DÖNEM: 23                            CİLT: 16                    YASAMA YILI: 2

 

 

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

TUTANAK DERGİSİ

 

78’inci Birleşim

18 Mart 2008 Salı

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

 

 I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II. - GELEN KÂĞITLAR

III. - GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI

1.- Muğla Milletvekili Gürol Ergin’in, balıkçıların sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı

2.- Adana Milletvekili Muharrem Varlı’nın, dane mısır üreticilerinin destekleme primlerine ilişkin gündem dışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı

3.- Niğde Milletvekili İsmail Göksel’in, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’ne ilişkin gündem dışı konuşması

 

IV.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1.- Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak ve 19 milletvekilinin, 1995’te meydana gelen İstanbul Gazi Mahallesi olaylarının araştırılması amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/153)

2.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat ve 25 milletvekilinin, Pazarcık’ta kurulması planlanan katı atık depolama tesisinin çevreye etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/154)

3.- Mersin Milletvekili Vahap Seçer ve 28 milletvekilinin, tahıl üretimi ve tüketiminde planlamadan kaynaklanan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/155)

B) ÖNERGELER

1.- İstanbul Milletvekili Atila Kaya’nın, Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanuna Ek Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi’nin (2/121) İç Tüzük’ün 37’nci maddesine göre doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/35)

 

V.- ÖNERİLER

A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ

1.- Genel Kurulun çalışma saatleri ile gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine ve 19/3/2008 Çarşamba günkü birleşiminde sözlü soruların görüşülmemesine; (8/4) esas no.lu genel görüşme önergesinin ön görüşmelerinin Genel Kurulun 20/03/2008 Perşembe günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi

 

VI.- SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, uzlaşmaya konu vergi ve cezalara ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/235) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

2.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, köylerin elektrik borçlarına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/257) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

3.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, bir firmayla ilgili bir iddiaya ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/262) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

4.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş’ın, büyükşehirlerde enerji iletim hatlarının yeraltına alınmasına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/264) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

5.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, futbol kulüplerinin vergi borçlarına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/284) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

6.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, öğretim üyelerinin özlük haklarının iyileştirilmesine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/286) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

7.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, çocuklarına ait şirketlere ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/300) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

8.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, kayıp ve kaçak elektriğe ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/324) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

9.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, elektrik zammına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/337) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

10.- Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın’ın, gazilere uygulanan elektrik bedeli indirimine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/342) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

11.- Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın’ın, memurların tedavi yolluklarının ödenmesine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/346) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

12.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, elektrik zammına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/362) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

13.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, Gaziantep’te sanayi elektriği için ayrı bir fiyat uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/363) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

14.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, elektrik zammına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/367) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

15.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, vergi borç ve cezalarının tahsiline ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/369) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

16.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, özel bir sınavla gelir uzmanlığına atama yapılmasına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/381) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

17.- Gaziantep milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, özelleştirme sonucu başka kamu kurum ve kuruluşlarında çalıştırılan kişilere ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/433) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

18.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, tarımsal sulama aboneleri ve birliklerinin elektrik borcuna ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/440) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

19.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, nüfusu azalan belediyelerin gelirlerine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/447) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

20.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, çift kabinli kamyonet sahiplerinden geçmişe dönük faiziyle tahsil edilen vergilere ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/463) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

21.- Adana Milletvekili Kürşat Atılgan’ın, rüzgâr makinelerinde KDV indirimi ve faizsiz kredi talebine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/478) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

22.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun, gübredeki KDV oranına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/490) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

 

VII.- MECLİS ARAŞTIRMASI

A) ÖN GÖRÜŞMELER

1.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat ve 20 milletvekilinin, termik santrallerin çevreye verdiği zararların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3)

2.- Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü ve 38 milletvekilinin, Trakya ve İstanbul ilinde çevre konularındaki gelişmelerin Ergene Çevre Düzeni Havza Planı’na etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/8)

3.- Kırklareli Milletvekili Tansel Barış ve 23 milletvekilinin, Kırklareli ili Vize ilçesindeki bir arazi ile ilgili iddiaların ve bu arazi üzerinde kurulması planlanan çimento fabrikasının çevre üzerindeki muhtemel etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/12)

4.- Adana Milletvekili Nevingaye Erbatur ve 23 milletvekilinin, Adana’daki lagünlerin karşı karşıya bulunduğu çevresel risklerin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/28)

5.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya ve 22 milletvekilinin, Bartın’da kurulması planlanan termik santralin olumlu ve olumsuz etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/31)

6.- Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük ve 22 milletvekilinin, Kaz Dağları’ndaki madencilik faaliyetlerinin araştırılarak çevreye olumsuz etkilerinin önlenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/33)

7.- Konya Milletvekili Hasan Angı ve 19 milletvekilinin, Konya Kapalı Havzası’ndaki su kaynaklarının karşı karşıya bulunduğu sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/38)

8.- Konya Milletvekili Orhan Erdem ve 28 milletvekilinin, Akşehir ve Eber Göllerindeki kirlilik ve diğer çevre sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/42)

9.- Çanakkale Milletvekili Mustafa Kemal Cengiz ve 27 milletvekilinin, Kaz Dağları’ndaki madencilik faaliyetlerinin araştırılarak çevrenin korunması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/47)

10.- Aydın Milletvekili Ahmet Ertürk ve 21 milletvekilinin, Büyük Menderes Nehri’ndeki kirliliğin ve çevreye etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/56)

11.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan ve 25 Milletvekilinin, balık çiftliklerinin çevreye ve turizme olumsuz etkilerinin araştırılarak su ürünleri yetiştiriciliğinin çevreyle uyumlu gerçekleştirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/59)

12.- Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ünlütepe ve 23 milletvekilinin, Eber Gölü’ndeki çevre kirliliğinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/62)

13.- İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam ve 29 milletvekilinin, altın arama faaliyetlerinin hukuki durumu ile çevreye etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/64)

14.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 23 milletvekilinin, Van Gölü’ndeki kirlenmenin önlenmesi ve Van ilinde turizmin geliştirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/65)

15.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı ve 26 milletvekilinin, Küçük Menderes Nehri’ndeki kirliliğin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/68)

16.- Artvin Milletvekili Metin Arifağaoğlu ve 24 Milletvekilinin, Artvin Cerattepe’deki madencilik faaliyetlerinin çevreye etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/71)

17.- Afyonkarahisar Milletvekili Abdülkadir Akcan ve 21 milletvekilinin, Eber Gölü’ndeki çevre sorunlarının araştırılarak gölün korunması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/84)

18.- Van Milletvekili Kayhan Türkmenoğlu ve 19 milletvekilinin, Van Gölü’ndeki çevre sorunlarının ve gölün potansiyelinin araştırılarak korunması ve değerlendirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/87)

19.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy ve 23 milletvekilinin, başta Afşin Elbistan olmak üzere termik santrallerin çevreye etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/89)

20.- Isparta Milletvekili Mevlüt Coşkuner ve 25 milletvekilinin, Isparta ilindeki göllerin çevre sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/98)

21.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin ve 22 milletvekilinin, balık çiftliklerinin çevre ve turizm üzerindeki etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/101)

22.- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu ve 39 milletvekilinin, denizlerdeki kirliliğin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/119)

23.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan ve 19 milletvekilinin, Kahramanmaraş'ta Narlı Ovası'na kurulması planlanan katı atık depolama tesisinin çevreye etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/145)

24.- Isparta Milletvekili Haydar Kemal Kurt ve 23 milletvekilinin, Eğirdir Gölü ve Havzası’ndaki çevre sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/146)

 

VIII.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi’nin, bölücü terör örgütünün eylemlerine ve bu eylemler sonucu hayatını kaybedenlere ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı (7/1819)

2.- Antalya Milletvekili Osman Kaptan’ın, tarımsal girdilerde KDV indirimine gidilip gidilmeyeceğine ve destekleme ödemelerine ilişkin Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/1826)

3.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, eğitici bilişim teknolojileri formatör sınavına sözleşmeli öğretmenlerin alınmamasına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/1844)

4.- İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız’ın, esnafın ve tüketicilerin sorunlarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/1861)

5.- İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu’nun, özelleştirilen Kütahya Şeker Fabrikasının taşınmazlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/1863)

6.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, Antalya’daki iki su temin projesine,

- Adana Milletvekili Nevingaye Erbatur’un, ağaçlandırılan alanlara ilişkin soruları ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/1876, 1942)

7.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, trafik kazalarına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı (7/1890)

8.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz’un, turizm rehberliğinin disipline edilmesine ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/1894)

9.- İstanbul Milletvekili D. Ali Torlak’ın, tersanelere elektrik enerjisi desteği verilmesine ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/1895)

10.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız’ın, bir holdingin Malatya fabrikalarının elektrik borcuna ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/1897)

11.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, Şanlıurfa-Viranşehir’de sulamada kullanılan elektrik bedellerini ödeyemeyen çiftçilere ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/1898)

12.- Isparta Milletvekili Mevlüt Coşkuner’in, Uluborlu İlçe Millî Eğitim Şube Müdürü hakkında açılan soruşturmaya ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/1899)

13.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, devredilen sağlık meslek liseleri yöneticilerine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/1901)

14.- Adana Milletvekili Nevingaye Erbatur’un, yükseköğrenim kredilerinin geri ödenmesinde yaşanan sorunlara ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/1902)

15.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız’ın, dinî inançları nedeniyle baskı gördüğü iddia edilen eğitimci ve öğrencilere ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/1903)

16.- Muğla Milletvekili Metin Ergun’un, halk kültürünün etkin öğretimine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı (7/1904)

17.- Artvin Milletvekili Metin Arifağaoğlu’nun, Artvin’deki baraj projelerine,

- Adana Milletvekili Nevingaye Erbatur’un, botanik bahçelerine,

- Muğla Milletvekili Metin Ergun’un, sığla ağaçlarının korunmasına,

İlişkin soruları ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/1941, 2003, 2071)

18.- Kocaeli Milletvekili Cumali Durmuş’un, Kocaeli’de işgal edilen orman arazileri ile “2B” kapsamındaki alanlara,

- İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam’ın, İzmir’de iş akitleri askıya alınan özürlü çalışanlara,

İlişkin soruları ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/1944, 2127)

19.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, İzmir’deki elektrik kesintilerine ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı (7/1953)

20.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, palmiye böceğiyle mücadeleye,

- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, çiftçilere ödenen fark ödemesi desteğine,

İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı (7/1960, 1961)

21.- Edirne Milletvekili Bilgin Paçarız’ın, Kapıkule Sınır Kapısındaki araç ve kişi giriş çıkışlarıyla ilgili sınırlamalara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/1975)

22.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, TOKİ konutları ile ilgili şikayetlere ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı (7/1985)

23.- Hatay Milletvekili Fuat Çay’ın, Serinyol Belediyesinin nüfus sayımına göre aldığı paya ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren’in cevabı (7/2008)

24.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Mut Kültür Sitesinin Mersin Üniversitesine devrine ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/2032)

25.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, Balıkesir’deki kültür merkezi inşaatına ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/2034)

26.- Muğla Milletvekili Metin Ergun’un, Milas’a zeytin ve zeytinyağı müzesi kurulmasına ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/2035)

27.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, KOSGEB’te görevden alınan personele ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı (7/2039)

28.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, Kâhta Organize Sanayi Bölgesine ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı (7/2040)

29.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş’ın, RTÜK’ün verdiği cezalara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Mehmet Aydın’ın cevabı (7/2058)

30.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Van’daki yatırımlara ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/2089)

31.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Van’daki yatırımlara ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/2090)

32.- Muğla Milletvekili Ali Arslan’ın, Milas ilçesine müze yapılmasına ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/2091)

33.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, Spor Toto Teşkilatının reklam harcamalarına ve personel alımına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu’nun cevabı (7/2112)

34.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis’in, Tunceli’nin bazı köylerine imam atanmasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Mustafa Said Yazıcıoğlu’nun cevabı (7/2118)

35.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş’ın, cenaze namazı kılınmayan kişilere ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mustafa Said Yazıcıoğlu’nun cevabı (7/2128)

36.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan’ın, Balıkesir Müftüsünün cuma vaazına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mustafa Said Yazıcıoğlu’nun cevabı (7/2129)

37.- Muğla Milletvekili Metin Ergun’un, Milas’ta zeytin ağaçlarında görülen bir hastalığa,

- Giresun Milletvekili Eşref Karaibrahim’in, fındığın kuraklıkta tarım sigortası kapsamına alınmasına,

İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı (7/2156, 2157)

38.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, yeni Anayasa taslağının yurt dışında bir konferansta açıklanacağı iddiasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı (7/2165)

39.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, bir soru önergesinin cevaplandırılmamasına ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Nevzat Pakdil’in cevabı (7/2295)

40.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı’nın, milletvekili araçlarının aranmasına ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Nevzat Pakdil’in cevabı (7/2381)

 

I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 14.03’te açılarak iki oturum yaptı.

Kırıkkale Milletvekili Osman Durmuş’un,

İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız’ın,

14 Mart Tıp Bayramı ve Sağlık Haftası’na ilişkin gündem dışı konuşmalarına, Sağlık Bakanı Recep Akdağ,

Bursa Milletvekili Ali Kul’un, İstiklal Marşı’mızın kabulünün 87’nci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşmasına, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay,

Cevap verdi.

Mardin Milletvekili Emine Ayna’nın Dilekçe Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ve 19 milletvekilinin, Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun’un uygulanmasında yaşanan sorunların araştırılarak (10/150),

Kastamonu Milletvekili Musa Sıvacıoğlu ve 22 milletvekilinin, Kastamonu başta olmak üzere tarihî ve kültürel varlıklarımızın araştırılarak etkin korunması için (10/151),

Iğdır Milletvekili Pervin Buldan ve 19 milletvekilinin, faili meçhul cinayetlerin araştırılarak (10/152),

Alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve ön görüşmelerinin sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının:

1’inci sırasında bulunan, Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın (1/498) (S. Sayısı: 110) görüşmeleri tamamlanarak kabul edilip kanunlaştığı açıklandı.

2’nci sırasında bulunan, Bursa Milletvekili Mehmet Altan Karapaşaoğlu ve 3 milletvekilinin, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ve Diğer Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin (2/146) (S. Sayısı: 111),

3’üncü sırasında bulunan, Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın (1/478) (S. Sayısı: 93),

Görüşmeleri, ilgili komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadıklarından, ertelendi.

18 Mart 2008 Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere birleşime 19.46’da son verildi.

 

 

Nevzat PAKDİL

 

 

 

Başkan Vekili

 

 

Yusuf COŞKUN

 

Murat ÖZKAN

 

Bingöl

 

Giresun

 

Kâtip Üye

 

Kâtip Üye

 

 

Fatoş GÜRKAN

 

 

 

Adana

 

 

 

Kâtip Üye

 

                                                                                                                                               No.:  109

II.- GELEN KÂĞITLAR

14 Mart 2008 Cuma

Süresi İçinde Cevaplandırılmayan Yazılı Soru Önergeleri

1.- Manisa Milletvekili Ahmet Orhan’ın, duble yol çalışmalarına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/1648)

2.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan’ın, dağıtılan bazı hediyelere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1821)

3.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı’nın, Veremle Savaş Özel Sağlık Hizmetleri Şirketinin denetimine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1822)

4.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya’nın, illerin ve bölgelerin sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralaması araştırmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1824)

5.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, İstanbul’daki tarihi bir yerin plan tadilatına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1825)

6.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, enerji yatırımlarına ve enerji politikasına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/1831)

7.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, Ankara-Çayyolu semtinin belediye otobüslerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1835)

8.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un Ankara-Çayyolu metrosu çalışmalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1837)

9.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, İstanbul İl Millî Eğitim Müdürü hakkındaki iddialar ile okullara dernek ve spor kulübü kurma baskısı yapıldığı iddialarına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/1845)

10.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, Çay İşletmelerindeki bazı işçilerin sözleşmeli personel yapılmasına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1846)

11.- Muğla Milletvekili Metin Ergun’un, Güllük Körfezi’ndeki balıkçıların kredi borçlarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1847)

12.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş’ın, iletişim alanındaki vergilere ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/1848)

13.- Eskişehir Milletvekili Fehmi Murat Sönmez’in, demiryolu güvenliğine ve TCDD yönetimine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/1849)

14.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, demiryollarının bakım ve onarımına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/1850)

15.- Trabzon Milletvekili Süleyman Latif Yunusoğlu’nun, Türk Telekom’un sabit hat abonelerinden aldığı sabit ücrete ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/1851)

16.- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun, baz istasyonlarına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/1852)

17.- İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız’ın, esnafın ve tüketicilerin sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Şimşek) yazılı soru önergesi (7/1861)

18.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, açık lise sınavlarına katılan öğrencilerin kıyafetlerine ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/1862)

                                                                                                                                               No.:  110

 

17 Mart 2008 Pazartesi

Süresi İçinde Cevaplandırılmayan Yazılı Soru Önergeleri

1.- Bursa Milletvekili Hamza Hamit Homriş’in, mahkum edilmiş eski milletvekillerinin özlük haklarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1548)

2.- İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu’nun, kamu görevlilerinin yurt dışı seyahatlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1865)

3.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Denizli’de depreme karşı dayanıklılık sağlamaya yönelik çalışmalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1866)

4.- İzmir Milletvekili Harun Öztürk’ün, gazilerin özlük haklarındaki sorunlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1867)

5.- İzmir Milletvekili Harun Öztürk’ün, kamuda işçi olarak çalışmış bulunanların sosyal güvenlik haklarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1868)

6.- Ankara Milletvekili Eşref Erdem’in, TPAO’nun üretimine ve yapılan bir atamaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1869)

7.- İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız’ın, cari açığa ve yabancı sermayeye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1870)

8.- Ankara Milletvekili Tekin Bingöl’ün, patlayıcı madde imalathaneleri ile LPG istasyonlarına ve LPG’li araç satışı yapan oto galerilerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1871)

9.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Adana’daki kayıt dışı yabancı, kaçak ve çocuk işçilere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/1874)

10.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği kapsamındaki elektrik satışlarına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/1882)

11.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, elektrik santrallerinin üretimine ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/1883)

12.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, akaryakıt kaçakçılığına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/1884)

13.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş’ın, Gaziosmanpaşa İlçesinde nüfus artışından kaynaklanan sorunlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1885)

14.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş’ın, muhtarlık kurumunun işlevselleştirilmesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1886)

15.- Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, meskun mahallerde parlayıcı ve patlayıcı maddelerin bulundurulmasının denetimine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1887)

16.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, Yalova’daki belediyelerce tahsil edilen taşınmaz kültür varlıklarının korunması katkı payına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1888)

17.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, Yalova’daki bazı belediyelerin borçlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1889)

18.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in, muhtarlıkların bazı sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1891)

19.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, Üniversitelerarası Kurul toplantısına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/1900)

20.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş’ın, Gaziosmanpaşa İlçesinde açılacak devlet hastanesine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/1905)

21.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız’ın, bir Amerikan sigara şirketinin yeni ürününü Türkiye’de test edeceği iddiasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/1907)

22.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan’ın, tren kazalarına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/1911)

23.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, tren raylarının bakımına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/1912)

24.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, TCDD personelinin statülerine göre dağılımına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/1913)

25.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, tren kazalarına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/1914)

26.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, TCDD teknik personelinin seçimi ve eğitimine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/1915)

27.- Hatay Milletvekili İzzettin Yılmaz’ın, taşımacılıkta 20 yaş üzeri araçların yurtdışı çıkış yasağına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/1916)

28.- İstanbul Milletvekili Atila Kaya’nın, Irak’ta Türkmenlere yönelik şiddete ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1921)

29.- İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen’in, Zeytinburnu’ndaki bir iş merkezinde meydana gelen patlamaya ve zararların giderilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1924)

 

 

                                                                                                                                               No.:  111

 

18 Mart 2008 Salı

Tasarılar

1.- Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/542) (Adalet ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.3.2008)

2.- Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Devleti Arasındaki Kara Sınırı Boyunca Yapılacak Mayın Temizleme Faaliyetleri ile İhale İşlemleri Hakkında Kanun Tasarısı (1/543) (Dışişleri; Millî Savunma; Tarım, Orman ve Köyişleri ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.3.2008)

Teklifler

1.- Bursa Milletvekili Hamza Hamit Homriş ve 4 Milletvekilinin; Türkiye Emekli Subaylar, Emekli Astsubaylar, Harp Malulü Gaziler Şehit ve Dul Yetimleri ile Muharip Gaziler Dernekleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/183) (Millî Savunma ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.3.2008)

2.- Samsun Milletvekili Osman Çakır ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili, Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın; Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/184) (Millî Savunma ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.3.2008)

3.- Yozgat Milletvekili Osman Çoşkun’un; Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/185) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.3.2008)

4.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin; 4733 Sayılı Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Yeniden Yapılandırılması ile Tütün ve Tütün Mamullerinin Üretimine, İç ve Dış Alım ve Satımına, 4046 Sayılı Kanunda ve 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/186) (Tarım, Orman ve Köyişleri ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.3.2008)

Rapor

1.- Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile İzmir Milletvekili Bülent Baratalı’nın; Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; İzmir Milletvekili Bülent Baratalı’nın; Devlet Memurları Kanunu ile Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi; İzmir Milletvekili Bülent Baratalı’nın; Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi; Manisa Milletvekili Şahin Mengü’nün; 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi; Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk ve 19 Milletvekilinin; 17.7.1964 Tarihli ve 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa Geçici Maddeler Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi; Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu’nun; Engelli Memurların Emekliliğini Düzenleyen 5434 Sayılı Kanunun 39 uncu Maddesinin (j) Bendinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi; İzmir Milletvekili Bülent Baratalı’nın; 3201 Sayılı “Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun”da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; İzmir Milletvekili Bülent Baratalı ve 24 Milletvekilinin; 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 4 Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ve 12 Milletvekilinin; Sanatçıların Sosyal Güvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanun Teklifi ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları (1/465, 2/30, 2/31, 2/37, 2/64, 2/71, 2/79, 2/136, 2/147, 2/149) (S. Sayısı: 119) (Dağıtma tarihi: 18.3.2008) (GÜNDEME)

Sözlü Soru Önergeleri

1.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız’ın, öğretmen atamalarındaki kontenjanlara ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/505) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

2.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, Gaziantep’teki bazı belediyelerin kapatılmasına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/506) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/2/2008)

3.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir’in, usta öğreticilerin sosyal güvenlik haklarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/507) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

4.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, adrese dayalı nüfus kayıt sistemi verilerinin belediye gelirlerine etkisine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/508) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

5.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, belediyelere yapılacak afet yardımlarına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/509) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

6.- Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın’ın, kamuda bahşişle ilgili bir açıklamasına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/510) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

7.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Turhal-Tokat demiryolu çalışmalarına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/511) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

8.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, özelleştirilen kuruluşların değerlerine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/512) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

9.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici’nin, İstanbul-Muş seferini yapan uçaktaki bir arızaya ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/513) (Başkanlığa geliş tarihi: 3/3/2008)

10.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, YÖK Başkanı hakkında soruşturma izni verilmeyeceğine yönelik açıklamasına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/514) (Başkanlığa geliş tarihi: 3/3/2008)

11.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, tasfiye halindeki bir finans kurumuna ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/515) (Başkanlığa geliş tarihi: 4/3/2008)

12.-Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, özelleştirilen Kütahya Şeker Fabrikasına ait arsayla ilgili iddialara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/516) (Başkanlığa geliş tarihi: 4/3/2008)

13.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, TPAO eski Genel Müdürünün bir enerji şirketinde çalışmasına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/517) (Başkanlığa geliş tarihi: 4/3/2008)

14.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız’ın, Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi hakkındaki iddialara ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/518) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

15.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, televizyon dizilerindeki bazı sahnelerin sürelerine ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Aydın) sözlü soru önergesi (6/519) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

Yazılı Soru Önergeleri

1.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, narenciye üretiminde don riskine karşı alınacak tedbirlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2235) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

2.- Bursa Milletvekili Abdullah Özer’in, Başbakanlık Basın Sözcüsünün yazdığı iki kitabın basım ve tanıtım maliyetine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2236) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

3.- İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek’in, satılan Sabah-ATV’nin devir işlemlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2237) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

4.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, velayeti annede olan bir çocuğun babası tarafından kaçırılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2238) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

5.- Amasya Milletvekili Hüseyin Ünsal’ın, Amasya’daki bir dershaneye baskı yapıldığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2239) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

6.- Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ünlütepe’nin, bazı kamu kurumlarında ve liselerde türban takıldığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2240) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

7.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici’nin, Ceylanpınar’da Hazine arazilerinin tapuya dönüştürülmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2241) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

8.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis’in, yurt dışından soruşturma talepli bir dosya gelip gelmediğine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2242) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

9.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in, doğalgaz sayacı aboneliğinde haksız kazanç sağlandığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2243) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

10.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifinin borçlarının yapılandırılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2244) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

11.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, TRT haber bültenleri ile ilgili bir iddiaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2245) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

12.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, türbanla ilgili açıklamalarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/2246) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

13.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, Mavi Hat Operasyonu soruşturma safhasıyla ilgili iddialara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/2247) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/2/2008)

14.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, YÖK’e atanan bir danışmana ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/2248) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/2/2008)

15.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, işsizliğe ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/2249) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

16.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, işsizlik sorununun çözümüne ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/2250) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

17.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, sanayi sektöründeki ara eleman açığına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/2251) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

18.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan’ın, İzmir Sağlık İşleri İl Müdürlüğüyle ilgili bazı iddialara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/2252) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

19.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, balıkçılık sektöründeki sorunlara ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/2253) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

20.- Mersin Milletvekili İsa Gök’ün, Mersin sahillerinde balık çiftlikleri kurulacağı iddiasına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/2254) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

21.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş’ın, su kaynaklarındaki azalmaya ve arıtma tesislerine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/2255) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

22.- Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, Melen Çayından su temini projesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/2256) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

23.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, Adana’daki hava kirliliğine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/2257) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

24.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, Mavi Hat Operasyonu soruşturma safhasıyla ilgili bazı iddialara ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2258) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/2/2008)

25.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik’in, BOTAŞ’ın vergi borcuna ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2259) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

26.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, Adana Valilik binasının engelli asansörüne ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2260) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

27.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Adana Büyükşehir Belediyesince yaptırılan sosyal tesislere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2261) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

28.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat’ın, TEKEL’in özelleştirilmesine tepki gösteren işçilere yapılan müdahaleye ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2262) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

29.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, polislerin özlük haklarının iyileştirilmesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2263) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

30.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Adana Büyükşehir Belediyesi taşınmaz tasarruflarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2264) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

31.- Ankara Milletvekili Tekin Bingöl’ün, Ankara Büyükşehir Belediyesinin bir kuruluşunun eski genel müdürü hakkındaki iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2265) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

32.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, Adana’nın ulaşım sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2266) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

33.- Bursa Milletvekili Abdullah Özer’in, Bursa’da turizmin geliştirilmesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/2267) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

34.- Bursa Milletvekili Abdullah Özer’in, Bursa’daki kültür ve tabiat varlıklarına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/2268) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

35.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, İznik’te Roma dönemi kalıntılarında yapılan çalışmalara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/2269) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

36.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, Perre Antik Kentindeki çalışmalara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/2270) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

37.- Muğla Milletvekili Ali Arslan’ın, Bodrum-Gümüşlük Beldesindeki bir kazı çalışmasının durdurulmasına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/2271) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

38.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat’ın, TEKEL’in özelleştirilmesine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/2272) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

39.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir’in, maden üretimi yapan kurumların özelleştirme şartlarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/2273) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

40.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik’in, kurumlar vergisinde kaldırılan yatırım indirimine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/2274) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

41.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, teşvik kapsamındaki illerde asgari geçim indirimine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/2275) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

42.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, sağlık meslek lisesi öğretmenlerinin görev yerlerinin değiştirilmesine ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2276) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

43.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, müdür ve müdür yardımcılığı sınavlarına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2277) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

44.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, giyim öğretmenliği branşına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2278) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

45.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, bir köy ilköğretim okuluna taşımalı eğitim uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2279) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

46.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Adana’da öğretmenlerin yararlanabildiği sosyal tesislere ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2280) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

47.- Bursa Milletvekili Abdullah Özer’in, hastanelerde yaşanan şiddet olaylarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2281) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

48.- Giresun Milletvekili Eşref Karaibrahim’in, Kale Devlet Hastanesinin Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesine devrine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2282) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

49.- İstanbul Milletvekili Hüseyin Mert’in, hizmete kapanan Beykoz Devlet Hastanesine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2283) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/2/2008)

50.- Edirne Milletvekili Bilgin Paçarız’ın, bir sağlık ocağında çalışan bir sağlık personeline ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2284) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

51.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, üretimin artırılmasına yönelik çalışmalara ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/2285) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

52.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Adana’da kurulacak Tarımsal İhtisas Organize Sanayi Bölgesine ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/2286) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

53.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun, sanayi siciline kayıt işlemlerine ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/2287) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

54.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Ertabur’un, Adana’daki tarımsal destekleme ödemelerine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2288) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/2/2008)

55.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, Çukurova topraklarının verimliliğine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2289) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

56.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, Adana’da destekleme primi ödemelerine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2290) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

57.- Kars Milletvekili Zeki Karabayır’ın, Kars-Ani bölünmüş yoluna ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/2291) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

58.- Kars Milletvekili Zeki Karabayır’ın, Selim-Göle yoluna ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/2292) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

59.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bursa’daki bir inşaat şirketinin vatandaşları mağdur ettiği iddiasına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2293) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

60.- Kars Milletvekili Zeki Karabayır’ın, Kars’taki baraj çalışmalarına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/2294) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

61.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, bir soru önergesinin cevaplandırılmamasına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/2295) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

62.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, siyasi parti gruplarının parlamentolararası birlik gruplarında temsiline ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/2296) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/2/2008)

63.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, yurt dışı ziyaretlere katılacak milletvekillerinin belirlenmesine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/2297) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/2/2008)

64.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, dostluk gruplarının üye seçimine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/2298) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/2/2008)

65.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Menderes Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin özelleştirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2299) (Başkanlığa geliş tarihi: 3/3/2008)

66.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, Millî Eğitim Bakanının YÖK Başkanıyla ilgili bir açıklamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2300) (Başkanlığa geliş tarihi: 3/3/2008)

67.- Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir’in, Dünya Bankasından alınan krediyle ilgili iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2301) (Başkanlığa geliş tarihi: 3/3/2008)

68.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, tekstil ve hazır giyim sektöründeki sorunlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2302) (Başkanlığa geliş tarihi: 3/3/2008)

69.- İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen’in, yolsuzlukla ilgili bir ihbar mektubu iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2303) (Başkanlığa geliş tarihi: 3/3/2008)

70.- İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız’ın, şehit ailelerinin tazminat davası açıp açmadığına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2304) (Başkanlığa geliş tarihi: 4/3/2008)

71.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, enflasyon artışının memur ve emekli maaşına yansıtılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2305) (Başkanlığa geliş tarihi: 4/3/2008)

72.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, Suriye sınırındaki mayınlardan temizlenecek araziye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2306) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

73.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, bir enerji grubuyla ilgili iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2307) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

74.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, makine ve ekipman hibe desteğine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2308) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

75.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit’in, Türkiye Kızılay Derneği yönetimine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2309) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

76.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman’ın, Muş’ta lale yetiştiriciliğinin desteklenmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2310) (Başkanlığa geliş tarihi: 6/3/2008)

77.- İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen’in, Feshane’nin kiralanmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2311) (Başkanlığa geliş tarihi: 6/3/2008)

78.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici’nin, Suruç Sulama Projesine ve çiftçilerin teşvikine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2312) (Başkanlığa geliş tarihi: 6/3/2008)

79.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Adana Büyükşehir Belediyesine vergi gelirlerinden verilen paya ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2313) (Başkanlığa geliş tarihi: 3/3/2008)

80.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Sakarya’daki yatırımlara ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2314) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

81.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Sakarya’daki yatırımlara ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2315) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

82.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, Sorgun Ormanındaki ağaçların ve kumulların korunmasına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/2316) (Başkanlığa geliş tarihi: 3/3/2008)

83.- Kocaeli Milletvekili Hikmet Erenkaya’nın, İzmit Körfezinde yapılacak yeni tersanelere ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/2317) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

84.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz’un, Marmaris’teki bir ormanlık alanda verilen madencilik iznine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/2318) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

85.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, Antalya’daki bir taş ocağının çevreye etkisine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/2319) (Başkanlığa geliş tarihi: 6/3/2008)

86.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, TPAO’ya yapılan bir bürokrat atamasına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2320) (Başkanlığa geliş tarihi: 3/3/2008)

87.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz’un, TPAO ile bir enerji şirketinin elektrik santrali konusunda gizlilik anlaşması yaptığı iddiasına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2321) (Başkanlığa geliş tarihi: 3/3/2008)

88.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz’un, Marmaris’teki bir ormanlık alanda ruhsat alan madencilik firmasına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2322) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

89.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, Antalya’daki termik santral inşaatına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2323) (Başkanlığa geliş tarihi: 6/3/2008)

90.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, gazetelerin belirli niteliğe sahip personel çalıştırmak zorunda bırakılmasına yönelik düzenlemeye ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Aydın) yazılı soru önergesi (7/2324) (Başkanlığa geliş tarihi: 6/3/2008)

91.- Hatay Milletvekili Gökhan Durgun’un, Antakya Huzurevinde kalanların emanetteki paralarına ilişkin Devlet Bakanından (Nimet Çubukçu) yazılı soru önergesi (7/2325) (Başkanlığa geliş tarihi:6/3/2008)

92.- Zonguldak Milletvekili Ali Koçal’ın, TRT’nin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Aydın) yazılı soru önergesi (7/2326) (Başkanlığa geliş tarihi: 6/3/2008)

93.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan yapılan yardımlara ilişkin Devlet Bakanından (Nimet Çubukçu) yazılı soru önergesi (7/2327) (Başkanlığa geliş tarihi: 6/3/2008)

