DÖNEM: 22 CİLT: 155 YASAMA
YILI: 5
TÜRKİYE
BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK DERGİSİ
96’ncı Birleşim
27 Nisan 2007 Cuma
İ Ç İ N D E K İ L
E R
Sayfa
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
1.- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Azerbaycan'a
yaptığı resmî ziyarete katılacak milletvekillerine ilişkin Başbakanlık
tezkeresi (3/1260)
IV. - USUL HAKKINDA GÖRÜŞMELER
1.- TBMM'nin Cumhurbaşkanı seçimi için Anayasa'nın
102'nci maddesinde öngörülen üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu
ile toplanması gerektiği hakkında
V. - SEÇİMLER
1.- Cumhurbaşkanı seçimi
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 14.00'te açılarak üç oturum
yaptı.
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan
Gelen Diğer İşler" kısmının 452'nci sırasında bulunan 1402 sıra
sayılı Kanun Teklifi'nin bu kısmın 5'inci, 453'üncü sırasında bulunan
1400 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 12'nci, 18 ila 23'üncü ve 34 ila
63'üncü sıralarında bulunan Kanun Tasarılarının 13 ila 48'inci sıralarına
alınmasına ve diğer işlerin sırasının buna göre teselsül ettirilmesine
ilişkin Danışma Kurulu önerisi kabul edildi.
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan
Gelen Diğer İşler" kısmının:
1'inci sırasında bulunan, Kamu İhale Kanununa
Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi'nin (2/212) (S. Sayısı:
305) görüşmeleri, daha önce geri alınan maddelere ilişkin komisyon
raporu henüz gelmediğinden;
2'nci sırasında bulunan, Bazı Kamu Alacaklarının
Tahsil ve Terkinine İlişkin (1/1030) (S. Sayısı: 904),
3'üncü sırasında bulunan, Adalet ve Kalkınma Partisi
Grup Başkanvekili Bursa Milletvekili Faruk Çelik'in, İmar Kanununda
Değişiklik Yapılmasına Dair (2/820) (S. Sayısı: 1337),
4'üncü sırasında bulunan, Türkiye Cumhuriyeti
Hükümeti ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) Ticaret ve Kalkınma
Bankası Arasında Merkez Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna
Dair (1/1307) (S. Sayısı: 1378),
8'inci sırasına alınan, Adana Milletvekili Ayhan
Zeynep Tekin Börü'nün, Türk Medeni Kanununda Değişiklik Yapılmasına
Dair (2/888) (S. Sayısı: 1262),
9'uncu sırasına alınan, Konut Edindirme Yardımı
Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair (1/1195) (S. Sayısı: 1216),
10'uncu sırasına alınan, Yabancıların Çalışma
İzinleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına
İlişkin (1/1212) (S. Sayısı: 1225),
Kanun Tasarı ve Teklifleri, ilgili komisyon yetkilileri
Genel Kurulda hazır bulunmadığından;
Ertelendi.
5'inci sırasına alınan, Diyarbakır Milletvekili
İrfan Rıza Yazıcıoğlu ve 14 Milletvekilinin, Kamu Görevlerinden
Ayrılanların Yapamayacakları İşler Hakkında Kanunda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/978) (S. Sayısı: 1402),
7'nci sırasına alınan, Uygulama İmkânı Kalmamış
Bazı Kanunların Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Tasarısı
(1/1239) (S. Sayısı: 1325),
Yapılan görüşmelerden,
6'ncı sırasına alınan, Ailenin Korunmasına Dair
Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı (1/1272) (S.
Sayısı: 1318), görüşmelerini müteakiben elektronik cihazla yapılan
açık oylamadan,
Sonra, kabul edildi.
Cumhurbaşkanı seçimini yapmak için, alınan karar
gereğince, 27 Nisan 2007 Cuma günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşime
16.39'da son verildi.
|
Nevzat Pakdil |
|
|
|
Başkan
Vekili |
|
|
|
|
Ahmet Küçük |
Mehmet Daniş |
|
|
Çanakkale |
Çanakkale |
|
|
Kâtip
Üye |
Kâtip
Üye |
|
Ahmet Gökhan Sarıçam |
|
|
|
Kırklareli |
|
|
|
Kâtip
Üye |
|
|
No.: 132
II. - GELEN KÂĞITLAR
27 Nisan 2007 Cuma
Raporlar
1.-
İzmir Milletvekili Yılmaz Kaya'nın; Özel Tüketim Vergisi Kanununda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine
Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/852) (S. Sayısı: 1403) (Dağıtma
tarihi: 27.4.2007) (GÜNDEME)
2.- Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı
ve 46 Milletvekilinin; Köy Enstitüleri Sistemini Araştırma Enstitüsü
Kurulması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre
Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/954) (S. Sayısı: 1404) (Dağıtma
tarihi: 27.4.2007) (GÜNDEME)
27 Nisan 2007 Cuma
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati:15.07
BAŞKAN: Bülent
ARINÇ
KÂTİP ÜYELER: Mehmet
DANİŞ (Çanakkale)
BAŞKAN
- Türkiye Büyük Millet Meclisinin 96'ncı Birleşimi'ni
açıyorum.
