DÖNEM: 23                                                    CİLT: 20                                              YASAMA YILI: 2

 

 

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

TUTANAK DERGİSİ

 

102’nci Birleşim

9 Mayıs 2008 Cuma

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

  I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

  II. - ­GELEN KÂĞITLAR

III. - YOKLAMALAR

 IV. - GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi’nin, artan gıda fiyatları ve yoksulluğa ilişkin gündem dışı konuşması ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı

2.- Denizli Milletvekili Mithat Ekici’nin, Denizli Devlet Hastanesinde bir hastaya bakılmamasına ilişkin gündem dışı konuşması

3.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının ölüm yıl dönümleri ile Türkiye’de demokrasi ve hukukun gelişim sürecine ilişkin gündem dışı konuşması

 

V.- AÇIKLAMALAR

1.- Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan’ın, daha önce yaptığı bir konuşmanın yanlış anlaşıldığı iddiasıyla açıklaması

VI. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

A) Komisyonlardan Gelen Diğer İşler

1.- Hatay Milletvekili Gökhan Durgun’un yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/114) (S. Sayısı: 151)

2.- Kocaeli Milletvekilleri Nihat Ergün ve Osman Pepe’nin yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/115) (S. Sayısı: 152)

B) Kanun Tasarı ve Teklifleri

 

1.- Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun ile Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/480) (S. Sayısı: 94)

 

2.- Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/541) (S. Sayısı: 219)

 

VII. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 21 milletvekilinin, ülkemizde yaşayan Ahıska Türklerinin sorunları ile ana vatana dönmek isteyenlerin karşılaştıkları problemlerin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/182)

2.- Van Milletvekili Özdal Üçer ve 19 milletvekilinin, Van ilinde tarım ve hayvancılıkta yaşanan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/183)

 

VIII. - ÖNERİLER

A) Danışma Kurulu Önerileri

1.- 94 sıra sayılı kanun tasarısının çerçeve 3’üncü maddesinin, yeniden görüşülmesine dair Hükûmetin isteminin yerine getirilmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi

 

IX. - SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1.- Ankara Milletvekili Hakkı Suha Okay’ın, Samsun Milletvekili Suat Kılıç’ın konuşmasında partisine sataşması nedeniyle konuşması

2.- Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın, Ankara Milletvekili Hakkı Suha Okay’ın konuşmasında partisine sataşması nedeniyle konuşması

X. - YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, TRT haber bültenleri ile ilgili bir iddiaya ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Mehmet Aydın’ın cevabı (7/2245)

2.- Zonguldak Milletvekili Ali Koçal’ın, TRT’nin yeniden yapılandırılmasına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mehmet Aydın’ın cevabı (7/2326)

3.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı’nın, TOKİ ihalelerine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı (7/2878)

4.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, Antalya’daki taşocaklarının yol açtığı orman tahribatına ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/2904)

5.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, bazı arsa ve arazilerin tapularının iptal edilerek Millî Emlak Müdürlüğüne devredildiği iddiasına ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/3042)

6.- Muğla Milletvekili Gürol Ergin’in, Girme Barajı Projesine ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/3044)

 

 

 

 

I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 13.04’te açılarak altı oturum yaptı.

Niğde Milletvekili Mümin İnan, Niğde ve Bor Organize Sanayi Bölgelerinde üretim faaliyetlerinde bulunan işletmelerin sorunlarına,

Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu, 11 Mayıs Anneler Günü’ne,

İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.

Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, Adıyaman’ın ekonomik sorunları ile alınması gereken önlemlere ilişkin gündem dışı konuşmasına, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu cevap verdi.

1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un bir kez daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi,

Hatay Milletvekili Sadullah Ergin’in (3/112) (S. Sayısı: 149),

Kütahya Milletvekili Hüsnü Ordu’nun (3/113) (S. Sayısı: 150),

Yasama dokunulmazlıklarının kaldırılması hakkında Başbakanlık tezkereleri ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon raporları,

Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun (6/282) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi okundu; sorunun geri verildiği bildirildi.

Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal ve 19 milletvekilinin, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerindeki kuraklığın hayvancılık ve tarım üzerindeki etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/181) Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergenin gündemdeki yerini alacağı ve ön görüşmesinin sırası geldiğinde yapılacağı,

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu Adına Grup Başkan Vekilleri Ankara Milletvekili Hakkı Suha Okay, İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol’un, 1 Mayıs kutlamalarının Taksim’de yapılmasını engelleyerek toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını ihlal ettiği, güvenlik güçlerini orantısız güç kullanmaya teşvik ettiği, bu tutumuyla toplumsal barışı tehlikeye atarak şiddet görüntülerinin ortaya çıkmasına neden olduğu iddiasıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergesi (11/2) Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergenin gündeme alınıp alınmayacağı konusundaki ön görüşme gününün Danışma Kurulu tarafından tespit edilip Genel Kurulun onayına sunulacağı,

Açıklandı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Köksal Toptan’ın, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkanı Lluis Maria De Puig’in davetine icabet etmek üzere Fransa’ya gitmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi kabul edildi.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının:

1’inci sırasında bulunan, Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun ile Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın (1/480) (S. Sayısı: 94) görüşmelerine devam edilerek 5’inci maddesine kadar kabul edildi, 5’inci maddesi üzerinde bir süre görüşüldü.

Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in konuşmasında partisine sataştığı iddiasıyla bir konuşma yaptı.

İstem üzerine yapılan yoklamalardan sonra, Genel Kurulda toplantı yeter sayısı bulunmadığı anlaşıldığından, 9 Mayıs 2008 Cuma günü, alınan karar gereğince saat 14.00’te toplanmak üzere birleşime 20.50’de son verildi.

 

 

 

Eyyüp Cenap GÜLPINAR

 

 

 

Başkan Vekili

 

 

Harun TÜFEKCİ

 

Murat ÖZKAN

 

Konya

 

Giresun

 

Kâtip Üye

 

Kâtip Üye

 

 

Fatoş GÜRKAN

 

 

 

Adana

 

 

 

Kâtip Üye

 

 

 

No.: 143

II.- GELEN KÂĞITLAR

Rapor

 1.- Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/561) (S. Sayısı: 225) (Dağıtma tarihi: 9.5.2008) (GÜNDEME)

Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 21 Milletvekilinin, ülkemizde yaşayan Ahıska Türklerinin sorunları ile anavatana dönmek isteyenlerin karşılaştıkları problemlerin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/182) (Başkanlığa geliş tarihi: 8/5/2008)

2.- Van Milletvekili Özdal Üçer ve 19 Milletvekilinin, Van İlinde tarım ve hayvancılıkta yaşanan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/183) (Başkanlığa geliş tarihi: 8/5/2008)

 

 

 

9 Mayıs 2008 Cuma

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 14.05

BAŞKAN: Başkan Vekili Eyyüp Cenap GÜLPINAR

KÂTİP ÜYELER: Murat ÖZKAN (Giresun), Harun TÜFEKCİ (Konya)

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 102’nci Birleşimini açıyorum.

Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.

Gündem dışı ilk söz, artan gıda fiyatları ve yoksulluk hakkında söz isteyen Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi’ye aittir.

Buyurun Sayın Erçelebi. (DSP sıralarından alkışlar)

IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi’nin, artan gıda fiyatları ve yoksulluğa ilişkin gündem dışı konuşması ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı

HASAN ERÇELEBİ (Denizli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi Demokratik Sol Parti ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.

AKP’nin yönettiği Türkiye’de gıda fiyatlarındaki anormal artışları hepiniz biliyorsunuz. 2002 seçimlerinden önce Sayın Erdoğan meydanlarda çay, simit, asgari ücret hesabı yapıyordu. Bugün halkın gerçek gündeminde çay, simit, asgari ücret çilesi vardır. Halkın gerçek gündemini ilgilendiren bu konularda söz almış bulunuyorum.

Başbakanın aile büyüklüğü 5 kişidir; ana, baba ve 3 çocuk. Bu simidin Ankara’daki fiyatı 50 kuruş; fiyat listesi işte burada. 5 kişilik bir aile, her gün üç öğün 1’er simit yerlerse günde 15 simit yapar, ayda 450 simit, tanesi 50 kuruştan 225 YTL eder. Simidin yanına bir bardak çay koyarsanız, Ankara’da üçüncü sınıf çay ocaklarında bir bardak çay 55 kuruştur. İşte fiyat listesi burada.

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) – Uygulanmıyor, uygulanmıyor.

HASAN ERÇELEBİ (Devamla) – Uygulanıyor efendim, merak etme.

5 kişilik bir ailenin aylık bir bardak çay gideri 247,5 YTL’dir.

FATİH ARIKAN (Kahramanmaraş) – Herkes kıraathanede mi çay içiyor?

HASAN ERÇELEBİ (Devamla) – Çay ocağından bahsediyorum Sayın Milletvekili.

BAŞKAN – Sayın Milletvekili, lütfen müdahale etmeyiniz.

HASAN ERÇELEBİ (Devamla) – 5 kişilik ailenin bir aylık simit ve bir bardak çay gideri 472,5 YTL’dir. Oysa asgari ücret 435 YTL’dir. Aradaki fark 37,5 YTL eksidedir.

