi de Antep’in çetesi de aynı kahramanlığı göstermişlerdir, çünkü kan aynı kandır. Ancak Antep, 20 bin düşmana karşı 2.920 çetesiyle kendini savunurken büyük acılar çekmiştir.

Atatürk’e “Türk’üm diyen her şehir, her kasaba ve en küçük Türk köyü, Gazianteplileri kahramanlık misali olarak alabilirler.” dedirten Antep harbi nedir?

Fransız Şark Orduları Komutanı General Goubeau, büyük topları, 300 makineli tüfeği, 6 uçağı ve 4 tankı ile 20 bin kişilik Fransız tümeni ve 1.500 kişilik Ermeni gönüllüsüyle geldi Antep’in üstüne, aylarca bombaladı, yaktı, yıktı, çembere aldı. Hiçbir yerden yardım gelmedi. Antepli ustalar barutu da fişeği de yaptılar; aç kaldılar, acı çekirdek ekmeği, ot yediler, on ay sekiz gün düşmanı Antep’e sokmadılar; 6.317 şehit verdiler ama dedelerimizin yattığı toprağı çiğnetmediler, bayrağımızı yere düşürmediler. Türkiye Büyük Millet Meclisi de “Gazilik” unvanını Antep’e verdi.

Antep’i almaya gelen, alamadan Suriye’ye dönen General Goubeau, Fransa’yı temsilen Londra Konferansı’na katıldı, İngiliz delegelerinin “Yunanlılara daha çok destek verelim de Türklerin işini çabuk bitirsinler” sözü üstüne kürsüye çıktı: “Beyler, siz hayal görüyorsunuz. Biz, koca Fransa devleti, bir Antep sancağıyla başa çıkamadık…”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Erdoğan, konuşmanızı tamamlayınız.

Buyurun.

MEHMET ERDOĞAN (Devamla) – “…Anadolu’da daha bin Antep var.”

İşte, bugün, o şanlı Antep müdafaasının yıl dönümünü kutluyoruz. Vatan için canını veren şehitlerimizi, gazilerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz. Gaziantep’in ve Gazianteplilerin yıllardır beklediği ve fazlasıyla da hak ettiği gazilik madalyası için, hiçbir parti ayrımı yapmadan, Antepliye yakışan birlik ve beraberlikle, Gaziantep milletvekilleri olarak verdiğimiz kanun teklifine desteklerinizi bekliyoruz.

“Ben Antepliyem, Şahin’em ağam/Mavzer omuzlarımda yük/Ben yumruklarımla dövüşeceğim/Yumruklarım memleket kadar büyük.” der, hepinize saygılar sunarım. (AK Parti, CHP ve MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Erdoğan.

Sayın milletvekilleri, birleşime on dakika ara veriyorum.

                                                                               Kapanma Saati: 15.21

 

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.42

BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL

KÂTİP ÜYELER: Canan CANDEMİR ÇELİK (Bursa), Fatoş GÜRKAN (Adana)

-----0-----

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 41’inci Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

Gündeme geçiyoruz.

Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, gündemin “Sözlü Sorular” kısmının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 11, 15 ve 17’nci sıralarındaki soruları; Çevre ve Orman Bakanı Sayın Veysel Eroğlu, gündemin “Sözlü Sorular” kısmının 10, 20, 35, 44, 45, 46, 75, 76, 79, 80, 95, 99, 105, 106, 107, 116, 127 ve 141’inci sıralarındaki soruları birlikte cevaplandırmak istemişlerdir. Sayın Bakanların bu istemini sırası geldiğinde yerine getireceğim.

Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.

Sözlü soru önergelerinin geri alınmasına dair iki adet önerge vardır, ayrı ayrı okutuyorum.

 

IV.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Önergeler

1.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun (6/197, 198) esas numaralı sözlü soru önergelerini geri aldığına ilişkin önergesi (4/9)

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Gündemin sözlü sorular kısmının 44 ve 45 inci sıralarında yer alan (6/197) ve (6/198) esas numaralı sözlü soru önergelerimi geri alıyorum.

Gereğini saygılarımla arz ederim.

                                          Mehmet Serdaroğlu

                                                                                          Kastamonu

                                                        

 

2.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün (6/228) esas numaralı sözlü soru önergesini geri aldığına ilişkin önergesi (4/8)

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Gündemin sözlü sorular kısmının 75 inci  sırasında yer alan (6/228) esas numaralı sözlü soru önergemi geri alıyorum.

Gereğini saygılarımla arz ederim.

