DÖNEM: 23                            CİLT: 23                    YASAMA YILI: 2

 

 

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

TUTANAK DERGİSİ

 

122’nci Birleşim

25 Haziran 2008 Çarşamba

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

 

 

   I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

  II. - GELEN KÂĞITLAR

III. - GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI

1.- Çankırı Milletvekili Nurettin Akman’ın, Kore Savaşı’nın başlamasının 48’inci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

2.- Mersin Milletvekili Vahap Seçer’in, ülkemizde tarımsal üretimde ve tarımsal ürün pazarlamasında yaşanan sorunlara ilişkin gündem dışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı

3.- Konya Milletvekili Faruk Bal’ın, Akşehir Gölü’nün kıyı kenar çizgisi nedeniyle göl çevresindeki vatandaşların yaşadığı sorunlara ilişkin gündem dışı konuşması

 

IV.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

 A ) ÖNERGELER

1.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın (6/736) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/65)

2.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın (6/738) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/66)

B) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut ve 22 milletvekilinin, Adana ilinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/227)

2.- Edirne Milletvekili Cemaleddin Uslu ve 20 milletvekilinin, Saros Körfezi’nin doğal yapısını tehdit eden sorunların araştırılarak korunması ve değerlendirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/228)

3.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan ve 20 milletvekilinin, mermercilik sektöründeki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/229)

 

V.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ

1.- Tapu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/568) (S. Sayısı: 223)

2.- Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ile Ukrayna Devlet Nükleer Düzenleme Komitesi Arasında Nükleer Düzenleme Konularında Teknik İşbirliği ve Bilgi Değişimi Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/356) (S. Sayısı: 233)

3.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Kocaeli Milletvekili Nihat Ergün ve 16 Milletvekilinin, İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun Teklifi ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/241) (S.Sayısı: 248)

4.- Avrupa Yatırım Bankasının Türkiyede Temsilcilikler Açmasına Dair Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Avrupa Yatırım Bankası Arasındaki Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/592) (S.Sayısı: 247)

5.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Çin Halk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Hayvan Sağlığı ve Karantina Konusunda İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu ile Dışişleri Komisyonu Raporları (1/366) (S. Sayısı: 241)

VI.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, Danıştay’ın görüşü alınan kanun tasarılarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın  cevabı (7/3393)

2.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, özelleştirmeye bağlı iş kaybı tazminatına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı  Faruk Çelik’in cevabı (7/3420)

3.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, Seydişehir Eti Alüminyum’un özelleştirilmesi sürecindeki bazı işlemlere ilişkin sorusu  ve İçişleri  Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı (7/3433)

4.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, bir köyde işletme ruhsatı verilen tesislere ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı (7/3465)

5.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu’nun, Kayseri’deki çocuk işçiliğine ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı  Faruk Çelik’in cevabı (7/3481)

6.- Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ünlütepe’nin, bir sigortalılık bildirimine ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı  Faruk Çelik’in cevabı (7/3482)

7.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bir yönetmelik düzenlemesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı  Faruk Çelik’in cevabı (7/3540)

8.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin’in, Hatay’daki bazı yatırım projelerine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı  (7/3725)

9.- İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız’ın, bağış ve promosyon kabulüne ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen’in cevabı (7/3819)

 

I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 15.04’te açılarak dört oturum yaptı.

Oturum Başkanı ve TBMM Başkan Vekili Nevzat Pakdil, A Millî Futbol Takımı’mızın 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda gösterdiği başarının devamını dileyen bir konuşma yaptı.

Antalya Milletvekili Abdurrahman Arıcı’nın, A Millî Futbol Takımı’mızın 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda gösterdiği başarıya,

Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak’ın, A Millî Futbol Takımı’mızın 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda gösterdiği başarıya ve maç sonrası meydana gelen üzücü olaylara,

İlişkin gündem dışı konuşmalarına Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu,

Çorum Milletvekili Cahit Bağcı’nın, organize sanayi bölgelerindeki doğal gaz iskontosunun iptal edilmesine ilişkin gündem dışı konuşmasına Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler,

Cevap verdi.

Adana Milletvekili Mustafa Vural, A Millî Futbol Takımı’mızın 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda gösterdiği başarıya ilişkin bir konuşma yaptı.

Adana Milletvekili Kürşat Atılgan ve 19 milletvekilinin, ATAK Helikopter Tedarik İhalesi ile ilgili iddiaların araştırılarak sürdürülebilir koruma için (10/224),

Osmaniye Milletvekili Hakan Coşkun ve 23 milletvekilinin, yaş sebze ve meyve başta olmak üzere tarım ürünlerindeki gıda güvenliği konusunun araştırılarak (10/225),

Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy ve 34 milletvekilinin, Kahramanmaraş ilinin sorunlarının araştırılarak (10/226),

Alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve ön görüşmelerinin sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.

Genel Kurulun 24/6/2008 Salı günkü birleşiminde bir saat sözlü sorulardan sonra diğer denetim konularının görüşülmeyerek gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmında yer alan işlerin görüşülmesine; 25/6/2008 ve 2/7/2008 Çarşamba günlerindeki birleşimlerinde sözlü soruların görüşülmemesine; gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmında yer alan 254, 27, 81, 85, 113, 233, 256 ve 232 sıra sayılı Kanun Teklifi ve Tasarılarının bu kısmın 2, 3, 4, 5, 6, 7, 12 ve 14’üncü sıralarına alınmasına; gelen kâğıtlar listesinde yayımlanan ve bastırılarak dağıtılan 255 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın kırk sekiz saat geçmeden bu kısmın 15’inci sırasına alınmasına ve diğer işlerin sırasının buna göre teselsül ettirilmesine; 9/2 esas numaralı Meclis soruşturması önergesinin gündemin “Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmına alınarak görüşmelerinin 1/7/2008 Salı günkü birleşiminde yapılmasına; bu birleşimde sözlü sorular ve diğer denetim konularının görüşülmemesine; Meclis soruşturması önergesinin görüşmelerinin bitiminden sonra gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmında yer alan işlerin görüşülmesine; 255 sıra sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu Tasarısı’nın, İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülmesine ve bölümlerinin ekte yer alan cetveldeki şekliyle olmasına; TBMM'nin 1 Temmuz 2008 tarihinde tatile girmeyerek yeni bir karar alınıncaya kadar çalışmalara devam etmesine; TBMM’nin 24/6/2008 Salı günü 233 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın görüşmelerinin bitimine kadar, 25/6/2008 Çarşamba günü 13.00-20.00, 26/6/2008 Perşembe günü 13.00-20.00, 1/7/2008 Salı günü 15.00-21.00, 2/7/2008 Çarşamba günü 13.00-20.00, 3/7/2008 Perşembe günü 15.00-20.00 saatleri arasında çalışmalarını sürdürmesine ilişkin AK Parti Grubu önerisi, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edildi.

