DÖNEM: 22 CİLT: 158 YASAMA
YILI: 5
TÜRKİYE
BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK
DERGİSİ
110’uncu
Birleşim
23 Mayıs 2007 Çarşamba
İ Ç İ N D E K İ L
E R
Sayfa
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III. - YOKLAMA
IV. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1.- Merkezi Finans ve İhale Biriminin İstihdam
ve Bütçe Esasları Hakkında Kanun Tasarısı'nın (1/1317) doğrudan gündeme
alınmasına ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/1278)
V. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER
İŞLER
1.- Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş ve
İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa
Geçici Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa
Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu
Raporu (2/212) (S. Sayısı: 305)
2.- Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine
İlişkin Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/1030)
(S. Sayısı: 904)
3.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili
Bursa Milletvekili Faruk Çelik'in, İmar Kanununda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Teklifi ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Adalet
Komisyonları Raporları (2/820) (S. Sayısı: 1337)
4.- Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun
ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı
ve İçişleri ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonları
Raporları (1/1212) (S. Sayısı: 1225)
5.- Van Milletvekili Mehmet Kartal ve 10 Milletvekili
ile Şırnak Milletvekili Abdullah Veli Seyda ve 9 Milletvekilinin;
Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında
Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifleri ve İçişleri
Komisyonu Raporu (2/1006, 2/1021) (S. Sayısı: 1417)
VI. - SORULAR VE CEVAPLAR
A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in, TMSF'nin
bir grubun medya şirketlerine el koymasına,
TMSF'nin bir konuda suç duyurusu yapıp yapmadığına,
İlişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif ŞENER'in cevabı (7/22076,
22077)
2.- Tunceli Milletvekili V. Sinan YERLİKAYA'nın,
bir okul gezisinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin sorusu ve
Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/22146)
3.- Adana Milletvekili Atilla BAŞOĞLU'nun, Türkiye'nin
Irak petrolleri üzerindeki hakkına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı
Kemal UNAKITAN'ın cevabı (7/22150)
4.- Yalova Milletvekili Muharrem İNCE'nin, öğretmen
alımındaki sınav yönteminde değişiklik yapılmasına ilişkin sorusu
ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/22152)
5.- Adıyaman Milletvekili Mahmut GÖKSU'nun, İLKSAN'a
ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK'in cevabı
(7/22154)
6.- İzmir Milletvekili Serpil YILDIZ'ın, bir milletvekili
hakkındaki bir iddiaya ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin
ÇELİK'in cevabı (7/22202)
7.- Ordu Milletvekili İ. Sami TANDOĞDU'nun, alınan
bazı araçların plakalarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı
Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/22616)
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 15.04'te açılarak altı oturum
yaptı.
Oturum Başkanı, TBMM Başkan Vekili Sadık Yakut,
vefat eden Samsun Milletvekili İlyas Sezai Önder'e Allah'tan rahmet,
yakınlarına başsağlığı dileyen bir konuşma yaptı.
Vefat eden Samsun Milletvekili İlyas Sezai Önder
için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.
Samsun Milletvekili İlyas Sezai Önder'in vefatı
dolayısıyla:
Ordu Milletvekili Eyüp Fatsa,
İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol,
Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya,
Birer konuşma yaptılar.
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan
Gelen Diğer İşler" kısmının 321'inci sırasında bulunan 1133,
367'nci sırasında bulunan 1250, 44'üncü sırasında bulunan 1037,
439'uncu sırasında bulunan 1418, 440'ıncı sırasında bulunan 1419,
337'nci sırasında bulunan 1208, 416'ncı sırasında bulunan 1364,
441'inci sırasında bulunan 1420, 415'inci sırasında bulunan 1363,
438'inci sırasında bulunan 1415, 417'nci sırasında bulunan 1365,
45'inci sırasında bulunan 945 sıra sayılı Kanun Tasarı ve Tekliflerinin
sırasıyla, gündemin 10, 11, 21, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30 ve 31'inci
sıralarına alınmasına; gelen kâğıtlar listesinde yayımlanan ve
bastırılarak dağıtılan 1425, 1424, 1426 ve 1422 sıra sayılı Kanun Tasarı
ve Tekliflerinin kırk sekiz saat geçmeden bu kısmın 8, 9, 22 ve 32'nci
sıralarına alınmasına ve diğer işlerin sırasının buna göre teselsül
ettirilmesine; Genel Kurulun 22 Mayıs 2007 Salı günkü birleşiminde
çalışmalarını saat 24.00'e kadar devam ettirmesine ve bu birleşimde
sözlü sorular ve diğer denetim konularının görüşülmeyerek kanun
tasarı ve tekliflerinin görüşülmesine; 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29,
30, 31 Mayıs, 1, 2 ve 3 Haziran 2007 tarihlerinde Genel Kurulun
11.00-24.00 saatleri arasında çalışmasına ve bu tarihlerdeki birleşimlerde
sözlü sorular ile diğer denetim konularının görüşülmeyerek kanun
tasarı ve tekliflerinin görüşülmesine;
1208 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin;
1 ila 15'inci maddelerinin (15 madde) birinci bölüm,
16 ila 23'üncü maddeleri (8 madde) ile geçici 1
ila 3'üncü maddelerinin (3 madde) ikinci bölüm (toplam 26 madde),
1363 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın;
1 ila 29'uncu maddelerinin (29 madde) birinci bölüm,
30 ila 41'inci maddeleri (12 madde) ile geçici 1
ila 5'inci maddelerinin (5 madde) ikinci bölüm (toplam 46 madde),
1364 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın;
1 ila 29'uncu maddelerinin (29 madde) birinci bölüm,
30 ila 48'inci maddeleri (19 madde) ile geçici 15
artı geçici 1 ila 9'uncu maddelerinin (10 madde) ikinci bölüm (toplam
58),
1420 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın;
1 ila 11'inci maddelerinin (11 madde) birinci bölüm,
12 ila 22'nci maddeleri (11 madde) ile geçici 1 ila
2'nci maddelerinin (2 madde) ikinci bölüm (toplam 24),
Halinde, İç Tüzük'ün 91'inci maddesine göre temel
kanun olarak görüşülmesine ilişkin AK Parti Grubu önerisi, yapılan
görüşmelerden sonra, kabul edildi.
