DÖNEM: 22 CİLT: 161 YASAMA
YILI: 5
TÜRKİYE
BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK DERGİSİ
120’nci Birleşim
2 Haziran 2007 Cumartesi
İ Ç İ N D E K İ L
E R
Sayfa
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
1.- Devlet Bakanı Mehmet Aydın'ın Rusya Federasyonu'na
yaptığı resmî ziyarete katılması uygun görülen milletvekillerine
ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/1299)
IV. - ÖNERİLER
A) SİYASİ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ
1.- Gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine
ilişkin AK Parti Grubu önerisi
V. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER
İŞLER
1.- Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş ve
İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Kanununa
Geçici Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa
Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu
Raporu (2/212) (S. Sayısı: 305)
2.- Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine
İlişkin Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/1030)
(S. Sayısı: 904)
3.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili
Bursa Milletvekili Faruk Çelik'in, İmar Kanununda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Teklifi ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Adalet
Komisyonları Raporları (2/820) (S. Sayısı: 1337)
4.- Sivas Milletvekili Selami Uzun ve 3 Milletvekilinin,
Polis Vazife ve Salahiyet Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Teklifi ile Adalet Komisyonu Raporu (2/1037) (S.Sayısı: 1437)
5.- Ankara Milletvekili Haluk İpek ve 4 Milletvekilinin;
Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanunda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu
Raporu (2/1043) (S. Sayısı: 1440)
6.- Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü'nün; Türkiye
Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük
Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu. (2/1041) (S. Sayısı: 1441)
7.- Ağrı Milletvekili Mehmet Kerim Yıldız ve 11
Milletvekilinin, Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında
Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Teklifi ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporu
(2/1013) (S. Sayısı: 1418)
8.- 8/5/2007 Tarihli ve 5654 Sayılı Nükleer Güç Santrallarının
Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışına İlişkin Kanun ve Cumhurbaşkanınca
bir kez daha görüşülmek üzere geri gönderme Tezkeresi ile Sanayi,
Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Raporu
(1/1365) (S. Sayısı: 1436)
9.- Adana Milletvekili Atilla Başoğlu ve 3 Milletvekilinin,
Mera Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında
Kanun Teklifi; Bolu Milletvekili Mehmet Güner ve 2 Milletvekilinin,
Mera Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Bursa
Milletvekilleri Mehmet Emin Tutan ve Zafer Hıdıroğlu'nun, Mera Kanununda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile Tarım, Orman ve Köyişleri
Komisyonu Raporu (2/779, 2/791, 2/1014) (S. Sayısı: 1422)
VI. - AÇIKLAMALAR VE SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR
1.- İstanbul Milletvekili İrfan Gündüz'ün, Antalya
Milletvekili Atila Emek'in, konuşmasında, partisine sataşması nedeniyle
konuşması
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 11.05'te açılarak yedi oturum
yaptı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Almanya'ya yaptığı
resmî ziyarete katılması uygun görülen milletvekillerine ilişkin
Başbakanlık tezkeresi kabul edildi.
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan
Gelen Diğer İşler" kısmının 6'ncı sırasında bulunan 1406 sıra
sayılı Kanun Teklifi'nin bu kısmın 4'üncü, 14'üncü sırasında bulunan
1418 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 6'ncı, 441'inci sırasında bulunan
1436 sıra sayılı geri gönderme tezkeresinin 7'nci, 442'nci sırasında
bulunan 1437 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 8'inci, 25'inci sırasında
bulunan 1422 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 9'uncu sırasına alınmasına;
gelen kâğıtlar listesinde yayımlanan ve bastırılarak dağıtılan
1439 sıra sayılı Kanun Teklifi ve 1438 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın
bu kısmın 5'inci ve 10'uncu sıralarına alınmasına ve diğer işlerin
sırasının buna göre teselsül ettirilmesine; 2/1043 esas numaralı
Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanunda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin, Başkanlıkça havale
edildiği komisyonlardaki görüşmelerine kırk sekiz saat geçmeden
başlanmasının İç Tüzük'ün 36'ncı maddesine göre komisyonlara tavsiye
edilmesine ilişkin AK Parti Grubu önerisi, yapılan görüşmelerden
sonra, kabul edildi.
