DÖNEM: 23                            CİLT: 21                    YASAMA YILI: 2

 

 

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

TUTANAK DERGİSİ

 

110’uncu Birleşim

28 Mayıs 2008 Çarşamba

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

   I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

  II. - GELEN KÂĞITLAR

III. - YOKLAMALAR

IV. - GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI

1.- Sakarya Milletvekili Erol Aslan Cebeci’nin, 27 Mayıs İhtilali’nin 48’inci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

2.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy’un, Afşin-Elbistan Termik Santrali’nin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması ve Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan’ın aynı konuda konuşması

3.- Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu’nun, kamu çalışanlarının ve veteriner hekimlerin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması

 

V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü ve 24 milletvekilinin, hayvancılık sektöründeki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/194)

2.- Konya Milletvekili Atilla Kart ve 21 milletvekilinin, Kilis eski Belediye Başkanı Ekrem Çetin ve oğlunun öldürülmesi olayının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/195)

3.- İzmir Milletvekili Canan Arıtman ve 23 milletvekilinin, demografik verilerin ve projeksiyonların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/196)

 

B) Önergeler

1.- Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir ve 9 milletvekilinin, Divriği Ulucamisi ve Şifahanesi’nin Korunması ve Çevresinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Teklifi’nin (2/90) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/52)

 

VI.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri

 

1.- Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/541) (S. Sayısı: 219)

 

VII.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Adana Milletvekili Nevingaye Erbatur’un, kadın hakim adaylarına ilişkin sorusu ve  Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in cevabı (7/2702)

2.- Muğla Milletvekili Ali Arslan’ın, ağır özürlülerin eğitimlerine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/2872)

3.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit’in, gazilerin sorunlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve  Millî Savunma Bakanı M. Vecdi Gönül’ün cevabı (7/3027)

4.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin’in, akaryakıt şirketlerinin denetimine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler’in cevabı (7/3111)

5.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, Iğdır’daki bir köyün arazilerinin kullanımı ile ilgili iddialara ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı M. Vecdi Gönül’ün cevabı (7/3202)

6.- Aydın Milletvekili Özlem Çerçioğlu’nun, şiddet ve istismara maruz kalan çocuklara,

Kadına yönelik şiddete ve kadın istihdamına,

İlişkin soruları ve Devlet Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/3243, 3244)

7.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici’nin, bazı olaylardan mağdur olan SHÇEK korumasındaki çocuk ve gençlere ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/3386)

I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 15.00’te açılarak üç oturum yaptı.

 

Düzce Milletvekili Celal Erbay, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kuruluş yıl dönümüne,

Giresun Milletvekili Murat Özkan, İçişleri Bakanlığı memurlarının özlük haklarına,

İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.

 

Muş Milletvekili Sırrı Sakık’ın, Kürt sorununun çözümüne ve iş kazalarına ilişkin gündem dışı konuşmasına Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin cevap verdi.

 

Tokat Milletvekili Reşat Doğru, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kuruluş yıl dönümüne ilişkin bir konuşma yaptı.

 

Bursa Milletvekili Mehmet Emin Tutan ve Giresun Milletvekili Ali Temür’ün (3/131) (S. Sayısı: 168),

İstanbul Milletvekili Recep Tayyip Erdoğan’ın (3/132) (S. Sayısı: 169),

Konya Milletvekili Özkan Öksüz’ün (3/133) (S. Sayısı: 170),

Kütahya Milletvekili Hüsnü Ordu’nun (3/134) (S. Sayısı: 171),

Şanlıurfa Milletvekili Abdurrahman Müfit Yetkin’in (3/135) (S. Sayısı: 172),

Yasama dokunulmazlıklarının kaldırılması hakkında Başbakanlık tezkereleri ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon raporları, Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

 

1/1246 esas numaralı “İl Özel İdaresi ve Belediye Gelirleri Kanunu Tasarısı”nın geri gönderilmesine ilişkin Başbakanlık tezkeresi okundu; Plan ve Bütçe Komisyonunda bulunan tasarının Hükûmete geri verildiği açıklandı.

 

Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın (6/655),

Niğde Milletvekili Mümin İnan’ın (6/565),

Esas numaralı sözlü sorularını geri aldıklarına ilişkin önergeleri okundu; soruların geri verildiği bildirildi.

 

Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 30 milletvekilinin, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları çalışanlarının sorunlarının (10/191),

Kocaeli Milletvekili Hikmet Erenkaya ve 30 milletvekilinin, Kocaeli Körfezi’nde özelleştirilen limanların ve özel iskelelerin hukuki durumlarının ve neden oldukları sorunların (10/192),

Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan ve 28 milletvekilinin, mermercilik sektörünün sorunlarının (10/193),

Araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve ön görüşmelerinin sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Köksal Toptan’ın, Azerbaycan Millî Meclisi Başkanı Oktay Asadov’un davetine icabet etmek üzere, 17-20 Haziran 2008 tarihlerinde bir parlamento heyetiyle, Azerbaycan’a resmî ziyarette bulunmasına ilişkin Başkanlık tezkeresi kabul edildi.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 68’inci sırasında yer alan 223 sıra sayılı Tapu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın bu kısmın 2’nci sırasına; 8’inci sırasında yer alan 90 sıra sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı’nın 5’inci sırasına alınmasına ve diğer kanun tasarı ve tekliflerinin sırasının buna göre teselsül ettirilmesine; Genel Kurulun 27/5/2008 Salı ve 28/5/2008 Çarşamba günkü birleşimlerinde sözlü sorular ile diğer denetim konularının görüşülmeyerek gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmında yer alan işlerin görüşülmesine ve Genel Kurulun 27/5/2008 Salı günkü birleşiminde 15.00-21.00, 28/5/2008 Çarşamba ve 29/5/2008 Perşembe günkü birleşimlerinde ise 13.00-21.00 saatleri arasında çalışmalarını sürdürmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edildi.

 

Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, konuşmasında şahsına sataştığı iddiasıyla bir konuşma yaptı.

 

Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir ve 9 milletvekilinin, Divriği Ulucamisi ve Şifahanesi’nin Korunması ve Çevresinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Teklifi’nin (2/90), İç Tüzük’ün 37’nci maddesine göre doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesinin oylanması sırasında istem üzerine yapılan yoklamalarda toplantı yeter sayısı bulunmadığı anlaşıldığından,

28 Mayıs 2008 Çarşamba günü, alınan karar gereğince saat 13.00’te toplanmak üzere birleşime 17.47’de son verildi.

 

 

 

 

 

 

Nevzat PAKDİL

 

 

 

Başkan Vekili

 

 

 

 

 

 

Harun TÜFEKCİ

 

Yaşar TÜZÜN

 

Konya

 

Bilecik

 

Kâtip Üye

 

Kâtip Üye

 

 

 

 

 

 

Canan CANDEMİR ÇELİK

 

 

 

Bursa

 

 

 

Kâtip Üye

 

 

                                                                                                                                               No.:  155

 

II.- GELEN KÂĞITLAR

28 Mayıs 2008 Çarşamba

Raporlar

1.- Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Kurulması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (1/559) (S. Sayısı: 234) (Dağıtma tarihi: 28.5.2008) (GÜNDEME)

2.- Çorum Milletvekili Agah Kafkas ve 6 Milletvekilinin; 2821 Sayılı Sendikalar Kanunu ile 2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporu (2/240) (S. Sayısı: 235) (Dağıtma tarihi: 28.5.2008) (GÜNDEME)

3.- Sanayi ve Ticaret Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun, Devlet Memurları Kanunu ve Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu ((1/537) (S. Sayısı: 236) (Dağıtma tarihi: 28.5.2008) (GÜNDEME)

Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü ve 24 Milletvekilinin, hayvancılık sektöründeki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/194) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/05/2008)

2.- Konya Milletvekili Atilla Kart ve 21 Milletvekilinin, Kilis eski Belediye Başkanı Ekrem Çetin ve oğlunun öldürülmesi olayının  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/195) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/05/2008)

3.- İzmir Milletvekili Canan Arıtman ve 23 Milletvekilinin, demografik verilerin ve projeksiyonların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi  (10/196) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/05/2008)

 

28 Mayıs 2008 Çarşamba

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 13.00

BAŞKAN : Başkan Vekili Nevzat PAKDİL

KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKCİ (Konya), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)

BAŞKAN – Saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 110’uncu Birleşimini açıyorum.

Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.

Konuşma süreleri beşer dakikadır. Hükûmet bu konuşmalara cevap verebilir. Hükûmetin cevap süresi yirmi dakikadır.

Gündem dışı ilk söz, 27 Mayıs ihtilalinin yıl dönümü münasebetiyle söz isteyen Sakarya Milletvekili Erol Aslan Cebeci’ye aittir.

Sayın Cebeci, buyurun efendim. (AK Parti sıralarından alkışlar)

IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Sakarya Milletvekili Erol Aslan Cebeci’nin, 27 Mayıs İhtilali’nin 48’inci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

EROL ASLAN CEBECİ (Sakarya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 27 Mayıs ihtilalinin 48’inci yıl dönümüyle ilgili gündem dışı söz aldım. Sözlerime başlamadan hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Gündem dışı konuşmalarda genellikle mutlu ve olumlu olayların yıl dönümlerini hatırlamak gelenek hâline gelmiştir. 27 Mayıs ihtilalini hem siyasi tarihimizde hem de ülke yönetimimizde mutlu veya olumlu katkı sağlamış bir olay olarak hatırlamak bence mümkün değil ancak bu yıl dönümünü fırsat olarak kullanıp demokrasi, millet egemenliği ve halk iradesinin ülke yönetimine yansıması ve bu kavramların önemini vurgulamak istedim. Amacım polemik yaratmak veya geçmişi yeniden değerlendirmek değil, aksine geçmişte yaşadıklarımızdan yola çıkarak geleceğimizi daha iyi yapabileceğimizi, daha güzele ulaşabileceğimizi bir kez daha hatırlatmak istedim.