Zonguldak Milletvekili Harun Akın'ın, 17/7/1964 Tarihli
ve 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa İki Geçici Madde Eklenmesine
İlişkin Kanun Teklifi'nin (2/702),
Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya'nın, 190 Sayılı
Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye Bağlı Cetvellerde
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin (2/473),
İç Tüzük'ün 37'nci maddesine göre doğrudan gündeme
alınmasına ilişkin önergeleri, yapılan görüşmelerden sonra, kabul
edildi.
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan
Gelen Diğer İşler" kısmının:
1'inci sırasında bulunan, Kamu İhale Kanununa
Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi'nin (2/212) (S. Sayısı:
305) görüşmeleri, daha önce geri alınan maddelere ilişkin komisyon
raporu henüz gelmediğinden;
2'nci sırasında bulunan, Bazı Kamu Alacaklarının
Tahsil ve Terkinine İlişkin Kanun Tasarısı (1/1030) (S. Sayısı:
904),
3'üncü
sırasında bulunan, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili
İlgili
komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından;
Ertelendi.
4'üncü
sırasında bulunan, Bursa Milletvekili Şevket Orhan ile Balıkesir
Milletvekili Ali Osman Sali'nin, 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi ve Geçici Madde
Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi (2/461) (S. Sayısı: 970 ve 970'e
1'inci ek) yapılan görüşmelerden sonra,
5'inci
sırasında bulunan, Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme
Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/1195) (S. Sayısı: 1216), görüşmelerini
müteakiben elektronik cihazla yapılan açık oylamadan sonra,
Kabul edildi.
23 Mayıs 2007 Çarşamba günü, alınan karar gereğince,
saat 11.00'de toplanmak üzere birleşime 23.47'de son verildi.
|
|
Sadık Yakut |
|
|
|
Başkan
Vekili |
|
|
Mehmet Daniş |
|
Ahmet Gökhan Sarıçam |
|
Çanakkale |
|
Kırklareli |
|
Kâtip
Üye |
|
Kâtip
Üye |
|
Yaşar Tüzün |
|
Bayram Özçelik |
|
Bilecik |
|
Burdur |
|
Kâtip
Üye |
|
Kâtip
Üye |
|
|
|
|
No.: 150
II. - GELEN KÂĞITLAR
23 Mayıs 2007 Çarşamba
Tasarılar
1.-
Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı ile Arnavutluk Cumhuriyeti
Adalet Bakanlığı Arasında İşbirliği Konusunda Protokolün Onaylanmasının
Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/1363) (Adalet ve Dışişleri
Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.5.2007)
2.-
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Etiyopya Federal Demokratik
Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Tarım Alanında Teknik, Bilimsel ve
Ekonomik İşbirliği Protokolunun Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna
Dair Kanun Tasarısı (1/1364) (Tarım, Orman ve Köyişleri ile Dışişleri
Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.5.2007)
Teklifler
1.-
Denizli Milletvekili Mehmet Yüksektepe'nin; Arıcılık Kanunu Teklifi
(2/1031) (Adalet ile Tarım, Orman ve
Köyişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.5.2007)
2.-
Ordu Milletvekili Hamit Taşçı'nın; Arıcılık Kanunu Teklifi
(2/1032) (Adalet ile Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa
geliş tarihi: 15.5.2007)
3.-
Trabzon Milletvekili Asım Aykan'ın; 3194 Sayılı İmar Kanununda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1033) (Adalet ile Bayındırlık,
İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.5.2007)
4.-
Sivas Milletvekili Selami Uzun ve 13 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti
Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak
Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Teklifi (2/1034) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa
geliş tarihi: 15.5.2007)
5.-
Iğdır Milletvekili Dursun Akdemir'in; Yükseköğretim Kurumları
Teşkilatı Kanunu ile 78 ve 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/1035) (Millî Eğitim,
Kültür, Gençlik ve Spor ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa
geliş tarihi: 16.5.2007)
Raporlar
1.-
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında
Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ile Millî
Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (1/1360) (S. Sayısı:
1427) (Dağıtma tarihi: 23.5.2007) (GÜNDEME)
2.-
Merkezi Finans ve İhale Biriminin İstihdam ve Bütçe Esasları Hakkında
Kanun Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Raporu ile İçtüzüğün
37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (1/1317) (S.