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan
Gelen Diğer İşler" kısmının:
1'inci sırasında bulunan, Kamu İhale Kanununa
Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi'nin (2/212) (S. Sayısı:
305) görüşmeleri, daha önce geri alınan maddelere ilişkin komisyon
raporu henüz gelmediğinden;
2'nci sırasında bulunan, Bazı Kamu Alacaklarının
Tahsil ve Terkinine İlişkin Kanun Tasarısı (1/1030) (S. Sayısı:
904),
3'üncü sırasında bulunan, Adalet ve Kalkınma Partisi
Grup Başkanvekili Bursa Milletvekili Faruk Çelik'in, İmar Kanununda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/820) (S. Sayısı:
1337),
6'ncı sırasına alınan, Ağrı Milletvekili Mehmet
Kerim Yıldız ve 11 Milletvekilinin, Sağlık Bakanlığının Teşkilat
ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Teklifi (2/1013) (S. Sayısı: 1418),
7'nci sırasına alınan ve Cumhurbaşkanınca bir
kez daha görüşülmek üzere geri gönderilen 8/5/2007 Tarihli ve 5654
Sayılı Nükleer Güç Santrallarının Kurulması ve İşletilmesi ile
Enerji Satışına İlişkin Kanun (1/1365) (S. Sayısı: 1436),
8'inci sırasına alınan, Sivas Milletvekili Selami
Uzun ve 3 Milletvekilinin, Polis Vazife ve Salahiyet Kanununda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin (2/1037) (S. Sayısı: 1437) tümü
üzerindeki görüşmeler tamamlandı. Verilen aradan sonra,
9'uncu sırasına alınan, Adana Milletvekili Atilla
Başoğlu ve 3 Milletvekilinin, Mera Kanununun Bazı Maddelerinde
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi; Bolu Milletvekili
Mehmet Güner ve 2 Milletvekilinin, Mera Kanununda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Teklifi; Bursa Milletvekilleri Mehmet Emin Tutan ve Zafer
Hıdıroğlu'nun, Mera Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
Teklifi (2/779, 2/791, 2/1014) (S. Sayısı: 1422),
10'uncu sırasına alınan, Türk Akreditasyon Kurumu
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Teklifi (1/1354) (S. Sayısı: 1438),
Komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadıklarından;
Ertelendi.
4'üncü
sırasına alınan,
5'inci
sırasına alınan,
Ankara
Milletvekili Muzaffer R. Kurtulmuşoğlu, Konya Milletvekili Atilla
Kart'ın,
Ordu
Milletvekili Eyüp Fatsa, Ankara Milletvekili Muzaffer R. Kurtulmuşoğlu'nun,
Konuşmasında
partilerine;
Antalya
Milletvekili Nail Kamacı, Antalya Milletvekili Fikret Badazlı'nın,
konuşmasında şahsına;
Sataştığı iddiasıyla birer açıklamada bulundular.
Alınan karar gereğince, 2 Haziran 2007 Cumartesi
günü saat 11.00'de toplanmak üzere, birleşime 23.12'de son verildi.
|
İsmail Alptekin |
|
|
|
Başkan
Vekili |
|
|
|
|
Bayram Özçelik |
Türkân Miçooğulları |
|
|
Burdur |
İzmir |
|
|
Kâtip
Üye |
Kâtip
Üye |
|
|
Harun Tüfekci |
Ahmet Küçük |
|
|
|
Çanakkale |
|
|
Kâtip
Üye |
Kâtip
Üye |
No.: 160
II. - GELEN KÂĞITLAR
2 Haziran 2007 Cumartesi
Raporlar
1.-
Ankara Milletvekili Haluk İpek ve 4 Milletvekilinin; Anayasa Değişikliklerinin
Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/1043) (S. Sayısı:
1440) (Dağıtma tarihi: 2.6.2007) (GÜNDEME)
2.-
Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü'nün; Türkiye Büyük Millet Meclisi
İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ve Anayasa
Komisyonu Raporu (2/1041) (S. Sayısı: 1441) (Dağıtma tarihi:
2.6.2007) (GÜNDEME)
2 Haziran 2007 Cumartesi
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 11.07
BAŞKAN : Başkan Vekili İsmail ALPTEKİN
KÂTİP ÜYELER : Harun TÜFEKCİ (Konya), Türkân MİÇOOĞULLARI (İzmir)
BAŞKAN - Türkiye Büyük
Millet Meclisinin 120'nci Birleşimini açıyorum.
Toplantı yeter sayısı
vardır, gündeme geçiyoruz.
ALİ TOPUZ (İstanbul)
- Sayın Başkan, tereddüdünüz yok mu?
ATİLLA KART (Konya) -
Tereddüdünüz yok mu?
UĞUR AKSÖZ (Adana) -
Sayın Başkan, çoğunluk yoktur.
ATİLLA KART (Konya) -
57'ye göre tereddüdünüz yok mu?
ALİ TOPUZ (İstanbul)
- Yok mu efendim tereddüdünüz?
ATİLLA KART (Konya) -
57'nci maddeyi lütfen değerlendirin!
BAŞKAN - Adalet ve Kalkınma
Partisi Grubunun İç Tüzük'ün 19'uncu maddesine göre verilmiş bir
önerisi vardır...