Toplantı yeter sayısı vardır, gündeme geçiyoruz.
(AK Parti sıralarından alkışlar)
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkan…
BAŞKAN - Sayın Anadol, söz vereceğim, bir saniye...
Bir eksikliği gidermemiz lazım.
Sayın milletvekilleri, Divan Kâtiplerimizden
birisi göreve gelmemiştir. Yaptığımız görevlendirmeye göre, Divan
Kâtibi üyelerimizden birisi Cumhuriyet Halk Partilidir.
Sayın İzmir Milletvekili Türkân Miçooğulları'nın
bugünkü toplantıda hazır bulunması gerekiyordu. Kendisinin, Çanakkale
Milletvekili Sayın Ahmet Küçük'e görev verdiğini öğrendik.
Şu anda Divanda boşluk bulunmaktadır. Bu arkadaşlarımızı
göreve davet ediyorum… Yok.
Divan Üyelerimizden bir arkadaşımız lütfen…
SALİH KAPUSUZ (Ankara) - Var, var…
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Özçelik. (AK Parti
sıralarından alkışlar)
(Katip üye Burdur Milletvekili Bayram Özçelik
Başkanlık kürsüsünde yerini aldı.)
Sayın milletvekilleri, böyle bir olay ilk defa vuku
bulmaktadır. Bunu hepinizin takdirlerine sunuyorum.
Görevini ihmal eden veya görevine gelmeyen milletvekilleri
hakkında -Başkanlık Divanı Üyesi olsa da olmasa da- ne yapılabileceği
konusunda İç Tüzük'ümüze bir hüküm koymamız gerekiyor.
Sayın Anadol'un bir talebi var.
Sayın Anadol, buyurun efendim.
Lütfen yerinizden ifade edin, sonra söz verebilirim.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Tabii efendim… Tabii efendim…
BAŞKAN - Buyurun.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkanım, dün akşam
televizyonda ifade buyurdunuz, bir aydır da söylemektesiniz ve
"184'e bakarım, açarım" diye, Anayasa'nın 96'ncı maddesini
uygulayacağınızı her fırsatta belirttiniz efendim. Oysa, kanaatimize
göre, Partimizin kanaatine göre, bugün Cumhurbaşkanlığı seçimi
yapılacak. Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili 102'nci madde, bize
göre, mutlaka, önce bir yoklama yapılarak 367 milletvekilinin mevcudiyetinin
tespit edilmesini, ondan sonra diğer işlemlere geçilmesini amirdir…
(AK Parti sıralarından gürültüler)
BAŞKAN - Lütfen müdahale etmeyin arkadaşlar…
Lütfen…
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkanım, arz ediyorum
efendim.
BAŞKAN - Çok teşekkür ediyorum.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Ve bize göre, eğer bir yoklama
yapmazsanız, eğer bir yoklamayla 367'yi tespit etmezseniz bu toplantı
açılamaz, yapılan işlemler ve yapılacak her türlü oylama geçersizdir
efendim.
Bunu arz etmek istiyorum ve yoklama yapmanızı
talep ediyorum.
BAŞKAN - Teşekkür ederim.
Sayın Anadol, lütfen oturun.
MUSTAFA ÜNALDI (Konya) - Tek kişi yoklama isteyemez.
AYHAN ZEYNEP TEKİN BÖRÜ (Adana) - Tek kişi yoklama
ister mi? 20 kişi...
BAŞKAN - Değerli arkadaşlar, lütfen müdahale etmeyin.
Sayın Anadol söz hakkını kullanıyor ve bir talepte bulunuyor.
Değerli arkadaşlar, Anayasa ve İç Tüzük gereğince
doğru olanı yaptım. Beni şu anda 57'nci madde ilgilendiriyor. 57'nci
madde "Başkan birleşimi açar, tereddüt duyarsa yoklama yapar."
diyor.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - O, 184'le ilgili.
BAŞKAN - Biliyorum. Şimdi, 184-584 konusunu görüşmüyoruz. Ben, madde üzerinde
konuşuyorum. 57'nci maddeye göre, Meclise girdiğim zaman baktım
ki, yüzlerce milletvekili burada hazır. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Dolayısıyla, benim yoklama yapmama gerek yok ve sadece, AK Partili
milletvekilleri değil, Cumhuriyet Halk Partili de, Doğru Yol Partili
de, bağımsız milletvekili arkadaşlarımız da var. (AK Parti sıralarından
alkışlar) Dolayısıyla, benim tereddüdüm yok. Ancak, size şunu hatırlatabilirim,
siz, usul hakkında veya Başkanın tutumu hakkında bunlara ilaveten
başka bir söz söylemek istiyorsanız, kürsüyü size verebilirim.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Çok kısa arz edeceğim.
BAŞKAN - Çok teşekkür ederim.
Sayın Anadol, usul hakkında görüşlerini ifade
edecek.