Demokrasimizi ve ülkemizi, cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün belleklerimize yerleştirdiği ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine çıkarma amacı ve hedefi doğrultusunda, geçmişte yaşananlardan ders alarak emin adımlarla ilerlememiz gerekir diye düşünüyorum.

27 Mayıs 1960 tarihinde Silahlı Kuvvetlere mensup bir grup subayın gerçekleştirdiği darbe sadece halkın oylarıyla iktidara gelen meşru bir hükûmeti silah zoruyla indirerek iktidar değişikliğine yol açmakla kalmamış, etkileri her alanda devam eden yeni bir dönemi de başlatmıştır. Cumhuriyet döneminin ilk askerî darbesi olarak da kayıtlarımıza geçen ve daha sonrakilere de örneklik teşkil etmesi bakımından ayrı bir öneme sahiptir. Türkiye’de demokrasinin yerleşmesi ve kurumlaşması sürecini radikal bir biçimde kesintiye uğratan 27 Mayıs darbesi mevcut iktidar pratiğinin cereyan ettiği siyasi yapının temellerini kökünden değiştirerek her alanda yeni yapılanmalara gitmiştir.

27 Mayıs 1960 hiç şüphe yok ki Türkiye'nin siyasi gelişmesinde yeni bir dönemin başlangıcı olmuş, 14 Mayıs 1950’de genel seçimlerde ilk kez sandıkta alınan oyla barışçı biçimde iktidarı değiştirme başarısı göstermiş olan Türkiye, maalesef on yıl sonra, sandıktan çıkmış meşru bir iktidarın silah yoluyla indirilmesinin önüne geçememiştir. 27 Mayıs 1960’da demokrasimize vurulan darbenin siyasi hayatımızdaki olumsuz etkileri bitmiş midir diye düşündüğümde bu soruya maalesef gönül rahatlığıyla “Evet, bitmiştir.” diyemiyorum.

Türkiye, dünya ortalamasının üstünde bir ekonomik büyüme hızını ilk defa 1950-60 yılları arasında yakalamış. Acaba, 27 Mayıs darbesi olmasaydı, Türkiye 1980’lere gelindiğinde hâlâ Güney Kore’nin ekonomik olarak gerisinde mi kalırdı diye de sormaktan kendimi alıkoyamıyorum. Çünkü demokrasinin gelişmesi ve olgunluğuyla ekonomik büyüme ve milletin refahı arasında doğru orantılı, ciddi bir ilişki olduğuna inanıyorum.

Demokrasimiz kesintisiz olmalı diye düşünüyorum. Demokrasimizin veliye veya vasiye ihtiyacı olmamalı diye düşünüyorum. Demokrasimiz özgürlükçü olmalı diye düşünüyorum. Farklı düşüncelerin, farklı inançların, farklı yaşama biçimlerinin, farklı mezhep ve meşreplerin, farklı etnik geçmişlerden gelmiş insanların hiçbirinin kendisini tehdit ve baskı altında hissetmediği ve bu farklılıkların hiçbirinin ayırıcı değil, farklılaştırıcı değil tam aksine birleştirici ve zenginlik kaynağı olduğu bir demokrasinin ülkemiz için mümkün ve ulaşılabilir olduğunu düşünüyorum.

AK Partinin beş buçuk yıllık iktidarı boyunca dost düşman herkese ispatladığımız gibi, Türkiye’nin demokrasisi derinleştikçe ekonomik gücünün…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

CANAN ARITMAN (İzmir) – Yargıya yapılan baskıyı da anlat.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Cebeci, konuşmanızı tamamlayınız.

EROL ASLAN CEBECİ (Devamla) – Türkiye’nin demokrasisi derinleştikçe ekonomik gücünün artacağına, milletimizin refah seviyesinin yükseleceğine ve sadece bölgesel bir güç değil, bütün dünya ülkeleri sıralamasında etkin ve saygın bir konuma geleceğimize inancım sonsuz. Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın sıkça dile getirdiği, bu ülkenin ve milletin sevdalıları olarak bu yolda emin adımlarla ilerlemeye devam edeceğimizi bir kez daha tekrarlamak istiyorum.

Bu vesileyle 27 Mayıs darbesi sonrası büyük haksızlığa uğrayarak hayatlarını kaybeden ve tarihe demokrasi şehitlerimiz olarak geçen Sayın Adnan Menderes, Sayın Fatin Rüştü Zorlu ve Sayın Hasan Polatkan’ı saygı ve rahmetle anıyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Cebeci.

Gündem dışı ikinci söz, Afşin-Elbistan Termik Santrallerinin sorunları hakkında söz isteyen Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy’a aittir.