Hesaba devam edelim isterseniz. Simidin yanına bir küçük dilim peynir koyarsanız bunun da tanesi 35 kuruştur; işte fişi de burada.

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) – Kahvaltı sofrası kurmuş Sayın Başkan.

HASAN ERÇELEBİ (Devamla) – 5 kişilik bir ailenin aylık bir dilim peynir gideri 157,5 YTL’dir. 5 kişilik bir aile sadece bir simit, bir dilim peynir, bir bardak çay ile yaşamını sürdürmeye çalışırsa bir ayda 630 YTL harcamak zorundadır. Asgari ücret ise hâlen 435 YTL’dir. Ben bu çay, simit, peynir hesabını bir türlü denkleştiremedim.

Hükûmet olarak -evet, Sayın Bakanımız burada- “Vatandaş çay içmesin, simit ve peynir yemesin.” diyorsanız, vatandaşın ne yiyeceğini, ne içeceğini de söylemelisiniz. Bu yapılan hesapta ev kirası, elektrik, su parası, ulaşım, giyim, eğitim giderleri yoktur.

Sayın Başbakan ya da onun yerine bir sayın bakan, bu kürsüden, bu hesabı denkleştirecek şekilde yaparlarsa, biz de ve bizi izleyen, AKP’ye yüzde 47 oy veren milletimiz memnun olacaktır. (DSP sıralarından alkışlar)

Sayın Başbakan kişi başına düşen millî gelirin 9.350 dolar olduğunu söylüyor. O hâlde 5 kişilik bir ailenin millî gelirden hakkı 46.750 dolardır. Doları 1,25 YTL’den hesap edersek 58.430 YTL bu ailenin hakkı var demektir. Oysa, asgari ücretle geçinen bir aile 5.220 YTL yıllık gelir elde etmektedir. Peki, aradaki bu 53.217 YTL’lik fark nereye, kimlere gitmektedir?

Aşık Mahsuni diyor ki:

“Yoksulun sırtından doyan doyana,

Bunu gören yürek nasıl dayana?

Yiğit muhtaç olmuş bir kuru soğana,

Söylesem mi söylemesem mi?” (DSP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Erçelebi.

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) – Soğan da çıkar!

Başkanım, Zati Sungur’luk yapıyor bu burada. Her tarafından bir şey çıkarıyor.

HASAN ERÇELEBİ (Devamla) – AKP Hükûmeti, yiğit Türk milletini bir kuru soğana muhtaç etmiştir. Şimdi simidi, peyniri, soğanı buraya niye getirdim biliyor musunuz?

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) – Yumurtayı nereye koydun?

HASAN ERÇELEBİ (Devamla) – Getireceğim onu da.

Gözü olup da görmeyenler görsün diye, kulağı olup da duymayanlar duysun diye getirdim.

Değerli milletvekilleri, AKP çay, simit hesabıyla Hükûmete gelmişti. Herhâlde çay, simit hesabıyla Hükûmetten gidecek.

Hepinize saygılar sunuyorum. (DSP, CHP ve MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Erçelebi.

Gündem dışı konuşmaya Çevre ve Orman Bakanı Sayın Veysel Eroğlu cevap verecektir.

Buyurun Sayın Eroğlu. (AK Parti sıralarından alkışlar)

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekillerimiz; hepinizi en derin saygılarımla selamlıyorum efendim.

Ben az önce Sayın Milletvekilimizin gıda fiyatlarındaki artışla alakalı gündem dışı konuşmasına cevap vermek istiyorum.

Bu maksatla, önce müsaadenizle, dünyada gıda üretimi nedir, Türkiye’de gıda üretimi, dünya ve Türkiye’deki gıda fiyatlarındaki artışlar ve bu konuda Hükûmetimizin aldığı tedbirleri çok kısa bir şekilde özetlemek istiyorum.

Şimdi efendim, tabii, bütün dünyada gıda fiyatları artmıştır. Bunun tabii ki belli başlı sebepleri vardır. Bunlardan birinci sebebi, petrol fiyatlarında bilhassa son yıllardaki artış çok önemli bir unsur olarak rol almıştır. Şöyle ki, bildiğiniz gibi, tarımdaki üretimde petrolün çok önemli bir payı vardır. Dünya petrol fiyatları son beş yılda 5 kat artmıştır.

AKİF AKKUŞ (Mersin) – Sayın Bakan, maaşlarımızı da 5 kat arttırın, maaşlarımızı.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) – Bakın, geçmişte varili 23 Amerikan doları olan petrol bugün 120 Amerikan dolarına yükselmiştir. Dolayısıyla, ister istemez, tarımdaki bu girdi sebebiyle fiyatlar artmıştır.

