DÖNEM: 23 CİLT: 19 YASAMA YILI: 2
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK DERGİSİ
95’inci
Birleşim
24 Nisan 2008 Perşembe
İ Ç İ N D E K İ L
E R
I.-
GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II.-
GELEN KÂĞITLAR
III.-
GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları
1.- Adıyaman
Milletvekili Mehmet Erdoğan’ın, Dünya Veteriner Hekimleri Günü münasebetiyle
gündem dışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı
Mehmet Mehdi Eker’in cevabı
2.- Afyonkarahisar Milletvekili Abdülkadir
Akcan’ın, Dünya Veteriner Hekimleri Günü münasebetiyle gündem dışı konuşması ve
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı
3.- Burdur
Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, Dünya Veteriner Hekimleri Günü
münasebetiyle gündem dışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri
Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı
IV.-
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) Meclis Araştırması Önergeleri
1.- Ordu
Milletvekili Rahmi Güner ve 21 milletvekilinin, tarım
sektöründe yaşanan krizin nedenlerinin araştırılarak alınması gereken
önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
(10/171)
2.- Adıyaman
Milletvekili Şevket Köse ve 21 milletvekilinin, tahıl sektöründe yaşanan krizin
ve TMO’nun sorumluluğunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin
belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/172)
3.- İstanbul
Milletvekili Çetin Soysal ve 22 milletvekilinin, tarım sektöründe yaşanan
sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/173)
V.-
KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
A) Kanun Tasarı ve Teklifleri
1.- Bazı Yatırım
ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun
ile Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanunda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu
(1/480) (S. Sayısı: 94)
2.- Manisa
Milletvekili İsmail Bilen’in; Emniyet Teşkilatı
Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kahramanmaraş Milletvekili
Veysi Kaynak’ın; Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun
Hükmünde Kararname ile Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Teklifi; Şanlıurfa Milletvekili Yahya Akman’ın;
Çarşı ve Mahalle Bekçilerinin Hizmet Sınıfının Değiştirilmesine İlişkin Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Malatya Milletvekili
Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve
13 milletvekilinin; Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile
Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Plan ve
Bütçe Komisyonu Raporu (2/132, 2/143, 2/144, 2/157) (S. Sayısı: 120)
3.- İstanbul
Milletvekili Hasan Kemal Yardımcı ve 2 Milletvekilinin; Türk Silahlı Kuvvetleri
Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi;
Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısı; Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun Bazı Maddelerinde
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı; Türk Silahlı Kuvvetleri Personel
Kanunu ile Uzman Jandarma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı
ile Millî Savunma Komisyonu Raporu (2/187, 1/446, 1/509, 1/513) (S. Sayısı:
127)
VI.-
YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1.- Bursa
Milletvekili Kemal Demirel’in, Elâzığ’daki ilköğretim okullarında derslik
açığına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/2477)
2.- Bursa
Milletvekili Kemal Demirel’in, Elâzığ’da ikili eğitim verilen liselere ve
sınıflardaki ortalama öğrenci sayısına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı
Hüseyin Çelik’in cevabı (7/2480)
3.- Bursa
Milletvekili Kemal Demirel’in, Elâzığ’daki liselerde derslik açığına ilişkin
sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/2481)
4.- Antalya
Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, Özel Öğretim Kurumları
Yönetmeliğinde yapılan değişikliğe ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı
Hüseyin Çelik’in cevabı (7/2482)
5.- Bursa
Milletvekili Kemal Demirel’in, Elâzığ’da ikili eğitim verilen ilköğretim
okullarına ve sınıflardaki ortalama öğrenci sayısına ilişkin sorusu ve Millî
Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/2483)
6.- Bursa
Milletvekili Kemal Demirel’in, Aksaray’daki yatırımlara ilişkin sorusu ve Millî
Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/2491)
7.- Adana
Milletvekili Muharrem Varlı’nın, mısır üretimindeki
sorunlara,
- Giresun
Milletvekili Murat Özkan’ın, buğdaydaki fiyat politikasına,
- İstanbul
Milletvekili D. Ali Torlak’ın,
- Aydın
Milletvekili Mehmet Fatih Atay’ın, Aydın’da kuraklıktan zarar gören çiftçilerin
desteklenmesine,
İlişkin soruları
ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı (7/2498, 2499, 2500, 2501)
8.- Bursa
Milletvekili Kemal Demirel’in, Gemlik ilçesine denizcilik lisesi açılıp
açılmayacağına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı
(7/2541)
9.- Burdur
Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, Burdur İl Millî Eğitim Müdürünün gazete
alımı konusundaki elektronik postasına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı
Hüseyin Çelik’in cevabı (7/2542)
10.- Bursa
Milletvekili Kemal Demirel’in, Aksaray’daki yatırımlara ilişkin sorusu ve Millî
Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/2543)
11.- Aydın
Milletvekili Özlem Çerçioğlu’nun, son on yılda
yapılan öğrenci yurtlarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin
Çelik’in cevabı (7/2544)
12.- İzmir
Milletvekili Recai Birgün’ün, öğretmenlerin alan
değişikliği ile ilgili bir genelgeye ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı
Hüseyin Çelik’in cevabı (7/2545)
13.- Adana
Milletvekili Nevingaye Erbatur’un,
et sektöründeki sorunlara,
- Osmaniye
Milletvekili Hakan Coşkun’un, Mersin Limanı toz toplama ihalesine,
TMO’nun savaş
stoklarına,
- Giresun
Milletvekili Murat Özkan’ın, fındık ekim alanlarına,
- Hatay
Milletvekili Süleyman Turan Çirkin’in, mısır destekleme fiyatına,
- Muğla Milletvekili
Metin Ergun’un, bal ithalatına,
- Adana
Milletvekili Tacidar Seyhan’ın, Çukurova’daki
üreticilerin desteklenmesine,
- Mersin
Milletvekili Vahap Seçer’in,
buğday üretimine ve TMO’nun buğday alımlarına,
- Kütahya
Milletvekili Alim Işık’ın, şekerpancarı üretimine ve
şeker ithalatına,
- Balıkesir
Milletvekili Hüseyin Pazarcı’nın, zeytin hastalık ve
zararlıları ile mücadeleye,
- Adıyaman
Milletvekili Şevket Köse’nin, Adıyaman’da uygulanan alternatif ürün programına,
- Sinop
Milletvekili Engin Altay’ın, bal üreticiliği ve ithalatına,
- İzmir
Milletvekili Recai Birgün’ün, hayvan besiciliğinde
hormon kullanımına,
Hayvancılık
tesislerinin malî sorunlarına,
İlişkin soruları
ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı (7/2551, 2552, 2553, 2554, 2555, 2556, 2557,
2558, 2559, 2560, 2561, 2562, 2564, 2565)
14.- Bursa
Milletvekili Kemal Demirel’in, Gümüşhane’deki yatırımlara ilişkin sorusu ve
Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/2632)
15.- Bursa
Milletvekili Kemal Demirel’in, Bayburt’taki yatırımlara ilişkin sorusu ve Millî
Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/2633)
16.- Mersin
Milletvekili Mehmet Şandır’ın, ürün desteklemelerine,
- Mersin
Milletvekili Behiç Çelik’in, mısır desteğinin azaltıldığı iddiasına,
- İstanbul
Milletvekili Hasan Macit’in, Bursa ve Balıkesir’de mera kapsamından çıkartılan
arazilere,
- Adıyaman
Milletvekili Şevket Köse’nin, Diyarbakır’daki kuraklığa ve tarla fareleriyle
mücadeleye,
İlişkin soruları
ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı (7/2642, 2643, 2644, 2645)
17.- Ankara
Milletvekili Yılmaz Ateş’in, 4/C olarak bilinen statüde çalışanların durumuna
ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu’nun
cevabı (7/2697)
18.- Adana
Milletvekili Nevingaye Erbatur’un,
karar verme mekanizmalarında kadının yerine ilişkin Başbakandan sorusu ve
Devlet Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/2698)
19.- Adana
Milletvekili Nevingaye Erbatur’un,
kadın istihdamının artırılmasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı
Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/2699)
20.- Adana
Milletvekili Nevingaye Erbatur’un,
CEDAW Komitesine sunulacak raporun hazırlanmasına ilişkin sorusu ve Devlet
Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/2756)
21.- Zonguldak
Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, bir görevlendirmeyle ilgili açıklamasına
ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı
(7/2757)
22.- Adana
Milletvekili Hulusi Güvel’in, özelleştirilen
kuruluşlardan ve KİT’lerden yapılan personel atamalarına ilişkin sorusu ve
Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu’nun cevabı (7/2807)
I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu
saat 14.00'te açıldı.