Sayın Paksoy, buyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)

2.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy’un, Afşin-Elbistan Termik Santrali’nin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması ve Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan’ın aynı konuda konuşması

MEHMET AKİF PAKSOY (Kahramanmaraş) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kahramanmaraş ilimizin Afşin-Elbistan ilçeleri kömür havzalarında yapılan ve yapılmakta olan termik santrallerin sorunlarıyla ilgili gündem dışı söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bilindiği gibi, ülkemiz, ihtiyacı olan enerjinin ancak yüzde 25’ini kendi kaynaklarından karşılayabilmekte, kalan kısmı içinse her yıl yurt dışına milyarlarca dolar döviz ödemek zorunda kalmaktadır. Bu yüzden yerli kaynakların etkin kullanımı büyük önem taşımaktadır. En önemli enerji kaynaklarımızdan olan linyit, yakıt maliyeti olarak doğal gazın dörtte 1’i oranındadır. Öte yandan linyit santralleri, doğal gaz santrallerine nazaran 10 kat daha fazla istihdam yaratmaktadır.

Ülkemizde belirlenen 9 milyar ton linyit rezervinin 4 milyar tonluk bölümü Afşin-Elbistan havzasında yer almaktadır. Bu havzanın linyit rezervleri kalori olarak 486 milyar metreküp doğal gaza karşılık gelmektedir. Afşin-Elbistan havzasının doğru bir planlama yapılarak değerlendirilmesiyle ülkemiz toplam 60 milyar dolar tasarruf sağlayacaktır. Afşin-Elbistan Termik Santrali’nin hâlen 1.376 megavat gücündeki A ünitesi ile 1.440 megavat gücündeki B ünitesi faal olup bu ünitelere her biri 1.200 megavat gücündeki C, D ve E santralleri eklendiğinde toplam güç 6.416 megavata ulaşacaktır.

Şimdi asıl meseleye gelelim. Afşin-Elbistan Termik Santrali’ne ilave olarak kurulması planlanan C ve D için toplam 75 bin dönüm arazi kamulaştırılacak ve bu saha içerisinde bulunan yerleşim yerleri iskândan kaldırılacaktır. Kamulaştırma kapsamındaki Çobanbeyli kasabası, Bakraç kasabası, Yazıbelen köyü, Kangal köyü, Tepebaşı Mahallesi, Kabakulak Mahallesi, İğdemlik köyü ve Kızılkaya Mahallelerinde toplam 9.500 kişi tahliye edilecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi “Ne var bunda?” diyeceksiniz. Ne mi var? 75 bin dönüm arazi kamulaştırılacak, yaklaşık 10 bin kişi evini barkını terk etmek zorunda kalacak, yersiz yurtsuz kalacak. Bunun oradaki vatandaşlarımız için nasıl bir duygu olduğunu tahmin edersiniz. Halkın psikolojisi bozulmuş durumda. Hükûmetin kendileriyle ilgilenmediğini, yalnız bırakıldıklarını düşünüyorlar. Dertlerini anlatamamaktan, seslerini duyuramamaktan şikâyetçiler. Ben vatandaşlarımızla, Ziraat Odası temsilcileriyle, yerel basınla görüştüm. Hepsi de “Yatırıma evet, istihdama evet, üretime evet, iskâna, kamulaştırmaya evet.” diyorlar. Ancak, onlar belirsizlikten, haksızlıktan, ilgisizlikten şikayetçiler.

Şimdi sizlere soruyorum: Sayın arkadaşlar, bu ölçekteki projelerin GAP projesinde olduğu gibi bir master plan çerçevesinde yürütülmesi gerekmez miydi? 10 bin insan nereye tahliye edilecek belli değil. Konutlarının karşılığı kendilerine konut verilecek mi? Verilecekse nasıl ve ne zaman verilecek belli değil. Vatandaşın konutunun değer tespiti yapılacak. Ona göre, teklif edilen konutun değeri ne kadar olacak? Bunların hiçbiri belli değil. Yani biz Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak, Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesindeki 10 bin vatandaşa, biz senin 75 bin dönüm arazini kamulaştırıyoruz, buradan seni alıyoruz, ne hâlin varsa gör mü diyeceğiz?

Bir başka sorun istimlak bedellerinin tespiti konusunda. Üniversite, ilçe tarım müdürlüğü, belediye ve tapu müdürlüklerinin istimlak bedelleri konusundaki değerlendirmeleri birbirlerinden farklılık arz etmektedir. Türkiye'nin en verimli ovalarının birinde kamulaştırma için 4-5 YTL değer biçilmesi, yapılan işin adaletsizliğini gözler önüne sermektedir. İstimlak bedellerinin mümkün olduğunca en kısa zamanda tespit edilerek mağduriyetlerinin giderilmesini, ayrıca kamulaştırmaların ekonomik gerekçelerle zamana yayılarak yapılması yerine kamulaştırmaların bir bütün olarak ve bir defada yapılmasını istemektedirler.

Diğer taraftan, kamulaştırma dolayısıyla evlerinden yurtlarından olacak insanların istihdamı için acil önlemler alınması gerekmektedir. Bu insanları da büyük şehirlere göndermek istemiyorsak, yurtlarından koparmak istemiyorsak, doğdukları yerde doymalarını istiyorsak, öncelikle bölge halkının, özellikle de bu 10 bin nüfusun istihdam sorununun çözülmesi gerekmektedir.

Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak, kamulaştırmadan etkilenen vatandaşlara istihdamı konusunda ayrıcalık tanınmasını teklif ediyoruz. Gerekiyorsa, bu konuda yapılacak her türlü düzenlemeye destek vermeye hazırız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Paksoy, konuşmanızı tamamlayınız.

Buyurun efendim.

MEHMET AKİF PAKSOY (Devamla) – Bu sorunun telafisi içinse, EÜAŞ, Afşin-Elbistan kömür sahasında kuracağı iş yerlerinde çalıştıracağı vasıflı veya vasıfsız iş gücünü Türkiye İş Kurumundan talep ederken “tamamının bu sahadaki kamulaştırma mağdurlarından gönderilmesini isteyebilir” şeklinde bir hükmün, Bakanlar Kurulu kararı alınarak Sınav Yönetmeliği’ne eklenmesini teklif etmiştir. Biz de bu görüşe katılıyor ve süratle uygulamaya geçirilmesini talep ediyoruz.

Yine, tapulama işlemlerinin hızlandırılması için kadastro mahkemesine acilen bir hâkim atamasının yapılmasını, ayrıca bu kişilerin istihdamına yardımcı olunması amacıyla ihtiyaca göre mesleki eğitim kursları açılarak süratle eğitim verilmeye başlanmasını, bölgeye iki ilköğretim ve bir lisenin acilen yapılmasını, sorunların katılımcı ve şeffaf yöntemlerle el birliğiyle çözülmesini öneriyoruz.

Hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Paksoy.

Konuyla ilgili olarak Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Avni Doğan’ın kısa bir katkısı olacaktır.

Buyurun Sayın Doğan.

AVNİ DOĞAN (Kahramanmaraş) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Afşin-Elbistan Termik Santrali’nin sorunlarını dile getirdiği için Değerli Arkadaşım Akif Paksoy’a teşekkür ediyorum.

Tabii, Afşin-Elbistan Termik Santralleri Türkiye'nin enerjisinin bugün itibarıyla yüzde 15’ini, birkaç yıl sonra yüzde 25’ini karşılayacak duruma gelecektir. Yani şu an Türkiye’de yanan her 6 lambadan 1’ini Afşin-Elbistan Termik Santralleri, her 6 fabrikadan 1’inin enerjisini yine Afşin-Elbistan Termik Santralleri karşılamaktadır.

Ancak A Termik Santrali’nin 1970’li yıllarda çağın en hantal teknolojisiyle yapılması çevreye büyük sorunlar açmaktadır. Afşin-Elbistan Ovası’na kar siyah yağmaktadır. Afşin-Elbistan Ovası’na A Termik Santrali asit, sülfürik ve kül fışkırtmaktadır; bu, önemli bir sorundur. 90’lı yıllarda özelleştirme kapsamında olması, özelleştirmeyi alan firmayla devletin mahkemelik olması iyi bir revize yapılmasına engel olmaktadır.

Tabii, bir diğer sorun da son yıllardaki kamulaştırmadır. Bu son yıllardaki kamulaştırma vatandaşın arazisinin bir kısmını alan bir kamulaştırma değildir; vatandaşın köyünü alan, yerleşim merkezini alan, mezarlığını alan, tarihini alan, geçmişini alan bir kamulaştırmadır. Dolayısıyla çok farklı bir mantıkla değerlendirilmesi lazım. Yani “Efendim, arazinin bedeli şu, bunu alıyorum.” demek yetmez. Bu konuda önemli bir çalışma yapılması gerekmektedir. Tabii, biz, Kahramanmaraş AK Parti milletvekilleri olarak Enerji Bakanlığıyla bu konuda temas hâlindeyiz. Bu kamulaştırma sorununu yakışır bir biçimde çözme gayreti içerisindeyiz. Yani klasik bir kamulaştırma mantığı içerisinde bu sorun çözülmez.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Doğan’a ve Sayın Paksoy’a.

Ümit ediyoruz ki bu sorunlar en kısa zamanda, en güzel şekilde çözüme ulaşır. Katkıda bulunan iktidar ve muhalefetteki bütün arkadaşlarımıza da tekrar teşekkürlerimi sunuyorum.

Gündem dışı son söz, kamu çalışanlarının ve bu bağlamda veteriner hekimlerin sorunları hakkında söz isteyen Sivas Milletvekili Sayın Muhsin Yazıcıoğlu’na aittir.

Sayın Yazıcıoğlu, buyurun.

3.- Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu’nun, kamu çalışanlarının ve veteriner hekimlerin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması

MUHSİN YAZICIOĞLU (Sivas) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Kamuda çalışan memurlarımızın ve buna ilaveten veteriner hekimlerin sorunlarıyla ilgili söz almış bulunuyorum.

Bugün ülkenin geneline baktığımızda, her tarafta, her sektörde ve her alanda sorunlar bulunmaktadır. Elbette bu sorunların bir bir çözümü için hükûmetlerimizin üzerine düşeni yapması icap etmektedir. Köylümüzün hâli malum; kuraklık bir yandan, gübre, mazot, ilaç fiyatlarının artması, diğer taraftan hayat pahalılığının derinleşmesi dolayısıyla sıkıntılı durumdalar. Emekli, dul ve yetimlerimizin aldığı maaşlar ise yoksulluk sınırının altına düşmüştür, emekliliklerini rahat geçirme imkânından yoksundurlar.