Buyurun efendim.
IV. - USUL HAKKINDA GÖRÜŞMELER
1.- TBMM'nin Cumhurbaşkanı seçimi için Anayasa'nın 102'nci maddesinde
öngörülen üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile toplanması gerektiği
hakkında
SALİH KAPUSUZ (Ankara) - Usul tartışması mı açtınız
Sayın Başkanım?
BAŞKAN - Aleyhte konuşan olursa 1 arkadaşıma daha,
lehte konuşmak isterse 2 arkadaşıma daha onar dakika söz verebilirim.
Şart değil, duruma göre. Ama, Sayın Anadol bu konu üzerinde iddialı,
onu dinlememiz gerekiyor.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkan, yüce Meclisin
saygıdeğer üyeleri ve bizi, her hareketimizi ekranlardan dikkatle
takip eden Türk ulusu; hepinizi içten sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkana da, bana bu olanağı tanıdığı için ayrıca teşekkür etmeyi
bir borç sayıyorum.
Değerli arkadaşlarım, demin, meramımı anlatmaya
çalıştım. Biz, bir partiye yönetici seçmiyoruz, Türk milletine cumhurbaşkanı
seçiyoruz. Biz, devlet organları arasında uyumu sağlamakla görevli
bir cumhurbaşkanı seçiyoruz. Türk ordusuna başkumandan seçiyoruz.
Dolayısıyla, benim ve partimin bu konudaki duyarlılığını lütfen
olgunlukla karşılayın. Bunu, sizden özellikle istirham ediyorum.
Değerli arkadaşlarım, Anayasa'nın 96'ncı maddesi
genel bir kural koymuştur ve diyor ki: "Anayasa'da, başkaca bir
hüküm yoksa, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte
biri ile toplanır." Meclis Başkanımız da, bu maddeye dayanarak,
bir aydır aşağı yukarı, çeşitli basın organlarında -eleştiri olarak
söylemiyorum, bir saptama olarak söylüyorum- hakkını kullanıyor,
açıklama hakkını. Tutumunu, daha Meclis oturumu açılmadan ortaya
koydu "Ben, 184'e bakarım, bu kanaate vardımsa oturumu açarım ve
gereken işlemleri yaparım." diye, daha en son dün, televizyonda,
devlet televizyonunda ve özel televizyonlarda açıkladı. Oysa, bize
göre "Anayasa'da başkaca bir hüküm yoksa" ibaresi, 96'dan hemen
birkaç madde sonra gelen 102'nci maddede var. "Cumhurbaşkanı,
Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu
ile" yani, bu sayı 367'dir… (AK Parti sıralarından gürültüler)
Dinleyin arkadaşlar, dinleyin…
BAŞKAN - Arkadaşlar, sayın milletvekilleri, lütfen…
Müdahale etmeyiniz.
K. KEMAL ANADOL (Devamla) - Dinleyin… Biraz sonra,
karşı görüşte olan arkadaşlar da konuşacak burada, lütfen, dinleyin,
dinleyin…
ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye) - Konuş konuş, önemli değil!
BAŞKAN - Sayın Anadol, siz devam edin efendim.
K. KEMAL ANADOL (Devamla) - Bitiriyorum efendim.
BAŞKAN - Lütfen… Lütfen…
Buyurun.
K. KEMAL ANADOL (Devamla) - Dolayısıyla, burada,
mutlaka, 367 milletvekili olduğunun saptanması gerekir. Bu da -Sayın
Başkan kusura bakmasın- İç Tüzük'e göre, göz kararıyla saptanmaz.
SALİH KAPUSUZ (Ankara) - Neye göre?
K. KEMAL ANADOL (Devamla) - Bu, ancak, elektronik
yoklama veya ad okunma suretiyle yoklama, çeşitli yoklama usulleriyle,
burada 376 milletvekilinin olduğu saptanır, oturum ancak ondan
sonra açılabilir. (AK Parti sıralarından gürültüler)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Anadol.
K. KEMAL ANADOL (Devamla) - Eğer, böyle bir yola gidilmezse,
göz kararıyla 376'nın burada olduğu veya 184'ün burada olduğu gibi
bir muameleyle karşılaşırsak, arkadaşlar, bu, hukuken büyük bir
Anayasa ihlalidir, hukuk ihlalidir önce, sonra Anayasa ihlalidir,
sonra İç Tüzük ihlalidir. Dolayısıyla, yapılacak her işlem geçersizdir,
yapılacak her oylama geçersizdir ve bundan doğacak sorumluluklar,
bize ve Cumhuriyet Halk Partisine ait değildir. Elbette, uyarılarımız
dinlenmezse gideceğimiz yer, yine en büyük anayasal kurumlardan
biri olan anayasa yargısıdır, Anayasa Mahkemesidir. Eğer, bu uyarılarımız
dikkate alınmıyorsa, ben, sizleri tarihî sorumluluğunuzla baş başa
bırakarak, salondan ayrılmak zorunda kalacağım.