94.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı’nın, kadına yönelik şiddete ilişkin Devlet Bakanından (Nimet Çubukçu) yazılı soru önergesi (7/2328) (Başkanlığa geliş tarihi: 6/3/2008)

95.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz’un, kadın istihdamına ve kadınlara karşı ayrımcı uygulamalar yapıldığı iddiasına ilişkin Devlet Bakanından (Nimet Çubukçu) yazılı soru önergesi (7/2329) (Başkanlığa geliş tarihi: 6/3/2008)

96.- Isparta Milletvekili Mevlüt Coşkuner’in, uzman jandarmaların özlük haklarının iyileştirilmesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2330) (Başkanlığa geliş tarihi: 3/3/2008)

97.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Adana Büyükşehir Belediyesince kurulan sosyal ve sağlık tesislerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2331) (Başkanlığa geliş tarihi: 3/3/2008)

98.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Adana İl Özel İdaresinin çocuk yuvası ve yetiştirme yurtları ile ilköğretim kurumlarına yönelik hizmetlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2332) (Başkanlığa geliş tarihi: 3/3/2008)

99.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, il özel idarelerince kullandırılan mikro kredilere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2333) (Başkanlığa geliş tarihi: 3/3/2008)

100.- Ankara Milletvekili Tekin Bingöl’ün, Ankara’daki yolların ve kaldırımların durumuna ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2334) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

101.- Bursa Milletvekili Abdullah Özer’in, polis teşkilatı olmayan ilçelere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2335) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

102.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Sakarya’daki yatırımlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2336) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

103.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Sakarya’daki yatırımlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2337) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

104.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş’ın, yerel medyanın sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2338) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

105.- Hatay Milletvekili Fuat Çay’ın, Antakya Belediyesinin imar düzenlemesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2339) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

106.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit’in, Davutpaşa’da yaşanan patlamaya ve Ayazma’daki sit alanına yapılan inşaata ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2340) (Başkanlığa geliş tarihi: 6/3/2008)

107.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, Meram Çomaklı mevkiinde kurulacak et kombinasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2341) (Başkanlığa geliş tarihi: 6/3/2008)

108.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, Erzurum ve Rize’nin kurtuluşu etkinliklerindeki temsili gösterilere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2342) (Başkanlığa geliş tarihi: 6/3/2008)

109.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, TOKİ’nin “Tarım Köy Projesi” kapsamında Siirt’te yaptığı Bostancık konutlarıyla ilgili iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2343) (Başkanlığa geliş tarihi: 6/3/2008)

110.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, Erzurum’un Ilıca İlçesinin isminin değiştirilmesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2344) (Başkanlığa geliş tarihi: 6/3/2008)

111.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Adana Büyükşehir Belediyesinin kültür ve tabiat varlıklarına yönelik çalışmalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2345) (Başkanlığa geliş tarihi: 6/3/2008)

112.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Adana Büyükşehir Belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2346) (Başkanlığa geliş tarihi: 6/3/2008)

113.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, Antalya Yüzüncüyıl Spor Kompleksi arazisi üzerindeki ihaleye ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2347) (Başkanlığa geliş tarihi: 6/3/2008)

114.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, Serik İlçesindeki bir antik kente ve civarındaki tarihi değerlere ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/2348) (Başkanlığa geliş tarihi: 3/3/2008)

115.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, Devlet Halk Dansları Topluluğu genel sanat yönetmeni hakkındaki iddialara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/2349) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

116.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, İznik’teki kazı çalışmalarında iş makinelerinin kullanıldığı iddiasına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/2350) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

117.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz’un, Marmaris’teki bir ormanlık alanda verilen madencilik iznine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/2351) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

118.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, envanterden düşülen bir arkeolojik esere ve müze müdürlerine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/2352) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

119.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Sakarya’daki yatırımlara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/2353) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

120.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Sakarya’daki yatırımlara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/2354) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

121.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, yargılanan bir grup lise öğrencisine ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2355) (Başkanlığa geliş tarihi: 3/3/2008)

122.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, eğitim yatırımlarına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2356) (Başkanlığa geliş tarihi: 3/3/2008)

123.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı’nın, Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünce hazırlanan bir kitaba ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2357) (Başkanlığa geliş tarihi: 3/3/2008)

124.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Çıldır Lisesindeki öğretmen ihtiyacına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2358) (Başkanlığa geliş tarihi: 3/3/2008)

125.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Kütahya’daki ilköğretim okullarında derslik açığı olup olmadığına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2359) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

126.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Kütahya’da ikili eğitim verilen ilköğretim okullarına ve sınıflardaki ortalama öğrenci sayısına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2360) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

127.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Kütahya’daki liselerde derslik açığı bulunup bulunmadığına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2361) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

128.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Kütahya’da ikili eğitim verilen liselere ve sınıflardaki ortalama öğrenci sayısına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2362) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

129.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Kütahya’daki ilköğretim okullarının yöneticilerine ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2363) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

130.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Tunceli’deki bir kütüphanenin kapatılmasına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2364) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

131.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Sakarya’daki yatırımlara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2365) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

132.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Sakarya’daki yatırımlara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2366) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

133.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, Erzurum ve Rize’nin kurtuluşu etkinliklerindeki temsili gösterilere ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2367) (Başkanlığa geliş tarihi: 6/3/2008)

134.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız’ın, Özel Hastaneler Yönetmeliğinde yapılan değişikliğe ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2368) (Başkanlığa geliş tarihi: 3/3/2008)

135.- Muğla Milletvekili Metin Ergun’un, Bodrum’daki sualtı hekimi ve yardımcı teknik personel ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2369) (Başkanlığa geliş tarihi: 4/3/2008)

136.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Sakarya’daki yatırımlara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2370) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

137.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Sakarya’daki yatırımlara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2371) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

138.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, bal arılarının ölümüne ve bal ithalatına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2372) (Başkanlığa geliş tarihi: 3/3/2008)

139.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz’un, Marmaris’te bir ormanlık alanda verilen madencilik iznine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2373) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

140.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Sakarya’daki yatırımlara ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/2374) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

141.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Sakarya’daki yatırımlara ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/2375) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

142.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan’ın, Bandırma bağlantılı bölünmüş yol çalışmaları sebebiyle kamulaştırılan arazilere ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/2376) (Başkanlığa geliş tarihi: 6/3/2008)

143.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, Gümrük Müsteşarlığında yargılaması sürdüğü halde görevine devam eden bürokrat olup olmadığına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Hayati Yazıcı) yazılı soru önergesi (7/2377) (Başkanlığa geliş tarihi: 3/3/2008)

144.- Bursa Milletvekili Abdullah Özer’in, Ziraat Bankası şubelerinin dış cephe ve iç tadilat yenileme işine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Nazım Ekren) yazılı soru önergesi (7/2378) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

145.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş’ın, yerel yayın kuruluşlarına vergi kolaylığı sağlanmasına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/2379) (Başkanlığa geliş tarihi: 5/3/2008)

146.- Kırklareli Milletvekili Tansel Barış’ın, Hazine Müsteşarlığı Merkezi Finans ve İhale Birimlerine ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Şimşek) yazılı soru önergesi (7/2380) (Başkanlığa geliş tarihi: 6/3/2008)

147.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı’nın, milletvekili araçlarının aranmasına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/2381) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/2/2008)

Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak ve 19 Milletvekilinin, 1995’te meydana gelen İstanbul-Gazi Mahallesi olaylarının araştırılması amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/153) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/03/2008)

2.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat ve 25 Milletvekilinin, Pazarcık’ta kurulması planlanan Katı Atık Depolama Tesisinin çevreye etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/154) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/03/2008)

3.- Mersin Milletvekili Vahap Seçer ve 28 Milletvekilinin, tahıl üretimi ve tüketiminde planlamadan kaynaklanan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/155) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/03/2008)

 

 

18 Mart 2008 Salı

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.00

BAŞKAN: Başkan Vekili Şükran Güldal MUMCU

KÂTİP ÜYELER:Harun TÜFEKCİ (Konya), Fatma SALMAN KOTAN (Ağrı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 78’inci Birleşimini açıyorum.

Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.

Gündem dışı ilk söz, balıkçıların sorunları hakkında söz isteyen Muğla Milletvekili Gürol Ergin’e aittir.

Buyurunuz Sayın Ergin. (CHP sıralarından alkışlar)

Süreniz beş dakikadır.

III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI

1.- Muğla Milletvekili Gürol Ergin’in, balıkçıların sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı

GÜROL ERGİN (Muğla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; balıkçılarımızın kimi sorunlarını sizlerle paylaşmak ve bu sorunların giderilmesi konusundaki düşüncelerimi belirtmek üzere söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken, Sayın Başkan sizi, değerli milletvekillerini ve büyük Türk ulusunu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bugün 18 Mart. Bugün, tarihte eşine az rastlanan destansı bir mücadele sonrasında kazandığımız Çanakkale Zaferi’nin 93’üncü yıl dönümü. Bu yıl dönümünü büyük bir mutlulukla kutluyoruz. Tarihe altın harflerle yazılan bu zaferin yıl dönümünde başta Ulu Önder, Eşsiz Kahraman Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, özgürlük ve bağımsızlığımız uğruna hayatlarını yitiren kahraman şehitlerimizi, sonsuzluğa ulaşan gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor, milletimizin bu onurlu gününü kutlarken, tüm dünyaya büyük bir öz güvenle “Çanakkale bugün de geçilmez” diyebilmenin onurunu yaşıyoruz.

Değerli milletvekilleri, 8 Şubat 2008 tarih ve 26781 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 5728 sayılı Kanun’un 120’nci maddesi ile 4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanun’un 20’nci maddesi değiştirilmiştir. Değiştirilen maddede gemi büyüklüğü ve kullanım amacı gibi konular belirtilmemiş, 100 metrelik ticari gemi ile 9 metrelik bir balıkçı teknesi aynı ceza kategorisine sokulmuş ve cezalar 5 bin ila 25 bin Türk lirası arasında geniş bir miktar aralığında tutulmuştur. Ayrıca, cezaların uygulanması da bu geniş aralıkta keyfîliğe bırakılmıştır.

Son yasal değişiklik yapılmadan önce su ürünleri sektörü özellikle Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanun gereği denetimler sırasında ortaya çıkan ufak tefek eksiklikler nedeniyle mahkemelere gitmekten şikâyetçiydi. Sancak borda feneri ampul kesmiş veya can yeleğinde gemi ismi okunamayan 8 metrelik balıkçı teknesi kaptanı yargıç karşısına çıkıp savunma yapmakta, avukat tutmakta, davası da yıllarca sürmekteydi. Özellikle can simitleri, ışıklı şamandıraları devamlı arıza yaptığı için her denetim mahkemeye sevkle bitiyordu; mahkemeler büyük iş yükü altında kalıyor, yüzlerce dosyayla yıllarca uğraşıyordu. İstenen çözüm, adli ceza hükümlerinin idariye çevrilmesi, yani her basit eksik için üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla dava açılmamasıydı. Bunun yerine olay yerinde anında kesilecek bir para cezası hem idarenin hem sektörün istediği en etkili çözüm olarak görülüyordu.

İstenen sonunda gerçekleşti. Deniz mevzuatının tüm önemli kanunlarının ceza hükümleri 8 Şubatta yayımlanan 5728 sayılı Kanun’la değişti. Değişti ama, yapılan değişiklik balıkçıların yağmurdan kaçarken doluya tutulduklarını, yeni düzenlemenin balıkçılar için çok daha büyük kâbus oluşturacağını gösteriyor. 5728 sayılı Kanun’un balıkçıları ilgilendiren maddeleri yüksek miktarda idari para cezaları öngörmektedir. Bu Kanun, ekmeğini denizlerimizden bin bir özveriyle sağlayan balıkçılarımızın kullandıkları balıkçı teknelerini hiçbir ayrım yapmadan uluslararası sefer yapan gemiler ve yolcu gemileriyle aynı kefeye koymakta, ticari gemiler ve yolcu gemilerine getirilen yüksek miktarda para cezalarının balıkçı teknelerine de aynen uygulanmasını öngörmektedir. Bu, balıkçılarımıza yapılan büyük ve kabul edilmez bir haksızlıktır. Bir gemideki her türlü cihaz ve donanım, ağır hava ve deniz koşulları nedeniyle zaten her an arızaya maruz kalma riski taşıyor. Böyle bir teçhizatın azizliğine uğrayan kişi için, hele hele küçük tekne ilgilisi için en az 5 bin YTL ceza kesilmesi son derece aşırı kaçmaktadır.

Kara yollarında giderken trafik çevirme yapsa, arka stop lambası yanmayan arabamız için 5 bir YTL ceza yazsa, arabayı parka çekse, acaba nasıl tepki verirdik? Konu deniz olunca cezalar birden fazlalaşıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Ergin, lütfen, sözlerinizi tamamlayınız.

Buyurunuz.

GÜROL ERGİN (Devamla) – Elbette deniz emniyeti çok önemli ama unutmayalım ki her gün ortalama 15-20 kişi denizde değil kara yollarında can veriyor.

Ceza uygulamalarına ilişkin çok sayıdaki güncel örneklerden birini dikkatlerinize sunuyorum: İskenderun’da balıkçı Şaban Ödük’e, balıkçı teknesinde beş adet can yeleği bulunması gerekirken dört adet can yeleği bulunması nedeniyle sahil güvenlik tarafından 27 Şubat 2008’de 5 bin YTL ceza kesilmiştir. Geçimini sağlamak için çırpınan bir balıkçıya kesilen bu cezaya adil demek mümkün müdür?

Su ürünlerini, avcılık yöntemiyle küçük çiftçi kapsamında yapmakta olan balıkçılarımızın geliri son yıllarda oldukça düşmüş, av miktarı balıkçının masraflarını karşılayamayacak kadar azalmıştır. Balıkçılarımız, çoğu zaman, verilen para cezalarını bankalardan kredi alarak ödeyebilmekte ve geri ödemesi için uzun süre mağdur yaşamaktadır.

Çözüm için, söz konusu 120’nci maddenin ihlali durumunda, teknesini dahi satsa ödeyemeyeceği bu cezaların tekne boylarına göre değerlendirilmesi, uygulanan cezanın suça uygun ve adil olması ilkesi açısından gereklidir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Denizcilik Müsteşarlığının bağlı olduğu Devlet Bakanlığını, bu açık haksızlığı giderecek yasal düzenlemeyi gerçekleştirecek çalışmayı en kısa zamanda yapmaya çağırıyor; Sayın Başkan, sizi, değerli milletvekillerini, balıkçı kardeşlerimi ve yüce Türk ulusunu tekrar saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Ergin.

Gündem dışı ikinci söz, dane mısır primleri hakkında söz isteyen Adana Milletvekili Muharrem Varlı’ya aittir.

Buyurun Sayın Varlı. (MHP sıralarından alkışlar)

Süreniz beş dakikadır.

2.- Adana Milletvekili Muharrem Varlı’nın, dane mısır üreticilerinin destekleme primlerine ilişkin gündem dışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı

MUHARREM VARLI (Adana) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dane mısır destekleme primi hakkında gündem dışı söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlarım.

Sözlerime başlamadan, 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günü münasebetiyle başta Mustafa Kemal Atatürk ve resmî verilere göre 250 bin şehidimizi minnet ve şükranla anmak istiyorum.

Sayın milletvekilleri, mısır, Türk çiftçisinin ürettiği önemli bir endüstri bitkisidir. Türkiye'nin yaklaşık mısır ihtiyacı 4 milyon ton civarındadır. İki yıldır üretilen mısır, ihtiyacı karşılayacak miktara ulaşmıştır. Mısırdan boya, yem, yağ ve glikoz gibi önemli sanayi ham maddeleri elde edilmektedir.

Sayın milletvekilleri, çiftçimiz çok zor günler yaşamaktadır. Âdeta tarlasını ekmekten aciz hâle getirilmiştir ama ısrarla, inatla üretmeye devam etme arzusu içerisindeki Türk çiftçisi; Hükûmet tarafından yok sayılmaya, toprağından koparılmaya çalışılmaktadır.

Gübre fiyatları ve akaryakıt fiyatları her gün yeni zam görmektedir. Bunlar, çiftçinin en ağır girdileridir. Ziraat Odaları verilerine göre, gübre, akaryakıt, tarla kirası, kimyasal ilaç, işçilik maliyeti ve sulama giderleri ile 1 dönüm mısırın çiftçiye maliyeti 390 milyon civarındadır. İyi bakıldığı zaman 1 dönüm mısırdan bin kilogram ile 1.200 kilogram arasında mısır alınır. Serbest piyasadaki dane mısır fiyatı 360 bin lira ile 410 bin lira arasında değişmektedir. Şimdi, çiftçi, bu fiyattan mahsulünü sattığı zaman, girdiler ile eline geçeni hesap ettiğimizde, çok düşük bir maliyetle, çok az kazanarak üretim yapmaya devam etmek arzusundadır.

Bir de bunlar yetmiyormuş gibi, geçen yıl hem koçan hem sap kurdu haşeresi yüzünden ikinci ürün mısırda çok ağır zayiat yaşandı bölgede. Sayın Başbakanın sayın valilere söylediği gibi, tarım il müdürlüğü ve tarım ilçe müdürlüğü yetkilileri aracın şoför mahalline binip bizzat tarla takım dolaşarak zarar ziyan tespiti yaptılar, ilgili makamlara da bildirdiler. Ama, Sayın Başbakanın “gereğini yapın” dediği gereği yapılmadı. Yetkililerce gereği yapılmadı, zayiat çiftçinin yanına kâr kaldı.

Değerli milletvekilleri, Hükûmet yetkilileri bu kürsüden defalarca popülist politika yapmadıklarını zikrettiler, ama görüyoruz ki dane mısırın, ama görüyoruz ki popülist politikanın en âlâsını onlar yapmışlar. Dane mısırın geçen yılki 1 kilogram için ödenen primi 67 bin liraydı. Bunu seçimlerden hemen önce ödediler. Milletin huzuruna çıkıp çiftçiye ne kadar çok destek verdiklerinden bahsettiler. Seçim bitti, oylarını aldılar. Artık ne çiftçinin ne köylünün ne memurun ne işçinin bir dahaki seçime kadar bir hükmü kalmadı. Onun için, dane mısırın destekleme prim fiyatını 20 bin liraya düşürdüğünü duyduk. Şimdi, ben buradan Sayın Bakana ve siz değerli milletvekillerine sormak istiyorum. Birdenbire sizin maaşınız yüzde 70 oranında düşürülse, acaba tepkiniz nasıl olur? İşte, sizin tepkiniz nasılsa, şu anda çiftçinin tepkisi de böyledir. Çukurova’da uygulanan yanlış politikalarla pamukçuluk bitti, çiftçi de alternatif ürün olarak mısır ekmeye başladı. Şimdi, verdiğiniz bu komik primle çiftçiye “mısırı da ekme” diyorsunuz. Peki, çiftçi ne eksin? Tarlasını boş mu bıraksın yoksa ekonomik sıkıntılar içerisinde toprağı ucuzlasın da yabancı vakıflar tarafından satın mı alınsın ya da üretim baltalansın, üretim desteklenmesin, dışarıdan buğday, mısır, pamuk mu ithal edelim? Bunu mu arzu ediyorsunuz? Gelin bu yanlış uygulamadan vazgeçin.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Lütfen sözlerinizi tamamlayınız Sayın Varlı.

MUHARREM VARLI (Devamla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Enflasyon artışını da göz önünde bulundurarak geçen yılki rakamın üzerinde bir destek prim verelim, çiftçimizi sevindirelim. Çiftçimiz üretmek ve ürettiğinden kazanmak istiyor. “Avrupa Birliği, Avrupa Birliği” diyorsunuz, peki, çiftçimize Avrupa Birliği ülkelerinin verdiği pirim desteği oranında destek verin, girdileri Avrupa Birliği seviyesinde ayarlayın; o zaman Türk çiftçisine dünya ülkeleriyle rekabet etme şansını vermiş olursunuz. Biz biliyoruz ki Türk çiftçisinin anasını da alıp gideceği başka bir yer kalmadı!

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Varlı.

Gündem dışı iki söze de Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Mehmet Mehdi Eker cevap verecektir.

Buyurunuz Sayın Eker. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Süreniz yirmi dakikadır.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, yüce Meclisin değerli üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle tabii ben 2 sayın milletvekilimizin gündem dışı yaptıkları konuşma da tarımla ilgili olduğu için, benim konumla ilgili olduğu için ikisine birleştirerek cevap vereceğim.

Öncelikle tabii Sayın Gürol Ergin’in balıkçıların sorunları ile ilgili gündem dışı yaptığı konuşmaya cevap vermek üzere şu hususları ifade etmek istiyorum: Tabii, balıkçılık, Türkiye için tarımın önemli alt sektörlerinden bir tanesi ve her zaman söyleriz, Türkiye’nin 8.300 küsur kilometre kıyı uzunluğu bulunmakta, çok sayıda da baraj gölü, gölet, vesaire su alanı bulunmakta ama buna rağmen, gelin görün ki Türkiye, balıkçılıkta maalesef olması gereken düzeyde değil, olması gereken seviyede değil. Örneğin, ülkemizde 2006 yılındaki su ürünleri istihsali sadece 662 bin tondur. Bunun da 533 bini avcılıktan ve çoğunu da küçük balıklar oluşturmakta hamsi gibi. Bu sene, 2007 tarihi itibarıyla, sadece 140 bin tonu da bunun yetiştiricilikten yani kültür balıkçılığından elde edilmekte.

Bizim kişi başına balık tüketimimiz 8 kilogram olmasına rağmen, Akdeniz’de kıyısı bulunan, bizim gibi Akdeniz’i kullanan ülkelerin ise balık tüketimleri kişi başına bizden katbekat yüksektir. Örneğin, Yunanistan’da 23 kilogramın üzerinde, Fransa’da 35 kilogram civarında, İtalya’da 26 kilogram civarında, hatta, Kuzey Afrika ülkelerinden Tunus’ta da bu 11 kilogram civarındadır, yani o da Türkiye’den daha yüksektir.

Bizim, bu hususları dikkate almak suretiyle Hükûmet olarak izlediğimiz politika, belirlediğimiz strateji, Türkiye’de kültür balıkçılığını geliştirmek üzerine kurulmuştur ve 2003 yılından itibaren Türkiye’de balıkçılığı, balık yetiştiriciliğini biz destekleme kapsamına aldık. Bu kapsamda, 2003-2007 yılları arasında 175 milyon YTL kültür balıkçılığına destek yapılmış, 20 milyon YTL de bu ay içerisinde ayrıca ödenecektir geçen yıla ait desteklerden. Sağlanan bu desteklerle yetiştiricilik üretimimiz son beş yılda -biraz önce de belirttiğim gibi- 60 küsur bin tondan, 140 bin tona çıkarılmıştır. İhracatımız da yüzde 238 oranında artarak 350 milyon dolar düzeyine ulaşmış ve burada, bu sektörde 10 bin kişinin doğrudan istihdamına imkân sağlanmıştır. Bu gelişmeler sonucunda, Avrupa ülkelerinde pazara sunulan çupra ve levreğin yüzde 25’i Türkiye kaynaklıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir yandan çevreye saygılı bir üretimi temin etmek amacıyla kurallar geliştirilirken, regülasyonlar yapılırken, düzenlemeler yapılırken, diğer yandan da üreticilerin örgütlenmesi, eğitimi ve daha bilinçli üretim yapmalarını sağlamak amacıyla da çalışmalar yürütülmektedir. Özel sektörün problemlerinin çözülmesini temin amacıyla başlattığımız sektörel ortak akıl toplantıları çerçevesinde ekim ayında Bodrum’da ve geçen hafta da İzmir’de geniş katılımlı toplantılar düzenlenmiştir. Bu çerçevede, belirlenen sorunların çözülmesi için ilgili kurumlar nezdinde de girişimlerimiz sürmektedir. Balık çiftlikleriyle ilgili yapılacak planlamanın en güzel yanlarından birisi de kurumlar arası mutabakatın yanında, ortak akıl toplantılarıyla üreticilerin ve sivil toplum kuruluşlarının da planlamanın her safhasına dâhil edilmesi ve gönüllü olarak taşınmayı kabul etmiş olmalarıdır.

Sektörün çevresel, ekonomik ve sosyal anlamda sürdürülebilirliliğini sağlamak amacıyla Avrupa Birliği uzmanları ve tüm paydaşlar ile bir ülkesel su ürünleri strateji planı hazırlanmıştır tarafımızdan. Yapılan bilimsel çalışmalar, balık üretim faaliyetlerinin çevreye zarar vermeden de yapılabileceğini ortaya koymaktadır. Bu maksatla Bakanlığımızca, çevre dostu su ürünleri yetiştiriciliği ilkesi çerçevesinde planlamalar yapılmakta ve üniversiteler, TÜBİTAK ve uluslararası düzeydeki yabancı bilim adamlarıyla bu konuda çalışmalar müşterek olarak yürütülmektedir.

Yıllardır tartışma konusu olan denizlerdeki balık çiftliklerinin, ilgili bütün kurumların mutabık olacağı alanlarda üretim yapmasını sağlamak üzere de bir çalışma başlatılmıştır. Bu kapsamda, Aydın, İzmir, Mersin ve Muğla illerinde yapılan yoğun çalışmalar sonucunda yeni alanlar belirlenmiştir. Muğla ilinde mevcut 139 balık çiftliği küçüklerin birleştirilmesi suretiyle 85 adede düşürülmüştür. Çevresel etki değerlendirmesi sürecinin tamamlanmasından sonra çiftlikler yeni yerlerine taşınacaklardır. Bu alanlar, kıyıya en az 0,6 deniz mili uzaklıkta, derinliğin en az 30 metre ve akıntı hızının da 0,1 metre/saniye olduğu alanlardır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; balık yetiştiriciliği çerçevesinde ele aldığımız diğer bir alan -çupra, levrek dışında- orkinos yetiştiriciliğidir. Orkinos yetiştiriciliğinde de 2002 yılından itibaren başarılı çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Denizlerden avlanan orkinoslar mayıs-haziran aylarında işletmelere yerleştirilerek aralık-ocak ayına kadar taze balıkla bunlar beslenmekte ve daha sonra da tamamı ihraç edilmektedir. Orkinos balıklarının stokları, ülkemizin de üye olduğu ICAT tarafından yönetilmekte, üye olan ve olmayan ülkelerin avlayabilecekleri orkinos miktarları bu komisyonca belirlenmektedir. Bizim ülkemizde 2008-2009 av sezonu için tahsis edilen kota 887 tondur ancak diğer ülkelerin de kotalarının kullanılması sonucu, her yıl 4 ila 5 bin ton orkinos ihraç edilmekte ve 60 ila 80 milyon dolar civarında döviz girdisi elde edilmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de avcılık yoluyla su ürünleri istihsalinin daha fazla artırılamayacağı bir gerçektir. Bu durum, mevcut düzeyin korunmasını ve sürdürülebilirliliğin sağlanması yönünde tedbirler alınmasını zorunlu kılmaktadır. Bakanlığımız, su ürünleri politikasının sektör temsilcilerinin katkı ve katılımlarıyla oluşturulmasına büyük önem vermektedir.

Bilindiği üzere, avcılığa ilişkin düzenlemelerin yer aldığı sirküler hazırlanmakta ve Resmî Gazete’de yayınlanmaktadır. Bu sirküler ile su ürünleri avcılığına zaman, yer, mesafe, derinlik, tür, boy ve avlanma araçları bakımından düzenlemeler getirilmektedir. Bu düzenlemeler, bilimsel araştırmaların, balıkçılarımızın, sanayici ve ihracatçılarımızın görüşleri doğrultusunda oluşmaktadır.

Usulsüz avcılıkla mücadelede uzaktan algılama yoluyla balıkçı gemilerinin izlenmesine yönelik çalışmalarımız devam etmektedir. 1 Temmuz 2009 tarihinden itibaren balıkçılık üretimimizin önemli kısmını gerçekleştiren 15 metre ve üzerindeki balıkçı gemileri bu sistem aracılığıyla izlenebiliyor olacaktır. Otuz balıkçı barınağı inşa edilmiş bu yerlerde personel istihdam edilerek balıkçılık faaliyetleri takip edilmeye başlanmıştır. Ayrıca, su ürünleri işleme ve değerlendirme tesislerimiz ile balık satış yerlerini AB normlarına getirmek, sağlıklı, kaliteli ve güvenilir ürünler elde ederek iç ve dış pazarlara sunmayı hedefliyoruz.

Hükûmetimiz döneminde, ilk defa, 2003 yılında çıkarılan bir kararname ile balıkçılarımıza ÖTV’siz mazot temin edilmeye başlanmış ve bu çerçevede, balıkçılarımızın daha düşük bir maliyetle avlanmaları imkân dâhiline getirilmiştir. Keza, su ürünleriyle ilgili düzenlemeleri, hem çağdaş dünyanın ihtiyaçları, onun gerektirdiği ihtiyaçları dikkate almak suretiyle hem yeni düzenlemeleri de ihtiva edecek şekilde bir su ürünleri kanunu taslağı hazırlanmış ve geçen dönem, dönem sonuna denk geldiği için -Mecliste bulunmasına rağmen- Başbakanlığa gönderilmiş, tekrar, önümüzdeki günlerde Başbakanlığa getirilecektir.

Ceza Kanunu’nda, Sayın Ergin’in bahsettiği hususlarla ilgili olarak da biz konuyu incelemekteyiz ve bu çerçevede, balıkçılarımızın mağduriyetini giderecek tedbirleri burada da almayla ilgili gerekli çalışmalar şu anda yapılmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Adana Milletvekili Sayın Muharrem Varlı’nın dane mısır desteklemeleriyle ilgili olarak dile getirdiği hususlarla alakalı, sizlere şu hususları arz etmek istiyorum: Bildiğiniz gibi, mısır, Türkiye’de Çukurova başta olmak üzere Akdeniz Bölgesi’nde, Karadeniz ve Marmara Bölgesi’yle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yetiştirilmektedir.

Türkiye’nin mısır üretimi 2002 yılında -yani AK Partinin hükûmete geldiği yıl- 2 milyon 100 bin ton civarındaydı. 2007 yılında, alınan tedbirler, verilen destekler ve verimliliğin artmasıyla birlikte bu miktar 3 milyon 700 bin tona çıktı. 2006 yılında 4 milyon ton civarına çıkmıştı. Bu tabii, yaklaşık 2 kata varan bir artıştır ki son derece de önemlidir.

Üretilen mısırın yüzde 75’i yem sanayisinde, yüzde 15’i nişasta, glikoz ve yağ sektöründe, yüzde 2’si taze olarak, yüzde 6’sı yöresel, yerel ihtiyaçlar için ve yüzde 2’si de diğer şekillerde kullanılmaktadır.

Dünyada hemen her ülkede olduğu gibi ülkemizde de tarım sektörü uzun yıllardan beri çeşitli yollarla desteklenmektedir. Ancak bu desteğin hem verimliliği hem üretimi hem kaliteyi ve standardı hem de çiftçinin rekabet edebilme yeteneğini artırmaya dönük olarak değiştirilmesi, farklı bir stratejiyle, farklı bir politikayla ele alınması hususu uygulaması bizim Hükûmetimiz döneminde başlamıştır. İşte bu nedenledir ki biz 2002 yılında sadece 1,8 milyar YTL civarında olan toplam tarımsal destek miktarını 2007 yılında yaklaşık 5,5 milyar YTL’ye çıkardık; bu, 3 katlık bir artış demektir toplam desteklerde.

Aynı dönem itibarıyla, devraldığımız noktada Türkiye’de bütün tarımsal ürünlere verilen primin miktarı, sadece ve sadece 186 milyon YTL’ydi. Bunu da biz, 186 milyon YTL’lik desteği, bakın 2007 yılında 1 milyar 248 milyon YTL’ye çıkardık. Artış miktarı ne kadar? 7 kat. Primlerde 7 katlık bir artış sağladık çiftçilerimize. Ayrıca, üreticilerimize hububat primi uygulaması getirdik.

Bunların hepsinden gayemiz şudur: Piyasa fiyatlarına biz çok müdahale etmeyelim. Piyasanın kendi işleyişi içerisinde arz ve talebe göre fiyatlar teşekkül etsin ama biz üreticiyi destekleyelim. Üreticinin hem üretim gücünü hem verimliliğini hem rekabet edebilme yeteneğini geliştirecek şekilde desteklerimizi yeniden planlayalım istedik.

Aynı anlayış ile 2002 yılında, sadece 83 milyon YTL olan hayvancılığa verilen destekleri yani primleri, biz 9-10 kat artırmak suretiyle 750-800 milyon YTL’ye çıkardık.

2008 yılında, toplam olarak, aynı şekilde 5 milyar 400 milyon civarında bir tarımsal destek verilecek ve bu çerçevede ihtiyaçları da çiftçinin ihtiyaçlarını da dikkate almak suretiyle, harcamalarını da dikkate almak suretiyle sadece mart ayı içerisinde ödediğimiz ve ödeyeceğimiz miktar 1 milyar 850 milyon YTL civarındadır. Yani 2002 yılında, bütün bir yılda, bütün çiftçilere ödenen desteği biz sadece mart ayı içerisinde ödüyoruz.

Dane mısırda destekleme aracı olarak prim ödemesi yanında doğrudan gelir desteği, mazot ve kimyevi gübre destekleri de ödemekteyiz. Prim, Yüksek Planlama Kurulunca onaylanan, Tarım Strateji Belgesi’ne göre uygulanan destekleme araçlarından birisidir. Dane mısır üretimini artırmak, arz açığını kapatmak için 2004 yılından itibaren mısırda biz destekleme primi uygulamasına başladık. Daha önce böyle bir şey yoktu, biz başlattık ve bakın 2005 yılında 2004 yılı ürünü dane mısır için, Türkiye'nin 48 ilinde 44 bin üreticiye; 2,5 milyon dekar için, 2,3 milyon ton ürüne, 57 milyon YTL prim ödemesi yaptık. 2006 yılında 2005 yılı ürünü dane mısırı için, 51 ilde 66 bin üretici için, 3,7 milyon dekar alanda, 3,8 milyon ton ürün için, 190 milyon YTL prim ödemesi yaptık. 2007 yılında 2006 yılı ürünü için, 45 ilde 208 milyon YTL prim ödemesi yaptık. Toplam ne etti? 455. Yani Hükûmetimiz döneminde, son üç yılda, 455 milyon YTL mısır için prim ödedik mısır üreticilerine. 2008 yılında da 2007 yılı ürünü için müracaatlar 30 Nisan 2008 tarihine kadar değerlendirilecek, prim ödemeleri 2008 Haziran ayında ödenmeye başlanacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii, prim ödemelerinde, son üç yılda 2,68 katlık bir artış sağlanmıştır.