                                                                                          Mustafa Enöz

                                                                                        Manisa Milletvekili

BAŞKAN – Sözlü soru önergeleri geri verilmiştir.

Meclis araştırması açılmasına ilişkin üç önerge vardır, önergeleri okutuyorum:

 

B) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı ve 26 milletvekilinin, Küçük Menderes Nehri’ndeki kirliliğin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/68)

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Tarihin ilk çağlarından beri insanoğlunun dikkatini çekmiş olan 175 km uzunluğundaki Küçük Menderes Nehri verimli ve bereketli Ege bölgesi toprakları için büyük önem taşımaktadır. Çünkü bu topraklarda başta tarımsal ihraç ürünlerimiz üzüm, incir, zeytin, pamuk ve tütün olmak üzere zengin çeşidiyle değişik birçok tarımsal ürün yetiştirilmektedir. Ayrıca nehrin beslediği delta, sahip olduğu irili ufaklı birçok göl, bataklık ve biyolojik canlılık açısından da çok zengindir.

Ege bölgemizin can damarı sayılabilecek kadar önemli olan Küçük Menderes nehri, ne yazık ki son yıllarda evsel ve endüstriyel atıkların tehdidi altında her geçen gün daha da kötüye gitmektedir. Kiraz, Bayındır, Tire, Ödemiş ve Torbalı'daki sanayi kuruluşlarının atıkları kontrolsüz bir şekilde Küçük Menderes'e akıtılarak nehir kirletilmektedir. Kirliliğin boyutları o kadar artmıştır ki nehirden tarımsal sulama dahil hiçbir şekilde yararlanılamamaktadır. Doğa göz göre göre katledilmiştir. "Nehrin çeşitli bölgelerinden alınan su örneklerinin yapılan analizlerinde kirliliğin üst düzeylere çıktığı, kimyasal ve biyolojik oksijen ihtiyacı, canlıların ölümüne yol açacak derecede düşük kurşun, nikel ve çinko gibi ağır metallerin en üst düzeyde olduğu, suyun asidik özellik gösterdiği ve sülfür oranının çok yüksek olduğu İzmir Valiliği Çevre Kurulu tarafından tespit edilmiştir. Bu kadar tehlikeli olan suyla, üreticiler bilmeden tarla ve bahçelerini sulamakta, topraklar hızla çoraklaşmakta, yer altı suları kirlenmektedir.

Öte yandan sulak alanların kurutulması, Küçük Menderes'in taşıdığı kirlilik ve balık avcılığı deltadaki doğal yaşamı tehdit eden başlıca etkenlerdendir. Pamucak sahilindeki sulak alan ve kumul ekosistemlerinin tahribi, sulak alanların turizm ve ikinci konut amaçlı yapılaşmaya açılması, taban suyunu çeken okaliptus ağaçlarının dikilmesi baskı unsuru olmaya devam etmektedir.

Ülkemiz ve özellikle Ege bölgemiz için yaşamsal öneme sahip bulunan ve döküldüğü dünya cenneti Pamucak sahillerini de kirleten Küçük Menderes'in acilen kurtarılması, kirliliğin gerçek boyutlarının ortaya çıkarılması ve kirlenmesine neden olan unsurların tespit edilmesi, gerekli ıslah çalışmalarının yapılması ve bir daha kirlenmemesi için gerekli önlemlerin alınması amacıyla Anayasanın 98. İçtüzüğün 104. ve 105. maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.

1)        Bülent Baratalı                       (İzmir)

2)        Turgut Dibek    (Kırklareli)

3)        Ali Arslan                               (Muğla)

4)        Mevlüt Coşkuner                     (Isparta)

5)        Ensar Öğüt                            (Ardahan)

6)        Şevket Köse                           (Adıyaman)

7)        Ali Rıza Öztürk                        (Mersin)

8)        Hulusi Güvel                          (Adana)

9)        Ali İhsan Köktürk                    (Zonguldak)

10)      Halil Ünlütepe (Afyonkarahisar)

11)      Fehmi Murat Sönmez               (Eskişehir)

12)      Muhammet Rıza Yalçınkaya (Bartın)

13)      Akif Ekici                                (Gaziantep)

14)      Birgen Keleş                          (İstanbul)

15)      Nesrin Baytok  (Ankara)

16)      Ramazan Kerim Özkan            (Burdur)

17)      Suat Binici                             (Samsun)

18)      Ahmet Ersin                           (İzmir)

19)      Mehmet Ali Özpolat                 (İstanbul)

20)      Tekin Bingöl                          (Ankara)