Hepinize saygılar sunarım. (AK Parti sıralarından
gürültüler)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Anadol.
Sayın milletvekilleri, Sayın Anadol bir Partinin
Grup Başkan Vekilidir, hukuki düşüncesini ifade ediyor. Yani, bunu
sükûnetle dinlememiz ve kararımızı vermemiz gerekir.
Sayın Anadol, çok teşekkür ederim.
SADULLAH ERGİN (Hatay) - Sayın Başkanım…
BAŞKAN - Bir saniye efendim…
Başka, aleyhte konuşmak isteyen var mı tutumum
hakkında? Yok.
Lehte konuşmak isteyen var mı?
SALİH KAPUSUZ (Ankara) - Sayın Sadullah Ergin konuşacaklar
efendim.
BAŞKAN - Sayın Sadullah Ergin, buyurun efendim.
Süreniz on dakika, ama, lütfen, daha az kullanın.
(AK Parti sıralarından alkışlar; "Gitme, gitme" sesleri)
BAŞKAN - Lütfen, sayın milletvekilleri… Lütfen
efendim…
SALİH KAPUSUZ (Ankara) - Karşı görüşü de dinlemesi
lazım Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sayın Sadullah Ergin, buyurun efendim.
SADULLAH ERGİN (Hatay) - Teşekkür ediyorum Sayın
Başkanım.
Değerli arkadaşlar, biraz önce söz alan Cumhuriyet
Halk Partisi Grup Başkan Vekili Sayın Anadol, Meclis Başkanının tutumunun
aleyhinde görüşler beyan etti.
Tarih tekerrürden ibaret. Yıl 1989, Cumhurbaşkanlığı
seçimiyle ilgili olarak, gene bu Parlamentoda toplantı yapılıyor.
O gün, Anavatan Partisi Grubu Genel Kurulda, Cumhuriyet Halk Partisi
yok, Sosyal Demokrat Halkçı Parti var ve o günkü Başkan Genel Kurulu
açıyor "Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz."
diyor. Bugün, Sayın Anadol bu şekilde bir çıkış yapıyor. O günkü tarihte,
Sosyal Demokrat Halkçı Parti Milletvekili Sayın Hasan Fehmi Güneş:
"Sayın Başkan, bir talebim vardır -tutanaktan
okuyorum- bu toplantıda SHP milletvekilleri yoktur. Gördüğünüz gibi,
muhalefet partisinden kimse yoktur. Bu toplantıda sadece ANAP Grubu
üyeleri vardır. Bunun tescil edilmesini rica ediyorum. (ANAP sıralarından
gürültüler)
Başkan - Lütfen, sayın milletvekilleri… Lütfen
efendim…
Hasan Fehmi Güneş (Devamla) - Bunun tescil edilmesi
için yoklama yapılmasını talep ediyorum.
Başkan - Efendim, İçtüzüğümüz hükümleri muvacehesinde,
Başkan tereddüde düştüğü anda yoklama yapar. Görüyorum ki, beni
tereddüde düşürecek bir durum şu anda mevcut değil efendim. Hiç şüpheye
yer bırakmayacak bir şekilde, toplantı yeter sayısı vardır. Tekraren
ifade ediyorum efendim.
Hasan Fehmi Güneş (Devamla) - Sadece bir grubun
üyeleri vardır, diğerleri yoktur, bu da tereddüde mahal bırakmayacak
kadar açıktır.
Başkan - Böyle bir konuyu benim zapta geçirmeye
yetkim olmadığı gibi, doğru olduğu kanaatini de taşımıyorum, çünkü,
toplantı yeter sayısı vardır. Biraz sonra Meclisin oluşumunun nasıl
tecelli edeceğini hiçbirimizin bilmesi mümkün değildir.
Hasan Fehmi Güneş (Devamla) - Efendim, doğruyu
zapta geçireceksiniz; çünkü, bu, bir doğrudur.
Başkan - Lütfen sayın milletvekilleri… Lütfen
efendim… Lütfen…
Hasan Fehmi Güneş (Devamla) - Öyleyse, ben de,
ANAP Grubunu kendi sorumluluğu ile baş başa bırakıyor ve terk ediyorum."
(AK Parti sıralarından "Aynen" sesleri)
SALİH KAPUSUZ (Ankara) - Tekrar edilen film.
SADULLAH ERGİN (Devamla) - Bu, şu anda dinlediğimiz,
izlediğimiz görüntünün tutanakları değil. Yıl 1989.
Değerli arkadaşlar, Kıymetli Başkanım; 1989 yılında
yaşanan bu tablo… O günkü şartlarda cumhurbaşkanlığı seçimi yapılıyor.
Birinci tur yapılıyor. Parlamentoda 450 milletvekili var. Aynı
102'nci madde muvacehesinde yapılıyor bu seçim. 102'nci maddenin
üçüncü fıkrasındaki karar yeter sayısı nisabına göre seçimler yapılıyor.
