DÖNEM: 22 YASAMA YILI: 5
TÜRKİYE
BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK
DERGİSİ
CİLT : 155
95’inci
Birleşim
26 Nisan 2007 Perşembe
İ Ç İ N D E K İ L E R I.
- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - ÖNERİLER
A) DANIŞMA KURULU
ÖNERİLERİ
1.-
Gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine ilişkin Danışma
Kurulu önerisi
III. - KANUN TASARI
VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1.-
Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş ve İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu
Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici Bir Madde Eklenmesine
Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa Geçici Madde Eklenmesine
Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/212) (S. Sayısı:
305)
2.-
Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin Kanun Tasarısı
ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/1030) (S. Sayısı: 904)
3.-
Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Bursa Milletvekili
Faruk Çelik'in, İmar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Teklifi ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Adalet Komisyonları
Raporları (2/820) (S. Sayısı: 1337)
4.-
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı
(EİT) Ticaret ve Kalkınma Bankası Arasında Merkez Anlaşmasının
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri
Komisyonu Raporu (1/1307) (S. Sayısı: 1378)
5.-
Diyarbakır Milletvekili İrfan Rıza Yazıcıoğlu ve 14 Milletvekilinin;
Kamu Görevlerinden Ayrılanların Yapamayacakları İşler Hakkında
Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Sağlık, Aile,
Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporu (2/978) (S. Sayısı: 1402)
6.-
Ailenin Korunmasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında
Kanun Tasarısı ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Adalet
Komisyonları Raporları (1/1272) (S. Sayısı: 1318)
7.-
Uygulama İmkânı Kalmamış Bazı Kanunların Yürürlükten Kaldırılmasına
Dair Kanun Tasarısı ile Adalet Komisyonu Raporu (1/1239) (S. Sayısı:
1325)
8.-
Adana Milletvekili Ayhan Zeynep Tekin Börü'nün, Türk Medeni Kanununda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu Raporu
(2/888) (S. Sayısı: 1262)
9.-
Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair
Kanun Tasarısı ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve
Bütçe Komisyonları Raporları (1/1195) (S. Sayısı: 1216)
10.-
Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve İçişleri ile Sağlık,
Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonları Raporları (1/1212) (S.
Sayısı: 1225)
IV. - OYLAMALAR
1.-
Ailenin Korunmasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında
Kanun Tasarısı'nın oylaması
TBMM
Genel Kurulu saat 14.00'te açılarak dört oturum
yaptı.
Ardahan
Milletvekili Ensar Öğüt, yem bitkileri paralarının hâlen ödenmemesi
nedeniyle büyükbaş hayvanlarda açlık ve direnç düşüklüğüne bağlı
olarak meydana gelen hastalık ve toplu ölümlerin önüne geçilebilmesi
için Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca alınması gereken önlemlerin
önemine,
Muş
Milletvekili Seracettin Karayağız, Muş'un düşman işgalinden kurtarılışının
89'uncu yıl dönümü münasebetiyle, Muş'un tarihçesine, Kurtuluş Savaşı'nı
kazanmamıza katkısına, ilin gelişmesi için Hükûmetçe yapılan çalışmalara,
Kahramanmaraş
Milletvekili Mehmet Yılmazcan, Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle,
Hazreti Muhammed'in tüm insanlara örnek olması gereken hayatına,
İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.
Gündemin
"Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler"
kısmının:
1'inci
sırasında bulunan, Kamu İhale Kanununa Geçici Madde Eklenmesine
Dair Kanun Teklifi'nin (2/212) (S. Sayısı: 305) görüşmeleri, daha önce
geri alınan maddelere ilişkin komisyon raporu henüz gelmediğinden;
2'nci
sırasında bulunan, Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine
İlişkin (1/1030) (S. Sayısı: 904),
3'üncü
sırasında bulunan, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili
12'nci
sırasında bulunan, Ailenin Korunmasına Dair Kanunda Değişiklik
Yapılması Hakkında (1/1272) (S. Sayısı: 1318),
13'üncü
sırasında bulunan, Uygulama İmkânı Kalmamış Bazı Kanunların Yürürlükten
Kaldırılmasına Dair (1/1239) (S. Sayısı: 1325),
14'üncü
sırasında bulunan,
Kanun Tasarı ve Tekliflerinin görüşmeleri;
5'inci sırasında bulunan, Türkiye Cumhuriyeti
Hükümeti ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) Ticaret ve Kalkınma
Bankası Arasında Merkez Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna
Dair Kanun Tasarısı'nın (1/1307) (S. Sayısı: 1378) görüşmelerine
başlanılarak 1'inci maddesi üzerinde bir süre görüşüldü. Verilen
aradan sonra,
İlgili komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır
bulunmadığından;
Ertelendi.
