DÖNEM: 23 CİLT: 20 YASAMA YILI: 2
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK DERGİSİ
101’inci
Birleşim
8 Mayıs 2008 Perşembe
İ Ç İ N D E K İ L
E R
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III.
- YOKLAMALAR
IV.
- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları
1.- Niğde
Milletvekili Mümin İnan’ın, Niğde ve Bor Organize Sanayi Bölgelerinde üretim
faaliyetlerinde bulunan işletmelerin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması
2.- Adıyaman
Milletvekili Şevket Köse’nin, Adıyaman’ın ekonomik sorunları ile alınması
gereken önlemlere ilişkin gündem dışı konuşması ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel
Eroğlu’nun cevabı
3.- Konya
Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu’nun, 11 Mayıs Anneler Günü’ne ilişkin gündem dışı
konuşması
V.-
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) Tezkereler
1.- 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik,
Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un bir kez daha görüşülmek üzere geri
gönderilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/418)
2.- Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanı Köksal Toptan’ın, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi
Başkanı Lluis Maria De Puig’in davetine icabet etmek üzere Fransa’ya gitmesine
ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/419)
B) Önergeler
1.- Kastamonu
Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun (6/282) esas
numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/47)
C) Meclis Araştırması Önergeleri
1.- Diyarbakır
Milletvekili Akın Birdal ve 19 milletvekilinin,
özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerindeki kuraklığın hayvancılık ve
tarım üzerindeki etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin
belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/181)
D) Gensoru Önergeleri
1.- Cumhuriyet
Halk Partisi Grubu Adına Grup Başkan Vekilleri Ankara Milletvekili Hakkı Suha Okay, İstanbul Milletvekili
Kemal Kılıçdaroğlu ve İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol’un, 1 Mayıs kutlamalarının Taksim’de yapılmasını
engelleyerek toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını ihlal ettiği, güvenlik
güçlerini orantısız güç kullanmaya teşvik ettiği, bu tutumuyla toplumsal barışı
tehlikeye atarak şiddet görüntülerinin ortaya çıkmasına neden olduğu iddiasıyla
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergesi
(11/2)
VI.-
KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
A) Komisyonlardan Gelen Diğer İşler
1.- Hatay
Milletvekili Sadullah Ergin’in yasama
dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık tezkeresi ve Anayasa ve
Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/112) (S.Sayısı:
149)
2.- Kütahya
Milletvekili Hüsnü Ordu’nun yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında
Başbakanlık tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu
Karma Komisyon Raporu (3/113) (S.Sayısı: 150)
B) Kanun Tasarı ve Teklifleri
1.- Bazı Yatırım
ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun
ile Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanunda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu
(1/480) (S. Sayısı: 94)
VII.-
SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR
1.- Yozgat
Milletvekili Bekir Bozdağ’ın, Tunceli Milletvekili
Kamer Genç’in, konuşmasında partisine sataşması nedeniyle konuşması
VIII.-
YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1.- Batman
Milletvekili Bengi Yıldız’ın, bazı milletvekillerinin telefonlarının dinlendiği
iddiasına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in cevabı (7/2428)
2.- Adana
Milletvekili Nevingaye Erbatur’un,
bir ilacın ithalatına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın
cevabı (7/2740)
3.- Hatay
Milletvekili Süleyman Turan Çirkin’in, banka kredilerine ve bazı ekonomik
verilere ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Nazım Ekren’in cevabı (7/2819)
4.- İzmir Milletvekili
Bülent Baratalı’nın, personel sayılarına ilişkin
sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren’in
cevabı (7/2971)
5.- Yalova
Milletvekili Muharrem İnce’nin, bir başkan başmüşavirine
ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Nevzat Pakdil’in cevabı (7/3022)
6.- İzmir
Milletvekili Ahmet Ersin’in Cumhurbaşkanının mal bildirimine ilişkin sorusu ve
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Nevzat Pakdil’in
cevabı (7/3288)
I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu
saat 13.03’te açılarak üç oturum yaptı.
Adıyaman
Milletvekili Mehmet Erdoğan, Vakıflar Haftası’na,
Malatya
Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu,
kayısı üreticilerinin sorunları ile alınması gereken önlemlere,
İlişkin gündem
dışı birer konuşma yaptılar.
Tokat Milletvekili
Reşat Doğru’nun, Ahıska Türklerinin Ahıska bölgesine yerleştirilmesinde karşılaştıkları
sorunlara ilişkin gündem dışı konuşmasına, Devlet Bakanı Mustafa Said Yazıcıoğlu cevap verdi.
Trabzon
Milletvekili Asım Aykan’ın (3/110) (S.Sayısı: 147),
Bilecik
Milletvekili Yaşar Tüzün’ün (3/111) (S.Sayısı: 148),
Yasama
dokunulmazlıklarının kaldırılması hakkında Başbakanlık tezkereleri ve Anayasa
ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon raporları Genel
Kurulun bilgisine sunuldu.
Ordu Milletvekili
Rıdvan Yalçın’ın (6/533) ve (6/535) esas numaralı sözlü sorularını geri
aldığına ilişkin önergesi okundu; soruların geri verildiği bildirildi.
Gündemin “Kanun
Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının:
1’inci sırasında
bulunan, Turizmi Teşvik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısı’nın (1/551) (S.Sayısı: 217) görüşmeleri tamamlanarak kabul edilip
kanunlaştığı açıklandı.
2’nci sırasında
bulunan, Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde
Yaptırılması Hakkında Kanun ile Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat ve
Vazifeleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın
(1/480) (S.Sayısı: 94) görüşmelerine başlanılarak tümü üzerindeki görüşmeler
tamamlandı, 1’inci maddesi üzerinde bir süre görüşüldü.