İzmir Milletvekili Canan Arıtman’ın, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 103. Maddesine Bir Fıkra Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi’nin (2/1) İç Tüzük’ün 37’nci maddesine göre doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesini geri çektiği açıklandı.

Gündemin “Sözlü Sorular” kısmının:

1, 12 ve 28’inci sıralarında bulunan Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in (6/239), (6/295), (6/339),

2 ve 3’üncü sıralarında bulunan Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün (6/246), (6/247),

6’ncı sırasında bulunan İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in (6/271),

9, 10, 30, 32, 39 ve 40’ıncı sıralarında bulunan Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın (6/277), (6/279), (6/347), (6/352), (6/377), (6/378),

34 ve 45’inci sıralarında bulunan Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun (6/364), (6/384),

46’ncı sırasında bulunan Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün (6/385),

51 ve 52’nci sıralarında bulunan Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun (6/392), (6/393),

Esas numaralı sorularına Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren cevap verdi;           Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü, Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu, Tunceli Milletvekili  Kamer Genç, Karaman Milletvekili Hasan Çalış ve Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu da cevaplara karşı görüşlerini açıkladılar.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının:

1’inci sırasında bulunan Tapu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın (1/568) (S. Sayısı: 223) görüşmeleri, daha önce geri alınan maddeye ilişkin komisyon raporu henüz gelmediğinden;

7’nci sırasına alınan Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ile Ukrayna Devlet Nükleer Düzenleme Komitesi Arasında Nükleer Düzenleme Konularında Teknik İşbirliği ve Bilgi Değişimi Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/356) (S. Sayısı: 233) komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından,

Ertelendi.

2’nci sırasına alınan Sivas Milletvekili Hamza Yerlikaya’nın, Başarılı Sporculara Aylık Bağlanması ve Devlet Sporcusu Unvanı Verilmesi Hakkında Kanun Teklifi’nin (2/68) (S. Sayısı: 254) görüşmelerini müteakiben;

3’üncü sırasına alınan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Ukrayna Bakanlar Kurulu Arasında Demiryolu Taşımacılığı Alanında İşbirliği Anlaşmasının (1/312) (S. Sayısı: 27),

4’üncü sırasına alınan Türkiye Cumhuriyeti Jandarma Genel Komutanlığı ile Ukrayna İçişleri Bakanlığı İç Birlikler Ana Departmanı Arasında Güvenlik Alanında Personel Eğitimi ve Öğretimi İşbirliği Protokolünün (1/306) (S. Sayısı: 81),

5’inci sırasına alınan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Ukrayna Bakanlar Kurulu Arasında Savunma Sanayi İş Birliği Anlaşmasının (1/447) (S. Sayısı: 85),

6’ncı sırasına alınan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Ukrayna Bakanlar Kurulu Arasında Kişilerin Geri Kabulüne İlişkin Anlaşmanın (1/321) (S. Sayısı: 113),

Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarılarının;

Yapılan açık oylamalardan sonra kabul edilip kanunlaştığı açıklandı.

Hatay Milletvekili Sadullah Ergin, Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, konuşmasında partisine sataştığı iddiasıyla bir konuşma yaptı.

25 Haziran 2008 Çarşamba günü, alınan karar gereğince saat 13.00’te toplanmak üzere birleşime 21.35’te son verildi.

 

 

 

Nevzat PAKDİL

 

 

 

Başkan Vekili

 

 

 

 

 

 

Yaşar TÜZÜN

 

Fatma SALMAN KOTAN

 

Bilecik

 

Ağrı

 

Kâtip Üye

 

Kâtip Üye

 

 

Canan CANDEMİR ÇELİK

 

 

 

Bursa

 

 

 

Kâtip Üye

 

No.: 175

II.- GELEN KÂĞITLAR

25 Haziran 2008 Çarşamba

Raporlar

1.- Türkiye Cumhuriyeti ile Gürcistan Arasındaki Serbest Ticaret Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/557) (S. Sayısı: 259) (Dağıtma tarihi: 25.6.2008) (GÜNDEME)

2.- İl İdaresi Kanunu ile Bakanlıklar ve Bağlı Kuruluşlarda Atama Usulüne İlişkin Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/477) (S. Sayısı: 260) (Dağıtma tarihi: 25.6.2008) (GÜNDEME)

3.- İstanbul Milletvekili Hasan Kemal Yardımcı ve 4 Milletvekili ile Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü ve 24 Milletvekilinin; Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanun ve Limanlar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifleri ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Raporu (2/275, 2/264) (S. Sayısı: 261) (Dağıtma tarihi: 25.6.2008) (GÜNDEME)

4.- Sivas Milletvekili Hamza Yerlikaya ve 2 Milletvekilinin; Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Kars Milletvekili Zeki Karabayır ve 2 Milletvekilinin; Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (2/274, 2/272) (S. Sayısı: 262) (Dağıtma tarihi: 25.6.2008) (GÜNDEME)

Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut ve 22 Milletvekilinin, Adana ilinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/227) (Başkanlığa geliş tarihi:19.06.2008)

2.- Edirne Milletvekili Cemaleddin Uslu ve 20 Milletvekilinin, Saros Körfezi’nin doğal yapısını tehdit eden sorunların araştırılarak korunması ve değerlendirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/228) (Başkanlığa geliş tarihi:19.06.2008)

3.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan ve 19 Milletvekilinin, mermercilik sektöründeki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/229) (Başkanlığa geliş tarihi:19.06.2008)

25 Haziran 2008 Çarşamba

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 13.00

BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL

KÂTİP ÜYELER: Yaşar TÜZÜN (Bilecik), Fatma SALMAN KOTAN (Ağrı)

 

BAŞKAN – Saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 122’nci Birleşimini açıyorum.

Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.

Konuşma süreleri beşer dakikadır. Hükûmet konuşmalara cevap verebilir, süresi yirmi dakikadır.

Gündem dışı ilk söz, 25 Haziran Kore Savaşı’nın başlamasının yıldönümü münasebetiyle söz isteyen Çankırı Milletvekili Nurettin Akman’a aittir.

Sayın Akman, buyurun efendim. (AK Parti sıralarından alkışlar)

III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI

1.- Çankırı Milletvekili Nurettin Akman’ın, Kore Savaşı’nın başlamasının 48’inci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

NURETTİN AKMAN (Çankırı) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; askerî ve siyasi tarihimizde önemli bir yeri olan Kore Savaşı’nın başlamasının 48’inci yıl dönümü münasebetiyle şahsım adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Kore “sabah ülkesi” anlamına gelmektedir. Kore Yarımadası, jeopolitik durumu nedeniyle asırlardan beri çatışma ve savaş alanı olmaktan kurtulamamış, bu savaşların her birinde yabancı kuvvetler çarpışmış, her defasında yenilen, ezilen Kore halkı olmuştur. Kore toprakları Çin’in, Japonya’nın ve Rusya’nın tarih boyunca ilgi alanı olmaktan kurtulamamıştır.

Kore Harbi, istilaya uğramış bir ülkenin özgürlüğü uğrunda Birleşmiş Milletlerin ilk müşterek silahlı karşı koymasıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; savaş öncesi Kore’deki durumu şöyle özetleyebilirim: 1945 yılında, Amerika ile Sovyetler Birliği arasında yapılan bir anlaşmaya göre İkinci Dünya Savaşı sonrasında Kore, Amerika Birleşik Devletleri, Sovyetler Birliği, İngiltere ve Çin’in ortak vesayeti altına girecekti. Potsdam Konferansı’nda Sovyetler Birliği, Uzak Doğu’daki savaşa katılmaya karar verince askerî harekât bakımından Kore toprakları 38’inci enlem çizgisi ile ikiye ayrıldı. Bu çizginin kuzeyi Sovyetler Birliği’nin, güneyi de Amerikan askerî harekât sahası olarak kabul edildi. Savaş sonrası Kore, kuzeyi Sovyetler Birliği, güneyi de Amerika’nın işgali altında olmak üzere fiilen ikiye bölünmüş oldu.

Birleşmiş Milletlerin çabaları bu iki Kore’nin birleşmesine imkân sağlamadı. 48 yılında her iki Kore’de yapılan seçimler sonucu, kuzey ve güney olmak üzere ikiye bölündü.

Güney Kore’deki ve Japonya’daki Amerika Birleşik Devletleri’nin varlığı, Sovyetler Birliği ve komünist Çin’i rahatsız ediyordu. Bu iki devletten destek alan Kuzey Kore 25 Haziran 1950 tarihinde aniden saldırıya geçerek Güney Kore’yi işgale başladı. Bunun üzerine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kuzey Kore’ye karşı askerî müdahalelerde bulunma kararı aldı.

Savaş çağrısına olumlu cevap veren Türkiye, içinde bulunulan durumu da dikkate alarak Türkiye Büyük Millet Meclisinin 30 Haziran 1950 tarihli oturumunda Güney Kore’ye asker gönderme kararı aldı ve 1950 25 Temmuzunda Genelkurmay Başkanlığımız bir tugay ve 241’inci Alayı Kore’ye gönderdi. İskenderun’da toplanan askerî birliklerimiz Kore’ye ulaştılar ve burada, Kore Savaşı’nda  destan denilebilecek kahramanlık örneği verdi. Bu savaş Türkiye’nin 1952 yılında NATO’ya alınmasında da çok önemli bir rol oynamıştır. On altı ülke askerî birlik, altı ülke ise tıbbi yardım göndermiştir.

Tuğgeneral Tahsin Yazıcı’nın emir komuta ettiği, 5.083 kişiden oluşan Türk Tugayı Pusan Limanı’na ulaşmış ve Taegu şehrine intikal etmiştir.

Değerli milletvekilleri, 38’inci paraleli aşarak Güney Kore’ye saldıran Kuzey Kore kuvvetleri Güney Kore’nin büyük bir kısmını ele geçirmiş, Güney Kore’nin elinde sadece Pusan Köprübaşı kalmıştı. Bu saldırı karşısında Amerika birlikleri ve diğer Birleşmiş Milletler kuvvetleri savaşa müdahale etmişler, durumu tersine çevirmişler. Kuzey Kore ordusu bozguna uğrayarak geri çekilmiştir.

27 Kasım 1950 tarihinde düşmanla ilk teması sağlayan Türk tugayı, savaşın sona erdiği 27 Temmuz tarihine kadar savaş azim ve iradesini koruyarak, Kore Savaşı’nın her safhasında her türlü muharebe harekâtına katılmış, üzerine düşen görevi en güzel şekilde yerine getirmiştir ve bu savaşta dört kez savaşın kaderini değiştirmiştir. Kunuri ve Kumyangjang muhabereleri ile yenilmez denilen Kuzey Çin ordularını yenerek Birleşmiş Milletler kuvvetlerine büyük destek sağlamış, Kore’yi terk etme düşüncesinden vazgeçirmiştir.

Bunun sonucu olarak “Kore Cumhurbaşkanlığı Birlik Nişanı”, Amerika Birleşik Devletleri Kongresinde “Mümtaz Birlik Madalyası ve Beratı” yine Amerika Birleşik Devletleri Cumhurbaşkanlığınca da “Legien of Merit” nişanı verilmiştir.

741 askerimiz şehit olmuş, 2.147’si yaralanmış, 234 askerimiz esir düşmüş, 175’i de kaybolmuştur. Gazi olan askerlerimize, ülkeye dönen askerlerimize Meclisimiz 25 Eylül 1950-53 tarihleri arasında hizmet edenlere “gazi” unvanını vermiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Akman, konuşmanızı tamamlayınız lütfen.