Sayısı: 1428) (Dağıtma tarihi: 23.5.2007) (GÜNDEME)
23 Mayıs 2007 Çarşamba
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati:
11.05
BAŞKAN
: Başkan Vekili Sadık YAKUT
KÂTİP ÜYELER : Ahmet KÜÇÜK (Çanakkale), Mehmet DANİŞ (Çanakkale)
BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin
110'uncu Birleşimini açıyorum.
Toplantı yeter sayısı vardır, gündeme geçiyoruz.
Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.
İç Tüzük'ün 37'nci maddesine göre verilmiş bir doğrudan
gündeme alınma önergesi vardır; okutup, işleme alacağım ve oylarınıza
sunacağım.
IV. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1.- Merkezi Finans ve İhale Biriminin İstihdam ve Bütçe Esasları
Hakkında Kanun Tasarısı'nın (1/1317) doğrudan gündeme alınmasına
ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/1278)
10/5/2007
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
İlgi: 1/3/2007 tarihli
ve B.02.0.KKG.0.10/101-1039/873 sayılı yazı.
İlgide kayıtlı yazımız
ekinde Başkanlığınıza sunulan "Merkezi Finans ve İhale Biriminin
İstihdam ve Bütçe Esasları Hakkında Kanun Tasarısı"nın, Plan ve
Bütçe Komisyonundaki görüşmeleri kırkbeş gün içinde sonuçlandırılamadığından,
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 37 nci maddesi uyarınca
doğrudan Genel Kurul gündemine alınması hususunda gereğini arz
ederim.
Recep Tayyip Erdoğan
Başbakan
BAŞKAN - Söz talebi? Yok.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum:
Alınan karar gereğince
sözlü soru önergelerini görüşmüyor ve gündemin "Kanun Tasarı
ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.
V. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER
1.- Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş ve
İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa
Geçici Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa
Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu
Raporu (2/212) (S. Sayısı: 305)
BAŞKAN - 1'inci sırada
yer alan kanun teklifinin geri alınan maddeleriyle ilgili Komisyon
raporu gelmediğinden, teklifin görüşmelerini erteliyoruz.
2'nci sırada yer alan,
Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin Kanun Tasarısı
ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu'nun görüşmelerine kaldığımız
yerden devam edeceğiz.
2.- Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine
İlişkin Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/1030)
(S. Sayısı: 904)
BAŞKAN - Komisyon?
Yok.
Ertelenmiştir.
3'üncü sırada yer
alan, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Bursa Milletvekili
Faruk Çelik'in İmar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Teklifi ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Adalet Komisyonları
Raporlarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
3.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili
Bursa Milletvekili Faruk Çelik'in, İmar Kanununda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Teklifi ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Adalet
Komisyonları Raporları (2/820) (S. Sayısı: 1337)
BAŞKAN - Komisyon?
Yok.
Ertelenmiştir.
4'üncü sırada yer
alan, Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve İçişleri ile Sağlık,
Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonları Raporlarının görüşmelerine
başlayacağız.
4.- Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun
ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı
ve İçişleri ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonları
Raporları (1/1212) (S. Sayısı: 1225) (x)
BAŞKAN - Komisyon ve
Hükûmet yerinde.
Komisyon raporu 1225
sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.
Tasarının tümü üzerinde
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz isteyen İzzet Çetin, Kocaeli
Milletvekili.
Buyurun Sayın Çetin.
Süreniz yirmi dakikadır.
CHP GRUBU ADINA İZZET
ÇETİN (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım;
hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar,
Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı'nı görüşeceğiz. Geride
bıraktığımız yaklaşık dört buçuk yılı aşkın süreden bu yana, burada,
yasa tasarılarını ya da tekliflerini görüşürken tasarı ya da teklifin
sahibinin kanun tasarısı üzerinde Meclisi bilgilendirmesi bir
teamüldü. Görüyorum ki, bu yasaların gerçekten hukuki değer taşıyıp
taşımadığı sakatlık içerip içermediği konusunda Hükûmetin de kafası
karışık olacak ki, Sayın Bakan kanun tasarısı üzerinde çıkıp Meclisi
bilgilendirme ihtiyacı içine girmediği gibi, Sayın Meclis Başkan
Vekilimiz de bu konuda Sayın Bakandan bir açıklama talep etmedi,
doğrudan doğruya ana muhalefet partisine söz hakkını verdi. Herhâlde,
bu da, Meclis kayıtlarına geçmesi açısından ilginç bir yaklaşım.
Tabii, bu, son derece
ilginç bir kanun tasarısı değerli arkadaşlar.
AKP Hükûmeti kurulduktan
sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisinde hemen hemen ciddi ele aldığı
ilk kanun tasarılarından bir tanesi Yabancıların Çalışma İzinleri
Hakkında Kanun Tasarısı idi. 27/2/2003 tarihli ve 4817 Sayılı Yabancıların
Çalışma İzinleri Hakkında Kanunu bu Meclis, yani 22'nci Dönem Meclisi
gerçekleştirdi. Ben, o gün de, o yasanın tümü üzerinde de Cumhuriyet
Halk Partisi Grubu adına söz almıştım. Şimdi, aradan geçen dört yıl süreden
sonra bu izinler hakkında bazı maddelerin değiştirilmesiyle yine
gündeme geliyor. Yani, AKP Hükûmeti kuruldu, Yabancıların Çalışma
İzinleri Hakkında Kanun… AKP Hükûmeti Cumhurbaşkanı seçemedi, Meclisin
derhal seçim kararı alıp seçime gitmesi gerektiği -bugünkü basında
da var- yasa yapma hakkının bile olmadığının tartışıldığı bir dönemde
AKP'nin Meclisteki gündemi yine yabancıların çalışma izinleri.