4'üncü sırasında bulunan, Kamu Mali Yönetimi
ve Kontrol Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı
(1/1295) (S. Sayısı: 1357) görüşmeleri tamamlanarak;
6'ncı sırasında bulunan, Türkiye Cumhuriyeti ile
Bahreyn Krallığı Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde
Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma
(1/1207) (S. Sayısı: 1381),
7'nci sırasında bulunan, Türkiye Cumhuriyetinin
Avrupa Birliği Kriz Yönetimi Harekatlarına Katılımı İçin Avrupa
Birliği ile Türkiye Cumhuriyeti Arasında Çerçeve Teşkil Eden
(1/1313) (S. Sayısı: 1382),
8'inci sırasında bulunan, Türkiye Cumhuriyeti
Hükümeti ile Katar Devleti Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı
Teşviki ve Korunmasına İlişkin (1/952) (S. Sayısı: 852),
9'uncu sırasında bulunan, Türkiye Cumhuriyeti
Hükümeti ile Güney Afrika Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ticaret
ve Ekonomik İşbirliği (1/1065) (S. Sayısı: 1012),
10'uncu sırasında bulunan, Türkiye Cumhuriyeti
Hükümeti ile Macaristan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ekonomik
İşbirliği (1/1132) (S. Sayısı: 1182),
Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna
Dair Kanun Tasarıları, görüşmelerini müteakiben elektronik cihazla
yapılan açık oylamalardan sonra,
11'inci sırasında bulunan, İstanbul Milletvekili
Zeynep Karahan Uslu ve 4 Milletvekilinin, Hemşirelik Kanununda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/784) (S. Sayısı:
1320), yapılan görüşmelerden sonra,
Kabul edildi.
26 Nisan 2007 Perşembe günü, alınan karar gereğince
saat 14.00'te toplanmak üzere, birleşime 18.01'de son verildi.
|
|
Nevzat Pakdil |
|
|
|
Başkan Vekili |
|
|
|
Ahmet Küçük |
Mehmet Daniş |
|
|
Çanakkale |
Çanakkale |
|
|
Kâtip Üye |
Kâtip Üye |
|
|
Bayram Özçelik |
Ahmet Gökhan Sarıçam |
|
|
Burdur |
Kırklareli |
|
|
Kâtip Üye |
Kâtip Üye |
|
|
|
|
|
|
|
|
26 Nisan 2007 Perşembe
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati:14.00
BAŞKAN:Başkan Vekili Nevzat PAKDİL
KÂTİP ÜYELER:Ahmet KÜÇÜK (Çanakkale), Mehmet DANİŞ (Çanakkale)
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük
Millet Meclisinin 95'inci Birleşimini açıyorum.
Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.
Danışma Kurulunun bir önerisi vardır, okutup oylarınıza
sunacağım.
Okutuyorum:
II. - ÖNERİLER
A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ
1.- Gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine ilişkin Danışma
Kurulu önerisi
Danışma Kurulu Önerisi
No:221 Tarih:26.4.2007
Gündemin Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan
Gelen Diğer İşler Kısmının 452 nci sırasında yer alan 1402 sıra sayılı
Kanun Teklifinin bu kısmın 5 inci sırasına, 453 üncü sırasında yer
alan 1400 sıra sayılı Kanun Teklifinin bu kısmın 12 nci sırasına, 18
ila 23 üncü ve 34 ila 63 üncü sıralarında yer alan Kanun Tasarılarının
bu kısmın 13 ila 48 inci sıralarına alınmasının ve diğer işlerin sırasının
buna göre teselsül ettirilmesinin Genel Kurulun onayına sunulması
Danışma Kurulunca uygun görülmüştür.
Bülent
Arınç
Türkiye
Büyük Millet Meclisi
Başkanı
Eyüp Fatsa K.
Kemal Anadol Muzaffer
R. Kurtulmuşoğlu
AK Parti Grubu Başkanvekili CHP Grubu Başkanvekili Anavatan
Partisi Grubu Başkanvekili
BAŞKAN - Danışma Kurulu
önerisini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…
Kabul edilmiştir.
Saygıdeğer milletvekilleri,
gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen
Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.
III. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER
1.- Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş ve
İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa
Geçici Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa
Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu
Raporu (2/212) (S. Sayısı: 305)
BAŞKAN - 1'inci sırada
yer alan kanun teklifinin geri alınan maddeleriyle ilgili komisyon
raporu gelmediğinden teklifin görüşmelerini erteliyoruz.
2'nci sırada yer alan,
Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin Kanun Tasarısı
ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu'nun görüşmelerine kaldığımız
yerden devam edeceğiz.
2.- Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine
İlişkin Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/1030)
(S. Sayısı: 904)
BAŞKAN - Komisyon?.. Yok.
Ertelenmiştir.
3'üncü sırada yer
alan, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Bursa Milletvekili
Faruk Çelik'in, İmar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Teklifi ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Adalet Komisyonları
Raporlarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
3.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili
Bursa Milletvekili Faruk Çelik'in, İmar Kanununda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Teklifi ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Adalet
Komisyonları Raporları (2/820) (S. Sayısı: 1337)
BAŞKAN - Komisyon?
Yok.
Ertelenmiştir.
4'üncü sırada yer
alan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı
(EİT) Ticaret ve Kalkınma Bankası Arasında Merkez Anlaşmasının
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri
Komisyonu Raporu'nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
4.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Ekonomik
İşbirliği Teşkilatı (EİT) Ticaret ve Kalkınma Bankası Arasında
Merkez Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/1307) (S. Sayısı: 1378)
BAŞKAN - Komisyon?
Yok.
Ertelenmiştir.
Sayın milletvekilleri,
5'inci sıraya alınan, Diyarbakır Milletvekili İrfan Rıza Yazıcıoğlu
ve 14 Milletvekilinin; Kamu Görevlerinden Ayrılanların Yapamayacakları
İşler Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporu'nun görüşmelerine
başlayacağız.
5.- Diyarbakır Milletvekili İrfan Rıza Yazıcıoğlu
ve 14 Milletvekilinin; Kamu Görevlerinden Ayrılanların Yapamayacakları
İşler Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporu (2/978)
(S. Sayısı: 1402) (x)
BAŞKAN - Komisyon? Burada.
Hükûmet? Burada.
Komisyon raporu 1402
sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.
Teklifin tümü üzerinde,
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Hatay Milletvekili Abdulaziz
Yazar'ın söz talebi vardır.
Sayın Yazar, buyurun
efendim. (CHP sıralarından alkışlar)
CHP GRUBU ADINA ABDULAZİZ
YAZAR (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kamu Görevlerinden
Ayrılanların Yapamayacakları İşler Hakkında Kanunda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi
Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
2531 sayılı Kamu Görevlerinden
Ayrılanların Yapamayacakları İşler Hakkındaki Kanun'un 2'nci maddesinde,
genel bütçeye dahil daire, kurum ve kuruluşlar ile katma bütçeli
idarelerde, bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunla
veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan fonlarda,
belediyelerde, özel idarelerde 12 Mart 1964 gün ve 440 sayılı ve 12
Mayıs 1964 gün, 460 sayılı kanunlar kapsamına giren kuruluşlarda,
sermayesinin yarısından fazlası ayrı ayrı veya birlikte Hazinece
veya yukarıdaki daire, idare, kurum ve kuruluşlarca karşılanan
yerlerde aylık ücret veya ödenek almak suretiyle görev yapmış olanların,
bu yerlerdeki görevlerinden hangi sebeple
olursa olsun ayrılmaları hâlinde, ayrıldıkları tarihten
önceki iki yıl içinde hizmetinde bulundukları
(x) 1402 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.
daire, idare, kurum ve kuruluşlara karşı, ayrıldıkları
aylıktan itibaren başlayarak üç yıl süreyle o daire, idare, kurum ve kuruluştaki
görev ve faaliyet alanlarıyla ilgili, konularda, doğrudan doğruya
veya dolaylı olarak, görev ve iş alamayacakları, taahhüde giremeyecekleri,
komisyonculuk ve temsilcilik yapamayacakları hükme bağlanmıştır.