NURETTİN AKMAN (Devamla) – Değerli arkadaşlarım, Türk askeri Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da yaşattığı destanı Kore’de de göstermiş, emir-komuta gereğini uygulayarak en zorlu dönemlerde başarıyı sağlamıştır.

Bugünün vesilesiyle Kore’de şehit olan askerlerimizi minnetle anıyor, Allah’tan rahmet diliyorum. Yaşayan gazilerimize şükran duygularımızı belirtiyor, sağlık ve mutluluk dileklerimizi iletiyoruz.

Kore Savaşı, Türk ve Güney Kore halkları arasında sarsılmaz bir kardeşlik bağı oluşturmuştur. Bugün Güney Kore’nin önde gelen şirketleri ülkemizde yatırım yapmaktadır. Bu vesileyle, Kore Savaşı’yla birlikte temelleri atılan ülkemizle Güney Kore arasındaki bu dostluğun daha da yücelmesini diliyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Akman.

Gündem dışı ikinci söz, ülkemizde tarımsal üretim ve tarımsal ürün pazarlamasında yaşanan sorunlar hakkında söz isteyen Mersin Milletvekili Vahap Seçer’e aittir.

Sayın Seçer, buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)

2.- Mersin Milletvekili Vahap Seçer’in, ülkemizde tarımsal üretimde ve tarımsal ürün pazarlamasında yaşanan sorunlara ilişkin gündem dışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı

VAHAP SEÇER (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde tarımsal üretimde ve tarımsal ürün pazarlamasında yaşanan sorunlar hakkında gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, tarımda özellikle 2007 yılında başlayan olumsuzluklar 2008 yılında da devam etmekte. O günden bugüne özellikle kuraklığın yarattığı olumsuzluklar, bunun yanında uygulanan politikalar, tarım politikaları, yetersiz desteklemeler, girdi fiyatlarındaki akıl almaz artışlar bugün 2008’de yine tarımı Türkiye’de ve dünyada gündemin baş sırasına oturtuyor.

Değerli arkadaşlarım, bütün bu olumsuzluklar yaşanırken bundan birkaç gün önce Rusya Federasyonu ile bir sorun yaşandı biliyorsunuz. Rusya Federasyonu ihracatımızı durdurdu. Bunun gerekçesi, ihraç ettiğimiz yaş sebze meyvede pestisit kalıntı limit oranının yüksek olmasıydı. Bu sorun daha önce de yaşandı Rusya Federasyonu’yla. Bugün, yine aynı sorunla karşı karşıyayız.

Rusya, bizim için önemli bir pazar, 152 milyon nüfusuyla önemli bir ülke, komşu ülkemiz, refah düzeyi yükselen bir ülke. Buradan da, tabii ki ileriki günlerde hem kalite açısından hem kantite açısından yaş sebze ve meyvede talebin bu ülkeden artacağı gözlemini yapıyorum ben. Bu sebeple, bu ülkeyle ilişkilerimizin önemsenmesi gerektiğini düşünüyorum. Her ne kadar Hükûmet yetkililerinin yaptığı açıklamada Rusya’nın ithalatını durdurmasının Türkiye’deki yaş sebze ve meyve ihracatını veya piyasalarını olumsuz etkilemeyeceği söylense de ben buna katılamıyorum. Nihayetinde bizim 1,5 milyar dolar yaş sebze meyve ihracatımız var ve bunun üçte 1’ini, yaklaşık 500 milyon dolarlık kısmını biz bu ülkeye ihraç etmek durumundayız.

Tabii ki ihracatımızın sadece Rusya ile değil, diğer ülkeler ile de artması için mutlaka ikili ilişkilerimizi iyi sürdürmemiz gerekiyor. Bu konuda Hükûmet yetersiz kaldı. Bu konu iç piyasaları da etkiledi, en azından psikolojik olarak etkiledi. Kimyasal kalıntı meseleleri basında yer aldıktan sonra, iç piyasada tüketiciler maalesef tüketimlerini kısmak zorunda kaldı. Bu da tabii ki üreticileri perişan etti. Gerçekten üreticiler çok perişan durumda. Telefonlar alıyoruz, özellikle seçim bölgem olan Mersin’den, Antalya’dan. Üreticiler, piyasaların bu gelişmelerden etkilenmesinden dolayı gerçekten çok büyük mağduriyetler yaşıyorlar. Diliyorum kısa sürede bu sorunları çözmemiz konusunda adımlar atılır.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye’de hububat hasadı yaklaşık olarak yirmi gün önce, haziran ayı başında başladı. Akdeniz, Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Ege Bölgesi hasadı tamamladı. Şu anda Trakya yoğun şekilde hasada devam ediyor. Önümüzdeki hafta da Orta Anadolu ve daha sonra da Doğu Anadolu bölgelerinde hasat devam edecek ve şu ana kadar Hükûmet müdahale fiyatlarını açıklamadı. Tabii, Sayın Bakanın gerekçesi “Şu anda piyasalar gayet iyi seviyelerde, yüksek fiyatlarda hububat alınıp satılıyor. Dolayısıyla bizim müdahale fiyatını açıklamamız doğru değil.” yaklaşımı içerisindeydi. Ben buna kişisel olarak katılıyorum ama bugün gelinen noktada şu anda 550-600 bin lira seviyelerinde, yani 55-60 yeni kuruş seviyelerinde başlayan hasat, Akdeniz’de başlayan hasat bugün 45 yeni kuruş seviyelerinde Trakya’da hızla gerilemiş durumda. Şimdi, müdahale fiyatını açıklama gerekçesi, esprisi, fiyatların düştüğü noktada devletin buna müdahale etmesi. Şimdi yumurta kapıya gelmeyi beklemeden Hükûmetin müdahale fiyatını açıklaması gerekiyor. Bu konuda geç kalınırsa yarın Toprak Mahsulleri Ofisi önünde kuyruklar oluşuyor ve üretici tabii ki lojistik olarak da hasat ettiği ürünü depolama şartlarına sahip değil. Üretici o malı o anda satmak durumunda ve piyasalar al aşağı olur, yine bir sezonu kaçırırız, üretici mağdur olur.