ALİ TOPUZ (İstanbul)
- Yani "Ben yaptım, oldu." öyle mi efendim?
BAŞKAN - Okutup oylarınıza
sunacağım.
ALİ TOPUZ İstanbul) -
"Ben yaptım, oldu." Olur mu böyle şey efendim?
BAŞKAN - Okutuyorum:
IV. - ÖNERİLER
A) SİYASİ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ
1.- Gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine ilişkin
AK Parti Grubu önerisi
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Danışma Kurulu
02.06.2007 Cumartesi günü (bugün) toplanamadığından, İçtüzüğün 19
uncu maddesi gereğince, Grubumuzun aşağıdaki önerisinin Genel
Kurulun onayına sunulmasını arz ederim.
Salih Kapusuz
Ankara
AK
Parti Grubu Başkan Vekili
Öneri
Gelen Kağıtlar Listesinde
yayınlanan ve bastırılarak dağıtılan 1440 Sıra Sayılı Kanun Teklifi
ve 1441 Sıra Sayılı İçtüzük Değişiklik Teklifinin Gündemin Kanun
Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler Kısmının
5 ve 6. sıralarına alınması, 48 saat geçmeden
görüşülmesi ve diğer işlerin sırasının buna göre teselsül ettirilmesi;
Önerilmiştir.
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri,
grup önerisinin aleyhinde olmak üzere Konya Milletvekili Sayın
Atilla Kart. (CHP sıralarından alkışlar)
Buyurun.
ATİLLA KART (Konya) -
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından
Genel Kurul gündemine sunulan grup önerisinin aleyhinde söz almış
bulunmaktayım.
Değerli arkadaşlarım,
22'nci Yasama Döneminde yaratılan kaotik ortamı yeni döneme de taşımak
isteyen dayatmacı ve kural tanımaz bir anlayışın tezahürü olan yeni
bir teklifle, yeni bir grup önerisiyle karşı karşıyayız. Aslında,
bu dayatmacı anlayış, bakıyoruz -üzülerek ifade ediyorum- oturumu
yöneten Meclis Başkan Vekilinin uygulamalarında da hemen kendisini
gösterdi. Bunu, çok üzüntüyle ifade ediyorum. 57'nci madde gayet
açık, tereddüde düşüldüğü taktirde yoklama yapılmasını düzenleyen
bir madde. Sayın Başkan, uyarılarımıza rağmen üstüne düşen bu görevi
yapmıyor, resen göz önüne alması gereken bu uygulamayı yapmaktan
kaçınıyor. Bu aslında, dayatmacı bir anlayışın, bir bakıma siyasi
iktidara ait olan dayatmacı anlayışın Meclis Başkanı tarafından
da yine bir başka boyutuyla uygulandığını göstermesi bakımından,
üzerinde önemle durulması gereken, ibretle durulması gereken bir
husus. Sayın Başkan, burada belli ki toplantı yeter sayısı yok. Bu
noktada bir tereddüdünüz varsa, siz o zaman yoklama sürecini başlatmak
durumundasınız. En nihayet size beş dakika kaybettirir, ama sizin
inandırıcılığınız bakımından, sizin güvenilirliğiniz bakımından
bir test anlamına gelir bu. Buna neden tenezzül ediyoruz, buna neden
gerek görüyoruz? Bunu ifade etmek gereğini duyuyorum. Tabii, arkadaşlarımın
el salladığını görüyorum, yani, siz ne anlatırsanız anlatın, biz
bildiğimizi yapmaya devam ederiz, diyorsunuz. İşte, bu dayatmacı
anlayışı, bu sorumsuz anlayışı bir bakıma itiraf ediyorsunuz. Anlatmaya
çalıştığımız bu. Bu fotoğrafı anlatmaya çalışıyoruz, bu kimliği
anlatmaya çalışıyoruz, bu kimliği anlatmaya devam edeceğiz.
Değerli arkadaşlarım,
geldiğimiz aşamada, bir taraftan siyasi kaprisi ve fantezileri
uğruna on beş gün sonrasını öngöremeyen ve ülkemizi siyaseten kaosa
sürükleyen siyasi iktidara alet olan bir siyasi parti grubu, bir muhalefet
grubu, diğer taraftan ise, Türkiye'nin gerçek gündemini saptırarak,
gerginlik yaratarak, siyasi hırsı uğruna kaotik bir ortam yaratmaktan
kaçınmayan basiretsiz bir siyasi iktidar. Bu fotoğraf ve ilişkilerin
yol açtığı kaotik ortamı daha da derinleştirecek bir yasa teklifiyle
karşı karşıyayız. Anayasa değişiklikleri gündeme geldiği zaman,
bu değişikliğin mutlak çelişkilerini ve anayasal takvim sebebiyle
fiilen uygulanamaz bir teklif niteliğinde olduğunu hep anlattık.