(x) 1225 S. Sayılı
Basmayazı tutanağa eklidir.
Şimdi, yabancıların
çalışma izinlerine bu kadar hevesli olan AKP, acaba Türkiye'de bu
dört buçuk yıllık süre içerisinde çalışma yaşamına neler getirdi,
neler verdi? Türkiye'deki işçilerin, memurların, çiftçilerin, köylülerin,
esnafın durumu ne? Biz bunların sorunlarını çözdük, yabancıların
çalışma izinleri sorun hâline geldi de onu çözmeye kalkıyoruz!
Değerli arkadaşlar,
bakınız, gerçekten ülkemizde sayısal verilere bir bakacak olursak,
AKP'nin, TÜİK rakamlarıyla da bu dönemde nasıl oynadığını, işsizlik
rakamları üzerinde nasıl oynadığını yine bilim adamları tartışıyor,
biz de söylüyoruz. Resmî açıklamaya göre işsizlik oranı Türkiye'de
yüzde 10'lar dolayında seyrettiriliyor, rakamsal olarak. Ama, rakamlar
geçmiş dönemlerdeki gibi yerli yerine oturtularak yapılacak hesaplamalara
göre, bugün işsizlik oranının yüzde 20'lerin üzerine çıktığı bilinen
bir gerçek. İşsizlikle mücadele ve ek istihdam olanakları yaratma
konusunda AKP İktidarı sınıfta kalmıştır; yani, geçen dört yılı aşkın
süre boyunca IMF'nin talimatları dışına çıkamayan, yüksek reel faiz,
düşük kur, sürekli borçlanma politikasıyla ülke üretimden koparılmış,
üretim ekonomisinin gelişmesine engel oluşturan Hükûmet döneminde
işsizlik toplumsal bir yaraya dönüşmüş, ülkemizde tarihî rekor düzeylere
tırmanan yoksulluk ve açlığın temel nedenini oluşturmuştur.
Değerli arkadaşlar,
gerçekten, bugün, Ocak 2007 döneminde toplam iş gücümüz 27 milyon 179
bin kişi, iş gücüne katılma oranı yüzde 52,6, -ama Hükûmetin açıklamalarıyla
bu açıklamalar tabii ki uyuşmuyor- toplam işsiz sayısı 10 milyon civarında,
gerçek işsizlik oranı yüzde 20'lerin üzerinde. Şimdi böyle bir tablo
var. Sizden önce kurulan hükûmet döneminde de işsizliğin bu kadar
yaygın, işçilerin ücretlerinin bu kadar bastırılmış olduğu, asgari
ücretin, 400 liralık asgari ücretin bile aranan ücret konumuna
geldiği bir dönemde, yine, iktidarınızda 8-9 milyon civarında
olan yeşil kartlı sayısının 13 milyonlara çıkartılmakla övündüğünüz,
yoksullaştırmakla övündüğünüz iktidarınız döneminde, bırakınız
yabancı iş yerlerini, kendi iş yerlerimizde bile çalışanlar örgütsüz,
korumasız, sosyal güvencesiz, büyük bir bölümü kayıt dışında çalışıyor.
Değerli arkadaşlar,
ben size bazı rakamlar vermek istiyorum. Gerçekten, bugün, 2821 sayılı
Kanun'a göre iş kollarındaki işçi sayısı 5 milyon 154 bin 948, sendikalı
işçi sayısı, resmî rakamlara göre, 3 milyon bin dolayında; sendikalaşma
oranı, resmî rakamlara göre, yüzde 58; işçi sendikası sayısı 91, bağıtlanan
toplu sözleşmenin kapsadığı işçi sayısı, yani toplu sözleşme hakkından
yararlanan işçi sayısı 587.456, sendikalaşma oranı toplu sözleşmeden
yararlanan işçilere göre değerlendirildiğinde yüzde 11,4. Yüzde
58 ile yüzde 11,4 rakamlarını dikkatinize sunuyorum. Memurlar yönünden
durum farklı değil.
Değerli arkadaşlar,
gerçekten diğer rakamlara bakmak istemiyorum. Türkiye'de bugün çalışan
kesim örgütsüz. Örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırmak için
İş Güvencesi Yasası ile koşut gelecek olan 2821 ve 2822 sayılı Yasalardaki
değişiklik, sendikalar ve işçiler dört buçuk yıl uyutulduktan sonra
devri iktidarınızda Türkiye Büyük Millet Meclisinin önüne getirilmedi
ve getirilmeyeceğini de biz ta baştan söyledik.