Yine, mısır üreticisine verilen toplam tarımsal desteklerin maliyet içindeki oranı şudur: 2002 yılında mısır üreticisine verilen desteğin toplam maliyet içerisindeki payı yüzde 13’tür, 2007 yılında bu destekleme oranı yüzde 36’ya çıkarılmıştır, yüzde 36’ya.

SÜLEYMAN TURAN ÇİRKİN (Hatay) – 67’den 20’ye düştü mü, düşmedi mi Sayın Bakan?

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Şimdi… Hiç yoktan biz onu 67’ye çıkardık, hiç yoktan…

SÜLEYMAN TURAN ÇİRKİN (Hatay) – Yani siz verdiniz siz alacaksınız!

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Dünya fiyatlarını, maliyetin içerisindeki payını…

Değerli arkadaşlar, biz, Türkiye’deki bütün ürünler için, bütün tarım sektörü için bir hesap yapmak zorundayız. Türkiye'nin… Biz gerektiğinde mısırı… Hiç, bizden önceki dönemde verilmiyorken, sadece DGD veriliyorken biz buna 455 milyon YTL -sadece mısır üreticisine- sadece prim ödedik, sadece prim.

SÜLEYMAN TURAN ÇİRKİN (Hatay) – Şimdi geri alıyorsunuz!

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Bugün, çok şükür, mısır fiyatları hem Türkiye’de hem dünyada mısır üreticisi açısından son derece de iyi bir noktaya gelmiştir. Maliyete göre oldukça şu anda kârlılığı yüksektir, dekar başına net kârı şu anda 123-125 YTL civarındadır mısır ürünü açısından. Dolayısıyla, fiyat, şu anda 440-450 YTL’ye çıkmıştır mısırın tonu. Dünya fiyatları keza oldukça yüksektir.

Dolayısıyla, böyle bir ortamda bütçe imkânlarını dikkate alıp diğer ürünlerini, örneğin pamuğu, örneğin ayçiçeğini, örneğin ihtiyacımız olan diğer ürünleri dikkate almak ve bütün bunları bir denge içerisinde ele almak, kaynaklarımızı en rasyonel şekilde kullanmak durumundayız.

Biraz önce, bir arkadaşımız burada bizi popülizmle suçladı. Değerli arkadaşım, siz, aslında kendi kendinizle çelişiyorsunuz. Eğer popülizm olsaydı, biz bu kararları almazdık. Bizim aldığımız kararların hiçbirisinin ne popülizmle alakası var…

MUHARREM VARLI (Adana) – Seçimden önce dedik Sayın Bakan! Seçimden önce popülizm yaptınız, onu söyledim ben!

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Bakın, bağırmanız sizin haklı olduğunuzu göstermez.

OKTAY VURAL (İzmir) – Bağırmıyor ki!

SÜLEYMAN TURAN ÇİRKİN (Hatay) – Sizin de çok oy almanız haklı olduğunuzu göstermez!

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Çok bağırmayın. Çok bağırmayın.

Biz, ekonominin gereği neyse, tarım sektörü neyi icap ettiriyorsa ve Türk çiftçisi bir bütün olarak nasıl kalkınacaksa, nasıl gelişecekse, nasıl zenginleşecekse, verimliliği nasıl artırılacaksa, o şekilde kararlarımızı aldık, bundan sonra da bu yönde devam edeceğiz.

Biz, bu politikalarla, Türkiye'de destekleri 3 kat artırdık, 186 milyon olan prim ödemesini 1,250 milyar YTL’ye çıkardık ve Türkiye'nin tarımsal üretim değerini, devraldığımız 2002 yılındaki 21,8 milyar dolardan 42 milyar dolara çıkardık. Yani bizim politikalarımızla Türkiye tarım sektörü büyüdü, küçülmedi, 2 kat arttı, ithalatı…

KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir) – İthalat arttı, doğru!

 TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – …ihracatı arttı, gelişmesi arttı, bundan sonra da gelişmeye devam eder.

Ben bu düşüncelerle hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Eker.

GÜROL ERGİN (Muğla) – Sayın Bakan, benim sorum havada kaldı, biliyorsunuz!

BAŞKAN – Gündem dışı üçüncü söz, 18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 93’üncü yıl dönümü hakkında söz isteyen, Niğde Milletvekili İsmail Göksel’e aittir.

Buyurunuz Sayın Göksel. (AK Parti sıralarından alkışlar)

3.- Niğde Milletvekili İsmail Göksel’in, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’ne ilişkin gündem dışı konuşması

İSMAİL GÖKSEL (Niğde) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitler Haftası münasebetiyle gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Milletimizin zaferlerle taçlandırdığı binlerce yıllık şanlı tarihinde kritik zamanlarda elde edilen, birlik ve beraberliğimizi pekiştirerek varlığımızı ebedîleştiren birçok başarı vardır. Bu başarılardan biri de Çanakkale savaşlarıdır. Milletimizin zor şartlar altında kendisinden çok güçlü ordulara karşı verdiği muhteşem mücadele ile destanlaşmış tarihî dönüm noktalarından biridir.

Çanakkale, bağrında taşıdığı 280 bin kefensiz aziz şehidimizle sadece bir kahramanlık beldesi değil, aynı zamanda, bozulmasına hiçbir zaman müsaade etmeyeceğimiz, daima özenle sahip çıkacağımız birlik ve beraberliğimizin de en büyük sembollerindendir. Bu sembolü vatan şairi Mehmed Âkif şöyle söylüyor:

“Şu boğaz harbi nedir, var mı ki dünyada eşi?

En kesif orduların, yükleniyor dördü beşi.”

Çanakkale’de teknik üstünlük, yurt ve ulus sevdası karşısında bütün anlamını yitirmiş; zafer mertlikle kucaklaşmış, ölüm şehit olmakla yüceltilmiştir. Çanakkale, düşmanın zannettiği gibi öylesine bir savaş ve sıradan bir ölüm yeri değildir. Çanakkale, Türk’ün bitti sanılan askerî gücünün tükenmediğini, koşullar ne kadar ağır olursa olsun, iyi yönetildiği takdirde tüm zorlukların üstesinden gelebilecek güç ve inanca sahip bulunduğunu dünyaya kanıtlamıştır. Kara harekâtı amacı, vatan şairimizin şu mısrası ile özetlenebilir:

“Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya,

Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.” derken, işte gür bir ses “Çanakkale geçilmez!” diyor.

Kara savaşlarının özetini ise Yahya Çavuş Anıtı’ndaki kitabe anlatmaya yetiyor:

“Bir kahraman takım ve de Yahya Çavuş’tular.

Tam üç alayla burada gönülden vuruştular.

Düşman tümen sanırdı bu şahane erleri,

Allah’ı arzu ettiler, akşama kavuştular.”

Değerli milletvekilleri, bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin birlik ve beraberliğini, huzur ve güvenini yıkmak isteyen mihraklar, doğulusu batılısı, kuzeylisi güneylisi, kadını erkeğiyle bu güzel ülke insanlarının Çanakkale’de ve daha birçok yerde bu vatan için beraberce verdikleri mücadeleyi görüp ders almalıdır.

Bu milletin kürsüsünden bir kez daha haykırıyorum: Şehitlerimizin bize bıraktıkları bu kutsal emaneti sonsuza kadar koruyacak, Türkiye'yi dünyanın en güçlü ülkelerinden biri yapacağız.

Değerli milletvekilleri, Çanakkale’de 19’uncu Fırka’ya bağlı 57’nci Alay’da “Size, taarruz etmeyi değil, ölmeyi emrediyorum!” komutunu veren Mustafa Kemal’in emrinde görev yapan, benim de akrabam, Şehit Muallim Ethem’den de biraz bahsetmek istiyorum. Niğde’nin Hacıabdullah köyünden çıkıp İstanbul’a yerleşen, Beyazıt Numune Mektebinde edebiyat öğretmeni olarak görev yaparken askerî hâkim yetiştirilmek üzere seçilmiş, hukuk fakültesine kaydı yaptırılmış, hem öğretmen hem öğrenci olarak, harbe gitmekten muaf olmasına rağmen, kendi isteğiyle, 3 kardeşiyle birlikte Çanakkale Harbi’ne katılıp 280 bin şehidimizin arasında yer almıştır. Tek dileğimiz aziz şehidimizin adının Niğde Üniversitesinde “Niğde Şehit Muallim Ethem Üniversitesi” olarak yaşatılmasıdır.

Değerli milletvekilleri, Türk vatanının ve milletinin, ebedî varlığıyla devletimizin bölünmez bütünlüğü uğruna gözlerini kırpmadan canlarını feda eden başta Ulu Önder Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, asil kanlarını bu topraklara akıtarak sonsuzluğa ulaşan aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diler, aziz hatıraları önünde minnet ve şükranla eğilirken Çanakkale şehitlerimiz için yazılmış bir şiiri sizlerle paylaşmak istiyorum:

“Ey Kirte’nin, Anafartaların,

Kanlısırt’ın Ahmet’i,

Bilerek görmeyeceğini üç dakika sonrayı,

Elinde Kur’an, dilinde vatan,

Seni sipere atan iman

Ne muazzam bir imandı ki

Doksan üç sene sonra duyan,

Tekrar tekrar titredi.

Ey anasının son bir kez öpemediği,

Pırıl pırıl yüzündeki gülümsemeyle can veren Muallim Ethem,

Ey 57. Alay, ey kefensiz 280 bin vatan yiğidi,

Ey bu toprakların ölümsüz şehitleri,

Belki bir gün gelir de

İzi kalmaz tarihin,

Sözü geçmez beşerin,

Ve hatırlanmaz olur da bir dakika öncesi,

Yine hatırası silinmez

Ahmet’in, Mehmet’in, Kemal’in.

Gökler alıp başını gider,

Yerse çoktan küsmüştür,

Bir umman gibi sis çökmüştür

Ve rengi gridir artık her yerin,

Çevir kafanı ve bak,

Toprağı yine kırmızıdır

Çanakkale’nin.”

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şehitlerimize ise söyleyecek tek söz, son söz Mehmed Âkif Ersoy’un mısralarında gizlidir:

“Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber,

Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.”

Saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Göksel.

Sayın milletvekilleri, şimdi gündeme geçiyoruz.

Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.

Meclis araştırması açılmasına ilişkin üç önerge vardır, önergeleri okutuyorum:

IV.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1.- Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak ve 19 milletvekilinin, 1995’te meydana gelen İstanbul Gazi Mahallesi olaylarının araştırılması amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/153)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

12 Mart 1995’te İstanbul’un Gazi Mahallesi’nde yaşanan olaylarda 22 yurttaşımız yaşamını yitirmiştir. Aradan geçen 13 yıla rağmen bu olay hâlen aydınlatılamamıştır. Ayrıca Gazi olaylarının Susurluk ile bağlantısına dikkat çeken birçok iddia gündeme gelmiş, ancak bu iddialar araştırılmadığı için gerçekler ortaya çıkmamıştır. Toplumda infial uyandıran ve kamuoyu vicdanında derin yaralar açan bu olayı tezgâhlayan güçlerin ortaya çıkarılması amacıyla, Anayasa’nın 98 inci, TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105. maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını saygılarımızla arz ederiz. 12.03.2008

1) Gültan Kışanak                          (Diyarbakır)

2) Ahmet Türk                                (Mardin)

3) Selahattin Demirtaş                    (Diyarbakır)

4) Fatma Kurtulan                          (Van)

5) Emine Ayna                               (Mardin)

6) Ayla Akat Ata                            (Batman)

7) Sebahat Tuncel                           (İstanbul)

8) Mehmet Nezir Karabaş              (Bitlis)

9) Bengi Yıldız                               (Batman)

10) Sırrı Sakık                                           (Muş)

11) M. Nuri Yaman                        (Muş)

12) Özdal Üçer                               (Van)

13) Aysel Tuğluk                           (Diyarbakır)

14) Pervin Buldan                          (Iğdır)

15) Akın Birdal                              (Diyarbakır)

16) İbrahim Binici                          (Şanlıurfa)

17) Hasip Kaplan                           (Şırnak)

18) Sevahir Bayındır                      (Şırnak)

19) Şerafettin Halis                         (Tunceli)

20) Osman Özçelik                         (Siirt)

Gerekçe:

Edinilen bilgilere göre; 12 Mart 1995 günü, saat 20.40'ta gasp ettikleri bir taksiyle İstanbul'un Gazi Mahallesi'ne gelen bir grup saldırgan, dört kahvehane ile bir pastaneye ateş açmış ve Halil Kaya'nın ölümüne ve 25 kişinin de yaralanmasına neden olmuşlardır.

Genellikle Alevi yurttaşlarımızın oturduğu Gazi mahallesindeki saldırıdan sonra Cemevi önünde toplanan halk, polisin ilgisizliğini protesto etmek amacıyla mahalle karakoluna doğru ilerlemeye başlamış, panzerlerle barikat kuran polis ise gruba sert müdahalede bulunmuştur. İki panzerden kalabalığın üzerine ateş açılmış ve Mehmet Gündüz hayatını kaybederken, 10 kişi de yaralanmıştır.

Ertesi gün devam eden gösteriler sırasında, polis ateşli silah kullanmış ve toplam 12 kişi daha yaşamını yitirmiştir.

Gazi Mahallesi'ndeki olaylarda çok sayıda kişinin yaşamını yitirmesi üzerine Ümraniye 1 Mayıs Mahallesi'nde yapılan gösteriye polis silahla müdahale etmiş, burada da 5 kişi ölmüş, 20'den fazla kişi yaralanmıştır. Böylece Gazi Mahallesi'nde başlayan olaylarda toplam can kaybı 22'ye yükselmiştir.

Gazi olaylarıyla ilgili dava süreci de deyim yerindeyse tam bir skandala dönüşmüştür. Dava süreciyle ilgili gelişmeler özetle şöyledir: Gaziosmanpaşa Savcılığı'nın olayla ilgili fezlekesiyle Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığı, 20 polis hakkında "Müdafaa ve zaruret sınırını aşarak faili belli olmayacak şekilde adam öldürmek" iddiasıyla dava açmıştır.

Eyüp Ağır Ceza Mahkemesi, davanın güvenlik gerekçesiyle başka bir şehre naklini istemiş ve dava Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmiştir. Yargılama 5 yıl sürmüş, mahkeme heyeti, polislerin hedef gözeterek ateş ettiklerine dair fotoğrafları ve Adli Tıp Kurumu'nun hazırladığı otopsi raporlarını dikkate almamış, müdahil avukatların dönemin yetkililerinin tanık olarak dinlenmesi taleplerini reddetmiştir. Susurluk sanığı özel timci Ayhan Çarkın'dan, Susurluk kazasında ölen İstanbul eski Emniyet Müdür Yardımcısı Hüseyin Kocadağ'a, Oğuz Yorulmaz'dan, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'a kadar birçok kişinin olayla ilgisi olduğuna dair iddialar araştırılmadan dava sonuçlandırılmıştır.

Davada yargılanan 20 polisten 18'i beraat ederken; Adem Albayrak ve Mehmet Metin Gündoğdu'ya toplam 4 yıl 32 ay hapis cezası verilerek, toplumda infial yaratan bir olayın perede arkası karanlıkta bırakılmıştır. Mağdur ailelerin AİHM'e yaptığı başvuru kabul edilerek, Türkiye'yi toplam 510 bin Avro ödemeye mahkum edilmiştir.

Gazi olaylarının üzerinden tam 13 yıl geçmiştir. Türkiye'yi karanlığa sürüklemek isteyen figüranlar ve arkasındaki güçler açığa çıkartılmadığı için kamuoyu vicdanında açılan yara kapanmamıştır.

Bu tür olayların karanlıkta kalması, hukukun üstünlüğüne olan güveni sarstığı gibi; karanlık güçleri de yeni provokasyonlar tertipleme konusunda cesaretlendirmektedir. Demokratik hukuk devleti olmanın yolu, bu tür olayların aydınlatılması ve sorumlulardan hesap sorulmasından geçmektedir.

Sonuç olarak yukarıda dile getirilen görüşler ve olgular ışığında hem Gazi Olaylarını tetikleyen, mahalledeki kahvehanelere yönelik ilk saldırının faillerini bulmaya ve bu provokasyonun kimler tarafından organize edildiğini ortaya çıkarmaya yönelik olarak; hem de bu saldırıdan sonra yapılan gösterilerde yaşanan ölümlerin bütünüyle aydınlatılmasına dönük olarak TBMM tarafından bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması gerektiği inancındayız.

2.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat ve 25 milletvekilinin, Pazarcık’ta kurulması planlanan katı atık depolama tesisinin çevreye etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/154)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Pazarcık ilçesi, Denizli köyü, Bölükçam Tepesi, Tomsuklu mevkiinde, K.Maraş Belediyesi tarafından, katı atık düzenli depolama sahası olarak yapılması planlanan alanın seçimi, ne bölgede yaşayan insanların tepkileri ne de doğaya ilişkin kaygıları içeren bilirkişi raporları hiçe sayılarak gizli veya açık bir inatlaşmayla, bir oldubittiye getirilerek yapılmak istenmektedir.

K. Maraş Belediye Başkanlığı tarafından ilgili kurum ve çevre halkından kaçırılır gibi oluşturulan ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) Raporunun gerçeği yansıtmadığına ilişkin Pazarcık ve Narlı belediyeleri ve çevre köylerin muhtarlıklarının başvurusu üzerine alınan, bilirkişi raporları ortaya çıkan duruma ilişkin, ciddi kuşkular doğmasına neden olmaktadır.

K. Maraş Belediyesinin bir oldubittisiyle 50.000 vatandaşımızın mağdur edilmemesi için konunun, yüce meclisimizce kurulacak bir araştırma komisyonu tarafından, yerinde incelenmesini, Anayasanın 98, içtüzüğün 104 ve 105. maddeleri gereğince arz ve teklif ederiz.

1) Durdu Özbolat                           (Kahramanmaraş)

2) Selçuk Ayhan                             (İzmir)

3) Mehmet Ali Susam                    (İzmir)

4) Tekin Bingöl                              (Ankara)

5) Ali Arslan                                  (Muğla)

6) Gürol Ergin                                          (Muğla)

7) Hikmet Erenkaya                        (Kocaeli)

8) Çetin Soysal                               (İstanbul)

9) Ali Rıza Öztürk                          (Mersin)

10) Ergün Aydoğan                        (Balıkesir)

11) Nesrin Baytok                          (Ankara)

12) Abdurrezzak Erten                   (İzmir)

13) Hüsnü Çöllü                             (Antalya)

14) Mevlüt Coşkuner                     (Isparta)

15) Malik Ecder Özdemir               (Sivas)

16) Ali Oksal                                  (Mersin)

17) Ahmet Küçük                           (Çanakkale)

18) Vahap Seçer                             (Mersin)

19) Ali Rıza Ertemür                      (Denizli)

20) Gökhan Durgun                       (Hatay)

21) Hulusi Güvel                            (Adana)

22) Tansel Barış                             (Kırklareli)

23) Muhammet Rıza Yalçınkaya    (Bartın)

24) Ahmet Ersin                             (İzmir)

25) Mehmet Ali Özpolat                 (İstanbul)

26) Şevket Köse                             (Adıyaman)

Gerekçe:

Yirmi birinci asrın en önemli sorunlarından birisi, küresel ısınma ve insanların yaşanabilir uygun ortamlarda, temiz bir çevrede barınabilmeleridir. Devletlerin asli görevi, vatandaşlarının yaşadığı çevreyi, temiz, sağlıklı ve ekonomik faaliyetlerini rahatça yapabilecekleri şartlara getirmektir.

Toplumsal yaşam ve gelişen teknoloji, insanların çevreye verdiği zarar ve tahribatı had safhaya çıkarmaktadır. Yoğun nüfus artışı, doğal olarak ortaya çıkan "sıvı ve katı atıkların" sağlıklı bir biçimde "dönüştürülüp" yeniden ekonomiye katkı sağlamasını zorunlu kılmaktadır. Geçen yıl yaşadığımız "2007" yazındaki kuraklık, kullanılabilir tatlı su kaynaklarının önemini tekrar ortaya çıkarmıştır. Birçok büyük şehrimiz yaz aylarını kuraklıktan dolayı susuz geçirmiş, barajları kuruma noktasına gelmiştir. Bütün dünyada tatlı su kaynakları hızla azalırken, bu yüz yılda, petrolden çok "su savaşlarının" çıkacağına ilişkin birçok strateji, bahis konusudur.

Esas olarak katı atıkların dönüşümü ve depolanması, insan sağlığı ve çevreye duyarlılığı yansıtıyorsa, çağdaş hiçbir insanın, karşı çıkabileceği bir mesele olamaz. Yalnız yapılacak "işle ilgili seçilen mevkii", ne doğayı, ne de çevresindeki insanların, huzur, mutluluk ve sağlığını tehlikeye düşürmemesi, temel olmak kaydıyla.

Pazarcık ilçesi, Denizli köyü, Bölükçam Tepesi, Tomsuklu mevkiinde, K. Maraş Belediyesi tarafından, katı atık düzenli depolama sahası olarak düşünülen alanın seçimi, ne bölgede yaşayan insanların tepkileri, ne de doğaya ilişkin kaygıları içeren bilirkişi raporları hiçe sayılarak gizli veya açık bir inatlaşmayla, bir oldubittiye getirilerek yapılmak istenmektedir.

Pazarcık ve Narlı belediye başkanlıkları, Halkaçayır, Maksutuşağı, Denizli, Alibeyuşağı, Çınarlı, Abbaslar, Sivricehöyük, Emiruşağı, Yeniyurt, Eski narlı köyleri muhtarlıklarının yerel mahkemede açmış oldukları davalar bilirkişi raporları hiçe sayılarak reddedilmiş, bölgede yaşayan 50.000 insan yaşam şartlarının bozulmasından dolayı göçe zorlanacaktır. K.Maraş Belediye Başkanlığı tarafından ilgili kurum ve çevre halkından kaçırılır gibi oluşturulan ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) Raporunun, gerçeği yansıtmadığına ilişkin Pazarcık ve Narh belediyeleri ve çevre köylerin muhtarlıklarının başvurusu üzerine alınan

Bilirkişi raporlarına göre katı atık tesisinin kurulmasıyla:

a: Yer altı suları zehirlenecektir: Yukarıda adı geçen köyler, içme suyu ve kullanma sularını bu bölgeden çıkan sulardan karşılamaktadır. 31 Aralık 2004 tarih ve 25687 sayılı resmi gazetede yayınlanan Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği 17. maddesinde" İçme ve kullanma suyu rezervuarının maksimum su seviyesinden itibaren 100m. Genişlikteki şerit, mutlak koruma alanıdır." denmektedir ve bu alanda yapılaşmaya izin verilmemektedir. Aynı yönetmeliğin 18. maddesi " kısa mesafeli koruma alanı, içme ve kullanma suyu rezervuarlarının mutlak koruma alanı sınırından itibaren 900 m genişliğindeki şerittir. Söz konusu alan sınırının, su toplama havzası sınırını aşması halinde, kısa mesafeli koruma alanı sınırında son bulur. Kısa mesafeli koruma alanı içinde; 18 Madde-b) Her türlü katı atık ve atıkların depolanmasına ve atılmasına izin verilemez" denilmektedir. Ayrıca Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliğine göre;

"Madde 24- Evsel ve evsel nitelikli endüstriyel katı atıkları ve arıtma çamurlarını düzenli olarak depolamak amacıyla inşa edilecek olan tesisler, Bakanlık veya ilgili belediyeler tarafından içme suyu temin edilen ve edilecek olan yüzeysel su kaynaklarının korunması ile ilgili olarak çıkarılan yönetmeliklerde, çöp dökülmeyeceği ve depolanmayacağı belirtilen koruma alanlarında kurulamaz", denilmektedir.

b- Katı atık tesisi kurulmak istenilen bölge fay hattı üzerindedir: DAF (Doğu Anadolu Fayı) hattı 580 km uzunluğunda ve altı ana segmentten oluşmaktadır. Kalınlığı 4-25 km. arasında değişen Türkiye'nin en önemli tektonik hatlarından birisidir. Katı atık depolama alanı da bu fay hattı üzerinde olup, Türkiye Deprem bölge Haritasına göre (Afet İşleri Genel Müdürlüğü, Deprem Araştırma Dairesi) 1. derece deprem kuşağı üzerinde yer almaktadır.

c- Katı atık tesisi kurulmak istenilen bölge maden sahasıdır: Katı atık depolama alanında Krom madeni bulunmakta olup Nil-Ay inşaat Tic, Tur. Tar. San A.Ş tarafından 13.07.2007 tarihinde 200707025 ruhsat numarasıyla TC Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünden 4.grup Arama ruhsatı alınmıştır.

d- Bölge Askeri atış alanıdır: Bu bölgede her ay düzenli atış talimi yapılamakta olup en az beş gün hiçbir vatandaş veya evcil hayvan girişine izin verilmemektedir.

e- Bölgede, Çınarlı Barajı projesi vardır.

f- Bölge, orman alanıdır.

Bütün sayılan gerekçelere rağmen, katı atık tesisi bölgeye kurulmak istenmektedir.

3.- Mersin Milletvekili Vahap Seçer ve 28 milletvekilinin, tahıl üretimi ve tüketiminde planlamadan kaynaklanan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/155)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Dünyada enerji talebine bağlı olarak artan petrol fiyatları ile birlikte tahıl ürünleri bio yakıt üretiminde daha fazla kullanılmaya başlanmıştır. Nüfus artışı ile birlikte artan tüketim ve tüketim çeşitliğine bağlı olarak ekim alanlarının daralması ve küresel ısınmanın da neden olduğu kuraklıkla birlikte dünyada ve ülkemizde buğday üretiminde ciddi kayıplar oluşmuş, stoklar tükenme noktasına gelmiştir.

Bu nedenle, tahıl ürünlerinin üretim ve tüketim planlamasında karşılaşılan sorunların tespit edilerek, çözüm yollarının bulunması amacıyla, Anayasanın 98 inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104 ve 105 inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.

1) Vahap Seçer                               (Mersin)

2) Ahmet Küçük                             (Çanakkale)

3) Ramazan Kerim Özkan              (Burdur)

4) Ferit Mevlüt Aslanoğlu              (Malatya)

5) Yaşar Ağyüz                              (Gaziantep)

6) Suat Binici                                 (Samsun)

7) Mevlüt Coşkuner                       (Isparta)

8) Ali Rıza Ertemür                        (Denizli)

9) Eşref Karaibrahim                      (Giresun)

10) Bayram Ali Meral                    (İstanbul)

11) Ali İhsan Köktürk                    (Zonguldak)

12) Necla Arat                                (İstanbul)

13)Abdülaziz Yazar                        (Hatay)

14) Malik Ecder Özdemir               (Sivas)

15) Fevzi Topuz                             (Muğla)

16) Sacid Yıldız                              (İstanbul)

17) Hüsnü Çöllü                             (Antalya)

18) Hulusi Güvel                            (Adana)

19) Esfender Korkmaz                   (İstanbul)

20) Tansel Barış                             (Kırklareli)

21) Fatma Nur Serter                      (İstanbul)

22) Muharrem İnce                         (Yalova)

23) Turgut Dibek                            (Kırklareli)

24) Ali Koçal                                  (Zonguldak)

25) Muhammet Rıza Yalçınkaya    (Bartın)

26) Yaşar Tüzün                             (Bilecik)

27 Mehmet Ali Özpolat                  (İstanbul)

28) Ahmet Ersin                             (İzmir)

29) Şevket Köse                             (Adıyaman)

Gerekçe:

Son yıllarda tahıl ürünlerinin bio yakıt enerjisinde kullanılması, dünyada tahıl piyasalarını önemli ölçüde etkilemektedir. Ekim alanlarındaki daralma ve küresel ısınmanın etkisiyle yaşanan kuraklık, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ciddi üretim kayıplarına neden olmuştur.

2007 hasat dönemi sezonundan 2008 ocak ayı sonuna kadar, tahmin edilen düzeyde yükselen buğday fiyatları, son 20 gün içerisinde baş döndürücü şekilde artış göstermiştir. Bu da iç piyasada un ve ekmek fiyatlarını doğrudan olumsuz yönde etkilemiştir.

Dünyadaki belirli buğday üreticisi ülkeler kendi tedbirlerini alıp planlarını yaptığı bu durum karşısında Türkiye'de tahıl piyasalarını düzenlemek ve alım yoluyla desteklemekle görevli Toprak Mahsulleri Ofisi önlem almayarak, gerekli planlamaları yapmamış, yükselen buğday fiyatları karşısında, üreticimiz, sanayicimiz ve halkımız zor durumda bırakılmıştır.

Geçtiğimiz yıllarda 6 milyon tona varan alımlar gerçekleştiren Toprak Mahsulleri Ofisi 2007 yılı tahıl alım sezonunda 42,5 kuruş gibi düşük bir fiyatla tarihinin en düşük alım miktarı olan 102 bin ton buğday almıştır. Bu nedenle TMO kritik stok miktarını bile temin edememiş ve piyasaları düzenleyici rolünü yitirmiştir. Toprak Mahsulleri Ofisinin bu hatalı politikalarında, ehil olmayan kadrolarca yönetilmesinin ve siyasi kadrolaşmanın büyük etkisi olmuştur.

Piyasaların 2-3 milyon ton buğday açığı olacağına yönelik tespit ve uyarıları dikkate alınmadığından dolayı hasat döneminde 42,5 Ykr/Kg olan buğday fiyatı % 100 artarak 80 Ykr seviyelerine ulaşmıştır. Yine hasat dönemi sonunda dış piyasalarda buğdayın ton fiyatı 250 dolar iken, bugün 550 dolara çıkmıştır.Bu gelişmeler de un fiyatlarına dolayısıyla da ekmek fiyatlarını yükseltmiştir.

Tüm bu öngörü ve yanlış planlamalara ek olarak, önümüzdeki hasat dönemi için de, üretim ve verimlilik artışına yönelik gerekli tedbirler alınmadığı gibi, başta akaryakıt ve gübre olmak üzere girdi fiyatlarının artması karşısında tedbir alınmamış ve hiçbir destekleme yapılmamıştır.

Girdi fiyatlarının aşırı artışı buğday üreticisinin yeteri kadar ekim yapamamasına, bir çok arazının boş kalmasına, ekimi yapılabilen arazilerde de yeterince gübre kullanılamamasına neden olmuştur. Bu gelişmeler gelecek hasat döneminde de ciddi üretim kayıplarının yaşanacağını göstermektedir.

Bu doğrultuda,

Tahıl ürünlerinin üretim ve tüketim planlamasında karşılaşılan sorunların tespit edilerek, çözüm yollarının bulunması amacıyla bir Meclis Araştırmasına ihtiyaç bulunmaktadır.

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki görüşmeler, sırası geldiğinde yapılacaktır.

Sayın milletvekilleri, Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan, gündemin “Sözlü Sorular” kısmında yer alan sorulardan 1, 9, 10, 11, 20, 21, 28, 39, 46, 50, 52, 57, 58, 61, 63, 73, 122, 129, 136, 152, 167 ve 179’uncu sıralardaki soruları birlikte cevaplandırmak istemişlerdir. Sayın Bakanın bu istemini sırası geldiğinde yerine getireceğim.

Danışma Kurulunun bir önerisi vardır, okutup oylarınıza sunacağım:

V.- ÖNERİLER

A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ

1.- Genel Kurulun çalışma saatleri ile gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine ve 19/3/2008 Çarşamba günkü birleşiminde sözlü soruların görüşülmemesine; (8/4) esas no.lu genel görüşme önergesinin ön görüşmelerinin Genel Kurulun 20/03/2008 Perşembe günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi

Danışma Kurulu Önerisi

No.: 28                                                                                                    18.3.2008

Genel Kurulun; 19.3.2008 Çarşamba ve 20.3.2008 Perşembe günkü Birleşimlerinde 14:00-20:00 saatleri arasında çalışmalarını sürdürmesi, Genel Kurulun 19.3.2008 Çarşamba günkü Birleşimindeki sözlü soruların görüşülmemesi, Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 55 inci sırasında yer alan 118 sıra sayılı kanun tekliflerinin bu kısmın        2 nci sırasına alınması ve diğer kanun tasarı ve tekliflerinin sırasının buna göre teselsül ettirilmesi ve Gündemin “Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler” kısmının        115 inci sırasında yer alan 8/4 esas nolu Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Grup Başkanvekilleri Ankara Milletvekili Hakkı Suha Okay, İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve İzmir Milletvekili Kemal Anadol’un, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kuzey Irak Operasyonu konusunda Anayasanın    98 inci, İçtüzüğün 102 ve 103 üncü maddeleri uyarınca bir genel görüşme açılmasına ilişkin önergesinin öngörüşmelerinin Genel Kurulun 20.03.2008 Perşembe günkü Birleşiminde yapılmasının Genel Kurulun onayına sunulması Danışma Kurulunca önerilmiştir.

 

 

 

Köksal Toptan

 

 

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi

 

 

 

Başkanı

 

Mustafa Elitaş

 

Kemal Kılıçdaroğlu

 

Adalet ve Kalkınma Partisi

 

Cumhuriyet Halk Partisi

 

Grubu Başkanvekili

 

Grubu Başkanvekili

 

Oktay Vural

 

Fatma Kurtulan

 

Milliyetçi Hareket Partisi

 

Demokratik Toplum Partisi

 

Grubu Başkanvekili

 

Grubu Başkanvekili

KAMER GENÇ (Tunceli) – Söz istiyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Genç, lehte mi aleyhte mi?

