DÖNEM: 22 CİLT: 154 YASAMA
YILI: 5
TÜRKİYE
BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK DERGİSİ
92’nci Birleşim
23 Nisan 2007 Pazartesi
İ Ç İ N D E K İ L
E R
Sayfa
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) ÇEŞİTLİ İŞLER
1.- Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Genel Kurulu
teşrifleri
2.- Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluşunun
87'nci yıl dönümünün ve Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın kutlanması,
günün önem ve anlamının belirtilmesi görüşmeleri
IV. - SORULAR VE CEVAPLAR
A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1.- Mersin Milletvekili Hüseyin GÜLER'in, bir
Türk futbolcuya yönelik suçlamalara ilişkin sorusu ve Dışişleri
Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah GÜL'ün cevabı (7/20986)
2.- Bursa Milletvekili Mustafa ÖZYURT'un, Bursa'da
güçlendirilmesi gereken okul binalarına ilişkin sorusu ve Millî
Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/21117)
3.- Tokat Milletvekili Orhan Ziya DİREN'in, Tokat'ta
eğitimle ilgili bazı verilere ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı
Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/21118)
4.- İstanbul Milletvekili Berhan ŞİMŞEK'in, Millî
Eğitim Vakfı Genel Kurulu ile ilgili iddialara ilişkin sorusu ve
Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/21119)
5.- İstanbul Milletvekili Berhan ŞİMŞEK'in, Millî
Eğitim Vakfıyla ilgili bazı iddialara ilişkin sorusu ve Millî Eğitim
Bakanı Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/21120)
6.- İstanbul Milletvekili Berhan ŞİMŞEK'in, Millî
Eğitim Vakfının denetimine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı
Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/21122)
7.- İstanbul Milletvekili Bihlun TAMAYLIGİL'in,
İmar Bankası Hazine bonosu alacaklılarına yönelik düzenleme çalışmalarına
ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif ŞENER'in cevabı (7/21209)
8.- Yalova Milletvekili Muharrem İNCE'nin, öğretmenlere
yönelik yurt dışı mesleki yeterlilik sınavına ilişkin sorusu ve
Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/21246)
9.- Konya Milletvekili Ahmet IŞIK'ın, 2002, 2003,
2004, 2005, 2006, yılı faiz giderlerinin bütçedeki payına,
2001, 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, yılı faiz giderlerinin
vergi gelirlerine oranına,
2005, 2006, 2007 yılları bütçelerindeki faiz yüküne,
İlişkin Devlet Bakanı Ali BABACAN'dan soruları
ve Devlet Bakanı ve Devlet Bakanı Vekili Kürşad TÜZMEN'in cevabı
(7/21310, 21311, 21312, 21313, 21314, 21315, 21316, 21317, 21318, 21319, 21320,
21321, 21322)
10.- Denizli Milletvekili Ümmet KANDOĞAN'ın, karşılaştırmalı
bazı eğitim verilerine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin
ÇELİK'in cevabı (7/21339)
11.- Antalya Milletvekili Nail KAMACI'nın, Antalya'daki
okulların bahçe düzenlemesine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı
Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/21340)
12.- Samsun Milletvekili İlyas Sezai ÖNDER'in, Vezirköprü
ilçesindeki öğretmen açığına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı
Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/21342)
13.- Yalova Milletvekili Muharrem İNCE'nin,
e-okul ve e-kayıt sistemlerine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı
Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/21343)
14.- Konya Milletvekili Atilla KART'ın, yargı kararlarının
uygulanmadığı iddialarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı
Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/21344)
15.- Denizli Milletvekili Ümmet KANDOĞAN'ın,
Çin'den ithal edilen oyuncaklara ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Kürşad
TÜZMEN'in cevabı (7/21347)
16.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, geçici
personele ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Abdullah GÜL'ün cevabı (7/21513)
17.- Denizli Milletvekili Ümmet KANDOĞAN'ın,
vekâleten yürütülen idari görevlere ilişkin sorusu ve Dışişleri
Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah GÜL'ün cevabı (7/21514)
18.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, geçici
personele ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı M. Vecdi GÖNÜL'ün
cevabı (7/21551)
19.- Yalova Milletvekili Muharrem İNCE'nin, Yalova'da
depremde zarar gören bazı lise binalarına ilişkin sorusu ve Millî
Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/21672)
20.- Antalya Milletvekili Atila EMEK'in, kara parayla
mücadeleye ve MASAK'a ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal UNAKITAN'ın
cevabı (7/21667)
21.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, makam
araçlarına ve şoförlerine ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı ve
Başbakan Yardımcısı Abdullah GÜL'ün cevabı (7/21719)
22.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in, Etibank'la
ilgili olarak açılan davalara ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve
Başbakan Yardımcısı Abdüllatif ŞENER'in cevabı (7/21818)
23.- İzmir Milletvekili Erdal KARADEMİR'in, Türkiye
Öğrenci Meclisine ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkan Vekili İsmail ALPTEKİN'in cevabı (7/22056)
24.- Yozgat Milletvekili Mehmet ERDEMİR'in, bazı
ihalelere ve atamalara ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkan Vekili İsmail ALPTEKİN'in cevabı (7/22126)
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 14.06'da açılarak iki oturum
yaptı.
Yapılan yoklamalarda toplantı yeter sayısı bulunmadığı
anlaşıldığından;
Alınan karar gereğince 23 Nisan 2007 Pazartesi
günü saat 14.00'te toplanmak üzere, birleşime 14.21'de son verildi.