İkinci sebep de, bilindiği üzere, enerji tarımı son zamanlarda yaygınlaşmıştır. Gıda için üretilen buğday, şeker kamışı ve şeker pancarı ile mısır ve bütün yağlı tohumlar biyoyakıt olarak kullanılmaya başlamıştır. Dolayısıyla, dünyada bu durum arz-talep dengesini bozmuştur. Bu yüzden, fiyatların artmasının bir sebebi de budur; dünyadaki artıştan bahsediyorum.

Misal olarak bu yıl, Amerika Birleşik Devletleri’nin mısır üretiminin 1/3’ü biyoyakıt üretiminde kullanılacaktır, üçte 1’i.

OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale) – Doğal gaz çevrim santralleri de pahalılığın nedeni.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) – Bunun dışında, küresel ısınma ve 2007 yılında yaşanılan kuraklığın da önemli bir etkisi olduğunu burada vurgulamam gerekir. Ayrıca, Çin ve Hindistan’da bilhassa son zamanlardaki tüketimde ve hayat tarzlarındaki değişim de önemli ölçüde gıda fiyatlarının artmasına sebep olmuştur.

Bakın, dünyadaki üretime bakarsak, aslında dünyada üretimde 2006 ve 2007 yılına göre çok büyük bir değişim yok. Misal olarak dünyada 2006 yılında 145 milyon ton şeker ve bitkisel yağ üretilmiş fakat 2007 yılında, bakın, 155 milyon ton; bir miktar yani yüzde 7 daha fazla. Bitkisel yağ üretimi olarak dünyada 107 milyon ton üretilmiş 2006 yılında, 2007 yılında 112 milyon ton üretilmiş; yüzde 5. Et ve sütte ise 2005 yılında 268 milyon ton üretilmiş dünyada, 2006 yılında da 272 milyon ton. Yani, aslında üretimde, buğdayda, dünyada yüzde 2 artış var, mısırda yüzde 10 artış var, pirinçte yüzde 1 artış ve arpada yüzde 4 artış.

AKİF AKKUŞ (Mersin) – Sayın Bakan, simit hesabına gel, simit hesabına!

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) – Şimdi, ben bunu şunun için vurgulamak istiyorum: Aslında dünyada 2006 yılına göre 2007 yılında üretimde bir miktar, çok fazla olmasa dahi, yüzde 1’le yüzde 10 arasında artış olmasına rağmen… Bakın dünyadaki fiyatları ben burada sizlere arz etmek istiyorum: Buğdayda 2007 yılındaki fiyatlar 2006 yılına göre yüzde 130 artmış. Arpada yüzde 57, mısırda yüzde 50, pirinçte ise yüzde 100 artmış. Dolayısıyla bunların yansımasının çok önemli olduğunu ben vurgulamak istiyorum. Yani dünyada 2007 yılında 2006 yılına göre üretimde bir miktar artış olmasına rağmen fiyatlar anormal derecede artmıştır.

Buna mukabil -Türkiye’den kısaca, müsaade ederseniz, bahsetmek istiyorum- Türkiye’de hububatla alakalı, 2006 yılında buğday 20 milyon ton üretilmiş ama, maalesef, 2007 yılında kuraklıktan dolayı 17,2 milyon ton yani yüzde 14 bir azalma var. Peki, mısıra bakalım, bakın, 2006 yılında 3,8 milyon ton üretilmiş, 2007’de ise 3,5 milyon ton yani yüzde 8 bir azalma var. Arpada da yüzde 24’lük bir azalma var. 2006 yılında 9,6 milyon ton üretmişiz fakat 2007 yılında maalesef 7,3’e düşmüş, yüzde 24’lük bir azalma var.

Bir de çeltikten bahsedeyim. Çeltikte 2006 yılında 700 bin ton üretmişiz, 2007’de ise 650 bin ton yani yüzde 7 azalma var. Buna rağmen, bakın, kuraklık sebebiyle 2007 yılında 2006 yılına nazaran buğdayda yüzde 14 azalma, arpada yüzde 24 azalma, mısırda yüzde 8 azalma, çeltikte yüzde 7 azalma yaşanmıştır. Buna mukabil, dünyada, gördüğünüz gibi, yüzde 100’e yakın fiyat artışları olmasına rağmen, Türkiye’de ekmeklik buğday fiyatı 2007 yılı hasat sezonundan Nisan 2008’e kadar yüzde 40 artmış, arpa fiyatı yüzde 25, mısır fiyatı yüzde 17, pirinç ise yüzde 78 artmış.