Sosyal Sigortalar Kurumu
Başkanlığının 2531 sayılı Kanun'un 1'inci maddesinde sayılan kurum
ve kuruluşlardan olması nedeniyle, kurumdaki görevlerinden hangi
sebeple olursa olsun ayrılan kurum personelinin 2531 sayılı Kanun'un
2'nci maddesiyle getirilen yasaklamaya tabi olacağı, Türkiye Cumhuriyeti
Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar İlaç ve Eczacılık
Daire Başkanlığının 8/9/2006 tarih ve 17-16 Ek Genelgesiyle tüm ilgililere
(il müdürlükleri ve bölge eczacı odalarına) duyurulmuştur. Genelgeyle,
Kanun'un bu şekilde düzenlenmiş olması nedeniyle, Sosyal Sigortalar
Kurumu Başkanlığı bünyesinde yapmış olduğu iş veya görev unvanı
ne olursa olsun, kurumda çalışmakta iken kurumdan ayrılan eczacıların,
serbest ya da eczane açarak, Kurumla sözleşme imzalama talepleri
hâlinde, kurumdan ayrıldığı tarihten itibaren üç yıl süreyle kurumla
sözleşme yapmalarının mümkün bulunmadığı bildirilmiştir. Bu nedenle,
genelgenin yayım tarihi olan 8/9/2006 tarihinden itibaren Sosyal Sigortalar
Kurumundan ayrılıp serbest eczane açmış olan eczacıların kurumla
sözleşme yapma talebi söz konusu genelge nedeniyle kabul edilmemekte
ve bu durum da eczacıların mağduriyetine yol açmaktadır.
Değerli milletvekilleri,
eczacı bir milletvekili olarak öncelikle belirtmek isterim ki, eczacılık
mesleği ve eczacılar, sağlık sektörünün en önemli yapı taşlarından
biridir. Bu, asla göz ardı edilmemelidir. Eczacılarımızın sorunlarını
bu yüce kürsüde defalarca ifade etmeme rağmen eczacılarımızın
hiçbir sorununa AKP Hükûmeti neşter vuramamıştır.
Kamu kurumlarının,
eczanelere, belirlenen sürelerde ödeme yapmaması pek çok eczaneyi
iflasın eşiğine getirmiştir. Öte yandan, kamu kurumlarının, reçeteleri
kontrol ettikten sonra eczacıya geri göndermemesi veya reçete kesintisinin
nedenini bildirmemesi, zaman zaman da reçete kontrollerinin elle
yapılmasından kaynaklanan hatalar, sektörde çok büyük sorunlar yaratmaktadır.
Birçok ilacın uzman
hekim tarafından yazılma zorunluluğu, hastaların, ilaç temininde
güçlük yaşamasına neden olmaktadır.
Eczacılar, bir yandan
ilaç fiyat değişimleri, öbür yandan reçete kontrolleri konusunda
bir standart olmaması sebebiyle büyük sıkıntılar yaşamaktadırlar.
Ödeme konusunda yaşanan
sorunların çözümü için bütçeden sağlığa ayrılan payın artırılması,
kurumların ilaç ödemelerine ayrılan ödeneği öncelikli hâle getirmesi,
borcun mutlaka zamanında ödenmesi ya da borç zamanında ödenemiyorsa
eczacının geç ödemeden doğan zararının telafisi için gerekli önlemlerin
alınması bir zorunluluktur.
Türkiye'de eş değer
ilaç kullanımını özendirici tedbirler alınmamıştır. İlaçların
akılcı kullanımı için toplumu bilinçlendirici eğitim verilmemektedir.
Orijinal ilaç üretimi için yapılması gereken ar-ge faaliyetleri yetersizdir.
Bu eksikliği gidermek için, ar-ge yatırımlarının özel teşvik kapsamına
alınması gerekmektedir.
Avrupa Birliği ülkelerinin
çoğunda var olan ve her ilaç kutusunda yazılı bulunan eczacılık meslek
hakkı, maalesef, Türkiye'de ne bilinmekte ne de uygulanmaktadır.
2000'li yıllarda artık, eczacılık mesleğinin de bir garantisi ve güvenirliği
olmalıdır.
Değerli milletvekilleri,
hükûmet tarafından hazırlanan 6197 sayılı Yasa Tasarısı, dört yıldır
İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğünde görüşülmekte olmasına rağmen,
hâlen, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine alınamamıştır.
6197 sayılı Yasa'da
"Eczanenin sahibi ve sorumlu müdür eczacıdır." yerine,
Sağlık Bakanlığı tarafından "Eczanenin sorumlu müdürü eczacı
olacaktır." ifadesi gerilmek istenmektedir.