Birinci tur: Kullanılan oy 285. Yani, üçte 2 çoğunluk 300 yapar 450
parlamenterin. Üçte 2'nin altındaki bir oyla birinci tur yapılıyor.
Yeterli nisaba ulaşamadığı için ikinci tura geçiliyor üç gün sonra.
İkinci turda 284 oy kullanılıyor. Burada da nisap oluşmadığı için,
üçüncü turda, Anayasa'mızın 102'nci maddesinin üçüncü fıkrasında
ifadesini bulan salt çoğunluk ile rahmetli Özal Cumhurbaşkanı seçiliyor
ve rahmetli Özal vefat edinceye kadar bu ülkenin başında başarıyla
cumhurbaşkanlığını ve milleti temsil ediyor. Nihayetinde, vefatıyla
beraber yeni bir seçim yapılıyor.
Burada şu tespitlerimi de ifade etmeden geçemeyeceğim:
O gün bu sizin oturduğunuz sıralarda oturan Anavatan Partisi Grubu
milletvekilleri, kendi genel başkanlarına ve cumhurbaşkanı adaylarına
yapılan bu haksızlık ve yanlış propaganda karşısında direndiler
ve kendi adaylarını cumhurbaşkanı yaptılar. Aynı Anavatan Partisinin
milletvekilleri bugün, maalesef -bir iki arkadaşımız hariç- bu salona
girmeyerek, 1989'da kendi partilerinin milletvekillerinin vermiş
olduğu demokrasi mücadelesini de inkâr ettiler maalesef. (AK Parti
sıralarından alkışlar)
Değerli Başkanım, son olarak. Anayasa'mızın
96'ncı maddesi, bu Parlamentoda "Toplantı ve karar yeter sayısı"
demek suretiyle toplantı ve karar yeter sayısının birbirinden
farklı nisaplar olduğunu hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde
izah etmiştir: Toplantı yeter sayısı nedir, karar yeter sayısı nedir.
Ve cumhurbaşkanlığı seçimini düzenleyen 102'nci maddesi, çok net
olarak, toplantı yeter sayısıyla ilgili olarak nisapları koymuştur,
karar yeter sayısıyla ilgili nisapları koymuştur.
Şimdi, bugün ortaya çıkarak, bu karar yeter sayılarının
toplantı yeter sayısı olduğunu iddia etmek, bu Parlamentonun bugüne
kadarki olan geçmişteki tüm icraatlarını inkâr etmekle eş anlamlıdır.
Zira, Anayasa'mızda yaklaşık 10 kadar ayrı karar yeter sayısı sayılmıştır;
139 vardır, salt çoğunluk vardır, 330 vardır, cumhurbaşkanlığı sorumluluğu
için 408 arayan çoğunluk vardır, 367 vardır. Bütün bunlar Anayasa'nın
değişik 10 maddesinde ifadesini bulan karar yeter sayılarıdır ve
bu Parlamentoda bugüne kadar bu kadar karar yeter sayılarının hiçbir
tanesi toplantı yeter sayısı olarak uygulanmamıştır.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Tarihinde yoktur.
SADULLAH ERGİN (Devamla) - Anayasa Mahkemesine
bu konuyla ilgili defalarca gidilmiş, Anayasa Mahkemesi, sadece,
karar yeter sayısı olup olmadığını incelemiştir. Dolayısıyla,
bu değerli Parlamentonun üyeleri bu salona girerler ve fakat oy
kullanmayabilirler. Bu açıdan baktığımızda, bugüne kadar Parlamento
tarihindeki uygulamalar, geçmiş cumhurbaşkanı seçimlerindeki
somut örnekler, Anayasamızın bariz hükümleri karşısında bu itirazın
doğru olmadığını ve Sayın Meclis Başkanının tutumunun doğru olduğunu
ifadeyle, Meclis Başkanlık Divanı'nın tutumunu desteklediğimizi
ifade ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Ergin.
Tutumum hakkında lehte konuşmak üzere, Denizli
Milletvekili Sayın Ümmet Kandoğan.
Buyurun efendim. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Sayın Kandoğan, süreniz on dakika efendim.
ÜMMET KANDOĞAN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.
Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi tarihî günlerinden
birini yaşıyor. Cumhurbaşkanlığı seçimleri, Türkiye'de her zaman
sıkıntılı süreçler geçirmiş ve o sıkıntılı süreçlerin neticesinde,
bu Parlamentoda cumhurbaşkanları seçilmiştir. Ama, ilk defa olarak,
seçilecek olan bir cumhurbaşkanıyla ilgili olarak, Mecliste verilmesi
gereken kararın Anayasa Mahkemesine götürülmesi ve neticenin
orada tayin edilmesiyle karşı karşıya kalıyoruz. Biz, yıllardan beri,
hep, Meclis iradesinin üstünlüğünü savunduk, halk iradesini savunduk.