Bunları Anayasa Komisyonunda anlattığımız zaman, Komisyon Başkanı
ve Hükûmet adına görev yapan Sayın Bakan, bu eleştirilerimize, bu değerlendirmelerimize
şu mealde cevap verdiler: "Müsaade buyurun, bu değişiklikleri
yapmanın zamanı bize ait olsun." dediler.
Bu sürecin devamında,
Anavatan Grubunun yaşadığı sıkıntıyı burada ayrıca anlatmak istemiyorum.
Anavatan Grubunun savunmasını yapmak durumunda olmadığımı da biliyorum.
Ama ümit ederim ki, şu anda Mecliste temsilcisi bulunmayan Anavatan
Grubu, "Bu kadroya devlet emanet edilemez." diyenler, kendi
sorumluluklarını ve tutarlılıklarını, öz eleştiri anlayışı
içinde bir kez daha gözden geçirirler.
Bizim Sayın Bakana,
Sayın Mehmet Ali Şahin'e, Komisyonda, işte anlatmak istediğimiz
buydu sayın milletvekilleri. Dayatmacı ve uzlaşmadan uzak bir anlayışın
öngörüsüzlüğünü ve oportünist anlayışını hep anlatmaya çalıştık.
Siyaseten samimi ve dürüst olmadıklarını ifade etmeye çalıştık.
Öyle ki, söz ve vaatleriyle bir grubun kararını iğfal etme boyutlarına
ulaşan bir siyasi oportünizm anlayışına sahip olduklarını ifade
ettik. Machiavelli yöntemlerini başarıyla uygulayan bu siyasi
iktidara, bu noktada ve bu anlamda hakkını teslim etmek gerekir diye
düşünüyorum. Ancak, biz, muhalefet anlayışımız gereği, bu aşamada
da uyarılarımızı, önerilerimizi kararlı bir şekilde anlatmaya
ve siyasi iktidarın gerçek kimliğini kamuoyuna anlatmaya devam
edeceğiz.
Değerli arkadaşlarım,
Cumhurbaşkanı seçimi sürecini, geldiğimiz aşamada kısaca özetlemek
istiyorum. Öncelikle ifade ediyorum...
AHMET YENİ (Samsun) -
Ezberledik!
ATİLLA KART (Devamla)
- Ezberlemiş olabilirsiniz söylediklerimizi, ama bunların içeriğini
anlamadığınız anlaşılıyor. Onun içindir ki, belki anlarsınız ümidiyle
anlatmaya devam edeceğiz. O noktada bir anlama ve değerlendirme
yapma sorumluluğunuzun bir nebze de olsa bulunduğu düşüncesiyle,
böyle bir iyimser yaklaşımla bunu anlatmak gereğini duyuyorum.
Değerli arkadaşlarım,
öncelikle ifade ediyorum: Anayasa değişikliği teklifinin 1'inci
maddesinin 366 oyla kabul edilmesi, bu madde yönünden teklifin reddedildiği
anlamına gelmektedir. Meclise iade öncesi 367'yi aşan bir çoğunlukla
gerçekleşen bir Meclis iradesi söz konusu olduğundan, Sayın Cumhurbaşkanının
bu teklifi iade etmesi geciktirici veto niteliğindedir. Bir başka
ifadeyle, bu aşamadan sonra, Anayasa değişikliklerindeki kabul
sınırı 330 yerine artık 367'ye ulaşmıştır. Geldiğimiz aşamada, iade
sonrası yapılan Anayasa değişikliği düzenlemesinin aynen iade
kavramı niteliğinde olmadığını, yeri gelmişken bir kez daha ifade
ediyorum. İnanıyorum ki, hukuki kavramları duygusallıktan uzak ve
akılcı bir yaklaşımla değerlendiren hukukçu arkadaşlarım, bu kavramın
anlam, önem ve sonuçlarını sağlıklı bir şekilde değerlendireceklerdir.
Sayın Başkan, sayın
milletvekilleri; getirilmek istenilen bu yasal düzenlemeyle, yürürlüğe
girmemiş olan bir Anayasa değişikliği metnine dayanarak 11'inci
Cumhurbaşkanını seçmeye çalışıyoruz.
Anayasa değişikliği
teklifinde 6'ncı maddeye eklenen geçici 18'inci maddede, Anayasa'nın
67'nci maddesi son fıkrası hükmünün, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin
yapılabilmesi için çıkarılması gereken kanunlar ile seçim kanunlarında
yapılacak değişiklikler bakımından uygulanmayacağı ifade edilmektedir.