Bu ifade ile zincir eczanelerin
yolu açılmakta, dolayısıyla, serbest eczacının geleceği tehlikeye
sokulmaktadır. Bu konu gerek Türk Eczacıları Birliği Genel Kurulunda
gerekse Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda tarafımdan
birkaç kez dile getirilmiştir. Tüm konuşmalarımda Sayın Sağlık Bakanı
konuşma yaptığım salonlarda hazır olduğu hâlde, bu zincir eczaneler
konusunda hiçbir açıklama yapma gereğini dahi duymamıştır.
Eczane ruhsatlarının
eczacı odaları tarafından verilmesi, Türk Eczacıları Birliğince
onaylanması ve bunların Sağlık Bakanlığına bildirilmesi, mesleğimizde
çok önemli bir sıkıntı olan muvazaalı eczane açma ve işletme olayını
ortadan kaldıracaktır.
Değerli milletvekilleri,
kamuda çalışan yaklaşık 1.500 eczane olmasına rağmen bunların sorunlarıyla
kimse ilgilenmemektedir. Kamuda çalışan eczacılar denetim amacı
ile dış göreve gönderilmekte, ancak kendilerine harcırah ödenmemektedir.
Bu da kamuda çalışan eczacılara büyük bir haksızlıktır.
Sosyal Sigortalar Kurumu
Başkanlığının 08/09/2006 tarihli ve 51449 sayılı Genelgesiyle, 2531
sayılı Yasa'nın 2'nci maddesi gereği, kurumda görev yapmakta iken
hangi sebeple olursa olsun ayrılan eczacıların serbest eczane açtıklarında
kurumla, kurum sigortalılarına ilaç temini için sözleşme yapamayacakları
yönünde düzenleme yapılmış bulunmaktadır. Bu düzenlemeye göre,
genelge tarihinden sonra SSK'dan emekli olarak veya istifa ederek
ayrılan pek çok eczacı hâlen kurumla sözleşme yapamadığından mağduriyet
yaşamaktadır. Bugünlerde kurumundan ayrılmış ancak üç yılını doldurmamış
eczacılarımızın da mevcut sözleşmelerinin iptali gündemdedir.
Bilindiği üzere, tüm
sosyal güvenlik kurumlarımız aynı çatı altında birleştiğinde,
Sosyal Güvenlik Kurumları ile eczaneler arasında tek sözleşme imzalanacaktır.
Bu durumda SSK'dan ayrılan eczacılara ilişkin genelge daha belirsiz
bir hâl alacaktır. İşte, bugün getirilen bu kanun teklifiyle eczacılar
kendi nam ve hesabına yaptıkları mesleki faaliyetleriyle ilgili
olarak kurum ve kuruluşlarla tip sözleşmeler yapabileceklerdir.
Eczacıların pek çok
sorunlarından birini çözmekte olan bu kanun teklifinin sağlık camiasına
hayırlı olmasını diliyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
(CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Sayın Yazar,
teşekkür ediyorum.
AK Parti Grubu adına,
Diyarbakır Milletvekili İrfan Rıza Yazıcıoğlu.
Buyurun Sayın Yazıcıoğlu.
(AK Parti sıralarından alkışlar)
AK PARTİ GRUBU ADINA
İRFAN RIZA YAZICIOĞLU (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar;
1402 sıra sayılı Kamu Görevlerinden Ayrılanların Yapamayacakları
İşler Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
üzerinde, AK Parti Grubu adına konuşma yapmak üzere söz almış bulunmaktayım.
Bu vesileyle, Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.
Göreve geldiği günden
beri Sağlıkta Dönüşüm Programı çerçevesinde devrim niteliğinde
atılımlar yapan partimizin sağlıkla ilgili çalışmaları hakkında
öncelikle kısa kısa başlıklar şeklinde konuşma yapacaktım, ama öncelikle,
ben, hem AK Partimizin çok değerli Grup Başkan Vekili Sayın Eyüp Fatsa'ya,
çok değerli Cumhuriyet Halk Partisinin Grup Başkan Vekili Sayın Anadol'a
ve Anavatan Partisinin Grup Başkan Vekili Sayın Kurtulmuşoğlu'na
huzurlarınızda teşekkür ediyorum bu kanun tasarısını bir an önce
görüşmeye aldıkları için.
Yaklaşık 900 tane eczacıyı
ilgilendiren bu kanun tasarısı yasalaştığı takdirde, şu anda
SSK'yla anlaşma yapamayan, SSK'dan emekli olan ve ayrılmış durumda
olan eczacı meslektaşlarımızın Sigorta Kurumuyla sözleşme yapmalarını
düzeltecek bir kanun tasarısıdır. 2531 sayılı Yasa'nın 3'üncü maddesinde
değişiklik yapılarak, eczacı meslektaşlarımızın, aynı zamanda
hekim ve diş hekimlerinin kurumlarla sözleşme yapması sağlanacaktır.