KAMER GENÇ (Tunceli) – Aleyhte…

BAŞKAN – Buyurunuz Sayın Genç.

Süreniz on dakikadır.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Ben de bugün Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü olması dolayısıyla, Çanakkale Zaferi’nde hayatlarını bu ülke için feda eden o büyük şehitlerimizin anıları karşısında saygıyla eğiliyorum, kendilerine şükranlarımı sunuyorum.

Görüyorsunuz ki insanlar, bu ülkenin bağımsızlığını korumak için canlarını veriyorlar, feda ediyorlar. Biz politikacılar ise bu memleketi düzeltmek için çok ciddi bir çaba göstermiyoruz. Geçmişte bu ülke için kendini şehadet mevkiine götüren ve canlarını feda eden bu insanların aziz hatıraları gereği, memleketin yönetimini elinde bulunduran insanların da o aziz hatıralara uygun bir davranış içinde olmasını ilgililere öneririm.

Sayın milletvekilleri, ben geçen cuma günü Almanya’ya gittim. Orada Alevi kültür merkezlerinin düzenlediği üç tane panele katıldım. Orada bazı arkadaşlarımızın talepleri vardı. Mesela, işte, Türk vatandaşlığından çıkan bu işçi vatandaşlarımıza, 5203’le -Ben tabii takip etmedim ama kanun numarası yanlış olabilir- bir belge veriliyormuş kendilerine. Bu belgeyi tapuda kullanamıyorlarmış, resmî dairelerde kullanamıyorlarmış; ilgililerin dikkatine sunuyorum.

Tabii Alevi derneklerinin en önemli isteklerinin başında, cemevlerine bir yasal statü kazandırılması... Biliyorsunuz, tekke ve zaviyeler kanunla Türkiye’de kapatıldığından, insanlar, ibadetlerini, ondan önce işte tekkelerde, zaviyelerde ve belli yerlerde yapıyorlardı; ama bunlar kapatılınca… Alevi vatandaşların bugün ibadetlerini yapmak üzere kurdukları cemevlerinin ismi kültür evleridir. Ancak bunların yasal bir statüye kavuşması hâlinde, burası cemevi sıfatını alır ve burada ibadet eden insanlarımızın statüleri mevcut kanunlara aykırı olmaz. Bunun bir an önce düzeltilmesini istiyorlar. Ben de bu konuda bir kanun teklifi verdim, Köy Kanunu’nda düzeltme yapılması ve İmar Kanunu’nda düzeltme yapılması… Tabii, yurt dışında çalışan işçilerimizin, özellikle bu “yeşil sermaye” adı altında kendisinden alınan ve üzerine yatılan paralar dolayısıyla çok ciddi şikâyetleri var. Tabii, bu paraları getirip de Türkiye’de birtakım siyasi iktidarlarla birlikte harcayan ve siyasi iktidarlara yakınlığıyla bilinen kişiler tarafından korunduğu konusunda çok ciddi tereddütleri var. İnşallah, bu arkadaşlarımızın da bu sıkıntılarını giderebilecek düzenlemeler yapılabilir.

Değerli milletvekilleri, tabii, Türkiye Cumhuriyeti devleti bir hukuk devletidir; hukuk devletinde… Türkiye Cumhuriyeti devleti kurumlar ve kurallar ülkesidir. Geçen hafta, tabii, ben yurt dışına gittikten sonra Yargıtay Başsavcısı bir partiyle ilgili kapatma davasını açmıştı. Ben, daha önce bu kürsüde dedim: “Sayın Başsavcı, siz eğer zamanında görevinizi yapmazsanız -laik Türkiye Cumhuriyeti devleti çok büyük bir tehlike altında- zaman geçirirseniz, artık o zaman geçtikten sonra yapacağınız bir başvurunun Türkiye için bir faydası yok.” Sayın Başsavcı da uzun yıllar belgelerini toplamış… Anayasa’mızın 69’uncu maddesinde Başsavcının siyasi partiler hakkında dava açma hakkı vardır. Ben, bu davayı açtığı için Sayın Başsavcıyı tebrik ediyorum.

Arkadaşlar, insanların, arkasında suç ithamı olmayan insanların mahkemelerden korkmaması lazım, davalardan korkmaması lazım. Sayın Başsavcı dava açmış, birtakım iddianame hazırlamıştır. Bu iddianame gidecek Anayasa Mahkemesinde incelenecek. Türkiye Cumhuriyeti devleti, dediğim gibi, bir kurumlar ve kurallar ülkesidir. Bu kuralları işletilmezse sonunda Türkiye’nin başına ne felaketler geleceğini birtakım insanların tahmin etmesi mümkün değil.

BAŞKAN – Sayın Genç…

KAMER GENÇ (Devamla) – Meclisin çalışmasıyla ilgili söylüyorum.

Nitekim, Almanya’da Hitler rejiminin gelmesinin temel nedeni de, o zaman hâkimler ve savcıların korkarak birtakım önemli aşamalarda dava açmamasından kaynaklanıyor. Ben, özellikle Yargıtay Başsavcısına ilişkin olarak bazı besleme basının yaptığı hücumları şiddetle kınıyorum. Herkes burada görevini yapıyor. Görevini yapan insanların takdir edilmesi lazım, görevini yapan insanların alkışlanması lazım.

ÖMER FARUK ÖZ (Malatya) – Senin kafanda sıkıntı var. Sen kendi işine baksana.

KAMER GENÇ (Devamla) – Bana çok güzel şeyler yakışıyor. Bana yakışan şeyleri ben şey ediyorum ama görevini yapan insanlara böyle saldırı olmaz ve Türkiye’de bir korku âlemi yaratmaya çalışıyorlar.

BAŞKAN – Sayın Genç, söz aldığınız konuda konuşursanız lütfen…

KAMER GENÇ (Devamla) – Değerli milletvekilleri, burası bir hukuk devletidir, Türkiye Cumhuriyeti devletidir. Burada suç işleme imtiyazı kimsede yok. Herkes kanunlara, Anayasa’ya saygı duymak zorundadır.

MEVLÜT AKGÜN (Karaman) – Her konuşma suç mu?

KAMER GENÇ (Devamla) – Kanunlara ve Anayasa’ya karşı saygı duymayan insanların elbette ki yargılanması en doğal haktır.

BAŞKAN – Sayın Genç, Danışma Kurulu önerisi üzerine söz aldınız, lütfen…

KAMER GENÇ – Pardon efendim?

BAŞKAN – Danışma Kurulu önerisi üzerine lütfen!

KAMER GENÇ (Devamla) – Danışma Kuruluyla ilgili konuşuyorum Sayın Başkanım. (AK Parti sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Lütfen…

KAMER GENÇ (Devamla) – Danışma Kurulunda, işte, soru müessesesi var. Bu soru müessesesi, maalesef, burada, Mecliste soru müessesesinin sorulmaması yönünde siyasi iktidar öyle hileli bir taktiğe gidiyor ki… Arkadaşlar, İç Tüzük’ün 98’inci maddesine göre soru burada okunacak, ilgili bakan çıkıp cevap verecek, arkasından, buna karşı milletvekilinin de konuşma hakkı var, sonra bakan uygun görürse buna bir cevap vermesi lazım. Şimdi, böyle yapılmıyor. Ne yapıyor? Siyasi iktidar bir hile bulmuş: Tutuyor, yirmi tane soruyu, otuz tane soruyu peş peşe okutuyor ve o sorulara kendisine göre bir yorum getiriyor, orada, soruda sorulan şeylere de cevap vermiyor, kendi siyasi düşüncelerinin, kendi siyasi propagandasını yapıyor. Tabii, bu propagandayı yapmak için de hakikaten insanların çok, biraz cesaret sahibi olması lazım. Şimdi, soru sorduğumuz konularda bize söz hakkı çıkmıyor, birçok suistimaller örtbas ediliyor.

Şimdi, Sayın Türkiye Büyük Millet Meclisine, bunu defalarca bu kürsüden söyledim. Bu 98’inci maddedeki usule göre soruları cevaplandırsınlar. Aksi takdirde, bakan çıkıyor burada yirmi beş dakika, otuz dakika, hatta kırk beş dakika konuşuyor, biz soru sahibi olarak bir şey söyleyemiyoruz.

Şimdi, bugün burada bir veya iki tane sorumu cevaplandıracak. Burada çok ciddi deliller var elimde. Yani bu iktidar zamanında çok ciddi suistimaller yaptığı konusunda birtakım deliller var elimizde. Peki, nasıl, ben bunları burada çıkıp savunmayayım da… Nasıl milletin gözünden kaçırıyorsunuz?

Onun için, sayın milletvekilleri, Sayın Başkanım; isterseniz, lütfen, bu 98’inci maddeyi uygulayın. Soru önce okunsun, arkasından bakan çıksın cevap versin, ondan sonra, milletvekili de buna söyleyeceğini söylesin ve ondan sonra da ilgili bakan, cevabı varsa versin. Aksi takdirde, siz bakana cevap… Buradan otuz tane soruyu, kırk tane soruyu peş peşe okutup da ondan sonra burada bakan çıkıp da hikâye anlatmasın. Zaten anlattıkları, hikâyeden daha ileri geçmiyor. (AK Parti sıralarından gürültüler)

MEHMET CEMAL ÖZTAYLAN (Balıkesir) – Sen ne anlarsın!

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Senin gibi masal anlatmıyoruz.

KAMER GENÇ (Devamla) – Şimdi, değerli milletvekilleri, bakın, halkın içine gelin girelim. Halk, bakın neler diyor… Halkın içine gelin gidelim. Hanginizin gücü varsa, buyurun, halkın içine gidip gezelim.

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Gezelim.

KAMER GENÇ (Devamla) – Burada konuşmak kolay. 340 milletvekiliyle geldiniz Meclise, bu Meclise ciddi bir yasama düzenlemesini getirmediniz.

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Senin masallarını dinliyoruz.

KAMER GENÇ (Devamla) – Getirdiğiniz kanunların kime yaradığı belli. Hepsini burada saymama gerek yok. Ama Türkiye çok ciddi sıkıntılar içinde. Türkiye’de, çok ciddi rejim sıkıntısı içinde insanlar yaşıyor. İnsanlar bir korku içinde. Efendim, çıkıp da sorumluluk… (AK Parti sıralarından gürültüler)

ÖMER FARUK ÖZ (Malatya) – Senin kafanda sıkıntı var.

KAMER GENÇ (Devamla) – Bakın, siz şimdi beş senedir veya altı senedir iktidarsınız, burada, bir gensoru gelip de kabul edildi mi, bir Meclis soruşturması kabul edildi mi? Çünkü kabul edilmiyor.

VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) – Öyle bir zorunluluk mu var, mecburiyet mi var?

KAMER GENÇ (Devamla) – Türkiye’de suistimallerin âlâsı sizde var ama kardeşim, Meclis çoğunluğunun yarattığı bu güçle siz bunları örtbas ediyorsunuz. Bir de üstelik de çıkıyorsunuz: “Efendim, bizim hakkımızda açılan dava bizim oylarımızı artıracak.” Ya, bu millete hakaret ediyorsunuz. Yani bu millet, bile bile suistimal yapan, suç işleyen insanlara oy verir mi? Ha, geçmişte bir mağdurları oynadınız. Yani suç işleyen insanları mağdur ilan edip de onun karşısına çıkıp “Efendim, ben oyumu artırırım.” diyen kişi, bu millete hakaret eden kişidir.

Efendim, birisi çıkıyor diyor ki: “Efendim, böyle bir iddianamede benim ismimin yer alması bana şeref kazandırır.”

VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) – Gündeme gel!

KAMER GENÇ (Devamla) – İddianame ne? Laik Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurumlarını yerinden kaldırma. Ee? (AK Parti sıralarından gürültüler)

VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) – Sen iddianameyi okumamışsın.

KAMER GENÇ (Devamla) – Demek istiyor ki: Ben bu eylemleri zaten işliyorum. Siz bunları söylemekle ben bundan şeref duyuyorum.

VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) – Atıyorsun!

KAMER GENÇ (Devamla) - Böyle bir parlamenterlik sistemi, böyle bir düşünce olmaz. Anayasa Mahkemesi ve cumhuriyetin başsavcısı bu ülkenin en saygıdeğer kurumlarıdır. Bu kurumlara saygı göstermek lazım. (AK Parti sıralarından gürültüler)

ÖMER FARUK ÖZ (Malatya) – Sen Başbakana saygı göstermiyorsun! Ülkenin Başbakanına saygı göstermiyorsun!

KAMER GENÇ (Devamla) – Eğer korkunuz yoksa, alnınız açıksa, çıkarsınız, yargılanır gelirsiniz.

Bu memlekette kimsenin suç işleme hakkı yok beyler. Bu memlekette Cumhurbaşkanı da suç işlerse bu vatandaş yakasına yapışacak, Başbakan da yapacak, iktidar partisi de yapacak… (AK Parti sıralarından gürültüler)

MEHMET CEMAL ÖZTAYLAN (Balıkesir) – Yargıtay Başkanı suç işlerse ne olacak?

KAMER GENÇ (Devamla) – “Efendim, 340 milletvekilim var…” 340 milletvekilin varsa, buyurun, çık mahkemenin karşısında yargılan. Yani siz…

MUHYETTİN AKSAK (Erzurum) – Sayın Başkan, bu ne konuşuyor?

KAMER GENÇ (Devamla) – Efendim, böyle, etrafa korku dağıtmakla, bir de ayrıca birtakım satılmış, besleme basının, o satılmış kalemlerin arkasına sığınmakla Türkiye’de halkın gözünü…

ABDÜLHADİ KAHYA (Hatay) – Senin esas emelin bu Meclisin kapatılması. Seni millet biliyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Halikarnas’ı anlat!

BAŞKAN – Sayın Genç, lütfen, önerge üzerinde konuşuyordunuz. Lütfen… Sözünüzü…

KAMER GENÇ (Devamla) – Sayın Başkan, önerge…

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Halikarnas’tan bahsetsene.

MUHYETTİN AKSAK (Erzurum) – Ne konuşturuyorsun Başkan?

BAŞKAN – Saygılarınızı sununuz Meclise.

Lütfen buyurunuz.

KAMER GENÇ (Devamla) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Danışma Kurulu önerisi üzerine…

Buyurunuz.

KAMER GENÇ (Devamla) – Şimdi Sayın Başkanım, Danışma Kurulu şudur: Meclisin çalışma usullerini belirliyor. Tabii ki, bunların hepsi Meclisin çalışma usulüne giriyor. Bu memlekette hırsızlıklar varsa bu kürsüye getirmemiz lazım. Bu memleketin rejimini tehlikeye atan kişiler varsa bu Danışma Kurulunda diyoruz ki öncelikle bunlara yer verelim diyorum. (AK Parti sıralarından gürültüler)

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Kararlara uy.

KAMER GENÇ (Devamla) – Onun için, yani bu birtakım besleme köşe yazarlarının o besleme kalemleriyle size yapılan övgüler size hayır getirmez, size şer getirir. Bu sizin sonunuz olur.

LÜTFİ ÇIRAKOĞLU (Rize) – Sizin karanlık kafanız tehlike.

KAMER GENÇ (Devamla) – Ben, Türkiye Cumhuriyeti Başsavcısını tekrar tebrik ediyorum.

ABDÜLHADİ KAHYA (Hatay) – Sana yakışanı yapıyorsun.

KAMER GENÇ (Devamla) – Bu yiğit savcılar oldukça, en azından bu memlekette keyfîlik yapan insanların içine böyle bir korkular düşer. Neyse, mahkemeyle ilgili bir şey söylemiyorum. Ama herkes bu memlekette suç işleyemez efendim, suç işlerse bunun sonucuna katlanılır.

Saygılar sunuyorum.

BAŞKAN – Danışma Kurulu önerisini…

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, lehte konuşmak istiyorum öneri hakkında.

BAŞKAN – Sayın Elitaş, buyurunuz efendim. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Süreniz on dakika, önerinin lehinde…

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Çanakkale şehitlerinin şehitler günü olarak kutladığımız bu 18 Mart günü Çanakkale’de ülkemizin bekası için, Türk milletinin bekası için can veren şehitlerimizi, atalarımızı, dedelerimizi saygıyla, hürmetle, rahmetle yad ediyorum. Onlar bu vatanın her bir karış toprağı, her bir çakıl taşı için kanlarını feda ettiler. Biz onların evlatları olarak, torunları olarak onlarla gurur duyuyoruz. Şehitlerimizi tekrar anarak sözlerime başlamak istiyorum.

İç Tüzük’ümüzün 19’uncu maddesi gereğince, Parlamentoda grubu bulunan siyasi partiler Danışma Kurulu istedikleri takdirde, siyasi partilerin grup başkan vekilleri, grup başkanları veya onların temsilcileri vasıtasıyla Danışma Kurulu haftalık çalışma programlarını yapmak üzere yetkilendirilmiştir, görevlendirilmiştir.

Bu konuda dört siyasi partinin grup başkan vekili yaptıkları istişare çerçevesinde bugün, yarın ve perşembe günü kaça kadar çalışacakları ve gündemde hangi maddelerin, hangi konuların görüşüleceğiyle ilgili mutabakata varmışlar. Bu mutabakat çerçevesinde de bugün, biraz önce Divanın okuduğu gündemi inşallah görüşeceğiz.

Biraz sonra, Maliye Bakanına sorulmuş sorularla ilgili, sayın milletvekillerinin sözlü olarak cevap verilmesini istedikleri sorularla ilgili Sayın Bakan bilgiler verecek.

Yarın, toprak koruma ile ilgili, bir milletvekilimizin verdiği üç maddelik kanun teklifi; arkasından, hakikaten çok önemli olduğunu düşündüğümüz, bizim İzmir Milletvekilimiz Sayın Mehmet Tekelioğlu ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkan Vekili Sayın Oktay Vural ve arkadaşlarının ve tüm İzmirli hemşehrilerimizin, tüm İzmir’de yaşayan kardeşlerimizin çok önemli diye vurguladıkları, bizim de çok önemli olduğunu düşündüğümüz, Cumhuriyet Halk Partili İzmir Belediye Başkanı, Milliyetçi Hareket Partili İzmir milletvekilleri, AK Partili milletvekilleriyle birlikte inşallah yarın gündeme alacağımız EXPO 2015 ile ilgili beş maddelik kanun teklifini de görüşeceğiz. Ümit ediyorum yarın bunları çıkaracağız.

Arkasından, Kuzey Irak’a yapılan kara operasyonu ile ilgili basında, kamuoyunda, gündemde yoğun bir şekilde tartışılan, muhalefet partilerinin bu konu ile ilgili fikir alışverişlerini, bilgi alışverişlerini sunmak için yaptıkları eleştirileri gündeme getirmek üzere Cumhuriyet Halk Partisi grup başkan vekillerinin verdiği bir genel görüşme önergesini perşembe günü konuşmak üzere aldığımız kararlar bunlar.

Şimdi, Danışma Kurulunun yaptığı önerileri fırsat bilip burada olur olmaz şeyleri gündeme getirmek, bu Parlamentonun saygınlığına gölge düşürecek hareketlerde bulunmak hiçbir milletvekiline yakışan bir hareket değildir diye düşünüyorum. Buraya gelirsiniz, çıkarsınız, konuşursunuz. Ama, eğer siz bu İç Tüzük’ü zamanında en iyi şekilde uyguluyorum ve en iyi biliyorum diye iddia ettiğiniz takdirde, buraya çıkıp İç Tüzük’ü en iyi şekilde uygulamak ve buradaki milletvekillerine de örnek olmak mecburiyeti sizdedir. Aksi hâlde, oturduğunuz yerde siz buradaki Başkana, Başkanlık Divanına ve milletvekillerine “Şu şekilde yönetin.” diye laf atmak hiçbir milletvekiline erdem kazandırmaz ve bilgiçlik noktasında da belli bir seviye kazandırmaz.

Değerli arkadaşlar, cuma günü saat 16.30 veya 16.35 itibarıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Anayasa’nın 69’uncu maddesinin kendisine verdiği yetkiyi kullanarak AK Parti hakkında kapatma davası açmış. Anayasa’nın 69’uncu maddesindeki hüküm açık ve net belli. Ama olaydaki ince nokta şu: Saat 16.35’i bekliyor Sayın Başsavcı. Niye? Piyasalarda çok önemli dalgalanmalar olabilir, piyasalar bundan zarar görmesin; Türkiye’deki yaşayan vatandaşlar, işçisi, köylüsü, memuru, emekçisi zarar görmesin diye piyasaların kapandığı tarihi bekliyor. Ama, 22 Temmuz tarihinde beş yıllık yaptığı icraatlarla ilgili vatandaş tarafından sandıkta ibralaşmış bir siyasi partinin, yüzde 47 oy almış siyasi partinin kapatılmasıyla ilgili sadece gazete haberlerinden, sadece dedikoduyla alakalı olarak ortaya çıktığı, çıkardığı iddianameyle ilgili yaptığı başvurunun neticesini, dün, piyasaların önemli bir şekilde dalgalanarak, kimi medyada yazdığı gibi, 20 milyar dolar ila 35 milyar dolar Türk milletinin cebinden çıkan paranın ortaya çıktığını ortaya koyuyorlar.

Bakınız, 2001 yılında Şubat 19 tarihinde bir Anayasa kitapçığının atılmasıyla birlikte 21 Şubat tarihinde Türkiye çok önemli bir kaosla karşı karşıya kaldı. O dönemde iktidarla Cumhurbaşkanı arasındaki olumsuzluk ve iktidarın kendi arasındaki problemler neticesinde, hep beraber biz, servetlerimizi döviz cinsinden yarıya kaybettik. Ama şu anda güçlü bir iktidarın olması, sivil toplum örgütlerinin, bütün sivil toplum örgütlerinin -iki tane siyasi parti hariç olmak üzere- ve Parlamentoda bulunan siyasi partilerin tam olarak, AK Partiye yapılan haksız bir iddianame konusundaki verdikleri destekler, piyasada pazartesi günü çok önemli bir şekilde zıplama beklenen, yani 2001 19 Şubat, 21 Şubat tarihinde görülen ekonomik krizin benzeri bir krizle karşı karşıya kalınmasını düşünen piyasalar, TÜSİAD’ı, MÜSİAD’ı ve sendikaları, bütün sivil toplum örgütleri -siyasi partiler de dâhil olmak üzere- verdikleri destek neticesinde, hamdolsun, beklenilen olumsuzluklar ortaya çıkmadı ve bugün tekrar durulma noktasına doğru geldi.

BAŞKAN – Sayın Elitaş, lütfen…

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Bitiriyorum Sayın Başkanım.

Bakınız, Sayın Başsavcının iddianamede yasaklanması gereken 71 kişiden birisi de benim. İddianamede ben ne yapmışım, suçum nedir diye bakıyorum…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Bunu mahkemede savunursun.

BAŞKAN – Sayın Elitaş, lütfen… Danışma Kurulunun önerisi üzerine söz istediniz.

VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) – Kamer Genç konuşurken böyle demiyordun Başkan.

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Sayın Başkan, bakın, biraz önce konuşan konuşmacıya on bir dakika süre verdiniz, bunun sadece on beş saniyesi Danışma Kurulu önerisiyle ilgiliydi. Burada bizi suçluyor, grubumu suçluyor ve beni suçluyor.

BAŞKAN – Sayın Elitaş, bu…

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Şimdi, bakınız, ben bu iddianamedeki suçum nedir diye baktığım zaman, YÖK Kanunu’nun ek 17’nci maddesiyle ilgili bir kanun teklifine imza atmışım. Yedi grup başkan vekiliyle beraber imza atmışım. AK Parti Grup Başkan Vekilleri, beşimiz birlikte, Milliyetçi Hareket Partisinin iki değerli Grup Başkan Vekiliyle birlikte, biz, YÖK Kanunu’nun ek 17’nci maddesine göre…

BAŞKAN – Sayın Elitaş, Danışma Kurulunun önerisi üzerine konuşun. Ben Kamer Genç’i de uyardım.

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Sayın Başkan, istirham ediyorum. Bakın…

BAŞKAN – Kınadığınız işlemleri lütfen kürsüden yapmayınız. Buyurun sözünüzü…

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Sayın Başkan, daha önceki konuşmacıyı uyararak bu işi yapmalıydınız ama…

BAŞKAN – Ben uyardım efendim. Kınanan işlemleri yapmayınız.

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – … on bir dakika süre veriyorsunuz, on saniyesi sadece Danışma Kurulu önerisiyle gidiyor.

BAŞKAN – Kınadığınız işlemleri yapmayınız.

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – İstediği gibi konuştu.

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Değerli arkadaşlar, bu, muhakkak ki yargıda görüşülecek ama Türkiye’nin huzurunu, Türkiye’nin kazandığı istikrarı hiç kimsenin tek başına 22 Temmuz tarihinden bu tarafa milletiyle ibralaşmış bir partiyi kapatarak Türkiye’yi kaosa sürüklemek ve bazı hırsları uğruna bazı siyasi düşüncelerinin kendisiyle uyuşmayan düşünceleri doğrultusunda bu partiyle ilgili yaptığı söylemler 70 milyon Türk vatandaşına zarar verecektir diye düşünüyorum. Herkes bunu aklıselim bir şekilde düşünmeli. Nasıl ki cuma günü saat 16.30’da piyasaların kapandığındaki gösterdiği hassasiyet neyse bundan sonraki süreçte de aynı hassasiyeti gösterip Türkiye ekonomik bir kaos içerisine sürüklenmemeli.

Siyaset, erdemli insanların işidir. Bakınız, bundan on beş-yirmi gün önce gazetelerde bir haber yayımlandı. Bu haberde, İngiltere’de bir bakan başkasının bahçesinde çiçek suladığı için tespit edilmiş, istifa ediyor. Birilerinin bahçesinde çiçek sulayan insanların aynı erdemi göstermelerini istiyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Elitaş.

Danışma Kurulunun önerisini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

İç Tüzük’ün 37’nci maddesine göre verilmiş bir doğrudan gündeme alınma önergesi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.

Buyurunuz.

IV.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)

B) ÖNERGELER

1.- İstanbul Milletvekili Atila Kaya’nın, Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanuna Ek Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi’nin (2/121) İç Tüzük’ün 37’nci maddesine göre doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/35)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

21 Mart gününün Nevruz Bayramı olarak Resmi Bayram şeklinde kutlanmasını temin etmek için 17.03.1981 tarih ve 2429 Sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkındaki Kanuna ek madde eklenmesine dair vermiş olduğumuz Kanun Teklifimizin üzerinden 45 gün geçmesine rağmen Komisyonda görüşülmemiştir.

Bu Kanun teklifimizin İçtüzük 37 inci maddeye göre doğrudan TBMM Genel Kurul gündemine alınması hususunda gereğini arz ederim.

Saygılarımla

                                                                                                               Atila Kaya

                                                                                                                 İstanbul

BAŞKAN – Önerge üzerinde, önerge sahibi İstanbul Milletvekili Atila Kaya.

Buyurunuz Sayın Kaya. (MHP sıralarından alkışlar)

Süreniz beş dakikadır.

ATİLA KAYA (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 21 Mart Nevruz Bayramı’nın resmî tatil olarak kabul edilmesi hususunda vermiş olduğum bir kanun teklifinin doğrudan gündeme alınmasıyla ilgili olarak söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, kanun teklifimizin gerekçesi hakkında kısaca sizlere bilgi vermek istiyorum. Nevruz Bayramı olarak kutladığımız bayram mart ayının 21’ine tekabül etmektedir. Mart ayının 21’i gece ile gündüzün eşit olduğu bir gündür ve aslında baktığımız zaman güneş 21 Mart tarihinden önce güney yarım küreye daha fazla ısı ve ışık vermekteyken 21 Mart tarihinden sonra ise kuzey yarım küreye daha fazla ısı vermeye başlamaktadır. İşte bu tabiat olayından dolayı kuzey yarım kürede yaşayan çok çeşitli halklar, bu tabiatın uyanışını, tabiatın yeniden dirilişi anlamına da gelen bu günü kutlamak için kendi kültürleri çerçevesinde çeşitli faaliyetler geliştirmişlerdir ve kendi kültürleri içerisinde çeşitli açılımlar gerçekleştirebilmişlerdir.

Değerli milletvekilleri, Türk milletine, bizim tarihimiz açısından, nevruzun bizim tarihimizde milletimizin kültürümüzdeki yerine baktığımız zaman karşımıza çıkan tablo şudur: Bir kere, eski Türk takviminde, yani 12 hayvanlı eski Türk takviminde nevruz yılbaşı olarak kabul edilmektedir. Aynı zamanda bu birçok Türk kültürünü dile getiren şairlerimiz, hükümdarlarımız tarafından da kabul edilmiş, dile getirilmiş bir konudur. Yani eski Türk takviminde yeni yılın başlangıcı olarak nevruz kabul edilmiştir ve Türk dünyasının çok çeşitli bölgelerinde, muhtelif coğrafyalarda asırlardan beri kutlanagelmiştir.

Değerli milletvekilleri, ta Hunlardan başlayarak Göktürkler, Uygurlar, Selçuklular, Osmanlılar, Cumhuriyetimiz ve günümüze kadar süren bir tarihî zaman süreci içerisinde, aynı zamanda da Balkanlardan başlayarak Orta Doğu, Çin Seddi’ne ve hatta Sibirya’nın içlerine kadar uzanan bir mekânda, bir coğrafyada kutlanan bir bayramdır Nevruz Bayramı ve bugün, yine, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra ortaya çıkan Türk dünyasına baktığımız zaman, ki Sovyetler Birliği döneminde Nevruz kutlamaları yasaklanmıştı ama Sovyetlerin dağılmasından sonra yani 1990’lı yılların başında bağımsızlıklarını ilan eden Türk cumhuriyetlerinin ilk yaptığı işlerden birisi de Nevruz’u millî bayram ve resmî bir tatil, resmî bir bayram olarak kabul etmek olmuştur ve bu anlamda Azerbaycan’da, Özbekistan’da, Türkmenistan’da, Kazakistan’da bugün Nevruz bir resmî bayram olarak kutlanmaktadır. Aynı zamanda yalnız bunlarla da sınırlı değildir bu durum. Bugün Rusya Federasyonu içerisinde bulunan çeşitli özerk Türk cumhuriyetlerinde, Saha (Yakut) ya da Başkurdistan ya da Tataristan gibi özerk cumhuriyetlerde de bu Nevruz bir millî bayram, bir resmî bayram olarak kutlanagelmektedir.

Dolayısıyla, değerli milletvekilleri, biraz önce, yine, konuşmamda ifade ettiğim Ali Şir Nevai’den Fuzuli’ye kadar, Pir Sultan Abdal’dan birçok şairimize kadar ve yine, Safevi Türkmen Hükümdarı Şah İsmail Hatayi’den IV. Murad’a kadar çok çeşitli hükümdarlar tarafından da Nevruz’la ilgili şiirler yazılmış ve bunların hepsinin ortak adı “Nevruziye” ya da “Bahariye” diye nitelendirilmiştir. Yani bizim Türk kültürümüzde, bu coğrafyada, bu bölgede çok önemli yere sahip olan bir bayramdır. Hep tabiatın uyanışı, yeniden diriliş, birlik, beraberlik, hoşgörü, sevgi, kardeşlik bayramı olarak kutlanmıştır ve bugün Anadolu’nun çok çeşitli bölgelerinde de bu anlamıyla kutlanan bir bayramdır.

Ben, Kars’ta doğdum, büyüdüm. Bizim çocukluğumuzda da çok büyük bir coşkuyla kutladığımız bir bayramdı Nevruz Bayramı ve hâlen aynı coşku içerisinde bütün bu bölgelerde kutlanmaya devam etmektedir.

Aynı zamanda, değerli milletvekilleri, halk tabakalarını bir millet hâline getiren en önemli unsurlardan birisi de ortak ritüellerimizdir. Biraz önce ifade ettiğim gibi çok geniş bir coğrafya ve uzun bir zaman dilimi içerisinde kutlanagelen Nevruz Bayramı bu yönüyle de birliğimizin, bütünlüğümüzün bir bayramı olarak kutlanmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Lütfen sözlerinizi tamamlayınız Sayın Kaya.

ATİLA KAYA (Devamla) – Teşekkür ederim.

Bu vesileyle ben, bütün bu gerekçelerden, bu tarihî, kültürel gerekçelerden dolayı Nevruz Bayramı’nın millî bayram, resmî bayram olarak kabul edilmesini ve millet bütünlüğü içerisinde coşkuyla kutlanmaya devam etmesinin kabulünü teklif ediyor, bu vesileyle yüce Meclisi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Kaya.

Önerge üzerine Ordu Milletvekili Sayın Rıdvan Yalçın.

Buyurunuz Sayın Yalçın. (MHP sıralarından alkışlar)

Süreniz beş dakikadır.

RIDVAN YALÇIN (Ordu) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın milletvekilleri, İstanbul Milletvekilimiz Sayın Atila Kaya’nın, Nevruz’un resmî bayram olarak kutlanmasını öngören yasa teklifinin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin müzakerelerde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, aynı zamanda bugün, metrekareye 6 bin merminin düştüğü, insanlığın savaşı mağlup ettiği Çanakkale Zaferi’ni ve şehitlerimizi anma günüdür. Âkif’in “Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor;/ Bir hilâl uğruna, Rab, ne güneşler batıyor!” ve “Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?/ ‘Gömelim gel seni tarihe!’ desem, sığmazsın.” /Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,/ Sana âğuşunu açmış duruyor Peygamber.” dizeleriyle yücelttiği Çanakkale şehitlerini ve bütün şehitlerimizi bir kez daha şükranla yâd ediyoruz.

Sayın milletvekilleri, Nevruz, bilindiği üzere Farsça bir kelime olup “yeni gün” anlamına gelmektedir. Türk dünyasında Nevruz binlerce yıldır “yeni yıl bayramı”, “Ergenekon’dan çıkış”, “bahar bayramı”, “birlik, kardeşlik, özgürlük bayramı” anlamlarıyla kutlanagelmektedir. Türkiye ve Azerbaycan’da “Nevruz”, Türkmenistan’da “Navruz”, Doğu Türkistan’da “Noruz”, Özbekistan’da “Növroz”, Kırgızistan’da “Noruz”, Kazakistan’da “Novrız”, Tataristan’da “Navruz”, Çuvaşistan’da “Naras” adlarıyla bayram olarak kutlanmaktadır.

Nevruz, Hunlardan başlayarak Göktürkler, Uygur, Tatar, Özbek, Kazak, Türkmen gibi bütün Türk devlet ve topluluklarında tarih boyunca coşkuyla kutlanmış, bu günün şerefine büyük eğlenceler düzenlenmiş, bütün Türk topluluklarında on iki hayvanlı Türk takviminin başlangıcı olarak kabul edilmiş, bu günün şerefine fakir fukaraya yemekler dağıtılmış, Nevruz sofraları kurulmuş, dargınlar barışmış, ziyaretler kutlamaların ayrılmaz bir parçası olmuştur.

Bugün de bu bayram bütün Avrasya coğrafyasında coşkuyla kutlanmaya devam edildiği gibi, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Karakalpakistan, Afganistan, Doğu Türkistan, Irak, Kırım, İdil-Ural boyları, Tuva, Saha, Hakasya, Çuvaş, Sibirya, Balkan ve Kıbrıs Türkleri arasında da resmî tatil olarak kutlanmakta, millî bayram olarak kabul edilmektedir.

Nevruz baharın geldiğinin müjdecisidir. Türk halkları baharın gelmesini dört gözle bekler, uzun ve ağır kış şartlarından kurtuluş, tohum ve fidanın ekilmesi, hayvanların yavrulaması, yeryüzünün yeşermesi, ağaçların çiçek açması Türklerin gönlünü şad eden büyük bir olay olarak kabul edilirdi. Bu yüzden bütün Türk ellerinde o gün büyük şenlikler düzenlenir, “yeni yıl bayramı”, “bahar bayramı” olarak kutlamalar yapılırdı. Bu bakımdan Nevruz, bütün Türk milleti arasında ortak bir hatıranın, ortak gelenek ve duyguların, doğa ve dünya sırlarının çözümü üzerindeki ortak düşüncelerin, aynı heyecanların çok küçük farklarla ifade edildiği ortak bir kültürel mirastır. Türk kültürünün hâkim olduğu tüm coğrafyada, Türkistan topraklarından Balkanlara kadar üç bin yıllık bir geçmişin eseri olan Nevruz, bu topraklar üzerinde yaşayan halklar arasında en büyük kültür mirası olarak yaşamış, hayatiyetini sürdürmüş, kültür hayatımızda ortaklık ve süreklilik göstermiş bir olgudur.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde Karakeçili Aşireti, II. Abdülhamit dönemine kadar Nevruz Bayramı’nı Söğüt’te Ertuğrul Gazi’nin türbesinde kutlardı. Bu bayrama o gün de bu gün de “Yörük Bayramı” adı verilmektedir. Nevruz, Osmanlı sarayında da kutlanırdı. O gün özel hediyeler hazırlanır, şerbetler sunulur, macun karılır, devlet yöneticileri büyükten en küçüğe kadar bunları birbirine takdim ederlerdi.

Sayın milletvekilleri, Nevruz, Türk insanını birbirine kenetleyen, bağlayan, Ergenekon’dan demir dağları eriterek dirilen atalarının ruhlarıyla yanan bir ateştir. Bu ateş, hiç sönmeden binlerce yıl yandı ve gelecekte de kıvılcımlarından binlerce gönlü tutuşturarak ortak kültür ocağında binlerce ruhu ısıtmaya devam edecek…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Yalçın, lütfen sözlerinizi tamamlayın.

RIDVAN YALÇIN (Devamla) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın milletvekilleri, bütün tarihsel gerçeklerden anlaşılmaktadır ki, Nevruz, neredeyse milletimizin tarihi kadar eskiye dayanan, bütün Türk coğrafyalarında baharın gelişi, doğanın yeniden dirilişi nedeniyle kutlanan millî bir bayramdır. Milletimize ve devletimize karşı bölücü emeller besleyen odakların bu güzel bayramı istismarı, Nevruz’u değil ancak bu odakları daha da küçültecektir.

Bu duygularla, bu önergeyi desteklediğimizi belirtiyor, bu güzel bayramın şimdiden aziz milletimiz ve insanlık âlemine esenlikler, hayırlar, güzellikler getirmesini temenni ediyor, Mevlit Kandili’nin de bütün inananlara hayırlar getirmesini diliyor, yüce heyeti saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Yalçın.

Şırnak Milletvekili Sayın Hasip Kaplan’ın çok kısa bir sözü vardır bu konuda.

Buyurunuz Sayın Kaplan, kısa olması kaydıyla.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Gerçekten ülkemizde milyonlar, Nevruz Bayramı’nı büyük bir coşkuyla kutluyor. Barış, özgürlük, kardeşlik duyguları ve bayram coşkusu içinde kutlanan, resmî olarak da kabul edilen bu kutlamalara, resmî günlere denk gelmesi nedeniyle çalışanların, öğrencilerin, okulda okuyanların katılması oldukça zor ve biz bu yıl 81 ilde Nevruz kutlamalarını 81 birimde kutlarken bu sıkıntıyı gerçekten yaşıyoruz. Örneğin Diyarbakır Kayapınar Belediyesi, işçileriyle yaptığı sözleşmede onları idari izinli sayarak bu kutlamalara katılmalarını sağlayabiliyor. Gerçekten milyonların kutladığı, Orta Doğu halklarının, özellikle ülkemizin Kürt, Türk, Orta Doğu halklarının kutladığı böylesi bir bayramın coşkusunu hep beraber kutlayabilmemiz için bugün Meclisin, muhalefetin de, iktidarın da, AKP’nin, CHP’nin, ÖDP’nin, Büyük Birlik Partisi ve diğer tüm partilerin de desteğiyle bu günün resmî tatil günü olarak kutlanması aynı zamanda ülkedeki birlikteliği de güçlendirecektir. Bu yönde olumlu oy kullanacağımızı ifade etmek istiyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Kaplan.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

On beş dakika ara veriyorum.

 

Kapanma Saati: 16.42

 

 

 

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 17.00

BAŞKAN: Başkan Vekili Şükran Güldal MUMCU

KÂTİP ÜYELER:Harun TÜFEKCİ (Konya), Fatma SALMAN KOTAN (Ağrı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 78’inci Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

Gündemin “Sözlü Sorular” kısmına geçiyoruz.

VI.- SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, uzlaşmaya konu vergi ve cezalara ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/235) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

2.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, köylerin elektrik borçlarına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/257) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

3.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, bir firmayla ilgili bir iddiaya ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/262) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

4.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş’ın, büyükşehirlerde enerji iletim hatlarının yeraltına alınmasına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/264) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

5.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, futbol kulüplerinin vergi borçlarına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/284) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

6.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, öğretim üyelerinin özlük haklarının iyileştirilmesine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/286) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

7.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, çocuklarına ait şirketlere ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/300) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

8.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, kayıp ve kaçak elektriğe ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/324) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

9.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, elektrik zammına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/337) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

10.- Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın’ın, gazilere uygulanan elektrik bedeli indirimine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/342) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

11.- Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın’ın, memurların tedavi yolluklarının ödenmesine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/346) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

12.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, elektrik zammına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/362) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

13.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, Gaziantep’te sanayi elektriği için ayrı bir fiyat uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/363) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

14.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, elektrik zammına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/367) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

15.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, vergi borç ve cezalarının tahsiline ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/369) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

16.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, özel bir sınavla gelir uzmanlığına atama yapılmasına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/381) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

17.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, özelleştirme sonucu başka kamu kurum ve kuruluşlarında çalıştırılan kişilere ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/433) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

18.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, tarımsal sulama aboneleri ve birliklerinin elektrik borcuna ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/440) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

19.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, nüfusu azalan belediyelerin gelirlerine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/447) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

20.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, çift kabinli kamyonet sahiplerinden geçmişe dönük faiziyle tahsil edilen vergilere ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/463) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

21.- Adana Milletvekili Kürşat Atılgan’ın, rüzgâr makinelerinde KDV indirimi ve faizsiz kredi talebine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/478) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

22.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun, gübredeki KDV oranına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/490) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın cevabı

BAŞKAN – 1’inci sırada yer alan, Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, uzlaşmaya konu vergi ve cezalara ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesinin görüşmelerine başlıyoruz.

Sayın milletvekilleri, gündemin “Sözlü Sorular” kısmının 1’inci sırasında yer alan bu soruyla birlikte 9, 10, 11, 20, 21, 28, 39, 46, 50, 52, 57, 58, 61, 63, 73, 122, 129, 136, 152, 167 ve 179’uncu sıralarındaki soruları da birlikte cevaplandırmak istemiştir Sayın Bakan.

Sayın Bakan, lütfen, soruları cevaplandırırken hangi soruya cevap verdiğinizi açıkça belirtirseniz daha net bir şekilde işlemleri yürütebiliriz.

Şimdi bu soruları okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                              Kamer Genç

                                                                                                                  Tunceli

1- 1.01.2003 tarihinden bugüne kadar Merkezi Uzlaşma Komisyonunuza kaç liralık vergi ve cezaları için uzlaşma talebinde bulunulmuştur?

2- Uzlaşmalarda ne kadar vergiden ve ne kadar vergi cezalarından uzlaşma ile vazgeçilmiştir?

3- Yakın tarihlerde herhangi bir mükellefin 44 trilyon liralık vergi borcu uzlaşma sonucu 4 trilyon liraya indirilmiş midir?

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, Bakan Genel Kurul Salonunda yok!

Efendim, soru okunurken Bakan yok!

BAŞKAN – Sayın Bakan gelecek herhâlde efendim.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Efendim, bizim sorularımızı dinlemedi, onun için onları geçin. Yok Bakan efendim!

BAŞKAN – Sayın Bakan şimdi gelecek herhâlde. Soruların okunmasına mâni değil. Hazırlığını yaptığına göre…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Yok efendim, ilgili Bakan yok!

OKTAY VURAL (İzmir) – Dinlemeden nasıl cevaplandıracak Sayın Bakan?

KAMER GENÇ (Tunceli) – Efendim, o soruları geçin. “Bakan yok diye ertelenmiştir.” deyin.

ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya) – Hükûmet adına ben varım burada. Gerekirse ben cevap veririm. Biz cevaplandırırız efendim.

BAŞKAN – Buyurunuz Sayın Bakan, lütfen yerinize geçiniz.

KAMER GENÇ (Tunceli) – O zaman yeniden okunsun efendim.

BAŞKAN – Şimdi…

Başlayınız lütfen.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim.

                                                                                                              Hasan Çalış

                                                                                                                 Karaman

Son yıllarda uygulanan tarımsal politikaların sonucu olarak çiftçilerimiz çok ciddi şekilde giderek fakirleşmektedir. 2007 yılı içerisinde ülkemizde meydana gelen kuraklık da buna eklenince, köy tüzel kişilikleri elektrik borçlarını ödeyemez hâle gelmiştir.

Bu bilgiler ışığında;

1. Köy tüzel kişiliklerinin bugün itibarıyla toplam elektrik borcu ne kadardır?

2. Köy tüzel kişiliklerinin borç ödemelerini kolaylaştırıcı herhangi bir çalışmanız var mıdır? Bu konuda çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 27/11/2007

                                                                                                              Kamer Genç

                                                                                                                  Tunceli

2004 yılında Tekele kullanılmış makine satan İspanyol MTS Tobacco S.A. firmasının ihalesi Bakanlığınızca onaylanmasından iki gün sonra, bu firmaca Family Finans Ümraniye Şubesinden A.B. Gıda San. ve Tic. Şirketinde çalışan Sedat Güngörmüş’e 30 bin dolar gönderildiği Hazine Başkontrolörünce ifade edilmiştir.

1- A.B. Gıda San. ve Tic. Şirketi çocuklarınıza ait midir? Ait ise Sedat Güngörmüş bu şirkette çalışmakta mıdır?

2- Çalışmakta ise gönderilen bu parayı kim almıştır? Bu firma bu parayı neden bu şahsa göndermiştir? Sonuçta para kimin hesabına geçmiştir?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın, Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından Anayasa’nın 98. ve TBMM İç Tüzüğü’nün 96. maddeleri gereğince sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 29/11/2007

                                                                                                        Selahattin Demirtaş

                                                                                                               Diyarbakır

1- Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından yürütülmekte olan “Enerji İletim Hatlarının Yer Altına Alınması” çalışmalarının, anakent statüsüne sahip 16 il bakımından şu ana kadar iller bazında gerçekleşme oranı ne kadardır?

2- TEDAŞ tarafından 2003, 2004, 2005, 2006 ve 2007 yılları için, 16 anakente ayrılan elektrik dağıtım yatırım ödenekleri iller bazında ne kadardır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Saygılarımla.

                                                                                                     Ferit Mevlüt Aslanoğlu

                                                                                                                 Malatya

Türkiye futbol liglerinde yer alan kulüplerimizin çok önemli kısmı sürekli bir gelire sahip değildir. Kulüplerimizde yöneticilik yapanların sponsorlukları süreklilik arz etmemektedir. Özellikle ekonomik aktiviteleri sınırlı olan bazı il ve ilçelerimizde yeterli kaynak yaratılmamaktadır. Bu bölgelerdeki kulüplerimiz teker teker kayyum heyetine gitmektedir. Bu kulüplerimizin ayrıca çok yüksek miktarda vergi ve sigorta borçları bulunmaktadır. Mevcut 6182 sayılı Yasa uyarınca, oluşan gecikme faizleri de ödenemez boyuta ulaşmıştır. Türkiye liglerinde yer alan kulüplerimizle ilgili, Türkiye Birinci, İkinci ve Üçüncü liglerinde yer alan kulüplerimizin vergi borçları ile herhangi bir yeni düzenleme ve çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim.

                                                                                                              Hasan Çalış

                                                                                                                 Karaman

Yapılan araştırmalar; maaşları düşük olan akademisyenlerin geçinebilmek için danışmanlık, bilirkişilik, özel ders verme ve muayene açma gibi faaliyetlere ağırlık verildiğini ortaya koymaktadır. Bu durum teşvikin olmadığı bilimsel araştırmaları olumsuz yönde etkilemektedir.

1- Akademisyen maaşlarında iyileştirme düşünüyor musunuz? Bu konuda bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?

2- Ek ders ücreti yerine bilimsel araştırmalara teşvik vererek, Akademisyenleri araştırmaya yöneltmeyi düşünüyor musunuz?

3- Akademisyenlerin, yurt dışı (araştırma, kongre, seminer, fuar vb.) ile yakın ilişkiler sağlaması konusunda herhangi bir projeniz var mıdır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın Kemal UNAKITAN tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 10/12/2007

                                                                                                              Yaşar Ağyüz

                                                                                                                Gaziantep

04 Aralık 2007 Salı günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde yaptığınız cevap olmayan kamuoyunu yanlış bilgilendiren (Çocuklarımın Kurduğu Şirketlerin Verdiği Vergilerle Maaşlarınızı Alıyorsunuz.) ifadeniz sürçülisan değil ise;

1. Çocuklarınızın şirketlerinin isimlerini, hangi tarihte kurulduklarını, ortakların isim ve sayılarını, kuruldukları günden bugüne kadar, ne kadar vergi ödediklerini açıklar mısınız?

2. Bütçe açığınızı ve maaş ödemelerini dar gelirlilerin sırtına yüklediğiniz ve toplam vergi gelirlerinin içinde yaklaşık % 67’yi bulan, dolaylı vergilerin, büyük payı yok mu?

3. Milletvekili olarak aldığım maaşı iade edeceğimden, çocuklarınızın şirketlerinin devlet kurumlarıyla iş ilişkisi var mıdır?

550 milletvekilinin maaşları, bu şirketlerin ödediği vergilerle ödeniyor ise 2006-2007 yılı net kârlarını açıklar mısınız?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim.

                                                                                                              Hasan Çalış

                                                                                                                 Karaman

Son dört yılda Türkiye’de kullanılan kaçak elektriğin faturası milyar dolar sınırını aşmıştır. 2003-2007 yılları arasında yapılan incelemede, 27 milyon elektrik abonesinin 1.2 milyonunun kaçak elektrik kullandığı tespit edilmiştir. Türkiye genelinde kayıp-kaçak oranı yüzde 15’e çıkmıştır.

1- Kayıp-kaçak elektrik konusunda bugüne kadar niçin bir önlem alınmamıştır?

2- En fazla kaçak elektrik hangi illerimizde kullanılmaktadır? Bu illere yönelik ne gibi bir yaptırım uygulanmaktadır?

3- Kayıp-kaçak elektrik zararı, normal elektrik abonesi faturalarına yansıtılmakta mıdır? Yansıtılıyorsa ne şekilde yansıtılmaktadır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Kemal  Unakıtan tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim.

                                                                                                              Hasan Çalış

                                                                                                                 Karaman

1- 1 Ocak 2008’de yürürlüğe girmesi planlanan yüzde 15 oranındaki mesken elektrik zammı, 2007 yılı enflasyon oranının kaç puan üzerinde bir zamdır?

2- Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) yüzde 15’lik elektrik zammının vatandaşlara, faturaya bedeller, fon ve vergilerin de artmasıyla birlikte yüzde 17,4 olarak yansıyacağını belirtmektedir. Bu açıklamaya katılıyor musunuz? Yüzde 15’lik zam, fon ve vergilerle birlikte vatandaşa kaç para olarak yansıyacak?

3- Memur maaşı zammında baz alınan enflasyon oranı niçin elektrik zammında baz alınmamıştır? Gerçek enflasyon oranı kaçtır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki soruların Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak cevaplandırılması hususunda gereğini arz ederim. 26/12/2007

                                                                                                            Rıdvan Yalçın

                                                                                                                    Ordu

Soru:

1- Asker gazileri için uygulanmakta olan, meskenlerde tüketilen elektrik bedelleri indiriminin, polis gazileri için de uygulanması yönünde Bakanlığınızca yapılmakta olan bir çalışma var mı? Açıklamanızı arz ederim.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki soruların Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak cevaplandırılması hususunda gereğini arz ederim. 27/12/2007

                                                                                                            Rıdvan Yalçın

                                                                                                                    Ordu

Soru:

1- Resmî kurumlarımıza yapmış olduğumuz ziyaretlerde, memurlarımızın tedavi yolluklarını alamadıklarını gözlemlemekteyiz. 2007 yılı içinde ödenmeyen tedavi yollukları miktarı nedir? Yolluklarını alamayan memurlarımızın tedavi yollukları ne zaman ödenecektir? Açıklanmasını arz ederim.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından yanıtlanmasını arz ederim. 04/01/2008

                                                                                                             Yaşar Ağyüz

                                                                                                                Gaziantep

1 Ocak 2008’de uygulanmak üzere elektriğe zam yapılacağını ulusal televizyon ve gazetelerde açıkladınız.

1. Elektrik dağıtımı ve üretimi özelleştirme aşamasında iken özelleştirme öncesi zam yaparak özel şirketlerin zam talebini yerine getirmiş olmuyor musunuz?

Ayrıca da bu yüksek zamla özelleştirmeyi yerli ve yabancı talipler için cazip hâle mi getirmek istiyorsunuz?

2. Sanayide kullanılan elektriğe son zam uygulandığında OECD ülkeleri arasında kaçıncı sırada yer alacağız?

3. Bu zam uygulamanız 22 Temmuz seçimlerinden önce, zam yapmayacağız vaadiyle çelişmiyor mu? Seçmenler ve halkımız aldatılmış olmuyor mu?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından cevaplandırılmasını arz ederim. 04/01/2008

                                                                                                             Yaşar Ağyüz

                                                                                                                Gaziantep

01 Ocak 2008’de uygulanmak üzere elektriğe zam yapılacağını ulusal televizyon ve gazetelerde açıkladınız.

1. Seçim bölgem Gaziantep Teşvik yasası kapsamı dışında bir ildir. Çevresindeki iller; Kilis, Osmaniye, Adıyaman, Kahramanmaraş illeri teşvik yasası kapsamında olup, her türlü indirimden faydalanmaktadır. Bu durum üretim maliyetini artırmakta gerek civar illerle gerekse ihracatta rekabet şansını kaybetmektedir.

Sanayicilerimiz üretimi düşürerek, işçi çıkararak ve bazıları da işletmesini kapatarak ayakta durmaya çalışmaktadır. Elektriğe yapılan zam da ikinci bir kambur olmuştur.

Bu koşullar göz önüne alınarak, Gaziantep’te sanayi elektriği için ayrı bir fiyat uygulaması düşünüyor musunuz?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıda yer alan soruların Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 04/01/2008

                                                                                                        Ahmet Duran Bulut

                                                                                                                 Balıkesir

Üretim maliyetini etkileyen en önemli kalem enerji maliyetidir. Hükûmetin uygulamış olduğu ekonomik politikalarla ihracat pahalılaşmış, ithalat ucuzlamıştır. Üretim maliyetindeki enerji, hammadde, işçilik, vergi maliyetleri üreticiyi dış piyasalarla rekabet edemez hâle getirmiştir. Hükûmetin elektriğe yaptığı yüksek zam oranı üreticinin, sanayicinin belini bükecektir.

1- TEDAŞ’ın elektriğe zam talebi elektriğin maliyetinin yüksekliğinden midir yoksa sattığı elektriğin parasını toplayamamaktan mıdır?

2- Ülkede kaçak elektrik kullanımı oranı ve bölgelere dağılımı nedir?

3- Türkiye hangi komşu ülkelere ve kaç liraya elektrik satmaktadır?

4- Yapılan zamla elektrik alacağını toplayamayan veya kaçak elektrik kullanımına engel olamayan hükûmet, borcunu düzenli ödeyen vatandaşları ve iş çevrelerini cezalandırmış olmuyor mu?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıda yer alan sorularımın Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 09/01/2008

                                                                                                        Ahmet Duran Bulut

                                                                                                                 Balıkesir

2003 yılında hükûmetin çıkardığı vergi barışı affı ilk dönemlerde vatandaşlarda bir rahatlama getirdiyse de geçen zaman içerisinde ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılardan etkilenen esnaflar biriken vergi borçlarını ödeyemez hâle gelmiştir.

1- Hükûmet vergi borçlarının tahsili için ne yapmaktadır?

2- Vatandaşın vergi cezalarının silinmesi, affedilmesi düşünülüyor mu?

3- Vergi cezalarının silinmesi sonrası kalan verginin aslının taksitlendirilmesi düşünülüyor mu?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını, Arz ederim.

                                                                                                           Dr. Reşat Doğru

                                                                                                                   Tokat

Soru: Gelir İdaresi Başkanlığınca Gelir Uzmanlığı Özel Sınavları yapılmaktadır. Bu sınavlar neticesinde Gelir Uzmanı olarak atanan personelin ücretleri artmakta ise de;

Bu şekilde yapılan sınav sonucunda Gelir Uzmanı olarak atandığı için ücreti artan personel aynı işi yapmaya devam etmekte olup, aynı işi yapan ancak daha az ücret alan diğer personeller ve kariyer meslek olan Gelir Uzmanlığı kadrosuna Gelir Uzman Yardımcılığında 3 yıl görev yaparak atanan Gelir Uzmanları arasında iş barışı yönünden huzursuzluğa sebep olmamakta mıdır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                             Yaşar Ağyüz

                                                                                                                Gaziantep

14/02/2005 Tarih ve 2005/8502 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İşsiz Kalan ve Bilahare İşsiz Kalacak Olan İşçilerin Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslara göre” yapılan uygulama ile;

1. Hizmet sözleşmesi yapılarak değişik kurumlarda çalışan kaç işçi bulunmaktadır? Bu statüde çalışanların on ay çalışıp iki ay işten çıkarıldığı, hiçbir ekonomik ödeme yapılmadığı sosyal güvencelerinin olmadığı doğru mudur?

2. 1999-2007 yılları arasında özelleştirilen kurum sayısı ve bu kurumlarda toplam çalışan sayısı ne kadardır? Özelleştirme sonucu işsiz kalan sayı ne kadardır? Bu sayının ne kadarı iş verilerek değerlendirilmiştir?

3. 4-C Statüsü adı alında, Sendikasız, Tazminatsız, Hiçbir sosyal hak tanınmadan, Köle ücrete yılın on ayı çalıştırılıp, iki ay çoluk çocuğuyla birlikte açlığa terk edilen, ek iş yapmasına izin verilmeyen, çağdaş çalışma koşularına aykırı bu statünün değiştirilmesini düşünüyor musunuz?

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, yeter ama, böyle soru olmaz! Yirmi tane soru okundu.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını,

Arz ederim.

                                                                                                           Dr. Reşat Doğru

                                                                                                                   Tokat

Soru: 31/12/2007 tarihi itibarı ile Tokat ilinde ve Ülkemizde tarımsal sulama aboneleri ve Sulama birliklerinin vadesi geçmiş elektrik borcu var mıdır, varsa ne kadardır?

                                                                                                               31/01/2008

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Saygılarımla.

                                                                                                     Ferit Mevlüt Aslanoğlu

                                                                                                                 Malatya

Son yapılan Nüfus sayımı ile bazı il ve ilçelerimizin nüfusları düşmüştür. Belediye Gelirleri Yasası gereğince, İller Bankasınca dağıtılan Belediye paylarında nüfus başına ödeme yapılmaktadır.

1- Belediye Gelirleri Yasasında değişiklik düşünüyor musunuz?

2- Nüfusu düşen Belediyelerimizde önemli gelir kayıpları olacağından, bu kayıpların ortaya çıkaracağı sorunları gidermeyi düşünüyor musunuz?

3- Mevcut Büyükşehir Belediyeler objektif kriterlere göre kurulmadığından, bu yasayı yeniden gözden geçirecek misiniz?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim.

Saygılarımla.

                                                                                                              Hasan Çalış

                                                                                                                 Karaman

Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan bir iç genelge ile "Çift Kabin Kamyonet" sahiplerinden 2005, 2006, 2007 yıllarında geriye dönük olarak ve gecikme faizleri ile birlikte yükseltilen yeni tarifeden Motorlu Taşıt Vergisi'nin alınmasına karar verilmiştir. Motorlu Taşıt Vergisi'ni zamanında ve tam olarak yatırdığı halde 2008 yılı Ocak ayında yıllık vergisini ödemek üzere Vergi Dairelerine başvuran mükellefler büyük bir sürprizle karşılaşmıştır. Örnek olarak, 8 yaşında Çift Kabin Kamyonete çıkartılan cezalı vergi geçmiş üç yıl için 480 YTL olarak tahsil edilmiştir.

Bu bilgiler ışığında;

1. Dönemin yasalarına göre, devlete olan vergi borçları ödemiş bulunan Çift Kabin Kamyonet sahiplerinden, 2008 yılı içinde 2005, 2006 ve 2007 yılına ait vergilerin eksik ödendiği gerekçesiyle Motorlu Taşıtlar Vergisi cezalı olarak ödemeleri istenmiş midir?

2. 2004 yılında bu konuda çıkartılan yasa niçin 2008 yılında geriye dönük olarak uygulamaya konulmuştur?

3. Bu yanlış uygulama vergilerini zamanında ödeyen dürüst vatandaşları vergi kaçakçısı durumuna düşürmüyor mu?

4. Geriye doğru cezalı vergi getirdiği için hukukun temeline aykırı olan bu uygulamadan vazgeçmeyi düşünüyor musunuz

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sn. Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                                                                                                            Kürşat Atılgan

                                                                                                                   Adana

Açıklama: Bilindiği üzere Akdeniz bölgesinin tarımsal üretiminde narenciye ürünlerinin payı önemli bir yer tutar. Ancak bu ürünlerin karşılaştığı en önemli sorunlar da don ve kırağı olaylarıdır. Narenciye meyvesi ortalama -2,2 derecede donar. Akdeniz bölgesinde son on yılda fazlasıyla karşılaşılan ve çiftçimizi perişan eden bu sorunlara karşı modern tarımda rüzgâr makineleriyle mücadele etmek mümkündür. Bir adedi en az 60 dekarlık alanı koruyabilen rüzgâr makinelerinin bu mücadeledeki muvaffakiyeti kati ve tartışılmazdır.

1- Rüzgâr makineleri alımında KDV oranı % 18'dir. KDV oranının traktör ve zirai ekipman seviyesine, yani % 8'e indirilmesi mümkün müdür?

2- Modern sulama sistemlerine tanınan 5 yıl faizsiz kredi uygulaması neden rüzgâr makinelerine de uygulanmıyor? Bunu uygulamayı düşünüyor musunuz?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkalığına

Aşağıdaki sorumun aracılığınızla Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 19/02/2008

                                                                                                        Mehmet Serdaroğlu

                                                                                                               Kastamonu

2007 yılında kimyevi gübre fiyatlarında yüzde 31-54,5 arasında ve çok yüksek düzeyde artışlar olmuştur. Üstelik 2008 Ocak ayı içinde yeni zamlar gelmiş, nitratlı gübrelerde yüzde 6,6'ya varan, kompoze gübrede yüzde 15, DAP'ta yüzde 29'u aşan yeni fiyat artışları meydana gelmiştir. Ocak 2007-Ocak 2008 ayı itibariyle son bir yılda gübre fiyatlarındaki artış yüzde 31-77,4'e ulaşmıştır.

Çeşitli nedenlerden kaynaklanan fiyat artışları, çiftçimizin gübre kullanımını kısıtlayacak, yeteri kadar gübre kullanılamaması üretimde verimliliği azaltacak ve tarım ürünleri ithalatımızı artıracaktır.

Soru 1- Astronomik fiyat artışlarından çiftçimizi bir nebze koruyabilmek için halen yüzde 18 olan gübredeki KDV oranını daha aşağıya çekmeyi ya da sıfırlamayı düşünüyor musunuz?

Soru 2- Eksik gübre kullanımından dolayı azalan verimlilik sonucu ithalata, yani yabancı çiftçiye aktaracağımız kaynağı KDV indirimi veya başka bir şekilde kendi çiftçimize kullandırmamız daha doğru olmaz mı?

BAŞKAN – Evet, Sayın Bakan, buyurunuz lütfen. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Tekrar yineliyorum: Hangi sorulara cevap veriyorsanız, onu öncelikle söylerseniz sırayı takip edebiliriz ve böylece kalan sorular daha sonraki gündeme alınabilecek.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Eskişehir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurul gündeminin “Sözlü Sorular” bölümünde yer alan ve Bakanlığıma yöneltilen (6/235, 257, 262, 264, 284, 286, 300, 324, 337, 342, 346, 362, 363, 367, 369, 381, 433, 440, 447, 463, 478 ve 490) esas no.lu soru önergelerini cevaplandırmak üzere söz almış bulunuyorum. Bu münasebetle yüce heyetinizi de saygıyla selamlıyorum.

Önce, Tunceli Milletvekili Sayın Kamer Genç’in uzlaşmaya konu vergi ve cezalara ilişkin Bakanlığıma yönelttiği sözlü soru önergesi; (6/235) sayılı soruya cevap veriyorum.

Tunceli Milletvekili Sayın Kamer Genç’in sorusu: “Merkezî Uzlaşma Komisyonunuza kaç liralık vergi ve cezaları için uzlaşma talebinde bulunulmuştur? Uzlaşmalarda ne kadar vergiden ve ne kadar vergi cezalarında uzlaşmayla vazgeçilmiştir? Yakın tarihlerde bir mükellefin 44 trilyonluk vergi borcu uzlaşma sonucu 4 trilyon liraya indirilmiş midir?”

Gelir İdaresi Başkanlığı Merkezî Uzlaşma Komisyonuna 2003, 2004, 2005, 2006 ve 2007, 31/12/2007 itibarıyla toplam 289 dosya gelmiş, bunlardan 202’si hakkında uzlaşma sağlanmıştır. Bu dosyalarla ilgili olarak uzlaşmaya varılan toplam vergi tutarı 709 milyon 562 bin 401 YTL, ceza tutarı ise 32 milyon 184 bin 129 YTL’dir.

Öte yandan, Vergi Usul Kanunu’nun 5’inci maddesinde vergi mahremiyeti hükümleri karşısında, önergede yer alan 3’üncü soruya cevap verebilmemiz mümkün değildir.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Vergi mahremiyetine girmez Sayın Bakanım. Vergi Usul Kanunu’ndaki mahremiyet bu değildir. Var mıdır, yok mudur?

BAŞKAN – Sayın Genç...

Cevabınız tamamlandı mı Sayın Unakıtan?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Evet.

BAŞKAN – Sayın Genç, ekstra bir sorunuz, bir şeyiniz varsa, lütfen yerinizden sorunuz ve cevabı şey yapınız.

Buyurunuz.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Aslında, tabii, soru-cevabın böyle olması lazım.

Sayın Başkanım, aslında Vergi Usul Kanunu’ndaki vergi mahremiyetini ben ihlal edecek soru sormuyorum. Diyorum ki: Bir firmanın 44 trilyon liralık vergi aslı uzlaşması, Merkezî Uzlaşma Komisyonunda 4 trilyona indirilmiş midir? Ben firmanın ismini söylemiyorum. Böyle bir olay var mıdır, yok mudur, onu öğrenmek istiyorum efendim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Genç.

Buyurunuz Sayın Bakan.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Evet, Vergi Usul Kanunu’nun 5’inci maddesine göre biz tek tek bireye hitap eden veyahut da tek şirkete hitap eden bilgileri veremiyoruz, Vergi Usul Kanunu böyle. Bundan sonra da öğrenin yani Vergi Usul Kanunu’nun maddesini.

