DÖ­NEM: 22                         CİLT: 157       YA­SA­MA YI­LI: 5

 

 

 

TÜR­Kİ­YE BÜ­YÜK MİL­LET MEC­Lİ­Sİ

TU­TA­NAK DER­Gİ­Sİ

 

 

107’n­ci Bir­le­şim

16 Mayıs 2007 Çarşamba

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

                                                                                                                                                Say­fa   

 

 

 

  I. - GE­ÇEN TU­TA­NAK ÖZE­Tİ

 II. - GE­LEN KÂĞIT­LAR

III. - BAŞ­KAN­LI­ĞIN GE­NEL KU­RU­LA SU­NUŞ­LA­RI

A) GÜN­DEM DI­ŞI KO­NUŞ­MA­LAR

1.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Bü­lent H. Tan­la'nın, se­çim­le­rin tem­sil­de ada­le­ti, yö­ne­tim­de is­tik­ra­rı sağ­la­ya­bil­me­si için seç­men kü­tük­le­ri­nin doğ­ru tes­pit edil­me­si­nin öne­mi­ne iliş­kin gün­dem dı­şı ko­nuş­ma­sı

2.- Ar­da­han Mil­let­ve­ki­li En­sar Öğüt'ün, des­tek­len­me­me­le­ri ne­de­niy­le şe­hir­le­re göç eden ve­ya köy­le­rin­de ka­lan çift­çi­le­rin düş­tük­le­ri du­ru­ma iliş­kin gün­dem dı­şı ko­nuş­ma­sı

IV. - KA­NUN TA­SA­RI VE TEK­LİF­LE­Rİ İLE KO­MİS­YON­LAR­DAN GE­LEN Dİ­ĞER İŞ­LER

1.- Ça­nak­ka­le Mil­let­ve­kil­le­ri Meh­met Da­niş ve İb­ra­him Köş­de­re'nin, Ge­li­bo­lu Ya­rı­ma­da­sı Ta­ri­hi Mil­li Par­kı Ka­nu­nu­na Ge­çi­ci Bir Mad­de Ek­len­me­si­ne Da­ir Ka­nun Tek­li­fi (Ka­mu İha­le Ka­nu­nu­na Ge­çi­ci Mad­de Ek­len­me­si­ne Da­ir Ka­nun Tek­li­fi) ile Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru (2/212)
(S. Sa­yı­sı: 305)

2.- Ba­zı Ka­mu Ala­cak­la­rı­nın Tah­sil ve Ter­ki­ni­ne İliş­kin Ka­nun Ta­sa­rı­sı ile Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru (1/1030) (S. Sa­yı­sı: 904)

3.- Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si Grup Baş­kan­ve­ki­li Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Fa­ruk Çe­lik'in, İmar Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Tek­li­fi ve Ba­yın­dır­lık, İmar, Ulaş­tır­ma ve Tu­rizm ile Ada­let Ko­mis­yon­la­rı Ra­por­la­rı (2/820) (S. Sa­yı­sı: 1337)

4.- Yük­se­köğ­re­tim Ku­rum­la­rı Teş­ki­la­tı Ka­nu­nu ile 78 ve 190 Sa­yı­lı Ka­nun Hük­mün­de Ka­rar­na­me­ler­de De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı Hak­kın­da Ka­nun Ta­sa­rı­sı ile Yük­se­köğ­re­tim Ku­rum­la­rı Öğ­re­tim Ele­man­la­rı­nın Kad­ro­la­rı Hak­kın­da Ka­nun Hük­mün­de Ka­rar­na­me ile Ge­nel Kad­ro ve Usu­lü Hak­kın­da Ka­nun Hük­mün­de Ka­rar­na­me­ye Ek­li Cet­vel­ler­de De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Ta­sa­rı­sı ve Millî Eği­tim, Kül­tür, Genç­lik ve Spor ile Plan ve Büt­çe Ko­mis­yon­la­rı Ra­por­la­rı (1/1343, 1/1291) (S. Sa­yı­sı: 1414)

V. - AÇIK­LA­MA­LAR VE SA­TAŞ­MA­LA­RA İLİŞ­KİN KO­NUŞ­MA­LAR

1.- İz­mir Mil­let­ve­ki­li K. Ke­mal Ana­dol'un, Millî Eği­tim Ba­ka­nı Hü­se­yin Çe­lik'in, ko­nuş­ma­sın­da, par­ti­si­ne sa­taş­ma­sı ne­de­niy­le ko­nuş­ma­sı

2.- Niğ­de Mil­let­ve­ki­li Or­han Eras­lan'ın, Millî Eği­tim Ba­ka­nı Hü­se­yin Çe­lik'in, ko­nuş­ma­sın­da, şah­sı­na sa­taş­ma­sı ne­de­niy­le ko­nuş­ma­sı

3.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li İr­fan Gün­düz'ün, İz­mir Mil­let­ve­ki­li K. Ke­mal Ana­dol'un, ko­nuş­ma­sın­da, Baş­ba­ka­na sa­taş­ma­sı ne­de­niy­le ko­nuş­ma­sı

4.- Millî Eği­tim Ba­ka­nı Hü­se­yin Çe­lik'in, Niğ­de Mil­let­ve­ki­li Or­han Eras­lan'ın, ko­nuş­ma­sın­da, şah­sı­na sa­taş­ma­sı ne­de­niy­le ko­nuş­ma­sı

5.- Muş Mil­let­ve­ki­li Sa­ba­hat­tin Yıl­dız'ın, Muş'a Al­pars­lan Üni­ver­si­te­si­nin ku­rul­ma­sı ve Al­pas­lan II Ba­ra­jı'nın dev­re­ye gir­me­si ne­de­niy­le açık­la­ma­sı

VI. - SO­RU­LAR VE CE­VAP­LAR

A) YA­ZI­LI SO­RU­LAR VE CE­VAP­LA­RI

1.- İz­mir Mil­let­ve­ki­li Er­dal KA­RA­DE­MİR'in, Mar­ma­ra dep­re­mi son­ra­sın­da açı­lan da­va­la­rın za­man aşı­mı­na uğ­ra­ma­sı­na iliş­kin Baş­ba­kan­dan so­ru­su ve  Ada­let Ba­ka­nı Fah­ri KA­SIR­GA'nın ce­va­bı (7/20916)

2.- Adı­ya­man Mil­let­ve­ki­li Mah­mut GÖK­SU'nun, Yar­gıç­lar ve Sav­cı­lar Bir­li­ği'nin Da­nış­tay'a da­va açıp aç­ma­dı­ğı­na iliş­kin so­ru­su ve  Ada­let Ba­ka­nı Fah­ri KA­SIR­GA'nın ce­va­bı (7/20999)

3.- De­niz­li Mil­let­ve­ki­li Üm­met KAN­DO­ĞAN'ın, vekâle­ten yü­rü­tü­len ida­ri gö­rev­le­re iliş­kin so­ru­su ve  Ada­let Ba­ka­nı Fah­ri KA­SIR­GA'nın ce­va­bı (7/21501)

4.- İz­mir Mil­let­ve­ki­li Ah­met ER­SİN'in, ce­za­ev­le­rin­de­ki şart­la­ra ve in­faz ko­ru­ma me­mur­la­rı­nın so­run­la­rı­na iliş­kin so­ru­su ve  Ada­let Ba­ka­nı Fah­ri KA­SIR­GA'nın ce­va­bı (7/21794)

5.- Ada­na Mil­let­ve­ki­li N. Ga­ye ER­BA­TUR'un, An­ka­ra Kız Li­se­sin­de­ki ba­zı so­run­la­ra iliş­kin Baş­ba­kan­dan so­ru­su ve Millî Eği­tim Ba­ka­nı Hü­se­yin ÇE­LİK'in ce­va­bı (7/22006)

6.- Or­du Mil­let­ve­ki­li İd­ris Sa­mi TAN­DOĞ­DU'nun, Or­du Ay­bas­tı İmam Ha­tip Li­se­si bi­na­sı­nın kul­la­nı­mı­na iliş­kin so­ru­su ve Millî Eği­tim Ba­ka­nı Hü­se­yin ÇE­LİK'in ce­va­bı (7/22037)

7.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Ber­han ŞİM­ŞEK'in, Ba­kan­lık mer­kez bi­na­sın­da­ki ta­di­la­ta iliş­kin so­ru­su ve Millî Eği­tim Ba­ka­nı Hü­se­yin ÇE­LİK'in ce­va­bı (7/22042)

8.- Ada­na Mil­let­ve­ki­li Atil­la BA­ŞOĞ­LU'nun, Yük­sek Öğ­re­tim Kre­di ve Yurt­lar Ku­ru­mun­da ba­rı­nan öğ­ren­ci­le­re iliş­kin so­ru­su ve Millî Eği­tim Ba­ka­nı Hü­se­yin ÇE­LİK'in ce­va­bı (7/22153)

9.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, ek ders sa­at­le­riy­le il­gi­li bir ge­nel­ge­ye iliş­kin so­ru­su ve Millî Eği­tim Ba­ka­nı Hü­se­yin ÇE­LİK'in ce­va­bı (7/22200)

 

 

I. - GE­ÇEN TU­TA­NAK ÖZE­Tİ

TBMM Ge­nel Ku­ru­lu sa­at 15.00'te açı­la­rak al­tı otu­rum yap­tı.

Otu­rum Baş­ka­nı TBMM Baş­kan Ve­ki­li Yıl­maz Ateş, ye­ni­den Baş­kan Ve­ki­li se­çil­me­si do­la­yı­sıy­la bir ko­nuş­ma yap­tı.

TBMM Baş­kan­lı­ğın­ca esas ko­mis­yon ola­rak Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nu­na ha­va­le edil­miş olan Bur­sa Mil­let­ve­kil­le­ri Meh­met Emin Tu­tan ve Za­fer Hı­dı­roğ­lu'nun (2/1014) esas nu­ma­ra­lı Me­ra Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı Hak­kın­da Ka­nun Tek­li­fi'nin ta­rım­la il­gi­li ol­ma­sı ne­de­niy­le esas ko­mis­yon ola­rak ken­di ko­mis­yon­la­rı­na ha­va­le edil­me­si­ne iliş­kin Ta­rım, Or­man ve Kö­yiş­le­ri Ko­mis­yo­nu Baş­kan­lı­ğı tez­ke­re­si Ge­nel Ku­ru­lun bil­gi­si­ne su­nul­du; tez­ke­re­de be­lir­ti­len is­tem, Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nun­ca da uy­gun bu­lun­du­ğun­dan, ge­re­ği­nin ye­ri­ne ge­ti­ril­di­ği açık­lan­dı.

Ba­yın­dır­lık ve İskân Ba­ka­nı Fa­ruk Na­fız Özak baş­kan­lı­ğın­da Al­man­ya Fe­de­ral Cum­hu­ri­ye­ti'ne ya­pı­la­cak resmî zi­ya­re­te TBMM üye­le­rin­den olu­şan bir he­ye­tin ka­tıl­ma­sı­na iliş­kin Baş­kan­lık tez­ke­re­si;

Ta­rım ve Köyiş­le­ri Ba­ka­nı Meh­met Meh­di Eker'in, İran'a,

Dı­şiş­le­ri Ba­ka­nı ve Baş­ba­kan Yar­dım­cı­sı Ab­dul­lah Gül'ün, Ma­ke­don­ya'ya,

Kül­tür ve Tu­rizm Ba­ka­nı Atil­la Koç'un, Rus­ya Fe­de­ras­yo­nu'na,

Kül­tür ve Tu­rizm Ba­ka­nı Atil­la Koç'un, Fas'a,

Dev­let Ba­ka­nı Kür­şad Tüz­men'in, Uk­ray­na'ya,

Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat Ba­şes­gi­oğ­lu'nun, Bul­ga­ris­tan'a,

Yap­tı­ğı resmî zi­ya­re­te ka­tı­la­cak mil­let­ve­kil­le­ri­ne iliş­kin Baş­ba­kan­lık tez­ke­re­le­ri;

Ka­bul edil­di.

Gün­de­min "Ka­nun Ta­sa­rı ve Tek­lif­le­ri ile Ko­mis­yon­lar­dan Ge­len Di­ğer İş­ler" kıs­mı­nın 44'ün­cü sı­ra­sın­da bu­lu­nan 970 ve 970'e 1'in­ci ek sı­ra sa­yı­lı Ka­nun Tek­li­fi'nin bu kıs­mın 6'ncı, 436'ncı sı­ra­sın­da bu­lu­nan 1412 sı­ra sa­yı­lı Ka­nun Tek­li­fi'nin 10'un­cu, 420'nci sı­ra­sın­da bu­lu­nan 1380 sı­ra sa­yı­lı Ka­nun Ta­sa­rı­sı'nın 11'in­ci, 435'in­ci sı­ra­sın­da bu­lu­nan 1406 sı­ra sa­yı­lı Ka­nun Tek­li­fi'nin 12'nci sı­ra­sı­na alın­ma­sı­na; 14/05/2007 Sa­lı gün­kü ge­len kâğıt­lar­da ya­yım­la­nan ve bas­tı­rı­la­rak da­ğı­tı­lan 1414, 1417 ve 1416 sı­ra sa­yı­lı Ka­nun Ta­sa­rı ve Tek­lif­le­ri­nin kırk se­kiz sa­at geç­me­den, bu kıs­mın 5'in­ci, 9'un­cu ve 13'ün­cü sı­ra­la­rı­na alın­ma­sı­na ve di­ğer iş­le­rin sı­ra­sı­nın bu­na gö­re te­sel­sül et­ti­ril­me­si­ne iliş­kin AK Par­ti Gru­bu öne­ri­si, ya­pı­lan gö­rüş­me­ler­den son­ra, ka­bul edil­di.

İz­mir Mil­let­ve­ki­li Yıl­maz Ka­ya'nın, 5271 Sa­yı­lı Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Tek­li­fi'nin (2/819) İç Tü­zük'ün 37'nci mad­de­si­ne gö­re doğ­ru­dan gün­de­me alın­ma­sı­na iliş­kin öner­ge­si, ya­pı­lan gö­rüş­me­ler­den son­ra ka­bul edil­me­di.

Muğ­la Mil­let­ve­ki­li Ha­san Öz­yer'in, Be­le­di­ye­le­re ve İl Özel İda­re­le­ri­ne Ge­nel Büt­çe Ge­lir­le­rin­den Pay Ve­ril­me­si Hak­kın­da Ka­nu­na Bir Ek Mad­de Ek­len­me­si­ne Da­ir Ka­nun Tek­li­fi'nin (2/265) İç Tü­zük'ün 37'nci mad­de­si­ne gö­re doğ­ru­dan gün­de­me alın­ma­sı­na iliş­kin öner­ge­si, ya­pı­lan gö­rüş­me­ler­den son­ra ka­bul edil­di.

Gün­de­min "Ka­nun Ta­sa­rı ve Tek­lif­le­ri ile Ko­mis­yon­lar­dan Ge­len Di­ğer İş­ler" kıs­mı­nın:

1'in­ci sı­ra­sın­da bu­lu­nan, Ka­mu İha­le Ka­nu­nu­na Ge­çi­ci Mad­de Ek­len­me­si­ne Da­ir Ka­nun Tek­li­fi'nin (2/212) (S. Sa­yı­sı: 305) gö­rüş­me­le­ri, da­ha ön­ce ge­ri alı­nan mad­de­le­re iliş­kin ko­mis­yon ra­po­ru he­nüz gel­me­di­ğin­den;

2'nci sı­ra­sın­da bu­lu­nan, Ba­zı Ka­mu Ala­cak­la­rı­nın Tah­sil ve Ter­ki­ni­ne İliş­kin (1/1030) (S. Sa­yı­sı: 904),

3'ün­cü sı­ra­sın­da bu­lu­nan, Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si Grup Baş­kan­ve­ki­li Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Fa­ruk Çe­lik'in, İmar Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir (2/820) (S. Sa­yı­sı: 1337),

6'ncı sı­ra­sı­na alı­nan, Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Şev­ket Or­han ile Ba­lı­ke­sir Mil­let­ve­ki­li Ali Os­man Sa­li'nin; 2863 Sa­yı­lı Kül­tür ve Ta­bi­at Var­lık­la­rı­nı Ko­ru­ma Ka­nu­nu­nun Bir Mad­de­si­nin De­ğiş­ti­ril­me­si ve Ge­çi­ci Mad­de Ek­len­me­si Hak­kın­da (2/461) (S. Sa­yı­sı: 970 ve 970'e 1'in­ci ek),

7'nci sı­ra­sı­na alı­nan, Ko­nut Edin­dir­me Yar­dı­mı Hak Sa­hip­le­ri­ne Öde­me Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir (1/1195) (S. Sa­yı­sı: 1216),

Ka­nun Ta­sa­rı ve Tek­lif­le­ri­nin gö­rüş­me­le­ri;

5'in­ci sı­ra­sı­na alı­nan, Yük­se­köğ­re­tim Ku­rum­la­rı Teş­ki­la­tı Ka­nu­nu ile 78 ve 190 Sa­yı­lı Ka­nun Hük­mün­de Ka­rar­na­me­ler­de De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı Hak­kın­da Ka­nun Ta­sa­rı­sı ile Yük­se­köğ­re­tim Ku­rum­la­rı Öğ­re­tim Ele­man­la­rı­nın Kad­ro­la­rı Hak­kın­da Ka­nun Hük­mün­de Ka­rar­na­me ile Ge­nel Kad­ro ve Usu­lü Hak­kın­da Ka­nun Hük­mün­de Ka­rar­na­me­ye Ek­li Cet­vel­ler­de De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Ta­sa­rı­sı'nın (1/1343, 1/1291) (S. Sa­yı­sı: 1414) gö­rüş­me­le­ri­ne baş­la­nı­la­rak 4'ün­cü mad­de­si­ne ka­dar ka­bul edil­di. Ve­ri­len ara­dan son­ra,

İl­gi­li ko­mis­yon yet­ki­li­le­ri Ge­nel Ku­rul­da ha­zır bu­lun­ma­dı­ğın­dan;

Er­te­len­di.

4'ün­cü sı­ra­sın­da bu­lu­nan, Ada­na Mil­let­ve­ki­li Va­hit Ki­riş­ci ve To­kat Mil­let­ve­ki­li Ze­yid As­lan'ın, T.C. Zi­ra­at Ban­ka­sı A.Ş. ve Ta­rım Kre­di Ko­ope­ra­tif­le­ri Ta­ra­fın­dan Kul­lan­dı­rı­lan Grup Kre­di­le­rin­den Do­ğan Ke­fa­le­tin So­na Er­di­ril­me­si Hak­kın­da Ka­nun Tek­li­fi'nin (2/975) (S. Sa­yı­sı: 1411) gö­rüş­me­le­ri­ne de­vam olu­na­rak, elek­tro­nik ci­haz­la ya­pı­lan açık oy­la­ma­dan son­ra ka­bul edil­di.

İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li İr­fan Gün­düz, İz­mir Mil­let­ve­ki­li K. Ke­mal Ana­dol'un,

İz­mir Mil­let­ve­ki­li K. Ke­mal Ana­dol, Niğ­de Mil­let­ve­ki­li Er­do­ğan Öze­gen'in,

Ko­nuş­ma­la­rın­da, par­ti­le­ri­ne sa­taş­tık­la­rı id­di­asıy­la bi­rer açık­la­ma­da bu­lun­du­lar.

16 Ma­yıs 2007 Çar­şam­ba gü­nü, alı­nan ka­rar ge­re­ğin­ce sa­at 11.00'de top­lan­mak üze­re, bir­le­şi­me 23.15'te son ve­ril­di.

Yıl­maz Ateş

 

 

Baş­kan Ve­ki­li

 

 

 

Bay­ram Öz­çe­lik

Türkân Mi­ço­oğul­la­rı

 

Bur­dur

İz­mir

 

Kâtip Üye

Kâtip Üye

Ha­run Tü­fek­ci

 

 

Kon­ya

 

 

Kâtip Üye

 

 

 

 

No.: 145

II. - GE­LEN KÂĞIT­LAR

16 Ma­yıs 2007 Çar­şam­ba

Ta­sa­rı

1.- Genç­lik ve Spor Ge­nel Mü­dür­lü­ğü­nün Teş­kilât ve Gö­rev­le­ri Hak­kın­da Ka­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na İliş­kin Ka­nun Ta­sa­rı­sı (1/1360) (Plan ve Büt­çe ile Millî Eği­tim, Kül­tür, Genç­lik ve Spor  Ko­mis­yon­la­rı­na) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 10.5.2007)

Tek­lif

1.- Kırk­la­re­li Mil­let­ve­ki­li Ah­met Gök­han Sa­rı­çam'ın; Yük­se­köğ­re­tim Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı Hak­kın­da Ka­nun Tek­li­fi (2/1023) (Millî Eği­tim, Kül­tür, Genç­lik ve Spor Ko­mis­yo­nu­na) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 10.5.2007)

Ra­por­lar

1.- Ağ­rı Mil­let­ve­ki­li Meh­met Ke­rim Yıl­dız ve 11 Mil­let­ve­ki­li­nin; Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı­nın Teş­kilât ve Gö­rev­le­ri Hak­kın­da Ka­nun Hük­mün­de Ka­rar­na­me­de De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Tek­li­fi ile Sağ­lık, Ai­le, Ça­lış­ma ve Sos­yal İş­ler Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru (2/1013) (S. Sa­yı­sı: 1418) (Da­ğıt­ma ta­ri­hi: 16.5.2007) (GÜN­DE­ME)

2.- Mer­sin Mil­let­ve­ki­li Ömer İnan ve Ka­ra­man Mil­let­ve­ki­li Yük­sel Ça­vu­şoğ­lu'nun; Yük­se­köğ­re­tim Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Tek­li­fi ile Millî Eği­tim, Kül­tür, Genç­lik ve Spor Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru (2/1022) (S. Sa­yı­sı: 1419) (Da­ğıt­ma ta­ri­hi: 16.5.2007) (GÜN­DE­ME)

 

 

 

 

16 Ma­yıs 2007 Çar­şam­ba

Bİ­RİN­Cİ OTU­RUM

Açıl­ma Sa­ati: 11.14

BAŞ­KAN : Baş­kan Ve­ki­li Yıl­maz ATEŞ

KÂTİP ÜYE­LER : Bay­ram ÖZ­ÇE­LİK (Bur­dur), Ha­run TÜ­FEK­Cİ  (Kon­ya)

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­nin 107'nci Bir­le­şi­mi­ni açı­yo­rum.

Top­lan­tı ye­ter sa­yı­sı var­dır, gün­de­me ge­çi­yo­ruz.

Gün­de­me geç­me­den ön­ce, gün­dem dı­şı söz is­te­yen sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri­ne söz ve­re­ce­ğim.

Gün­dem dı­şı ilk söz, seç­men kü­tük­le­ri hak­kın­da söz is­te­yen İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Sa­yın Bü­lent Tan­la'ya ait­tir.

Bu­yu­run Sa­yın Tan­la.

III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜN­DEM DI­ŞI KO­NUŞ­MA­LAR

1.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Bü­lent H. Tan­la'nın, se­çim­le­rin tem­sil­de ada­le­ti, yö­ne­tim­de is­tik­ra­rı sağ­la­ya­bil­me­si için seç­men kü­tük­le­ri­nin doğ­ru tes­pit edil­me­si­nin öne­mi­ne iliş­kin gün­dem dı­şı ko­nuş­ma­sı

BÜ­LENT H. TAN­LA (İs­tan­bul) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım; çok te­şek­kür edi­yo­rum.

Söz­le­ri­me baş­lar­ken, 22 Tem­muz­da ya­pa­ca­ğı­mız seç­men kü­tük­le­ri ve nü­fus sa­yı­mıy­la il­gi­li ba­zı sa­yı­lar üze­rin­de…

BAŞ­KAN - Sa­yın Tan­la, bir sa­ni­ye.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, Sa­yın Ko­nuş­ma­cı­yı du­ya­mı­yo­ruz. Lüt­fen, ken­di ara­mız­da­ki ko­nuş­ma­ya bir son ve­re­lim.

Bu­yu­run Sa­yın Tan­la.

BÜ­LENT H. TAN­LA (De­vam­la) - De­ğer­li ar­ka­daş­lar, çok kri­tik bir dö­nem­de ger­çek­leş­ti­re­ce­ği­miz 2007 22 Tem­muz se­çim­le­riy­le il­gi­li seç­men kü­tük­le­rin­de ve nü­fu­su­muz­la il­gi­li nü­fus sa­yı­mı so­nuç­la­rın­da çok önem­li ba­zı bil­gi­le­ri siz­ler­le pay­laş­mak üze­re gün­dem dı­şı söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum. He­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Bil­di­ği­niz üze­re, ge­çen haf­ta tar­tış­ma­la­rı baş­la­yan ve resmî açık­la­ma ya­pıl­ma­ma­sı­na rağ­men ta­ra­fım­dan ka­mu­oyu­na ve siz­le­re açık­lan­mış bu­lu­nan ba­zı ra­kam­lar­la söz­le­ri­me baş­la­mak is­ti­yo­rum.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, bi­li­yor­su­nuz, 2002 ge­nel se­çim­le­ri 41 mil­yon 400 bin ci­va­rın­da seç­men ile ya­pıl­dı. Bu­nu, Yük­sek Se­çim Ku­ru­lu, hem Tür­ki­ye'ye hem dün­ya­ya açık­la­dı. Ya­ni, 2002 se­çim­le­ri, 41 mil­yon 400 bin seç­men ile ya­pıl­dı ve bu, 32 mil­yon seç­me­nin san­dı­ğa gi­de­rek oy kul­lan­ma­sı bi­çi­min­de ger­çek­le­şe­rek ka­mu­oyu­na açık­lan­dı ve bu­gün­kü Mec­li­si­miz oluş­tu.

Gel­dik 2004 yı­lı­na. Yi­ne, 2004 yı­lın­da 43 mil­yon 600 bin seç­men ile bu­gün­kü ye­rel se­çim­ler ya­pıl­dı…

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, Sa­yın Ko­nuş­ma­cı­yı duy­mak­ta zor­luk çe­ki­yo­ruz. Şu sa­lon­da­ki uğul­tu­yu bir ke­se­bi­lir­sek, Sa­yın Ko­nuş­ma­cı söz­le­ri­ni sür­dü­re­cek.

Bu­yu­run Sa­yın Tan­la.

BÜ­LENT H. TAN­LA (De­vam­la) - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Baş­kan.

2004 ye­rel se­çim­le­ri de, yi­ne, Yük­sek Se­çim Ku­ru­lu­nun bü­tün Tür­ki­ye'ye ve dün­ya­ya yap­tı­ğı açık­la­may­la, 43 mil­yon 600 bin seç­men ile ya­pıl­dı. Şim­di, 2007 22 Tem­muz se­çim­le­ri ise, Yük­sek Se­çim Ku­ru­lu ta­ra­fın­dan, nü­fus sa­yı­mı ve­ri­le­ri­ne gö­re, 45 mil­yon, 46 mil­yon seç­men üze­rin­den ya­pıl­ma­sı ge­re­kir­ken, Yük­sek Se­çim Ku­ru­lu­nun bir açık­la­ma­sıy­la -gay­ri­resmî bir açık­la­ma­sıy­la, ge­çen ak­şam te­le­viz­yon­da açık­la­dı, hâlâ  res­men açık­la­mış de­ğil, du­ru­mu biz tes­pit et­tik- "Şu an­da 41 mil­yon 200 bin seç­me­ni­miz var." di­yor Yük­sek Se­çim Ku­ru­lu. Ya­ni, 4-4,5 mil­yon seç­men ne ol­du? Evet, mü­ker­rer. De­mek ki, biz, 2002 se­çim­le­ri­ni yan­lış bir seç­men kü­tü­ğüy­le, 4,5 mil­yon mü­ker­rer ya­zıl­mış olan seç­men­ler­le yap­mı­şız. Bu, Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti'ne ya­kış­mı­yor; ger­çek­ten, Ata­türk, Ga­zi Mus­ta­fa Ke­mal Ata­türk ve ar­ka­daş­la­rı­nın kur­muş ol­du­ğu bu mo­dern cum­hu­ri­ye­te ya­kış­mı­yor.

Ba­kın, üç gün ev­vel, bi­zim TÜ­İK Baş­ka­nı -Sa­yın Ata­lay'ın sa­mi­mi­ye­ti­ne yüz­de 100 ka­tı­lı­yo­rum ama- bir açık­la­ma yap­tı, ay­nen şöy­le, di­yor ki: "Bu­gü­ne ka­dar ad­re­se bağ­lı ola­rak ya­pı­lan sa­yım­la­ra gö­re 73 mil­yon 875 bin olan Tür­ki­ye nü­fu­su­nun 68 mil­yo­na düş­me­si bek­le­ni­yor." Ya­ni, bu­ra­sı Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti be­ye­fen­di! Beş da­ki­ka­da 5 mil­yon seç­me­nin, bu yap­tı­ğı­nız nü­fus sa­yım­la­rı­na gö­re dü­şü­rül­me­si müm­kün mü? Dik­ka­ti­ni­zi çek­mek is­ti­yo­rum. Ya­ni, önü­müz­de­ki se­çim­le­rin de­mok­ra­tik, doğ­ru, gü­ve­ni­lir, an­la­şı­lır ve üze­rin­de ka­ra bu­lut­lar ol­ma­ma­sı için… Son­ra baş­ka ne­den ara­ma­ya­lım sa­yın, de­ğer­li ar­ka­daş­lar. Son­ra, bu se­çim­le­rin  üze­rin­de­ki ka­ra bu­lut­lar üze­rin­de, an­ti­de­mok­ra­tik ba­zı dav­ra­nış­la­rın ve­ya­hut da an­ti­de­mok­ra­tik ba­zı ne­den­le­rin ol­du­ğu­nu an­la­ma­ya­lım. Esas de­mok­rat­lık ve de­mok­ra­si, baş­ka­sı­nın fi­kir­le­ri­ne, siz ka­tıl­sa­nız da ka­tıl­ma­sa­nız da, doğ­ru ve dü­rüst, ger­çek di­ye­bil­me sa­na­tı­dır. Ya­ni, de­mok­ra­si­yi, "il­la­ki be­nim de­di­ğim doğ­ru" ve­ya "be­nim de­di­ğim hak­lı­dır" şek­lin­de an­la­ma­mak la­zım. Önü­müz­de­ki se­çim­le­rin ger­çek­ten tem­sil­de ada­let ve yö­ne­tim­de is­tik­rar sağ­la­ya­bil­me­si için, bi­zim seç­men kü­tük­le­ri­mi­zin çok doğ­ru tes­pit edil­me­si ge­re­kir di­ye dü­şü­nü­yo­rum.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, bu­gü­ne ka­dar, bu kür­sü­den, Sa­yın Baş­ba­kan ve di­ğer par­ti li­der­le­ri­miz ve bir­çok mil­let­ve­ki­li ar­ka­da­şı­mız, mey­dan­lar­da bir­çok ar­ka­da­şı­mız ve üni­ver­si­te­ler­de bir­çok pro­fe­sör, bi­lim ada­mı ve öğ­re­tim üye­le­ri, öğ­ren­ci­le­ri­ne, Tür­ki­ye'nin nü­fu­su­nun 73 mil­yon ol­du­ğu­na da­ir be­yan­lar­da bu­lun­du­lar. Biz, şu an­da, da­ha nü­fu­su­mu­zu sa­ya­ma­yan ve nü­fu­su­mu­zu bil­me­yen bir ül­ke ko­nu­mun­da­yız. Bu, ay­rı­ca, bi­zim ulus­la­ra­ra­sı alan­da­ki hem mo­dern Tür­ki­ye ima­jı­na…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Tan­la, bir sa­ni­ye.

Ko­nuş­ma­nı­zı ta­mam­lar mı­sı­nız.

Bu­yu­run.

BÜ­LENT H. TAN­LA (De­vam­la) - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Baş­kan.

Şim­di, 2007 se­çim­le­riy­le il­gi­li kü­çük bir de­ğer­len­dir­me yap­tık­tan son­ra, 22 Tem­muz se­çim­le­ri­ne gel­mek is­ti­yo­rum.

Ar­ka­daş­lar, bu, he­pi­mi­zin ve Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti'nin de­mok­ra­tik or­ta­mı­nın ve par­la­men­ter sis­te­mi­nin de­va­mı için çok dik­kat edil­me­si ge­re­ken bir ko­nu­dur. Ben hu­kuk­çu de­ği­lim ama hu­kuk­çu ar­ka­daş­la­rı­mız ga­yet iyi bi­lir, 2007 se­çim­le­ri, 2004 ye­rel se­çim­le­ri ve be­le­di­ye se­çim­le­ri mut­lak but­lan­dır, ya­ni tam hu­kuk­suz­luk hâli var­dır. 2004 ye­rel se­çim­le­ri­nin, bu mü­ker­rer oy, seç­men kü­tük­le­riy­le ya­pıl­mış olan se­çim­le­rin mut­lak but­lan­la so­nu de­mok­ra­si­ler­de na­sıl ger­çek­leş­me­si ge­re­kir, ar­tık, ben -bu­ra­sı bir ti­yat­ro sah­ne­si ol­ma­dı­ğı­na gö­re- si­zin de­ğer­len­dir­me­le­ri­ni­ze su­nu­yo­rum.

Şim­di 22 Tem­muz se­çim­le­ri­ne ge­lir­sek…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Tan­la, ek bir da­ki­ka sü­re ver­dim, ama dol­du.

BÜ­LENT H. TAN­LA (De­vam­la) - Çok önem­li bir kı­sım­da­yım.

BAŞ­KAN - Söz­le­ri­ni­zi ta­mam­lar mı­sı­nız.

Bu­yu­run.

BÜ­LENT H. TAN­LA (De­vam­la) - De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, ba­kın,198 sa­yı­lı Ya­sa'da, kim­lik de­di­ği­miz za­man, is­mi, so­ya­dı, ana adı, ba­ba adı, do­ğum ta­ri­hi, do­ğum ye­ri ve ad­re­si bu­lun­mak­ta­dır. Şu an­da Yük­sek Se­çim Ku­ru­lu, 1 mil­yon 600 bin seç­me­ni­mi­zin va­tan­daş­lık nu­ma­ra­sı­nı MER­NİS ile üst üs­te ça­kış­tı­ra­ma­mak­ta­dır. Bey­ler, 1 mil­yon 600 bin ki­şi seç­men ola­rak Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti'nde eğer ad­res­le­rin­de var ise, bun­la­rın baş­vur­ma­la­rı ye­ri­ne, Yük­sek Se­çim Ku­ru­lu­nun, ya­ni, Hükûme­tin ve­ya ba­kan­lı­ğın, bun­la­ra baş­vu­ra­rak, böy­le isim­ler var mı, yok mu­yu tes­pit et­me­si ge­re­kir. Ya­ni, is­mi var cis­mi yok du­rum­la kar­şı kar­şı­ya­yız. 1 mil­yon 600 bin ki­şi eğer yok ise, ama lis­te­ler­de var, na­sıl baş­vu­rup da ken­di­le­ri­ni sil­dir­sin­ler ve­ya kim­lik nu­ma­ra­sı bul­sun­lar? Bu dü­şün­ce sis­te­mi­nin ta­ma­men de­ğiş­ti­ril­me­si la­zım­dır.

Ben, bu­ra­dan, ba­na ve­ri­len sü­re­ye say­gı­lı ola­rak kal­mak için, Hükûme­ti, Par­la­men­to­yu ve yet­ki­li­le­ri 22 Tem­muz se­çim­le­riy­le il­gi­li seç­men kü­tük­le­ri­ne yö­ne­lik gö­re­ve da­vet edi­yo­rum. Bu seç­men kü­tük­le­ri­miz ek­sik­tir, bu seç­men kü­tük­le­ri­miz yan­lış­tır, bu seç­men kü­tük­le­ri­miz ha­ta­lı­dır. Eğer ki bu kü­tük­ler­le ya­pı­la­cak se­çim so­nuç­la­rı­na ra­zı ola­cak­sak, da­ha son­ra­ki çı­ka­cak tar­tış­ma­la­rı da şim­di­den içi­mi­ze sin­dir­me­miz ge­re­kir.

Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Baş­kan ve he­pi­ni­ze say­gı­lar su­nu­yo­rum.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Tan­la.

ÖNER ER­GENÇ (Si­irt) - Yük­sek Se­çim Ku­ru­lu Baş­ka­nı si­ze bu­nun doğ­ru ol­du­ğu­nu ve na­sıl oy kul­la­na­cak­la­rı­nı…

BÜ­LENT H. TAN­LA (İs­tan­bul) - Say­gı du­yu­yo­rum her­ke­se ama, biz uya­rı­yo­ruz. Da­ha son­ra gö­rü­şü­rüz efen­dim.

BAŞ­KAN - Gün­dem dı­şı ikin­ci söz, Ar­da­han Mil­let­ve­ki­li Sa­yın En­sar Öğüt'e ait­tir.

Bu­yu­run Sa­yın Öğüt. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

2.- Ar­da­han Mil­let­ve­ki­li En­sar Öğüt'ün, des­tek­len­me­me­le­ri ne­de­niy­le şe­hir­le­re göç eden ve­ya köy­le­rin­de ka­lan çift­çi­le­rin düş­tük­le­ri du­ru­ma iliş­kin gün­dem dı­şı ko­nuş­ma­sı

EN­SAR ÖĞÜT (Ar­da­han) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li ar­ka­daş­lar…

Sa­yın Baş­kan, sa­lon­da­ki ko­nuş­ma­lar du­rur­sa ko­nuş­ma­ma de­vam ede­rim.

BAŞ­KAN - Siz bu­yu­run.

Sa­yın Tan­la, siz ye­ri­ni­ze ge­çer mi­si­niz.

EN­SAR ÖĞÜT (De­vam­la) - Ta­rım ve göç­le il­gi­li söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum. He­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­la­rım.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, Tür­ki­ye'nin ha­ri­ta­sı­na bak­tı­ğı­nız za­man, kor­kunç bir göç ya­şa­mış, böl­ge­ler bo­şal­mış, bü­yük şe­hir­ler­de in­san­lar ge­ce­kon­du­lar­da ya­şa­ma­ya mah­kum edil­miş, ama köy­de ka­lan­lar da­ha da bir pe­ri­şan du­ru­ma gel­miş­tir.