İstiklal Marşı
okundu.
Genel Kurulu
ziyaret eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e Başkanlıkça “Hoş geldiniz” denildi.
Genel Kurulun 17
Nisan 2008 tarihli 92’nci Birleşiminde alınan karar uyarınca, Türkiye Büyük
Millet Meclisinin kuruluşunun 88’inci yıl dönümünün ve Ulusal Egemenlik ve
Çocuk Bayramı’nın kutlanması, günün önem ve anlamının belirtilmesi amacıyla:
TBMM Başkanı
Köksal Toptan’ın sunuş konuşmasından sonra;
AK Parti Genel
Başkanı ve Meclis Grubu Başkanı Recep Tayyip Erdoğan,
CHP Genel Başkanı
ve Meclis Grubu Başkanı Deniz Baykal,
MHP Genel Başkanı
ve Meclis Grubu Başkanı Devlet Bahçeli,
DTP Meclis Grubu
Başkanı Ahmet Türk,
DSP Genel Başkanı
Adına Hüseyin Pazarcı,
BBP Genel Başkanı
Muhsin Yazıcıoğlu,
ÖDP Genel Başkanı
Mehmet Ufuk Uras,
Birer konuşma
yaptılar.
24 Nisan 2008
Perşembe günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşime 15.42’de son verildi.
|
|
|
Köksal TOPTAN |
|
|
|
|
Başkan |
|
|
|
|
|
|
|
|
Yusuf COŞKUN |
|
Fatoş GÜRKAN |
|
|
Bingöl |
|
Adana |
|
|
Kâtip Üye |
|
Kâtip Üye |
Türkiye Büyük Millet Meclisi
II.- GELEN KÂĞITLAR
24 Nisan 2008 Perşembe
Raporlar
1.- Kahramanmaraş
Milletvekili Veysi Kaynak’ın; Türk Ceza Kanununun
Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Şırnak
Milletvekili Hasip Kaplan’ın; Türk Ceza Kanununda
Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Avrupa Birliği Uyum ve Adalet
Komisyonları Raporları (2/210, 2/27) (S.
Sayısı: 215) (Dağıtma tarihi: 24.4.2008) (GÜNDEME)
2.- Serbest
Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik
Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe
Komisyonu Raporu (1/549) (S. Sayısı: 216) (Dağıtma tarihi: 24.4.2008) (GÜNDEME)
Meclis Araştırması Önergeleri
1.- Ordu
Milletvekili Rahmi Güner ve 21 Milletvekilinin, tarım
sektöründe yaşanan krizin nedenlerinin araştırılarak alınması gereken
önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci
maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/171) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2008)
2.- Adıyaman
Milletvekili Şevket Köse ve 21 Milletvekilinin, tahıl sektöründe yaşanan krizin
ve TMO’nun sorumluluğunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin
belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri
uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/172)
(Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2008)
3.- İstanbul
Milletvekili Çetin Soysal ve 22 Milletvekilinin, tarım sektöründe yaşanan
sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/173) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2008)
24 Nisan 2008 Perşembe
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 15.04
BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL
KÂTİP ÜYELER: Yusuf COŞKUN (Bingöl), Murat ÖZKAN (Giresun)
BAŞKAN – Sayın
milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 95’inci Birleşimini açıyorum.
Toplantı yeter
sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.
Gündeme geçmeden
önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim. Konuşma süreleri beşer
dakikadır. Hükûmet bu konuşmalara cevap verebilir, Hükûmetin cevap süresi yirmi dakikadır.
Gündem dışı ilk
söz Dünya Veteriner Hekimleri Günü münasebetiyle söz isteyen Adıyaman
Milletvekili Mehmet Erdoğan’a aittir.
Sayın Erdoğan,
buyurun efendim. (AK Parti sıralarından alkışlar)
III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
A) Milletvekillerinin Gündem Dışı
Konuşmaları
1.- Adıyaman Milletvekili Mehmet Erdoğan’ın, Dünya
Veteriner Hekimleri Günü münasebetiyle gündem dışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in
cevabı
MEHMET ERDOĞAN
(Adıyaman) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Dünya Veteriner Hekimleri
Günü münasebetiyle gündem dışı söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce
heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; Dünya Veteriner Hekimleri Birliği’nin kararı
doğrultusunda ilki 2001 yılında düzenlenen Dünya Veteriner Hekimleri Günü’nün
sekizincisi bu yıl da nisan ayının son cumartesi günü olan 26 Nisan 2008
tarihinde tüm dünyada ve ülkemizde çeşitli etkinliklerle kutlanacaktır.