8 Mayıs 2008
Perşembe günü, alınan karar gereğince saat 13.00’te toplanmak üzere birleşime
22.57’de son verildi.
|
|
|
Eyyüp Cenap GÜLPINAR |
|
|
|
|
Başkan Vekili |
|
|
|
Harun TÜFEKCİ |
|
Murat ÖZKAN |
|
|
Konya |
|
Giresun |
|
|
Kâtip Üye |
|
Kâtip Üye |
No.: 142
II.- GELEN KÂĞITLAR
8 Mayıs 2008 Perşembe
Meclis Araştırması Önergesi
1.- Diyarbakır
Milletvekili Akın Birdal ve 19 Milletvekilinin,
özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerindeki kuraklığın hayvancılık ve
tarım üzerindeki etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin
belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri
uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/181)
(Başkanlığa geliş tarihi: 07/05/2008)
Gensoru Önergesi
1.- Cumhuriyet
Halk Partisi Grubu Adına Grup Başkanvekilleri Ankara Milletvekili Hakkı Süha Okay, İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu
ve İzmir Milletvekili Kemal Anadol’un, 1 Mayıs
kutlamalarının Taksim’de yapılmasını engelleyerek toplantı ve gösteri yürüyüşü
hakkını ihlal ettiği, güvenlik güçlerini orantısız güç
kullanmaya teşvik ettiği, bu tutumuyla toplumsal barışı tehlikeye atarak şiddet
görüntülerinin ortaya çıkmasına neden olduğu iddiasıyla Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan hakkında Anayasanın 99 uncu, İçtüzüğün 106 ncı
maddeleri uyarınca bir gensoru açılmasına ilişkin önergesi (11/2) (Başkanlığa
geliş tarihi: 6/5/2008) (Dağıtma tarihi: 8.5.2008)
8 Mayıs 2008 Perşembe
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 13.04
BAŞKAN : Başkan Vekili Eyyüp
Cenap GÜLPINAR
KÂTİP ÜYELER: Murat ÖZKAN (Giresun), Harun TÜFEKCİ (Konya)
BAŞKAN – Türkiye
Büyük Millet Meclisinin 101’inci Birleşimini açıyorum.
Toplantı yeter
sayımız vardır, görüşmelere başlıyoruz.
Gündeme geçmeden
önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.
Gündem dışı ilk
söz, Niğde ve Bor Organize Sanayi Bölgelerinde üretim faaliyetlerinde bulanan
işletmelerin sorunları hakkında söz isteyen Niğde Milletvekili Mümin İnan’a
aittir.
Buyurun Sayın
İnan. (MHP sıralarından alkışlar)
IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
A) Milletvekillerinin Gündem Dışı
Konuşmaları
1.- Niğde Milletvekili Mümin İnan’ın, Niğde ve Bor Organize
Sanayi Bölgelerinde üretim faaliyetlerinde bulunan işletmelerin sorunlarına
ilişkin gündem dışı konuşması
MÜMİN İNAN
(Niğde) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; Niğde Organize
Sanayi Bölgesi’nin ve Bor Karma Organize Sanayi Bölgesi’nin ekonomik durumları
ve sorunları hakkında gündem dışı söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce
heyetinizi saygıyla selamlarım.
Niğde Organize
Sanayi Bölgesi’nde yatırımcılara tahsis edilen arsaların bedeli hazine
tarafından karşılanmaktadır ve bölge teşvik kapsamındadır. Ancak altyapısı
tamamlanmasına ve teşviklerden de faydalanmasına rağmen, üretici aleyhine
uygulanan ekonomik politikalardan dolayı yeterli yatırımı alamamıştır. Teşvik
kapsamında olmasına güvenerek yatırım yapan sanayiciler de teşvik ödemelerini
zamanında alamamakta ve Hükûmetin uyguladığı ithalat
politikasından dolayı yatırım yaptığına pişman olmaktadırlar.
Organize
sanayideki yatırımların ağırlığını mobilya, tekstil ve iplik üretimi
oluşturmaktadır. Ancak ithal pamuktan dolayı maliyetlerin yükselmesi ve Uzak
Doğu’dan yapılan ucuz iplik ithalatında denge sağlanamaması sonucu sanayici çok
zor duruma düşmüş, piyasalardaki talep daralmasıyla da işletmeler ayakta
kalabilmek için son aylarda işçi çıkartmak durumunda kalmışlardır.
Niğde Organize
Sanayi Bölgesi’nde geçtiğimiz aylarda işten çıkarılan işçi sayısı burada
çalışanların üçte 1’ine ulaşmıştır. İş kayıpları bu gidişle daha da artacak
gibi görünmektedir. İlk zamanlarda yüzde 70 kapasitelerle çalışan bu
işletmeler, bugün yüzde 50’nin de altında bir kapasiteyle çalışmaktadırlar.
Ekonomik durgunluktan dolayı inşaat ve proje safhasındaki çalışmalar da durma
noktasına gelmiştir.
Bu bölgede
faaliyet gösteren iplik sanayicilerimiz, özetle, yılda yaklaşık 2 milyar dolar
verilerek ithal edilen ve ham madde olarak iplik maliyetlerinin yaklaşık yüzde
70’ini oluşturan pamuk üretiminin ülkemizdeki maliyetlerini düşürecek ve
kalitesini artıracak makineli toplama modeline ve buna uygun çırçır dönüşümüne
geçilmesi için devlet tarafından teşvik edilmelidir. Böylece hem pamuk
çiftçimiz kazanır hem de sanayicimiz ham madde olarak ithal pamuk yerine daha
uygun maliyetli, kaliteli yerli pamuğu kullanır ve milyar dolarlarımız da
ülkemizde kalmış olur diye öneride bulunmaktadırlar.
Aynı sıkıntıyı
Bor Karma Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyette bulunan sanayicilerimiz de
yaşamaktadırlar. Ayrıca bu bölgemizde altyapı inşaatları da verilen kredi
yetersizliğinden dolayı tamamlanamamıştır. Bu bölgenin altyapısının
tamamlanabilmesi için bir an önce yeterli kredi desteğinin sağlanması
gerekmektedir.
Yine, geçmişi
16’ncı yüzyıla dayanan Bor ilçemizdeki dericilik faaliyetleri neredeyse tarihe
karışmak üzeredir. Tabakhane esnafının ve sanayicisinin durumu özel olarak
incelemeye alınmalıdır. Bu bölgelerdeki sanayicilerimizin, yasadan önce
faaliyette olan tesislerin 5084 sayılı Yasa’dan yararlanma süresinin
uzatılması, hazine tarafından yapılan enerji teşviki ödemelerinin süresinin
kısaltılması veya terkin yoluyla yapılması, sağlanan kredi desteklerinin
artırılması ve daha önce de dile getirdiğimiz Niğde’ye gümrük müdürlüğünün
açılması konusunda talepleri vardır.
Ayrıca, son
günlerde basına yansıyan elektriğe zam yapılacağı haberleri de hem sanayicimizi
hem üreticimizi hem de çiftçimizi tedirgin etmektedir.