11 Mayıs tarihinde
eczane sözleşmelerinin yenilenmesi gerektiğinden bu kanuna öncelik
verildi ve bugün görüşmeye aldık. Ben, sözü fazla uzatmak istemiyorum,
çünkü arkadaşlarımızla konuşmuştuk bu yasanın bir an önce gelmesiyle
ilgili, konuyu fazla uzatmamak için kendi aramızda anlaşmıştık.
Ben, tekrar, bu kanunun
tüm eczacı meslektaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum.
Yine, bu kanun tasarısının
Meclisimize getirilmesinde bizlere destek veren eczacı meslektaşlarımıza,
eczacı milletvekillerimize en içten teşekkürlerimi arz ediyorum.
Bu arada, yaklaşan 14
Mayıs Eczacılar Günü'nden önce bu yasanın buradan geçmesi eczacı
meslektaşlarımız için gerçekten anlamlı olacaktır.
Ben, tekrar, tüm Meclisi
saygıyla selamlıyorum ve teşekkür ediyorum. (AK Parti sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim
Sayın Yazıcıoğlu.
Sayın milletvekilleri,
tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.
Maddelerine geçilmesini
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Birleşime beş dakika
ara veriyorum.
Kapanma Saati: 14.19
İKİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 14.22
BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL
KÂTİP ÜYELER: Ahmet Gökhan SARIÇAM (Kırklareli), Mehmet DANİŞ (Çanakkale)
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin 95'inci Birleşiminin İkinci Oturumunu
açıyorum.
1402 sıra sayılı Kanun
Teklifi'nin görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Komisyon ve Hükûmet yerinde.
Teklifin 1'inci maddesini
okutuyorum:
KAMU GÖREVLERİNDEN AYRILANLARIN YAPAMAYACAKLARI İŞLER HAKKINDA
KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ
MADDE 1- 2/11/1981 tarihli
ve 2531 sayılı Kanunun 3 üncü Maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Uzman tabipler,
tıpta uzmanlık tüzüğüne göre uzman olanlar, tabipler, diş tabipleri
ve eczacılar kendi nam ve hesabına yaptıkları mesleki faaliyetleri
ile ilgili olarak kurum ve kuruluşlarla tip sözleşmeler yapabilirler."
SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA
VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI CEVDET ERDÖL (Trabzon) - Sayın Başkan,
bir düzeltme talebimiz var.
BAŞKAN - Komisyonun
bir düzeltme talebi var.
Buyurun Sayın Erdöl.
SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA
VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI CEVDET ERDÖL (Trabzon) -
"2/11/1981 tarihli ve 2531 sayılı" ibaresinden sonra "Kamu
Görevlerinden Ayrılanların Yapamayacakları İşler Hakkında"
ibaresinin de eklenerek, kanun metninin maddeye ilave edilmesini
talep ediyorum Sayın Başkanım. Teknik bir düzenleme.
BAŞKAN - Tamam, gerekli
not alınmıştır.
Sayın Kepenek'in bir
söz talebi var.
Buyurun Sayın Kepenek.
YAKUP KEPENEK (Ankara)
- Sayın Başkan, söz değil de, Sayın Bakandan, daha doğrusu, Hükûmetten
bir soru talebim var izin verirseniz, aracılığınızla.
BAŞKAN - Buyurun.
YAKUP KEPENEK (Ankara)
- Şimdi, görüşmekte olduğumuz teklifin gerekçesinde "kamu kurum
ve kuruluşlarında çalışanlar, görevden ayrıldıktan sonra, iki yıl
süreyle kendi işleriyle ilgili herhangi bir yerde görev alamazlar"
deniyor. Bu, bilinen, uygulanan bir hüküm.
Şimdi, doğrudan doğruya
Sayın Bakanımızla ilgili değil, ama şöyle bir durum var: Geçtiğimiz
günlerde Türkiye Petrolleri Genel Müdürü görevinden ayrıldı ve
ayrılır ayrılmaz Osman Saim Dinç -Çalık Grubunda- aynı işi yapan,
enerji ve petrol işiyle uğraşan bir grubun genel müdürü oldu anında.