İlk veteriner
hekimlik eğitimi, ve öğretimi, Avrupa ülkelerinin
büyük ekonomik ve sağlık sorunlarıyla karşılaştığı bir dönemde, 1762’de
Fransa’da başlar. Ülkemizde ise Tanzimat sonrası 1842’de, veteriner okulu
İstanbul’da kurulur. Özellikle salgın hayvan hastalıklarının yaygın olması
nedeniyle 1889 yılında ilk sivil veteriner okulu açılır ve 1928’de “Yüksek
Baytar Mektebi” adını alır. Günümüzde ise on yedi veteriner fakültesinin eğitim
ve öğretim faaliyeti hâlen sürmektedir. 1980 yılı sonrası uygulanan hayvancılık
politikası ve reorganizasyonla meslektaşlarımız ciddi sorunlarla karşılaşır. O
dönemlerde önem verilmeyen hayvancılık kendini yenileyemeyen veteriner hekimlerin
ve fakültelerin de çeşitli nedenlerle vizyonunu ve
akademik kadrosunu geliştiremez. Reorganizasyon sonrası dönemde ülkemizde
hayvan ve insan sağlığını tehdit eden sığır vebası, şap, şarbon, kuduz, bruselloz, tüberküloz gibi bulaşıcı ve zoonos
hastalıklar yaygınlaşır ve ıslah çalışmaları yavaşlar.
Son yıllarda
dünya gündemine giren kuş gribi, deli dana, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi gibi
hastalıklar da veteriner hekimlik mesleğinin insan sağlığının korunması
açısından önemini açıkça gösterir.
Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; veteriner hekimlik zor bir meslektir. Çalışma şartları
ağırdır. Hele klinik veteriner hekimlerinin işi daha da zordur. Çoğunlukla
hasta hekime değil, hekim hastanın ayağına gider. Yaz kış, gece gündüz fark
etmez.
Dünyada stratejik
ürün olarak kabul edilen hayvanların yetiştirilmesinde ve hayvansal ürünlerin
üretim ve işlemesinden insanların sağlıklı şekilde tüketimine kadar olan bütün
aşamalardan sorumlu olan veteriner hekimler, çalışma alanları itibarıyla kırsal
kesimin en ücra köşelerinden metropollerdeki tüketim
merkezlerine kadar çok geniş yelpazedeki sosyal gruplara hizmet verirler.
Avrupa Birliği ülkelerinde hayvancılığın ve veteriner hekimlerin durumunu göz
önüne alarak öncelikle ülkemiz için veteriner fakülteleri ve veteriner
hekimliğin misyonunu ve vizyonunu geliştirici
çalışmalara ihtiyaç vardır. Ülkemizde hayvancılığın geliştirilmesi, zoonos hastalıklarla mücadele, sağlıklı hayvansal gıdaların
üretimi ve gıda güvenliği için bilgili, kabiliyetli, proje geliştiren uzman
veteriner hekimlere her zamankinden daha çok ihtiyaç vardır.
Günümüzde
toplumları en fazla meşgul eden sorunlardan birisi de gıda güvenliği ve halk
sağlığı konularıdır. Bu kapsamda, veteriner halk sağlığı hizmetleri, Avrupa
Birliği ve gelişmiş ülkelerde üzerinde önemle durulan bir alandır. Halk sağlığı
bünyesinde de gıda güvenliği birinci konu başlığıdır. Bilindiği gibi, insan
sağlığı, hayvan sağlığı ve hayvansal üretimle çok sıkı bir irtibat vardır. Zoonos olarak bilinen birçok hastalık hayvanlardan insanlara
geçmektedir. Veteriner hekimler, hayvan hastalıkları ve hayvansal gıda üretimi
konularında özellikle halk sağlığı, ekolojik, ekonomik
ve kültürel alanlarda gerçekçi bilimsel bir anlayışa sahip, lider bir hizmet
anlayışı içerisindedir. Çiftlikten sofraya gıda güvenliği kapsamında veteriner
hekimler en önemli unsurdur.
Son yıllarda
yaşanan deli dana, kuş gribi gibi salgın hayvan hastalıkları nedeniyle tüm
dünyada gıda güvenliğine bakış açısı değişmiştir. Gıda zehirlenmelerinin yüzde
85’i hayvansal kökenli gıdalardan kaynaklanmaktadır. Gıda üretiminin tüm
aşamasında veteriner hekim kontrollerinin yapılması, özellikle hayvansal
kökenli gıdalardan oluşan zoonos hastalıklar ve
mikrobiyolojik risklerden tüketicilerin korunmasını sağlayacaktır.
Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; diğer ülkelerde görülen deli dana, kuş gribi gibi halk
sağlığını riske sokacak hastalıklara karşı Bakanlığımızın göstermiş olduğu
duyarlı ve etkili yaklaşım takdirle karşılanmaktadır.
Meslektaşımız
olan Sayın Tarım ve Köyişleri Bakanımızın veteriner
hekimlerin sıkıntıları ve özlük haklarının iyileştirilmesiyle ilgili çabalarını
yakından biliyor ve kendilerine şahsım ve tüm meslektaşlarım adına teşekkür
ediyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Malumdur ki
beyaz, temizliğin, dürüstlüğün, doğruluk ve erdemin sembolüdür…
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın
Erdoğan, konuşmanızı tamamlayınız lütfen.
Buyurun.
MEHMET ERDOĞAN
(Devamla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
…gönül
zenginliğinin, hoşgörü ve toleransın sembolüdür, hijyen
ve temizliğin adıdır. Bu nedenlerle onu taşımak gerçekten zordur. Beyazı onurlu
bir şekilde taşımak, gelecek nesillere ve yavrularımıza aktarmak en kutsal
mirasımız olsa gerek.
Bu vesileyle,
meslektaşlarımızın kar kış, yaz sıcak, gece gündüz, peşin veresiye ayrımı
yapmaksızın verdiği hizmetin bedelini ancak bu beyaz düşünceye sahip olanlar
anlayabilir. Sırtında beyaz önlüğü, gönlünde beyaz duyguların hâkim olduğu
meslektaşlarımızı ve bu mesleğin kutsal beyazlığını candan selamlıyorum.
Ülkemizde veteriner hekimlerin hak ettiği yere gelmesi umuduyla Dünya Veteriner
Hekimleri Günü’nü kutluyor, tüm veteriner hekimlerimize ve veteriner sağlık
çalışanlarına, tarım ve hayvancılığına, gıda güvenliğine ve halk sağlığına
verdikleri başarılı ve özverili hizmetler için teşekkür ediyor, yüce heyetinize
saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ederim Sayın Erdoğan.
Gündem dışı
ikinci söz, yine aynı konuda söz isteyen Afyonkarahisar
Milletvekili Abdülkadir Akcan’a aittir.
Sayın Akcan,
buyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)
2.- Afyonkarahisar Milletvekili Abdülkadir Akcan’ın, Dünya Veteriner Hekimleri Günü
münasebetiyle gündem dışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri
Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı
ABDÜLKADİR AKCAN
(Afyonkarahisar) – Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; her yıl 26 Nisan günü kutlanan Dünya Veteriner Hekimleri Günü
nedeniyle söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, yüce heyetinizi ve mensubu
olmaktan her zaman onur duyduğum Türk veteriner hekimlik mesleği mensuplarını
saygıyla selamlıyorum. Ahirete intikal etmiş başta
millî şairimiz Mehmet Âkif Ersoy olmak üzere
meslektaşlarımı rahmetle, şükranla anıyor, yaşayanlara da sağlık, esenlik ve
başarılar diliyorum.