Şim­di, bu­ra­da, ta­rım­la uğ­ra­şan in­san­la­rın des­tek­len­me­me­si, ta­rım­la uğ­ra­şan in­san­la­ra yüz­de 18 KDV uy­gu­lan­ma­sı, ta­rım­la uğ­ra­şan in­san­la­rın ma­zo­tu­na ÖTV uy­gu­lan­ma­sı ma­li­yet­le­ri faz­la­laş­tır­dı­ğı için, in­san­lar ka­za­na­ma­dı­ğı için ken­di köy­le­ri­ni, yurt­la­rı­nı terk edip, bü­yük şe­hir­le­re yer­le­şip, bü­yük şe­hir­ler­de va­roş­lar oluş­tur­muş­lar­dır.

An­cak do­ğu ve gü­ney­do­ğu il­le­rin­de ağır­lık­lı ola­rak yüz­de 95'i, in­san­la­rı­mı­zın, hay­van­cı­lık­la ge­çi­ni­yor. Hay­van­cı­lık şu an­da öl­müş du­rum­da­dır. İran sı­nı­rın­dan, ma­ale­sef, çok sa­yı­da hâlen da­ha ka­çak hay­va­nın gel­me­si, yer­li köy­lü üre­ti­ci­nin hay­va­nı­nın pa­ra et­me­me­si, in­san­la­rı da­ha da pe­ri­şan du­ru­ma sok­tu.

Onun öte­sin­de, yem bit­ki­le­ri­nin za­ma­nın­da öden­me­me­sin­den do­la­yı, 150 bin li­ra­lık sa­ma­nı 600 bin li­ra­ya alıp -yem bit­ki­le­rin­de yük­sek ma­li­yet ola­rak çık­tı­ğı için de ma­ale­sef- hay­va­nı­na ye­dir­miş ol­du­ğu ye­min pa­ra­sı­nı, hay­va­nı­nı sat­tı­ğı za­man sağ­la­ya­mı­yor, ya­ni hay­van, yem­den da­ha ucu­za gi­di­yor.

Bu çer­çe­ve­de bak­tı­ğı­nız za­man ar­ka­daş­lar, ni­çin bu in­san­lar göç edi­yor? Yüz yıl ön­ce, yüz el­li yıl ön­ce top­rak ev­le­rin al­tın­da, il­kel ko­şul­lar­da ya­şa­yan köy­lü­le­ri­miz, ahır­la­rıy­la, inek­le­riy­le bir­lik­te ya­şa­yan köy­lü­le­ri­miz, hâlen, 21'in­ci yüz­yıl­da, top­rak evin al­tın­da, ine­ğiy­le ahır­da bir­lik­te ya­şı­yor­sa, bu, 21'in­ci yüz­yıl­da Tür­ki­ye'yi yö­ne­ten­le­rin ayı­bı­dır.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, biz bir araş­tır­ma yap­tık. Sa­yın Ge­nel Baş­ka­nı­mız De­niz Bay­kal'ın ta­li­ma­tıy­la, Do­ğu Ana­do­lu'da 16 il­de bir araş­tır­ma yap­tık. Dev­let İs­ta­tis­ti­ğin ver­miş ol­du­ğu ra­kam­la­rı da söy­le­ye­ce­ğim. Do­ğu Ana­do­lu'da on al­tı il­de 6,5 mil­yon in­san ya­şı­yor. Bu 6,5 mil­yon in­sa­nın 2,5 mil­yo­nu­nun ban­yo­su ve tu­va­le­ti yok. Tek­rar edi­yo­rum: 6,5 mil­yon in­san ya­şı­yor, 2,5 mil­yon in­sa­nın ban­yo­su ve tu­va­le­ti yok. Şim­di, böy­le bir or­tam, 21'in­ci yüz­yıl­da Av­ru­pa Bir­li­ği­ne gi­ren Tür­ki­ye'nin ayı­bı de­ğil mi? İş­te, dört bu­çuk yıl­dır yö­ne­ten Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si, bu­nu mut­lak su­ret­te çöz­me­si ge­re­ki­yor­du. Şim­di, siz çöz­me­di­ği­ni­ze gö­re, in­şal­lah, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si ge­le­cek ve bun­la­rı mut­lak su­ret­te çö­ze­cek­tir de­ğer­li ar­ka­daş­lar. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

Köy­ler­de ya­şa­yan in­san­la­rın in­san onu­ru­na ya­kı­şa­cak şe­kil­de çağ­daş, mo­dern bir şe­kil­de ya­şa­ma­sı, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si­nin en bü­yük he­de­fi­dir. İş­te, pro­je­miz bu­ra­da. Bu pro­je köy­ler­de uy­gu­lan­dı, ca­mi­le­re ab­dest­ha­ne yap­tık, okul­la­ra ban­yo, tu­va­let yap­tık ve dört ta­ne nu­mu­ne yap­tık, bu se­ne de de­va­mı­nı sağ­la­ya­ca­ğız. Te­miz­lik iman­dan ge­lir de­ğil mi? Siz, in­sa­nı te­miz yap­ma­dan ca­mi­ye gön­de­ri­yor­su­nuz, on­dan son­ra da, te­miz­lik iman­dan ge­li­yor! Böy­le bir şey ol­maz ar­ka­daş­lar! Te­miz­lik iman­dan ge­li­yor­sa, ön­ce, in­sa­nı­nı sağ­lık­lı, te­miz ya­pa­cak­sın kar­de­şim; sağ­lık­lı ola­cak, te­miz ola­cak. Su ha­yat­tır.

İş­te bi­zim pro­je­miz. Sa­yın Ge­nel Baş­ka­nı­mı­zın ön­sö­zü­nü oku­yo­rum, lüt­fen, her­kes din­le­sin: "Mil­le­tin efen­di­si köy­lü­mü­zün, çağ­daş top­lum­lar gi­bi, in­san onu­ru­na ya­kı­şa­cak bir ya­şam sür­me­si, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si ola­rak en bü­yük he­de­fi­miz­dir. De­niz Bay­kal." İş­te, bu­ra­da, De­niz Bay­kal gel­di­ği za­man, köy­lü­nün, ta­rı­mın, hay­van­cı­nın, me­mu­run, emek­li­nin, iş­çi­nin, es­na­fın, sa­na­yi­ci­nin bü­tün dert­le­ri bi­te­cek ve köy­ler­de ya­şa­yan 25 mil­yon in­sa­nın, in­san gi­bi, in­san onu­ru­na ya­kı­şa­cak şe­kil­de ya­şa­ma­sı bi­zim en bü­yük he­de­fi­miz ola­cak­tır, bu­nu bi­lin. KÖY­DES pro­je­le­ri, KÖY­DES'le il­gi­li yol­lar, iş­te, gi­din, gö­rün…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Öğüt, ko­nuş­ma­nı­zı ta­mam­lar mı­sı­nız.

Bu­yu­run.

FA­RUK AN­BAR­CI­OĞ­LU (Bur­sa) - Pro­je­de ban­yo ve tu­va­let­ler ne­re­de gö­zü­kü­yor?

EN­SAR ÖĞÜT (De­vam­la) - Bu­ra­da var.

Şim­di, KÖY­DES pro­je­le­ri ya­pıl­dı. Be­nim ken­di ilim­den ör­nek ve­re­yim, 19 tril­yon li­ra Ar­da­han'a pa­ra git­ti; ma­ale­sef, köy yol­la­rı­nın yüz­de 80'i yi­ne bo­zul­du. Ya­ni, ya­pı­lan yol­lar -yan­lış an­la­ma­yın- eh­li­ne ve­ril­me­di­ği için, yan­daş­la­rı­na ve­ril­di­ği için o yol­lar şu an­da bo­zuk, köy­ler ça­mur içe­ri­sin­den kur­tul­mu­yor.

Şim­di, be­ni bi­raz ön­ce Ar­da­han'dan ara­dı ar­ka­daş­la­rım. Şim­di, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, doğ­ru­dan ge­lir des­tek pa­ra­sı­na Hükûmet blo­ke koy­du­ğu için köy­lü pa­ra­sı­nı ala­mı­yor. Da­ha doğ­ru­su şe­hir­de­ki es­naf da pa­ra­sı­nı ala­mı­yor. Ar­da­han Es­naf Oda­la­rı Bir­lik Baş­ka­nı Sa­yın Ya­şar Taş­de­mir be­ni ara­dı, "Lüt­fen, Hükûme­te söy­le­yin, doğ­ru­dan ge­lir des­tek pa­ra­sı­na blo­ke koy­ma­sın, köy­lü za­ten zor ge­çi­ni­yor. Hiç ol­maz­sa ona da blo­ke koy­ma­sın." de­di­ler. Ben, ri­ca edi­yo­rum.

İkin­ci­si, yi­ne, Po­sof Ta­rım Kre­di Ko­ope­ra­ti­fi Baş­ka­nı Sa­yın Meh­met Doğ­ru­yol ara­dı be­ni "720 ta­ne üye­miz var, Zi­ra­at Ban­ka­sın­dan kre­di ala­mı­yo­ruz…"

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Öğüt, bir sa­ni­ye.

Ge­nel Ku­ru­lu se­lam­lar mı­sı­nız.

Bu­yu­run.

EN­SAR ÖĞÜT (De­vam­la) - "720 ta­ne ko­ope­ra­tif üye­miz var, Zi­ra­at Ban­ka­sı kre­di ver­me­di­ği için ko­ope­ra­ti­fi­mi­zi ka­pa­ta­ca­ğız" di­yor­lar.

Gö­le Sa­man­bey­li kö­yü Muh­ta­rı Mu­zaf­fer Av­şar ara­dı "Va­li­lik bir ka­rar al­mış, yay­la­ya çı­kar­ken al­tı hay­van­dan faz­la gö­tür­me­ye­cek­si­niz di­yor."

Böy­le bir ka­rar ola­bi­lir mi? Yüz­de 95'i hay­van­cı­lık­la ge­çi­nen in­san­la­ra kı­sıt­la­ma ge­ti­ril­me­si ola­bi­lir mi? Ben da­ha Sa­yın Va­liy­le ko­nuş­ma­dım, ama bu­ra­dan uya­rı­yo­rum: Lüt­fen, in­san­la­rın yay­la­ya çı­kar­ken gö­tür­dü­ğü hay­van sa­yı­sı­nı siz ni­çin be­lir­li­yor­su­nuz? Yay­la­ya kaç hay­van gö­tü­re­cek­se gö­tür­sün, ada­mın ge­çi­mi o. "Efen­dim, al­tı hay­van­dan faz­la gö­tü­re­mez­si­niz…" Böy­le saç­ma bir şey ola­bi­lir mi?

Şim­di, de­ğer­li ar­ka­daş­lar -ben faz­la za­ma­nı­nı­zı al­mak is­te­mi­yo­rum- bu­ra­da önem­li olan şu­dur: Biz, gel­dik gi­de­ce­ğiz, gel­me­ye­bi­li­riz, se­çil­me­ye­bi­li­riz, hiç önem­li de­ğil, ama vic­da­nen bir şey­de ra­hat ol­ma­mız la­zım. "Te­miz­lik iman­dan ge­lir" de­yip de, in­san­la­rı su­suz, pis­lik içe­ri­sin­de, il­kel ko­şul­lar içe­ri­sin­de ya­şa­ma­ya bı­ra­kır­sak, bu bi­zim ayı­bı­mız­dır. Bu ayı­bı Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­nin ve Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti hükûme­ti­nin mut­lak su­ret­te dü­zelt­me­si ge­re­ki­yor, bu­na ina­nı­yo­rum.

Ben, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si­nin ik­ti­da­rın­da, in­şal­lah, köy­lüy­le, bü­tün ke­sim­ler­le, bü­tün ku­rum­lar­la en iyi şe­kil­de Tür­ki­ye'yi mut­lu­lu­ğa ta­şı­ya­ca­ğı­mı­za ina­nı­yor, he­pi­ni­ze say­gı­lar su­nu­yo­rum. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Öğüt.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, gün­de­me ge­çi­yo­ruz.

Alı­nan ka­rar ge­re­ğin­ce söz­lü so­ru öner­ge­le­ri­ni gö­rüş­mü­yor ve gün­de­min "Ka­nun Ta­sa­rı ve Tek­lif­le­ri ile Ko­mis­yon­lar­dan Ge­len Di­ğer İş­ler" kıs­mı­na ge­çi­yo­ruz.

IV. - KA­NUN TA­SA­RI VE TEK­LİF­LE­Rİ İLE KO­MİS­YON­LAR­DAN

GE­LEN Dİ­ĞER İŞ­LER

1.- Ça­nak­ka­le Mil­let­ve­kil­le­ri Meh­met Da­niş ve İb­ra­him Köş­de­re'nin, Ge­li­bo­lu Ya­rı­ma­da­sı Ta­ri­hi Mil­li Par­kı Ka­nu­nu­na Ge­çi­ci Bir Mad­de Ek­len­me­si­ne Da­ir Ka­nun Tek­li­fi (Ka­mu İha­le Ka­nu­nu­na Ge­çi­ci Mad­de Ek­len­me­si­ne Da­ir Ka­nun Tek­li­fi) ile Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru (2/212) (S. Sa­yı­sı: 305)

BAŞ­KAN - 1'in­ci sı­ra­da yer alan ka­nun tek­li­fi­nin ge­ri alı­nan mad­de­le­ri ile il­gi­li ko­mis­yon ra­po­ru gel­me­di­ğin­den tek­li­fin gö­rüş­me­le­ri­ni er­te­li­yo­ruz.

2'nci sı­ra­da yer alan, Ba­zı Ka­mu Ala­cak­la­rı­nın Tah­sil ve Ter­ki­ni­ne İliş­kin Ka­nun Ta­sa­rı­sı ile Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru'nun gö­rüş­me­le­ri­ne kal­dı­ğı­mız yer­den de­vam ede­ce­ğiz.

2.- Ba­zı Ka­mu Ala­cak­la­rı­nın Tah­sil ve Ter­ki­ni­ne İliş­kin Ka­nun Ta­sa­rı­sı ile Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru (1/1030) (S. Sa­yı­sı: 904)

BAŞ­KAN - İl­gi­li ko­mis­yon? Yok.

Er­te­li­yo­ruz.

3'ün­cü sı­ra­da yer alan, Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si Grup Baş­kan Ve­ki­li Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Fa­ruk Çe­lik'in, İmar Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Tek­li­fi ve Ba­yın­dır­lık, İmar, Ulaş­tır­ma ve Tu­rizm ile Ada­let Ko­mis­yon­la­rı Ra­por­la­rı­nın gö­rüş­me­le­ri­ne kal­dı­ğı­mız yer­den de­vam ede­ce­ğiz.

3.- Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si Grup Baş­kan­ve­ki­li Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Fa­ruk Çe­lik'in, İmar Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Tek­li­fi ve Ba­yın­dır­lık, İmar, Ulaş­tır­ma ve Tu­rizm ile Ada­let Ko­mis­yon­la­rı Ra­por­la­rı (2/820) (S. Sa­yı­sı: 1337)

BAŞ­KAN - İl­gi­li ko­mis­yon? Yok.

Er­te­li­yo­ruz.

4'ün­cü sı­ra­da yer alan, Yük­se­köğ­re­tim Ku­rum­la­rı Teş­ki­la­tı Ka­nu­nu ile 78 ve 190 Sa­yı­lı Ka­nun Hük­mün­de Ka­rar­na­me­ler­de De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı Hak­kın­da Ka­nun Ta­sa­rı­sı ile Yük­se­köğ­re­tim Ku­rum­la­rı Öğ­re­tim Ele­man­la­rı­nın Kad­ro­la­rı Hak­kın­da Ka­nun Hük­mün­de Ka­rar­na­me ile Ge­nel Kad­ro ve Usu­lü Hak­kın­da Ka­nun Hük­mün­de Ka­rar­na­me­ye Ek­li Cet­vel­ler­de De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Ta­sa­rı­sı ve Millî Eği­tim, Kül­tür, Genç­lik ve Spor ile Plan ve Büt­çe Ko­mis­yon­la­rı Ra­por­la­rı­nın gö­rüş­me­le­ri­ne kal­dı­ğı­mız yer­den de­vam ede­ce­ğiz.

4.- Yük­se­köğ­re­tim Ku­rum­la­rı Teş­ki­la­tı Ka­nu­nu ile 78 ve 190 Sa­yı­lı Ka­nun Hük­mün­de Ka­rar­na­me­ler­de De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı Hak­kın­da Ka­nun Ta­sa­rı­sı ile Yük­se­köğ­re­tim Ku­rum­la­rı Öğ­re­tim Ele­man­la­rı­nın Kad­ro­la­rı Hak­kın­da Ka­nun Hük­mün­de Ka­rar­na­me ile Ge­nel Kad­ro ve Usu­lü Hak­kın­da Ka­nun Hük­mün­de Ka­rar­na­me­ye Ek­li Cet­vel­ler­de De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Ta­sa­rı­sı ve Millî Eği­tim, Kül­tür, Genç­lik ve Spor ile Plan ve Büt­çe Ko­mis­yon­la­rı Ra­por­la­rı (1/1343, 1/1291) (S. Sa­yı­sı: 1414) (x)

BAŞ­KAN - Ko­mis­yon? Ye­rin­de.

Hükûmet? Ye­rin­de.

4'ün­cü mad­de­yi okut­ma­dan ön­ce, ye­ni bir mad­de ih­da­sı­na ve bu mad­de­nin de 4'ün­cü mad­de ola­rak yer al­ma­sı­na iliş­kin bir öner­ge var­dır.

Ma­lum­la­rı ol­du­ğu üze­re, gö­rü­şül­mek­te olan ta­sa­rı ve­ya tek­li­fe ko­nu ka­nu­nun, ko­mis­yon met­nin­de bu­lun­ma­yan, an­cak ta­sa­rı ve­ya tek­lif ile çok ya­kın il­gi­si bu­lu­nan bir mad­de­si­nin de­ğiş­ti­ril­me­si­ni is­te­yen ve ko­mis­yo­nun salt ço­ğun­luk­la ka­tıl­dı­ğı öner­ge­ler üze­rin­de ye­ni bir mad­de ola­rak gö­rüş­me açı­la­ca­ğı İç Tü­zük'ün 87'nci mad­de­si­nin dör­dün­cü fık­ra­sı hük­mü­dür. Bu ne­den­le, öner­ge­yi oku­tup ko­mis­yo­na so­ra­ca­ğım. Ko­mis­yon öner­ge­ye salt ço­ğun­luk­la, ya­ni 21 üye­siy­le ka­tı­lır­sa öner­ge üze­rin­de ye­ni bir mad­de ola­rak gö­rüş­me aça­ca­ğım. Ko­mis­yo­nun salt ço­ğun­luk­la ka­tıl­ma­ma­sı hâlin­de ise öner­ge­yi iş­lem­den kal­dı­ra­ca­ğım.

Şim­di öner­ge­yi oku­tu­yo­rum:

Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Baş­kan­lı­ğı­na

Gö­rü­şül­mek­te olan Yük­se­köğ­re­tim Ku­rum­la­rı Teş­kilâtı Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı Hak­kın­da Ka­nun Ta­sa­rı­sı­na bir mad­de ek­len­me­si­ni ve mad­de nu­ma­ra­la­rı­nın bu­na gö­re te­sel­sül et­ti­ril­me­si­ni tek­lif ede­rim.

Mad­de 4- 2809 sa­yı­lı Ka­nu­nun ek 63 ün­cü mad­de­si­nin (a) ben­di­nin ..so­nu­na "ile ye­ni ku­ru­lan Tıp Fa­kül­te­sin­den," iba­re­si, (d) ben­di­ne "Sağ­lık Bi­lim­le­ri Ens­ti­tü­sü" iba­re­si ek­len­miş­tir.

                               

Tev­hit Ka­ra­ka­ya

Mu­sa Uzun­ka­ya

Ah­met Ye­ni

 

 

Er­zin­can

Sam­sun

Sam­sun

 

Ta­lip Ka­ban

Bi­na­li Yıl­dı­rım

 

 

Er­zin­can

İs­tan­bul

 

BAŞ­KAN - Sa­yın Ko­mis­yon, salt ço­ğun­luk­la ka­tı­lı­yor mu­su­nuz?

PLAN VE BÜT­ÇE KO­MİS­YO­NU BAŞ­KA­NI SA­İT AÇ­BA (Af­yon­ka­ra­hi­sar) - Ka­tı­lı­yo­ruz Sa­yın Baş­kan.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim.

(x) 1414 S. Sayılı Basmayazı 15/5/2007 tarihli 106'ncı Birleşim Tutanağı'na eklidir.

Ko­mis­yon öner­ge­ye salt ço­ğun­luk­la ka­tıl­mış ol­du­ğun­dan, öner­ge üze­rin­de, ye­ni bir mad­de ola­rak, gö­rüş­me açı­yo­rum.

Grup­lar ve şa­hıs­la­rı adı­na söz ta­le­bi var mı? Yok.

Oku­du­ğu­muz öner­ge­yi 4'ün­cü mad­de ola­rak oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum: Ka­bul eden­ler... Te­şek­kür ede­rim. Ka­bul et­me­yen­ler...Te­şek­kür ede­rim. 4'ün­cü mad­de ola­rak ka­bul edil­miş­tir, ha­yır­lı ol­ma­sı­nı di­li­yo­ruz. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, es­ki 4'ün­cü mad­de­yi ye­ni 5'in­ci mad­de ola­rak oku­tu­yo­rum:

MAD­DE 5- 2809 sa­yı­lı Ka­nu­nun ek 65 in­ci mad­de­si­nin (a) ben­di­nin ba­şı­na "Rek­tör­lü­ğe bağ­lı ola­rak ye­ni ku­ru­lan Tıp Fa­kül­te­si ile" iba­re­si ek­len­miş, (d) ben­di "Rek­tör­lü­ğe bağ­lı ola­rak ye­ni ku­ru­lan Sos­yal Bi­lim­ler Ens­ti­tü­sü, Fen Bi­lim­le­ri Ens­ti­tü­sü ve Sağ­lık Bi­lim­le­ri Ens­ti­tü­sün­den," şek­lin­de de­ğiş­ti­ril­miş­tir.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim.

Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu adı­na Si­nop Mil­let­ve­ki­li Sa­yın En­gin Al­tay.

Bu­yu­run Sa­yın Al­tay. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

CHP GRU­BU ADI­NA EN­GİN AL­TAY (Si­nop) - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Baş­kan.

Sa­yın Baş­kan, sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri; on ye­di ye­ni üni­ver­si­te­mi­zi ka­nun­laş­tır­dı­ğı­mız bu­gün­de ve es­ki 4, ye­ni 5'in­ci mad­de üze­rin­de, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu adı­na söz al­dım. Yü­ce Mec­li­si say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Bi­raz ön­ce, Er­zin­can ili­mi­ze, Mec­li­si­mi­zin tam it­ti­fa­kıy­la, bir tıp fa­kül­te­si ka­vuş­tur­duk. Er­zin­can ili­mi­ze tıp fa­kül­te­si ha­yır­lı ol­sun, uğur­lu ol­sun.

Bu ve­si­ley­le, ko­nu tıp fa­kül­te­si­ne gel­miş­ken, ge­ne ma­lu­mu­nuz ol­du­ğu üze­re, 12-18 Ma­yıs ta­rih­le­ri, bir şef­kat mes­le­ği olan Hem­şi­re­lik Haf­ta­sı'nı da bu sü­reç­te kut­lu­yo­ruz. Yü­ce Mec­lis­ten, bu ça­tı­dan, bu kür­sü­den, Tür­ki­ye'nin her nok­ta­sın­da -en üc­ra nok­ta­sın­dan en mer­kezî nok­ta­sı­na- gö­rev ya­pan, el­le­ri öpü­le­si, say­gı­de­ğer hem­şi­re­le­ri­mi­zin haf­ta­la­rı­nı kut­lu­yo­rum. On­la­rın için­de bu­lun­duk­la­rı öz­lük so­run­la­rı­nın ve di­ğer so­run­la­rın, ye­ni Par­la­men­to­da, ye­ni ik­ti­dar ta­ra­fın­dan en kı­sa za­man­da çö­zü­le­ce­ği­ni de Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si adı­na ta­ah­hüt edi­yo­rum.

Sa­yın Baş­kan, sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri; on ye­di üni­ver­si­te kur­du­ğu­muz bu­gün­ler­de, dün ya­pı­lan mü­za­ke­re­ler­de, ba­zı AKP'li söz­cü­le­rin, bu­ra­da de­ma­go­ji ve be­la­gat sa­nat­la­rı­nı gü­zel ko­nuş­tur­duk­la­rı­na ta­nık ol­duk. Bun­lar­dan bir ta­ne­si şu idi -ve çok en­te­re­san­dır- "Bi­ri­le­ri­ne rağ­men, bu­ra­da, bu ka­nu­nu ge­çi­ri­yo­ruz." de­di AKP'li söz­cü bir ar­ka­da­şı­mız.

Biz si­ze mü­te­ad­dit de­fa­lar söy­lü­yo­ruz "Bu itiş­me­yi, bu di­diş­me­yi bı­ra­kın." di­ye, ama, an­la­şı­lı­yor ki, siz itiş­mek­te ve di­diş­mek­te ka­rar­lı gö­rü­nü­yor­su­nuz.

Şim­di, bu kür­sü­den, bu ça­tı­dan da­ha güç­lü bir mü­es­se­se Tür­ki­ye'de var mı? Yok. Bu ça­tı­da şu an­da gö­rev ya­pan üç si­ya­si par­ti gru­bu da bu ko­nu­da it­ti­fak mı? İt­ti­fak. Bu­ra­nın dı­şın­da ki­me rağ­men bu ka­nun çı­kı­yor, bu­nu ben an­la­mış de­ği­lim. Eğer, Tür­ki­ye'de, bu­ra­dan çı­ka­cak ka­rar­la­ra say­gı­sı ol­ma­ya­cak bir ku­rum, ku­ru­luş ve­sa­ir güç odak­la­rı var­sa ve -ben de oy ve­ri­yo­rum- on­la­ra kar­şı bir ka­nun çı­ka­rı­yor­sak, o sa­yın mil­let­ve­ki­lin­den ri­ca edi­yo­rum, gel­sin, ba­na da o bi­ri­le­ri­nin kim ol­du­ğu­nu söy­le­sin. İti­şe, di­di­şe, ka­kı­şa ge­rek yok­tur.

Ama, ba­kı­yo­ruz, Millî Eği­tim Ba­kan­lı­ğı­mı­zın, çok şü­kür, bir ta­ne yö­net­me­li­ği, yö­ner­ge­si, ka­nu­nu yok ki yar­gı­ya tos­la­ma­sın. Bu­nu da an­la­mak müm­kün de­ğil. Eğer Millî Eği­tim Ba­kan­lı­ğı­nın hu­kuk mü­şa­vir­le­ri ge­rek­li do­na­nı­ma sa­hip de­ğil­se… Ger­çi ar­tık za­man dol­du ama, keş­ke, Sa­yın Ba­kan, hu­kuk ko­nu­sun­da da­ha do­na­nım­lı, tec­rü­be­li mü­şa­vir­ler­le ça­lış­say­dı. Hu­kuk­la bir kav­ga de­vam et­ti, dört bu­çuk yıl de­vam et­ti. Millî Eği­tim Ba­kan­lı­ğı ile Yük­se­köğ­re­tim Ku­ru­lu­nun tam bir uyum ve iş bir­li­ği için­de ol­ma­sı ka­çı­nıl­maz bir zo­run­lu­luk­tur. Eğer, bir ül­ke­de, or­ta yer­de bu Ana­ya­sa var­ken, Yük­se­köğ­re­tim Ku­ru­lu ile Millî Eği­tim Ba­kan­lı­ğı di­di­şi­yor­sa, iti­şi­yor­sa, ka­kı­şı­yor­sa, bu ül­ke­nin eği­ti­min­den, hem de hiç­bir aşa­ma­sın­dan, okul ön­ce­sin­den, il­köğ­re­ti­min­den, or­ta­öğ­re­ti­min­den, yük­se­köğ­re­ti­min­den ha­yır çık­maz.

Şim­di, dün, ma­ale­sef, bir teğ­me­ni­mi­zi, bir uz­man on­ba­şı­mı­zı dö­şe­nen ma­yın­la­ra ge­ne şe­hit ver­dik. Mekânla­rı cen­net ol­sun, bü­tün mil­le­ti­mi­ze sa­bır di­li­yo­rum. Tür­ki­ye'nin bir ta­ra­fın­da dev­le­tin üni­ter ya­pı­sı­na yö­ne­lik ma­yın­lar dö­şü­yor eş­kı­ya, dış ve iç güç­ler­le bir­lik­te, bir ta­raf­ta da Millî Eği­tim Ba­kan­lı­ğı eği­tim sis­te­mi­mi­ze ma­yın­lar dö­şü­yor. Bu da, ka­bul edi­le­mez.

Ben bu Par­la­men­to­ya elim­den te­be­şi­ri bı­ra­kıp gel­miş bir si­ya­set­çi­yim. Okul­dan ge­li­yo­rum, alan­dan ge­li­yo­rum. Gün geç­mi­yor ki, ga­ze­te­ler­de, okul­la­rı­mız­la il­gi­li bir skan­dal ha­be­re rast­la­ma­ya­lım. Şid­det, kü­für, hu­ra­fe, ar­go, bun­la­rı geç­ti­ği­miz dö­nem ko­nuş­tuk. Şim­di, okul­la­rı­mız­da ye­ni ve da­ha teh­li­ke­li bir sü­reç ya­şa­nı­yor. Her gün, her gün bir okul­da la­ik eği­tim sis­te­mi­ni di­na­mit­le­ye­cek fa­ali­yet­le­re rast­lı­yo­ruz. Bu da ka­bul edi­le­mez.

MAH­FUZ GÜ­LER (Bin­göl) - Ney­miş on­lar?

EN­GİN AL­TAY (De­vam­la) - Bu da ka­bul edi­le­mez. Okul­lar­da ta­ri­kat oda­la­rın­dan tu­tun da, da­vet­le­re ka­dar çe­şit­li et­kin­lik­ler… El sal­la­ya­ca­ğı­nı­za ga­ze­te­le­re ba­kın. Bun­la­rı da ka­bul et­mek müm­kün de­ğil­dir.

Ney­se ki, 365 ki­şiy­le, bir yı­lın gün­le­ri­nin sa­yı­sı ka­dar gel­di­ği­niz şu Par­la­men­to­dan, işi kri­ze so­ka­rak, Cum­hur­baş­ka­nı se­çe­me­yen bir Par­la­men­to­ya bu­ra­yı dö­nüş­tür­dü­nüz. Şim­di mil­le­te gi­di­yo­ruz da, mil­let bu işi bir şe­kil­de çö­ze­cek, bu Par­la­men­to ye­ni­le­ne­cek hiç kuş­kum yok ve şüp­he­siz ik­ti­dar da el de­ğiş­ti­re­cek ve bu iş­le­ri kö­kün­den çö­ze­ce­ğiz.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, 30/12/2005'te ge­ne bu Par­la­men­to­da hep be­ra­ber on beş il­de üni­ver­si­te kur­duk. Çok es­ki de­ğil, bir bu­çuk yıl geç­ti. Bir bu­çuk yıl ön­ce kur­du­ğu üni­ver­si­te­le­re rek­tör ata­ma­yı be­ce­re­me­yen bir Hükûmet bu­ra­da­dır. Bir bu­çuk yıl ön­ce kur­du­ğu üni­ver­si­te­le­re rek­tör ata­ma­yı be­ce­re­me­yen bir Hükûmet­le mu­ha­ta­bız. Şim­di, o iş or­ta yer­de du­rur­ken, on ye­di ta­ne da­ha üni­ver­si­te ku­ru­yo­ruz. Ku­ra­lım. Dün ge­ne ba­zı ar­ka­daş­la­rı­nız, "E, siz bun­la­ra kar­şı­sı­nız fa­lan" di­ye de­ma­go­ji ya­pı­yor. Ayıp edi­yor. Biz üni­ver­si­te ku­rul­sun, hem de her ile ku­rul­sun di­yo­ruz. Biz bi­li­yo­ruz ki, Or­ta Do­ğu Tek­nik Üni­ver­si­te­si, Tür­ki­ye'nin gu­ru­ru, iki ba­ra­kay­la ku­rul­muş­tur. Bu­gün gel­di­ği nok­ta­da dün­ya­nın sa­yı­lı üni­ver­si­te­le­rin­den­dir.

Sa­yın Baş­ba­kan, her ve­si­ley­le YÖK'e ve üni­ver­si­te­le­re çat­ma­yı pek se­ver, ama, is­ta­tis­tik­le­re bir bak­sa, as­lın­da üni­ver­si­te­le­ri­mi­zin Sa­yın Baş­ba­ka­nın ve Hükûme­tin id­dia et­ti­ği ka­dar, dün­ya stan­dart­la­rın­da, kö­tü bir nok­ta­da ol­ma­dı­ğı­nı da gö­re­cek­tir; ama bir ta­kın­tı ol­muş, bir itiş-ka­kış var, bu sü­re­cek bel­li.

Şim­di, bi­zim üni­ver­si­te­le­rin fi­zi­ki ka­pa­si­te, ekip­man, do­na­nım ba­kı­mın­dan bir şe­kil­de hâle, yo­la gi­re­ce­ği ko­nu­sun­da kuş­ku­muz yok. Eği­tim, ha­ya­tın her ala­nın­da ya­pı­lır. Bun­da bir en­di­şe­miz yok. Bi­zim en­di­şe­miz şu­dur de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım: Üni­ver­si­te de­mek, ne de­mek?.. Ne de­mek?.. Üni­ver­si­te de­mek, ol­maz­sa ol­ma­zı, ön­ce­li­ği aka­de­mik kad­ro de­mek­tir. Aka­de­mik kad­ron yok, ta­be­la­yı as. Ne­ye ya­rar? Ona, öy­le üni­ver­si­te­ye "yük­sek li­se" bi­le di­ye­mez­si­niz. En­te­re­san bir du­rum­dur, ka­bul edi­le­mez bir du­rum­dur. Bir genç, li­sans ta­mam­lı­yor, ya­ni, dört yıl­lık bir fa­kül­te­yi bi­ti­ri­yor, bir ay son­ra, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, dört yıl­lık bir fa­kül­te­de ho­ca­lık yap­ma­ya baş­lı­yor. Tab­lo bu­dur. "Şu­nu yap­tık, bu­nu yap­tık, bil­mem, şu, bu…" Aka­de­mik kad­ro na­sıl ye­ti­şir? Bu­nun yo­lu yön­te­mi bel­li­dir. Aka­de­mik kad­ro­yu ar­tır­ma­dan, aka­de­mik kad­ro sa­yı­sı­nı ço­ğalt­ma­dan üni­ver­si­te­le­ri­miz­den ba­şa­rı bek­le­ne­bi­lir mi, müm­kün mü­dür? Ada­mın eli­ne tü­fek ver­me­miş­sin "Şu bıl­dır­cı­nı vur." di­yor­sun. Taş­la mı vu­ra­cak bıl­dır­cı­nı?

AB­DUL­LAH ER­DEM CAN­Tİ­MUR (Kü­tah­ya) - Ya­ka­la­sın.

EN­GİN AL­TAY (De­vam­la) - Şim­di, aka­de­mik kad­ro ko­nu­sun­da da dört bu­çuk yıl­dır sü­ren bir inat var. Aka­de­mik kad­ro ye­tiş­me­si için kay­nak la­zım. Kay­nak var mı? Dün de tar­tı­şıl­dı, bir bu­çuk yıl ön­ce ku­ru­lan on beş üni­ver­si­te­ye ne ka­dar büt­çe ayır­dık? Ha­di onu geç­tik, şim­di, şu­ra­da, on ye­di ta­ne üni­ver­si­te açı­yo­ruz, 2007 yı­lı­nın Ma­yıs ayın­da­yız, 2007 büt­çe­sin­de bu on ye­di üni­ver­si­te için kaç ku­ruş var? Böy­le bir gay­ri­cid­di­yet ola­bi­lir mi? Bu işe bu ka­dar gay­ri­cid­di ba­kı­la­bi­lir mi sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri? Ola­cak iş mi­dir, doğ­ru mu­dur, ca­iz mi­dir, ka­bu­lü müm­kün mü­dür? Ama, hoş de­ğil.

Dün de Ko­mis­yon­da söy­le­dim, eği­tim­le il­gi­li bir ko­nu­da Par­la­men­to­nun ve Hükûme­tin böy­le bir di­diş­me­ye gir­me­si, inat­laş­ma­ya gir­me­si ge­le­ce­ği­miz olan ço­cuk­la­rı­mız için hiç hoş de­ğil, hiç şık de­ğil, doğ­ru de­ğil. Çok bi­li­nen bir söz: "Biz bu dün­ya­yı ata­la­rı­mız­dan mi­ras al­ma­dık, ço­cuk­la­rı­mız­dan ödünç al­dık." di­yo­ruz, hep söy­le­nir. "Her şey ço­cuk­lar için." di­yo­ruz. Genç­li­ğe cum­hu­ri­ye­ti ema­net et­mi­şiz, ama on­lar için de bi­raz doğ­ru şey­ler ya­pa­lım, man­tık­lı şey­ler ya­pa­lım "Evet." de­sin. Va­tan­daş­lar, genç­ler, ço­cuk­lar "Evet, iş­te doğ­ru­su bu." de­sin. Ka­mu­oyu mu­ta­ba­ka­tı la­zım.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Bu­yu­run Sa­yın Al­tay.

Ko­nuş­ma­nı­zı ta­mam­lar mı­sı­nız.

EN­GİN AL­TAY (De­vam­la) - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Baş­ka­nım.

Bi­raz son­ra ge­le­cek, se­çim böl­gem olan Si­nop üni­ver­si­te­miz­le il­gi­li de dü­şün­ce ve gö­rüş­le­ri­mi açık­la­ya­ca­ğım.

Ne ka­dar gü­zel bir iş ya­pı­yo­ruz. En çok hak eden il­le­ri­miz­den bir ta­ne­siy­di Si­nop. Çok geç ka­lın­mış­tı, in­şal­lah şim­di ger­çek­leş­ti­re­ce­ğiz de­ğer­li oy­la­rı­nız­la, he­pi­mi­zin oy­la­rıy­la.