Sayın Başkan, Karaman Milletvekili Sayın Hasan Çalış’ın köylerin elektrik borçlarına dair (6/257), Diyarbakır Milletvekili Sayın Selahattin Demirtaş’ın büyükşehirlerde enerji iletim hatlarının yer altına alınmasına ilişkin (6/264) esas no.lu, Karaman Milletvekili Sayın Hasan Çalış’ın kayıp ve kaçak elektriğe ilişkin (6/324), Karaman Milletvekili Sayın Hasan Çalış’ın, yine elektrik zammına ilişkin (6/337), Gaziantep Milletvekili Sayın Yaşar Ağyüz’ün elektrik zammına ilişkin (6/362), Gaziantep Milletvekili Sayın Yaşar Ağyüz’ün, yine Gaziantep’te sanayi elektriği için ayrı bir fiyat uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin (6/363), Balıkesir Milletvekili Sayın Ahmet Duran Bulut’un elektrik zammına ilişkin (6/367), Tokat Milletvekili Sayın Reşat Doğru’nun tarımsal sulama aboneleri ve birliklerinin elektrik borcuna ilişkin (6/440) esas no.lu, Bakanlığıma yönelttikleri soru önergeleri aynı mahiyette elektrik benzerliği olan konular olduğu için bunları, müsaade ederseniz, toplu olarak cevaplandırmak istiyorum.

Son zamlarla ilgili olarak bildiğiniz gibi İktidarımız dönemi Kasım 2002-Aralık 2007 arasında elektrik enerjisi satış tarifelerinde herhangi bir artış yapılmadığı gibi sanayi elektriğinde de yüzde 5 indirim yapılmıştır.

2002 yılında uygulanmakta olan gecikme zammı oranı yüzde 7’den 2004 yılı itibarıyla yüzde 2’ye düşürülmüş ve hâlen uygulanmaktadır. Bu yılbaşında yapılan son zam, maliyetlerde meydana gelen artışlardan kaynaklanmıştır. Artış oranları EPDK’ca belirlenen tarife sistemi nedeniyle, Bakanlar Kurulu kararında belirtilen oranlardan farklı yansımakta olup fon ve vergilerle bir ilgisi bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, TEDAŞ, elektrik piyasası mevzuatı çerçevesinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca onaylanan tarifeleri uygulamaktadır. Sanayi abone grubu tarifesinde iller arasında herhangi bir farklılık bulunmamaktadır. Kaldı ki 4628 sayılı Kanun hükümleri nedeniyle TEDAŞ’ın herhangi bir abone grubuna farklı tarife uygulaması mümkün olmamaktadır.

Elektrikteki kayıp kaçak meselesine gelince: İktidara geldiğimizden bu yana alınan önlemler ve yapılan etkin mücadele sonucunda, 2002 yılında yüzde 20,86 olarak gerçekleşen kayıp kaçak oranı, 2007 yıl sonu itibarıyla yüzde 14,82 seviyesine indirilmiştir. Ülke genelinde 28,5 milyon abone kaçak taramasına tabi tutulmuş, 1,2 milyonun kaçak enerji kullandığı tespit edilmiş ve 1,3 milyar YTL kaçak elektrik bedeli tahakkuka bağlanmış, 412 milyon YTL’si tahsil edilmiştir. Ayrıca, yaklaşık 340 bin abone için savcılığa suç duyurusunda bulunulmuştur. Kayıp kaçak oranı en yüksek olan üç il, Mardin, Şırnak ve Batman’dır. Kaçak kullanım oranlarının bölgelere göre dağılımına ilişkin listeyi, Sayın Milletvekilimiz istemesi hâlinde kendisine takdim edebilirim.

Türkiye genelinden seçilen, kaçak elektrik işlerinde çalışan teknik personelle güçlendirilmiş özel mobil ekiplerle kayıp-kaçak oranı yüksek illerde sürekli kontrol yapılmaktadır. Tarifelerde kayıp-kaçaktan doğan zarar, elektrik piyasası mevzuatı gereği belirlenen formüller çerçevesinde dikkate alınmaktadır.

Tarımsal sulama elektrik borçlarıyla ilgili olarak ise, AK Parti iktidara geldiğinde, önceden olan krizler nedeniyle ödenememiş, çiftçi, esnaf, Bağ-Kur, SSK gibi kesimlerin borçlarını yeniden yapılandırmış ve ödenebilme ortamını oluşturmuştur.

Bu çerçevede de 5335 sayılı Kanun’un geçici 10’uncu maddesi kapsamında, 2005 yılında, tarımsal sulama abonelerine, 31/12/2004 tarihine kadar olan elektrik borçları gecikme bedellerine uygulanan tarımsal TEFE üzerinden yapılandırılarak ortalama yüzde 40 indirim uygulanmış ve faizsiz üç yıl taksitlendirme imkânı tanınmıştır.

4/5/2005 tarih ve 25805 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2005/22 sayılı Tebliğ gereği, tarımsal sulama abonelerine, 2006 yılında 1,70 yeni kuruş elektrik desteği verilmiştir.

2007 sonu itibarıyla tarımsal sulama abonelerinin ülke genelinde TEDAŞ’a toplam borçları yaklaşık 1,8 milyar YTL’dir. Bu borçlar için mevcut mevzuat uygulanmakta ve bunlara otuz altı ayı geçmemek üzere taksit imkânı sağlanmaktadır.

Tokat ilindeki tarımsal sulama birlikleri ve tarımsal sulama kooperatiflerinin 2007 sonu itibarıyla borçları, gecikme zammı dâhil 909.914 YTL’dir.

Diğer taraftan, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. ve bağlı birimleri tarafından ihalesi yapılan elektrik dağıtım hatlarının yer altına alınması çalışmaları kapsamında, ana kent statüsüne sahip olan üç ilimizin gerçekleşme oranı İstanbul’da yüzde 56, Ankara’da yüzde 40, Erzurum’da yüzde 38’dir.

Kayseri hariç on beş ana kent toplamı olarak TEDAŞ Genel Müdürlüğünce 2003-2007 yıllarında yapılan yatırımların tutarı, 2003 yılında 196; 2004’te 207; 2005’te 462; 2006’da 421 ve 2007 yılında 443 milyon YTL’dir. Bunun on beş il bazındaki dağılımını, istemesi hâlinde sayın milletvekilimize yine takdim edebilirim.

Türkiye'de elektrik ihracatı, kamu sektörü olarak, Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş. (TETAŞ) Genel Müdürlüğü kanalıyla Nahcivan özerk bölgesi, Azerbaycan yani, Acara Otonom Bölgesi Gürcistan ve Yunanistan’dan mübadele kapsamında enerji alışverişi yapmaktadır. Türkmenistan’dan enerji ithalatı, Suriye’ye de enerji ihracatı yapılmaktadır. Özel sektör marifetiyle de Irak’a enerji ihracatı yapılmaktadır. Enerji ithalat ve ihracatları gizli nitelikteki anlaşmalarla yapıldığından fiyatların açıklanması uygun görülmemektedir.

Tunceli Milletvekili Sayın Kamer Genç’in bir firmayla ilgili bir iddiaya ilişkin…

BAŞKAN – Sayın Bakan, bir dakika…

Bu elektrikle ilgili Sayın Çalış’ın bir ekstra sorusu var galiba.

Buyurunuz Sayın Çalış.

HASAN ÇALIŞ (Karaman) – Sayın Bakanım, teşekkür ediyorum ilginiz için.

Tabii ki, bu verdiğiniz cevapları çiftçilerimiz de izliyorlar. Tarımsal sulamayla ilgili elektrik borçlarından çiftçilerimiz gerçekten sıkıntı içindeler. Geçenlerde Konya, Karaman bölgesi sulama birliklerinin temsilcileri de sizleri ziyaret ettiler, bunu siz biliyorsunuz. Fakat, şuna dikkatinizi çekmek istiyorum Sayın Bakanım: Bu çiftçilerimizin şu anda gerçekten bu borçlarına bir kolaylık sağlanmazsa ödeme imkânları yoktur ve önümüzde yaz sezonu geliyor, bu sezonda tarımsal ürünlerini sulama imkânı olmayacaktır. Bu konuya dikkatinizi çekmek istiyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Çalış.

Buyurunuz Sayın Bakan.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Sayın Başkan, yazımda zaten bahsettim. Şu anda ödeme için zaten, geldiklerinde otuz altı aya kadar taksitlendirme imkânı vardır. O taksitlendirmenin dışında ayrıca, yani şurayı affettik, faizi de böyle bir şey söz konusu değildir. O taksitlendirmeden, yapılandırmadan istifade ederek herkes borcunu ödeyebilir.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Evet, Sayın Yalçın, tekrar elektrikle ilgili ekstra bir sorunuz…

RIDVAN YALÇIN (Ordu) – Soru cevaplanmıştır Sayın Başkan.

BAŞKAN – Cevaplandı mı?

RIDVAN YALÇIN (Ordu) – Evet.

BAŞKAN – Peki, teşekkür ediyorum.

Buyurunuz Sayın Bakan.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Evet, ben teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tunceli Milletvekili Sayın Kamer Genç’in bir firmayla ilgili bir iddiaya ilişkin Bakanlığıma yönelttiği sözlü soru önergesine cevap veriyorum; (6/262) sayılı soru:

Sorular Divanca okunduğu için ben vaktinizi almamak için tekrar okumuyorum, cevapları okuyorum.

Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Kontrolörlüğünün 3/4/2007 tarih 369/1 sayılı Raporu’nda yer alan iddialar nedeniyle, basında “Tekel Yolsuzluğu” başlığıyla tekrar gündeme getirilen ve soru önergesine konu yapılan Tekel AŞ sigara paketleme makineleri ihalesi, zamanında her türlü idari ve adli kovuşturmadan geçerek makinelerin yeni ve kullanılmamış olduğu, hazine zararının bulunmadığı, ihalenin usul ve yasalara uygun yapıldığı hususu gerek müfettiş raporları gerekse yargı kararlarıyla kesinlik kazanmıştır. Nitekim, söz konusu ihale nedeniyle, imzasız üç şikâyet dilekçesi ve basında yer alan haberlere dayanarak, organize suçlara bakan Beşiktaş Cumhuriyet Savcılığının 2005/556 hazırlık numarasına kayıtlı dosyasıyla yapılan kovuşturma sonucunda 30/5/2005 tarihli kararla, organize suç yönünden sanıkların işlediği iddia edilen suçun 4422 sayılı Organize Suç Örgütleriyle Mücadele Yasası’na aykırılık teşkil etmediğine, bu nedenle, sanıklar hakkında bu yönden takibata mahal olmadığına karar verilmiştir.

Bunu takiben, Tekel AŞ görevlileri hakkında İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/242 sayılı esasına kayden, ihaleye fesat karıştırma suçundan kamu davası açılmıştır. Söz konusu Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, ithal edilen makinelerin eski değil yeni olduğu, ihaleye fesat karıştırılmadığı, olayda herhangi bir hazine zararının bulunmadığı gerekçeleriyle sanıkların mesnet suçtan beraatlerine karar verilmiştir. Bu karar 17/11/2005 tarihinde kesinleşmiştir.

Müteakiben, konuyu kambiyo mevzuatı yönünden incelemekle görevlendirilen Hazine Başkontrolörü Uğur Katar, kendisine verilen görev ve yetki sınırlarını aşarak gümrük müfettişi raporunda yer alan ve Bakanlığımızca incelenmesi istenilen ihale işlemlerini de inceleyerek düzenlediği raporda, Ankara İdare Mahkemesinin makinelerin eski olduğu yönündeki görüşüne dayanarak, ihaleye fesat karıştırma suçundan beraatle neticelenen ve kesinleşen İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi kararına ilişkin olarak, yargılanmanın yenilenmesi isteğinde bulunmuştur. Hani “Niye bunu şeye koymadınız, müfettişin raporunu, kontrolörün raporunu niye muameleye koymadınız?” diyorlar, her şey konuldu. Zaten bu konular o kadar fazla işleniyor ki -tabii arkasında siyasi nedenler olduğu için- ve yargılanmanın yeniden yapılmasını istiyor ilgili kontrolör. Yargılanmanın yenilenmesiyle birlikte, yeniden yapılacak yargılamada, oğlum Abdullah Unakıtan ile Faysal yöneticilerinin de dâhil olduğu 11 kişi hakkında da savunmalarının alınmasını müteakip, ihaleye fesat karıştırma suçundan kovuşturma yapılmasını talep ediyor.

Şimdi, yargılamanın yenilenmesi talebine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca iştirak edilerek, konu görüşülmek üzere İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesine intikal ettiriliyor. Bu sefer, beraat kararını veren mahkeme heyeti dışında, başka, İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi üyelerinden oluşturulan yeni bir heyet marifetiyle yapılan incelemede, önceki beraat kararı gerekçelerinin tamamen yerinde olduğu görüşüyle, makinelerin eski değil yeni olduğu, hazine zararı bulunmadığı, ihaleye fesat karıştırılmadığı hususları, 29/6/2007 tarihli ek karar ile bir kez daha tevsik ediliyor, yani, 5. Ağır Ceza Mahkemesi de aynı kararı veriyor. Bu kararla, Tekel AŞ görevlilerinin Kamu İhale Kanunu’na aykırı hareket etmedikleri, makinelerinin eski değil yeni ve kullanılmamış olduğu ve tek kuruş hazine zararı bulunmadığı hususları bir kez daha kesinlik kazanmış ve kaziyeyi muhkem hâline gelmiştir.

Değerli arkadaşlar, buna rağmen, çeşitli yerlerde… Daha bununla ilgili başka kararlar da var, tamamı da bu şekilde karar veriyorlar. Şimdi, bunlar tabii, zaman zaman burada da, Büyük Millet Meclisinin bu kürsüsünde de çok konuşuluyor. Bunlar kararları verilmiş, herkes beraat etmiş ve bu suçlarının tamamen asılsız olduğu ortaya çıkmış, buna rağmen siyasi birtakım düşüncelerle, burada gerek sözlü sorularla gerek yazılı sorularla ve hatta bazı konuşmalarda tekrar tekrar dile getirilerek temcit pilavı gibi pişirilip pişirilip konuluyor herkesin önüne ama, burada maalesef hazine kontrolörü tarafından yetkisini de aşarak yapılan incelemelerde birtakım olmayan şeyler varmış gibi gösteriliyor. Mesela, orada bilmem kime 30 bin dolar vermiş de o 30 bin doları almış da benim oğluma… Hayır, öyle bir şey yok ve bunu o adam sonradan tekrar noterde “Ben böyle ifade vermedim.” Açıkça söylüyor. Onu da noter ifadesiyle… Al, benim yanımda, burada noterin ifadesinde: “Ben böyle bir şey yapmadım, söylemedim.” diyor. Ama birtakım düşüncelerle maalesef birtakım görevler de kötüye kullanılıyor. Tabii, bunlar hakkında biz de kanuni haklarımızı koruyacağız, onunla ilgili neyse de takip edeceğiz, bu da bizim hakkımızdır.

BAŞKAN – Sayın Genç, bir sorunuz daha mı var?

Buyurunuz.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkanım, teşekkür ederim.

Sayın Bakan benim soruma cevap vermedi. Benim sorum şu: Şimdi, Tekelle ilgili mukavele Maliye Bakanlığı tarafından imzalandığı günden iki gün sonra, Maliye Bakanının çocuklarının şirketinde çalışan bir kişiye, banka şubesi kanalıyla 30 bin dolar gidiyor ve alınan ifadesinde o kişi “Ben bu parayı aldım, işte, ilgili arkadaşlara verdim.” diyor. Şimdi, Sayın Bakan, bunlarla ilgili hiçbir şeye değinmedi. Diyor ki öteki olaylarla ilgili… Esas benim sorumun şeyi şu, diyorum ki: Sizin çocuğunuzun iş yerinde çalışan kişiye 30 bin dolar göndermiş. Kim göndermiş? Bu sizin mukavelesini imzaladığınız İspanya’daki şirket göndermiş. Bu İspanya’daki şirket durup dururken sizin çocuğunuzun dükkânında çalışan firmaya niye 30 bin dolar göndermiş?

Banka şubesi kanalıyla sabit Sayın Başkanım. Şimdi, Sayın Bakan bunlara cevap vermiyor, öteki ihaleleri de şey ediyor. Bir de diyor ki, “İnceleme elemanı yetkisiz, sınırlarını aşarak inceleme yapmış.” Yani inceleme elemanı kanuna aykırı bir şey ortaya çıkarmışsa niye sınırını aşsın ki?

Biraz önce AKP Grup Başkan Vekili bana dedi ki: “İngiliz Bakan gitmiş başkasının bahçesinde çiçek sulamış, istifa etmiş.” Sayın Bakan, senin oğlunun çalıştığı firmaya giden bu 30 bin dolar dolayısıyla istifa etmeyi düşünüyor musunuz?

BAŞKAN – Sayın Genç, tamam.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Sayın Başkan, soruyu cevaplandırayım.

BAŞKAN – Buyurunuz efendim, buyurunuz.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Şimdi, Sayın Genç, bir defa ben senin sorunu devamlı cevaplandırdım, ama siz şey yapmadınız…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Şey yaptım, şey yaptım.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Herhâlde almadınız, bunu anlamadınız, ama bir daha söyleyeyim: Öyle bir insanın alıp da… Orada ismi geçen şahıs Sedat Güngörmüş almış parayı da, efendim neymiş, benim oğluma getirmiş. Böyle bir şey yok.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Para gelmiş mi gelmemiş mi?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Yok, yok!

KAMER GENÇ (Tunceli) – İstifa eder misiniz?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Efendim, yok. Almış o adam, bu tarihten, dediğin tarihten çok çok sene önce …

KAMER GENÇ (Tunceli) – İki gün sonra.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – …birkaç sene önce adam kendi hesabına para göndermiş, alınan para odur, götürülen, verilen de odur. Bizimle alakası yok ve bizim şirketimizde de çalışmıyor. O tarihte o bankada o adam stajyer olarak çalışıyormuş.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Kanıtlandı, kanıtlandı!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Tamam mı? İstersen bir daha söyleyeyim.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Bir araştırma konusu, inceleyelim…

BAŞKAN – Lütfen Sayın Genç, lütfen.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Böyle bir para alınıp verilme hadisesi yok. Tamam mı?

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkanım…

BAŞKAN – Sayın Genç, sorunuzu sordunuz, cevabını…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Hayır vermedi, cevap vermedi.

BAŞKAN – Ancak bu kadar verebildi efendim.

Devam ediniz Sayın Bakan.

AGÂH KAFKAS (Çorum) – Böyle bir İç Tüzük yok, yeni mi çıktı?

ALİ RIZA ALABOYUN (Aksaray) – Sayın Başkan, böyle bir usul yok!

AGÂH KAFKAS (Çorum) – Adam aynı şeyi tekrar edip duruyor sabahtan beri.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Evet, aynı şeyi tekrar ediyor, ama yavaş yavaş anlar.

BAŞKAN – Buyurunuz Sayın Bakan, devam ediniz.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Malatya Milletvekili Sayın Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, futbol kulüplerinin vergi borçlarına ilişkin Bakanlığıma yönelttiği sözlü soru önergesi:

İktidarımız döneminde Türk sporuna destek için, 5228 sayılı Bazı Kanunlarda ve 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un geçici 6’ncı maddesiyle, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü teşkilatınca tecil edilmiş olan ve Türkiye'de sportif alanda faaliyette bulunan spor kulüplerinin 30 Haziran 2004 tarihi itibarıyla vadesi geldiği hâlde 31 Temmuz 2004 tarihine kadar ödenmemiş olan vergi borçları hakkında düşük faiz oranı uygulanarak taksitlendirme kolaylığı getirilmiştir.

Bu uygulamaya göre, 31 Aralık 2004 tarihine kadar ilgili vergi dairesine müracaat eden spor kulüplerinin söz konusu vergi borçları, müracaat tarihinden itibaren beş yılı aşmamak ve uygulanmakta olan tecil faizi oranının 1/6’sı oranında tecil faizi uygulanmak suretiyle taksite bağlanmıştır.

Bugünlerde yine bir kanunumuz var, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülüyor. Orada da buna benzer bir kolaylık getiriyoruz.

Karaman Milletvekili Sayın Hasan Çalış’ın, öğretim üyelerinin özlük haklarının iyileştirilmesine ilişkin Bakanlığıma yönelttiği sözlü soru önergesi:

Hükûmetimizin temel hedeflerinden biri, öğretim elemanlarını da kapsayacak şekilde kamu personelinin özlük haklarına ilişkin olarak devlet personel rejimi reformunu gerçekleştirmektir. Söz konusu reform ile, ücret sisteminin sadeleştirilmesi, kamu personelinin mali ve özlük haklarına ilişkin dengesizlik ve adaletsizliklerin giderilmesi, performansa dayalı ücret sistemine geçilmesi ve mevcut statü sayısının azaltılması ilkelerini esas alacak kapsamlı bir personel reformuna yönelik çalışmaların en kısa sürede sonuçlandırılması hedeflenmektedir.

Diğer taraftan, yükseköğretim kurumlarında, gerektiğinde ek ders görevi ve buna bağlı olarak da ek ders ücretinin verilmesi tabii bir durumdur. Öğretim elemanlarının yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarıyla ilişkileri, Yükseköğretim Kurumlarının Yurtdışındaki Kapsama Dahil Yükseköğretim Kurumlarıyla Ortak Eğitim Ve Öğretim Programları Tesisi Hakkında Yönetmelik ve benzeri muhtelif projelerle sağlanmaktadır. Ayrıca bilimsel teknolojik araştırmaların teşvik edilmesi amacıyla Yüksek Öğretim Kurulu ve üniversitelerin bütçelerine her yıl belirli miktarlarda ödenek konulmaktadır. Bu kapsamda 2008 yılında Yüksek Öğretim Kurulu ve üniversite bütçelerine 373 milyon YTL, TÜBİTAK bütçesine de Bilim İnsanı Destekleme ve TARAL Projelerine 483 milyon YTL ödenek ayrılmıştır.

Gaziantep Milletvekili…

BAŞKAN – Bir dakika Sayın Bakan.

Sayın Aslanoğlu, buyurun.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Teşekkür ediyorum.

Sayın Bakanım, spor kulüpleri çok büyük borç batağında, vergi ve sigorta. Tabii bugünün meselesi değil, yıllardır gelen… Spor kulüpleri dernekler şeklinde yönetiliyor. Her ay, faizle birlikte, bu faizleri ödeyemiyorlar. Onun için, siz daha önce söz vermiştiniz. Yukarıda bir yasa var. İnşallah, bu yasayla, söz verdiğiniz şekilde, spor kulüplerinin borçlarını ödenebilir -affedin demiyorum- bir hâle getireceksiniz. Aynı şekilde sigorta borçları da… Çünkü Türk sporu, özellikle İkinci ve Üçüncü Lig’deki takımlar borç batağında, çaresiz durumdalar. Diliyorum ki Plan ve Bütçe Komisyonundaki yasa teklifiyle… Aynı şekilde de spor kulüplerinin prim borçları - yeni bir yasa tekiliyle, borç batağından- bir şekilde ödenebilir hâle getirilebilecektir.

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Aslanoğlu.

Buyurun Sayın Bakan.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Sayın Aslanoğlu, biliyorsunuz bir kanunumuz var. Siz de zaten Plan ve Bütçe Komisyonu üyesisiniz. Şu anda alt komisyonda görüşmeler oluyor. Orada da önemli iyileşmeler oluyor, hatta daha önceki yaptığımızdan daha ileri bazı maddeler var o kanunda. Tahmin ediyorum, bu, spor kulüplerimiz için fevkalade bir nefes alma gibi olacak, onların büyük problemlerine bir çözüm getiriliyor.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Gaziantep Milletvekili Sayın Yaşar Ağyüz’ün çocuklarıma ait şirketlere ilişkin Bakanlığıma yönelttiği sözlü sorunun cevabı:

Yapmış olduğum konuşmamda ifade ettiğim husus, kamu giderlerinin asıl olarak toplanan vergilerden karşılandığı, bu sebeple, her vergi mükellefinin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğidir. Diğer taraftan, soru önergesinde yer alan ve kendi düşünce ve değerlendirmelerinize dayalı hususlar ise hiçbir şekilde geçerli değildir. AK Parti Hükûmetleri döneminde yürütülen maliye politikaları ve özel olarak vergi politikalarının ülkemizde ekonomik istikrarın sağlanmasına ve mali disiplinin tesisine yaptığı olumlu katkılar ise milletimiz tarafından her zaman takdirle karşılanmıştır.

Değerli arkadaşlar, ekonomideki son olayları biliyorsunuz. Yani, pazartesi günü piyasalar epeyi sarsıldı, büyük düşüşler oldu, faizde yükselme oldu, dolar ve avroda yükselmeler oldu. İnanın, bu maliye politikaları olmasaydı, eğer bu mali disiplin olmasaydı ve bu bütçe disiplini olmasaydı değerli arkadaşlar -hani o Anayasa atıldı ya bir zamanlar, nasıl allak bullak oldu bütün şey, ondan beter olurdu- bu faizlerde yüzde 5 bin faizleri görürdünüz. Onun için dua edin bu mali disipline ve bu mali disiplinin kıymetini de bilin. Bu mali disiplinin kıymetini bilin, bu bütçe disiplininin kıymetini iyi bilin.

HARUN ÖZTÜRK (İzmir) – İşinize bakın, işinize.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Türkiye eğer böyle kuvvetli girmeseydi bugünlere, çok başka tablolarla karşı karşıya kalırdı. Bunu da burada ifade etmek istiyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ordu Milletvekili Sayın Avukat Rıdvan Yalçın’ın, gazilere uygulanan elektrik bedeli indirimine ilişkin Bakanlığıma yönelttiği (6/342) numaralı sözlü soru önergesini cevaplandırıyorum: 

2847 sayılı Kanun’un mükerrer 1’inci maddesi ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 24/8/2006 tarih, 875 sayılı Kurul Kararıyla onaylı yirmi dağıtım şirketi için tarife uygulamalarına ilişkin usul ve esasların “Şehit Aileleri ile Muharip Malul Gaziler” başlıklı 1/C-1 maddesinde, şehit aileleri, muharip malul gazilerin kapsamı ayrı ayrı tanımlanmıştır. Anılan maddede belirtilen tanımlamalara göre, şehit ailesi, muharip gazi ve malul gazi kapsamlarından birine dahil olup, kendilerine TC Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü tarafından, şehit, muharip gazi veya malul gazi maaşı bağlandığını belgeleyenlere, meskenlerinde tükettikleri elektrik enerjisi için mesken tarifesinden yüzde 40 oranında indirim uygulanmaktadır. Yürürlükte olan mevzuat bu kapsamda olup, konu hakkında daha detaylı bir çalışma tarafımdan yapılacaktır.

BAŞKAN – Bir dakika Sayın Bakan.

Sayın Yalçın, cevaplandı mı sorunuz?

RIDVAN YALÇIN (Ordu) – Diğer soruda…

BAŞKAN – Peki.

Buyurunuz Sayın Bakan.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Ordu Milletvekili Sayın Avukat Rıdvan Yalçın’ın, memurların tedavi yolluklarının ödenmesine ilişkin Bakanlığıma yönelttiği sözlü soru önergesi (6/346):

Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği uyarınca, genel bütçeli kurumlara ait bütçeleştirilmiş borçlar hesabında, 2007 yıl sonu itibarıyla, yurt içi tedavi yollukları borç tutarı 21,5 milyon YTL görülmekte olup, bugün itibarıyla konuyla ilgili bir problem kalmamıştır.

RIDVAN YALÇIN (Ordu) – Sayın Başkanım, izin verir misiniz?

BAŞKAN – Sayın Yalçın, buyurunuz.

RIDVAN YALÇIN (Ordu) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Bakanım, bu, memurlarla ilgili tedavi yolluklarının yaklaşık bir yıl gibi gecikmelerle ödendiği yoğun olarak memurlar tarafından ifade ediliyor. Eskiden maaş çekim günleri memurlar bankalarda kuyruk oluştururlardı. Sizin de malumunuz artık otomatik kesildiği için memurlar neredeyse maaşlarından ellerine hiç nakit alamıyorlar. Bir yıl gibi gecikme sebebiyle borç da bulamıyorlar. O sebeple bu mağduriyetin bir an evvel giderilmesini özellikle istirham ediyorum.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Yalçın.

Buyurunuz Sayın Bakan.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Şu anda -yazımda da belirttiğim gibi- Rıdvan Bey, bir problem kalmadığı bana bildiriliyor ama böyle bir seneye yakın bizim bir borcumuz olacağını ben tahmin etmiyorum, olmaz. Ama varsa da ben tekrar bir bakayım, inceleyeyim, bir şey varsa da ona bir çözüm hemen getiririm. Çünkü bu, bu kadar beklemez yani, o bir sene beklemez.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Buyurunuz.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Balıkesir Milletvekili Sayın Ahmet Duran Bulut’un, vergi borç ve cezalarının tahsiline ilişkin Bakanlığıma yönelttiği söz soru önergesi (6/369):

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Hükûmetimizin kesinleşmiş vergi borçlarının tahsili konusunda bir yeniden yapılandırma çalışması bulunmamaktadır. Vergi cezalarının silinmesi ya da affedilmesi ancak yasal düzenlemeyle mümkün bulunmakta olup bu konuda bir yasal düzenleme yapılması da düşünülmemektedir. Ancak, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 48’inci maddesinde vergi borçlarının taksitlendirilmesine yönelik düzenlemeler mevcuttur. Maddede belirtilen şartlar dâhilinde müracaat eden mükelleflere tecil ve taksitlendirme yapılmak suretiyle vergi borçlarını ödeme kolaylığı sağlanmaktadır.

Burada değerli milletvekili herhâlde bu son zamanda çıkan Uzlaşma Kanunu’yla ilgili acaba kesinleşmiş borçlarda da bir şey olacak mı diye sormuş bu soruyu, öyle tahmin ediyorum. Uzlaşma… Biliyorsunuz, yargıda bulunan ihtilaflı alacaklar için eğer o mükellef isterse bir uzlaşma kapısı açtık ama kesinleşmiş vergi borçlarının tahsili konusunda herhangi böyle bir şey söz konusu değil.

BAŞKAN – Buyurunuz efendim.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Tokat Milletvekili Sayın Doktor Reşat Doğru’nun, özel bir sınavla gelir uzmanlığına atama yapılmasına ilişkin Bakanlığıma yönelttiği sözlü soru önergesi:

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Gelir İdaresi Başkanlığı, 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’la kurulmuş olup; amacı, gelir politikasını adalet ve tarafsızlık içerisinde uygulamak, vergi ve diğer gelirleri en az maliyetle toplamak, mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunu sağlamak, mükellef haklarını gözeterek yüksek kalitede hizmet sunmaktır. Bu temel ilke ve hedeflerin gerçekleştirilmesi doğrultusunda mevcut personelin de uzmanlaştırılması hedeflenmiştir.

Mevcut personel arasından özel sınav neticesinde gelir uzmanı olarak atanan personel ile mesleğe özel yarışma sınavıyla ilk defa gelir uzman yardımcısı olarak başlayıp üç yıllık yardımcılık süresi sonunda atanan gelir uzmanları arasında görev ve sorumluluk açısından bir fark bulunmamaktadır. Gelir İdaresi Başkanlığı merkez ve taşra teşkilatında görev yapan personel arasında iş barışı yönünden yönergede sözü edilen bir huzursuzluk bulunmayıp, tüm personel en yüksek kalitede hizmet vermek için özverili bir şekilde çalışmaktadır.

BAŞKAN – Buyurunuz efendim, devam ediniz.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Gaziantep Milletvekili Sayın Yaşar Ağyüz’ün, özelleştirme sonucu başka kamu kurum ve kuruluşlarında çalıştırılan kişilere ilişkin Bakanlığıma yönelttiği sözlü soru önergesi (6/433):

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İktidarımızdan önce gerçekleştirilen özelleştirmeler nedeniyle iş sözleşmesi sona erdirilen işçiler için herhangi bir hukuki düzenleme bulunmazken, 20/10/2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla, 1/1/1992 tarihinden itibaren özelleştirme nedeniyle iş sözleşmesi sona erdirilenlerin kamu kurum ve kuruluşlarına geçici personel olarak yerleştirilmesi imkânı getirilmiştir. Bu kapsamda 1992 yılından bugüne kadar toplam 17.843 işçi ataması yapılmıştır. Bunlar, emeklilik hakkını kazanıncaya kadar her yıl on ay süreyle istihdam edilmektedirler. 1999-2007 dönemi itibarıyla ise özelleştirilen 70 kuruluşta iş kanunlarına tabi olarak çalışan işçi sayısı toplam 25.732’dir. Bunlardan 13.338’i kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirilmiştir. Kamu kurum ve kuruluşlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/C maddesine göre geçici personel olarak istihdam edilenler sadece özelleştirilen kuruluşlardan atananlardan ibaret olmayıp kamu kurumlarının birçok hizmet alanında geçici personel istihdam edilmektedir. Bunların ücretleri, göstergelerinin memur aylıklarına uygulanan kat sayıyla çarpımı sonucu belirlenmekte olup, dolayısıyla kat sayıdaki artışlardan istifade etmemektedirler.

BAŞKAN – Buyurunuz efendim, devam ediniz.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Malatya Milletvekili Sayın Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, nüfusu azalan belediyelerin gelirlerine ilişkin Bakanlığıma yönelttiği sözlü soru önergesi:

25 Nisan 2006 tarih ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 52’nci maddesindeki “Nüfus sayımında veya tespitinde, aile ve hayatî istatistiklerin oluşturulmasında ve bu bilgileri esas alan kanunların uygulanmasında MERNİS nüfus bilgileri kullanılır.” hükmü çerçevesinde 2007 yılında yapılan adrese dayalı nüfus sayımı neticesinde belediyelerin nüfusu daha gerçekçi olarak yeniden belirlenmiştir. Elbette bunun çeşitli açılardan sonuçları olmaktadır. Bu nedenle de Hükûmetimiz, Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı’nı yüce Meclise sunmuş ve bu da 6 Mart 2008’de kanunlaşmıştır. Ayrıca, Hükûmetimiz, il özel idarelerinin ve belediyelerin vergi, harç, katılma payı, hizmet karşılığı alınan ücret ve diğer gelirleriyle bu idarelere, genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylara ilişkin esas ve usulleri yeniden belirleyen ve belediyelere ilave kaynaklar sağlanmasının yanında, payların yüzde 75’inin belediyelere nüfus esasına göre, 25’inin de gelişmişlik endeksine göre paylaştırılmasını öngörerek, nüfusu ve geliri düşük olan belediyelerin gelir kaybının giderilmesi amacıyla, ancak hükümsüz sayılan il özel idaresi ve belediye gelirleri kanun tasarısında da yenilenmesini uygun gördüğünü Meclisimize 24 Ocak 2008 tarihinde bildirmiştir. 60’ıncı Hükûmet Eylem Planı’nda da bu kanunun çıkartılacağı vurgulanmıştır.

