DÖ­NEM: 22                                   CİLT: 150                             YA­SA­MA YI­LI: 5

 

 

 

TÜR­Kİ­YE BÜ­YÜK MİL­LET MEC­Lİ­Sİ

TU­TA­NAK DER­Gİ­Sİ

 

 

78’in­ci Bir­le­şim

21 Mart 2007 Çarşamba

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

  I. - GE­ÇEN TU­TA­NAK ÖZE­Tİ

 II. - BAŞ­KAN­LI­ĞIN GE­NEL KU­RU­LA SU­NUŞ­LA­RI

A) GÜN­DEM DI­ŞI KO­NUŞ­MA­LAR

1.- Ba­lı­ke­sir Mil­let­ve­ki­li Ali Os­man Sa­li'nin, 21 Mart Dün­ya Or­man­cı­lık Gü­nü'nün ama­cı­na, ik­lim de­ği­şi­k­li­ği ve kü­re­sel ısın­ma­nın her gün an­la­tıl­ma­ya ça­lı­şıl­dı­ğı dün­ya­mız­da, or­man­la­rı­mı­zı ko­ru­ma­nın ve or­man alan­la­rı­nın ge­niş­le­til­me­si­nin öne­mi­ne; Yaş­lı­lar Haf­ta­sı'na iliş­kin gün­dem dı­şı ko­nuş­ma­sı ve Çev­re ve Or­man Ba­ka­nı Os­man Pe­pe'nin ce­va­bı

2.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Hü­se­yin Kan­su'nun, Irak'ın Ame­ri­ka Bir­le­şik Dev­let­le­ri ön­cü­lü­ğün­de­ki güç­ler ta­ra­fın­dan iş­gal edi­li­şi­nin be­şin­ci yı­lın­da, ül­ke­de ba­rı­şın ger­çek­leş­me­si için alın­ma­sı ge­re­ken so­mut ted­bir­le­re iliş­kin gün­dem dı­şı ko­nuş­ma­sı

3.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Şük­rü Mus­ta­fa Elek­dağ'ın, İş­çi Par­ti­si Ge­nel Baş­ka­nı Do­ğu Pe­rin­çek'in Er­me­ni soy­kı­rı­mı­nın ulus­la­ra­ra­sı bir ya­lan ol­du­ğu­nu be­lir­ten be­yan­la­rı do­la­yı­sıy­la Lo­zan Po­lis Mah­ke­me­si ta­ra­fın­dan ha­pis ce­za­sı­na çarp­tı­rıl­ma­sı­nın yan­sı­ma­la­rı­na iliş­kin gün­dem dı­şı ko­nuş­ma­sı

III. - ÖNE­Rİ­LER

A) Sİ­YA­Sİ PAR­Tİ GRU­BU ÖNE­Rİ­LE­Rİ

1.- (10/124) ile (10/331) esas nu­ma­ra­lı Mec­lis araş­tır­ma­sı öner­ge­le­ri­nin ön gö­rüş­me­le­ri­nin, Ge­nel Ku­ru­lun 21/3/2007 Çar­şam­ba gün­kü bir­le­şi­min­de ve bir­lik­te ya­pıl­ma­sı­na iliş­kin CHP Gru­bu öne­ri­si

IV. - KA­NUN TA­SA­RI VE TEK­LİF­LE­Rİ İLE KO­MİS­YON­LAR­DAN GE­LEN Dİ­ĞER İŞ­LER

1.- Ça­nak­ka­le Mil­let­ve­kil­le­ri Meh­met Da­niş ve İb­ra­him Köş­de­re'nin, Ge­li­bo­lu Ya­rı­ma­da­sı Ta­rihî Millî Par­kı Ka­nu­nu­na Ge­çi­ci Bir Mad­de Ek­len­me­si­ne Da­ir Ka­nun Tek­li­fi (Ka­mu İha­le Ka­nu­nu­na Ge­çi­ci Mad­de Ek­len­me­si­ne Da­ir Ka­nun Tek­li­fi) ile Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru (2/212) (S. Sa­yı­sı: 305)

2.- Ba­zı Ka­mu Ala­cak­la­rı­nın Tah­sil ve Ter­ki­ni­ne İliş­kin Ka­nun Ta­sa­rı­sı ile Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru (1/1030) (S. Sa­yı­sı: 904)

3.- Ka­çak­çı­lık­la Mü­ca­de­le Ka­nu­nu Ta­sa­rı­sı; Niğ­de Mil­let­ve­ki­li Or­han Eras­lan ile Van Mil­let­ve­ki­li Meh­met Kar­tal'ın; 4926 Sa­yı­lı Ka­çak­çı­lık­la Mü­ca­de­le Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı ve Bu Ka­nu­na Bir Ek Ge­çi­ci Mad­de Ek­len­me­si Hak­kın­da Ka­nun Tek­li­fi ve Van Mil­let­ve­ki­li Yek­ta Hay­da­roğ­lu'nun; Ka­çak­çı­lık­la Mü­ca­de­le Ka­nu­nu­na Bir Mad­de Ek­len­me­si ile İl­gi­li Ka­nun Tek­li­fi ile Ada­let Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru (1/1240, 2/403, 2/644) (S. Sa­yı­sı: 1275)

4.- Rad­yo ve Te­le­viz­yon­la­rın Ku­ru­luş ve Ya­yın­la­rı Hak­kın­da Ka­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Ta­sa­rı­sı ve Ana­ya­sa Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru (1/1300) (S. Sa­yı­sı: 1342)

5.- 17.1.2007 Ta­rih­li ve 5574 Sa­yı­lı Türk Pet­rol Ka­nu­nu ve Cum­hur­baş­ka­nın­ca Bir Da­ha Gö­rü­şül­mek Üze­re Ge­ri Gön­der­me Tez­ke­re­si ile Sa­na­yi, Ti­ca­ret, Ener­ji, Ta­bii Kay­nak­lar, Bil­gi ve Tek­no­lo­ji Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru (1/1301) (S. Sa­yı­sı: 1352)

6.- Gi­re­sun Mil­let­ve­ki­li Nu­ret­tin Ca­nik­li ve 14 Mil­let­ve­ki­li ile Şan­lı­ur­fa Mil­let­ve­ki­li Meh­met Ve­dat Me­lik ve 21 Mil­let­ve­ki­li­nin; 2510 Sa­yı­lı İs­kan Ka­nu­nu­na Bir Ek Mad­de Ek­len­me­si­ne Da­ir Ka­nun Tek­lif­le­ri ile Ba­yın­dır­lık, İmar, Ulaş­tır­ma ve Tu­rizm Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru (2/824, 2/859) (S. Sa­yı­sı: 1315)

7.- Em­ni­yet Teş­ki­la­tı Uçuş Hiz­met­le­ri Taz­mi­nat Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Ta­sa­rı­sı ve İçiş­le­ri ile Plan ve Büt­çe Ko­mis­yon­la­rı Ra­por­la­rı (1/437) (S. Sa­yı­sı: 1150)

8.- Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si Grup Baş­kan­ve­ki­li Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Fa­ruk Çe­lik'in, İmar Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Tek­li­fi ve Ba­yın­dır­lık, İmar, Ulaş­tır­ma ve Tu­rizm ile Ada­let Ko­mis­yon­la­rı Ra­por­la­rı (2/820) (S. Sa­yı­sı: 1337)

9.- Da­rü­la­ce­ze Mü­es­se­se­si Ge­nel Mü­dür­lü­ğü Ku­ru­luş ve Gö­rev­le­ri Hak­kın­da Ka­nun Ta­sa­rı­sı ile Sağ­lık, Ai­le, Ça­lış­ma ve Sos­yal İş­ler ile İçiş­le­ri Ko­mis­yon­la­rı Ra­por­la­rı (1/988) (S. Sa­yı­sı: 922)

10.- Ge­ce­kon­du Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Ta­sa­rı­sı ile Ba­yın­dır­lık, İmar, Ulaş­tır­ma ve Tu­rizm Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru (1/1254) (S. Sa­yı­sı: 1266)

V. - OY­LA­MA­LAR

1.- Ka­çak­çı­lık­la Mü­ca­de­le Ka­nun Ta­sa­rı­sı­nın oy­la­ma­sı

I. - GE­ÇEN TU­TA­NAK ÖZE­Tİ

TBMM Ge­nel Ku­ru­lu sa­at 15.00'te açı­la­rak dört otu­rum yap­tı.

An­tal­ya Mil­let­ve­ki­li Hü­se­yin Ek­mek­ci­oğ­lu, öğ­ret­men okul­la­rı­nın 159'un­cu ku­ru­luş yıl dö­nü­mü mü­na­se­be­tiy­le, köy ens­ti­tü­le­riy­le baş­la­yan sü­reç­te de­ne­nen tüm uy­gu­la­ma­la­rın, ka­za­nım­la­rın yol gös­te­ri­ci­li­ğin­de, ka­mu­sal, çağ­daş, bi­lim­sel, de­mok­ra­tik ve la­ik eği­ti­min ih­ti­yaç­la­rı­nı gö­ze­te­rek ulus­la­ra­ra­sı ge­nel ka­bul­le­rin ışı­ğın­da öğ­ret­men ye­tiş­tir­me sis­te­mi­nin ye­ni­den ele alın­ma­sı­nın öne­mi­ne;

Iğ­dır Mil­let­ve­ki­li Dur­sun Ak­de­mir,

Yoz­gat Mil­let­ve­ki­li Meh­met Çi­çek,

Ba­rış, hoş­gö­rü, kar­deş­lik ve dost­luk bay­ra­mı olan Nev­ruz kut­la­ma­la­rı­na ve bu bay­ra­mın ta­rih­çe­si­ne;

İliş­kin gün­dem dı­şı bi­rer ko­nuş­ma yap­tı­lar.

1/3/2007 ta­rih­li ve 5588 sa­yı­lı Ge­lir Ver­gi­si Ka­nu­nu ve Ba­zı Ka­nun­lar­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun'un bir mad­de­si­nin Ana­ya­sa'nın 89 ve 104'ün­cü mad­de­le­ri­ne gö­re bir kez da­ha gö­rü­şül­mek üze­re ge­ri gön­de­ril­di­ği­ne iliş­kin Cum­hur­baş­kan­lı­ğı,

Rus­ya Fe­de­ras­yo­nu Fe­de­ras­yon Kon­se­yi Baş­ka­nı Ser­gey Mi­ro­nov ve be­ra­be­rin­de­ki he­ye­tin ül­ke­mi­zi zi­ya­re­ti­nin uy­gun bu­lun­du­ğu­na iliş­kin Baş­kan­lık,

Tez­ke­re­le­ri Ge­nel Ku­ru­lun bil­gi­si­ne su­nul­du.

Te­kir­dağ Mil­let­ve­ki­li Meh­met Nu­ri Say­gun ve 40 mil­let­ve­ki­li­nin, yer al­tı kay­nak­la­rı­nın kul­la­nı­mı­nın araş­tı­rı­la­rak et­kin de­ğer­len­di­ril­me­si için alın­ma­sı ge­re­ken ön­lem­le­rin be­lir­len­me­si ama­cıy­la Mec­lis araş­tır­ma­sı açıl­ma­sı­na iliş­kin öner­ge­si (10/429) Ge­nel Ku­ru­lun bil­gi­si­ne su­nul­du; öner­ge­nin gün­dem­de­ki ye­ri­ni ala­ca­ğı ve ön gö­rüş­me­si­nin, sı­ra­sı gel­di­ğin­de ya­pı­la­ca­ğı açık­lan­dı.

Baş­ba­kan Re­cep Tay­yip Er­do­ğan'ın Eti­yop­ya'ya,

Dı­şiş­le­ri Ba­ka­nı ve Baş­ba­kan Yar­dım­cı­sı Ab­dul­lah Gül'ün Ar­na­vut­luk'a,

Yap­tık­la­rı resmî zi­ya­ret­le­re ka­tı­la­cak mil­let­ve­kil­le­ri­ne iliş­kin Baş­ba­kan­lık tez­ke­re­le­ri ka­bul edil­di.

Gün­de­min "Ge­nel Gö­rüş­me ve Mec­lis Araş­tır­ma­sı Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ön­gö­rüş­me­ler" kıs­mı­nın 73'ün­cü sı­ra­sın­da yer alan (10/117) esas nu­ma­ra­lı Mec­lis araş­tır­ma­sı öner­ge­si­nin ön gö­rüş­me­si­nin, Ge­nel Ku­ru­lun 20/3/2007 Sa­lı gün­kü bir­le­şi­min­de ya­pıl­ma­sı­na iliş­kin CHP Gru­bu öne­ri­si, ya­pı­lan gö­rüş­me­ler­den son­ra ka­bul edil­me­di.

Ka­ra­man Mil­let­ve­ki­li Mev­lüt Ak­gün, De­niz­li Mil­let­ve­ki­li Üm­met Kan­do­ğan'ın,

An­ka­ra Mil­let­ve­ki­li Bay­ram Ali Me­ral, Or­du Mil­let­ve­ki­li Eyüp Fat­sa'nın,

Ko­nuş­ma­la­rın­da, şa­hıs­la­rı­na sa­taş­tık­la­rı id­di­asıy­la bi­rer açık­la­ma­da bu­lun­du­lar.

İz­mir Mil­let­ve­ki­li Bü­lent Ba­ra­ta­lı'nın, 357 Sa­yı­lı As­kerî Hâkim­ler Ka­nu­nu­na Bir Ge­çi­ci Mad­de Ek­len­me­si­ne Da­ir (2/138),

Te­kir­dağ Mil­let­ve­ki­li Enis Tü­tün­cü'nün, Nak­di Taz­mi­nat ve Ay­lık Bağ­lan­ma­sı Hak­kın­da Ka­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı Hak­kın­da (2/862),

Ka­nun Tek­lif­le­ri­nin İç Tü­zük'ün 37'nci mad­de­si­ne gö­re doğ­ru­dan gün­de­me alın­ma­sı­na iliş­kin öner­ge­le­ri, ya­pı­lan gö­rüş­me­ler­den son­ra, ka­bul edil­di.

Gün­de­min "Ka­nun Ta­sa­rı ve Tek­lif­le­ri ile Ko­mis­yon­lar­dan Ge­len Di­ğer İş­ler" kıs­mı­nın:

1'in­ci sı­ra­sın­da bu­lu­nan, Ka­mu İha­le Ka­nu­nu­na Ge­çi­ci Mad­de Ek­len­me­si­ne Da­ir Ka­nun Tek­li­fi'nin (2/212) (S. Sa­yı­sı: 305) gö­rüş­me­le­ri, da­ha ön­ce ge­ri alı­nan mad­de­le­re iliş­kin ko­mis­yon ra­po­ru he­nüz gel­me­di­ğin­den;

2'nci sı­ra­sın­da bu­lu­nan, Ba­zı Ka­mu Ala­cak­la­rı­nın Tah­sil ve Ter­ki­ni­ne İliş­kin (1/1030) (S. Sa­yı­sı: 904),

3'ün­cü sı­ra­sın­da bu­lu­nan, Rad­yo ve Te­le­viz­yon­la­rın Ku­ru­luş ve Ya­yın­la­rı Hak­kın­da Ka­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir (1/1300) (S. Sa­yı­sı: 1342),

4'ün­cü sı­ra­sın­da bu­lu­nan ve Cum­hur­baş­ka­nın­ca bir kez da­ha gö­rü­şül­mek üze­re ge­ri gön­de­ri­len 17/1/2007 Ta­rih­li ve 5574 Sa­yı­lı Türk Pet­rol (1/1301) (S. Sa­yı­sı: 1352),

Ka­nun Ta­sa­rı­la­rı­nın gö­rüş­me­le­ri, il­gi­li ko­mis­yon yet­ki­li­le­ri Ge­nel Ku­rul­da ha­zır bu­lun­ma­dı­ğın­dan;

Er­te­len­di.

5'in­ci sı­ra­sın­da bu­lu­nan ve İç Tü­zük'ün 91'in­ci mad­de­si kap­sa­mın­da de­ğer­len­di­ri­le­rek te­mel ka­nun ola­rak bö­lüm­ler hâlin­de gö­rü­şül­me­si ka­rar­laş­tı­rı­lan, Ka­çak­çı­lık­la Mü­ca­de­le Ka­nu­nu Ta­sa­rı­sı; Niğ­de Mil­let­ve­ki­li Or­han Eras­lan ile Van Mil­let­ve­ki­li Meh­met Kar­tal'ın, 4926 Sa­yı­lı Ka­çak­çı­lık­la Mü­ca­de­le Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı ve Bu Ka­nu­na Bir Ek Ge­çi­ci Mad­de Ek­len­me­si Hak­kın­da Ka­nun Tek­li­fi ve Van Mil­let­ve­ki­li Yek­ta Hay­da­roğ­lu'nun, Ka­çak­çı­lık­la Mü­ca­de­le Ka­nu­nu­na Bir Mad­de Ek­len­me­si ile İl­gi­li Ka­nun Tek­li­fi'nin (1/1240, 2/403, 2/644) (S. Sa­yı­sı: 1275) bi­rin­ci bö­lü­mü­ne bağ­lı 13'ün­cü mad­de­si­ne ka­dar ka­bul edil­di.

21 Mart 2007 Çar­şam­ba gü­nü, alı­nan ka­rar ge­re­ğin­ce sa­at 14.00'te top­lan­mak üze­re, bir­le­şi­me 22.01'de son ve­ril­di.

 

İs­ma­il Alptekin

 

 

TBMM Baş­kanı Ve­ki­li

 

Ah­met Gök­han Sarıçam

 

Ya­şar Tüzün

Kırk­la­re­li

 

Bi­le­cik

Kâtip Üye

 

Kâtip Üye

 

 

21 Mart 2007 Çar­şam­ba

Bİ­RİN­Cİ OTU­RUM

Açıl­ma Sa­ati: 14.07

BAŞ­KAN: Baş­kan Ve­ki­li İs­ma­il ALP­TE­KİN

KÂTİP ÜYE­LER: Bay­ram ÖZ­ÇE­LİK (Bur­dur), Ya­şar TÜ­ZÜN (Bi­le­cik)

BAŞ­KAN - Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­nin 78'in­ci Bir­le­şi­mi'ni açı­yo­rum.

Top­lan­tı ye­ter sa­yı­sı var­dır, gö­rüş­me­le­re baş­lı­yo­ruz.

Gün­de­me geç­me­den ön­ce üç sa­yın mil­let­ve­ki­li­ne gün­dem dı­şı söz ve­re­ce­ğim.

Gün­dem dı­şı ilk söz, Or­man­cı­lık Gü­nü ve Yaş­lı­lar Haf­ta­sı mü­na­se­be­tiy­le Ba­lı­ke­sir Mil­let­ve­ki­li Sa­yın Ali Os­man Sa­li'ye ait­tir.

Bu­yu­run Sa­yın Sa­li.

Sü­re­niz beş da­ki­ka.

II. - BAŞ­KAN­LI­ĞIN GE­NEL KU­RU­LA SU­NUŞ­LA­RI

A) GÜN­DEM DI­ŞI KO­NUŞ­MA­LAR

1.- Ba­lı­ke­sir Mil­let­ve­ki­li Ali Os­man Sa­li'nin, 21 Mart Dün­ya Or­man­cı­lık Gü­nü'nün ama­cı­na, ik­lim de­ği­şi­k­li­ği ve kü­re­sel ısın­ma­nın her gün an­la­tıl­ma­ya ça­lı­şıl­dı­ğı dün­ya­mız­da, or­man­la­rı­mı­zı ko­ru­ma­nın ve or­man alan­la­rı­nın ge­niş­le­til­me­si­nin öne­mi­ne; Yaş­lı­lar Haf­ta­sı'na iliş­kin gün­dem dı­şı ko­nuş­ma­sı ve Çev­re ve Or­man Ba­ka­nı Os­man Pe­pe'nin ce­va­bı

ALİ OS­MAN SA­Lİ (Ba­lı­ke­sir) - Sa­yın Baş­ka­nım, sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri; he­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum. Dün­ya Or­man­cı­lık Haf­ta­sı mü­na­se­be­tiy­le söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum.

21 Mart gü­nü Dün­ya Or­man­cı­lık Gü­nü ola­rak kut­lan­mak­ta­dır. 21 Mart, top­ra­ğın, do­ğa­nın ve can­lı­la­rın kış uy­ku­sun­dan uyan­dı­ğı, can­lan­ma­ya, di­ril­me­ye baş­la­dı­ğı gün ola­rak ka­bul edil­mek­te­dir. Onun için, bu haf­ta, ül­ke­miz­de de ba­zı et­kin­lik­ler­le kut­lan­mak­ta­dır. Amaç, do­ğa­yı ta­nıt­mak, ağa­cın, ye­şi­lin ve or­man­la­rın kıy­me­ti­ni, de­ğe­ri­ni, ye­di­den yet­miş ye­di­ye her­ke­se an­lat­mak, kav­rat­mak ve sev­dir­mek­tir. Zi­ra, sev­gi ol­ma­dan bu do­ğal kay­nak­la­rı­mı­zı ko­ru­mak ve ge­liş­tir­mek müm­kün de­ğil­dir. Dün­ya bi­lim adam­la­rı "ar­tık ya­rı­yı geç­tik, bol­lu­ğa, çok­lu­ğa de­ğil, kıt­lı­ğa, az­lı­ğa doğ­ru gi­di­yo­ruz" de­mek­te­dir.

İk­lim de­ği­şik­li­ği­nin, kü­re­sel ısın­ma­nın her gün an­la­tıl­ma­ya ça­lı­şıl­dı­ğı dün­ya­mız­da, biz de, mil­let ola­rak, önü­müz­de kar­şı­la­şa­bi­le­ce­ği­miz ya­şam risk­le­ri­ni gö­re­rek ba­zı ted­bir­le­ri geç ol­ma­dan al­ma­lı­yız. Or­man­la­rı­mı­zın de­ğe­ri­ni bil­me­li­yiz, var olan or­man­la­rı­mı­zı mut­la­ka ko­ru­ma­lı, ge­niş­let­me­li­yiz. Zi­ra, or­man­lar, in­san­lı­ğın ge­le­ce­ğin­de or­tak bir kay­nak­tır, de­ğer­dir.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, bu ka­dar öne­mi ve ehem­mi­ye­ti olan or­man­lar ko­nu­sun­da ül­ke­miz ne du­rum­da­dır di­ye bak­tı­ğı­mız­da, kar­şı­mı­za çı­kan tab­lo, or­man zen­gi­ni bir ül­ke ol­ma­dı­ğı­mız­dır; ama, or­man fa­ki­ri de de­ği­liz. Var olan­la­rı ko­ru­ma­lı ve sür­dü­rü­le­bi­lir bir şe­kil­de yö­net­me­li­yiz. Ül­ke­miz­de 20 mil­yon hek­tar or­man ol­du­ğu bir ger­çek­tir. An­cak, bu mik­ta­rın yüz­de 50'si; 10 mil­yon hek­ta­rı, bo­zuk ka­rak­ter­de or­man­dır. Ya­ni, açık bir an­la­tım­la, bu or­man­lar, ger­çek an­lam­da or­man va­sıf­la­rı­nı ta­şı­ma­mak­ta ve fonk­si­yon gör­me­mek­te­dir. Öy­ley­se ilk po­li­ti­ka­mız bun­la­rı ko­ru­mak ve ge­liş­tir­mek ol­ma­lı­dır.

Geç­miş­ten gü­nü­mü­ze bu ko­nu­da ne ya­pıl­mış ve­ya ya­pıl­mak­ta­dır di­ye ba­kar­sak, or­man­lar yüz­yıl­lar­dan bu ya­na is­te­ni­len öl­çü­de ko­ru­na­ma­mış­tır. Eko­no­mik, sos­yal ve kül­tü­rel ge­liş­me­mi­ze bağ­lı ola­rak or­man­la­rın de­ğe­ri gi­de­rek an­la­şıl­mış­tır. Özel­lik­le 1960'lı yıl­lar­dan bu ya­na plan­lı bir şe­kil­de yö­ne­til­miş, 1980'li yıl­lar­dan son­ra tüm dün­ya­da or­man­la­rın öne­mi da­ha iyi an­la­şıl­mış­tır. 2002 yı­lı­na ka­dar ge­çen son on yıl­da, ül­ke­miz­de, or­ta­la­ma 75 bin hek­tar ağaç­lan­dır­ma, eroz­yon kon­tro­lü ve re­ha­bi­li­tas­yon ya­pıl­mış­tır. Bu mik­tar 2003'te 115 bin hek­tar, 2004'te 170 bin, 2005'te 175 bin, 2006'da ise 370 bin hek­tar ola­rak ger­çek­leş­miş­tir.

De­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri, or­man­lar­la bir­lik­te or­man için­de ve­ya bi­ti­şi­ğin­de hal­kı­mız da ya­şa­mak­ta­dır. Bu ger­çe­ği de de­ğer­len­dir­mek du­ru­mun­da­yız. Dev­let ola­rak bu iki­li­nin -or­man ve or­man köy­lü­le­ri­nin- bir­lik­te ya­şa­ma­la­rı ger­çe­ği­ni de hiç unut­ma­ma­mız ge­rek­mek­te­dir.

"Or­man­lar ve ta­bi­at an­cak in­san için var­dır" ger­çe­ği Ana­ya­sa'mız­da da yer al­mış­tır. Or­man­lar, Ana­ya­sa'nın gü­ven­ce­si al­tın­da­dır. Or­man Ka­nu­nu, en es­ki ve en sert özel ka­nun­la­rı­mız­dan bi­ri­si­dir.

Bu­ra­da şu ger­çe­ği de siz­ler­le pay­laş­mak is­ti­yo­rum: Or­man için­de ve bi­ti­şi­ğin­de ya­şa­yan or­man köy­lü­müz, top­lu­mu­mu­zun en fa­kir ta­ba­ka­sı­nı oluş­tur­mak­ta­dır; çün­kü, ye­ter­li ge­çim kay­nak­la­rı yok­tur, ye­ter­li ta­rım top­rak­la­rı yok­tur, hat­ta, ta­rım yap­tık­la­rı top­rak­lar as­lın­da ta­rı­ma da uy­gun de­ğil­dir.

Şim­di, Dün­ya Or­man­cı­lık Gü­nü ve­si­le­siy­le Or­man Ba­kan­lı­ğı­mı­zı, bu­gü­ne ka­dar hiç uy­gu­la­ma ör­ne­ği ol­ma­yan, hem Ana­ya­sa'da hem Or­man Ka­nu­nu'nun 2/A mad­de­sin­de var olan bir ko­nu­yu uy­gu­la­ma­ya ça­ğı­rı­yo­rum. Ge­lin, Ana­ya­sa'mız­da yer al­dı­ğı üze­re top­rak­sız or­man köy­lü­sü­nü top­rak­lan­dı­ra­lım, on­la­rı da­ha uy­gun yer­le­re ta­şı­ya­lım. Hâlen or­man köy­le­rin­de ta­rı­ma uy­gun ol­ma­yan, or­man için­de bu­lu­nan, ama or­man köy­lü­sü ta­ra­fın­dan ta­rım­da kul­la­nı­lan ara­zi­ler ile da­ha al­çak ra­kım­lar­da olan ta­rı­ma uy­gun, ama Or­man Ka­nu­nu'na gö­re kay­den -bu­nu özel­lik­le be­lirt­mek is­ti­yo­rum- or­man olan yer­le­ri ta­kas ede­lim. Ya­sa'da ve Ana­ya­sa'da var olan bu hu­su­su Sa­yın Ba­ka­nı­mı­zın uy­gu­la­ma­ya sok­ma­sı­nı ta­lep edi­yo­ruz. Or­man köy­le­ri­ni ve köy­lü­le­ri­ni or­man­la­rın için­den da­ha uy­gun yer­le­re, ta­rı­ma uy­gun alan­la­ra ta­şı­ya­lım. Ko­nuy­la il­gi­li yö­net­me­lik, ge­çen haf­ta, 16 Mart 2007 ta­rih­li Resmî Ga­ze­te'de ya­yım­lan­dı. Eme­ği ge­çen­le­re ve Sa­yın Ba­ka­nı­mı­za te­şek­kür edi­yo­rum. De­di­ğim gi­bi, uy­gu­la­ma­yı da he­men baş­la­ta­lım. Bu işe de bi­zim ili­miz­den, Ba­lı­ke­sir ilin­den baş­lan­ma­sı­nı öne­ri­yo­rum.

Sa­yın Ba­ka­nım, köy­lü­le­ri­miz ha­zır, ara­zi ha­zır, mev­zu­at ha­zır, ka­das­tro ta­li­ma­tı­nı ver­di­ği­niz­de uy­gu­la­ma­ya he­men baş­la­ma­nız müm­kün ola­cak. Köy­lü­müz da­ha iyi şart­lar­da ve da­ha iyi mekânlar­da ya­şa­ma hak­kı­na sa­hip ol­sun­lar, çün­kü, köy­ler de, or­man­lar da, köy­lü­le­ri­miz de he­pi­mi­zin. Hükûme­ti­miz, son beş yıl­da çok gü­zel iş­ler ba­şar­dı, bu­nu da ba­şa­ra­ca­ğı­na ina­nı­yo­rum, geç ol­ma­dan bu­gün bir yer­den baş­la­mak zo­run­da­yız.

Dün­ya Or­man­cı­lık Haf­ta­sı'nın, in­san­la­rı­mı­zın, or­man­la­rı, do­ğa­yı, gü­zel­lik­le­ri gör­me­si­ne, sev­gi­si­nin art­ma­sı­na ve­si­le ol­ma­sı di­le­ğiy­le, Yaş­lı­lar Haf­ta­sı ne­de­niy­le ço­cuk­la­rı­mı­za ve genç­le­ri­mi­ze de bir­kaç cüm­le söy­le­mek is­ti­yo­rum.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

ALİ OS­MAN SA­Lİ (De­vam­la) - Sa­yın Baş­ka­nım, iki üç cüm­lem var.

BAŞ­KAN - Bu­yu­run.

ALİ OS­MAN SA­Lİ (De­vam­la) - Te­şek­kür ede­rim.

Be­nim yaş­lan­dı­ğı­mı dü­şün­dü­ğün gün sa­bır­lı ol, lüt­fen be­ni an­la­ma­ya ça­lış. Be­nim, sa­na bir şey­ler öğ­ret­mek için se­nin­le il­gi­len­di­ğim za­man­lar­da­ki sab­rı­mı ha­tır­la. Ba­zı za­man­lar unut­kan olur­sam, ko­nuş­ma­la­rı­mız­da ipin ucu­nu ka­çı­rır­sam, ha­tır­la­mam için ge­rek­li za­ma­nı ta­nı ba­na, ha­tır­la­ya­maz­sam si­nir­len­me; çün­kü yaş­lı­yım ve yaş­lı ba­cak­la­rım yü­rü­me­me izin ver­me­di­ğin­de ba­na eli­ni ver, tıp­kı, be­nim, sa­na ilk adım­la­rı­nı atar­ken ver­di­ğim gi­bi. Yü­rü­me­me ve yo­lu­mu sa­bır­la, sev­giy­le bi­tir­me­me yar­dım­cı ol.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; gün­le­ri­mi­zin il­gi­li­le­ri­ne ha­yır­lı ol­ma­sı te­men­ni­siy­le, he­pi­ni­ze say­gı­lar, sev­gi­ler su­nu­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­ruz Sa­yın Sa­li.

Sa­yın Ba­kan ce­vap ve­re­cek­ler.

Bu­yu­run.

ÇEV­RE VE OR­MAN BA­KA­NI OS­MAN PE­PE (Ko­ca­eli) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; Dün­ya Or­man­cı­lık Gü­nü mü­na­se­be­tiy­le gün­dem dı­şı ko­nuş­ma ya­pan Sa­yın Ali Os­man Sa­li'ye te­şek­kür edi­yo­rum.

Bu­gün, 21 Mart Dün­ya Or­man­cı­lık Gü­nü. 1970'li yıl­lar­dan bu ta­ra­fa, dün­ya­da­ki or­man var­lı­ğı­nın kar­şı­laş­mış ol­du­ğu risk­le­ri in­san­lık fark et­ti ve 21 Mart, ta­bi­atın uyan­dı­ğı, bü­yü­me­nin, ve­je­tas­yo­nun bü­tün ta­bi­at­ta baş­la­dı­ğı gün olan, ta­rih olan bu gü­nü, in­san­lı­ğın or­tak ge­le­ce­ği­nin en bü­yük te­mi­na­tı olan or­man­lar­la ala­ka­lı böy­le bir özel gün dü­zen­le­me­si ya­pıl­dı. Biz, dört yıl içe­ri­sin­de, AK Par­ti Hükûme­ti ola­rak or­man­cı­lık po­li­ti­ka­la­rı­na ye­ni bir ba­kış, ye­ni bir ufuk, ye­ni bir çı­ğır ge­tir­dik. Bi­zim yap­mış ol­du­ğu­muz ça­lış­ma­lar­dan, en öne çı­kan, ka­mu­oyu ta­ra­fın­dan en ya­kın­dan gö­rü­len, his­se­di­len pro­je­le­ri­miz­den bi­ri­si bü­tün bü­yük kent­le­ri­mi­zin ci­va­rın­da, ya­kı­nın­da­ki or­man­la­rın hal­ka açıl­ma­sı, ye­ni or­man­lar ih­das edil­me­si ve kent or­man­la­rı pro­je­si ile in­sa­nı­mız­la ta­bi­atı, or­ma­nı ku­cak­laş­tı­rıp ba­rış­tır­ma pro­je­siy­di bu yap­tı­ğı­mız bi­zim. Şu ana ka­dar el­li se­kiz il, al­tı il­çe­miz­de kent or­ma­nı kur­duk. Or­man­lar hal­ka açıl­dık­ça, halk­la bu­luş­tu­rul­duk­ça, halk­la ba­rış­tı­rıl­dık­ça ina­nı­yo­rum ki bu top­lum­sal bi­lin­ci yük­sel­te­cek, or­ma­na, çev­re­ye, ye­şi­le say­gı­yı da­ha güç­len­di­re­cek­tir.

Ül­ke­miz­de­ki 7 mil­yon yıl­lık üre­tim ge­çen se­ne 9 mil­yon met­re kü­pe, 2007'de de in­şal­lah 10 mil­yon met­re kü­pe çı­kar­tı­lı­yor. Ya­ni Tür­ki­ye or­man­la­rı­nı da­ha iyi yö­ne­tir nok­ta­ya gel­di.

Tür­ki­ye'de biz­den ön­ce­ki, 2003'ten ön­ce­ki yıl­la­rın or­ta­la­ma ağaç­lan­dır­ma, eroz­yon mü­ca­de­le­si ra­kam­la­rı­na bak­tı­ğı­mız­da yıl­da 75 bin hek­tar or­ta­la­ma ağaç­lan­dır­ma ve re­ha­bi­li­tas­yon ça­lış­ma­sı ya­pıl­mış­tır. Biz bu ra­ka­mı… Geç­ti­ği­miz se­ne ar­ka­daş­la­rı­mı­za 300 bin hek­tar he­def ver­miş­tik -bir ta­raf­tan Ağaç­lan­dır­ma Ge­nel Mü­dür­lü­ğü, bir ta­raf­tan Or­man Ge­nel Mü­dür­lü­ğü- 400 bin hek­ta­rı ya­ka­la­dık.

Ta­bii, şim­di bu ra­kam­lar…

MEH­MET IŞIK (Gi­re­sun) - Sa­yın Ba­kan, ağaç­lan­dır­ma de­ğil bun­lar, za­ten var olan or­man­lar.

ÇEV­RE VE OR­MAN BA­KA­NI OS­MAN PE­PE (De­vam­la) - Bir mu­ha­le­fet mil­let­ve­ki­li ar­ka­da­şı­mı­zın bu­gün ga­ze­te­ler­den be­ya­nı­nı oku­dum, "An­cak 25 bin hek­tar ya­pa­bi­lir­ler, bu ra­kam­lar bi­raz…"

MEH­MET IŞIK (Gi­re­sun) - 56 bin hek­tar Sa­yın Ba­kan.

ÇEV­RE VE OR­MAN BA­KA­NI OS­MAN PE­PE (De­vam­la) - 25 bin ra­ka­mın­dan bah­se­di­li­yor.

MEH­MET IŞIK (Gi­re­sun) - 56 bin…

ÇEV­RE VE OR­MAN BA­KA­NI OS­MAN PE­PE (De­vam­la) - Biz­den ön­ce, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, en bü­yük ağaç­lan­dır­ma ça­lış­ma­la­rı Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti ta­ri­hin­de 1985, 1986, 1987 yıl­la­rın­da rah­met­li Özal dö­ne­min­de ya­pı­lan ça­lış­ma­lar­dır. Bu ra­kam­lar, ilk ola­rak, bi­zim za­ma­nı­mız­da aşıl­mış­tır. Biz, Or­man Ge­nel Mü­dü­rü ar­ka­da­şı­mı­zın ve bü­tün ekip­le­ri­mi­zin ça­lış­ma­la­rı ne­ti­ce­sin­de, üre­tim ya­pı­yo­ruz ve bir mal sa­tı­yo­ruz. Tür­ki­ye'de, Or­man Ge­nel Mü­dür­lü­ğü mo­no­pol­dür; ya­ni, Tür­ki­ye'de­ki bü­tün tom­ruk, en­düs­tri­yel odun ih­ti­ya­cı­nın, MDF, sun­ta­nın bü­tün ih­ti­yaç­la­rı­nı bi­zim Or­man Ge­nel Mü­dür­lü­ğü te­min edi­yor, on­la­ra tah­sis edi­yor ve bu­nun ne­ti­ce­sin­de de bir ver­gi çı­kı­yor.

Bi­zim gön­lü­müz­den ge­çen şey şu: Bu­ra­da, Or­man Ge­nel Mü­dür­lü­ğü­nün fa­ali­yet­le­rin­den el­de edi­le­cek olan bü­tün ge­lir­le­rin, bü­tün gay­ri­men­kul sa­tış­la­rı­nın, her tür­lü ge­li­rin ta­ma­mı­nın or­man­cı­lık­ta har­can­ma­sı­dır. Çün­kü, bu ül­ke­ye, bu top­ra­ğa, bu in­san­la­rı­mı­za ya­pa­cak ol­du­ğu­muz en ha­yır­lı hiz­met odur.

Kü­re­sel ısın­ma­nın, ik­lim de­ği­şik­li­ği­nin tar­tı­şıl­dı­ğı gü­nü­müz­de, top­ra­ğı tut­mak is­ti­yor­sa­nız, eroz­yo­nun önü­ne geç­mek is­ti­yor­sa­nız, çöl­leş­me­ye mâni ol­mak is­ti­yor­sa­nız, or­ma­na sa­rı­la­cak­sı­nız. Su alan­la­rı­nı, su kay­nak­la­rı­nı eğer ko­ru­mak is­ti­yor­sa­nız, or­ma­na sa­rı­la­cak­sı­nız. Eğer, ha­va­nın ka­li­te­si­ni, kar­bon­di­ok­si­ti­ni, par­ti­kü­lü­nü, to­zu­nu tut­mak is­ti­yor­sa­nız, yi­ne or­ma­na ko­şa­cak­sı­nız. Ya­ni, ha­ya­tın ol­maz­sa ol­ma­zı olan üç te­mel ele­ment ha­va, su ve top­rak için en bü­yük si­gor­ta, en bü­yük ga­ran­ti or­man.

Pe­ki, or­man var­lı­ğı­nı ge­liş­tir­me nok­ta­sın­da, Tür­ki­ye'nin, 1993 ile 2002 ara­sın­da­ki yıl­da 75 bin ra­ka­mı­nı, biz, üç dört kat yu­ka­rı­ya ta­şı­dık. El­bet­te ki, bu, top­lum­sal bi­lin­ci ge­liş­tir­dik­çe, da­ha yu­ka­rı çı­kar­tıl­ma­sı ge­re­ken bir ra­kam­dır. Tür­ki­ye'nin, or­man­cı­lı­ğa da­ha faz­la fon ayır­ma­sı la­zım, da­ha faz­la kay­nak ayır­ma­sı la­zım. Tür­ki­ye, se­ne­de 500 bin hek­tar­lık ra­kam­la­rı, se­ne­de 1 mil­yar fi­da­nın di­kil­di­ği­ni, ekil­di­ği­ni, ar­tık, ra­hat­lık­la ko­nu­şa­bi­le­cek dü­ze­ye gel­miş­tir. Ya­ni, bu­nu…

GÜ­ROL ER­GİN (Muğ­la) - Fi­dan ekil­mez Sa­yın Ba­kan.

ÇEV­RE VE OR­MAN BA­KA­NI OS­MAN PE­PE (De­vam­la) - Fi­dan di­ki­lir, to­hum eki­lir.

GÜ­ROL ER­GİN (Muğ­la) - Bu­nu ben bir ke­re da­ha söy­le­dim si­ze.

ÇEV­RE VE OR­MAN BA­KA­NI OS­MAN PE­PE (De­vam­la) - Evet. De­ğer­li Ho­ca'mız… Ta­bii, her şe­yin bir ho­ca­sı var; ama, dört, dört bu­çuk se­ne içe­ri­sin­de de, ku­su­ra bak­ma­yın, biz de, han­gi­si­nin eki­lip, han­gi­si­nin di­ki­le­ce­ği­ni öğ­ren­dik.

NE­CA­Tİ UZ­DİL (Os­ma­ni­ye) - Me­se­le yok o za­man.

ÖMER ABU­ŞOĞ­LU (Ga­zi­an­tep) - Öğ­ren­mek ha­yat bo­yu sü­rer Sa­yın Ba­kan.

ÇEV­RE VE OR­MAN BA­KA­NI OS­MAN PE­PE (De­vam­la) - An­cak şu­nu söy­le­ye­yim: De­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım, Tür­ki­ye, or­man yan­gın­la­rıy­la mü­ca­de­le­de, he­pi­ni­zin dik­kat­le­ri­ni mut­la­ka çe­ki­yor­dur… 1993-2002 yıl­la­rı ara­sın­da Tür­ki­ye'de­ki or­man yan­gın­la­rın­da or­ta­la­ma yıl­da 14.500 hek­tar kay­be­di­li­yor­du. Bi­zim dört yıl­lık or­ta­la­ma­mız, 2003, 2004, 2005, 2006, bu ra­kam 5.200'e gel­di. 14.500-5.200; yıl­da kay­bet­ti­ği­miz alan. Yı­lı içe­ri­sin­de…

HA­LİL AK­YÜZ (İs­tan­bul) - Sa­yın Ba­kan, or­man kal­ma­dı da on­dan.

ÇEV­RE VE OR­MAN BA­KA­NI OS­MAN PE­PE (De­vam­la) - Sa­yın Ak­yüz'ün bu­ra­da ifa­de et­ti­ği hu­sus… As­lın­da, ka­mu­oyun­da şöy­le yan­lış bir ka­na­at var, onu Sa­yın Ak­yüz di­le ge­ti­ri­yor: "Or­man­lar aza­lı­yor. Kar­de­şim, ka­pa­nın elin­de ka­lı­yor. İş­te, ki­mi­si ya­kı­yor ve yak­tık­tan son­ra si­te ya­pı­yor, park ya­pı­yor, iş ye­ri ya­pı­yor, tar­la ya­pı­yor, bağ ya­pı­yor, bos­tan ya­pı­yor. Sa­yın Ba­kan, mem­le­ket­te or­man­lar el­den gi­di­yor." Ba­kın, ben çok ra­hat­lık­la söy­lü­yo­rum. Bu kür­sü­den kaç se­fer di­le ge­tir­dim, bil­mi­yo­rum; ama, bu­gün 21 Mart mü­na­se­be­tiy­le tek­rar söy­lü­yo­rum ki, Tür­ki­ye, dün­ya­da en iyi or­man­cı­lık ya­pan ül­ke­ler­den bi­ri­si­dir. Or­man­la­rı­mı­zı ar­tı­rı­yo­ruz. Ne ka­dar ar­tır­dık? Yak­la­şık 1 mil­yon hek­tar, or­ma­nı­nı Tür­ki­ye ar­tır­dı. Pe­ki, bu ra­ka­mı sa­de­ce biz mi söy­lü­yo­ruz? Ha­yır. Bir­leş­miş Mil­let­le­rin FAO Teş­ki­la­tı­nın ka­yıt­la­rı­na gö­re; Tür­ki­ye'nin, or­man­la­rı­nı bu de­di­ğim ra­kam­lar­da ar­tır­dı­ğı­nı ifa­de edi­yor. Ay­nı za­man­da, dün­ya­da en iyi or­man­cı­lık ya­pı­lan ül­ke­ler­den bi­ri ola­rak da bi­zim ül­ke­miz gös­te­ri­li­yor.

Yüz el­li yı­lı bu­lan Türk or­man­cı­lık teş­ki­la­tı­nın, bu ko­nu­da, evet, asır­la­rı bu­lan mü­ca­de­le­si ne­ti­ce­sin­de, ger­çek­ten, çok gü­zel bir nok­ta­ya doğ­ru gel­dik. Ak­sa­yan yön­le­ri yok mu? El­bet­te ki var.

Ba­kın, yap­mış ol­du­ğu­muz en önem­li iş­ler­den bi­ri şu­dur: Tür­ki­ye'de bal­ta­lık uy­gu­la­ma­la­rı var­dı. Bal­ta­lık or­man­la­rın­da, on-on beş yıl­da, yir­mi yıl­da mak­si­mum, or­man­lar bir uç­tan bir uca tı­raş­la­nıp gö­tü­rü­lür­dü. Bu, çok cid­di eroz­yo­na ve eko­lo­jik den­ge­nin bo­zul­ma­sı­na se­be­bi­yet ve­ri­yor­du. Biz, bu­ra­da çok cid­di bir adım at­tık ve Mar­ma­ra, Ege, Ak­de­niz Böl­ge­si'nde­ki Tür­ki­ye'nin çok önem­li mik­tar­da­ki bal­ta­lık or­man­la­rı­nı ko­ru­ya tah­vil et­tik. Ama, or­man köy­lü­mü­zün de her­han­gi bir za­ra­ra uğ­ra­ma­ma­sı için or­man­dan al­mış ol­du­ğu zatî ih­ti­yaç­la­rı­nı ay­nen ala­bi­le­cek ol­du­ğu ga­ran­ti­si­ni de ge­tir­dik.

Şim­di, bal­ta­lık or­man­la­rın ko­ru­ya teb­dil edil­me­siy­le ala­ka­lı ola­rak, 1917, 1918 yı­lın­da, Ada­pa­za­rı'nın Hen­dek'te, Os­man­lı'nın or­man ida­re­si­nin Avus­tur­ya ve Al­man or­man ida­re­siy­le bir­lik­te yap­mış ol­duk­la­rı bir ça­lış­ma­nın kay­dı­nı bul­duk. Ka­yıt­ta di­yor ki: Bal­ta­lık­lar­dan derhâl çı­kıl­ma­sı la­zım. Bal­ta­lık­la­rın derhâl ko­ru­ya tah­vil edil­me­si la­zım. Ne za­man di­yor bu­nu? 1917, 1918. Sa­vaş de­vam edi­yor, dün­ya­nın her ta­ra­fı ya­nı­yor, yı­kı­lı­yor, ama, or­man­la­rın ko­run­ma­sı için sa­vaş anın­da bi­le, han­gi ted­bir­le­ri ala­bi­li­riz, bu ko­nu­şu­lu­yor, bu­nun­la ala­ka­lı cid­di tek­lif­ler­de bu­lu­nu­yor­lar. Biz bu­nu an­cak dok­san se­ne son­ra ye­ri­ne ge­ti­re­bil­dik.

MEH­MET IŞIK (Gi­re­sun) - Ne ka­dar ba­şar­dık biz Sa­yın Ba­kan?

ÇEV­RE VE OR­MAN BA­KA­NI OS­MAN PE­PE (De­vam­la) - Tür­ki­ye'de or­man köy­lü­sü ger­çe­ği­ni el­bet­te ki göz ar­dı et­mek müm­kün de­ğil. Tür­ki­ye'de, dün­ya­nın hiç­bir ül­ke­sin­de ol­ma­yan ne ta­nı­mı var­dır ne de ya­şa­yan ger­çe­ği var­dır. Or­man köy­lü­sü Tür­ki­ye'nin bir re­ali­te­si. Tür­ki­ye or­man içi ve or­man ci­va­rı köy­ler­de, bi­zim şu an­da­ki ra­kam­la­rı­mı­za gö­re 3-4 mil­yon ci­va­rın­da va­tan­da­şı­mız ya­şı­yor. Ama köy sa­yı­sı ola­rak bu sa­yı yir­mi bin­den da­ha faz­la, ya­ni yir­mi bin köy Tür­ki­ye'de­ki or­man içi ve or­man ci­va­rı kö­yü­dür. Or­man köy­le­rin­de ya­şa­yan in­san­la­rın ekip bi­çe­cek ol­duk­la­rı alan­lar son de­re­ce sı­nır­lı­dır, ya­şam şart­la­rı son de­re­ce zor­dur. Biz, or­man köy­lü­sü­nü Ba­kan­lı­ğı­mı­zın bağ­lı ku­ru­lu­şu olan OR­KÖY ma­ri­fe­tiy­le des­tek­li­yo­ruz, il özel ida­re­le­riy­le des­tek­li­yo­ruz, Or­man Ge­nel Mü­dür­lü­ğü ma­ri­fe­tiy­le des­tek­li­yo­ruz. To­tal ola­rak, Ağaç­lan­dır­ma Ge­nel Mü­dür­lü­ğün­den, OR­KÖY Ge­nel Mü­dür­lü­ğün­den ver­miş ol­du­ğu­muz des­tek tak­ri­bi ola­rak 1 kat­ril­yon ci­va­rın­da­dır. Bu, ta­bii, na­sıl? Di­rekt ve en­di­rekt ola­rak, pro­je­le­ri­ne ve­ri­len, is­tih­dam­dan ve­ri­len, üre­tim­den ve­ri­len, ağaç­lan­dır­ma­da­ki ça­lış­ma­lar­da bu­lu­nan köy­lü­le­ri­mi­ze ver­miş ol­du­ğu­muz des­tek­tir. Ta­bii, bi­zim, OR­KÖY des­tek­le­ri­miz de­vam edi­yor.

Bun­dan yak­la­şık bir ay ka­dar ön­ce, İz­mir-Ke­mal­pa­şa'nın Ye­şil­köy di­ye bir kö­yü­ne git­tik. Git­ti­ği­miz köy­de or­man köy­lü­sü va­tan­daş­la­ra gü­neş ener­ji­si sis­te­mi ku­ru­yo­ruz. Ya­ni, or­man köy­lü­sü va­tan­daş, ar­tık, ağaç ke­se­rek, odu­nu or­man­dan ala­rak ve­ya­hut da ki baş­ka il­le­gal yol­lar­la te­min ede­rek yak­ma­sın, or­man­la ara­sın­da­ki mu­hab­bet güç­len­sin di­ye biz on­la­ra gü­neş ener­ji­si sis­te­mi ku­ru­yo­ruz. 10 bin­ler­ce va­tan­da­şı­mı­zı bu imkâna sa­hip kıl­dık. Ta­bii, OR­KÖY ma­ri­fe­tiy­le yap­mış ol­du­ğu­muz ça­lış­ma­la­rın ne­ti­ce­sin­de ver­miş ol­du­ğu­muz des­tek­le­rin fev­ka­la­de ol­du­ğu­nu söy­le­me imkânım yok. Ama şu re­ali­te­yi ka­bul et­mek la­zım: Şim­di, Kır­sal Kal­kın­ma İda­re­si ile bi­zim, OR­KÖY so­rum­lu­lu­ğun­da­ki köy­ler, ay­nı ala­na, ay­nı yö­ne­ti­me sa­hip ola­cak­lar. Or­man köy­lü­sü­nün eke­ce­ği, bi­çe­ce­ği tar­la­sı yok. En gü­zel ya­pı­la­cak iş -bi­raz ön­ce Sa­yın Mil­let­ve­ki­li ar­ka­da­şı­mız da ifa­de et­ti- or­man köy­lü­sü­nü 2/A de­di­ği­miz or­man açık­lık­la­rı­na ta­şı­ma­mız la­zım. Biz bu ko­nuy­la ala­ka­lı... Za­ten ka­nun­da ye­ri var, yö­net­me­lik ça­lış­ma­la­rı ya­pıl­mış. An­cak bu­ra­da bir sı­kın­tı­mız var. Ne­dir o sı­kın­tı­mız? O sı­kın­tı­mız şu: Va­tan­da­şı or­man içe­ri­sin­den 2/A'ya ta­şı­dı­ğı­mız za­man, 2/A'nın ta­pu­su­nu ve­re­mi­yo­ruz va­tan­da­şa. Ni­ye? Ana­ya­sa'nın 169 ve 170'nci mad­de­le­ri di­yor ki: "Or­man alan­la­rı da­ral­tı­la­maz." Yu­ka­rı­da, va­tan­da­şın ta­pu­lu ye­ri­ni ala­ca­ğız, aşa­ğı­da­ki, ken­di­si­ne ver­miş ol­du­ğu­muz ara­zi­nin ta­pu­su­nu ve­re­me­ye­ce­ğiz. Pe­ki, va­tan­daş­tan ta­pu­lu yer alıp ona ta­pu­suz yer ve­rir­se­niz bu­nu ka­bul eder mi? Et­mez.

Tür­ki­ye'nin, Mer­sin'den baş­la­yın, Ada­na, Mer­sin, bü­tün Ak­de­niz, Ege sa­hi­li­ni do­laş­tı­ğı­nız za­man kar­şı­nı­za şöy­le bir tab­lo çı­kar: Üze­rin­de ne­ba­tat yok, ot yok ocak yok, bir ka­rış bo­yun­da bir ta­ne ma­ki bi­le yok. Ama o ara­zi­le­rin ta­ma­mı or­man ola­rak gö­zü­kü­yor, ta­ma­mı or­man ola­rak gö­zü­kü­yor.

MEH­MET IŞIK (Gi­re­sun) - Tah­rip­ten mey­da­na gel­miş­tir.

ÇEV­RE VE OR­MAN BA­KA­NI OS­MAN PE­PE (De­vam­la) - As­lın­da, bu­ra­da, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si­nin, Ana­va­tan Par­ti­si­nin ve AK Par­ti­nin bir­lik­te şu­nu yap­ma­sı la­zım­dı: Bu sos­yal so­ru­nun, bu eko­lo­jik so­ru­nun çö­zü­mü­ne or­tak neş­ter vur­ma­mız ge­re­ki­yor­du. Bu ko­nuy­la ala­ka­lı…

ÖMER ABU­ŞOĞ­LU (Ga­zi­an­tep) - Tek­lif ge­ti­rin.

ÇEV­RE VE OR­MAN BA­KA­NI OS­MAN PE­PE (De­vam­la) - Ba­kın, bu ko­nuy­la ala­ka­lı…

ÖMER ABU­ŞOĞ­LU (Ga­zi­an­tep) - Tek­lif ge­ti­rin Sa­yın Ba­kan.

ÇEV­RE VE OR­MAN BA­KA­NI OS­MAN PE­PE (De­vam­la) - Bu ko­nuy­la ala­ka­lı…

GÜ­ROL ER­GİN (Muğ­la) - Sa­yın Ba­kan, sat­mak için tek­lif ge­ti­ri­yor­su­nuz da so­ru­nun çö­zü­mü için tek­lif ge­tir­mi­yor­su­nuz.

ÇEV­RE VE OR­MAN BA­KA­NI OS­MAN PE­PE (De­vam­la) - Ma­ale­sef, bu ko­nuy­la ala­ka­lı… İçi­niz­de de­ğer­li or­man mü­hen­di­si ar­ka­daş­la­rım var, bu ko­nu­yu çok iyi bi­len ar­ka­daş­la­rı­mız var. Ba­kın, çok açık yü­rek­li­lik­le ifa­de edi­yo­rum ki, Tür­ki­ye, Ana­ya­sa'mız­da­ki mev­cut 169'un­cu mad­dey­le, 170'in­ci mad­dey­le, or­man mev­zu­atı­nın bu­gün­kü hâliy­le, evet, or­man­cı­lı­ğı­nı ge­liş­ti­re­mez ve çağ­daş ül­ke­ler ara­sın­da ye­ri­ni, bi­zim is­te­di­ği­miz, si­zin ar­zu et­ti­ği­niz, he­pi­mi­zin ar­zu et­ti­ği şe­kil­de ala­maz. Ni­ye? Bi­raz ön­ce 2/A'yla ala­ka­lı söy­le­di­ğim hu­sus son de­re­ce çar­pı­cı, son de­re­ce açık­tır. Bu ko­nuy­la ala­ka­lı ne­ler ya­pa­bi­li­riz? İyi ni­yet­li ola­rak at­tı­ğı­mız adım­lar­da he­men kar­şı­mı­za, "Ey­vah, or­man­lar el­den gi­de­cek, şu­ra­ya peş­keş çe­ki­le­cek, bu­ra­ya peş­keş çe­ki­le­cek…" Her­kes şu­nu çok ra­hat bil­sin, fev­ka­la­de emin ol­sun ki, Tür­ki­ye'de­ki or­man var­lı­ğı azal­mı­yor, bi­la­kis, ar­tı­yor. Tür­ki­ye, or­man yan­gın­la­rıy­la mü­ca­de­le­de, Tür­ki­ye, or­man­la­rı­nı ge­liş­tir­me­de, ge­rek ken­di hav­za­sın­da ge­rek ken­di böl­ge­sin­de ve ge­rek­se dün­ya­da en iyi mü­ca­de­le eden, en iyi ça­lış­ma ya­pan ül­ke­ler­den bi­ri­si­dir. Al­lah'a şü­kür­ler ol­sun ki, Tür­ki­ye'de, si­vil top­lu­mun, va­kıf­la­rın, der­nek­le­rin, bü­tün ke­sim­le­rin de des­te­ğiy­le, bu ko­nu­da bi­linç önem­li öl­çü­de yük­sel­miş­tir. Ya­ni, Tür­ki­ye'de, yir­mi se­ne ön­ce­ki çev­re­ye, or­ma­na ba­kış­la bu­gün­kü ba­kış ara­sın­da mu­ka­ye­se edi­le­me­ye­cek ka­dar po­zi­tif ge­liş­me var­dır. Her şey­den en­di­şe et­me­nin ma­na­sı yok. Tür­ki­ye'de gü­zel şey­ler ya­pıl­dı­ğı­nı, hep bir­lik­te gü­zel şey­ler ya­pa­bi­le­ce­ği­mi­zi gör­me­miz la­zım. Çö­zü­mün ta­ra­fı ol­mak, çö­zü­me or­tak ol­mak, as­lın­da, or­tak olan­la­ra kâr ge­ti­rir, ka­zanç ge­ti­rir. Bu­nu ik­ti­da­rıy­la mu­ha­le­fe­tiy­le bir­lik­te ba­şar­ma­mız la­zım.

Be­nim, bu­ra­da de­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­da­şı­mın 21 Mart Or­man­cı­lık Gü­nü mü­na­se­be­tiy­le di­le ge­tir­miş ol­du­ğu bu hu­sus… Te­men­ni­le­re ben faz­la­sıy­la ka­tı­lı­yo­rum, an­cak, bu­nun için, Tür­ki­ye'de, zan­ne­di­yo­rum, kı­sa bir sü­re­ye da­ha ih­ti­yaç  var.

Ben, tek­rar, bü­tün do­ğa­yı se­ven­le­rin, ye­şi­li se­ven­le­rin, yü­re­ğin­de or­man sev­gi­si, kuş sev­gi­si, çev­re sev­gi­si olan her­ke­sin 21 Mart Or­man­cı­lık Gü­nü'nü kut­lu­yo­rum, Nev­ruz'unu kut­lu­yo­rum, he­pi­ni­ze say­gı­lar ve sev­gi­ler su­nu­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­ruz Sa­yın Ba­kan.

Gün­dem dı­şı ikin­ci söz is­te­ği, Irak'ın iş­ga­li ile il­gi­li ol­mak üze­re, İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Sa­yın Hü­se­yin Kan­su.

Bu­yu­run efen­dim.

2.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Hü­se­yin Kan­su'nun, Irak'ın Ame­ri­ka Bir­le­şik Dev­let­le­ri ön­cü­lü­ğün­de­ki güç­ler ta­ra­fın­dan iş­gal edi­li­şi­nin be­şin­ci yı­lın­da, ül­ke­de ba­rı­şın ger­çek­leş­me­si için alın­ma­sı ge­re­ken so­mut ted­bir­le­re iliş­kin gün­dem dı­şı ko­nuş­ma­sı

HÜ­SE­YİN KAN­SU (İs­tan­bul) - Sa­yın Baş­kan, sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri; kom­şu­muz Irak'ın iş­ga­li­nin be­şin­ci yı­la gir­me­si mü­na­se­be­tiy­le şah­sım adı­na söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum. Ge­nel Ku­ru­lu say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

He­pi­mi­zin ya­kın­dan bil­di­ği gi­bi, Irak, kit­le­sel im­ha si­lah­la­rı ba­rın­dır­dı­ğı, ulus­la­ra­ra­sı te­rö­riz­me des­tek ver­di­ği ve öz­gür dün­ya­yı teh­dit et­ti­ği ge­rek­çe­siy­le, ABD ön­cü­lü­ğün­de­ki güç­ler ta­ra­fın­dan 19 Mart 2003 ta­ri­hin­de iş­gal edil­di. İş­gal son­ra­sı ya­pı­lan araş­tır­ma­lar ile, söz ko­nu­su ge­rek­çe­ler inan­dı­rı­cı­lı­ğı­nı yi­ti­rin­ce, ama­cın Irak hal­kı­nı öz­gür­leş­tir­mek ve de­mok­ra­tik bir yö­ne­ti­me ka­vuş­tur­mak ol­du­ğu dün­ya ka­mu­oyu­na ba­sit­çe dek­la­re edil­di.

Ge­çen sü­re içe­ri­sin­de, iş­ga­lin he­def­le­di­ği gü­ven­lik ve öz­gür­lük id­di­ala­rı ku­ru bir id­dia ol­mak­tan öte­ye geç­me­di. İş­gal ön­ce­si­ne gö­re da­ha gü­ven­siz hâle ge­len ül­ke, kan dö­kü­len bir are­na­ya dö­nüş­müş­tür. Bu­nun­la da kal­ma­ya­rak, kay­gı ve­ri­ci şid­det olay­la­rı yü­zün­den bü­tün böl­ge bir gü­ven­lik so­ru­nu ile kar­şı kar­şı­ya kal­mış­tır.

Gö­rü­nüş­te Irak hal­kı­nın ken­di­ni yö­net­me hak­kı­na ka­vuş­tu­ğu ve de­mok­ra­tik ku­rum­la­rın oluş­tu­ğu gi­bi bir man­za­ra hâkim ol­sa da ül­ke­de ya­şa­yan un­sur­la­rın yö­ne­tim­de tem­si­lin­de ada­let gö­ze­til­me­miş, ta­raf­lı bir ta­vır iz­le­ne­rek, şid­de­te da­ve­ti­ye çı­ka­rıl­mış­tır.

Ya­şa­nan kay­gı ve­ri­ci ge­liş­me­ler, Irak'ın ma­ruz kal­dı­ğı in­sa­ni, sos­yal, si­ya­si ve eko­no­mik yı­kım ve tah­ri­ba­tın bo­yut­la­rı­nın ge­niş­le­me­si­ne, iş­ga­lin Irak hal­kı­na olan ma­li­ye­ti­nin art­ma­sı­na, böl­ge­sel ni­te­lik­te­ki so­run­la­rın kü­re­sel­leş­me­si­ne ve böl­ge­nin is­tik­rar­sız­laş­ma­sı­na yol aç­mış­tır.

Irak'ta ya­şa­nan­lar ta­ri­hin bel­ki de en bü­yük in­san­lık dra­mı­dır. Bu­gün, ma­ale­sef, gün­de or­ta­la­ma yüz Irak­lı, hiç se­bep­siz ye­re ha­ya­tı­nı yi­tir­mek­te­dir. Ge­rek Ame­ri­kan sal­dı­rı­la­rı ge­rek­se ka­os se­be­biy­le ha­ya­tı­nı kay­be­den si­vil sa­yı­sı, is­ta­tis­tik­le­re gö­re, 650 bi­ni aş­mış­tır.

Sağ­lık alt­ya­pı­sı­nın ol­ma­ma­sın­dan do­la­yı te­da­vi edi­le­bi­le­cek bin­ler­ce in­san ya­şa­mı­nı yi­tir­mek­te, sa­vaş sı­ra­sın­da kul­la­nıl­mış yük­sek oran­da uran­yum içe­ren bom­ba­lar se­be­biy­le kan­ser va­ka­la­rın­da 10 ka­ta va­ran ar­tış­lar göz­len­mek­te­dir.

Kit­le­sel göç­le­rin ya­şan­dı­ğı ül­ke­de 110 bin Irak­lı ai­le mül­te­ci ko­nu­mun­da ve 1 mil­yo­nu aş­kın in­san da gü­ven­lik ge­rek­çe­siy­le ye­rin­den edil­miş du­rum­da­dır.

Irak'ta­ki her 8 ço­cuk­tan 1'i, da­ha bir ya­şı­na gi­re­me­den öl­mek­te­dir. Ül­ke­de be­bek ölüm oran­la­rı da sa­vaş ön­ce­si­ne gö­re 2 kat art­mış­tır.

Sa­vun­ma­sız ço­cuk­lar ve ka­dın­lar baş­ta ol­mak üze­re, Irak­lı­la­rın yüz­de 80'i de­ği­şik ne­den­ler­le şid­de­te ma­ruz kal­mış­lar­dır.

Bü­tün bu ge­liş­me­ler ne­ti­ce­sin­de Irak'ın alt­ya­pı­sı ta­ru­mar ol­muş, mil­yar­lar­ca do­lar za­ra­ra uğ­ra­mış­tır. Sa­vaş sı­ra­sın­da şe­hir­le­rin su şe­be­ke­le­ri, ne­re­dey­se ta­ma­men tah­rip ol­muş du­rum­da­dır. Bir­çok böl­ge­ye hâlen te­miz su ak­mı­yor. Mev­cut elek­trik sis­te­mi­nin ona­rı­mı için 7 mil­yar do­lar ge­re­ki­yor. Elek­trik ol­ma­dı­ğı için bir­çok sağ­lık ku­ru­mun­da tek­nik ekip­man­lar ça­lı­şa­ma­mak­ta, ça­lı­şan­lar da yir­mi yıl ön­ce­si­nin tek­no­lo­jik alt­ya­pı­sı­na da­yan­mak­ta­dır.

Dün­ya Ban­ka­sı­nın ve­ri­le­ri­ne gö­re, ül­ke­nin Or­ta Do­ğu'nun bir­çok açı­dan li­de­ri ol­du­ğu otuz yıl ön­ce­si­ne tek­rar dö­ne­bil­me­si için tam on yıl ge­rek­mek­te­dir. İn­sa­ni ve eko­no­mik ma­li­ye­ti­nin ya­nı sı­ra, iş­ga­lin, kar­şı­lan­ma­sı güç sos­yal bir ma­li­ye­ti de var­dır. İz­le­nen ta­raf­lı po­li­ti­ka­lar yü­zün­den ül­ke­de sos­yal gü­ven or­ta­mı kay­bol­muş, et­nik ve mez­hebî ça­tış­ma­lar baş gös­ter­miş­tir. İn­san­lık adı­na uta­na­rak iz­le­di­ği­miz hak ih­lal­le­ri ve te­ca­vüz­ler ar­ta­rak sür­mek­te­dir. Irak'ın kal­kın­ma­sı­nın tek ça­re­si olan eği­tim­li in­san gü­cü yi­ti­ril­mek­te­dir. İş­gal bo­yun­ca, iki yüz el­li­den faz­la aka­de­mis­yen meç­hul bir şe­kil­de öl­dü­rül­müş­tür. De­mog­ra­fik ha­re­ket­ler­le Irak'ın sos­yal ya­pı­sı de­ğiş­ti­ril­mek is­ten­mek­te­dir. Ya­pı­lan bir araş­tır­ma­ya gö­re, tüm bu olan­lar yü­zün­den Irak­lı­la­rın yüz­de 60'ının ge­le­ce­ğe gü­ve­ni kal­ma­mış­tır.

Sa­yın Baş­kan, sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri; bu sü­reç içe­ri­sin­de AK Par­ti Hükûme­ti­miz, hem Irak'ın hem de böl­ge­nin uzun dö­nem­li is­tik­ra­rı­nı esas ala­rak den­ge­li ve ma­kul bir po­li­ti­ka iz­le­miş­tir. Tür­ki­ye'nin baş­tan be­ri iz­le­di­ği bu is­tik­rar­lı po­li­ti­ka­nın bu­gün ne ka­dar hak­lı ol­du­ğu bir kez da­ha açı­ğa çık­mış­tır. Gü­ven­lik odak­lı ted­bir­ler ye­ri­ne, iz­le­di­ği­miz ulus­la­ra­ra­sı si­ya­set ve dip­lo­ma­si yo­lu, bu is­ti­ka­met­te oluş­tur­du­ğu­muz Irak'a kom­şu ül­ke­ler top­lan­tı­la­rın­da­ki so­mut iş bir­li­ği adım­la­rı, Irak'ta ba­rış ve is­tik­ra­rın imkânı­nı apa­çık or­ta­ya koy­muş­tur. Kom­şu­muz Irak'ın gü­ven­li­ği ve is­tik­ra­rı, Tür­ki­ye'nin gü­ven­li­ği ve is­tik­ra­rı­dır. Irak me­se­le­si, bu­gün, kar­şı kar­şı­ya ol­du­ğu­muz en önem­li ulus­la­ra­ra­sı so­run hâli­ni al­mış­tır. Irak'ta ba­rı­şın bir umut ol­mak­tan çı­kıp bir ger­çe­ğe dö­nüş­me­si için be­lir­li so­mut ted­bir­le­rin alın­ma­sı la­zım­dır.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

NU­Rİ Çİ­LİN­GİR (Ma­ni­sa) - Ame­ri­ka'nın çe­kil­me­si en iyi ted­bir. Git­sin­ler yer­le­ri­ne.

BAŞ­KAN - Bu­yu­run.

HÜ­SE­YİN KAN­SU (De­vam­la) - Te­şek­kür edi­yo­rum.

1) Her şey­den ön­ce, be­şin­ci yı­lı­na gi­ren ve olay­la­rı için­den çı­kıl­maz bir hâle sü­rük­le­yen iş­ga­lin ve iş­gal si­ya­se­ti­nin so­na er­me­si la­zım­dır. Koa­lis­yon güç­le­ri­nin bü­yük ço­ğun­lu­ğu, baş­ta İn­gil­te­re ol­mak üze­re, ola­yın far­kı­na va­ra­rak çe­kil­me plan­la­rı­na baş­la­mış­lar­dır. Koa­lis­yo­nun ön­cü­sü ABD'nin de ma­kul bir plan dâhi­lin­de ge­ri çe­kil­me­yi baş­lat­ma­sı ge­rek­mek­te­dir.

2) Irak'ın coğ­ra­fi, top­lum­sal ve si­ya­si bir­li­ği ve bü­tün­lü­ğü bir­bi­rin­den ayırt edil­mek­si­zin ko­run­ma­lı­dır. Son ge­liş­me­ler gös­ter­miş­tir ki, Irak'ın ve böl­ge­nin is­tik­ra­rı­nın ol­maz­sa ol­maz şar­tı Irak'ın top­rak bü­tün­lü­ğü­dür.

3) Böl­ge­sel ini­si­ya­tif­le­re di­na­mizm ka­zan­dır­mak su­re­tiy­le, Irak'ta­ki dâhilî un­sur­lar ara­sın­da­ki kan­lı ça­tış­ma­lar bir an ön­ce dur­du­rul­ma­lı­dır. Son za­man­lar­da ce­re­yan eden ve ül­ke­yi ka­osa sü­rük­le­yen et­nik grup­lar ve mez­hep­ler ara­sı ça­tış­ma­lar so­na er­di­ril­me­li­dir.

4) Irak'ın bir ay­na­sı olan Ker­kük so­ru­nu, bu yıl ya­pıl­ma­sı plan­la­nan re­fe­ran­dum ile bir ol­du­bit­ti­ye ge­ti­ril­mek is­ten­mek­te­dir.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Kan­su, ko­nuş­ma­nı­zı ta­mam­la­yın.

Bu­yu­run.

HÜ­SE­YİN KAN­SU (De­vam­la) - Te­şek­kür edi­yo­rum, ta­mam­la­ya­ca­ğım.

Ya­pı­lan göç­ler ve de­ği­şen nü­fus ya­pı­sıy­la, bu re­fe­ran­dum meş­ru­iye­ti­ni ve inan­dı­rı­cı­lı­ğı­nı yi­tir­miş­tir. Ker­kük pet­rol­le­ri ge­lir­le­ri bel­li bir et­nik olu­şu­ma terk edil­me­me­li, tüm Irak­lı­la­ra ait ol­ma­lı­dır. Ker­kük ken­ti­ne, bü­tün et­nik grup­la­rın ba­rış için­de ya­şa­ya­bil­me­si için ge­rek­li özel bir sta­tü ve­ril­me­li­dir.

5) Baş­ta ABD ol­mak üze­re, iş­gal­ci güç­ler, PKK'nın Ku­zey Irak'ı bir üs ola­rak kul­lan­ma­sı­na en­gel ol­ma­lı­dır­lar, te­rö­rist fa­ali­yet­le­ri­ne son ver­me­li­dir­ler.

Sa­yın Baş­kan, sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri; Irak'la ta­ri­hi, kül­tü­rel ve kar­deş­lik bağ­la­rı olan ül­ke­mi­zin gü­ven­li­ği ve is­tik­ra­rı, Irak me­se­le­si­nin çö­zü­müy­le ya­kın­dan il­gi­li­dir. Bu iti­bar­la, in­sa­ni, sos­yal, eko­no­mik ve si­ya­si alan­lar­da me­se­le­ye il­gi­mi­zi yo­ğun­laş­tır­ma­lı, çö­züm için ön­cü­lük gö­re­vi­mi­zi sür­dür­me­li­yiz. Di­le­ği­miz ve dua­mız, Irak'ta hâlen de­vam eden in­san­lık dra­mı­nın bir an ön­ce so­na er­me­si, akan ka­nın dur­ma­sı, ül­ke­nin kal­kın­ma­sı, hu­zur ve re­fah do­lu gün­le­re ka­vuş­ma­sı­dır.

Bu duy­gu­lar­la Ge­nel Ku­ru­lu say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­riz Sa­yın Kan­su.

Gün­dem dı­şı üçün­cü söz is­te­ği, Er­me­ni id­di­ala­rıy­la il­gi­li ol­mak üze­re ve Do­ğu Pe­rin­çek'in İs­viç­re'de­ki yar­gı­lan­ma­sı ko­nu­su­nu da içe­ren, Sa­yın İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Şük­rü Mus­ta­fa Elek­dağ'a ait­tir. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

Bu­yu­run efen­dim.

3.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Şük­rü Mus­ta­fa Elek­dağ'ın, İş­çi Par­ti­si Ge­nel Baş­ka­nı Do­ğu Pe­rin­çek'in Er­me­ni soy­kı­rı­mı­nın ulus­la­ra­ra­sı bir ya­lan ol­du­ğu­nu be­lir­ten be­yan­la­rı do­la­yı­sıy­la Lo­zan Po­lis Mah­ke­me­si ta­ra­fın­dan ha­pis ce­za­sı­na çarp­tı­rıl­ma­sı­nın yan­sı­ma­la­rı­na iliş­kin gün­dem dı­şı ko­nuş­ma­sı

ŞÜK­RÜ MUS­TA­FA ELEK­DAĞ (İs­tan­bul) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; siz­le­re İs­viç­re'de ya­şa­nan bir hu­kuk skan­da­lı hak­kın­da bil­gi ver­mek için söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum. He­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­la­rım.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, İş­çi Par­ti­si Ge­nel Baş­ka­nı Do­ğu Pe­rin­çek, Er­me­ni soy­kı­rı­mı­nın ulus­la­ra­ra­sı bir ya­lan ol­du­ğu­nu be­lir­ten be­yan­la­rı do­la­yı­sıy­la, resmî is­mi "Lo­zan Po­lis Mah­ke­me­si" olan mah­ke­me ta­ra­fın­dan, Er­me­ni soy­kı­rı­mı­nı inkâr ede­rek suç iş­le­miş ol­ma­sı ne­de­niy­le dok­san gün ha­pis ce­za­sı­na mahkûm edil­miş­tir. Pa­ra­ya tah­vil edi­len ha­pis ce­za­sı­nın kar­şı­lı­ğı 9 bin İs­viç­re fran­gı­dır. Bu­na ila­ve­ten, taz­mi­nat­lar ne­de­niy­le Pe­rin­çek 16.873 İs­viç­re fran­gı öde­ye­cek­tir. Hâkim, 9 bin İs­viç­re fran­gı tu­ta­rın­da­ki ce­za­nın, Pe­rin­çek'in ay­nı su­çu İs­viç­re'de iki yıl için­de tek­rar iş­le­me­me­si du­ru­mun­da tah­sil edi­le­me­ye­ce­ği­ni hük­me bağ­la­mış­tır.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, oku­duk­la­rım ve din­le­dik­le­rim, Türk ka­mu­oyu­nun, Do­ğu Pe­rin­çek'in Er­me­ni soy­kı­rı­mı­nın ya­lan ol­du­ğu­nu İs­viç­re­li­le­rin su­ra­tı­na hay­kır­ma­sı­nı be­ğen­di­ği­ni or­ta­ya ko­yu­yor. Yap­tı­ğı açık­la­ma­lar­dan, Sa­yın Pe­rin­çek'in Lo­zan Po­lis Mah­ke­me­si ta­ra­fın­dan ve­ri­len ka­ra­rı tem­yiz ede­ce­ği, İs­viç­re'de tüm iç hu­kuk yol­la­rı­nı tü­ket­tik­ten son­ra Av­ru­pa İn­san Hak­la­rı Söz­leş­me­si'nin ifa­de öz­gür­lü­ğü­ne iliş­kin 10'un­cu mad­de­si­ne da­ya­na­rak şikâye­ti­ni Av­ru­pa İn­san Hak­la­rı Mah­ke­me­si­ne ta­şı­ma­yı ön­gör­dü­ğü an­la­şı­lı­yor. Sa­yın Pe­rin­çek, Av­ru­pa İn­san Hak­la­rı Mah­ke­me­sin­den Lo­zan Mah­ke­me­si­nin ifa­de öz­gür­lü­ğü­nü kı­sıt­la­mış ol­du­ğu yo­lun­da bir mahkûmi­yet ka­ra­rı çı­kar­ta­ca­ğı­nı, çı­kar­ta­bi­le­ce­ği­ni hak­lı ola­rak umut edi­yor. Böy­le­ce, Tür­ki­ye'ye ifa­de öz­gür­lü­ğü der­si ve­ren İs­viç­re'nin bu öz­gür­lü­ğün biz­zat ken­di­si ta­ra­fın­dan ih­lal edil­di­ği yü­zü­ne vu­rul­muş ola­cak. Her şey yo­lun­da gi­der­se bu sü­reç­ten bek­le­nen di­ğer önem­li bir so­nuç da, Av­ru­pa İn­san Hak­la­rı Mah­ke­me­si­nin bu ka­ra­rı­nın di­ğer Av­ru­pa ül­ke­le­ri üze­rin­de de cay­dı­rı­cı bir et­ki­si ol­ma­sı ola­sı­lı­ğı.

Ta­bii, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, bu­ra­da dik­ka­te alı­na­cak bir hu­sus da Av­ru­pa İn­san Hak­la­rı Mah­ke­me­si­nin, önün­de yı­ğı­lı du­ran 81 bin baş­vu­ru dos­ya­sı ne­de­niy­le çok ya­vaş ça­lış­mak­ta ol­du­ğu­dur. Bu ne­den­le, Straz­burg Mah­ke­me­si­nin bu ko­nu­da ka­rar ver­me­si­nin uzun­ca bir za­man ala­ca­ğı ve bu­nun 2010 yı­lı so­nu­na, son­ra­la­rı­na sar­ka­bi­le­ce­ği de kuv­vet­li bir ih­ti­mal­dir.

Bu­ra­ya ka­dar, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, siz­le­re, Pe­rin­çek da­va­sı­nın ola­sı olum­lu et­ki­le­rin­den söz et­tim. An­cak, ko­nu bi­raz de­rin­li­ği­ne in­ce­le­nin­ce, bu sü­re­cin olum­lu et­ki­le­ri ya­nın­da en­di­şe ve­ri­ci ba­zı ge­liş­me­le­re de yol aça­bi­le­ce­ği or­ta­ya çı­kı­yor. Bu da, 1915 olay­la­rı­nın soy­kı­rım ol­du­ğu­nun bir mah­ke­me ta­ra­fın­dan hü­küm al­tı­na alın­ma­sın­dan ve İs­viç­re Mah­ke­me­si ka­ra­rı­nın di­ğer Av­ru­pa ül­ke­le­ri için em­sal oluş­tur­ma­sın­dan kay­nak­la­nı­yor. So­ru­nun bu yö­nü­nün de­ğer­len­di­ri­le­bil­me­si için, ön­ce Lo­zan Mah­ke­me­si ka­ra­rı­nın içe­ri­ği­ne ve hu­ku­ki  da­ya­nak­la­rı­na kı­sa­ca bak­ma­mız ge­re­ki­yor.

Ka­ra­rın hu­ku­ki da­ya­nak­la­rın­dan bi­rin­ci­si­ni İs­viç­re Par­la­men­to­su­nun   -ki, "İs­viç­re Ulu­sal Kon­se­yi" de­ni­yor bu­na- 16 Ara­lık 2003 ta­ri­hin­de Er­me­ni soy­kı­rı­mı hak­kın­da al­mış ol­du­ğu ka­rar oluş­tu­ru­yor. Ka­rar ay­nen şöy­le­dir de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım: "Ulu­sal Kon­sey, 1915'te Er­me­ni­le­re soy­kı­rım ya­pıl­dı­ğı­nı ta­nır. Fe­de­ral Kon­sey­den bu­nu not et­me­si­ni ve tu­tu­mu­nu nor­mal dip­lo­ma­tik yol­lar­la bil­dir­me­si­ni ta­lep eder."

Bu bağ­lam­da, il­gi­ni­zi çe­ke­cek bir nok­ta üze­rin­de dur­mak is­te­rim. Tür­ki­ye'yi soy­kı­rım­la suç­la­yan ka­ra­rın Par­la­men­to­dan geç­me­si için, İs­viç­re Pis­ko­pos­lar Bir­li­ği, Pro­tes­tan Ki­li­se­le­ri Fe­de­ras­yo­nu ve Ka­to­lik Ki­li­se­ler Fe­de­ras­yo­nuy­la bir­lik­te yo­ğun bir et­ki­le­me kam­pan­ya­sı yü­rüt­müş­tür. Bu pres­tij­li dinî ku­ru­luş­lar, 1915 Er­me­ni olay­la­rı hak­kın­da ha­zır­la­dık­la­rı tek yön­lü ve if­ti­ra do­lu bel­ge­le­ri, tüm ki­li­se­le­re, ba­sı­na, po­li­ti­ka­cı­la­ra ve hal­ka da­ğıt­mış­lar­dır.

Ka­ra­rın ikin­ci da­ya­na­ğı­na ge­li­yo­rum. Ka­ra­rın ikin­ci da­ya­na­ğı, İs­viç­re Ce­za Ya­sa­sı'nın mü­ker­rer…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Bu­yu­run efen­dim.

ŞÜK­RÜ MUS­TA­FA ELEK­DAĞ (De­vam­la) - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Baş­kan.

Ka­ra­rın ikin­ci da­ya­na­ğı, İs­viç­re Ce­za Ya­sa­sı'nın mü­ker­rer 261'in­ci mad­de­si­nin dör­dün­cü fık­ra­sı­dır. Sa­yın Pe­rin­çek'in mahkûmi­ye­ti­nin da­yan­dı­ğı dör­dün­cü fık­ra­nın son bö­lü­mü şöy­le­dir: "Her kim, ale­nen, be­lir­ti­len se­bep­ler­le soy­kı­rım ve­ya in­san­lı­ğa kar­şı bir su­çu inkâr eder­se, ka­ba şe­kil­de teh­li­ke­siz gös­te­rir­se ya da hak­lı çı­kar­ma­ya ça­lı­şır­sa, üç yı­la ka­dar ha­pis ve pa­ra ce­za­sıy­la ce­za­lan­dı­rı­lır." İş­te bu dör­dün­cü fık­ra, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, 1995-2006 dö­ne­min­de, hep­si Ya­hu­di soy­kı­rı­mı­nı inkâr su­çu­na iliş­kin yir­mi ci­va­rın­da mah­ke­me ka­ra­rı­na da­ya­nak teş­kil et­miş­tir. Bu şe­kil­de olu­şan iç­ti­hat ge­re­ğin­ce, Ya­hu­di soy­kı­rı­mı­nı red­det­mek ce­za­yı ge­rek­ti­ren bir suç ni­te­li­ği ka­zan­mış­tır. Olu­şan iç­ti­hat, ay­nı za­man­da, da­va­lı­nın mah­ke­me­de so­ru­nu bi­lim­sel ve aka­de­mik dü­zey­de tar­tış­ma­ya aç­ma­sı­nı ve elin­de­ki bel­ge­ler uya­rın­ca soy­kı­rı­mın ger­çek­le­şip ger­çek­leş­me­di­ği hu­su­sun­da ka­na­ati­ni be­lirt­me­si­ni de kı­sıt­lı­yor.

Şim­di, da­va­cı İs­viç­re Er­me­nis­tan Der­ne­ği, iş­te, mü­ker­rer 261'in­ci mad­de­ye ve bu iç­ti­ha­da da­ya­na­rak Pe­rin­çek aley­hi­ne da­va aç­mış ve da­va­yı ka­zan­mış­tır. Ka­ra­rın içe­ri­ği­ni oku­yo­rum, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım si­ze. Hâkim, ka­ra­rın­da, özet­le, İs­viç­re Ce­za Ya­sa­sı'nın mü­ker­rer 261'in­ci mad­de­sin­den ha­ber­dar olan Pe­rin­çek'in soy­kı­rı­mı inkâr ede­rek suç iş­le­di­ği­ni, 1915 olay­la­rı­nın soy­kı­rım olup ol­ma­dı­ğı­nın tar­tı­şıl­ma­sı­na yer ol­ma­dı­ğı­nı, Er­me­ni soy­kı­rı­mı­nın bi­lim­sel açı­dan dün­ya­da de­fa­lar­ca ka­nıt­lan­mış ol­du­ğu­nu ve İs­viç­re Par­la­men­to­su­nun al­dı­ğı ka­ra­ra is­ti­na­den İs­viç­re'de res­men ka­bul edil­di­ği­ni, Lo­zan Üni­ver­si­te­si­nin ve İs­viç­re okul­la­rı­nın müf­re­da­tın­da yer al­dı­ğı­nı, di­ğer yir­mi ül­ke­nin de soy­kı­rı­mı ta­nı­dı­ğı­nı, do­la­yı­sıy­la soy­kı­rı­mın bir ger­çek ol­du­ğu­nun yad­sı­na­ma­ya­ca­ğı­nı, söy­lem­le­ri ırk­çı bir ni­te­lik ta­şı­yan Pe­rin­çek'in du­ruş­ma bo­yun­ca ser­gi­le­di­ği pro­vo­ka­tif tu­tu­mun sa­de­ce kib­ri ile küs­tah­lı­ğı­nı gös­ter­di­ği­ni be­lirt­miş­tir. Bu­nu ta­ki­ben, hâkim, bi­raz ön­ce be­lirt­miş ol­du­ğum ce­za­yı açık­la­mış­tır.

Şim­di, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, Tür­ki­ye'nin Er­me­ni soy­kı­rı­mı id­di­ası­na kar­şı yü­rüt­tü­ğü mü­ca­de­le açı­sın­dan, Pe­rin­çek hak­kın­da­ki mah­ke­me ka­ra­rı özel bir önem ta­şı­yor. Çün­kü, bu­gün­kü or­tam ve ko­şul­lar­da, İs­viç­re Mah­ke­me­si­nin ka­ra­rı­nın oluş­tur­du­ğu em­sal, Er­me­nis­tan'a, so­ru­nu di­ğer Av­ru­pa ül­ke­le­rin­de de yar­gı­ya ta­şı­ya­rak soy­kı­rım id­di­ası­na hu­ku­ki bir kim­lik ka­zan­dır­ma yo­lu­nu açı­yor. Tür­ki­ye için so­run, Av­ru­pa'da bir­çok ül­ke par­la­men­to­su­nun Er­me­ni soy­kı­rı­mı­nı ta­nı­yan ka­rar­lar al­ma­sın­dan ve bu ül­ke­le­rin ce­za ya­sa­la­rı­nın, İs­viç­re Ce­za Ya­sa­sı'nın mü­ker­rer 261'in­ci mad­de­si­ne ben­zer, stan­dart, ya­sal dü­zen­le­m