Değerli arkadaşlarım, Hükûmet, tahıl alım politikalarında bir karar vermek zorunda…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Seçer, konuşmanızı tamamlayınız. 

VAHAP SEÇER (Devamla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Eğer “Ben piyasalara müdahale etmem. Üretim, arz, talep, dünya piyasaları… Bu koşullar iç piyasayı belirlesin, ben bu konuya müdahale etmeyeyim.” diyorsa o zaman üreticinin maliyetini hesap edecek, üreticinin sattığı ürünün bedelini hesap edecek, aradaki farkı üreticiye verme durumunda olmalıdır. Bu zorunludur. Eğer piyasaları kendi hâline bırakırsak bunda üretici kesinlikle mağdur olacaktır. İşte, görüyoruz, son aylarda hatta son bir yıl içerisinde inanılmaz, akıl almaz seviyelerinde artan girdi fiyatları üretimi yapılamaz hâle, rantabl, rasyonel yapılamaz hâle getirdi. Eğer burada devlet yetersiz kalırsa, desteklemeler konusunda cimri kalırsa üreticinin yaptığı iş hiçbir işe yaramaz, bu işten de para kazanamaz, bu işten çoluğunu çocuğunu okutamaz, evine ekmek götüremez.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

VAHAP SEÇER (Devamla) – Teşekkür edeyim Sayın Başkanım, değerli arkadaşlarıma.

Değerli arkadaşlarım, beni dinlediğiniz için teşekkür ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Seçer.

Gündem dışı konuşmaya Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Mehmet Mehdi Eker cevap vereceklerdir.

Sayın Bakan, buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) – Sayın Başkan, yüce Meclisin değerli üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Sayın Seçer’in yaptığı gündem dışı konuşmaya cevap vermek üzere huzurlarınızdayım.

Değerli milletvekilleri, Hükûmetimiz döneminde yaş sebze meyve üretimi Türkiye’de önemli artış göstermiştir. Örneğin 2002 yılında 12 milyon ton olan meyve üretimi 2007 yılında 15 milyon tona çıkmıştır. Yine, 2002’de 20 milyon ton olan sebze üretimi 2007 yılında 26 milyon tona çıkmıştır. Toplamda sebze meyve üretiminde bugün 2007 yılında bizim üretimimiz 41 milyon tona baliğ olmuştur.

Tabiatıyla bu sebze meyvenin bir kısmı Türkiye’de tüketiliyor, bir kısmı ise ihraç ediliyor. İhracata baktığımız zaman geçen zaman içerisinde Türkiye'nin yaş meyve sebze ihracatı 1,5 milyon tondan 2,2 milyon tona çıkmış, değer olarak da 620 milyon dolardan 1,5 milyar dolara çıkmıştır Hükûmetimiz döneminde. Bu tabii önemli bir gelişme.

2002-2007 döneminde yaş meyve sebze miktar itibarıyla yüzde 45, değer itibarıyla da yüzde 350 oranında artmıştır, son iki yıl içerisinde de yine bu artış devam etmiştir. Örneğin taze sebze ihracatımız 2006’da 694 bin ton, 2007 yılında 1 milyon tona çıkmıştır. Taze meyve ihracatımız da 2006 yılında 359 bin ton ve değer itibarıyla 356 milyon dolar iken, 2007 yılında bu 403 milyon dolara çıkmıştır.

Tabii, ürünler ve gruplar itibarıyla, örneğin domates, mandalina, kiraz, vişne, üzüm, greyfurt, patates, soğan, çilek, nar, daha birçok meyve sebzede, başlıca, ihraç ettiğimiz ilk 15 ürünün tamamında ciddi artışlar meydana gelmiş, hem üretimde hem ihracatta.

Türkiye'nin yaş meyve sebze ihracatını, hem miktar hem kalite itibarıyla artırmak hem pazarlamasının önündeki engelleri kaldırmak amacıyla da Hükûmetimiz, iddiaların aksine hem destekleri önemli miktarda artırmıştır hem de bu konudaki gelişmeler aslında çok ama çok olumludur, gelişmelerin sonuçlarını da biraz önce arz ettiğim rakamlarda zaten okumak, görmek mümkündür.

Bakın, Türkiye'de ilk defa bizim Hükûmetimiz döneminde sertifikalı fidan desteği yoluyla Meyve Bahçelerinin Yenilenmesi Projesi başladı 2006 yılında ve iki yıl içerisinde, sadece 2006, 2007 yıllarında 654 bin dekar alanda yeni meyve bahçesi yapıldı ve bunlarda, biz, meyve türlerine göre değişmekle birlikte, kullanılan sertifikalı fidanlara, biz, dekar başına 200 YTL civarında hibe destek sağladık. Yetmiyor. Biz, meyvesinin fidanına, bahçenin tesisine bu şekilde verdiğimiz yüksek destek yanında, bu sene yeni bir uygulama başlattık, bu meyve bahçelerinin üzerine ağ gerdiğiniz zaman -ki, bu dolu ve diğer afetlere karşı, kuş hasarına karşı, vesaireye karşı alınan bir tedbirdir- aldığımız tedbirlerle, ağ gerenlere yüzde 50 hibe destek veriyoruz. Dona karşı  elektrikli rüzgâr pervanesi tesis edene, yine yüzde 50 hibe destek veriyoruz. Sigorta yaptırıyorsa -don, dolu, vesaire, bu tür hasarlara karşı- sigorta prim bedelinin yüzde 50’sini veriyoruz. Meyvelerini, sebzelerini muhafaza edecekleri soğuk hava deposunu inşa ediyorlarsa, burada da yine belirli bir limite kadar olmak şartıyla, yüzde 50 hibe destek veriyoruz. Eğer meyve bahçesinin sahibi veya üreticisi, ambalajlama, paketleme tesisi kuruyorsa, işleme tesisi kuruyorsa, bir üretim tesisi kuruyorsa, ona da yine belirli bir limite kadar, kırsal kalkınma destekleri kapsamında yüzde 50 hibe destek veriyoruz. Yani, meyvecilikte, biraz önce söylediğim, sadece iki yılda bu desteklerden istifade etmek suretiyle tesis edilen meyve bahçesi alanı 654 bin dekar alan.