|
İsmail Alptekin |
|
|
|
Başkan
Vekili |
|
|
|
|
Bayram Özçelik |
Harun Tüfekci |
|
|
Burdur
|
|
|
|
Kâtip
Üye |
Kâtip
Üye |
No.: 128
II. - GELEN KÂĞITLAR
20 Nisan 2007 Cuma
Rapor
1.-
Diyarbakır Milletvekili İrfan Riza Yazıcıoğlu ve 14 Milletvekilinin; Kamu Görevlerinden
Ayrılanların Yapamayacakları İşler Hakkında Kanunda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal
İşler Komisyonu Raporu (2/978) (S. Sayısı: 1402) (Dağıtma tarihi:
20.4.2007) (GÜNDEME)
Süresi İçinde Cevaplandırılmayan Yazılı Soru Önergeleri
1.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, büyükşehir
belediyelerinin borçlarına ve kullandıkları kredilere ilişkin
Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/19968)
2.- Konya Milletvekili Atilla KART'ın, ilaç ve eczacılık
sektöründeki bazı sorunlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi
(7/21070)
3.- Bursa Milletvekili Mustafa ÖZYURT'un, YÖK ve
üniversitelere sağlanan imkanlara ilişkin Başbakandan yazılı soru
önergesi (7/21071)
4.- Kırklareli Milletvekili Mehmet S. KESİMOĞLU'nun,
Sarmısaklı Tarım İşletmesinin özelleştirilmesine ilişkin Başbakandan
yazılı soru önergesi (7/21072)
5.- İzmir Milletvekili Ahmet ERSİN'in, eski olağanüstü
hal bölgesinde görev yapan güvenlik görevlilerinin lojman sorununa
ve şehit olan bir astsubaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi
(7/21074)
6.- Ankara Milletvekili Yakup KEPENEK'in, faili
meçhul cinayetlerle ilgili bir konuşmasına ilişkin Başbakandan
yazılı soru önergesi (7/21075)
7.- İstanbul Milletvekili Halil AKYÜZ'ün, İstanbul-Şirinevler
Tavukçu Deresi ıslah çalışmalarındaki ihmal iddialarına ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/21076)
8.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret BALOĞLU'nun,
turizm sektörünün sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru
önergesi (7/21079)
9.- İzmir Milletvekili Oğuz OYAN'ın, belediyelerin
borçlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/21080)
10.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret BALOĞLU'nun,
Antalya'da taş ocaklarının oluşturduğu sorunlara ilişkin Başbakandan
yazılı soru önergesi (7/21081)
11.- Iğdır Milletvekili Dursun AKDEMİR'in, Metsamor
Nükleer Santralinin oluşturduğu riske ilişkin Başbakandan yazılı
soru önergesi (7/21082)
12.- Konya Milletvekili Atilla KART'ın, Kilis'te
meydana gelen bazı olaylara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi
(7/21083)
13.- Çanakkale Milletvekili Ahmet KÜÇÜK'ün, bir
televizyon kuruluşu ve bazı medya mensuplarına yönelik mali incelemeye
ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/21085)
14.- Konya Milletvekili Atilla KART'ın, pancar sektöründe
çalışan geçici işçilerin sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı
soru önergesi (7/21086)
15.- Tokat Milletvekili Orhan Ziya DİREN'in, Tokat'ta
kişi başına düşen milli gelir ve kamu yatırım miktarına ilişkin
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Abdüllatif ŞENER) yazılı
soru önergesi (7/21087)
16.- Mersin Milletvekili Mustafa ÖZYÜREK'in,
Genç Parti'nin seçim kampanyasını yürüten reklam şirketine ilişkin
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Abdüllatif ŞENER) yazılı
soru önergesi (7/21088)
17.- Konya Milletvekili Ahmet IŞIK'ın, Kamu Yönetimi
Reformu düzenlemelerine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından
(Mehmet Ali ŞAHİN) yazılı soru önergesi (7/21089)
18.- Konya Milletvekili Ahmet IŞIK'ın, ekonomik
dönüşüm programı düzenlemelerine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan
Yardımcısından (Mehmet Ali ŞAHİN) yazılı soru önergesi (7/21090)
19.-
Konya Milletvekili Ahmet IŞIK'ın, demokratikleşme ve hukuk reformu
çalışmalarına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından
(Mehmet Ali ŞAHİN) yazılı soru önergesi (7/21091)
20.-
Konya Milletvekili Ahmet IŞIK'ın, sosyal yardımlara ilişkin Devlet
Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Mehmet Ali ŞAHİN) yazılı soru
önergesi (7/21092)
21.-
Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Bursa-Keles'te kurulması planlanan
termik santrale ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı
soru önergesi (7/21098)
22.-
Ankara Milletvekili Yılmaz ATEŞ'in, EGO'nun doğalgaz satışına ilişkin
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/21099)
23.-
Bursa Milletvekili Mehmet KÜÇÜKAŞIK'ın, Bursa'daki taş ocaklarının
tarım alanlarına ve çevreye etkilerine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanından yazılı soru önergesi (7/21100)
24.-
Tokat Milletvekili Orhan Ziya DİREN'in, Tokat'taki enerji yatırımlarına
ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi
(7/21101)
25.-
Zonguldak Milletvekili Nadir SARAÇ'ın, Filyos Irmağına yönelik
bir projeye ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru
önergesi (7/21102)
26.-
Antalya Milletvekili Tuncay ERCENK'in, Antalya-Kemer'de verilen
bir maden arama ruhsatına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından
yazılı soru önergesi (7/21103)
27.-
Artvin Milletvekili Yüksel ÇORBACIOĞLU'nun, Yusufeli Barajı projesine
ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi
(7/21104)
28.-
Artvin Milletvekili Yüksel ÇORBACIOĞLU'nun, Borçka Barajı çevre
yolu kazısının yerleşime etkilerine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanından yazılı soru önergesi (7/21105)
29.-
Konya Milletvekili Ahmet IŞIK'ın, Konya'daki yarım kalmış göletlere
ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi
(7/21106)
30.-
Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Bursa'daki maden ve taş ocaklarına
ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi
(7/21107)
31.-
Karaman Milletvekili Mevlüt AKGÜN'ün, özel güvenlik sertifikası
alanların istihdam sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı
soru önergesi (7/21108)
32.-
İstanbul Milletvekili Mehmet SEVİGEN'in, İstanbul'da bir çocuğun
kanalizasyon çukuruna düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin
İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/21109)
33.-
Ankara Milletvekili Yılmaz ATEŞ'in, Ankara-Mamak-Kutludüğün'deki
şantiyelere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi
(7/21110)
34.-
Konya Milletvekili Atilla KART'ın, Bozkır İlçesindeki bir yol yapımına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/21111)
35.-
İstanbul Milletvekili Ali Rıza GÜLÇİÇEK'in, trafik cezalarıyla ilgili
bir iddiaya ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi
(7/21112)
36.-
İstanbul Milletvekili Ali Rıza GÜLÇİÇEK'in, İstanbul'da taksiler
için cep yapılıp yapılmayacağına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı
soru önergesi (7/21113)
37.-
Tokat Milletvekili Orhan Ziya DİREN'in, Tokat'ta meydana gelen olaylara
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/21114)
38.-
Mardin Milletvekili Muharrem DOĞAN'ın, Mardin'in Dünya Kültür Mirası
Listesine adaylığına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı
soru önergesi (7/21115)
39.-
Adana Milletvekili N. Gaye ERBATUR'un, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi
binasının yıkılması kararına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından
yazılı soru önergesi (7/21116)
40.-
Mersin Milletvekili Hüseyin GÜLER'in, MEÜ Tıp Fakültesi Araştırma
ve Uygulama Hastanesinde yaşandığı iddia edilen bir olaya ilişkin
Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/21124)
41.-
Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Bayburt İlindeki yatırımlara
ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/21125)
42.-
İstanbul Milletvekili Ali Rıza GÜLÇİÇEK'in, isimleri değiştirilen
sağlık kuruluşlarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi
(7/21126)
43.-
Tokat Milletvekili Orhan Ziya DİREN'in, Tokat'taki bazı sağlık göstergelerine
ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/21127)
44.-
Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, TCDD'nin mülkiyetindeki taşınmazlara
ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/21135)
45.-
Antalya Milletvekili Osman ÖZCAN'ın, gemi adamlarının
"STCW" belgesi alma şartlarına ilişkin Ulaştırma Bakanından
yazılı soru önergesi (7/21136)
46.-
Artvin Milletvekili Yüksel ÇORBACIOĞLU'nun, Hopa-Sarp bölünmüş yoluna
ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi
(7/21140)
No.: 129
23 Nisan 2007 Pazartesi
Raporlar
1.-
Bursa Milletvekili Faruk Çelik'in; 12/9/1960 Tarihli ve 80 Sayılı Kanun
ile 24/6/1995 Tarihli ve 552 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve İçişleri Komisyonu Raporu
(2/944) (S. Sayısı: 1400) (Dağıtma tarihi: 23.4.2007) (GÜNDEME)
2.-
Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım ve 5 Milletvekilinin; İnebolu
İlçesinin Adının Yiğit İnebolu Olarak Değiştirilmesi Hakkında Kanun
Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma
Önergesi (2/637) (S. Sayısı: 1401) (Dağıtma tarihi: 23.4.2007) (GÜNDEME)
23 Nisan 2007 Pazartesi
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati:
14.00
BAŞKAN: Bülent
ARINÇ
KÂTİP ÜYELER: Mehmet
DANİŞ (Çanakkale), Türkân MİÇOOĞULLARI (İzmir)
BAŞKAN
- Türkiye Büyük Millet Meclisinin 92'nci Birleşimini açıyorum.
(İstiklal
Marşı)
III. - BAŞKANLIĞIN
GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) ÇEŞİTLİ İŞLER
1.- Cumhurbaşkanı
Ahmet Necdet Sezer'in Genel Kurulu teşrifleri
BAŞKAN
- Sayın milletvekillerimiz, Sayın Cumhurbaşkanımız dinleyici locasındaki
yerlerini alarak yüce Meclisimizi onurlandırmışlardır. Kendilerine,
yüce heyetiniz adına "hoş geldiniz" diyorum. (Alkışlar)
2.- Türkiye Büyük
Millet Meclisinin kuruluşunun 87'nci yıl dönümünün ve Ulusal Egemenlik
ve Çocuk Bayramı'nın kutlanması, günün önem ve anlamının belirtilmesi
görüşmeleri
BAŞKAN
- Sayın milletvekilleri, gündemimize
göre, Genel Kurulun 18 Nisan 2007 tarihli 90'ıncı Birleşiminde alınan
karar uyarınca, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluşunun
87'nci yıl dönümünün ve Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın kutlanması
ve günün önem ve anlamının belirtilmesi amacıyla yapacağımız görüşmelere
başlıyoruz.
Saygıdeğer
milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının
87'nci yılını büyük bir heyecanla kutluyoruz. Bu nedenle yaptığımız
özel oturumun en başında, kısa süre önce kaybettiğimiz Meclis Başkan
Vekilimiz, çalışma arkadaşım, Bursa Milletvekili Sayın Ali Dinçer'in
yokluğundan dolayı derin bir üzüntü içinde olduğumu ifade etmek istiyorum.
Sayın Dinçer, Meclisimizde bulunduğu süre içinde, siyasetin, nezaket,
saygı ve hoşgörü içinde yapılabileceğini göstermiş ve herkese örnek
olmuştur. Onu bir kez daha rahmetle anıyorum. Yine bu dönemde hayatlarını
kaybeden Sevgili Arkadaşlarımız Kütahya Milletvekilimiz Halil
İbrahim Yılmaz, Ağrı Milletvekilimiz Mehmet Melik Özmen, Konya Milletvekilimiz
Nezir Büyükcengiz, Yozgat Milletvekilimiz İlyas Arslan, Gaziantep
Milletvekilimiz Ömer Abuşoğlu'nu da rahmet ve özlemle anıyorum.
Değerli
milletvekilleri, 23 Nisan 1920 tarihinde heyecan, umut ve kararlılıkla
açılan Meclisimiz, seksen yedi yıl boyunca her 23 Nisanda aynı heyecan
ve kararlılığı yaşamıştır. Bugün de milletimizi temsil eden Meclisimizde
ilk günkü gibi milletin iradesini koruma kararlılığı devam etmektedir.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi, büyük zorluklar, sıkıntılar ve bazen müdahalelerle
geçen seksen yedi yıl boyunca, milletimizin korumaktan, desteklemekten
asla vazgeçmediği bir kurumdur. Türkiye Büyük Millet Meclisimiz
de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her bireyi, seksen yedi yıl
boyunca, hiçbir ayrım yapmadan temsil etmiştir. Her bireyin hakkı,
onların seçip temsilci olarak Meclisimize gönderdiği milletvekillerimiz
aracılığı ile bu yüce çatı altında korunmuş, geliştirilmiş ve desteklenmiştir.
Demokrasi,
bireyler arasında ayrım yapmadan, onların haklarını koruyan Meclisin
varlığı ile hayat bulabilir. Meclise gösterilen saygı ve onun itibarının
yükseltilmesi için yapılan tüm katkılar, aynı zamanda, demokrasinin
güçlendirilmesi anlamına gelir. Bu nedenledir ki, Türkiye Büyük
Millet Meclisinin saygın ve itibarlı olması, demokrasinin varlığını
daha da güçlü kılacaktır.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi, gücünü ve yetkisini millet iradesinden alır,
millet adına karar verir ve tüm yasaları milletin refahı ve huzuru
için çıkarır.
Değerli
milletvekilleri, siyasetin kendini ifade ettiği en önemli kurum
Meclistir. Burada yaşam alanı bulan, anayasal teminat altında, ülke
yönetimine yansıyan siyaset kurumunun saygınlığı, Meclisimizin
saygınlığı ile paralellik arz eder. Yıpranmış, saygınlığını yitirmiş
bir siyaset kurumu demokrasiye zarar verir. Ülkenin sorunları siyaset
kurumu tarafından Meclis eliyle çözüm bulduğu sürece, sağlıklı işleyen
bir demokrasi var demektir. Siyaset kurumunun çözüm üretemediği,
tıkandığı anlar, demokrasi için tehlike çanlarının çaldığı zamanlardır.
Bugün
Meclisimiz, geçmiş dönemlerinde olduğu gibi, güçlü ve saygın bir
şekilde siyaseti yönetmektedir.
Bu
bağlamda, 22'nci Dönem Meclisimizin bugüne kadar yaptığı yasama
faaliyetleri, Türkiye'nin demokratikleşme yürüyüşünü bir koşuya
çevirmiştir. Ülkemiz, Yüce Önder Mustafa Kemal Atatürk'ten bu yana,
kendisi için belirlediği özgür, müreffeh, güçlü ve çağdaş Türkiye
hedefine azimle ve kararlılıkla koşmaya başlamıştır.
22'nci
Dönem Meclisi, bugüne kadar 851 kanun çıkarmıştır. Bu kanunların
önemli bir kısmı Avrupa Birliği üyeliğimiz için gereken reformların
bir parçasıdır. Bu reform yasalarını bir kalemde ifade edip geçmek,
gerçekleşen büyük başarıya haksızlık olacaktır.
Avrupalı
kimi dostlarımızın "sessiz devrim" dediği bu reformlar,
son kırk yılın en ciddi yasal düzenlemeleridir. Bu reformların yanı
sıra çıkarılan birçok temel kanun, milletimizin yaşam seviyesini
yükseltmiş ve kolaylaştırmıştır.
Bu
nedenledir ki, siz değerli milletvekillerimizin büyük özverilerle
çıkardığı kanunlar, ülkemizin, Meclisimizin, milletimizin tüm
dünyadaki saygınlığını artırmıştır.
Bugün
Türkiye, dünya siyasetinde etkin, güçlü, saygın ve güvenilir bir
yere sahipse, nedeni, Meclisimizin gerçekleştirdiği bu devrim niteliğindeki
yasal düzenlemelerdir. Aynı şekilde, bir zamanlar saygın kurumlar
arasında en alt sıralarda bulunan Meclisimiz, bugün hak ettiği yerde,
ilk sıralarda yer almaktadır. Bu, demokrasimiz açısından hayati
önem taşıyan bir yükselmedir ve bu
başarı, Meclisimizin tüm milletvekillerine aittir.
Saygıdeğer
milletvekilleri, son yirmi dört yıldan bu yana, Meclisimiz, ilk, defa
beşinci yasama yılı çalışmaları yapıyor. Bu durum, siyaset kurumunun
normalleştiğini, ülkemizin istikrara kavuştuğunu gösterir. Siyasi
istikrar, beraberinde, ekonomik istikrarı getirmiştir. Siyaset
ve ekonomi, birbirinden ayrılamayan ikizler gibidir. Bu nedenledir
ki, siyaset kurumunda yaşanan istikrar trendi direkt olarak ekonomiyi
etkilemektedir.
Siyasi
kriz, bir dönem, Türkiye'nin değişmez gündem maddesiydi. Bu krizler
nedeniyle ekonomi, sürekli iniş çıkışlar yaşamış ve büyük kayıplar
verilmiştir.
Siyasi
kriz ile siyasi tartışmayı birbirinden ayırmak gerekir. Tartışma,
siyasetin doğasında vardır ve yeni açılımlar yaşanmasına katkı
sağlar. Ancak kriz, siyasetin yaşam koşullarını zorlaştırır ki,
bu, asla istenilen bir durum değildir. Meclis, siyasetin kalbidir
ve burada yaşanacak bir siyasi kriz, ülkenin yaşamını doğrudan etkileyen
kalp krizine benzer.
Büyük
bir memnuniyetle söylemeliyim ki, 22'nci Dönem Meclisimizde hiçbir
siyasi kriz yaşanmamıştır. En zor konuların, en ciddi yasaların ve
tezkerelerin tartışıldığı dönemlerde bile krize dönüşen bir süreç
hiç olmamıştır. Doğal olarak, bir zamanlar alışkanlık hâline gelen
ekonomik krizler de bu dönemde yaşanmamıştır.
Siyasetin
ana aktörleri olan siyasi partiler ve üyeleri, bu dönemde özgürce
kendilerini ifade etmiş, tartışmış, yeni açılımlar yaratmış ve nihayetinde
bir sonuca ulaşılmıştır. Bu tartışma dönemi içerisinde, Meclisimiz,
hiçbir zaman dışarıdan gelen bir yönlendirme ve telkinle hareket
etmemiş, özgür iradesini sonuna kadar kullanmıştır. Bu yüzdendir
ki, 22'nci Dönem Meclisi, demokrasinin en iyi işlediği dönemlerden
biri olmuştur.
Saygıdeğer
milletvekilleri, Meclisimiz, aynı zamanda, tüm kamuoyunun en çok
ilgi gösterdiği bir kurum hâline gelmiştir. Basın organları, siyaseti
Meclisimiz üzerinden izlemiştir. Dört yılda, Meclisimiz üzerinden
yapılan yazılı haber sayısı yüzde 200 artış göstermiştir. Komisyonlarımız,
milletvekillerimizin bireysel çalışmaları, Genel Kurul çalışmaları
ve uluslararası faaliyetlerin tümü, büyük bir dikkatle basınımız
tarafından takip edilmiş ve kamuoyuna duyurulmuştur.
Sivil
toplum örgütleri komisyon çalışmalarına bizzat davet edilmiş ve
yasama faaliyetlerine katkıda bulunmuşlardır. Birçok sivil örgüt,
bu dönemde, Mecliste özel irtibat görevlileri tahsis etmiş ve çalışmaları
takip etmiştir.
Meclisimiz,
bu dönemde, aynı zamanda bir sosyal faaliyet merkezine dönüşmüştür.
Bugüne kadar hiç olmadığı oranda sosyal faaliyet, 22'nci Dönemde
gerçekleşmiştir.
Dört
yıl önce aldığımız bir kararla, Meclisimizin tüm salonlarını, kullanılabilir
alanlarını halka açtık. Dört yıl boyunca, çok sayıda konferans, kampanya,
sergi, konser ve sanat faaliyeti gerçekleştirilmiştir. Bu etkinliklerin
tümü, sivil örgütlerin, sanatseverlerin faaliyetleriyle gerçekleşmiş
ve kendilerinden bir ücret de talep edilmemiştir.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi kampüsü, âdeta, sosyal yaşamın bir merkezi
hâline gelmiş ve halkımızın ilgi odağı olmuştur. Bu, bizim özlediğimiz
bir Meclistir; milletiyle bütünleşen, kucaklaşan, ona tüm kapılarını
açan bir Meclis, gerçek fonksiyonunu yapan bir Meclistir.
Bir
kurumun, hem milleti temsil etmesi hem de o milletle kopuk yaşaması
büyük bir çelişkidir. İşte, Meclisimiz, bu çelişkiyi ortadan kaldırmıştır.
Bir yandan, temsil ettiği milletin refahı için reformlar yaparken, bir
yandan da ona tüm kapılarını açmış ve onunla kucaklaşmıştır.
Saygıdeğer
milletvekilleri, 22'nci Dönem Meclisimizin en başarılı olduğu konulardan
birisi de parlamenter diplomasi çalışmalarıdır. Son dört buçuk
yılda Meclisimiz, tarihinin en büyük diplomatik ilgisiyle karşılaşmıştır.
Bugüne kadar Meclisimizi, onlarca devlet başkanı, meclis başkanı,
hükûmet başkanı bizzat ziyaret etmiştir. Yurt dışından gelen heyet
sayısı yüzlerle ifade edilmektedir. Bu, son elli yılda karşılaşılmayan
bir ilgidir. Bu ilginin en büyük sebebi, Meclisimizin Avrupa Birliği
üyesi olmak için gösterdiği büyük başarıdır. Dünyanın dört bir yanından
gelen yabancı misafirlerimiz bu reformları büyük bir takdirle
anarken, aynı zamanda ülkemize olan bakışları da olumlu yönde değişmiştir.
Bu ülkeler, aynı şekilde, komisyonlarımızı, dostluk gruplarımızı,
milletvekillerimizi ülkelerine davet etmişler ve her gidilen
yerde ülkemizin tanıtımı yapılmıştır.
Artık,
dünyada görmezlikten gelinen bir Türkiye yoktur. Bölgesinin etkin,
güçlü, karar mekanizmalarında yer alan saygın bir Türkiye konuşuluyor.
Japonya'dan Amerika'ya kadar, gittiğimiz her ülkede saygıyla karşılanan
bir Türkiye vardır ve ilginçtir, Türkiye'nin demokratikleşme ve istikrarlı
yürüyüşü konusunda yurt dışındaki görünümü yurt içindekinden daha
pozitiftir. Gerek ekonomi çevreleri gerek parlamentolar ve gerekse
hükûmetler düzeyinde ülkemizin istikrarı ve saygınlığı hep takdirle
karşılanmaktadır. Parlamenter diplomasi, Türkiye'nin saygınlığını
artırarak dış politikamızın etkinliğine katkıda bulunmuştur.
Bu dönemde Dışişleri Bakanlığımız ile yapılan uyumlu iş birliğinin
bu katkının artmasında önemli bir etkisi olmuştur. Bu nedenle, Bakanlığımıza
Meclisimiz adına teşekkür ediyorum.
Saygıdeğer
milletvekilleri, Türkiye çok derin ve köklü bir tarihî geçmişe sahiptir.
Biz, yüzyıllardır çok kültürlü bir yaşam sürüyoruz. Kurduğumuz devletler
tüm dünyaya bir arada yaşamanın en güzel örneklerini sunmuştur. Medeniyetlerin
çatışmasını değil, ittifakını öneren yegâne ülke biziz. Bizim sokaklarımızda
camiler, kiliseler, havralar yan yanadır. Bizim topraklarımız dinlerin
hayat bulduğu topraklardır. Biz, bu özelliğimizle gurur duyarız,
ancak, Trabzon'da, İstanbul'da ve son olarak Malatya'da yaşanan olaylar
bizi derinden sarsmıştır. Bu şehirlerde haince saldırılar yapanlar
asla milliyetçi olamazlar. Bizim ülkemizin milliyetçileri bunlar
değildir.
GÜROL
ERGİN (Muğla) - Bunun milliyetçilikle ne ilgisi var?
BAŞKAN
- Bizim milliyetçiliğimiz şiddet içermez. Bizim milliyetçilerimiz,
tıpkı Osmanlı'da olduğu gibi, hoşgörüyle başka milletlere yaklaşır.
Biz, farklı dinlerdeki insanların yaşamına kasteden insanlar değiliz,
asla da olmadık, ama, ortada, yaşamını yitiren kişiler vardır; bu
gerçek bizim içimizde bir sızıdır, bunu sorgulamalıyız, gençlerimizin
bu duygularını tahrik edenleri bulup ortaya çıkarmalı ve toplumumuzdan
dışlamalıyız.
Saygıdeğer
milletvekilleri, bugün, 22'nci Dönem Meclisi olarak, hepimiz son
kez 23 Nisan törenlerini kutluyoruz. Önümüzdeki günlerde yapılacak
genel seçimlerle birlikte Meclisimiz yenilenecek ve 23'üncü Dönem
Meclisi çalışmalarına başlayacaktır. Bu son 23 Nisan törenlerinde,
çocuklarımızın geleceği için umut dolu olduğumu ifade etmek isterim.
Yarınlarda ülkemizi yönetecek olan çocuklara iyi bir Türkiye bırakmak
için hepimiz büyük gayret gösterdik. Her çabanın, içinde tartışmaların
yaşandığı günlerde bile, milletvekillerimizin tek amacının daha
iyiye ulaşma isteği olduğuna inanıyorum. Milletimiz, Meclisimizin
bu çalışmalarını yakından takip ediyor ve takdirle karşılıyor.
Belki
de, bu dönemde, muhalefet ve iktidar milletvekillerimizin aynı
istekle çıkardığı kanunlardan birisi, gençlerimize Meclisin yolunu
açan yeni düzenleme olmuştur. Artık, yirmi beş yaşını doldurmuş her
gencimiz bu yüce Meclisin bir üyesi olabilir. Bu önemli düzenlemeye
gençlerimizin ilgi göstermesini ve Meclisimize gelerek bize daha
çok enerji vermesini istiyorum; onların temiz, taze ve enerji dolu
zihinleri, eminim ki Meclisimizin çalışmalarını daha da güçlendirecektir.
Özellikle
kadınlarımızın siyasete daha çok ilgi göstermesini istiyoruz.
Hepimiz eminiz ki, siyaset, kadın nezaketi ve zarafetiyle daha da
güzelleşecektir. Daha çok kadın milletvekilinin 23'üncü dönemde
Meclisimize girmesini dilerken, buna siyasi partilerimizin de
özel bir destek vereceğini ayrıca ümit ve temenni ediyorum.
Değerli
milletvekilleri, tüm bunları göz önüne aldığımda, gelecekten umutlu
olduğumu söylemeliyim. Çocuklarımız, parıldayan bir ülkede yaşayacaklardır.
İsmi duyulduğunda gurur veren, güven veren, aidiyet duygusu veren
bir Türkiye inşa oluyor. Çocuklarımızın, gençlerimizin, geleceklerini
başka ülkelerde aramadığı, "Benim ülkem." dediğinde gözlerinde
ışıltılar oluştuğu bir Türkiye hayali kurmalıyız. Her bireyin, yaşadığı
için övünç duyduğu, pasaportunu, parasını, kimliğini taşıdığı
için gurur duyduğu bir ülke hayal etmeliyiz. "Bizim ülkemiz."
dediğimizde hiçbir vatandaşın gönlünde bir burukluk olmamalı.
Hangi etnik kökenden olursa olsun, hangi inançtan olursa olsun, hangi
kimliği taşırsa taşısın, herkesin "Bizim ülkemiz." dediğinde,
seslerinin aynı mutlulukta, aynı neşede ve aynı gürlükte çıkması
gerekir. İşte o zaman biz mutlu bir aile olabiliriz.
Bu
ailenin çocukları farklı seslerde, renklerde ve düşüncede olabilir.
Her çocuk, tıpkı kendi çocukluğumuzda olduğu gibi, farklı karakterlerde
olabilir. Ama, her çocuk, ailenin eşit birer ferdidir ve kendini o aileye
ait hissettiği sürece mutludur. Bizim ailemizin adı Türkiye'dir.
Bir tane ailemiz vardır; hepimiz, Türkiye ailesinin çocuklarıyız.
Bu aileye sahip çıkmalıyız ve onu güçlendirmeliyiz.
Bizim
dünyadaki gücümüzün gerçek kaynağı, aile yapımızın güçlü olmasıdır.
Şimdi, Türkiye ailesinin güçlenmesi için çalışmalıyız. Farklı düşünsek
de, farklı inansak da, farklı giyinsek de, biz, Türkiye ailesine aitiz.
Bunun geleceği, güvenliği söz konusu olduğunda hepimizin fedakârlık
yapmak için bir an bile düşünmemesi gerekir, yoksa, aile dağılır ve
mahvoluruz.
Farklılıklarımız
bizim için korkulacak bir şey değildir. Bizler, demokrasiyi tehlikeye
sokmadığı sürece özgürce tartışılmasını ve fikirlerin söylenmesini
desteklemeliyiz. Her farklı sesin duyulmasıyla rejimimiz tehlikeye
girmez. Bilakis, tek sesli toplumlarda tehlike daha büyüktür. Çünkü,
konuşamayan toplum, bağıran, ardından şiddet isteyen topluma dönüşür.
Hepimiz aynı gemide yol alıyoruz; kimse, içinde hayatını sürdürdüğü
ve battığında boğulacağı gemiye bilerek zarar vermez.
Saygıdeğer
milletvekili arkadaşlarım, bugün Meclis Başkanı sıfatıyla son
kez 23 Nisan özel oturumunu yönetiyorum. Yaklaşık beş yıldır bu Meclisin
Başkanlığını onurla ve gururla yapıyorum. Tüm bu süre içinde sizlerle
birçok konuda ortak çalışmalar yaptık. İçtenlikle söylemeliyim
ki, tüm amacım, gayretim ve hedefim saygın bir Meclis oluşturmak içindir.
Daha güçlü, daha itibarlı ve millet iradesini daha güzel yansıtan
bir Meclise sahip olmak için bütün enerjimi kullanmaya çalıştım. Bu
gayretlerimin ne kadarını başardığımı milletimin takdirine bırakıyorum.
Yine de bu beş yıllık dönem içinde, istemeden de olsa, yanlışlıklar
yaparak yüce Meclisin saygınlığına gölge düşürmüşsem, milletimin
engin affına sığınıyorum.
Önümüzde
bir genel seçim bulunuyor. Bu seçimlerde tüm milletvekillerimize
ve siyasi partilere başarılar diliyorum. Umuyorum ki, milletimiz,
hakkaniyetle kendisini temsil edecek vekillerini seçecek ve Meclisimize
gönderecektir. 23'üncü Dönem Meclisimiz, eminiz ki bugünden daha
başarılı çalışmalar yapacaktır. Yakında temellerini atacağımız
yeni kütüphane, arşiv ve araştırma merkezi binamız, milletvekillerimiz
için yeni ve modern çalışma ofisleri ve diğer teknik yatırımlar
23'üncü Dönemde tamamlanacak ve daha iyi yasama çalışmaları yapılacaktır.
Saygıdeğer
milletvekilleri, Meclisimizin açılışının 87'nci yıl dönümünde
bir tarihî görevi tamamlamak üzere olduğumuzu da belirtmeliyim.
11'inci Cumhurbaşkanımızı seçmek için 16 Nisandan beri çalışma içerisindeyiz.
Bugüne kadar 9 Cumhurbaşkanını bizzat seçen Meclisimiz, yeni Cumhurbaşkanımızı
da aynı kararlılık ve öz güvenle seçmek üzeredir. Kısa bir süre sonra
tamamlanacak bu sürecin, demokrasi kuralları içerisinde, olgunlukla
devam ettiğini gururla belirtmeliyim. Bu süreçte toplumun tüm kesimleri,
bir şekilde ülkemizi temsil edecek olan cumhurbaşkanının seçimi
konusunda görüşlerini ifade ettiler. Ancak, kim ne derse desin, bu
süreç, demokrasinin kuralları içinde, olması gerektiği gibi sürmektedir,
özgürce bir tartışma ortamı yaşanmaktadır. Biz, bu tartışmaları
zenginlik olarak görüyoruz ve korku duymuyoruz. Kim Meclisimize
mesaj göndermek için demokratik hakkını yasalar çerçevesinde kullanmışsa,
bilsin ki onların mesajı alınmıştır. Bu yüce Meclisin üyeleri, demokratik
hakkını kullanan herkese saygı göstermiştir ve seçim günü özgürce
oylarını kullandığında, bu mesajları da, şüphesiz, düşünecektir.
Ancak, seçim günleri geldiğinde, söz söyleme sırası Meclisimizin
olacaktır. İşte o zaman, herkesin, Meclisimize sesini duyuran duyurmayan
her ferdin, bu yüce Meclisten çıkacak karara saygı göstermesini bu
kez biz bekliyoruz; karar, milletin kararı olacaktır.
Değerli
milletvekilleri, bu vesileyle, görev süresi yakında dolacak olan
10'uncu Cumhurbaşkanımız Sayın Ahmet Necdet Sezer'e de Meclisimiz
adına saygılarımızı sunuyorum. Yüce Meclisimiz, kendilerinin
yasama faaliyetlerine olan olumlu katkısını her zaman hatırlayacaktır.
Kendisine bundan sonraki yaşamında sağlıklı ve mutlu bir ömür dileriz.
Saygıdeğer
milletvekilleri, yüce Meclisimizin açılışının 87'nci yıl dönümü
büyük bir heyecan ve gururla tüm yurtta kutlanıyor. Bugünün armağan
edildiği çocuklarımızın neşesi ve sevinci bir ömür boyu sürer umarım.
Bu mutluluğu borçlu olduğumuz Meclisimizin kurucularını bir kez
daha hep birlikte rahmetle anmalıyız. İlk Meclis Başkanımız, cumhuriyetimizin
kurucusu, bağımsızlık savaşımızın muzaffer kumandanı Mustafa
Kemal Atatürk başta olmak üzere, bu yüce çatının inşasına emek vermiş
herkesi rahmetle ve minnetle anıyoruz. Onlar bize onurlu bir ülke,
güçlü bir devlet, gurur veren bir bayrak ve mutluluk bıraktılar. Kimse
şüphe etmesin ki, yüce Meclisimiz cumhuriyetimizin kazanımlarının
bir tekinin bile geri götürülmesine izin vermeyecektir. Kimse şüphe
etmesin ki, bu Meclis, laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti
olan Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, sahibi ve koruyucusudur.
Hepinizi
saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Sayın
milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsil edilen siyasi
parti gruplarının grup başkanlarına ve Mecliste üyesi bulunan diğer
siyasi partilerin milletvekili olan genel başkanlarına onar dakika
süreyle söz vereceğim.
Söz
sırasını okuyorum: Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Meclis
Grubu Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi
Genel Başkanı ve Meclis Grubu Başkanı Sayın Deniz Baykal, Anavatan
Partisi Genel Başkanı ve Meclis Grubu Başkanı Sayın Erkan Mumcu,
Doğru Yol Partisi Genel Başkanı Sayın Mehmet Ağar, Halkın Yükselişi
Partisi Genel Başkanı Sayın Yaşar Nuri Öztürk.
İlk
söz, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Meclis Grubu Başkanı
Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ındır.
Buyurun
Sayın Erdoğan. (AK Parti sıralarından ayakta alkışlar)
ADALET
VE KALKINMA PARTİSİ GENEL BAŞKANI VE MECLİS GRUBU BAŞKANI RECEP TAYYİP
ERDOĞAN (Siirt) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, saygıdeğer
konuklar; sizleri saygıyla selamlıyorum.
Türkiye
Büyük Millet Meclisinin 87'nci kuruluş yıl dönümüne ulaşmış olmanın
gururu, mutluluğu ve coşkusunu paylaşmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz.
Yokluklar, imkânsızlıklar içinde verdiğimiz o şanlı istiklal mücadelesinin
karargâhı olan yüce Meclisimiz, daha sonra modern, çağdaş cumhuriyetimizin
üzerinde yükseldiği temel olmuştur. Türkiye Büyük Millet Meclisi,
Kurtuluş Savaşı'nı yürüten iradedir, cumhuriyetimizi kuran iradedir,
demokrasimizi yaşatan iradedir. Çünkü, Türkiye Büyük Millet Meclisi,
Türk milletinin yüce iradesidir.
Cumhuriyetimizin
100'üncü kuruluş yıl dönümüne adım adım yaklaşırken, ülkemizi, her
alanda en ileri seviyelere taşımak yolundaki çağdaşlaşma mücadelemizi
azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz.
Cumhuriyetimizin
kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün işaret ettiği muasır medeniyet
seviyesinin üstüne çıkma hedefine doğru ilerlerken, bugün, her zamankinden
daha inançlı, daha azimli ve daha güçlüyüz. Biliyoruz ki, huzur ve
istikrarımızı sürdürdüğümüz, bu ülkenin istikametini gelişme
ve kalkınma doğrultusunda tuttuğumuz her gün, bizi hedeflerimize
daha da yakınlaştırmaktadır. Bu yolda en büyük güvencemiz milletimizdir,
millet iradesinin tecelligâhı olan Türkiye Büyük Millet Meclisidir.
Millî
egemenlik kavramı, cumhuriyetimizin demokratik meşruiyet temelinde
kurulduğunun en açık ifadesidir. 23 Nisanla birlikte, millet, siyasi
rejimin temel aktörü hâline gelmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
de, millî iradenin tecelligâhı olarak ortaya çıkmıştır.
Gazi
Mustafa Kemal Atatürk, millî mücadelenin en zor şartlarında bile,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin demokratik bir zemin olarak işletilmesine
büyük özen göstermiştir. Onun için, Atatürk demiştir ki: "Millet ve
memleket nam ve hesabına yegâne müracaatgâh burasıdır, yani Meclis-i
Âlinizdir. Bu hakk-ı meşruu, bu hakk-ı millîyi, bu hakk-ı tabiîyi hiçbir
sebep ve bahane ile ve hiçbir mütalaa ile hiçbir şahsa ve hiçbir heyete
terk edemeyiz."
Savaşın
en zor günlerinde en kritik kararlar, istiklal mücadelemizin de karargâhı
olan yüce Meclisimizde müzakere edilmiştir.
Türkiye
Cumhuriyeti, Anayasa'mızdaki tanımıyla demokratik, laik, sosyal
bir hukuk devletidir.
Cumhuriyetimiz,
birbirini tamamlayan bu temel nitelikleriyle artık kurumsallaşmış,
kökleşmiş ve milletimize mal olmuştur.
Değerli
arkadaşlar, milletin vekilleri olarak bu çatı altında yerine getirmemiz
gereken, şüphesiz ki, pek çok görev vardır, ama bilmeliyiz ki, bu görevlerin
ilki ve en önemlisi "Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir."
şiarını yaşatmaktır. (AK Parti sıralarından alkışlar) Çünkü bu şiar,
cumhuriyetimizin, demokrasinin, adaletin, hak ve özgürlüklerin
yegâne teminatıdır. Dünyanın şartları değişebilir, zaman zaman ülkemizin
önüne atlatılması güç badireler de çıkabilir, ama biliyoruz ki,
milletin sesi bu çatının altında çınlamaya devam ettiği sürece
bu ülkenin var olma iradesi asla kaybolmayacaktır.
Gücünü
milletinden alan cumhuriyetimiz, demokrasi ve hukuk devletinin
işleyen mekanizmalarıyla, her zamankinden bugün daha güçlüdür.
Bu bakımdan, her 23 Nisan'ı bir öncekinden daha coşkulu, daha gururlu
bir şekilde kutluyoruz ve her 23 Nisan'da milletimize yakışan, tarihimize
yakışan, istiklal mücadelemize yakışan geleceği tesis etmek konusundaki
azim ve kararlılığımız artıyor.
Çocuklarımıza
aidiyetiyle, vatandaşlığıyla, sahipliğiyle gurur duyacakları
bir ülke bırakmak, Türkiye'yi medeniyet ideallerinin ötesine taşımak
için çıktığımız bu yolculukta en büyük gücümüz, millet olma bilincimizdir.
Bu bilinci güçlendirmek için, bütün samimiyetimizle, bütün gücümüzle,
ülkemize, milletimize hizmet etmeyi, her zaman, en büyük şeref kabul
edeceğiz.
Cumhuriyet
ilkelerine bağlı kalarak, milletimizin öz değerlerini, kimliğini
koruyarak, Türkiye'nin onuruna, haysiyetine sadakatle sahip çıkarak,
demokrasiyle, adaletle, barış ve kardeşlikle geleceğe ilerlemeye
devam edeceğiz. Biliyoruz ki, millet olarak aynı duyguda birleşirsek,
aynı hedefe odaklanırsak, ulaşamayacağımız hiçbir başarı yoktur,
olmayacaktır.
Bu
bilinçle, gözümüzü geleceğe diktik. Her 23 Nisan'ı bir öncekinden
daha ileride kutlayan bir Türkiye için, milletçe, gecemizi gündüzümüze
katarak çalışıyoruz ve bir günün bir güne eşit olmasını istemiyoruz.
Ne
mutlu ki, cumhuriyetimizin kuruluş ideallerine, çağdaşlaşma hedeflerine,
bugün, her zamankinden daha yakın bir noktada bulunuyoruz. Bu başarı,
her şeyden önce, aziz milletimizindir ve onların vekâletiyle, sizdedir.
(AK Parti sıralarından alkışlar)
Onun
değişim iradesini hayata geçiren büyük reformlara, vizyon ve cesaret
isteyen kararlara, sizler, gerçekten, düşüncenizle, gayretinizle
imza atmaya devam ettikçe, bu yüce Meclis, daha birçok başarılara,
inanıyorum ki, alnının teriyle, düşüncesiyle imzasını koymaya
devam edecektir.
Seksen
yedi yıllık süreçte millet olarak kaydettiğimiz bütün ilerlemeler
ortadadır. Türkiye, artık, seksen yedi yıl önceki Türkiye değildir.
Cumhuriyetimizin kazanımları kalıcı hâle gelmiştir. Bundan geriye
dönüş de olmayacaktır, olamaz. Bugün, medeni milletler camiasında
saygın bir yere sahip, bölgesinde ve dünyada istikrar unsuru olan
bir cumhuriyetiz. İstiklal mücadelesinin zor şartları, yokluk ve
imkânsızlıklarıyla asla kıyaslanamayacak kadar güçlü ve kendine
güvenen büyük bir devletiz. Artık, geleceğe, daha umutla, güvenle
bakmak için her türlü sebebe sahibiz.
Büyük bir mutlulukla söylemek isterim ki, bugün,
cumhuriyetimiz, korkuların değil, umutların ülkesi hâline gelmiştir.
(AK Parti sıralarından alkışlar)
Bu
hissiyatımızı bir kere daha ifade ediyor, bu anlamlı günde, bütün
istiklal şehitlerimizi, bir kere daha, rahmetle, şükranla anıyorum.
Bugün,
cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün çocuklarımıza
armağan ettiği çok özel bir gündür.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN
- Buyurun efendim.
RECEP
TAYYİP ERDOĞAN (Devamla) - 23 Nisan Millî Egemenlik Bayramı, aynı zamanda,
dünyada, ilk ve tek çocuk bayramı olarak, bütün insanlık için, aydınlık
ve barış dolu bir gelecek çağrısıdır. Bayramlarını kutluyor, yavrularımıza
huzur ve barış dolu bir dünya temenni ediyorum.
Bu
arada, bu dönemde, aramızda şu anda olmayan, kaybettiğimiz bütün
milletvekili arkadaşlarıma da Allah'tan rahmet diliyorum, ailelerine,
Meclisimize ve milletimize başsağlığı diliyorum.
Milletimizin
23 Nisan Millî Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun diyorum.
Saygılarımla.
(AK Parti sıralarından ayakta alkışlar)
BAŞKAN
- Teşekkür ederim Sayın Erdoğan.
Söz
sırası, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve Meclis Grubu Başkanı
Sayın Deniz Baykal'ındır.
Sayın
Baykal, buyurun. (CHP sıralarından ayakta alkışlar)
CUMHURİYET
HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANI VE MECLİS GRUBU BAŞKANI DENİZ BAYKAL (Antalya)
- Sayın Başkan, Sayın Cumhurbaşkanımız, sayın milletvekilleri,
saygıdeğer konuklar, 23 Nisan'ın ve gençliğimizin, geleceğimizin
gerçek sahibi sevgili çocuklarımız, sevgili vatandaşlarım; hepinizi,
şahsım ve Cumhuriyet Halk Partisi adına sevgilerle, saygılarla selamlıyorum.
Bütün
halkımızın Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutluyorum. Ülkemizin,
barış, mutluluk, refah ve bağımsızlık içinde daha nice bayramlar geçirmesini
diliyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışını gerçekleştiren
Gazi Mustafa Kemal'i ve Birinci Meclisten başlayarak bugüne kadar
bu kutsal çatı altında görev yapmış tüm millet temsilcilerini saygıyla
selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Bugün
çok daha iyi görüyoruz ki, 23 Nisan 1920'de yaşanan, bir başlangıç olmuştur;
tebaalıktan yurttaşlığa, cemaatten topluma, teokratik zihniyetten
laik anlayışa, dogmatizmden özgür düşünceye, zorbalıktan hukuka,
din sömürücülüğünden dine saygı anlayışına geçişi sağlama mücadelesinin
başlangıcı olmuştur. 23 Nisan 1920 başlangıcını amacına ulaştırmanın
ne kadar güç olacağı, seksen yedi yıllık deneyimimizle de ortaya
çıkmıştır. Cumhuriyet, bu güçlükleri yenme mücadelesinin adıdır.
23
Nisan'ın temeli millî iradedir. Millî irade, bütün yurttaşların eşitliğini
gerektirir; kadın erkekle, zengin yoksulla, diplomalı diplomasızla,
sivil askerle, doğulu batılıyla, köylü kentliyle eşit olacaktır.
Ancak o zaman, devlet, bir ırk devleti, bir kan, bir kafatası devleti
olmayacaktır; bir din devleti, bir mezhep, bir tarikat devleti ancak
o zaman olmayacaktır, bir aşiret devleti olmayacaktır; yurttaşlık
bilincine dayalı bir ulusal devlet olacaktır.
Din
ve siyaset ayrımı demokrasinin temelidir. Din ve siyasetin kuralları
birbirinden farklıdır: Dinde iman ve teslimiyet esastır, demokratik
siyasette ikna olma ve sorgulama; dinde gerçek tektir ve değişmez,
demokratik siyasette gerçek çoktur ve değişir; dinde muhalefete
yer yoktur, demokratik siyaset muhalefetsiz olmaz. Demokrasinin
olanaklarını kullanarak dini siyasete açmaya kalkışanlar olabilir,
ama din ve siyaset ayrımını esas almayan hiçbir rejim demokratik kalamaz.
(CHP sıralarından alkışlar) Batı, yüzlerce yıl kardeş kanı akıtarak
bu gerçeği öğrenmiştir. Biz, 23 Nisan'da yöneldiğimiz rejim içinde
kimsenin burnunu kanatmadan bu gerçeği yaşıyoruz.
Laiklik
anlayışı, devletin, bütün inançlara, dinlere, mezheplere saygı
göstermesini ve eşit davranmasını gerektirir. Bu doğrudur, ama laiklik
anlayışı, aynı zamanda, hiçbir inancın, mezhebin, dinin, devletin,
hukukunu, eğitimini ve yönetimini oluşturmasına izin verilmemesini
de gerektirir. Siyasetin referansı demokrasi olmaktan çıkar,
inanç ve din olursa, bunun sonucu, önce oluk oluk kardeş kanı, sonra da
koyu ve karanlık bir otoriter rejimdir.
Türkiye'de,
İslamiyet, laiklik ve demokrasi arasında eşsiz bir uyum vardır. Bu,
Türkiye'nin altın üçgeni, altın sentezidir, iç barışın ve kalkınmanın
altın anahtarıdır. Bunu gözümüz gibi koruyup sürdürmeyi, bozmak
isteyenlere meydanı boş bırakmamayı en öncelikli görev bilmeliyiz.
Değerli
milletvekilleri, 23 Nisan 1920'de, yani seksen yedi yıl önce, Türkiye
Büyük Millet Meclisi'nin açılışıyla birlikte bir millî devlet kuruluşunun
temeli atılmıştır. Yeni millî devletin, o gün, 23 Nisan 1920'de, henüz,
ne anayasası vardır ne de sınırları bellidir. Cumhuriyet de yoktur,
demokrasi de yoktur. Ama bir nokta kesindir: Türk milleti, saltanatı
ve hilafeti dışlayarak, kendi bağımsız devletini kurmaktadır.
Devleti kuranlar, kendi etnik kimliklerini, ırk, soy, sop, din, mezhep,
inanç, tarikat, cemaat bağlılıklarını aşarak, Türk milleti anlayışı
etrafında, kardeşçe, el ele vermişlerdir. Devletimizin temelinde
bu anlayış vardır. Ülke olarak barış ve istikrarımızın güvencesi
bu anlayıştır. O nedenledir ki, Türk milleti anlayışını bir yana
bırakır, etnik kimlik ayrıştırmasına kendimizi kaptırırsak, alt
kimlik-üst kimlik labirentlerine sürüklenirsek, toplumsal barışımızın,
dirlik ve düzenimizin tahrip olmasına sebep oluruz.
Aynı şekilde, din, inanç, mezhep anlayışlarımızı ön plana çıkarırsak, tarikat, cemaat bağlılıkla