Şimdi, yabancılar konusuna
geldiğimiz zaman, yabancıların Türkiye'de sayılarının 1,5 milyon
dolayında olduğu 2000 yıllarında telaffuz edilmekteydi. Bugün, bu
yasa tasarısı, çalışanların, yabancı çalışanların çalışma izinleri
hakkındaki bu tasarı komisyona geldiğinde, 22 Kasım 2006 tarihinde
Çalışma Bakanımız bu konudaki düşüncelerini açıklarken, neredeyse
bu 4817 sayılı Yasa'nın sorunları büyük ölçekte çözdüğünü söyledi,
ama, Sayın Bakanın bir paragrafını aynen okuyorum: "Bazı meslek
grupları için yapılan çalışma izin başvurularında, örneğin mühendis
ve mimarlar gibi, iş yerinde mutlaka o meslekten Türk vatandaşı çalıştırılması
koşulu aranılmaktadır."
Bunu biraz açmak gerekir
değerli arkadaşlar. Mühendis ve mimar için bu koşul aranıyor, ama,
diğer meslek grupları için böyle bir koşulun aranmasına gerek yok. Yani,
sizin ülkenizde işsiz sayısı 10 milyon, 15 milyon, yüzde 20'lere çıkmış,
insanlar kayıt dışında 200-300 liraya, sosyal güvencesiz, sendikasız,
sigortasız çalışıyor. Kandıra'da bir işçi "180 lira aylıkla çalışıyorum.
Eşim doğum yapacak, ne yapabilirim? Yeşil kart da alamadım." deyince,
muhtar "Gel, ben vereyim kartını." diye kendisine söyledi,
bundan bir buçuk ay önce. Türkiye'deki tablo bu. Bu durumdan ne
AKP'nin Hükûmeti ne Başbakan ne de Sayın Çalışma Bakanı rahatsız değil.
Sadece belli bir konuda, yani, bizim mimar ve mühendisler gibi, iş
yerinde mutlaka o meslekten Türk vatandaşı çalıştırılması koşulu
aranıyor diye rahatsızlık duyuluyor.
Değerli arkadaşlar,
şu bir gerçek: Ülkemizde, başta inşaat ve tekstil sektörü olmak üzere,
pek çok alanda, deniz taşımacılığında, ulaştırma iş kolunda, gazinolarda,
gece kulüplerinde yabancıların çalıştığı bir gerçek. Bunların
bir düzenlemeye ihtiyacı vardır, buna biz de katılıyoruz; bunun
bir disipline edilmesi gerekir.
Bakınız, birkaç kez
buradan söyledim. Bizden başka hiçbir ülke kayıt dışı ekonominin
bu kadar yaygınlaşmasına izin vermediği gibi, yabancıların çok rahat
bir şekilde gelip çalıştığı, çağdaşlaşmış bir tek ülke göremezsiniz.
Dünyanın hiçbir ülkesi başıboş değil bizimki kadar. Elbette, disipline
edilecek, ama, disipline ederken, bizim, neyi nasıl yaptığımızı
çok iyi tespit etmemiz lazım. Şimdi, elimizdeki bu tasarıya bir baktığımız
zaman… Tabii, son olarak hangi noktalara gelindiği konusunda Çalışma
Bakanımız bir bilgi verseydi… Duyuyoruz, mimar ve mühendis odalarının
tepkileri üzerine, 13'üncü maddenin çekileceği ya da bir önergeyle
bazı düzeltmeler yapılacağını. Tabii, bunların hiçbirinden muhalefet
olarak haberimiz olmadığı için, ben bu yasa tasarısının tümü üzerindeki
görüşlerime yer verirken tasarıya çıplak olarak bakacağım ister
istemez.
Şimdi, diyoruz ki
"Türkiye'nin taraf olduğu ikili ya da çok taraflı sözleşmeler
gereğince kurulan konsorsiyumlar tarafından yürütülecek." Ulusal, uluslararası
projeler de veya uluslararası kuruluşlar da devam ediyor, bu geçerli.
Bunun anlamı şu: Yani, yasanın kapsamı; Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanının izin vereceği yabancı, âdeta, kalmayacak değerli arkadaşlar,
konsorsiyuma yetki devredildikten sonra. Tasarıda "…ve Türkiye'nin
taraf olduğu ikili ya da çok taraflı sözleşmeler gereğince kurulan
konsorsiyumlar tarafından" cümlesi tanımlardan çıkarılmadığı
takdirde, Çalışma Bakanı, yabancıların Türkiye'deki çalışmaları
konusundaki denetimini kaybedecek, zaten denetim yetersiz. Bugün,
yabancıların en büyük fabrikalarında -örnek olarak veriyorum- Japonların
Uzak Doğu'dan gelen büyük otomobil fabrikalarının hiçbirinde sendika
yok, hiçbirinde çalışma yaşamını denetleyebilmenizin olanağı
yok. Müfettişler -başta o fabrikalar olmak üzere- Çalışma Bakanlığı
girip teftiş ve denetim yapamıyor, yaptırılmıyor. Bir de yetkiyi
konsorsiyumlara devrettiğinizde Çalışma Bakanlığının görevi
ne olacak değerli arkadaşlar, ne yapacak? Yani, çalışanların toplu
sözleşmelerine ilişkin konuda çalışma yaşamını kontrol etmesi
gereken Çalışma Bakanlığı devre dışı, Maliye Bakanlığı ya da Başbakan
Yardımcısı o konuda yetkili, denetim de konsorsiyumlara devredilecek.