Bilindiği üzere, 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun 4’üncü maddesine göre, büyükşehir belediyesi kurulması, bir, kanun çıkarmak ve ikincisi de kanunda belirlenen nüfusa sahip olmak şartlarıyla bağlıdır. Bu nedenle, üçüncü sorudaki “Mevcut büyükşehir belediyelerinin objektif kriterlere göre kurulmadığı…” ifadesini takdirlerinize bırakıyorum.

BAŞKAN – Devam ediniz efendim.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Karaman Milletvekili Sayın Hasan Çalış’ın, motorlu taşıt vergisi uygulamalarına ilişkin Bakanlığıma yönelttiği sözlü soru önergesi:

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2004 yılında 5035 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle motorlu taşıtlar vergisine tabi taşıtlar yeniden tanımlanmıştır. Buna göre, azami toplam ağırlığı 3.500 kilogramı geçmeyen kapalı kasalı (yandan camlı olanlar dâhil) sürücü kısmından başka tek veya daha fazla sıralı oturma yeri bulunan, insan ve yük taşımaları için imal edilmiş olan taşıtlar “panelvan”, izin verilebilen azami yüklü ağırlığı 3,5 tonu geçmeyen ve yük taşımak için imal edilmiş motorlu araçlar ise “kamyonet” olarak tanımlanmıştır. Bu değişikliklerle, arazi taşıtları ve panelvan tipi taşıtlar 1/1/2004 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlarına ve motor silindir hacimlerine göre; kamyonet, kamyon, çekici ve benzeri taşıtlar ise 1/1/2005 tarihinden itibaren yaşlarına ve azami toplam ağırlıklarına göre motorlu taşıtlar vergisine tabi tutulmaktadırlar. Ancak, vergi idaresince yapılan araştırmada, bazı taşıtların vergilendirmeye etki eden özelliklerinin ve unsurlarının yanlış belirlendiği, örneğin, motorlu araç tescil belgesine göre “panelvan” olarak vergilendirilmesi gereken bazı taşıtların “kamyonet” olarak vergilendirildiği anlaşılmıştır. Uygulama birliğinin sağlanması amacıyla, vergi daireleri, 3/9/2007 tarihli ve 2007/1 sıra no.lu İç Genelge’miz ile bilgilendirilmiştir. Hatalı vergilendirildiği belirlenen taşıtlar için zaman aşımı süresi dikkate alınarak 2004-2007 yılları için ilave vergi tahakkuk ettirilmiştir. Bazı mükelleflerimiz de bu tahakkukları ihtilaf konusu yapmıştır. Eksik tahakkuk ettirilen ve mükellefler tarafından da eksik ödenen verginin gecikme zammı ve takip ve tahsili 6183 sayılı Kanun hükümleri gereğidir.

Şubat ayında çıkan 5736 sayılı Kanun’la, bu mükelleflerimiz için dava açılmaması, açılmış olan davalardan vazgeçilmesi, vergi asıllarının 30/6/2008 tarihine kadar ödenmesi şartıyla, hesapların gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilmesi imkânı da getirilmiştir.

BAŞKAN – Sayın Çalış, bir ek sorunuz var mı, açıklama istiyor musunuz?

HASAN ÇALIŞ (Karaman) – Sayın Bakanım, bu soruma gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ediyorum. Ancak, burada bazı mükelleflerimiz kendisinin haksızlığa uğradığını düşünmektedir, geriye doğru ceza tahakkuk ettirildiğini düşünmektedir. Bu hakkın iade edilmiş olması, haksızlığın giderilmiş olması bu mükellefler açısından önemli bir iş olmuştur.

Teşekkür ediyorum.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Ben teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Çalış.

Buyurunuz efendim.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Adana Milletvekili Sayın Kürşat Atılgan’ın (6/478) esas no.lu rüzgâr makinelerinde KDV indirimi ve faizsiz kredi talebine ilişkin sözlü soru önergesi ile Kastamonu Milletvekili Sayın Mehmet Serdaroğlu’nun (6/490) esas no.lu gübredeki KDV oranına ilişkin sözlü soru önergelerine birlikte cevap vermek istiyorum.

BAŞKAN – Buyurun.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Katma değer vergisi oranları, bu verginin kendine özgü yapısı, yansıma özelliği ile ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal şartlar, mal ve hizmetlerin toplam talep ve arzı ile bu mal ve hizmetlerin düşük gelir gruplarının harcamaları içindeki payı yanında bütçenin gelir ihtiyacı da dikkate alınarak tespit edilmektedir.

Rüzgâr makineleri ile kimyevi gübre teslimlerinde yüzde 18 olarak uygulanan katma değer vergisi oranında indirimlere gidilmesi hususunda bu aşamada Bakanlığımda yürütülen bir çalışma bulunmamaktadır. Rüzgâr makinelerine faizsiz kredi uygulanması hususu ise Bakanlığımın yetki alanında bulunmamaktadır.

Öte yandan, tarımı geliştirmek suretiyle çiftimizin refah seviyesini artırmak amacıyla traktör ile tarımda kullanılan diğer makine ve ekipmanların temininde de indirimli katma değer vergisi uygulamasının yanı sıra doğrudan gelir desteği ve alternatif ürün ödemeleri gibi teşvik tedbirleri ile çiftçimiz desteklenmektedir.

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz.

Şimdi, Sayın Atılgan, bir ekstra bilginiz olacak herhâlde, söz istediniz.

Buyurun.

KÜRŞAT ATILGAN (Adana) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Bakanım, tabii, rüzgâr makinesinde yüzde 18’den 8’e indirmeyi düşünmeyebilirsiniz. Ama işin gerçeğine bakarsanız, o makine narenciye bahçelerinin donmasını engelliyor, hava sirkülasyonu nedeniyle. Bu sene narenciye bahçelerinin Çukurova’daki durumu -mutlaka haberler ulaşmıştır, sizler de yürütmeden sorumlu makamda olduğunuz için- son derece zordur. Genç portakal ağaçları, limon ağaçları tamamen kurudu, ihtiyar ağaçlar ise yüzde 50 kurudu. Dolayısıyla, Çukurova’daki narenciye üreticilerini bir şekilde canlandırmak, yardımcı olmak gerekir. Ayrıca, bu sayede donmayacak portakallar üzerinden veya narenciye üzerinden alacağınız vergiler, o makinelerden indireceğiniz KDV’den daha fazla olacaktır. Bir yıllık donma, emin olun ki, bu makinelere vereceğiniz KDV indiriminden çok daha fazladır. Ben sadece bunu arz etmek istiyorum. Eğer Bakanlığınız uygun görürse, üzerinde bir çalışırlarsa hem çiftçiler memnun olacaktır hem de devlet için faydalı bir iş olacaktır. Bunu söylemek istiyorum.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Peki, çok teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Atılgan.

Sayın Serdaroğlu, buyurun.

MEHMET SERDAROĞLU (Kastamonu) – Sayın Başkanım, teşekkür ederim.

Sayın Bakanım, çiftçimiz gerçekten zor durumda. Şu günler de gübre kullanma zamanının içinde olduğu günler. Gübre fiyatları ise son üç beş ay içerisinde yüzde 80’lere varacak derecede zamlanmıştır.

Sayın Bakanım, maalesef topraklarımız yanlış gübre kullanımı nedeniyle gübrekolik olmuştur. Gübresiz verim alınamamaktadır. Verimin düşmesi ise üretimin azalmasına, dolayısıyla ithalatın artmasına vesile olmaktadır. Bu da Türk çiftçisinin cebine girecek olan paranın ithalat yoluyla yabancı ülkelerin çiftçilerinin cebine girmesine sebep vermektedir. Yabancı ülkenin çiftçisinin cebine girecek olan paramızı KDV indirimi yaparak veya başka bir şekilde, çiftçimizin kullanacağı gübreyi kullanılabilir hâle getirerek üretimin artmasına katkı sağlamanız tarafımızdan ve çiftçi tarafından istenmektedir.

Sonuç olarak, gerçekten çok zor durumda olan çiftçimizin beklentisini ve sıkıntısını dile getirmeye çalıştık. Zatıalinize de bu sorumuza cevap vererek ilgi duyduğunuzdan dolayı ben Türk çiftçisi adına teşekkür ediyorum ve bu sorumun, mutlaka, Türk çiftçisi adına dikkate alınacağından eminim.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Serdaroğlu.

Sayın Aslanoğlu’nun bir sorusu var.

Buyurunuz Sayın Aslanoğlu.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Efendim, belediyelerle ilgili bir cevap verdiniz.

Şimdi, adil olmak… Herkesin hakkına, hukukuna saygılıyız. Ancak, bir büyükşehir-küçük şehir ayrımı var. Büyükşehir belediyeleri on altı tane, nasıl olmuşsa, hangi objektif kriterle olmuşsa olmuş. Ama bunların nüfusu, bazılarının nüfusu mevcut büyükşehirlerden daha fazla şu anda. Yani büyükşehir olmayan bazı illerimizin nüfusu mevcut büyükşehirlerinkinden daha fazla olmasına rağmen, o belediyelerin iki katı fazla para alıyor büyükşehir olduğu için. Burada objektif kriter yoktur. Özellikle büyükşehirlere, bir şekilde nüfusu daha az olmasına rağmen… Daha fazla nüfuslu belediyelere haksızlık yapılıyor. Örneğin Şanlıurfa’nın nüfusu 650 bin. Ben “Diğer belediyelere niye veriyorsunuz?” demiyorum. Malatya… Bu yeni Belediye Yasası’nda, objektif, büyükşehir-küçük şehir ayrımı olmaksızın herhangi bir düzenleme yapacak mısınız? Herkes hakkına razı olur, ama zamanında on altı tane, her nedense, hangi kriterle olmuşsa, ama olmayanların hakkını yiyorsunuz, yeniliyor.

Ben bir kez daha dikkatlerinize sunuyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Aslanoğlu.

Buyurunuz Sayın Bakan.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Sayın Başkan, bu son sorulan sorularla ilgili olarak kısaca bir açıklama yapmak istiyorum, müsaade ederseniz.

BAŞKAN – Tabii, buyurunuz efendim.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Birincisi, Mersin’le ilgili olarak, orada yetişen narenciyeler ve onların sorunlarıyla ilgili Sayın Milletvekilimiz dile getirdi, ayrıca tabii Türk tarımı ve Türk çiftçisiyle ilgili de bazı sorunları dile getirdi.

Değerli arkadaşlar, bugün Türk çiftçisine bizim sadece bütçeden yapmış olduğumuz destekler 5 milyar 400 milyon YTL’yi buluyor, bu sene, 2008 yılında. Bu gübreleme zamanı geldiği için, çiftçilerimize sadece mart ayında 1 milyar 800 milyon ödeme yapıyoruz ve bunların da büyük kısmı ödendi, yani maliyeden ödendi, dağıtımları da yapılıyor ve bunun yanında, ayrıca, çiftçilerimize teknolojinin kazandırılması için, benim bildiğim, Tarım Bakanlığımızda da çok ciddi çalışmalar yapılıyor, hele bu narenciyeyle ilgili olarak. Ayrıca bu konuda Dış Ticaret Müsteşarlığımızın da önemli katkıları var, bildiğim kadarıyla. Ama, bunlar daha fazla yapılabilir mi? Daha fazla da uğraşılıyor, yapılıyor. Bütün dikkatlerimiz de Hükûmetimizin, bu çiftçilerimize daha fazla nasıl yardımcı olmanın gayreti içerisindeyiz çünkü tarımdaki girdiler korkunç derecede arttı. Petrol arttı, gübre arttı, o arttı ama bütün dünyada bu artış var ama bunun yanında bir şey var: Şimdi, gıda maddelerinin fiyatları çok yükseldi. Bu da bütün dünyada, sade bizde değil. Çok yükseldi ve bundan sonra da mevcut fiyatların üstüne konulacak, alta düşmeyecek bu. Öyle gözüküyor bu, yani dünyadaki gidişat öyle gözüküyor. Neden? Petrol fiyatlarının yükselmesi… Şimdi, birçok gıda maddesi olarak yetiştirilen tarım ürünlerini, benzin, biyoetanol, biyodizel, ne yapacasaksak işte, yapalım şeklinde, bütün dünyada bir akım var. Büyük bir akım var çünkü petrol fiyatları aldı başını gidiyor. Yani düşecek mi düşmeyecek mi, kimsenin bildiği de yok. Hele hele tabii bizim gibi ülkelerde… Biz petrolü olduğu gibi dışarıdan ithal ediyoruz. Bu sene, yani 2008 yılında 35 milyar dolara yakın biz petrol veyahut da enerji faturası ödüyoruz, enerji ham maddelerinin faturalarını ödüyoruz. Dolayısıyla bir de bu yönden de bakmak icap ediyor tarımımıza. Geniş olarak bakıyoruz, çiftçimizin her zaman yanındayız, yanında olmaya da devam edeceğiz.

Sayın Aslanoğlu’nun sorusu… Tabii, Sayın Aslanoğlu Malatya Milletvekilimiz olduğu için, devamlı surette, Malatya’nın Urfa’ya karşı biraz az para aldığını, bunun da haksızlık olduğunu söylüyor.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Urfa da almıyor Sayın Bakan, yanlış.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Kim alıyor?

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Urfa da almıyor, 650 bin nüfusu var.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Öyle mi? Tamam…

Şimdi, burada…

BAŞKAN – Sayın Bakan, süremizi epey aştık, soru-cevap, sözlü soruları. Bir de…

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Şimdi, bu konuda, Belediye Gelirleri Kanunu da var, şimdi geliyor. Siz de Plan ve Bütçede bu konuda da hassas duran bir arkadaşımızsınız. Bu konuda gerekli çalışmaları yapmanızı tavsiye ediyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Tavsiyelere uyacak mısınız?

BAŞKAN – Sayın Bakan, bir dakika.

Sayın Vural’ın, yerinden çok kısa bir sorusu varmış. Onu bir… Yerinden bir açıklama…

Buyurun, çok kısa olmak üzere Sayın Vural.

OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın Bakan, sorulara cevap verirken oğullarınızın şirketleriyle ilgili birtakım sualler oldu tabiatıyla. Sonra bir ara “bizim şirketimiz” dediniz. Yani, bu, acaba sehven mi oldu, yoksa ortak mısınız? Bu konuda zannediyorum bir açıklama olursa, o bakımdan…

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkanım…

OKTAY VURAL (İzmir) – Sadece tavzih etmek açısından şey yapıyorum. Daha sonra bu konuda herhangi bir spekülasyon, değerlendirme falan…

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkanım…

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Ben ortak falan değilim, ama dil sürçmesi olabilir.

OKTAY VURAL (İzmir) – Anlıyorum, tamam. Teşekkür ederim.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkanım, İç Tüzük 98 açık ve net. Sayın Bakan sözlü sorulara cevap vermek üzere burada milletvekillerinin sorularını cevaplıyor.

BAŞKAN – Evet efendim.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Müsaade edin efendim.

Kâtip Üye orada okuyor ve sözlü soruların da cevap süresi bir saattir. Saat 17.00’de başladınız, şu anda 18.15. Yerinden soran milletvekillerinin çok kısa, açıklayıcı bilgi vermeleri gerekirken soruların tekrarına müsaade ediyorsunuz.

BAŞKAN – Soruların tekrarına…

Süremiz bitti efendim.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sorusu olmayan bir milletvekilinin burada Sayın Bakana soru tevdi etmesi mümkün değil. Lütfen İç Tüzük’ü uygulayın.

BAŞKAN – İç Tüzük’ü uyguluyorum efendim.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Ama sorusu olmayan bir milletvekiline söz veriyorsunuz.

BAŞKAN – Ufak bir açıklama yapmak isteyen bir milletvekiline de söz hakkı verebiliriz efendim.

OKTAY VURAL (İzmir) – Hayır efendim, İç Tüzük’e göre yerimden kısa bir açıklama isteme hakkım var. Sayın Grup Başkan Vekili, eğer İç Tüzük’e bakarsanız, bir soru sormuyorum, sadece Sayın Bakanı bu konuda…

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkanım, İç Tüzük 98 açık.

OKTAY VURAL (İzmir) – Yani “bizim şirketimiz” dedi. Bunun olup olmadığını sormak, zannederim Sayın Bakan için, bundan sonraki sualler için doğru bir sualdir.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Efendim, zaten Sayın Bakan “Topluca cevap vereceğim.” diye söylemiş.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – İç Tüzük’e uysa da uymasa da ben cevabını vereyim, hiç merak etmeyin siz. Her zaman…

OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın Bakanın bir rahatsızlığı yok bu konuda, sorulara cevap konusunda. Sayın Bakanın bir rahatsızlığı yok.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Yok.

BAŞKAN – Sözlü sorular…

Sayın Bakan, lütfen…

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Bitmiştir.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – İç Tüzük’ü, uyarmak için söylüyorum, Sayın Bakan soruya cevap vermekten kaçındığı için değil. Açık ve net şekilde cevap verdi zaten.

BAŞKAN – Sayın Unakıtan, sözlü sorularımıza cevabınız varsa… Bitti, süremiz de tamamlandı, lütfen…

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) – Peki.

Değerli arkadaşlar, beni sabırla dinlediğiniz için hepinize saygılar, sevgiler sunuyorum. Sağ olun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Unakıtan.

Şimdi, gündemin “Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler” kısmına geçiyoruz.

Sayın milletvekilleri, geçen hafta görüşmelerine başladığımız ve yarım kalan çevre ve çevre kirliliğinin önlenmesi konusunda (10/3, 8, 12, 28, 31, 33, 38, 42, 47, 56, 59, 62, 64, 65, 68, 71, 84, 87, 89, 98, 101, 119, 145, 146) esas numaralı Meclis araştırması önergelerinin birlikte yapılan görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

VII.- MECLİS ARAŞTIRMASI

A) ÖN GÖRÜŞMELER

1.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat ve 20 milletvekilinin, termik santrallerin çevreye verdiği zararların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3)

2.- Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü ve 38 milletvekilinin, Trakya ve İstanbul ilinde çevre konularındaki gelişmelerin Ergene Çevre Düzeni Havza Planı’na etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/8)

3.- Kırklareli Milletvekili Tansel Barış ve 23 milletvekilinin, Kırklareli ili Vize ilçesindeki bir arazi ile ilgili iddiaların ve bu arazi üzerinde kurulması planlanan çimento fabrikasının çevre üzerindeki muhtemel etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/12)

4.- Adana Milletvekili Nevingaye Erbatur ve 23 milletvekilinin, Adana’daki lagünlerin karşı karşıya bulunduğu çevresel risklerin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/28)

5.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya ve 22 milletvekilinin, Bartın’da kurulması planlanan termik santralin olumlu ve olumsuz etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/31)

6.- Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük ve 22 milletvekilinin, Kaz Dağları’ndaki madencilik faaliyetlerinin araştırılarak çevreye olumsuz etkilerinin önlenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/33)

7.- Konya Milletvekili Hasan Angı ve 19 milletvekilinin, Konya Kapalı Havzası’ndaki su kaynaklarının karşı karşıya bulunduğu sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/38)

8.- Konya Milletvekili Orhan Erdem ve 28 milletvekilinin, Akşehir ve Eber Göllerindeki kirlilik ve diğer çevre sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/42)

9.- Çanakkale Milletvekili Mustafa Kemal Cengiz ve 27 milletvekilinin, Kaz Dağları’ndaki madencilik faaliyetlerinin araştırılarak çevrenin korunması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/47)

10.- Aydın Milletvekili Ahmet Ertürk ve 21 milletvekilinin, Büyük Menderes Nehri’ndeki kirliliğin ve çevreye etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/56)

11.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan ve 25 milletvekilinin, balık çiftliklerinin çevreye ve turizme olumsuz etkilerinin araştırılarak su ürünleri yetiştiriciliğinin çevreyle uyumlu gerçekleştirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/59)

12.- Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ünlütepe ve 23 milletvekilinin, Eber Gölü’ndeki çevre kirliliğinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/62)

13.- İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam ve 29 milletvekilinin, altın arama faaliyetlerinin hukuki durumu ile çevreye etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/64)

14.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 23 milletvekilinin, Van Gölü’ndeki kirlenmenin önlenmesi ve Van ilinde turizmin geliştirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/65)

15.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı ve 26 milletvekilinin, Küçük Menderes Nehri’ndeki kirliliğin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/68)

16.- Artvin Milletvekili Metin Arifağaoğlu ve 24 milletvekilinin, Artvin Cerattepe’deki madencilik faaliyetlerinin çevreye etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/71)

17.- Afyonkarahisar Milletvekili Abdülkadir Akcan ve 21 milletvekilinin, Eber Gölü’ndeki çevre sorunlarının araştırılarak gölün korunması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/84)

18.- Van Milletvekili Kayhan Türkmenoğlu ve 19 milletvekilinin, Van Gölü’ndeki çevre sorunlarının ve gölün potansiyelinin araştırılarak korunması ve değerlendirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/87)

19.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy ve 23 milletvekilinin, başta Afşin-Elbistan olmak üzere termik santrallerin çevreye etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/89)

20.- Isparta Milletvekili Mevlüt Coşkuner ve 25 milletvekilinin, Isparta ilindeki göllerin çevre sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/98)

21.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin ve 22 milletvekilinin, balık çiftliklerinin çevre ve turizm üzerindeki etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/101)

22.- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu ve 39 milletvekilinin, denizlerdeki kirliliğin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/119)

23.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan ve 19 milletvekilinin, Kahramanmaraş'ta Narlı Ovası'na kurulması planlanan katı atık depolama tesisinin çevreye etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/145)

24.- Isparta Milletvekili Haydar Kemal Kurt ve 23 milletvekilinin, Eğirdir Gölü ve Havzası’ndaki çevre sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/146) (x)

BAŞKAN – Hükûmet? Burada, yerinde.

Sayın milletvekilleri, araştırma önergeleri üzerinde Hükûmet adına Çevre ve Orman Bakanı Sayın Veysel Eroğlu konuşmuştu.

Şimdi, söz sırası Cumhuriyet Halk  Partisi Grubu adına Eskişehir Milletvekili Sayın Fehmi Murat Sönmez’e aittir.

Buyurunuz Sayın Sönmez.

Sayın Sönmez, süreniz yirmi dakikadır.

CHP GRUBU ADINA FEHMİ MURAT SÖNMEZ (Eskişehir) – Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konularını çevre sorunlarının oluşturduğu yirmi araştırma önergesinin görüşülmesi dolayısıyla Cumhuriyet Halk  Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Çanakkale Zaferi’nin 93’üncü yıl dönümünde tüm şehitlerimizi de saygıyla, rahmetle anıyorum.

Değerli milletvekilleri, ülkemiz pek çok gelişmiş ülkeyle karşılaştırıldığında çevre standartları bakımından çok daha geri bir noktadadır. AKP Hükûmeti göreve geldiği 3 Kasım seçimlerinden bu yana maalesef çevre konusunda bir ilerleme kaydedememiştir. Bu, sadece bizim görüşümüz değildir. Bu konudaki çevreyle ilgili sivil toplum örgütleri ve özellikle de Avrupa Birliğinin İlerleme Raporu’nda açıkça belirtilmektedir. AB Komisyonu 2007 İlerleme Raporu’nda çevre konusunda Türkiye’nin önemli bir ilerleme kaydetmediği, hatta yerinde saydığı belirtilmiştir. Özellikle de mevzuat ve uygulama alanlarında bir ilerleme olmadığı görülmektedir. Aynı raporda hava kalitesi, atık yönetimi, su kalitesi, doğanın korunması, endüstriyel kirlenmenin kontrolü ve risk yönetimi, kimyasallar, genetik açıdan değiştirilmiş organizmalar, gürültü ve idari kapasite alanında hiçbir ilerleme kaydedilmediği belirtilmektedir. Yani AKP Hükûmeti, AB tarafından, çevre konusunda kırık not almıştır.

                               

(x) (10/3, 8, 12, 28, 31, 33, 38, 42, 47, 56, 59, 62, 64, 65, 68, 71, 84, 87, 89, 98, 101, 119, 145, 146) esas numaralı Meclis araştırması önergelerinin ön görüşmelerine 11 Mart 2008 tarihli 75’inci Birleşimde başlanmıştır.

Bilindiği üzere, çevre ile ilgili konular AB müzakerelerinin en önemli ayağını teşkil etmektedir. Tabii, çevre konusunu salt AB’ye dayandırarak çözmek doğru değildir. Kuşkusuz ülkemizde de bu konuda çok sayıda kişi ve kuruluşlar vardır.

Bunların başındaki sivil toplum örgütleri ve bilim çevrelerinin Türkiye’nin çevre yönetimine ilişkin görüşleri ise özetle şöyledir: Türkiye’nin bir çevre politikası yoktur, siyasi irade çevre konusunda çok istekli ve duyarlı değildir, çevreye ilişkin altyapı yatırımlarına kaynak aktarılmamaktadır, çevresel veri ve bilgi sistemleri yeterli değildir, çevre politikalarının oluşum süreçlerine ve karar mekanizmalarına halk katılımı yetersizdir.

Türkiye, çevre konusunda artık kendi inisiyatifini ele almalı ve bulunduğu özel koşulları ve ihtiyaçları da göz önüne alınırsa, artık Kyoto Protokolü’nü onaylamayı gündemine almalıdır. Avrupa Birliği veya diğer ülkelerden tavsiye gelmesi beklenilmemelidir. Sanayileşme ve diğer insan faaliyetleriyle birlikte günümüzün en önemli konusu çevre hâline gelmiştir.

Dünyanın en çok üzerinde kafa yorduğu konu ise çevreyle ilgili olarak küresel ısınmadır. Bugün çevre dendiğinde ilk akla gelen konu küresel ısınmadır. Küresel iklim değişikliği şimdiye kadar gerçekleşmiş ve gerçekleşmekte olan ekolojik afetlerin en tehlikelisi olarak kabul edilmektedir. Bunlar göz önüne alındığında, Türkiye’nin Kyoto Protokolü’nü onaylamaktan uzak durması doğru olmayacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gündemdeki araştırma önergelerinden iki tanesini Kaz Dağları’ndaki altın arama faaliyetleri oluşturmaktadır. Biliyorsunuz geçen yılın sonlarına doğru Kaz Dağları’ndaki altın arama faaliyetleri gündemi oluşturmuş ve büyük bir tepkiye yol açmıştır, çok ciddi itirazlar yükselmiştir. Yükselen bu itirazlar sonucunda, Cumhuriyet Halk Partisi, Sayın Bihlun Tamaylıgil başkanlığında milletvekillerinden oluşan bir komisyon kurmuş ve bu komisyon, bu bölgede sivil toplum kuruluşları, belediyeler, yerel yönetimde görevliler ve özellikle de halkla bir araya gelmiş, onların görüşlerini almıştır. Bu görüşmeler sonunda buradaki insanların bu konuda, ciddi olarak çevre konusunda endişelerinin olduğu görülmüştür.

Gerçekten de Kaz Dağları tahrip edilmesi gereken değil, korunması gereken, geliştirilmesi gereken birçok özelliği taşımaktadır. Burası, bu bölge, dünyanın en zengin oksijen bölgesi olarak yer almaktadır. Ülkemizin akciğerleridir ve turizm olarak da en önemli bölgelerimizden biridir, bir turizm cennetidir. Bu özelliklere sahip bir coğrafyada gerekli önlemler almadan, çıkarılacak madenin ne kadar kâr edeceği veya Türkiye’ye ne kazandıracağı tam bilinmeden, gelişigüzel, umursamaz bir şekilde altın arama faaliyeti yapılmamalıdır. Burası, maalesef, verilen çok sayıdaki ruhsatlar yüzünden neredeyse bir arama sahasına dönüştürülmüş, adım başı bir çukur meydana gelmiştir.

Aslında tüm bu araştırmaların, tartışmaların, olumsuzlukların ana kaynağı, geçen dönem AKP Hükûmeti tarafından çıkarılan Maden Arama Kanunu’dur, 5177 sayılı Kanun. Maalesef bu Kanun, doğayı korumak yerine, neredeyse tahrip etmek için ne gerekirse içinde barındırmaktadır. İlk yapılması gereken şey bu Maden Arama Kanunu’nun derhâl yeniden düzenlenmesidir.

Maden Kanunu’nda yapılan bu değişikliklerle ormanlar, tarım alanları, sit alanları, kıyı şeritleri, sulak alanlar, millî parklar neredeyse tahrip edilmekte ve maalesef Sanayi ve Çevre Bakanlığı da bu konuda seyirci kalmaktadır. Nitekim bu kanuna göre, geçen dönem Çevre ve Orman Bakanımız da bu Kanun’la çevrenin korunamayacağını açıkça itiraf etmiştir.

Geçen sene Kaz Dağları’yla ilgili bu tartışmaları yaparken, maalesef, geçen hafta içinde de Muğla’daki magnezyum madeniyle ilgili konu gündeme gelmiş ve Osmaniye köyündeki köylüler de buradaki maden çalışmalarına karşı olduklarını belirten eylemlerde bulunmuşlardır. Fakat ne gariptir ki, buradaki faaliyetlerin devam etmesi için maden şirketinin neredeyse avukatlığını Muğla’daki AKP’li bir milletvekilinin yapması da çok ilginçtir. Biz milletvekili olarak, başka şirketlerin savunmasını yapmak değil, burada milletin hakkını korumak için görev yapmalıyız.

Üstündekilerin altındakilerden daha da değerli olduğu Kaz Dağları’ndaki altın arama faaliyetlerinde gelinen durum nedir, bu da Hükûmet tarafından açıklanmalıdır.

Bu bölgede yaklaşık olarak 1,5 milyon insan yaşamaktadır ve buradaki insanların en büyük sıkıntısı, bu faaliyetler sırasında sularının kirlendiğiyle ilgili endişeleridir. Bu bölgedeki en önemli tarım ürünlerinden biri kırmızı biberdir. Biz bu bölgede yaptığımız araştırmada -ben de bu komisyonun içindeydim- dünyanın en güzel kırmızı biberinin yetişmekte ve ihraç edilmekte olduğunu gördük. Bu biberin yetiştirilmesindeki en önemli neden de buradaki suyun niteliğidir. Ama, maalesef, bugün o su niteliğini kaybetmek üzeredir.

Yine, Çanakkale’de, Bayramiç’in Muratlar köyünde… Çevredeki diğer insanlar bu Muratlar köyünden su ihtiyaçlarını karşılarken, şimdi bu köy su ihtiyacını neredeyse pet şişede karşılamaktadır.

Yine, bu köylümüz süt satarak geçimini sağlarken, maalesef, bugün bu sütleri alan firmalar suların kirliliğinden dolayı sütün de kalitesinde bozulma olup olmadığı şüphesiyle bu sütü almamakta veyahut da inceleme istemektedirler.

Bu konuda çoğaltabileceğimiz daha pek çok soru bu araştırma önergesi vesilesiyle cevabını bulursa memnun oluruz.

Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz araştırma önergelerinin önemli bir çoğunluğu da su kaynaklarının karşı karşıya olduğu sorunlardır. Gerçekten de su kirliliği en önemli konudur, hava ve su. Su en son kirlenmesi gereken bir maddedir, çünkü her şeyin temizlenmesi suyla olmaktadır. Türkiye’de nüfus artışı, kentleşme, sanayileşme, tarımsal ilaçlar ile gübrelere bağlı olarak akarsu, göl ve denizlerdeki su kirliliğimiz hızla artmaktadır.

Ülkemiz su kontrolü uygulamalarında, atık su üretimi konusunda, maalesef gelişmiş ülkelerin çok gerisinde kalmıştır. Üç bin iki yüz küsur belediyemizin belki yüzlerle ifade edilen sayısındaki belediyelerde atık su arıtma tesisleri mevcuttur ve bunların da ne kadar iyi çalıştırıldığı veya teknolojisinin ne durumda olduğunun da bilgilendirilmesi gerekmektedir.

Diğer çevre kirliliği konusunda önemli bir etken olan organize sanayi bölgelerimizdeki arıtma tesisleridir. Aynı zamanda, Meclisin kurmuş olduğu küresel ısınma ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimiyle ilgili, AKP’li arkadaşlarımızla beraber yaptığımız gezilerde de, ufak bir olayı size anlatmak istiyorum: Örneğin, Uşak’ta dericiler bir araya gelmiş hem güzel bir mekân oluşturmuşlar ve arıtma tesislerini de, oradaki valinin, emniyetin yardımıyla iyi bir çalışma sonucu atık su arıtma tesislerini de kurmuşlardır. Tabii, burada mükâfatlandırılmaları gerekirken, maalesef cezalandırılır duruma düşmektedirler. Nedeni de, Hükûmet böyle bir uygulamayı yaparken, maalesef noktasal olarak zorlamalar yapılırken, hâlbuki bölge olarak ya da tüm ülkede aynı önlemlerin alınması gerekmektedir. Uşak’taki derici bu yüzden ürününü çevreye saygısından dolayı daha fazla, daha pahalıya üretirken hemen yanı başındaki il çok daha ucuza ürününü mal etmektedir. Nedeni de, çünkü atık suyunu direkt açığa bırakmasından dolayı. Bu yüzden de gerekli önlemlerin alınması gerektiğini burada ifade etmek istiyorum.

Akarsu havzaları, aynı zamanda tarımsal üretim potansiyeli yüksek yerlerdir. Ancak, sanayi ve evsel atıklarla nehir sularına karışan tarım ilacı ve gübre kalıntıları bu tarımsal alanları da, maalesef, ciddi tehlikeyle karşı karşıya bırakmaktadırlar.