Türkiye'de, aynı şekilde, biz, zeytinde de zeytine verdiğimiz desteklerle bu şekilde zeytin dikimini de çok önemli bir noktaya getirdik. Türkiye’de yaklaşık 100 milyon civarında olan zeytin fidanı, bugün 140 milyona çıkmıştır. Yani, biz, sadece Hükûmetimiz döneminde üç dört yıllık süre içerisinde zeytin fidanı sayısında, zeytin ağacı sayısında yüzde 40’lık bir artış sağladık ki bu, dünyada bu kadar kısa süre içerisinde bu kadar çok plantasyon yapan başka bir ülke yok. Tabii ki bunların hem üretiminde, karantina etmenleriyle mücadelede, ilaç kullanımında, pazarlanmasında, sevkiyatında elbette ki şartlar gereği bütün dünyada olduğu gibi bizde de zaman zaman bazı sorunlar oluyor, olacak.

Rusya Federasyonu ile bu ayın 7’sinde başlayan sorun, çok şükür, giderildi. Dün itibarıyla Rusya Federasyonu Tarım Bakanlığı ile bizim, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti adına müsteşarımız arasında bir anlaşma, mutabakat zaptı parafe edildi ve Rusya’ya dönük ihracatla ilgili bu sıkıntılar inşallah ortadan kalkmış olacak 1 Temmuz tarihi itibarıyla.

Şimdi, burada tabii biz… Daha önce de yine değişik vesilelerle yüce Meclisi ben bilgilendirmiştim, bu konuda Türkiye'nin aldığı tedbirler, aslında geçen zaman içerisinde yaptığımız uygulamalarla ilgili bilgi sunmuştum. Bunların tabii, bir boyutu ticaridir. Ülkeler bazen ticaret politikalarında bu tür tedbirler alabiliyorlar. Bizim şunu kabul etmemiz mümkün değil: Bir, Türkiye’den gidip de Rusya Federasyonu’ndan geri gelen bir sebze meyve söz konusu değil, asla böyle bir şey olmadı.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Almıyorlar ki!

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Sadece bildirimde bulunuldu beş ürünle ilgili. O beş üründe haziran ayındaki bu süre içerisinde zaten ihracatımız           minimum düzeydeydi. Örneğin limon, limonun sezonu bitti, bunu en iyi Akdeniz’deki değerli milletvekillerimiz bilirler. Örneğin üzüm, sezonu açılmadı. Yani, bu ikisiydi. Patates ve domates, bunlarda da… Zaten domatesin sezonu bitmesi hasebiyle… Örneğin geçen yıl bütün haziran ayında Rusya Federasyonu’na ihraç edilen domatesin bütün miktarı 34 bin ton. Dolayısıyla, bu önemli bir şey değildi. Zaten 7 Hazirana kadar gönderdik ve 1 Temmuzda da bu kalkıyor; biz bu tedbirleri aldık. Hükûmet de burada üzerine düşen bütün çabayı gösterdi, bütün gayreti gösterdi ve Avrupa Birliğiyle de Rusya Federasyonu sorun yaşıyor, bizimle değil sadece. Onun için, tabii, bizim görevimiz de sorunları çözmektir, biz de sorunu çözdük ve çok şükür bu noktaya Türkiye geldi. 1 Temmuz tarihi itibarıyla da inşallah bu yasak ortadan kalkacak.

Tabii, almamız gereken tedbirler var. Niye? Şunun için: Biz Avrupa Birliğine sorunsuz olarak mal gönderiyoruz. Hatta, Avrupa Birliğine gönderdiğimiz malın miktarı, değer olarak da miktar olarak da Avrupa Birliğine sattıklarımız Rusya’ya sattığımızın 2 katı yani oradan bir sorun gelmiyor. Yurt içindeki tüketiciler, ki bizim kendi vatandaşlarımızın sağlığına dönük olarak aldığımız tedbirler var. Avrupa Birliği Komisyonunun tavsiye kararı, 100 bin nüfus başına yılda 12 bin denetim yapmaktır. Türkiye'nin nüfusu dikkate alındığında 9 bin denetim yeterliyken Türkiye, Tarım Bakanlığı vasıtasıyla geçen yıl tam 16 bin denetim yaptı yurt içinde yani Türk tüketicisinin sağlığını korumaya dönük olarak. Tabii, bundan sonraki süreçte de yine, hem üretim aşamasında hem pazarlama aşamasında hem ihracat aşamasında bizim yine alacağımız ilave tedbirler var çünkü bizim amacımız, dışarıya, müşterinin arzu ettiği standartlarda, arzu ettiği kalitede, arzu ettiği ölçüde ona mal satmaktır; biz buna gayret ediyoruz. Yoksa, Rusya Federasyonu’nun değerleri Avrupa Birliğinin kabul ettiği değerlerin 20 kat, 40 kat, 100 kat daha altında, bazı ilaçlarla ilgili olarak kabul ettiği değerler.

Şimdi, onun için, Rusya Federasyonuyla ilgili dün paraf edilen mutabakat zaptıyla birlikte bu sorun çözüldü, onun için biz buna, bundan sonra uygulamalarımızda bunu sürdüreceğiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tarımda, tabii, bugünlerde hububat üretimi yapılıyor. Çünkü artık hasat zamanı. Çukurova, Hatay bölgesinde, Güneydoğu’da bitti, genel olarak Akdeniz’de de “bitti” denilebilir. İşte, İç Anadolu yeni başlayacak, Trakya’da şu anda yapılıyor. Şu ana kadar, tabii, bizim bir fiyat açıklamamamızın sebebi üreticiyi korumaya dönüktür. Çünkü şu anda üretici açısından fiyatlar tatminkâr düzeydedir, onu o şekilde söyleyebilirim, bölgeler itibarıyla. Biz sürekli fiyatları çiftçi adına, çiftçi lehine takip ediyoruz. Müdahale etmemiz gerektiği noktada o an itibarıyla bütün hazırlıklarımız var. O noktada da zaten müdahale ederiz.