Niğde’mize
geldiğinde Organize Sanayi Bölgemizi ziyaret eden ve sorunları yerinde gören
Sayın Sanayi Bakanımız Zafer Çağlayan Bey’e ilgisinden ve maddi katkılarından
dolayı da ayrıca teşekkür ediyor, yine desteklerini, yeniden Niğde’ye gelerek
buradaki sorunların daha da büyüdüğünü görmesini talep ediyoruz.
Sayın Başkan ve
saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; son yıllarda uygulanan kontrolsüz sıcak
para girişi ve yüksek faiz-düşük kur gibi hatalı ekonomik politikalar sonucu
sıkıntı yaşayan ekonomimiz, 2007 yılının son çeyreğinden itibaren dış
piyasalardaki olumsuz gelişmelerden de aşırı etkilenmeye başlamış ve bugün
alarm verecek duruma gelmiştir.
Serbest pazar, küresel sermaye ve liberalleşme adına yıllardır
yüksek faizle bastırılmış döviz kuru sonucu aşırı değerlenmiş Türk lirası,
yabancı mallara sonuna kadar açık, yerli üreticinin tamamen korumasız ve
çaresiz bırakıldığı bir pazar ortamıyla birleşince ülkemizde bir ithalat
patlaması yaşanmış, tüm uyarılara rağmen, Hükûmet
ithalata tedbir almak yerine, maalesef, ihracat rakamlarıyla hem kendini hem de
toplumu oyalamıştır.
Bugün gelinen
nokta, durgunluğa girmiş, enflasyonun tekrar canlandığı ve altından
kalkamayacağı cari açıkla karşı karşıya kalan bir ekonomi olmuştur. Cumhuriyet
dönemindeki kazanımlarımızın birçoğunun yabancılara satışının da bu olaya çare
olmadığı açıkça görülmüştür. Her geçen gün piyasalardaki durgunluk artmakta,
ekonomimiz daralmaktadır. Ekonomideki olumsuzluk göstergeleri vergi gelirlerine
de yansımaktadır.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun
Sayın İnan.
MÜMİN İNAN
(Devamla) – Teşekkür ediyorum efendim.
2008 yılının
ocak, şubat ve mart aylarına ait dâhilde alınan KDV gelirlerinde sürekli bir
gerileme yaşanmaktadır. KDV mal ve hizmet satışlarından alındığına göre, demek
ki mal satışı ve hizmetlerinde ciddi bir gerileme ve durgunluk vardır. Aynı
küçülme gelir vergilerinde de görülmektedir. 2007’ye göre artan tek vergimiz
ithalden alınan KDV’dir.
Hükûmetin, hiç vakit
kaybetmeden piyasaları canlandıracak ve ekonomiyi ithalat ekonomisinden çıkarıp
tekrar üreten bir ekonomi hâline getirecek tedbirleri alması gerekmektedir.
Bunun için, üreten kesimin, özellikle sanayici, çiftçi ve esnafımızın devlete
olan enerji, zirai kredi, SSK ve BAĞ-KUR borçları ödeyebilecekleri şekilde
uygun faiz oranlarıyla uzun vadeli taksitlendirilmeli ve bu insanlar üretim
yapmaları için desteklenmelidir. İthalat politikaları derhâl gözden geçirilmeli
ve en azından belli sağlık ve kalite standartları geliştirilerek ülkemiz bazı
ülkelerin kalitesiz mal çöplüğü olmaktan çıkarılmalıdır.
Bu duygu ve
düşüncelerle yüce heyetinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. (MHP sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN –
Teşekkürler Sayın İnan.
Gündem dışı
ikinci söz, Adıyaman’ın ekonomik sorunları hakkında söz isteyen Adıyaman
Milletvekili Şevket Köse’ye aittir.
Buyurun Sayın
Köse. (CHP sıralarından alkışlar)
2.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, Adıyaman’ın
ekonomik sorunları ile alınması gereken önlemlere ilişkin gündem dışı konuşması
ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı
ŞEVKET KÖSE
(Adıyaman) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Adıyaman’ın ekonomik
sorunlarını konuşmak amacıyla gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle
hepinizi en derin saygılarımla selamlıyorum.
Değerli
arkadaşlarım, sözlerime başlamadan önce 1 Mayısta yaşanan olayları şiddetle
kınıyor, 6 Mayısa “Tam bağımsız demokratik Türkiye” diyerek darağacına giden
Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan’ı da
rahmetle anıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli
arkadaşlarım, Adıyaman’ın yaşadığı ekonomik sorunların başında, ülkemizde
olduğu gibi, işsizlik gelmektedir. İşsizlik, doğal olarak şehrin ekonomisini de
derinden yaralamaktadır. Esnaflar alışveriş yapacak insan bulamadığında ayakta
durabilmek için dişlerini sıkmaktadırlar. Adıyaman’da esnafımızın büyük bir
kısmı kiracı olanlar kiralarını ödeyemiyor, senetleri olan senetlerini
ödeyemiyor, banka faizlerinin karşısında hacizli duruma düşmüş vaziyettedirler.
Değerli arkadaşlar,
Adıyaman’ın diğer bir sorunu ise tarımdır, tarımdaki sıkıntılardır. Çünkü
Adıyamanlı hemşehrilerimiz, Adıyamanlı çiftçi
kardeşlerimiz topraklarını sulayamıyorlar. Adıyaman’ın ekilebilir tarım
arazisinin neredeyse yarısı Atatürk Barajı yapılırken feda edilmiştir, ancak bu
fedakârlığa iktidarlar aynı şekilde yanıt verememiştir. Üstelik,
topraklarını sulayamayan çiftçiler bu sene bir de kuraklık yaşamaktadırlar. Bu
kuraklıkla ilgili, Türkiye Büyük Millet Meclisine bir yasa teklifi vermiştim,
inşallah zamanı geldiğinde desteğinizi rica edeceğim.
Değerli
arkadaşlar, şayet Adıyaman’da Çamgazi, Koçali, Gömükhan sulama tesisleri
bitmiş olsaydı, Adıyaman’da sulama sorunu olmayacaktı. Onun için, bu
tesislerimizin bir an önce bitmesini istiyorum. Adıyaman’da tarımın yaşadığı
sorunlar sanayiye de yansımaktadır.