Tabii, bu artışların olduğu bir vakıa. Bu durumda, Hükûmetimiz ne gibi tedbirler alıyor, ben, kısaca, onları sizlere özetlemek istiyorum. Bir kere, bu artışların 2008 ve 2009’da da yaşanmaması için yapılacak şey şudur: Üretimi artırmaktır, üretimi artırmak. Bunun için birinci adım, Tarım ve Köyişleri Bakanlığımız tarafından üretim planlaması ve birim dekardan üretilecek mahsul miktarının artması konusunda şu anda çok geniş kapsamlı çalışmalar yapılmaktadır. Bunlar nedir? Bakın, toplulaştırmadan tutunuz da gübre kullanımına kadar, özellikle ürün planlamasına kadar çok geniş kapsamlı bir çalışma yapılmaktadır. İnşallah, bunların meyvelerini bu yıl sonunda ve 2009’da alacağız.

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) – Sayın Bakanım, çiftçi gübreyi nasıl atacak? 3 katına çıktı gübre.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) – Müsaade ederseniz…

Bir diğer ayağı da sulamadır. Bakın, şu anda özellikle şunu söylüyorum: Burada Sayın Bakanımız verilen gübre ve diğer teşvikleri izah ettiği için, ben, burada, tekrar, detaya girmek istemiyorum ama diğer bir ayağı da sulamadır, bakın sulama.

Değerli milletvekillerimiz, özellikle Türkiye’de iklim değişikliği, kuraklık, aynı zamanda yağışın mevsimlere göre miktar ve süre açısından, zaman açısından çok büyük değişim göstermesi dolayısıyla Türkiye’de sulama yapılması bir zarurettir. Maalesef, şu ana kadar 8,5 milyon hektarlık olan toplam ekonomik olarak sulanabilir araziden ancak 5 milyon hektarını sulayabildik, geriye kalan 3,5 milyon hektarın kısa zamanda sulanması gerekir. Bildiğiniz üzere -dün de ben kısaca malumat vermiştim soru üzerine- şu anda Hükûmetimiz GAP’la alakalı çok büyük bir çalışma başlatmıştır. İşte, bütün çalışmalar önümüzdedir. Kısa zaman, beş yıl zarfında GAP’ta, Konya Ovası Projesinde, DAP dediğimiz Doğu Anadolu Projesinde nereden nereye geleceğimizi göreceksiniz. Zaten Sayın Başbakanımız da salı günkü grup konuşmasında ve pazartesi günkü Bakanlar Kurulunda yaptığı konuşmada GAP’la ilgili teşvikleri, ayrılacak ödenek miktarını bizlere açıkladı. Bu parayla, şu anda biz yıldırım hızıyla GAP’ta, KOP’ta çalışmaya başladık. İnşallah, bu sulamalar kısa zamanda tamamlanınca üretimde büyük bir artış olacak.

 Bakın, yaptığımız hesaplara göre, değerli milletvekillerim, bir arazi sulanmadığı veya sulandığı zaman arada çok büyük farkı oluyor. Netice, dekar başına üretim geliri, zirai gelir bazı bölgelerde 4 misli, bazı bölgelerde 14 misline kadar artıyor. Bunun sebebi şu: Çünkü, sulama olunca üretim çeşitliliği olabiliyor, tek tip ürün yerine farklı tipte ürünler ekebiliyorsunuz. Bu bir.

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) – Yılda üç kere.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) – Bir de -Sayın Vekilimizin de işaret buyurduğu gibi- bazı yerlerde yılda iki defa, bazı yerlerde üç defa ürün almak mümkün. En azından yıllık alınan ürün artışı dolayısıyla otomatikman 3 misli artıyor. Bu bakımdan, hakikaten, bizim mutlaka Türkiye’yi hep birlikte, sizlerin gayretiyle, bu sulamaları tamamlayarak Türkiye’yi dünyanın gıda üretim merkezi hâline getirmemiz gerektiği kanaatindeyim. Bunun için sadece üretmek yetmiyor. Aynı zamanda bu üretimin mutlaka zirai sanayiyle, tarımsal sanayiyle işlenmesi, aynı zamanda, ülkemizde kullanılmayan kısmın mutlaka ihraç edilmesi gerektiği kanaatindeyim. Bu işle ilgili düzenlemeler de yapılıyor.

OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale) – Hangi destek Sayın Bakan, hangi destek?

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) – Bunu da özetle sizlere arz etmek istiyorum: Bilhassa GAP’ta Hükûmetimizin verdiği destek gerçekten büyük teşvik -ki şu ana kadar verilen en büyük teşviktir- beni fevkalade heyecanlandırdı.