Özellikle kamuda çalışan, 4/C kapsamında bulunan personelin sıkıntıları hâlâ çözülemediği gibi, Hükûmetin, bu çalışanlara kulaklarını tıkadığı görülmektedir. 4/C’liler dediğimiz zaman sadece Meclisteki birkaç tane geçici çalışan akla gelmemelidir. Özellikle belediyelerde, Tarım Bakanlığında 4/C kapsamında çalışanlar var. Bunlar on ay çalışıyor iki ay izinli sayılıyorlar. Diğer zamanlar içerisinde hastalansa bile hastalanma hakkı yoktur, hamile olan hanımların bile izin alma hakları yoktur. Bu çağdaş köleler pozisyonunda çalıştırılan 4/C’lilerin sorunları bir an evvel çözülmelidir.

Kamuda çalışan memurlarımızın da sorunları oldukça fazladır. Bu sorunların en başında ve doğrudan etkileyici olanı maaşların düşüklüğü ve ücret adaletsizliğidir. Çalışarak bir ayın sonunda aldıkları ücret insan onuru ve haysiyetine yakışır derecede yaşama imkânı sağlamamaktadır. Memurlar, işçiler, emekli, dul ve yetimlerimiz enflasyon ve hayat pahalılığı altında ezilmektedirler.

Hükûmet tarafından maaş artışları belirlenirken enflasyon esas alınmıştı, ancak öngörülen maaş artışları bugüne gelindiğinde görülmüştür ki bırakın mutfaktaki hissedilir enflasyonu, TÜİK tarafından açıklanan enflasyon rakamlarının bile çok gerisinde kalmıştır. Hükûmetin, muhtaç, engelli, emekli, dul, yetim ve memurlarımızın maaşlarını yeniden gözden geçirmesi ve iyileştirmesi şart olmuştur.

Söz almış olduğum hususun içerisinde veteriner hekimlerin ve Tarım Bakanlığı personelinin mesleki ve kurumsal sorunlarından ve beklentilerinden söz etmek istiyorum. Tarım tazminatı kanununun bir an evvel çıkarılması gerekiyor. Bu konuda tarım çalışanlarının ciddi beklentileri var. Tarım, hayvancılık, gıda, el sanatları gibi birçok önemli alanda faaliyet gösteren bir bakanlığın çalışanlarının ek tazminat alamayan birkaç bakanlıktan biri olması üzücüdür. Bakanlık çalışanları bu konuda ciddi beklenti içerisinde bulunmaktadır.

4/B statüsünde görev yapmakta olan çok sayıda sözleşmeli personel mevcuttur. Bu personele kadro verilmeli veya iş garantisi ve nakil hakkı artık tanınmalıdır. Ailevi sorunlarına rağmen bunların nakil hakkını -4/B’ler ve C’ler- kullanamamaktadır. Uzun zamandır görevde yükselme ve unvan değişikliği imkânları açılmamıştır. Sınav açıldığı takdirde hak elde etme beklentileri karşılanabilir.

Bugüne kadar iktidara gelmiş tüm siyasi partilerin muhalefetteyken söylediği ve iktidarda unuttuğu “eşit işe eşit ücret” prensibi bu İktidar tarafından da unutulmuştur. Çalışma barışının temini açısından aynı işi yapan personele aynı ücretin ödenmesi sağlanmalıdır.

Sağlık Bakanlığı tarafından sağlık personelinin özlük haklarının iyileştirilmesine yönelik kanun çalışması hazırlandığı bilinmektedir. Bu yasada, Tam Gün Çalışma Yasası’nda hayvan sağlığı hizmetleri ve veteriner hekimler yasa kapsamı dışında tutulmuştur.

Bunun yanında bugüne kadar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yapılan değişikliklerle teknik personelin özlük haklarında iyileştirmeler yapılmış ancak sağlık sınıfında yer alan veteriner hekimler bu iyileştirmeden de yararlanamamışlardır. Bunun sonucu veteriner hekimler emsal meslek mensuplarına göre en düşük ücret alan meslek hâline gelmiştir.

Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan kanun taslağının 9’uncu maddesi 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de değişiklik öngörmekte olup uzman tabip, tabip, diş tabibi ve eczacılar için görev tazminatı öngörmektedir. Tam Gün Çalışma Yasası kapsamında olmayan bu değişiklikte sağlık sınıfında yer alan veteriner hekimlerin kapsam dışında bırakılması büyük bir haksız uygulamaya neden olacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Yazıcıoğlu, konuşmanızı tamamlayınız lütfen.

Buyurun.

MUHSİN YAZICIOĞLU (Devamla) – Bu nedenle bu madde değişikliğinde veteriner hekimlerin de kesinlikle yer alması gerekmektedir.