Şimdi, bu yasa hükmü, olduğu gibi çiğnendi. Ben durumu izledim. Sayın
Enerji Bakanımız da, bunda ne var demeye getirdi ve "Bir kamu görevlisi
görevinden ayrılmış, başka yerde görev almış, bunun neresini eleştiriyorsunuz."
dedi. Şunu demek istiyorum: Doğrudan doğruya bu yasayla ilgili değil,
ama bu konuda Hükûmetimizin tutumunu, görüşünü merak ediyorum. Bu
durumun neden kovuşturulmadığını, neden ele alınmadığını, suç duyurusunda
bulunulmadığını da merak ediyorum. Bunu sormak istedim.
Sayın Başkan, teşekkür
ederim.
BAŞKAN - Teşekkür ederim.
YAKUP KEPENEK (Ankara)
- Yazılı da olabilir Sayın Başkan.
BAŞKAN - Efendim, Sayın
Bakan nasıl takdir ederse.
Sayın Bakanım, buyurun.
DEVLET BAKANI NİMET
ÇUBUKÇU (İstanbul) - Sayın Başkan, öncelikle, Enerji Bakanlığımız,
bu sorunun cevabını, muhakkak, yazılı olarak verecektir, ama ben
bir hukukçu olarak, sorduğunuz sorunun muhatabının Hükûmet olmadığının
bir kere altını çizmek isterim. Zira, yasalarla yapılan düzenlemelerde,
kanunen yasaklanmış bir fiil söz konusuysa, cumhuriyet savcıları
harekete geçer ve uygular. Dolayısıyla, Anayasa'nın temel ilkeleri
çerçevesinde yasama, yürütme ve yargının görev alanları da bellidir.
Yargının görev alanına giren, hukuken suç olduğunu iddia ettiğiniz
bir şeyden dolayı siz dahi suç duyurusunda bulunabilirsiniz ve
cumhuriyet savcıları harekete geçer; eğer, kanunen suç sayılan
bir işlemse de, herhâlde, o bürokrat hakkında gerekli işlemi de yargı
en iyi şekilde yapacaktır diyorum.
Teşekkür ederim.
BAŞKAN - Teşekkür ederim
Sayın Bakanım.
1'inci maddeyi, Komisyon
Başkanının düzeltmesiyle birlikte, oylarınıza arz ediyorum: Kabul
edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
2'nci maddeyi okutuyorum:
MADDE 2- Bu Kanun yayımı
tarihinde yürürlüğe girer.
BAŞKAN - Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
3'üncü maddeyi okutuyorum:
MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini
Bakanlar Kurulu yürütür.
BAŞKAN - Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Saygıdeğer milletvekilleri,
teklifin tümünü oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…
Kabul edilmiştir.
Teklif kabul edilmiş
ve kanunlaşmıştır, hayırlı olmasını diliyorum.
Sayın milletvekilleri,
6'ncı sırada yer alan, Ailenin Korunmasına Dair Kanunda Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal
İşler ile Adalet Komisyonları Raporlarının görüşmelerine başlıyoruz.
6.- Ailenin Korunmasına Dair Kanunda Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal
İşler ile Adalet Komisyonları Raporları (1/1272) (S. Sayısı: 1318)
(x)
BAŞKAN - Komisyon? Yerinde.
Hükûmet? Yerinde.
Sayın milletvekilleri,
komisyon raporu 1318 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.
Tasarının tümü üzerinde,
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Adana Milletvekili Nevin Gaye
Erbatur.
Buyurun Sayın Erbatur.
(CHP sıralarından alkışlar)
CHP GRUBU ADINA N. GAYE
ERBATUR (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1318 sıra
sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanun Tasarısı'nın tümü üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi
Grubu adına söz almış bulmaktayım. Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.
(x) 1318 S.Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.
Tüm alanlarda kadın-erkek
eşitliğinin sağlanması çağdaşlaşma yolundaki bir ülkenin önceliği
olmalıdır. Türkiye'nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler
de bu konuda tarafları bağlayıcı düzenlemeler öngörmektedir. Ülkemizin
de bu gelişim sürecinde olduğunu göz önüne alırsak, öncelikle yasalarla
toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanmalı, bu yolla toplumsal dönüşümün
önü açılmalıdır.