Değerli
milletvekilleri, Türk veteriner hekimliği ülkemize hem hayvan yetiştiriciliği
hem de sağlığı alanında gerçekten büyük hizmetler yapmış ve yapmakta olan bir
meslek grubudur. Bir yandan 1937’de Ulu Önder’in gösterdiği
hedefler doğrultusunda haralar ve inekhaneler aracılığıyla hayvan ıslahını sürdürmüş,
diğer yandan da il ve ilçe veteriner müdürlükleri aracılığıyla, şimdi de tarım
il müdürlükleri, ilçe müdürlükleri bünyesinde hayvan sağlık şube müdürlükleri
aracılığıyla ülkemizin en ücra köşesindeki mezralara, yüksek rakımlı yaylalara
ulaşarak hayvan sağlığının önce sağlanması, sonra korunması için mücadele
vermektedir.
Değerli
milletvekilleri, tarih boyunca insan sağlığı açısından yaşanan en büyük
felaketler zoonos karakterli, yani hayvanlardan
insanlara bulaşan hastalıklar nedeniyle yaşanmıştır. Bu nedenle, veteriner halk
sağlığı insan sağlığı açısından her dönemde önemli olmuştur. Bunun yanında, son
yıllarda ortaya çıkan ve büyük çapta insan sağlığını tehdit eden yeni zoonos hastalıklar SARS, BSE, kuş gribi, Kırım Kongo
kanamalı hastalığı gibi hastalıklar veteriner halk sağlığı konusundaki
düzenlemelerin gözden geçirilerek yeni tedbirlerin ortaya konulmasına neden
olmuştur.
Bugün bilinen iki
yüzden fazla zoonos karakterli hastalık, bunun
yanında hayvanlardaki ilaç ve kimyasal kalıntılar insan sağlığı açısından büyük
tehlikeler oluşturmaktadır. Bu nedenle, güvenli veteriner halk sağlığı programı
uygulamaya koymadan insan sağlığının korunması mümkün değildir. Zira, insanlarda hastalık yapan ve patojen etkenler olarak
anılan etkenlerin yüzde 60’ının, yeni hastalıkların yüzde 75’inin ve biyolojik
terör amaçlı kullanılabilecek hastalık etkenlerinin yüzde 80’inin zoonos karakterli, yani hayvandan insana bulaşan özellikli
olduğu göz önüne alınırsa veteriner hekimlerin önemi daha net ortaya çıkar ve
daha iyi anlaşılır.
Globalleşen
dünyada, insan ve hayvan hareketlerinin çok hızlı olarak gerçekleştiği
çağımızda, hastalıklar çok hızlı olarak yayılabilmektedir. Bu da bir hastalık
sorununu, yalnızca hastalığın görüldüğü ülkenin sorunu olmaktan ziyade tüm ülkelerin
sorunu hâline getirmektedir. Bunun sonucu olarak son yıllarda sağlık konusuna
getirilen bakış açısı “tek sağlık” sloganıyla ortaya konmaktadır. Bu bakış
açısıyla insan ve hayvan sağlığının birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğu ve
her iki kolunun birlikte ele alınarak veteriner hekimlerle, beşerî hekimler
arasında ortak çalışma ve iş birliği ortamının geliştirilmesi için çalışmalar
yürütülmektedir. Bunun yanında herhangi bir ülkede görülen salgın hastalık tüm
dünya ülkeleri tarafından yakından takip edilmekte ve hastalıkla mücadelede bu
ülke ile yakın iş birliği yapılmaktadır. Bu konudaki sorun tüm ülkelerin ortak
sorunu olarak görülmektedir.
Salgın hayvan
hastalıkları, meydana getirdiği verim kayıpları, insan sağlığı açısından
yarattığı olumsuzluklar ve ekonomik kayıplar yanında, hastalık riski ortadan
kalkıncaya kadar ülkeye konulan ihracat yasakları nedeniyle ülke ekonomisinde
büyük zararlara neden olmaktadır. Avrupa Birliği veteriner halk sağlığı
konusunda oldukça etkili tedbirler uygulamaktadır. Avrupa Birliği gıda
denetimlerini risk esasına dayalı olarak gerçekleştirmektedir. Gıda kaynaklı
riskin yüzde 90’ı hayvansal kökenli gıdalardan kaynaklandığı için hayvansal
gıdaların kontrol ve denetimleri için normal gıda denetimlerine ek olarak ek
kurallar getirilmektedir. Hayvan sağlığını ve hayvansal ürünlerin üretimini
çiftlikten başlayarak çiftlikten çatala devam eden bir zincir içerisinde
mütalaa etmek zorundayız.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın
Akcan, konuşmanızı tamamlayınız, buyurun.
ABDÜLKADİR AKCAN
(Devamla) – Avrupa Birliği ithalat yapacağı ülkelerden de aynı şartların
sağlanmasını istemektedir.
Ülkemizde
veteriner halk sağlığı konusunda uygulanan yasal düzenlemeler maalesef
yetersizdir. Bunun yanında ülkemizde 20 bin veteriner hekim bulunmasına rağmen,
istihdamda düzenli ve sağlıklı bir anlayış olmadığı için maalesef bu sayı
yetersiz kalmaktadır. Ülkemiz veteriner halk sağlığı alanında dünyada yaşanan
bu gelişmelerin dışında kalmamalıdır. Halkımızın sağlığının korunması ve dünya
hayvansal ürün ticareti içinde yerimizi almamız için, gelişmiş dünya ülkeleri
tarafından uygulanan kurallar ülkemizde de uygulanmalıdır. Bu sırada, etkin bir
veteriner halk sağlığı uygulaması insan sağlığının teminatı olmasına karşılık,
ülkemizde veteriner hekimler hak ettiği muameleyi maalesef görmemektedirler.
Özellikle Tarım Bakanlığımız bünyesinde çalışan veteriner hekimlerin, özlük
hakları bakımından, yetki ve sorumluluk bakımından fazla mağdur edildiği göze
çarpmaktadır. Bu olumsuzlukların giderilmesi Sayın Bakanımızın öncelikli
düşüncesi olsa gerekir diyorum, yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum. (MHP
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ediyorum Sayın Akcan.
Gündem dışı
üçüncü söz, yine aynı konuda söz isteyen Burdur Milletvekili Ramazan Kerim
Özkan’a aittir.
Sayın Özkan,
buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
3.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, Dünya
Veteriner Hekimleri Günü münasebetiyle gündem dışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in
cevabı
RAMAZAN KERİM
ÖZKAN (Burdur) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Dünya Veteriner
Hekimleri Günü dolayısıyla, yüce Meclisi ve değerli meslektaşlarımı saygıyla
selamlıyorum. Dünya Veteriner Hekimleri Günü’nü candan kutluyorum.