Geçici 19'uncu maddenin
son paragrafında da Cumhurbaşkanı seçilmesine ilişkin usul ve esasların
kanunla düzenlenmesine kadar, bağlantılı olan 2839, 298, 2820 ve
3376 sayılı Kanun ile diğer kanunların bu maddeye aykırı olmayan
hükümlerinin uygulanacağı ifade edilmektedir.
Grup önerisine konu
yaptığımız ve öncelikle görüşülmesini istediğimiz 3376 sayılı
Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun'un
hâlen yürürlükte olduğunu ifade ediyorum. Bu Yasa'da yapılmak istenilen
değişiklik ise yürürlük kazanmamıştır. Cumhurbaşkanının inceleme
süresi ve prosedürü göz önüne alındığında, bu Yasa'nın, bu değişikliğin
şeklî anlamda yürürlüğe girme tarihi -yani 3376'da yapılan değişiklikten
söz ediyorum- Haziran sonu veya Temmuz başı olacaktır. Bu durumda
bile halkoylamasının Ağustos ayı sonuna sarkması söz konusu olacaktır.
Kaldı ki -önemle ifade
ediyorum- bu düzenleme, seçim kanunlarında yapılan bir düzenleme
niteliğinde olduğundan, Anayasa'nın 67/son fıkrası gereğince bir
yıldan önce yürürlüğe girmesi söz konusu olmayacaktır. Bu sürenin
kısaltılmasına dair Anayasa değişikliği teklifinde getirilen
geçici maddelerin uygulamaya girmesi ise, yani geçici 18 ve geçici
19'uncu maddenin yürürlüğe girmesi ise, Sayın Cumhurbaşkanının referanduma
başvurması hâlinde, yine, en iyimser bir hesaplamayla Kasım 2007 tarihine
sarkacaktır değerli arkadaşlarım.
İşte, sayın milletvekilleri,
22'nci Yasama Dönemi veya 22 Temmuz tarihlerinde uygulanma imkânı
olmayan bir Anayasa değişikliği teklifi söz konusudur derken, bu
anayasal takvimi ifade ediyoruz, bunu anlatmaya çalışıyoruz.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi, uygulanma imkânı olmayan, mutlak çelişkiler içeren, anayasal
dengeleri altüst eden…
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ATİLLA KART (Devamla)
- …birtakım düzenlemelerle ve yapay gündemlerle meşgul edilmemelidir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, abesle iştigal zemini değildir, birtakım
kompleks ve ihtirasların tatmin yeri değildir.
Bu değerlendirme ve
düşüncelerle, Adalet ve Kalkınma Partisinin grup önerisine karşı
çıktığımı, aleyhte oy kullanacağımı ifade ediyor, Genel Kurulu
saygıyla selamlıyorum.
BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz
Sayın Kart.
Lehte olmak üzere, İstanbul
Milletvekili Sayın Ünal Kacır. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Buyurun.
ÜNAL KACIR (İstanbul)
- Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; AK Parti grup önerisinin lehinde
söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Tabii, değerli arkadaşlar,
burada neyi konuşuyoruz, neyi tartışıyoruz, hepsi birbirine karışıyor.
Bir yandan, Anayasa değişikliğinin getirdikleri, bu öneriyle ilgili
gündeme getiriliyor. Bir yandan, işte, bu teklifteki değişiklikler
neler getiriyor, neler götürüyor? Hâlbuki, biz, şu anda gündemi tartışıyoruz.
Yani, gündemde şu mu olsun, bu mu olsun? Onları konuşacağız, onları
tartışacağız, ilgili maddelerinde tartışacağız. Yani, Anayasa
değişikliklerinin halkoyuna sunulmasıyla ilgili kanun teklifinde
yapılan değişikliği gündeminde konuşacağız, detaylarına da ineceğiz.
O konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama, sözü uzatmadan şunu söylemek
istiyorum: Ne getiriyoruz, ne yapmak istiyoruz?
Değerli arkadaşlar,
gündemin 4'üncü sırasında bulunan, Sivas Milletvekili Selami
Uzun ve üç milletvekilinin, Polis Vazife ve Salahiyet Kanununda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin görüşmelerine dün
akşam başladık. Bu görüşmeler şu anda tamamlanmış değil, görüşmeler
sürüyor. İşte, bunun arkasından, az önce de bahsettiğim, Anayasa
Değişikliklerinin Halk Oyuna Sunulması Hakkında Kanunda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'mizi görüşelim kırk sekiz saat geçmeden,
onu görüşelim; onun arkasından da, Kastamonu Milletvekili Hakkı
Köylü'nün Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına
Dair İçtüzük Teklifi'ni görüşelim ve böylelikle, çalışmalarımızı
tamamlayalım istiyoruz. Getirilen teklif budur. Ancak, az önce sayın
konuşmacı, İç Tüzük'ün 57'nci maddesine atıfta bulunarak, Meclisi
yöneten Sayın Başkana, işte "Burada gerekli toplantı yeter sayısı
yoktur, siz yoklama yapmalıydınız, illa yoklamayla bunu tespit etmeliydiniz."
diyor.