Daha önce Tarım Bakanlığında da veteriner hekimlere böyle bir ayrıcalık sağlanmıştır. Orada teknik sınıftan sayılmadığı için, Sağlık Bakanlığında sağlık sınıfından sayılmadığı için her iki şekilde de veteriner hekimliği mesleğinin ücretler bakımından en aşağıya düştüğünü görüyoruz.

Çok zor şartlar altında görev yapan ancak özlük haklarıyla ilgili olarak mağdur edilmiş olan veteriner hekimlerin bu kanun kapsamında mağduriyetlerinin giderilmesi için Sayın Sağlık Bakanının dikkatlerini çekmek istiyorum. Ülkemizin geneli ve özelde memur ve veteriner hekimlerin sorunlarının çözümü için Hükûmeti göreve çağırıyorum.

Saygılarımı sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Yazıcıoğlu.

Saygıdeğer milletvekilleri, gündeme geçiyoruz.

Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.

Meclis araştırması açılmasına ilişkin üç önerge vardır, önergeleri okutuyorum:

V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü ve 24 milletvekilinin, hayvancılık sektöründeki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/194)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Toplam tarımsal üretimde yaklaşık % 25'lik bir paya sahip olan hayvancılık tarım kesiminde de istihdam açısından önemli bir potansiyele sahiptir.

Hayvancılık sektörü istihdamda süreklilik yaratması, tarıma dayalı et, süt, yem, yünlü ve pamuklu tekstil, ayakkabı, deri ve konfeksiyon gibi sanayilere hammadde sağlaması yönünden de önem arz etmektedir. Tüm bunların ötesinde, hayvancılık sektörünün belki de en önemli işlevi, insanlarımızın dengeli beslenmesini sağlayan gıda maddelerini üretmesidir.

Bugün Avrupa Birliği ülkelerinde kişi başına düşen beyaz ve kırmızı et tüketimi 72 kilogram, içme sütü tüketimi 101 kilogram iken, ülkemizde bu rakamlar beyaz ve kırmızı et tüketiminde 24 kilogram, içme sütü tüketiminde ise 18 kilogram civarındadır. Gıda ve beslenme kalıplarımızdaki bu dengesizlik ve yetersizlik, bir anlamda, Türk tarımında hayvancılık lehine bir yapı değişikliği reformunun zorunluluğunu da göstermektedir.

Tarımın önemli bir bölümü olan hayvancılığın, toplam tarımsal üretim içindeki payının her geçen gün biraz daha azaldığı görülmektedir. Türk tarımındaki üretim değerinin yüzde 70-75'i bitkisel, yüzde 25-30'u ise hayvansaldır. Oysa hayvansal üretim payı açısından bu oran Fransa'da yüzde 60, İngiltere'de yüzde 70, Almanya'da yüzde 75 civarındadır. Buradan ülkemizde "daha az emekle daha çok gelir" anlamına gelen hayvancılığın ve buna dayalı sanayilerin öneminin henüz kavranamadığı görülmektedir. Buna göre Türk tarımına bitkisel üretim faaliyetleri hakim iken, Avrupa Birliği ülkelerinde tam tersi, hayvansal üretim hâkimdir.

Ülkemizdeki hayvan varlığı, hayvancılıkta iddialı pek çok ülkeden fazla olmasına rağmen, birim hayvan başına verimlilik açısından oldukça gerilerde bulunuyoruz. Gerçekten, gelişmiş ülkelerde, ortalama sığır karkas ağırlığı 250 kilogram dolaylarında iken, ülkemizde bu 160 - 170 kilogram civarındadır. Yine bu ülkelerde ortalama süt verimi 5.000-6.000 kilogram/laktasyon iken, ülkemizde bu oran 1.400-1.500 kilogram/laktasyon dolayındadır.

Hayvancılık sektörümüzde gözlenen bir başka olumsuzluk da et, süt, yün ve derinin kaynağı olan canlı hayvan sayılarındaki azalışlardır. 1990 yılı ile 2006 yılını karşılaştırdığımızda; 11.377.000 olan sığır sayımız yüzde 4,4'lük gerilemeyle 10.871.000'e; 40.553.000 olan koyun sayımız yüzde 36,8'Iik bir düşüşle 25.616.912'ye ve 10.972.000 olan kıl keçisi sayımız ise yüzde 41,4'lük düşüşle 6.433.744'e gerilemiştir.

Bugün ülkemizin yıllık et üretimi 935.000 tonu beyaz, 435.000 tonu kırmızı et olmak üzere toplam 1.370.000 tondur. Yıllık süt üretimimiz ise 12.000.000 ton civarındadır. Ancak bir yandan nüfus artışımızın devam etmesi, diğer yandan gelir düzeylerinin yükselmesi dikkate alındığında, önümüzdeki yıllarda et, süt ve bunlara dayalı ürünlerin iç talep ve ithalatının ciddi oranda artacağı ifade edilmektedir. Hayvancılık sektörüne dönük kısa, orta ve uzun vadeli hedeflerin hâlâ belirlenememiş olması ve bunlara bağlı programların da hâlâ hazırlanamamış olması, dünyanın önemli tarım ülkelerinin içinde sayılan Türkiye'yi hayvancılık ve bunlara dayalı üretim açısından da Batı'nın pazarı haline getirecektir.