Burdur’umuzun birinci dönem milletvekili, vatan şairi Mehmet Âkif Ersoy’u ve ebediyete intikal eden meslektaşlarımı
rahmetle anıyorum.
Kongre, toplantı,
panel ve sempozyumlarda, artık, inanın, veteriner
hekim meslektaşlarımızın yüzlerine bakamaz oldum. Neden mi? Bir zamanlar ülkede
saygın bir konuma sahip olan veteriner hekimler, ne yazık ki sahip oldukları
özlük haklarını birer birer kaybettiler. Son derece
özverili çalışmalarının karşılığını alamadıklarından dolayı da artık bugün
çalışma azim ve isteklerini kaybetmiş bulunuyorlar.
FERİT MEVLÜT
ASLANOĞLU (Malatya) – Kaç para alıyorlar, kaç para?
RAMAZAN KERİM
ÖZKAN (Devamla) – 5473 sayılı Kanun gereğince, teknik hizmetler sınıfı başta
olmak üzere birçok sınıfta bulunan devlet memurları iyileştirmeden
yararlanırken veteriner hekimler bunun dışında tutularak sadece, dalga geçer
gibi, 17 YTL gülünç bir artış yapılmıştır. Ülkemizi zaman zaman
tehdit eden salgın hayvan hastalıklarında hatırlanan ve yaz, kış, kar, tipi
demeden canlarını dişlerine takarak bulaşıcı hastalıklara yakalanma, yaralanma,
ısırılma, sakat kalma pahasına hayvan sağlığı hizmetinde çalışan veteriner
hekimlerimize yapılan bu zam, aşağılamadan başka bir şey değildir. Sığır
vebası, deli dana, brusella, Kırım Kongo Kanamalı
Ateşi, kuş gribi gibi hastalıklarda veteriner hekimlerimizin gösterdiği üstün
mücadeleler ne çabuk unutuldu.
Değerli
milletvekilleri, aynı binada bulunan, aynı arabayla göreve giden ve benzeri
işleri yapan mühendis unvanlı ve teknik hizmetler sınıfında mütalaa edilen
personelle aynı ücreti alamamaktadırlar veteriner hekimler. Hayvan sağlığında
görev yapan veteriner hekimler beş yıllık üniversite mezunu olmalarına rağmen
mühendislerden 350 YTL az ücret almaktadırlar.
Bugün veteriner
hekimler hem kamu ve özel sektörde hem de serbest çalışmalarında tamamen sahipsiz
kalmışlardır. Bir yandan kendi bakanlığınca sağlık hizmetleri sınıfında
sayılacaksın, ancak bunun özlük haklarından yararlanamayacaksın. Anlamak mümkün
değil. Sağlık Bakanlığı da veteriner hekimlere üvey evlat muamelesi yapıyor. Şu
anda ekonomik koşullardan dolayı serbest veteriner hekimler de boğaz tokluğuna
çalışıyor. Veresiye almış yürümüş. Sermayeleri alacak hanesinde üreticinin kara
kaplı defterinde kayıtlı.
Veteriner sağlık teknisyenlerinin ve teknikerlerin durumları da
aynı. Onlarla biz etle tırnak gibiyizdir. Beş
yıllık zor bir üniversiteden mezun olan bir veteriner hekimin aylık maaşı 1.250
YTL civarında. Böyle bir adaletsizlik, böyle bir eşitsizlik dünyanın neresinde
görülmüştür? Bunun yanında, bakanlık veteriner hekim alımı yapmadığı için
üniversitelerden yeni mezun olan veteriner hekimler yıllardır işsiz
gezmektedirler. Birçoğu harçlığını çıkarabilmek için marketlerde asgari ücretin
bile yarısına çalışmak zorunda kalmaktadırlar.
Sözleşmeli
çalışan tarım gönüllüsü meslektaşlarımın durumu da içler acısıdır. Donanımsız
bir şekilde köy kahvelerinde perişan olmaktadırlar. Kamuda çalışan
meslektaşlarımı ziyaret ettiğimde arkadaşlarımı bilgisayar başında hayvanların
kayıt tescillerini yaparken görüyorum. Çoğu, asli görevleri olan hayvan sağlığı
çalışmalarından bile uzaklaştırılmış, büro memurluğu yapıyorlar.
Veterinerliğin
Türkiye’de tarımsal örgütlenme içindeki ağırlığı, yeri giderek geri plana
atılıyor. Kadro tasarrufu, bütçe tasarrufu gibi anlayışlarla veterinerlik
hizmeti Türkiye için özellikle olağanüstü önemli olduğu hâlde kamu yönetiminin
dışına çıkarılıyor. Bugün ortada veterinerlik hizmetlerinden mahrum bir Türkiye
hayvancılığı vardır.
Veteriner
hekimlik Türkiye için olağanüstü bir alandır ve bu alan kapatılmıştır.
Araştırma merkezleri kapatılmıştır, laboratuvarlar
kapatılmıştır, aşı üretim merkezleri kapatılmıştır. Dört yüze yakın kesimhane
ve kombinada şu ana kadar 92 akredite veteriner hekim göreve başlatılmış olup
2008 yılının sonuna kadar bu sayının 250’ye çıkarılması yönünde Bakanlığımızın
çalışmaları varken ancak yeni hayvancılığın desteklenmesi hakkındaki kararla
meslektaşlarımızın sözleşmeleri hiçbir gerekçe gösterilmeden iptal edilmiştir.
Avrupa Birliği uyum çalışmaları için projeler üretilirken ve bunun Avrupa
Birliği ülkelerinde bir zorunluluk olduğu bilinirken bunun nedenini Sayın
Bakanımızdan öğrenmek istiyorum.
Zaman zaman Sayın Bakanımıza meslek kuruluşları adına tüm bu
sıkıntıları dile getirdim. Çünkü bu sorunlar bizim meslektaşlarımızın
sorunları. Sorunlardan, meslektaşlarımızdan kaçarak bir çözüm üretemeyiz.
Aksine, sorunlar üzerine gidildikçe paylaşılır, sıkıntılar azalır.
Sayın Bakanımız
göreve geldiğinden itibaren veteriner hekimlerimizin özlük haklarını mutlaka
çözümleyeceğini dile getirdi. Bunda samimi olduğuna ben de inanıyorum. Ancak,
bizi üzen, meslek kuruluşlarımızın bu özlük haklarını elde etmemiz için tüm
çaba ve gayretlerine karşılık bu çabaların yerine getirilmemiş olmasıdır.