ERDAL KARADEMİR (İzmir)
- Var mıydı?
İSMET ATALAY (İstanbul)
- Esasa gel sen.
ÜNAL KACIR (Devamla)
- Değerli arkadaşlar, Meclise bugün gelmedik. Dört buçuk senedir
burada birlikte çalışıyoruz, beş seneyi tamamlıyoruz, beşinci
yasama dönemini tamamlıyoruz. Beş senedir bu uygulamalar burada
farklı yapılmıyor. Nedir olay? İç Tüzük yetki vermiş: "Başkan birleşimi
açtıktan sonra tereddüde düşerse yoklama yapar." Ve bu iş hep
de öyle oldu. Tereddüde düşülmemiştir, yoklama da dolayısıyla yapılmamıştır.
ATİLLA KART (Konya) -
Burada 50 kişi varsa tereddüde düşmek gerekmez mi? Göz var izan var.
ÜNAL KACIR (Devamla)
- Efendim, müsaade buyurun. Göz var nizam var değil. Anayasa var, yasa
var, İç Tüzük var. Kalkarsınız 20 kişi, yoklama istersiniz.
ATİLLA KART (Konya) -
Takdir yetkisi sınırsız değil. Takdir yetkisi var. Takdir yetkisi
böyle kullanılmaz. Başkan keyfî ve sorumsuz davranamaz.
BAŞKAN - Sayın Kacır,
siz konunuza gelin lütfen. O benim takdirim. Siz lütfen konunuza gelin.
Sayın milletvekilleri,
siz de müdahale etmeyin.
ATİLLA KART (Konya) -
Sayın Başkan yaptığı yanlışlığın farkında.
BAŞKAN - Efendim, Sayın
Kart, siz, bu beş sene içerisinde -biz meslektaşız- şu kanaat sizde
var: "Ben her şeyi daha iyi bilirim."
ATİLLA KART (Konya) -
Hayır, hayır, öyle değil. Ben haddimi bilirim. Ben sorumluluğumu bilirim.
BAŞKAN - Sizden daha
iyi bilenler var. Lütfen, bu anlayış içerisinde olmayın; çünkü, biz,
oturduğumuz yerler dışında hayatımız boyunca dost olacağız, el sıkışacağız.
ATİLLA KART (Konya) -
Ben sorumluluğumu biliyorum. Sadece görevinizi hatırlatıyorum.
BAŞKAN - Lütfen, makamda
oturanların kanaat ve takdirlerini değişik yorumlamayın. Buraya
siz de oturabilirsiniz. Lütfen, bu konuları daha fazla tartışmaya
açmayalım.
ÜNAL KACIR (Devamla)
- Sayın Başkan, değerli arkadaşlar, yani, burada sanki yeni bir uygulama
yapılıyormuşçasına bunu gündeme getirmenin abesle iştigal olduğunu
ifade etmek istiyorum. Elbette ki hakkınız var, yetkiniz var, oylamaya
geçildiğinde 20 kişi ayağa kalkarsınız, yoklama istersiniz, yoklama
-varsa oylama- yapılır.
BAŞKAN - Sayın Kacır,
bakın, İç Tüzük'ü konuşmuyoruz. Siz konunuzu konuşun, rica ediyorum.
MEHMET KARTAL (Van) -
Listede yeriniz sağlam mı?
ÜNAL KACIR (Devamla)
- Efendim, konunun detayına, ilgili kanunları, kanun tekliflerini,
İç Tüzük değişikliklerini burada görüşürken detaya gireceğiz. Söylediğiniz
bütün sözlerin cevabı var, onları da orada vereceğiz. Vakit kaybetmemek
için sözü fazla uzatmıyorum.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.(AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum
Sayın Kacır.
Grup önerisinin aleyhinde
olmak üzere, Adana Milletvekili Sayın Uğur Aksöz.
Sayın Aksöz, buyurun
efendim. (CHP sıralarından alkışlar)
UĞUR AKSÖZ (Adana) -
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biraz evvel Sayın AKP temsilcisini
hayretle ve ibretle dinledim. Arkadaşımız diyor ki: "Biz burada
neyi konuşuyoruz? Nedir bu kargaşa?" diyor. Allah aşkına arkadaşlar,
bu kadar milletvekiliyiz, hangimiz sabah kalktığımızda bugün Genel
Kurulda ne görüşüleceğini biliyoruz? Vicdanınıza sorun, kendinize
sorun, hanginiz biliyorsunuz? Her gün sabahleyin AKP yöneticileri
bir Danışma Kurulu topluyorlar, orada akıllarına esen şeyleri getiriyorlar
buraya ve biz bunu konuşuyoruz. Böyle mi olmalıydı bu Meclis? Bu
Meclis böyle mi olmalıydı?