Kadın-erkek eşitliğinin
sadece yasalarla değil, bu yasaların uygulanmasına yönelik zihniyet
değişikliğiyle sağlanacağı da unutulmamalıdır. Bu temel hedefle
yola çıkarak, Medeni Kanunumuzla ilkesel olarak getirilmiş olan
kadın-erkek eşitliğinin uygulamada da gerçeğe dönüşebilmesi
için 4320 sayılı Ailenin Korunması Yasası son derece önemlidir. Yasa'nın
bu önemi hem aile kavramının toplumsal yaşamdaki hayati rolünden
hem de kadının ve çocuğun aile içi şiddetten korunmasından kaynaklanmaktadır.
Anayasa'mızın 41'inci
maddesinde de belirtildiği gibi, toplumun temelini aile oluşturmaktadır.
Bireysellikten toplumsallığa geçişin en küçük birimi olan ve karşılıklı
rıza ile oluşan ailenin sağlıklı yapılanması ve yürütülmesi, toplumun
var oluşunu ve yarınlara güçlü bir biçimde uzanmasını doğrudan etkilemektedir.
Şiddetin aile yaşamı
içerisinde, aileyi oluşturan bireyler arasında gerçekleşen ve
"aile içi şiddet" adı altında, aile içinde bir bireyin diğer
bir bireye yönelik fiziki, sözel ve duygusal kötü davranışı şeklinde
tanımlanan görüntüsü toplum için daha tehlikeli olmakta, toplumun
en küçük birimi olan aile içerisinde gerçekleşen şiddetin yol açtığı
ve açacağı zararlar, toplum bünyesinde daha derin ve kalıcı izler
bırakmaktadır.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; aile, toplumsal hayatın düzenli bir şekilde işleyebilmesi
için insanın eğitim gördüğü ilk yerdir. Bu son derece önemli yapı içerisinde
bireylerin birbirine karşı davranışları toplumsal yapıyı da doğrudan
etkiler. Aile içinde yetişen çocuk, rol model olarak aldığı büyüklerinden
gördüklerini ileride yetişkin bir birey olduğunda uygulamaya koyar.
Bu nedenle, aile içinde sağlıklı ilişkiler kurulması doğrudan toplumsal
düzeni etkiler ve bu düzeni korumakla sorumlu devletin ilgi alanına
girer.
Bu tespit Anayasa'mızın
ilgili maddelerince doğrulanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın
41'inci maddesi "Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında
eşitliğe dayanır.
Devlet, ailenin huzur
ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının
öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri
alır, teşkilâtı kurar." diyerek, ailenin korunması sorumluluğunu
üzerine almıştır. Böylece, aile Anayasa ile korunmuş ve deyim yerindeyse,
bir anayasa kurumu niteliği almıştır.
Öyleyse, Anayasa güvencesi
altında bulunan ailenin korunması konusunda hükûmetler üzerine
düşen görevi yapmak zorundadırlar. Bugün gelinen noktada, 1998 yılında
yürürlüğe giren 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun'da çalışmalar
yapılması elbette önemli bir adımdır. Örneğin, yeni düzenleme ile
Yasa kapsamındaki başvurular haricinde verilen kararın infazı
için yapılan icrai işlemlerin de harca tabi olmaması önemli değişikliklerden
biridir. Böylece, mağdur tarafın genelde kadın olduğu ve ekonomik
özgürlüğünün olmadığı düşünülürse, bu değişiklik olumlu bir adımdır.
Ayrıca, aile içinde
şiddet uygulayan tarafın sadece eş olmadığı gerçeğinden hareketle
diğer aile bireylerinin de yasa kapsamına alınması son derece doğrudur.
Fakat, genel anlamda, değişikliğin, aslında, sorunun özünü etkilemeyecek
şekilde yapılması durumunda bir önemi yoktur. Şöyle ki: Yasa'nın
adı her ne kadar "Ailenin Korunması" ise de, içeriğinde esas
itibarıyla kadının şiddetten korunmasının amaçlanmış olduğu görülmektedir.
Hâkimin hükmedeceği tedbirler sayılırken, Kanun'da görüldüğü gibi,
bu tedbirler "kusurlu eş" ve yeni düzenleme ile de "aile
bireyi" açısından düzenlenmiştir. Yani, şiddet uygulayan kişinin
engellenmesi amaçlanmıştır. Toplumumuzda şiddet gören tarafın neredeyse
tamamının kadın olduğu düşünülürse, çok rahatlıkla, bu Kanun'un
kadının şiddetten korunmasına yönelik hazırlandığını söyleyebiliriz.
Zaten, uygulamada ve doktrinde de bu görüş kabul görmüştür.
Bu durumda, Kanun'un amacına tam olarak hizmet edebilmesi için, kadının şidde