Defalarca, birçok kez Meclis gündemine gelen, meslektaşlarımızı da ilgilendiren
yasa tasarısı ve tekliflerine birkaç cümleyle özlük haklarının
iyileştirilmesiyle ilgili ibarelerin eklenmesini arz ettik. Sayın Bakanımız bu
konularda…
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
FERİT MEVLÜT
ASLANOĞLU (Malatya) – Koskoca Bakanınız var, daha ne istiyorsunuz?
BAŞKAN – Sayın
Özkan, konuşmanızı tamamlayınız.
Buyurun.
RAMAZAN KERİM
ÖZKAN (Devamla) – Son olarak da Tarım Bakanlığının yeniden yapılandırılmasıyla
ilgili olarak veteriner hekimlerimizin özlük haklarının geniş kapsamlı olarak
ele alınacağını ve bu iyileştirmelerin tüm meslektaşlarımızı sevindireceğini
söylediler. Bunun gerçekleşeceği günü meslektaşlarım adına sabırsızlıkla
bekliyorum.
Yerel
yönetimlerde belediye veteriner hekimleri günün her saatinde, gerek kesim
öncesi gerekse de kesim sonrası muayenelerde bizzat bulaşıcı hastalıklara karşı
büyük risk altındadırlar. Ancak, fiilî hizmet zamlarından diğer veteriner
hekimlerde olduğu gibi yararlanamamaktadırlar.
Bugüne kadar
görevleri başında şehit olan, sakat kalan, hastalanan ve çoğu yakalandığı
hastalıklar nedeniyle hâlen sıkıntı çeken arkadaşlarımızı görmezden
geleceksiniz, sonra da hem özlük haklarını vermeyeceksiniz hem de ellerinde
olan kazanılmış özlük haklarını geri alacaksınız. Bu nerede görülmüştür?
Zaman zaman -zamanım kısıtlı olduğu için bir dakika süre
yetmeyecek- veteriner hekimler gece bir telefon çaldığında gece gündüz demeden
o hastalık mahalline gider, o hastalık mahallinde insan sağlığını hastalıktan
korumak için bir mücadele verirler.
Veteriner
hekimler, inanın, en mütevazı meslek mensuplarıdır. Bugüne dek sesleri
çıkmadıysa…
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın
Özkan, teşekkür ediyorum.
FERİT MEVLÜT
ASLANOĞLU (Malatya) – Bitiremedi Sayın Başkan, bir dakika daha verin.
RAMAZAN KERİM
ÖZKAN (Devamla) – Teşekkür edeyim Sayın Başkan.
FERİT MEVLÜT
ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Bakana söylesene… Koskoca Bakanlık var, söylesenize
ya!
BAŞKAN – Sayın
Bakan kalan eksik kısmı tamamlar Sayın Özkan, ben size teşekkür ediyorum, sağ
olun.
Buyurun, teşekkür
edin sadece.
RAMAZAN KERİM
ÖZKAN (Devamla) – Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. Ailesinde dört kardeşi
veteriner hekim olan bir kardeşiniz olarak veteriner hekimlerin gerçekten özlük
haklarının düzenlenmesi yönünde Sayın Bakanlığımızı göreve davet ediyorum.
Teşekkür ederim.
(CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ediyorum Sayın Özkan.
Evet, gündem dışı
üç konuşmaya Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Mehmet
Mehdi Eker cevap vereceklerdir. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Buyurun Sayın
Bakanım.
TARIM VE
KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) – Sayın Başkan, yüce Meclisin
değerli üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli
meslektaşlarım Sayın Erdoğan, Sayın Özkan ve Sayın Akcan’ın Dünya Veteriner
Hekimleri Günü ile ilgili olarak yaptıkları gündem dışı konuşmalara cevap
vermek üzere huzurunuzdayım. Ben de sayıları 20 bin civarında olan değerli
veteriner hekim meslektaşlarımın cumartesi günü idrak edilecek olan Dünya
Veteriner Hekimleri Günü’nü kutluyorum.
İnsanoğlunun
yeryüzünde yaşayabilmesi, yaşamını sürdürebilmesi için beslenmesi gerekiyor ve
beslenmenin de en önemli kaynağını hayvancılık oluşturmaktadır. Hayvancılığın
birkaç boyutuyla ele alınması gerekiyor yani insan sağlığı açısından da insanın
yeryüzündeki varlığını sürdürmesi, toplumların sağlığı ve toplumların ekonomik
kalkınması için de son derecede önemli. Keza, ekolojik denge
içerisinde hayvanların canlı olarak yer tutması, bu dengenin olmazsa olmaz
birer unsuru olmaları bakımından da yine dikkate alınması gereken bir dal, bir
sektör. Besinle ilgili olarak, besin zincirinde insanın olmazsa olmazı
durumundaki hayvansal ürünler, aynı zamanda bunların sağlıklı olmasının temini
ve sağlıklı bir şekilde sunulması için de veteriner hekimlerin yine çok büyük
görevi, çok büyük icra ettikleri fonksiyonlar var.
Demin değerli
meslektaşlarım da değindiler. Tabii yeryüzünde insanlara hayvanlardan bulaşan
iki yüzün üzerinde hastalık var, iki yüzün üzerinde. Bunlar hem insanlarda hem
hayvanlarda hastalık yapan, hayvanlardan insanlara geçen hastalıklar. Birçoğu
da bizim hepimizin gündelik hayatımızda karşı karşıya kaldığımız meseleler ve
bütün bu meselelerle uğraşan bir disiplin olan veteriner hekimlik mesleği çok
ama çok eski, insanlık tarihi kadar eski, bir o kadar da onurlu ve saygın bir meslektir.
Günümüzde modern
bir eğitim kurumu olarak veteriner hekimlik eğitimi 18’inci yüzyılda,
1760’larda Fransa’da başlıyor. Osmanlılar döneminde 1842’de askerî eğitim
içerisinde, harbiye içerisinde böyle bir okul açılıyor. İlk sivil veterinerlik
okulu da 1889 yılında açılıyor ve bu ilk sivil Mülkiye Baytar Mektebinin bir
numaralı öğrencisi de millî şairimiz Mehmet Âkif
Ersoy’dur. Kendisi bu okulun bir numaralı öğrencisi ve o okulu yine
birincilikle bitiren millî şairimiz uzun süre de, yaklaşık yirmi yıl da Tarım
Bakanlığında veteriner hekim olarak ve diğer birtakım idari görevlerde, genel
müdür muavinliği düzeyine kadar sorumluluk almış.
Veteriner
hekimlik mesleği bu manada hem ekonomik kalkınmamıza hem toplumsal sağlığa hem
gıda güvenliğine hizmet etmiş önemli bir meslektir.
Şimdi, Türkiye’de
günümüzde tabii Tarım Bakanlığında büyük bir kısmı istihdam edilmekte
meslektaşlarımızın. Biraz önce Sayın Özkan, işte “Tarım Bakanlığındaki istihdam
eksiktir. Veteriner hekimler orada istihdam edilemiyor.” şeklinde bir
serzenişte bulundu.