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) – Mecbur vereceksiniz desteği zaten, yüzde 1 vereceksiniz; kanun var.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) – Kısa zamanda bu GAP’ı da, Konya Ovası Projesi dediğimiz KOP’u da, Doğu Anadolu Projesi’ni de bitireceğiz.

Tabii, az önceki Sayın Denizli Milletvekili Denizli’den olduğu için -herhâlde Denizli Milletvekilimiz bildiğim kadarıyla- Denizli’yle ilgili büyük yatırımlar yaptığımızı, Baklan Ovası, pek çok ovayı da suladığımızı biliyorsunuz. Tavas Yenidere’yle ilgili de proje başladı, bunu da vurgulamak istiyorum. Sadece GAP, KOP değil, Ege Bölgesi, Çukurova ve Karadeniz Bölgesi’ndeki Çarşamba, Bafra Ovaları, bunları da dikkate alıyoruz.

Bu duygularla, inşallah bol bereketli bir yıl dileyerek vatandaşlarımıza, sizlere hürmetlerimi sunuyorum.

Sağ olun, var olun efendim. (AK Parti sıralarından alkışlar)

OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale) – Horozları yaktılar, keneleri etrafa saldılar!

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Bakan.

Gündem dışı ikinci söz, Denizli Hastanesinde bir hastaya bakılmaması hakkında söz isteyen Denizli Milletvekili Mithat Ekici’ye aittir.

Buyurun Sayın Ekici. (AK Parti sıralarından alkışlar)

AKİF AKKUŞ (Mersin) – Keneden de bahset, keneden!

OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale) – Horozları yaktınız, keneleri ortaya saldınız!

2.- Denizli Milletvekili Mithat Ekici’nin, Denizli Devlet Hastanesinde bir hastaya bakılmamasına ilişkin gündem dışı konuşması

MİTHAT EKİCİ (Denizli) – Sayın Başkan, değerli üyeler; geçenlerde bu kürsüden “Denizli’de sağlık problemleri devam ediyor.” diye bir konuşma yapıldı.

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Ben yaptım, ben.

MİTHAT EKİCİ (Devamla) – Bu konuşmaya cevap vermek için söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından gürültüler)

OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale) – İlgili bakan cevap versin.

REŞAT DOĞRU (Tokat) – Bakan cevap versin.

BAŞKAN – Müdahale etmeyelim efendim.

MİTHAT EKİCİ (Devamla) – 19 Nisan Cumartesi günü saat 9.45’te Zühtü Özkan isimli bir vatandaşımız…

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Bu Vekil orada yoktu, ben oradaydım Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gündem dışı söz almış efendim, dinleyeceğiz.

MİTHAT EKİCİ (Devamla) – …Denizli Devlet Hastanesi acil servisine müracaat eder.

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Vallahi görmüş gibi konuşuyor!

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Bölge Milletvekilimiz açıklama yapıyor.

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Görmedi ya, ben oradaydım.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Ama araştırmış Milletvekilimiz.

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Geldiyse niye görmedik!

MİTHAT EKİCİ (Devamla) – Gözüne yabancı cisim kaçmıştır. Hasta acil servise geldikten sonra, on, on beş dakika içerisinde gözündeki yabancı cisim hemen çıkartılır. Hastanın sigortalı olduğuna, evrakı olup olmadığına bakılmaz. On beş dakika içerisinde hastanın işi bitirilmiştir, bütün tetkikleri yapılmış ve bitmiştir. Ancak, doktorumuz bir de kafa filminin çekilmesini ister kontrol amacıyla, bu hastalıkla ilgili değil, başka bir nedenden dolayı kafa filminin çekilmesini ister. Bu arada bilgisayar kayıtlarına gidildiğinde, hastanın 28 lira 90 kuruş borcu olduğu görülür ve hasta “Ben sigortalıyım.” der ve bu borcun biraz önce göze yapılan müdahaleden ve çekilecek olan filmden olduğu anlaşılır. Hastaya izah edilir. “Sigortalıysanız, ileride, birkaç gün sonra sigorta evrakını getirirsiniz veyahut şu anda sigortalı olduğunuza dair bir evrak imzalarsınız. Eğer bunları yapmazsanız, bu borcu ileride ödemek zorunda kalırsınız.” diye hasta uyarılır, ama hasta bunların hiçbirisini yapmadan -zaten gözündeki yabancı cisim de çıkarılmıştır, hastanede tedavisi bitmiştir- bundan sonra hasta hastaneden ayrılır. Basın mensuplarıyla beraber ve işvereniyle hastaneye geri döner. Bu arada muhalefetten bir milletvekili arkadaşımız da bir hastayı ziyaret etmek amacıyla hastanede bulunur ve basına demeçler verilir.

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Hangi basına vermişiz?