Değerli
arkadaşlar, tarıma dayalı sanayi, maalesef, özelleştirmeler yoluyla bitme
noktasına getirilmiştir. Hükûmetlerin ve iktidarın
uyguladığı yanlış ekonomi politikaları neticesinde Sümerbank, yem, çimento ve
süt fabrikaları Adıyamanlıların elinden alınmıştır. Üstelik yetersiz teşvik,
özel sektörün bölgemize yatırımını da engellemektedir. Teşvik politikası baştan
sona kadar yeniden ele alınmalı ve düzenlemeler yapılmalıdır. Teşvik, bölgemiz
için 2008 yılının sonunda sona ermektedir. Meclis tatile girmeden önce bu
Teşvik Yasası’nın yeniden çıkmasını özellikle rica ediyorum.
Değerli
arkadaşlarım, Adıyaman’da işsizlik ve işsizliğe dayalı olarak göç durmayacaktır
bu nedenlerden dolayı. Adıyaman’ın ekonomisi bozulmaya devam etmektedir.
Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; Adıyaman’da tarım ve sanayiyi destekleyecek unsurlar
da aynı sorunları yaşamaktadır. Ulaşım ve eğitim gibi alanlardaki sıkıntılar
doğal olarak ekonomiyi de kötü etkilemektedir. Bunun düzelmesi için duble yollar bitirilmeli, Gölbaşı İlçemize kadar getirilen
demiryolu şehir merkezine bağlanmalıdır.
Yine, ulaşım
kadar diğer önemli bir konu da eğitimdir. Adıyaman Üniversitesi Adıyaman için
büyük bir şanstır, ancak nitelikli elemanların yetiştirilmesi için
üniversitemiz kadro ve teknik açıdan desteklenmelidir. Benzer şekilde, sanayiye
nitelikli eleman kazandırılması için İşsizlik Fonu’nda biriken parayla organize
sanayi bölgelerinde okullar açılmalı, eğitim ve staj olanakları sağlanmalıdır.
Adıyaman’ın
ekonomisi için büyük bir öneme sahip olduğu sektörlerden biri de turizmdir.
Açık hava müzesi niteliğinde olan ilimiz maalesef bu olanaklardan yeterince
yararlanamamaktadır. Bacasız fabrika konumunda olan Nemrut Dağı’nın tanıtımına
ağırlık verilmelidir. Yatırım bekleyen Perre Antik
Kenti göz ardı edilmemelidir.
Değerli
milletvekilleri, Adıyaman’ın sorunlarının çözülmesi için çok şey yapılmalıdır,
örneğin düşük faizli esnaf kredileri vermelidir. BAĞ-KUR’luların
yeniden yapılandırma sorunu yasal olarak düzenlenmelidir. Mazot, gübre gibi
tarımsal destekler sadaka olmaktan çıkarılmalıdır. Bu sene özel olarak kuraklık
nedeniyle çiftçilerimizin uğradığı zararlar telafi edilmelidir. Tarımsal sulama
sorununun çözülebilmesi için Hükûmet bir an önce
harekete geçmelidir. Adıyaman’a ve bölgeye olan kamu yatırımları
arttırılmalıdır, GAP bir an önce bitirilmelidir. GAP bitirildiği takdirde
bölgede 4 milyon insan istihdam edilecektir ve o bölgede bir sosyal barışın
temeli atılmış olacaktır.
Sayın
milletvekilleri, Adıyaman’ın kalkınması için söz söyleme zamanı geçmiştir,
artık eylem zamanıdır. Size bir örnek vermek istiyorum: Tarımın düştüğü kötü
durumdan dolayı insanlarımız bunalım ve sıkıntı içerisindeler. Biraz önce
aldığım bir telefona göre Bilecik ilimizde otuz yedi yaşındaki bir arkadaşımız,
çiftçi kardeşimiz bankaya olan borçları yüzünden intihar etmiştir. Buna benzer,
Adıyaman’da da 2 tane hemşehrimiz intihar etmiştir.
Bunların ismini vermek istemiyorum çünkü rencide olurlar.
Değerli
arkadaşlarım, bir ülkenin, bir memleketin ekonomisinin lokomotifi…
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun
Sayın Köse.
ŞEVKET KÖSE
(Devamla) - … durumunda olan üç ayağı vardır: Birisi
petrol, birisi enerji, birisi de turizmdir. Adıyaman ilimizin bu üç ayağı mevcuttur. Türkiye’de üretilen enerjinin yüzde
20’si Atatürk Barajı’ndan üretilmektedir; maalesef Adıyaman bundan
yararlanamıyor. Türkiye kendi petrolünün yüzde 30’unu üretiyor, bu petrolün de
yüzde 67’sini Adıyaman’da çıkartmaktayız. Adıyaman halkı bundan da
yararlanamıyor.
Bir de turizm
vardır, turizmde de altyapı yetersiz olduğundan bu üç ayaktan
da Adıyaman ilimiz mahrum bırakılmaktadır. Bu gibi durumlarda da Hükûmetin bir an önce destek vermesini istiyorum.
Adıyaman nüfusu,
son TÜİK araştırmalarına göre, 600 bindir, 300 bin tane yeşil kartlı var.
Nüfusun yüzde 50’si yoksulluk durumundadır. Bu bir refah düzeyi değildir,
yoksulluğun bir göstergesidir. Bunun da bir an önce ele alınmasını özellikle
rica ediyorum.
Beni dinlediğiniz
için teşekkür ediyorum.
Saygılar
sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN –
Teşekkürler Sayın Köse.
ÇEVRE VE ORMAN
BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) – Sayın Başkan,
cevap vereceğim.
BAŞKAN – Çevre ve
Orman Bakanı Sayın Veysel Eroğlu Bey cevap
vereceklerdir gündem dışı konuşmaya.
Buyurun Sayın Eroğlu.
ÇEVRE VE ORMAN
BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) – Sayın
Başkanım, değerli milletvekillerim; ben GAP’la alakalı, tabii, bu arada
Adıyaman’la alakalı bilgileri sizlere arz etmek üzere söz almış bulunuyorum.
Hepinizi en derin saygılarımla selamlıyorum efendim.
Şimdi, efendim,
özellikle, GAP biliyorsunuz yıllardan beri devam ediyor. Fakat GAP’ta şu ana
kadar baraj ve hidroelektrik santrallerin yüzde 75’i tamamlanmıştır, geri kalan
kısmı da biliyorsunuz 2012 yılı sonuna kadar tamamlanacak. Böylece, GAP’ta
baraj ve hidroelektrik santrallerle ilgili hiçbir problem kalmayacak.