Sözlerimize başlarken, ana muhalefet ve diğer muhalefet partisi
milletvekilleri de, hep "bu yüce çatının altında" diye sözlere
başladık. Ama bugün gelinen noktada, bu meselenin, 367 şartı aranarak
Anayasa Mahkemesine götürülmesi karşısında bir tavır koymak maksadıyla,
demokrasinin yanında olduğumu göstermek için, Meclisin hür iradesinin
her şeyin üstünde olduğunu bütün Türkiye'ye göstermek için, ben, Türkiye
Büyük Millet Meclisindeyim. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Aynı Anayasa'yla Türkiye Büyük Millet Meclisinden
üç cumhurbaşkanı seçilmiş. Peki, o gün neredeydiniz? Niçin Anayasa
Mahkemesine gitmediniz? Niçin 367 şartının aranmasıyla ilgili
olarak, o dönemin muhalefet partileri, bu meseleyi Anayasa Mahkemesinde
çözmek için niçin Anayasa Mahkemesine götürmediniz?
Sayın Anadol, ben lise çağlarında talebe iken,
siz gene bu Parlamentodaydınız. (AK Parti sıralarından gülüşmeler,
alkışlar)
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkan, adımdan bahsediyor…
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) - Evet, ben lise çağlarındayken
siz bu Parlamentodaydınız. Niçin, geçmişte bu 367 meselesini bu şekilde
gündeme getirip, Anayasa Mahkemesine götürülmesi noktasında
herhangi bir faaliyet içerisinde olmadınız? Ama, bugün, Meclis ne
zaman ki hür iradesiyle bir cumhurbaşkanı seçme kararlılığını göstermek
için burada toplanmış milletvekilleri. Ama, bu seçimi zorlaştırmak,
bu Meclisin kararıyla seçilmesi gereken cumhurbaşkanıyla ilgili
olarak yüce mahkemenin kararını beklemenin yanlış olduğu inancındayım.
(AK Parti sıralarından alkışlar)
Benim günlerden beri telefonlarım susmuyor. Bütün
vatandaşlarımızın "Bu noktada oy verin veya vermeyin, ama, bu
dayatma karşısında, ne olur, Türkiye Büyük Millet Meclisinde yer
alın." telefonlarını, mesajlarını aldım. (AK Parti sıralarından
"Bravo" sesleri, alkışlar)
Ben, tekrar ediyorum: Bugün, bu yüce çatının en
kutsal çatı olduğunu, bu noktada son sözü söyleme kararlılığının
halkın hür iradeleriyle, oylarıyla seçilmiş milletvekilleri tarafından
verilmesi gerektiğini, seçimin Parlamentoda başlayıp Parlamentoda
bitmesi gerektiği inancını taşıdığım için ben bugün buradayım. Ben,
huzurlarınızda şu anda Doğru Yol Partisi milletvekili olarak bu
konuşmaları yapıyorum, partimin bu konuyla ilgili olarak almış
olduğu kararı da demokratik bulmadığım için… (AK Parti sıralarından
"Bravo" sesleri, alkışlar) Çünkü, bugün, Doğru Yol Partisi
misyonu, 46 Demokrat Parti ve daha sonraki Adalet Parti misyonunun
devamıdır. Bu misyon, bu Meclisin her zaman açık olmasını savunmuştur;
bu Meclisin üzerinde tahakküm sağlamak isteyenlere karşı hep dik
duran bir misyondur, ama, bugün gelinen noktada, Meclise girilmemesi
noktasında ortaya konulmuş olan iradeye karşı halkın bu noktadaki
düşüncelerinin, hislerinin tercümanı olmak maksadıyla, Hatay
Milletvekilimiz Sayın Mehmet Eraslan'la birlikte Parlamentoya girme
kararı aldığımızı ifade ediyor… (AK Parti sıralarından "Bravo"
sesleri, alkışlar) …Sayın Başkanın bu tutumunun son derece yerinde
olduğunu ifade ediyor, cumhurbaşkanlığı seçiminin milletimize,
memleketimize hayırlar getirmesi temennisiyle sizleri saygıyla
selamlıyorum. (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
BAŞKAN - Sayın Kandoğan, teşekkür ederim.
Değerli arkadaşlar, sayın milletvekilleri; Sayın
Anadol, biraz önceki konuşmaları sırasında, iki defa, sehven
"üç yüz yetmiş altı" rakamını ifade ettiğini söylediler,
doğrusu "üç yüz altmış yedi" olacaktı.
Sayın milletvekilleri, İç Tüzük'ümüzün 63'üncü
maddesine uygun olarak, Sayın Anadol'un talebi üzerine bir usul tartışması
veya Başkanın tutumu üzerinde bir tartışma açtım. Aleyhte, Sayın
Anadol görüşlerini ifade ettiler; lehte, Sayın Ergin ve Sayın Kandoğan
görüşlerini ifade ettiler.
Değerli arkadaşlar, şöyle bir toparlama yaparak,
gerekirse oylarınıza müracaat edeceğim. Ben tutumumun doğru olduğuna
inanıyorum. Bunun da gerekçeleri şunlardır…
Sayın Anadol'a da şunu hatırlatmak istiyorum: Bizim
İç Tüzük'ümüze göre 57'nci maddenin fıkrasında "Görüşmeler sırasında
işaretle oylamaya geçilirken, yirmi milletvekili ayağa kalkmak
veya önerge vermek suretiyle yoklama yapılmasını isteyebilir."
diyor.