MİTHAT EKİCİ (Devamla) – Bu yaşanan olaydan iki gün önce Adana’da özel bir hastanede yaşanan olaylara, o yanık vakasına benzetilmek istenircesine, sanki hastaya bakılmamış, müdahale edilmemiş gibi basına demeçler verilir…

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Hangi beyanatım? Her gün veriyoruz.

MİTHAT EKİCİ (Devamla) – Fakat, altını çizerek söylüyorum ki, bu hasta “Bana bakılmadı, benimle ilgilenilmedi.” diyemez…

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Dedi… Dedi… Sayın Başkanım, dedi, dedi…

BAŞKAN – Sayın Milletvekilim lütfen…

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Sayın Başkan, ben orada idim, gördüm.

BAŞKAN – Tamam, tutanaklara geçiyor, sonra konuşursunuz.

MİTHAT EKİCİ (Devamla) – Hastaya bakılmıştır, ilgilenilmiştir, gözünden yabancı cisim çıkartılmıştır ve ondan sonra elbette ki mevzuat gereği hastanın kayıt işlemleri yapılacaktır. Fakat, bunların altında ne yatıyor?

Değerli üyeler, bunu ben anlatmak istiyorum. Denizli Devlet Hastanesi bizim dönemimizde oldukça gelişmiş bir hastanedir, referans bir hastanedir. Bütün altyapısıyla, ilave tesisleriyle, ilave birimleriyle…

OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale) – Yeni ilave mi yaptınız? Ben yaptım. Dispanseri de ben yaptım, ameliyathaneyi de ben yaptım.

MİTHAT EKİCİ (Devamla) – Sayın Bakan, sizin zamanınızı da biliyoruz. Ne kazandıysa beş yıl içerisinde kazanmıştır. Bunları biliyoruz ve Denizli Devlet Hastanesinin bu başarısı bazı kesimlerce çekilememektedir.

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Sayın Başkan, görmüş gibi anlatıyor, görmedi, ben orada idim, görmüş gibi anlatıyor.

MİTHAT EKİCİ (Devamla) – Onun için bunlar yapılmaktadır.

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Sayın Başkan, görmüş gibi anlatıyor ama görmedi!

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, Sayın Milletvekili doğruları söylüyor, arkadaşlarımız rahatsız oluyor!

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Görmedi, ben oradaydım!

BAŞKAN – Sayın Milletvekili, tamam orada olabilirsiniz, dinleyeceksiniz ama, tamam.

MİTHAT EKİCİ (Devamla) – Ama ben de araştırdım.

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Görmüş gibi anlatıyor!

BAŞKAN – Tamam, biliyoruz orada olduğunuzu, tamam, orada olduğunuzu biliyoruz. Allah Allah!..

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, kamuoyunun bilgilenmesini arzu etmiyorlar!

MİTHAT EKİCİ (Devamla) – Sayın Üye, yarım saat sonra da ben hastanedeydim, hepsini biliyorum. Hastanemize iftira atmayın. Hastaneye, Denizli’nin o hastanesine bel bağlamış, güvenmiş insanlarının umudunu kırmayın. Denizli Devlet Hastanesi gibi hastane… Denizli Devlet Hastanesinde bir gecede 11 kişi nöbet tutar.

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – İftira filan attığım yok. Ben konuşmadım, vatandaş derdini anlattı, kameralarda var.

MİTHAT EKİCİ (Devamla) – Eğitim hastanesi olmayan hangi hastanede var?

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Ben konuşmadım, ben gördüm orada, sen gördün mü? Gördün mü vatandaşın anlattığını?

MİTHAT EKİCİ (Devamla) – Hangi hastanede var? Siz orada kasıtlı davranıyorsunuz! Siz kasıtlı davranıyorsunuz!

Ayrıca, iddia edildiği gibi sendika değiştirmeye yönelik ikna odaları falan hazırlanmış değildir Denizli’de. (MHP sıralarından gürültüler)

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Hayır!

OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale) – Kırıkkale’de var! Kırıkkale’de hastane saymanı… Var, var…

MİTHAT EKİCİ (Devamla) – Bunu kim uyduruyor? Böyle bir oda falan yoktur. (MHP sıralarından “Var, var!” sesleri)

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Her şeyi görmüş gibi anlatıyor ama görmedi!

MİTHAT EKİCİ (Devamla) – AK Parti sivil toplum örgütlerine önem veren, destek veren bir partidir. Hiçbir sendikaya baskımız yoktur ve sendikalar özgür bir ortamda çalışmalarını yapmaktadır.

Ya şuna ne demeli: Sizin döneminizde…

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Hâlâ oraya takılmışsın ha!

BAŞKAN – Allah Allah!