Arkasından…
ŞEVKET KÖSE
(Adıyaman) – Çamgazi Barajı ne oldu?
ÇEVRE VE ORMAN
BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) – Çamgazi devam
ediyor. Müsaade et, Adıyaman’a da geleceğim.
Adıyaman’ın fahri
hemşehrisiyim ben biliyorsunuz. Tapu gibi fahri hemşehrilik beratım var.
Şimdi, bir de GAP
deyince sadece sulama değil, hidroelektrik santrallerde devlet büyük adım
atmıştır. Bizden önce de yapılmıştır, biz de yaptık. Emeği geçen herkesi burada
saygıyla anıyorum, vefat etmiş ise Allah’tan rahmet diliyorum. Kim vatana
hizmet ederse başımızın tacıdır.
GAP’ta sadece
sulama meselesi yok. Hidroelektrik santral yanında, biliyorsunuz GAP’ta içme
suyu meselesi de vardı. Ancak Sayın Başbakanımız içme suyu konusunda, ben DSİ
Genel Müdürüyken, bizzat “GAP’taki bütün vilayetlerin içme suyu meselesini
kökünden çöz” diye talimat verdi. O talimat üzere, ilk defa, Diyarbakır’dan
sonra, biz DSİ olarak Şanlıurfa’daki içme suyu arıtma tesisini en mükemmel
şekilde kurmak ve hizmet almak suretiyle Şanlıurfa’nın içme suyu meselesini
hallettik. Arkasından, Siirt’le ilgili problem vardı. Kezer
Deresi’nden
Bunun dışında
Mardin ve Kızıltepe’yle ilgili çok büyük problem vardı. Bunu çözmek için bizzat
kendim etüt ederek, biliyorsunuz Midyat’
SIRRI SAKIK (Muş)
– Tam Demirel gibi konuşuyorsun vallahi.
ÇEVRE VE ORMAN
BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) – Mardin ve Kızıltepe’nin içme suyu problemini
çözmek için ihale edildi ve bu sene tesisler tamamen bitiyor ve Mardin ve
Kızıltepe’de artık bundan sonra elli yıl su problemi konuşulmayacak.
Tabii, Vekilim
Şırnak’tan bahsediyor. Dün söyleyecektim, Şırnak’a kadar -tabii vakit olmadı-
Başbakanımız yol sözü vermişse sözünü daima yerine getirmiştir. Ama bana
verdiği de bir talimat var, o da su meselesi…
ZEKERİYA AKINCI
(Ankara) – 12 milyar dolar geliyor mu?
SIRRI SAKIK (Muş)
– Ama Diyarbakır’da sözü var yerine getiremedi, iç barışı sağlayamadı.
ZEKERİYA AKINCI
(Ankara) – Söz verdi 12 milyar dolar geliyor mu GAP için, geliyor mu? Başbakan
sözünü yerine getiriyor, geliyor mu 12 milyar dolar?
ÇEVRE VE ORMAN
BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) – Efendim, onun da müjdesini vereceğim, müsaade
et de. Acele etmeyin, yapılanları anlatayım, şimdi yapılacakları söyleyeceğim.
Şimdi, Şırnak’la
ilgili tatbikat projesini hazırladık, ihalesi yapıldı. İnşallah, Şırnak’ın içme
suyu problemini de kökünden çözeceğiz.
Bunun dışında
Kilis’le ilgili, biliyorsunuz sıkıntı vardı. Seve Barajı’nı bitirdik. Kilis’in
içme suyu arıtma tesisinin isale hatlarını bitirdik, Kilis’i de kurtardık.
Gaziantep’le
ilgili, biliyorsunuz büyük su sıkıntısı yaşayacaktı. Biliyorsunuz,
Kahramanmaraş’
Şimdi gelelim
sulamaya. Sulama konusunda tabii ki önceden suyu tutmak gerekiyor. Hükûmetimiz, DSİ geçmiş dönemlerde bana göre isabetli bir
karar vermiştir, önce suyunun tutulması gerekiyordu. Ama su şu anda tutuldu.
Sulama tesislerinin yapılması şarttır. Şu ana kadar, bizim son yaptıklarımızla
birlikte, yaklaşık olarak yüzde 14’ü yani 1 milyon 820 bin hektarın ancak yüzde
14, yüzde 15’i sulanabilmiştir. Hatta onların pek çoğunu da bizim dönemimizde
açtık. Misal olarak, Şanlıurfa’daki sulama kanalları, Yaylak, Bozova gibi
sulama tesisleri, Adıyaman’daki Çamgazi’nin büyük
kısmı, hatta Adıyaman Samsat sulaması. Bunlara tamamen dönemimizde büyük bir
hız verilmiş, ilave ödeneklerle önemli noktaya getirilmiştir. Ama bu yeterli
değildir, kabul ediyorum. Çok daha hızlı hareket etmemiz gerektiği
kanaatindeyim.
Ancak bu konuda
Sayın Başbakanımıza durum arz edildi. Biliyorsunuz, çok değerli Başbakan
Yardımcımız Nazım Ekren’in başkanlığında gerek DSİ
gerek diğer bakanlıklar, GAP İdaresi defalarca toplantı yaparak GAP’taki
ihtiyaçları belirledik. Başbakanımız, beş yıl içinde, GAP’taki bu sulamaların
da en modern şekilde, geçmişte olduğu gibi iptidai değil, modern sulama
teknikleriyle tamamlanması talimatını verdi.
Müjdemi şimdi
veriyorum: Başbakanımız 1,3 katrilyon TL’yi, yani 1,3 milyar YTL’yi İşsizlik
Fonu’ndan karşılayacak. Ayrıca 1 milyar YTL de bu seneye mahsus olmak üzere…
ZEKERİYA AKINCI
(Ankara) – 12 milyar dolar GAP’a yatırım yapacak mısınız yapmayacak mısınız?
Para var mı yok mu? (AK Parti sıralarından gürültüler)
MEHMET SALİH
ERDOĞAN (Denizli) – Dinle, dinle!
HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Birinci sene, birinci sene…
ÇEVRE VE ORMAN
BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) – Bir dakika… Müsaade…
ZEKERİYA AKINCI
(Ankara) – Para var mı yok mu? Harcanacak mı harcanmayacak mı?