Şimdi, tabii şunu
benim söylemem gerekiyor: Tarım Bakanlığının kadrolarında şu an kabaca 3 bin
civarında, 3.008-3.009 tane veteriner hekim çalışmakta ve bu sayının 1.575’i AK
Parti Hükûmeti zamanında atanmıştır. En son 1988
yılında açıktan atama yoluyla Tarım Bakanlığına toplu veteriner hekim, ziraat
mühendisi alınmış iken, biz 2005 yılında veteriner hekim aldık 575 civarında ve
arkasından da 2006-2007 yılında da bu sayıyı toplam olarak 1.575’e çıkardık. Bu
sene tekrar, 2008 yılı içerisinde, yine köylerde istihdam edilmek üzere ÖSYM
vasıtasıyla yine veteriner hekim meslektaşlarımızı istihdam edeceğiz. Bu yılın
ikinci yarısında bu işlem de yine gerçekleştirilecek. 2.500 civarında ziraat
mühendisi, veteriner hekim alacağız ve bunda da tabii, orada herhangi bir
kontenjan, bir sınırlama da yok, onu da söyleyeyim. Yani kaç tane veteriner
hekim müracaat ederse alırız. Nitekim, geçtiğimiz yıl,
2007 yılında 2.500 kişi aldık. Bunların içerisinde 600 civarında veteriner
hekim meslektaşımız müracaat etti ve onların hepsi de yerleştirildi. Tabii, biz
bu istihdam politikasını bu şekilde sürdüreceğiz, onun bilinmesini istiyorum.
Akredite
veteriner hekimlik meselesinin sadece mevzuatı değişiyor, öyle bir uygulamaya
son verilmiyor. Bilakis sayısı artarak, yaygınlaşarak devam ediyor. Şu anda onu
biz farklı bir mevzuat altına alıyoruz, bunun çalışması yapılıyor. Bu konuda da
endişe edilmesine gerek yok yani o bilgi de doğru değil. Yani biz bunu sona
erdirmiş değiliz, bilakis devam ediyor. Yani 92 kişi değil, bu 200’ün üzerinde
bir rakama çıkacak.
Tabii, gerçekten
son yıllarda küreselleşmeyle birlikte dünyada mal, hizmet ve insan hareketinin
artmasıyla birlikte veteriner hekimliği ilgilendiren sağlık problemleri de
küreselleşti aynı ölçüde. Onun için dünyanın gündemine yeni tehditler, yeni
hastalıklar çıkıyor. İşte, biraz önce yine meslektaşlarım söylediler, kuş
gribi, SARS ve BSE gibi birçok hastalık modern yaşam tarzının da etkisiyle,
endüstrileşmenin de etkisiyle maalesef giderek yaygınlık kazanıyor. Tabii,
bizim ülkemizin, yani Türk veteriner hekimlerinin bu hastalıkların
önlenmesinde, bu hastalıkların hepsiyle mücadelede büyük emeği var, büyük payı
var.
Şunu ifade etmek
istiyorum: Kuş gribi hastalığında, dünyada bu hastalıkla yüz yüze gelip, bu hastalıkla
birkaç kere karşı karşıya gelip bizim kadar bunu hafif atlatan, asgari
maliyetle atlatan da başka bir ülke yok. O nedenledir ki, gerek Dünya Sağlık
Örgütü gerek Birleşmiş Milletler Gıda Tarım Teşkilatı gerekse diğer
uluslararası kuruluşlar, Türk veteriner hekimlerinin başarısı olarak telakki
ettiğimiz, değerlendirdiğimiz bu hastalıkla başarılı mücadelenin yöntemini
diğer ülkelere örnek olarak göstermektedirler. Veteriner hekim
meslektaşlarımızın gerçekten büyük, takdire şayan böyle bir başarısı var.
Tabii bunların,
meslektaşlarımızın özlük haklarının düzeltilmesiyle ilgili olarak doğrusu bunun
üzerinde bir süredir çalışıyoruz ve Maliye Bakanlığında şu anda bu konuyla
ilgili yapılan çalışma son safhaya geldi. Bugün de ben Sayın Maliye Bakanımızla
buraya gelmeden önce de görüştüm. Yine bunun en kısa süre içerisinde
çözüleceğini kendisi bize söyledi. Yani oradan gelecek düzenlemeyle inşallah
veteriner hekim meslektaşlarımızın özlük haklarında gereken düzenleme bu konuda
yapılacak.
RAMAZAN KERİM
ÖZKAN (Burdur) –İki sene önce de söz verilmişti Sayın Bakanım.
TARIM VE
KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Tabii bunun dışında Avrupa
Birliğiyle uyum sürecinde düzenlenmesi gereken bazı mevzuatlar var, bunlarla
ilgili çaba, çalışma sürüyor. Bu, veteriner hekim meslektaşlarımızı da kuşkusuz
ilgilendiriyor. Onların da yine bu çalışmalar içerisinde katkısı var ve bunlar,
inşallah, geldiğinde gerek eğitimin niteliğinin artırılması, veteriner hekim
mesleğindeki niteliğin, kalitenin artırılması gerekse uzmanlık eğitimiyle
ilgili meseleler…
Biliyorsunuz,
yani YÖK Kanunu’yla birlikte veteriner hekimler ancak master
ve doktora eğitimi yapabilir hâle gelmişti. Hâlbuki veteriner hekimlik, işte tıp gibi, beşerî hekimlik gibi, aslında
pratik ihtisas bilgisine ihtiyaç hissedilen bir meslektir. Bu alandaki
düzenlemenin de biz şu anda çalışmalarını yapıyoruz, uzmanlık eğitiminin
belirli bir formata girmesi, belirli bir şekilde tamamlanmasıyla ilgili olarak.
Veteriner
hekimlerin bütün sorunlarının çözümü tabii bizim görevimizdir. Özellikle benim
de meslektaşlarım olmaları hasebiyle bunu ayrı, özel bir borç olarak, bir görev
olarak, meslektaş olarak ayrıca Bakanlık sorumluluğumun dışında telakki
ediyorum ve Dünya Veteriner Hekimleri Günü’nün meslektaşlarımıza ve tüm milletimize
hayırlı olmasını diliyorum. Hepinizi sevgiyle, saygıyla bir kez daha
selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ediyorum Sayın Bakanım.
ABDÜLKADİR AKCAN
(Afyonkarahisar) – Sayın Başkan…
BAŞKAN – Sayın
Akcan, konuşmanızı yaptınız, tekrar…
ABDÜLKADİR AKCAN
(Afyonkarahisar) – Bir cümle Sayın Başkan.
BAŞKAN – Buyurun.
ABDÜLKADİR AKCAN
(Afyonkarahisar) – Sayın Başkanım, gündem dışı söz
verme yaklaşımınız nedeniyle, partiler üstü bir konu hâline getirdiğiniz için
zatınıza teşekkür etmeyi bir görev sayıyorum efendim, sağ olun.