Bakın "İstanbul
İstanbul olalı görmedi böyle keder." diye bir şarkı var ya, bu
Meclis Meclis olalı böyle iktidar görmedi. Görmedi, çünkü hiçbir
milletvekilimiz bugün ne görüşüleceğini dünden bilmiyor, siz de
bilmiyorsunuz. Sadece, Grup Başkan Vekilleri geliyor, akıllarına
ilk eseni… Hani, ilkel kabilelerde olur bu yahu! Sabahleyin Kızılderili
Reisi Oturan Boğa kalkar, "Bugün şuraya gideceğiz." der. O,
Kızılderili kabilelerinde olur. Bu Mecliste bu kadar ciddiyetsizlik
olur mu arkadaşlar? (CHP sıralarından alkışlar) Sabah geliyoruz,
"Şunu görüşeceğiz." Dün geldik, "Bunu görüşeceğiz."
Hâlbuki, bakın arkadaşlar,
bu Meclis yıllardır şöyle çalıştı, Mustafa Kemal'den beri böyle çalıştı:
Bir hafta evvelden, görüşülecek konular bastırılarak milletvekillerine
dağıtılır. Hatta, bu Meclisten maaş alan danışmanlara görev verilir.
Milletvekillerine brifing verirler, bilgi verirler; milletvekilleri
çalışır, okur, gazeteleri okur, makaleleri okur. Buraya neyin görüşüleceğini
bilerek gelir. Onun adı milletvekilliği. Bunun adı ne? Bunun adı ne?
Bizim yaptığımızın adı ne?
MEHMET KARTAL (Van) -
Kapı kulluğu!
ÜNAL KACIR (İstanbul)
- Milletvekilliği.
UĞUR AKSÖZ (Devamla)
- Bu, milletvekilliği değil.
ÜNAL KACIR (İstanbul)
- Milletvekilliği.
UĞUR AKSÖZ (Devamla)
- Değil Ünal Bey, değil. Çıkmışsın buraya, diyorsun ki Ünal Bey:
"Biz burada neyi konuşuyoruz?" Peki, bunu gündeme
biz mi getirdik? Siz timsah bilir misiniz, timsah? Timsah gücüne güvenerek
gelir, avını yer, ondan sonra "Ya, ne oldu?" diye ağlamaya
başlar, buna "timsahın göz yaşları" derler. Siz bunu yapıyorsunuz.
(CHP sıralarından alkışlar) Siz buraya, gündeme saçma sapan şeyleri
getiriyorsunuz.
ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye)
- Ayıp, ayıp! Öyle deme! Saçma sapan olur mu?
UĞUR AKSÖZ (Devamla)
- Ondan sonra diyorsunuz ki: "Ya, biz burada neyi konuşuyoruz?"
İyi de arkadaşlar, bunu biz mi getirdik, bu kadar karmaşayı biz
mi yarattık? Bunu hem yaratıp hem şikâyete hakkınız var mı?
Bakın, değerli arkadaşlarım,
ben şimdi size buradan soruyorum: Bakın, AKP çok kötü yönetiliyor.
Bana kızıyor musunuz? Kızmıyorsunuz, değil mi?
ÜNAL KACIR (İstanbul)
- Kale almıyoruz.
ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye)
- Sen kendine bak.
UĞUR AKSÖZ (Devamla)
- Söylüyorum, çok kötü yönetiliyor. İtiraz mı ediyorsunuz?
ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye)
- Kendi partine bak!
ÜNAL KACIR (İstanbul)
- Kale almıyoruz.
UĞUR AKSÖZ (Devamla)
- Çok kötü yönetiliyor. İtiraz mı ediyorsunuz?
ÜNAL KACIR (İstanbul)
- Kale almıyoruz.
UĞUR AKSÖZ (Devamla)
- Peki, peki. Bu kadar bağırdınız ya, şimdi mahcup olacaksınız. Bunu
ben söylemiyorum ki. Abdüllatif Şener söylüyor!
MAHMUT UĞUR ÇETİN (Niğde)
- Kime söylüyor?
UĞUR AKSÖZ (Devamla)
- Başbakan Yardımcınız söylüyor! Ben söylemiyorum, ben.