ÇEVRE VE ORMAN
BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) – Para vardır, yapılacaktır. Bakın onu söylüyorum,
şu anda sadece…
BAŞKAN – Sayın
Milletvekili, lütfen…
ZEKERİYA AKINCI
(Ankara) – “Toplantı yaptık, paket hazırladık, talimat verdik…” Para var mı yok
mu, geliyor mu gelmiyor mu?
BAŞKAN – Lütfen
dinler misiniz Sayın Milletvekilim.
ÇEVRE VE ORMAN BAKANI
VEYSEL EROĞLU (Devamla) – Sayın Vekilim, lütfen dinlerseniz izah edeyim,
müjdemi vereyim. Vatandaşımız da müjdeyi hasretle bekliyor, müjdeyi vereyim
müsaadenizle.
1,3 milyar YTL,
biliyorsunuz İşsizlik Fonu’ndan, 1 milyar YTL de özelleştirmeden gelecek.
Dolayısıyla, 2008 yılı içinde 2,3 milyar YTL, yani 2,3 katrilyon -şu ana kadar
GAP’ta yapılan yatırımlar için, çok büyük bir meblağ- GAP için ayrılacaktır. Bu
maksatla ben dün kısaca izah ettim, Sayın Vekilimiz yoktu herhâlde, ben
konuşmamda…
OSMAN DURMUŞ
(Kırıkkale) – Sayın Bakan, mayıs ayı geldi, o parayı ne zaman kullanacaksınız?
ÇEVRE VE ORMAN
BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) – Efendim, şimdi bu parayı biz kullanırız…
OSMAN DURMUŞ
(Kırıkkale) – Kasımda seçime yatırım yaparsınız.
BAŞKAN – Sayın
Durmuş, lütfen…
ÇEVRE VE ORMAN
BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) – Şimdi, Sayın Vekilim, müsaade edin, bu işi
bilen bir kişi olarak söylüyorum, şu anda, paranın kokusunu aldığım anda, ben
bütün herkese talimat verdim, gece gündüz çalışarak inşaatları tamamlayın diye…
OKTAY VURAL
(İzmir) – Kendisi yok daha yani!
ÇEVRE VE ORMAN
BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) – Şu anda GAP’ta büyük bir seferberlik var, bu
parayı rahat bir şekilde harcayacağız. Merak etmeyin. Göreceksiniz, GAP’ta
büyük bir devrim yaşanacak, büyük bir inkılap… (CHP ve
MHP sıralarından gürültüler)
BAŞKAN – Sayın
milletvekilleri, lütfen hatibi dinler misiniz, lütfen…
ÇEVRE VE ORMAN
BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) – Bunu da ancak AK Parti Hükûmeti
yapar. Yapacağız… Yapacağız… Yapacağız…
Hepinizi saygıyla
selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN –
Teşekkürler Sayın Bakan.
SIRRI SAKIK (Muş)
– Sayın Bakanım, projeler güzel ama ömrümüz yetmez, hepimizi kapatacaklar.
BAŞKAN – Gündem
dışı üçüncü söz, Anneler Günü hakkında söz isteyen Konya Milletvekili Ayşe
Türkmenoğlu’na aittir.
Buyurun Sayın
Türkmenoğlu (AK Parti sıralarından alkışlar)
3.- Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu’nun, 11 Mayıs
Anneler Günü’ne ilişkin gündem dışı konuşması
AYŞE TÜRKMENOĞLU
(Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 11 Mayıs Anneler Günü
dolayısıyla gündem dışı söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisi
saygıyla selamlarım.
Bıkmadan,
usanmadan, sevgi ve şefkatle, her anlamda sağlıklı nesillerin yetiştirilmesinde
büyük bir sorumluluk üstlenen annelerimiz hepimizin hayatında her zaman önemli
bir değerdir. Onlara ne kadar hürmet edersek edelim, gönül borcumuzu
ödeyemeyiz. Fedakârlıklarla ve sabırla dünyanın en ulvi görevini yerine getiren
her biri ayrı bir saygıyı hak eden annelerimiz, hoşgörünün, merhametin, saf bilginin
engin kaynağıdırlar. Annelik başka hiçbir duyguyla kıyaslanamayacak kadar yüce
bir duygudur ve karşılık beklenmeden verilen yegâne sevgidir.
Yavrusunun
sağlıklı bir şekilde büyümesi ve hayırlı bir insan olması için her türlü cefaya
ve fedakârlığa katlanan annelerimiz toplum olarak bizim yegâne hazinemizdir.
Hayatımızın her döneminde, bütün sıkıntılarımızda aklımıza gelen, yürekten
çağırdığımız, her yaşta kucağında ağladığımız, fedakârlığına, sıcaklığına en
fazla ihtiyaç duyduğumuz eli öpülesi annelerimiz değil midir?
Toplum hayatının
refahı ve sefaleti insan faktörüne bağlıdır. İnsanımızın eğitimli ve ahlaklı
olması toplumumuzun huzuru ve mutluluğu demektir. Anneye saygı ve sevgiyi
kutsal sayan bir medeniyete sahip olan bir millet olarak, kimi zamanlar
kahramanlar doğuran ve yetiştiren annelerimiz, kimi zaman bizzat kendileri
kahramanlık yapmışlardır.
Değerli
milletvekilleri, sağlıklı ve bilinçli nesiller yetiştirmek ve böylece bir
toplum kurmak ancak annelerin sağlıklı, kültürlü, eğitimli olmasına bağlıdır.
Bunun için bugünün ve yarının annelerinin eğitimli, kültürlü olmalarının yolunu
açmalıyız. Onların her açıdan donanımlı olmalarını sağlamalıyız. Ailenin
çekirdeğini oluşturan annelerin mutlu ve huzurlu olması toplumun huzuru için
temel teşkil etmektedir. Anne mutlu ise çocukları da mutlu olacaktır, eşi de
mutlu olacaktır. Neticede aile mutlu olacaktır. Mutlu ve huzurlu aileler ise
huzurlu toplumlar oluşturacaktır.
Anneler, aile
içinde kültürel değerleri, gelenek ve görenekleri, görev ve sorumlulukları
yarının büyükleri olacak çocuklarımıza aktaran bilgi pınarlarıdır.
Çocuklarımızı topluma hazırlayan, şefkat ve merhamet timsali olan anneler,
çocuğun doğumundan başlayarak yetişkin bir insan olmasına kadar geçen süre
içinde en önemli emeği olan evladını besleyip büyüten, eğiten, temel insani
değerleri taşıyan varlıklarımızdır. Anneler bazen uykularından, bazen
sağlıklarından, bazen de hayallerinden vazgeçerek yaparlar bunu.