Ufak tefek birtakım bağlı kuruluşlar… Gerçekten alanı çok geniş Çalışma
Bakanlığının, büyük bir kurum, ama, önce kendi yurttaşını koruyacak
Çalışma Bakanlığı. Yani, Türkiye Cumhuriyeti'nde bu kadar işsiz,
çalışabilir nüfusun yüzde 20'si işsiz, iş bulmaktan umudunu kesmiş,
kayıt dışı alanda hiçbir güvence yok; Çalışma Bakanlığı bu yetkisini
de konsorsiyuma devredecek.
Bir başka konuya baktığımız
zaman, hemen arkasından diyoruz ki 6'ncı maddede… Nedir maddenin
özü? İstisnai hâllerde çalışma izni verilmesiyle ilgili olarak, istihdam
edilecek kilit personel niteliğindeki yabancılar da istisna kapsamında.
Neyin kilidi bu? Yani, bir yabancı yatırımcı geldiğinde, getirdiği
elemanlarının listesini yaptı yukarıdan aşağıya, büyük bir bölümüne
"kilit personel" dedi. Bunların çalışma izinleri otomatiğe
bağlanmış olacak kilit personel olduğu zaman. Değerli arkadaşlar,
bir firmada "kilit personel" tanımının ne olması gerektiğini
bizler biliriz. Bu kilit personel, işin sevk ve idaresinde sorumluluk
üstlenmiş, teknik donanımı olan, sevk ve idarede görevli kimse olabilir,
bunun sayısı da ikidir, üçtür, bir sınır getirmemiş.
Diğer taraftan, bakıyorsunuz
değerli arkadaşlar, yine, 4817 sayılı Kanun'un 12'nci maddesinin değiştirilmesine
ilişkin olarak "Meslekî hizmetler kapsamında görev yapacak yabancılara,
akademik ve meslekî yeterlilik ile ilgili işlemleri tamamlanıncaya
kadar, ilgili mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla ve bir yılı
geçmemek üzere ön izin verilir." Değerli arkadaşlar, siz eğer
bir yılı geçmeyecek şekilde ön izin verirseniz, yabancıların çalışma
izni almasına gerek kalmaz, yabancıları denetlemeye ihtiyacınız
kalmaz. Bir yıldır işin süresi. Belki de bir yıl bile sürmeyecek bir
iş için yatırımcı geldi, kendi ülkesinden işçisini, teknik elemanını,
akademisyenini toparladı getirdi, siz de sorgu sual edince diyecek
ki: "Benim daha bir yılım dolmadı ki." Yani, bir yıl.
Değerli arkadaşlar,
tabii, devam ediyor. Yine, baktığınız zaman, 8'inci maddede,
"Meslekî hizmetler kapsamı dışında istihdam edilecek yabancı
uyruklu personel için ilgili mercilerden meslekî yeterlilik konusunda
görüş alınmaz." Düşünün, bizim YÖK'ün ya da üniversitelerimizin
denklik vermediği bir yabancı ülkede okul bitirmiş bir mühendis,
Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı bir mühendis burada mühendislik yapamayacak.
Ama, o mühendis kendi ülkesinden bir yatırımcıyla buraya gelecek,
kendi ülkemizin yurttaşı mühendislik yapamazken, yabancı, aynı
okuldan mezun olmuş mimar, mühendis gelip burada çok rahat bir şekilde
görev icra edebilecek. Bizimkine haksızlık değil mi? Böyle eşitsizlik,
böyle adaletsizlik nasıl savunulabilir, nasıl önümüze getirilebilir?
Yani, değerli arkadaşlar, tabii, buna benzer pek çok düzenleme var.
Şimdi, ben bu kanun tasarısına
baktığım zaman, bunu Avrupa Birliği üyeliği için zorunlu bir düzenleme,
yani, Avrupa Birliği bizden böyle istedi diye getiriyorsanız, yabancı
hayranlığınızı anlarım. Çünkü, bu dönemde, dört buçuk yılda Avrupa
Birliği ne dediyse, IMF ne dediyse, Dünya Bankası ne dediyse, yetmedi,
Amerika ne tür talimat verdiyse burada yasal düzenlemeleri o çerçevede
getirdiniz. Pek çoğu da ya yukarıdan otomatik olarak geldi ya sipariş
üzerine önümüze getirildi ya da Dubai anlaşmalarında olduğu gibi,
kredi karşılığı taahhüt edilerek gerçekleştirilmek istendi. Şimdi,
bu tasarı, kendi ülkemizdeki çalışanları, mimar ve mühendis odalarını,
mimarlarımızı, mühendislerimizi çok yakından ilgilendiren bir
yasa tasarısı. Bir yandan, gençlere umut tacirliği için yeni üniversiteler
açıyoruz bütün şehirlerimizde, kasaba görünümündeki şehirlerimizde
bile üniversiteler açtık, şimdi, oralardan işsiz mühendisler yetiştireceğiz,
işsiz mimarlar yetiştireceğiz, mimarların ve mühendislerin sayısını
böylelikle artıracağız, diğer yandan yürürlüğe konulmak istenen
bu tasarıyla, kendi mimar ve mühendislerimizi işsiz bırakmanın
yolunu yapacağız.