ALİ TE­MÜR (Gi­re­sun) - Kad­ro yok­tu…

EN­GİN AL­TAY (De­vam­la) - Ama, bir çe­liş­ki gö­rü­yo­rum. Dün, da­ha ön­ce de söy­le­dim, Hükûme­tin bir sa­yın ba­ka­nı "Ben bir yer keş­fet­tim, bir ke­şif yap­tım" di­yor. Bu­nu, Al­man­ya'da söy­lü­yor, bu­nu Fran­sa'da söy­lü­yor. E, Sa­yın Ba­kan ne keş­fet­tin? Tu­rizm Ba­ka­nı "Si­nop'u keş­fet­tim" di­yor. "Ola­ğa­nüs­tü, do­ğa ha­ri­ka­sı bir yer" di­yor. Bir ta­raf­tan, bu Par­la­men­to, gi­de­ra­yak, Si­nop'a hem bir üni­ver­si­te hem bir nük­le­er san­tral ya­pı­yor. Ola­cak iş mi­dir? Doğ­ru mu­dur? Man­tık­lı mı­dır? Bun­la­rı, an­lı­yo­rum ki… Al­lah aş­kı­na, da­ha ön­ce de söy­le­dim, bu koa­lis­yon hükûme­ti mi ya? Böy­le bir şey ola­bi­lir mi? İki ba­ka­nı ara­sın­da bu ka­dar te­zat ola­bi­lir mi? Si­nop'a, Si­nop Üni­ver­si­te­siy­le il­gi­li mad­de­de dö­ne­ce­ğim.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri; üni­ver­si­te­ler, bu­lun­du­ğu böl­ge­nin eko­no­mi­si­ne ve sos­yal ha­ya­tı­na bir kat­kı sağ­la­mı­yor­sa, o üni­ver­si­te­nin ora­da, o ta­be­la­sı­nın bir an­la­mı yok­tur. Bu yö­nüy­le eği­tim sis­te­mi­miz­de çok kök­lü re­for­ma ih­ti­yaç var­dır. Üni­ver­si­te-pi­ya­sa iliş­ki­si­ni der­hal tan­zim et­mek ge­re­kir­di yıl­lar ön­ce, edil­me­miş, ol­ma­mış. E, siz dü­şün­sey­di­niz, dört bu­çuk yı­lı ge­çir­di­niz şu­ra­da. Ya­ni, üni­ver­si­te, bu­lun­du­ğu böl­ge­nin sos­yo­eko­no­mik ya­şa­mı­na bir şey kat­ma­ya­cak­sa, bü­tün üni­ver­si­te­le­ri baş­ken­te ku­run, ol­sun bit­sin. Böy­le bak­mak la­zım ola­ya. Bun­la­rı ya­pa­ca­ğız, bun­la­rı ger­çek­leş­ti­re­ce­ğiz. Bun­da bir şüp­he duy­mu­yo­rum ve üni­ver­si­te­le­rin, ke­sin­lik­le, bi­lim­sel ola­rak, aka­de­mik ola­rak, yö­net­sel ola­rak, özerk ol­ma­sı za­ru­re­ti var­dır. Özerk…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Al­tay, Ge­nel Ku­ru­lu se­lam­lar mı­sı­nız.

Bu­yu­run.

EN­GİN AL­TAY (De­vam­la) - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Baş­kan. Şu sü­re­yi bir tür­lü ayar­la­ya­ma­dık. Ye­ni Par­la­men­to­da, bu sü­re­yi bi­raz uza­ta­lım hep be­ra­ber.

TEV­FİK AK­BAK (Çan­kı­rı) - Çok zor ge­lir­si­niz bu­ra­la­ra!

EN­GİN AL­TAY (De­vam­la) - Ki­min ge­lip gel­me­ye­ce­ği­ni 23 Tem­muz gü­nü gö­re­ce­ğiz. İd­di­aya gi­ri­yor mu­sun be­nim­le sen? Ney­se, şim­di mil­le­tin önün­de şey yap­ma­ya­lım.

TEV­FİK AK­BAK (Çan­kı­rı) - Val­la­hi gi­ri­yo­rum.

EN­GİN AL­TAY (De­vam­la) - Se­nin­le, ay­rı­ca, Ak­bak te­sis­le­rin­de ko­nu­şu­ruz.

BAŞ­KAN - Kar­şı­lık­lı ko­nuş­ma­ya­lım.

Bu­yu­run.

EN­GİN AL­TAY (De­vam­la) - Evet, sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, bi­raz son­ra, Si­nop Üni­ver­si­te­si ve Çan­kı­rı Üni­ver­si­te­si ku­ru­luş ka­nun­la­rın­da söz ala­rak gö­rüş­le­ri­mi­zi açık­la­ma­ya de­vam ede­ce­ğiz. An­cak, bi­lin­me­si­ni is­te­riz ki, bu­gün bu­ra­da kur­du­ğu­muz on ye­di üni­ver­si­te, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si, Ana­va­tan Par­ti­si ve AKP'nin müş­te­rek ka­ra­rı­dır. Bu on ye­di üni­ver­si­te, bu Par­la­men­to­nun ka­ra­rı­dır, bu Par­la­men­to­nun ül­ke­ye hiz­me­ti­dir. Yü­ce mil­le­ti­mi­ze, ül­ke­mi­ze, bi­lim ca­mi­amı­za ha­yır­lı uğur­lu ol­sun.

Yü­ce Mec­li­si say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Al­tay.

Şah­sı adı­na, Gi­re­sun Mil­let­ve­ki­li Sa­yın Ali Te­mür.

Bu­yu­run Sa­yın Te­mür. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

ALİ TE­MÜR (Gi­re­sun) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; 1414 sı­ra sa­yı­lı, on ye­di ile ye­ni üni­ver­si­te ku­rul­ma­sıy­la ala­ka­lı ka­nu­nun 5'in­ci mad­de­siy­le il­gi­li söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum. Yü­ce Mec­li­si say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, bü­yük bir mut­lu­luk ya­şı­yo­ruz. Ge­çen yıl on beş ta­ne ili­mi­ze ye­ni üni­ver­si­te ku­rul­muş­tu. On beş ili­mi­zin hal­kı ve mil­let­ve­kil­le­ri bü­yük bir se­vinç ya­şa­mış­tı. Bu­gün de on ye­di ili­mi­ze ye­ni üni­ver­si­te ku­ru­yo­ruz. Biz, ge­çen yıl bu se­vin­ci ya­şa­dı­ğı­mız için, ger­çek­ten bu on ye­di ilin hal­kı­nı ve mil­let­ve­kil­le­ri­ni teb­rik edi­yo­rum. Ken­di­le­ri­ne ye­ni ku­ru­la­cak üni­ver­si­te­le­ri­mi­zin ha­yır­lı uğur­lu ol­ma­sı­nı te­men­ni edi­yo­rum.

Ge­çen yıl on beş ta­ne üni­ver­si­te ku­ru­lur­ken, ba­zı il­le­ri­mi­ze tıp fa­kül­te­si de ku­rul­muş­tu, fa­kat, Gi­re­sun ili­mi­ze ku­ru­la­ma­mış­tı. Bu nok­ta­da hal­kı­mız­dan ge­len bü­yük ta­lep­le­ri kar­şı­la­mak için hem Millî Eği­tim Ko­mis­yo­nun­da hem de Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nun­da ge­rek­li öner­ge­le­ri ver­miş­tik. Ku­ru­la­cak on beş üni­ver­si­te­nin içe­ri­sin­de, nü­fu­su bel­li se­vi­ye­nin üze­rin­de­ki il­le­ri­mi­ze tıp fa­kül­te­si ku­rul­ma­sı için, Adı­ya­man, Yoz­gat ili mil­let­ve­kil­le­ri­miz­le be­ra­ber Millî Eği­tim Ba­ka­nı­mı­zı zi­ya­ret et­miş­tik. Ken­di­le­ri, ile­ri­ki aşa­ma­da, biz­le­re, tıp fa­kül­te­si ku­rul­ma­sıy­la ala­ka­lı yar­dım­cı ola­ca­ğı ko­nu­sun­da söz ver­miş­ti.

Ben, bu­ra­da, siz­le­rin hu­zu­run­da Sa­yın Millî Eği­tim Ba­ka­nı­mı­za te­şek­kür­le­ri­mi arz edi­yo­rum. Çok te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Ba­ka­nım. Ger­çek­ten, Gi­re­sun hal­kı ola­rak, Gi­re­sun mil­let­ve­kil­le­ri ola­rak çok bü­yük bir mut­lu­luk ya­şa­dık. Bu­gün, bu ge­len ka­nun ta­sa­rı­sın­da 4'ün­cü ve de­ği­şen şek­liy­le 5'in­ci mad­de­nin içe­ri­sin­de Gi­re­sun Üni­ver­si­te­mi­ze ila­ve ola­rak bir tıp fa­kül­te­si ve sağ­lık bi­lim­le­ri ens­ti­tü­sü ku­ru­lu­yor.

Ben, bu ku­ru­luş aşa­ma­sın­da eme­ği ge­çen Hükûme­ti­mi­ze, Plan Büt­çe Ko­mis­yo­nu­mu­za, Sa­yın Millî Eği­tim Ba­ka­nı­mı­za ve di­ğer ba­kan­la­rı­mı­za çok çok te­şek­kür edi­yo­rum ve bi­raz son­ra oy­la­ya­ca­ğı­nız ve ka­bul ede­ce­ği­niz, ka­nun­laş­tı­ra­ca­ğı­mız bu tıp fa­kül­te­mi­zin Gi­re­sun'umu­za, böl­ge­mi­ze, hal­kı­mı­za ve eği­tim ca­mi­ası­na ha­yır­lı uğur­lu ol­ma­sı­nı di­li­yor, yü­ce Mec­li­si say­gı ve hür­met­le se­lam­lı­yo­rum efen­dim. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Te­mür.

Şim­di, Hükûmet adı­na Millî Eği­tim Ba­ka­nı Sa­yın Hü­se­yin Çe­lik.

Bu­yu­run Sa­yın Çe­lik. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (Van) - Sa­yın Baş­kan, çok de­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım; ül­ke­miz­de on ye­di ye­ni dev­let üni­ver­si­te­si ku­rul­ma­sıy­la il­gi­li bir ta­sa­rı­yı gö­rü­şü­yo­ruz.

De­ğer­li mu­ha­le­fet söz­cü­le­ri bu­ra­ya ge­le­rek "Bu, AK Par­ti ile CHP'nin or­tak ka­ra­rı­dır, biz bun­la­ra ta­raf­ta­rız, ama bun­la­rın pa­ra­sı yok­tur, per­so­ne­li yok­tur, bun­lar ta­be­la üni­ver­si­te­si­dir." gi­bi söz­ler sarf edi­yor­lar.

MAH­FUZ GÜ­LER (Bin­göl) - Boş söz­ler Sa­yın Ba­kan.

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Asıl bun­lar boş söz­ler!

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Ar­ka­daş­lar, bu sa­mi­mi­yet­ten uzak bir ta­vır­dır.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Ni­ye sa­mi­mi­yet­siz Sa­yın Ba­kan?

NU­Rİ Çİ­LİN­GİR (Ma­ni­sa) - Ni­ye uzak?

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Ön­ce şu­nu söy­le­ye­yim: On ye­di üni­ver­si­te­nin ge­ti­ril­me­si ta­ma­men Hükûme­tin ira­de­siy­le ol­muş­tur.

TUN­CAY ER­CENK (An­tal­ya) - Kaç yıl­dır Hükûmet­te­si­niz Sa­yın Ba­kan?

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Şüp­he­siz ki, mu­ha­le­fet, Par­la­men­to­nun önem­li bir un­su­ru­dur ve mu­ha­le­fe­tin Mec­lis­te­ki mü­za­ke­re­le­re ka­tıl­ma­sı, ba­zı ka­nun­la­ra des­tek ol­ma­sı ve­ya kar­şı ol­ma­sın­dan da­ha ta­bii bir şey yok­tur. Ben, bun­dan son­ra­ki mü­za­ke­re­ler­de de ay­nı mes­net­siz id­di­ala­rın tek­rar­lan­ma­ma­sı için, ar­ka­daş­la­rı­ma ba­zı ra­kam­lar ve­re­ce­ğim. Ko­nuş­tu­ğu­muz za­man ve­ri­le­re da­ya­lı ko­nuş­ma­lı­yız, bi­lim­sel ko­nuş­ma­lı­yız, söz ol­sun tor­ba dol­sun, Mec­lis­te kür­sü­ye çı­kıp ko­nuş­muş ola­yım di­ye ko­nuş­mak, mil­let­ve­kil­li­ği­ne ve Par­la­men­to­ya ke­sin­lik­le uy­maz, ya­kış­maz.

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Ko­nuş­ma­yın!

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Ni­ye ko­nu­şu­yor­sun o za­man?

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Ba­kın, 2006 yı­lın­da… De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, 31 Ara­lık 2005 yı­lın­da on beş üni­ver­si­te kur­duk. Efen­dim, bun­lar­la il­gi­li ola­rak "Pa­ra yok, pul yok, hiç bir şey ya­pıl­ma­dı." de­ni­yor ya… Sev­gi­li ar­ka­daş­la­rım, kur­du­ğu­muz on beş üni­ver­si­te için 2007 yı­lı büt­çe­sin­den ay­rı­lan pa­ra ne ka­dar bi­li­yor mu­su­nuz? 225 tril­yon Türk li­ra­sı­dır. 225 tril­yon, kü­su­ra­tı 127 mil­yar Türk li­ra­sı pa­ra ay­rıl­mış­tır.

NU­Rİ Çİ­LİN­GİR (Ma­ni­sa) - On da­ire pa­ra­sı.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Efen­dim "Yok… Per­so­nel yok."

MAH­FUZ GÜ­LER (Bin­göl) - Boş laf­lar!

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Ba­kın, AK Par­ti ik­ti­da­ra gel­di­ğin­den be­ri sev­gi­li ar­ka­daş­la­rım, 2003 yı­lıy­la 2007 yı­lı ara­sın­da aka­de­mik per­so­nel­de olan ar­tış­la­rı si­ze arz edi­yo­rum. Her mad­de üze­rin­de çı­kan mu­ha­le­fet söz­cü­le­ri, tek­rar, ay­nı ha­ta­la­ra düş­me­sin di­ye bu açık­la­ma­la­rı yap­ma­yı ge­rek­li gö­rü­yo­rum. Ba­kın, pro­fe­sör sa­yı­sın­da 2.586 ar­tış ol­muş, do­çent sa­yı­sın­da 749 ar­tış ol­muş, yar­dım­cı do­çent sa­yı­sın­da 3.223 ar­tış ol­muş -bu­gü­nün ra­kam­la­rı­nı ve­ri­yo­rum- öğ­re­tim gö­rev­li­si sa­yı­sın­da 2.257 ar­tış ol­muş -bun­lar ka­yıt­la­ra geç­sin- efen­dim, okut­man kad­ro­sun­da 781 ar­tış ol­muş, uz­man kad­ro­sun­da, ba­kın de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, 5.049 ar­tış mey­da­na gel­miş, araş­tır­ma gö­rev­li­si sa­yı­sın­da 371 ar­tış mey­da­na gel­miş. Yal­nız, şu­nun özel­lik­le al­tı­nı çiz­mek is­te­rim -aka­de­mis­yen ar­ka­daş­la­rım bu­nu çok iyi bi­lir­ler- 2003 yı­lın­da araş­tır­ma gö­rev­li­si olan in­san kı­ya­me­te ka­dar araş­tır­ma gö­rev­li­si kal­mı­yor. Araş­tır­ma gö­rev­li­le­ri, öğ­re­tim üye­si ol­mak üze­re ye­tiş­ti­ri­len ar­ka­daş­la­rı­mız­dır. Do­la­yı­sıy­la, bi­zim ver­di­ği­miz, 3.071 de­ğil ver­di­ği­miz araş­tır­ma gö­rev­li­si, bu sa­yı -de­di­ğim gi­bi da­ha ön­ce bu Mec­li­sin hu­zu­run­da- 14 bin kü­sur top­lam kad­ro ve­ril­miş­tir, pro­fe­sör, do­çent, yar­dım­cı do­çent kad­ro­su ha­riç ol­mak üze­re.

Şim­di, bu­ra­ya çı­kıp sev­gi­li ar­ka­daş­la­rım "Efen­dim, ke­sin­lik­le kad­ro yok­tur, öğ­re­tim üye­si ne­re­den ge­ti­re­cek­si­niz?" şek­lin­de in­san­la­rın ka­fa­sı­nı bu­lan­dı­ran laf­lar et­me­nin bir an­la­mı yok.

Bir baş­ka şey söy­le­ye­yim. Ba­kın sev­gi­li ar­ka­daş­la­rım, şu an­da üni­ver­si­te­le­ri­miz­de bu­lu­nan mev­cut araş­tır­ma gö­rev­li­si sa­yı­sı­nı söy­lü­yo­rum: Türk üni­ver­si­te­le­rin­de 30.495 araş­tır­ma gö­rev­li­si var­dır. Bu araş­tır­ma gö­rev­li­le­ri, öğ­re­tim üye­si ol­mak üze­re ye­tiş­mi­yor­lar mı sev­gi­li ar­ka­daş­la­rım?

İki: TÜ­Bİ­TAK, Öğ­re­tim Üye­si Ye­tiş­tir­me Prog­ra­mı'nda -bi­lim ada­mı, bi­lim in­sa­nı ye­tiş­tir­me prog­ra­mı çer­çe­ve­sin­de- şu an­da 5 bin gen­ci­mi­ze burs ve­ri­yor. Ver­di­ği burs ne ka­dar, bi­li­yor mu­su­nuz? TÜ­Bİ­TAK'ın, Hükûme­tin sağ­la­dı­ğı kay­nak­lar­la yük­sek li­sans öğ­ren­ci­si­ne ver­di­ği burs 1.250 YTL'dir, araş­tır­ma gö­rev­li­si­nin maa­şın­dan da­ha faz­la­dır; dok­to­ra öğ­ren­ci­si­ne ver­di­ği burs 1.500 YTL'dir, ya­ni 1,5 mil­yar Türk li­ra­sı­dır. Bun­lar, bi­lim ada­mı ola­rak ye­ti­şi­yor­lar.

Bu­ra­ya, dün yi­ne bir CHP söz­cü­sü gel­di, de­di ki: "Efen­dim, şu yıl­da şu ka­dar, 40 ki­şi, 50 ki­şi yurt dı­şı­na gön­de­ril­miş." İyi de ba­kın, bi­zim Hükûme­ti­miz bü­yük bir fe­dakârlı­ğa ve bü­yük bir pro­je­ye im­za at­tı: 50 tril­yon Türk li­ra­sı her yıl bu işe pa­ra ay­rıl­dı. Her yıl mas­ter ve dok­to­ra yap­mak üze­re dün­ya­nın on do­kuz kal­kın­mış ül­ke­si­ne, Ja­pon­ya, Çin, Hin­dis­tan, Ye­ni Ze­lan­da, Avus­tral­ya, Ka­na­da, Ame­ri­ka Bir­le­şik Dev­let­le­ri, İn­gil­te­re, Fran­sa, Al­man­ya baş­ta ol­mak üze­re dün­ya­nın on do­kuz kal­kın­mış ül­ke­si­ne, üni­ver­si­te eği­ti­mi, mas­ter ve dok­to­ra eği­ti­mi yap­mak için her yıl bin öğ­ren­ci gön­der­me ka­ra­rı al­dı ve ilk pos­ta­yı 2006 yı­lın­da gön­der­dik. Bu­nun en­gel­len­me­si için de bi­ri­le­ri elin­den ge­le­ni yap­tı sev­gi­li ar­ka­daş­la­rım.

Şim­di, bu­ra­da, tu­tup da "Efen­dim, siz ku­rum­lar­la ça­tı­şı­yor­su­nuz, siz ku­rum­lar­la sü­rek­li kav­ga hâlin­de­si­niz." ifa­de­le­ri kul­la­nı­lı­yor. Ben si­ze bir şey söy­le­ye­yim. Ha­ni, yi­ne, dün bir ar­ka­da­şı­mız bu­ra­da çık­tı, de­di ki: "Yük­se­köğ­re­tim Ku­ru­lu­nun gö­rü­şü so­rul­ma­dı." Biz, şu an­da kur­mak­ta ol­du­ğu­muz üni­ver­si­te­ler için Yük­se­köğ­re­tim Ku­ru­lu­na ya­zı­yı ne za­man yaz­mı­şız bi­li­yor mu­su­nuz, gö­rüş bil­dir­me­le­ri için? 2005 yı­lın­da yaz­mı­şız ar­ka­daş­lar, 2005 yı­lın­da.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Han­gi­si için yaz­mış­sı­nız Sa­yın Ba­kan?

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Bu­ra­da, bü­tün bel­ge­le­ri bu­ra­da.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - On ye­di üni­ver­si­te için de mi 2005 yı­lın­da?

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - On ye­di üni­ver­si­te için de 2007 yı­lın­da yaz­mı­şız. O za­man on üni­ver­si­tey­di...

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - 2007 yı­lın­da yaz­mış­sı­nız...

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Mü­sa­ade edin.

On üni­ver­si­te var­dı he­sap­ta. Son­ra, ye­di üni­ver­si­tey­le il­gi­li de tek­rar yaz­dık. Te­yit yaz­dık, te­kit yaz­dık. Bi­ze ge­len ce­vap şu…

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Ya­ni, bu doğ­ru de­ğil Sa­yın Ba­kan.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Ar­ka­daş­lar, ben…

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Doğ­ru de­ğil. Ba­kın, ta­şı­dı­ğı­nız sı­fat­la kul­lan­dı­ğı­nız şey­ler doğ­ru de­ğil.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Mü­sa­ade edin.

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, ye­ri­miz­den mü­da­ha­le et­me­ye­lim.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Lüt­fen…

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Doğ­ru de­ğil. Ayıp edi­yor­su­nuz.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Bir da­ki­ka, mü­sa­ade edin.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Mah­cup olur­su­nuz.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Bel­ge­ler ko­nu­şu­yor. Otur­du­ğu­nuz yer­den, lüt­fen, söy­le­me­yin.

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Bak, ora­ya yaz­mış bak. Gös­te­ri­yor.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Ben, şim­di bel­ge­yi ge­ti­re­ce­ğim si­ze.

Sev­gi­li ar­ka­daş­la­rım, ba­kın, 2005 yı­lın­da on üni­ver­si­te ku­rul­ma­sı için ya­zı­lan ya­zı­nın ce­va­bı gel­me­di.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Millî Eği­tim Ba­ka­nı­sı­nız. Doğ­ru ko­nuş­mu­yor­su­nuz. Millî Eği­tim Ba­ka­nı ola­rak doğ­ru ko­nuş­mu­yor­su­nuz.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Son­ra, 2007 yı­lın­da tek­rar te­yit yaz­mı­şız, te­kit yaz­mı­şız. Ge­len ce­vap şu…

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Ya­kış­maz bir ba­ka­na. 

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Şim­di, ben bu ce­vap­la­rı si­ze oku­ya­ca­ğım te­ker te­ker.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Bir ba­ka­na ya­kış­maz doğ­ru ko­nuş­ma­mak.

MAH­FUZ GÜ­LER (Bin­göl) - Çok ayıp! Çok ağır ko­nu­şu­yor­su­nuz.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Ba­kın, si­zi mah­cup ede­rim otur­du­ğu­nuz yer­de.

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, lüt­fen, ye­ri­niz­den mü­da­ha­le et­me­yin.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Si­zi mah­cup ede­rim otur­du­ğu­nuz yer­de.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Evet, mah­cup edin. Gös­te­rin ve mah­cup edin.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Şim­di, sev­gi­li ar­ka­daş­la­rım, ba­kın…

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Doğ­ru de­ğil söy­le­dik­le­ri­niz.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Ba­kın, bun­la­ra ce­vap gel­me­miş.

Ge­len son ce­vap şu, ba­kın ge­len ce­vap şu: Efen­dim, ko­mis­yon­la­rı­mız­da in­ce­le­me ya­pıl­mak­ta­dır.

Ba­kın, sev­gi­li ar­ka­daş­lar, 14 Ka­sım…

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Han­gi ta­rih Sa­yın Ba­kan?

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Ba­kın, oku­yo­rum ben si­ze ar­ka­daş­lar.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - On ye­di üni­ver­si­te için…

MAH­FUZ GÜ­LER (Bin­göl) - Din­le­yin.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Mü­sa­ade edin. Ba­kın, mü­sa­ade edin.

14 Ka­sım 2005 ta­ri­hin­de yaz­dı­ğı­mız 25.601 sa­yı­lı ya­zı ve bu ya­zı­da, ba­kın, sev­gi­li ar­ka­daş­la­rım, Ka­ra­man, Ağ­rı, Si­nop, Si­irt, Nev­şe­hir, Ka­ra­bük, Ki­lis, Çan­kı­rı, Art­vin ve Bi­le­cik üni­ver­si­te­le­ri var.

Ar­ka­sın­dan, 2007 yı­lın­da bu ye­di ila­vey­le il­gi­li ola­rak tek­rar bir te­yit, te­kit ya­zı­sı yaz­mı­şız. Ge­len ce­vap şu… Bak, ona da za­ten ta­rih, sa­yı dü­şür­müş­ler.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - O de­ğil, ba­kın. O de­ğil. Ka­rış­tı­rı­yor­su­nuz. Ay­rı şey­ler.

MAH­FUZ GÜ­LER (Bin­göl) - Din­le… Din­le…

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Ar­ka­daş­lar, ge­len ya­zı­yı si­ze oku­yo­rum, ge­len ce­va­bı oku­yo­rum si­ze…

ÖNER ER­GENÇ (Si­irt) - Çok ayıp! İş­te ora­da ya­zı­lar var.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Biz de bi­li­yo­ruz ne ol­du­ğu­nu ca­nım. Par­la­men­to­ya ye­ni gir­miş ace­mi bir mil­let­ve­ki­li de­ğil ki, ba­kan ol­muş.

BAŞ­KAN - Sa­yın Eras­lan…

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Di­yor ki: "İl­gi­de ka­yıt­lı ya­zı­la­rı­nız­da bah­si ge­çen hu­sus­lar…"

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Doğ­ru bil­gi­len­dir­sin ka­mu­oyu­nu.

ÖNER ER­GENÇ (Si­irt) - Din­le­me­si­ni öğ­re­nin bir de­fa.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Ben öğ­ren­dim, siz de öğ­re­nin.

NE­CA­Tİ UZ­DİL (Os­ma­ni­ye) - Ayıp! Ba­kan ko­nu­şu­yor. Ni­ye mü­da­ha­le edi­yor­sun? Sus ba­ri. Se­nin ba­ka­nın.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Sa­yın Baş­kan, sükûne­ti sağ­la­ya­cak mı­sı­nız, lüt­fen.

BAŞ­KAN - Siz kür­sü­ye hâkim­si­niz Sa­yın Ba­kan.

Bu­yu­run siz.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - "İl­gi­de ka­yıt­lı ya­zı­la­rı­nız­da bah­si ge­çen hu­sus­lar il­gi­li ko­mis­yon­la­rı­mız­da in­ce­len­mek­te olup, in­ce­le­me so­nuç­lan­dı­ğın­da ta­ra­fı­nı­za bil­gi ve­ri­le­cek­tir."

MUS­TA­FA GA­ZAL­CI (De­niz­li) - Evet, ta­mam.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Bu ne za­man so­nuç­la­na­cak?

Sev­gi­li ar­ka­daş­la­rım, ba­kın, bi­zim gön­der­di­ği­miz te­yit ve te­kit ya­zı­la­rı, bu ye­di üni­ver­si­te­yi de içi­ne alan -bun­la­rı da oku­yo­rum- son­ra, ba­kın, di­yo­ruz ki, Ka­ra­man, Ağ­rı, Si­nop, Si­irt, Nev­şe­hir, Ka­ra­bük, Ki­lis, Çan­kı­rı, Art­vin, Bi­le­cik il­le­rin­den ay­rı ola­rak…

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Sa­yın Ba­kan, te­kit ya­zı­sı es­ki ya­zı­ya te­kit edi­lir, ye­ni olan de­ği­şik, o in­ce­le­me­yi ge­rek­ti­rir.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Efen­dim, Bit­lis…

BAŞ­KAN - Sa­yın Eras­lan… Sa­yın Eras­lan…

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Sa­yın Eras­lan, si­zin hu­kuk­çu dip­lo­ma­nı­zın ip­tal edil­me­si la­zım.

BAŞ­KAN - Sa­yın Ba­kan, mü­sa­ade eder mi­si­niz.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Siz na­sıl hu­kuk­çu­su­nuz ya! (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Öy­le mi? Siz mi ver­di­niz?

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Ba­kın, bu­na ila­ve…

BAŞ­KAN - Sa­yın Ba­kan, bir sa­ni­ye…

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Si­ze hu­kuk der­si ve­ri­rim!

BAŞ­KAN - Sa­yın Eras­lan, bir sa­ni­ye, otu­rur mu­su­nuz.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Sa­yın Baş­kan, sa­taş­ma var, söz is­ti­yo­rum.

BAŞ­KAN - Bir sa­ni­ye, otu­rur mu­su­nuz. Bir otu­rur mu­su­nuz.

Şim­di, sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, ba­kın, böy­le ya­par­sak sağ­lık­lı bir ça­lış­ma ya­pa­ma­yız, sağ­lık­lı bir gö­rüş­me de ya­pa­ma­yız. Da­ha çok gö­rü­şü­le­cek mad­de var. Eli­niz­de bel­ge var­sa, siz de çı­kar o bel­ge­le­ri Ge­nel Ku­ru­la su­nar­sı­nız.

Te­şek­kür ede­rim.

MİLLΠ EĞİ­TİM  BA­KA­NI  HÜ­SE­YİN  ÇE­LİK (De­vam­la) - Ba­kın, sev­gi­li ar­ka­daş­la­rım, 14 Şu­bat…

MUS­TA­FA ELİ­TAŞ (Kay­se­ri) - Ama, Sa­yın Baş­kan, böy­le bir usul yok ya­ni!

NE­CA­Tİ UZ­DİL (Os­ma­ni­ye) - Bü­yü­ğün ko­nu­şur­ken ko­nuş­ma kar­de­şim! Gör­me­din mi Ana­do­lu'da?

BAŞ­KAN - Sa­yın Uz­dil…Sa­yın Uz­dil…

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, Mec­lis Ge­nel Ku­ru­lun­da ol­du­ğu­mu­zu lüt­fen unut­ma­ya­lım.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Sev­gi­li ar­ka­daş­la­rım, 14 Şu­bat 2007 ta­ri­hin­de…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Bir sa­ni­ye Sa­yın Ba­kan.

Bu­yu­run, ko­nuş­ma­nı­zı ta­mam­lar mı­sı­nız.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - …4260 sa­yı­lı ya­zıy­la -şim­di ben ar­ka­daş­la­rı­ma bu­nun da fo­to­ko­pi­le­ri­ni gön­de­re­ce­ğim- de­mi­şiz ki: "Bu üni­ver­si­te­le­rin dı­şın­da, on üni­ver­si­te­nin dı­şın­da, Bit­lis, Kırk­la­re­li, Os­ma­ni­ye, Bin­göl, Muş, Mar­din ve Bat­man il­le­rin­de de üni­ver­si­te ku­rul­ma­sı dü­şü­nül­mek­te­dir." Ve ge­rek­li ka­nun mad­de­le­ri­ni sı­ra­la­ya­rak de­mi­şiz ki: "Bun­la­ra gö­re otuz gün için­de ce­vap ve­ril­me­si­ni, bil­di­ril­me­si­ni ri­ca ede­riz."

Şim­di, sev­gi­li ar­ka­daş­la­rım, ba­kın, bu­nun ön­ce­sin­de, 25 Ocak 2007 ta­ri­hin­de yi­ne ay­nı ma­hi­yet­te bir ya­zı yaz­mı­şız. Bu üç ya­zı­mız, 2005 ta­rih­li ya­zı­mız, 25 Ocak 2007 ta­rih­li ya­zı­mız… Ba­kın, 2005'te­ki ya­zı­mı­za za­ten ce­vap gel­me­miş, ama 25 Ocak 2007 ta­rih­li ya­zı­mız, 14 Şu­bat 2007 ta­rih­li iki ya­zı­mı­za ge­len ce­vap "Ko­mis­yon­la­rı­mız­da in­ce­len­mek­te­dir. İn­ce­le­me bit­ti­ği za­man si­ze bil­gi ve­re­ce­ğiz." şek­lin­de bir yak­la­şım.

Şim­di, biz, bu­ra­da, he­pi­miz şu­nu söy­le­mi­yor mu­yuz: "1 mil­yon 600 bin öğ­ren­ci üni­ver­si­te ka­pı­la­rın­da yük­se­köğ­re­tim imkânı ara­mak­ta­dır ve bu öğ­ren­ci­le­ri­mi­zin ma­ale­sef 200 bi­ne ya­kı­nı bir li­sans prog­ra­mı­na de­vam ede­bil­mek­te­dir. Tür­ki­ye'nin üni­ver­si­te po­tan­si­ye­li­ni ge­liş­tir­me­miz la­zım, kon­ten­jan­la­rı ar­tır­ma­mız la­zım, ye­ni üni­ver­si­te­ler kur­ma­mız la­zım." de­mi­yor mu­yuz sev­gi­li ar­ka­daş­la­rım?

Şim­di, bak, bi­raz ön­ce, Si­nop Mil­let­ve­ki­li ar­ka­da­şı­mız da bu­ra­da yap­tı­ğı ko­nuş­ma­da de­di ki: "Biz bi­li­yo­ruz, üni­ver­si­te­ler ku­rul­duk­tan son­ra… OD­TÜ iki ba­ra­kay­la ku­rul­du, ama bu­gün OD­TÜ Tür­ki­ye'nin me­da­rı­if­ti­ha­rı bir üni­ver­si­te ha­li­ne gel­di." de­di. Şim­di, bu­nu söy­le­ye­cek­sin.

K. KE­MAL ANA­DOL (İz­mir) - Ama, ho­ca­la­rı var­dı.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Ba­kın, ma­dem­ki bu­nu söy­lü­yor­su­nuz sev­gi­li ar­ka­daş­la­rım, o za­man, biz bu üni­ver­si­te­le­ri kur­du­ğu­mu­za gö­re… Ba­kın, bu dev­let… Hükûmet et­me cid­di iş­tir. Bu­gü­ne ka­dar Tür­ki­ye'de, ba­na bir okul gös­te­rin, okul ön­ce­si eği­tim­den, il­köğ­re­tim­den, li­se­den, ge­nel li­se, aka­de­mik li­se, mes­lek li­se­si­ne ka­dar, dev­let oku­lu kur­muş, ama do­na­nı­mı yok, dev­let oku­lu kur­muş, ama öğ­ret­me­ni yok. Böy­le bir şey ola­maz.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Bir sa­ni­ye Sa­yın Ba­kan.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Bi­ti­ri­yo­rum.

BAŞ­KAN - Bu­yu­run, Ge­nel Ku­ru­lu se­lam­lar mı­sı­nız.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Do­la­yı­sıy­la, şim­di, Yük­se­köğ­re­tim Ku­ru­mu­nun za­ten as­li gö­rev­le­rin­den bi­ri­si -Ana­ya­sa'ya ba­kın sev­gi­li ar­ka­daş­la­rım- üni­ver­si­te­le­ri yurt sat­hı­na den­ge­li bir şe­kil­de yay­mak­tır. Be­nim Bit­lis­li va­tan­da­şım, be­nim Muş­lu va­tan­da­şım, be­nim Si­irt­li, Bat­man­lı, Mar­din­li va­tan­da­şım, be­nim Ka­ra­bük­lü, Ka­ra­man­lı ar­ka­da­şım, dos­tum, ço­cu­ğu­nu ken­di ilin­de­ki bir üni­ver­si­te­ye gön­der­mek is­ti­yor­sa, ilin sos­yo­eko­no­mik, sos­yo­kül­tü­rel kal­kın­ma­sı­na cid­di kat­kı­sı ola­cak bir yük­se­köğ­re­tim ku­ru­mu ta­le­bin­dey­se ve mil­le­tin ira­de­siy­le bu­ra­ya gel­miş olan in­san­la­rın, mil­le­tin ar­zu­la­rı­na, is­tek­le­ri­ne uya­rak böy­le bir üni­ver­si­te ge­tir­me­si is­te­ni­yor­sa ve bir ana­ya­sal ku­rum bu­na di­re­ni­yor­sa ne de­nir bu­na, ne de­nir? So­ru­yo­rum si­ze. Şim­di, eğer siz bu­na "itiş­me, di­diş­me, ka­kış­ma" der­se­niz ar­ka­daş­lar… Ben, bi­zim­le si­zin ara­nız­da­ki te­mel bir far­kı ifa­de et­mek is­ti­yo­rum: Biz kim­sey­le kav­ga­lı de­ği­liz ar­ka­daş­lar. Bi­zim kim­sey­le kan, kin da­va­mız yok­tur.

NA­İL KA­MA­CI (An­tal­ya)- Al­lah'tan de­ğil­si­niz ya­ni!

NU­Rİ Çİ­LİN­GİR (Ma­ni­sa) - Ya bir de kav­ga­lı ol­say­dı­nız!

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Sev­gi­li ar­ka­daş­lar, ba­kın, biz de­mok­ra­tik cum­hu­ri­yet­ten ya­na­yız, siz bü­rok­ra­tik cum­hu­ri­yet­ten ya­na­sı­nız. Bü­tün prob­lem bu­dur iş­te. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar, CHP sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler)

K. KE­MAL ANA­DOL (İz­mir) - Yok ca­nım!

Sa­yın Baş­kan, sa­taş­ma var.

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Ne bi­çim ko­nu­şu­yor­sun sen ya, ayıp ya!

İ. SA­Mİ TAN­DOĞ­DU (Or­du)- Ayıp, ayıp!

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri….

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Ne bu ya! Her çı­kı­şın­da kav­ga çı­ka­rı­yor.

İ. SA­Mİ TAN­DOĞ­DU (Or­du) - Ayıp ya! Ter­bi­ye­ye da­vet edi­yo­rum si­zi. Al­mış­sın mik­ro­fo­nu eli­ne, ko­nu­şu­yor­sun ora­da.

NA­İL KA­MA­CI (An­tal­ya) - Hu­kuk­la kav­ga­lı­sın sen.

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri…

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Ar­ka­daş­lar, sev­gi­li mil­let­ve­kil­le­ri, bir ar­ka­da­şı­mız… Ba­kın, te­rör fa­ali­yet­le­riy­le, he­pi­mi­zin la­net­le­di­ği ve bu ül­ke­nin kâbu­su hâli­ne gel­miş te­rör fa­ali­yet­le­ri ile Millî Eği­tim Ba­kan­lı­ğı­nın fa­ali­yet­le­ri ara­sın­da ben­zer­lik kur­mak, eği­tim kö­ken­li bir mil­let­ve­ki­li­ne ya­kı­şır mı?

NU­Rİ Çİ­LİN­GİR (Ma­ni­sa) - Ufa­cık ço­cuk­la­rın ka­fa­sı­nı sar­mak Millî Eği­tim Ba­ka­nı­na ya­kı­şı­yor mu?

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Te­rö­rist­ler yo­la ma­yın dö­şü­yor­muş, Millî Eği­tim Ba­kan­lı­ğı da Türk millî eği­tim sis­te­mi­ne ma­yın dö­şü­yor­muş! Ar­ka­daş­lar, bi­zim dö­şe­di­ği­miz, Türk millî eği­tim sis­te­mi­ne dö­şe­di­ği­miz ma­yın 100 bin kü­sur ders­lik yap­mak mı­dır?

EN­GİN AL­TAY (Si­nop) - Yan­lış. Resmî Ga­ze­te­de 85 bin di­yor. Yan­lış.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - 550 bin bil­gi­sa­ya­rı okul­la­ra gön­der­mek mi­dir? Bu ül­ke­nin ço­cuk­la­rı­nın oku­ma­sı için 411 mil­yon üc­ret­siz ders ki­ta­bı da­ğıt­mak mı­dır? 250 bin kız ço­cu­ğu­mu­zu oku­la ge­ti­rip on­la­ra eği­tim imkânı ha­zır­la­mak mı­dır, kız­la­rı­mı­zı oku­la ge­tir­mek mi­dir?

TUN­CAY ER­CENK (An­tal­ya) - Siz mi ya­pı­yor­su­nuz onu?

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - 253 bin in­sa­na Millî Eği­tim Ba­kan­lı­ğı içe­ri­sin­de çe­şit­li ka­de­me­ler­de is­tih­dam sağ­la­mak mı­dır? Öğ­ret­men ata­ma­sı yap­mak mı­dır ve 56 ye­ni Ana­do­lu öğ­ret­men li­se­si aç­mak mı­dır? Bi­lim-sa­nat mer­kez­le­ri­ni yurt sat­hı­na ya­ya­rak özel­lik­le bi­li­me ve sa­na­ta yat­kın olan ço­cuk­la­rı­mı­zın eks­tra eği­tim al­ma­sı­nı sağ­la­mak mı­dır? Kırk yıl­lık müf­re­da­tı ço­cuk­la­rı­mı­za, ül­ke­mi­ze, çağ­daş­lı­ğa ya­kı­şır şe­kil­de dü­zelt­mek mi­dir, ye­ni­den dü­zen­le­mek mi­dir?

K. KE­MAL ANA­DOL (İz­mir) - Ge­ri­ye dö­nüş.

NA­İL KA­MA­CI (An­tal­ya) - Sek­sen yıl­lık müf­re­da­tı de­ğiş­tir­din.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Şim­di, 39 üni­ver­si­te ku­rul­muş ola­cak, bu üni­ver­si­te­ler geç­tik­ten son­ra. 7 va­kıf üni­ver­si­te­si, 32 dev­let üni­ver­si­te­si­ni aç­mak mı­dır Türk millî eği­ti­mi­ne ma­yın dö­şe­mek?

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Sen ön­ce li­se­le­ri ça­lış­tır. Yı­kıl­mış bi­na­la­rı yap. Ayıp be!

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Bu üs­lu­bu ya­dır­gı­yo­rum sev­gi­li ar­ka­daş­la­rım.

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Biz se­ni ya­dır­gı­yo­ruz asıl.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Ba­kın, 60 bin okul var Tür­ki­ye'de. Eğer bir öğ­ret­men, bir öğ­ren­ci, bir per­so­nel bir yan­lış ya­par­sa bu mem­le­ke­tin de­ne­tim me­ka­niz­ma­la­rı var. Bir yer­de­ki spe­si­fik ola­yı ala­rak "La­ik eği­tim ör­se­le­ni­yor, la­ik eği­tim el­den gi­di­yor." şek­lin­de, as­lın­da, be­yan­da bu­lun­mak son de­re­ce ya­kı­şık­sız­dır.

Bir baş­ka hu­su­sun al­tı­nı çiz­mek is­ti­yo­rum.

BAŞ­KAN - Sa­yın Ba­kan, söz­le­ri­ni­zi ta­mam­lar mı­sı­nız.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Bi­ti­ri­yo­rum Sev­gi­li Baş­ka­nım.

As­lın­da bi­zi ku­rum­lar­la kav­ga et­mek­le suç­la­yan­lar… An­la­yış fark­lı­lık­la­rı ça­tı­şa­bi­lir sev­gi­li ar­ka­daş­la­rım. Biz, mil­le­tin tem­sil­ci­si­yiz. Mil­let bi­zim mü­vek­ki­li­miz­dir. Mil­le­tin se­si ve mil­le­tin vic­da­nı bi­zim için be­lir­le­yi­ci olan­dır, ama mil­let­le kav­ga eden­ler, mil­let­le sı­kın­tı­sı olan­lar esas bu­ra­da ge­lip he­sap ver­me­li­dir.

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Mil­let mey­dan­lar­da ko­nuş­tu, mil­let!

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (De­vam­la) - Say­gı­lar su­nu­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar, CHP sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Ba­kan.

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Mil­let mey­dan­lar­da ko­nuş­tu. So­ka­ğa çı­ka­ma­dın o yüz­den, evin­den çı­ka­ma­dın o yüz­den! Sen evin­den çı­ka­mı­yor­sun kor­ku­dan. 20 ko­ru­may­la ge­zi­yor­sun sen. Hal­kın ara­sı­na gi­re­mi­yor­sun sen!

K. KE­MAL ANA­DOL (İz­mir) - Sa­yın Baş­kan…

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, bir sa­ni­ye, Sa­yın Grup Baş­kan Ve­ki­li ko­nu­şu­yor.

Bu­yu­run Sa­yın Ana­dol. (CHP sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler)

BAŞ­KAN - Bir sa­ni­ye… Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, Sa­yın Grup Baş­kan Ve­ki­li­ni du­ya­mı­yo­rum.

Bu­yu­run Sa­yın Ana­dol.

K .KE­MAL ANA­DOL (İz­mir) - Sa­yın Baş­kan, Sa­yın Ba­kan "Biz de­mok­ra­tik cum­hu­ri­yet­ten ya­na­yız, siz bü­rok­ra­tik cum­hu­ri­yet­ten ya­na­sı­nız." di­ye­rek par­ti­nin… (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan "Doğ­ru, doğ­ru" ses­le­ri)

Doğ­ruy­sa ya­nıt ver­mek is­ti­yo­rum.

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Doğ­ruy­sa mey­dan­la­ra ge­lin.

NA­İL KA­MA­CI (An­tal­ya) - Ne­re­de ol­du­ğu­nuz bel­li de­ğil ya­ni. Geç­miş­te ora­day­dı­nız, bu­gün bu­ra­da­sı­nız ya­hu! Yö­nü­nü­zü bir be­lir­le­yin kar­de­şim ya!

K. KE­MAL ANA­DOL (İz­mir) - …Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si­nin tü­zel ki­şi­li­ği­ne sa­taş­mış­tır ve Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si­nin gö­rüş­le­ri­nin dı­şın­da gö­rüş ifa­de et­miş­tir.

BAŞ­KAN - Pe­ki, te­şek­kür ede­rim.

Bu­yu­run Sa­yın Ana­dol.

İç Tü­zük'ümü­zün 69'un­cu mad­de­si­ne gö­re si­ze söz ve­ri­yo­rum. Ye­ni bir sa­taş­ma­ya yol aç­ma­ma­nı­zı da di­li­yo­rum.

Bu­yu­run.

V. - AÇIKLAMALAR VE SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1.- İz­mir Mil­let­ve­ki­li K. Ke­mal Ana­dol'un, Millî Eği­tim Ba­ka­nı Hü­se­yin Çe­lik'in, ko­nuş­ma­sın­da, par­ti­si­ne sa­taş­ma­sı ne­de­niy­le ko­nuş­ma­sı

K. KE­MAL ANA­DOL (İz­mir) - Sa­yın Baş­ka­nım, söz ver­di­ği­niz için te­şek­kür ede­rim.

Ül­ke­mi­zin bek­le­di­ği üni­ver­si­te ku­ru­luş­la­rıy­la il­gi­li ya­sa­nın mü­za­ke­re­si sı­ra­sın­da yü­ce Mec­li­sin vak­ti­ni al­mak is­te­mi­yo­rum. Onun için, çok kı­sa ce­vap ver­mek is­ti­yo­rum Sa­yın Ba­ka­na.

Şim­di, Sa­yın Ba­kan bu­ra­da çok uzun tar­tış­ma­la­ra yol aça­cak bir gö­rüş ve be­yan­da bu­lun­du.

HA­LİL ÖZ­YOL­CU (Ağ­rı) - Tes­pit.

K. KE­MAL ANA­DOL (De­vam­la) - Bu, tes­pit mi? Ya­ni, Ba­kan di­yor ki: "Biz de­mok­ra­tik cum­hu­ri­yet­ten ya­na­yız, siz de bü­rok­ra­tik cum­hu­ri­yet­ten ya­na­sı­nız." Sa­at­ler­ce tar­tı­şı­rız. İs­te­di­ği te­le­viz­yon ka­na­lın­da Sa­yın Ba­ka­nın da­ve­ti­ne ica­bet et­mek­ten onur du­ya­rım. Bu fır­sa­tı da bir­lik­te ya­ra­ta­lım is­ter­se. O ay­rı, ama yü­ce Mec­li­sin vak­ti­ni iş­gal et­me­ye­lim.

Ben sa­de­ce şu­nu söy­lü­yo­rum, tar­tış­ma­nın özü­ne gi­rip uzat­ma­dan: Di­ni­me küf­re­den ba­ri Müs­lü­man ol­sa.

CA­HİT CAN (Si­nop) - Ne ala­ka şim­di bu ya?

NA­İL KA­MA­CI (An­tal­ya) - Sen din­le, din­le!

K. KE­MAL ANA­DOL (De­vam­la) - Ala­ka­sı şu: "De­mok­ra­si bi­zim için amaç de­ğil, araç­tır" di­yen bir Ge­nel Baş­ka­nın, Baş­ba­ka­nın Ba­ka­nı­nın bu ko­nuş­ma­sı sa­de­ce ko­mik­tir, gü­lü­ne­cek bir ifa­de­dir.

Te­şek­kür ede­rim. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

CA­HİT CAN (Si­nop) - Ne ala­ka!

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Ana­dol.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Sa­yın Baş­kan…

BAŞ­KAN - Sa­yın Eras­lan, bir sa­ni­ye, si­ze söz ve­re­ce­ğim. An­cak, şa­hıs­la­rı adı­na bir ko­nuş­ma­cı­mız kal­dı, ona söz ver­dik­ten son­ra da si­ze söz ve­re­ce­ğim.

IV. - KA­NUN TA­SA­RI VE TEK­LİF­LE­Rİ İLE KO­MİS­YON­LAR­DAN

GE­LEN Dİ­ĞER İŞ­LER (Devam)

4.- Yük­se­köğ­re­tim Ku­rum­la­rı Teş­ki­la­tı Ka­nu­nu ile 78 ve 190 Sa­yı­lı Ka­nun Hük­mün­de Ka­rar­na­me­ler­de De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı Hak­kın­da Ka­nun Ta­sa­rı­sı ile Yük­se­köğ­re­tim Ku­rum­la­rı Öğ­re­tim Ele­man­la­rı­nın Kad­ro­la­rı Hak­kın­da Ka­nun Hük­mün­de Ka­rar­na­me ile Ge­nel Kad­ro ve Usu­lü Hak­kın­da Ka­nun Hük­mün­de Ka­rar­na­me­ye Ek­li Cet­vel­ler­de De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Ta­sa­rı­sı ve Millî Eği­tim, Kül­tür, Genç­lik ve Spor ile Plan ve Büt­çe Ko­mis­yon­la­rı Ra­por­la­rı (1/1343, 1/1291) (S. Sa­yı­sı: 1414) (Devam)

BAŞ­KAN - Şah­sı adı­na ikin­ci ko­nuş­ma­cı Bat­man Mil­let­ve­ki­li Sa­yın Ne­zir Na­sı­roğ­lu.

Bu­yu­run Sa­yın Na­sı­roğ­lu. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

MEH­MET NE­ZİR NA­SI­ROĞ­LU (Bat­man) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; Yük­se­köğ­re­tim Ku­rum­la­rı Teş­ki­la­tı Ka­nu­nu ile 78 ve 190 Sa­yı­lı Ka­nun Hük­mün­de Ka­rar­na­me­nin De­ğiş­ti­ril­me­si­ne Da­ir Ta­sa­rı'nın 4'ün­cü mad­de­si üze­rin­de söz al­mış bu­lun­mak­ta­yım. Yü­ce he­ye­ti­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Bu­gün bu­ra­da bi­ze bu gu­ru­ru ya­şa­tan Sa­yın Baş­ba­ka­nı­mız Re­cep Tay­yip Er­do­ğan'a, Hükûme­ti­mi­zin üye­le­ri­ne, Millî Eği­tim Ba­ka­nı­mı­za ve Mec­li­si­mi­zin de­ğer­li üye­le­ri­ne, Bat­man hal­kı adı­na te­şek­kür­le­ri­mi arz edi­yo­rum. 22'nci Dö­nem, 2005 yı­lın­da on beş il­de, bugün­ de on ye­di il­de üni­ver­si­te kur­ma ka­ra­rı­nı, mut­lu­lu­ğu­nu ya­şı­yo­ruz. Bat­man ili­mi­zin yegâne bek­len­ti­si olan üni­ver­si­te müj­de­si, tüm Bat­man ka­mu­oyu­mu­zu zi­ya­de­siy­le mem­nun et­miş­tir. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

MAH­FUZ GÜ­LER (Bin­göl) - Bra­vo! He­lal ol­sun!

MEH­MET NE­ZİR NA­SI­ROĞ­LU (De­vam­la) - Çok iyi bi­lin­mek­te­dir ki, en kıy­met­li ya­tı­rım in­sa­na ve eği­ti­me olan ya­tı­rım­dır. Bat­man'da ku­ru­la­cak olan Bat­man Üni­ver­si­te­si­ne bağ­lı Fen-Ede­bi­yat Fa­kül­te­si, Mü­hen­dis­lik, Mi­mar­lık Fa­kül­te­si, Tek­nik Eği­tim Fa­kül­te­si, Mes­lek Yük­se­ko­ku­lu, Bat­man Sağ­lık Hiz­met­le­ri Mes­lek Yük­se­ko­ku­lu, Sos­yal Bi­lim­ler Ens­ti­tü­sü ve Fen Bi­lim­le­ri Ens­ti­tü­sün­den oluş­mak­ta­dır. Bat­man Üni­ver­si­te­siy­le be­ra­ber çeh­re­si de­ği­şe­cek, eko­no­mi­si can­lı­lık ka­za­na­cak, fark­lı şe­hir­ler­den ge­le­cek öğ­ren­ci­ler­le Bat­man kül­tür ya­pı­sı­na kat­kı sağ­la­ya­cak­tır. Sos­yal ve ik­ti­sa­di alan­da Hükûme­ti­mi­zin Bat­man'a olan des­te­ği, Bat­man Üni­ver­si­te­si ka­zan­dı­rıl­ma­sıy­la bir ke­re da­ha ka­mu­oyu­muz­dan tak­dir gör­müş­tür.

Bu gü­zel duy­gu­lar­la ko­nuş­ma­mı ta­mam­lar­ken, Bat­man'ın il olu­şu­nun 18'in­ci yı­lı­na üni­ver­si­te müj­de­si­nin dam­ga­sı­nı vur­ma­sı biz­le­ri zi­ya­de­siy­le mem­nun et­miş­tir.

Yü­ce he­ye­ti­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

İR­FAN GÜN­DÜZ (İs­tan­bul) - Sa­yın Baş­ka­nım… 

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Na­sı­roğ­lu.

ALİ KE­MAL KUM­KU­MOĞ­LU (İs­tan­bul) - Fev­ka­la­de bir ko­nuş­ma ol­du, ağ­zı­na sağ­lık, ih­ya ol­duk!

İR­FAN GÜN­DÜZ (İs­tan­bul) - Sa­yın Baş­ka­nım, de­min Sa­yın Ana­dol'un söz­le­rin­de yan­lış an­la­ma­ya mey­dan ve­ren, Sa­yın Ge­nel Baş­ka­nı­mı­zın ve onun şah­sın­da AK Par­ti Gru­bu­nu il­zam eden söz­le­ri­ne ce­vap hak­kı­mı kul­lan­mak is­ti­yo­rum.

ALİ KE­MAL KUM­KU­MOĞ­LU (İs­tan­bul) - De­me­di mi öy­le bir şey? Ne di­ye­cek­sin? De­me­di mi di­ye­cek­sin?

BAŞ­KAN - Bir sa­ni­ye…

Sa­yın Baş­kan, bu­yu­run siz, bir sa­ni­ye otu­rur mu­su­nuz.   

Sa­yın Eras­lan da İç Tü­zük'ümü­zün 69'un­cu mad­de­si­ne gö­re bir söz ta­le­bin­de bu­lun­du.

Sa­yın Eras­lan, bu­yu­run. Ye­ni bir tar­tış­ma­ya da yol aç­ma­ma­nı­zı di­li­yo­rum.

V. - AÇIKLAMALAR VE SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR (Devam)

2.- Niğ­de Mil­let­ve­ki­li Or­han Eras­lan'ın, Millî Eği­tim Ba­ka­nı Hü­se­yin Çe­lik'in, ko­nuş­ma­sın­da, şah­sı­na sa­taş­ma­sı ne­de­niy­le ko­nuş­ma­sı

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım; Sa­yın Ba­kan, ko­nuş­ma­sı sı­ra­sın­da, kür­sü­den, adım­dan da bah­se­de­rek "Si­zin hu­kuk­çu dip­lo­ma­nı­zı al­mak ge­re­kir." bi­çi­min­de bir açık­la­ma­da bu­lun­du. Ku­su­ra bak­ma­sın­lar, bi­zim dip­lo­ma­mız pa­ray­la sa­tın alın­mış dip­lo­ma de­ğil­dir. O hak edi­le­rek, alın te­riy­le, göz nu­ruy­la ve hu­ku­ku ya­şa­mı­mı­zın her ala­nı­na, sin­di­re sin­di­re, özel ya­şan­tı­mız­da da mes­lek ha­ya­tı­mız­da da her şey­de, ha­ya­tı­mı­zın her ala­nın­da, hod­ri mey­dan, hu­ku­ka uya­rak, hak­ka ria­yet ede­rek… Hu­kuk, ar­ka­daş­la­rım, hak­kın ço­ğu­lu­dur, hak­kın ço­ğu­lu­dur. Hu­kuk, hak­kın ço­ğu­lu­dur.

MAH­FUZ GÜ­LER (Bin­göl) - Aca­ba?

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Aca­ba de­ğil. Bi­lir­se­niz, hak­kın ço­ğu­lu­dur hu­kuk.

Şim­di, hak­ka ria­yet et­me­yen, hu­ku­ka ria­yet et­me­yen in­san­dan hiç­bir şey ol­maz. Ba­kı­nız şim­di, Sa­yın Ba­kan bi­zim dip­lo­ma­mı­zı al­ma­ya kal­kı­yor, ama ken­di­si­nin hu­kuk kar­ne­si ne du­rum­da? Bir ic­ra­atı yok ki yar­gı­ya tos­la­ma­sın! Bir ic­ra­atı yok ki yar­gı­ya tos­la­ma­sın Sa­yın Ba­ka­nın!

İS­MA­İL Bİ­LEN (Ma­ni­sa) - Si­zin­ki gi­bi!

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Şim­di, dü­şü­nün ki, ken­di­si­nin en yük­sek gö­rev­li­si, ka­mu gö­rev­li­si, müs­te­şa­rı, yar­gı ka­rar­la­rı­na uy­ma­mak­tan, ya­ni hak­ka ria­yet et­me­mek­ten, hak­kı ye­mek­ten mahkûmi­yet­le­ri var se­ri se­ri, di­zi di­zi. Ken­di­si de do­ku­nul­maz­lı­ğın ar­ka­sı­na sak­la­nı­yor. Ya­ni, ne­yi, bu­ra­da… Bu ül­ke­de Sa­yın Ba­kan, ya­ni zor ko­şul­lar­da ya­şa­yan öğ­ret­men­le­ri da­ma ta­şı gi­bi ora­dan ora­ya, ora­dan ora­ya oy­na­mış, yap­tı­ğı her şey yar­gı­dan dön­müş, be­nim hu­kuk­çu dip­lo­ma­mı ip­tal ede­cek. Vay ca­nı­na!

Şim­di, ba­kı­nız, millî eği­ti­me Sa­yın Ba­ka­nın bir hiz­me­ti ola­bi­lir, o hiz­me­ti­ni söy­le­mek is­ti­yo­rum al­tı­nı çi­ze­rek: İs­ti­fa edin Sa­yın Ba­kan. Millî eği­ti­me ya­pa­ca­ğı­nız en bü­yük hiz­met­tir, en bü­yük hiz­met­tir.

İS­MA­İL Bİ­LEN (Ma­ni­sa) - Siz is­ti­fa edin!

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) -  Si­zin o ma­ka­mı bo­şalt­ma­nız Türk millî eği­ti­mi­ne ya­pa­bi­le­ce­ği­niz en bü­yük hiz­met­tir, on­dan da­ha bü­yük bir hiz­met ya­pa­maz­sı­nız.

İS­MA­İL Bİ­LEN (Ma­ni­sa) - Em­rin olur!

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) -  Siz han­gi hak­tan bah­se­di­yor­su­nuz?

AFİF DE­MİR­KI­RAN (Bat­man) - Üni­ver­si­te­le­ri kim ku­ra­cak?

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) -  Ba­kı­nız, da­ha dün sı­nav ka­zan­ma­mış in­san­la­rı kad­ro­laş­mak ama­cıy­la ida­re­ci ola­rak ata­dı­nız, ata­ma­ya kal­kış­tı­nız, Da­nış­tay­dan dön­dü.

MAH­FUZ GÜ­LER (Bin­göl) - Üni­ver­si­te­le­ri kim ku­ra­cak is­ti­fa eder­se?

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Hâlen… Hâlen… Öğ­ret­men­le­rin ek ders üc­ret­le­riy­le il­gi­li bir dü­zen­le­me yap­tı­nız. Bir Al­lah'ın ku­lu gi­dip gö­rüş­tü mü bu öğ­ret­men­ler­le? Bir haf­ta  ra­por­lu olan, izin­li olan öğ­ret­men bir ay­lık ek ders üc­re­ti­ni kay­be­di­yor. Böy­le bir ada­let olur mu? Böy­le bir hak an­la­yı­şı olur mu? Ça­lı­şı­lan kıs­mın üze­ri­ne otu­ru­lur mu? Bu na­sıl hu­kuk an­la­yı­şı, bu na­sıl hak an­la­yı­şı da Sa­yın Ba­kan bi­zim hu­kuk dip­lo­ma­mı­zı ip­tal et­me­ye kal­kı­yor!

Şim­di, millî eği­tim prog­ra­mı­nı al­tüst et­ti­niz, keş­me­keş içi­ne sok­tu­nuz. Prog­ram keş­me­ke­şe dö­nüş­tü, öğ­ret­men­ler ne ya­pa­ca­ğı­nı bi­le­mez hâle gel­di. İda­re­ci­ler, tec­rü­be­li yö­ne­ti­ci­ler ora­dan ora­ya, ora­dan ora­ya sü­rül­dü. Millî eği­tim si­zin dö­ne­mi­niz­de ni­te­lik ola­rak el­li yıl ge­ri­ye git­ti, el­li yıl ge­ri­ye git­ti.

MAH­FUZ GÜ­LER (Bin­göl) - Çağ at­la­dı, çağ at­la­dı.

CA­HİT CAN (Si­nop) - Ne ala­ka­sı var?

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) -  Siz öy­le zan­ne­din. Ana­ya­sal ku­rum­lar­la kav­ga et­me­yi ma­ri­fet bi­li­yor­su­nuz.

CA­HİT CAN (Si­nop) - Bun­lar ce­vap de­ğil, se­nin de­min söy­le­di­ğin…

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) -  Şim­di, ce­va­bı­nı söy­lü­yo­rum.

MAH­FUZ GÜ­LER (Bin­göl) - Millî eği­tim çağ at­la­dı, çağ.

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Bu­ra­da, siz bir Millî Eği­tim Ba­ka­nı­sı­nız, çı­kı­yor­su­nuz, 2005 yı­lın­da ya­zı­lan bir ya­zı­yı -2005 yı­lın­da­ki ya­zı­lan bir ya­zı, o on beş üni­ver­si­te­ye iliş­kin- kal­kı­yor­su­nuz, bu­nun­la il­gi­liy­miş de bu­na ce­vap ve­ril­me­miş gi­bi -hâlbu­ki, 2007'de ya­zı­lan baş­ka- bu­nu an­la­tı­yor­su­nuz.

Da­ha va­hi­mi: Bir ya­zı­nın te­kit edil­me­si de­mek, ön­ce ya­pı­lan is­te­ğin yi­ne­len­me­si, tek­rar edil­me­si de­mek. De­ğiş­ti­ri­le­rek te­kit ya­zı­sı ya­zıl­maz, o ye­ni bir ya­zı olur. De­ğiş­tir­di­ği­niz za­man es­ki is­te­ği yi­ne­le­miş ol­maz­sı­nız, o ye­ni bir ya­zı olur. Siz bir Ba­kan­sı­nız, bu­nu bi­le bi­le bu­ra­dan ka­mu­oyu­nu ya­nıl­tı­yor­su­nuz.

CA­HİT CAN (Si­nop) - Ne yaz­dı­ğı­nı bil­mi­yor mu­sun ya­ni?

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Şim­di, Sa­yın Ba­kan, ba­na, hu­kuk fa­kül­te­si dip­lo­ma­sı­nı Jet Fa­dıl ver­me­di, bu Par­la­men­to­ya da Jet Fa­dıl kon­ten­ja­nın­dan gel­me­dim. Si­zin, ne hak­kı­nız­dır ne had­di­niz­dir be­nim hu­kuk fa­kül­te­si dip­lo­ma­mı ip­tal et­mek.

He­pi­ni­ze say­gı­lar su­na­rım. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Eras­lan.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (Van) - Sa­yın Baş­kan, ba­na sa­taş­ma var, bu­na ce­vap ver­mem la­zım.

BAŞ­KAN - Sa­yın Ba­kan, bir sa­ni­ye…

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (Van) - Ha­yır, bu çok ale­ni bir şey Sa­yın Baş­kan.

BAŞ­KAN - Bir sa­ni­ye… Ale­ni de­ğil de­me­dim Sa­yın Ba­ka­nım. Ama, Grup Baş­kan Ve­ki­li­mi­zin bir söz ta­le­bi var, Sa­yın Gün­düz'ün.

Bu­yu­run Sa­yın Gün­düz. Ama, ye­ni bir sa­taş­ma­ya yol aç­ma­ma­nı­zı di­li­yo­rum, çün­kü, yok­sa Ge­nel Ku­rul böy­le sa­taş­may­la ge­çe­cek. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

3.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li İr­fan Gün­düz'ün, İz­mir Mil­let­ve­ki­li K. Ke­mal Ana­dol'un, ko­nuş­ma­sın­da, Baş­ba­ka­na sa­taş­ma­sı ne­de­niy­le ko­nuş­ma­sı

İR­FAN GÜN­DÜZ (İs­tan­bul) - Sa­yın Baş­ka­nım, söz ver­di­ği­niz için te­şek­kür edi­yo­rum ve de­ğer­li ar­ka­daş­lar, he­pi­ni­ze say­gı­lar su­nu­yo­rum.

Ta­bii, bu­ra­da, Sa­yın Ana­dol'un, Sa­yın Baş­ba­ka­nı­mı­zın söy­le­di­ği söz­le il­gi­li kul­lan­dı­ğı ifa­de­ye ka­tıl­ma­dı­ğı­mı ve bu­nu açık­la­mak is­te­di­ği­mi özel­lik­le de be­yan et­mek is­ti­yo­rum.

K. KE­MAL ANA­DOL (İz­mir) - Söy­le­me­miş mi ya­ni Sa­yın Baş­kan?

ALİ RI­ZA BO­DUR (İz­mir) - Söy­le­me­miş di­ye­bi­lir mi­si­niz?

İR­FAN GÜN­DÜZ (De­vam­la) - Şim­di, evet, öy­le söy­le­miş­tir, ama, Sa­yın Baş­ka­nım, şu­nu arz et­mek is­ti­yo­rum… (CHP sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler)

YIL­MAZ KA­YA (İz­mir) - Söy­le­di, ama, be­ya­na ka­tıl­mı­yor­sun ya­ni!

İR­FAN GÜN­DÜZ (De­vam­la) - Biz­de, as­lın­da biz­de… Ba­kın, bi­zim inan­cı­mız­da, AK Par­ti­nin bü­tün çö­züm­le­ri, in­sa­nı­mı­zın re­fa­hı ve mut­lu­lu­ğu için­dir.

TUN­CAY ER­CENK (An­tal­ya) - Al­lah Al­lah! Al­lah Al­lah!

ALİ RI­ZA BO­DUR (İz­mir) - Ha­ki­ka­ten, her­kes re­fah içe­ri­sin­de ya­şı­yor!

İR­FAN GÜN­DÜZ (De­vam­la) - Eko­no­mi­den si­ya­se­te, sos­yal dev­let­ten eko­no­mi po­li­ti­ka­la­rı­na va­rın­ca­ya ka­dar, in­sa­nın hu­zur ve mut­lu­lu­ğu her şe­yin üze­rin­de­dir. Eğer, bak­tı­ğı­mız za­man, la­ik­lik de de­mok­ra­si de sos­yal dev­let de hu­kuk dev­le­ti de as­lın­da bu ül­ke­de ya­şa­yan in­sa­nı­mı­zın ge­le­ce­ği­ni da­ha ay­dın­lık bir ge­le­ce­ğe ta­şı­mak için ko­nul­muş de­ğiş­mez pren­sip­ler ve il­ke­le­ri­miz­dir. O yüz­den, bu­ra­da, de­mok­ra­si­yi ya da di­ğer me­se­le­le­ri, kav­ram­la­rı eğer ga­ye ola­rak ko­yar­sa­nız, yan­lış olur. Bir tek ga­ye var. O da in­sa­nı­mı­zın te­ker te­ker, mil­le­ti­mi­zin top­tan ge­le­ce­ğe gü­ven­le bak­ma­sı­na yö­ne­lik, hu­zur­lu ve mut­lu bir Tür­ki­ye'ye gö­tür­me­si için araç­tır. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

ALİ RI­ZA BO­DUR (İz­mir) - Ama, de­mok­ra­tik bir re­jim içe­ri­sin­de.

İR­FAN GÜN­DÜZ (De­vam­la) - He­pi­miz bir ara­cız.

ALİ RI­ZA BO­DUR (İz­mir) - De­mok­ra­tik bir re­jim içe­ri­sin­de.

İR­FAN GÜN­DÜZ (De­vam­la) - Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si bir araç­tır, AK Par­ti bir araç­tır, si­ya­si ku­rum­lar bir araç­tır.

ALİ RI­ZA BO­DUR (İz­mir) - De­mok­ra­tik bir re­jim içe­ri­sin­de.

İR­FAN GÜN­DÜZ (De­vam­la) - O yüz­den, esas me­se­le, bü­tün bun­la­rın top­lu­mu­mu­zun ge­le­ce­ği­ne ve mut­lu­lu­ğu­na gi­de­cek şe­kil­de akort edil­me­si­dir. Bu­ra­da "De­mok­ra­si bir araç­tır." an­la­mın­da söy­len­miş sö­zün esas an­la­mı bu­dur.

Bu­nu arz edi­yor, he­pi­ni­ze say­gı­lar su­nu­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan "Bra­vo" ses­le­ri, al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Gün­düz.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, Sa­yın Ba­kan ken­di­si­ne sa­ta­şıl­dı­ğı ge­rek­çi­siy­le söz ta­le­bin­de bu­lu­nu­yor. İç Tü­zük'ümü­zün 60'ın­cı mad­de­si­ne gö­re kı­sa bir söz hak­kı kul­la­na­cak ye­rin­den.

Bu­yu­run Sa­yın Ba­ka­nım.

4.- Millî Eği­tim Ba­ka­nı Hü­se­yin Çe­lik'in, Niğ­de Mil­let­ve­ki­li Or­han Eras­lan'ın, ko­nuş­ma­sın­da, şah­sı­na sa­taş­ma­sı ne­de­niy­le ko­nuş­ma­sı

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (Van) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; ben iki dö­nem­dir Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­sin­de onur­la ve şe­ref­le Van hal­kı­nı tem­sil edi­yo­rum.

Ba­kın, ben si­ze bir şey söy­le­ye­yim: Bu­ra­ya na­sıl gel­di­ği­mi, bu­ra­da ne­ler yap­tı­ğı­mı bü­tün ka­mu­oyu bi­li­yor. Ben Sa­yın Or­han As­lan'ın bu çir­kin if­ti­ra­sıy­la il­gi­li ola­rak ken­di­si­ni mah­ke­me­ye ve­re­ce­ğim.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - İf­ti­ra et­mem. Mah­ke­me­ye ve­rin, he­sap­la­şa­lım.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (Van) - Bun­dan ön­ce, bu ya­kı­şık­sız ya­kış­tır­ma­yı ve yaf­ta­yı ya­pan in­san­la­rın ba­zı… Özel­lik­le, med­ya ku­ru­luş­la­rı bu­nu id­dia et­ti­ler. Bu, de­fa­lar­ca tek­zip edil­miş­tir ve Sa­yın As­lan, ba­kın, ben…

FE­RİT MEV­LÜT AS­LA­NOĞ­LU (Ma­lat­ya) - Eras­lan, Eras­lan.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (Van) - Ba­kın, Sa­yın Eras­lan, 2004 yı­lın­da son se­çim ya­pıl­dı. Be­nim ne ol­du­ğum ve ne ol­ma­dı­ğı­ma be­nim seç­me­nim olan Van hal­kı ka­rar ve­rir. 2004 yı­lın­da…

AFİF DE­MİR­KI­RAN (Bat­man) - O ka­dar.

MAH­FUZ GÜ­LER (Bin­göl) - Tüm Tür­ki­ye bi­li­yor si­zi Sa­yın Ba­ka­nım.

MİLLÎ EĞİ­TİM BA­KA­NI HÜ­SE­YİN ÇE­LİK (Van) - Ba­kın, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, bir hu­su­su be­lirt­mek is­ti­yo­rum: Sa­yın Eras­lan'ın tem­sil et­ti­ği si­ya­si par­ti ve si­ya­si dü­şün­ce, 2004 yı­lın­da ya­pı­lan son se­çim­de, 400 bin seç­me­ni olan Van hal­kın­dan sa­de­ce 2.600 oy al­mış­tır. Bu­na baş­ka ce­vap is­ter mi­si­niz?

Te­şek­kür ede­rim efen­dim. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Ba­kan.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Sa­yın Baş­kan, hak­sız bir it­ham­la kar­şı kar­şı­ya­yım, söz is­ti­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan "Oo" ses­le­ri, gü­rül­tü­ler)

Bir da­ki­ka efen­dim.

SE­RA­CET­TİN KA­RA­YA­ĞIZ (Muş) - Al­lah Al­lah! Ak­şa­ma ka­dar böy­le mi de­vam ede­cek?

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de)- Bir yan­lış an­la­ma var, ye­rim­den dü­zel­te­yim Sa­yın Baş­kan.

BAŞ­KAN - Bir sa­ni­ye… Bir sa­ni­ye…

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, mü­sa­ade eder mi­si­niz.

Bir sa­ni­ye Sa­yın Eras­lan, bir sa­ni­ye.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, lüt­fen, ken­di­ni­ze ya­pıl­ma­sı­nı is­te­me­di­ği­niz bir ey­le­mi, söy­le­mi bir baş­ka mil­let­ve­ki­li­ne de yap­ma­ya­lım. Şim­di ben dik­kat edi­yo­rum, kür­sü­ye han­gi ke­sim­den gel­miş­se di­ğer ke­sim iti­raz edi­yor. Bu­nu de­ğiş­ti­re­lim, hak­ka­ni­yet öl­çü­le­ri içe­ri­sin­de bu gö­rüş­me­le­ri ta­mam­la­ya­lım.

Şim­di si­zi din­li­yo­rum Sa­yın Eras­lan, bu­yu­run.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - İf­ti­ra et­ti­ği­mi söy­le­di Sa­yın Ba­kan. Ben if­ti­ra et­me­dim. O ko­nu­da açık­la­ma yap­mak is­ti­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan "Hay­da" ses­le­ri, gü­rül­tü­ler)

BAŞ­KAN - Ya, bir sa­ni­ye… Bir sa­ni­ye… Bir sa­ni­ye ar­ka­daş­lar.

Evet.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Şim­di, Sa­yın Ba­ka­na ben hiç­bir şe­kil­de if­ti­ra et­me­dim. Ben, ba­na dip­lo­ma­yı Jet Fa­dıl ver­me­di, be­ni bu­ra­ya da Jet Fa­dıl gön­der­me­di, onun ko­ta­sın­dan gel­me­dim, de­dim. Bu­ra­da Sa­yın Ba­ka­nın adı­nı kul­lan­ma­dım. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan "Hay­da" ses­le­ri) Sa­yın Ba­kan ora­dan ma­tu­fi­yet yo­luy­la bir şey çı­kar­tı­yor­sa, o ken­di­si­nin ken­di­si­ne ya­kış­tır­ma­sı­dır. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan "Mah­ke­me­ye, mah­ke­me­ye" ses­le­ri) Ken­di­si­nin ken­di­si­ne ya­kış­tır­ma­sı­dır.

BAŞ­KAN - Si­zin öy­le bir kas­tı­nız yok.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Ben if­ti­ra­yı ka­bul et­mi­yo­rum. "İf­ti­ra" söz­cü­ğü­nü Sa­yın Ba­ka­nın ken­di­si­ne ia­de edi­yo­rum. Yar­gı­da da he­sap­laş­ma­ya bek­li­yo­rum ken­di­si­ni.

BAŞ­KAN - Pe­ki, ka­yıt­la­ra geç­ti Sa­yın Eras­lan, bu­yu­run.

IV. - KA­NUN TA­SA­RI VE TEK­LİF­LE­Rİ İLE KO­MİS­YON­LAR­DAN

GE­LEN Dİ­ĞER İŞ­LER (Devam)

4.- Yük­se­köğ­re­tim Ku­rum­la­rı Teş­ki­la­tı Ka­nu­nu ile 78 ve 190 Sa­yı­lı Ka­nun Hük­mün­de Ka­rar­na­me­ler­de De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı Hak­kın­da Ka­nun Ta­sa­rı­sı ile Yük­se­köğ­re­tim Ku­rum­la­rı Öğ­re­tim Ele­man­la­rı­nın Kad­ro­la­rı Hak­kın­da Ka­nun Hük­mün­de Ka­rar­na­me ile Ge­nel Kad­ro ve Usu­lü Hak­kın­da Ka­nun Hük­mün­de Ka­rar­na­me­ye Ek­li Cet­vel­ler­de De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Ta­sa­rı­sı ve Millî Eği­tim, Kül­tür, Genç­lik ve Spor ile Plan ve Büt­çe Ko­mis­yon­la­rı Ra­por­la­rı (1/1343, 1/1291) (S. Sa­yı­sı: 1414) (Devam)

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, 5'in­ci mad­de­yi oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum: Ka­bul eden­ler… Te­şek­kür ede­rim. Ka­bul et­me­yen­ler… Ka­bul edil­miş­tir.

6'ncı mad­de­yi oku­tu­yo­rum:

MAD­DE 6- 2809 sa­yı­lı Ka­nu­nun ek 67 nci mad­de­si­nin (a) ben­di­nin ba­şı­na "Rek­tör­lü­ğe bağ­lı ola­rak ye­ni ku­ru­lan Tıp Fa­kül­te­si ile" iba­re­si ek­len­miş,  (d) ben­di "Rek­tör­lü­ğe bağ­lı ola­rak ye­ni ku­ru­lan Sos­yal Bi­lim­ler Ens­ti­tü­sü, Fen Bi­lim­le­ri Ens­ti­tü­sü ve Sağ­lık Bi­lim­le­ri Ens­ti­tü­sün­den," şek­lin­de de­ğiş­ti­ril­miş­tir.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim.

Mad­de üze­rin­de, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu adı­na, İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Sa­yın Ali Ke­mal Kum­ku­moğ­lu.

Bu­yu­run Sa­yın Kum­ku­moğ­lu.

CHP GRU­BU ADI­NA ALİ KE­MAL KUM­KU­MOĞ­LU (İs­tan­bul) - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Baş­kan.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, he­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

On ye­di ye­ni üni­ver­si­te­nin ku­ru­lu­şuy­la il­gi­li ka­nu­nun 6'ncı mad­de­si üze­rin­de Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu adı­na söz al­dım. He­pi­ni­zi tek­rar say­gıy­la se­lam­la­rım.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, AKP İk­ti­da­rı­nın son dö­nem­le­ri­ne gel­dik. Gö­rü­len o ki, bun­dan son­ra pek faz­la ge­le­ce­ği de gö­rül­mü­yor.

CA­HİT CAN (Si­nop) - Mu­ha­le­fe­tin de so­nu­na ge­lin­di ya­ni. Mu­ha­le­fe­tin so­nu gel­di gi­bi gö­zü­kü­yor.

ALİ KE­MAL KUM­KU­MOĞ­LU (De­vam­la) - Mu­ha­le­fet her hâlükârda olur. Biz olu­ruz, baş­ka­la­rı olur, ama mu­ha­le­fet olur. Si­zin ik­ti­dar ol­ma­ya­ca­ğı­nız ke­sin.

CA­HİT CAN (Si­nop) - Yok, öy­le zan­net sen.

ALİ KE­MAL KUM­KU­MOĞ­LU (De­vam­la) - Şim­di on ye­di ye­ni üni­ver­si­te açı­yo­ruz. On beş ye­ni üni­ver­si­te da­ha açıl­dı. Sa­yın Ba­ka­nı­mız üni­ver­si­te­le­rin açıl­ma­sıy­la ve üni­ver­si­te ca­mi­asıy­la en il­gi­li ol­ma­sı ge­re­ken, ya­sa­la­rı­mı­za gö­re en il­gi­li olan ku­rum­la­rı hi­çe sa­ya­rak, cum­hu­ri­yet ta­ri­hi bo­yun­ca açıl­mış el­li üç üni­ver­si­te­ye otuz iki üni­ver­si­te da­ha ek­le­di. Bu­nun man­tı­ğı­nın al­tın­da ne var? Ya­rın te­le­viz­yon­la­ra çı­kıp de­ni­le­cek ki: "Cum­hu­ri­yet ta­ri­hi bo­yun­ca bu ül­ke­de el­li üç üni­ver­si­te açıl­mış­tır. Biz bu­na otuz iki üni­ver­si­te da­ha ek­le­dik." (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan "Doğ­ru" ses­le­ri) Mü­sa­ade edin efen­dim, mü­sa­ade edin.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, bu üni­ver­si­te­le­rin hep­si­ni top­la­sa­nız… Şu­ra­da kim ho­ca var­sa bir lüt­fen eli­ni vic­da­nı­na ko­ya­rak ko­nuş­sun. Sa­yın Ba­kan, si­ze so­ru­yo­rum: Bu aç­tı­ğı­nız otuz iki üni­ver­si­te­nin hep­si­ni top­la­sa­nız bir Ha­cet­te­pe Üni­ver­si­te­si ya­par mı? Ya­par mı ar­ka­daş­lar?

AH­MET YE­Nİ (Sam­sun) - Kar­şı mı­sı­nız üni­ver­si­te­le­re?

ALİ KE­MAL KUM­KU­MOĞ­LU (De­vam­la) - Ba­kın, mü­sa­ade edin. Şim­di ora­ya ge­le­ce­ğim de…

Şim­di, böy­le pal­ya­tif iş­ler­le, böy­le bak­kal he­sa­bıy­la… Si­zin "Bü­rok­ra­tik cum­hu­ri­yet" de­di­ği­niz, o kar­şı çık­tı­ğı­nız şe­yin al­ter­na­ti­fi ola­rak ken­di öne­ri­niz, bak­kal he­sa­bı! Bak­kal he­sa­bı! De­ğer­li ar­ka­daş­lar, ba­kın, bak­kal he­sa­bıy­la bu iş­ler ol­maz. Si­zin he­sa­bı­nı­zın ta­ma­mı bak­kal he­sa­bı­na da­ya­nı­yor.

ALİ RI­ZA BO­DUR (İz­mir) - O bi­le de­ğil ya!

ALİ KE­MAL KUM­KU­MOĞ­LU (De­vam­la) - 360'tan faz­la mil­let­ve­ki­liy­le dört bu­çuk yıl­dır ik­ti­dar­da­sı­nız, Türk millî eği­ti­mi­nin han­gi te­mel prob­le­mi­ni çöz­dü­nüz? Üni­ver­si­te­le­rin ka­pı­sın­da bi­ri­ken 1,5 mil­yon öğ­ren­ci­yi, on­la­rın ai­le­le­ri­ni ra­hat­la­ta­bi­le­cek bir çö­züm öne­ri­si Tür­ki­ye'nin gün­de­mi­ne ta­şı­ya­bil­di­niz mi? Mes­lek eği­ti­mi­ne dö­nük, he­pi­mi­zin ya­pıl­ma­sı ge­rek­ti­ği­ne inan­dı­ğı­mız, Tür­ki­ye'de­ki ara ele­man ih­ti­ya­cı­nı kar­şı­la­mak nok­ta­sın­da, ar­tık ka­çı­nıl­maz bir ger­çek ola­rak he­pi­mi­zin kar­şı­sın­da du­ran bu dö­nü­şü­mü sağ­la­ya­bil­mek için, 360'dan faz­la mil­let­ve­ki­li ile bir tek gi­ri­şim­de bu­lu­na­bil­di­niz mi? 360 mil­let­ve­ki­li­niz var, ya­pa­ma­dı­ğı­nız iş­ler için mu­ha­le­fe­ti  suç­lu­yor­su­nuz. Siz ne is­ti­yor­su­nuz ar­ka­daş? Na­sıl bir şey is­ti­yor­su­nuz, ya­ni na­sıl bir güç ve­re­ce­ğiz si­ze? Siz, 550 mil­let­ve­ki­li de ol­sa, "So­kak­ta­ki va­tan­daş, bil­mem ne di­yor." de­yip kor­kup, bu­ra­da is­te­di­ği­niz, o doğ­ru ol­du­ğu­na inan­dı­ğı­nız o de­ği­şik­lik­le­rin ya­pıl­ma­sı­nı sağ­la­ya­maz­sı­nız. O za­man ni­ye ik­ti­dar olu­yor­su­nuz? Ni­ye ik­ti­dar olu­yor­su­nuz de­ğer­li ar­ka­daş­lar?

Şim­di, on ye­di ye­ni üni­ver­si­te açı­yor­su­nuz. Da­ha ön­ce on beş üni­ver­si­te aç­tı­nız. Şim­di, bu on beş üni­ver­si­tey­le il­gi­li, Sa­yın Ba­kan me­se­la -ben, Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nu­nun bir üye­si­yim- Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nun­da ta­nık ol­du­ğum ko­nu­lar­la il­gi­li, bu­ra­dan, açık­tan, hem Mec­li­se hem ka­mu­oyu­na ya­nıl­tı­cı, yan­lış bil­gi­ler ve­ri­yor. Da­ha ile­ri­si­ni söy­le­mek is­te­mi­yo­rum, çün­kü bu bi­le bi­le ya­pı­lı­yor. Ne­dir bu de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım? Millî Eği­tim Ba­kan­lı­ğı, on beş üni­ver­si­tey­le il­gi­li YÖK'e baş­vu­ru­da bu­lun­muş. YÖK'ün bel­li öl­çü­le­ri var, bel­li stan­dart­la­rı var. Siz, ni­ye YÖK'e baş­vu­ru­yor­su­nuz? Ya­ni, YÖK'e baş­vur­ma ge­rek­çe­niz ne­dir? Ma­dem, YÖK ne söy­ler­se söy­le­sin, siz bil­di­ği­ni­zi ya­pa­cak­sı­nız, ni­ye YÖK'e baş­vu­ru­yor­su­nuz? YÖK'e baş­vur­ma­nın bir an­la­mı var. "Bu ko­nuy­la siz da­ha il­gi­li bir ku­rum­su­nuz, gi­din, ba­kın, bu üni­ver­si­te­le­rin alt­ya­pı­la­rı­nı, te­sis­le­ri­ni, öğ­re­tim ele­ma­nı du­ru­mu­nu, şeh­rin, ken­tin ko­nu­mu­nu ve­sa­ire­si­ni in­ce­le­yin. Si­zin öl­çü­le­ri­ni­ze gö­re bu­ra­da bir üni­ver­si­te açı­la­bi­lir mi, açı­la­maz mı, bi­ze bil­gi ve­rin. Biz, bu il­ler­de üni­ver­si­te aç­mak is­ti­yo­ruz." di­ye ona baş­vu­ru­yor­sun, onun bil­gi­si­ne baş­vu­ru­yor­sun. YÖK ge­ri­ye dö­nüp di­yor ki: "Bu üni­ver­si­te aç­ma­yı dü­şün­dü­ğü­nüz il­le­rin dör­dü, Te­kir­dağ, Düz­ce, Uşak, Or­du il­le­rin­de­ki mev­cut alt­ya­pı, bu­ra­lar­da üni­ver­si­te aç­ma­ya el­ve­riş­li­dir, bu­ra­lar­da üni­ver­si­te aça­bi­lir­si­niz. Er­zin­can, Kır­şe­hir, Bur­dur, Kas­ta­mo­nu, Ço­rum, Ri­ze, Ak­sa­ray, Amas­ya il­le­rin­de bir­ta­kım iyi­leş­tir­me­ler ya­pı­la­bi­lir­se, bu­ra­lar­da da üni­ver­si­te açı­la­bi­lir."

Sa­yın Ba­kan, şim­di siz bu­ra­dan, Yük­se­köğ­re­tim Ku­ru­mu gi­bi bir ku­ru­mu "Biz yaz­dık, on­lar bi­ze ce­vap ver­me­di­ler." di­ye suç­lar­ken hiç sı­kıl­ma­dı­nız mı? Ya­ni, bun­lar, sa­de­ce si­zin bil­di­ği­niz şey­ler mi? Ya­ni, bu ger­çek­le­ri siz ney­le giz­le­ye­cek­si­niz, ney­le sak­la­ya­cak­sı­nız? Bun­la­rı bir­lik­te tar­tış­ma­dık mı?

Şim­di, de­va­mın­da on ye­di üni­ver­si­te için Yük­se­köğ­re­tim Ku­ru­mu­na 23/1/2007, 4/2/2007 ta­rih­le­rin­de iki ya­zı yaz­mış­sı­nız. On ye­di üni­ver­si­te ku­ra­cak­sı­nız, ara­dan iki ay geç­miş, iki bu­çuk ay geç­miş, siz dü­zen­le­me­yi Mec­li­se ge­tir­miş­si­niz, ya­ni, siz di­yor­su­nuz ki -bu­nun, ha­ni, bir ayı­nı da ha­zır­lık sü­re­ci fa­lan di­ye say­san- YÖK'e "Gi­din, ba­kın, bir ay içe­ri­sin­de, bu­ra­lar­da üni­ver­si­te ku­ru­lur mu ku­rul­maz mı, ba­na…" O bak­kal he­sa­bı var ya, uy­mak zo­run­da ol­du­ğu­nuz ku­ral­lar var ya… "Efen­dim, biz ora­ya ya­zı yaz­dık." Böy­le bir mec­bu­ri­ye­ti­niz ol­du­ğu için ya­zı ya­zı­yor­su­nuz. Yok­sa, si­zin, bu ku­rum­la­rı ta­nı­dı­ğı­nız, bu ku­rum­la­rın dü­şün­ce­le­ri­ne de­ğer ver­di­ği­niz, bun­la­rı ger­çek­ten si­ze yar­dım­cı ola­bi­le­cek ku­rum­lar ola­rak gör­dü­ğü­nüz için de­ğil; çün­kü, on­lar ne der­ler­se de­sin­ler, siz bil­di­ği­ni­zi ya­pı­yor­su­nuz. Ni­ye? Çün­kü, ya­rın se­çim var, se­çim­ler­de gi­dip o il­le­re di­ye­cek­si­niz ki: "Efen­dim, biz si­zin ili­ni­ze üni­ver­si­te aç­tık."

Sa­yın Ba­ka­nım, bu­ra­da çift­çi olan ar­ka­daş­la­rı­mız var­dır, çift­çi­li­ği bi­len ar­ka­daş­la­rı­mız var­dır. Su­lu bir tar­la­da bir ön­ce­ki se­ne ar­pa ek­tiy­sen, bir da­ha­ki se­ne "Ha­nım, ba­har gel­di, şu ar­pa ek­ti­ği­miz ge­çen se­ne­ki yer var ya, şu­ra­ya bu se­ne bos­tan eke­lim." de­di­ği­niz za­man bi­le ha­nım der ki: "Ya­hu bey, ta­mam da, bi­zim bu­nun­la il­gi­li hiç­bir ha­zır­lı­ğı­mız yok. Ya­ni, ar­pa eki­len bir ye­ri bos­tan tar­la­sı­na dö­nüş­tür­mek için bi­le bir ha­zır­lık ge­re­kir. Hiç ol­maz­sa, fi­de­mi­zin ol­ma­sı ge­re­kir." Ya­ni, siz, bir yük­se­ko­ku­lu üni­ver­si­te­ye çe­vi­ri­yor­su­nuz, ne ha­zır­lık yap­tı­nız bu­nun için? Bu üni­ver­si­te­ye çe­vir­me­yi dü­şün­dü­ğü­nüz il­ler­de… Şim­di, ben bu­ra­dan o il­ler­de ya­şa­yan va­tan­daş­la­rı­mı­za so­ru­yo­rum: İli­niz­de, bi­zim ili­miz­de­ki yük­se­ko­kul üni­ver­si­te ola­cak an­la­yı­şıy­la, son iki yıl­da, üç yıl­da Millî Eği­tim Ba­kan­lı­ğı ta­ra­fın­dan si­zin il­le­ri­ni­ze han­gi ya­tı­rım­lar ya­pıl­dı, han­gi bi­na­lar ya­pıl­dı? Siz, "Biz el­li üç üni­ver­si­te­nin üze­ri­ne otuz iki üni­ver­si­te da­ha ek­le­ye­ce­ğiz." di­ye dü­şün­dü­ğü­nüz­de, ik­ti­da­ra gel­di­ği­niz dö­nem­den baş­la­ya­rak, bu üni­ver­si­te­ler­de öğ­re­tim ele­ma­nı, do­çent, pro­fe­sör ola­rak gö­rev yap­mak üze­re, mev­cut üni­ver­si­te­le­re sırf bu amaç­la ne ka­dar ye­ni kad­ro ver­di­niz? Öy­le ya, eğer el­li üç üni­ver­si­te­ye otuz iki üni­ver­si­te ek­li­yor­san, sen, mev­cut öğ­re­tim ele­ma­nı kad­ro­su­nu yüz­de 80 ora­nın­da, sa­de­ce es­ki­le­rin mev­cut­la­rı­nı ko­ru­sa bi­le, ar­tır­mak du­ru­mun­da­sın. Ne yap­tın? Bu amaç­la yap­tı­ğın ne var? Hiç­bir şey yok.

He­de­fi ne? Ar­ka­daş­la­rım, as­lın­da, he­de­fi, bu­ra­ya ge­lip ken­di il­le­ri­ne üni­ver­si­te açıl­ma­sı ne­de­niy­le mut­lu­luk­la­rı­nı ifa­de eden bü­tün ar­ka­daş­la­rım açık­la­dı­lar: "Üni­ver­si­te açıl­ma­sı, il­le­ri­miz­de­ki sos­yo­eko­no­mik ha­ya­tı renk­len­di­re­cek, de­ğiş­ti­re­cek, ge­liş­ti­re­cek­tir." Ya­ni, üni­ver­si­te aç­ma işi, esas iti­ba­rıy­la, ül­ke­miz­de bir eko­no­mik olay ola­rak de­ğer­len­di­ril­mek­te­dir. Bir ken­tin eko­no­mi­si­ne bi­raz can­lı­lık, bi­raz ha­re­ket­li­lik, öğ­ren­ci­ler üze­rin­den, öğ­ren­ci ai­le­le­ri üze­rin­den, o öğ­ren­ci ora­da eği­tim al­sın, doğ­ru eği­tim al­sın, sağ­lık­lı eği­tim al­sın, dün­ya­nın her ye­rin­de ge­çer­li­li­ği olan bir mes­le­ği ol­sun, bir mes­lek sa­hi­bi ol­sun di­ye de­ğil, ora­ya gön­de­re­ce­ği­miz öğ­ren­ci­ler ne­de­niy­le, öğ­ren­ci­ler sa­ye­sin­de o ken­tin eko­no­mik ya­şa­mı­na bir can­lı­lık gel­sin di­ye üni­ver­si­te açı­yor­su­nuz. Bu­ra­ya çı­kan her ar­ka­da­şım da, bu sa­ye­de, ken­di il­le­rin­de eko­no­mik ya­şa­mın ge­li­şe­ce­ği­ne dö­nük ola­rak bir­çok ifa­de­ler­de bu­lun­du­lar. Doğ­ru­dur, Hükûme­tin an­la­yı­şı da bu­dur. Ger­çek­tir, el­bet­te bir üni­ver­si­te­nin bir ken­te açıl­mış ol­ma­sı, o ken­tin eko­no­mik ya­şa­mı­na bir can­lı­lık ka­zan­dı­rır.

Pe­ki, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, o za­man şu so­ru ak­la ge­li­yor: Ma­dem biz, üni­ver­si­te­le­ri bir ken­tin eko­no­mik ya­şa­mı­nı can­lan­dır­mak için bir araç ola­rak kul­la­nı­yo­ruz. Bu­nun, eko­no­mik ola­rak en za­yıf olan il­ler­den baş­la­ma­sı ge­rek­mez mi?

Şim­di, ne­re­de Bay­burt'un mil­let­ve­kil­le­ri? Her gün bu­ra­lar­day­dı­lar. Ne­re­de bu Bay­burt? Sa­hip­siz mi Bay­burt? Ne­re­de Gü­müş­ha­ne'nin mil­let­ve­kil­le­ri? Öy­le bir şey yok. Ar­da­han, Tun­ce­li, Bar­tın, Şır­nak, Iğ­dır, ne­re­de bun­lar? Ha­ni o mil­let­ve­kil­le­ri? Ni­ye bir ta­ne­si kür­sü­ye çı­ka­mı­yor? Ni­ye Sa­yın Ba­kan, bu il­le­re ni­ye üni­ver­si­te açıl­ma­dı­ğıy­la il­gi­li bu­ra­dan bir tek şey söy­le­mi­yor? Siz bu­ra­la­rı sa­hip­siz mi zan­net­ti­niz? Ya­ni, bu­ra­dan şu an­la­şı­lı­yor: Bu il­le­rin mil­let­ve­kil­le­ri, be­ce­rik­siz, hiç­bir şe­kil­de…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Kum­ku­moğ­lu, ko­nuş­ma­nı­zı ta­mam­lar mı­sı­nız.

ALİ KE­MAL KUM­KU­MOĞ­LU (De­vam­la) - …Hükûmet üze­rin­de, ik­ti­dar par­ti­si­ne men­sup mil­let­ve­kil­le­ri ol­ma­la­rı­na rağ­men, ken­di il­le­ri­ne, sa­de­ce eko­no­mik bir ama­ca dö­nük ola­rak oluş­tu­ru­lan üni­ver­si­te­ler­le il­gi­li ola­rak, ken­di il­le­ri, ül­ke­nin eko­no­mik açı­sın­dan en zor­luk­lar içe­ri­sin­de olan il­le­ri ol­ma­sı­na rağ­men, ken­di il­le­ri­ne bir üni­ver­si­te gö­tür­me­yi ba­şa­ra­ma­mış, be­ce­re­me­miş, be­ce­rik­siz, ken­di ili­ni sa­hip­siz, kim­se­siz bı­rak­mış, ken­di ili­ni ça­re­siz­lik­le, yok­sul­luk­la ka­de­ri­ne terk et­miş mil­let­ve­kil­le­ri ola­rak ken­di il­le­ri­ne dö­ne­cek­ler.

Bu­ra­dan dün bir ar­ka­da­şım bir il­den bah­se­de­rek di­yor­du ki: "Ar­tık be­nim ili­min in­san­la­rı, ba­şı dik, onur­lu yurt­taş­lar ola­rak ge­ze­cek­ler, do­la­şa­cak­lar." Ne ol­du pe­ki, o, üni­ver­si­te aç­ma­dık­la­rı­nız, ba­şı ön­le­ri­ne eğik, si­zin ifa­de­niz­le onur­suz in­san­lar, ki­şi­ler du­ru­mu­na mı düş­tü­ler? O mil­let­ve­kil­le­ri­nin du­ru­mu ne­dir? Bu ifa­de­yi kul­la­nan ar­ka­daş­la­rım, ken­di par­ti­sin­den se­çil­miş mil­let­ve­kil­le­ri­ne, üs­te­lik ken­di­le­ri­ne hak­sız­lık ya­pıl­mış, ken­di se­çil­dik­le­ri il­le­re hak­sız­lık ya­pıl­mış mil­let­ve­kil­le­ri­ne, bu ifa­de­yi, da­ha doğ­ru­su bu ha­ka­re­ti kul­la­nır­ken, bu ha­ka­re­ta­miz ifa­de­le­ri kul­la­nır­ken hiç sı­kıl­mı­yor­lar mı, hiç utan­mı­yor­lar mı? Bu­nu be­nim mi söy­le­mem la­zım?

Sa­yın Ba­kan, eğer bu­nu ya­pı­yor­sa­nız, öner­ge­ler­le ço­ğun­lu­ğu sağ­la­ta­rak bu­ra­da bir­ta­kım dü­zen­le­me­ler ek­li­yor­su­nuz, o za­man, bu il­le­ri­mi­zin de bu hak­tan ya­rar­lan­ma­sı­nı sağ­la­ma­lı­yız.

Ben, bir ay ön­ce Bay­burt'ta ve Gü­müş­ha­ne'dey­dim; id­dia edi­yo­rum, hiç­bir il, Bay­burt ve Gü­müş­ha­ne ka­dar, bü­tün si­vil top­lum ör­güt­le­riy­le, bü­tün si­ya­si par­ti­le­riy­le ve ora­da ya­şa­yan bü­tün hem­şeh­ri­le­riy­le, yurt­taş­la­rıy­la, her il­den da­ha faz­la, ken­di­si­ni, ken­di il­le­rin­de ku­ru­la­cak bir üni­ver­si­te­ye ha­zır, böy­le bir üni­ver­si­te­yi ta­lep eden bir nok­ta­day­dı. Ben,bu il­ler­de ya­şa­yan yurt­taş­la­rı­mı­zın, her­han­gi bir şe­yi bu­gü­ne ka­dar, ken­di il­le­rin­de bir üni­ver­si­te açıl­ma­sı ka­dar ta­lep et­tik­le­ri­ni zan­net­mi­yo­rum.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Kum­ku­moğ­lu, se­lam­lar mı­sı­nız Ge­nel Ku­ru­lu.

ALİ KE­MAL KUM­KU­MOĞ­LU (De­vam­la) - Te­şek­kür ede­rim.

Şim­di, bu in­san­la­rı, sa­de­ce eko­no­mi­yi dü­zelt­me adı­na ku­ru­lan bu üni­ver­si­te­ler man­tı­ğı içe­ri­sin­de böy­le bir üni­ver­si­te an­la­yı­şın­dan, bu il­ler­de bir üni­ver­si­te açıl­ma­sın­dan mah­rum et­mek, ben­ce si­zin için ger­çek an­lam­da vic­da­ni bir so­rum­lu­luk­tur. Ben, vic­dan­la­rı­nı­za ses­le­ni­yo­rum: Sa­de­ce ti­ca­ri bir ku­rum hâli­ne dö­nüş­tür­dü­ğü­nüz bu üni­ver­si­te­le­rin hiç ol­maz­sa eko­no­mik ola­rak en zor du­rum­da olan bu il­le­ri­mi­zin eko­no­mi­si­ne de kat­kı ya­pa­bil­mek adı­na bu il­le­ri­miz­de sağ­lan­ma­sı­nı sağ­la­yın.

Te­şek­kür edi­yo­rum, say­gı­lar su­nu­yo­rum. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Kum­ku­moğ­lu.

Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si Gru­bu adı­na Or­du Mil­let­ve­ki­li Sa­yın Eyüp Fat­sa.

Bu­yu­run Sa­yın Fat­sa. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

AK PAR­Tİ GRU­BU ADI­NA EYÜP FAT­SA (Or­du) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım; on ye­di ili­miz­de üni­ver­si­te ku­rul­ma­sıy­la ala­ka­lı ka­nun ta­sa­rı­sı­nın 6'ncı mad­de­si üze­rin­de gru­bum adı­na söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum. Bu ve­si­ley­le, Baş­kan­lık ma­ka­mı­nı ve Ge­nel Ku­ru­lu say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Ku­ru­la­cak bu on ye­di dev­let üni­ver­si­te­si­nin ön­ce­lik­le ve özel­lik­le Türk bi­lim ve eği­tim ha­ya­tı­na ha­yır­lı ol­ma­sı­nı, ar­dın­dan da ku­ru­la­cak il­le­ri­mi­ze ha­yır­lı ol­ma­sı­nı te­men­ni edi­yo­rum.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, bel­ki siz­ler­le pay­la­şa­ca­ğım gö­rüş­le­ri­mi de­ği­şik ve­si­le­ler­le bu kür­sü­de yi­ne gün­de­me ge­tir­dim, ama üni­ver­si­te­ler­le il­gi­li ba­zı şey­le­rin hâlâ po­li­tik de­ma­go­ji­ler­le ve­ya söy­lem­ler­le ifa­de edi­li­yor, an­la­tı­lı­yor ve­ya al­gı­la­nı­yor ol­ma­sı, üni­ver­si­te gi­bi önem­li ku­rum­la­rın fonk­si­yon­la­rı­nı, so­rum­lu­luk­la­rı­nı an­la­ma­mak ve­ya kü­çült­mek an­la­mı­na ge­lir.

Şim­di, dün­den be­ri bu­ra­da ar­ka­daş­la­rı­mız ko­nu­şu­yor­lar. Di­yor­lar ki: Han­gi alt­ya­pıy­la bun­la­rı ku­ru­yor­su­nuz, han­gi imkânlar­la bun­la­rı ku­ru­yor­su­nuz, han­gi kay­nak­lar­la bun­la­rı ku­ru­yor­su­nuz?

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, Tür­ki­ye'nin bu­gün en bü­yük üni­ver­si­te­le­ri için­de, bir as­rı aşan, ön­ce­den alt­ya­pı­sı oluş­muş, bu­gü­ne ka­dar hâlâ bel­ki ek­sik­lik­le­ri­ni gi­de­re­me­miş bü­yük üni­ver­si­te­le­ri­miz var. Her bi­ri­si­nin ku­ru­luş dö­ne­min­de, ne za­man üni­ver­si­te gün­de­me gel­se, ay­nı ge­rek­çe­ler­le, tu­ta­nak­la­ra, ka­yıt­la­ra bak­tı­ğı­mız za­man, iti­raz­la­rın ya­pıl­dı­ğı­na şa­hit olu­yo­ruz.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, üni­ver­si­te, de­va­sa bir ku­rum­dur, bü­yük bir mü­es­se­se­dir; alt­ya­pı­sıy­la, tek­nik kad­ro­suy­la, tek­nik ele­man­la­rıy­la, yö­ne­ti­ci, ida­re­ci, bi­lim kad­ro­la­rıy­la, bir se­ne­de, beş se­ne­de, on se­ne­de, yir­mi se­ne­de ku­rum­sal­laş­ma­sı­nı ta­mam­la­ya­ma­ya­cak ka­dar bü­yük, de­va­sa ku­rum­lar­dır.

Ben, Ka­ra­de­niz Tek­nik Üni­ver­si­te­si­nin -böl­ge­miz­de ol­du­ğu için- On­do­kuz Ma­yıs Üni­ver­si­te­si­nin ku­ru­luş gün­le­ri­ni ve son­ra da ya­şa­dı­ğı sü­re­ci, ku­ru­lu­şun­da­ki ya­şa­dı­ğı tar­tış­ma­la­rı ha­tır­lı­yo­rum. O za­man da, Sam­sun'da On­do­kuz Ma­yıs Üni­ver­si­te­si ku­ru­lur­ken ay­nı ge­rek­çe­ler ile­ri sü­rü­lü­yor­du. Ka­ra­de­niz Tek­nik Üni­ver­si­te­siy­le il­gi­li ay­nı şey­ler söy­le­ni­yor­du. Dün bu­ra­da ifa­de edil­di, Or­ta Do­ğu Tek­nik Üni­ver­si­te­siy­le ala­ka­lı da ay­nı id­di­alar ve ge­rek­çe­ler­le iti­raz edil­di­ği­ni, ka­yıt­lar­dan, ar­ka­daş­la­rı­mız ifa­de et­ti.

El­bet­te ki, bun­lar, bir ge­ce­kon­du ya­par gi­bi bir ge­ce­de ya­pı­lıp ha­ya­ta ge­çi­ri­le­bi­le­cek ku­rum­lar de­ğil­dir. Tek­no­lo­ji de­ği­şi­yor, imkânlar de­ği­şi­yor, ül­ke­nin şart­la­rı de­ği­şi­yor, dün­ya­nın şart­la­rı de­ği­şi­yor. De­ği­şen tek­no­lo­ji ve ge­li­şen şart­lar kar­şı­sın­da, bi­lim ve eği­tim ku­rum­la­rı­nın ye­ni po­zis­yon­lar, ye­ni du­ruş or­ta­ya koy­ma­sı ve ken­di­ni bu­na gö­re ye­ni­den sor­gu­la­yıp ge­liş­tir­me­si, el­bet­te ki, en ta­bii bir ne­ti­ce ve so­nuç­tur. Bun­la­rın ya­pı­lı­yor ol­ma­sı, bir na­ki­sa, bir ek­sik­lik de­ğil­dir.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, do­la­yı­sıy­la, her ge­çen gün ka­yıp­tır. Bir gün ön­ce baş­lar­san, bir gün ön­ce var­mak is­te­di­ğin he­de­fe ula­şır­sın. Eğer bun­la­rı er­te­ler­sek, er­te­le­di­ği­miz za­man, sa­de­ce bu il­ler için de­ğil, -ba­kın, bun­lar ikin­ci plan­da­dır- bu ül­ke için ka­yıp­tır.

Ben, Or­du'da li­se­de okur­ken bir üni­ver­si­te gör­me­miş­tim hiç. Üni­ver­si­te im­ti­ha­nı­na gi­re­ce­ğiz de­di­ği­miz za­man, ha­fı­za­mız­da, ka­fa­mız­da bir üni­ver­si­te şab­lo­nu oluş­tur­ma­ya ça­lı­şı­yor, bir ye­re sı­kış­tı­ra­mı­yor­duk, sığ­dı­ra­mı­yor­duk. Na­sıl bir şey bu üni­ver­si­te? Bu üni­ver­si­te na­sıl bir şey­dir? Ne var­dır? Gö­rün­tü­sü ne­dir? İçin­de ne var­dır? Ders­ha­ne­le­ri, tek­no­lo­ji­le­ri, la­bo­ra­tu­var­la­rı, öğ­re­tim gö­rev­li­le­ri, pro­fe­sör­ler na­sıl in­san­lar­dır? Doğ­ru­su­nu is­ter­se­niz, ben, li­se­de okur­ken, bun­la­rı ha­fı­za­ma sığ­dı­ra­mı­yor­dum. O gün­den bu­gü­ne ka­dar, 70'li yıl­la­rın or­ta­sın­dan bu­gü­ne ka­dar be­nim ili­min bir üni­ver­si­te sev­da­sı var­dı, bu­nun­la il­gi­li alt­ya­pı­sı da var­dı. Di­ğer il­le­ri­miz­le ala­ka­lı, hiç­bir bir ye­re, hiç­bir alt­ya­pı­sı ol­ma­yan bir ye­re bir üni­ver­si­te ku­rul­ma­sı fa­lan, böy­le bir şey, ka­mu­oyu­nun önü­ne de, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­nin gün­de­mi­ne de ge­ti­ril­me­miş­tir. Üni­ver­si­te ku­ru­la­cak yer­ler­le ala­ka­lı bel­li kıs­tas­lar, öl­çü­ler ko­nul­muş, bel­li sa­yı­da fa­kül­te, ens­ti­tü, yük­se­ko­kul şar­tı ko­nul­muş­tur. Bu şart­la­rı ta­şı­yan­lar­da da bu adım­lar atıl­mış­tır.

Üni­ver­si­te­le­ri eko­no­mik kat­ma de­ğer üre­ten ku­rum­lar ola­rak gör­mek, üni­ver­si­te­le­re, bi­lim yu­va­la­rı­na say­gı­sız­lık­tır, hak­sız­lık­tır, üni­ver­si­te­le­ri an­la­ma­mak­tır, üni­ver­si­te kav­ra­mı­nı kav­ra­ya­ma­mak­tır, içe­ri­ği­ni an­la­ma­mak­tır. El­bet­te ki, üni­ver­si­te­le­rin, ku­rul­duk­la­rı böl­ge­le­re, il­le­re eko­no­mik kat­kı­la­rı, kat­ma de­ğe­ri ola­cak­tır. Ama, üni­ver­si­te­le­rin, esas ku­rul­du­ğu ül­ke­ler­de ve il­ler­de­ki kat­ma de­ğe­ri eko­no­mik ola­rak öl­çül­mez. O ilin, o böl­ge­nin ilim, kül­tür, sos­yal ha­ya­tı­na, eği­tim ha­ya­tı­na, bi­lim ha­ya­tı­na, sa­nat ha­ya­tı­na ve top­yekûn sos­yal ha­ya­ta sağ­la­ya­bi­le­ce­ği kat­kı­lar­la öl­çü­lür, sağ­la­dı­ğı imkânlar­la öl­çü­lür. Üni­ver­si­te­le­ri eğer biz böy­le an­la­maz­sak, o za­man, fik­ri hür, vic­da­nı hür, ir­fa­nı hür, ül­ke­yi ge­le­ce­ğe ta­şı­ya­cak ne­sil­le­ri sa­de­ce eko­no­mik kay­gı­lar­la ye­tiş­tir­me imkânı­mız ola­bi­lir mi? Böy­le bir man­tı­ğa üni­ver­si­te ol­gu­su­nu sığ­dır­ma­mız müm­kün mü?

ALİ RI­ZA BO­DUR (İz­mir) - Böy­le de üni­ver­si­te olur mu ya­ni?

EYÜP FAT­SA (De­vam­la) - De­ğer­li ar­ka­daş­lar, ba­kın, her­ke­sin ko­nuş­ma­sı­nı mil­le­ti­miz ka­re ka­re ta­kip edi­yor. Biz, üni­ver­si­te­ler­le il­gi­li, bir se­çim sat­hı ma­ili­ne gi­ril­di­ği için böy­le bir me­se­le­yi gün­de­me ge­tir­me­dik. AK Par­ti ik­ti­dar ol­du­ğu gün­den be­ri, biz, he­def ola­rak de­dik ki: Tür­ki­ye'nin üni­ver­si­te­si ol­ma­yan bü­tün il­le­rin­de üni­ver­si­te aç­mak bi­zim he­de­fi­miz­dir; ikin­ci üni­ver­si­te­ye ih­ti­yaç var­sa, üçün­cü­ye, ay­nı il içe­ri­sin­de, An­ka­ra, İs­tan­bul gi­bi met­ro­pol şe­hir­ler­de da­ha faz­la üni­ver­si­te­ye ih­ti­yaç var­sa on­la­rı da aç­mak bi­zim he­de­fi­miz­dir; va­kıf üni­ver­si­te­le­ri­nin önü­nü aç­mak bi­zim he­de­fi­miz­dir.

ALİ RI­ZA BO­DUR (İz­mir) - Laf­la üni­ver­si­te açı­lır mı Baş­kan ya?

EYÜP FAT­SA (De­vam­la) - Da­ha faz­la ül­ke in­sa­nı­nın -ki, üni­ver­si­te ya­şın­da, üni­ver­si­te­de oku­ya­cak yaş­ta yak­la­şık 5,5 mil­yon gen­ci­miz var- bun­la­rın bir yük­sek tah­sil ta­le­bi var. Bu ta­lep­le­ri si­ya­set­çi­le­rin, bu ta­le­bi bu mil­let adı­na, bu genç­ler adı­na ko­nu­şan­la­rın, dü­şü­nen­le­rin, üre­ten­le­rin gör­me­me­si, gör­mez­lik­ten gel­me­si söz ko­nu­su de­ğil­dir.

Ba­kın, bir ko­nu da­ha yan­lış an­la­şı­lı­yor. Lüt­fen, üni­ver­si­te­le­ri sa­de­ce iş ve aş ka­pı­sı ola­rak da gör­mek, üni­ver­si­te ger­çe­ği­ni kav­ra­ma­mak­tır. De­ğer­li ar­ka­daş­lar, her üni­ver­si­te­de oku­yan ka­mu­da bir gö­rev ala­cak di­ye, böy­le bir ic­bar, böy­le bir zo­run­lu­luk dün­ya­nın hiç­bir ye­rin­de yok. Ge­liş­miş ül­ke­ler­de gö­rü­yor­su­nuz, Ame­ri­ka mi­sal ve­ri­li­yor, Al­man­ya mi­sal ve­ri­li­yor, üni­ver­si­te­le­riy­le ma­ruf, bü­yük ve kök­lü üni­ver­si­te­le­rin ol­du­ğu ül­ke­ler­den mi­sal­ler ve­ri­li­yor. Ben de uzun yıl­lar yurt dı­şın­da ya­şa­dım. Yurt dı­şın­da ya­şa­yan ar­ka­daş­la­rı­mız var­dır, ora­la­rı bi­len­ler var­dır. Hiç­bir öğ­ren­ci, hiç­bir genç ka­mu­da iş bul­ma kay­gı­sıy­la, bek­len­ti­siy­le üni­ver­si­te­ye git­mi­yor. Ül­ke­si­ne da­ha bi­lim­le teç­hiz edil­miş, do­na­nım­lı, da­ha eği­tim­li, da­ha va­sıf­lı bir genç ola­rak, in­san ola­rak, bi­rey ola­rak, yurt­taş ola­rak ül­ke­nin sos­yal ha­ya­tın­da -özel sek­tör­de ol­sun, ka­mu­da ol­sun- so­rum­lu­luk al­mak, mil­le­ti­ne ve ül­ke­si­ne va­sıf­lı bir in­san ola­rak hiz­met et­mek en­di­şe­siy­le, dü­şün­ce­siy­le bun­lar olu­yor.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, ba­kın, bu ül­ke he­pi­mi­zin ül­ke­si­dir, Edir­ne'den Hakkâri'ye ka­dar. Edir­ne'de­ki gen­ci­mi­zin ken­di ilin­de bir üni­ver­si­te­de oku­ma hak­kı ol­du­ğu ka­dar, Hakkâri'de­ki bir gen­ci­mi­zin de, bir di­ğer il­de­ki gen­ci­mi­zin de ken­di böl­ge­sin­de, ken­di ilin­de bir üni­ver­si­te­de oku­ma hak­kı var­dır. Üni­ver­si­te­le­rin bu il­le­re, bu böl­ge­le­re sağ­la­mış ol­du­ğu eği­tim, kül­tür, bi­lim, tek­no­lo­ji, sa­nat ve di­ğer sos­yal ha­ya­tın bü­tün renk­le­ri­ni ve can­lı­lık­la­rı­nı bün­ye­sin­de ba­rın­dı­ran özel­lik­ler­den her ilin is­ti­fa­de et­me hak­kı var­dır. Bu­nu lüt­fen yan­lış an­la­ma­ya­lım. Böy­le bir şey ola­bi­lir mi ya! İş­te, şu­ra­da ol­sun, şu­ra­da ol­ma­sın... Or­ta Do­ğu Tek­nik Üni­ver­si­te­siy­le ala­ka­lı ku­ru­luş­ta­ki tu­ta­nak­lar, söy­lem­ler dün bu­ra­da ifa­de edil­di. Ay­nı şey­ler tek­rar edil­di.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

K. KE­MAL ANA­DOL (İz­mir) - OD­TÜ'yle il­gi­li söy­le­nen­ler doğ­ru de­ğil.

EYÜP FAT­SA (De­vam­la) - Ay­nı şey­ler tek­rar edi­yor Sa­yın Baş­kan.

BAŞ­KAN - Sa­yın Fat­sa, bir sa­ni­ye.

Bu­yu­run, ko­nuş­ma­nı­zı ta­mam­lar mı­sı­nız.

EYÜP FAT­SA (De­vam­la) - "Efen­dim, üni­ver­si­te­le­rin kay­nak­la­rı yok, üni­ver­si­te­le­ri ku­ru­yor­su­nuz, kay­nak ak­tar­mı­yor­su­nuz…" Dün Sa­yın Ba­kan söy­le­di. Ku­ru­lan üni­ver­si­te­ler­le ala­ka­lı, ek büt­çe­de 2 kat­ril­yon öde­nek ol­du­ğu­nu herhâlde bu­ra­da duy­ma­yan, bil­me­yen yok­tur.

"Efen­dim, üni­ver­si­te­le­ri ku­ru­yor­su­nuz, bi­lim adam­la­rı yok, ilim adam­la­rı yok…" De­ğer­li ar­ka­daş­lar, ilim adam­la­rı­nı, bi­lim adam­la­rı­nı si­ya­set ku­rum­la­rı ye­tiş­tir­mez. İlim adam­la­rı­nı, bi­lim adam­la­rı­nı ye­tiş­ti­re­cek ku­rum her­kes ta­ra­fın­dan bi­lin­mek­te­dir. Si­ya­set­çi­le­rin, par­ti teş­ki­lat­la­rın­da bi­lim ada­mı, ilim ada­mı ye­tiş­ti­re­cek hâli yok. Eğer bu ül­ke­nin ilim ada­mı­na ih­ti­ya­cı var­sa -ki, var­dır- bi­lim ada­mı­na ih­ti­ya­cı var­sa -ki, var­dır- bun­la­rın ne­re­de ye­ti­şe­ce­ği bel­li­dir.

"Efen­dim, üni­ver­si­te­le­ri ku­ru­yor­su­nuz, iş­te rek­tör­le­ri­ni ata­ya­mı­yor­su­nuz ve bu­nu bir ger­gin­lik hâli­ne ge­ti­ri­yor­su­nuz..." De­ğer­li ar­ka­daş­lar, ba­kın, ba­zı şey­le­ri söy­ler­ken her­kes eli­ni vic­da­nı­na ko­ya­rak ko­nuş­ma­lı­dır. Bu ül­ke­de ilk de­fa üni­ver­si­te ku­ru­lu­yor de­ğil. Da­ha ön­ce ku­ru­lan ye­ni üni­ver­si­te­le­rin rek­tör­le­ri­nin na­sıl atan­dı­ğı, 90'lı yıl­lar­da yir­mi iki-yir­mi üç üni­ver­si­te­nin, ar­ka­sın­dan Ga­la­ta­sa­ray Üni­ver­si­te­si­nin, İz­zet Bay­sal Üni­ver­si­te­si­nin ve di­ğer ku­ru­lan üni­ver­si­te­le­rin rek­tör­le­ri­nin na­sıl atan­dı­ğı he­pi­miz ta­ra­fın­dan bi­li­ni­yor. Biz fark­lı bir yol iz­le­me­dik AK Par­ti ola­rak. Geç­miş­te han­gi uy­gu­la­ma ya­pıl­mış­sa, biz de onu yap­tık. Tıp­kı Cum­hur­baş­kan­lı­ğı se­çi­min­de yap­tı­ğı­mız gi­bi. Da­ha ön­ce­ki­ler ka­bul gör­dü, ayak­ta al­kış­lan­dı, ama AK Par­ti böy­le bir hak­kı kul­lan­ma­ya kal­kın­ca her­kes iti­raz et­ti. Ta­bii, bu­nu aziz mil­le­ti­miz an­lı­yor, bu­nu mil­le­ti­miz bi­li­yor.

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Mil­let mey­dan­lar­da!

EYÜP FAT­SA (De­vam­la) - Ya­pı­la­nın ne ma­na­ya gel­di­ği­ni, ne ya­pıl­mak is­ten­di­ği­ni bu mil­let bi­li­yor.

Do­la­yı­sıy­la, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, ba­kın, üni­ver­si­te gi­bi çok önem­li me­se­le­le­ri ko­nu­şu­yo­ruz. Tür­ki­ye'nin ge­le­ce­ği­ni ay­dın­la­ta­cak, in­sa­nı­mı­zın ge­le­ce­ği­ni ha­zır­la­ya­cak, genç­le­ri­mi­ze ge­le­cek­te bir ufuk sağ­la­ya­cak, do­na­nım­lı, va­sıf­lı, fik­ri hür, vic­da­nı hür, ir­fa­nı hür ne­sil­le­rin ye­ti­şe­ce­ği üni­ver­si­te­ler ko­nu­sun­da bu ka­dar ka­ram­sar tab­lo çiz­me­nin, doğ­ru­su­nu is­ter­se­niz, ben, bir si­ya­set­çi, ül­ke­ye hiz­met et­me gi­bi bir aş­kı, sev­da­sı olan, bu nok­ta­da so­rum­lu­luk al­mış, si­ya­set­çi so­rum­lu­lu­ğu ta­şı­yan in­san­la­rın ifa­de ede­bi­le­ce­ği, bu so­rum­lu­lu­ğu ta­şı­yan in­san­la­rın iti­raz ede­bi­le­ce­ği, ifa­de ede­bi­le­ce­ği, sa­hip­le­ne­ce­ği bir ol­gu ol­ma­dı­ğı­nı dü­şü­nü­yo­rum.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Fat­sa...

EYÜP FAT­SA (De­vam­la) - Bi­ti­ri­yo­rum. Son cüm­lem Sa­yın Baş­kan.

Eğer böy­le dü­şü­nü­lü­yor­sa, ger­çek­ten, ilim, bi­lim, tek­no­lo­ji, ge­le­cek, genç­lik, ne­sil, ül­ke, men­fa­at... Ya­ni, bun­lar, doğ­ru dü­rüst, yer­li ye­rin­de al­gı­lan­ma­mış, an­la­şıl­ma­mış olur ki, bu so­rum­lu­lu­ğu ta­şı­yan in­san­la­rın böy­le bir yan­lış nok­ta­da du­ra­bi­le­ce­ği, doğ­ru­su­nu is­ter­se­niz, be­nim çok ka­fa­mın al­dı­ğı bir nok­ta de­ğil.

Ben, bu duy­gu ve dü­şün­ce­ler­le, bu­ra­da ko­nu­şan ar­ka­daş­la­rı­mı­zın, hem bi­lim ku­rum­la­rı­mı­zın, ilim ku­rum­la­rı­mı­zın yan­lış an­la­şıl­ma­sı­na hem de ül­ke­mi­zin ay­dın­lık ge­le­ce­ği­ni ha­zır­la­ya­cak üni­ver­si­te­le­ri­miz­le il­gi­li bu yer­siz en­di­şe­le­ri ifa­de et­mek su­re­tiy­le top­lum­da ka­ram­sar­lık oluş­tur­ma­ya hak­la­rı ol­ma­dı­ğı­nı dü­şü­nü­yor, Ge­nel Ku­ru­lu say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Fat­sa.

Şah­sı adı­na, Ağ­rı Mil­let­ve­ki­li Sa­yın Meh­met Ke­rim Yıl­dız.

Bu­yu­run Sa­yın Yıl­dız. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

MEH­MET KE­RİM YIL­DIZ (Ağ­rı) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; gö­rü­şül­mek­te olan ka­nun ta­sa­rı­sı­nın 6'ncı mad­de­si üze­rin­de şah­sım adı­na söz al­mış bu­lun­mak­ta­yım. Bu ve­si­ley­le, he­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Üni­ver­si­te­ler, bu­lun­duk­la­rı kent­ler­de, ay­dın­lan­ma­nın, kal­kın­ma­nın, öz­gür dü­şün­ce­nin, dün­yay­la ile­ti­şim kur­ma­nın en önem­li un­sur­la­rı­dır. Her il­de bir üni­ver­si­te kur­ma­nın, kuş­ku­suz, ül­ke­miz açı­sın­dan çok bü­yük ya­rar­lar sağ­la­ya­ca­ğı açık­tır. Üni­ver­si­te­ler, ay­nı za­man­da, çağ­daş uy­gar­lı­ğı aş­ma­nın da vaz­ge­çil­mez ku­rum­la­rı­dır. Üni­ver­si­te­ler, kal­kın­ma ve ay­dın­lan­ma­yı sağ­la­dı­ğı gi­bi, bu­lun­duk­la­rı kent­ler­de sos­yal ya­şa­mı da olum­lu et­ki­le­mek­te, ilin eko­no­mi­si­ne di­na­mizm ka­zan­dır­mak­ta­dır.

AK Par­ti Hükûme­ti, ül­ke­miz­de­ki sı­kın­tı­la­rın te­mel çö­zü­mü­nün an­cak eği­tim ala­nın­da atı­la­cak adım­lar­la müm­kün ola­bi­le­ce­ği­ni dü­şü­ne­rek, dev­let-mil­let iş bir­li­ği­nin, duy­gu ve gö­nül be­ra­ber­li­ği­nin oluş­ma­sı­nı sağ­la­dı.

Sa­yın Baş­ba­ka­nı­mı­zın ön­cü­lü­ğün­de ve Sa­yın Millî Eği­tim Ba­ka­nı­mı­zın ko­or­di­nas­yo­nun­da dev­let-va­tan­daş iş bir­li­ği­ni sağ­la­mak ama­cıy­la baş­la­tı­lan Eği­ti­me Yüz­de Yüz Des­tek Kam­pan­ya­sı kap­sa­mın­da, bir kıs­mı dev­let ya­tı­rı­mı, bir kıs­mı da ha­yır­se­ver iş adam­la­rı­mı­zın kat­kı­la­rı so­nu­cu, ili­miz Ağ­rı'da bi­nin üze­rin­de ders­lik ya­pıl­mış­tır.

2002 yı­lı­na ka­dar, cum­hu­ri­yet ta­ri­hi bo­yun­ca ili­miz Ağ­rı'da yak­la­şık 2 bin ders­lik ya­pıl­mış­ken, dört yıl­lık AK Par­ti İk­ti­da­rı dö­ne­min­de 1.157 ders­lik ya­pıl­mış­tır. Bu dö­nem­de 8 ana­oku­lu, 54 il­köğ­re­tim oku­lu, 6 ge­nel li­se, 4 Ana­do­lu li­se­si, 1 Ana­do­lu öğ­ret­men li­se­si, 1 fen li­se­si, yak­la­şık 3 bin öğ­ren­ci­lik pan­si­yon ya­pıl­mış, Yİ­BO sa­yı­sı 10'dan 17'ye, pan­si­yon sa­yı­sı 7'den 11'e, bil­gi tek­no­lo­ji sı­nı­fı 24'ten 79'a çı­ka­rıl­mış­tır.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; üni­ver­si­te ku­ru­la­cak on ye­di il­de­ki yük­se­köğ­re­ti­me olan ve her yıl ar­tan ta­lep­ler, or­ta­öğ­re­tim­de okul­laş­ma oran­la­rı­nın yük­sel­til­me­si, bu il­ler­de üni­ver­si­te ku­rul­ma­sı­nı zo­run­lu hâle ge­tir­miş­tir.

Ül­ke­mi­zin eği­ti­mi ve do­la­yı­sıy­la kal­kın­ma­sı açı­sın­dan çok önem arz eden üni­ver­si­te­le­ri­mi­zin ül­ke ge­ne­lin­de yay­gın­laş­tı­rı­la­rak den­ge­li bir şe­kil­de da­ğı­lı­mı­nın sağ­lan­ma­sı zo­run­lu­dur. Genç­le­ri­mi­ze bu­lun­duk­la­rı yer­de eği­tim fır­sa­tı­nın ta­nın­ma­sı he­pi­mi­zin hak­lı ta­lep­le­ri­dir.

Ağ­rı gi­bi az ge­liş­miş bir ilin genç­le­ri açı­sın­dan bu­nun öne­mi açık ve bü­yük­tür. Ağ­rı ili­miz AK Par­ti İk­ti­da­rı dö­ne­min­de bir­çok alan­da ol­du­ğu gi­bi ta­rihî de­ği­şi­me ta­nık­lık et­miş­tir. 530 bin Ağ­rı­lı­nın ha­ya­li ve rü­ya­sı olan Ağ­rı Da­ğı Üni­ver­si­te­si­nin ku­ru­lu­şu ile eği­tim ve öğ­re­tim ala­nın­da ya­pı­lan en bü­yük dö­nü­şü­mü bu ka­nun ta­sa­rı­sı ile ger­çek­leş­ti­ri­yo­ruz. Üni­ver­si­te­miz, böl­ge­le­ra­ra­sı, il­le­ra­ra­sı eko­no­mik, sos­yal ve kül­tü­rel fark­lı­lık­la­rı gi­der­me­ye yar­dım­cı ola­cak­tır.

Ağ­rı Da­ğı Üni­ver­si­te­si­nin kam­pü­sü­nün ya­pı­mı­nı üst­le­nen iş ada­mı­mız, hem­şeh­ri­miz Sa­yın İb­ra­him Çe­çen'e tüm Ağ­rı­lı­lar adı­na bu­ra­dan te­şek­kür et­mek is­ti­yo­rum.

Bu ka­nun ta­sa­rı­sı­nın, on ye­di il­mi­ze ve Ağ­rı­lı hem­şeh­ri­le­ri­mi­ze, Ağ­rı Da­ğı Üni­ver­si­te­si­nin ha­yır­lı ol­ma­sı­nı di­li­yor, he­ye­ti­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Yıl­dız.

Şa­hıs­la­rı adı­na ikin­ci söz, Bit­lis Mil­let­ve­ki­li Sa­yın Va­hit Ki­ler'e ait.

Bu­yu­run Sa­yın Ki­ler. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

VA­HİT Kİ­LER (Bit­lis) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; yü­ce Mec­li­si say­gı­la­rım­la se­lam­lı­yo­rum.

Dün ak­şam­dan be­ri on ye­di ile üni­ver­si­te ku­rul­ma­sıy­la il­gi­li gö­rü­şü­yo­ruz. Açık­ça­sı, ben bi­raz hay­ret­le de iz­li­yo­rum. Çün­kü, dün­den be­ri te­le­fon­la­rı­mız sus­mu­yor, me­saj­lar hiç dur­mu­yor. Özel­lik­le, Bit­lis'te ve on ye­di il­de de ben tah­min edi­yo­rum ki, da­ha faz­la bir yo­ğun il­gi var­dır. Bü­tün va­tan­daş­la­rı­mız, bü­tün hem­şeh­ri­le­ri­miz bü­yük he­ye­can­la bi­zi iz­li­yor. Hat­ta, iz­le­mi­yor -ben ba­zı du­yum­lar da alı­yo­rum- da­vul-zur­nay­la bu­nu ora­da kut­la­yan­lar bi­le var.

Şim­di, on ye­di ilin ben gün­de­mi­ne ba­kı­yo­rum, Mec­lis­te bi­zim gün­de­mi­mi­ze ba­kı­yo­rum, ba­zı ar­ka­daş­la­rın söy­lem­le­ri­ne ba­kı­yo­rum: Ta­ma­men gün­dem­den ko­puk. Va­tan­da­şın he­ye­ca­nı­na ka­tıl­mak­tan uzak, va­tan­da­şın o he­ye­ca­nı­nı pay­laş­mak­tan uzak, bu bay­ra­mı hep be­ra­ber bay­ram ha­va­sı ola­rak ge­çi­re­cek yer­de bu­ra­da Mec­li­si ger­mek, Mec­lis­te or­ta­mı ger­mek­ten baş­ka, ba­zı ar­ka­daş­la­rı­mız bir şey yap­mı­yor.

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) -  Ba­kan da da­hil.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Ger­çi, bu ilk de­fa de­ğil, bu bay­ram­la­rı sü­rek­li ger­mek, ben gö­rü­yo­rum ki, CHP'nin ar­tık sü­rek­li yap­tı­ğı bir iş ol­du. 23 Ni­san Bay­ra­mı'nda da­hi bu Mec­lis ge­ril­di. Ya­ni, bu­ra­dan va­tan­daş­tan hiç­bir za­man prim ala­mı­yor­su­nuz. Ben şöy­le bir ba­kı­yo­rum: Ül­ke­yi sev­mek, va­ta­nı çok sev­mek, Al­lah aş­kı­na, ney­le öl­çü­lür? Va­ta­nı­nı çok se­ven, en çok hiz­met eden; ül­ke­si­ni çok se­ven, ül­ke­si­ne en çok hiz­met eden ol­ma­sı la­zım.

Şim­di, Millî Eği­ti­min yap­tık­la­rı eleş­ti­ri­li­yor, Millî Eği­ti­min yap­tık­la­rıy­la il­gi­li bu­ra­da ko­nuş­ma­lar ya­pı­lı­yor. Ben ya­şı­yo­rum bu­nu, ilim­de ya­şı­yor­lar ve me­saj gön­de­ri­yor­lar. Dün­den be­ri bu­ra­da ba­zı ar­ka­daş­la­rı­mız "şöy­le he­sap ya­pa­lım" di­yor, "bak­kal he­sa­bı ya­pa­lım" di­yor. "2002 ile 2006'yı he­sap­lar­la bir top­la­ya­lım, ne­ler ya­pıl­mış?" Top­la­ya­lım. Al­lah'a şü­kür bi­zim he­sa­bı­mız kuv­vet­li.

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Ki­ler he­sa­bı, de­ğil mi?

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Ki­ler he­sa­bı da kuv­vet­li, AK Par­ti­nin he­sa­bı da kuv­vet­li.

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Ama, Ki­ler he­sa­bı bi­raz da­ha kuv­vet­li.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Top­la­ma­sı da kuv­vet­li, çarp­ma­sı da kuv­vet­li…

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Çar­pıl­ma­sı da kuv­vet­li.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - …böl­me­si de kuv­vet­li.

Be­nim ilim­de, Bit­lis'te 2002'de ik­ti­da­ra gel­di­ği­miz za­man 1.630 ders­lik var­dı. Bun­lar ko­nu­şa­rak ol­mu­yor, bu iş­le­ri ko­nu­şa­rak ya­pa­maz­sı­nız. Bu­gün 2.600 ders­lik var. Yüz­de 55 bir iyi­leş­me var. Va­ta­nı­nı sev­mek, ül­ke­si­ni sev­mek bu iş­te. İk­ti­da­ra gel­di­ği­miz za­man be­nim ilim­de bü­tün okul­lar­da 700 adet bil­gi­sa­yar var­dı, bu­gün 3.100 adet bil­gi­sa­yar var. Bun­lar ko­nu­şa­rak ol­mu­yor. Ben, Sa­yın Ba­ka­nı­ma… Bü­tün il­le­re yap­tı­ğı da ay­nı şe­kil­de. Sa­de­ce ben ken­di ilim­den ör­nek ve­ri­yo­rum. Bu­gün 81 vi­la­yet­te ay­nı hiz­me­tin ol­du­ğu­nu, Millî Eği­tim­de, özel­lik­le, sağ­lık­ta AK Par­ti İk­ti­da­rı­nın ne yap­tı­ğı­nı her­kes çok iyi bi­li­yor. Bu­nu ba­zı­la­rı­nın ak­lı ha­fı­za­sı al­ma­ya­bi­lir. Biz ik­ti­da­ra gel­di­ği­miz gün Bit­lis Dev­let Has­ta­ne­sin­de 4 ta­ne uz­man he­kim var­dı. Ba­kı­nız, Bit­lis Dev­let Has­ta­ne­sin­de 4 ta­ne uz­man he­kim var­dı. Bu­gün Bit­lis Dev­let Has­ta­ne­sin­de 36 ta­ne uz­man he­kim var. Bu ara­da­ki far­kı ba­zı­la­rı­nın bel­ki ha­fı­za­sı al­ma­ya­bi­lir. Ama, bu, ça­lı­şa­rak, koş­tu­ra­rak, dört bu­çuk se­ne­dir, bu ül­ke­ye, aşk­la, şevk­le hiz­met et­me ya­rı­şı için­de olan bü­tün ba­kan­la­rı­mı­zın yap­tı­ğı hiz­met­ler­le ol­du.

Şim­di üni­ver­si­te­le­re ge­li­yo­ruz. Bit­lis'te dok­san yıl­dır bir öz­lem bu, dok­san yıl­dır. İş­te, hep "Ata­türk" der­si­niz, "Ata­türk" di­yo­ruz. Dok­san bir yıl ön­ce, 1916'da Ata­türk Bit­lis'e ge­li­yor ve bu­gün üni­ver­si­te ala­nı ola­rak ye­ni ayır­dı­ğı­mız Rah­va Ova­sı'na ge­li­yor "Bu­ra­da bir üni­ver­si­te ku­rul­ma­lı." di­yor. Ben, Hükûme­ti­mi­ze, Sa­yın Ba­ka­nı­mı­za te­şek­kür edi­yo­rum, bu va­si­ye­ti bu şe­kil­de bu­gün ye­ri­ne ge­ti­ri­yo­ruz, ama dok­san yıl son­ra ge­ti­ri­yo­ruz.

"Üni­ver­si­te­ye sa­de­ce eko­no­mik ola­rak ba­kı­yor­su­nuz." di­yor­lar. Ha­yır, üni­ver­si­te­ye hiç kim­se sa­de­ce eko­no­mik ola­rak bak­mı­yor. Üni­ver­si­te­yi hem sos­yal hem kül­tü­rel hem spor­tif kal­kın­ma ola­rak her­kes gö­rü­yor. Biz, üni­ver­si­te­yi… Bü­tün il­le­ri bu alan­da kal­kın­dı­ra­ca­ğı­na ina­nı­yo­ruz.

Biz ik­ti­da­ra gel­di­ği­miz za­man, 2002 se­ne­sin­de, Tür­ki­ye'de 41 il­de üni­ver­si­te yok­tu. Bu­nu da kul­la­nan­lar var şim­di. Ee, şim­di 9 il­de üni­ver­si­te yok. Ya­ni, bu 9 ili ge­lip bu­ra­da AK Par­ti aley­hi­ne kış­kırt­ma­ya ça­lı­şan­lar… Ben ina­nı­yo­rum ki, o 9 il çok iyi bi­li­yor ki, yi­ne on­la­ra üni­ver­si­te­yi AK Par­ti İk­ti­da­rı ge­ti­re­cek. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - İk­ti­da­rı­nı­zın öm­rü yet­mez, yol­cu­su­nuz, siz.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Hiç bo­şu­na bu an­lam­da yo­rul­ma­yın. İn­şal­lah, önü­müz­de­ki dö­nem­de de, AK Par­ti İk­ti­da­rı dö­ne­min­de bu 9 ili­mi­ze üni­ver­si­te ge­le­cek ve bu­nu o 9 ili­miz­de­ki va­tan­daş­la­rı­mız çok iyi bi­li­yor.

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Biz ku­ra­ca­ğız o 9 ile üni­ver­si­te­yi.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Pe­ki, siz ku­ra­cak­sı­nız. O za­man ben si­ze so­ru­yo­rum: Bu­gün­kü bu ta­sa­rıy­la be­ra­ber, Tür­ki­ye'de üni­ver­si­te sa­yı­sı…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Sa­yın Baş­kan, ba­na so­ru­yor, lüt­fen mik­ro­fo­nu­nu açın da ko­nuş­sun.

BAŞ­KAN - Bir sa­ni­ye Sa­yın Ki­ler.

Bu­yu­run, ko­nuş­ma­nı­zı ta­mam­la­yı­nız.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Si­ze ve CHP'ye so­ru­yo­rum.

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Ba­na so­run.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Si­ze so­ru­yo­rum: Biz, ik­ti­da­ra, bu­gün… Bu­gün­le be­ra­ber, bu­gün­kü 17 üni­ver­si­tey­le be­ra­ber Tür­ki­ye'de 117 üni­ver­si­te var. Al­lah aş­kı­na, bu­nun ka­çı­nı CHP kur­du? Ka­çın­da CHP'nin im­za­sı var, ba­na söy­ler mi­si­niz. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Söy­le­ye­ce­ğim.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Bu, ko­nu­şa­rak ol­mu­yor. Bu iş­ler, ko­nu­şa­rak ol­maz.

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) -  Sa­yın Baş­kan, so­ru­yor, ce­vap ver­me­mi din­le­mi­yor.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Bu iş­ler ko­nu­şa­rak ol­maz.

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - 84'ün­cü mad­de­de ko­nu­şa­ca­ğım, ay­rıl­ma­yın, din­le­yin be­ni.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Eğer, çok…

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Ve ya­nı­tı­nı ala­cak­sı­nız ben­den. So­ru­nu­za ce­vap ve­re­ce­ğim.

BAŞ­KAN - Sa­yın Ba­loğ­lu…

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Bi­zim, in­şal­lah bu yap­tık­la­rı­mız…

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - 84'ün­cü mad­de­de ko­nu­şa­ca­ğım.

BAŞ­KAN - Sa­yın Ba­loğ­lu, lüt­fen mü­da­ha­le et­me­yin.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Bi­zim yap­tık­la­rı­mız, ya­pa­cak­la­rı­mı­zın te­mi­na­tı ola­cak. Bun­dan son­ra­ki dö­nem­de de AK Par­ti İk­ti­da­rın­da, ka­lan di­ğer do­kuz ili­mi­ze biz üni­ver­si­te­yi ba­ba­lar gi­bi ku­ra­ca­ğız in­şal­lah. Bu­nu her­kes bi­li­yor.

K. KE­MAL ANA­DOL (İz­mir) - Ba­ba­lar gi­bi sa­tı­yor­su­nuz.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Bu­nu her­kes bi­li­yor. Ben bu an­lam­da…

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Sen an­cak Ki­le­rin ye­ni şu­be­le­ri­ni ku­rar­sın, üni­ver­si­te ku­ra­maz­sın.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Ney­se, siz çı­ka­ca­ğı­nız za­man ce­vap ve­rir­si­niz. Ben si­ze doğ­ru­la­rı an­la­tı­yo­rum, ben si­ze doğ­ru­la­rı an­la­tı­yo­rum.

BAŞ­KAN - Siz Ge­nel Ku­ru­la hi­tap edin.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Tür­ki­ye'de, bi­li­yor­su­nuz, Sa­yın Ba­ka­nım çok iyi bi­lir, çok vız vız­la­yan­lar bal yap­maz.

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - O siz­si­niz iş­te… Ki­ler ba­lı…

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Hiç bal yap­ma­yan, vız vız ya­pan­lar var­dır, hiç bal yap­maz­lar. 

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Si­zin yap­tık­la­rı­nız Ki­ler­le sı­nır­lı.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Sa­de­ce vız vız­la­yıp in­san­la­rın ca­nı­nı ya­kar­lar. Ama, bir de var ki, az vız vız­la­yıp çok bal ya­pan­lar var. O da iş­te bi­zim ik­ti­da­rı­mız­dır.

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Biz bu halk­la cum­hu­ri­ye­ti kur­duk, vız vız­la­ma de­di­ği­niz bu mu? De­mir yol­la­rı, li­man­la­rı kur­duk. Vız vız­la­ma o mu? Ne vız vız­la­ma­sı ya! Ne bi­çim ko­nu­şu­yor­sun!

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Ben, Bit­lis'imi­ze, Bit­lis Eren Üni­ver­si­te­si­nin ha­yır­lı ol­ma­sı­nı di­li­yo­rum. Bit­lis'te bu üni­ver­si­te­yi dok­san yıl­dır bek­le­yen genç­le­ri­mi­ze, si­vil top­lum ör­güt­le­ri­mi­ze, bü­tün Bit­lis­li va­tan­daş­la­rı­mı­za bu ko­nu­nun ta­kip­çi­si ol­duk­la­rı için te­şek­kür edi­yo­rum. Ta­bii ki, Sa­yın Baş­ba­ka­nı­mı­za, Sa­yın Millî Eği­tim Ba­ka­nı­mı­za, Hükûme­ti­mi­zin üye­le­ri­ne, Mec­li­se ve ko­mis­yon­la­rı­mı­za, bu iş­te eme­ği ge­çen her­ke­se çok te­şek­kür edi­yo­rum. Ku­ru­la­cak olan on ye­di üni­ver­si­te­nin de Tür­ki­ye'mi­ze ha­yır­lar ge­tir­me­sin di­li­yo­rum. Yü­ce Mec­li­si say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Ki­ler.

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Sa­yın Baş­kan, ko­nuş­ma­cı be­ni bi­ri­siy­le ka­rış­tı­ra­rak vız vız gi­bi şey­ler söy­le­di.

BAŞ­KAN - Efen­dim?

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - İzin ve­rir­se­niz, vız vız­la il­gim ol­ma­dı­ğı­nı ken­di­si­ne an­lat­mak is­ti­yo­rum. Bu vız vız la­fı ne­re­den çık­tı? So­ya­dı­mın Ba­loğ­lu ol­ma­sı­nı bir arıy­la bağ­daş­tı­ra­rak böy­le bir ben­zet­me yap­tıy­sa iti­raz et­mi­yo­rum; ama, baş­ka si­ya­si bir ben­zet­mey­se red­de­di­yo­rum.

BAŞ­KAN - Pe­ki, ka­yıt­la­ra geç­ti Sa­yın Ba­loğ­lu.

Mad­de üze­rin­de­ki ko­nuş­ma­lar ta­mam­lan­mış­tır.

Mad­de­yi oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum: Ka­bul eden­ler… Te­şek­kür ede­rim. Ka­bul et­me­yen­ler… Ka­bul edil­miş­tir.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, sa­at 14.15'te top­lan­mak üze­re bir­le­şi­me ara ve­ri­yo­rum.

Ka­pan­ma Sa­ati: 13.08

 

 

İKİN­Cİ OTU­RUM

Açıl­ma Sa­ati: 14.21

BAŞ­KAN : Baş­kan Ve­ki­li Yıl­maz ATEŞ

KÂTİP ÜYE­LER : Bay­ram ÖZ­ÇE­LİK (Bur­dur), Ha­run TÜ­FEK­Cİ (Kon­ya)

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­nin 107'nci Bir­le­şi­mi­nin İkin­ci Otu­ru­mu­nu açı­yo­rum.

1414 sı­ra sa­yı­lı Ka­nun Ta­sa­rı­sı'nın gö­rüş­me­le­ri­ne kal­dı­ğı­mız yer­den de­vam edi­yo­ruz.

Ko­mis­yon ve Hükûmet ye­rin­de.

7'nci mad­de­ye bağ­lı ek mad­de 72'yi oku­tu­yo­rum:

MAD­DE 7- 2809 sa­yı­lı Ka­nu­na aşa­ğı­da­ki ek mad­de­ler ek­len­miş­tir.

"Ka­ra­ma­noğ­lu Meh­met­bey Üni­ver­si­te­si

EK MAD­DE 72- Ka­ra­man'da  Ka­ra­ma­noğ­lu Meh­met­bey Üni­ver­si­te­si adıy­la bir üni­ver­si­te ku­rul­muş­tur. Bu üni­ver­si­te;

a) Sel­çuk Üni­ver­si­te­si Rek­tör­lü­ğü­ne bağ­lı iken adı ve bağ­lan­tı­sı de­ğiş­ti­ri­le­rek oluş­tu­ru­lan ve rek­tör­lü­ğe bağ­la­nan Ede­bi­yat Fa­kül­te­si, Ka­mil Öz­dağ Fen Fa­kül­te­si, İk­ti­sadî ve İdarî Bi­lim­ler Fa­kül­te­sin­den,

b) Sel­çuk Üni­ver­si­te­si Rek­tör­lü­ğü­ne bağ­lı iken adı ve bağ­lan­tı­sı de­ğiş­ti­ri­le­rek oluş­tu­ru­lan ve rek­tör­lü­ğe bağ­la­nan Sağ­lık Yük­se­ko­ku­lu, Be­den Eği­ti­mi ve Spor Yük­se­ko­ku­lun­dan,

c) Sel­çuk Üni­ver­si­te­si Rek­tör­lü­ğü­ne bağ­lı iken adı ve bağ­lan­tı­sı de­ğiş­ti­ri­le­rek oluş­tu­ru­lan ve rek­tör­lü­ğe bağ­la­nan Mes­lek Yük­se­ko­ku­lu, Er­me­nek Mes­lek Yük­se­ko­ku­lu, Sağ­lık Hiz­met­le­ri Mes­lek Yük­se­ko­ku­lu ile Ka­zım Ka­ra­be­kir Mes­lek Yük­se­ko­ku­lun­dan,

ç) Rek­tör­lü­ğe bağ­lı ola­rak ku­ru­lan Sos­yal Bi­lim­ler Ens­ti­tü­sü ile Fen Bi­lim­le­ri Ens­ti­tü­sün­den,

olu­şur.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim.

Mad­de üze­rin­de, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu adı­na Ka­ra­man Mil­let­ve­ki­li Sa­yın Fik­ret Ün­lü.

Bu­yu­run Sa­yın Ün­lü. (Al­kış­lar)

CHP GRU­BU ADI­NA FİK­RET ÜN­LÜ (Ka­ra­man) - Sa­yın Baş­kan, çok de­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım; he­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Sa­yın Baş­ka­na da ye­ni gö­re­vin­de üs­tün ba­şa­rı­lar di­li­yo­rum, Sa­yın Ateş'e.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Ba­kan.

FİK­RET ÜN­LÜ (De­vam­la) - De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, bi­li­yor­su­nuz, yak­la­şık yir­mi yıl­dır Ka­ra­man'da Ka­ra­ma­noğ­lu Meh­met­bey Üni­ver­si­te­si adıy­la bir üni­ver­si­te kur­du­ra­bil­mek için uğ­ra­şı­yo­ruz, bü­yük mü­ca­de­le­ler ver­dik ve bu ta­rihî gü­ne gel­dik. Şim­di, bu nok­ta­da, ta­bii kat­kı­sı olan, baş­ta Hükûmet ve Sa­yın Ba­kan ol­mak üze­re tüm ar­ka­daş­la­rı­ma, tüm mil­let­ve­kil­le­ri­ne, ko­mis­yon üye­le­ri­ne, par­ti­mi­zin çok de­ğer­li grup baş­kan ve­kil­le­ri Ali To­puz, Ha­luk Koç ve Ke­mal Ana­dol'a, ko­mis­yon­da­ki de­ğer­li ar­ka­daş­la­rı­ma çok te­şek­kür edi­yo­rum.

Ay­rı­ca, ta­bii bi­li­yor­su­nuz, bun­lar, ta­ma­men ye­rel si­vil top­lum ör­güt­le­ri­nin ça­ba­la­rıy­la da çok can­lı tu­tul­du. O ne­den­le, iz­ni­niz­le, bu­gü­ne ka­dar Ka­ra­man'da gö­rev ya­pan va­li­le­ri­mi­ze, be­le­di­ye baş­kan­la­rı­mı­za -ha­tır­la­ya­bil­di­ğim ka­da­rıy­la- Ha­lil Ni­me­toğ­lu, Hak­kı Te­ke, Ali Akan, İs­met Me­tin ve şim­di, Fa­tih Şa­hin, Ha­san Bas­ri Gü­ze­loğ­lu va­li­le­ri­mi­ze, yi­ne, Ya­şar Ev­cen'den, Ali Kan­türk Be­le­di­ye Baş­ka­nı­mı­za, bu­gün, on­la­ra ve bü­tün Ka­ra­man­lı der­nek ve va­kıf baş­kan­la­rı­mı­za, hep­si­ne te­şek­kür edi­yo­rum. Ger­çek­ten, yir­mi yıl­dır, An­ka­ra'yı yol et­ti­ler. Biz YÖK'le çok ya­kın ça­lış­tık Ka­ra­man­lı­lar ola­rak, çün­kü, bu Üni­ver­si­te­nin ku­rul­ma­sın­da YÖK'ün des­te­ği­nin ve kat­kı­sı­nın, ka­tı­lı­mı­nın ol­ma­sı­na çok du­yar­lı­lık gös­ter­dik. O ne­den­le, de­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım da bi­lir­ler, geç­miş­te rah­met­li Al­pars­lan Tür­keş'ten bu ya­na Os­man Se­vim­li, yi­ne ay­nı par­ti­den Ha­san Ça­lış, Ze­ki Ünal ve Ab­dul­lah Öz­bey, bu­gün de ta­bii Yük­sel Ça­vu­şoğ­lu ve Mev­lüt Ak­gün ar­ka­daş­la­rı­mı­zın bü­yük ça­ba­la­rıy­la ve ka­nun tek­lif­le­riy­le… Be­nim de bir ka­nun tek­li­fim ol­muş­tu 20'nci Dö­nem­de... Ama bu­gün, ta­bii, çok ta­rihî bir gün, emi­nim bü­tün Ka­ra­man­lı hem­şeh­ri­le­ri­miz de te­le­viz­yon­la­rı ba­şın­da, bu ta­rihî gün­de, gü­zel bir so­nuç alın­ma­sı­nı bek­li­yor­lar. Ben, iz­ni­niz­le -si­ya­si bir ko­nuş­ma de­ğil ta­bii- hep­si­ne şük­ran­la­rı­mı, te­şek­kür­le­ri­mi sun­mak is­ti­yo­rum. Özel­lik­le, bu­gün Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si­nin de­ğer­li mil­let­ve­ki­li Mev­lüt Ak­gün ve Sa­yın Yük­sel Ça­vu­şoğ­lu'na ay­rı­ca te­şek­kür edi­yo­rum.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, iz­ni­niz­le Ka­ra­man'la il­gi­li bi­raz bil­gi ver­mek is­ti­yo­rum, kı­sa bir bil­gi ver­mek is­ti­yo­rum. Ger­çi, he­pi­mi­zin, he­pi­ni­zin ma­zi­sin­de, sü­la­le­sin­de, ata­la­rın­da, tah­min edi­yo­rum, Ka­ra­man'la il­gi­li bir bağ­lan­tı var­dır. Ben bu­nu çok du­yu­yo­rum, he­pi­niz du­yu­yor­su­nuz­dur. Bal­kan­la­ra, Av­ru­pa ül­ke­le­ri­ne va­rın­ca­ya ka­dar, hat­ta dün­ya­nın her ye­rin­de, Ka­ra­ma­noğ­lu Bey­li­ği'nden bu ya­na böy­le göç olay­la­rı ya­şan­mış, yer­le­şim ye­ri de­ği­şik­lik­le­ri ol­muş; o ne­den­le he­pi­niz bi­li­yor­su­nuz. Şim­di, Ka­ra­man'da -il ol­duk­tan son­ra özel­lik­le- nü­fus hız­la art­tı. Bu­gün mer­kez nü­fu­su 160 bi­ne yak­laş­tı, hat­ta ge­çi­yor. 300 bi­nin üze­rin­de bir nü­fu­su ve mu­az­zam bir sa­na­yi ku­ru­lu­şu po­tan­si­ye­liy­le, ta­rım ürün­le­ri, or­man ürün­le­ri, su ürün­le­riy­le, o zen­gin­lik­le öy­le bir nok­ta­ya ge­lin­di ki, bu­gün Tür­ki­ye'de tü­ke­ti­len gof­ret, çi­ko­la­ta ve bis­kü­vi­nin ya­rı­ya ya­kı­nı Ka­ra­man'da üre­ti­li­yor. Ta­rım ürün­le­ri yi­ne öy­le, bul­gu­run beş­te 1'i Ka­ra­man'da üre­ti­li­yor. Mey­ve­ci­lik ve bu­na bağ­lı ola­rak, ta­rı­ma bağ­lı ola­rak gı­da sa­na­yi çok ge­liş­ti, hay­van­cı­lık o oran­da çok ge­liş­ti. Ta­bii, şim­di, ta­rihî de­ğer­le­ri, kül­tür de­ğer­le­ri, o bi­ri­kim­le­ri bir ya­na, bu zen­gin­li­ğiy­le Ka­ra­man, za­ten Ka­ra­ma­noğ­lu Meh­met­bey Üni­ver­si­te­si­ni çok­tan hak et­miş­ti ve ge­re­ki­yor­du, çok zo­run­lu­luk hâli­ne gel­miş­ti.

Bu­gün, bi­zim ili­miz­de or­ta, bü­yük ve kü­çük öl­çek­li 100'ün üze­rin­de iş­let­me var, bü­yük sa­na­yi ku­ru­luş­la­rı var. Bu­ra­lar­da, ta­bii, üni­ver­si­te açıl­dı­ğı za­man, öğ­ren­ci­le­rin uy­gu­la­ma ve staj imkânla­rı da çok ar­ta­cak. 2.500 dö­nüm­lük ta­pu­lu ara­zi­siy­le şeh­rin gö­be­ğin­de bir üni­ver­si­te dü­şü­nün, öğ­ren­ci, oku­lun­dan, yur­dun­dan ve­ya evin­den çık­tı­ğı za­man, Ka­ra­man'ın en uç kö­şe­si­ne yü­rü­ye­rek gi­de­bi­lir. Böy­le dü­zen­li ve plan­lı bir şe­hir­leş­me­miz de var. Be­le­di­ye baş­kan­la­rı­mız da bu ko­nu­da çok gay­ret­li­ler, çok du­yar­lı­lar. Ge­ce­kon­du yok Ka­ra­man'da hiç. Ya­ni, ge­lip geç­miş bü­tün be­le­di­ye baş­kan­la­rı­nı, hep­si­ni bu yön­den kut­la­mak is­ti­yo­rum.

100'e ya­kın sit ala­nı var Ka­ra­man'da. Aşa­ğı yu­ka­rı se­kiz bin yıl­lık bir yer­le­şim ye­ri. Ka­zı bi­lim­ler­den öğ­re­ni­yo­ruz ki, bu­gün, el­de edi­len bil­gi­le­re gö­re, dört bin beş yü­zün­cü yı­lı­nı kut­la­ma­ya ha­zır­la­nı­yo­ruz Ka­ra­man'ın. Hi­tit­ler­den bu ya­na, Lik­ya­lı­lar­dan, Pers­ler­den bu ya­na, bü­tün uy­gar­lık­la­rın iz­le­ri ta­şı­nı­yor, ka­lın­tı­la­rı var.

Da­ha ön­ce­den, as­lın­da, Ka­ra­man'da otu­za ya­kın med­re­se ça­lış­mış. Bu­gün­kü adıy­la üni­ver­si­te olan otuz med­re­se, bu­gün tes­pit edil­miş olan­lar. Ta­bii, Ka­ra­man bey­lik­le­ri içe­ri­sin­de, Si­vas'tan Kay­se­ri'ye ka­dar alır­sa­nız, bu sa­yı da­ha da yük­sek. Bu­ra­lar­da bü­yük di­n a­lim­le­ri ye­tiş­miş, fi­lo­zof­lar ye­tiş­miş. Bu­gün, Er­me­nek'te hâlâ ayak­ta Tol Med­re­se'miz, yal­nız gök bi­lim­le­ri üze­rin­de tah­sil ya­pı­yor. Ya­ni, 12'nci-17'nci yüz­yıl­lar ara­sın­da otuz med­re­se ak­tif ola­rak ça­lış­mış. Böy­le bir ta­rih zen­gin­li­ği var, kül­tür bi­ri­ki­mi var.

Ta­bii, üni­ver­si­te­ler için bun­lar bü­yük zen­gin­lik. O açı­dan, Ka­ra­man'da ku­ru­la­cak olan üni­ver­si­te­miz, ben ina­nı­yo­rum, çok kı­sa bir sü­re­de Tür­ki­ye'nin sa­yı­lı, ak­tif ve et­ki­li üni­ver­si­te­le­rin­den bi­ri ola­cak­tır. Hem ko­nu­mu açı­sın­dan hem öğ­ren­ci­le­rin sos­yal fa­ali­yet­ler içe­ri­sin­de bu­lun­ma imkânla­rı­na sa­hip ola­bil­me­le­ri, Ka­ra­man'ın ken­di sı­cak­lı­ğı, ken­di do­ğal­lı­ğı… Bu­gün 9.300 ki­lo­met­re­ka­re­lik coğ­raf­ya­sı var, ama bu­nun yüz­de 25'i or­man­lar­la kap­lı. Ya­ni, öğ­ren­ci­ler, üni­ver­si­te­den çı­kıp, Ser­ta­vul yo­lun­da, Ay­ran­cı yo­lun­da, Kâzım­ka­ra­be­kir'de, iş­te, Ka­ra­dağ'da, o dağ­lar­da bi­le pik­nik ya­pa­bil­me, ge­ze­bil­me, yü­rü­yüş ya­pa­bil­me, spor ola­nak­la­rı­na ka­vu­şa­bil­me şan­sı­na sa­hip­ler. Her yö­nüy­le çok gü­zel ol­du. He­pi­ni­ze ay­rı ay­rı, ger­çek­ten çok te­şek­kür edi­yo­rum.

Ta­bii, bu­ra­da, gö­nül is­ter­di ki, bu, di­ğer on ye­di üni­ver­si­tey­le de be­ra­ber, bu­nu, ül­ke­nin bu ko­nu­da en et­ki­li, en yet­ki­li ku­ru­mu olan Yük­se­köğ­re­tim Ku­ru­luy­la da da­ha sı­cak bağ­lan­tı­lar ku­ra­rak ya­pı­la­bil­miş ol­say­dı, çün­kü enin­de so­nun­da bu ku­rum­lar bir­bi­ri içe­ri­sin­de, bir­lik­te ça­lı­şa­cak­lar. Hükûmet­le ara­la­rın­da böy­le bir çe­liş­ki ya­şan­ma­mış ol­say­dı, po­le­mik­ler ya­şan­ma­say­dı çok da­ha iyi olur­du di­ye dü­şü­nü­yo­rum, ama bu söy­le­dik­le­rim Ka­ra­man için ge­çer­li de­ğil. De­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım da bi­li­yor. Va­li­le­ri­miz, be­le­di­ye baş­kan­la­rı­mız, mil­let­ve­kil­le­ri­miz ken­di­le­ri, YÖK'ü yol et­tik hep, ya­ni sü­rek­li zi­ya­ret­ler­le, on­la­rın da iz­niy­le, on­la­rın da ka­tı­lı­mıy­la  -çok gel­di­ler, git­ti­ler Ka­ra­man'a, uy­gun ra­por­lar ver­di­ler, dü­zen­le­di­ler ve- bu nok­ta­ya ge­lin­di.

Ben de çok he­ye­can­lı­yım, çok gu­rur­lu­yum ger­çek­ten. Ka­ra­man Üni­ver­si­te­sin­de oku­ya­cak olan öğ­ren­ci­le­ri­miz, ken­di­le­ri­ni bir ai­le yu­va­sın­da his­se­de­cek­ler­dir. Bun­dan hiç şüp­hem yok. Söy­le­di­ğim gi­bi, ta­rihî zen­gin­lik­ler içe­ri­sin­de ken­di­le­ri­ni çok da­ha mut­lu, çok da­ha ra­hat his­se­de­cek­ler. Bun­la­rı da söy­le­me­den ge­çe­mi­yo­rum.

Yi­ne, iz­ni­niz­le, bir spor ada­mı ola­rak, bu­gün -dün, Sa­yın Ge­nel Baş­ka­nı­mız da çok gü­zel kut­la­dı, siz­ler de kut­la­dı­nız- Be­şik­ta­şı­mı­zın ve Fe­ner­bah­çe­nin şam­pi­yon­luk­la­rı­nı da can­dan kut­lu­yo­ruz, ama, gö­nül is­ter ki, ta­bii, bu şam­pi­yon­luk­la­ra ge­li­nir­ken, he­pi­mi­zin ar­zu et­ti­ği gi­bi, Tür­ki­ye'de spor etik de­ğer­le­ri­ne uy­gun ola­rak ya­pıl­sın. Ger­çek­ten, bu şi­ke söy­len­ti­le­rin­den, tat­sız te­za­hü­rat­lar­dan, şid­det­ten arın­mış ola­rak, bi­zim va­tan­daş­la­rı­mı­za, bi­zim in­sa­nı­mı­za ya­ra­şır şe­kil­de bu mü­ca­de­le­ler sür­dü­rül­sün. Ya­ni, de­di­ko­du­la­rı az olan bir sü­reç ya­şan­sın is­ti­yo­ruz spor ala­nın­da. Geç­miş­te, bi­li­yor­su­nuz, çok bü­yük ba­şa­rı­lar ka­za­nıl­dı, yi­ne de ka­za­nı­lı­yor, da­ha da iyi ola­ca­ğız di­ye dü­şü­nü­yo­rum. Tür­ki­ye'nin ge­le­ce­ği­ni ben her za­man çok par­lak gö­rü­yo­rum. He­pi­mi­zin kat­kı­la­rıy­la, he­pi­mi­zin gay­re­tiy­le, uyum içe­ri­sin­de, her ko­nu­da uz­la­şa­rak, bir­bi­ri­mi­zi se­ve­rek, sa­ya­rak Tür­ki­ye'yi kal­kın­dır­ma­nın yol­la­rı her­kes ta­ra­fın­dan bi­li­ni­yor, ama o yol­dan çık­ma­dan yü­rür­sek, sa­nı­yo­rum, mem­le­ke­ti­mi­ze da­ha çok hiz­me­ti­miz ola­cak di­ye dü­şü­nü­yo­rum.

He­pi­ni­zi say­gıy­la, sev­giy­le se­lam­lı­yo­rum. Ka­ra­man'la be­ra­ber, bü­tün di­ğer üni­ver­si­te­le­rin bu­lun­du­ğu il­ler­de­ki hal­kı­mı­za da say­gı­lar su­nu­yo­rum, ha­yır­lı ol­sun di­yo­rum. (Al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür­ler Sa­yın Ün­lü.

Şah­sı adı­na, Ka­ra­man Mil­let­ve­ki­li Sa­yın Mev­lüt Ak­gün.

Bu­yu­run Sa­yın Ak­gün. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

MEV­LÜT AK­GÜN (Ka­ra­man) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım; Türk­çe­nin baş­ken­ti, ta­rih, kül­tür ve sa­na­yi şeh­ri Ka­ra­man'a Ka­ra­ma­noğ­lu Meh­met­bey Üni­ver­si­te­si ku­rul­ma­sı­na ka­rar ve­ren baş­ta Baş­ba­ka­nı­mız ol­mak üze­re, tüm Hükûmet üye­le­ri­ne, Sa­yın Millî Eği­tim Ba­ka­nı­mı­za özel­lik­le ve ta­sa­rı­ya des­tek ve­ren Mec­li­si­mi­zin tüm mil­let­ve­kil­le­ri­ne te­şek­kür edi­yo­rum.

Üni­ver­si­te ha­ya­li, Ka­ra­man'ımı­zın yıl­lar­dan be­ri has­ret­le bek­le­di­ği, ne­re­dey­se millî me­se­le­si hâli­ne gel­miş bir öz­lem­di. Bu amaç­la tüm Ka­ra­man hal­kı, ka­mu yö­ne­ti­ci­le­ri, si­vil top­lum ör­güt­le­ri, sa­na­yi­ci­le­ri­miz, ha­yır­se­ver­le­ri­miz ve si­ya­si­le­ri­miz, mil­let­ve­kil­le­ri­miz,  be­le­di­ye baş­kan­la­rı­mız bir­bi­ri­ne ke­net­len­mek su­re­tiy­le üni­ver­si­te alt­ya­pı­sı­nı kur­mak için bu­gü­ne ka­dar mü­ca­de­le et­ti­ler. Hu­zur­la­rı­nız­da, üni­ver­si­te­nin Ka­ra­man'ımı­za ka­zan­dı­rıl­ma­sı için ça­ba gös­te­ren tüm Ka­ra­man­lı hem­şeh­ri­le­ri­mi­ze ay­rı­ca te­şek­kür edi­yo­rum.

İli­miz­de Sel­çuk Üni­ver­si­te­si­ne bağ­lı üç fa­kül­te, iki ta­ne yük­se­ko­kul ve üç adet mes­lek yük­se­ko­ku­lu bu­lun­mak su­re­tiy­le, top­lam 5.400 ci­va­rın­da öğ­ren­ci öğ­re­nim gör­mek­te­dir. Ya­ni, üni­ver­si­te alt­ya­pı­sı za­ten ha­zır du­rum­da­dır. Üni­ver­si­te ka­nu­nu çık­tık­tan son­ra, ina­nı­yo­rum ki, tüm Ka­ra­man­lı hem­şeh­ri­le­ri­miz se­fer­ber ol­mak su­re­tiy­le, üni­ver­si­te­mi­zi bü­yüt­mek, ge­liş­tir­mek, böl­ge­mi­zi bir ilim yu­va­sı ha­li­ne ge­tir­mek için mad­di ve ma­ne­vi bü­tün güç­le­ri­ni or­ta­ya ko­ya­cak­lar­dır.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; üni­ver­si­te­ler çağ­daş bi­lim yu­va­la­rı­dır. Dün­ya­da, ge­liş­miş ül­ke­ler­de her ya­rım mil­yon nü­fu­sa bir üni­ver­si­te düş­me­si ge­rek­ti­ği gi­bi, nü­fu­sun yüz­de 30'u da yük­se­köğ­re­tim gör­me­li­dir. Hâlbu­ki, ül­ke­miz­de yük­se­köğ­re­nim gör­me ora­nı yüz­de 19'dur. Nü­fu­su­mu­zun 70 mil­yon ol­du­ğu dü­şü­nü­le­cek olur­sa, ül­ke­miz­de en az 140 üni­ver­si­te bu­lun­ma­sı ge­rek­mek­te­dir. Genç nü­fus ora­nı­nın yük­sek­li­ği­ne rağ­men, yük­se­köğ­re­tim­de­ki okul­laş­ma ora­nı çok dü­şük kal­mak­ta­dır. Ye­ni üni­ver­si­te­le­rin ku­rul­ma­sı­na ih­ti­yaç du­yul­ma­sı­na rağ­men, YÖK, bu­gü­ne ka­dar üze­ri­ne dü­şen gö­re­vi yap­ma­mış, ye­ni üni­ver­si­te­le­rin ku­rul­ma­sı için alt­ya­pı oluş­tur­ma­mış­tır. İş­te, AK Par­ti Hükûme­ti, bü­tün alan­lar­da ol­du­ğu gi­bi, Tür­ki­ye'nin ih­ti­yaç­la­rı­nı dü­şü­ne­rek, on beş üni­ver­si­te­den son­ra on ye­di ye­ni üni­ver­si­te da­ha kur­mak su­re­tiy­le, si­ya­se­tin bir çö­züm ara­cı ol­du­ğu ger­çe­ği­ni bir da­ha göz­ler önü­ne ser­mek­te­dir.

YÖK, bı­ra­kın ye­ni üni­ver­si­te ku­rul­ma­sı­nı, Sel­çuk Üni­ver­si­te­si Se­na­to­su ta­ra­fın­dan Ka­ra­man'a ku­rul­ma­sı için ka­ra­rı alı­nan fen ve ede­bi­yat fa­kül­te­le­ri­nin ku­ru­lu­şu­nu bi­le iki yıl ge­cik­tir­mek su­re­tiy­le, işin bir an­lam­da ge­cik­me­si­ne yol aç­mış­tır.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; Ka­ra­man ili, 4.500'ün­cü ku­ru­luş yıl­dö­nü­mü­nü kut­la­yan, Türk ta­ri­hi­nin ve kül­tü­rü­nün önem­li mer­kez­le­rin­den bi­ri­si­dir. Bağ­rın­da Ka­ra­ma­noğ­lu Meh­met Bey­le­rin, Mevlânâla­rın, Yu­nus Em­re­le­rin, Pirî Re­is­le­rin, Kâzım Ka­ra­be­kir Pa­şa­la­rın ya­şa­dı­ğı bir va­tan top­ra­ğı­dır. Ka­ra­ma­noğ­lu Meh­met Bey 1277 yı­lın­da ya­yın­la­dı­ğı fer­man­la Türk­çeyi resmî dev­let di­li ilan et­mek su­re­tiy­le, dil bir­li­ği­nin, millî bir­li­ğin sağ­lan­ma­sın­da en önem­li un­sur ol­du­ğu­nu vur­gu­la­mış­tır. 730'un­cu Türk Dil Bay­ra­mı tö­ren­le­ri­ni geç­ti­ği­miz pa­zar gü­nü Ka­ra­man'da kut­la­dık.

Ağ­zı­mız­da ana­mı­zın ak sü­tü ka­dar he­lal olan Türk­çe, bi­zim ses bay­ra­ğı­mız­dır. Türk­çeyi ilk de­fa dev­let di­li ola­rak ilan eden Ka­ra­ma­noğ­lu Meh­met Bey adı­nın üni­ver­si­te­mi­ze ve­ril­me­si hem yıl­lar­dan be­ri sü­re­ge­len bir ça­ba­yı ödül­len­di­re­cek hem de Türk­çe­ye sa­hip çık­tı­ğı­mı­zı güç­lü bir bi­çim­de vur­gu­la­ya­cak­tır.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; ye­ni ku­ru­la­cak üni­ver­si­te­le­ri­miz, ku­rul­du­ğu şe­hir­le­rin sos­yal, eko­no­mik ve kül­tü­rel ha­ya­tı­na çok bü­yük kat­kı­lar­da bu­lu­na­cak­tır. Öy­le ki, Ana­do­lu'da pek çok şe­hir, ön­ce­le­ri ba­ra­ka­lar­da ku­ru­lan üni­ver­si­te­le­riy­le bu­gün anı­lır hâle gel­miş­tir. Van Yü­zün­cü Yıl Üni­ver­si­te­si, Kon­ya Sel­çuk Üni­ver­si­te­si, Es­ki­şe­hir Ana­do­lu Üni­ver­si­te­si gi­bi pek çok üni­ver­si­te za­man­la bü­yü­müş ve böl­ge­si­nin ve ül­ke­mi­zin önem­li ilim mer­kez­le­ri hâli­ne gel­miş­tir. Ye­ni ku­ru­la­cak olan üni­ver­si­te­le­ri­mi­zin de il­le­ri­mi­zin mev­cut po­tan­si­yel­le­ri­ni ha­re­ke­te ge­çi­re­ce­ği­ne yü­rek­ten ina­nı­yo­rum.

İl­le­ri­mi­zin yıl­lar­dan be­ri sü­re­ge­len ama hiç­bir ik­ti­da­rın ger­çek­leş­ti­re­me­di­ği üni­ver­si­te ha­ya­li­ni ha­ya­ta ge­çi­ren AK Par­ti Hükûme­ti­ne Ka­ra­man hal­kı­nı tem­si­len te­şek­kür edi­yor, eme­ği ge­çen­le­re tek­rar te­şek­kü­rü bir borç bi­li­yor ve he­pi­ni­ze say­gı­lar su­nu­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Ak­gün.

Şa­hıs­la­rı adı­na ikin­ci söz, Ka­ra­man Mil­let­ve­ki­li Sa­yın Yük­sel Ça­vu­şoğ­lu'nun.

Bu­yu­run Sa­yın Ça­vu­şoğ­lu.

YÜK­SEL ÇA­VU­ŞOĞ­LU (Ka­ra­man) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım; on ye­di ye­ni üni­ver­si­te açıl­ma­sıy­la il­gi­li söz al­mış bu­lun­mak­ta­yım. Bu ve­si­ley­le yü­ce Mec­li­si say­gı­la­rım­la se­lam­lı­yo­rum.

1950'li yıl­lar­dan bu ya­na sü­re­ge­len ve Ka­ra­man'ın top­lum­sal bir öz­le­mi olan üni­ver­si­te­nin ku­rul­ma­sı­nın mut­lu­lu­ğu içe­ri­sin­de ol­du­ğu­mu be­lir­te­rek ko­nuş­ma­ma baş­la­mak is­ti­yo­rum.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, her şey­den ön­ce, ge­liş­miş ve ge­liş­mek­te olan ül­ke­ler­de bin­ler­ce üni­ver­si­te bu­lun­mak­ta­dır. Hız­la kal­kı­nan Tür­ki­ye'de üni­ver­si­te­le­rin sa­yı­sı­nın ar­tı­rıl­ma­sı, bu ge­liş­me­ye uy­gun ve doğ­ru bir po­li­ti­ka­dır. Bir öğ­re­tim ele­ma­nı ola­rak, ta­ri­hin ve me­de­ni­yet­le­rin mer­ke­zi olan ül­ke­miz­de her veç­he­siy­le sos­yo­eko­no­mik ve eği­tim se­vi­ye­si­nin yük­sel­til­me­si için her ili­miz­de bir üni­ver­si­te­nin açıl­ma­sı te­mel fel­se­fe­miz ol­ma­lı­dır di­ye dü­şü­nü­rüm. Üni­ver­si­te­le­ri­miz, Ata­türk'ün de­di­ği gi­bi, mua­sır me­de­ni­yet se­vi­ye­si­ne ulaş­mak, mo­dern ve ge­liş­miş üni­ver­si­te­le­rin eği­tim se­vi­ye­si­ni ya­ka­la­mak ve aş­mak gi­bi ulu­sal ve ulus­la­ra­ra­sı bi­lim­sel re­ka­be­ti ar­tır­mak, bi­lim ve tek­no­lo­ji atı­lı­mı­na hız ka­zan­dır­mak, öz­gür dü­şün­mek ve dü­şün­ce­yi ifa­de et­mek, öz­gün bi­lim yap­mak su­re­tiy­le ül­ke­mi­zin kal­kın­ma­sı­nı sağ­la­mak için ku­rul­ma­lı­dır. Bu­nun için, tüm üni­ver­si­te­ler bi­lim­sel ve kre­atif gü­ce sa­hip ol­ma­lı­dır ve bu­na sa­hip aka­de­mik per­so­nel­le tak­vi­ye edi­le­rek bil­gi ve viz­yon ile do­na­tıl­ma­lı­dır.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, Ana­ya­sa'mı­zın 42'nci mad­de­si "Kim­se eği­tim ve öğ­re­nim hak­kın­dan yok­sun bı­ra­kı­la­maz." de­mek­te­dir. Bu gü­nü­müz­de üni­ver­si­te ka­pı­la­rı­na yı­ğıl­mış, üni­ver­si­te­yi ka­zan­mış, ama çe­şit­li ne­den­ler­le ana­ya­sal eği­tim ve öğ­re­tim hak­la­rın­dan mah­rum bı­ra­kı­lan ve her yıl sa­yı­la­rı çığ gi­bi bü­yü­yen öğ­ren­ci kit­le­si­ne yük­se­köğ­re­nim imkânı ta­nı­mak dev­le­tin te­mel gö­rev­le­ri ara­sın­da ol­ma­lı­dır. Ada­let­siz­li­ğin or­ta­dan kal­dı­rıl­ma­sı için il­gi­li ku­rum­lar ge­rek­li ted­bir­le­ri sü­rat­le ve be­he­mehâl al­ma­lı­dır de­rim. Bu ve­si­ley­le, şu­nu da özel­lik­le vur­gu­la­mak is­te­rim ki, öğ­re­nim hak­kı bir ta­le­be için en önem­li in­san hak­la­rın­dan­dır. Han­gi se­bep­le, han­gi ni­yet­le, han­gi ga­yey­le, han­gi ve­sa­irey­le olur­sa ol­sun fer­din eği­tim hak­kı en­gel­len­me­me­li­dir. He­le he­le, oku­mak ar­zu­suy­la üni­ver­si­te­le­rin ka­pı­la­rı­na ka­dar gel­miş bir ev­la­dı­mı­zın, "imkân yok, yer yok, şu yok, bu yok" gi­bi se­bep­ler­le ge­ri çe­vir­me­nin, en azın­dan Ana­ya­sa ve in­san hak­la­rı ih­la­li ol­du­ğu­nu dü­şü­nü­yo­rum.

Ay­nı za­man­da, okul­laş­ma ora­nı ba­kı­mın­dan, dün­ya ül­ke­le­ri ara­sın­da en son sı­ra­lar­da yer alan ül­ke­mi­zi bu aç­maz­dan kur­tar­mak için, ül­ke sat­hı­na den­ge­li bir şe­kil­de ya­yı­lan ye­ni yük­se­köğ­re­tim ku­rum­la­rı­nın açıl­ma­sı­na ih­ti­yaç var­dır. Bu ne­den­le, her ile mut­la­ka, en az bir üni­ver­si­te açıl­ma­sı ge­re­kir, de­mek ge­rek­mek­te­dir.

De­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım, Ka­ra­man'ımız­da üni­ver­si­te açıl­ma­sı bir ha­yal de­ğil, ak­si­ne ta­rih­sel ve kül­tü­rel bi­ri­ki­miy­le bir hak­kın ge­re­ği idi. Bu üni­ver­si­te­ye top­lum­sal bir mu­ta­ba­kat­la "Ka­ra­ma­noğ­lu Meh­met­bey Üni­ver­si­te­si" adı­nın ve­ril­me­si, ta­rih, dil, kül­tür ala­nın­da ulus­la­ra­ra­sı dü­zey­de ve ka­li­te­de bir bi­lim plat­for­mu­nun Ka­ra­man'da ha­sıl ol­ma­sı­na da imkân sağ­la­mak­ta­dır.

Ka­ra­man'da mev­cut yük­se­köğ­re­tim ku­rum­la­rı­nın fi­zi­ki du­rum­la­rı, ge­liş­me ka­pa­si­te­le­ri, böl­ge­nin ta­rihî, coğ­ra­fi, eko­no­mik ve sos­yal du­ru­mu, bu yol­la böl­ge­de­ki sa­na­yi sek­tö­rü­ne ka­zan­dı­rı­la­cak tek­no­lo­jik di­na­miz­min bün­ye­sin­de üni­ver­si­te ku­rul­ma­sı­nı ge­rek­tir­mek­tey­di. İli­miz­de üni­ver­si­te ku­ra­bil­mek için be­lir­le­nen as­ga­ri şart­la­rın çok üze­rin­de fi­zi­ki şart­lar mev­cut olup, mil­let-dev­let bü­tün­leş­me­si ve Hükûme­ti­mi­zin gay­ret­le­riy­le bu imkânlar sağ­lan­mış­tır.

Üni­ver­si­te, Ka­ra­man ili­nin sos­yo­kül­tü­rel ve eko­no­mik kal­kın­ma­sın­da çok önem­li kat­kı­lar sağ­la­ya­cak­tır. Üni­ver­si­te, Tür­ki­ye'mi­ze, Türk dün­ya­sı­na, Türk­çe­mi­ze, sa­na­yi­mi­ze ve ta­rı­mı­mı­za, as­ga­ri on bin­ler­ce öğ­ren­ci­siy­le, bü­yük bir ak­ti­vi­te ge­ti­re­cek; ay­rı­ca ge­niş bo­yut­lu pers­pek­tif­te araş­tır­ma, ge­liş­tir­me po­tan­si­ye­li sağ­la­ya­cak­tır.

Ka­ra­ma­noğ­lu Meh­met­bey Üni­ver­si­te­si, Ka­ra­man'a sos­yal ve kül­tü­rel de­ği­şim ve ge­li­şim yö­nüy­le bü­yük bir iv­me ka­zan­dı­ra­cak­tır.

So­nuç ola­rak, Ka­ra­man'da ku­ru­la­cak olan Ka­ra­ma­noğ­lu Meh­met­bey Üni­ver­si­te­si, mua­sır me­de­ni­yet­ler dü­ze­yi­ne ula­şıl­ma­sı­na müs­pet kat­kı sağ­la­ya­cak­tır.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Bir sa­ni­ye.

Bu­yu­run, ko­nuş­ma­nı­zı ta­mam­lar mı­sı­nız Sa­yın Ça­vu­şoğ­lu.

YÜK­SEL ÇA­VU­ŞOĞ­LU (De­vam­la) - De­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım ve Sa­yın Baş­ka­nım, izin ve­rir­se­niz, de­ğer­li öğ­ren­ci­le­rim için de bir­kaç ke­li­me söy­le­mek is­ti­yo­rum söz­le­ri­me son ver­me­den ön­ce.

Bir öğ­re­tim üye­si ola­rak, ge­rek ku­ru­la­cak olan ye­ni üni­ver­si­te­ler­de ge­rek­se di­ğer üni­ver­si­te­le­ri­miz­de oku­ya­cak öğ­ren­ci kar­deş­le­ri­me di­yo­rum ki, bu mil­le­tin ev­lat­la­rı ola­rak, bu mil­le­tin ge­le­ce­ği­ni ku­ra­cak ve ge­liş­ti­re­cek olan genç­le­ri ola­rak bir­bi­ri­ni­zi sev­me­ye, bir­bi­ri­niz­le da­ya­nış­ma için­de ol­ma­ya her za­man­kin­den da­ha faz­la mec­bur ol­du­ğu­nu­zu ha­tır­lat­mak is­te­rim. Siz­le­rin, yük­sek ah­lak ve er­dem, yük­sek mu­ha­ke­me gü­cü, de­rin ve ka­li­te­li bil­giy­le do­na­tıl­ma­la­rı, te­va­zu yük­lü, al­çak gö­nül­lü, yük­sek ada­let sa­hi­bi, yük­sek şah­si­ye­te ve onu­ra sa­hip ol­ma­nı­zın, ge­le­ce­ği­miz için çok bü­yük önem arz et­ti­ği­ni açık­ça söy­le­mek is­te­rim. Her za­man, bu nok­ta­da, de­mok­ra­si, bi­zi mua­sır me­de­ni­yet se­vi­ye­si­ne ulaş­tı­ran en önem­li araç ol­ma­lı. Öy­ley­se, bu he­de­fe gö­tü­ren de­mok­ra­si için de eli­miz­den ge­le­ni yap­ma­lı­yız.

Bi­li­yo­rum ki, ba­sit ve ko­lay prob­lem­le­ri çöz­mek­ten zi­ya­de, müş­kül­le­rin çö­zü­mü­ne kat­kı­da bu­lun­ma­yı, ül­ke­miz ve mil­le­ti­mi­zin ge­le­ce­ği­ne kat­ma de­ğer­le­ri sun­ma­yı amaç­la­mak­ta­sı­nız, ça­lış­ma­la­rı­nı­zı bu pa­ra­lel­de sür­dür­mek­te­si­niz. Siz­ler ge­le­cek­si­niz, ge­le­ce­ği­miz de siz­ler­si­niz.

Bu duy­gu ve dü­şün­ce­le­rim­le, baş­ta Ka­ra­ma­noğ­lu Meh­met­bey Üni­ver­si­te­si ol­mak üze­re, bü­tün il­le­ri­miz­de­ki açı­la­cak olan üni­ver­si­te­le­ri­mi­zin ül­ke­mi­ze, mil­le­ti­mi­ze ha­yır­lı ol­ma­sı­nı, ha­yır­lı ça­lış­ma­la­ra, ha­yır­lı ge­liş­me­le­re ve­si­le ol­ma­sı­nı te­men­ni eder ve üni­ver­si­te­le­ri­mi­zin ku­rul­ma­sın­da eme­ği ge­çen her­ke­se, baş­ta Sa­yın Baş­ba­ka­nı­mı­zın şah­sın­da Hükûme­ti­mi­ze, bü­rok­rat­la­rı­mı­za ve Par­la­men­to­mu­zun siz de­ğer­li üye­le­ri­ne te­şek­kür edi­yo­rum.