Değerli
milletvekilleri, aileye, kadına ve anneye hak ettiği değeri veren ve vermeye
devam eden AK Parti İktidarında bu yönde gerek yasal düzenlemeler açısından ve
gerekse sosyal politikalar açısından azımsanmayacak hizmetler yapılmıştır. Bu
kapsamda 2003 yılında aile hukukundan doğan dava ve işlere bakmak üzere aile
mahkemeleri kurulmuştur. Cinsiyet eşitliği ve kadına karşı şiddet konusunda
çağdaş düzenlemeler içeren yeni Türk Ceza Kanunu kabul edilmiştir. Yeni
Belediyeler Kanunu ile büyükşehir belediyesi ile nüfusu 50 bini geçen
belediyelere kadınlar ve çocuklar için koruma evleri açma yükümlülüğü
getirilmiştir. Yine 2004 yılında yapılan yasal düzenlemelerle hamile veya anne
adayı kadınların çalıştırma şartları ile çocuk bakım odaları ve çocuk bakım
yurtlarına dair iyileştirmeler yapılmıştır.
Kadın hakları
alanında kurumsal yapıyı güçlendirecek adımlar atılmış ve 2004 yılında Kadının
Statüsü Genel Müdürlüğü ve Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü Teşkilat
Yasası çıkarılmıştır. Bu uygulamalar çerçevesinde yoksul öğrencilere eğitim
desteği olarak verilen yardımların ve 0-6 yaş arası çocukların sağlık hizmeti
alabilmesi için ödenen maddi katkı annelere verilmektedir. Ayrıca, hamile
kadınlara ve bebeklere ücretsiz demir desteği sağlanmaya başlanmıştır.
Sosyal Hizmetler
ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bağlı kadın komiteleri sayısı 8’den 19’a çıkarılmış,
bununla kadınlarımızın, annelerimizin hayatlarında karşılaşabilecekleri ailevi
problemlerde barınma sorunlarının kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmıştır.
Ayrıca, iş hukukunda da önemli düzenlemeler yapılmış ve sekiz hafta olan doğum
izinleri on altı haftaya çıkarılmıştır.
Değerli
milletvekilleri, kadınlarımız ekonomik, sosyal ve siyasi alanda bugünkünden
daha olumlu ve ileri bir seviyededir. Bugün AK Partiyle birlikte Türkiye Büyük
Millet Meclisinde yüzde 4 olan kadın milletvekili oranı yüzde 10 seviyelerine
gelmiştir. Yine kadınlarımıza önümüzdeki yerel seçimlerde çok daha fazla yer
verilerek onların temsil oranları artırılmaya çalışılacaktır.
Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; bu vesileyle, hayatımızın anlamı annelerimizi bir kez
daha saygı ve sevgiyle anıyor, bütün insanların birbirine anne şefkati ve
sevgisiyle yaklaşmasını diliyor, tüm annelerimize şükranlarımı sunuyor ve
ebediyete intikal eden annelerimizi rahmetle anıyor, hepinizi saygıyla
selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN –
Teşekkürler Sayın Türkmenoğlu.
Sayın
milletvekilleri, gündeme geçiyoruz.
Başkanlığın Genel
Kurula sunuşları vardır.
Cumhurbaşkanlığının
1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik,
Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un bir daha görüşülmek üzere geri
gönderilmesine ilişkin bir tezkeresi vardır.
Okutuyorum:
V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) Tezkereler
1.- 1/6/1989 tarihli ve 3568
sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli
Mali Müşavirlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un bir kez daha
görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/418)
07/05/2008
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
İlgi: 02/05/2008 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-4676/9998 sayılı
yazınız.
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Genel Kurulunca 01/05/2008 tarihinde
kabul edilen 5760 sayılı "Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali
Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında
Kanun" incelenmiştir.
Anayasanın 135 nci maddesinin birinci
fıkrası uyarınca, "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst
kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak,
meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak
gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan
ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve
ahlâkını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri
tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla
seçilen kamu tüzelkişilikleridir.”
Serbest
muhasebeci mali müşavirler ve yeminli mali müşavirler odaları ile Türkiye
Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği
de, tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşudur. Bunların
organlarının seçimlerine ilişkin esaslar 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik,
Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununda yer
almıştır.
Bu çerçevede,
- Odaların genel
kurullarının her yıl Mayıs ayında toplanacağı ve organlarının seçimlerinin iki
yıl süreyle geçerli olacağı,
- Odaların
yönetim kurulunun beş asıl beş yedek üyeden oluşacağı,
- Yönetim kurulu
üyeliğine en az beş yıl odada kaydı bulunan üyelerin seçilebileceği, ayrıca
süresi biten üyenin yeniden seçilmesine engel bulunmayacağı,
- Odaların
disiplin ve denetleme kurullarına üye seçilebilmek için kıdemin aranmayacağı ve
ilgililerin iki yıl için seçileceği,
- Birlik genel
kurulunun, her odadan, üyelerinin yirmibeşte biri
oranında iki yıl için seçilecek asıl ve yedek temsilcilerden oluşacağı,
- Birlik genel
kurulunun her yıl Eylül ayında toplanacağı,
- Birlik yönetim
kurulu üyelerinin iki yıl için seçileceği.
- Süresi biten
Birlik Yönetim Kurulu üyesinin yeniden seçilmesine engel bulunmayacağı,
- Birlik yönetim
kurulu başkanlığına seçilebilmek için yeminli mali müşavir olmanın yeterli
bulunacağı,
- Birlik disiplin
ve denetleme kurulu üyeliklerine seçilebilmek için herhangi bir kıdem şartının
aranmayacağı, üyelerin iki yıl için seçileceği,
- Birlik
denetleme kurulunun, biri yeminli mali müşavir, ikisi de serbest muhasebeci
mali müşavir olmak üzere üç üyeden oluşacağı,
- Seçimlerde
liste esasının geçerli olacağı,
hususunda düzenlemeler
bulunmaktadır.