Tasarı yasalaşırsa,
yurt dışında okuyan ülkemiz vatandaşı mezun olup ülkemize çalışmaya
geldiğinde yurttaşımız için denklik isteyeceğiz, ama, aynı üniversiteden
mezun olan yabancı ülke vatandaşı için denklik aramayacağız, ona çalışma
izni vereceğiz. Bu yaklaşım, bir kez daha söylüyorum, eşitlik ilkesine
aykırı.
Öte yandan, yasadan
aldığı yetkiyle yabancılara çalışma izni verilmesinde devrede
olan ve belge düzenleyen Türkiye Mimar ve Mühendis Odaları Birliğinin
de aradan çıkartıldığına tanık oluyoruz. Bu, birçok yabancı mimar
ve mühendis denetimsiz bir şekilde ülkemiz topraklarında dolaşacak,
iş bulacak, ama kendi mühendisimiz işsiz kalacak demektir. Böylesine
bir başıboşluk, değerli arkadaşlar, dünyanın hiçbir yerinde yoktur.
Şimdi, Sayın Bakan diyor
ki: "Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun çıktıktan
sonra kaçak işçiliğin denetim altına alınmasında önemli işlev gördü."
Görmüş olabilir, ama bu tasarı geldiği zaman o denetim tamamen ortadan
kalkacak, sil baştan başa döneceksiniz.
Yine bu yabancıların
çalışma izinleriyle ilgili tasarıdaki değişiklik gerçekleştiği
takdirde, kayıt dışılık bir kez daha yabancı iş yerleri için, yabancı
yatırımcılar için bir uygulama alanı hâline gelecek, Hükûmet tarafından
kayıt dışılığın önlenmesi konusunda atılmakta olan ya da atılacağı
vaat edilen adımların da bir vaatten öteye geçmeyeceği, sadece bir
şey yapıyormuş gibi bir görüntüyü kamuoyuna sunma anlamından başka
bir anlam taşımayacağı açıkça ortada.
Değerli arkadaşlar,
bir de, biliyorsunuz, pek çok bakanlığımız, üst kurulların oluşmasıyla
-ki, o üst kurullar bize Dünya Bankasının önermesiyle oluşturuldu-
neredeyse işsiz kalacak.
Şimdi, yetki devri
açısından bu tasarıya bakılacak olursa Çalışma Bakanlığı bu konudaki
denetim yetkilerini de uluslararası konsorsiyumlara ve diğer kurumlara
devrederek, bir bakıma, kendisini denetimden çekecek. Bunların
hepsinden önemlisi, bu tasarı, AKP'nin ve bu Hükûmetin, buram buram yabancı
hayranlığını ortaya koyan bir tasarı.
Demin konuşmamın başında
da söyledim, 2003 yılının Şubat ayında yabancıların çalışma izn,… Meclis
son haftasını güya çalışıyor, yine, yabancıların çalışma izni.
Yabancı hayranlığını bırakın. Bu ülke bizim. Çok açık ve net söylüyorum:
Bu ülkenin alın teriyle geçinen dürüst, namuslu, ne banka soyan ne
devlet olanaklarından faydalanarak zengin olma peşinde koşuşan,
alın teriyle çalışıp çocuklarının geleceğini kurmaya çalışan işçisi,
memuru, yoksul kesimleri aş derdinde, iş derdinde iken, Hükûmetin,
yabancıların çalışmalarını kolaylaştırıcı, yabancı hayranlığını,
artık, kendisi kabullenmiş, topluma kabul ettirecek tarzdaki yabancılara
olan bu sevgisini ben anlayamıyorum, çalışanların anlaması mümkün
değil, işsizlerin anlaması mümkün değil.
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Çetin,
lütfen, toparlayınız.
İZZET ÇETİN (Devamla)
- İşsizler, sizden iş bekliyor; Türkiye'nin, üreterek kazanmasını,
kazandığıyla borçlarını ödemesini, borç almasını değil, borçlarını
ödemesini bekliyor.
Hükûmetin son günleri,
hiç olmazsa, giderken, bu ülkenin çalışanlarına bir eziyet de bu tasarıyı
gerçekleştirerek yapmayınız, bu tasarıyı geri çekiniz. Bu tasarının,
Türkiye'deki çalışanlara bir yararı olmayacak diye düşünüyor,
yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum
Sayın Çetin.
Tasarının tümü üzerinde
Anavatan Partisi Grubu adına söz isteyen Muzaffer Kurtulmuşoğlu,
Ankara Milletvekili.
Buyurun Sayın Kurtulmuşoğlu.
ANAVATAN PARTİSİ GRUBU
ADINA MUZAFFER R. KURTULMUŞOĞLU (Ankara) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri;
sözlerime başlamadan hepinizi saygıyla selamlıyorum.
1225 sıra sayılı Yabancıların
Çalışma İzinleri Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde söz almış bulunuyorum.
Hükûmet, bu yasayı niye
getirdiğini anlatıyor, yabancıların çalışmasını neden bu şekle
getirdiğini anlatıyor. Mesela, tasarının gerekçesinde, 4817 sayılı
Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun'la, ülkemizde vasıflı
yabancı çalıştırılmasına imkân sağlanması, bir; iki, uluslararası
taahhütlerin karşılandığı; üç, kaçak yabancılar açısından ülkemizin
hedef ülke olmasının engellendiği; işverenler açısından haksız
rekabet unsuru olan ucuz iş gücünün engellendiği; yabancıların
sosyal güvenlik şemsiyesi altına alındığı ve sigorta prim ve vergi
kayıplarının önlendiği; yabancıların çalışma izinlerinin tek
merkezden verilmesinin sağlandığı, prosedürün kısaltıldığı; ülkemizde
çalışan yabancılar ile ilgili veri bankası oluşturulduğu; Türk vatandaşı
istihdamının artırıldığı; yabancıların kaçak çalışmasının önlendiği
ifade ediliyor.
Doğrusunu söylemek
gerekirse bu gerekçeye katılmak mümkün değildir. Aslında, ulusal
menfaatlerle çelişen, dayatmalar sonucu çıkarılan kanun dayatmacıların
isteklerine yeteri kadar cevap verememiş ve bu nedenle yeniden
tadil edilerek yabancı iş gücünün ülkemize akışını rahatlatmak
için yeniden düzenleme yapılmaktadır.
Evet, maalesef, iktidarın
tecrübesiz tutumu nedeniyle ekonomimiz nasıl bağımlı hâle gelmişse
istihdam yapımız da yabancıların eline verilmek istenmektedir. Bugün,
ülkemiz ağır bir işsizlik sorunuyla karşı karşıyadır. Günümüzde
mevcut mimar, mühendis ve şehir planlamacılarının yüzde 25'i işsizdir
ülkemizde. Hâl böyle iken ülkemizin istihdamının dışarıdan takviye
edilebilir hâle getirilmesi kendi vatandaşlarımızın işsizlik sorununu
nasıl çözecektir, refahımıza nasıl katkıda bulunacaktır, anlamış
değilim bu konuyu.
Basında işsizlikle
ilgili haberlere kronolojik olarak baktığımızda oldukça tuhaf
bir tabloyla karşılaşmaktayız. Aralık 2000'de, Hürriyet'te "İşsizlik
geriledi; 5,6'ya düştü." Ekim 2001'de, NTV'de "İşsizlik geriledi;
yüzde 8,5'e düştü." Eylül 2004'te, Milliyet'te "İşsizlik geriledi;
9,3." 2005'te "İşsizlik geriledi; yüzde 9,5." Temmuzda
"Geriledi; yüzde 10." Aralık 2005'te "Geriledi; yüzde
10,3." Aralık 2006'da "İşsizlik geriledi; 10,4'e düştü."
Mart 2007'de, Referans gazetesinde "İşsizlik geriledi; yüzde
10,5." Nisan 2007'de "İşsizlik -yine- geriledi; yüzde
11." Mayıs 2007'de "İşsizlik geriledi; yüz 11,4'e düştü."
CNN Türk'te.
Evet, ülkemizin insanının
en büyük sorunlarından birisi işsizliktir. Peki, Türkiye'de geriledi
geriledi diyoruz da, yüzde 11'lerde, 12'lerde işsizlik. Nasıl geriledi?
Ben bunu hiç anlamış değilim. Yani birileri biliyorsa bana da söylesinler.
Bana müracaat eden mühendisler, mimarlar, üniversite mezunları,
lise mezunları bana geldiklerine göre, onları size göndereyim
de, onlara iş bulun, iş bulun. Onlar işsiz geziyorlar. Türkiye'de,
benim insanlarımın yüzde 25'i işsizken, yabancı işçilerin burada,
Türkiye'de çalışmasına izin vermek, bana biraz ters geliyor. Tabii
ki, yabancılar da bizim ülkemizde çalışacaklar. Onların da, yabancıların
da Türkiye'de çalışma sahaları olacak, bundan doğal bir şey olamaz. Ama
kendi ülkemdeki… Farz edelim, burada diyoruz ki, bize mühendis, mimar
lazım; yabancılar da kendi mühendis ve mimarlarını getiriyorlar,
kendi fabrikalarında onları çalıştırıyorlar, doğrudur. Çünkü,
yeni kurulan bir yerde, yabancı şirket, mimarını, mühendisini, işçisini
getirir. Ne zamana kadar? Altı ay, bir seneye kadar. Ondan sonra, bizim
işçiler öğrenir, bizim mühendisler ve mimarlar da orada çalışmaya
başlarlar. Ama hâl böyle değil.
Sevgili arkadaşlarım, hep kayıt dışı ekonomiden bahsediyoruz. Bunları nasıl önleyeceğiz, söyler misiniz bana? Yabancıların fabrikalarına iş müfettişleri gittiğinde, nasıl kontrol ediyor, farkında mısınız acaba? Nasıl yapabiliyor, bir söyler misiniz? Ha, bunu, biz, milletvekilleri olarak bilmeyebiliriz, ne var canım deriz. Ama sizi kapıdan içeri koymuyorlar, biliyor musunuz bunu? Ancak, bunları iş müfettişleri çok iyi bilir. Ve yabancı, sanki, Türkiye'yi, fabrika kurmakla satın almış gibi havalardadır. Elbette ki, ara eleman lazım. Elbette ki, fabrikalarda, sanayide, ağır sanayide çalışacak işçilerin veya mühendislerin kaliteli eleman olması kadar doğal bir şey yoktur. Onun için hep söylüyoruz. Bu iktidara dör