Burada bir hususu daha açıklamam gerekiyor, o da şudur: Biz bugün itibarıyla yaklaşık 40 bin ton emanet alım yaptık. Yani şu anda biz alım yapmıyor değiliz Toprak Mahsulleri Ofisi olarak. Alım yapıyoruz, emaneten alıyoruz. Zaten bizim çiftçiden de… Geçen sene de ondan önceki sene de yaptığımız uygulama daha çok bu şekildedir. Yani çiftçiye gerektiğinde avans veriyoruz, malı ücretsiz olarak emanete alıyoruz ve daha sonra oluşacak piyasa fiyatlarıyla eğer üretici arzu ederse bize satar, arzu etmediği takdirde alıp götürüp istediği şekilde ürününü değerlendirme imkânına sahiptir. Biz bu kolaylığı da, bu uygulamayı da yine üretici lehine yapıyoruz. Orada da herhangi bir, şu anda bir sıkıntı yok.

Bu sene kuraklık, tabii, Türkiye'nin bazı bölgelerinde etkili oldu. Biz de, ki Güneydoğu Anadolu Bölgesi başta, ama batı geçit bölgesinde, Doğu Anadolu geçit bölgesi ve kısmen Orta Anadolu’nun bazı ilçelerinde, bazı vilayetlerinde de yine kuraklıktan zarar görüldüğünü tespit ettik. Yaptığımız tespitlerde, şu ana kadar otuz altı vilayetin iki yüz yirmi iki ilçesine ait muhtelif düzeylerde kuraklıktan zarar gören üreticiler olduğunu tespit ettik. Bunlarla ilgili olarak da bir kararname hazırladık ve o kuraklıktan zarar gören üreticilerimizin mağduriyetini azaltmak için, en azından önümüzdeki yıl içerisinde tekrar ekim döneminde tarlaya gidip ekim yapabilecekleri şekilde onlara bir maddi yardım, geçen sene yaptığımız gibi bir maddi yardım yapacağız. Onun hazırlıkları yapılıyor. Bir de yine bundan mağdur olan üreticilerimizin de borçlarını erteleme prensip kararımız var. Bunun da önümüzdeki günlerde zaten uygulaması yapılacak.

Genel olarak, şu an itibarıyla Türkiye genelinde, Güneydoğu Anadolu Bölgesi dışındaki diğer hasat yapılan yerlerde rekolte iyi durumda. Bizim temennimiz, bunun, bundan sonra hasat yapılacak olan bütün iller ve bölgeler itibarıyla da iyi olmasıdır.

Ben üreticilerimize bereketli bir hasat dönemi diliyorum. Hem Hükûmet olarak hem Tarım Bakanlığı ve Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü olarak hububat üreticilerimizin sorunlarını izlediğimizin, onlarla ilgili olarak her türlü tedbiri aldığımızın, keza tüketiciler açısından da -dünyadaki gelişmeler dikkate alındığında- herhangi bir arz açığı yaşanmaması için birtakım tedbirler alındığının, alınmakta olduğunun bütün milletimiz açısından bilinmesini istiyorum ve teşekkür ediyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakanım.

Gündem dışı üçüncü söz, Akşehir Gölü’nün kıyı kenar çizgisiyle ilgili söz isteyen Konya Milletvekili Faruk Bal’a aittir.

Sayın Bal, buyurun. (MHP sıralarından alkışlar)

3.- Konya Milletvekili Faruk Bal’ın, Akşehir Gölü’nün kıyı kenar çizgisi nedeniyle göl çevresindeki vatandaşların yaşadığı sorunlara ilişkin gündem dışı konuşması

FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Evliya Çelebi dünyayı gezerken benim memleketime de uğramış ve Sultan Dağları’nın eteklerindeki o serin hava içerisinde beyaz evleri görünce Seyahatname’sinde “Şehri beyza” diye tanımladığı şehir Akşehir’dir. Yine Seyahatname’sinde, göle, ümitleri yeşertmek için, iyimserliği gelecek nesillere taşımak için maya çalan Nasrettin Hoca’ya da “Hacei dânâ” demiş ve Hacei dânâ’nın maya çaldığı Akşehir Gölü, o tarihten bu yana ümitlerimizi, geleneklerimizi gelecek nesillere taşıyan bir kültür mirası olmasına rağmen çalınan mayaların hiçbirisi tutmadı.

Akşehir Gölü kuruma riskiyle karşı karşıyadır. Bu kuruma riski 1879 yılında tamamen gerçekleşmiş ve göl, içinde hiç su kalmayacak bir çorak alana dönüşmüştür. Bu, ikinci defa da 1937 yılındaki kuraklıkta Akşehir Gölü tamamen kurumuştur. İklimin periyoduna göre zaman zaman yağışların fazla olduğu dönemlerde de Akşehir Gölü taşmaktadır. Nitekim, 1969 yılında böyle bir taşkın yaşanmıştır. İşte o taşkın, şimdi Akşehirlilerin çektiği ya da göl kenarında bulunan vatandaşlarımızın çektiği bir sıkıntının da kaynağı olmuştur.

Değerli milletvekilleri, 1969 yılında Akşehir Gölü’nün taştığı dönemdeki su seviyesi 959 metre şeklindedir ve gölün alanı da 300 kilometre karedir. Bu büyüklükteki bir göl, şimdi 7 metre 23 santim yüksekliğinden kaybetmiştir ve alanı da 300 kilometre kareden 40 kilometre kareye düşmüştür. İşte, 1969 yılındaki taşkına ve o tarihteki gölün alanına göre çizilen göl kıyı kenar çizgisi 1.200 civarında vatandaşımızın tapuda kayıtlı taşınmazını, tarlasını gölün içine hukuken almış ve daha sonra da bunun adil bir sonuç doğurmadığı, göldeki geri çekilme ortaya çıktıkça vatandaşların ekip biçmek istediği tarlalarıyla ilgili sorunlar ortaya çıkmıştır.

Bu sorunun giderilebilmesi için 1999 yılında -o tarihte- bir çalışma yürütülmüştür. 1.200 kişi aleyhine tapu iptal ve tescil davası açılması üzerine Konya Milletvekili olarak bizim gayretlerimizle ve yargısal müdahalelerle göl kıyı kenar çizgisi yeniden çizilmiştir. Bu yeni çizgiye göre de 800 vatandaşımızın gayrimenkulü yine göl sınırları içerisinde kalmaktadır. Dolayısıyla, burada bir tarafta gölün kuraklığı ve 40 kilometre daha içeri çekilmesi beklenen, tamamen kuruma riski karşısında ekilemeyen, biçilemeyen alanlar, diğer tarafta hukukun ya da yasaların ortaya koymuş olduğu kurallar bulunmaktadır. Hükûmetlerin görevi buna çaredir. Buna çareyi, biz pozitif, olumlu muhalefet yapan bir parti olarak -Milliyetçi Hareket Partisi olarak- sizlere, Akşehir Gölü çevresindeki vatandaşlarımızın çektiği bu sıkıntıyı ve Akşehir Gölü’nün kuruma riskiyle karşı karşıya kaldığı duruma önerilerimizi sunmak istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, birinci görevimiz, taşkın nedeniyle vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini mutlaka korumaktır. Bununla ilgili Hükûmetin alacağı tüm idari ve kanuni tedbirlere Milliyetçi Hareket Partisi mutlaka tam destek verecektir. Ancak bunun anlamı, Hükûmetin alacağı kararlar ile vatandaşın tapuda kayıtlı olan taşınmazının mülkiyet hakkından yoksun bırakılmamasıdır. Dolayısıyla, bu kararlar alınırken vatandaşımızın mülkiyet hakkının gereğinin yerine getirilmesi, ondan yararlanılmasının önüne geçilmemesi gerekmektedir. Bunun da anlamı şudur: Vatandaşın tapu ile malik olduğu tarlalarının ekilmesine, buradan yararlanmasına izin verilmesi gerekmektedir. İşte bunun için, bir öneri olarak bu gayrimenkullerin ekilebilmesi ve taşkına karşı…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

FARUK BAL (Devamla) – Bitiriyorum Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Bal, konuşmanızı tamamlayınız.

FARUK BAL (Devamla) - …ekilecek alanların sigorta ettirilmesiyle mümkündür.

Yine, Nasrettin Hoca’nın mayaladığı göl belki yoğurt tutmaz diyerek bizim Devlet Bakanlığı dönemimizde, 505 milyon dolarlık İspanyol kredisinden 72 milyon doları, Tuz Gölü, Akşehir Gölü, Çavuşçu Gölü, Beyşehir Gölü ve Düden Göllerinin ıslah edilmesi ve oralardaki üretimin artırılması, oradaki gölden istifade eden vatandaşlarımızın ekonomik durumlarının iyileştirilmesi ve çevre düzenlemelerinin yapılması için ayrılmıştı. Ancak, dün yaptığımız araştırmada, bu 72 milyon dolardan sadece 27 milyon dolarının Konya Büyükşehir Belediyesine aktarıldığı, geriye kalan kısmının aktarılmadığını tespit etmiş bulunmaktayız. Geriye kalan kısmın nerede olduğunu da bulamadım. Çevre Bakanlığından araştırdım, Konya Valiliğinden araştırdım, Konya Büyükşehir Belediyesinden araştırdım, bulamadım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

FARUK BAL (Devamla) – Sayın Başkanım, toparlıyorum.

BAŞKAN – Sayın Bal, lütfen tamamlayınız efendim. Lütfen…

FARUK BAL (Devamla) – O bölgede yapılacak olan üretim, hem göl ürünlerinin üretimi hem tarımsal üretim hem de iklimin ılımanlaştırılması açısından çok önemlidir. Bu 505 milyon dolarlık İspanyol kredisinden Konya’daki Çavuşçu, Akşehir, Beyşehir, Düden ve Tuz Göllerine ayrılan 72 milyon dolarlık kısmın nerede olduğunun Hükûmet tarafından bulunması ve bunlarla ilgili olmak üzere de özellikle su kullanımının azaltılması, Akşehir Gölü çerçevesi içerisinde kilometrelerce yapılmış hiçbir işe yaramayan betonarme kanalların kaldırılması, damlama suretiyle sulamaya imkân verebilecek bir sistemin bu bölgede geliştirilmesi, işte bu krediden sağlanmak suretiyle düzeltilebilir. Aynı                       zamanda da göl kıyı kenarı içerisinde kalmış olan vatandaşlarımızın elbette ki taşkına karşı risklerinin bertaraf edilmesi lazım. Onların tarlalarını ekip biçerken sigorta şirketlerine ödeyecekleri primlerin  bu kaynaklardan karşılanması mümkün olabilecektir diyorum.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkan, sağ olun.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Sayın milletvekilleri, gündeme geçiyoruz.

Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.

Sözlü soru önergelerinin geri alınmasına dair iki önerge vardır, okutuyorum:

IV.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

 A ) ÖNERGELER

1.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın (6/736) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/65)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Gündemin sözlü sorular kısmının 324 üncü sırasında yer alan (6/736) esas numaralı sözlü soru önergemi geri alıyorum.

Gereğini saygılarımla arz ederim.

 

Alim Işık

 

Kütahya

2.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın (6/738) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/66)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Gündemin sözlü sorular kısmının 326 ncı sırasında yer alan (6/738) esas numaralı sözlü soru önergemi geri alıyorum.

Gereğini saygılarımla arz ederim.

 

Alim Işık

 

Kütahya

BAŞKAN – Sözlü soru önergeleri geri verilmiştir.

Meclis araştırması açılmasına ilişkin üç önerge vardır, önergeleri okutuyorum:

B) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut ve 22 milletvekilinin, Adana ilinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/227)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Adana’nın içinde bulunduğu sorunların tespiti ve çözümü konusunda  gerekli araştırmaların yapılması, buna göre alınacak önlemlerin ve gerçekleştirilmesi gereken uygulamaların yerine getirilmesi hususunda Anayasanın 98. Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104. ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.

1) Yılmaz Tankut                                        (Adana)

2) Kürşat Atılgan                                        (Adana)

3) Oktay Vural                                            (İzmir)

4) Osman Durmuş                                      (Kırıkkale)<