21)      Enis Tütüncü                          (Tekirdağ)

22)      Canan Arıtman (İzmir)

23)      Gürol Ergin                            (Muğla)

24)      Gökhan Durgun                       (Hatay)

25)      Fevzi Topuz                            (Muğla)

26)      Mehmet Şevki Kulkuloğlu  (Kayseri)

27)      Vahap Seçer    (Mersin)

BAŞKAN – Diğer önergeyi okutuyorum:

 

 

2.- İzmir Milletvekili Canan Arıtman ve 25 milletvekilinin, şehit aileleri ve gaziler ile harp ve vazife malullerinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/69)

 

19 Kasım 2007

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Anayasamızın 61. maddesinin ilk cümlesi "Devlet, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malul ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar" şeklinde düzenlenmiştir.

Harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malul ve gazilerin hayat şartlarını düzeltmek, sosyal, ekonomik ve sağlık sorunlarını çözmek, sahipsizlik duygularını gidermek, onurlu bir yaşam sürmelerini sağlamak devlet ve millet olarak öncelikli görevimizdir.

Onların vatanımıza sahip çıktığı gibi, vatanın da onlara sahip çıkması gerekir.

Ülkemizde şehit-gazi-harp ve vazife malullerinin kurumlarına göre dağılımını belirleyen sağlıklı bir veri tabanı bile yoktur. Tam olarak sayılarını dahi bilmiyoruz. Zaten bu insanlarımızı birer "sayı" olarak değerlendirmek de yanlıştır. Her birinin farklı, kahramanlık dolu ama bir o kadar da trajik öyküleri vardır. Yaşadıkları, hissettikleri ve sorunları hassas konulardır.

Hem Osmanlı Devletini hem de Türkiye Cumhuriyetini kuranların Gazi unvanını taşıması tesadüf değildir. O gaziler binlerce şehit vererek bu Türk devletlerini kurmuşlar ve on binlerce şehit ve gazi vererek bekasını sağlamışlarıdır. Günümüzde de ne yazık ki kutsal vatan topraklarının korunması, bağımsızlığımız, terörle mücadele, milletimizin güven ve huzurunu temin için hâlâ her gün şehit ve gazi vermeye devam ediyoruz. Sadece son bir ay içerisinde 50 şehit verdik.

Ülkemizde İstiklal Savaşı, Kore Savaşı, Kıbrıs Barış Harekâtı ve son olarak da terörle mücadele şehit ve gazileri bulunmaktadır. Kolluk kuvvetlerinin yanında çok sayıda öğretmen, hâkim, savcı, doktor, hemşire gibi kamu görevlilerimiz de terör mağduru olarak hayatlarını kaybettiler veya yaralanıp sakat kaldılar. Onlara sadece "vazife malulü" unvanını verebildik.

Ülkemizin, ulusumuzun bölünmez bütünlüğü, bağımsızlığı ve bekası uğruna, uzun yıllar süren bölücü terörle mücadelede on binlerce asker, polis ve kamu görevlimiz şehit, gazi ve vazife malulü olmuştur. Aileler en değerli varlıklarını; evladını, eşini, babasını, kardeşini vatan uğruna şehit vermiş, gazilerimiz sağlıklarını, vücut bütünlüklerini kaybetmişlerdir. Bu kahraman ve aziz vatandaşlarımıza millet olarak hak ettikleri saygıyı göstermek, onurlandırmak, sosyal güvencelerini sağlamak, hak ettikleri saygın ve iyi yaşam standartlarını sağlamak borcumuzdur, görevimizdir.

Devlet, şehitlerimizin ailelerine ve gazilerimize nakdi tazminat ve maaş verilmesi ile sağlık yardımı imkânları sağlamaktadır. Sosyal güvenlik sistemi kapsamındaki bu çözümlerin yanında şehit ailelerine gazi ve vazife malullerine iş temini, konut kredisi, kamu taşıtlarından ücretsiz yararlanma ve eğitim öncelikleri gibi imkânlar sağlamaya çalışılmaktadır. Ancak bu konularda pek çok sorunun yaşandığı da herkesin malumudur. Şehit, gazi, harp ve vazife malulleriyle ilgili mevzuatın çok dağınık olması, bürokratik hatalar, maaşların yetersizliği, yeterli hukuksal desteğin olmayışı, sağlık hizmetlerindeki yetersizlikler gibi nedenlerle bu kahraman ve aziz insanlarımız ve aileleri toplumda hak ettikleri yaşam standartlarına ulaşamamakta, büyük sorunlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Ortaya çıkan tablo yapılanların yeterli düzeyde olmadığıdır. Gelişmiş ülkelerde gazi işlerini yürüten bir Gazi Bakanlığı varken, böylesi sıcak bir coğrafyada yer alan ülkemizde değil bir gazi bakanlığı devlet kademesinde kurumsallaşmış bir mekanizma, bir merci dahi yoktur.

Son zamanlarda artan terör olayları nedeniyle medyaya sıklıkla yansıyan görüntülerden de net bir biçimde görüldüğü gibi şehit aileleri ve gaziler pek çok sorunla karşı karşıyadır ve millet olarak hepimizin yüreği burkulmakta bu aziz insanlarımıza borcumuzu tam anlamıyla yerine getiremediğimiz duygusuna kapılmaktayız. Yaşadığımız kritik coğrafyadaki terör gerçeğinden hareketle geniş bir nüfusu ilgilendiren bu sorunların yıllar geçtikçe de çığ gibi büyüyeceği görülmektedir.

Bu gerekçelerle şehit aileleri, gaziler, harp ve vazife malullerinin yaşadıkları sorunların tespiti ve çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılması hususunda gereğini saygılarımızla arz ederiz.

 

1) Canan Arıtman                                                     (İzmir)

2) Turgut Dibek                                                        (Kırklareli)

3) Ali Arslan                                                             (Muğla)

4) Mevlüt Coşkuner                                                   (Isparta)

5) Ensar Öğüt                                                           (Ardahan)

6) Enis Tütüncü                                                        (Tekirdağ)

7) Ali Rıza Öztürk                                                      (Mersin)

8) Şevket Köse                                                         (Adıyaman)

9) Ali İhsan Köktürk                                                  (Zonguldak)

10) Ramazan Kerim Özkan                                        (Burdur)

11) Hulusi Güvel                                                      (Adana)

12) Akif Ekici                                                            (Gaziantep)

13) Halil Ünlütepe                                                    (Afyonkarahisar)

14) Fehmi Murat Sönmez                                           (Eskişehir)

15) Muhammet Rıza Yalçınkaya                                  (Bartın)

16) Birgen Keleş                                                      (İstanbul)

17) Nesrin Baytok                                                     (Ankara)

18) Suat Binici                                                         (Samsun)

19) Ahmet Ersin                                                       (İzmir)

20) Mehmet Ali Özpolat                                             (İstanbul)

21) Tekin Bingöl                                                       (Ankara)

22) Gürol Ergin                                                        (Muğla)

23) Gökhan Durgun                                                   (Hatay)

24) Fevzi Topuz                                                        (Muğla)

25) Mehmet Şevki Kulkuloğlu                                     (Kayseri)

26) Vahap Seçer                                                       (Mersin)

 

3.- Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Grup Başkan Vekilleri Ankara Milletvekili Hakkı Suha Okay, İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve İzmir Milletvekili Kemal Anadol’un, Türkçedeki yabancılaşma ve bozulmanın araştırılarak Türk dilinin korunması ve geliştirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/70)

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Türkçede ortaya çıkan yabancılaşma ve bozulmanın nedenlerinin ortaya konması, bu konuda eğitim sistemindeki eksikliklerin saptanması ile Türk dilinin korunması ve geliştirilmesine yönelik alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla, Anayasanın 98 inci, TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105. maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılmasını saygılarımızla arz ederiz.

              Hakkı Süha Okay                            Kemal Kılıçdaroğlu                               Kemal Anadol

                      Ankara                                             İstanbul                                               İzmir

CHP Grup Başkanvekili                             CHP Grup Başkanvekili                    CHP Grup Başkanvekili

Gerekçe:

Yazı dili olarak 1500, konuşma dili olarak ise yaklaşık 5000 yıllık bir geçmişi olan Türkçe bugün çok geniş bir coğrafyada konuşulmakta ve bu açıdan ilk beş dil arasında yer almaktadır.

Geniş bir coğrafyada kullanılan ve zengin bir dil olan Türkçe tarih boyunca çeşitli saldırılarla karşı karşıya kalmıştır. Ancak, bugün geldiğimiz noktada Türk dilinde yaşanan yabancılaşma ve bozulmanın tehlikeli boyutlara ulaştığı görülmektedir.

Özellikle 1980'Ierle birlikte başlayan yabancı sözcük kullanma özentisi, yozlaşmanın boyutlarını ortaya koymaktadır. Bu yabancılaşma işyeri adlarında da kendisini göstermiş, mahalle bakkalından büyük mağazalara kadar her alanda yabancı isimler yaygınlaşmıştır. Bu konuda Türkçenin batı dillerinin etkisine açık hale getirilmesinin yanında, Türkçe karşılıkları bulunmasına karşın bazı çevrelerce Farsça ve Arapça kelimelerin kullanılmasının özendirilmesi hatta bunun zaman zaman kamu otoritesinin şekillendirmesi ile sağlanmaya çalışılması düşündürücüdür. Bu açıdan Türk dili batı dillerine olduğu kadar Farsça ve Arapçanın etkilerinden de arındırılmasına ilişkin politikalar oluşturulmalıdır.

Ayrıca dünyada bilişim alanında yaşanan gelişmelerin ülkemize yansımaları da zamanında önlem alınmaması nedeniyle Türk dilini olumsuz etkilemiştir.

Yabancılaşmanın yanında, Türk dilinde kullanım bozukluklarının yaygınlaşması eğitim sistemimizin sorgulanmasını da gerektirmektedir.

Bunlarla birlikte radyo ve televizyon yayınlarında Türkçenin özensiz kullanımı çocuklardan yetişkinlere toplumun tüm kesimlerini yanlış yönlendirmektedir. Radyo ve televizyonlarda Türk dilinin yanlış ve eksik kullanımı kitleleri olumsuz etkilemekte, yabancı sözcüklerin yaygınlaşmasına neden olmakta, kaba ve çirkin ifadeler toplumun değer yargılarının yanlış oluşması sonucunu doğurmaktadır. Bu konuda tam bir denetimsizlik egemen durumdadır.

Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulan Türk Dil Kurumu, 12 Eylül 1980 darbesiyle özerkliğini yitirmiş, işlevinin içi boşaltılmaya çalışılmıştır. Türk dilinde bugün yaşananlar Türk Dil Kurumunun içine düşürüldüğü bu süreçten ayrı düşünülemez.

Dil konusunda ulusal politika oluşturulamamış, bu durum toplumu kültür emperyalizminin etkilerine açık hale getirmiştir. Bu açıdan dil bilincinin oluşturulmasında toplumun tüm kesimlerine görev düşmektedir. Yazılı ve görsel medyadan, sivil toplum kuruluşlarına, aileden, eğitim ve öğretim kurumlarına kadar her alanda sorunlar saptanmalı ve toplumun tüm unsurlarını çözümün parçasına dönüştürecek politikalar oluşturulmalıdır.

Atatürk'ün, "Türk dili, dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil, şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır." şeklinde ifade ettiği düşünceleri, bugün bu konuda yapılması gerekenlere de ışık tutmaktadır.

Yukarıda belirtilen gerekçelerle, Türk dilinin yabancılaşmaya karşı korunması, etkin ve yanlışlardan arındırılmış olarak kullanılmasının sağlanması, yozlaşmanın önüne geçilmesi, kültür emperyalizmin etkilerinden arındırması konularının Yüce Meclisimizce ele alınması büyük önem taşımaktadır.

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Önergeler gündemdeki yerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki ön görüşmeler sırası geldiğinde yapılacaktır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır, okutup oylarınıza sunacağım.

 

C) Tezkereler

1.- İran İslamî Danışma Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanının, Türkiye Büyük Millet Meclisi Dışişleri Komisyonu Heyetini İran’a davetine icabet edilmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/247)

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

İran İslami Danışma Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Dışişleri Komisyonu heyetini İran’a davet etmektedir.

Söz konusu davete icabet edilmesi hususu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 Sayılı Kanun’un 6 ncı Maddesi uyarınca Genel Kurul’un tasviplerine sunulur.

                                                                                  Köksal Toptan

                                                                        Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                                       Başkanı

KAMER GENÇ (Tunceli) – Karar yeter sayısı aranmasını istiyorum.

BAŞKAN – Tamam.

Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Karar yeter sayısı yoktur.

Birleşime beş dakika ara veriyorum.

                                                                                   Kapanma Saati: 15.57

 

 ÜÇÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 16.03

BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL

KÂTİP ÜYELER: Canan CANDEMİR ÇELİK (Bursa), Fatoş GÜRKAN (Adana)

-----0-----

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 41’inci Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tezkeresinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı. Şimdi, tezkereyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısını arayacağım.

Tezkereyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir. Karar yeter sayısı vardır.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan…

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Buyurun.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Efendim, bu öneriyle ilgili bir cümle söyleyebilir miyim?