Seçimlerden önce bir yoklama talebi mümkün değil.
Ancak ben bugünkü tartışmalara bakarak bir yoklama talebinde milletvekillerimizin
bulunabilmesini teminen önce bir Başkanlık sunuşunda bulunacağım.
Bu Başkanlık sunuşu işari oya sunulacaktır. Sayın Anadol'dan ricam,
yoklama talebinde ısrar ediyorlarsa, 20 arkadaşlarını bulup lütfen
Genel Kurula getirsinler, biraz sonra oylama yapacağım. (AK Parti
sıralarından alkışlar)
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkanım…
BAŞKAN - Buyurun.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Benim talebim yanlış anlaşıldı
sanıyorum.
BAŞKAN - Estağfurullah.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Ben, zatıalinizin, Meclis
Başkanımızın, Cumhurbaşkanlığıyla ilgili bu seçimde toplantıyı
açmadan önce mutlaka yoklama yapmasını…
BAŞKAN - Tamam.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - …ve 367 rakamının saptanmasını
istedim.
BAŞKAN - Tamam.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Talebim buydu.
BAŞKAN - Teşekkür ederim.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Şimdi bunun dışına çıkılarak,
yoklama isteyerek mevcut olmayan çoğunluğu, 367'yi artırma yolundaki…
BAŞKAN - Tamam.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - …bir karara uymamız söz
konusu değil.
BAŞKAN - Tamam. Bütün sözleriniz tutanağa geçiyor.
Ben de bir Başkan olarak milletvekillerimizin hukukunu gözetmek
zorundayım.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Teşekkür ederim. Teşekkür ederim.
BAŞKAN - Eğer yoklama talebi olacaksa, ancak böyle
mümkün olabilir.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Hayır, siz yapmayacaksınız
yani…
BAŞKAN - Tamam. Peki efendim.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Yoklama yapmayacaksınız
yani…
BAŞKAN - Yani 20 arkadaşımız gelmeyecek biraz
sonra ve oylamada bulunmayacak…
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Hayır hayır, 367'yi tespit
etmiyorsunuz yani. Peki…
BAŞKAN - Peki, teşekkür ederim, teşekkür ederim.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Tamam efendim. Siz 367'yi tespit etmiyorsunuz.
BAŞKAN - Tamam efendim. Çok teşekkürler.
Sayın milletvekilleri, 96'ncı madde ve 102'nci maddeler
konusunda bütün milletvekillerimiz bilgi sahibidir. Yani toplantı
yeter sayısını öngören 96'ncı maddenin pek çok uygulamaları olmuştur.
102'nci madde de seçimle ve kararla ilgilidir, onun da pek çok uygulamaları
olmuştur. Ben, bu konuda, Sayın Anadol'un da ifade ettiği gibi, pek
çok programa çıktım, herkesin bir şey söylediği yerde Meclisimizin
istikrar bulmuş uygulamalarını anlattım. Ancak, bu tartışma üzerine,
izin verirseniz, biz 1982 Anayasası'nı uyguluyoruz, 1961 Anayasası'nı
uygulamıyoruz. 1961 Anayasası'nda iki meclisli bir sistem vardı. Toplantı
ve karar yeter sayısı salt çoğunluk olarak belirlenmişti.
1982 Anayasası yapılırken, 1961 Anayasası'yla ortaya
çıkan uygulamadaki pek çok aksaklıklar dikkate alınarak yeni düzenlemeler
yapıldı. Başkaca bir hüküm yoksa, üçte 1'lik toplantı yeter sayısı,
ama pek çok şey için de ayrıca, nitelikli çoğunluklar ve karar yeter
sayıları öngörüldü. Bunu ben söylemiyorum.
1982 Anayasası, bildiğiniz gibi, hem Danışma Meclisinin
Anayasa Komisyonunda hem Millî Güvenlik Konseyinin Anayasa Komisyonunda
görüşüldü ve o şekilde kabul edildi. Eğer arzu ediyorsanız -ki, burada
gerek olduğunu düşünüyorum. Biz, bildiğiniz gibi, her maddenin
bir gerekçesini, kanun tasarı ve tekliflerinde, ayrıca, genel gerekçeyi
de ortaya koyarız- Millî Güvenlik Konseyinin ve Danışma Meclisinin
Anayasa Komisyonlarında bu maddelerin gerekçesi şöyle belirlenmiştir,
96'ncı maddenin gerekçesini okuyorum: "1961 Anayasası'nın
86'ncı maddesinde düzenlenmiş olan toplantı ve karar yeter sayısı,
1961 Anayasası'nın uygulandığı dönemde Meclis toplantılarının ve
karar alma zorluklarının ortaya çıkması nedeniyle yeniden gözden
geçirilmek suretiyle düzenlenmiştir. Getirilen yeniliklerin
Meclis toplantılarına istikrar getireceği ve kararların daha kolay
ve daha tutarlı olmasını sağlayacağı görüşü Komisyonumuza
hâkim olmuştur. Yeni düzenleme şöyledir: Anayasa'da başka bir hüküm
mevcut değilse, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının üçte
biriyle toplanacaktır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, yukarıdaki
şartlarda yaptığı toplantıda, toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla
karar alabilecektir, ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üye
tam sayının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz. Bu suretle,
Anayasa'da öngörülmeyen hâller dışında, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
toplanması kolaylaştırılmış olmaktadır." Ben söylemiyorum
bunu. Bu maddeyi Anayasa'ya koyan her iki komisyon, aynen, ortak olarak
gerekçesini almış.