Şimdi, bahsettiğim biraz evvelki komisyonla biz büyük bir çaba göstererek rapor hazırladık ve hakikaten başarılı bir çalışma yaptığımıza inanıyorum. Amacımız, organize sanayideki fabrikaların arıtma tesisleri olsun, su kaynaklarımız daha düzenli kullanılsın, israf edilmesin ve çeşitli konularda… Bir yandan bu çalışmaları yaparken, yarın galiba gelecek bir yasa tasarısı var ya da önümüzdeki hafta gelecek. Nedir bu yasa tasarısı? Toprak koruma ve arazi kullanımı. Şimdi, bugünkü konuşmadan sonra yarın lütfen dikkat edelim. Burada ne deniyor: “2004 yılından evvel kurulan fabrikalar, ruhsatsız olsa dahi işletmelerine devam edebilsin, iki yıl içinde de ruhsatlarını alsınlar.” Gayet masumane görünüyor. Fakat burada şu soru hiç akla gelmiyor. Böyle bir komisyon kuruyoruz, biz üç aydır çalışıyoruz, atıkları dışarı çıkmasın, çevreyi kirletmesin diye. Ondan sonra, ruhsatsız fabrikaların atık su arıtma tesisleri var mıdır, çevreye ne kadar zararlı olacaklar,  tarım arazilerinin içindeki bu fabrikalar acaba tarım arazilerine ne kadar zara verecekler? Hiçbir incelemesi yapılmadan izin vereceğiz. Bu konunun, lütfen, bu madde geldiğinde bunun ciddi bir şekilde ele alınması gerekir. Eğer, bu önlemi almadan yarın yasa tasarısını gerçekleştirirsek, vatandaş bize üç aylık çalışmamız sonunda bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu der.

Ülkemizin su kaynakları akarsular bazında yirmi altı havzaya ayrılıyor. Bu sularımızın çok büyük bir bölümü de kirlilik tehdidi altında bulunmaktadır. Benim seçim çevrem olan Eskişehir’de de Porsuk çok kirli bir şekilde akmaktadır. Burada balık ölümleri, kuş ölümleri olmuştur, Bakanlık gereğinde incelemelerde bulunmuştur ve Porsuk’u kirleten fabrikalara ceza da yazmıştır. Bu fabrikalardan birisi de Şeker Fabrikasıdır. Şeker Fabrikası devletindir ve 2009 yılına kadar da arıtma tesisinin kurulması yazıyla bildirilmiştir. Tabii, Şeker Fabrikası da buna cevap olarak “O zaman siz de bize ödenek gönderin.” demiştir. Böylece, yazışmalar devam edip sonuçsuz kalacaktır. Zaten bu fabrika da iki yıl sonra özelleştirilecektir. Burada dileğimiz, özelleştirme sırasında bu konunun dikkate alınarak, lütfen, arıtma tesislerinin yapılması şartının… Zaten olacaktır herhâlde, ama daha dikkatli bir şekilde irdelenip, bu şart yerine getirildikten sonra özelleştirmeler bütün fabrikalarda yapılırsa herhâlde daha faydalı bir iş yapılmış olacağını düşünüyorum.

Ülkemizdeki mevcut arıtma teknolojileri de maalesef eskimiş durumdadır. Belediyeler tarafından kullanılan arıtma tesislerinin ne kadarı şu anda ihtiyacı gidermektedir? Bunun bilgisine de ulaşacağımıza inanıyorum. Maalesef Bakanımız burada yok ama, inşallah bizi dinliyordur.

Ve küresel ısınma su kaynaklarında büyük kuraklıklara yol açtığından ve çevre kirliliğinden dolayı bugün şehirlerimiz susuz kalmıştır. Bu yaz büyük bir su sıkıntısı çekilmektedir. Bu su sıkıntısını bertaraf etmenin bir yolu olarak, çözüm olarak, çok kirli olan bu akarsularımızın sularını şehirlere taşıma yöntemini seçmiş bulunmaktayız. Örnek olarak da Ankara’yı verecek olursak, bugün Ankara’nın su ihtiyacını karşılamak için Kızılırmak’la iletim olanağı sağlanmak üzere ve bitmek üzeredir bu proje. Yalnız, halkımız ve Ankara halkının şöyle bir soru kafasına takılmaktadır, gündemdedir: “Acaba, bu kadar kirlilikten bahsedilirken bu akarsularda, Kızılırmak suyu temiz midir, bu suyu rahat kullanabilecek miyiz?” Büyükşehir Belediyesi bu suyun temiz olduğunu söylemiş olmasına rağmen insanların kafasında bu sıkıntı, şüphe durmaktadır ve Ankara’nın atık su arıtma tesislerinin bu suyu arıtabileceği konusunda kaygılar vardır. Keşke Bakanımız burada olsaydı da kendisinden yeterli, gerekli açıklamayı alabilseydik.

Su kaynaklarına gelince ve özellikle de arıtma tesisleri konusu olunca, ruhsatsız kuyularla ilgili birkaç konuya da değinmeden geçemeyeceğim. Gene komisyonumuzla beraber gezdiğimizde, maalesef, özellikle Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün bu konuda sınıfı geçtiğini söyleyemeyeceğim, çünkü bazı illerde ne kadar kaçak, ruhsatsız kuyu olduğunun ya sayılarını bilmiyorlardı ya da sayılarını bildikleri zaman da bunlara karşı bir önlem alınmadığını gördük.

Suyun ne kadar değerli olduğunu, sulamada su kaynaklarımızın ne kadar hızlı tükendiğini ve alınması gereken önlemleri çiftçimize, köylümüze en çok Devlet Su İşlerinin yetkililerinin anlatması gerekirken, maalesef, ben -ki şahsım adına- Devlet Su İşlerinin bu anlamda gerekli bilgi, beceri ve donanıma sahip olmadığını gözlemledim. Hükûmetimizin iyi bir çalışma yaparak, su kaynaklarımızın tükenmemesi için yağmurlama ve damlama sistemine geçme çabası içinde olacağını biliyoruz, ama bu çabanın öncülüğünü eğer Devlet Su İşleri yapacaksa, bu kurumun bir daha gözden geçirilmesi gerektiğini dile getirmek isterim.

Türkiye’nin diğer su kaynakları olan göllerin, bu akan akarsuların kirliliğinden dolayı ne kadar kirlendiğini de ve çok kötü koşullar altında olduğunu da belirtmek istiyorum. Türkiye’nin yüzde 74 tuz ihtiyacını karşılayan Tuz Gölü’ne bugün on yıl ömür biçilmektedir. Ayrıca, Türkiye’nin dördüncü büyük gölü olan Eğirdir Gölü, endemik balık türlerinin yaşadığı Burdur ve Van Gölü, çevrelerinden gelen akarsuların kirliliğinden dolayı neredeyse bir ölü hâline gelmişlerdir, müthiş bir kirlenme içindedirler.

Çevreyle ilgili konuşmada hava kirliliğine değinmeden geçmek doğru olmayacaktır. Büyük şehirlerimiz, doğal gaza geçildikten sonra, hava kirliliğinde oldukça olumlu adım atılmış bir intiba yaratmıştır ve hava hakikaten daha soluk alabilir hâle gelmiştir. Ama son yıllarda, doğal gazın bağlantı ücretlerinin yüksek olması, doğal gazın ücretinin fazlalığından dolayı maalesef hava kirliliği artmaktadır. Hava kirliliğinin birinci nedeni ekonomik olmuştur. İkinci neden ise dağıtılan kömürlerin kalitesiz olduğu söylenmektedir. Sosyal yardımlaşma vakıfları ve belediyeler aracılığıyla dağıtılan kömürler kalitesiz olduğundan dolayı artık soluk alınamaz olduğu dile getirilmektedir. Tabii temiz hava için doğal gazın kullanılması çok doğru bir karar olacaktır ama bedava kömür dağıtılırken de herkesin doğal gaza geçme gibi bir niyetinin olacağını da ben açıkçası zannetmiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Lütfen sözlerinizi tamamlayınız Sayın Sönmez.

FEHMİ MURAT SÖNMEZ (Devamla) – Teşekkürler Başkanım.

Nükleer santrallerin kurulmasına ilişkin yasal düzenleme 22’nci Dönem Parlamentosunda yapılmış ancak dönemin Cumhurbaşkanı tarafından veto edilmişti. Nükleer enerji santrallerinin kurulumunun pahalı olması, atık problemleri olmasından dolayı uzun süredir tartışılagelmiştir. Ayrıca termik santrallerin kurulması… Neredeyse, Karadeniz’in bir termik santraller üssü hâline getirilmesi gibi bir izlenim edinilmektedir. Bence, Bartın, Amasra gibi bir turizm cennetine termik santral düşünülmesinin ne kadar doğru olduğunu sizlerin takdirine bırakıyorum.

Değerli milletvekilleri, ülkemizin değişik yerlerinde yaşanan çevre sorunlarına ilişkin olarak verilmiş olan araştırma önergeleri doğrultusunda Meclis araştırması açılması konusuna destek vermenizi bekler, saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Sönmez.

Şimdi söz sırası, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Niğde Milletvekili Sayın Mümin İnan’a ait.

Buyurunuz Sayın İnan. (MHP sıralarından alkışlar)

Süreniz yirmi dakika.

MHP GRUBU ADINA MÜMİN İNAN (Niğde) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Farklı partilerden bazı milletvekili arkadaşlarımızın değişik konularda verdiği, ancak genel olarak çevre ve çevre kirliliğiyle ilgili olarak özetlenebilecek Türkiye Büyük Millet Meclisi araştırma önergelerinin birlikte yapılacak olan ön görüşmesi için Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum.

Bugün Şehitleri Anma ve 18 Mart Çanakkale Savaşı’nın 93’üncü zafer yıl dönümü olması nedeniyle, dönemin en güçlü emperyalist ordularına karşı tarihte eşi görülmemiş bir mücadele örneği veren ve bu zaferin kazanılmasında emeği olan herkese minnettarlığımı sunuyor, başta şehitlerimiz olmak üzere yurt savunmamızda mücadele edip de ahrete intikal eden herkesi rahmetle anıyorum. O gün Çanakkale’yi geçemeyen küresel güçlerin bugün ülkemizin bütün zenginliklerini hortumladıkları bir zamanda yaşıyoruz. Gereğini yüce milletimize ve yüce Meclisimize ve aziz milletimizin takdirlerine sunuyorum.

Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; yaşadığımız yüzyılda ülkelerin ve toplumların ortak problemi hâline gelen en önemli konu çevre sorunları olarak karşımızda durmaktadır. Çevresel kaynakların iyi kullanılmamasından dolayı ekolojik dengenin bozulması, bozulan çevrenin eski hâline getirilmesinin maliyetinin ise çevre koruma tedbirlerinden çok daha yüksek olması bazı gelişmiş ülkelerin çevre politikalarını etkilemiş, artık bu çevreye duyarlı ülkelerde sürdürülebilir kalkınmayla beraber çevrenin korunması ve geliştirilmesi de öngörülmektedir. Maalesef, hâlâ birçok ülke ve toplumun bu duyarlılıktan oldukça uzak olduğu da bilinmektedir.

Çevre sorunlarının önemli bir bölümü artık ülke sınırlarını aşmış, küresel sorunlar olarak önümüzde durmaktadır. Sera gazlarının salınımı, küresel ısınma, nükleer atıklar, sınır aşan nehirlerin kirletilmesi, kullanılabilir su kaynaklarının bilinçsiz tüketimi, katı atıkların uygun şekilde depolanmaması, denizlerin ve göllerin kirletilmesini örnek olarak gösterebiliriz. Küresel boyut kazanan bu tür sorunların çözümü için uluslararası birtakım anlaşmalar ve düzenlemeler yapılmıştır ve yapılmaya da devam edilmektedir.

Geçtiğimiz günlerde hazırlanan AB raporunda küresel ısınmadan dolayı Kuzey Kutbu’ndaki buzulların erimesi sonucu ortaya çıkacak bazı enerji kaynaklarının paylaşılması konusunda bu bölge üzerinde hak iddiasında bulunan ülkeler arasında çıkması muhtemel olabilecek bir savaştan bahsedilmektedir.

Ayrıca, gelecekte savaş sebebi sayılabilecek konuların başında da suyun olacağı birçok siyaset bilimci tarafından öngörülmektedir. Bu nedenle ortaya çıkabilecek küresel krizleri ülkelerin son derece hassas bir dengede yönetmesi gerekmektedir.

Bugün dünyada çevre sorunlarının ortaya çıkmasına en fazla sebep olan gelişmiş sanayi ülkeleriyken, bunların zararlarını ne yazık ki bütün insanlık ve bizim gibi ülkeler çekmekte hâlâ kirletici ülkelerin bazıları uluslararası anlaşmaları ve protokolleri imzalamaktan kaçınmaktadırlar. Çevre konusunda ülkelerin kendi yaptıkları ya da uluslararası düzenlemeler insan sağlığı ve yaşamıyla doğrudan ilgili olan çevrenin korunmasının yanı sıra sanayi kuruluşlarının uluslararası rekabetinde de önemli bir etkendir.

Türkiye, insan sağlığı ve çevre alanında, ulusal programla AB çevre mevzuatına uyum taahhüdünde bulunmuş, ayrıca bölgesel ve küresel anlamda birçok uluslararası sözleşmeye taraf olmuştur. Buna dayalı olarak milletlerarası gelişmeleri ve düzenlemeleri takip ederek uyum sorumluluğunu da yerine getirmeye çalışmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; bütün ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de ekonomi ile ekolojinin birbirinden ayrılmaz bileşenleri vardır. Önümüzdeki dönemler, AB’ye katılım sürecinde olan ülkemizdeki sanayi açısından önemli bir sınav olacaktır. Avrupa Birliği çevre mevzuatına uyum sağlanması ve bu mevzuatın uygulanması Türk sanayisi için zorlu bir süreç olacaktır. Uyum sürecinin önemi ve zorluğu, çevre konusunun kapsamının çok geniş olmasından ve bu sürecin sanayiye ve ülkeye olan ekonomik etkilerinin henüz bilinememesinden kaynaklanmaktadır. AB’nin yayınladığı 2003 yılı Türkiye'nin Katılım Yönünden İlerlemesi Raporu’nda çevre alanındaki alt sektörler itibarıyla müktesebatın uyumlaştırılması ve uygulanmasına yönelik çalışmaların henüz başlangıç aşamasında olduğu ve güçlendirilmesine ihtiyaç duyulduğu vurgulanmaktadır. Kasım 2006’da yayımlanan AB İlerleme Raporu’nda ise atık yönetimi ve gürültü dışında hava kalitesi, doğanın korunması ve su kalitesi alanlarındaki mevzuatın aktarımının genel olarak düşük düzeyde olduğu belirtilmiştir. Tehlikeli maddeler içeren büyük endüstriyel kazaların zararlarının kontrolüne ilişkin direktif, büyük yakma tesisleri, entegre kirlilik önleme ve kontrol ve benzeri direktifleri kapsayan endüstriyel kirlenmenin kontrolü ve risk yönetimi alanında ise ilerlemenin olmadığı, mevzuatlara uyumun gerçekleşmediği ifade edilmiştir. AB uyum sürecinde yürürlüğe girecek mevzuat arasında sanayinin yüksek yatırımlar yapmasını gerektirecek en önemli direktiflerden biri, AB’de 1996 yılında yürürlüğe giren Entegre Kirliliğin Önlenmesi ve Kontrolü Direktifi yani kısaca EKÖK Direktifi’dir.

Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından 2005 yılında tamamlanan Yüksek Maliyetli Çevre Yatırımlarının Planlanması İçin Teknik Yardım Projesi’nde, Türkiye’nin EKÖK Direktifi’ni uygulamak için özel kuruluşların yapması gereken yatırımın toplam 13-14 milyon avro civarında olacağı öngörülmüştür. Aynı projede kamu sektörünün ise yaklaşık 50 milyon avro yatırım yapması gerektiği belirtilmiştir. TÜSİAD’ın 2007 yılında hazırlattığı Sanayide AB Çevre Mevzuatına Uyum Raporu’nda ise bugün bu rakamların -kamu ve özel sektör dâhil- yaklaşık 100 milyon avroyu bulacağı yönündedir. Bu rakamların, sanayinin büyük kısmını oluşturan KOBİ düzeyindeki işletmeleri çok ciddi olarak etkileyeceği açık bir gerçektir.

Aday ülkelere müzakere sürecinde farklı alanlarda değişik geçiş süreleri tanınmış olmasından yola çıkarak Türkiye’nin bu konudaki ihtiyaçları net olarak belirlenmelidir. Türkiye açısından EKÖK Direktifleri uyum sürecinin daha hızlı ve emin adımlarla ilerlemesi için sanayicilerin özellikle uyum çalışmalarının her aşamasına katılımı sağlanmalıdır. Sürecin verimli ilerlemesi, özellikle Türk sanayicisinin bu süreci sahiplenmesiyle mümkündür. Aksi takdirde, EKÖK Direktifi’nin yürürlüğe girmesiyle birlikte yüksek miktardaki maliyetleri karşılamak durumunda kalacak olan sanayinin rekabet gücünün hem iç pazarda hem de dış pazarda olumsuz etkilenmesi kaçınılmazdır. Türk sanayisinin bu süreçten olumsuz etkilenmemesi için, ülke ekonomisinin sürdürülebilir kalkınması ve dolaylı olarak doğal çevrenin de olumsuz etkilenmesi anlamına gelecektir. Ayrıca, sanayi sektörümüz bu zorlu sürece hazırlanırken Hükûmet de özellikle Uzak Doğu’dan yapılan dampingli ithalat sonucu çok zor durumda kalan bu müteşebbislerimizin talep ettiği tedbirleri alarak yerli sanayinin yanında olduğunu göstermelidir.

AB’nin önümüzdeki on yıl içerisinde en önemli hedefleri, iklim değişikliği, doğal ve biyolojik çeşitlilik, çevre ve sağlık, doğal kaynaklar ve atıklar olarak belirlenmiştir. AB çevre politikasının temeli, çevrenin korunması ve kollanması, çevre kalitesinin yükseltilmesi, doğal kaynakların ekolojik dengeye zarar vermeyecek şekilde kullanılmasının yanı sıra bunların gerçekçi bir biçimde yönetilmesidir. AB Çevre Mevzuatı, müzakere sürecinin en zor başlıklarından birini oluşturmakla birlikte, geçiş süreci için de bazı toleranslar göstermekte ve maliyetinin temini için de bazı süreler vermektedir. Çevre ile ilgili üç yüzden fazla düzenlemeyi kapsayan AB müktesebatı, hukuki düzenlemelerin yanı sıra, kamu altyapısının iyileştirilmesini, bunun sonucu olarak da uzun dönemli kamu yatırımlarının hayata geçirilmesini gerekli kılacaktır. Hükûmetin vakit kaybetmeden bu konuyla ilgili tedbirleri şimdiden alması gerekmektedir. Çevre sorunlarının gelişen teknolojiyle birlikte sürekli artması, çevre düzenlemelerine paralel olarak yeni düzenleme alanlarının ortaya çıkması; çevre hedefinin sabit değil, değişken şartlara göre gelişme gösteren bir nitelikte olması gereğini ortaya koymaktadır.

Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; bugün Genel Kurulda görüşmeye açılan bu araştırma önergeleri farklı yöreler ve konularla ilgili olsa da hepsi ülkemizdeki çevre ve insan sağlığıyla ilgilidir. Farklı partilerden farklı konuların yanı sıra, farklı partilerden ortak sorunların da dile getirilerek araştırılması istenmektedir. Şehirlerin, göllerin, denizlerin kirletilmesi; yer altı sularının tehdit altında olması; madencilik sektörünün doğaya ve çevreye verdiği tahribat; sanayi kuruluşları tarafından havanın, suyun ve toprağın kirletilmesi; büyük şehirlerin evsel atıklarının ve katı atıkların kontrolsüzlüğü ve benzerleri gibi konularda gerekçelerle verdiğimiz ve bugün görüşmekte olduğumuz bu araştırma önergeleri, sadece önergeye konu oldukları bölgelerin sorunları gibi görülmemelidir. Eminim ki, ülkemizin tamamında bunlara benzer çevre sorunları vardır ve belki de çok daha büyük boyutlardadır.

Gerekçelerde belirtilen konuların yanı sıra, ülkemizin en büyük göllerinden biri olan Tuz Gölü hızla kirlenmekte, kurumaya doğru yol almakta ve küçülmektedir. Ayrıca irili ufaklı birçok çay ve dere de, yanında bulunan yerleşim alanları ve sanayi kuruluşları tarafından kirletilmeye ve yok edilmeye mahkûm edilmiştir. Hâlen ülkemizde birçok belediyenin katı atık depolama tesisleri ve atık su arıtma tesisleri yoktur. Bu depolama ve arıtma tesislerini kurabilecek ve işletebilecek gücü olan çok az sayıda belediye bulunmaktadır. Devletimiz özellikle bu konuya özel çalışmalar yaparak, gerekirse uzaklıkları ve nüfuslarına göre birkaç belediyenin sorumluluğunda işletilen tesislerin kurulması için belediyelere hem teknik hem de mali destek sağlamalıdır. Çünkü, arıtma tesisi kurma ve işletme maliyetinin yüksek olması, birçok sanayi kuruluşunu ve belediyeyi bundan kaçırmakta ve sonuçta kaçak olarak çalışan sanayi tesisleri, suyu ve toprağı kirleterek çevreyi yok etmektedir. Ayrıca, filtre takmayan birçok sanayi kuruluşu da havayı kirletmektedir. Niğde’mizde yıllar önce çimento fabrikasının bacasından çıkan toz, şehir ve insan sağlığını tehdit ederken takılan filtre sayesinde Niğde zehirlenmekten kurtulmuştur. Fabrika da hâlen ülke ekonomisine önemli katkılar yapmaya devam etmektedir. Fakat birçok şehrimizde fabrika bacalarından zehir solunmaya devam edilmektedir.

Niğde Belediyesi, atık su arıtma tesisini kurmak ve çalıştırmak suretiyle bölgemizin önemli tarımsal sulama kaynaklarından bir tanesi olan Akkaya Barajı’nı ve Bor ilçemizdeki tarım arazilerini kurtarmaya çalışırken, Niğde Üniversitemiz, ödenek yetersizliğinden dolayı arıtma tesisini kuramamış ve ne yazık ki istemeyerek de olsa barajı kirletmeye devam etmektedir. Niğde Üniversitesinin genişleme alanı içerisinde bulunan bu baraj önemli göçmen kuşların konaklama alanlarından birisi iken, bugün, bu kirlenmeden dolayı çevreye yaydığı pis kokular nedeniyle üniversite alanını ve çevresinde yaşayan insanların sağlığını olumsuz etkilemektedir. Bu çevre felaketinin bir an önce önüne geçilebilmesi için Niğde Üniversitesine ödenek gönderilmesini ve bir an önce arıtma tesisinin yapılmasına katkı yapılmasını hasseden hükûmetimizden talep ediyorum.

Ayrıca, Niğde Bor ilçemizde yıllardan beri tabakhane olarak ekonomimize katkı yapan tesislerin çevreye verdiği zarar neticesinde Bor Organize Sanayi Bölgesi’ne taşınması kararı alınmıştır. Bunun için bir miktar kredi de devlet tarafından verilmektedir. Ancak verilen kredinin yetersizliği ve burada faaliyet gösteren esnafların mali durumlarının da zayıf olması nedeniyle bugüne kadar taşınma imkânı gerçekleşmemiştir. Buradaki esnafımızın devletimizden talebi, Bor Organize Sanayi Bölgesi’nde tesislerinin devlet tarafından yapılması ve eşit taksitlerle ödeme imkânının getirilmesidir. Bu işin maliyeti 3 ila 4 milyon YTL civarındadır. Devlet bu desteği bir müddet sonra taksit ile geri almak üzere vermelidir ya da devletin yapacağı tesislere karşılık, vatandaşlarımız, mevcut yerlerindeki tapulu arsalarını da devlete vermeyi önermektedirler. Bu olay gerçekleştirildiği takdirde, hem bir çevre sorunu çözümlenecek hem de deri sanayicilerimiz üretmeye ve yüzlerce işçi istihdam etmeye devam edeceklerdir.

Sadece Bor ilçemizde değil, ülkemizin neresinde olursa olsun böyle iyi niyetli ve samimi yaklaşan sanayici ve esnafımıza da bu anlamda gereken ilgi ve desteği göstermeliyiz. Bu tür çevresel konuların farklı kurumlar ve kuruluşları ilgilendirdiği bilinen bir gerçek olmasına rağmen, zaman zaman iletişim eksikliği nedeniyle kurumsal çatışmalar da ortaya çıkmaktadır.

Niğde Belediye Başkanlığım döneminde başlattığım ve hâlen milletvekili olarak da takip ettiğim Niğde Belediyesi katı atık depolama tesisi projesiyle ilgili olarak depolama alanı hazine tarafından belediyemize tahsis edilmesine rağmen, iki yıl sonra bir başka maden şirketine bir kısmı tahsis edilmiştir. Sayın Çevre Bakanımız Veysel Eroğlu’na konuyu götürdük. Gösterdiği ilgiden dolayı kendisine teşekkür ediyorum. Konu da çözüm aşamasına gelmiştir.

Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; en önemli çevre sorunlarından birisi de tarım arazilerimizin bilinçsiz bir biçimde kullanılması sonucu kirletilmesi ve toprağın hastalıklı hâle getirilmesidir. Bilinçsiz gübre kullanımı, sulama, hastalıklı tohumlar, tarımımızı, suyumuzu ve toprağımızı ve insanımızı tehdit etmektedir. Vahşi sulama yöntemleri milyonlarca yıldır biriken yer altı su kaynaklarımızı yok ederken, daha çok ürün alabilme umuduyla atılan gübreler, Türk tarımına önemli zararlar vermiştir. İç Anadolu Bölgemizde ve Türkiye’mizin genelinde yer altı suları 50-100 metre aşağıya düşmüştür. Yurt dışından gelen patates tohumlarının bir kısmı hastalık getirmiş ve tarlaların önemli bir bölümü bu hastalıktan etkilenmiş ve ekilemez hâle gelmiştir. Üretici, bu anlamda, bölgemizde çok zor durumdadır. Buna bir de son yıllarda Hükûmet politikası olarak Hükûmet tarafından uygulanan tarım politikalarının eksikliği, tahribatı eklendiğinde, çiftçilerimizin durumu içinden çıkılamaz bir hâl almıştır.

Çiftçilerimizin tarımsal sulamadan doğan elektrik borçlarından dolayı yaşadığı sorunlar, tarafımdan ve birçok milletvekili arkadaşımız tarafından defalarca dile getirilmesine rağmen, ne yazık ki bugüne kadar herhangi bir çözüme kavuşturulamamıştır. Çiftçilerimizin burada istedikleri konu çok basittir. Geçtiğimiz hafta içerisinde vergi problemleri olan esnafımızın çözülen problemleri yani on sekiz ayda borçlarının sabitlenmesi ve eşit taksitte ödenmesini çiftçilerimiz hassaten istirham etmektedirler ve bu müjdeyi, Sayın Bakanım, beklemektedirler.

Samimi olarak söylüyorum: Şu anda İç Anadolu’da birçok çiftçimizin elektrik borçlarından dolayı kapısındaki traktörleri haczedilmiştir, bağlanmıştır ve ekmeğe muhtaç edilmiştir. Konunun, özellikle Tarım Bakanımız burada olsaydı… Niğde’deki tarım işçisini, tarım esnafını, tarım üreticisini yerinde görmek ve çiftçinin ne kadar zor durumda olduğunu tespit etmek için sizleri Niğde’ye davet ediyorum. Özellikle elektrikle ilgili… Saygıdeğer Bakanım, size de ilettim, konuyu Bakanlar Kuruluna götüreceğinizi söylemiştiniz. İnanıyorum ki bu desteğiniz Bakanlar Kurulundan olumlu bir biçimde çıkar ve bizden müjde bekleyen insanlar da bu vesileyle huzura kavuşur ve onlar üretmeye devam ederler diye düşünüyorum. Teşekkür ediyorum efendim.

Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; Milliyetçi Hareket Partisi olarak, biz, ülkemizdeki kalkınma çabalarına paralel olarak çevre dengesinin sağlanmasına, kaynakların korunmasına ve geliştirilmesine yönelik hedef ve ilkeler doğrultusunda, geleceğe yönelik, istikrarlı ve dengeli bir çevre politikası yürütülmeli, bu çerçevede ekolojik ve ekonomik kararlar birbiriyle uyum ve bütünlük içinde ele alınmalı, temiz bir çevrede yaşama hakkı her insanın temel haklarından birisidir diyor ve aşağıdaki önerilerin dikkate alınması gerekliliğine inanıyoruz:

Çevre sorunlarını “kalkınma-çevre koruma” ikilemi yerine akılcı bir koruma, kullanma ve geliştirmeyi öngören sürdürülebilir kalkınma modeliyle aşarak, gelecek nesillere temiz, yaşanabilir, doğal ve kültürel değerleri korunmuş bir çevrenin intikali sağlanmalıdır.

Ekonomik ve sosyal politikalar ile çevre politikası arasında uyum sağlanarak kalkınma gerçekleştirilmeli, insan sağlığı, ekolojik denge, kültürel tarih ve estetik değerler korunmalıdır.

Millî çevre politikasının oluşturulmasında, her projenin, ekonomi, sağlık ve çevre açısından ortaya çıkaracağı fayda ve maliyet ve risk faktörlerinin değerlendirilmesinin yanı sıra millî ve bölgesel öncelikler de dikkate alınarak, tesislerin yer seçimi aşamasında çevre duyarlılığına gereken önem verilmelidir.

Yatırımlarda çevre dostu teknoloji kullanımı teşvik edilmeli; turizm, sanayi, tarım ve şehirleşmenin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması için çevre düzeni planlarının ülke sathında tamamlanması sağlanmalıdır. Şu anda Çevre Bakanlığının çevre düzeni planlarında son derece eksik noktalar vardır ve birçok belediye bu konuda itirazlarını dile getirmektedir. Bunların da Hükûmetimiz tarafından dikkate alınmasını arzu ediyoruz efendim.

Atık su arıtma ve katı atıkların ekonomik bir değer olarak geri dönüşümünü sağlayacak yatırımlara önem ve öncelik verilmeli, bu amaçlar doğrultusunda sanayi kuruluşlarıyla belediyelere özendirecek teşvikler verilmelidir.

Su kaynakları, hava, toprak ve denizlerimizi birlikte dikkate alıp, değerlendiren entegre çevre politikaları geliştirilmesi sağlanmalıdır.

Çevre denetiminde etkinliğini sağlamak üzere çevre zabıtası ve gerekirse çevre ihtisas mahkemeleri kurularak gerekli tedbirler alınmalıdır.

Çevre bilgi sistemi oluşturulmalı, meteorolojik ölçüm istasyonları çevre kirliliğine ilişkin ölçümleri de yapabilecek şekilde geliştirerek oluşturulacak veri tabanı yeni tesislerin projelendirilme aşamalarında kullanıma sunulmalıdır.

Tarım arazileri korunarak amaç dışı kullanımı ve erozyon önlenmelidir. Önümüzdeki günlerde Genel Kurula gelecek olan Toprak Koruma Yasa Tasarısı’nda –ama, kamuoyunda Amerikan şirketi Cargill yasası olarak kabul edilen ve tali komisyon olarak gönderildiğinde üyesi bulunduğum bu komisyonda bu konuya şerh koymamıza rağmen bir türlü kabul ettiremedik- bu konunun, özellikle toprağın korunması konusunun dikkate alınmasını ve bu yasa tasarısı üzerindeki eksiklerin giderilmesini, hatta geri çekilmesini öneriyoruz.

Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; tabii zenginliklerimize toplum olarak sahip çıkma anlayışının kuvvetlenmesi ve çevre duyarlılığının geliştirilmesi için eğitime ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesine önem verilmeli, ülkemizin sahip olduğu biyolojik çeşitliliğin ve genetik kaynakların araştırılması, korunması ve bunları yağmalamadan ekonomik değer kazandırılması sağlanmalıdır.

Ormanlarımız, sulak alanlarımız, endemik ve nesli tükenmekte olan bitki ve hayvan nesli korunmalı, bu konuda uluslararası kaçakçılık da önlenmelidir.

Genetiği değiştirilmiş ürünlerin ithalatı kısıtlanarak gen kaynaklarımızın korunması ve yaşatılması amacıyla sistematik tedbirlerin alınması gerekmektedir.

Biyogüvenlik ve genetiği değiştirilmiş organizmalar konusunda risklerin en aza indirilmesi için tarım ve çevre teknolojileri politikaları birlikte ele alınmalıdır.

Kıyı, deniz, akarsu, göl, yapay göl ve…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Lütfen sözünüzü tamamlayınız, süremiz bitiyor.

MÜMİN İNAN (Devamla) – …çevresiyle ilgili eko sistemlerin tamamını bütünlük içinde ele alan kıyı alanlarının planlaması ve yönetimi birlikte uygulanmalıdır.

Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak, çevreye olumlu katkı sağlayan ve temiz bir çevrenin oluşmasına yönelik bütün çalışmalara destek verdiğimiz ve bundan sonra da destek vereceğimiz gibi, bu konularda da arkadaşlarımızın verdikleri önergeleri desteklediğimizi belirtir, yüce Meclisimizin bu önergeleri kabul ederek toprak, hava, su ve denizlerimizle ilgili en az dört komisyon kurulmasını ve bu sorunları çok ince detaylarına kadar inceleyip, topluma ve çevreye karşı yaratacağı risklerin en aza indirilmesi yönünde önemli fayda sağlayacağı düşüncesiyle yüce heyetinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Teşekkür ediyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın İnan.

Sayın milletvekilleri, alınan karar gereğince kanun tasarı ve tekliflerini sırasıyla görüşmek için, 19 Mart 2008 Çarşamba günü saat 14.00’te toplanmak üzere, birleşimi kapatıyorum.

 

Kapanma Saati: 19.01

Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi internet Sitesi
© 2009 T.B.M.M.