Yü­ce Mec­li­si say­gı­lar­la se­lam­lı­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Ça­vu­şoğ­lu.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, mad­de üze­rin­de bir öner­ge var, oku­tu­yo­rum:

Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Baş­kan­lı­ğı­na

1414 sı­ra sa­yı­lı Ka­nun Ta­sa­rı­sı'nın çer­çe­ve 7'nci mad­de­si­ne bağ­lı ek mad­de 72'de ve mad­de baş­lı­ğın­da ge­çen "Ka­ra­ma­noğ­lu Meh­met Bey Üni­ver­si­te­si" iba­re­si­nin "Ka­ra­man Üni­ver­si­te­si" ola­rak de­ğiş­ti­ril­me­si­ni di­le­rim.

Say­gı­la­rım­la.

                                                                                                         Mus­ta­fa Ga­zal­cı

                                                                                                                De­niz­li

BAŞ­KAN - Ko­mis­yon ka­tı­lı­yor mu?

PLAN VE BÜT­ÇE KO­MİS­YO­NU SÖZ­CÜ­SÜ SA­BA­HAT­TİN YIL­DIZ (Muş) - Ka­tıl­mı­yo­ruz Sa­yın Baş­kan.

BAŞ­KAN - Hükûmet?

ÇEV­RE VE OR­MAN BA­KA­NI OS­MAN PE­PE (Ko­ca­eli) - Ka­tıl­mı­yo­ruz Sa­yın Baş­kan.

BAŞ­KAN - Pe­ki, te­şek­kür ede­rim.

Ge­rek­çe mi, söz mü is­ti­yor­su­nuz Sa­yın Ga­zal­cı?

MUS­TA­FA GA­ZAL­CI (De­niz­li) - Söz is­ti­yo­rum.

BAŞ­KAN - Bu­yu­run Sa­yın Ga­zal­cı.

MUS­TA­FA GA­ZAL­CI (De­niz­li) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım; bu al­tı ta­ne öner­ge­nin bi­rin­de ben ko­nu­şa­ca­ğım.

Yal­nız­ca Ka­ra­man için ver­me­dim bu öner­ge­yi, her ilin üni­ver­si­te adı o ilin adıy­la ol­sun di­yo­rum özet­le.

Şim­di, da­ha ön­ce on beş ye­ni üni­ver­si­te ko­nu­sun­da da, ko­mis­yon­lar­da il­le­rin ad­la­rı çı­ka­rı­la­rak ki­mi isim­ler ve­ril­di. Bu kez de, Hükûmet­ten ge­len ta­sa­rı, ko­mis­yon­lar­da de­ğiş­ti­ri­le­rek il­le­ri­mi­zin ki­mi­le­ri­nin ad­la­rı çı­ka­rı­lıp baş­ka isim­ler ve­ril­di. Ta­bii, il­ki Ka­ra­man'a denk gel­di­ği için bu­ra­dan baş­la­nı­yor. As­lın­da Ka­ra­ma­noğ­lu Meh­met Bey'e, Türk­çe­ye tut­kun, Türk­çe­nin öz­leş­me­si­ni is­te­yen bir ki­şi ola­rak ben son­suz say­gı du­yu­yo­rum. "Di­van­da, dergâhta, bargâhta Türk­çe­den baş­ka dil kul­la­nıl­ma­ya­cak­tır." di­yen bir ki­şi­yi ger­çek­ten say­gıy­la anı­yo­rum, onun için ne ya­pıl­sa az­dır di­yo­rum; ama, ben bir il­ke­den söz et­mek is­ti­yo­rum: Bir iş ya­par­ken gü­zel ya­pa­lım, doğ­ru ya­pa­lım, il­ke­yi boz­ma­ya­lım di­yo­rum.

Ba­kın, eli­niz­de­ki ta­sa­rı­da, 43'ün­cü say­fa­da Hükûmet­ten ge­len ta­sa­rı bi­çim­le­ri var, son­ra ko­mis­yon­da bun­lar de­ğiş­ti­ril­miş: İş­te, Ka­ra­man Üni­ver­si­te­si­nin adı Ka­ra­ma­noğ­lu Meh­met­bey Üni­ver­si­te­si ol­muş, Ağ­rı Üni­ver­si­te­si­nin adı Ağ­rı Da­ğı Üni­ver­si­te­si ola­rak de­ğiş­ti­ril­miş, Çan­kı­rı Üni­ver­si­te­si Çan­kı­rı Ka­ra­te­kin Üni­ver­si­te­si ol­muş, Bit­lis Üni­ver­si­te­si­nin adı Eren Üni­ver­si­te­si ol­muş, Muş Üni­ver­si­te­si­nin adı Al­pars­lan Üni­ver­si­te­si ol­muş, Mar­din Üni­ver­si­te­si­nin adı da Ar­tuk­lu Üni­ver­si­te­si ol­muş. Ta­bii, bu ad­la­rın her bi­ri­nin an­la­mı var, ya­ni bir Al­pars­lan'ın Türk ta­ri­hi için öne­mi­ni ka­bul edi­yo­rum, Ar­tuk­lu'nun Mar­din için ta­şı­dı­ğı bir de­ğe­ri ka­bul edi­yo­rum. Yüz yıl­lar­dan, bin yıl­lar­dan ge­lip bir kül­tü­rü bu­gün ya­şat­mak gü­zel, ama o ilin ken­di­si çok önem­li­dir de­ğer­li ar­ka­daş­lar. Şim­di, özel­lik­le üç ta­ne­si var ki din­le­me­ni­zi is­ti­yo­rum: Eren Üni­ver­si­te­si ne­re­de di­ye sor­sam, bi­raz ön­ce oku­muş ol­ma­ma kar­şın, bir­çok­la­rı­nız bil­me­ye­cek. Si­zin ço­cu­ğu­nuz Eren Üni­ver­si­te­si­ni ka­zan­dı, "ne­re­si bu?" di­ye so­ra­cak­sı­nız.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, ya­ni Eren ne yap­tı bil­mi­yo­rum, bel­ki, bir­ta­kım kat­kı­lar­da bu­lun­muş­tur. Şim­di, mo­da ol­du bu, ya­ni bi­raz kat­kı ve­ril­di mi, oku­lun adı­nı ken­di adı ola­rak yaz­dı­rı­yor. Üni­ver­si­te ku­ru­yo­ruz de­ğer­li ar­ka­daş­lar, üni­ver­si­te. Bel­ki, bir fa­kül­te­ye, bir la­bo­ra­tu­va­ra, bir ders­li­ğe adı ve­ri­lir, ama kos­ko­ca üni­ver­si­te­ye bir ki­şi­nin adı… Ar­ka­sın­dan, ge­çi­yo­rum, şim­di, bu­ra­da, Bit­lis adı yok, ya­ni, hiç ol­maz­sa Bit­lis Eren Üni­ver­si­te­si ol­ma­lı.

Muş Üni­ver­si­te­si­nin adı, Al­pars­lan. De­ğer­li ar­ka­daş­lar, bu­nu, Muş­lu­lar bi­le­bi­lir ama, hiç ol­maz­sa -be­nim öne­rim, Muş Üni­ver­si­te­si ol­ma­sı­dır ama- Muş Al­pars­lan Üni­ver­si­te­si ol­ma­lı­dır. Bir da­ha söz al­ma­mak için bu öner­ge­de hep­si­ni açık­la­ma­ya ça­lı­şı­yo­rum. Mar­din için de öy­le, Mar­din kalk­mış or­ta­dan, yal­nız Ar­tuk­lu Üni­ver­si­te­si var, hiç ol­maz­sa Mar­din Ar­tuk­lu ola­bi­lir. Be­nim öne­rim, il­ke­yi hiç boz­ma­dan, Hükûmet ta­sa­rı­sın­da ol­du­ğu gi­bi hiç ol­maz­sa, yal­nız­ca il­le­rin ad­la­rı ve­ril­me­li­dir. Ge­çen kez de bu­ra­da, Bur­dur Üni­ver­si­te­si­nin adı de­ğiş­ti­ril­di, ki­mi üni­ver­si­te­le­rin ad­la­rı de­ğiş­ti­ril­di, ben, ge­ne bir ko­nuş­ma yap­mış­tım. Tek­rar edi­yo­rum, ne Al­pars­lan'a ne Ka­ra­ma­noğ­lu Meh­metbey'e ne Ar­tuk­lu'ya kar­şı de­ği­lim; kar­şı ol­du­ğum, bir il­ke­dir, o ilin adı, üni­ver­si­te­nin adı ol­ma­lı­dır. Ba­kın, geç­miş­te, 21 yer­de köy ens­ti­tü­sü ku­rul­du, hiç­bi­rin­de ki­şi adı yok­tur, bey adı yok­tur, pa­şa adı yok­tur; yal­nız­ca o ye­rin, o kö­yün adı var.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Bir sa­ni­ye Sa­yın Ga­zal­cı.

Bu­yu­run, ko­nuş­ma­nı­zı ta­mam­lar mı­sı­nız.

MUS­TA­FA GA­ZAL­CI (De­vam­la) - Onun için, bir şey ya­pı­lır­ken gü­zel ya­pıl­sın di­yo­rum. Ko­mis­yon­lar­da, bir öner­gey­le, bi­ri­nin ak­lı­na bir şey gel­di, ya şu ol­sun, Eren Üni­ver­si­te­si ol­sun, Ar­tuk­lu ol­sun… Ha­yır ar­ka­daş­lar, il­le­rin ad­la­rı ol­sun, il­le­rin ad­la­rı ol­sun, bel­li ol­sun. Ba­kın, bu il­ke bo­zul­du­ğu za­man, ile­ri­de de olur, geç­miş­te ya­pıl­mış­sa…

MEV­LÜT AK­GÜN (Ka­ra­man) - Pa­muk­ka­le Üni­ver­si­te­si…

MUS­TA­FA GA­ZAL­CI (De­vam­la) - O ha­ta de­ğil­dir.

Ki­mi ar­ka­daş­lar di­yor ki: "Biz rek­tö­rü şim­di ken­di­miz ta­yin ede­ce­ğiz, 1992'de de böy­le ol­muş­tu." Kö­tü ör­nek, ör­nek de­ğil­dir. Ba­kın, geç­miş­te ya­pıl­mış­sa, o ör­nek ör­nek de­ğil­dir. Onun için, yer ola­rak o ilin adı üni­ver­si­te­de ol­ma­lı di­yo­rum.

Bu­ra­da ki­mi ta­lih­siz söz­ler edil­di. Sa­vun­ma­sız Yük­se­köğ­re­tim Ku­ru­mu… İş­te, her şey Hükûme­te mal edil­di. Yük­se­köğ­re­tim Ku­ru­mu san­ki üni­ver­si­te kur­ma­yı is­te­mi­yor, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si ola­rak, biz ye­ni üni­ver­si­te açıl­ma­sı­nı is­te­mi­yor­mu­şuz gi­bi, ki­mi ko­nuş­ma­lar­da iz­le­nim­ler ya­ra­tı­lı­yor. Bu son de­re­ce yan­lış­tır. Biz, ger­çek an­lam­da alt­ya­pı­sı olan, ele­ma­nı olan, fi­zi­ki ko­şul­la­rı olan, bi­lim or­ta­mı­na uy­gun olan bir üni­ver­si­te is­ti­yo­ruz, çağ­daş bir üni­ver­si­te is­ti­yo­ruz.

O yüz­den, ben yap­tım ol­du de­me­ye­lim. Hiç ol­maz­sa adın­dan baş­la­ya­rak, ge­lin, bir ol­du­bit­ti­ye ge­tir­me­ye­lim, ta­sa­rı­da ol­du­ğu gi­bi, o il­le­rin ad­la­rı üni­ver­si­te adı ola­rak kal­sın. Bu­nu ka­bul et­me­ye­cek­se­niz, hiç ol­maz­sa, bu ek­le­di­ği­niz ad­la­rın önün­de il ad­la­rı ol­sun di­yo­rum.

Öner­ge­le­ri­mi­zin -bun­dan son­ra­ki, ge­le­cek mad­de­ler­de de var, al­tı ta­ne­dir, on­lar­da ko­nuş­ma­ya­ca­ğım, ge­rek­çe­si oku­na­cak- ka­bul edil­me­si­ni di­li­yor, he­pi­ni­ze say­gı­lar su­nu­yo­rum.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Ga­zal­cı.

Öner­ge­yi oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum: Ka­bul eden­ler… Te­şek­kür ede­rim. Ka­bul et­me­yen­ler…Te­şek­kür ede­rim. Öner­ge ka­bul edil­me­miş­tir.

Ek mad­de 72'yi oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum: Ka­bul eden­ler… Te­şek­kür ede­rim. Ka­bul et­me­yen­ler…Te­şek­kür ede­rim. Ka­bul edil­miş­tir. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

Ek mad­de 73'ü oku­tu­yo­rum:

Ağ­rı Da­ğı Üni­ver­si­te­si

EK MAD­DE 73- Ağ­rı'da Ağ­rı Da­ğı Üni­ver­si­te­si adıy­la bir üni­ver­si­te ku­rul­muş­tur. Bu üni­ver­si­te;

a) Rek­tör­lü­ğe bağ­lı ola­rak ku­ru­lan Fen-Ede­bi­yat Fa­kül­te­si, İk­ti­sadî ve İdarî Bi­lim­ler Fa­kül­te­si ile Ata­türk Üni­ver­si­te­si Rek­tör­lü­ğü­ne bağ­lı iken adı ve bağ­lan­tı­sı de­ğiş­ti­ri­le­rek oluş­tu­ru­lan ve rek­tör­lü­ğe bağ­la­nan Eği­tim Fa­kül­te­sin­den,

b) Ata­türk Üni­ver­si­te­si Rek­tör­lü­ğü­ne bağ­lı iken adı ve bağ­lan­tı­sı de­ğiş­ti­ri­le­rek oluş­tu­ru­lan ve rek­tör­lü­ğe bağ­la­nan Sağ­lık Yük­se­ko­ku­lun­dan,

c) Ata­türk Üni­ver­si­te­si Rek­tör­lü­ğü­ne bağ­lı iken adı ve bağ­lan­tı­sı de­ğiş­ti­ri­le­rek oluş­tu­ru­lan ve rek­tör­lü­ğe bağ­la­nan Mes­lek Yük­se­ko­ku­lu ile Sağ­lık Hiz­met­le­ri Mes­lek Yük­se­ko­ku­lun­dan,

ç) Rek­tör­lü­ğe bağ­lı ola­rak ku­ru­lan Sos­yal Bi­lim­ler Ens­ti­tü­sü ile Fen Bi­lim­le­ri Ens­ti­tü­sün­den,

olu­şur.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim.

Mad­de üze­rin­de, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu adı­na, Ar­da­han Mil­let­ve­ki­li Sa­yın En­sar Öğüt.

Bu­yu­run Sa­yın Öğüt.

CHP GRU­BU ADI­NA EN­SAR ÖĞÜT (Ar­da­han) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li ar­ka­daş­lar; gö­rü­şül­mek­te olan on ye­di il­de üni­ver­si­te ku­rul­ma­sıy­la il­gi­li ka­nun ta­sa­rı­sı üze­rin­de Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si adı­na söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum.

Ağ­rı ilin­de Ağ­rı Da­ğı Üni­ver­si­te­si­nin ku­rul­ma­sı, bi­zim için onur­dur, gu­rur­dur, Ağ­rı­lı tüm hem­şeh­ri­le­ri­mi­ze ha­yır­lı ol­sun. Ben Ağ­rı'ya git­tim, yir­mi gün ön­ce Ağ­rı'day­dım. Ha­ki­ka­ten, Ağ­rı her şe­ye la­yık­tır. Ağ­rı­lı in­san­la­rın du­yar­lı ta­raf­la­rı, va­ta­nı­na, mil­le­ti­ne, dev­le­ti­ne bağ­lı, çağ­daş, de­mok­ra­tik dü­şün­ce­le­ri­ne la­yık bir şe­kil­de çok gü­zel bir üni­ver­si­te ku­ru­la­ca­ğı­na ina­nı­yo­rum ve bu­ra­dan da Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si ola­rak Ağ­rı'ya üni­ver­si­te ku­rul­ma­sı­nı ca­nı­gö­nül­den is­ti­yor ve des­tek­li­yo­ruz. An­cak, Ağ­rı'ya ve on ye­di ili­mi­ze ku­ru­lan üni­ver­si­te­ler çok gü­zel, çok iyi, ama, ni­çin do­kuz ta­ne il da­ha dı­şa­rı­da bı­ra­kıl­dı? Bu il­ler çok mu kal­kın­mış aca­ba Sa­yın Ba­ka­nım?

PLAN VE BÜT­ÇE KO­MİS­YO­NU SÖZ­CÜ­SÜ SA­BA­HAT­TİN YIL­DIZ (Muş) - Sı­ray­la.

EN­SAR ÖĞÜT (De­vam­la) - Bu il­le­rin içe­ri­sin­de sı­nır ili olan Ar­da­han var, Hakkâri var, Ya­lo­va var, Şır­nak var, Iğ­dır var, Gü­müş­ha­ne var, Tun­ce­li var, Bar­tın var, Bay­burt var. Bu do­kuz ta­ne ili ni­çin dı­şa­rı­da bı­rak­tık?

ALİ ÖĞÜ­TEN (Ka­ra­bük) - Da­ha son­ra.

EN­SAR ÖĞÜT (De­vam­la) - Ba­kın, şim­di, dün­ya­nın coğ­raf­ya­sı­na bak­tı­ğı­nız­da, ne­re­ye ba­kar­sa­nız ba­kın ar­ka­daş­lar, kal­kın­ma­mış böl­ge­le­re üni­ver­si­te­ler ku­ra­rak o böl­ge­le­rin kal­kın­ma­sı sağ­la­nır. Ama, biz­de tam ter­si olu­yor. Ta­bii ki di­ğer il­le­ri­miz­de de ol­sun. İs­tan­bul, An­ka­ra, İz­mir'de -va­kıf üni­ver­si­te­le­ri da­hil- yı­ğıl­mış. Dev­le­tin ya­pa­ca­ğı sa­de­ce bir şey var: "Kar­de­şim, ben sa­na her tür­lü ko­lay­lı­ğı ya­pa­rım. Va­kıf üni­ver­si­te­si­ni, gi­de­cek­sin kal­kın­ma­mış il­le­re ku­ra­cak­sın..."

Şim­di, ba­kın, Ar­da­han'da ve­ya Hakkâri'de ve­ya Şır­nak'ta ve­ya Iğ­dır'da, o böl­ge­de in­san­lar pa­ra­sız as­ker­lik ya­pı­yor; yaz-kış de­me­den, ağır ko­şul­lar al­tın­da, se­kiz ay kar­la­rın al­tın­da mü­ca­de­le ve­ri­yor; va­ta­nı­na bağ­lı, dev­le­ti­ne bağ­lı, as­ker ve­ri­yor, şe­hit olu­yor. Pe­ki, o böl­ge­nin kal­kın­ma­sı için üni­ver­si­te­le­rin ku­rul­ma­sı­nı ni­ye en­gel­li­yo­ruz? O böl­ge­le­re ni­ye üni­ver­si­te ku­rul­mu­yor?

AH­MET YE­Nİ (Sam­sun) - Ku­ra­ca­ğız, ku­ra­ca­ğız.

EN­SAR ÖĞÜT (De­vam­la) - Şim­di, bu­ra­da, in­şal­lah o böl­ge­le­re de üni­ver­si­te ku­rul­ma­sı Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si­nin ik­ti­da­rı­na na­sip ola­cak. Ben ona ina­nı­yo­rum.

AH­MET YE­Nİ (Sam­sun) - Ebe­di ku­rul­maz o za­man!

AY­HAN SE­FER ÜS­TÜN (Sa­kar­ya) - En­sar Bey, bu­nu en­gel­li­yor­su­nuz!

EN­SAR ÖĞÜT (De­vam­la) - De­ğer­li ar­ka­daş­lar, bu­ra­da şu­nu söy­le­ye­yim: Dört bu­çuk yıl­dır bek­le­ti­li­yor, bek­le­ti­li­yor da, bu Mec­lis se­çim ka­ra­rı al­dık­tan son­ra se­çim mal­ze­me­si için mi bu il­le­re üni­ver­si­te ku­rul­ma­sı için ka­nun tek­li­fi ge­ti­ril­di? Bu­nu ni­ye ön­ce­den ge­tir­me­di­niz? Bu da­ha ön­ce ge­ti­ril­sey­di ba­kın, Ağ­rı'da üni­ver­si­te ku­rul­muş ol­say­dı Kars Kaf­kas Üni­ver­si­te­si di­ğer il­le­re da­ha çok hiz­met ver­miş ola­cak­tı. Ama, ha­yır­lı ol­sun. Geç de ol­sa des­tek­li­yo­ruz.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, bu­ra­da bir şey an­la­ta­yım: Üni­ver­si­te­nin Ar­da­han'a ku­rul­ma­sı ge­re­kir. Ni­çin bi­li­yor mu­su­nuz? Ar­da­han kırk üç yıl Rus iş­ga­li al­tın­da kal­mış. 3 Ocak 1919'da, Ata­türk da­ha Sam­sun'a çık­ma­dan ön­ce Ar­da­han'da Millî Şûra Hükûme­ti ku­rul­muş, 23 Tem­muz­da, Er­zu­rum Kon­gre­sin­de Ar­da­han hal­kı Kâzım Ka­ra­be­kir Pa­şa'yla bir­lik­te Er­zu­rum'a ge­le­rek cum­hu­ri­ye­tin ku­rul­ma­sı­na bü­yük des­tek ver­miş, kat­kı sun­muş­tur. Böy­le bir ye­ri üni­ver­si­te ku­rul­ma­sın­dan mah­rum et­mek Bü­yük Mil­let Mec­li­si­ne ya­kış­mı­yor. Bü­yük Mil­let Mec­li­si­ne ben şu öne­ri­yi ve­ri­yo­rum: Ri­ca edi­yo­rum, 17 ilin içe­ri­si­ne 9 ili ve Ar­da­han'ı ek­le­yin. Ba­kın, bu kal­kın­ma­mış böl­ge­ler­de sı­nır il­le­ri­nin kal­kın­ma­sı­nı is­ti­yor­sa­nız, mut­lak su­ret­te bu­nu sağ­la­ma­mız ge­rek­ti­ği­ne ina­nı­yo­rum.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, be­nim, Ka­sım 2003 yı­lın­da Ar­da­han'a, Ar­da­han Üni­ver­si­te­si ku­rul­sun di­ye bir tek­li­fim ol­du. Bu Mec­li­se gel­di, ne ya­zık ki, Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si­nin oy­la­rıy­la red­de­dil­di, gün­de­me da­hi alın­ma­dı. Bu­nun he­sa­bı­nı so­ra­cak Ar­da­han­lı­lar ta­bii ki. Ama, şu­nu söy­le­ye­yim: Hiç ol­maz­sa, şim­di Ar­da­han'a üni­ver­si­te ku­rul­ma­sa bi­le, İn­sa­ni Bi­lim­ler ve Ede­bi­yat Fa­kül­te­si Ba­kan­lar Ku­ru­lun­da bek­li­yor, o im­za­dan çık­sın, İn­sa­ni Bi­lim­ler ve Ede­bi­yat Fa­kül­te­si Ar­da­han'a ku­rul­sun. Ama, Ar­da­han'ın İl­çe­le­ri­ne -Gö­le'ye, Po­sof'a, Da­mal'a, Ha­nak ve Çıl­dır'a da- hiç ol­maz­sa, bi­rer yük­se­ko­kul ku­rul­sun ki, o böl­ge göç et­me­sin, böl­ge bo­şal­ma­sın de­ğer­li ar­ka­daş­lar.

Böl­ge­mi­zi bi­li­yor­su­nuz, çok has­sas, çok yok­sul­luk, iş­siz­lik var. Yok­sul­lu­ğun ve iş­siz­li­ğin had saf­ha­da ol­du­ğu böl­ge­de, ina­nın, kız­la­rı­mız, o böl­ge­de otu­ran genç­le­re git­mi­yor­lar. "Eğer İs­tan­bul'da, An­ka­ra'da işi­niz var­sa, İs­tan­bul'da­ki, An­ka­ra'da­ki genç­le­re va­rı­rız" di­yor­lar. Ya­ni, böl­ge­de otu­ran genç ço­cuk­la­rı­mı­za, o böl­ge­de otu­ran kız­lar bi­le git­mi­yor. O böl­ge­le­rin kal­kın­ma­sı için sa­na­yi git­mi­yor, iş ada­mı git­mi­yor, ya hiç ol­maz­sa dev­let git­sin, dev­le­tin üni­ver­si­te­si, fa­kül­te­si git­sin. Şu an­da Ar­da­han es­na­fı, ina­nın, ye­min edi­yo­rum, çok sı­kın­tı­lı gün­ler ya­şı­yor. Sa­de­ce Ar­da­han mı? Iğ­dır da öy­le, Kars da öy­le, Ağ­rı da öy­le, Şır­nak da öy­le, Or­du da öy­le Sa­yın Baş­ka­nım. İn­san­la­rı­mız aç, sif­tah yap­ma­dan dükkân ka­pa­tı­yor­lar ar­ka­daş­lar. Gi­din, iş­te so­run, kış ay­la­rın­da beş ay, al­tı ay -ba­kın, gün­lük de­mi­yo­rum- sif­tah yap­ma­yan es­naf var. Gi­din, tüm böl­ge­yi bir ta­ra­ya­lım, ba­ka­lım. Pe­ki, şim­di, sif­tah yap­ma­yan es­na­fın ge­liş­me­si, kal­kın­ma­sı için ne yap­mak la­zım? Nü­fu­sun ol­ma­sı la­zım. Nü­fu­sun ol­ma­sı için… Dev­let ora­ya ya­tı­rım yap­mı­yor, "Ben özel sek­tö­re bı­rak­tım" di­yor. Özel sek­tör de git­mi­yor, fab­ri­ka kur­mu­yor. Ne yap­mak la­zım? İş­te, dev­let, va­kıf üni­ver­si­te­le­ri­ne her tür­lü ko­lay­lı­ğı sağ­la­ya­rak, sı­nır il­le­ri­ne, kal­kın­ma­mış il­le­re üni­ver­si­te­ler ve­ya fa­kül­te­ler kur­du­rur­sa o za­man ora­ya nü­fus gi­der, ka­la­ba­lık olur, es­na­fın yü­zü gü­ler, alış­ve­riş olur ar­ka­daş­lar. Şim­di, bu­ra­da bu­nu yap­mak la­zım, bi­ze dü­şen gö­rev bu, dev­let dü­şen gö­rev bu. Ama, bu­nu, AK Par­ti yap­mı­yor­sa Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si ik­ti­da­rın­da mut­lak su­ret­te ya­pa­ca­ğız. Ya­ni, Do­ğu ve Gü­ney­do­ğu'yu kal­kın­dır­ma­mış, Tür­ki­ye'yi kal­kın­dı­ra­ma­yız de­ğer­li ar­ka­daş­lar; bu böy­le­dir, bu doğ­ru­dur. Sa­bah­le­yin ko­nuş­mam­da da söy­le­dim, ba­kın, şu­nu söy­le­ye­yim: On al­tı il­de araş­tır­ma yap­tık 6,5 mil­yon in­san ya­şı­yor, 2,5 mil­yon in­sa­nın ban­yo­su, tu­va­le­ti yok. 21'in­ci yüz­yıl­da ayıp bu. Bi­ze ya­kı­şır mı, dev­le­te ya­kı­şır mı, böy­le bir şey ola­bi­lir mi? "Te­miz­lik iman­dan ge­lir" di­ye din sö­mü­rü­sü ya­pa­rız; ar­ka­sın­dan, in­san­la­rın kö­yü­ne su ver­me­yiz, böy­le bir şey ola­bi­lir mi?

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, şim­di, za­ma­nım yok ama, şu­nu söy­le­ye­yim: Kars Kaf­kas Üni­ver­si­te­sin­de tıp fa­kül­te­si var, 2002 yı­lın­da ku­rul­du. 2002 yı­lın­da tıp fa­kül­te­si ku­rul­du ama, adı var ken­di­si yok. Ba­kın, Kars Kaf­kas Üni­ver­si­te­si Tıp Fa­kül­te­si­nin dok­to­ru yok, yar­dım­cı sağ­lık per­so­ne­li yok, alet eda­va­tı yok. İn­san­la­rı­mız, Er­zu­rum'a ve­ya An­ka­ra'ya git­mek mec­bu­ri­ye­tin­de ka­lı­yor ve­ya has­ta­la­rı­mız yol­da ölü­yor. Bi­zim bir halk oza­nı­mız var Mür­sel Si­nan, bir dört­lü­ğü­nü oku­ya­ca­ğım, di­yor ki: "Öğ­ret­me­nim sür­gün gel­di/ Dok­to­rum ilaç­sız kal­dı/ Has­ta­mız kı­zak­ta öl­dü/ Ben kö­yüm­den gö­çer miy­dim?" Şim­di, bi­zim has­ta­mız kı­zak­ta öl­me­se, yol­da öl­me­se ar­ka­daş, biz ni­ye bu ka­dar fer­yat ede­lim? Ya­ni, Ar­da­han va­tan top­ra­ğı de­ğil mi, Hakkâri va­tan top­ra­ğı de­ğil mi, Şır­nak va­tan top­ra­ğı de­ğil mi, Iğ­dır va­tan top­ra­ğı de­ğil mi? Ni­ye bun­la­rı ayı­rı­yor, di­ğer il­le­re üni­ver­si­te ku­ru­yor­su­nuz da bun­la­ra üni­ver­si­te kur­dur­mu­yor­su­nuz? İş­te, bu­ra­da, ba­kın, -mu­ha­le­fet yap­ma­nın da bir ede­bi var­dır- ben ger­çek­le­ri ko­nu­şu­yo­rum, ka­ra­la­mak için bir şey ko­nuş­mu­yo­rum ar­ka­daş­lar. Do­ğu Ana­do­lu'da ye­di se­kiz ay kar­lar al­tın­da, top­rak evin al­tın­da, ahır­da ine­ğiy­le, hay­va­nıy­la baş ba­şa ya­şam mü­ca­de­le­si ve­ren in­san­la­rı­mı­za hiz­met et­mek, en bü­yük iba­det de­ğil mi ar­ka­daş­lar? O za­man, ni­çin üni­ver­si­te­le­ri ku­rar­ken Ar­da­han'ı ve­ya di­ğer il­le­ri ayı­rı­yor­su­nuz da, di­ğer il­le­re, hiç ala­ka­sı ol­ma­yan il­le­re üni­ver­si­te ku­ru­lu­yor? İş­te, bu­ra­da çok dü­şün­dü­rü­cü bir stra­te­jik du­rum var ar­ka­daş­lar.

Ar­da­han'ı, bi­li­yor­su­nuz, Er­me­nis­tan ken­di sı­nır­la­rın­da gös­te­ri­yor. Pe­ki, dev­let de ora­yı bo­şalt­mak için elin­den ge­le­ni ya­pı­yor, dev­le­ti yö­ne­ten­ler. Ya­ni, ora­da­ki in­san­lar in­san de­ğil mi? Pa­ra­sız as­ker­lik ya­pı­yor­sa, yaz, kış, zem­he­ri de­me­den ora­da mü­ca­de­le ve­rip va­tan top­ra­ğı­nı bek­li­yor­sa, ora­da­ki in­san­la­ra bir üni­ver­si­te ku­rul­ma­sı­nı çok gör­me­mek la­zım, ama üni­ver­si­te ku­rul­mu­yor­sa, derhâl Ba­kan­lar Ku­ru­lun­dan fa­kül­te­nin onay­lan­ma­sı­nı, Ar­da­han'ın bü­tün il­çe­le­ri­ne bi­rer yük­se­ko­kul ku­rul­ma­sı­nı ta­lep edi­yor, yü­ce he­ye­ti­ni­ze say­gı­lar su­nu­yo­rum. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Öğüt.

Şah­sı adı­na Ağ­rı Mil­let­ve­ki­li Sa­yın Na­ci As­lan.

Bu­yu­run Sa­yın As­lan. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

NA­Cİ AS­LAN (Ağ­rı) - Sa­yın Baş­kan, sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri; 1414 sı­ra sa­yı­lı on ye­di il­de üni­ver­si­te ku­rul­ma­sıy­la ala­ka­lı ka­nun ta­sa­rı­sı üze­rin­de şah­sım adı­na söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum. Yü­ce he­ye­ti­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

De­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri, bir ba­ba, ço­cu­ğu doğ­du­ğu gün se­vi­nir, ev­len­dir­di­ği gün se­vi­nir. Ben de bir ba­ba ola­rak, üç ço­cuk ba­ba­sı ola­rak şu­nu di­yo­rum ki: Ben ha­ya­tı­mın en se­vinç­li gü­nü­nü ya­şı­yo­rum ve bü­tün Ağ­rı­lı­lar­la be­ra­ber bu se­vin­ci­mi­zi, bu öz­le­mi­mi­zi Tür­ki­ye'nin mi­ma­rı, Tür­ki­ye ve dün­ya­ya yön ve­ren ger­çek li­der, hal­kın bağ­rın­da sev­gi­siy­le, mut­lu­lu­ğuy­la, sev­da­sıy­la otur­muş Baş­ba­ka­nı­mız, AK Par­ti Ge­nel Baş­ka­nı Sa­yın Re­cep Tay­yip Er­do­ğan ve onun­la bir­lik­te Tür­ki­ye'yi ge­le­cek ufuk­la­ra hız­lı adım­lar­la ta­şı­yan Hükûme­ti ve Par­la­men­to gru­bu…

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Vay be!

NE­CA­Tİ UZ­DİL (Os­ma­ni­ye) - He­lal ol­sun sa­na!

NA­Cİ AS­LAN (De­vam­la) - On ye­di il­le be­ra­ber, Ağ­rı ili hal­kı da, siz­le­re, şük­ran­la­rı­nı, say­gı­la­rı­nı ve min­net­tar­lık­la­rı­nı ifa­de edi­yor.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, Ağ­rı Da­ğı Üni­ver­si­te­si­nin ku­ru­lu­şun­da en bü­yük eme­ği de… Bir­kaç gün ön­ce Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si ta­ra­fın­dan onur ödü­lü­ne la­yık gö­rü­len bü­yük iş ada­mı­mız, IC Hol­ding Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Sa­yın İb­ra­him Çe­çen'in, Baş­ba­ka­nı­mı­za, Ağ­rı Da­ğı Üni­ver­si­te­si­nin kam­pü­sü­nü ken­di­si pa­ra­sıy­la ya­pa­ca­ğı­nı ta­ah­hüt et­me­siy­le ger­çek­leş­miş­tir.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, şim­di, ben, ba­zı po­li­ti­ka­cı ar­ka­daş­la­rı­mın, mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rı­mın dü­şün­ce­le­ri­ni an­la­ya­mı­yo­rum, kav­ra­ya­mı­yo­rum. El­bet­te ki, her par­ti­nin ken­di­si­ne gö­re bir si­ya­sal gö­rü­şü var­dır, bir prog­ra­mı var­dır ve bir tü­zü­ğü var­dır ve bir de dün­ya­ya ba­kış açı­sı var­dır, eko­no­mik sis­te­me ba­kış açı­sı var­dır, ama doğ­ru­lar bir­dir. Ya­ni, ar­tı ar­tı ar­tı, ar­tı eder, ek­si ar­tı ba­zen yan­lış yol­la­ra da gi­de­bi­lir. Şim­di bir öner­me ya doğ­ru­dur ya yan­lış­tır, bir öner­me hem doğ­ru hem yan­lış ola­maz. Şim­di, siz, gü­zel­den hoş­lan­mı­yor mu­su­nuz? Şim­di, bir Baş­ba­kan dü­şü­nün ki, Tür­ki­ye'yi baş­tan ba­şa dub­le yol­lar­la do­nat­mış.

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Ni­ye CHP'den aday ol­dun?

NA­Cİ AS­LAN (De­vam­la) - Gay­ri­sa­fi millî ha­sı­la­yı 180 mil­yar do­lar­dan 400 mil­yar do­la­ra ta­şı­mış, Mer­kez Ban­ka­sın­da­ki re­zer­vi­mi­zi 26 mil­yar do­lar­dan 64 mil­yar do­la­ra çı­kar­mış, enf­las­yo­nu 40'lar­dan 9'la­ra in­dir­miş, fa­iz­le­ri 70'ler­den 17,5'la­ra in­dir­miş ve Tür­ki­ye'nin iti­ba­rı­nı dün­ya­da sa­yı­lır bir ko­nu­ma ta­şı­mış, ül­ke­si­nin bü­tün top­rak­la­rı­nı adım adım gez­miş, Tür­ki­ye'yi dün­yay­la ba­rış­tır­mış, ku­cak­laş­tır­mış, 63'ler­den be­ri ka­pı­sı­na bi­le uğ­ra­ya­ma­dı­ğı­mız, bi­zi adam ye­ri­ne koy­ma­yan Av­ru­pa Bir­li­ğin­de söz sa­hi­bi ol­muş, mü­za­ke­re­le­ri baş­lat­mış ve bu Baş­ba­ka­nın kur­du­ğu Hükûmet­te de Millî Eği­tim Ba­kan­lı­ğı­nı ya­pan Sa­yın Hü­se­yin Çe­lik, el­bet­te ki be­ğe­ne­mez­si­niz, çün­kü gün geç­tik­çe üret­ken­li­ği ar­tı­yor ve Tür­ki­ye'nin eği­tim po­li­ti­ka­sı­nı dün­ya stan­dart­la­rı­na ta­şı­yor.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Ay­nı se­nin gi­bi!

NA­Cİ AS­LAN (De­vam­la) - Ör­nek mi ve­re­yim sa­na? İş­te, ör­nek: Bi­zim, Tür­ki­ye'de 550 bin ta­ne bil­gi­sa­yar da­ğı­ta­rak, be­nim ör­ne­ğin, Do­ğu­be­ya­zıt'ta­ki Tel­çe­ker kö­yün­de­ki ço­cu­ğum Ame­ri­ka'yla ile­ti­şim ku­ra­bi­li­yor.