102'nci maddenin gerekçesini okuyorum: -Burada,
"seçim" düzenlenmiştir- "Seçilmesi Meclis tarafından
yapılmaktadır. -Gerekçeyi aynen okuyorum- Ancak, ilk iki oylamada
herhangi bir aday üçte iki çoğunlukla Başkan seçilemezse üçüncü turda
salt çoğunluk aranacaktır. Üçüncü turda da salt çoğunluk elde edilemezse,
üçüncü turda en fazla oy alan iki aday arasından…" Bildiğiniz şeyleri
söylüyorlar. "Türkiye Büyük Millet Meclisi, uzun olmayan bir süre
sonunda tercih yapmaya zorlanmakta -bu, 61'de yoktu- ve seçimin müzminleşmesi
önlenmektedir. Seçimlerin uzamasının gerek Devlet Başkanlığı makamı
ve gerekse seçilecek kişiler için arzu edilmeyen eğilim ve düşüncelerin
doğmasına yol açtığı görülmüştür. Bundan dolayı, 61 Anayasası'ndan
farklı olarak, dördüncü turda sonuç alınamazsa, Cumhurbaşkanınca,
milletvekilleri seçimlerinin yenilenmesi uygun görülmüştür."
Değerli arkadaşlar, yine, 82 Anayasası'nı hazırlayan
Danışma Meclisinin Adalet Komisyonu Sözcüsü Sayın Profesör Doktor
Turgut Tan'ın tutanaklara geçen ifadesini okuyorum: "Anayasa'nın
hiçbir maddesinde, biz, özel toplantı yeter sayısı koymadık."
diyor. Toplantı yeter sayısının 96'ncı maddede, seçim için yeterli
olan, gerekli olan karar yeter sayısının da 102'nci maddede öngörülmüş
olduğunu düşünerek, ben, bu uygulamayı yapıyorum.
Bir de, Meclisinizin kararını -kendim buna inanmakla
birlikte- almak istiyorum.
Meclisi açarken uyguladığım yöntemin Anayasa
ve İç Tüzük'e uygun olduğunu, tutumumun doğru olduğunu kabul edenler
lütfen işaret etsinler… Tutumumun yanlış olduğunu, Anayasa ve İç
Tüzük'e aykırı olduğunu kabul edenler… Sayın Anadol tek başına… Teşekkür
ederim. Tutumum doğrudur, uygulamam doğrudur. Teşekkür ediyorum.
(AK Parti sıralarından alkışlar)
Sayın milletvekilleri, Başkanlığın Genel Kurula
sunuşları vardır, okutuyorum.
III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
1.- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Azerbaycan'a yaptığı resmî
ziyarete katılacak milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi
(3/1260)
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Türkiye-Azerbaycan Diyasporaları 1
inci Ortak Forumu'na katılmak üzere, bir heyetle birlikte 8-10 Mart
2007 tarihlerinde Azerbaycan'a yaptığım resmî ziyarete ekli listede
adları yazılı milletvekillerinin de iştirak etmesi uygun görülmüş
ve bu konudaki Bakanlar Kurulu Kararının sureti ilişikte gönderilmiştir.
Anayasa'nın 82 nci maddesine
göre gereğini arz ederim.
Recep Tayyip Erdoğan
Başbakan
Liste
|
Fehmi
Hüsrev Kutlu |
Adıyaman
Milletvekili |
|
Haluk
İpek |
|
|
Mevlüt
Çavuşoğlu |
|
|
Agâh
Kafkas |
Çorum
Milletvekili |
|
Erol
Tınastepe |
Erzincan
Milletvekili |
|
Hasan
Kara |
Kilis
Milletvekili |
|
Şevket
Arz |
|
BAŞKAN - Oylarınıza sunuyorum:
Alınan karar gereğince
gündemin "Seçim" kısmına geçiyoruz.
V. - SEÇİMLER
1.-
Cumhurbaşkanı seçimi
BAŞKAN - Bu kısımda yer alan
Cumhurbaşkanı seçimini yapacağız.
Cumhurbaşkanlığı
adaylığıyla ilgili olarak dokuz önerge vardır.
Geliş sırasına göre önergeleri okutuyorum:
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına