DÖNEM: 22 CİLT: 150 YASAMA
YILI: 5
TÜRKİYE
BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK DERGİSİ
79’uncu Birleşim
22 Mart 2007 Perşembe
İ Ç İ N D E K İ L
E R
Sayfa I. - GEÇEN
TUTANAK ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
1.- Eskişehir Milletvekili Fahri Keskin'in, Çanakkale
Zaferi'nin 92'nci yıl dönümü münasebetiyle, Çanakkale destanını
doğru okumanın, doğru anlamanın ve yeni nesillere doğru aktarmanın
önemine ilişkin gündem dışı konuşması
2.- Ankara Milletvekili Oya Araslı'nın, yargı bağımsızlığının
önemine, çağımızın parlamenter rejimlerinde hukukun üstünlüğünü
sağlama, kişi haklarını koruma konusunda en büyük görevin yargıya
düştüğüne; yargının bu görevini sağlıklı bir biçimde yerine getirebilmesinin
ön koşulunun ise yargı bağımsızlığı olduğuna ilişkin gündem dışı
konuşması
3.- Kayseri Milletvekili Adem Baştürk'ün, Dünya
Su Günü münasebetiyle, miktarı dünyada sınırlı olan su kaynaklarını,
özellikle bölgemizde, daha dikkatli ve tasarruflu kullanmanın gereğine
ilişkin gündem dışı konuşması
B) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1.- Portekiz Meclis Başkanı Jaime Gama'nın davetlisi
olarak Portekiz'e resmî ziyarette bulunacak olan Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanı Bülent Arınç'ın beraberindeki Parlamento heyetini
oluşturmak üzere gruplarınca isimleri bildirilen milletvekillerine
ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1235)
IV. - ÖNERİLER
A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ
1.- Gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine
ilişkin Danışma Kurulu önerisi
V. - AÇIKLAMALAR VE SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR
1.- Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan'ın, Oturum
Başkanı İsmail Alptekin'in tutumuyla ilgili, usul müzakeresi talebini
yerine getirmemesi nedeniyle açıklaması
VI. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER
İŞLER
1.- Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş ve
İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa
Geçici Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa
Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu
Raporu (2/212) (S. Sayısı: 305)
2.- Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine
İlişkin Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/1030)
(S. Sayısı: 904)
3.- Gecekondu Kanununda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu
Raporu (1/1254) (S. Sayısı: 1266)
4.- Bursa Milletvekili Faruk Çelik ve Mustafa
Dündar'ın; Toplu Konut Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Teklifi ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/945) (S. Sayısı: 1354)
VII. - SORULAR VE CEVAPLAR
A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1.- İzmir Milletvekili Canan ARITMAN'ın, Hrant
Dink cinayeti soruşturmasına ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri
Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/20348)
2.- Tunceli Milletvekili V. Sinan YERLİKAYA'nın,
bazı asayiş olaylarının sorumlularına ilişkin sorusu ve İçişleri
Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/20356)
3.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in, görevden
alınan Trabzon Emniyet Müdürüne ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı
Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/20357)
4.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in, şeker ihracatına
ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Kürşad TÜZMEN'in cevabı (7/20379)
5.- Ordu Milletvekili İ. Sami TANDOĞDU'nun, tıbbi
cihaz ve sağlık malzemesi ithaline ilişkin Başbakandan sorusu ve
Devlet Bakanı Kürşad TÜZMEN'in cevabı (7/20382)
6.- Eskişehir Milletvekili Cevdet SELVİ'nin, kaymakam
atamalarına ve görev sürelerine ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı
Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/20394)
7.- İzmir Milletvekili Ahmet ERSİN'in, Emniyet
Genel Müdürlüğüne atama yapılmamasına ilişkin Başbakandan sorusu
ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/20772)
8.- Denizli Milletvekili Ümmet KANDOĞAN'ın, Tarımsal
Yayımı Geliştirme Projesi kapsamında yapılan bir toplantıya,
- Bursa Milletvekili Mustafa ÖZYURT'un, Gemlik
türü zeytin fidanı desteklemesinin kaldırılmasına,
- Bursa Milletvekili Mehmet KÜÇÜKAŞIK'ın, Gemlik
türü zeytin fidanı desteklemesinin kaldırılmasına,
İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı
Mehmet Mehdi EKER'in cevabı (7/20815, 20816, 20817)
9.- Ankara Milletvekili Mehmet TOMANBAY'ın, İşsizlik
Sigortası Fonuna ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı
Murat BAŞESGİOĞLU'nun cevabı (7/20822)
10.- İzmir Milletvekili Ahmet ERSİN'in, Çek Cumhuriyeti'nden
geri gönderilen kuru incirlere,
- Denizli Milletvekili Ümmet KANDOĞAN'ın, Tarım
Kredi Kooperatiflerinin icraya verdiği üreticilere,
İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı
Mehmet Mehdi EKER'in cevabı (7/20897, 20898)
11.- Iğdır Milletvekili Dursun AKDEMİR'in, hava
taşıma işleriyle ilgili yasal düzenleme çalışmalarına ilişkin
sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU'nun
cevabı (7/20908)
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 14.00'te açılarak altı oturum
yaptı.
Balıkesir Milletvekili Ali Osman Sali'nin, 21
Mart Dünya Ormancılık Günü'nün amacına, iklim değişikliği ve küresel
ısınmanın her gün anlatılmaya çalışıldığı dünyamızda, ormanlarımızı
korumanın ve orman alanlarının genişletilmesinin önemine; Yaşlılar
Haftası'na ilişkin gündem dışı konuşmasına, Çevre ve Orman Bakanı
Osman Pepe cevap verdi.
İstanbul Milletvekili Hüseyin Kansu, Irak'ın Amerika
Birleşik Devletleri öncülüğündeki güçler tarafından işgal edilişinin
beşinci yılında, ülkede barışın gerçekleşmesi için alınması gereken
somut tedbirlere,
İstanbul Milletvekili Şükrü Mustafa Elekdağ, İşçi
Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in Ermeni soykırımının uluslararası
bir yalan olduğunu belirten beyanları dolayısıyla Lozan Polis
Mahkemesi tarafından hapis cezasına çarptırılmasının yansımalarına,
İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.
Gündemin "Genel Görüşme ve Meclis Araştırması
Yapılmasına Dair Öngörüşmeler" kısmının 79'uncu sırasında
yer alan (10/124) ile 266'ncı sırasında yer alan (10/331) esas numaralı
Meclis araştırması önergelerinin ön görüşmelerinin, Genel Kurulun
21/3/2007 Çarşamba günkü birleşiminde ve birlikte yapılmasına ilişkin
CHP Grubu önerisi, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edilmedi.
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan
Gelen Diğer İşler" kısmının:
1'inci sırasında bulunan, Kamu İhale Kanununa
Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi'nin (2/212) (S. Sayısı:
305) görüşmeleri, daha önce geri alınan maddelere ilişkin komisyon
raporu henüz gelmediğinden;
2'nci sırasında bulunan, Bazı Kamu Alacaklarının
Tahsil ve Terkinine İlişkin (1/1030) (S. Sayısı: 904),
4'üncü sırasında bulunan, Radyo ve Televizyonların
Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair
(1/1300) (S. Sayısı: 1342),
5'inci sırasında bulunan ve Cumhurbaşkanınca
bir kez daha görüşülmek üzere geri gönderilen 17/1/2007 Tarihli ve
5574 Sayılı Türk Petrol (1/1301) (S. Sayısı: 1352),
7'nci sırasında bulunan, Emniyet Teşkilatı Uçuş
Hizmetleri Tazminat Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair
(1/437) (S. Sayısı: 1150),
8'inci sırasında bulunan, Adalet ve Kalkınma Partisi
Grup Başkanvekili Bursa Milletvekili Faruk Çelik'in, İmar Kanununda
Değişiklik Yapılmasına Dair (2/820) (S. Sayısı: 1337),
9'uncu sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91'inci
maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler
hâlinde görüşülmesi kararlaştırılan, Darülaceze Müessesesi Genel
Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında (1/988) (S. Sayısı: 922),
Kanun Tasarıları ve Teklifinin görüşmeleri,
ilgili komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından;
Ertelendi.
3'üncü
sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek
temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kararlaştırılan,
Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu Tasarısı; Niğde Milletvekili Orhan
Eraslan ile Van Milletvekili Mehmet Kartal'ın, 4926 Sayılı Kaçakçılıkla
Mücadele Kanununda Değişiklik Yapılması ve Bu Kanuna Bir Ek Geçici
Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve Van Milletvekili Yekta
Haydaroğlu'nun, Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Bir Madde Eklenmesi
ile İlgili Kanun Teklifi'nin (1/1240, 2/403, 2/644) (S. Sayısı: 1275) görüşmeleri
tamamlanarak, elektronik cihazla yapılan açık oylama sonucunda,
6'ncı
sırasında bulunan, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli ve 14
Milletvekili ile Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Vedat Melik ve 21
Milletvekilinin, 2510 Sayılı İskân Kanununa Bir Ek Madde Eklenmesine
Dair Kanun Teklifleri (2/824, 2/859) (S. Sayısı: 1315) yapılan görüşmelerden
sonra,
10'uncu
sırasında bulunan,
Gecekondu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısı'nın (1/1254) (S. Sayısı: 1266) tümü üzerinde bir süre görüşüldü.
22 Mart 2007 Perşembe günü, alınan karar gereğince
saat 14.00'te toplanmak üzere, birleşime 21.57'de son verildi.
|
|
|
|
|
İsmail Alptekin |
|
|
|
TBMM
Başkanı Vekili |
|
|
|
|
Bayram Özçelik |
Yaşar Tüzün |
|
|
Burdur
|
Bilecik |
|
|
Kâtip
Üye |
Kâtip
Üye |
|
Ahmet Küçük |
|
|
|
Çanakkale |
|
|
|
Kâtip
Üye |
|
|
No.: 108
II. - GELEN KÂĞITLAR
22 Mart 2007 Perşembe
Tasarılar
1.-
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Bahreyn Krallığı Hükümeti Arasında
Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/1332)
(Plan ve Bütçe ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi:
16.3.2007)
2.-
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bahreyn Krallığı Arasında Denizcilik
Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
(1/1333) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Dışişleri Komisyonlarına)
(Başkanlığa geliş tarihi: 16.3.2007)
3.-
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti
Arasında17 Temmuz 1998 Tarihinde Ankara'da İmzalanan Sosyal Güvenlik
Sözleşmesinin Revizyonu ile İlgili Ek Sözleşmenin Onaylanmasının
Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/1334) (Sağlık, Aile, Çalışma
ve Sosyal İşler ile Dışişleri Komisyonlarına)
(Başkanlığa geliş tarihi: 16.3.2007)
4.-
Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ve Suudi Arabistan Krallığı
Sağlık Bakanlığı Arasında Sağlık Alanında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının
Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/1335) (Sağlık, Aile, Çalışma
ve Sosyal İşler ile Dışişleri Komisyonlarına)
(Başkanlığa geliş tarihi: 16.3.2007)
Teklifler
1.-
İstanbul Milletvekili Gülseren Topuz'un; İşyeri Açma ve Çalışma
Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek
Kabulüne Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi
(2/976) (Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ile İçişleri Komisyonlarına)
(Başkanlığa geliş tarihi: 12.3.2007)
2.-
Isparta Milletvekili Mehmet Sait Armağan'ın; 26 Şubat'ın Hocalı
Soykırımını Anma Günü Olarak Kabul Edilmesi ve Iğdır'da Bir Soykırım
Anıtı Dikilmesine Dair Kanun Teklifi (2/977) (Dışişleri ve İçişleri
Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.3.2007)
Rapor
1.-
Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun ile Hakimler
ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında
Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/1198) (S. Sayısı:
1365) (Dağıtma tarihi: 22.3.2007) (GÜNDEME)
22 Mart 2007 Perşembe
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati:
14.04
BAŞKAN: Başkan Vekili
İsmail ALPTEKİN
KÂTİP ÜYELER: Bayram
ÖZÇELİK (Burdur), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)
BAŞKAN
- Türkiye Büyük Millet Meclisinin 79'uncu Birleşimi'ni
açıyorum.
Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere
başlıyoruz.
Gündeme geçmeden önce, üç sayın milletvekiline
gündem dışı söz vereceğim.
İlk söz, 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin yıl dönümü
münasebetiyle, Eskişehir Milletvekili Sayın Fahri Keskin'e aittir.
Buyurun Sayın Keskin. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Sayın Keskin, süreniz beş dakika.
Efendim, süreye riayet ederseniz memnun olurum.
III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
1.- Eskişehir Milletvekili Fahri Keskin'in, Çanakkale Zaferi'nin
92'nci yıl dönümü münasebetiyle, Çanakkale destanını doğru okumanın,
doğru anlamanın ve yeni nesillere doğru aktarmanın önemine ilişkin
gündem dışı konuşması
FAHRİ KESKİN (Eskişehir) - Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Çanakkale Zaferi'nin 92'nci yıl dönümü münasebetiyle
söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Çanakkale Savaşı sadece bizim tarihimizin değil,
yakın tarihimizin en önemli savaşlarından biridir. Bu zaferin eşsiz
kahramanları olan şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle ve minnetle
anıyorum.
"Çanakkale geçilmez" fermanı, 250 bin
imanlı vatan evladının "Allah yolunda öldürülenleri, ölü saymayınız,
bilakis onlar diridirler. Rab'leri katında rızıklandırılmışlardır."
ayetinin işaretiyle, şehadet şerbetini içmesiyle yazılmıştır.
Çanakkale, yurdunu kurtarmak için şahlanan bir
milletin bağımsızlık ve egemenlik aşkının ibret verici destanıdır.
Mehmet Âkif'in dediği gibi:
"Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi"
mısraları, Çanakkale Savaşı'nın en güzel tanımını ortaya koyuyor.
O gün İngiliz ve Fransız askerlerinin yanı sıra,
Avustralya ve Yeni Zelanda'dan gelen askerlerin birleşmesiyle oluşan,
Mehmet Âkif'in "Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela."
diye tarif ettiği dev bir ordu karşısında Müslüman Türk milleti,
düşmanlarına karşı tarihte emsaline rastlanmayan büyük bir zafer
kazanmış; Türk askerleri, vatan sevgisinin ve iman gücünün, en tesirli,
en büyük silah olduğunu ortaya koymuştur.
Mehmetçik, vatan müdafaasının imanla, canla, kanla
yapılabileceğini bütün dünyaya ispat etmiştir.
Bu asil millet Çanakkale Savaşı'nda 250 bin şehit
vermiştir. Bu netice karşısında Mehmet Âkif;
"Asım'ın nesli diyordum ya; nesilmiş gerçek,
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek."
diye haykırıyordu.
Çanakkale Zaferi, millî birlik ve beraberliğin,
en büyük gücü bile nasıl devirdiğinin en güzel kanıtıdır. Bu büyük
mucizenin altında Mahmetçiğin yenilmez imanı, vatan, millet sevgisi
ve bağımsızlık aşkı yatmaktadır.
Şu anda Gelibolu Yarımadası'nda yatan 250 bin kefensiz
vatan evladı, bütün dünyaya "Çanakkale geçilmez" diye haykırmaktadır.
Savaşın başında büyük ve kolay bir zafer bekleyen
Winston Churchill "İngiltere savaş tarihinde Çanakkale kampanyası
kadar acı bir sayfa yoktur. Hiçbir savaşa bu kadar büyük ümitlerle girilmemiş,
hiçbir zafer bu kadar yakından kaybedilmemiştir." diyerek, hayal
kırıklığını dile getirmiştir.
Çanakkale Zaferi, Türk milletinin en büyük gururudur.
Bu zafer şanlı tarihimizden altın bir sayfadır. Çanakkale, tarihimizin
medarıiftiharıdır. Bugün bulunduğumuz yer ve geldiğimiz nokta o
günlerin eseridir.
Çanakkale Savaşlarının unutulmaz kahramanı
Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal'in başarısı hem burada
hem de ileride başlayacak olan Ulusal Kurtuluş Savaşı'mızın kaynağı
olmuştur. Cephanesi biten askerlere "süngü tak" emrini verip,
daha sonra "Ben, size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum."
diyen zihniyet, savaşı kazanacaktır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Çanakkale'nin
önemini daha iyi anlamak için, yaşanmış bir hadiseyi aktarmak istiyorum:
Yıl 1984. Rahmetli Özal Başbakan, Sayın Vehbi Dinçerler
Millî Eğitim Bakanıdır. Japonya'dan bir heyet gelmiştir. Bu heyet çeşitli
temas ve incelemelerde bulunacak, "Gençlere millî şuur nasıl
verilmeli, bu konuda neler yapılmalı?" sorusuna cevap arayacak
ve bizim yetkililerimize aktaracaktır. İşte Japon heyetinin tespitleri:
"Biz, gençlerimize ilkokula başlamadan şok
testler uygularız. Önce uçak gibi hızlı giden trenlerimize bindirir,
bir tur yaptırırız. Bu yoluculuk onları sarsar, sonra robotlarla
çalışan büyük fabrikalarımızı gezdiririz. Minik çocuklar teknolojinin
baş döndürücü neticesini görüp şok olurlar. Bu şoktan sonra onları
Hiroşima'ya, Nagasaki'ye götürürüz. İkinci Dünya Savaşı sırasında
atom bombasıyla tahrip edilmiş bu bölgeleri biz aynen koruyoruz. Bu
yerleri çocuklarımıza bilgi vererek gösteririz.
Onlar, hiçbir canlının ve bitkinin hayat bulmasına
imkân vermeyen atom bombasının bugüne kadar devam eden etkilerini
hayretle seyrederler. Bütün bunlar masum ve temiz ruhlarında derin
ve etkili izler bırakır. Arkasından onlara deriz ki: Eğer sizler çalışmaz,
sizden öncekileri geçmezseniz, vatanınız işte böyle düşmanlar tarafından
bombalanır. Yakar, yıkar, hiçbir canlı yaşamayacak hâle getirir, çekip
giderler.
Çalışırsanız, bindiğiniz trenleri geçecek yeni
araçlar yaparsınız, daha gelişmiş fabrikalar kurarsınız. Üstelik,
hiçbir düşman size saldırmaya cesaret edemez. Ülkeniz, milletiniz
yücelir, tüm insanların saygı duyduğu ve özendiği bir konumda kalır.
Şimdi, artık çalışıp çalışmama kararını kendiniz veriniz."
Japon heyeti daha sonra hazırladıkları raporda
"Sizin gençleriniz için birçok Nagasaki'niz ve Hiroşima'nız
var. Bizimkinden daha önemli bunlar…"
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
FAHRİ KESKİN (Devamla) - "…En önemlisi de Çanakkale
Savaşlarının geçtiği bölgedir. Çanakkale, gençlerinizin şok olması
için yeter de artar bile. En gelişmiş teknolojiye ve donanıma meydan
okuyup imanın galip geldiğini ispatlıyor. Üstelik karşılarında
bir düşman değil, sizin tabirinizle
'yetmiş iki buçuk millet' var. İşte bu tablo ve bu bölge, gençlerinizin
millî şuurunun pekişmesine fazlasıyla yeter. Bunun için gençlerinizi
gruplar hâlinde Çanakkale'ye götürmelisiniz. Her Türk genci Çanakkale
Savaşlarının olduğu bölgeyi mutlaka gezmeli, görmeli ve öğrenmelidir.
Bin yıllık tarihinizin ortaya konulmasına hiç lüzum yoktur. Bir
milletin millet olarak ortaya çıkması için Çanakkale Savaşı'ndaki
karamanlığınız yeter de artar bile." demişlerdir.
Bugün bu aziz vatanda canlarından ve namuslarından
emin olarak bağımsız bir hayat yaşayan bizler, tüm şehitlerimize ve
gazilerimize minnet ve şükran duygularıyla dolu olmalıyız, yeni
nesilleri bu duygularla yetiştirmeliyiz.
Çanakkale Destanı'nı doğru okumak, doğru anlamak,
yeni nesillere doğru aktarmak zorundayız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Keskin,
son cümleniz.
FAHRİ KESKİN (Devamla) - Bir dakika daha efendim.
BAŞKAN - Dakika veremem efendim. Son cümleniz.
Buyurun.
FAHRİ KESKİN (Devamla) - Gençlerimiz "Çanakkale"
denilince, Truva Atı'nı değil, tarihimizi, şerefimizi hatırlamalıdırlar.
Çanakkale'nin milletimiz için ne ifade ettiğini
en güzel belirten şairlerimizden birisi şöyle diyor:
"Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak bir devrin battığı yerdir."
Ruhları şad olsun. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Keskin.
Gündem dışı ikinci söz isteği, yargının sorunları
ile ilgili olmak üzere, Ankara Milletvekili Sayın Oya Araslı, buyurun
efendim. (CHP sıralarından alkışlar)
2.- Ankara Milletvekili Oya Araslı'nın, yargı bağımsızlığının
önemine, çağımızın parlamenter rejimlerinde hukukun üstünlüğünü
sağlama, kişi haklarını koruma konusunda en büyük görevin yargıya
düştüğüne; yargının bu görevini sağlıklı bir biçimde yerine getirebilmesinin
ön koşulunun ise yargı bağımsızlığı olduğuna ilişkin gündem dışı
konuşması
OYA ARASLI (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
sözlerime başlamadan önce, Çanakkale Zaferi'nin mimarı olan Mustafa
Kemal Atatürk'ün ve bu savaşta canlarını vatanımız için feda eden
aziz şehitlerimizin anısı önünde saygıyla eğildiğimi ifade etmek
istiyorum ve sizleri saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çağımızın
parlamenter rejimlerinde hukukun üstünlüğü sağlamak, kişi haklarını
korumak konusunda en büyük görev yargıya düşmektedir. Yargının bu
görevini sağlıklı bir biçimde yerine getirebilmesinin ön koşulu
ise, yargı bağımsızlığının sağlanmasıdır. Anayasa'mız 138 ve 139'uncu
maddelerinde ve 159'uncu maddesinde, yargı bağımsızlığını, yargıç
ve savcı teminatını güvence altına alarak ve Hâkimler ve Savcılar
Yüksek Kurulunu düzenleyerek bu ön koşulu yerine getirmiştir. Ne
yazık ki, bugün, bu hükümlerin, Adalet ve Kalkınma Partisi İktidarının
yürürlüğe soktuğu politikalar karşısında, yargı bağımsızlığını
korumaya yetmediğini görüyoruz. Çünkü, Adalet ve Kalkınma Partisi,
iktidarda, devletin tüm organlarını, tüm kurum ve kuruluşlarını
baskısı ve hâkimiyeti altına almaya ve hükûmete bağımlı hâle getirmeye
yönelmiştir. Böyle bir yönelmenin, toplumun püliral yapısını, çoğulcu
yapısını er veya geç tahrip edeceği ve faşizme kapıyı ardına kadar
açacağı, tüm siyasette uzunca vakit geçirmiş kişilerin, biraz tarih
bilenlerin, biraz siyaset bilimine vakit ayıranların bildiği bir
gerçektir. Bu tehlikeli gidişin sonucunda, örneğin TÜBİTAK yargı
kararlarına aykırı bir konuma itilmiştir; Hükûmet YÖK'le kavgalı
hâle gelmiştir, Danıştayın ve Anayasa Mahkemesinin kararlarını
içine sindirememektedir. Boş Sayıştay üyelikleri için adayların
bildirildiği 6/1/2006 tarihinden bu yana neredeyse bir buçuk yıla
yakın bir süre geçtiği hâlde, hâlâ Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel
Kurulunda seçim yapılamamış ve Sayıştay denetimi, eleman eksikliği
nedeniyle, güçlüklerle baş başa bırakılmıştır; hazırlanan bir kanun
tasarısıyla, YARSAV'ın, Anayasa'ya aykırı bir biçimde ortadan kaldırılmaya,
kapatılmaya gidilmesine hazırlanılmaktadır.
Ama, sıraladığımız bu dizinde, gelinen en güncel
ve ne yazık ki en hazin nokta, boş olan Yargıtay ve Danıştay üyelikleri
seçimidir. Yargıtayda 23, Danıştayda 6 üyelik boştur ve yasalar,
bu üyeliklerin Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından iki ay
içinde tamamlanmasını, seçimin yapılmasını emretmektedir. Ancak,
bu gerek, Adalet Bakanı konuyu Kurulun gündemine almadığı için yerine
getirilememiştir.
Bu durum karşısında, Hâkimler ve Savcılar Yüksek
Kurulu, 13 Mart 2007 tarihli toplantısında gündemine kendisi hâkim
olmuş ve 20 Mart tarihli toplantısının gündemine bu seçimi almıştır.
Ancak, Adalet Bakanının bu olay karşısındaki tepkisi, bu gündem belirleme
işinin Kurul tarafından yapılmasının ilgili yönetmeliklere uygun
olmadığını açıklamaktan öteye gitmemiştir ve toplantı günü Sayın
Bakan toplantıya katılmamıştır, vekil üyeyle toplantıya geçilmeye
çalışılmıştır, ama, Adalet Bakanlığı Müsteşarı da toplantıya katılamadığı
için, toplantı, seçimi gerçekleştirmek ve toplantıya başlamak şeklinde
tecelli edememiştir. Seçim yine yapılamamıştır, bugünkü toplantıda
da durum zerre kadar değişmemiştir.
Değerli milletvekilleri, şimdi, bu tablo karşısında
sormak istiyorum: Bir Adalet Bakanı ve bir Adalet Bakanlığı Müsteşarı
neden böyle bir tavır içerisine girer, yargıya ve işlevine zerre
kadar saygı duymadığı için mi?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
OYA ARASLI (Devamla) - Yargıda sorunu çözüm bekleyen
vatandaşlara hiç önem vermediği için mi? Yoksa, Hâkimler ve Savcılar
Yüksek Kurulunun duruşuna uygun yargıçları seçmeyeceğinden endişe
ettiği için mi? Cevabı kendilerine bırakıyorum; ama, hangi cevabı
verirlerse versinler, değişmeyecek bir gerçek vardır, o da, Hâkimler
ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkan Vekilinin ifade ettiği gibi, uygulanan
bu tutumun doğrudan doğruya yargı bağımsızlığına karşı bir duruş,
Yüksek Kurul faaliyetlerini engelleme ve yargıya müdahale anlamını
taşıdığıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Araslı, son cümlelerinizi alacağım.
Buyurun.
OYA ARASLI (Devamla) - Hemen bitiriyorum efendim.
Ve burada bir şey daha belirtmek istiyorum. Ne
olur, bu tavrı mazur göstermek için Yargıtayla ilgili kanun tasarısında
üyeliklerin sayısının düşürüldüğünü öne sürmesinler. Çünkü, bu,
bir hukuk devletinde gülünç bir mazerettir. Bir hukuk devletinde,
yürürlükte olan kanunlara uyulur, onların gereği yerine getirilir.
Ve şunu hatırlatmak istiyorum: Yargının bağımsızlığıyla
tarih boyunca oynamaya kalkanlar çok olmuştur; ama, bunların hepsi
bu davranışlarının sonunda hüsrana uğramışlardır. Adalet mülkün,
yani devletin temelidir. Bu temeli yıkmaya kalkışanlar her zaman
ve her zaman bu temelin altında kalmışlardır. Bu gerçeklerden pay çıkarılması
gerekir. Başta pay çıkarması gereken Sayın Adalet Bakanıdır. Ben,
bu gerçekler ve bu durum karşısında Sayın Adalet Bakanını, derhâl seçimi
gerçekleştirmek için gereken önlemleri almaya ve anayasal görevini
savsaklayan Müsteşarı hakkında gerekli kanuni yollarla başvurmaya
davet ediyorum. Adalet Bakanlığı,
adaleti uygulama ve uygulatma yeridir. Bunun gereğini yerine getiremeyeceklerin
bu makamda yeri olmaması gerekir. Bütün bu söylenenlerden sonra,
herkesin bunlardan üstüne düşen payı çıkartacağına ve gerekeni
yapacağına inanmak istiyorum.
Saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Araslı.
Gündem dışı üçüncü söz isteği, "Su Günü"
münasebetiyle, Kayseri Milletvekili Sayın Adem Baştürk, buyurun.
(AK Parti sıralarından alkışlar)
3.- Kayseri Milletvekili Adem Baştürk'ün, Dünya Su Günü münasebetiyle,
miktarı dünyada sınırlı olan su kaynaklarını, özellikle bölgemizde,
daha dikkatli ve tasarruflu kullanmanın gereğine ilişkin gündem
dışı konuşması
ADEM BAŞTÜRK (Kayseri) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
22 Mart "Dünya Su Günü" sebebiyle gündem dışı söz almış bulunuyorum.
Bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Su, tüm canlılar için hayattır. Suyun olmadığı
yerde canlı hayatı da yoktur. Çünkü, canlılar besinlerini, ancak,
suda çözünmüş olarak alırlar. Su, canlı bakımından ikame edilemez,
vazgeçilemez bir maddedir. Bazı canlılar havasız yaşayabilir, ancak,
susuz yaşayamaz. Bu bakımdan, tarih boyunca medeniyetler, öncelikle
bol su olan bölgelerde kurulmuşlardır. Bunlara misal olarak, Mısır
medeniyetini, Mezopotamya medeniyetini sayabiliriz. Medeniyetler
de sudan istifade ettiği oranda gelişmişlerdir.
Suyun bizim medeniyetimizde de önemi çok büyüktür.
Tarihimizde barajlar, su yolları, su kemerleri, sarnıçlar ve çeşmelerin
önemli bir yeri vardır. Dünyadaki ilk kâgir barajlardan biri de İstanbul'daki
Belgrad Ormanı'ndaki barajlardır, oradaki bentlerdir. Ve suyla ilgili
kasideler, gazeller, şiirler yazılmıştır. Mesela, bunlardan bir
tanesi Behçet Kemal Çağlar'ın yazdığı "Su Sudan Sözlerle Anlatılamaz"
şiiridir. Ben, buradan birkaç kısım okumak istiyorum:
“Arap harfleriyle bir yazı görürseniz
Çeşmelerin üstünde, bir mermerin düzünde
Bir ayettir, bir Allah sözüdür; anlamı şu:
Sudan yaratılmıştır ne varsa yeryüzünde
Sudan söz diyemezsin, budur sözün doğrusu
Ha kalp dolusu sevgi, ha testi dolusu su
Göçüyle-akınıyla her zaman Türk Ulusu
Verimli toprakların gür suların izinde”
“Su:
Yeniden yaşama müjdesi çocuklara
Su: Bereketli yağmur çatlamış topraklara
Su: Sütten tatlı gelir kurumuş dudaklara
Su: Bir damla yaş olur, hasretlinin gözünde”
Su, diğer maddelerden farklı olarak, farklı özelliklere
de sahiptir. Mesela, bunlardan bir tanesi, diğer maddelerin aksine,
su donunca büzülmek yerine şişer ve hafifler; hafiflediği için de
su yüzünü kaplar ve böylece de, canlıların, su altında, göllerde,
barajlarda ölmesini önler. Bir başka özelliği, su, çözücüdür, temizleyicidir,
iyi bir çözücüdür. Ayrıca suyun diğer maddelerden ayrılan bir başka
özelliği, suyun en ağır şekli artı 4 derecedir. Bu da yine göllerde
canlıların yaşamasını sağlar ve göl dönmesini sağlar. Ve su hareketli
olursa, eğer, zehirli atıklarla kirlenmemişse, kendini arıtır ve temizler.
Ve böylece de, binlerce yıldır sular kirlenmeden kendi varlıklarını
koruyabilmişlerdir.
Bugün dünyada su, insan ve hayvan içme suyu, kullanma
suyu, sulama suyu, endüstri suyu, su sporları ve enerji temini için
kullanılıyor; ama, zamanla nüfus artışıyla birlikte hem su sarfiyatı
artıyor hem de insan başına su tüketimleri artıyor. Mesela, Türkiye'de
fert başına su tüketimi günde 100-150 litreyken, bu, Amerika'da 500
litreyi bulmaktadır. Ama, dünyadaki su rezervi sınırlıdır. Dünyadaki,
okyanuslar dâhil, tüm toplam su rezervi 1 milyar 385 bin kilometre
küptür. Bunun yüzde 97,4'ü denizlerde, okyanuslarda, ancak 2,6'sı
tatlı su olarak karadadır. Bunun da önemli bir kısmı buzullarda, toprakta
nem, havada rutubet olarak bulunuyor. Dolayısıyla, insanların,
bitkilerin direkt kullanımına hazır tatlı su miktarı ise yüzde
0,2; yani binde 1 civarındadır ve insanlar bu suyu kullanmak durumundadır
ve güneş enerjisi sebebiyle de devamlı bu döngü, buharlaşma, yağmur
şeklinde dünyada dönmektedir bu ve buharlaşan bir su yaklaşık on-on
iki gün sonra tekrar karalara veya dünya yüzüne düşmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ADEM BAŞTÜRK (Devamla) - Su rezervleri sınırlı,
ama, ihtiyaçlar sınırlı değil ve dağıtımlar da çok eşit değil. Mesela,
dünyada, Kuzey Amerika'da rezerv olarak su miktarı 17 bin metre küpken,
nüfus başına, mesela Japonya'da bu 5 bin metre küp yaklaşık, yılda,
Kuveyt'te 75 metre küp, Filistin'de 75 metre küp, Irak'ta 2 bin metre küp
yaklaşık, Türkiye'de ise 1.735 metre küp. Eğer su rezervi 10 bin metre
küpten fazlaysa fert başına, su zengini ülkeler, bin metre küpten küçükse
fakir ülkeler olarak sınıflandırılıyor. Dolayısıyla, dünyada,
hem artan nüfus hem refah seviyesi hem sanayileşmeyle birlikte su
talebi artarken, tatlı su kaynakları da sabit kalmaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun efendim, konuşmanızı lütfen tamamlayın.
ADEM BAŞTÜRK (Devamla)
- Bu bakımdan, dünyadaki sınırlı olan suları, özellikle bölgemizde
ülke olarak çok dikkatli ve tasarruflu kullanmak durumundayız. Çünkü,
ülkemize komşu ülkeler de su fakiri ülkelerdir çoğunlukla. O bakımdan,
sahip olduğumuz değerlerin kıymetini bilmeli, kirlenen sular mutlaka
arıtılmalı, ki, bugün, arıtma olarak yüzde 50'lerdeyiz. Özellikle sulama
metodu değiştirilerek, hem su tasarrufu sağlanmalı hem de toprağın
tuzlanması önlenmelidir. Hidroelektrik potansiyelimiz sonuna
kadar kullanılmalı -özellikle yenilenebilir enerji açısından çok
önemli- su israf edilmemeli ve suyun hayat olduğu unutulmamalıdır
diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum
Sayın Baştürk.
Gündem dışı konuşmalar
tamamlanmıştır.
Gündeme geçiyoruz.
Başkanlığın Genel Kurula
sunuşları vardır.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır, okutup bilgilerinize
sunacağım:
B)
TEZKERELER VE ÖNERGELER
1.-
Portekiz Meclis Başkanı Jaime Gama'nın davetlisi olarak Portekiz'e
resmî ziyarette bulunacak olan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı
Bülent Arınç'ın beraberindeki Parlamento heyetini oluşturmak üzere
gruplarınca isimleri bildirilen milletvekillerine ilişkin Başkanlık
tezkeresi (3/1235)
21 Mart 2007
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Genel Kuruluna
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanı Bülent Arınç'ın, Portekiz Meclis Başkanı Jaime Gama'nın
davetine icabetle, beraberinde bir Parlamento heyetiyle, Portekiz'e
resmi ziyarette bulunması, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Dış
İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkındaki 3620 Sayılı Kanun'un 6. Maddesi uyarınca, Genel
Kurul'un 1 Mart 2007 tarihindeki 70.nci Birleşiminde kabul edilmiştir.
Anılan Kanun'un 2. Maddesi
uyarınca, Heyetimizi oluşturmak üzere Siyasi Parti Gruplarınca
bildirilen isimler Genel Kurul'un bilgilerine sunulur.
|
İsmail
Alptekin |
|
|
|
|
|
|
|
Türkiye
Büyük Millet Meclisi |
|
|
|
|
Başkanı
Vekili |
|
ADI
SOYADI |
SEÇİM
ÇEVRESİ |
|
|
|
Abdullah
Çalışkan |
|
|
|
|
Mehmet
Ali Özpolat |
İstanbul |
|
|
|
Kerim
Özkul |
|