Öte yandan, Avrupa Birliği, uzun yıllardır aralıksız sürdürdüğü "Ortak Tarım Politikası" ile bir dönem bütçesinin ortalama yüzde 60'ını tarıma ayırmıştır. Bunun sonucu tarım ve hayvancılık alanlarında önemli gelişmeler sağlamıştır. Buna karşın, ülkemizde tutarlı bir tarım ve hayvancılık politikasının uygulanamamış olması sektörün AB'ne uyumunda çok daha fazla sorunlar yaratacaktır.

Özetle; tarımsal üretimin içinde hayvancılığın ve verimliliğin nasıl arttırılacağının belirlenmesi, et ve süt hayvancılığı ile bunlara dayalı gıda sanayilerinin sorunlarının araştırılması, Avrupa Birliğine uyum sürecinde hayvancılık ve hayvancılığa dayalı sanayi konusunda ortaya çıkacak sorunların tespit edilmesi ve çözüm yollarının bulunması açısından, Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 104 üncü maddelerine göre Meclis araştırması açılmasını arz ederiz.

1) Enis Tütüncü                                 (Tekirdağ)

2) Abdülaziz Yazar                           (Hatay)

3) Gürol Ergin                                   (Muğla)

4) Sacid Yıldız                                  (İstanbul)

5) Bülent Baratalı                              (İzmir)

6) Vahap Seçer                                  (Mersin)

7) Hüsnü Çöllü                                 (Antalya)

8)  Fevzi Topuz                                 (Muğla)

9) Mehmet Ali Susam                       (İzmir)

10)  Mehmet Ali Özpolat                  (İstanbul)

11) Ahmet Ersin                                (İzmir)

12) Mevlüt Coşkuner                        (Isparta)

13) Selçuk Ayhan                             (İzmir)

14) Ensar Öğüt                                  (Ardahan)

15) Ergün Aydoğan                          (Balıkesir)

16) Mehmet Akif Hamzaçebi            (Trabzon)

17) Ramazan Kerim Özkan               (Burdur)

18) Ali Rıza Ertemür                         (Denizli)

19) Fatma Nur Serter                        (İstanbul)

20) Algan Hacaloğlu                         (İstanbul)

21) Ali İhsan Köktürk                       (Zonguldak)

22) Atilla Kart                                   (Konya)

23) Ali Koçal                                    (Zonguldak)

24) Tacidar Seyhan                           (Adana)

25) Nevingaye Erbatur                      (Adana)

2.- Konya Milletvekili Atilla Kart ve 21 milletvekilinin, Kilis eski Belediye Başkanı Ekrem Çetin ve oğlunun öldürülmesi olayının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/195)

TBMM Başkanlığına

28.3.2004 tarihine kadar 3 dönem Kilis Belediye Başkanı ve 16. Dönemde de Milletvekili olarak görev yapan Ekrem Çetin ile oğlu Cahit Çetin’in; 03.06.2005 tarihinde saat 13.45 sularında Kilis Kent Merkezinde yüzlerce kişinin gözü önünde müessif ve organize bir saldırı sonucunda öldürülmeleri eylemiyle ilgili olarak;

 olay öncesi ve sonrasında kolluk güçleri ve Mülki İdare yapılanması içinde mevcut olan illegal ve hukuk dışı ilişkiler ve himayeler ile;

bu ilişki ve yapılanmalarda sorumluluğu olanların ve alınması gereken önlemlerin saptanması amacıyla;

Anayasanın 98 ve TBMM İçtüzüğünün 104. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

1) Atilla Kart                                     (Konya)

2) Yaşar Ağyüz                                 (Gaziantep)

3) Akif Ekici                                     (Gaziantep)

4) Vahap Seçer                                  (Mersin)

5) Hüsnü Çöllü                                 (Antalya)

6) Fevzi Topuz                                  (Muğla)

7) Ali Koçal                                      (Zonguldak)

8) Tacidar Seyhan                             (Adana)

9) Bülent Baratalı                              (İzmir)

10) Mehmet Ali Susam                     (İzmir)

11) Ahmet Ersin                                (İzmir)

12) Mehmet Ali Özpolat                   (İstanbul)

13) Mevlüt Coşkuner                        (Isparta)

14) Selçuk Ayhan                             (İzmir)

15) Ensar Öğüt                                  (Ardahan)

16) Ergün Aydoğan                          (Balıkesir)

17) Ramazan Kerim Özkan               (Burdur)

18) Ali Rıza Ertemür                         (Denizli)

19) Fatma Nur Serter                        (İstanbul)

20) Algan Hacaloğlu                         (İstanbul)

21) Ali İhsan Köktürk                       (Zonguldak)

22) Nevingaye Erbatur                      (Adana)

Gerekçe:

28.03.2004 tarihine kadar 3 Dönem Kilis Belediye Başkanı ve 16. Dönemde ise Milletvekili olarak görev yapan Ekrem Çetin ve oğlu Cahit Çetin; 03.06.2005 tarihinde saat 1