MİTHAT EKİCİ (Devamla) – 112 acil servisinin on tane servisi vardı, şimdi ise on altı tane servisi var. On dört tane ambulans vardı sizin döneminizde, şimdi otuz iki tane ambulans var ve hizmetler yüzde 120’den daha fazla artırılmış, daha fazla artırılmış. Eskiden bir 112 acil servisi 85 bin nüfusa bakarken, bizim dönemimizde 55 bin nüfusa bakar hâle gelmiştir. Bunu görmüyorsanız biz ne yapalım! 85 bin nerede, 55 bin nerede?

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Siz başhekim misiniz, vekil mi?

MUSTAFA ENÖZ (Manisa) – Altı senedir iktidardasınız!

MİTHAT EKİCİ (Devamla) – Bir de Sayın Vekilimiz, usulsüzlük yapıldığını, Sağlık Müdürlüğünün atamalarda usulsüzlük yaptığını iddia ediyor. El insaf! El insaf!

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Kim söylüyor?

MİTHAT EKİCİ (Devamla) – Siz söylüyorsunuz, kayıtlarda var; el insaf!

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Görmediğini görmüş gibi söylüyorsun!

BAŞKAN – Buyurun Sayın Ekici, konuşmanızı tamamlar mısınız lütfen.

MİTHAT EKİCİ (Devamla) – Sağlık Müdürlüğü, atamalarını İnternet üzerinden ilan ederek puan sistemine ve personelin tercihine göre şeffaf bir şekilde personelin gözünün önünde yapmaktadır. Yani, bunun neresi kayırmacılıktır!

Değerli üyeler, bu rahatsızlığın sebebi nedir, onu size anlatmak istiyorum. (MHP sıralarından gürültüler)

OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale) – Aslında, Başkanın söz vermemesi lazım. Yeni Sağlık Bakanı bu mu?

BAŞKAN – Dinleyemiyorum efendim, siz de dinleyemiyorsunuz, müsaade ederseniz dinleyelim. Dinleyemiyorum efendim.

OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale) – Ama yeni Sağlık Bakanı buysa dinleyelim!

MİTHAT EKİCİ (Devamla) – Bu rahatsızlığın sebebi nedir? Sayın Başbakanımızın talimatları ve Bakanlığımızın çalışmalarıyla sağlıkta devrim niteliğinde çalışmalar olmuştur.

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Talimat vermezse çalışmıyor zaten. Sıkıntı orada.

MİTHAT EKİCİ (Devamla) – Öncesiyle bugünü kıyasladığımız zaman, sizin zamanınızla bugünü kıyasladığımız zaman -daha açıkça, üzerine basarak söylüyorum- siz Denizli Devlet Hastanesinin beş yıl önceki hâline bir gidin bakın.

OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale) – Bakan naibi!

MİTHAT EKİCİ (Devamla) – Sigortalı, BAĞ-KUR’lu, Emekli Sandığı, yeşil kartlı ayrımı yapılmadan bütün vatandaşlarımızın eşit olduğu ve eşit sağlık hizmeti aldığı, sıra alabilmek için gece yarılarında hastanede sıra kuyruğuna geçmediği ve ilaç alabilmek için eczane kuyruklarında beklemediği ve istediği…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale) – Siz eskide kalmışsınız. Biz vardiya başlatmıştık.

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) – Yirmi sene önceden bahsediyor, yirmi sene!

OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale) – Biz vardiya başlattık, siz kapattınız.

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Ekici, teşekkür ederim. (AK Parti sıralarından alkışlar)

MİTHAT EKİCİ (Devamla) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Bitti efendim. Sürenizi verdim efendim. Teşekkür ederim.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Sayın Şandır, buyurun efendim.

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Sayın Başkanım, bana sataşma var, söz istiyorum.

BAŞKAN – Müsaade eder misiniz.

Sayın Şandır, buyurun efendim.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkanım, Sayın Milletvekili bir olayı anlatırken Sayın Milletvekilimizi ilzam edici laflar söyledi. Yani vatandaşımız doğru bilgilenmeli.

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) – Adını hiç anmadı ama.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Adını anmadı hiç.

BAŞKAN – Ne dedi efendim? İlzam edip ne söylediler?

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Ben oradaydım, o yoktu.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Efendim, vatandaşımızın doğru bilgilenmesi için…

BAŞKAN – Tamam efendim, vatandaşımız takdir eder bunu. Doğru bilgilendirilmemişse vatandaş takdir eder efendim.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Milletvekilimize kısa bir söz verilmesi…

BAŞKAN – Yani her konuşmaya ben böyle cevap hakkı verirsem olmaz efendim.