BAŞKAN – Evet,
saygıdeğer arkadaşlarım, Dünya Veteriner Hekimleri Günü’nü tebrik ediyoruz. Tüm
veteriner hekim arkadaşlarımıza, ölenlere rahmet, yaşayanlara sağlıklı bir ömür
diliyoruz ve başarılı olmalarını temen-ni ediyoruz.
Gündeme
geçiyoruz.
Başkanlığın Genel
Kurula sunuşları vardır.
Meclis
araştırması açılmasına ilişkin üç önerge vardır, önergeleri oku-tuyorum:
IV.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) Meclis Araştırması Önergeleri
1.- Ordu Milletvekili Rahmi Güner
ve 21 milletvekilinin, tarım sektöründe yaşanan krizin nedenlerinin
araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/171)
Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına
Ülkemiz topraklarının
28 milyon hektarı tarımda kullanılan sahaları oluşturmaktadır, bunun 8,5 milyon
hektarı ekonomik olarak sulamaya uygun bulunmaktadır. Sulanan alan toplamı ise
5,1 milyon hektardır. Geniş tarım alanlarına ve elverişli iklim koşullarına
rağmen ülkemizin tarımsal üretim yapısının negatif yönlü gelişmesi
düşündürücüdür.
Son dönemlerde
tahıl fiyatlarının artması ile çeşitli illerimizde yaşam mücadelesi veren
yurttaşlarımızın düşük fiyatla pirinç satışı yapılan TMO önlerinde kuyruklar
oluşturduğunu görmekteyiz.
Bu acı tablo,
1980'lerden sonra IMF'ye verilen niyet mektupları ve Dünya Bankasının yapısal
reform adı altında ülkemiz hükümetlerinden yapılmasını istediği düzenlemelerin
ürünü olmuştur.
Yürütülen
destekleme politikalarının özellikle 9 Aralık 1999'dan sonra tasfiye edilmesi
sürecine girilmesi ve DGD uygulamasına geçilmesiyle ürün bazlı
desteklemeler terk edilme eğilimine girmiş ve üretimden yalıtılmış bir
destekleme sistemi oluşturulmuştur. Mülkiyet ilişkilerini esas alan bu sistem
ürünü değil toprak sahiplerini desteklemeyi esas almıştır. Tarımsal
desteklemenin uygulama unsurlarından olan TMO, TEKEL, ÇAYKUR, ŞEKER FABRİKALARI
A.Ş. gibi kurumlar işlevsizleştirilmiş veya liyakatsiz kişilerce idare edilmeye
başlanmış ve ülkemiz tarımı planlı bir uygulamayla üretemez hale getirilmiştir.
Tarımda ithalatçı
bir ülke olma yolunda hızla mesafe kat edilirken "üreticiler DGD'ye muhtaç hale getirilmiş bunun sonucu, Üretim Kültürü
yerine Muhtaç Çiftçi Kültürü yerleştirilmiştir."
Tarımsal
desteklerin GSMH'ye oranı % 3,2 seviyelerinden
2002'de % 0,68'e, 2006'da % 0,83'e ve 2007'de de % 0,84'lere kadar
düşürülmüştür. DGD'nin destekleme sistemi içindeki
payının ivedilikle aşağı çekilmesi ve bu yapılırken ürün desteklerinin
artırılması yolu izlenmelidir. Oransal bir kay-dırma
çok anlam ifade etmeyecektir. Tarımsal desteklerin GSMH içindeki payı
artırılmalıdır. AB ülkelerinde tarımın ulusal gelire katkısının % 50 ya da %
70'i oranında tarıma destekleme yapılırken, Türkiye'de bu oran % 7'ler
seviyesindedir.
Yaşanan tahıl
kriziyle ilgili olarak; 1988 yılında toplam 138 milyon 169 bin dekara tahıl
ekimi yapılmış bunun 94 milyon 350 bin dekarına buğday ekilmiş ve rekolte 20 milyon 500 bin ton olarak gerçekleşmiştir. 2006
yılında 84 milyon 900 bin dekarda buğday ekimi yapılmış ve 20 milyon ton ürün
alınmıştır. 2007 yılı rekoltesi 17 milyon 234 bin ton
olarak gerçekleşmiştir. Bir önceki yıla göre üretim buğdayda 13,9 oranında
azalmıştır. 2007 yılında bir önceki yıla göre tahıl ürünleri, sebze ürünleri ve
meyve ürünleri azalış göstermiştir. 2007 yılında tahıl ürünlerinin üretimi bir
önceki yıla göre %15,5 oranında azalmıştır
Verilen
rakamlardan da anlaşılacağı üzere son 20 yıldır tahıl ekim alanları yaklaşık 10
milyon dekar azalmış buna karşılık buğday üretim miktarımız 2007 yılı hariç
tutulursa yaklaşık olarak 20 milyon ton seviyesinde gerçekleşmiştir.
Ülke nüfusu 1985
sayımında 50 milyon 664 bin, 1990 sayımında 56 milyon, 2007 sayımında 70,5
milyon olmasına rağmen tarımsal üretimin buna bağlı olarak artırılamaması ciddi
bir problem olarak ortada durmaktadır. Bu tablonun sonucunda gerek tarım
gerekse işlenmiş tarım ürünlerinde ithalat eğilimimiz artmaya başlamış işlenmiş
tarım ürünlerinde denge AB lehine gelişmiştir.
AKP 2002 seçim
kampanyasında, IMF politikaları ve uygulanan tarım politikalarını değiştirme
vaadiyle seçimlere girmiş ve seçimler sonrası AKP hükûmetleri
2002'den günümüze IMF ve Dünya Bankası politikalarına teslimiyetten
kurtulamamıştır.
IMF ve Dünya
Bankasının istemleri ile uygulanmaya konulan istikrar ve yapısal uyum
programlarının Türkiye'nin yoksullaşması sürecini hızlandırmakta olduğu
aşikârdır.
Ülkemizde son yıllarda belirginleşen tarımsal krizinin
nedenlerinin araştırılması, gelecek dönemlerde benzer sıkıntıların yaşanmaması,
Türkiye ekonomisinin çöküşüne ve toplumsal dokunun çözülmesine sebebiyet veren neo-liberal politikalara karşı ulusal ekonomiyi
canlandıracak tedbirlerin hayata geçirilmesi amacıyla, gerekli önlemlerin
belirlenmesi için Anayasa'nın 98 ve T.B.M.M. İçtüzüğü'nün 104 ve 105. maddeleri
uyarınca "Meclis Araştırması" açılmasını saygılarımızla arz ederiz.
1) Rahmi Güner (Ordu)
2) Halil Ünlütepe (Afyonkarahisar)
3) Yaşar Ağyüz (Gaziantep)
4) Şahin Mengü