Yukarıda
belirtilen konulara ilişkin olarak incelenen 5760 sayılı Kanun ile;
- Oda genel
kurullarının her yıl yerine üç yılda bir toplanacağı,
- Yönetim
kurulunun beş asıl beş yedek üyeden oluşması yerine, odaya kayıtlı üye sayısı
ile bağlantı kurulduktan sonra, üye sayısı binin altında kalan odalarda beş
asıl beş yedek, bin ile beşbin arasında olan odalarda
yedi asıl yedi yedek, beşbini aşan odalarda ise dokuz
asıl dokuz yedek üyeden oluşacağı,
- Yönetim kurulu
üyeliğine seçilebilmek için beş yıllık kıdem yerine üç yıllık kıdemin yeterli
olacağı,
- Odalarda üst
üste iki seçim döneminde iki defa yönetim kurulu başkanlığına seçilmiş
olanların, aradan iki seçim dönemi geçmedikçe yönetim kurulu üyeliğine
seçilemeyeceği,
- Disiplin ve
denetleme kurullarına üye seçilebilmek için üç yıllık kıdemin gerekeceği,
sadece üye sayısı yüzün altında olan odalarda kıdem şartının aranmayacağı,
- Birlik genel
kurulunun, üye sayısına bakılmaksızın her odadan seçilecek üç temsilci ile buna
ek olarak oda üyelerinin yetmişbeşte biri oranında
seçilecek asıl ve yedek temsilcilerden oluşacağı, temsilcilerin iki yerine üç
yıl için seçileceği,
- Birlik genel
kurulunun her yıl yerine üç yılda bir toplanacağı,
- Birlik yönetim
kurulu üyelerinin iki yerine üç yıl süreyle seçileceği,
- Birlikte üst
üste iki seçim döneminde iki defa yönetim kurulu başkanlığına seçilmiş
olanların, aradan iki seçim dönemi geçmedikçe yönetim kurulu üyeliğine
seçilemeyeceği,
- Birlik yönetim
kurulu başkanlığına seçilebilecek yeminli mali müşavirler için en az beş yıl
mesleki faaliyette bulunma şartının aranacağı,
- Birlik disiplin
ve denetleme kurulu üyeliklerine seçilebilmek için en az üç yıllık kıdem
şartının gerekeceği, üyelik süresinin de iki yerine üç yıl olacağı,
- Üç kişiden
oluşan Birlik denetleme kurulunun, bir üyesinin yeminli mali müşavir olma
zorunluluğu korunarak, diğer iki üyesinin serbest muhasebeci mali müşavir
olması zorunluluğunun aranmayabileceği,
- Seçim
sisteminde yapılan değişiklikle nisbi temsil esasının
benimseneceği,
- Üyelerin oda
veya birlik yönetim, denetleme ve disiplin kurullarından sadece birinde görev
alabileceği
yolunda yeni
düzenlemeler yapılmaktadır.
Görüleceği üzere,
incelenen 5760 sayılı Kanunla sadece odaların ve Birliğin organlarının seçim
sisteminde değişiklik yapılmamakta, aynı zamanda, odaların genel kurulları ile
Birlik Genel Kurulunun toplanma dönemi, organlara seçilme yeterliği, organların
üye sayıları ve seçilenlerin görev süresi gibi konularda da kapsamlı
değişiklikler getirilmektedir.
Bugüne kadar,
3568 sayılı Kanunun 20 nci maddesi uyarınca seçim
sürecinin başladığı ve bazı odaların genel kurullarını yaptıkları
anlaşılmaktadır.
Bu genel
kurullarda yapılan seçimler Kanunun yürürlükteki hükümlerine göre gerçekleşmiş
olup, incelenen 5760 sayılı Kanunun bu süreçte yayımlanması halinde, diğer
odalar genel kurullarını, incelenen Kanunun 21 inci maddesi uyarınca
yayımlandığı tarihte yürürlüğe girecek olan yeni düzenlemelere göre yapmak
suretiyle organlarının seçimlerini gerçekleştirmek zorunda kalacaklardır. Bu
durumda, aynı hukukî statüde bulunan odalara 2008 yılı Mayıs ayında yapılan
seçimlerle ilgili olarak değişik hükümlerin uygulanacak olması sebebiyle farklı
hukukî sonuçlara ulaşılacağından, özellikle temsil noktasında karışıklığa yol
açılacaktır.
Değinilen
sakıncanın doğmaması için, 5760 sayılı Kanunun çerçeve 20 nci
maddesiyle 3568 sayılı Kanuna eklenen geçici 10 uncu maddede gerekli
düzenlemenin yapılması gerekirken, bu hususta hüküm bulunmaması kamu yararı ile
bağdaşmamaktadır.
Yayımlanması yukarıda açıklanan gerekçelerle uygun görülmeyen 5760
sayılı "Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve
Yeminli Mali Müşavirlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun", 20
nci maddesiyle 3568 sayılı Kanuna eklenen geçici 10
uncu maddenin Türkiye Büyük Millet Meclisince bir kez daha görüşülmesi için,
Anayasanın değişik 89 ve 104 üncü maddeleri uyarınca ilişikte geri
gönderilmiştir.
Abdullah
Gül
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN –
Bilgilerinize sunulmuştur.
Anayasa ve Adalet
Komisyonları üyelerinden kurulu karma komisyonun bazı sayın milletvekillerinin
yasama dokunulmazlıkları hakkında iki adet raporu vardır.
Raporların
muhalefet şerhleri aynı olduğundan, ortak muhalefet şerhi son raporun ardından
okunacaktır.
Şimdi, raporları
sırasıyla okutup bilgilerinize sunacağım.
VI.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER
A) Komisyonlardan Gelen Diğer
İşler
1.- Hatay Milletvekili Sadullah
Ergin’in yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık tezkeresi
ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu
(3/112) (S. Sayısı: 149) (x)
2.- Kütahya Milletvekili Hüsnü Ordu’nun yasama
dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık tezkeresi ve Anayasa ve
Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/113) (S.
Sayısı: 150) (x)
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
298 sayılı Seçim
Kanununa muhalefet suçunu işlediği iddia olunan Hatay Milletvekili Sadullah Ergin hakkında düzenlenen Yasama Dokunulmazlığının
Kaldırılmasına Dair Başbakanlık Tezkeresi ve eki dosya hakkında Hazırlık
Komisyonu Raporu, Karma Komisyonumuzun 19 Mart 2008 tarihli toplantısında
görüşülmüştür.
Karma
Komisyonumuz, isnat olunan eylemin niteliğini dikkate alarak Hatay Milletvekili
Sadullah Ergin hakkındaki kovuşturmanın
Milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar vermiştir.