AYHAN ZEYNEP TEKİN BÖRÜ
(Adana) - Uğur Bey…
UĞUR AKSÖZ (Devamla)
- Zeynep, sen sus! Sen hemşehrimsin, sen sus!
AYHAN ZEYNEP TEKİN BÖRÜ
(Adana) - Niye susayım canım!
UĞUR AKSÖZ (Devamla)
- Değerli arkadaşlar, bakın, sizin partinin Başbakan Yardımcısı
Abdüllatif Şener diyor ki: "Bu parti çok kötü yönetiliyor."
Bundan hiç mi ders almıyorsunuz? Hiç düşünmediniz mi bir Başbakan
Yardımcısı niye böyle desin? Hiç düşünmediniz mi?
MAHMUT UĞUR ÇETİN (Niğde)
- Ne alakası var ya!
BAŞKAN - Sayın Aksöz,
bir dakikanızı rica edebilir miyim.
UĞUR AKSÖZ (Devamla)
- Buyurun efendim.
BAŞKAN - Efendim, siz
çok tecrübeli bir siyasetçisiniz, kürsüye hâkimsiniz, ama karşılıklı
konuşmak diye bir anlayışımız yok. Yalnız, aynı zamanda…
UĞUR AKSÖZ (Devamla)
- Peki Sayın Başkan, tamam.
BAŞKAN - Müsaade
edin, sadece size değil.
Değerli arkadaşlar,
böyle bir usul yok. Ne hatip size karşılıklı bir şey söylemeli ne sizin
de cevap vermeniz gerekir. Bellidir söz aldığı konu, onu anlatacak
Genel Kurula; beğeniriz beğenmeyiz, saygı duyacağız.
Buyurun efendim.
MEHMET EMİN TUTAN (Bursa)
- Moğoltay'ı söyle! Onu da söyle!
BAŞKAN - Efendim, lütfen
müdahale etmeyin.
UĞUR AKSÖZ (Devamla)
- Değerli arkadaşlar, bakın, siz istediğiniz kadar bağırın, ortada
bir gerçek duruyor. Yani, siz "Dünya dönmüyor" derseniz dünya
duracak mı? Dünya dönüyor.
MAHMUT UĞUR ÇETİN (Niğde)
- Konuya gel! Ünal Bey'e kızıyordun. Bunun ne alakası var!
UĞUR AKSÖZ (Devamla)
- Siz ne derseniz deyin, Başbakan Yardımcısı "Bu parti kötü yönetiliyor."
demişse…
ABDULLAH ERDEM CANTİMUR
(Kütahya) - Konuya geç!
UĞUR AKSÖZ (Devamla)
- Bakın, bir Başbakan Yardımcısı "Ben aday bile olmuyorum"
demişse, hepinizin üç saat düşünmeniz lazım, düşünmeniz lazım. Neler
oluyor?
ABDULLAH ERDEM CANTİMUR
(Kütahya) - Başkanım, konuya geçsin.
UĞUR AKSÖZ (Devamla)
- Bu kadar… Bitirdim.
BAŞKAN - Sayın Aksöz…
Sayın Aksöz, ona girmeyelim lütfen.
UĞUR AKSÖZ (Devamla)
- Peki.
BAŞKAN - Her partide
aday olmayan olabilir.
UĞUR AKSÖZ (Devamla)
- Doğru.
Başka bir konuya geliyorum
değerli arkadaşlar: Şimdi, burada, bakın, Anavatan Partisi Grubu
yok. Bu Anavatan Partisi şu anda kurultay yapıyor. Bu Anavatan Partisi
iki gün evvel sizin hayatınızı kurtardı. Size destek vermeseydi, o
paket geçmeyecekti. Onları hem kandırdınız "referandum getirmeyeceğim"
diye hem aldattınız hem de onların kurultayına bile saygı göstermediniz.
AHMET YENİ (
UĞUR AKSÖZ (Devamla)
- Onlar yokken Genel Kurulu yine topladınız.
AHMET YENİ (
UĞUR AKSÖZ (Devamla)
- Bir toplumsal nezaket vardır. (CHP sıralarından alkışlar) Kurultayı
olan parti, o gün kurultayı varsa, Genel Kurul toplanır, o gün karar
alır, kapatır ve o arkadaşlara bir saygı gösterir. Onu bile yapmadınız.
Bakın, bugünkü gazeteleri
okudunuz mu? Hepsinde ne yazıyor, biliyor musunuz? "Gel de bu
AKP'ye güven!" diyor. Manşet: "Gel de bu AKP'ye güven!" Niye?
Hem Başbakan Yardımcısının beyanından hem Anavatana yaptığınızdan
dolayı. Bu beni direkt ilgilendirmez, ama…
ABDULLAH ERDEM CANTİMUR
(Kütahya) - Hangi gazete?